All language subtitles for -Turkish (auto-generated)- Aynı Yağmur Altında 5. Bölüm @atvturkiye -DownSub.com-

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sizler bu nikah ahdine şahitlik eder

misiniz?

>> Ederiz.

>> Şahitlik eder misiniz? [müzik]

>> Ederiz. Şahitlik eder misiniz?

>> Ederiz.

>> Ederiz.

>> Allah'ın emri, Peygamber sallallahu

aleyhi ve sellem'in sünneti, imam-ı Azam

efendimizin içtihadı, aramızda

belirlemiş olduğunuz mihir miktarınca

şahitlerin şehadetiyle ben de sizin

nikahınızı kıymış bulunuyorum. Hayırlı

olsun. Allah müset etsin. Elfatiha.

Ah.

Roza lan

>> Roza

>> Roza Roza Roza

>> ambulans yın kendinde değil

>> bebeğine bir şey olacak

>> ambulans çağrı

>> fazilet hamile mi

>> benden mi duyuyorsun

Ne bebeği?

Ambulansı bekleyemeyiz. Gel bakalım.

Raşit arabayı hazırla.

>> Şu ne?

Ben nereden bileyim?

>> Ne oluyor ya?

>> Arabayı hazırlam hastaneye gidiyoruz.

>> Rosa gerçekten hamile mi? Vazileti öyle

söyledin.

>> Ne hamilesi? Ne olacak? Kızma.

>> Ali oğlum ne yapıyorsun?

Paniğe kapıldı tabii kızı öyle düşünce.

>> Tamam sakin olun panik yapmayın

hallederler şimdi. Bir şey olmaz evvel

Allah. Gel Ali gel oturalım şöyle gel.

>> Ben

kızım aç kapıyı. Ben Hanım ben Hanım

lütfen.

Sonu kötü olacak sonra aç diyorum şu

kapıyı aç. Deniz hanım

>> ağlamaiz

ağlama

oğlumu ağlayan sen olmayacaksın.

>> Onlar ağlasın

>> kızım. Beliz kızım aç kapıyı aç. Belis

aç kapıyı.

>> Beliz kızım aç kapıyı aç. Aklıma kötü

kötü şeyler geliyor.

>> Kızım aç kapı. Allah korusun. Allah

korusun. Allah korusun.

>> Susar mısınız? Aklımı karıştırıyorsunuz.

>> Korkutuyorsun beni. Lütfen aç.

>> Anne korkma. Anne korkma.

Korkması gereken kişi sen değilsin ki.

Balkona.

Evde kimse var mı?

>> Belis.

>> Belis

aç kapıyı. Belis

>> duydun mu?

>> Evde kimse yok. Razı duydun mu?

>> Neredesin?

Aa! [iç çeker]

Aa! Buldum seni. Melisin

gel. Hoppa!

Yapma, yapma bak iyi değilim diyorum.

>> Ben sana neyin iyi geleceğini çok iyi

biliyorum. Seni Ali'nin yanına

götüreceğim.

Ali mi?

Ne o? Ne yaptın onu?

>> Ali'ye ne olduğunu merak ediyorsan kalk.

Kendi gözlerinle gör. Kalk o zaman.

Kalk. Ali'ye birlikte bakalım. Ali

neredeymiş? Kalk bakalım.

>> Elis Eliz bırak iyi değilim. Bak nereye

götürüyorsun beni? Ne oluyor?

>> Dedim ya

Ali'nin yanına gidiyoruz.

>> Çünkü benim kocam beni yengemle

aldatıyormuş.

>> Ben mi aldatıyormuşum? Ben mi? O

hastalıklı kafanda ne kuruyorsun

bilmiyorum ama ben siz mutlu olun diye

sevdiğim adamdan bile vazgeçtim. Ali'ye

hamile olduğum yalanını bile söyledim.

Yalan değildir belki de. Belki de benim

yengem, benim abimin karısı eniştesinden

hamiledir.

Hastasın sen. Hasta olmayacak şeyleri

kafanda kuruyorsun. Yapma.

>> Hastaydım.

Evet ama iğleşiyordum. Ben Ali ile

iyileşiyordum.

Ali'nin aşkı bana iyi geliyordu çünkü.

Roza,

>> Ali nerede? Beliz beni ona götür.

Doğruyu söyle. Yoksa hiçbir yere gelmem

seninle.

>> Öldürdüm.

Hastayım ya ben. Belki de senin

düğününde yapmam gereken şeyi yaptım.

Belki de almışımdır silahı.

Çekmişimdir sesiye

çat diye vurmuşumdur eliyi.

Öldürdüm.

Aşkımızı da ahirete sakladım.

>> Belis, Belüs kızım dur. Ya benimle

birlikte kulübeye gelirsin

ya da şu kapıdan.

Bu kapıdan Ali'nin cenazesinin gelmesini

beklersin.

Sen bilirsin.

Yürü.

Bırak. Bırak. Geliyorum. Bırak.

Deniz, Deniz kızım, Deniz kızım. Dur,

ölüyorum dur.

>> Anne,

Elveda.

>> Kızım dur. Beş

kızım.

>> Seni seviyorum.

>> Çölün.

>> [müzik]

>> Ev. Burası kulübenin yolu değil. Nereye

gidiyoruz?

>> Aa,

fark etmemişim ben.

Aferin sana ama akıllı kız. Aşk

yuvanızın yoluna ezberlemişsin.

Yalan söyledin bana. Ali seni orada

bekliyor dedin.

>> Yook yalan söylemedim ben sana. Ali seni

bekliyor. Doğru. Ama biz seninle önce

başka bir yere uğrayacağız

yengeciğim.

Nereye?

Beliz iyi değilsin. Durdur şu arabayı.

Yok yok yok. Öyle çabuk değil. Trafik

kazasında ölüp gitmek mi istiyorsun? Bu

basit bir trafik kazası olur hepimiz

için. Sen benim bu hayattaki en kötü

hikayemsin. Ali senin hasta olduğunu

söylediğinde ne kadar da haklıymış.

Doğru söylüyormuş. Hastasın sen. O masum

tatlı kız ayaklarını bir kenara

bırakacaksın. Dürüst olacaksın. Benim

canımı yiyeceksin. Şimdi

başarabiliyorsan eğer bana her şeyi

olduğu gibi açık açık dürüst bir şekilde

anlatacaksın. Roz

>> ben ne anlatayım sana? Ne anlatayım ben

sana? Ne anlatsam? Sen kendi istediğine

inanacaksın. Kendi kafanda kurduklarına

inanacaksın. Ama şunu bil. Şunu bil ki

Melis, ben Ali'yi tanıdığımda sen

yoktun. Ali bana aşık olduğunda senden

vazgeçmişti zaten. Ben ne yapabilirim?

Mesela abimle evlenmeyebilirdin. Çok

aşıksın ya. Beni ve ailemi salak yerine

koymayabilirdin. Kendi ülküne def olup

gidip istediğin hayatı yaşayabilirdin

ama yok.

Sen böyle yapmadın.

Sen önce abimi aldattın.

Sonra da benim kocamı benim elimden

aldı. Ben hiçbir şey yapmadım. Hiçbir

şey. Abim biliyordu her şeyi. Benimle

zorla evlendi. Ben Ali'nin hayatı için

kendi hayatımdan vazgeçtim.

Yalan söylemeyi. Bırak bırak. Bakis,

benim kaybedeceğim hiçbir şey yok.

Anladın mı? Ama sen artık kendine bunu

yapma. Doğru.

Doğru. Sen bir hiçsin.

Sen bir zavallısın.

Senin şe canından başka kaybedecek

hiçbir şeyin yok bu hayatta. Sen benim

canımı benden aldın.

Benim canımı benden aldın. Şimdi ben

senin canını senden alacağım ki biz

seninle ödeşmiş olalım Raza. Tamam.

Tamam. Bana istediğini yap. Ama sen

zarar görme. Yapma artık. [kahkaha]

Sen o nikahta da evlendiğimizi gördüğün

için bayıldın değil mi? Neden? Çünkü

dayanamadın. Dayanamadın. Bu yüzük

bu yüzük sana alındı değil mi?

Ali aldı sana bu yüzü. Ali aldı.

O kafedeki kız da sendin. Hatta

arabadaki kız da sendin.

>> Yeter artık. Tamam. Bırak. Bırak dedim

sana. Belir

bırak diyorum sana. Bırak. Bırak. Dur

artık dur.

Yapma, yapma, yapma. Hayır. [çığlık]

Ah.

Eis. Elizmalama [kahkaha]

saçmalama. Manyak mısın sen? Beni burada

mı bırakacaksın?

>> Az önce yalvarıyordum.

>> Dur diyordun. Durdum işte. Ama sen

elindekiyle yetinmeyi bilmiyorsun ki

Roza. Eğer sen elindekiyle yetinmeyi

bilseydin biz zaten seninle burada

bunları konuşuyor olmazdık.

>> Tamam korkma.

Bak bu yaptıklarının hepsini unutacağım.

Kimseye bir şey söylemeyeceğim. Aç

kapıyı.

Korkma.

>> Benim yaşadıklarım ne olacak peki? Ben

bunları nasıl unutacağım? Birileri

yaptığı şeyin bedelini ödeyecek. Bana

bak. Ne zannediyorsun ha? Ne olacak?

Hasta mısın sen? Arabayı aşağı mı

edeceksin?

Bu senin için çok acısız bir son olurdu.

Ben daha güzel bir plan kurdum. Çünkü

ben istedim ki benim çektiğim acıyı sen

de çek.

Benim içimdeki ateşle sen de yan

istedim.

Ne o?

>> Belis saçmalama. Yakacak mısın bizi?

Beni mi yakacaksın? Bu kadar acımasız

olamazsın. Belis hasta. Manyak manyak.

Aç şu kapıyı.

Beliz,

Beliz aç bu kapıyı. Sen manyaksın. Aç

şunu.

Kokusu geldi mi? H

bu planı kimden esinlendin biliyor

musun? Abimden.

Abimden esinlendim. Çünkü dedim ki belki

ölürken benimle empati kurabilirsin.

>> Saçmalama. [kahkaha] Belki senin de için

yanar.

Yüreğine bir acı saplanır dedem.

>> Belin aç dedim.

Astaro manyak.

>> Pabuc yarım. Çık dışarıya oynayalım.

>> Kızacık.

Belis hayır.

hayır hayır hayır

[çığlık]

al

gerçekten hamile mi senin Haberin var

mıydı bundan?

>> Umur, ben nereden bileyim? Git fazilete

sor. Haberim olursa ona göre davranırım.

Değil mi?

>> E fazilet nereden biliyor peki?

>> Ne oluyor? İyiler mi? Ben anlamadım.

Şimdi benim yeğenim mi oluyor?

>> İnşallah canım.

>> Senin de nikahın mahvoldu ama hayırlı

bir haber aldık.

>> Bülent başlatmış nikahından. Aptal aptal

oluşma. Önce durumun doldurun öğrenim

yahu. Tövbe estağfurullah.

>> En işte adamın günahı ne?

>> Tamam kızım tamam. Bir şey demedim.

>> Gel gel canım gel.

>> Eğer o herifin çocuğunu karnında

taşıyorsan

seni de Ali'yi de doğduğunuza pişman

ederim.

>> Canımı yakıyorsun. Bırak.

>> Nzını [müzik] kontrol edim.

>> Geçmiş olsun.

Bakın ben gerçekten iyiyim. Annemi

yani karşımda görünce panik oldum. Şok

oldum. Bayıldım.

>> Şimdi bir tansiyonunuza [müzik] bakalım.

Hamile misin gerçekten?

>> Kimden?

>> Ne saçmalıyorsun? Koral

>> benden olmadı kesin. Konuşacağız.

Konuşacağız seninle.

128. Hocam

>> daha önce böyle benzeri baygınlıklar

yaşadınız mı?

>> Hayır dediğim gibi ben gayet iyi.

>> Görünürde ciddi bir şeyiniz yok. Yalnız

detaylı bakmanız lazım. MR'ı görmek

istiyorum.

>> Bizim bir hamilelik şüphemiz var. Ondan

emin olabilir miyiz önce? [müzik]

>> Bakın beyefendi kan aldık. Onu da test

ederiz. Hamileyse zaten MR'a giremez.

Şimdi Roza Hanım odasına alıyoruz.

İçiniz rahat olsun. Biz ilgileneceğiz.

Konuşacağız.

>> Doktor Bey buan

çıkar yerleceksiniz.

>> Fazilet

>> sen o kızın hamile olduğunu nereden

biliyordun? H

ay nereden biliyorum?

Yüa, sen bana söylemiş olabilir misin?

>> Hümeyre

sen nereden biliyordun

>> abi? Ya şimdi ahiret sorularına

başladın. Yani bana Beliz de söylemiş

olabilir de

arada kaldım yani.

>> Yok o kızın da bir şeyden haberi yok

gibiydi. Hı.

Ali

sen biliyor musun?

Bit söylemiştir sana. Biliyorsundur sen

biliyordum. Bir ben bilmiyorum. Bir de

Umur beyler bilmiyor. H. Peki

bilmediğim başka bir şey var mı?

Biraz su için iyi gelir. Teşekkür

ederim.

Dilan,

kızım hamile mi? Ne oluyor burada?

Siz biraz sakinleşin. Ben size her şeyi

anlatacağım. Korkulacak [homurdanır] bir

şey yok. Tamam mı? Merak etmeyin.

>> Alo.

>> İlyun. Selam. E biz şimdi Samet'tleyiz

de. Sen neredesin? Bir buluşup konuşalım

mı?

>> Bir şey mi oldu? Ya bu Merve bizim

aklımıza çok takıldı yani. Bir bu konuyu

konuşup artık çözüme kapşmayalım mı?

>> Yiğit inan şu an hiç sırası değil.

>> Gel bak tam sırası. Kız nerede? Başına

bir kötü bir şey mi geldi? Ne yaptı?

Hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Eğer

senden de haber alamazsan ben tekrar

merverilere gideceğim. Ya duramıyorum.

Merak ediyorum.

>> Sakın gitme tamam mı? Şu an daha fazla

karıştıracaksın her şeyi. Gitme.

>> Tamam. Tamam. Peki o zaman sen

neredesin? Senin yanına gelelim. Sen onu

söyle bize.

>> Hastanedeyim.

>> Hastane mi? Ne hastanesi ya? Bir şey mi

oldu? Ne olmuş?

>> Hangi hastane? Tamam tamam. Biz Samet'le

geliyoruz şimdi.

>> Ne olmuş?

>> Yengesi fenalaşmış ama iyiymiş galiba

durumu.

>> Kalabalık etmeyelim gidip.

>> Yok yok. Hem belki bir şeye ihtiyaçları

vardır. Yardımcı oluruz. Ayrıca benim

artık Merve'den bir şekilde haber almam

lazım. Sen de Merve'den başka bir şey

demez oldun ha.

Fazla kaptırdın sanki kendini.

Unutma. Sadece bir iddia bu. Sen arabanı

sür ya. Ne çok konuştun.

>> Tamam. Rozada bir şey yok. Roza iyi

>> diyorsun ya. Grasıyorsun. Allah'ım

şükürler olsun. Ah bir bebek nasılmış

>> konuştum ben doktorla emin olacaklar.

>> Neden emin olacaklar? Kızhamile mi? Siz

bu yüzden mi evlendiniz? Bakın Roz'yı

şimdi odaya alıyorlar. Orada hep beraber

konuşalım. Tamam mı?

>> Tamam. Ben o zaman annemi arıyorum.

>> Tamam. Güzelim.

>> Senin bunlardan haberin var mıydı? Ha

neden Alina [müzik] halısı? Roza hamile

dedi.

>> Kuray değil. Yok öyle bir şey.

Bırakmayın.

>> Bak benimle oyun mu oynuyorsunuz siz?

Sana diyorum. Sen nasıl bu kadar emin

konuşuyorsun?

>> Anlatacağım her şeyi. Bırak ama yeri

değil burası. Görmüyor musun?

Yalnız kalsınlar biraz.

Estoy bien, mamá. No tengo nada.

Hijo, te has vuelto loca, te has casado

[müzik]

embrazada. ¿Cómo no me dijiste nada?

Aklım almıyor. Sen buraya babanıyı

bulacaksın diye gelmedin mi?

Niye kendini böyle bir duruma düşürdün?

Nasıl bir Müslümanla evlenirsin? Bir de

çocuk

Wolverloka

Rosa, Rosa, [ağlama]

Rosa,

>> anlat bakayım. Dinliyorum.

>> Sen bir sakin [müzik] ol. Ben

anlatacağım zaten sana. Ben sakinim.

Bana Roz'yı koruma sakın.

Alile mi?

Ali'nin onu otele bıraktığı gün onlar

aralarında bir şey mi yaşamışlar?

>> Saçmalama. Hiçbir şey yaşamadılar. Olsa

ben bilirdim zaten.

>> Bak bana doğruyu söyle Dilan. Bir daha

soruyorum.

O fazilet bebek mevsunu nereden çıkardı?

Hı? Nereden biliyor? Roza, Ali bir daha

onun peşine düşmesin diye ona yalan

söyledi. Hamile olduğunu söyledi. Çünkü

sizin neden evlendiğinizi sorgulayıp

duruyordu. Sorgulamasın diye yaptı.

Anlamıyor musun? Kendinden nefret

ettirmek istedi.

>> Ne saçma sapan bir yalan bu ya. Hayır,

bu yalan ne kadar sürdürecek? Bak bana

doğruyu söyle.

>> Yalansa ben ne kadar sürdürebilirim bu

yalanı? Hem işe yaradı bak. Ali Rozad'an

umudu kesti.

>> Sen bana bunu nasıl anlatmazsın Dilan?

Hah. Bana bunu nasıl anlatmazsın? Eğer

benden bir şey daha saklıyorsan. [müzik]

>> Koray, senden hiçbir şey saklamıyorum.

Bak, sakın Roza'yı bu şekilde suçlama.

Yoksa onu tamamen kaybedersin.

Kız zaten daha yeni kendine geliyor.

Üstüne gitme lütfen.

>> Koray, Roza istiyor seni.

>> Tamam, gelin biz biraz sakin olalım.

Dışarı çıkalım, hava alalım, olur mu?

>> İyi olur. Biraz kafa toplamam lazım.

Nasılsın?

>> İyiyim. Sen sakinleştin mi?

>> Neden bayıldın?

Koray yeter

yeter. Ben hamile değilim.

Ali'den hamile olsam Ali bunu bilmez mi

sanıyorsun?

Beni sana bırakır mı sanıyorsun?

>> Neydi benim amacım?

Ali'yi kendimden nefret ettirmek değil

miydi?

Bak

başardım.

Nerede Ali?

Yok.

Gitti

gitti. Belizle evlat

ama duymak istiyorsan ben sana

söyleyeyim.

Ali'den bir çocuğum olsun. O kadar

isterdim ki.

>> Kes şunu.

>> O kadar isterdim ki.

>> İnanıyorum sana. Kes şunu. Eğer

Belizayla evlendi sen de buna

dayanamadın. Bayıldın. Öyle mi?

>> Pişman olacağın laflar ediyorsun. Yapma.

Neden pişman olacağım ya? Salak mıyım

ben? Neden pişman olacağım? Sen bunu

bunun nasıl bu kadar normal

karışıyorsun? Ben zaten onu da

anlamıyorum. Burada doktor soruyor. Bir

şeyin var mı diye. Herkes soruyor.

Hiçbir şeyim yok diyorsun ama var.

Görüyorum. İnsan öyle durup dururken

ayılıp bayılmaz. Roza,

>> durup dururken değil zaten.

>> Ne söyle? Söyle anlat.

Horay

ben hastayım.

Hastayım.

>> Ne hastasın? Ne?

Nasıl? Ne hastasın be?

Roza ne hastasısın?

Peyin anevrisması.

>> O ne?

>> Öyle oluyor. Düşüp bayılıyorum bazen.

>> Ne o? Hadi tamam öyle diyelim. Ne

söyleyelim? Burada ilacını getirsin.

İlacını mı kullanmıyorsun? Ne

yapıyorsun?

>> Yok.

>> Yok.

İlacı da yok, çaresi de yok.

Kor

ben

her an ölebilirim

benim.

Yurt dışında gözükmediğim doktor

kalmadı.

Hala inanmıyor musun? Raporlarımı,

tahlillerimi ne görmek istiyorsan ben

göstereyim sana. Ama

bu

çaresi yok.

>> Bunu yapamazsın.

Tamam kabul etmiyorum bunu. Yapma. Ne

olur

>> kor. Ne olur zorlama beni.

Benim için kolay mı oldu zannediyorsun?

Kolay mı kabullendin?

Niye annemden kaçtım ben?

Niye geldim buraya?

Niye babamı arıyorum? Hayır.

>> Ölmeden önce son bir kez göreyim istedim

onu.

>> Yapma,

yapma.

>> Neden hala inanmıyorsun bana Koray? Ben

yalan söylemiyorum sana.

>> Göster

göster o zaman. Doktor raporu testi ne

varsa göster bana. Ben ben kabul [müzik]

etmiyorum böyle bir şeyi ya. Ben bunu

kabul etmiyorum. Sen de etmeyeceksin.

Hangi dönemde yaşıyoruz ya? Hangi

dönemde yaşıyoruz kızım?

Neyse çözümü buluruz. Ben varım burada.

Her şeyin çözümü var. Birlikte buluruz.

Ne var? Neyse bunun tedavisi buluruz

işte.

>> Kara lütfen yeter.

>> Yeterli olur yeter.

>> H tamam

>> lütfen.

>> Tamam.

Tamam.

Özür dilerim.

Özür dilerim.

Niye bana söylemiyorsun?

Niye en baştan söylemiyorsun?

[homurdanır]

Çok geçmiş olsun.

>> Sağ olun.

>> E gelin biz şöyle geçelim isterseniz.

Ben birazdan geliyorum.

>> Ra bu kadar hızlı evlenebilecek biri

değil. Özellikle hamilelik işi. Ne

oluyor burada?

>> Dayan Hanım, anlıyorum sizi. Her şey

biraz acil gelişti. Gerçekten

>> hamilelikten evlilikten bahsediyoruz. Ne

acili? Ne saçmalıyorsun sen?

>> Evet, biraz anlaşılması zor bir durum.

Anlıyorum ama endişelenmeyin.

Endişelenecek bir şey yok gerçekten.

Bakın, Rosa Türkiye'nin en zengin ve en

güçlü ailelerinden birinin oğluyla

evlendi.

>> Müslüman değil mi? Hepsi aynı.

Acaba Roza kaç aylık hamile? Çünkü hani

mesela belki de yurt dışında değil mi?

Hamile kalıp da öyle geldi buraya.

>> Ha ondan mı apar topar evlendiler

diyorsun?

>> Tabii. Sonra da uygun vakte kadar tabii

söyleyemedikleri için de böyle şey

yaptı.

>> Olabilir. Niye açıklayamayacaklarmış?

Bizi kendi ailenle karıştırma Bülent.

>> Evet. Yok tabii canım. Yani daha sizinki

daha modern bir aile tabii. Ama mesela

modern ülkelerde eee evlilik dışıda

çocuk yapılabiliyor. Yani gayet bu da

aslında düşünülebilir.

Evet.

>> Niye evlenmeyecekler ki? Sonuçta

birbirlerini seviyorlar

>> değil mi? Evet. Hiç yani seviyorlar

birbirlerini. Gayet evlensinler yani

seviyorken evlenmişler de zaten.

>> Demek ki Rozala abimin ayrı yatmasının

ve böyle arada kavga etmelerinin sebebi

Roza'nın bu hamilelik hormonları

yüzündenmiş.

>> Ayrı mı yatıyor onlar?

>> Heh. Şimdi de yatak odalarına geldi

sıra. Ya Bülent illaki bir şey

sorgulayacaksan

biz neden acaba faziletten öğrendik bu

durumu? Nereden duyduysa işte demek ki

ondan biz de öğrendik. Nereden duymuş?

Yani gerçekten çok haklısınız bu konuda.

Özellikle Evet.

>> Ya duymuşsa da onun üzerine vazife mi

canım?

>> Hiç. Yeter.

Hepiniz kesin. Çok sıkıldım. İkisinin de

sağlığı yerinde olsun. Haberi gelsin.

Dedikodurunuza kaldığınız yerden devam

edersiniz. Of be.

Ne var? Tamam ben bulurum. En iyi sözümü

bulursa

en iyi doktoru da buluruz. Bizim babamın

çok iyi tanıdığı bir doktor arkadaşı

var. Ona sorarız. O bizi yönlendir.

Çözümü yok diye bir şey yok. Buluruz.

Ben hallederim.

Ben bunu hallederim.

>> Ben araştırmadım mı zanned

>> ama? Ben araştırmadım. Ben araştırmadım.

Ben araştırmadım. Beni tanıyorsun. Ben

kafama bir şey koydun mu vazgeçmem.

Roza. Anladın mı?

Bunu bu kadar kabul

kolay kabul etmeyeceğim.

Ben bunu bu kadar kolay kabul

etmeyeceğim.

Çok özür dilerim.

Çok özür dilerim ben senin. Gerçekten

bunların hepsini

bunların hepsini seni sevdiğimden

yaptım. Her şeyi seni sevdiğimden

yaptım. Beni affet.

Tamam

ama bir şartla.

Bana bak.

Annem hasta oldu mu bilmiyor.

Bilmesin.

Beni hamile sanıyor.

Bu bu yalanı biraz daha

devam ettirelim.

Ne olur? Kimse bana

acımasın.

Üzülmesin. Tamam.

>> Ben seni iileştirene kadar ölebilir.

İnsanlar böyle bilir. Sen nasıl

istiyorsan öyle bilir. Tamam.

[homurdanır] Tamam.

Efendim baba. Hah. Yok bir şey. Evet,

son testler yapılıyor.

Roza da iyi, bebek de iyi.

Biter birazdan daha belli değil. Bir

yarım saate falan çıkarız herhalde.

Sağ

>> ol.

Bir şey yok. [müzik] Bir şey yok. Tamam.

Tamam. Öleceğim.

Onlar da merak etmişler.

Soruyorlar. Oldu da birden şey olunca

>> MD sonuçlar çıkmış. Roza' da bebek de

gayet iyi.

>> Oh. O zaman bakalım.

>> Gönül rahatlığıyla seni tebrik

edebilirim ablacığım. Babaanne

oluyorsun.

>> Hayırlı olsun. Hayırlı olsun ya.

Teşekkür ederim. Sağ olun.

>> Babane oluyorsun.

>> Hayırlı olsun.

Haydi bakalım ya.

>> Umur Karanoğlu papucuğumu da mı atmazsın

diye düşünüyorum.

>> E

orasına bakacağız vallahi. Belis

Karanoğlu bir düşüneceğiz.

>> Allah Allah. Tebrik ediyorum dedişko

[kahkaha]

>> spa geç bakalım yarın. Hadi hayırlısı

olsun bakalım.

>> Düşünüyorum da öyle tül böyle isimler

uçuşuyor aklımda.

Ne bileyim ben?

E tunç mesela güzel olmaz mı? Ha ha ya

da ne bileyim ben demir. Demir de güzel

bir isim.

>> O

>> hatta kılıcı da çok severim.

>> Kılıç çok güzel. Kılıç en güzel.

>> Ya bunlar eski isimdir. Güzeldir ya.

[müzik] Kılıç güzel ya. Çok sevdim ben

kılıcı.

>> Adaptasyon hızınıza hayran kaldım da

erkek olacağını nereden [müzik]

biliyorsun?

E tabii orası da var haklısın. [müzik] E

kız olursa da

mesela

>> Semiha Semiha

>> Semiha aklıma geldi. Çok güzel.

>> Seher olur.

>> Seher

müzeyen.

>> Bayılırım bu isimlere ya. Bu isimler çok

eski ve güzel isimler. Kimse koymuyor

artık

>> yani aslında. Eee, gelenek olarak

genelde çocuklara aile büyüklerinin adı

konur da acaba biz de babaannesinin

adını mı koysak? Tül. Ha? Tülin.

[kahkaha]

>> Tül.

[boğazını temizler]

>> Seracığım

>> kocanın ailesinin demoda adetlerini

buraya taşıma lütfen.

>> Ne konu? Nasıl geldi bize? Anlamıyorum

ki sürekli bize güle

dayınla konuştum.

Sorun yokmuş. Hastaneden

çıkaracaklarmış.

Gel otur.

Ali

o artık evlendi. Yuvasını kurdu. Çoluk

çocuğa karışacak.

>> Hala ben de biliyorum bunları. Gerçekten

gerçekten farkındayım.

>> Roz'yı dilinden nasıl sildiysen

kalbinden de sil at.

>> Öyle zaten sildim. Kalbimden de sildim.

>> Hı.

Gönül öyle bir ocak ki

alevi gider közü kalır. Bir söz, bir

bakış rüzgar estirir ve o alevi

o közü tekrar canlandırır.

O yüzden hep aklında tutmalısın. Senin

artık bir karın var. Her şeyden önce de

Allah katında verilmiş bir sözüm var.

>> Halacığım

bak ben de biliyorum bunların hepsini.

Sana söz veriyorum. Roza nasıl hayatına

baktıysa ben de hayatıma bakacağım.

Hayatımı kuracağım. Merak etme beni.

>> Bak artık eskileri konuşmayalım.

Eskileri konuşmak [müzik] bize yakışmaz.

>> Hakslısın.

Bundan sonra inşallah senin

çocuklarından konuşmayı nasip eyler.

Allah

ben şimdi seni yalnız [müzik]

bırakıyorum. Biraz kafanı dinle.

Söylediklerini sadece aklın değil kalbin

anlasın.

>> Merve'nin benimle konuşmasına bile izin

vermiyorlar ya. Kızı gerçekten o kadar

zor bir duruma soktun ki Yiğit.

>> Ya konuştuk işte. Ben nereden bilecektim

ailesinin psikopat olduğunu?

>> Psikopat değil mutuassıp. Sana kaç kere

Merve'nin farklı bir kız olduğunu

anlatmaya çalıştım. Al işte kızın başına

iş açtın. Ne oldu lan? H aşkının zor

durumda kalmasına mı üzüldün?

Yoksa ailesinin senden önce benimle

tanışmasına mı?

>> Ne?

>> Konuş. H senin yüzünden demesi kolay.

Madem öyle sen de suçunu itiraf et.

>> Tamam. Kes. Kapat konuyu.

>> Bir dakika. Bir dakika. Aşkın derken sen

ne demek istiyorsun?

Söyle Yiğit. Yok öyle. Yiğit. Yiğit. Ne

bekliyordun iddiaya girerken? Öyle

oturup sana kaybetmeyi bekleyeceğimi

falan mı? Tabii ki bir şeyler yapacaktım

ama ben ne kadar suçluysam sen de o

kadar suçlusun.

>> Biri bana bir açıklama yapsın. Ben

anlamıyorum. Anlat bana ne oluyor? Ne

iddiası Yiğit?

>> Ya tamam bırak boş boş konuşuyor işte.

Gidelim biz hadi.

>> Hayır yok öyle. Madem beni de işin içine

bulaştırdınız bana da anlatacaksınız.

Anlatın anlat

>> anlatayım. Merve'yi kendime aşık

edemezsem bu herif benim motoruma

çökecekti. Ama eğer [müzik] ben

kazanırsam

kızın karşısına geçip aşkını

aykıracaktı. Çakma Romeo.

>> Ulan sen var ya adek

>> ya. Yapma.

>> Göründüğünden daha adesin. Sen de işim

bitti oğlum benim. İddia falan da bitti.

Yok artık.

>> Size bir şey diyeyim mi? İçiniz de

iğrençsiniz.

>> Yon bak.

Evet. Başta iddiaydı ama ben Merve'den

gerçekten etkilenmeye başladım.

>> Defol git. Yiğit.

>> İyi defol dedim ya.

>> Gelebilir miyim?

>> Gel babacığım gel.

>> Nasılsın?

>> İyiyim babacığım. Ders çalışıyordum.

Sınavlarım var da.

>> Güzel. Güzel.

E gel bakayım.

Senin canını sıkan bir şey mi var? Bir

şey mi oldu?

>> Yok.

>> E o zaman gözlerin niye ıslak?

Abinin nikahına gelmedin. Odaya

kapandın.

Annenle mi kavga ettin? Bir şey mi oldu?

Belli ki bir şey olmuş. Anlat.

>> Yok. İyiyim ben babacığım. Gözüme damla

damlatmıştım da ondandır.

>> Merve.

Tamam tamam. Peki. İnandım.

İnandım. [homurdanır]

Şimdi

kızlarla

babalar

her zaman her şeyi konuşmaz.

konuşamazsın.

Sen bugüne kadar benim başımı bir kere

bile önüme eğmedin.

Sana olan güvenimi hiç boşa çıkarmadın.

Allah senden razı olsun. Sen de şunu iyi

bil ki

senin arkanla kapı gibi babam var. Bunu

bil. Bana güven.

Ne olursa olsun yeter ki aramızda yalan,

dolan

gizli saklı şeyler olmasın.

Dünyanın en kötü şeyini yapmış olsam

bile benim haberim olsun.

Evet. Belki kızarım, küserim, üzülürüm

ama bilirsem

mutlaka ve mutlaka bir çözümünü bulurum.

Tamam mı kızım?

>> Bir canım babacığım. Çok seviyorum seni

>> canım.

Ben de seni [müzik] çok seviyorum.

Bana bak öyle çok ders çalışıp o güzel

gözlerini üzme. Tamam mı?

Sen hiç merak etme. Gerekirse ben o iki

hergeleği mirasımdan mahrum ederim. Her

şeyimi sana bırakırım.

[kahkaha]

Tamam mı?

Ne yapıyorsun? Vallah iyi misin?

>> İyiyiz yavrucuğum. Siz? Vallahi bu

Karanoğullarına beddua mı etmişler nedir

anlamadım. Ne zaman böyle düğün derdik

işlerine girişecek olsalar kesin

başlarına bir şey geliyor.

>> Bak şimdi

>> Rana o ne biçim laf kızım? O Ali'nin de

nikahıydı.

>> Hümeyra Hanım Ali Bey yapar topar çıktı

haber vereyim dedim.

>> Nasıl yani? Nereye gitti

>> bilmiyorum bir şey söylemedi.

>> Tamam kızım tamam sen gidebilirsin. Size

bir şey söylemedi mi?

>> Yok. Hastaneye gitmiştir. O

kızın peşinde.

Bakmayın bakmayın birbirinize. Öyle ben

biliyorum. Rana biliyor. Allah aşkına

kandırmayalım birbirimizi. Ha

>> kesin hastaneye gitmiştir. Aman oğlum

Keremim sen bir koşup gitsen mi acaba?

Durdursan mı? Şu çocuğu

>> beni karıştırma anne.

>> Ama bu [müzik] yavrum bak tam ortalık

duruldu derken bu münasebetleri ortaya

çıkarsa biz mahvoluruz. Bak siz bile

duymuşsunuz ya. Baban da duyarsa.

Yok yok. Ali öyle bir şey yapmaz. Daha

biraz evvel konuştuk. Bana söz verdi.

>> Söz verdi. Halacığım sen anlamadın mı bu

çocuğun hala sözüne güvenilmeyeceğini?

Ha

>> ben güveniyorum halacığım. Aşk bu yani.

Aşk işte insana her şeyi yaptırır. Hele

ki böyle hastalık sağlık durumlarında ak

getir artık kafa iyice gider.

>> Bana söz verdi ve güveniyorum. O kadar.

Kerem kalk oğlum kalk kalk. Benim içim

rahat etmeyecek. Kalk bak şimdi ya.

>> Kerem

baba.

>> Oğlum nereye?

>> Atölye.

>> Hı hı. Atölye baba.

>> Atölye. Ali atölyeye gitmişti. Makine

bozulmuş.

>> Yine mi ya?

>> Ben de dedim ki sen de gidip bir bak

dedim.

>> İyi de misin? Git oğlum git. Kardeşine

yardım et. Ben orucum ya. İlaç falan

içemiyorum. Pek iyi değilim artık. Abi

kardeş halledin siz ya. Hadi

>> tamam baba tamam merak etme ben

halledeceğim.

>> Abiciğim nasılsın?

>> Her şey biraz iiz.

>> İyisin iyi görünür.

>> Siz çıkın ben geliyorum birazdan.

>> Tamam.

Alo.

>> Alo. Dilan Ali'yi aradım da kimseye bir

şey söylemeden çıkmış hastaneye geliyor

olabilir.

>> Ne işi varmış burada?

>> Roza hastalandı ya. Onu görecek kesin.

>> Eyvah eyvah.

>> Bu arada Koray görmeden yani bir şekilde

engel olman lazım. Bana Korayın

görmemesi lazım.

>> Ben ne yapayım ya? Nasıl engel olayım?

Kerem Bey bir sahip çıkamadınız [müzik]

kardeşinize.

>> Ya bir şey yap işte. Engel ol. Ben

geliyorum zaten. Kimse görmeden alır

götürürüm onu. Tamam mı?

>> Tamam.

Dönmen yok değil mi? Yok anne. İyiyim.

Çok geçmiş olsun Rza. Sağ ol.

>> Bu arada müjdeli haberi aldım.

Bebek nasıl yani? İyi mi?

İyi [homurdanır] iyi.

>> Bu gerçte halı olmaya hazır mıyım

bilmiyorum ama yani benim cinsiyetinde

merak ediyorum ya. Kız mı erkek mi?

>> İlginciğum daha erken böyle şeyler için

belli değil.

>> Peki.

Çok tebrik ederim tekrardan.

Ben zaten İspanyolca anlamıyorum.

O yüzden kantine gideceğim. Bir şeyler

alacağım. Çay, kahve, su. Abiciğim bir

şey ister misin?

>> Gördüm onu.

Sana gelirken baba ne gördü?

Bir şey soracağım. Ben

senin baban da mı Türkiye'de yaşıyor?

Ben ölmüş diye biliyordum. Biz de öyle

biliyoruz. Uzun hikaye. Sen hadi

bakayım. Kantinden bana bir su getir

hayatıma.

>> Tamam abiciğim.

Nasıl olur annem? Emin misin gördüğüne?

Çok benziyordu.

Yıllar geçti ama eminim oydu.

>> Olmaz olmaz Koray. Biz seninle babamın

mezarına gitmedik mi? Ben gördüm o

mezarı.

>> Ben demiştim başından inanmamıştım ben.

Roza, hal çıktı işte.

Dur.

Sana atacağım konuma gelemem. Tamam.

>> Ölmediyse nasıl ölü biliniyor? Kendini

ölü gibi mi gösteriyor? Diosio kime

pasar?

Ne yaptın? Her şey yolunda mı?

>> Yolunda merak etme.

>> Ali geldi mi? Gördün mü?

>> Yok, görmedim. Hatta onu tutarım diye

buraya geldim ama henüz göremedim yani.

>> Ben aradım da ulaşamadım. Nerede bu

çocuk ya?

>> Sen onun geleceğinden emin misin?

>> Yok. Ben bir an panikte çıktım da buraya

gelir diye düşündüm ve gelmemiş.

Kuray geliyor. Ali'den bahsetme. Gel.

>> Ne oluyor lan?

Ha? Ne işin var senin burada?

>> Kuray Bey, geçmiş olsun. da bir şey

olduğu yok. Bunun ne işi var yine burada

ya? Senin ne işin var burada oğlum?

>> Kerem Bey merak etmiş bir geçerken

uğradı.

>> Merak arasaydın beni. Niye aramamış

sorsana bakayım.

>> Koray Bey bakın ben Rozan'ın iyi

olduğunu öğrendim. Dilan'ı aradım. Çok

korkmuştu. O yüzden buraya geldim.

>> Sebep? Ha? Sana ne lan? Dilan'ın ne

olduğundan? Sana ne oğlum? Sen niye bu

kızın dibinde dolanıp duruyorsun?

>> Aray lütfen. Ben rahatsız değilim.

Bulurum lan artık.

>> Sen rahatsız değil misin lan? Ha oğlum

sen evlisin. Sen evli barklı adamsın.

Utanmıyor musun lan? Ha gelmişsin kızım.

Ulan işine gelse bana anlatırsın. Yok

ahlak bekçiliği yapsan ne anlatıyorsun

oğlum?

>> Koray ne biçim laflar bunlar ya?

>> Bak ben çıkış işlemlerini yapıyorum. Git

sen sevgilinle manitanla nereye

gidiyorsan git. Tam sabırı ver bana.

>> Ay böyle iyi mi oldu kötü mü oldu

bilemedim de ben konuşur hallederim

merak etme.

>> Yok bırak. Ali öğrenip olay

çıkarmasından daha iyidir de bu yalan

bizim başımıza daha büyük bir dert

açmasın.

>> Ya Ali ile Beliz'in düğünü ne zaman

olacak belli mi?

>> He mesela bunları konuşalım.

>> Yani ablanlar bence Ramazan bitmeden

hayatta izin vermezler. Fark etmedin mi?

Korayla Rozan'ın düğününe bile bir sürü

arıza çıkardılar.

>> Evet.

>> Hadsizler. Onlara mı soracağız düğünü ne

zaman yapıp yapmayacağımızı?

Çok zorlarına gittiyse gelmeselerdi.

>> Ay abla sen de alevlenmeye yer

arıyorsun. Vallahi

>> o sakinleşmedi ki teyzeciğim.

Sakinleşmedi. Hala imam nikahını

kaldıramıyor. Baksana torunu olacak. Şu

kadarcık sevinmedi ya.

>> Bana inat. Gittin imam nikahı yaptırdın.

Ne oldu? Ne değişti

>> ya? Dayıcığım söyler misin anneme? Ona

inat yapılmadı. Dini bir görevimiz

olduğu için yapıldı. Ayrıca anneciğim.

Ayrıca Ali çok mutlu.

>> Evet. O kadar mutlu ki mutluluğunu tek

başına yaşıyor adam.

>> Kızım Ali nerede?

>> Babam nerede? Nerede babam ya?

Enişteciğim babamı gördün mü? Ben babamı

göremiyorum. Babam da senin yanında

değil. Nerede babam?

>> Baban nerede biliyor musun? Çalışma

odasında.

Bize bu hayatı yaşatabilmek için gece

gündüz çalışıyor adam. [müzik] Ali'nin

sana asla yaşatamayacağı bir hayat için.

>> Hım.

Aynen. Doğru. Yalnız mutsuz ve sevgisiz

bir hayat değil [müzik] mi anneciğim?

Teyzeciğim inşallah benim Alim bana

böyle bir hayat yaşatmaz ya. İnşallah.

>> Olmaz ya.

Hani olur da bir gün bu evden gidersen

bu hayatı çok özlersin. O zaman

kıymetini anlarsın.

>> Sen de bir gitsene bu evden ya. Bir git

bak bakalım. Belki bu ev bu kadar

kıymetli değildir. Anne. Ha

>> işte boşuna dememişler.

>> Ağaca çıkan keçinin değil mi dala bakan

oğlağı olur.

>> Keçi ağaca mı çıkıyormuş?

Aman Seray sen de hiç bilmiyorsun at

sözlerini şeyini.

Buyurunuz Ali Bey. Hoş geldiniz.

Anneciğim bak yakışıklı damadın geldi.

Gördün mü?

>> Hoş geldin.

>> Hoş geldin. Merhaba. Öyle bir günde

yalnız bırakmak istemedim seni.

>> Aşkım, aşkım benim aşkım.

>> Benim sana sarılmam ve dokunmam

Ramazan'da günah de

>> kızım.

Günaha sevaba ne kadar da meraklısın

öyle.

Neredeyse kadınların nefes alması bile

günah [müzik] sayılacak.

>> Yok artık abart.

>> Ben mi abartıyorum?

>> A tabii. İmam nikahlı kocam var. Yakında

görürsün gerçeği.

>> Tül Hanım

bir sıkıntınız varsa uzun uzun

konuşabiliriz ama böyle bilmeden,

araştırmadan iftira atmayın lütfen.

>> Saygısız. Annem şöyle haklı. Şimdi

normalde senin benim anneme artık anne

demen gerekiyor ama istiyorsan sen tülün

anne diyebilirsin. Ben ama Hümeyra

anneye direkt anne demek istiyorum.

Hatta ben direkt ona anne diyeceğim.

>> Evet. Hadi burada artık fıkhi

konuşacağımıza oturalım Aliciğim. Hadi

hadi bakalım. Ne konuşuyorsun?

>> Hadi gel. Rahat rahat otur.

>> Alo.

Aa süper. Harika. Tamam tamam ablacığım

bekliyoruz.

Çıkmışlar her şey yolundaymış. Eve

geliyorlarmış.

>> Oh çok şükür.

>> Haydi bakalım. O iş e yapılır. O

iskontaya olur.

E tabii okudum canım. Koray da

inceleyecek. [müzik]

Tamam kolay gelsin.

>> İçeride ne oluyor Eyhan?

>> E Ali Bey geldiler.

>> H güzel.

söyle yanıma gelsin. Konuşacaklarım var.

Tale

Fazilet, bunlar niye hamileliği aileden

saklamışlar? Sen anladın mı bir şey?

Bebek yüzünden evlenmek zorunda

kalmışlar. Sen anlamadın mı?

Ay Allah oğlumu korumuş. Bak görüyor

musun? Tövbe tövbe. Evlenmeden mi

yapmış?

Affedersin.

Ben onu kastetmedim. Aklımın ucundan

bile geçmedi. Sana kötü bir şey söylemem

biliyorsun.

Biliyorum, biliyorum. Aksini düşünseydim

zaten bir an bile kalmazdım bu evde.

Merak etme.

>> Hümeyra Hanım, genç bir çocuk gelmiş.

Dışarıda sizinle konuşmak istiyor. Merve

Hanım'ın okulların arkadaşıymış galiba.

>> Ne? O çocuk yine mi gelmiş? Utanmaza

bak, yüzsüz. Ben gideyim de şunun

haddini bildireyim. Faik, evde yanarız

vallahi.

>> Sen git, ben de bir Merve'ye bakayım.

>> Tamam. Nerede şu an Faik? odasında

uyuyor. İftar olunca uyandırırsınız

dedi.

>> Aman aman inşallah uyanmaz.

>> Misafiriniz.

>> Buyurun.

>> Hümeyre Hanım değil mi? Merve'nin

annesiniz.

>> Evet benim. Ne vardı?

>> Çok önemli bir konuda biraz konuşmak

istiyordum Hümeyra Hanım. Merve ile

ilgili

>> konu neydi?

>> Bir yanlış anlaşılma yüzünden Merve

sıkıntıya girmiş. Ben onun hiçbir

suçunun olmadığını anlatmaya geldim.

Peki

buyur.

Ne güzel oluyormuşum ya. [homurdanır]

Oo daha iftar da var. Ne

efendim?

Ya niye beni arayıp uyandırıyorsun?

Aliye sorsana.

Ali yok mu? Ya o zaman Kerim'e sor.

O da mı yok?

Tamam Hasan usta. Tamam sen kapat ben

seni arayacağım.

He.

Allah.

Nerede bu çocuklar ya?

Nereye gitti bunlar?

>> Hümeyre Hanım, Merve çok iyi bir kız.

Oğlum sen benim kızımı bana mı

anlatıyorsun?

Senin ne işin olur benim kızımla?

İyisinden kötüsünden sana ne? Merve

dininde, diyanetinde bir çocuk.

Bak biz mutassıp bir aileyiz. Böyle

şeyler bize çok ters. Anladın mı? Eğer

babası duyarsa çok fena olur.

Senin ne işin var burada Samet? Ne

yaptığınızı sanıyorsunuz siz ya?

>> Merve, seni saklayacak bir şeyin mi var

kızım?

Bu çocuk çok önemli bir şey

söyleyecekmiş, anlatacakmış bize. Niye

o? Ne saklayacakmışım? Anne anlatsın ne

anlatıyorsa.

Siz beni çok yanlış anladınız.

>> Oğlum ağzına lafları geveleme. Doğrusunu

anlat da anlayalım.

>> Şimdi şöyle oldu.

Yiğit çok saçma bir iddiaya girdi.

>> Ne iddiası? Merve ile ne ilgisi var?

He

Merve'yi sevgili olmaya ikna edecekti

güya.

>> E inanamıyorum ya. Nasıl insanlarsınız

siz? Nasıl yaparsınız böyle bir şeyi?

>> Yazık size. Siz böyle şeylerle mi

eğleniyorsunuz? Z kuşağı dedikleri bu

mu?

>> Ama ben anlamalıydım. Anlamalıydım.

Alçaklık bu.

>> Tamam. Tamam.

Hadi sen de anlatacaklarım bittiyse

gidebilirsin artık.

>> Ben yaptığımın yanlış bir şey olduğunu

biliyorum. Saçma sapan bir iddiaydı.

Merve'ye daha fazla haksızlık yapılsın

istemedim. Bakın söylemek istediğim şey

şu. Merve okulun en düzgün, [müzik] en

namuslu kızı. Sakın onu suçlamayın.

Bütün suç tamamen bizim.

>> Tamam. Hadi git artık.

>> Gerçekten çok özür dilerim. Merve.

>> Mer

>> ne oluyor burada? Kim bu?

>> Bir şey yok. Bu ne iddiası? Okun

arkadaşıyım.

>> Söyle bakayım neymiş. Ne iddiası bu?

Anlat.

>> Ben çok özür dilerim.

>> Ne iddiası?

>> Anlatacağım. Ben bir suç yok.

>> Ne anlatıyor bu

>> ya? Ben anlatacağım sana. Gel oğlum git.

Hadi ben sana [müzik] anlatacağım.

>> Konuşuyorum. Ben sana anlat

>> anlatın. Ne oldu?

>> Anlatacağım abiciim. Bir dakika.

>> Hadi.

>> Biz artık bir aile olduk Ali. Bundan

böyle hem şirket işlerinde hem de ailede

birçok şeye dahil olacaksın.

Aile konusunda tamam Umur Bey ama

şirketiniz [müzik] için yapabilecek bir

şeyim yok. Ben senin neler yapıp neler

yapamayacağını çok iyi biliyorum Ali.

Kendini iyi yetiştirmiş sağlam bir

çocuksun.

Çok çalışkansın. Bu şirketi parmağında

çevirirsin. Ayrıca benim damadım

benimle [müzik] çalışır.

Gerçekten teşekkür ederim Umur Bey.

Ama dediğim gibi şirketinizle alakalı

hiçbir şeye dahil olmam. Ben kimseye bir

şey teklif etmem.

Sadece aile bireylerine

ne yapması gerektiğini söylerim.

Madem öyle

dayıma neden bu teklifi vermediniz?

Sonuçta dayım da sizin damadınız

sayılır. Öyle değil mi? Bak şimdi Ali.

Dayın bir günde şirketi batırır biliyor

musun? Bu işlerden anlamaz. Beceriksiz.

Asalak gibi ortalıklarda dolaşıp

duruyor.

Cebine 3 be kuruş para koyarız. Olur

biter. Hepsi bu.

Umar Bey,

biz Serayla gidiyoruz da haber vereyim

dedim.

Ayıp olmasın diye.

Dayı Ali

sen dur.

Ben konuşurum kendisiyle.

>> Seray

hadi gidelim.

>> Müat ne oldu?

>> Yok bir şey. Hadi

>> canım ne demek yok bir şey? Bu surasının

hali ne? Ne oldu?

>> Anlatırım sonra. Çıkalım mı artık

>> canım? Tamam çıkarız da biri bir şey mi

dedi? Bir şey mi yaptı?

>> Ben bıktım artık Seray.

Bunca yıldır bu ailede bu kadar hor

görülmekten, değersizleştirilmekten

bıktım.

>> İnsan kendi değerini kendi belirler.

Abla

>> hadi Seray. Hadi

>> Bülençğim

bak her şeyi yanlış anladın. Abartma

istersen.

>> Neyi yanlış anladım? Tam olarak işe

yaramazın.

>> Enişte

>> Seraycığım yani bizim işlerden

anlamazsın.

O manada kullandım ama kendisi yanlış

anladı bunu. Yani alık yapıyor.

>> Asalak derken onu mu kastettiniz?

>> Yeğenim

sen de ağzını açıp da bir şey söylemedin

ha. Helal olsun vallah.

>> Dayı tam söyleyecektim. O an sen girdin

içeriye.

Gerçekten

>> kötü oldu bu iş. Çok kötü oldu ya.

Evet, çok kötü oldu. Siz bu kadarsınız

işte. İnsanlara verdiğiniz değer de bu

kadar. İşe yarar, işe yaramaz, değil mi?

Size helal olsun.

>> Sevajım öyle değil. Bak

ben de müsaadenizle çıkıyorum.

>> Müsaade seninle o.

>> Ali ne oldu? Gidiyor musun?

>> Babam aradı. Acil mesaj atmış geldi.

>> Kötü bir şey yok değil mi?

>> Yook yook bir sorun yok. Sen merak etme

beni haber veririm.

>> Ne oldu? H yine ne oldu?

>> Yok bir şey kızım. Yok. Gel otur gel.

>> Gururları incmiş.

>> Baban dayısına laf etti diye

bozulmuştur.

>> Of ben gerçekten çok sıkıldım sizden.

Hayır yani sürekli kendinizi büyü

sınıfmış gibi görüyorsunuz insanlarda.

>> Kızım sınıfsal değil. Dönemsel bak

olaya.

Bu delirde imam nikahlı kocam var.

Allah'ım taktı benim imam nikahıma ya.

Canın sıkıldı biliyorum ama merak etme

ben bir şekilde toparlayacağım durumu.

Koray bir daha bu konuyu açmaz.

Endişelenme.

>> İnşallah öyle olur.

Aslında beni gerçekler yalanlardan daha

çok endişelendiriyor.

>> Bu arada Ali ile Roza hakkında bir

gelişme olursa söyle bana olur mu?

>> Olur. İkimiz de bu işin içine bir

şekilde girdik zaten.

Bari ekip olalım.

>> Hı.

>> Ekip.

İyi. Tamam anlaştık.

Pardon babam var.

>> Kerrem neredesin? Hemen eve gel.

>> Ne oldu baba?

>> Hemen eve gel dedim.

>> Tamam baba geliyorum. Yoldayım zaten.

Bir sakin ol.

>> Gel gel.

İyi misin?

>> Abim [müzik] iyice babam oduna girdi.

Abi sen çok güzel olacaksın.

Hoş geldiniz. Ben her ikinizi de tebrik

ederim.

>> Sağ olun Ş hanım. Şimdi Rozan'nın annesi

oteline babunlarını almaya gitti. Ona

bir oda hazırlayalım hemen.

>> Tabii tabii. Hemen hazırlatıyorum.

>> İmşsin değil mi? Bir şey yok.

>> Yardım edeyim mi?

>> Sağ güzelim.

>> Geldiler.

>> Biz geldik.

>> Tebrik ediyorum [müzik] seni güzel anne.

Tebrik ediyorum. Çok mutlu oldum biliyor

musuncğım?

Hoş geldin canım. İyisin değil mi?

>> İyiyim. Sadece hani bir baş

>> Sağ ol canım benim.

>> Gel gel gel otur.

>> Gel kızım.

Tebrik edelim oğlum.

>> Her şey onda değil mi?

>> Sorun yok babam şey onda.

>> Hadi bakalım. Hadi

>> ya Koraycığım aşk olsun sana. Bizim

neden haberimiz olmadı? Sana da aşk

olsun Ra. Ha insan söylemez mi?

>> Fırsat bulamadık anne böyle. Biz dedik

ki bir sürpriz falan yaparız size diye

düşündük.

>> Ay ne sürprizi oğlum?

>> Alo.

>> Biz faziletten mi duyacaktık bu durumu?

Ay nereden biliyor?

>> Ne bilim anne belki işte İly Merve'ye

söylemiştir. Merve ağzından kaçırmıştır

falan.

>> Ben de bilmiyorum. Onlara gittiğimde

Dilan'la telefonla konuşmuştum. Belki o

sırada duydu. Biz de size böyle haber

vermek istemezdik. Aman canım neyse ne.

Böyle mutlu bir olay varken şimdi

bunları mı konuşacağız? Yani

cinsiyeti belli mi? Kız mı erkek mi?

>> Oğlum siz gittiğinizden beri baban

torunumuza isim bakıyor. Yani erkekli

kızı çalışıyor.

>> Evet.

>> Ya şunun cinsiyetini söyleyin de baban

çalışma alanında rastın.

>> Ne isimler düşündük biliyor musunuz?

Kılıç dedi, demir dedi, Adem dedi.

>> Çok güzel demir var, kılıç var. E kız

olursa da mesela işte Semiha var,

Müzeyyev var. Daha güzel oturaklı,

tunturaklı isimler var. Mesela kimse

Fikret koymuyor mesela.

Ne kadar güzel bir isim. Fikir etten

geliyor. Fikret

Fariside çözümü

fikir et. Yani fikreden, fikir üreten

insan anlamına geliyor.

Çok hoş, çok güzel olur yani.

Cinsiyeti daha belli olması için erken.

>> Ben dinlenmeye çıkabilir miyim

yüzünüzden?

>> Tabii kızım, tabii.

>> Buyur kızım. Buyur. Sen güzel bir dinlen

bakalım.

>> Kız bavuldu. Boğuldu. Bu isimler ne? Ne

kadar çirkin dedi içinden.

>> Nasıl çirkiniz

yani. Ve ne kadar güzel isimler.

>> Babacığım belki kız İspanyol, İspanyolca

bir isim koyacak. Valeria koyacak belki.

>> Yani canım onu da koyardın. Niye

koymazsın? Tabii ki onlara da kalmış

mesele de yani ne bileyim hem iki tane

koyarlar, üç tane koyar. Bunlar öyle

öyle biliyorsun ama bir tane de Türk bir

ismi olur ya. Semeha mesela. Sen de

Semeha'ya takıldın böyle bozuk plak

gibi. Hayırdır yani? Herhalde Semeha ile

bir şeyler yaşadın sen eskiden.

>> Ya Tülün seninle konuşmaya gelmiyor

yani. Bak sadece Semiha demiyorum.

Müzeyyen diyorum. Muazz diyorum.

>> Yok kaç Semiha'ya 30 [müzik] kere

söyledin.

Kesin bir şeyler yaşadın sen böyle.

Arada da böyle kaynatıyorsun. Ne güzel.

>> Kül seninle konuşmaya gelmiyor vallahi.

Ben kendime kahve yapıyorum.

>> Gel gitme buraya kurban olduğum. Ben

sana yaparım.

>> Allah Allah ya.

>> İçim şişti ya.

Ben bu kadar sevineceklerini

beklemiyordum.

>> Çok büyük hayal kırıklığına

uğrayacaklar.

Belki de uğramlar.

Belki de sen iyileştikten sonra bir

çocuk yaparsın.

H

>> Kay lütfen

kendini de beni de olmayacak şeylere

inandırmaya çalışma. Bana bugüne kadar

olmayacak denen aşağı yukarı her şeyi

oldurdum Merza'u.

>> Öyle mi?

>> O zaman babama Bulkan.

Annem de gördüğünü söylüyor. Demek ki

hayatta bir yerlerde beni izliyor.

>> Ben Beyazıt'la konuştum. Yasal işlemleri

beklemeden babanın mezarını kazacaklar.

Sence deep babam yaşıyor mu?

>> Evet

ama bence başı belada.

O yüzden öldü bilinmek istiyor.

>> Ha. E unutmadan

şu tıbbi kayıtların hepsini yolla bana.

Tamam. Koray lütfen.

>> Ne sanıyorsun Roza? Hani

ne sanıyorsun? Yani

ben onları almadan vazgeçerim mi

zannediyorsun? Ha

R

seni bu hastalıktan kurtaracağım. Roh

söz veriyorum.

Sen şimdi güzel bir dinlen. Bir şey

olursa Şermin Hanım aşağıda seslenirsin.

[müzik]

>> Bismillahirrahmanirrahim.

Kalsın. [inleme]

>> Nasıl hiç bilmediğim bir dil beni bu

kadar etkiliyor.

>> Allah merhametlilerin en

merhametlisidir.

Sevdiklerinin kalbine Kur'an'la dokunur

böyle.

>> Ama sen nereden biliyorsun benim

merhametli olduğumu? Sen merhametli

olmasan hiç tanımadığın Gazzeli çocuklar

için o eylemi yapar mıydın? O eylemden

sonra beyninde anevrizma oluştuğunu

anlattığın zaman aslında benim aklıma

bir ayet meali gelmişti ama o zaman

söylememiştim sana. O ayette Allah celle

celalühu, hayırsız sandığınız hakkınızda

hayırlı, hayırlı sandığınız da hayırsız

olabilir.

Allah bilir, siz bilemezsiniz buyuruyor.

Hastalığına da sakın üzülme canım.

>> Üzülmüyorum ki.

Bana hep Gazze'yi hatırlatıyor.

Ben Gazze'yi beynimde bir kurşun gibi

taşıyorum. Meryem çocuklarını

kaybetmiş.

Filistinli annelerin [müzik]

Allah'a şükretmelerinden

hep çok etkileniyordum. Nasıl bu kadar

dirençli olabilirler Meryem? Bunun sırrı

ne? Sanırım artık anlıyorum.

Alo Meryem,

benim sana çok ihtiyacım var. Buraya

gelebilir misin?

Evet. Şimdi

sen burada bekle. Ben eşyalar toplayıp

geleyim. yardım etseydim.

>> Gerek yok zaten. Bir bavul.

>> Sen

bunca yıl sonra benim karşıma çıkma

cesaretini nereden buluyorsun?

>> Diana lütfen beni bir dinler [müzik]

misin? Bilmediğin şeyler.

>> Ne bilmiyorum. Kızımın seni ölü

bildiğini öğrendim. Ne istedin ondan?

Hem buraya çağırıp sonra kendini neden

ölü gösterdi?

>> Diana lütfen beni dinle. Kızımız için

bak onun başı dertte. Bana yaptıklarını

ona da yapmalarından çok korkuyorum.

>> Ne yaptılar sana?

>> Her şeyi anlatacağım sana. Her şeyi söz.

Şu ışı bak. Elin oğlu kapımız dayanmış.

Sizin diyor kızınızın üzerine iddiaya

girdik diyor. Benim kızımın benim

>> abi kızın [homurdanır] durumunu

görüyorsun. Yapma böyle. Hem çocuk

geldi. Onun suçu yok dedi ya.

>> Var.

Onun suçu var. Kızım ben senin yanına

gelmedim mi? Bir derdim, bir sıkıntın

var mı diye sormadın mı? Ben senin

babanım. Bir şey olursa bana gel. Ben

senin yanındayım, arkandayım. Demedin

mi? Ha Merve demedin mi kızım?

>> Dedim. Baba

>> bu ne? Bu ne o zaman? Merve kızım ben

şimdi sana nasıl güveneyim ha? Nasıl

güveneyim ben sana?

>> Faik tamam haklısın da ya.

>> Sen susra

bunların hepsi senin yüzünden. Sen her

şeyi benden saklıyorsun

yahu. Biz seninle 40 yıldır aynı yastığa

baş koyuyoruz. Ben sen varsın diye sana

güvenip gözüm kapalı çıkıyorum bu evden.

>> Ben sen üzülme diye. Tabii olanlar

nerede? He onlar nerede? Onların da

yerini biliyorsun. Onları da benden

saklıyorsun.

>> Belki yolda bir şey olmuştur. Bir iş

çıkmıştır. Abi Allah aşkına biraz bir

şey olacak sana. Sakin ol biraz. Bana

olan oldu. Her tarafımı sahtekarlık

sardı, riya sardı, yalan sardı.

>> Ne oluyor burada?

>> Hoş geldin oğlum. Neredesin sen? He?

Neredeydin?

>> Belizin yanındaydım.

>> Belizin.

He.

O zaman niye bana senin şirkete gittiğin

yalanı söylendi?

Bilmiyorum.

>> Sen biliyor musun Hümeyra? O yalanı

söyleyen kişi olarak sen biliyor musun?

>> Ama gerçekten abartıyorsun Faik. Belli

ki bir yanlış anlaşma olmuş.

>> Bir değil. Bir değil. Birden çok. Ama

merak etmeyin. Ben bunların hepsini

öğreneceğim. Hepsini.

Kızım

senin kocan nerede? Sen biliyor musun?

>> Şey yani babacığım ben işte diye

biliyorum ama

>> işte.

Aha bak o da işe gitmiş. O da o da var

ya.

>> Abiciğim sen niye ağlıyorsun?

>> Ağlıyor ağlıyor. Çünkü bunların hepsinin

diline yalan yuva yapmış. Yuva.

Allah'ım beni hep aynı dertlerle

sığınıyor. Önce kıs kardeşim, şimdi

kısa.

Sessiz söylemene gerek yok.

Senin o dilindeki sessizlik benim

yüreğime

kasırga oldu bile.

Ben seni hep bunca yıl

arkamdasın sanıyordum.

Sen

meğerse

neler biriktirmişsin

vaziyle.

Hayatımı mahvettin umur.

Alacağın olsun.

Alacağın olsun

ya. Fazilete çok ayıp ettin. Söylenecek

şey var, söylenmeyecek şey var.

>> Ne yapayım Hümeyra?

Senin gibi yalan mı söyleyeyim? Bak

çocuk işe gitti dedi. Karısının yanından

çıktı. Kim bilir Kerem Efendi nereden

çıkacak? Baba tamam abartma. Annemi

tanımıyor musun? Bir anlık çıkmış

ağzından işte. Hem bak oruçlusun

gerginsin. Yapma kendine bunu. Her şey

normal. Ben oruçluyum. Abartıyorum öyle

mi? Her şey normal. Ben abartıyorum.

Oruçum baba.

Hoş geldin Kerim efendi. Neredesin?

>> Şirketteydim baba.

>> Şirkette.

Bana bak yavrum.

Sen hayalet misin? Hiç kimse şirkette

seni görmemiş.

Bu oruç ağzınla

niye yalan söylüyorsun?

Cevap ver. Sana bir şey sordum. Cevap

ver. Konuş. Eşek başı mıyım ben burada?

Bir şey söyle.

Kimse bir şey söylemedi mi baba sana?

Söylemedi

çünkü bunlar yalancı.

Bunlar bir tek yalan biliyor. Sen söyle.

Sen anlat. Hadi konuş. Sen söyle.

>> Hastanedeydim baba.

Ha sen de.

Hastane

hasta ne işin vardı?

Rozan'ın kaldırıldığı hastaneye gittim.

>> Hı h. [homurdanır]

>> Ali'yi aramak için.

>> Ali'yi aramak için.

>> Hı hı.

>> Annen hastanede ne işi var? Niye onu

orada arıyorsun?

Baba, anneme sorsana. Halama sor. Ali'ye

sor. Ya beni suçlamadan önce Allah

aşkına insanlara sor. İnsanlara hep beni

suçluyorsun tamam mı? Hep beni

suçluyorsun. Sor. Sorsana Ali'ye.

Sorsana Ali'ye. Hasenle ne işi varmış?

Sorsana Ali'ye Umur Bey'in geliniyle ne

işi varmış diye.

>> Geliyorsun lan sen

>> iftiat var. İfti var. Ne?

Ümer ne diyor bu?

Ne diyor? Umeyera.

Ne oluyor burada? [homurdanır]

>> Baba

Ali öyle bir şey yapmaz.

Ali yapmaz.

Benim oğlum yapmaz öyle şey değil mi?

Hal

>> baba. Hallet Umur Beyini

yapmazsın değil mi oğlum? Yapmazsın

değil mi? Hadi

baba.

Bak ben

anlatacağım sana her şeyi.

Sen

nasıl böyle bir şey yapardın?

Baba sen bize nasıl böyle bir gin

Allahım?

>> [müzik]

>> Armbadaki o kız

oğlanın.

Allah

>> Faik baba Faik Faik baba

Faik.

>> [kahkaha]

>> Abi doktor ça baba.

>> Doktor doktor baba.

>> Tamam tamam

>> baba. [ağlama]

Fah fik ne olur kendine gelem.

Roza,

>> hoş geldin.

>> Hoş bulduk canım. Ne oldu? Sen

çağırmazdın böyle.

>> Çok çaresizim Meryem. Çok perişanım.

Gel.

Karmakarışı Meryem. Annem geldi. Babamın

mezarı açılacak.

Ne yapacağım bilmiyorum. Ne

hissedeceğimi de bilmiyorum.

>> Kendine bu kadar yüklenme.

İnsan bazen sebepler aleminde çok

yorulur. Sen de yorulmuşsun. Sürekli

kendimi bir yanlışın içinde buluyorum.

Doğru olanı yaptığımı zannederken hayat

beni daha büyük bir yanlışa sürüklüyor.

Onu düzeltmek için çırpınırken de iyice

dibe batıyorum. Ne yapacağım bilmiyorum.

Kimseyle de dertleşemiyorum.

Roza,

sen bunları eşinle paylaşmayı denedin mi

hiç? Karı koca olmak demek aynı hayatı

dertleriyle, güzellikleriyle paylaşmak

demektir. Bazen kalbinin sesiyle değil

de

mantığınla hareket etmen gerekir.

Ben seninle konuştuktan sonra evlendim

ama kalbimi açabileceğim, gözlerinin

içine aşkla bakacağım biriyle

evlenmedim. Doğru mu yaptım,

yanlış mı bilmiyorum.

>> Bizde bununla ilgili çok iyi bir kavram

vardır. Tevekkül.

Yani biz çabalarız ama sonucun sahibi

Allah'tır.

İbn Arabi'ye göre tevekkül Allah'a

güvenmekten [müzik] önce Allah'tan başka

gerçek fail olmadığını idrak etmektir.

Kul sebeplere sarılır ama sonuç Allah'ın

dilediğine göre olur. İnsanın içindeki

kaygı, endişe,

kontrolün kendinde olmadığını anlayınca

çözülür.

Biz Allah bize yeter. O ne güzel [müzik]

vekildir deriz.

Aşk varlığın aslıdır.

Ne kadar güzel bir cümle.

>> İbn Arabi'ye göre

aşk bir duygu değil,

ruhsal bir yolculuktur. İnsanı Allah'a

ulaştıran en büyük [müzik] sır

aşktır.

Gayet iyisiniz bey

ama yine de bugün istirahat edin.

Sinirden ve stresten uzak durun. He.

Nasıl olacak o doktor? Nasıl olacak?

Sinirden, stresten uzak. Orucumu da

bozdurdun zaten bana.

>> Sağlığınız böyleyken Allah'ın verdiği

ruhsatı kullanmazsanız bedeninizde zulme

girer. Siz yine de kendinize dikkat edin

ki uzun seneler ibadetinizi yapabilin.

>> E.

>> Allah razı olsun doktor bey.

>> Sizden de razı olsun.

>> Ben reçetinizi mesaj olarak göndereceğim

sizi.

>> Buyurun ben geçireyim sizi. Tekrardan

geçmiş olsun.

>> Sağ olun. Teşekkür ederiz.

[boğazını temizler]

>> Bırak.

>> İyi misin Fik? İstediğin bir şey var mı?

>> Bir şey istemez.

>> Onun isteğini bırakmak olmaz. Doktoru

duydum. Külfeme söyleyelim de bir şeyler

hazırlasın.

>> Beni rahat bırakın yeter. Çıkın

çıkın.

Doktor Bey, her şey için teşekkür

ederiz. [müzik] Bir gelişme olursa

haberdar ederiz sizi. İyi günler.

>> Tekrardan geçmiş olsun. İyi günler.

Görüşmek üzere.

>> İyi günler. Sağ olun.

>> Yine senin yüzünden babamdan tokat

yedim.

Hani kimseye hiçbir şey anlatmayacaktın.

Niye gittin babama [müzik] söyledin her

şeyi?

>> Bıktım oğlum. Ben bıktım senin

yaptıklarını cezasını çekmekten.

Çocukluğundan beri hatırlıyor musun? H

babamın gözünde sen doğru ben [müzik]

yanlıştım hep. Hadi git git. Utanılacak

bir şey yoktu. Git söyle her şeyi.

>> Utanılacak bir şey yapmadım ben zaten.

Utanılacak bir şey yok.

>> Git lan git. Git o zaman karanlarının

geliniyle aşk yaşıyorum diye o zaman.

Gitsene

>> git sana yeter lan

>> sana yeter.

>> Ailemizi getirdiğin duruma bak. Umur

Bey'in kulağına gitse ne olacak ha?

>> Abi git ona da ispiyonla o zaman git

ispiyonla. Yapmadığın şey değil ki

zaten.

>> Oğlum benim ispamama gerek kalmaz.

Yakında anlarlar zaten.

O kıza nasıl baktığını gördüm

sarıldığını gördüm. Hı? Rahat durmazsın

sen ha. Ben biliyorum seni.

>> Ulan sen beni hiç mi tanımadın ha? Sen

beni hiç mi tanımadın? Ben böyle şeyler

yapacak bir adam mıyım? Ben seni

tanıyamıyorum lan zaten

ulan evli kadınla aşk yaşıyorsun. Neyse

>> abi yeter bak yeter. Sus diyorum sana.

Vur lan vur lan vur. Ben senin yıllarca

zaten senin yüzünden dayak yedim he.

Vursana bana. Bak

>> sus o zaman sus. Ne oluyor burada?

Babanız yukarıda hasta yatıyor çocuklar.

>> Kimin yüzünden yattığı belli. Ala hadi

hadi Kerem sen de.

>> Meryem

sana çok teşekkür ederim.

Anlattıklarından sonra üstümden sanki

büyük bir yük kalktı.

Başkalarının yüklerine yüklenenler çok

yorulur Rozam. Hele ki Allah'ın

takdirinde olanı değiştirmeye çalışmak

insanı perişan eder.

Seni artık çok iyi anlıyorum. Bir daha

gel olur mu? Konuşuruz canım.

Bu mu arkadaşın?

Bak istersen seni bizim çevreden

birileriyle de tanıştırabiliriz. Yalnız

kaldım sonuçta.

Evet, burada olmaktan memnun değilim ama

arkadaşlarımı kendim seçebilirim.

>> Beyazıt, Rozan'ın annesi nerede?

>> Mesaj attı bana. Tüm bu olanlardan sonra

biraz dinlenip düşünmek istiyormuş.

Yarın gelecekmiş.

>> Dinlensin burada. Odası hazır.

>> Annenin annemin dinlenmesine izin

vereceğine inanıyor musun?

>> Neden?

>> Anneni tanımıyormuş gibi yapma.

>> İlk defa kaynanını çekiştirdin. Sen

aileye gayet alışmaya başladın ha.

[müzik]

>> Hazırlandın mı? Akşam mezar açıyor

muyuz?

>> Ana yolda çalışma varmış Koray Bey.

Trafiği oraya vermişler. Bu akşam biraz

riskli olur. O yüzden yarın ayarladın

her şeyi.

>> Tamam.

Bez

>> Rza hasta yani. Çok hasta.

>> Nasıl hasta Koray Bey?

>> Beyninde anevrizma varmış

ama kimseye söylemek yok. Kimse

binmeyecek.

>> Tabii tabii. Çok geçmiş olsun.

Ben raporlarını, tahlillerini falan

aldım.

Dünyanın neresinde olursa olsun en iyi

doktoru bulmamız lazım. En iyi tedaviyi

bulacağım, iyileştireceğim.

Geçecek.

>> Heh.

Merve Aydan.

Heh. Alo canım.

Ya ben abini aradım da açmadı. Haberin

var mı acaba?

Babam rahatsızlandı da Beliz abla onunla

ilgileniyorduk.

>> Aa ne oldu birden? İyi mi şimdi?

>> İyi iyi. Daha iyi. Çok şükür.

>> Çok geçmiş olsun. Ne oldu peki?

>> Oldu bir şeyler Beliz ablaya. Sonra

konuşsak olur mu?

>> Tamam canım. Tamam.

Ah be yavrum, ben seni uyarmaya

çalıştım.

İşte küçücük bir kar tanesi yuvarlanıp

çığa dönüşür böyle. Anne

ben bugün hakkımda iğrenç bir iddiaya

girildiğini öğreniyorum.

Yine mi suçlusu benim?

Hayır, tabii ki değilsin ama

ne bileyim ben kendimi senin yerine

koyuyorum.

Bak ne güzel özgürce okulunu okuyorsun.

Üstünde hiçbir baskı yok.

Bu şans bize hiç verilmediği için

belki de o yüzden biraz sert çıktım

sana.

Yani

hiçbir şey için değilse bile, bizim için

okuyup güçlü bir kadın olman gerekirken

evin önünde oğlanın birini görünce ben

ne bileyim işte

özür dilerim kızım kusuruma bakma.

Bakarım annem

bakarım. Ya ben bu zamana kadar bir kere

senin başına öne yiyecek bir şey

yapmadım.

Bakarım

ya. Bir yanlış yapsam beni çekip

çıkaracak olan anne

başta hatalı olduğumu kabul etti.

Ben şimdi nasıl diyeceğim ya? Arkamda

kapı gibi annem dağ gibi babam var diye.

>> Yapma kızım.

>> Anne

beni yalnız bırak.

Zaten bıraktım. Şimdi [homurdanır] de

bırak olur mu?

Peki kızım

sen bir dinlen.

Sonra konuşuruz.

>> Yani Rozucuğum ben anlamadım. Yani böyle

önemli bir şey annenden neden

saklıyorsunuz ki?

>> Tül Hanım ben eee şey şim

>> Anne ben bunları anlattım ya sana.

>> Neyi anlattın oğlum? Kadının kızı

evleniyor haberi yok. Bize yalan, ona

yalan. Bu kadar yalana ne gerek var?

Siz bizden şehirler mi saklıyorsunuz?

>> Ne saklayacağız ya?

>> Köle.

Tamam yeter.

Gençlerin belki bir bildikleri vardır.

Öyle uygun görmüşlerdir. E böyle

düşünsen de

>> gençleri kendi haline bırakınca neyi

uygun gördükleri belli. Bunlar evliliği

saklıyor. Diğeri imam Mikel kıyıyor.

>> Tamam. Sen şimdi bunları boş ver de

Rozan'ın annesi Dayanla konuşun. En

azından bizim ailemizi tanısın da içi

rahat etsin kadının. Keşke bunları

baştan konuşsaydık. Kadın da bizi dinci

bağnazlardan sanıyor.

Neyse Rozucuğum yani bir çözüm yolu

buluruz.

Medeni insanlar gibi çözeriz biz bunu.

Merak etme sen.

>> Teşekkür ederim. Fa baba rahatsızlanmış.

>> Nesi varmış?

>> Bilmiyorum. Baba Merve ile tam

konuşamadım ama onlara kızmış sanırım.

Benim aklıma bir şey geliyor mu?

>> Ne geliyormuş senin aklına?

>> Aman ne olacak?

Evine, kızının okuldan arkadaşı geldi de

krizden krize giriyorlar.

>> Of! Ben alilere gidiyorum. Geçmiş olsun.

Gecam

>> kızım

bak şu ana kadar bir dediğini hikaye

etmedik.

Sınırlarını [homurdanır] zorlama artık.

Bu onların aile iç meseleleri. Sana

karışmak yakışmaz.

>> Baba Ali benim kocam.

Onun babası da benim babam sayılır. Yani

benim şu an orada olmam lazım. Baba

koca.

Ali senin kocan yani. Öyle mi

kızım?

Karı koca dediğin evlendikten sonra aynı

evde yaşarlar.

Bak o kendi evinde sen burada

yaşıyorsun. Böyle karılıp kocalık olur

mu?

Ayrıca kalkıyorum beyefendiye bir iş

teklifinde bulunuyorum. Geri çeviriyor.

Hadsiyiz.

>> Ben söylemiştim hata ettik diye. Bir gün

hepiniz çok pişman olacaksınız.

Umarım işten geçmiş olmaz.

>> Ben

Alilere gidiyorum.

Baba

>> hiçbir yere gitmiyorsun.

odana çık. Benim tepemin tını attırma.

>> Bu kadardı değil mi sizin anlayışınız?

Ben zaten var ya siz imam nikahına nasıl

izin verdiniz ona bile şaşırdım. Fazla

bile sizin bu tavrınız. Ama ben sana bir

şey söyleyeyim mi? Ben Ali'nin

karısıyım.

Sana da söyleyeyim. Ben Ali'nin

karısıyım. Anne

>> marifetmiş gibi söylüyor ya.

Uzacığım, eee,

affedersin,

senden bir şey rica edebilir miyim?

Şu kızla bir konuşsana. Belki sen ikna

edersin. Ha?

>> Tabii denerim.

>> Teşekkür ederim,

>> Felis.

Gel Roza. Ne oldu? Bana akıl verme için

seni mi gönderdiler? Ben kimsenin

yönlendirmesiyle hareket etmem.

>> Öyle mi? Güzel.

Ne diyeceksin o zaman? Ali sana göre

biri değil mi diyeceksin? Sen de ne

diyeceksin?

>> Yok baban haklı diyecektim. Sonuçta evli

değilsiniz.

>> Ya ben araştırdım. Asıl onlar

bilmiyorlar imam nikahını. Tamam

anlıyorum. Bizim resmi nikah da

ihtiyacımız var ama öyle hemen kolay

olmuyor ki. Anlamıyorlar işte.

Roza,

sen hiçbirini canından çok sevdin mi?

Sevdim.

Kendimden vazgeçecek kadar sevdim.

Abimi değil mi?

Y o zaman senin beni çok iyi anlıyor

olman lazım.

Biz beni boş verelim seni konuşalım.

Mademlisiniz

yani öyle gözüküyorsunuz.

E

Ali'nin buraya gelip gitmesi

huzurunuzu daha çok bozar.

Aile içindeki çatışmalarınızı arttırır.

Bu yüzden bence

siz ayrı bir ev tutup oraya taşınmanızı

tavsiye ederim. Öyle herkes için daha

iyi olacak gibi.

Yok. Eee öyle olmaz. Ama benim aklıma

başka bir şey geldi.

Çok teşekkür ederim ya. Vallahi iyi ki

geldin ha. Eksik olma sen. Gel bakalım.

İyi ki geldin. Sağ ol. Şimdi bana biraz

müsaade et. Ben bir düşüneyim. Bir tane

mi benim?

>> [müzik]

>> Allahu ekber. Allahuekber.

>> Kim şimdi bu ya?

>> Bilmem. Biz kimseyi beklemiyoruz.

>> Allah'ım sen bize yeni bir bela daha

gönderme ya Rabbi.

>> Belis Hanım hoş geldiniz. Hoş bulduk

Cemen.

Bismillah.

>> E,

bir şey mi oldu? Valizinle gelmişsin.

>> Yo, bir şey olmadı. İzniniz olursa ben

artık burada sizinle birlikte kocamın

ailesinin evinde yaşamak istiyorum.

>> Hoş geldin

>> anneciğim.

>> Kız

>> sen geldin de ailenin haberi var mı?

>> Yok. Hayır, ben bu saatten sonra sadece

kocama hesap veririm.

>> Eee, yalnız Beliz abla bu evde

yapmadığın şeylerin bile hesabını

verirsin.

>> Onu bizim evde yeterince yaşadım ben ama

yetti artık. Ben bir daha asla

dönmeyeceğim o eve.

>> Tamam da yani niye böyle apar topar

geldin?

>> Ali, evlendik ya hayatım biz. Ne oldu?

Mutlu olmadın mı beni gördüğüne?

>> Yo öyle bir şey demedim. Beles, yani

ailen sorun etmeyecek mi bu durumu? Bu

saatten sonra benim tek ailem Ali.

>> E gelene git denmez. Bize yakışmaz. Gel

kızım. Hadi gel.

>> Eee Fait babam nerede?

>> Eyvah eyvah. Ne diyeceğiz şimdi?

>> Çok geçmiş olsun. Rahatsızlanmış

sanırım. Ne oldu? Siz kavga mı ettiniz?

>> Rana

sen Faik babanın yanına çık. De ki baba

Biliz geldi. Şu an bir tek sana kızmaz.

Faik babam beni de çok sever. Ben de

çıkıp bir geçmiş olsun demek istiyorum.

Beni görünce gülmeye başlar. Gelir şimdi

getirir onu. Rana

>> şöyle bir şey biliyorum ben. Böyle

yemeğin üstüne geldiğin zaman şey

derlermiş. Kaynanan seni seviyor.

>> Seviyor tabii zaten. Sevmez olur mu

yavrum? [iç çeker]

>> Şimdi de küsme huyu çıktı.

İnsan sofraya küser mi? Aile dediğin

akşamları yemekle birlikte olur.

>> Her isteğine evet dersen sınırlarını

zorlar tabii.

>> Ya biraz sakin mi olsanız? Hani Roza zor

bir gün geçirdi ya bugün. Daha fazla

strese sokmasak mı?

>> Haklısın kızım. Doğru söylüyorsun.

Kusura bakma Rzacığım. Yani

gördün işte her şey üst üste geldi.

>> Yok sorun değil ama e bence daha fazla

belizin üstüne gitmeyin derim. Belki de

biraz yalnız kalmak istedi. Yalnızlığa

ihtiyacı var. Rahat bırakalım.

Ne oldu? Gelmiyor mu?

>> Rozumeklerini

de, ilaçlarını da odasına çıkartın

kızım.

>> E Umur Bey, Beliz Hanım yok. Kapıya

sordum. Ufak bir balizle aydanlara çıkıp

gitmiş.

>> Ne?

Allah Allah.

>> Of. [iç çeker]

Ne oluyor burada?

>> Yaşlı ya. Oruç

yordu herhalde onu. O yüzden böyle

tansiyonu falan düştü. Merak etme sen.

>> Hım.

Siz benden bir şey saklıyorsunuz.

>> Yok velizciğim.

Ne saklayacağız biz senden bir şey? Yok

kızım olur mu öyle şey?

Merve'nin meselesi tam onun üstüne

geldi.

>> Hümeyre anneciğim çok özür dilerim ama

ben bu olayı niye bu kadar büyüttünüz

onu da anlamadım. Biz de anlamadık ama

bu evde pireden deve yapmak adettendir.

>> Ah kızım Belis hoş geldin. Hayırdır

inşallah.

>> Fah babacığım hastalandığınızı duyduk.

Görmek istedim. İyi misin?

>> Sağ ol. İyiyim. Daha iyiyim kızım. Sağ

ol.

>> Bizim de haberimiz yoktu Faik. Sürpriz

oldu bize de. [iç çeker][ani nefes alır]

>> Aşk olsun Üme anneciğim. Ben sizin

gelinizim. Tabii ki benim yerim. Burası

ama ben fazlalık ettiysem hemen kalkar

giderim.

>> Estağfurullah kızım. Ben öyle bir şey mi

dedim?

Burası senin evin artık. Tabii.

Değil mi Ali?

>> Tabii tabii. Burası artık senin de evin

belisi.

>> Babanın haberi var mı?

>> Şu an yok. E tabii ki ilk başta biraz

sinirlenir babam bu ama sonra hemen

yumuşar. Sonuçta biz evliyiz artık.

>> [homurdanır]

>> Umuryor

>> abi. Dur ver ben açayım. Senin sakin

kalman lazım. Onun ayarı yoktur şimdi.

Sen otur Faik. Sen sakin ol.

>> Faik kızımı derhal buraya getiriyorsun.

>> Ne oluyor?

>> Fazilet.

>> Ona mı açtırdılar telefonu?

>> Kızım bugün bana emanet. Merak etme

yarın gelir ben konuşurum onunla.

>> Olmaz öyle şey fazilet

>> olur.

Dediğim gibi bugün benim misafirim.

>> Madem ki sen kefilsin,

bir tek sana güvenebilirim.

>> İyi geceler.

Fazileti duyunca sinirin geçti.

Bakıyorum benize. Hemen bıraktın onlara.

>> Tül kızını ben mi bıraktım onlara?

Pılısını, pırtısını, çantasını topladı,

çekti gitti. Ben ne yapayım?

>> Şimdi de benim kızım oldu öyle mi? Ona o

kadar yüz veren kimdi? O adamı damat

olarak kabul eden kimdi? Ne yapsaydım

Tin? Olanları birlikte yaşadık unuttun

mu?

>> Hiçbir şey yapma. Aman sakın bir şey

yapma. O aile var ya başımıza daha ne

işler açacak görürsün. Sakın bir şey

yapma sen. Hiçbir şey yapma sen.

Oldu.

Bu gecelik sen Merve ile kalırsın. Yarın

durumu hal yoluna koyarız. Olur mu?

>> Neden halacığım? Neden? Niye siz bana bu

evde misafirmişim gibi davranıyorsunuz?

Ben Ali ile kalırdım.

>> [boğazını temizler]

>> Tamam kalırsın kalırsın ama [müzik]

şimdilik halamın dediği doğru yani. Daha

doğru olan bu.

>> Niye acığım? Ev kalabalık diye mi

kızım? Şimdi annenin babanın gönlünü

kırmak üzerine evlilik olmaz. Önce

onların bir rızasını alırız. Sonra seni

telli duvaklı evinden çıkartırız.

Böylesi daha münasip.

>> Ne zaman Faik babacığım?

>> Bayramdan hemen sonra düğünü yaparız.

>> Tabii tabii. Yaparız yaparız ama işte

gelinlik, mekan bulmak [müzik] falan

bunlar biraz vakit alır. Alırsa da

bekleriz. Sorun yok bence. Önemli olan

senin içine sinmesi zaten. Beraber güne

karar veririz. Tamam.

>> Yok Aliciğim yok. Gerek yok. Ben her

şeyi hallederim. Düğün mekanıdır,

gelinliktir. Her şeyi hallederim ben.

Zaten yeterince geç kaldık, değil mi

Hümeyre? Anneciğim

>> tabii kızım. Sen [müzik] zaten artık

Ali'nin işisin ama e Faik doğru

söylüyor. Yani annenin, babanın gönlünü

almamız lazım. [müzik]

>> Evet. Evet kızım. Ben yani babanla

konuşurum. Bu işi tatlıya bağlarız. Olur

mu?

>> Tamam o zaman. O zaman şöyle yapalım.

Allah'ın izniyle bu gece sahuru ben

hazırlayayım size. Olur mu?

>> Sen bugün dinle.

Sonra hep birlikte hazırlarız. Olur mu

kızım?

>> Peki.

Koray

benim sana bir şey söylemem lazım.

Belizle konuşmaya gittiğimde

onu evden gitmesi için yanlış

yönlendirmiş olabilirim ama benim

niyetim o değildi.

>> Tamam bence daha iyi yapmışsın.

Bak Beliz yanında olmak istediği insanın

yanında. Ben de yanında olmak istediğim

insanın yanındayım. Ayrıca bu o Ali'nin

bu eve girip çıkmasından çok daha iyi

bir şey bence.

Roza, yakında senin tedavi sürecin

başlayacak. [müzik]

Hem senin de kafan karışmamış olurum.

>> Koray

benim kafam karışık değil. Eğer öyle

olsaydı

Belizle konuşur muydum?

>> Okey. Tamam. Sorun yok o zaman.

Sen ne kadar çok sevdiğim birisin de

bak sen de beni tanıdıkça seveceksin.

Biliyorum.

Hatta her gün bir önceki günden daha

fazla seveceksin.

>> Koray

>> sen hazır istediğine kadar bir şey yok.

Söz vermiştim

ama hazır olman için de elimden gelen

her şeyi yapacağım.

Biz birbirimize aitiz.

Biz birbirimizi hak ediyoruz.

Gün gelecek ve bu günlerin hepsini

geride bırakacağız. Yani ben biliyorum

ya. Kız haklı. Nikah da kıydınız.

Kocasını yanında istiyor.

>> Hala tamam haklı da daha resmi nikah

var, düğün var babamın dediği gibi. Baba

deme bana baba deme. Duyduklarımı

birlendiremiyorsam,

söyleyemiyorsam kalbim artık bunu

kaldırmayacağı için.

>> Baba, duydukların doğru olsaydı ben

belizle evlenir miydim? Bir şeyi

bildiğin yok. Ne olduğunu bilmiyorsun.

>> Sesinizi kısın. Ayrıca kız Koray

Karanoğlu'ndan hamile.

>> Bize ne? bizi ilgilendirmez.

Ali bu Rozalilen kız bir daha bu eve

gelmeyecek. Sen de onun yanına

gitmeyeceksin. Anlaşıldı mı?

>> Baba ben şahitlerin huzurunda bir söz

verdim. Belizle evlendim.

Belize ihanet etmem. Sen beni hiç mi

tanımıyorsun?

>> Tanımıyorum. Tanıyamıyorum. Tanımamışım.

Sana bir haller oldum son zamanlarda.

Abi

>> Ali bak şu içerideki kızı Belizi eğer

üzecek olursan kalbini kıracak olursan

var ki

>> baba o kız benim karım artık üzerime

düşeni yapacağım merak etme

>> abi tamam oldu bir aksilik geçti bitti

doktor ne dedi gel sen. Tamam tamam.

>> Rabbi ya Resulallah.

>> Bundan sonra sadece belzin değil Umur

Bey gönlünü hoş tutacaksın.

Duydun mu?

>> Duydum.

>> He iyi duyd.

Bu gece Merve'nin odasında yatacak.

Münasip olan da bu. Ama oğlum

sen de yatmadan bir iyi geceler diye

ver. Ayıp olur sonra. Yazık günah.

>> Tamam anne. Uğrayacaktım zaten.

>> Merak etme Merveciğim. Ben buradayım

artık. Bir derdin, sıkıntın olursa bana

söyle. Ben hallederim.

>> Sen bizimkileri bilmiyorsun ki Beliz

abla. Yani hiçbir suçum günahım yokken

öyle özdüler ki beni.

>> Onlar da beni bilmiyorlar da. Kızım ben

koskoca Karanoğullarını yola getirmişim.

Onları mı halledemeyeceğim? Sen söyle

bana. Hallederiz her şeyi.

>> İyi ki geldin Beliz abla. Çok teşekkür

ederim. Gel

>> Belis.

Rahatsın değil mi? Bir sorun yok.

>> Rahatım. Senin yanında olsaydım daha

rahat olurdum ama.

Ali herkes uyunca ben odana mı yaz

geleyim Ali?

>> Olmaz

>> olmaz yani. Olmaz.

>> Niye öyle? Ramazanayız diye mi? Oruçlu

değiliz ama.

>> Şey Belise

Belis.

Ha. E Merveciğim, abinin odası daha

büyük, daha geniş diye dedim ben. Aklına

başka hiçbir şey gelmesin.

>> Aynen. Hadi ben e şey Allah rahatlık

versin size. Sahurda şey [müzik]

yaparız. Görüşürüz.

>> Görüşürüz aşkım.

Abim çok utandı.

>> Ne var canım bunda utanacak? Karı koca

değil miyiz biz?

>> Ama bizim evde öyle konular konuşulmaz

Belis abla. Ne dedim peki [müzik] ben?

>> Beraber yatalım dedin ya. Daha ne

diyeceksin?

>> Ben anlamıyorum ki. Sizin evde karı

kocalar nerede yatıyor? Annen mesela

nerede şu an?

Bana gelince de her şey suç. Ya Allah'ım

ya Rabbim.

Daha iyi misin aşkım?

[iç çeker]

>> Nasıl iyi olayım Rana?

Alip bir şeyler yapsın. Ben cezasını

çekeyim.

>> [iç çeker]

>> Aşkım bak öyle deme.

Babam bilseydi böyle davranmazdı

>> ya. Yıllardır hep aynı şeyi yaşıyorum

zaten.

Hep Ali'yi önde tuttu.

Bunları var ya Ali gibi olacaksın böyle

sonunu düşünmeden yaşayacaksın.

Onlara müstahak müstahak.

Üzme kendini.

Ben inanıyorum.

Senin değerini anlayacaklar. Ben

inanıyorum.

>> Ne zaman? H ne zaman?

Bu aileden ne kadar sorun çıkarırsan o

kadar değerlisin.

>> [homurdanır]

>> Hadi geçeler.

O zaman artık bu senin nasibin. Sen de

kalsın.

Bir şekilde Koraya Keremle aranla bir

şey olmadığını söylemen lazım. Dilan

>> ne deseydim? Kerem hastaneyi Ali'yi

aramaya geldi mi deseydim daha mı iyi

olacaktı?

>> Ama bu yalan ikinizin de başına ayrı

ayrı bela olacak. Ben sana söyleyeyim.

Hissediyorum.

>> Yani ne olabilir ki? En kötü karısı

öğrenir, boşanırlar falan. O zaman da

durumun yalan olarak kalmasına gerek

kalmaz belki. Ne diyorsun sen?

>> Senin evli bir adam yok. Aranızda bir

şey yok değil mi?

>> Ay yok canım ama yani hoş adam ne yalan

söyleyeyim.

>> Yok olmaz öyle. Görüşemezsin artık

bitti.

Allah Allah ya diyene bak sen. E sen

niye görüşüyorsun o zaman Ali ile her

fırsatta? Ben Kala'nin başına bir şey

gelmesin diye evlenmek zorunda kaldım.

İkisi aynı şey değil. Günaydın. Günaydın

Alina gel.

>> Gel gel.

>> Baban çoktan işe gitti.

>> Kerem abin de mecburen gitti ama şey

yeni damat odasında.

>> Mecburen deme ama kızım baba oğul onlar

barışırlar elbet

>> anneciğim. Ama yani sence ayıp değil

miydi ya herkesin içinde bir de? Ama

sonra gördün adamcağız halini.

Pişmanlıktan yüreğine iniyordu

neredeyse.

>> O pişmanlıktan değildir de neyse

konuşmayayım şimdi. Yerin kulağı vardır.

>> Konuşma konuşma. O mevzu bir daha

dillendirilmeyecek.

Merveciğim beliz nerede? Odasında mı?

Niye gelmedi?

>> Yok. Ali abime bakmaya çıktı. [müzik]

>> Dün gece konuşabildiniz mi? Geri dönmeye

niyeti var mı?

>> Yok vallahi. Hatta zor tutarız onu

bence. Benim odamda geceleyin Ali'nin

odasına gideceğim diye tutturdu.

>> Tövbe tövbe

aşkım.

Aşağıda göremedim seni. Uyuya kaldın

sandım. Hayırdır nereye gidiyoruz?

>> Umur Bey aradı. Benimle görüşmek

istiyor. Onun yanına gideceğim.

>> Tabii ya. Tabii beni aramadığına göre

babam, babam başka bir şeylerin planını

yapıyor. Tahmin etmiştim ben bunu

aslında. E şöyle yapalım o zaman.

Birlikte gidelim mi?

>> Olmaz Velis yalnız görüşmek istedi

benimle.

>> Ali

>> beni geri göndermeyeceksin değil mi?

Belis, seni istemediğin hiçbir şeye

zorlamayacağım. [müzik] Merak etme. Ama

bu şekilde olmaz. Anneni babanı kendine

küstürerek, onları üzerek bir sonuca

[müzik] varamazsın. Gideyim konuşalım,

bu olayı çözelim. Tamam.

>> Tamam da korkuyorum ama.

>> Neyden korkuyorsun?

>> Yani sonuçta o kadar zorluk yaşadık. Bir

yere vardık. Çok şükür vardık. Ama bu

saatten sonra vazgeçmezsin benden, değil

mi?

Beni yarı yolda bırakmazsın, değil mi?

Merak etme

korkmana da gerek yok.

Bak biz ikimiz bir yola çıktık.

Ancak ikimiz [müzik] de istemezsek bu iş

biter. Tamam mı? İçimde

o kadar büyük bir aşk var ki sana karşı.

Ben bu aşkla ne yapacağımı hiç

bilmiyorum.

>> Tamam hadi. Hadi ama bak gitmem lazım

yoksa geç kalacağım.

>> Ben seni uğurlayayım o zaman. Dönersin.

>> Hoş geldiniz. Tün Hanım gelince yanıma

uğrasın demişti salonda.

>> Tamam. Teşekkürler.

Buyurun. Beni görmek istemişsiniz.

>> Hah, sonunda gelebildin ya. Aklım çıktı.

Lütfen bir daha olmasın.

>> Anlamadım ne olmasın.

>> Ay, kendini yorma. Sabah sabah spor da

nereden çıktı? Hem de bu halinle.

>> Ama spor sağlıklı bir şeydir. Hem ne var

benim halimde?

>> Rozacığım daha dün fenalaştın.

Ayrıca unutma ki sen bizim torunumuzu

taşıyorsun.

Yani endişelenmem

biraz normal değil mi sence?

>> Beni yanlış anlamayın ama hakkınız yok.

Ben kendi bedenimin ihtiyaçlarını

belirleyebilecek olgunlukta bir kadınım.

Hem kendi bedenimin hem de bebeğimin

sağlığını düşünebilirim. Hem de sizden

daha iyi.

>> Sen iyi misin?

Yani üslubunun biraz kaba olduğunun

farkındasındır umarım.

>> Bakın ben sizin kızınız değilim. Gelinin

benden şimdiye kadar böyle bir tavır

görmediyseniz beni kontrol altına almaya

çalışmadığınız içindir. Bazı sınırların

baştan çizilmesi bence hepimiz için daha

iyi.

Benden habersiz odamı değiştirdiniz ses

etmedim ama daha fazlasına izin vermem.

Veremem.

Peki

öyle olsun.

Bence sen de git üzerini değiştir. Terin

üzerinde soğumasın.

Sonra kaldığımız yerden devam ederiz.

Ben sana kendimi iyi anlatamadım

sanırım.

>> Annem Kora'yı daha yakından tanımak için

şirkete gidecekmiş. Beni de yanına

çağırdı. O yüzden kalamayacağım. Gitmem

lazım. anneni.

>> Burada ağırlar isteği düşündüm.

>> Annem için her şey daha çok yeni.

[müzik] Hem evlendiğimi hem bebeği

öğrendi. Biraz daha zaman geçsin alışsın

öyle davet ederiz.

İyi günler.

Eyvah eyvah. Acaba düşerken kafasını mı

bir yere çarptı ya da yavaş yavaş gerçek

karakteri mi ortaya çıkıyor?

>> Ben bunu hamilelik hormonlarına

veriyorum. Yani böyle ruhsal

dalgalanmalar olabilir.

Bence sen de büyütme. Yani hamilelik

zor bir şey kızım.

>> H

öyle olsun.

>> Umur Bey çok güçlü bir adam. Hem her

mevkide önemli tanıdıkları var hem de

yurtçi [müzik] yurt dışı çok geniş bir

iş ağı.

Gücü sadece paradan değil, kurduğu

ilişkilerden geliyor aslında ama

çocuklarına karşı zaafı var. Neyi?

>> Yani güçsüz tarafı, çocukları.

>> Onların isteklerini öyle ya da böyle

yerine getirir. Hatta bunu bir güç

meselesi olarak görür.

>> Koray nasıl biri? Kızımın evlendiği

[müzik] adam.

>> Koray Bey babasının ismi sayesinde bir

sürü. Umru Bey olmazsa ortada bir güç ya

da holdik olur mu bilmiyorum. Peki ben

kızımı nasıl kurtaracağım? Üstelik

hamile.

>> O iş biraz zor tabii. Ben bu aileyi

yıllardır tanıyorum. İlk torunlarından

asla vazgeçmeyeceklerdir. [müzik]

Üstelik Kuray Bey kızıldı sırıl sıklama

aşık. Yoksa bu evlilik olmazdı.

Burası açık verirseniz hepimiz biteriz.

>> Buyurun.

Ah!

Merhabalar. Nasılsınız? Hoş geldiniz.

>> Merhaba.

>> Buyurun lütfen.

>> Ne alırsınız Dayana Hanım? Çay, kahve

veya başka bir şey istemiyorum. Teşekkür

ederim. Koray Bey.

>> E ben de bir şey istemiyorum.

Müsaitse babama Dayan Hanım'ın geldiğini

bildirir misin sana zahmet?

>> Ali Aydan Bey geldi onunla toplantıda.

>> Tamam. Müsait olunca o zaman mutlaka

söylerim.

Ben bugünlere gelmek için

çok ama

çok çalıştım ama çok daha ağır bedeller

verildim.

Bu bedellerin en büyüğünü de

aileme ödettim. Sevgisiz, çevkasiz

kaldılar.

Şimdi ise tek yaptığım

bunları telafi etmek içindir.

Ali

Belis sana aşık oldu. Seni çok seviyor.

Bu yüzden de bu evliliğe onay verdim.

[homurdanır] Çocukluğunda yaşadığı

eksikliği

evliliğinde yaşasın istemiyorum.

Ama

bu böyle de olmaz.

Bizden, ailesinden kaçarak kuracağı

evlilik onda her zaman bir eksiklik

yaratacaktır.

Haklısınız.

Ailelerimizin onayını almadan

mutlu bir evlilik sürdürmek çok zor.

Haklısınız.

Ama kızınızın ne kadar fevri olduğunu,

aklını esen şeyi hiç düşünmeden

yaptığını siz de çok iyi biliyorsunuz.

Akşam olanlardan dolayı

size bir şey söyleyemem.

Sorumlu olan siz değilsiniz

ama ben kızımın yabancı bir ortamda

mutlu olabileceğine de inanmıyorum.

>> Bakın biz Beliz'le henüz bir şey

konuşmadık. Eğer evlendikten sonra o da

ayrı eve çıkmak isterse benim [müzik]

için uygun. Ama dediğim gibi henüz bir

şey konuşmadık. Şimdi siz şu an benden

kolundan tutup belinizi geri getirmemi,

sizin evinize döndürmemi istiyorsunuz.

Bunu yapamam. Ayrıca bunun ilişkimize ne

kadar zarar verebileceğini siz de çok

iyi biliyorsunuz, değil mi?

>> Haklısın.

Sana daha önce de anlatmaya çalıştım

Ali.

Sen artık sıradan bir adam olamazsın.

Benim damadımsın.

Bundan böyle büyük riskler alıp büyük

işlerin altına elini sokmak zorundasın.

Benim her şeyim üç çocuğuma kalacak.

Sen de

Beliz'in kocası,

eşi olarak onun yanında durup haklarını

korumak ve gözetmek zorundasın.

Biliyorsunuz bizim bir şirketimiz var

ve ben bulunduğum pozisyondan,

konumumdan memnunum. Ama eğer şunu

öğrenmek istiyorsanız size açıkça

söyleyeyim. Evet, belizin bana ihtiyacı

olursa, pozisyonum ne olursa olsun

yanında olacağım. Bundan şüpheniz

olmasın. Merak etmeyin. Şu an var

belisin senden çok

bize, ailesine ihtiyacı var.

Daha açık konuşur musunuz benimle?

>> Berisi eve dönmeye ikna et.

>> Denerim

ama başarabileceğimi sanmıyorum.

Akşama iftar için şık bir restoranda

size rezervasyon yaptırdım.

Bülent Ve sarayda katılacak.

Korayla Roza gelir mi onu bilemem.

Orada hep beraber oturup

bu konuyu konuşup

belinizi ikna edeceğinizi düşünüyorum.

Dayımın geleceğini sanmıyorum.

Siz de farkındasınız. Büyük bir ayıp

ettik [müzik] ona. Dayım da haklı olarak

bize kırgın. Çok kırıldı.

>> Evet

haklısın.

Ama bunu telafi etmesini de biliriz.

>> Ve emin ol o yemeğe dayın gelecek.

Sana şirkette teklif ettiğim pozisyona

bülenti getireceğim.

İhracatı da sizin şirket üzerinden

yapacağız. Ayrıca şunu söylemek

istiyorum ki

bu sadece sen

ve benim aramda kalacak bir şey. İşin

perde arkasında sen olacaksın.

Ve tüm işin organizasyonu

senin [müzik] elinin ve beyninin

altından çıkacak.

Doğru yönlendirmelerle

Bülent'in yanında olacaksın. Bu işin

başka iler tutar tarafı yok. Az önce

söylediğim gibi ben bir aile olmanın

gerekliliklerini yerine getirmeye

çalışıyorum

ve senden de

aynı hassasiyeti rica ediyorum.

Senin ne işin var burada?

>> Eee, annem Kurayla tanışmak istemiş. O

yüzden geldim.

>> Öyle mi?

Aslında ben de tam Kore'ya bir selam

verecektim ama meşgul diye girmedim

yanına. O zaman gel beraber verelim

selamımızı. Ne dersin?

>> Olur tabii.

>> Ben eşlik ederim Rozanım.

>> Tabi Ali Bey teşekkürler.

>> Merak ettim seni. [müzik] İyi misin?

>> İyiyim sağ ol. Yardım ettiğin için de

teşekkür ederim. Ama eğer bir daha böyle

bir şey olursa yardım etmemen daha iyi.

>> Roz

bayılıp düştün farkında mısın?

>> Evet düştüm ama düştüğüm gibi kalkmasını

da bilirim. Ali

>> Hazan

hamilesin.

Dikkatli olman gerekiyor.

>> Bence sen benimle bu konulara girme.

İleride karına tavsiye verirsin.

Ha

bu arada tebrik etmeyi unuttum.

Tebrik ederim.

Umarım çok mutlu olursunuz.

Umarım.

>> Koluna ne oldu?

>> Bırak.

>> Koluna ne oldu?

>> Düştüm ya. Yere çarptım herhalde.

Bilmiyorum.

E Korayın odası nerede?

Bu tarafta.

>> Beni niye buraya getirdin o zaman?

>> Umur Bey, Beliz'i ikna etmemiz için bir

yemek organize etmiş.

Ekibe bak. Sen, ben, Koray bir de

dayımlar. Haberin var mı yok mu? Onu

merak ettim.

>> Hayır, haberim yok. Biz belizi, neye

ikna edecekmişiz?

>> Eve dönmeye.

>> Bence dönmemesi daha iyi.

>> Kimin için daha iyi? Senin için mi,

Beliz için mi?

>> Hepimiz için. [müzik] Ali,

>> bak benden rahatsız olmana gerek yok.

>> Ben senden rahatsız olmuyorum. Sadece

şeyim.

>> Sadece şey ne?

>> Sana güvenmiyorum.

Korayla ilişkimize inanmadığına

ve saygı duymayacağını düşünüyorum.

>> Bana güvenmiyorsun öyle mi?

Tamam.

Kendine güveniyorsan akşam yemeğe gel.

Kendi gözlerinle, belizle ne kadar mutlu

olduğumu gör.

O zaman ikna olursun belki.

Şurada Korayin odası.

>> Ama burada demiştin.

>> Yalan söyledim.

Kızınızın mutluluğu için

kendi mutluluğumdan bile

vazgeçebileceğimi göreceksiniz.

>> No mutsuz kocası olsun istemem. Mutsuz

adam mutsuz kadın demektir. O anlamda

söylemedim.

Yani eğer Roza burada Türkiye'de yaşamak

istemezse biz belki sizin yanınıza

taşınırız.

Gerçekten

>> söz veriyorum.

Roza

asıl ben özür dilerim senden. Bir sürü

şey yaşattım sana.

>> Hayatım hoş geldin. Tutsanıza

>> garay bana kendini anlattı. Sizi

anlattı.

annenle anlaştığımızı düşünüyorum

ama bir türlü şu akşam yemeği için ikna

edemedim hanımefendiyi.

>> Anne hala yorgun musun? Sadece anneler

her yerde. Eskiden gelmiştim ama her yer

çok değişmiş.

Birkaç gün her şeye alışmam gerek. Çok

fazla her şey.

>> Babam mı?

>> Gördüm sandim ama yanılmış olabilirim.

Birkaç adam daha ona benzettim.

Ama siz zaten hepiniz birbirinize

benziyorsunuz.

>> Eee, bu gece o durumdan da emin

olacağız. Merak etmeyin.

>> Nasıl?

>> Ayrıntıları bilmeseniz daha iyi.

>> Ben de orada olmak istiyorum.

>> Hayatım olmaz. Orada bir şeyler ters

giderse başımız belaya girmesin.

Ayrıca babam belizle ve teyzemle bir

yemek ayarlamış. Madem annen de yalnız

kalmak istiyor, biz de belki ona

gideriz.

Tamam. Peki.

>> A hiç sormayın. Ablam çıldırmış durumda.

Yani Beliz bu akşam eve gitmezse polisi

kızımı kaçırdılar diye ihbar eder.

Burayı basar vallahi.

>> Aman Allah aşkına hiçbir şey yapamaz.

Polis de durumu görmüyor mu? O

başkalarını annelik üzerinden vuracağını

çocuklarına düzgün annelik yapsaydı da

kız da bize sığınmasaydı. Doğru. Doğru

doğru. Ama vallahi benim de içime

esilmiyor böylesi. Yani ana baba rızası

almadan olmaz ki bu işler. En iyisi

şimdi o gitsin. Ondan sonra bayram

geçince terli duvaklı gelin edelim biz

onu. Hayırlısı. Bakalım küçük hanımı

ikna edebilecek miyiz?

>> Bu işlere karışmak hiç içimden de

gelmiyor aslında. Yani

zaten bir işe yaradığım da yok ya. Şimdi

gitmem bile hata benim ya. [müzik]

>> Aşkım niye böyle yapıyorsun? Affet artık

bak. Eniştem de çok pişman

söylediklerine. H

>> ne oldu ki? Ne demiş enişten? Aman

klasik eniş demişti. Öyle üstten üstten

konuştu. Dün canımızı sıktı biraz. Aman

bizimki de burada terör estirdi. Ha ben

bu erkekleri anlamıyorum. Yaş aldıkça

bir haller oluyor bunlara. Yani

huysuzlaştılar iyicene. Gerçi sonunda

yine kendilerini ediyorlar.

>> Hadi onlar yaşlı. Ali peki benim yeğenim

ya. Ben dayıyım yani. Ben dayıyım yani.

Ağzını açıp da bir tane bir şey

söylemedi. Savunmadı beni ya. Orada

neler saydırdı bana Umur Bey. Ben

dayıyım ya. İnsan şey yapmaz mı? Ne

kadar kırıldım ben. Çok kırıldım yani

böyle bir şey yapmamasından. Gerçekten

gururum ayaklar altına alındı. Yeğenim

de bir şey demedi. Dayıyım ben ya

>> canım o hak verdiğinden değildir.

Tartışma çıkmasın diye susmuştur çocuk.

Sen bilmiyor musun yeğenini? H

>> hoş geldiniz.

>> Seninle konuşacağız sonra.

[iç çeker]

>> Seninle konuşacağız.

>> Gönlünü al git.

>> Dayı bak özür dilerim senden dayı.

Gerçekten özür dilerim ya. Ama bir tek

sen beni anlıyorsun. Sen de yanlış

anladın. Yapma böyle. Haklısın ne desen

haklısın ama sen büyüğümsün. Doğruyu

göster o zaman bana. Hem Ramazan

ayındayız. Küstlük dargınlık olmasın

lütfen.

Dayıcığım ver elini öpüyor. Dur oğlum ne

yapıyorsun? Dur

>> dayı dayı.

>> Tamam özür dilerim o zaman senden. Bak

gerçekten özür dilerim.

Ben bir şey diyemedim [müzik] o an

demeliydim. Haklısın.

Benim Tamam

gel.

Tamam. Tamam.

>> Oğlum ben en çok seni [müzik] seviyorum.

O yüzden en çok da sana kırıldım yani.

>> Biliyorum haklısın ama özür dilerim

gerçekten.

>> Tamam olur böyle şeyler. Olur olur.

>> Oh çok şükür ya. Bu evde de bir neşe

huzur olsun değil mi?

>> Merak etmeyin alacğım. Bu saatten sonra

hep mutlu ve huzurlu yaşayacağız bence.

Ben buna inanıyorum.

İnşallah.

>> İnşallah. Hadi çıkalım. Acıktık her.

>> Ay Bülent acıkmıştır. Hadi bakalım. Hadi

size [müzik] afiyet olsun. İnşallah.

>> Hadi görüşürüz.

>> Hadi

>> hadi görüşürüz. Görüşürüz. Çalış.

>> Gel yenim gel.

>> Abi emin miyiz? Bak çarpılmayalım sonra.

>> Lan bir sus. Şimdi ben çarpacağım iki

tane. Ha Allah. Bırakın elinizdekileri.

Önce iyice bir kola çan edin etrafı.

Bakın kimse olmasın.

>> Peki abi.

>> Alo

>> Koray Bey. Biz geldik.

>> Millet evinde iftarındayken halledelim

diyoruz.

>> Çok dikkatli olun beyazıt.

Olan biten her şeyden beni haberdar

edeceksiniz anladın mı?

>> Olur Koray Bey.

>> Varmışlar.

Sıkma canını belli olacak. Anlayacağız

her şey.

>> Umarım doğru şeyler yapıyoruzdur.

>> Selam.

>> Hoş geldiniz.

>> Kusura bakmayın çok trafik vardı. Biraz

geç kaldık. Canım

>> haber yok.

>> Ne haber teyze?

>> İyiyim. Sen nasılsın?

>> İyiyim oğlum. Merhaba. Hoş geldin.

>> Razla selam. O kadar trafik vardı ki biz

de orucumuzu arabada açmak zorunda

kaldık.

>> Melis şu an bana bunu mu söylüyorsun ya?

>> Hoş geldiniz.

>> Hadi

>> abiciğim senin beni anlıyor olman lazım.

Çünkü biliyorsun ki ikimiz de böyle

biraz deli deli seviyoruz.

Hadi servise başlayalım ya o zaman.

Acıktık vallahi kurt gibi. Hadi şefim.

>> Aşkım iki dakika dur. Sen de

>> durmayalım acıktık ya. Salata çok güzel

gözüküyor

>> Elizciğim. Böyle olmaz yani. Tamam biz

hepimiz seni seviyoruz, anlıyoruz ama bu

konuda inat etmeye devam edersen anne

babanla aran bozulacak.

Abi bak ben ne yaparsan yaparken de ama

bu durumu onların kalbini kırmadan da

çözebiliriz. Bunu anlatmaya çalışıyorum

ben sana.

>> Yok ya yok. Bu masada kimse beni

anlamıyor. Beni bir tek Rzu anlıyor.

>> Öyle mi? Nasıl anlıyor peki?

>> O dışarıdan bakabiliyor. Senden uzakta

oldukça ailemizdeki negatifliğin

ilişkimizi etkileyeceğini söyledi. Değil

mi Rosa?

>> Öyle mi dediniz? Ben tam olarak öyle bir

şey söylemedim ama bazen bizi bile

etkiliyor.

>> Rozacığım sen iyi niyetli düşünmüşsün

ama onların ilişkisi sağlamdır. Onlar

çok badireler atlattı. Yani şunun

şurasında azıcık daha bekleyecekler.

Sabredecekler. Ne var?

>> Ay sabredemem teyzeciğim sabredemem.

Benim şuradan çıkıp ölmeyeceğim ne malum

ya?

>> Kursun.

>> Sen eniştemin yanından bir dakika

ayrılıyor musun? Ayrılmıyorsun.

>> O durum da değişe inşallah.

Ama daha konu oraya gelmedi.

>> Ne gibi anlamadım?

>> Biz şimdi yurt dışında yeni bir yatırım

yapıyoruz Bülent.

>> Çok güzel. Hayırlı olsun.

>> Eyvallah.

>> Tek tedarikçi olarak da ölerle

çalışacağız.

Aslında bizi bilen, tanıyan,

güvenebileceğimiz,

Holding'in dinamiklerine hakim. En

önemlisi de bütün bu organizasyonu

koordine edecek birine ihtiyacımız var.

>> Evet var.

Öyle birine ihtiyacınız var gerçekten

>> dayı.

Aslında ihtiyacımız olan kişi sensin.

Sana bir teklifte bulunuyoruz.

Ya ya dalga geçmeyin

zaten. Umur Bey kabul etmez ki böyle bir

şey. Yani

>> dayı teklifi veren Umur Bey zaten

adam resmen Hodri meydan dedi. Gerisi

senden.

>> Yani resmen özür dilemeye çalışıyor

diyeceğim de yani eniştemin pek tarzı

değildir özür dilemek.

>> Aslında konu gerçekten [müzik] işleri

büyütürken güvenilir insanların iş

akışında yer alması.

O zaman şu masada bir problemi çözmüş

olduk değil mi? Hayırlı olsun.

>> Hayırlı olsun.

>> Benim izninizle bir şuna bakmam

gerekiyor.

>> Tebrik ederim.

>> Gracias.

>> Ben de la ekib [müzik] kor dayıcığım.

Tebrik edim.

Aşkım

>> nereden çıktı ki boş?

>> Şöyle yapalım o zaman. Eee, biz bu yeni

iş teklifini kutlamak için güzel bir

pasta keselim.

>> Çok güzel fikir.

>> Harika.

>> Evet. Olur. O zaman ben mutfağa bir

sorup geleyim. Menüde yoksa bile belki

temin ederler bizim için.

>> Olur. Hatta evliliğimizi de kutlarız. Ne

dersin?

>> Tamam.

>> Lütfen lütfen halletsek sen bunu olur

mu?

Ay şimdi sabahları kalktığımda evde

olmayacak mıın [müzik] sen?

>> Alo Koray Bey.

Tam düşündüğünüz gibi.

>> Mezarı taşa kadar kazdık. İçinde mefta

yok. Mezar bomboş.

>> Emin misin?

Biliyordum.

>> Ne oluyor Karay?

>> Tamam. Şimdi sen kimseye [müzik]

gözükmeden her şeyi ilk bulduğun gibi

bırakıp gidiyorsun. Tamam mı? Beyazıt

ben seni arayacağım.

Kor söyleyecek misin ne oluyor?

>> Mezar boş

içinde kimse yok hiçbir şey çıkmamış.

Rozo,

birileri bize oyun oynamış.

>> Yani

annem doğru mu görmüş? Babam ölmemiş

olabilir mi?

Bence baban hayatta ve yakınlarımızda

bir yerde.

>> Nasıl?

>> Roza, Roza iyi misin? İyi misin? Ha

nefesle.

>> Tamam tamam Koray. Tamam ben iyiyim.

İyiyim ama daha ne kadar iyi olabilirim

bilmiyorum Koray. Bu artık çok sık

tekrarlamaya başladı. Lütfen bana babamı

bul. Ben ölmeden önce onu görmek

istiyorum.

Sakın sakın ölmeden falan demek yok.

Ben seni iyileştireceğim. Söz verdim

sana. Babanı da bulup karşına

getireceğim. Tamam.

Söz verdim sana.

>> Gidebilir miyiz? Ayıp olur mu? Ben bu

geceye devam edemeyeceğim. [müzik]

>> Ayıp olmaz.

Sensin değil mi? Bak zaten seni herkes

hamile zannediyor. Zannediyor.

Anlayışla karşılarlar. Gel buraya.

İyi misiniz?

Gelin daha sakin bir yere geçelim.

Tren de başım dönmüştü. Hani düşmüştüm.

Bayıldım. Sen tuttun beni

lan.

>> Roza.

>> Roza.

Roz

>> ama hastaneye gittiğimiz gün hiç

şaşırmamıştım. Hatırlamıyor musun?

Doktorum var. Beni kontrol ediyor

demiştim.

>> Bak inanmıyorum sana.

Aşağıların doğum.

Bir sorun [homurdanır] mu var? Niye

kalkıyorsunuz?

>> Bebek Rozı biraz rahatsız etmiş. Biraz

midesi bulandı. Biz biraz erken kalksak

mahsur yok diye düşünüyorum.

>> Biz de kalkalım bari. Ne yapacağız? Siz

olmadan kutlama mı yapacağız?

>> Hayır. Lütfen rahatınızı bozmayın. Devam

edin siz.

>> İyi tamam biz de kalkalım. Hiçbir tadım

kalmadı zaten.

>> E Belis şimdi o zaman Umur Bey'e ne

diyeceksin ya?

>> Dayıcığım ne isterseniz [müzik]

söyleyebilirsiniz babama. Benim yerim

kocamın yanı gitmeyeceğim.

>> Berizaklı.

>> Biz artık ayrılamayız.

Allah.

>> Koray kalkalım mı?

>> Hadi.

>> Afiyet olsun.

>> Eyvallah.

Hadi kalkalım.

>> Hadi kalkalım bari.

>> Tamam kalkalım.

>> Teyze sarma çok yer. Yedim yedim.

Aşkım.

>> H

>> hadi.

>> Tamam tamam geliyorum.

>> Evde de yemek var. Yeter artık. Gel hadi

gidiyoruz.

>> Bu şeyi hiç ödemediler mi ya?

>> Var benim kartım yanında. İstersen

saçmaz. Ben evde unuttum bugün ya. Hay

Allah.

>> Tamam

>> dur patron gel halledelim yazarız. Gel

al. Sil. Al

>> dur. Hay Allah. Çıkarken ödemediler mi

ya?

Bence biz abimlerden daha mutlu bir

hayat yaşayacağız. Yani abim Roza'yı çok

seviyor ama öfke problemleri var. Bu

beni korkutuyor bazen.

>> Nasıl yani?

Roz'ya zarar mı veriyor? Yok. Rozya

zarar vereceğini düşünmüyorum

ama geçen odada bayağı yüksek bir

derecede tartışıyorlardı.

>> Koluna ne oldu?

>> Bırak.

>> Koluna ne oldu?

>> Düştüm ya. Yere çarptım herhalde.

Bilmiyorum.

Ama abim çocukken de böyleydi. İstediği

bir şey olmasın hemen karşısındaki

çocuğa saldırıyordu. Hiçbir çocuk abimle

oynamak istemiyordu. Düzelmişti aslında

ama gerçekten geçenki tartışmaları beni

çok korkuttu.

>> Hadi geçelim.

>> Ali Bey, babanız çalışma odasında. acil

sizi görmek istiyor.

>> Ne oluyor anne?

>> Oğlum

bu böyle olmayacak.

Umur Bey babanı aradı.

Yani sen de git bir konuş. Ama Beliz bu

akşam [müzik]

ailesinin evine dönmek zorunda.

>> Ama Merim

>> kızım.

Ali bizi daha fazla güç durumda bırakma.

Ş tamam ağlama. Ben halledeceğim merak

etme.

>> Ali beni bırakma.

>> Yok kızım yok. Olur mu öyle şey? Ben

gitmeyeceğim o eve. Gitmek istemiyorum.

>> Baba ne oluyor?

Belizin valizini mi topladınız

ya? Evlen evlen diye tutturdunuz. Şimdi

kızı evden mi kovuyorsunuz? Asıl sana ne

oluyor? He? Sana ne oluyor? Senin benim

karşıma geçip söz söyleyecek gözün mü

var?

Umur Bey aradı, emretti. Bu işte burada

bitti.

>> Varsa yoksa Umur Bey değil mi baba? Onun

mutluluğu senin ailenin mutluluğundan

daha önemli. Öyle mi?

Aile ha aile.

Şimdiye kadar ailemin ne faydasını

gördüm? He. Hepinizi bir yük gibi

sırtımda taşıdım. Hiçbiriniz de elinizi

taşın altına koyup benim yaptığım

fedakarlığın binde birini yapmadınız.

>> Yapmadık. Öyle mi?

>> H.

>> Eyvallah baba.

Elizevine götüreceğim.

>> Muhtemelen Umur Bey bu gece huzurla

uyuyacak

ama sen nasıl uyuyacaksın onu

bilmiyorum.

Marem kardeşini ikna edemeyeceksin.

Neden çıktınız birlikte oy?

>> Erken kalkmamız gerekti dedim mi baba?

>> Çok affedersiniz biraz da benim yüzümden

oldu.

>> Yok Racığım yok. Seninle bilgisi yok.

Ali deren o denensizin yüzünden oluyor

bütün bunlar. Maymun gözünü açtı da

benim yumuşak tarafımı keşfetti ya.

Oradan vuracak akıl sıra.

Ama şunu bilmiyorlar.

Bak şimdi ben bundan sonra onlara neler

yapıyorum.

>> Bunu baştan düşünecektim. Kızını mutlu

edeyim derken tamamen kaybettin. Umarım

şimdi mutlusundur Umur.

>> Durun yeter. Sus artık [homurdanır]

kızım. Sen de ara bakayım ablanın cevap

verecek mi?

>> Tamam.

Yok, açmıyor.

Ben de Roz'yı bir odamıza çıkarayım.

Hoş geldin Melis.

Sonunda döndün.

Döndük diyelim.

>> Abi biliyor musun artık Ali burada

bizimle birlikte yaşayacak.

Hayır

olmaz.

Sana ne oluyor? He

niye olmazmış?

Ali, Ali, Ali, Ali yardım et.

>> Deniz

>> yaklaşma.

>> Ali, her yere benzin döktüm. Her yere

benzin döktü. Ali, yardım et. Ne olur

yardım et.

>> Sakın yaklaşmayın atarım.

>> Beliz bak dur. Sakın bir saçmalık yapma.

Dur. Yaklaşmayın atarım bunu.

>> Beliz bak yalvarıyorum beni dinle. Bak

Rozan'ın bir suçu yok. Yalvarıyorum beni

dinle.

>> Benim ne suçum vardı peki?

Ben ne yaptım sana?

Hiç bilemedim. Beliz bunu öğrenirse ne

olur, ne hale düşer diye. Hiç mi

düşünmediniz? Peki

ikiniz de onu sevdiğiniz için geldiniz

değil mi? Onu merak ettiğiniz için

geldiniz. Sil.

Ben ne yapacağım peki?

Benim suçum ne peki?

>> Sakin ol.

>> Bak bak kimsenin bir suçu yok ya. Eğer

bir suçlu varsa suçlu benim. Tamam ama

oturalım konuşalım. Benimle hesabını

gör. Ne yapıyorsan bana yap. Roz'yı

bırak. Bak ne yapacaksan bana yap. Onu

bırak.

>> Zaten öyle yapıyorum Ali. Her şey bitti.

Hayır hayır hayır hayır hayır

>> hayır Belis hayır hayır Belis hayır

[çığlık]

ben

alem al

yardım Ale

[müzik]

>> [müzik]

[müzik]

>> Bir bahar yeliğine saçlarımda esiyor.

İçimdeki bu şarkı senin için çalıyor.

Eksik ayak izlerim sokaklarda sessizlik.

Sensiz bir yanım yarım. Kalbim nasıl

sızlıyor, martılar sessiz durur. Bir

deniz kıyısında sensiz sonbahar olur.

İlkbahar ortasında

bir gün yine buluşur. Aynı yolun sonunda

tüm aşıklar kavuşur aynı yağmur altında.

>> [müzik]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.