Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Islık sesi) (Ritim tutma sesi)
(Özcan) Hayda.
(Cam açılma sesi)
-(Özcan) Hayırdır birader? -Abi, bize bir yardım etsen.
Bizim aracın aküsü bitti de. Kaldık öyle, yolun ortasında ya.
-Senin araçla bir çekelim mi? -Tamam, tamam olur.
-Dur ben yanaşayım, kaputa yanaşayım. -Eyvallah.
(Araba sesi) (Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Sen bekle, kabloyu çıkarayım ben.
(Kapı kapanma sesi)
(Bagaj açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
-Şşt sakin ol, sakin, sakin. -(Özcan) Ne oluyor ya?
-Ne oluyor kardeşim? -Konuşma lan, konuşma!
-Bırak onları, yürü! -(Özcan) Nereye gideyim ya?
-Yürü! Yürü diyorum sana! Geç arabaya! -Kimsin kardeşim sen?
-Nereye geçeyim ya, arabayı bırakıp? -Lan yürü!
-Kardeşim, kimsiniz? -Geç arabaya!
Konuşma, konuşma, konuşma.
Abi, nereye gideyim araba burada...
Bin arabaya!
(Özcan) Şşt, ya derdiniz ne abi sizin?
Konuşma lan!
(Özcan) Abi, ne istiyorsunuz ya?
(Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kardeşim, kimsiniz ya, siz kimsiniz? Benden ne istiyorsunuz?
-Konuşma lan! -Ya sizin, benimle ne işiniz olur ya?
Ne istiyorsunuz abi?
Göstereceğim ben sana, ne işimiz olduğunu. Göstereceğim.
(Benzin dökme sesi)
A-abi, siz delirdiniz mi ya?
-A-abi, abi ne yapıyorsun? -Bağırıp durma!
Abi kurban olayım, ekmek teknem o benim. Abi, abi söyle yapmasın...
...kurban olayım. Ekmek teknem o benim, ya. Abi yapma!
Abi! Arabam ya, a-arabam ya! Kurban olayım, abi!
Söyle ne olur ya, yapmasın abi!
Ya ne istiyorsunuz benden, kardeşim?
(Çakmak yakma sesi)
Hayır, hayır, hayır! Abi söyle yapmasın!
Hayır abi yapma, ne olur kurban olayım! Hayır!
(Müzik - Gerilim)
Hayır!
(Çakmak düşme sesi)
(Alev sesi) (Müzik)
(Erkek) Yanlış yerde, saf alırsan...
...böyle yanarsın Özcan!
Bundan böyle, birine yardım ederken iki kere düşün.
Bugün arabanı yaktım ama söz dinlemezsen...
...bir daha seni yakarım.
(Kapı açma sesi) (Erkek) Al şunu!
(Düşme sesi) (Kapı kapanma sesi)
(Alev sesi) (Müzik)
A-arabam! Arabam! (Ağlama sesi)
(Alev sesi) (Müzik)
Allah'ınız yok mu ulan, sizin?
(Özcan) Vicdanınız yok mu, ulan? Yapılır mı ulan, yapılır mı?
(Ağlama sesi) (Alev sesi)
(Özcan) Ekmek teknemdi ulan, bu benim!
(Ağlama sesi) (Alev sesi)
Ben Meryem'e, ne diyeceğim şimdi?
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Emniyet açma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ela!
Can!
(Müzik - Gerilim)
-Can! -Ela!
(Müzik - Gerilim)
(Silah sesi)
(Yumruk sesi)
(Müzik - Hareketli)
Nizam, bütün çıkışları tutun!
(Müzik - Hareketli)
(Demir parmaklık sallanma sesi)
(Müzik - Hareketli) (Silah sesleri)
(Fotoğraf çekme sesi)
Ela! Ela! Ela kızım!
-İyi misin ha? Bir şeyiniz var mı? -(Zümrüt) Yok.
(Müzik - Gerilim)
Çınar!
(Ağlama sesi)
İyiyim ama çok korktum.
Tamam, tamam geçti, geçti. Ağlama tamam, tamam.
(Nefes sesi)
(Ağlama sesi) (Aslan) İyisin değil mi?
(Ağlama sesi)
Ela!
(Ağlama sesi)
Zeynep, iyi misin?
Zeynep, duyuyor musun beni?
(Aslan) Zeynep.
(Müzik - Gerilim)
Zeynep vurulmuş!
(Aslan) Orhan! Kanaması var!
(Müzik - Gerilim)
(Ambulans siren sesi) (İtfaiye siren sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Su sesi) (Müzik - Hareketli)
Zeynep.
Zeynep, duyuyor musun?
(Aslan) Zeynep.
(Aslan) Duyuyor musun Zeynep?
Kanaması artıyor.
Aslan Bey.
(Müzik - Gerilim)
-(Aslan) Ne oldu, buldun mu adamları? -Maalesef kaçtılar.
Yalnız değilmiş. Dışarıda bir araba bekliyormuş.
-(Aslan) Gidin bulun şunları. -Peki efendim.
Aynen dediğim gibi.
Tamam. Aslan, bana bırak. Ben hallediyorum.
(Aslan) Serdar, benim işime karışma.
Sana son kez söylüyorum, burası benim evim.
Ben ne zaman istersem o zaman ararım.
Senin evin öyle mi?
Ölümden dönen de benim kız kardeşim, benim yeğenlerim.
Senin kız kardeşin benim karım.
Yeğenlerin de çocuklarım.
Emin ol, onları bu evde benden daha fazla kimse düşünemez.
Madem aileni bu kadar düşünüyorsun o zaman bunu da düşün Aslan Akbaş.
Bu adamlar güpegündüz evine gelip nasıl ateş açtılar?
O adamlar her kimse, onları bulacağım.
Ve onlara hadlerini ben bildireceğim, sen değil.
(Hünkâr) Durumu nasıl?
Kurşun sıyırmış ama kanaması artıyor. İlk müdahaleyi yapıp...
...bir an önce hastaneye götürmemiz en doğrusu.
Hayır, hastane olmaz. Ela'nın odasında, müşahede odasına götür.
Orada bakalım, gerekeni yaparız.
Aslan!
(Müzik - Gerilim)
Bana yardım et, Ela'nın müdahale odasına götürelim.
Kanaması çok fazla.
(Müzik - Gerilim)
Tüm kapıları kapatın!
(Müzik - Gerilim)
Ya ne yapıyorsun, bıraksana kameramı!
Bırak kolumu! Ya bırakır mısın kolumu zorbalık yapıyorsunuz!
(Koruma) Ya bak, bas git buradan, zor kullandırma bizi.
Haberciyim ben, bu yaptığınız suç!
Kameramı almadan hiçbir yere gitmiyorum.
-Ver kameramı. -(Koruma) Bekle burada.
Bırak gelsin.
Köşkün arka bahçesinde ne işin vardı senin?
-Ver kameramı. -Sorduğum soruya cevap ver.
Köşkün arka bahçesinde ne işin vardı senin?
Duvara tırmanacaktım.
Birkaç fotoğraf çekmem gerekiyordu doğum günüyle alakalı...
...ve sonra silah sesleri duydum, korktum. Saklanmak zorunda kaldım.
O dakika bir araba geldi ve bir adam duvardan atladı gitti.
Kameramı verir misiniz?
Bekle.
(Müzik - Gerilim)
Hanımefendinin çıktığından emin olun.
-Çıkar mısın? -Of!
Tamam, gidiyorum!
(Belma) Cevahir, Cemre yok. Ulaşamıyorum.
Tamam, telaşlanmana gerek yok.
Burada yok o. Tartıştık, sonra çekti gitti.
Cevahir, seni öldüreceklerdi.
Gördüm ben, o silah sana doğrultulmuştu.
Kim di o adamlar? Ne istiyorlar senden?
-Bu kadar ileri gitmiş olamazlar. -Kimler Cevahir, kimler?
Ya yeter sorguya çektiğin, kafamı toparlamaya çalışıyorum.
Cevahir! Silahla evi bastılar. Hepimizi öldüreceklerdi.
Silahla diyorum bak. Çocuklar ölebilirdi, biz ölebilirdik.
Tamam. Telaşlanma tamam mı?
(Cevahir) Bir daha size yaklaşmalarına izin vermeyeceğim.
Sen şimdi git Cemre'yi bul, eve getir.
(Müzik - Gerilim)
Anne, kimdi o adamlar? Ya yine gelirlerse.
(Ela) Ne istiyorlar bizden?
Biliyorum, çok korktunuz ama geçti, tamam mı?
Bitti, tamam mı?
O adamlar gittiler. Bir daha yanınıza dahi yaklaşmasına izin vermeyeceğim.
Zeyno ablaya bir şey oldu mu anne?
Yok.
Bir şey olmadı. Orhan amcan yanında, merak etme.
(Aslan) Zeynep, sakın bırakma kendini.
(Aslan) Sakın.
Bir dakika.
Aslan, sen yaraya sıkıca bastırmaya devam et.
-Tamam. -Sıkı!
Tamam.
Geçecek her şey.
(Aslan) Geçecek.
Kurtaracağız seni Zeynep.
Tamam, bana bırak şimdi.
(Orhan) Gerekirse ambulans çağıracağız.
Abla, sen de hastaneyi ara, ambulans çağır.
Aslan bir sakin olur musun? Gerekirse dedi.
Tamam, ne gerekiyorsa yapacağız.
Şey, Hünkâr Hanım...
Ne söyleyeceksen bana söyle Nizam.
(Aslan) Gel.
Bak Orhan. Bak biz tanınmış bir aileyiz, biliyorsun.
Eğer evimizde böyle bir olay yaşandığı duyulursa...
...basın üzerimize çullanır.
Bak bunu senden bir hekim olarak değil, bir aile dostu olarak istiyorum.
Lütfen hastaneyi karıştırma.
Ne gerekiyorsa burada yap, burada hallet.
(Aslan) Evet Nizam, sabahtan beri ağzında geveleyip duruyorsun.
-(Aslan) Ne söyleyeceksen söyle artık. -Ee, şey...
Ablama söylemen gereken acil şey ne?
(Müzik - Gerilim)
Nedir bunlar?
(Hünkâr) Orhan, bak seni çok iyi anlıyorum.
Bir doktor olarak yapılması gerekeni yapıyorsun. Ama sen de beni anla.
Bu adli bir olay. Eğer duyulursa başımız derde girer.
Bakın Hünkâr Hanım, ucunda ne olursa olsun, ben bir doktorum.
Kimsenin hayatını riske atamam.
Hayati tehlikesi var mı peki?
Yok. Dediğim gibi...
...kurşun sadece sıyırmış.
(Orhan) Kanamayı kontrol altına alabilirim.
(Orhan) Ama sonrasında bir komplikasyon yaşanırsa eğer...
Bir komplikasyon falan yaşanmayacak.
Ben sana güveniyorum.
Peki ya Aslan?
Aslan'a, Zeynep için en iyisinin burada müdahale etmek olduğunu söylersin.
(Eldiven çıkarma sesi)
-Kim çekmiş bunları? -Bir gazeteci kız.
Partiden görüntü almak isterken tesadüfen çekmiş.
Adamın yüzü, binip kaçtığı arabanın plakası da görünüyor.
-Peşindeyiz Aslan Bey. -Ben bu köpeği değil...
...bunun sahibini istiyorum.
Bunu evime kadar sokan, bunu azmettiren her kimse...
...o (Bip)i bana bulacaksın.
Peki efendim.
(Eşya koyma sesi)
(Topuk sesi)
Hadi Zeynep, aç şunu.
Uf!
(Müzik - Gerilim)
-Müsait miydin? -Ah, Murat gelsene.
Arayıp söylediğinde bu kadarını tahmin etmemiştim.
Bu toplanmış hali.
Fena dağıtmışlar.
(Nefes sesi)
Şimdi bunu onlar yaptı diyorsun öyle mi?
Demiyorum Murat, biliyorum.
Akılları sıra gözümü korkutuyorlar.
Yine beni dinlemeyeceksin ama Leyla...
...acaba vaz mı geçsen bu davadan ha?
(Murat) Belli ki hakla hukukla halletmeyecekler bu işi.
Bak Murat, ben bu ismi yapmak için dişimi tırnağıma takıp çalıştım.
Bugüne kadar da kimseye pabuç bırakmadım.
Eğer vazgeçersem kendime ihanet etmiş olurum.
İyi de Leyla, hiç bu kadar ileri giden olmamıştı ki.
(Murat) Belli ki bu dava, seni sandığından daha çok yıpratacak.
Korkup kaçmak gibi değil, bir davayı tercih etmek ya da etmemek gibi düşün.
Gurur meselesi haline getirip kendini ateşe atıyorsun.
Bir kere de kendin için iyi olan bir şey yap ya.
Sen benim için iyi bir şey yaptın mı onu söyle.
(Murat) Kime ne anlatıyorum ki? Vazgeçmeyeceksin yine, belli.
(Murat) Madem öyle...
...al.
(Murat) Cevahir Akbaş'ı ihbar eden adamın...
...anne ve babasının bilgileri yazıyor orada.
Güzel. Madem Sedat'a ulaşamıyoruz...
...o zaman ailesinden öğreniriz neler olup bittiğini.
(Müzik - Gerilim)
Ben geliyorum.
Anne, ne oluyor?
Aramışsın, telefon sessizdeydi.
Neredesin sen? Bir saattir sana ulaşmaya çalışıyorum.
Buket'le oturuyoruz kafede. Ne oldu söylesene.
İyi. Orada kal, nerede olduğunu söyle, seni gelip alacağım.
Anne, eğer babamla ilgiliyse--
Saçmalama Cemre! Dünyadan haberin yok.
Adamın teki silahla eve girip ateş açtı.
Ne? Anne nasıl olur böyle bir şey?
İyi misiniz?
-Babam? Amcam, çocuklar? -(Belma ses) İyiyiz, merak etme.
Bir tek o kadın vuruldu. Çınar'ın annesi.
İnanmıyorum. Durumu nasılmış?
Kurşun sıyırmış sadece.
Orhan buradaydı Allah'tan, anında müdahale etti.
İyi ama kim yapmış? Dertleri neymiş?
(Belma ses) Bilmiyorum Cemre.
Yakalayamadılar, adam kaçtı.
Şimdi sen neredesin? Söyle bana, gelip seni alacağım.
Anne saçmalama!
Cemre! Bak yay gibiyim zaten, germe beni lütfen.
Söyle çabuk, neredesin?
Anne, üzgünüm söyleyemem.
-Cemre, uzatma lütfen! -Merak etme beni.
Hoşçakal.
Cemre! Alo, alo! (Meşgul çalma sesi)
(Telesekreter ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor. Lütfen...
Telefon gibi!
Allah'ım, aklıma mukayyet ol.
(Hünkâr) Halen kendime gelemiyorum Aslan.
Bahçe çoluk çocuk doluydu. Kim bu kadar yüreğini karartabilir?
Ya çocuklarımızdan birine bir şey olsaydı?
-Adamı kimin gönderdiğini bulduk. -Kimmiş?
(Nizam) Haşim Mahmudi.
Cevahir Bey'i hedef almışlar.
(Vurma sesi) Ben söylemiştim!
Onlarla iş yapılmaz demiştim! Onlar karanlık adam demiştim!
Ama dinletemedim! Sadece kendisini değil, hepimizi ateşe attı!
Bu nasıl bir hırsmış arkadaş ya.
Yıllardır geçmedi.
(Cevahir) Bütün bunları başımıza sen açtın.
Sözleşmeyi feshedin dedin, al ne oldu?
Kendi evimizde kast ettiler canımıza. Adamları başımıza bela ettin.
Bu adamlara yanaşarak belayı sen çağırdın Cevahir.
Sen o burnunu sokmasaydın hiçbir şey olmayacaktı...
...her şey tıkırında yürüyecekti, (Bip)!
Ne yapacaktın? Devlete karşı mı çıkacaktın?
Devlete rağmen iş mi yapacaktın, aptal? Başın daha büyük belaya girecekti.
Kimseyi suçlamaya çalışma. Senin yüzünden birimiz ölebilirdik bugün.
Üzerine vazife olmayan şeylere karışmasaydın...
...bütün bunlar olmayacaktı!
Ne oluyor burada? Serdar?
Ne anlatıyor Cevahir?
(Hünkâr) Yeter milletin ortasında bağırıp çağırdığınız.
İçeri girelim orada konuşalım, hadi.
Biz buradayız abla, içeri girer misin lütfen?
-Serdar, Cevahir hadi. -Lütfen içeri gir.
Peki.
Evet beyler, neymiş bakalım alıp veremediğiniz şey?
Dinliyorum.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik)
Çınar.
Oğlum.
(Müzik - Duygusal)
Zümrüt.
Oğlum iyi mi?
Can'ım iyi mi?
Çınar'ı mı soruyorsun?
Ona bir şey olmadı değil mi?
(Zeyno) Zümrüt.
(Zeyno) Ben...
...bir ses duydum.
Sonra...
...oğluma koştum.
Başka bir şey hatırlamıyorum.
Hayal meyal. Ama kalbimin...
...nasıl yandığını...
...sen de çok iyi biliyorsun.
Ne olur bir şey söyle.
O iyi mi?
(Zeyno) Biliyorum.
Beni anlıyorsun.
Bir annenin...
...başka bir annenin çığlığına sağır olması imkânsız.
(Zeyno) Nasıl...
...sen Ela'ya koştuysan...
...ben de Çınar'a koştum.
-Yeter. -(Zeyno) Ne olur.
İki dakika görsem yeter.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Aslan) Demek sen biliyordun ha Serdar?
(Serdar) Ne fark eder ki? Evet, biliyordum.
Ama gördüğün gibi abinin kendini bu durumlara düşürmesine engel olamadım.
Sakın bu işten kendini sıyırmaya kalkma.
Bugün burada her ne yaşandıysa sorumlusu sensin.
Beni iki ateş arasında bıraktın.
-Bunun hesabını vereceksin. -Kimseye verecek hesabım yok benim.
Sadece ve sadece Zümrüt'ün hatırına o altından kalkamadığın hesabı...
...bizzat ben kapatacağım. Çünkü belli.
Siz bu işi beceremeyeceksiniz.
Çok teşekkür ederiz Serdar Bey! Sayenizde şahane bir gün geçirdik.
(Cevahir) Bana bak, o adamlarla masaya oturup uzlaşan da benim...
...seni karşıma alıp dinleyen de. O yüzden o burnunu sokma da bir kez...
...bu işi kazasız belasız halledeyim!
Yeter! Bugün sizin yüzünüzden, oğlumun doğum gününde evim tarandı!
Suçsuz, günahsız bir kadın zor durumda.
Bana bakın, benden habersiz hiçbir şey yapmayacaksınız.
-Bu iş de burada bitmedi. -Peki.
Bildiğin yoldan git bakalım.
Yalnız o yolu tıkayanlar olursa, sana sadece ben yardım edebilirim.
Ve ben devreye girersem, devlet de devreye girer, unutma.
Umalım ki yolculuğun kısa sürsün Aslan.
Yirmi dört saat içinde bu sorunu çözemezsen...
...ben çözmesini bilirim.
(Müzik - Gerilim)
-Aslan-- -Sakın tek bir kelime daha etme.
Hatta eve git, uzunca bir zaman da gözüme görünme.
Aslan, sen bu adamları tanımıyorsun. Onların dilini konuşamazsın.
Onların dilinden konuşacağımı kim söyledi ki?
Bilmiyorum farkında mısın Cevahir.
Ama konuşma faslını geçeli çok oldu.
(Müzik - Gerilim)
Nizam! Gidiyoruz.
(Müzik - Hareketli)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Hareketli)
Zeyno abla!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Canım benim.
-Nasılsın? -İyiyim.
(Ayak sesi)
Bak, nasıl da koşturuyorum.
Çınar, ne konuştuk biz?
Öyle oralara buralara tırmanmak yok.
Tırmanmak yok, bağırmak yok, hastayı rahatsız etmek de yok...
...değil mi anneciğim?
(Müzik - Duygusal)
Çınar.
Bir tanem.
-Çok korktun mu? -Kim?
Ben mi? Ben hiçbir şeyden korkmam.
(Çınar) Sen nasılsın Zeyno abla?
Canın acıyor mu?
Biraz acıyor ama...
...sen öpersen geçermiş.
(Öpme sesi)
Benim öpücüklerim sihirliymiş, annem öyle diyor, değil mi anne?
Evet, öyle.
O zaman bir daha öpeyim, hemen iyileş.
(Öpme sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Zümrüt.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
-(Zümrüt) Ne oldu abla? -Ben de sana soracaktım.
Ne işin var o kadının yanında?
Abla.
Farkındaysan, o kadın Çınar'ın hayatını kurtarmak için...
...canından oluyordu neredeyse.
Zümrüt, kendini kandırma.
İkimiz de çok iyi biliyoruz Çınar'ı o kadının yanına neden götürdüğünü.
Neden götürmüşüm?
Çünkü kalbini dinlemeye başladın.
(Hünkâr) Çok yanlış yapıyorsun. O kız, evimizin içine kadar sızıp...
...elindeki bütün imkânlarla bizimle savaşıyor.
Mahkemeden celp geldi.
Çınar'ı bizden almak için velayet davası açmış.
-(Hünkâr) Uyan artık Zümrüt! -Ne?
Her şey kızın lehine.
Elinde DNA raporu var.
Peki ne yapacağız?
Oyunu kuralına göre oynayacağız.
-Of! -(Hünkâr) Bana bak...
...önemli olan hikâyenin doğruluğu değil.
Hikâyeyi nasıl anlattığındır.
(Hünkâr) Ama sen yelkenleri suya indirirsen...
...kalbin bir nefeslik bile yumuşarsa...
Bak, o kadının elinde olmayan tek şey Çınar'ın sevgisi.
(Hünkâr) Sen de elinle gidip, onu ona veriyorsun.
Eğer Çınar'ın onu sevmesine izin verirsen çalarlar hikâyeni.
Öyle bir anlatırlar ki...
...sonunda sen bile kendine inanmazsın.
Kaybedersin. Git al çocuğunu.
(Müzik - Gerilim)
Buraya bir kuş konmuş.
Cik, cik, cik.
(Öpme sesi) (Kapı açılma sesi)
Zeyno abla, biliyor musun, ben seni çok seviyorum.
Ben de seni çok seviyorum.
Çınar.
-Hemen odana. -(Çınar) Ama neden?
Ben Zeyno ablayı yormadım.
Odana dedim!
Biraz daha kalabilir, ben yorulmadım.
Ya sen niye bana kızıyorsun ki, ben hiçbir şey yapmadım.
Odana çabuk!
Çınar!
-Ben sana kızdığım için-- -Konuşmuyorum seninle!
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Koşma sesi)
(Ağlama sesi)
Çınar.
Neden ağlıyorsun?
Abla, annem bana çok kızdı. (Ağlama sesi)
İyi ama neden?
Bilmem. Ben Zeyno ablayla oyun oynuyordum...
...ama sonra o gelip bana...
Tamam, ağlama hadi.
Ama öyle çok kızdı ki.
Her anne çocuğuna bağırır. Ama sevdiğinden, uyarmak için.
Sırf ona bir şey olmasın, zarar gelmesin diye.
(Nefes sesi)
Mesela ben oyun oynarken düşüyorum...
...o zaman da annem diyor ki, oğlum dikkat et. Onun gibi mi mesela?
Aynen öyle.
Bir de büyükler korkunca sinirleniyorlar biraz.
-Annem de bugün çok korktu. -Ama ben de çok korktum.
Bak sana bir şey vereceğim.
Hadi al.
Ama sen buna dokunmama bile izin vermezsin ki.
Artık senin, hiç kaybetme olur mu?
-Gerçekten mi? -(Ela) Hı hı.
(Ela) Söz ver bana, bir ömür boyu saklayacaksın.
(Gülme sesi)
Bir gün ayrılsak bile.
Ben senden hiç ayrılmam ki.
(Müzik - Duygusal)
(Tamir sesleri)
Bu araba adam olmaz Özcan. Ne motor kalmış ne şanzıman.
Kaporta desen hepten bitik zaten. Nereyi tutsan elinde kalıyor.
(İngiliz anahtarı düşme sesi)
En az iki hafta bağlaman lazım.
Mal sahibiyle konuş. Mümkün değil toparlanmaz bu.
(Ağlama sesi)
Yapma be oğlum. Bulunur elbet bir hal çaresi.
Toparla kendini. Hadi ben iki çay söyleyeyim, konuşalım, ha?
(Müzik - Duygusal) (Tamir sesleri)
-(Tamirci) Ahmet, oğlum, iki çay! -(Ahmet) Tamam usta!
Allahsızlar!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Hareketli)
(Telefon zili sesi)
Dinliyorum.
(Erkek ses) İş tamam Nizam Bey. Taksiciye mesajınızı ilettik.
Güzel.
(Müzik - Hareketli)
(Sahne geçiş sesi)
(Silah sesi)
Ela!
-Can! -(Zümrüt) Ela!
(Sahne geçiş sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Alo. -Alo Zeynep.
-Çok şükür atlattın. -Çok şükür.
Ya oğluma bir şey olsaydı?
Bir şey olmadı, kimseye bir şey olmadı çok şükür.
Orhan, zamanında müdahale etti.
Bir ağrın falan yok değil mi?
Biraz var.
Zeynep, bunu yapanları bulmam lazım.
Yoksa yanında olurdum.
Yani köşkte.
Biliyorum.
Çok teşekkür ederim.
Sen dinlen. Merak etme.
Bunu yapanları yanına bırakmayacağım.
Tamam.
-Lütfen dikkat et kendine. -Sen de dikkat et.
(Müzik - Gerilim)
-Anne. -Efendim Ela, ne oldu?
Neden böyle yapıyorsun? Neden Çınar'a kızıyorsun?
Ela bu ne demek şimdi?
-Ben onun annesiyim. Yeri gel-- -Hayır, değilsin!
O yüzden Çınar'a benden daha çok kızıp bağırıyorsun.
Ela, ne diyorsun sen? Ha?
İkinizde benim evladımsınız. Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin?
Eskiden hep ben hastayım diye daha iyi davrandığını düşünürdüm.
Ama artık neden böyle yaptığını biliyorum.
Ela!
(Müzik - Duygusal)
(Nefes sesi)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
Allah'ım yardım et ne olursun.
Yardım et.
(Ağlama sesi)
(Araba sesleri)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
Ne istediniz ulan benden?
Şerefiniz yok mu ulan sizin?
(Müzik - Duygusal)
(Kibrit çakma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
-Cevahir Bey. -Evet Seher, ne var?
Ben sizi çok merak ettim.
Çok geçmiş olsun.
Sağ ol.
-Eğer size bir şey olsaydı ben-- -Ama olmadı!
Sana mı kaldı Cevahir'e bir şeyler olup olmaması?
Çık dışarı!
Ya Belma tamam. Geçmiş olsun demeye gelmiş işte.
Duymuyor musun? Çık buradan diyorum.
(Müzik)
Sen de niye yüz veriyorsun şu kıza?
(Belma) Niye muhatap oluyorsun?
Hem o laflar neydi? Cevahir Bey size bir şey olsaydı falan...
Off ya Belma!
-Tek derdin bu mu? -Hayır Cevahir.
Sayenizde fazlasıyla dert sahibiyim. En büyük derdim de kızım.
Sana küs olduğu için eve gelmiyor.
-Ne demek gelmiyor? -Buket'leymiş.
Nerede olduğunu söylemedi. Sonra da telefonunu kapattı, ulaşılamıyor yine.
Ya ortalık savaş alanına dönmüş, hanımefendi hâlâ afra tafra peşinde.
O kız gelecek dizimizin dibinde oturacak.
Onu tokat atmadan önce düşünecektin Cevahir.
Buket'in anası danası kim varsa bul, Cemre'yi getir Belma.
Yoksa ben gidip getirmesini bilirim.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi)
Ben, su almaya kalkmıştım da.
Çınar'a bir bakayım dedim odasında mı diye.
Ha yok, bahçede oynuyor onlar.
Evin orta yerine bomba gibi düştünüz.
Siz, Çınar'ın gerçek annesiymişsiniz.
-Evet. Öyleyim. -Peki, şey...
...DNA raporu falan, var mı? Kesin mi?
-Evet, kesin. -Vallahi bravo.
Çok cesursunuz. Yıllar sonra çıktınız geldiniz...
...böyle koskoca ailenin karşısına, dan diye dikildiniz.
-Helal olsun. -İnsanın...
-...evladı için yapmayacağı şey yok. -Ya...
...keşke ben de yapabilsem.
Sizi en iyi ben anlarım.
-Yoksa sizin de mi? -Yok.
Yok, benim oğlum yanımda çok şükür.
De hak ettiği yerde değil.
Ama bundan sonra ben de sizin gibi yapacağım.
Hak ettiğim neyse almadan bırakmayacağım yakalarını.
Hepsi görecek Seher kimmiş.
Bu arada bir şey isteyecek olursanız bana seslenin...
...bu evde kimse size bir şey vermez.
Seher!
(Müzik - Gerilim)
Sen bu evde kim olduğunu ve neler yapmak gerektiğini unutuyorsun.
Çok özür dilerim Hünkâr Hanım.
Zeynep Hanım su istemişti de ben--
Ayakaltında dolaşma hadi.
(Ayak sesi)
Sen, Seher'e bakma Zeynep. Ne dediğini bilmez pek.
Doktor sana yatağından çıkmamanı söylemişti.
Bence de çıkma.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Nizam) Tamam mı arkadaşlar? Çok dikkatli olun. Gözünüzü dört açın.
(Nizam) Hadi. Şimdi dağılın. (Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-Efendim Hünkâr Hanım. -Nizam...
-...neredesiniz? Aslan yanında mı? -Evet efendim. Burada, beraberiz.
Sakın yanından ayrılma onun. Bak bu adamlar çok tehlikeli.
Zaten sinirleri çok bozuk. Bir delilik yapacak diye çok korkuyorum.
Merak etmeyin Hünkâr Hanım.
Aslan Bey'i canım pahasına koruyacağıma emin olabilirsiniz.
Eğer Aslan'ın kılına zarar gelirse...
...bu evin eşiğinden adımını atma.
Anladın mı beni?
(Müzik - Gerilim)
Adamlar ne zaman geliyor Nizam?
-Akşam burada olurlar efendim. -Saldırıyı düzenleyen Haşim...
-...geleceğinden eminsin değil mi? -Evet, efendim.
Çok sağlam bir yerden istihbarat aldık. Merak etmeyin.
Güzel.
(Müzik - Gerilim)
Biliyorum ya, kesin onlar yaptı bunu.
-Emin misin? -Ya başka bir açıklaması var mı Meryem.
Kimin ne işi olur bizimle ha? Adam beni tehdit etti ya.
"Yanlış yerde saf tutarsan yakarım seni" dedi.
-Ne yapacağız peki Özcan? -Ne yapacağız?
Kapılarına dayanıp bunun hesabını soracağız.
Ulan şerefsizler bunu yanınıza bırakmayacağım ulan ben sizin.
Öyle iti köpeği benim üzerime salmakla olmaz.
Karşıma çıkacaklar delikanlı gibi hesap verecekler.
-Özcan dur Allah aşkına! -Ya bırak ya!
Ya lütfen, hem kabul ederler mi ki yaptıklarını?
-Meryem bırak beni. -Özcan lütfen.
Yapma bana bunu.
Korkuyorum ben.
Hem Zeyno da ortada yok.
-Ya ona da bir şey yaptılarsa? -Ne diyorsun ya? Zeyno'dan haber yok mu?
Yok! Sabahtan beri arıyorum, ulaşamıyorum.
Ara şunu ara, bir daha ara.
(Ayak sesi)
(Müzik - Duygusal)
Çalıyor.
Açtı. Zeyno neredesin sen?
Çınar'ın yanındayım. Buradayım ben.
Çınar'ın yanında mısın? Niye oradasın ki hâlâ?
Zeyno bak bunların sağı solu belli değil.
Öyle yediğine içtiğine falan dikkat et, tamam mı?
Şaka falan yapmıyorum, ciddi söylüyorum tamam mı?
Senelerce katillerle...
...hırsızlarla bir arada kaldım ben.
Bu saatten sonra, kimseye pabuç bırakmam.
Akşama da buradayım ben canım. Yemeğe kalacağım.
Siz beni merak etmeyin.
Tamam, bir şey olursa haber ver ama.
Tamam, canım.
Şimdi kapatmam lazım.
(Müzik - Gerilim)
Bir daha bakar mısın lütfen? Davacı Zeynep Gündoğdu.
(Kadın ses) Yok, Zeynep Gündoğdu tarafından açılmış...
...herhangi bir dava dosyası kayıtlarda gözükmüyor.
Ama bu mümkün değil, bir yanlışlık var.
(Kadın ses) İki kez kontrol ettim zaten.
(Kadın ses) Maalesef Leyla Hanım, dediğim gibi öyle bir dava gözükmüyor.
(Müzik)
-Sen burada kal Nizam. -Ama Aslan Bey...
(Müzik)
Burada kalıyorsun.
(Müzik)
Hop!
-Böyle destursuz nereye? -Aslan Akbaş!
Patronuna söyle, o beni tanır.
(Müzik - Gerilim)
Aslan Bey...
...ne güzel bir sürpriz.
-Hangi rüzgâr attı, seni buraya? -İadeyi ziyaret, diyelim.
Demek öyle.
Cesaretine hayran kaldım.
Bugün, ben de aynı şeyi düşündüm.
Cesaretle aptallık arasında, ince bir çizgi vardır.
Maalesef sen bu çizginin, diğer tarafındasın.
Ve ben aptallara, hiç tahammül edemem.
Bugün hayatının en büyük hatasını yaptın.
Ailemi bu işe karıştırmayacaktın Haşim.
(Gülme sesi)
Bu daha başlangıç.
Eğer anlaşmaya yanaşmazsan...
...yapacaklarımı hayal dahi edemezsin, Aslan Bey.
Sana anlaşmayı söyleyeyim.
Şimdi.
Gölgeni de alıp bu ülkeyi terk edeceksin.
Ve ben...
...senin ve köpeklerinin...
...biraz daha nefes almasına izin vereceğim.
(Gülme sesi)
Anlaşmayı fes ettiğinizde, rakamlarla aranızın iyi olmadığını biliyordum.
-Ama sayı saymasını da bilmiyorsun. -Senin gibi adamların...
...benim için matematikteki karşılığı sıfırdır.
(Müzik - Gerilim)
(Gülme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Ülkeyi terk etmek için, on iki saatin var.
Bir dahaki sefere, bu kadar merhametli olmam Haşim.
(Müzik - Gerilim)
Teşekkür ederim Muhsin.
Ne demek. Planı sen yaptın, biz uyguladık.
Avucumuzun içine düştüler. Bir daha barınamazlar burada.
Eyvallah kardeşim. Her şey için çok sağ ol.
Sen sağ ol kardeşim.
(Müzik - Hareketli)
-Nizam abi... -Buyurun Aslan Bey.
Ablam tembihledi değil mi seni?
Sen de dayanamayıp geldin.
Yahu koskocaman adam oldun, hâlâ onun sözünden çıkamıyorsun.
-Sağ ol. -Siz de sağ olun Aslan Bey.
(Müzik - Hareketli)
(Kapı kapanma sesi) (Marş basma sesi)
(Müzik - Hareketli)
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı vurulma sesi)
Kim o?
(Müzik - Gerilim)
(Leyla) Leyla ben, Zeynep Hanım'ın avukatı.
Hıı, Leyla Hanım'mış ya...
Kapı açılmıyor...
Ay... Sen gidersin diye, ben kapıyı kilitlemiştim.
(Müzik - Hareketli)
Merhaba.
Kusura bakmayın, bu saatte rahatsız ettim.
-Olur mu öyle şey! -Buyurun, buyurun.
(Müzik -Hareketli)
Bir tek kurabiye var, şansınıza.
Teşekkür ederim, zahmet oldu.
(Müzik - Hareketli)
Ben, Zeynep'i merak ettim. Sabahtan beri arıyorum, açmıyor.
-Önemli bir durum mu var? -Evet, çok önemli. Dava dosyasıyla ilgili.
Evde yok mu?
-Zeyno? -Hı hı.
-Onların yanında. -Köşkte mi?
Evet, geç geleceğini söyledi.
Peki, artık telefonlarına cevap veriyor mu?
Evet.
Bakın, benim onunla acilen görüşmem gerekiyor.
(Müzik - Gerilim)
Umarım, ben uyandırmamışımdır.
(Müzik - Gerilim)
-Ne istiyorsun benden? -(Hünkâr) Yorma kendini.
Doktorun dediğini duydun. Az buz şey, atlatmadın.
Dikkat etmen lazım.
Hiçbir şeyden, korkmuyor gözün.
Cesursun... Zekisin... İnatçısın...
Başka şartlarda tanışmış olsaydık çok iyi anlaşırdık seninle.
Hatta kim bilir, belki dost bile olurduk!
Ben bir tek, vicdan sahibi olanlarla dost oluyorum.
İşte, tam da burada ayrılıyoruz.
Ben düşmanımla savaşırken, vicdanımın sesini dinlemem Zeynep.
Hele ki ailem, söz konusuysa!
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Avukatın arıyor. Leyla Özbek.
Ne o, bilemeyeceğimi mi sandın?
Hayal kurmaktan vazgeç.
Hiçbir zaman, açılamayacak bir dava için boşuna uğraşma.
Mahkemede karşılıklı oturduğumuz zaman...
...kimin hayal dünyasında yaşadığını, göreceğiz!
Hangi mahkemede?
Efendim Leyla Hanım?
(Leyla ses) Alo, Zeynep? Neredesin? Hemen konuşmamız lazım.
Bir sorun mu var?
(Leyla ses) Evet... Evet, hem de çok büyük bir sorun. Dava dosyaları silinmiş.
(Leyla ses) Alo... Zeynep duyuyor musun beni?
(Müzik - Duygusal)
Alo Nizam, neredesiniz? Aslan iyi mi?
(Nizam ses) Merak etmeyin Hünkâr Hanım, tehlikeyi savuşturduk.
Gönlünüzü ferah tutun.
-Oh çok şükür... İyi değil mi Aslan? -Evet, evet iyi.
Bundan böyle hiç kimse ne Aslan Bey'e, ne de ailesine dokunmaya, cesaret edemez.
-Bundan, emin olabilirsiniz efendim. -Tamam Nizam. Teşekkür ederim, sağ ol.
(Müzik - Gerilim)
Elinden geleni ardına koyma!
Gün gelecek, yaptıklarının hesabını vereceksin.
Bıkmadın mı bu boş tehditlerden?
-Ne yapacaksın? Yine dava mı açacaksın? -Göreceksin!
Ben oğlumu alacağım, kimse de buna engel olamayacak.
Cıks cıks cıks...
Sen, beni hiç dinlemiyorsun ama hâlâ hayal kuruyorsun.
Haklısın.
Zekiyim, cesurum, inatçıyım... Ve hayal kuruyorum.
Çünkü her şey, bir hayalle başladı...
...ve oğlumu buldum.
Gün gelecek, benim hayalim sizin en büyük kâbusunuz olacak...
...ve oğlumu alacağım!
(Müzik - Duygusal)
Müzeyyen Hanım.
Misafirimiz gidiyor, yolcu et.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Çok mu korktun sen?
-Ne demek o? -Bugün bana kızdın ya...
...ablam, "Büyükler korktuğunda bizim gibi ağlamazlar...
...onun yerine kızarlar." demişti. Sen de korktuğun için mi, kızdın bana?
Ben, sana kızmak istemedim. Özür dilerim.
Ablan haklı, ben bir an öyle korkunca...
Küsme bana olur mu?
Ben, sana küsemem. Ama evet, kızarsan birazcık üzülebilirim.
Ama yine de küsemem ben sana. Hiçbir şeyden korkma sen olur mu?
Ben artık büyüdüm, korurum seni.
(Öpme sesi)
Hadi sen şimdi mutfağa in, Müzeyyen sana kurabiye versin tamam mı?
-Ben de yüzümü yıkayıp geleceğim. -Tamam.
Sonra ablanın odasına gidip beraber masal okuyalım mı ne dersin?
Okuyalım! Yaşasın!
(Öpme sesi) Oh... Bal böceğim benim. Hadi.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Zeynep...
-Ah... -Zeynep, ne işin var burada senin?
Hadi eve gidiyoruz.
-Ben o eve, bir daha gitmem. -Tamam, evine götüreyim seni.
-Onları telaşlandırmak, istemiyorum. -Zeynep, yaralısın ama olmaz.
-Hastaneye götüreyim seni hı? -Bırak... Bırak beni.
Zeynep... Zeynep... Zeynep... Zeynep duyuyor musun? Zeynep...
Tamam...
(Müzik - Gerilim)
Alo, Nizam? Acele et. Bizim Orhan'ı da al gel, çok acil!
Zeynep... Zeynep duyuyor musun beni? Zeynep... Zeynep duyuyor musun beni?
Zeynep...
(Aslan) Her şeyi için teşekkürler Orhan. Endişe edecek bir şey yok, değil mi?
Yok, merak etmeyin. Sadece dinlenmesi gerekiyor.
-Sağ ol. -Görüşürüz.
(Kapı açılma sesi)
Bugün seninle bir yola çıktı Nizam ve öyle de devam edecek.
Bu seferlik...
...ablamı değil beni dinleyeceksin.
(Aslan) Tamam mı?
Peki, Aslan Bey.
Siz nasıl isterseniz.
(Zeynep) Oğlum...
Oğlum...
Zeynep buraya hiç gelmedi.
Benim de nerede olduğumu bilmiyorsun.
Anlaşıldı mı?
Peki efendim.
Güzel…
...çıkabilirsin.
Canım... Oğlum...
(Müzik - Gerilim)
Merak etme Zeynep...
...geçecek.
İyileşeceksin.
Oğlumu getir bana.
(Müzik - Duygusal)
Sen burada kal.
-Tamam mı? -Ee...
-...peki, siz nereye gidiyorsunuz efendim? -Benim ufak bir işim var.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi) (İç çekme sesi)
Hadi bakalım Nizam Efendi...
...şimdi, ayıkla pirincin taşını!
(Müzik - Duygusal)
Cemre... Tatlım, ağlama artık ne olursun. Bak, kimseye bir şey olmamış.
Nasıl ağlamayayım Buket ya? Hayatım, altüst oldu.
Ya onlara bir şey olsaydı?
Ne yanlarına gidebiliyorum, ne de burada huzur içerisinde oturabiliyorum.
(Ağlama sesi) Kendimi çok yalnız hissediyorum.
Sanki hiçbir yere ait değilmişim gibi.
Saçmalamaz mısın acaba, yalnız falan değilsin sen! Ben varım burada tamam mı?
Biz seninle kardeş sayılırız. Hem bak burası senin de evin.
Teşekkür ederim.
(Kapı vurulma sesi) (Kapı açılma sesi)
-Cemreciğim, baban geldi. -Ne?
Baba?
-Merhabalar Cevahir amca. -Merhaba canım.
Şey ben... İçerideyim.
-Ne işin var senin burada? -Seni götürmeye geldim.
Boşuna zahmet etmişsin! Ben hiçbir yere gelmiyorum!
Geleceksin Cemre! Beni zor kullanmaya mecbur etme!
Hayır, gelmiyorum dedim!
Geleceksin.
Ne yapacaksın? Zorla mı götüreceksin beni?
Gerekirse evet.
-Hayır yapamazsın. -Yaparım Cemre!
Ama tercihen, bunu misafir olduğun yerde yapmak istemem.
Buradakilere rezil olmak istemezsin değil mi? Hadi eşyalarını topla.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Hareketli)
(Müzik - Hareketli)
-Baba... -Canım oğlum.
Zeyno ablana, bir sürpriz yapmak ister misin?
Olur.
Hadi o zaman.
(Müzik - Hareketli)
Gel, bunu giyelim.
(Müzik - Hareketli)
(Kemal) Hop dedik!
(Erkek) Ulan tüh be! Tam da okeye dönüyorduk ya!
Dönersin koçum, dönersin!
Beyler, benim bir iki dakika işim var, ben gelmeden başlamayın ha!
-Merhaba Kemal abi. -Merhaba Özcan, hayırdır akşam akşam?
Abi ya benim...
Benim, seninle önemli bir şey konuşmam gerekiyor.
Konuş, konuş da bak şansım yaver gidiyor, oyunu soğutmayalım.
Ya başımıza bir şey geldi bizim. Başkasından duyma...
...hani benden duy diye kalktım, geldim.
Kemal abi...
...araba yandı abi.
-Ne diyorsun oğlum sen? Ne demek yandı? -Yandı abi... Yandı.
Özcan, bak delirtme beni! Araba nasıl yanar ulan? Sen kaza mı yaptın?
Abi...
...kaza de, talihsizlik de, ne dersen de ama bu sonucu değiştirmeyecek.
Araba yandı abi. Sanayide...
...Mahir abinin orada.
İşte Mahir abi de iki haftadan önce, çıkmaz diyor.
-İki hafta mı? -Hıı... Bak abi...
...ben şimdi senden mühlet istemeye geldim.
Beni biraz idare edersen, ben sonra gerekirse...
-...canımı dişime takarım-- -Beni bağlamaz kardeşim!
Arabayı nasıl verdiysem, öyle istiyorum. Hayır kurumu muyum, ulan ben?
-Arabamı da isterim, kira mı da isterim! -Bana baksana ulan sen!
Bir günden bir güne, kiranı geciktirmedim senin.
İnsafsızca zam üstüne zam yaptın, sesimi çıkarmadım.
Bir kere insanlık istedim lan senden. Ama hata bendeymiş!
-Hepimiz ekmek peşindeyiz Özcan. -Ben buraya ne geldim...
...ne de seninle konuştum.
Kiranı da alacaksın, arabanı da alacaksın. Hadi şimdi koş.
Koş soğutma oyununu, yetiş.
(Sandalye itme sesi)
(Müzik - Duygusal)
Eşkıya mısın haydut mu ya?
Resmen zorla getirdin beni. Tehdit ettin.
Cemre, benimle doğru konuş.
Evet seni bu eve getirdim çünkü senin için endişeleniyorum.
-Ben senin babanım. -Çok dokunaklı!
Aynı amcamla Çınar için endişelendiğin gibi mi?
-Cemre, şükür evdesin. -(Cemre) Maalesef anne.
Ama sevinme. Beni burada zorla tutamazsınız.
Bal gibi de tutarız. Ben söylemeden...
...bu evden dışarı bir adım bile atmayacaksın, anladın mı? O kadar!
Ya! (Sandalye itme sesi)
(Cevahir) Neyini eksik ettik senin, ne istedin de vermedik ha?
(Cevahir) Tamam yaptık bir hata ama bu kadar da olmaz ki!
(Cevahir) Ne kadar kakacaksın daha başıma?
-Gel oğlum gel. -(Cemre) Yapamıyorum işte.
(Cemre) Unutamıyorum. Ne kadar uğraşsam da affedemiyorum seni!
(Cemre) Öf!
Baba, Cemre abla yaramazlık mı yapmış?
(Müzik) (Su sesi)
Nereden çıkardın sen şimdi bunu?
Çocuklar yaramazlık yapıp söz dinlemezlerse...
...anne ve baba biraz kızabilir, değil mi?
-Allah Allah öyle mi? -Hı hı.
Sen bu işlere kafanı takma olur mu?
(Kapı kapanma sesi)
Ama bu evde yaramazlıkları hep Cevahir amcan yapar oğlum.
(Müzik) (Su sesi)
(Araba çalıştırma sesi)
(Araba sesi) (Su sesi)
(Müzik - Duygusal)
Bu ne Meryem?
Bunları bozdurursak elimiz rahat eder.
Hem de taksinin kirasına yeter de artar bile.
Olmaz. Asla kabul edemem.
Olmaz kızım, bakma öyle.
Hem, hem bu paranın yeri belli.
Konuştuk seninle Meryem.
Tüp bebek için ayırdık biz bu parayı.
(Özcan) Bana bak, bak bana.
İkizlerimiz olacak bizim.
Özcan.
(Müzik - Duygusal)
Bak ben seni böyle görünce kahroluyorum.
Bana önce sen lazımsın.
Sen olmazsan...
...her şey boş ki.
(Öpme sesi)
Sen olmasan ne yapardım ben be Meryem?
Hakkını nasıl ödeyeceğim ben senin?
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Vicdanım, mantığıma galip geldi.
Gidebilirsin.
Peki Aslan Bey.
(Müzik)
(Martı sesleri)
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
Canım.
Uyanmış mı benim ba...
Çınar?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Kaşınma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Canım.
(Kaşınma sesi)
Zeyno abla?
Günaydın bir tanem.
Ela, Çınar nerede? Seninle değil miydi?
Yoo, görmedim bugün.
Allah Allah.
Aşağıya mı indi acaba?
Biz sana dün sürpriz yaptık. Sevindin mi?
Sevinmek ne kelime?
Havalara uçtum.
O kadar mutlu ettin ki beni.
(Öpme sesi)
Babamın fikriydi.
(Müzik - Duygusal)
Babam nerede?
Bilmem.
Gidip bulalım mı?
Hadi bulalım.
Canın mı acıyor?
Yok bir tanem.
Sen buıradasın ya. Benim hiçbir yerim acımaz artık.
(Müzik - Duygusal)
(Zümrüt) Müzeyyen, Çınar nerede? Kahvaltıya mı indi?
Hayır Zümrüt Hanım, hiç görmedim.
Allah Allah.
Aslan'la mı çıktılar acaba?
Aslan Bey gece eve gelmedi.
Doğru. Söylemişti.
İşi vardı onun, gelemeyecekti.
Ben bir Çınar'a bakayım.
(Ayak sesi)
Gördün değil mi nasıl şaşırdı.
Daha kocasının gece eve gelip gelmediğinden haberi bile yok.
Ay Seher duymadın mı?
Söylemişti, bir an unuttum dedi.
Hı, biz de yedik.
Yüzü iki ton attı ya, görmedin mi?
Allah'ım ya Rabbim ya Resulallah.
(Çınar) Ee burada da yok.
(Müzik - Duygusal)
Baba!
(Aslan) Çınarcığım.
Teşekkür ederim.
(Hünkâr) Seni dinliyorum Nizam.
Aslan nerede?
Hünkâr Hanım...
...bilmiyorum.
Bilmiyor musun yoksa söylemiyor musun?
Yüzüme bak! Aslan nerede?
Hünkâr Hanım, bakın ben kimseye--
Ben kimse değilim Nizam.
Aslan ve Çınar nerede?
Dağ evindeler efendim.
O kızla beraber.
Ne?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal) (Çatal bıçak sesleri)
(Çatal bıçak sesleri)
Yardım edeyim mi?
Gerek yoktu aslında.
(Müzik - Duygusal)
-Teşekkür ederim. -Ben de yardım edeceğim.
(Çatal bıçak sesleri)
Ih.
(Gülme sesi)
Hadi.
(Gülme sesleri)
(Zeyno) Tamam ben yedim de...
...senin tabağın hâlâ dolu. Hadi sen de ye.
Ama doydum.
Doydun mu? Bu kadarcık yiyerek mi?
Kolların nasıl güçlenecek o zaman, ha?
Boyun nasıl uzayacak?
(Çınar) Bitirmezsem, kalkamaz mıyım?
Tabii ki kalkabilirsin.
Ama sonra oyun oynarken acıkırsın mesela.
Bir de oyunda ben seni yenerim o zaman.
Hayır, ben yeneceğim seni!
(Öpme sesi)
(Gülme sesi)
(Müzik - Duygusal) (Çatal bıçak sesleri)
(Kapı açılma sesi)
Abla, Çınar yok. Her yere baktım.
Biliyorum Zümrüt, haberim var.
(Hünkâr) Aslan dağ evindeymiş, Çınar'la beraber.
Zeyno denen kız da oradaymış.
Ne?
(Müzik - Gerilim)
İnanmıyorum.
Artık bu kadarı da fazla ama.
(Kapı çarpma sesi)
(Nizam) Aslan Bey'e söylemeyeceğim demiştiniz.
Aslan'a söylemedim ki Nizam.
Karısına söyledim.
Ama Hünkâr Hanım, olmadı şimdi.
Aslan Bey'e söz vermiştim.
Verdiğin söze sadık kalmak istemen çok güzel.
Senin en çok bu huyunu seviyorum Nizam.
Sadakatini.
Yıllar önce seninle bir konuşma yapmıştık.
Hatırlıyor musun?
Ne olursa olsun, kim olursa olsun...
...buna Aslan da dâhil, benden hiçbir şey gizlemeyecektin.
(Hünkâr) Hatırladın mı?
O yüzden şimdi...
...bugün birilerine söz verirken...
...önce geçmişte bana verdiğin sözü hatırla.
Ki seninle karşı karşıya kalmayalım.
(Hünkâr) Lütfen.
(Müzik - Gerilim)
O kadını dağ evine götürdün.
Hem de oğlumu da.
Bunun hesabını vereceksin Aslan.
Zümrüt.
(Hünkâr) Zümrüt bak.
-Lütfen bir sakinleş önce. -(Zümrüt) Sakin mi olayım?
Sen dün ne dedin bana?
Çınar eğer o kadını severse onu kaybederiz dedin, değil mi?
Aslan ne yapıyor peki? Onu mu koruyorsun bana şimdi?
Korumuyorum tabii ki ama vardır bir bildiği.
Yok abla bildiği falan hiçbir şey yok.
Aslan'ın artık aklını başına alması lazım.
Bir durması gerek.
(Zümrüt) Benim çocuğumu kendi elleriyle ona götürdü.
Eğer Çınar'ı alıp alıp o kadına götürecekse...
...Aslan da benim için biter artık.
Zümrüt bak, ben gitme demiyorum.
(Hünkâr) Tamam git, oğluna da kocana da sahip çık.
O kadın da bunu görsün.
Ama lütfen bir sakin ol.
(Hünkâr) Bak sizin birbirinize ne kadar bağlı olduğunuzu...
...nasıl kenetlendiğinizi göstermen gerekiyor.
Böyle esip gürleyip, fırtınalar kopararak olmaz bu iş.
Koz verme o kadının eline.
Kardeşin bunu çoktan yaptı abla.
Aslan öyle bir fırtına kopardı ki... Artık ne yapmak istiyorsa!
Ama ben kendi çocuklarımın bundan zarar görmesine asla izin vermeyeceğim.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ah Aslan, ah Aslan ne yapmaya çalışıyorsun sen ha?
(Müzik)
(Tabak çanak sesleri)
(Ayak sesleri)
(Müzik - Duygusal)
Ben yardım edeyim bir tanem sana.
Tamam, ver bana Zeynep.
-Ben getirecektim ki. -(Aslan) Ben hallederim oğlum.
Hadi siz Zeynep ablayla oyun oynayın biraz.
(Çınar) Oynayalım, yaşasın! Gel.
Hadi.
(Para sayma sesi)
(Nefes sesi)
Buyur usta. Herhalde borcu kapatır değil mi?
Birinci taksit için evet de bir bu kadar daha lazım.
Ne? Bir bu kadar daha mı?
Motoru değiştirmesek tamamdı da motor da gitmiş.
Ne diyorsun abi sen ya ha?
(Özcan) Emin misin abi?
Abi iyice baktınız mı ya sağına soluna? Hiç mi işlemiyor?
(Özcan) Gözünü seveyim ya.
Motoru değiştirmeden kurtarsan?
Onun için uğraştık. Uğraştık da...
...neresini tutsak elimizde kaldı.
Vay anasını.
(Tamirci) Oğlum, şanzımanı indirdiniz mi?
(Müzik - Duygusal)
Ah, aramayı unuttum.
(Nefes sesi)
Alo, Leyla Hanım?
Kusura bakmayın, ben aramayı unuttum sizi.
(Leyla) Zeynep neredesin?
(Zeyno ses) Dün küçük bir kaza oldu da.
(Zeyno ses) Ben şimdi Aslan Beylerin dağ evindeyim.
Kaza mı ne kazası?
Önemli değil. Geçti zaten.
Ben bugün de buradayım.
Çınar da yanımda. Aslan Bey onu da getirdi.
(Leyla ses) Zeynep.
Orada olmaman gerekiyor.
Hemen bana adresi ver.
Ya da tarif et. Öğren bir yerden. Ben şimdi polisleri arayacağım.
-(Leyla ses) Seni oradan aldıracağım. -Hayır hayır Leyla Hanım.
Hayır gerçekten merak edilecek bir şey yok. İyiyim ben.
Bak bu bir tuzak olabilir.
Seni dağ başına getirip, Çınar'ı getirerek oyalıyorlar.
Kesin bir şey yapacaklar.
-Ver şu adresi. -(Zeyno ses) Bakın.
Ben gelince size her şeyi anlatacağım. Yani öyle değil.
Tabii böyle telefonda anlatınca anlamsız bir şey oluyor ama.
Gerçekten öyle değil, güvenin bana.
(Leyla ses) Ben sana güveniyorum.
Ama o aileye güvenmiyorum.
Unutma sen onların dostu değil düşmanısın.
(Leyla ses) Ve seni yok etmek için her şeyi yaparlar.
Merak etmeyin.
Aslan Bey onlar gibi değil.
(Zeyno ses) Ben anlatınca...
...siz de anlayacaksınız.
Güveniyorum ona.
(Leyla ses) Bak tamam ama lütfen...
...Aslan Bey'e hiçbir şey anlatma.
Hele davadan, davanın kapanmasından asla bahsetme.
Unutma, bu bir tuzak olabilir.
Tamam.
Tamam, merak etmeyin. Söyleyemeyeceğim.
(Leyla ses) Güzel.
Bu arada bir şeyden şüphelenirsen, hemen beni ara.
Tamam mı?
Tamam.
Tamam, görüşürüz.
Bir sorun yok değil mi?
Yoo, yok. Bir sorun yok.
(Müzik) (Araba sesleri)
(Müzik)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Kusura bakma uyandırdıysam.
Yok.
Ben sadece gözlerimi dinlendiriyordum.
Temiz hava iyi geldi.
Otursana.
(Nefes sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Teşekkür ederim.
Süt istersen, getirebilirim.
Kahve için değil, beni buraya getirdiğin için.
Çınar'ı bana getirdiğin için.
Ben oğlumla uyudum sayende.
Rüya gibiydi.
Dün gece baygınken Çınar'ı çok sayıkladın.
Ben de dayanamayıp getirdim.
Ben baygınken, sen başımda mıydın?
(Müzik - Duygusal)
-Ee, ben-- -(Aslan) Ben...
(Gülme sesi)
Sen söyle.
O kadar mutluyum ki...
Çınar yanımda.
Hem burası da çok iyi geldi.
Herkesten, her şeyden uzak.
Bana da iyi geldi burası.
Onca yaşanan şeyden sonra.
Onca yaşanılandan sonra...
Biliyor musun...
...ben buraya gelirken, çok büyük bir savaşın içine girdiğimi biliyordum.
(Zeyno) Ama senin sayende...
...yaptıkların sayesinde...
...bana umut verdin, güç verdin.
Hiç tahmin etmezdim böyle biri olduğunu.
Şaşırttım seni yani.
Şaşırttın.
Yani ne bileyim...
...Zümrüt'ten ya da Hünkâr Hanım'dan beklerdim.
Sonuçta...
...Zümrüt bir anne.
Hünkâr Hanım'ın ailesi için yapmayacağı şey yok.
Ama sen...
...o aileden bir tek sen inandın bana.
Sen anlayış gösterdin.
Neden yaptın bunu?
Karşılıksız sevginin ne demek olduğunu iyi bilirim.
Bir annenin...
...çocuğuna nasıl karşılıksız baktığını iyi bilirim.
Ben annesiz büyüdüm Zeynep.
Ama hatırlıyorum.
Çocukken...
...arkadaşlarımın annelerinin...
...çocuklarına nasıl baktığını iyi hatırlıyorum.
(Aslan) Saf.
Tertemiz.
Koşulsuz.
Tıpkı bir nehir gibi.
(Müzik - Duygusal)
(Aslan) Senin gözlerinde de görüyorum o nehri.
Çınar için yaptıkların.
(Aslan) Onun için göze aldıkların.
Bu yüzden yanındayım.
Gözlerinde karşılıksız sevgiyi gördüğüm için.
(Müzik - Duygusal)
(Çınar) Zeyno abla gel bak ne yaptım!
(Çınar) Dünyanın en büyük kulesini yaptım! Gel devrilecek, çabuk!
(Müzik - Duygusal)
(Zeyno) Düşürmeyeceğim.
(Zeyno) Düşürmeyeceğim.
(Çınar) Vay!
Vay, düşmedi.
Evet!
(Çınar) Vay be!
(Çınar) Vay!
Hadi bakalım, sıra sende.
Çınarcığım.
Odana gidip oynamaya orada devam eder misin biraz?
Olur.
(Müzik - Gerilim)
Yaran kanıyor.
(Aslan) Çınar görsün istemedim.
(Aslan) Eğer görürse üzülür.
Zaten çok etkilendi.
İçeride Zümrüt'ün kıyafetleri var.
Onlardan bir şeyler giyebilirsin.
Yok, istemem.
Gerek yok, ben hallederim.
Ama Çınar üzülür görürse.
Lütfen, onun için.
Peki.
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
Neden böyle yapıyorsun Aslan, neden?
Aç şu telefonu.
Ya o kadının yanında olmadığını söyle!
Çınar'ı ona götürmedim de bir şey söyle, aç şu telefonu!
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Erkek) Dengeler değişti Serdar.
(Erkek) Holdingin içinde Cevahir'i ve Iraklılarla yaptığı anlaşmayı...
...desteklememiz gerekiyor bundan sonra.
Ama efendim...
...o anlaşma iptal edildi.
Hem...
...son yaşananlardan sonra asla böyle bir işe girmez.
-Hatta sizin isteğiniz do-- -(Erkek) Serdar!
(Erkek) O zaman öyle gerekiyordu, şimdi de böyle.
(Erkek) Şartlar değişti.
(Erkek) Ee, dolayısıyla...
...senin de duracağın yer değişti.
(Erkek) Bundan böyle Aslan'ın değil...
...Cevahir'in yanında duracaksın.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
Sabah kahveni ellerimle yapayım istedim.
(Nefes sesi)
Karşı evde çarşı pazar karışmış yine.
(Belma) Zeyno bir afra tafra çıkıp gitmiş ama...
...bil bakalım onu kim yakalamış.
Aslan.
Sonra da sen tut...
...kızı al, dağ evine git.
(Belma) Hayır, inanabiliyor musun? Bir de Çınar'ı da alıp götürmüş.
Yani iyice saçmaladı artık.
Zümrüt tabii çıkıp bunu göremeyince--
Ya bana ne ya, bana ne?
Tutturmuşsun bir Aslan, bir Zümrüt. Bana ne ya?
Cevahir konuşuyoruz işte.
Konuşmayalım Belma, konuşmayalım.
(Cevahir) Ben burada canımla uğraşıyorum.
Daha dün evimize silahlı adamlar girmiş.
Neredeyse ölüyordum.
Sen hâla Zümrüt'müş, Aslan'mış bıt bıt bıt.
Ne anlatıyorsun ya?
Tamam Cevahir sustum.
Sen de...
(Cemre) Anne ben çıkıyorum.
(Cevahir) Cemre.
Seninle dün akşam anlaştık sanıyordum.
(Cevahir) Sizin güvenliğinizden ben sorumluyum.
O yüzden ben söylemeden kimse bu evden çıkmayacak.
Tamam, o yüzden gel şimdi şu masaya otur.
(Belma) Hadi kızım, hadi babanı dinle hadi.
(Cemre) Oturmayacağım dedim ya.
Bu ne böyle?
Gel deyince gel, git deyince git.
-(Cemre) Çocuk muyum ben? -Evet canım, çocuksun.
40 yaşına da gelsen...
...benim çocuğumsun ve hep öyle kalacaksın tamam mı?
Lütfen bana anlayış göster ve otur şu masaya.
Cemre sabrımı taşırma.
Biraz daha uzatırsan aramız hepten açılacak.
Niye, ne yaparsın?
-Yine tokat mı atarsın? -Cemre.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
Of!
(Tv erkek ses) Ortayı yaptı kafa ve korner!
(Oyundan gelen sesler)
Çınarcığım ben bir Zeyno ablaya bakıp geliyorum.
Sen devam et, tamam mı?
(Müzik - Duygusal)
(Tv erkek ses) Korneri kullandı. Vole, gol!
Gol!
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurma sesi)
Yardımcı olmamı ister misin?
İyi olur aslında.
(Ayak sesi)
(Tv erkek ses) Ceza sahasına orta, vurdu kafayı! Gol!
Gol!
Yine bir gol.
(Tv erkek ses) Gol, gol, gol.
(Müzik)
Fazla sıkı yapmıyorum canın yanmasın diye.
Ee, sorun değil.
(Müzik)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Müzik - Gerilim)
Zümrüt ne işin var burada?
-Asıl senin-- -(Çınar) Yaşasın!
(Çınar) Annem de bize sürpriz yapmış.
Biz de babamla, Zeyno ablaya sürpriz yaptık.
(Zümrüt) Öyle mi?
Başka neler yaptınız Çınarcığım?
(Çınar) Ben Zeyno ablayla oynadım. Babam bize kahvaltı hazırladı.
(Çınar) Şimdi de oyun oynuyorduk.
(Çınar) Sen kızmadın değil mi anne?
Zeyno ablaya kızmazsın, çünkü o hasta.
(Çınar) Biz içeride Zeyno ablayla kule yaptık. Zeyno abla hiç devirmedi.
(İç çekme sesi)
Çınarcığım gidiyoruz.
(Zümrüt) Sen kapının oraya çık, ben geliyorum.
-Ama biz oyun oy-- -(Zümrüt) Çınar.
Kapının oraya çık, dedim. Geliyorum.
Çınar.
İstemiyorsan gitmek zorunda değilsin.
Hem daha oyunumuzu bitirmedik.
Ben Çınar'ı almaya geldim.
Oğlum olmadan da hiçbir yere gitmiyorum.
Hayat ne garip değil mi?
Ben de günler önce size yemeğe geldiğimde...
...aynı şeyi söylemiştim.
(Aslan) Bakın lütfen.
Şu an yeri değil bunların.
Ve sözümün arkasındayım.
(İç çekme sesi)
Çınar hadi.
Zümrüt ne yapıyorsun?
Çınarcığım.
(Zümrüt) Ne yapmak istersin tatlım, hı?
Burada Zeynep ablanla mı kalmak istersin...
...yoksa annenle eve mi dönmek istersin?
-(Aslan) Zümrüt. -(Zümrüt) Aslan sen karışma.
Çınar ne istediğini söyleyebilecek bir yaşta öyle değil mi?
(Müzik - Gerilim)
Ne yapmak istersin tatlım?
(Müzik - Duygusal)
Eve gidelim anne.
Tamam gidelim.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Öpme sesi)
Güle güle.
(Öpme sesi)
Görüşürüz.
(Müzik - Duygusal)
Böyle olmasını istemezdim.
Ben de.
Ben şimdi, gitmek zorundayım.
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesi)
Ben ablama gideceğim!
(Müzik - Gerilim)
Belma Hanım'la Cemre Hanım çıktılar mı?
Şey, ben bir şey isterlerse diye, sormuştum.
Da, neyse.
(Telefon zili sesi)
Bir sen eksiktin!
Çık.
(Telefon zili sesi)
Efendim Serdar?
(Serdar ses) Hemen, buluşmamız lazım Cevahir.
-(Serdar ses) Çok önemli. -Ben gelemem.
(Serdar ses) Duymadın galiba, çok önemli diyorum.
(Serdar ses) Sen gelmezsen, ben gelirim oraya.
Tamam, sen gelme. Nerede?
(Müzik - Gerilim)
Zümrüt.
Hayır, nasıl yaparsın böyle bir şeyi ben anlamıyorum gerçekten!
Lütfen, sakin olur musun.
-Bak eğer beni dinlersen-- -(Zümrüt) Ne olacak?
Bütün sinirim mi geçecek, sana hak mı vereceğim?
Neyi anlayacağım ha, neyi?
(Zümrüt) Zeynep denen o kadını, dağ evimize götürmeni mi?
Yoksa Çınar'ı da alıp, bütün geceyi orada beraber geçirmenizi mi?
(Zümrüt) Benim elbiselerimi, ona giydirmenden...
...bir anda doktor kesilip, pansuman yapmandan, bahsetmiyorum bile.
Aklıma geldikçe! Hayır, neyi anlayacağım ben?
Onu yolda gördüm, bayılmak üzereydi.
Ne yapsaydım Zümrüt, alıp buraya mı getirseydim tekrar?
O kadın dediğin, Çınar'ın hayatını kurtardı.
-Bir de o şekilde, sayıklayınca-- -(Zümrüt) Yeter!
Bir kelime dahi etme!
Etme, çünkü sen o kadının neler çevirdiğini bilmiyorsun.
Doğru...
...oğlumuzun hayatını kurtardı.
Bunun için ben de ona minnet duydum.
Hatta onun için endişelendim bile.
Ama sonra ne öğrendim, biliyor musun?
O kadın bize, velayet davası açmış.
-Ne? -Ya.
Bilmiyordun değil mi?
Bilmiyordun.
O pansuman yaptığın...
...acısına, yarasına kıyamadığın Zeynep, senin yüzüne gülerken...
...masum rolleri oynayarak, arkamızdan iş çevirip...
...Çınar'ı almak için dava açmış bize.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
Zeyno.
-(Meryem) Zeyno, ne oldu? -(Zeyno) Yok bir şey, iyiyim ben.
-Nasıl yok ya, kanamış? -Ulan yaktıkları yetmedi mi ya ha?
-Bir de sana mı? Ben onların ta anasını! -(Meryem) Özcan!
-(Özcan) Tövbe tövbe! -Ne demek, yetmedi mi yaptıkları?
Özcan, sana da mı bir şey yaptılar?
-Yok bir şey ya. Sen anlat, ne oldu? -Bir şey yok, canım benim.
Bak, telefonda da sesin kötü geliyordu Meryem.
Sonra anlatırım falan dedin, bir anlatın bana.
Sen bizi, boş ver ya Zeyno. Gel şöyle, gel. Oturabilecek misin?
-(Meryem) Gel, gel. -Tamam, o kadar değil.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
-Beni görmek istemişsiniz. -Evet.
Verdiğin sözü tuttuğun için...
...çok teşekkürler Nizam.
-Aslan Bey, inanın ben-- -(Aslan) İnanıyorum.
Ablam seni köşeye sıkıştırdı.
Sen de söylemek zorunda kaldın.
Anladım.
Ama bir daha, sana güvenemeyeceğimi de anladım.
-Aslan Bey, bakın ben-- -Neyse.
Daha fazla, uzatmayalım bu konuyu.
Çıkabilirsin.
Siz nasıl isterseniz.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Bütün avukatları topla, çok acil.
Toplantı odasında beni beklesinler.
Ben de birazdan geliyorum.
Ya sabaha kadar, Can'ımla uyumuşum.
-O kadar güzeldi ki. -Ya kızım, vuruldum diyorsun.
-Yüzünde güller açıyor. -Özcan!
Yani.
Ya doktor baktı ama değil mi, yani bir şey yok?
Baktı baktı.
Zaten Aslan Bey de sabaha kadar başımdaydı, sağ olsun.
Ah, ben size bir şey söyleyeyim mi, bence Aslan Bey, o aileden değil.
Tıpkı Can gibi, onu da çalmışlardır.
-Ay Allah'ım ya. -(Özcan) Vallahi bak.
Özcan, sen neden taksiye çıkmadın?
Ee, ee şey...
...tatil verdim ya kendime. -Ha.
-Tatil? -Vallahi, öyle.
Dedim, her gün mü çalışacaksın ya.
Ah be Özcan'ım dedim, sen insan değil misin be kardeşim, hı.
Hani bir gün de sen yan gel, yat dedim hele.
Evet, biraz da kocam yatsın yani.
-Değil mi, yatayım biraz? -(Meryem) Evet.
O zaman sen de bana, bir kahve patlat Meryem'im.
-Patlatayım. -Ay güldürmeyin, yaram acıyor!
(Ela) Bir, iki, üç.
Neresi çıktı bana?
-Brezilya. -Ben gitmiş miyim oraya?
Gitmedin. Ben de annemin karnındaymışım, gittiğimde.
Hatta babamla, annemin bana hamile olduğunu orada öğrenmişler.
-Uzak mı buraya? -(Ela) Çok uzak.
Hatta burada gündüz ya, orada da gece.
Mesela burada ilkbaharsa, orada sonbahar.
Biz neredeydik, unuttum ben?
Hım, bakayım.
-Bakayım, burada. -Uzakmış gerçekten.
(Gülme sesi)
-Hadi, sıra sende. -Tamam.
İki, üç.
Neresi çıkmış sana?
-Hollanda. -(Çınar) Aa, Zeyno ablanın ülkesi.
Ben oraya da gitmedim hiç.
Gittim mi yoksa?
-Gitmedin. -Belki bir gün gideriz ha?
Zeyno abla, götürür bizi.
Gel.
(Müzik - Duygusal)
Geçen yıl da açmadın sen.
Bu sene açar mısın acaba?
Güzel renklerini, gösterir misin bana?
(Kapı vurulma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Rahatsız ettim Hünkâr Hanım.
Aslan Bey, avukatları çağırmış. Toplantı yapıyormuş.
Bilmeniz gerekir diye düşündüm.
Teşekkür ederim Nizam, haber verdiğin iyi oldu.
-Müsaadenizle. -(Hünkâr) Nizam.
Sabah, biraz fazla üstüne geldim.
Bunun seni üzmesini istemem.
Estağfurullah Hünkâr Hanım, o nasıl söz.
(Nizam) Asıl, ben yanlış yaptım.
Ee, Aslan Bey öyle söyleyince, yani ben bir an--
(Hünkâr) Arada kaldın.
Aslında senin Aslan'a olan bu ilgin ve saygın...
...çok hoşuma gidiyor biliyor musun.
Ama biz seninle her zaman, aynı tarafta ve aynı gemide olduk.
(Nizam) Bu her zaman, böyle olacak Hünkâr Hanım.
Siz nerede durursanız, ben hep oradayım.
-Bundan hiç şüpheniz olmasın. -Bundan hiç şüphem yok Nizam.
Müsaadenizle.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Demek Aslan'a davadan söz ettin Zümrüt.
Aferin sana.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Kızım çok uzatmıyor musun babanla olan bu meseleyi?
Sen ne bakıyorsun onun bağırıp, çağırmasına.
İstediği olmayınca sinirleniyor işte. Bilmiyor musun?
-Çok üzülüyor sen masaya oturmayınca. -Ya niye oturayım masaya ya?
Yaptığı onca şeyden sonra.
Bırak o masaya oturmayı, onun yüzünü bile görmek istemiyorum.
(Belma) Kızım, konuşma böyle.
(Belma) Seni çok seviyor ondan böyle biliyorsun, yapma.
Sevmesin o zaman anne, babamın sevgisi zarar veriyor.
Bak, sorsan Çınar'ı da çok seviyor. Ama ne yaptı?
O kadınla birlik olup, kaçırdı Çınar'ı.
Ne?
Cevahir mi Çınar'ı...
(Müzik - Gerilim)
Bu delik.
(Serdar) Şimdi...
...bu topa vurunca...
...bu oyun...
...bitecek.
(Topa vurma sesi)
Ve bitti.
Beni, atışlarını seyretmem için mi çağırdın Serdar?
Şimdi yeni oyun başlıyor Cevahir.
Ama bu sefer rakip değilsin.
Aynı takımda oynuyoruz.
Petrol işine giriyoruz seninle.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Ela) Anne!
(Ela) Anne!
Anne, ne oluyor?
-Ya anne, giysileri neden topluyorsun? -Gidiyoruz çünkü.
-Nereye? -Anne, iyi misin?
-Anne? -Ela, yardım et şunlara.
(Çınar) Babam da geliyor mu bizimle?
Ela, hadi yardım eder misin? Katla şunları hadi.
Ama anne niye?
Of Çınar! Ver!
(Serdar) Şimdi...
...petrol işine girmek için, kimleri devreden çıkarmamız gerek?
Bir: Hünkâr.
İki: Aslan.
(Müzik - Gerilim)
Onlarla ilgili en büyük sır bende.
Aslan'ı da, Hünkâr'ı da bitirmenin yolunu, ben biliyorum.
Anlaştık o zaman.
(Müzik - Gerilim)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Efendim?
(Serdar ses) Alo, Zeynep Gündoğdu'yla mı görüşüyorum?
Evet.
-Ben kiminle görüşüyorum? -(Serdar ses) Ben Serdar Mehmet.
(Serdar ses) Zümrüt Akbaş'ın ağabeyiyim.
Ne istiyorsunuz benden?
(Kapı açılma sesi)
-(Ela) Anne, anne! -(Çınar) Abla nereye gidiyoruz abla?
-(Ela) Anne nereye gidiyoruz? -(Çınar) Ya anne cevap ver?
(Zümrüt) Gidince görürsünüz.
(Hünkâr) Zümrüt nereye gidiyorsun, ne bu valizler?
(Çınar) Anne, dur anne ne olur.
(Hünkâr) Zümrüt...
...Zümrüt, sana bir soru sordum, nereye gidiyorsun, ne yapıyorsun?
Bu evde bir dakika daha fazla durmayacağım. Arabaya geçin.
-Zümrüt, çocukları korkutuyorsun yapma. -(Zümrüt) Geç.
(Kapı kapanma sesi) Ben miyim korkutan?
Onların bu evde korkması gereken başka insanlar var.
Ben sadece çocuklarımı korumaya çalışıyorum.
O yüzden uzak dur benden.
Zümrüt bak, gel Aslan'ı da arayalım, konuşmamız lazım eve gel.
Zümrüt gelsene konuşalım, ne yapıyorsun?
(Kapı kapanma sesi) (Marş basma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Birkaç gün burada kalabilir miyiz?
İyice düşündün mü Zümrüt?
Bu işler şakaya gelmez.
(Zümrüt) Ben ne düşüneceğimi bilmiyorum artık abi.
O kadar çok şey oldu.
O kadar çok şey üst üste geldi ki. Dayanamıyorum artık.
(Zümrüt) Nefes alamıyorum.
O kadın...
...Zeynep-- -(Serdar) Çınar'ın gerçek annesi.
Sen...
...nereden biliyorsun?
(Müzik - Gerilim)
Sen yine, ne işler çeviriyorsun abla?
Ben de sana, aynı soruyu soracaktım Aslan?
Asıl sen ne yaptın da, karın evi bırakıp gitti?
Ne?
-Nereye gitti? -Bilmiyorum.
Soramadım, çocuklar vardı yanında.
Kafamı dinlemeye gideceğim dedi gitti.
Sen nasıl izin verirsin böyle bir şeye?
(Serdar) Abini hafife alma Zümrüt.
Senin doğurduğun çocuk ölünce...
...onun yerine Çınar'ı verdiler sana.
Sen...
...sen nasıl öğrendin bunu? -(Serdar) Şimdi.
-(Serdar) Sen söyledin biraz önce. -Ne?
Ağlayarak buraya geldin.
Ee, normal tabii, büyük bir yıkım yaşadın sen de.
Kocan ve ablası, sana öyle bir yalan söylemişlerdi ki...
...sarsıldın.
Her insan sarsılırdı.
Aslan ve Hünkâr, sana bebeğinin öldüğünü söylemeyip...
...kucağına Çınar'ı verdiler.
(Serdar) Ona sütünü verdin.
Altını temizledin.
Gözünün bebeği gibi bakıp, büyüttün yıllarca.
Ama bugün, puf!
Gerçekler ortaya çıktı.
Abi sen ne diyorsun, ben o gün de biliyordum bunu.
Bilmiyorsun, bugün öğrendin Zümrüt.
Bu gerçek, Aslan ve Hünkâr'ı bitirecek.
Ben, ben ne dediğini anlamıyorum gerçekten.
Zümrüt...
...bana güveniyor musun?
Tabii ki de güveniyorum.
(Zümrüt) Şu an hayatımda güvendiğim tek insan sensin.
Güzel.
Bana güvenmeye devam et.
(Serdar) Kötü şeyler olacak abim.
Fırtına koptu, kopacak.
Ve ben senin zarar görmene izin vermeyeceğim.
(Serdar) Anladın mı beni?
Sen gelmeseydin...
...zaten arayacaktım ben seni.
(Serdar) Bugün o evde her ne olduysa, isabet olmuş.
Senin hiçbir şeyden haberin yok.
-Tamam mı? -Ne yani?
Kocama iftira atmamı mı istiyorsun benden?
Hiçbir şey atmayacaksın.
Sadece konuşmayacaksın, o kadar. Ela'yı ve seni korumak zorundayım.
Onların bu işten sıyrılma şansı yok.
Ama senin hâlâ var.
Hem ne malum Aslan'ın bunu yıllardır bilmediği.
Baksana, o kadınla aralarından su sızmıyor beyefendinin.
Ben içeri attırıyorum, o gidip ertesi sabah çıkartıyor.
Sakın bana Aslan'ı savunmaya kalkma Zümrüt!
İşler bu noktaya gelmeden, o kadından kurtulabilirdi ama yapmadı.
(Serdar) O kadını daha da içinize soktu sizin.
(Nefes sesi)
Senin hiçbir şeyden haberin yoktu.
Seni de mağdur ettiler.
Bugün her şeyi öğrendin.
Ve öğrendiğin gibi Çınar'ı gerçek annesine geri verdin.
Ne?
Ne yaptım?
Henüz yapmadın.
Ama yapacaksın Zümrüt.
Serdar Bey, beklediğiniz misafir geldi efendim.
Gelsin.
Kim geldi?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Hoş geldin.
Niye çağırdın beni?
(Müzik - Gerilim)
Abla, annem niye bizi buraya getirdi?
Bilmiyorum, dayımla bir şeyler konuşacaklar galiba.
Ama Zeyno abla da geldi. Onunla da mı bir şey konuşacaklar?
Galiba, ben de anlamadım.
Peki, annem niye bizim valizlerimizi getirdi?
-Burada mı kalacağız yoksa? -Bilmiyorum Çınar.
Ama kötü bir şey yoktur.
Dayımla bir konuşsunlar, anlarız ne olduğunu.
Ama biz burada kalırsak, babam nerede kalacak?
Babam gelmezse, onu görmeyecek miyiz yoksa?
Böyle şeyler düşünme?
(Ela) Üzülme sakın, tamam mı?
Her şey yoluna girecek.
(Müzik - Duygusal)
Nasıl yani?
Şimdi Çınar'ı bana mı vereceksiniz?
Zümrüt.
(Müzik - Gerilim)
Dediğimi duydun, tekrar söylüyorum Zeynep.
O güzel kulaklarını aç ve beni iyi dinle.
Bugün bu haldeysek...
...sorumlusu Hünkâr ve Aslan.
(Serdar) Sadece seni değil...
...Zümrüt'ü, beni...
...herkesi kandırdılar.
(Serdar) Kardeşim doğum yaptığında, öz oğlunun öldüğünü bilmiyordu.
(Serdar) Onun yerine Çınar'ı getirip, öz oğlu diye kucağına verdiler.
(Serdar) Bunca yıl kandırdılar hepimizi.
Zümrüt bu gerçeği öğrendiğinde, hemen bana geldi.
Çınar'la birlikte.
-Çınar burada mı yani? -Önce konuşacağız.
Konuşup, anlaşacağız.
Sonra Çınar'ını istediğin kadar göreceksin zaten.
Yeter, ben bu saçmalıklara daha fazla dayanamayacağım!
(Serdar) Saçmalık değil Zümrüt.
Gerçekler ve sen bu gerçekleri bir an önce duymaya başlasan iyi edersin.
(Telefon zili sesi)
(Müzik - Gerilim)
Yok.
Açmıyor.
Açmıyor, hâlâ inanamıyorum!
Nasıl izin verirsin gitmelerine?
Aslan, ya saçmalama. Ne yapsaydım?
Koskoca kadını eve mi kilitleseydim?
Evet, gerekirse kilitleyecektin!
Ama çocuklarımı da alıp, bu evden gitmesine izin vermeyecektin!
Aslan, bir sakin olur musun lütfen. Bak böylesi daha doğru.
Ya bırak gitsin bir kafasını toplasın, gelir.
Hâlâ sakin ol diyor bana.
Ya karım, çocuklarımı da alıp gitmiş diyorum bu evden.
-Nasıl sakin olayım? -Yeter artık, yeter!
(Hünkâr) Beni suçlamaktan vazgeç. Dön önce bir kendine bak!
Neden gitti karın, söylesene neden gitti karın?
O dağ evine, o kızı kim götürdü?
(Serdar) Bu hikâyedeki tek suçlu...
...Hünkâr ve Aslan.
Ve sen Çınar’ına kavuşmak istiyorsan...
...benimle uzlaşmak zorundasın.
(Telefon zili sesi)
Eh, artık gizlimiz saklımız kalmadığına göre...
(Telefon zili sesi)
(Serdar) Efendim Aslan?
Serdar.
-Demek Zümrüt senin yanında? -Burada.
Zeynep de burada.
-Çınar'ın gerçek annesi. -Ne?
Zeynep de mi orada?
-Ne işi var Zeynep'in, senin yanında? -Ne bekliyordun Aslan?
Ablanla çevirdiğiniz o pis oyunların, yanınıza kalacağını mı zannediyordun?
Siz nasıl insanlarsınız ya?
Kardeşimi nasıl böyle bir şeyin içine soktunuz?
Ne diyorsun sen Serdar, ne anlatıyorsun bana?
(Serdar ses) Gerçekleri Aslan.
Öz oğlu diye Çınar'ı kucağına verip...
...onu nasıl kandırdığınızı.
(Serdar) Ama merak etme...
...bu oyunun daha fazla sürmesine izin vermeyeceğim.
(Aslan ses) Ulan sana, benim işlerime burnunu sokmayacaksın demedim mi?
(Serdar ses) Burada bağırıp çağıracak biri varsa o da benim Aslan.
Kardeşime yaptıklarınızı affetmeyeceğim.
Yeter, Zümrüt'ü ver bana.
Zümrüt şu anda konuşacak durumda değil.
Ondan sakladığınız bu gerçeği hazmetmeye çalışıyor kızcağız.
(Serdar) Eh, gerçekler ortaya çıktığına göre...
...Çınar'ı da öz annesine vermenin zamanı geldi artık.
Serdar!
(Müzik - Gerilim)
Zümrüt.
Ne işi var o Zeynep'in orada, ne yapmaya çalışıyor bu adam?
Öldüreceğim bu Serdar'ı ben, geberteceğim!
(Kapı açılma sesi)
Aslan, Aslan ne yapmaya çalışıyor bu Zümrüt?
-Ne dedi Serdar sana? -Serdar, oğlumu Zeynep'e verecekmiş.
Ne?
-Ben de geliyorum seninle. -Hayır, yalnız gideceğim ben.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Oo ne o, Aslan'la fırtınada mı kaldınız?
-Vallahi, rüyamda görsem inanmam. -Kapa çeneni Cevahir!
(Müzik - Gerilim)
Hoş geldiniz Cevahir Bey.
Oh vallahi o kadar hoş buldum ki, Seher.
Ne oldu bunlara, niye kapıştılar?
Ee, Aslan Bey, Zeynep denen o kadını dağ evine götürmüş.
Yanına Çınar'ı da almış. Tabii Zümrüt Hanım bunu duyunca...
...pılını pırtını topladı, çocukları da aldı bastı gitti.
Hıh.
Desene, sevgili kardeşimin yuvası dağılıyor.
Pek kolay da toplanacak gibi durmuyor, Cevahir Bey.
-Seher. -Efendim?
Saçlar yakışmış.
Çok teşekkür ederim, sağ olun.
O kadınla uzlaşacaksın Zümrüt.
Uzlaşmak ha, o kadınla, asla!
Sen o kadının, neler yaptığını biliyor musun?
Cevahir denen o aşağılık herifle anlaşıp, oğlumu kaçırdı benim.
-Ne? -(Zümrüt) Ya, bugün öğrendim.
İnanabiliyor musun böyle bir şeye?
Neredeyse, Ela'nın ölümüne sebep oluyordu.
Peki ya sonra, sen içeri tıktın bu sefer de kocam kurtardı onu.
O yüzden, sakın bana gelip, o kadınla uzlaşacaksın falan deme.
Zümrüt; Cevahir de Aslan da yaptıkları da...
...zerre umurumda değil şu anda.
Ben sadece seni düşünüyorum. Mantıklı düşün biraz, lütfen.
Duygusal davranıyorsun.
Oğlumu benden ayırmaktan bahsediyorsun, tabii ki de duygusal davranacağım.
-Ölürüm de vermem, ben oğlumu! -Masal bitti Zümrüt.
Gerçekler ortaya çıktı.
(Serdar) Aslan ve Hünkâr'ın, buradan kurtuluşu yok.
Ama senin, hâlâ bir şansın var.
Ve bu şansı, değerlendireceksin Zümrüt.
Sen benim kardeşimsin, canımsın.
Böyle bir olay yüzünden, adının lekelenmesine izin vermeyeceğim.
İstesen de istemesen de o kadınla uzlaşacaksın.
Sen...
...sen beni düşünmüyorsun.
Sen beni birazcık düşünsen, oğlumu benden ayırmaya, kalkmazdın.
Sen sadece adına, konumuna laf gelecek, leke sürülecek diye...
...bunları yapmaya kalkıyorsun.
Saçmalama Zümrüt, olur mu öyle şey!
Ben önce seni düşünüyorum, Ela'yı düşünüyorum.
O kız davayı kazandığında, Çınar’ı zaten kaybedeceksin.
Ela’nın tedavisi ne olacak peki, bunu düşündün mü hiç?
Ben düşünüyorum işte.
Çocuk kaçırma suçundan, seni hapse atacaklar.
Özgürlüğünden de olacaksın. O zaman, ne olacak bu çocuklara Zümrüt?
Kim bakacak Çınar ve Ela'ya? Sen hapiste, onlar ortalıkta.
Buna asla, izin vermeyeceğim.
Beni biliyorsun Zümrüt, yapabileceklerimi de.
Gerekirse seni buraya, bu eve kilitlerim ama hapse girmene izin vermem.
Şimdi, aklını başına topla...
...ve o kadınla uzlaşmayı kabul et.
Ben yaşadığım sürece, başka şansın yok.
(Müzik - Gerilim)
(Öpücük sesleri)
Zeyno abla, sen beni özlediğin için mi geldin?
Evet, bir tanem.
Ben seni çok özlüyorum.
Keşke hep yanında olsam.
Hiç ayrılmasak.
-Sen nasılsın Elacığım, iyi misin? -İyiyim, teşekkürler.
Siz bizim, burada olduğumuzu nereden biliyorsunuz?
(Çınar) Yoksa dayımın arkadaşı mısın?
(Serdar) Aynen öyle, bay yer cücesi.
(Serdar) Hem de nasıl...
...hem de nasıl arkadaşız biz var ya. (Islık sesi)
(Serdar) Değil mi Zeyno ablası?
Anne, Zeyno ablayla dayım arkadaşmış.
Evet öyle.
Zaten kime sorsak, Zeyno ablanın arkadaşı.
(Çınar) Ama senin değil.
Çünkü siz bazen tartışıyorsunuz.
(Zümrüt) Doğru söylüyorsun.
Ama belli mi olur...
...belki biz de arkadaş oluruz.
Anne.
Konuşalım mı biz?
Aklıma bir fikir geldi.
-Bir oyun oynayalım mı, ne dersiniz? -Oynayalım, yaşasın.
Yapacaksın değil mi?
Çınar'ı ona vereceksin.
Şimdi, Zümrüt, Çınar'ı bana vermeyi kabul etti yani?
-Emin misin? -Başka çare var mı?
Her şey ortada.
Ama biz bu işi, güzellikle halledeceğiz.
Çınar için de Zümrüt için de en doğru olanı, mevzuyu biraz ağırdan almak.
Sindirmeleri ve alışmaları için biraz zamana ihtiyaçları var.
Bana neden yardım ediyorsun?
Ne çıkarın var?
Ben sadece kardeşimi korumaya çalışıyorum.
(Serdar) Zaten aldığı onca yaradan sonra...
...bir de iftiraya uğrayıp ortak olmadığı bir suç yüzünden...
...ceza almasına seyirci kalamam.
-İftira derken? -(Serdar) Şunu unutma...
...Zümrüt de en az, senin kadar mağdur.
Her şeyi Aslan ve Hünkâr planladı.
O yüzden, olası bir mahkeme durumunda bu şekilde ifade vereceksin.
Buna inanmamı beklemiyorsun herhalde?
Çünkü Zümrüt, her şeyi başından beri biliyor.
Önemli olan senin neye inandığın değil Zeynep.
Benim neye inanmanı istediğim.
Tabii eğer Çınar'ı istiyorsan.
Bu konuda anlaştıysak, diğer şartıma geçebiliriz.
Ela'nın tedavisi kesinlikle aksamayacak.
Bu da, ihtiyaç halinde Çınar'ı getireceğin anlamına geliyor.
Yani Çınar, donör olmaya devam edecek öyle mi?
Tüm bu olan bitenin faturasını, Ela'nın hayatıyla ödemesine...
...göz yummazsın değil mi?
Ne de olsa vicdan sahibi bir insansın sen.
Sizden daha vicdanlı olduğum kesin.
Tabii ki Ela'nın tedavisi devam etsin. Ama söz konusu Çınar olunca...
...onun daha fazla acı çekmesini istemiyorum.
Benim de şartım bu.
Bir an önce yeni bir donör bulacaksınız.
Merak etme, başka donör arıyoruz.
Bu arayış, yıllardır devam ediyor zaten.
(Güvenlik) Zümrüt Hanım!
Çınar!
(Zeyno) Çınar!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Jenerik)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Alt Yazı: Çağıl Doğan - Ece Naz Batmaz - Miliza Koçak - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Dolunay Ünal - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.