All language subtitles for Evlat Kokusu 4

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr adresinden...

...izleyebilirsiniz.

(Müzik)

(Yağmur sesi)

(Müzik)

Çınar'ı hazırlar mısın?

Ne için?

Dışarı çıkacağız.

Nereye gidiyorsunuz?

Zeynep'e.

Ne?

Delirdin sen, herhalde.

Yok, aklım gayet başımda.

O yüzden de Çınar'ı, Zeynep'e götürmek istiyorum. Hazırla lütfen.

Oğlumu kendi ellerimle hazırlayıp, o kadına göndereceğim, öyle mi?

Hayır, öyle bir şey yok!

(Zümrüt) Ben yaşadığım sürece, Çınar o kadını bir daha görmeyecek!

İstesen de istemesen de Zeynep, Çınar'ın annesi.

(Müzik - Duygusal)

(Ela) Çınar benim kardeşim, değil mi?

Ela, kızım.

Ama annem hamileydi.

(Ela) Çınar değil miydi karnındaki?

Aylarca, karnını sevdim ben.

Kardeşin doğacak, sen iyileşeceksin dediniz.

Sonra beraber geldiniz, hastaneden.

Ufacıktı Çınar, bebekti.

Ya anneciğim, kardeşin duyacak ne olursun.

(Ağlama sesi)

Kızım tamam.

Ağlama kızım, tamam.

Tamam babacığım.

(Ağlama sesi)

Bak güzel kızım. Dinle babacığım.

Elacığım, hani annenin düştüğü günü, hatırlıyorsun değil mi? Hı?

Annen düşünce, karnındaki bebek büyük zarar gördü.

O yüzden de onu yaşatamadılar.

(Ağlama sesi) (Müzik)

Ben iyileşeyim diye mi, Çınar'ı aldınız?

(Ela) Benim yüzümden mi, annesinden ayrıldı Çınar?

Hayır, kızım benim.

(Aslan) Tamam Ela, tamam canım, sakin ol.

İstemiyorum!

Elacığım tamam, sakin ol. Bak sana, her şeyi anlatacağım.

Aslan!

(Zümrüt) Ela.

(Ela) İstemiyorum!

-(Aslan) Tamam... -İstemiyorum! Benim yüzümden!

(Ağlama sesi)

Ela, Ela dur!

-(Aslan) Ela kızım, Ela. -(Zümrüt) Ela, Ela!

(Zümrüt) Ela dur!

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

Ela, ne oldu?

(Zümrüt) Ela!

(Aslan) Kızım!

(Ağlama sesi)

(Kapı kapanma sesi) (Zümrüt) Ela!

Ela, aç kapıyı!

(Aslan) Ela, Ela kızım açar mısın kapıyı?

(Kapı vurma sesi)

(Aslan) Ela!

Kızım lütfen aç. Bak sana, her şeyi anlatacağım, lütfen.

Benim yüzümden!

-Benim yüzümden. Gelmeyin! -(Aslan) Ela!

-(Aslan) Ela kızım lütfen aç kapıyı! -Görmek istemiyorum sizi!

Ela anneciğim, ne olursun yapma bebeğim.

Nesi var Ela'nın, ne oldu?

Çınar'ı öğrendi.

Ela!

(Müzik - Gerilim)

(Tuhaf sesler)

(Ağlama sesi)

(Aslan) Kızım lütfen, aç kapıyı!

(Zümrüt) Ela, anneciğim ne olursun açar mısın?

(Ağlama sesi) (Düşme sesleri)

Ela, anneciğim yapma ne olursun.

(Ağlama sesi) (Vurma sesi)

(Aslan) Ela, kızım lütfen aç. (Düşme sesleri)

(Düşme sesleri) (Ağlama sesi)

-(Belma) Ne oluyor Zümrüt? -(Cemre) Amca ne oluyor?

Hadi gidin siz, kalabalık etmeyin, hadi.

(Ağlama sesi) (Vurma sesi)

-Belma hadi. -Yürü kızım.

(Vurma sesi) (Ağlama sesi)

-(Zümrüt) Ela! -(Aslan) Tamam, tamam.

-(Aslan) Kızım. -Ela!

(Ağlama sesi)

Kızım. Tamam, tamam.

Tamam babam, tamam. Tamam, sakin ol.

Babacığım tamam, buradayım ben. Tamam, tamam lütfen sakin ol, tamam.

(Aslan) Ela, Ela duyuyor musun babacığım? Ela?

(Aslan) Ela, kızım tamam.

Ben hastayım diye geldi değil mi Çınar?

(Ela) Benim yüzümden ayrıldı annesinden.

Zeynep abla da o yüzden geldi. Buldu Çınar'ı.

(Ağlama sesi)

(Aslan) Lütfen böyle düşünme, lütfen sakin ol.

(Ela) İstemiyorum artık bu odayı! Kapatalım kapısını!

Tedavi de olmayacağım!

(Ela ağlama sesi)

(Ela) İstemiyorum artık, tedavi olmak!

(Ela ağlama sesi)

(Aslan) Ela lütfen, lütfen ağlama.

Tamam, geçti. Geçti artık lütfen.

Ela kızım, tamam babacığım. Geçti babacığım.

Tamam, tamam.

(Ağlama sesi) (Müzik - Duygusal)

(Aslan) Ela, kızım lütfen, lütfen ağlama.

(Aslan) Geçti. Geçti artık lütfen. Tamam.

(Ağlama sesi)

(Aslan) Geçti, tamam.

(Ağlama sesi)

Abla.

(Müzik - Duygusal)

Biri mi üzdü seni? Kim üzdü?

Çınar.

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

Yok, kimse üzmedi.

Ben...

...ben çok sıkıldım, ilaç içmekten.

Hastaneye gitmekten de tedavi olmaktan da çok sıkıldım.

(Müzik - Duygusal)

(Çınar) Ama gitmezsen, hasta olursun.

Hasta olma sen.

Ben çok üzülürüm sonra.

(Müzik - Duygusal)

Ben bir daha hasta olmayacağım, tamam mı?

Ben buradayım diye mi?

(Müzik - Duygusal)

Çınar, hadi gel biraz oyun oynayalım seninle olur mu?

Ablan dinlensin.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Dur ben bir çıkıp bakayım bunlara.

Otur oturacağın yerde. Öyle her şeye karışma.

Ne var? Bir şeye ihtiyaçları varsa diye şey yaptım ben.

(Müzeyyen) Ya, ne demezsin! Ben senin derdini bilmez miyim?

Aşk olsun abla. Neymiş benim derdim?

Ne olacak Seher?

Bir laf duy, dedikodu yağ.

-İşin gücün magazin senin. -(Seher) Aşk olsun.

-Kim demiş, kime demiş. -(Seher) Aşk olsun abla.

Alınıyorum ama bak.

Yalan mı Seher?

Kulağının biri, hep kapının dışında.

(Seher) Alındım.

Vallahi yemin ediyorum, şu an alındım ben.

Seher ister alın, ister darıl.

Bak bir abla, bir arkadaş tavsiyesi sana.

Sonun kötü olacak.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Duygusal) (Ayak sesi)

(Sokak ortam sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

(Çınar) Bitti.

Bakayım.

(Çınar) Bu ben, bu ablam.

Bunlar da yüzlerce balık.

Nasıl olmuş?

Çok güzel olmuş.

Madem böyle, denizin altında durabiliyorsunuz...

...solungaçlarınız nerede peki?

Deniz değil ki burası, akvaryum.

Ha öyle mi? O zaman, daha da güzel olmuş.

(Öpme sesi)

Hani ablam bugün, biraz üzgündü ya.

(Çınar) Hem o balıkları çok seviyor.

Bunu görünce sevinir.

Sevinir değil mi anne?

Sevinir tabii. Sevinmez mi?

(Nefes sesi)

Bal böceğim benim.

(Öpme sesi) Oh!

Yaşasın! Ablam çok sevinecek.

Evet.

(Müzik)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal) (Ağlama sesi)

Doğduğunda kürdan gibiydi ellerin, incecikti.

(Aslan) Minicikti parmaklar.

Kırılmasınlar diye dokunmaya korkardım biliyor musun?

(Kuş cıvıltısı sesi)

Elacığım, özür dilerim.

Senden bu gerçeği saklamamalıydık.

Ama bunu Çınar'ın ve senin iyiliğin için...

...sizi korumak için yaptık.

İkimizi de kandırdınız ama.

(Burun çekme sesi)

Bak.

Çınar ilk geldiğinde, ayağında bu patik vardı.

Bu bir tanesi.

Herhalde diğeri düşmüş.

Annenle, onun yeni patiklerini giydirmeye çalışıyorduk.

Ötekini çıkardık tabii.

Başladı ağlamaya.

Ben de kucağıma aldım. Sustu.

Sonra onu sevmeye başladım.

(Aslan) Yumuşacık yanaklarını okşamaya başladım.

Bir anda o minicik elleriyle parmağımı bir yakaladı.

Sımsıkı tuttu.

Dünya durmuştu benim için.

Tabii yani, Çınar seni kurtarmak için gelmişti belki bu eve ama...

...elimi tuttuğu o andan itibaren...

...vuruldum ona.

(Aslan) Ve bir daha asla...

...onun elini bırakmayacağıma söz vermiştim.

Biri gelip, beni sizden alsa ne yapardın baba?

(Müzik)

Çınar'ın bir annesinin olduğunu, bilmiyorduk güzel kızım.

Ama varmış işte.

Bak güzel kızım.

Çınar benim oğlum.

(Aslan) Senin de kardeşin.

Annesinin geri gelmiş olması, bu gerçeği asla değiştirmez.

Siz hiçbir zaman, ayrılmayacaksınız.

Evet, ben bir yanlış yaptım.

Ama bunun bedelini, siz ödemeyeceksiniz.

Hiçbir zaman ayrılmayacak Çınar bizden.

Bunun için de elimden geleni yapacağım.

(Aslan) Lütfen bana güven.

(Müzik)

(Öpme sesi)

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Müzik)

(Öpme sesi)

(Müzik)

Onunla oynamak için fazla büyük değil misin?

(Gülme sesi)

Öyle miyim?

Öylesin tabii.

Kendim için bakmıyorum.

Oğlum için bakıyorum.

-Oğluna mı? -Evet.

Erkek çocukları kuzuyla oynamaz ki.

Kim demiş?

Ben diyorum ya işte.

Bak oğluna bundan al. Mutluluktan aklını kaçırır.

(Çocuk) Geçen gün, annem bana aldı.

Aklıma geldikçe koşup koşup, sarılıyorum.

Can, oğlum hadi gidiyoruz.

(Can) Tamam, geldim anne.

(Müzik - Duygusal)

(Can) Bak o robotu al, tamam mı? Kuzu falan alma.

Tamam.

(Müzik - Duygusal)

(Fermuar açılma sesi)

(Fermuar kapanma sesi)

Gel bakalım, benim güzel kızım.

(Müzik - Duygusal)

Elacığım.

Her şey yoluna girecek, babacığım.

Bana güven.

Hadi, sen dinlen biraz.

Seni çok seviyorum.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

Şöyle, hafif bir müzik mi koysak?

Hani, sakin sakin.

(Hünkâr) Ne müziği Belma?

Bu kadar sıkıntının içerisinde, bir de müzik mi dinleyeceğiz?

Yani kimse konuşmayınca...

...böyle fonda çalsın diye söyledim.

Bir şey de söylenmiyor.

Belma haklı abla.

Şu halimize bak. Böyle miydik biz bu evde?

Zeynep denen o kadın geldiğinden beri...

...ne huzurumuz kaldı ne de neşeli bir günümüz.

(Belma) Vallahi doğru diyorsun.

Belma!

Zümrüt söyledi abla. Doğru diyor.

Daha üç hafta önce--

(Zümrüt) Ne güzel bir hayatım vardı benim.

Ne kadar mutluydum.

Ama o kadın geldi ve her şeyi mahvetti.

Zümrüt, tamam sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz, haklısın.

Ama hep beraber, atlatacağız bunu.

Vallahi, bu biraz farklı bence.

O kız gitmedikçe, zor.

Yanlış anlama da Zümrüt. Aslan da çok yüz verdi bu kıza.

Bana hayatımızdan, kolay kolay çıkacak gibi gelmiyor.

Belma!

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

Aslan Bey, merhaba.

Ben de bir şeye ihtiyaçları varsa diye bekliyordum.

Şimdi, rahatsız etmek de istemedim.

O zaman ben, aşağı ineyim.

(Seher) Nasıl olsa Hünkâr Hanım, bir şey lazım olursa beni çağırır.

(Müzik - Gerilim)

Aklıma geldikçe deli oluyorum.

Yani o kadın oğlumu kaçırdı ve...

...tekrar bu eve girebildi. İnanamıyorum ben buna.

Sen hâlâ, o günde mi kaldın?

Evet Aslan.

O günde, takılı kaldım ben.

Çünkü o kadın, öyle bir düğüm attı ki bize...

...ailecek çözemiyoruz.

Doğru, çözemiyoruz.

Bu evde herkes, kafasına göre davranıyor.

Ortada bir düzen yok. Çalışanlar her şeyin içinde.

Doğru düzgün çalıştıkları, işlerini yaptıkları da yok.

Farkında mısın?

Bugün az kalsın Çınar, her şeyi duyuyordu.

Neden?

(Müzik - Gerilim)

Çünkü onunla ilgilenen yoktu.

O yüzden artık o kadın hayatımıza nasıl girdi...

...evimize nasıl geldi diye düşünmek yerine, evdeki düzensizliklerle ilgilen.

-Ben bu konuyla gayet-- -(Hünkâr) Zümrüt.

(Hünkâr) Aslan haklı.

Hepimiz atladık bu konuyu.

(Aslan) Bunu hepinize söylüyorum.

Bundan sonra...

...çocuklarım hiçbir şeyden etkilenmeyecek.

(Aslan) Bunun için ne yapılması gerekiyorsa, onu yapın.

Ayrıca bu şekilde, her an...

...bir felaket olacakmış gibi oturmanızdan da gerçekten sıkıldım.

(Aslan) Bakın.

Biz bu süreci ne kadar normal yaşarsak...

...her şey o kadar normal ilerler.

(Müzik)

(Ela) Çınar.

Ne yapıyorsun?

(Çınar) Ee... Hiç.

Hiç mi?

Bana halamın güllerini kesiyormuşsun gibi geldi.

Sence kızar mı?

Biraz kızabilir ama olsun, ben yaptım derim.

Ama o zaman sana kızar.

(Ela) Boş ver, kızarsa kızsın.

Sen niye kesiyorsun gülleri?

(Müzik - Duygusal)

Vazoya koyup, sana odanda sürpriz yapacaktım.

Çınar.

Ben seni çok seviyorum.

Sen de beni seviyor musun?

Evet. Hem de en çok seni seviyorum.

Çünkü sen benim ablamsın.

Peki, ablan olmasaydım yine de sever miydin beni?

Severdim.

Ama ablamsın zaten.

Sadece ablan olduğum için mi seviyorsun beni?

Yani şakacıktan ablan değilim diyelim.

Yine de severdim.

Çünkü sen çok iyi kalplisin.

(Çınar) Hem ne zaman şimşek çarpsa...

...hep korktun mu diye soruyorsun.

Beni hep koruyorsun.

(Çınar) Bana kitap okuyorsun.

Benimle oyun oynuyorsun.

Hatta dinozorları seven tek kız, sensin.

Başka kaç kız tanıyorsun ki?

Bilmem. Çok tanımıyorum galiba.

Ama kızlar, dinozorları sevmez. Sen seviyorsun mesela.

(Çınar) Peki sen?

Ya ben de senin şakacıktan, kardeşin olmasaydım?

(Çınar) Yine beni sever miydin?

Kardeşim olmasan da çok severdim seni.

Hem de her şeyden, herkesten daha çok.

(Müzik - Duygusal)

(Öpme sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Çınar'ın burada, aşağıda sizinle olması gerekirken...

...yukarıda ne işi vardı?

Hünkâr Hanım, vallahi buradaydı.

Çocuk işte. Kaşla göz arasında gittiyse demek.

Doğru söylüyorsun. Çocuk.

İşte bu yüzden, gözünüzü ondan ayırmayacaktınız ya.

Ama dedikodu yapmak, daha cazip geldi değil mi?

(Hünkâr) Ne zaman aşağı, mutfağa insem...

...fısır fısır konuşmalar...

...her olaya, en önden koşmalar.

Bir daha sizi uyarmayacağım.

Ya işinizi doğru düzgün yaparsınız...

...ya da koyarım sizi kapının önüne. Anlaşıldı mı?

(Aslan) Muhsin ne yaptın? Bulabildin mi bir şeyler?

(Muhsin ses) Ben de seni arayacaktım.

(Muhsin ses) Çalışanların kayıtlarından bir şey çıkmadı.

(Muhsin ses) Yani köstebek onlardan biri değil.

Anladım.

Muhsin, evde işler iyice karıştı.

Allah aşkına ne yap et, bul şu haini. Kendimi, zor tutuyorum artık.

(Muhsin ses) Merak etme Aslan. Bulacağız.

Tamam.

Zümrüt bozuldu tabii.

Bir şeyler diyecek oldu ama Aslan izin vermedi.

Yani anlayacağın sevgilim...

...Aslan Zümrüt cephesi, parçalı bulutlu.

Kolay kolay da güneşli olmaz.

Ee, her çıkışın bir inişi vardır.

(Müzik)

O kadar hak ediyorsun ki zirvede olmayı.

Gurur duyuyorum seninle.

Boğaz'da yeni bir yer açılmış.

Bu akşam gidelim mi, ha?

Bu akşam olmaz, işlerim var.

(Cevahir) Hatta geç bile kaldım, gitmem lazım.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

İçer misin?

Yok, sağ ol.

Ben şimdi...

...Zeyno deyince beni susturmak isteyeceksin ama.

O kadın eğer bu eve gelmeseydi...

...biz tüm bunları yaşamazdık.

Ve o kadın bu eve her gelişinde...

...işler, daha da karışıyor Aslan.

Bu onun en doğal hakkı, bunu biliyorsun.

Öyle mi?

Peki o hakkı nasıl elde etti? Bir hatırla istersen.

(Zümrüt) Bu eve geldi, o gece oğlumuzu kaçırdı.

Ve neredeyse, kızımızın ölümüne sebep oluyordu.

Aslan.

Bak eğer, tüm bunları yapmasaydı...

...Çınar'ı kaçırmadan, karşımıza çıksaydı...

...bu söylediklerinde, sana hak verebilirdim.

(Zümrüt) Ama o, bir suç işledi.

Ve bunu, tekrar yapabilir.

Ben o kadına, güvenmiyorum.

Ve çocuklarımın etrafında dolanmasını, istemiyorum artık.

Haklısın Zümrüt, seni anlıyorum.

Ama bir orta nokta bulmak zorundayız.

(Aslan) Ve bunun için, elimden geleni yapıyorum ben.

Lütfen üzerime bu kadar gelme.

Tamam da yani gidip, o kadınla--

Kavga edersek, hiçbir şeyi çözemeyiz.

(Aslan) Çocukları, asla toparlayamayız bir daha.

Bizim için şu an en önemli şey, çocuklarımız.

(Aslan) Onlarla ilgilenmek zorundayız.

Hem de her zamankinden daha fazla.

Tamam.

Haklısın.

(Nefes sesi)

Bahçedeyim ben.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

-Tabii ki Cemre. -Ya.

Yine kandıramadım seni.

On senedir, aynı numarayı yapıyorsun.

Ne yapayım, seni güldürmeyi seviyorum.

Artık bunu başarmak biraz imkânsız ama...

Amca.

Ela için üzüldüğünü biliyorum.

Ben her şeyin farkındayım.

Ah Cemre...

...kızımın bana olan bütün güvenini sarstım.

Bugün için evet ama yarın nasıl olsa, geri kazanacaksın.

(Cemre) Ne olur üzülme artık, suçlama da kendini.

-Sen iyi bir babasın. -(Aslan) Ben mi?

Cemre sen, bence bana bayağı bir torpil geçiyorsun şuan.

(Cemre) Hiç de geçmiyorum.

Babam hapishanedeyken...

...sen olmasaydın, ben yarım kalırdım amca.

(Cemre) Babamın yokluğu hayatımda bir sürü boşluk açtı ama...

...sen onları, bir bir kapattın.

Amca baba yarısıdır diye kim demişse, doğru demiş.

Hatta eksik demiş.

Sen yarıdan da fazlaydın.

Ne diyeceğimi bilemiyorum Cemre.

Yani benim için o kadar güzel şeyler söylüyorsun ki...

Bil diye söylüyorum.

Bil ve gör bak neler atlatıldı bu evde.

(Cemre) Sen her zaman çok güçlüydün.

Hâlâ da öylesin.

O yüzden inan, her şey düzelecek.

Geçecek.

Hı işte, hep böyle gül sen.

(Öpme sesi)

-İyi geceler amca. -(Aslan) Sağ ol.

Cemre.

Teşekkür ederim.

(Müzik - Duygusal)

(Yazma sesi)

Gözlerini kapat, dur.

Ya kapatsana sürprizim var.

Tamam.

Tamam, şöyle.

Bakabilirsin.

(Müzik - Duygusal)

Bak beğendin mi?

Sen çok seviyorsun diye yaptım balıkları.

Sevmedin mi?

Çok sevdim.

Ama şu balonlara yazamadım.

Sen yazar mısın?

Tamam, ne yazayım?

Ablamı çok seviyorum yaz.

Ben de seni çok seviyorum.

(Müzik - Duygusal)

Sana bir şey soracağım.

Sen, Zeynep ablayla gittiğinde eğlendin mi?

Hı hı, çok eğlendim.

Peki, çok mu sevdin Zeynep ablayı?

Hı hı, çok komik biri. Hem bir sürü oyun biliyor.

Köyde, oyun bahçesi var.

Her şey serbest. Hiçbir şeye kızmıyor Zeyno abla.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Kâğıt hışırtısı sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

(Müzik)

(Kesme sesi)

(Kâğıt hışırtısı sesi)

(Müzik)

(Çekmece açılma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Oğlum!

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

Oğlum!

Canım!

Allah'ım sen yardım et.

Evladıma kavuşmama yardım et.

(Ağlama sesi) (Perde çekme sesi)

(Martı sesleri)

(Ela) Çınar!

(Ela inleme sesi)

(Ela) Çınar!

Bırak kardeşimi! (Kapı açılma sesi)

(Ela nefes sesi)

(Ela) Çınar!

Ela.

(Zümrüt) Ela.

Ela uyan!

Ela!

-(Zümrüt) Rüyaydı anneciğim, uyan! -Anne!

Çok korktum!

Çınar'ı götürüyordu!

Geçti tamam mı, rüyaydı.

Ama hastanede gördüğüm rüya değildi.

Ya bir daha giderse?

Ya hiç dönmezse?

Sen hiç merak etme.

Hiç kimse Çınar'ı alamaz, tamam mı?

Ne ben, ne de baban buna asla izin vermeyiz.

Bak, babanla amcan nasıl beraberler.

Siz de Çınar'la bir ömür boyu öyle beraber olacaksınız, tamam mı?

Söz veriyorum sana.

(Müzik - Duygusal)

-Anne. -(Zümrüt) Hı?

Ben seni çok seviyorum.

Çınar'ı da, babamı da.

-Ne olur hiç ayrılmayalım. -Sen hiç merak etme.

Biz hiçbir zaman ayrılmayacağız. Söz veriyorum sana.

Tamam.

(Öpücük sesi)

Geçti, tamam.

(Sofra hazırlama sesleri)

Çok mu tatlıymış, ha?

(Gülme sesleri)

(Öpücük sesi) Şöbiyet, şöbiyet!

Dur, Zeyno duyacak şimdi.

Allah Allah! Ne var kızım ya? Öptük sadece.

Hem öpüp koklaşmadan, nasıl olacak bu çocuk işleri, hı?

Macunları ben yiyeceğim, bebeği leylek mi getirecek?

Ya, hadi otur, ben Zeyno'yu uyandırayım.

Ee, koymamışsın ki masaya. (Kapı vurulma sesi)

-Macun getir, macun! -Zeyno!

(Kapı vurulma sesi) Zeyno!

(Kapı açılma sesi) Zeyno!

Zeyno yok! Gitmiş!

Nereye gidecek kızım, sabahın bir köründe?

(Meryem) Ay!

İnşallah bir delilik yapmamıştır.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

-Alo? -Zeyno, kızım neredesin sabah sabah?

Yine geldim işte, ne yapayım?

Ah be Zeyno, niye gittin?

Ya korkuyorum başına bir şey gelecek diye.

(Zeyno) Dayanamıyorum ki. Öyle elim kolum bağlı duramıyorum işte.

Ya bak, sen metanetlisin. Bu kadar sabrettin...

...yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin, biraz daha sabret lütfen.

O zaman oğlumu bulacağımdan bile emin değildim ki.

Bir hayaldi, bir umuttu sadece.

Ama şimdi sesini duydum, sarıldım, kokusunu içime çektim ya...

...günler, vakit geçmiyor.

-Bir kerecik görsem yetiyor. -Ay ne diyeyim ya.

(Sandalye çekme sesi)

Yani sen de haklısın.

Ama dikkat et kendine ne olur,. Tamam mı?

Tamam Meryem, tamam canım. Öpüyorum, arayacağım ben seni, hadi bye.

-(Çınar) Oley! Sürprizlere bayılırım! -Oğlum yavaş!

(Kapı açılma sesi) (Aslan) Yavaş, yavaş!

Abla, sana bir sürprizimiz var.

-Ne sürprizi? -(Çınar) Babam bizi bir yere götürecek.

Hem çok sevdiğin hem de hep gitmek istediğin bir yere.

İpucu veriyorum. Kanadı var kuş değil, kuyruğu var at değil.

Peki, bir tane daha. Karada bayılır, suda ayılır.

-Balık. -Bildin. Akvaryuma gidiyoruz.

Çınar, ben bir yere gitmek istemiyorum.

-Siz gidin babamla. -Ama neden?

Ne bileyim, istemiyorum işte.

Ama sensiz bir zevki olmaz ki Elacığım.

-O zaman, biz de üzgün surat oluruz. -(Aslan) Hı hı.

(Ağlama taklidi) Ağlarım da.

Evet. (Ağlama taklidi)

(Ağlama taklidi)

(Aslan ağlama taklidi) Küseriz de.

Küseriz. (Aslan ağlama taklidi)

-Çınar) Hadi. -Tamam.

-Hadi, hadi. -Ne yapıyoruz o zaman?

-Hazırlanıyoruz, hadi bakalım. -Hadi hazırlan!

-(Ela) Tamam. -(Aslan) Gel.

-Günaydın. -(Aslan) Geçin bakalım. Günaydın.

Nereye böyle sabah sabah?

Babam bizi akvaryuma götürecek.

Köpekbalıkları da var orada biliyor musun hala?

Ah canım benim, güzel eğlenin. Hadi, sen de.

(Öpücük sesleri)

Aslan, biz biraz konuşabilir miyiz?

Hadi arabaya, geliyorum ben.

Aslan, ben sana haber vermeden şirkette birtakım değişiklikler yaptım.

(Hünkâr) Kusura bakma.

Biliyorum haber vermem gerekiyordu ama çok telaşın vardı.

(Hünkâr) Ela'nın hastalığı, Çınar'ın kaçırılması.

İmza yetkilerini...

...Cevahir'e verdim.

Biliyorum.

Biliyor musun? Nereden biliyorsun?

Arkamdan gizli kapaklı işler çevirmenize...

...ve bu çevirdiğiniz işlerin, gizli kalabileceğine inanmanıza...

...gerçekten çok şaşırdım.

-Peki, neden bana bir şey söylemedin? -Arkanızı toplamaktan çok yoruldum.

Her an, bir hata yapmanızdan gerçekten çok yoruldum.

Benim kızım hasta, onu kurtarmaya çalışıyorum.

Oğlum avuçlarımdan kayıyor, onu tutmaya çalışıyorum.

Şirketiniz de itibarınız da zerre kadar umurumda değil benim.

Ben sadece, baba olmaya çalışıyorum.

(Hünkâr) Aslan...

...bak şirket yetkilerini tekrar geri alman gerekiyor.

Eğer bu işi Cevahir'e bırakırsak...

...hem şirketi hem de ailemizin itibarını yerle bir eder.

O yetkileri ben vermedim. Nasıl verdiysen öyle al!

Aslan, böyle kestirip atamazsın. Lütfen sakin ol.

-Daha sonra konuşalım. -Konuşacak bir şey yok!

Zümrüt, çıkıyoruz.

(Müzik - Gerilim)

Oo, kimleri görüyorum!

Bu şerefi neye borçluyuz Serdar Bey?

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

(Araba sesi)

Sağ olun.

Yaşımız ilerliyor artık.

Kendimize bakmamız lazım.

Bunlardan her gün bir tane içiyorum.

İksir gibi.

İçindeki bütün pisliği temizliyor.

İster misin?

Bir bardakla, insanın içindeki pislik temizlenseydi...

...dünya çok daha yaşanılır bir yer olurdu Cevahir.

Oo!

Ve Serdar Bey'den bir özlü söz daha.

(Cevahir) Bunu yazacağım not defterime.

Evet...

...nasıl yardımcı olabilirim?

Duydum ki birileri boyundan büyük işlere kalkışıyormuş.

Öyle olmayacak.

Tehlikeli işler.

Bak sen!

Iraklılarla yaptığın anlaşmayı feshedeceksin.

(Müzik - Gerilim)

Peki Serdar, nasıl istersen.

Haberin daha fazla yayılmaması için de hemen bugün halledeceksin o işi.

(Gülme sesi)

Ya bu güç insanı nasıl da sarhoş ediyor. Ha?

Yani, gerçekten senin bir sözünle...

...hazır ola geçip, sorgusuz sualsiz...

...söylediğine itaat edeceğime inandın mı?

Edeceksin Cevahir. Bana itaat edeceksin.

Beni her lafına kafa sallayan dalkavuklarla karıştırma Serdar!

Sen bilirsin.

Yalnız, bu sefer dört yıl hapisle yırtamazsın.

Hayatını karartırım senin!

Sana bir tavsiye vereyim.

Aynı düşmana fazla yanaşma.

Yoksa bütün dövüş sanatını öğrenirsin.

Çabuk parlayan, çabuk söner Cevahir.

(Açacak saplama sesi)

(Serdar) Bunu da not et defterine.

(Müzik - Gerilim)

Evet, biletlerimiz de tamam.

Elacığım, asma suratını artık, bak eğleneceğiz içeride.

Hadi bakalım, geçin.

(Çınar) Baba...

...biz şimdi akvaryuma mı gireceğiz?

-Ne dedin? -Akvaryuma mı gireceğiz?

-Evet. -İçine?

Ama ben yüzme bilmiyorum ki.

Hem köpekbalıkları da var orada.

Oğlum içine girmeyeceğiz tabii ki de, akvaryumun camları çok kalın.

Biz dışarıdan sadece köpekbalıklarını izleyeceğiz.

Ha, tamam o zaman ya.

Hanımefendi bir dakika, bilet almanız gerekiyor.

(Salon ortam sesi)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Efendim Serdar, nasılsın?

Gerçekten merak ediyorum ya, Cevahir'in Iraklılarla...

...anlaşma yapmasına nasıl izin verdin?

Nasıl böyle sorumsuzca davranabildin?

Serdar, bak sana daha önce de söyledim.

Bunlar aile içi mesele, karışma!

-Hem bu saatten sonra-- -(Serdar ses) Asıl sen bana bak Hünkâr!

Hangi akla hizmet ona böyle bir yetki verdin bilmiyorum.

Ama şunu o güzel kafana sok, sizin küçük aile krizinin...

...işimi tehlikeye atmasına asla izin vermem!

Büyük resmin, muhtemelen farkında değilsin ama...

...Iraklılarla yapılan o sözleşme bir an önce feshedilmezse...

...diplomatik bir krize yol açacak.

Tamam, merak etme, olay kontrolüm altında.

(Serdar ses) Aslında gerek yok.

Ben Cevahir'e gerekli uyarıları yaptım.

Ya kabul eder ya da bedelini öder.

(Serdar ses) Seni arıyorum çünkü kardeşinin gevşettiğin ipini...

...bir an önce eline almazsan...

...o ip hepinizin boynuna dolanacak.

Bunu dostane bir uyarı olarak kabul et.

(Müzik - Gerilim)

(Çınar) Abla bak balon balığı, aynı çizgi filmlerdeki gibi.

-(Çınar) Çok komikmiş. -(Ela) Hı hı komikmiş.

-Baba. -Hı?

Halam bana dedi ki; büyük balık, küçük balığı her zaman yermiş.

Ama buradaki balıklar birbirlerini hiç yemedi.

(Aslan gülme sesi)

Çınarcığım, eğer hayvanların karınları aç değilse...

...ya da kendilerini tehdit altında hissetmiyorlarsa...

...asla birbirlerine saldırmazlar.

Ama maalesef, dünyanın kanunu bu!

Güçlüler, güçsüzlere hükmeder.

Peki, biz güçlü müyüz?

Güçlüyüz anneciğim.

(Aslan) Ama biz, asla gücümüzü kötüye kullanmayız.

Kimsenin hakkını yemeyiz oğlum.

(Çınar) Aa, bize doğru geliyor!

Çok büyük!

(Gülme sesleri)

Bana bak, şimdi düştün ağıma.

Büyük balık, küçük balığı nasıl yiyecek şimdi göstereyim sana.

-(Çınar) Ay yapma yiyemez! -(Aslan) Şimdi göstereyim!

(Çınar) Yiyemez beni!

(Aslan) Sarı balık gel buraya, sarı balık gel buraya!

(Aslan) Sarı balık gel buraya, gel dedim!

(Çınar) Yakalayamaz ki!

(Gülme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Gülme sesleri) (Aslan) Tamam sarı balık, tamam.

(Çınar gülme sesi)

Bak, geliyor baba.

(Aslan) Ağzına bak Çınarcığım.

Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışsa da...

...bir türlü yaranamıyor halama.

(Belma) Yaranamaz kızım, yaranamaz!

Ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Çünkü halan için varsa yoksa amcan.

-Hepimiz teferruatız. Yan sanayi. -(Cemre) Tabii canım.

Dün nasıl yedik paparayı.

Gelip de kalabalık etmeyin Belma, orada kalın.

Ya zannedersin, devlet sırrı saklıyor.

Kız, baban ne diyordu halana?

Bir şey diyordu, bir malzeme, bir şey. Hah demir leydi!

(Gülme sesleri)

Aa, aşk olsun anne! Koskoca Hünkâr Akbaş, hiç demir olur mu?

Altın olur, pırlanta olur, elmas olur.

Seviyeyi düşürmeyelim lütfen.

(Gülme sesi)

Neyse...

...ya sabah sabah iyi sohbet ettik, ben kaçıyorum.

Kızlarla buluşacağım, oradan da babamın yanına geçerim.

Kız bana bak, sakon pot falan kırma ha!

Ee amcan daha durumu bilmiyordur, bırak babandan öğrensin.

-Merak etme, hadi görüşürüz. -Hadi.

Abla bak, çizgi filmdeki balık.

Anne, baba gelsenize. Bakın, çizgi filmdeki balık.

-(Zümrüt) Ne kadar güzellermiş bunlar. -(Çınar) Hı, hı.

Çınar...

...çağıralım mı oğlum?

Hı hı gelsin.

-(Çınar) Buraya, buraya oraya değil. -Buraya, buraya oraya değil.

(Müzik - Duygusal)

Hadi gidelim.

Kızım ne oldu? Geziyoruz.

Ama daha Caretta Caretta’ları görmedik.

Anneciğim bir şeyin mi var, ateşin falan mı çıktı?

(Ela) Ya gitmek istiyorum.

Hem ben çok acıktım, pizza falan da yeriz. Hadi lütfen!

İyi tamam, hadi gidelim.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

Alo, efendim Meryem?

Aa, ne diyorsun?

Tamam, tamam hemen geliyorum.

(Çınar) Uf ya!

Oğlum yavaş ye boğulacaksın, önünden alan mı var?

(Çınar) Ee ben demiştim size, çok acıktım diye.

Of, afiyet olsun bal böceğim.

Ela, anneciğim acıktım demiştin.

Dokunmamışsın bile.

Ben tuvalete gitmek istiyorum.

Ee, hadi gel.

-Baba. -Hı?

Ablam yine hasta mı oldu, ne oldu ona?

Hayır oğlum hasta olmadı, biraz yorgun.

Ben onu neyin mutlu edeceğini, biliyorum.

(Aslan) Ne mutlu edecekmiş peki?

Zeyno ablanın, beni götürdüğü yere.

Hani bir kere vardı ya, işte oraya. Oraya götürürsek çok mutlu olur.

-(Aslan) Ne yapacakmış peki ablan orada? -İneklerden süt sağacak.

Tavuklardan yumurta alacak, daha bir sürü şey var.

Hadi gidelim baba. Ara Zeyno ablayı gelsin götürsün bizi köye.

-Olmaz oğlum, gidemeyiz. -Ama neden?

Çünkü Zeyno ablanın işi var, hem ben köy yolunu bilmiyorum.

Nasıl götüreyim?

Ee amcam götürsün, o biliyor yolu.

-Amcan nereden bilecek oğlum yolu? -Ee, gördüm.

Zeyno ablanın beni götürdüğü evde uyuyordum...

...amcamın sesini duyunca uyandım.

Çınar...

...oğlum...

…sen amcanı gördüğünden, emin misin?

Hı hı. Odamın önünde telefonla konuşuyordu.

(Çınar) Sonra ben geri uyumuşum, uyandığımda gitmişti zaten.

Benim acil çıkmam lazım. Sen çocukları toparla, eve git.

Aslan, bir şey mi oldu?

(Araba sesi)

(Aslan iç ses) Kafamda bir sürü soru var abi.

Ve bütün bu soruların cevabı, o kızda gizli.

O yüzden de yakınımda bir yerlerde olması, hepimiz için çok daha güvenli.

(Aslan) Benim ne yapıp edip...

...ona kimin yardım ettiğini, bulmam gerekiyor.

Sendin ha? Sendin Cevahir!

Ama neden?

Neden böyle bir şey yaptın?

(Cevahir dış ses) Allah kimseyi evladından ayırmasın.

Ne demek olduğunu, çok iyi bilirim.

(Cevahir) Hapiste her gece, Cemre gözümde tüttü.

En güzel yaşlarını kaçırdım.

(Cevahir) Çıktığımda, kocaman kız olmuştu.

Şanslısın Aslan. Çocukların dizinin dibinde büyüyor.

Bence bu şansını fazla zorlama da...

...kurtul şu kızdan.

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

-Alo, Aslan? -Abla, bana doğruyu söyle.

Çınar'ı, Cevahir mi kaçırdı?

(Aslan ses) Bu yüzden mi verdin imza yetkisini ona?

-Aslan ben-- -Sana çok basit bir soru sordum!

Cevahir seni Çınar'la mı köşeye sıkıştırdı?

(Aslan ses) Bana evet ya da hayır de?

Aslan, bak bir sakin ol. Eve gel konuşalım, olur mu?

Ben cevabımı aldım, konuşacak bir şey yok!

Daha hızlı gidelim.

(Nizam) Hünkâr Hanım, ters bir şey mi var?

İşler çığırından çıkıyor Nizam.

Sen neden geldin, ne oldu?

Ee, dün gece bu Avukat Leyla Hanım'a gereken uyarıyı yaptık.

O da mesajı aldı, bu davayı kabul edeceğini sanmıyorum artık.

Güzel, güzel.

Teşekkür ederim Nizam, sağ ol.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi) (Kapı vurulma sesi)

(Kapı açılma sesi) Zeyno, nerede kaldın ya?

-Gitmedi, değil mi? -Hadi hadi gel, içeride. Çabuk!

(Kapı kapanma sesi)

Kusura bakmayın beklettim.

Hoş geldiniz.

Önemli değil. Hoş bulduk.

(Araba sesi)

(Kapı açılma sesleri)

(Müzeyyen) Hoş geldiniz Zümrüt Hanım.

(Çınar) Biz akvaryuma gittik, biliyor musun tonton teyze.

(Müzeyyen) Öyle mi, neler gördün bakayım?

Kocaman köpekbalıkları.

Müzeyyen Hanım, siz ikisini de yukarı çıkarıp...

...üstlerini değiştirir misiniz lütfen.

Ama anne, hemen eve girmesek, bahçede oyun oynasak biraz ablamla.

Söz, koşmak ve terlemek yok.

-İster misin Elacığım? -Olur, isterim.

Tamam, ama bak koşma, terlemek ve havuza yaklaşmak yok, ona göre.

Tamam.

-Siz göz kulak olursunuz, olur mu? -Siz merak etmeyin.

-(Çınar) Hadi gel. -(Ela) Tamam.

-(Çınar) Gel, taşlardan kule yapalım. -Anlaştık.

-Buyurun. -Teşekkür ederim.

Afiyet olsun.

Sağ ol canım.

Ben davanı almaya karar verdim Zeynep.

Gerçekten mi?

Ben çok şaşırdım. Yani çok sevindim tabii ama...

...kusura bakmayın, merakımdan soruyorum.

İmkânsız demiştiniz. Fikrinizi değiştiren ne oldu?

Senden sonra, düşünme fırsatım oldu.

Eğer sana hayır dersem, düşüncelerime ihanet edeceğimi hissettim.

(Leyla) O yüzden de sana, bir şans vermeye karar verdim.

Yalnız baştan söyleyeyim, bu çok zorlu bir yolculuk.

Olsun.

Sonu cennete çıkacaksa, ben her şeye varım.

Bak, seni vazgeçirmek için her şeyi yapacaklar.

Ve inan bana, canın çok yanacak.

(Leyla) Bu kirli bir oyun Zeynep.

Pes ettim desen bile, peşini bırakmazlar.

Merak etmeyin, ben pes etmem. Neleri aştım geldim ben.

Sonunda oğlumu almak varsa nefesimin sonuna kadar savaşırım.

Tamam ama bir şartım var.

Dinliyorum, buyurun.

Bana karşı dürüst ve şeffaf olacaksın. Asla yalan söylemeyeceksin.

Hiçbir şey saklamayacaksın ve tabii ki sözümden dışarı çıkmayacaksın.

Ne derseniz yapmaya hazırım.

(Nefes sesi)

Sözde bütün gün, birlikte olacaktık...

...ama Aslan'a bir şey oldu, bir anda kayboldu.

-Sen biliyor musun bir şey? -Biliyorum Zümrüt, haberim var.

Ha, biliyorsun.

Sen bildiğine göre, benim bilmeme gerek yok demek ki.

Aslan Bey, öyle uygun görmüş.

Zümrüt, alınganlık yapma lütfen.

(Hünkâr) Kimsenin senden bir şey sakladığı yok.

Bir iş için aramıştım ben Aslan'ı. O sırada öğrendim.

Peki, neden öyle fırlayıp gittiğini de söyledi mi bari?

Hayır.

Bilmiyorum.

Neyse boş ver şimdi sen bunu.

Nasıl geçti gününüz, çocuklar eğlendiler mi akvaryumda?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Orta Doğu'daki petrol rezervlerinin yüzde yirmisini almış olursak...

...kâr etmiş olacağız.

Hoş geldiniz Aslan Bey.

Ve bu sayede, şirket büyümüş olacak. Siz de bunun farkındasınız.

(Kapı açılma sesi) Katılıyor musunuz?

-Herkes dışarı çıksın! -Ama efendim sunum?

Dışarı! Hemen!

-Aslan ne yapıyorsun? Toplantıdayız. -Çıkın dışarı!

Ne yaptığını sanıyorsun sen ha, ne yapıyorsun?

Bana yapmadım de!

Zeynep'in oğlumu kaçırmasına, yardım etmedim, de!

Yapmadım de!

Kendi çıkarların için, yeğenlerinin hayatını tehlikeye atmadığını söyle!

Konuş Cevahir! Sana ilk defa yalvarıyorum!

Zeynep'e, Çınar'ı kaçırırken yardım etmediğini, söyle bana!

Sen babasıysan ben de amcasıyım de!

Yeğenlerimin hayatıyla oynamam de!

(Aslan) Senden nefret ediyorum ama onlar benim de canım de!

Konuşsana!

(Yumruk sesi)

Ulan biz kardeşiz be, kardeş!

Aynı çatı altında, aynı sofrada oturuyoruz! Kanımız aynı!

Kardeşiz biz kardeş!

(Cevahir) Kardeşliğin, şimdi mi aklına geldi?

Canın yanınca mı, kardeş olduğun aklına geldi?

Beni sırtımdan vururken, kardeşliğin neredeydi?

Savcılıkta aleyhime ifade verirken, neredeydi kardeşliğin?

Ulan sen ne adi, ne şerefsiz bir adamsın, ha!

Sen ne adi bir adamsın lan, ha! Konuş!

Vur, vur istediğin kadar vur.

Sabaha kadar vursan da kan revan içinde bıraksan da...

...canım acımaz!

Ben beş yıl önce, öz kardeşim beni hapse yolladığında...

...ellerim kelepçeli kızıma sarıldığımda...

...boşuna dört sene hapis yattığımda, öldüm.

Ölülerin canı acımaz Aslan!

(Yumruk sesi)

Ama senin canın yanacak!

Aciz kalmak, sevdiklerinin gözüne bakamamak neymiş, öğreneceksin.

Benim gibi, yavaş yavaş öleceksin!

(Aslan) Ama sen, ne vicdansız bir adamsın be!

Hırsından, gözün kör olmuş senin!

Senin yüzünden, kızım ölüyordu lan benim!

Oğlumu elimden alıyorlardı, lan!

Ne oluyor burada, ne bu gürültü?

(Cevahir) O senin oğlun değil, kızının can yeleği!

Seni öldürürüm Cevahir!

Öldürürüm!

(Cemre) Amca dur!

Ne yapıyorsun, ne yapıyorsun ya? Delirdin mi, bırak babamı!

(Müzik - Gerilim)

(Cemre) Baba, babacığım!

Tamam kızım, tamam.

-Bir şey yok! -(Cemre) Baba!

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Beni nezarethaneden Aslan Akbaş'ın, kendisi çıkardı.

Ama sonra eve gidince, her şey başa döndü.

(Zeyno) Sonra da bir daha görmedim.

Ha bir tek bugün, Çınar'ı görmek için peşlerine takıldım ama...

(Leyla) Öncelikle, buna bir son vermelisin.

Aklına estiği zaman, peşlerine takılamazsın.

-Ama ben oğlumu görmeden yapamam. -(Leyla) Yapacaksın Zeynep.

Eğer oğlunu kurtarmak istiyorsan, sabredeceksin.

Ellerine koz vermeyeceksin.

Artık gitmem gerekiyor.

Aklına bir şey gelirse, beni mutlaka ara.

Aslında var. Ben hapishaneden çıktığımdan beri...

...yaptığım araştırmaları, bir dosyada topladım.

Yani size verebilirim onu. Belki bir yararı olur.

Tamam.

(Ayak sesi)

Buyurun.

(Müzik - Gerilim)

-Güzel, bunu mutlaka inceleyeceğim. -Tamam.

-Buyurun. -(Leyla) Teşekkür ederim.

(Kapı açılma sesi)

-İyi günler. -İyi günler.

(Müzik)

Tamam kızım, tamam. Yeter, iyiyim ben.

(Sessizlik)

(Cemre) Peki ama neden?

(Cemre) Amcamı daha önce, hiç böyle görmemiştim.

Çok korktum baba.

Amcan, küçükken de böyleydi.

Oyunu kaybederdi...

...sonra da "misketlerimi geri ver" diye ortalığı dağıtırdı.

Oyun büyüdü ama amcan aynı çocuk işte.

İmza yetkilerimin arttığını görünce, çılgına döndü.

İnanamıyorum gerçekten.

Ne kadar da hırs küpüymüş.

Daha yolun çok başındasın Cemre Hanım.

Hayat seni daha çok şaşırtacak.

Ama her şeye hazırlıklı olacaksın.

O kadın hayatımıza girdiğinden beri amcam çok değişti.

(Cemre) Onu hiç bu kadar sinirli, bu kadar mutsuz görmemiştim.

O hıncını senden çıkarıyor bence.

(Müzik)

Zeynep!

Hadi kalk eve gidelim. Hiç iyi görünmüyorsun.

Yok kızım hadi sen eve git. Benim burada yapacak önemli bir işim var. Hadi.

Hadi.

(Müzik)

(Müzik)

(Eşya fırlatma sesi)

(Müzik)

(Çember dönme sesi)

Kim buldu bu oyunu?

Sen mi uydurdun?

Hı hı.

Sence de biraz sıkıcı değil mi?

Evet ama annem koşup terlemeyin dedi...

...benim de aklıma bu geldi.

Çünkü sen yorulunca hastalanıyorsun...

...biz de üzülüyoruz.

Sen beni merak etme olur mu?

Ben kendime bakarım.

Uğur abi.

Uğur, gel beraber oynayalım.

(Ela) Hadi gel "yakar top" oynarız.

Elacığım nereden çıkardın? Ne güzel uslu uslu oynuyordun.

(Ela) Ama bu oyun çok sıkıcı.

Ama ya annem top oynadığımızı görürse?

(Ela) Merak etme. Hadi Uğur geç karşıma.

Hadi gel.

-Dikkat edin ama. -(Ela) Tamam.

Vuramadı ki.

İki dakika boş bırakmaya gelmiyor.

Ne oluyor Zümrüt?

Şu hale bak top oynuyorlar.

(Hünkâr) Bırak eğlensinler biraz. Çocuk onlar.

Kafaları dağılır.

(Hünkâr) Hem bu aralar Ela'nın üstüne çok fazla gitmemek lazım.

Kafası dağılsın.

(Müzik)

(Çınar) Vuramadı ki.

Yeneceğim şimdi seni.

(Çınar) Hadi. Ahh!

Hiçbir zaman yenmeyeceksin.

-(Ela) Vuracağım. -(Çınar) Ahh!

Kaç kez söylediler...

...eve çekirdek sokmayın diye. Sen yine "çıt çıt çıt çıt"

Bari yerlere dökme.

Aman onların tek derdi benim yediğim çekirdek olsun ya.

Onların bir şey görecek hali mi var?

Kafası kesilmiş tavuk gibi dolanıyorlar etrafta. Görmüyor musun?

(Müzeyyen) Maşallah! Sende de bir keyif, bir keyif.

(Müzeyyen) Utanmasan eline zil takıp oynayacaksın.

Tamam onları geçtim...

...ama küçük çocuklara da mı acımıyorsun?

-Perişan oldular kaç gündür. -Hıı...

...onlar çok düşünüyorlar ya benim çocuğumu.

Bak bir başıma ittir kaktır büyütüyorum evladımı.

Zaten iyice içine kapandı çocuğum.

Hıı çok içine kapanmış.

(Müzik)

(Top vurma sesi) (Çınar) Ahh!

(Müzeyyen) Çınar!

Canın acıyor mu?

İyi misin kuzum?

-(Zümrüt) Çınar! -Kalk. Kalk canım kalk.

-(Seher) Bir kere de laf getirme ya. -(Zümrüt) Bir şey oldu mu anneciğim?

Bir şey olmadı kafana ha?

Dikkat etsene sen! Ne biçim atıyorsun topu?

(Ela) Kimse kardeşimin canını acıtamaz!

(Zümrüt) Ela! Tamam yakışıyor mu anneciğim sana hiç?

Siz içeri geçin hadi.

Büyükler yetmedi, bir de küçük yelloz çıktı başımıza. Tam olduk.

Bile bile attı topu kafasına.

Elacığım bir şey olmamış işte.

-Acımıyor bile canı. -Acımadı ki.

Bak. Hadi içeri. Hadi.

(Sessizlik)

Aa ne çabuk döndün?

(Sessizlik)

Ne oldu kız?

Anne çok kötü bir şey oldu?

Ne oldu Cemre? Çatlatma insanı!

-Babamla amcam birbirlerine girdiler. -Ne?

Gözü dönmüş gibiydi. Babamı yere yatırmış yumrukluyordu.

-Baban iyi mi? -(Cemre) iyi.

Ben gelince amcam çekip gitti zaten.

Babama "eve gidelim" dedim ama "işim var sen eve git" dedi.

Görüyorsun değil mi? Hazmedemedi.

Ona yetki verilmesini hazmedemedi.

Bizim yıllarca gıkımız çıkmadı. Ezdiler de ezdiler...

...Aslan Bey bir günde deliye döndü.

Yazık!

-Peki ne olacak şimdi anne? -Aa kızım!

Hiçbir şey olmayacak. Gel bakayım sen buraya gel bakayım gel, gel.

(Ağlama sesi)

Görecekler...

...günlerini görecekler!

(Topuk sesi)

(Müzik)

(Müzik)

Alo. Murat merhaba.

İyiyim sağ ol. Sen nasılsın?

Senden yine bir iyilik isteyeceğim.

Cevahir Akbaş'ın faili olduğu cinayet dosyası.

Hı hı.

Teşekkür ederim.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı tıklama sesi)

Bakarım ben.

(Kapı tıklama sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Ne işin var senin burada?

Sen neden geldiğimi çok iyi biliyorsun.

Dur! Ne yapıyorsun?

Böyle giremezsin buraya!

-Bunu bana yapmayacaktın. -Ne yaptım ya, ne yaptım?

-Anlaşmayı bozdun. -Bozmadım.

Ben kimseye bir şey anlatmadım.

Kes artık yalanı tamam mı kes!

Rahat bırak yoksa polis çağıracağım.

(Cevahir) Ee! (Düşme sesi)

(Cam kırılma sesi)

-Ahh! İyi misin? -İyiyim.

Benim hayatımı kararttın. Şimdi de ben senin hayatını karartacağım.

Anladın mı beni?

(Müzik - Gerilim)

Sakın yaklaşma!

(Zeyno) Git buradan!

Ne o...

...beni de mi şişleyeceksin?

Ha? Göster cesaretini!

Bir adım daha atma.

(Müzik - Gerilim)

Zeyno yapma!

Hadi!

(Müzik - Gerilim)

(Kesme sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Öksürme sesi)

(Cevahir) Geldim!

Hadi!

Hadi!

Hadi yap yapacağını!

(Müzik - Gerilim)

Sana...

..."söylemedim" diyorsam söylememişimdir.

Bunu aklına iyice sok!

Senin gibi bir herif için elimi kana bulayacak değilim.

(Cam kırılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Sana şimdilik inandım.

Ama ya aksi çıkarsa...

...ben senin için elimi kana bulamaktan çekinmem.

Gözümü bile kırpmadan!

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) (Marşa basma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi) (Müzik - Gerilim)

-(Zeyno) İyi misin? -(Meryem) Ben iyiyim ama...

...Zeyno elin kanıyor!

Bir şey yok ya küçük sıyrık.

Kuzum ya benim yüzümden geldiğimiz hale bak ya.

Saçmalama Zeyno uff!

(Kapı tıklama sesi) (Nefes sesi)

Allah seni!

Zamansız geldim galiba?

Yok...

...ben seni öyle bir anda görünce şaşırdım.

(Müzik)

Eline ne oldu?

(Müzik - Gerilim)

(Belma) Yeter artık!

Günlerdir diken üstünde yaşıyoruz.

Ya Cevahir az mı üzüldü, az mı koşturdu Çınar için?

Adam iki gün yatak yüzü görmedi. Bu mudur karşılığı?

Aslan iyice zıvanadan çıktı artık.

Konuşmalarına dikkat et Belma!

Abla pes! Tamam biliyoruz...

...Aslan'ı ayrı seviyorsun hepimiz biliyoruz...

...ama bir sefer adil ol. En azından şimdi koruma onu bana.

Ne oldu Belma? Bir sorun mu var?

Aslan Bey şirkette Cevahir'in üstüne saldırmış.

Ne?

İyi de niye?

Ya Aslan durup dururken böyle bir şey yapmaz ki. Değil mi abla?

Mutlaka mantıklı bir sebebi vardır.

(Belma) Vallahi bence hiçbir mantığı yok ama madem sordun söyleyeyim.

Aslan Cevahir'in imza yetkisini almasını kaldıramamış.

(Hünkâr) Belma bak...

...bu konuşma artık başka noktalara gitmeye başladı.

Bir dakika imza yetkisi mi?

Ne oldu Zümrüt?

Yakıştıramadın mı?

Hırsını benden çıkarma Belma!

Ben sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.

Aslan bunca derdin içerisinde Cevahir'in imza yetkisini...

...düşünecek değil herhalde.

Ayrıca Aslan böyle bir olay için...

...olay çıkartacak kadar sığ bir adam da değil.

Tabii canım. Kendisi tam bir salon beyefendisi.

Abisinin itibarını tüm personelin önünde...

...yerle bir edecek kadar düşünceli. Öyle mi?

Sözlerine dikkat et!

Ne olursa olsun onlar kardeşler.

Bugün kavga ederler yarın barışırlar.

Bu kadar basit yani?

Gıkını çıkarma Belma, kes sesini Belma! Onlar kardeş, onlar kardeş...

...kardeş, kardeş diye diye bugüne kadar sustuk..

...o da başımıza çıktı. Budur!

Aslan bugüne kadar Cevahir'in hangi abiliğini gördü acaba?

Hayatı onun arkasını toparlamakla geçti.

-Cevahir Aslan için ne-- -(Hünkâr) Yeter artık!

Kesin ikinizde!

Ya hadi onlar yapmış bir hata. Siz geri durun bari!

(Hünkâr) Ya gidip kocalarınızı sakinleştireceğinize...

..."yangına körükle gidiyorsunuz" Yeter artık!

(Müzik - Gerilim)

(Sessizlik)

Bayağı derin kesilmiş.

Bunun görünmez bir kaza olduğundan emin misin?

Hı hı.

(Zeyno) Neymiş…

...kırılan cam parçalarını elle toplamamak gerekiyormuş.

-Ahh! -Tamam bitiyor.

(Müzik)

Neden geldin?

Çınar'ı da getirmemişsin.

Sana hesap sormaya geldim.

(Aslan) Sana güvendim...

...senin için bütün aileme sırt çevirdim.

(Aslan) Ama sen sandığım kadar masum biri değilmişsin.

Cevahir'le iş birliği yapmışsın.

(Müzik - Gerilim)

Mecburdum.

Kendini benim yerime koy.

Yalnız değilmişsin.

Kendine güçlü bir ortak bulmuşsun.

Seni tanımıyordum o zaman.

Bana yardımcı olabileceğini düşünemedim.

Neden o?

Yani benimle oturup konuşmak yerine...

...neden Cevahir'i tercih ettin? Niye onunla iş birliği yaptın?

Ben gitmedim ki ona. O bana geldi.

Başka çare bırakmadı mecburdum.

(Müzik)

(Telefon zili sesi) (Müzik)

Benim çıkmam gerek.

(Müzik)

-Efendim Zümrüt. -(Zümrüt ses) Alo Aslan...

...doğru mu duyduklarım? İyi misin? Merak ettim seni.

İyiyim, iyiyim merak etme. Oldu işte bir şeyler.

Yoldayım şimdi. Gelince konuşuruz tamam.

(Müzik)

(Yağmur sesi)

(Müzik)

Aslan!

Bunun için verdin imza yetkisini değil mi?

Çınar'ı kurtarmak için.

(Hünkâr) Aslan ben çok korktum.

Çınar'ı bulamamaktan...

...Ela'yı kaybetmekten...

...senin üzülmenden.

Sana haber vermediğim için özür dilerim.

-Affet beni. -Affedecek bir şey yok.

Özür de beklemiyorum senden.

(Aslan) Her şey için teşekkürler.

Hiçbir zaman bir abim olmadı benim.

Hiçbir zaman ondan sevgi görmedim.

(Aslan) Gözlerinde...

...bana karşı nefretten başka hiçbir şey olmadı bugüne kadar.

Ama sen beni sevdin.

Onun yerine de sevdin.

Korudun.

Kolladın.

Benim için.

Evlatlarım için.

(Aslan) Varını yoğunu ortaya koydun.

Hakkını ödeyemem.

Sen benim, hep en kıymetlim oldun.

Bu hep böyle kalacak.

(Müzik - Duygusal)

(Burun çekme sesi)

Geçecek.

Hepsi geçecek.

Daha önce geçtiği gibi.

Hepsi geçecek.

(Müzik - Duygusal)

(Yağmur sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Yağmur sesi) (Müzik)

Siz görürsünüz!

(Müzik)

(Müzik) (Ayak sesi)

Cevahir iyi misin?

-İyiyim bir şey yok Belma. -Ne hale gelmişsin.

Tamam Belma abartma. Bir şey yok dedim tamam.

Nasıl bir şey yok Aslan?

Öğlen bir anda kayboluyorsun...

...ondan sonra öğreniyorum ki Cevahir'le yumruk yumruğa girmişsiniz.

Neler oluyor?

Zümrüt bir de sen üstüme gelme.

(Belma) İmza yetkisi yüzünden değil mi?

(Belma) Hazmedemediler.

Pes vallahi pes!

Aklım almıyor Belma.

Yani ben...

...Aslan'ın hırslı olduğunu bilirdim de...

...bu kadarını ben de tahmin etmezdim.

(Zümrüt) Sen böyle biri değilsin.

İş güç yüzünden bu hale gelmezsin sen.

Bir şey saklıyorsun benden.

Bir şey sakladığım filan yok. Yorgunum diyorum.

Bu konuyla ilgili de konuşmak istemiyorum.

İzin ver yardım edeyim.

Bu kadar yükü tek başına yüklenmek zorunda değilsin.

Karı kocayız biz.

(Belma) "Al birini vur ötekine"

"Allah cezalarını versin" diyeceğim ama vermiş zaten.

"Etme bulma dünyası" Cevahir. Daha çok yanacak onlar.

Neyse Belma kapatalım bu konuyu.

Ben konuşmak istemiyorum. Biraz huzur istiyorum.

(Zümrüt) Ben miyim huzurunu kaçıran?

Neden her şeyi daha da zorlaştırıyorsun ki?

Ben bugün Cevahir'le kavga ettim ama...

...şu an konuşmak istemiyorum diyorum.

Buna saygı göstermek bu kadar zor mu?

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Yağmur sesi)

Sen kal. (Kapı kapanma sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

Uff bıktım bu artık Aslan'la olan tartışmalardan!

(Yağmur sesi)

Sen de üzerine gitme.

Ben miyim suçlu abla?

Zümrüt sorun da bu ya.

Bir suçlu arama artık.

Haklı mı olmak istersin...

...yoksa huzurlu mu?

Yoruldum.

Yoruldum artık.

Her şey bu kadar zor olmak zorunda mı?

(Müzik - Duygusal)

(Hünkâr) Aslında zor değil. Aslında çok kolay.

Biliyorum çok sıkıntı çektin, çok üzüldün.

Ama tüm bu olanların sorumlusu Aslan değil.

(Hünkâr) Sen ne yaşıyorsan, aynısını o da yaşıyor.

(Hünkâr) Onu karşına alacağına yanında olmalısın.

Şefkatini ve sevgini göster.

Sen bir adım at, o sana on adım gelir.

Bazen...

...öyle o...

...ilk beraber olmaya başladığımız zamanlar geliyor aklıma.

(Zümrüt) Sanki bambaşka iki insan.

Ne ben benim...

...ne de Aslan şimdiki Aslan.

Nasıl o günlere geri dönülür...

...nasıl tekrar karı koca olunur bilmiyorum gerçekten.

Siz tek bağlayan çocuklar biliyorum.

(Hünkâr) Ama onların da gücü bir yere kadar.

Annesin. Buna saygım sonsuz.

Ama anneliğinin, kadınlığının önüne geçmesine izin verme.

İyi de nasıl?

Mesela...

...güzel bir akşam yemeğiyle...

...başlayabilirsiniz.

Abla Allah aşkına! Ağzımızın tadı mı kaldı?

O kadının kapkara gölgesi sürekli üzerimizde.

İçimde hep bir korku, hep bir huzursuzluk var.

Beni dinle Zümrüt.

Bak elimiz çok güçlü. Kadın sabıkalı.

Ben hiçbir işimi şansa bırakmam.

Ayrıca her zaman bir "B" planım vardır benim.

Sen ailene odaklan.

Eğer siz mutlu olursanız...

...çocuklarınız da olur. Bunu sakın unutma.

(Müzik)

Cevahir Akbaş'ı ihbar edenin kimliği gizli tutulmuş.

Sence bu ne demek oluyor?

İstersen Muhsin'le konuşup öğreneyim.

(Murat) Akbaşlarla yakındır biliyorsun.

Gerek yok. Başka nasıl öğrenebiliriz?

Siz hâlâ konuşmuyorsunuz değil mi Muhsin'le?

Bu kadar büyütecek ne geçti ki aranızda?

Bak Murat konumuz şimdi bu değil.

Öğrenebilir misin, öğrenemez misin?

Muhtemelen ihbar telefonu gelmiştir.

Belli ki arayan kişi de kendini açık etmek istememiş.

(Murat) Ve suç işi kesinleşince de--

Polis ihbarcıyı aramaya gerek duymamış.

Ama benim onu bulmam lazım.

Ne dersin bulabilir miyiz?

-Sıkıntı yok. Hallederiz. -Sağ ol Murat. Çok teşekkür ederim.

(Bar ortam sesi)

(Muhsin) Ee...

...anlatacak mısın? -Ne anlatayım Muhsin?

Ne anlatayım ya da neresinden başlayayım?

(Muhsin) Bak...

...sen şu köstebek meselesine hiç takılma tamam mı?

Ben onu takip ediyorum ve mutlaka da çözeceğim.

Gerek kalmadı. Ben buldum.

Kimmiş?

-Cevahir. -Nasıl ya?

Üçüncü sayfa haberine döndük resmen.

Ben de inanamıyorum.

Öz abim, resmen beni sırtımdan bıçakladı.

Peki neden yapmış böyle bir şeyi?

Neden yaptığının bir önemi var mı?

Ben çalışanlarımdan şüphelenirken...

...öz abim çıktı.

Aslan sen böyle bir konuda...

..."yaptı işte" deyip bırakacak bir adam değilsin.

(Muhsin) Senin kafanda bir sürü komple teorisi dönüyordur şimdi.

Cevahir iki günlük insanla iş birliği yapacak kadar...

...senden nefret ediyor olamaz.

Muhsin inan ki şu an bunları düşünecek durumda değilim.

Peki.

(Muhsin) Öyle olsun.

Şimdi ne yapacaksın?

Ne yapayım? Hiçbir şey.

"Atsan atılmaz, satsan satılmaz"

Eğer bunu bir başkası yapmış olsaydı...

...ben yapacağımı gayet iyi biliyorum.

-Ama abim sonuçta. -Nasıl yani?

Şimdi hiçbir şey olmamış gibi devam mı edecek her şey?

(Muhsin) Ya bu yenilir yutulur bir şey değil ki.

Hoş ben Cevahir'in neden böyle bir şey yaptığına da...

...anlam veremiyorum ama.

Mutlaka bir kuyruk acısı olmalı.

Onu bulmalısın.

(Aslan) Daha fazla rezalet çıkmasını istemiyorum.

Ortada ailem söz konusu.

Ve maalesef o da bu ailenin bir parçası. Öyle ya da böyle.

Aslan bak bu konuda seni gaza getirmek istemiyorum.

(Aslan) Gaza getirme o zaman Muhsin.

Sonuçta bu benim kolay yutabileceğim bir durum değil.

Ama başka çarem yok.

(Yabancı dilde müzik)

(Nefes sesi)

Yok ben yutamam o herifin yaptıklarını.

Benim adım da Özcan'sa gidip onun ağzını burnunu kıracağım.

Ya Özcan dur! Yeter artık!

Ya ne durması ya, ne durması?

Eşkıya gibi benim evimi basıyor ya.

Benim karıma, bacıma yaptıklarına bak.

Benim yüzümden...

...başınıza gelmeyen kalmadı.

(Meryem) Zeyno saçmalama! Konuştuk bunları yok öyle bir şey.

Çıkar aklından bu düşünceyi.

Nasıl çıkarayım Meryem?

Baksana her gün bir olayın içerisindeyiz hep beraber.

(Meryem) "Anca beraber, kanca beraber"

(Meryem) Lütfen kendini suçlamayı bırak artık.

(Özcan) Ya Zeyno benim yüzümden diye bir şey var mı ya?

Sana burada değil de sokakta yapsaydı bunu...

...ben yine böyle dellenirdim. -Evet. Zaten...

...biz bunun altında kalacak insanlar mıyız?

Yani dedim işte haddini bildirdik biz onun.

Lütfen artık bunun için huzurumuzu bozmayalım lütfen.

Hem mutlu olacak bir sürü haberlerimiz var.

Bakın Zeyno'nun dişli mi dişli bir avukatı var artık.

(Müzik)

Bak bir daha buraya gelirse...

(Zeyno) Tamam Özcan tamam.

-Vallahi bak hemen seni arayacağız. -(Meryem) Hı hı.

Ama sen de bir sakinleş artık ne olur.

(Telefon zili sesi)

Leyla Hanım arıyor.

Ayy bak işte seziyor kadın. Bu işaret bunlar aç çabuk aç.

(Telefon zili sesi)

Alo. Leyla Hanım buyurun.

Yarın mutlaka buluşmamız gerekiyor. Elime yeni bilgiler geçti.

İşimize yarayabilir.

-Tamam. Ne oldu? -Telefonda olmaz...

...yarın seni ofise bekliyorum.

Tamam gelirim ben. İyi akşamlar.

(Müzik)

Galiba doğru insanı buldum.

Baksana kadın bu saatte bile benim dava ile ilgileniyor.

Ayy çok şükür ya! Çok şükür!

(Müzik)

(Sessizlik)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Abla! Ne oldu?

Kötü bir rüya mı gördün?

Korkma, korurum ben seni.

Esas ben seni korurum. Her şeyden.

Bir daha hastaneye de gitmeyeceğiz.

Öyle iğne, ilaç falan da yok.

Tamam mı? Kimse senin canını acıtamaz.

Buna izin vermem.

Hıh benim canım yanmıyor ki.

Hem hiç de korkmuyorum.

Olsun. Ben bir daha hastaneye gitmeni istemiyorum Çınar.

Ama hastaneye gitmezsen hasta olursun.

Hasta olma sen.

Yoksa ben daha çok üzülürüm.

Sen merak etme. Ben bir daha hasta olmayacağım.

Hem kendi kendime iyileşirim ben.

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

-(Zümrüt) Günaydın. -Günaydın.

Kendi ellerimle hazırladım senin için.

Yumurta da tam senin sevdiğin gibi.

Rafadan.

(Müzik)

Özür dilerim Aslan. Çok üstüne geldim senin.

Sinirden ben de ne dediğimi, ne yaptığımı gerçekten bilmiyorum.

(Zümrüt) Haklısın. Eğer biz böyle birbirimize düşersek...

...bunların üstesinden gelemeyiz biliyorum.

Böyle düşünmene sevindim.

Ama şaşırmadım dersem yalan olur.

(Gülme sesi)

Şaşırma.

Sana söz veriyorum bundan sonra...

...böyle olmaması için çok dikkat edeceğim.

Unutalım tüm olanları olur mu?

Kırmayalım birbirimizi.

(Öpme sesi)

Hatta diyorum ki...

...bu akşam beraber yemek yiyelim.

Sadece sen ve ben. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi.

Bence bu ikimize de çok iyi gelecek.

Nasıl istersen.

Alırım seni akşam işten sonra.

Tamam.

E hadi o zaman.

(Kuş cıvıltısı sesi)

(Leyla) Haklıymışsın.

Cevahir'in ailesiyle ilgili alıp veremediği bir şey var.

Bu cinayetle ilgili onu kim ihbar ettiyse, kimliği gizli.

Bence aileden biri.

Yani Cevahir'in seninle iş birliği içinde olduğunu düşünürsek...

...başka bir açıklaması yok.

Yok da kim bu? Bulmamız lazım.

Tamam da bu bizim ne işimize yarayacak?

Bu aileyle ilgili her türlü bölünme ve...

...her türlü kavga bizim işimize yarar. Elimizi güçlendirir.

O zaman çok zorluk çekeceğimizi düşünmüyorum.

Ailenin içi patlamaya hazır bir bomba gibi.

Güzel.

(Belma) Ne yani şimdi hiçbir şey olmamış gibi onlarla...

...aynı sofraya mı oturacağız?

Cevahir...

...hadi gel kendi evimizde yapalım kahvaltımızı.

Sabah sabah Zümrüt'ün o kaprisli suratını çekemem.

Aslan'la seni de öyle gergin görmek istemiyorum.

Ha? Hadi ne olur hadi.

Yahu bir sakin ya!

Uff! Hem niye biz geriliyor muşuz ha?

Onlar gerilsin.

Yani...

...yüzünü çekecek bir taraf varsa o biz değiliz Belma.

Ben o masaya giderim, baş köşeye de otururum.

Sen de öyle yapacaksın.

İyi tamam o zaman.

Ha Müzeyyen geldi mi herkes?

Yok Belma Hanım. Hünkâr Hanım çalışma odasında birazdan iner.

Aslan Beyler de daha inmediler.

-Sen geç, ben geliyorum birazdan. -Nereye?

(Servis arabası sesi) (Fincan sesi)

(Sessizlik)

Aha!

(Kapı kapanma sesi)

Ben hâlâ Aslan'ı teselli ediyorsundur diye düşünmüştüm ama...

...buradaymışsın.

Ben de çoktan çekip gitmiştir...

...sabah sabah sinirlerimi zıplatmaz diye düşünmüştüm ama...

...sen de buradaymışsın.

Keyif kahven afiyet olsun.

Nasıl?

(Cevahir) Hımm...

...mutlu oldun tabii beni ispiyonlayınca. Ha?

Kavga etmemiz hoşuna gitti mi?

Bak eğer seni ispiyonlamak isteseydim...

...nasıl yapardım biliyor musun?

Sağıma Aslan'ı alırdım, soluma da seni...

...ki o yüzünün ifadesini görebileyim.

Nasıl ya?

Daha yaptığın plânın kimler tarafından öğrenildiğinden...

...haberin yok değil mi senin?

Çınar o gece her şeyi görmüş.

Çınar söyledi babasına.

(Müzik - Gerilim)

-Çınar! -Hı hı.

Çınar ya! Evet Çınar.

Cevahir senin sorunun ne biliyor musun?

Kendin gibi yaptığın plânların da kusurlu.

(Hünkâr) Büyük, büyük laflar ediyorsun.

Okyanusu geçeyim derken de...

...önünde ki dere de boğulup kalıyorsun.

(Hünkâr) Yalnız bu sefer dua et de yediğin haltları başkaları öğrenmesin.

(Hünkâr) Çünkü artık Aslan senin arkanı kollamayacak.

Benim kimseye ihtiyacım yok artık.

O eski günler, geride kaldı.

Bak sana daha önce de söyledim.

İşler daha kötü bir hal almadan, şu anlaşmadan vazgeç.

Asla!

Ne o anlaşmadan, ne de elimdeki yetkiden.

Ben bunun için, yıllarca bekledim.

Bundan beni, kimse vazgeçiremez.

Peki.

Sen bilirsin Cevahir.

Çok pişman olacaksın.

(Müzik)

Şey... Kahvaltıya inmeyince, bir şey mi oldu diye merak ettim.

Ne kadar düşüncelisin Belma.

(Müzik - Gerilim)

Senin ne işin var burada?

Ne işim olacak Cevahir? Kahvaltı--

Belma, arkamda dolanıp kapı pencere dinleme.

Evle, çocuklarla falan ilgilen, git.

Sen ne işler çeviriyorsun acaba?

Bunu oku, bunu.

Ama onu daha, yeni okudum. Bak bunu okuyayım, ha?

Ama ben en çok, bunu seviyorum.

-Tamam. -Yaşasın.

Ne yapıyormuş bakayım, benim meleklerim?

Ablam bana kitap okuyacak biliyor musun, anne?

Ne güzel. Şimdi ben birazdan kuaföre gidiyorum.

Ama ondan önce, sizinle bir anlaşma yapacağız, tamam mı?

Bu akşam babanızla biz yemeğe çıkacağız, siz de halanızla kalacaksınız.

Nereye gideceksiniz? Biz de gelebilir miyiz?

Bu sefer olmaz tatlım. Babanla baş başa çıkacağız.

Tamam? Bak halanızı üzmek yok. Ablanın da sözünden çıkmayacaksın tamam mı?

-Bütün akşam yok musunuz? -Yokuz, siz bizi beklemeyin, yatın.

Nereye gideceksiniz, pizza mı yiyeceksiniz?

Sanmam. Ama güzel bir yere gideriz. Daha karar vermedik.

Hadi bakalım.

-Güle güle. -Bay bay.

(Müzik)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Müzik)

Cemre merhaba.

Dün şahit olduğun şeyler için üzgünüm.

Özür dilerim Cemre.

Mesele benim görmem değil, senin böyle bir şey yapmış olman.

Senden hiç beklemezdim.

(Aslan) Ama bilmediğin şeyler var Cemre. Bu aralar...

...zor zamanlar geçiriyoruz. Her şey birbirine girmiş durumda.

Tabii ki olmamalıydı bu yaşananlar ama işte oldu.

Zor bir dönemden geçiyorsun. Bunun farkındayım.

Ama bu sana istediğin zaman esip gürleme hakkı vermiyor.

Acısını babamdan çıkarmanı kabul edemiyorum ben.

Sen böyle biri değildin amca.

Ya da hep böyle biriydin de ben yanlış tanımışım seni.

Cemre...

...sen nasıl konuşuyorsun amcanla öyle?

Ne çirkin laflar, yakışıyor mu bunlar sana?

-Abla tamam. -(Cemre) Bir dakika, bir dakika.

Amcamın, babamı herkesin içinde dövmesi çok mu şık bir hareket?

-Ben miyim yani seviyemizi düşüren? -Yapana değil, yaptırana bakacaksın.

Sen babanın ne yaptığını biliyor musun? Çınar'ın--

Abla... Tamam dedim lütfen.

Uzatma.

Cemreciğim, yanlış yaptım. Tekrar özür dilerim senden.

Niçin? Herkesin içinde babamı dövdüğün için mi?

Beni hayal kırıklığına uğrattığın için mi?

Bir kez olsun babama arka çıkmadığınız için mi?

Cemre, haddini bil!

-Bırak gitsin. -Ne münasebet.

Bu nasıl bir tavır? Babasının onca yaptığından sonra nedir bu tavrı?

Seninle nasıl böyle konuşur?

Cemre'nin, babasını bu şekilde tanımasını istemiyorum.

-Varsın bize kızsın önemli değil. -Aslan, o adam--

O adam dediğin Cemre'nin babası.

Hiçbir kız çocuğu, babasını bu şekilde tanımamalı.

-Tamam? -Ama onun Ela--

Hatırlatma lütfen, tamam.

Peki, tamam.

Ben şirkete geçiyorum, toplantılarım var.

Aslan akşam biraz konuşabilir miyiz?

-Şu işleri görüşelim. -Akşam yemeğe çıkacağız Zümrüt'le.

Çok sevindim, güzel. Benim ki bekleyebilir zaten.

Hadi iyi eğlenceler.

-Sakin ol, tamam. -Tamam.

(Müzik) (Martı sesleri)

Çok güzel olmuşsun.

(Müzik)

Ya...

Biliyor musun? Sen dünyanın en güzel annesisin. İyi ki benim annemsin.

Canım benim. Sen de iyi ki benim oğlumsun.

(Öpme sesi) Oh.

Ela, gelsene tatlım.

Babam hazırmış. Seni bekliyor.

Tamam, hadi inelim mi?

-Hadi. -Hadi.

Hı...

Evet.

Çıkabiliriz.

Hadi bakalım.

Halanın sözünden çıkmak yok, tamam mı?

Kaçta yat derse, o zaman yatıyorsun. Anlaştık?

Hı hı.

Babaya öpücük yok mu?

(Öpme sesi)

Hadi güzel bir gece geçirin siz de.

-Biz de yeğenlerimle parti yapacağız. -(Çınar) Evet.

Hadi bakalım. İyi eğlenceler.

Hadi siz gidin, gidin biz parti yapacağız.

Öyle mi?

Ne partisi yapacağız hala?

Hmm. Mesela, papaz kaçtı oynayabiliriz.

Ya da puzzle yapalım mı?

Olur.

Hala, benim çok uykum var. Siz oynasanız?

-Ama daha çok erken Elacığım. -Evet, abla ne olur yatma.

Çınarcığım, bak ben odama çıkmak istiyorum hı?

Çınar, hadi ablamızı rahat bırakalım. Gitsin yatsın o.

Biz yaparız partimizi.

Müzeyyen Hanım, Ela'yı yatıralım mı?

-İyi geceler. -Sana da.

İyi geceler.

-Gel biz de parti yapalım. -Hadi.

(Müzik - Duygusal)

Eskiden olduğu gibi, masal anlatayım mı sana?

Yok, istemiyorum. O kadar çok uykum var ki.

Büyüdüm yani, ne masalı diyorsun.

(Müzik - Duygusal)

Tatlı rüyaların olsun. E mi?

İyi geceler.

Pijamaların da burada.

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı vurma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Senden bir şey isteyeceğim.

Bana yardım eder misin?

(Müzik)

Ay sen böyle mutlusun, keyiflisin ya. Benim de içim, kıpır kıpır oluyor ha.

Ah Meryem...

...oğlumu alacağım hissediyorum.

Hele bir onu alayım, bak o zaman gör benim keyfimi.

Ayy.

Oo... Meryem Hanım, çok şıksınız.

(Meryem) Güzel olmuş mu?

Bak bu arada, aklın bende kalmasın tamam mı?

Ya siz de günlerdir, savruldunuz benimle.

(Zeyno) Bir nefes alamadınız.

Ben evdeyim, tamam mı? Siz keyfini çıkarın.

Çok geç kalmayız ama zaten.

Yani maksat böyle havamız değişsin, biraz böyle, nefes alalım falan.

Ay canım benim.

Canım.

-Olmuşum ama değil mi? -Çok güzel olmuş. Mis.

(Aslan) Teşekkürler.

(Müzik)

Eskiden ne çok gelirdik buraya hatırlıyor musun?

Evet. Şefi değişmiş buranın ama lezzetler aynı.

-Eskisi gibi. -Ne güzel.

Keşke biz de o eski günlerimize geri dönebilseydik.

Bunu o kadar çok istiyorum ki.

-Ama tabii şu Zeynep-- -Zümrüt...

...lütfen bunları konuşmayalım bu gece.

Tartışalım diye söylemiyorum bunu.

Bunları konuşmaktan sıkıldığını da biliyorum. Ben de sıkıldım.

Ama bunların üstünü örterek çözemeyiz ki.

En azından, bu gece ara verelim lütfen.

Buraya niye geldiğimizi biliyorsun.

(Müzik)

Aslan...

...benim bir fikrim var.

Belli ki bu Zeynep gitmeyecek.

Ya tamam asma suratını, lütfen bir dinler misin beni?

Madem o gitmiyor, biz gidelim.

İsviçre'ye...

...ya da ne bileyim Fransa. Neresi olduğunu bilmiyorum.

Ama tekrardan, huzurlu bir hayat kurabileceğimiz başka bir yere gidelim.

Düşünsene, tüm dertlerimizi ardımızda bıraktığımız yeni bir hayat.

Hem çocukların eğitimi için de çok iyi olur.

Ne dersin?

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Erkek) İyi akşamlar, rahatsız ediyorum ama...

Tamam Müzeyyen, sen çıkarın yanına git. Buyurun?

Kusura bakmayın. Önemli olmasa bu saatte...

...gelmezdim ama Aslan Bey'le konuşmam lazım.

-Evde mi? -Hayır, yok.

Nedir bu kadar acil olan, bana söyleyin.

Akşamüstü geldi ofise, maalesef...

Davacı Zeynep Gündoğdu, davalı Aslan-Zümrüt Akbaş.

Bu ne demek oluyor şimdi?

Mahkeme celbi. Velayet davası açmışlar.

Peki, böyle bir şeye nasıl engel olamadınız?

Biz böyle bir hazırlık içinde olduklarını bile bilmiyorduk.

Allah kahretsin. Aslan'ın bundan haberi olmayacak.

Ama Hünkâr Hanım-

Bu konuyu yalnızca benimle konuşacaksın. Anlaşıldı mı?

Tamam Hünkâr Hanım.

-Hünkâr Hanım... -Ne var Müzeyyen, ne oldu?

Görmüyor musun bir şey konuşuyorum burada.

-Biliyorum ama-- -Biliyorum ama ne, ne oldu?

Ela...

(Müzik - Gerilim)

Bir şey söylemedin.

Ne söyleyeyim Zümrüt? Böyle bir anda yurt dışına gitme fikri...

...ben hiç böyle bir şey düşünmedim.

Bilmiyorum.

Şu anda daha hızlı ve başka çözümün var mı Aslan?

Olaylar iyice çığırından çıkmadan-- (Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

-Normalde açmazdım da ablam arıyor. -Ablan mı?

-Efendim abla. -(Hünkâr ses) Alo Aslan, Ela yok.

Ne?

Hemen eve gitmemiz lazım.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı vurma sesi)

(Müzik devam ediyor)

Elacığım...

...senin ne işin var burada? Nasıl geldin, sen buraya?

Ben getirdim.

Çınar'ı alma benden, ne olur. Ayırma beni.

Gel tatlım, gel. Üşüme, gel içeride konuşalım.

(Müzik devam ediyor)

Söz veriyorum, bir daha götürmeyeceğiz onu hastaneye.

Kimsenin canını yakmasına, izin vermeyeceğim.

Hem ben kendi kendime iyileşirim. Söz, ne olur ayırma bizi.

-Elacığım, bak ben-- -İyileştiğim için değil.

Kardeşim olduğu için seviyorum Çınar'ı.

Ne olur, ayırma bizi.

Hem ben...

...Çınarsız yaşayamam ki.

Tamam, tamam, tamam...

(Müzik - Duygusal)

(Araba sesi)

-(Zümrüt) Ben polisi arıyorum Aslan. -Ortalığı ayağa kaldırma Zümrüt.

Belki evde, bir yerde saklanıyordur.

Ne bileyim bu olanlardan sonra dikkat çekmek için yapıyordur.

Ya Aslan öyle bir şey olsa çoktan ortaya çıkardı.

Ablan her yere bakmadan aramaz ki bizi.

Kesin o kadın yaptı biliyorum, kaçırdı kızımızı.

Saçmalama. Böyle bir şey niye yapsın ki?

-Sakinleş artık. -Ya nasıl sakinleşeyim, ha?

Önce oğlum, şimdi kızım nasıl sakin olayım ben?

Önce Çınar'ı kaçırdı, şimdi de kızımla tehdit etmeye çalışıyor beni

(Müzik - Gerilim)

(Ağlama sesi)

Ne oluyor?

Ela, Çınar'ın gerçek annesinin sen olduğunu öğrendi.

Sonra da sana gelmek istedi.

Peki annesiyle, babasının haberi var mı onu buraya getirdiğinden?

Hayır, hiç kimse bilmiyor.

Nasıl yaparsın bunu? Bunun neye yol açacağını hiç düşündün mü?

Cemre ablamın bir suçu yok ki. Ben istedim getirmesini.

Hem anneme söyleseydim, izin vermezdi ki.

(Müzik)

Nereye gider bu çocuk, bu saatte? Allah vere de bir iş gelmesin başına.

Abla otur artık Allah aşkına, seni izlemekten başım döndü.

Zaten yukarıda kıyamet koptu yine.

Hünkâr Hanım, bütün güvenliğe yol verdi, kapının önüne koydu vallahi.

İyi yapmışlar. Herkes işini yapacak.

Bostan korkuluğu gibi dikilsinler diye , onca parayı vermiyor kadın.

İki tane küçücük çocuğa bakamadılar. Ah Elacığım neredesin, kimlerlesin?

Ben sana söyleyeyim yine Zeynep denen o kız çıkacak, bu işin içinden görürsün bak.

Sus kız, ağzından yel alsın.

Oturduğun yerde, laf çıkarma.

-Anne... -Annem.

Yavrum, paşam.

Söyle bakayım. Ne istedin?

Bana süt versene ama Çınar'ınki gibi çikolatalı.

Çikolatalı, tamam. Uhh dur.

Ah Zümrüt Hanım, perişan olmuştur.

Önce Çınar, şimdi Ela.

Ay Allah, ne kadar çok sınıyorsun bu kadını.

Ela'm, kuzum neredesin?

Ben biliyorum, Ela'nın nerede olduğunu.

Aa...

De bakayım anneciğim, neredeymiş?

Cemre ablayla konuşurken duydum.

Beni Zeynep abla götür dedi, sonra beraber çıktılar.

Aah işte bak abla, gördün mü?

Hangi taşı kaldırsan, altından Zeynep denilen o kız çıkıyor.

Çıldıracağım, çıldıracağım. Aklımı oynatacağım.

Nereye gider bu çocuk, gece gece?

Görünürde şeklimize şemailimize diyecek yok.

Güvenlikler, korumalar, hizmetçiler gırla.

(Belma) Gel gör ki el kadar çocuğa sahip çıkamıyorlar.

Ay yalan mı abla? Bu ikinci.

Önce Çınar sonra da Ela.

Yani Aslan'la Zümrüt'te de hata var. Kızın durumu belli...

...çok mu lazımdı yani, bu gece?

Ela'nın nerede olduğunu bulduk Hünkâr Hanım.

-Ne? Ne diyorsun, neredeymiş? -Zeynep denilen o kadının yanındaymış.

-Ne diyorsun sen? -Dedim ben sana abla.

Onca adam, bir kadınla başa çıkamadı. Yaptı yine kadın yapacağını.

Aslında kadın kaçırmamış Ela'yı. Cemre, onu Zeynep'e götürmüş.

Ne?

Nereden çıkartıyorsun Cemre'nin götürdüğünü? Saçmalama Seher.

Uğur söyledi.

Cemre'yle Ela konuşurken "Zeynep" lafı duymuş.

Ondan sonra da kapıdan çıkarken görmüş ikisini.

Ona buna laf edeceğine kendi kızına sahip çık Belma.

Abla anlamadan, dinlemeden çoluk çocuğun lafıyla lütfen.

Yeter artık kes!

Lütfen evine git bak yoksa kalbini kıracağım.

Abla...

(Aslan) Hayır Muhsin, en ufak bir bilgi yok.

Ya o kadın kaçırdı diyorum, bir ekip göndersinler evine.

Muhsin lütfen beni dinle. En azından bugün gelen vakaları incele.

Ne bileyim vakit kazanmış oluruz. Tamam, sağ ol.

(Telefon zili sesi)

Efendim abla.

Ne?

Cemre, Ela'yı Zeynep'e mi götürdü?

Allah kahretsin. Allah kahretsin.

Nasıl böyle bir şey yaparsın Cemre, nasıl?

(Müzik - Gerilim) (Fren sesi)

(Belma) Ah Cemre ah!

Açsana şu telefonunu!

Uff!

(Müzik - Gerilim)

Uğur, baksana bir bana.

Sen ne yaptığını sanıyorsun?

-Ben? -Evet, sen!

Ne bilip bilmeden, Ela'yı Cemre götürdü diye konuşuyorsun, ortalık karıştırıyorsun!

Sana diyorum.

Ya bıraksana! Kolumu acıtıyorsun.

Ne yapsaydım, yalan mı söyleseydim?

Ela'yı, Cemre götürdü işte.

-Bana bak. -Ah!

Bir daha bacak kadar boyunla her şeye burnunu sokarsan fena olur.

-Duydun mu beni? -Hı hı?

Hadi git şimdi.

(Müzik)

(Zeyno) Elacığım...

...Çınar'ı ne kadar sevdiğini, tabii ki biliyorum. Sen onun ablasısın.

Ama ben de annesiyim. Seni suçlamıyorum, sakın öyle düşünme.

Ama ben de senin gibi onun iyiliğini, mutluluğunu istiyorum sadece.

Ben çok uzun zaman görmedim ya onu.

-Çok özledim. -Biliyorum.

Onu canı benim yüzümden yanıyor diye almak istiyorsun Çınar'ı.

Ama söz veriyorum. Bir daha hiç yanmayacak canı.

Hiç üzmeyeceğim onu.

Ama ne olur, alma kardeşimi benden.

(Müzik) (Ağlama sesi)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

Sen ne kadar akıllı, ne kadar anlayışlı, ne kadar iyi bir kızsın.

Çınar senin gibi bir ablası olduğu için çok şanslı biliyor musun?

Sakın merak etme. Ben sözümden dönmem.

Annem, "söz verdiysen tutman gerekir" der hep.

Sen bunları düşünme tamam mı?

Ben sana sütle bisküvi getireyim mi?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Yağmur sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Hünkâr) Cevahir!

Bıkmadın mı Aslan'la uğraşmaktan. İstediğini aldın daha ne istiyorsun?

Sen ne diyorsun ya?

Kim ne yapmış?

Sen söyledin değil mi Cemre'ye, Ela'yı o kadına götürmesini.

Kendi kirli, pis işlerini kızını nasıl alet edersin?

Ne biçim babasın sen?

Sen iyice akıl sağlığını yitirdin abla ya.

Yani paranoya bağlamışsın sonunda.

Benim hiçbir şeyden haberim yok.

Ama Cemre olgun bir kızdır. Ela'yı, Zeynep'e götürdüyse vardır bir bildiği.

Sonunda kızını da kendine benzettin.

Şimdi beni iyi dinle.

Bir; kızımdan bahsederken dikkatli konuşacaksın.

İki; kimsenin ahını almayacaksın.

Oynadığın kirli oyunun bedelini işte böyle günahsız çocuklar öder sonunda.

Şunu kafana iyice sok. Bu olanlar benim sorumluluğumda değil.

Sen kendi pisliğinde boğuluyorsun Hünkâr Hanım.

(Müzik - Gerilim)

Uğur? Oğlum ne oldu?

Ağlıyor musun sen? Bakayım.

Niye kıpkırmızı senin buran? Biri bir şey mi yaptı?

-Ha? -Nefret ediyorum bu evden!

Şş, şş. Hayır.

Bu evde hiç kimse, senin kılına bile dokunamaz.

Şimdi söyle bakayım bana. Kim, ne yaptı sana?

-Güvenlikten biri mi? -Hayır, Belma Hanım sıktı yüzümü.

Ne?

Nedeni Ela'nın Cemre'yle gittiğini söyledim diye üstüme yürüdü.

Yüzümü sıktı. Eğer çenemi kapamaz her şeye burnumu sokarsam...

-...fena yaparmış beni. -Demek öyle.

Sen şimdi odana geç beni bekle yavrum, tamam?

-Müzeyyen... -Ay.

Kusura bakmayın Belma Hanım, duymadım sizi. Buyurun?

Bana bir melisa çayı koyar mısın?

(Belma) Uff...

Sinirlerim yay gibi oldu, gece gece.

Bir haber yok değil mi?

Bilmiyorum.

Ha, Belma Hanım ben de size gelecektim.

Sebep?

Siz ne hakla, benim çocuğumu tartaklarsınız?

Tartaklamak mı? Öyle mi anlattı sana?

Bir şey anlatmasına gerek yok.

Nasıl sıktıysanız artık, kıpkırmızı olmuş çocuğun suratı.

-Hesap mı soruyorsun, sen bana? -Aynen öyle, hesap soruyorum.

Haddini bil.

-(Müzeyyen) Seher... -Bir dakika abla, bir dakika bırak.

Bir dakika. El kadar çocuğu tartaklayıp, haddini aşan kendisi.

Benim çocuğuma, kimse dokunamaz!

-Eğer dokunursa bunun hesabını verir! -Bana bak...

...senin dilin çok uzadı. Son kez uyarıyorum seni. Doğru konuş benimle.

Eğer bir daha, benim çocuğuma dokunacak olursanız...

Ne yaparmışsın? Ne yaparmışsın söyle bakalım! Ne yaparmışsın?

Ben de çocuğa kızıyorum, ağzını tutamıyor diye...

...ne yapsın çocuk? Terbiye almamış ki.

-Anasından ne gördüyse, o. -Kimse benim analığıma da laf edemez.

Kimse benim çocuğuma da laf edemez! Yeter artık be!

Ne oluyor burada? Ne bu patırtı gürültü?

Bu kadın, iyice haddini aştı abla.

Bunun da çocuğunun da ayarları bozulmuş.

Oğlumu tartaklamış.

Yok efendim, Uğur neden konuşuyormuş da etrafı karıştırıyormuş.

Yok efendim, bir daha olursa fena olurmuş.

Görüyor musun abla, nasıl konuşuyor?

Bu evde, ayaklar baş olmuş da bizim haberimiz yok.

Yeter artık Seher. Belma, sen de yapma!

Siz kenarda köşede benim oğlumu kıstıracağınıza...

...asıl kendi kızınıza sahip çıkın.

Etrafı karıştıran birisi varsa o da Cemre, Belma Hanım.

Seni nankör, seni vefasız!

Seni tepemize çık diye mi adam ettik biz?

Bu eve geldiğinde sen oturup kalkmasını bilmiyordun. Özür dileyeceksin.

Benden özür dileyeceksin, sonra da pılını pırtını topla, defol git bu evden.

Asla! (Düşme sesi)

Seher!

Belma Hanım. Belma Hanım.

(Müzik)

Hemen odana git! Hemen odana git!

Bana bu yaptığından sonra, odasına mı yolluyorsun onu...

...kapının önüne koymak yerine!

Ben bir şey yapmadım. Ayağa takıldı.

Hem üstüme yürüdü, siz de gördünüz.

Pılını pırtını topla, defol git bu evden!

Belma... Seher, daha fazla bir şey duymak istemiyorum. Odana!

Haklısınız Hünkâr Hanım, ben de daha fazla konuşmayı tercih etmiyorum ama...

...insan haksızlığa uğrayınca, dayanamıyor.

-Gerçekleri açıklamak istiyor. -Ne demek o?

Ne gerçeğinden bahsediyorsun sen?

Çık dışarı. Hemen!

(Müzik)

Ya aklımı kaçıracağım Aslan. Nasıl böyle bir şey yapar, Cemre ya?

Bizim düşmanımız bildiğimiz kadının evine götürüp, nasıl teslim eder Ela'yı.

Bilmiyorum. Bilmiyorum. Ben de en az senin kadar, şaşkınım.

Bıktım Aslan, bıktım!

Gerçekten tahammül edemiyorum artık. Ne abine ne de ailesine.

Ya sürekli başımıza bela açıp duruyorlar ya.

Ya bak ama ben bu yaptıklarını, onların yanına bırakmayacağım.

Ela'yı nasıl alıp, o kadının evine götürür?

Düşmanım olsa, yapmaz böyle bir şeyi.

Tamam, haklısın ama lütfen sakinleş artık biraz.

Yapamıyorum Aslan, yapamıyorum. Aklıma, kötü kötü şeyler geliyor.

O kadının, gözü dönmüş.

Ya Çınar'ı sadece Ela'nın hayatını kurtarmak için yanımızda...

...tuttuğumuzu düşünecek kadar, aklını kaçırmış o kadın.

Ya Ela'ya bir şey yaparsa? Ya, ondan kurtulmak isterse.

Saçmalama Zümrüt.

-Zeynep böyle bir şey yapmaz. -Nasıl yapmaz ya?

Ne ara bu kadar tanıdın sen, bu kadını? Ne yaptı da senin güvenini kazandı?

O sadece, oğlunu arayan bir anne. Katil değil.

Ya sen neden bana sürekli, bu kadını savunup duruyorsun?

Benim kimseyi savunduğum falan yok, Zümrüt.

Sadece küçücük bir çocuğa zarar verebilecek bir kadın değil.

-Bunu söylemeye çalışıyorum. -Bak o kadın...

...Çınar'ı tekrar almak için elinden gelen her şeyi yapar, anladın mı?

Gerekirse tekrar elini kana bular. Cemre'yi de kandırmış.

Hem daha önce Çınar'ı kaçırdı, Ela'yı kaçırmayacağı ne malum?

Sen son dakikada yetişip, Çınar'ı kurtarmasaydın--

Ama yetiştim. Ve kurtardım oğlumuzu getirdim.

Lütfen artık, varsayımlar üzerine felaket senaryoları yazmayı bırak.

Felaket senaryosu mu?

Ya o kadının hayatımıza girmesi, başlı başına bir felaket zaten.

Bak Cemre'yi kadın kandırdı, biliyorum ben. Tehdit etti onu.

O kadından, her şeyi beklerim ben anladın mı? Her şeyi!

Ya ne olursun, biraz çabuk ol, lütfen.

Bir şey olacak diye, çok korkuyorum gerçekten lütfen.

(Zümrüt) Dayanamıyorum artık ya. Dayanamıyorum artık.

(Müzik)

Zümrüt bekle. Zümrüt bekle.

(Kapı vurma sesi)

Merak etme hayatım. Ben bakıp geliyorum hemen kapıya.

(Kapı vurma sesi)

(Kapı vurma sesi)

Kızım nerede, ne yaptın ona?

Ela!

İyi... İyisin değil mi, ha?

Ne yaptın sen Cemre?

-Ne işiniz var burada? -Amca, ben sadece.

Bir şey yapmadı, değil mi sana o? Ha? Bir şey yapmadı?

Ağzından çıkanı, kulağın duysun!

Tabii ki bir şey yapmadım, Ela gayet iyi.

Senden her şey beklenir, delirmişsin sen!

Cemre, o zorladı değil mi seni? O yüzden getirdin Ela'yı buraya.

(Müzik)

Cemre!

Yeter ama hem suçlusunuz, hem güçlü.

Ne işi var kızımın burada, ha?

Oğlumu kaçırdığın yetmedi, şimdi de kızımla mı...

-...köşeye sıkıştırmaya çalışıyorsun bizi? -Ben kimseyi kaçırmadım.

Çınar'a gelince, orada bir durup, haddini bileceksin.

Kimin kimi kaçırdığı, gayet ortada.

Biz Çınar'ın hayatını kurtardık.

Annesi hapis yatarken, kim bilir hangi yetimhanede büyüyecekti benim oğlum.

(Zümrüt) Sen bir suçlusun! (Nefes sesi)

Ve gözünü kırpmadan, suç işlemeye devam ediyorsun.

Sizin işlediğiniz suçların yanında, ben sütten çıkmış ak kaşığım!

Şunu da aklına sok. Ela'yı ben kaçırmadım, kendi isteğiyle geldi.

-Yalan söylüyorsun. -(Aslan) Zümrüt...

...doğruyu söylüyor. Cemre bana her şeyi anlattı.

Ela!

Ela!

Ela anneciğim. Ela! Ela anneciğim aç gözlerini.

-Ela! -Ela ne oldu kızım?

-Ela... Ela! Ela! -Aslan bir şey yap, ne olursun!

Ambulansı ara ne olur, çabuk bir şey yap.

Ela beni duyuyor musun kızım? Ela! Ela!

(Aslan) Aç gözünü kızım, duyuyor musun beni? Ela!

Ela babacığım duyuyor musun beni? Ela!

Sen hemşireydin yalvarırım bir şey yap. Ne olursun.

(Müzik - Gerilim)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Yeşilırmak

Seslendiren: Çiğdem Yeşilırmak

Alt Yazı: Miliza Koçak / Gülay Yılmaz / Çağıl Doğan / Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.