Afrikaans
Akan
Albanian
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Altyazı M.K.
Altyazı M.K.
Ben bir yılansızım. Ben gönlüme bir yılan koymuyorum.
Kaderle ilgili fotoğrafın basının durmasına ben sebep oldum.
Tam 10 milyonluk bir tek.
Eğer seni bir daha kaderin yanında görürsem, senin doğduğunun düşmanıdır.
Ne oldu?
İyi misin? Bir şey mi oldu?
Fesuva ağrı geldi de birden.
Oturalım mı istiyorsun? Şuraya bir.
İyiyim.
Ne diyorduk?
Mahkeme etmedim.
Mahkeme etmedim ama...
Sen bir anlatsın mı? Ne olmuştu?
Boş ver şimdi. Gel hani biraz dinlensin. Yok.
Ne olur artık dinmek istiyorum.
Ben senin kalbini çok kırdım.
Sen de benimkini kırdın.
Birbirimizi çok üzülecek şeyler yaptık yani.
Karşılıklı yere dönülmez yanlışlar yaptık.
Karşılıklı.
Anladım.
Hadi gel annen gelinlere geçireyim seni.
Olur.
Alır giderim ama.
Ziyaret için.
Ben orada kalmayacağım.
Dediğim gibi.
Bir daha deneyelim.
Vazgeçmeyelim.
Evimize dönelim.
Alır mı?
O şey değil mi? Büyük, büyük, büyük... ...büyük babaannemin yüzü?
Evet. Sadrazam dedenin... ...karısına ilah ediyor.
Anneni vermek istemedim. Oya satardı ya da kendine... ...pırlantadan bir terlik
yapardı.
Eee sen ne yapacaksın?
Topkapı Sarayı'na mı başlayacaksın?
...Bine Hanım'a evlenme teşrif edeceğim.
Saçmalama baba.
Neyi saçma olsun ki?
Hatta düşündükçe daha mantıklı geliyor. Sen de niye uyudun baba... ...sen yalnız
kalamazsın diye? Babacığım... ...ben sana evlenme demiyorum ki. Evlen ama...
...sendi vergi diliminde biriyle evlen. Dengi dengine. Ben Bine Hanım'a
aşıyorum.
Terapistim söyledi.
Babacığım... ...sen aşık falan değilsin.
O terapisti bırak.
Şu yüzüğü de bırak. Ah Mine Hanım.
Mine Hanım. Ne kadar narin.
Akıllı, güzel, alınlı.
Organik, ekonomik.
Tertemiz bir kalbi var onun.
Minnoş daha yeni sildin ya onu.
Ay ne bileyim ya.
Sildikçe içim rahatlıyor.
Dolgu ne yaptı acaba?
Konuştu mu? Anlattı mı her şeyi? Merak ediyorum.
Ne bileyim valla anlatsa arardı herhalde. Böyle bir şey de kolay kolay
anlatılmaz ki. Tolga ne alaka ya? O niye karışıyor? Oğlum ne yapalım? Herkes ayrı
telden çalınıyor. Kimseye laf anlatamıyoruz bir de.
Olsun. Müsait değildir. Tüneli girmiştir.
Alışveriş yapıyordur. Ne bileyim.
Tolga ne oldu?
Gel gel.
Gel anlat ne oldu?
Merhaba.
Ablam nerede?
Ne oldu? Ne konuştunuz?
Anlat.
Kadir'le. Ne?
Ya ben böyle tam bir şeyleri anlatmaya çalışıyordum.
Adam geldi yine o her zamanki işte maço tavırlarıyla böyle aldı kızı götürdü
işte.
Eee ne oldu yani?
Bilmiyorum yani defterin telefonu da yok kaderim de elinde. Ya bu normal misiniz
ya bu olanlar Allah aşkına yani? Değil de kılın nerede ve iyi mi Tolga?
Bir dakika sen şimdi de anlat bakalım ne konuştunuz tam olarak ki biz de bilelim
bir gaf yapmayalım yani.
Peki. Anlatayım.
Tatlım. Evli adamın etrafında böyle pervane olursan. O yangında ilk yaman.
Sen olursun. Avukat hanım.
Gülüm. Sen iyi misin bak? Vallahi böyle başın falan ağrıyorsa bir doktor muhtır
ayarlayalım. İyiyim iyiyim.
Gitti.
Kadeh.
Anneni eve geri çağıralım. Olur mu?
Ya yok ne yapacağız ya? Hiç gerek yok yani. Gelecek yine bir sürü arıza
tantana. Madem biz bir aileyiz.
Bak anneni kovar gibi oldu. Çok ayıp oldu.
Hem... Defne Emin Dağ da yakışmaz değil mi?
Defne Emin Dağ. Efendim.
Ya valla bak yani benim için...
Sıkıntı yok.
Şahsen anam ne kadar uzak özellikle senden ne kadar uzak o kadar iyi olur
bence. Ama ben ona kendimi sevdirmek istiyorum.
Ben de dedim ya tolumuyor seni diye.
İşte ben diyorum ki şöyle kendimi güzelce bir tanıtayım.
Sevdireyim. Kardeş ne olur kırma beni. Hadi çağır hemen gelsin olur mu?
Ben seni kırabilir miyim ya?
Elimi kırarım daha iyi tamam.
Çağıralım.
Gelsin bakalım.
Şimdi olan biten bu.
Yani benim görüştüğüm doktorla sizi de görüştüğümü isterim. Artık bu gidişata
bir dur demenin vakti gelmedi mi? Ben artık ne düşüneceğimi, ne yapacağımı
şaşırdım Tolga'ya. Yalnız ne yapacağız?
Doktor ne diyorsa biz de onu yapacağız. Ama başka bir doktor da başka bir şeyden
bahsediyor. Yani defne kocası sandığı için zaten o adamla gidiyor. Yoksa ne
işi var? Yüzüne bile bakmaz onun.
Ya bu şaklabanla son vermeyecek misiniz artık? Bir dakika bir dakika ya. Sana ne
oluyor abicim? Sen neyi oluyorsun ablama?
Oğuz. Ne yapıyorsun?
Yani.
Arkadaşım.
Onun için endişeleniyorum. Biz de ailesiyiz abi. Biz de endişeleniyoruz.
Oğuz. Ya anne. Ne? Herkes bir tarafı çekiyor ablamı ya.
Herkes elini bilsin artık. Oğlum bir sakin ol.
Tolga.
Oğlum haklı.
Bundan sonrasına artık.
Biz karar verelim. Kusura bakmayın da hani ben... ...sizi uyarmak istedim.
Sonra Tolga demeli olmasın.
Bu Zafer Bey'in miras davası ne durumda?
Zafer Bey'in miras davası şimdi... ...Zeynep onunla ilgili listeyi çıkardı.
Biz de tek tek arayacağız insanları.
Melis.
Bak bu Zeynep başımıza dert ettin.
Ne derdi ya? Kız gayet akıllı, çalışkan. Ne sorun çıkabilir?
Sorun bu.
Sen böyle sorun olmaz diye diye sorun yaratıyorsun. Sorun sensin Melis.
Melis Hanım.
Hazırladım.
Gel bir bakalım kimleri arayacaksın. Sen bana bir göster tamamen.
Uzun.
Efendim Özlemciğim. Ne yapıyorsun?
Ne yapayım? Sizi sormalı. Siz nasılsınız?
Yani iyi galiba.
Kadir Bey'le birlikte.
Nasıl ya?
Kadir Bey Leyla ile birlikte değil mi?
Leyla mı? Leyla ne alaka ya?
Temel atma töreninde videoyu oraya koyan Leyla'ymış. Ne?
Efendim Zeyno.
Abi neredesin?
Şimdi Delfine'nin annesi Giller'e geldik. Onu bırakacağım.
Abim burada beni görecek.
Tamam koş.
Ben sana bu kızı yanımıza almayalım demedim. Başımıza sür gider.
Gelmiyor musun?
Ben seni burada bekleyeyim ya.
Niye?
Ben hani şimdi zamanında kendime bir söz vermiştim de. Hani buradan adım atmam
gibisinden. O yüzden şimdi çiğnemeyim onu.
Tamam.
Sen git ben gelirim o zaman.
Tamam ben bekliyorum zaten seni burada.
Oğlum senin ne işin var yine burada? Rahat bıraksana kızı.
Karımı rahat bırak desene. Hadi ne mündü ha?
Oğlum bak. Ne bakıyorum?
Hatırladım.
Neyi hatırladın?
Yani... Sadece bir an.
Böyle bir an çaktı.
İçeride konuşsak olur mu?
Olur. Kadir.
Sen burada mı bekleyeceksin?
Hüseyin'im anlatmak ister misin hatırladıklarını?
Aşkım al bir su iç kendine gel.
Ben Tolga'nın evinde koltukta
uyuyakalmıştım.
Sonra sen geldin. Böyle bağırıp çağırdın bana. Hatta
kolumu ittin.
Ama hayal miydi?
Gerçek miydi?
Yani oraları tam olarak anlayamıyorum.
Biz gerçekten yaşadık mı böyle bir şey? Yani kolunu itme gibi değilse.
Yani bir şey yaşandı yani sonuçta. Öyle bir şey oldu.
Aşkım peki sen niye kızmıştın ki bana?
...sen işte... ...sen şimdi orada görünce... ...bende aranızda hani bir...
...Tolga ile bir şey var... ...gibi düşündüm. Ne?
Tolga?
Bizim aramızda bir şey mi vardı?
Yok. Hiçbir şey yoktu.
Anlattım ama değil mi ben sana?
Yani... ...konuştuk, çözdük.
Değil mi meseleyi?
Çözemedik mi?
Hayır yani ben kendimi şu kadarcık tanıyorsam... ...sana anlatmışımdır.
Yani en azından anlatmaya çalışmışımdır.
Çabalamışımdır.
Anlatmadım mı, yapmadım mı ben sana öyle bir şey? Yani anlattın tabii.
Denedin, anlatmadın da denedin. Eee?
Denedim. Denedim ama sen beni dinlemedin mi?
...sen bana hiç mi güvenmiyorsun?
Yani biz... ...bunları konuşamayacak durumda mıydık?
Refne... ...acaba şimdi kendini yormasan da... ...bunları düşünmesen... ...olmaz
mı?
Tolga... ...madem ortalık bu kadar karıştı... ...sen niye... ...hiçbir şey
açıklamadın peki?
Benim aram... ...kendisiyle iyi değil yani göründüğü gibi.
Ayrıca o adamdan ne kadar uzak durursan o kadar iyisin içinde.
Ha anladım.
Yani bizim Kadir ile aramızın kötü olması senin de iyisine geliyor yani
öyle mi?
Peki son bir sorun daha var.
Ben senin evinde niye kalmıştım?
O zaman.
Ya onu çok da şey yapmasak da olur bence.
Niye ya?
Doktor ne sorarsa sorsun doğru cevap verin demedi mi? Ben merak ediyorum.
Devlet sırrı falan değildir herhalde bu değil mi? Tolga açıklar mısın lütfen?
Ya bir fotoğraf meselesi biri.
Hem onu hem beni ilgilendiren hem de seni.
Ne fotoğrafı?
Ya ben ben vallahi bunları konuşmak istemiyorum.
Genel meselemiz bu herhalde değil mi?
Konuşamamak. Çıkalım mı? Sen de zaten yoruldun.
Yok ben arkadaşlarımla biraz baş başa vakit getirmek istiyorum.
Siz gidin.
İkiniz. Ben gelirim.
O zaman görüşürüz.
Olur da aklın bir şey takılırsa beni ara.
Tamam.
Merak etme.
O fotoğraf meselesi her neyse... ...senin anlatmanı bekliyordum.
Kimseye bir şey sormayacağım.
Ben bir seni bekleyeyim kapıda.
Niye?
Kocam olmadan sokağa adım atamaz mıyım?
Şu tarafa ulaşacaksın.
Tamam. Ben ofise gidiyorum o zaman.
Nasıl ulaşacağız?
Nasıl yani ulaşacağız?
Eve geleceğim zaten.
Orada buluşuruz.
Tamam.
Beğendim.
Aşkım. Güzelim.
Bunlar şimdi öğrenmek seni çok yormuştur. Gel biraz dinlenelim seninle.
Gülersin öyle.
Ne oldu ya?
Size gerçekten inanamıyorum ya. Siz nasıl arkadaşlarsınız? Siz beni Kadir
Emin Dağ'ın evine kurbanlık koyun gibi nasıl bırakırsınız ya? Aklım almıyor.
Ne?
Hatırlıyorsun. Hatırlıyorsun.
Ne? Hatırlıyorsun.
Hatırlıyorum. Sarılmayın öyle. Sarılmayın. Sakın bana sarılmayın. Size
çok kızgınım. Gerçekten çok kızgınım.
Beni resmen onların evine atmışsınız, bırakmışsınız. Benim orada ne işim var
ya?
Adam beni inim inim inletti ya inim inim. Benim ağlamaktan artık gözlerimin
içi acıyordu ya. Ya benim kalbim paramparça oldu. Ben o arabanın içinde
önümü bile göremedim.
Ya benim karakterimi benliğimi her şeyimi yerle bir etti. Ölümden döndüm ya
ben ölümden. Sus tamam kalletsin dedi ya. Ben gönlüme yılan koymuşum dedi.
Ya insan sevdiği bir kadına nasıl böyle bir şey söyler? Ya siz de nasıl beni
onunla aynı eve koydunuz ya? Buna nasıl izin verirsiniz anlamıyorum ki. Ya def.
Denedik gerçekten denedik bin kere söyledik bizle gel daha iyi gelir diye
annenler de söyledi. Ama bir yandan da doktor nasıl biliyorsa öyle davranın
dediği için biz de ne yapalım korktuk. Var ya bir tek Tolga Tolga sadece Tolga
dürüst oldu sadece o bana gerçeği anlatmaya çalıştı.
Kadir Emin Dağ'ın var ya o Kadir Emin Dağ'ın yatacak yeri yok.
Neyse güzelim ya en azından kurtuldun yani bundan sonra Kadir senin yanına
yaklaşamaz sen merak etme tamam.
Ben birazdan o eve gideceğim.
Nasıl? Kadir Emin Dağ'ın karısı olarak.
Ne? Saçmalama.
Ne yapacaksın aşkım?
O beni otobüsten niye indirdi?
Bana azap çektirmek için.
İşte ben de aynı evde yaşayarak ona aynısını yapacağım. Ona azap
çektireceğim. Ona eziyet edeceğim. Yani onun anladığı dilden konuşacağım.
Bütün bu yaşanan her şeyin onun hatası olduğunu onun böyle gözünün içine
sokacağım.
Yoksa benim içim soğumayacak.
Tamam şimdi ben seni anlıyorum ama yani... O Selma var ya o Selma'da. Ya bu
hasta halimle bana yapmadığı eziyet, etmediği hakaret kalmadı. Ya oğlundan
uzak durmam için bana para teklif etti ya. Kadın hala benim aklımı almıyor.
Onun da yatacak yeri yok. Ben onlara bana bu yaşattıklarının bedelini teker
teker ödeteceğim.
Sonra da arkama bakmadan kaçıp gideceğim.
O zamana kadar da hafızamın geri geldiğinden kimsenin haberi olmayacak.
Tamam mı? Üçümüzün arasında itiraz falan istemiyorum. Tamam mı? Söz mü?
Söz.
Zeynep.
Zeynep.
Senin ne işin var burada?
İntikam planı da böylelikle suya düştü.
Annem gerçekten sen uzak dur diye sana para mı teklif etti?
Yok artık ya bu kadarını da yapmış olamaz.
Zeynep lütfen bak.
Onlar senin ailen tamam mı? Lütfen sen bunları duymamış ol. Senin böyle bir
şeye karışmanı hiç istemiyorum.
Olmaz. Olmaz ama yani hiçbir erkek bir kadına yılan kalleş falan diyemez. Bak
abim sana deliler gibi aşık bu arada ama böyle seviyorsa da ya bassın sevgisi.
Gitsin ilk önce adam gibi sevmeyi öğrensin.
Saklayacağım sırrını.
Sen dön evine.
Sen abine hiç benzemiyorsun gerçekten.
Teşekkürler. Annemin de o ellerinde çocuklarının üstünden bir çekmesi lazım.
Bir ders alması lazım.
Kendi iyiliği için.
Benim de niyetim o zaten.
O zaman şöyle yapıyoruz.
Kadir Emin da...
Medefne emindi o.
Nikah fazlasını bakalım.
Levent Bey ya yeter.
Kız açsana. Adamı hüngür hüngür ağlatmışsın.
Ne oluyor anne? Bir sorun mu var?
Aman yok bir şey ya.
Çok para verdi ya onun için ağlıyor.
Suzi ben paranın yarısını Levent Bey'e geri vereceğim. Aa ne münasebet. Kız o
para senin hakkın. Kaç kere bedava ketrik yaptın sen ya. Hayır hayır ben
kul hakkı yiyemem. Yarısını vereceğim. Kızım kul hakkı yemekle ne alakası var
bunun Allah Allah.
Defni'nin borcunu ödemesi için yapıyoruz bunu. Tamam borç için başka bir yer
buluruz mutlaka. Bir şey diyeceğim. Çok para aldık kızım.
Ya parası çok geliyorsa ben alayım. Vallahi meteliğe kurşun atıyorum anne.
Ya git yürü.
Git odana ders mi çalışıyorsun ne yapıyorsun?
Bak odaya gidiyorum.
Sakın bana demeyin sonraki gelmiyorsun yanımıza diye. Oğlum bir Kadir arasana.
Ne yapıyorsun bu iş? Allah aşkına bir arasana ne olur.
Kadir aşağıdaydı. Ofisten çıktı arabaya gitti bekledi biraz sonra gitti.
Niye söylemiyorsun? Aşağı aşağı aşağı.
Ablam yolunda yok diye.
Allah Allah.
Ay çok sağ ol ya.
Şunu şöyle vereyim.
Eee şimdi sen annenin adı nasıl mı diye düşünüyorsun de. Annem eğer hafif
babamın geri geldiğini öğrenirse... ...önütse beni o eve geri göndermez.
Dert ne?
Anneciğim. Ay bir tanem ya.
Ay güzelim ya.
Aşkım ben seni çok merak ediyorum.
Telefonun yok arayamıyorum.
Anneciğim iyiyim ben.
İyiyim. Hem...
Biliyor musunuz benim böyle hafızam minik minik böyle gelmeye başladı. Böyle
bazı şeyleri hatırlıyorum. Maşallah.
Maşallah. Doktor demişti zaten parça parça ve her şeyi hatırlamış. Geliyor
geliyor. Ama şimdi ben böyle buraya gelip gidiyorum ya.
Kocamdan da çok ayrı kalmak istemiyorum.
Ama sizden de ayrı kalmak istemiyorum. O yüzden diyorum ki hadi gelin hep beraber
bizim eve gidelim. Olur mu?
Ne bileyim kızım tuhaf olmaz mı Sinan?
Anne niye olmasın ya değil mi Zeynep? Yok olmaz olur mu?
Hem abim çok sevinir yengeme şey yapıyoruz diye.
Sahip çıkıyoruz göz kulak oluyoruz diye. Annemi de böyle hep beraber birlikte
idare ederiz güzel olur.
Hem ben o evin hanımı değil miyim ya?
Hanımısın bana bakın.
Siz yoksa Selma Hanım'dan mı korkuyorsunuz? Biz biz.
Yok ya ne korkacaklar değil mi? Biz kimseden korkmayız evelallah. Gidelim
diyorsanız gideriz değil mi Minnoş?
Gideriz. Gidelim.
Ama sizden yine bir şey rica edeceğim. Ne Kadir'e ne de Selma Hanım'a ulaşmadan
böyle kendi evimizdeymişiz gibi beraber vakit getirelim. Olur mu? Söz mü?
Selam. Hoş geldin abi.
Hoş bulduk. Defne geldi mi?
Yok abi gelmedi.
Vallahi bak.
Defne bir şeyler hatırlamaya başladı. Böyle parça parça geliyor.
Çekip gitmesi anı meselesi.
Gelecek mi acaba ya?
Arayalım mı?
Yok şimdi yanlış anlatsın.
Ya niye yanlış anlatsın? Kurban olayım ya. Bu senin karın neticede. Oğlum karın
mı o benim ya? Seni balık kapalı bir yerlere mi vurdun ya?
Karın mı oğlum benim Defne?
Vallahi iyice halüsinasyona başladın ha. Ya kurban olduğum öyle zannediyor ya
kendisi. Ondan söyledim ya.
Ya vallahi var ya.
Bak.
Arasak dert, aramasak dert. Şimdi ararsak kontrolcü, baskıcı bilmem ne
olacağız. Aramasak iyilikli, alakasız şey olacağız.
Her türlü yalınlık.
Bak şöyle bir şey yapalım.
Böyle güzel bir sofra ayarla. Tamam mı? O şimdi yorgun gelecek. Görsün sofrayı.
Böyle bir yükselsin. Kendine gelsin. Bir de şu oyun konsoluları vardı ya. Onları
ayarla. Hallettim ben abi.
Hallettim. Orada duruyorlar.
İstediğiniz zaman geçin. Oyun mu oyun al ha. Ne varsa al. Tamam abi. Tamam.
Şey.
Nasıl olmuş ya? Çok resmi mi olmuş?
Yok abi. On numara beş yıldır görünüyorsun. Jilet gibisin. Valla? He.
İyi.
Zeyno nerede?
Prenses İtalyanca kursuna başladı. Neci?
İtalyanca.
Gel önce.
Tamam. Defne gelir gelmez haber edeceğim. Tamam.
Nasıl olmuş bu üstün?
Güzel olmuş güzel.
Her şeyin en güzeli en çok sana yakışıyor ya.
Var senin var ya.
Senin var ya.
Merhaba.
Ooo sonunda biriniz teklif etti ya.
Ne oldu?
Defnenin peşine koşmaması aynısı bitti mi? Bitti.
Lerat Bey nerede?
O da çiçek çikolata peşinde.
Neden?
Valla Mina Hanım'ın aşk konusunda kısmeti benden daha iyi çıktı öyle
diyeyim. Neyse durumumuz şu.
Projede günlerdir bir adım ilerleyemedik. Defnenin halletmesi
gereken bir sürü resmi belge var.
Onun hafızasının yerine gelmesini bekleyemeyeceğim. Bir avukat bulacağım.
Ya onun hafızası yakında yerine gelecek.
Ha öyle mi?
Nereden biliyorsun?
Medyum'un söyledi. Defne'nin kafası gayet de çalışıyor. İşe de dönmek
istiyor. Ben yarın sabah kendisiyle konuşurum.
Başkasını arama.
Bayılacağım gerçekten ya.
Ne Defne'ymiş? Yani Defne'siz de olmuyor. Defne'den vazgeçilmiyor.
Vazgeçilemiyor.
Tamam Tolga.
Yani izin verirsen. Bir ton işim var. Onları halletmem gerekiyor benim.
Hepsi de yardım.
Ne yapıyorsun?
Neler varmış bakalım.
Yardım edeceğim sana.
Yok istemez gerek yok.
Sana yardım edeceğim mi? Zaten bu saatte başka gidecek bir yerim de yok.
Ne var?
Neredesin şu anda?
Şu dosyada.
Hoş geldin.
Kovulduğum yere dönmek pek adetim değildir ama neyse.
Ya.
Vallahi bak ben.
Kusura bakma. Benim de sinirlerim laçka bu aralar.
Sıkıntılarımız var. Öfkemizi kontrol ile ilgili de var.
O yüzden kusura bakma. Bak defne de çok uğraştık. Sen geri döndün. Ya vallahi
ciddi söylüyorum ya.
Kız arayı düzeltelim istiyor. Bayağı da ısrar etti konuştu.
Düzelsin bakalım nasıl düzeltecek.
Ya sen niye böylesin anam ya? Oğlum sen niye böylesin?
Ya aşk senin gözünü kör etti. Sen ne kadar meraklıymışsın. Dünden razıymışsın
ya kocası olmaya.
Ya kız benim yüzümden bu halde.
Benim yüzümden.
O yüzden o iyileşene kadar ne istiyorsa yapmak benim boynumun borcu. Başka da
bir planımız yok. Rahat ol.
Bu romantik sofra da o iyileşsin diye mi oğlum?
Yemek de mi yemeye?
Madem romantik sofra değil koydur bir tabak daha ben de sizinle beraber
yiyeyim.
Tamam koyarız koyduralım.
Ya ben senden çok bir şey istiyorum ya.
Bir iki gün idare ediver.
Benim için ya.
Oğlun için birkaç gün idare ediver. Yapıver ya çok mu zor? Ben zorda
kalıyorum. Ay tamam.
Tamam. Tamam mı? Deneriz. Söz mü?
He söz.
Ana söz mü?
Ya tamam söz ya.
Abim.
Geldi mi Defne?
Geldiler abi.
Ler ne ya?
Geldiler ana.
Sen bir yalansın.
Ben gönlüme...
Bir yılan koymuşum.
Hiç bana bu gözyaşlarını akıtma.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Annemler illa kal dedi.
Ben de senden ayrı kalmak istemeyeceğim. Onları buraya çağırdım. Sana sormadım
ama. Ya yok canım ya lafım oldu. Başımızın üstünde yerimiz var.
Şey, eşyaları aldınız değil mi çocuklar? Şey, selam. Hemen bir yardımcı olalım,
yol gösterelim. Tamam.
Teyzem, alayım bunu.
Tamam, almayayım. Hadi geçin.
Selma anneciğim.
Siz de hoş geldiniz.
Kendi evimize döndük diyelim.
Tabii. Mine Hanım.
O valizler...
Biraz küçük değil mi?
Vallahi kaç gün kalacağımızı bilmediğimiz için öyle toplanıp geldik.
Öyle de diyorsunuz yani.
Ben şöyle şunu takdim edeyim size. Sizin için yapmıştım. Alalım alalım hemen
alalım. Kızım senin adın ne?
Zeliha Efendi.
Bana bir mutfağı göstersene.
Ben de geleyim bir soda su falan kuruduk.
Yarasın ya.
Kadir.
İki kişilik sofra mı hazırlattın?
Ya şey çocuklara bir söylediğinde hani yeriz falan.
Ben de diyordum ki hani pizzamı söylesek odada falan bir şeyler
izleyerek yeriz.
Olur tabi.
Yani.
Annen ayıp olur ama.
Yok canım ya.
Olmaz mı?
Yok canım olmaz. Ben zaten pisini severim ha. Yani şeydir. Ben severim
yani.
Doyurucu bir öğün. O yüzden şey gidelim. Tamam.
O zaman... ...masanın tadını çıkarın Selma anneciğim. Size afiyet olsun.
Hadi çalışma odasına geçelim.
Kadir. Ana.
Sen küçükken de yakışıklıymışsın ha.
Evet. Bazıları doğuştan şanslı oluyor kızım.
Vallahi pişman oldum ben söylediğime.
Gelsene.
Bir
şey
soracağım.
Annenler şimdi kavga edip bir anda eve dönmez değil mi?
Vallahi her şey olabilir.
Her an gelebilirler.
Bakar şimdi ablamın hafızası yerine gelir. Abin canına ot çıkar.
Ya da belki de durduk yerde Tolga ile annen evi batar ki yaşandı bunlar.
Çok tehlikeli bir ilişkimiz var bizim ya.
Öyle. Çaylı tozlu.
Ellerine sağlık.
Afiyet olsun.
Bu arada... ...seni daha iyi bir yere götürmek isterdim ama... ...benim de
maddi durumlar biraz yok.
Ben öderdim.
Zaten size on milyon borcumuz var.
Oğuz bir şey diyeceğim.
Bizimkilerin arasında ne olursa olsun...
Bu bizi etkilemesin olur mu?
Bak. Yani.
Ayıp ettim kusura bakma.
Tamam affettim.
Affettin mi?
Kapı.
Kim geldi?
Ne bileyim ben.
Bir dakika ses yok.
Ne?
Evet, parkın önüne iki kemancı.
E ne yapalım?
Çağa çağa gider misin? Geçip duralım.
Evet, hızlılarımız geldi.
Ne biz? Sen bana kompor mu aldın?
Evet, tam üstüne.
Teşekkür ederim.
Oynayalım mı o zaman?
Oynayalım.
Ne oynayacak?
Bok. Bok.
Fotoğraflarımı bu da yükledin.
Benim bir dövesim var.
İyi olan kazansın diyelim.
Bina Hanım'ı görmeye gelmiştim. Burada değil.
Neden Bina Hanım'ı görmeye geldiniz?
Evlenme.
Bina Hanım.
Yok burada dedik ya.
Kahveyi salona getir Zeliha.
Salona mı Selma Hanım?
Kahveyi salona getir cümlesinde neyi anlamadın Zeliha? Salona getir.
Selma Hanım buyurun. Ben de günlük bakımımı yapıyordum.
Terlikler sizin miydi?
Ben kapıda görünce misafir terliği sandım.
Çıkarayım mı?
Kal. Çıkarma et.
İstemiyorum kahve mafya. Dök gitsin Zeliha.
Hadi bakalım. Anca gider.
Deli Ağa gel gel.
Getir kahveyi. Dökülüyor musun kahve? Günah. Bırak.
Tavuğun. Tavuğun kendini çok kötü oynuyor.
Oyun da olsa beni de aralayamam sana.
Nakaltı işte bu be. Kadının gücü bu be.
Acı adamız ya.
Zivit'i verin.
Seni bitirmek öyle kolay mı Kadir Emin da?
Tabii.
Ben diyorum ki... Acaba...
Çocuk mu yapsak?
Nasıl? Çocuk.
Çocuksu da bildiğin minnoş minnoş çocuklar.
Vakti olursa adını derin koyarız.
Soyadımdan ötürü. Erkek olursa da...
Efe. Efe güzelisin.
Derin Emin Dağ.
Efe Emin Dağ. Ya şöyle bir düşünsene.
Etrafta minnoş minnoş gezen küçük minik Emin Dağlar. Bir hayal et.
Sen istemiyor musun yoksa?
Ya ben istemez olur muyum? Defne. Yani defne bu. Valla bak bu normal değil.
Senin bu hatalık meselesi bir şey yaptı. Valla normal konuşmuyorsun yani.
Hadi bir şeyler ye.
Değil.
Tamam peki.
Yapmayalım. Ne yapalım?
Sana bir şey diyeyim mi?
Ben zaten kendimi hiç böyle Defne Emin Dağ gibi falan da hissetmiyorum.
Niye?
Hiç yani.
Fotoğraflara bakıyorum.
Gelinliğime bakıyorum.
Zaten sen de bana bir tuhaf davranıyorsun.
Yani valla ben...
Ne gerekiyorsa yaparım yani.
Sen iyileşeceksin. Ben yaparım yani.
Ne gerekiyorsa yapar mısın gerçekten?
Yaparım tabii ya. Her şeyi mi?
Herhalde.
O zaman...
...nikah tazeleyelim.
Ne? Nikah tazeleyelim.
Niye şaşırdın o kadar?
Hem bak belki benim bir şeyleri hatırlamama yardımcı olur diye düşündüm
ben.
Bir masa.
Bir nikah memuru.
Aile arasında sadece bir kutlama.
Her şey yeniden başlar. Sertemizi sayfa açarız. Hem bizimkiler de çok mutlu
olur. Olmaz mı?
Kadir. Lütfen bana hayır deme.
Hayır demezsin değil mi bana?
Lütfen.
Ben de ona hayır diyeyim ya.
Yapalım. Yapalım.
Yapalım.
Tamam. Mine Hanım'ın kadı beylerinde olduğundan emin misiniz?
Şimdi Levent Bey. Ya Mine Hanım orada da.
Biz. Siz gelin diye söylemedik ona. Gelmeyin diye söyledik. Bu evlenme
teklifi. Beklemez.
Levent Bey. Bakın bizim orada başka işlerimiz var zaten. Ortalık çok
karışık. Çiçek sırası değil. Ortalık çok gergin. Lütfen. Başka zaman yapsak? Ben
bu çiçeklere.
Bu çikolataya, temancılara, temancıların taksi parasına servet ödedim.
Ben onu uygun anını kollarım, merak etmeyin.
Allah'ım çevremizde bir tane akıllı adam yok ya, bir tane.
Bana bak yakışıklı kıvırcı, ben bir damat kadar senin.
Anne. Nereden geliyorsun sen kız bir saate?
İtalyanca kursundan da sen... ...sen hoş geldin. Sen neden geldin?
Zeyno Hanım.
Bakıyorum da ananızın kovulmasına çok çabuk alışmışsınız.
Defneciğim oldun kız sen başıma.
Selam verdik yine suçlu çıktık ya.
Bu İtalyanca kursu neymiş?
Öyle. Hanımım.
Acil gelmeniz lazım.
Gelelim bakalım gene ne oldu.
Zeliha. Valla bravo. Ne güzel açıyorsun kız sen yufkayı.
Sağ olun.
Of. Mis gibi kokuyor.
Ne zaman hazır olacak? Gel bak tadına.
Nasıl?
Hayatımda yediğim en iyi kısır. Afiyet olsun.
Ooo Selma Hanımcığım. Hoş geldiniz.
Vallahi kaynananın sizi seviyormuş. Yoksa ne kaynanalar var değil mi?
Sarma var bak börek var.
Ye ye ye. Bu evde akşam yemekleri saat yedide yenir. Ve sofra da talonda
kurulur. Tamam güzel yetiştiririz yediye.
Yemekleri de zeliha yapar.
Zaten zeliha yapıyor. Biz de yanında duruyoruz kızın.
Melis Hanım.
Yürüyüşünüz daha renkli maşallah.
Danslan herhalde.
Siz de çok iyi koruyordunuz Selim Bey öyle demeyin.
Melis Hanım.
O videoyu kaldırsak ya.
Siz mi istiyorsunuz bunu yoksa abiniz mi? Buyur ediyor.
Yok ya abim ilgilenmez böyle şeylerle. Yani ben bir şey ettiydim.
Ya oradaki tek erkek benim.
E ne olacak? Bir sürü erkek geliyor bizim oryantal kurutun. Hem de siz
hepsinden daha iyisiniz.
Ama diyorsanız ki tabii ben geri kafalıyım.
Sevmem böyle şeyleri. Ama ben kaldırdım. Merak etmeyin. Melisa Hanım ben geri
kafalı falan değilim. Gayet modern bir adamım ben ya.
Peki şimdi öğretiyorsanız.
Neyse. Selim Bey neden kapıda Yiğit oyalıyor şu anda onu?
Acaba bir bakabilir misiniz? Yardım edebilir misiniz? Tabii bak bakarım ben.
Bir de minişler nerede?
Minişler hemen dışarıdaki mutfaktalar.
Dikkat edin. Çiftlik büyük.
Kaybolmayın.
Neler neler dediniz?
Minişler.
Çok komiksiniz.
Minişler diyor.
Ay çok güzel kokuyor.
Derste nerede?
Kadir ile çalışma odasında onlar.
Mina Hanım.
Kusura kalmayın da siz.
Yemek işiyle mi uğraşıyordunuz?
Evet. Hem de otuz yıldır.
Düğünlerde mi?
Anne.
Yok. Kendi evimin mutfağında.
Ha çünkü ben en son sizin Levent Bartiner'in mutfağında olduğunuzu
duymuştum da dedim herhalde evlere yemeğe gidiyor. Tüh ya.
Valla öyle olsaydı bizim misafirimizi çok biliyor musunuz? Sizi çağırırdım ben
Gündel'i. Yok.
Ben kendi evimde otuz yıldır yemek yapıyorum. İki çocuk büyüttüm o
mutfakta. Sonra başka evlere yemek yapmaya başladım.
Niye biliyor musunuz? Kızım oğlunuzu olan borcunu bir an önce ödesin de...
...sizden bir an önce kurtulalım diye.
E tamam o zaman.
Kızınız sizi çalıştırmayaydı. Kabul etseydi benim verdiğim parayı.
Ne parası?
Oğlum.
Ne parası verdin sen de?
Oğlum.
Kadir tamam.
Ne tamamı ya? Bir dakika bir dur. Karı nasıl?
Sorduk ama ne teklif etmişim ona.
Bilmem.
Hatırlamıyorum.
Annen herhalde bana destek olmak istedi.
Ya yeter ama senin bu yalanların ya. Yeter ya. Ana asıl sana yeter.
Anne açık açık söylesene yaptın mı yapmadın mı?
Oğlum sen bu yalancılara, dolandırıcılara inanıyorsun da beni
karşına mı alıyorsun ananı? Selma Hanım yeter artık.
Bir saniye.
Defne unutmuş olabilir de benim hastam fil gibidir. Ben anlatayım. Melis.
Yok anlatayım ya.
Sizin anamın sizden ayrılması karşılığında Defne'ye on milyonluk çek
yazdı. Defne de onun gözlerinin önünde onu yırtmış. Ama herhalde yeterli
olmadı. Sen gerçekten böyle bir şey mi yaptın?
Aklını mı yedin sen?
Kendinde misin sen?
Oğlum bak sana yemin ederim o çeki yırtmadan önce milyon kere düşünmüştür.
O gün ayrıldı ya zaten senden.
Ben hepinizden çok özür diliyorum anamın adına.
Sen de şimdi herkesin önünde defneden özür dileyeceksin.
Ölürüm. Bak oğlum sana söylüyorum.
Seni silerim.
Hayatım boyunca bir daha yüzünü görmemeyi göze alırım.
Yine de o özürü dilemem.
Ya defneden özür dileyeceksin.
Ya da... Ben annenin özrünü falan istemiyorum. Ne demek ya istemiyorum?
Böyle bir şey olabilir mi?
Yani bilmem.
Herhalde beni sevmemek için sağlam gerekçesi var.
Haklıdır yani.
Bir ara bana da anlatırsanız nedenlerinizi. Ben hatam neyse
düzeltmeye çalışırım.
Vallahi Fekir abi hepimizden çok özür diliyorum.
Kusura bakmayın ne oldu.
Kendisi özür dilesin bence.
Oğlum. Senin ağzından çıkacak hiçbir kelime.
Bu kadın gözyaşına değmez.
Sana yazıklar olsun.
Sana yazıklar olsun.
Bak döktük vallahi.
Bu ne? Kahve yaptım sana.
Dedim belki sıkıntılarına iyi gelir.
Benimkine geliyor yani genelde.
Teşekkür ederim.
Sen içmeyecek misin?
Birlikte içeriz belki dedim.
İçeriz.
Nasıl?
Vallahi hayatımda içtiğim en güzel kahve.
Vallahi hayatımda ilk defa yaptım ha. İnternetten bak falan.
Ahmet kahvede değil demek ki.
Kadir.
Annene kızma olur mu?
Kızmayayım kızmayayım da.
Bak geldi işte çağırdık. Geldi yine ortalığı birbirine kattı. Kırdı döktü
geçti ya.
Onu ben istedim senden.
Ben sizi en gerçek halimizde tanımak.
Öyle hatırlamak istiyorum.
Manzara bizim tarafta çok parlak değil.
Gördüğün gibi.
Nikah tazelediğimizde herkesin... ...yep yeni bir başlangıç olacak.
Gör bak.
Abi. Bu Levent Bey geldi. Yanında iki tane kemancı var.
Ne? İki tane kemancı ile geldi.
Ne oluyor ya?
Elime bak ya.
Abi ya.
Selma anneciğim.
Bir saniye.
Kocacığım da bana kahve yapmış.
Sağ olsun.
İnternetten bakmış. İlk defa.
Size yaptım daha önce.
Açıkçası ben size teşekkür etmek istemiştim. Bu asil duruşunuzu
bozmadığınız için.
Ya ben yine siz geçmiş defterleri açarsınız falan sanmıştım.
İşte gece gece oğlumun kapısına geldi de kebapları löp löp götürdü de falan.
Bu defterleri kapattığınız için teşekkür ederim size.
Biliyordum ya. Sen hatırlıyorsun.
Sen numarayı hatırlıyorsun.
Ne hatırlaması ya?
Aşk olsun Selma anne.
Yakıştı mı size?
Yani bak Levent Bey. O gün bugün değil. Zaten burası bir yangın yer.
Yani senin o istediğin iş olmaz.
Doğru ben sabırsız bir adamım yani. Ben size dedim.
Boşuna geldiniz buraya kadar.
Yani zaten bu evlenme teklif ettik hali nasıl geliyorsunuz ben onu anlamadım
Levent Bey. Kadir Bey de öyle bir anda defneye evlenme teklifi falan ediyor bu
devirde. O ayrı.
Ya Allah aşkına seven adam niye beklesin ya? Yaşa be yaşa. Ya oğlum gaza
getirmeyin o iş.
Olmaz. Yani o gün bugün değil. Ben neler hayal etmiştim ya. Neler hayal etmiştim
ya. Gerçekten çok mu kötü durumda Defne?
Yani kötü durumda iyiye gidiyor.
Ama bunun için bir zaman lazım. O zaman da şu zaman. Şu an değil.
Kadir! Gel hele gel bir yolun.
Yok yok çalmayın. O gelin adayı değil. Bulalım da.
İyi çalın madem.
Madem ödedik çalın.
Oğlum baksana.
Uzun zamandır söylüyorum bu kız oyun oynuyor. Biraz önce itiraf etti. Yüzüme
karşı her şeyi söyledi. Ya bazı şeyleri böyle parça parça hatırlıyor.
Anneciğim değil değil.
Benimle ilgili her şeyi yüzüme söyledi utanmadan ya.
Bak geliyor parça parça. Gel git yaşıyor tamam.
Hadi dur.
Selma anneciğim.
İyisin. İyiyiz iyiyiz.
Aşkım.
Levent Bey.
Hayatta oluyor.
Hoş geldiniz.
Ay niye zahmet ettiniz ya? Bana mı bunlar? Çok naziktiniz valla da.
Kadın bu kadın mı?
Beyefendileri anlamadım. Onlar neydi?
Ambiyans, atmosfer.
Sana iyi gelir diye düşündüm.
Tamam.
Teşekkür ederim.
Nina'nın nerede?
İçeride.
Levent Bey ya.
Biz birlikte çalışıyormuşuz. Ben sizden burs almıştım. Tekrar çok teşekkür
ederim. Rica ederim.
Sonrasını hatırlamıyormuş.
Deft Hanım.
Baş başa konuşabilir miyiz Defne için?
Ne konuda?
Biz iyi bir ekibiz ya. Çok uyumluyuz ya.
Her şey yolunda.
Bu sınırlı çerçevede konuşun. Burada mı? Burada burada.
Biz de kalabalık etmeyelim. Zaten kalabalık sevmez. Bizim de ablalara
yardım edelim. Selim'ciğim biz de beyefendileri, müzisyenleri tamam artık.
Bir duralım. Bir şey alalım bizim dinlenme yerine.
Siz? Yok. Afiyet olsun.
Kulak? Afiyet olsun. Sen ye.
Güzel mi? Güzel.
Çok pahalı.
Evet.
Bu kazadan dolayı bak.
İşi gücü bayağı bir aksattım ama yarın iş boşu yapacağım. Hiç merak etmeyin.
Aman boşver. Hiç gelme istersen. Gerek yok.
Seninle hangi konuda konuşacaksınız?
Şimdi Defneciğim biz ta ilk günden beri harika bir symbiyozun içinde
çalışıyoruz. Beni çok seversin. Öyle mi? Evet.
Severim. Severim tabii. Çok severim değil mi? Annenle de ayrı bir ilişkimiz
var. Annen ilk önce benim durum olarak başladı ama sonra...
İlişkimiz başka bir yere eriydi.
Benim bu çikolata... Bu kadar çok yemesen hastasın ya. Bak kutuyu
bitireceksin. Benim kafam hasta Levent Bey. Mizam satasağlam. Merak etmeyin.
Bak sen şimdi hatırlamazsın da.
Ben... Uzun süredir... Annene evlenme teklifi... Etmek istiyorum.
Ne? Evet.
Sana da bu...
Konuyu anlattım. Açıldım sana.
Sen de çok sevindin. Çok mutlu oldun. Dedin ki ya harika bir şey yani Levent
Bey benim cici babam olacak.
Harika bir eş olacak dedin annene. Sen bana hep destek oldun. Yani iyi ki
destek oldun. Çünkü ben bu günü göremezdim.
Bu gün de harika.
Gün. Bu gün.
Ben bugün annene evlenme teklifi edeceğim. İşte çikolatalar, pahalı
çiçekler, kemancı var.
Hepsi annenin için. Münir hanım için.
Bugün yani hemen.
Sen şimdi git annene tamam mı?
Ona benden bahset.
Beni öv. De ki bu adam harika bir adam. Bu adamla mutlaka evlenmelisin.
Tamam mı? Onayını ver ona. Sonra anneni bana gönder. Tamam mı? Hadi yaparsın sen
bunu. Harikasın.
Levent Bey.
Benim annemim oldun.
Şu an. Hiç şey değil.
Zaten benim de kafam karma karışık. Yani sizin bu karışık ilişkinize de açıkçası
karışmak istemem. O yüzden siz halledersiniz. Siz yaparsınız.
Cici, damat. Tamam mı?
Halledeyim.
Öz beni öz.
Ya bak şu an değil.
Ara kimi arıyorsan ara. O toplantı moplantı ben yapamam şu anda. Tamam
hadi. Kapat ayarlayın.
Müzikhaneler düğün çorbası istedi.
Onlara da düğün çorbası ayarladım. Herkese ayarladım.
Mehmet Bey içeri girmiyor. Orada dinlenmiş. Öyle olduğu gibi duruyor.
Yani ortalık.
Mahşer yeri.
Sıkıntılı haber.
Asıl sıkıntı bizde.
Defne evlenmek istiyor.
Hiç değil mi? Evlilik sanmıyor muydu abi zaten?
İşte yani ben hatırlamıyorum diyor. O yüzden nikahı tazeleyelim diyor.
Evlenmek şart oldu yani.
Oğlum bunda gülünecek bir şey yok lan. Baya her şey ciddi istiyor diyorum sana.
Nikah memuru, gelinlik bilmem ne.
Sahte evlilik cüzdanımı ayarlasak.
Yok yemesin.
Kızım hafıza gitti. Kafa değilsin. Hiçbir şey değişmedi kafadan.
Allah'ım sen beni neyle sırıyorsun? Ya Rabbim.
Abi bak sen ne diyorsun aklı yerindedir. Belki kendine geldiği zaman vazgeçer ha.
Bu arada ben şeyi söyleyeyim sana.
Melisa Hanım videoyu kaldırmıyor abi.
Selam.
O video kalkacak.
Bak. O video kalkacak.
Git dava et. De benim özel hayatıma.
Saldırı var da gerekiyorsa o video kalkacak. Bak benim böyle şeyimin valla
özel hayatımın şeyine böyle dans ederken gösteremem tamam mı? Oğlum sen Adana'ya
gitmek istemiyor musun ya?
Yürü kaldır şunu.
Ne yapıyorsun?
Kendi evimde sığınacak yer arıyorum. Olumsuz olsun.
Bir kere hadi otur da bir konuşalım seninle. Bir otur.
Ben bu kıza ağza alınmayacak laflar ettim. Yetmiyormuş gibi ben kendime,
öfkeme hakim olamadım.
Arabayla gittim peşine taktım. Gitti benim yüzümden kaza yaptı.
Bak bütün geceyi senin o azap çektirdiğin insanlarla biz hastanede
geçirdik. O beni istemez. Ben onun yüzüne bakamam bunlar ayrı.
Ama bu kız iyileşene kadar ne derse onu yapmak benim boynumun borcu.
Ne demek oğlum ne isterse? Ne isterse ne derse bana yemin et.
Defne iyileşip böyle gidene kadar ona ters laf söylemeyeceksin.
Onun canını sıkmayacaksın.
Bana yemin et.
Oğlum söz verdim ya.
Daha neyine yemin edeceğim canım? Allah Allah.
İyi tamam.
Tamam. Yemin ediyorum.
Oldu mu? Yemin ederim.
Sağ ol.
Sağ ol.
Uyuyor muydun ya?
Kalabalıktan sıkıldım da.
Öyle içim geçmiş.
Biliyor musun? Ben çok ilginç bir rüya görüyordum.
Ne rüyası?
Sen havuz başında şezlonga uzanmışsın.
Ben böyle drone'la gelip seni gizli gizli izliyorum.
Drone'la?
Seninle mi?
Evet. Burada.
Evet. Sen böyle havuza giriyorsun.
Sonra havuzdan çıkıyorsun.
Duş alıyorsun.
Ondan sonra uzanıyorsun.
Bir şeyler yiyorsun.
Ben de sen ne iyi misin diye seni izliyorum.
Neyse.
Tuhaf bir rüya işte.
Kadir.
Benim kafama bir şey takıldı biliyor musun?
Biz kaza günlerdeydik.
Bunları bence konuşmayalım şimdi ya. Niye konuşmayalım?
Hem doktor ne dedi? Ne sorarsa sorsun doğru, dürüst cevap verin demedi mi?
Lütfen. Lütfen hadi bana yardımcı ol.
Ya işte o gün temel atma töreni yaptık bir alan
vardı oradaydık yani.
Ne oldu peki o gün?
Benim bir özel bir durumum vardı.
...bir yaram var yani.
Sen de bununla ilgili... ...bilgileri... ...basına vermiştin.
Ben?
Ben niye yapmışım ki böyle bir şeyi? Yani yanlışlıkla oldu.
Diyorsun yani hani.
Bilmiyorum. O zaman peki sen nasıl öğrendin bunu?
Yani işte sen... ...işte orada böyle bir dev ekran vardı. Orada senin bu şeyin
çıktı işte.
Neyi?
Orada anlatıyorsun ya işte şu oldu bu oldu.
Ben niye o videoyu sana göndermedim de dev ekranda yayınladım ki? Ya yok
yayınlayan zaten sen değil.
Yayınlayan Leyla.
Eski karım.
O niye yapmış peki öyle bir şeyi?
Bilmiyorum. Ne diyordun peki videoda?
Volt bir tane anlatıyorsun yani onun başını dinledik.
Ondan sonra biz kavga ettik o zaman.
Öyle mi?
Ben o videoyu izlemek istiyorum.
Ya şimdi doktor dedi ya sen bazı şeyler kendini hatırlaman daha iyi. O yüzden
bir anda onu şey yapmamak lazım.
Peki sen izledin mi sonuna kadar?
Sonuna kadar değil.
İnanamıyorum sana ya.
İnsan hiç mi merak etmez? Ya Defne ben bildiğimi biliyorum. Kadir aç o videoyu
birlikte izleyelim. Ya ben bildiğimi bilirim.
Daha fazlası da o benim konum değil artık.
Artık. Doğru bak bu konuda üstüme gelme daha fazla ya. Ben yorgunum bu konuda.
Üzgünüm.
Hadi şey yapalım girelim içeri.
Gerek kalmadı.
Defne.
Anneciğim.
Kızım. Hayırdır? Gel gel. Hadi geçin. Oturun hepiniz. Şöyle konuşacağınız
şeyler var.
Bize bir şey açıklayacakmışsın.
Bir şey
açıklayacağız.
Biz de yarın Kadir'le nikah tazelemeye karar verdik.
Ne?
Neye karar verdiniz?
Allah Allah. Ya neyin nikahı Allah aşkına? Saçmalamayın ne oluyor ya? Ya bu
kız daha iki gün önce hastaneden çıkmadı mı? Neyin nikahı Allah aşkına?
Haklısın Selma anneciğim. Ben de zaten o yüzden... ...öyle sıradan bir şey
olmasını istiyorum.
Bunun için... ...bazı şartlarım olacak.
Şartı şimdi hani? Bir.
İkimiz birlikte gidip bana nikah için bembeyaz bir elbise alacağım. Defne.
Anneciğim. Dur bir.
İki.
Selma anneciğim.
Nikahı sizinle organize etmenizi istiyorum.
Yok artık.
Var artık.
Bu evin annesi siz değil misiniz?
Yani gelininizin nikahını siz organize etmeyeceksiniz de kim organize edecek
değil mi ama?
Üç. Defne.
Balayı planlanacak.
Bu üç şarkım yerine gelmezse... ...ben yarın on iki ahnafısına oturmayacağım.
Tamam. Nasıl tamam ya? Ne tamamı? Tamam mı?
O ne diyorsa o.
Bu arada anneciğim...
Sana da bir evlilik teklifi var.
Ne var? Böyle deyince biraz garip oldu ama... ...vallahi Levent Bey sabahtan
beri ağaç oldu... ...sana evlenme teklifi etmek için bekliyor. Senin
çikolataları da biraz daha yemiş olabilirim. Kusura bakma.
Bir saniye bir konuşabilir miyiz?
Olur. Bir konuşalım canım.
Gelin bir.
Siz de.
Gel.
Abi, üç madde saydı. Üçü de imkansız kurban oldu.
Biliyorum.
Doğruları söylemek zorundasın abi.
Zorundayım.
Abi, bu kadın seni sunuyor.
Farkındayım. E abi, farkındasın.
Ben o kadın altını istiyorum sen.
Kızım ne nikahı? Ne nikahı tazelemesi?
Sen bana demedin mi annem bambağa bir şeyleri yavaş yavaş hatırlamaya başladım
diye?
Anne ben her şeyi hatırlıyorum.
Nasıl?
Defne? Bugün hatırladım.
Her şeyi?
Hatırlıyor musun Gülhan?
Hatırlıyorum. Anneciğim niye bana söylemiyorsun?
Anne çünkü sana söyleseydim... ...sen beni bu evden alıp götürürdün. Tabii ki
götürürdüm. Niye tutayım seni bu evde?
Ayrıca sen her şeyi hatırlıyorsan... ...ne işin var senin bu evde?
Kızım.
Sen bu adamı seviyor musun?
Sen bu adamı aşık mısın onca şeyden sonra?
Anne ben böyle bir sevgiye... ...her bir aşk istemiyorum ki.
Ben senin babamla yaşadıklarını gördüm.
Biliyorum ben hepsini hatırlıyorum.
Ama bunca hakaret eden bir adamla benim bu saatten sonra işim olmaz artık.
Peki nikah ne olacak?
Nikah olmayacak.
Nasıl olmayacak? Çünkü Kadir Emin daha o mutlaya oturamaz.
Ya oturursa?
Ben ona reddedilmek için bir şart koydum.
Her reddediliş bir itiraf olacak.
Bana dürüst olmak zorunda. Benim gözümün içine baka baka. Seni istemiyorum.
Bizim seninle bir geleceğimiz olamaz demek zorunda.
Nedenlerini de itiraf ederek.
Ya oturursa?
Vay Defne.
Sen bu adamı seviyorsun kızım.
Hemen. Gözümün içine bakıp söyle.
Hı?
Defne.
Kızım bak.
Sen benden akıllısın.
Okudun. Avukat oldun.
Ama bir şey bilmiyorsun.
Neyi bilmiyorum anne ben.
Bir erkeğe ders vermeye kalksan kadın o dersi kendi öğrenir.
Valla ne yapayım kızım sen bilirsin.
Ben anne olarak yanında dururum.
Canın yanarsa da yaralarını sararım anneciğim ne yapayım.
Ben başka bir şey yapamam.
Git ya her şeyi hatırlıyorsun bana söylemiyor musun ya sen?
Her şeyi hatırlıyorsun diyor bana.
Bileyim anam şaşırdı.
Çal. Çal.
Alıyorum.
Lina Hanım.
Evet. Siz ne yapıyorsunuz burada?
Lina Hanım.
Ben imkansız bir aşka tutuldum Lina Hanım. Ben size aşık oldum. Levent Bey
şimdi bir gurumuru onunla takıldığınız bence sağlıklı düşünemiyorsunuz. Tabii
ki sağlıklı düşünemiyorum Mine Hanım. Siz Bursa'ya gittiğinizde ben yataklara
düştüm. Oksijen tüpüyle.
Her yerde dolaştım ben Mine Hanım. İşte aşk böyle lanet illet bir şey aşk.
Ya Levent Bey iyi bir şey mi söylüyorsunuz? Kötü bir şey mi
söylüyorsunuz? Yemin ediyorum ben artık hiç anlamıyorum. Leyla Hanım siz benim
ilham pirimsiniz.
Şu yaşımda o küçücük fakir dairenizdeki...
Koltukta oturmaktan başka bir arzum kalmadı benim.
Ben sizinle yaşlanmak istiyorum Bini Hanım.
Ben sizinle evlenmek istiyorum.
Tamam o zaman doğru düzgün teklif etsene. Ciddi misiniz? Ben bu yüzden
geldim zaten. Tamam işte onu diyorum.
Nasıl edecekseniz edin işte. Çok büyük çıkmıyor.
O ne ya?
Onu ben takamam. O... Levent Bey onu ben...
Önce... Acımadı değil mi? Yani yok.
Mine Hanım. Ben artık size... Mine partner demek istiyorum.
Benimle... Evlenir misiniz?
Bir şey bir düşüneyim.
Ne kadar? Bir süre verin. Ay ne bileyim ben şimdi süre mi vereyim size? Evet
demek bu kadar zor.
Yahu Levent bir bilmiyor musunuz? Kızın hali ortada daha bir çocuklarımla falan
konuşayım yani.
Bir ihtimal var yani.
Bakacağım.
Tamam.
Ama hayır derseniz yüzüğü geri alabilir miyim?
Ben bunu şimdi vereyim mi size?
Yok yok.
Lafın gelişi söyledim. Şaka yaptım Bina Hanım.
Çıkmıyor ya.
Ne oldu buna ya?
Ben bunu bir çıkarıp geleyim. Sabunlu falan herhalde çıkar.
Bakacağız.
Ben böyle muhteşem bir kadın görmedim.
Çalın çalın.
Neşeli bir şey çalın.
Ne yapıyorsun?
Tımarlıyorum.
İki tımar bir yer derler.
Dersini koşacak.
Öyle bir canı da olsun.
Ben mi kız?
Ben niye değilim?
Nereden öğrendin at binmeyi?
Babamdan.
Kendim bildim. Elim iner bir yer.
Baban? Babamı kaybettik.
Ben üniversiteden mezun olduktan sonra.
Atta mıydın?
Trafikle de.
Çok üzüldüm başım sağol.
Eyvallah.
Sen?
Benim?
Bilmem. Yani.
Herhalde hayattadır bir yerlerde.
Herhalde bir gün not bile bırakmadan çekti gitti.
İşte ben 14, o 8 yaşında falan da.
Her zaman dediğim dedi.
İnat.
Sert. Öfkeli bir adamdı.
Ama her defasında bir şekilde annemi kendine aşık etmeyi beklerdi.
Bence hala annem kendini affetmiyor biliyor musun?
Niye?
Kendini terk eden bir adam var olduğu için.
Hayır.
Böyle öfke problemi olan bir adamı da hissedebileceğine inandı.
Neyi söylüyor Tumar?
Nefes almasını sağlıyor. Biraz masayı da alıyor.
Sevgiliğini anlıyor yani.
Ben de yapabilir miyim?
Tabii.
Öyle hani üzüntüsü gibi değilim de.
Yatmayayım ben artık.
Yoruldum zaten.
Değil bir kadar.
Allah rahatlık versin.
Şeyh.
Lütfen.
Bir ara hani birlikte binelim.
Hatta.
Hanım olursa binelim.
Sevda'nın ne yanı mı ya?
Bunlar da tamam.
Buyur.
Neyse. Yarın normal düzenimizde dönüyoruz artık.
Kadir Bey sabah ofise gelecektir.
Defneyle gelirler herhalde.
Herhalde?
Yani defneyi bırakıp gelmez. Birlikte gelirler.
Evet.
Tolga çok teşekkür ederim ya. Yani sen olmasan bu kadar işi toparlayamazdın.
Gel birkaç gün mi alırız onları?
Rica ederim. Yani bu dev bir proje. Bu bürokratikleri öyle tek başına halletmek
kolay değil zor.
Yani. Aslında.
Önceden babamla hallediyorduk ama... Yani... Bu aralar iyice bir gitti
kafası ya. Bir garipleşti yani.
Nasıl? Ne gibi?
Yani eskisi gibi dikkatli değil.
Fırsatı değil falan.
Yani şirketin yarısını bana satsaydı kafası rahat edecekti.
Tolga'cığım... Bu şirketin yarısı hala daha senin olabilir.
Ama... ...sen önce bir ne yapacağına karar ver. Bence.
Geç oldu. Çıkalım mı?
Çıkalım. Ben o zaman... ...çantamı alayım geleyim.
Tamam.
Geliyorum.
Bunu almıyor musun?
O şey... ...babamın felsefi dosyası. Benimkileri karışmış.
Bunun üstüne koyabilir.
Bay bay.
Leyla. Senin ne işin var burada?
Evine gittim Yavuz burada oldu müsaade. Ne istiyorsun?
Ya ben sana bir daha benim karşıma çıkmayacaksın demedim mi?
Ne bu?
Kadir hakkında bilgi istemiştim.
Artık istemiyorum.
Sen hangi yılda benim ofisime geliyorsun ya?
Temel atma töreninden sonraki rezilliğinden sonra bir de. Tolga ile
konuşmak için geldim.
Defol git buradan yoksa polis çağıracaksın. Özlem sakin ol.
Tolga sizin aranızda ne var ya? Ne var?
Bak sakın bana mimari işler bir şeyler falan deme.
Özlem daha önce de söylediğim gibi ya. Benim çok eski bir arkadaşım Leyla. Eski
bu.
Leyla git.
Defol hadi.
Ya gerçekten bravo ya.
Gerçekten. Yani tercihlerin o kadar saçma ki Tolga. Özlem.
Bartıner ofis kapandı. Mesai bitti Tolgun.
Ne bunlar ya böyle?
Şifreli şifreli mesajlar. Garip konu faturalar falan.
Neyin çiftlisi bunlar abi? Ben hiçbir şey anlamadım.
Yavuz onları bırak da şuraya bak.
Adamın vergi borcuna bak.
Abi bu adam harbi batıyor.
Çok fena yani.
Bizim proje de kurtaramaz onu.
Sen o zaman Levent partilere Allah şah edecek bir şey bulun. Ama tabi bu
bilgiyi nasıl kullanacağımız önemli.
Leyla'nın verdikleri acaba ne var içinde çok merak ediyorum açayım mı?
Ya iyice pis mafya vari adamlar gibi hissettim kendimi ha.
Kardeşim ben artık kaderi yok etmekten...
Falan vazgeçtim yani. Bıraktım o işi.
Benim için tek önemli şey, tek düşündüğüm defne.
Aç mıyım yani?
Ya açarsak öğreneceğim şeyi kullanmaktan korkuyorum. Sen ben ona bakmayayım abi.
Ben onu görmeyeyim. Sen onu kasaya koyarsın.
Ya belki defneyi kadirden soğutacak bir şey var içinde.
Kardeşim defneyi kadirden soğutmak için tek bir güç var. O da kaderin ta
kendisi.
O yüzden bak zamana bırak.
Sabırla bekliyorum.
Gel gel gel gel. Bak şuna bak.
Bak defneye imza yetkisi de vermiş.
Abi bu imzaların hepsi bak bu belgelerde de var.
Baya baya defneye yetki vermiş. E defnenin başı baya büyük derdi girecek.
Hayatım.
Bunlar sende.
Tamam.
Nereye?
Levent'e.
Dersine. Geçmiş olsun.
Nasılsın? İyiyim sağ ol.
Yani biz aslında babanla gelecektik ziyarete ama rahatsız etmek istemettik.
Dün baban geldi.
Elinde içecek çikolatayla.
Nasıl geçti? Dosya nerede?
Ne? Teslim edilecek dosya nerede?
İkisi eksik.
Ek altı da yanlış yazılmış.
Vekaletnamenin de tarihi geçmiş.
Ayrıca burada imza sayfası yok.
Hayır ya arkada var işte.
Islak imza lazım bize. Bu fotokopi.
Vay be Dertne. Kafa gitmiş ama. Meslek anlayışı hala aynı devam.
Ellerim hatırlıyordur belki.
...vekaletnameyi ben hallederim.
Günaydın.
Günaydın.
Beyler, çalışsak mı artık?
Çalışıyoruz.
Çalışalım.
Uyuşturmayalım.
Dikelmeyelim. Doğru.
Leyla bak, lan mı cimri yok.
Tamam, neyse onu yapacağız.
İmzalayacağız mı teyzeyi?
Tamam, hadi. Geliyorum ben de şimdi zaten.
Tamam.
Leyla.
Eski karın.
Amma konuşmaya benden daha isteklisin galiba.
Ya, bulurum ben eşeğimi.
Mümkün değil böyle bir şey. Tabii ki.
Sadece bir yoluna konuşmamız gereken bir konu vardı.
Çözmek için.
Ne istiyor?
Şimdi ben onun o şirketle alakasını bitiriyorum. O yüzden hakkı neyse ona
vereceğim. Hakkını ilişkiye keseceğim.
İçine az olsun ya.
İyi.
Avukatlığını ben yapacağım.
Yok ya gerek yok. Kim yapacak?
Var burada şirket avukatları var ya bir sürü.
Şirket avukatı benim.
Ben senin karın değil miyim Kadir?
Aynı zamanda da avukatınım.
İkisini birden yapamaz mıyım?
Bana güvenmiyor musun?
Estağfurullah.
Ben de geliyorum o görüşmeye.
Tamam.
Dosyaları hazırlayayım.
Birazdan çıkarım.
Üff yeter. Bakıp durmayın.
Mehmet Bey nereden bulmuş o zaman ya bu yüzüğü? Nereden çıkmış? Gayet eden. Klah
bir adam.
Emine.
Sesinde.
Nişanlı mısın?
Kaç kere söyledim. Tövbe nişanlı değilim.
Yani niye taktın o zaman yüzüğü? Hayatım adamın tersi tersi. Önce taktı sonra
teklif etti.
Sonra da çıkartamadım. Elim de şişti. İyice çıkmıyor.
Sabah sır.
Sürdüm.
Zeytinyağı sır. Sürdüm çıkmıyor.
Yeter be. Gülmeyin.
Gülmeyin. Yeter.
Onu bırakın da ben bu yüzükle o eve nasıl gideceğim?
Yani Selma Hanım kesin görecek yani. Zaten kimsenin görmeme şansı yok.
Yüzüğü kızın görecek, kızın.
Nine. Suzi, ayıp değil mi ya?
Söyle, ayıp değil mi bu?
Değil. Bir şey diyeyim mi? Defne olsaydı şu an ne derdi biliyor musun?
Ne derdi?
Anneciğim, sen biraz kendini düşün derdi. Bir kere olsun.
Kendini düşünerek hareket et derdi. Bravo.
Yok, yapamam.
Yarın gideyim ben teşekkür edeyim. Yüzüğü de geri iade edeyim. Yani.
Hayatım kızım şimdi bu haldeyken.
Olmaz.
Şimdi olmaz.
Çıkmam yok ki.
Annem bak çıkıyor.
Yani şu kadın.
Hayatında ilk kez. Kendi için bir şey istedi.
O da böyle zamana denk geldi.
Selamünaleyküm. O niye burada?
Avukatım.
Kadir Bey'in avukatıyım. Bir sakıncasın var.
Ben de öyle düşünmüştüm.
Başlayalım o zaman.
Leyla... ...sürürüm.
Leyla Hanım burada üç sayfa var.
Birincisi İstedevri Sözleşmesi.
İkincisi İbraname.
İçincisi de gizlilik pırılaşması.
Buyurun. Bu kadın hafızasını kaybetmemiş miydi?
Hafızamı kaybettim.
Hukuku değil.
İmzalarım.
Ama bir şartla.
Yahu ne şartı yine ya?
Yakında annemler geliyor.
Bir günlüğüne.
Kadire ne bundan?
Benim ailem bizim boşandığımızı bilmiyor.
Kadir söylemedin mi bunu Defne Hanım'a sen?
Leyla var ya.
O akşam yemeğe geleceksin bana.
İyiyiz diyeceksin.
Bende kalacaksın.
Sabahta gideceksin.
Boşandığınızdan ailesinin haberi yokmuş demek ki.
Benim de yokmuş.
Şimdi ben senin avukatın kimliğimle mi konuşayım yoksa... Leyla ben böyle bir
şey yapamam.
Kadir yaparım demiştin. Ya o zaman koşullar farklı şartlar başka durum
başka değişti her şey ya. Ya evlendiğim güne kadar sözümü tutacağım dedin bana.
Artık tamam.
Ne?
Kadir şaka mı bu?
Ya Leyla benden hiçbiri seni ilgilendirmesin. İmzala şunları geç ya.
İmzalamıyorum.
Ya bir gün diyorum ya zor durumdayım bir gün diyorum.
Ya yapamam yapamam.
Sen benim abimlerin neler yapacağını bilmiyor musun bana?
Anlasana zor durumdayım işte.
Of.
Bak bir gün. Bir gün yirmi dört saat.
Tamam? Tamam.
Verin zalim şunu.
İyi hadi.
Hayırlı olsun diyelim ne diyelim.
Lan git ben teknik meseleleri halledip geliyorum.
Hiç boşuna evetlenme.
O videoyu senin yayınladığını biliyorum.
Kadir'i değil biliyorum.
Bir dakika bile görmene izin vermem.
O yüzden ayağını denk al.
Yoksa seni fena yaparım.
Öyle mi?
Ne yaparsın mesela?
Bilmem.
Yani belki de... ...hazır kafamda yerinde değilken... ...senin evine
gelirim.
Abinlere.
Bizzat. Her şeyi.
Kendim açıklarım.
Defne Emin Dağ olarak.
Kızgınsın. Kabul etsin.
Ya yani ettim de şimdi... Başka bir kadınla evli gibi yapacaksın.
Ailesiyle yemek yiyeceksin.
Bir de o gece o evde kalacaksın.
Ve sen bunu bana sormadan kabul ettin öyle mi?
Dersim Bey bak şimdi onun abisi bilir hakikaten. Sen benim kocamsın.
İyi de sen beni hatırlamıyorsun ki.
Benim kim olduğumu bilmiyorsun ki.
Bekle sen bak gittin bir kaza yaptın, gözlerini açtın.
Karşında kocam dediğin bir adam.
Hatırlamazsın, kim olduğunu bilmezsin.
Bir kadın kocasını kıskanmaz mı?
Kıskanır.
Ama tanıdığı adamı kıskanır.
Gel gel otur şöyle.
Baksana ne diyeceğim. Ben bugün... Ne bu?
Nereden çıktı şimdi bu?
Vergi borcunuz.
Ve Defne'nin tüm kararlarda irza yetkisi.
Defne bunu ödeyemez ki.
Fakir o parası yok.
Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz? Kızı her şeyden sorumlu tutmuşsunuz.
Tamam tamam ben ödeyeceğim. Benim bir planım var. Bu proje bitince... O proje
bitse de siz bitmişsiniz.
O borcu asla ödeyemezsiniz.
Ben Defne'ye iyilik yaptım. Ben tanımadığım bir kişiye 10 milyon borç
vermiş bir adamım ben. O borç kapandı. O sözleşmenin de artık bir hükmü yok. O
sözleşmeyi alıp Defne'nin önünde yırtacaksın. Ve Defne'nin adını hiçbir
şekilde evraklarda herhangi bir yerde görmeyeceksin.
Hepsini temizleyeceksin.
Beni şikayet edecek misin?
Hayır.
Neden?
Sen batarsan o da bata.
Sen bu kıza aşıksın.
Sen de Mine Hanım'a aşıksın.
Kavur. İkimiz de aptalık.
Ama sen Mine Hanım'a zarar verirsin. O yüzden ona doğruyu söylemen lazım.
Tabii.
Amine Hanım benimle evlenir misiniz? Ha bu arada yalıda değil gece kondurda
yaşayacağız. Bak sonu nasıl olur bilmiyorum ama seni tanımak için ben
Şehit Başbank'ı çekeyim.
Mersin. Mersin dedim.
Defne kolay gelsin.
Sağ ol.
Defne sana şunu bir şey söyleyeceğim. Beni sonuna kadar dikkatli dinlemeni
istiyorum. Tabii.
Bartınar olgun batık durumda. Senin imza yetkin başını derde sokacak. O yüzden
Levent Bey'den sözleşmeyi yırtmasını iste. Tamam mı? Çünkü senin üstünde
hiçbir yaptırımı, hiçbir gücü yok.
Bartınar'a bak sen ya. Resmin elini kolunu bağlamış. Ne dese yapmak
zorundasın. Hayır.
Senin gibi bir avukat nasıl böyle bir sözleşmeyi kabul edebilir?
Tamam Tolga sağ ol ben konuşurum.
Defne.
Hangi sözleşmeyi niye sormadın?
Normalde bir avukat ilk bunu sorar ama sen sormadın.
Çünkü zaten.
Zaten biliyorsun.
Değil mi?
Kadir'le... ...kalabilmek için mi yapıyorsun?
Bilmiyorum.
Anladım.
Oğlum. Hadi oğlum çık artık.
Duyuyor musun beni?
Ne var çık artık yeter.
Ne ya böyle?
Niye beyaz da yok?
Sen hiçbir şey arama yine tatlım.
Allah'ım. Bu aranjman oldu.
Bu da oldu. Geldi.
Şimdi kusura bakmayın da.
Ben bir şey merak ediyorum.
Buyurun. Bu ailenin planı ne?
Yani ne demek istiyorsunuz Selma Hanım? Anlamadım. Şimdi şöyle.
Sizin kızınız buraya bir valizden geldi.
Şimdi siz buradasınız.
Bunu geç.
Kardeşiniz burada.
Oğlunuz havuzda şaf şaf yüzüyor.
Yüzüyor. Yani yakında bütün mahalle gelecek herhalde.
Ben gerçekten çok merak ediyorum. Sizin planınız ne?
Ya havle de lakum edin.
Ya yanlış anlamayın da.
Yani bir ev.
Şarşa. Ne bileyim bir sirket. Bir soyadı.
İnsan bazen ne aradığını bilmiyor.
Bir saniye. Herman'ın sözünü gerçekten soruyor musunuz? Öğrenmek mi
istiyorsunuz? Sordum gitti.
Ben de cevap verdim gitti o zaman.
Siz aklınızı hiç bunlara yormayın.
Defterin öyle planları var ki oğlunuzla ilgili. Siz hayal bile edemezsiniz.
Ondan mı hayal? ...ya numara yapıyor.
Ay numara diyor.
Tövbe estağfurullah. Bakın siz bu kıza... ...on milyon TL'lik çek verdiniz
değil mi? O da onu yırttı attı. Kullanmadı yani.
Sizin nasıl bir anne olduğunuzu görmesin diye... ...oğlunuza da söylemedi.
Üzülmesin diye. O yüzden bence siz hiç konuşmayın artık. Defterin adını da
ağzınıza almayın.
Sultan.
Kaldır bu çaputları maputları buradan her şeyi. Nikah hazırlıklarını ben
yapacağım. Neden? Çünkü gelinimiz öyle istedi.
Estağfurullah. Tövbe yarabbim.
Allah kimseye böyle kaynana vermesin. Yemin ediyorum.
Amin bacım tövbe estağfurullah. Evlerden bırak.
Düşünsenize Kadir ile Defne'nin gerçekten evlendiği. Aman aman aman
evlerden uzak. Kız bu ne?
Bu ne? Senin işin mi?
Sen mi yaptın? Evet.
Ne var?
Kötü mü? Çok kötü. Hiç olmamış.
Gerçek olsun ya yani nikahda yapılır ya böyle şeyler.
Olmaz. Hiç olmaz o.
Ben iflah olmaz bir romantiyim ve bunların olmasını istiyorum. Bunlara da
çok para verdim. Görüşürüz.
Ama herkes bir deli ya. Yemin ediyorum.
Tamam.
Peki dördü ne yaptık?
Üçüncü klasörde aldım.
Şimdi. Kadir Bey.
Siz de bir şeyle mi ilgilenseniz acaba?
İlgileniyorum.
İlgilendiririz.
Gev olarak altı.
Altı.
Abi. Bir bakabilir misin?
Ağabeyim. Ağabeyim bunlar balay için biletler.
Güzel.
Bunlar da davetiye ağabey.
Ne davetiyesi?
Ağabeyim davetiyesiz rica mı olur? Hem çevre düzenlemesi için de bir şirketle
konuştum. Şekerlemeyi de ben seçtim. Beyaz.
Yani şimdi Defne Hanım'a daha inandırıcı olsun diye böyle bir şey yaptım ama
istemiyorsam iptal edebilirim ağabeyim.
Çok az. Beni şaşırttı.
Davetiğim beğendim.
Defne biliyor sen o. Neyi?
Her şeyi hatırlıyor.
Emin oldum yani.
Tamam abi. Söyle o zaman.
Şu karışıklık biter ha?
Yok.
O suçluğum gider.
Şimdi en azından...
Evimiz diyor.
Hocam diyor.
Yanı başımda.
Söylersek gider.
Bunlar hiçbiri kalmaz.
Abi iyi de yani yalan bu abi.
Olsun.
Biz öğretmeni de kabul etsin.
Hadi.
Şundan bahsediyoruz değil mi? Tabii tabii.
Efendim burada bir şey yok yani.
Tekrar yazdan geçebilirsiniz.
Tamam.
Alın siz çıplarını alın. Tamam.
Aa!
Dersiniz mi? Ne işiniz var burada?
Çok işim var dedin. Yardıma geldik. Rıkayet size.
Damat, piralık, gergin.
Sen nasılsın?
İyiyim.
Değilsin. Hadi geçelim, gel.
Geç.
Evet, bir bu eksikti.
Selam.
Hoş geldin kardeşim.
Hoş buldum.
Merit.
Sen de mi buradaydın ya?
Benim yardım etmeye geldim.
Senin ne için vardın?
Ortağım ya.
Ben de Tolga'ya yardım etmeye geldim.
O zaman biz böyle topluca buradan nikaha gideriz artık.
Bugün Defne ile Kadir Bey'in nikahı tazelemesi var ya.
Ne?
Tebrik ederim.
Yani sözün bittiği yerdeyim.
Ne demek canım?
Davetlisin. Baş konumuz olarak.
Bekleriz. Asla kaçırmam. Merak etme.
Gel gel pastamızdan ya.
O pastanın üstüne çileği de koyacaksın.
Sadece çalışacağım. Bakınmayın.
Takip ediyorum seni.
...bu çokluk yaptığım bir şey herhalde.
Yani... ...takip etmek.
Bu ne?
Uçak biletleri. Vallahi dedik.
Söz verdik.
Adana mı?
Adana.
Yani seni dünyanın her yerine götürebilirim.
...götürmek de isterim.
Ama... ...dedim ki belki... ...ilk bir memleketime götürürsem... ...beni biraz
daha... ...iyi tanırsın.
Bak... ...ben seni çok üzgün... ...ayağına taş değmesin istedim. Ama en
çok da ben yaktım canını.
Neden öyle bir şey yaptın?
Sen beni terk etmiştin.
Terk edilince böyle mi davranır insan?
Ben senin yokluğuna dayanamazdım.
Değer alamadım da.
Bir tarafını el üstünde tutuyor.
Diğer yanın yerde bürediyor. Sanki iki farklı Kadir'den bahsediyor gibisin.
İkisi aynı, ikisi olamaz.
Ben hangisiyle evliyim?
Ne görüyorsan ol.
Sen bir şey saklıyorsun benden ne oldu?
Kızma kızma kızma kızma kızma bana ben... ...Mina Hanım'a evlenmek
istiyorum. Ne?
Ben senin normal hisleri krizi geçiriyorsun tanrım. Ya baba ne yaptın
sen?
Ne dedi kadın?
Düşüneceğim dedi. Baba olmaz sen şey yap.
Git git teklifini geri al sen. Teklifini geri al hatta... ...baba ben kabul
edemem böyle bir şey. Asla kabul edemem. Olmaz böyle bir şey. Ben zaten az sonra
ona dürüst davranacağım. Ona diyeceğim ki ben beş parasız, meteliksiz, batlık,
vergi borcu olan bir adam olduğumu söyleyeceğim ona. Sonra da beni
reddedecek. Haklı reddetmekte çünkü ben olsam ben de beni reddederim.
Ayakkabıların, çantanın dökümünü çıkar.
Paraya ihtiyacımız olacak.
Biz fakir oluyoruz. Fakir, fakir oluyoruz biz fakir. Baba.
Bir sakin ol. Öncelikle sen reddedilecek bir adam değilsin. Hiç değilsin.
Geri al baba.
Ne olur git teklifini geri al.
Olmaz.
Olmaz.
Ben öyle konuştum.
Hünkar memuruyla konuşmak.
Saat yedi gibi gelecek.
İyi tamam. Güzel.
Ben de çıkıyorum şimdi.
Hayırdır nereye?
Herkese nikahda beyaz giyinin dedim ama benim giyecek bir şeyim yok. Öyle düz
beyaz bir elbise alacağım.
İyi tamam ben de geleyim.
Niye?
Zaten çarptım buydu.
Ondan yani.
Doğru.
Var mı senin nikah için giyeceğim bir şey?
Yani var da böyle güzel bir şey yok yani.
İyi tamam.
Sana da bakarız o zaman.
Hadi gidelim.
Şey.
Emin misin bunun nikahı şimdiden?
Adım kadar eminim.
Sen emin misin?
Adım kadar eminim.
Evet, kolay gelsin. Hoş geldiniz. Hoş gördük.
Biz kıyafet bakacağız nikah için.
Nikah tazelemek için.
Evlisiniz demek. Harika bayılırım nikah tazeleyen çiftlere. Biz birbirimizi hala
çok seviyoruz ve bunu herkes de bilsin istiyoruz demek.
Aynen ondan.
O zaman biz bir bakalım seçeneklere. Tabii nasıl bir şey arzu edersiniz?
Gelinliklere bakalım mı?
Yok gerek yok. Düz beyaz sade bir elbise yeterli. Ama önce beyefendininkini
seçelim. Peki buyurun bu tarafta.
Levent Bey.
Niye durduk?
Niye indik Levent Bey?
Bakın vallahi bak siz beni buraya getirdiniz.
İndirdiniz ben çarşı pazar dolaşacaktım. İşlerim güçlerim var.
Suzi beni bekliyor. Oğuz beni bekliyor. Hiçbir şey de söylemiyorsunuz Allah
aşkına. Beni Hanım ben size bir şey itiraf etmek istiyorum. Ama söyledikten
sonra benim hakkımda fikrimiz değişebilir.
Eyvah. Yani şöyle bir şey. Benim yıllardır biriken der... Der...
Boğur var.
Yıllardır birikmiş yıllardır. Ben hiç böyle şey yapmadım. Ver ver ver. Ver
boğur. Tamam anlamıyorum verme.
Boğur ne?
Yıllardır böyle toluk birikti birikti.
Ver boğur. Ben fakir olamam.
Çok korkuyorum söylemeye.
Söyleyemiyorum. Tamam şöyle yapalım sakin olun. Şimdi verle başlayın tamam
mı? Boğurla devam edin. Öyle yapalım.
Bir cümle başka bir şey. Şimdi size ben bir yüzük verdim ya. Büyük bir yüzük
yakut verdim.
Verdim.
Yüzüğü geri mi bittiyorsunuz? Ben zaten bunu çıkartamıyorum.
Çok bir deneyim uğraştım olmadı. Sakın sakın çıkartmayın.
Kalsın kalsın orada kalsın.
Ya Levent Bey lütfen ne olur ne söyleyecekseniz söyleyin. Bakın benim
zaten kafamda bir sürü sorun var. Zaten bu sorunlar hiçbir zaman bitmeyecek.
Bu sorunların bitmesini beklersek biz hiçbir zaman bir araya gelemeyeceğiz.
Çünkü bir sorun bittikten sonra başka bir sorun başlıyor. Sizin kızınız
iyileşecek. Ondan sonra ne olacak? Başka bir sorundan çıkacak. O yüzden ben...
Benimle evlenir misin?
Siz bunu daha önce sormuştunuz zaten.
Peki size ne küsüyoruz? Aklınıza yer etsin diye.
Kalkın lütfen. Pantolonunuz karışacak. Sanacak sakın.
Bence siz de beni seviyorsunuz.
Enerjinizi yanlış okuyor olamadın.
Ben değil, insan sana.
Ne değişik bir insan. Siz ne tatlı değil, bir insansınız.
Evet mi, hayır mı? Lütfen bir şey söyleyin.
Evet.
Evleniyoruz. Çok mutluyum.
Yokmayın.
Ama bir şey isteyeceğim sizden.
Bunu kimse bilmeyecek. Bu iş aramasın. Çünkü bizim evde bu habere sevinecek hiç
kimse yok şu anda.
Kızım ortada.
Zaten o taraf çok karışık.
Bu böyle kendi aramızda bir nişan.
Gizli nişan.
Anlamıştık. Anlaştık.
Yalnız parmağınızdaki yüzüğü saklamak biraz zor olacak.
Kafam kadar büyük.
Çıkmıyor.
Çıkartamıyorum. Çıkmasın zaten.
Burada kalsın.
Servet yatıyor burada.
Evet.
Sana mavi çok yakışıyor.
Yani yakışmış.
Şeref veriyorsan.
Öyledir. Bu olsun.
Tabii.
Ben senin için de birkaç seçenek çıkardım.
Bu olur.
Tabii. Kapıda bırakıyorum.
Denin ben o zaman.
Daha güzel görünemez.
Yani.
Harika görüyorsun yani.
Tamam bu olur o zaman.
Bir de şunu deneyelim.
Şu ikinci sıradaki var ya.
Tabii.
Bırakıyorum.
Peki.
Kadir, fermuarımı kapatamıyorum.
Yardım eder misin?
Nasıl olmuş?
Canını giyme.
Niye?
Dayanmadın mı?
Gerçekten unutamam bir daha.
Doğarsın o zaman.
Tatlına gitmiş.
Mini Hanım, işte burası.
Hangisini beğenirsiniz, onu alalım.
Fiyatı hiç önemli değil. En pahalısı olur.
Levent Bey, tamam ama çok acele etmiyor muyuz? Ben çocuklara bile daha
söylemedim evet dediğimi. Çocuklar, çocuklar, çocuklar hayır dersin ne
olacak? Bana olan evetiniz ne olacak?
Tamam. Bir yanlış bir doğruyu götüremez. Bana ne olacak?
Doğru tamam bunu şu an tartışmayalım olur mu? Bakın ben takıntılı bir adamım.
Bir şey istediğim zaman hemen olsun istiyorum. Gelin girelim içeri alalım ve
gidelim buradan. Yoksa bakın benim tansiyonum yükselecek. Tamam tamam öyle
yapalım. Bakın ben önceden buraya geldim.
Sizin belinizi ince boynunuzu böyle zarif sesi kovul gibi gösterecek bir
model seçtim.
Model derken?
Gelin yok gelinlik değil.
Hayır hayatta giymem. Bu yaştan sonra gelinlik yapacağım. Dümdüz beyaz.
Sadece bir rakam.
Anne.
Ne işiniz var burada?
Ne işiniz var ya sizin burada?
Elbise bakmaya geldik. Harika.
Evleniyor musunuz?
Aynı gün evlenelim. Daha ekonomik olur.
Nikah tazeliyoruz Levent Bey.
Ben size içeri girip bir toka bakayım.
Çok yakışıyor. Çok güzel fikir.
Bu ne?
Bu ne? Kafam kadar bu ne? Bir de gelinlik mi bakmaya geldin?
Acelen ne? Acelen nereye it?
Konuşamıyoruz. Bir dakika anlatacağım. Bekle.
Aslı cevap ver.
Hani o masaya oturmayacak dördü? Ne oldu?
Oturmayacak.
Ama elbise bakmaya geldi.
Oturmayacak anne.
Sahte.
Çok sağ ol kızım.
Bir şey soracağım.
Bunu gerçekten istiyor musunuz?
Vallahi Mine Hanım, bizim duruşumuz başından beri net.
Ne istediğimiz de başından beri net. O yüzden.
Mine Hanım, bakın.
Ne kadar güzel bir sokağız. Size çok yakışacak.
Ay çok yakıştın.
Çok yakıştın.
Sen, benim cici damadım olacaksın.
Hayırlısı ya.
Mutlularsa.
Eee ne yapmış Minnoş? Alabilmiş mi elbiseyi? Yok.
Sadece bakmaya geldik dedi. Bilmiyorum.
Nöspel sana söyleyeyim bu iş gittikçe sayfa sarıyor. Ne bileyim ya kızım o
masaya oturmayacak diyor.
Adam da istemiyor kızım da istemiyor ama ikisi de bir adım geri atıyor.
İnat anacığım inat. İnat değil korku.
Eee ne olacak yani?
Evlenecek mi evlenmeyecek mi abla? Oğlum ne bilelim biz Allah Allah.
Ayrıca biz niye bu arabadayız ki? Ay ne bileyim ben oğlum Levent Bey nezaket
yaptı incelik gösterdi neyse işte.
Ne? Efendim?
O yüzük ne?
Unuttum ben bunu. Ne oldu?
Nişanlandın mı?
Oğlum ne alaka şu anda Oğuz ya?
Ya... Siz zaten bana hiçbir şey söylemeyin ya. Oldu olacak ben de
sevdikten sonra haber vereyim.
Komik mi şimdi bu? Olsun.
Ya bu aydınlatmalar neden hala takılmadı?
Kime diyorum?
Beliha ben menü listesi istemiştim ne oldu?
Getiriyorum hanım. Allah'ım yarabbim. Gel o çiçeği oraya koyma. Al oradan onu.
Tamam dursun. Vay be.
Baya baya nikah organizasyonu yapıyorsun.
Ne yapayım kızım ya. Abin yemin ettirdi.
Çek.
Sen de biraz usundun gibi sanki bu fikre.
Zeyno.
Bu gece o nikah olmayacak kızım.
Abinin vicdanı bu gece o nikah masasına oturmaya izin vermez.
İşte benim de ana olarak onun yakınlığını görmek masabıma düştü.
Sen de azıcık kardeş olarak gidip abinle bir konuşsaydın keşke.
Anneciğim ne olur bir adamı rahat bıraksak da kendi hayatını kendi
istediği gibi yaşasa. Biz de sadece onun isteklerine yardımcı olsak. Öf çok
biliyorsun her şeyi. Çek onu çek olmadı orası.
Gel bakayım sen benimle.
Zeyno!
Değil mi şu şekilde?
Anne.
Kızım ben konuşmuyorum seninle. Anne bir gelir misin lütfen.
Kızım ben vallahi seninle konuşmam.
Anne ne olur bari sen dinle beni ya. Sen beni bir dinle.
Şuraya bir bak.
Şu hale bak.
Defne ya oturursa?
Oturmaz. Ya oturursa kızım?
Ne yapacaksın?
Matada hayır mı diyeceksin? Herkesin gözünün içine bakarak hayır mı
diyeceksin? Sonra da herkesin içinde senin o paramparça oluşunun... Anneciğim
ben ya.
Anne ne olur kızım.
Ben iki gündür bu oyunu sürdürüyorum içim yanarak.
Ne oldu kırdım sana?
Gözün kör mü oldu? İkinizin de gözü kör mü oldu?
Anneciğim.
Ne olur sana bir soru soracağım. Ve bana bunu dürüstçe cevapla. Lütfen.
Sen o masayı... ...o adam seni seviyorum... ...desin diye mi kurtardın?
Abim.
Ne oldu?
Abi'ye gerçekten evlenirsen.
Umarız ki hayatta oturmaz bu selam. Abi niye oturursun?
Ya Melit Hanım. Ben taşırım bırakın. Yok hallediyorum ben. Sana ne oluyor ya ben
taşırım. Sen nereden çıktın ya?
Nereye konacağını ben biliyorum. O yüzden ben taşırım. Ya bırakın. Ben
taşırım. Tamam.
Ne yapıyorsanız yapın.
Sen bırak.
Bırak ben taşırım. Ben taşırım bırak. Al taşı.
Bunları nereye yerleştirelim?
Ben hallederim. Sen rahat ol.
Teşekkürler.
Geldim. İyi yaptın.
Yapma bunu.
Kalbin kırılsın istemiyorum artık.
Yeterince üzülmedin mi?
Sen niye bana bu kadar iyi davrandın hep?
Çünkü hak ediyorsun.
Ama o senin değerini hak etmiyor.
Efendim Yavuz.
Tamam, geliyorum.
Çok çok para harcamışlar.
Çok masraf var bu düğünde.
Geliyor.
Tebrikler. Ciddi damat.
Ne yapıyorsun?
O niye ağlıyor? Ne bileyim ben.
İyi misin?
Biraz duygulandım sadece.
Seni de böyle görecek miyim acaba?
Umarım babacığım.
Ne güzel bilir.
Başlayabiliriz. Hani oturmazdı Suzy? Hani oturmazdı?
Ay yavrum valla yani ne diyeyim ben minnoş.
Bu olanları aklım almıyor benim artık. Ne yaşıyoruz biz?
Yalnız... ...siz nikah tazelemek istediğinizi söylemiştiniz değil mi?
Evet. Fakat ben burada tazelenecek bir nikah göremiyorum.
Çünkü bu çift daha önce hiç evlenmemiş.
Yani bu bir tazeleme değil.
Şayet... ...eğer buraya imza atarsanız... ...bugün burada evlenmiş
olacaksınız.
İlk defa.
Git, git, git.
Evet. Devam edelim mi?
Tamam.
Devam.
Kadir.
Konuşalım mı artık?
İçini dökmek ister misin?
Her şeyi hatırladım biliyorum.
O yüzden hiç nefesini boşuna yorma.
Niye oturdun o zaman o masaya?
Bak.
Sen kendini benim sevmediğime inandırmaya çalışıyorsan... ...daha
bayağı çok beklersin. Tamam?
Soru o değil.
Soru sen niye oturdun o masaya?
Niye oturmuşum?
Sen de benden kopamıyorsun çünkü.
Söyle.
Yalan de.
Söyle niye söyleyemiyorsun?
Kopamıyorum senden de.
Kopamıyorum.
Tamam mı?
Ben ne yaparsam yapayım, senin gibi bir adamdan kopamıyorum. Ne yaparsam yapayım
tamam mı? Oldu mu?
E gel dönelim o zaman.
Gel dönelim, kıyalım nikahımızı.
Ya ben senin her haline razıyım.
Sen de razıysan gel dönelim.
İyi tamam.
Tamam. Hadi gel evlenelim.
Evlenelim birbirimizin hayatını karartalım. Hadi gel.
Karartalım ya ne olacak?
Ben seninle mutsuzluğa da varım. Ne olacak?
Peki sonra?
Sonra?
Ben yarın dünyanın en mutlu kadını olacağım.
Ama ertesi gün... ...sen yine... ...beni... ...yerin dibine sokacaksın.
Dert ne?
Ben... Senden ayrı yaşayamıyorum.
Ya ben senin yanında istiyorum.
Sen benden daha ne istiyorsun ya? Bu sana niye yetmiyor?
Yetmez.
Yetmez. Sevgi böyle bir şey mi?
Sen beni anlamıyorsun ki.
Sen beni dinlemiyorsun ki.
Sen bana zerre güvenmiyorsun ya. Sen bana zerre güvenmiyorsun. Bu mu sevgi
demek? Ya benim gözüm.
Senden başka bir şey görmüyorum.
Benim kulaklarım senden başkasını duymuyor.
Sen benden daha ne istiyorsun ya?
Niye yetmiyor bu sana?
Tamam peki.
Sen beni yarın öbür gün Tolga'nın evinde görsen mesela.
Ne yaparsın? Ya senin Tolga'nın evinde ne işin olacak?
Senin ne işin olur ya Tolga'nın evinde?
Ne yaptıysam onu yapacağım. Ne yapacağım?
Aynısını yaparsın.
Açıklamama izin vermen.
Beni dinlemezsin.
Bağırırsın. Çağırırsın. Kapıları birbiri yüzüme kapatırsın değil mi?
Ya ben.
Ben senin bana ettiğin hakaretleri nasıl unutacağım ya? Ben bunları nasıl
unutacağım? Ya Allah kahretsin. Vallahi bin pişmanım. Ya dilim kopaydı da
etmeyeydim. Kadir.
Bak hata yapılır.
Hata yapılır. Ben de yaptım. Özür dilerim. Hata yapılır ama.
Affedilir.
Ama bunun için konuşmak lazım.
Bunun için iletişim kurmak lazım.
Ya ben böyle oyunları oynayacak bir kadın değilim ki. Ben bunları niye
yapıyorum? Sen bana kızgınsın.
Sen bana kırgınsın.
Ama diyorsun ki gel her şeyin üstünü örtelim. Ben seni seviyorum diyorsun.
Ben de sana diyorum ki.
Kadir ben bir hata yaptım.
Ben bunu sana açıklamak istiyorum.
Ben o fotoğraf meselesini sana anlatmak istiyorum. Ya ne diye aynı konuyu dönüp
dolaşıp açıyorsun ya?
Ya ne diye ya?
Kadir sen niye böyle yapıyorsun?
Sen benim en derin yaramı destin.
O yarayı kanattın.
Benim canımın yarısını.
Benim ikizimi, bak benim hayatımdaki en büyük pişmanlığımı çıkardınız ortadan
böyle meze ettiniz.
Ya sen benim gözümün içine baka baka Gündüzcüğüm bana oyun oynadın ya.
Oyun oynan.
Ben ne hata yaptım?
Ben çok büyük bir hata yaptım.
Senden çok özür dilerim.
Ama bir kerecik ya.
Bak senden sadece bunu istiyorum. Bir kerecik beni karşına alıp sorsan git
defne. Sen bunu neden yaptın diye sorsan ne olur ya? Ben sana bunu ne diye
sorayım ya? Bu senin yaptığın hata değil ki.
Hata dediğin anlık olur.
Seninki hata değil.
Seninki tercih.
Sen bana yalan söylemeyi tercih ettin. Sen bana günlerce yalan söyledin.
Benim sana olan zaafım var.
Kullandın sen beni aptal yerine koydun günlerce.
Sen benim sana olan sevgime güvenip. Sevgi öyle mi?
Sevgi böyle bir şey mi?
Senin sevgin bu mu?
Ben senin günlerce peşinden koştum.
Ben sana anlatmaya çalıştım.
Ben sana ağladım.
Ben sana yalvardım beni dinle diye yalvardım.
Sen kapıları bir bir yüzüme çarptın.
Yetmedi. Bana kalleş dedin.
Sen benim kalbimi paramparça ettin. Paramparça.
Ben niye sustum biliyor musun?
Ben niye yalan söylemek zorunda kaldım?
Sen bana ben sensiz yaşayamam dedin diye.
Ben seni daha fazla kırmamak için uzak durdum ben senden.
Ben sana kıyamadığım için.
İnsan sevdiğine kıyamaz.
Ama sen... ...sen bana kıydın.
Bak ben ne yaptıysam... ...seni sevdiğim için yaptım.
Ne yaptıysam... ...sen beni terk ettin.
Sen beni mahvettin.
Sevgi böyle bir şey... ...anlamadan...
Dinlemeden, güvenmeden mi seviyorsun?
Ben seni sevginde, öfkende istemiyorum.
Böyle sevmek olmaz.
Ağabey.
Ağabey.
Defne Hanım bunu izlemeni istedi.
Tamam, sen git sen.
Merhaba Kadir.
Ben iki gündür seninle konuşmaya çalışıyorum.
Ama o beni dinlemedi.
Ben de sana bu videoyu göndermeye karar verdim.
Kader'le ilgili fotoğrafın basına sızmasına ben sebep oldum.
Amacım sadece o fotoğraftaki kadının kim olduğunu öğrenmekte. Başka hiçbir kötü
niyetim yoktu.
...basına verileceğinden haberim de yoktu.
Ben istemeden de olsa senin mahremine... ...ikizine... ...onuruna, gururuna...
...zarar verdim.
O yüzden senden de ailenden de özür dilerim.
Yani senin... ...her yerde köşeye bıçak aradığın... ...hesap sorucunun kişi
bendin.
Senden uzak durmamın da...
Ayrınlanma sebebi buydu.
Önce seni daha da kırmaktan, sonra senin öfkenden, yakıp yıkmandan korktum.
Ben de bu hatanın bedelini seni kaybederek ödedim.
Biliyorum. Biz artık birlikte olamayız.
Ama ben senden hiç vazgeçmedim.
Ben seni unutmadım.
Unutamam.
Arabamı alabilir miyim? Tabii neyle modelim?
Ben o kadar şanslıyım ki.
Belki senin gibi bir kocan var.
Allah'ım.
Allah'ım.
Allah'ım. Allah'ım.
Gel dersin gelmez. Bu acı bitmez. Çaresizim,
çaresiz. Bir zamanlar ne mutluyduk. Gelecekten
unutuyduk. Gittin her taraf sessiz. Çaresizim, çaresiz.
Bir gün gelir aşk biter.
İnsafsızca terk eder.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.