All language subtitles for -Turkish (auto-generated)- Aynı Yağmur Altında 1. Bölüm @atvturkiye -DownSub.com-

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

getir finans sunar.

He.

Çırın

çıldırın

çıldırın

>> çıldırın

çıldırın

>> çıldırın

çıldır

Çı

çı

St.

Ş

the

Ah.

Bir kuş uçarım. da geri dönmez.

Sözü biter de sesi dinmez.

Nasıl yangın bu külü sönmez?

Canı bırakıp

gitmez.

Ah bu çağ,

vah bu çağ.

Beni kaybetti

zalım dünya.

Kafama aldığım darbe yüzünden doktorlar

benimde kanama olup olmadığını

araştırdılar.

Kanama yoktu

ama başka bir şey vardı. Darbeye bağlı

travmatik beyin anevrizması.

Beyin damarlarımdaki bir bölge

zayıflayıp şişmiş.

Her an patlayabilir dediler.

Kısaca kafamda patlamaya hazır saatli

bir bomba taşıyorum.

Her an ölebilirmişim.

Her an.

İnsan böyle bir gerçekle nasıl yaşar?

Her an ölebileceğini bile bile sevebilir

mi birini? Aşık olup evlenebilir mi?

>> Roza

>> tatilinden yeni dönen annem çok kızmıştı

bana. Terörist dediği insanların

gösterilerine katıldığım için daha fazla

üstüme gelmesin diye hastalığımı

söylemedim.

mataban a los niños.

Ojalá te

mamaras

hecho algo para evitar la muerte de los

niños. ¿Qué tonterías dices?

¿Qué es esto?

uncrito.

No hay otra idea.

de los terroristas

un árabe

no es

turco

son iguales

de los muslimanes especialmente de

Nada mama

nada mama para contesta mi

>> bir gün hiç beklenmedik bir telefon

aldım

Ken abla.

>> Rosa sen misin?

>> Kimsiniz?

>> Ben senin babanım kızım.

>> Babamın aradığını söyleyince annem bana

her şeyi anlatmak zorunda kaldı. Meğer

babam bir Türkmüş. Henüz ben doğmadan

annemi terk etmiş. Babamın tek bir

fotoğrafı bile yokmuş onda. Yıllar önce

anneme bir mektup yazmış. Bir de hediye

bileklik göndermiş mektubun içinde.

O günden sonra babamdan hiçbir haber

alamamışım.

Annem İstanbul'a gitmeme, babamla

buluşmama izin vermeyeceğini söyledi.

Benimse ölmeden önce yakasına yapışıp

soracaktım ona. Neden bizi terk ettin?

Neden babasız bıraktın beni? Ve

diyecektim ki ona, "Kızın ölüyor baba.

Çok geç kaldın.

Niye aklımdan çıkmıyorsun

Allah'ım?

Niye unutamıyorum onu?

Niye?

>> Alo.

>> Aleykümselam. Aleykümselam. Buyur.

Hasana abi.

Nasıl yani?

>> Hadi bismillah. Ali nerede?

>> Bismillah.

>> Heh. Ali geldi oğlum. Geç.

>> Baba işçilerin maaşları neden yatmamış

hala?

>> Nasıl yatmamış?

Bugün ayın kaç ki oğlum? Ne var bunda?

Alt tarafı bir hafta gecikmiş.

>> Baba o bir hafta onlar için bir asır.

Eve ekmek götürecekler, fatura

ödeyecekler, kira ödeyecekler.

Aldıkları maaş zaten belli. Herkesin

kendine göre hesabı var.

>> Tamam oğlum. Tamam. Sen geç otur.

Söyleriz muhasebeye. Yarın halleder.

Hadi.

>> Halol olur. Gel oğlum.

Keşke işçilerin maaşını dert ettiğin

kadar şirkete de dert edins kendini.

>> Sen bunu nasıl söylüyorsun? Ha

>> ne dedim ben?

>> Kardeşin o ikinci el makinelerı yurt

dışından bulup getirmese,

>> atölye kurmasa şirket olur mu sanıyordun

şu an? Ha? Kaç zaman şirkette yattı

kalktı bu çocuk?

>> Halam.

Gerçekten gerek yok. Lütfen.

>> Hadi lakırdı kesin. Yemeğinizi yiyin.

>> Baba şu Umur beyle ben konuşsam mı? Hı?

Yani hazır giyim atölyesini bize

devretse ne diyorsun? Yani tam zamanı.

Hı. He. Ali'nin konuşması

daha münasip olur.

Ne de olsa müstakbel damatları.

>> Baba sorsana Allah aşkına. He Umur beyle

ne zaman görüşmüş? En son ne zaman

konuşmuş? Sor baba.

>> Kerem.

Sözlüğün şu anda başkasının kollarında.

Görmek istersen Karaköy'deki kulübe gel.

Ali, Ali,

Beliz. Bak, sosyal medyaya düşmüşsünüz.

Feliz Kayın karşı eski sevgilisiyle

bunu bunu kaç kişi paylaştı bilmiyorum.

>> Filizciğim gördün mü?

>> Git başımdan.

>> Ne oldu kız? Bir şey yok.

O sözün olacak çocuktan mı korkuyorsun

yoksa?

>> Ne diyor

>> ya? Senin öyle bir adamla ne işin olur

kızım ya? İçki içmez, dans etmez.

Oo bak kim gelmiş. Sözdün Veliz Hanım.

Ali e biz aslında kız kıza geldik

buraya. Ben bunu

>> senin ne işin var burada hacı ya?

Buralar sana günah değil mi? Alo sana

söylüyorum. Buralar sana günah değil mi

ya?

>> Var mı lan öyle kardeş gibi?

>> Ö lan buraya.

Hayır hayır hayır.

>> Sakin. Tamam sakin sakin sakin.

>> Ali Ali Ali bir durur musun? Yemin

ederim ben onun burada olduğunu

bilmiyordum. Ben yanlış bir şey

yapmadım. Lütfen ya lütfen.

>> O yüzüyü çıkar artık.

Ama biz,

>> biz diye bir şey yok. Hiçbir zaman da

olmamıştı. Olmayacaktı. Bitti.

Hayır

bitmedi.

>> Gece kulübünde adam biriyle dans

ediyormuş. Kim dans ediyormuş evladım?

>> Beliz.

>> Ne?

>> Beliz mi?

>> Ne diyorsun?

>> Ver bakayım. Olmaz öyle şey.

>> Adam bir de eski sevgilisiymiş.

>> Vallahi bellisi.

>> Ne diyorsun kızım? Delirdi mi bu kız?

>> Ali onu görüp çıktı demek. E kötü oldu.

>> Bir de ben bakayım.

>> Bakayım mı bir?

>> Tövbe tövbe. Yok yok ben dedim bu kız

bize gelin olmaz. Kaç kere söyledim ama

dinletemedim ki.

Neyse inşallah gözünüz açılır. Bir

musibet bir nasihat iyidir. Ama Fazilet

Hanım şimdi haksızlık ediyorsunuz. Yani

Beliz aslında uyumlu kızdır. Ali'ye uyum

sağlar o.

>> Tabii tabii belli belli. Çok uyumlu gece

kulüplerinde falan. Olmaz kızım olmaz.

Bu kızan bize gelin olmaz.

>> Fazilet sen de yangına körükle gitme

Allah aşkına. Bir yanlışlık var bu işte.

Olm.

>> Yanlışlık siz de Ali'nin parmağında

Alyansı bir kez olsun gördünüz mü? Çocuk

istemiyor yahu. İstemiyor.

>> Öyle demeyin efendim. Yani şimdi

dünyaları farklı olabilir ama ortak bir

noktada buluşabilirler. Yani sen ne

diyorsun Bülent ya? Ağzından çıkanı

kulağın duyuyor mu? Namazında niyazında

bir genç, gece kulüplerinden çıkmayan

bir kız. Bunlar hangi orta noktada

buluşacaklar acaba?

>> Ama anlayıp dinlemeden böyle haksızlık

ediyorsunuz. Yani günaha girmeyin.

Hazilat hanım.

O kızın yüzünden Ali'nin başına bir iş

gelirse günahı da sevabı da sorarım

size.

>> Ne

gelecekmiş Ali'nin başına?

Hayır ya. Hayır ya.

Alo anne. Hümeyre. Anne. Ben kimseyle

dans etmedim Hümeyre. Anne. Sadece

arkadaşımın doğum günü vardı. Oraya

gittik. Delsizin bir tanesi yanıma

soktu. Ben de onu ittim ama öyle her

şeyi yanlış anladım.

>> Ama kızım senin bu yaptığın yapılacak

şey mi? Sözlüsün sen. Ne işin var öyle

bir yerde?

Sen Ali'yi bilmiyor musun? Tamam tamam

ağlama. Ben Ali ile konuşurum.

Ali geldi. Ali

>> oğlum Eliz aradı. Kız perişan olmuş.

Hem bir daha öyle yerlere gitmeyeceğine

de söz verdi.

>> Kaç kere söz verdi anne? Kaç kere?

Kızı da yaşamak istemediği bir hayata

zorlamayın.

Olmuyor. Bırakın o da kurtulsun benden.

>> Hadi

oğlum bu ne demek şimdi

>> ya? Kızı sevmiyorsun bahane arıyorsun.

He.

>> Sevmiyorum abi.

Ne yapacaksın? Sevmiyorum. O zaman

başından sözlenmeyecektin kızla.

Buradaki herkes neden sözlendiğimi çok

iyi biliyor.

Oğlum evlendiğin zaman seversin.

Tevekkilli dememişler.

Nikahta keramet var.

Bitti

artık. Bitti baba. Ali

aklı başına topla. Terk etmek istediğin

kız

Umur Khan oğlunun kızı.

>> Şu adamdan korktuğunuz kadar Allah'tan

korksaydınız zaten bu konuşmayı yapmıyor

olurduk.

>> Lan senin ne ad benim binancıma lafek.

>> Tamam tamam tamam. Oğlum şe

>> aşkım

yalan mı söylüyor çocuk? Korkuyorsun

işte. Karanoğluan bak daha

>> ne var yine? Ne oldu?

>> Oza, yarın İstanbul'a geliyormuşsun.

İnsan bir haber verir.

>> Sen nereden biliyorsun bunu? Koray

Karanoğlu unuttun mu yoksa?

>> Seni görmeyeli 2 yıl 2 ay oldu. Biraz

daha görmezsem çıldıracağım.

İyi ki geliyorsun.

>> Ama ben seni görmek istemiyorum. Koray

>> otelini ayarladım. Şoförüm seni

haverman'den alacak. Seni görmek için

sabırsızlanıyorum.

>> Sana diyorum ki ben seni görmek

istemiyorum. Neden anlamıyorsun?

Ama ben seni çok istiyorum.

>> Annem

>> keyfin yerinde bakıyorum. Koral

>> Roza aradı. Yarın İstanbul'a geliyormuş.

Ben de davet ettim.

Hafta sonu akşam yemeğinde misafirimiz

olacak.

>> Çok sürpriz oldu bu böyle

oğlumuzu kenginle bu kadar aşık eden bir

kızla tanışmak

beni mutlu eder.

Çok sevindim.

Hiçbir yudum.

Kerem kolay

>> efendim baba.

>> Tok'daki toplantıya

bırak Ali gitsin.

Ali gitsin derken

>> baba ben ik aydır bu toplantıya

hazırlanıyorum. Sen ne dediğinin

farkında mısın?

>> Ali ne anlar?

>> Oğlum niye anlamasın?

O hem senin gibi de değil.

Onun yabancı lisanı var.

Ver dosyayı o hemen anlar.

Geçsin,

işi çözsün.

Biraz gezsin, tozsun, kafayı dağıtsın,

aklını başına toplasın.

Yoksa bu olan beni delirtecek.

>> Peki baba.

Annem

>> dikkat et çocuğum.

>> Tamam.

>> Yani görüyorsun değil mi? Ali'yi

cezalandıracaklarını ödüllendiriyorlar.

Vallahi pessin ya.

>> Sus zaten canım sıkkın. Başamayın.

>> Dikkat et.

>> Tamam merak etmeyin.

>> Habersiz bırakma.

Hadi Allah'a emanet.

>> Hayırlı günler.

>> Kaptan bana sorarsan bu mevzuda Beliz'in

bir günahı yok. Adam sarkmış belli işte.

>> Gitmeyecekti o zaman.

>> Asıl mesele ne biliyor musun kaptan? Sen

bu kızı kalbine koymuyorsun. Sevseydin

onunla her yere giderdin ama

koymuyorsun.

>> Hayati benim ne işim olur öyle yerlerde?

Tanımıyor musun beni?

Kaptan bir şey soracağım.

>> Sor hayatciğim sor.

>> Aşk varsa zina yoktur diyorlar. Doğru

mu?

>> Kim diyor

ya? Hayati olur mu öyle şey? Allah'ın

ayetleri açık. Zina ara mazereti de yok.

Yok da sen bana bu soruyu niye sordun

onu anlamadım. Hayırdır?

Niyetini mi bozdun yoksa?

>> Tövbe ya rabbim.

>> Ey Allah'ım.

Açmıyor.

Açmıyor. Açmıyor. Telefonumu açmıyor.

Sabahtan beri kaç kere aradım sadece

meşgule atıyor. Abla takma bak. Biraz

ghost ylayacak anlaşılan. Ama bak sakın

üstüne gitme tamam mı? Çünkü zaten Ali

abi seni affedecek. He affedecek.

>> Hadi kızlar sofraya

>> o sesini kıs biraz. Tamam mı? O sesini

biraz

>> O kim oluyor ki avlanı affedecekmiş?

>> Anneciğim

>> küstüğa bak. Seni üzmeye hakkı yok.

>> Anne

>> baban hesabını sorar ona.

>> Babacığım baba gerçekten ufak tefek

şeyler.

Sorun yok. Gerçekten yok baba.

>> Tamam kızım. Tamam. Tülen beni sorun yok

diyorsa sorun yoktur. Gitme kızın üstüne

bu kadar. Bırak çocuklar kendi

aralarında çözer

ben çıkıyorum.

>> Oğlum kahvaltı etmiyor musun?

>> Keşke kaldım. Anne aç da değilim.

>> Ha unutmuşum. Yarın akşam misafirimiz

var.

>> Hayırdır?

>> Kim?

>> Roza.

>> Roza mı?

Hatta inmiştir uçağa şimdi.

>> Sen niye gitmedin karşılamaya?

>> Bayazatı yolladım. Benim birazdan şu

enerji ihalesi toplantısına katılmam

lazım.

>> Bravo.

Aferin benim oğluma. Duygularını asla

işinin önüne geçirme. Hadi bakalım.

Kolay gelsin.

>> Afiyet olsun.

>> Kolay gelsin oğlum.

5 saat röter mi olur be?

Tam zamanında

madem 5 saat var.

Hah merhabalar. Pardon.

>> Merhaba. Eee, emanet dolabı ne tarafta

acaba?

>> Hemen şurada beyefendi.

>> Teşekkür ederim.

>> Hoşça kalın.

TC

Çok

çok özür dilerim.

Asıl beni özür dilemem.

>> Hey! Eliniz kanıyor. Acıyor mu?

>> Yok önemli değil. Acımıyor.

>> Ben de yarabanda olacaktı. Ne yapıldım?

Bunlar

şöyle

>> tekrar özür dilerim.

>> Önemli.

Bir bahar yeliğine saçlarımda esiyor.

İçimdeki bu şarkı senin için çalıyor.

Eksik ayak izlerim, sokaklarda

sessizlik. Sensiz bir yanım yarım.

Kalbim nasıl sızlıyor, martılar sessiz

durur. Bir deniz kıyısında sensiz

sonbahar olur. İlkbahar ortasında Hanım

hoş geldiniz.

>> Koray bey gönderdim. Sizi otelinize

götürecek.

>> Öyle mi?

>> Ben kendimi otel ayarladıp taksiyle

gideceğim

>> ama R hanım.

Öndeki aracı takip et kardeşim.

>> Tamam abi. Zaten bizim durağın taksisi

o.

Şoför arkadaş kızı otele götürüp

bavullarını bırakmış abi. Sonra da devam

edip tam burada indirmiş.

Dur kardeşim dur. Ne yapıyorsun?

Neredeyse çarpıyorduk ya. Haklısın

pardon. Al üstü kalsın. Sağ ol.

Şunlara bak. Resmen çıplak geziyorlar.

Utanma arlanma da yok.

>> Bize ne boş ver. Ne yaparlarsa

yapsınlar.

>> Ama iyi de bu kadar da olmaz ki ya. Bu

açıklık değil ki. Bu resmen çıplaklık.

Daha ne kadar soyunacaklar.

>> Size ne? Pardon. Sana bir şey diyen mi

oldu? Ben ne karışıyorsun? Diyemezsiniz

efendim. Kimseye diyemezsiniz.

>> Hanımefendi lütfen genelleme yapmayın.

Örneğin beni kimin ne giydiği hiç mi hiç

ilgilendirmiyor?

>> Zaten her yeri imam hatip yaptınız. O

yetmedi. Bir de sokakta ne giydiğimize

karışıyorsunuz. Yeter be.

>> Karıştığımız için mi böyle bu millet?

Ben 55 yaşındayım. Bu kadar çıplaklık

görmedim mi bu ülke?

>> Müslümanlık öyle giyimle kuşamla

olmuyor. Bu beğenmediğiniz insanlar var

ya belki sizden daha Müslüman be.

Nereden biliyorsunuz?

>> Kesin. Evet. Bunlara kalsa hepimizi

çarşafa sokarlar ya. Ya siz de bir şey

söylesenize de niye sessiz kalıyorsunuz?

Konuşsanıza.

>> Ama ben Müslüman değilim ki Hristiyanım.

>> Bak en azından o Hristiyanmış. Sizin ne

olduğunuz bile belli değil. Ben

>> asıl sizin ne olduğunuz belli değil be.

Beğenmiyorsan depol git Afganistan'a.

Burası Türkiye Cumhuriyeti. Sen kimsin?

Sen kimi kimin ülkesinden kalıyorsun?

Sen gitmek

ama göstermek zorunda. Önce sen eşını

bugün bağ benim kılı kıyafetimden ya.

Senin

>> iyi misiniz?

>> Gelin daha sakin bir yere geçelim.

>> Siz beni mi takip ediyorsunuz?

>> Şöyle tutunun isterseniz.

Ay

>> ben aslında bilekliğinizi vermek için

>> bilekliğim.

Bunu nereden buldunuz?

>> Havalimanında çarpıştık ya. E çantama

takılmış.

>> Siz havaalanından buraya bilekliğimi

vermek için mi geldiniz?

>> Evet. Yani sizin için önemli olabilir

diye düşündüm o yüzden.

>> Önemli. Önemliydi tabii.

Çünkü teşekkür ederim.

>> Rica ederim.

>> Çok sağ olun.

>> Yardım edeyim ister misiniz?

>> İyi olur.

>> Yani ben de çok becerikli değilim ama

bir saniye sanırım.

benim için gerçekten çok önemliydi. Çok

teşekkür ederim. Ben size borcumu nasıl

ödeyeyim? Bir kahve ısmarlayayım.

>> Kahve ısmarlamanıza gerek yok ama kahve

içebiliriz isterseniz.

Ben Rosa bu arada

ben Ali.

>> Peki ne kadar daha kalacaksınız

İstanbul'da? Ama şöyle sizle biz de

konuşmasak artık

>> olur.

>> İşimi bitirir bitirmez hemen geri

döneceğim mecbur.

>> Tamam.

İşinin ne olduğunu söyle.

>> Varlığından yeni haberim oldu. Yanına

gelmeyi çok isterdim ama

ilk dışına çıkışım yasak.

Şimdi beni iyi dinle kızım. Hiç vaktim

yok.

Sahil kafede seni bekliyor olacağım.

Masamın üzerinde siyah kapaklı

küçük bir defter olacak.

Lütfen gel kızım lütfen.

Belki bir daha görüşme fırsatı

bulamayabiliriz.

>> Bir defterle mi kanıtlayacaksınız

babam olduğunu? O defter

annenle birlikte tuttuğumuz ortak

günlüğümüz.

İnanmıyorsan annene de sorabilirsin.

Hatta

yazdığı son notumda senin Dianlın

imzasıyla

aşk biterse yarım kalırız. Beni biz

yapan tek şey aşk yazmıştı.

Kızım

lütfen gel. Lütfen

>> ölebildiğin işlerden değil.

>> Peki en azından nasıl bu kadar güzel

Türkçe konuşuyorsun? Nasıl öğrendin? Onu

anlat.

>> Benim bir arkadaşım vardı. İstanbullu

ailenin bir kızıydı. Ben de arkadaşıma

sürpriz olsun diye birkaç bir şey

ezberledim. Ona Türkçe konuştum. Ondan

sonra bana Türkçe konuştu. Biz böyle

biraz Türkçe konuştuk. Böyle oldu benim.

Yani bazen

bir dili öğrenmezsin.

O dil çağırır seni.

Annem her ne kadar bu durumdan nefret

etse de bir gün kaçırdı ağzından.

Seni kan çekiyor dedi.

>> Nasıl yani?

>> Boşver sen nereye? Havaalanında

karşılaştık gidiyordun di.

>> Doğru doğru doğru. Ya ben aslında iş

için Londra'yı aç benim de kafam

karıştı. Tokyo'ya gidecektim de.

>> Tokyo'ya mı?

>> Hı hı.

>> Sen benim bilekliğimi getirmek için

Tokyo'ya gitmedin. Uçağını kaçırdın.

>> Yok yok kaçırmadım uçağımı yani. Loter

yapmış zaten.

>> Hadi gidelim hemen. Geç kalma.

>> Ben seni daha önce de görmüştüm.

>> Nerede?

>> Londra'da.

Silah fabrikasının önündeki eylemde.

>> Nasıl?

Sen de mi oradaydın?

>> Evet.

>> Gerçekten mi?

>> Evet.

>> Hatta üstünde

kırmızı bir mont vardı. Aynı bunun gibi.

Saçında da Filistin bayrağı desenli bir

şal. Ben bile unuttum ne giydiğimi.

Seni hatırladım. Tamam hatırladım. Sen

polisleri durdurmaya çalışan çocuksun.

Kendinle gurur duy.

>> Gurur duyacak neyimiz kaldı ki?

Çocukların öldürülmesinin normalleştiği

bir dünyada neyle gurur duyacağız ki?

Evet

haklısın.

>> Ama sana iyi haber. Biz silah

fabrikasını durdurduk.

>> Gördüm. Haberlerde gördüm yani. E sen ve

arkadaşların sonrasında ne yaptınız? Ben

görmedim. Polislerden kurtulabildiniz

mi?

>> Sonrasında ben seni çok aradım.

Beni mi?

Neden

>> bilmem.

Kalkalım mı artık? Hem sen uçağınla

yetiş. Bem de bir görüşmem var.

>> İyi misin?

>> İyiyim iyiyim.

>> Üstüm battı.

>> Yakında bir mağaza var. Oradan alırız

yeni bir şeyler de. İyisin değil mi sen?

Çok yakıştı.

>> Teşekkür ederim. Ah!

Taksi.

Sen bu gelen taksiye bin daha fazla geç

kalma.

Görüşürüz.

Bir saniye dursana.

Bir saniye dur. Ben hemen geleyim.

Tamam.

Senin için sakıncası yoksa

numaranı alabilir miyim?

>> Neden?

>> Tekrar konuşmak için.

>> Tamam ama bir şartla.

Biz sadece arkadaş kalacağız.

>> Anlamadım. Sor sorma.

Alma söz ver. Arkadaş kalacağız.

>> Peki tamam.

Şarjım bitmişti. Ben unutmuşum.

>> A benim kalemim var. Sende kağıt var mı?

>> Yok.

>> Elime yazsın.

>> Tamam.

Silinirse bir daha verme.

>> Silinmez.

>> Görüşürüz o zaman Ali.

>> Görüşürüz Rozan.

Roza,

Roza,

Roza, Roza, Roza, Roza Roza.

Ben de anlamadım. Bir anda bayıldı,

düştü.

Roza, Roza, dayan bak yanındayım. Hiçbir

şey olmayacak sana. Roza,

geçmiş olsun. Teşekkür ederim.

Da i misin?

>> Hı hı.

>> Doktorunla konuştum. Durumun ciddi

olabilirmiş. O yüzden birkaç test daha

yapmak istiyorum.

>> Gerek yok. Eee, ben daha önce de

bayıldım. Böyle yaptık test hiçbir şey

çıkmadı. E, doktorum beni kontrol ediyor

zaten.

>> Ra ama yani

>> anması yok. gerek yok dedim. Hem benim

bir görüşmeye yetişmem lazımdı. Çok geç

kaldım.

Çıkalım mı artık?

Peki tamam. Nasıl istiyorsan o zaman ben

çıkış işlemlerini başlatayım. Sen de o

ara hazırlanırsın.

Ben de uçağa yetişirim.

He

>> bu arada kendi isteğinle çıktığına dair

imza alacaklar senden.

>> Tamam.

>> Tamam.

Sen baygınken eşin hiç ayrılmadı

başından.

>> Eşim mi?

>> Nişanın mıydı yoksa? Allah tamamını

erdirsin. Nasıl aşkla bakıyordu sana?

Maşallah. Taburcu oluyorsunuz herhalde.

Geçmiş bitmiş olsun inşallah.

>> Teşekkür ederim. Size de geçmiş olsun.

>> Benimki geçecek bir hastalık değil ama

dert etmiyorum artık. Nasılsa ölünce tüm

dertler biter.

Zaten kimsem yok.

Bir babam.

Ama onunla da

bana dua edersin değil mi?

Ben mi? Kalbinin temizliği yüzüne

yansımış.

Senin duan kabul olur Allah'ın izniyle.

İlk bilgilere göre uçak Asya hav

sahasına girdiği sırada henüz

belirlenemeyen bir nedenle irtifa kaybı

yaşadı. Yetkililer uçağın yaklaşık 250

yolcu ve mürettebat taşıdığını olay

yerine araba kuran ekiplerinin

resmi bir açıklama yapalı

senin yüzünden

>> niye gönderdin bana? Niye gönderdin

>> ya? Ali gitmeseydi benim kocam gidecekti

ya. Burada bir ayrımcılık olmuyor mu?

Kulağ duyuyor mu? Ha ya ben ne dedim

şimdi?

>> Kazaya soruşturmanın başlatıldığı

bildirildi. Dışişleri bakanlığından

yapılan açıklamada

puan kayıtı.

Bir şey olmaz.

>> Alo Belis. Ali bugün yurt dışına

çıkacaktı. Haberin var mı?

>> Var var tabii. Haberim olmaz. Olur mu

hiç? Peki hiç uçağa binmeden önce falan

konuştunuz mu?

>> Evet.

Aradı beni. Telefonunu kapatmadan önce

haber verdi. Hatta dedi ki inince de

arayacağım muhakkak.

>> Uçağa bindi mi yani? Binmiş mi?

>> Evet teyzeciğim.

Haber vermeden bırakmaz o beni. Kızsa da

küsse de muhakkak haber verir o bana.

>> Anladım. Tamam.

Ali Belizle uçaktayken konuşmuş. Hayır.

Anne.

>> Anne

>> babam. Baba baba.

Dur

>> baba.

>> Tamam tamam tamam tamam tamam.

>> Baba

>> abla tamam.

>> Kızım uçağın düştüğünden haberi bile

yok.

Anne

ne yapıyorsun Yula? Kızım bekliyor.

Kızım beni bekliyor. Yula çıkar beni

buradan.

Yula

bana bunu yapamazsın. Yula bunu bana

yapmaya hakkın yok. Yula

>> sorma Dilan.

Moralim çok bozuk. Ben geç kaldım

buluşma yerine. Kafenin sahibini de

aradım, sordum. Kameralara bakalım dedim

ama yok. Çalışmıyormuş kameralar. Geldi

mi, gelmedi mi onu bile bilmiyorum.

>> Hadi ya. Nasıl bulacaksın babanı peki?

Bir telefon numarası falan bir şey yok

mu?

>> Hayır yok. Beni geri aramasını

beklemekten başka hiçbir çarem yok.

Roza,

ben sana bir şey söyleyeceğim ama

kızmayacaksın.

>> Geçen gün seninle görüştükten sonra

İstanbul'a geleceğini Kora'ya söyledim

ben.

>> Dilan, nasıl yaparsın bunu sen ya? Her

gün arayıp seni sorunca.

>> Of Dilan ya.

>> Kızım aslında söylediğim iyi oldu. Bak

babanı bulamamışsın. Kore'nın çevresi

geniştir. Belki babanı bulmana yardımcı

olmuş.

>> Bir dakika. Sen babamı söylemedin değil

mi Kora'ya?

>> Ya ısrarla neden İstanbul'a geliyor diye

sorunca ben de

>> Tamam Dilan tamam şimdi kapatıyorum ama

bunun hesabını sana soracağım ben.

>> Ne bunlar?

Hoş geldin.

Beğendin mi odanı?

>> Koray sen burayı nasıl buldun?

>> Benim bir şeyi bulmam için aramam

yeterli. Sen hala öğrenemedin mi?

>> Sen beni rahat bırakman gerektiğini

öğrenebildin mi peki?

Kuray lütfen çıkar mısın?

>> Seni çok özledim.

>> Koray

bu sözlerinin bende bir karşılığı yok.

>> Ben seni unutmanın her yolunu denedim.

Başaramadım.

Sonra baktım

ben seni unutmak falan istemiyorum ya.

Sensiz olmuyor.

Asla olmayacak.

>> Üniversite zamanında tanıştık. Bir iki

kere yemeğe çıktık. Ama bu kadar. Neden

bunun bedelini bana bir ömür ödetmeye

çalışıyorsun? Bunu yapamazsın. Böyle

odama gizlice giremezsin. Buna hakkın

yok. Lütfen çıkar mısın Koray dışarı?

Lütfen Koray.

>> O ne

ya?

Kur'an bu.

İslam'a mı merak sardın?

Vallah şaşırmadım desem yalan olur.

>> Beni Müslüman zanneden biri verdi.

>> Kim?

>> Lakuriolidat matgado.

>> Ne dedin?

>> Koray çıkar mısın lütfen?

>> Bak ne yapalım biliyor musun? Aşağıda

nefis bir İtalyan restoran.

>> Ben seninle hiçbir yere gelmek

istemiyorum ve gelmeyeceğim.

Baban hakkında öğrendiklerimi bilsem

böyle demezdim bence.

>> Ne biliyorsun babamla ilgili?

>> Hadi hazırlan gel. Bir de seni

bekliyorum

>> kardeşim. Şurada.

Hadi sağ olsun.

>> Ambulansın ne işi var?

>> Ver

>> abiciğim. Bu ambulansın ne işi var

burada?

>> Abiciğim.

>> Abiciğim cevap versene bana.

Merve cevap ver bana. Babama bir şey mi?

>> Anne

>> Merve.

>> Ali

>> anne. Baba abim geldi.

>> Ne oluyor ya? Ali

>> oğlum.

>> Ali

>> oğlum. Ali.

>> Anne baba.

>> Ne oluyor?

Şükür

kardeşim.

Dayı dayı ne oluyor sen söyle bana.

>> Hiç haberin yok değil mi?

>> Neyden? Oğlum senin uçağın düştü. Hiç

haberin yok senin.

Ayağın böyle çanlı kanlı.

>> Beliz seninle uçakta konuştuğunu

söylemeseydi.

>> Beliz benimle mi konuşmuş?

Ben Beliz'le hiçbir şey konuşmadım ki. O

uçağa da binmedim. Kaçırdım zaten.

>> Seray,

duydun mu İi'nin yaptığı haltı? Perişan

etti bizi burada. Yalancı sahtekar.

Oğlum

bundan sonra gönlünü ferah tut tamam mı?

Hiç kimse seni benizle evlen diye

zorlamayacak.

Tamam mı anneciğim?

Koray, anlatacak mısın artık?

>> Buna ulaşmak için ufak bir servet

harcadım.

O taraftaki şapkalı adam.

Baba

Ünal Yavuz.

>> Gerçek mi bu?

>> Evet. Hatta önünde durduğu gece kulübü

de onun adına kayıtlıymış.

Annenle orada tanışmışlar. İstersen

sorabilirsin.

>> Tamam. E nerede burası o zaman? Hadi

hemen gidelim.

>> Roza,

ben gittim. Kece kulübü kapanmış. Baban

ortada yok ama babanın bir arkadaşına

ulaştım. bizi ona götürecek.

>> Ne zaman?

>> Konumunu öğrenince bana atacağını

söyledi. Hala araştırıyor.

>> Roz, e, yarın akşam bize yemeğe davetin?

>> Bu nereden çıktı şimdi?

>> Bizimkiler seni çok merak ediyorlar.

>> Saçmalıyorsun Koray.

>> Lütfen

Raza, ne olur?

Bak söz verdim onlara.

Lütfen kırma beni.

>> Neden bana sormadan söz veriyorsun?

>> Sadece bir yemek.

>> Sana söz veriyorum. O zamana kadar

babanın adresini bulmuş olacağım.

Birlikte gideriz.

Hı. Lütfen.

Hastaneden sonra çok merak ettim. İyisin

değil mi?

Nasılsın? Ben Ali. İyi misin?

>> İyiyim. Sen?

>> Ben de iyiyim.

Sen iyi olunca

>> kimle konuşuyorsun?

Koray sen böyle her şeyi soracak mısın?

>> Senin görüştüğün bir mi var?

He

bak şunu.

>> Ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun Koray?

Delirdin mi? Kendine gel.

Otele dönüyorum ben.

>> Hoş geldiniz Sümera Hanım. Buyurun.

>> Hoş bulduk.

Aa,

hoş geldin Hümeyracığım.

>> Dinliyorum.

Buraya Ali ile Beliz'i konuşmaya geldim.

E gençler kendi aralarında konuşur

anlaşır. Biz karışmayalım Meyra.

Hangi çağ değişiyoruz? Öyle değil mi?

Senin kızın anlamıyor ama Tülin. Belki

de anlamak istemiyor. Ali Beliz'le

sözlendi diye hayatını mahvetmesi

gerekmiyor.

>> Ne saçmalıyorsun sen Hümeyra?

Gerçekten anlamıyorum.

>> Anlaşılmayacak bir şey yok. Tülğ

kızınla evlenmek istemiyor.

>> En çok sen istiyordun evlenmelerini.

Senin kızının yalanını yüzünden dün gece

ben evladımı kaybettim sandım.

>> Ne yalanı? Neden bahsediyorsun?

Boşver

kızın oğlumun yakasından düşsün yeter.

Birin ali olan sevgisini ödül bileceğine

geçmiş karşıma küssahlık yapıyorsun.

Siz bizimle muhatap olacak seviyede

insanlar değilsiniz.

>> Ne seviyesinden bahsediyorsun Tülin?

İkimiz de aynı üniversiteyi okuduk

>> ama sen mezun olamadın.

>> Neden acaba?

Böyle bir ayrıcalığın içinden konuşmak

senin eski alışkanlığın değil mi? Aynı

evine gelen bir insana hakaret etmek

gibi.

Neyse herkes kendine yakışanı yapar. Ah

canım yine mi mağdur oldun? Yıllar

yıllar geçti ama hala oradasınız.

Nasıl da her şeyden mağduriyet çıkarmayı

biliyorsunuz?

>> Seninle bunları konuşmaya gelmedim. Ama

şunu bil. Bizim mağduriyetimizle alay

ederek kendinizi haklı çıkarmış

olmuyorsunuz.

Tam tersine haksızlığınızı ikiye

katlıyorsunuz.

Göreceksin bundan sonra sen istesen de

ben engel olacağım Beyze. Sen değil ben

bitiriyorum bu işi.

>> Mer

gitme lütfen.

>> Belis.

>> Anne ne yapıyorsun ya? Anne niye böyle

yapıyorsun? Anne

>> odana git.

Ben

Ali'yi çok seviyorum. An

>> sevemezsin. Sevmeyeceksin artık. İzin

vermiyorum.

>> Anne

>> hemen

ya. Benim kafama hiç yatmadı. Baban seni

arayıp sonra niye kayıplara karışıyor?

Sonra neden aramıyor seni? Hiçbir şey

anlamadım.

>> Ben de anlamadım Dilan. Ben de hiçbir

şey bilmiyorum.

Ama onu bulayım soracağım. Diyeceğim

neden bizi terk ettin? Ucu yıl neden hiç

arayıp sormadın? Sebebi neydi?

Hepsinin hesabını tek tek soracağım ona.

Tabii bulabilirsem.

Koray bulacağım dediyse bulur. Demek

babanı bulup senin kalbini kazanmaya

çalışıyor. Her yolu deniyor çocuk. Deli

gibi seviyor seni.

>> Ne sevgisi Dilan? Yok öyle bir şey.

Hatırlamıyor musun sen onun o

Londra'daki hallerini? Manyak manyak.

>> Babamı bulmak için bana yardım teklif

etti. Benim de başka bir seçeneğim

olmadığı için kabul ettim. Hepsi bu

kadar.

>> Ben sana bir şey anlatacağım.

>> Ben havaalanında biriyle tanıştım.

>> Kim?

Vsel baba

hiç ummadığım anda tekrar çıktı karşıma.

İlk kez uzaktan birisi dokundu kalbime

sanki. Yani hayatım boyunca sanki onu

arıyormuşum ya da aradığım beni bulmuş

gibi. Kader gibi bir şey.

Ama ben kararımı verdim Mürsel Baba.

Roza ile hayatımı birleştireceğim.

He işte buna aşk derler evlat. Aşk.

Hayatını birleştiremezsen zaten hayat

sana zehir olur evlat. Ne diyelim? Allah

yardımcın olsun.

>> Kaptan

kime aşık oldun?

Anladım ben seni kızım. Sen hoşlanma

aşamasın çoktan geçmişsin. Aşık

olmuşsun.

>> Abartma istersen.

>> Hem benim başka vaktim yok.

>> Ne demek bu?

>> Rozan

sana soruyorum.

Niye cevap vermiyorsun?

Sen benden bir şey mi saklıyorsun?

>> Yok.

Hayır,

saklamıyorum.

Yani

babamı bulmak dışında başka bir düşüncem

yok.

Ya yıldırım aşkı gibi bir şey mi yoksa

böyle yavaş yavaş mı oldu? Bir de o da

sana aşık mı? Sen tek taraflı mı

aşıksın? Bir de mesela başörtülü mü

kapalı birisi mi?

>> Hayati yavaş be oğlum. Makinalı tüfek

gibi ateş ediyorsun. Zaten çocuk

ciğerinden yara almış.

Belizani kendine uymadığı için bıraktın

ya kaptan. Ondan şey yaptım ya. Kusura

bakma yanlış anlama beni. Şimdi aşık

olduğun kız nasıl birisi yani? Beş vakit

namazında niyazında mı?

Babam müsaadenle.

>> Müsaade senin oğlum.

>> Ne oldu ki şimdi?

>> Bütün olmazlar oldu be hayati. Ne olacak

yani

>> ya? Mürsel baba kim bu kız? Vallahi

merak ettim.

>> Adı Rozaymış.

>> Rza.

>> İspanyolmuş.

>> Nasıl ya?

Şimdi kaptan Hristiyan bir kızla mı

evlenecek?

Olmaz ya öyle şey. Olur mu?

Yok vallahi olmaz.

>> Bu sevdalık çocuğun felaketi olacak.

Bizim dağlar denize kavuşur. Bunlar

birbirine kavuşamaz. Çok çetin bir iş

bu. Çok çok.

Ya Rabbim

bu aşkı hakkımda hayırlı eyle.

Beni her daim iyilik verdiklerinin

yoluna elet.

Azıp sapmışların yoluna değil.

Ahmet

>> neden binmemiş o hoca?

>> Son anda bir işi mi çıkmış ne? İyi ki de

öyle olmuş. Allah korumuş.

>> Keşke binseymiş.

En azından Beliz de Ali takıntısından

kurtulmuş olurdu.

>> Ay bu kadar acımasız olamazsın Koray ya.

Seray

>> h

>> sen hiç konuşma. Hepsi senin yüzünden.

>> Aa benimle ne alakası varmış şimdi? Bizi

dinlemedin, inat ettin. Bülent Demin'u

ezikle evlendin. Onlarla akraba yaptın

bizi. Yetmedi. Beliz de aldın. O eve

götürdün. O aileyi soktun. Belizi.

Ali'ye ben mi aşk ettim abla ya? Ne

biçim konuşuyorsun sen? En işte şuna bir

şey söyle Allah aşkına ya.

>> Belis.

>> Anne

>> bu kıyafet ne kızım?

Türb ziyaretine mi gideceksin?

>> Anne,

Alilere gideceğim.

>> Hayır, izin vermem. O eve gidemezsin.

>> Anne, anne bak kaç gündür benim

telefonlarımı açmıyor. Anne, benim oraya

gitmem lazım. Yapma lütfen. Anne, şimdi

değil gideyim geleceğim bak.

>> Kendini küçük düşürmüş olursun. Sakın

kendine böyle bir şey yapma.

>> Anneciğim aşk gerçekten başka bir

seviyeymiş. Yani günün birinde ablam

türbanla story çekse okey derim yani.

Hiç şaşırmam.

>> Öyle bir şey yaparsa ablan bir daha bu

kapıdan içeri giremez.

>> Anne ne yaptın ya? O kadar da değil.

>> Babacığım ben gidiyorum geleceğim.

>> Gidemezsin dedim. Sen nereye?

>> Okula.

>> Ya

>> 4te dersin var ya. Öptüm sizi. Hadi

görüşürüz. Belizciğim,

bak ben seni çok iyi anlıyorum ama bugün

gitmen gerçekten doğru değil. Uygun

zamanı beklemen lazım.

Hem bu uçak yalanından sonra herkes hala

çok sinirli sana.

Bak ortalık yatışsın. Ben sana haber

vereceğim. Tamam mı? Söz. Biz hepimiz

zaten arkandayız. Azıcık sabırlı ol. Git

üzerine doğru düz bir şeyler giy. Şu

haline bak. Sen bu musun?

Ne kişiliğin kalmış ne de gururun.

>> Anne,

>> kızım

sen çık odana. Dinlen biraz. Hadi

>> bu kızın hayalleriyle, düşleriyle

oynamam.

İzin ver ne istiyorsa onu yapsın.

Bir kere intihara teşebbüs etti. Bir kez

daha yapmayacağı ne malum? Her an her

şeyi yapabilir. Bu kızın başına bir şey

gelirse hayatımın sonuna kadar affetmem

seni. Haberin olsun. Ne yaşadığını, bize

neler yaşattığını sen gayet iyi

biliyorsun.

>> Ben mi düşleriyle, hayal yeriyle

oynuyorum.

Bana söyleyeceğine belisi bu hale

getirenlerle konuş. Onlarla konuşacağım

zaten. Merak etme.

>> Baba

istersen Ali ile ben konuşabilirim.

Sen bu işe karışma.

Ayrıca söyle bakalım sen bugün neden işe

gelmedin?

>> Geçen toplantı yaptığımız yatırımcılarla

bir iş yemeğine katılmam gerekti. Ha bu

arada işi bağladık. İmzaya kaldı.

>> Güzel. Hayırlı olsun bakalım.

Aa, bu senin ilk tasarım.

>> Hatırladın mı?

>> Unutmadım ki.

Seninle gurur duyuyorum, Dilan.

>> Yalnız sen az önce geçiştirdin de ben

takıldım. Ne demek benim aşka vaktim

yok? Sen kesin benden bir şey

saklıyorsun.

>> Yok saklamıyorum.

>> O mu?

>> Kalk konuş hemen. Yürü.

>> Alo.

>> Alo. Roza, hemen buluşmamız lazım.

>> Akşam benim e katılmam gereken bir davet

var.

>> Yarın buluşsak. Yarını bekleyemem. Şimdi

görüşelim.

>> Neydi bu kadar acil olan?

>> Böyle buluşup susmak mı?

Hani sen bir şart koşmuştun ya

sadece arkadaş kalacağız demiştin.

Baca

Londra'da seni gördüğüm ilk anlamı

veren.

Hiç aklımdan çıkmadın.

Sonra tekrar karşıma çıktın.

Nasipten öte.

Bilmiyorum. Nasıl söylesem?

Kader gibi.

Seni görmediğim her an

kendimi eksik hissediyorum.

Aklımda senden başka hiçbir şey yok.

>> Anlaşıldı.

Sen sözünü tutamayacaksın.

O yüzden

biz artık görüşmeyeceğiz. Neden?

Hayatında bir var.

>> Yok.

>> O zaman neden

Ali?

L

Ali

yapma ne olur

yapma.

Ben gidiyorum. Ra

gitme

ne olursun bir şey söyle lütfen.

>> Elim ne olur yapmam.

Anlamıyorsun.

İçmek

zorundayım.

Eğer

sana olan saygımı kaybetmemi

istemiyorsan

beni bir daha arama.

beni

>> R.

Anlaşıldı. Sen sözünü tutamayacaksın.

Sana olan saygımı kaybetmemi

istemiyorsan

beni bir daha arama.

Ya babacığım beni iyi ki İngiltere'ye

gönderdiniz. Yani belki üniversiteyi

bitiremedim ama

hayatımın aşkıyla Rozaile tanıştım.

Seni çok seviyorum.

Abi siz ne ara ilişkinizi bu kadar

ilerlettiniz? Çok yakışıyorsunuz bu

arada.

>> Abi diyorum ki belki çifte düğün

yaparız. Ne dersiniz?

>> Siz önce bir barışın da ablacığım.

>> Ablacığım en güzel aşklar bol kavgalı

olanlardır. Sen ne anlayacaksın acaba?

Önce bir aşık ol istersen. Ha

>> Rzacığım yemeğini beğenmediniz sanırım.

İstersen başka bir şey hazırlatayım.

>> Yok. Eee, zahmet etmeyin. Her şey çok

güzel. Elinize sağlık. Eee, ama benim

için bugün biraz yoğun geçti. Bu yüzden

otele gidip dinlenmek için izne

ihtiyacım var. Müsaade ederseniz.

>> Rica ederim kızım. Müsaade

>> teşekkürler.

>> İzninizle ben de kapıya kadar eşlik

edim. Babacığım,

Roza,

Roza bekle, bekle. Roza

kız.

>> Koray hani sadece bir yemekti. H bu

yaptığın ne biliyor musun? Resmen taciz.

>> Dayanamıyorum seni. Ne kadar sevdiğimi

böyle herkese haykırmak istiyorum. Ben

duymak istemiyorum ama

boşa konuşuyorum ben.

Roza, babanı bulacağımız adres geldi.

Hadi gidiyoruz.

Hadi

anahtarı ver.

konum Burayı gösteriyor.

Mezarlık ne alaka?

Yanlış konu acaba?

Roza,

baban seni ne zaman aramıştı?

Yazandan bir gün önce.

Hadi bakalım.

Hadi

gel.

Sen niye açmıyorsun telefonu? konumu. Ha

sen benimle dalga mı geçiyorsun Yula?

Bana attığın konumda Ünal Yavuz'un

mezarı vardı. Bana nasıl söylemezsin

adamın öldüğünü?

>> Ben de yeni öğrendim. Öğrenir öğrenmez

de mezarın yerine attım sana.

Benden bu kadar koray.

>> Daha fazlasını bilmiyorum.

>> Yı.

İşte bir iş var.

Ben bunu çözeceğim.

Güven bana Rza.

>> Roza'yı buraya hiç çağırmayacaktın.

Kızın da tehlikeye attım. Kendini de

beni de. 10 yıl bu yüzden mi bekledik?

>> Oğlum bir kızım olduğunu bilmiyordum.

Kızım varmış lan benim.

Bunun nasıl bir duygu olduğunu biliyor

musun sen?

Sen de bir şey bilmiyorsun ortak.

Kızım Koray Karanoğluyla görüşüyor.

Kızınla buluşsaydın şimdi hapiste

olacaktın.

>> Ne işi olur onun Karanoğluyla ya? Yula

öğrendiler mi lan yoksa benim kızım

olduğunu? Ha bu iş böyle olmayacak. Ne

olacaksa olsun artık ya. Bırak beni. Ben

buradan çıkayım. Olmaz. Dinle beni.

Harcarlar seni yine.

Bu defa kızını da kurban edersin.

Bak ben senin için sahte bir mezar

kazdım.

Bırak bir süre seni ölebilsin.

Zamanı gelince ölüler ve diriler yer

değiştirecek.

Sabret

bundan sonra hataya yer yok.

Nasıl planladıysak

o.

>> Kızıma bunu yaşatmaya hakkım yok.

>> Gözünde ör

>> Yula.

Yula kızıma bunu yaşatmaya hakkım yok.

Doza hiç iyi görünmüyorsun. Direkt odana

çık lütfen.

İyi misin?

H

Merhaba, hoş geldiniz.

Alo.

>> Alo.

>> Roza,

>> sana ihtiyacım var.

>> Roza, sen iyi misin? Hayır değilim.

>> Neredesin?

>> Dışarıdayım.

>> Tamam konum at geliyorum. Hiçbir yere

ayrılma. Geliyorum ben.

Ardaki kızı

bu gece istiyorum abi.

Hallederiz abi.

Ali

geleceğini biliyordum. Hoş geldin.

>> Ben bunun aynısından alabilir miyim?

>> Daha sakin bir yere mi gitsek?

>> Ama niye gidelim? Bu değil. Bu bir soda

olacak. Bunu istemiyorum. Bak orada.

Oradır. Heh. Sen ne içiyorsun?

>> Yok. Ben alkol kullanmıyorum.

>> Tamam. Eee, alkolsüz kokteyl var mı

sizde?

>> Yok, yok. Bir şey istemiyorum. Roza,

hadi gidelim mi?

>> Aa, yok gitmeyelim. Hadi gel dans

edelim.

>> Roza, Roza bak ben dans etmeyi

bilmiyorum zaten. Lütfen.

>> Bilmiyor musun?

>> Bilmiyorum gerçekten. Hadi.

>> Yanında biri var abi.

>> Biliyorum.

>> Roza. Roza lütfen.

Roza.

Roza hadi gidelim bak daha sakinle yere.

Koza ne yapıyorsun?

palmas un bongo son ventilador

festa salía

acab

una sabor y gracia a Barcelona

la Baya baya çok sıkınt

Belizani Hani kendine uymadığı için

bıraktın ya kaptan. Sevseydin onunla her

yere giderdin.

>> Hayati benim ne işim olur öyle yerlerde?

Roza, artık gidelim mi?

>> Hayır anne gitmeyelim. Ben senin için

dans ettim ama.

>> Tamam çok güzeldi dansın gerçekten.

Kendimi de çok özel hissettirdin bana

ama yeter. Hadi gidelim artık.

>> Hayır gitmeyelim. Lütfen gitmeyelim.

Kalalım burada.

>> Oza. Hadi bak lütfen.

>> Hayır hayır gitmeyelim.

>> Gitmedi mi?

>> Bak ne güzel eğleniyor herkes. Kalalık

bak. Lütfen hadi gidelim.

>> Hayır gitmeyelim lütfen.

>> Ben gidiyorum.

Gittin mi gerçekten?

You're the hunter. I'm the bear and you

can't take me anywhere.

I w to be with you.

Dri man the pull you down. But I believe

in you.

Lance

I believe you.

I believe

I believe you.

Arabayı hazırla.

>> Hanımefendi,

böyle bir yere gidemezseniz biz

bırakalım. Yok. Ben taksiyle giderim.

>> Hanımefendi,

biz taksin de oluruz merak etme. Biz

bırakalım.

>> Araç gelecek birazdan. Gel biz seni

bırakalım işte.

>> Bırak beni imdat.

>> Gel biz.

>> Ali

>> ne oluyor lan?

>> Deful git lan.

>> Civan Ergane'nin ne oğlayım oğlum ben.

Tanıyorsun Civan Erkane'yi

şimdi buradan gidiyorsun.

Ben de az önce yaptıklarını unutuyorum.

Kız da benimle geliyor.

>> Ben kime diyorum lan? Lan kime diyorum

lan? Ali

>> oğlum Ergenin oğlu Celu bu.

Kalk lan ayağa. Ayağa kalk lan.

>> Defol git lan.

>> Bu yaptı hani unutma lan. Çünkü ben

cesedini görene kadar unutmayacağım.

Sen artık bir ölüsün lan.

Ali ne diyor bunlar? Ölüsün diyorlar.

Kötü bir şey yapmazlar değil mi sana?

>> Boşver. Sen iyi misin?

Canını yakmadılar.

Geldin,

geldin. Bırakmadın beni.

İyi ki geldin.

Ben hiç gitmedim.

Hadi gel.

Hadi arkadaşlar geçin sizi.

>> Nereye götürüyorsun beni?

>> Oteline götürüyorum. Güzelce uyursun,

dinlenirsin. Yarınla da hiçbir şeyin

kalmaz. Merak etme.

>> Otele gitmek istemiyorum.

>> Nereye gitmek istiyorsun peki?

>> Bilmem.

Otele götürme. Nereye gidersek gidelim.

Ama sadece gidelim.

Daha iyi misin?

>> Neresi burası?

>> Burası balıkçı kulübesi.

Rahmetli dedemden yağdığı yer.

>> Kahveni iç bak iyi gelecek. Gerçekten

mideni yatıştıracak. Ben kendimi en son

arabada hatırlıyorum.

>> Beni buraya kadar sen mi taşıdın?

>> Kahveni iç soğutma.

>> Alim

>> sana çok teşekkür ederim.

Yine borçlandım sana.

Benim sana olan borcumun yanında

aff olmaz.

>> Ben ne yaptım ki?

>> Hayatımı kurtardın.

>> Nasıl?

>> Birece uçak vardı ya

düşmüş.

Yani seninle karşılaşmasaydım

şu an hayatta değilim.

>> İyi ki karşılaştık o zaman.

>> İyi ki.

Soba sönecek. Ben odun atayım sobaya.

>> Oray sana bir şey söyledi mi?

>> Yook.

Bir şey söylemedim.

Yemekte değişikti halleri.

Yani Koray Roz'ya aşık ama Ran'ın

umrunda değil sanki.

>> Bir şeyler olmuş belli.

Bırak sen karışma.

>> Ben de karışmadık. Bak ne oldu.

>> Bak oturum başka. Doktorun neler

söylediğini sen de gayet iyi biliyorsun.

Beliz kendi kararını verip vazgeçmediği

sürece bizim yapabileceğimiz hiçbir şey

yok. Bu kadar basit. Yeter.

>> Ben artık tatlanamıyorum.

Alim'in annesi bu sabah gelip neler

söyledi haberin var mı? Hala yüz

veriyorsun şunlara.

Senin kim olduğunu unuttular onlar.

Sen

umur karana olsun.

Sana damat olacak olan adam.

kimin kızıyla evleneceğini

bilecek.

Ha bizimle de akraba olacaksa

haderini bilsinler.

Alo. Efendim? Umur Bey.

>> Fahit

yarın Kerem'i de al ofise gel.

Bekliyorum.

Aşk varlığın aslıdır.

Ne kadar güzel bir cümle.

>> İbn Arabi'ye göre

aşk bir duygu değil,

ruhsal bir yolculuktur.

İnsanı

Allah'a ulaştıran en büyük sır

aşktır.

Sen hep böyle konuş. Ben hiç sıkılmam.

Dinlerim seni hep.

Ne kadar çok yıldız var, değil mi?

Biliyor musun ben küçükken yıldızların

her birini bir şehir zannederdim.

Tek tek hepsine gitmek isterdim.

Bir şey soracağım.

>> Sor.

>> Bugün son gecen olsa

nerede olmak isterdin?

>> Ben olmak istediğim yerdeyim.

Sen

>> bilmem.

Osa

Dur. Yavaş yavaş.

Nereye?

>> İçeride yatacağım.

Gitme.

Korkarım ben.

Tamam.

Yer yatağı alıp geleyim aşağı.

Şı kapatacağım.

Tatlı rüyalar.

Sana da,

>> bana da.

Ali,

Ali,

allez.

Bir bahar yeline Yine saçlarımda esiyor.

İçimdeki bu şarkı senin için çalıyor.

Eksik ayak izlerim. Sokaklarda

sessizlik. Sensiz bir yanım yarım.

Kalbim nasıl sızlıyor, martılar sessiz

durur bir deniz kıyısında sensiz

sonbahar olur. İlkbahar ortasında bir

gün yine buluşur. Aynı yolun sonunda tüm

aşıklar kavuşur. Aynı yağmur altında.

Koray Bey.

Civan Ergani'nin oğlu Celo geldi. Umur

Bey le görüşmek istiyor. Umur Bey de

henüz şirkette değil.

Ne derdi olur ki babam mafyayla?

>> İyi gönder gelsin neymiş bakalım

dertleri.

>> Buyurun beyler. Nasıl yardımcı

olabilirim?

Koray Bey, benim aslında buraya gelmeye

pek niyetim yoktu.

Babam ısrarıcı oldu.

Ali Aydan

sizi deş yapıyormuş.

Hatta damadınız olacakmış.

Biz onun kalemini çoktan kırdık

ama babam yine de size haber vermenin

doğru olacağını söyledi.

Babanızın babam da hatırı büyüktür.

Bakın Ali Aydan bizim hiçbir şeyimiz

olmuyor. Aranızda ne mevzu varsa yine

kendi aranızda halledin. Bizi

karıştırmayın.

Vallah başka bir şey söyleyeceksin diye

bir tık sıkıntı yaptım ha.

Eyvallah.

Biz meseleyi hallederiz.

Size haberi gelir.

Gebert şu herifi de kurtulsun.

Bayazıt

>> buyurun K Bey.

>> Oza hala otele dönmemiş mi?

>> Yok ama resepsiyondaki arkadaş gelince

haber verecek.

Kızlar bir çay molası veriyorsunuz.

Sen benden bir şey mi saklıyorsun?

>> Senden hiçbir şey saklamıyorum.

>> Bak Dilan, benimle oyun oynarsan oyuncak

sen olursun.

Roza'nın görüştüğü biri mi var?

>> Koray bilmiyorum.

>> Bilmiyorsun.

Sen bunları bildi ya. Milyonlar

harcıyorum.

>> Koray gerçekten biri yok.

>> Biriyle tanışmış da öyle net bir şey

değil. Geldiği gün havalimanında

tanışmış sadece. Yani

geçici bir şey.

Koray. Koray gerçekten bilmiyorum. Yemin

ederim biri var mı? Bilmiyorum.

Yani zaten önemli bir şey de değildir

bilmiyorsam değil mi?

>> Hemen Roz'yı ara. Hopları aç.

Ben bir telefon.

Efendim? Dilan. Alo Roza, ne yapıyorsun

canım?

>> Ben de seni arayacaktım. Dilan

>> ben çok mutluyum.

>> Ne oldu?

Aşık oldum.

>> Ne deniyordu? Hani böyle şey karnımda

kelebeklerin kanadı var gibi. O kadar

mutluyum ki daha önce hiç böyle

hissetmemiştim.

Ya büyük konuşmayacaksın işte öyle.

Hani aşka vaktin yoktu kızım senin.

>> Evet öyle dedim ama ne yapayım lan

elimde değil ki.

>> Aşık öldü.

E neyse geliyor ben kapatıyorum şimdi.

>> Beni otele bırakacak sonra ararım otele

gidince.

>> Tamam canım kapatıyorum.

Dur, bekle.

Ne kadar çabuk geçti zaman. Keşke hiç

ayrılmasak.

>> Akşam yine buluşalım. Olur.

Nerede

>> bu oturduğumuz yer? Vardı ya hani ilk

ilk buluşmamızda. O kafe olur mu mesela?

>> Tamam. Süper. İyi. Kaçta peki?

>> Fark etmez.

Akşam 9 diyelim mi mesela?

>> Olur. Tamam diyelim.

>> Görüşürüz.

>> Görüşürüz.

>> Roza.

Bende sana ait bir şey var.

>> Ne?

>> Bunu nereden buldun sen?

>> Sana demiştim ya ben de oradaydım diye.

>> Bunca zaman sen bunu sakladın mı?

>> Çok yakıştı.

Sen de oradaydın.

Ben bunu anladım ama bu sana nasıl geldi

onu anlamadım.

>> İşte biz öyle şeylere nasip diyoruz.

>> Nasip.

>> Evet.

Havada süzülüyordu.

Beni buldu.

Ben de sadece tuttum yakaladım yani.

O zaman artık bu senin nasibin. Sen de

kalsın.

>> Akşam 9 o zaman.

>> Tamam.

Raj

Koray ne yapıyorsun? Koray dur.

>> Sen benim kardeşim şimdi sevgilim

>> dindar olacak bir de aşağılık herif.

>> Ali bırak

>> Ali'ye bir şey yap. Rosa gider onu

rüyada göremezsin.

>> Kulaklarınla duydun onu ne kadar çok

sevdiğini kendin duydun.

>> Ben bir şey yapmasam Erganinin oğluyla

kavga etmiş. Onlar öldürecek. Mafia

öldürecek.

Tamam tamam işte. Bu senin için altın

bir fırsat. Görmüyor musun? Koray aklını

kullan.

Eğer Ali'yi kurtarırsan Rozan'ın

kahramanı olursun.

Euh

Tamam.

Senin bu oğlun Ali sözcüsünün kim

olduğunu biliyor musun?

Anlamadım.

Oğlun diyorum.

Belizin benim kızım olduğunu biliyor.

Bilmez olur mu Nur Bey? Biliyorsa ona

göre davransın.

Bu arada

önceki siparişleri iptal ediyorum

>> ama. Nur Bey bakın gerçekten çok zor

durumda kalırız. Yani en azından bir

>> şimdilik ödemeleri zamanında

alıyorsunuz.

Dikkat edin de

orada bir aksaklık olmasın.

İşim birin

gel.

Alemden kimse bilmiyor

zaten. İlk sana söyledim Roza ile

evleneceğim. Mürsel baba bizimkiler

bilseler kıyameti koparırlar zaten.

Hristiyan bir gelin kabul etmezler. Ama

ben kararımı verdim. Her şeyi göze

aldım. Mürsel baba

evlilik teklif edeceğim Rozaya.

>> Oğlum neredesin sen? Kaç gündür? Şirkete

de uğramamışsın.

>> Yarın geleceğim annem. Sana çok güzel

bir haberim var.

>> Neymiş o? Söyle bakayım.

>> Hayır hayır şimdi olmaz. gelince

söyleyeceğim annen.

>> Hadi öpüyorsun.

Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

Ne işiymiş bu? He kaç gündür gelmedi

eve. Gecesi yok, gündüzüsü yok. Bir de

bu çıktı başımıza. Ya

deli olacağım, deli olacağım.

>> Faik sen niye bu kadar kızıyorsun?

Oğlanın sesi çok mutlu geliyordu.

>> Anneciğim

keşke biz de mutlu olabilsek.

Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bugün

Umur Bey bütün siparişleri iptal etti.

Bilin bakalım niye.

>> Hı.

>> Ali Belizden ayrıldı diye.

>> Hım.

Çok kötü günler bizi bekliyor. Ben size

söyleyeyim.

>> Her şeyi parayla satın almaya

alışmışlar. Tabii.

>> Ben söyleyeceğimi söyledim. Ondan sonra

topla.

>> Ne yani? Zorla mı evlendireceğiz abi?

>> Kızım şimdi sen ne anladında

konuşuyorsun böyle? He

>> fik çok da şey yapmak olmadı başkasın.

>> Nasıl yapmayayım müverra? Ne diyorsun?

Bir şey bilmiyorsun. Bir şeyden

anlamıyorsun. Konuşuyorsun.

Karanoğlu'nun sırtını döndüğü

tedarikçinin bu piyasada işi biter. Hele

bir de Umur Bey ödemeyi geciktirirse var

ya o zaman öyle bir iflas ederiz ki şu

üstüne bastığımız halıyı bile altımızdan

hac ederler.

>> H eskiden böyle günlerde rızk

Allah'tandır derdin abi.

>> Faziret Allah aşkına. Zaten zor

durumdayım. Bir de kalbini kırmayayım.

Kır abi. Benim kalbimi kır ama yeter ki

oğlanı bu şirkete kurban etme. Ben

malımı satar savar sana veririm icap

ederse.

>> Halacığım bak böyle 3 be tane daire

satarak biz bu işi kapatamayız ha. Bak

bizi boğarlar diyorum. Yaşatmazlar.

>> Öyle bir şey yapsın. Bak ben ne

yapıyorum omuzu domusuna. Kim kimin

boğazını sıkmış görürüz.

>> Merve

ilaçlarımı yitiri kızım.

Yani ineğe niye bu oldu?

Aa

>> Rozan

sana kötü bir haberim var ama sakin ol

tamam mı? Ali'nin gece kulübünde kavga

ettiği adamlar Ali'yi her yerde

arıyorlarmış.

Buldukları yerde öldüreceklermiş.

Ne diyorsun sen Dilan?

Polisi arıyorum ben.

Ya bu işler öyle olmuyor işte. Bak sen

bilmiyorsun ya. Bunlar büyük mafyalar

bunlar ya. Her yerdeler yani. Polis

hangi birini yakalayacak? Bir şey yapmak

istiyorlarsa yapıyorlar. Ne yap ne

yapacağız? Ben beni benim bir şey yapmam

lazım. Benim yüzümden. Dilan benim

yüzümden. Ali benim yüzümden ölürse ona

bir şey olursa ben yaşayam. Benim için

kavga etti onlarla. Benim bir şey yapmam

lazım.

>> Benim aklıma bir yol geliyor da.

>> Ne söyle lan? Ne?

>> Koray.

>> Koray mı?

>> Koray. Koray Türkiye'nin en

zenginlerinden biri. Eğer isterse bir

yolunu bulur, kurtarır Ali'yi.

Tabii hala ona bir şey yapmadılarsa.

Biz birazdan buluşacaktık. Açmıyor

telefonu.

>> Dur dur dikkat et tamam mı?

Aracılı kişiye şu anda ulaş.

>> Daha hızlı gidebilir miyiz? Lütfen biraz

daha hızlı.

>> Efendim? Roza.

>> Koray senden bir şey isteyebilir miyim?

Bana yardım edebilir misin?

>> Roz iyi misin? Sen neredesin?

>> Bir arkadaşımın peşinde tehlikeli

adamlar var. Öldürecekler onu. Ne

olursun yardım et. Bir şey yap. Çok acil

Koray.

>> Roza tamam. Sen şimdi hemen konum at.

Bana geliyorum.

>> Tamam.

Daha hızlı lütfen. Daha hızlı.

Ali. Ali.

Bak.

Siz kimlere bulaştınız Loza? Bu adamlar

çok tehlikeli. Birini kafaya taktılar mı

yaşatmazlar.

>> Yalvarıyorum sana. Ne olursun yardım et.

Ali'yi kurtar lütfen yardım et. Lütfen

>> bir şartla

ya. Benimle evlenirsin

ya da ölümünü izlersin onun. Seçim

senin.

>> Tamam kurtar yeter ki.

>> Alo Oray Karanoğlu. Ben Ali Aydan

arıyorum. Ali'yi öldürmesinler. Biz

sizinle bir şekilde anlaşmanın yolunu

buluruz. Hemen durdurun. Rica ediyorum.

>> Madem rica ediyorsunuz peki.

>> Vakti gelince bizim de sizden küçük

ricalımız olacaktır.

>> Elbette. Acele edin.

Tamam baba

durdur.

Roza

sen benim senin için ne yaptığımın

farkında mısın? Ben Türkiye'nin en

karanlık mafyasına borçlandım. Bu

adamların ricalı, istekleri bitmez.

>> Ama artık Ali'ye bir şey yapmazlar değil

mi?

Sana bağ.

Sen sözüne sadık kalırsan hiçbir şey

olmaz.

Hadi.

Ver şunu bana.

alım

Biz evlenene kadar burada kalacaksın

Roza.

Ben de gidip aileme

evlilik karar verdiğimizi anlatacağım.

Seni çok mutlu edeceğim.

Emin ol.

>> Artık

Ali'ye bir şey olmaz değil mi?

Bir daha adını anmazsan olmaz. Bayazıt

ozay eşlik et.

>> Olur Kay Bey.

>> Buyurun Hazan.

Ray Bey, ben Celo'yu size göndermiştim

bu iş için ama aranınızda halledin

demişsin.

Bana geldiğine göre

vaziyet değişti demek.

Değişip değişmeyeceği bu akşam kesin

belli olacak.

>> O zaman çabuk belli olsun.

Çünkü

akşama onu sevdiği kızın önünde

öldürecekler.

>> Dediğim gibi ben seni arayacağım. Nasıl

istersen öyle yaparız ama sonra

>> orasını seni aradığımda söylersin.

Ha

>> oğlun Celo'ya söyle. Sakın benden

telefon gelmeden Ali'ye bir şey

yapmasın.

>> Merak ettim.

Roza Hanım biraz önce bütün eşyaları

toplayıp otelimizden ayrıldı.

>> Nereye gittiğini söylemedin peki?

>> Bilmiyoruz efendim. Bize bilgi vermedi.

>> Eyvallah.

Ah.

Yapamazdım.

Senin ölmene izin veremezdim.

Ben zaten

kafamda saatle bir bombayla yaşıyorum.

Ben öleceğim zaten

ama sen yaşa istedim.

Sen nefes al istedim.

Karayla bu cehennemi yaşamaktansa

ölürüm daha iyi.

Tanrım

neden beni seçtin?

Niye ben?

Neden

en ağır acılarım bana verdin?

Neden? Ben

Kur'an-ı Kerim'i sana hediye etmek

istiyorum. İçimden geldi. Ama ben

okumayı bilmiyorsun. Anladım. Sonra

öğrenirsin, okursun. Şimdilik Türkçe

meali var. Oraya okursun. Al lütfen.

Benden hatıra olsun.

>> Teşekkür ederim. İnşirah suresi gibi

işaretlediğim sureler var içinde. Kalbin

daralınca okursun, göğsün ferahlar.

Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden

fazla yük yüklemez.

Hoş geldiniz Kay Bey.

>> İyi akşamlar Rehancı.

>> Neredesin oğlum sen?

>> Biz Rozaile evlenme kararı aldık.

>> Oha.

Anlamadım.

>> Tebrik ederim. Yani bu ne hız abiciğim?

Süper haber bu arada. O zaman dün

partimiz mi var yoksa?

>> Çok ani olmadı mı bu karar Koral?

>> Sanki Rozan'ın yemekte morali bozuktu.

Hemen de kalktı. Tanıyamadık da

kendisini.

>> Ben tanıyorum ya anneciğim. O gün bizim

aramızda ufak bir mesele vardı. konuştu.

Halloldu. Siz merak etmeyin.

>> Hayır, daveti geçtim. Duyurmadılar bile.

Devlet sırrı gibi saklıyor. Öyle değil

abla. Eee, bunlar önce şimdi kendi

aralarında böyle bir nikah töreni

yapacaklarmış. Asıl düğünü sonraya

bırakmışlar.

>> Hiç şaşırmadım.

>> Şöyle söyleyeyim sen

>> oğan odasından çıkmadı. Ben şuna bak.

>> Aman Faik ne olur bir tatsızlık çıkmaz.

>> Ne diyorsun Meyra? Ne tatsızlığı?

Babasıyım ben.

Rahatsız ettik beyefendi. Kusura

bakmayın

son zamanlarda pek müşerref olamıyoruz.

Baba ne oluyor? Bir şey olduğu yok.

Mutlu musun? Merak ettim.

Artık çalışanlarımızın maaşlarını

ödeyemeyeceğim.

Hani bir hafta geciktirdim diye başıma

kalkmıştın ya.

Heh. Artık hiç ödeyemeyeceğim. Onlar da

evlerine ekmek götüremeyecekler.

Mutlu musun?

Biz de iflasın eşiğine getirdin.

Dişimizden, tırnağımızdan

biriktirdiğimiz ne varsa şimdi hepsi

elimizden uçup gidecek.

Mutlu musun?

>> Niye mutlu olsun çocuk?

>> Sen karışma.

>> Ali'nin ne suçu var? Zorla mı evlensin

kızla?

>> Evlensin. Evlensin. Ne var? Eli yüzü

düzgün bir kız. İşte evlense ne olur?

Ailesi için bu fedakarlığı yapsa ne

olur? Ben onlar için

yıllarca ne fedakarlıklar yaptım. Bir

kere de Ali yapsa ne olur? Ölür mü?

Baba bak sen bana bak oğlum. Sen babana

bak.

Ben

niye bu haldeyim biliyor musun?

Olacakları görüyorum da ondan.

Umur Bey bize göz dağ verdi. Siparişler

anında bıçak gibi kesildi.

Böyle devam ederse iflas edeceğiz.

Ali

Belizle aranı düzelt.

Her şeyimiz elimizden gitsin

istemiyorsan

Allah rızası için düzelt.

Biz onlarla uğraşamayız.

Bizi bir dilim ekmeye muhtaç eder

bunlar.

Ali

>> oğlum nereye?

હ

Aşkım.

Hadi herkes aşağıda bizi bekliyor. Gel.

Koray konuşmamız lazım.

>> Dinliyorum.

Ben hazır hissedene kadar bana

dokunmayacaksın.

Söz ver.

Yoksa nikah masasına inmem.

>> Tamam Roz.

Sen nasıl istiyorsan öyle olsun.

Sen hazır olana kadar sana

dokunmayacağım.

Hadi.

Asla hazır olmayacağım.

Ali Bey,

anlaşıldı.

Bütün gelişmelerden beni haberdar edin.

Senin ne işin var burada?

Beliz mi çağırdın? Kimse çağırmadı.

Sizinle konuşmaya geldim.

>> Ne konuşacaksın ki sen benimle?

>> Umur Bey, senin sorunun benimle.

Kızınızla evlenmiyorum diye ailemi

cezalandırmaya kalkma izin verme.

Ailemden uzak dur.

>> Ali

aşkım.

Babacığım bu ne güzel bir sürpriz böyle

ya. Hoş geldin.

>> Seninle sonra konuşacağız.

>> Ben konuşacağımı konuştum.

>> Hı hı.

>> Ali

aşkım ne oluyor ya? Ne konuştun babamla?

>> Önemli bir şey yok.

Ne oluyor burada?

>> Ay doğru. Biz kimseye haber veremedik.

Sana da haber veremedik ama abim

evleniyor.

>> E

>> Ali kalmayacak mısın nika?

İşim olmaz.

>> Ali

Ali biraz abartmıyor musun artık? Alt

tarafı bir doğum günüydü. Gerçekten

düşündüğün gibi bir şey değil bu

>> efendim.

>> Bak daha fazla üzülmeni istemiyorum.

Vazgeç benden.

>> Ne?

>> Ben artık başkasını seviyorum.

Sen eee bir bir dakika bir dakika bir

dakika. Sen eee

sen bana çok sinirlisin.

Benim canım yansın istiyorsun.

Beni beni üzmek için söylüyorsun da

yapma sakın. Sakın bir daha yapma sakın.

Ali

>> kendini kandırma artık.

Sana söyledim başkasını seviyorum dedi.

>> Ali sakın

sen başkasını seveme. Sevemezsin Ali

sakın. İşleri

zorlaştırma lütfen.

Artık yeter.

Ay

akumu koyun.

>> Hadi acele et nikah başlayacak.

Hadi

>> anne.

>> He.

>> E şahitlik yapacak misafirler geldi.

İçeri aldım ben.

>> Tamam tamam. Tülün Hanım ilgileniyor

onlarla. Sen şimdi bak Roza Hanım'ın

odasını iyice kontrol et. Bir yanlışlık

olmasın değil mi canım? Hadi kız.

>> Tamam anne.

>> Hadi anneciğim.

Ah.

Ah.

Bu güzde çiftimiz Evlenme kararıyla bize

başvurdular. Şimdi şahitler ve

misafirler huzurunda sözlü olarak

evlilik beyanınızı teyit etmenizi

istiyorum. Siz Koray Karanoğlu hiçbir

baskı altında kalmadan kendi özgür

iradenizle Roza Sofya Martinez ile

evlenmeyi kabul ediyor musunuz?

>> Evet.

Siz Roza Sofya Martinez hiçbir baskı

altında kalmadan kendi hür iradenizle

Koray Karanoğlu ile evlenmeyi kabul

ediyor musunuz?

Biraz heyecan var. Gayet normal şeyler

bunlar.

Sanırım Roza Hanım biraz da damadın

yüreğine indirmek istiyor. Sorumu

tekrarlıyorum. Siz Roza Sofya Martinez

hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür

iradenizle Koray Karanoğlu ile evlenmeyi

kabul ediyor musunuz?

Roza Hanım son kez soruyorum. Hiçbir

baskı altında kalmadan kendi hür

iradenizle

Koray Karanoğlu ile evlemeyi kabul

ediyor musunuz?

Ben

bir kuş uçar da geri dönmez.

Sözü biter de sesi dinmez.

Nasıl yangın bu külü sönmez?

Canı bırakıp

gitme.

Ah bu çağ

vah bu çağ

beni yoksaydı.

Koca dünya.

Ah bu çağ.

Vah bu çağ.

Beni kaybetti

zalım dünya.

Ah bu çağ.

Vah bu çağ.

Beni yok saydı

kocadım.

Ya ah bu çağ,

ah bu çağı

dünya ya

getir finans sundu. 4

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.