All language subtitles for Hayatımın Aşkı 16

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu Dizinin Betimlemesi Kanal D Tarafından Sesli Betimleme Derneği’ne Yaptırılmıştır

www.sebeder.org

(Müzik - Jenerik)

(Çocuk sesleri)

(Anne) Demir...

...bu tarafa gel...

...buradayız oğlum.

-(Anne) Demir. -(Baba) Demir

-(Anne) Demir. -(Baba) Gel yavrum buradayız.

-(Anne) Demir. -(Baba) Bu taraftayız.

-(Anne) Oğlum buradayız. -(Baba) Demir.

(Anne) Yavrum.

-(Baba) Demir. -(Anne) Yavrum bu taraftayız.

Anne! Baba!

Anne neredesiniz?

(Anne) Bu taraftayız oğlum.

-(Baba) Bu taraftayız Demir. -(Anne) Demir.

-(Baba) Demir! Demir! -(Anne) Oğlum!

Anne! Baba!

-(Baba) Demir! Demir!

(Çocuk Demir) Anne neredesin? (Anne ses) Demir, Demir, Demir!

Uff!

(Müzik)

(Müzik)

Uff!

(Müzik)

(Müzik)

(Kapak kapanma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Çekmece açılma sesi)

(Çekmece kapanma sesi)

(Müzik)

(Telefon mesaj sesi)

(Müzik)

(Gökçe ses) Günaydın oldu mu orada?

(Demir iç ses) Oldu, hatta yarım saate ofiste olacağım...

...sen geliyor musun?

(Telefon mesaj sesi)

Cık! Ay madem ısrar var, geleyim o zaman ya. Kırmayayım seni.

Sezen kahvaltım hazır mı?

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Sessizlik)

(Eşya toplama sesi)

(Müzik)

(Çekmece açılma sesi)

(Çekmece kapanma sesi)

(Müzik) (Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

Vallahi önceden söyleseydiniz, ben de sizinle gelirdim ya.

Otur ulan oturduğun yerde!

Ablana moral olsun diye gidiyoruz.

Ee benim de morale ihtiyacım var.

Başlarım şimdi senin moralinden ha Bartu! Bana bak...

...ben burada yokken...

...en küçük bir vukuat istemiyorum ona göre.

Gözüm üstünde, sakın başını belaya sokma.

Baba ben öyle bir insan mıyım? Lütfen ya!

Bartu...

...sen insan mısın? Önce şuna cevap ver bakayım.

Aşkolsun baba ya, rencide ediyorsun beni. Bak kalbimi kırıyorsun ha!

-(Rezzan) Hikmet neredesin? -Geldim.

Geldim hayatım.

Bartu, bak son kez söylüyorum...

...en küçük bir vukuat istemiyorum. Tamam mı?

Aşkolsun babacığım ya, senin sözün benim için emirdir.

Güzel. Ben gidiyorum.

Hoşça kal baba!

(Ağlama sesi) (Müzik - Hüzünlü)

-Kendine iyi bak. -Dur yavaş!

-Ulan yavaş!

Babacığım ben seni şimdiden çok özledim.

Kemiklerimi kıracaksın bıraksana ulan! Bırak!

Manyak mıdır nedir ya! Bartu bak...

...gözüm üstünde, vukuat istemiyorum. Tamam mı?

Hadi eyvallah.

Hoşça kal koca yürekli adam.

Hoşça kal Şenkal ailesinin direği. Hoşça kal.

(Müzik)

-Sezen. -(Sezen) Efendim abla?

Annemler nerede?

(Sezen) Babamlar Erzurum’a gitmeye karar verdi...

...annem de onları yolcu etmeye gitti.

Aa! Benim niye haberim yok?

Aa! Sana haber vermediler mi?

Senden izin almadılar mı?

Sen bana ukalalık mı yapıyorsun?

Yok canım estağfurullah!

-Neyse daha önemli bir sorun var. -(Sezen) Hıh?

Portakal suyum nerede? Göremiyorum masada.

Iı çünkü daha sıkmadım ablacığım.

Sık o zaman!

Abla, benim çilem ne zaman bitecek?

Vallahi onu, Kaan'ı gaza getirmeden önce düşünecektin canım...

...ha eğer ben bıktım yapamıyorum dersen...

...annemle ufacık bir konuşma yamam gerek.

-Senin böyle bütün sırlarını tek, tek... -Tamam abla...

...tamam ne istersen yapacağım.

Sezen!

Efendim abla?

Tatlım masada bir eksik var görüyor musun?

Yoo görmüyorum.

Hıh! kuş sütü. Kahvaltıların olmazsa olmazı.

-Rica edeceğim. -Yok artık ama ya.

Bir şey mi dedin?

Diyorum ki afiyet olsun ablacığım. Afiyet bal şeker olsun.

Sağ ol canım! İşte böyle böyle...

...insanların işine burnunu sokmamayı öğreneceksin sen de.

Evet hı hı.

(Müzik)

Ohh!

(Topuk sesi) (Müzik)

(Çarpma sesi) Ahh!

-Sema hoş geldin. -Ay hiş hoş gelmedim Kaan!

Ne oldu yine?

Ay sorma karma yüzünden yani karmayla ilişkimiz zedelendi.

İntikamını alana kadar benden vazgeçmeyecek yani.

(Müzik)

(Sema) Ay neyse tamam boş ver. Sen ne yapıyorsun, nasılsın?

İyiyim vallahi, aynı işte ne olsun.

-Konuştun mu Gökçe'yle? -Tam olarak değil tabii.

Kaan bence ne yap biliyor musun? Yani biraz böyle...

...zamana yayın hani şimdi biraz üzerine gidersen...

...sanki her şey daha fazla böyle karmaşık hale gelmesin.

Anladın mı? Biraz bırakalım ya.

-Öyle diyorsun? -Aynen öyle olsun.

Selam Sema.

-Ne haber abi? -İyi Bartu sağ olasın.

Sen iyi misin?

Ay iyiyim Bartu ama beş dakika sonra nasıl olacağım...

...hiç bilmiyorum. Çok panik yapıyorum.

Ben halledeceğim sevgilim, ben halledeceğim yavrum rahat ol.

(Kaan) Bana bakın, sizin konuşacaklarınız vardır...

...ben iyisi sizi yalnız bırakayım.

Tam- tahmin ettiğim yere gitmiyorsun inşallah Kaan!

Yok canım bir iki işim var onları halledeceğim.

Tamam.

Uff!

Dün bütün gece düşündüm Sema.

Tamam. Ne yapıyoruz?

Onu düşünmedim ya öyle tatil falan filanı düşündüm...

...onu hallederiz ya o basit.

Ay burada çıldıracağım şimdi, vuracağım bir tane.

Katil olmamak için zor tutuyorum kendimi ya...

Her şey, ne geliyorsa başımıza senin yüzünden geldi.

Evet.

-Ay iyi rahatız yani? -Hee.

Ay iyi oldu o zaman. Çekil, insan bir yer verir.

Limonata söyle, onu içelim.

Tamam içelim. Garson, iki limonata.

Ayı!

(Müzik)

(Muharrem) Buyurun Nilay Hanımcığım.

Ellerine sağlık Muharrem.

Yanında kurabiye falan iste misiniz acaba?

-Ay isterim vallahi. -Vallahi ben de isterim.

Alsaydınız işte, servis ederdim herhalde değil mi?

Çok komik Muharrem çok komik!

(Vurma sesi)

Neymiş bu kadar komik olan?

-Günaydın Demir Bey. -Günaydın Demir Bey.

İşte Muharrem öyle, sabah sabah kendince şakalar yapıyordu da.

-Öyle mi? -Şaka!

Arayan soran var mı?

Var. Hepsini mailinize gönderdim Demir Bey.

İyi.

(Müzik)

Uff!

(Tekme atma sesi)

(Sessizlik)

(Müzik)

(Bilgisayar kapatma sesi)

(Müzik)

Nilay.

Odama gelsene.

(Müzik)

Uff!

(Müzik)

Buyurun Demir Bey?

Nilaycığım, geçen ayın muhasebe raporu geldi mi?

-Geldi. -Tamam. Üzerinden geçelim.

Bir de Azize Hanım'ın şeyi nedir? Bütçe durumu ne?

-Mailinize gön... -Ona da bakalım.

Hata falan istemiyorum.

Bir de son olarak Caner Bey'in reklamının görselleri geldi mi?

-Geldi. -Onlara da bakalım.

-Tamamdır Demir Bey? -(Demir) Ha Nilay.

Efendim Demir Bey?

Bu yeni firmalar için, bir çalışma yapmıştık ya...

... onu da istiyorum.

Tamam. Peki, nasıl isterseniz.

(Demir) uff!

(Müzik)

(Kalem düşme sesi)

(Müzik)

(Müzik) (Kâğıt sesi)

Sezen annem nerede kaldı?

Ben nereden bileyim abla.

Sus bana cevap verme! Her şeyi bileceksin, her şeyden haberin olacak.

Uff!

(Kapı açılma sesi)

-Günaydın kızlar. -Günaydın anne.

Hoş geldin.

(Anahtar sesi)

-Gel. -Oo kahvaltı mı yapıyorsunuz?

İşte, atıştırdık öyle bir şeyler.

(Sezen) Hıh, dünyayı yedin abla.

Efendim?

Afiyet olsun diyorum, iştahın diyorum Maşallah diyorum.

(Gökçe) Gitti mi babamlar?

Gittiler kızım gittiler.

Ay nereden çıktı şimdi bu durup dururken?

İşte ne bileyim, Tarık gidince böyle Nilüfer biraz içine...

...döndü, bir fenalaştı.

Baban da hadi kızım gidelim bir havan değişsin dedi. Öyle işte gittiler.

-E iyi olmuş o zaman. -Hı.

Anneciğim bana bir kahve yapsana.

Ay anne ya çok yoruldum ya.

-Sezenciğim annem kahve istedi canım. -Abla!

Bilmiyorum farkında mısınız ama ben köle değilim.

Anne, Sezen geçen sene okul gezisine gittim demişti ya? As...

İyi tamam...

...tamam yapıyorum. Iı neyli istiyorsun anneciğim?

Kızım ben hep şekerli içerim kahveyi. Unuttun mu çocuğum?

-Sade. -Hı hı.

Uff!

Bunun cezası devam ediyor galiba ha?

Hıı bir süre daha öyle olacak.

Oh oh aman iyi, ne güzel oldu.

Uff, gerçi ben de geç kaldım işe ama.

Kahve de söyledik.

A Gökçe...

...sanki gitmesen mi hı? Ne bileyim bütün bu olanlardan sonra.

Ya benim tontiş annem ya...

...sen merak etme, öyle sorun falan yok.

Öyle evlilik falan yokmuş. Biz de hallettik yani.

İyi de yani, yine de ne bileyim içime sinmedi pek.

Ya sen bunları merak etme, takma kafana.

-İyi madem. Gökçe! -Hı.

Sen giderken şuna söyle de, şu evi de hazır cezalıyken...

...bir güzel silsin süpürsün. Vallahi hiç halim yok.

O iş bende.

(Müzik)

(Vurma sesi) (Öksürük sesi)

Bak işte karma yüzünden görüyorsun değil mi?

-Uff! -Hadi ne yapıyoruz şimdi söyle?

Ya bir şekilde bir yerden bir para bulacağız sonra gidip...

...o sevimsiz veledin!

Bartu sevimsiz falan deme rica edeceğim, öyle konuşma.

-Karmayı daha fazla kızdırmayalım. -Tamam tamam.

Iı o sevimli, günahsız, masum yavrucağa...

...o helikopteri alacağız, bu işi de bitireceğiz böylece.

Tamam süper. Şimdi ben maaşımı aldım.

Onun üzerine biraz daha para koyalım.

Bir dakika ya...

...bütün maaşı buraya harcarsan, bütün ay ne yapacaksın sen?

İşte zeytin ekmek falan!

Ay benim fedakâr sevdiceğim...

...ben seni pamuklara sarmayayım da ne yapayım ya, ne yapayım!

Bartu Tamam. Ne yapıyoruz söyle hadi? Nasıl para bulacağız?

Şimdi parayı Adana yarışlarından bulur5uz ama...

...Adana yarışlarına daha var o yüzden...

...ee gidelim Mustafa'nın yanına onun aklında...

...bir şey gelir yani. Onun aklında bir şeyler oluyor her zaman.

Ha Mustafa'nın aklı kendine yetiyor bir de...

...bize yardım edecek öyle mi?

Ne bileyim kızım, aklıma başka bir şey gelmiyor. Varsa bir...

...plânın onu uygulayalım yani.

Tamam kalk buluruz bir şeyler.

-Nereye? -Kalk Bartu kalk!

Ay tamam Bartu içmeyiver limonatanı ya.

(Cam kırılma sesi)

(Müzik)

Oyy!

-Soğuk mu? -Hem de ne?

Gel dışarı çıkalım, güneşte kurursun aşkım...

...gel çıkalım tamam.

(Müzik)

Hiç önemli değil sizinle çünkü hiç bir ilgisi yok. Tamam.

Karma değil mi bu da?

Ha tabii ki karma.

-Yoksa garsonu kıracağım da. -Hayır, hayır. Hadi.

(Müzik)

-Kesin karma mı? -Karma aşkım karma.

Caner Bey'i ara…

...toplantı istediğimi söyle. -Tamam Demir Bey.

Başka ne vardı?

Ha, gazetelere girdiğimiz reklamlar var ya...

...onları paylaş.

Bir de satış payındaki artışı grafik olarak istiyorum.

(Müzik)

-Ne oldu? -Yetişemiyorum Demir Bey.

-Niye? -Yetişemiyorum.

Daha hızlı ol.

Tamam Demir Bey daha hızlı olayım.

Uff!

(Müzik)

(Sokağın sesi) (Araba sesi)

Hii ayy! Aklım çıktı.

Affedersin ya korkacağını düşünmemiştim.

-Yok korkmadım zaten de. -Belli.

Neyse ne yapıyorsun burada?

Seninle konuşmaya geldim.

Kaan şimdi konuşmak zorunda mıyız? Ben işe geç kalıyorum da

Ya uzun bir şey söylemeyeceğim ya.

Yine de şu an konuşmayı tercih etmiyorum pek.

Tamam bak, bir hata yaptım özür dilerim.

Ama bunu aramızda ki arkadaşlığa son vermesini istemiyorum.

Ben de istemiyorum.

Ama olmamış gibi de davranamıyorum işte.

Sen beni affedecek misin?

Bana biraz zaman ver olur mu?

Tamam nasıl istersen.

Görüşürüz.

(Müzik)

Çaylar geldi.

-Sonunda. -Ayy sağ ol Muharrem ya.

Buyurun Demir Bey.

Buyurun Nilay Hanım.

Ne oldu yoruldun mu?

Ben, ben yok asla, ben hiç yorulmam Demir Bey.

Ha...

...daha çok işimiz var yorulma.

(Gülme sesi)

(Müzik)

-Sana da bir işim var. -Buyurun Demir Bey.

Ajansı jilet gibi istiyorum tamam mı?

Masalarda toz bile istemiyorum.

İyi de Demir Bey o işlere ben...

...be gideyim şu işleri şey yapayım.

(Müzik)

Dinliyorum Demir Bey.

-Başka ne vardı? -Ne vardı?

-Düşün. -Düşüneyim.

Muharrem masa sil, Muharrem ders veren konuşmalar yap...

...Muharrem olmasa ne yapacaksınız acaba arkadaş ya?

Ben statü atlayayım derken, adamın bana verdiği işe bak.

Allah Allah!

Günaydın ben geldim.

Günaydın. Hoş geldiniz Gökçe Hanım.

Muharrem ben geldim hani işi bırakmıştım geri döndüm falan.

Çok iyi yapmışsınız.

-Ya yok mu bir sevinç gösterisi? -Yok.

Ay Nilay nerede? Nilay kesin çok sevinir.

Kendisi Demir Bey'in odasında. Ruhunu teslim etmekle meşgul.

(Muharrem) Ya Gökçe Hanım Demir Bey'e bir şey oldu.

Sabahtan beri durmadan çalıştırıyor bizi.

Vallahi Billahi oturmak yasak ya.

Allah Allah! Ne oldu acaba? Ben bakayım ona.

(Müzik)

Şişt! Bana bakın, masaları kirletmeyin ha.

(Müzik)

Bak hata falan istemiyorum. Gerekirse başında duracağız...

...kendimiz alıp geleceğiz. -Tamamdır Demir Bey.

Caner Bey'i aradın mı?

Aradım. Yerinde değilmiş, döndüğünde beni geri arayacaklar.

Tamam o zaman toplantıda konuştuklarımızı mail olarak istiyorum.

Tamam. Hallediyorum hemen.

(Öksürme sesi)

Hah Gökçe!

Geldiğin iyi oldu ya.

Bu Azize Hanım'ın işlerine girişmemiz lazım, hadi.

Tamam ama önce bir...

Vaktimiz yok Gökçe, işler birikti biliyorsun.

-Anladım, bize bir... -Tabii, tabii, tabii.

Gel.

Gökçe ne yapıyorsun ya? Daha çok işimiz var. Niye gönderdin?

Sen bana ne öğretmiştin?

Sakin oluyoruz. Tamam.

Derin nefes alıyoruz. Evet...

...nefes alıyoruz, sakin oluyoruz.

Sakinim ben.

Ne oldu? Sen neyden uzak durmaya çalışıyorsun?

Hiçbir şeyden.

Bir şeyden kaçıyorsun sen.

Benden mi kaçıyorsun yoksa?

Ya saçmalama, bu istediğim son şey.

(Müzik)

(Öksürme sesi) Iı ne diyorduk?

(Müzik)

Ne diyorduk? Ihh evet anlat bakalım.

(Müzik)

Hıh.

(Sessizlik)

(Müzik)

Bu ne, nereden çıktı?

Ben çocukken bırakmışlar bana.

(Müzik)

Annenle, baban!

(Müzik)

Senin eline nasıl geçti peki?

(Müzik) (Topuk sesi)

(Çanta koyma sesi)

Selam.

Merhaba. Ne içersiniz?

-Ne içmeliyim? -Bilmem. Ne içmek istersin?

San a bırakıyorum, şaşırt beni.

İyi, hazırlayalım bir şeyler.

Pelin.

-Kaan ben de. -Memnun oldum Kaan

Ben de.

(Müzik)

(Bardak sesi) (Müzik)

Öyle işte.

Ne yapacağına sen karar vermek zorundasın.

Farkındayım.

Ama seni rahatsız eden bir şey varsa...

...sanırım üstüne gitmen gerekecek.

Haklısın.

Ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.

(Nefes sesi)

(Sessizlik)

Bir dakika belki de biliyorum.

(Müzik)

(Tuş sesi)

Ne yazıyor?

Naçizane Kuyumculuk.

(Tuş sesi) (Müzik)

Vallahi var adresi bak.

-Gerçekten. -Gidecek misin?

Gideceğim.

Gelmemi ister misin?

(Müzik)

Yalnız gitsem daha iyi olmaz mı?

Tamam.

(Müzik)

Beni ara ama tamam mı?

(Müzik)

Tamam.

(Müzik)

(Müzik)

Teşekkür ederim.

Bir şey değil. İç bakalım şaşıracak mısın?

(Müzik)

-Hımm bayıldım. -Tahmin ediyordum zaten.

Kızları etkilemeyi biliyorum diyorsun yani.

Ah sayılır.

Aslında haklısın, etkiliyorsun.

Sen kesin iyi yemek de yapıyorsundur.

Oo iş yemek yapmaya geldiyse...

...etkilemekten fazlası olur yalnız söyleyeyim.

Vayy iddia! Severim.

Akşam kaç diyelim o zaman, sekiz uygun mu?

Madem ısrar ediyorsun.

(Müzik)

Ben ne yapayım abi ha?

Uyumam lazım elimde değil.

Beni yolladılar otelden.

Kaldım sokakta. What can I do?

Görüyorsun değil mi gurbet çok zor ya.

Adam gurbet elde tek başına kalmış.

(Erkek) Bana, bana bir room lazım.

(Yabancı dilde konuşma)

Gidiyorum sonra zaten.

Bir şeyler yapamaz mısın?

(Erkek) Yapma ne olur? Bana bir yer lazım.

(Yabancı dilde konuşma)

Geçmiş olsun birader. What is problem?

Iı long story. Bana bir yer lazım.

Fakat kimse yer vermiyor.

Hoteller bile. Ben ıı uyur geziyorum ya.

(Yabancı dilde konuşma)

Ay yapılacak şey mi bu? Ne kadar ayıp ya.

Resmen adam turist diye oda vermiyorlar...

...öyle değil mi yani? Gezen adama oda yok hesabı.

-Cık! -Geçmiş olsun.

At thank you.

İnsanlık is that please.

Bir şey söyleyeyim mi aslında buna bir oda çaksak.

Boş bir oda bulsak var ya acayip para kaldırırız ha.

Bartucuğum daha bir tık önce...

...insanlık öldü dedin farkında mısın?

Ee tamam da canım, hayatta bir yandan devam ediyor yani.

Ayy yok öyle bir şey.

Biz önce kendi derdimizi çözelim.

Dur, dur hemen yok deme. Ben adamla iki dakikalık bir işim var.

(Müzik)

Geçmiş olsun bro, Bartu ben.

I am Jason.

Sen şuraya numaranı yazsana oda falan çıkarsa ben ararım seni.

(Yabancı dilde konuşma)

Oo çok sağ ol bro.

Şimdi çaldırdım. Hah eyvallah!

Bartucuğum ne yapıyorsun Allah aşkına?

Adama boşu boşuna ümit verme. Var mı oda bizde? Allah Allah!

Kızım belli olmaz bu işler belki bir sürpriz olur dur.

Birader...

...ben seni arayacağım. Kesin değil ama tamam.

Hadi.

(Müzik)

Sevindi çocuk.

(Müzik)

(Araba sesi) (Müzik)

(kapı kapanma sesi)

(Araba sesi) (Müzik)

(Sessizlik)

Hımm referandum.

-Hoş geldin evlat. -Hoş bulduk amcacığım.

Nasıl yardımcı olayım?

Şey ben bir şey sormak için geldim de.

Sor, bir dakika.

Evet sor.

(Sokağın sesi)

Bu kutu buraya ait değil mi? Yani buradan alınmış.

Vay, vay, vay, vay...

...ben yıllardır bu kutuyu unutmuşum, kullanmamışım.

Nereden buldun bunu hı?

-Bu şey. -Bir dakika, bir dakika al şunu...

...öyle mi?

(Masaya vurma sesi)

Referandum olacakmış referandum.

-Referandum mu? -Evet.

Her şey memleket için. Bak...

...Firuze çıktı ortalığı salladı.

-Firuze mi? -Evet.

Sezen Aksu var ya...

...Allah için çok güzel söylüyor kadın ya.

Amcacığım...

...bu kutu benimle yaşıt.

Ya sanırım ben doğduğumda buradan alınmış.

Çok düşük bir ihtimal ama belki hatırlarsın.

(Gülme sesi)

Hatırlamaz mıyım yahu?

Sen de beni iyice bunak yerine koydun.

Estağfurullah!

Peki ıı, isim falan hatırlıyor musunuz?

Tabii hatırlıyorum.

Mustafa, sen aldın ya oğlum bunu benden...

...sen hatırlamıyorsun.

Hani iki gün önce bana geldin...

...Rıza amca...

...bana bir altın ver...

...bu olsun, taksitle ödeyeyim dedin mi demedin mi?

Ben de olur dedim mi demedim mi?

Yok amcacığım ben buraya ilk defa geliyorum.

Ee amcacığım hangi yıldayız acaba?

Bin dokuz yüz seksen iki.

Anladım tamam.

-Kolay gelsin. -Sağ ol çocuğum.

Başka zaman gel, yine yardımcı olayım sana.

-Kolay gelsin. -Güle güle çocuğum.

Güle güle yavrum.

(Müzik)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi) Gökçe...

...hoş geldin yavrum gel.

(Gökçe) Hoş bulduk. Ayy ne yiyoruz ya?

Allah ne verdiyse.

(Gökçe) Oh yiyelim hadi çok açım.

Gel canım gel.

Hımm...

Ohh...

(Tencere sesi) Aa!

Nesi var bunun?

Ay nesi olmasın kızım...

...çocuk bütün gün temizlik yaptı.

Evi sildi, süpürdü canı çıktı tabii alışık olmayınca.

Ay kıyamam ben sana. Ama o seve seve yapmıştır...

...değil mi tatlım?

Tabii sormayın.

Nasıl geçti günün Gökçe? Bir problem çıkmadı değil mi?

Yok anneciğim ya her şey yolunda.

(Telefon zili sesi)

Geliyorum ben.

Ayol bir rahat yok çocuğa.

-(Sezen) Bana da. -(Rezzan) Sus! Yemeğini ye sen.

(Telefon zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

Efendim?

Ne yapıyorsun?

(Gökçe ses) İyi evdeyim...

...ha ne oldu gittin mi? -Hı gittim.

-Ee bir şey çıktı mı? -Yok ya.

Yaşlı bir adam vardı seksenlerde kalmış.

Ya ne yaptığının farkında bile değil.

-Hadi ya üzüldüm. -Ben de.

Yapacak bir şey yok.

Peki, bir şeyler yapmak ister misin?

İstersen bir yerlere gidelim. Tamam mı?

Ya bugün pek keyfim yok aslında ya.

Başka zaman mı yapsak?

-Tamam peki nasıl istersen. -Tamam.

-Görüşürüz. -Bay bay.

(Müzik)

Ay Gökçe ya, hadi çocuğum.

Buz gibi oldu yemeğin.

-Anne. -Hı?

Ben çıkıyorum.

Aa! Daha yeni geldin.

Ya idare et ne olur.

Bak...

...vallahi Gökçe kızıyorum ama artık ha.

Gece eve gelinecek, dışarıda kalınamayacak...

...yeter artık zıvanadan çıktın ama! Aa!

(Öpme sesi)

Tamam annişkom sen merak etme.

Ayrıca da ayakkabılarla evde gezme yani.

(Rezzan) Sezen daha yeni sildi, süpürdü.

Sezenciğim sen de masayı topla sonra unutma oldu mu canım?

-Ya anne ya! -Sus!

Gökçe...

...sen bana bir şey diyordun...

...ütüleri yapsın, bitirsin diyeceğim diyordun. Söyledin mi?

Haa evet tamam, Sezenciğim...

...sabaha da ütüler bitmiş olsun tamam mı tatlım?

Ay anne!

(Öpücük sesi)

Ben hiç karışmam evladım.

(Rezzan) O senin ablanla arandaki bir mesele.

(Kapı açılma sesi)

(Karışık konuşma)

-Allah! Yuh be! -Asıl sana yuh be!

-Aşkım. -Canım.

(Öpme sesi)

Uff!

Nereye gidiyorsun? Ben seni görmeye geldim.

Nereye gidecek bu saatte ya, bir yere gitmiyor.

Ya Demir'e gidiyorum da kızmazsın değil mi?

Demir olunca kızamıyorum tabii. Ama bana bak...

...çok özledim seni görüşelim artık.

Kesin görüşelim aşkım, çok özledim.

(Öpme sesi) Ohh...

-Hadi bay bay. -Bay bay.

Ne konuşuyorsunuz siz orada fısır fısır?

-Sana ne! -Ne demek sana ne ya.

Ne dedi sana o?

Ya sana ne ya? Hadi gir içeri aa!

(Kapıya çarpma sesi) Ahh!

Burnum! Ahh!

Acıdı mı?

-Kanamış mı? -(Sema) Ay aşkım!

-Kanamış mı? Bak. -Yaa bakayım. Bir dakika ben anlamıyorum.

(Sema) Şöyle yapsak. -Ahh!

Ayy ama duramazsın! Böyle bile duramazsın kırılsa.

Kırılmadı değil mi?

-Aşkım! -Aşkım!

Aa çok acıyor.

(Müzik)

Uff! Kalk.

(Kapı zili sesi)

Geldim.

(Ayak sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Selam. -Merhaba.

Hoş geldin.

(Topuk sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Topuk sesi)

Neler hazırlamışsın böyle?

Eh işte ufak tefek bir şeyler hazırladım.

Hepsini benim için mi hazırladın?

Aslında, birazını hazır aldım.

-Demek hazır aldın? -Hıı.

Beni kandırdın yani.

(Gülme sesi)

Biraz.

Ee peki ne içiyoruz?

Sen ne içmek istiyorsan?

Şaşırt beni!

(Müzik)

Ay aşkım ya iyi misin? Hastaneye falan mı gitsek!

İyiyim, iyiyim ya bir şeyim yok. Gerek yok.

-Uff! -Bir kere öpüşsek geçerdi aslında.

Ne yapıyorsun burada be?

Çile dolduruyorum...

...size ne oldu?

Annem biliyor mu?

Karma!

-Biliyor kızım. Buzu o verdi işte. -Ha.

(Sema) Sen ne çilesi dolduruyorsun ya?

(Bartu) Ya işte...

...bu Gökçe'ye bir yanlış mı yapmış, yamuğu mu olmuş, bir şey olmuş...

...ondan sonra Gökçe demiş ki bunun bir sırrını mı biliyormuş...

...neymiş, neymiş ne diyorsam onu yapacaksın yoksa...

...demiş o sırrı söylerim demiş.

Bu da işte keriz gibi her dediğini yapıyor.

Aşkım itiraf et kurtul yani.

Cık! İtiraf edemem.

(Sezen) Yani çünkü çok büyük sırlarım var...

...patlatmasını istemiyorum beni.

Yani ıı küçük sırlar, ufak tefek sırlar...

...beyaz yalanlar ama sır ya adı üstünde, gerek yok.

(Sema) Ee Sezenciğim yani ıı...

...böyle nereye kadar devam edeceksin ha?

Devam etme istemiyorum. Kurtulmak istiyorum ama...

...bir çare bulmam lazım.

Evden mi kaçsam acaba? Hıı...

...oha! Buldum, buldum!

(Müzik)

-Öpeyim mi? -Ay Bartu çarpacağım şimdi ağzına ya!

(Müzik)

(Kapı açılma sesi)

(Demir) Aa!

(Müzik)

Ne yapıyorsun?

Nasıl yani?

Iı ya o anlamda değil, pardon.

-Beklemiyordum da seni. -Hı.

Yani işte konuştuk moralim bozuk dedin.

Ben de sana tatlı yapmaya geldim.

Çünkü tatlı insanı mutlu eder...

...ama etmezse de beraber mutsuz oluruz dedim. Olmaz mı?

Çok iyi yapmışsın.

(Öpme sesi)

-Ben başlıyorum o zaman. -Geç, ben geliyorum.

(Müzik) (Poşet sesi)

(Müzik)

-Anne. -Hı.

Ben çok kötü oldum.

Allah! Niye kızım?

(Ağlama sesi)

Ablamı, babamı özledim.

Aman ben de bir şey oldu sandım.

(Sezen) Anne tabii ki bir şey oldu ya.

Yeğenimi özledim.

Burnumda tütüyorlar.

Ay ne yapayım Sezen ya?

Ara, görüntülü konuş kızım.

Yetmiyor anne denedim...

...acaba birkaç günlüğüne mi gitsek?

(Sezen) Hem biz de memleket havası da almış oluruz.

(Rezzan) Ay hiç başıma iş çıkarma Sezen. Hayatta olmaz.

Anne ne olur, bir iki günlüğüne sadece.

Gidin, gidin...

...gidin. Erzurum'a gidin vallahi gidin.

Dağ havası çok iyi gelir ya

(Gülme sesi)

Ne bileyim, bilemedim şimdi yani.

(Bartu) Yo yo gidin, gidin. Erzurum ya doğunun Paris'i ya.

(Bartu) Hem bunun da kafa gidik, azıcık yerine gelir.

Anne ne olur, lütfen gidelim.

Ay kızım Allah aşkına! Şimdi bilet bul, valiz hazırla...

...ay çok gözümde büyüdü olmaz.

Anne ben bilet de alırım, bavul da hazırlarım.

Lütfen ya sadece gidelim.

Ayy Sezen...

...kıyamam ben yavruma.

O kadar istiyorsan gidelim madem çocuğum.

Gerçekten mi anne ya? Çok sağ olun.

Ben hemen eşyaları toplamaya gideyim, bilet alayım.

Koş, koş, koş. Gidin tabii ya, Erzurum'a gidin...

...memleketim "Dadaşlar" diyarı be. He heyy!

Götüreceğim senide bir daha se...

Yok ben üşürüm orada.

Aslında yeni tanıştığım birinin evine gitmem hemen.

(Öksürme sesi)

Benim özelliğim ne peki?

Seni daha önceden tanıyorum.

Ben seni tanımıyorum ama.

Çünkü tanışmadık.

Hayır, bilmece gibi konuşmaya devam edecek misin?

Daha öncede geldim kafeye birkaç kere ama...

...senin dikkatini çekmeyi başaramadım.

Hadi bakalım.

E kısmet bugüneymiş diyelim o zaman.

Diyelim.

(Müzik)

-Biraz hızlı gitmiyor musun? -(Kaan) Iı.

Aksine yavaş bile içiyorum.

Peki, sen öyle diyorsan.

(Müzik) (Çatal - Bıçak sesi)

(Çırpma sesi)

(Müzik)

Şişt!

(Müzik)

Gördüm.

Iı vallahi içinden almadım.

-Gördüm. -Iı içinden almadım.

(Gülme sesi)

-Ben de banayım mı ha? -Iı ıı.

-Olmaz! -Yemedin mi bir şey?

-Iı. -Bu ne o zaman?

(Gülme sesi)

(Müzik)

-Güzel olmuş. -Afiyet olsun.

Ne zaman yiyoruz?

Şey şimdi ben bunu, birazcık dondurayım sonra...

...biraz daha kar... Şa... Şey yapayım çırpayım sonra bir...

...aman uff! -Anladım ben anladım.

Öyle.

(Pelin) Daha rahat bir yere geçelim mi artık?

Yoruldum burada.

Olur.

(Sessizlik)

(Topuk sesi)

(Nefes sesi)

Ahh!

Uff!

(Nefes sesi)

(Müzik)

Pardon!

Bir sorun mu var?

Yok bir şey ben hemen gelirim.

(Müzik)

(Nefes sesi)

(Müzik)

Ne oluyor oğlum sana? Kendine gel.

(Müzik)

İyisin iyi.

Hadi sakin.

İyi misin?

(İç çekme sesi) -İyiyim, sağ ol.

(Müzik)

Ee uzattın ama.

Pelin senden bir şey rica edeceğim lütfen müsaade eder misin bana?

Beni kovuyor musun?

Kovmak değil de kendimi iyi hissetmiyorum işte. Ne olur evine git hadi.

Salak!

(Müzik)

Evet, tatlı tamam.

Yani birazcık soğuduktan sonra yemeğe hazır.

Hadi bakalım. Eline sağlık.

(Sessizlik)

Anlatmak ister misin?

Anlatacak çok fazla bir şey yok aslında.

Kuyumcunun sahibi yaşlı bir adamdı.

Bizimle aynı günü yaşadığını bile zannetmiyorum.

Nasıl yani?

Yani dediğim gibi. Seksenlerde yaşıyordu.

Dediğinden hiçbir şey anlamadım. Kendi bile anlamamıştır.

(Gülme sesi) -Komik mi?

Peki.

Bir kere de beraber gitmek ister misin?

Olur. Ama ne değiştirecek ki.

Aa rica ederim lütfen.

Yani ben bir konuşurum adam 5 yıl kendine gelemez.

Çenem hipnotize ederim onu. Ondan sonra da ne istiyorsak öğreniriz.

Sen istiyorsan olur.

İstiyorum.

-Hı. -Hı.

Ben de başka şeyler istiyorum.

Hı.

(Müzik)

Iı ben tatlılara mı baksam?

Olur.

Hadi.

(Müzik)

Çok kıpırdama kızım.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Oo...

Aa...

Ezberden yapabilecek miyim?

Gözleri de bir tuhaf bu kızın. Böyle bakıyor.

Kızım kurtulduk, kurtulduk.

Nasıl kurtulduk? Ben anlamadım hiçbir şey.

Ya bizimkiler Erzurum'a gidiyor. Ev boş.

(Tokat sesi)

Ulan! Öyle ev boş ama annemler gidiyor falan...

...eve gel film izleyelim denilecek kız mıyım ben?

Kızım ne alakası var ya?

Ev boş Jason'a kiralarız, parasını alırız.

O parayla da gider helikopter alırız diye dedim.

Ay aşkım özür dilerim. Çok acıdı mı ya?

-Hı. -Ay. Ama...

...sana ne diyeceğim biliyor musun? O tokadı ben atmadım.

Karma yüzünden oldu.

Yani karma resmen elime bir güç verdi dedi ki...

...buradan arkadan ittirdi şey yap dedi.

Ama ya sen ne kadar akıllı bir adamsın da biz adama nasıl ulaşacağız?

Kızım numarasını aldık herhalde.

Ha telefonunu aldık, eve kirayı vereceğiz.

Parasını alacağız, çocuğun helikopterini alacağız sonra.

Aşkım çözdük olayı ya.

Bir şey diyeceğim. Gökçe ne olacak?

-Ya bırak anlamaz o. -Ha doğru dedin.

Sarılalım iyiydi o ya. Gel.

(Müzik - Hareketli)

(Demir) Bence burası iyidir.

(Müzik)

(Demir) Hop...

(Demir) Buyurun efendim.

Hadi gel.

(Müzik)

Bakalım nasıl olmuş.

-Evet. -Biraz daha çok ver.

(Müzik - Duygusal)

Al bakalım.

-Vay vallahi çok güzelmiş. -Gerçekten mi?

Hıı bayıldım. Hatta ve hatta mutfak hâlâ sağlam duruyor.

-Bence büyük başarı. -Yaa.

Şaka yapıyorum.

-Al bakalım, kendin devam et. -İyiydik böyle.

-Ben de kendim yiyeceğim yani. -Ee tamam onu ben halledeceğim.

Aç bakalım ağzını.

(Müzik - Duygusal)

Gerçekten çok iyi yapmışım.

Ama ben de çok güzel yediriyorum, kabul et.

(Müzik - Duygusal)

(Gülme sesi)

Iı...

(Müzik - Duygusal)

(Gülme sesi)

(Müzik - Duygusal)

Yaa.

Tamam, al al vereceğim.

(Gülme sesi)

Al istersen.

(Müzik - Duygusal)

Birazda ben yiyeyim.

(Müzik - Duygusal)

(Masaya koyma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Öpme sesi)

(Müzik - Duygusal)

Oh. Çok güzel geldi ya.

(Müzik - Duygusal)

Yıldızlar çok güzel değil mi?

Hı.

Küçükken bütün gece balkonda oturup yıldız kaymasını beklerdim.

Niye? Dilek tutmak için mi?

Evet, annem öyle derdi.

Yıldız kayarken tuttuğun dilek gerçek olurmuş.

Hı.

-Sen de inandın. -Hâlâ inanıyorum.

Allah Allah.

Ne güzelsin sen ya.

Ha.

Hadi bir dilek tut.

Ama yıldız kaymıyor ki.

Olsun. Sen gene de tut.

Peki.

(Müzik - Duygusal)

-Tuttun mu? -Tuttum.

(Müzik - Duygusal)

-Kabul oldu mu? -Oldu.

(Müzik - Duygusal)

Ha...

(Müzik - Duygusal)

(Demir) Hayat, bazen çok garip biliyor musun?

Öyle. Bir gün her şey bitti diyorsun, başka bir gün...

...her şey yeniden başlıyor.

Aynen öyle.

Galiba bu kadar sıkmamak lazım biliyor musun?

Hayat bize ne veriyorsa...

...neyi nasıl veriyorsa, öyle yaşamak lazım.

(Gökçe) İyi düşünürsek iyi olan da gelir bence.

O yüzden ben güzel şeyler olacağına inanmak istiyorum.

(Müzik)

Vallahi ben artık inandığımdan bile emin değilim.

Hı? Bir daha düşün istersen.

Neyse. Hayatta güzel şeyler de var değil mi?

(Müzik - Duygusal)

Ben gideyim artık. Geç oldu.

Niye gidiyorsun ki? Biraz daha kal.

Hiç gitmek istemiyorum.

Ama annem bu gece eve dön diye tutturdu ya.

Onu kızdırmayayım şimdi.

İyi tamam.

Ben seni bırakırım. Rezzan Sultan kızmasın.

Yok ya ben kendim giderim.

Tabii ki ben seni bırakacağım.

İyi hadi bırak beni.

Hadi.

(Müzik - Duygusal)

-Çabuk ol Sezen hadi ya. -Senin kıyafetin anne bu.

Aa ne oluyor acaba?

-Biz Erzurum'a gidiyoruz evladım. -Niye?

Yani hepinizi gizlice Erzurum'a yerleşme kararı mı aldınız?

Vallahi ben bilmem. Sezen Hanım'a soracaksın.

Babasıyla, ablasını çok özlemiş. En çok da yeğenini özlemiş.

Vallahi abla. Babamla, ablam burnumda tütüyorlar.

-Gerçekten onları çok özledim. -Sezenciğim...

Efendim abla?

Ne yapmaya çalıştığının farkındayım tatlım.

Ablacığım kusura bakma biz biletleri aldık, gidiyoruz.

Bir şey deme şimdi vallahi uğraşamayacağım.

Ay tamam ya. Zaten işe gitmem lazım.

Hadi iyi yolculuklar.

Kendine dikkat et. Yani vaktin kalırsa artık Bartu'ya da dikkat et.

Ha. Niye dikkat ediyormuş canım, ben kendime bakarım.

Sen yardım lazım mı onu söyle?

Yok yok Sadık efendiyi çağırdım ben, taşıyacak.

Hı... Bakarsın. Neyse anneciğim siz merak etmeyin.

-Hadi çocuğum. -Görüşürüz.

Ablacığım görüşürüz.

Ya niye ben kendime bakamıyorum acaba? Koskoca adamım ben.

İyi uzatma be.

Bana bak. Sen neredeydin dün gece?

-Kütüphanedeydim canım. -Kütüphanedeydin?

Gecenin yarısı hangi kütüphanedeydin acaba?

Hani sen geçen gün babama 24 saat açık...

...kütüphaneler var, oradan geliyorum demiştin ya.

(Müzik - Hareketli)

Ay hadi tamam oyalama beni ya. İşe geç kalıyorum.

(Müzik - Hareketli)

-(Gökçe) Şımarırım ama. -(Demir) Şikâyet etmem.

Ne haber?

Tatlıdan sonra gayet iyiyim. Çikolata iyi geldi.

-Gidelim mi? -Gidelim.

Atla.

(Müzik - Hareketli)

Çok teşekkür ederim my friend.

-Money burada. -Eyvallah. Sağ olasın.

(Müzik - Hareketli)

Al sevgilim. Götür bunu o sevimsiz helikopterini al...

...şu iş bitsin tamam mı? -Aşkım sevimsiz deme.

-Nice too meet you Jason -Me too.

Manita benim. Sen neresindensin ya?

-Ohio. -Ohio mu?

Yukarı Ohio mu? Aşağı Ohio mu?

-Merkez. -Ha iyi.

Iı Bartu I am sleepwalker'ım, okeysin değil mi buna?

Sleep uyku demek, walker da walker demek.

Uyku. Uyursun ya. Ev bomboş rahat rahat, tatlı tatlı uyursun.

Hadi bakalım.

Hadi bakalım. Al çantanı da.

Düş önüme. Yürü.

(Gülme sesi)

Merhaba Rıza amcacığım.

Merhaba. Hoş geldiniz, hoş geldin kızım.

Şş bir dakika.

Hadi be oğlum, hadi be çocuğum.

Ya bu Sarıyer bizi mahvetti.

Selçuk penaltıdan gol attı.

-Sarıyer mi? -Evet.

Amcacığım...

...bu kutuya bir daha baksana ya. Belki bir şey hatırlarsın.

Şş... Sessiz ol.

Ya Rıza amca ya. Ne olursun.

Bir bak şuna. Kırma bizi ya. Belki hatırlarsın.

-Ya ben bunu Mustafa'ya verdim. -Mustafa kim?

Sarıyer’in sol beki. Çakı gibi çocuk.

Ha.

Böyle işte. Neyse gidelim biz.

Amcacığım biz gidiyoruz.

Pşşt. Bir dakika durun.

(Müzik)

(Sandalye koyma sesleri)

Şş yavaş yavaş arkadaşlar ne yapıyorsunuz ya?

(Sessizlik)

Tamam kusura bakmayın. Hadi devam edin siz.

Ben size kestane şekeri ikram edeyim mi?

Bu son olur. Hem de Firuze'yi beraber dinleriz.

-Sağ ol Rıza amca. -Biz almayalım. Sağ olun.

-Kolay gelsin. -Sağ ol çocuklar.

Güle güle. Gene gelin gene buyurun.

He. Hadi be oğlum, hadi be çocuğum

Kaleci mi?

Sakatlandı mı? Yok ya.

(Bartu) Gel Jason'ım gel. Bak burası da salon.

Geniş böyle kafana göre tamam mı? Ev bomboş zaten.

Geç otur.

Televizyonda istediğin zaman açabilirsin.

Tamam mı?

Uyumam lazım zaten. Yoksa kötü olacağım.

Uyu kardeşim uyu. Bütün gün gezdin, yoruldun.

Yarın beni kaldırır mısın?

Uçağa gideceğim.

Uyandırırım, uyandırırım. Sen merak etme. O iş bende.

Evde kimse yok değil mi?

Sleep geziyorum ya. Problem olmasın.

Yok yok merak etme. Rahat ol, istediğin gibi gez.

Hatta istiyorsan çıplak gez. Ama ben görmeyeyim tabii.

Thank you Bartu. You good guy.

Gay mı?

Ne gayı ulan? Ne diyorsun oğlum sen!

Adam. Adam, iyi adam!

Ha. Öyle adam gibi konuş.

Neyse. Hadi I'm going. Sen takılırsın.

-Görüşürüz. -Hadi görüşürüz.

(Müzik)

(Rezzan) Ay... A y ben biliyordum ama böyle olacağını.

Nereden uydum senin aklına acaba?

Ay anne ben nereden bile bilirim acaba?

Havadan dolayı uçuşların iptal olacağını.

Yani biraz bekleseydik de acaba sisin dağılmasını mı...

...bekleseydik ha? -Hiç bekleyemem evladım.

Zaten onca yolu gittik daha bir o kadar daha yol var.

Vallahi o kadar saat bekleyemezdim. Hadi yürü.

Anne ya ben babamla ablamı çok özledim.

Allah Allah.

Kızım özlediysen niye beni taktın peşine?

Kendi başına gitseydin, seni tutan mı var?

Ne yapıyorlar acaba orada ya?

Şu an burnumda tütüyorlar.

Şu an gerçekten çok kötü oldum.

Hiç yemezler kızım. Hadi yürü.

Ben biliyorum senin niye oraya gitmek istediğini.

Niyeymiş anne?

Gökçe'nin emirlerinden kaçmak için.

Yok artık. Pes. Ben öyle bir insan mıyım anne? Aşk olsun.

Evet.

O baban olacak Hikmet'in tıpkısının aynısısın kızım.

Ay bittim. Hadi çok konuşma da yürü vallahi.

(Müzik)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Teşekkür ederim bu arada. Hem dün gece için...

...hem de bugün benimle geldiğin için.

-Rica ederim. -İyi ki varsın.

Sen de iyi ki varsın.

Ben geldim.

Girebilirsin Muharrem.

Buyurun Demir Bey, bu sizin kahveniz.

-Bu da senin sodan. -Sağ ol.

-Başka bir arzunuz efendim. -Huzur Muharrem, huzur.

Buyurun sizin olsun efendim.

Hadi başlayalım.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Ay ben bittim. Ay ben bittim.

Bartu!

Bir gün evde otur be oğlum. Bir gün de evde otur.

-Öff. -Anne.

Kahvede durmak varken niye evde otursun ki anneciğim?

Oo ne ayıp şey. Abiye öyle denmez.

Taş olur dillerin vallahi.

-Anne az önce kendin söyledin. -Ben derim kızım, sen diyemezsin.

Tabii ya. Sezen kim ki zaten. Niye söylesin ki.

Sezen ailenin en küçük kızı ciddiye alınmasın.

Aman ne ağladın be Sezen. Ne ağladın be kızım.

Hani tanımasam vallahi inanacağım.

Ufff.

-Nereye? -Tuvalete.

Bana bak bir yere kaybolma. O valizleri beraber açacağız ha.

(Sezen) Tamam.

Ay içim ezildi bir şeyler atıştırayım ben de, dur.

Anne bak ben de acıktım ya. Acaba sandviç gibi bir şeyler mi yapsan?

Hıı. Başka?

Salatada olabilir.

Bak kızıyorum Sezen ha.

Ay tamam anne ya. Düşüncesi bile güzeldi.

Hadi bakayım hadi.

Uff.

Dört tane eşek gibi çocuğum var. Bir gün de biri demedi ki anneciğim...

...sen otur da biz seni rahat ettirelim.

Ben... Ben gençken böyle miydim?

Anacığım yorulmasın diye fır dönerdim etrafında.

Biz nerede hata yaptık vallahi bilmiyorum.

-Yaptık bir yerde ama. -(Sezen) Anne!

-Ne var Sezen? -(Sezen) Odama gelsene.

Efendim anlamadım.

(Sezen) Ya bir odama gelir misin?

-Gene ne oldu kızım? -(Sezen) Ya tişörtüm yırtılmış.

-Tamam, sonra bakarım. -(Sezen) Olmaz.

(Sezen) Ben bugün giyeceğim. Tişörtüme bakar mısın?

(Müzik - Hareketli)

Ona da tamam kızım ona da tamam. Ay ne pasaklı kızlarım var yarabbim.

Bir rahat yok be!

(Rezzan) Hani bakayım ne olmuş tişörtüne?

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

Ya anne ya. Lütfen bir halletsen ne olacak?

Ya kızım şu sandviçimi bir yeseydim de sonra yapsaydım.

-Ya anne ya. (Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

Alo, Fırat. Ne haber?

İyidir. Sen?

Ee çok iyi fikirmiş.

Teşekkür ederim.

Ee tabii yani bir Demir Cerrahoğlu kolay olunmuyor.

Ee daha çok çalış sen de olursun.

Ay umarım. Çok kıskanıyorum vallahi.

O zaman ikinci reklam filminin fikrini de sen bul.

Vallahi birinciyi Everest'e çıkarınca ikinciyi bulmak o kadar olmuyor.

Hemen konsantre olayım hemen.

Şimdi neydi? Elimizde...

...kokusunun kalıcıyla ön planda olan bir yumuşatıcı var.

Her şey değişse de...

...kokusu aynı kalıyor. -Evet.

Şimdi diyorum ki bu sefer başrolde bir kadın olsun.

Çocukluğumdan beri hep aynı kokuyla büyümüş olsun.

Tamam mı? Mesela şöyle bir şey olabilir.

Iı kadını görüyoruz biz...

...eski yaşadığı mahalleyi görüyoruz önce.

Kadın şimdi gidiyor bu mahalleye ama her şey çok değişmiş falan böyle...

...işte eski binalar yıkılmış, yerine yenileri gelmiş...

...falan ama balkonlarda asılı çamaşırların kokusu hep aynı.

Kadın bu kokuyu takip ederek buluyor. Tamam mı yeri?

Iı ondan sonra da bir anda böyle gözünde her şey değişiyor falan.

Onu görüyoruz. Nasıl fikir? Yani nasıl geliyor kulağa?

-İşte bu. -Ay değil mi ya?

-Güzel fikir ben de sevdim. -Tek şansımız bu.

Yok canım o kadar değil. Altı üstü bir fikir yani.

Gökçe bugün konuştuğumuz kuyumcu var ya...

Hı evet.

Hani bize Firuze dinleriz dedi değil mi?

-Evet. -Firuze kaç yılındaydı.

-1982 falan. -İşte bizim de 82'ye gitmemiz lazım.

Yani güzel olurdu tabii ama bir otuz küsur yıl kadar falan geç kaldık.

(Müzik)

Sezen!

Ah be Hikmet ne olurdu kızlarımdan bir tanesi bile sana benzemeseydi.

Sezen!

Efendim anne.

Bir açıklama bekliyorum çocuğum.

-Ne açıklaması annem? -Şimdi şöyle ki.

Benim bu dünyada en sinir olduğum şey nedir mesela?

Bir sürü şey anneciğim.

Ya anne lafın gelişi söylüyorum işte.

Ne bileyim bir anda sorunca cevap veremedim.

Peki. Bu ekmek...

...niye kesilmedi de böyle koparılmış acaba?

Anneciğim...

...ben mutfağa bugün hiç girmedim, o ekmeği de ben koparmadım.

Aa inkâr. Zaten hep inkâr.

Aa. Hoş geldin Hikmetçiğim.

Farkında mısın anne bilmiyorum ama babamın adını çok anıyorsun.

-Acaba özlemiş olabilir misin? -Ne alakası var yani şimdi?

Neyse sen onu bunu bırak.

Peki kızım bu peynir bu niye didiklendi böyle?

Ha? Fare gibi.

Ben ellemedim peynire anne. Ben mutfağa girmedim.

Yemin ederim girmedim.

Kızım bu evde sen ve benden başka kim var?

Ben de yemedim. Kim yedi o zaman bunları?

Anne gerçekten hayret bir şeysin ya. Off!

Hep inkâr. Hep inkâr.

Fatma Hanım yok, Ayşe Hanım yok, Veli Bey yok kim yedi bunları?

Aman aman. Aynı Hikmet.

Eğer beni gerçekten birine benzetiyorsa ismini de hatırlar değil mi?

-Yani olabilir tabii de nasıl? -Ne nasıl?

Tamam da nasıl olacak o iş?

Ee dedim ya seksenlerdeki gibi giyineceğiz.

Sonra dükkâna gideceğiz yani bizi bir şekilde hatırlarsa bence büyük iş.

Vallahi güzel fikir ama şimdi yani o...

...yıllarla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz biz.

Adam böyle konuyu açsa bir şeyler söylese vallahi...

...kalacağız öyle. Hiçbir şey söyleyemeyeceğiz.

Haklısın.

O zaman dönem çalışmamız lazım. Yani o yılın müziği...

...o yılın tarzı, haberleri bunları bilmemiz lazım ki...

...iletişim kuralım. -Evet, mantıklı.

Ya ne bileyim belki buradan bir ipucu falan yakalarız.

Evet olabilir. Tamam o zaman nereden başlıyoruz, ne yapıyoruz?

Ama bir dakika acele etmeyelim. Her şey kuralına göre.

(Müzik - Hareketli)

Hilalciğim senden bir ricam olacak.

Evet.

İyi dinle.

(Bartu) Ne helikoptermiş arkadaş. Az daha canımızdan oluyorduk.

Tamam aldık helikopterimizi. Karmayla aramızı düzelttik, bitti.

Hele bir düzeltmesin ben o kahramanın var ya ben o...

Bartucuğum...

Daha yeni neler yaşadık, ne yapıyorsun hâlâ tamam.

Karmaya saygı göstereceğiz artık.

Ha tamam konuşmayacağım ama haklıyım biliyorsun.

Haklısın aşkım biliyorum da bitti gitti. Finish.

Çocuğa vereceğiz helikopterini sonra sen sağ ben selamet. Oh.

Nasıl vereceğiz bunu ya? Ya anlarlarsa bizim çaldığımızı?

Düşündük herhalde aşkım.

Şimdi diyeceğim ki benim arkadaşım bu işi yapıyor...

...ay bir tane fazla getirmişmiş...

...ay ben de size onu hediye verdim falan.

Ya fikre bak. Sen nasıl hem bu kadar güzel, hem zeki olabiliyorsun?

Ya bebişim ben mi söyleyeceğim yani bunu.

Ne yapalım? Bu anı taçlandırmak için öpüşelim mi?

Hadi öpüşelim be.

(Müzik)

(Müzik - Hareketli)

Sema, delikanlı ol kızım biraz.

Ne fake atıyorsun, artist.

Sözünün eri ol be. Yakışıyor mu sana?

Yakışıyor mu? Delikanlı olacaksın.

(Sessizlik)

-Ben çıkıyorum. -Ihı nereye acaba?

Yediklerinle doymadın herhalde yemeğe çıkıyorsun.

Anneciğim, yemin ederim ki ben yemedim.

Tamam kızım tamam.

Yediysen de afiyet bal şeker olsun.

Anne sen bana inanmıyor musun?

Hı.

Peki anne. Görüşürüz.

Güle güle.

Oo. Aynı babası aynı. Aynı babası.

Her şeyi inkâr her şeyi inkâr.

Bu da kuru kuru gitmez ki ya.

Ay akılsız Rezzan ay. Bir oturamadın.

Kendi kafasızlığının cezası tabii.

(Sessizlik)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Kapı kapanma sesi)

Ah be Sezen!

Yahu insan giderken bir odasının camını, penceresini kapatır ya.

Onu da mı ben yapacağım acaba?

Uff.

(Müzik - Hareketli)

Ohh buz gibi de.

(Kapı zili sesi)

Ay bu kim şimdi? Bana oturmak yok.

Ay bittim ayol. Evde açacak kimse de yok.

Kim o? Kim o ha?

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

Boş işler müdürü herkes.

(Müzik - Hareketli)

Ben doldurmamış mıydım bunu?

Kafa bırakmıyorlar ki insanda.

Ufff.

Ah Ziya...

-Hadi oğlum ne duruyorsun? -Abi çok içmedin mi?

-Daha saatte erken. -Az bile içtim.

Abi ben sana kahve söyleyeyim. Temiz temiz kahve iç, ne dersin?

Ya oğlum uzatma işte ya of!

Allah Allah.

(Müzik)

Bunu sana içiyorum Ziya. Senin şerefine içiyorum.

(Müzik)

Vallahi hiç fena gitmiyoruz ha? Ne dersin?

Aynen öyle.

Şimdi nerede kalmıştık? Ajda Pekkan.

Ay bayılıyorum ben o kadın biliyor musun?

Konserine gideriz.

Yalnız şu an genç bir kadının hayalleriyle oynuyorsun.

Bir dahaki konseri ne zamansa gideriz.

-Sen ciddi misin? -Ciddiyim evet.

Yalnız fikrimi değiştirmeden teklifimi kabul et.

Ay tabii tabii. Kesinlikle ediyorum.

Ay inanmıyorum ya. Sen, ben Ajda'nın konserinde.

Demir Bey sipariş ettiğiniz kostümler geldi.

Ha şahane. Ver. Sağ ol.

Çok merak ettim ya. Ne yapacaksınız siz bu kostümlerle?

-Şey Demir'in bir şey... -Bu yumuşatıcı reklamı vardı ya...

...onun için işte bazı fikirler edinebilmek için.

Anladım peki. Size kolay gelsin o zaman.

Yardımcı olabileceğim başka bir şey yoksa ben çıkıyorum.

Çıkabilirsin.

(Müzik)

Artık kimse kalmadığına göre bence kostümleri deneyelim.

Bu senin.

(Müzik - Hareketli)

Ya bu çok güzel.

(Müzik - Hareketli)

-Nasıl olmuşum? -Her zamanki gibi.

-Çok güzel. -Ya.

Sen de çok yakışıklı olmuşsun.

Öyle mi diyorsun?

Yani o yıllarda yaşasaydın bayağı bayağı jön olurmuşsun.

İyi ki o yıllarda değiliz. Şimdi pek farkı yok.

Efendim?

Ya yok bir şey ben...

...müzik seçtim. Bize müzik lazım. Birkaç bir şey seçmiştim.

-İyi çal bakayım. -Hemen şey yapayım onu.

Çalayım.

Ha.

Açıyorum.

(Müzik - Hareketli)

(Gülme sesi)

Bu dansı bana lütfeder misiniz?

Ay memnuniyetle.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Hareketli)

(Kapı açılma sesi)

(Vurma sesi)

Ulan boş ev gibisi yok.

Ananın... Annem!

Canım annem, fedakâr annem.

Ha iyi. Bartu sen mi geldin oğlum?

Of şöyle bir uzandım da.

Vallahi içim geçmiş.

Anne senin burada olmaman lazım ya.

Doğru çocuğum doğru.

Resim yapacaktım ama vallahi bu sıcakta hiç gözüm yemedi Bartu.

Yok yok öyle değil. Yani senin İstanbul'da olmaman lazım.

Erzurum ne oldu ya? Erzurum'a gidecektiniz.

Sis mi ne varmış?

Havaalanında bekleyin dediler, ay hiç bekleyemem. Kalktık geldik.

Ne demek sis var ya? Uçağın sis lambası mı yokmuş?

Olur mu öyle şey? Dağılmıştır sis.

Hadi siz Erzurum'a gidin hadi.

Hadi hadi Erzurum. Memleket havası mis. Oh yayla be.

Şuradan şuraya gidemem oğlum.

Vallahi zaten gözüm yemiyordu çok güzel bahane oldu bu sis mis.

Yok yok. Hiç iyi bahane olmadı, hiç de iyi olmadı.

Ay sen ne diyorsun be!

Geldiğinden beri böyle acayip acayip konuşmalar.

Bana bak...

...sen gene bir iş mi çeviriyorsun?

Yok ya ne iş çevireceğim ki ben?

Ne zaman iş çevirmişim? Alakası yok. Ben...

...öyle şaşırdım yani.

Şey peki bir şey soracağım. Böyle tuhaflık oldu mu? Tuhaf bir durum?

Yoo niye olsun ki?

İyi, iyi.

(Müzik)

Ben o zaman bir odaya gidip bakayım.

Bir üstüme başıma bir şeyler. Hadi anneciğim benim.

Kesin var bir şeyler, kaç senelik oğlumu tanımam mı ben?

Çıkacak yakında nasıl olsa kokusu.

(Müzik)

Sema ne haber? Öldüm ben de onu haber vermek için aradım.

Ay ne oldu?

Kızım annemler buradalar, Erzurum'a gitmemişler.

Ama evde?

Evet, bizim evde. Çabuk koş gel. Allah aşkına koş gel bir şeyler yapalım. Koş.

Tamam. Bir dakika, dur. Bir dakika, bir dakika.

Bartu.

Efendim anneciğim.

Ne yapıyorsun sen orada fısır fısır, bu ayakkabıların hali ne oğlum?

Bir şey olduğu yok anne. Ne fısır fısırı? Öyle duruyorum ben ya.

Ah anam, garip anam.

Çileli anam.

Oğlun neler çekiyor sen biliyor musun?

Anlatayım da dertlerimi dinle. Şimdi ben bu ayakkabıları aldığımda...

Hatırlasın 2015 senesiydi.

O zamanlar hatta Sema yok ama...

...başka bir kız vardı. Hatırlıyor musun o kızı?

Hatırlamıyorsun. Nereden hatırlayacaksın.

Ee, şimdi şeye gelelim bir de.

Ee, o yıl Beşiktaş şampiyon oluyor, Selçuk Yula da gol kralı.

Ya bıraksan zaten 82 yılında yaşayacak hale geldik.

Ay keşke ya, gerçekten o yıllarda bir kerecik olsa yaşamayı çok isterdim.

Neyse yani, şu yarınki planımız işe yarasın da gerisi önemli değil.

Göreceğiz bakalım.

Ay Demir.

Ya böyle atıştıracak bir şey de yok. Benim bir içim ezildi ya.

Ee hadi o zaman.

Yemeği kaçırmayalım.

Ne yemeği?

Seni yemeğe götürüyorum.

Ha. Ee tamam. Ben üstümü değiştireyim çıkalım.

Hayır hayır. Bir dakika, böyle gideceğiz.

Nasıl yani?

Sen demedin mi az önce o yıllara geri dönmek istiyorum diye?

Al sana fırsat.

Tamam da yani bir tuhaf olur böyle. Herkes bize deli der.

Ya boş ver ya, umurumda bile değil.

Nasıl yani şimdi genç, karizmatik, başarılı reklamcı...

...Demir Cerrahoğlu böyle dışarı mı çıkacak?

Ha, ne var bunda?

Pardon da...

...ben dışarıdan sıkıcı bir adama mı benziyorum?

Aa, yo, hayır. Asla kesinlikle.

Ben öyle bir şey demedim aşk olsun.

Yürü o zaman, gidiyoruz.

Ha bu arada.

(Gökçe) Hıı.

Sıkıcı sensin.

(Gökçe) Ya ben öyle bir şey demedim.

(Demir) Dedin.

Abi telefonu alın demiştin.

Telefonunu alıyorum hiç kusura bakma.

Ya oldu mu ulan şimdi böyle? Versene şunu.

Abi geç oldu istersen eve git artık sen.

Gitmeyeceğim.

Abi tamam, gitme.

Kahve iç, su iç.

İçmeyeceğim.

Abi.

Bunu içeceğim bunu.

(Müzik)

Buyur.

Ay bu çok tuhaf bir yemek olacak ya.

Başka türlüsü zaten bize yakışmazdı.

Bu da doğru. Hem bu sefer bir engel de yok.

Hani geçen gün...

...sahile gittiğimizde konuşmuştuk ya.

Bir şeyler yaşıyoruz ama...

...sürekli yarım veya eksik yaşıyoruz.

Öyle bir şey olmayacak artık.

Mesela bugünü hayatımız boyunca unutmayacağız.

Demir.

Ay ben çok korkuyorum.

Niye?

Ne bileyim yani birkaç gündür her şey yolunda gidiyor.

Ama bir aksilik çıkacak, böyle büyü bozulacak diye ödüm kopuyor benim ya.

Saçmalama, öyle bir şey olmayacak.

Ben arkanda olduğum sürece hiçbir şey olmayacak. Tamam mı?

Korkmana gerek yok.

Çimdiklesene beni.

Ha.

Çimdikle çimdikle, rüyaysa da bitsin yani.

Hayır ya, rüya falan değil gerçek.

(Müzik)

Çok acıkmıştık biz de hadi gidelim mi artık?

Hoş geldiniz Demir Bey.

Merhaba.

Bizim masa?

Buyurun, bu tarafta.

Tamam.

Başımıza gelenlere bak ya, inanamıyorum.

Rezzan teyze durumu öğrenirse biz birbirimizi tanımıyoruz.

Kızım sen kafayı mı yedin ya, bu mu şimdi bizim derdimiz? Derdimiz bu mu?

Bu.

Şenkallar gözündeki tertemiz imajımı senin yüzünden kirletemem tamam mı?

Bırak imajı mimajı bu adam uyanırsa ne yapacağız onu söyle.

Kusura bakma kardeşim diyeceksin. Parasını vereceğiz geri gidecek.

Kızım sen kimin bankacısısın ya? Para yok diyorum, parayı yedik. Para bitti.

Unutuyorum ben onu, kafam durdu ne yapayım.

Durmasın. Çalıştır aklını Sema bak.

Brainstorming yapalım. Bak annem duyursa gerçekten silkeler beni.

Daha benim bir sürü hayalim var ya daha çok gencim.

Bir sürü hayalim var, bir çoğuna sen dahilsin.

Nasıl hayallermiş onlar?

Semacığım, romantizmimizi istersen başka güne erteleyelim tamam mı?

Şimdi acil bir durum var diyorum.

Geri zekâlı.

Kırk yılda bir şey yap...

(Müzik)

Ayy.

Bakıyorlar değil mi?

Vallahi ben hiçbir şey görmüyorum. Bence sen de görme.

Ay nasıl görmeyeyim Demir ya, çok gerildim ben.

Birazcık rahat olur musun?

Tamam.

Servise hemen başlayalım mı?

Tabii tabii. Hanımefendi acıktı da.

Ya ben bunu yaşadığımıza hâlâ inanamıyorum.

Bence keyfini çıkaralım.

(İkisi birden) Tamam.

(Müzik)

Gökçe.

Gökçe, Gökçe, Gökçe.

(Barmen) Aman abi iyi misin?

İyiyim, iyiyim, iyiyim.

Sıkıntı yok. İyiyim ben.

(Rezzan) Bartu, Sema gelsenize.

Şimdi yandık.

Tamam. Aklıma bir şey geldi.

Kilitleyelim odayı, uyanırsa da açamaz kapıyı.

Ha tabii, kapıyı yumruklasın açamayınca iyice rezil olalım değil mi? Süper fikir.

Benim fikrim var Bartu, sen de fikir var mı acaba?

Semacığım bak birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu anlarda...

...tartışmayalım istersen.

Allah'ım ya.

Ay Bartu.

Aa.

Ayol siz ne yapıyorsunuz burada o kadar seslendim seslendim?

(Sema) Hiçbir şey yapmıyoruz.

Tabii. Öyle duruyoruz.

Durmak faydalı ya.

Biliyorsun benim de iyi olduğum bir alan.

Allah Allah! Hiçbir şey anlamadım ama.

Neyse, zaten bugünlerde de herkes bir tuhaf.

Aa, kim tuhaf?

Mesela Sezen.

Kendime mutfakta sandviç hazırladım.

Sen gel ye, sonra da köringer.

Yok anneciğim, belki o yememiştir ya değil mi?

Hı hı, olur bazen öyle.

Olamaz! Olamaz kızım olamaz.

Ben daha bunamadım.

Yedi diyorsam yedi bitti. Neyse.

Var mı oğlum kirli çamaşırın? Çamaşır yıkayacağım.

Yok anne, teşekkürler.

Aa, nasıl yok, kaç gün oldu?

Mahremime girme anne, dur.

Aman be, sanki çok meraklıyım senin pis çamaşırlarını yıkamaya.

Ne halin varsa gör. Gör işte, gör. İyi düşün.

(Müzik)

Mmm, ya var ya balık inanılmaz güzelmiş.

Balık sevdiğini biliyorum zaten.

Aa, nereden biliyorsun acaba?

Ben kolay kolay unutmam.

Hıı.

Ya var ya...

...halen bir şey olacak da böyle yemek yarım kalacak diye acayip tedirginim.

Ama ne konuştuk seninle? Birazcık rahat olur musun?

Tamam. Rahat olacağım.

Anın tadını çıkaracağım.

Bence de.

Hıı.

Bakar mısın?

(Anlaşılmayan konuşma)

Tabii efendim.

-Ne dedin? -(Demir) Hıı.

-Ne dedin? -Görürsün.

Off çok iyiymiş yalnız.

Börülceden yedin mi?

(Gökçe) Hı hı.

Hazır efendim.

Teşekkür ederiz.

Bu ne ya?

Aç bak, kendin gör.

Ha!

Kabak çiçeği dolması iyi de ben bunu bir kerecik yani laf arasında söyledim.

Sen nasıl...

Sen unutmazsın.

Ay ben ne diyeceğimi bilmiyorum ya.

Bence zaten sen hiçbir şey söyleme artık.

Bundan sonra ben konuşacağım tamam mı?

Hadi afiyet olsun.

(Demir) Ben de şöyle biraz tadına bakayım mı?

Ya!

Şşş.

Hepsi benim.

Tamam tamam. Yemeyeceğim.

Allah Allah!

(Gökçe) Ihh ıhh!

Mmm.

Aa.

E bunlar bu bölüm ayrıldılar ama haftaya kesin ve net ayrılacaklar.

Öyle yapıyorlar kızım.

Yani finale kadar bütün sırları saklıyorlar.

Finalde hepsi ortada, bu bölümde.

Allah sır! Sır ortaya çıkmamalı. Yoksa dizi biter.

Aman biri biter, biri başlar.

Benim hayat felsefemi özetledin.

Ya öyle değil. Bu dizi bitmemeli, herkesin taksiti varmış. Öyle değil.

Aaa!

Ben aslında internette okudum, doğru bu diziydi.

Bu bitmiyormuş, devam edecekmiş.

Aa, hadi canım, sahi mi?

Artık kaç bölüm devam edecek bilemeyiz.

Geç hadi o tarafa.

Hadi canım.

Aferin. Söz de dinliyor.

Bir şey diyeceğim.

Benden bu kadar ya. Vallahi çok yedim.

Zaten tabakta bir şey kalmadı.

Ya Demir.

Şaka yapıyorum ya.

Ya tamam, zaten ben öyle yemek yemeği çok sevmem aslında yani.

Benim olayım atıştırmak.

Tabii tabii.

Sen benimle dalga mı geçiyorsun?

Yo, nereden çıktı?

İyi ya, tamam. Üff.

Ben bu geceden sonra var ya bir lokma atmayacağım ağzıma.

Sen kim bilir arkamdan neler söylüyorsundur.

Ben arkandan konuşmam, yüzüne söylerim.

Hıı.

Çok güzelsin.

Ya.

Utandın mı?

(Müzik)

Bir şey dedi mi?

Anlamadım. Uyurgezer herhalde.

(Kapı zili sesi)

Ben bakarım.

(Bartu) Kim bu saatte ya? Allah Allah!

(Sezen) Aa, selam Kaan.

(Kaan) Ne haber Sezen, ne yapıyorsun? Gökçe evde mi?

(Sezen) Ee şey evde değil.

(Kaan) Nerede, ne?

Selam. Gökçe evde mi ya, nerede Gökçe?

Hoş geldin çocuğum. Yok ki Gökçe evde. Gel otur, bekle istersen.

Vallahi çok iyi olur biliyor musun Rezzan teyze?

Hoş geldin.

Ne haber Bartu?

Bu bir tuhaf ya, şekerlenmiş mi bu?

Ohh, çok şekerlenmiş.

Yalnız aile evine böyle gelinir mi ya? Sıkıntı yaşattıracak bana yani.

Ay Bartu iki dakika dur ya, Ne öyle geri kafalı gibi.

Senin hatırına iki dakika duruyorum ha.

(Rezzan) Sezen, sen bir kahve yap istersen.

Ee, ben kahve yapıp geliyorum.

Çok iyi olur.

(Gülme sesi)

Ee, daha daha nasılsınız bakalım?

(Gülme sesi)

Ne olsun çocuğum işte.

(Müzik)

(Sessizlik)

(Kapı kapanma sesi)

Yarın için heyecanlı mısın?

Biraz.

En ufak bir bilginin bile ne kadar önemli olduğunu biliyorsun.

Ama hissediyorum ben, bulacağız onları.

Umarım.

Peki, ne hissedeceğini düşündün mü? Yani eğer onları bulabilirsek.

Vallahi bilmiyorum.

Kafam çok karışık. Bir yandan onlara böyle...

...kızmak istiyorum ama bir yandan...

...bilmiyorum.

Demir.

Ben ne olursa olsun hep senin yanındayım.

Bir sen varsın zaten beni anlayan biliyor musun?

Gözlerine baktığımda ne görüyorum biliyor musun?

Bir ormanda yürüyorum.

Etrafım ağaçlarla kaplı. O kadar mutluyum ki.

Gökyüzüne bakıyorum, sonsuzluk bu diyorum.

Gökyüzü okyanus gibi.

Başı sonu yok.

Demir.

Buna alışsan iyi olur.

(Müzik)

Off.

Gökçe anlaşılan gelmiyor herhalde. Ben gidiyorum.

Otur oğlum otur. Ayılırsın, biraz daha açılırsın.

Yok Rezzan teyze, iyiyim vallahi.

Kaan ya, otursaydın. Nereye böyle?

İyiyim ya, sıkıntı yok.

Ha, iyi.

-Bir şey sorabilir miyim? -Lavabo nerede?

Bartu göster.

Tabii tabii, göstereyim.

Sıkıntı yok dedim. Ben gidiyorum ya.

Bartucuğum.

(Müzik)

Ayol ne olmuş bu kibar, centilmen çocuğa, yazık ya.

İşte olan oldu da.

Ha, ne dedin kızım?

Şey haklısın diyorum anne. Çok kötü olmuş.

Sema şu geceyi kazasız belasız atlatalım bir sadaka verelim ya.

Kesin yapalım onu.

(Müzik)

(Kaan gülme sesi)

Siz var ya siz, Hikmet amca içeride uyuyor hiç söylemiyorsunuz bana.

Hikmet amcan Erzurum'da çocuğum, ne işi var içeride?

Ne Erzurum'a ya Rezzan teyze, içeride mışıl mışıl uyuyor. İsterseniz bakalım.

Yok çocuğum da...

Ay Allah! Yok Erzurum’da Hikmet amcan.

Anne babam içeride ya. Uzatma...

Hikmet amca içeride uyuyor uyuyor.

Ay doğru çocuğum, bak haklısın.

İşte yaşlılık unuttum ben, grip grip üşütmüş biraz yatıyor uyuyor içeride.

İyi, geçmiş olsun. Ben gidiyorum.

Gökçe gelince...

Ee merak etme söyleyeceğim buraya geldiğini. Hiç merak etme Kaan.

Sende.

(Sezen) Bende.

Ben seni kapıya kadar geçireyim.

(Kaan) Sıkıntı yok, sıkıntı yok.

Allah aşkına vallahi geçirmem lazım.

Bartu bak otur.

(Bartu) Lütfen. Sonra başka odaya falan gidiyorsun. Gel.

(Rezzan) Ay ensi var acaba?

Yani aile evine bu şekilde gelinmesi beni biraz rencide etti. Özür dilerim.

Sen bir de onun anasını düşün.

Ne kadar üzülüyordur şimdi, ne kadar merak ediyordur çocuğunu.

Çok güzeldi her şey teşekkür ederim.

Yani elimden geleni yaptım.

Aslında bunun parti kısmı da var ama.

(Gökçe) Hıı.

Bir dahakine.

Tamam.

O zaman görüşürüz.

Tamam.

Ara beni.

(Kaan) Oo! (Alkış sesi)

Vay, vay, vay! Kimler buradaymış ya.

Gökçeciğim, Demirciğim nasılsınız?

(Gökçe) Kaan.

Korkma korkma, kavga etmeye gelmedim. Özür dilemeye geldim.

Sarhoş bu ya.

Birazcık içtim, fazla içmedim.

Kaan lütfen gider misin?

Tamam gideceğim gideceğim ama şunu bil ki hata yapıyorsun.

Gökçe gelsene sen böyle.

Demir Cerrahoğlu seni çok üzecek.

Kaan, hadi yürü git ya.

Ne oldu, zoruna mı gitti? Biliyorsun doğru olduğunu.

Tamam oğlum, uzatma. Hadi yürü.

Tamam, yürüyeceğim. Sen de bu kızı üzmeyeceksin.

Kaan, tamam lütfen git hadi.

Dua et ki sarhoşsun.

Aa, sakin ol şampiyon sakin ol.

Buna bak, buna dikkat et. Bu sinirli.

(Kaan) Sinirli bu sinirli.

(Islık sesi)

Sinirli.

(Kaan) Uçmuş, yemiş kafayı.

(Gökçe) Tamam Demir, zaten sarhoş.

Arada sen olmasan ben buna yapacağımı bilirdim de.

Bu kadar güzel bir gece iyi bitseydi şaşırırdım zaten.

Tamam. Üzülme sen.

Bitti. Bak gitti zaten.

Tamam.

Hadi eve gir sen.

Sen de eve gideceksin değil mi?

Eve gideceğim, söz.

Tamam.

Hadi.

Görüşürüz.

(Müzik)

Üff, ya dün gece kızmadın değil mi?

Yo, ben Kaan'dan her şeyi bekliyorum.

Benim bir suçum yoktu.

Biliyorum.

Ya Demir, Kaan gerçekten iyi biri aslında.

Kötü biri değil o ama bu aralar biraz işte böyle yani.

Ya mesele iyi veya kötü olması değil Gökçe.

Mesele sana ilgi duyması.

Yok artık canım.

O arkadaşım benim.

İşte sen arkadaş gözüyle bakıyor olabilirsin ama...

...inan o başka gözle bakıyor sana.

Bence sen biraz abartıyorsun.

Abartmıyorum. Eminim.

Seni hiç kız arkadaşıyla tanıştırdı mı?

Hayır. Tanıştırmadı ama...

...yani bildiğim kadarıyla biri de olmadı yani.

Ha, neden acaba?

Düşündün mü hiç?

Dün yanımda sen vardın diye ben sustum.

Ama bir dahakine susmayacağım. Cevabını veririm.

Off.

Şimdi sen bizimkileri oyala. Tamam mı?

Ben de elemanı uyandırayım. Bir şekilde evden çıkarmamız lazım.

Uçağı var, kaçacak.

Tamam. Her şeyi konuştuğumuz gibi yapıyoruz değil mi?

Aynen, konuştuğumuz gibi.

Bir şekilde onları mutlaka dışarı çıkmaya ikna etmen lazım. Tamam mı sevgilim?

Bartucuğum bende. Sakin ol, güven bana, halledeceğiz.

Gazamız mübarek olsun sevgilim.

Şey diyorum acaba, şans şeyi mi yapsak öpüşmesi? Ha, ne diyorsun?

Tamam, ben şansımı denedim en azından.

(Müzik)

Güzel.

(Sema) Buyurun efendim.

Ay Semacığım ellerine sağlık. Vallahi kızım sen de olmasan yani.

Ay anne aşk olsun ya sanki ben yapmıyorum sana.

Hı hı, hı hı.

Şimdi...

...asıl ne diyeceğim Rezzan teyzeciğim.

Ben diyorum ki...

...gelirken baktım her yerde yüzde elli artı yüzde yirmi indirim var.

Acaba alışveriş mi yapsak?

Olur!

Yani çocuklar vallahi ne iyi olurdu ama...

...yani ay sonu ya sonra gideriz.

Ay ama ne olacak ya Rezzan teyzeciğim. Bir parça bir şey alır çıkarız yahu.

Ay Sema hiç iş çıkarma. Zaten dün geberdim yorgunluktan.

Bugün hiç vallahi, evde oturup yayılasım var. Hiçbir yere gidemem.

(Müzik)

Peki.

Birader.

Şişt kardeşim, brother.

Uyan uyan. Şişt, alo!

Uyan alo!

Oo hello.

Hele şükür.

Çok güzel uyumuşum vallahi.

Thank you.

Sen de sağ ol da benim sana söylemem gereken bir şey var.

(İngilizce konuşma)

Okey.

Gidip selam vereyim.

No, no selaming. Selam falan veremezsin.

Seni görmemeleri lazım. Bir şekilde seni çaktırmadan çıkaracağız.

Anlamadım.

Ya tamam, sen ben ne diyorsam onu yap tamam mı?

Okey.

Ama gitmem lazım ama...

(İngilizce konuşma)

Ama bir yandan da...

(İngilizce konuşma)

Dinle şimdi.

Sema var, benim manita yengen. O şimdi annemleri oyalıyor.

Bizim onlara gözükmememiz lazım.

(İngilizce konuşma)

(İngilizce konuşma)

(Sessizlik)

-Rıza amcacığım nasılsın? -Hoş geldiniz.

-Hoş bulduk. -Siz iyi misiniz?

Biz de iyiyiz.

(Gülme sesi)

Ajansı dinledim seçim olacakmış.

Başladık gene.

Ya, öyleymiş öyleymiş.

Siz ne yaptınız, evi hallettiniz mi?

Evi.

Ha.

Taşıdık evi, taşıdık.

Öyle mi? Nereye?

Biraz uzağa.

Uzağa. Olsun, zararı yok.

Sen pek suskunsun Ayşegül.

Niçin yavrum?

-Ayşegül mü? -Evet.

Sen Mustafa'nın karısı değil misin?

Ha.

(Gülme sesi)

Şaşırdın.

Ay hamilelik buna yaramadı Mustafa.

Hamilelik.

(Rıza) Evet.

Ya, ilahi Rıza amca.

Yani böyle bence boş boş oturacağımıza mesela...

...yoga yapalım.

Yoga mı?

Ayy, ablam yok diye ruhu da olmasın burada ya.

Aa tabii ki Nilüfer'in ruhu burada.

Ayrıca yoganın faydalarını isterseniz saymayayım şimdi yani bitmez çünkü.

Zihne iyi gelir, bedeni güçlendirir.

Bedeni güçlendirir, zihni... Oo, iyi gelir falan.

Neyse ben bir hareket şey yaptım onu göstereyim mi? Bir dakika.

Şimdi şöyle. İki hareket göstereyim zaten yeni öğrendim.

(Sema) Bir dakika.

Ee.

Şöyle.

Bu bacağı alıyorsun.

Buraya şey yapıyorsun.

(Sema) Bir dakika.

(Müzik)

(Bartu) Sakiniz tamam mı kardeşim?

Uçağı kaçıracağım.

(Sema) Şey var, hareket var.

Bak Rezzan teyze, hah bak böyle yaptığın zaman...

Anam!

Şey oluyor, kan beynine gidiyor Rezzan teyze.

Anne ya ablamın...

...dediğine göre her insan aynı hareketleri yapamıyormuş.

Yani zaten ben bunları yapamam ki çocuğum.

Ablanın da yaptıklarına pek benzemiyor.

Çocuğum sen hiç zahmet etme. Bak Semacığım, zaten benim işim gücüm var.

Hadi evladım ben gideyim işime gücüme de. Bakayım işime gücüme.

Aa, Bartu.

Anneciğim.

Ne yapıyorsun oğlum orada sessiz, sessiz?

Ben mi? Hiç, bir şey yapmıyorum öyle...

...Sema'yı izliyorum ya. Ters köprü yaptı ya, kıza bak.

Vallahi hayran hayran öyle ters köprüsüne bakıyorum.

Acayip ters bir köprü.

Sen şimdi bırak öyle hayranlığı köprüyü möprüyü de...

...bana bugün ev işlerinde yardım edeceksin Bartu.

Ederim. Ederim anneciğim ne demek.

Ben o zaman şimdi çamaşır yıkayacağım özellikle perdeleri...

...sen de onları asacaksın.

Asarım. Hemen asayım.

Aa, aferin sana.

O zaman hadi gel, Gökçe'nin odasından başlayalım.

Olmaz. Buradan olmaz.

Niye?

Olmaz. Ya şey anneciğim aşkım...

...ben yaparım sen niye yoruluyorsun.

Anam benim.

Benim güzel oğlum, iyi madem öyle.

Tamam o zaman, hadi sen çıkarıver.

Ben gideyim oturayım orada.

O köprüyü bir daha yapsana. Aha!

Yapacağım ben köprüyü.

(Rezzan) Bartu'yla sen...

Ya işte hamilelik böyle yapıyor Rıza amca, kusura bakma.

Ne demek kusura bakmak yavrum.

Kusura bakmam sen hamilesin.

Hamilenin kusuruna bakılır mı? Ne yaparsan makbul. Öyle değil mi Mustafa?

Öyle öyle. Öyledir amcacığım.

İsmi ne yaptınız, ne koyacaksınız bebeğe?

Düşünüyoruz daha. Daha koymadık.

Zor tabii yani isim koymak.

Niye zor olsun yavrum?

Demir dersin olur biter.

-Demir mi? -(Rıza) Evet.

Ben çocuğun ismini Bülent dedim ama sen istemedin.

Yok. İlla ki Demir olacak dedin.

Sokaklarda dolaşacak Demir gibi bir çocuk olacak dedin.

(Rıza) Öyle değil mi?

Annemle babamla karıştırıyor bizi.

Soralım ya, her şeyi soralım.

Sen bizim eve gelsene Rıza amca.

Ne yapacağız sizin evde yahu?

Sizin ev nerede?

Bizim ev işte ya.

Hangi eve yavrum? Sizin ev uzak oğlum.

Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?

Estağfurullah.

Siz oraya geçen ay taşındınız, eviniz uzakta.

Benim orada ne işim var?

Ay nereye taşındık ki biz?

Bir dakika, bir dakika.

Ajansı alalım, vakti geldi.

Hadi ya.

Güzel.

Ay elimden geleni yapıyorum. Ne yapayım daha?

Ya Semacığım elinden gelenden fazlasını yapman lazım.

Bir beş dakika daha oyala, çocuk geç kalacak ya.

Geç kalıyorum ben.

Ben gideceğim.

Ya tamam kardeşim, iki dakika dur işte.

Hadi hadi. Hadi şekerim hadi.

(Müzik)

(Sema) Ayy!

Ay şu an aklıma bir fikir geldi.

Diyorum ki...

...yemek yapalım mı tam beş çeşit?

Nereden icap etti o çocuğum şimdi?

Ne bileyim böyle oturacağımıza boş boş bir işe yarayalım yani Rezzan teyze.

Ben almayayım, alana da mani olmayayım.

(Rezzan) Yani yaparız da...

Asıl ben bir tarif biliyorum onun için söyledim.

-Sahi mi? -Evet.

Aa dur, bir kalem kâğıt alıp hemen geliyorum.

Bekle.

Aa, Bartu.

Efendim anne.

Kim var senin arkanda?

Kim olacak ya? Kimse yok tabii ki. Kim olabilir?

Sen çekil bakayım şöyle.

Merhaba.

Her şey için çok teşekkür ederim.

(Adam) Siz Türkler çok misafirperver.

Ee bir şey değil de...

Gece çok güzel uyudum. Sağ olun.

Bartu, kim bu arkadaş?

Gece güzel uyuyan arkadaş.

Bartu, uyudum diyor bu.

Arkadaş mağdur olacaktı yardım ettim anacağım.

Ee, alacak verecek bir şey yok değil mi?

Yok kardeşim, yok.

Abi, sen odanı mı kiraladın?

Kiralamak demeyelim şimdi. Yani bir çeşit kamu hizmeti bu.

Bartu, vallahi bittin sen oğlum.

(Bartu) Kaç kaç.

(Bağırma sesi)

(Rezzan) Hırlı mıdır hırsız mıdır?

(Çığlık sesi)

(Bartu) Sema kaç!

(Rezzan) Sizi şikâyet edeceğim.

Eşek sıpaları sizi.

Aa ayol, bitli midir, hırlı mıdır, hırsı mıdır?

Ben niye yalın ayak giriyorum? Bak nasıl tepem attı.

Aa.

Ayy şimdi evi şartlayacağız kızım.

Bu bitlinin yattığı yataklarda yatamam ben.

(Rezzan) Bitli bunlar bitli.

Ay fenalık geldi içime. Ah Bartu, ahh!

Aynı baban, aynı baban.

Bir şeyler daha öğrenmemiz lazım.

Soy ismimi falan mı öğrensek?

Ay evet dedim ya.

Rıza amcacığım.

Söyle yavrum.

Ben diyorum bizim oğlana bir bileklik yapsak.

Demir yazsak, bir de soy adını yazsak olur mu?

Olur.

Böyle adı, soyadı çok uzun olmaz mı Mustafacığım?

Bırak da ona Rıza amcacığım karar versin.

Değil mi?

Olur oğlum, neden olmasın.

Vay anasını be, pastırma yazı geliyor.

Pastırma mı yazı?

Pastırma yazı çok sıcak olur.

Hüü, sen dikkat et tamam mı?

Bak dikkat et hamilesin, Ayşegül.

Tamam Rıza amcacığım.

Mustafa, dikkatli ol tamam.

Allah Allah ya!

Aslında ayva bu sene erken çıktı.

Erken çıktığı zaman ayva, çok kötü bir kış olur.

-Ayy vallahi mi? Tamam. -(Rıza) Evet.

Troleybüs boştur şu anda.

Aşağıdadır Mustafa.

Tamam amcacığım görüşürüz.

Hadi güle güle yavrum. Sizi seviyorum. Hadi güle güle.

(Rıza) Ajans bakayım bir, ajans ne diyor ya.

Üff.

Neredeyse öğreniyorduk ailenin soy adını.

Neyse, bu da yeter.

Dur ben Tufan'a söyleyeyim de bir araştırsın.

Tamam.

Bir şey diyeceğim, bir şey bulamazsak tekrar geliriz değil mi?

Sen ne zaman istersen geliriz.

Teşekkür ederim.

Alo Tufan.

Ya senden bir şey araştırmanı isteyeceğim.

(Demir) Ha tamam.

Yazıyor musun?

(Müzik)

(Nilay ses) Kaan Bey arıyorlar.

-Tamam. -(Nilay ses) Tamam. Hemen bağlıyorum.

-(Kaan ses) Ee, Demir merhaba. -Ne istiyorsun Kaan?

(Kaan ses) ya dün gece için özür dilemek istiyorum da...

...umarım fazla saçmalamamışımdır.

Yani bu aralar zor bir dönemden geçiyorum da hatalıysam özür dilerim.

Şey önemli değil Kaan, ben de buradayım da.

Gökçe'yle seni bu akşam bizim kafede yemeğe davet etmek istiyordum da.

Gelir misiniz acaba? Hem kız arkadaşımla da tanışmış olursunuz.

Gerek yok. Sağ ol.

Bak Demir hatamı telafi etmeye çalışıyorum. Düşünün en azından olur mu?

Şey yaparız Kaan ya, konuşuruz haberleşiriz.

Tamam. Gelirseniz çok sevinirim bak.

Hem birazcık da olsa kendimi affettirmiş olurum. Hadi hoşça kalın.

Bak gördün mü? O böyle biri işte.

Gökçe üzgünüm ama benim fikrim hâlâ değişmedi.

En azından hatasının farkında bu da bir şey.

Akşam gidecek miyiz?

Ben istemiyorum.

Ya bak ama kız arkadaşıyla tanıştırmıyor demiştin.

Gördün mü bak tanıştırmak istiyor.

Yani?

Yanisi benim hatırım için gidelim. Lütfen.

Off, tamam.

Ya Kaan'a hiç güvenmiyorum ama senin için okey diyorum.

Gülme.

(Müzik)

Arkadaşlar geldiğiniz için çok teşekkür ederim.

Yemeklerin hepsini kendi ellerimle hazırladım sizin için.

Aa.

-(Kadın) Merhaba. -(Kaan) Merhaba.

Kız arkadaşım Pelin.

-Memnun oldum. -(Gökçe) Memnun oldum.

-Memnun oldum. -Merhaba.

Gökçe, Demir.

(Kaan) Evet.

(Kaan) Hayatım şu nasıl olmuş, denedin mi?

Çok güzel olmuş. Eline sağlık.

Afiyet olsun.

Gelmeseydiniz gerçekten çok üzülecektim arkadaşlar.

Çünkü dediğim gibi bir zamandır böyle bir tuhaf hissediyorum kendimi.

Nasıl tuhaf?

Yani ne bileyim neredeyim, bu hayatta ne yapıyorum...

...gibi sorular falan sormaya başladım kendime.

Cevaplarını bulabildin mi bari?

Bazılarını buldum, bazıları bence zamanla bulacak cevabını.

Geçen gece olanlardan sonra bir daha görüşmeyiz diyordum ama şaşırttın beni.

Yaptığım tüm saçmalıklar için özür diliyorum. Hatalıydım.

Gelin bu gece bir sürü dostluğun başlangıcı olsun.

(Müzik)

(Demir) Biraz geç oldu. Kalkalım istersen.

Ne güzel oturuyorduk.

Şey yaparız ya, yine otururuz.

İyi, nasıl isterseniz.

(Kaan) Geldiğiniz için çok teşekkür ederim.

(Pelin) Çok memnun oldum tekrarlayalım bunu.

(Gökçe) Ben de çok memnun oldum. Görüşürüz.

Bir şey söyleyeceğim, yaptıklarım için tekrar özür dilerim.

Bir daha söz veriyorum benim yüzümden sorun çıkmayacak.

Anlaştık mı?

Anlaştık.

Affettin mi beni?

-İyi geceler. -İyi geceler.

(Müzik)

Hadi artık biz de sana gidelim.

Ya Pelin biraz işim var da benim.

Olsun. Ben beklerim.

İyi, sen bilirsin.

(Müzik)

Ay ben çok korktum yine bir şey olacak diye ama olmadı.

Gördüğün gibi Kaan gayet nazik davrandı.

Doğru.

Ya dedim işte sana o aslında çok iyi biri.

Bilmiyorum, ben hâlâ emin değilim Gökçe.

Çünkü ön yargıların var.

Hayır ya sadece ne bileyim...

...içimde kötü bir his var.

Neyse, zamanla benim haklı olduğumu anlayacaksın zaten.

Hadi hadi.

(Telefon zili sesi)

Efendim Tufan.

Ciddi misin?

Tamam, yarın görüşelim.

Ne oldu?

Galiba nerede yaşadıklarını öğrendim.

(Müzik)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesi Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Alt Yazı: Çağıl Doğan / Feride Tezcan / Nuray Ünal

İşaret Dili Tercümesi: Hasan Hüseyin Korkmaz

Son Kontroller: Fulya Akbaba / Dolunay Ünal / Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.