Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Tekrar hoş geldin Erkan. Otur lütfen.
Randevuyu son anda aldığına göre durum biraz acil galiba.
Yani uzun zamandır bekliyordum da bugüne kısmetmiş.
Peki seni buraya getiren şey ne?
Geçmiş.
Simge Hanım çıktı mı? Ona son bir şey daha söylemem lazım.
Sedna Hanım.
Simge Hanım seansta şu an.
İçeride danışanı var.
Tamam o zaman.
Ben onu daha sonra ararım.
Aras ne yapıyorsun merak ettim seni.
Deniz şu an biraz işim var sonra konuşalım mı?
Hoşluyor musun sen ne oldu bir şey mi oldu?
Ya Barış kardeşimle ilgili bir iz buldu da.
Demir'i küçükken bir tane psikoloğa götürmüşler sizin yakalış diye onun
yanına gidiyorum şimdi. E ne yapacaksın gidip soracak mısın? Öyle hemen bilgi
verirler mi ki? Yok sormayacağım işte de işte içeri girin benim bilgi almanın bir
yolunu bulacağım. Hadi ararım sonra seni bay bay. Tamam bana haber ver ama
mutlaka.
Kesin başını belaya sokacak ya.
Merhaba, hoş geldin.
Merhaba, arkadaşım burada da onu bekleyeceğim ben.
Erkan'ı mı?
Erkan'ı. Seans da.
Burada bekleyebilirsin.
Sen nereden öğrendin peki bunu?
Psikoloğun not dafterini çaldım.
Orada yazıyordu.
Neden böyle bir şey yaptın?
Ya Leyla.
Mesele bu değil. Bu evi yakan benim. Senin hayatını mahveden benim.
Sen benim hiçbir şeyimi mahvetmedin.
Sen benim çocukluğumun en iyi arkadaşısın.
Eğer sen olmasaydın... Eğer ben olmasaydım sen istediğin gibi dans
edebilirdin. İstediğin gibi koşabilirdin. Eğer ben olmasaydım o
vücudundaki yara izi olmazdı.
Eğer... Ben olmasaydım çocukken kabus görerek uyanmazdın Leyla.
Senin suçun değil. Benim suçum.
Çekinme artık rahat rahat nefret etmem lan tamam mı?
Artık benim yüzümden zor durumlara düşmek zorunda değilsin. Artık bana
katlanmak zorunda değilsin.
Yüce gönüllünle bana iyi davranmak zorunda değilsin Leyla rahatla.
Sen ne dersen de ben seni suçlu görmüyorum.
Yanlışlıkla olmuştur ya sen bana bilerek zarar vermezsin ki.
Emin olma.
Canavarım çünkü ben.
Değilsin.
Sen benim kardeşimsin.
İkizimsin.
Canımsın ya.
Yapma böyle tamam mı? Lütfen.
Tamam.
Çok zor biliyorum.
Öğrendiğin şeyler çok zor.
Ama yanlışlıkladır.
Çocuktun ya.
Çocuktum.
Hem bak ben iyileştim artık.
Yürüyorum, yüzüyorum, dans ediyorum, koşuyorum. Hatta gel istiyorsan
yarışalım. Bakalım hangimiz galip geliyor.
Seni çok seviyorum.
Benim çocukluğumun en güzel anıları seninle.
Ben seni suçlamıyorum.
Ne olur sen de kendini suçlama tamam mı? Yapma kendine bunu. Ne olur.
Neden benden hala nefret etmiyorsun?
Sen nefret edilecek bir değilsin çünkü.
Babam öyle düşünmüyor ama.
Hala affetmedi beni bu yüzden.
Ama bir yandan da iyi oldu. Rahatladım artık.
Çünkü hep kendimi sorguluyordum. Babam benden neden nefret ediyor diye
sorguluyordum.
Meğer bu yüzden mi?
Meğer sana zarar verdiğim içinmiş.
Sen bana zarar falan vermedin. Anla artık şunu.
Babam da senden nefret etmiyor.
Ediyor.
Ama dediğim gibi önemli değil artık. Rahatladım.
Etmiyor. Edemez.
Senden nefret edecek kişi beni de kaybetmiş demektir.
Çünkü ben kardeşimden asla vazgeçmem.
Onu burada geçmişin acısıyla asla yalnız bırakmam anladın mı?
O yüzden çıkıyoruz gidiyoruz buradan.
Bir daha da gelmiyoruz.
Kapatıyoruz, unutuyoruz. Tamam mı? Burada yaşanan her neyse geride
bırakıyoruz artık.
Anladın mı?
Biraz evvel seni buraya getiren durumun geçmiş olduğundan bahsettim. Bunu biraz
anlatır mısın bana?
Ne o?
Geçmişte unutamadığın kötü bir an mı? Bir his mi?
Bilmiyorum.
Ama...
Yani odaklanmada biraz sorun yaşıyorum. Okulda falan.
Dikkatimi toplayamıyorum bazen yani.
Peki benden ne bekliyorsun?
Bu durumu çözmenizi.
Senin yerine ben çözemem. Ama nedeninin ne olduğunu beraber anlamaya
çalışabiliriz. Ne zamandır bu böyle?
Evlatlık olduğumu öğrendiğimden beri.
Beş yaşındayken ailemi trafik kazasında kaybetmişim.
Ben de o arabadaymışım.
6 yaşındayken de şu anki ailem beni evlat edinmiş.
Kazayı hatırlıyor musun?
Bir sene komada kalmışım.
Peki uyandığında ne hissettin?
Kimsesiz.
Kazanın öncesine dair hatırladığın bir an var mı?
meydan bulamıyor.
Az kaldı anneciğim. Birazcık daha dayan.
Geçen arabaları seyahat miyim?
Ben oğluma ne ilgili çok iyi biliyorum. Şarkımızı söyleyelim mi?
Ay doğar yol uzar.
Küçük kuş yıldızını arar. Gece iner usul usul.
Küçük kuş yıldızlar bulur.
Allah'ın cezası herif. Senin yüzünden nelerle uğraşıyorum.
Saçma sapan hırsların yüzünden halimize bak.
O çocuğu sardın başımıza. Kendini düşürdüğün şu hale bak.
Kendi hırsların yüzünden düştüm bu duruma.
Aras bir halt öğrenemez artık.
Ama sen geberip gideceksin lan.
İşin en güzel tarafı da bu.
Her haltı bilip tek kelime konuşamıyorsun ya.
Kendini korumak için elinde güvencen var ya. Onu da çözeceğim.
Elinde hiçbir şey kalmayacak. Kimse ulaşamayacak sana.
Burada böyle yavaş yavaş pişmanlık içinde gülülüp geleceksin.
Hakan.
Ne oluyor? Ne yapıyorsun?
Ne
oldu?
Ne anlatacak mısın artık?
Aras eskidi bu.
Yalan evi.
Ne? Nasıl?
İz sürmüş.
Ama merak etme. Daha fazla ileri gidemeyecek.
Nasıl engel olacağım?
Ferhat'ı tekmeleyerek mi?
Sen sakin ol. Bu herifin ayağa kalkıp konuşmasına izin vermeyeceğim.
Bugün Aras'ı ikisine yüzleştirdim zaten.
Ne yaptın?
Sen delirdin mi?
Aras'ın güvenini kazanmanın tek yolu buydu.
Aras artık benim ona yardım ettiğimi düşünüyor.
O eve dair bilgi alabileceği herkesi de susturacağım.
Gene de çözerse?
Çözemez.
Doğukan. Ne zaman geldin? Biraz önce.
Leyla'ya kamerayı getirdim. Okul tanıtım filmi için.
Çok düşüncelisin.
Ama Leyla evde yok. Birazdan gelir.
Beklerim. Tamam.
Sen keyfine bak.
Meryem.
Benim bir görüşme yapmam gerekiyor. Otur da rahatına bak.
Söyle.
Ya ben daha önce kimseye böyle şeyler anlatmadım da ilk defa size anlatıyorum.
Dosya mı tutacaksınız?
Gerekli gördüklerimi not alacağım.
Metveki notlar.
Sonra ne oluyor dosyalara?
Sonra arşivime kaldırıyor.
Eskileri de mi?
Gerekli gördüklerimi evet.
Neden sordun?
Ya şey, merak ettim ne kadar duruyor diye.
Bir de sicilime işlenir mi diye sorayım dedim.
Bir suç işlemediysen kimse bilmez burada konuşulanları merak etme.
Şu ana kadar hep kaybettiklerinden bahsettin. Peki şimdi ne var hayatında?
Önemsediğin, değer verdiğin kimler var?
İşte arkadaşlarım, eş, dost öyle.
Peki.
Kaybetmekten korktuğum biri var mı?
Ya sakin.
Her el ele tuttuğumuzda bu kadar heyecanlanacak kimse.
Yok. Yok öyle biri yok.
Bitti mi?
Bitirelim mi?
Peki o halde.
Bitirelim.
Bir buluşman var senin.
Deyip gibi.
Nereden bildin?
Ay nasıl geçecek?
Kimsenin seni yönlendirmesine izin vermezsen.
Kendin olursan çok güzel geçecek.
Anladım.
Teşekkürler. Çok memnun oldum.
Çıkıyor musun senin yanına?
Ben çıkıyorum. Siz de Erkan'la bir sonraki randevuyu planlayın.
Görüşürüz Erkan. Görüşürüz sağ olun.
Erkan.
Seni bekliyordum ben de. O sırada da Çiğdem'le böyle biraz vakit öldürmek
için fal baktık.
Yeni randevundan önce bugünkü seans ücretinin 7500 TL.
7500 mü?
Yani benim yanımda o kadar para yok. Nasıl yapalım?
Bir kısmını öde o zaman. Kalanını bir sonraki seansda ödersin.
Bir kısmını ödeyeyim.
150 lira var.
Ben de 170 lira. Ya aslında 200 lira vardı da ben çikolata aldım gelirken.
Yani şey yapabiliyor musun? Bir sonraki seyahatta iki seyahati birden ödesen.
Maalesef mümkün değil.
Yani bir şeyden bu seferlik idare etsem.
Tamam. Ama bak bir dahaki sefere iki senesinin üretimini getirmeden yeni
randevu kabul edemem. Tamam tamam. İkisini de ödeyeceğim bir dahakiden.
Çıkalım mı o zaman?
Çıkalım.
Çıkalım.
Ama biz önce falımızı bitirelim.
Ondan sonra çıkalım.
Ben de bir tuvalete geleyim o sırada. Hadi o zaman. Hadi gidelim.
Bunlar neler oluyor?
Burada kesinlikle olur.
Çıkalım mı?
Olur.
Ya teşekkür ederim Faluk'un. Aslında ben teşekkür ederim Ciden bizi idare ettiğin
için. Evet ben haftaya bir şekilde halledeceğim onu.
O zaman görüşürüz.
Deniz sen de gel bir dahakine yine.
Gelirim. Güle güle. Görüşürüz.
7500. 7500 oldu.
Neler neler yapar.
Hoş geldin Leyla Hanım. Hoş bulduk Melisa Hanım. Sizinkiler evde mi?
Hah kızım.
Neredesiniz siz?
İkinizin de telefonu kapalı saatlerdir ulaşamıyorum.
Çalman nerede?
Cime bıraktım. Spor yapacakmış.
Biz de o arada biraz konuşalım mı?
Leyla.
Seni bekliyordum ben de. Geçen gün konuşmuştuk ya. Çekim için kamera
getirdim sana.
Teşekkür ederim. Zahmet olmuş.
Rica ederim.
İstersen bir şeyler çekelim. Hem sen de denemiş olursun.
Şu an çok uygun bir zaman değil. Dinlenmem lazım.
Affedersin. Habersiz gelerek düşüncesizlik ettim tabii.
O zaman sen dinlen. Biz zaten sonra görüşürüz.
Görüşürüz.
Teşekkürler.
Ben de gideyim.
Güle güle Doğukhan'cığım.
Görüşürüz.
Leyla.
Ne oluyor kızım sana?
Babam nerede?
Orada en güzelim.
Bir şey mi oldu?
Teoman'laydık baba.
Beni eski evimize götürdü.
Yanan eve.
Yangını onun çıkardığını söylüyor.
Teoman iyi mi? Değil. Mahvolmuş durumda.
Beni yaraladığı için suçluluk hissediyor.
Sen Teoman'dan bu yüzden mi nefret ediyorsun?
Beni yaraladı diye mi?
Nefreti kızım.
Saçmalama. O öyle düşünüyor ama.
Sana bakınca ben de öyle düşünüyorum. Kör değilim baba görüyorum.
Öyle bir şey yok kızım.
Bu yangının sende sebep olduğu şeyler beni çok üzdü sadece.
Boşa çıkmakta zorlandım.
Acısını da Teoman'dan çıkarayım dedin öyle mi?
Ya sen hep o yüzden mi öfkeliydin ona ya?
Bak ben ne olursa olsun onu suçlamıyorum.
Ne yaralarım için ne de yaşadıklarım için kimseye de hiçbir şey söyleme hakkı
vermiyorum. Ama eğer Teoman'dan nefret edeceksen, ona böyle hissettireceksen
beni de kaybedersin baba.
Kızım, Teoman'dan kimse nefret etmiyor.
İnsan çocuğundan nefret edebilir mi?
Mümkün mü böyle bir şey?
Biz sadece çok yorgunuz.
Ama her şeyi çözeceğiz, söz veriyorum sana.
Nasıl çözeceksiniz?
Teoman için bir şey yapmamız gerekiyor.
Tamam Sikolo ile bazı sorunlar yaşadı.
O yüzden şimdilik üstüne gitmiyoruz. Ama onun için ne gerekiyorsa yapacağız.
Senin de bu süreçte kardeşine desteğin çok önemli.
Kızım. Söz veriyorum.
Bütün yaralarınızı paracağım.
Evet. Ve yüzme kendini.
Tamam mı?
Befret falan da yok.
Ailede nefret olmasın.
Artık iyi olalım. Buldun.
Alacağız kızı.
Sen de artık bir karar ver.
Varsan varsın, yoksan da yoksun.
Öyle yarım ağız, parmağının ucuyla değil.
Ya Teoman'a gerçek bir baba olursun... ...ya da ben çocuklarıma kendim sahip
çıkarım.
Adam gibi, daha sert!
Daha sert!
Adam gibi daha sert.
Adam ol adam.
Adam olacaksın da göreceğim.
Bir daha yapmayacağım.
Söz veriyorum.
Yapmayacağım.
Şimdi daha ters.
Tamam.
Çocuktum lan.
Çocuktum.
Çocuktum.
Çocuktum lan.
Çocuktum.
Gençler tamam. Tamam. Gençler. Bırak. Bırak.
O dolabı açman gerekiyor o zaman.
Bir dahaki gittiğimde evet.
O dolapta bir şey var ve gizlenmiş çok kötü.
Ben anlamıyorum ki. Psikolog niye kardeşine ilgili bir şeyleri gizlesin?
Uyum sağlaması için getirilmemiş mi oraya?
Ne başka bir şey mi var?
Demir ilk evlatlık alındığında yangın çıkarmış.
Ne? Herhalde bana gelmek için. Öyle tahmin ediyorum ben.
Bir şey olmuş mu peki ona veya başka birine?
Olmamış da işte psikoloğa o yüzden gönderiyorlarmış.
Benim oraya tekrar girmem lazım.
O dolabı açacağım. İçinde ne var bilmiyorum ama kardeşimle ilgili bir şey
olduğunu kesinlikle hissediyorum.
Bizim para ayarlamamız lazım.
Seans 15 bin lira.
Bende de hiç para yok ki.
Sende para olmasına gerek yok zaten.
Senden ne yapacaksın ya? Kızın falına bile baktın benim için.
Parayı ben halledeyim bir şekilde.
Ben bir tamirhaneye gideyim.
Postayla falan konuşayım. Belki bir araba falan düşer. Oradan parayı
toparlarım bir şekilde.
Tamam. Dikkat et o zaman.
İyi haberler.
Erkan.
Erkan.
Ama çalışman lazım buna.
Tamam halledeceğim ben.
Alo. Sana bir konum gönderiyorum. Oraya gel.
İyi.
Gelelim bakalım.
Nasıl kamera?
Beğendin mi? Alalım mı?
Daha denemedim ki.
Anne.
Terminal destek olacağız değil mi?
Yok kızım.
Biz babanla düşündük taşındık.
Teoman'ı sokakta bırakacağız.
Ya anne.
Ne dememe istiyorsun?
Teoman iyi olacak merak etme.
Bak bugün babanla dışarı çıkacaklar baş başa.
Birlikte vakit geçirecekler.
Gerçekten mi?
Çok sevindim ya.
Benim de biraz dışarıda işim var.
Dönüşte biz de anne kız bir şeyler yapalım.
Akşam suşi yapalım mı?
Suşi yapalım.
Olur.
Tamam kızım.
Her şeyi yoluna koyacağız merak etme.
Görüşürüz.
Alışverişe çıktık böyle dımdızlak bıraktın çektin gittin. Ya işim vardı
çıktım.
Harcadın değil mi bütün parayı?
He.
Vallahi billahi.
Zırnık yok.
Aha bak.
Hepsi iki tane mağaza gezdim.
Uçtu. Gitti para.
Vallahi billahi. Ben sana bir söyleyeyim mi? Artık bakmaya bile para alacaklar.
Öyle bir hal.
Sana da öyle iki üç parça şey aldım ama.
Böyle yapma o gözünü yüzünü. Allah'ım yarabbim. Çok güzel şeyler.
Senin giyebileceğin şeyler. Öyle sellim süllüm şeyler değil. Böyle oturaklı
şeyler aldım.
Ben alırdım anne ucuz yerden. Ucuz bir yer.
Ucuz mucuz yok.
Çiğlik kafandan şu fakir kafasından bir çık. Yok ucuz.
Artık olmaz yani. Bir ortam olur.
Anladın mı? Bir ne bileyim.
İvente gitmen gerekir. Efendime söyleyeyim. Hayat bu hiç belli olmaz.
Bir yemeğe davet edilirsin. Yemeğe çıkman gerekir. Sonra ne bileyim işte.
Kapılardan alınırsın yine.
Belki belli olmaz.
Özel şoförler yine böyle gelirler buralara.
Yine aynı mesele. Anne bir de uğraşıyorsun.
Lafı şuraya getirmek için uğraşıyorsun ya.
Şu yüzünün haline.
Şu haline bak ya.
Allah'ım yarabbim.
Lan kör kere.
Efendim Serdem Hanım?
Çiğ burgere gel.
Gecikme.
Bakalım. Ayırt ettim.
Şimdi arayayım da.
Sen utan be. Sen utan. Hala bana kalkmış çocuk diyorsun.
Sanki var olanlara çok iyi baktı. Bir tanesi daha eksikti.
Akkayaların iki dudağı arasında kaldı bizim bütün bir hayatımız.
Tut diye kapının önüne koyarlarsa ben göreceğim seni. Ne yapacaksın acaba sen?
Ben hala daha pislik temizliyorum bu evden.
Bir gün gün yüzü gördün mü acaba daha? Bir de geleceğim çocuk doğuracağım sana.
Oldu.
Hoş geldin.
Hadi gidelim artık.
Ay, dün akşamki iş ne güzel oldu Barış.
İnşallah böyle ara ara olur yine.
İnşallah.
Barış, ekmek versene oğlum.
Bu arada çorba yine çok güzel olmuş. Özlem ellerine sağlık.
Her günkü mercimek çoluk gitti.
Oğlum kapa mı atlayalım?
Sen benim okul taksitlerimi nasıl ödedin baba?
Ne demekten söyledin?
Herkes nasıl ödüyorsa öyle ödedim.
Hayırdır sen beni sorguya mı çöküyorsun?
Yoo, merak ettim.
Oğlum annen geldi ödeyemiyorum dedi.
Tabi devlet okulunu beğenip gitmediğiniz için Barış Bey ne yapalım?
Sen orada okuyacaksın.
Adam olacaksın da ben yoracağım.
Annene dua et.
Ne bakıyorsun lan?
Teşekkür edeceği yerde hesap soruyor. Bir de karşıma geçmiş yüzüme bakıyor.
Aptal aptal.
Sevman Bey, buyurun. Sizi bekliyorlar.
Hoş geldiniz Sevman Bey. Buyurun.
Ne oluyor?
Geç şuraya.
İyi böyle.
Geç.
Hoş geldiniz Hükmü.
Bunlar saftikin ya.
Fataletinize layık.
Niye buradayız ya?
Akşam benimle iş toplantısına geliyorsun.
Niye?
Oldu mu oldunuz.
Eyvallah sağolsun. Sen git şu arkada biraz temizlik yap. Kolay gelsin.
Eyvallah ana sağolsun. Bana çok acil ekstres yardım.
Oğlum çok kısmetli adamsın ha. Bak gel gel.
Bu araba yeni geldi.
Sahibi yarına istiyor.
İyi bahşiş verecek. Bahşişi sen alırsın.
İyi çıkar mı bahşiş?
Valla 10-20 çıkar. Ama asıl paradan bir şey veremem.
Biliyorsun senin arkadaşının arabasını boyattık. Onun ödemesini yapacağız.
Tamam tamam sadece bahşiş olur. Sıkıntı yok.
Ben bunu tek başıma çözerim senin hiç girme.
Eyvallah eyvallah hadi kolay gelsin. Eyvallah.
Nereye gidiyoruz?
Bodrum'dan çıkıyoruz bu gece.
Yolumuz biraz uzun.
Beni niye götürüyorsun ki iş toplantısına?
Misafirlerim gücümü versin diye.
Bende mi görecekler gücümü?
Senden daha çok güvenliğin biri olsaydı onunla güç gösterisi yapardım.
Annem mi istiyor bunları yapmanı?
Senin baban kılıbık mı?
Ben annenin isteklerini yerine getirmek için elimden geleni yaparım.
Ama sırf o istiyor diye de istemediğim hiçbir şey yapmam.
Benden nefret ettiğini gizlemek için yapmıyorsun yani.
Senden nefret etmiyorum.
Sana çok kızdım.
Genelde de kızıyorum. Ama nefret etmiyorum.
Onu o kafandan at.
Öyle bir şey için olsa seni kampa götürürüm.
Ben seni bu akşam kendi ortamıma sokuyorum.
Sana verdiğim şeyi iyi gör.
Gördükten sonra da bir daha düşün.
Kıyafetlerine de özen göster.
Bilkin ya sonuçta.
Yakın kıçım sana.
Nasıl göründüğüm şu o zaman nasıl olduğundan önemli.
Sevdam Hanım.
Çok bekletmedim inşallah.
Hoş geldiniz. Ne alırsınız?
Maç alat da alayım ben. Sağ olun.
Teşekkürler.
İlk defa benleyken içmiştin değil mi Nuran?
Vallahi Sevdim Hanım.
Ben bir sürü şeyi ilk kez sizinle tattım.
Ama sonra gözün açıldı.
Neden daha fazlasına sahip olmayayım ki diye düşündüm.
Ve işler buralara kadar geldi.
Peki. Eskiden manikürcüydün değil mi?
Valla.
Bravo Rübeşe Ebnem Hanım.
Bakın bir defa söylemiştim.
Hala hatırınızda.
Unutmamışsınız. Ben hiçbir şey unutmuyorum.
Unutmak istediğim onca şeye rağmen.
Benim de lanetim bu.
Maalesef.
Ama deneyeceğim.
Senin yaptıklarını sistemimden atacağım.
Kim bilir.
Belki ben de senin sayende ilk defa bir şey deneyimlemiş olurum.
Ben de sizin tam terk nedir biliyor musunuz?
Valla. Ben de böyle bir şey unutmak isteyince.
Mesela bu aramızda geçen her şeyi ben şimdi şu anda unutabilirim.
O çektiğin videoyu bana geri vermek için ne istiyorsun?
Seni hırsından, beni de sürekli karşıma çıkan enerjinden ne kurtarır?
Para mı?
itibar. Ben eski günlerdeki gibi vakıfta çalışmak istiyorum.
Beni dışlamayın.
Vakıfta yine bana bir iş verin istiyorum.
Etrafımda olmak istiyorsun yani.
Peki.
Tamam.
Yakında kızlarla buluşacağız. Sana da haber veririm.
Nasıl? Tamam mı şimdi?
Gerçekten mi?
Senden haber bekle.
Tamam. Bekliyorum ben. Göreve hazırım.
Afiyet olsun.
Teşekkür ederim ben buna.
Hıh! Hıh!
Oh! Aman aman! Çok acıymış Müber, dikkatliyle.
Oh!
Sağ ol todayı, sağ ol todayı.
Hıh!
Oh!
Ay, ay, ay, ay, ay!
O mine gırtlak, he?
Afiyet olsun.
Gel, gel otur, gel.
Anne bak, bak babam nöro almış.
He, görüyorum valla.
Bana bak.
Yeri mi çektin gene ben?
Kredisi ya. Çalışıyoruz. Kazanıyoruz işte.
Dolapta ayran olacaktı.
Soğumuştu.
Güzel mi?
Ne almış bu kendine acaba?
En güzelini kendine almıştır bu.
Hani iş toplantısına gidiyorduk? İş toplantısı zaten.
Gel. Safları bekletme.
Hakan Bey, hoş geldiniz. Ben geleceğinizi duyunca çok memnun oldum.
Cevaman Bey, hoş geldiniz.
Buyurun lütfen.
Bu sevgili hanımefendiler, çok saygıdeğer beyler.
Sizleri yeterince beklettik mi acaba?
Evet. Hoş geldiniz Hakan Bey. Hoş geldiniz Hakan Bey. Hoş geldiniz.
Tanıştırayım.
Oğlum, veliahtım, Peygamber.
Hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
Benimle ilk iş toplantısı.
Onun için ilk kadehimi veliahtım için kaldırıyorum.
Oğluma. Veliahtım ona.
Baba
oğul
konsepti biraz eskimedi mi ya? Sanki dünya başka bir yer artık.
Zaten babalar çalışır.
Oğulları yer.
Gerçi Hakan Bey'in kazancı kime yetecek? Evdeki herkesin çalışması lazım.
Al bu hayat derslerini, kaçırma. Seni böyle boşuna getirme.
Babandan öğrenemezsin bu dersleri.
Anca böyle gezer durursun işte.
Sen bir ara bizimle takıl delikanlı. Adam olursun.
Aras Usta.
Kolay gelsin.
Oo Meto. Hoş geldin. Hoş bulduk kardeş.
Çin köfte ayran getirdim. Gömeriz değil mi?
Ne diyorsun ya? Gömeriz tabii.
Acı kustum ha. Gel gel.
Gel bakayım.
Acılı mı?
Vallahi acı.
Yapma be.
Sabahlamaca mı?
Mecbur. Halletmem lazım bunu.
Toplayabilecek misin bitkoli amperajını?
Yani zorundayım.
İki senedir ödemeden bile almayacak beni içeri.
Betül sen... ...keritli dolap açabilir misin lan?
Çözüyoruz. Hadi be.
Sen dolabı göster bana.
Gel bakayım.
Kaç dakika?
Geç kenara geç. Geç.
Bu da balında üretecek.
Gel gel yaksın.
Eğleniyor musunuz beyler?
Çok. İşini iyi yapıyorsun Hakan.
O zaman biraz vites mi sertelim?
Şampanyaları masalara ikram edin.
Biraz bizi idare etsinler.
Ooo, konsept değişiyor. Ne oluyor Hakan'cığım?
Daha söz mü geliyor yoksa?
Hanımefendiler, izninizle gecenin geri kalanı erkek erkeğe.
Niye gönderiyorsun?
Ne oldu?
Hayırdır, ne oluyor?
Hayırdır, ne oluyor?
Beyler, şehrime benimle anlaşma yapmak için geldiniz.
Misafirim oldunuz, yediniz, içtiniz, eğlendiniz.
Çok ama çok ama çok paranız olduğu için ki ben çok kelimesini
üç kere söylersem o gerçekten çoktur.
İşte bu çok paranıza güvenerek bana...
Ve daha önemlisi benim önümde oğluma saygısızlık yaptınız.
Hakaret edebileceğinizi sandınız.
Hakan, biz şakalaşıyorduk. Biz arkadaş biz.
Yok. Eee?
O zaman şakalaşamayız.
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Ne oluyor? Ne oluyor?
Ne oluyor burada?
Arkadaşlar.
Bak bunlara.
Şu sağdaki...
Ortadakinin geçen hafta girdiği ihaleden atılması için... ...onu ihbar etti.
Ne?
Senin solun geri zekalı.
Doğru mu lan?
Sen miydin ihbar eden?
Parmağını kıpırdatırsan o parmağını koparıp sana yediririm.
Yanında sana kazık atmış bir adam duruyor. Ama hiçbir şey yapamıyorsun.
Eğleniyor musun hala?
O da üçüncüden para çalıyor.
Ortaklar aslında.
Yani neden?
Paraya ihtiyaçları da yok. Ama insan işte.
Öbür ikisi de birbirinin özel anlarını kayıt altına alıp kasalarında
saklıyorlar.
Yuh be!
Oğlum siz niye bir aradınız lan?
Bir nevi aşk işte.
Valla başka türlü açıklanamaz.
Sizi otagara bırakacaklar.
Geldiğiniz yere otobüsten öleceksiniz.
Mola yerinde bile otobüsten indiğinizi duymayacağım.
Anlaştık mı? Tamam.
Vallahi bu gecenin böyle biteceğini tahmin edemezdim.
Biraz da bizi eğlenelim dedik.
Sen bu bilgileri nereden öğrendin?
Dağıtları var çünkü.
Mutlaka açık veriyorlar.
Bir de kendilerini ne kadar büyük zannetseler de etraflarında hep küçük
insanlar var.
Yani? Hiçbir şey saklayamazlar yani.
Küçük insanlar elbet konuşur.
Hem de çok kolay konuşur.
En basit yolda.
Ne o yol?
Para. Küçük insanların dünyasında para her kapıyı açar.
Sana herkesle ilgili her türlü bilgiyi getirir.
Büyük insanların dünyasında her kapıyı açar. Biliyor musun?
Ne? Büyük para.
Biz en büyüğümüz.
Biz katı kardeşim.
İyi o zaman. Ben de iki insanların arasında sıyrıla sıyrıla tuvalete
gideyim. Hadi bakalım.
Çok küçüksünüz lan!
Açılın. İdareler hayırdır?
Biraz önce bir şey dedin küçük müçük. Bize mi dedin?
Kimsiniz de ben size bir şey diyeyim. Ben Teoman Akkaya'yım. Hakan Akkaya'nın
oğlu. Lan başlatma babana da sana da.
Dokunma lan o ceketlerden fazla.
Yürü lan.
Yürü lan yürü.
Haydi lan biraz önce küçük müçük. Ne diyordun anlat bakalım şimdi.
Çık lan.
Ah! Tutun lan şunu!
Tutun! Ne yapacaksın lan sen ha? Ne yapayım lan ben senin? Ne oldu lan
burada?
Öldürün lan sizi!
Affet abi bilemedik. Yıla!
Ne yaptın baba ya?
Sana ben vururum.
Ama başkası el kaldırırsa o eli diğerlerine monte ederim.
Bir daha beni çiğnemeye kalkan olursa... ...ben Hakan Akkaya'nın oğluyum diyecek.
Dinlemezlerse bir kere daha söyleyeceksin.
Ama hiç kimseye hiçbir şeyi üçüncü kez söylemeyeceksin.
İki kere söyledin, dinlemediler mi?
Sen üçüncü söylemeden baban yanında olursa da.
Hadi fırla.
Eğlenmene bak.
Tamam.
Kalk lan.
Yalnız Hakan Bey, eliniz bayağı bağırmış.
İyi misin lan?
İyiyim Hakan Bey.
Sizin oğlan da üç kişi demeden bize bayağı bir kafa tuttu.
O benim oğlan değil.
Biz ayrılırken peki ortamın boşanmasına
ne diyorsun?
Bizim olmadığımız yerde. İş de kalmaz, eğlence de.
Hakan Akkaya'nın ortamı ha? Biz de mekana gidiyoruz diye şekil yapıyoruz.
Gör, öğren hepsini.
Ama küçük insanların üstüne basmadan ha?
Geldiniz mi?
Ben geldim.
Oturulacakmış.
Ver bu geçtiriyorum.
Ver ben.
Bütün gece boğuluyorum sana.
Tamamen mutlu oldu mu?
Çok.
O zaman sorun yok demektir.
Sen de bir duş al.
Kendine gelin.
Paraya ihtiyacım varmış.
Kaynaklarımı geniştir öğrendim.
Sen buraya fazla alışma.
Sen nereye ben oraya yapacak bir şey yok.
Ben sana bir ihtiyacın olduğunda bana gel demedim mi?
Demedim. Evet.
Ama şimdi diyorum. Bir ihtiyacın olduğunda bana gel.
Söyle bakayım niye paraya ihtiyacın var?
Oğlum bas git buradan gece gece dayak istemem.
Kardeşinle ilgili değil mi?
Ulan herife bak ya. Ortaya çıkmadan para yiyor ha.
Oğlum. Lan şimdi sen para mara diye yırtınıyorsun ya böyle.
Ne senin kardeşin zenginsi?
Ben fakir abi hiç zaman falan filan derse ne olacak?
Yani.
Haklı çocuk çünkü.
Yani ben de olsam ben de istemezdim. Çok şükür sen değilsin.
Tamam. O yüzden git buradan hadi.
Sen söyle bakayım. Senin ne kadar ihtiyacın var? Söyle söyle. Şekil mi
vardı? Oğlum sen nereden biliyorsun lan benim para ihtiyacım olduğunu?
Ya. Dediğim gibi kaynaklarım geniştir benim.
Hop hop hop tamam sakin ol küçük insan.
Ben şimdi gidiyorum.
Bir şeye ihtiyacın olursa mutlaka ara beni tamam mı? Ara beni ben hallederim
çünkü biliyorsun.
Hadi görüşürüz hadi görüşürüz.
Allah'ım deniyorsun sen.
hala burdayım bitmiyor ki uzadıkça ıslıyosun he abican
Kızım, niye ayakta dikilip yiyorsun? Birazdan kahvaltıya oturacağız.
Okula gitmem lazım.
Kahvaltıya kalmayacağım.
Okula gidip kimse yokken genel bir resim almak istiyorum.
Tanıtım primi için.
Ne güzel.
Nereye ya bu saatte Leyla?
Herkes senin gibi uykucu mu?
İşin var okulda.
İyiyim iyiyim merak etme.
Tamam.
Gidiyorum ben o zaman. Güle güle.
Bye bye.
Delikanlı.
Anlat bakalım nasıl geçti babanla? Çok iyiydi valla ya.
Gerçek olduğunu eğlenemiyorum hala.
Ya.
Eğlenmenize çok sevindim.
Anne.
Babam bunları mecburiyetten yapmıyor değil mi?
Bilmem ne oldu.
Sen oradaydın sen bilirsin.
Mecburiyetten mi yapıyor?
Gerçi ne yaptığınızı bilmiyorum ama.
Babamla olan babamla kalır.
Bak sen. Tupak.
Ben öğrenirim nasıl olsa babandan. Hadi çağır kahvaltıya oturalım. Hadi.
Baba. Kahvaltı hazır.
Baba.
Kahvaltı hazır.
Baba.
Geliyorum oğlum.
Efendim Feza. Şebnemciğim.
Sen Nuray'ı mesaj grubuna mı aldın?
Nuray bu aralar işimize yarayacak.
Yarın toplanalım diyorum.
Ben organize ederim.
Tamam canım.
Aa!
Sevda Hanım sizi gruba ekledi.
Bak, bak, bak.
Ay, ay, ay!
Ait olduğun yere hoş geldin yurayım.
İş kadını Nuray.
Diğer çikolataları da yiyeyim mi baba?
Oğlum sırayla ye şunları. Elinden alan var.
Nuray yardım et de şunları dolaba dizelim. Ne oluyor be?
Bunlar ne?
Aldık bir şeyler işte.
Anne babam çok güzel büyük çipsler almış. Çok mutluyum.
Nereden geliyor diyorum bu değirmenin suyu?
Nereden? Erkeğe öyle nereden geliyor diye sorulmaz.
Bir şey lazımsa onu söyleyeceksin.
Var aslında.
Vallahi. O kadar ihtiyacım var ki.
Mahvoldum. Mahvoldum.
Saçlarım var ya böyle artık çalı çırpı gibi bir şeye döndü. Gitmem lazım. Bir
bakım yaptırmam lazım. Şöyle bir saçımı savurmam lazım. Yok. Çok para lazım.
Bu ne?
Dolar bu.
Ne yapıyorsun sen İlhan? Sen ne işler çeviriyorsun acaba ya? Ya ne
çevireceğim? Alıp kenara ufak ufak atmıştım işte.
Allah Allah.
Artık.
Yardımcı olayım Leyla Hanım.
Ağır değil. Teşekkür ederim.
Kolay gelsin.
Sağ olasın.
Erken gitsin.
Öyle derse girmeden bir duş falan alayım dedim ya. İyi iyi al. Hadi.
Zahatler olsun.
Eyvallah.
Günaydın Aras.
Günaydın.
Geçmiş olsun.
Sağ ol.
Farklı kesik bir şey yok ya.
Tanıtım filmini çekmek için geldim de.
Sen de erken geldin madem. Senin bölümünü de çekelim mi?
Çekelim de ben önce bir soyumu... Uzun sürmez.
Okuldan sonra bir programım var da aradan çıkaralım olur mu? Tamam.
Nasıl yapacağız?
Çektiğim şeylerin bir hikayesi olsun istiyorum.
Eğer senin için de uygunsa, aklına başka fikir gelmediyse okula geldiğinde ilk
uğradığın yerde çekelim diyorum. Ne dersin?
Olur tamam.
Çekelim. Tamam.
Burak, uygun mu?
İyi, gelsin ben hallederim. Tamam dur, ben koyayım. Nereye koyacaksın?
Lütfen beni al. Tamam, ben alırım.
Böyle olur mu?
Olur.
Ben de böyle olurum. Dur dur, bırakma.
Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Yorgun görünüyorsun.
Ama kısa sürecek, merak etme.
Saçını biraz düzeltebilir misin? Yana doğru.
Burası mı?
Yüzünü de silmek lazım.
Dur, çantamda mendil vardı.
Biraz daha şu tarafa, şu banyo haricinde.
Şimdi kendini tanıp, okulla ilgili hislerine gelecek planlarını falan
anlat. Sonra da soru cevap şekline gidelim.
Tamam, nasıl istersen.
Arkadaşlar, tamam.
Ben Aras Öztürk.
Bu senenin başında geldim okula.
Bu kadar kalacağımı ben de düşünmüyordum ama işler biraz öyle gelişti.
Başka?
Neden kalacağını tahmin etmiyordum.
Okulla ilgili bir şey mi yoksa seninle ilgili mi?
Yok okulla ilgili bir şey değil. Kimselere de ilgili değil. Tamamen
benimle ilgili. Hep öyle oldu.
Baştan bir alalım mı?
Ben sana soru sorayım. Ben yönlendireyim. O şekilde ilerleyelim.
Şimdi tekrar başlatıyorum.
Tamam.
Aras, okula ilk geldiğinde uğradığın yerdeydin.
Buraya niye uğramıştın?
Kaybolmuştum.
Yani kantine gitmiştim aslında.
Buz almaya.
Nereden buldun bu tipi ya?
Ben vurmadım o buldu.
Yani birbirimizi bulduk.
Tarpıştık yani. Ne?
Nasıl yani?
Nerede çarpıştınız?
Artık bisiklete neden birlikte bindiniz?
E hadi bir sürü sorumuz var. Cevaplarsın.
Ayağımı buluştum. O yüzden bindi. Ay desene aşkım. Gir hemen koluma.
Sana buz getirdim ayağını.
Sabahki kahvaltından sonra boyun ses etti.
Sağ ol.
Rica ederim.
Güzel.
Şimdi kendini tanıttığım bir video alalım. Akıtalım bitirelim.
Tamam.
Turgü bitince yollarım izler.
Gerek yok.
Sen bilirsin.
O zaman vakit ayırdığın için teşekkür ederim.
Rica ederim.
Ne oluyor ya?
Dört aldık, yakmandı. Gerçek mi bu şimdi?
Sosyal kapatınca deriz.
Kendi misyardan vurup kırması lazım.
Kimse var mı?
Kimse yok mu?
Yardım edin, içerideyiz.
İmdat mı?
Lafın gerisi söylediğimin yardım anlamında.
Kimse duymuyor zaten.
Ezgi evden daha çıkmamız.
Asımalık gerçekten ya.
Dur, Doğukan arıyor. Umarım yakınlardadır.
Alo. Günaydın.
Ya kamerayı kurdun. Hatta çekim de yaptım ama pişman oldun.
Okulda bir odada kapalı kaldın çünkü.
Yok yok iyiyim.
Herhalde birileri gelir.
Ay yakınlarda mısın? Çok sevinirim ya. Bir an önce çıkmak istiyorum.
Yok bir şey yok. Tamam bekliyorum.
Bye bye.
Dolkan geliyor bizi kurtaracak.
Önce kendini kurtarsana.
Ne? Bizim kurtarılma ihtiyacımız mı var?
Ne oldu?
Egon yara mı aldı?
Yok egonda yara alacak yer kalmadı merak etme.
Hiç zannetmiyorum.
O geniş coğrafyada el değmemiş bir yerler mutlaka vardır.
Ayrıca korkma.
Beni kurtarmaya geliyor. Sen değil, sakin olabilirsin.
Ben mi sakin değilim şu an? Hayır benim ya.
Sen haklı olansın. Oldu mu?
Yorgunsun gittiğinden benimle kavga edeceğine.
Ben seninle hiçbir zaman kavga etmedim ki.
Tamam sessizce bekleyebilir miyiz burada? Doğukan gelir birazdan.
Bilerek mi sürekli adını anlıyorsun ya?
Dolkan'ın mı?
Dolkan dememden neden rahatsız oldun ki?
O herif yaramaz Leyla, dikkatli ol.
Dolkan, yaramaz.
Kim yarar?
Orasını bilmem. O güvenebileceğim birisi değil.
Güvenden mi bahsediyorsun? Bir dakika, anlayamadım. Tekrar eder misin mesela?
Ben senin iyiliğin için söylüyorum ben.
Sen zarar görme diye söylüyorum. Ben zarar gördüm zaten.
Ama merak etme, şu an çok iyiyim.
Dolkan'a gelince ben ona güveniyorum. Güvenme o zaman. O herif sıkıntılı.
Hiç değişmiyor değil mi?
Bir kalp sizin için atarken onu paramparça ediyorsunuz.
Atmayı bırakınca da kaybetmeyi kabullenemiyorsunuz.
Leyla ben kalbini kırdığı her... Ya konu benim kalbim değil.
Konu benim de herkes gibi olduğunu görmem.
Galiba son hayal kırıklığı bu oldu.
Ama merak etme bunu da atlatırım. Hatta hatırlamam bile.
Tamam Leyla ne diyorsan haklısın tamam mı?
Bana yaptığın hiçbir şey de unutmayacağım. Sana çektirdiğim acıyı da
unutmayacağım. Ama bu durum farklı.
O güvenebileceğim birisi değil tamam mı? Yarın öbür gün sana yanlış yapar. O
zaman da ben onun doğduğuna pişman ederim işte.
Hiçbir şey yapamam.
Çünkü sen benim hiçbir şeyimsin.
Aramızda tekrar sınırları hatırlatacak bir konuşma yapmamıza gerek yok bence.
Ne yapıyorsun ya?
Yapabiliyordun yani.
İyi misin?
Bir sorun mu var?
Yok. Teşekkür ederim geldiğin için.
Gidelim artık.
Sen içer misin?
Olur, içelim.
Teşekkür ederim, borçlandım sana.
Bir ara ödersin.
Tabii. Çayı ısmarladın.
Unutturmaya çalıştığımı düşünecektim artık.
Ismarla sütunu.
Teşekkür ederim vaktini aldın.
Daha iyi bir şeyim yoktu.
Olacağımı da tamlıyorum.
İçerideyken sana rahatlanmış olmadı değil mi? Emin misin?
Söyledim ya olmadı.
Rahatlarken olmaz zaten.
Tamam. Gör.
Görsün.
Aşkım. Onca gelebildim ya.
Annem aradı. Avrupa turu birazcık sürecekmiş. O yüzden onunla birazcık
koptum.
Sen Dolkan'la mı geldin?
Dolkan beni çıkarmak için geldi yakınlardaymış.
O mu kurtardı yani seni?
Hayır. Ara.
Meğersem kilitli kapıları açabiliyor musun?
E niye o zaman bu zamana kadar açmamış?
Bilmem. Gıcık oldum zaten.
Yok neymiş efendim. Dolkan'a güvenmemem gerekiyormuş.
Öyle söyledi biliyor musun?
Şimdi Aras'ı tanımasam seni kıskanıyor derim.
Ama Aras'ı tanıdığımı düşünürsek seni kıskanıyor.
Hiç umurumda değil vallahi aynı şeyleri yapamayacağım.
Leyla.
Biraz konuşabilir miyiz?
Konuşalım. En üstünde şey mi oldu?
Teyman beni görmezden geliyor.
Kardeşinle konuşabilir misin benim için?
Ben aranıza giremem doğru olmaz.
Deniz sinsisi var ya.
Teyman'ın aklını çelmeye çalışıyor.
Bizim Deniz. Nereden senin Deniz oluyor ya?
Tamam pardon.
Bak.
Doğum günden beri farkındayım.
Bu kız Teyman'ın etrafında.
Susuyorum.
Görmezden gelmeye çalışıyorum ama kız resmen sevgilimi ayartmaya çalışıyor.
Aşkım emin misin?
Yani sevmanı bilmiyorum ama Deniz öyle bir kız değil. Ne diyorsun ya sen?
O sen isteye mi savunuyorsun bana?
Sola iyi misin?
Kendine gel istersen.
İyi falan değilim.
Sayende.
Sayenizde. Sözde siz sayısız.
Ama beni hep yalnız bırakıyorsunuz.
Seni yalnız falan bırakmıyoruz.
Tamam. Daha fazla konuşma.
Okey.
Görüşürüz o zaman.
Ya Ezgi. Leyla.
Konuşacak mısın?
Aslında biz seninle bir konuşalım mı? Sakinleş.
Bak bazı iletişimler insanlara iyi gelmiyor.
Olabilir. İnsan bazen hayal kuruyor. Farklı bir şey bekliyor.
İyi olmasını umut ediyor ama olmuyor işte.
Ne demek bu şimdi?
Bak kardeşim olmasına rağmen söylüyorum. Kendini hırsaladığına değmez.
Bak denize neler yaptın. Kızı insanların içinde küçük düşürmeye çalıştım. İlikti
seni buna çeviriyor aşkım. Ne diyorsun ya sen?
Ben de gelmiş sana burada derdimi anlatıyorum. İyilik istiyorum.
Ben senin iyiliğini istiyorum sadece.
Buradan öyle gözükmüyor mu?
Hayatta her şeye sahip olamamak birilerine göre yoksunlukken... Onun
için seçim yapma özgürlüğüydü.
Yalnız kaldığında kendisini kandırıp kandırmadığını soruyordu kendisine.
Ama bu sorular içinde istediği cevapları seçme özgürlüğüne sahipti.
İki şey arasında seçim yapmak ona güçlü hissettiriyordu.
Konu insanlar arasında seçim yapmaya geldiğinde ise işte o zaman herkesin
kaderini baştan yazan bir tanrıya dönüştüğünü hissediyordu.
Seçtiği kişi için de, seçmediği kişi için de dünyanın artık eskisi gibi
olmayacağını düşünmek, yaşamanın o dar sınırlarını parçalayıp atan en büyük
tatminiydi.
Evet, seçim yapmak diyor yazar.
Siz ne diyorsunuz gençler?
Seçimlerimiz önemli mi sizce?
Konuşmamayı mı seçiyorsunuz?
Eğer öyleyse havalı bir cevap kabul ediyorum.
Bence seçimlerimiz önemli hocam.
Seçimlerimizi nasıl yapıyoruz peki hayatta? Neye göre yapıyoruz?
Aslında seçim yapmıyoruz.
Bize seçmemiz için sunulan şeyler arasından birini kabulleniyoruz sadece.
Konu düştü mü diyorsun?
Ama süre daha tayıp olmayacaksa.
Hiçbir zaman gerçek bir seçim yapmadığın için sana öyle geliyor.
Hadi bize o gerçek seçimi anlat Teoman.
Gerçek seçim insanın kaderine karar vermektir.
Bunu nasıl yapabilirsin?
Çok basit. Parayla.
O kadar iddialı bir girişten sonra daha yaratıcı bir cevap bekliyordum senden.
Basit şeylerin gücünü gözden kaçırıyorsunuz da o yüzden hocam. Ama
cevap çok basit.
Para.
İnsanlar ikiye ayrılır.
Küçük insanlar ve büyük insanlar.
Küçük insanların dünyasında para her kapıyı açar.
Ama her kapı.
Peki büyük insanların dünyasında o kapıyı ne açar hocam?
Daha büyük para.
Kim öğretiyor sana bunları ya?
Tanımazsın. Ben seni sığ zannediyordum, yanılmışım. Meğer sende bütün sular
tamamen çekilmiş.
Teoman Akkaya olarak açık ve net söylüyorum.
Para her kapıyı açar.
İnanamazsınız.
Teoman Akkaya'nın siparişlerini getirdim.
Dağıtabilirsin. Bugün yemekler benden.
Ooo Cemal sevgilim benim.
Yaptığın şeklinde ya.
Çık dışarı. Al onları çık.
Ne yaptığını sanıyorsun Temma sen?
Okuldasın kendine gel.
Zil çaldı hocam.
Artık dertte değilim.
Artık her şey kontrolüm altında.
Hocam yiyelim ya.
Dağıtabilirsin. Hocama da bir tane var.
Ben bunu seçmiyorum.
Bence sen de seç Mete Oman.
Ben istemiyorum, alır mısın?
Valla yani tam da istediğim gibi olmadı. Ben sana söyleyeyim. Senin biraz daha
geliştirmen lazım kendini. Ben senin iyiliğin için söylüyorum. Yani hani bu
kadar para veriyoruz buraya parayı dök dök dök.
Harçlığı bu değil yani ben size diyeyim. Bu değil.
Bir dahaki manikürünüz bizden olsun telafi etmiş olalım. Aa öyle mi
diyorsun?
Vallahi bak doğru olanı yapıyorsun ama. Ben sana söyleyeyim. Bu müessese de bunu
yapmalı yani.
Ama bak geleceğim o zaman.
Geldiğimde beni hatırlayacaksın değil mi?
Öyle unutmak yok.
Tabii ki merak etmeyin hatırlayacağım. Zaten beni bir gören bir daha unutamaz
da.
Şey adım da Nuray Hanım. Tamam mı? Adım da bir de unutma. Tamam Nuray Hanım.
Sağ ol. Çok teşekkür ediyorum o zaman. Hadi bay bay. Sende söylediklerimi
unutma. Hadi.
Bay bay. Bay bay.
Efendim Şebnem Hanım. Yarın kızlarla toplanacağız.
Vaktin son çeyrekteki değerlendirmesini yapacağız.
Sen de gel.
Gelirim gelirim tabii gelirim.
Yeri ve Saati sana yazarım.
Şebnem Hanım eğer öncesinde yapılması gereken bazı işler varsa ben onlar için
erken de gelirim.
Yok. Sen gel yeter.
Tamam. Oldu o zaman görüşürüz. Hadi hoşçakalın.
Yemekleri söylediği mekana bak ya.
Buldum'un en pahalı mekanından söylemiş. Önünden geçmeye para istiyorlar. Bir
istesinler oğlum. Biz de geçmeyiz yani. Bizde yol mu yok?
Nereden söylerse söylesin. Bize ne ya?
Ayrıca zaten nereden söyleyecek başka o bir akkaya?
Bizde Özlem'in bahçesi yeterkendir.
Yetmiyor işte.
Ondan sonra gelip bize sadaka veriyorlar.
Ne sadakası lan? Kim sadaka veriyor oğlum sana?
Biri bir şey mi söyledi sana?
Yok ya ben lafın gelişi söyledim ona. Bir şey olduğundan değil.
Oğlum öyle laf mı olur Barış ya?
Bugün gündemimiz para.
Yapacak bir şey yok.
Sen ne yaptın para işini?
İşte bir araba teslim edeceğim şimdi.
Oradan iyi bahşiş uçarsa bir şekilde halledeceğim inşallah.
Sana niye lazım?
O senin izniyle bulduğum psikoloğa gideceğim.
Kardeşinle alakalı bir şey mi buldun? Daha bulmadım da bulacağım.
Ne kadar lazım?
Müşterim ilk seans. Senin de bu yeni gideceğim. Toplam on beş bin.
Bizim ne zaman paramız olacak ya? Bıktım gerçekten yeter ya.
Ya bir sakin olsana oğlum bak dinle beni şimdi.
Arabayı teslim ediyorum.
Paramı alıyorum, psikoloğa gidiyorum.
Sonra kardeşini buluyorsun.
Ondan sonra da Özlem ablanın borçlarını ödüyoruz.
Var mı senin istediğin bir şey?
Yani benim istediğim şeyi parayla alamazsınız.
Sen ne istiyorsun ki?
Ben Afrika'da kanat sirpan kelebeğinin Kuzey Amerika'da yarattığı kasırgayı
istiyorum. Oldu.
Ne haber Sete?
Nasıl gidiyor?
Var mı bir sıkıntınız, bir derdiniz?
Hiç miyiz ya?
Aras, halledebildin mi işini?
Bak biliyorsun ben etrafımdaki kimseyi sahipsiz bırakmam.
Burada kimse sahipsiz değil zaten.
Merak etme.
Aynen öyle.
Canlarım benim. Gitgide çok güzel bir aile oluyorsunuz.
Parayla tatın alamayacağım bir şey yani.
Şu an klişe bir zengin fakir kavgası mı veriyoruz?
Ben öyle bir şey istemiyorum çünkü.
Ben size yardımcı olmak istiyorum.
Hadi ben tamirhaneye gidiyorum.
Ben de geleceğim.
Olur sen bir rahat bıraksana beni ya.
Kaç para lazım?
Sana ne lan? Senin paran bende geçer mi sence?
Ben sana yardımcı olacağım.
Sen de bana teşekkür edeceksin.
Derse girmiyor musun?
Yok konuştum Oğuz Hoca'yla. Önemli bir şey var dedim. Ne olduğunu söylemedim de
tamam dedim.
Tamam.
Kolay gelsin o zaman.
Sağ olun.
Liliyle konuşmak istersen benimle konuşabilirsin.
Hangi konuda?
Her konuda.
Aras konusunda da.
Çok mu belli ettim ya?
Böyle şeyleri takvime uğraştırıyor biraz.
Zor yani.
Biliyorum.
Nereden biliyorsun?
İzlediğim filmlerde.
Ama konuşacak bir şey yok. Böyle bir konu da yok.
Böyle bir konu olur da biriyle konuşmak istersen seninle konuşurum.
Sen çok iyi bir arkadaşsın Barış.
Sen de.
Efendim?
E sevk edin oğlum. Niye bana soruyorsunuz?
Hadi.
Yani bu insanları iş yaptırmak çok zor anne.
En ufak bir şeyi bile başında durmadan yapmıyorlar.
E başında dur o zaman Mustafa.
Sen niye buradasın yine mesai saatinde?
Yani olay dönüşü bir çaya uğradım Özlem. Bir nefes alayım dedim. Tamam gelme.
Gelme.
Yani bu kadar sık gelme.
Gülşah rahatsız olur Mustafa.
Kim olursa olsun rahatsız olur.
Yani Gülşah beni terk etti.
Ve yeyle aldı gitti.
O zaman hiç gelme.
Karının yanına git.
Hani bir sıkıntı varsa beraber çözün.
Çayını da karının yanında iç.
Beklerim.
Rahatsız ettim.
Gelmem daha.
Ay ay ay.
Mustafa komiserim. Mustafa komiserim. Ne oldu?
Bu defa da Özen'in mi gözaltına almaya geldin?
İşim gücüm var Nuray. Ay ne işin var abi?
Akkayalar angarya mı yüklediğine?
Bir şey diyeceğim. Sen ne kadar aldın bu akkayalardan?
Ulan.
Ulan sen hiç tutun. Sen de konuşursun.
Ulan sen tekne kullatmamışsın. Hala dışarıda olduğuna duvar et.
Valla. Ben de onu diyorum işte.
E tutuklasaydın abi beni. Niye tutuklamadın? Böyle giderse o da olacak.
Rahat durmalar.
Hem sen Velali'nin teknesini niye yakıyorsun? Onu anlatsana bana.
Yalnız, Mustafa komiserim.
Ben yalnız tekme yapmadım. Ben gemileri yaktım, gemileri.
Bence sen de dikkatli ol. Yani, bu at kayalara fazla güvenmesen. Hesap döner,
bu maalesef anında döner. Sen de böyle görevini kötüye kullandığınla kalırsın.
Nuray söylemedi, deme sonra.
Kolay gele kolay gele.
Ananı kızdı kolay gele.
Hoş geldin.
Aral. Bak.
Bizim şarkı çalıyor.
Ateş düştü yanar hal yanar yanar. Ümit
gönlümün ekmeği umar ha umar umar.
Belleri ak yumuk yumuk. O zeli tırnakları
nerelere gizletin.
Şu avun muhtırları Otomobili tamire geldi
Dün bizim tamirhaneye Görür görmez vurularak
Başladım ben sevmeye Ayağımda uzun etek
Dalga dalga saçları Uğustan
seslendi uzaktan Senin arkadaş değil mi bu?
Kolay gelsin.
Ben burada mı çalışıyorum?
Olduğum şey mi lazım?
Aşık olmuştu genç kız.
Güneş böyle bir durumda. Tamam mı araba genç?
Bak bakalım tamam mı? Gimeyim tulumları.
Arkası kuslu aynamda. Taradım taklarımı.
Gelecekti bugün geri araba.
Ben geliyorum. Çıkalım hemen.
Daha programımız var.
Kolay gelsin Arap.
Kolay gelsin.
Eyvallah.
Bereketli olsun. Allah gaza bela vermesin. Eyvallah.
Bahşiş ocağı mı veriyor?
Arasa. Eyvallah.
Eline sağlık genç.
Bahşiş seninmiş.
Al bakalım.
Güle güle harca.
Baş kabul etmiyorum.
Ama olma. Ama alman lazım.
Bu işin usulü bu.
Senin de arabayı çekmen lazım.
Yeni araba gelecek.
Boş ayarı şikayet etmek lazım.
Usul bu.
Arabanı çek.
Tamam.
Bir sorun olursa uğrarım zaten.
Hadi görüşürüz.
Lan.
Parasco.
Parasco.
Cafer kayıp.
Ne diyorsun oğlum nasıl kayıp?
Gece bu kaldıkları lojmana gitmemiş. Bugün okula da uğramamış. Bizim
çocuklara ulaşamamışlar.
Nereye gider oğlum bu çocuk? Ne bileyim.
Bizim çocuklar sağa sola bakınıyorlar.
Bu lojmanın çevrelerini arıyorlar.
İyi tamam biz de bakalım. Ben bir giyineyim gelin.
Cafer! Cafer!
Cafer burada mısın?
Sen buradan git ben yukarı bakacağım. Tamam.
Cafer!
Cafer!
Cafer!
Cafer!
Ya Allah'ım ya.
Cafer!
Neredesin be oğlum?
Cafer! Haber edeyim bir şey duyarsanız.
Kimse bulamamış.
Çocuk yok. Ya Allah'ım nereye gider bu çocuk ya?
Ben nereye gittirebiliyorum?
Sakin ol oğlum.
Sen niye kimseye bir şey söylemeden
kaçıp gidiyorsun?
Bak herkes seni merak ediyor.
Caberim. Bir şey mi oldu abim?
Söyle bize abim.
Anneni babanı mı özledin?
Oğlum haber verseydin keşke.
Beraber gelirdik.
Kendim geldim.
Sen nerede kaldın gece? Lojmana gitmemişsin.
Burada kaldım.
Annemin babamın yanında.
Sen bizden bir şey gizlemiyorsun değil mi abicim?
Aferin.
Abim bak bir derdin bir sıkıntın varsa söyle lan.
Bize söylemeyeceğinde kime söyleyeceksin?
Yok.
Efendim Barış. Neredesin?
Bu akşam geliyorsun artık değil mi? Bak annem yemeğe çağırıyor.
Ya Barış burada işler biraz karıştı. Ben bu akşam gelemeyebilirim. Ne oldu?
Bana bak o gelmeden yemiyoruz. Söyle.
Cafer geceyi annesinin mezarının yanında geçirmiş. Biraz üzgün.
Bir şey mi oldu?
Cafer. Ne olmuş Cafer'e?
Ver bakayım.
Ara. Ne oldu ablacığım Cafer'e? Abla Cafer annesinin mezarının yanında
geçirmiş geceyi de. Üzgün biraz.
Alın getirin buraya.
Oraya mı? Evet evet.
Ekşialarını falan da getirin. Havası da istintildi.
Bana bak.
Ocalarınızın numaralarını da atın bana. Ben arayacağım onları tamam mı?
İyi tamam abla tamam.
Tamam.
Cafer.
Seni Özlem ablanın yanına götürelim mi?
Hani yurda gelmişti ya yemek getirmişti. Yine yemek yapmış der misin?
Sonun ne?
Hadi gel.
Hadi kalk hadi hadi.
Aslan benim.
Gel gel gel.
Bu Cafer'in bir sıkıntısı var da biz de
söylemeyelim.
Vallahi ben de bir ufak kıllandım da üstüne gitmedim.
Ooo Cafer'im.
Suatler olsun.
Sağ olun.
Yakışmış kardeşime.
Barış abim bana da bir tişört hediye etmişti. Sonra da kaldım ben.
Sağ ol tişört Seda olsun be.
Bahçe ne kadar büyükmüş.
Halkaya kadar gidiyor.
Gel gezdireyim.
Şu yurt artık açılsa da bir araya gelsek.
Açılacak açılacak.
Yine bir arada olacağız.
Sen arabayı ne yaptın? Aldın mı parayı?
Araba o Leyla'nın yanındaki lavuğun çıktı.
Hangi lavuk?
Yok mu işte geçen geldiler ya yemeğe. Yoo.
Bodrum'da başka tamirhane mi kalmamış birader? Nasıl denk gelmiş?
O denk gelmemiştir o da.
Bilerek mi geldi diyorsun?
Arabayı almayı Leyla'yla beraber geldim.
Leyla'ya bir tane kolye almıştım. Ay kolyesi. O da onun elindeydi.
Nerede lan?
Var mı mı?
Sormadın mı Leyla'ya?
Yok ne soracağım ya.
Kıskandığımı düşünüyorsun.
Kıskanmıyor musun?
Öküz gibi kıskanıyorsun lan.
Kız anlamıştır oğlum zaten. Sormasan ne olacak?
Tipe bak.
Ara sor.
Ara sor içinde kalmasın. Sonra da otur ağla gül gibi kızına kaçırdım diye.
Kabağı da kafamda kır bari ya.
Siparişimi ağızdan vermemiz iyi oldu. Yarın gelir gider alırız.
Yordum seni bugün biraz.
Teşekkür ederim. Rica ederim.
Çok keyif aldım. Hem bu sefer çok daha keyifli bir yemek yedik.
Pardon.
Efendim Aras.
O kolyenin o herifte ne işi var?
Ne kolyesi?
Doğabayı kullanacağım.
Ay kolyesi. Niye onda?
Kimde?
Yanındaki var ya bir tane.
Yemeğe falan geldiniz. Tamirhanedeki.
Dolkan'dan mı bahsediyorsun?
Ne alaka? Kolyenin onda ne işi olsun?
Nerede o zaman?
Odan'da. Sen bana neyin hesabını soruyorsun ya?
Leyla kolye o herifte.
Ya bak herif deyip durma.
Kolye odanda.
Ne garip bir şey evima ettiğinin farkında mısın?
Kolye neden dıkkanda olsun?
İşte ben de onu merak ediyorum.
Hala mı?
Peki.
Bakıyorum.
Bekle.
Buradayız işte kutuda duruyor.
Leyla kolye ondaydı gördüm diyorum sana.
İnanmıyorum sana ya. Gerek var mı böyle yapmana?
Leyla, dalga mı geçiyorsun? Doğruyu söylüyorum ya.
Yapma, lütfen yapma bak.
Hiç yakışıyor mu sana böyle davranmak?
Gerek yok, tamam mı?
İyi geceler.
Sen planımızı Aras abine anlattın mı?
Ne planı ya?
Cafer yurt açılana kadar bizde kalacak.
Evet. Yarın resmi izninizi alıyoruz.
Hadi bakalım kardeşim benim.
Size, Metin, sen de burada kalacaksın yurt açılana kadar.
Abla benim keyfim yerinde vallahi ya. Bir sıkıntım yok.
Çorba içmeye uğrarım ama.
Abla sen bizi düşünme. Benim işler biraz karışık bir yer.
Tamam işte o karışık durumlarınızı burada toplarsınız artık.
Burası herkese yeter.
Tabii ki yeter.
Gönüller bir olsun. Değil mi?
Sağ ol abi.
Kardeşim. Şu para meselesine ne durumdayız? 15.000'i çözebildin mi?
Yok. Anne başladığımız yerdeyiz. Hadi ya.
Usta ne?
Efendim usta? Aras.
Tam ben çıkarken bir araba getirdiler.
Yarına kadar halledebilirsen gel hallet.
Parasını da sen alırsın.
İşin görülür. Harbi mi?
Eyvallah tamam usta sağ ol. Yalnız yarına kadar halletmen lazım.
Bak tamam diyorsan çektireceğim arabayı içeriye. İndir indir ben geliyorum şimdi
hadi.
Hayırdır? Ben tamirhaneye geçiyorum iş geldi.
Ne işi oğlum? Bu saatte daha yemeğini yemedin.
Yerim yerim. Acil bir şey. Ben de çıkayım senle.
Hayda. Bu çocukları tutabilen aşk olsun. Bir daha geliriz ablam.
Ellerinize sağlık. Dur.
Dursunlardan alan.
Yolda yiyin. Aç kalmayın.
Sağ ol abla. Sağ ol abla.
Cafer bizim bir işimiz var.
Bir şey olursa Barış abinden izle tamam mı? Olsana bak.
Aynen.
Aynen. Cafer'i merak etmeyin. Cafer bana emanet.
İhtiyacı olursa çözerim.
Zorlanırsam da Zafer abiden destek alırım.
Sağ ol kardeşim.
Hayatı öğreteceğim ona. O şimdi delikanlılığın eşiğinde. Bir rehbere
ihtiyacı var.
Onun rehberi olacağım. Aklınız kalmasın.
Eyvallah. Sen yine çok üstüne gitme de bir daha kaçmasın.
Yok yok kaçırım ama ben de. Merak etme.
Görüşürüz. Görüşürüz.
Kolay gelsin.
Kolay gelsin usta. Eyvallah, eyvallah.
Bitti mi?
Bitti. Bitti.
Ustayla anlaştığımız gibi 15 bin.
Eyvallah, bereket versin. Anahtarı şimdiden. Tamam, elle koluna sağlık. Sağ
olun.
Alo Erkan ben. Geçen seansa gelmiştim. Ben bir tane daha seans almak istiyorum
da.
Evet ikisini de ödeyeceğim. Param var.
Olur o hiç fark etmez. Son seans da olur.
Tamam teşekkürler.
Mustafa ben okula gidiyorum.
Tamam hadi.
Efendim? Nasılsın hayatım? İyiyim.
Kızlarla toplantım var oraya gidiyorum şimdi.
Aras eski evle ilgili sağda solda birilerine ulaşmaya çalışmış.
Ama bir şey öğrenememiş.
Sen nereden biliyorsun bunları?
İki gündür bütün semti tarattım.
Bir ihtiyara ulaşabilmiş sadece.
Ondan da Serhat'ın adını bir de zamanında bir yangın çıktığını öğrenmiş
o kadar.
Yangından bir yere varabilir mi?
Hiç bir kaydımız yok. Bulamaz bu şeyi.
Tamam.
Gelirken Teoman'ın hediyesini unutma.
Görüşürüz.
Ne var lan yine?
Şimdiye kadar çoktan arardım. Demek ki verdiğim zarfı açmadın. Ne diyorsun lan?
Oğlum sen ne yapmaya çalışıyorsun lan yine?
Verdiğim sözü söylüyorum.
Ben senin işini halledeceğim dedim mi? Dedim.
Ben her zaman bir işi hallederim. Merak etme.
Sen ne zaman ihtiyacın olursa... Neredesin sen?
Okuldayım. Sen asıl neredesin lan? Sen nasıl öğrencisin? Niye hiçbir derse
girmiyorsun? Bekle suratına fırlatacağım senin paramı. Bekle.
Efendim Metin? Aratko.
Cafergen ortalıkta yok.
Hayda. Bizim çocuklardan birine çıtır atmış telefonda.
Bunun hafta sonları çıraklık yaptığı bir pastane var.
Orada sıkıntılar çıkmış.
Ne gibi sıkıntı? Dinliyorum ama çocuk korkmuş.
Beni dövecekler falan demiş.
Kim kimi dövüyor? Hayırdır ya?
Sen bana at bakayım şu pastaneyi kolumdan hadi.
Deniz kızı.
Kız mıyız?
Bana karşı çok duyarsızsın ya.
Duyarsız değilim.
Kayıtsızım. Sen de anlasan keşke ama mümkün değil tabii.
Belki anlıyorumdur.
Hiç sanmıyorum ya. O da parayla alınabilen bir şey değil çünkü.
Aramızdaki konunun paraya gelmesi benim çok tadımı kaçırıyor. Bak söyleyeyim.
Aramız yok. Bunu da olamaz.
Tamam.
Sen bak bütün yaşadıklarımızı hiçe sayıyorsun. Bak benim kalbimi kırıyorsun
ha deniz kızı. Ne yaşamışız ya biz seninle?
Sayayım mı tek tek?
Sayma tabii ki.
Ama kızma ya.
Sayıyorum.
Odamda geçirdiğimiz baş başa dakikalar.
Bodrum manzaralı harika bir akşam yemeği.
E bir de tişört macerası var.
Ya kafam sızlamasa hatırlamam da sızlıyor işte ne yapacağım?
E yurtta burnum kanadı.
Böyle kollarına bıraktım kendimi.
Hiç hastalığımı falan sormuyorsun.
Hastalığın mı bu?
Arada oluyor böyle ya, stresten.
Bir de seni evine bırakmıştım.
Yurdu falan yakmaya çalıştım falan ama sen de bana tokat attın.
Sen kayıp mı tutuyorsun bunları? Manyak mısın ya sen?
Yani durumumuz şu an eşit.
İlerleyen maceralarımızda heyecanla bekliyoruz.
Neyse.
Ama ne olursa olsun... ...aramızdaki yolculuğun cehennemde biteceğini
düşünüyorum.
Orada da rahat yok yani.
Bu arada... ...parasın para mevzusunu hallettim.
Nasıl hallettin ya?
Ne yaptın yine?
Ya bu şekilde hallettim. Aramızdaki eşlikliği bozdu.
Burası.
Bunu sen vereyim mi lan seni?
Vereyim mi?
Lan ne oluyor hayırdır? Ne oluyor hayırdır? Asıl sana hayırdır araya mı
alıyorsunuz lan çocuğu gel buraya.
Lan bana bak. Lan baktım lan ne olacak?
Geri bak.
Kimsınız lan siz?
Cafer'in abileriyim.
Ne yaptılar oğlum bunlar sana?
Hiç.
Biz ne yapacağız?
Oğlum ne yaptı?
Kasadan para çaldı.
İftira etme lan.
Çaldı lan işte.
Ne iftira atacağız?
Lan!
Cafer ne diyor oğlum bunlar?
Cafer bana bak bakayım.
Kaç para?
15 bin lira.
Al burada tam 15.000 var.
Konu kapandı.
Cafer artık burada çalışmayın. Yürü. Tamam.
Otur bakayım seni.
Bak bana.
Şimdi bana ne derdin varsa anlatıyorsun. Tamam mı Arslan?
Cafer'im.
Abi sen yapmazsın böyle bir şey.
Sıkıntın ne? Ne derdin vardı parayla?
Annemin mektubunu almak için.
Ne mektubu?
Bir tane adam geldi dükkana.
Annem bana mektup yazmış.
Onu da söyledi.
Ama bir yerdeymiş.
Almak için para lazımmış.
Kim bu adam? Ne zaman geldi? Gece nokta geldi.
Ustadan para istedim.
Haftanın pahalısını vermedim.
Adam bir iş kalırsa mektubu alamazsın dedi.
Ben de kasadan para aldım.
Sen kaç para verdin bu adama?
Haftanın verdim. Bir de kasadan aldım ben.
Annem ölmeden önce bana mektup bırakmıştı. Öyle söyledim.
Ne zaman verdin parayı?
Dün. Sen tanımıyor musun bu adamı? Nerede olduğunu falan bilmiyor musun?
Bu arası falan var mı abicim? Aradın mı?
Sen arama dedim.
O arayacakmış.
Hastaneye mektubu getirecek diye gitti ama... ...daha getirmemiş.
Tamam, ben bir şekilde çözeceğim bunu kardeşim. Tamam mı? Halledeceğim ben.
Sen, Cafer Özlem'e bunları öğretebilir misin?
Tamam. Şimdi bana bak.
Bir daha bizden habersiz bir iş yapmıyoruz.
Öyle millete para vermek, kasadan para almak falan bunlar yok.
Bak biz birbirimize emanet.
Birbirimizin yaptığı her hareketten haberimiz olacak.
Birbirimize derdimizi paylaşacağız. Bu işler böyle.
Tamam mı Aslan?
Tamam.
Hadi Özlem ablan.
Ya ne emekli bu?
Biz gidince pastaneye gelirsin.
Ben pastane bekleyeceğim merak etme.
Yurtlarının etrafında da vardır böyle tipler.
Çocukları kandırıp paralarına vururlar.
Caferin de kimsesiz olduğunu öğrenince... ...biri dükkana gelmiş.
Nasıl insanlar bunlar?
Vicdan yok ki.
E ne olacak?
Annesinden mektup bekliyor bu kuzu.
Söyleyeceğiz eninde sonunda.
Çok üzülecek ama... ...ne yapalım?
Hoş geldin Miran Hanım.
Sağ ol canım benim.
Hoş geldin evet.
Kalabalık herhalde bizimkiler. Evet.
Çünkü ben daha önce geldim buraya böyle büyük büyük odaları vardı biliyorum
yani. Hani ondan diyorum herhalde. O yüzden burada toplandık. Evet Miran
Hanım kalabalık.
Buyurun.
Ay ay ay.
Hoş geldin. Hoş buldum maşallah. Böyle tüller minler ha.
Hoş geldiniz.
Buyurun. Sağ olun.
Merhabalar herkese.
Geldin mi Nuray? Hadi başla çok kalabalık.
Nuraycığım.
Tek mi geldin?
Niye ki?
Manikür pedikür seni bekliyoruz.
Benim mi?
Evet, Nuray.
Seni?
Sen hatını konuşturman için.
Nuray eski manikürcüdü.
Duyduğuma göre mesleğinde oldukça başarılıymış.
E hadi sen başla.
Biz de toplantımızı yapalım bir yandan.
Birim, gel canım benden başla.
Evet.
Hadi yap şovunu. Göster performansını bana. At suratıma parayı.
Sağ ol.
Bunu niye yaptın bilmiyorum.
Zaten yaptığın hiçbir şeydi anlamıyorum da.
Bu sefer iyi ki yaptın.
Ama ters psikoloji falan mı yapıyorsun?
Başka bir taktik falan mı uyguluyorsun? Bak benden bu şekilde kurtulamazsın
çünkü. Bir şey yapmıyorum.
Söyleyeceğimi söyledin. Sağ ol.
İyi.
Önümüzdeki maçlara bakacağız artık.
Dün gece rahatsızlık verdim farkındayım.
Ama ben söylediklerimden eminim.
Hala mı?
Hala.
Fikrin çok kolay değişmiyor biliyorum ama benimki değişiyor.
Farkındayım. Ama sen ne dersen de ben söylediklerimden eminim.
O herif yanında güvenli olabileceğim birisi değil.
Dedi dünyanın en güvenli limanı.
Kolyeyi artık tutturmana gerek yok.
Doğru artık.
Hah, geldin mi?
Ben bir ezgiye bakayım, sıkalım sonra.
Tamamdır, bekliyorum.
O eline kavuştun demek ha?
Sevindi.
Artık dert etmeye gerek kalmadı.
Aral?
Ne yaptın? Tamam. Para falan bir şeylerde mi?
Para yok.
Spoluk'tan randevu almıştım da yalan oldu.
Tiyatro kulübü seçmeleri açıklandı mı? Açıklandı. Ben zaten öylesine girmiştim.
Ay tamam benim rolü. Emre'nin seçilmiş. Birlikte oynayacağız.
Alo? Baba?
Tiyatro kulübü seçmelerini kazanamamışım.
Keşke yanımda olsaydım.
Başıma bir telefon verdin.
Bir dahakiye kazanırsın kızım deseydin.
Musa.
Yaterim. Adisimin gibi biraz konuşalım mı?
Hani sana bir mektup gelecekti ya.
Arası abin o işin peşini bırakmadı.
Annenin mektubunu getirdi sana.
Aslan aslan.
Efendim? Kuluğun ofisine girmek istiyorsan çabuk gel hemen.
Nasıl yani, nasıl gireceksin?
Tamam geliyorum, tamam.
Senin? Geçmiyordum da uğradım.
İyi yapsın.
Çıkacaktım ben de.
Hemen mi?
Yani toparlanıyordum.
Ama fal bakarım dersen o ayrı.
Fal dedin şimdi.
Yapıyorum o zaman.
Olur.
Aslında senin arkadaşın gelecekti bugün seansa.
Randevu almıştı ama iptal etti.
İşi çıktı da onun.
Çok korkuyorum abi. Beni bırakma abi.
Kaybolursan beni bul. Tamam mı abi?
Tamam.
Kuzum.
Güzeller gülüm.
Baldan tatlı.
Candan ötecaferim.
Doğduğun günü hatırlıyorum.
Nasıl mutlu olmuştum.
Ellerim yumuk yumuktu.
Küçücüktü burnum.
Ağzım bir lokmacıktı.
Yesen mi şunu demiştim. Öyle tatlıydın. Öyle güzeldin. Sen bana Rabbimine
diyebilirsin. Hala öylesin. Hep öyle olacaksın annem.
Gül yüzlüm.
Gül kokulum.
Ben sana doyamadan küçük gideceğim bu dünyaya.
Ama sakın annem yok diye içlenmesen emi.
Annen hep yanında çünkü.
Seni hiç bırakmayacağım.
Seni hep görecek, izleyecek.
Seninle gülüp seninle ağlayacak annem.
Sen büyüyeceksin.
Kocaman adam olacaksın.
Sevdiklerin olacak.
Seni sevenler olacak.
Aile kuracaksın.
Hiç yalnız kalmayacaksın.
Ben yine seni izleyip tutma olacağım.
Sen beni özlediğinde elini o güzel kalbine götür.
Ben oradayım annem.
Seni çok seviyorum Cafer'im.
Annesinin bir tanesi.
Olmuştur artık. Asla çok geç olmadan çıkalım.
Ne oldu?
Hiç.
Yok yok bir şey yok.
Biri mi geldi?
Dur bakayım.
Dur dur kalkma.
Şey falı bozma.
Efendim? Baban çağırdı.
Bu ne?
Benim mi bu?
Çok sık yalnız.
Baban senin için özel yaptırdı.
Bakın elbisendeki tek eksik.
Artık tamam.
Gentilmenler kulübüne hoş geldin.
Çok teşekkür ederim baba.
Ay doğar, yol uzar, küçük kuş yuvasını arar.
Yedi inat kurtulur, küçük kuş yıldızlar
bulur.
Baktırırken bütün yorgunluğum gidiyor biliyor musun?
Çıkalım mı?
Sana bu şarkıyı en son kim söyledi?
Abim söyledi.
Aras.
Babam söyledi. Aras.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.