Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır.
Şubat 1993.
Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu iki numaralı kulenin alt katlarını...
...etkileyen büyük çaplı bir patlama meydana geldi.
Terörist bir eylem, ne korkunç bir durum.
Ağustos 1998.
Nairobi ve Daresselam'daki elçiliklerimiz bombalandı.
Sorumlu Bin Ladin'in terör örgütüydü.
Gemimize intihar bombacıları saldırdı.
USS Cole gemisinde hayatını kaybeden...
...askerlerin aileleri için dua ediyorum.
Bu saldırıları Afganistan dağlarında saklanan Bin Ladin planladı.
9 Eylül 2001.
Kuzey İttifakı lideri Ahmet Şah Mesut...
...iki El Kaide militanının silahlı saldırısına uğradı.
Mesut'un ölümü, ülkede Taliban'a karşı tek güç olan...
...Kuzey İttifakında istikrarsızlığa sebep oldu.
Amerikalı mevkidaşlarımıza duyduğumuz endişeyi ifade ettim.
Büyük bir eylem hazırlığındalar.
Gerçekten büyük bir eylem planlıyorlar.
11 Eylül 2001-Ft. Campell, Kentucky Sabah 7:45
Şöminemiz olduğuna inanamıyorum.
Şömine sayılır. Gazlı ama.
- Mis gibi şömine işte. - Maddy?
Tamam. Seni şuraya oturtalım.
Ayakkabılarını giydirelim.
- Çizimlerini çok beğeniyorum. - Uğur böceği o.
Uğur böceği mi? Çok güzelmiş.
Boyatana kadar bu odadaki eşyaları açmak istemiyorum.
Boya derken sen boyayacaksın.
Çok işim var gibi.
O ne demek şimdi?
Duvarları boyarsan söylerim.
Bu evi çok beğendim.
İspanyolca öğrenmen gerek baba.
Evet, not alıyorum tatlım.
Beni okula sen mi götüreceksin?
- Hayır, ama almaya geleceğim. - Gerçekten mi? - Evet!
Televizyonu kapat tatlım.
Baba, baksana.
Dünya Ticaret Merkezi'ne iki uçağın isabet ettiği görülüyor...
...ülkemize yönelik bir terör eylemi olduğu anlaşılıyor.
Uçaklardan birinin kaçırılan 767 no.lu Amerikan Hava Yolları uçağı olduğu...
Cumberland Nehri, Kentucky Sızma/Sıyrılma Eğitimi, Saat 8:31
Şükürler olsun! Sonunda be.
Buraya!
Gerçekten mi? Ciddi misin?
- Ne oldu be? - Sakin ol dostum.
- Trafik gerçekten berbattı. - Trafik mi?
- Bütün gece kıçımız dondu! - Tamam, sakin olun.
Sıkıyorsa buz gibi nehre sen gir de gör gününü.
Starbucks'a mı uğradın yoksa?
- Lattem nerede? - Milo, saat 8 buçuk.
- Ne oldu? - Sizin gerçekten haberiniz yok mu?
Hayır, bütün gece nehirdeydik.
Çok alçaktan uçuyorlar.
- Tatbikat mı var? - Tatbikat falan değil.
Özel Kuvvetler Komutanlığından Josh Bailey'yi bağlayın bana.
Bailey 3. hatta efendim.
- 3. hat mı dedin? - Evet efendim.
Sessiz olun!
Josh, Tanrım, bu sefer fena sıçtınız, ne dersin?
Teyit ettik mi?
Nerede olduğunu bulmak benim değil senin işin.
Hepimiz hazırız.
O zaman kapat telefonu da işine bak.
Üniformasız, saçlı sakallı neden geldin?
Kuveyt'ten döneli 3 hafta olmadı mı?
Evet efendim, özür dilerim. Ama hâlâ izinliyim.
Madem buraya geldin o zaman izin bitmiştir.
Etrafına bir bak Yüzbaşı. Gördüğün üzere meşgulüz.
- Ne istiyorsun? - Timime dönmek istiyorum efendim.
Timin yok artık. Kurmay personelim olarak atandın.
Bunu isteyen sendin.
O zaman bunlar olmamıştı. Tamam mı?
O zaman uçaklarla binalara dalmamışlardı.
Başçavuşun emeklilik dilekçesini verdi...
...sen de terfi aldın.
Anlayacağın tim falan kalmadı, tamam mı?
Boş kadro olursa başka bir timde görev yapacaksın.
Yerinde olsam odama çekilir...
...Afganistan hakkındaki gelen bilgilere çalışmaya başlardım.
Saldırıyı Taliban mı yapmış?
El Kaide planlamış.
Afganistan'da mülteci pozisyonundalar.
Ama bizim görev bölgemiz Orta Doğu efendim.
Gerçekten! Hiç haberim yoktu.
Gerçi senin için değişen bir şey yok...
...çünkü timin mimin yok!
Odana defolup git de işime bakayım.
- Lanet olsun. - Çavuş, 4. hatta kim var?
Çok geçmeden kule çöküyor.
Çok sayıda can kaybı olduğu gelen bilgiler arasında...
...10 bin olarak tahmin ediliyor.
Tabii bu rakam artabilir.
Şu an izlediğiniz görüntüler Pentagon'a ait, Potomac Nehri'nde çekilmiş...
...saat 9:45'de United Hava Yolları'na ait olduğu düşünülen bir başka...
...uçağın çarpması sonucu çıkan yangın...
...gördüğünüz gibi hâlâ kontrol altına alınamadı.
- Nasılsın Yüzbaşı? - Sen nasılsın Milo? - Burada ne arıyorsun?
Timimi geri almaya çalışıyorum.
Küçük İspanyol'un çok mutlu...
...olmayacak desene. - Evet, olabilir.
Siz neden bahsediyorsunuz? Sayende timin işi bitti.
Bize de oturup olan biteni CNN'den izlemek kaldı.
Her şeyi ailem için yaptım.
Savaş çıkacağını nereden bilecektim?
Dostum, ailenle birlikte size bir şey olmaz.
Rahat, küçük ofisinde başına hiçbir şey gelmez!
Bunca şey olurken ofise geçip hiçbir şey yapmayacağımı mı düşünüyorsun Dill?
Bowers'la konuştun mu?
Konuştum. Aktif göreve dönmek istediğimi söyledim, kabul etmedi.
Beni kırmaz.
Emeklilik evraklarımı işleme koymadığını söyle.
- Hayır, hepsi masamda. - Güzel.
Bu işi Orta Doğu'dan bir grup yaptıysa...
...göreve 5. Grup çıkacak demektir.
- Aynen öyle kardeşim. - Yani çıkabilirdik...
Başımızda bir Yüzbaşı olsaydı tabii.
Bu savaşta görev alacağız. Size söz veriyorum.
Toplantıda efendim. Özel bir toplantı efendim.
Emeklilik evrakların peki?
İşleme koymamış efendim.
Hâlâ 595. Özel Kuvvet Timi'nin başçavuşuyum...
...ve timim 5. Grup'taki diğer timlerin hepsinden daha tecrübeli.
Hepimiz Somali'ye, Çöl Fırtınası'na katıldık, bunların bir anlamı olmalı.
Bu timi dağıtırsanız en zehirli yılanınızın başını kesersiniz.
Evet. Tamam.
Timin başına bir Yüzbaşı bulup sizi göreve göndereceğim.
Zaten bir Yüzbaşımız var efendim.
Ama Yüzbaşınızın hiç çatışma tecrübesi yok.
Hiçbir savaşa katılmadı. Sizi sadece eğitimlerde idare etti.
Adam kurmay bile oldu.
Tek derdi kariyer yapmak.
Bunu anlıyorsun değil mi?
Yanlış anlamayın ama bu adamla iki yıl aynı timde çalıştım.
Mesleğe kariyer yapmak için girdiğini düşünüyorsanız...
...personelinizi daha iyi tanımanız gerekiyor efendim.
Kalkma.
- Masa için özür dilerim. - Önemli değil, iyi devirmişsin.
Hem gittiğin yerde ihtiyacın olmayacak.
Özel Kuvvetlerin termal giysileri yok mu?
- Kara Kuvvetleri hazırlıksız yakalandı. - Evet.
Ben de.
Çocuklara kendin söyle. Kötü haberi ben vermek istemiyorum.
Marsha.
Sevgimi dönünce gösteririm.
Evlat.
- Gidiyor musun? - Evet, mecburum.
- Ne zaman döneceksin? - Bilmiyorum.
Seni sevdiğimi biliyorsun, değil mi?
Fırını temizleyecek kadar delirdin demek?
Bazıları ağlıyor, ben temizlik yapıyorum.
Düşünüyordum da...
Ben gidince fırını istediğin kadar temizleyebilirsin.
Çok zamanım da kalmadı zaten.
Evet, kalan zamanda ne yapmak istediğini tahmin edebiliyorum.
2 saat vaktim var. İki dakikada girer çıkarım.
- Hissetmezsin bile. - Hayatta olmaz.
Böyle yaparsam bana kavuşmak için daha çok çabalarsın.
Lütfen ama.
- Ucundan da mı? - Olmaz.
Bak, ne diyeceğim...
...savaşı hemen kazanıp geleceğim. Bir haftaya kalmaz bitiririm.
Söz veriyorum.
Çocuklara uyandır. Biraz vakit geçir.
Asker ailesi olmak ne demek, ben bilirim ama onlar anlamaz.
Korktuğun başına gelirmiş.
Daha iki ay önce New York'a uçakla gitmiştin.
Ucuz kurtuldum diye sevinmemi bekleme.
Ben asker eşiyim.
Bu zamana kadar da şanslıydım.
Endişe etmem gereken şeyler sıtma ve helikopter kazalarıydı.
Biniş ve iniş anları en kritik zamanlardır.
Artık değişti.
Sonunda bana döneceğini bileyim, ne kadar sürdüğü umurumda değil.
- Beni anlıyor musun? - Evet.
Bize döneceğini söyle.
Söyleyemem. Kötü şans getirir.
Söylemene ihtiyacım var.
Eve döneceğim.
15 Ekim 2001 Özbekistan
K2 Üssü Afganistan sınırının 160 km. kuzeyi
595. Timiz. Nereye yerleşeceğiz?
Şu ilerideki barakaları görüyor musunuz? Timler orada kalıyor.
Tim numaraları kapıda yazıyor.
Bu ülkede selam verme.
Yüzbaşımızı öldürtmeye mi çalışıyorsun yoksa?
- Bunlar dost unsurlar. - Öyle mi?
Kim, bu tip mi? Böyle dost olmaz olsun.
Şu tipe bak, dost olmadığı çok açık.
Diller tam manyak.
Bunun dostu olabilirim. Fena gözükmüyor.
- Şu mu? - Evet.
Şu gelenlere bir bakın.
Nasılsınız millet? Noel bu sene erken geldi.
Evet. Ho, ho, ho. Nerede kaldınız?
Nickelback konserine gittik, ancak geldik.
Nasıldı, sahneye pantolonlarınızı fırlattınız mı?
- Yok be, hava bozana kadar kımıldayamadık. - Duyduğum kadarıyla...
...havalar hazirana kadar aynıymış.
Dün gece kar yağdı. Alışsanız iyi olur.
- Ne? Gerçekten mi? - Evet.
Bunlar da ne?
Bizi levazım subayına rüşvet vermiş herhalde.
Soğuk iklim teçhizatı olan tek birlik 10. Dağ Tümeni, kimseye de vermiyorlar.
Herkes mutlaka bir GPS alsın.
Buraya ait bir harita bile bulamadım.
- Anlaşıldı Yüzbaşı. - Bakalım 515. tim çadırda neler bırakmış?
Millet dinleyin beni. Karşınızda Britney Spears.
Beş aydır bu ülkedeyim, uzadı ne yapayım?
Peruk mu o? Bir kere dokunabilir miyim?
Nasıl olduğunu Coffers'ın eşine sor. Çok beğendi.
Yüzbaşı uzatmamızı söyledi. Ne oldu, ne?
Dikkat edin! Vern, Krav Maga biliyor!
Aklından bile geçirme...
Beni dinleyin.
Diğer 5 timle görüştüler.
Yüzbaşı, hepimiz sana güveniyoruz...
...ama panik yapma sakın. - Sağ ol.
Görüşürüz.
Göster günlerini Yüzbaşı.
Bin Ladin, Taliban ve El Kaide'ye maddi olarak destekliyor...
...Afganistan'ın her yerinde eğitim kampları kurmalarını sağlıyor.
ABD topraklarında ilk büyük başarısını kazandı.
Başka zaferler isteyecektir.
Onu durduramazsak çok sayıda saldırıya maruz kalırız.
Planlamayı Bin Ladin yapabilir, ama şüpheniz olmasın...
...Afganistan'daki savaşçı unsur Taliban.
İktidarı ellerinden alırsak Taliban'ı kullanamaz hale gelir.
Mezar-ı Şerif.
Bu şehre hükmeden Afganistan'a hükmeder.
Mezar'ı Taliban'ın elinden alırsak Bin Ladin'in planlarını sekteye uğratırız.
Tam olarak doğru sayılmaz.
Sözümü keseceksen tam olarak doğru şeyler söylemelisin.
Hayır, bir yeri ele geçirmeyeceğiz.
Mezar'ı ele geçirecek adamın adı General Dostum.
Kuzey İttifakı içinde bir savaş lordu.
Askerleri, bilgi kaynakları var, araziyi de biliyor.
Her deliği, mağarayı biliyor. En önemlisi Taliban umurunda bile değil.
Hava desteği ne durumda?
- Özür dilerim efendim. - Bu sefer doğru bir noktaya değindin.
Dostum, Taliban'ı tek başına alt edemez.
Planımız şöyle.
Sizi Afganistan'ın kuzeyine bırakacağız.
Sizi bir CIA elemanı karşılayacak ve Dostum'a götürecek.
Göreviniz Dostum'un güvenini kazanmak, askerleriyle birleşip...
...Taliban üslerine saldırmasına yardım edeceksiniz.
İlerlediğiniz esnada yakın hava desteği isteyebileceksiniz.
Gerisini Dostum halledecek.
Teker teker, Mezar'ı ele geçirip...
...Taliban'ı yenilgiye uğratana kadar her yeri temizleyeceksiniz.
6 haftanız var.
Bence 3 hafta, efendim.
- Bi' sus ya. - Hayır, önemli değil.
Tamam, dinliyorum.
Neden 3 hafta?
Ruslar bu bölgede daha önce savaştı, değil mi?
Harekatları hakkında eserleri var.
Kasım ortasına kadar dağlardaki tüm geçitlerin...
...kar altında kaldığını söylüyorlar.
İstisnasız her yıl.
Ruslar bile kötü hava şartlarından bahsediyorsa...
...bu konuya dikkat etmemiz gerekiyor demektir, değil mi?
3 hafta sonra Mezar'a giremeyiz.
Kar başlarsa Taliban kendi bölgesine çekilir, bizse geriye dönemeyiz.
Hava desteğiniz 35 bin fitte uçacak B-52 ağır bombardıman uçakları.
O mesafeden hedefe yaklaşmadan doğru yere hava desteğini nasıl istemeyi düşünüyorsun?
Elimden geleni yapacağım efendim.
Fazladan 3 haftayı başarısız olursanız ihtiyacınız olur diye veriyorum.
Başarısız olmayacağız. 3 hafta bize yeter.
Tecrübesiz, daha önce çatışma görmemiş biri için...
...kendine çok güveniyorsun.
Çatışma görmemek bir dezavantaj değil efendim.
Belki açıklamak istersin.
Hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir savaş lorduyla birlikte savaşacağız.
Dost ile düşmanı ayırt etmemiz imkansız olacak.
Her adımımızı yüzlerce savaş görmüş, mayın dolu bir arazide atacağız.
B-52'den yakın hava desteği isteyen biri daha önce görülmedi.
Yani daha önce böyle bir görev konusunda "Tecrübeliyim" diyen...
...yalan söylüyor demektir efendim.
Bu görevde uyabileceğimiz kurallar yok. Kuralları kendimiz yazacağız.
Aralarından seçim yapmak için 5 Yüzbaşı ile görüştüm.
Aranızda inanılmaz bir tecrübe farkı var.
Ama görevi bu şekilde değerlendiren sadece sen varsın.
Seni seçiyorum. Seni ve 11 adamını.
Adınız, Hançer Görev Kuvveti.
Söylemezsem kendimi suçlu hissederim...
...başarılı olsanız bile geri dönme olasılığınız...
Bence yüzde 100 efendim.
Birine söz verdim de.
Eşine söz vermeyecek kadar akıllısın Nelson.
- Seni ne zaman bekliyor? - Noel’de.
Şu an hepimiz zor bir süreçten geçiyoruz.
İnsan ailesini arkasında bırakıp nasıl savaşa gider ki?
Helikopter akşam 10'da havalanacak. Dağılabilirsiniz.
Hayır, bırakın selamı. Gidin hadi.
Yüzbaşı.
İnsanı savaşmasını sağlayan en önemli şey bir neden, bir amaçtır.
Bu, kulelerden.
Yanından ayırma.
5 hafta önce 19 terörist ülkemize saldırdı.
Şimdiyse sizin 12 kişilik timiniz karşılık veren ilk ekip olacak.
- Gidin ve bu savaşı kazanın. - Sağ olun efendim.
İşte bu!
Hâlâ inanamıyorum. Giden ilk tim biz olacağız.
Evet, biraz Apollo programı gibi.
Uzaya ilk ne gönderdiklerini biliyorsun, değil mi?
- Ne? - Maymun. - Harika.
Dinle beni.
Altı hafta da sürse önemli değil, tamam mı?
Aceleye getiremeyiz.
Hava durumu ne olursa olsun her türlü tehlikedeyiz.
Tek amacın hepimizin sağ salim dönmesini sağlamaksa...
...kesin öldük demektir.
Birinizi bile kaybedemem Hal.
Eve dönmenin tek yolu kazanmak.
Sana sonuna kadar inanıyorum.
Hadi çocuklara söyleyelim.
Tanrım!
Kadını evlilik dışı hamile kaldığı için taşlıyorlar.
Taliban Afganistan'da kadınlara işte bunu yapıyor.
Tanrım, şunu kapatsana.
İstihbarat maksatlı verdiler.
Bu istihbarat değil ki, güdüleme.
- Bende istemediğin kadar var. - Bir şeye çalışmanız gerekmiyor.
Sana ateş edene sen de edeceksin, o kadar.
Bu kadar mıydı? Teşekkür ediyoruz çokbilmiş.
Michael, baksana. Dergiye çıkmışsın.
Saçlarımı amma kıskandınız.
Ne diyorlar buna? Bone falan mı?
- Beyler, beyler. - Saçıma özen gösteriyorum.
Dinleyin!
Beyler.
- Biz gidiyoruz. - İşte bu!
Diğer 5 tim arasından seçildik.
Sınır hattının gerisine bırakılacak...
...Kuzey İttifakından General Dostum isminde bir savaş lordu ile buluşacağız.
Taliban'la savaşmasına, hem önemli bir mevzi hem de Afganistan'ın kuzeyinin...
...en önemli şehri olan Mezar-ı Şerif'i ele geçirmesine yardım edeceğiz.
Olur da bu şehri ele geçiremezsek...
...bütün ülkenin terörist yuvası olması an meselesi.
Dünya Ticaret Merkezi başlangıçtı.
Bizimle işleri daha bitmedi.
Sadece 21 günümüz var.
Bizim tarafta kaç asker var?
200'ye yakın paralı askeri...
...ve bilinmeyen sayıda yarı zamanlı milisleri var.
- Düşman kuvvetler? - 50 bine yakın Taliban ve El Kaide savaşçısı.
Füzeleri, zırhlı araçları, roketleri havanları, makineli tüfekleri var.
- Sayıca azız. - 1'imize 5 bin adam düşüyor.
Çok sayıda hedef diye ben buna derim.
Benim hoşuma gitti.
Dinleyin...
...iniş yaptığımızda 9 saat boyunca yardım alamayacağız.
Kısaca hiç desteğimiz olmayacak. Kendi başımızayız.
Esir düşme gibi bir seçeneğimizin olmadığını bilmenizi istiyorum.
Taliban'ın esirlere neler yaptığını hepimiz gördük, değil mi?
Bu şerefsizler adamı lime lime eder.
- İşler boka sararsa elimde tüfeğimle öleceğim. - Amin.
- Ben de. - Ben de.
Bu akşam çıkıyoruz. Tek sefer, destek yok.
Teçhizatınızı hazırlayın ve istirahat edin.
Daha önce bölgeye test uçuşu yapmışlar mı?
Test uçuşu biziz.
Olur da ölürsen...
...sen de karın da bu mektubu yazmış olmanı dileyeceksiniz.
Ama ona döneceğime dair söz verdim.
Sözümü tutamadığım için bir de mektup yazamam.
Personel geliyor, bir, iki, üç, dört...
...beş, altı...
Şu giydiği uzay kıyafeti kapıları neden kapattıkları...
...hakkında bir fikir veriyor olsa gerek.
Kaç fitte seyredeceğiz?
Güzel soru.
Oksijen kullandığınıza göre 10 bin fitin üzerine çıkıyor olmalısınız.
Hayır, dağlar bile 10 bin fitten yüksek zaten.
Kum fırtınaları motorların canına okuyor...
...dağların tepelerinden durmadan füze atıyorlar.
O zaman 20 bine çıkmamız gerek.
Ama 20 bin fitte Chinook uçamaz ki.
Zaten uçmayacağız. 25 binde uçacağız.
- Helikopter nasıl dayanacak? - Bir çaresine bakarız.
Tim için oksijeniniz var mı?
Arkada maskeler var, ama çalışmıyorlar.
Takma kafana, dün akşam bizimkiler de çalışmadı.
Uçuşta sersem gibiydim. Neredeyse dağa çarpıyorduk.
- Hipoksiye maruz kalacağız. - Ben kalmayacağım.
Gözümü şu serseriden ayıramam.
Bulutlara yolculuğumuz başlıyor beyler.
Daha önce hiçbir helikopter bu irtifada uçmadı.
Sıkı tutunun!
- Daha önce hipoksi yaşamadım. - Sahi mi?
Harikadır.
Tek yapacağın bayılmak.
9 saatlik bir uyku gibi düşün.
Uyumaktan dolayı endişe etmiyorum.
İnince sarhoş gibi olacağız, onu düşünüyorum.
İşte bu!
- Kara Kuvvetleri neden Chinook kullanıyor, biliyor musunuz? - Neden?
İndiğimizde kafamız bi' milyon olsun diye.
Biliyorum. Kahkaha makinesiyim.
Görev malzemeleri yüklendi. Yer görüntüleme, fleyrlar, reflektörler.
595, kalkış için hazırız.
#Göğüslerinde gümüş kanatlar#
#İşte Amerika'daki en iyi askerler#
#Yüzlerce adam olmaya çalışır bizden biri#
#Sadece üçü takar Yeşil Bere'yi#
595, konuşan 1213.
Görüş mesafesi azalıyor.
Biz geri dönüyoruz, başarabileceğimizi düşünmüyorum.
Sıkı tutunun. Alçalıyoruz.
İsteyerek mi alçalıyorsunuz?
- İniyor muyuz, düşüyor muyuz? - Anlaşıldı.
- İki dakika sonra teker koyacağız. - İki dakika.
- İki dakika! - Uyan hadi!
Hazırlanın, gece görüşleri takın!
Sağdaki silahçı iniş alanını görüyor.
İniyoruz.
Başlıyoruz.
5 metre, 4 metre, 3, 2. Hazır olun. İniyoruz.
Sol kanat temiz, sağ kanat temiz.
5, 4, 3. Rampalar açık.
Rampa aç, rampa aç.
1. gün, Afganistan'ın kuzeyi Mezar-ı Şerif'in 65 km. güneyi
Baksana. Şurada.
İkisini görüyor musun?
Evet.
- Kılavuzluk için gelenler mi? - Hayır, sanmıyorum.
Takım büyüklüğünde bir birliğin gelmesi gerekiyordu.
Beklediklerimizin bunlar olduğunu sanmıyorum.
Susturun şunları. Gelenler var.
Lanet olsun!
- Silahlarınızı bırakın! - Silahlarınızı atın!
Hayır! Hayır! Yapmayın! Bunlar dost! Silahlarınızı indirin!
Silahlarınızı indirin!
Bırakın adamları. Sizin için geldik.
Adamları bırakın.
Kusura bakmayın.
Tamam, anladım.
Özür dilediğimizi söyler misin?
- Tim komutanı sen misin? - Evet, geciktiniz.
Geldik işte.
Darice bilmiyor musun?
- Hayır. - Özbekçen nasıl?
İdare eder. Rusçam iyidir.
Tamam, Rusça işini görür.
Çıksak iyi olur, yolumuz uzun.
Sizi kötü bir yere bırakmışlar.
Gidiyoruz, teçhizatınızı alın. Hadi.
Geri çekil! Hayır! Hayır!
Tamam, sağ ol.
İşte burası.
Buraya "Alamo" diyorlar.
Burada konuşlanacaksınız.
İlk nöbeti siz alın.
İki saatte bir değişin. Gözünüzü dört açın.
- Anlaşıldı. - Tamam.
Alamo'daki herkes ölmüştü, değil mi?
Başkasına söylemesen iyi edersin.
Harika.
Müslüman bir ülke için gerçekten harika hediyeler.
Biz seçmedik dostum. Hepsi senin.
İçeri gelsene.
Yeni eviniz burası.
Ne isterseniz yiyebilirsiniz.
Ekmek güzel. Ne olduğunu bilmiyorum...
...ama çok lezzetli.
Bana ne anlatabilirsin? Elinde ne tür bilgiler var?
Çok bir şey bilmiyorum, ama bildiklerimi anlatayım.
Kuzey İttifakından geriye 3 silahlı grup kaldı.
Tamam mı, ama hepsi birbirine düşman.
General Dostum, General Atta ve General Muhakek.
Yani iletişim kurmayan ve birbirine yardım etmeyen üç grup var.
Savaş alanında karşı karşıya gelirlerse...
...Taliban'la savaşmayı bırakıp birbirlerine saldırırlar.
Peki ya irtibata geçeceğimiz General Dostum?
General Abdül Reşid Dostum.
Kendisi Özbek.
İlk olarak 16 yaşında Ruslara karşı savaşmış. 55 yaşında ve hâlâ savaşıyor.
Hayat hikâyesini biliyoruz. Merak ettiğim nasıl biri?
Nasıl mı?
Nasıl biri yani? Kişiliği nasıl? Öfkeli mi, neşeli mi, üzgün mü?
Müzikal seviyor.
Demek müzikal hayranı, ne güzel.
Bak, insanları okuyarak para kazanıyorum...
...ama bu adamın nasıl biri olduğuna dair en ufak fikrim yok.
Tamam mı? Ama bildiğim iki şey var.
Taliban'dan nefret ediyor ve Taliban ondan çok korkuyor.
Bu adamlar bizi Taliban'a satabilir mi, ne kadar güvenebiliriz?
Yerinizde olsam kimseye güvenmezdim.
Tamam.
- Dostum İngilizce biliyor mu? - Hayır.
Tacikçe biliyor. Özbekçe biliyor. Darice biliyor.
Taliban'ın kullandığı Peştucayı biliyor.
Bir de Rusça biliyor. Bu işine yarayabilir.
- Bizimle kalacak mısın? - Hayır, hemen gitmeliyim.
Bir savaş lorduna bir çanta dolusu para vermek için 50 km. yolum var.
Kim bilir, belki çatışmada karşılaşırız.
Karşılaşırsak unutmayın, şapkasını ters takan adama ateş etmeyeceksiniz.
Unutmamaya çalışırız.
Tanrım, ne güzel şeyler söyledi?
Burada tek başına çalışmış, bunca hazırlık yapmış.
Hakkında söylenecek tek şey çok cesur bir adam olduğu.
- Nerede peki? - Kim?
- Dostum. - Bilmiyorum.
- Ama geldiğimizi biliyor, değil mi? - Ülkede öğrenmeyen mi kaldı!
Bol şans diliyorum Yüzbaşı.
Gerçekten.
- Sana da. - Günlerini gösterin.
Şuna baksanıza.
İmparatorluklar mezarlığı...
...gele gele buraya geldik.
Bir şeyler yazan herkesin ne kadar şanssız olduğu ortada...
...en iyisi hiçbir şey yazmamak.
Yüzbaşı.
Biraz dinlen, olur mu?
İçimde bir sıkıntı var.
Dinle beni.
Savaşmak akıllı olmak demektir, kendini mahvetmeye gerek yok.
Evet, biliyorum.
Sonraki nöbeti ben alacağım.
Şah Mesut.
Öldüğünde Kuzey İttifakı da öldü.
2. gün, Alamo Mezar-ı Şerif'in 55 km. güneyi
Hadi! Yürüyün!
Gelen Dostum mu?
General. Barış sizinle olsun.
Ne dedi peki?
İnsanın düşmanının dilini bilmesi çok güzel, dedi.
- Gelmiyor musunuz? - İyi, biz de gelelim.
- Spencer terfi aldı anlaşılan. - Esmer seviyor olmasın?
Evet, öyle görünüyor.
Bir hediye versenize.
Yem. Atlarınız için.
Atlarım size teşekkür ediyor.
Ne dedi?
Çok hoşuna gittiğini sanmıyorum.
Koca bir çuval boşa gitti desene.
Votkayı mı denesek Yüzbaşı?
General.
Amerikalı dostlarımıza.
Umarım votka gibi savaşı da Rusları taklit ederek kazanabileceğinizi düşünmezsiniz.
İngilizce bilmediğinizi söylemişlerdi.
Çünkü bilmediğimi söyleyen adamla konuşmadım.
Bombalarım nerede?
General, istemediğiniz kadar bombamız var.
- Taliban'ın yerlerini gösterebilir misiniz? - Neden delikanlı konuşuyor?
Kendisi Yüzbaşımız efendim.
- Silahlarını bırakmalarını söyle. - Diller.
General, ben Yüzbaşıyım. Bu da benim timim.
Benimle muhatap olacaksınız, tamam mı?
- Burası benim ülkem. - Sizi anlıyorum.
Bu ülke sizin ama gökyüzü bizim.
Bombaları istiyorsanız bana söyleyeceksiniz.
Tamam. Sizinle konuşuruz.
Adamların neden peşinden geliyor?
Aynı soruyu ben de sorabilirim.
Cevabı bilmiyorsun çünkü.
Bak. Baksana. Gözlere bak.
Katil gözleri.
Şu gözler de.
Birini öldürmüş birinin gözleri. Evet.
Can almış gözler.
- Sen ne öldürdün peki? - Birilerini öldürmemi mi istiyorsun?
Taliban'ı gösterirsen nasıl öldürülürmüş, gösteririm.
Tamam. Gidelim o hâlde.
Kolay oldu.
Dostum, bizi en yüksek fiyata satmasını istemiyorsak...
...şu tavırlarını bir gözden geçir istersen.
Beni ne kadar zorlayabileceğini anlamaya çalıştı, artık öğrendi.
Katil gözleriymiş.
General, General. Taliban ne kadar uzakta?
5 saatlik mesafede. Size at getirdim.
- 6 at var ama bir 12 kişiyiz. - Başka atım yok.
Yüzbaşı.
Zorlaması buraya kadarmış.
Timi bölmeyi sevmiyorum Hal.
Er ya da geç olacaktı, en başta olması belki daha iyi.
En azınsan savaşmaya istekli.
Erzak ve paramızı alıp toz olur sanmıştım.
Haritada tam olarak yerlerini gösterebilir misiniz?
Çobaki, dağların öbür tarafında.
Tamam. Diller, Coffers, Michaels...
...Bennett, Jackson, benimle geliyorsunuz.
Falls, Black, erzak ile fazladan mühimmat alın.
Dehi'yi Taliban'dan 4 gün önce aldım.
Taliban'ın lideri Molla Rezzan...
...başınıza ödül koydu.
Cesediniz için 100 bin dolar.
Kanlı üniformalarınız içinse 50 bin.
- Bu kadar mı? - Ucuza gitmişiz.
Taliban'ın zihniyet değişikliğine ihtiyacı var.
İyi tarafından bak.
Amacı bizi satmaksa 6 at daha bulması gerekecek.
Orası kesin.
Daha önce ata binen var mı? Yok mu?
9 yaşındayken yaz kampında binmiştim.
Cancun'da, sömestrde binmiştim. Acayip sarhoştum.
- Ben hayatta binemem. - Anladım, demek binen yok.
Çok eğlenceli olacak o hâlde.
Tekme atmak "yürü" demek. Bu, direksiyonunuz.
Sola gitmek için sola...
...sağa gitmek için sağa çekin. Geri çekmek dur demektir. Tamam.
Bizi beklemiyor anlaşılan. Toparlanın.
Sizin için tedarik zinciri oluşturmaya çalışacağım, tamam mı?
Havadan malzeme ikmali planlayacağım.
Adı var mı?
- Dostum'un adamları için mühimmat isteyin. - Anladım, adı var mı diyorum.
Michaels telsiz irtibatı sağlayacak. 4 saate bir çağrı yapacağız.
- Seni sınayacak, zorlayacak. - Evet, ben de onu.
İyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.
Yakında anlarız.
Ha siktir. Bu ne ya!
İyi şanslar beyler.
Doğuştan yetenekli gibi görünüyorsunuz.
Atı öldürme Dill.
Kahretsin.
Beşam etekleri Üç yıldır Taliban kontrolünde
Korkma.
Cesur bir kız olduğuna eminim.
Söyle bakalım, uzun boynu olan hayvan hangisi?
- Zürafa. - Bildin.
Nasıl heceleniyor peki?
Z-Ü...
...R-A... - Onlara bakma.
...F-A.
Aferin sana.
Söyleyin bakalım...
...15 çarpı 8...
...kaç eder?
- 120. - Maşallah.
Molla Rezzan, yalvarırım.
Yapma, Allah aşkına kıyma yavrularıma!
Allah aşkına yapmayın!
Allah rızası için yapma! Yapma!
Kendinize mukayyet olun.
Allah'ın emir ve yasaklarını biliyorsunuz.
8 yaşından büyük hiçbir kız çocuğu eğitim alamaz.
Öğretmen mi istiyorsunuz?
Alın size öğretmen.
Dehi Köyü Mezar-ı Şerif'in 50 km. güneyi
Bakışlarından hoşlanmadım Yüzbaşı.
Üç silahlı adam ve bir gözcü, saat 3 yönünde.
Evet, gördüm.
- Ne diye durduk? - Bilmiyorum.
- Erzak için. - Evet, ama çok açıktayız.
Dalga geçiyorlar herhalde.
10 litre su için hayatımızı riske atıyoruz.
Hayır, aslında güç gösterisi yapıyor.
"Bakın, Amerikalılar benim yanımda." diyor herkese.
Sakın aşağı bakmayın!
At, baktığınız yere gider.
Başınızı çevirirseniz ağırlık merkeziniz değişir...
...ve at o yöne hareket eder. Anladınız mı?
Evet, evet, tamam.
595. Özel Kuvvet Timi, Alfa Unsuru Çobaki Mağaraları
- Yüzbaşı. - Efendim.
- Bizi arazinin en kuzey ucuna getirdi. - Kötü bir habermiş gibi söyledin.
Öyle, iletişim uydusu güneyde kaldı.
Bu dağ sıralarının arasında sinyal alabileceğimi sanmıyorum.
Daha yukarı bir düzlüğe çıkıp sinyal almaya çalışacağım.
Bizi ölü bir bölgeye getirdi.
Sen buraya ölü bölge mi diyorsun?
Memleketimde telefon çeken bir tane yer yok.
- GPS'ler de mi aynı şekilde? - Evet, onlar da çalışmıyor.
Adamların çok yavaş.
Taliban'a yarın sabah saldıracağız.
4. gün Bravo Unsuru, Alamo Üs Bölgesi
Seni görüyorum.
Evet, farkındayım. Ben de görüyorum.
Tüfeğin çok güzelmiş.
Necip? İzin verirseniz işemem gerekiyor...
Hayır, hayır. Mümkünse yalnız.
Âdetlere biraz saygı duyalım.
Çocuk tam baş belası.
- Milo? - Ne oldu?
- Gölgen gibi takip ediyor. - Evet.
- Dostum'un adamlarının bugün yukarılara gittiğini gördünüz mü? - Evet.
5 dakikada bütün birlikleri harekete hazır hale geliyor.
Taliban'ın pek farklı olacağını düşünmüyorum.
İşimiz kolay değil.
Evet, buranın insanı dayanıklı.
Atlar hakkında bu kadar şeyi nereden biliyorsun?
Çocukluğum bir çiftlikte geçti. Babam öğretti.
İyi bildiği ve bana iyi davrandığı tek konu atlardı.
- Evi demir yumrukla yönetiyordu demek? - Deri kemerle desek daha doğru.
- Ya da eline ne geçerse. - Öyle mi?
Benim pederle çok iyi anlaşırmış o zaman.
Öyle mi?
Umarım bu görevi tamamladığımızı görebiliriz.
Afganistan 2 bin yıldır neredeyse tüm devletlerin işgaline uğramış.
Cengiz Han, Büyük İskender...
- Burada mı okudun? - Hayır, tarih öğretmeniydim.
- Yok artık! - Yemin ederim. - Ciddi misin? - Evet. Gerçekten.
Bu konuda bir şeyler okumuştum, hatırlıyorum.
Dosyanda yazıyordu. Yine de çok ayrıntılı değildi.
Ne yapmıştın? Pek hatırlamıyorum...
Sevgilimi taciz eden bir adamla kavgaya karışmıştım.
Biraz fazla hırpalamıştım.
Ya orduya yazılacak ya da hapsi boylayacaktım.
Ben de orduyu seçtim.
Vay be.
Yıllar sonra şimdi de bir mağarada oturuyorsun.
Evet, keşke hapse girseymişim.
Adamların neden nöbet tutuyor?
Siz benim konuğumsunuz, canınız bana emanet.
Sizin konuğunuz değiliz General. Müttefikiniz.
Adamlarım size karşı nöbet tutmuyor.
- Sizlerle omuz omuza nöbet tutuyor. - Ama bu, benim görevim.
Bizi böyle eğittiler. Uymamız gereken kurallar var.
Sizinle aramızdaki fark işte bu.
Hesap vermen gereken çok adam var.
Benim üzerimde ise sadece Tanrı.
- Tanrı mı, öyle söyleyince çok duygulandım. - Evet.
Efendim, Spencer'dan durum raporu geldi.
Dostum'un adamları için havadan ikmal yapılmasını istiyor.
Kış yaklaşıyor, kışlık teçhizata ve kumanyaya ihtiyaçları var.
Evet, planlamasını yapın. Nelson neredeymiş?
Net bilgi yok. Arazi telsiz iletişimini engelliyor.
Ama Nelson'ın Dostum'un karargahına doğru yolda olduğunu düşünüyor.
En iyi tahminimiz bu bölge, Çobaki.
Tamam ama bir dakika. Neden birlikte değiller?
Nelson timi ikiye bölmüş. 6 personeli alıp...
...Spencer'la diğer personeli ilk konuş yerinde bırakmış.
Tanrım, neden böyle yapmış?
Dostum sadece 6 at getirmiş.
Dağları aşmanın tek yolu buymuş.
Spencer'a göre atlar sadece ulaşım için kullanılmıyormuş.
Dostum'un çatışma anında da at kullandığını söylüyor.
- At mı? - Evet efendim.
Taliban kontrolündeki Beşam Köyü Mezar-ı Şerif'in 45 km. güneyi
- İşte, Molla Rezzan'ın adamları. - Bir dakika, nerede?
Pikapları görüyor musun?
İşte bunlar Beşam'ın dışında konuşlu Taliban kuvvetleri.
Tamam General. Size hareket şeklimizi açıklayayım.
Net koordinatları vermek için daha yakına ilerlemem gerekiyor.
- Çok tehlikeli. - General, çok uzaktayız.
Buradan ateş desteği isteyemem.
Sizden birinin burnu kanayacağına...
...500 adamım ölsün daha iyi. Niye, biliyor musun?
Hayır efendim, neden?
Çünkü biriniz bile ölse...
...devletiniz çekilir ve biz de savaşı kaybederiz.
Dinleyin, bu bombaları 10 km. yukarıdan atıyorlar.
Ve bombaları uçaklar değil ben yönlendiriyorum.
Yeterince yaklaşamazsam kesin koordinatları veremem.
Haritanızı verin bana. Verin şunu.
Burası. Gördün mü? İşte, Taliban burada.
Taliban burada.
- Tamam. - Ve burada.
Şimdi atsınlar bombalarını.
- Bir türlü anlamıyor. - Hâlâ çok uzaktayız.
- Bombaları atsınlar. - Bu adamların Taliban'dan olduğunu nereden bileceğiz?
Başka kim olacak yahu?
Bu dağlarda silahlı pek çok grup var General...
...ABD ise sadece biriyle mücadele ediyor.
Bana yalancı mı diyorsun?
Öyle demiyorum. Tek söylediğim...
...neye ateş edip vurduğumuzu bu mesafeden ayırt etmek imkânsız.
Rezzan, Amerikalılar yanımda. Ananı bellemeye geldiler.
Adam resmen Taliban'a telsizden çağrı yapıyor.
Taliban üyesi olup olmadığını merak ediyorlarmış.
Taliban'dan olduğunu söyle de seni gebertebilelim.
Amerika, hepiniz geberin!
Gördün mü? Bombaları atsınlar artık.
Porsuk 17, konuşan Alfa 595.
Hava desteğine ihtiyacım var.
Koordinatlar 8472, 6543. Anlaşıldı mı, tamam.
Alfa 595, anlaşıldı.
8472, 6543, tamam.
Anlaşıldı. Hazır olduğunuzda gönderin.
İlk seferde kabul ettiler, çok şanslısın Yüzbaşı.
Evet, ne demezsin...
Hadi.
Kahretsin.
Biriniz arkadaşlara isabet ettiremediğimizi söyleyebilir mi?
Sana demedim mi ibne?
Lanet olsun. Lanet olsun.
Bu çok saçma. Buraya dalga geçmeye gelmedik.
Bombardımanı kesin. İlerliyoruz.
Burada bekleyin. Koordinat vermek için yaklaşacağım.
Hayır, hayır Nelson.
- Yüzbaşı nereye gidiyor? - Bilmiyorum. Coffers.
Yakına gidiyorum.
Seni tek başına bırakamazdık.
Yeni koordinatlar için hazır mısınız?
Evet, burada bir grup gergin insan var, haberiniz olsun.
8-3-9-6...
Onlara yaklaşan bir düşman unsuru var.
Yüzbaşı, size yaklaşan bir düşman unsuru var.
Tamam. Biz de gidiyoruz!
Tekrar ediyorum. 8-3-9...
...6-4-5-7.
Atış serbest, bölgede çatışma var.
Bombalar geliyor. Gidelim buradan!
Patlama alanındayız Yüzbaşı!
Geri çekilin! Hadi! Hadi! Hadi!
Rezzan, bittin oğlum sen.
General.
Öncü unsurları imha edildi.
İlerleyip köyü ele geçirmeyecek miyiz?
Sözümü dinlemezsen burada çok yaşamazsın.
Bombardıman istedin, çağırdım.
- Neden şimdi saldırmıyoruz? - Bugünkü planda saldırmak yok.
- Planı bana da söyleseniz. - Yarın saldıracağız.
Yarın demek. Çok güzel. Bu neydi o zaman?
- Gelinlik provası mı? - Evet, tam prova oldu.
Pazarlık etmeyeceğim. Bu botlar zaten benim.
Gelen malzemelerden çaldıkların hani?
Ne demek istediğini anlamıyorum.
Malzemelerin daha yarısını bile bulamadık, değil mi?
Evet.
Çatı bezi sana da bir yerden tanıdık geldi mi?
Ne kadar istiyorsun?
Ne kadar? 10 dolar mı? 9 buçuk mu?
Kumanyalarımızın yüzde 10'unu, malzemelerin yüzde 25'ini almışlar.
Çok eksiğimiz var.
Ne oldu yine?
Kimyasal saldırı elbisemizi çok sevmiş herhalde.
Çok yakışmış.
"Her geçen gün daha çok alışıyorsun." demek isterdim ama öyle değil.
Zaman zaman...
...böyle şeylerden etkilenmeyen biriyle tanışıyorsun.
Görevlere çıkmış, bir sürü adam öldürmüş.
Geceleri de gönül rahatlığıyla uyuyor.
Öylesi daha iyi diye düşünüyordum.
Bilmem, belki de o zamanlar güçsüz biriydim.
Ama sonra fark ettim ki... Hayır.
Bu rahatsızlık, bu acı, insan olduğumuzu hatırlamamızı sağlıyor.
6. gün Bravo Unsuru, Alamo Üs Bölgesi
Sonunda gelebildik.
Neler buldunuz?
Ne ararsan var.
Güzel. Çoğunu geri alabildiniz mi bari?
- Pazardan alışveriş yapmak gibiydi. - Spencer. - Efendim.
- Şuradaki ufaklığı görüyor musun? - Evet.
İşemeye giderken bile arkamdan geliyor.
Çok etkileyiciymiş.
Hayır, hayır, tam tersi.
Başıboş köpek gibi peşimde geziyor.
Hoşuna gidecek şeyler vermeyi kes o zaman.
Sorun da bu zaten. Bir şey vermiyorum.
Yine de 1910 model tüfeğiyle etrafımdan bir an ayrılmıyor.
Hiç anlamıyorsun, değil mi?
Neyi Spencer?
Görevleri bizi korumak.
Birimize bir şey olursa...
...Dostum, sorumlu olanı bulup ailesiyle birlikte infaz eder.
Seni de bu çocuğa zimmetlemiş.
- Onun için iyi davran. - İyi davranayım demek.
Necip?
Bak, sana ne aldım...
Şeker aldım sana. Ağzına sokacaksın.
Hayır, hayır. Kabuğunu çıkar.
Sok ağzına. Evet.
Ye, ye, korkma.
Başlama yine. Lütfen başlama.
- Ayakkabılarımı versene. - Çok tatlısın.
- Kapa çeneni. - Çok tatlı.
Sıradaki görevleri Beşam.
Tek bir giriş var, Taliban da biliyor.
Köyün dışına, buraya tahkimat yapmışlar, çok iyi korunuyor.
Böyle devam ederlerse hepsi katledilecek.
O zaman Nelson neden o bölgeye ilerliyor?
Kahretsin. Yanlış adamı mı seçtim yoksa?
Efendim, bu Nelson'ın kararı değil. Arazi buna zorluyor.
Mezar'ı ele geçirmenin tek yolu önce Beşam'ı almak.
Olabilir. Ama sadece Nelson'a bel bağlayamayız.
Bir tim daha hazırlansın.
Havalar iyice bozulduğunda...
...şayet Dostum Beşam'a ulaşamazsa asıl rezaleti o zaman göreceğiz.
Taliban kontrolündeki Beşam
General, uçaklar hazır.
Neler olduğuna dair bir fikrin var mı?
Dostum, yeğeninin köyde Taliban'la olup olmadığını öğrenmeye çalışıyor.
Çok sık taraf değiştiriyorlar.
Çoğu zorunluluktan başka gruplara katılıyorlar. Bazen her hafta.
Neden böyle bir şey yapıyorlar?
Bu adamların çoğu köylü, çiftçi.
Taliban gelip işkence ediyor, öldürmeye başlıyor, savaşmalarını istiyor.
Başka ne yapabilirler ki?
Bana mı öyle geliyor yoksa bu adamların...
...gözlerine baktığımda dolar işaretini siz de görüyor musunuz?
General.
Yeğeni bu sabah köyü terk etmiş. İlerleyebiliriz.
İyi bari. Yeniden savaşa döndük.
General, az sonra atış menzillerine gireceğiz.
Adamlarıma bilgi vermem için bana söyleyebileceğiniz...
...herhangi bir şey var mı? - Çok iyi.
Atları kullanmak bugün pek akıl kârı değil.
Bombalardan dolayı korkabilirler.
Atlar bombaların Amerikan bombası olduğunu anlar.
Korkmazlar.
Demek menşeini anlıyorlar. İyi.
Çok mantıklı.
Koca Ayak 99, yeni koordinat.
8-3-4-2'ye 6-6-4-9.
Rezzan, ulan it dölü, Amerikalılar yine ananı bellemeye geliyor!
Doğu cephesi müsait General.
Amerikalılar, burada kalın!
Korkaklar! Nereye gidiyorsunuz ulan?
Teslim oluyorlar. Ama Rezzan kendi adamlarını vuruyor.
Tanrım.
Bunlar nereden çıktı?
Dostum'un ikmal yollarından haberi yok mu?
Koca Ayak 99, hava desteğine ihtiyacım var.
Olumsuz. Boşum.
Dalga mı geçiyorsun! Karşımda koca bir tank bölüğü var. Desteğe ihtiyacım var.
Özür dilerim ama yakıtımız bitti efendim. Tamam.
Çok kayıp veriyorlar. Geri çekilmelerini himaye edelim.
Michaels, Coffers, manevra unsuru olacağız.
Hadi!
Dostum!
Hava desteği gitti! Geri çekilin!
Çekilin! Bennett! Bennett, iyi misin?
Artık sen de bir katilin gözlerine sahipsin.
Hadi!
Adamı sabit tutun.
Tutuyorum zaten. Tanrım.
Tamam.
Öldü. Kaybettik.
Şuraya yatırın. Getirin.
General, araziyi biliyorsunuz, değil mi?
Değil mi? Demek ki Taliban'ın...
...ikmal yollarını bilmenize rağmen bana söylemediniz.
Bildiklerinizi benimle paylaşsaydınız...
...bize ulaşamadan imha edilmelerini sağlayabilirdim.
Adamlarınızı öldürmek istiyorsanız sorun değil.
Ama ben adamlarımı bu şekilde tehlikeye atamam, anlıyor musunuz?
Nereye gidersen git, her yol tehlikeli.
Saçmalık.
Tanklara karşı atlarla saldırıyoruz.
Bildiğin her şeyi bana da anlatman gerekiyor.
Bildiklerimi anlatsam kaldıramazsın.
Saçmalık.
Burada galip gelemeyeceksin...
...çünkü kendine karşı dürüst değilsin.
Kan dökmeden, kurban vermeden zafer kazanamazsın.
Tek isteğim elindeki önemli bilgileri benimle paylaşman.
Paylaşmayacaksan burada ne halt ediyoruz ki?
Korktuğun için öfkeleniyorsun...
...çünkü hayatın, ölümden sonraki hayata kıyasla...
...daha iyi olduğu bir dünyada yaşıyorsun.
Burası öyle bir yer değil.
Bu ülkede Taliban uğruna yaşadığınız her şeyi yok ediyor.
Başarısız olacaksın, çünkü ölümden korkuyorsun.
Molla Rezzan'n adamları, Taliban mensupları ise...
...seve seve ölüyorlar.
Zira kendilerini cennette güzel şeylerin beklediğini düşünüyorlar.
Benimle istediğim bilgileri paylaşırsan...
...her birini seve seve istedikleri yere postalarım.
General, şu an sizin insanlık tarihindeki...
...en gelişmiş silah sistemleriyle aranızdaki bağlantıyı sağlıyorum.
Beni korumayı bırakıp güvenmeye başlamanız gerekiyor.
İnsanlık tarihindeki en gelişmiş silah, işte burasıdır.
Ordumdaki adamlar "asker" değil...
...hiçbiri. Onlar savaşçı.
Asker olmayı bırak.
Buradakini kullan ve sen de bir savaşçı ol.
Gel benimle.
Otur.
Silahlarını Tangi Boğazı'nı kullanarak getiriyorlar.
Boğazın dışında başka bir şey yok.
Ne bir geçit ne su ne de bir ağaçlık.
Bu yüzden Mezar-ı Şerif'e ulaşmanın tek yolu Tangi Boğazı.
- Daraldığı bir nokta var. - Tek yol orası.
Mezar'a ulaşmak için...
...Boğaz'ı ele geçirmeliyiz. - Evet.
Tangi'deki mevzileri ele geçirmek için...
...önce Beşam’ı ele geçirmeliyiz.
Gökyüzünün size ait olduğunu biliyorum...
...ama savaşlar karada kazanılır.
İkmal güzergahlarını biliyordum.
Ama bu tip silahları olduğundan haberim yoktu.
Fakir benim oğlum gibiydi.
Adamlarından biri ne zaman ölse kalbine bir bıçak saplanır.
Benim kalbim lime lime oldu dostum.
Savaşçılarımı ölüme gönderdiğimi düşünme.
Yemin ederim, bu savaşı kazanacağım.
Sana inanıyorum.
Kimsenin çölden geleceğine ihtimal vermedikleri için...
...Taliban'ın batı kanadında savunma hattı oluşturmadığını düşünüyorum.
- Biraz çılgın bir fikir ama... - Ama ne?
Taliban'a gelen destek birlikleri Tangi Boğazı'ndan geliyorlar.
Bu yüzden Dostum ilerlemek için elinden geleni yapıyor.
Taliban'ın ise tek yapması gereken...
...ateş destek birlikleri gelene kadar bizi oyalamak.
Boğaz'ın dışında bir şey yokmuş. Ne su ne de başka bir şey.
Savunma hattının arkasına sarkarsak ikmal yollarını kesebiliriz.
Mühimmat depoları, konvoylar, önünüze ne çıkarsa vurabilirsiniz.
Yürüyerek gidebilir miyiz? At sırtında gezmekten bıktım.
Diller, yürüme mesafesi neredeyse 120 kilometre.
Hem havadan ikmal isterseniz yeriniz belli olacağından...
...her şeyi sırtınızda taşımalısınız.
Dostum birkaç katır veremez mi?
- Muhtemelen verir. - Tamam o zaman.
Dinleyin ama, bunu yapmaya gönüllük kim varsa...
...bu zamana kadar yaptığımız işten farklı olduğunu anlamalı, tamam mı?
Bir başımıza olacağız. Destek olmayacak...
...tahliye imkânı olmayacak, tek başımıza olacağız.
Kimseye böyle bir emir veremem.
O yüzden sadece gönüllüleri göndereceğim.
Emir verebilirsin. Söyle yeter.
- O zaman bu, bir emirdir. - Bana uyar.
- İki kişi seç kendine. - Bennett.
- Varım. - Coffers?
Sormayacaksın sandım. Sağ olun efendim.
Hayır, sizler sağ olun.
Bol şans Bennett. Göster günlerini.
Göreve sanırım en yakışıklılar seçildi...
8. gün Bravo Unsuru, Alamo Üs Bölgesi
595 Bravo, cevap verin.
Devam et, konuşan Bravo.
- Atlar geldi mi? - Evet.
Tamam o zaman. Yola çıkabilirsiniz.
Buradaki unsuru tekrar böldüm, Diller'ı göreve gönderdim.
Anlaşıldı, yola çıkıyoruz.
Otelimize hoş geldiniz beyler.
Vale atlarınızı az sonra park edecek.
- Bütün yolu bunun için mi geldik? - Havuz nerede ya?
Bronzlaşmam gerekiyor.
Saat 4'de masajım vardı.
- Spencer nerede? - Arkadan geliyor Yüzbaşı.
Kahretsin.
- İyi misin sen? - Evet.
İyiyim, ama acilen attan inmem gerekiyor.
Sırtı. Muhtemelen bir diski kaydı.
Tamam.
Bana yaslan...
Tuttum. Tamam.
Yavaş ol.
Tanrım! Lanet olsun!
- Eşek ölüsü gibisin. - Kusura bakmayın.
Bir şeyin yok, iyisin.
Dinle, Diller telsiz çevrimine çıkmadı.
Dağlardan dolayı çekmiyor olabilir, değil mi?
- Evet, olabilir. - Ne tarafa gönderdin?
İkmal yollarına yandan yaklaşacak.
- Riskli. - Biraz.
Grup tekrar toplanıyor.
Şef, tıpkı nineme benziyorsun.
Doğru düzgün ayakta durursan 20 dolar veriyorum.
20 doların sende kalabilir.
Hava desteği istemenin en güzel tarafı...
...yatarak da isteyebilmen, değil mi?
- Doğru. - Hadi savaşalım artık!
Şimdilik bir şey yok Yüzbaşı.
Sen ne diyorsun?
Tanrım, hepsini haklayamamışız.
Geri çekilin! Geri çekilin!
İlerliyoruz! Hadi! Beni takip edin.
Yüzbaşı! Emriniz nedir?
Dostum'u koruyun! Peşinden! Hadi!
Hadi!
Milo! Hazır mısın?
Şimdi!
Milo!
Gel buraya!
Jones!
Yana kayıyorum!
Roket!
595, bölge temiz.
10. gün Taliban'dan kurtarılan Beşam Köyü
Bir daha söyle.
- Orospu çocuğu. - Uruspu çucuğu.
Biraz şive var ama...
Tam da senin dediklerini yaparsam...
...pek uzun yaşayamayacağımı düşünüyordum.
Yaptığın şey, büyük cesaret gerektirir.
Bazen adamlarına doğru yöne gitmeleri için liderlik etmen gerekir.
Ne oynuyorlar?
Beş taş. Özbek oyunu.
Beş taş mı?
"Beş", sayı. "Taş" da kaya demek.
Beşam benim kontrolümdeyken...
...kadınlar kapanmaz, kızlar okula giderdi.
Sinema salonunda filmler oynardı.
Ama sonra Rezzan geldi, ailemi katletti.
Bir gün yeniden ele geçirmenin hayallerini kurardım, şimdiyse...
...içine girmek bile istemiyorum.
Çok acı şeyler yaşadım.
Umarım hiç yaşamazsın.
- Yüzbaşı? - Efendim.
Bowers güvenli bağlantı üzerinden bir mesaj göndermiş.
- Savunma Bakanlığından. - Tamam, sonra okurum.
Kusura bakma Yüzbaşı.
Bizzat Donald Rumsfeld göndermiş, yazdıkları pek de hoş değil.
Ne diyor?
"Ne zaman bir zahmet kıçını kaldırıp Mezar'ı ele geçireceksin?"
Tanrım.
Bak, ne diyeceğim? Cevap yazalım.
"Efendim, müsaadenizle sahadaki durumu arz edeyim."
Yazsana.
Tamam.
"Tanklara, makineli tüfeklere ve...
...havanlara karşı atlarla taarruz eden bir adama...
...askeri danışmanlık yapıyorum.
Oysa bu taktikler, makineli tüfeğin icadından sonra terk edilmişti.
Her savaşçıya bir kalaşnikof ve her tüfeğe sadece 10 mermi veriliyor."
Lisa, buraya gelin.
"Keskin nişancıların ise 100'den az mermileri...
...çok az suyu ve çok daha az yiyecekleri var.
Mektup güzel yazılmış. Hal yazmış olamaz.
"Atlı savaşçıların Taliban mevzilerine...
...dalga dalga taarruzlarına şahitlik ediyoruz.
Son kilometrelerde yoğun havan, topçu ve keskin nişancı ateşi mevcut."
Bunu Mitch yazmış.
"Ne zaman bir siville ya da silahlı bir savaşçıyla konuşsam...
...bana 'İyi ki geldiniz, sizi Allah gönderdi.' diyor...
...Taliban'ın bir an önce gitmesi ve daha iyi bir...
...Afganistan'a kavuşma hayallerinden bahsediyorlar.
15. gün, Charlie Unsuru Tangi Boğazı'nın kuzey ucu
Kuzgun, konuşan Charlie unsuru. Güzel atış. Elinize sağlık.
Devriyelerinden biri vurduk. Bir de silah deposu imha edildi.
Ayrıntılı durum raporunu ileteceğim.
Şulgara Mağaraları Tangi Boğazı'nın güneyi, Alfa Unsuru
El bombasını tutup attın yani?
Bu seni biraz idare eder.
Evet. Mitch'i buraya çağır.
Yüzbaşı!
- Efendim. - Buraya gelir misin?
- İyisin ya? - İyiyim, iyiyim.
Mızrak atar gibi atacaksın.
- İyi misin Hal? - Evet.
Dostum'la aranız nasıl, ilerleme sağladın mı?
Evet, iyi anlaşıyoruz.
Görev bittiğinde birlikte ev tutalım diyoruz.
Ah belim. Güldürmesene.
Keyfinin yerinde olmasına sevindim. Çünkü kötü haberlerim var.
Ne oldu?
Karargahtakiler 555. Timi Atta'nın yanına yollamış.
Bir dakika, General Atta'ya mı, Dostum'un rakip kabilesine?
Mezar-ı Şerif'e daha hızlı ulaşabileceklerini düşünmüşler.
Oraya ulaşabileceğimiz konusunda bize güvenmiyorlar.
İşimiz biter Hal.
Dostum, adını dahi duysa Taliban'ı unutur ve Atta'ya saldırır.
Olabilir.
Burayı hızla terk etmemiz gerekebilir diye...
...toplanmaya başlasak iyi olabilir.
- Evet. - Bir de şöyle düşün.
Ülke tarihindeki en önemli diplomatik başarılardan birine imza attın.
Kuzey İttifakının dağılmasını engelledin.
18. gün, Charlie Unsuru Tangi Boğazı'nın kuzey ucu
Sonunda. Açlıktan ölüyorum.
Dostum.
Parasıyla bir koyun almak istediğimi söyle.
"Satılık değil." diyor.
Her şeyin bir fiyatı vardır.
Tamam, 50 Amerikan doları vereceğimi söyle.
- 500 dolar istiyor. - Şu tip için mi?
- Piyasa değerleri ne kadar? - 100 dolar.
Tamam o zaman.
300 dolar veriyorum. Kabul mü?
Tamam mı?
Bu adam askeri anlaşmalara el atmalı.
Tamam.
Harika. Kuzu eti.
Harika bir gün dostum.
Taliban, Tangi Boğaz'ını korumak için geri çekilmiş.
Sabah ilk iş ilerleyebiliriz.
Yarın başarılı olursak Mezar'a kadar ilerleyebiliriz.
Yarın savaşın seyri belli olacak.
General, size yarınki bir başka görevden bahsetmek istiyorum.
Benimki gibi bir tim daha var...
...ve General Atta Muhammet'in yanına görevlendirilmiş.
Güneydoğudan Mezar'a doğru ilerlemeye çalışıyorlar.
Kuzey'i Atta'ya verdiler demek.
ABD'ye göre hepiniz Kuzey'in bir parçasısınız.
ABD kim ki bize Kuzey İttifakından bahsediyor?
Benden söylemesi, Mezar-ı Şerif'i önce Atta ele geçirirse...
Atta'ya savaşasın diye bombardımanı durdurmadık.
Görevimiz değişmedi General.
Boğaz'ı ele geçirip şehre doğru ilerleyeceğiz.
Tangi Boğaz'ı 2 kilometre uzunluğunda.
Rezzan'ın en gelişmiş silahları orada konuşlu.
Makineli tüfekler, havanlar, zırhlı araçlar.
Üstelik 055 Tugayı da yanında. Yabancı savaşçılardan oluşan El Kaide birliği.
Bir santim bile geri çekilmektense ölmeyi tercih ederler.
Atta, Mezar'ı ele geçirsin diye adamları ölüme gönderemem.
Bu savaş sadece senin savaşın değil General.
Hem benim hem senin ülkende binlerce insan hayatını kaybetti.
Sana nasıl olacağını anlatmama müsaade et.
Tamam mı? Zaten hepsini Boğaz'a kadar kıstırdık.
Her bir yöne adamlarımı yerleştirecek...
...hava saldırıları ile kanyonda üstünlük sağlayacağız.
Diller'ı kanyon bölgesine gönderdim bile.
İkmal yollarını kesip geri çekilenleri vuracak.
Sonra da biz Boğaz'da ilerleyip...
...cephe taarruzu ile büyük grubu imha edeceğiz.
Ama Mezar'a ilk Atta ulaşmamalı.
Adamlarımla Boğaz'a gidiyorum General, ister gelin ister gelmeyin.
Adamlarım olmadan sadece 12 kişisiniz.
Hepiniz ölürsünüz. Bol şans.
Lanet olsun. Sana inanamıyorum.
Ailenin öldürüldüğü köyü gösterdin.
Rezzan'la adamlarının yaptığı zulmü anlattın.
Şimdi ise umurunda olan tek şey aptal bir kabile savaşı mı?
Bana bir savaşçının kalbiyle ilgili ders verdin.
Ama sen bir savaşçı değilsin. Sıradan bir savaş lordusun o kadar.
Durma, devam et.
Pes eden biz değiliz General, sensin.
Haberler iyi değil anlaşılan.
Dostum gemiyi terk ediyor anlaşılan.
Ne demek terk ediyor?
Şehri, bir hasmının almasını sağlayacak bir savaşa katılmayacağını söyledi.
Büyük resmi pek göremiyor anlaşılan.
Burada pek çok savaşa katılmış.
Bakın, benim de bu durum hoşuma gitmiyor, ama kartlar dağıtıldı.
Evet Yüzbaşı, onunla konuşsan iyi olur.
Konuştum. Bırakıp gitti.
Adamlarının çoğunu alıp mağaraları terk etti.
Dinleyin, size karşı dürüst olacağım.
Bu görevden sağ çıkma olasılığımız neredeyse sıfır.
Lanet olsun, çok yaklaşmıştık.
El Kaide'yi Afganistan'dan silmeye ramak kalmıştı oysa.
Elimize böyle bir şans bir daha geçmez.
Ama şimdi pes edersek 11 Eylül'de yaşadıklarımız...
...tekrar tekrar bir daha yaşanır.
Her birinizin ne yapacağına karar vermesi gerekiyor...
...ve bilin ki ben pes etmiyorum.
Her şeye hazırız.
Dostum olsa da olmasa da.
Siktir et onu.
Hazır gelmişiz, değil mi?
Tamam o zaman. Sabah yola çıkıyoruz.
Kalan nöbetçileri de yanınıza alın.
Ve bu gece dinlenmeye çalışın.
Yarın savaşın kaderinin belli olacağı gün.
Spencer, Black. Siz Boğaz'ın doğusundan hava desteği isteyeceksiniz.
Milo, Jackson ve Essex bu zamana kadar...
...düşmanın batı yanını bu bölgeye kadar geriletmiş.
Diller, Coffers ve Bennett...
...düşmanın kuzey yanında Mezar'dan destek gelmesine engel olacak.
Falls ile Michael, keskin nişancı mevzine yatacak...
...ve Jones'la beni himaye edecek.
20. gün Tangi Boğazı, Güney tarafı
Sonunda tavşan deliğine giriyoruz.
- Başlayalım Vern. - Tamam.
Kraliçe Elizabeth ile Margaret Thatcher...
...kavga etse kim kazanırdı?
Tanrım Falls. Böyle şeyleri nereden buluyorsun ya?
İnanılmaz beynimin derinliklerinden.
Bunu görüyor musun Yüzbaşı?
Falls, bir gözcü bizi fark etti.
- Bana göre saat 2 yönünde. - Anlaşıldı.
Gördüm.
600 metre.
Sola kaydır biraz.
Güzel atış.
Charlie Unsuru Tangi Boğazı, Kuzey tarafı
Coffers, telsizi kur hadi.
- 10 dakikaya hazır. - 5 dakikan var.
Dedim ya, 5 dakikaya hazır.
Dostum'dan ses yok demek?
K2 Üssü, konuşan 595. Tim, tamam.
Hazırda sıhhiye helikopteri bekletin. Tamam.
Anlaşıldı. Kahretsin.
- Ne durumdayız J? - Bence yerimiz iyi.
Aşağıda en azından 15 bin adam olmalı.
Spencer, konuşan Alfa. Yerimizi aldık.
Hedefleri lazerlemeye başlayın.
Önce en güçlü bombaları atsınlar. Tamam.
Senin en büyük silahın benim Yüzbaşı.
Diller, aramıza hoş geldin. Yolculuk nasıldı?
Harikayım.
Yaz tatili için devre mülk bakacağım.
Tamam. Başlıyoruz beyler.
İyi mevzilenin, kendinize dikkat edin.
Tamam, başlıyoruz.
Bir bakalım, güzel.
- J? - Efendim?
El Kaide'nin 055 Tugayı.
Biraz daha ilerlesinler.
Tamam, takip.
Engerek 47, konuşan Bravo 595.
Lazer hedefleyici hedef koordinatları 38.65.
Hedef, açıkta tank.
Güzel atış şef.
Hoşunuza gitti mi?
Tamam Bravo, güzel atış. Atışları...
...500 metre güneye kaydırın, tamam.
Engerek 47, yeni hedef.
Açıkta çok sayıda düşman. Az önceki koordinatların 500...
Şef? Şef, şef.
Bizi nasıl buldular?
Teslim mi oluyorlar?
Şef, teslim mi oluyorlar yoksa?
Olabilir. Tuzak da olabilir.
Parmaklar tetikte olsun, tamam mı?
Ani hareket yapmayın.
Ne yapacağız peki?
Alfa 595, konuşan Bravo unsuru.
Bir sorunumuz var.
Çok sayıda düşman unsuru teslim olmaya çalışıyorlar.
Ellerinizi kaldırın!
Anlaşıldı Bravo.
Kontrol altına aldığınızda bilgi verin, tamam.
Flaş 21, konuşan Charlie unsuru. Acil destek...
- Şu anteni almamız gerekiyor. - Beni koruyun!
Lanet olsun!
BM-21'leri var, üstelik Boğaz'a ilerliyorlar.
Teslim olmak mı istiyorsunuz?
Anlıyor musunuz?
Hayır, hayır. Olduğunuz yerde kalın.
Yaklaşmayın, tamam mı?
Teslim olmak istiyorsanız yaklaşmayın.
Durun. Yaklaşmayın.
Tamam, hepsini arayacağız.
Teker teker.
- Duydunuz mu? - Tamam, anlaşıldı.
Dikkatli olun.
Hal? Hal? Siktir.
Lanet olsun! Hal? Hal?
Hal? Tanrım.
Hal, hadi dostum. Hal. Hal!
Lanet olsun.
Hayır, olamaz. Hal. Hal, hadi dostum, hadi ama.
Hayır, olamaz.
Hal! Hadi dostum! Hadi!
Dostum, dayan.
Tüm unsular Bravo yaralandı! Bravo yaralandı!
- Durumu nasıl? - Kötü! Acil tahliye edilmesi gerekiyor!
Çağrı yapıyorum Yüzbaşı.
Al, tamir et şunu.
Hiç yoktan iyidir, değil mi?
- Hadi! Hadi! - Şimdi nasıl? - Evet, oldu. Güzel.
Alfa, konuşan Charlie. Beni duyuyor musunuz?
Devam et.
Boğaz'da BM-21 çok namlulu roket atarları var.
Lanet olsun.
Ne atıyor lan bunlar?
Black, Spencer ne durumda?
Göğüs yarasına pansuman yapıyorum. Ama çok az vakti var.
Hazır mısınız? 3, 2, 1. Kaldırın. Hadi. Yavaş olun.
Hareket var.
- Başlayalım beyler, hadi. - Eğil, mevzi al. Mevzi al.
Essex, BM-21'i vurabiliyor musun?
Olumsuz.
- Geri mi çekilsek? - Atlara, hadi!
Hadi!
Bulunduğunuz bölgeyi helikopter gelmeden Taliban ele geçirecek.
Telsizi Spencer'ın kulağına daya.
Tamam, ya hep ya hiç Hal. Seni tahliye edeceğiz.
Sakın durma.
Durmayacağım, seni Boğaz'ın öbür tarafına götürecek...
...ve Mezar-ı Şerif yolundan tahliye edeceğiz. Tek yol bu Hal.
Unutma, eve dönmenin tek yolu kazanmak.
Dayan dostum.
Hemen hava desteği iste!
464, atışlarınızı 20 metre batıya kaydırın. Anlaşıldı mı, tamam.
Anlaşıldı 595.
Ancak bu kadar yakınınıza atış yapmaya yetkili değiliz.
Çok yakında olduğumuzu söyle!
464, düşmana çok yakınız, ateş desteği istiyoruz!
Anlaşıldı, 20 saniye.
- Gidelim buradan! - Yürüyün! Hadi!
Koşun!
Essex?
- Jackson? - Efendim.
- Lanet olsun. - Geldim.
Necip?
Necip. Necip.
Hadi Necip. Dayan.
Milo?
Essex!
Hadi ama Necip. Hadi be oğlum. Hadi.
- İyi misin? - Jackson'a yardım et. - Tamam mı? - Jackson'a yardım et!
- Bana bak! - Jackson'a yardıma git!
Jackson?
Kalk ayağa.
- Kalk hadi! - Hadi.
- Gitmemiz gerek. - Buradan gitmeliyiz. - Essex!
İyi misin? Bir şeyin yok ya?
Necip?
Hadi. Öksür evlat, çıkar hepsini.
Öksür.
Buradan gitmeliyiz, hadi.
Yüzbaşı, Essex'le telsiz irtibatını kaybettik.
Denemeye devam edin. Dinle, BM-21'i susturamazsak...
...bizim için her şey biter.
Bir turda 40 roket atıyor, anladın mı?
40, sonra 2 dakikada tekrar dolduruyorlar. Tekrar et.
2 dakika.
Bu 2 dakikada son sürat saldıracağız, ama önce daha da yaklaşmalıyız.
Tekrar yüklemeye başlamalarına kadar bekleyin.
K2 Üssü, konuşan Alfa.
Öncü unsurlarımız taarruz hattını geçiyorlar.
Çok zayiat verebiliriz.
Saldırıya geçiyor! Takip edin!
38, 39.
Az sonra tekrar dolduracaklar, sadece 2 dakikamız...
Siktir!
- Yüzbaşı! - İşte fırsat! Yürüyün!
Önden geliyor!
Artık bitti Rezzan.
Diller nerede?
Buraya geliyor.
Helikopter 2 dakikaya burada.
Anlaşıldı. Tahliye noktasına buluşalım, sis yakın.
Atları buradan götürün! Helikopter geliyor.
- Durumu nasıl? - Yüzbaşı, helikopterin bir an önce gelmesi gerekiyor!
Tamam, geliyor. Geliyor.
Helikopter yaklaşıyor! Jones, sis bombası atın!
Tamam, işte geliyor. İşte geliyor.
Sık dişini.
Kazandık mı?
Evet dostum, kazandık. Biz kazandık.
Sık dişini tamam mı, kendini koyverme.
Üzerini kapatalım! Üzerini kapatalım!
Tamam, hazır mısınız?
3, 2, 1! Kaldırın!
Dostum'u gören oldu mu?
Hava unsurları geri çekildiklerini bildirdi.
Boğaz temizlenmiş.
Mezar'a kadar her yeri boşaltıyorlar.
Atta'nın unsurlarından görüntü almışlar mı?
Doğudan yaklaşıyorlarmış.
Dostum, Atta'nın peşine düşmüş olmalı.
Kuzey İttifakı dağılırsa her şey mahvolur.
Önce Dostum'a ulaşmalıyız! Mezar'a ilerleyin!
Gidelim!
Mezar-ı Şerif
General, bekle.
General Atta.
Bugünlük şehri Atta'nın almasına izin vereceğim.
Yarın ne olacağını kim bilir?
Doğru olanı yaptın.
Doğru olan mı? Burada doğru diye bir şey yoktur.
Burası Afganistan. İmparatorluklar mezarlığı.
Bugün dostun olan yarın düşmanın olur.
Sizin için de aynı şey geçerli.
Yakında Amerika da buradaki başka bir kabile olacak.
Giderseniz korkak olacaksınız...
...kalırsanız da düşmanımız.
Ama sen...
...sonsuza kadar benim kardeşim olacaksın.
Şehre girdiğimde bayrağınızı dalgalandıracağım.
Burası senin General. Kendi bayrağını dalgalandır.
Al.
Yıllardır ben taşıyorum.
- Artık senin. - Sağ ol.
Benimle ilgilendiğin için sağ ol.
Ağlarsan merak etme kimseye söylemem.
Kapa çeneni ya.
Hoş geldiniz.
Tahliye noktası değişti demek?
Evet, yeterince yürüdüğümüzü düşündüm.
Evet, düşünüyordum da...
...dizlerim çok iyi durumda.
- İyi görünüyorlar. - Teşekkürler.
- Sıhhiyeciyi gördün mü? - Evet.
İyi hissediyorsun, değil mi?
Oturduğum için mi, iyi de laf mı...
Hayır, sonunda bunu başarmış olmak.
Evet.
Evet.
Bir muharebeyi kazandık. Savaşı da kazanmamız gerekiyor.
Evet, ama orası bizi ilgilendirmez.
Bizim işimiz değil, değil mi?
Evet.
Şimdi nereye gönderirler sence?
Ben eve gidiyorum.
Peşinden gelirim.
Seninle her yere giderim.
Aman ne güzel.
K2 Üssü, Özbekistan 23. gün
Spencer ne durumda?
Durumu stabil. Almanya'ya sevk edildi.
Tam zamanında yetiştirmişsiniz.
- Sözünü tuttun. - Evet efendim.
Çok güzel Maddy.
Maddy! Gel buraya!
Bak, kim gelmiş!
Babacığım!
İmkânsız görülmesine rağmen 595. Özel Kuvvetler Timi zayiat vermedi.
Mezar-ı Şerif'in atlı askerlerce ele geçirilmesi...
...ABD harp tarihindeki en büyük başarılarından biri olarak kabul ediliyor.
Harekatı planlayanlar 2 yıl sürmesini öngörmüştü...
...Hançer Görev Kuvveti görevi 3 haftada tamamladı.
El Kaide terör örgütü bu operasyonu en büyük yenilgisi olarak görüyor.
Tüm bilgiler gizli olduğundan görevli personel...
...operasyonla ilgili en yakınlarına dahi bilgi veremedi.
2014'de General Dostum Afganistan Başkan Yardımcısı oldu.
Mitchel Nelson'la yakın dostlukları hâlâ devam etmektedir.
Büyük kahramanlıklarından dolayı yıkılan Dünya Ticaret Merkezi'nin yerine...
...bu Atlı Asker Heykeli dikilmiştir.
ABD Kara Kuvvetleri 595. Özel Kuvvetler Timi
12 Kahraman
Çeviri: Saitama
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.