All language subtitles for Pengabdi Setan (2017) WEB-DL 720p_tr_v2.2

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano Download
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional) Download
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish Download
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino Download
fi Finnish Download
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian Download
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
it Italian Download
ja Japanese Download
jw Javanese Download
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean Download
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy Download
ml Malayalam Download
mt Maltese Download
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish Download
tg Tajik
tt Tatar
te Telugu
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Annenin kayıtlarını inceledim.

Annenin albümleri satılmıyor. Bu yüzden telif ücreti yok.

Babam ayrıca önceki yılların telif ücretlerini sordu.

Bu zâten ödendi.

Ayrıca son 5 yılda hiç getiri yok.

Annen nasıl? İyileşiyor mu?

Bugün dersin yok mu?

Okulu bıraktım.

Ne zaman?

Pek yardımcı olamam; çünkü şirketin mâli durumu istikrarlı değil.

Ama efendim, annemin albümlerini hâlâ mağazalarda görüyorum.

Ayrıca radyoda hâlâ şarkısı çalınıyor.

O albümleri satılmadığı için görüyorsun.

Hem radyoda şarkı çalmalarında telif ücreti ödüyorlar mı?

Annen 3 yıldan fazladır hasta.

Hem de yaşlandı. Bu yüzden hiç kimse onun şarkısını dinlemiyor.

Ve artık meşhur değil.

Sağ ol. - Sen de...

Yine mi yırtıldı, babaanne? Daha geçen hafta diktim.

Çok yemek yedi.

Daha çabuk büyüdü.

Sıra sendeyken sâdece bir kez ilerleyebilirsin.

Sabırlı ol.

Rini Abla, 'Hîle yapma' nasıl söylenir?

Hîle yapma.

Hîle yapma.

Nasıl gitti?

Beklendiği gibi, baba.

Telif ücreti yok.

Bu evin rehin bırakılması gerekmezdi, bana.

Geri kurtarmak çok zor.

Ne yapabilirim? Birikmiş param kalmadı.

Hem annenin ilaçlarının ödenmesi gerekiyor.

Mecbûren bu evi satıp küçük bir ev alıyorsun, geri kalan ilaçlar için.

Bir ev hızla nasıl satılır?

Sağlık harcamaları için param yok diye annenin ölmesini mi istiyorsun?

Nasıl olsa babaannenin evi, bizim değil.

Annene bakmaya gitsene.

O çağırdı.

Bondy, annem çağırıyor. Duymadın mı?

Bondy, annem çağırıyor.

Bondy, annen bu. Niye korkuyorsun?

Annem neden hastanede yatmıyor?

Çünkü paramız bitti, bu yüzden babamın annemle ilgilenmesine yardım etmeliyiz.

Anne?

İşedin mi?

Acıktın mı? Bir şeyler yemek ister misin?

ŞEYTAN'IN KÖLELERİ

İçeri girmen gerek, anne.

Biraz bekle.

Sonra, astımın daha kötü olur.

Biraz bekle.

Eve geciktin. Nerelerdeydin?

Motosiklet sürerken etrafı gezdim, baba.

Selamün aleyküm. - Ve aleyküm selam.

Bak, zamanında geri döndüm.

Tony.

Özür dilerim, tamam.

Sorun değil, zâten paraya ihtiyacımız var.

Okula neyle gitmen gerekecek?

Biraz yürüyebilirim...

sonra otobüse bin, tekrar yürü ve tekrar otobüse bin.

Bu, doğru mu?

Niye? Onu satmak istemiyor musun? Fikrini mi değiştirdin?

Sağ ol.

Rini Abla.

Üstad dedi ki, birisi ölüp gömülürse...

...40 adım kişi, mezardan ayrıldıktan sonra beden tekrar canlanırmış.

Neden canlanırlarmış?

Kısa süreliğine, kefen giydiğini fark edip

tekrar ölürmüş.

Öyleyse mezarda bir kamera var, bu görülebilir mi?

Sen yemek yemedin mi?

Daha istiyorum. Lezzetli.

Tuzlu,

Biliyorsun?

Çok fazla tatlı yenince ne olur?

Ne?

Dişlerin uzar ve ağzını kapatamazsın.

Basit bir yemek hazırladım, senin evde olmayacağını düşündüm.

Ben demin yedim. Ne de olsa yemeklerin berbat.

İşte, biraz 'rendang' (bir yemek) aldım.

Ondan istiyorum!

Parayı nereden buldun?

Bu, para gerektirmez.

Saatin nerede?

Nereye koyduğumu unuttum.

Başka neyi satmak istiyorsun?

Bedenimi.

Jigolo oluyorum.

Jigolo ne demek?

Jigolo, sevişerek para kazanmak.

Ben jigolo olmak istiyorum.

Annemin saçı fırçalandı mı?

Geceden önce saçlarının taranmasını istediğini söyledi.

Bu senin işin.

Tony.

Tony.

Tony.

Saçını taramama izin ver.

Onu yeni mi temizledin?

Güzel kokuyorsun.

Yakında iyileştiğin zaman.

Tekrar şarkı söylemek istersen, izin ver Tony gitar çalsın.

Şu an gitar çalmakta iyiyim.

Saçında ne sorun var?

Anne.

Yârın, saç dökülmesi problemine çâre bulacağım, oldu mu?

Çocuklar için üzülüyorum.

Uyumaya git.

Anne.

Ayağa kalkabiliyor musun?

Anne.

Ayağa kalkabiliyor musun?

Anne.

Anne.

Anne. Anne.

Baba!

Annen ölmüş.

Yardımın için teşekkürler, üstad.

Estağfurullah.

Daha önce seninle hiç karşılaşmadım.

Evet, oğlum 'Hendra' ile birlikte buraya yeni taşındım.

Hendra'nın annesi de 10 yıl önce öldü.

Üzüldüm.

Seni câmide hiç görmemiştim.

Biz namaz kılmıyoruz, üstad.

Merhaba.

Ben Hendra, Üstad'ın oğlu.

Hoşça kal, görüşürüz.

Bondy, ne yapıyorsun?

40 adım âile üyesi kişi, mezardan ayrılırsa beden yeniden hayâta dönermiş.

Ben 39 adımdaydım.

Bu, doğru değil.

Annen yeniden...

...canlanıp mezardan çıksa nasıl olur?

Sen bilirsin. Akşama kadar burada durmak mı istiyorsun?

Ya da yârına kadar?

Baba, yârın okula gitmesem?

Niye?

Hasta mısın?

Hâyır, ama hâlâ yas tutuyoruz.

Annemin durumu yüzünden epeydir üzgünüz.

Şimdi.

Annen artık hasta değil.

O, güvenli bir yere uçtu.

Bu yüzden üzgün de olamayız.

Yas tutmaya gerek yok.

Pekî şimdi...

Senin okula gitmen gerek.

Çok çalış, para kazan.

Anlaştık?

Ben ve 'Ian' yatakları değiştirebilir miyiz?

Niye?

Çünkü pencerenin kenarından mezarlık görünüyor.

Bunlar sâdece ölü.

Ölüler zararsızdır.

Ama yaşayanlar tehlikelidir.

Yalan söyler, dolandırır, zûlmeder.

Bondy, bizim âilemiz bu gibi bâtıl inançlara inanmaz.

Şimdi uyu.

Bu kıyâfet ne zamandan beri yırtık?

Sorun değil, baba, bu şimdilerde moda.

Sonra yeni bir kıyâfet alalım.

Yeni kıyâfet beni inek gibi gösterir. Sonra benimle alay ederler.

Pekî, o zaman, sâdece çuval giysen iyi edersin.

Üzgün müsün?

Korktun mu?

Yanımda uyumak ister misin?

Sen korktun, değil mi?

Her neyse, artık uyumak istiyorum.

Hızlı değil mi?

Annem daha dün vefât etti.

Ve sen şehire çıkmak istiyorsun.

Aile sorunları ertelenemez.

Bu ev kurtarılmazsa, el konulacak.

İkiniz de kardeşlerinize iyi bakın lütfen.

Bir şey olursa ne olacak?

Telefon çalışmıyor.

Kesilmiş.

Beni aramak niçin gerekli?

Eve olabildiğince çabuk döneceğim.

İkiniz de büyüdünüz.

Beni böyle korkutma.

Oraya bak.

Bir ceset var.

Ölüler akıllı.

El feneri kullanmayı biliyor.

Belki de mezar bekçisidir. Tamam, uyuyalım.

Babam çoktan gitti mi?

Evet.

Okula gitmemek senin için eğlenceli.

Kesinlikle.

Okula gitseydim arkadaşlar benimle alay ederlerdi.

Annem yeni öldü. Okula gidecek durumda değilim.

Bahane!

Sen cimrisin!

Onu istiyorum.

Tony, kuyudan su doldursana lütfen.

Geç kaldım.

Bondy, önce yemeğini bitir! - Evet, abla.

Ne?

Bekle.

Bekle bir saniye.

Bak, 1'den 100'e kadar say, bunu vereceğim.

Bir.

İki.

Üç.

Dört.

Beş.

Yedi, sekiz,dokuz,on.

Tony!

Tony!

Tony, saçlarımı tara lütfen!

Ne var?

Tuvalete gitmem gerek.

Benimle gel.

Seninle gelmemi söyledin, pekî neden tek başına gittin?

Neden?

Korktum.

Ne var?

Anne.

Hayâlet var.

Hayâlet var.

Hayâlet yok, Bondy. - Evet, var.

'Lan' da gördü. - Sen çıldırmışsın.

Sen hayâleti gördün mü?

Hâyır, görmedim.

Bondy âniden bağırdı.

Hayâlet var. - Şok oldum.

Anne.

Bu senin eşyân. Onu geri veriyorum.

Huzur içinde yat, anne.

Annenin gömüldüğü esnâda bir şey gördüm.

Ne?

Bir kadın gördüm.

Kimi?

Köylü sanırım.

O gece o kadını bulmak için annenin mezarına gittim.

Ama orada değildi.

Sen cesur birisin.

Pek sayılmaz. Sâdece güvende olduğunuzdan emin olmak için.

Ve nihâyet korktuğum, başıma geldi.

Birkaç gün sonra evinizde bir şey gördüm...

Onu gördüm. - Nasıl görünüyordu?

Annen gibi.

Annem gibi demek istiyorsun...

Ama o benim annem değil?

Demek istediğim, o bir insan değil.

Sence ne?

İnsan bedeninde yaşayan şeytânî ruh.

Normalde, bedenden çıktığı insan gibi cisimleşir.

Sen üstadın oğlusun, ama bâtıl inançlara inanıyorsun.

Babam üstad, ben değil. Ancak, diğer teorilere de inanıyorum.

Yâni, ne diyorsun? - Bence taşınmanız gerek.

Ev rehin bırakıldığı için taşınacağız.

Demek istediğim, hemen.

Babanın dönmesini beklerken benim evimde kalabilirsiniz.

Hâyır, sana zahmet olur. - Hâyır, bu doğru değil.

Sağ ol, ama biz babamızı evde beklemek istiyoruz.

Babaanne!

Babaanne.

Babaannem nerede?

Neden?

Beni bağışla.

Dışarı çıkmanı istediğim için...

...tüm bunlar oldu.

O nasıl?

Vücudunun ateşi kalmadı, ama titriyor.

Yaşadığı şoktan belki de.

Ben de şok yaşadım.

Babamdan haber var mı?

Hendra!

Bana yardım etmek istediğini söylüyorsun.

Evet. - Beni şehire götürsene.

Neler oluyor? - Babaannem ölmeden önce bu mektubu yazmış.

Ama hiç postalamamış.

Pekî. Sağ ol.

O mektupta, babaannem bizi kurtarmanı istiyor.

Bizi neyden kurtaracaksın?

Babaannen görgü kurallarını öğretmedi mi? Başkalarının mektupları okunmaz.

Özür dilerim.

İçeride bekler misin? Bu mektubu okuyup bitirmek ve senin...

...ne söylediğini anlamak istiyorum?

Ben ve babaannen ...

ilkokuldan beri arkadaşız.

Biz çok yakınız.

Çok yakın olduğumuz için evlenmedik.

Babaannen benim sınıf arkadaşımla evlendi.

Tek oğlu var. Senin baban.

Baban annenle evlendiğinde...

Babaannen rızâ göstermedi.

Neden?

O zamanda, sanatçı gibi meslek daha az saygındı.

Ve senin annen kısırdı.

Ama onların hiçbir kavgaları yoktu.

Evet. Siz doğduktan sonra.

Ama annen 2 yıldır hasta olduktan sonra.

Babaannen bir şeylerin ters gittiğine inanıyordu.

Ne?

Babaannen, annenin, çocuğu olması için Allah'a duâ etmediğine

inanıyordu.

Öyleyse kime etmiş?

Şeytana.

Sen buna inanıyor musun? - Ama bu, kesinlikle inandığın babaannen.

Şeytana duâ etmeyi anlamıyorum.

İşleyişi nasıl? Çok saçma!

Saçmaysa, neden buraya geliyorsun?

Belli ki evinizde bir şeyler oluyor?

Kardeşimi öldürmek istemiyorum.

Onu seviyorum.

İşte yazdığım bir makâle, buyur.

Belki bu sana yardımcı olabilir.

Efendim, masaj yapmak ister misiniz?

Yine mi gözlüklerini kaybettin?

Yeni bir tane aldım ama insanlar çirkin olduğunu söylüyor.

Eve gidebilirsiniz, masaj yapmak istiyorum.

Bir şey olursa, beni arayabilirsin.

Sen kimsin? - Rini'nin arkadaşı.

Onlar sizden birinizi alamaz.

Eğer birbirinizi seviyorsanız.

Onlar kim?

Bu makâleyi oku.

Bondy yemek yemek istemiyor mu?

Bilmiyorum, burada yemek yemesini istedim ama istemedi.

Bondy!

Neden tek başına yemek yiyorsun?

Hâlâ ateşin var mı?

Haydi berâber yiyelim.

Buraya gel.

Burada ye, otur.

Bundan sonra birlikte yemek yemek zorundayız.

Birbirinize iyi bakın.

Bizden başka hiç kimsemiz yok.

Televizyon karşısında yiyebilir miyim?

Yârın erken kalkmak zorunda değilsin.

İyileşmek için dinlen, tamam mı?

Ben istemek...

Ben istemek...

Senin...

Ölmeni...

'Ian' nerede?

'Ian' nerede?

Ben yeni uyandım. - Bul. Onu bul.

Biliyorsun, aksine, hepimiz sana yardım edeceğiz., tamam mı?

Bunu nereden buldun?

Babannemin arkadaşından, dün onun evine gittim.

Okudun mu?

Aptal bir dergiyi niçin okuyayım.

Ey. - Neden?

Bu, 10 yıllık evlilikten sonra hiç çocuğu olmayan bir kadını anlatıyor.

Sonunda çocuğu oluyor.

Şeytandan dileyerek, mağaralar veya dağlar aracılığıyla.

Hâyır! Mağara ya da dağlar değil.

Diyor ki, şehirlerde şeytana tapan bir grup varmış.

Kısırlık sorunuyla ilgiliymiş.

Bu ne anlama geliyor?

Parası olmayan ama çocuk isteyen kimse, gruba katılıp çocuk sahibi olacak.

Bu harika, çocuk sahibi olmanın nesi önemli.

Ama...

Bu grup takipçisinin son çocuğu...

7 yaşından sonra gruba teslim edilmesi gerekiyor.

Hepsi işe yaramaz.

Sâdece bir çocuk alınır.

7 yaşından sonra.

Ne anlatmaya çalışıyorsun?

Sen kaç yaşındasın?

22.

Ben 16'yım.

Bondy de 10 yaşında.

Öyleyse?

Ya annem bizi gruba teslim etmeye râzı değilse?

Son çocuğu 7 yaşında olmadan önce...

annemin başka bir çocuğa doğum yapması gerek.

Biliyorsun, bu dergi yalnızca vakit kaybı.

Hatırlıyorsun, bundan önce...

Annem hâlâ şarkı söylerken.

Ona eşlik eden bendim.

Çünkü ben insanlarla tanışmakta miskinimdir.

Annemin her parti düzenleyişinde...

Gelen bir grup insan olmalı.

Başka arkadaşlar ile hiç konuşmazdı,

sürekli oradakilerle konuşurdu.

İşte buradalar.

Bu.

Bu da.

Bunun yanı sıra, bu da.

Belki annemin okuldan arkadaşlarıdır.

Öğrenmek istedim ve onlara sordum...

Ama cevap vermediler.

Son çocuk. 7 yaşında.

Ian'ın doğum günü 3 gün sonra.

Bu bize şunu gösterir...

Çocuk sâdece âilesi tarafından...

...izin verilirse alınabilir.

Çocuk nasıl alınmış?

Bu makâlede inanmadığım şey de bu.

Ne söylemiş?

Vaat edilmiş çocuğun ölüler tarafından dâvet...

...edildiğini söylemiş.

Çok şükür, eğer onun kaçırıldığını söyleseydi buna inanabilirdim.

Bu, mecâzi ya da örnekseme olabilir.

Ben acıktım.

Böyle dergiler okursan kafayı üşütebilirsin.

Bunu açıkça gördün mü?

Evet, üstad.

Babaanne? - Babaanne!

Annenin odası nerede?

Ölü, rahatsız etmiyordu.

Bu, tanıdığın bir kişiye benzeyen başka bir varlık.

Bu yüzden hepiniz ayrıldınız.

Şimdi nasıl, üstad? Güvenli mi?

Size musallat olmasın diye Allahü Teala'ya dua edeceğim.

Sağ ol, üstad.

Namaz kılıyorsunuz, değil mi?

Hâyır, üstad.

Pekî, namaz nasıl kılınır biliyor musunuz?

Evet.

Namaz kılın lütfen.

Allahü Teala'ya içten, samîmî ve dindarca namaz kılın.

Çünkü tüm varlıklar, Allah'tan korkar.

Namazınız samîmî olmazsa.

size kolayca musallat olurlar.

Üstad, girebilir miyiz... - Evet, evet, evet.

Evden kaçmamalıyız.

Eğer annemse, ona bizi tekrar rahatsız etmemesini söyleyelim.

Eğer annem değilse.

Cinler mi?

İnsanlar ve cinlerden daha güçlü varlıklar var.

Dinlerin ortaya çıkışından önceki çağlardan beri varlıklar var.

İnsanlardan ne istiyorlar?

Nefs yerleştiriyorlar.

Onu defetmenin bir yolu var mı?

Bu makâleye dayanarak, onu yenemeyiz.

Ama kuralları bozabiliriz.

Bu ne anlama geliyor?

Âilesi râzı değilse çocuk alınmamalıdır.

Öyleyse sâdece bir araya gelmemiz gerekiyor.

Bekle.

Abla!

Bu dergide okuduğumdan daha fazlası var. - Ne?

Şeytanın tarikatına katılan kadın, kocasının çocuğuna hâmile kalmadı.

Öyleyse kimden?

Bu grubun erkek üyelerinden.

Demek oluyor ki...

Hiç düşündün mü...

Biz dört kişiyiz, hiç aynı yüz yok.

Ya başka kardeşler, onların da yüzleri aynı değil.

Ama bizim gibi değiller.

Bilgin adam aradı, konuşmak istediği önemli bir şey varmış.

Ama kardeşlerimle ilgilenmem gerek.

Oraya ben giderim. - Seninle geliyorum.

Gerek yok. - Ama öğrenmek istiyorum.

Sen ablana ve kardeşlerine bak.

Emin misin? - Evet.

Yakında eve dönerim. Sonra görüşürüz.

Yârın sizin evde Kur'an okuyacağız.

Köylüleri de davet edeceğim.

Sağ ol, üstad. Zahmet verdiğimiz için kusura bakma.

Önemi yok.

Evinizde nâdiren namaz kılarsanız...

Genellikle şeytanın içeri girmesi kolaylaşır ve onu dışarı atmak zordur.

Rini nerede? - Kardeşlerine bakıyordu.

Ama ona bir haber gönderebilirim.

Bu benim son makâlem.

Bunun yayınlanmasını beklersen, korkarım çok geç olur. - Ne geç olur?

Bunu Rini'ye ver.

Rini benim arkadaşım ve ona yardım etmeye çalışıyorum.

Neler oluyor bana anlatabilir misin?

Bıçak neredeydi...

Budur. Neyse ki Bondy imiş.

Kim o? - Masajcı.

Sana bu akşam demiştim. - Akşama meşgulüm.

Kapıyı aç.

Yardım edin!

Yardım edin!

Baba?

Eve döndüm ama yoktunuz. Neden hepiniz buradasınız?

Sen yokken çok şey oldu.

Hadi eve gidelim.

Ian?

Yârın hazırlanıyoruz.

Ne alınması gerekiyorsa alın.

Şehirde bir daireye taşınıyoruz.

Uyumaya çalışın. Yârın erken kalkmamız gerek.

Beni affet, lütfen.

Sâdece bunun için özür dilememeliyim.

O gece annemle ne konuştuğunu duydum.

Anneme ne söylüyordun?

Niyetim aslında iyi...

İşlerimiz yolunda gitsin diye.

Ve annen huzur içinde olabilsin.

Anneme ne söylüyordun?

Sizleri seviyorum.

Anneni de.

Düşündüm ki, böylece acı çekmezsiniz.

Anneme ne söylüyordun?

Ian?

Baba!

Baba, yardım et!

Niye? - 'Ian' içeri girdi ve kapıyı kapattı.

Çekil.

Baba!

Kovayı indir.

Başına dikkat et.

Onlar kim?

Belli ki komşular değil.

Ne istiyorsunuz? Gidin!

Rini içeri gir.

Ne istiyorlar? - Ian'ı almak istiyorlar.

Biz râzı gelmezsek onu alamazlar.

Bondy!

Seni seviyorum.

Bondy!

Mawarni!

Lütfen çocuklarımızı kurtar, Mawarni.

Suçlu benim!

Beni affet.

Bondy!

Baba! - Bondy, Ian!

İyi misin? - Evet.

!!

Çocuklarımı alamazsınız!

Buna izin vermeyiz!

Eğer birisi oğlumu almaya kalkarsa. Buradayım!

Önce benimle yüzleşsin! Buraya gelsin!

Baba, hadi.

Hepsi gidiyor.

Araba ne zaman geliyordu? - Akşam 4'te dedi.

Kirayı ödemek için paran olduğuna emin misin?

Allah'ın izniyle. Param var.

Çok çalışırsam, bu evi kurtarabilirim.

Kurtarılmasına gerek yok.

Eğer gerekli değilse. - Küçük ama şirin bir ev alsan iyi edersin.

Evet, mobilyalar eskimiş. Yeni bir şeyler alırız.

Artık, param var. Zenginim.

Sen inanıyor musun? İnanmıyor musun? Ben de buna inanmıyorum.

Daha sonra şehire vardığımızda...

Eşyaları yerleştirdikten sonra dışarı çıkarız.

Saat 12'de Ian'ın doğum-gününü kutluyoruz.

İşte bu.

Ah, üstad. - Selamün aleyküm.

Ve aleyküm selam.

Taşınmak istediğinizi duydum...

Bu yüzden, güle güle demeye geldim.

Sağ olasın. - Ben biraz dışarı çıkmak istiyorum.

Dün, çocukları bıraktığın için teşekkürler.

Özür dilemek istiyorum.

Geçen gece için...

size yardımcı olamadım.

Aslında, hâlâ şoktayım.

Acı içindeyim.

Ama benim çocuklarımı senin çocukların gibi düşün.

Evet, sağ ol.

Bir şey içmek ister misin? Senin için yapacağım.

Ne içmek istersin? - Çay.

Arabam olsaydı sizi ben götürürdüm.

Sorun değil, üstad. Belki araba arızalanmıştır.

Baba, şu an saat sabah 10:30, uyumaya ne dersin?

Ian'ın doğum günü saat 12'de.

Sâdece alarmı saat 12'ye kurman gerek. Sana ve kardeşlerime üzülüyorum.

Akşamdan beri eşyaları paketlemekten canımız çıktı.

Sakıncası yoksa, biraz burada kalabilir miyim?

Evde yalnızım. - Evet, kalabilirsin.

Önce siz uyuyun. Sonra sizi uyandırırım.

Elektrik faturalarını henüz ödemedik mi?

Sâdece bizde kesilmemiş. Bütün köyde kesik.

Gaz lambasını alacağım, haydi Tony.

Şeytan'ın Büyük Planı Tohum Yaymak.

Parti başladı mı?

Tekrar hayâletler tarafından rahatsız edildin mi hiç?

Hâyır!

Ben de, Bondy de... sâdece 'Ian' rahatsız ediliyor.

Öyleyse? -Hendra'nın naaşı eve getirildiğinde, bu Bilgin makalesini buldum.

Bu makâle bir önceki makâleyi düzeltiyor.

Düzeltilen ne?

Şeytan tapınmasının son oğlu kurbân edilmek için alınmamıştı.

Onlar şeytanın soyundan geliyorlardı.

Bundan önce babannemizin aslında bizi kurtarmaya çalışmasına ne dersin?

Rini Abla...

Söylediğim şeyi anlamaya çalış...

Bu, çok saçma.

'Ian' bakıma ihtiyacı olan kardeşimiz. - Başka bir yazı daha var.

Ne?

Grubun üyeleri, şeytanın oğlunun evine onu almak için değil,

toplanmalarına işaret etmek için geldiler.

Pekî onları kim dâvet ediyor?

Annem mi?

Annem!

'Ian', ne yapıyorsun?

Arkadaşlarla konuşuyorum.

Hendra?

Mawarni?

Kardeşlerin...

Üstad!

Baba!

'Ian' nerede?

Yanlış olan ne?

Hazır ol, Ian'ı kurtarmamız gerek.

Ian?

Ian?

Buradayım, baba!

Burada.

Buradayım, baba!

Rini! Buraya gelin.

Acele et, acele et!

Çabuk.

'Ian' senin oğlun değil!

Başından beri.

Bir yıl sonra

Buyrun. Fazladan yemek pişirdim.

Teşekkür ederim, tesadüf bugün biz de yumurta pişirdik.

Yemeğe ihtiyacınız varsa benim evime gelin lütfen, her zaman fazla yemek yaparım.

Çok teşekkür ederim. - Ricâ ederim.

Kapıyı kapat, Rini.

Yemeği verdin mi? - Evet...

Onlara üzülüyorum.

Hareket etmediklerinden emin olmalıyız.

Tekrar hasat zamânımız geldi!

Sabır 'Intan Darminah'.

Tercüme: teSir 27-04-2018

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.