Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Czech
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Downloaded from YTS.BZ
Official YIFY movies site: YTS.BZ
Yok bir şey, yok bir şey.
Balastları temizliyorlar.
Sakin ol.
İşinize bakın.
Yarın size biraz tereyağı getireceğim.
-Teşekkürler. -Teşekkür ederiz.
Hey, Kröger.
İyi günler Tessa.
İyi günler.
Onlar mı?
Bunlar ilk gelenler.
Silezya ve Doğu Prusya'dan gelen bin kişi daha var.
Nerede kalacaklar?
Ne bileyim, boş olan otellerde.
Adam başı iki kişi düşüyor.
Ne yapabiliriz ki?
Ruslar, Berlin'e 50 kilometre uzaklıkta.
En azından Hitler'in kahrolası savaşı sona erecek.
Almanca biliyorlar mı?
Bu insanlar Alman.
Merhaba.
-Merhaba. -İyi günler.
Hadi oğlum. Yürü, yürü.
Şimdi de süt.
Ne o? Korkuyor musun?
Dokunma sakın.
Merhaba anne. Merhaba Ena teyze.
Çok mu çalıştın?
Küçükler için masaya süt bıraktım.
Sen olmasan ne yapardık oğlum?
Yarın da tereyağı getireceğim.
-Hakiki tereyağı mı? -Evet.
Biraz beyaz ekmek ile bal da bulabilsek.
-Anne? -Efendim?
Hermann oturma odasına gelebilir mi?
-Niçin? -Ödünç kitap alacak.
-Hangi kitap? -Moby Dick.
Sayfaları kıvırmasın ama. Git çağır.
Büyükbaba Arjan der ki...
..."Çok içersen ayyaş, çok okursan bilgili olursun."
Biyolojik İhanet.
O kitabı babam yazmış.
Bu baban mı?
-Bunların hepsini baban mı yazdı? -Evet.
Hagenerler. 500 Yıllık Aile Tarihi.
-Orası bizim evimizdi. -Hamburg'da?
Bombardımanda kül oldu.
Bombardıman sırasında orada mıydınız?
Hayır, Amrum'a yola çıkmıştık.
İşte, istediğin kitap burada.
Herman Melville. Adı benimkiyle aynı, Hermann.
Sayfaları kıvırma sakın.
Biraz daha odun toplaman lazım Nanning.
Tamam.
Babam artık eve dönecek mi?
-Nereden çıktı bu? -Savaş bitmek üzere.
-Bunu sana kim söyledi? -Öyle duydum.
-Kimden? -Yapma, herkes bunu konuşuyor.
Hermann mı söyledi?
Hayır.
Belki Hermann'a büyükbaba Arjan söylemiştir.
Hermann bir şey söylemedi.
Boy Kröger'in getirdiği göçmenleri gördüm.
Peki Boy Kröger mi söyledi?
Hayır.
Göçmenlerden biri mi söyledi?
-Hayır. -Kim?
-Çocuğu rahat bırak. -Sen karışma.
Savaşın yakında biteceğini kim söyledi?
Bunu söyleyen her kimse askerlerimizi sırtından hançerliyor.
Neden, biliyor musun?
Askerlerimiz vatanımız için savaşıyor.
Bizim için.
Çoğu ölüyor.
Ya da fırıncı Tewe gibi bir uzvunu kaybediyor.
Ama biri çıkıp savaş bitecek diyor, boşuna mı savaştılar yani?
İstediğin bu mu?
Hayır.
Askerlerimizi sırtından hançerleyenler cezalandırılmalı.
Bunu yapmaya kalkanlar bir daha düşünsün diye.
Hille?
-Anladın mı? -Evet.
Peki...
...söyleyen Boy Kröger değil, göçmenler değil...
Hille! Yeter ama.
Tessa söylemiştir.
Kesin geveze Tessa'dır.
Bölge Lideri Schneider'a gidip...
...Tessa'nın ne dediğini söyleyeceksin.
Çocuğu bu işe karıştırma.
Vazifesini yapmayı öğrenmesi lazım.
Nanning, evde kalıp ödevlerini yapacaksın.
Sen de yatıp dinleneceksin.
Hille! -Bırak beni.
-Masaya otur. -Hainler!
Affedersin Hille, sana vurmak istemedim.
-Merhaba şehirli! -Merhaba Sam Gangsters!
Gecenin bir yarısı burada ne işin var?
-Düşmanları arıyorum. -Bulursan ne yapacaksın peki?
Sana o balina dişinden bıçağı kim verdi?
Ne?
O bıçağı sana kim verdi?
Theo dayın.
Defolun gidin, okul dolu!
Burası Amrumlular'ın kulu Polonyalıların değil! Defolun!
Korkudan altına sıçan ödlekler!
Sen de Amrumlu değilsin, onların yanına geç.
Ne saçmalıyorsun? Ben de senin kadar Amrumlu'yum.
Buraya nereden geldin?
-Bu seni ilgilendirmez. -Hamburg'dan geldin.
Peki baban nereli? O da Hamburglu.
Öömrangça bile bilmiyorsun, Polonyalıların yanında kal.
Richard geri zekâlının teki.
Bir halt bildiği yok. Hadi gel, içeri girelim.
Nerede doğduğunun önemi yok, önemli olan hangi soydan geldiğin.
Soyun önemli.
Annemle babam.
New York'ta evlenmişler.
Onno dayın orada doğmuş, şimdi Föhr'de yaşıyor.
Ama o bir Amrumlu.
Arabalara bak.
Ben burada doğmuşum, bu gemide.
Amrum'a dönerken.
Evet sen Hamburg'da doğdun.
Ama benden dolayı dokuzuncu kuşak Amrumlu'sun.
Balina avcılarının soyundan geliyorsun.
Burası atalarının evi, nasıl Amrumlu olmazsın?
-Bunlar kim? -Theo dayın.
-Bana bıçağı veren mi? -Bunu sana söylemiş miydim?
-Sam Gangsters söyledi. -O adamdan uzak dur.
Bu kadın kim?
Anne?
Tamam balım geliyorum. Bunu yerine koy.
Bir tanem.
Gel mutfağa gidelim.
Ben dokuz kuşaktır Amrumlu'ymuşum.
Boş ver bunu.
Hadi gidelim. Hadi!
Devam, itin hadi.
Başarırsanız size fazladan bir şeyler vereceğim.
Ha gayret, az kaldı.
Heil Hitler.
Bayan Bendixen, iki Hitler Gençli Örgütü üyesinin...
...önünde askerlerin moralini bozuyormuşsunuz.
Bunlar Örgüt Üyesi mi?
Hille Hagener'in oğlu gençlik örgütünden.
Öyle diyorsanız öyledir.
Askerin moralini bozmanın cezasını biliyor musunuz?
Hayır.
Patatesinize ihtiyaç var diye, dokunulmaz...
...olduğunuzu mu sanıyorsunuz?
Göçmenler arasında çiftçiler var, sizin yerinize onlar çalışacak.
Siz de mahkemeye çıkartılacaksınız.
Hiç şüpheniz olmasın, cezalandırılacaksınız.
Size iyi günler.
Nanning?
Eşyalarını topla. Ve buradan defol.
Yanımda ispiyoncu istemiyorum.
Defol buradan!
Armut dibine düşermiş!
Tereyağı yok mu?
Tessa hiçbir şey vermeden mi gönderdi?
Git su getir lütfen.
Tereyağı yerine toplar. Ama ekmeğe top süremeyiz.
Amrum'da sadece Tessa'nın çiftliği yok.
Kimse çiftliğinde oğlunu istemez artık.
-Düzgün çiftçiler var hâlâ. -Ama hiçbiri muhbir istemez.
Führer'in Karargâhından yapılan açıklamaya göre...
Sesini aç.
...bugün öğleden sonra Führer'imiz Adolf Hitler...
...Reich Şansölyelik binası komuta merkezinde...
...son nefesine kadar Bolşeviklikle mücadelesini...
...sürdürmüş, ancak Almanya için can vermiştir.
Führer'imiz maalesef 30 Nisan günü...
Tamam, tuttum seni.
Hille sakin ol, tamam.
Naningi, bebek geliyor, anneni yatak odasına taşıyalım.
Tamam Hille, derin nefes al.
Her şey yolunda.
Sovyet Kuvvetleri'ne teslim olmayı...
...reddederek Almanya için canına kıymıştır.
Hadi yatağa uzan. Çocukları dışarı çıkart!
-Dışarı çık! -Kapıyı kapat!
Alman halkı derin bir üzüntü ve acı içinde...
...ne yapacağını bilmez hâlde başını öne eğmiştir.
Bırak ağlasın. Ciğerleri gelişir.
Nanning?
Ekmeği dışarı çıkartır mısın, midemi bulandırıyor.
Daha sonra yersiniz.
Tek istediğim tereyağı ve bal sürülmüş beyaz ekmek.
Günaydın Nanning.
Heil Hitler.
Tewe amca, sadece çavdar ekmeği mi var?
Bir de kara çavdar.
Amrum'da beyaz ekmek çıkmıyor mu artık?
Buğday yok ki Nanning.
Askerlerin kanamasını durdurmak için...
...buğday ununa ihtiyaç varmış.
Buğday unu ilaç mı?
Benim koluma bir faydası olmadı.
İştahının açılması için bir şey verebilirim.
İştahı var.
Ama sadece tereyağı ve bal sürülmüş beyaz ekmek istiyor.
Bu biraz zor. Tavuklarından biriyle değiş tokuş yapman lazım.
Tavuklar papaza ait.
Bize beslediğimiz için yumurta veriyor sadece.
Bana biraz buğday unu verebilir misiniz?
Ben de buğday unu olduğunu nereden çıkarttın?
İlaç olduğu için. Öyle söylediler.
Bir dakika.
Al. İlaç.
Aferin sana oğlum.
Pişirmek için biraz bekler misin? Önce tereyağı ve bal bulmam lazım.
Yumurta da getirebilir misin?
Ekmek için yumurtaya ihtiyaç yok ki.
Pasta yapmak için var.
Bana biraz yumurta getirirsen, ekmeğini pişiririm.
Ama küçük bir ekmek olacak.
Beyaz olsun yeter.
-Elindeki ne? -Hiç.
Hiç mi?
Tewe için.
-Karşılığında ne alacaksın? -Annem için beyaz ekmek.
Saçmalama, ver şu yumurtaları.
Bunlar son yumurtalarımız, yiyecek başka bir şey yok.
Bisikletimi de bana sormadan alma, başına iş açarsın.
Annem bir şey yedi mi?
Katır kadar inatçı.
-Günaydın. -Günaydın.
-Dün neden okula gelmedin? -Yiyecek bulmam gerekiyordu.
-Ben sana yardım ederdim. -Sen Tessa'ya yardım et.
-Nereye gidiyorsun? -Kazların yanına.
Okuldan sonra birlikte gidebiliriz.
Kışt, git buradan.
Kışt! Kışt!
Kış! Kışt, kışt!
Hadi, git buradan.
Kışt! Kışt! Kışt!
Toz ol! Kışt!
Kışt! Kışt! Kışt!
Kışt!
Uzaklaş!
Gördün mü? Hiç bal yok.
Ama bana bal lazım.
Bal yok diyorum, anlamıyor musun?
Parti üyesi için istiyorum.
Gel.
Pürenler açana kadar bal için şekerli su kullanıyorum.
-Bununla biraz yapamaz mısın? -Sadece bu kadar kaldı.
Amrum'da şeker yok mu artık?
Kuzey Denizi İngilizlerin kontrolünde.
Gelgit düzlüğü de mi?
Gelgit düzlüğünde hiç tank görmedim.
Bana bak, sen neden okulda değilsin?
-Hedi Storm'u görmeye gittim. -Niçin?
-Anneme ballı ekmek için. -Annenin ete ihtiyacı var.
Yemekler midesini bulandırıyormuş.
Sadece ballı ekmek yiyebilirmiş. -Saçmalama.
Okula gitmiyorsan, git tavşan yakala.
Hadi!
Yoksa annene okula gitmediğini söylerim.
Okul bitti mi?
Okul yok. Hinrichs gelmeyecekmiş.
-Hasta mıymış? -Kimse bilmiyor.
Bana tavşan yakalamayı öğretir misin?
Tabii, bekle.
Hermann?
Biraz tereyağı var mı? -Hiç kalmadı.
-Moby Dick'e başladın mı? -Anlamakta zorlanıyorum.
-Ben de zorlanmıştım. -Sen tamamını okudun mu?
Büyük bölümünü Ena teyze okudu bana.
Bana da büyükbaba Arjan okuyor.
Beğenmiş mi?
Kaptan Ahab, Hitler gibi diyor.
Sakın beni annene ispiyonlama. -Tessa'yı ben ispiyonlamadım.
Annem kendisi çözdü.
Kaptan Ahab, Hitler gibi derken ne demek istedi?
Kaptan Ahab Hitler gibi, gemi de...
...adı neydi? -Pequod.
Pequod da Almanya dedi. Ahab yüzünden batıyor.
Peki Beyaz Balina kim?
-Amerikalılar. -Ya da Ruslar.
Churchill.
Belki de Beyaz Balina Tanrı'dır.
Gökçe güvercin! Tavşan deliklerine yuva yaparlar.
Eminim bir tane vardır.
Arka ayaklarından tut.
Sıra sende.
Vur hadi.
Şehirli!
Daha sert vur!
-İyi günler büyükbaba! -Merhaba çocuklar.
Arjan büyükbaba.
Bana tavşan temizleyebilir misin?
-Kendin yap. -Nasıl yapılır bilmiyorum.
Bana öğretebilir misin?
Görmüyor musun? Para basmakla meşgulüm.
Arjan büyükbaba, tütsülenmiş balık, Amrum'un parası gibidir der.
Bir işe yarayın.
Annesinin et yemesi lazımmış.
Ahırıma kusma ama.
Ne yapacağım?
Bıçağını şuraya sok...
...sonra aşağı doğru çek.
Ama dümdüz indireceksin, yoksa bağırsakları parçalanır.
İstersen vazgeçebilirsin.
Bastır iyice.
Bıçağı dümdüz indir.
Şimdi göğüs kafesini kes. Kıkırdak kolay kesilir.
Şimdi iyice aç.
Yumuşak parçaları çıkar.
Aferin!
Tebrik ederim. Git ellerini yıka.
-Fena değil, değil mi? -Bir şehirli olarak.
-Telsiz mi bu? -Burada telsiz filan yok.
Sana bir şey söylesem...
...sır olarak saklayabilir misin?
-Saklarım tabii. -Büyükbaba...
...o Hitler'in Gençlik Örgütü'nden.
Evet bu bir telsiz ama iletişim kurmak için değil.
Standart telsiz kanallarından fazlasını dinleyebilirsin.
Düşman kanallarını bile mi?
Büyükbaban neden New York'a gitti?
Dolar kazanmak istediği için mi?
Mecbur kaldı Nanning, mecbur kaldı.
Hepimiz gittik.
Sam Gangsters...
...Theo dayın...
...ben...
...oğullarımız.
Büyüyünce ben de New York'a gideceğim.
Oğlum Deik Birleşik Devletler Ordusu'nda.
İyi olup olmadığını bilmem lazım. O yüzden telsizim var.
Nanning'e kadeh kaldırıyorum, şampiyon avcımızın şerefine.
Benim şerefime de.
Evet, senin şerefine de tatlı çocuk.
Ne duruyorsunuz, başlayın.
Hadi ye Nanning.
Her akşam tavşan yemiyoruz.
Biraz ye Hille.
Bebeğini emzirmen lazım.
Çocuklar nasıl bir dünyada büyüyor.
Yok etmek. Tek bildiğin bu.
Hiçbir erkek seni istemediği için kıskançlıktan kuduruyorsun.
Sen değerleri olmayan bir nihilistsin.
Git.
Eşyalarını topla, bir daha da gelme.
Beni görmek istemiyorsan sen git. Evin yarısı benim.
Heil Hitler.
Heil...
Ne var Nanning?
Biraz şeker ve tereyağın var mı Onno dayı?
Bakayım.
Gel, içeri gir.
Annen nasıl?
Führer öldüğünden beri hiçbir şey yemiyor.
Tereyağı ve ballı beyaz ekmek istiyor sadece.
Öyle mi, bakalım kalmış mı.
Tereyağı bitmiş. Yarın gelir.
Şeker var mı?
Şeker.
Biraz var.
Hitler Gençlik Örgütü'nün sloganını söyle.
Hitler gençliği güçlüdür.
Ama Hitler öldü.
Kalbimizde yaşıyor artık.
Devam et.
Hitler gençliği güçlüdür.
Onno dayı, sular gelmeden dönmem lazım.
Öyleyse sana şeker yok.
Hitler gençliği güçlü, sadık ve doğrudur.
Gençlik üyeleri yoldaştır.
Hitler Gençliği için onur her şeydir.
Teşekkür ederim.
Annene selam söyle.
Sırılsıklam olmuşsun. Neredeydin?
Onno dayıma gittim.
Föhr'e kadar gidip geri mi döndün?
Bak, şeker buldum. Annem için bal ile değiş tokuş yapacağım.
Bisikletim nerede?
Sular dolunca gelgit düzlüğünde kaybettim.
Delirdin mi sen?
O düzlük bataklık dolu.
Annenin üzüntüden ölmesini mi istiyorsun?
Git üstündekileri çıkart.
O pis üniformayla içeri girme.
-Ne istiyorsun? -Tekrar yanında çalışmak.
-Çekil şuradan! -Sağ ol oğlum.
Ben seni ispiyonlamadım.
Peki annen bunu nasıl uydurdu?
Ben sadece babam eve dönecek mi diye sordum.
Savaş yakında bitecekmiş dedim.
Celp geldi mi? -Ne celbi?
Bölge Grup Lideri Schneider'dan.
Şu anda başka dertleri var.
Bana yardım et!
Bana biraz tereyağı satar mısın?
Paran var mı?
-Amrum parası. -İşimize yarayabilir.
Tamam olur.
Merhaba Sam Gangsters.
Merhaba.
Yardım edebilir miyim?
Bana biraz daha balık getir.
Bana tütsülenmişlerden verebilir misin?
Nasıl yani, satın mı alacaksın?
Hayır. Çalışarak ödeyeceğim.
-Korkuyor musun yoksa? -Neyden?
-Denizden tabii ki. -Sen de denizden korkmuyorsun.
Korkuyorum.
Benimle fok avına gelir misin? -Ne?
Devam et.
Elindeki tüfeğin özelliği ne?
Bu bir Winchester.
Winchester ne?
Ben bir zamanlar kovboyken...
...bununla bufalo vururdum.
Neden Amerika'da kalmadın?
Kara Cuma yüzünden.
Amerikalıların bankalardaki...
...tüm parasını çekmek istediği gündür.
Para suyunu çeker. Her yerde kaos olur.
İnsanlar pencerelerden atlar.
Parasız kalmak, et alamamak demektir.
Herkes başının çaresine bakmaya çalışır.
Ama pek çok Amrumlu Amerika'da kalmış?
New York'ta buradakinden çok daha fazla...
...Amrumlu olduğunu biliyor muydun?
Ya Theo dayım?
Evet.
Hamburg'da bir kadın vardı. Ruth Danziger.
Theo ona aşıktı. Hepimiz aşıktık.
Ama dayının müstehcen şiirleri onu...
...güldürdüğü için gözü başkasını görmezdi.
Müstehcen şiir ne?
Kalın kafalı bir Amrumlu...
...koca sikiyle övünüp durur.
Sarhoş bir dişi kuş, onu duyar ve seslenir.
Hey melek, hemen buraya gel!
Müstehcen şiir bu.
Ruth ve Theo evlenmek istiyordu.
Ama yasaktı. -Neden yasaktı?
Güzel soru.
Göç etmek istiyorlardı ama izin verilmiyordu.
Şimdi beni iyi dinle.
Senin annen, Theo'nun kuzeniydi.
Onlara yardımcı olabilirdi.
Çünkü baban Nazilerin yetkililerindendi.
Ama yardımcı olmadılar. Neden olmadıkların annene sor.
Theo bir balina teknesiyle denize açıldı.
Savaş çıkınca geri dönemedi. Şimdi Amerika'da.
-Peki Ruth ne oldu? -Ruth Danziger...
Naziler tarafından alınıp toplama kampına gönderildi.
Naziler onu öldürdü.
Al bakalım.
Yalan söylüyorsun.
-Gerçek bu. -Annem babam öyle şey yapmadı.
Hey, elindeki ne?
Getir buraya!
Theo dayı!
Bana bir müstehcen şiir daha okur musun?
Onu annene verdiğimde sen daha yeni doğmuştun.
Geri ister misin?
Ailemin yaptıklarında benim suçum yok.
Hayır yok ama seninle bağlantısı var.
Seni gördüğümde annen ile babanı hatırlıyorum.
Nanning?
Uyuyamadın mı?
Gel hadi.
Onno dayı!
Oskar!
Oskar!
Yardım et!
Yardım et.
Neden ona yardım etmiyorsun?
Oskar!
Yüzme bilmiyor, bir şey yap. Lütfen.
Oskar!
Dayanmaya çalış!
Anneme ne derim ben?
İpi sıkı tut Oskar.
Oskar! Oskar!
Sana bir şey olsa anneme ne derdim?
Sular dolmaya başlıyor.
-Gerçekten küçük olmuş. -Sana söylemiştim.
-Çiçek ne için? -Savaş sona erdiği için.
Ne?
Savaş bitti. Almanya teslim oldu.
-Özgürlüğe! -Özgürlüğün şerefine!
-Ne güzel bir gün. -Sabaha kadar kutlayacağım.
Özgürlüğe!
Bize katılsana!
Gel hadi.
Anne.
Bak, tereyağlı, ballı beyaz ekmek.
Mutfağa bırak.
Ama anne...
Mutfağa bırak dedim.
Topla kendini Nanning. Nanning!
Ağlamayı bırak.
Ağlamayı bırak dedim!
Nanning. Nanning.
Savaşı senin gibi ağlaklar yüzünden kaybettik.
Farkında mısın?
Nanning! Nanning, topla kendini.
Kendine gel. Kendine gel, tamam mı?
Ağlamayı bırak, kes artık!
Nanning yeter ama. Erkek ol!
Güzel.
Hadi.
Aferin. Aferin.
Şimdi git ekmeği getir.
Seni domuz!
Seni açgözlü domuz! -Anne!
Vurma! Vurma! -Nanning!
Ne yapıyorsun? Yeter, bırak kardeşini!
-Bırak beni! -Nanning, çıldırdın mı sen?
-Karnım çok açtı. -Nanning!
Nanning...
Gelin.
Günaydın.
Merhaba Jens. -Hille.
Merhaba çocuklar. -Merhaba.
Bunlar için ne verirsin?
Hiçbir şey alamazsın.
Bitti artık.
İnsanlar ödemeyi nasıl yapıyor artık?
Dolarla.
Ya da İngiliz pounduyla.
Ya da takasla.
Biz çiftçi değiliz, takas edecek bir şeyimiz yok.
Ama senin New York'ta akrabaların var.
Sana dolar göndermelerini söyle.
Siz dışarıda bekleyin.
Macker, sen de. Macker! -Yürü hadi.
Borca bir şeyler veremez misin?
Bunu yaparsam geçinemem.
Sadece bir kereliğine?
Sana verirsem, herkes ister, bunu yapamam.
Kimseye söylemem.
Arkada çok işim var.
Dolar bulunca gel. O zaman bir şeyler alırsın.
Gidelim çocuklar.
-Hille! -Arkanıza bakmayın.
Dur!
Yürümeye devam edin.
-Ne yaptığını sanıyorsun? -Anneme dokunma!
Derhal geri ver!
Yürüyün çocuklar.
-Hille. -Beni rahat bırak.
Annemi rahat bırak!
Hemen geri vermezsen jandarmayı çağıracağım.
Hille.
Şimdi defol git buradan.
Sevgili Hille...
...son birkaç ay adada zorluklara dayanma şekline hayranlık duydum.
Şartları düşünecek olursak ben iyi sayılırım.
Kampta günlük hayat oldukça monoton.
Ama koşullar fena sayılmaz.
Bazen yemekte et bile veriyorlar.
Bu yüzden lütfen beni merak etme.
Burada bize iyi davranıyorlar.
İngilizler belirli gazeteleri okumamıza izin bile veriyorlar.
Eski eğitim sisteminin geri getirildiğini...
...gazeteden öğrendim.
Akademik lisede okumak yakında...
...Hamburg Üniversitesi'ne girmek için şart olacak.
Nanning'i bir an önce o okullardan birine göndermeni istiyorum.
Çocuklarımızın dünyaya sağduyulu baktığını okuyunca çok mutlu oldum.
Özellikle Nanning'i görmek için sabırsızlanıyorum.
Sevgi ve özlemle, Wilhelm.
Nanning!
Nanning!
-Bitirdin mi? -Yarısına bile gelmedim ama al.
Senin olsun.
-Bana mı veriyorsun? -Evet.
Annen bir şey demez mi?
Önemli değil. Baktıkça beni hatırlarsın.
Teşekkür ederim.
Yazın geri döndüğünde bitirmiş olurum.
Biz evi satacağız.
Satacak mısınız?
Amrumlu olduğumu sanıyordum.
Sen benden daha Amrumlu'sun.
Büyükbabam Arjan...
..."Gerçek Amrumlular er ya da geç gider" der.
Nanning. Hadi.
Nanning gel.
Acele et Hille.
Gemiyi kaçırmak istemezsin herhâlde.
Merak etme. Geri döneceğiz.
Dur!
Bekle!
Bir dakika.
Kröger, dur bir dakika. Dur biraz.
-Gidelim. -Tamam. Yürü.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.