All language subtitles for (zalim istanbul) ΣΚΛΗΡΗ ΠΟΛΗ - ΕΠΕΙΣΟΔΙΟ 16

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Jenerik müziği)

(Müzik)

(Nurten dış ses) Agâh Bey böylesinin herkes için...

...en çok da Nedim Bey için daha iyi olacağını söyledi.

(Nurten dış ses) Nereye gönderdi bilmiyorum ama uzaklara gitti.

(Nurten dış ses) Döner mi, dönmez mi bilmiyorum.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Cenk dış ses) Hiç mi sormadın kendine?

(Cenk dış ses) Sadece gözünün önündeki zalimliğe dur demek için miydi Cemre?

(Cenk dış ses) Melek olduğun için mi? Nedim'in meleği olduğun için mi?

(Cenk dış ses) Sen gerçekten melek misin?

(Cenk dış ses) Yoksa âşık mısın?

(Cenk dış ses) Sadece âşık mısın?

(Müzik...)

(...)

(Sessizlik)

İçeride kızıma ne yapıyorlar?

Senin oğlunun burada ne işi var?

Asıl senin ne işin var burada Seher Hanım?

Ben bu kız tek başına gelecek demiştim size!

Bilmek istiyorum.

İçeride kızıma ne yapıyorlar ve seninle de oğlunla da ne ilgisi var?

Seher Hanım, boşuna üstüme gelip durma.

Zamanı gelene kadar ağzımı açmayacağımı sen benden daha iyi biliyorsun.

Neyin zamanı be adam? Bizi zorla buraya getirdiler.

Daha ne olduğumuzu bile anlamadan bir baktım...

...tuttun kolundan oğlunu getirdin buraya.

Şimdi ben ne anlayayım bu işten?

(Müzik...)

(...)

Kolunuzu biraz serbest bırakın. Çok kasılmışsınız.

(Müzik)

(Seher) Kızım.

Cenk.

-Bitti mi? -Oğlunuz kan vermedi.

Vermedi mi?

-Seher Hanım'ı eve bırak. -Agâh Bey!

(Müzik)

Cenk! Cenk bekle!

Yakala şu serseriyi!

Bas bas!

(Müzik...)

(...)

(...)

(Ani fren yaptı)

-Neden kan vermedin? -Asıl sen neden kanımı istedin baba?

Kanını neden istediğimi bilmiyorsan neden kaçıyorsun oğlum?

Yoklar işte, kapı duvar.

Benim ayarladığım hastanede değiller, başka bir yere götürmüş.

Ara, öğren o zaman nereye götürmüşler.

Bana ne ağlanıyorsun Şeniz Hanım?

Ağlanacaksın tabii, bundan sonra biz değil, sen ağlanacaksın.

Kendinize gelin Neriman Hanım. Aynı gemideyiz.

(Neriman ses) Gemi battı artık Şeniz Hanım.

Torunuma bir kaşık suda boğmana izin vermeyeceğim.

Eğer babası oğlunun yakasına yapıştıysa...

...torunumu neye, nasıl zorladın bir bir dökülecek ortaya.

Bundan sonra biz değil, sen yanacaksın.

(Agâh) Kan ver istedim.

Erkekliğini, adamlığını, evlatlığını ispat etmen için kan ver istedim.

Çünkü ben senin ananın kasasında sakladığı zımbırtının içinde...

...o kızın anasının görmediği bir şey gördüm.

O kızın sen gidiyorsun diye, senin adınla bağıra çağıra dövünmesini izledim.

(Geçiş sesi)

(Ceren ses) Haberin var değil mi?

(Ceren ses) Cenk'in Amerika'ya gittiğini biliyorsun ve mutlu oluyorsun değil mi?

(Agâh dış ses) Yutkundum.

(Geçiş sesi)

Dokuz boğum ya.

Nefeslendim, sustum sonra.

Arkasından istihareye yattım, yok.

Yok ama yok.

Ben izlediklerimi kaldıramadım.

Aklımın içine düşen kurdu bir kenara atamadım.

Bir şüpheyle kıvranmaktansa...

...kararttım gözümü sessiz sedasız o kurdu...

...içimden söke söke fırlatıp atmak istedim.

Şimdi...

...sana dönelim uzat kolunu, kan ver desem?

(Kalp atış efekti)

Hadi dönelim baba.

Ben o hastaneye bir kere girdim.

Bastığım yeri değil...

...ciğerimi çiğneye çiğneye girdim.

Sen...

...oğlum...

...babasını geri çıkardı.

Şimdi...

...bir ciğer daha sökmenin lüzumu yok.

Ben anlamadım şimdi baba!

Ne oldu vaz mı geçtin yani?

Nedim'den de kan aldılar.

Sonucunu aldığımızda o bebeğin babası Nedim değil de...

...başka biri çıkarsa eğer...

Bak o zaman baba-oğul çıkarırız ciğerleri...

...sereriz yere. Üstüne basa basa döneriz hastaneye.

Olur mu oğlum?

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Nerede kaldınız ya? Kapılarda kaldım.

Eve kadar girmeyeceksiniz herhâlde Şenol Bey.

-Agâh Bey bir şey ihtiyaç olursa diye-- -Bir şeye ihtiyaç yok!

Ben Agâh Bey'e yine de bir sorayım.

Söyle bakayım şimdi. Ne yaptılar sana hastanede?

(Müzik)

Babalık testi yaptılar.

Ah!

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği)

Ee? Bir şey söylemeyecek misin anne?

(Arama tonu)

Beni Agâh Bey'e götür.

(Gerilim müziği)

Ne yaptın kız sen? Ne yaptın kız sen!

Yürü.

Ee? Nereye götürmüşler Nedim'i?

Bilmiyorum.

Ceren'in haberi var mı acaba?

Varsa da kendini senin kadar mahvetmiş midir acaba?

Abla...

...bak karışmayım, (***) sormayım diyorum...

...sorduğumda da hiçbir şey öğrenemeyeceğim zaten, biliyorum.

Ama sen Nedim için kendini bu kadar perişan ediyorsan...

(Müzik)

(Civan) Yani diyorum ki bak...

Baba ne oluyor, Nedim'i roketlemişiz.

Yok kızım, roketle göndermedim.

Baba iyi misin? Tam da şeyken... Tam da şey oluyorken--

Tam da ne oluyorken?

Damla sen kuaförüne ya da her nereyeyse geç kalmıyor musun?

-Yok, ben pilatese. -Bekletme kızım, sen o her neyse.

Git sen güzelim, hadi git.

Nedim tam şey oluyorken ne?

Ne bileyim ben ya.

Uff!

Agâh Bey...

Ne oluyor gelin?

Bu ne densizlik böyle, hesap sorar gibi paldır küldür içeri giriyorsun.

Hesap değil.

Nedim'i soracağım.

Nedim nerede?

Tatlım sırayla mı gönderiyorlar sizi bana?

Önce ablan, şimdi sen.

Senin borun da bir bana ötüyor.

Ben sana bir şey mi dedim?

Şu mevzu hakkında bir bilgin varsa bana da söyle, ben de bileyim.

Hayır, bir yerde de eniştemiz oluyor.

Sen şunları bir ara bir kâğıda yazıp bana versene. Duvarıma asacağım ben.

Evde kim kimin neyi şimdi? Kim benim neyim oluyor?

-Sana da eğlence çıktı ha. -Sana da çıksın.

Karaçay yarı açık tımarhanesinde eğlenmeyeceksin de ne yapacaksın?

Hatta sen beni pilatese götür, yolda birlikte eğlenelim.

Yasak.

-Ben artık şoförün değilim. -Her neyimsen.

Her neyimsen sen de o zaman o olarak götür.

Bak burası çalışır.

-Biz onu yolda çalıştırırız. -Hadi bakalım.

(Müzik)

-Kan vermedin, önemli olan bu. -Ne önemi var anne?

Nedim verdi.

O bebeğin Nedim'den olmadığı anlaşılınca...

...babam gidip sütçünün değil, benim yakama yapışacak.

Soğukkanlı olmak zorundayız.

Bitti artık anne, bitti.

-Görmüyor musun? -Bitti?

Peki bitti.

Bittiyse neden gerçeği babana söylemedin.

Kaldırabileceğini bilsem söylerdim anne.

Diğerleri ne durumda olduğu hiç umurumda bile değil mi senin?

Sadece bizim başımıza gelecekleri düşünüyorsun.

Babamı nasıl bir utanç yaşatacağımla ilgilenmiyorsun, düşünmüyorsun bile.

Babamı ezeceğim ben, babamı.

Adamı, Nedim'in suratına bakamaz hâle getireceğim.

Hele Cemre!

Onu öyle bir duruma düşüreceğim ki, öyle midesi bulanacak ki benden.

Benimle evli kaldığı her saniye için utanç duyacak kız.

Sadece kendi onurumu değil, onun da onurunu ayaklar altına almış olacağım.

(Müzik...)

(...)

(Ceren dış ses) Karısına güvenmeyen adam, karısının yaptığı teste güvenir mi?

Hem oğluna hem karısına güvenmeyen adam bana güvenecek değil ya.

Sormayacak mısın sen bana?

Agâh Bey'in şüpheleri doğru mu demeyecek misin anne?

Sormam.

Ben kızıma öyle bir şey sormam.

Seher...

...iyi misin? Bembeyazsın.

Agâh Bey odasında mı?

(Cemre) Biliyorum. Dışarıdan nasıl gözüktüğümün farkındayım.

Ama bari nerede olduğunu söyleyin. Nereye gitti, neden gitti?

Bir anda ortadan kaybolması hiç normal değil.

Ben her şeyi onun için yaptım.

Bari nerede olduğunu bileyim.

Her şeyi?

(Müzik)

Sen her şeyi onun için yaptın, öyle mi?

Doğru mu duydum gelin?

-O her şey neymiş bakalım? -Siz bana...

...Nedim'in nerede olduğunu söyleyecek misiniz?

Sen benimle pazarlık mı yapıyorsun?

O dilinin ucundaki her şey, pazarlık yapacak kadar mühim bir şey öyle mi?

Agâh Bey...

Anne, bize biraz müsaade eder misin?

Sen bize müsaade edeceksin gelin.

Şimdi çık bakalım.

Agâh Bey çok önemli bir şey konuşuyorduk.

Biz annenle konuşacağız.

Anne, iyi misin?

Gelin, çık dışarı dedim.

(Müzik)

Yüzünden belli.

İçimdeki kurt sana da düşmüş.

Ben senin içindeki o kurdu alır...

Ben kızıma iftira attırmam.

Yanlış yaptık anne.

Kimsenin yüzüne bakamayacağım ben. Babamın, Cemre'nin, Damla'nın.

Kendi kardeşimin bile yüzüne bakamayacağım anne. O çocuk...

...bana "baba" diyerek büyüyecek ve ben o çocuğun yüzüne bile bakamayacağım.

Saçmalama. O çocuk sana "baba" falan demeyecek.

Şu hâline bak.

Test sonucunu beklemeden çözüleceksin neredeyse.

Topla artık kendini. Bu uçurumun kenarına ilk defa gelişimiz değil.

Hatta bunu da atlatırsak son da olmayacak.

Bunu atlatamayacağımızı çok iyi biliyorsun anne.

Ne olacağını sen de biliyorsun. Sadece zaman kazanmaya çalışıyorsun.

Biliyorum, çünkü ben de aynısını yapıyorum.

Şu rahatlığa bak.

Aklımı başımda tut ya Rabbi.

Babaanne, orada söylenip durmasana.

Bavullarını hazırlasana. Bu bavulların hazırda beklemesi lazım.

Kırıta kırıta köşke dönüyoruz diyorum sana.

Kırıta kırıta ha?

Kırıta kırıta öyle mi?

Sonra ne olacak Ceren Hanım?

Zil vereyim de takıp oyna bari.

Şu kurduğun hayallere bak.

Sen iyice kafayı yedin Ceren.

Tamam, ben de kafamı dik tuttum kızıla karşı.

Kazın ayağı öyle değil.

Agâh Bey ne yapacak acaba?

Bütün bu rezaletin üstüne, oğlunu affeder mi zannediyorsun?

Hadi. Bebeğe kıyamadı. Kıysa ne olacak ayol?

Bunlarınki gösteriş.

Bütün para pul, mal mülk hepsi Nedim Efendi'nin.

Yarın öbür gün o beğenmediğin Nedim Efendi...

...iyileşip ayağa kalkınca, senden de o kızıldan da...

...yaptıklarınızın acısını çıkarmayacağını mı zannediyorsun?

Sen şimdi güle oynaya topla bakayım bavulunu.

Bakalım bu bavul köşke mi gidecek...

...yoksa ta cehennemin dibine mi gidecek?

Senin öyle bir gözün dönmüş ki, sen babalık nedir unutmuşsun.

Benim kızımla kendi oğluna iftira atacak kadar gözün kararmış senin.

Ben bu yüzden mi izlettim o görüntüleri sana?

(Seher) Bu yüzden mi kızımın kabahatini ortalığa döktüm?

Sen o kabahati al, olmadık yerlere götür diye mi?

-Seher Hanım, bak benim bu oğlum-- -Senin oğlun...

...benim kızımla evli.

Benim iftira attığın kızımın, ablasıyla evli.

İşte ben de bu sebeple sessiz sedasız olsun istedim ya Seher Hanım.

Kurt benim içimde kalsın, su bulanmasın istedim.

Ama seni hesap edemedim tabii.

Edemezsin.

Ve eğer korktuğun gibiyse...

...eğer o iğrenç şüphe...

...işte o zaman ne beni ne yapacaklarımı...

...hesap bile edemezsin Agâh Bey.

(Müzik)

(Şeniz dış ses) Babanın izlediği görüntü küçücük bir kar tanesiydi.

(Şeniz dış ses) O küçücük kar tanesi babanın gözünü açtı, kar topu oldu.

(Şeniz dış ses) Çığ oldu.

(Şeniz dış ses) Bu iş bebekle kalmayacak...

...bir gerçek diğerinin önünü açacak.

İkimiz de gerçeklerin altında kalacağız.

(Müzik...)

(...)

Kızım sen ciddi ciddi beni buraya getirdin yani.

Daha ne istiyorsun acaba? Köşkten çıkmış oldun işte.

Daha ne yapabilirim?

Al bunu, görevlisin.

Ne görevi ya?

Az sonra başlayacak olan insanüstü performansımı videoya çekeceksin.

(Müzik)

Bak, pozlara bak.

Oğlum kendine gel ya, kendine gel.

Bakar mı lan bu kız sana?

Bu kız sana beş boy büyük. Öyle sadece kaşı gözü...

...soyu sopu da değil, bunun huyu da büyük.

İmkânı yok.

Ulan hadi diyelim kazara baktı...

...bu kafayla seni delirtir. Sen ne yapacaksın bunu?

Hem şaşı mı lan bu?

Evet, şaşı bu.

Olmaz. Şaşı bu.

Evet, hazırım.

Canım sende birazcık şaşılık mı var?

Eşofman?

Ne?

Sen eşofmanını unutmuşsun.

Hani öyledir ya, spor yaparken falan eşofmandır.

Giyersin, çıkar yaparsın eşofman ya.

Yok tatlım, benim hiç tarzım değil. Hadi düş peşime.

(Civan) Yalnız iyiymiş böyle.

Böyle biz bize.

Zaten sana bir şey diyeyim mi?

Erkek adamın pilatesle falan ne işi olur ya?

Harbiden olmaz, samimi söylüyorum. Erkek adam ne yapacak pilatesi?

Kızım ben burada ne yapıyorum?

Ben bu hâlimle burada ne yapıyorum, gözünü seveyim ya!

Ay, ne konuşuyorsun içine içine?

(Müzik)

Hişt! Ne yapıyorsun kızım sen?

Düzelt kendini.

Nasıl hareket bu ya?

Hem sen böyle mi kendi kendine pilates yapıyorsun?

Bir hocam var işte.

Tamam canım, hocadan ne olacak, gelsin de...

Nerede hoca hanım? Gelsin işte. Yapsın sana ne yapıyorsa?

Hah, bak geldi. Hocam...

-Hocam. -Ne haber?

-İyiyim hocam, siz nasılsınız? -Teşekkür ederim. Çok iyi gözüküyorsun.

(Damla) Teşekkür ederim.

-Devam edelim mi? -(Damla) Evet.

(Müzik)

(Spor hocası) Sabit, çok iyi.

(Spor hocası) Çok iyi, harika.

Demek sana da Nedim'le ilgili bir şey söylemedi.

Biliyorum.

Sen şimdi niye böyle takıldın, diyeceksin.

Sana ne diyeceksin ama...

...Nedim benim için önemli, biliyorsun.

Hepiniz biliyorsunuz.

O birden böyle kaybolunca...

-Sen mutlu musun kızım? -Nasıl?

Niye oraya bakıyorsun anne?

-Mutlu musun dedim. -Ben de nasıl dedim.

-Nasıl mutlu muyum? -Ne demek nasıl?

Kocanla diyorum işte.

Kocanla mutlu musun?

Şey... Mutlu olmak için evlendim değil mi?

Bilmem ki.

Bilmem ki niye evlendin.

Anne sen niye…

…sürekli Cenk’e bakıp duruyorsun?

Öyle gözüm dalmış.

Neyse. Ben zaten artık kardeşinin yanına gideyim.

Anne sende bir şey var.

Yarın, kızım...

...yarın konuşuruz.

Hadi bakalım. Hadi.

Hadi.

(Yaklaşan adımlar)

Evde unutmuşsun.

Seher Hanım arayınca açtım.

Hastanede olduğunuzu da bu sayede öğrendim.

Devamını da biliyorsundur.

Sen ne yapmaya çalışıyorsun Agâh?

Sana Nedim’im babalık testini en başında göstermiştim.

Şimdi bu babalık testi saçmalığı ne oluyor?

Sen o görüntülerin tamamını izlemedin mi Şeniz?

Kasanda sakladığına göre izledin elbette.

İzlemeye tahammül edilecek gibi değildi.

Ayrıca sana ne gördüğünü sormayacağım bile.

Çünkü ne görmüş olursan ol, oğlunu böyle bir şeyle suçlamak…

…ve dolaylı yoldan…

…ne dolaylısı, açık açık karını, beni böyle bir rezaletin içine atmak…

Bizi böyle küçük düşüremezsin. Oğlunu böyle ezemezsin.

Şeniz…

…bak gideceğim.

Anne, baba olarak ikimize de bir iyilik yap.

Biz oğlumla baba, oğul olarak birbirimize bu iyiliği yaptık…

…ve inan bana her şey çok daha iyi.

Neymiş o iyilik Agâhcığım?

Mars'a bilet falan mı alayım?

Keşke satılıyor olsa da maaile gitsek. Vallahi hiç fena fikir değil.

Biz Karaçaylar için küçük, insanlık için büyük bir adım olurdu.

Ta ki Mars’ı görüngesinden çıkartana kadar.

Hepimizi ezip, ayrı ayrı yerin dibine sokan bu konuyu…

…hiç konuşmayalım istersen Şeniz.

Lütfen birbirimize en azından bu iyiliği yapalım.

Ne zamana kadar Agâh?

Testin sonucunu ne zaman alacaksın?

Sonucu aldığımda inan haberin olacak Şeniz.

Çocuklara da geline de söyle. Bu gece herkesi sofrada göreceğim.

Önemli.

Şu anda bundan önemli ne olabilir ki?

Öğrenirsin Şeniz.

Yakında öğrenirsin.

Oyun oynama.

Bu cümleyi en son annemden duymuştum 15 yaşındayken.

Telefonu kast etmiyorum. Gerçekten oyun oynama.

Gerçekten beni geçiştirmeden bana, ne olduğunu söyle.

Cemre, Nedim’i nereye götürdüklerini bilmediğimi söylemiştim sana.

Annemi sorduğumu biliyorsun Cenk.

Annemin seninle ne derdi var?

Nurcan, Nedim Bey müsait mi?

Sizin de mi haberiniz yok?

Artık benim neyden haberim var ki.

Nedim Bey gitti.

Gitti?

Ne demek gitti?

Bugün doktor kontrolü falan da yoktu. Nereye gitti?

Yok, öyle bir şey değil.

Nasıl bir şey Nurten?

Tekerlekli sandalyesine atladı uçtu gitti mi acaba?

Agâh Bey gönderdi.

Hem de öyle bir gönderdi ki bir tane bile eşyası kalmadı yukarıda.

Peki, sen çocuklara akşam yemeğini söyle.

Söyle…

Nasıl bir oyun bu?

Ve hâlâ cevap yok.

Ve ben hâlâ aynı şeyleri söyleyip duruyorum.

Buraya geri döndüğümüzden beri kaç defa ne oluyor dediğimi sayamadım bile.

Ben konuşmaya başladığımdan beri aynı durumdayım Cemre, alışırsın.

Cenk!

Ben şaka yapmıyorum.

Bugün annemde bir tuhaflık vardı. Sürekli sana bakıyordu.

Ve artık eminim ki sende de bir tuhaflık var.

O senin annen, Cemre.

Ben de senin kocanım, yani kâğıt üzerinde olsa da.

Tuhaf olmama gibi bir şansımız var mı sence?

(Kapı tıklanıyor)

Hah. Burada mıydınız?

Rahatsız ediyorum. Agâh Bey bu akşam ikinizin de sofraya oturmanızı istedi.

Damla aradı, trafikteymiş. Biraz geç kalacak.

O yüzden biz başlayabiliriz. Afiyet olsun.

Hepinizin merak ettiği soruyu Damla gelince açıklamayı düşünüyordum ama…

…sizi daha fazla merakta bırakmayayım.

Ben Nedim’i Londra’ya gönderdim.

(Gerilim müziği)

Buyurun, afiyet olsun.

Londra…

Londra? Nedim, Londra’da?

Üç kez daha söylersen vizeler kalkıyormuş, gelin.

Agâh sen ciddi misin?

Londra derken, benim sana yıllardır önerdiğim ve…

…senin asla kabul etmediğin şu bakımevinden mi bahsediyorsun?

Evet, ta kendisi.

Bize niye haber vermedin baba? Bir veda falan ederdik çocuğa.

(Agâh) Nedim yeterince yoruldu.

Onu veda sahneleriyle falan daha fazla yormak istemedim.

Bu evde yaşadığı her ne varsa uzaklaşsın, gitsin dinlensin istedim.

Hepsi bu.

O istedi mi?

Hayırdır gelin, Nedim’i kaçırmak bir sana mı mahsus?

(Gerilim müziği)

Kendi mi gitmek istedi yoksa siz zorla mı gönderdiniz?

Cenk, karına bir Boğaz havası aldır istersen.

Suratına biraz deniz suyu çarpsın kendine gelsin.

Çok iyi fikir. Hatta son zamanlarda duyduğum en iyi fikir bu.

Hadi karıcığım.

Hadi güzel karıcığım benim. Gel.

Gitti. Londra’ya gitti.

Tabii. Yağmurludur şimdi oralar. Yazık çocuğa. Hadi.

Nurti, bizim montlarımızı ve çantalarımızı getirebilir misin?

(Gerilim müziği)

Biz geldik, o gitti.

Nedim, Londra’ya gitti.

Cemre hâlâ Londra diyorsun.

Babam seni kandırdı, vizeler falan kalkmıyor üç kere söyleyince.

Biraz toparlan. Abartıyorsun artık.

Ben buraya Nedim için geldim.

(Cemre) Sırf buraya gelebilmek için ben seninle evlendim...

...ama Nedim, Londra’ya gitti.

Peki, sen burada ne olduğunun farkında mısın?

Benimle boşu boşuna evlendin.

Beni her geçen gün biraz daha şaşırtıyorsun Agâh.

Evliliğimizde küçük, tatlı değişiklikler oluyor değil mi karıcığım?

Evet.

Bana küçük, tatlı sürprizler yap. Öyle sürprizler yap ki…

…kendini ayaklarının altında bir böcek gibi hissetsin.

Estağfurullah. Uğur böceğidir o.

Ne oluyor Agâh? Önce şu babalık testi saçmalığı…

…şimdi de Nedim’i, bir alternatif olarak bile görmediğin…

…Londra’ya göndermek. Farkında mısın bilmiyorum ama…

…bunu en başında yapmış olsaydın…

…şu anda hayatımızda iki tane saçma sapan evlilik olmayacaktı.

Ne yaparsın, mukadderat.

Neden beklemedin?

Madem böyle bir karar verdin…

…neden Nedim’i göndermek için…

…babalık testinin sonucunu almayı beklemedin?

Yıllardır istediğin şey gerçek oldu Şeniz.

Niye arkana yaslanıp şöyle bir oh çekmiyorsun?

Bu arada ufak bir hatırlatma. Orası bakımevi…

…tedavi merkezi değil.

Bu, Nedim’in iyileşmesinden tamamen ümidi kestiğin anlamına mı geliyor?

Onca yıl bir arpa boyu bile yol almamışken…

…bu umutsuzluk, seni niye şaşırtsın ki Şeniz?

(Gerilim müziği)

Afiyet olsun.

İyileşiyordu ve Londra’ya gönderdin.

Peki, bu işi yarın sabah çözeceğiz.

Agâh Bey nereye göndermiş ki damadı?

Seher, sana diyorum.

Sen ne zaman döneceksin?

Ben niye döneyim? Sen dönersin bu gece.

Ben kızımla kalacağım.

Ben de şuracıkta koltukta yatarım.

Kızımla yalnız kalacağım.

(Nefes veriyor)

Çok güzel olmuş yemekler. Ellerinize sağlık. Doydum ben.

Babaanneciğim öptüm seni. Köşke benden selam söyle.

Kızı tek başına, kızdırıp da canını burnuna getirme.

Vallahi el birliğiyle halledeceksiniz bebeği daha doğmadan.

Tövbe tövbe. Lafını bil.

Ben seni biliyorum, beni gönderip tek başına kıstıracaksın.

Utanmadan, sıkılmadan kızın namusunu--

Hadi Neriman ana. Hadi, hadi.

Kızımı da namusunu da bana bırak. Yoluna çık sen.

Ben gideyim toparlanayım bari.

(Kulüp müziği çalıyor)

Neden buraya geldik?

Farkındayım sen Nedim gitti diye oturup yas tutmak istiyorsun ama…

…biraz kafa dağıtmaya ihtiyacım vardı ve de bunu tek başıma yaptığımda…

…sonuçları ikimiz için de iyi olmuyor biliyorsun.

Ben geçen gün gerçekten senin üzerine kustum mu?

Gerçekten umurunda değil.

Biz onca çileyi boşuna çektik ve bu senin umurunda değil.

Belki de evliliğimiz bana, sana geldiği kadar çileli gelmiyordur.

Ondan olabilir.

Mesele sadece--

Geç kaldın Cemre, geç kaldın. Yapabileceğin hiçbir şey yok.

Nedim gitti, kavga bitti. Hadi.

Gerçekten…

…Nedim’in gidişini mi kutlayacağız?

Yok.

Evliliğimizin bitişini kutlayacağız.

Cenk!

Cenk!

-Senin türkü barlara benzemez burası. -Fark ettim.

Giderayak seni İstanbul’un gece hayatıyla tanıştırıyorum, tadını çıkar.

Cenk merhaba.

-Ne haber? -İyi. Senden?

(Kulüp müziği çalıyor)

Ne haber?

-İyidir. Hoş geldin. -Hoş bulduk.

-Merhaba. -Merhaba.

-Merhaba -Merhaba.

Cemre.

(Televizyon açık)

(Nefes veriyor)

(Nefes veriyor)

Bir şey mi söyleyeceksin anne ha?

Diktin yine gözlerini üstüme.

Rahatsız oluyorum artık.

Yoruldum.

Senin bu şüpheli bakışlarından ben yoruldum.

Çünkü senin gözlerin benim gırtlağımı sıkıyorum sanki anne.

Bir şey mi merak ediyorsun ha?

Bir şey mi sormak istiyorsun? Sor. Sor hadi.

Şimdi burada sor, ben de sana cevap vereyim.

Yok bir şey kızım.

Peki. Yatıyorum ben.

İyi geceler.

Soramam.

Yok, soramam. (İç çekiyor)

Biz değil…

Biz utanmayacağız.

Bizi buna mecbur edenler utanacak.

Biz utanmayacağız.

Vay! Birkaç ay önce biri bize gelip diyecek ki…

…Cenk Karaçay, hanım köylü olacak, gecelere zevcesiyle akacak.

Büyük kadınsın Cemre. Heykeli dikilecek kadınsın.

-İyi eğlenceler size. -Eyvallah.

(Kulüp müziği çalıyor)

Geçen akşam yalnız geldi ya, fırçayı yemiş, karısıyla gelmiş.

Yalnız karısı da ne bileyim buraya geliyorsun, Cenk Karaçay’ın eşisin…

…insan kendine biraz özenir.

Ben ne yapıyorsam aynısını yap.

(Öksürüyor)

(Kulüp müziği çalıyor)

-Nasıl? -Kötü.

İyice baktın mı?

Arabası orada yok, eminsin değil mi?

Kız geleceğim oraya, vallahi saçını başını yolacağım senin.

(Neriman ses) Yok dedim sana. Cenk Efendi’nin arabası yok.

Sen o uğursuzu niye soruyorsun?

Ne yapacağım canım Allah Allah! Merakımdan soruyorum.

Kız babaanne, demek Cemre’yi bu zırt pırt evde yalnız bırakıyor ha?

Hadi oradan be.

Sen boşuna sormazsın.

Bak şu hâlimizde rahat durmayacaksan…

İki dakika muhabbet edelim dedik. İyi. Kapatıyorum ben. İyi geceler.

Öf!

(Gerilim müziği)

(Kulüp müziği çalıyor)

Şu Nedim hikâyesini bir anlatsana.

Çok manyak oluyor, çok sardık biz bir dönem ona.

Pardon duyamadım.

Nedim diyoruz, Nedim. Hani kaçırdın falan, maceralar.

Nedim de kardeşinle evliydi değil mi?

(Telefon çalıyor)

Telefon. Cenk’in telefonu. Önemlidir. Ben bir bakayım.

(Telefon çalıyor)

Ooo! Partideyiz.

Müzik sesleri falan. İyi.

Ne oldu, karını bıraktın gecelere mi kaçmaya başladın sen?

Son turlar bunlar biliyorsun değil mi?

Artık gece hayatına veda etmen lazım.

Çünkü seni bebekli bir hayat bekliyor babacık.

(Gerilim müziği)

Ayrıca gece gezmelerine kaçabildiğine göre sen de benim kadar rahatsın demek ki.

Güzel. Kaderine razısın demek.

Ceren.

Ceren beni duyuyor musun?

(Gerilim müziği)

Duydu!

Sen kimle konuşuyorsun?

(Gerilim müziği)

Ablam beni duydu.

Duysun.

Duysun, bana ne?

Başın dertte, kurtar bakalım.

Ya da kurtarma.

Biz nasılsa bir, iki güne kadar patlıyoruz.

Ceren’in numarasının sende kayıtlı olduğunu bilmiyordum.

Ne bileyim kaydetmişimdir işte. Ne olacak ki?

-Niye arıyor ki seni? -Bilmiyorum. Onu sen söyle.

Gerçi duymadım demiştin ama…

Gürültüden duymadım.

Ayrıca beni değil seni aradı.

(Nefes veriyor)

Bizim araba nerede?

Cenk!

Sana diyorum.

Ne diyorsun Cemre anlamıyorum.

Cenk Karaçay mı o?

Niye arıyor ki seni?

(Kadın) O kızla kavga mı ediyorlar?

Karısı o, kızım. Şu Nedim Karaçay’ı kaçıran.

Tekrar arasana.

Ben senin kardeşini bu saatte niye arayayım Cemre?

O seni niye arıyor?

(Deklanşör sesleri)

Cenk Bey, karı koca kavgası mı efendim?

-Cenk Bey, Cenk Bey! -Niye erken çıktınız?

Cenk Bey bir açıklama yapmaz mısınız?

(Deklanşör sesleri)

Karı koca kavgası mı efendim?

Kıskançlık kavgası.

Niçin kıskandınız efendim?

(Üst üste konuşmalar)

Cenk Bey bir açıklama yapar mısınız?

(Deklanşör sesleri)

(İç çekiyor)

Soramam kızım.

(Burnunu çekti)

Ben senin annenim, soramam.

El sorar. Elin yüzü kızarmaz.

Elin ciğeri tutuşmaz, el sorar, ben soramam.

Ben el değilim ki…

…aklımdan bile geçirmeye korktuğum şeyi dilime dökemem ki ben.

(İç çekiyor)

Ah benim yavrularım.

Aynı döşekte büyüttüm ben sizi.

Sırtınızdaki hırkayı, ağzınızdaki lokmayı ayırmadım.

Üçünüzü sığdırdığım kalbime şimdi ben o şüpheyi nasıl sokarım?

Sokamam.

(Ağlıyor)

Evet, evet. Londra’dan onay mailini aldım şimdi.

Bütün bu yazışmaları sen yaptın demek.

Evet, Şeniz Hanım. Bütün işlemleri ben yürüttüm.

(Ayfer ses) Sorun mu var?

Şeniz Hanım bir yanlışlık mı yaptım yoksa?

Yok, hayır. Bir yanlışlık yok. Biraz hızlı geldi de bana.

Ben bu aralar biraz meşguldüm, pek fazla ilgilenemedim.

Kafam karıştı. Ne zaman başladı bu süreç?

(Ayfer ses) Evet, haklısınız. Çok hızlı oldu gerçekten.

Sadece birkaç gün.

(Ayfer ses) Agâh Bey Londra’daki bakımevinin bilgilerini bana verdi…

…işlemlere başlamamı istedi, onlar da hemen kabul gönderdi.

Peki bilet, pasaport, vize hepsi oldu bitti?

Tabii. Ama biliyorsunuz ki pasaport ve vize hazırdı zaten.

Tabii, tabii.

(Ayfer ses) Tam tarihini vermemi isterseniz...

...e-postalardan kontrol edebilirim.

Yok, hiç gerek yok.

Ee…

Yalnız bu evhamlı hâlimi Agâh Bey duymasın.

Huzursuzlanmasın şimdi.

Aramızda kalsın tamam mı?

Tabii ki Şeniz Hanım. Her zaman aramızda. Hoşça kalın.

Görüşürüz.

Gitti.

Gerçekten gitti.

(Gerilim müziği)

Ziyarete mi Agâh Bey?

Peki, efendim.

(Araba çalıştı)

Nedim…

Bitti.

Bitti.

Bitti.

(TV ses) Çiçeği burnunda çiftin kıskançlık kavgası.

(TV ses) Önce evlendiler, sonra kavgaya tutuştular.

(TV ses) Kısa süre önce sürpriz bir şekilde evlenen…

…sosyetik ‘playboy’ Cenk Karaçay ve olaylı gelin Cemre Karaçay’ın…

…eğlence gecesi tatsız bitti.

(Gülüyor)

Bu…

Çok özür dilerim.

Gerçekten çok özür dilerim ama hiç tutamıyorum yani kendimi.

Hele sen bir de bakıyorsun ya böyle, yani ben…

(Gülüyor)

Gerçekten sinirlerim bozuldu. Özür dilerim yani.

Yok, hiç iyi değilim. Ben bu ikisine çok gülüyorum anne.

Bak gerçekten çok gülüyorum. Üstüne bir de senin bu bakışların…

…beni gerçekten çok güldürüyor. Gerçekten.

Ben gideyim yatayım. Çok erken kalktım zaten.

(Gülüyor)

(Gerilim müziği)

Kıskançlık kavgası demek.

Demek hiçbir şey duymadın.

Sağır türkücü seni.

(Mesaj geldi)

(Ceren dış ses) Kıskançlık kavganız çok ciciymiş.

(Ceren dış ses) Allah belanızı versin diyeceğim ama az kaldı.

Ruh hastası!

(Cemre) Sana da günaydın.

Ayrıca o sensin.

Dün gece bana ne içirdin? Başım çatlıyor!

Günaydın karıcığım.

Müstakbel eski karıcığın.

Evet, ne zaman halledeceğiz o işi?

Sonuçlardan önce.

Ne sonucu?

Ya sonuçta halledeceğiz işte diyorum.

Hatta bak, sen uyurken ben yarısını hallettim bile.

Bu...

...bu biraz hızlı oldu.

İmzalarsan daha hızlı olacak.

Sabah sabah, yemedin içmedin...

...koşa koşa avukata gidip boşanma protokolü mü hazırlattın?

Hep istediğin bu değil miydi zaten?

Törenle mi gitseydim yani anlamadım. Hadi imzala.

Ne oluyoruz? Duygusala mı bağlıyoruz yoksa?

(Cenk) Ha?

Ayaklarına kapanıp yerlerde sürünmedim diye, kalbin mi kırıldı senin?

Eğer ben hâlimden memnunum, seninle Nedim için evlendim ama...

...sardı, şu an boşanmamıza gerek yok diyorsan…

(Cenk) Bana uygun.

(Cemre kâğıtları açıyor)

Al canım hayırlı olsun.

Yani...

...en azından önce annemle konuşmak isterdim.

Konuşma, yani daha sırası değil.

Neden?

Cemre evlenirken yalnızdık.

Boşanırken böyle kalabalık olmaya gerek yok.

Nasıl gidip evlendik dediysek, aynı şekilde...

...boşandık diyeceğiz. Olacak bitecek.

(Cenk) Evlendiğimizde kopan kıyamet kopmayacak sonuçta.

Doğru.

Müjde vermiş olacağız zaten, bana uyar.

Aynen, benim birkaç tane işim var bugün.

(Cenk) Bir saat falan sürer ondan sonra avukata gideceğim.

Duruşma tarihini bir an önce almasını isteyeceğim.

Hey!

Donuna kadar alacağım.

(Duygusal müzik)

(Kapı kapandı)

(Duygusal müzik)

(Elektrik süpürgesi çalışıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor) (Kapı açıldı)

(Telefon çalıyor)

Oo! Cesur hareket.

(Ceren ses) Dün geceden sonra beni engellersin sanıyordum.

Konuşmamız lazım hazır ol.

(Cenk ses) Seni almaya geliyorum.

(Gerilim müziği)

Cenk!

Sana bakacaktım ben de.

(Şeniz hızlı nefes veriyor)

Nedim’le ilgili rüzgâr bizden tarafa dönüyor.

Londra meselesi doğru, Londra'yı aradım.

Baban gerçekten Nedim'i oraya göndermiş.

Neden bilmiyorum ama Damla'yı da bir şekilde yanılttı.

(Şeniz) Nedim'in iyileştiği falan yok.

Ömrünün sonuna kadar orada kalacak.

Şu bebek meselesinden de sıyrılabilirsek eğer--

Ben de tam o konuyla ilgileniyordum anne.

Ne demek o?

Benden habersiz...

...bir adım atacak kadar çıldırmadın herhâlde.

Annem, sen beni boş ver.

Kendine konsantre ol. Kendini kurtarmanın bir yolunu bul.

Ben bütün gücümle harekete geçiyorum...

...ve ikimizin de sıyrılması için bir yol arıyorum.

Ve sana güveniyorum.

Benden habersiz yanlış bir adım atmayacağına güveniyorum.

Onca yıl sonra Nedim krizinden krizinden kurtulmayı başardık.

Bebek krizinden de kurtulacağız.

(Gerilim müziği...)

(...)

-(Erkek) Hoş geldiniz Agâh Bey. -(Agâh) Hoş bulduk.

(Gerilim müziği)

(Agâh) Nedim'im.

Aslanım.

İyi misin?

(Duygusal müzik)

Kapalı televizyona neden bakıp duruyor bu çocuk, Doktor Hanım?

Agâh Bey, buyurun yan odada konuşalım.

(Duygusal müzik)

(Kuşlar ötüyor)

(Doktor) Bu odayı da fizik tedavi odası olarak düzenledik.

Bana bu işi teklif ettiğinizde nasıl olacak...

...bir çiftlik evi böyle bir hasta için nasıl bir...

...tedavi merkezine dönüşecek demiştim ama.

Siz burayı gerçekten bir kliniğe dönüştürdünüz Agâh Bey.

Nedim Bey sizin gibi bir amcası olduğu için çok şanslı.

Başhekiminiz sorun daha çok psikolojik dedi.

Ben de tuttum çocuğun elinden size teslim ettim.

Sonuç, hani?

Nerede o kameradan izlediğim çocuk?

Nerede şimdi gördüğüm yeğenim?

Ben dün gece ne izledim Doktor Hanım?

Bu çocuk az da olsa konuşabiliyordu. Yemeğini kendi başına yiyebiliyordu.

Siz demediniz mi bana ilerliyoruz...

...konuşma terapilerinde başarıya ulaşmaya başladık.

Nedim ufak ufak çözülmeye başladı diye.

Şimdi kapalı bir televizyona boş boş bakıyor.

(Agâh) Bir gecede ne oldu bu çocuğa Doktor Hanım?

Gerçekten iyi bir başlangıç olmuştu.

Ama bu sabah, televizyonda izlediği bir haberden sonra tamamen içine kapandı.

Tanrı'm!

Niye izletiyorsunuz televizyon haberlerini Doktor Hanım?

Ben bile izlemiyorum.

-(Agâh) Benim bile içim kararıyor. -(Doktor) Öyle bir haber değil.

Bir magazin haberi.

Konuşma terapisinin bir parçası olarak suya sabuna dokunmayan filmler...

...magazin programları izletiyoruz, egzersiz gibi.

Ama bu sabah izlettiğimiz bir haber ters tepti.

(Kuşlar ötüyor)

Hangi habermiş bu?

(Televizyon sesi)

(Duygusal müzik)

Hangi kelimede kalmıştık Nedim?

Kıskançlık.

Kıs-kanç-lık!

(Doktor) Kıskanmak.

Kıs-kan-mak.

(Duygusal müzik)

Kıskanmak.

Hem de yüzüne yüzüne?

Tamam, yanlış bir şey yaptığımı fark ettim Agâh Bey.

Yok, Doktor Hanım yanlış bir şey yok, estağfurullah!

Çin işkencesi yapmışsınız çocuğa.

Yok muydu kör bir bıçak? Saplasaydınız kalbine, ciğerine daha iyi olurdu.

-Kıskanmak, kıskanmak edene kadar! -(Doktor) Agâh Bey!

Verdiğiniz bu tepkiden...

...yeğeninizin gelininize olan duygularının...

...farkında olduğunuzu çıkarıyorum.

(Doktor) Doğru mu?

(Agâh öksürdü)

Ben bir psikiyatr olarak, en başında size hastamla aramdaki köprüsünüz...

...benden bilgi gizleyemezsiniz demiştim.

(Agâh öksürdü) Dedin.

Dedin de Doktor Hanım...

...şimdi bu mevzu da...

...öyle bir mevzu ki.

Yenilir yutulur tarafı yok.

Şöyle göğsünü gere gere anlatabileceğin bir mevzu değil ki!

Özür dilerim Doktor Hanım.

İşte ne bileyim ben canım?

Benim kafam basmıyor böyle şeylere Doktor Hanım!

Dilim dolanıyor, hicap ediyorum, yüzüm kızarıyor.

Ben söyleyemem!

-Giremem ki bu tür mevzulara. -(Doktor) Mecburen gireceksiniz.

Bakın bu durum çok ciddi.

Nedim Bey'in iyileşmeye karşı gösterdiği direncin altında duyguları...

...yaşadığı hayal kırıklığı yatıyor olabilir.

Şimdi...

...yani bu durum da mı o kız yüzünden?

Yeğenimin elini ayağını bağlayan...

...televizyonda izlediği bir magazin haberi mi?

(Doktor) Bu çok iddialı bir yorum olur.

Tek başına tek sebep budur diyemem ama...

...dünü ve bugünü kıyasladığımda sonuç ortada.

Evet.

(Agâh öksürdü)

(Geçiş sesi)

(Doktor dış ses) Dün ona tek tek sizden aldığımız...

...aile üyeleri fotoğraflarını gösterdik.

(Doktor dış ses) Çok ilginç bir terapiydi.

(Doktor dış ses) Sizin yüzünüze mesela gülümsedi belli belirsiz.

(Doktor dış ses) Eşinizin fotoğrafına bakmadı.

(Doktor dış ses) Israrla bakmayı reddetti.

(Duygusal müzik)

(Doktor dış ses) Oğlunuzun fotoğrafına bakarken gözlerini kapadı.

(Doktor dış ses) Bunların hepsi zayıf.

(Doktor dış ses) Duygusal anlamlar çıkarabilsek de zayıf tepkiler.

(Doktor dış ses) Yeğeniniz çaba göstererek kimsenin yüzüne değil...

...tek bir yüze tepki verdi.

(Doktor dış ses) Cemre Hanım'ın yüzüne.

(Duygusal müzik)

(Doktor dış ses) Fotoğrafı elimden aldı.

(Doktor dış ses) Baktı, uzun uzun baktı. Ve bırakmadı.

(Duygusal müzik...)

(...)

(Doktor dış ses) O fotoğrafı bırakmadı yanında götürdü Agâh Bey.

(Geçiş sesi)

(Doktor dış ses) Bakın yeğeniniz çok genç.

(Doktor dış ses) Fiziksel olarak ne durumda olursa olsun...

...onun yaşında aşk her şey demek.

(Doktor dış ses) Dünyanın merkezi demek.

(Doktor dış ses) Ve üzgünüm ama bir doktor olarak söylemek zorundayım.

(Doktor dış ses) Yeğeninizin dünyasının merkezinde Cemre Hanım var.

(Duygusal müzik)

(Sunucu ses) Şok! Şok! Şok! Çiçeği burnunda çiftin tatsız gecesi.

(Sunucu ses) Hangi çift gece kulübü çıkışında kıskançlık kavgasına tutuştu?

Ne oluyor ya?

Ben sizi abimle birlikte istiyordum ama abim kaçtı mı?

Ne izliyorsun sen?

(Video konuşma sesleri)

Çok ateşlisiniz, alev alev.

(Video konuşma sesleri)

Bir bu eksikti.

Hobi olarak soruyorum kimi kıskandın?

Yani eski kırıklarından mıydı?

Kırık?

Yani saç kırığı değil tatlım.

Hani eski sevgili mevzusu muydu diyorum.

Ağzımdan kaçırmış gibi olmayayım ama mazi kirli ve kalabalık.

(Geçiş sesi)

-Ceren? -Sen kiminle konuşuyorsun?

(Damla) Bak seninle hiçbir samimiyetim yok.

Ayrıca yaptığım fizibilite çalışmalarına göre...

...gelin ve görümce mevzuları kafadan sıkıntılı.

Raconu öyle.

Ama ben her zaman potansiyel kız tarafıyım.

'Girl power'. Postmodern feminizm bir yerde.

Evet.

Bir dakika evi mi terk ediyorsun?

Akşama görüşürüz Damlacığım.

(Damla) İyi bari.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Kusura bakma canım, kocanla buluşacağım. Başka kapıya.

(Telefon meşgul tonu)

(Civan ıslık çaldı)

Hayırdır?

(Civan) Kocanı kovalıyorsan yine bastı gitti demin.

Böyle görmüşken tedbir amaçlı kafayı gömsem mi dedim ama.

(Civan) Biz her zamanki gibi olaya 'Fransız' kaldığımız için.

İşin aslı astarı var mı, yok mu?

-Sen de mi izledin? -(Civan) Babaannem sağ olsun.

Kafayı magazinden kaldıramıyoruz ki.

Ablamız da sosyetik güzel olduğuna göre.

-Öyle mi demişler. -Yok.

Ben öyle diyorum.

Öz hakiki sosyete olmadığından dememişler.

Şey...

...neyse.

Ben de çıkıyordum.

Tamam, korkma kimi kıskandın demeyeceğim.

-Ben de çıkıyorum şimdi. -Sen nereye?

Anamın yanına, Ceren'in zindanına işte. Nereye olacak?

Evet, hadi beraber gidelim.

Hem bir değişiklik olmuş olur. Bakalım ne yapıyor Ceren?

İyi, hadi.

Oo Seher Hanım, ne yapıyorsun sen? Geçmişi mi yâd ediyorsun?

-Öyle kafam dağılsın diye. -(Ceren) Dağılsın, dağılsın.

Sen seviyorsun zaten böyle şeyleri senin ruhunda var çünkü!

Markete gidiyorum bir şey ister misin?

Otur oturduğun yerde.

Canın ne çektiyse ben gider alırım sana.

-(Seher) Ne istiyor canın? -Anneciğim!

Olur mu hiç öyle şey? Baksana kan ter içinde kalmışsın.

Sen şimdi banyoya gireceksin, üstünü değiştireceksin oho!

Biz çatlarız burada.

Hem bizim canımız abur cubur istiyor. Abur cubur alacağız.

Yavrum ben bir sürü şey pişirdim sana.

Kek hazır fırında, börek de sardım iki dakikada kızartırım dur.

Anne! Daraldım diyorum, daraldım!

Dışarı çıkmak istiyorum.

Tamam, git! Git.

Ama ağır kaldırma bak. Geç de kalma.

(Müzik...)

(...)

(Müzik)

(Telefon arama sesi)

(Telefon çalıyor)

Alo?

Sakın kapının önüne gelme. Annem cam siliyor, görür seni.

-Tamam, kapıdan çıkınca soldayım. -Tamam, geliyorum.

(Hareketli müzik...)

(...)

Çiçeği burnunda çiftimizin dün geceki eğlencesine biraz heyecan katmışım.

Sizin o leş, o saçma sapan evlilik hayatınız benim...

...sayemde monotonlaşmıyor. Farkında mısın acaba?

Müzik yüzünden duyamadı seni.

Ama ona ne söylediğini bilmek bile istemiyorum.

Hadi ya!

Tüh!

(Ceren) İyi.

Peki, tamam o zaman. Beni niye çağırdın? Ne konuşacaksın benimle?

Geleceği Ceren.

Geleceğimizi.

(Gerilim müziği...)

(...)

Cihangir!

(Cihangir) Buyurun Agâh Bey.

Seninle bir işimiz var.

Hım!

Bizim de canımız tatlı istiyordu babası.

(Ceren) Ne güzel oldu bu ya? Prova gibi oldu vallahi.

Biz bundan sonra daha sık aile yemeklerine çıkacağız değil mi?

Hiçbir şey umurunda değil, değil mi?

O testin sonucunu aldığımızda, yüzüne bakamayacağımız o kadar insan, o utanç.

Hiçbiri umurunda değil.

Ne yapmamı istiyorsun? Ne yapayım ben senin için?

(Ceren) Masanın altına falan gireyim mi?

Benim senden daha cesur bir insan olmam, beni kötü biri mi yapar?

Hayat hiç kimse için bayram olmayacak biliyorsun değil mi? Farkındasın.

Senin için olmayacak.

Annen için olmayacak.

(Ceren) Ve şu an ismi lazım olmayan tüm insanlar için olmayacak.

Ama benim için olacak.

Çünkü ben en başından beri bana vadedilen her şeyin sahibi olacağım.

Sen, benden tam olarak ne bekliyorsun?

Bugüne kadar hak ettiğimi ve benden esirgenenleri.

(Ceren) Ben olacak her şeye razıyım her şeye!

İki şey hariç.

Biri sen!

Bir de parasızlık.

(Ceren) Bu ikisine razı değilim.

Madem geldin benim karşımda, tatlı tatlı geleceğimiz hakkında konuşalım diyorsun.

Tamam, tamam konuşalım.

Hayatımızı garantiye alacaksın Cenk.

Önce benim daha sonra da bebeğimizin geleceğini garanti altına alacaksın Cenk!

Baban önce biraz delirecek tabii.

Doğuma kadar biraz çektirir bize. Babanı annen idare edecek.

(Ceren) Annene söyle biraz bize çalışsın.

Nedim'in servetinden çöreklendiklerinden ateşlesin biraz bize.

-Nedim'in eli ayağı tutsaydı. -Evet.

Senin için benden daha cazip bir hedef olurdu değil mi?

Cık!

Ben o Nedim'i hiç düşünmedim.

(Ceren) Çünkü benim hedefimde hep sen vardın.

Baban sağ olsun.

Tam bittim ben mahvoldum, kaybettim her şeyi.

Cenk'i de köşkü de Cemre'ye kaptırdım derken...

...hedefi 12'den vurmuşum.

Beni vurdun.

(Cenk) Artık benim için yapılacak hiçbir şey yok.

Ama köşk...

...köşkü unut Ceren.

Hadi oradan be!

Sen kimi kandırıyorsun?

Köşk çantada keklik.

Senin o baban, o köşkte bizi istediği kadar yerin dibine soksun.

O köşkün kapılarını...

...torunu açtıracak torunu.

(Cenk) Köşkü unut Ceren.

Çünkü biz kaçacağız.

Bu utancı o insanlarla yüz yüze yaşamayacağız.

Sonuç açıklanmadan kaçacağız.

Hadi be kızım hadi! Nerede kaldın?

(Kapı zili çaldı)

Evet, geldi mi?

(Kapı zili çaldı)

Aa!

Biz geldik.

Siz miydiniz?

Hayda! Anacığım beğenmediysen biz gidelim.

Yok yavrum yok, şaşırdım öyle geçin geçin.

-İyi. -(Seher) Ne oldu?

Kesin bir şey oldu! Bir şey oldu değil mi?

Şoka girdi.

Normal normal oturmaya geldik.

Serseme çevirdiniz beni! Ne bileyim ben? Geçin!

(Müzik)

(Civan) Oh be! Beyaz sabun kokmuş.

Aynı bizim eski ev gibi.

Temizlik kokmuş.

Çok yormasaydın kendini.

Yok, ben öyle kabasını aldım. Elim oyalansın diye.

Ee, Ceren yatıyor mu?

Ben de onu bekliyordum aslında markete gitti, gelir şimdi.

(Müzik)

Siz gerçekten oturmaya gelmişsiniz.

Dur ben bir çay yapayım o zaman.

Yap.

Sevindirik oldu kadıncağız ya.

Evet, şoktan çıkınca tabii.

Elimiz kolumuz boş olaysız geldik.

Eski günlerdeki gibi ha?

Ama şu kokular var ya?

Böyle gözümü kapadığımda sanki harbiden memleketteyim ya.

Keşke gözünü kapamakla olsa.

Neyse.

Hadi ben anneme yardım edeyim, tam eski günlerdeki gibi olsun ha?

Hadi bakalım.

(Cemre) Yardıma geldim.

Yok kızım yardımlık bir şey. Geç, otur sen.

Her şey varmış, Ceren neden markete gitti ki?

İşte öyle, kendine göre eksik gedik.

-Market uzakta değil herhâlde gelir hemen. -Yok, yok değil, gelir.

Evet, anlat bakalım.

Sen böyle ev gezmelerinde kocan nerede?

Evet.

-Sen, dünkü magazin şeyini diyorsun. -Gözümün ucuyla gördüm.

Kıskançlık falan.

Yok, öyle dedikleri gibi bir şey değil.

Nasıl peki?

Sen şuradan bardakları veriver.

-Aa, şeker bitmiş. -Haydi! Ben şekersiz içmem.

Dur Ceren'i arayayım da.

Marketten çıkmadıysa--

Bir şey diyeceğim, şu yukarıdaki değil mi market?

Tamam, ben bir koşu gider, gelirim.

Hem onun poşetlerini taşırım, yakalarım onu ben.

(Müzik)

(Kuşlar ötüyor)

(Kuşlar ötüyor)

Aldım kafama göre bir şeyler, maksat elin boş gitme.

(Ceren derin nefes aldı)

Ne oldu?

Tadın kaçtı. Korktun mu yoksa?

(Cenk) Ne yapmamı bekliyordun Ceren?

Böyle arkama yaslanıp...

...değer verdiğim kim varsa, hepsini yerin dibine nasıl soktuğumu...

...izlememi mi bekliyordun?

(Hareketli müzik)

(Ceren) Tamam, biz kaçacağız.

Annen? Annen ne olacak? O da mı bizimle gelecek?

Ne?

Ne? Annenin haberi yok mu?

Bir git işine ya! Ben inanır mıyım Cenk sana?

Vallahi ister inan ister inanma Ceren.

Ama çaktırmadan bavulunu hazırlamaya başla.

Benim bavulum dünden hazır.

Ama köşke dönmek için.

-Köşke döneceğim ben. -Hâlâ köşk diyor ya.

Eğer benimle gelmezsen tek başına kalırsın.

Yalnız kalırsın.

Sana bir şey söyleyeyim. Sen daha uçağa binmeden uçup gitmişsin.

Vallahi bak.

Ben senin bu korkaklığın yüzünden yerimi, yurdumu, köşkümü...

...bak hele de köşkümü, hiçbir yere bırakıp gitmem.

Benim korkaklığım yüzünden.

Evet.

Peki tamam. Ben korkağım.

Sen cesursun ya hani?

Al.

-Ne yapıyorsun? -Ara.

Babanı.

Benim yanımda, benim telefonumda, ara.

Testin sonucunu beklemeden bitir bu işi. Hadi.

Blöf yapıyorsun. Arayamam sanıyorsun. Ama ararım.

O testin sonucunu ha benden öğrenmiş ha hastaneden öğrenmiş.

Ne değişecek?

Benim kaybedecek hiçbir şeyim yok geri zekâlı. Hiçbir şeyim yok.

Aynen, hiçbir şey değişmeyecek.

Hastaneden öğreneceğine senden öğrensin.

Boşuna bekliyorsunuz, ben size gerçeği teker teker anlatayım, de. Hadi.

Ara! Köşkte yediğimiz haltları anlat. Hadi.

Annemin benim (Bip) kurtarmak için seni Nedim'le nasıl evlendirdiğini anlat.

Hadi ara.

Ara hadi, ara. Cesursun ya.

Tuzak bu. Ben senin tuzağına gelmeyeceğim.

(Ceren) Yine bana tuzak kurdunuz. Yine beni hafife alıyorsunuz siz.

(Gerilim müziği)

Ben senin annenin, evde oturup kuzu kuzu idam fermanını beklemediğini biliyorum.

Ama yapmışsınız planı. Kurmuşsunuz tezgâhı.

Sen burada beni kafaya alacaksın. Kendi ağzınla aratacaksın babanı.

Artık neyin içine çekmeye çalışıyorsanız, burada bana bir şeyler söyleteceksin.

(Ceren) Sonra da beni harcayacaksın. Öyle mi?

(Gerilim müziği)

Ben senin o annenin tuzağına çok kez düştüm Cenk.

Bu defa düşmeyeceğim.

Al bunları al. Başın belaya girmesin.

Başı dertte olan sensin. Ben değilim.

Git şimdi o annene de ki; "Ceren bu sefer yemedi.".

Ceren bu sefer tuzağa düşmedi, de.

Ben seni gidiyorum diye arayacağım. Geldin geldin. Gelmedin bana eyvallah.

Bir siz uyanıksınız ana oğul, değil mi?

Ama yemezler canım.

Yemezler.

Ben bu oyunlara gelmem.

Abla.

Aa?

Sen nereden çıktın?

Ay, güzel oldu ama güzel. Yürü yürü ellerim koptu. Tut Civan'ım.

Çok mu yürüdün sen?

Yürüdüm tabii.

Yürüdüm, kör müsün? Marketten geliyorum.

(Ceren) Uçacak değilim ya. Yürüye yürüye geldim.

(Ceren) Ama bezdim ya. Çok yoruldum.

Ablam.

Ne bakıyorsun öyle? Gelsene.

Yani sen şimdi benim bir derdim yok diyorsun, öyle mi?

Haberlerde gördüğüm şey doğru değil yani.

Benim kocamın bir kabahati, bir yaramazlığı yok diyorsun.

Anne, sen niye sürekli aynı şeyleri söyleyip duruyorsun?

Senin Cenk'le ne derdin var?

Dün de tuhaf tuhaf konuştun.

Sonra konuşuruz, dedin.

Şimdi konuşalım rahat rahat, kimse yokken.

Yavrum ben senin annenim. Merak ediyorum, soruyorum. Ne var bunda? Kabahat mi?

Hem sen de Ceren'i sorup duruyorsun bana.

Çünkü sürekli saate bakıp duruyorsun. Aklın kaldı, belli.

Bir ara da bakalım neredeymiş.

(Ceren) Anne.

(Ceren) Biz geldik.

(Ceren) Bak, sana kimi getirdim?

Neredesin kızım sen?

Bayağı aile toplantısı varmış.

Civan'ım, hiç haber vermiyorsun.

Fırsat olmadı.

Siz yolda mı karşılaştınız?

-İyi. -Evet anne ya.

Vallahi çok iyi denk geldi Civan.

Yorgunluktan dilim dışarı çıkmıştı.

Ben dedim ama sana, bekle birlikte gidelim diye.

Hem kaç saat oldu kızım. Sen nerede sallandın bu kadar saat?

Markette.

Ee...

Market çok kalabalıktı anne.

Çok kalabalıktı.

Bir de biz artık büyüdük. Biraz yavaş yürüyoruz tabii.

Hadi oğlum, sen poşetleri mutfağa koy.

Ee, biz Ceren'le hallederiz.

Hem sen çayını soğutma anne.

Civan'la oturun. Sohbet muhabbet falan.

Biz de kardeşimle bir kapanalım artık. Değil mi?

(Telefon çalıyor) Aa?

Kız abla, gözlerim yaşarıyor vallahi. (Telefon çalıyor)

(Ceren) Ne düşkünlük bu kardeşine.

Ama sen istersen telefonunu aç.

Ben de kan ter içinde kaldım. Gideyim bir elimi yüzümü yıkayayım.

Hadi oğlum gel, biz de poşetleri mutfağa götürelim.

Kızlar şey edene kadar...

(Telefon çalıyor) (Seher) Oğlum.

Kocan mı arıyor?

(Telefon ısrarlı çalıyor)

Oğlum hadi. Al şunları, mutfağa.

Hadi.

-Efendim? -Cemre Hanım benim. Cihangir.

Benimle konuştuğunuzu lütfen belli etmeyin.

Anlamadım.

(Cihangir ses) Cemre Hanım, ben sizi almaya geldim.

Sizi alıp, kimsenin haberi olmadan Nedim Bey'in yanına götüreceğim.

Tamam, hemen geliyorum.

Kızım?

-Nereye? -Şey...

Yavrum ne oldu? Sen kiminle konuştun?

Neyin var senin?

Cenk... Cenk'le.

Bizim bir işimiz vardı da.

Öyle hadi deyince bir anda elim ayağıma dolaştı.

(Ceren) Aa, Cenk burada mıymış?

(Cemre) Yok, biz buluşacağız.

Ben tekrar uğrarım ama.

Tabii, tabii. Her zaman buradayım ben ablacığım.

(Ceren) Beklerim.

(Seher) Hadi oğlum, hadi gel. Hadi oturun, hadi geçin.

(Müzik)

Londra'ya gitmediğimize göre Nedim nerede?

Agâh Bey size her şeyi anlatacak.

Misafiriniz geldi Agâh Bey.

(Müzik)

Neresi burası?

(Müzik...)

(...)

Londra'nız çok güzelmiş Agâh Bey.

Güle güle kullanın.

Peki Nedim nerede?

Önce konuşacağız.

(Müzik)

Siz şaka mı yapıyorsunuz?

Burası klinik değil. Çiftlik.

Siz Nedim'i çiftliğe kapattınız.

Ben bu yaptığınızı anlamadım ama ben şimdi Nedim'i görmek istiyorum.

Önce konuşacağız dedim gelin.

Tabii konuşalım.

Nedim'e ne yaptığınızı konuşalım.

İyileştirmeye çalışıyorum.

Yeğenimi senden iyileştirmeye çalışıyorum.

Seni unutturmaya...

...yeğenimin kalbinden söküp atmaya çalışıyorum.

Ben bazı şeyler gördüm gelin.

Hem de çok çok iyi gördüm.

Gördüklerimi de mecburen halının altına sürdüm.

Öyle şeyler yaşandı ki...

Benim bile bir baba olarak başımı çevirmekten başka çarem kalmadı.

Agâh Bey, lütfen biz bu konuşmayı--

Biz bu konuşmayı yapacağız Cemre Hanım.

Bir kere konuşup, nasıl yapacaksak, artık bilmiyorum ama...

...bu konuşmayı yok sayacağız.

Ben bir kereliğine...

...karşımdakinin gelin, oğlumun da nikâhlı karısı olduğunu unutup...

...sana konuşacağım.

Sen de elini vicdanına koyup dinleyeceksin beni.

Lütfen.

Lütfen yapmayın.

Kapımdan içeri girdiğin günden beri ona hep iyi geldin.

Şükürler olsun dedim.

Şifasını buldu.

Dermanı ayağına kadar geldi.

Sonra ne oldu?

Olanlar oldu. Derman dert oldu. Şifa acı oldu.

Siz...

Siz ne diyorsunuz?

Aşk değil...

...ıstırap diyorum.

Bu çocuğunki aşk değil.

Acı bir hastalık bu.

Ve gelin, çaresi bende değil sende.

Sende gelin hanım, sende.

Kaldır başını da yüzüme bak Cemre Hanım.

Sen o gün...

...Nedim'in gittiğini öğrendiğin gün odama daldın.

Karşıma dikildin, ben her şeyi Nedim için yaptım, dedin.

Her şeyi.

Her şeyi Nedim için yaptım.

Öyle mi?

Her şeyi yaptım. Onun için yaptım.

-Ben onun için-- -Sen o her şeyi, at çöpe gitsin.

Bugüne kadar Nedim için ne yaptıysan...

...o dilinin ucundaki şey ne çeşit şeyse çöpe at gitsin gelin.

Bir şey mi yapmak istiyorsun?

Bir şey yapmak istiyorsan asıl şimdi yapacaksın.

Yok anam yok. Ne gelen var ne giden.

Cemre Hanım'ı bekliyorsan kocası da yok.

Şeniz Hanım nereye gitti ki hâlâ gelmedi.

Sabahtan beri ortalarda yok.

Sen ne yapacaksın Şeniz Hanım'ı?

Hem sen bütün gün buralarda dolandın durdun.

Öbür kıza da gitmedin.

Aa! Bak, bak, bak. Dillere bak.

Cemre gelin olunca, oldu Cemre Hanım.

Öbür gelinin hükmü kalmadı.

Ceren Hanım, oldu öteki kız.

Öyle mi Nurten?

Sen benim ağzımdan laf mı sayıyorsun Neriman?

Ben sayacağımı saydım Nurten.

Ne oluyor Nurten?

Üzerimize çizgi çektiler, ayağımıza taş değdi diye...

...böyle bir dillenmeler, senli benli konuşmalar.

Ne oluyor?

Asıl sana ne oluyor?

Bavullarınız toplanırken...

...aman ahretliğim, yandım ahretliğim, diyen sen değil miydin?

Nurten.

Gün olur devran döner. Biliyor musun sen bunu?

Ben biliyorum da sen bilemedin. Gün oldu devran döndü çünkü.

Tüh!

Ola ola şunun ağzına laf olduk be.

(Arama tonu)

(Telefon çalıyor)

(Neriman ses) Kız.

Konuşabilecek misin?

Ne oldu babaanne? Ne istiyorsun?

(Neriman ses) Ay, ne istiyormuşum!

Allah'tan şifamızı istiyorum. Daha ne isteyeceğim.

Bütün gün kapandım kaldım bu köşke.

(Neriman ses) Kadını kıstırayım diye. Yanına bile yaklaşamadım.

(Neriman ses) Yok.

Çekti gitti. Hâlâ ortalarda yok.

Çok beklersin daha.

O şimdi tilkilerini kovalıyordur.

Ama ben yemedim.

Ne yemedin kız? Ne?

Yemeğimi.

Yemeğimi yemedim daha.

(Ceren) Bak annem sofra hazırlıyor. Sonra ararım ben seni.

Bana bak.

Orada bir başına o ceberut gibi ananla kaldın.

Sakın bana danışmadan bir haltlar karıştırayım deme.

Sakın diyorum sana.

Tamam babaanne. Hadi 'bye bye'.

Yemedim.

Ben bu oyunu yemedim.

Bütün bağlantılarımı devreye soktum. Elde var sıfır.

Baban işi öyle bir büyütmüş ki...

...test sizi götürdükleri hastanenin laboratuvarında yapılmıyor.

Öyle bir gizlilik.

Hastanede, hasta kayıtlarının kimin adına yapıldığı bile belli değil.

Bütün gün gölgeleri kovaladım.

Ne oldu? Hiç.

Koca bir sis perdesinin altında can çekişiyoruz.

Anne.

Neden sen de benim yaptığımı yapıp, son anların tadını çıkarmıyorsun ki?

Aa, evet. İnternette gördüm.

Dün gece karınla son anların tadını çok güzel çıkarmışsın.

Baba olunca, böyle eğlencelerin olamayacak tabii.

Peki bu geceki planınız ne?

Karını hangi gece kulübüne götürüp, sarhoş etmeyi planlıyorsun?

Bu gece kutlayacak bir şeyimiz yok anne.

Biz kutlamamızı dün gece yaptık.

Aa, şahane.

Neyi kutladınız? Öğrenebilir miyim acaba?

Yani karın, elini bile sürmesine gerek kalmadan yok oluşumuzu kutluyor olabilir.

Ama sen?

Sen neyi kutluyordun oğlum?

Ben burada hayatımız için çırpınırken, sen neyi kutluyordun acaba?

Boşanmayı.

Biz boşanıyoruz anne.

Şu hâline bakıyorum ve diyorum ki...

Sen beni anladın.

Hem de çok iyi anladın.

Şimdi, sana Nedim'i...

...bildiklerimi...

...doktorun söylediklerini tek tek anlattım.

Sen de bunu gayet iyi anladın gelin.

Şimdi ikna oldun mu?

İstemeden de olsa sebep olduğun şeyleri...

...ona iyilik yapayım derken verdiğin zararı gördün mü?

Kaş yapayım derken göz çıkardın.

O utanmaz, edepsiz, vicdansız kardeşin bile...

...Nedim'e senin verdiğin zararı vermedi be!

-Agâh Bey. -Ne Agâh Bey, Agâh Bey?

Ben ona zarar vermek istemedim.

Ama verdin.

Kafasını karıştırdın.

Aklına, kalbine girdin.

Çocuğa olmayacak dualara âmin dedirttin.

Bak, şimdi ne hâlde.

Yeter.

Yeter. Ne olur susun artık.

Evet!

Evet, susacağım.

Ben susacağım...

...sen konuşacaksın.

Şimdi gideceksin içeri, gideceksin yanına.

Yapılması gereken şeyleri, söylenmesi gereken şeyleri söyleyeceksin.

Senden istediğim zor bir şey değil gelin.

Niye bu kadar uzun uzun düşünüyorsun?

Gelin hanım, bak ben sana eskiden hemşire diyordum.

Şimdi ne diye sesleniyorum?

Gelin.

Şimdi söyle bana. Ne düşünüyorsun bu kadar?

Daha neyi bekliyorsun?

Tamam.

Ben...

Ben bir yalnız kalayım.

Ka- kafamı toplayayım.

İzninizle ben bir tuvalete gideyim.

(Duygusal müzik...)

(...)

(Cenk dış ses) Ben de sana soruyorum o zaman.

Nedim'e karşı ne hissediyorsun?

(Cenk dış ses) Aynaya bak!

Ve kendine, ben Nedim'e karşı ne hissediyorum diye sor.

(Cenk dış ses) Git aynaya bu soruyu sor. Ve o sorunun cevabını kendine ver Cemre.

Olmuyor gelin.

Artık bu Nedim düşkünlüğü hiç münasip olmuyor.

Haklı.

Cenk de haklı.

Babası da haklı.

Sen yaptın bunu.

Kendini de karıştırdın.

Onu da karıştırdın.

Her şeyi birbirine karıştırdın.

Sen ne hâldeysen o da seninle aynı hâlde şimdi.

(Cemre dış ses) Hep senin yüzünden iyileşemiyor.

(Cemre dış ses) Doktorlar bile diyor.

(Cemre dış ses) Senin yüzünden.

Yapacaksın.

Yapacaksın.

Tek yolu bu.

İkiniz için de...

...tek yolu bu.

Yapacaksın.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

Nedim.

Bir misafirin var oğlum.

(Duygusal müzik...)

(...)

Boşanamazsın.

Evet, bunu söylediğime ben de inanamıyorum.

Ama...

Boşanamazsın.

Annem yuvamı kurtarmak için çırpınıyor.

Vay be. Gözlerimi yaşartıyorsun anne.

Boşanmak şu anda atacağın en aptalca adım.

Kabahatini babanın gözüne sokmak demek bu.

Üç günlük evliliği, ne tesadüfse tam da babalık testi sonucu beklerken...

...sonlandırmayı düşüneceğine, kendini şuradan denize at daha akıllıca.

Sonucu almadan boşanırsan, bebeğin babası benim diye bayrak sallayacaksın.

O testin sonucunu sonsuza kadar bekleyemeyiz. Farkındasın, değil mi?

Hadi ama. Sen bilirsin bu işleri.

Sonucu değiştirsen de o testi bir kere yaptırdın.

Üzerinden 24 saat geçti. Ne kaldı geriye?

Bir 24 saat daha mı?

Hiçbir şey olmayacakmış, hiçbir şey değişmeyecekmiş...

...insanlar yüzümüze tükürmek için sıraya girmeyecekmiş gibi geçirebileceğimiz...

...24 saatimiz var anne. Bu kadar.

Ben son ana kadar teslim olmayalım diye çırpınıyorum...

...ama sen daha maç bitmeden havlu atıyorsun.

Maç falan yok anneciğim. Maç bitti.

Paran babamın parasının üzerine geçmiyor işte.

Elin, babamın kolundan daha uzağa erişmiyor anne.

Olmuyor.

(Cenk) İlk defa...

...bütün o oyunlar, tuzaklar, hepsi yalan oldu.

Bitti anne artık. Kabullen. Bitti.

Sen, neyi kabulleneceğimizin farkında mısın?

Yaşarken ölmeyi kabullenmek demek bu.

Ben alışığım anne.

Sekiz yaşımdan beri.

(Gerilim müziği)

Sen de alışırsın.

Sen bunu yalnız yaşadığını mı sanıyorsun?

Nereye gidiyorsun?

-Hazırlıklarımı tamamlamaya. -Ne hazırlığı?

Ne hazırlığı diyorum sana.

(TV'den gelen sesler)

Oğlum.

Hiç dokunmadın yemeğine.

Beğenmedin mi?

Yok anne ya. Benim iştahım yok. Vallahi.

Eline sağlık.

Sen hasta falan değilsin, değil mi?

Bak, beğenmediysen başka bir şey yapayım sana.

Aha Cemre! Cemre çıktı, bak.

(TV erkek ses) Kıskançlık kavgası...

(Ceren) Var ya bak, bu ikisinin haberleri her yerde dönüyor anne.

Bütün magazin programları bizimkileri paylaşıyor, biliyor musun?

(Ceren) Civan'ım, havadisler sende. Köşkte olan sensin.

Bugün böyle misafircilik de oynadığınıza göre kesin biliyorsundur.

Bizim bu Cemre...

...kimden kıskanmış Cenk'i?

Ne oluyor ya?

(Ceren) Alt tarafı takıldık yani. Ne var Civan?

Soru sordum sadece. Sen de iyice Cemreci olmuşsun ha.

Oğlum. Ne oluyor oğlum?

Yok, ben öyle kalkıyordum sandalyeye çarptım.

Anne, hadi ben kaçayım artık. Geç oldu.

Zaten babaannem de çok yalnız kaldı.

-Tamam mı? -Öyle diyorsan öyle. Ben seni geçireyim.

Anneciğim.

Civan'ı ben geçiririm.

Hatta Civan'ı uğurlarken çöpü de ben atarım.

Yazık kaç gündür çöpü bu kadın atıyor.

Hadi iyi akşamlar anne. Sağ olasın.

Gel sen.

Televizyona bakıp saçma sapan konuşuyorsun.

Nasıl can sıkıyorsun gördün mü?

Ne gerek vardı şimdi?

Çocuğun hiçbir şeyden haberi yokken bu kadar üzüldü.

Bir de düşün. Hele şu Agâh Bey'in yaptığından haberi olsa.

Şu babalık testini bilse.

Bir de üstüne senin, ablanın evliliğiyle ilgili saçma sapan konuştuğunu duysa...

...ne yapar senin kardeşin?

Tamam anne ya. Tamam.

Alırım ben onun gönlünü şimdi. Alırım.

Civan'ım.

(Gerilim müziği)

Oğlum kendine gel lan.

Her zamanki Ceren işte. Saçma sapan konuşuyor.

Yapar o öyle.

Şu aklındaki şeye bak ya.

Bir falso gördün diye kardeşine bunu mu yakıştıracaksın?

Bu musun sen?

Hah, Civan'ım.

Ne oluyor sana ya böyle bir artist artist havalar?

Canını sıkan bir şeyler mi var ablacığım?

Söyle bana, hadi konuşalım.

Yok, ben baktım öyle.

Ver şu çöpü.

Civan, gel gel. Bak ne diyeceğim sana.

Bugün marketten çıkarken Cenk'in arabasına benzeyen bir araba gördüm ben.

Ben çok benzettim.

Çok benziyordu. Sen de benzettin mi? Gördün mü?

Yok, ben bir şey görmedim ya.

(Ceren) Görmedin mi?

Hadi, iyi geceler.

İyi geceler Civan.

İyi geceler.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Ceren ses) Alo. Civan bizi görmüş olabilir.

(Ceren ses) Sen gittikten hemen sonra biz Civan'la karşılaştık.

Bütün gece bir garipti.

Bir terslik var mı, yok mu diye ağzını yoklayayım dedim ama...

...ağzını yoklarken de batırdım.

(Ceren) Batırdım. Çünkü seni hiç görmemiş gibi yaptım.

Ama bu salak yalan söylediğimi anlasa olay çıkarırdı derdim ama...

...olay da çıkartmadı.

(Ceren ses) Yani bir şey oldu ama ben hiçbir şey anlamadım Cenk.

Sen var ya, su katılmamış bir geri zekâlısın Ceren.

-Bana bak-- -(Cenk ses) Sen bana bak.

Çocuk seni görmüş olmasına rağmen...

...ve yalan söylediğini anlamış olmasına rağmen sustu.

Çünkü utandı.

(Cenk ses) Ve sen hâlâ anlamıyorsun değil mi?

O çocuk salak olduğu için değil...

...sana, ablasına konduramadığı için sustu.

(Cenk ses) Şimdi anlayabiliyor musun...

...neden buradan gitmemiz gerektiğini?

Şu an kardeşinin arkasından bakarken ne hissediyorsan...

...yarın insanların suratına bakamazken...

...daha ağırını hissedeceksin haberin olsun.

(Gerilim müziği)

Kusura bakmayın geç kaldım birazcık.

Hiç önemli değil Cenk Bey.

Protokol hazır, eşimin imzası da burada.

Evliliğiniz bir yılı doldurmadığı için...

...size farklı bir prosedür uygulanacak. Bunu biliyorsunuz.

Evet, farkındayım.

Yalnız şeyi hallettiniz değil mi?

Ben duruşma sırasında burada olmayacağım.

Tabii. Duruşma tarihi çıkar çıkmaz onu halledeceğim Cenk Bey.

Eşiniz siz olmasanız bile özgür olacak.

(Cemre) İşte böyle yani.

(Cemre) Ben çok merak edince seni...

...amcan da dayanamadı getirdi beni buraya.

Ve Cenk de çok merak etti seni.

Biz bayağı konuşuyoruz senden.

(Cemre) Sen olanları biliyorsun, anlıyorsun tabii.

Onlar seni daha uzakta sanıyor.

(Cemre ses) Amcan böyle uygun gördü.

(Cemre ses) Ama artık bana güveniyor...

...ve ben de o yüzden buradayım.

(Duygusal müzik)

Ben de Cenk'e güveniyorum tabii.

Sen de umarım...

...en kısa sürede iyileşip, geleceksin yanımıza.

(Cemre) Cenk'le biz köşkteyiz biliyorsun.

(Cemre) Ben çok alıştım köşke.

(Cemre) Hatta ben dönmek istedim oraya.

Cenk bile şaşırdı. Yani neden dedi.

(Cemre) Neden köşke dönelim?

(Cemre) Orası kötü hatıraların yeri dedi.

Söyleyemedim ona...

...ama sana söyleyebilirim. Yani sen unutursun.

Yani hatırlamazsın.

(Cemre) Şey diyordum köşk.

Köşk...

...köşk büyülü falan herhâlde?

Alışıyor insan.

Kopamıyor.

(Cemre) Eskiden Ceren'e kızardım.

(Cemre) Ama kanına işliyormuş insanın.

Biz 'Loft'taydık biliyorsun Cenk'le.

Ama köşkü aklımdan atamadım.

(Cemre) O yüzden köşke taşınmak istedim.

Bir süre daha ayrı eve çıkmayacağız Cenk'le.

Rahatım yerinde, sen beni merak etme.

Kocamla çok mutluyum.

(Cemre) O da doğup, büyüdüğü evde sonuçta.

(Cemre) Çok uzattım değil mi? Neyse.

(Cemre) Seni gördüm rahat ettim.

(Cemre) Kafam takılıyordu çünkü.

Ama amcan da çok iyi bakıyor sana.

Yani...

...üzülmeme, acımama gerek yok artık.

Bak, titremelerin bile azalmış.

(Duygusal müzik...)

(...)

(Köpek havlıyor)

(Köpek havlıyor)

(Duygusal müzik)

(Cemre) Yani sana bakarken artık kendimi sürekli...

...şefkat vermek zorunda hissetmiyorum.

(Cemre) Şefkat güzel bir şey.

(Cemre) Ama bazen insanı yoruyor.

İşte bu yüzden geldim ben de buraya.

Bana muhtaç olmadığını görüp...

...rahat bir nefes almak için.

(Cemre) Üzerimdeki yükten kurtulup...

...hayatıma devam etmek için.

Kocamla hayatıma devam etmek için.

(Cemre) Sen de devam et Nedim.

(Cemre) İyileşmeye devam et.

Köşkü de merak etme.

(Cemre) Köşk bize emanet.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Hazır mı?

Anlaşıldı, tamam.

(Agâh) Bugün, o gün.

Hadi bakalım.

(Kuşlar ötüyor)

(Sessizlik)

(Tıkırtı sesi)

Kaçıyor musun?

(Duygusal müzik)

(Cenk dış ses) Telefonunu çaldırdığımda...

...sokağın başında bekliyor olacağım.

(Cenk dış ses) Beş dakika...

...seni sadece beş dakika bekleyeceğim Ceren.

(Duygusal müzik)

Sabahın bu saatinde, kaçar gibi.

-Elinde bavul, komiksin. -Gül o zaman.

Gülecek hâlim yok.

Dün gece de yoktu.

(Cenk) Keyfin yoktu.

Yattın hemen...

...konuşamadık da.

Neyin var?

Bir şeyim yok.

Hasta olacağım galiba.

İçim kırık.

Kırılıyor yani.

Çok erken daha.

Yat uyu biraz, geçer.

Ben de...

...bu elimdeki bavulları tekneye atayım. Kimse görmeden.

Daha davanın tarihini bilmiyoruz.

(Cemre) Sen şimdiden tekneye taşınma havasındasın.

Sanki evi bana bırakıyormuş gibi.

Avukat arayacak seni tarihle ilgili.

Bizi demek istedin herhâlde?

Ha, bizi. Tabii.

Bizi arayacaklar.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

(Geçiş sesi)

(Kapı vuruldu)

Yakalandım ya!

Bu renk bir şey ne işe yarıyor diye soracağım ama korkuyorum.

Ama yeşil bana çok yakışıyor bence. Lütfen yani.

Ayrıca ben de tam şey diyecektim. Böyle acaba...

...kocaman bir abi öpücüğü mü alsam acaba?

Alırsın tabii.

Her zaman alırsın ama daha önce...

...şöyle kocaman bir abi sarılması yapalım.

Ama yeşilleneceksin.

(Duygusal müzik)

Abi...

...ne oluyor?

Tamam bak, abi şefkatine her zaman varım da...

...hı?

Bana bak, sen değişik bir modelsin. Tamam mı?

Kan çekiyor. Değişik modelleriz biz.

Abime çekmişim ben.

Yok, abine çekmemişsin sen.

Abine hiç çekmemişsin.

Tamam, kafa çatlak biraz tabii.

Ama kalp temiz.

Ve hep böyle kalsın.

Kimsenin kirletmesine izin verme, sen de kirletme. Tamam mı?

İki çitilerim, kir tutmaz da.

Ne oluyoruz abi?

Niye böyle konuşuyorsun yani? Tövbe tövbe!

Gidici gibi böyle, tuhaf tuhaf. Hı?

Yeşillendim ben de.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Geçiş sesi)

(Kapı vuruldu)

(Kapı açıldı)

Sen miydin?

(Kapı kapandı)

Bu ne?

Kurtuluş biletimiz.

Ceren'in bir otel odasında adamlarla görüntüleri.

Bu görüntülerdeki adamların hepsi...

...bebeğin babası benim demeye hazır.

Sen...

...sen demek...

...sen başından beri Ceren'i bununla yönetiyordun.

Baban testin sonucunu alıp...

...evi başımızın üstüne yıkmadan önce...

...önüne bunu koyacağım.

Kızın sözüne karşı benim sözüm.

(Duygusal müzik)

Sen ne yapıyorsun? O bizim tek şansımızdı.

Ben...

...annemle...

...ilk kez suç ortaklığı yapmaya başladığımda sekiz yaşımdaydım.

(Cenk) Diğer arkadaşlarımın...

...oyuncak arabalarla oynadığı yaşta yani.

Onlar arabalarını yarıştırırdı, ben...

...ben annemle sır saklardım.

Kaç çocuk anne...

...kaç çocuk, annesinin suç ortağı olarak...

...büyümek zorunda kalır ki?

Anne ben kendimi kurtaramadım.

Sen kendini kurtar.

Çünkü artık bir ortağın yok.

(Duygusal müzik)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Geçiş sesi)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Agâh) Günaydın.

Yolculuk nereye?

Baba.

Bagajı kapatınca, hayırdır dedim. Tatile falan mı çıkıyorsun?

Anlamadım.

Canım insan bagaja ne koyar?

Bavul falan mı var?

Yok, servise verecektim de arabayı...

...sağına soluna bakıyordum işte.

Erkencisin bayağı.

-Servise vereceğim dedim ya. -Hı.

(Cenk) Erteliyordum bayağıdır.

Erken kalkınca halledeyim dedim.

İyi.

Sen de erkencisin.

Evet.

Erkenciyim.

Sen nereye?

Benim de işlerim var.

(Kuşlar ötüyor)

-Bugün artık-- -Testin sonuçlarını alacaksın.

Evet.

(Kuşlar ötüyor)

Hadi bakalım.

Baba oğul yolumuza gidelim.

Sonra da gönül rahatlığıyla...

...birbirimizin yüzüne baka baka konuşalım.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

Ah!

Ay! Gündüz niyetine!

Ödümü koparttın ben çocuk!

Hayırdır, sen ne ayaklandın bu saatte?

Öyle uykum kaçtı, uyuyamadım babaanne.

Hadi o zaman, ben kahvaltıyı hazırlayayım.

Sen fırına git, bir sıcak poğaça falan alıver.

İştahım yok. Öyle peynir, ekmek bir şey yapsan yeriz.

Senin iştahın yoksa benim iştahım var canım.

Hadi sen gidiver hadi. Hadi oğlum hadi, hadi.

Babaanne...

...babaanne ben şimdi çıksam, yarım saate oradayım...

...bir saate dönerim. Gözünü seveyim yapma ya!

Hah tamam işte, tam kahvaltı saatine yetişirsin.

(Neriman) Hadi oğlum hadi, hadi, hadi.

-Çok canım çekti oğlum hadi. -Ya All...

Ya babaanne tamam! Niye itiyorsun?

Gidiyorum! Allah Allah!

(Kuşlar ötüyor)

Çekil bakalım Civan Efendi ayak altından.

Çekil de babaannen kurtarsın paracıkları.

(Gerilim müziği)

(Telefon titriyor)

(Telefon titriyor)

Cephaneliğe bakalım.

İtersen, cüzdanı unuturum tabii.

(Civan) Niye itiyorsun, niye itiyorsun ki yani?

Ne uykun varmış be kadın?

Top patlasa duymayacaksın.

(Operatör ses) Lütfen sinyal sesinden sonra mesaj bırakın.

Hop oturup, hop kalkacağına...

...mışıl mışıl uyuyorsun ha Şeniz Hanım?

Oh ne âlâ!

Bana burada karabasanlar çöksün...

...sen orada uyu! Yok öyle yağma!

Tabii senin tuzun kuru.

Bakalım oğlun, babasına da karısına da...

...Ceren'in hesabını verirken uyuyabilecek misin?

(Neriman) Hesap vakti geldi hanım geldi!

Göreceğiz bakalım, dünya kaç bucakmış!

Kardeşiyle gönül eğlendirip...

...ablasına nikâh kıymak. Kızcağızın kanına girip...

...karnındaki bebeği başkasına yamamak neymiş...

...göreceğiz bakalım!

(Gerilim müziği...)

(...)

(Telefon titriyor)

(Telefon titriyor)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kuşlar ötüyor)

(Kuşlar ötüyor)

Beş dakika Ceren.

Sadece beş dakikan var.

-Agâh hoş geldin. -Hoş bulduk başhekimim.

Test sonuçları çıktı mı?

Şöyle odama buyurun lütfen.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Araba çalıştı)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği...)

(...)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eş erişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ece Naz Batmaz - Fatih Kolivar...

...Feride Tezcan - Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz

İşaret Dili Çevirmeni: Hayrettin Baydın

Son Kontroller: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.