All language subtitles for House.of.the.Dragon.S03E06.1080p.WEB.h264-ETHEL_track37_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî) Download
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian Download
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Tully buradaymış.

Kamplarından biri hemen şurada.

Ama tuhaf bir şey yaşanmış.

Hepsi Nehirli.

Kim öldürmüş?

Hiçbir düşman izi bulmadık.

Burada ölmemişler.

Dikkat!

Tuzak!

Bana!

Yolu aydınlatırız!

Yolu aydınlatırız!

Muharebe bu değildi.

Kim bunlar?

Ölümümüz.

Criston Cole!

Hain, işgalci ve adaletin katili.

Gel de kaderini duy.

Teslim olursam adamlarımın canını bağışlar mısınız?

Ölülere bir yemin ettim Cole.

Hainlerin kemiklerinden bir sept yapma sözü verdim.

Henüz yeterince kemiğim yok.

Burada savaşacaksak sizden de birçok adam ölecek.

Bunun için geldik!

Elinde kılıçla ölmekten daha güzeli var mı?

Nasıl isterseniz.

Hadi biz başlayalım.

Ben tek, siz ikiniz.

Bu şekilde adil bir dövüş olur mu?

Buradalar.

Dostum Sör Luthor'ın ve 14 adamının yasını tutuyorum.

Şu ana dek 25 şehir muhafızı Kral Daeron adına öldürüldü.

Lort Ormund kendi şehrimizde bizimle alay ediyor.

Diyara kendi şehrimi dahi idare edemediğimi gösterecek.

Beni aşağılıyor, büyük hanedanlar izliyor.

Ordum nerede?

Sör Criston çok oyaladı.

Öncü birlik Tumbleton'a iki hafta mesafede.

Bu hakaret cevaplanmalı.

En başta yapmamız gerekeni yapıp kötüleri yakalım.

Ve Ormund istediğini alsın.

Sadık hizmetkârlarını öldüren kraliçeye güvenilmez.

Hainlerin nereye saklandığını biliyoruz.

Doğrudan Footly'nin kalesine uçarsam...

Ejderhayla değil mi?

Savaşta dikkati ve hassasiyetiyle bilinen bir yaratıkla.

Harika yaratık.

Çıkardığı alev,

büyülü olduğundan kimin masum kimin...

Girdikleri en büyük savaş hazımsızlık savaşı olanlar konuşmasın.

Ben lorda ve leydilere katılıyorum Majesteleri.

Ordunuz gittikçe yaklaşıyor.

Bu rezalete elbet yanıt vereceksiniz

ama aşırıya kaçmadan.

-Biraz daha bekleyin. -Ne pahasına?

Kehaneti hatırla, gizli vazifeni.

O amaçla yaptığın her şey mübahtır.

Fatih Aegon, Ateş Tarlası'nda binlerce insan yaktı!

-Ve nesillerdir barış hakimdi. -Fatih Aegon düşman askerini yaktı.

-Diz çöken tebaasını değil. -Sana diz çöken, lordlarıydı.

O insanlar, lordları söylerse bir eşeğe bile...

-Babam asla istemezdi. -Yine aynı laf!

Ama

sabrımın bir sınırı var.

-Suikastçılar göndereceğim. -Olur.

Öldürmeden o iblisle yüz yüze gelirim.

Hayır. Seni değil.

Yüreğimi soğutmam lazım.

Evet. Ama sıradan bir yüze sahip bir suikastçı gerek.

Lort Ormund'un emriyle kalemizin duvarları ardında fanatikler

hâlâ cirit atıyor.

Senin görevin bu.

Majesteleri, burada biraz Velaryon askeri var,

gerekiyorsa Prens Daemon'a yardıma...

Gerek yok.

Kral'ın Toprakları'nda kaç Velaryon askeri bulunuyor?

Altmış kadar Majesteleri.

Babandan daha fazlasını rica et. Şehrin güvenliği için lazım olabilir.

Peki Tumbleton'a kimi göndereceksiniz?

Tehlikeli ve güç isteyen bir iş.

Kraliçem. Baratheon hanesinden temsilciler geldi.

Majesteleri. Çağrınız üzere Baratheon hanesini

temsilen gönderildim.

-Lort Borros nerede? -Lort Borros sabretmenizi diliyor.

Ordusuyla Kızıl Dağlara çıktı, aylardır Fırtına Toprakları'nı

yağmalayan Akbaba Kral'la savaşmak için.

Kraliçesi kuzeye çağırıyor

ve birdenbire güneye gidesi geliyor.

Diyarı, Dorne tehdidine karşı korumak lordumun görevi.

Onunla anlaşmak adına hanesine gelen oğlumu korumak da görevi değil miydi?

Akbaba Kral alt edildiği gibi...

Lordun, bana kıyasla sıradan bir haydudu

çıkarlarına daha büyük bir tehdit görüyor.

Onu hain ilan edip gıyabında seni asabilirim.

Asla saygısızlık yapmak istemeyiz Majesteleri.

Size ya da gayretinize.

Konu yalnızca zaman meselesi.

Zaman mı?

Şu an size sunabileceğim başka bir şey varsa

elbette seve seve sunarım.

Kemerini ver.

Bildirecek bir şey?

Yarın Pazar kurulacak. Bizim pazarları hatırlıyor musun?

Tüm bunlardan önce.

Meyve tezgâhları.

Öten kazlar.

Bağıran esnaflar.

Sıcak turta.

Değerini bilemedik değil mi?

Yakında aynen devam eder.

Ama biz aynı değiliz.

O zamanlar bir görevimiz yoktu.

Kraliçenin emrine bağlı değildik.

Bir tepede uyumuyorduk.

Yalnız.

Bana tavernayı yasakladı Hugh.

Çocuklarla bir bira içemiyorum.

Kimse görmeyecekse ejderha sahibi olmak ne işe yarar?

Eski hâline mi dönmek istiyorsun? Toz toprak içinde boş boş dolaşmayı mı?

Hayır.

Ama hayatım iyi yönde değişti diyemiyorum.

Sen?

Pekâlâ.

İki güne görüşürüz

Sör Hugh.

Hadi kızım.

Çıkabilirsin.

Sen de aynısını yapardın.

Merhametli davranmadım mı?

Size karşı tutumumu zayıflık olarak görenlere rağmen.

Yine de nankörlük yaparak böyle...

Helaena hamile.

Bu yüzden mi kaçtın?

Bebeğin ve Helaena'nın hayatını kurtarmak için.

Beni hâlâ yanlış biliyorsun.

Ya erkek olursa? Nihayetinde mecbur kalmayacak mısın?

En azından rehin tutacaksın.

Aemond'ı çekmek için.

Veya gurur yapacak Ormund'u.

Veya kendi iktidarına karşı bir koz olmasın...

Sizi muhafızlar buldu.

Bunu görmezden gelemem.

Helaena benim dediğimi yaptı.

Acımasız olacaksan bana ol, onu bağışla.

Artık daha sıkı hapsedileceksiniz.

Muhafızlar iki katına çıkacak.

Tanrı Ormanı'na çıkamayacaksınız.

Kabul ediyorum...

Kararımın kabul görmeye ihtiyacı yok.

Rhaenyra, durumunu biliyorsun.

Çok kırılgan. Onu hapsedemezsin...

Hapsetmemiştim.

Ama artık mecburum.

Onu kimse göremez.

Aegon'un varisini taşıdığı öğrenilirse buna mecbur kalırım.

O zaman, bizi başka bir yere gönder, ücra bir....

Başka yere mi? Şu an?

Oğlun hâlâ serbest.

Kuzenin şehrimde terör estiriyor.

Daha bugün işlettiği bir cinayetle karşı karşıya kaldım.

Sen bir Hightower'sın. Konseyim için düşman sensin.

Ya sence?

Beni zorlama.

Size ne dedi?

Helaena hamileymiş.

Bilen başka biri var mı?

Yok diye biliyorum.

Sen hiç şüphelenmedin mi?

Hayır.

Şu.

Hem hırsız hem de yalancı.

Bitince haber ver.

HAİNLERİN ZİYAFETİ

İntikam alacağız.

Yüz yıl geçse bile.

Bu ne?

Affedin prensim.

Verdiğin karşılık bu mu?

-Firar etmek mi? -Kraliçe sadakat istedi.

Ben de sabrederim dedim.

Ama evlatlarım yoksulluk içinde.

Yetim kalmalarına izin veremem.

Ödlekliğinin kokusunu alan Hightower mikrobunun

sokaklarımızda kol gezmesine şaşmamalı.

İlk sorumluluğum her zaman ailem.

Başka şekilde para kazanırım.

Ya caniler evini basıp çocuğunun elinden

ekmeğini alınca, karının iffetine saldırınca ne olacak?

Hepiniz!

Bu şehrin eski hâlini unuttunuz.

Sizi toparlayıp bir ordu hâline getirmeden öncesini,

sizi sefaletten kurtarıp adam edişimden öncesini.

Yazık.

Şehirde, yiğitliğinizi konuşuyorlar.

Üçlü Yönetim akınları çok azaldı.

Yapacak çok iş var.

Yapacak iş hiç bitmez ki.

Ne istiyorsun Alyn?

Ormund Hightower, Kral'ın Toprakları'na sinsice saldırıyor.

Kaos çıkarmaya çalışıyor.

Şehir Muhafızları mahvoldu.

Driftmark'taki sağlam

Velaryon askerlerini şehre almak istiyorum.

Benden yine bir şeyler istiyor.

İsteyen benim.

Alabilirsin öyleyse.

İhtiyacı bitmiyor.

Öfkeniz daha dinmedi mi?

Hâlâ onu savunuyorsun.

Seni meşru kılmayı reddetmesine rağmen.

Sizin kabul etmeniz yıllar sürmedi mi?

Bu korsanları sorgularken

bir şeyler duydum.

Tyland Lannister Boğaz'da ölmemiş.

Uyku Kalesi'ne gidiyormuş.

Yeter.

Köpekler bulur.

Bulsunlar. Fark edilene dek biz gitmiş oluruz.

Çok uzaklaşamayız. Fark edilirse...

Daha derin olsun diyorsanız kürek burada Lort Larys.

Maidenpool'dan kalkıp Braavos'a gidecek bir ticaret teknesi buldum.

Birkaç gün olabildiğince az dikkat çekmemiz gerek.

Yiyeceğimizi ona göre ayarlayalım.

Dolunaydan önce denize açılmış oluruz.

Araya girmem gerek kralım.

Ben hâlâ Westeros'u terk etmenizin bir hata olacağını düşünüyorum.

Casterly Kayası en mantıklı karar.

Orada bir idare merkeziniz olur, size bağlı olanlarla.

Sizce ben berbat bir insan mıyım Sör Tyland?

Bunu asla söylemek...

Yani...

Her kararınıza katılmamakla birlikte...

Şey...

Bu...

Bence

her birimizde hem iyi

hem de kötü pek çok özellik var.

Essos'a gidiyoruz öyleyse.

Yüzün için.

Uzun zamandır biri beni savunmamıştı.

Sana borçluyum.

Ben de sana borçluydum.

Buradan hesabı denkleştirerek ayrılacağıma sevindim.

Nereye gideceksin?

Ejderhamı bulmalıyım.

Beni bilerek terk etmez.

Ben de onsuz yapamam.

Kış gelince kurbağa buzun altında

sabit ve sessizce uyur.

Yaraların iyileşsin,

gücünü topla.

Baharda buzlar çözülene dek herkes seni öldü bilsin.

At bulmalıyım.

Nereye gideceksin?

Yedi Krallık'ta öyle dolaşacak mısın?

Vhagar bana gelir.

Belki de bu ıssız kaleden kaçınıyordur.

Öyle değilse de Kral'ın Toprakları'na giderim.

Ben doğmadan şehir dışındaki tepelerde dolaştığını söylüyorlardı.

Kelleni alana ödül verecekler.

Paralı askerler ormanlarda dolaşıyor,

karanlıkta boğazını kesmeyi umarak.

Hatta normal insanlar bile.

Senin bile uyuman gerek.

Dışarıda rahatça uyuyamazsın.

Ama burada da güvende değilim.

Beni barındıran sen de.

Vhagar seni korumak için buradan kaçmış olabilir mi?

O yokken gizlisin.

Kraliçe, ejderhan neredeyse orada olursun...

...diye düşünüyor.

O bir kraliçe değil.

Ya ejderhanı bulunca, ölüme mi uçacaksın?

Rhaenyra'nın altı ejderi var, seninse tek.

Yalnız ölürsün. Peki neden?

Her seferinde çok etkileyici.

Emrettiğiniz üzere leydim.

Son görüşmemizde ne demiştim?

Moondancer'ı gördüm.

Ablamın ejderhası. Ironoaks'a uçuyordu.

Peki bundan sana ne?

O benim ablam. Biraz... Yüzünü görmek istedim...

Anlaşmamızı çiğneyerek gizlendiğin yerden çıktın

ve binlerce insanın olduğu bir kasabaya doğru uçtun,

insanlar seni izledi ve neye benzediğini gördü.

Onu görmedim bile. Çoktan gitmişti.

Peki görseydi ne olacaktı sence?

Kraliçe, Sheepstealer'ın binicisi öldü sanıyor.

Tek şansın buydu. Bu söylenti ona ulaşırsa...

Nasıl bir felaketle karşı karşıya olduğunu unuttun mu?

Ve seni

barındıran benim?

Sana kandığım için.

Özür dilerim.

Hayatım boyunca bir ejderha isteyip durdum.

Şimdi ejderham var ama diğer her şeyi kaybettim.

Bu senin seçimindi.

Onlar senin için artık yok.

Ama istediğini aldın.

Git.

Bir dahaki sefere affetmem.

Yatak daha rahat olurdu.

Leydim.

Gidiyorum. Birazcık dinleneyim dedim.

O yorgunluğun nasıl bir şey olduğunu bilirim.

Bugün

babamı gördüm.

Onunla konuşabilir misiniz diye soracaktım.

Çok mesafeli duruyor.

Sanki her şeyden uzaklaşmış gibi.

Dedim ki...

Belki şey ister...

Beni görmek.

Benim babam da şu an öyle.

Pişmanlıklarından kaçıyorlar. Bu yüzden uzaklaşıyorlar.

Ama bizden de uzaklaşıyorlar.

Ne yapacaklarını bilemeyip sağa sola saldırıyorlar.

Ona yardım edemem Alyn.

Kendi derdimle boğuşuyorum.

Uyumalısınız.

Hep görevi düşünüyorsun.

Büyük kardeş olunca...

Yorucu olmalı.

Sürekli herkesle ilgilenmek.

Biraz belki.

Her şeyi unutmak istemiyor musun?

İstediğini yapmak?

Yani, Sör Criston devam etti ama sen döndün çünkü...

Çünkü devam etmek delilikti.

Sizce ben deli miyim Majesteleri?

Hayır, efendim.

Devam mı edeceksin?

Neyle?

Tepemizde bir ejderha duruyor.

Diğer beşi en fazla 30 fersah ötede.

Rhaenyra kendi tebaasını yakmaz.

O bir kadın.

Hassas.

Ordun bu surları terk ettiği anda yanacak.

Aemond kaçtı.

Rhaenyra kız kardeşimi esir tutuyor.

Nehir ordusu gittikçe yaklaşıyor.

Başka ne seçenek var ki?

Dayınızda hem hayal gücü hem de cesaret eksik.

Bence her Hightower askeri üç Tully adamına denktir.

İşgalci'nin ordusuyla istediğimiz şekilde, istediğimiz yerde savaşacağız.

Avantaj tamamen bizde.

Bu arada Kral'ın Toprakları'nı kibirli kaltağa karşı kışkırtıyoruz.

Azar azar, ilmek ilmek.

Zayıflığını ve hükmedemeyeceğini gösteriyoruz.

Büyük hanedanlar eninde sonunda bize katılacak.

Henüz katılan oldu mu?

Sabırlı avcı avı kapar.

Aramızdaki ödleklerin de bunu öğrenmesi gerek.

Uzun bir yol yürüdüm, savaştım, öldürdüm,

silah arkadaşlarımın yanımda ölüşünü gördüm.

Evet, çok zorluklar yaşadın.

Eminim o arkadaşlarının kollarında biraz rahatlamışsındır.

Yorgunum.

Haftalardır kuş tüyü bir yatağa yatmadım.

Müsaadenizle.

Sör Gwayne'i odasına götürün Majesteleri.

Banyo da yaptırın.

Ama...

Dikkat edin.

Ona arkanızı dönmeyin.

-Majesteleri mi? -Üzgünüm. Mecbur kabul ettim.

Böyle mi olacaksın, itaatkâr mı?

Daeron, adam seni kral ilan etmiş.

Beni onunla yalnız bıraktın.

Nasıl biri olduğunu biliyorsun. Şey yapmasın diye kabul ettim...

Biliyorsun.

-Mecburdum. -Evet.

Ama gitmekten de gayet memnundun.

Onunlayken büründüğüm hâlden nefret ediyorum.

Bir kukla. Bir aptal. Bir çocuk.

Ama görünüşe göre seni tahta çıkarmak istiyor.

Kendisi tahta oturamayacağı için.

Beni öne atıp içimi tüketiyor, hiçbir şey kalmayana dek.

Kabul etmediğini söyle.

O zaman beni kim koruyacak?

Vahşi adamlarına karşı bir ordu mu kuracaksın?

Kral olursan onu bitirebilirsin.

Asla kral olamayacağım dayı. İkimiz de biliyoruz.

Yatmak zorundayım.

-Burada kalacak mısın? -Kalıp ne yapayım?

Hanedanımızı yıkıma götüren Ormund'u mu izleyeyim?

Sırada ben varım.

Eski Şehir'e dönüp sonrası için hazırlanmalıyım.

Beni yine terk etme. Lütfen.

Artık onun minik hazinesisin. Bir şey olmaz.

Kral'ın Toprakları'ndayken...

Annemi gördün mü?

Yemeyecek misin?

Dünden beri hiçbir şey yemedin, neredeyse hiçbir şey söylemedin.

Helaena.

Mysaria planımızı biliyordu ama Jaehaera hakkında hiçbir şey demedi.

Gerçekten ileride bir yerde bize verilmek için kaçırılmış mıydı?

Anladım.

Beni affet Helaena. Bu önümüzdeki yol tehlike doluydu.

-Ufak bir çocuğu... -Yalan söyledin.

Yalnızca seni buradan kurtarmaya çalıştım.

Beni mi?

Yoksa kendini mi?

Ne farkı var ki?

Yaşayacağımı yaşadım, birçok şey feda ettim.

En sonunda kızımı kurtaramayacaksam...

Helaena, ne olur...

Ne olur, yemek yemelisin.

Tek gözlü!

Sırrını sakladım.

Saklamaya devam edeceğim.

Beni de öldürebilirdin...

Rhaenyra'nın ödülü için.

Sana yapabileceğim çok daha fazla şey vardı.

Öyleyse nasıl bir oyun oynuyorsun?

Ruhun kabul ederse

sen de öğrenebilirsin.

Tarihinizi unuttun mu?

Dreamfyre.

Atalarından Rhaena Targaryen

kızının ölümünden sonra Harrenhal'a geldi.

Onun yasını tutarak burada yaşlandı.

Rhaena ölmeden önce ejderhası burada yumurtladı.

Yüz yıldır burada soğukta ve terk edilmiş şekilde bekliyorlar.

Ejderhalardan anlamıyorum.

Ama Targaryenların bu kadim kaleye döneceğini görmüştüm.

Ben günahlarım yüzünden lanetlendim Alys.

Dokunduğum her şey bir anda yitip gidiyor.

Lanetli olmanın ne demek olduğunu tek kendinin bildiğini mi sanıyorsun?

Bu yalnız varoluştan bıktım artık.

Bence sen de bıktın.

Hayatın boyunca yalnızdın Aemond.

Yalnız olmamak

nasıl bir şeydir

hayal edebiliyor musun?

Sıcacık.

Burada kadim bir güç gizli.

Tanrılar bize sırt çevirirse çevirsin.

Kendi talihimizi kendimiz kazanırız.

Ben Suyun Leydisi olurum.

Sen de...

...ejder lordu olarak yanımda durursun.

Ama aynı zamanda bir Targaryen prensisin.

Ve oğulların da Targaryen prensleri olacak.

Don yağı zor bulunuyor, fiyatı üç katına çıktı.

Şamdanları yakamıyoruz.

Cevabım belli. Hazine Sorumlusu Sör Torrhen Manderly.

Kaynakları dağıtmak da artık onun işi.

Sör Torrhen'a anlatın lütfen.

Sıradaki!

Majesteleri.

Anaevi, şehir muhafızlarının korumasıyla bir süredir rahattı.

Ancak şu an hâlimiz vahim.

Kızlarımızdan biri, daha dün gece kaçırıldı.

Taziye dileklerimi sunuyorum. Sept'e

sonraki ziyaretimde onun için bir mum yakacağım.

Godric, Majesteleri. Taş ustasıyım.

Katledilen Altın Pelerinlilere dehşetle şahit olduk.

Ve birçoğunun işi bıraktığını duydum, sokakları koruyacak kimse kalmadı.

Evet, bunlar Hightowerların suçu!

Ödlek Ormund, Tumbleton'da masumların arasına sığınmış

bana saldırıyor.

Bunu biliyoruz. Ama artık bizi kim koruyacak?

Şehir muhafızları yoksa düzeni kim sağlayacak?

Velaryon askerlerini görevlendirdim, içimizdeki düşmanı bulacaklar.

Geldiklerinde eminim şehir...

-Onlar nasıl korunacak? -Kız daha 16 yaşındaydı!

Majesteleri, korkuyoruz.

Suçlu kim olursa olsun, sizden başka yardım isteyecek kimse yok.

Daemon Targaryen.

Kaç kişi var?

Söyle, kaç kişisiniz?

Kaç kişi?

Bir sayımız yok. Her yerdeyiz.

Ormund Hightower ne vadetti? Altın mı?

Tahtı aldığında masasında yer mi?

Surların hemen dışında bekleyen bir kral var.

Cüretkâr Daeron hak ettiği tahtı alana dek durmayacağız.

O zaman ejderha aleviyle yanacaksınız. Veya ordum tarafından katledileceksiniz.

Kendi şehrine mi saldıracak?

Kendi halkını kılıçtan mı geçirecek?

Bizi bulamazsınız. Biz Yedi Krallık'ın halkıyız.

Armamız veya rozetimiz yok.

Bize saldırırsanız da daha fazla insanı davamıza çekersiniz.

Size zarar vermek istemeyen, dokunmayan birine isyan ediyorsunuz.

Bizi yakabilirsiniz. Öldürebilirsiniz.

Ama onu asla kabul etmeyeceğiz.

Yürüdüğün yere dikkat...

Prensleri.

Majesteleri.

Burada ne arıyorsun?

Şey...

Dedim...

Ben...

Sadece, hava alıyordum.

Muhafız eşliğinde Kale'de kalma emri verilmedi mi sana?

Şey. Evet.

Bir bakıma öyle.

Küstah haşere.

Bazen günlerce o iğrenç tepede kalıyorum.

Erkek adamın basit zevklere ihtiyacı oluyor.

İnsana güç veriyor.

Siz de iyi bilirsiniz...

Bir daha şehre adım atarsan gözlerini oyarım.

Hop, dur.

Dur bakalım dostum.

Temiz.

Al.

Sıradan insanları zaten düşünmenize gerek yok.

Ama azmederek güç sahibi olan kimseye asla güvenmemelisiniz.

Bu insanların arzuları bir şeylerin eksikliğinden,

utançtan, şehvetten veya öfkeden gelir.

El'inizi seçerken buna dikkat etmelisiniz.

Rhaenyra'nın Corlys'i seçmesi nadir doğrularından.

Corlys sağlam bir soydan geliyor.

Sonradan bulmalar gibi iğrenç arzulara sahip değil.

Peki ya dedem?

Otto mu?

-Nereden başlasam? -Lordum.

Baratheon hanesi yeni kralla görüşmek için bir elçi göndermiş.

Fırtına Toprakları başı çeksin.

Yüksek Bahçe sonunda mecbur kalacak.

Kalkın. Kalkın, ikiniz de!

Lort Ormund Hightower.

Güney'in Işığı, Hisar'ın Savunucusu

ve Eski Şehir'in Sesi.

Memnun oldum Lort Ormund.

Fırtına Toprakları'nın Muhafızı Lort Borros Baratheon'ın

elçisi olarak geliyorum.

Elbette, hoş geldiniz, Sör...

Sör Arrion Baratheon, Lort Borros'un kuzeni.

Karşınıza bu hâlde çıktığımız için hiç mutlu değilim,

yol uzun ve pisti.

Ama beklemeden görüşmek gerek diye düşündüm.

Geldiğiniz için şeref duyduk.

Lort Borros ne diyor?

Baratheon Hanesi, Majesteleri Kral Daeron Targaryen'a diz çöker

ve çok sayıdaki sancağını Hightower hanesinin hizmetine sunar.

Lort Borros'un gıyabında yeni krala bağlılık yemini etme talimatı aldım.

Lordunuz bilgece bir seçim yaptı.

Önünde diz çökmeden önce kralı bizzat görebilir miyiz?

Majesteleri, Daeron Targaryen.

İsminin Birincisi.

Andalların, Roynarların ve İlk İnsanların...

Hayır! Durdurun onu!

-Durdur! -Hayır.

Bunlar suikastçı! Daeron'ı ve seni öldürmeye gelmişler.

Sör Arrion Baratheon'ın saçı açık kestane renginde.

Yaklaşık bir buçuk karış daha uzun. Tabii bir de

çok daha çekici.

O orospuyu kafasından amına kadar yaracağım.

Ölürken, keşke buna cüret etmeseydim...

Cüret...

Kat.

Öldün sanmıştım.

Seni aradım.

Eve baktım, çoktan gitmiştin.

Ne yapacaktım?

Yalnızdım.

Karmaşa esnasında kaçtım. Buraya, abimin yanına geldim.

Ama o da öldü.

Kat, başardım. Bir ejderha artık benim.

Vermithor. Bronz Öfke.

Beni şövalye yaptılar.

Kraliçe de söz verdi...

Bu yüzden mi?

Ejderha mı bu?

-Kokusu sinmiş. -Artık paramız olacak.

Güzel bir evimiz de. Ne istersen.

Seni güvenli bir yere götürebilirim.

Anlasana. Kocan ejder binici oldu.

Kral'ın Toprakları'ndan buraya gelmek

kaç gün sürüyor haberin var mı?

O yolda bir kadının başına gelebilecek şeyleri düşündün mü?

Bir şey mi oldu?

Birçok şey oldu.

O esnada sen Ejderha Kayası'nda kendi şanın için çabalıyordun.

-Senin için yaptım. -Bunu istemedim!

Burada olmanı istedim.

Havada değil.

Özür dilerim. Gerçekten.

Ama daha fazla duramam.

Beni bulurlarsa...

Hadi, benimle gel.

Ailemi terk edemem.

-Zamanım yok. Gidiyoruz. -Hayır.

-Seni bu hâlde bırakamam! -Ne yapıyorsun?

Kimsin sen?

Aferin.

Sana sert davrandım, bunun için üzgünüm.

Seferin stresi işte.

Dilersen Eski Şehir'e dönebilirsin.

Ufak bir grup adam, ejderhaların dikkatini çekmez.

Sana dur demeyeceğim.

Kolay olmalı.

Tekrar.

İyi bir kral olur.

Çok umurunda değil tabii.

Duyarsız olduğumu düşünüyorsun.

Gururunu beslemek için insanları kurban edeceğini düşünüyorum.

Ama kendi hayatını feda etmeyeceğini biliyorum.

Söylesene...

...planın ne?

Ne diyeceksin?

Helaena.

Hapsedilmiş hâlde kalamaz.

Aklı çok hassas bir hâlde. Durumunu biliyorsun.

İşe yarar bir şey verecek misin, yalan mıydı?

Aemond'ın yerini biliyorum.

-En başından beri mi? -Yeni öğrendim.

Salınacağımızı gösteren bir güvence istiyorum.

-İkimiz de. Anlaştığımız gibi. -Güvence talep edecek durumda değilsin.

Aemond'ın gitmesiyle iktidarın kesinleşti.

Ormund teslim olmazsa ölecek. İkimiz tehdit değiliz.

Yok oluruz. Bir daha bizi duymazsın.

Nerede?

Harrenhal'da.

Binicilerim Vhagar'ı orada beş, altı kez aradı.

Vhagar'ın yerini biliyorum demedim.

Bunu nereden öğrendin?

Helaena bazı dönemler

bazı şeyleri görebiliyor.

Saçma gelebilir.

Kâbus olarak görüyor. Veya bir bulmaca gibi.

Ama bazen gördüğü şeyler gerçekleşiyor.

Rüya görüyor.

O bir Rüyacı.

Kıyamet'i gören Daenys gibi.

Dediğin şey doğruysa,

Aemond bir şekilde ejderhasından ayrı düştüyse...

Demek ki

tek başına, yayan kalmış.

Ve aranıyor.

Bu yüzden bulunmayacağı yere saklanmış.

Bildiğim her şeyi anlattım. Nasıl yakalanacağı sana ve konseyine kalmış.

Hayır.

Eğer asker gönderirsem...

...yine kaçar. Gizlenir ve yok olur.

Ama tek bir asker gönderirsem.

Bir de güveneceği birini...

Hayır.

Yok. Buna müdahil olmayacağım.

Hayır. Lütfen, Rhaenyra.

Majestelerini bırak.

Ben...

Ben...

Helaena'yı bırakamam.

Ona ben göz kulak olacağım.

Sen dönene dek.

Böyle birine döneceğin yönünde seni uyarmamış mıydım?

Yalnız kalmak istemiyorum.

Ben de.

Ama mecburum.

Al.

Reddedebilirsin.

Yine de Aemond muhtemelen ölecek.

Özgür olmak istemiyor musun?

Neden buradayım?

Benimle evlenmek isteyen başka lort yok muydu?

Yoksa abimle evlendirmek senin arzun muydu?

Babamın isteğiydi.

Ama ben de karşı gelmedim.

Uzaklarda,

tanımadığın bir adamdansa yanımda olman evladır dedim.

Lütfen. Lütfen.

Hâlâ minik bir özgürlük ihtimali var Helaena.

Ama senin iyi olacağına emin olmadan gidemem.

Lütfen.

İşte.

Olabildiğince erken dönmeye çalışacağım.

Söz veriyorum.

Dönüp seni alacağım ve birlikte

güneşin altında yürüyüşe çıkacağız.

Bu saatte rahatsız ediyorum ama

Tumbleton'dan bir atlı geldi Majesteleri.

"Bu köpeği tekmelersen sonunda elini ısırır."

Köpek balığı gibi savaştınız. Hızlı ve acımasız.

Düşmanımızı yardık ve onları alt ettik!

Ama artık kılıçlarınıza şehirde ihtiyaç var.

Ve ben...

Benim de dönme vaktim geldi.

Kimsin?

Ne istiyorsun?

Çeviri: Yunus Emre Sav Iyuno

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.