Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi...
...Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Kadın dış ses) Hatırlıyor musun İstanbul’dan öncesini?
(Kadın dış ses) Toprağımızı, ana kucağımızı.
(Kadın dış ses) Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.
(Kadın dış ses) O mu demişti bize böyle?
(Kadın dış ses) Günahtan öncesini hatırlıyor musun?
(Duygusal müzik)
(Sessizlik)
Bismillah.
(Kadın) Nerede o fingirdek kızın Seher Hanım?
(Kadın) Nerede o edepsiz kızın?
(Gerilim müziği)
Al sana nişan bohçası. Al uyduruk bohçanı.
Korkma. Ben senin gibi taşla, sopayla değil...
...vuracaksam yüreğimle vururum.
(Seher) Şimdi yüzüme baka baka söyle.
Kimin kızıymış edepsiz?
(Gerilim müziği)
Al bak, kızının marifetine. Gör bak, ne yapmış!
Bak neler ettiler oğluma, senin o kızın yüzünden.
(Kadın) Anne. Bir dakika.
Hii! Metin ne oldu sana?
Seni gidi seni. Parmağındaki yüzükten utanmadan fingirdeştiği, o it kopuk...
...bak neler ettiler benim oğluma.
Yalan. Yalan anne yalan, iftira atıyor bunlar.
Metin, sen de benim evladım sayılırsın.
Söyle, oldu mu kızımın bir kabahati?
Ben kızıma kefilim!
Ama bir kabahati olduysa, cezasını kendi elimle vermezsem de ana değilim!
Anlat oğlum. Anlat neler ettiler sana.
-Anlat da anası o fingirdeği-- -Sen o ağzını çalkala!
Bu kaçıncı iftira?
Senin oğluna kim ne yapmış, ben bilemem.
Ama ben kızımı sana ezdirmem!
(Seher) Gir içeri.
Ben yapacağımı yaptım. Sıra sende.
Al şu yüzüğü, şimdi git evimden!
Benim bu hayatta üç tane pırlantam var.
Ben evlatlarımın yüzüne kara çaldırmam! Git buradan!
(Kadın) Kömürden pırlanta olsa!
Ne evlatlarından, ne dünyadan haberin yok senin! Yürü!
(Üst üste konuşmalar)
Kızım.
(Kapı vuruluyor) Ceren aç kapıyı yavrum.
(Köpek havlıyor)
-(Seher) Kızım. -Varma üstüne.
Hüngür hüngür ağlıyor yavrucak.
Yavrum ağlama.
Bak yalana, iftiraya ağlanmaz.
Alnın ak, başın dik senin.
Ben sana yerden göğe güveniyorum yavrum. Duydun mu beni?
Sil o gözünün yaşını. Ceren!
(Gerilim müziği)
Zaten hayır gelmezdi o işten.
Hiç içime sinmemişti.
Oğlanın başında o anası varken. Olmazdı zaten.
Kızım...
...şu meseleyi bir konuşalım artık.
Madem nişan da bozuldu.
Bizim İstanbul'a gitmemize ne mani kaldı?
Ben şu bohçayı halledeyim de üzerimize kalmasın.
(Gerilim müziği)
Kime diyorum gelin hanım ha?
Bırak şu inadı.
Seher!
(Üst üste konuşmalar)
(Kadın) Neriman.
Ben bizim kötülüğümüzü ister miyim?
Gidelim şu İstanbul'a. Seher!
(Neriman) Bir daha böyle ekmek kapısı bulamayız.
Bak ballı kaymaklı, hayırlı uğurlu iş, diyorum.
-Bak bizi bekliyorlar, diyorum. -Ben de kimse beklemesin, diyorum.
Şuradan şuraya gitmiyoruz.
Bizi beklemesinler dediklerinin, kim olduğundan haberin var mı senin?
Beklemesinlermiş. Ya Rabbi şükür diyeceğine.
Bak, koskoca Karaçayların kanadının altına gireceğiz.
(Neriman) Öyle ayın oyun sosyete değil.
(Neriman) Kendi toprağımız!
Hemşehrimiz Agâh Karaçay!
Kime diyorum ben. Gelin!
(Neriman dış ses) Koskoca Agâh Karaçay bu.
(Neriman dış ses) Gurur duyduğumuz, hayırlı uğurlu adam.
(Neriman dış ses) Elini sürdüğünün sırtı yere gelmiyor.
(Neriman dış ses) Toprağımızın destanı ayol adam!
(Gerilim müziği)
(Neriman dış ses) Bir kendi mi? Ah hele o köşk!
(Neriman dış ses) Ayol adam köşkte yaşıyor köşkte!
(Neriman dış ses) Lütfetmiş, bize açıyor kapısını. Bize!
(Müzik)
Ama biz ne yapıyoruz. İstemiyoruz, istemiyoruz.
Vallahi bak, Rabb’im gözümüze gözümüze sokuyor.
Bak kimin kütüphanesi Agâh Karaçay.
Ah yetmedi mi? Al bak hayrata, kimin? Agâh Karaçay.
(Neriman) Duydun mu?
(Horoz ötüyor)
Aç kapıyı Halide Hanım aç!
Bak böyle edeple bırakılır bohça. Böyle bırakılır.
Bundan sonra da ne yoluma, ne yoluna!
Hay bohçalar kovalasın seni.
(Neriman) Gelin sen beni duymuyor musun?
(Neriman) Bu bastığın toprakta adamın hakkı var diyorum.
(Neriman) Bize el verdi, ekmek verecek diyorum.
Sen daha bu adamın nesini beğenmiyorsun?
Köyümüzden çıkmış, Allah yürü ya kulum demiş.
Sağ olsun geldiği yeri, toprağını unutmamış bize ekmek veriyor.
Allah razı olsun. Ama bizim ekmeğimiz burada.
Bak şuncacık toprağımızda bile, kimlerle baş etmeye çalışıyoruz.
İstanbul falan eksik kalsın.
Ben üç evlatla, büyük şehirler baş edemem bu saatten sonra.
Bak kızıma, gül gibi hemşire oldu.
Koskoca hastanede çalışıyor.
Bir kıytırık İstanbul sevdası için, ben kızımı ekmeğinden, işinden etmem.
Ekmekmiş, üç kuruş ekmek mi gördük bugüne kadar? Ne ekmeği?
Ben şu erkek bohçasını dağıtayım da...
...fakir fukara hayrını görsün.
Haa! Bizden âlâ fukara bulursan dağıtırsın.
Kuş kadar akıl yok sende, kuş kadar. (Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
-(Neriman ses) Söyle ahretliğim. -Asıl sen söyle artık Neriman.
Açtın mı geline şu işi?
(Neriman ses) Dur ayol, acelen ne? Uğraşıyoruz işte.
Merak etme. Olacak bu iş.
Ben olacak diyorsam olacak.
Bak oyalayıp duruyorsun, burada ben zor durumda kalıyorum.
(Kadın ses) Ayol Allah'ın sevgili kuluymuşsunuz.
Kız diyorum, Karaçaylara gelin olacak, diyorum...
...sizden çıt yok. Şu gelininle ben konuşayım.
Teklifi usulünce ben yapayım diyorum, onu da istemiyorsun.
Kız evi naz evi. Üç günde kız mı verilirmiş?
(Kadın ses) Bak doğruyu söyle bana Neriman.
Eğer oluru yoksa, oyalama beni. Karaçaylara kız mı yok?
O malum oğlana kız yok değil mi?
He Nurten he. Konuşturma şimdi beni. Aa!
Ben kusuru bile bile he dedim. Anasını ayrı, kızını ayrı razı edeceğim diye...
...hop oturup, hop kalkıyorum ben burada.
Madem kız eviyiz, biraz nazımızı çekeceksiniz.
Bana bak beni Agâh Bey'e mahcup edemezsiniz. Onu yaz bir kenara.
(Nurten ses) Adam, böyle tanıdık olsun, gözü açılmamış olsun diye...
...benden istedi, ben de sizi söyledim.
Şimdi ya Rabbi şükür deyip koşa koşa geldiniz, geldiniz.
Gelmediniz, siz bilirsiniz.
Malum oğlanmış. Terbiyesiz.
(Gerilim müziği...)
(...)
Çıldırmış bu! Çıldırmış!
Çıldırmış!
(Hemşire) Çıldırmış bu! Çıldırmış, delirmiş!
(Hemşire) Üstüme saldırdı! Üstüme saldırdı!
(Hemşire) Agâh Bey, Agâh Bey ilaçlarını verecektim...
...bir an gömleğimden yakaladı.
(Hemşire) Sıkıştırdı, saldırmaya çalıştı. Çok korktum Agâh Bey.
-Devam et. -Aynısı, benden önceki kıza yaptığı gibi.
Resmen taciz bu Agâh Bey. Resmen taciz. Kendimi odadan dışarı zor attım.
Bakın arada siz olmasanız...
Benim derdim para falan değil. Benden önceki kızlara benzemem.
Nişanlıyım ben, benim namusum söz konusu Agâh--
Hişt!
Göreceğiz bakalım şimdi senin namusunu.
Agâh Bey.
Bak, bak hemen.
Şeytanın aklına gelmez.
Neye bakıyorum biliyor musun?
Neye?
Namusun kaç paralıkmış, ona.
(Gerilim müziği)
Agâh Bey benden öncekiler de öyle yaptı, çok para verdiniz.
Yemin ederim. Agâh Bey, ben onlara kandım Agâh Bey.
-(Hemşire) Agâh-- -Çık dışarı. Çık dışarı.
-(Hemşire) Agâh-- -(Agâh) Çık dışarı.
Agâh Bey şeytana uydum Agâh Bey.
Ne yapacaksınız o görüntülerle?
(Hemşire) Agâh Bey ne olursunuz yapmayın.
(Agâh) Buraya bakın!
Alın şu paçavrayı, geldiği yere bırakın.
Agâh Bey ne olursunuz yapmayın. Agâh Bey ne olursunuz.
Al şunu nişanlısına izletin.
Agâh Bey lütfen lütfen. Agâh Bey biterim ben lütfen Agâh Bey.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
(Kadın) Midemi bulandırıyorsun.
Biliyorsun değil mi?
Bu kaçıncı rezilliğin?
Kaçıncı diyorum sana.
(Kadın) Ama tabii, sen de haklısın.
Amcan yazar bir çek, bakar icabına değil mi?
(Gerilim müziği)
(Kadın) Bir gün biri şikâyet edecek.
(Kadın) Bir gün amcanın gücü yetmeyecek.
O zaman ne olacak? Ne olacak?
Allah'ın cezası.
(Kadın) Şimdi ne olacağını, ikimiz de çok iyi biliyoruz.
Değil mi? Biliyorsun.
(Kadın) Çoktan gitmiş olmalıydın, çoktan.
(Gerilim müziği)
(Kadın) Bizi bir kere daha utandırmadan...
...hemen yarın seni...
Seni anlıyorum. Seni anlıyorum bir tanem.
Seni anlıyorum bir tanem.
(Kadın) Yaptığın ne kadar yanlış olsa da.
(Kadın) Seni de, çaresizliğini de çok iyi anlıyorum.
Şu haline bak, zavallı çocuk.
(Kadın) Kız, kendini korumak isterken çok sert davranmış.
(Kadın) Canın acıyor mu canım?
(Kadın) Tamam canım, tamam. Üzülme artık.
Biz amcanla konuşup, buna bir çare, bir çözüm bulacağız.
Ah geldin mi hayatım.
Biz de dertleşiyorduk Nedim'le.
Bakayım aslanım yüzüne.
Amca.
Agâhcığım çocuk zaten çok utanıyor. Sen de üzerine gitme istersen.
Agâh biliyorum zamanı değil ama bak...
...şu Londra'daki bakımevi için gerçekten...
...biz bir...
(Nedim) Yap...
...ma-ma-madım. -Biliyorum aslanım.
Biliyorum.
(Gerilim müziği)
Sen kamera mı koydun?
Benimle neden paylaşmadın?
Sonra Şeniz. Sonra.
Ben sizi yalnız bırakayım.
(Duygusal müzik)
Amcan her şeyi biliyor aslanım.
Sen hiç kimseye hiçbir şey yapmadın.
(Agâh) Hiçbir şey.
(Duygusal müzik...)
(...)
Allah kahretsin. Allah kahretsin.
(Telefon çalıyor)
Sen ne cesaretle beni arıyorsun. Her şeyi, eline yüzüne bulaştırdın.
-Seninle sonra ilgileneceğim. -(Hemşire) Şeniz Hanım.
Önce kamera, şu kamerayı halletmem lazım.
(Kapı açıldı)
Gördün değil mi bulduğun kızın marifetini?
Kamera, kamera olmasaydı o zaman ne yapardık?
Zavallı çocuk, ne kadar korkmuş.
Geç bile kaldık biz o kamerayı koymakla oraya. Ne zamandır var o kamera?
Dün gece kurdurdum. Bitti artık. Bu sondu.
(Agâh) Bundan sonra hiç kimse, yeğenimden faydalanamayacak.
Hiç kimse onu hırpalayamayacak.
Ah eşek kafam.
Daha ilkinde kurdurmalıydım o kamerayı.
(Şeniz) Kendini suçlama Agâh. Ben istememiştim.
Yani ne bileyim, o zaman çocuğun mahremiyeti diye düşünmüştüm.
Agâh bak, günden güne kötüleşiyor.
Artık iki kelimeyi bir araya getiremiyor.
Yetmiyoruz biz. Anlamıyor musun?
(Şeniz) Artık daha profesyonel bir bakıma ihtiyacı var.
Bırak şu inadı, gönderelim. Alt tarafı Londra.
Dünyanın öbür ucu değil ki. Hem o bakım evinde daha mutlu olacak o çocuk.
Daha mutlu, daha huzurlu ve--
Ve yalnız.
Yapayalnız. Ne kadar kalsın Londra'da Şeniz?
Bir yıl mı? Beş, on?
Sonra ne olsun Şeniz? Biz toprak olduktan sonra ona kim bakacak?
(Agâh dış ses) Hangisi? Aklı beş karış havada kızımız mı?
(Agâh dış ses) O yalnızca poz versin.
(Agâh dış ses) Neymiş benim kızım? Fenomen.
(Agâh dış ses) Neyin fenomeni? Alışveriş fenomeni.
(Agâh dış ses) Elindeki telefonu bırakırsa, belki bakar.
Yesin, içsin...
Poz versin, sağda solda yayınlatsın!
Tek bildiği bu! Aynı çatı altında, üç kat yukarı çıkıp...
...benim kuzenim ne yapıyor acaba demesin!
Agâhcığım, şimdi sinirini kızımızdan çıkarmanın hiçbir anlamı yok.
Hadi kızı at bir tarafa. Küçük.
Aklı beş karış havada. Ya abisi.
Peki, o dingile ne demeli. O mu bakacak?
Kuzenini bir kere bile arayıp sormayan, oğlum mu bakacak?
(Agâh) Sosyetik playboydan Amerika’ya olaylı veda partisi.
Miami’deki havuzunu viskiyle doldurdu!
Gördün değil mi gördün! Oğlunun kıtalar arası rezilliğini.
-Agâh. -Şeniz.
Karıma tek bir soru soruyorum.
Benden sonra yeğenime ne olacak?
Anladım.
Ben anladım şimdi. Konuyu nereye getirmeye çalıştığını anladım.
Tek çare bu.
(Agâh) Bir an önce helâl süt emmiş bir kız bulup--
Öyle bir kız yok Agâh.
Kimse beyin travması yüzünden...
...iki kelimeyi bir araya getiremeyen, yatalak bir erkekle evlenmek istemez!
İster!
Ben istedikten sonra, paraya ihtiyacı olan, helâl süt emmiş...
...toprağımdan namuslu bir kız, haydi haydi ister!
Bastırırsın parayı ister.
Öyle mi? Tamam, peki.
Eğer satılık gelinin müstakbel kocasını alıp, başka bir evde yaşayacaksa...
...ben de bu tuhaf evliliğe varım. Benim için hiç problem değil.
Şeniz!
Burası yeğenimin evi.
Hepimizden çok, onun evi.
Sen bunu sosyetik arkadaşlarına unutturmuş olabilirsin belki.
Kendine, çocuklarına.
Hatta yeğenime bile unutturmuş olabilirsin. Ama bana...
...bana unutturamazsın!
Ben abimin servetine sahip çıktım.
Ya emanetine?
Benim abim son nefesinde...
...benim yüzümden verdiği, o son nefesinde...
Benim yüzümden deyip durma artık.
Pusu kime kuruldu, polis bile bilmiyor. Sen neden kendini suçluyorsun yıllardır?
Abim evladını emanet etti bana Şeniz.
Evladını.
Ben ne yaptım? Servetine sahip çıkıp...
...emanetine sahip çıkamadım.
Şu çatının altında, sekiz yaşında küçücük bir çocuğa sahip çıkamadım!
(Agâh) Yazıklar olsun bana. Ağzıma tüküreyim.
Benim gözüm arkada kalmayacak Şeniz.
Kalmayacak.
(Duygusal müzik...)
(...)
Doktor, bu kalp seni yarı yolda koyar diyeli...
...ne kadar oldu Nurten?
Aman Agâh Bey'im, Allah sizi başımızdan eksik--
Ne kadar oldu Nurten?
Bir ay.
Bir ay.
Benden sonra yeğenime ne olacak diyeli ve gelin isteyeli bir ay oldu.
Nerede o gelin?
-Şey Agâh Bey-- -(Agâh) Ne şeyi?
Bana bak Nurten...
...sana itimat ettim.
Uçan kuşun kanadını tartan ben...
...bu işler kadın işidir, dedim. Kimdir, nedir demeden...
...kimi getirirsen başımın üstüne, dedim.
Bizi dile düşürmesin, ketum olsun...
...toprağımdan olsun yeter, dedim.
Sen bana bir gelin bulacaksın.
Ben yedi ceddini ihya edeceğim dedim.
Şimdi, sen bana ne diyorsun?
Ne deseniz haklısınız Agâh Bey.
Cenk Bey'imizi karşılama tatavası biter bitmez...
...ya o gelin kapımda...
...ya da sen kapının önünde.
(Neriman) Anan Nuh diyor Peygamber demiyor.
Dolamış diline ablanın işini.
Neymiş efendim, kızı hemşire çıkmışmış da ekmeğinden edemezmiş.
Hemşireymiş.
Hemşire.
(Neriman dış ses) Ayol, ne gördük hemşireliğinden, faydası var sanki.
(Neriman dış ses) Karnımızı mı doyuruyor?
Yok, yok. Ben ayarlayacağım mutlaka, sorun yok.
Gece nöbetim var diyeceğim anneme.
Tamam, tamam. Görüşürüz.
Üf!
Nurten teyzen aradı.
Adam tutturmuş, gelinim de gelinim diye.
-Sen anca buralarda söylen dur. -Pardon.
Evi taşlattım, nişandan da kurtuldum. Ben daha ne yapabilirim?
Yapacaksın efendim, daha da yapacaksın.
Yoksa rüyanda görürsün, Karaçaylara gelin olmayı.
Al annemi karşına, her şeyi açık açık konuş.
Nişan bozuldu, kıza da kısmet çıktı de. Bunu da ben mi söyleyeyim sana?
Kız, sen ananın damarını bilmez misin?
Hayırlı kısmetten ne anlar o senin servet düşmanı anan, kestirir atar.
Ne Nurten kalır ne İstanbul.
Rezil olduğumuzla kalırız.
Önce kapağı oraya atacağız...
...emrivakiye getireceğiz, öyle olacak bu iş.
Tamam, darlama babaanne.
Ben burada nelerle uğraşıyorum.
Bak, senin bahsettiğin çocuk Amerika'da mankenlerle takılıyor.
Babaanne, emin misin sen, bu oğlan bakar mı bana?
(Nurten dış ses) Aman yanlışlık olmasın Neriman...
...hangi oğlanı dediğimi anladın, değil mi?
(Nurten dış ses) Aman ha, sakın. Kendi oğlunu demiyorum.
(Nurten dış ses) Şeyi diyorum ben sana, öbürünü, yeğenini.
(Nurten dış ses) Anladın değil mi? Malum oğlanı alacağız gelini.
Babaanne, hayırdır, senin bir yüzün değişti.
Üstüme iyilik sağlık. Babası beğenmiş diyorum seni, babası.
Sen bakma onların öyle sosyetikliğine. Adam bizim toprağımızdan.
Bizim hamurumuzdan. Yeter gezdiğin tozduğun.
Bu kızı alacaksın der, olur biter bu iş.
Hem kız, senin ne eksiğin var onun o gezdiği kızlardan?
Gençlik sende, güzellik sende.
Fazlan var, eksiğin yok.
Diyorsun.
Karaçaylar da olsa, senden iyisini mi bulacak diyorsun.
Doğru diyorsun.
Hadi, hadi. Geç içeri, oynaşma.
Kıyacağız bu güzelliğe.
Kıyacağız da kıydığımıza değecek.
-Hoş geldin. -Sağ ol babaanne.
Ne oldu?
Cadı karı, kırdı camı çerçeveyi işte.
Sendeki bu rahatlık ne, ölüp de bitiyordun Metin de Metin diye.
Ne oldu şimdi birden?
Ablacığım, bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır.
Kızım, niye yardım etmiyorsun ablana?
Eliyle iş yapıyor o, ya bir yeri kesilse.
Sen bırak. Dur.
Niye süpürgeyle yapmıyorsun? Ver.
Ben ustaya haber verdim, camı hazırlıyor.
(Seher) Civan sorarsa sakın belli etmeyin, kazayla oldu.
Ben sonra uygun bir dille izah ederim ona, nişanı attık diye.
Şey annem, ben sana bir gözükmek için çıktım hastaneden.
Bu gece nöbetçiyim yine.
Hey ya Rabb'im! Kızım, o hastanede bir hemşire sen misin?
(Seher) Her Allah'ın gecesi nöbet.
Ne yapayım anne, öyle işte.
İyi.
Civan'ı ara söyle. Götürsün seni, beklesin.
Yapma anne, çocuk muyum ben? Kimse kimseyi kapıda beklemiyor öyle.
Benim kızım kimse değil.
Rezil oluyorum, doktorlar bile gülüyor.
Halt etmiş o gülenler. Her gece nöbete koymasınlar seni o zaman.
Değil mi abla? Vallahi helal olsun. Doktorlar bile senin kadar nöbet tutmuyor.
Sen karışma, koskoca hemşire oldu ablan.
İşinde gücünde, gereğini yapacak tabii.
Ay! Ağlayacak birisi.
Niye uğraşıyorsun, niye annemin karşısında utandırıyorsun beni?
Sen de utanacağın şeyler yapma, anasının uslu kızı.
Ben utanacak bir şey yapmadım, yaptığımdan da utanmıyorum.
Ama yok, sonsuza kadar gitmeyecek bu böyle.
Zamanı gelecek...
...kendimi hazır hissettiğimde, çıkacağım annemin karşısına.
Ne yaptığımı, neden yaptığımı anlatacağım.
İnanacak o da bana.
Kızının hayallerine inanacak benim annem.
Sen bu kızı mahcup mu ediyorsun el âleme Seher?
Ağzı var dili yok yavrucağın.
Bir kere kötü söz getirmedi, bir kere yüzünü eğdirmedi.
Yok.
Senin bu kıza yaptığın hak değil.
Vallahi Cemre Hanım, hiç değilse benim kabahatim ortada.
Ben senin gibi gizli--
Ben senin derdin ne biliyorum. İstanbul'a gitmiyoruz diye bu hırs.
Ama boşa uğraşıyorsun benimle.
Ben annemin mazeretiyim, görmüyor musun?
Kadın İstanbul'a falan gitmek istemiyor ve istemeyecek.
Sen de babaannemin gazına gelme, sok şunu kafana.
Aptal mısın sen? Aptal mısın Cemre?
İstanbul bir tek bana mı yarayacak sanıyorsun, herkese yarayacak.
Herkesin hayatı değişecek. Biz kimlerin evinde kalacağız, sen biliyor musun?
Biz kimlerin evinde--
Kim kimin evinde kalacakmış? Bizim evimiz var şükür.
Sen ağzını açma. Ablana geldim.
Tamam.
Asma suratını.
Annen ne zaman başını eğdi senin, ne zaman utandırdı seni annen?
O gülüp eğlenenlerin ayıbı.
Ama tamam, madem çok içerledin...
...kardeşin kapıda beklemeyecek.
Sen kendin git hastaneye, vakitlice.
Sonra çıkışta Civan almaya gelir seni.
Sağ ol anne.
Ben şimdi gideceğim o hastaneye.
Kimmiş o dalga geçen doktor, bana bir göstersin derdi neymiş göreceğim ben onu.
Oğlum, bak o senin ablan. Büyüğün.
Oralara gidip de utandırma şimdi kızı.
(Seher) Efendi oğlum benim.
Gidecek efendi efendi ablasını alacak gelecek. Tamam mı?
Hayır, ne oluyorsa o doktorlara yani?
Allah'ım ya Rabb'im.
Aa! Hadi ama.
Bak, gönderiyorum şimdi ben fotoğrafımı.
Önce ben...
...sonra da sen.
Tamam mı?
Tamam.
(Müzik...)
(...)
(Mesaj geldi)
("Ellerini Çekip Benden" çalıyor)
"Ellerini çekip benden"
"Yârim bugün gider oldu"
"Ellerini çekip benden"
"Yârim bugün gider oldu"
(Mesaj geldi)
(TV erkek ses) Ona daha güvenli bir ortam hazırlıyorum.
(TV kadın ses) Zeynep'i alıp buradan götüremezsin.
"Ellerini çekip benden"
Ne oluyor? Kim o türkü söyleyen?
Ne oluyor Civan? Ne izliyorsun sen?
(Cemre ses) "Ellerini çekip benden"
Bu ne ulan?
(Cemre ses) "Yârim bugün gider oldu"
Türkü bar ne demek ulan?
(Neriman) Aa! Nereye gidiyor bu oğlan?
Ne oluyor kız, söylesene.
Hazırla bavulunu babaanne, İstanbul'a gidiyoruz.
Anne!
(Ceren) Anne!
(Ceren) Anne! Anne, yetiş anne! Anne, yetiş!
Ne oluyorsun kızım?
Fırladı gitti, tutamadım. Gebertir, vallahi gebertir.
Kim kimi gebertiyor? Siz aklımı mı alacaksınız benim?
Ablam anne, ablam.
-Ne olmuş ablana? -Civan, ablamı basmaya gitti.
Civan'a bir video geldi. Bar mı, pavyon mu?
Türkü, türkü bar, şehirdeki hani. Ablam sahnedeymiş, orada şarkı söylüyormuş.
Ne-ne diyorsun kızım sen?
Ne barı, ne? Sen ne diyorsun kızım?
(Seher) Yalan, yalan.
(Seher) Ne işi var, ne işi var orada?
Ne işi var benim kızımın barda, pavyonda?
Hastanede, nöbette benim kızım.
Yalan. Yalan!
Anam, anam, anam!
Kız, vallahi senden korkulur.
Yeminle, korkulur.
(Hareketli müzik...)
(...)
(Duygusal müzik)
(Hareketli müzik)
"İki keklik bir kayada ötüyor"
"İki keklik bir kayada ötüyor"
"Ötme de keklik derdim bana yetiyor"
"Aman aman yetiyor"
"Ötme de keklik derdim bana yetiyor"
"Aman aman yetiyor"
(Gerilim müziği)
-Selamünaleyküm. -Damsız girilmez birader.
Abi, ablam içeride.
Ulan yürü git. Başımızı belaya sokma gece gece. Damsız girilmez dedik.
Birader, sen beni anlamıyor musun, ablam içeride diyorum sana.
Ablana da sana da ulan!
Ulan (***).
(Seher) Civan!
Sok o şeytan icadını cebine.
Doğru mu?
-Anne-- -Doğru mu? İçeride mi?
Anne, içeride bunların sahnesinde, ben kendi gözümle gördüm. Sen bana izin ver--
Sen çekil.
-Aç yolumu. -Al oğlunu git abla.
Ben o sahnedekinin anasıyım!
Aç.
"Yazması oyalı kundurası boyalı yâr benim"
"Aman aman, yâr benim"
"Uzun da geceler yâr boynuma sar benim"
"Aman aman sar benim"
(Duygusal müzik)
Ulan senin ben!
Ananız var başınızda.
Ananız.
(Duygusal müzik)
Sormayacak mısın anne?
Hiçbir şey sormayacak mısın?
(Cemre) Neden yalan söyledim, neden sakladım senden?
Neden bile demeyecek misin?
Anne.
(Duygusal müzik...)
(...)
(...)
(Duygusal müzik...)
(...)
(...)
Yine mi?
Az kaldı, az.
Yakında bu mumları...
...kocanla romantik yemeklerde yakacaksın.
(Müzik)
Ah! Barlardan, pavyonlardan torun mu toplayacaktık ya Rabbi?
Öldürecek bunlar beni.
Bu gelin de çocukları da öldürecek beni kahrımdan!
Ben Neriman gibisini görmedim.
Ayol, ayıbını örteceğine dövünüp, yedi mahalleye yaydı kadın, iyi mi?
(Müzik)
Dik dur. Madem utanılacak bir şey yapmadın, dik dur.
Ben dedim gelinime, dedim de dinletemedim.
Bir başımıza hem analık hem babalık yapamayız, dedim.
Başta baba olmadan, kocasız üç çocuğun peşine koşamayız dedim.
Gel İstanbul'a gidelim dedim. İstanbul'a--
Neriman ana!
Ne bakıyorsunuz?
Neye bakıyorsunuz?
Herkesin çöplüğü temiz de bir bizimki mi pis?
Bir hata yapmış, kabahat işlemiş. Tövbe etti.
Dövecekse anası dövecek dizini, siz değil. Hadi herkes kendi çöplüğüne.
Herkes kendi derdine. Hadi!
(Üst üste konuşmalar)
Ay, ay, ay! Kız abla, çok yakışmış.
Sen yaptın. Bunu bana sen yaptın.
Ehh! Yeter be!
Ben mi dedim kızım sana, git bara pavyona düş diye?
Adamız çıktı, görmüyor musun?
Kızların biri değil, ikisi birden dilden dile.
Burası küçük yer, susturamazsın bu fısıltıları.
Ben fısıltılara pabuç bırakacak kadın değilim.
Bunca yıl gelinim dedin, tanıyamadın mı sen beni?
(Neriman) Ah, göreceğiz.
O delifişek Civan'ının başı, kızlar yüzünden belaya girsin.
Benim aslanım gibi delifişektir o. Babasının oğlu.
Sırf o İstanbul takıntınız yüzünden harcadın beni.
Ama yetmeyecek, beni rezil ettiğinle kalacaksın işte.
Ulan geri zekâlı, senin var ya şu kadarcık kafan çalışsa...
...sen benim karşımda değil, yanımda olurdun. Aptal.
Geberteceğim seni.
(Ceren) Bırak, bırak ya, bırak. Bırak, sen gebertirim.
Benim aslanım başımızda dursaydı...
...ben de çırpınıp durur muydum el âlemin köşküne?
Bak, yok. Yok işte, yok.
Benim dağ gibi evladımın, bir mezar taşı bile yok.
Burada iki canla, üç çocuğun peşine koşuyoruz.
Ekmek kavgasına, kim vurduya gittiğiyle kaldı benim evladım.
Yanıyoruz. Yanıyoruz!
Sus, senin aslanın...
...benim kocam, kendi elleriyle yaptı bu evi.
Elleriyle yaptı. Şimdi bırakıp--
(Civan) Anne! Ev yanıyor, anne!
Hayır, Allah'ım!
(Erkek dış ses) Sana emanet...
...oğlum sana emanet.
Abi!
Abi.
Abi, abi.
Abi, dayan ambulans geliyor abi.
(Agâh) Koşun ulan, koşun!
(Agâh) Abi, dayan. Sakın abi.
Agâh, sana emanet.
Servetim de evladım da sana emanet Agâh.
Sakın, sakın. Abi, sakın.
Abi, abim!
Abi! Koşun ulan!
Abi!
(Agâh) Koşun ulan, koşun!
(Müzik...)
(...)
(Duygusal müzik...)
(...)
(...)
(Duygusal müzik...)
(...)
(Sessizlik)
Amcan, başına gelen hiçbir şeyden seni koruyamadı...
...kollayamadı.
Ama sana söz...
...yalnızlıktan kurtaracağım.
(İç çekiyor)
("Neşet Ertaş - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk" çalıyor...)
(...)
(...)
("Neşet Ertaş - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk" çalıyor)
"Bakılmaz mı gözden...
...dökülen yaşa"
"Gör ki neler geldi...
...o garip başa"
"Aman, aman"
("Neşet Ertaş - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk" çalıyor)
"Hasret etti bizi...
...gama gardaşa"
"Bir ayrılık bir yoksuzluk...
...biri de ölüm"
"Aman, aman"
"Bir ayrılık bir yoksuzluk...
...biri de ölüm"
"Aman, aman"
("Neşet Ertaş - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk" çalıyor...)
(...)
(...)
"Nice sultanları...
...tahttan indirir"
"Nicesinin...
...gül benzini soldurur"
"Aman, aman"
"Nicesini gelmez...
...yola gönderir"
"Bir ayrılık bir yoksuzluk...
...biri de ölüm"
"Aman, aman"
"Bir ayrılık bir yoksuzluk...
...biri de ölüm"
("Neşet Ertaş - Bir Ayrılık Bir Yoksulluk" çalıyor)
"Aman, aman"
"Aman, aman"
Böyle habersiz, paldır küldür mü gelinir?
Memleketlimiz olacaklar. Hiç mi yol yordam bilmez bunlar!
Olmaz, böyle başıbozukluk olmaz!
İsterseniz ben arayıp, hemen gerisin geri...
Bu münasebetsizliği, heyecanlarına verdim gitti.
Ama sakın...
...sakın şunu unutmasınlar.
...Agâh Karaca'ya emrivaki yapılmaz.
Yarın şoförü yolla, saat kaçta nereye geliyorlarsa aldır.
Alt tarafı ana kız geliyorlar.
Sığıştırırsın müştemilata, göze batmazlar.
Şu oğlanı karşılama töreni bitinceye kadar...
...Şeniz Hanım'ın, hiçbir şeyden haberi olmayacak.
Senin misafirin olarak gelecekler. Mecbur, müştemilatta kalacaklar.
Kuralları söyle, her şeyi tembih et.
Ben gelinimi kendi gözümle görüp, notumu verinceye kadar...
...dünürümle masaya oturup, şartlarda anlaşıncaya kadar...
...Şeniz Hanım hiçbir şey bilmeyecek.
Anladın mı Nurten?
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Şeniz) Bak ışık hâlâ yeşil.
Amcacık bizi izliyor.
El sallayalım mı amcaya?
Amcaya el sallayalım mı?
Nihayet.
Şu amcanın yaptığına bak.
(Şeniz) Beni nelerle uğraştırıyor, görüyorsun değil mi?
Casus programlar, kaçak oyunlar, yazılımlar.
Küçük ama marifetli cihazlar.
(Şeniz) Bu yaştan sonra, teknolojiyle de imtihanım varmış.
(Gerilim müziği)
(Masayı çekiyor)
(Şeniz) Bitmeyecek değil mi tatlım?
Benim seninle imtihanım hiç bitmeyecek?
(Şeniz) Amcan yüzünden.
İkimizi de ne kadar yoruyor, farkındasın.
Oysa o Londra'daki kliniğe gitmiş olsaydın...
...ikimiz de huzura kavuşmuştuk.
Ama bunun için geç kaldık. Neye geç kaldık?
Biliyorsun değil mi? Biliyorsun.
(Şeniz) Çocukken de böyleydin sen.
Bilmemen gereken ne varsa, hepsini bilirdin.
O yaramaz gözlerin, çocukken görmemen gereken ne varsa...
...hepsini gördü.
(Gerilim müziği...)
(...)
Yarın oğlum dönüyor.
Sürgünden dönüyor biliyorsun.
(Şeniz) Sen de benim kadar sabırsızsın...
...sen de onun dönmesini bekliyorsun.
Bütün çabalarıma rağmen, hâlâ buradasın ve...
...sinsi sinsi onun dönmesini bekliyorsun.
Ama onu aynı karanlığa çekmene, izin vermeyeceğim.
O yüzden, ilaçlarımız bir değil...
...iki tane.
Şifa niyetine, şifa niyetine.
Yut. Hayır, hayır.
Yut.
Yut.
Yut.
Neden...
Ne-neden...
...benden nefret ediyorsun.
(Gerilim müziği)
(Şeniz gülüyor)
Artık gerçekten...
Hatırlamıyorsun.
Hiçbir zaman hatırlamayacaksın.
Buna izin vermeyeceğim.
(Şeniz) Ailemizi mahvetmene izin vermeyeceğim.
Sırrım sende, evet.
Ama sen de benim avucumdasın.
(Şeniz) Amcanın bile gücü yetmez.
Kimse...
...hiç kimse...
...seni benim elimden alamaz.
(Gerilim müziği)
El âlemin evine gideceğiz, ne yapacağız? Sığıntı mı olacağız?
Ne münasebet.
Ekmek paramızı kazanacağız. O ne biçim laf?
(Seher) Hepinizin eli ekmek tutacak.
Hepinizin.
(Neriman) Şükür telefonunu kurtardın...
...biz de birkaç eşyamızı.
Buna da şükür.
(Duygusal müzik...)
(...)
(Şeniz) Bitti oğlum, bitti.
Sürgün bitti.
Annen seni çok özledi.
(Kadın) Allah belanı versin senin tamam mı!
(Kadın) Sen kimi terk ediyorsun ya!
(Kadın) Kimi terk ediyorsun sen!
(Kadın) Sen benden özür dileyeceksin, duydun mu beni?
(Kadın) Sen benden özür dileyeceksin köpek gibi...
...it gibi özür dileyeceksin benden.
(Derin nefes veriyor)
Ben? Ben miyim histerik megoloman?
Bak çok ağır konuşuyorsun.
Bak çok ağır konuşuyorsun.
Kapımda da yatsan affetmem seni duydun mu beni?
Kapatma, ya kapatma!
Çok güzel. Beni bir zahmetten kurtardın.
Ha-ha-ha! Büyük espri gerçekten.
(Kadın) Çok komik!
(Kadın) Pislik. Üç gün sonra sanki--
Yeter artık, telefon falan yok.
Yatak odasından fırlayıp geldim sesine. Baban evde.
Bir haftadır, senden özellikle rica ediyorum değil mi?
Abin dönene kadar, babanın kafasını bozma diyorum sana...
...sen ne yapıyorsun?
O serseriyle bininci kez, ciyak ciyak kavga edip...
...babanın evde olduğunu bildiğin hâlde ortalığı inletiyorsun.
Babam evdeymiş!
Babam, Nedim kötüleştiğinden beri hep evde, hep.
Adam bu hafta şirkete bile bir kez gitti yahu!
Gözüne batma dedin, tıktın beni eve.
Ne oldu?
Nedim'in tepesinden ayrılabiliyor mu sanki?
Farkında mı benim uslu uslu okuldan eve, evden okula gittiğimin?
Ama Damla kimin umurunda ki?
Sen bile iki gündür, sürekli Nedim'in odasındasın.
Benim odama anca azara gelirsin zaten.
Başka neye geleceksin ki?
Bir gün daha sıkacaksın dişini.
Bir güncük daha, rahat duracaksın.
(Damla) Bazen çok merak ediyorum biliyor musun...
...amcam yaşasaydı, nasıl bir hayatımız olacaktı acaba?
(Duygusal müzik)
Ne bakıyorsun anne?
En azından babam daha normal bir adam olurdu, değil mi?
(Duygusal müzik)
(Damla dış ses) Amcam yaşasaydı, nasıl bir hayatımız olacaktı acaba?
(Nedim dış ses) Ne-neden...
...benden nefret ediyorsun?
(Müzik)
(Seher iç ses) Hepsi başımın üstüne...
...senden gelen hayır da şer de kabulüm.
(Seher iç ses) Her imtihan senden...
...beni evlatlarımla sınama ya Rabb'im.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Müzik...)
Neriman ana.
Minibüse nereden bineceğiz söylesene.
(Neriman) Aa!
A-G-H
Agâh Bey bu.
Minibüse kim binsin, adam özel aracını yollamış bize.
Evine gelen hizmetliye arabasını mı göndermiş?
Büyüklük yapıp, araç yollamış bize. Buna da mı laf edeceksin?
(Ceren) Anne baksana ya araba fıstık gibi.
İstanbul şimdiden güzel olmaya başlamadı mı?
-Merhaba. -(Erkek) Hoş geldiniz.
(Erkek) Ben alayım efendim.
Hoş geldiniz efendim.
(Müzik...)
(...)
(Agâh) Gel bakalım aslanım, gel.
Gel de bir bak bakalım, kim geliyor?
(Agâh) Aslanım benim.
Birazdan amcanın sana hediyesini...
(Gerilim müziği)
Nurten!
Tam da hayallerimdeki gibi.
(Müzik)
(Ceren) Otel gibi babaanne.
(Neriman) Kız ne oteli? Saray, saray.
(Müzik)
Nurten abla nerede ki?
Şimdi evin hanımına mı gitmek lazım, ne yapmak lazım?
Kızım, dur. Ne yapacaksın evin hanımını?
İşte geldi Nurten.
Nurten. Şükür kavuşturuna Nurten. Gel.
Kız sen ne yaptın böyle, cümbür cemaat?
Ana kız mı demiştim, evet demiştin.
Kız dur, çaktırma. Anlatacağım ben sana her şeyi.
Sen bizi, bir an önce yerleştiriver. Gelinin bir şeyden haberi yok.
Aa! Agâh Bey hepimizi...
Ne yapacakmış hepimizi?
(Agâh) Nurten Hanım.
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Kızlarım beyefendi.
Bir şey mi diyeceksiniz kızlarıma?
(Gerilim müziği)
Kimseye görünmeden müştemilata koy.
(Agâh) Sonra da yanıma gel.
Annem ne yapıyorsun! Tersleseydin bari adamı.
Ben bu adamın bakışlarından hiç hoşlanmadım Nurten abla.
Anne, bir yamuk gördüysen ben gideyim konuşayım.
Oğlum sen atlama hemen.
Büyüklerin konuşuyor burada. Geç, ablalarının yanında dur.
(Nurten) Aa ama!
Ben sana ne diyeyim kızım?
Senin bana itimadın yoksa koskoca Agâh Bey'i gözün tutmadıysa...
...ben sana ne diyeyim, bilemedim yani.
Yok, estağfurullah. Sana itimadım tam ama--
Bak ben Agâh Bey'in, şu gözünden, şu gözüne kefilim.
Ama sen diyorsan ki Nurten abla ben seni tanımam...
...çiğner geçerim, sen bilirsin yani.
Tövbe bismillah.
Hadi anam Nurten, yerleştiriver sen bizi.
(Neriman) Öldük vallahi yahu. Hadi anam.
Bu 'story' sevgilisinden ayrılan takipçilerim için.
(Damla) Ağlamayın kızlar...
Bu şey değil mi, neydi bunun adı bir şey...
Fenomen babaanneciğim. Instagram fenomeni.
Dik dur kızım, köpeğin olsun.
(Nurten) Hadi çabuk.
Şimdi hanımefendiler görmesin sizi, çabuk.
Neyin eksik Ceren, senin bundan neyin eksik?
Oğlum hadi.
Her yeri fenomen olsa ne olur?
Damla! Ne yapıyorsun?
Işık ayarlıyorum anne.
Manikürcü gelecek. Kaybolma bir yere.
Yine mi manikürcü değişti? Kaç kere söyledim Çoço'ya...
...bir değişiklik olursa, önceden haber ver diye.
Buradayız!
(Fısıldayarak) Ağır işitiyor herhâlde.
Buradayız!
Şey, merhaba. Ben...
Kendi manikürü yok bunun. Hiç yakıştıramadım Çoço'ya.
(Şeniz) Manikürü masaj odasında alacağız.
Personel kapısından giriş yaparsın.
Manikür mü?
Seni kuaför göndermedi mi? Manikürcü değil misin?
Canım, adın neydi senin?
(Seher) Ceren.
Kızım hadi.
(Müzik)
Manikürcü değilim ben.
İyi günler.
Trip mi attı o?
Ne diye dolanıp duruyorsun ortalıkta?
Gözümün önünden ayrılma, fena olur.
Yürü, yürü.
Kim bu insanlar?
Ay...
Anam, anam, anam.
Kız Nurten, müştemilat böyleyse...
...köşkün içi nasıl acaba?
Neriman, başlatma şimdi evden!
Bak, Agâh Bey bu sefer beni kapının önüne koyuverecek.
Kız geldik işte, daha ne istiyorsun?
Telaşları bir bitsin, evin beyiyle bir olup, razı ederiz bu nemrut gelini.
-Merak etme sen. -İnşallah.
(Kapı açıldı)
(Neriman) Neredeydiniz ayol?
Evin hanımını gördüm babaanne.
Manikürcü sandı beni.
Neyse, siz yerleşiverin artık.
Ben sonra yine geleceğim.
Hadi selametle.
Manikürcü diyorum, manikürcü!
(Ceren) Ee, ne diyeceksin babaanne?
Babaannen ne diyecekse, bana diyecek.
Hadi siz aşağıdaki odalara sığışın, hadi.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Anlat bakalım Neriman ana?
Ne çeviriyorsunuz Nurten ablayla?
(Agâh) Evleri yanmış bir de ha.
(Agâh) La havle!
Düztaban mı bunlar?
Bana bak Nurten!
Bize kız veriyorlar diye, buraya yerleşeceklerini zannetmesinler.
Yok Agâh Bey, olur mu öyle şey?
Bir de şey--
Fotoğraftan tam çıkaramadım.
Benim müstakbel gelinim hangisi?
Güzeli tabii.
Genci, güzeli, küçüğü.
Mor kazaklı olan mı?
Yok, o büyüğü, hemşire olan o. Ondan olmaz.
Onun annesi şey...
Sizin gelininiz kırmızılı olan, Ceren.
Gözleri fıldır fıldır, velfecri olan?
Bak Nurten.
Bu işi sana bıraktım.
Sana güvendim.
Huyundan suyuna kadar kefil oldun.
Şimdi sen o kırmızılı kıza kefilsin.
Doğru mu duydum?
Başımla beraber efendim.
Anladım.
Anaları da huylu herhâlde.
Heyecanına verelim.
-Buyursun gelsin. -Ne?
Hemen mi, şimdi mi gelsin çağırayım?
Evet Nurten, buyursun gelsin.
Şeniz Hanım parti hazırlıkları yaparken...
...biz de müstakbel dünürümle oturup konuşalım.
Biraz kızını anlatsın bakalım. Parada pulda anlaşalım.
-Şey Agâh Bey, şimdi size şey diyeyim. -Ne? Ne?
Sizin bu müstakbel dünürünüz--
Hah, Nurcan Hanım ben de sizi arıyordum.
Bu bahçedeki insanlardan, haberiniz vardır herhâlde.
İşinin başına Nurten.
Agâhcığım, Nurten Hanım'a bir şey sordum.
Daha kadın bana cevap vermeden.
Nurten Hanım'ın misafirleri geliyor.
Personel ne zamandan beri, evimizde misafir ağırlıyor Agâhcığım?
Benim iznimle, benim toprağımı ağırlıyor Şeniz.
Yine şu memleket meselesi.
Sırf hemşehrin diye, bu kadını başımızın tepesine çıkardın.
Yetmedi, şimdi de misafirleri mi geldi?
Yarın Filipinliler gelecekti o müştemilata.
Filipinliler, Moldov!
Üç günde bir, personel değiştirip duruyorsun!
Koskoca müştemilat bomboş duruyor!
Ben Nurten Hanım'la konuştum.
Birkaç gün işe güce yardım edecekler.
Rızamla geldiler, rızamla gidecekler.
Sen git, oğlunun partisini hazırlamaya bak.
(Neriman) Yeter! Darlama beni ayol!
Ben nereden bileyim el âlemin adamının ne yaptığını?
Sen ne biliyorsan ben de onu biliyorum işte.
Çağır o Nurten ablayı, söylesin evin hanımıyla konuşacağım ben.
Ha!
Geldiğimiz gibi bizi kapının önüne koyduracaksın, ha?
O da yetmedi, benim ahretliğimi işinden edeceksin.
Ne sandın sen gelin hanım?
El âlemin evine, ya Rabbi şükür diyeceğine...
...koskoca Agâh Bey'in bakışının hesabını soracaksın.
(Neriman) Vay anam vay!
Senin burnun böyle dik olacak diye, ekmeğimize vesile olan...
...Nurten ablanı da işinden edeceksin.
Allah korusun.
Ben hiç öyle şeye sebep olmak ister miyim?
Ya neye sebebiyet vereceksin ha?
Kadıncağız bize aracı oldu.
(Neriman) Ocak verdi.
Dar günümüzde yanımızda oldu.
(Neriman) Bize kefil oldu, kefil.
Şu yerleştirdiği eve bak bize.
İlk günden böyle asilik yaparsan, bunun hesabını senden mi sorarlar...
...yoksa o gariban Nurten'den mi?
(Neriman) Hadi git sor, evin hanımına sor.
Senin beyin niye böyle benim kızlarıma bakıyor diye sor.
Sor da pişman et 40 yıllık Nurten ablanı.
Ben bugünü yedim, yuttum, sustum.
Ama yarın eğer yarın bir dolap dönsün...
...gizlediğin, sakladığın bir yalanın ortaya çıksın...
...canımı ciğerimi sıkacak bir hatanızı göreyim...
...seni o zaman görürüm Neriman Hanım.
Yıkadıktan sonra yama yapmak lazım.
(Ceren) Aynen yamala yamala.
Ama böyle yamalı yamalı gezmekten de hiç gocunma tamam mı Cemre?
Şu başımıza gelenler zerre umurunda değil, değil mi senin?
Yama kadar, seni manikürcü sanmaları kadar umurunda değil?
Evimiz yandı bizim be, evimiz yandı!
(Cemre) Anılarımız yandı, çocukluğumuz yandı!
En fenası da ne biliyor musun?
Kardeşliğimiz yandı.
(Cemre) Sen beni sattın, kardeşliğimiz yaktın.
Burası uğruna.
Al, al buradayız işte ama prensesimiz yine mutlu değil.
(Ceren) Niye? Çünkü prensesimizi manikürcü sanmışlar.
Buraya hizmetçiliğe gelmemişiz gibi, prensesimizi manikürcü sanmışlar.
Vah vah!
(Hüzünlü müzik)
Göreceksiniz.
Hepiniz göreceksiniz.
Benim buraya niye geldiğimi hepiniz göreceksiniz.
-Ben Nedim'in yanındayım. -Agâh, yemekte partiyi konuşacaktık.
Yarın oğlumuzu karşılayacağız.
Farkındasın değil mi?
Oğlumuz dönüyor!
Oğlumuz!
Oğlumuz.
(Agâh) Dönüyor da askerden mi dönüyor?
Hiç bitmeyen serserilik partisinden dönüyor.
Bir partiden öbür partiye dönüyor.
Beş yıl Agâh!
Oğlunun yüzünü görmeden geçen beş koca yıl!
Ne o geldi, ne sen gittin!
Bizimle bir kere bile onu görmeye gelmedin!
Yüzünü görmedin sen oğlunun, yüzünü!
Yeğeninin saçının teli kadar, değeri yok değil mi bizim oğlumuzun?
Ne oğlumuzun, ne kızımızın!
Bizim çocuklarımızın, senin yeğenin kadar yok. Neden? Neden?
-Bacakları tutuyor diye mi? -Dikkatli konuş!
Bitmeyecek değil mi? Öde öde bitmeyecek.
Çünkü sen sırf orada olmadığın için kendini suçluyorsun.
O kazaya engel olamadığın için hâlâ kendini suçluyorsun...
...ve bunun acısını, kendi çocuklarından çıkarıyorsun!
Daha ne kadar cezalandıracaksın bizi? Nereye kadar?
Gerçek suçlunun kim olduğunu bilseydim...
(Müzik)
...o zaman kimi cezalandıracağımı da bilirdim Şeniz.
(Şeniz dış ses) Ne yaptın Cenk? Ne yaptın oğlum?
(Şeniz dış ses) Baban senin yaptığını öğrenirse, öğrenirse...
(Boğazını temizledi)
(Operatör ses) Sinyal sesinden sonra mesaj bırakınız.
(Sinyal sesi) Cenk, oğlum.
İyi yolculuklar dilemek için aradım.
Cenk, bana bir söz vermeni istiyorum.
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Geçmişe bir sünger çekeceğiz.
(Şeniz ses) Lütfen unutma artık gerçek bir aile olacağız.
(Şeniz ses) Bu kez her şey ailemiz için bambaşka olacak.
(Şeniz ses) Oğlum buraya neden döndün sakın unutma olur mu?
(Şeniz ses) Babanla yepyeni, tertemiz bir sayfa açmak için.
Yepyeni, tertemiz bir sayfa.
Açalım bakalım.
(Hareketli müzik)
İyi geceler ateş parçası. Seni tanıyorum ben.
Sen! Oha!
Atla.
(Müzik)
Nasıl kız istemek bu böyle?
Ayaklarına kadar getirdiler, yüzümüze bakmıyorlar.
Bu ne böyle ya?
Kız bağırma! Anan duyacak yukarıda!
Hani gelinim diyordu da başka bir şey demiyordu bu adam?
Hani nerede?
Oğlanın anası beni manikürcü sanıyor, manikürcü!
O nerede, ben neredeyim? Tıkıldım kaldım hizmetçi köşesine.
İnsan gelinim dediğine böyle mi yapar?
Salak mıyım ben?
Babaanne.
Sen benden bir şey saklıyorsun babaanne.
Ah! Darlama beni yeter!
Ne saklayacağım ben senden ha?
(Hüzünlü müzik)
Yeter! Yeter! Bırak zorlama!
(Agâh) Zorlama!
Sabah böyle değildi, iyice kötüledi.
Git bana hemşireyi getir!
Hangi hemşire Agâh Bey?
Müştemilattaki hemşireyi!
Hemen!
(Hüzünlü müzik)
(Seher) Oğlum, babaanneleri çağır aşağıdan, yemek hazır gelsinler.
Ben aç değilim. Hava alacağım biraz.
Bu saatte ne havasıymış?
-Bana bak, ortalıkta dolanıp-- -Anne!
Sen beni kızlarınla karıştırma istersen!
Ortalıkla işim yok benim.
Benim kızlarım, senin ablaların.
O ağzını bozma, bana da bozdurma!
Senin kızların yüzünden, evimizden olduk biz.
Elin söküklerini dike dike okuttuğun kızın hemşirecilik oynarken pavyona düşer.
Pavyona düşmedim ben, ağzını topla!
Diğeri gider nişan atar.
Sonra bir olurlar, evi yakarlar.
-Civan! -Ne?
(Civan) Yalan mı anne?
Senin kızların yüzünden sığıntı olmadık mı biz?
(Civan) Geldik bir kalantorun evine!
Ezik ezik bekliyoruz burada, çağırsalar da ne iş yapacağız öğrensek!
Anamız herifin bakışlarını beğenmiyor ama gık yok!
Niye?
Ekmek atacaklar değil mi önümüze?
Biz de ya Rabbi şükür diyeceğiz. Çok şükür Allah'ıma diyeceğiz.
(Müzik)
Civan yukarıda ortalığı yıktı.
Hadi gidip bakalım ne oluyor.
Sen bak da gör şimdi, ortalık nasıl yıkılıyormuş.
(Nurten) Ne oluyor ayol? Daha ilk günden kavga dövüş?
Nurten teyze geldi.
Nurten teyzem beni almaya geldi.
(Nurten) Aman Seher kızım.
Bak yanlış anlama ama burada otururken, artık sesinize dikkat edeceksiniz.
Kusura bakma Nurten abla.
Biz kimseye rahatsızlık vermek istemeyiz.
Nurten teyze, hoş geldin. Bizim de gözlerimiz yollarda kaldı.
Neyse, ben de kızı almaya geldim.
Ben hazırım zaten.
Cemre, hadi kızım gel benimle.
Ne işin varmış Cemre’yle?
Agâh Bey çağırdı.
Onun ne işi varmış kızımla?
Hey Allah’ım! Hemşirelik bir iş var. Oyalamayın artık ama bizi!
(Seher) Ben de geleyim.
Nereye ayol?
Komşu kapısı mı orası? Çağrılmadan köşke gidilir mi?
Aa! Hem ne yapacaklar kızını yiyecekler mi?
Yürü kızım, hadi yürü sen.
Nurten abla!
Fazla uzun sürmesin.
Tövbe tövbe!
(Nurten) Yürü kızım, yürü.
(Müzik)
Süper ya, süper.
Bak benden önce köşke giriyor.
(Müzik)
Saray gibi değil mi ama?
Müze gibi.
O ne demek ayol?
Abartılı.
Gözümü yordu.
Vallahi babaannesinin dediği kadar var.
Hadi kızım, hadi. Çok oyalandık.
Buyurun Agâh Bey, Cemre, hemşire hanım kızımız.
Bir bak bakalım yeğenime Hemşire Hanım.
Doğuştan mı, kaza mı?
Kaza.
Ne zaman oldu?
Çok zaman oldu.
Şimdi nesi var?
Bilsem.
Bazen arada oluyordu böyle.
Ne demek arada bir böyle oluyor?
(Müzik)
Ben de bunu öğrenmeye çalışıyorum.
Ben şunu kaldırayım.
(Müzik)
(Agâh) Üç gündür tek kelime etmedi.
Bazen sanki bizi hiç tanımıyor gibi.
(Agâh) Bir geliyor, bir gidiyor.
Beyin travması, böyle bir şey diyor nörolog.
Bir gider, bir gelir.
(Müzik)
Antipsikotik almış.
O ne demek?
("Cavit Tire - Erik Dalı" çalıyor)
Sosyete bir dahakine beş yıldızlı isteriz ha.
Burası bizim mahalle.
"Erik dalı gevrektir"
"Amanın basmaya gelmez"
"Haydi basmaya gelmez"
Hadi artık sosyete!
"Elin kızı naziktir"
"Elin kızı naziktir"
Göster marifetini.
"Haydi küsmeye gelmez"
"Eller oynasın eller"
"Diller gaynasın diller"
"Eller ne derse desinler"
"O dillerini yesinler"
"Eller oynasın eller"
"Diller gaynasın diller"
"Eller ne derse desinler"
"O dillerini yesinler"
(Müzik)
(Arama tonu)
Kolay gelsin. Ben bir ihbarda bulunmak istiyorum.
Fuhuş ihbarı.
Ayrılığı kutluyor köpek!
Resmen kutluyor ya!
Şu çeneni de, telefonu da kapatır mısın artık? Baban görmesin.
O şahin gözler Nedim’in odasından burayı göremez, merak etme sen.
(Mesaj geldi) Telefonu kapatıyor musun sen?
Bir dakika mesaj geldi.
Bak sana son kez söylüyorum.
Abin gelene kadar, babanın huyuna gideceksin.
Abini karşılayana kadar en ufak bir pürüz...
...en ufak bir tatsızlık istemiyorum.
Eğer babanın canını sıkacak bir şeye sebep--
-Abim! -Evet abin!
Şu anda tek gündemimiz abin.
(Şeniz) Abin evimize dönüp tekrar babanla--
Abim dönmüş bile!
Ne saçmalıyorsun sen? Abin yarın dönüyor.
Ya basılmış!
Ne?
Ne demek basılmış?
(Müzik)
(Spiker ses) Ünlü iş adamı Agâh Karaçay’ın skandallarıyla tanınan oğlu...
...Cenk Karaçay, fuhuş operasyonu sırasında yakalandı.
(Spiker ses) Amerika’dan yarın dönmesi beklenen yakışıklı playboy...
...basıldığı üç hayat kadınıyla birlikte, Zührevi Hastalıklar Hastanesine götürüldü.
(Spiker ses) Karaçay'ın rahat tavırları dikkat çekti.
Ne oluyorsun kızım?
Dur, dur!
Ben hallederim.
Bu Civan kötü kötü konuştu ya, laf bir tek ablasına gitmedi.
Bu da alınmıştır.
Merak etme sen.
(Müzik)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Şimdi ne diyeceksin babaanne? Şimdi ne diyeceksin?
Müstakbel kocam (***) basılmış!
-Kız sus, yukarıda anan duyacak. -Yeter be!
Duyarsa duysun!
Ne izledim ben, televizyonda ne izledim babaanne?
Hişt! Kes sesini biraz!
Aa! Gece gece!
Adam basılmış diyorum sana, basılmış!
Evleneceğim diye geldim ben buraya, kimse benim suratıma bakmıyor.
Tıkıldım kaldım hizmetçi köşesine.
Evleneceğim adam otel odasında basılıyor!
Verecekler.
Bunun hesabını verecekler ama!
İyi akşamlar efendim, iyi akşamlar.
(Telefon çalıyor)
Alo, yoklar.
(Nurten) Evde yoklar.
(Nurten) Ben aradığınızı, haber vereceğim kendilerine.
(Nurten) Yok, bizim hiçbir şeyden haberimiz yok.
(Telefon çalıyor)
Anne ne yapacağız? Babam delirecek!
(Telefon çalıyor)
(Agâh) Elinde nöbetçi kim varsa, hemen evime gönderiyorsun!
(Agâh) Kan tahlili istiyorum!
Derhâl!
(Agâh) Birazdan eve geliyorlar.
Görelim bakalım, kanında ne ilaç varmış.
Sakin olun.
Tepki vermese bile, her şeyin farkında.
(Cemre) Tedirgin ediyorsunuz. (Telefon çalıyor)
Eğer bu söylediklerin doğruysa... (Telefon çalmaya devam ediyor)
...yeğenime yanlış tedavi uygulandıysa...
...ben o hastaneyi, o başhekimin--
Agâh Bey!
(Telefon çalmaya devam ediyor) Telefonunuzu açın isterseniz.
(Telefon çalmaya devam ediyor)
Söyle!
(Gerilim müziği)
Ben dönünceye kadar yeğenim sana emanet.
Bir yanlışlık var.
Bir yanlışlık olmalı.
Evet, montaj anne.
Kanlı canlı montaj.
Nurten!
Nurten, hadi!
Anne, babama ne diyeceğiz?
(Gerilim müziği...)
(...)
(...)
Anamız bassın tokadı.
Biz gene anadır diyelim, kıyamayalım.
İt gibi dönelim önümüze.
Niye? Kemik atacaklar ya.
Ya yok be oğlum.
Lan şunlara bak! Asker konvoyu sanki ya!
Oğlum kaç tane arabası var bu herifin, ben anlamadım ki?
Bahçeyi bir gör galeri, sana yemin ediyorum galeri.
Gerçi öyle uzaktan bakıp elini süremeyince, yemişim arabasını.
Sen yarın sabaha bekle beni kanka.
Ben annemin, babaannemin elini öperim, gece inceden uzarım yani.
Dayanamam burada.
Tamam, eyvallah.
(Damla) Bütün magazin sitelerinde son dakika.
(Damla) Twitter'da zaten fena geçiriyorlar.
(Telefon çalıyor)
Ooo!
'Capsler' falan geliyor. Sözlükler falan of diyorum!
-Feci şakşak var. Büyük şakşak var. -Kapat şunu!
(Nurten) Şeniz Hanım, ev telefonu da susmuyor. Ne yapalım?
(Telefon çalıyor)
'Story' at bakalım pislik!
Şerefsiz!
Şerefsiz! Ben... (Meşgul arama tonu)
Engellemiş.
Beni engellemiş korkak köpek!
Nurti.
Nurti, çantam.
Hayırlı nöbetler abi.
Sağ ol. Kime bakmıştınız?
Abi yarım saat önce içeriden çıktım.
Sizin yerinize, başka biri vardı burada.
Basıp gittiler ya demin.
Gördü beni yani.
Abi müştemilata geldik biz.
Anam içeride bak arayamıyorum. Hadi, gözünü seveyim.
-Nurten Hanım'ın misafiri. -Hah.
Buyurun geçin.
Eyvallah.
Buraya da damsız almayın anasını satayım!
(Civan) Ev değil imparatorun sarayı sanki!
Sen.
Hadi, atla gidiyoruz.
Ben mi?
Şoför değil misin sen? Atlasana hadi, acelem var.
-Bana mı diyorsun? -Ya atlasana!
Bas hadi, bas!
Hadi bas!
(Erkek) Geliyor, geliyor!
-Agâh Bey. -Agâh Bey.
Agâh Bey, oğlunuz.
(Üst üste konuşmalar)
Arkadaşlar müsaade edin. (Üst üste konuşmalar)
Arkadaşlar müsaade edin. (Üst üste konuşmalar)
Agâh Bey, lütfen bir açıklama yapar mısınız?
Agâh Bey.
(Üst üste konuşmalar)
Hoş geldiniz Agâh Bey.
Efendim diğer arkadaşlar şu an ilgileniyorlar.
Cenk Bey birazdan çıkacak.
Bu taraftan.
Konumdan da mı anlamıyorsun sen? Resmen tur atıyoruz.
Hayır, yani dün mü geldin İstanbul'a? Nasıl şoförsün sen?
Dün değil, bugün geldim.
Şoför falan da değilim.
Tamam, anladım.
Müştemilat takımındansın.
Müştemilat takımı derken?
Sağdan buradan, sağdan.
Sağdan.
Allah'ım sabır ver ya Rabbi'm!
Bekle burada. Kısa sürecek.
Vitaminsize bak la.
Müştemilat takımıymış.
Arka tarafımın fenomeni.
(Hareketli müzik)
Nerede o patronun?
Şurada.
Kızım abin basılmış sen nasıl buraya geldin?
İnternet yıkılıyor.
(Hareketli müzik)
Sen kimi boynuzluyorsun pislik!
Hii!
Sen peki? Sen paçoz, sen kimin köpeğine kuyruk salladığını zannediyorsun?
Bir kendine gel! Sıktın ya!
Sen göreceksin sıkmayı.
Nasıl sıkılırmış, sen göreceksin!
Damla, baydın ama. Bırak babasının kızı ayaklarını.
-Komik oluyorsun. -Komik oluyorum?
Komikse gülsene.
(Hareketli müzik)
Damla.
Çek o elini bak fena olur.
-Sen dersini alacaksın artık. -(Damla) Sen kimi itip kakıyorsun be?
Senden mi korkacağım kuduz köpek?
Damla, bak bir daha bana köpek dersen--
Anladık, anladık köpeklere haksızlık olur.
İt!
Kadına el kalkar mı lan, it!
Fırla hadi, fırla.
(Erkek) Kerem Bey iyi misiniz?
Sana ne oluyorsa! Sen niye karışıyorsun?
Karışmasaydım da çaksaydı ağzına bir tane, değil mi?
El kaldırdı değil mi o bana?
Jeton biraz köşeli galiba.
Kaldırdı, kaldırdı.
-Ne yapıyorsun? -(Damla) Direksiyonu tut.
-Kızım ne yapıyorsun? -(Damla) Direksiyonu tut.
İyi misiniz?
-Bırakma. Yine tut. Tut tut. -Kızım ne yapıyorsun?
Arabayı pert ettin. Ne yaptın?
Bas hadi bas!
Bas!
-Hey hey! -Ne oluyor?
(Müzik...)
(...)
Cenk Bey, şu işlemleri bir halledelim. Babanız sizi bekliyor.
Buyurun.
(Müzik...)
(...)
(...)
(Şeniz dış ses) Beş yıl Agâh!
(Şeniz dış ses) Oğlunun yüzünü görmeden geçen beş koca yıl!
(Şeniz dış ses) Ne o geldi ne sen gittin!
(Şeniz dış ses) Bizimle bir kere bile oğlunu görmeye gelmedin!
(Şeniz dış ses) Yüzünü görmedin sen oğlunun yüzünü!
(Müzik...)
(...)
(...)
Hoş buldum baba.
-Geliyorlar. -Adam ordusuyla geliyor abi.
Terör estiriyor burada. Eşkıyalık bu.
Şehir eşkıyalığı.
Kameralarımız kırıldı. Darp edildik.
-(Cenk) Anneme selam. -(Kadın) Hepimiz şikâyetçiyiz.
Yarın uğrarım Damla'yı görmeye.
(Müzik)
(Kadın) Adam oğlunu zorla alıyor. Çekin, çekin, çekin.
Duy beni artık be, duy!
(Kadın) Çek, çek, çek.
(Müzik...)
(...)
Huf...
Değil.
Bunların hiçbiri seni bu hâle getirmez.
Beni duyuyor musun? Sana söylediklerimi anlıyor musun?
Gözlerini kırpsan yeter. Burada olduğunu anlarım.
Hadi. Ufak bir işaret ver.
Lütfen.
Senin yüzünden.
Cenk ne yapıyorsa...
...hepsi senin yüzünden.
(Müzik)
Hay Allah!
Ben hemen geliyorum. Bekle.
Keyfin yerinde mi Nedimcik?
Amcan fırladı gitti.
Bütün bunlardan zevk alıyorsun sen, değil mi?
I ıh!
-Siz kimsiniz? -Cemre ben. Müştemilattan.
Nerede kaldığınızı biliyorum da bu odada ne işiniz var?
-Agâh Bey çağırdı. -Müştemilata dönün.
Dönemem.
Kendisi gelene kadar, onu beklememi istedi.
Şeniz Hanım, geldiler.
Teşekkürler Nurten Hanım.
Sizinle sonra görüşeceğiz.
(Müzik)
Ne yapıyor bu kadın sana?
Sen, bu kadından korkuyor musun?
(Müzik...)
(...)
(Şeniz) Oğlum!
Oğlum döndün.
(Şeniz) Döndün, döndün.
(Şeniz) Sonunda döndün.
Her şey düzelecek. Ben ne yaptığını biliyorum.
(Şeniz) Neden yaptığını biliyorum bebeğim.
(Şeniz) Neden yaptığını biliyorum.
Hoş geldin. Hoş geldin.
Hoş geldin.
Hoş geldin. Hoş geldin.
(Müzik...)
(...)
(...)
Cenk geldi babaanne, Cenk geldi.
Baksana onca araba, boşuna mı doldu buraya?
Kız, gece gece öldürecek misin sen beni ha? Geldiyse geldi!
İnsanların zaten rezili çıkmış, bir de seninle mi uğraşacaklar?
Benimle uğraşacak tabii.
Kocam olmayacak mı o adam benim? Benimle uğraşacak!
Geç diyorum sana şuraya!
(Seher) Neriman ana, şu Nurten ablayı ara da kızı göndersinler artık!
Bak anan da kuduruyor yukarıda.
İlk geceden, berbat mı edeceksin her şeyi?
Geldiğimizden beri kimse benim suratıma bakmamış...
...koca adayım (***) basılıyor, ben mi berbat ediyorum her şeyi?
Kız bana bak, çirkeflik yapıp el âlemin gözünü mü korkutacaksın ha?
Yakışır mı böyle çirkeflik? Ağır ol biraz, hanım ol.
(Neriman) Sen bu aileye gelin olacaksın, gelin.
Hiç böyle efeli gelin olur mu?
(Neriman) Bırak, anası babası versin cezasını.
Sen ağırlığını, hanımlığını bileceksin.
Ağırlığımı, hanımlığımı bileceğim tamam.
Ben anana bakmaya gidiyorum.
(Neriman) Sen burada güzel güzel otur.
Sabah ola hayrola.
Sabah güzel güzel konuşuruz biz seninle.
Tamam, babaanne tamam.
Sabah ola hayrola tamam.
Aferin benim güzel torunuma.
Aferin.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
Düşün bakalım Neriman.
Gerçek damadı görünce, nasıl zapt edeceksin sen bu deli kızı.
(Müzik)
(Geçiş sesi)
Aman Agâh Bey, sakın yanlış anlamayın.
Ben aracıyım.
Bizim gelin, malum kız anası.
Kız anası olarak da bir garanti istiyor.
(Neriman) Yani şey...
Senin gelin kapora istiyor yani.
Hı.
Al bunu, ver kız anasına.
Yalnız müstakbel dünürüm, şunu çok iyi bilsin ki...
...garanti para değil, Karaçay’ın sözüdür.
(Geçiş sesi)
(Müzik)
Ben edebimle dursaydım...
...biz hâlâ o köyde sürünüyor olurduk babaanneciğim.
(Müzik)
Ne Civan var ortalıkta ne Cemre.
Gecenin bir yarısı oldu.
Giden gelmiyor ya Rabbi'm.
(Müzik)
Agâh Bey biraz meşgul, biz Nedim Bey'in yanına çıkalım buyurun.
Hadi şimdi şöyle derin bir nefes alıyoruz, tamam mı?
Bak ay...
Ne yapıyorsun sen?
Hastamız burada.
Kan alacaklar.
Benim gitmem lazım. Sana emanet.
Agâh, yarın bir açıklama yapalım diyorum.
Hep beraber ailece. Yani bunun bir yanlışlık sonucu--
-Yanlışlık? -(Şeniz) Evet.
Bak, gördün mü? Bu her zaman böyleydi.
Hiçbir zaman değişmeyecek, değişmeyen ana.
Sen küçükken bir hata yaptığın zaman da...
...senin yerine konuşur, ceza alma diye seni savunurdu.
(Agâh) Yazık. Ana yüreği işte.
(Agâh) Ne yapsın.
Bir onu bırak, benim kulağımı çek demediği kalırdı.
Sen artık kulağı çekilecek yaşı geçtin.
(Agâh) Adam gibi yaşının adamı olacaksın.
Adam gibi babanın karşısına çıkıp, derdin neymiş konuşacaksın, anlatacaksın!
Damla nerede ya Damla?
Ben gidip biraz, kardeşimle ilgileneyim.
-(Cenk) Damla. -(Agâh) Terbiyesiz herif!
(Şeniz) Agâh lütfen.
(Agâh) Sen kime arkanı dönüp gidiyorsun?
-(Şeniz) Agâh tamam. -(Agâh) Karışma!
Burası otel odası değil.
Baba ocağındasın baba!
Senin karşında başçavuşun eşeği değil, baban konuşuyor saygısız herif!
(Gerilim müziği...)
(...)
(Şeniz) Cenk.
Hayır, Cenk!
Böyle gitmene izin vermiyorum.
(Şeniz) Bak hâlâ her şeyi çözebiliriz.
(Şeniz) Yeter ki sen iste.
(Şeniz) Sana annen olarak yalvarıyorum.
Babana da bana da bir şans ver.
Gerçek bir aile olabilmemiz için bir şans.
Tek istediğim, her şeye yeniden başlamak.
Ve yeni bir başlangıçtı.
Her şey o kadar güzel olacaktı ki.
Sana harika bir sürpriz hazırlamıştım.
Sürprizleri bozmayı severim bilirsin.
(Cenk) Sen kimsin?
Ben...
Şey...
Ha... Anladım.
Bu gecenin sürprizi sensin.
(Müzik...)
(...)
(...)
Neriman ana, Cemre...
Onlar ne?
Ne bu paralar? Ne?
Benim yangından... Birikmişlerim.
Ne birikmişi?
Kaç para var burada?
Benim diyorum sana.
Hesap mı vereceğim!
O adam vermiş sana bu paraları!
(Gerilim müziği)
Buralar benim.
Benim.
(Gerilim müziği)
Bırak artık şunları da doğru düzgün bir cevap ver bana.
Ne desem beğenmiyorsun.
(Neriman) Daha kaç cevap vereceğim ben sana, ha?
Nurten... Nurten'in şeysi.
Emekli ikramiyesi.
Şey kapalıymış.
(Neriman) Bana emanet etti.
Yalan! Yalan söylüyorsun!
Gözümün içine baka baka, yalan söylüyorsun!
Kız, bağırma el âlemin evinde.
Sen de cevap ver o zaman.
Söyle, el âlem ne diye para verdi sana?
Peki.
Ben de cevabımı beyefendiden alırım.
Haa... Seher! Dur Allah aşkına.
Biz...
...Agâh Bey'le bir alışveriş yaptık.
Alışveriş yaptık?
Bir şey sattık.
Ne?
Ne sattık biz Agâh Karaçay'a?
Ne sattık? Ne?
Kı kı... Kız.
Kız sattık.
(Nefes sesi)
(Nefes sesi)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi...
...Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez
Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra M. Koçak - Hatice Başpınar...
...Nuray Ünal - Özgür Deniz Türk - Tugay Çiftci
İşaret Dili Çevirmeni: Hayrettin Baydın
Son Kontroller: Dolunay Ünal - Fulya Akbaba - Samet Demirtaş
Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme
(Jenerik müziği...)
(...)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.