All language subtitles for Evlat Kokusu 8

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian Download
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr adresinden izleyebilirsiniz.

(Sessizlik)

(Leyla) Müvekkilim Zeynep Gündoğdu'nun dosyada bulunan...

...yazılı ifadesinde de belirtildiği gibi...

...oğlu Can, Akbaş ailesi tarafından kaçırılmıştır.

(Leyla) Kaçırılma sebebi...

...Akbaşların kızı Ela Akbaş'ın, donör ihtiyacından kaynaklanmıştır.

(Leyla) Çınar adını verdikleri, Zeynep Gündoğdu'nun öz oğluna...

...tabiri caizse, yedek parça muamelesi yapılmış...

...çeşitli operasyonlara sokulmuş, çok ağır ilaçlar verilmiş...

...ve tüm çocukluğu, bu tedavi ekseninde geçirtilmiştir.

Ben oğlumun canını acıtacak, bir şey yapmadım.

(Leyla) Çınar'ın, sadece bedeni değil...

...ruhu ve çocukluğu da çalınmıştır Hâkim Bey.

(Leyla) Organ mafyalığından farkı olmayan bu suç, bir yana...

...müvekkilimin bu davayı açarak, hakkını aramasını engellemek için...

...ellerinden geleni yapmışlar.

(Leyla) Türlü tehditlerle...

...gerek Zeynep Gündoğdu'yu, gerek yakını Özcan Aydın'ı...

...ve bu davayı aldığım için bizzat beni...

...maddi manevi, zarara uğratmışlardır.

Oysa müvekkilimin, bir anne olarak...

...yavrusuna kavuşmaktan...

...oğluyla kaybettiği zamanı, geri kazanmaktan başka bir amacı yoktur.

(Müzik - Gerilim)

(Zeyno) Zaten...

...gerçek bir annenin...

...başka ne isteği olabilir ki Hâkim Bey?

Ben oğlumun kokusuna doyamadan...

...onu benden aldılar.

(Cemal) Bak kızım, işim gücüm var benim.

Vedalaş, ver çocuğu.

-Zeyno dur! -Abla, abla dur!

Abla, abla!

(Müzik)

(Silah sesi)

(Zeyno) Ne dediğini duyuyor musun sen Allah'ın aşkına?

(Zeyno) Ne demek o? Oğlum nerede?

Oğlum nerede Meryem? Oğlum nerede?

(Zeyno) Oğlum nerede, delirtme beni! Oğlum nerede?

(Zeyno) Oğlum nerede? Oğlum!

(Efekt sesleri)

Onu bulduğumda, başka bir kadına anne diyordu.

Beni tanımıyordu bile.

(Efekt sesi)

(Müzik)

Anne.

Anne!

(Zümrüt) Buradayım annem, buradayım anneciğim tamam, buradayım.

Ben onun, ilk dişini...

...ilk yürüyüşünü göremedim.

Bu nasıl bir acı, biliyor musunuz?

Ben yıllarca, her gün öldüm.

Ta ki onu bulana kadar.

(Zeyno) Onu bulduktan sonra, yeniden doğdum.

Şimdi siz söyleyin.

Onu bulmuşken, kokusunu içime çekmişken...

...ondan ayrılabilir miyim?

Hangi anne, oğlunu bırakıp gidebilir?

Ben yapamam.

Yalvarırım size, anlayın beni.

(Müzik - Duygusal)

(Zümrüt) Ben...

...Zeynep Gündoğdu'yu çok iyi anlıyorum.

(Zümrüt) Çünkü görüyorum ki bu hikâyede...

...ikimiz de ayrı yönlere savrulmuş...

...maalesef kandırılmış iki kadınız.

(Müzik)

(Zümrüt) Ben oğlum Çınar'ı, doğurdum.

Kendi ellerimle, sevgimle büyüttüm onu.

Meğer...

Meğer beni de kandırmışlar.

(Hünkâr dış ses) Bir donör bulduk, Hollanda'da.

-(Hünkâr) Yeni doğmuş bir bebek. -Ne diyorsun sen abla?

Ailesi yok.

Onun bir aileye ihtiyacı var.

(Hünkâr) Bizim de bir çocuğa.

Ela'ya hayat olacak...

...size de evlat.

Nereden buldun bu çocuğu?

(Hünkâr) Gerçekten öğrenmek istiyor musun?

(Zümrüt) Hayır.

Bilmek istemiyorum.

Oğlum diye kucağıma verdikleri çocuk, benim oğlum değilmiş.

Ama ben onu, öyle bildim.

Canımdan, bir parça olarak bildim onu.

(Müzik - Gerilim)

(Leyla) Aile içi meselelerinde, kimin gerçeği bilip bilmediği...

...benim ve müvekkilimin konusu olmadığı gibi...

...suçlunun, Hünkâr ve Aslan Akbaş olduğu gün gibi açıktır.

(Leyla) Zümrüt Akbaş'ın itiraflarını da dikkate alırsak...

...her şey ortadadır.

(Leyla) Gereğinin yapılmasını, suçluların maddi manevi...

...en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum.

(Müzik)

(Avukat) Müvekkilim Aslan Akbaş ve suçlamaların diğer hedefi...

...Hünkâr Akbaş adına, ifade vermek üzere...

...bir tanık çağırmak istiyorum Hâkim Bey.

Kendisi burada mı?

(Avukat) Evet efendim, izin verirseniz, önemli açıklamalarda bulunacak.

(Müzik)

(Müzik)

-Benim sana bir müjdem var. -(Yusuf) Müjde mi? Ne müjdesi?

Aşkım.

Hadi kızım söylesene.

Hamileyim.

Ne?

Hamileyim.

Zeyno, aldıracaksın o çocuğu.

Ne?

Hemen aldırmamız lazım o çocuğu Zeyno.

Biz sözlü değil miydik? Biz evlenmeyecek miydik?

-Uzatma Zeyno! -Sen nasıl bir adamsın lan?

Sen nasıl bir adamsın? Gideceğim babanla da konuşacağım.

Çocuğu da aldırmayacağım.

(Yusuf) Gırtlağını keserim ben senin biliyor musun?

(Yusuf) Hele bir yelten...

...senin gırtlağını keserim.

(Yusuf) Senin de bebeğinin de...

Ah!

(Cam düşme sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

Hâkim Bey, ben...

...Zeynep Gündoğdu eski nişanlım ve...

...Çınar'ın öz babasıyım.

(Müzik - Gerilim)

(Yusuf) Biz Zeynep'le birlikte...

...konuşup anlaşarak verdik çocuğumuzu Akbaş ailesine.

-Ya sen ne diyorsun? -Hişt...

Sessiz olur musunuz lütfen? Burası mahkeme salonu!

Zeynep sakin ol.

(Müzik - Gerilim)

(Avukat) Yani Zeynep Gündoğdu kendi isteğiyle mi verdi çocuğu?

Evet.

(Hâkim) Zeynep Gündoğdu'yla beraber, bebeğinizi...

...para karşılığında mı verdiniz? Doğru mu?

Yok.

Para karşılığıyla vermedik çocuğumuzu.

(Yusuf) Şimdi şöyle anlatayım efendim.

Zeynep, beni ağır yaraladığı için...

...uzun süre hastanede kaldım ve çalışamadım.

(Yusuf) Kendisi de bu sebeple hapishanedeydi tabii.

Bu durumda...

...nasıl bakabilirdik ki bebeğimize?

Şansımız varmış ki...

...Akbaş ailesi çıktı karşımıza.

Akbaş ailesini eskiden beri tanırım ben.

(Yusuf) Onların da kulağına gitmiş bizim zor durumda olduğumuz.

(Yusuf) Gelmişler, çocuğuna iyi bakarız...

...severiz falan demişler.

(Yusuf) Durumları ortada.

Bizden de daha iyi bakacakları kesin.

(Yusuf) İnsan kendi evladını kolay kolay verir mi Hâkim Bey?

(Yusuf) Uzun uzun düşündüm.

Sonra görüş gününde...

...Zeyno'ya gittim, konuyu açtım.

(Yusuf) O da perişan hâldeydi.

(Yusuf) Tabii hapishane ortamı, bilirsiniz.

(Yusuf) Dedik biz yaşayamadık...

...bari oğlumuz güzel bir hayat yaşasın.

Ya sen nasıl bir (...) ya?

(Hâkim) Sakin olur musunuz? Burası mahkeme salonu!

(Leyla) Zeynep sakin ol.

(Leyla) Hâkim Bey, soru sorabilir miyim?

(Hâkim) Buyurun sorun.

Akbaş ailesini nereden tanıyorsunuz?

(Müzik - Gerilim)

(Yusuf) Babamdan.

Yani babam ta memleketten ayrılmadan önce...

...Hünkâr Hanım'ın yanında çalıştı.

(Yusuf) Hatta Hollanda'ya gideceği zaman...

...Allah razı olsun, çok yardım etmişler.

(Yusuf) Hatırlıyorum ben.

Küçükken bana hep böyle güzel hediye yollardı bayramlarda.

Allah belanı versin.

İnanın doğruyu söylüyorum.

Alın burada kanıtım var.

Bakın.

Kendi rızamızla verdiğimizi anlatıyor zaten.

Altında benim de Zeynep'in de imzası var.

Ne imzası ya? Ben neye imza atmışım?

-(Zeyno) Bir bakabilir miyim? -Burası mahkeme salonu. Lütfen.

-(Hâkim) Avukat Hanım. -(Zeyno) Allah'ım ya.

(Leyla) Sakin ol dedim.

(Müzik - Gerilim)

Yaz kızım. Gereği düşünüldü.

(Hâkim) Yusuf Tuzcu'nun iddialarının doğrulunun araştırılmasına...

...ve Çınar Akbaş'ın biyolojik babası olduğuna dair...

...babalık testine tabi tutulmak üzere adli tıpa sevk edilmesini.

(Hâkim) Dava sonuçlanana kadar biyolojik anne Zeynep Gündoğdu ile...

...büyüten aile Aslan ve Zümrüt Akbaş'a, dava konusu olan...

...Çınar Akbaş'la birlikte yurt dışı çıkış yasağı konmasına...

...bu süre zarfında Zeynep Gündoğdu'nun soy bağı ilişkisine istinaden...

...çocukla düzenli ilişki kurma hakkının verilmesine.

(Müzik)

(Hâkim) Haftada bir gün bir gece... (Kapı açılma sesi)

...çocuğun Zeynep Gündoğdu'da kalmasına.

(Hâkim) Mahkemenin belirlediği pedagogun hazırlayacağı...

...pedagog raporunun bir sonraki duruşmada incelenmesine ve...

...çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesi için...

...dava süresince biyolojik ve büyüten annenin mahkemenin belirlediği...

...pedagog tarafından rehberlik hizmeti almasına.

(Hâkim) Mahkemeye sunulan dosyaların incelenmesi ve...

...pedagojik raporun dosyaya alınması için...

...bir sonraki duruşmanın...

...iki hafta sonraya ertelenmesine karar verilmiştir.

Amcam delirdi sinirden.

Ya nasıl yapabildi Zümrüt abla böyle bir şeyi?

Hadsiz de o yüzden yapabildi.

Hadi yürü, gidelim biz de artık.

(Müzik - Gerilim)

Nerede o?

Seni öldüreceğim seni--

-Yapma Zeyno dur! -(Özcan) Zeynep iyi misin?

-(Meryem) Zeyno! -(Özcan) Otur otur şuraya.

-Özcan su falan getir. -(Özcan) Tamam.

-Geberteceğim. -Zeyno iyi misin?

(Leyla) Zeynep?

-Öldüreceğim onu. -Şişt...

Tamam tamam. Nefes al.

Zümrüt.

Ne var?

Ne demek ne var?

Resmen gözümün içine baka baka yalan söyledin bana.

Evet söyledim.

Beni buna sen mecbur ettin çünkü hepsi senin yüzünden.

Benim yüzümden?

Sen beni resmen sırtımdan bıçakladın.

Suçlusu ben mi oluyorum şimdi?

Ben çocuklarımdan ayrılmamak için her şeyi yaparım anladın mı?

Anneyim ben anne. Gerekirse dünyayı bile yakarım.

Senin anneliğine her zaman saygı duyardım ben.

Ama artık duymuyorum.

Çocuklarının arkasına saklanma.

Arkandan iş çevirmeme mi bozuldun yoksa...

...sevgili Zeynep'i üzmeme mi?

Derdin anlaşıldı şimdi.

Varsa yoksa Zeynep değil mi?

Sürekli onunla rekabet ettiğini farkında mısın?

Ben çocuklarımı koruyorum ondan.

Ama senin kafan bayağı bir karışmış anlaşılan.

Çünkü kimi koruyacağını, nerede duracağını bilmiyorsun.

Ben nerede duracağımı gayet iyi biliyorum, merak etme.

Belli.

Ama benim yanımda değilsin.

Benim yanımdan ayrılalı bayağı oldu değil mi Aslan?

Ben yalnızım çünkü.

Seninle hesaplaşacağız Zümrüt.

Şimdi nereye gitmek istiyorsan git.

(Müzik - Gerilim)

O adamı sen çağırdın değil mi?

Aslan, bak o adam bizim sigortamız.

Eğer ifade vermeseydi Çınar'ı da kaybedecektik, hapse girecektik.

O adam değil. Ona ezberlettiğin yalanlar sigortamız.

Neyse ne.

Vakit kazanmış olduk. Bak hâkimin de kafası karıştı.

Varsa yoksa hırsın.

Çınar'ı hiç düşünmüyorsun değil mi?

(Aslan) Bizim derdimiz bize yetiyordu zaten.

Başımıza bir de baba çıkardın.

Ya sen onu düşünme, hallettim ben.

Hallettin değil mi?

Tıpkı altı sene önce hallettiğin gibi.

Şimdi nerede olduğumuza bir bak.

(Müzik - Gerilim)

Hala hadi gel eve gidelim.

Sen git canım, ben Aslan'ı bekleyeceğim.

Tamam.

(Aslan dış ses) Sen beni resmen sırtımdan bıçakladın.

(Aslan dış ses) Suçlusu ben mi oluyorum şimdi?

(Aslan dış ses) Senin anneliğine her zaman saygı duyardım ben...

...ama artık duymuyorum.

(Aslan dış ses) Çocukların arkasına saklanma.

(Ağlama sesi)

(Aslan dış ses) Seninle hesaplaşacağız Zümrüt.

(Aslan dış ses) Şimdi nereye gitmek istiyorsan git.

(Korna sesi)

(Hâkim dış ses) Haftada bir gün, bir gece çocuğun...

...Zeynep Gündoğdu'da kalmasına.

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Abla, sen de sevindin değil mi gitmediğimize?

Sevindim tabii ki.

Annemle babam nerede?

Babamla küsler mi yoksa?

Bilmiyorum Çınar ama sen merak etme.

Onlar bir yolunu bulup hallederler.

Halletsinler artık ya.

Ben dayımda kalmak istemiyorum.

Hem burası çok sıkıcı, evime gitmek istiyorum.

Çınar, tamam.

(Serdar) Öz babası.

Yusuf Tuzcu.

Anladım.

Sen bu herifle ilgili ne var ne yok bul buluştur, söyle bana.

Bakalım derdi neymiş, tamam?

Tamamdır.

Dayı.

-Dayım? -Annemden bir haber var mı?

Ne zaman gelecekmiş?

Yok ama birazdan gelir.

Peki, babam ne zaman gelecek?

Ben size televizyon açayım.

İstemem.

O zaman aşağıdan bir film getireyim, hep beraber film seyredelim.

(Müzik - Gerilim)

Zeyno daha iyi misin? Ha?

(Su sesi)

Zeynep, yeter artık ağlama.

(Leyla) Bak bu zorlu bir sınav, biliyorsun.

Leyla Hanım, ya Yusuf'u nereden bulup getirdiler?

Nereden çıkarttılar o evlatlık belgesini?

Görmüyor musunuz?

Yapmayacakları şey yok.

(Burun çekme sesi)

İzin vermeyecekler davayı kazanmamıza.

Bu kadar umutsuz olmak sana yakışıyor mu? Hı?

Tamam, bu kadarını ben de beklemiyordum.

Ama merak etme, yalan ifade olduğu ortaya çıkacak.

Hem onların çevirdiği bütün dolaplar...

...bizim elimizi güçlendirecek, emin ol.

Hadi düşünme artık bunları.

Bak oğlun sana gelecek, sende kalacak.

Koskoca bir gün ve gece, hem de her hafta.

(Leyla) O da şimdilik.

Hatırlasana, elimizde bir şey yoktu.

Artık bir günümüz var.

(Leyla) Sıfırdık, bir olduk.

Emin ol biz kazanacağız.

Canım benim ya.

İşte böyle, hep gül.

(İç çekme sesi)

Oh...

(Müzik - Gerilim)

Özcan.

(Aslan) Zeynep nerede?

Yusuf öyle çıkıp gelince...

Söylediği onca şeyden kötü oldu. Yığıldı kaldı.

Ne?

(Özcan) Tuvalete götürdüler.

Taksiyi geri gönderdim.

Haberin olsun.

Biz kendi başımızın çaresine bakarız.

Özcan.

(Müzik - Duygusal)

İyi misin?

Biraz konuşabilir miyiz?

Özcan hadi.

Biz aşağıdayız Zeyno.

(Ayak sesleri)

(Müzik - Gerilim)

O adam gerçekten Çınar'ın babası mı?

Evet.

Babası.

Sor Aslan.

O adamın dedikleri gerçekten doğru mu Zeynep de bana.

Evlatlık verdik diye belge çıkarttı.

Durduk yere bir adam çıkıyor ve ben Çınar'ın babasıyım diyor.

Benim Çınar'ın babasının yaşadığından bile haberim yok.

Sen bana böyle bir şey söyledin mi Zeynep ya da söyleyecek miydin?

Yani bir gün Çınar'ın babası çıkıp gelebilir diyecek miydin?

(Müzik - Gerilim)

Bak...

...ben her şeye rağmen sana inanıyorum.

İnanma bana Aslan.

Bana inanama, güvenme.

Yanımda olmaya çalışma.

Sen benim karşımdasın, orada kal.

Ya ben böyle şeyler yapacak biri değilim, beni tanımıyor musun?

Tanımıyorum.

Tanımak da istemiyorum.

Hâlâ mı bana güvenmiyorsun Zeynep?

(Zeyno) Güvenmiyorum.

Çok istiyorum.

Sana güvenmek istiyorum ama...

Biz aynı tarafta değiliz.

Hayır, aynı taraftayız biz.

Derdimiz aynı.

(Aslan) Çınar'ın yanındayız, Ela'nın yanındayız.

Doğru olan her neyse onun yanındayız.

Peki, o zaman neden ben her seferinde...

...seninle savaşırken buluyorum kendimi?

Evet, hayat her seferinde bizi karşı karşıya bırakıyor.

(İç çekme sesi)

Ama şuna inan.

Ben hep senin yanında duracağım.

Sen benden kaçmaya çalışsan da.

(Müzik - Duygusal)

Ben...

...ne olursa olsun oğlumu alacağım, biliyorsun değil mi?

Biliyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

Hünkâr Hanım nasıl, istediğiniz gibi konuştum mu?

Tamam, her şey gayet iyiydi.

Zaten karşılığını da fazlasıyla aldın.

Hadi şimdi görünme yanımda, git.

Oğlum nasıl, iyi mi?

Bana bak, onun adını ağzına almayacaksın.

Onu görmeyeceksin, anladın mı?

Ya onu söylemiştiniz de.

İnsan işte yani, candan kandan olunca.

Bu ucuz babalık numaraların bana sökmez, anladın mı?

Paranı aldın, hadi git hayatına devam et.

Geberteceğim seni.

-(Yusuf) Zeyno. -Öldüreceğim seni!

-Allah belanı versin! -(Meryem) Zeyno!

-(Meryem) Adliyedeyiz, yapma! -Öldüreceğim seni!

Kaç paraya satın aldı bu kadın seni?

Ya yapma, konuşuruz sonra.

-Ya neyi konuşacağız, neyi? -(Yusuf) Konuşuruz, tamam.

(Zeyno) Hâlâ Zeyno diyor ya.

Bu yaptığını ödeteceğim sana.

Ya ne yapacaksın, deşecek misin beni yine?

-Bana bak. -(Özcan) Yürü git işine.

Eğer bir daha Zeynep'in etrafında görürsem seni...

...bu sefer ifadeni ben alırım.

(Araba sesi)

(Hünkâr) Aslan, hadi gidelim artık.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Efendim anne?

Yok, bir karar çıkmadı.

Ya işler iyice karıştı.

Bir de Çınar'ın babası ortaya çıktı. Yusuf mu ne adı.

Anne bir dakika, ben burada inebilir miyim?

-Neredesin sen? -Bir dakika anne, alır mısınız?

(Erkek) Teşekkür ederim.

Ya bir işim var anne, ben birazdan geleceğim.

(Cemre) Ne diyordum ya? Hah.

Ya Yusuf geldi işte.

Yok Zeyno'yla anlaşıp vermişler falan.

Ne diyorsun sen canım, o adam ölmemiş miydi?

(Cemre ses) Bilmiyorum anne.

Eve gelince konuşuruz, hadi bay bay.

(Belma) Bak bir de Çınar'ın babası çıktı şimdi ortaya.

Ya ama bir dur sen de!

Hem sen izin aldın mı onunla oynamak için?

Çınar yok diye ben demiştim istersen git oyna diye.

(Belma) Canım Çınar yok ama...

Ya bırak oynasın çocuk, ne istiyorsun ya? Yemiyor ya.

Tamam, sen onları bırakıp çıkabilirsin.

(Müzik - Gerilim)

Vay be. Demek Çınar'ın şimdi iki anneden sonra, bir de iki babası var ha?

Peki, şimdi ne olacak?

Muhtemelen Yusuf aynı kanaldan yürüyecek.

Yani çocuğu ikinizin verdiğine ikna etmeye çalışacak hâkimi.

Pislik.

Ama Yusuf'la Zümrüt'ün ifadeleri birbirini tutmuyor.

(Leyla) Bu da bizim için avantaj.

İkisinden birinin yalan söylediği belli.

Ee, ikisi de yalan söylüyor.

Evet ama bunu sen ve ben biliyoruz. Hâkim bilmiyor.

İşte biz de burayı deşeceğiz.

Ondan sonra ne olacak?

Sonra bakacağız.

Yani umarım Yusuf gibi başka bir sürprizle çıkmazlar karşımıza.

-Of. -Zeynep.

Bak sen artık bunları düşünme.

Bunlarla ben ilgileniyorum zaten.

(Leyla) Sen sadece oğlunu düşün.

Bak ilk duruşma için çok olumlu bir karar çıktı.

Sen de bunun tadını çıkar.

Tek tesellim o zaten.

(Zeyno) Vallahi hâlâ inanamıyorum.

Oğlumla, canımla...

...kaçmadan, saklanmadan, suçlanmadan baş başa ana oğul bir gün geçireceğiz.

(Zeyno) Rüya gibi. (Telefon zili sesi)

Alo, efendim?

(Leyla) Ha evet.

Ben o duruşmayla ilgili bilgi topladım.

Tamam, yarın buluşalım. Hem sizi bilgilendirmiş olurum.

Hı hı, bir saniye.

Zeynep haberleşiriz.

Hı hı.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Nefes sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Çınar) Anne.

Anne, bizi eve götüreceksin değil mi ne olur.

(Zümrüt) Tatlım siz şimdi içeri girin...

...ben bir dayınızla konuşup geliyorum. Tamam mı?

Ama öf anne ya.

Çınarcığım, anneciğim üzme beni lütfen hadi.

-(Çınar) Ya ama anne. -(Zümrüt) Hadi Ela.

(Müzik - Gerilim)

Evet.

Senin dediklerini yaptım.

Yurt dışına kaçmadım.

O mahkemeye gittim, yalan ifade verdim.

Kocamı ateşe attım, her şeyi hiçe saydım, niye?

Çünkü Çınar'ı senden alamayacaklar dedin.

Çocuklarını kaybetmeyeceksin dedin.

Biz kazanacağız dedin. Peki ne oldu?

Şimdi kocamın yüzüne bile bakamıyorum. Çınar'ı kaybediyorum.

Bu muydu senin muhteşem planın?

Zümrüt, şu Yusuf mudur nedir ortaya çıkmasaydı...

...her şey hallolacaktı.

Hünkâr ve Aslan hapse girecekti...

...sen de Çınar'ına kavuşacaktın.

Ama Hünkâr ne yapmış ne etmiş, bulmuş o adamı.

Bu kadar zehirli olacağını tahmin etmemiştim.

Edecektin!

Çınar'ın babasını bulmuş, babasını.

Sen hâlâ tanımıyor musun onu?

Neler yapabileceğini bilmiyor musun?

Ne yapacağız şimdi? Böyle elimiz kolumuz bağlı bekleyecek miyiz?

Hayır, beklemeyeceğiz.

Ben Hünkâr'ı halledeceğim.

Ama sen lütfen, sakin ol ve sözümden çıkma.

Tamam, hadi.

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

Nerede çocuklar?

Aslan lütfen.

-Aslan, lütfen diyorum. -(Aslan) Çınar, Çınar, Ela!

Lütfen, alamazsın onları. (Kapı açılma sesi)

Baba.

(Çınar) Baba, iyi ki geldin. Bizi eve götüreceksin değil mi?

-Gideceğiz oğlum tamam. -(Çınar) Yaşasın!

Çınarcığım konuştuk ya, bugün dayında kalacağız burada.

(Çınar) Ya ama anne, ben evimi özledim.

Eve gitmek istiyorum.

(Aslan) Tamam gidiyoruz zaten hadi.

Üstünüzü giyin, çıkıyoruz şimdi.

Aslan lütfen yapma.

-Aslan benim evim-- -(Aslan) Sen karışma.

Sen karışma Serdar.

Zaten yeterince berbat ettin her şeyi.

Sana da zerre kadar güvenmiyorum artık.

O yüzden de çocuklarımı alıp, gideceğim.

Aslan lütfen. Aslan lütfen diyorum!

Ela, Çınar hadi.

Götüremezsin onları benim yanımdan Aslan.

(Zümrüt) Aslan.

(Ela) Görüşürüz dayı.

-(Zümrüt) Aslan. -(Serdar) Görüşürüz.

-(Zümrüt) Aslan lütfen yapma. -(Çınar) Anne.

-(Çınar) Anne ne oluyor? -(Zümrüt) Aslan ne olur.

-(Aslan) Geç kızım geç. -Aslan, Aslan, Aslan lütfen!

Aslan, ya ne yapıyorsun ya?

(Zümrüt) Aslan!

(Araba çalıştırma sesi)

(Müzik)

(Serdar) Zümrüt, Zümrüt!

Nereye?

Çocuklarımın yanına gidiyorum.

(Kapı kapanma sesi)

(Araba çalıştırma sesi)

(Müzik)

Sedat'ı bulun.

Baba ne oluyor?

(Çınar) Baba, annemle neden bağrıştınız?

Çınarcığım, biz büyükler...

...bazen kızdığımızda, tartışabiliyoruz.

(Aslan) Annenle bugün, birbirimize biraz kızdık.

(Aslan) Tamam?

Elacığım, kızım asmayın artık yüzünüzü tamam.

(Aslan) Bitti, hem bak eve gidiyoruz.

(Aslan) Ama istiyorsanız, öncesinde sizi hamburgerciye götürebilirim.

Ne dersiniz?

Sen mi annemi kızdırdın, o mu seni kızdırdı?

(Müzik - Duygusal)

Ay o kapı açıldı da içeri girdi ya...

...ne yalan söyleyeyim, sırtımdan ürperdim ha.

Kesin o ya, Hünkâr satın almış.

Yani Yusuf ciğersizi parayı da görünce...

(Özcan) Zaten (...) tekiydi.

Allah belasını versin.

(Meryem) Hem de bin türlü belasını versin.

Yani o kadar şey yaşadın, bir akıllan değil mi Yusuf Efendi.

(Meryem) Yok, nerede?

Ay tamam, ne olur konuşmayalım şunu ya.

Vallahi sinirlerim bozuluyor.

(Özcan) Ya Zeyno, tamam şimdi hepimizin sinirleri bozuldu ama...

...sen hâkimin söylediklerini bir düşünsene.

(Özcan) Bak yavaş yavaş oğluna kavuşuyorsun.

(Özcan) Düşünsene ya, bir gün bile olsa burada, yanında olacak.

Ya içim kıpır kıpır aslında.

Çimlerde koşturacak o kıvır kıvır kafasıyla.

Pijamalar üstünde, gelecek bize günaydın diyecek falan.

(Özcan) Aslan parçası ya, vallahi neşe katacak eve.

Ay ben bir keyif kahvesi yapacağım artık.

Ama o Leyla Hanım var ya...

...vallahi helal olsun kadına ya.

Yusuf'a rağmen çekti aldı bir gün oğlunu.

(Zeyno) Vallahi.

-Ay. -(Özcan) Meryem.

-(Zeyno) Meryem! -Ay.

Yer ayağımın altından kaydı birden.

-(Zeyno) İyi misin kuzum? -Canım, iyi misin ne oldu?

-İyiyim. -(Özcan) Ne oldu?

Şey şeydir değil mi, tansiyondur.

-Herhalde. -Hı hı.

(Özcan) Tansiyon değil mi? Ayran getireceğim ben.

Tamam.

Canım, ah o yılan hepimizin dengesini bozdu tabii.

-(Meryem) Zeyno. -Hı.

Bu tansiyon değil galiba.

Şey olabilir...

...ben geciktim ya, hiç bana öyle olmazdı.

Hamileyim galiba ya.

Ya!

Bağırma dur Özcan duymasın heveslenmesin şimdi ama...

...hamileyim ya. Bir test falan aldırıp böyle baksak mı ne yapsak?

Tamam ben alırım, ben alırım test.

Meryem ya!

Getirdim canım, hah hadi al.

(Özcan) Ee, ne oldu ya?

Sen iç sen.

Allah Allah.

Ne oldu, ben anlamadım ki iyileşmişsin.

(Müzik - Hareketli)

(Kapı tıklatma sesi)

(Seher) Cevahir Bey.

Çok affedersiniz, ben duştan çıktığınızı bilmiyordum.

Yok sorun değil.

Evde kimse yok.

(Seher) Bir şeye ihtiyacınız var mı diye gelmiştim ben.

Biraz dışarı çıkıp, hava alacağım da.

Yok tamam, çıkabilirsin.

Teşekkür ederim.

İyi günler.

Ne o?

Biriyle mi buluşacaksın?

Yok, yalnızım ben.

(Seher) Yani tekim. Bir çıkacağım, bakacağım öyle.

Teşekkür ederim.

İyi günler tekrar.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

Koçum, sen bu masayı, iyice bir donat.

Kebaptır, mezedir, pirzoladır, ne var ne yok yığ.

(Garson) Hemen abi.

Gün bizim günümüz Memo.

Vay kardeşim, parayı buldun herhalde ha?

Ya, ne zannediyorsun ya?

Denizde kum, heriflerde para.

Öyle diyeyim ben sana.

Voleyi vurdu kardeşin anlayacağın.

Vay be, adamlar şak diye attı parayı he önüne?

Ya sen ne diyorsun ya?

Ben anladım böyle nasıl zengin olunur.

Alavere dalavere.

Hele bir abla var ailenin başında...

...böyle sert abla böyle.

-Despot. -Hı hı.

Tipi falan görsen, hükümet gibi kadın zaten.

Sen onu bunu bırak da Zeyno seni görünce ne yaptı?

Çıldırdı, üstüme atladı.

Ama var ya hâlâ bir içim su.

Geçen zaman, yaramış bizimkine.

Bak bak hareketlere bak. Oğlum ne adamsın ya.

-Hâlâ mı lan? -Ya ne olacak ya, bu da göz.

Görüyor öyle neticede.

Zeyno'yu da görüyor, parayı da görüyor.

Parayı daha çok görüyor ha?

Ya sadece para lan.

Ne yapacağım ben Zeyno'yu meynoyu.

Ama var ya şu Akbaşlardan daha çok ekmek yerim ben.

Kardeşin, kalıcı geldi.

Ne diyeyim kardeşim, süpür o zaman.

(Gülme sesleri)

Süpür ne ya, cık cık.

Abi ne yapıyorsun, hadi getir.

Ela, Çınar neredesiniz?

(Cevahir) Ne o Zümrüt, çocukları mı kaybettin?

Ya sen ne utanmaz bir adamsın ya?

Hâlâ gelmiş burada konuşuyorsun.

-Bir dakika bir dakika, biraz sakin ol. -Doğru.

Yeğenini kaçırmış bir adama ne denilebilir ki zaten?

Aa, ben mi kaçırdım, siz mi kaçırdınız?

Ben çocuğu sadece annesine götürdüm.

Onun annesi benim.

(Cevahir) Gerçek annesi.

DNA testi de öyle söylüyor zaten.

Kendi pisliğini örtmek için, başka şeyleri bahane edip durma.

Bir dakika Zümrüt, bir dakika.

Yani, kendi kocan gecenin bir yarısı Çınar'ı alıp...

...Zeynep'e götürdüğünde ses çıkartmıyorsun...

...hıncını benden mi alıyorsun?

-Sen ne aşağılık-- -Sakın ha.

Bir daha bunu sakın deneme, tamam mı?

Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Karının haddini bildirir misin, yoksa ben mi bildireyim?

Cevahir sus.

Kapa çeneni ve tek kelime daha etme.

Aa, demek öyle, tamam.

Karı koca olun üstüme gelin hadi.

Hâlâ konuşuyor musun sen?

Hâlâ konuşuyor musun? Defol git şuradan!

Bana bak, bundan sonra...

...benim ailemin ve çocuklarımın etrafında olmayacaksın.

Çık git bu evden.

Memnuniyetle.

Görüyorsun değil mi, çocukları nasıl bir eve geri getirdiğini?

Çocuklarım ait oldukları eve geldiler.

Ait oldukları yerde güvende değiller ama.

Abin akbaba gibi tepemizde.

(Zümrüt) Ne zaman ne yapacağı belli değil.

Merak etme, ben burada olduğum sürece o hiçbir şey yapamaz.

Öyle mi?

Cevahir Çınar'ı kaçırdığında ikimiz de buradaydık ama.

-Bir şey yapabildin mi? -Ne yapmamı istiyorsun Zümrüt?

Çocuklarını eğer bu eve geri getiriyorsan...

...abini bu evden kovacaksın.

Ya da neyse ya, ne fark eder ki?

Ne de olsa boşanacağız.

O zaman da çocuklarım...

...psikopat amcalarıyla bu evde kalmayacaklar.

Çünkü benimle gelecekler.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

Buyurun Aslan Bey.

Yusuf denen bir adam çıkıyor ortaya...

...ve bundan en son benim haberim oluyor.

Seni neden yanımda tutuyorum ki ben Murat, neden?

Benim de mahkeme salonunda haberim oldu.

-Hünkâr Hanım son anda-- -(Aslan) Olmaz!

Önce senin haberin olacak ve bana bilgi vereceksin.

Söz konusu olan benim oğlum.

Haklısınız Aslan Bey.

Şimdi git, o Yusuf denen adamla ilgili ne kadar bilgi varsa...

...hepsini toplayıp getir bana hadi.

Emredersiniz.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Alo Barış, ben de tam seni arayacaktım.

Kalp kalbe karşı desene.

-Bu arada ben afiş işini hallettim. -Gerçekten mi?

-Vay be, bu kadar hızlı beklemiyordum. -(Cemre ses) Ne sandın.

Ya çantaları satınca, parasını da önden alınca bir sorun olmadı.

(Barış) Süpermiş, ya ben de sizin evin oralardayım.

(Barış ses) Hatta şu an, tam sizin apartmanın önündeyim.

Yani işin yoksa bir kahve falan içelim diyecektim.

Ee yok, olmaz.

-Yani ben evde değilim. -(Barış ses) Ha.

Ne yapalım, şanslı günüm değilmiş demek ki.

(Barış ses) O zaman, yarın öbür gün bir şeyler yapalım.

Bir kahve falan içelim.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

Hâlâ ne yapacağına karar vermediysen, atla istersen.

Ben de biraz dolaşacağım.

Olur.

Alır mısınız?

Barış, ben seni sonra arayacağım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Ela iç ses) Ela Akbaş, kan testi sonuçları.

(Müzik - Duygusal)

Ne yapıyorsun sen?

Ablamın tableti değil mi o?

İzin aldın mı oynamak için?

İzin aldın mı diyorum?

Ya ne izin alacağım ya!

-Yemedik ya! -Odama da sormadan girmişsin hem.

Ya ne sorması, kapısı açıktı girdik işte.

Hem zaten, hepiniz gideceksiniz bir gün bu evden.

Hiç de bile, burası benim evim niye gideyim ki!

Bal gibi de gideceksiniz.

(Uğur) Tek ben kalacağım.

Bu gördüğün oda, yatak hepsi benim olacak.

(Ela) Çınar, tabletim burada mı?

Ya abla uğur dedi ki; biz bir gün bu evden gidecekmişiz.

Bak, gördün mü?

O da hiçbir şey demedi. Neden?

Çünkü o da biliyor gideceğinizi.

Ya abla!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı vurulma sesi)

(Çınar) Abla! Abla!

Abla! Abla!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Ezgi bak!

Ezgi.

(Fanus kırılma sesi)

Ezgi!

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

-Açar mısın abla! -Git başımdan Çınar.

(Ağlama sesi) İşim var!

(Ela ağlama sesi) (Ela) Müsait değilim!

(Ağlama sesi)

Abla! (Kapı vurulma sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

Lütfen git Çınar.

(Ağlama sesleri)

(Çınar) Abla! (Ağlama sesi)

(Çınar) Abla! Abla ne olur!

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

-Merhaba. -Hoş geldiniz, buyurun.

Ee, gebelik testi alacaktım.

Zeyno!

Abla duydun mu? Hamileymişim.

Hadi hayırlı olsun.

Yok, kendim için değil. Bir arkadaşım için alıyorum.

Benim bir oğlum var zaten.

-Ne kadar? -Beş lira.

Bende de var bir canavar.

-Allah bahtlarını açık etsin. -Âmin.

-İyi günler. -İyi günler.

(Yusuf) Zeyno.

Sen ne yüzle karşıma çıkıyorsun?

Yaptıkların yetmedi mi?

-Deme bunları, ya beklesene! -Ya yürü git!

Ya yakışıyor mu şimdi bu haller ha?

Hep böyle gururluydun sen vallahi. Ama gurur karın doyurmuyor.

Hayatımı kararttın. Yetmedi mi? Daha ne istiyorsun benden?

Para, ama senden değil tabii ki.

Çınar'ın cici ailesinden. Aklını çalıştırsan sen de nasiplenirsin.

-Allah'ım ya! -Ya dursana be! Dur, dinle!

Ben mecburen nişanlandım o kızla Zeyno. Sen ne zannediyorsun?

Seninle güzel günler yaşamıyor muydum, mutlu değil miydim zannediyorsun?

Beş parasızdım, mecburen nişanlandım işte.

-Mecburen mi nişanlandın, ha? -Evet.

O cam parçasını da karnıma mecburen dayadın değil mi?

Daha doğmamış çocuğumu mecburen öldürüyordun öyle mi?

Karıştırma şimdi eski davaları. O gece biz, biz geleceği düşünelim.

Bizim oğlan çok para eder. Sen de ben de yaşarız.

Ne senin elinde avuçta var ne benim.

Ya ben senin yüzünden, hapis yattım!

Daha süt kokan bebeğimden, ayrı kaldım!

Satılık (Bip)!

Bir markete, sattın beni.

-Şimdi ne kadar ediyorsun? -Bak sen hâlâ, nerelerdesin?

Sanki acıyı sadece sen çektin. Unut diyorum, unut artık.

(Yusuf) Akıtalım para musluğunu, oturalım aşağı.

Çınar'ım da, aslan oğlum da mis gibi hayat yaşasın, zenginlerle işte.

Bir daha sakın oğlum falan deme!

Onun adı Çınar değil, Can.

Eğer karşıma çıkarsan...

...bu defa, yarım kalan işimi tamamlarım.

Senin canını alırım!

Zeyno, Zeyno!

Zeyno, sen bu işi yine de bir düşün ya!

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Hani bir daha bu eve adımını atmayacaktın?

Evet, atmayacaktım.

-Ama çocuklarımı kaçırdın benden. -Ben onları kaçırmadım.

-Evlerine getirdim. -Neyse.

-Zaten boşanacağız, boş ver. -Avukatlarla konuştum.

Ayrılma işini bir süre ertelememiz gerekiyor.

Yani bir süre daha, mutlu aile tablosuna devam edeceğiz.

Desene çok zorlanmayacağız.

Seninle en iyi yaptığımız şey bu çünkü. Değil mi?

Mutlu bir aileymişiz gibi davranmak.

-Değil mi kocacığım? -Zümrüt, lütfen.

-Seninle kavga etmek istemiyorum. -Sen bak Aslan, sen bak.

(Zümrüt) Bak, bu evlendiğimiz gün. Nasıl da mutlu duruyoruz değil mi?

Oysa sen ablanın zoruyla evlenmiştin benimle...

...ama bak, yüzünde güller açıyor.

Oysa kalbin kan ağlıyordu, değil mi?

Bu Ela'nın doğum günü.

Çocuklara bağırdım diye, benimle üç gün konuşmamıştın.

Ama bak yüzümüz ne kadar da gülüyor, nasıl da mutluyuz.

Bak, bak bunlara da bak. Bak bu evlilik yıldönümümüz.

(Zümrüt) Bu yılbaşı, hepsinde çok mutluyuz.

Peki, sen hangisinde mutluydun bana söylesene hangisinde?

Duygu sömürüsü mü yapmak istiyorsun? Buyur yap.

Evi mi yıkıp yakmak istiyorsun? Buyur yak.

Ne istiyorsan onu yap!

Ama bu, bugün yaptığını aklamaz!

Bugün mahkemede seni kandırdığımı söyledin.

Gözlerimin içine baka baka bana yalan söyledin Zümrüt.

Hepsi senin tercihindi.

Serdar'ın maşası olarak girdiğin bu evden...

...aynı şekilde çıkıyorsun.

Onun tek bir sözüyle...

...her şeyi yakıp yıktın, her şeyi.

O yüzden ne yapmak istiyorsan, yap artık.

Özgürsün.

Umurumda değil. Sen...

...bugün bu evliliği...

...sonsuza dek bitirdin.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı vurulma sesi) (Kapı açılma sesi)

-(Belma) Ne haber? -Oo, bu ne güzellik.

Ne bileyim işte, sıkıntıdan. Önce bir masaj...

...sonra bir kuaför falan.

İyi yapmışsın, çok güzel olmuş saçların.

-Ee, baban gelmedi mi? -Bilmiyorum.

-İşi uzadı herhalde. -(Belma) Allah Allah!

Dur arayalım şimdi, anlarız.

Neyse canım, toplantısı uzamıştır herhalde.

Herhalde.

Hadi toparlan, yemeğe geçelim. Halan filan da gelecek.

Tamam.

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı vurulma sesi) (kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Hangi yüzle geldin bu eve?

Çocuklarımı görmek için, senden izin mi alacağım?

Yazıklar olsun sana.

Hiç utanmadın değil mi, o mahkemeye çıkıp da yalan konuşmaya?

Ailemizi, bizi iki paralık ettin!

Olanları bir düşün istersen.

Acaba bu ailenin şerefini kim iki paralık etti?

Ben ne yaptıysam, ailemiz için yaptım.

Bizim için yaptım. Ama sen kendin için yaptın.

Abine gittin.

-Onun lafını dinledin. -(Zümrüt) Ne yapsaydım?

Tek başıma kaldım burada.

Bana gelseydin her şey farklı olacaktı.

Ne yani, şimdi sana gelmedim diye beni cezalandıracak mısın?

Hayır.

Tabii ki cezalandırmayacağım.

Ama çocukları perişan etmene izin vermeyeceğim artık.

Benim çocuklarımı, benden mi koruyorsun?

Evet, çünkü sen artık kontrolden çıktın Zümrüt.

Ben kendimdeyim. Gerekirse seninle de savaşırım.

Güldürme beni.

Sen ancak benim yanımda durursan kazanırsın.

Bugün olmasa bile, yarın mutlaka bana gelip...

...benden yardım isteyeceksin.

Allah! Baba oluyorum baba!

Canım karım benim, canım karım benim!

(Özcan) Anaların anası be! Baba oluyorum, baba oluyorum!

(Meryem) Yavaş, yavaş dur!

Zaten midem ağzımda, döndürme öyle.

Hah doğru söylüyorsun. Gel, gel, gel şöyle hemen otur.

Tamam, yavaşça otur şuraya.

Bundan sonra elini sıcak sudan, soğuk suya sokmayacaksın tamam mı.

-(Meryem) Tamam. -Zeyno, Zeyno baba oluyorum baba ya!

(Özcan) İnanamıyorum ya, baba oluyorum ya!

Vallahi çok mutluyum. İkinizi de çok tebrik ederim.

-(Zeyno) Ben de teyze oluyorum be. -(Meryem) Evet.

(Zeyno) İkinize de çok iyi bakacağım.

Ay dur, senin bu baban deli vallahi!

Meryem...

...bundan sonra kendine dikkat edeceksin tamam mı.

Ağır kaldırmak, pazardan eşyaları öyle yüklenmek yok.

-Değil mi? -Hı hı.

Bundan sonra, bir şeye ihtiyacın olduğunda doğrudan bana söylüyorsun.

Ha bir de üzülmeyeceksin artık. Ya sen son zamanlarda çok üzüldün be.

Yani strese girmeyeceksin, olay bu.

Stres.

Ne?

Tamam ya, ya onda ne var yani.

Ya Zeyno, bunu yanlış anlayacak biri mi Allah aşkına ya?

Sen söyle Zeyno. Strese girmemesi gerekiyor değil mi?

Yok, Özcan doğru söylüyor. Gerçekten.

Sen artık iki canlısın. Hem kendine, hem de bebişe iyi bakman lazım.

-Tamam, tamam. -Vay be!

Ulan ne keçiboynuzuymuş ya, helal olsun vallahi.

Baba oluyorum ya.

Baba oluyorum lan, baba oluyorum ya inanamıyorum ya, baba oluyorum!

(Meryem) Bağırma.

(Müzeyyen) Afiyet olsun.

(Belma) Sağ ol.

-Müzeyyen, Seher nerede? -(Müzeyyen) Yok, Belma Hanım.

-Biraz da canı sıkkındı, dışarıya çıktı. -Allah Allah!

Müzeyyen, Zümrüt Hanım yemeyecek, tabaklarını kaldırabilirsin.

Ama neden yemeyecek?

Halacığım, annen aç değilmiş o yüzden.

(Zümrüt) Halan yanlış biliyor tatlım, çok açım.

(Zümrüt) Koyar mısın tabağı.

Bu ne yüzsüzlükse artık!

Ben de bir gazoz alabilir miyim Müzeyyen teyze?

(Çınar) Ben de.

Elacığım, bu evde gazoz yasak biliyorsun değil mi?

Hayır anne, herkes içiyor. Bir tek bana yasak.

Neyse, artık bende içeceğim.

Müzeyyen Hanım, Ela'ya ve Çınar'a gazoz getirir misiniz lütfen.

-(Zümrüt) Tatlım, beyaz ekmek yemiyoruz. -Sen istiyorsan yeme anne.

Ama ben yiyeceğim.

Teşekkürler.

Yaşasın gazozum geldi.

Ha, bir de artık okula gitmek istiyorum. Normal çocuklar gibi.

(Aslan) Elacığım...

...bunları sonra konuşuruz.

Çorbanı iç lütfen.

Bir dakika, bir dakika neyi konuşacağız Aslan?

-Ela okula gidemez! -Sonra konuşuruz dedim Zümrüt!

-Lütfen. -(Ela) herkes gibi olmak istiyorum.

Arkadaşlarım, okulum olsun istiyorum. Evde oturmaktan bıktım!

Yeme Ela, koşma Ela, terleme Ela, havuza girme Ela! Niye?

Anneciğim, ben istemez miyim senin de okula gitmeni...

...arkadaşlarınla oyun oynamanı. Ama okula gidersen, hasta olabilirsin.

Umurumda değil anne.

Elacığım, sabah konuşup bir çaresine bakarız.

-(Aslan) Hadi, soğutma çorbanı. -Neyi konuşacağız Aslan?

Sabah konuşuruz dedim Zümrüt, lütfen. Uzatma artık!

(Müzik - Gerilim)

Hadi başlayın artık, afiyet olsun.

(Müzik - Gerilim)

(Öpücük sesi) Ne yapıyorsun kocacığım?

(Öpücük sesi)

Bugün sen beni dünyanın en mutlu adamı yaptın.

Ya, bunca sıkıntının üzerine ilaç gibi geldi resmen.

Peki, ne yapacağız Özcan?

Ya elde yok, avuçta yok. Taksiden de olduk şimdi.

Sen onları düşünme hayatım Boş ver ya, bana güven.

Ya ben gerekirse, ekmeğimi taştan çıkarır, yine de geçindiririm ailemi.

Hem zaten, Selim abinin karısı da doğum yaptı biliyorsun.

Birkaç gün onun taksisine çıkacağım. Duraktan haber verecekler iş çıktığında.

Öyle öyle, geçinip gideceğiz işte.

Allah seni başımızdan eksik etmesin vallahi.

Seni de.

(Öpücük sesi)

Hah şunu diyorum, pembe olanı.

-(Özcan) Hı? -Pembe.

(Gülme sesleri)

-Ya kızlar için pembe oluyor işte ya. -Sen taktın kıza.

Kız olacak.

(Çınar) Anne, anneciğim.

Anne, anne sana diyorum. Niye cevap vermiyorsun?

Çünkü daha çok de diye. O kadar güzel anne diyorsun ki.

-Annem! -Bir yiyeceğim şimdi ben!

-Gel buraya gel! -Anne!

(Öpücük sesi) (Gülme sesleri)

Ya anne!

(Öpücük sesleri)

-Ya anne! -Ne?

(Su ısıtıcı sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

-Abla. -Kardeş.

(Öpücük sesi)

Hı, seni yine karakollardan toplamayacağım değil mi?

Umarım ablacığım.

Ee...

...anlat bakalım.

Kim bu kız?

Adı Cemre'ydi, değil mi?

Nereden çıktı şimdi?

Ne bileyim nereden çıktı, bunu sen anlatacaksın.

Sizde komedyenlik falan var mıydı?

Hadi hadi, laf ebeliğini bırak da anlat.

İn midir, cin midir, kimin nesidir?

Ya adını biliyorsun zaten, aşırı derecede özgüvenli...

...hatta kibirli, inatçı, kafasına koyduğunu yapan.

Su gibi güzel, bir peri kızı.

Yani tıpkı kendin gibi birini buldun ha?

Yani peri kısmını saymazsak biraz benziyoruz evet.

Ama geç buldum, erken kaybettim galiba.

Çünkü kendisi bugün telefonu suratıma kapattı.

Aa, nedenmiş?

(Telefon zili sesi)

Vallahi şans meleğimsin benim.

Kaybetmemişim, hâlâ yerli yerinde duruyor.

Ben gider. (Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo?

Barış ne haber?

Ya, ben bugün öyle bir anda kapatmak zorunda kaldım...

...kusura bakma. Annem gelince konuşamadım.

Ya ben de bir daha haber alamayacağım zannettim senden.

-Neden? -(Barış ses) Yani telde konuşamadık.

Sosyal medyada falan da bulamadım seni. Baktım baktım yoktun.

İsim, soy isim varsa bir kullanıcı adı falan alayım ben.

İstersen T.C. kimlik numaramı da vereyim.

-Ben sosyal medya kullanmıyorum. -Cool'um diyorsun yani?

Yani biraz.

Ee, ben şimdi nereden öğreneceğim sen kahvaltı keyfini nerede yapıyorsun?

Kahveyi kaçıncı dalga içiyorsun falan?

İstersen bir yerlerde kahve içip, kahvaltı yapabiliriz.

-(Cemre ses) O zaman öğrenirsin. -Bana uyar.

Şey ee, yarın ki toplantı saat kaçtaydı?

-(Barış ses) Saat ikide. -Tamam, görüşürüz.

(Kapı vurulma sesi) (Kapı açılma sesi)

(Zümrüt) Girebilir miyim?

Hani yatacaktın?

Uykum kaçtı.

(Öpücük sesi)

(Zümrüt) Ela...

...sen benim canımın içisin. Biliyorsun değil mi?

Bazen çok üstüne geliyorum ama hepsi senin iyiliğin için.

Sen iyi ol diye, hasta olma diye.

Bugüne kadar hiç okula gitmedim.

Ama hep hastaydım. Hiçbir şey değişmiyor işte.

(Ela) Değişmeyecek de. Bari istediğim gibi yaşayayım.

Anneciğim, bak ama eğer okula gidersen orada enfeksiyon kapabilirsin.

Enfeksiyon kaparsam ne olur anne, ölür müyüm?

Ela, o nasıl söz, öyle bir daha öyle bir şey söyleme sakın!

Seni çok seviyorum.

Hadi şimdi uyu.

İyi geceler.

(Müzik - Duygusal)

Senden son kez bir şey isteyeceğim.

Lütfen onu ikna et.

(Müzik - Duygusal)

Güzel kızım, benim.

Sakın bir daha, o kelimeyi kullanma olur mu?

Tekrar hasta olacak olsam bile...

...ben artık, normal bir çocuk olmak istiyorum baba.

(Ela) Bir tane bile arkadaşım yok.

Lütfen, lütfen beni anla.

(Ela) ben böyle çok mutsuzum.

Lütfen annemle okula gitmeme izin verin.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Seher) Cevahir Bey.

(Seher) İyi akşamlar.

(Müzik - Gerilim)

(Özcan) Geliyor, geliyor, geliyor! Aç, aç, aç!

-(Meryem) Ya Özcan! -Vallahi damlıyor bak, geliyor oh!

Ay böyle giderse, sen beni duba gibi yaparsın vallahi.

Sen yiyeceksin ki; kızımız büyüyecek, serpilecek.

-Kızımız? -Evet.

-Yumurtalar da geldi. -Zeyno, hayırdır?

Ee, danışmanla görüşmeye gideceğim ya bugün.

Ay doğru, kafa kalmadı ki bende.

-O suratsız da orada olacak, değil mi? -Hı.

(Özcan) Zeyno sana bir şey söyleyeyim mi? O kadına dikkat et.

-Vallahi ondan her şey beklenir. -Ben oğlum için her şeye katlanırım.

O kadına bile.

Ha bu arada birkaç hastaneye CV gönderdim.

Muhtemelen dönerler artık. Ben de kendi düzenimi kurarım değil mi?

Olur mu öyle şey ya, nereye gidiyorsun?

Bırakmayız seni, sen bizim kardeşimizsin.

-Siz benim kardeşimden de ötesiniz. -Sen de bizim için öylesin Zeyno.

Ee, ama ben gideyim de, siz de...

...bu odayı pembeye mi boyayacaksınız ne yapacaksınız?

Madem kız geliyor.

(Öpücük sesi)

Ay ablacığım, bugün istesen de tadımı kaçıramazsın.

Hayırdır kız?

-Piyango çıktı da, haberimiz mi yok? -İlahi abla.

Hoş, onun gibi bir şey aslında.

Bugün hayatımda yepyeni bir sayfa açıyorum.

Sen bunu bil yeter. (Gülme sesi)

Hadi hadi, soğutmadan götür. Fırça yemeyelim.

Tamam.

(Çınar) Hala, doydum ya, ben futbol oynayacağım.

(Hünkâr) Tamam bir lokma ye, git halacığım.

(Hünkâr) Hadi aç ağzını, aferin sana. Hadi git oyna şimdi.

Aslan Bey'le Zümrüt Hanım bize katılmayacaklar mı?

Katılacaklardır. Sizin kalkmanızı bekliyorlar herhalde.

Seher, şu saçlarını toplasana. Açık saç istemiyorum bir daha.

Abla baksana her taraf saç.

Emredersiniz efendim.

-Günaydın. -Günaydın.

Günaydın.

Günaydın.

-(Hünkâr) Kahvaltı etmeyecek misin? -(Zümrüt) Yok.

(Müzik - Gerilim)

-Sen kimsin? -Ben? Ee uzun hikâye.

-Ah ee, burası senin evin mi? -Hı hı.

-Yani burada yaşıyorsun? -Evet.

(Öpücük sesi) Ben çıkıyorum anneciğim.

(Yusuf) Demek ki futbol oynamayı çok seviyorsun ha?

Evet.

Günaydın.

(Müzik - Gerilim)

Ya niye alıyorsun annesi? Daha yeni sohbet ettik.

(Aslan) Gel.

(Müzik - Gerilim)

Anne, kimdi o abi?

Tatlım, o halanla babanın iş ortağı.

Ne arsız adam canım, böyle destursuz içeri dalınır mı!

Çocuk kendini, bize yakın hissetti herhalde.

Bir daha evimin etrafında görürsem, gebertirim seni!

Ya ben ne yaptım? İyilik ettim, sizin için mahkemede, yalan konuştum ben.

Bizim için yalan konuşmadın, para için konuştun.

Şimdi görüyorum ki biraz ucuza gitmişim.

-Ulan seni var ya! -Oğlum, gözleri bana benziyor, babasına.

Sen, seni gebertirim lan, öldürürüm lan seni!

-Aslan! -Aslan Bey, Aslan Bey, Aslan Bey!

Başımıza nasıl bir bela açtığını gör!

(Hünkâr) Aslan, eve girelim yürü.

Zeynep, sadece oğlunu almaya çalışan bir anne.

Ama bu adam sahtekârın teki!

Aslan lütfen yürü!

(Müzik - Gerilim)

Kim bu?

Annem.

-Allah uzun ömürler versin. -Sen ne demek istiyorsun?

(Nizam) Demek istiyorum ki; bugün yaptığın soytarılığı...

...bir daha tekrar edersen bu kadının huzuru bozulur.

Kim bilir ne hayallerle, emeklerle büyüttü seni.

Oğlu için, bu kadıncağızı üzmeyelim.

(Müzik - Gerilim)

Aksaray taraflarında bir otelde, ikâmet ediyor efendim.

-(Serdar) Hı hı. -Bir arkadaşı var Mehmet...

...kuyumcu kalfası.

Genelde o dükkânın çevresinde dolanıyorlar.

-Tamam. -Başka bir emriniz var mı efendim?

Yok, gidebilirsin.

(Müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Zeynep Gündoğdu ve Zümrüt Akbaş.

İçeri geçebilirsiniz.

Yalnız, Zümrüt Akbaş gelmedi henüz.

(Müzik)

Geldim, ben buradayım.

(Müzik)

-Abla. -Efendim Çınar.

Bizim sana bir sürprizimiz var.

Ta, ta, ta tamm!

İşte okul formamız.

Ya, çok teşekkür ederim baba. Baba, sen bir tanesin.

(Çınar) Ben de bir taneyim bir kere. Biz bunu babamla aldık.

Sen de öylesin tabii. (Öpme sesi)

Bu da çantamız.

-Hadi giyin bakalım. -Tamam.

(Müzik)

Ben hazırım.

Nasıl olmuşum?

Süper olmuşsun güzel kızım.

Forman çok yakışmış.

Çok güzel olmuşsun sen. Ponçik gibi olmuşsun, süper olmuşsun.

(Müzik)

Çok yakışmış forman.

Hadi gidelim.

(Müzik)

Evet...

...hanginizin biyolojik anne olduğunu, öğrenebilir miyim?

Benim.

Can'ın...

...yani Çınar'ın annesi benim. Ben doğurdum.

(Zümrüt) Bir günlükken, verdiler benim kucağıma.

Ben emzirdim, ben büyüttüm onu.

Bakın, biliyorum çok zor bir süreç.

Ama bu durumda, kendi duygularımızı...

...bir yana bırakıp, öncelikli olarak çocuğun iyiliğini...

...ve psikolojisini gözetmeliyiz.

Ve bir konuda da hemfikir olmalıyız.

Zümrüt Hanım...

...bir an önce Çınar'ın bu gerçeği öğrenmesi gerekiyor.

Ama Çınar daha, çok küçük.

Böyle bir şeyi kaldırabilecek bir yaşta değil.

Tam aksine. Bu gerçeği öğrenmek için en doğru yaşta.

Ben kendime bile söyleyemezken...

...nasıl söylerim ona, böyle bir şeyi?

Onun en güvendiği insanlar olarak, bu gerçeği...

...anne baba bildiği ailesi anlatmalı ona.

(Müzik)

Ben... (Ağlama sesi)

...ben yapamam böyle bir şeyi.

(Ağlama sesi)

Ben böyle bir şeyi söyleyemem ona.

"Ben sana yalan söyledim...

...senin gerçek annen değilim" diyemem ona.

Zümrüt Hanım...

...olay mahkeme sürecine taşınmış...

...Çınar'ın bunu duyması an meselesi.

Başka bir şekilde öğrenmesi...

...onun ömür boyu güven problemi yaşamasına...

...ve ileride sağlıksız ilişkiler kurmasına neden olur.

(Psikolog) Burada size de çok iş düşüyor Zeynep Hanım.

Biraz sabırlı olmanız gerekiyor. Çınar'ın zamana ihtiyacı var.

(Psikolog) Aşırı olan her duygudan kaçınmalı...

...ve ona sabırla yaklaşmalısınız.

Bir anda sizi annesi olarak kabul etmesini beklemeyin ondan.

Tabii, tabii...

...ben onu üzecek...

...ona zarar verecek bir şey yapmam. Beklerim.

(Psikolog) Zümrüt Hanım...

...bu süreçte Çınar'ı, alıştırmak adına...

...size, birkaç masal kitabı tavsiye edeceğim.

(Psikolog) En azından, evlat edinme konusunu...

...sembolik düzeyde de olsa, ona anlatmış olacağız.

(Burun çekme sesi)

(Müzik - Duygusal)

Çınar, görmemiş gibi her şeye dokunup durma.

E, ne yapayım? İlk defa okul görüyorum ben.

(Müdür) Ela'nın durumunu siz gelmeden öğretmenlerine bildirdim.

Bu konuda gerekli olan bütün hassasiyeti...

...öğretmen arkadaşlarımız gösterecekler Aslan Bey.

-Çok teşekkürler. -Çok yazık...

...bu yaşta böylesi bir yaşam mücadelesi vermek...

...tekrar çok geçmiş olsun Aslan Bey.

-(Aslan) Çok sağ olun. -Umarım en kısa sürede...

...sağlığına kavuşur Ela. -Çok sağ olun.

(Ela) Hadi derse geç kaldım zaten.

Gel canım, seni sınıfına götüreyim.

Şurası olacak sınıfın.

(Kapı tıklama sesi) (Kapı açılma sesi)

-İyi dersler Hocam. -(Öğretmen) Teşekkür ederim.

Yeni öğrencimiz, Ela Akbaş'ı getirdim size.

(Öğretmen) Hoş geldin Elacığım.

Kızım iyi dersler.

İyi dersler.

Görüşürüz.

-İyi dersler Hocam. -(Öğretmen) Teşekkürler.

(Kapı kapanma sesi)

-İyi günler Aslan Bey. -Çok sağ olun Hocam.

Pişt...

...meraklı kıvırcık.

(Öğretmen) Çocuklar bu gün aramıza, yeni bir arkadaşınız geldi.

(Öğretmen) Arkadaşımızın adı Ela.

Şimdi ona, hep beraber bir hoş geldin diyelim mi?

(Çocuklar hep bir ağızdan) Hoş geldin.

Hoş buldum.

Biz ne yapalım peki şimdi?

-Baba oğul günü yapalım. -Baba oğul günü.

Peki, ne yapmak istersin?

Hımm... Hah...

...basketbol oynayabiliriz.

Basketbol. Hadi o zaman baskete gidiyoruz.

Elacığım, boş bir sıraya oturabilirsin.

(Kız öğrenci) Öğretmenim, isterse benim yanıma geçebilir.

Derinciğim, sen yeni bir grip atlattın...

...Ela'nın sağlığına dikkat etmesi lazım.

(Öğretmen) Hastalanmasını istemeyiz değil mi?

Elacığım, arka tarafa geçebilirsin.

(Müzik)

Dünyanın en sıkıcı okuluna, hoş geldin.

-Hoş buldum. -Keşke yanıma geçebilseydin.

Keşke. Ama annemle babam hastalanacağımdan...

...o kadar korkuyorlar ki öğretmenimi bile tembihlemişler.

Merak etme hepsi aynı.

Derin, önüne döner misin?

(Basketbol top sesi) (Genç erkek sesleri)

Hadi, at be! Ahh be!

Hadi, hadi sen yaparsın bak. Sen çok güzel oynuyorsun.

-Baba. -Hı.

Ne güzel oynuyorlar değil mi?

Evet oğlum, çok güzel oynuyor abiler.

-Hadi hamburgerini soğutma. -Büyüyünce benimle...

...büyüyünce benimle, basket oynar mısın?

Büyümene gerek yok ki oğlum. Şimdi de oynarım.

Nasıl yani? Benim boyum o kocaman...

...potaya yetişmez ki.

(Aslan) Nasıl yetmez ya senin boyun Çınar?

Ben seni alırım böyle...

...hopp! -Aslan babam.

(Müzik)

Baba...

...sen dünyanın en tatlı babasısın.

İyi ki benim babamsın.

(Müzik)

Ben Zeynep Gündoğdu'nun...

...eski nişanlısı...

...ve Çınar'ın babasıyım.

(Müzik) (Basketbol topu sesi)

Öyle mi? Neden öyle düşündün Çınarcığım?

Ablamla beni çok seviyorsun. Bana hamburger alıyorsun...

...boyumu uzatıyorsun.

Bir de çok yakışıklısın sen.

İnsan kendi evladını, kolay kolay verir mi Hakim Bey?

(Yusuf) Uzun uzun düşündüm. Bizden de...

...daha iyi bakacakları kesin.

(Çınar) Baba, benzeyeceğim değil mi sana?

-Tabii benzeyeceksin oğlum. -Yaşasın yuhuu!

Tabii benzeyeceğim.

Off, çok güzel bir basket attı. Baba gördün mü resmen...

...boyum kadar zıpladı. -Gördüm, gördüm Çınarcığım.

-(Çınar) Ahh be! -Arkadaşlar.

-Biz de biraz oynayabilir miyiz? -(Genç erkek) Tabii buyurun.

-Ne dersin? -Tamam.

-(Aslan) Gel. -Ama...

-(Aslan) Hı. -Ama baba, ben şimdi nasıl...

...nasıl basket atacağım? Benim boyum kısacık.

Ey kafayı bakayım.

Hadi iste topu abiden.

Benim uzun boyum var. Verebilir misiniz?

Evet. Hadi bakalım.

-(Aslan) Bir. Ahh! -(Gençler hep bir ağızdan) Bravo.

(Çınar) Olmuyor. Buradan atayım mı?

Tamam bir tane daha, bir tane daha abisi.

(Aslan) Ver bakalım. Geriden hopp!

(Çınar sevinç çığlığı) (Çınar) Yaşasın.

Ahh süper! (Alkış sesleri)

(Müzik)

Zeynep!

(Müzik)

Bunu Çınar'a söylemek ölüm gibi bir şey.

Biliyorum.

Biliyorum ama yapmak zorundasın.

Hiç değilse Çınar'ın iyiliği için.

Ama bana biraz zaman ver.

Peki.

(Müzik)

Baba keşke her gün baba oğul günü yapsak değil mi?

Keşke Çınarcığım.

Ama işe gitmezsem sana oyuncak alamam öyle değil mi?

Olsun alma. Ben seni oyuncaklarımdan daha çok seviyorum.

Canım oğlum.

Baba cebin titriyor.

Fark etmemişim.

-Efendim Zümrüt. -Ne yapıyorsunuz?

Çocukları merak ettim de.

Çınar'la dolaşıyoruz. Ela'yı okula bıraktık.

Birazdan da işe geçeceğim. Toplantım var.

Ne? Ela'yı okula mı bıraktın?

(Zümrüt ses) Ben dün senden rica etmedim mi...

...onu ikna et diye? Nasıl bana sormadan böyle bir şey yaparsın?

Ela'nın ne kadar mutsuz olduğunu görmüyor musun Zümrüt?

Ben de onun annesiyim.

Tek başına böyle bir şeye karar veremezsin.

Ortak karar verdiğimiz günler artık geride kaldı.

Yıllardır kızıma hapis hayatı yaşattın.

Artık buna izin vermeyeceğim.

(Müzik - Gerilim)

Uff!

(Kuş cıvıltısı sesi)

Cevahir.

(Fincan koyma sesi)

-Cevahir. -(Cevahir) Çıkıyorum ben.

Erkencisin bugün.

Şirketin bütün işleri bana kaldı.

Davadan beri bir şeyle ilgilendikleri yok.

(Belma) Vallahi üzülüyorum ama...

...ne ektilerse onu biçiyorlar.

Neyse tamam. Görüşürüz.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma - kapanma sesi)

(Fren sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Parfüm püskürtme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Parfüm püskürtme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Oynayan çocuk sesleri) (Ela nefes sesi)

(Derin) Ela kaç, kaç geliyor. Ebe!

(Müzik - Gerilim)

Ela iyi misin?

Hı hı.

İyiyim.

Biraz başım döndü sadece.

Sen gerçekten çok mu hastasın?

Evet. Ama benim umurumda değil artık.

Hadi oynayalım.

Ama dikkat etmezsen, koşup, terlersen daha kötü olursun.

Ne fark eder ki?

Koşup, terlemesem de hastayım.

Biliyorum az kaldı. Yine hastaneye yatacağım.

Nereden biliyorsun?

Biliyorum işte.

Belki bu sefer hiç çıkmayacağım hastaneden.

(Ela) Neyse...

...yeniden hastaneye yatana kadar...

...koşup, terlemek istiyorum.

-Hadi ebesin! -Ya Ela ya!

(Müzik)

Yardımcı olabilir miyim?

Ela Akbaş'ın velisiyim ben.

Bir kimlik alabilir miyim lütfen?

(Sokak ortam sesi)

Buyurun efendim, geçebilirsiniz.

(Ela) Yağlarda ceviz yağı, badem yağı gibi şeyler bulunur.

(Ela) Karbonhidratlarda patates, makarna, ekmek gibi yiyeceklerde bulunur.

(Ela) Proteinlerde de et, süt, yumurta gibi yiyeceklerde bulunur ve...

...kemik yapımızı güçlendirir bu yiyecekler.

(Ela) Çiçekli bitkilerde de yaprak solunum yapmayı sağlar.

(Alkış sesleri)

(Müzik - Duygusal)

(Teneffüs zili sesi) (Kapı açılma sesi)

(Çocuk sesleri) (Teneffüs zili sesi)

(Çocuk sesleri)

(Düşme sesi)

Ela!

Ela anneciğim iyi misin?

(Ela) Anne!

Ela çek şu elini.

Ela çeksene bakacağım dizine.

Dizin kanıyor!

Baba şuna baksana.

Çok güzel ya. (Telefon zili sesi)

Evet.

Efendim.

A merhaba. Buyurun Müdür Bey.

Ne?

Ela'yı annesi okuldan mı aldı?

Tamam. Haber verdiğiniz için teşekkürler.

(Aslan) Çınar hadi gidiyoruz oğlum. Gel.

Ne oldu baba?

-Serdar Bey. -Söyle.

Bu size gönderildi.

(Serdar) Neymiş?

Bilmiyorum efendim ama önemli olduğu söylendi.

(Müzik - Gerilim)

Ne diyorsun!

Bunca yıl!

(Müzik - Gerilim)

İnanılır gibi değil!

(Müzik - Gerilim)

Hünkâr! Hünkâr!

Şimdi kimse benim elimden alamaz seni!

-(Ela) Seni hiç affetmeyeceğim anne! -(Zümrüt) Ela!

(Ela) Gelme sakın beni rahat bırak.

(Zümrüt) Ela dinler misin beni?

(Zümrüt) Ela!

Zümrüt ne oluyor burada?

Onu bana değil kardeşine soracaksın.

Çünkü artık iyice saçmaladı. Ela'yı okula yazdırmış.

Ne var bunda? İyi yapmış. Moral olur çocuğa biraz.

Moral mi olur? Ya siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?

Nasıl bu kadar sorumsuz davranıyorsunuz?

Bana bak Zümrüt, senin için yaptığım onca şeyden sonra...

...sen beni sorumsuzlukla suçlayamazsın.

Bugün yaşadığım her şeyin sorumlusu sensin.

O yüzden çocuklarımla ilgili hiçbir kararıma karışamazsın sen.

Ama ben karışırım.

Sen Ela'ya nasıl bir zarar verdiğinin farkında mısın?

-(Zümrüt) Onun hastalığı-- -Sorun onun hastalığı değil Zümrüt.

Senin hastalığın. Çünkü sen bu evde istediklerin yapılmadığı zaman...

...herkese hayatı zindan edersin.

Ben sadece kızımı yaşatmaya çalışıyorum.

Sen burada gelmiş, hâlâ beni suçluyorsun.

Sen Ela'ya, çocukluğunu zehir ettiğinin farkında mısın?

Hayatı onun için ne kadar zorlaştırdığının farkında mısın Zümrüt?

(Aslan) Çınar'a, bana, hepimize.

Doktor sadece, dikkat edin dediği halde...

...senelerdir onu, cam bir fanusun içinde yaşatmayı tercih ettin.

(Aslan) Sorun şu Zümrüt...

...bize kurduğun bu hapishaneden çok sıkıldık biz.

Ben sadece kızımı korumaya çalışıyorum.

Ben çalışmıyor muyum? Ben düşünmüyor muyum çocuğumu?

(Aslan) Ayrıca Orhan'la konuştum.

Ela'nın okula gitmesinde hiçbir mani yok.

Çocuğum okula gidecek...

...yaşıtlarıyla istediği gibi doya doya oynayacak.

Buna hiç kimse mani olamaz. Sen de dâhil.

Ayrıca bu evde senin koyduğun kurallar geçerli değil artık.

Bunlara uymak zorunda değiliz.

Yavaş, yavaş bunları kafana sok.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı tıklama sesi)

Elacığım.

Halacığım, açar mısın kapıyı?

Ela.

(Aslan) Bana bırak.

(Kapı tıklama sesi)

Ela, açar mısın kızım kapıyı?

(Kapı tıklama sesi)

Ela.

(Kapı açılma sesi)

(Ağlama sesi) (Müzik)

Elacığım, ağlama tamam.

Annem beni, zorla aldı baba.

Hem de arkadaşlarımın gözü önünde.

Biliyorum.

Annenle konuştum.

Senin için endişelenmiş ve bir hata yapmış.

Söz, bir daha öyle bir şey olmayacak.

Yani bir daha okula, gidebilecek miyim?

Teşekkür ederim baba.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

-Ne oldu Belma, neyin var? -Neyim olmalı Cevahir?

(Belma) Bir düşün bakalım ben niye böyleyim?

Ne bileyim ya? Birine mi kızdın?

Evet kızdım. Sana!

Hayda!

Ne oldu? Özel bir gün vardı da onu mu unuttum?

Ha, ya da saçına bir şey yaptırdın, onu görmedim.

Ha?

(Müzik)

Beni aldatıyorsun Cevahir!

Ne? Ben seni aldatıyorum.

(Cevahir) Ya saçmalama Belma.

E, bari kiminle aldatıyorum? Onu da söyle de tam olsun.

Bilmiyorum. Onu sen söyleyeceksin.

Saçmalıyorsun. Benim seni aldattığım falan yok.

Öyle mi?

Ne yazıyor o zaman burada, söyle bakalım? Bak bakalım, ne yazıyormuş?

(Müzik - Gerilim)

Akşama kadar burada oturuyorsun boş boş...

...bir hobin yok, gideceğin, geleceğin bir yer de yok...

...hikâyeler yazıyorsun. Kızı da büyüttün...

...saracak yer arıyorsun, bana sarıyorsun.

Yine ben suçluyum, öyle mi?

İşim gücüm yok, durup dururken hikâyeler uyduruyorum, öyle mi?

Aynen öyle yapıyorsun. Otur hikâyelerini yazmaya devam et.

Cevahir!

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Meryem) Oo! (Gülme sesi)

Allah!

Vallahi, hayâllerim gerçek oldu Meryem.

Vallahi oldu. Sonunda, oğlunla böyle istediğin gibi...

...baş başa bir gün geçireceksin.

Ya keşke, siz de olsaydınız.

(Özcan) Olur mu canım öyle şey? Kırk yılın başı, oğlun geliyor.

Şöyle baş başa, gönlünüzce bir hasret giderin.

Hem zaten...

...Havva Hanım, müjdeli haber alınca oo havalara uçtu.

Ya gidelim diyoruz, şöyle bir elini öpelim...

...hem zaten o bize bir sürü çıkın hazırlamıştır.

Hadi, size iyi eğlenceler o zaman.

-Ay teşekkürler. Selam söyleyin. -Tamam.

-Hadi, hadi çok eğlenin. -Görüşürüz. Özcan çantayı al.

Hadi iyi eğlenceler.

(Müzik)

(Gülme sesi) Baba.

-Hı. -Şey biz şimdi...

...Zeyno ablaya gideceğiz ya. -Evet.

Annem bize birazcık kızmasın.

E, bunu söylemiştim sana oğlum. Kızmayacak.

Ama kavga da etmeyeceksiniz.

-Tamam. Kavga da etmeyeceğiz. -Ohh be!

-Ben hazırım. -Evet, ablamız da geldi.

Önce ablamızı, sonra da kardeşimizi bırakıyoruz.

(Müzik)

(Aslan) Elacığım, sen geç hadi.

(Su sesi) (Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi) Aslan.

Ela'yı sen bırak. Çınar'ı ben götüreceğim.

Lütfen gerginlik çıkarma. Çınar'ı ben götüreceğim.

Niye bu kadar çok istedin ki.

Yoksa Zeynep'i görmek için kendine yeni plânlar mı yapıyorsun?

-Uff saçmalama Zümrüt. -İyi...

...konu kapandı o zaman. Çınar'ı ben götürüyorum.

Tamam, öyle olsun. Ama seni uyarıyorum...

...sakın bir olay daha çıkarayım deme Zümrüt.

(Su sesi)

(Kapı açılma sesi) (Aslan) Çınarcığım gel.

(Çınar) Ne oldu?

Seni anne götürecek.

Anne sen Zeyno ablayı seviyor musun artık?

-Hadi anneciğim. -Yaşasın.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

"Dübeş attım yek geldi. Bugün kızlar tek geldi"

Ulan bir tost ısmarlayacaksın diye, var ya oyunu uzattıkça uzattın ha.

Ayıp ediyorsun be paşam. Bugün, bugüne kardeşin...

...atın yumurtlayan tavuk buldu.

Zeyno'yu bir kafalayayım, sana her gün oğlak çevirteceğim.

Bak hatırlatırım ha.

Hatırlat koçum hatırlat. Seve seve.

(Müzik - Gerilim)

Yusuf sen misin?

(Müzik - Gerilim)

Buyur birader benim.

Sen az, bir gel benimle dışarı.

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi) (Müzik)

(Emniyet kemeri çıkarma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Kapı tıklama sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Bir tanem. -Zeyno abla.

Hoş geldin.

(Müzik)

Gel.

-Girebilir miyiz? -Tabii buyurun.

(Çınar) Zeyno abla biliyor musun, annem artık sana kızmayacak.

Ben çok mutluyum.

Gel.

Zeyno abla, sen oyun hamuru yapmayı nereden öğrendin?

Hiç...

...sen geleceksin diye, internetten baktım.

(Çınar) Anne, sen de öğrensene.

Hem ablama da gösteririz sonra.

Bakarız Çınarcığım.

Hadi bakalım. Bak bu hazır.

-Bunu sen yap tamam mı? -(Çınar) Tamam.

(Zeyno) İstediğin rengi koyabilirsin. Bak, mor sim var...

...mavi var.

(Müzik - Gerilim)

Bir saniye bakar mısın?

(Müzik - Gerilim)

Böyle başımızda beklemek zorunda değilsin.

Ben oğluma, gözüm gibi bakarım.

Ne de olsa annesiyim.

Burası, senin arkadaşlarının eviydi değil mi?

Yani senin, kendine ait bir evin yok.

Bunun konumuzla ne alakası var?

Hayır, yani öyle sadece anneyim demekle anne olunmuyor da.

İnsan çocuğuna, güzel bir gelecek sunabilmeli, ondan diyorum.

Ben sizin gibi, ağzımda gümüş kaşıkla doğmadım Zümrüt.

Şanslı değildim.

Ama bu yaşıma kadar sırtımı da kimseye dayamadım.

(Müzik)

Ekmeğimi taştan çıkarırım, yine de bakarım oğluma ben.

(Zeyno) Evet, çok güzel olmuş.

Bunun dibi görünüyor.

-Eline sağlık. -Afiyet olsun.

(Müzik)

Efendim bu size geldi.

-Kimden? Serdar Bey göndermiş.

Serdar!

Yine ne işler çeviriyor, bu adam acaba?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Hünkâr) Yanındaki evladına sarılamadığın...

...bütün acı dolu günlerin anısına, bu hediyemi kabul et.

Anneler gününü, herkesten önce kutlamak istedim. Serdar.

(Müzik - Gerilim)

Nizam...

...mahvoldum ben!

Mahvoldum ben!

(Müzik - Gerilim)

(Kâğıt sesi)

(Telefon tuş sesi)

Meltem içeri gel.

(Telefon tuş sesi) (Telefon atma sesi)

Buyurun Aslan Bey.

Ne demek oluyor bunlar?

Son yaptığımız, üç anlaşma da fes olmuş.

Ve benim bundan, şimdi haberim oluyor.

Ee, Cevahir Bey ve Serdar Beylerin isteğiyle...

...anlaşmalardan çekildik. Ben sizin de bilginiz dâhilinde...

...olduğunu düşündüm.

-Nerede Cevahir? Burada mı? -Yok. Siz gelmeden az önce çıktı.

Çıkabilirsin.

Peki.

(Müzik - Gerilim)

(El freni çekme sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi

Nizam kendim halletmem lazım.

Emin misiniz efendim?

-Mecburum. -Hünkâr Hanım...

...bunu söylemek bana düşmez biliyorum...

...ama bunu yapmayın.

Yapmak zorundayım.

Çünkü eğer bu sır ortaya çıkarsa bütün aile mahvolur.

Sizce ne istiyor olabilir acaba?

Bilmiyorum. Öğreneceğiz.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Hoş geldin.

Sefalar getirdin.

-Aslan'ın annesi. -Sus!

-Sus dedim! -Merak etme, duyacak kimse yok.

Korkmuşsun.

Güzel.

Ben ne zaman, senden korktum Serdar?

Şimdi. Tam şu anda.

Belki dizin değil ama için titriyor. Bunu hissediyorum.

Korkunun kokusunu, çok iyi alırım ben.

O koku, senden geliyor olmasın sakın.

Benim korkmamı gerektirecek, bir şey yok ki.

Aslan'ın çocuğun olduğunu, bütün dünyadan saklayan ben değilim.

Bak biraz daha konuşursan, sonun benim elimden olacak.

(Müzik - Gerilim)

Bayılıyorum sana.

Öyle güçlü bir kadınsın ki...

...pisliğini korurken bile, gözlerini kırpmıyorsun.

Kes sesini!

O pençeler artık işe yaramaz Hünkâr Akbaş.

Bütün hisselerini, Cevahir'e devredeceksin.

Aslan'ı da hisselerini Zümrüt'e devretmesi için ikna edeceksin.

Ve bundan böyle, Akbaş holdingi ben yöneteceğim.

Ya dediğimi yaparsın...

...ya da seni de aileni de bitiririm.

Tabii, ben senden önce davranmazsam.

Senin politik hayatını bitiririm duydun mu beni?

Yaptığın bütün yolsuzlukları, tek tek ortaya çıkartırım.

-Hapislerde çürürsün. -Olur, yap!

En fazla adımı ve unvanımı kaybederim.

Ama sen oğlunu kaybedersin.

Torununu kaybedersin.

Aileni kaybedersin.

Hayatını kaybedersin.

Bu hayattaki tek çocuğunun, tek varlığının...

...ömrünün sonuna kadar senden nefret etmesini mi istersin...

...yoksa üç beş hisseyi...

...kimsenin huzuru bozulmasın diye...

...feda mı edersin?

Seni bitireceğim!

Seni yok edeceğim! Ayaklarıma kapanacaksın!

Yalvaracaksın son nefesinde bana.

Ama ben seni affetmeyeceğim. Duyuyor musun beni?

Seni bitireceğim, yok edeceğim seni!

Anlaşıldı.

Olmayacak böyle. Senin düşünmek için bir süre daha zamana ihtiyacın var.

Sana yirmi dört saat süre.

Ya teklifimi kabul edersin...

...ya da teklifimi kabul edersin.

Süre başladı.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Evet.

Bak sana neler neler yaptım.

Gel bakalım.

Hoppacık.

Buyur sen de gel.

Sağ ol aç değilim.

Ama ben bunları yiyemem ki.

Ama neden?

Hepsini senin için hazırladım ben.

Hem tadına bak beğenmezsen yemezsin.

Daha içeride kek var, pasta var. Hepsini sana yaptım.

Çınar tatlı yemez.

Zararlarını bilecek kadar büyüdü çünkü değil mi oğlum?

-Yoo, yerim çok da severim. -Ama şeker zararlı biliyorsun değil mi?

Annen doğru söylüyor.

Şeker çok zararlı Çınarcığım.

Bu yüzden tatlıların hepsini pekmezle yaptım.

Hem de Havva ninenin köyden getirdiği pekmezle.

(Öpme sesi)

Canım benim.

Canım.

Oğlun ne zaman gelecek senin? Ben onu çok merak ediyorum.

Çok yakında bir tanem.

Gelecek ve bir daha hiç ayrılmayacağız.

(Müzik)

Tuvalet ne tarafta?

Şurada.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Peki, hiç fotoğrafı da mı yok? Nasıl biriydi?

Melek gibi. Hele bir gülüşü var. İnsanın kalbini eritiyor.

Böyle o gülünce sarılıp içime sokasım geliyor.

(Müzik - Duygusal)

Sen üzülme.

Eğer kimseye söylemezsen sana bir sır vereceğim.

Tamam, söyle bakalım. Benim bir tane oyuncak ayım var.

Annem ona parfümünü sıkıyor.

Ben her korktuğumda annemmiş gibi ona sarılıyorum.

Sen de istiyorsan oğlunmuş gibi bana sarılabilirsin.

Şakacıktan yani.

(Müzik - Duygusal)

Oğlum.

Mis kokulum.

(Müzik - Duygusal)

Ne oluyor orada?

Ne yapıyorsun sen Zeynep?

Ya anne kızma, biz Zeyno ablayla şakacıktan oyun oynuyorduk.

Kalk Çınar, bugünlük bu kadar yeter.

Ama hani burada kalacaktık, hani Zeyno ablayla kek yiyecektim?

Yeter dedim tamam mı? Gördün işte Zeyno ablanı. Hadi!

-Zümrüt buna hakkın yok. -Zeyno abla...

Zümrüt buna hakkın yok.

(Müzik - Duygusal)

Zümrüt yapma.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Su sesi)

Hünkâr Hanım, bir şey ister misiniz?

(Müzik - Gerilim) (Su sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Cam kırılma sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Cam kırılma sesi)

(Cam kırılma sesi) Hünkâr Hanım!

-Hünkâr Hanım! Hünkâr Hanım! -Bırak!

-Bırak! -Hünkâr Hanım yapmayın.

-Yapmayın Hünkâr Hanım! -Bırak!

-Bırak dedim! -Hünkâr Hanım yapmayın.

Sakin olun.

En değerli şeyim...

...Aslan'ı çalmaya çalıştılar benden.

Tamam.

-Söyleyin ne isterseniz yaparım. -Yapacaksın zaten.

Beraber yapacağız. Öyle bir şey yapacağız ki...

...kimsenin tozu bile kalmayacak.

(Ağlama sesi)

(Müzik - Gerilim)

Beni çağırtmışsın Aslan Bey.

Haberim olmadan üç tane anlaşma fes olmuş.

Eğer hoşuma gitmeyen şeyler olduğunu öğrenirsem...

...kendini kapının önünde bulursun.

-Bu mu? -Çıkabilirsin.

Hı?

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Efendim Zeynep. -Alo Aslan...

...elimde mahkeme kararı var benim.

-Hani Çınar bende kalacaktı bu akşam. -Ee, biliyorum.

-Zümrüt getirdi zaten. -Evet, getirdi.

Ama getirdiği gibi de götürdü.

Bak bu böyle olmaz. Bir şey yap.

Tamam, hallediyorum.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Hiç zaman kaybetmedin Zeynep değil mi? Hemen yetiştirdin Aslan'a.

Anne...

...ya biz Zeyno ablayla oyun oynuyorduk mahsusçuktan.

Sen kızgın mısın?

Biliyorum anneciğim, ben sana kızgın değilim.

Yoksa benim tek annem sensin.

Tabii ki de benim.

Hep de öyle kalacağım zaten.

(Müzik)

-Ne oldu? -Hiç.

Ya yakında beraber çok büyük bir eylem yapacağız ama...

...daha ben seni hiç tanımıyorum bile.

Mesela ailen?

Ailem... Benden önce ailemi tanımak istiyorsun yani.

Ha yok öyle değil.

Yani daha önce burada birkaç arkadaş vardı...

...eylemlere falan katılıyorlardı beraber.

Ama aileleri desteklemiyordu açıkçası.

Sonra bir anda onları da karşımızda bulduk.

-Seninkiler bir şey derler mi? -Hayır.

-Ben zaten izin vermem. -Vay... Asiyim diyorsun yani.

Yok canım, öyle değil.

Ya benimkiler bana çok güvenir.

Bir şeyi kafama taktıysam kesinlikle yaparım.

O yüzden hep destek olurlar.

Ne güzel. Hâlâ beraberler değil mi?

Hı hı.

-İşte küçük bir aileyiz. -Kardeşin falan var mı?

-Yok, senin? -Benim bir ablam var.

Aslında sadece ablam değil. Annem, babam her şeyim.

Bizimkiler öldükten sonra hep o bakmış bana.

On numara kadındır ya.

O da senin gibi, çevre işlerinde yani?

Yok, o haksızın karşısındadır.

Kendini bir şey zanneden, güçlü ama haksız insanlara karşı bir...

...adalet elçisi diyelim, avukat.

Çok güzel. Ben de küçükken avukat olmak istemiştim.

Aa, ee, ben tanıştırayım o zaman seni ablamla.

-Çok seversin. -Hiç şüphem yok.

(Müzik)

Neyse ben kalkayım o zaman yavaştan.

Annem merak eder.

(Müzik - Gerilim)

Biliyor musun ben hiç voleybol oynamadım.

Gerçekten mi? Çok seveceksin.

Ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum.

Merak etme maç değil zaten antrenman. Beni izle yeter.

Ela sen girme istersen ha? Yoğun bir antrenman olabiliyor.

-Kenarda ısınma hareketleri yaparsın. -Ben kendimi iyi hissediyorum.

-Lütfen. -Emin misin?

Ama yorgun hissedersen hemen söyleyeceksin tamam mı?

-Tamam. -Peki o zaman, başlıyoruz.

(Müzik - Gerilim)

Dediğime geleceksin Zeyno Hanım. O kadar parayı da bırakmam.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

İyi günler.

Defol git buradan.

Hiçbir yere gitmeyeceğim. Çünkü konuşacağız.

Benim seninle konuşacak bir şeyim yok. Git buradan!

Konuşacağız dedim ya.

Asabiyet yapma da dinle bir.

Ne söyleyeceksen söyle, sonra defol git.

Zeyno, gülüm lütfen aklını başına topla.

Senden yanayım ben.

Ya senin için geldim buralara ben.

Nasıl benim için geldin buralara? Sen para için geldin!

Para demek, güç demek.

Mahkemede sormayacaklar mı sana?

Ne yedireceksin, ne içireceksin çocuğa ha?

Biz de varlık içinde yaşayalım.

Bundan sonra ölürüm de bırakmam sizi.

Eğer beni bırakmazsan işte o zaman ölürsün.

-Yarım bırakmam bu sefer! -Sakin ol! Sakin ol!

-Sakin ol! -Bırak!

Sus be! İyilikle, güzellikle konuşuyoruz anlamıyorsun! Anlamıyorsun!

Bak! Bak, bak, bak iyi dinle beni tamam mı?

İyi dinle! Hiçbir yere gitmiyorum.

Aç gözlerini aç, aç!

Heriflerin ne kadar zengin olduğunu görmüyor musun?

Hep kendi kafanı yapıyorsun. Ben senin yüzünden neler kaybettim.

Ben senin yüzünden neler yaşadım biliyor musun?

Bir daha öyle bir şey yaşamak istemiyorum.

Anlıyor musun, benim de bir hayatım var.

Hayatımın fırsatını iki kere kaçırmayacağım.

Anlıyor musun? Tepemi attırma!

Ne dersem onu yapacaksın! Lafımdan çıkarsan gebertirim seni.

Kendi ellerimle gebertirim seni. Çok zengin olacağız.

(Zeyno) Allah belanı versin!

Yapma yapma!

Ne yapıyorsun ulan!

(Vurma sesi)

Sana Zeynep'in etrafında dolaşmayacaksın demedim mi? Defol git buradan!

Demek... Demek ki buna güvenip bana kafa tutuyorsun!

Yanlış yapıyorsun Zeyno. Yanlış!

(Müzik - Gerilim)

İyi misin?

İyi misin Zeynep?

İnanamıyorum ya!

İnanamıyorum!

Ya bu nereden yine benim karşıma çıktı?

-Ben bunun cezasını çektim, ödedim! -Tamam, sakin ol.

-Geçti gitti. -Sağ ol.

(Nefes sesi)

(Top vurma sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Özür dilerim.

Çınar için.

O kadar heveslenmiştim.

Hevesim kursağımda kaldı.

En sevdiği yiyecekleri yapmıştım.

Mısır almıştım.

Çizgi film almıştım. Mısır patlatıp çizgi film izleriz diye.

Evet.

Bir sürü hazırlık yapmışsın onun için.

Zümrüt'ü gerçekten tanıyamıyorum artık.

Çok kızgınım, gerçekten.

Tuttu kolundan apar topar götürdü Çınar'ı.

Aslında onun kızgınlığı bana.

Boşanacağımız için.

(Müzik)

(Müzik - Gerilim)

-(Derin) Ela! Ela iyi misin? -(Kız) Ela, Ela!

(Öğretmen) Çocuklar açılın nefes alsın.

(Müzik - Gerilim)

Başta birbirimizi sevebileceğimizi zannetmiştik.

Sevdiğimizi zannettiğimiz zamanlarda oldu tabii.

Ama işte...

(Müzik - Duygusal)

Neyse.

Ben gideyim.

(Müzik)

Aslan...

(Müzik)

(Müzik)

İyi ki varsın.

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim.

Ne?

-Hemen geliyorum. -Ne olmuş?

-Önemli bir şey mi var? -Ela okulda bayılmış.

Ben de geliyorum.

(Telefon zili sesi)

-Efendim Aslan. -(Aslan ses) Alo Zümrüt.

Ela okulda hastalanmış. Hastaneye götürüyorlarmış?

Ne?

(Müzik)

Ela nerede Orhan?

-Durumu nasıl? -Kendine geldi şimdi. Tansiyonu düşmüş.

İyi de nasıl olur böyle bir şey Orhan?

Ela'nın yaşında tansiyonla ilgili bir sorun olmaz aslında.

Bu bize kan değerlerinin kötüye gittiğini gösteriyor.

Aslan tamam.

Panik yapılacak bir şey yok. Bak iyiye gidiyormuş, kendine gelmiş.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

-Ela nasıl? -Kan değerleri kötüye gidiyor.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Çınarcığım gel.

Şimdi Orhan amca senden kan alacak ablan için tamam mı?

(Müzik - Gerilim)

Vermeyeceğim! İstemiyorum ben iğne falan!

Başkası kan versin, ben vermeyeceğim!

Ama tatlım sen kan vermezsen ablan iyileşemez ki.

-İstemiyor musun iyileşmesini? -İstemiyorum dedim.

Başkası, kan versin ablama. Başkası, iyileştirsin ablamı.

Ben çok sıkıldım.

Oğlum, Çınarcığım...

...sen böyle yapmazdın. Ne oldu bir şey mi oldu?

Çınarcığım, anneciğim eğer sen kan vermezsen...

...ablan iyileşmez ama lütfen. Hadi.

Gelmeyeceğim! Bana ne iyileşmezse iyileşmesin!

Zaten sevmiyorum ben onu. Onun yüzünden ne oyun oynuyorum, ne terliyorum...

...ne koşuyorum, hiçbirini yapamıyorum. Ya, yeter ya artık. Yeter, yeter!

Çınar! Çınar! Çınar!

Bırak gitsin. Zeynep, yanında nasıl olsa.

(Müzik - Gerilim)

(Ağlama sesi) Çınar!

Çınar, bir tanem. (Ağlama sesi)

Tamam. Tamam, tamam. Tamam.

Canım.

Ya, ısrar etme bana.

Tamam, tamam bir tanem. Ben buradayım.

Sana kimse, istemediğin hiçbir şey yaptırmayacak tamam mı?

-Merak etme. -Söz mü?

Söz.

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Çınar kan vermeyecek.

Sen doldurdun değil mi oğlumu?

Yalan yanlış şeyler soktun aklına.

Çınar...

...oğlum eğer kan vermek istemiyorsan...

...vermek zorunda değilsin tamam mı? Korkmana gerek yok.

Aslan, nasıl izin verirsin böyle bir şeye.

Senin yüzünden düştüğümüz halleri görüyorsun değil mi?

O kadar gözün dönmüş ki.

Küçücük çocuğun istemeyeceğini düşünemiyorsun bile.

Ben sen değilim Zümrüt.

Kıyıya köşeye çekip çocuğu doldurmuyorum.

(Müzik - Duygusal)

Çınar kan vermek istemiyor. Ne yapabiliriz?

Bu bir iki hafta içinde biz elimizden gelen her şeyi yaparız.

O sırada belki Çınar da fikrini değiştirir.

Tamam, sağ ol.

Bu akşam bende kalmak ister misin Çınar?

(Müzik)

Hı hı.

(Zeyno) Tamam.

Sen bekle beni geliyorum.

Oğlumu hiçbir yere götüremezsin.

Öyle bir götürürüm ki inanamazsın.

Yarın mahkemeye kadar Çınar benimle kalacak.

Karşı çıkarsan şikâyet ederim.

Mahkeme kararına uymadı derim.

Yarın duruşma var.

Derdin neyse orada söylersin Zümrüt.

(Müzik - Gerilim)

İşler bu hale geldiyse hepsi senin yüzünden.

En azından yarınki duruşmaya kadar daha fazla karıştırma işleri.

(Sessizlik)

("Candan Erçetin - Annem" çalıyor) "Hani eski zaman masalları anlatır"

"Hüznümü, huzura dolarsın"

"Kaşım, gözümden çok içim bir parçan"

"Annem, sen benim yanıma kalansın"

"Hani bir biblon vardı kırdığım"

"Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın"

"Ama bil ki ben de parçalandım"

"Annem, ben senin yanına kalanım"

"Annem annem"

"Sen üzülme"

"Sözlerin hep"

"Yüreğimde"

"Annem annem"

"Gel üzülme"

"Ben hâlâ senin"

"Dizlerinde"

("Candan Erçetin - Annem" çalıyor)

"Uzayan sohbet gecelerinde"

"Rolleri unutur, dost oluruz"

"Bizi bağlayan bu kan değil yalnız"

"Annem, biz birbirimize kalanız"

"Ben kararlı uçarken yolumda"

"Sen çatık kaşlarının altında"

"Her yeni güne sevgiyle başlarsın"

"Annem, sen benim yanıma kalansın"

"Annem annem"

"Sen üzülme"

"Sözlerin hep"

"Yüreğimde"

"Annem annem"

"Gel üzülme"

"Bu gönül hâlâ"

"Dizlerinde"

"Annem annem"

"Gel üzülme"

"Bu gönül hâlâ"

"Dizlerinde"

"Annem annem"

"Sen üzülme"

"Sözlerin hep"

"Yüreğimde"

İsmail!

-Sedat! Neredesiniz siz ya? -(Hünkâr) Şş!

Çocukları uyandıracaksın.

Hünkâr?

Ne işin var senin burada?

(Müzik - Gerilim)

Senin, benim sırlarımla ne işin var?

Saçmalama! Ortalık koruma dolu.

Sence ben böyle bir cinayet işleyip de...

...tedbirini almayacak kadar aptal bir kadın mıyım?

Cinayet mi?

Bir zamanlar ne kadar iyi anlaşırdık Serdar seninle.

Hünkâr...

...hadi ama... Biz neleri çözdük şimdiye kadar, bunu da hallederiz.

Tamam mı? Holdingden bir şey istemiyorum. Aslan'a da bir şey söylemeyeceğim.

Hem Zümrüt mahvolur. Çocukları düşün, saçmalama.

Sana üç tane hayat dersi vereceğim.

Yani yaşasaydın çok işine yarardı.

Sözünün arkasında dur.

Aklına estiği gibi taraf değiştirme. (Silah sesi)

Ah...

-Hünkâr... -Nefsine hâkim ol.

Her şeyi isteme. (Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

Kimseyi...

...en çok sevdiğiyle sınama.

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Leyla dış ses) Davalı tarafın ve tanığın...

...tutarsız ifadelerine değinmek istiyorum Hâkim Bey.

Davalı Zümrüt Akbaş, bizzat kendisinin de kandırıldığını...

...yakın zamana kadar Çınar'ı öz oğlu olarak bildiğini ifade etmiş...

...ama tanık Yusuf Tuzcu, bambaşka bir ifadeyle...

...Zümrüt Akbaş da dâhil bütün ailenin...

...başından beri her şeyi bildiğini söylemiş ve bizi çelişkiye düşürmüştür.

Tanık Yusuf Tuzcu'nun, para karşılığı yalancı şahitlik yaptığını düşünüyorum.

Yusuf Tuzcu'yu alalım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Mecbur kaldım Hâkim Bey.

Yalancı şahitlik yapmazsam annemi öldüreceklerini söylediler.

-(Hâkim) Bu çok ağır bir suçlama ama! -Ama inanın doğrudur.

Para verdiler, tehdit edince de elim kolum bağlandı.

(Müzik - Gerilim)

İfadeni değiştirdiğinde Serdar Bey o paranın iki katını verecek sana.

Ya tamam da annemi öldürmekle tehdit ettiler. Ya ona bir şey olursa?

Tam da bunu söyleyeceksin. Merak etme, sen bu suçlamayı yaptıktan sonra...

...kimse dokunamaz annene.

(Müzik - Gerilim)

Önceki yalan ifadem için özür dilerim Hâkim Bey.

Ama ben de mağdurdum.

Oturabilirsin.

İki taraf vekilleri, ayrıca sunacağınız bir tanık veya kanıt var mı?

(Ela) Benim de söylemek istediklerim var.

-Ela... -Ela kızım...

(Müzik - Gerilim)

(Hâkim) Sen kimsin kızım?

Ben, Ela Akbaş. Çınar'ın ablasıyım. Ela ne yapıyorsun burada?

Murat bir şey yapar mısın!

Hâkim Bey, Ela Akbaş reşit olmadığından dinlenilmesiyle ilgili--

Ama Çınar'ı en çok ben tanıyorum. Her gününü onunla geçiren benim.

Lütfen beni de dinleyin.

-Ama Hâkim Bey-- -(Hâkim) Yeter!

Kızım, sen konuşmaya devam et.

Kardeşim Çınar, benim yüzümden çok acı çekiyor.

Ben sürekli hastalanıyorum, o da benim yüzümden acı çekiyor.

Oyun oynayamıyor, koşamıyor, her istediğini yiyemiyor.

Ben hastalandığımda, o da benimle beraber hastaneye kapanıyor.

Ben artık onun oyun oynayıp koşmasını, mutlu olmasını istiyorum.

Mesela benim yüzümden hiç havuza giremiyor biliyor musunuz?

Ben çok seviyorum kardeşimi.

O benim her şeyim. O mutlu olsun artık.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Çınar...

...sana bir şey soracağım.

Beni ne kadar seviyorsun?

Çok seviyorum.

O zaman benim için her şeyi yaparsın değil mi?

-Yaparım tabii. -Tamam.

Ama bak bu konuştuklarımız aramızda kalacak tamam mı?

Tamam.

Bir daha ben hastalandığımda bana kan vermeyeceksin.

Canının yandığını söyleyip, ablamı başkası iyileştirsin diyeceksin.

Ama benim canım yanmıyor ki.

Ben olmazsam sen nasıl iyileşeceksin?

Sen orasını bana bırak tamam mı?

Ama...

...beni seviyorsan bana bir daha yardım etmezsin.

Ama ben öyle yapamam ki.

(Müzik - Duygusal)

Ben seni çok seviyorum çünkü.

(Öpme sesi)

İyi ya işte...

...beni seviyorsan, mutlu olmamı istiyorsan aynen böyle dersin.

Çınar...

...sana küserimde.

Küsme sen bana, küsme küsme. Ben ne dersen yapacağım.

Sen yeter ki iyi ol, mutlu ol.

Anlaştık o zaman değil mi?

Anlaştık.

Bir daha sen hastalandığında sana yardım etmeyeceğim.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Ben hastalığımla ilgili bir sürü şey okudum Hâkim Bey.

Ama ne olursa olsun iyileşemeyeceğimi de biliyorum.

Farkındayım.

Ama Çınar öyle değil. O çok sağlıklı.

Ama bizim evde olduğu sürece onu da benim peşimden sürükleyecekler.

(Ela) Lütfen.

Onu Zeynep ablaya verin.

Ela...

(Müzik - Duygusal)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Yeşilırmak

Seslendiren: Çiğdem Yeşilırmak

Alt Yazı: Miliza Koçak / Gülay Yılmaz / Çağıl Doğan / Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.