Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kızım. Babayı bir işaret gönder bakayım.
Çok üstelik tebrik ederim.
İşte tam olarak ihtiyacım olan şey bu.
Bir dakika bu gülüşü daha net görmeliyim.
Hadi ama.
Tam da bunun üzerine olmaz. Hadi gülüyoruz. Hadi gülüyoruz.
Aynı şeyleri yaşamak istemiyorum.
Bu mutluluk bana tanıdık geliyor.
Bir kez daha kaldıramam.
Bebek gayet sağlıklı.
Bunu sen de hissediyorsun biliyorum.
Bebek iyi.
Ben de iyi.
Şarabımla geldim.
Hoş geldin. Hoş buldum.
Piyongu çıkarsaydın bari.
Geceye hazırlık abi.
Burak biz bu gece ertelesek olur mu ya? Çok iş var.
Ben bir kere heveslendim abi bak. Öyle ya da böyle çıkacağız bugün.
Siz baya baya partilemeyi düşünüyorsunuz yani.
Ablacığım şimdi burada insanlar sıcak şarap içip İngiliz atlarından falan
bahsediyorlar. Ama benim bildiğim birkaç özel mekan var.
Gayet tabii biz de oralara gidip şu şaraplarımızı içer ve atlardan
bahsedebiliriz.
O değil de ben size kadeh kaldırmak istiyorum arkadaşlar.
Sen kadeh yıkmak istiyorum desene.
Öyle de dönebilir.
Ama insan neye kale kaldıracağını da şaşırıyor biliyor musun?
Yeni işinize mi yoksa evliliğinize mi?
Beyler bence bir şöyle yapalım.
Siz içmeye dışarıda devam edin. Ben de işime bakayım olur mu?
Hayatım istiyorsan kalabilirim. Çok iş var.
Aşkım zamanımız yok.
Keyfine bak sen.
Biraz tüytün olsa da.
İleride çok güzel bir kız olacak kesin.
Sağlığı nasıl?
Gayet iyi.
Yani tam olması gerektiği gibi.
Gerekimi bizzat ben kendim takip edeceğim.
Senden sadece duruma gerçekçi yaklaşmanı istiyorum.
Sen daha önce iki defa düşük yapmış bir annesin.
Bu süreçte yaşantına çok dikkat etmelisin.
Anlaştık mı?
Tamam.
Anlaştık.
Babadağ orası da güzel ama uzak değil mi gidip gelmesi falan.
O bayağı toprak yoldan çıkılan.
Herkes beni dinleyebilir mi?
Bugün size çok mutlu çok güzel bir haber vereceğim. Gerçek bir çoğunuz biliyor
bakışlarınızdan belli.
Sevgili dostlar kısa bir süre önce ailemize yeni birinin daha katılacağını
öğrendik. Evet ve mutlu haberi de sizlerle paylaşmak istedik.
Baba oluyorum.
Bizi mutlu görmeyi istediğinizi biliyorum. Ben de şahsen karımın
yüzündeki o gülümsemeyi çok özledim.
Ve inanıyorum bu sefer her şey çok daha güzel olacak ve bu da herkesin huzurunda
karıma bana bu güzel hediyeyi verdiği için teşekkür ediyorum.
Seni seviyorum. Ben de seni seviyorum. Bravo.
Tebrik ederim. İyi ki geldin. İyi ki varsın. Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim.
Gerçekten şarap içip İngiliz laflarından mı konuşacağız?
Hayır. Hafif çıkır keyif olup ablamı üzmemen konusunda sana öğretiler
vereceğim.
Bak gördün mü cüzdanı yanıma almayın.
Sorun değil abi benden.
Bak bunlar bizim ekip. Bir beş dakika onları görüp geçeriz abi.
Mayıs'ın kaçı? Mayıs'ın kaçı? Beş Mayıs. Beş Mayıs.
Hayatım bebek mi geliyor yoksa?
İyiyim hayatım merak etme.
Biraz hava almam lazım.
Burası yeterince hava dar değil mi? Bu kadar iyi ki bana fazla hayat.
Biraz uzaklaşmam lazım.
Peki hayatım sen bilirsin.
Kaç çeşit beyni var demiştin.
Çok fazla.
E hadi gitmiyor muyuz ya? Tamam abi gideceğiz birazdan.
Ama şöyle bir durum var.
Ekibin genel fikri bekarlığa vedanın erkek erkeğe olmayacağı yönünde.
Onu da siz halledin artık ya.
Herhalde.
Hemen ayarlıyorum. Dur oğlum şaka yaptım.
Selam. Bize katılmak ister misin?
Hayır teşekkür ederim.
Şu an buraya yalnız dönersem çok maçık olurum.
Esim işareti müsaade eder misin? Yanlış anladın.
Ne yapıyorsun sen?
Ne yapıyorsun sen?
Terbiyesiz, bağırma! Terbiyesiz!
Sarkıdılık etmeyi utanmıyor musun? Bağırma lan ne bağırıyorsun?
Bağırma lan ne bağırıyorsun?
Seni şikayet edeceğim!
Şikayet edeceğim!
Sarkıdılık etmeyi utanmıyor musun? Seni şikayet edeceğim!
Elif!
Zümrüt!
Koş! Elif!
Elif!
Yardım edin!
Hayatım çok özür dilerim. Benim hemen çıkmam gerek.
Yani garip.
Ben hamile olmadan önce... ...kaldıramayan adam... ...benim
yokluğumda işe koşarak gidiyor. Canım.
Sevgilim.
Bir tanem.
Senin ilgilenmen gereken tek şey... ...bebeğimiz.
Ben gayet de bir kat işi bir arada yapabilirim.
Beni hafife alma.
Seni nasıl hafife alabilirim ki?
Ayrıca bu durumun keyfini çıkar. Az vaktin kaldı.
Öptün mü?
Aman Feriha'mcığım. Hem geziyoruz hem çevreyi temizliyoruz işte. Doğru. Ne
kadar faydalı bir aktivite. Evet.
Ama ben başka bir şey merak ediyorum.
Ne?
Bebis. Bebis nasılsın?
Gayet iyiyim.
Sen nasılsın?
Ben de iyiyim.
Bazen yorgunum. Biraz depresif.
Bence test yaptırmalısın.
Hamile olabilirsin. Ya.
Kendini artık biraz rahat bırakır mısın? Kendini rahat bırak derim bir lafı.
Can da öyle diyor.
Neden? Çünkü atlın yolu bir.
İlk durumunu ne yaptım çözebildin mi?
Evde oturup kış büyütmem lazım.
Çocuktur o çocuk.
Evde. İyi ki geldi.
Bir sorun mu var hayatım?
Sana bir şey göstermem lazım.
Bu ne?
Bu dün beşiğin üzerinde buldum.
Nasıl anlamadım?
Kapıyı aralık bulduğumda... Çıkıp yukarı odaları kontrol ettim. Beşiğin üzerinde
bu not vardı.
Daha önce niye söylemedin?
Bu konularda tabikalıyım yani.
İnanmazsın, üzerine düşmezsin diye düşündüm ama... ...ben aklımdan
çıkaramıyorum.
Bir bebeğin odasına bu tarz eşyalar koymak sence de saçma değil mi?
Hayır değil.
Daha derin bir temizliğe bile girişmedim. Ayrıca konumuz da bu değil.
Baksana beşikle arasında baya mesafe var.
Tamam tartışmayacağım.
Belki kitapları koyarken arasından düşmüştür.
O kadar abartılacak bir şey değil.
İşte tam da bu yüzden sana anlatmak istemedim.
Endişelerime saygı duymuyorsun.
Tabii ki endişelerine saygı duyuyorum. Fakat anlamadım. O zaman biraz benimle
ilgilen. Korkuyorum ya. Evde tek başıma kalmak istemiyorum.
Yarın ben de bahçeye geleceğim. Almam gereken bitkiler var.
Ezgi bak bu konuyu konuştuk. Bu bir ziyaret olacaksa gel ama çocuk olana
kadar... Ya yine eve biri girerse?
Sen isteyince ne de güzel aptal oynuyorsun ya.
Ben eve birinin girdiğine inanmıyorum.
Nasıl ya? Bu ilk vakan değil ki.
Hayal gücün bebekle birleşince ortaya çıkan sonuç bu.
İşte tam da bunu demek istemiştim.
Bu gidişle sana olan güvenimi de yitireceğim haberin olsun. Bu ne demek
şimdi ya?
Can.
Ben sana olan güvenimi yitirmek istemiyorum.
Endişelerinden saygı duymayınca bana olan güveni mi gidiyor? Bu kadar basit
mi? Son zamanlarda beni önemsemiyorsun.
Saçmalama. Yani içimden geçenleri söyleyince ben saçmalamış mı oluyorum?
Genelde içimden geçenden saçma olduğu için saçmalamış oluyorsun.
Ben aklımdan geçenleri söylemiştim sadece büyütmene gerek yoktu.
Hayatım. İyi geceler.
Günlük bütün rutinleri yerine getiriyorum. Spordur, sağlıklı
beslenmedir. Hepsi tamam.
Evet. Bu sayede bebek çok sağlıklı.
Evet de... ...ben sağlıklı mıyım onu bilmiyorum.
Gayet iyisin.
Ben kendimi pek iyi hissetmiyorum.
Canımda söylemedim enişelenmesin diye.
Herkes bunun hamilelikte doğal olduğunu söylemiştir sana umarım.
Evet de... Yani ne bileyim, bebek bize pek yaramadı sanırım.
Öyle deme.
Senin yerinde olmak isteyen kaç aile var biliyor musun?
Biliyorum.
Benimki üzüntü değil şöyle.
Ufak bir sistem sadece.
Hah Ömer, hoş geldin. Hoş bulduk abi. Nereye gidecek bunlar? Sen yola çık, ben
arar bildiririm. Tamam abi, kolay gelsin.
Nasıl geçti hayatın muayene?
Bir sorun yok değil mi?
Nasıl bir sorun?
Dalgınlık hali falan.
Normal olduğunu söyle.
Ha güzel.
Bir şeylerle meşgul olmam gerekiyormuş.
Senin bir şey istiyor mu?
İstiyor. E alalım.
Alınacak bir şey olduğunu nereden çıkardın?
Hamile birinci hanım illa ki bir şey ister.
Canım işe gelmeli diyor.
Geldin ya.
Can ciddiyim.
Kendimi burada iyi hissediyorum.
Güzel tadını çıkar.
Teşekkürler. Tebrik ederim. Sizin ne kadar var kucağınıza almaya?
İki ay.
Ama böyle görünce sabırsızlanıyorum.
Adı nedir?
İlkim. Siz isim düşündünüz mü?
Lavinya.
Cemre, bitkileri süre söylediğiniz gibi verdim. Bitlerine ayrı, yapraklarına
ayrı. Yaprakların hafif noktası değil, diklerine yoğun ve taziksiz.
Çıkabilir miyim?
Tabii ki peki, ben de birazdan çıkacağım. Yapılacak iş varsa yardımcı
olabiliriz. Yarın görüşürüz. İyi akşamlar. İyi akşamlar.
Afiyet olsun.
Teşekkürler.
Nasıl gidiyor bensizlikler?
Her şey yolunda mı?
Her şey yolunda.
Siz de nasıl gidiyor? Vaktinden önce gelmişsin bizimki.
Sohbet bahçeye geldiğinde konuyu değiştirmen yok mu?
Hayran.
Bakma öyle.
Bitkilerin topraklarının değişmesi gerekiyor. Sen nereye ne para vereceğini
düşünürken ilgilenemiyorsundur.
Kontrol ediyorum hayatım merak etme.
Saksıdaki çiçeklerin kök salması için saksılardan çıkarılıp ekilmesi
gerekiyor. Biliyorum.
Yarın İpe'ye söylerim halleder. Hatta sen de arayabilirsin İpe'yi.
İpek bütün bunları yapabilecek yetiye sahip değil.
Ben yarın gelir yaparım.
Tamam gel.
Doğumdan sonra kısa bir tatile çıkalım da şu gerginliği üzerinden at.
Allah'ın konuyla ne kadar iyiydik ya.
Tamam doğururum ertesi gün çıkarız.
Olur. Hem bebeğe para da almazlar.
Espri yeteneği bir tek sende yok.
Espri dediğin komik olur.
Bu yorgunlukla ancak bu kadar oluyor.
Tamam o zaman.
Komik espriler yapabilmen için gelip bütün yorgunluğunu alıyorum.
Her cümleyi iş yerine bağlaman yeterince komik zaten.
Sen bebekle ilgilen. Babası ne zaman ilgilenecek peki? Ben geleceğe de
ilgileniyorum.
İş bölümü yaptık.
Bu iş bölümü yapılırken ben neredeydim acaba?
Ufak bir yanlış anlaşılma var.
Onu düzeltmek için geldim.
Endişelenmeyin. Her şey yolunda.
Ezgi'ciğim... ...geçen gün bana attığın fotoğraf var ya... ...o senin fotoğrafın
değil.
Yok da anlamadım.
O fotoğraf yakınında mı? Getirir misin?
Tabii.
Biz bazen böyle ufak cehennemler yapıyoruz.
Ama Ezgi'ye bir şey göndermemişiz.
Bir karışıklık oldu herhalde.
Hani sana senin yerinde olmak isteyen çok aile var demiştim hatırlıyor musun?
Evet. İşte o ailelerden birinin bebeği.
Bir kaza sonucunda bebeklerini kaybettiler.
Geçen günde o kazanın yıl dönümüydü.
Yanlışlıkla sana gelmiş bu.
Ama ben sana senin ultrason fotoğrafını getirdim.
Onun yerine bunu koyarsın.
Çok güzel.
Tebrikler.
Tebrikler.
Bir çay daha alır mısın?
Çok teşekkür ediyorum. Ben kalkacağım zaten.
Biz teşekkür ederiz ilgilendiğiniz için.
Doktor Bey, bir sakıncası yoksa... ...karga nasıl olmuş öğrenebilir miyim?
Çok değer verdiğim, yakınen takip ettiğim bir hastamdı.
Zaten zor zamanlar geçiriyordu kendisi.
Kahroldu gibiydi.
Bir mekanda çıkan kavgada karnından yaralandı. O anda kaybetti bebeğini.
Bu film yaralanmadan sonra çekilmiş.
Şuradaki yara izini görüyor musunuz? Evet.
Bu... ...ölmüş bebeğin filmi.
Doktor Bey, Ezgi bunu öğrenmesi iyi olur.
Zaten söylemeyi düşünmedim.
Çok teşekkürler.
Onu çok sevdiğini... ...önemsediğini biliyorum.
Böyle hassas davranman çok güzel.
Hayatım, Cenk Bey, eşim Ezgi.
Merhaba, Cenk ben.
Merhaba. Cenk Bey de botanik bilimci. Öyle mi?
Evet, evet.
Fikri alışverişi yaparsınız diye düşündüm.
Hadi girsene, ceketini çıkar.
Ya kusura bakmayın, ben sizin hamile olduğunuzu bilmiyorum.
Hamile olmam sizi ağırlamamaya engel değil. Şükür.
Geçtiniz mi?
Şükürler.
Emrah'a geldik.
Kusura bakmayın.
Geleceğinizi bilsem özellik yapardım. Daha ne olsun? Ben daha çok sizi
yolluyorsunuz diye üzülüyorum.
Sorun yok Cenkciğim. Ezgi alışkın.
Evet.
Can alıştırdı beni.
Gerçekten yaptığınız iş çok iyi.
Başladı çok güzel bir hale gelmiş.
Sanırım İpek'ti. O da bayağı akıllı bir kız.
Evet evet işi bayağı öğrendim.
Çekip çevirmeye başladım.
Belki ileride kendi bahçesini bile açabilir.
Bence kaçırmayın o kızı. Yani güzel bir maaş teklif edin. En azından ileriye
dönük farklı planlar yapmamış olur.
Daha erken onun için.
Zaten kendi iş yerini açabilmesi için en az beş sene bizimle çalışması gerekir.
Doğru. Onun için biraz erken.
Peki yatırım konusunda fikrin ne? Ne düşünüyorsun?
Şu anda tek başına yatırım yapamam.
Bu çok saçma olur.
Ben de tam oraya gelecektim.
Biliyorum ama...
Müsaadenizle. Zaten işleri belli bir noktaya getirmişsin. Yani bundan sonrası
için kurumsal ortaklık büyüme senin için de iyi olur diye düşünüyorum.
Tabii ki.
Yani açıkçası benim de bazı düşüncelerim var ama sağlıklı bir planlama yapmadım
henüz.
Çok pardon, düşünemedim.
Önemli değil ki.
Beğendiniz mi?
Elinize sağlık, teşekkür ederim.
Gerçekten hayatım, teşekkürler.
Asıl ben teşekkür ederim.
Misafirim bize ne kadar hamarat olduğumu kanıtlıyorum.
Can sizi ve emeklerinizi anlat anlata bitiremedi.
Can abartmayı çok sever.
Abartı değil, gerçekten.
Evet.
Bir tek bahçemizi bu günlere getirirken ne kadar çabaladığımız konusunda
abartmaz. Olur mu? Ne kadar çabaladığınızı da anlattı.
Gerçekten mükemmel bir yer.
Eğer Can da isterse ortak olmayı bile düşünebilirim.
Cenk gerçekten çok onur duyarız.
Ama tabi acele karar vermemek lazım.
Fakat bu olumsuz düşündüğümüz anlamına da gelmiyor. Senin ticari bilgin bizi
çok iyi yerlere getirebilir.
Acele etmeye gerek yok.
Sadece söz kesmiş olayım canım.
Çok sevindim adınıza.
Ben artık müsaade isteyeyim. Yapmam gereken bazı işlerim vardı.
Otursaydın biraz da. Belki daha sonra.
Lütfen ya oturun.
Can gitmenize çok üzülür.
Hem daha yeni başlamışsınız.
Gerçekten ben kalkayım.
Zaten detayları da bahçede konuşuruz.
Müsaadenizle. Tamam.
O zaman...
Yarın bahçede konuşuruz. Konuşuruz.
Şey yapalım.
Aniden kalktım bir sorun yok ki. Yok herhangi bir sorun yok.
Ortak bir konuşmada gitmeyeyim. Ben de gitmeyeyim. Bir kısım işleri devretmem
gerekiyor. Ayaküstü konuşmayalım şimdi bunları. Yarın bahçede konuşuruz. İyi
madem öyle yaparız. İyi akşamlar.
Kovsaydın adamı.
Sen kendin kovulmadığına sevin bence. Seni anlayamıyorum Edik.
Nasıl ben seni anlamıyorum?
Beni mi anlayamıyorsun ya?
Ne yaptıysam geleceğimiz için yaptım. Bebeğimiz için yaptım.
Ben hamile olunca mı geleceğimizi planlamaya karar verdim?
Sen de sevinirsin sandım. Sevinebilirdim.
Tabi o bahçenin bugünlere gelmesinde benim payım olduğunu Cenk Bey de
bilseydi. Bir dikkatimi çekelim. O bahçenin ortağı olarak benim de fikrimi
sorsaydı. Ne fark eder? Bilse ne olur bilmese ne olur.
Madem fark ettin neden bilmemesini tercih ettin o zaman? Çünkü konusu
açılmadı.
Tabii ya.
Konu neden hamile kalınca bahçeyi bırakıp kendini eve kapatan hafta
sonları çöp toplayan karından açılsın ki?
Zaten ortalığı toparlayan bütün işleri elden geçiren bir İpek var değil mi?
Aklım almıyor ya.
Gerçekten aklım almıyor.
Ortaklığa sevinirsin sandım. Bunun bir hata olduğunu düşünmedim.
Kabul et sen de çok hassasın. Evet hassasım.
Beni bu duruma sen getirdin.
Hamilesin diye diye diye beni kendi dünyama tıksın.
Bıraksaydın da her şey normal akışında ilerleseydi.
Anlayamıyorum Ezgi.
Gerçekten anlayamıyorum.
Ben sadece seni ve bebeğimizi düşündüm.
Evet.
Keşke beni ve bebeğimizi düşürürken... ...bir haklı bir şeyseydin.
Güzel kızım.
Menekşem.
Bunu konuşmuştuk.
Ablasının adını vermeyeceğiz.
Tamam.
Orkide olsun.
Güzel kızım benim.
Nasıl hissediyorum biliyor musun?
Şimdi minik kalbi atan bir şey var.
Onun orada olduğunu bilmek bana bile huzur veriyor.
Ve sen onu içinde yaşatıyorsun.
Hep düşünürdüm.
En son gerçekten ne zaman mutlu hissettim diye.
Ama yapay değil.
Gerçekten saf mutluluk.
Hani ufacık bir bebeğin minicik ellerini tutar arasında dişleri olmadığı halde
ağzını açı açı güler ya.
Sanki o minik bebek gibi hissediyorum.
Saf mutluluk bu olsa gerek.
Garip olan ne biliyor musun?
Benim bir parçam senin içinde.
Anlamasak da bir bakıma ölümsüz oluyoruz gibi.
Düşünsene ya sana benzeyecek ya bana. Ya benim özelliklerimi taşıyacak ya senin.
Mesela bazen ona kızacaksın ve aynı babası diyeceksin.
Acaba şu an ne düşünüyor? Ne hissediyor?
Ölünce fırsatım olsa...
Onun hayatını birebir görmek isterdim. İlk rahmet düşüşünden son anına kadar
geçip onu izlemek isterdim.
Burak Allah kahretmesin, aklım çıktı ya.
E sen nasıl girdin eve?
Kıparılık.
Unuttum herhalde.
Ne zaman geldin? Çok olmadı.
Siz öyle dedim de geldim demeyeceksin herhalde değil mi?
Kaç aydır yoksun ortalarda.
Düğüne bile gelmedin.
Gelemedim.
Gelmeyi çok istedim ama gelemedim.
Tebrik ederim.
Teşekkür ederim ablacığım.
Ama sen niye böylesin?
Niye böyle üzgün duruyorsun?
Üzgün değilim abla.
Yorgunum sadece.
Neler yaptın bakalım?
Abla yorgunum.
Bunları biraz dinlendikten sonra konuşsak olmaz mı?
Ayrıca kardeşin gelmiş bak. Bir öp sarıl.
Hemen sorguya çekiyorsun.
Gel bakalım.
İyi bakalım.
Dinlendikten sonra binerim tepene.
Peki kaç aylık?
Hadi.
Hatırlamayın ya.
Can, ne yapıyor peki? Mutlu musunuz?
İyiyim.
Hı, de... ...ben seni pek iyi görmedim.
Ne oldu bak bir şey mi var söyle.
Hangi soru sormak yoktu?
Ben ablayım.
Tamam.
Tüm sorularını cevaplayacağım.
Ama önce bana güzel bir yemek yap ha.
Ablamın elinden son bir kez yemek yiyeyim.
O ne demek şimdi be?
Son kez falan.
Yani.
Öyle değil.
Yarın dönerim belki o yüzden.
Seninle konuşmam lazım.
Kıvılcım eksik.
Bu rakodun sen ne keşif edersin lan?
Bana bak.
Kıvılcım'a bak.
Kıvılcım'a bak.
Bir gariplik var. Sana bir şey söyledim mi?
Yok söylemedim Ahmet.
Var bir şeyler.
Biz çıkıp biraz hava alalım.
Tamam bir yoran bakalım derdi neymiş.
Gel dışarı çıkıp biraz hava alalım.
Evet dinliyorum bakalım ne saçmalayacaksın.
Olay.
Bir gün bile çıkmadı aklımdan.
Utanmadan bir de o konuyu mu açıyorsun?
Ulan ben senin yüzünden adam gibi uyku uyuyamaz oldum ben.
Kadın hamileymiş.
Bebeğini kaybetmiş.
Kendimden, senden, hayattan, her şeyden nefret ediyorum.
Sen şu hayatta kendinden başka kimi sevdin ki bencil herif?
Bunu bana sen mi diyorsun?
Sen mi söylüyorsun bunu?
Evet ben söylüyorum.
Kendinden başka kimseyi sevmeyen bir adamken... ...ne ara vicdan azabı çeken,
ahkem kesen bir adam oldun? Yani sen vicdanlı doğdun da ben vicdanlı mı
doğdum? Hiçbirer çıkarmadın yaşadıklarından ya. Niye şimdi geldin?
Neden o kadar bekledin o zaman?
Artık bıktım.
Sakin ol.
Kadı da hamileymiş dedim yüzün bile değişmedi ya.
Ve hala bencilce kendini savunuyorsun.
Ne fark eder ki?
Ben haklı olsam sen haklı olsan ne fark eder?
Suçlu ya da suçsuz mu arıyoruz?
Böyle güzel cümleleri arda arda sıralayabiliyorsun diye beş dakikanı
falan kurtaracaksın emin ol.
Bir kere sonrası... ...alnın açık bir şekilde yoluna devam edip babam olacak.
Saçmalama benim asabımı bozma.
Kadının karnına şişeyi sapla diyen ben miyim? Kadına sarkıntılık et diyen ben
miyim? Asabımı bozma.
O çeneni kapalı tut. Yarın da buradan...
Selam.
Kolay gelsin.
Teşekkürler.
Buyurun.
Tanışıyor muyum?
Hayır. Sizinle tanışmıyoruz.
Ama eşinizle bir kader bildiğimiz var.
Öyle mi?
Eski arkadaş mısın? Evet.
Onu da görürüm diye geldim ama yok sanırım.
Evet çalışıyor.
Ben de malum. Son zamanlarım.
Hediye mi olsun size?
Öyle mi? Evet.
Teşekkürler.
Lavinya'ydı değil mi ismi?
Can'dan geçen gün telefonda öğrendi.
Evet.
Teşekkür ederim. Çok merhaba.
Ben de bir kahve ikram edeyim size.
Hem Can da gelir birazdan.
Olur. Tamam buyurun.
Başım pis biraz kusura bakmayın.
Böyle küçük bir bahçe kurdum kendime oyalanıyorum.
Hareket kabiliyeti kısıtlı olunca anca böyle aktiviteleri de.
Siz geçin böyle ben şimdi geliyorum.
Nereden tanışıyorsunuz Can'la?
Mahalleden.
Aynı mahallede büyüdük.
Annesini yakıyla tanırım.
Ben sizi işinizden alıkoymadım değil mi? Yok yok.
Keyfinize bakın.
Can hiç bahsetmedi sizden.
Arkadaşlarınızın bu zamana kadar tanık kalmış olması da garip.
Tabii o zamanlar bizi görseydiniz bunlar asla ayrılmaz derdiniz.
Ama ben dününüzü falan hatırlıyorum.
Bizim başımız kalabalıktı gelememiştim.
Evlisin sanırım.
Evet.
Ben izninizle lavaboyu kullanabilir miyim? Tabii ki. Üst katta.
Ne zor tabii ama annelik kolay değil.
Hepsi benim bebeklerim. Çok.
Can.
Aşkım bak kim geldi.
Eski dostunu arayıp sorma sakın.
Özlemedin mi kardeşini?
Mermi teyzen nasıllar?
İyiler.
Can böyle bir sürpriz hazırlıklı değil mi sanırım?
Hep böyledir bu.
Şoka girince üç beş saniye donup bakar. Şimdi koşarak kaçacak diye korktum bak.
Aşkım sen geç otur. Ben sana da kahve getireyim.
Otursana kardeşim.
Ayakta kaldın.
Senin ne işin var burada? Nasıl oldun burayı?
Dönüp arkasına bakmadan kaçan bir adam en fazla nereye kadar uzaklaşabiliyor
ona bakmaya geldim.
Niye iş yerin değil de burası?
Biz seninle aynı mahalleden çocukluk arkadaşı değil miyiz Can?
İnsan arkadaşı evine gelince böyle mi der?
Ne mahallesi anlamıyorum.
Karına kocan olacak bu adam... ...kardeşinle birlikte karımı
yaralayıp... ...kaçtı deseydim kahve içmiyor olurduk.
Burada olmaz.
Lütfen.
Mutlu bir ailen var.
Bebek bekliyorsun.
Benim de bir kızım var. Resmini göstermemi ister misin?
Bir ay sonra bir yaşında olacaktı.
Sence karım bunu öğrense ne yapar?
Eee? Hasret giderdiniz mi bakalım?
Tabii tabii.
Ama insan belli edemiyor.
Özlemişim Ali'yi.
Böyle duygusal anları benim dünyam kaldırmıyor. Ben yavaştan kaçayım.
Karımın yanında olmam gerekiyor.
Planımızı söyledin mi? Hayır.
Aşkım hafta sonu Ali ile eşini yemeğe çağırdın.
Aaa!
Tabii tabii.
Eğer çocuğu bırakacak birini bulamazsak onu da getiririz. Çocuk mu?
O kadar sohbet ettik hiç söylemedin ama.
Fotoğrafına bakmak ister misin? Tabii ki. Ama dur şu kahveye bakayım önce.
Yalvarmamı istiyorsan hemen şimdi yalvarırım. Yalvarmanı isteseydin başka
bir yol denerdin. Lütfen.
Benim suçum değil.
Kendimi savunamam. Ama bir şeyler yapabilirim. Sana yardım edebilirim.
Hiçbir şey yapamazsın.
Karım burada olmasa yine kaçardım.
Burak'ın susun. Buna sen mi karar verdin?
Şu an kelimelerle kendimi anlatamam. Lütfen.
Kendini benim yerime koy.
Kendimi bir anında senin yerine koysam... ...sonra tekrar Ali olsam...
...Burak'ın da senin de kalbini sökerdim.
Nerede bebiş?
İç cebimdeydi.
Ama sanırım iş yerini unutmuşum.
Üzüldüm bak.
Belki Can amcası size her şeyi anlatır. İki dakika içeri gittim yine her şeyi
konuşmuşsunuz. Merak etme eğer Can amcası anlatmasa ben gelip bizzat uzun
uzun anlatırım.
O zaman gelirken onu da getirin.
Şimdiden kaynaşsın kardeşiyle.
Tabii ki.
Elif de çok sevinir. Çok güzel bir ailesiniz. Eminim Elif de sizi tanısaydı
çok mutlu olurdu.
Hiç tanışmayacakmışız gibi söyledin. Belli mi olur yani? İnsanın başına ne
geleceği belli olmuyor ki.
Siz karamsar moda mı geçtiniz hasret giderdikten sonra?
Canın yüzüne bakmıyorum bile.
Canı hayat yormuş.
Kolay değil aile babası olmak onu da anlıyorum.
Anne olmak kolay yani öyle mi?
Biraz da bizim açımızdan düşünün.
Hamilelik çok zor.
Ama şahane bir duygu.
Ne oluyor size be?
Benim çocukluk arkadaşım gelse ben durmadan bıdı bıdı konuşurum. Yok
hayatım. Yoruldum sadece. Yoksa... Aileyi çok severim ve güvenirim. Ben de
size çok değer veriyorum.
Lavinya artık benim de kızım sayıdır.
Amca baba yarısı derler.
Bu cümleyi kuracağımı hiç düşünmezdim.
Yavaştan kalksam sorun olur mu?
Yemeğe kalsaydın. Onu da hafta sonuna bırakalım.
Peki. O zamana kadar biz de elifle kaynaşırız.
Ama bak bekliyorum.
Hiç merak etme.
Canı bulmuşken artık bırakır mıyım sanıyorsun?
Görüşürüz. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Allah'ım sanki her yerime bıçaklar saplanıyor.
Nasıl anlamadım?
Sen bu değilsin.
Ne?
İpek çok hevesli ve çalışkan bir kız. Ona yardımcı olmam gerek.
Ötesi bu iğneyi tak ettiğini düşünmüyor.
Peki.
Bak bir de böyle döne.
Bu bitkinin yaprakları çok nariz.
Hatta suyu direkt üzerine değil.
Parfüm çıkart. Yavaşça üzerine düşürmen lazım.
Tamam.
Buyurun ben eşeğimi iletebilirim.
Evet.
Nasıl olmuş?
İyiyim iyiyim bir sorayım.
Bakın karım hamile ve son zamandır.
Mental olarak çok zayıf.
Son zamanlar geçiriyoruz.
Bunu kaldırmaz.
Ben bütün sorumluluğu alıyorum.
Alışıklıyız nedir bu tarz mağdurlara?
Kaç yıllık evli olduğumuzdan haberin var mı?
Veya Elif'in aslında nasıl bir kadın olduğundan.
Sağlıklı bir şekilde gördün mü hiç onu?
Çok güzel bir kadındır, bakma böyle görüntüye.
Sizin de çocuğunuz olacak.
Size babalık tavsiyelerinde bulunmak isterdim ama malum.
Biz o duyguyu tadamadık.
Çok üzgünüm.
Onu bil.
Burada yatan kişi Ezgi olsaydı ne düşünürdünüz?
Niye sebep olduğumun farkındayım.
Dolduramadım engel olanı.
Sussunuz.
Görmezden geldiniz.
Belki de orada kalıp bize destek olsaydınız... ...karım şu anda bu halde
olmayacaktı.
Hamile olduğunu bilmiyordum.
Evlenmek üzereydim. Hayatım alt üst olur diye korktum.
Ne değişirdi hamile olmasaydım?
Yine kaçardınız.
Senin gibi insanlar kendinden başka kimseyi düşünmez.
Sadece rol yaparlar.
Fedakar eş, fedakar insan.
Başına bir şey gelmeyeceğini bilsen Burak'a bile hemen ele verirdin.
Zaten ne olduysa onun yüzünden oldu. Hak ettiğini buldu.
Benden ve eşimden ne istiyorsun?
Hayalleri vardı.
Hayata tutunmak için tek sebebi oydu.
Umutlarını, geleceğini, hayatını, her şeyini elinden aldınız.
Şimdi karımla birlikte çocuğum da sağlıklı bir şekilde yanında olabilirdi.
Çok üzgünüm.
Burak intihar etti.
Dayanamadı.
Bir ailem olmasaydı ben de intihar ederdim. Dayanamazdım.
Beni hayatta tutan tek şey bunlar.
Telafisi olduğumu bilmiyorum ama... ...beni affetmen için ne istersen
yaparım her şeyi.
Ne istersen.
Bakın size bir hikaye anlatayım.
Çok eski tarihte insanlar... ...üzerlerindeki kötü şanstan veya bir
takım karanlık güçlerden... ...kurtulmak için bir şeylerini feda ederlermiş.
Eski zihniyet işte.
Ama büyük düşünün lütfen.
Kendi öz kızını bile feda edenler varmış.
Saçmalık.
Ama şuraya bağlayacağım.
Bu şekilde ölen insanların mezarlarında tek bir çiçek yaşanırmış.
Lavinya.
Ne hoş değil mi?
Tanıdık gelmesi lazım.
Lavinya.
Ölüm çiçeği.
Amacım sizi korkutmak değil.
Biz sizinle kader ortağıyız. Kendime yakın hissedeceğim.
Malum bu ara sohbet edecek birilerini bulamıyorum.
Şimdi izin verirseniz karımla ilgilenmek istiyorum.
Son zamanlarda içtiğim en güzel şey.
Beğenmene sevindim.
Ama beseydin daha sonra yapardım.
Aşk olsun ben sana söylemedim mi hamile olduğunu?
Yok ben şarabın zararlı olduğunu bilmiyordum.
Yoksa lanyayı unutmak mümkün mü?
Yani aslında bir kadehten bir şey olmaz ama. Kişisel dediklerimiz bebekten sonra
geliyor. Borcu ismini ilk söylediğinde çok enteresan gelmişti.
Evet evet bana da.
Ölüm çiçeği.
Hayatım hoş geldin.
Hoş bulduk.
Merhaba.
Burcu'yu zaten tanıyorsun.
Erkan, Burcu'nun eşi. Merhaba. Hoş geldin.
Ben üzerimi değiştireceğim.
Biraz yorgunum da. Bir daha sonra da gelebilirdik zaten.
Keyfinize bakın.
Can Bey.
Kendi elinde misafir oldun.
Niye gelmedin?
Açmadım Muhammed.
Adam sana sonra gelelim dedi. Kabul etseydin o zaman.
Saçmalama ya. Daha mı nazik olurdu sanıyorsun?
Canım gelmek istemedi işte.
Yukarıda aşağıya inip ezgileri nasıl tartışırım ona mı çalıştın?
Ona çalıştım. Çok iyi çalıştım.
O yüzden benimle kavga etme kendini.
O kadar emin olma.
Ben de güzel cümleler hazırladım.
İyi. Kendine sakla duymak isteyen kim?
Artık bu hislere de mi el attın ailemizin reisi?
İşe gelme Ezgi.
Bebeğe bak Ezgi. Otur Ezgi. Kalk Ezgi. Ya Ezgi!
Git şu köşede kavga et. Çekemeyeceğim.
Kafam kaldırmıyor.
Zaten kafam kaldırsa senin o boktan arkadaşların çeyerdim.
Hee.
İnsanları da yaftala.
Gidelim mi buradan?
Ne?
Çekip gidelim işte.
Satalım her şeyi. Pılımızı pırtımızı toplayalım gidelim.
Bu iş her yerde yapılır.
Ciddi misin? Çok ciddiyim.
Niye gülüyorsun ya? Komik mi?
Hiçbir konuda fikrimi almayan Can Bey bana fikrimi soruyor. Ya dalga geçme ben
ciddiyim.
Saçmalama. Hayır niye yapalım böyle bir şey?
Bilmiyorum.
Oğlanlar burası, bahçe.
Bize yaramadı.
Ne olayı ya?
Ben gayet iyiyim.
İyi olmayan sensin.
Ama yine de hep hassas olan ben oluyorum değil mi? Bak şimdi çekip gitmek isteyen
de sen. Ya Eki!
Hep kavga peşindesin.
Yeter ya.
Yeter. Yeter.
Merhum Burak Altındağ'ın yakınıyla görüşecektim.
Hanımefendi,
merhumun eşyaları hala burada.
Gelip almanız mümkün mü?
Şüphe atılmasın, yazık.
Ne diyorsunuz ya, ne merhumu? Burak Altındağ, 1988 İstanbul doğumlu. Anne
adı Meral, baba adı Cüneyt. Ölüm sebebi...
Söyleyin lütfen.
İntro
Elbi ne yapıyorsun?
Sana diyorum ne yapıyorsun?
Ya Elbi... Yürü! Yürü!
Farklılık ediyorsun.
Duyuyor musun?
Farklılık ediyorsun bana!
Seni bu evde görmeyi özlemişim.
Keşke Burak da burada olsaydı.
Çok özlüyorum.
Çok.
Burak hareketli bir çocuktu.
Haşereydi. El avuca sığınmazdı.
İntihara hiç yakışmadık.
Gittim, gördüm.
Boğazımda kalınca bir ip izi.
O andaki Cüneyt'le, sonraki Cüneyt farklıydı.
Bir yerimi orada bıraktım.
Abi, lütfen.
Ben bunları duymak istemiyorum.
İçerimde yıprandım zaten.
Sen en azından onun yanındaydın.
Ben bir yıldır görmüyorum onu.
Bana yurtdışına gidiyorum dedi.
Sonra da ulaşamadım zaten.
Sana ulaşmak zaten imkansız.
En azından bir arasaydın ya.
Bir haber verseydim.
Nasılsın diye arasam illa ki Burak'a gelirdik onun.
Ben de kardeşimin yanında olmuş olurdum.
Belki de yanında olmamak daha iyidir.
Pek eğlenceli bir süreç değildi.
Eski Burak değildi.
Sessiz sessiz oturuyordu.
Birkaç kere bayıldı.
Tomografi çektirdik.
Hiçbir şey çıkmadı.
Yorgunluk dediler.
Uyumuyordu hiç. Sürekli haptaydı.
Büyütmedim. Burak'tır. Yapmıştır bir şey.
Her zamanki sorunlardır.
Ben kardeşime veda bile edemedim.
Can da sen de sakladınız benden.
Niye yaptınız bunu ya?
Ezgi, ilaç kullandığını biliyorum.
Vastuz dönemde hamileyken bu haberi veremezdik sana.
Can'a da kızma aslında.
Seni düşündüğün için öyle bir karar aldım.
Ben de ona destek oldum.
Hat yaptığım farkındayım ama... ...kötü niyetli değilim.
Özür dilerim.
Ama canından bahsetmek istemiyorum.
Onu asla affetmeyeceğim.
Böyle bir insanın nasıl dönüştüğünü aklım anlıyor.
Uzak kalmak bana iyi gelecek.
Bebek bir doğsun. Bak her şey düşecek.
İyice dersin.
Özge'cim merhaba.
Merhaba Osman abicim.
Nasılsın? Rahatsız etmiyor musun?
İyiyim kızım. Sen nasılsın?
Bir haksilik yok mu?
Yok.
Her şey yolunda.
Aslında benim de senin yanına gelip konuşmam gerekirdi ama... ...bu
aralar biraz meşgulüm.
Ben şey soracaktım.
Bana gönderdiğin fotoğraftaki bebeğin...
Annesinin adını öğrenip gelmeyeyim.
Konuşmamız gerek.
Konuşacak bir şey yok.
Dokunma bana.
Tamam sakin ol. Sakin olmamı istiyorsan çekin elinden.
Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok. Saçmalama. Madem her şeyi
biliyorsun adam akıllı konuşacaksın benimle.
Bir ailenin hayatını mahvettim.
Ve bunu bana söylemeyerek kardeşimin ölümüne sebep olduğunu biliyorum.
Yeterli.
Senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
Sıkıldım artık bu konudan.
Kimse benim ne yaşadığımı sormuyor.
Gündemde sürekli ezgi ve bebek. Sen o bilesin diye niye az daha davranılması
gereken küsmen oluyor?
Sen bebeğe değer verdiğin için beni işimden uzaklaştırmadın mı?
Ben bebeği düşünüyorum, geleceğimi düşünüyorum diye.
Sen nereye sebep oldun sen?
Bunu senin o kanı bozuk kardeşin yaptı. Ben hiçbir şey yapmadım, anladın mı?
Can bebeğe zarar... Bebek umurumda bile değil!
Hata bende!
Nereye kuruyorsun şu herifi? Git ver polise.
Öyle olsun Hüseyin.
Öyle...
Böyle bir adam değilim.
Doğacak çocuğundan bile soktum.
Merak etme seni bu dertten kurtaracağım.
Bir daha yüzümüzü bile göremeyeceksin.
Bunu sadece benim üzerime yıkamazsın. O uçur düşülü kardeşinden de hesap sorman
lazım. Kadına sarkıntılık edip yaralayan o. Ben ne yaptıysam bizim için yaptım.
Beni duyuyor musun?
Burada olabilmek için yaptım.
Aptal değilim ben her şeyin farkındayım.
Burak'ın bana anlatmasına bile yetinilermedim.
Sen sadece kendini düşünen beni bilirdin.
Konuşma bitmeden hiçbir yere gidemezsin. Konuşma bitmeden hiçbir yere gidemezsin.
Kızıma güzel anılarınız daha olsun.
Olursun, hatırla ve özlemedik dediğim için.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.