All language subtitles for -Turkish (auto-generated)- Aynı Yağmur Altında 4. Bölüm @atvturkiye -DownSub.com-

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Türkiye Sigorta sunar.

[inleme]

>> Niye bitiyoruz? Bir söyle bak.

Sen geliz

>> nereye geleyim oğlum? Ne oluyor?

Acil benimle gelmen gerekiyor.

>> Nereye geleceğim sen

>> ya? Hadi hadi.

>> Oğlum ne oluyor? Nereye gidiyor?

>> Buyurun.

>> Biri mi aradınız?

>> Ne oluyor ya?

>> Merhaba. Meur bey ne istiyorsunuz?

>> Ali Aydan burada mı?

>> Evet işaret. Çağırın gelsin.

>> Ben annesiyim. Ne yapacaksınız oğlum?

>> Ne oluyor ya?

>> Hanımefendi, oğlunuz Ali Haydanı Serta

Erkul cinayetini katil zanlısı olarak

gözaltına alacağız.

>> Ne?

Cinayet mi?

Ben burasında

>> bir yanlışınız olmalı.

>> Hanımefendi, biz burada işimizi

yapıyoruz. Lütfen çağırın gelsin.

>> Ali,

Ali,

>> Belis,

>> Ali,

>> kızım,

>> Ali, aşkım neredesin?

>> Kızım bir dursana.

>> Ali,

>> nereye gidiyorsun? Sakin ol.

>> Benim yüzümden oldu. Benim yüzümden

oldu. Sertacı benim yüzümden öldürdü.

Benim Ali'yi bulmam lazım.

>> Kızım dur.

Ali Bey yok belisek

yok ya. Nereye gitti

>> bilmiyorum. Yukarıda yok

böyle.

Benim oğlum karıncayı bile incitmemiştir

hayatında. Benim oğlum öyle bir şey

yapmaz.

>> Hümeyra anne kızım Ali yok.

>> Nasıl yok?

>> Gülfe hiçbir yerde yok. Meyra Hanım,

>> az önce içeride demiştiniz ama.

>> E, evet öyle söyledim ama yokmuş

içeride.

>> Bakın, eğer onun kaçmasına yardım

ediyorsanız buradaki herkesi yardım ve

yataklıktan gözaltına alacağım.

>> Memur bey yani görüyorsunuz yanılmış.

Kendisi söylüyor zaten. Bu evde de

kalmıyor. Misafirmiz.

Ha ama bize inanmıyorsanız

buyurun kendiniz bakın.

>> Hayati ne oluyor? Bir şey söylesene

artık. Anlatsana.

>> Mürsel baba acil bekliyor dedim. Daha ne

anlatayım?

>> İyi de beni arasaydınız ben gelirdim

zaten. Öyle hırsız gibi evin arkasından

girmek ne demek?

>> Mürsel baba ne dediyse ben onu yaptım.

>> Ya Allah Allah. Anlatsana bana ne

olduğunu. Telefonumu bile almadım

yanıma. Mürsel Baba özellikle telefonunu

almasın dedi.

>> Oğlum sen kafayı mı yedin? Dalga mı

geçiyorsun benimle ya?

>> Mürsel baba hiçbir şey sormasın. Gelince

ben anlatacağım dedi. Hadi hadi yürü

arabaya acele et. Hadi kaptan hadi.

>> La

merak etme. Atlattık kaptan.

>> Hayati neyi atlattık ya? Oğlum bir şey

söylesene. Bilmece gibi konuşup

duruyorsun.

>> Ya Mürsel Bab'ya bir haber geldi kaptan.

Polis Serta'ı öldürme suçundan seni

mevcuttu götürecekmiş.

>> Ne?

>> Evet. Biraz daha geç kalsaydın işten

geçmişti. Evdedirler.

>> Hayati eve sür. Hayati sana diyorum eve

sür. Oğlum ben teslim olacağım. Aileme

bunu yaşatmaya hakkım yok. Hadi

>> ya kaptan. Eline kelepçe vurulup

götürülürken ailen daha çok kahrolur.

Allah'ım nedir bu başımıza gelenler? Ya

Rabbim

Faikler nerede kaldı? Merve arasana

kızım babanları.

>> Aradım anneciğim geliyorlarmış. Hadi

kızlar gidiyoruz. Babanla konuştum

hallettim ben. Hadi Rozucuğum hadi

gidiyoruz. Anne gelmeyeceğim ben. Bak

Ali Sartaşı vurmuş diyorlar. Ali katil

de olmuş olabilir. Gelmeyeceğim ben.

Gelmeyeceğim. Ben burada duracağım.

Ali'yi bekleyeceğim.

>> Bilis Ali.

Ali Bey öyle bir şey yapmaz.

Yapmamıştır.

>> Sen daha ne kadar tanıyorsun benim

oğlumu?

>> Anne kız bir şey [müzik] demedi ya. Ayıp

oluyor ama.

Sakin olalım. Biraz sinirliyiz.

>> Özür dilerim. Ben kötü bir şey söylemek

istemedim.

>> Kızlar hadi diyorum. A biz

sorgulanmadığımız kalmıştı. O da oldu

bugün. Hadi

>> o zaman ben sizi yolcu edeyim.

Rozumceğim

ben. Tamam.

Artık siz kendi aranızda çözersiniz

herhalde aile meselizi.

Geçmiş olsun derdim ama sonunda yine

kabak bizim başımıza patladı.

Susuz.

Bismillahirrahmanirrahim.

Hah, Mürsel baba da geldi.

>> Selamünaleyküm.

>> Vayam.

>> Aleykümselam.

>> Hoş geldin Mürsel baba.

>> Hoş bulduk.

Hiç olmadı böyle.

Suçsuzken suçlu durumuna düştüm. Oğlum

üstüne attıkları iftiraya çok sağlam bir

kılıf bulmuşlar. Suçsuzluğun anlaşılana

kadar seni içeri bağlarlar. Şimdi bunu

yapanın bir sonraki adımını çözmeden ben

seni hiçbir yere göndermem.

>> Olan oldu artık. Bundan sonra ne

yapacağız onu konuşalım. Mürsel baba

>> Ali bir şey yapmayacak. Ben durumu bir

araştıracağım, bakacağım. Tamam.

>> Mürsel baba ben burada elim kolum bağlı

duramam. Oturamam burada.

>> Ha işte bak ben de bundan korkuyordum.

>> Duracaksın oğlum duracaksın. Senin

hiçbir şekilde yakalanmaman lazım. Şimdi

kumpası kim kurdu onu bir çözelim. Ondan

sonra karakola gideriz. Sonra da bir

vaziyet alırız. Tamam. Hayati. Oğlum sen

de evine git durma. Şimdi polisler

benimle konuştu. Seni de

araştırmışlardır kesin. Dikkatli ol.

>> Eyvallah baba.

Kaptan hadi görüşürüz yarın. Görüşürüz.

>> Hayırlı akşamlar baba.

>> İyi akşamlar oğlum.

>> Baba karakoldan aradılar da yarın ek

ifade vermemiz gerekebilirmiş.

>> Bu da mı gelecekti başımıza?

>> [homurdanır]

>> Ali oğlum sen böyle bir şeyi nasıl

yaparsın? Nasıl polisten kaçarsın?

>> Yani baba Allah korusun bak. Yoksa

>> Kerem

sakın ama sakın bu çatı altında tek bir

kişinin bile Ali'yi suçladığını

duymayacağım.

>> Halacığım ben yanlış bir şey mi

söylüyorum? Ha yarın öbür gün duyulursa

ne olacak Ali'nin kaçtığı? Millet ne

düşünecek? İtibarımız

yerle bir oldu.

Bundan sonra kim bizle iş yapmak ister?

He

>> kim?

>> Yazıklar olsun sana Fa [homurdanır] Ali

senin itibarını mı zedeledi?

>> Yok abla eniştem öyle demek

istememiştir. Sen de hemen yanlış anlama

şimdi böyle şeylerde.

>> Benim Alim öyle şey yapmaz diyorum size.

Benim oğlum yapmaz öyle şey.

>> Senin Ali yapmaz değil mi anne? Yanlış

bir şey. Hiç yapmaz Ali.

>> Allah'ın izniyle Ali'ye bir şey olmaz.

Hem vakti geldiğinde kendi isteğiyle

teslim olur. Ama yani elini çabuk

tutması gerekiyor. Çünkü babam haklı.

Eğer bu haber duyulursa böyle katlanarak

çoğalar biz hep beraber yanarız.

Omur Bey'i bu konuda arkamıza almazsak

Ali'yi aklımak çok zor.

Enişte zaten Seray orada ya. O merak

etme yani. O yüzden o hem ortamı

yumuşatır hem Umur Bey'in de nabzını

yoklar. En kötü zaten ben devreye

girerim merak etme.

>> Allah'ım nereye kayboldu bu çocuk?

Başını daha fazla derdi sokmasa

anneciğim hiçbir şey olmayacak abime

gelecek. Hiçbir şey olmayacak merak

etme.

Düşündükçe sinirim tepeme çıkıyor. Yahu

biz bir de bu adamı ailemize damat

olarak alacaktık. Yahu

>> baba

>> bana bak Beriz. Eğer bu konuyla ilgili

bir fikrin varsa, bildiğin bir şey varsa

[müzik] hemen söyle. Eğer sonradan

duyarsam çok fena olur. Haberin olsun.

Bilmiyorum. Gerçekten [müzik] başka

hiçbir şey bilmiyorum. Tek bildiğim şey

Ali bunu benim için yaptı. Beni sevdiği

için, beni kıskandığı için yaptı. Başka

hiçbir şey bilmiyorum. Baba

>> kızım

sen de abartma artık. Cinayetten söz

ediyoruz burada. Utanmasan babandan

yardım isteyeceksin.

>> Ya anlamıyorsunuz ya. Anlamıyorsunuz

beni Ali hapse girerse ben de kendimi

odama hapsederim. Tamam mı baba? Günyüzü

görmem, yemek yemem. Hayatla bütün

bağlantımı keserim.

>> Belis canım daha ortada bir şey yok.

Yani bir ortalık yatışsın işin içinde

belki bir iş vardır. Anlarız.

>> Neyi anlıyoruz teyze?

Ali kendini vuran adamı vurup sözde

adaleti sağladı.

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun Kora?

>> Çünkü ben böyle herifleri tanıyorum.

Sonradan görme mahalle kabadayız bunla.

>> Rezalet. Bugün yaşadıklarımıza bir şey

diyemiyorum artık ya. Perişan olduk

hepimiz. Şu yaşananlara bak.

Baştan o aile hiç bulaşmayacaktık.

[müzik]

>> Abla döndü dolaştı yine bana mı geldi

bir muhabbet?

>> Tamam kesin. İkiniz de kesin lütfen.

Olan oldu bir kere.

Öldürülen şahsın kızımızla ilgisi olmasa

bize ne der geçerdik. Ama öyle değil.

Yani bu haber duyulursa döner dolaşır

kabak bizi başımıza patlar. Kuruşluk bir

aile. Ne tanılırlıkları var ne haber

değerleri. Ama bu iş duyulursa ve

büyürse olan yine bize olur

>> yani. Babacığım

yani Ali'ye yardım edeceksin o zaman

değil mi?

>> Suçlu mu değil mi? Araştırıp bakacağım

Belis. Tamam mı? Şimdi senden bir tek

şey rica ediyorum. Ona açık, ilaçlarını

al, uzan, dinlen.

İlyon sen de ablana eşlik et. Böyle

zamanda yalnız bırakma.

>> Tamam.

>> Hadi [müzik] çıkın odanıza.

>> Tamam.

>> Ama söz veriyorsun.

>> Kızım çık lütfen. Rica ediyorum. Böyle

bir adam için değmeyecek şeyler

yapıyorsun. [müzik] Kendini üzüyorsun.

Hadi

>> Rosa Koray. Siz de odanıza geçin. Yorgun

görünüyorsunuz.

>> Odanız.

>> Ben anlatacağım sana. Güzel. Gel.

>> Kusura bakmayın [müzik] benim yarın

kalan bir toplantım vardı.

>> Abla sen bu aralar çok gerginsin.

Benimle de çok uğraşıyorsun. Acaba böyle

gidip yoga falan bir şeyler mi [müzik]

yapsan? Ha?

>> Üzerime gelme. Tamam konu kapandı. Eski

defterleri açtırma bana. Haklıyım ben.

Ay her şey seninle ilgili. Otur sen

burada. Ben de gidiyorum.

Gidin bey.

>> Ne oluyor Koray? Anlamadım ben

>> ya. Siz yokken annem eşyalarını odama

taşımış.

>> Nasıl bana sormadan böyle bir şey

yapabilir peki?

Evet. İçeride konuşalım.

abiciğim sen bizi merak etme. Çünkü

annem anlaşılan ivreyi sana çevirmiş ya.

Senin başın bitti daha belada.

>> Badan bir açıklama yapacak mısın Kor?

>> Herkesin önünde mi tartışmalı mı

istiyorsun? Ne istiyorsun?

>> Resmen ailemize hoş geldin Roza

Karanoğlu. Annem hayatına karışmaya

hatta sana emri bakiler yapmaya

başladığına göre artık seni bir

karanoğlu olarak görmeye başlamış. Ama

bu üç kardeş dedenin sana bir tavsiyesi

olacak. Sakını bak sakın anneme karşı

direnme. Çünkü hiçbir zaman bu savaşı

kazanamayacaksın.

>> Hadi.

>> Of abi kolay gelsin. Hadi gel.

Ben de kendimle konuşuyorum diyorum

annen neden bu kadar ısrar etti

misafirliğe gidelim diye. Meğer bana

tuzak olsun diyeymiş.

>> Sen de abartma Roza ya. Tuzak ne? Kim

tuzağı? Ben mi tuzağım?

>> Sensin tabii tuzak.

Sen değil miydin beni bu evliliğe mecbur

bırakan? Kabul etmeseydin. H başın

sıkıştığında Koray yardım et deyip sonra

beni böyle hor görme artık.

>> Mecbur kaldım.

>> Tamam ama annem bunu bilmiyordu. Roza,

onlar için yeni evli bir çiftin aynı

odada kalmaması ne demek? Sen düşündün

mü hiç bunu?

>> Bana ne? Ben sana söyledim daha önce.

Koydum bir sürü şart koydum. Olmaz

dedim. Ben isteyene kadar bana

dokunamazsın. Yasak.

>> Tamam. Evet. Bak Roza, bizim

toplumumuzda yeni evli bir çiftin aynı

odada kalmaması

bak sanki erkekte bir sorun varmış gibi

anlaşılır.

>> Koray bu çok saçma.

>> Bak iki kere seninle nikah masasına

oturduk. İkisinde de yüzün gülmedi.

Şimdi daha evleniyoruz. Daha aynı

geceden farklı odalarda kalmak

istiyorsun. Asıl saçma olan bu. İnsanlar

ne düşünecek? Ne bekliyorsun? Ya

>> peki ben ne yapayım Koray? Sen benden ne

bekliyorsun? Hiçbir şey. Roza, bizim

seninle aynı odada uyuyor olmamız,

benim sana zorla yaklaşmaya çalışacağım

anlamına gelmez.

Ya bunca yıldır beni bu kadar da mı

tanımadın ya?

Tamam. Senin

sinirlerin bozuldu.

Sen dinlen biraz. Tamam. Güzel uyu.

Kendine gel.

Ben de misafir odasında kalırım. Ama bak

bu gecelik.

Yarın seni de beni de zora sokmayacak

bir çözüm buluruz.

Tamam mı? [boğazını temizler]

Alo.

>> Fazilet

çok kalabalıktı. Hemen açamadım. Kusura

bakma.

Çok geçmiş olsun.

>> Müsait değilsen daha sonra.

>> Yo yo y yok. E

>> müsaitim. Konuşabiliriz.

>> Biliyorsun seni kolay kolay aramam. Hele

ki bir şey istemek için.

>> O nasıl söz fazilet?

Ne kadar sıkışık olursam olayım mı

telefonun ucundayım.

>> İki elim kandı olsa yetişirim.

Biliyorsun beni.

[iç çeker]

Mesele Ali değil mi?

>> Mevzu Ali.

>> Ali benim yeğenimden öte evladım gibi.

Kendimden ne kadar eminsem ondan da o

kadar eminim. Ali ne yapmış olursa olsun

bir insanın canını alamaz.

>> Yapmaz. Yapamaz. Evlerinde sağlam delil

olmasa kapıya kadar gelmezlerdi.

Üstelik polisten, kanundan kaçmış.

>> Oho, sen çoktan hükmünü vermişsin.

Aramam hataydı, kusura bakma.

>> Yo, y yo yok. Bir dakika, bir dakika

dur. Fazilet

>> kapatma lütfen.

Sakin ol. [müzik] Ben sadece durumun

altını çizdim.

Bir suç işlediyse bile

>> benim kızım sebep oldu.

Ali'ye sırtımı dönecek değilim.

Umur ben sana Ali'yi sakla demiyorum.

Ali masum.

Ali'nin arkasında dur ve onun suçsuz

olduğunu kanıtla.

>> Tamam Fasilet. Tamam.

[boğazını temizler]

Elimden ne geliyorsa onu yapacağım.

>> Teşekkür ederim.

kapatmam lazım.

>> Rica ederim.

Sana tek bir şey soracağım.

Ali'nin başına gelenlerin sorumlusu sen

misin?

>> Roza ben burada bizim evliliğimizle

ilgili bir şeyler çözmeye çalışıyorum.

Konuşmaya çalışıyorum. Sen yine o

heriften bahsediyorsun. Senin aklın

Ali'de mi hala?

>> Hayır. Benim aklım kimsede değil. Ben

sadece merak ediyorum. Sen daha ne kadar

ileri gidebilirsin?

>> Ya buradayım ben ya. Polis savcı gelsin

sorgulasın beni. Ben buradayım. O herif

nerede?

Nerede

kaçtı?

Neden?

Hani düşünmek istiyorsun ya? Madem

düşünmek istiyorsun bunları da düşün.

>> Salas kızım.

>> İyi misin? Bir doktor çağırayım mı?

Doktor ne yapacak ki Fa?

Benim derdim dağları aşmış.

Taş olsa çatlar orta yerinde.

>> Ah Hümeyra. Hümeyra.

Biz nerede hata yaptık?

İnsanların parmakla gösterdiği bir

çocuktu. Ali şu halimize bak. Nasıl bu

hale geldik ben anlamıyorum.

Biz bu beliz meselesini fazla uzattık.

Bu yaşa gelmiş bir erkeği başı boş

bırakırsan işte böyle uğraşır durursun.

Herkese verdiğimiz aklı biz kendimize

veremedik.

>> Ne yapayım? Kızı istemedi. Ben ne

yapayım?

>> Ağırlığını koyacaktın. İlk sözlenirken

nasıl ağırlığını koyduysan yine aynı

şeyi yapacaktın. Bu iş olacak

diyecektin.

>> He susu ben oldum yine. Öyle mi? Hayır

benim de [müzik] suçum var ama anne

yüreği ne yapayım Faik? Dayanamadım

kandırıverdi beni.

Sen karalı oğullarının geline mi göz

diktin?

Sen Beliz'in abisinin karısına mı göz

diktin? Ale

>> göremedim günaha sürüklendiğini.

>> Günah mı?

>> Günah derken eee hani bu kavgası,

vurulması, böyle ortalıktan kaybolması

hani bunların hangisi düzgün işler?

Bunlar hiç bize yakışıyor mu?

Hay Allah'ım ya. Hay Allah'ım ya.

>> Neyse biz olacağına bakalım. Faik.

Biz Alim'i bir kurtaralım. Bir

aklayalım.

Sonra ne yapıp edip bir an önce başını

bağlayalım.

>> İnşallah.

İnşallah.

>> İnşallah.

İnşallah.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Ah.

Bir hafta boyunca bu odadan

çıkmayacaksın. Günde tek öğün yemek

yiyeceksin. Madem sokaktaki serseri

çocukları özendin, onlarla arkadaşlık

ettin, sen de onlar gibi aç sefil

yaşayacaksın. Geç içeri. [kahkaha]

>> Anne. Anne aç kapıyı. Bir daha

yapmayacağım. Söz veriyorum.

Anne lüt.

Günaydın kaptan. Uyanmışsın.

>> Hayati benim buradan çıkmam lazım. Bak

ben burada böyle suçlu gibi saklanamam.

Sabaha zor ettim. Hayda yine en başa

döndük. İyil mi? Bak ilaçlarını aldım

kaptan. Şimdi sana güzel bir kahvaltı

hazırlayacağım. Kahvaltını yapar ilacını

içersin.

>> Niyetliyim ben. Eyvallah.

>> Yaralısın ama.

>> Ama ayaktayım da çok şükür. Bak iyiyim

ben. Hem günler de kısaldı. Sen onu dert

etme. Benim buradan çıkmam lazım. Ha bir

de bana telefon lazım

>> ya. Tamam bir sakin ol. Önce bir

konuşalım.

>> Tamam konuşuruz ama benim konuşmam

gereken başkaları da var. Aileme haber

vermem lazım. Halletmem gereken bir

mevzu var. Bak ne olursun diyorum sana

hayate. Başımı derde sokmayacağım. Söz.

>> Ya inadım inat ya. Ya ne desem fayda

etmeyecek değil mi?

>> Ama söz verdim ben sana. Söz diyorum.

Bak Mürsel Babayı ezip geçecek bir adam

değilim ben. Ama halletmem gereken

meseleler var. Lütfen anla beni.

Lütfen. Ya Mursel Baba çok kızacak.

Tamam

ama önce şöyle üstüne başına bir şeyler

ayarlayalım. Tamam mı? Beredir,

şapkadır. Kamufle edersin kendini. Çıkar

çıkmaz yakalatma hemen.

>> Tamam. Aslansın Hayati. Bak işlerimi

halledip dönünce Mürsel Babayla

konuşacağım. Belki o dönene kadar ben

dönmüş olurum haberi bile olmaz.

İnşallah. O zaman gidip üstüne başına

bir şeyler alayım ben. Tamam. Bu arada

telefon babanla abinin numarası kayıtlı.

Ararsın. Dikkat et gözünü seveyim.

elime yazsın.

>> Tamam.

Alo.

>> Alo. Roza.

>> Ali sen misin?

>> Evet benim.

Yalnız mısın?

>> Evet.

>> İyi misin R?

>> Ben iyiyim. Sen nasılsın asıl?

>> Ben iyiyim. Beni merak etme ama

konuşmamız gerekiyor.

>> Hala mı Ali?

>> Roza bak bilmediğin şeyler var. Annem

bizimle alakalı her şeyi öğrenmiş.

Küpeni bulmuş.

>> Ne

Ali? O kadar çok şey oldu. Sen hala bunu

mu düşünüyorsun?

>> Evet bunu düşünüyorum. Sen benim suçlu

olduğuma inanmıyorsun herhalde değil mi?

>> [müzik]

>> Tabii ki de inanmıyorum ama önce bu

meseleleri halletmen gerekmiyor mu?

>> Çözeceğim.

>> Şimdi sen gidebildiğin en uygun yere

git. Bana da konum at geleceğim lütfen.

>> Ben Dilan'ın atölyesine gidebilirim en

dikkat çekmeden.

>> Tamam fark etmez. Nereye gidiyorsan git

sorun yok. Yakınlarında bir yerde oturur

konuşuruz. Hadi konum bekliyorum senden.

>> Tamam kapatmam lazım.

>> Günaydın.

>> Günaydın.

E üstümü deşecektim.

>> Tamam.

>> Sen kahvaltı yemyecek misin?

>> Hayır. Ben Lilan'ın atölyesine

gideceğim. Orada yapacağım kahvaltı.

>> E benim şirkette erkenden işim var.

İstersen ben bırakabilirim.

>> Olur. Tamam.

Bari sen gitmeseydin. [müzik]

Zaten Kerem fırladı gitti.

>> Oğlumuz kaçsın biz suçlu gibi

saklanalım. Öyle mi? Olmaz öyle şey.

>> Kim arıyor bu son?

>> Bilmiyorum. Bilinmeyen numara. Bayılır

inşallah.

Efendim? Alo.

>> Alo. Baba.

Ali. Oğlum sen ne ettin? Sen nereye

kaçtın? Al

>> ver ver bana ver. [kahkaha] Sesini

duyacağım. Ali

evladım iyi misin? Neredesin?

>> Annem

>> bak ben iyiyim beni merak etme. Zaten

suçsuzum. Yakında da ortaya çıkacak. Sen

kendini daha fazla üzme tamam mı?

>> Nasıl üzmeyeyim oğlum? Biz mahvolduk

burada.

Sen bu haldeyken ben ne yaparım? Anne

bak sadece size haber vermek için

aradım. Daha fazla konuşamıyorum. Hadi

ikinizi de çok öpüyorum. Beni merak

etmeyin.

>> Ver ver şunu.

Kapattı.

>> Kapattı mi?

Hay Allah'ım ya. [ağlama]

>> Allah'ım [nefes nefese kalma] sen yardım

edin.

>> Tamam Hümeyra. Tamam tamam üzülme.

Üzülme. Geçecek üzülme. Allah'ım sen

yardım et ya Rabbim.

>> [homurdanır]

>> Anne,

anne.

>> Hayır olsun. Pek tekin bir yere gelmedik

sanki. Baba

>> fark etmez.

Bir insan ne kadar korkutmaya

çalışıyorsa

bil ki en çok korkan odur. Isıracak

köpekte

havlamaz.

Ben biraz sonra gelirim. Beni biraz

bekle. Fazla uzun sürmez.

Ya baba bu adamın vakti de hükmü de

geçmedi mi? İzin verseydin ben

halletseydim ya.

>> Evlat

koyunun olmadığı yerde

hepimiz keçileriz.

Bana bak

onun yanında densizlik edip de benim

asabımı bozma. Affetmem.

Lan hadisiz köpek. Sen kime silah

çekiyorsun? Koy lan onun yerine. Dağılın

lan. Çivil dışarı.

Hadsiz köpek.

>> Haber gönderdim.

Hatanı bilip özür dileyeceğine haddini

açtın. Sen de oğlunu pek iyi

yetiştirememişsin.

>> Baba

kusurumuz olduysa

farkında değiliz.

Özür dileriz.

Buyur Mursel Baba.

Buyur.

Delikanlıdır daha. Hataları olur elbet

ama senin sakinliğini

şiddetinden daha büyük bilirdik. Mürsel

Baba ne yapmış bizim oğlan da böyle sert

çıktın?

>> Ali Aydan benim manevi evladım gibidir.

Geçen de vuruldu. Altını bir değiştim.

Senin oğlan çıktı. Şimdi de üzerine

işlemediği bir suç yıkıldı.

Adımla selamımla sana haber

göndermiştim. Oysa şimdi sen söyle

bakalım kim kabahatli.

Sözümü ezen sen misin yoksa senin sözünü

ezen evladın mı?

Demek ki

iyi yetiştirememişiz evladımızı.

Eline sağlık.

Bu aleme

bir şeylerini kaybedecek olanlar giremez

derler ya. Yalan. Asıl

kaybedecek bir şeyleri olanlar bu

alemden çıkamaz.

Ben kaybedeceklerimi kaybettim, çıktım.

Yepyeni bir yola girdim. Ama bir iki

kişi için yeminimi bozar, cehennemi göze

alırım. Bu kişilerden bir tanesi de Ali.

>> Demek ki o kadar önemli senin için bu

Ali.

O zaman senin hatırın için elimizden

geleni yaparız. Ama işin ardında

Karanoğulları varmış. Mürsel baba.

Demek Umur Karanoğlu da senin gibi

salmış evladını kum havuzuna. İki velet

akıllarınca oyun oynuyorlar.

Oğlunun yaptığından babasının bile

haberi yok.

Peki

babasına haber vermemizin senin için bir

mahsuru var mı Mürsel Baba?

Yok.

Ali bu işe daha fazla karışmasın. Adı

temizlensin yeter.

Yoksa bu mevzu büyüdükçe büyür.

Gerisi senin bileceğin bir iş.

Eyvallah.

Teyze, teyze, teyze, teyze. Dur. Ne

oldu? Ne oldu? Dur.

>> Hoş geldin.

>> Hoş bulduk.

>> Yeni bir gelişme var mı?

>> Var, var. Bir şeyler öğrendim. İçeride

anlatırım sana. Kim var içeride? E, Tül

Hanım'la İly Hanım kahvaltı ediyorlar.

Buyurun.

>> Abim ve babam çıktı mı?

>> Çıktılar efendim. Ayrı ayrı çıktılar.

Koray beyle Roza Hanım beraber çıktı.

>> Ha tamam. Şermin teyze senin işin

vardır. Güçlerini yormayalım.

Teşekkürler.

>> Rica ederim ya.

>> Teşekkürler.

>> Elden haber var mı?

>> Şey iyiymiş. Hümeyra Hanım'ı aramış.

Konuşmuşlar ama az konuşmuşlar.

>> Başka?

>> Başka da bir şey yok bu kadar işte.

>> Of teyze ya. Of ya. Bir tek anasını mı

arıyor bu çocuk? Beni niye aramıyor ya?

Beni niye aramıyor ya?

>> Tamam tamam

>> ablacığım afiyet olsun. Geç kalmışsınız.

Bugün

>> birilerini bekledik ama gelmedi.

>> Gelinle bozuldu ablam ya. Bu defa sana

laf sokmadı çünkü Roza ve abim günaydın

bile demeden çıkmışlar.

>> Aa ne oldu ki?

>> Eee benim bildiğim şöyle bir olay var.

Annem Roz'ya sormadan Roza'nın

eşyalarını abimin odasına taşıttırmış.

Roza da yani niyeyse buna aşırı

sinirlenmiş.

>> E neden bozulmuş ki? Normal. Onlar karı

koca

>> ya. Bizim ailede pek rastlanmasa da

hayatta kişisel sınırlar da varmış. Biz

de bunu öğrenmiş olduk.

>> Çok biliyorsun sen. Reyhan'a söyle

teyzene bir servis açsın. Hadi.

>> Yok ablacığım. Yok. Teyzeciğim sen benim

yerime otur. Ben yemeyeceğim çünkü.

Allah'ın izniyle bugün niyetliyim.

>> Aa

o ne demek şimdi?

>> Aa yanlış mı söyledim? Şey oruç tutmak

istiyorum da akşam iftarda yemek

yiyeceğim.

>> Doğru.

Şaka yapıyorsun değil mi?

>> Hayır, ciddiyim.

>> Allah tamamını erdirsin ablacığım.

>> A teşekkür ederim.

>> Ay bir de teşekkür ediyor. Kız öyle

denmez. Allah kabul etsin denir. Nişan

mı bu?

>> Evet.

>> Gerçekten delireceğim.

>> Gel şu masada konuşulanlara bak.

>> Abla ne var? Kız heves etmiş işte. Bırak

bu kız kaç tane ilaç kullanıyor biliyor

musun sen? Seray yüz verme şuna.

Tek derdi senin zamanında yaptığın gibi

aydanlara yaranmak.

>> Ben de diyordum ki teyzeciğim laf ne

zaman dönecek dolaşacak? Annem bir

şekilde bir şekilde konuyu aydanlara

getirecek diyordum. Konu yine oraya

geldi.

>> Senin başka bir gündemin mi var kızım?

Varsa yoksa Ali.

Ama Ali nerede?

Ali'ye artık ulaşılamıyor. Çünkü Ali

polisten kaçıyor.

>> Sen Ali'yi mi merak ediyorsun anneciğim?

Hı? Hiç merak etme. Sen sıkma canını.

Babam yardım ediyor bana çünkü. Babam

halledecek. Babam çözecek o işi. Hiç

merak etme sen.

>> Çözsün çözmesin artık bu konu kapandı.

Anladın mı? Sinirimi daha fazla bozma.

İki lokma bir şey ya şuradan ilaçlarını

iç sonra.

Aklın çıkıyor değil mi?

İlk defa kontrol edemediğim bir şey

yapıyorum diye senin aklın çıkıyor anne.

Üstelik istemediğim biriyle evlenecek

olmam seni delirtiyor.

Aklın çıkıyor senin.

>> Evet, aklım çıkıyor ama sesim çıkamıyor.

Çünkü sen bizi canınla tehdit ediyorsun.

Ama bak şimdiki duruma bak. Ali nerede?

Ortada ne evlilik var ne Ali.

Kızım

seni salak yerine koyuyorlar

ama sen göremiyorsun ne yazık ki.

Sakin ol.

Of. İster ağla ister zırla. Sağlığım

bozulduğu zaman vicdan azabı

çekmeyeceğim.

>> Vicdan azabı öyle mi? Anne sende şu

kadarcık vicdan azabı olsa biz bugüne

kadar buna şahit olmuş olurduk. Değil mi

İlym?

Kalbinden geçenleri şimdi aklına gelmiş

gibi söylemene gerek yok. O yüzden

orucumu da bozmuyorum. Bozmayacağım.

Burada da oturmuyorum.

Afiyet olsun.

Kızım sen bugün okula gitmedin mi

>> ya? Aklım buradayken okula gitsem ne

olacak anne sanki?

>> Dur.

Ne yapıyorsunuz bakalım? Ispanaklı

börek.

Abim çok sever.

Belki akşam her şey düzelir de beraber

yeriz diye [müzik] yapalım dedim. Gülfem

>> iyi düşünmüşsün. Aferin.

Allah güzel gönlüne göre versin.

>> Ben yaparım dedim Hümeyra Hanım ama

yardım etmek istedi sağ olsun.

>> İyi yapmış. Böyle böyle öğrenecek her

şeyi.

Aslında geç bile kaldık.

abinin mürvetini görelim de sana da bir

an önce hayırlı bir kısmet çıkar

inşallah.

>> Anneciğim onun derdinde miyim ben şu an?

>> Öyle deme kızım. Demir tavında dövülür.

Bak Ali çoktan evlenmiş olsaydı

bunların hiçbiri gelmeyecekti başımıza.

>> Abimin evlenmesiyle ne ilgisi var bu

durum?

>> Var kızım var. Bak Kerem abine ne kadar

mutlu karısıyla. Evden işe işten eve.

Hali de evli olsaydı

şimdi yerini uyduğunu bilirdik.

Gözümüzün önünde, dizimizin dibinde

olurdu.

Hata bizde

değil mi Gülfem? Hata bizde.

>> Ne diyeyim ki Hümeyra Hanım? Ben evli

değilim ama bakın hep yanınızdayım.

Ya bak işte evlilik kimseyi [müzik]

değiştirmez ama bekarlık değiştirir

kızım. Bekarlık insanı günaha sürükler.

Her şey yoluna girsin. İkinizi [müzik]

de evlendireceğim.

Seni de evlendireceğim Gülfem. Sen de

kurtulamazsın.

Bak nasıl yüzü güldü evlilik [müzik]

lafını duyunca.

>> Allah tüm dualarınızı kabul etsin Meyra.

>> Amin. [homurdanır]

Kızlar ben çok halsizim.

[homurdanır] Siz iftarı halledersiniz

zaten değil mi

>> anneciğim? Bende burası. Sen gittin

anneciğim.

Sağ ol kızım.

Ne o? Haber mi çıkmış? Bir şey mi

yazmışlar

>> yani? Yok, çok şükür.

Ya duyulmadı ya da birileri engel oldu.

Merve okula gitmemiş bugün mutfakta. Ben

de dedim kızlara akşama bir şeyler

hazırlayın diye. Halim yok çünkü.

İyi yapmışsın hallederler. Ama sen böyle

bak üşüteceksin. Hem Rana Hem Eyra

anneni üstüne bir şey getiriver. Hadi

kızım.

Evet. Üşmesin.

Sağ ol kızım. Bir şey diye

>> Ali bir daha aramadı değil mi?

Yok

ama sesini duyurdu ya o da yeter.

Geri zaman değil diye soramadım ama

odaya girdiğimde Ali'ye isyan ediyordum.

Bittik diyordum.

Bu işle ilgili değil değil mi?

Dua edelim de öyle olmaya. Ne sen sor

ne ben söyleyeyim fazilet. Bak her şeyi

içine atıyorsun. içine attığın her şey

gönlünü, kalbini çürütür.

Evet, biz seninle her konuda

anlaşamayabiliriz

ama Ali'ye verdiğim kıymeti iyi

bilirsin. Ümeyra,

>> bilirim tabii. Bilmez miyim?

Ama nasıl söylerim onu bilemiyorum işte.

Hiç yakıştıramıyorum ki oğluma.

Sana bile söylemeye dilim varmıyor.

Düşün.

Hira

>> Ali kaza geçirdiğinde yanında olan kız

vardı ya hani.

>> He

>> hani Ali'yi hastaneye götürüp sonra

ortadan kaybolmuştu. H

>> o kız

Koray'ın ecnebi karısıymış.

Rozaymış.

Yok canım olmaz öyle şey. Yanlışın var

senin. Hem o kız niye saklansın canım?

Hem Ali'yi nerede bulmuştu hastaneye

getirmiş.

Ya insan inanamıyor değil mi?

İnanmak istemiyor. Her şey gözünün

önünde ama konduramıyorsun işte. Hümeyra

ne diyeceksen de artık. Bak aklıma türlü

türlü şeyler geliyor.

>> Fasilet biz ne yapacağız?

>> Ali Umur Bey'in gelinine aşık olmuş.

Ne diyorsun sen?

Allah'ım ya Rabbim

Roza sen misin ya? Yardım et acı. Dur

dur dur.

>> Kerem Bey.

>> Yardım edeyim.

>> Ne oldu? Bir şey mi oldu?

>> Niye yardım istedin ya?

>> Yok yani. Ne işiniz var burada bu

saatte? Onu sormak istedim

>> yani. Geçerken uğurlayım dedim ya.

>> İnanın hiç sırası değil. Ben Roza'yı

bekliyorum çünkü.

>> A çok iyi. Roza gelsin. Onu da

soracaklarım var Ali ile ilgili. Yani

Ali'nin başına gelenlerle ilgili. Sana

bir şey söyledi mi?

Yalnız o konu Ra'yile ilgili değil de

sanki Beliz'le ilgili bir konu değil mi?

Ben sadece gerçeği öğrenmek istiyorum.

>> Bakın Rozay'yı Kora getirecek buraya.

Ona neden burada olduğunuzu açıklayamam.

Lütfen.

>> Bilen bana yalan söyleme. Ben sizi geçen

gece gördüm birlikte.

Bunların ikisini kim biliyor? Bunların

gizlice buluştuğu bir yer var mı?

Bak sen bu işin neresindesin? Bana söyle

bunu.

>> Ay yok öyle bir şey Kerem Bey ya. Lütfen

gider misiniz? Bakın yok görüşme falan

ya. Varsa da ben bilmiyorum. Tamam

lütfen gidin. Geldiklerinde ne

diyeceğimi bilmiyorum. Gerçekten beni

zor durumda bırakmayın.

>> E sen alışkınsın yalan söylemeye.

Söylersin bir şeyler.

>> Senin ne işin var burada?

>> Ne oluyor Dilan?

>> Yok bir şey. Koray Bey ben geçiyordum.

>> Hay dur soru sordum sana.

Koray Bey geçiyorken uğrayayım istedim.

Benim ilgim var böyle sanatsal şeylere.

O yüzden

>> tamam. Belli ki sizin aceleniz var gibi.

E siz gidin isterseniz.

>> Kırmızı sen geçerken tesadüfen buraya

uğradın öyle mi?

>> Aynen öyle.

>> Güzel.

Senin kardeşini araman gerekmiyor mu?

Neden burası inecekti? Hı?

Dilen nereden tanıyorsun sen?

>> Biz biz düğünde düğünde sohbet etme

fırsatımız olmuştu değil mi?

>> Hı hı.

>> Rana biliyor musun burada olduğunu

yoksa işte mi zannediyor [müzik] seni?

>> Koray Bey ne demek istiyorsanız

söyleyeyim ben size

>> Kerem Bey ben size söyleyeceğimi

söyledim. Lütfen gidin [müzik] de dedim

bakın yanlış anlaşılır dışarıdan dedim

ben size.

>> Ne yanlış anlaşılması saçmalama.

>> Dilan ne diyorsun?

Siz var ya bulan aydanlar hepiniz

aynısınız.

Lafa gelince de ahlak bekçiliği

yaparsınız değil mi?

>> Koray Bey ben anlamıyorum gerçekten.

>> Ker ben size anlatmaya çalıştım ama yani

dedim uzatmayalım lütfen. Lütfen gider

misiniz?

>> Tamam. Belli ki aranızda bir yanlış

anlaşılma var ama biz sizi tutmayalım.

Aceleniz var görünüyor. Siz gidin.

>> Manyak mı bu herif? Ha?

Gelip de sana mı asılıyor?

>> Ne alaka? Hem olamaz mı yani? Beğenemez

mi beni?

>> Kızım onu mu diyorum? Herif evli.

Herifin kardeşi şu an cinayetten

aranıyor.

>> Bana ne bundan? Geldiyse geldi. Ağzını

payını aldı gitti. Tamam mı? Gördün

işte. Ne oldu?

>> Tamam Koray sen git. Biz Dilan'la bir

baş başa konuşalım.

>> Bence de.

Biz de sonra sakin sakin konuşuruz

Dilan.

Dilan, Ali'nin abisiyle ne işin vardı?

>> Gece Ali ile görmüş sizi. Benim

buluşturduğumu sanıyor.

>> O da mı öğrenmiş?

>> Başka kim biliyor ki?

>> Ali aradı. Annesi bir şeyler öğrenmiş

galiba. İma etmiş. Bu senle buluşmak

istiyor.

>> Şimdi de polisten kaçan biriyle buluşmak

için benden yardım mı isteyeceksin?

>> Buraya çağırmadım. Merak etme.

>> Bravo ya. Teşekkür ederim. Ne kadar

iyisin. Bak Koray bu adamı burada gördü.

Ona takıldı bir kere. Ben ne diyeceğim

ona? Çember giderek daralıyor.

>> Anlamıyorum.

>> Sen Korayla neden evlendiğini unutup

duruyorsun. Ali ile en ufak bir

dedikodunuz duyulursa o hayatını

kurtarmaya çalıştığın adamın ölüm sebebi

olacaksın.

Tamam. Son kez buluşacağım. Son kez.

Kendini de beni de kandırma Roza.

Sen hala kopamadın o çocuktan.

>> Ama az önce anlattıklarımızda kora ikna

olmazsa o zaman ne yapacağız? Onu

düşündün mü?

>> Senin onu ikna etmek gibi bir

sorumluluğun yok ki Dilan. Ayrıca

Ali'nin abisi gerçekten geçerken uğramış

da olabilirdi. O zaman ne yapacaktın?

>> Yalanı sürdür diyorsun. Yani sen iyi

alıştın böyle. E Ali için de bir yalan

bulam peşini bıraksın. Biz de rahat

edelim.

Var aklımda bir şeyler. Eğer söylediğime

inanırsa bu konu tamamen kapatır.

>> Ne söyleyeceksin?

>> Koraydan hamileyim diyeceğim.

>> Ne?

>> Evet. Sen beni sadece bir kere daha

idare et. [müzik] Bana yeterli. Tamam

mı? Bu son.

>> Emin misin peki?

>> Eminim. Başka çarem yok ki. Onun iyiliği

için

mesaj atmış. Ben gidiyorum Dilan. Merak

etme. Çok kısa zamanda gideceğim

geleceğim. Tamam.

>> Tamam. Dikkatli ol.

>> Tamam.

Geldiğin için sağ ol.

>> Sana başka şans bırakmadım.

Mecburdum.

>> Özür dilerim.

>> Ayrıca iyi olduğunu gözlerimle görmem

gerekiyordu.

Neden kaçtın?

>> Kaçmadım aslında.

>> Nasıl?

Boşver.

Nasıl olsa suçsuz olduğumu ispat

edeceğim.

>> Kaçarak mı?

>> Sen bana inanmıyor musun Ra?

>> Tabii ki de inanıyorum Ali.

Ama benim inanmam keşke bir işe yarasa.

>> Bana inanmam benim için her şeyden

önemli.

>> Ali lütfen.

Annem mi öğrendi diyordun?

Evet.

Hastanede küpeni bulmuş.

Arabada yanımda senin olduğunu biliyor.

>> Abini de biliyor.

Dilan'ın yanına gelmiş sabah seni sormak

için.

Rozra

aklım sende kalsın istemiyorum.

>> Kalmasın zaten Ali

>> Koray seni tehdit ediyorsa söyle bak.

Londra'ya dönmen için her şeyi yaparım.

Her şeyi organize ederim.

>> Ali anlamıyorsun. Ben burada tutsak

değilim. Asıl dönersem tutsak olacağım.

>> Nasıl yani? Anlamadım.

Hakkımda katıldığımız eylemden dolayı

yakalama kararı varmış. Hatta bazı

arkadaşlarımız 20 yılla yargılanıyormuş.

Sırf çocuklar ölmesin dedik diye.

>> Sen

sen bu yüzden mi Koraile evlenmek

zorunda kaldın?

>> Ali ben hiçbir şeyin zorunda kalmadım.

Ben Kora'yı tercih ettim. Bunu anla.

Seni tanımamış olsaydım buna inanırdım

ama seni tanıyorum.

>> Ne kadar tanıyorsun ki beni?

>> Koraı sevmediğini bilecek kadar.

>> Evlenmek için sevgi tek sebep değil.

Başka sebepler de var. İnsanlar tercih

ettiklerini yaşar.

Ben Kora'yı tercih ettim.

>> Bana mantıklı bir şey söyle o zaman.

Senden tek mantıklı bir cümle

bekliyorum. Bak söz veriyorum. Seni bir

daha rahatsız etmeyeceğim. Ben de kendi

yoluma bakacağım. Söz ama neden ya?

Neden? Bana bir neden ver?

>> Çünkü

>> çünkü ne?

>> Çünkü ben.

>> Çünkü sen.

>> Çünkü ben hamileyim.

Korein çocuğunu taşıyorum.

Türkiye'ye geldiğimde de hamileydim.

Hatırla bak tren de başım dönmüştü. Hani

düşmüştüm. Bayıldım. Sen tuttun beni.

>> Yalan söylüyorsun.

Yalan söylüyorsun.

İyi misiniz? İyi misiniz?

Gelin daha sakin bir yere geçersiniz.

>> Sen benden böyle bir şeyi niye sakladın?

>> Seni tanımıyordum bile. Nasıl

söyleyebilirdim? Ama hastaneye

gittiğimiz gün hiç şaşırmamıştım.

Hatırlamıyor musun? Doktorum var. Beni

kontrol ediyor demiştim.

>> Bak inanmıyorum sana.

>> İnanmak istemiyorsun çünkü. Neden apar

topar korayla evlendim?

>> Sus. Başka bir şey duymak istemiyorum.

Sus. Evlenmek için tek sebep sevgi değil

diyordum az önce. Başka sebepler de

olur. Bir çocuğu babasından ayırmamak

yeterli bir sebep değil mi Ali?

>> Rozan, niye benden sakladın?

Niye benden sakladın? Söylemedin.

>> Ne değişecekti?

Anneme bile söylemedim. Sana niye

söyleyeyim?

>> Belki senin hakkında şimdi

düşündüklerimden daha iyi şeyler

düşünebilirdim. Çünkü

ben ne aptalmışım be. Sana inandım.

Senin beni gerçekten sevdiğine inandım

ama sen

hiçbir şeye değmezmişsin.

Sen hiçbir şeye değmez misin?

Yazıklar olsun sana.

[müzik]

>> [müzik]

>> yaş Ç

[müzik]

[müzik]

[müzik]

Hay

[müzik]

>> [müzik]

[müzik]

>> Faik Bey hoş geldiniz.

>> Hoş bulduk.

>> Hoş geldiniz Faik Bey.

>> Hoş bulduk.

>> İstediğiniz raporlar hazır. Buyurun.

>> Sağ olun kızım.

>> Vallahi ilk uğradınız Faik Bey.

Siparişler azalınca üretimi de azalttık

ama bu sefer giderleri ödeyemiyoruz.

Elif Hanım gösterir [homurdanır]

misiniz?

>> Buyurun.

>> İnsanlar tedirgin. Ramazan ayında işçi

çıkarımı olur mu olmaz mı? İnsanların

aklında bin bir türlü soru var.

>> Efendim Kerem?

>> Ha baba Ali bir karakola teslim olmuş.

Haber verdi şimdi avukatı da

yönlendiriyorum ben.

>> Ha doğrusunu yapmış. Aklın yolu bir.

>> Dur dur da var. Asıl katil suçunu itiraf

etmiş.

>> Baba merak etme hala aklınıceak. Tamam

mı sen de korkma?

>> Ne diyorsun ya? Allah'ıma şükürler

olsun. Allah'ıma şükürler olsun. Hangi

karakoldaymış? Hemen gidelim alalım.

>> Yok yok. Eee, daha akşama kadar

sürebilirmiş işi. Bekletecekler yani

işlemleri uzun sürebilir.

>> Tamam oğlum olsun gidelim orada

bekleriz.

>> Tamam baba ben gidiyorum. Şoför de

söyleyeyim seni alsın getirsin. Tamam

mı? Hadi orada görüşürüz.

>> Tamam. Annen de ara merak etme sen.

>> Tamam tamam merak etme. Hadi merak etme.

Her şey iyi olacak. Tamam.

>> Fait Bey hayırdır bir soru mu var?

>> Yok yok şükürler olsun. Yok.

>> Allah'ım şükürler olsun ya Rabbim.

Allah'ım ben ama dedim benim oğlum öyle

şey yapmaz dedim.

Eee neredeymiş şimdi Ali?

He

ne zaman dönecekmiş ebe?

Tamam tamam tamam oğlum. Ne olur bizi

habersiz bırakma gözünü seveyim. Sağ ol

çocuğum sağ ol. [homurdanır] Abinin

suçsuz olduğu ortaya çıkacak.

>> Ali'yi bulmuşlar mı peki?

Neredeymiş? Neredeymiş?

>> [kahkaha]

>> Neredeymiş?

>> Karakoldaymış. Kendi gitmiş zaten oraya.

İfade verecek herhalde.

>> Allah sana şükürler olsun. Allah'ım sana

şükürler olsun.

>> Ama şimdi sırf kaçtı diye [müzik]

inşallah başını işe almaz. Kötü düşünmek

yok. Kötü düşünmek yok. Merve sen hemen

mutfağa koş. Akşam en güzelinden bir

iftar sofrası hazırlayalım.

>> Tamam kız. Hadi.

Alo Beliz abla.

Allah dualarımızı kabul etme.

Allah'ım çok şükür. Gerçekten mi? Of çok

sevindim. Ne zaman evde olursunuz peki?

Tamam tamam. Ben şimdi babamı da

arıyorum. Süreci hızlandırır. Belki

haberleşiriz. Olur mu? Tamam canım. Hadi

görüşürüz. Bay bay.

>> Oh Allah'ım sana şükürler olsun.

>> Yine ne var acaba? Babanı niye

arıyormuşsun?

>> He anneciğim. Ali'nin suçsuz olduğu

ispatlanmış. çıkarak oldularmış.

>> Ne oldu? Yaptıysa benim için yapmıştır

diye bir şeyler söylüyordun.

>> Yok ben senin gibi kesin hüküm vermedim.

Olasılıkları değerlendirdim

ama bak anne yanılmışsın yine.

>> Evet yanılmışım.

Bence o adam herkes için her şeyi yapar

ama senin için hiçbir şey yapmaz. Bak

bunu düşünememiştim ben.

>> Sen burada istediğini konuş. [müzik] Ben

Alilere gidiyorum. Benim Ali'yi görmem

lazım. Tamam mı?

>> Melis

daha ne kadar kendini rezil edeceksin?

Ali senin eski sevgilini öldürmekle

suçlandı ya.

Oraya gitmen daha provoke edici

olabilir. Hem Ali'ye hem ailesine

sertacı ve yaşadıklarını tekrar tekrar

hatırlatman ne kadar doğru.

Anne

sen bütün bunların hepsini benim canımı

acıtmak için yapıyorsun.

Yapma

>> kızım.

Gerçekler senin canını acıtıyor. Ben

değilim. Ali'yi arama sorma.

>> Bak bakalım aklına bile geliyor musun?

>> Yanılıyorsun.

Hem de öyle bir yanılıyorsun ki

en kısa sürede göreceksin.

>> Alo. İyi bir haber vermek için aradığını

söyle Celo.

>> Keşke diyebilsem Karan oğlu.

Ama durumlar kötü.

>> Ne oldu?

Ali Aydan yine bir şekilde kurtulmayı

başarmış.

>> Sen benimle dalga mı geçiyorsun Celo?

Hani her şey kontrol altındaydı.

>> Ölen öldü

vallahi. Daha çok olan da bizde oldu ha.

>> Maşallah bir tek sana bir şey olmadı

şimdilik.

>> Sen hem işi çözemeyip hem de beni tehdit

mi ediyorsun? Celo

>> polis bizim peşimize takılırsa

ne diyeceğiz polise?

He içerideki adam

>> öterse

olur mu? Olur.

>> Ne istiyorsun?

>> Vallah babam yakama yapıştı.

Ancak babanla doğru düzgün bir iş

yaparsa beni rahat bırakır.

>> Ben de seni

Şimdi ben diyorum ki biz böyle evlatlar

birer adım geri çekilelim.

Büyükler alışverişini yapsın. ticaretini

yapsın.

Onu istiyorum. Doğru mu?

>> Tamam. Tamam. Ayarlayacağım. Ama sakın

bu işin altından kalkmış gibi konuşma

benle. Celo. Bu sefer sen bana

borçlusun.

>> Öyle olsun.

>> Nerede kaldı bunlar ya? Hı?

>> Şu tam da iftar saati ya.

Biz onları bekler miyiz ki?

>> E Bülent herhalde.

>> Ne oldu? Acıktın galiba bugün. Melek

lokması yok muydu?

>> Yok ya. [müzik]

>> Getirin kızlar getirin. Hadi çabuk.

Şimet böyle dursun. Böyleye böyle mi

koydun yavrum?

>> Evet. Hurmaları da bir tabağa daha mı

koysam?

>> Koy koy. Hurma çok gider. Külfem sen

halledersin.

Teşekkür. Alo.

Efendim?

Ha tamam tamam tamam dur. Gelmişler.

>> Hadi bakalım. Gelmişler. Haydi iftar.

Haydi

>> hadi. Aş koş.

Kız

[kahkaha]

Allah'ım şükürler olsun ya Rabbim.

Oğlum çok şükür Allah'ım.

Ah aklımızı aldın. Aklımızı.

Yokken neler çıktık bir bize.

>> Ay geçti geçti. İyisin değil mi olsun?

>> İyiyim iyiyim [müzik] iyiyim

>> iyiyim de siz niye dışarı çıktınız?

Zaten içeri gelecek.

>> Bil ne kadar sevildiğini.

>> Hadi hadi ezan okunacak. Hadi

>> gel. Dur

>> gel gel gel geç geç geç. Had geç.

Aacağım kuçuna gel çocuğum gel

koc hemen otur.

>> Gel yavrum.

He aferin sana. Çorbanı koyayım senin.

Aferin. Hoş geldin.

>> Gülfen dur oğlumun çorbasını ben

koyacağım. Şöyle

>> koyduk.

Yemekler bak tam senin istediğin gibi.

Afiyet olsun Selim benim. Şunu şuraya

veriyoruz.

>> Alırım çocuğum.

>> O ne Reyhan?

>> Ramazan pidesi.

>> Görüyorum da.

>> Beliz hanım istemişti. Getirttik.

Ben bayılırım. Bir tane alacağım. Çok

teşekkür ederim. Of gitsin re.

>> Vallah ben de istiyorum bir tane. Küçük

olsun. Bakayım.

>> Ekmek sayılmayan kızın haline bak.

>> Harbiden nefis koktu ya. Ver bakayım ona

bir tane.

>> Abi yavaş yiyin. Bana da bırakın bir

tane.

>> Tabii güzelim. Daha var

>> daha var Beriz Hanım merak etmeyin.

>> Roza inanılmaz bir lezzettir. Bu dene

bak.

>> Ay mis gibi koktu. Deneyeceğim.

>> Yalnız Roza biliyorsun ekmek o kadar da

faydalı bir şey değil.

Allahuekber. Allahuekber.

Amin.

>> Ne oluyor ya?

>> Beris kızım yavaş. Boğulacaksın.

>> Allah kabul etsin kızım.

>> Teer

[homurdanır] Reyhan.

>> Buyurun.

>> Hazır orucunu açmışkenizin ilaçlarını

getir de kontrol edilemez, öngörülemez

ve hal aldım.

Bana bak kız. Sen bunu bilerek yaptın

değil [müzik] mi cadı?

>> Abi ne olur şu salatayı bana ver be. Çok

canım çekti.

>> Yavaş ama yavaş boğulma.

>> Çok iyi olmuş

>> kızım. İyisin değil mi? Gerçekten

>> iyiyim.

İyiyim babacığım. Yalnız fark ettiyseniz

bu bir ilk. Yemek masasından ben

kalkmadım. Annem kalktı.

Gerçekten bu bir ilk ve annem galiba

yaşlanıyor.

>> Yalnız bana haksızlık ediyorsun. Çok

ciddiyim. Roza, mücadel

>> kızım bütün gün yemek yemedin oruç

tutacağım diye bak midene oturacak.

>> Merve yazdı.

Ali abinin suçsuzlu olduğu ortaya

çıkmış. Evdelermiş.

[iç çeker][ani nefes alır]

Çok sevindim senin adına Beliz. Ama sen

niye buradasın? Ben sanıyordum orada

olursun.

>> Ya canım teşekkür ederim.

Ama ben istedim ki onlar bir gün ailecek

başa kalsınlar.

>> Babacığım

>> söyle kızım.

>> İyi ki benim babamsın.

Yaptığın her şey için çok teşekkür

ederim.

>> İyi ki de sen benim kızımsın. Bir daha.

>> Senin her zaman her verdiğin kararda

yanında olacağım.

Hiç korkma.

Bakma kız öyle sütten. Seni de seviyoruz

herhalde.

Alimiz çok şükür girdiği sınavdan annın

akıyla çıktı. Birbirimizin hatasını,

kusurunu aramak gibi gaflete düşmeyelim.

Zaten aile dediğimiz [müzik] şey bir

elin parmakları gibi bir aradayken

göşüdür. birlikte tutar, birlikte

kavrarsa

o zaman vazifesini eksiksiz yapmış olur.

>> Yüce Rabbim bizi altından

kalkamayacağımız şeylerle sınamazsın.

>> Amin.

>> Amin.

>> Amin.

>> Afiyet olsun.

>> Sevdin bunu

>> Ali, oğlum yemeğin bitince [müzik]

seninle şöyle baba oğul bir konuşalım.

Olmaz mı?

>> Olur. Babam

>> az önce dediklerini kendin de

unutmayacaksın değil mi? Abi

>> o kadar da bunilet.

[kahkaha]

Dinliyorum baba.

>> Ali

şimdi söyleyeceklerimi

>> benden duy istedim.

>> Çalışanlarımızın

üçte birini işten çıkartıyorum.

Omur Bey değil mi? O bir şey yaptı.

>> Yani onlarda kriz var diyor.

Siparişler esı gibi olmayacak diyor. E o

da haklı.

Hem bizden daha iyi fiyat veren

şirketler var. Bizim maliyetimiz yüksek.

>> Tamam baba. Maliyetimiz yüksek kabul.

Ama bizim yaptığımız şeyin de kalitesi

ortada.

>> E ne yapayım oğlum?

İş vermeye devam etsin diye adamın

gırtlağını mı çökeyim? Yani zaten o işi

bize kızının hattına vermişti.

Şimdi

evlilik yoksa hatırla oku.

Yakında siparişler komple kesilirse hiç

şaşmam.

Elizle evlenirsen

her şey hall olacak mı yani?

Boş ver be oğlum. Yani biz seni

evlenmeye zorladıkça

Allah bizi başka başka şeylerle sınıyor.

Ali hatamı anladım. Bundan sonra başıma

ne gelecekse

katlanmaya razım.

Ben gereken neyse yapacağım.

İçini ferah tut.

Çözeceğim bu meseleyi.

Oğlum bu işin tek bir çözümü var.

O da iki ailenin birbirine verdiği sözü

tutmazsın

yani.

Ama şimdi [müzik] senin durumun,

Bediz'in durumu

ne bileyim ben yani bu saatten sonra

kimse bizim [müzik] niyetimizin ciddi

olduğuna inanmaz ki. Sen sen takma

kafanı. Boş ver. Tamam.

Ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Baba

beni seviyor.

Sevilmek sevmekten [müzik] daha mutlu

hissettirir belki.

Aşkım çay geldi.

Kerem hadi gel. Gel üşüteceksin burada.

Hastasın zaten.

>> Şunlara bak Rana. Hava olana kadar da

sıkı fıkı sarılıyorlar birbirlerine.

>> Böyle böyle anlayacaklar kıymetini. Sen

merak etme.

>> Bugün bile

babam

Ali'ye daha yakınsa benden

asla bana sıra gelmez.

>> Faik Baban'ın bilmediği şeyler var Ali

hakkında.

Ali'nin gönlünü kaptırdığı kız var ya.

>> Sen ne biliyorsun? Bak kimseye söyleme.

İhale bize kalır. Ha

>> sen de mi biliyordun? Aşk olsun sana ya.

Ben de fırsat koluyorum burada sana

anlatmak için.

>> Kimden öğrendin sen?

>> Halayla anne konuşuyorlardı da öyle

duydum yani. Kulak misafiri oldum şu an.

Bir şey Ali'yi hastaneye Roza götürmüş.

>> Herkes biliyor demek ama bilmem.

Geliyor. Güzel.

[homurdanır]

>> Ben duymasaydım benden saklayacak mıydın

bunu

>> ya? Fırsat olmadı Rana. Yaşadıklarımıza

baksana Allah aşkına. Hadi tamam uzatma.

>> İyi be. Tamam hadi içeri geçiyoruz. Bak

yanlış anlayacaklar.

>> Tamam geç geliyorum

>> hadi.

>> Tamam geliyorum ben. Geç geç.

>> Sen bugün misafir odasında mı kalacaksın

yine?

>> Yani her gün her gün öyle olmaz. O zaman

aynı odaya taşımamızın anlamı kalmadı.

Ee

>> e'si ya aynı yatakta yapmamız aramıza

bir şey olacağı anlamına gelmez ki.

Bunu alışsan iyi olur.

>> Hayır olmaz.

>> Peki

[homurdanır]

sana biraz daha süre veriyorum. O zaman

ben de şurada yatarım.

>> Gerçekten mi?

>> Evet. Roza sen niye beni kafanda

canavarlaştırıyorsun? Ben onu

anlamıyorum.

Ben sana ne yaptım?

Seni sevmek dışında ne yaptım? Cevap

ver. Duymak istiyorum.

Evet. Bazen hiç istemediğin anlarda

önüne çıktım.

Ya da yıllarca senden vazgeçemedim.

Seni sevdim. Unutamadım

ama

ne yaptım sana?

Ben kötü bir insan değilim.

>> Koray sen beni bu evliliğe zorladın ya.

>> İşte orayı karıştırıyorsun.

Sen benden bir yardım istedin.

Ben de hem holdingi hem kendimi ortaya

atıp senin yardımına koştum.

Ve bunun karşılığını istedin bende.

>> Bunun daha fazla konuşmanın sana hiçbir

faydası yok.

Ben senle burada

aynı yatakta uyumasam da

bu arada seninle aynı havayı solayarak

da uyumak bana eder.

>> Başka çarem yok zaten. Ama şimdi müsaade

edersen üstümü giyineceğim.

Ben çıkacaktım zaten.

Babamla bir şey konuşmam lazım.

Ben sana bir sürpriz yapacaktım ama

böyle emir vakil olsun istemedim.

>> Sürpriz.

>> Hı hı. Biz holding olarak şimdi

[boğazını temizler] bazı yardım

kuruluşlarına destek olmak istiyoruz.

Bunu da yaparken böyle insani bir yerden

olsun, herkesi birleştirici bir şey

olsun istiyoruz.

Mesela çocuklara, savaş mağdurlarına

destek olmak.

Bizimle Holding'de böyle projede

çalışmak [müzik] ister misin?

>> Sen

ciddi misin?

>> Hı hı.

Hani ne yapacaksın?

Bütün gün böyle evde mi oturacaksın?

Bence sen bu evlilikten değil de

benim sana dayatacağımı zannettiğin

hayattan korkuyorsun

ama

çalışmak istemiyorum.

>> İsterim.

Çok isterim. Tabii ki de. Yani çocuklara

da yardımım dokunacak. Çok çok isterim.

>> Harika. O zaman ben babama söylüyorum.

Şimdi hemen bir şeyler ayarlıyoruz.

>> Hı hı. Tamam. Tamam.

Hadi giyin sen.

>> Çok sevindim Ayşe'in yoluna girmesine.

>> Ben de vallah peş peşe gelen olaylardan

sonra gülenşinin olmasına bile korkar

olmuştum.

>> Birileri seni göremeyince okulda ruha

bağladı.

>> Ben de ailevi bir meselesi var. Arama

sakın dedim. Aramadı bu arada değil mi?

>> Yok.

>> Arasa da açamazdım zaten.

>> Ben de öyle dedim. O da bana dedi ki,

"Hangi devirde yaşıyoruz? Ne olacak?"

Niye dalga geçiyor bu çocuk benimle?

Seninle niye dalga geçsin ya? Sen ne

kadar güzel bir kız olduğunun farkında

mısın?

Küser miyim? Gerçekten

ben hiç öyle düşünmedim ki kendimi.

>> Sen çok güzelsin

ya. Bu zamana kadar bir erkeğin sana

aşık olmaması zaten saçma olan şey.

Hatta şöyle söyleyeyim. Nerede

oturduğunu falan sordu. Yani söylesem

atlayıp gelecekti. O kadar zor bir

durumdaydı Yiğit. Sakın.

>> Merak etme. Tabii ki söylemedim

adresini.

>> Yarın okulda görürsün dedim.

Biz de yarın okula devam edelim mi?

>> Olur. Tamam. İyi diyorsun. Teşekkür

ederim.

>> Sen çok değerli ve güzelsin.

Bunu unutma.

Seni seviyorum.

>> Ben de sana. İyi geceler.

>> İyi geceler.

Baba hayırdır? Akşam akşam. Sözleşme

tercümeden ancak gelebildi. Koray Bey,

saat farkından dolayı da geceden imzalı

kopyalarını tarıp mail atacağım.

>> Bazılarınızın mesaisi hiç bitmiyor

Koray. Efendim

>> ona göre de zam alırız diye umuyorum

Umur Bey.

>> Hı hı. Bana kim zam yapacak acaba? Çok

merak ediyorum.

Şu iş bitsin. Emeklilik vaktim geldi.

>> Bilmem. Anlatabildin mi Kayı? Efendim?

Sen bu anlaşma konusunda gerçekten

kararlı mısın?

>> Sağ ol. Ondan

>> rica ederim. İyi geceler.

>> Riskler her zaman vardır oğlum.

Ama büyük zaferlerde

büyük riskler alınarak kazanılır.

>> Alo. Şimdi ayrıldım. Yanından şirkete

geçiyorum. Hiçbir sorun yok.

>> Zor oldu ama başardık desene sonunda.

>> Ufak tefek pürüzler kaldı ama

halledilmeyecek şeyler değil.

>> Hiçbir şeyden şüphelenmirsin.

E konuşuruz sonra. Kendine dikkat

[müzik] et. Tamamdır.

Bak ortak, karanoğlu Holding'in

güvenilirliğini sarsacak adımlar atıp

itibani yerle bir edeceğiz ki sen ortaya

çıktığında bütün medya ve basın senin

yanında olabilsin.

Olmasınlar sorun yok.

Suçum yakında zaten zaman aşımına

uğrayacak. işlemediğin bir suç. Bazen

senin kafan da karışıyor ha. Karını sen

öldürmedin.

Umur Karanoğlu baldızını öldürüp suçu

senin üzerine attı.

Yapabileceklerini bir düşün. Neden bu

kadar temkinli davrandığımızı anlarsın o

zaman.

>> Kolay mı zannediyorsun ölümden beter

yaşadığım onca sene?

Tam

tam kızım olduğunu öğreniyorum.

Umurun olu çıkıyor karşıma. Vakti

gelince bütün sırlar ortaya çıkacak.

Endişelenme.

Sadece bizim değil Umur Karanoğlu'nun

sırları da bunca yıl beklediğimize

değdi.

Holding'i onun başına geçireceğiz.

Kalabalıktan fırsat bulup yalnız

kalamadım. Yarın oraya geleceğim.

Konuşuruz.

Çünkü sen ne?

>> Çünkü ben hamileyim.

Biz sadece arkadaş kalacağız.

Bugün benden kaçamazsın. Seni okula ben

bırakıyorum.

>> Ne saçmalıyor bu ya?

Yok artık gelmemiştir. Yok. Alo.

>> Günaydın.

Hazırlandın mı?

Bak geç kalacağız okula. Neden

soruyorsun ki? Ne oldu?

>> E yazdım ya sana. Okula giderken sizin

orada durdum. Hadi çık gel bekliyorum.

>> Yiğit şaka yapıyorum da. Hayır şaka

yapıyorum da.

>> Yo

yapmıyorum şaka.

>> Geliyor mu ses?

>> Yiğit bak mahvedirim seni. Ben yapmazsam

annem yapar. Annem yapmazsa abilerim ya

da babam yapar. Duyuyor musun beni? Bak

bu şartlar altında hemen oradan ayrılman

gerekiyor. Senin

>> biraz fazla abartıyorsun gibi geldi

bana. Hem beni göreceksin diye bu kadar

heyecanlanma ya bence. H

>> ya ben şaka yapmıyorum.

>> O zaman ne yapalım? Eee sen annene,

babana, abilerine gözükmeden çık gel.

Hadi bekliyorum.

Yiğit

ya.

>> [müzik]

>> Niye böyle telaşlı [müzik] gidiyor bu

kız?

çıkarken haber de vermedi. Aa mer

>> ne işin var senin burada ya? Nasıl

gelebilirsin sen buraya

>> ya? Bir ağır ol ya. Bir ağır ol ya. Ne

yaptım sanki? Kötü bir şey mi yaptım

ben?

>> Hala kötü bir şey mi yaptım diyor ya.

Mal mısın sen? Mal mısın Yiğit? Kafan

basmıyor mu senin ya? Git derken şaka mı

yapıyordum ben sana?

>> Korkuyor musun sen?

>> Ya bir de korkuyor musun diyor ya. Bir

de korkuyor musun diyor. Basıp gider

misin lütfen kimse görmeden. Hadi.

>> Tamam bak sakinleş. Bin arabaya beraber

gidelim. Ha

>> beraber gidelim diyor ya. Delireceğim

hala beraber gidelim diyor.

>> Tamam bak özür dilerim tamam mı? Ben bu

kadar büyük bir problem olacağını

düşünmemiştim ama seni bu durumda

bırakamam. İyi olduğundan emin olmam

lazım. Bak ya binersin beraber gideriz

ya da seni burada beklerim. Yiğit

lütfen. Kimse görmeden dönmem gerekiyor

benim. Lütfen ne olursun git ya.

>> Ya tamam işte kimse görmediyse bir

problem çıkmaz. İlk geldi aldı dersin

ya. Uzatma hadi artık bin şu arabaya

tamam mı? He bak bir daha yapmayacağım.

Söz veriyorum ama sakinleş lütfen.

Merve.

Benim için bir şey yapmak istiyorsan

lütfen git buradan git. Lütfen.

>> Anne

>> geç çabuk içeri.

>> Anne yanlış attım.

>> Geç.

Yürü

>> anne ya.

>> Yürü.

>> Anne yanlış geç.

E yemin ederim bir şey yapmadım. Ne

olursun gibi.

Ben her şeyi gözlerimle gördüm.

>> Anne lütfen dinle. Ne olursun ben bir

şey yapmadım. Anne ne olur lütfen dinle

ne olursun.

>> Ne dinleyeceğim seni? Gözümle gördüm

diyorum. Kapının önüne erkek arkadaş

getirmek ne?

>> [müzik]

>> Anne yap.

>> Yazıklar olsun sana. Ben seni böyle mi

yetiştim? Yazıklar olsun sana. Yürü

>> geç içeri. Ne oluyor?

>> Yapma yolum yapma. Ne olursun

>> yürü

>> ben bir şey yapmadım. Yemin ederim ben

bir şey yapmadım.

>> Dur dur çekiştirme kızı.

>> Gülfem Ali'yi çağır. Kadın delirdi.

>> Deliririm tabii. Deliririm. Senin bu

yeğenen gizli gizli arabada erkeklerle

buluşuyor.

>> Yanlış anlamışsındır. Yapmaz mı eğer

böyle bir şey? Bak bir otur. Önce bir

kızı dinle. Kızım ne oldu? Anlat bakayım

bana. Sen ne anlatacak acaba? Gözümle

gördüm diyorum.

>> Sen anlat bana. Vardır bir açıklaman.

Anlat ki annen de rahatlısın.

>> Yemin ederim bak. Yemin ederim ben

çağırmadım. Kendisi gelmiş zaten. Ben

kızmak için gittim. Gittim git dedim

ona.

>> Madem öyle ne işin vardı çocuğun

arabasında? Niye bindin?

Ben yalnınıza gelmeseydim. Kim bilir

nereye gidecektiniz.

>> Anne vallahi okula gidecektik bak.

Vallahi okula gidecektik ya. Zaten

[ani nefes alır]

zaten olay çıkmasın diye bindim ben

arabasına. İlyonun da biliyor. Benim

hiçbir suçum yok anne. Gerçekten ben

yanlış bir şey yapmadım. Kendiliğinden

çıkıp gelmiş. Vallah zaten okuldan

arkadaşım merak etmiş beni okula

gitmediğim için. Vallahi bir şey

yapmadım. Anne yapma.

>> Okul arkadaşın öyle mi? Ne fark eder?

Bir erkeğin arabasına tek başına

binemezsin.

Düşünüyor musun o aklınla? Baban duysa

ne yaparız ya? Çabuk git odana.

Okul mokul yok bugün sana. Git

>> anne. Yeter.

Yeter abiciğim. Abiciğim hadi sen Ozana

geç. Hadi

>> gel aşkım.

Gel aşkım gel.

[homurdanır]

>> Anne ne yaptın sen bu kıza? Baksana ne

hale gelmiş kızcağız.

>> O kendi kendini bu hale getirdi.

>> Anne Merve sınırlarını bilen bir kız.

Bak kesin sen yanlış anlamışsındır.

>> Zaten okuldan arkadaşım dedi. Bence sen

abartıyorsun Hümeyra.

>> Sana abartıyormuşum gibi gelir tabii.

Hümeyra

ya normal arkadaşı olsa öyle parmak

uçlarına basa basa gizli gizli çıkar mı

dışarı? Ama tabii ya sen elalemin

kızıyla gönül eğlendirip bırakırsan

başkaları da senin kız kardeşinle gönül

eğlendirip bırakır.

>> Anne sen ne dediğinin farkında mısın?

Kendine yakıştırıyor musun bu lafları?

>> Ben artık kendime neyin yakışıp

yakışmadığını bilmiyorum çocuğum.

Sayenizde delirdim. Ben ben olmaktan

çıktım.

>> Hümeyla sen bir artık normale dönsene.

Gel. Tamam.

>> Anne bence de sen bir sakinleş. Ondan

sonra konuşuruz. Böyle devam edersen

kalbini kıracağım. Ondan korkuyorum.

>> Ben biliyorum başıma bunların niye

geldiği.

Belizin ahını aldık çünkü.

Allah affetsin. Ah tuttu belisi.

>> Bak babama da abime de bu olaydan

bahsetmek yok. Aramızda kalacak. Ayrıca

ortada bir şey de yok. Hiçbir şey

bilmiyorsun.

Neyse ben çıkıyorum şimdi. Dönünce

konuşacağız.

Ali

>> Ali bir dakika dur

>> halacığım sonra konuşalım mı? Merve

yanlış yapacak bir insan değil. Eğer ona

sinirlendiyse.

>> Hala bak ben Merve yüzünden

sinirlenmedim. Anlamıyor musunuz? Döndü

dolaştı iş yine belizle bana geldi.

>> Oğlum dua et. Annen kimse duymasın diye

dilini tutabildi. Annenin kızgınlığı

sana belizen değil ki.

>> Nasıl yani? Anlamadım.

>> Oğlum sen nasıl yaparsın ha? Evli

barklılı kadınla olacak şey mi bu? Bak

annen Roza'nın durumunu bilmeseydi

Merve'ye de bu kadar sert çıkmazdı.

Kadının da artık dengesi şaştı. Be oğlum

>> bak halacığım

böyle bir şey yok. Ne bunları sen

söylemiş ol ne de ben duymuş olayım.

Oğlum yok demekle bu yok olmuyor.

Bambaşka biri olsa neyse bu kız Belizin

de yengesi. Ali olmaz.

Bak ben seni çok seviyorum.

Her yanlışında, her hatında kapı gibi

arkanda dururum ama bu olmaz.

>> Hala bak gerçekten böyle bir şey yok.

Gerçekten

zaten başlamadan bitti her şey.

Ayrıca

Roza hamileymiş Korayda.

>> Ne çabuk? Dün bir, bugün iki.

>> Geçmişleri varmış işte. O yüzden apar

topar evlenmişler. Ben ilk tanıştığımda

Rozan'ın hayatında Kore'in olduğunu

bilmiyordum. Bilsem böyle bir şey yapar

mıyım? Ala beni tanımıyor musun?

>> Yapmazsın.

Yapmazsın oğlum, yapmazsın. Ama bize de

hak ver.

Neyse ben annenle konuşup konuyu

kapatacağım.

>> Sağ olun.

>> Peki şimdi nereye?

>> Belizle konuşmaya gidiyorum. Dünden beri

arayıp duruyor beni.

Yüzüle konuşacağım.

>> Bak şimdi Belize'de olursan

her gün Roza'yı görmek zorunda

kalacaksın.

Boşver ne olacaksa olsun ikisini de

çıkarıver hayatından.

Doğrusu bu.

Merveciğim. Hadi ağlama artık. Hadi.

Aa bak elon arıyor. Hadi kalk konuş

istersen ben çıkayım.

>> Yok yenge konuşmak istemiyorum kimseyle.

Ne babama söylerse bitirim ben. Ne

yapacağım yenge? Okula da gitmek yok

dedi. A olur mu öyle şey? Ben varım.

Kerem abin var yanında.

Hem sana bir şey söyleyeceğim ya. Sen

genç kızsın. Tabii ki de sevgilin olacak

mı? Yok ama yi ya. Yemin ederim yok.

Gerçekten yok ya. Yok. Vallahi yok. İyi

tamam ben sana inanıyorum. İnşallah

Hümeyra anne de inanacak.

Hadi ağlama artık. Gel gel sarılayım

sana. Gel.

Yok. Açmıyor

>> ya. Bu kıza kötü bir şey yapmazlar değil

mi? Yani benim söylemeye dilim varmıyor

ama

dayak falan atmazlar değil mi benim

yüzümden?

>> Yok artık Yiğitçim. Aa hangi devirde

yaşıyoruz biz? Ayrıca hiç öyle insanlar

değiller. Lütfen.

>> Tam olarak da öyle insanlar kızım.

Bağnaz, düşüncesiz, geri kafalı

insanlar.

Ne kendini ne yi kandır

>> ya. Ben hiç böyle bir şey olabileceğini

düşünmedim. Kusura bakmayın siz de

lütfen.

>> Benim Hümeyra annem şefkatli bir

kadındır. Ayrıca çocuklarını çok sever.

Hani diyorum ki belki Yiğit'i evin

etrafında gördüyse endişelenmiş olabilir

ama oturur, düşünür, sakinleşir.

Ondan sonra mantıklı bir resme oturtur

herhalde. Yani sonuçta olgun bir

kadındır o.

şey yapsam, gidip özür dilesem ben.

Adresinizi internetten buldum. Merve'nin

hiçbir şeyden haberi yoktu falan desem.

>> Yok, sakın öyle bir şey yapma. Bak

aramıyorsun da mesaj da atmıyorsun. Söz

ver bana.

>> Tamam, söz.

>> Ay, hadi çocuklar, hadi. Zaten okula geç

kaldınız. Bu insan için ne enerji ne

zaman kaybına değer.

>> Çok doğru söylüyor annem. Burası sizin

enerjinizi yutabilir mesela. Ben mesela

ablacığım burada burada burada burada

oturmayı hiç istemiyorum. gidiyorum şu

anda. O yüzden

hafta içi de hafta sonunda olabiliyor

derslerimiz. Biraz da grubun genel

kararıyla belirliyoruz aslında.

>> Kesin şu gün diye bir şey yok yani.

>> Yok. Belirli bir sayıya geldiğimizde hep

beraber karar veriyoruz. Şu anda hafta

sonu iki tane atölyemiz var. Cumartesi

11 ve pazar akşam 800'de.

>> Peki çok teşekkür ederiz ilginiz için.

Biz bir düşünüp karar vereceğiz.

>> Her zaman beklerim.

Görüşmek üzere.

>> Teşekkürler. İyi günler.

>> Hoş geldin Koray.

>> Seni unuttum [müzik] zannettin değil mi?

>> [homurdanır]

>> Unutmadım.

>> Benzin mi bu?

>> Koray. Koray dur. Ne yapıyorsun? Dur

dur. Ne olur yapma. Dur.

>> İki seçeneğin var. Bir bana gerçekleri

anlatırsın. Ben de bu çakmağı yerine

koyarım.

>> Yapma. Ne olur ne olur.

>> Ki

seninle dışarı çıkar.

Minik yangınımızın büyümesini izleriz.

Seçim senin. Koray ne olur ne olur ne

olur yapma. Bak benle hiçbir alakası yok

o adamın. Gerçekten kardeşimi sormaya

gelmiş.

>> Senin Ali ile alakan ne?

>> Benimle alakası yok. Yemin ederim yok.

Ne olur kapat şunu. Ne olur.

>> Dinliyorum.

>> Ben çok korktum. O yüzden söyleyemedim

sana. Gerçekten

>> otursana. Ayakta kaldım.

Gel Belis. Pardon müsait misin? Müsaitim

gel. Aşağıda göremedim de seni. İyi

misin diye merak ettim.

İyiyim. Annemle konuşuyordu. A geliyor

mu yoksa?

Başka bir konu var. Londra'da

bir süre önce Filistin için eyleme

katılmıştım. Hakkımıza soruşturma kararı

açmışlar.

>> Neden?

>> Sen ne yaptın ki?

>> Masup çocuklar öldürülmesine engel olmak

istedim.

>> Abim, abim biliyor mu? Çünkü bak

gerekirse holdingin avukatlarını araya

sokar ama bir şekilde halledersen sakın

canını sıkma.

>> Biliyor biliyor. Zaten bana da o haber

verdi. Benden önce öğrenmiş.

>> Canım abim ya. Nasıl da sevdikleri için

hep böyle bir adım önde davranıyor.

Yanlış anlamazsam ben sana bir şey

sormak istiyorum. Annen bizimle tanışmak

istemiyor mu? Ya da

senin evlendiğini biliyor musun?

Bilmiyor.

Nasıl desem? Benim annem biraz

dar görüşlü biri.

Müslüman bir Türkle evlendiğimi

öğrenirse kızabilir.

Özür dilerim. Özür dilerim. Gülüyorum

ama ne kadar benim anneme benziyor

farkında mısın?

>> Çünkü benim annem de dindar birisiyle

evlenmemi istemiyor. E şey yapalım. Biz

bu ikisini tanıştıralım. Ne dersin?

Bence çok iyi anlaşırlar.

>> Hı. Tabii mutlu olurlar.

>> Keşke Ali ile biz de abimle sizin kadar

hızlı hareket edebilseydik.

Nasıl bir duygu?

Ne?

>> Sevdiğin adamla aynı yatakta uyumak,

uyanmak,

böyle istediğin zaman onun o kokusunu

içine çekebilmek nasıl bir duygu?

O kadar iyi bir duygu demek ha? Ay

Allah'ım ne olur ya. Ne olur ben de

yaşamak istiyorum bu duyguları. Lütfen.

Umarım mutlu olursun. Melis

sen de. Sen de mutlu olur Roza. Çok

mutlu ol hem de.

Ali arıyor. Eee Ali arıyor çünkü bugün

Ali gelecekti buraya. Telefonu açayım

ben değil mi?

Alo aşkım. Tamam tamam tamam. Geliyorum

ben senin karşıma. Bay bay.

Ali gelmiş.

Sen de gel. odalara kapatma kendini

tamam mı? Sohbet ederiz.

>> Yiğitim, müsait olduğum bir zamanda uzun

uzun sohbet etmek isterim.

Bizim kapımız kızlarımızın arkadaşlarına

her zaman açıklır.

>> Çok teşekkür ederim. Görüşmek üzere.

>> Görüşürüz.

Niye geldi şimdi bu?

>> E hani kızların arkadaşlarına kapın her

zaman açıktı. Annem H kızım bu adam

ablanın arkadaşı olmaktan çıktı.

Belalısına döndü. Ne ararsan var adamda.

[homurdanır] Abartıyorsun.

>> Anneciğim damını kapıda mı karşılıyorsun

artık?

Allah'tan kendi kendine gelin güvey

oluyorsun da bu hadsizliğe benim cevap

vermem gerekmiyor.

Aşkım bu ne güzellik? Sabah sabah gözüm

gönlüm açıldı ya. Hoş geldin. Hoş

geldin.

>> Nasılsın? İyi misin biraz daha?

>> Çok daha iyiyim. Merak etme.

>> Çok iyi.

Hadi gel.

Gel.

>> Özacğım. Sabahtan beri görmedim seni.

Hasta falan değilsin değil mi? İyisin.

>> İyiyim iyiyim. Her şey yolunda.

>> Ali geldi.

Aliciğim gel böyle otur.

>> Merhaba Tün Hanım.

>> Merhaba.

>> Merhaba Rza.

>> Merhaba. Hoş geldin Ali.

Seni uzun bir süre göremeyiz diye

düşünüyordum.

>> Çok şükür suçsuz olduğum ortaya çıktı.

Ateş olmayan yerden duman çıktı. Yani

>> aslında öyle değil. Beni vuran çocuk

öldürülünce doğal olarak polis de benden

şüphelendi.

Yani

ne ateşin

ne de dumanın

sebebi ben değilim.

Aa, benim senin elini tutmam yasak değil

mi? O zaman şey oluyor. Orucumuz

bozuluyor bizim.

>> Sen de mi niyetlisin?

>> Evet Ali. Evet. İki gündür hem de.

Anneme sor istiyorsan.

>> Evet. Oruç tutuyor. Alması gereken

ilaçları da ihmal ediyor. Ya rica

ediyorum. Bir şey söyler misin? Sağlığı

bozulacak. Yani oruç tutmasının şu an

uygun olmadığını anlat lütfen.

Pardon açmam gerekiyor.

Geleceğim.

>> Ne yapmaya çalışıyorsun?

>> Ne yapıyorum ki?

>> Anne, söylediğin cümlelerin altında

iğneleme var. Ben bunu fark etmiyorum mu

zannediyorsun? Ha? Ben sizi yalnız

bıraksam daha iyi.

>> Ben iğneleyici konuşmam.

Her şeyi açık açık insanın yüzüne

söylerim.

>> Bak kalktı gitti Roza.

Sadece Ali değil. O da dayanamıyor senin

konuşmalarına.

>> Kim uyduruyor bunları anlamıyorum ki.

Öyle kesin işten çıkartılma gibi bir

durum yok.

Tamam tamam. Zaten ben akşam gelecektim

uğrayacaktım yanınıza. yüz yüze

konuşuruz.

>> Ali ne yapıyorsun? Görecekler şimdi.

>> Neden hala kimseyi söylemediniz?

>> Neyi?

>> Bak hamile olduğunu Beliz bilseydi

kapıda müjdeyi verirdi bana. Niye

saklıyorsun orada? Niye söylemiyorsun?

Bebek yüzünden evlendiğimizi düşünürsün

istemiyorum Ali. Yani öyle karar verdik.

Hem daha sen neyi sorguluyorsun?

Bak içeride senin için annesiyle kavga

eden bir kadın var.

Ben bu yüzden çıktım zaten. Kavga,

sinir, stres bebeğime ve bana iyi

gelmiyor. Biz uygun bir zamanda korayla

herkese anlatacağız.

Sen de bizi rahat bırak artık.

Sen var ya sen bizim aramızı bozmak için

elinden geleni yapıyorsun anne. Ben

hepsinin farkındayım. Ya devam et çünkü

yaptıkların hiçbir işe yaramayacak anne.

Aramızı bozayacaksın.

>> Benim işte yapmama gerek yok ki. Siz

zaten birbirinize uygun değilsiniz.

Anlaşamıyorsunuz ki

>> anneciğim.

Bak ben hatalar yaptım. Tamam mı? Şimdi

de o yaptığım hataları telafi etmeye

çalışıyorum. Ve Ali de bunu görüyor.

Buna saygı duyuyor. Senin gibi yapmıyor.

Anne

>> sen kendine saygı duyuyor musun peki?

Bir erkek için hiç olmadığın gibi

davranıyorsun.

>> Birini sevmek,

onun için fedakarlık yapmak kötü bir şey

mi anne? Aa bir dakika bir dakika bir

dakika. Ben ben kime ne anlatıyorum ki?

Sen ve fedakarlık. Çok ikisini yan yana

getiremiyorum.

>> Seninki fedakarlık değil. Düpre

aptallık. Ya görmüyor musun? Bu ailesini

kullanıyor. Babanın parası için, gücü

için, kendi işlerini büyütmek için

oğullarını sana yamıyorlar.

>> Yeter.

Yeter.

Sus

sus. Anne.

Ali öyle birisi değil.

Ali hakkında böyle konuşamazsın. Ali

beni istemeseydi [müzik] buraya kadar

gelmezdi. Elimi tutmazdı benim.

Biliyorum anne. Biliyorum.

Benim sevdiğim kadar beni sevmiyor.

Biliyorum

ama seviyor.

O da seviyor. Annem

>> rüya görüyorsun.

Kuruşluk adam için sevgi güveniyorsun.

>> Dilenirim. Dilenirim.

Ben onun kapısının önünde yatarım.

Niye biliyor musun?

Çünkü ben bu kocaman evde gerçekten şu

kadarcık sevilmedim ya.

>> Tülün Hanım gerçekten yeter.

>> Ali hiç düşün.

>> Bakın benim hakkımda istediğinizi

söyleyebilirsiniz

ama ailem hakkında böyle konuşamazsınız.

Öyle mi Ali? Peki benim ailem ne olacak?

Bu kızın sağlığı bozuluyor.

>> Anne, çocuk oyuncağına çevirdiniz her

şeyi. Bu kızın sağlığı bozuldu.

Anlatabiliyor muyum? [müzik] Onun saf

duygularından yararlanıyorsun. Görmüyor

muyum sanıyorsun? Ha?

>> Bakın yanlış görüyorsunuz.

Kabul ediyorum. İnkar da etmiyorum. Biz

belizle sancılı bir süreç yaşadık ama

sorunlarımızı yavaş yavaş çözmeye

başladık.

Yakında da evleneceğiz. O zaman benim

hakkımda da, ailem hakkında da

düşünceleriniz için pişman [müzik]

olacaksınız.

Ali,

Ali,

Ali, Ali. Bir saniye durur musun? Özür

dilerim. Hepsi için özür dilerim.

Sen bir şey yapmadın ki. Sen niye özür

diliyorsun Belis?

>> Olsun. Annemin söyledikleri için. Neyi

duydun, ne kadarını duydum bilmiyorum

ama annemin söylediği her şey için özür

dilerim.

Anneme bakma san o konuşuyor öyle.

>> Beni gerçekten seviyor musun?

>> Bu nasıl bir soru ya?

Çok seviyorum

ben. Seni çok seviyorum. Sen bunu

bilmiyor musun?

>> Neden sana bu kadar acı veren birini

hala seviyorsun?

Çünkü

benim senin yanında çektiğim acı,

sensizken çektiğim acının yanında

hiçbir şey.

Ama bak

ben sandığın kadar mükemmel birisi

değilim.

>> Ben mükemmel aramıyorum ki.

Bir mükemmelim sensin.

Ben sana çok aşıım.

Ali sen az önce şey dedin içeride bir

şey dedin. Yakında dedin. Evleneceğim

dedin. Ben duydum. Sen ciddi misin

onunla?

>> Hala sen de istiyorsun.

>> Çok. Aa. Aa. Çok istiyorum.

Çok çok istiyorum. Çok istiyorum. Tabii

ki de.

Ali sen ciddi misin?

Ciddisin.

Çok istiyorum. Her şeyden çok istiyorum.

Çok istiyorum.

Allahu ekber. Allahu ekber.

Allahu ekber.

>> Hadi Allah kabul etsin. Afiyet olsun.

>> [homurdanır]

>> Gel kardeşim hadi.

Üme

senin başka bir derdin var.

Ben [boğazını temizler]

aslında yemeğin sonunda söyleyecektim

ama hazır vakti gelmişken bir şey

paylaşayım sizinle.

Bugün Beliz'in yanına gittim. Konuştuk

ve sorunlarımızı çözdük.

>> E harika bir haber bu.

>> Güzel.

>> En yakın zamanda da evlenelim istiyoruz.

Ali oğlum emin misin? İyi düşündün mü?

>> Halacığım nasıl iyi düşündün mü? Zaten

yani uzun zamandan beri nişanlılar ya

hani sözlüler vakit geçiriyorlar.

>> O kadar uzun sürmesinin sebebi zaten

anlaşamıyor olmalarıydı.

>> Anlaşırlar anlaşırlar. Beliz o evden

çıksın bu eve gelsin. Hiçbir sorunları

kalmaz. Aferin oğlum. Bize de kendine de

yakışanı yapmışsın.

>> Aynen öyle. E zaman derken de ne zaman

>> bilmiyorum.

Şimdi şanımıza yakışan bir düğün yapalım

desek Ramazan yakışı kalmaz. E Ramazanın

bitmesini beklesek bu sefer de geç olur.

E en iyisi biz bu gençleri haramdan,

günahtan koruyacak kendi aramızda bir

tören yapalım. Heh.

>> Yani Ali de böylelikle kararından

dönemezsin öyle mi abi?

>> Hala ben kararımı verdim.

Kararımdan da dönmeyi düşünmüyorum.

Beliz ve ailesiyle [müzik] konuşalım.

Onlar için uygunsa

ben kabulüm.

>> Aslan kardeşim benim be.

>> O zaman şöyle yapalım. Ben Umur beyle

bir konuşayım en yakın zamanda. Bir

dakika ya. Niye yakın zamanda biz yarın

akşam bu mevzuyu

çözelim.

Ben delirmek [müzik] üzereyim artık

yola.

En azından bir cez olsun kızımı göreyim.

Ben artık pes ettim senin isteklerini.

Mantık falan aramıyorum. Çok bunaldıysan

yarın sabah beraber çıkar gezeriz

arabayla. Dönerken karanun oradan da

geçeriz şansını artık. Ama fevri bir

hareket etmeyeceğine dair söz

vereceksin.

>> Söz tabii ki abi. Her şey konuştuğumuz

gibi yavaş yavaş adım adım her şey.

İntikamımızı adım adım alacağız.

Kızım

adım adım kavuşacağım.

Uyumadığını ikimiz de biliyoruz.

>> Hastayım, iyi değilim.

>> İyi olmaman için özel bir sebep var mı

bugün?

[homurdanır]

>> Tartışmak mı istiyorsun?

Ama mecbur bırakıyorsun.

Sabahtan beri şirkette sakinlemek için,

birazcık sakinlemek için milletin

içinden geçtim.

Önüme gelene bağırıp çağırdım.

Haberin olmadı mı?

>> Neden haberim olacakmış? Anlamadım.

>> Güzel.

Güzel.

Dilan sonunda yola gelmiş. Aferin onu.

>> Dilan mı?

>> Dilan tabii.

>> Ne oldu Dilan'a? Bir şey mi oldu?

>> Buluştuk.

Biraz dertleştik.

Arkadaşlığa dair konuştuk.

Dostluğa dair konuştuk.

Güven dair konuştuk.

>> Korkutuyorsun beni Koray. Ne oldu?

>> Sen Dilan'la arkamdan iş çevirip gizli

gizli Ali ile mi buluşuyorsun?

>> Ne?

Kim söylüyor böyle [müzik] saçma

şeyleri?

>> Kim söylüyor saçma şeyleri?

Sen beni salak mı sanıyorsun kızım? Ha?

Madem bir imza attın arkasında

duracaksın.

Evlendik biz evlendik.

>> Korkutuyorsun beni Koray

>> kork

>> kork. Ya ben elimden gelen her şeyi

yapıyorum sadece sen mutlu ol diye bana

böyle mi veriyorsun karşılığın Roza?

>> Sen burada kendi kendine kafamda

kuruyorsun. Bir de gelip bana hesap mı

soruyorsun?

>> Sorarım sorarım. Ben senin kocanın Roz.

İlk önce bana sonra bu evdeki herkese

karşı senin bir sorumluluğun var. Beni

salak yerine koyamazsın.

Hey hey hey abi. Abiciğim ne oluyor ya?

Sesiniz ta dışarıya geliyor.

>> Yok bir şey belli. Sen merak etmemişsin.

>> Ne demek bir şey yok. Roza şu haline

bak. Sesinizi ta odamdan duydum. Abi sen

hiçbir kadına böyle davranmazsın. Böyle

bağırmazsın. Ne oldu?

>> Melis çık dışarı. Bu benim Rozaile

aramda.

>> Hayır abi. İzin verirsen burada

kalacağım. Ne oluyor ya? Sen bir

başkasının bana böyle davranmasına izin

verir misin?

>> Amelisiz tamam. Aramızda bir yanlış

anlaşılma var. Çözeriz birazdan. Sen

git. Hayır. Roza.

Abi tanıyamıyorum şu an seni. Şu

dönüştüğün insana bak ya. Sen Ali'nin

bana böyle davranmasına izin verir

misin?

>> L ne Ali'nin Ali'nin neler yapı.

>> Tamam tamam Koray. Bunun Ali ile Beliza

bir ilgisi yok. Bu kendi aramızda olan

bir şey.

>> Bak gör.

Gör bu ailede sana ne kadar değer

veriliyor. Gör.

Roza ağlama ya. Lütfen lütfen ağlama

abi ya. Tamam üzülme olur mu? Ben şimdi

gideceğim onunla konuşacağım.

>> Hayır ne olursun sana yalvarıyorum.

Hiçbir şey söyleme olur mu?

>> Bakayım o zaman bir. İyi mi?

Şimdi aman be abi be. Aman be

abim.

>> Belis

ne oluyor burada kızım?

>> Eee bir şey yok babacığım.

>> Gel gel

>> geleyim. Tamam geleyim ya.

>> Geç.

>> Tamam.

Evet.

E şey

Raile abim birazcık tartıştılar. Abim de

dışarıya çıktı.

Ben de konuşmak istediğim için

arkasından gidecektim.

>> Dün bir [müzik] bugün iki.

>> Niye alıp veremiyorlar anlamıyorum ki.

Yeni evli değil mi bunlar?

Bırakalım şimdi bütün bunları. Daha

önemli mevzular var. Faik aradı.

Ali ailesiyle konuşmuş.

>> Çok merak ediyorum. [müzik] Ne demiş Ali

Bey?

>> Bize biraz tuhaf gelebilir ama e

uzun zamandır iki aile arasında yaşanan

bu gerginlik bitsin.

Bir an önce aramızda bir tören yapalım.

Eee kısaca nikah kıymak istiyorlar.

Sen de hayır dedin değil mi?

>> Ne

>> ya? Umur inadına yapıyorlar. Eğer Bis

evlenecekse onların [müzik] istediği

gibi öyle kuru bir nikah töreni olmaz.

Ben o şekilde evlendirmem kızımı.

>> Yok

öyle değil tülüm.

Sanırım istedikleri imam nikahı.

Ne?

İman zika. Hı hı.

>> Şimdi bunu mu kabul edeceğiz?

>> Evet, kabul edeceğiz tabii ki de. Yani

niye etmiyoruz ki? Ayrıca ben konuştum

Ümeyre anneyle. Ben istedim, ben

söyledim. Görmüyor musun ya? Ali

muhafazakar bir çocuk. İmam nikahı

kıyılmadan benim yanıma yaklaşmıyor.

Elimi tutmuyor. Görmedin mi bugün?

>> Ah benim saf kızım. Sanki onun derdi o.

>> Ben safilim anneciğim. Göreceksin sen

yakında.

>> Babacığım, babacığım,

>> babacığım, babam. Benim babam benim

babam.

>> Dur, dur. Tamam.

>> İyi ki benim babam. İyi ki benim babam.

>> Tamam. Sen iyi oldun.

>> Ali orada mısın?

Allah kabul etsin.

>> Sağ ol.

Gel.

>> Ali

sen yetişkin bir adamsın. verdiğin

kararların arkasında durabilecek kadar

da olgun birisin.

>> Halacığım

>> benim için endişelenme.

>> Nasıl endişelenmem? Gerçekten sevmediğin

kızla evlenecek misin?

>> Herkes severek evlenmiyor ki.

Yani

çoğu mantık evliliği aşk evliliğinden

uzun sürüyor.

Beliz gibi bir kızla evlenmek mantık mı

sence?

>> Hala lütfen

>> bana lütfen falan deme.

Ben eğer şimdi konuşmazsam ömrüm boyunca

vicdan azabı çekeceğim.

>> Tamam.

Konuştun sayalım o zaman. Çünkü ben az

çok ne diyeceğini biliyorum.

Dönüp dolaşıp Rozaya gelecek konu ama

sana söyledim. O konu başlamadan bitti.

Hala

dilinde bitti de burada bitti mi?

>> Sen söyle o zaman ne yapayım? Roza evli

ayrıca hamile. Daha ne bekleyebilirim ki

Roza'dan?

>> Belizden ne bekliyorsun [müzik] peki?

>> İyi kötü bir geçmişimiz var Belizle.

Birbirimizi tanıyoruz. Beliz beni

seviyor.

Bak kız benim için hayatını tehlikeye

attı.

Annesiyle benim için tartışırken, beni

savunurken görseydin belki böyle

düşünmezdi.

>> Senin mutsuzluğun Belizi mutlu mu edecek

sanıyorsun? Ha Ali, o kızın psikolojik

sorunları var.

Belizin sana olan takıntısını

normalleştirmeye çalışma.

>> Normalleştirmeye çalışmıyorum.

Ben de biliyorum hala. Ben de görüyorum

her şeyi. Her şeyin farkındayım.

Bak sen de içini [müzik] ferah tut tamam

mı? Vicdanın rahat olsun. Yapman

gerekeni yaptın. Söyleyeceğini [müzik]

söyledin.

Benim artık hiçbir şey umrumda değil. Ne

olacaksa olsun. En azından beni seven

sayan bir insanla birlikte olayım. Bu

konuyu da bir daha açmayalım.

Ne diyorsun? Umur Bey böyle bir şey

kabul eder mi sence?

>> H

>> imam nikahını diyorum. Sana bir şey

söyleyeyim mi? Tülanım kesin güplere

binmiştir.

>> Yani Beliz istiyorsa onlar da mecbur

kabul edecekler artık.

>> Yani bugün evde başka bir mesele daha

oldu da bunu sana anlatsam mı anlatmasam

bilmiyorum yani. Çok arada arada kaldım.

>> Ne oldu yine

>> Merve ile? Anne

>> biliyorum biliyorum biliyorum. Annemin

bakışlarını gördüm Merve. Ya merak etme

kavga etmişlerdir. Bir iki gün

düzelirler.

Ama bu öyle bir şey değil.

>> Kerem.

>> H.

>> Ne oluyor ya? Sen bir dalgınsın bu akşam

>> ya. Hayatım iş güç işte. Şu yatalım

kalkalım da Umur Bey'in sipariş vermesi

için dua edelim. Bir de bunlarla

uğraşıyoruz.

>> İnşallah.

Canım şu telefonu etmem lazım. Tamam

işle ilgili. Gel.

Hayırlısı.

Gel bakalım. Ne? Anne. H

güzelim.

>> Alo.

>> Alo.

>> Buyurun

>> Kerem. Ben

>> ha yok artık. Telefonumu nereden buldun?

>> Niye bulamaz mıyım ya? Ben atölyenin

adresini bulurken telefon numarasını

görmüştüm. Öyle kaydettim diyelim.

>> Baskın yapıp rahatsız ettiğin yetmedi.

Şimdi de telefonla taciz mi ediyorsun?

>> Hayır. Hayır. Olur mu öyle şey? Aşk

olsun ya. Ben sadece bir özür dilemek

için aramıştım seni.

>> Başıma ne işler açtığını bilsen? Bir

daha arama beni sakın.

>> Dinle bak. Bir saniye. Bir

[müzik]

kocam Ah.

içimde

bir şey kanıyor.

Keskin bir vedanın yarası sızlıyor.

Yüzümde

bir şey soluyor.

Aynı [müzik] değil umudun rengi

kayboluyor.

Kalbimde bir yerde bir orman yanıyor.

Bıraktın şarkılar sahipsiz [müzik]

susuyor. Şiirler hep dargın. Dualar

şifasız. Ömrüme mıhlanmış bir cümle.

Kül olur kalbindeki [müzik]

zamanla.

Yana yana yana yana yana yana yana kül

olur kalbindeki [müzik]

zamanla.

Yana yana yana [şarkı söyleme] yana yana

yana. Kül olur kalbindeki [müzik]

zamanla.

Yana [homurdanır][şarkı söyleme] yana

yana yana yana yana yana. Kül olur

kalbindeki zamanla.

Yana yana yana [şarkı söyleme]

yana yana.

>> [müzik]

[müzik]

>> Bak bakayım.

>> Ay hayır teyze bu ne? Bu ölü gibi ya.

>> Tamam dur bir dakika. Şuraya bakacağız o

zaman.

Ay olur.

>> He bence de beyaz çok güzel oldu.

>> Güzel aslında ya.

Dini nikahta beyaz giyebiliyor muyum?

>> Evet. Giyilir. Niye giyilmesin?

>> İslamiyette dress kod falan yok mu?

>> Yani tesettürün bazı kuralları var tabii

ama işte benim de bildiğim kadarıyla

uzun olması, kapalı olması bir de içini

göstermemesi yeterli. Bu olur yani.

>> E tamam. Ben bir de buna böyle beyaz

güzel akan bir eşarp bulurum. Hatta her

zaman yaptığım bir model var ya şu

aşağıdan bir tane tık bağlarım. Çok

güzel olur.

>> Çok güzel olur.

>> Ben hala inanamıyorum bu

yaşadıklarımıza.

>> Ben de ablamın hala delirmediğine

inanamıyorum.

>> Şokta o şokta. Şoktan bir kendine

gelsin. Hepimiz hissedeceğiz onu. Merak

etmeyin.

>> Zavallı Tülin Karanoğlu her şeyi

anladığında çok geç olacak.

Söyleyeceğin hiçbir şey verdiğim kararı

değiştirmeyecek. Turun

>> çok pişman olacağız sonunda.

>> Viz intihara kalkıştığı zaman ben bu

konuyla ilgili net kararımı verdim ve bu

değişmeyecek.

Evladımın canıyla kumar oynamam. Dün

Beliz Ali'yi istiyorsa istediğini

alacak. Bu kadar.

>> Bu hep böyle mi olacak peki?

Ya bu duyulursa ben bütün çevreme rezil

olurum.

>> Sen de hiç kimseye söyleme o zaman.

bak bugün evimize gelecek olan hoca var

ya kızımızın cenaze namazını kıldırmak

için de gelebilirdi.

Şimdi sen bir anne olarak böyle bir

riski gerçekten göze alabiliyor musun?

>> Anladım. Belis her zaman canıyla bizi

tehdit edip istediğini alacak bundan

sonra.

>> Yo öyle değil.

Belis hayatı boyunca benden bir tek şey

istedi. O da bu.

Ve ona istediğini vereceğim.

Ali ile Beriz evlenecek.

Bitti.

Ben bu konuyla ilgili daha fazla bir şey

duymak istemiyorum. Ting. Anlaşıldı mı?

Hayır, Roze Hanım buyurun. Bir şey mi

istediniz? Hoş geldiniz.

>> Ben e bir bardak [müzik] su alabilir

miyim?

>> Tabii. Hemen

>> buy.

İyi misiniz? [müzik] Neyiniz var?

İyiyim. Sağ olun. İyiyim.

Neyi var bunun? Hali hal değil vallahi.

>> Ay ne bileyim ben hasta filan herhalde

ya.

>> Tamam Mürsel baba tamam biz de çıkıyoruz

geç kalmayın olur mu?

Nasip böyleymiş. İçim

rahat değil ama vicdanım rahat en

azından.

Heh. Herkes hazır mı? Yavaştan çıkmamız

gerekiyor artık.

>> Merve nerede? Onu göremiyorum.

>> O gelmiyor. Cezalı ama sen de

abartıyorsun

>> ya. Kızın abisi evleniyor. Şimdi üzülür

ama artık.

>> Hayır. Ne yapacak gelip? Yani dua

ederken, nikah kıyılırken hocanın

yanında mı duracak? Zaten ben söyledim.

Sınavı var. Çalışıyor dedim. Konuyu

kapattım.

>> Arabalar hazırmış. Dışarıda sizi

bekliyorlar.

>> Allah'ım sen bizi pişman etme ya Rabbi.

>> Tamam aşkım çıkıyoruz zaten şimdi. Sen

asıl orası bize hazır mı onu söyle.

[kahkaha]

Ben ablanın suratını çok merak ediyorum

asıl.

>> Baba şu işi de artık resmiyete dökmemiz

lazım bir an önce.

>> Oğlum buna da şükür. Hele bugün kazasız

belasız bir geçsin bakacağız

>> inşallah.

Bu arada Umur Bey başkasıyla çalışmaz

değil mi? Yani bak akraba alıyoruz

>> herhalde. Herhalde

>> baba [boğazını temizler]

annemler nerede?

>> Geldik geldik.

Bülent.

>> Evet dur kapatıyorum. Hadi

>> hadi bakalım. Hadi.

>> Emin misiniz?

Son bir kez düşünmek için daha vaktimiz

var.

>> Fazilet.

Baba. Ham şaka yapıyor. Biz konuştuk.

Doğru olanın bu olduğunu o da biliyor

değil mi alacğım?

>> Bilmek başka, hissetmek başka.

>> Hadi geç kalıyoruz. Gidelim artık. Ayıp.

>> Ali

oğlum benim.

Aslan oğlum benim.

Bak şimdi ağlatacaklar beni.

>> Hadi hadi arabaya geç kalmayalım.

>> Haydi bak.

>> Ben kapını açayım hala sana.

Rza

hazırlanmışım.

Konuşmayacak mısın benimle? Hı?

Biliyorum. Dün haklıyken haksız konuma

düştüm.

Haklı değildin Koray. Beni dinlemedin

bile.

Dilana ne yaptın? Açmıyor telefonlarımı.

>> Ya şu aramızdaki meseleyi çözebilmek

için süre istedim. O kadar.

>> Ne olursa olsun dilen telefonumu açardı.

Korkutmuşsun kızı.

>> Açmazdı.

Senin telefon kayıtlarını kontrol

ettireceğimi düşünürdü o.

>> Sen bir de benim telefon kayıtlarıma mı

bakıyorsun?

>> Henüz değil.

Ben bu ilişkiyi güven zeminine

oturtabileceğimizi düşünüyorum.

>> Bak Koray.

Evet ben Ali ile konuştum

ama aramızdaki yanlış anlaşılmaları

çözmek için

ben seninle evliyim.

Daisle evlenecek bu kadar.

>> Dün biraz fazla tepki verdim. Bugün de

sana inanmayı seçiyorum.

Çıkalım mı?

Está bien, está bien, mamá.

No te preocupes, estoy bien. Tengo que

ahora

>> annen hala söylemedin mi bize?

>> Ne diyeyim Koray? Ben çok aşık oldum.

Hemen evlendim mi diyeyim? İnanır mı?

>> Beni tanısaydın inanırdı bence.

Sen beni tanısaydın

Dilan'ın aşağıda seni beklediğini

bilirdin.

>> Dilen buradan mı?

telefonunu kaybetmiş. Sen de merak

edersin diye buraya geldi aşağı.

Sen hazır olunca inersin o zaman.

>> [müzik]

[müzik]

[homurdanır]

>> Bakalım kimsin sen

ve benim Kızım nasıl kandırdın?

Hoş geldiniz.

>> Buyurun.

>> Hoş geldiniz. Alayım ben.

>> Şu güzelliğe bak be. [müzik]

>> Bak diyorum ki teyze bunu şöyle

sarkıttık mı al sana fazilet.

>> Ay yok yok bir tane yeter. Bırak onu

sen.

>> Gel misafirlerimiz geldi. Ah hemen

geliyorum.

>> Hazır değil mi her şey yolunda?

>> Hiç merak etmeyin. Reyhan annem nasıl?

Sakinleştirici [müzik] aldım.

>> Acaba uyku ilacı mı verseydik böyle

bayılırdı? Rahat olurduk yani.

>> Çok mantıklı Reyhan.

>> Hadi hadi siz çabuk hazırlan. Ben de

misafirlere bakayım. Tamam mı?

>> Bir [homurdanır] 5 saat uyusaydı aslında

güzel olurdu biliyor musun?

>> Merhaba. Hoş geldiniz.

>> Hayırlı olsun.

>> Teşekkür ederim. Sağ olun.

>> Rozacığım

özür dilerim. Korayı anlatmak zorunda

kaldım. Ne desen haklısın.

>> Sen haklıydın Dilan. Belki de en büyük

hatayı ben yaptım.

>> Ne demek o?

Ayrıca ellerin niye soğuk senin böyle?

İyi misin?

>> İyi değilim. Ali'nin evlenmesinin beni

bu kadar etkileyeceğini bilmiyordum.

>> Canım

böylesi daha iyi oldu inan bana.

>> Hadi gidelim.

Ramazan'dan sonra şöyle [müzik] güzel

bir ziyafetli düğün yaparız, değil mi?

>> Elbette ki yakışanı olur zaten. E onuz

bir şey düşünmemem. Hepimizin o yani

başımızın tacı olur, eğlencemiz olur.

Onu da kutlamasını yapmak zorundayız.

>> Elbette elbette. Ya daha önce nikah

memurunun geç kaldığını gördüm de imamın

geç kaldığını ilk [müzik] defa

görüyorum.

>> E boşuna dememişler.

Çıkmayan candan umut kesilmez.

>> Aynı zamanda umut fakirin ekmeği de

demişler.

Sen hiç boşuna umutlanma

>> canım. Şimdi böyle şakalaşmanın sırası

mı?

Ben de merak ettim. Nerede kaldı bu

Mürsel Bey?

Tamam mı? Artık gidelim mi?

>> Oğlum içimden bir his şimdi kızın

çıkacak diyor. Ne olur biraz daha

bekleyelim.

>> Geldiler.

>> Geldi.

>> Selamünaleyküm.

Aleykümselam ve rahmetullah. Hoş

geldiniz.

>> Hoş geldin. Hoş

>> hoş geldiniz.

>> Hoş bulduk.

>> Hoş geldin. Hoş bulduk. Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

>> Sağ ol.

>> Lütfen ayakta kalmayın. Lütfen

>> şöyle

gel ablacığım. Buyurun.

>> Allah.

Allah'a şükür bu günleri de gördük. Ne

yapalım? Başlayalım mı?

>> Eee, bir an önce olsun. Hayırlısıyla

bitsin bakalım.

>> İnşallah. İnşallah.

>> Hay gelin nerede?

>> Maşallah.

>> Maşallah. Maşallah.

>> Güzel.

İçeride

bir hareketlilik var belli. Şimdi

gitmezsek başımıza iş alacağız sonra.

Kusura bakma.

İyiyim, iyiyim. Yok sorun.

Şahitlerin huzurunda

siz Umur kızı Belis Hanım, Faik oğlu Ali

Bey'i kocalığa helallığa kabul ettiniz

mi?

>> Kocalığa helal kabul ettim.

>> Kocalığa helallığa kabul ettiniz mi?

>> Kocalığa helal kabul ettim.

>> Hocalığa helallığa kabul ettiniz mi?

Evet hocam. Kocalığı helal kabul

ediyorum.

Siz Ali Bey, Umur kızı Belis Hanım'ı

Zevceli'ye, Helallahı'a kabul ettiniz

mi?

Kabul ettim.

Zevceli'ye heliallahı [müzik] kabul

ettiniz mi?

>> Kabul ettim.

>> Zevceli'ye helal Allah'ı kabul ettiniz

mi?

>> Kabul ettim.

Sizler bu nikah ahdine [müzik]

şahitlik eder misiniz? ederiz.

>> Şahitlik eder misiniz?

>> Ederiz.

>> Şahitlik eder misiniz?

>> Ederiz. [müzik]

>> Allah'ın emri, Peygamber sallallahu

aleyhi ve sellem'in sünneti, İmam-ı Azam

Efendimizin içtihadı, aramızda

belirlemiş olduğumuz mihir miktarınca

şahitlerin şehadetiyle ben de sizin

nikahınızı kıymış bulunuyorum. Hayırlı

olsun. Allah mesut etsin. Elfatiha.

Roza

Roza, Rozbulans

y kendinde değil.

>> Bebeğine bir şey olacak.

>> Ambulansız.

Türkiye sigorta sundu.

>> [müzik]

[müzik]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.