All language subtitles for Evlat Kokusu 5

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Zeyno) Elacığım...

...Çınar'ı ne kadar sevdiğini, tabii ki biliyorum.

Sen onun, ablasısın.

Ama ben de annesiyim.

Seni suçlamıyorum, sakın öyle düşünme.

Ama ben de senin gibi onun iyiliğini, mutluluğunu istiyorum sadece.

Ben, çok uzun zaman görmedim ya onu.

-Çok özledim. -Biliyorum.

Onun canı, benim yüzümden yanıyor diye almak istiyorsun Çınar'ı.

Ama söz veriyorum. Bir daha, hiç yanmayacak canı.

Hiç üzmeyeceğim onu.

Ama ne olur, alma kardeşimi benden.

(Müzik) (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Sen ne kadar akıllı, ne kadar anlayışlı, ne kadar iyi bir kızsın.

Çınar, senin gibi bir ablası olduğu için çok şanslı, biliyor musun?

Sakın merak etme. Ben sözümden, dönmem.

Annem, "söz verdiysen tutman gerekir" der hep.

Sen bunları düşünme, tamam mı?

Ben sana, sütle bisküvi getireyim mi?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

Zümrüt bekle. Zümrüt bekle.

(Kapı vurma sesi)

Merak etme hayatım. Ben bakıp, geliyorum hemen kapıya.

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

Kızım nerede, ne yaptın ona?

Ela!

Anneciğim.

İyi... İyisin değil mi, ha?

Ne yaptın sen, Cemre?

-Ne işiniz var burada? -Amca, ben sadece...

Bir şey yapmadı, değil mi sana o? Ha? Bir şey yapmadı?

Ağzından çıkanı, kulağın duysun!

Tabii ki bir şey yapmadım, Ela gayet iyi.

Senden her şey beklenir, delirmişsin sen!

Cemre, o zorladı değil mi seni? O yüzden getirdin, Ela'yı buraya.

(Müzik - Gerilim)

Cemre!

Yeter ama; hem suçlusunuz hem güçlü.

Ne işi var kızımın burada, ha?

Oğlumu kaçırdığın yetmedi, şimdi de kızımla mı...

-...köşeye sıkıştırmaya çalışıyorsun, bizi? -Ben kimseyi kaçırmadım.

Çınar'a gelince, orada bir durup, haddini bileceksin.

Kimin kimi kaçırdığı, gayet ortada.

Biz Çınar'ın, hayatını kurtardık.

Annesi hapis yatarken, kim bilir hangi yetimhanede büyüyecekti benim oğlum.

(Zümrüt) Sen bir suçlusun! (Nefes sesi)

Ve gözünü kırpmadan, suç işlemeye devam ediyorsun.

Sizin işlediğiniz suçların yanında, ben sütten çıkmış ak kaşığım!

Şunu da aklına sok. Ela'yı ben kaçırmadım, kendi isteğiyle geldi.

-Yalan söylüyorsun. -(Aslan) Zümrüt...

...doğruyu söylüyor. Cemre bana, her şeyi anlattı.

Ela!

Ela!

Ela anneciğim. Ela! Ela anneciğim, aç gözlerini.

-Ela! -Ela, ne oldu kızım?

-Ela... Ela! Ela! -Aslan bir şey yap, ne olursun!

Ambulansı ara ne olur, çabuk bir şey yap.

Ela, beni duyuyor musun kızım? Ela! Ela!

(Aslan) Aç gözünü kızım, duyuyor musun beni? Ela!

Ela, babacığım, duyuyor musun beni? Ela!

Sen hemşireydin, yalvarırım bir şey yap. Ne olursun.

-(Zümrüt) Ne olur, hadi. -(Aslan) Ela.

(Zümrüt) Ela! Ela!

(Zümrüt) Ela anneciğim, bırakma beni ne olursun.

(Zümrüt) Ela nefes al, hadi anneciğim, ne olursun.

(Zümrüt) Ela!

(Ağlama sesi)

(Öksürme sesi)

(Öksürme sesi)

Kızım... Tamam geçti.

Korkma babacığım, korkma buradayım, tamam. Duyuyor musun beni? Ha?

İyisin değil mi?

(Nefes sesi)

(Nefes sesi) Geçti. Geçti anneciğim.

(Nefes sesi)

(Titreşim sesi)

-Alo, Aslan çok merak ettim sizi. -İyiyiz, iyiyiz. Merak etme.

-(Hünkâr ses) Ela'yı buldunuz mu? -Ela burada.

Cemre de yanımızda.

Birazdan evde oluruz, merak etmeyin.

Oh, çok şükür. Çok şükür. Tamam, hadi bekliyorum ben sizi.

Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

Abla, bana yaptıklarından sonra, o kadın bu çatının altında kalamaz.

Belma, bak haklısın haddini aştı. Ama sen de hatalısın.

El kadar çocuğu sıkıştırmak, ne demek?

Abla bu kadar tantananın arasında, ona mı takıldın sen?

Evet, ona takıldım Belma.

Hiçbir anne, çocuğunun tartaklanmasına müsaade etmez.

Yanımızda çalışan hizmetçilerle, niye muhatap oluyorsun sen?

Yaptı bir cahillik diyelim, yakışıyor mu senin hanımefendiliğine?

Koruyorsun sen onu.

Ben onu korumuyorum. Adil olmaya çalışıyorum, Belma.

Hem ne dedi abla, o giderken?

-Hangi gerçekten bahsediyor? -Yeter Belma, yoruldum artık.

Kadın bir haksızlığa uğradığını ve...

...karşılığında da cevabını verdiğini söylüyor.

Sen niye her olayın altında, bir şey arıyorsun.

-Uzatma artık. -Uzatma ne demek, abla?

Kadının yaptığını, görmedin mi? Belki utanmasa, tokat atacaktı.

Hayır efendim, ben kabul etmiyorum. O kadın, bu evden gidecek.

Sen göndermezsen, ben gönderirim.

Bu evde kimin kalacağına, kimin gideceğine ben karar veririm, anlaşıldı mı?

Bu konu, burada kapanmıştır.

(Müzik - Gerilim)

(Aslan) Sana, iki can borcumuz var Zeynep.

Nasıl teşekkür edebileceğimizi, bilemiyorum.

Kim olsa, aynı şeyi yapardı.

Sen daha iyi misin, tatlım?

Teşekkür ederim.

İyiyim. Sözümü tutacağıma da söz veriyorum.

(Zeyno) Sen hiçbir şey için, o tatlı canını sıkma, tamam mı?

İstediğin zaman bize gelip, Çınar'ı görebilirsin Zeynep abla.

(Müzik)

Sağ ol bir tanem, sağ ol.

Tekrar teşekkürler.

Elacığım, sen babanlarla arabaya git, ben hemen geliyorum olur mu?

(Aslan) Zümrüt lütfen, en azından şimdilik.

Aslan, bir iki dakika izin verir misin bana?

Benim de Zeynep'e söylemek istediğim, bazı şeyler var.

(Müzik - Gerilim)

Ben...

Ben Ela olmadan, yaşayamam.

Belki beni en iyi, sen anlarsın.

Allah kimseyi, evladıyla sınamasın.

Her anne, evladını korumak ister.

Ben sadece, çocuklarımı düşünüyorum.

Evet, belki aynı kandan değiller ama bu onlar için hiçbir şeyi değiştirmiyor.

Belki biz masum değiliz ama onların hiçbir günahı yok.

-Ben kimsenin günahına, girmedim. -Hepimizin günahı var.

Sen, elini kana buladın. Hapis yattın.

Evet.

Sabıkalıyım belki ama...

...karnımdaki bebeğimin, canı için yaptım.

Bedelini de en ağır şekilde ödedim. Ve hiç pişman değilim.

Ve ben o gün, hapse girmeseydim...

...Ela şu an, yaşıyor olmazdı.

Ayrıca Çınar'ın hayatı için...

...bugün olsa, gözümü kırpmadan yine yaparım.

Bunu ben seçmedim.

Çınar'ın bir annesi olduğunu, bilmiyorduk.

Ama Çınar...

...Ela'nın yaşaması için tek şansımızdı.

Yani eğer bilseydiniz...

...yine de Çınar'ı, benden kaçırırdınız öyle mi?

Bak...

...bunları konuşmak için artık çok geç.

Senin, Çınar'ın annesi olman...

...Çınar'ın ve Ela'nın bundan sonraki hayatlarında...

...kardeş kalacakları gerçeğini değiştirmiyor.

Sen de gördün...

...onlar birbirlerine, çok bağlılar.

Onların birbirine olan sevgisi...

...hepimizi ezer.

Yapmayalım...

...kendi günahlarımızın bedelini, onlara ödetmeyelim.

Onlar, birbirlerinden ayrılamazlar.

Ayrılmamalılar da.

Çünkü...

...ne sen Çınar'ın kalbinde açılan o boşluğu doldurabilirsin.

Ne de ben, Ela'nın.

Çınar'la Ela hırpalanmasın diye, elimden geleni yaparım.

Ama fazlasını, bekleme benden.

(Müzik)

(Müzik)

Ay senin de hiç ayarın yok yani Özcan.

Ye dedik ama kararında ye.

Bir kilo keçiboynuzu yedin vallahi. Bir şey olacak diye, korkuyorum.

Bana bir şey olmaz da sen kendini kolla, Meryem Hanım.

Ay edepsiz.

(Gülme sesleri)

Gel buraya gel.

Özcan...

-Hayırdır inşallah. -Ya, ne işleri var bunların burada?

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Anahtar sesi) Zeyno, iyi misin?

Merak etmeyin, iyiyim ben.

Ne oldu ya, ne istiyorlarmış? Sana bir şey olmadı değil mi?

Neler olmadı ki.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Cemre!

(Müzik - Gerilim)

Nasıl yaparsın, böyle bir şeyi?

Nasıl cesaret edersin, buna? Nasıl böyle bir şey, yapabilirsin?

Ela'yı o kadının evine, nasıl götürürsün sen?

Aklından ne geçiyor, Cemre?

Ela istedi, ben de götürdüm.

Siz gelip ortalığı karıştırana kadar da bir sıkıntı yoktu.

Ne biçim konuşuyorsun sen?

Ela istedi götürdüm ne demek?

Zümrüt...

Abla ne oluyor?

Karşınızdakinin de neredeyse küçük bir çocuk olduğunu unutmayın lütfen.

Tamam bir hata yapmış olabilir.

Ama bu şekilde bağırıp çağırmanın kimseye bir faydası yok.

Zümrüt...

Cemre...

...sana tek bir şey soracağım.

Neden yaptın böyle bir şeyi?

Çok sıkıldım artık hatayı sürekli başkalarında aramanızdan.

Gerçekten bu mu merak ettiğin? Ela'nın neden o kadına gittiğini değil de...

...benim neden götürdüğümü mü merak ediyorsun gerçekten?

Sorgulamadığımı mı düşünüyorsun Cemre?

Ama yine de bu...

...senin Ela'yı oraya götürerek büyük bir hata yaptığın gerçeğini değiştirmez.

Ela ve Çınar'ı ne kadar mutsuz ettiğinizi görmüyor musunuz?

Ailen darmadağın oluyor amca. Ve bunun tek bir sorumlusu var.

O da sensin. Başkalarını suçlamaktan vazgeçin artık.

(Müzik)

Al canım.

Sağ ol.

Sağ ol canım.

Ya bir görseydiniz halini.

İçim parçalandı vallahi.

Ee tabii kolay mı bu yaşta kardeşinin öz olmadığını öğrenmek.

Olan çocuklara oluyor işte. Günün sonunda hep o sabiler üzülüyor, onlar yara alıyor.

Haklısınız.

Ne pahasına olursa olsun ben Çınar'ı alacağım.

Biliyorum, çok üzülecekler ama...

...onları asla ayırmayacağım.

Zaten Ela'yla Çınar'ı ayırmaya vicdanım el vermez.

(Mesaj zili sesi)

(Müzik - Gerilim)

-Avukat. -Ne diyor?

"Yarın saat ikide büroya bekliyorum. Sana ileteceğim bilgiler var."

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Ah be Cemre! (Kapı kapanma sesi)

Ah be kızım! Ne yaptın ki sen?

Üf anne ya lütfen bir de sen gelme üstüme! Ben yanlış bir şey yapmadım.

-Ela'nın halini görseydin. -Ben şu an...

Ela'dan önce bizim halimizle ilgileniyorum Cemre.

Şu düştüğümüz duruma bak! Şart mıydı bu işe karışman?

-Ben doğru bildiğim neyse onu yaptım. -Benim derdim...

...Ela'yı götürüp götürmemen değil.

Ağızlarına laf verdik onu hazmedemiyorum ben.

Zaten bayılıyorlar başkalarına fatura kesmeye!

Bir de konu biz olunca...

İstediklerini yapsınlar. Umurumda bile değil!

Üf...

(Kâğıt yırtma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Vay canına!

Bu gerçekten benim mi?

Evet senin ama önce bir teşekkür etmen lazım Uğur.

Ya çok teşekkür ederim size Hünkâr Hanım.

Bu en çok istediğim hediyeydi.

(Müzik - Duygusal)

Bugün tatsız bir şey yaşamışsın.

Çok üzüldüm.

Hadi bakalım şimdi kimse görmeden odanda git oyna.

Ya tekrar çok teşekkür ederim.

Hadi git odana.

(Müzik - Duygusal)

Anne, ben kötü bir şey yapmadım ki.

Sadece Zeynep ablaya, Çınar'ı bizden almamasını...

...alırsa çok üzüleceğimi söyledim.

Elacığım, güzel kızım sen hiç merak etme.

Kardeşinle sen hiçbir zaman ayrılmayacaksınız, bize güven.

Sen bunları düşünüp de o güzel kalbini karartma tamam mı?

Ne ben, ne de baban buna asla izin vermeyiz. Sana söz veriyorum.

Ama sen de bize söz ver. Bir daha bize söylemeden sakın bir yere gitme.

Çok endişelendik, çok merak ettik seni.

Hadi şimdi güzel güzel uyu. Yarın hastanede Orhan abin seni bekliyor.

-İyi geceler. -İyi geceler.

(Müzik - Duygusal)

Nizam, bu kadınla alakalı her şeyi öğrenmek istiyorum.

Elimizde mutlaka bir koz bulunmalı anladın mı?

Ailesi, sevgilileri, hayatı, neyse!

Bana mutlaka bir şey bulacaksın bu kadınla ilgili.

Siz hiç merak etmeyin Hünkâr Hanım.

Bu arada Aslan'ın şimdilik bundan haberi olmayacak.

Siz nasıl emredersiniz.

(Zümrüt) Aklıma geldikçe elim ayağım boşanıyor.

Yine de şükredelim Zümrüt.

Şu an çok daha başka şeyler yaşıyor olabilirdik.

-(Nizam) İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

-Ne oldu? Ela nasıl? -İyi. Ciddi bir şeyi yok.

Yine de isterseniz bu gece bir hastaneye gidelim?

Gerek yok, Orhan'la konuştuk. Zeynep gereken her şeyi yapmış.

Ama yine de yarın hastaneye gideriz tabii.

Tamam hadi kalkın yatın siz de çok yorgun görünüyorsunuz.

(Müzik - Duygusal)

Ne istiyorum biliyor musun?

(Zümrüt) Uyuyayım.

Ve her şeyi bittiğinde biri benim kulağıma fısıldayarak beni uyandırsın.

"Geçti...

Hepsi geçti Zümrüt" desin.

(Müzik - Duygusal)

Haksız mıyım baba?

Hepimizi kandırdılar yıllar boyu. Bence az bile söyledim.

Hem... Ela'nın halini görseydin... Kıyamadım ona.

Kızdın mı?

Kızmadım.

Hatta doğru bildiğini yapıp kendini savunman hoşuma bile gitti.

Beni bir tek sen anlıyorsun zaten.

Peki...

...amcan, sen bütün bunları yüzüne vurunca bir şey söylemedi mi sana?

Sustu mu?

Sustu tabii. Ne söyleyecek ki? O da biliyor hatalı olduğunu.

Tabii ya. Ne söyleyebilir ki? Hı?

Bak kızım, ne olursa olsun doğru bildiğini yapmaktan vazgeçme.

Kimsenin seni ezmesine izin verme. Senin arkanda kapı gibi baban var.

Biliyorum babam.

İyi ki varsın.

İyi ki benim babamsın. Seni çok seviyorum.

Oo... Baba kız keyifler yerinde bakıyorum.

Olmaz mı!

Cemre bugün herkesin ağzının payını vermiş.

Ama kaçırdığıma üzüldüm.

-Bayağı hareketli bir akşam olmuş. -Cevahir, yangına körükle gitme istersen!

Hiçbir şey olmaz merak etme. Cemre nerede nasıl davranacağını bilir.

Neyse benim gitmem gerekiyor zaten. (Öpme sesi)

(Müzik - Duygusal)

Hiç öyle bakma. Bence mis gibi kendini savunmuş.

-Sen de gurur duy kızınla. -Kızım kendini savundu da...

...bir de sor bakalım bana ne yaşattılar.

Aklıma geldikçe deli oluyorum Cevahir.

Ablan resmen Seher'i savundu.

Kadın haddini aşıp ortalığı birbirine katıyor...

...ablan, onu kapının önüne koyacağına beni azarlıyor.

Hayır ben anlamıyorum. Kim ki o kadın ablan böyle toz konduramıyor ona?

(Müzik - Gerilim)

Ah benim bal böceğim gelmiş. Sen ne kadar yakışıklı olmuşsun böyle!

(Öpme sesi) Oh!

Krepleri siz yiyin bakalım. Ben burada büyük krepi yiyeceğim.

Krep mi dedin? Yaşasın!

Krepleri gördün, bizi unuttun. Halaya günaydın yok mu?

-Günaydın. -Günaydın paşam.

Anne bunları sen yapmışsın.

Evet, nereden anladın?

Müzeyyen teyzenin yaptıkları çok kalın oluyor.

Hem ben de çok sevmiyorum zaten. Ama yine de küsmesin diye yiyorum.

(Gülme sesi) Biliyorum.

Ben de o yüzden bu sabah erkenden kalktım, kendi ellerimle hazırladım siz yiyin diye.

-Ablam nerede? -Ablan yeni uyandı.

Şimdi üstünü giyer gelir, hastaneye gideceğiz ya.

Ama ablam giyinmemiş ki.

-Elacığım neden giyinmedin? -Çünkü ben hastaneye falan gitmiyorum.

-Elacığım ne demek o? -Kızım konuştuk ya dün.

-Doktor amcaya gidecektik. -Gitmeyeceğim baba!

-Ama gitmezsen iyileşemezsin ki. -Kendi işine bak Çınar!

Sana kaç defa söyledim beni düşünme diye. Hem gitmek istemiyorum.

Ela!

Üstüne gitme.

(Müzik - Duygusal)

Ablam neden bu kadar kızgın?

Bir şeye canı sıkıldı herhalde halacığım onun.

Ben bir gideyim bakayım, aklım kaldı.

(Ayak sesi)

Çınar, gel halacığım sen benim yanıma. Hadi gel.

Gel krebine şimdi biraz reçel sürelim senin.

Elacığım...

-...biraz konuşabilir miyiz? -Konuşmak istemiyorum.

Güzel kızım; biliyorum çok yoruldun, çok sıkıldın...

...ama bir daha hastaneye yatmamak için kontrollerini aksatmaman gerekiyor.

Orhan amcan, seni ve Çınar'ı düzenli olarak kontrol etmek istiyor Ela.

Ben de Çınar'ın canının benim yüzümden yanmasını istemiyorum.

(Aslan) Güzel kızım böyle bir şeye biz izin verir miyiz?

Çınar'ı üzecek bir şey yapar mıyız sence?

Ama sen hastalanırsan Çınar buna daha çok üzülür.

Söz verip de tutmamak çok ayıp bir şey değil mi anne?

-E... Evet öyle de-- -Ben de Zeynep ablaya bir söz verdim.

Çınar'ın canı benim yüzümden yanmayacak dedim. O yüzden hastaneye gitmiyorum.

Hayır Ela, gideceksin!

Gitmeyeceğim! Çınar'ın canı yanmayacak dedim.

(Aslan) Elacığım yapma böyle.

-Hem Zeynep ablan da istemez hasta olmanı. -Kimin ne istediği umurumda değil.

Sözümden dönmem!

(Müzik - Duygusal)

Hala, ablamın siniri geçmiş midir? Gidip güldüreyim onu.

Geçmiştir hayatım, geçmiştir. Aç bu son lokma hadi bakayım.

Aferin paşama benim.

-Amca! -Canım.

Müzeyyen Hanım...

...hadi Çınar'ı yukarı çıkarın siz. Hadi paşam.

(Müzik - Gerilim)

Sen ne hakla karımı Seher'e karşı ezersin?

Nasıl bağırırsın ona?

Bunu bana değil, kendine soracaksın.

İlk bu evde Seher'e karşı karısını kim ezdi acaba?

Hatırlamıyorsun değil mi?

Çok sarhoştun.

Ama hayat öyle değil maalesef.

Seher her şeyi hatırlıyor dün gibi.

Yoksa benim için Seher'i kovmak çok kolay. İstersen hemen yapayım.

Hatta Belma'yı da çağırırız. Beraber kovalım, bana uyar.

Sana uyar mı?

Uymaz değil mi? Bir daha bana hesap sormadan önce...

...dönüp sebebine bakacaksın.

Ha bu arada!

Cemre'ye söyle, dili çok uzadı.

Gözümden kaçmıyor.

Senin pisliklerinle yeterince uğraşıyorum zaten, bir de kızınla uğraşamam.

Biraz huzur verin artık. Başımıza bela açmaktan vazgeçin.

Söyleyene bak!

Senin, bu ailenin başına açtığın belaların yanında benimkinin lafı olmaz.

(Müzik - Gerilim)

Eğer ilk yardım bilmiyor olsaydım Ela'yı kurtaramazdık.

Hayat çok garip.

Onlar senin canını aldı, sen onlara can verdin.

-Kim olsa aynı şeyi yapardı. -Bundan emin olma.

Senin yerinde başkası olsaydı Ela'yı kurtarmak için bu kadar çabalamazdı.

Hem unutma, onlar evlatlarını kurtarmak için...

...Çınar'ın hayatını tehlikeye attı.

-Sizin çocuğunuz var mı Leyla Hanım? -Hayır yok.

Olsaydı beni daha iyi anlardınız.

İnsan her masum çocuğun yüzünde kendi evladının yüzünü görüyor biliyor musunuz?

Çınar'ı almak için elimden geleni ardıma koymayacağım.

Ama onlar Ela'yla kardeş ve hep öyle kalacaklar.

-Ela da Çınar kadar değerli benim için. -Sen iyi bir kadınsın Zeynep.

Merhametlisin. Ama belli ki onlar, sana merhamet göstermeyecek.

Baksana mahkeme celbi ellerine ulaşmasına rağmen bizimle irtibata geçen olmadı.

Peki celbin ulaştığından emin miyiz?

Yani öyle olsa dün kesin bir şey söylerlerdi bana.

Çok iyi niyetlisin.

Bence bu sessizlik hayra alamet değil.

Mutlaka bir şeyler karıştırıyorlar.

Peki biz ne yapacağız? Böyle oturup bekleyecek miyiz?

Evet. Oyunu onların kurallarına göre oynayacağız.

Bırakalım ilk hamleyi yapsınlar.

Sonrasında biz de bunu nasıl avantaja çevireceğiz onu planlarız.

Yalnız hazırlıklı ol. Tozu dumana katıp saldıracaklar sana.

Neyse vaktimiz az, konumuza dönelim.

Bak seni çağırdım çünkü Cevahir'in hapse atılmasıyla ilgili...

-...elime önemli bir bilgi geçti. -Öyle mi? Dinliyorum.

Cevahir'i biri ihbar etmiş.

Emniyet kayıtlarında bu kişinin ismi gizli tutulmuş.

Ama ben onu buldum.

Cevahir'i kimin ihbar ettiğini biliyorum.

(Müzik - Gerilim)

Ne demek Zeynep'e söz verdim de hastaneye gitmeyeceğim.

İkna edemiyoruz. Hastaneye gitmeyeceğim diye tutturdu.

Bir bu eksikti.

Kim bilir o kadın Ela'nın aklına neler soktu.

O kadın dediğin Ela'nın hayatını kurtardı.

Ya Aslancığım teşekkür ederim istersen ha?

Hatta olmadı eve yemeğe davet ederiz. Çınar'da yaptığımız gibi.

Şöyle başköşeye falan oturturuz.

Sen o kadının ne kadar sinsi olduğunun daha farkında bile değilsin.

Tamam şu an bizim önceliğimiz Ela.

Bu kadınla ilgili tartışıp duracağımıza...

...önce Ela'yı nasıl ikna edeceğiz onu düşünelim bence.

Düşünecek bir şey yok Zümrüt. Koyacağız arabaya yollayacağız bu kadar basit.

Yok artık. Ela'ya böyle bir şey yapamayız.

Aslan haklı. Ela'nın inadını iyi bilirim ben.

Hayatta dönmez sözünden. Başka bir çözüm bulmamız lazım.

Çınar'ın artık tedaviye dahil olmayacağını söyleyelim.

-Ama olacak. -İyi, tamam da bunu Ela bilmeyecek.

Hem zaman kazanırız belki.

Ela'nın bize olan güveni bu kadar sarsılmışken...

...onun hayatını koca bir yalanla alt üst etmişken çocuklarıma bunu yapamam.

Ben bir daha çocuklarıma asla yalan söylemeyeceğim.

-Bunu ikinizde kafanıza sokun. -O zaman bir çözüm bul.

Böyle boş boş dolanacağına bir çözüm bul da ikna edelim kızı.

Evet bir çözüm var.

Eğer Ela, Zeynep'e söz verdiyse...

...onu sözünden ancak Zeynep döndürebilir.

O yüzden Ela'yı Zeynep'le görüştüreceğim.

Asla! Asla böyle bir şeye izin veremem!

Aslan sen ağzından çıkanı duyuyor musun?

Gayet iyi duyuyorum. Başka da bir çözüm göremiyorum.

Kızımı ikna etmek için ölürüm de o kadından yardım istemem ben.

Ela benim kızım. Ve onu ikna etmek annesi olarak benim görevim.

Sakın, sakın bir daha benim annelik gururumla oynama!

Gereğinden fazla duygusal davranıyorsun Zümrüt.

Sen de benim duygularımı fazlasıyla hiçe sayıyorsun.

Ben anneliğimi kimseye sorgulatmam anladın mı?

Gerekirse Ela'ya yalan söylerim ama o kadının ayağına gitmem ben.

Zümrüt haklı Aslan. Denize düştük diye yılana sarılacak halimiz yok.

O kadının eline böyle bir koz veremeyiz.

Peki. Hanımefendilerin gururları incinmesin diye...

...küçücük bir çocuğun inandığı bütün değerleri yok edelim.

En güvendikleri olarak ona yalan söyleyelim. Bunu mu yapalım?

Ben kızıma yalan söylemeyeceğim.

İyi. Söyleme.

Ben söylerim.

(Zümrüt) Alo.

(Zümrüt) Orhan, merhaba.

Yok, yok. Ela iyi şimdilik, bir sorun yok.

(Zümrüt) Ee...

Doktorumuz olarak değil de...

...bir aile dostumuz olarak senden bir şey rica edeceğim.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

(Öpme sesi)

(Nefes sesi)

Seni çok iyi anlıyorum bebeğim.

Çınar senin en sevdiğin.

Bir abla olarak onu korumak, kollamak istiyorsun.

(Zümrüt) Haklısın da.

O zaman Çınar'ı bir daha hastaneye götürmeyin.

Onun canını benim yüzümden yakmayın.

Bak.

Biz düşündük, taşındık.

(Zümrüt) Orhan amcanla da konuştuk.

Bir daha Çınar'ı hastaneye götürmeyeceğiz.

(Zümrüt) Tedavine onsuz devam edeceğiz.

Gerçekten mi? Orhan amca olur dedi mi?

Evet.

İnanmıyorsan ona sor.

(Orhan) Nasılmış benim prensesim?

-(Ela) İyiyim ben. -Öylesin tabii.

Ama ben duydum ki artık beni görmek istemiyormuşsun.

Madem Ela beni görmeye gelmiyor...

...ben de gidip baskın yapayım dedim.

(Ela) Ben seni görmek istiyorum Orhan amca.

Ama benim yüzümden artık Çınar'ın canı yanmasın.

Boş yere iğne olmasın.

Peki.

Anlaştık.

-Biz de Çınar'sız devam ederiz. -Gerçekten mi?

(Orhan) Gerçekten. Bundan sonra sadece sen ve ben varız.

Bir daha Çınar hastaneye gelmeyecek.

(Orhan) Ama sen de bana bir söz vereceksin.

Tedavine aksatmadan devam edeceksin.

-Anlaştık mı? -Anlaştık.

(Orhan) Çak o zaman.

Aferin benim meleğime.

(Öpme sesi)

(İç çekme sesi)

(Hünkâr) Aslan parçam benim.

(Hünkâr) Gördün mü bak ablası, ne kadar cesur benim oğlum.

Ya mini minnacık iğne, nesinden korkacağım? Sinek ısırığı gibi.

(Kadın) O zaman al bakalım sana bir aferin lolipopu.

Teşekkür ederim.

Aylık tahlil sonuçlarını doktora yollarız efendim.

Teşekkür ederiz.

Geçmiş olsun.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Çınar, konuştuğumuzu unutmuyoruz.

Ela'ya bu durumdan bahsetmeyelim, tamam mı halacığım?

Sonra hastaneye gitmek istemiyor.

Ah benim paşam, paşam!

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesleri)

Biz Ela'yla konuştuk, anlaştık.

Hastaneye gidiyoruz.

Ama annem de, Orhan amca da söz verdi.

Artık Çınar gelmeyecek bizimle.

Anlaşmanıza gerçekten çok sevindim Elacığım.

(Ayak sesi)

(Hünkâr) Aa, hazırlanmışsınız.

Nereye böyle?

(Ayak sesi)

(Ela) Çınar.

(Ela) Kim verdi o şekeri sana?

(Zümrüt) Ela, dur.

(Çınar) Şey... Ben...

(Müzik - Gerilim)

Yalan söyledin bana, yalancısın işte!

-(Zümrüt) Ela, dur. -(Aslan) Zümrüt.

Sen bekle, ben konuşurum.

(Müzik - Duygusal)

(Düşme sesi)

(Ela ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)

Güzel kızım, ağlama lütfen.

Annem bana yalan söyledi.

Kandırdı beni.

Bir daha ona asla güvenmeyeceğim!

Neden herkes bana yalan söylüyor?

Elacığım. (Ağlama sesi)

Güzel kızım.

(Ağlama sesi)

Biz sadece seni korumaya çalışıyoruz.

Lütfen ağlama artık.

Yalan söyleyerek mi baba?

(Ağlama sesi)

Haklısın güzel kızım.

Haklısın, bunu savunmuyorum.

Elacığım, bak.

Şunu unutma.

Anneler ve babalar...

...çocuklarını korumakla yükümlüdür.

(Aslan) Biz senin hep iyiliğini istiyoruz.

Annen senin hep iyiliğini istiyor.

Çınar'ın ve senin iyiliğin için...

...annenin bu dünyada yapamayacağı şey yok.

Ben zaten ne düşünüyorum biliyor musun baba?

Ya annemle babam benim gerçek annemle babam değilse?

Ya Çınar'ı kandırdıkları gibi beni de kandırıyorlarsa?

(Aslan) Güzel kızım, olur mu öyle şey?

Nasıl aklına getirebiliyorsun böyle şeyleri Elacığım?

Çok korkuyorum baba.

Çok üzülüyorum.

Bana doğruyu söyle.

Ben sizin kızınız mıyım?

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Tabii ki bizim kızımızsın Elacığım.

Lütfen aklına getirme böyle şeyleri bir daha, sakın.

(Ağlama sesi)

Tamam, bak haklısın.

Çınar'la ilgili çok şeyi gizledik senden.

Ama sana yemin ederim...

...başka sır yok aramızda, başka bir yalan yok.

(Aslan) Lütfen. Ha?

Baba.

(Ağlama sesi)

(Aslan) Ağlama, tamam. Ağlama güzel kızım.

(Ağlama sesi)

(Ayak sesi)

(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Aslan) Tamam.

(Aslan) Ağlama.

Bak, ne diyeceğim sana.

Gel, bugün evden çıkalım seninle.

Baba kız gezelim.

Güzel vakit geçirelim, ha?

(Aslan) Olur mu?

(Burun çekme sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Öpme sesi)

(Leyla) Sedat İncek.

Akbaşların eski bir çalışanı.

Cevahir'i o ihbar etmiş.

Ve Akbaşların bunu...

...bilmediğini mi düşünüyorsunuz?

Öyle olduğunu varsayıyoruz.

Peki bu olay olmuş bitmiş.

Yani...

...bu bilgiyi vererek Akbaşlardan ne isteyeceğiz biz?

Küçük düşünüyorsun Zeynep.

Büyük resmi görmeye çalış.

Bak, önemli olan kimin ihbar ettiği değil.

Kimin ihbar ettirdiği.

(Nefes sesi)

Akbaşların ihbarcının kimliğini bilmediğini varsayıyoruz, değil mi?

Hı hı.

Peki, ya biliyorlarsa?

Yani sence de bu kadar güçlü bir ailenin...

...ihbarcının peşine düşmemesi garip değil mi?

(Müzik)

Cevahir'e tuzak falan kurulduğunu mu düşünüyorsunuz?

(Leyla) Tam üstüne bastın.

Bu aile içi bir tuzak olabilir.

Ve biz bunun nedenini öğrenirsek...

...dava sürecinde elimizi güçlendirecek bir koz kazanmış oluruz.

(Müzik - Gerilim)

(Kuş cıvıltısı sesi) (İp atlama sesi)

(Müzik) (Park ortam sesi)

(İp atlama sesi)

(Ayak sesi)

-(Zeyno) Merhaba. -Merhaba.

Geldiğin için teşekkürler.

Telefonda öyle birden buluşalım deyince...

Bir şey de söylemedin. Önemli bir şey yok, değil mi?

(Zeyno) Çınar iyi mi?

Yok, önemli bir şey yok.

Gayet iyi Çınar, Ela da iyi.

(Aslan) Otursana.

(Müzik - Gerilim)

Ee...

Senden bir şey isteyeceğim.

Evet, dinliyorum?

(Nefes sesi)

Ela...

...tedavi olmayı reddediyor.

(Aslan) Dün sana bir söz vermiş...

...ve sözünden de dönmüyor.

Tedavi olması için...

...Ela'yı ikna edebilir misin?

(Aslan) Zeynep, sen sağlıkçısın.

Yani Ela'nın durumundaki hastalar için...

...her dakikanın hayati bir önemi var.

Ben...

...Çınar'a hamileyken...

...hep dua ettim.

Ben de her anne gibi...

...oğlumun sağlıklı dünyaya gelmesini diledim.

(Zeyno) Çünkü onun acı çekmesine dayanamazdım.

Çok şükür dualarım kabul oldu.

Oğlum sağlıklı dünyaya geldi.

Ama acı çekiyor.

Anlıyorum...

...Ela'nın hastalığı elini kolunu bağlıyor.

Ama...

...buna daha fazla devam edemeyiz.

Bunu benden bekleme.

Çınar'ın daha fazla acı çekmesine dayanamam.

Benim böyle bir şeyi istediğimi mi düşünüyorsun?

O zaman bir çözüm bul.

Başka bir donör bul.

Ancak bu şartlarda gider Ela'yla konuşurum, onu ikna ederim.

(Müzik - Gerilim)

Yıllardır dünyanın her tarafında arıyorum.

Zaten gönüllü bir donör bulduğumda...

...Çınar'ın böyle acılar çekmesini ben de istemem.

(Aslan) Ama şunu unutma.

Eğer Çınar'ın mutlu olmasını istiyorsan...

...Ela'yı da düşünmek zorundasın.

(Aslan) Çınar bir gün...

...gerçekleri öğrendiğinde...

...belki de artık Zümrüt'e değil, sana anne diyecek.

(Aslan) Ve ben...

...ona yalan söylediğim için...

Kim bilir.

Bana bir daha...

...baba demeyecek.

Ama ömrünün sonuna kadar...

...Çınar için...

...tek bir şey asla değişmeyecek.

Ela.

(Aslan) Ona hep abla diyecek.

Hep sevecek onu.

(Müzik - Gerilim)

(Çınar) Anne, ablam nerede?

Tatlım...

...babanla bir işleri vardı, onu halledip gelirler birazdan.

Hastaneye mi gittiler yoksa?

Yok, hastaneye gitmediler.

Ya ablam bir daha hiç hastaneye gitmezse?

Ya yine çok hasta olursa?

Öyle bir şey olmayacak, tamam mı?

Hem ben çok sıkıldım.

-Biraz oyun oynayalım mı seninle? -Oynayalım!

Oyun hamuru olur mu?

Olur! Olmaz mı, en sevdiğim!

-Sen bekle anne, ben hemen getiriyorum. -Tamam.

(Ayak sesi)

(Müzik - Duygusal)

Ela.

Zeynep Abla?

Sen ne yapıyorsun burada?

Ben... Buralarda bir işim vardı...

...parktan geçeyim dedim, seni gördüm.

Bir öpeyim istedim.

(Öpme sesi)

-(Zeyno) Nasılsın? -İyiyim.

(Nefes sesi)

Ben pek iyi değilim ama.

Kuşlar bana senin hastaneye gitmediğini...

...ilaçlarını almadığını söyledi.

Kuşlar konuşmazlar.

(Zeyno) Haklısın, kandıramadım seni.

Ben de seni kandırmadım.

Doğruyu söylüyorum.

Bir daha hastaneye gitmeyeceğim.

Ama bir tanem, senin bir suçun yok ki.

Sen yanlış bir şey yapmıyorsun ki.

O zaman Çınar'ı neden bizden almak istiyorsun?

Bak, ben Çınar'la seni asla ayırmam.

Ama evet, Çınar'ı yanımda istiyorum.

Ama siz abla kardeşsiniz.

Sizi asla ayırmam.

Ben Çınar'ın canının benim yüzümden yanmasını istemiyorum.

Asıl sen hastaneye gitmezsen Çınar'ın canı yanar.

(Zeyno) Sen çok önemlisin onun için.

-Onun sana ihtiyacı var. -Nereden biliyorsun?

Belki ben olmazsam daha mutlu olur?

(Burun çekme sesi)

Sakın, sakın böyle düşünme.

(Zeyno) O seni çok seviyor.

Sana çok ihtiyacı var. Ablalar çok sevilir zaten.

Bunu ben de biliyorum.

Benim de bir ablam vardı.

Şimdi nerede peki?

(İç çekme sesi)

Şimdi çok uzaklarda.

(Zeyno) Her başım sıkıştığında...

...keşke ablam yanımda olsaydı diyorum.

Abla olmak çok kıymetli Ela.

Şimdi sen de bana söz ver.

Çok iyi bir abla olacaksın...

...ve kendine çok iyi bakacaksın, tamam mı?

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Zeyno) Çınar'ı benim için öp, tamam mı?

Bu yaptığının anlamı çok büyük benim için.

(Aslan) Teşekkür ederim.

Rica ederim.

(Zeyno) Ela çok tatlı.

Onun kocaman bir kalbi var.

(Kuş cıvıltısı sesi)

Aslında ben de senden bir şey isteyecektim.

Yarın Çınar'ı bana getirebilir misin?

Ee...

Onun çok hoşuna gidecek bir sürprizim var.

Olur, getiririm.

Hoşça kal.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba çalıştırma sesi)

(Araba sesi)

Holdingimiz kimsenin çiftliği değil bundan sonra.

İmza atılacak, öyle çıkacak paralar.

Beğenmiyorlarsa da...

...gitsinler, bıraksınlar.

Piyasada bin tane lojistik firması var.

Evet.

İşlerine gelmiyorsa bıraksın, gitsinler ya.

(Kapı açılma sesi)

Ne oluyor? Kimsiniz siz?

Hilal Hanım, ben sizi arayacağım birazdan.

Ne istiyorsunuz?

Gideceğimiz yer yolunuzun üzerinde.

Bizi de bırakırsanız seviniriz.

Hem de yolda sohbet etmiş oluruz.

(Araba sesi)

(Aslan) Annen çok üzüldü bebeğim.

Tamam, bir hata yaptı. Kabul.

Ama seni korumak için söyledi o yalanı.

Keşke yapmasaydı baba.

Keşke yalan söylemeseydi bana.

Annen seni çok seviyor Elacığım.

Sen hastanedeyken çok zor günler geçirdi.

O yüzden üstüne titriyor.

Annenin istediği tek şey...

...o da senin bu gülen yüzünü görmek.

Ama sen ona sırtını dönersen...

...ona küsersen...

...annen çok üzülür.

Onu affedebilecek misin?

(Kuş cıvıltısı sesi)

O benim annem.

Ona küs kalamam ki.

Meleğim benim.

(Aslan) Güzel kızım.

(Müzik - Duygusal)

Hadi, gidelim o zaman. Geç kalmayalım.

Orhan amcayı bekletmeyelim, hı?

Tamam.

(Aslan) Hadi.

(Aslan) İyi günler.

(Müzik - Duygusal)

(Sprey sesi)

Cemre, bir dakika bakar mısın?

Üff! Yine mi ya?

(Müzik - Gerilim)

(Hünkâr) Cemre, benim seninle konuşmak istediğim--

Eğer dün geceyle ilgili azar işiteceksem, sağ ol hala almayayım.

Gün geçtikçe babana daha çok benziyorsun.

Teşekkür ederim.

Babama benzetilmek gurur verici.

Dün gece çizgiyi çok aştın Cemre.

Amcanla o şekilde konuşmaya hiç hakkın yok senin.

-Ne cüret bu? -Çizgiyi aşan ben değilim, o!

O beni üzerken, babama acımadan vururken...

...benim ne kadar üzüleceğimi düşündü mü?

Ya! Senin baban gözünün önünde dayak yese ne hissederdin?

Hı?

Herkesin önünde onuru beş paralık edilse!

Baban çok daha fazlasını hak ediyordu.

Ama amcan yine de insaflı davrandı.

Ya, sana inanamıyorum!

Bu durumda bile amcama hak verecek kadar gözün kararmış!

(Cemre) Babamı hep dışladın.

Varsa yoksa amcam.

Onları bu hale sen getirdin!

Hiçbir şey bilmiyorsun sen.

-Hiçbir şey! -Neden?

Bence çok şey biliyorum.

Mesela Çınar'ın amcamın ve yengemin öz oğlu olmadığını biliyorum.

Daha da fenası...

...onu annesinden çalıp Türkiye'ye kaçırdıklarını da biliyorum.

(Hünkâr) Yeter!

Senin o yere göğe koyamadığın baban var ya.

O kadınla bir olup, öz be öz yeğenini...

...Çınar'ı kaçırdı. Bundan haberin var mı senin?

Hiçbir şey bilmiyorsun sen!

O beğenmediğin amcan...

...sen bunları öğrenme diye elinden geleni yaptı!

Babam yapmaz öyle şey.

Yalan söylüyorsun.

-(Cemre) İnanmıyorum sana! -Git, sor.

Hadi.

Hadi git sor bakalım, ne anlatacak sana.

(Müzik - Gerilim)

Kusura bakmayın, ani bir ziyaret oldu.

Umarım rahatsızlık vermiyoruzdur.

Estağfurullah. Biraz şaşırdım, o kadar.

Şirketin yetkilerinin size devredildiğini duyunca...

...tebrik etmek istedik Cevahir Bey.

(Erkek) Holdinginiz takip ve takdir ettiğimiz bir şirket.

Yatırımlarınız ülkemiz için önemli Cevahir Bey.

Siz ve sizin gibi yerli yatırımcıları...

...her zaman gönlümüzden desteklediğimizi bilmelisiniz.

(Erkek) Sakın yanlış anlamayın.

Tabii ki ticari yatırımlarınızı...

...yönlendirmek için bize danışacak değilsiniz.

Ama biz dostlarımızın üzülmesini istemeyiz Cevahir Bey.

Petrole yatırım yapmak sandığınız kadar kârlı olmayabilir Cevahir Bey.

(Erkek) Siz üzülürseniz, biz de çok üzülürüz.

O yüzden, sizin de bizim de içimizin rahat olması için...

...petrol yatırımından vazgeçmeniz uygundur.

Ama böyle damdan düşer gibi bırakamam ki yani.

Çok yatırım yaptım, çok para kaybederim.

Bu hayatta kaybedeceklerimiz...

...sadece parayla sınırlı olsaydı keşke Cevahir Bey.

Kaybedilen para çok çalışarak yerine konabilir.

Ama bazı kayıpların telafisi yok Cevahir Bey.

Biz müsait bir yerde inelim.

(Müzik - Gerilim)

Buradan u dönüşü yaparsanız, fazla zaman kaybetmemiş olursunuz.

(Erkek) İyi günler Cevahir Bey.

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim) (Araba sesleri)

(Vurma sesi)

(Ağlama sesi)

(Belma) Cemre?

(Belma) Niye ağlıyorsun, ne oldu kızım?

(Ağlama sesi)

Halan mı bir şey dedi yoksa? Ha?

(Cemre) Anne, babama ulaşamıyorum.

Sen nerede olduğunu biliyor musun?

Kızım toplantıdadır, telefonunu kapatmıştır. Ne olacak ki?

-(Cemre) İyi, tamam. -Cemre bir şey mi oldu?

Konuşsana!

Yok bir şey anne ya. Yalnız kalmak istiyorum, lütfen.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Efendim Cevahir? -Sen saldın değil mi adamları üstüme?

Hangi adamları?

Neden bahsediyorsun sen?

Alo?

(Serdar ses) Sesin kesik kesik geliyor Cevahir.

Serdar, bana yalan söyleme!

Bu iş senin başının altından çıktı, biliyorum.

O adamlar düşündüğüm adamlarsa...

...kimsenin lafıyla iş yapmazlar.

(Serdar ses) E, ben seni uyarmıştım Cevahir.

Boyundan büyük işlere kalkışıyorsun demiştim.

Hele ki seninle bizzat görüştülerse...

...artık geri dönüşü yok.

(Serdar ses) Bu iş benim de boyumu aşar.

Yerinde olsam şansımı fazla zorlamazdım.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

Hoş geldin.

(Ayak sesi)

(Belma) Hayırdır, yorgun görünüyorsun?

Görünmüyorum Belma, öyleyim.

Çok yorgunum.

(Nefes sesi)

Cemre aramış seni bütün gün, telefonunu açmamışsın.

Toplantıdaydım.

(Belma) Cevahir, bu kızda bir hâller var.

(Belma) Ağlayarak eve geldi, seni sordu.

Sonra sana ulaşamayınca kendisini odasına kapadı.

Ben de sordum sordum ama bir şey de söylemedi.

-(Belma) Gidip bir konuş lütfen, hadi. -Belma, lütfen.

Şu anda ne konuşacak, ne de dert dinleyecek bir hâldeyim.

Ama dinlemek ve konuşmak zorundasın baba.

-Kızım, dur. -Anne bir dakika.

(Nefes sesi)

Sana tek bir soru soracağım.

-Çınar'ı sen mi kaçırdın? -(Belma) Ne?

-(Belma) Ne diyorsun sen kızım? -(Cemre) Sen karışma anne!

Evet baba?

Senden bir cevap bekliyorum.

Duyduklarım doğru mu?

Kızım, ben...

(Müzik - Gerilim)

Susuyorsun.

(Cemre) Sen yaptın.

Çınar'ı sen kaçırdın!

(Müzik - Gerilim)

(Aslan) Biz geldik.

-(Zümrüt) Hoş geldiniz. -(Aslan) Hoş bulduk.

(Müzik - Duygusal)

Canım kızım benim.

(Nefes sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Hünkâr) Aferin benim prensesime.

Bak, Orhan abinle konuştuk. Çok iyiymişsin maşallah.

Bugün seni çok üzdüm, çok bağırdım.

(Ela) Özür dilerim.

Affedecek misin beni?

Ben küs kalamıyorum.

Küs olunca konuşmamak gerekiyor...

...o da çok sıkıcı.

(Gülme sesi)

Sessiz kalamaz tabii benim cırcır böceğim.

(Öpme sesi)

Bu öpücüğü Zeynep abla gönderdi.

(Çınar) Zeynep ablayı mı gördün?

(Çınar) Ya... Keşke ben de görseydim.

Merak etme oğlum.

(Aslan) Yarın göreceksin Zeynep ablayı.

-Hem onun sana bir sürprizi varmış. -(Çınar) Sürpriz mi?

Sürprizlere bayılırım!

Hadi bakalım. Banyo vakti.

(Müzik - Duygusal)

(Ayak sesi)

(Cemre) Ya nasıl yaparsın böyle bir şeyi ya, nasıl yaparsın?

-Önce beni bir dinle. -Ya neyini dinleyeceğim senin ya!

Senin yüzünden herkesi karşıma aldım ben!

Amcama neler söyledim!

Ben Çınar'a zarar verecek bir şey yapmadım.

Yapmam da. Ben onun amcasıyım.

Benim yaptığım sadece...

...onların kirli oyunlarını durdurmak için ufak bir hamleydi.

Ufak mı?

Kendi öz yeğenini kaçırmak ufak bir hamle, öyle mi!

Ya üstelik onun yaşamak için Çınar'a ihtiyacı varken.

Sen neredeyse Ela'yı öldürecektin!

Ben...

Ben ne yaptıysam sizin için yaptım.

Onların eline bakmayın diye, ezilmeyin diye.

Onlar değil, sensin bunu yaparak bizi ezen!

Hiçbiriniz anlamıyorsunuz beni, hiçbiriniz.

Ya neyini anlayacağız senin ya?

-Neyini anlayacağız, söylesene! -Kendine gel!

Ben senin babanım!

-Sus kızım, sakin ol tamam. -Ya neyine sakin olacağım anne?

Duymuyor musun yaptığı rezilliği!

Bana bak, doğru konuş sabrımı taşırma.

Yalan mı?

Vicdansızsın sen!

Kötü kalplisin! Tiksiniyorum senden!

Anladın mı, tiksiniyorum! (Tokat sesi)

Ah!

(Cevahir) Saygısız!

(Belma) Cevahir!

Bırak anne ya, çekil.

(Müzik - Gerilim)

Cemre!

(Belma) Cemre!

(Kapı kapanma sesi)

(Kapı kilitlenme sesi)

(Ağlama sesi)

(Belma) Cemre! (Kapı vurma sesi)

(Belma) Hadi aç kızım. Aç, ne olur. (Kapı vurma sesi)

(Belma) Ne olur, bırak içeri gireyim. (Kapı vurma sesi)

(Belma) Kızım üzülüyorum ama, ne olur. (Kapı vurma sesi)

(Ağlama sesi)

(Belma) Cemre. (Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Hızlı nefes sesleri)

(Müzik - Duygusal)

(Odun yanma sesi)

(Belma) Kilitledi kendini içeri, açmıyor kapıyı.

(Belma) Cevahir.

Cevahir, nasıl vurursun Cemre'ye?

O genç kız artık, en deli çağında.

(Belma) Gururunu kırdın kızın.

Yanlış yaptın Cevahir, yanlış yaptın.

Kimsenin kızımla arama girmesine izin vermem!

Bunun hesabını verecekler!

Cevahir dur. Dur, ne olur sakin ol.

Cevahir böyle gitme.

Cevahir!

(Müzik - Gerilim)

Kızım. (Kapı vurma sesi)

(Ağlama sesi)

(Belma) Bak, baban gitti.

(Belma) Hadi aç kapıyı da konuşalım. Ne olur bir tanem, ne olur üzme beni.

(Belma) Ha?

(Kapı vurma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Kilit açılma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Kızım.

Baban da yaptığına çok pişman.

(Fermuar sesi)

Çok üzüldü o da.

-Ama sen de çok üstüne gittin. -Çok mu üstüne gittim?

(Cemre) Ya sen ne yaptığının farkında değilsin galiba!

Çınar'ı kaçırmış, var mı ötesi?

Tamam kızım, yaptığında haklı demiyorum ben de sinirlendim.

Ama vardır bir bildiği.

Hem kötü bir şey yapmış olsa, Çınar amcacığım diye sarılır mıydı ona?

Ya bırak anne ya! Hele attığı bu tokattan sonra...

...değil yüzünü görmeyi, adını bile duymak istemiyorum.

Dur, kızım dur!

(Cemre) Anne, lütfen.

Dayanamıyorum.

(Ağlama sesi)

Tamam, git sen Buketlere.

Ama telefonunu açık tut tamam mı? Tamam mı?

(Belma) Ağlama, ne olur. Ağlama.

Aslan, sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Ne münasebet Çınar'ı o kadına götürmeye kalkıyorsun?

-Rica etti, ben de götüreceğim. -(Hünkâr) Ah, rica etmiş!

Tabii, biz ona bel bağlayıp muhtaçmış gibi görününce...

...o da yüz buldu!

Ne yüz bulması abla, Allah aşkına yapma.

(Hünkâr) Aslan.

Bak, bu kadının kim olduğunu unutuyorsun galiba sen.

O kadın bizim aile dostumuz ya da arkadaşımız değil.

Çınar'ı bizden almaya kalkan, kendini bilmezin biri!

Ela'yı kurtarırken iyi...

...Çınar'ı görmek istediğinde kötü, öyle mi?

(Hünkâr) Aslan, bak.

Bu kadın Ela'yı kurtarmış olabilir ama bu onun iyi biri olduğunu göstermez.

(Hünkâr) Birkaç hafta önce Ela'yı ölüme terk etti bu kadın!

Ben sadece bir orta nokta bulmaya çalışıyorum, bütün derdim bu.

-(Aslan) Lütfen, bana güven artık. -Ben sana güveniyorum.

Ben o kadına güvenmiyorum!

Bu sefer fazla ileri gittin!

Senin yüzünden hayatımda ilk defa kızımla kavga ettim!

(Cevahir) Onu bu işe karıştırmayacaktın, kızımı bu işe karıştırmayacaktın!

Neden?

Sen Çınar'ı kirli, pis işlerine karıştırdın ama!

Tabii, bu sefer işine gelmedi. Cemre senin nasıl biri olduğunu öğrendi.

Bütün planların bozuldu değil mi?

(Hünkâr) Herkesin gerçekleri öğrenmeye hakkı var.

Buna senin kızın da dahil!

-Bana bak-- -Orada bir dur Cevahir!

Bu evde ileri giden biri varsa, o da hep sen oldun!

Yaptığın onca şeyden sonra...

...sakın bize hesap sormaya kalkma!

Sana yemin ediyorum, abim demem...

...büyüğüm demem... -Koruyun.

Koruyun birbirinizi!

(Cevahir) Çok güzel!

El ele verip bıçaklayın beni!

Ama size şu kadarını söyleyeyim...

Bunun bedelini çok ağır ödeyeceksiniz!

Cevahir!

O bıçağı ilk sen çektin.

Eğer hesap sormak istiyorsan, git aynaya bak.

(Müzik - Gerilim)

Hıh!

Neden yaptın bunu?

Nasıl? Güzel oluyor, değil mi?

-(Özcan) On numara, beş yıldız. -(Meryem) Ay nasıl beğenecek kim bilir.

Beğenir değil mi?

Ya aslında bir tane oyuncak vardı beğendiği ama...

...param çıkışmadı ona.

Ben de atkı öreyim dedim.

(Özcan) Ya, oyuncak neymiş ya?

Onun var ya, bin beş yüz tane oyuncağı vardır şimdi.

Vardır tabii.

Kim bilir, neler almışlardır bu doğum gününe kadar.

Ee, aferin kocacığım, çok güzel konuştun.

Ha. (Özcan boğaz temizleme sesi)

Ya Zeyno ben...

...o anlamda, söylemek istemedim ya. Ya, şimdi ee...

...oyuncak tamam ama ee böyle bir atkısı yok.

(Özcan) Yani bu daha anlamlı, daha özel bir hediye demek istedim yani.

(Özcan) Hem ne olacak canım, gerekirse...

...biz de destek oluruz, alırız oyuncağı. Değil mi?

Ama ben sana bir şey söyleyeyim mi, bence oyuncağı değil, bu atkıyı sevecek.

Ne yani, kaç para bu oyuncak?

İki yüz elli TL.

Çüş!

O nasıl oyuncakmış ya, bankadan kredi mi çekiyoruz?

Zaten, ucuz da olsa para almam senden.

Tamam işte atkıyı örüyorum, ne yapalım.

Hem, benim de elimden gelen bu.

Ya zaten...

...şimdi çocuğa ver janjanlı paketi...

...bir de kurdele açsın böyle, tamam işte ya.

Ha bir de pastaya üflet, bitti gitti ya.

-Aa, pasta yapmayı unuttum! -(Meryem) O iş de bizde.

Sen otur, kalk Özcan hadi, hadi!

Hayır ya olur mu öyle şey, ben yaparım.

-Hayır, sen otur oğluna atkını ör. -Oğluma.

Hem Çınar, bizim de yeğenimiz değil mi, biz de bir şey yapalım, değil mi?

Ha, tabii canım var ya...

...yeğenime bu dünyanın, en kral pastasını yapacağım, yürü Meryem.

(Çırpma sesi)

Ay biraz daha yumurta ver, az geldi bu.

Derhal.

(Meryem) Yukarıda.

Özcan, gerçekten yok değil mi para?

Şimdi oğluna ilk hediyesi ya, ben mahcup kalsın istemiyorum.

Vallahi gülüm, sen doğru söylüyorsun da bizim durumlarda nanay yani.

Hatta ben sana, bir şey söyleyeyim mi?

Bizim, bu ay ki kirayı denkleştireceğimiz de meçhul yani.

-(Özcan) Ya. -Kır onu, kır.

Ee, limon versene bana limon.

(Özcan) Bıçak nerede?

Ayrıca o nasıl oyuncakmış öyle, ya?

İki yüz elli, lira.

(Özcan) Vay arkadaş, ya!

İyi de Cemre'nin babasını, kötü bilmesine gerek yoktu ki.

Cevahir iyi biriydi de ben mi uydurdum?

Aa, yeter canım artık! Onu koru, bunu kolla.

Hem senin karşına dikilip, onca lafı edecek kadar büyümüşse...

...bunu da kaldırabilir. Öğrensin her şeyi.

Ben Cemre'nin, beni kötü bilmesine razıyım.

Yeter ki babasına, sırt çevirmesin.

Çevirsin, çevirsin efendim.

Çünkü onun senin, benim lafımla adam olacağı yok.

Belki kızı, eğer ona sırt çevirirse düzelir, adam olur.

Ben onlara iyilik yaptım.

(Belma) İmza yetkisini, böyle mi aldın Cevahir?

-Ablanı mı tehdit ettin? -Bu senin için bir şey fark eder mi?

Yo.

Ben, sonuca bakarım.

Yetkiyi almandan, memnunum memnun olmasına da...

...ablanın karşı atağına inanamıyorum.

Sizin meselenize Cemre'yi nasıl karıştırır, nasıl bunları söyler?

İnanamıyorum!

Bunu da ödeyecek tabii.

Hem de fena ödeyecek.

Peki, Cemre'yi ne yapacağız? Çekti gitti Cevahir.

Merak etme, ben kızımın gönlünü alırım.

(Aslan) Cemre nerede?

(Aslan) Odasında mı?

Ne o...

...şimdi de kızımı, sen mi kışkırtacaksın bana karşı?

Saçmalama, sadece konuşmak istiyorum.

Belki durumu düzeltebilirim.

Sana ihtiyacımız yok, biz kendimiz hallederiz.

(Belma) Cemre evde değil Aslan.

Ama olsaydı bile, seninle konuşmasına izin vermezdim.

(Belma) Tamam, senin suçun değil belki ama...

...Cemre, bu yaşadığınız karmaşık dönemden etkilenmeye başladı.

Bu ailenin itiş kakışından da fazlasıyla nasibini aldı.

Hele bu ablanın, son yaptığı!

Neyse Aslan.

Lütfen bizi, bizle bırakın.

(Müzik - Gerilim)

Söylemeyeyim, konuşmayayım diyorum ama...

...öyle bir şey yapıyorsun ki yediremiyorum bir türlü kendime.

Ela'yı, o kadınla görüştürmek ne demek Aslan ha?

Bunları daha önce, konuşmamış mıydık biz?

Öyle bir şey olmasını istemediğimi, söylemedim mi ben sana?

Ben de başka bir çaremizin olmadığını, söylemiştim.

Eğer onları görüştürmeseydik, şu an Ela'yı tedavi olması için...

...ikna etmeye çalışıyorduk.

Ayrıca, Zeynep'e söz vermeden önce, bana da sorman gerekmez mi?

O kadar mı hiçe sayıyorsun, benim fikirlerimi?

O an, öyle olması gerekiyordu.

Bu öyle büyütülecek, bir şey değil.

-Değil mi? -Evet değil.

Önce Ela, sonra Çınar. Nereye kadar, bu böyle devam edecek?

Her sıkıştığımızda, o kadının kapısını mı çalacağız biz?

Çınar'ı, o kadına götürmekten bahsediyorsun!

Neresi normal bunun, ben mi abartıyorum?

Zümrüt yeter! (Ayakkabı fırlatma sesi)

Bugün senin yolundan gittik ve ne olduğunu da gördük.

Bak Ela'nın, hastaneye gitmesi gerekiyordu.

Ve onu bir tek, Zeynep ikna edebildi.

Ha, dün gece kızımızın hayatını kurtardığı için...

...ona teşekkür etmenden, bahsetmiyorum bile.

(Aslan) Bak Zümrüt, ister kız, ister bozul...

...ama yarın Çınar, o eve gidecek.

Hem bu evde, işler sadece senin istediğin gibi yürüyemez.

Bunu kafana sok.

(Müzik - Gerilim)

("Göksel - Sevil Neşelen" çalıyor)

"Sevil neşelen, sevme yanarsın"

"Sevil neşelen, sevme yanarsın"

"Bir sarı saçı okşar kanarsın"

"O bir gölgedir varlık sanırsın"

"Bir sarı saçı okşar kanarsın"

"O bir gölgedir varlık sanırsın"

"Sevil de sevme, ağlama ağlat"

"Yoksa zehir olur bu tatlı hayat"

"Sevil de sevme, ağlama ağlat"

"Yoksa zehir olur bu tatlı hayat"

"Sevda çölünden geçerse yollar"

"Sevda çölünden geçerse yollar"

"Bütün bir ömür ah ile dolar"

"İnan ki gençlik gülden tez solar"

"Bütün bir ömür ah ile dolar"

"İnan ki gençlik gülden tez solar"

"Sevil de sevme, ağlama ağlat"

"Yoksa zehir olur bu tatlı hayat"

"Sevil de sevme, ağlama ağlat"

"Yoksa zehir olur bu tatlı hayat"

"Yoksa zehir olur bu tatlı hayat"

(Aslan) Gel bakalım.

(Müzik - Duygusal)

Baba, evin kapısı niye açık?

Bilmiyorum Çınarcığım.

(Aslan) Bakalım. (Kapı vurulma sesi)

Zeynep.

(Müzik - Duygusal)

(Hep bir ağızdan) Sürpriz!

(Alkış sesleri)

İyi ki doğdun.

-Bunların hepsi, benim için mi? -Hepsi senin için.

Beğendin mi?

Hı hı.

Çınar, sürprizlerimiz bununla da bitmiyor.

-Bak bakalım, kim geldi? -Havva nine.

(Havva) Ay kıvırcığım, kınalı kuzum benim oy!

(Havva) Çok yakışıklı olmuşsun, yakışıklı.

(Havva) Takmış da bunu oraya öyle, güzel güzel.

(Havva) Maşallah, maşallah.

(Çınar) Havva ninenin ineğinin adı neydi?

Bak hâlâ inek diyor. Kızım o benim, kızım.

Balkız, hatırladın mı?

-(Zeyno) Balkız. -Balkız'ın süt veriyor mu, pekâlâ?

Tabii veriyor, ama senin sağdığın kadar değil.

Çınar gelsin de daha çok süt vereyim diyor.

(Gülme sesleri)

Meryem, getir sabinin çıkınını kızım.

(Çınar) Çıkın ne demek?

Çıkın ne demek, görürsün birazdan. Çıkın ne demek.

(Zeyno öpücük sesi) (Zeyno) Ooh!

(Özcan) Aslan yeğenim.

Sen şimdi, bal kızı özlemişsindir. Ben sana süt getirdim.

Ha o zaman, burun kıvırmıştın ama bal, kaymak getirdim.

-Oh, oh, oh! -(Havva) Her şeyi getirdim.

Baba, Havva nine bana, neler getirmiş.

Evet oğlum. Zahmet etmişsiniz, sağ olun.

Ne zahmeti. Süt kuzusu bu, süt.

Daha gördüğüm an, şuramı deşti.

Bizim köyün neşesi oldu o gün, vallahi.

Aslan Bey, ayakta kaldınız, şöyle buyursanız.

İyiyim böyle, sağ olun.

(Havva) Etlendin mi ha, buraların falan etlendi mi ha?

Oyun oynamıştık, onu hatırlıyor musun?

Teşekkür ederim.

Demek sürpriz buydu.

Ben beş yıldır, yalnız kutluyorum onun doğum gününü.

Bu sene, dayanamazdım.

Normalde, Çınar'ın doğum günü yarındı.

Çınar'ın doğum günü, yarın olabilir.

Ama benim Can'ımın doğum günü, bugün.

(Serdar) Zümrüt, sen beni dinliyor musun?

Ne o, neyin var senin?

Bir şey yok dalmışım öyle sadece, kusura bakma.

Ne diyordun sen abi?

Bu akşam, Ankara'ya gitmem gerekiyor diyordum.

(Serdar) Aslında, yarın gitmeyi planlıyordum.

Yani, Çınar'ın doğum gününden sonra.

Ama ne yazık ki doğum gününde olamayacağım.

Çok üzülecek Çınar.

Biliyorsun, ikisi de çok düşkünler sana.

Ela ve Çınar çok seviyor seni, çok özlüyor.

Ben de öyle ama bu arada işler çok karışık.

Bir dahaki geldiğimde, artık.

Ela nasıl?

İyi, iyi.

Bir dakika ya.

Bak ne diyeceğim, biraz daha vaktim var. Yemekten sonra kalkıp, size gidelim.

Hem Çınar'ın, doğum günü hediyesini veririm hem de Ela'mı görürüm.

Vallahi, çok güzel olurdu ama Çınar evde değil.

Babasıyla dışarı çıktı.

Nereye gittiler?

(Hep bir ağızdan) İyi ki doğdun Çınar!

(Hep bir ağızdan) İyi ki doğdun Çınar!

(Hep bir ağızdan) İyi ki doğdun, iyi ki doğdun...

...mutlu yıllar sana!

(Alkış sesleri)

Çınar, dilek tuttun mu?

Şimdi gözlerini kapat, içinden en çok istediğin şeyi dile. Tamam mı?

-Tuttum. -Üfle.

(Üfleme sesi) Bravo, bravo!

Bravo!

(Alkış sesleri)

-Ee, üfledim pastayı, nerede hediyelerim? -Oo!

-Haklı. -Çınarcığım, çok ayıp.

Çınar haklı.

Doğum günü olur, pasta olur da hediyesiz olur mu hiç.

Evet.

İyi ki doğdun.

Sen hep mutlu ol, hep yüzün gülsün.

Bundan sonraki doğum günlerimizi de hep beraber kutlayalım.

Olur mu?

(Öpücük sesi)

(Burun çekme sesi)

Hadi aç bakalım hediyeni, beğenecek misin?

Zeyno ablan, kendi elleriyle yaptı onu.

Aa, renkleri çok güzel değil mi baba?

Evet Çınarcığım, gerçekten çok güzel.

-Teşekkür edelim Zeyno ablaya. -Teşekkür ederim.

Bak, ay! (Gülme sesleri)

Çok yakıştı. Bak bu da Ela ablanın. Ona da aynısından yaptım.

-Bir örnek takarsınız. -Yaşasın!

Ela ablamla aynı atkıyı takacağız.

Sen çok tatlısın, Zeyno abla.

Oy, senin o minik ellerine kurban olurum, bal kaymağım benim.

(Havva) Sen yeter ki hep böyle gül.

Bizim oralara gelirsen, yine böyle pasta üfleriz...

...ahırı da süsleriz senin için.

Ama doğum günüm geçmiş olacak.

(Havva) Ee ne olmuş geçmişse, bir de mahsusçuktan kutlarız.

Yeter ki sen iste kıvır oğlan.

(Gülme sesleri)

Annem benim! (Öpücük sesi)

Ee, hadi şöyle geçin de, fotoğrafınızı çekeyim.

Gel.

Hoppa!

Hadi baba, sen de gelsene. Koş!

(Müzik - Duygusal)

Evet, gülümseyin.

-Özcan siz de geçin. -Öyle mi?

-Anne gel, gel, gel buraya. -Anne geç.

(Meryem) Geç anne, hadi.

Hoppa!

Bir de ben de olayım tabii, şöyle.

Evet, gülümseyin. (Deklanşör sesi)

(Serdar nefes sesi)

Ne zaman söyleyeceksin?

Canını neyin sıktığını?

Yok bir şey. Dedim ya.

(Serdar) Sen mutlu olduğunda...

...ya da en azından, mutsuz olmadığında...

...karşındaki insanın gözünün içine içine, bakarsın.

Ama mutsuzsan, o elin boynunda öyle dolanıp durur.

Sanki canını yakan şey, boğazına yapışmış da...

...sen de onu söküp atacakmışsın gibi.

Yok artık, ya ben sadece...

O kadınla alakalı bir şey mi?

Yok, yok. Yani değil. Görmedim zaten bir daha.

Peki.

Ama bak Zümrüt, o kadın bir daha ortaya çıkarsa...

...mutlaka haberim olacak, tamam mı?

Aslan zaten, bir şey söylemez.

Ailesinin, kahramanı olmak ister o.

Kötü niyetinden falan değil, bilirsin severim ben Aslan'ı.

(Serdar) Hünkâr desen, iyidir hoştur da çıkarlarına göre, hareket etmeyi bilir.

Başkasının ne düşündüğü, ne hissettiği umurunda bile değildir.

Cevahir'den bahsetmeyelim, zaten.

(Serdar) Bunların hepsi, bana yalan söyleyebilir Zümrüt...

...ama sen, asla.

Tamam mı abim?

Ne oluyor, ne bitiyor bilmek istiyorum.

(Müzik - Gerilim)

Birlikte yürüyeceğimiz bir yola çıkıyoruz madem...

...yol arkadaşlığımızın, bir göstergesi olarak kabul edebilirsiniz.

Teşekkürler.

Hediye faslı bittiyse, toplantıya geçelim derim.

(Sessizlik)

Bu anlaşmayı, ben de en az sizler kadar istiyordum.

(Cevahir) Ama...

...günümüz şartları ve...

...iki ülke arasındaki politik sebeplerden...

...bu anlaşmayı, feshetmek zorunda kaldık.

Fesih anlaşması hazırlandı, aynen sözleşmede olduğu gibi, buyurun.

(Müzik - Gerilim)

Sen bizimle dalga mı geçiyorsun, Cevahir Akbaş?

(Kâğıt yırtma sesi)

Fesih falan yok!

Ne demek yok?

Bakın elimde olsa zaten, ben vazgeçmek istemiyorum.

Ama bu durum, bizi aştı.

-İki ülke arasındaki politik-- -(Iraklı) Bu senin sorunun.

Biz bu anlaşmayı yapmak için kaç fırsatı teptik.

Kaç kişiye yol verdik, biliyor musun?

Olmaz! Ha illaki iptal olacak, diyorsan da...

...koyarsın beş yüz milyon doları, önümüze...

...seni politikanla baş başa bırakırız.

(Gülme sesi)

Beş yüz milyon?

-Şaka yapıyorsunuz değil mi? -Bu şakayı sen başlattın.

Neyse, düşün taşın. Ya parayı ya projeyi koyarsın ortaya.

Gerisine karışmayız. (Masaya vurma sesi)

Sen beni, tehdit mi ediyorsun?

(Cevahir) Sizin ülkenizde, bu işleri nasıl çözüyorsunuz bilmiyorum...

...ama biz meselelerimizi bu ülkede hak ve hukukla çözüyoruz.

Fesih için sözleşmede ne kadar yazıyorsa o!

Başka da söyleyeceğim yok!

(Cevahir) Toplantı bitmiştir.

Hata yapıyorsun Cevahir Akbaş.

Arkadaşlar, çıkışa kadar eşlik edecekler size.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal)

Ne oldu, bana yüz mü çeviriyorsun?

Nasıl olayım abla?

-Bir hizmetçi kadar, hükmüm yok gözünde. -Belma saçmalama.

İşler yeterince karışık, zaten her şey, Arap saçına döndü.

Başka bir sorun çıkmasın istedim ben. Hem sonra haddini bildirdim, ben ona.

Cemre nasıl, görmedim dünden beri?

Bilmiyorum abla.

Senin yüzünden, dün arkadaşında kaldı. Gece aradım açmadı.

Benim yüzümden mi?

Ya öyle bir konuşuyorsun ki, sanki ben Cemre'ye...

...babasına küssün diye, yalan yanlış şeyler anlattım.

Evet anlattım ama ben doğruları anlattım.

Doğruları anlattığım için bana kızacağına...

...yaptığı yanlışlar için git de kocana kız.

Hani biz, aileydik abla?

Hani kol kırılır, yen içinde kalırdı.

Ne zamandan beri, ayıbımızı örtmek yerine, ortalığa döker olduk.

Ama pardon, biz senin gözünde aileden değiliz tabii, özür dilerim.

-Ne demek istiyorsun sen Belma? -Şunu demek istiyorum abla.

Ben desem, bir hizmetçi kadar değerim yok gözünde.

Aslan ve Zümrüt çocuklarından, neleri gizlediler, hepimiz biliyoruz.

Neden o zaman konuşmadın? Madem o kadar meraklısın...

...gerçeklerin söylenmesine. Üstelik, hepimizi de uyardın.

Kimse bilmesin, aman çocuklar duymasın diye.

Ee, Cemre çocuk değil mi, onun ne farkı var?

(Belma) Sevmiyorsun ama onu işte.

Şu çiçeklere ayırdığın zaman kadar, zaman ayırmıyorsun ona.

Şu çiçeklerin ondan fazla önemi var, senin için.

Belma, ne biçim konuşuyorsun sen?

O benim ilk göz ağrım, ilk yeğenim. Sevmez olur muyum hiç onu.

Ama o artık, kocaman bir genç kız. Korunup, kollanmaya ihtiyacı yok.

Yapma abla, yapma.

Cemre hiçbir zaman bir Ela, bir Çınar olmadı senin için.

Nasıl Cevahir, bir Aslan olmadıysa.

Hep bir açığını aradın sen, benim kocamın.

Belmacığım, senin kocanın açığını aramaya hiç gerek yok.

(Hünkâr) Maşallah, gözümüze sokmakta o kadar usta ki.

(Hünkâr) Sen nesini savunuyorsun ki bu adamın?

Öz yeğenini kaçırdı, beni tehdit etti.

(Belma) Peki, ne yaptınız da sizden böyle intikam almak istiyor abla, hı?

Sen de onu anlat o zaman.

(Belma) Susuyorsun ama işte.

O zaman, benden destek bekleme.

O diye bahsettiğin senin kardeşin, benim de kocam.

Üç, iki, bir.

(Alkış sesleri)

(Özcan) İşte bu kadar.

(Çınar) Bana da öğretir misin, nasıl yapıldığını.

Çınarcığım, başka bir zaman öğrensen.

Artık gitmemiz gerekiyor.

Ama baba, biz daha oyun oynuyorduk Özcan abiyle.

Ne olur, biraz daha kalalım.

Ee Çınarcığım...

...sonra yine gelirsin.

Hem o zaman, başka oyunlar da oynarız. Olur mu?

(Aslan) Evet, sonra yine geliriz.

Peki, tamam ama bir şartım var...

...siz de yarın, öteki doğum günüme geleceksiniz.

(Çınar) Ben seni Ela, ablama çok anlattım.

(Çınar) O seni çok merak ediyor. Hadi ne olur, bizim için gelin.

-Ee. -Ne olur.

Çınarcığım.

Ee, Havva nineyle Ela ablan, daha sonra tanışırlar olur mu?

Çünkü bizim, yarın önemli bir işimiz var.

Ne işi?

Eğer işinizi iptal edebilirseniz...

...doğum gününe bekleriz, Çınar çok sevinecek.

-Eminim, Ela da öyle. -(Çınar) Evet, çok sevineceğim.

Hadi, hadi ne olur.

Benim için.

-Tamam geliriz. -Yaşasın!

Ee peki, o zaman bize müsaade.

(Havva) Kıvır oğlan, bunu unutma sakın.

Ah tamam, tamam.

-(Havva) Tut bakalım. -Her şey için çok teşekkürler.

Gerçekten, çok güzel bir doğum günü oldu.

(Çınar) Yarın görüşürüz Zeyno abla.

(Müzik - Duygusal)

(Çınar) Ablam görünce, çok sevinecek.

(Aslan) Ablamız, biraz daha bekleyecek.

Önce, bir işimiz daha var seninle.

Nereye gidiyoruz, eve gitmiyor muyuz yoksa?

Gidince görürsün, kemerimizi de takalım.

(Kapı kapanma sesi)

(Marş basma sesi)

Ee, ne yapacaksın sen şimdi, eve dönecek misin?

Yani eğer sizde kalmamda, bir sakınca yoksa...

Saçmalama Cemre, tabii ki de kalabilirsin deli.

O zaman bir şey söyleyeceğim, çıkışta benimle geliyorsun.

Bizim çocuklarla buluşacağız.

Çevreci bir dergiyi ayarlamışlar, mayıs sayısında yazımız çıkacak.

-Onlarla da tanışmış olursun. -Ciddi misin?

Neyle ilgili?

Fosil yakıtların doğaya zararları...

...ve sürdürülebilir enerji kullanımının desteklenmesi.

-Süpermiş. -Evet, öyle.

Çınar! Buket, ben sonra gelsem olur mu?

-Evde görüşürüz. -Tamam, hadi ben kaçtım.

Tamam görüşürüz.

(Aslan) Evet, tam zamanında gelmişiz.

-(Cemre) Siz, benim için mi geldiniz? -Tabii ki senin için geldik Cemre.

Ne bileyim, sizi bir an öyle görünce.

Söylediğim, onca şeyden sonra.

Tatlı, güzel yeğenime bir sürpriz yapmak istedim.

Ha tabii ki Çınar'ın da sana söylemek istediği bir şey var.

Neymiş o bakalım?

Yarın benim doğum günü partime geleceksin, değil mi Cemre abla?

-Bilmiyorum ki Çınarcığım. -Ama gelmezsen, Çınar çok üzülür.

Tabii ki ben de.

(Cevahir) Sonunda istediğin oldu.

(Cevahir) Çok büyük zarara girdim.

(Serdar) Seni uyarmıştım Cevahir.

O zaman beni dinleseydin, iş buralara gelmezdi.

(Serdar) Hiç bakma öyle.

Ulan akıl var, mantık var.

Devletin iş yapmadıklarıyla, senin ne işin olabilir?

(Serdar) Böyle bir şeye izin verirler mi?

Al, etmediler işte.

Hadi, bedelini öde şimdi.

Peki, nasıl ikna ettin adamları?

Sorun çıkarmadılar mı?

Denediler de bana söker mi?

Ağızlarının payını alıp, paşa paşa gittiler.

Hı.

Öylesine çekip, gittiler yani?

Tehdit de ettiler, akıllarınca.

Ama her horoz, kendi çöplüğünde öter, Serdar.

Burası benim çöplüğüm.

Burada tehdit işlemez.

Bırakın Cevahir, öyle sansın...

...daha tanımamış bizi, belli.

Neyse, biz de tanıtırız o zaman.

Gereğini yapın.

Cevahir de, Akbaşlar da kim olduğumuzu iyice anlasın.

(Araba sesi)

(Zümrüt) Bal böceğim, hoş geldin.

Anne, çok eğlendim ben.

Zeyno abla bana, sürpriz doğum günü partisi hazırlamış.

-Öyle mi? -Hı hı bak. Nasıl, güzel olmuş mu?

(Gülme sesi)

(Çınar) Bak, artık bir sürü hediyem oldu.

(Çınar) Bunları Havva nine gönderdi.

Zeyno ablayla gittiğimiz köyden.

Müzeyyen Hanım, alır mısınız şunları.

Hadi, geç içeri.

(Müzik - Gerilim)

Alo, Murat merhaba. Bir şeyler bulabildin mi?

Ah tamam, yazıyorum.

Hı hı.

20, 02

Tamam, teşekkür ederim.

Alo, Sedat Bey'le mi görüşüyorum?

Merhaba, Leyla Özbek ben.

Akbaş davasıyla ilgili, sizinle görüşmek istiyorum.

Sadece beş dakika, lütfen.

(Oyun sesleri)

(Çınar) Yapamazsın ki!

(Oyun sesleri)

Hadi bakalım, uyku vakti.

Çınarcığım, çıkarır mısın artık o atkıyı?

Anne, ben bunu çok seviyorum. Çıkarmak istemiyorum.

Tamam ama atkıyla uyunmaz, değil mi? Hadi bebeğim.

(Zümrüt) Ee...

...başka neler yaptınız bugün?

Bir sürü şey yaptık.

Böyle evin her tarafı, süslüydü.

(Çınar) Hatta Özcan abi, kâğıttan uçak yapıp fırlattı.

Bana da öğretecekti ama babam gelip "hadi oğlum eve" dedi...

...ama söz verdi, yine götürecek beni.

Hatta Havva nine de gelecek.

Ben de gelirim. Havva nineyi, çok merak ediyorum zaten.

O zaman, sana bir sürprizim var.

Yarın tanışacaksın, çünkü buraya geliyorlar.

Kiminle?

(Çınar) Zeyno abla, Havva nine, Meryem abla hepsi buraya geliyor.

(Çınar) Hepsini, doğum günüme davet ettim.

(Ela) E, ne güzel. Yaşasın!

Hadi bakalım. Ela hadi, sen de kendi odana.

-(Zümrüt) Hadi. -İyi geceler.

(Zümrüt) Hadi gir bakalım.

(Müzik)

İyi uykular.

(Müzik)

(Bardak koyma sesi)

Acaba ne diledi, mumu üflerken?

Dileğinin içinde, ben var mıydım?

Hayatında varsın ya Zeyno.

(TV - Erke sesi) Bir şey soracaktım size.

Gerisini düşünme. Az sabır.

(Havva) Bak babası, ne efendi adammış...

...tuttu getirdi çocuğu. Allah razı olsun.

(Özcan) Aa, bak orası öyle. Şimdi Aslan Bey, bir başka o ailede.

Hani diğerleri tırt falan ama...

...Aslan adam ya, hı? -(Meryem) Kalender, kalender.

Bir mal varlığına bak, bir de bugün burada tevazuuna.

(Müzik)

Lütfen! Lütfen.

(Müzik)

(Havva) Zor bulunur böylesi ha.

Şanssızlığın onların yaptıkları. O ayrı.

Ama o adam, senin şansın.

Nasıl anladım, hemen Çınar davet edip de Zeyno geri durunca.

Dedi hemen "yarın gelin" diye.

-(TV - Erkek sesi) Telefonumu unutmuşum. -(Havva) Zeyno...

...kızım ben öğleden beri düşünüyorum da...

...biz gelmeyelim yarın. -Aa, niye gitmiyoruz anne?

(Havva) Kızım...

...Aslan Bey, iyi hoş da benim rahat edebileceğim yerler değil orası.

(Havva) İçim almaz, sıkılırım. Hem birisi bir şey der...

...ben bu yaşımdan sonra düşündüğümü boğazımda tutamam...

...bir laf ederim. Misafirlikte ayıp olur.

(Havva) Zeyno gerilir. Gereği yok değil mi?

Gönül koymazsın değil mi, kızım gelmezsek?

(Havva) Hem sen bizi mi düşüneceksin, oğluna mı bakacaksın?

Sen git oğluna doy he mi kızım.

Yok Havva, anne olur mu öyle şey? Gönül koymam tabii.

Nasıl istiyorsanız?

Anne, şimdi yalnız mı bırakacağız Zeyno'yu?

(Zeyno) Merak etme sen. Ben az çok tanıdım o insanları zaten.

Yani başa çıkabiliyorum.

(Zeyno) Şimdi doğru söylüyor Havva anne. Bir şey derler...

...ben gerilirim. Gerek yok.

(Zeyno) Ben tek gideyim daha iyi.

(Müzik)

(TV - Kadın sesi) Geçti artık.

(Müzik)

Aslan!

Tamam, bugün Çınar'ı o kadının yanına götürdün de...

...yarın onların buraya gelmesi, ne demek oluyor?

Çınar'ın söyledikleri doğru mu?

Evet, Çınar istedi. Ben de bir sakınca görmedim.

Sakınca görmedin.

Çınar'ın doğum günü. Onun partisi.

Kimi isterse çağırabilir.

Ne kadar demokratik bir aileyiz.

(Zümrüt) Çınar, o kadının kim olduğunu bilmiyor...

...ama biz biliyoruz, değil mi?

Bir de o insanları da çağırmış.

Ne yani, öyle büyük bir aile falan mı olacağız biz?

O insanlar dediğin...

...bugün Çınar'a hayatının, en mutlu gününü yaşattılar.

Sen orada yoktun ama ben gördüm.

Çınar'ın orada ne kadar mutlu olduğunu. Gülen yüzünü gördüm.

Ben de bundan bahsediyorum zaten.

Çınar onlara alışıyor. Alıştıkça görmek isteyecek...

...gördükçe bağlanacak. Peki ya sonra?

Korkuyorum Aslan anladın mı?

Bugün beraberlerdi. Yarın da beraber olacaklar.

Bari oğlumun en özel gününde...

...doğum gününde, yanında olmasın anladın mı?

(Aslan) Artık çok geç.

Bugün, Zeynep Çınar'ın doğum gününü kutladı.

Evet yanlış duymadın.

Bugün Çınar'ın, gerçek doğum günüymüş.

(Aslan) Nereden bileceksin ki?

Bugüne kadar...

...oğlumuzun, gerçek doğum gününden bile haberdar değilmişiz.

Bazı gerçeklerin üstü örtülemez.

O yüzden, bırak da Zeynep'in de bazı şeylere hakkı olsun.

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

Cemre!

(Ayak sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Boşuna bekleme. Hâlâ çok kızgın sana.

Aradım açmadı.

Biliyorum.

Sen babasının, suçsuz olduğunu söylemedin mi?

İkna edemedin mi?

(Belma) Ben hangi sorunla uğraşacağımı şaşırdım Cevahir.

Bu evin her bir köşesinden başka bir dert fışkırıyor.

(Belma) Ama baksan, sanki mutluluktan geberiyor muşuz gibi...

...Çınar Bey'in, doğum günü kutlanacakmış yarın.

Bir de bu çıktı.

Cemre gelecek miymiş, doğum gününe?

(Müzik)

(Top çarpma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

Şişt! Şişt! Sessiz, sessiz, sessiz!

Evet.

-Hazır mıyız? -Evet.

Sayıyorum. Bir, iki, üç.

(Hep bir ağızdan) İyi ki doğdun Çınar.

Hu hu!

(Gülme sesi)

(Müzik)

Hımm, uyanamadı benim oğlum.

Ama üflersem, parti biter. Daha başlamadı ki.

Bu başka, o başka.

Yaşasın! Bir sürü pasta üfleyeceğim.

Hadi üfle.

Ama dur, ilk önce dilek tutacağım.

Baba, Zeyno ablada tuttuğum dileğin aynısını tutabilir miyim?

Tabii.

(Müzik)

Evet.

(Alkış sesi)

İyi ki doğdun oğlum.

(Müzik)

Hadi bahçeye çıkalım. Partim başlasın.

(Müzik)

(Müzeyyen) Çocuklar dikkatli bağlayın. Yine uçurdunuz balonu.

(Müzeyyen) Aa! Hadi çabuk olun biraz çabuk.

Hah. Şuraya koyun siz de oyun parkını. Yaklaştır.

(Müzik)

Kardeşim sen niye dikilip duruyorsun burada?

Hadi mutfağa. Daha bir sürü şey taşınacak masaya.

İsmail...

...sen mutfakta görevlisin. Hadi neredeyse parti başlayacak.

(Seher) Yürü!

Aa, ne biçim şey bu be!

(Belma) Cemre!

Ayy! Ayy geldin sonunda!

Gel bakalım buraya. Gel bakayım. (Öpme sesi)

Uğradım diyelim anne.

Çınar'ın doğum gününü kutlayacağım.

Gelmişken de birkaç kıyafet alıyorum.

Ne demek o şimdi kızım? Ne olur gitme! Otur konuşalım.

Konuşacak bir şey yok ki. Görmek istemiyorum onu.

Aa bir dakika, bir dakika! Orada dur küçükhanım.

"o" dediğin senin baban.

Hem o ne kadar üzüldü, biliyor musun?

Bütün akşam seni bekledi. Ben hayatımda...

... babanı bu kadar üzgün, hiç görmedim.

Hadi. Hadi se-sen de uzatma artık. Yeter!

Bütün gece, burada bekledi demek.

İyi. Beklemeye devam etsin o zaman.

Çünkü amcam beklemedi mesela.

Bizzat okuluma gelip, Çınar'ın doğum günü için beni çağırdı.

-Babam! -Kızım ne alâkası var?

Sanki baban gelmez.

Adam mahvoldu diyorum sana.

Hem, hem sana hediye almış.

İstesen, dünyaları da alır. Öyle bir adam o.

Seni de çok seviyor.

Sen de anla onu biraz, ne olur.

Sen benim yerime de anlıyorsun zaten.

Ama boşa savunuyorsun onu.

(Müzik - Gerilim)

(Sürgülü kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Bugüne özel, fazladan birkaç eleman daha koyduk.

İyi yapmışsın Nizam. Bak tatsızlık istemiyorum.

O Zeynep, bu kapıdan içeri girmeyecek anlaşıldı mı?

Merak etmeyin. Çocukları uyardım, içeri alınmayacak.

Eve gittiğinde karşılaşacağı sürprizi hazır mı?

-Aynen efendim, emrettiğiniz gibi. -(Hünkâr) Güzel.

Bu inadını sadece kendine değil...

...çevresine de zarar verdiğini görsün bakalım.

(Hünkâr) Bu arada, o bu sürprizlerle ilgilenirken...

...sen de o avukatı, sakın ihmal etme. -Peki efendim.

Nizam, her taraftan sıkışsın istiyorum anlaşıldı mı?

Tamam anlaşıldı.

Zeynep Hanım...

...boyuna posuna bakmadan, bana kafa tutmak!

Göreceğiz bakalım kim, kimi yenecek!

(Müzik - Gerilim)

(Meryem) Bak, en ufak şeyde haber ver. Tamam mı?

(Zeyno) Tamam. Sen merak etme.

(Nefes sesi)

Ya hadi Meryem, hadi ya!

Ya içeride konuştunuz, bitmedi mi? Daha, neyin lafına tutuyorsun?

-Bırak da götüreyim kızı. -Tamam, geliyorum Özcan.

Kükreme, kükreme geldi. (Öpme sesi)

Hey Allah'ım ya! Vır vır, vır vır!

(Topuk sesi)

Ben buradan bir şeye atlar giderdim. Vallahi gerek yok.

Saçmalama kızım ya! Olur mu öyle şey?

Atla hadi, atla. Yolumun üzeri zaten benim.

(Marşa basma sesi) (Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Çınar) Hala!

(Hünkâr) Ayy benim paşam, ne yakışıklı olmuşsun...

...sen bakayım böyle.

-(Hünkâr) Ayy maşallah sana. -Teşekkür ederim.

(Öpme sesi) Ohh!

(Hünkâr) Canım benim.

Atkımı da takacaktım ama bir türlü bulamadım işte.

-Bunun aynısından. -Evet.

Zeyno abla bana da, ablama da hediye etti.

(Çınar) Anne, odama bir kez daha çıkıp, bakabilir miyim?

Ne olur, ben o atkıyı takmayı çok istiyorum.

(Çınar) Hadi lütfen.

(Hünkâr) Çınar bak, bir şey söyleyeceğim halacığım.

Ben sana, oyun parkı kurdurtuyorum. Gel, gidip bakalım.

(Hünkâr) Nereye istiyorsan, oraya kursunlar. Hadi gelin.

(Müzik) (Çocuk sesleri)

Cemre abla.

(Çocuk sesleri) (Müzik)

-(Çınar) Gelmişsin. -Sen çağırırsın da gelmez miyim ben?

-Al bakalım, bu senin. -Teşekkür ederim.

-Ama pastadan sonra açacaksın. -Tamam.

(Çocuk sesleri) (Müzik)

Cemre ablamız mı gelmiş?

(Aslan) Cemreciğim...

...Çınar'ı ve beni kırmayıp, geldiğin için sana çok teşekkür ederim.

Asıl, ben teşekkür ederim.

Dün, çok kötü bir gün geçirdim. Hâlâ da iyi değilim.

Ama sizi okul önünde görünce...

...o kadar iyi geldiniz ki. -Canım benim.

Her zaman yanındayız, bunu biliyorsun değil mi?

(Çocuk sesleri) (Müzik)

Gel bakalım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Leyla) Sedat Bey merhaba. Leyla Özbek ben.

Dün telefonla konuşmuştuk. O yüzden geldim.

Bir yanlışlık var herhalde. Burada, öyle biri oturmuyor.

Nasıl olur? Bana bu adresi vermişti.

Ben onu bilmem de doğru yer değil.

(Müzik - Gerilim)

(Operatör - Kadın ses) Aradığınız numara kullanılmamaktadır.

Kusura bakmayın.

(Müzik - Gerilim)

(Nizam) Aferin Sedat. Böyle laf dinlersen...

...bir sıkıntı yaşamayız seninle. Yok eğer...

...ben gittikten sonra, yanlış bir hareketin olursa...

...hayatında duyup duyacağın, son ses...

...bu olur.

(Müzik - Gerilim)

(Hünkâr) Nizam, her şey yolunda mı? Tamam.

(Hünkâr) Tamam. Teşekkür ediyorum, mersi.

Hayırdır? Bir sıkıntı yok, değil mi?

A, yok bir arkadaşım aramış da...

...ee Çınar'ın doğum gününü kutlamak için.

Her şey yolunda.

(Hünkâr) Şimdilik.

Şu doğum gününde de ne işimiz varsa?

Vallahi hiç umurumda değil. Ben kızımı aramaya geldim.

(Müzik)

Amca.

Bir de bu delikanlıyı kutlamaya.

(Müzik - Gerilim)

-Nasıl geçiyor doğum günün bakalım? -Süper.

Peki, bu ne ha? İyi ki doğdun.

Yaşasın.

-Sen benim şişme parkımı, gördün mü? -(Belma) Hangisi?

(Müzik)

Görüşürüz.

(Cevahir) Cemre!

(Müzik - Gerilim)

(Seher) İsmail!

İsmail miydi, neydi senin ismin?

(Seher) Bak ikidir seni boş dururken görüyorum...

...şişt bak bana!

Sen al şimdi bu şekerleri, al diyorum. Bakma öyle al.

Oradaki çocuklara ver, hadi.

(Çınar) Aa, şekerci amca geldi.

(Çocuklar hep bir ağızdan) Şekerci amca geldi.

(Anlaşılmayan çocuk konuşmaları)

(Cevahir) Cemre!

Cemre kızım dur, bekle!

Cemre!

Ya, benim seninle konuşacak, bir şeyim yok ki baba.

Bak ben sana vur...

...ben sana, vurmak istemedim.

Ben böyle bir adam değilim, biliyorsun.

Ama sen bir an...

...özür dilerim.

(Cevahir) Bak günlerdir, gözüme uyku girmiyor.

Yapma kızım hadi.

Yüzüme attığın tokat değil ki mesele.

Sen benim en sevdiğim, en güvendiğim...

...sen benim kahramanımdın ya.

Hâlâ öyleyim.

Kahramanlar kötü olmaz ki baba.

Ama sen kötüsün.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Özcan) Çıkışa doğru ararsın. Gelip alırım tamam.

Tamam görüşürüz.

(Müzik - Gerilim)

(Görevli) Merhaba. İsminiz?

(Zeyno) Ee, Zeynep Gündoğdu.

(Müzik)

Üzgünüm, isminiz listede yok. Sizi içeri alamayacağım.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kitap atma sesi)

(Eşya atma sesi)

(Cam kırılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ee...

...bir daha, bir kontrol eder misiniz?

Çünkü ismimin yazması gerekiyor. Bir yanlış anlaşılma oldu herhalde.

Bakalım.

Yok. Yazmıyor isminiz.

Beni Aslan Akbaş'ın, kendisi davet etti.

Bizzat, kendisi söyledi yani.

Hanımefendi, Akbaş ailesinin vermiş olduğu bir liste var burada.

Bu listede olmayan birisini alamam içeri.

Siz bir, Aslan Bey'i arar mısınız lütfen.

Aslan Bey şu an içeride, misafirleriyle ilgileniyor

Rahatsız edemem kendisini.

Ben neyim? Ben misafir değil miyim?

İyi. Ben kendim ararım.

(Müzik)

(Operatör - Kadın ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor...

...lütfen sinyal-- -Allah kahretsin!

(Müzik)

Ben ellerimle örmüştüm!

(Müzik)

Ne işi var bunun , burada?

(Müzik)

(Aslan) Oğlum kahvemi dökeceksin. Ne oldu?

(Çınar) Ya baba, Zeyno abla niye gelmedi?

(Çınar) Ya, gelmeyecek mi yoksa?

Ee Çınarcığım, Zeyno abla sana söz verdiyse mutlaka gelir.

Ama istiyorsan, bir arayayım. Nerede kaldığını sorabilirim.

-Hı hı ara, hemen sor. Gelsin. -Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

-(Zeyno ses) Alo. -Alo. Zeynep merhaba.

-Neredesiniz? -Bir de soruyor musun?

Adamların almadı, beni içeriye.

Madem içeri almayacaksınız, neden çağırıyorsun?

Ne? Adamlarım almadı mı? Bana sormadan.

(Nefes sesi)

Soracaktık ama telefonun kapalıydı.

(Aslan ses) Evet, az önce kapanmış. Peki...

...ya Çınar sizi soruyor. Neredesiniz?

-Gidemedim. -Tamam. Geliyorum ben şimdi.

(Müzik - Gerilim)

(Serdar) Zümrüt. -Abiciğim.

Hoş geldin.

Ben gittin zannetmiştim.

(Serdar) İyi ki de gitmemişim, bak...

...yoksa yine bana yalan söylediğini, asla öğrenemeyecektim.

Yalan mı? Ne yalanı?

Bana her şeyi anlatacaksın Zümrüt.

Demin o kadını gördüm, evin önünde. Ne arıyor o burada?

Neler oluyor Zümrüt?

Ben...

(Müzik - Gerilim)

(Köpek havlama sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Erkek görevli) İsmail nereye? Eve oradan değil, buradan gidiyoruz.

(Müzik - Gerilim)

(Serdar) Ufacık çocuk, davet etti diye elini kolunu sallayarak...

...bu eve girecek öyle mi? -Girememiş işte, sen de gördün.

Mesele bu değil Zümrüt. Mesele...

...sürekli benden, bir şeyleri gizliyor olman.

Söylesem, ne değişecek ki abi?

Zaten bir sürü şeyle uğraşıyorsun. Bir de bana...

...canın sıkılsın istemedim.

Uğraştığım hiçbir şey, senden ve ailemden daha önemli olamaz.

Seninle aynı fikirde olmak çok güzel Serdar.

Hünkâr!

(Hünkâr) Benim için de öyle Serdar.

O yüzden bugün, gereken bütün tedbirleri aldım.

(Hünkâr) Ve Zeynep'i bu eve, sokmadım.

Ya öyle mi?

Çok başarılısın Hünkâr.

Bravo!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Zeyno abla.

(Müzik - Gerilim)

Yaşasın! İyi ki geldin.

Bebeğim sen istersin, ben gelmez miyim hiç?

Tabii ki gelirim.

Her şeye rağmen geldim.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Hünkâr) Aslan, ne yaptığını zannediyorsun sen?

(Hünkâr) Nasıl alırsın onları içeri?

Asıl, sen ne yaptığını zannediyorsun?

Ben ne yaptıysam, ailem için yaptım.

Bugün oğlumun, en mutlu günü. Bir sorun çıksın istemiyorum.

Bana saygı duymuyorsan, Çınar'a saygı duy.

Kalbini kırmayayım.

(Müzik - Gerilim)

Bunu sen istedin!

(Müzik - Gerilim)

(Çınar) Biliyor musun, ben atkımı kaybettim.

Akşam boynumdaydı ama sonar...

Sonra önemli değil bebeğim.

Ben aynısından yaparım sana. Tamam mı?

(Zeyno) Sen hiç üzülme.

(Öpme sesi)

(Müzik)

Bazı şeylere, engel olunamaz.

(Müzik- Gerilim)

(Özcan ıslık çalma sesi)

(Araba sesi)

-(Özcan) Hayırdır birader? -Abi, bize bir yardım etsen.

-Bizim aracın aküsü bitti de. -Haa.

Kaldık böyle, yolun ortasında ya. Senin araçla bir çekelim mi?

Tamam, tamam olur. Durun yanaşayım, kaputa yanaşayım.

Eyvallah. (Marşa basma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

Sen bekle, kabloyu çıkarayım ha.

(Kapı kapanma sesi)

(Bagaj kapağı açma sesi)

(Müzik - Gerilim)

-(Erkek) Sakin ol sakin. Sakin! -(Özcan) Ne oluyor ya?

-Ne oluyor kardeşim? -Konuşma ulan, konuşma!

-Bırak onları yürü! -(Özcan) Nereye gideyim ya?

-(Erkek)Yürü! -Kimsin kardeşim?

-Geç arabaya! -Nereye geçeyim ya, arabayı bırakıp?

-Kardeşim kimsiniz? -(Erkek) Geç arabaya!

Konuşma, konuşma, konuşma!

Abi nereye gidiyorum, arabayı bırakıp ya?

Yürü be!

(Özcan) Şişt! Ya derdiniz ne abi sizin?

(Erkek) Konuşma ulan!

(Özcan) Arabamı... Abi, ne istiyorsunuz ya?

(Özcan) Tamam, şiştt kardeşim!

(Araba sesi) (Müzik)

(Bagaj kapağı açma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Özcan) Kardeşim, siz kimsiniz ya kimsiniz?

-Benden ne istiyorsunuz? -Konuşma ulan!

Ya sizin benimle, ne işiniz olur ya? Ne istiyorsunuz abi?

Göstereceğim ben sana, ne işimiz olduğunu...

...göstereceğim!

(Sıvı dökme sesi)

A-abi siz delirdiniz mi ya?

-A-abi, abi ne yapıyorsun? -Bağırıp durma!

Abi kurban olayım, ekmek teknem o benim. Abi, abi söyle yapmasın...

...kurban olayım. Ekmek teknem o benim, ya. Abi yapma!

Abi! Arabam ya, a-arabam ya! Kurban olayım, abi!

Ya ne istiyorsunuz benden, kardeşim?

(Müzik - Gerilim)

Hayır, hayır, hayır! Abi öyle yapmasın!

Hayır abi yapma, ne olur kurban olayım! Hayır!

(Müzik - Gerilim)

Hayır!

(Müzik)

(Alev sesi) (Müzik)

(Erkek) Yanlış yerde, saf alırsan...

...böyle yanarsın Özcan!

Bundan böyle, birine yardım ederken iki kere düşün.

Bugün arabanı yaktım ama söz dinlemezsen...

...bir daha seni yakarım.

(Ağlama sesi) (Alev sesi)

(Kapı açma sesi) (Erkek) Al şunu!

(Düşme sesi) (Kapı kapanma sesi)

(Alev sesi) (Müzik)

(Alev sesi) (Müzik)

Ahh arabam! Arabam! (Ağlama sesi)

(Alev sesi) (Müzik)

(Alev sesi) (Müzik)

Allah'ınız yok mu ulan, sizin?

(Özcan) Vicdanınız yok mu, ulan? Yapılır mı ulan, yapılır mı?

(Ağlama sesi) (Alev sesi)

(Özcan) Ekmek teknemdi ulan bu benim!

(Ağlama sesi) (Alev sesi)

Ben Meryem'e ne diyeceğim şimdi?

(Müzik)

-Ben ailemi nasıl geçindireceğim ulan? -Abi geri çeki! Abi geri çekil!

(Yangın tüpü püskürtme sesi) (Müzik)

Geleceğimi yaktınız ulan!

Hayallerimi yaktınız ulan!

(Alev sesi) (Müzik)

(Müzik - Duyusal)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

Ela!

Can!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik)

(Müzik)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Alt Yazı: Miliza Koçak / Gülay Yılmaz / Çağıl Doğan / Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.