All language subtitles for LUomo la donna e la bestia.1977

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese Download
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çeviri: extremebrutal

ERKEK, KADIN ve HAYVAN

Böyle olmaz Luciana, tuvalette yemek yiyemezsin.

Hiç sağlıklı değil. Eğer istersen yemeği odana getirebilirim.

Hadi bakalım, tuvalette yeme. İyi bir kız ol.

Güzel, işte böyle. Yan tarafta beraber yiyelim.

Aç kapıyı Luciana.

Bu şekilde devam edersen gideceğim. Beni duyuyor musun?

Bak giderim.

Giderim ve Irene ile yalnız kalırsın.

Biliyorsun, Irene ile anlaşamazsınız.

Luciana, hadi bir anlaşma yapalım.

Bugünlük orada yemene izin vereceğim ama...

...sende yanına gelmeme izin vereceksin.

Oldu mu? Anlaştık mı Luciana?

Üçe kadar sayacağım ve sonra Irene'i çağıracağım.

Bir, iki, iki buçuk, iki yetmişbeş... üç!

Mantıklı ol.

Her işin bir yapılma şekli vardır.

Tuvalette yemek yiyemezsin, yemek odası bu yüzden var.

Luciana.

Gerçekten beni kızdırmak mı istiyorsun? Niye mantıklı olmuyorsun?

- Irene. - Efendim?

Buraya gel.

Yine kendini kilitledi, lütfen çıkar onu.

Çık dışarı ve bunu bir daha yapma!

Bıktım artık, ne zaman seni yalnız bıraksam saçmalıyorsun!

Bu ne cüret? Karşı mı koyuyorsun? Şimdi benimle geliyorsun!

Sorun çözüldü, sakinleşti.

Odasında şimdi. Bir iğne yaptım.

Uyuyor.

Artık onu kontrol edemiyorum, beni dinlemiyor. Daha öncede ısırmıştı.

Bunlar senin mesleğinin riskleri.

Şikâyet etmiyorum, karınızın durumunun kötüye gittiğini anlatmaya çalışıyorum.

Daha fazla burada kalamaz, onu tedavi edecek ilaçlara ihtiyacı var.

Yatılı bir hemşire yeterli değil, çevresi için tehlikeli olmaya başladı.

-Beni anlıyor musun? -Evet, elbette.

Ciddi bir şeyler olmadan önce iyileşmesine izin verin.

Gerçeklikle bağlantısını kaybetti, kafasında hiç bir şey kalmadı.

-Ona neyin iyi geleceğini en iyi ben bilirim. -Nasıl isterseniz ama durumunu bilmeleri...

...için bir rapor hazırlayacağım. Bunun sorumluluğunu alamam.

İstediğini yapmakta özgüsün Irene. Ama şunu unutma, onun kaderine ben karar veririm.

Muhteşemsin, tıpkı annen gibi.

-Geçen yıldan çok daha iyi. -Bende bakayım.

-Çok güzel! -Bu dört oldu. Zengin olacağız Rosanna.

Bu gece cidden eğlenmek istiyorum.

Hayır, bu doğru değil!

-Kes şu gıdıklamayı. -Hoşuna gitmiyor mu?

Nihayet.

Yarım saattir bekliyoruz, ne oldu?

-Bizimle gelmiyor musunuz? -Hayır, şimdi değil.

Kendi başınıza eğlenin.

Şunlara bak! Kesin artık şunu.

-Bizimle gelmelisiniz. -Israr etmeyin, biz sinemaya gideceğiz...

-...siz istediğiniz yapın. -Hadi ama yılda bir kere oluyor.

-Sinema daha eğlenceli. -Haftaya gidersiniz.

-Sinemayı tercih ederim. -İyi düşünün.

Yine başımı belaya sokmaya mı çalışıyorsun?

Doğru odana!

Seni yatağa bağlayacağım. Karşı koymayı bırak!

Umarım şanslısındır.

-Piyango bileti ister misiniz? -Hayır.

Piyango bileti ister misiniz?

-Neden bir tane daha almıyorsunuz? -Bir tane yeterli.

-Piyango bileti ister misiniz? -Hayır, teşekkürler.

-Piyango bileti ister misiniz? -Hayır.

-Lütfen bir tane alın. -Hayır dedim!

-Bir televizyon kazanabilirsiniz. -İster misiniz?

-Bir bilet alır mısın baba? -Kazanacak biletin burada olduğuna emin misin?

-Bütün biletleri alıyorum. -Don Franco çok şaşıracak.

-Aferin size. -Ne şans ama!

İşte bitti. Ne düşünüyorsun?

-İlgilenmiyorum. -Gösteriyle ilgilenmiyor musun?

Bunlar sadece önemsiz fotoğraflar.

Bizi şartlandıran boş görüntüler. Söylesene, bunların vicdanımı...

...temizlemek için birer bahane olduğuna emin olduğum halde neden ilgilenmeliyim?

Hayır, bunlar insanlara halı olduğumuzu anlatmaya ve onları uyanık tutmaya yarıyor.

Bu zavallı çocuğun günlük hayatımızla tezat oluşturduğunun farkında değil misin?

Sakin olun, bir bakalım.

-Kaç tane sattın? -Üç.

-Sen? -İki.

-Sen? -Bir.

Çok satan, çok aziz kazanır ve ve en çok azizi olan ödülü alır!

-Sen? -Bir.

-Sen? -Hepsini.

Ama bu adil değil, hepsini babası aldı!

Bırakın onu.

Onun en zekiniz olduğunu söyleyebiliriz, önemli olan en fazla azize sahip olmak...

...kime sattığınız fark etmez.

-Kafalarınıza dikkat edin! -Belki de şarap daha iyi olduğu içindir.

-Bak kim geliyor. -Biliyor musunuz O Clara'nın sevgilisi.

Aptal!

-Merhaba Alfonso. -Merhaba.

Luciana!

Çok acıyor mu?

-Otur lütfen. -Teşekkür ederim.

Seni sakinleştirecek bir şey vereyim.

Haklı olabilirsin Irene, Luciana'nın burada kalması...

...onun için sakıncalı olabilir. Gerçek ve kurguyu ayıramıyor.

Ne yalan söyleyeyim, bana saldıracağını hiç düşünmemiştim.

Biliyorum. Şimdi sakinleşti.

Hayatta kalabilmesi için...

...kafasında kurduklarının gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyor.

-Onunla yalnız kalmaya korkuyorum. -Ben de.

Ama başka bir sebepten ötürü.

Eve geldiğimde hazır olmasını istiyorum! Beklemekten hoşlanmam.

Dışarıda çene çalacağına yarım saat erken gel eve. Çok şey mi istiyorum?

Hiç katkıda bulunmuyorsun.

Yaşamak için çalışıyorum.

Nerede olduğunu söylemek ister misin?

İşe gitmek yerine sürekli bira içmemi mi istersin?

Önceliğin çalışmak olacak, eğer zamanın kalırsa kendine vakit ayırırsın.

Acele et biraz, yorgunum. Yemekten sonra dinlenmek istiyorum.

Bazılarımız çalışmak zorunda.

Bundan hoşlanmıyorum, anlıyor musun?

-Seni aptal! Ne yaptığına bir bak! -Boş ver onu, fazla zamanım yok.

Bu defa onları ödeyeceksin.

-Kes şunu. -Acele et.

-İnanılmaz! -Şu renklere bakın! Bayılıyorum şu renklere.

Sanki savaş meydanındayız.

-Sağlığımıza. -Çok güzeller.

Oynamak ister misin?

Hayır.

-Geri getirdim. -Beğendin mi?

Biraz.

Gerçek, nadiren heyecan vericidir.

kendimizi keşfedebiliriz; bazen neyden yapıldığımızı görmek güzeldir.

Hayallerimiz kaybolur, yalnızca gerçek kalır.

Ve bu, hiç bir amaca hizmet etmeyen rüyalarımız...

...için tek gerçek ilaçtır.. -Luciana nasıl?

Aynı ne yazık ki.

Bayanlar ve baylar, parti başlıyor! Tek isteğimiz sizleri mutlu edebilmek.

Havayı yumuşatmak için bu kadar konuşma yeter.

Şimdi müzik zamanı!

Haydi, iç.

Tam ihtiyacım olan şey.

İyi bir gece olacağını söylemiştim. Kafayı bulacağım sen de hesabı ödeyeceksin.

-Çok konuşuyorsun. -Siktir, bu kart değil.

-Haydi, bize gidelim. -Ya ailen evdeyse?

-Ev boş, sadece biz olacağız. -Geri dönebilirler ama.

Parti bitene kadar dönmezler. Dönerlerse arka kapıdan sıvışırız.

Yalvartma beni, Bakire Meryem değilsin sonuçta!

Sıkıldım buradan, haydi!

Olmaz, istemiyorum.

Havamda değilim.

Geliyorum.

-Güzel bir şey isteyen var mı? -Ben alırım, ağzım kurudu.

Şimdilik şarapla ıslat, sonra icabına bakacağım!

-Susayanlara şarap geldi. -Böyle oynarsan şaraptan fazlası gerekecek.

Bunlar oynamayı bilmiyor, biz de gelip öğretmeni bekliyorduk.

Çocuk oyuncağı!

-Bunu mu oynamalıyım? -Tabi ki!

Haydi.

Yürü be Sabina!

Yatağının dışında da dans ettiğini göster bize!

Ziyaretine gelirsem, benim için de böyle dans eder misin?

Seni unutmadım sürtük!

Haydi, iç!

Daha fazla! Daha fazla, seni manyak!

-Hoşuna gidiyor, değil mi? -Evet!

Hadi, ne bekliyorsunuz?

-Gelin de oynayın. -Kumar oynamayı bilmeyen...

...kumarbazın hikâyesini duydunuz mu?

Neyin var Julia?

Hasta olmalı.

Doktoru ara.

-Haydi Marco, evine bırakalım. -İyi mi?

Dikkat et, düşürme.

Müziğin ardından şimdi sırada şans var!

Şanslı numaralar, piyangoyu düzenleyen Don Franco tarafından belirlendi.

İlk ödül bir adet renkli televizyon.

Aranızdan biri dünyayı siyah beyaz izlemeyi bırakacak.

-Tamamen renkli! -Julia iyi değil.

-Nesi var? -Bir doktor bulalım.

Ciddi bir şey mi?

Bayanlar ve baylar, dikkatinizi bana verin lütfen!

Kazanan numaraları okuyorum.

-Julia rahatsızlandı doktor. -Ne zaman?

-Şimdi. -Gidelim.

İşte şanslı kişi! Kazandığına memnun musun?

-Kesinlikle! -Bize adını söyler misin?

-Giuseppe Scavuti. -Giuseppe Scavuti renkli bir TV kazandı!

Yan tarafa geçelim.

-Nesi var doktor? -Lütfen sakin olun.

-Doktor, kızımın neyi var? -Yüzde yüz emin olmamakla birlikte...

-...hasta olduğunu söyleyemem. -Bu da ne demek?

Julia artık çocuk değil, o hamile. Bunun dışında bir şeyi yok.

-Kim o? -Benim, aç.

-Bu gece eğlenmek mi istiyorsun? -İçeri girelim, sonra konuşuruz.

Yani doğru.

Bunu kim yaptı bilmek istiyorum.

Lütfen anlat bana, ben senin annenim. Babasının kim olduğunu bilmeye hakkım var.

Kim yaptı?

Bari ne zaman olduğunu söyle.

Ona göre plan yapmamız lâzım.

Bana cevap ver seni rezil! Sadece kendini düşünme.

-Borcum ne? -Borcun yok.

-Polislere bedava. -Olmaz, polisler de ödemeli.

-Tıpkı diğerleri gibi. Yeterli mi? -Yeterli, teşekkürler.

-Karına mı gidiyorsun? -Hayır, bu gece çalışıyorum.

-Görüşürüz. -Teşekkürler.

Kim olduğunu bize söylemelisin.

Onunla evlenirsiniz.

Köyde herkesin bunu konuşmasını istemiyorum.

Benim bir itibarım var. Sen ne düşünüyorsun?

Anlıyor musun? Kız hamile. Tabi, anlamak için çok sarhoşsun.

Bir bebek bekliyor!

Neden sert olan ben olmak zorundayım? Bu sürtüğe bir şeyler söylesene Ernesto!

Sadece kendini düşünen bir rezil olduğunu söylesene!

Tanrı aşkına bir şeyler söyle...

...söyle yoksa kafayı sıyıracağım!

-Ee? -Ne?

Karar verdin mi?

Plan yapmaya başlamalıyız. Saklamaya devam mı edecek yoksa--

-Yarın tekrar konuşuruz. -Tabi, tabi, her şeyi ertele sen!

Kimse umurunda değil.

Kızın, ben...

Benim yerime kararlar vermeyi kesecek misin?

-Doktorla konuştun mu? -Evet, kimseye söylemeyecek.

Burada uyuyamazsın, kalk!

Uyan.

Nihayet.

Gidecek bir evin yok mu?

Yarın buradan ayrılıyorum. Bırak uyuyayım, yorgunum.

Anlatamadım herhalde, burada uyuyamazsın dedim.

Seninle konuşuyorum!

Kimliğini göreyim.

Kimliğin var mı?

Halâ bekliyorum.

Adını öğrenene kadar buradayım.

Haydi.

Saçma bir şey yapmaya kalkma yoksa seni içeri tıkarım.

-İşte burada. -Güzel.

Bulmakta zorlandım biraz.

-Tamam, şimdi buradan toz ol. -Durun!

O benim arkadaşım.

-Nasıl oldun, iyi misin? -Evet, teşekkürler. Daha iyiyim.

Güzel.

Hey, fermuarın açık kalmış.

-N'olmuş? -Kapat seni aptal!

-Takma kafana, aptalın tekidir. -Tam bir pislik. Sigara?

Hayır, kullanmıyorum.

Daha önce bana yardım ettiğin için teşekkür ederim.

Eve gidiyorum, bundan sonrasını bensiz halledersin gibi duruyor.

Yapmam gereken işler var.

Uyandır onu, kimin yaptığını söyleyeceğim.

Babamın ailesinden hep nefret ettin. Dedemin cenazesine bil gelmedin.

Evde kalmak istedin. Babama ben eşlik etmiştim, hatırladın mı?

Yalnız gözüküyordu, umutsuzluktan yalnız kalmış.

İçini parçalayan bir şeyler vardı.

Onu ilk kez böyle görüyordum, anlıyor musun?

Onun içini gördüm, senin hiç göremediğin şeyi.

Ona yardım etmeliydim, yapmak zorundaydım. Sırt çeviremezdim.

Benden yardım istiyordu.

O andan itibaren, yalnızca bir adam ve bir kadındık.

Babamın bana ihtiyacı vardı.

Bu doğru değil! Bunu ona yapmış olamazsın!

Gidelim buralardan baba.

Hadi baba, bir an olsun içinden geldiği gibi davranmıştın, bunu kaybetme.

Benimle gel!

Korkuyorsun.

-Korkağın tekisin. -Tüm bunların onun uydurduğu kötü bir rüya olduğunu söyle.

Ben gidiyorum.

Julia!

Kendini savun Fausto, anlat ona. Bu aptala hiç bir şey bilmediğini söyle.

-Nasıl söylerim? -Buna mecbursun.

Bu aptala ne anlatabilirim ki?

Deli bir karısı olan bir komüniste bunları nasıl açıklayabilirim ki?

Karım deli değil. Hepimizin toplamından daha akıllı.

Komünizm ile karısının deli olmasının ne alâkası var?

-Madem çok zekisin sen açıkla? -Tek bildiğim...

...ben Hristiyanım ve karım deli değil.

Ben bir komünist değilim ve karım bundan şikâyetçi değil.

Rosanna... Rosanna ne istesem yapar.

Sarhoş olabilirim ama halâ sağlıklı düşünebiliyorum, anladınız mı?

-Öyle olsun. -Ben bir komünistim diye mi Luciana deli yani?

-Onu dinleme, şu an uyuyor olmalıydı. -Karım deli çünkü ben bir komünistim ve...

...sen delisin çünkü evde deli bir karın var!

-Söyle bakalım komünist misin yoksa deli mi? -Komünistim.

Komünistim ve bu tartışma nereye gidiyor anlayamıyorum.

Partide eğlendin mi? Ben eğlendim ama yetmedi.

Biraz daha eğlenmek istiyorum. Hadi beni eğlendirecek bir şeyler yapalım.

-İstemiyorum! -Senin de hoşuna gidecek. Sikişmek istiyorum, anladın mı?

Bırak beni! Yaptığından utanmalısın.

Bana hayvan gibi davranamazsın. Ben senin ineğin değilim!

Tecavüze uğramak istemiyorum, sevişmek istiyorum!

Bıktım senden, bu insanlardan, bana davranışından, şarabından,...

...suratından, etrafımda olmandan, bıktım buradaki...

...hayatımdan, bana yaşattığın hayattan!

Bıktım artık bıktım! Ayrılmak istiyorum!

Seninle yaşadığımdan beri rüya görmeyi unuttum. Yalnızca kabuslar.

Beni delirtiyorsun, bana yaklaşma!

Hayvan gibi kokuyorsun! Tiksiniyorum senden!

Kıpırdama ve dinle, hayatımı mahvettin. Ben yaşamak istiyorum.

Beni mutlu etmezsen seni öldürürüm. Artık isteklerini yapmayacağım.

Bunu görüyor musun? Tavuk gibi doğrarım seni!

Daha fazla yaklaşma! Dokunma bana seni pis domuz, canımı yakıyorsun!

Geri çekil, kolumu kıracaksın!

Teşekkür ederim.

Seni buralarda hiç görmedim?

Bir şeyler içmek ister misin?

Ya da yemek?

Biraz daha kal, o uyuyor.

Bu civardaki en iyi kliniktir. Pahalıdır ama işinde çok iyidir.

-Julia için çok iyi olacak. -Umarım öyle olur.

Belki de haklısın ama ailesi onu bir an önce göndermek istedi.

-Niye bu kadar acele ettiler? -Bilmiyorum.

-En azından bir veda etseydi. -Biliyorum ama çok hızlı oldu her şey.

Sonrada evlendi!

Olur böyle şeyler.

-Kliniğin adı neydi? -Bilmiyorum annesine sor.

Affedersiniz.

Hayır.

Yapmasak iyi olur.

Dans edecek misin?

-Julia'nın sana bir şey söylememesine inanamıyorum. -Doğru, tek kelime etmedi.

Aramıza katılmaz mısın? Yalnız kalmak mı istiyorsun?

Adın ne?

Neden cevap vermiyorsun?

Neredeyse tamam.

Yapamıyorum.

Ayağını kaldır!

-Neden ağaca tırmanmıyorsun? -Tahmin et.

Bilmiyorum.

-Sebebini söyleyecek misin? -Tırmanamam.

-Bu doğru değil, sen yorgunsun. -Tamam, senin dediği gibi olsun.

-nereden geldin? -Bir çok yerden.

Güzeller miydi?

Bende bir çok yeri gezmeyi istiyorum, tıpkı senin gibi.

Ateşin var mı?

Benimle yemeğe gelmek ister misin? Sonrada biraz müzik dinleriz.

-Aç değilim. -Hadi gidip oyun oynayalım.

Fikrini değiştirirsen köyün öbür tarafında olacağım.

Bekliyorum.

Biri daha düşüyor ama moralinizi bozmayın...

Ödülü arttırıyorum, sanırım iflas edeceğim.

Tepeye ulaşan herkese 10 Liret veriyorum.

Alfonso, siparişimi verecek misin?

İki parçaya böl.

Çok büyük olmasın.

Böyle iyi.

-Başka bir şey? -Hayır.

-Çorbalık kemikleri unutma. -Tabi. Hepsi 1800 Liret.

Deftere yaz, yarın ödeyeceğim.

Çalışmalarım önemli mi değil mi halâ bilmiyorum.

Bir amaca ya da birine hizmet ediyor mu?

Hakikat suretlerimizden daha önemliyse...

...hepsini tuvalete atıp üzerine sifonu çekmeliyiz.

Hayallerimiz yalnızca eğlence ve seks üzerine mi?

Bu soruları soran biri aptal mıdır, yoksa ciddiye alınmalı mıdır?

Devrim yoğunlaşmayı harekete geçirir.

Bunun içerisinde cinsel arzularımızın bir rolü yok. Lenin öyle demiyor mu?

Emekçi sınıfı tahrik olmaya gereksinim duymaz.

Tıpkı azizler gibi, onlar seks ve fanteziden korkar.

Biz ciddi meselelerle uğraşırken dünya iyice boka sarıyor.

Hakikati istiyorsun kodese tıkıyorlar. Fikirlerimi saklamaktan bıktım.

Luciana'ya bir bakayım.

Sonra kahve yapacağım. İster misin? Beni burada bekle.

Luciana.

Hiç bu kadar iyi olmamıştı.

Rüya gibiydi.

O ne?

Deneyebilir miyim?

-Bana da yapar mısın? -Kanatlara bakın.

Ben de istiyorum!

Bırakıyorum.

Benimki tam yolunda gitti.

Vurmak için daha yukarı nişan alman lâzım.

-Harikasın. -Bana da öğretir misin?

Acele et.

Tekrar yap.

Çekilin oradan.

Bir kez daha.

-Biz de öğrenebiliriz. -O bir avcı olmalı.

-Hadi onu Don Franco'ya götürelim. -Evet Don Franco'ya!

Bir daha yap, bu son.

Don Franco, onun tören için güreşmesini istiyoruz. -Harika biri!

Çok yetenekli biri, sapan kullanıyor, kağıttan şeyler yapıyor!

-Ne diyorsun Don Franco? -O bu köyden değil ama.

-Ama çok iyi biri! -Hep bizimle birlikte.

-Hadi ama Don Franco! -Haçı onun taşımasını istiyoruz.

Pekâlâ, öyle olsun.

-Kazanmak zorundasın, en iyisi sensin! -İyi yağlayın ki diğeri kaysın.

Kurallar basit.

İkişerli olarak güreşeceksiniz ve kazananlar birbirleri ile güreşecek.

Bu güreşi de kazanan, geçit töreni boyunca haçı taşıyacak.

Anlaşılmayan bir şey var mı?

Bu kadar yağ yeter.

Uzaklaşın!

Hadi sen de.

Hazır mısınız?

Birbirinize dönün.

Başla!

Ne zaman döneceksin?

-Bilmiyorum, neden? -Tören alayını unuttun her halde?

-Katılmayacak mısın? -Sen git, ben yetişemem.

Umurumda değil.

Bunu yarın çorbada kullanırsın.

-Hadi oynayalım. -Haydi.

-Bana kart oyununu öğretir misin? -Babam iyi olmadığını söylüyor.

-Öğretecek misin? -Beni burada bekleyin.

Kazandın yani. Mutlu oldun mu?

Köyün çocukları sana hayran.

Ayakta kalma, otur. Evde yalnızız, tehlike yok.

Yanlış bir şey yapmıyoruz değil mi?

İçeri girerken kaç kişi gördü seni?

Umarım bir tanesi kocama söyler. Geçen gece uzun süre izledin mi bizi?

Tartışmamızın tam zamanında geldin oraya.

Yesene, çok lezzetli.

Kocam her gece böyle.

Onun için tek önemli olan işi ve içmek.

Bana hiç dokunmaz, sevgi göstermez.

"Ellerin toprakla çalışmak ve tavuk öldürmek için." Tek yaptığı çalışmak.

Sadece sarhoşken ve şarabın kötü kokusu bedenini kapladığı zamanlar beni hatırlıyor.

Sadece bir kez, temiz bir bedenle sevişmek istiyorum.

Birazcık şefkât istiyorum.

Bunları bana dokunmadan hissetmek istiyorum.

Yalnız kaldığımda hep bunları düşlüyorum.

Düşlerim öylesine yoğun ki, sanki gerçekmiş gibi...

...hissediyorum ve sonra da özgür oluyorum.

Artık ben değilim, başka biriyim, neşe dolu biri.

Artık kendi hayatımı yaşamaya cesaretim yok.

Beni yok ediyorlar. Özgürlükten korkuyorum.

Ne dediğimi anlıyor musun? Beni, kendim olmaktan alıkoyuyorlar.

Düşlerimden memnun olmalıyım.

Bunun için kendimi zorlamalıyım yoksa deliririm.

Ve bir hayvan, bir eşya haline gelmeme engel olmalıyım!

-Ne yapacağız? -Bekleyeceğiz.

-Ama şampiyonunuz gecikti! -Bir dakika daha.

-Bekleyemeyiz. -Sadece bir dakika.

Tören alayı başlamak üzere.

-Siz üçünüz, buraya gelin. -Onu bekleyelim Don Franco.

Siz taşıyacaksınız.

-Bu haksızlık, onlar kazanmadı ki! -O kazandı, o taşımalı.

-Onlar taşıyamazlar. -Kaldıramıyorlar bile.

Tamam gidin ve bulun onu. Biraz geciktireceğim.

Eğer gelmezse kimse taşıyamayacak.

Kaldıramıyorlar bile. Haydi gidin şimdi.

-Onu mutlaka bulmalıyız! -Ayrılalım.

Tekrar deneyelim. Hazır! 1, 2...

-Bırakın, gidin ve hazırlanın. -Çarmıh ne olacak?

-Boş verin. -Pekâlâ.

Ayrılmalıyız. Onu bulan hemen Don Franco'ya götürsün.

Sen, sen ve sen, benimle gelin, diğerleri şu tarafa gitsin.

Selamlar.

İyi dinlenebildin mi?

Bunun senin olma ihtimali var mı?

Yatak odamda buldum. Nasıl geldi oraya?

Durun, törenin başlaması önemli değil, hâlâ onu bulmak zorundayız.

Yine ayrılalım. Siz şuradan gidin, ben öbür tarafa bakacağım.

Şehirden çıkana kadar kıçını tekmeleyeceğim!

Bir hafta kıçının üzerine oturamayacaksın.

Acını dindirmek için iyi bir banyo yap bakalım.

Başkalarının karılarıyla yatamazsın anlıyor musun?

Piç kurusu!

Konuşmama izin vermiyorsun!

İç şunu, iç! İç ki bütün cinsel arzuların yok olsun.

Canını fena yaktığının farkındayım ama kalkmak zorundasın.

Duyuyor musun?

Kendine gel, herkes seni bekliyor.

Onların kazanmasına izin verme, bunu sen hak ettin. Gelmezsen onlar kazanır.

Bunun doğru olmadığını göster onlara! Bizimle dalga geçecekler.

Bunu istemezsin değil mi?

Bu haçla ilgili değil, zaten tören başladı.

Kimse taşımıyor. Kalk hadi!

Bunu benim için yapmalısın.

Yardım edeyim. Yaslan bana.

Bırak, ben taşırım.

-Neden törene katılmadın? -Yapmam gereken işler vardı.

-Yalnızlıktan bıktım. -Evde bulduğum bir şeyi iade etmek zorunda kaldım.

Ne?

Benim yattığım tarafta gümüş bir bileklik buldum.

Belki bu konuda bir şeyler biliyorsundur?

Her şeyi hallettim. Bilekliğini aldı ve kıçına tekmeyi yedi.

-Yanılıyorsun. -Onunla yattın.

Sana ihanet ettiğimde yalnızdım.

Ona bir bak.

O daha bir çocuk!

Neden onun yerine benimle yapmıyorsun? Neden artık beni istemiyorsun?

Ona kürtaj yaptıracağız ve her şeyi unutacağız.

Partiye gitmeliyiz. Herkes bizi görmeli. Tıpkı eskisi gibi.

Mutlu musun?

Haydi.

Evet, dans edelim. Biraz eğlenelim.

-Gidelim. İyi hissetmiyorum ve yorgunum. -Hayır bu hiç uygun olmaz.

Burada kalıyorsun, örnek aile değil misin?

Kapa çeneni! Anlamıyormuş gibi davranmayı kes.

-Naber Clara? -Dokunma bana.

Denemekten zarar gelmez.

Kes şunu aptal. Hem aptalsın hem de delisin!

İçeri gel.

Bırak beni seni manyak! Bırak beni! İmdat!

Sen delisin. İmdat!

-Kıpırdama. -Bırak beni!

Çeviri: extremebrutal

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.