Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
친구와 절교한 말할 수 없는 이유 [필수연애교양] EP.13 .en { Name:English; lang:en; SAMIType:CC; } .tr { Name:Turkish; lang:tr; SAMIType:CC; } Have you had an intuition for how you would die? Yes. That's it? Maybe you'd like to expand on that? You asked if I ever had an intuition. And I said I did. That's it. Wait a minute. Is a little sincerity too much to ask? (Dating Class) Hi, there. Oh, you made it. Yeah, luckily. Wow. You made that? It's my first piece from last year. There's something very intriguing about it. It looks like a man and a woman at the same time. Was there a real-life model? Yeah. A friend. Take a seat. I can't make it to class next week, so I have to finish that project. The sharing of pros and cons thing. I figured we could do it now. I didn't prepare anything though. Tell me whatever pops in your head. Name a pro and con to start. You go first. Me? Right now? You don't have to try to be nice. You are passionate about your work. What about a con? Well, it's not so bad once I get to know you, but you seem a little intimidating at first. I was intimidating? Why? I think it's because you don't talk much. Really? - Okay. It's my turn. Ready? - Hold on. I need to ready myself. Ready yourself? Okay. Ready! Go ahead. Your strength. You have a mind of your own. What's that? I do? But you have a hard time expressing it. That would be your weakness. It's like you see right through me. I do want to change though. It'd be good if you can. I think I will try. I am a 20-year-old adult after all. People don't change easily, you know? You want something to drink? My treat. Okay! Let's have everyone meet their third and last partner. I'm Choi Su-jong, the ultimate romanticist. - Where's my Ha Hee-ra? - Over here. - Hi. - Hi. - I'm Song Hye-gyo. Song Jung-gi... - That would be me! I'm Bonnie. Looking for Clyde. Bonnie and Clyde? Anyone? Clyde? Bonnie and Clyde. Clyde... I'm Hani. Isn't it supposed to be Boni Hani? Oh, Boni Hani. So we meet again. It's nice being your partner once more. Ji-young. Wait a minute. You guys are partners again? Who's yours? Me? Hyeong-don and Dae-jun. Oh my god, you're Sang-sun? So that makes us Lee Hyo-ri and Lee Sang-sun? Do you like dogs? You know Sun-shim? She's a dog. - Have you seen Hyori's Bed & Breakfast? - Taejin is not here today. Does anyone know why he's not here? Jeong Su-rok is your last partner. But you won't see him because he's not in our class any more. What do you mean? You'll see. The professor seemed so bummed you weren't there today. Is it a favorite student of his? I have this feeling, Tae-jin, that I'm going to die one of these days without any warning. I thought I saw you here the other day. It was you, wasn't it? Hey, we need to talk. I have nothing to say. I do. After today, you won't have to see me like this. And in an instant, just like that, death is upon me. Oh, hey Yun-su. Can we talk? It's 8 o'clock. Is this a phone call assignment? I can't believe we're partners again. What are the odds? Exactly. I think I got really lucky... What are you up to? Walking back to my room. Me, too. Really? - Are you out alone? - Yes. Eun-sol will be late with her partner. What about you? Are you alone? Hello? You look pretty today in that dress. What are you doing this summer break? Going back to Jeonju? I'm planning a trip to Vietnam. They say the local rice noodles taste way better. I've never been abroad. - Are you serious? - Yeah. Is there any place you want to go? Well... India. I really want to go there before I graduate. India? It suits you. The land of meditation. Vietnam sounds appealing too. It does, doesn't it? Ji-young. Why are you not answering your phone? What's that? Oh... Who? Someone you know? I'm her boyfriend. And you are? Hey. What are you doing here? What do you mean? I'm here to see you. Let's go. I'm hungry. It's not a good time. Are you all right, Ji-young? And if she's not? Ji-young. I'm sorry. Let's go. Remember that day? When you had a fight because of me? You've been acting like a complete stranger since then. Why? It's because of that day. You want to know the truth? You'll be sorry you asked. I called your parents so sit tight. Sorry. It's all my fault. Whatever. I'm in the bathroom if they ask. I decided to help you because you looked pathetic and helpless. I realized I'd end up in a mess if I stuck by a loser like you. I hate taking heat for others' messes. You know that. I didn't want to get mixed up with someone like you. What? Am I being too straightforward? Now you're sorry you asked. I warned you. Nevertheless, I'm still thankful. Can't we just become friends again? Since when were we ever friends? Excuse me. Hey. It's me. Hey, Hyeon-su. What are you doing here? I'm a student here now. Are you on your way to see Tae-jin? Yeah. Did you - meet him? - Yes. Is he sick? Did he seem all right? He's not sick. He's just really busy. Is he not picking up his phone? It's not that. Whatever. Thanks anyway. Are you Tae-jin's guardian? Yes, I am. Anything else? Nasıl öleceğine dair bir fikrin var mı? Evet. Yani? Fikrini söylemeyecek misin? Bir fikrim olup olmadığını sordun. Ben de olduğunu söyledim. Bu kadar. Hey. Biraz samimi olmanı istedim, bu kadar zor mu? (Dating Class) Merhaba. Oh, gelmekle iyi yaptın. Evet. Wow. Bunu sen mi yaptın? Geçen yıl yaptığım ilk heykel. Biraz değişik. Hem kıza hem erkeğe benziyor. Bu gerçek biri mi? Evet. Bir arkadaş. Otursana. Gelecek hafta sınıfa gelemeyebilirim, bu yüzden ödevi yapmamız gerek. Sevdiğimiz ve sevmediğimiz yönleri paylaşacağımız ödevi şimdi yapabiliriz diye düşündüm. Hiçbir şey hazırlamamıştım. Aklından geçenleri söyle. İyi ve kötü şeyleri. İlk sen başla. Ben mi? Şimdi mi? Kibar olmak zorunda değilsin. İşin konusunda çok tutkulusun. Pekala, kötü şey ne? Görünüşün kötü değil... ama biraz korkutucu. Korkutucu muyum? Niye ya? Bence çok fazla konuşmadığın için olabilir. Gerçekten mi? - Pekala, şimdi benim sıram. Hazır mısın? - Dur. Hazır olmam gerek. Hazır mısın? Evet. Hazırım! Söyle. İyi yönün. Kendine ait bir düşünme tarzın var. Ne Benim mi? Ama bunu ifade etmekte zorlanıyorsun. Bu da senin kötü yönün. Sanki aklımı okudun. Kendimi ifade etmek istiyorum. Yapmalısın. Dneyeceğim. Ne de olsa daha 20 yaşındayım, değil mi? İnsanlar birbirlerine karşı kolay kolay değişmez biliyorsun değil mi? Bir şeyler içmek ister misin? Ben ısmarlarım. Evet! Son olarak üçüncü ve son partnerlerinizle tanışın. Ben tiyatro bölümünden Choi Su-jong. - Acaba Ha Hee-ra nerede? - Burada. - Merhaba. - Merhaba. - Ben Song Hye-gyo. Song Jung-gi... - O benim! Ben Bonnie. Clyde'ı arıyorum. Bonnie ve Clyde? Kimse var mı? Clyde? Bonnie ve Clyde. Clyde... Ben Hani. Boni Hani olması gerekmez mi? Oh, Boni Hani. Tekrar birbirimizin partneri olduk. Bir kez daha senin partnerin olmak güzel bir şey. Jiyoung. Bir dakika. Yeniden mi birbirinizin partneri oldunuz? Seninki kim? Benimki mi? Hyeongdon ve Daejun. Yok artık, Sangsun sen misin? Lee Hyori ve Lee Sangsun mu olduk şimdi? Köpekleri sever misin? Sunshim'i biliyor musun? Bir köpek türü. Hyori'nin yatak kahvaltısını gördün mü? - Taejin bugün derse gelmedi. Neden gelmediğini bilen var mı? Partnerin Jeong Surok. Ama onu göremeyeceksin çünkü artık bu dersi almıyor. Ne demeye çalışıyorsun? Anlamalısın. Profesör bugün gelmediğin için çok üzgün görünüyordu. Onun en sevdiği öğrencisi falan mısın? Bu hissi biliyorum, Taejin, Bugün gibi hiçbir şey olmamış bir günde öleceğim. Geçen gün seni burada görür gibi oldum. Gördüm değil mi? Hey, konuşmamız gerek. Söyleyecek hiçbir şeyim yok. Benim var. Konuşalım. Bugünden sonra, beni böyle görmek zorunda değilsin. İşte o anda ölecek gibi hissettim. Oh, hey Yunsu. Konuşabilir miyiz? Saat 8. Telefon ödevi için mi? Tekrar birbirimizin partneri olduğuna inanamıyorum. Bu nasıl olabildi? Aynen Bence çok şanslıyım... Şu an ne yapıyorsun? Odama doğru yürüyorum. Ben de. Gerçekten mi? - Yalnız mısın? - Evet. Eunsol şu an partneriyle. Geç gelecek. Peki ya sen? Sen yalnız mısın? Merhaba? Bu elbiseyle... çok güzel gözüküyorsun. Bu yaz tatilinde ne yapacaksın? Jeonju'ya geri mi döneceksin? Vietnam'a seyehat etmeyi planlıyorum. Geleneksel pirinçli eriştesinin çok güzel olduğunu söylüyorlar. Daha önce hiç yurt dışına çıkmadım. - Ciddi misin? - Evet. Gitmek istediğin bir yer var mı? Hmmm... Hindistan. Mezun olmadan önce oraya gitmek istiyorum. Hindistan mı? Tam senlik bir yer. Meditasyonun merkezi. Vietnam çok çekici geliyor. Öyle, değil mi? Jiyoung. Neden telefonunu açmıyorsun? Ne? Oh... Bu kim? Tanıdığın biri mi? Ben onun erkek arkadaşıyım. Asıl sen kimsin? Hey. Burada ne arıyorsun? Ne demek istiyorsun? Seni görmek için geldim. Gidelim. Açım. Şu an bunun için uygun bir zaman değil. İyi misin Jiyoung? Değilse ne olmuş? Jiyoung. Üzgünüm. Hadi gidelim. Benim yüzümden kavga ettiğin günü hatırlıyor musun? O günden beri bir yabancıymışım gibi davranıyorsun. Neden? O gün yüzünden. Gerçeği bilmek ister misin? Ama bilmek istediğin için üzüleceksin. Aileni aradım bu yüzden bekle. Üzgünüm. Hepsi benim suçum. Her neyse. Gelirlerse, lavabodayım. Sana yardım ettim çünkü çaresiz ve acınası görünüyordun. Senin gibi bir aptal olursam sorun çıkaracağımı fark ettim. Başkalarının sorunlarını üstlenmekten nefret ediyorum . Bilirsin. Senin gibi birinin sorununa karışmak istemedim. Ne? Çok mu basit davranıyordum? Sorduğun için üzgünüm, seni uyarmıştım. Yine de minnettarım. Tekrar arkadaş olabilir miyiz? Ne zaman arkadaş olduk ki? Affedersiniz. Hey. Merhaba. Hey, Hyeonsu. Burada ne arıyorsun? Artık ben de burada öğrenciyim. Taejin'i görmeye mi gidiyorsunuz? Evet. Onunla... - görüştün mü? - Evet. Hasta mı? O iyi mi? Hasta değil. Sadece çok meşgul. Telefonlarını açmıyor mu? Öyle değil. Her neyse, teşekkürler. Taejin'in babası mısınız? Evet, öyleyim. Soracağın başka bir şey var mı? [Çeviri: LOONA Turkey & KNK Turkey]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.