Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Erkek dış ses) Bu diziyi engelsiz.kanald.com.tr adresinden izleyebilirsiniz.
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
-(Çınar) Anne, anneciğim! -Çınar!
(Öpücük sesi)
(Zümrüt) Oh, çok özledim seni.
Ben de seni çok özledim.
(Öpücük sesi) Ooh!
(Müzik - Duygusal)
Zümrüt, lütfen şimdi sırası değil.
-(Zümrüt) Sen hangi yüzle? -Asıl sen, hangi yüzle?
Zeynep Hanım, lütfen! Gel!
Hadi, Çınar'ı yukarı çıkarmamız gerekiyor, hadi Zümrüt.
-Gel oğlum. -Gel oğlum.
-(Zeyno) Çınar! -Şansını, daha fazla zorlama!
(Hemşire) Zümrüt Hanım, Çınar'ı biz alalım isterseniz.
Gerek yok, ben götürürüm.
(Müzik - Gerilim)
Ne kadar kalacak hastanede?
-Canını yakacaklar mı? -(Aslan) Sen sağlıkçı değil misin?
(Aslan) Bu işleri, iyi biliyor olman lazımdı.
Yok artık!
İşte, insanın kendi çocuğu olunca öyle olmuyormuş.
Her şey, bir başka oluyor değil mi?
Güzel. O zaman Çınar'a, herhangi bir zarar vermeyeceğimizi, iyi anlamışsındır.
Amcam nasıl getirir, bu kadını buraya ya?
(Hünkâr) Aklından bile geçirme!
Çınar'ı göreceğim, bu benim en doğal hakkım.
Sen, hangi haktan bahsediyorsun?
İşlediğin suç yetmezmiş gibi, bir de bana kafa mı tutuyorsun?
Suç işlemeyi, sizden öğreniyorum ben.
Ailece suç işlemede, üstünüze yok ya.
Sen gelsene, bir dakika şuraya!
Çok güçlüsünüz değil mi?
Ben sizden daha güçlüyüm.
Anneyim ben.
Ve oğlumdan vazgeçmeyeceğim.
Bazı şeylerden, ne kadar çabuk vazgeçersen...
...o kadar, az yara alırsın.
(Hünkâr) Belli ki güvendiğin birileri var.
Aklına, bu işin çok kolay olacağını falan sokmuşlar.
Sen de inanmışsın. Yapma!
Boyundan büyük işlere kalkışırsan, karşında beni bulursun!
Ve ben, o güvendiğin kişilere benzemem!
Siz beni, tehdit mi ediyorsunuz?
İster dostça bir uyarı de, istersen tehdit.
Kelimelere takılma Zeynep.
Eğer, o aklını başına toplamazsan...
...canın yanar.
Elinizden geleni yapın.
Hiçbirinizden korkmuyorum!
(Aslan) Bir saniye gelir misin?
Ne oldu, tehdit etme sırası şimdi sende mi?
Ben kimseyi tehdit etmem, açık konuşurum.
Evet, birtakım kararlar almadan önce...
...emin olmam lazım.
DNA testini, yeniden yaptırmak istiyorum.
Bana güvenmiyorsun yani? Okey, tamam.
Hazırım ben, yapalım.
(Polis siren sesi)
(Müzik - Gerilim)
Sonucu yarın alacağız.
(Polis) Zeynep Gündoğdu nerede?
Bu ne şimdi?
Polislerden benim haberim yok.
Yalan söyledin bana.
-Yalan söyledin, Allah kahretsin! -(Polis) Koş, koş!
(Çarpma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Polis) Hastane girişini ve acil kapısını hemen tutun!
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Aslan) Zeynep!
(Aslan) Zeynep! Zeynep dur!
-Zeynep! -Gelme!
(Aslan) Zeynep!
-Zeynep! -Gelme!
Zeynep dur! Zeynep lütfen dur, bekle!
(Aslan) Zeynep lütfen, Zeynep!
-Gelme peşimden! -Dur, dur konuşalım!
(Aslan) Zeynep!
Yaklaşma, yaklaşma bana!
-Tamam, tamam durdum. -Yaklaşma, yalan söyledin bana.
-Polis yok demiştin! -Onları ben çağırmadım.
Sana yemin ediyorum, polisleri ben çağırmadım.
Lütfen bana güven, hapse falan girmeyeceksin.
Tamam, sakin ol, izin ver.
-İzin ver biraz yaklaşayım. -Sana güvenir miyim ben be!
Hepiniz yalancısınız. Hepiniz yalancısınız, katilsiniz siz!
Siz benim evladımı çaldınız!
Siz ablamla eniştemi öldürttünüz!
Ya hayat bir kere be, bir kere! Çok acı çektin, Zeyno!
Sen de mutlu olmayı hak ettin desin, be!
(Aslan) Zeynep bak, belli ki çok zor bir hayatın olmuş.
(Aslan) Ama hiç kimsenin hayatı kolay değil, lütfen sakin ol.
Dayanmaktan başka çare yok, lütfen.
Dayanamıyorum artık anlamıyor musun, dayanamıyorum!
Oğlum başkasına anne diyor, başkasının kokusunu biliyor, anne diye!
Gelme, gelme!
(Zeyno) Gelme! Bir daha giremem hapse.
Bir daha evladımın kokusunu duymadan, yaşayamam ben anladın mı?
Böyle yaparak, her şeyi daha da zorlaştırıyorsun.
Teslim olmayacağım, girmeyeceğim içeriye!
Oğlumun kokusunu bir daha duymuşken, bırakıp gitmeyeceğim onu, anladın mı?
Zeynep, lütfen dur!
Zeynep!
(Zeynep) Aah!
Tamam, tamam tuttum!
-Ah! -Tamam, tuttum seni, tamam.
Korkma.
(Zeyno) Ah, ah!
Ah!
Ah!
Oğlumu bana vermeyeceksen...
...bırak şimdi öleyim.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
Hiçbir yere kaçamaz.
Baksana, her yeri tuttular.
Er ya da geç, o kadın bize yaptıklarının hesabını ödeyecek.
(Serdar) Ne yapıp edip, bulacaksınız o kızı!
Serdar'ı bu işe, hiç karıştırmamalıydık.
(Hünkâr) Baksana, olay ne kadar büyüdü.
O sıska kız için, bir orduyu yığdı hastaneye.
Sıska dediğin kız, benim oğlumu kaçırdı.
Kızımın ölümüne sebep oluyordu, neredeyse.
İstersen, bu kadar hafife alma abla.
(Kapı açılma sesi)
-Ne oldu abi, yakaladılar mı? -Hayır, daha değil.
Efendim, bütün kapılar kapatıldı...
...zanlının hastaneden çıkması, mümkün değil.
(Telsiz anons ses) Tüm birimlerin dikkatine.
(Telsiz anons ses) Zanlı, çatıda tespit edildi.
(Telsiz anons ses) Tüm birimlerin dikkatine.
Siz, daha fazla karışıklığa sebep olmadan, burada haber bekleyin.
Lütfen!
(Telsiz sesleri)
Neden kurtardın beni?
Seni bıraksaydım, bütün sorunlar bitecekti belki.
Ne kızımın hayatını tehdit edecektin...
...ne de oğlumu almak için beni.
Ama yapmadım, bırakmadım.
Ama biz katil değiliz Zeynep, katil değiliz biz.
(Polis) Kıpırdama!
Olduğun yerde kal!
Hayır!
Görevinizi yapın.
Memur Bey, bir yanlış anlaşılma var, lütfen!
(Zeyno) Hayır!
(Aslan) Yanlış anlaşılma var, bir sorun yok.
(Zeyno) Bırakın beni, bırakın beni!
-Tamam bırakın, bırakın. -(Zeyno) Bırakın beni!
Bırakın beni! Vicdansızsınız siz, vicdansızlar!
Bırakın kızı! Serdar, duymuyor musun?
Yeter! Bu kadın senin oğlunu, benim de yeğenimi kaçırdı.
-Hâlâ nasıl korursun onu? -Ortada, kaçırma falan yok.
Sadece, bir yanlış anlaşılma var.
Bana bak, bir daha sakın benim işime karışma!
Sakın!
Bırakın beni, bırakın!
Bırakın diyorum ya!
Teşekkür ederim abi, çok teşekkür ederim.
(Zeyno) Bırakın!
Bir daha, sakın bir şey gizleme benden Zümrüt.
(Müzik - Gerilim)
(Zeyno) Of, of!
(Marş basma sesi)
(Zümrüt) Aslan, Aslan bir dinler misin? Aslan!
Nasıl anlatırsın Zümrüt, abine nasıl anlatırsın her şeyi?
Ben ona bir şey anlatmadım, ben sadece Çınar'ı bulmasını istedim ondan.
Ailemi korumaya çalışıyorum ben.
Bu ailenin; abinin yardımına da korumasına da ihtiyacı yok!
Sana söylemiştim, beni yok saydın.
Aslan dur!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Çınar dış ses) Senin oğlun mu var?
-(Zeyno) Evet. -Kaç yaşında?
-Senin yaşında. -Altı mı?
(Öpücük sesleri)
Ee, nerede peki, niye burada değil?
Burada.
(Zeyno) Yani burada.
(Müzik - Duygusal)
Pes etmeyeceğim.
Seni bulmuşken, kaybetmeyeceğim.
(Vurma sesi)
Bakar mısınız?
(Zeyno) Duyuyor musunuz? Çıkarın beni buradan!
Bakar mısınız? Açın kapıyı!
-(Zeyno) Bakar mısınız? -(Polis 2) Ne var, ne bağırıyorsun?
Kapıyı aç, kapıyı aç beni amirine götür.
Ne olur, ne olur, ne olur konuşmam lazım onunla, her şeyi anlatacağım.
Ben, Akbaş ailesinden şikâyetçiyim.
Ne olur götür.
Ne olur.
(Kapı açılma sesi)
-Sen? -(Polis 2) Amirime bakmıştım ama?
Ben de bekliyorum kendisini. Sanırım ufak bir işi çıktı.
(Polis 3) Yusuf, Yusuf koş, aşağıda olay var!
Hanımefendi yabancı değil, merak etme.
(Telsiz sesleri)
(Kapı kapanma sesi)
Bana kazık atmayacaktın Zeynep Hanım.
Sen ne şerefsiz bir adamsın be!
Çok güveniyorsun kendine değil mi?
(Cevahir) Ne olurdu uslu dursaydın, ha?
-Şu kendini koyduğun hallere bak. -Korkuyorsun değil mi?
Onun için geldin buraya.
Benim bu hayatta tek korktuğum şey...
...aptallık.
Sen zeki bir kızsın Zeynep.
Ben hayatta en çok kimden korkarım biliyor musun?
Hı?
Senin gibi, kaybedecek hiçbir şeyi olmayandan.
Sen bir annesin Zeyno.
Ve annelerin kaybedecek çok şeyi vardır.
Yüzüne kapanan bütün kapıların anahtarı bende.
Onun için, ya benimle iyi geçinir sözümü dinlersin...
...ya da yaptığın her şeyin bedelini faiziyle ödersin.
Alman usulü olacak herhalde?
Çünkü ortağız, değil mi?
Ben sana bir daha güvenir miyim sanıyorsun Cevahir Akbaş?
Eğer o çeneni tutmayıp...
...sana yardım ettiğimi Aslan'a anlatırsan...
...bir daha buradan çıkmayı unut!
Bırak oğlunu görmeyi...
...bir daha gökyüzünü göremezsin!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ağlama sesi) Allah'ım!
Allah'ım sen bana yardım et.
(Müzik - Duygusal)
Çınar.
Neredeydin?
Hani Zeyno abla var ya, onun yanındaydım.
-Canın yanıyor mu? -Biraz.
Senin canın yanıyor mu?
Hiç yanmıyor.
Bir daha beni bırakıp gitme olur mu?
-Seni çok özledim. -Gitmem.
Ben de seni çok özledim.
Belki annemden izin alıp, köye beraber gidebiliriz.
Zaten Zeyno abla, bir sürü oyun biliyor.
Sana da öğretir.
-Çınar, tut hadi! -Ayşe!
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Sokak ortam sesi)
(Yemek ortam sesi)
Oh, mis gibi tereyağı koktu ha.
Hım.
Hayırdır?
Yeni gelin gibi ne kırıtıyorsun öyle?
Yesene kızım, soğuyunca bir şeye benzemez bunlar.
-Vallahi pes Özcan. -Allah Allah!
Ya karnımı doyurmamda mı suç?
-Acımdan mı öleyim? -Sana hiçbir şey olmaz!
Ben sana diyeyim, sen hepimizi gömersin...
...üzerine bir yüz yıl daha yaşarsın.
Kızım, karnım açken kafam çalışmaz benim.
Hı, evet. Tokken Einstein olduğunu unutmuşum.
(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
Al işte bak, kesin bir şey geldi başına.
(Meryem) Yoksa, bu kadar zaman bizi habersiz bırakmazdı.
Allah vere de yakalanmasalar bari.
Merak etme.
Acı haber, tez yayılır. Hem öyle bir şey olsa bile var ya...
...bizim kapımıza da dayanırlar Meryem Hanım.
Çocuk kaçırmaya yardım ve yataklıktan. Küt içeri!
Koyun can derdinde, kasap et derdinde. Şu düşündüğün şeye bak ya!
Hani polis yakalasa iyi yine...
...Akbaşların eline geçerse o Cevahir denen adam var ya...
...Zeyno'yu konuşturmamak için Allah yarattı demez!
Özcan yeter, yeter!
Gamlı baykuş gibi, felaket senaryoları yazıp durma!
Zaten içim daralmış, bir de sen bunaltma beni!
(Müzik - Duygusal)
Öncelikle şunu söyleyeyim, ilk raundu kazandık.
Operasyon başarılı geçti. Şu an Ela'nın hiçbir şekilde...
...hayati tehlikesi bulunmuyor.
Allah'ım çok şükür.
-Çınar nasıl? -Çınar da iyi. Ee, biraz yoruldu tabii.
Ama burada kalmasını gerektirecek bir sebep, yok.
Dilerseniz eve götürün, biraz dinlensin.
(Orhan) Çınar çok özel bir çocuk, çok güçlü.
Onun varlığı ve cesareti olduğu sürece Ela'nın sırtı kolay kolay yere gelmez.
Sağ ol.
(Ağlama sesi)
Çok büyük bir yanlış yaptın Zümrüt.
Ağabeyine her şeyi anlatmakla, büyük bir yanlış yaptın.
Kızım can çekişirken, elim kolum bağlı kalamazdım herhalde.
Gördün sen de, gözünü bile kırpmadan kaçırdı oğlumuzu.
Ee ne oldu peki?
Abin kızı hapse tıktırdı. Her şey halloldu mu?
Evet, en azından şimdilik.
Sonrasında da paraysa para, tehditse tehdit!
Ne gerekiyorsa yap, çıkar onu hayatımızdan!
Diyelim ki biz çıkardık...
...peki o çıkarabilecek mi Çınar'ı hayatından?
Ya kadın doğruyu söylüyorsa, gerçekten Çınar'ın annesiyse?
Bir daha bunu sakın bana söyleme anladın mı?
(Zümrüt) Hatta aklından bile geçirme.
Çünkü Çınar'ın bir tane annesi var, o da benim.
(Zümrüt) Yoruldum artık!
Gücüm kalmadı, anlıyor musun?
Kızım için bu kadar endişelenirken, bir de oğlumla sınama beni.
Lütfen uzak tut onu bizden.
Adını dahi duymaya tahammülüm yok artık.
Tamam Zümrüt, sakin ol lütfen.
Eninde sonunda bir yol bulacağım merak etme.
Ama bana biraz zaman ver, düşünmeye ihtiyacım var.
Herkes için doğru olanı bulmak zorundayız.
-Doğru olan ne? -Bilmiyorum.
Ama bulacağım.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Kapı açılma sesi)
(Polis 2) Çıkabilirsin.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Sana, hapis yok demiştim.
Ben de oğlumu bana vermeyeceksen, bırak öleyim demiştim.
(Müzik - Duygusal)
(Martı sesleri)
(Zeyno) Çınar iyi mi?
(Aslan) Çok iyi. Doktor, hastaneden çıkabileceğini söyledi.
(Martı sesleri)
Ela nasıl?
O da iyi mi?
İyi.
Şimdilik hayati tehlikeyi atlattı.
(Martı sesleri)
Sağ ol Zeynep.
Ama şunu bil ki, biz kötü insanlar değiliz.
Çınar'ın bir annesinin olduğunu bilmiyorduk.
Kimsesiz olduğu için, onu evlat edindik.
Bu arada, ablan ve enişten için gerçekten üzgünüm.
Ama bizim bu işle hiçbir ilgimiz yok.
(Aslan) Sana bunu ispatlayacağım.
Ben hayatım boyunca...
...hiç kimseye merhametsizlik etmedim.
Merhamet dediğin...
...beni oğlumdan ayırmak mı peki?
Senin benden istediğin şey, para pul ya da mal mülk değil.
Oğlumu.
Hayallerimi istiyorsun benden.
Kızımın hayatını istiyorsun.
Biliyorsun, hepiniz biliyorsunuz.
Çınar benim oğlum, onu ben doğurdum.
Biliyorum.
Sen Çınar'ın annesisin.
Test sonuçlarını aldım.
O zaman, oğlumdan ayırmayacaksın değil mi beni?
(Araba sesi)
(Telefon zili sesi)
Alo? Efendim Kemal, dinliyorum.
(Kemal ses) Efendim, bilmek isteyeceğinizi düşündüm.
(Kemal ses) Aslan Akbaş, teşkilata geldi.
(Kemal ses) Kızı serbest bırakmak zorunda kaldık.
Peki Kemal.
Haber verdiğin için teşekkür ederim.
İyi çalışmalar.
Telefonu hoparlörden çıkar Sedat.
Özel görüşeceğim.
(Telefon arama sesi)
(Telefon arama sesi)
Ne işler karıştırıyorsunuz yine siz?
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
-(Serdar ses) Alo, Hünkâr. -Efendim Serdar?
-Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz ya? -Neden, ne oldu?
Orasını sen söyleyeceksin Hünkâr! Emniyet Müdürü aradı demin.
(Serdar ses) Aslan, kızı çıkartmış.
Tamam biliyorum, haberim var zaten benim.
(Hünkâr ses) Her şey kontrol altında, merak etme.
Ya siz beni nasıl bir duruma düşürüyorsunuz, farkında mısın?
Bana kalsa, senin bu işe hiç karışmaman gerekiyordu zaten.
(Serdar ses) Bunun için artık çok geç.
Ne tür bir pisliğe bulaştınız bilmiyorum ama, buraya kadar!
Bana her şeyi anlatacaksın Hünkâr, her şeyi.
Alo?
Alo?
(Telefon atma sesi)
Aslan, Aslan kızı çıkarmış içeriden.
-İyi ama neden? -Bilmiyorum Nizam.
İşler sarpa sarmaya başladı. Bir an önce müdahale etmemiz gerekiyor.
Serdar bu işin peşini bırakmayacak.
Eğer bu olayda bizim parmağımız olduğunu öğrenirse...
...başımıza bela olur.
(Mesaj zil sesi)
-Arabayı hazırla. -Peki efendim.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Uff Aslan! Ne yapmaya çalışıyorsun sen?
(Müzik)
Anne ben çok sıkıldım.
Keşke Çınar'la birlikte gitseydik eve.
Az kaldı bebeğim biraz daha sık dişini.
(Zümrüt) Bak hele bir iyileş...
...beraber neler neler yapacağız seninle. Tamam mı?
(Sessizlik)
Anne...
...biliyor musun ben iyileşince Çınar'la birlikte köye gideceğim.
Köy mü? Ne köyü?
Zeyno abla köye götürmüş Çınar'ı.
Iı...
...öyle mi?
Ne yapmışlar peki? Ne anlattı Çınar sana?
Çınar inekten süt sağmış.
Sonra da o sütü içmiş.
Tadı çok güzelmiş, öyle dedi Çınar.
Ben iyi olunca Zeyno abla götürecekmiş bizi.
(Ela) Söz vermiş Çınar'a.
Anne.
Bir şey mi oldu?
Yok tatlım.
Ama bak...
...sadece, Zeyno ablanı daha o kadar iyi tanımıyoruz biz.
Tamam mı?
Hadi biraz dinlen.
(Nefes sesi) (Ayak sesi)
Kilo vermeye mi karar verdin?
(Serdar) En azından bir deneyeyim diyorum.
Evet, seni dinliyorum Hünkâr.
Bu kadın kim? Ve Akbaş ailesiyle ne alıp veremediği var?
Bak Serdar...
...biz önemli bir aileyiz.
Etrafımızda ayağımıza taş koymak isteyen çok insan olabilir.
Bence sen bu kızı fazla ciddiye alıyorsun.
Uğraşacak başka işin gücün vardır senin.
Dün işimi gücümü bıraktım, bütün emniyeti ayağa kaldırdım.
Sabah öğreniyorum ki Aslan Bey gidip kızı çıkartmış.
İtibarımı hiç kimsenin iki paralık etmesine izin vermem Hünkâr.
Şimdi...
...senden bir açıklama bekliyorum.
Bazı şeyleri bilmemen bazen daha iyidir.
Hele ki senin konumunda olan birisi için.
Benimle oyun oynamayı bırak.
(Hünkâr) Seninle oyun falan oynamıyorum.
Hatta belki inanmayacaksın ama...
...o iki paralık ettiğimizi düşündüğün onurunu korumak için uğraşıyorum.
O yüzden...
...bu aile içi bir mesele.
Şimdi bırak da ben halledeyim.
Öyle mi?
Aile içi demek?
Hıı. Hatırlar mısın bilmiyorum ama...
...Cevahir'i içeri attırırken aile meselelerine karışmam konusunda...
...pek bir hevesliydin Hünkâr.
O zaman durum farlıydı.
Holdingin geleceği söz konusuydu.
Mecburdum!
Durumlar değişti diyorsun. Peki...
...madem öyle ben de ortaklığımızı gözden geçirip...
...kartlarımı ona göre açarım.
O kartlar açılırsa...
...benimle beraber sen de yanarsın.
Bunu sakın unutma.
(Müzik - Gerilim)
(Marşa basma sesi)
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
Otele gidiyoruz.
(Müzik - Gerilim)
Hadi Aslan aç şu telefonu hadi.
(Araba sesi)
Bir yerde durup ağrı kesici almamı ister misiniz efendim?
Geçer şimdi.
Serdar’ı tanıyorum. Tatmin olmadı. Bu işin peşini bırakmayacak.
Kızı ondan uzak tutmamız lazım.
Bu konuda ne yapmamı istersiniz?
Serdar'ı kontrol edemeyiz. Ama kızı edebiliriz.
Ne pahasına olursa olsun Serdar'ı ondan uzak tutmamız lazım.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi) (Müzik - Gerilim)
(Zeyno) Tutsana şunu.
-(Güvenlik) Hoş geldiniz Aslan Bey. -Hoş bulduk.
(Kapı kapama sesi)
(Müzik - Gerilim)
Bu kadının burada ne işi var?
(Kapı açılma sesi)
(Kuş cıvıltısı sesi)
Baba.
(Müzeyyen) Çınarcığım dikkat et düşeceksin.
(Çınar) Babam gelmiş.
(Müzik)
-(Çınar) Baba. -Hopp!
-(Çınar) Babam gelmiş. (Aslan) Ahh yakışıklı oğlum.
(Müzik)
Hopp boynumu koparacaksın ya.
Bana bak amma güçlenmişsin sen Çınar.
(Gülme sesi)
(Müzik)
Merhaba Çınar. Nasılsın?
Beni götürmeye mi geldin yine?
(Müzik)
Hayır oğlum hayır. Zeyno abla seni hiçbir yere götürmeyecek. Tamam.
İyi. Zaten Ela ablam olmadan gitmem.
Köye beraber gideceğiz diye söz verdim.
Tabii annem izin verirse.
(Müzik)
Ben seni merak ettiğim için geldim.
Nasıl oldun onu merak ettim.
(Müzik)
-Aslan Bey hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
Hadi Çınarcığım yukarıya çıkalım.
Sen çıkabilirsin Müzeyyen. Çınar bizimle kalacak.
(Müzik)
Çıkabilirsin.
(Ayak sesi)
(Aslan) Geç bakalım.
(Ayak sesi) (Müzik)
-(Müzeyyen) Hoş geldiniz Hünkâr hanım. -(Hünkâr) Hoş bulduk.
-(Hünkâr) Aslan yukarıda mı? -Evet. Ama yalnız değil.
Kim var?
Siz kendiniz görseniz daha iyi.
(Müzik) (Topuk sesi)
Nasıl sağıyorduk ineği?
Big, big, big, big! (Gülme sesi)
Öyle değil şöyle.
Hap, hap, hap!
Ahh ölürüm sana. (Öpme sesi)
Baba biliyor musun...
...Zeyno ablanın oğlu varmış. Adı da Can'mış.
(Çınar) Benim yaşımdaymış.
Zeyno ablam buramda yaşıyor dedi.
Öyle mi?
Öyle.
(Çınar) Ama bir daha hiç ayrılmayacaklarmış.
(Müzik) (Topuk sesi)
Buyurun.
Çay alır mıydınız?
(Müzik - Gerilim)
-Hoş geldin abla. -Hoş bulduk.
(Müzik - Gerilim)
Seher abla bana da bir portakal suyu verebilir misin?
Tabii Çınarcığım. Hemen getiriyorum.
(Müzik - Gerilim)
Aslan bir dakika konuşabilir miyiz?
(Müzik - Gerilim)
Müzeyyen'e söyle içeri geçsin hemen.
Gözünü Çınar'ın üstünden ayırmasın.
Tamam Hünkâr Hanım.
(Araba sesi) (Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
-Ne oluyor? -Bu kadının burada ne işi var?
-Hangi kadın? -Çınar'ı kaçıran kadın.
(Belma) Bu evde neler oluyor aklım almıyor Cevahir.
(Müzik - Gerilim)
(Hünkâr) Aslan sen aklını mı kaçırdın?
O kızı karakoldan çıkartarak...
... ne kadar büyük bir hata yaptığının farkında mısın?
Ben asıl hatayı yıllar önce sana güvenerek yaptım abla.
Bize yalan söyledin.
O kadını bu eve ben değil sen soktun.
-Aslan ne diyorsun sen? -(Aslan) Kimsesi yok dediğin oğlum...
...şu an salonda öz annesiyle oturuyor.
-Nasıl bu kadar emin olabi-- -DNA testini yeniden yaptırdım.
Kız doğruyu söylüyor.
(Müzik - Gerilim)
Bu hiçbir şeyi değiştirmez. Sahte rapor alırız.
(Hünkâr) Dava da açamaz. Hem açsa bile...
...bizim avukatlarımıza karşı onun avukatı.
Tabii bir avukat bulabilirse kendine.
-Çınar'ı bizden alamaz. -Yıllar sonra hepimiz...
...Çınar'a hesap vermek zorunda kalacağız.
Ve maalesef gerçeklerin ortaya çıkmak gibi pis bir huyu var abla.
(Müzik - Gerilim)
(Zeyno) Bu ne?
(Çınar) Bu koyun. Belki biraz yapamadım.
-Çok güzel olmuş. -(Çınar) Hı.
-Bizim köydeki koyun mu bu? -(Çınar) Hı hı.
-(Çınar) Hani yavrusu olan. İşte o. -(Zeyno) Ay çok güzel.
(Çınar) İşte o yüzden büyük yaptım. Bu da köyümüzde ki dağ.
(Çınar) Bu da horozlar. Bir tanesi horoz diğeri--
Senin ne işin var burada?
Zeyno abla beni ziyarete gelmiş.
Öyle mi?
Ne güzel sürpriz.
(Müzik - Gerilim)
Seni kim çıkardı?
Kardeşin!
-Eğer Aslan'a bir şey söylediysen-- -Merak etme...
...kimseye bir şey söylemedim.
Ama şimdilik.
Sırrımızı tutup tutmayacağım sana bağlı.
Sakın beni tehdit etmeye kalkma!
Ne yaparsın?
Yoksa çıkartmaz mısın içeriden beni?
(Müzik - Gerilim)
(Masaya kalem vurma sesi) (Nefes sesi)
(Kapı tıklama sesi) (Kapı açılma sesi)
Abla bu ne demek? Ne işi var bu kadının burada?
Ben de senin kadar şaşkınım Belma.
Zümrüt biliyor mu burada olduğunu?
Sence?
Aslan'ın işi tabii ki.
Dün kızı hastaneye getirmesinden belliydi zaten.
Evet maalesef.
(Belma) Yok anlamıyorum ben bu Aslan'ı.
(Belma) Delirtecek kadını sonunda.
Zümrüt o kızı bu evde görürse kıyameti koparır. Ki hakkıdır.
Yani yerinde ben olsam, "taş taş üstüne koymam" öyle diyeyim.
(Araba sesi) (Müzik)
(Hünkâr) Biliyorum ben biliyorum.
Ama beni asıl endişelendiren Zümrüt değil Serdar.
Ben sana olacakları söyleyeyim.
Zümrüt gelecek, o kadını görecek sonra ilk iş...
Serdar'ı arayacak.
Sonra da "ayıkla pirincin taşını"
İşte bak o yüzden buna engel olmamız lazım.
Anlıyor musun beni? İkimiz.
Zümrüt eğer Serdar'ı arsa...
...holdingde bütün işler karışır.
Haklısın.
(Müzik - Gerilim)
İneğin tepesine "möö" yazsana.
Yazalım bakalım.
Möö! (Gülme sesi)
Ben sana küsmüştüm aslında.
Çünkü sen beni çok ağlattın.
Peki şimdi?
Şimdi barıştık mı?
Hı hı. Çünkü sen çok komiksin.
Beni bir daha ağlatma olur mu?
Sana söz veriyorum. Bir daha seni hiç ağlatmayacağım.
Çünkü sen üzülürsen ben dayanamam.
Ben de sana söz veriyorum. Bir daha hiç küsmeyeceğim.
Zaten birazcık küsmüştüm. O da gemide.
(Çınar) Ben köyde çok eğlendim.
Annem izin verirse Ela ablamı da köye götürebilir miyiz?
Çünkü ona nasıl süt sağdığımı göstereceğim.
Annen izin verirse neden olmasın.
Baba Zeyno ablaya odamı gösterebilir miyim?
Tabii ki oğlum gösterebilirsin.
-Hadi gel Zeyno abla. Hadi gel. -Hadi.
Kendinize dikkat edin Zeynep Hanım.
Yanlış yapıyorsun Aslan.
Ya Zümrüt çıkıp gelse.
(Müzik)
Kafamda bir sürü soru var abi.
Ve bütün bu soruların cevabı...
...o kızda gizli.
O yüzden de...
...yakınımda bir yerlerde olması hepimiz için çok daha güvenli.
Benim ne yapıp edip...
...ona kimin yardım ettiğini bulmam gerekiyor.
Ee neyse...
...dün gece için sana teşekkür edemedim.
Her şey için sağ ol.
(Müzik)
Allah kimseyi evladından ayırmasın.
(Cevahir) Ne demek olduğunu çok iyi bilirim.
Hapiste her gece Cemre gözümde tüttü.
En güzel yaşlarını kaçırdım.
(Cevahir) Çıktığımda kocaman kız olmuştu.
Şanslısın Aslan.
(Cevahir) Çocukların dizinin dibinde büyüyor.
Bence şansını fazla zorlama da...
...kurtul şu kızdan.
Ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum.
Merak etme.
Tamam.
Sen bilirsin.
Ben eve gidiyorum.
Bir şey olursa haberleşiriz.
Tamam görüşürüz.
(Müzik)
(Araba sesi) (Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi) (Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
Bunu ben yaptım.
Çok güzel olmuş, çok güzel yapmışsın.
Ama yazılarını ablam yaptı.
Çünkü ben daha tam öğrenemedim yazmayı.
Annem de çok beğendi zaten.
Ama her yaptığımı beğeniyor.
(Müzik - Duygusal)
İstersen bu sene sen de gelebilirsin doğum günüme.
Annem söz verdi. Örümcek Adam da gelecek.
Aslında içinde ne olduğunu biliyorum.
Abi üzülmesin diye...
...inanmış gibi yapıyorum.
Sen ne balsın öyle.
(Öpme sesi)
Dur bak sana ne göstereceğim?
(Müzik - Duygusal)
(Çınar) Bak.
Bu...
Benim çıkan ilk dişim.
(Müzik - Duygusal)
(Zeyno) Mis kokulum.
Can'ım.
Oğlunu mu özledin?
Oğlumu çok özledim.
Sen ne kadar akıllısın.
Hadi gel bahçeye gidelim.
-Ne yapacağız bahçede? -Soğuk sıcak oynayacağız.
Hadi, hadi koş.
(Müzik - Duygusal)
(Çınar) Açabilirsin.
Bakalım yaramaz dinozor neredeymiş?
(Müzik)
Ilık
Ilık.
Daha çok ılık.
-Hımm. -Çok, çok ılık.
-Oo. -Sıcak.
Sıcak.
(Çınar) Evet çok sıcak, çok sıcak, çok sıcak.
(Çınar) Çok sıcak. Buluyorsun çok sıcak.
Sıcak çok sıcak.
Direğin dibinde.
Yaa hile yaptı.
Merhaba. Adın ne senin?
Uğur.
Uğur.
İçimden bir ses, bu oyunu çok iyi bildiğini söylüyor
Çınar'la ikiniz çok iyi bir takım olabilirsiniz.
Bana karşı siz ikiniz. Ne dersin?
Ben bu oyunu sevmiyorum.
Tamam. Hangi oyunu seviyorsun?
Biz okulda arkadaşlarla saklambaç oynuyorduk.
Olur.
Uğur ne yapıyorsun sen oğlum? Gel buraya.
Ya anne oyun oynayacaktık biz ya.
(Seher) Başlarım senin oyunundan. Gel.
(Uğur) Ya anne!
Uff ya!
Çok memnun oldum Uğur. Görüşürüz.
Yürü! Bir daha o kadının yakınına yaklaşmayacaksın. Anladın mı beni?
(Uğur) Ama anne ya!
Sus bağırttırma beni. Bir daha söylemeyeceğim o kadar.
Seher ne konuşuyordunuz orada?
Yo. Ne konuşacağız Hünkâr Hanım?
Vallahi hiç yüzüne bile bakmadım.
Kaptığım gibi çocuğumu aldım elinden geldim.
Tamam gidebilirsin sen.
(Müzik - Gerilim)
(Çay koyma sesi)
(Topuk sesi)
(Seher) Üff!
Maşallah yani. Evin kadını geldi çöktü eve.
Gene ne söyleniyorsun kendi kendine? Kim çökmüş eve?
Uff kim olacak? Çınar'ın anası olacak o kadın.
(Çay bardağı sesi) Bana bak Seher...
...Çınar'ın bir tane anası var. O da Zümrüt Hanım.
Abuk sabuk konuşup insanın asabını bozma.
Al.
Portakallı, cevizli sen seversin.
Çayın yanında iyi gider.
Allah aşkına Nizam abi...
...sen görmüş, geçirmiş "şeytana pabucunu ters giydirmiş" adamsın...
...sen yapma bari.
Bu kadın haklı olmasa, bunların etekleri bu kadar tutuşur mu?
Seher çok konuşuyorsun çok.
Ama kabul et boş konuşmuyorum.
Bana bak kızım...
...bunca laf arasında tek bir doğru laf ettin.
Haklısın. Görmüş, geçirmiş adamım.
O yüzden söyleyeceklerimi iyi dinle.
Sakın ha sakın!
"Ekmek yediğin kabı pisleme"
(Müzik - Gerilim)
(Hünkâr) Aslan, bak bu böyle olmaz.
Az önce Zümrüt aradı.
Açmadım telefonu.
(Zümrüt) Ne diyeceğimi bilemedim. Ya şimdi çıksa gelse?
Oğlunu orada bahçede başka bir kadınla oynarken görse.
Kendini biraz Zümrüt’ün yerine koyar mısın lütfen.
(Aslan) Ona kim yardım etti?
Çınar'ı bu evden çıkarıp...
...o kadının eline kim teslim eti?
Önce bunu bulacağız.
İçimizde ki düşman kim?
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı kapanma sesi)
(Çınar) Sıcak. Çok sıcak.
Çınar.
(Müzik - Gerilim)
Ela’yı içeri götür hemen.
Ama anne ben Çınar'la oyun onamak istiyorum.
Elacığım sen içeri geç. Ben Çınar'ı gönderiyorum hemen.
-Hadi, hadi. -(Çınar) Annem gelmiş.
(Zümrüt) Çınar içeri hemen.
Ama biz Zeyno ablayla oyun oynuyorduk.
Eve dedim hadi!
(Müzik - Gerilim)
Ne işin var benim evimde?
Ha? Cevap ver. Ne işin var?
(Müzik - Gerilim)
Allah kahretsin!
Ben de bundan bahsediyordum işte.
Sen ne biçim kadınsın ha?
Hiç mi utanman, hiç mi vicdanın yok senin?
Benim vicdanımı sorgulayacak son insan sensin Zümrüt Akbaş.
Kızım ölüyordu senin yüzünden.
Bir tek kızın umurunda değil mi? Varsa yoksa Ela.
Çınar umurunda değil ki senin. Çınar senin için...
...kızını bağladığın, yaşam destek ünitesinden farksız.
Ela, Çınar olmadan yaşayamaz doğru...
...oğlum ablasına hayat veriyor. Bu da doğru.
Ama Çınar olmadan yaşayamayacak tek kişi Ela değil.
Ben de yaşayamam anladın mı? O benim oğlum, her şeyim.
Kendini bu yalana inandırarak..
...vicdanından da, günahlarından da kurtulamazsın.
Bak benden sana bir tavsiye...
...daha fazla kendini de, oğlumu da kandırma.
Yeter! Sana gerçeklerden bahsedeyim mi?
Çınar'ı ben büyüttüm. "Anne" diye ağladığında ben koştum onun yanına.
Korktuğunda bana seslendi "anne" diye.
Benim kokum sindi onun üstüne. Anladın mı?
İstersen çağıralım şimdi Çınar'ı...
...soralım bakalım annesi kimmiş?
-Çınar! Çınar! -Zümrüt yapma!
-Çınar'ı getirsinler hemen. -Çınar'ı bu işe karıştırma.
-Hadi içeri gir lütfen. -Hayır Aslan!
Bu kadın neyin gerçek, neyin yalan olduğunu öğrenecek.
Öyle bir kâğıtla anne olunmuyor.
Çınar'ın annesi kim öğrenecek, düşecek yakamızdan.
-Hadi içeri lütfen. -Sen misin Çınar'ın annesi?
Bu mu senin anneliğin?
Ne yapacaksın? Oğlumu çağırıp "annen kim göster" mi diyeceksin?
Hiç oğlunun ne hissettiğini düşünmeden.
İşte senin anneliğin bu kadar.
Çocuğun ne hissettiği umurunda bile değil.
Çünkü sen, bu rekabetten galip gelmek istiyorsun.
Sen bir tek kendini düşünüyorsun.
Çocuğu falan düşündüğün yok.
-Hadi içeri. -Bir dakika Aslan.
Sen mi düşünüyorsun Çınar'ı ha? O yüzden mi kaçırdın çocuğu?
Ne hale geleceğini o zaman düşünmedin mi?
Ben kaçırmadım onu. Ben oğlumu aldım sadece.
İstesem annesi olduğumu da söylerdim.
(Zeyno) Onun ne hissettiğini düşünmesem...
...sizin yaptıklarınızı tek tek anlatırdım.
(Zeyno) Sen olsan çoktan yapmıştın.
(Zeyno) Sen olsan her şeyi anlatmıştın.
Sırf kendini iyi hissetmek için. Ama ben...
...yapamadım, anlatamadım. Çünkü kıyamadım oğluma.
Çünkü ben onun annesiyim.
Çünkü Çınar benim oğlum!
Sen benim yerimde olsan ne yapardın acaba?
Ama dur söyleyeyim mi ben?
Aynen o adama yapmaya kalktığın gibi beni öldürmeye kalkardın sen.
Senin gerçeklerin, benim hiç umurumda değil.
Benim için tek bir gerçek var. O da oğlumu asla bir katilin eline...
...bırakmam ben. -Ben miyim katil?
Asıl katil sizsiniz.
Siz benim ablamla, eniştemi öldürttünüz!
Sen çizmeyi aştın artık!
-Abla karışma. Tamam içeri gir. -Aslan!
(Aslan) İçeri gir lütfen hadi. Zümrüt sen de içeri hadi.
Bu kadını bu evden gönder Aslan.
Çocuklarının yanına gider misin?
Ben hastanede Ela'nın yanındayken...
...bu kadını nasıl getirirsin bu eve?
Çınar'ı nasıl bırakırsın bununla yalnız?
Ne ara güvendin bu kadına ha?
Sadece bir gün de ne değişti? Cevap ver bana!
Hadi içeri girelim. Gel.
Çınar için sen sadece bir yabancısın. Tamam mı?
Onun annesi benim ve bu hep öyle kalacak.
Bunu aklına sok!
(Aslan) Belma içeri gir lütfen. Evden çıkmasın Zümrüt.
(Müzik - Gerilim)
Kaç saat oldu? Lütfen haber ver artık ne olur.
(Tele sekreter) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
Yine kapalı. Ahh Zeyno ahh!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Özcan! (Anahtar sesi)
Var mı bir haber?
(Anahtar koyma sesi) Maalesef.
Ohh!
(Nefes sesi)
Vallahi her yere baktım Meryem.
(Özcan) Hastanelere, acil servislere, vapur iskelesine. Yok!
Yok!
"Yer yarıldı içine girdiler" sanki.
Nasıl yok ya? Ne yapacağız peki Özcan?
Vallahi yapacak bir şey yok. Bekleyeceğiz.
Şarjı bitmiştir belki hı?
Bak sen de panik yapma. Beni de geriyorsun.
Nasıl bekleyeceğiz ya Özcan? Kalk bir şey yapalım.
-Karakola falan gidelim yani. -Ya kızım sen manyak mısın?
Ne diyeceğiz karakola gidip ha?
"Biz bir çocuk kaçırdık, onu da kaybettik, bize bulun" mu diyeceğiz?
Özcan başına bir şey geldi kesin.
Meryem sakin ol. Bak sakin ol, iyilerdir.
Tamam çocukla kaçtı.
Ne yapmıştır? Telefonunu kapatmıştır.
Arar, haber verir. Sen sakin ol ya. "İyi düşün iyi olsun" tamam mı?
Aman Özcan ya!
(Müzik)
Bir dakika ya! Benim bir abi vardı. Taksiden müşterim.
Polis.
(Özcan) Hıh.
Telefonu versene bana.
(Müzik)
Çalıyor.
Alo.
Abi merhaba.
Özcan ben Özcan. Taksici Özcan.
Evet abi.
Kusura bakma rahatsız ediyorum seni ama...
...bir şey sormak istemiştim de ben.
Annem niye kızdı bu kadar anlamıyorum.
Elacığım, bazen büyükler kendi aralarında...
...tartışırlar. Siz boş verin olur mu?
Biz oyun oynuyorduk sadece.
(Müzik) (Zümrüt nefes sesi)
(Belma) Ahh!
Anne niye bu kadar bağırdın Zeyno ablaya?
Onun bir suçu yok ki. Oyun oynuyorduk biz.
Bir daha o kadınla konuşmanı istemiyorum, anladın mı?
-Ama neden? -İstemiyorum çünkü o kadar.
Şimdi gidin ablanla odanda oynayın.
Ben söyleyene kadar da inmeyin aşağıya hadi.
Gel Çınar.
Cemre sen de yanlarında olur musun lütfen?
(Müzik)
O kadın bana oğlumu asla göstermeyecek.
(Zeyno) Bak...
...bak ya karını ikna edersin ya da oğlumu alıp---
(Aslan) Zeynep yeter! Yeter!
Anne dediğin önce kendisini değil...
...evladını düşünür.
Eğer böyle bir şey yaparsan...
...Çınar'ın ne hissedeceğini düşündün mü?
Sakın...
...sakın benim anneliğimi sorgulama.
Bunun sorumlusu ben değilim sizsiniz.
(Müzik)
(Aslan) Kabul etsen de, etmesen de burası Çınar'ın evi.
O burada mutlu. Kendisini güvende hissediyor.
(Aslan) Eğer onu sevdiklerinden koparırsan...
...Çınar, ömür boyu senden nefret eder.
Çınar bir gün, gerçeği öğrenecek.
O zaman da ömrünün sonuna kadar benden değil, sizden nefret edecek.
Bunu zaten biliyorsunuz...
...bunu hepiniz biliyorsunuz ve bundan korkuyorsunuz değil mi?
Benden size bir tavsiye.
Bence bir an önce, kendinizi buna alıştırsanız iyi ederseniz.
Bak, ya karını ikna edersin...
...ya da yaptıklarının hesabını mahkemede ödersin, Aslan Akbaş!
(Müzik)
Ne yaptığını sanıyorsun sen? Ben bağırıp çağırmayı, bilmiyor muyum Zümrüt?
O kadını evime getiriyorsun, bir de bana gelmiş hesap mı soruyorsun?
İstesen de istemesen de o kadınla uzlaşmak zorundayız.
Asla!
Kadın doğruyu söylüyor.
-Ne? -DNA testi yaptırdım.
Zeynep, Çınar'ın öz annesi.
Yapacağımız herhangi bir hata, ömür boyu Çınar'ı kaybetmemize sebep olur.
Olamaz, Çınar'ı alamaz bizden.
Üstelik, o suçlu.
-Hapis yatmış, mahkemeye gitse bile-- -Suçluyuz Zümrüt.
Rızası olmadan bir çocuğu, Türkiye'ye getirdik.
Eğer yaşananlar ortaya çıkarsa halimizi bir düşün.
Bak, biz güçlü bir aileyiz. Bir yolunu buluruz.
-Daha önce de bulduk, öyle değil mi? -Ne yapalım yani?
Beş yıl önce oğlunu almışız elinden, şimdi de canını mı alalım?
Biz sorunlarımızı, bu şekilde mi hallediyoruz Zümrüt?
Bana bak, o kadınla anlaşmaktan başka çaremiz yok.
-Bunu kafana sok! -Ben o kadınla asla anlaşmam, anladın mı?
Çınar benim oğlum ve ben onu hiç kimseye vermem.
(Cam kırılma sesi)
(Müzik)
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
Tamam, Muzaffer Bey.
Aslan, yarın şirkete gelecektir.
Siz işleri aksatmayın olur mu?
Aslan... Aslan nereye?
-Buyurun Aslan Bey. -Kimseyi istemiyorum.
(Araba sesi)
Ay ben dayanamayacağım. Niye aramıyor arkadaşın Özcan?
Ya kolay mı kızım? Adam ta Yalova emniyetinden bilgi alacak yani.
Kesin bir şey geldi başına, kesin.
(Telefon zili sesi)
Aha, arıyor. Arıyor vallahi. (Telefon zili sesi)
Alo.
Efendim abi. Ha... Var mı bir gelişme?
Evet.
Ha.
Öyle diyorsun.
Tamam, tamam. Eyvallah abi çok sağ ol.
-Ne diyor duyamadım? -Bir haber yok.
-Nasıl yok ya? -Vallahi poliste hiçbir kaydı yok.
Ufff... (Telefon zili sesi)
Oha.
-(Özcan) Zeyno arıyor. -Ay aç, aç, aç.
-Alo. -Alo Meryem.
-Neredesiniz? -Asıl sen neredesin?
Dün geceden beri seni arıyoruz biz. İyisin değil mi? Başına bir şey gelmedi?
Hayır, iyiyim.
Emin misin bak sesin kötü geliyor.
-Aslında değilim, anlatırım. -Neredesin sen şimdi?
(Zeyno ses) İstanbul'dayım ben, gidemedim.
On beş dakika sonra çay bahçesinde buluşalım mı?
Tamam, tamam çıkıyoruz tamam.
İstanbul'daymış, Yalova'ya falan gidememiş.
Ay başına ne geldiyse artık çay bahçesinde bekliyor bizi.
-Çabuk, çabuk hadi. -Ne diyorsun sen ya?
(Islık sesi)
(Islık sesi)
(Islık sesi)
Hayırdır? Keyifli görünüyorsun.
Görünmüyorum, öyleyim Belma.
(Belma) Üstüme iyilik sağlık.
Aslanlarda yer yerinden oynuyor, sen burada...
Cık. Henüz yer yerinden oynamadı.
Bu sadece minik bir artçı.
Ama yarın...
-...taş üstünde taş kalmayacak. -Ne işler çeviriyorsun sen gene?
-Söylesene. -Yarın bütün ekonomi haberleri...
...televizyonlar, gazeteler kocandan bahsedecek Belma.
Iraklıları hatırlarsın.
-Aslan'ın taş koyduğu iş. -O iş tamam.
Yarın imzayı atıyoruz.
-İyi ama nasıl? -Orasını karıştırma sen.
Şu kadarını bil yeter. Artık Akbaş Holding'de...
...her şeyi imzalama yetkisine sahibim.
Ama ağzını, sıkı tut.
Aslan'ın haberi yok.
Ona sürpriz yapacağım.
Az kurt değilsin sen.
İşte şimdi, babam mezarında rahat edecek.
Hakkımızı almanın vakti gelmişti.
Sen hiç merak etme.
Babanın verdiği, her karış toprağın karşılığını alacağız.
(Müzik)
(Martı sesleri)
(Özcan) Vay be neler olmuş ya.
(Özcan) Ya Zeyno peki o Cevahir denen adamı, neden ele vermedin?
Evet ya, bir de tehdit etmiş seni.
Ben o aileden kimseye güvenmiyorum ki.
Bana sorsan, hepsi birbirinin kuyusunu kazıyor.
Cevahir, şu anda elimdeki en büyük koz.
Bana yardım ettiğini Aslan'a anlatacağım diye ödü kopuyor.
Zamanı geldiğinde, benim çıkış biletim olabilir Cevahir.
-Ee, peki şimdi ne yapacaksın? -Yani iyi bir avukatım olsa...
...her şeyi çözerim.
Aa, bir dakika ya. Benim zehir gibi bir tane avukat abim var.
Sizin hakkınızı, nasıl ödeyeceğim ben?
Aman be. Sen de ağlatacaksın beni, zaten şurama kadar doluyum.
Sonuna kadar arkandayız Zeynep, sakın pes etme.
Ulan bu dünyada, hep garibanlar mı kaybedecek ya, ha?
Göreceksin bak canlarına ot tıkayacağız onların, canlarına.
Ulan onlar da para varsa bizde de mangal gibi yürek var kardeşim!
Yürü be kocam.
İyi ki varsınız.
Neyse.
Siz muhabbete devam edin. Meryem, sen şeyi halledersin, tamam?
Hadi eyvallah.
Canım ya.
(Müzik)
Bulabildin mi evdeki köstebeği?
-Hoş geldin Muhsin. -Hoş bulduk.
(Restoran ortam sesi)
Keşke mesele sadece bu olsa.
Yıllardır benim çatım altında yaşayan biri...
...evimde yaşayan biri.
Kadına yardım etti.
Oğlumu kaçırttı Muhsin, daha ötesi var mı?
(Muhsin) Sıkma canını Aslan. Bulacağız.
-Öyle ya da böyle bulacağız. -Bulacağız.
Hele bir ortaya çıksın.
Bedelini ağır ödeyecek.
Size bu anlaşmanın olacağını, söylemiştim beyler.
Bakın, sözümde durdum.
Şu adamlar Iraklı.
Ta kendileri. Hayırdır acaba? Akbaşlarla ne işi olabilir?
Düşündüğüm şey değildir inşallah.
Görünüşe bakılırsa öyle ama iş yapacaklar gibi.
Vay be.
Sonunda Aslan Akbaş'ı ikna etmeyi başardın demek.
Yalnız, geçen seferki gibi başımıza kötü bir sürpriz gelmez inşallah.
Hiç merak etmeyin, hiçbir sorun çıkmayacak.
Yarın anlaşma tamamdır.
Bakalım Ankara'nın bu anlaşmadan haberi var mı?
Her şey için sağ ol Muhsin.
İki gündür benim için yaptıkların. Sen olmasan Çınar'ı bile bulamazdım.
Sen... Vallahi benim tanıdığım Aslan...
...allem eder kallem eder, gerekirse dünyayı yakar, yine de oğlunu bulurdu.
Hem bir daha da teşekkür falan etme öyle.
Ya sen sokaktan geçen bir adam değilsin ki. Dostumsun benim, dostum.
Bak senin canını sıkan şey...
...benim de sorunum olur. Ve ben onu çözmeden, bırakmam.
Tabii, ne olduğunu bilirsem.
(Ortam sesi)
Öyle bir şey öğrendim ki Muhsin...
...vicdanımla, mantığım...
...bir günde kanlı bıçaklandı.
Ah Meryem... İlk dişini gösterdi bana.
İnci gibi. O kadar güzeldi ki.
Ne ilk dişinde ne ilk yürüyüşünde hiçbir şeye şahit olamadım.
-Kızım nasıl bıraktın onu o evde? -Ne yapayım Meryem?
-Başka çarem mi var? -Orası öyle ama...
Allah'ım sen şu garibanları, tez elden kavuştur ya Rabbi'm.
-O da olacak. -Vallahi helal olsun ha.
Aslan Akbaş'ta esaslı adammış.
Ne demek esaslı adam Meryem? O adam benim oğlumu--
Ya tamam yaptığını onaylamıyorum da onların da gücü ortada yani.
İstese iki dakikada şu raporu değiştirir, sahte rapor hazırlardı. Yalan mı?
Doğru.
Değiştirebilirdi ama değiştirmedi.
Aa. Bunlar kim ya?
Onlar. Çınar'ı mı getirdiler yoksa?
(Müzik - Gerilim)
İyi geceler Çınarcığım.
-İyi geceler. -İyi geceler.
Ee ne var şimdi bu resimde?
-Neresi burası? -Burası Zeyno ablanın, beni...
...götürdüğü yer.
Anladım.
Neler vardı peki orada? Ne yaptınız siz?
İnekler vardı, koyunlar vardı, tavuklar vardı.
Horozlar vardı, hepsi vardı. Bir de Hikmet dedeyle, Havva nine vardı.
Onlar kim?
Şeyin babası...
...ha, Özcan abinin. Özcan abinin babası, Hikmet dede.
Bir de Meryem abla vardı. Biz hep oyun oynuyorduk onlarla.
Anne yemin ederim hiç terlemedim. Ne olur kızma.
Hiç terlemedim, gerçekten.
Kızmadım.
Kızmam ben merak etme.
-Ama seni çok özledim ben. -Ben de.
Biliyor musun Zeyno ablaya seni özlediğimi söyledim.
-Ben anneme gideceğim dedim. -İyi demişsin, bal böceğim.
Peki, Zeyno ablan ne dedi sana?
"Söz veriyorum gideceğiz" dedi.
Anladım.
Peki. Başka ne konuştunuz?
Beni çok seviyormuş. Bir de oğlu varmış.
-Oğlunu anlattı bana. -Ne?
-Neyi anlattı? -Can'ı.
Hatta yanlışlıkla bana "Can" dedi.
-Başka ne konuştunuz peki? -Bir daha hiç ayrılmayacaklarmış.
Burasında yaşıyormuş.
(Müzik)
Anne sen Can'ı hiç gördün mü?
Yok.
Görmedim.
Hadi yat bakalım.
(Müzik - Duygusal)
Bir daha beni bırakıp sakın gitme olur mu?
Gitmem.
İyi uykular.
(Müzik - Duygusal)
Güle güle oturuna gelmediniz herhalde?
Evet, sizi dinliyorum.
Sahip olduklarınla kıyaslarsak fazla cesursun.
Yine aynı şeyleri konuşmaya geldiyseniz eğer--
Buraya konuşmaya gelmedim. Seninle anlaşmaya geldim.
Direkt konuya gireceğim. Yanına sığındığın dostlarını fazla bekletmeyelim.
İki dakika ayrılıyoruz yanınızdan, hop yine başlamış aksiyon.
Ay dur hış hış hış. Duyamıyorum.
Te Allah'ım ya.
Şimdi tek bir tuşumla hesabına 10 milyon euro yatıracağım.
Sen de yarın ilk uçakla Hollanda'ya geri döneceksin.
Tabii ki tek yöne.
Ve en önemlisi Çınar'ı unutacaksın.
(Müzik)
Ela'nın hayat garantisi için çok az değil mi?
Bu Ela'nın hayat garantisi için değil.
Senin hayat garantin için.
Yanlış insana, yanlış cevap.
Ben oğlumun hayatı için altı yıl hapis yattım.
Aptallık etme.
Bu parayla kendine yeni bir hayat kurabilirsin.
Gençsin, başka çocukların da olur.
Çıkın gidin buradan.
Eğer şimdi bu kapıdan çıkarsam...
...ve sen Hollanda'ya dönmezsen olacaklardan ben sorumlu olmayacağım.
-Buna hazır mısın? -Siz ne diyorsunuz ya?
Ha? Siz neden bahsediyorsunuz? Öldürecek misiniz beni? Öldürün!
Öldürün! Bir canım var zaten onu da alın!
Yetmedi mi yaptıklarınız?
Off! Hünkâr Hanım... Hünkâr Hanım...
Benim oğlumun bir bedeli yok. Bunu aklınıza iyice sokun.
Şimdi çıkın gidin buradan.
(Müzik - Gerilim)
Oyunun kurallarını sen sertleştirdin.
Bunu unutma!
(Müzik - Gerilim)
(Bağırma sesi)
Nizam, kızın attığı her adımı, gittiği her yeri takip ettireceksin.
Dikkat et işkillenmesin. Zaten birkaç güne kalmaz kendisi gelir.
Hünkâr Hanım, işinize karışmak istemem.
Ama bu kız öyle değil. Anlayacak gibi durmuyor hiç.
O zaman anladığı dilde anlatırız.
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Özcan) Tipleri kes, tipleri.
Aklınca beni korkutacak.
Yok, oyunun şartlarını sertleştirirmiş de. Yok, olacaklardan o sorumlu değilmiş de.
Ya kimsin sen? Kimsin! Akbaş'sın diye ne yani!
Dedim ki bir canım var dedim. Bir canım var, varsın alsın ya.
Öyle deme kız.
Ee Zeyno tamam hadi gel. Sakinleş, otur şöyle.
Çıkar şunu da bir rahatla.
(Müzik - Gerilim)
Abla ister misin bu kız bunların hakkından gelsin?
Ha? Olur mu olur vallahi.
Ey gidi Akbaşlar ey.
Sen koskoca dünyayı yönet, herkesin hakkından gel.
Burada el kadar kızla başa çıkama.
Ee ama. Etme bulma dünyası.
Seher başlama gene. Hem ne o dün diyordun...
...bu kız uyur, bir daha uyanmaz diye.
O dündü ablacığım. Bugün sen de gördün işte aldılar getirdiler kızı.
Değil bir şey yapmak iyice tepelerine çıkardılar.
-Hesapları vardır. -Hesap demeyelim de...
...ona gocuntu diyelim ablacığım istersen. Kendi kulaklarımla duydum ya.
-Aslan Bey kendi ağzıyla söyledi. -Öyle duyduğun her şeye inanma sen.
Hem sen kapı mı dinliyorsun? Ayıp ayıp. Başına iş alacaksın.
Onların yaptığı ayıp değil de benim konuştuğum mu ayıp şimdi?
İyi aman tamam. Sen bana inanma.
Ama çarşı çok fena karışacak, haberin olsun.
Seher nankörlük ediyorsun. Bu insanlar sayesinde ev kurdun, işin var.
Kır bir tarafını da otur sessiz, sedasız.
-Dedikodu yapma. -Dedikodu mu?
Efendim? Ayol herkes duydu öz çocukları değilmiş işte.
Anasına da babasına da hiç benzemiyordu zaten.
Sus!
Kim kime benzemiyormuş Seher?
Aa. Belma Hanım...
...bizim bir tanıdığın kızı vardı ben de onu anlatıyordum Müzeyyen ablaya.
Bir daha dedikodu yaptığını duyarsam kendini o dakika kapının önünde bil.
-Yok, vallahi ben-- -Uzatma Seher!
Bir daha uyarmayacağım!
Müzeyyen bana bir kahve yap.
(Müzik - Gerilim)
Aldın mı ağzının payını? İyi mi böyle?
Bu da böyle bir şey sanmıyor mu kendini...
Bir şey mi? Evin hanımı!
Akbaşların gelini, sana hatırlatmak isterim.
Azıcık haddini bil!
(Müzik - Gerilim)
Bir an önce yarın olsun da gideyim görüşeyim şu adamla.
Ben de geleyim seninle. Tek başına gitme.
Yok, gerek yok Meryem.
-Özcan... -Hı?
-İyi bir avukat değil mi bu adam? -Ya Zeyno şimdi ben bu adamı...
...arada bir adliyeye falan götürüyorum, tamam mı? Say ki bir duruşması var.
Aha bu kadar dosyayla gidiyor.
Bazen de arabanın içinde telefonla falan konuşuyor.
Şş tabii biz de ister istemez kulak misafiri oluyoruz.
Ee?
Ya bu adamın kazanamayacağı duruşma yok.
Ay deme. Hadi Zeyno ya inşallah.
(Müzik)
(Müzik)
Ne oldu kızım niye çıktın yatağından?
Evde mi diye bakmak istedim.
(Müzik - Duygusal)
Evde tabii kızım nerede olacak?
Hadi gel yatırayım seni. Hadi.
Hadi bakalım güzel kızım. Güzel güzel uyu.
(Müzik - Duygusal)
İyi geceler.
Baba...
...ben bir rüya gördüm hastanedeyken.
Ne rüyasıymış bu?
Çınar'la ben ayrılıyorduk.
Çınar çok ağlıyordu. Ben bir yere gidiyordum.
Ama böyle sanki bir daha hiç görüşemeyecekmişiz gibi.
Çınar çok ağlıyordu, ben de çok üzülüyordum.
-Öyle bir şey olmayacak değil mi? -Neden olsun öyle bir şey güzel kızım?
Kardeşinle hiçbir zaman ayrılmayacaksınız. Böyle şeyler düşünme olur mu?
Ne bileyim? O kadar gerçekçiydi ki.
Baba, ben Çınar yokken onu çok özledim.
Ne olur bir daha gitmesin.
Canım benim. Kardeşin hiçbir yere gitmeyecek.
Böyle şeyler düşünme, olur mu? Güzel güzel uyu.
Hadi bakalım. Yatağından çıkma sakın.
Hadi güzel güzel uyu.
(Müzik - Duygusal)
(Martı sesleri)
Zeyno, nereye? Çay koyuyorum şimdi.
Yok Meryem, ben şu avukata bir gideyim.
Tamam canım gidersin, gel bir kahvaltı edelim birlikte.
Yok, zaten sabahı zor ettim. Beş dakika daha bekleyemem.
-Hadi görüşürüz sağ ol. -İyi, tamam.
Haber ver çıkınca.
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Hareketli)
(Ağızdan çıkan garip ses) Ay!
Ya bu sinek nereden gelmiş ya? Ya bu sineği yerim ya?
Nereden gelmiş gelmiş. Nereden gelmiş bu sarı sinek?
-Baba! -Allah...
-Ela abla yardım et. -Allah... Öteki sinek de gelmiş.
(Gülme sesleri)
Uyanılmış, günaydın.
Çınar dikkat et anneciğim. Çınar, Çınar!
Zıplama hadi. Hadi kahvaltıya hadi. İlaç saatini kaçırmayalım anneciğim.
Hadi üstünü değiştirelim.
(Müzik)
Günaydın tekrar.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
(Telefon zili sesi)
Buyurun efendim.
(Erkek ses) Serdar kulağıma bazı şeyler çalındı, doğru mu?
Ne gibi şeyler efendim?
(Erkek ses) Akbaş Holding bugün Irak şirketi ile masaya oturuyormuş.
(Erkek ses) Ve şirketin geçmişi karanlık.
(Erkek ses) Kara para aklama, petrol kaçakçılığı ne ararsan var.
(Erkek ses) Böyle bir şirketle iş ortaklığına Ankara müsaade etmez.
Böyle bir şey olacağına ihtimal vermiyorum efendim.
Akbaşlar bu konudaki tavrımızı çok iyi biliyor.
(Erkek ses) Ben yine de uyarımı yapayım da. Sen bir el atarsın konuya.
(Erkek ses) Tabii oturduğun koltukta kalıcı olmak istiyorsan.
-(Erkek ses) Anladın değil mi? -Tabii, anlıyorum efendim.
Ben bu konuyla ilgileneceğim.
Allah kahretsin.
Bir bu eksikti.
(Müzik - Gerilim)
Alo, merhaba.
Benim için bir şey araştırmanı istiyorum.
Yalnız aramızda kalacak.
Güzel.
Bütün hazırlıklar tamam değil mi Şeyda?
Hiçbir aksaklık istemiyorum. Bu toplantı ne kadar önemli biliyorsun.
(Müzik - Gerilim)
-Bir günaydın yok mu? -Çok yanlış yapıyorsun Cevahir.
-Pişman olacaksın. -Hiç sanmıyorum.
Aa. Burada kalıp seninle laf dalaşına devam etmek isterdim ama...
...misafirlerimi bekletemem.
(Müzik - Gerilim)
Hayırdır abla?
Cevahir pek bir keyifli.
Klasik Cevahir, her zamanki hali.
Gel bir kahve içelim ha, Müzeyyen'e söyleyeyim.
Şirkete geçeceğim ben avukatlarla toplantım var. Sonra görüşürüz.
Tamam canım.
(Müzik - Gerilim)
(Zümrüt) Al bakalım.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Müzik)
Çınarcığım, anneciğim ne yapıyorsun?
Parmağını yalama öyle, peçeteye sil lütfen.
Ama Havva nine hep parmağını yala diyordu.
-Köyde ki değil mi? -Hı hı.
Bak tatlım.
Onlar öyle yiyorlar.
Böyle bizim gibi masalarda oturup yemiyorlar çünkü öyle alışmışlar tamam mı?
Yemek yerken parmağını yalamak çok ayıp bir şey.
(Müzik)
Anne, ben de yiyebilir miyim?
-Hı? -Yumurtayı.
Tatlım yumurta sana dokunuyor, biliyorsun.
Ee köyde yedim.
-Yumurta mı verdiler sana? -Hı, çok güzeldi.
Sonra böyle böyle kızarıklıklar oldu. Havva nine ot sürünce geçti.
Yumurtaya senin alerjin var, neden verdiklerinde yiyorsun? Ne dedim ben sana?
Anne, geçmiş ama değil mi? Yok, bir şey değil mi Çınar?
Evet, bak.
Bak kızarıklıklar geçti. Bunlar hastanedeki iğnelerin izi.
Hani hastanede iğne yaptırmıştık ya.
-Tamam, kapat kolunu hadi. -Dur Çınar.
(Müzik)
Bugün resim öğretmeniniz gelecek.
Anne bugün matematik var. Çarşamba bugün, resim yarın.
Doğru, kafa kalmadı ki bende işte.
Anne şey...
...gelecek seneye yazın ben sınavı geçersem yeniden okula başlayabilir miyim?
-Özledin değil mi okulu? -Özledim.
Ama Çınar var ya evde o yüzden çok üzülmüyorum.
Annesinin tatlısı.
Sen bir iyileş okula da gidersin her şeyi yaparsın tamam mı bir tanem benim.
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
-Hoş geldiniz Aslan Bey. -Günaydın arkadaşlar.
-Hoş geldiniz Aslan Bey. -Kolay gelsin hepinize.
(Müzik - Gerilim)
-Hoş geldiniz Aslan Bey. -Hoş bulduk.
-Sade kahveniz hemen geliyor. -Özel bir misafirimiz mi var?
Toplantı odasına bir şeyler götürüyorlardı.
Cevahir Bey'in misafirleri, efendim. Toplantı bir an önce başladı.
Benim neden bir şeyden haberim yok?
Konuyla ilgili pek bir bilgim yok benim de.
Cevahir Bey önemli olduğu talimatını verdi o kadar.
Neyse.
Avukatlar geldi mi?
Geldiler efendim, sizi bekliyorlar. Çağırıyorum hemen.
(Müzik - Gerilim)
Evet, herkes burada olduğuna göre toplantıya başlayabiliriz.
Pardon Cevahir Bey ama...
...Aslan Bey toplantıya katılmayacak mı? Haberi yoksa--
Sen içini ferah tut, Metin.
Aslan Bey, şirketimizin yönetim kurulu başkanı.
(Cevahir) Tabii ki haberi vardır, olacaktır.
Ama bu toplantı gündemiyle ilgili yetki bende.
(Cevahir) Kendisini yoğun gündeminden alıkoymak istemeyiz değil mi?
Evet.
(Müzik - Gerilim) (Araba sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Evet, durum budur.
Zeynep Gündoğdu'yu da mağdur etmeden bir çözüm önerisi istiyorum sizden.
Aslan Bey, hukuki yollardan yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Ancak...
...Zeynep Gündoğdu'nun çocuğa bakamayacağı yönünde...
...iffetsizlik, yüz kızartıcı suç gibi geçerli nedenlerle mesela evlat edinme--
Olmaz öyle şey.
Aslan Bey, o zaman tek bir yol kalıyor, uzlaşmaya gitmeniz.
Sonuçta Zeynep Hanım öz annesi.
(Kapı vurma sesi)
Aslan Bey, bölüyorum ama çok önemli.
Evet Metin bölüyorsun.
Şu an bu toplantıdan daha önemli bir şey yok benim için.
Efendim içeride Cevahir Bey--
Çıkabilirsin.
(Müzik - Gerilim)
Ne diyorduk?
Sözleşme aynen konuştuğumuz gibi hazırlandı.
Ama tabii siz yine göz atabilirsiniz isterseniz.
(Kapı açılma sesi)
(Hünkâr) Kusura bakmayın, geciktim.
Hünkâr Akbaş ben.
(Müzik - Gerilim)
Sözleşmeyi alabilir miyim?
(Müzik - Gerilim)
Bizce herhangi bir problem yok...
...imzaları atabiliriz.
Tabii...
...sizin için de öyleyse.
(Müzik - Gerilim)
Bence de bir problem yok.
Zaten imza yetkisi Cevahir Bey'de.
(Kuş cıvıltısı sesi)
(Zeyno) Evet, Çınar Akbaş.
(Zeyno) Onun annesi benim.
Kanıtım da var zaten.
Bu bahsettiğiniz çok zor bir dava.
(Avukat) Akbaş ailesi diyorsunuz Zeynep Hanım.
(Avukat) Onlara karşı dava kazanmak--
Biliyorum beyefendi. Onun için ben de size geldim zaten.
Duyduğum kadarıyla kaybettiğiniz bir dava olmamış.
Doğru, olmadı.
Ama bundan sonra da olmasını istemiyorum.
(Avukat) Bilmem anlatabildim mi?
Kanıtım var.
İki farklı hastaneden alınmış DNA raporum var.
(Avukat) Anlıyorum.
Ama maalesef size yardımcı olamayacağım.
Ben sizi anlamıyorum ama.
Davayı kazanacağımız belli.
(Avukat) Son sözümü söyledim Zeynep Hanım.
Artık müsaadenizle çalışmam gerekiyor.
(Müzik)
Yardımcı olamayacakmış. Olmazsan olma be!
Bir tek sen kaldın sanki avukat.
Affedersiniz hanımefendi, pardon.
İçeride konuştuklarınıza şahit oldum.
Eğer Akbaş ailesiyle mücadele etmek istiyorsanız...
...bu konuda size yardımcı olabilecek birini tanıyorum.
Daha doğrusu, bu konuda yardımcı olabilecek tek kişiyi tanıyorum.
Evet.
(Sandalye itme sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
Ne yalan söyleyeyim. Bu ani ziyaretin beni çok şaşırttı.
Ama mutlu da oldum.
Yani seninle yeniden aynı yerde saf tutmak...
...en az imzayı atmak kadar sevindirdi beni.
Ben hiçbir zaman seninle aynı yerde olmadım Cevahir.
Neden müdahale etmedim, biliyor musun?
Bu sefer yaptığın yanlışı kendin gör istedim.
Çünkü o gün gelip de çok pişman olduğunda...
...seni seyretmek çok keyifli olacak.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Telefon zili sesi)
Dinliyorum.
(Erkek ses) Serdar Bey gelen bilgi doğru.
(Erkek ses) Akbaşlar, Iraklılarla masaya oturmuş.
(Erkek ses) Alo, alo?
Bana ilk uçağa bilet al, İstanbul'a gidiyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Ela dış ses) Ben bir yere gidiyordum.
(Ela dış ses) Ama öyle sanki bir daha hiç görüşemeyecekmişiz gibi.
Çınar çok ağlıyordu, ben de çok üzülüyordum.
Öyle bir şey olmayacak değil mi?
(Erkek dış ses) Ancak Zeynep Gündoğdu'nun çocuğa bakamayacağı...
...yönünde iffetsizlik, yüz kızartıcı suç gibi...
...geçerli nedenlerle, mesela evlat edinme...
(Telefon zili sesi)
(Çarpma sesi)
Baba, ben Çınar yokken onu çok özledim.
Ne olur bir daha gitmesin.
Aslan Bey, o zaman tek bir yol kalıyor, uzlaşmaya gitmeniz.
Sonuçta Zeynep Hanım öz annesi.
(Müzik - Duygusal)
Hah geldin mi?
Ne dedi, açıyor mu dava?
Öldüm yorgunluktan.
Hani değse hiç önemli değil de elde var sıfır.
Dur ya hemen şey etme.
Gel içeri hadi, anlat bakalım.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Hünkâr Hanım, söylediğiniz gibi hallettik.
Bugün gittiği bütün avukatlar reddetti.
Güzel.
(Hünkâr) Akıllı insanları severim.
Nizam, avukatlara bir jest yapalım.
Bizim tarafımızda oldukları için onlara teşekkür etmemiz lazım.
Tamam Hünkâr Hanım, merak etmeyin.
(Kapı kapanma sesi)
(Zeyno) Akbaş ailesi diyene kadar, herkesin ağzı sulandı tabii davaya.
Ama sonra adı duyunca...
...böyle araba farı tutulmuş, tavşan gibi baktılar yüzüme.
Bir kem küm etmeler, bir geri adım atmalar.
Öyle dediler mi açık açık?
Öyle demelerine gerek yok ki.
Neyse ki hâlâ cesur insanlar varmış şu hayatta.
Yani tabii bakalım, göreceğiz ne kadar cesur olduğunu da...
Kimden bahsediyorsun?
Ya ofisten çıkınca biri geldi yanıma.
Bir avukattan bahsetti.
Böyle cebbar, cevval, hak hukuk bilen biriymiş.
Yani tabii bakalım, tanışınca göreceğiz de.
Hadi inşallah.
(Zeyno) Vallahi Meryem.
Sanki içimde biri uyuyordu...
...birden uyandı.
Böyle bir cesaret, bir güç geldi bana.
Hem korkuyorum, hem de sanki istesem...
...şu duvarı delip arkasına geçecek gibi hissediyorum kendimi.
(Müzik)
Evlat kokusu için cenneti de cehennemi de yaşıyorum.
Allah kimseyi evladıyla sınamasın.
Âmin.
(Müzik - Duygusal)
Hey gel buraya.
Gel kaçma, kaçma.
Hop, hop, hop.
Hop, hop, hop.
Hop, hah, hah.
(Tuhaf ses)
Hala.
Efendim bir tanem?
Ben gidince beni özledin mi?
Gel. Tabii özledim.
Özlemez miyim hiç? Halasının bir tanesi.
(Hünkâr) Ah benim bir tanem.
Gel, gel, gel bakalım, gel bakalım.
Daha gittiğin ilk andan itibaren çok özledim seni.
Ben de seni çok özledim.
-Ah benim bir tanem. -(Belma) Ben?
Beni özlemedin mi yoksa?
Kıskanırım ama bak.
-Seni de özledim. -(Belma) Hah!
Cemre ablayı da özledim.
Ama Cevahir amcamı özlemedim.
Nedenmiş? Duyarsa çok üzülür sonra.
E benim yanımdaydı o gece Cevahir amcam.
(Çınar) Niye özleyeyim ki?
Ne zaman senin yanındaydı?
Çınarcığım, sen rüya falan görmüş olmayasın halacığım ya?
O gece, evdeydi Cevahir amcan. Olur mu öyle şey?
(Çınar) Yoo, ben uyuyordum.
Gözümü açtığımda kapının önündeydi.
Tamam dedim ya işte, rüyaymış o.
(Belma) Çınarcığım...
...amcanı gördüğünde, seninle konuştu mu?
Yoo, ben uyuyordum.
(Hünkâr) E tamam işte bak, rüya görmüşsün.
Sabah uyandığında var mıydı peki?
-(Çınar) I ıh. -(Hünkâr) Bak, gördün mü?
Sen bize kandırık mı yapıyorsun bak, rüyaymış işte.
(Hünkâr) Rüyaymış işte. (Gülme sesi)
(Hünkâr) Rüya görmüşsün, rüya görmüşsün halacığım.
(Müzik)
(Martı sesleri)
Tamam, yarına verin o zaman randevu.
Ne bileyim ya da öbür güne, sonraki güne, haftaya.
(Kadın) Anlamadınız galiba.
Leyla Hanım'ın bu ayki bütün randevuları dolu.
Bu ayki mi? Bir ay yani.
Siz dalga mı geçiyorsunuz benimle?
Bakın, bakın üç dakika görsem yeter.
(İç çekme sesi)
Ya çok önemli diyorum. Hayat memat meselesi diyorum.
(Kadın) Aysel?
(Kadın) Ne oluyor burada?
(Müzik)
DNA raporu, elimizdeki en büyük kanıt. Tabii şimdilik.
Akbaş ailesi kabul etmeyecek önce ama...
...biraz zorlayacağız gibi geliyor bana.
Kusura bakmayın, ben biraz heyecanlandım.
Nerede kalmıştım?
İş bulacağım, ev de tutarım.
Oğlum için yapmayacağım şey yok benim.
Sadece birazcık zamana ihtiyacım var.
Bir de sağlam bir avukata, sizin gibi.
Umarım gönlüne göre bir avukat bulursun.
Şimdi izninle, incelemem gereken yığınla dosya var.
Leyla Hanım, çok yoğunsunuz biliyorum.
Ama ben sizden rica olarak istemiyorum bu davayı almanızı.
Ne kadar paraya ihtiyacımız varsa--
Mesele para değil, Akbaş ailesi.
(Leyla) Değil dava açmak, ithamda bulunmak--
Ayıp mı?
Çok güçlüler, elleri kolları her yere uzanıyor diye yasak mı yani?
Akbaşlar diye suç işleyemezler mi?
(Leyla) Tabii ki işleyebilir.
Ama Akbaş gibi güçlü ve zengin aileler...
...suç işlemekten çok suçlanırlar.
Çünkü herkes kolay yoldan para koparmaya çalışır.
Bir dakika, bir dakika.
Ne demek istiyorsunuz siz?
Yeterince açık konuştuğumu düşünüyorum.
Bakın, benim derdim para falan değil.
Ben oğlumu istiyorum. Yalan söylemiyorum size.
Doğru söylüyor olabilirsin.
Ama benim mesleğimde, söz uçar yazı kalır.
(Leyla) Bu yüzden senin sözlerine değil...
...kendi araştırıp bulduğum kanıtlarıma güvenirim.
Tamam, tamam siz yapın araştırmanızı. Üstüne be--
Senin gibi her gün kaç kişi geliyor buraya biliyor musun?
Onlarca.
Eğer hepsine dava açmaya kalksaydık, işimizi doğru dürüst yapamazdık.
Üzgünüm. Bu işi almak için ne zamanım var ne de isteğim.
Şimdi izninle.
(Müzik)
Yine olay çıkarmayı düşünmüyorsun umarım.
Buraya da geldiler değil mi?
(Zeyno) Seni de kendilerine bağladılar.
(Zeyno) Sen de onlardansın!
Ama bir daha geldiklerinde söyle onlara, bulacağım.
(Zeyno) Bulacağım, bir avukat bulacağım.
Onlara ihtiyacı olmayan, onlara muhtaç olmayan...
...ve oğlumu alacağım!
Hiçbiriniz yıldıramayacaksınız beni.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı çarpma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Araba sesleri)
(Salıncak gıcırtısı sesi)
(Müzik - Duygusal) (Sokak ortam sesi)
(Erkek) Bebelere balon, çocuklara balon.
(Erkek) Baloncu geldi.
(Erkek) Abla balon vereyim mi?
(Erkek) Baloncu geldi, balon.
Abla vereyim mi bir balon?
-Yok, sağ olun. -(Erkek) Hadi be abla.
Ben siftah yapayım, sen de çocuğunu sevindir.
(Müzik - Duygusal)
Dikkat et uçmasın abla.
(Müzik - Duygusal)
Acaba bir gün ben de sana böyle balon alabilecek miyim?
Anne!
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
Leyla Özbek'e gitti demek.
Tahminimden de inatçı çıktı bu kız, Zeyno'ya bak.
Ben de bu yüzden hemen haber vermek istedim size.
(Hünkâr) Hiç iyi olmadı bu Nizam.
Leyla Özbek dava kaybetmemesiyle nam salmış bir avukat.
Özellikle de velayet davalarında.
(Hünkâr) Kabul etti mi acaba?
Hünkâr Hanım...
...biz de ondan daha iyi başka bir avukat bulabiliriz kendimize.
(Hünkâr) Bu davayı almasını engellememiz lazım.
Git, bul o kadını Nizam.
Tamam, Hünkâr Hanım.
(Müzik - Gerilim)
(Kâğıt hışırtısı sesi)
Al bakalım, bir sürü atıştırmalık.
(Özcan) Alla...
Meryem bu ne?
Kestane balı, çörekotu, keçi boynuzu.
Çörekotu mu yiyeceğim ben, hı?
Bunu mu kemireceğim?
Faydalarını bilsen böyle söylemezdin ama.
Neymiş faydaları?
Çocuk yapmada birebirmiş.
(Meryem) Bak bunlar senin için, bu da benim için.
Civanperçemi çayı, hamile kalmayı kolaylaştırıyormuş.
Ya kızım sen delirdin mi?
(Özcan) Ya benim işim bunlara kaldıysa vay halime.
Yapma Allah aşkına ya.
Ya destekleyici şeyler işte, ne var denesen?
Ya bırak akşam akşam ya.
Ha anladım, senin derdin bunlar değil.
Çocuk istemiyorsun sen.
Cık, hayda!
Ya...
(Müzik - Duygusal)
Hmm.
Çocuk istemez olur muyum hiç, hı?
Saçları böyle senin gibi...
...burnu hokka.
Sevimli bir kız çocuğu.
Aa.
Ben erkek istersin sanmıştım.
Ya o da olur inşallah da...
...kız çocukları bir başka be Meryem.
Ya Özcan.
Cimcime oluyorlar ya, bayılıyorum ya onlara. Öyle bıcır bıcır.
Düşünsene ya.
-Akşam eve geliyorum. -Hı.
Koşup sarılıyor bana.
(Özcan) Baba diyor.
Boynuma atlıyor.
(Gülme sesi)
Ya.
Ay.
Zeyno.
-Kalk, kalk. -Gelsene.
-Kalk, kalk. -Ne yapıyorsun gelsene.
Tatlı tatlı konuşuyordunuz, rahatsız etmeyeyim dedim.
Ay olur mu canım, otur Allah aşkına.
Ya sen bize ne bakıyorsun Zeyno, hayal kuruyorduk.
(Nefes sesi)
(Müzik - Duygusal)
Çok özledim.
(Meryem) Ah Zeyno ya.
Kavuşacaksınız.
İllaki gelecek o gün.
Bazen ben de öyle düşünüyorum.
Çok güçlü hissediyorum kendimi ama bazen...
...ne bileyim bütün umudum kırılıyor.
Ya sen şimdi bugünkü avukat kabul etmedi diye yapıyorsun böyle ama...
...ne dedik? Pes etmek yok.
O olmadı, başka biri illaki olacak.
(Müzik - Duygusal)
(Ayak sesi) (Müzik - Gerilim)
(Kilit açılma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(İç çekme sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Çekilsen de çıksam.
(Korna sesi)
Hadi.
(Korna sesi)
Üf!
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Arabanız böyle durunca çıkamıyorum. Rica etsem çekebilir misiniz?
Haklısınız.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Tam yolunuza gidecektiniz...
...bir de baktınız ki biri çıkmış, yolunuzu kapatmış.
Bence de olacak iş değil.
Çok can sıkıcı.
Anlayamadım.
(Nizam) Bakın şöyle anlatayım.
Mesela...
...ben şimdi arabamı çektim, siz de yolunuza devam ettiniz.
Güzel, bir problem yok.
Ama diyelim ki siz...
...yolumuza çıktınız.
Kötü.
İşte bu problem, Leyla Özbek.
Siz benim adımı nereden biliyorsunuz?
Ee bir çeşit takıntı diyelim.
Muhatap olacağım insanlar hakkında her şeyi bilmek rahatlatıyor beni.
(Nizam) 1975 Ankara doğumlusunuz.
Babanız ağır ceza hâkimiydi.
(Nizam) Anneniz öğretmendi.
Üniversite sınavında tek tercih yaptınız.
Ankara Hukuk.
(Nizam) O tiyatrocu çocuğa âşık olmasaydınız...
...İstanbul'a gelmek gibi bir derdiniz yoktu ama...
...kader işte.
Kaybettiğiniz bir dava yok.
Zeki bir avukat olarak, kaybedebileceğiniz bir davayı da...
...asla almıyorsunuz zaten.
Tıpkı...
...Zeynep Gündoğdu davasını almayacağınız gibi.
Güzel araştırma, çok etkilendim.
(Leyla) Yalnız küçük bir hata var.
İstanbul'a âşık olduğum o çocuk için gelmedim.
Ankara'dan sıkılmıştım zaten.
İşte...
...bizi de bu özelliğiniz rahatsız etti Leyla Hanım.
(Nizam) Genelde mantıklı birisiniz.
Ama bir şeye inanmak istediğinizde...
...gerçekleri görmezden geliyorsunuz.
Bu da size hata yaptırıyor.
(Nizam) Umarım...
...yıllar önce İstanbul'a gelirken yaptığınız hatayı...
...Zeynep Gündoğdu davasında da yapmazsınız.
Biliyor musunuz...
...ben de muhatap olduğum insanlar hakkında...
...detaylı bilgi edinmeyi çok severim.
Ama bunu araştırarak değil, gözlerine bakarak yaparım.
Mesela siz.
(Leyla) Adınızı bilmiyorum.
Ailenizi bilmiyorum.
Kaç yaşındasınız, nerelisiniz...
...ama zaten bunların bir önemi yok değil mi?
Siz de çoktan unutmuşsunuzdur.
Akbaşlar tasmayı taktığından beri...
...varlığınızın, kimliğinizin hiçbir önemi yok.
Parayla tutulan uşaklar gibi bir uşaksınız işte.
Kim olduğum önemli değil.
Önemli olan karşınızda mı...
...yanınızda mı olacağım.
Bunun kararını da davayı alıp, almamakla siz vereceksiniz.
(Nizam) İyi akşamlar.
Sizinle tanışmak zevkti Leyla Hanım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba çalışma sesi)
(Müzik - Gerilim)
(Araba sesi)
(Yağmur sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Çınar'ı hazırlar mısın?
Ne için?
Dışarı çıkacağız.
Nereye gidiyorsunuz?
-Zeynep'e. -Ne?
Delirdin sen herhalde.
Yok, aklım gayet başımda.
O yüzden de Çınar'ı Zeynep'e götürmek istiyorum. Hazırla lütfen.
Oğlumu kendi ellerimle hazırlayıp o kadına göndereceğim öyle mi?
Hayır, öyle bir şey yok!
(Zümrüt) Ben yaşadığım sürece Çınar o kadını bir daha görmeyecek!
İstesen de istemesen de Zeynep, Çınar'ın annesi.
(Müzik - Duygusal)
(Ela) Çınar benim kardeşim değil mi?
Ela, kızım.
Ama annem hamileydi.
(Ela) Çınar değil miydi karnındaki?
Aylarca karnını sevdim ben.
Kardeşin doğacak, sen iyileşeceksin dediniz.
Sonra beraber geldiniz hastaneden.
Ufacıktı Çınar, bebekti.
Ya anneciğim kardeşin duyacak ne olursun.
Kızım tamam.
Ağlama kızım, tamam.
Tamam babacığım.
(Ağlama sesi)
Bak güzel kızım, dinle babacığım.
Elacığım hani annenin düştüğü günü hatırlıyorsun değil mi? Hı?
Anne düşünce karnındaki bebek büyük zarar gördü.
O yüzden de onu yaşatamadılar.
(Ağlama sesi)
(Ağlama sesi)
Ben iyileşeyim diye mi Çınar'ı aldınız?
(Ela) Benim yüzümden mi annesinden ayrıldı Çınar?
Hayır kızım, yok.
(Aslan) Tamam Ela, tamam canım sakin ol.
İstemiyorum!
Elacığım tamam, sakin ol. Bak sana her şeyi anlatacağım.
Aslan.
(Zümrüt) Ela.
(Ela) İstemiyorum!
-(Aslan) Tamam... -İstemiyorum! Benim yüzümden!
Ela, Ela dur.
-(Aslan) Ela kızım, Ela. -(Zümrüt) Ela, Ela!
(Zümrüt) Ela dur!
(Müzik - Duygusal)
(Ağlama sesi)
Bırak!
-Ela ne oldu? -(Zümrüt) Ela!
Ela!
(Aslan) Kızım!
(Ağlama sesi)
(Zümrüt) Ela!
Ela aç kapıyı!
(Aslan) Ela, Ela kızım açar mısın kapıyı?
(Kapı vurma sesi)
(Aslan) Ela!
Kızım lütfen aç. Bak sana her şeyi anlatacağım, lütfen.
Benim yüzümden!
-Benim yüzümden, gelmeyin! -(Aslan) Ela!
-(Aslan) Ela kızım lütfen aç kapıyı! -Görmek istemiyorum sizi!
Ela, anneciğim ne olursun yapma bebeğim.
Nesi var Ela'nın, ne oldu?
Çınar'ı öğrendi.
Ela!
(Müzik - Gerilim)
(Tuhaf sesler)
(Tuhaf sesler)
(Ağlama sesi)
(Aslan) Kızım lütfen aç kapıyı!
(Zümrüt) Ela, anneciğim ne olursun açar mısın?
(Ağlama sesi) (Düşme sesleri)
(Zümrüt) Aslan kapıyı kır.
Ela, anneciğim yapma ne olursun.
(Vurma sesi) (Ağlama sesi)
(Vurma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Aslan) Ela, kızım lütfen aç. (Düşme sesleri)
(Düşme sesleri)
-(Belma) Zümrüt? -(Cemre) Ne oluyor?
Amca ne oluyor?
Hadi gidin siz, kalabalık etmeyin hadi.
(Ağlama sesi)
-Belma hadi. -Yürü kızım.
(Ağlama sesi)
(Vurma sesi) (Ağlama sesi)
(Zümrüt) Ela!
(Aslan) Tamam, tamam.
-(Aslan) Kızım tamam, tamam. -Ela.
(Ağlama sesi)
Kızım tamam, tamam, tamam.
Tamam babam, tamam. Tamam sakin ol.
Babacığım tamam buradayım ben. Tamam, tamam lütfen sakin ol, tamam.
(Aslan) Ela, Ela duyuyor musun babacığım? Ela?
(Aslan) Ela, kızım tamam.
Ben hastayım diye geldi değil mi Çınar?
(Ela) Benim yüzümden ayrıldı annesinden.
Zeynep abla da o yüzden geldi. Buldu Çınar'ı.
(Ağlama sesi)
(Aslan) Lütfen böyle düşünme, lütfen sakin ol.
(Ela) İstemiyorum artık bu odayı! Kapatalım kapısını!
Tedavi de olmayacağım!
(Ağlama sesi)
(Ela) İstemiyorum artık tedavi olmak!
(Ağlama sesi)
(Anlaşılmayan konuşma) (Ağlama sesi)
Ela kızım, tamam babacığım. Geçti babacığım.
(Ağlama sesi) (Müzik - Gerilim)
-(Zümrüt) Elacığım. -(Aslan) Babacığım.
(Aslan) Elacığım geçti canım, sakin ol.
(Ağlama sesi)
Abla?
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Alt Yazı: Çağıl Doğan - Ece Naz Batmaz - Miliza Koçak - Gülay Yılmaz
İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak
Son Kontroller: Fulya Akbaba - Dolunay Ünal
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.