All language subtitles for Vuslat 23. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi A23 Medya tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Anne bakalım neler karıştırıyorsun?

Anne!

Nasıl?

(Gerilim müziği)

Aziz.

Neler oluyor Aziz?

Gece gece bu kadar sıkıştırmanın ne gereği vardı Tahsin?

İstediğini aldın Hasibe.

Bana istediklerimi ver, başka şeye de karışma.

Bir daha da ayakaltında dolaşma.

(Gerilim müziği)

Anne!

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

Hayırdır Çakal fani, dalgınsın biraz?

Bir iz buldum demiştim ya baba.

Onu yakaladım, takip ettim...

...ama işin ucu hiç beklemediğim birine çıktı.

Bir adım daha kaldı ama...

Sen o adımı atarsan senin için her şey değişecek.

Evet.

Bazen vazgeçmek çok büyük kazançtır, Çakal fani.

İçim soğumuyor baba, soğumuyor.

Müsaaden olursa...

Estağfurullah, müsaade ne demek.

Allah sonumuzu hayır eylesin.

(Duygusal müzik...)

(...)

(...)

(Duygusal müzik)

Annemi kendi içine hapsetmişsiniz.

Ölüm...

...hapis, zindan.

Bunlar sizin için kolay olanlar.

Buna sebep olan herkesi...

...annemin hapis olduğu yere tek tek tıkacağım.

Önüme kim çıkarsa çıksın...

...eze eze yıkacağım.

Sizi oraya tıkacağım.

Yemin ediyorum.

(Gerilim müziği)

(Aziz iç ses) Başka bir şey var. Başka bir şey.

(Aziz iç ses) Feride'nin annesi ve babam.

(Aziz iç ses) Bir şey var ama ne?

Ne işin var senin o adamla?

Hangi adam?

Adres sordu o.

Anne konuşacak mısın, ben gidip öğreneyim mi?

-Fırat biraz sakin ol-- -Karışma sen!

-Fırat ne demek-- -Karışma dedim!

Abi Necmi abide de bir hâller var farkındasın değil mi?

Herkeste bir hâller var Ahmet'im.

(Feride) Fırat ne demek karışma? Biraz sakin ol, sokak ortasın--

(Fırat) Karışma!

Fırat değil mi bu?

(Tekin) Fırat.

-(Fırat) Ne işin var dedim? -(Tekin) Fırat, Fırat.

Fırat ne yapıyorsun gece gece? Hem de annene.

Karışmayın abi, siz karışmayın. Anne buraya gel.

-Fırat bağırma gece gece. -Gel buraya.

-(Feride) Fırat sakin ol. -(Tekin) Sakin.

Ah Fırat ah.

-Tekin abi bir bırak. -Ne bırak, gel şöyle.

Tekin abi bırak beni.

Fırat ne yapıyorsun gece gece sokak ortasında?

Abi bak hoş sohbetimiz var kalbini kırmayayım. Bırak beni.

Fırat.

Bırak!

-Lan nereye? -Karışma!

(Duygusal müzik)

Feride ne oldu?

Feride neler oluyor? Gecenin bu saatinde Hasibe teyzenin burada ne işi var?

Kavga mı ettiniz?

Aziz'in babasıyla buluştu.

Nedenini bilmiyorum.

En kötüsü Fırat gördü.

Çok öfkelendi. Neden o kadar öfkelendi, hiçbir fikrim yok.

O adamı nereden tanıyor?

Bilmiyorum Yalçın.

Sanki her şey en başa dönmüş gibi.

Nasıl yani?

O şerefsiz mahalleye geliyor...

...üstelik Hasibe teyzeyle konuşuyor.

Neden?

Bilmem.

İnan hiçbir fikrim yok.

Hadi kalk ben seni eve bırakayım.

Yok, dur.

Emine'den haberin var mı? Evde mi onunla konuşmam lazım?

Şimdi eve bıraktım.

Ben de biraz dolaşmaya diye çıkmıştım ama.

Konuşmam lazım onunla.

(Telefon titriyor)

(Telefon çalıyor)

Aa, hayır Feride, hayır arama.

(Telefon çalıyor) Arama!

Ne diyeceğim şimdi ben sana?

Altan, Altan ne diyeyim ben şimdi sana.

(Boğazını temizliyor)

(Feride ses) Alo Emine.

Efendim Feride?

Ee...

Yalçın'la konuştum da şimdi, evdeymişsin.

Biraz konuşalım mı? Geleceğim sana ben.

Çok iyi olurdu, çok iyi olurdu canım benim.

Ama ben ne yaptım biliyor musun? Bütün evi birbirine kattım, alt üst ettim.

Hatta böyle kışlık tarhana, salça yapacağım falan diye...

...evi bir görsen bomba patlamış gibi yemin ediyorum.

Bir de ben bir yorgunum, bir yorgunum.

(Emine ses) Bence biz şöyle yapalım, yarın buluşup konuşalım.

Tamam, canım biz seninle öyle yapalım.

Tamam, canım hadi görüşürüz. Hoşça kal.

Yani bana da Feride'ye yalan söylettiniz ya.

Umarım planın işe yarar Aziz.

Sen eve bıraktığında iyi miydi?

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

Hayırdır inşallah.

Aziz.

Aziz!

(Altan) Yoksa hafızayı gerçekten mi kaybettin sen?

Dalga geçmeyi bırak Altan.

Bir an önce buraya gel. Konuşmamız gereken şeyler var.

Konuşmamız gereken şeyler mi var? Ne konuşacağız?

Ya babanı konuşacağız, ya Kerem'i konuşacağız.

Bir de Nehir Hanım'ın yeni çevirdiği işler buna ek olarak.

İyi geceler Yalçın.

Uf Fırat aç artık şunu.

Tekin, Fırat nerede, nasıl oldu?

Sakinleştiremedik Feride.

Bize de bağırdı, çağırdı sonra bastı gitti.

Tamam, Tekin sağ ol.

Bu akşam Salih Baba'nın dükkâna gelmişti.

Niye geldi ki oraya, ne söyledi? Bir şey mi söyledi?

Yok, biz de şaşırdık ama bir şey demedi.

Oturdu biraz sonra da birden kalktı, gitti.

Tamam, Tekin teşekkür ederim. İyi geceler.

Ne demek. Sizede.

Uff!

Girme.

Ne o?

Çok mu özledin beni kapılarda bekliyorsun?

Bana bak, babana bir şeyden bahsetmek yok tamam mı?

Ben babamı çok seviyorum. Merak etme.

Söyle bakayım, senin o adamla ne işin vardı?

Ne koparmaya çalışıyordun yine?

Ağzından çıkanı kulağın duysun.

-Ben senin annenim. -Annemsin.

Sen benim annem falan değilsin.

Ne çabuk unuttun, bana anne deme diye bağırdığın günleri?

Ne çabuk unuttun? Eskiden kabullenemiyordum.

Ama artık ediyorum, sen haklıymışsın. Sen benim annem falan değilsin.

Sen bunca zaman babamın yakınında olabilmek için katlanmışsın bana.

Tabii biz buna sevgi körlüğü diyoruz.

Ben çok üzülüyorum biliyor musun?

Yıllar boyunca seni annem yerine koyup sevdiğim için.

Çok özür dilerim.

Al işte, senden de bu beklenir zaten.

(Feride) Haklısın. Bundan sonra benden beklentilerini değiştir Hasibe Hanım.

Şimdi söyle bana, Aziz'in babasıyla ne işin vardı senin?

Sana hesap mı vereceğim ben bu yaştan sonra?

(Feride) Evet.

(Feride) Sen bana bu yaştan sonra hesap vereceksin.

Babamın yüzünü yere eğecek bir şey yapacak olursan--

Bana bak, senin ağzından çıkanı kulağın duysun.

Ne demeye çalışıyorsun?

Bir şey demeye çalışmıyorum, diyorum.

(Feride) Bir daha babamı sırtından bıçaklayacak bir şey yapacak olursan...

...o masum, aptal Feride'yi unut. Anladın mı beni?

Sana bu hayatı dar ederim, cehenneme çeviririm. Anladın mı?

Bir gram da pişman olmam.

Benim hayatım çoktan cehenneme döndü zaten.

(Duygusal müzik)

(Tekin) Selâmünaleyküm baba.

Aleykümselam güzel çocuklar, gelin bakalım.

Baba, Fırat dükkâna döndü mü?

Yok, hayırdır ne oldu ki?

Uff!

Aziz'in babası mahalleye gelmiş.

Hasibe ablayla konuşurken Fırat görmüş, delirmiş tabii.

Tanıyor musunuz baba?

Abdullah amca nereye gidiyor?

Ahmet'im sen bana bir kahve yap hadi.

Kahve mi yapayım?

(Gerilim müziği)

Necmi abin gitti.

Tahsin mahalleye geldi.

Tekin evlat...

...hazırlıklı olmamız lazım. Hadi.

(Ahmet) Baba kahve bitmiş.

Kısmet değilmiş Ahmet'im.

Bu işlerin tahmin ettiğimizden daha karışık olduğu aşikâr oldu.

Gördüğüm şey...

...Feride'nin annesi ve babam.

(Aziz) Nasıl oluyor da bir araya gelebiliyorlar.

Neler oluyor Altan?

-Nasıl? -Ne, nasıl?

Nasıl bir araya gelmişler demek istedim.

Nasıl ve neden?

Bulmamız gereken şey bu.

İşin içinde Feride'nin annesi ve Feride'nin kardeşi var.

Üstelik buna seninle birlikte şahit oldu. Aynı şoku yaşadı.

Bak Aziz...

...bu işi Feride'yle birlikte çözmekten başka şansın yok.

(Altan) Ama sen ne yapıyorsun...

...kalkmışsın hatırlamıyormuş gibi yapıp kızı kendinden uzaklaştırıyorsun.

(Altan) Bu hafıza kaybı oyununu bitireceksin.

-Yoksa bu gizemi çözmemi-- -(Aziz) Bu konuda kararım net Altan.

Sen Feride'nin annesiyle babamı araştır.

Nereden tanışıyorlar, ne zamandır tanıyorlar birbirlerini?

Alıp veremedikleri ne ki gecenin bir vakti mahalle köşelerinde buluşuyorlar.

Demek ki acil bir şey var.

(Aziz) Yoksa babam böyle tedbirsiz hayatta davranmaz.

Bu kadın.

Hasibe.

...onda bizim bilmediğimiz...

...ve babamın ihtiyacı olan bir şey var ama ne?

Bu işin altından çıkan kokudan hiç hazzetmedim.

Ben de.

Hem de hiç.

(Aziz dış ses) Gittikçe boğuklaşan bir ses duyuyorum, derinden.

(Aziz dış ses) Sımsıkı kavradığım bu ses...

...dünyanın avuçlarım arasından kayma sesi.

(Aziz dış ses) Kelimelerin içimi kıyan bağırtılarını duyuyorum.

(Aziz dış ses) Çığlıkları, kramp gibi her yanımda dolanıyor.

(Aziz dış ses) İçim, içimden geçerken bağırmak istiyorum.

(Aziz dış ses) Sesim, içe dönük bir yankıyla beynimin içinde uğulduyor.

(Aziz dış ses) Bağırdıkça ben, sonsuzluğumda titreşen o ses...

...her yanımı öldürüyor.

(Aziz dış ses) Suları ölümsüzlük dağıtan o yeri...

...ölümlü olmanın verdiği acıyla, kıvrana kıvrana arıyorum.

(Aziz dış ses) Hücrelerim acıyor.

(Aziz dış ses) Boğazımda düğümleniyor yaşam.

(Aziz dış ses) Orada bitiverecekmiş gibi...

...orada yok oluverecekmiş gibi...

...sesim çıkmıyor, konuşamıyorum, bağıramıyorum.

(Aziz dış ses) Yeniden doğmak için ölüyorum.

(Aziz dış ses) İçimde büyüyen bu duygu, tam bir öfke...

...olması gerektiği gibi mi bilmiyorum ama...

...şakasız, sert, derin.

(Duygusal müzik)

(Aziz dış ses) İnsan haddini bilmez düşüncelerine nasıl hâkim olabilir?

(Aziz dış ses) Kaldı ki bu hadsiz düşüncelerin...

...gelip zihnime bir hançer gibi saplanıp kaldığını bile bile.

(Aziz dış ses) İçimden hayatlar geçiyor.

(Aziz dış ses) Hayatların içinden geçiyorum.

(Aziz dış ses) Biraz eksik, biraz fazla.

(Aziz dış ses) Olmakla ölmek arasında kalıyor bazen yüreğim.

(Aziz dış ses) Varlıklarının sarhoşluğu bedenimi sardığı zaman...

...ince bir kendinden geçişle kayboluyorum.

(Aziz dış ses) Sonra bakıyorum ki...

...kaybolduğum kendimmişim.

(Aziz dış ses) Bedenimde yüzyıllardan kalma bir emanetin...

...varlığını duyumsuyorum, acıtıyor.

(Aziz dış ses) Çok acıtıyor.

(Aziz dış ses) Şaşkınlık içinde hayat denilen sürecin...

...kaypak ve yalan zemininde...

...bu emanetin neden beni bulduğunu sorup duruyorum.

(Aziz dış ses) Bedenimi ve ellerimi titreten o ses.

(Aziz dış ses) Hep ve ısrarla o ses yankılanıyor içimde...

..."Sen kimsin?".

(Aziz dış ses) Kendimi tanımlayacak birkaç kelime arıyorum.

(Aziz dış ses) Anlamsızlıkları, beynimin içindeki sessizlikte yankılanıyor.

(Aziz dış ses) Kirli kelimeler bulaşıyor hayatıma, elime, yüzüme.

(Aziz dış ses) Bugün geçmişin kirli elleri üzerimde geziniyor.

(Aziz dış ses) Sonunda, ellerimle tuğla tuğla ördüğüm bu duvarları...

...kelime kelime yıkıyorum.

(Aziz dış ses) Artık kendime dayanamıyorum.

(Aziz dış ses) Beni anlatacak bir kelime düşünce kumlara...

...bir fırtına çıkıyor.

(Aziz dış ses) Söylediklerim, bir kırbaç acısıyla...

...kum tanesi olarak gelip yapışıyor yüzüme.

(Aziz dış ses) Ne söylemeliyim?

(Aziz dış ses) Bazen ölmekle doğmak arasında kaldığım bu yerde...

...kendimle konuşmaktan, kendime tahammül edemez hâle geliyorum.

(Aziz dış ses) İnsan bazen öylece bakakalıyor kendine.

(Aziz dış ses) İçimde bir ateş yanıyor.

(Aziz dış ses) Garip bir huzur duyuyorum.

(Aziz dış ses) 'Elem neşrah leke sadrek'.

(Duygusal müzik)

(Aziz dış ses) Gece suskunu, mağarasından çıkan kelimelerim...

...Kehf ashâbının dudaklarında kilitli kalıyor.

(Aziz dış ses) Şimdi içimde bir ateş yanıyor.

(Aziz dış ses) Etrafımda tutuşabilecek ne varsa...

...her şey alev alıyor.

(Aziz dış ses) Burası bir çöl ve sadece ben varım.

(Aziz dış ses) Kumlar tutuşmuyor. Tam 40 gece yanıyorum.

(Aziz dış ses) İçimde sürekli olanın aksine...

...garip bir huzur duyuyorum.

(Aziz dış ses) 'Elem neşrah leke sadrek'.

(Duygusal müzik)

(Arama tonu)

(Arama tonu)

Of! Bir de sen gizem yap Emine.

Bir de seni merak edeyim artık ben. Açsana artık şunu ya!

(Telefon çalıyor)

Ay, Allah'ım aklımı oynayacağım.

Sır saklamak ne zormuş.

Altan ama ben sana ne diyeyim şimdi? Beni soktun bu işin içine!

Of! Açamam Feride. (Telefon çalıyor)

Arama artık beni, açamam arkadaşım.

Ben hiç yalan söyleyemiyorum ya.

(Arama tonu)

Herkes mi benim üstüme gelir anlamıyorum ki!

Hadi Emine, aç artık şunu.

(Telefon çalıyor)

Ay, ama Feride sen de ne kadar inatçı çıktın ya!

Ben sana yapacağımı biliyorum Altan!

Millet erkek arkadaşıyla romantik anılar falan paylaşır...

...bir de bizim paylaştıklarımıza bak, hastaneler, kurşunlar, silahlar falan.

Ama ben sana yapacağımı biliyorum Altan, dur sen!

(Gerilim müziği...)

(...)

Gel.

Oğlum.

(Gerilim müziği)

Hoş geldin.

Hişt! Ne işin var Tahsin'le?

Tamam, anlatacağım oğlum.

Kahvaltı ettin mi sen?

Anne ne kahvaltısı ya?

Bak ben dün gece delirdim, kafayı yedim, tokum.

Anlat istersen.

Anne!

Beni delirtme, ben de o adamları gebertmeyeyim.

-Anlat hadi. -Tamam, anlatacağım.

Baban inip çıkamaz.

Sen çık Can'ın odasına, gelip anlatacağım.

Ne anlatacağım acaba?

(Gerilim müziği)

Altan, sabah sabah neden bizi ayağa diktin?

Bu ne?

Birisi hastaneye getirmiş.

Sen çıktıktan sonra odayı temizlerken bulmuşlar.

(Altan) Kesin sizindir diye benim elime tutuşturdular.

Baktım senin kendine bakacak hâlin yok, ben de buraya getirdim.

Abdullah.

Bırak şimdi Abdullah'ı da şu ekmeği kes.

Altan, senin evlenmen lazım.

Neden iki işin ucundan tut deyince konuyu evliliğe bağlıyorsun sen?

Çünkü seni sürekli ev işi yaparken görüyorum.

Öyle mi?

Acaba diyorum bazen bir iki işe yardım etsen...

...o zaman bütün işleri benim yapmama gerek kalmaz.

Sana yardımcı alalım diyorum.

Ne yardımcısı ya?

Oğlum, ben sizin gibi değilim ki.

Evime gelecek yabancı birisi falan. Ben istemem öyle şey.

İşte ben de o yüzden evlenmen lazım diyorum.

Sen kendine bak.

Ben evleniyorum.

Evet, Nehir'le.

Evet.

Ne o, beğenemedin mi?

Kız holdingi ters düz edip işleri yoluna koydu. Daha ne?

İşte aynen bu yüzden ben de tırsıyorum.

Ben de.

Hadi kızım, elinizi çabuk tutun.

İnerler şimdi, kahvaltı hazır değil.

Allah Allah!

Sultan. Günaydın.

Portakal suyu var mı Gülten teyze?

Tabii var kızım, burada.

Gel.

-Az koy. -Tamam.

Afiyet olsun.

-Kahvaltıya kalmayacak mısın? -Hayır.

Hemen holdinge gitmem lazım.

-Gülten teyze. -Efendim?

Bugün eski kıyafetlerimin hepsini atıp...

...yerine annemin benim için seçtiklerini yerleştirmenizi istiyorum.

Onları atmadığını biliyorum. Öyle değil mi?

Evet, atmamıştık.

Güzel.

Ha.

Annemin takılarını da yerleştirin lütfen.

Tamam Sultan Hanım, bugün yaparım.

(Sultan) Güzel.

Günaydın kızım.

Sana kolay gelsin.

(Gerilim müziği)

Ne bekliyordun?

(Çatal bıçak sesleri)

(Boğazını temizliyor)

Kerem'i gördün mü?

Sabah erkenden çıktı, holdinge gitti.

Bir şey söyledi mi?

(Gerilim müziği)

Allah'ım bize yardım et ya Rabb'im.

Bize bir yol göster.

(Derin nefes veriyor)

Anlat bakayım nereden tanıyorsun Tahsin'i.

Nereden tanıyacağım oğlum?

Ablanın defile gecesinden.

-O gece sen-- -O gece ben Kerem'i vurdum, evet.

Ceylan yüzünden.

İşte tamam ben de o yüzden...

...o adamdan rica ettim bize yardım etmesini. Ne var bunda?

Nasıl yani? Sen rica ettin, o adam da öylece kabul etti.

Sonra da pek iyi anlaştığınız için görüştünüz öyle mi!

Tövbe estağfurullah.

Oğlum önce Feride şimdi de sen, siz beni ne sanıyorsunuz?

Anneciğim bak...

...bu işin sonu iyiye gitmeyecek, çok kötü olacak.

Anlat o yüzden, konuş.

Tahsin abi eskiden bu mahallede oturuyordu.

Nasıl ya?

Nasıl ya?

Oğlum anlat dedin, anlatıyorum işte.

Dinle.

Baban, Feride'nin öz annesi, Tahsin abi...

...Aneta ablanın kızı Alice, Necmi amcan, Salih, ben...

...hepimiz bu mahallenin çocuklarıydık.

Sonra hepimiz ayrı bir yerlere dağıldık işte, hayat.

Ben de yıllar sonra Tahsin abiyi görünce--

Abi deyip durma şu adama.

Aman tamam, neyse ne.

Tahsin'i görünce şaşırdım işte.

Bize yardım etmesi için geçmiş yılların hatırına...

...gittim rica ettim, ne var bunda?

Anneciğim bak...

...o adam öyle hatır gönüle yardım edebilecek türden bir adam değil.

Ha.

Sen bu adamı tanımamışsın.

Sen ne verdin bu adama?

Ay, ne vereceğim oğlum? Neyim var ki vereyim ben?

Anne beni aptal yerine koyma.

Beni aptal yerine koyma artık!

Tamam.

Babanın terzi dükkânının tapusunu şey ettim...

...verdim ona.

(Gerilim müziği)

Oğlum, dinle bak anacığını.

Epey para etti dükkân.

Bak biz sana bir dükkân falan açalım.

Kendi işinin patronu ol, ne dersin?

Ne dersin oğlum?

Sen, babamın gözü gibi...

...koruyup kolladığı dükkânı sattın mı?

-Sattım ama-- -Hem de yok pahasına!

Sen bana teşekkür edeceğine böyle davran.

Ben olmasaydım hâlâ hapishanedeydin ama.

Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Keşke beni orada bıraksaydın. Allah kahretsin.

Ne çabuk unuttun, anne paran var mı diye peşimden dolaştığın günleri.

Besle kargayı, oysun gözünü tabii!

Ah, ah!

Şunun deneyine de!

Einstein kesildi başıma. Evi yakacak!

(Müzik)

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Ay!

Aşk olsun Emine. İnsan açar, bari iyiyim deyip kapatır.

Açamam Feride, açamam.

Aa, meşgule attı!

Emine bari--

Emine?

(Feride) Emine!

Emine!

Emine.

(Araba uzaklaşıyor)

Aşk olsun Emine.

Şirkete geç kalacağım ama ben bunun peşini bırakmam.

-Kolay gelsin. -Teşekkür ederim.

Düz devam edebilir miyiz?

(Gerilim müziği)

Ay, aklım çıktı!

Ay.

Var mıydı ki o akıl çıktı?

Sen burada mıydın?

Ay!

Ben buradaydım da...

...senin, benim odamda ne işin var ben onu anlamadım.

Ay, şey, ben...

Merve biliyor musun...

...senin bu holdingde işe başlamana ben çok sevindim.

Ay, gerçekten mi?

Ay, gerçekten.

Merve, sen cümlenin başına ay koymadan konuşamıyor musun?

Ay, konuşurum tabii.

Var mı dedikodu?

Aa, olmaz mı?

(Hareketli müzik)

Nehir Hanım, Feride'yi şirketten göndermek için...

...çok güzel bir plan yapmış.

O çok zeki. Kıskanıyorum vallahi.

Bak sen.

Çok akıllıca.

Ne yapmış peki?

Sen Feride'nin en son hazırladığı koleksiyonu...

...sözleşme yapılan firmaya değil de İtalya'ya gönder.

Onlar da çok beğen, Feride'yi davet et.

Aa!

Çok akıllıca.

Ay, değil mi?

Ay, evet!

-Merve. -Efendim?

Bir tanem.

Ay.

Bebeğim.

Git bak bakayım ben toplantı odasında mıyım.

Ne?

Benim odamdan çık, çık.

Ha!

Tamam, görüşürüz o zaman.

Görüşürüz yani değil mi?

Tabii canım, ben hep o anı bekliyorum.

Tamam, görüşürüz o zaman.

Ay! Görüşürüz.

Görüşürüz Kerem Bey.

Ay.

(Nefes veriyor)

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği)

Fırat.

-Efendim? -(Kerem ses) Birazdan sana...

...seni nereden alacağımın mesajını atacağım.

O adrese gel tamam mı? Ay!

(Gerilim müziği)

Öncelikle babamın ve Hasibe'nin nereden tanıştığını öğrenmemiz lazım.

-Tamam, ben mahalledekilere-- -Evet.

(Aziz) Mahalledekileri bir soruştur bakalım.

Nehir'in ne yaptığını bilmiyorum ama işin içerisinde kesin babam da var.

Adım adım ilerle Altan.

Önce kimi soruşturacaksın?

Cevap versene.

Aziz, ben bittim, yandım ben kardeşim.

-Hakkını helal et. -Helal olsun.

Bu geliş hiç hayırlıya benzemiyor.

(Aziz) Kardeşim ne kadar hakkım varsa helal olsun.

Kaç kurtar diyececğim ama...

Eyvallah.

(Emine) Bana bakın, ikiniz de beni dinleyin!

Yok artık, daha neler.

Anlattın mı Altan?

Evet, anlattım.

(Altan) Ama sor bana bir kere neden anlattın diye.

Neden anlattın?

Evet, niye anlattım ben Emine Hanım?

Neyi anlattın?

Hafızamı kaybettiğimi.

İşte onu.

Ama artık onu da anlatmasaydın, ben seni öldürecektim Altan!

Ya, duydun mu?

Ama şimdi ben seni öldüreceğim Altan.

Hiç öyle bir şey olmayacak çünkü eğer bunu şimdi çözmezsek...

...Feride Hanım hepimizi öldürecek.

Yani ben her türlü ölüyüm.

-(Emine) Nasıl? Feride mi-- -Arkanıza bakın.

(Emine) Feride! Ne yapacağız?

Emine Hanım lütfen idare edin.

Çok önemli şeylerin peşine düştüm, çözmek zorundayım.

Bitireceğim sizi, bitireceğim.

Emine sen de mi?

(Müzik)

Konuşun.

(Müzik)

(Kapı vuruluyor)

Buyurun amirim.

Sait gel.

Yalçın Komiser'in üzerinde çalıştığı dosyayı istiyorum.

Yalçın Komiser'ime bir sorsaydık önce.

Rica etmedim Sait, getirmeni istedim.

Emredersiniz amirim.

(Gerilim müziği)

Böyle sır gibi neyi saklıyorsun acaba Yalçın?

Amirin odasında gizli gizli ne konuşuyorsunuz bir de ben öğreneyim.

(Kapı vuruluyor) (Kapı açıldı)

Buyurun amirim istediğiniz dosyalar.

Sağ olasın.

(Kapı kapandı)

(Gerilim müziği)

Aa!

Alice teyzenin oğlu bu.

Allah Allah!

Senin ne işin var burada acaba?

(Gerilim müziği)

(TV kadın ses) Ünlü savcı Kudret Özkan bu akşam adliye binasından çıktıktan...

...bir süre sonra silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti.

(TV kadın ses) Emniyet, konuyla ilgili bir açıklama yapmazken...

...Kudret Özkan uzun süredir devam eden kara para aklama davasında...

...uluslararası şirketleri en çok sıkıştıran isim olarak biliniyordu.

(TV kadın ses) Korkmazer Holding'in de isminin geçtiği bu dosya...

...henüz net bir açıklama yapıl--

Baba!

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

Tahsin Korkmazer.

Sizin burada ne işiniz var?

Aa, Nehir Hanım söylemedi mi?

Ben sizin sapığınızım ya, takip ediyordum sizi.

Haksız da sayılmazmış.

Evet haklı da benim en yakın arkadaşımla derin muhabbetlerinizi...

...nasıl açıklayacaksınız çok merak ediyorum.

Onu hatırlıyorsunuz herhâlde.

Kimi? Beni mi?

Emine sen sus...

...seninle sonra konuşacağız. Altan Bey sizinle de.

Aynen, o yüzden biz şimdi gidelim biz yavaştan.

(Aziz) Hanımefendi.

Nereye gidiyorsunuz?

-Kim, ben mi? -Yok, ben!

(Altan) Tabii ki de siz Feride Hanım.

Emine sen hanımefendi misin sanki? Hadi yürü.

Aa! Değil miyim Altan Bey?

Öylesin tabii. Ben öyle demek istemedim, biliyorsun.

Ne demek istediniz Altan Bey?

Ne demek istediniz acaba Altan Bey?

Ne demek istediniz Altan Bey?

Bu niye benim başıma patlıyor, hep niye ben batıyorum?

Sahi siz neden gelmiştiniz Feride Hanım?

Ben bunu bir kenara yazdım yalnız haberiniz olsun.

Emine.

Efendim Feride?

Cevap bekliyorum.

Tabii.

Evet Emine Hanım.

Evet Emine Hanım.

Gel Feride kuşum.

Oldu o zaman ben olanı biteni bir güzel anlatayım sana.

Yok gitme!

Gitme şimdi canım.

Bir saniye. Feride Hanım'la konuşuyorum şu anda.

Dinliyorum Emine.

(Emine) Evet--

Anlatma. Anlatamazsın şimdi.

-Neyi anlatamaz? -Neyi anlatmayacakmışım?

Çünkü sürpriz. Sürprizi bozacaksın.

(Hep bir ağızdan) Ne sürprizi?

Hay...

Evleneceğimizi.

Ne? Evlenecek misiniz?

(Bağırıyor) Evleniyor muyuz?

Bir dakika. Nasıl ya?

Peki neden bundan benim haberim yok Altan?

(Telefon çalıyor)

Affedersiniz, benim buna cevap vermem gerekiyor.

Bu arada mutluluklar.

(Emine) Aa!

(Hareketli müzik)

Ay!

Emine.

Emine iyi misin?

Hiç iyi değilim.

Günaydın Sultan Hanım. Gelebilir miyim?

Günaydın. Gelebilirsiniz tabii.

-Mali raporlar. -(Sultan) Öyle mi?

İnceleyip, onay vermeniz gerekiyor.

Tamam.

Önce bir bakalım.

(Sayfa çeviriyor)

Önce bir okuyalım.

(Sayfa çeviriyor)

Üstteki dosyalar son dört ayın yalnız onları Aziz Bey istemişti.

Hmm...

Güzel.

Ee...

(Sayfa çeviriyor)

Yalnız benim anlamadığım bazı yerler var Sultan Hanım.

Nedir mesela?

Şimdi burada girdilerle çıktıların tablosunu görüyoruz ya.

Evet.

Buradan da yıllık harcamalarla yatırım marjlarının karşılaştırılması, değil mi?

Evet.

Şimdi bunları böyle karşılaştırdığımız zaman...

...genelde hep tabloları en arkaya koyuyoruz yani koyuyorlar.

Bunları böyle sınıflandırdığımız zaman holding bünyesindeki şirketlerin...

...yatırım maliyetlerinin ne denli doğru ilerlediğini görebiliyoruz.

Anladım.

Evet.

(Ahmet) Ne, ne diyor?

(Tekin) Oğlum, adamın tamponu indirmişsin aşağı.

(Ahmet) Ne alakası var? Allah Allah.

-Hayda! -Kapalı.

Nasıl yani, bu saat oldu hâlâ açmamış mı Salih Baba?

Allah Allah.

Gerçekten de Allah Allah.

Sami dede selamünaleyküm.

Aleykümselam Ahmet.

Salih Baba bir yere mi gitti?

Vallahi sabah namazına gelmedi.

Çıkışta baktım dükkân da hâlâ kapalıydı.

Açmamış daha.

Alamet.

Lan birine mi bir şey oldu yoksa?

Abi dur sen de iyice germe adamı.

Belki Necmi abiye gitmiştir. Gel bir de oraya bakalım.

Doğru söylüyorsun. Hadi bir de kahveye bakalım.

-(Tekin) O adamın da tamponu... -(Ahmet) Tamponu ben kırmadım.

-(Tekin) Lan yürü git. -(Ahmet) Ne alakası var?

(Gerilim müziği)

(Müzik)

(Feride) Bir saniye, ben size dönüş yapacağım.

Ee...

Biraz bekler misiniz?

(Taksici) Madem paran yok neden binersin ki?

İnsanlık hâli canım, olamaz mı?

(Kapı açıldı)

Of!

(Kapı kapandı)

(Feride) Alo? Serpil, geldin mi sen?

(Gerilim müziği)

Devam et.

Siz mi ödediniz?

Evet.

(Duygusal müzik)

Alın. Benim kimsenin yardımına da anlayışına da ihtiyacım yok.

Demek gerçekten hatırlamıyorsun beni.

Ah Aziz, ah!

Hayatım, günaydın.

Günaydın Nehir. Bugün nasılsın bakalım?

İyiyim.

(Telefon çalıyor)

Abi, telefonun çalıyor.

(Gerilim müziği)

Abi...

...neresi burası?

(Gerilim müziği)

-Hoş geldiniz Aziz Bey. -Teşekkür ederim.

Dosyaları masaya bırakabilirsin.

Gerisini ben hallederim Serpilciğim. Sağ ol. Kahvemi buraya yollar mısın?

Tabii ki. Emredersiniz.

-Kahvemizi terasta içelim mi? -Olur.

-Serpil Hanım. -Buyurun.

Feride Hanım'a söyler misiniz, boş bir vaktinde yanıma gelsin.

Tabii.

Neden? Ne oldu ki?

Neden sordun hayatım? Hesap mı veriyorum?

Yok canım, ondan değil.

Siz neden hâlâ burada duruyorsunuz Serpil Hanım?

Görmemişin diyeceğim... Neyse, sabır Serpil.

Bana mı yoksa Feride'ye mi lazım sabır?

Serpil Hanım.

Feride Hanım gerçekten Aziz Bey'e saplantılı bir şekilde takıntılı mı?

-Nasıl yani? -Nehir Hanım söyledi de.

Yani acıdıkları için şirkette tutuyorlarmış.

İşinize bakın Damla Hanım. Tabii işiniz dedikodu peşinde koşmaksa bilelim.

Tamam.

Benden başka kimse ilgilenmiyor mu sizinle?

Seni de unutmuşlar.

Feride, yine başlamışsın çiçek sohbetlerine.

Evet.

-Kahve getireyim mi sana, ister misin? -Yok, yok. Teşekkür ederim.

(Müzik)

-Biraz sakar galiba. -Galiba.

Aziz Bey bir ara odasına çıkmanı söyledi.

Tamam.

-Kolay gelsin. -Teşekkürler.

-İyi çalışmalar. -Sağ ol.

Feride.

Anladığım doğru mu?

Geldiğinden beri söyle diye tutturdu.

Bizim seninle bir şey konuşmamız lazım.

Gel.

Neresi abi burası?

Burası benim yeni lunaparkım. Binsene atlıkarıncama.

Yeni ev. Eskisini sattım.

Burayı aldım.

Parasını da çatır çatır yiyorum.

Güzel. On numara mekân olmuş.

Biliyorum.

Anlar mısın?

Anlarım biraz.

Hadi...

...oynayalım o zaman.

(Kerem) Hayır, hayır.

(Kısık sesle) Bu toplarla oynamayacağız.

Başka toplarla oynayacağız.

Topla.

(Müzik...)

(...)

Bunlarla oynayacağız.

(Gerilim müziği...)

(...)

Oyuncaklarımı çok seviyorum.

Fırat.

Topla.

(Kerem) Diz.

(Gerilim müziği)

Onu bana yolla.

Fırat, oyun...

...bu topla başlar.

Fırat, bu top...

...oyunun tam ortasındadır.

Etrafı hep korumalıdır.

Mecburen oyunun içinde.

Mecbur birileri ona çarpacak.

Evet abi.

Hazır mısın?

Ortadaki top döner.

(Gerilim müziği)

Aa aa!

Bak, ne oldu.

Oyunu başlatan top Tahsin'e çarptı.

(Kerem) Tahsin ne oldu? Nehir'e çarptı.

Nehir'e çarpılınca, Nehir ne oldu?

Nehir kızdı. Nehir kızınca çok tehlikeli olur.

(Kerem) Nehir, kız bakayım.

(Kızma taklidi yapıyor)

Kızdı.

Nehir kızarsa, ecinni gibi musallat olur Feride'ye.

Feride'ye çarpar.

Aa!

'Frido'!

'Frido'! 'Frido' çukura düştü.

Gördün mü bak, 'Frido' çukurda.

Tahsin...

...ve...

...Fırat.

(Gerilim müziği)

Hop!

Fırat deliğe düşüyordu.

Fırat'ı deliğe düşmekten kim kurtardı?

Ben.

Ben kurtardım.

Anladın mı oyunu?

Kurşun asker, anladın mı?

Ne anladın, bana anlat.

'Quiz' yapacağım sana.

Anladım.

İçeriden çıktıktan sonra beni Tahsin Bey aradı.

Tahsin Bey. Evet.

Dedi ki, beni senin çıkarttığını bilsin işleri benim hallettiğimi söyleme, dedi.

(Kerem) Öyle mi?

Onun için çalışmamı, senin attığın her adımı da ona bildirmemi, söyledi.

(Kerem) Anladım.

(Fırat) Bir de...

Bir de ne?

Antikacı var ya Salih Baba’nın dükkânı, bizim mahalledeki.

Oradan bazı şeyler çalmamı istedi.

-Ne gibi? -Saat mi ne varmış.

Bir de bazı dosyalar varmış onun kasasında.

Çaldın?

Çalacağım.

Yapacak mısın?

Yapacağım.

Ben oyunu kurdum.

O aldığın belgeleri önce bana getireceksin.

Tahsin, bırak onun için çalıştığını düşünsün.

Sen de benimle ilgili bilgileri...

...ona götür ki şüphelenmesin.

Ben de o sırada...

...ne yapıyorum, biliyor musun?

Her zamanki gibi...

...hedefe kilitlenip...

(Gerilim müziği)

Kazandım!

Ben kazandım.

Anladın mı oyunu Fırat?

Anladım.

Anladıysan...

...bir dahaki sefere beraber oynarız.

Tek başına oynamanın en güzel tarafı ne, biliyor musun?

Hep ben kazanıyorum, hep ben kazanıyorum.

Hadi. Gidiyoruz.

Ben bu oyunda yokum. Yanlış top.

(Nehir) Toplantı öncesi bilgilendirmek için gelirim.

(Kapı kapandı)

(Arama tonu)

(Telefon çalıyor)

Efendim Aziz.

Nehir holdingle ilgili bir şeyler gizliyor. Evine girin Altan.

Her şeyi sakladığı bir kasası vardır Nehir'in evde, gerekirse patlatarak açın.

Ne olduğunu öğren.

Tamam.

Bir ev hırsızlığı yapmadığımız kalmıştı.

Of be Aziz!

Emine, sen de uzatma artık istersen. Özür dilerim. Hayır, yani...

...o an ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemedim.

Aziz de sen de ikiniz de bir anda beni ortaya attınız öyle.

Bakalım benden ne kadarını saklıyorsunuz Nehir Hanım.

(Gerilim müziği)

Şimdi Necmi abi de yok. Abdullah amca zaten Allah bilir nerede.

Abi, ne oluyor bunlara, ben iyice korkmaya başladım.

Bilmiyorum Ahmet ama öğreneceğiz.

Tekin.

Hayda! Al bir de buradan yak.

Yalnız toplum içinde kulaktan kulağa konuşulmaz, ayıp yani.

Abi, sen de yapma bunu bana.

Merak etme Ahmet.

Tamam, merak etmeyeyim de bu ne şimdi yani?

Mahalle mahalle değil Alacakaranlık Kuşağı yemin ediyorum.

Yazsam mı ben bunları?

(Ahmet) Hayda!

Gülten teyze, senin ne işin var burada?

Ahmet, çok şükür. Ee, Salih Bey'in dükkânı kapalı.

Evet, kapalı orası bugün.

Neyse. Aslında ben seni arıyorum.

Beni mi? Niye ki?

Sen gel şöyle, gel oğlum benimle.

-Ne oldu? -Dur, anlatacağım, gel.

Yurt dışındaki bir okuldan davet aldığını söyleyenler var.

Burs kazandığını söyleyenleri de duydum.

Ama Feride Hanım bu konu hakkında pek konuşmuyor.

Bırak konuşsunlar, bu fikre inansınlar.

Feride de inanacak, o da alışacak. Asıl dikkat etmemiz gereken kişi Kerem.

O bu işi bozmak için her şeyi yapacaktır. Sonuçta elindeki büyük bir koz.

Hadi söyle, iyi insan lafının üstüne geldi, değil mi?

Hep yapıyorum bunu, iyi insanım.

Damla Hanım, siz çıkabilirsiniz.

Çıkış bu taraftan.

Çok centilmenim.

Seninle bir şey konuşmak istiyorum Nehir.

Bu 'Frido'nun yurt dışı bağlantı işi senin işin değil, değil mi?

Tabii ki ben yaptım Kerem.

Nerede Feride'de bu yetenek ve 'network'?

(Taklidini yapıyor) 'Network'!

Bağlantı ağı desen havan sönüyor çünkü değil mi?

'Network'müş. Neyse, beni ilgilendirmiyor.

Ben beni ilgilendiren bir iş için buradayım.

Hazır giyimin başında ben varım.

Ve Feride benim elemanım.

Feride gidecek Kerem, başka yolu yok.

(Yılan taklidi yapıyor)

Kim söylüyor onu?

Hazır giyimin başında ben varım.

Feride hiçbir yere gitmiyor. Buna izin vermeyeceğim.

Her şey ayarlandı Kerem. Feride kendisi de kabul etti.

Yapabileceğin hiçbir şey yok.

Aa! Sözleşmesi öyle demiyor ama.

Onu bu şirkete öyle bir bağladım ki hiçbir yere gidemez.

İlk başta şirket izniyle gidecek.

Biz gönderdiğimiz için hiçbir sorun kalmayacak.

Şirket istemiyor ki sen istiyorsun.

Aa, aklıma bir şey geldi.

Şirket bu arada benim, gitmesi için tazminat ödemesi gerekiyor.

Ödeyemeyeceği için... Hop! 'Frido' kaldı.

Hoş bu arada...

...'Frido'da bir hâller var.

'Frido' pek bir rahat, değil mi?

Abimin onu hatırlamaması umurunda değilmiş gibi.

Gözden kaçan şeyler var.

(Yılan taklidi yapıyor)

'Yılans'.

Büyük düşün, geniş bak.

'Network'.

Büyük.

Çok büyük.

Risk alamam.

Sultan hiç iyi değil. Herkesi tek tek siliyor.

Biz artık ulaşamıyoruz.

Sanki sizin muhabbetiniz başka gibiydi oğlum.

Sen bizim köşke gelsen, biraz otursanız konuşsanız, kafası dağılır belki.

Tabii, ben gelirim. Gelirim de konuşurum da.

Ama Gülten teyze, bizim Sultan'la öyle birkaç defa mecburi muhabbetlerimiz oldu.

Aneta teyzenin kafası gitmişti ya hani.

Öyle, ortam muhabbetleri yani.

Ben de her ihtimalden çare arıyorum oğlum.

Tamam. Geleceğim.

Tamam. Şimdi ben sana yeni köşkün adresini vereceğim.

Sen oraya gelirsin.

Al bakalım. Biraz kafası dağılır belki.

Sultan biraz yumuşar.

Çok teşekkür ediyorum. Sağ ol.

(Duygusal müzik)

Bilemedim ki ben şimdi.

Ne yapacağım böyle, damdan düşer gibi merhaba Sultan, ben mi geldim diyeceğim?

Neyse?

Çok boğuluyorum o evde, nefes alamıyorum ben Feride.

Bir şey söyleyeceğim ama gülmeyeceksin.

Ne?

Kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş.

Ben de ne yapacağımı bilmiyorum. Gel bizde kal diyeceğim ama bizim ev de aynı.

-Teşekkür ederim. -Rica ederim.

Feride.

Nehir, abimle sözlenince, çalışanlarımızın odalarına dalmak gibi...

...bir alışkanlık mı geliştirdin acaba?

Kusura bakmayın, dalmışım.

Buyurun Nehir Hanım.

Şirketten ayrılışınla ilgili konuşalım.

Ne konuşacağız?

Biliyorsun sözleşmen var.

İmzaladığın sözleşmenin de tazminat maddesinin bağlayıcılığı var.

Ama ayağına gelen bu güzel fırsatı kaçırmaman için...

...o pürüzü ortadan kaldırabilirim.

Eğer gitmeye karar verirsen, tazminatın ödemesini ben sana yaparım.

Siz hâlâ niye benden korkuyorsunuz?

Aziz beni hatırlamıyor. Üstelik sözlendiniz.

Ben tehdit bile değilim sizin için.

Kesinlikle haklısın Feride.

Korkmuyorum.

Ama artık senin kendi yoluna bakman gerektiğini düşünüyorum.

Tıpkı Aziz'in kendi yoluna baktığı gibi.

Aziz kararını verdi. Artık bana ait.

Senin de gitme vaktin gelmedi mi artık?

Bilmem. Geldi mi?

Geç, seni bekliyor.

(Gerilim müziği...)

(...)

Tamam Tekin, gidebilirsin. Beni arabada bekle.

Ali, biz yolumuzu değiştirdik.

Ama yeminim var.

Çocuklarımı, karımı katledeni bulana kadar durmayacağım.

Ama Çakal... Çocuk nasıl senin yanında?

Senden istediğim bilgileri getir.

İpin ucunu sana kadar kovaladım. Bundan sonrasını da bulurum elbet.

Ama ben bulursam ne olacağını biliyorsun.

Ah be Emine!

Ne yapacağım ben seninle bilmiyorum.

Gülten abla.

Altan, oğlum.

-Hayırdır? Ne işiniz var burada? -Sultan için geldim.

-Sultan'a bir şey mi oldu? -Sorma oğlum.

Abla, böyle olmayacak.

Bin arabaya istersen, ben seni götüreyim istediğin yere.

Hem konuşuruz. Merak ettim şimdi.

Ama sana zahmet olacak oğlum.

Ne demek, ne zahmeti. Buyurun lütfen.

(Müzik)

Selamünaleyküm Abdullah Efendi.

Bismillahirrahmanirrahim.

(Müzik)

Evet abla, ne oldu?

(Gülten) Ahh ah!

Kusura bakma, bende de kafa mı kaldı.

Sanki her şey normalmiş gibi bir de ne oldu diye soruyorum.

Sultan'ın hâli hâl değil oğlum.

Biliyorum.

Ama elimizden de bir şey gelmiyor ki.

Bir tarafta Aziz, bir tarafta Sultan.

Sultan artık ne konuşuyor, ne dinliyor.

Anneciğinin ölümü onu paramparça etti.

Benim de suratıma bakmıyor, ne yapacağımı şaşırdım.

Aziz gelir belki bir şeyler düzelir dedim ama.

Aziz de aynı.

Annesinin ölümünü söyledik bir kelime bile etmedi.

Tek bir gözyaşı dökmedi.

Hatta yasını bile tutmadı.

Aziz annesine çok değer verirdi.

Araları biraz açıktı. Yani Aziz annesini biraz uzak tutardı ama...

...nihayetinde annesiydi. Kıyamazdı, biliyorum.

Altan, oğlum, biz ne yapacağız, nereye gideceğiz...

...kiminle konuşacağız, ben hiç bilemiyorum.

Gülten abla, Aziz'i sen de benim kadar iyi tanıyorsun.

Ama böyle dolduruyor kendini.

Biriktiriyor, sonra bu hep içine attığı...

...bütün bu tuttuğu duyguları...

...günün birinde--

Aman! Aman, Allah korusun. Ya Rabb'im Aziz bu...

...ne olacağı belli olmaz. Allah'ım...

Hasibe, bırak ben yapayım onu. Senin çok işin var.

Ben de çok yük oldum sana zaten.

Aneta abla, geldin mi?

Nereye gittim ki?

Üff! Gelmemiş.

İyi, tamam. Hadi gel. Otur şöyle.

Al bakalım.

Faik?

Hayırdır, nereye sen?

Dükkâna.

Dükkâna mı?

Dur, dur, dur! Dur! Dur, dur, dur!

Gel sen böyle bekle, ben seni götüreyim Faikciğim.

Gel, geç. Geç otur.

Ben hazırlanacağım.

Şimdi hazırlanıp geleceğim.

(Hasibe) Hadi bakalım Hasibe.

Şimdi ne yapacaksın?

Şimdi göreceksin artık Hanya'yı Konya'yı.

(Hasibe) Adama bir inme daha inmese bari.

Faik, ben hazırlanıp geliyorum.

(Kapı vuruluyor)

Gel.

Nehir Hanım.

Aziz Bey'e gidecek raporların listesi.

Önce siz görmek istemiştiniz.

Evet.

Son dört aydaki holdinge giren yatırım miktarıyla...

...şirketin mali harcama tablosunda bir tutarsızlık var.

Yatırımcı şirket rakamlarında spekülasyon yapılmış gibi duruyor.

Ya yatırım marjları değiştirilmiş ya da muhasebe hatası.

(Enes) Yani detaylı olarak incelerseniz göreceksiniz.

Gelen finans desteği harcamalardan çok görünüyor.

Ama harcamaların tamamı gösterilmemiş.

Tamam, anladım.

Ben ilgileneceğim. Sen çıkabilirsin.

(Arama tonu)

Tahsin amca, çok acil bir durum var.

(Nehir ses) Raporlarda mali dengesizlik çıktı.

Kim raporlandırdı bu işlemleri?

(Nehir ses) Aziz istemişti.

Ben aslında giden raporları kontrol etmek istedim ama...

...Tahsin amca bunu düzeltmemiz lazım.

Aziz'in öğrenmemesi için her şeyi yap Nehir.

(Tahsin ses) Aziz bu farklılıkları hiçbir zaman bilmemeli.

Hatta sen onları imha et.

Ben halledeceğim.

(Gerilim müziği)

Ali, hayırdır?

Ne bu hâlin böyle?

Çakal, beni buldu.

Çakal mı?

Necmi mi?

Çakal'ı hafife alma Tahsin.

Yıllardan beri ailesinin yasını tutuyor.

Bu âlemden çekildi ama vermiş olduğu sözü tutacaktır o.

Yani ailesinin bir gün muhakkak intikamını alacak.

Bu nasıl olur? Yıllardan beri biz Çakal'dan haber almadık.

Nereden buldu? Nasıl olur bu iş?

Sen de kendine dikkat et Tahsin.

Bu işlerin yenilir yutulur tarafı kalmadı. Kaç sene sonra bile.

Demek ki hâlâ güçlü bağlantıları var bu adamın.

Allah kahretsin!

Şu saatte belgelerden de bir türlü haber çıkmadı.

En azından saati bulsaydık, bazı şeyleri kökten halledebilirdik.

Allah kahretsin!

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

(Arama tonu)

Şu saatten haberin yok mu hâlâ?

(Erkek ses) Altan denen adamın evini alt üst ettik ama oradan bir şey çıkmadı.

(Erkek ses) Biliyorsunuz zaten.

Bir defada bilmediğim bir şey söyleyin bana be!

Anlaşıldı siz bu işi yapamayacaksınız. Beceremeyeceksiniz.

Yok bir haber değil mi?

Kahretsin!

Bizim bu saati mutlaka bulmamız lazım.

Abdullah amca.

Sen bana bu saati Aziz'e geri vermem için mi verdin?

De...

...bu saat sana nasıl geri geldi?

Of! Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.

Gel Faik.

Dur, yavaş. Dur kapıyı kapatayım, dur.

Hıh.

Gel Faik.

(Gerilim müziği)

Dikkat Faik.

Aman ayağına dikkat.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

İyiyim Abdullah Efendi, iyiyim.

Bugün elimde can veren bir sübyanın ölüm yıldönümü.

Bu yüzden biraz dalgınız, hüzünlüyüz.

(Müzik...)

(...)

Demek onların da zamanı geldi.

Eyvallah.

(Müzik...)

(...)

(...)

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Şey Faik...

...ben Aneta ablayı daha fazla yalnız bırakmayayım.

Tamam mı?

Hadi.

(Telefon çalıyor)

Yine ne var Hasibe?

Bir şey yapmamışsın dükkâna.

Yapmadım, sen de yapmayacaksın.

(Tahsin ses) Dükkânın sadece mülkü bende.

Bırak kocan istediği gibi çalışsın orada.

Sen yeter ki çeneni sıkı tut.

Allah Allah!

Aman!

Bana ne be?

Hasibe bacım, patron selam söyledi.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor) Gel!

Beni çağırmışsınız.

Evet.

Nehir Hanım hakkınızda bir şeyler anlattı da.

Doğruluğunu sizden duyup anlamak istedim.

Nehir Hanım size ne söyledi bilmiyorum.

Ama bana söylerseniz size doğru olup olmadığını söylerim Aziz Bey.

Ben bunda gülünecek bir şey görmüyorum Aziz.

Bey.

Bir şey mi oldu hayatım?

Yok.

Feride Hanım'la sohbet ediyorduk.

Onu daha yakından tanımaya çalışıyorum da.

Neden?

Neyse canım.

Feride Hanım, Merve Hanım size bakıyordu aşağıda.

Tamam.

(Müzik)

Akşam diyorum, şöyle ailecek, hep beraber yemek yiyelim.

Harika olur.

Hem...

...şu bizim düğünün tarihini konuşuruz.

Tamam. O zaman ben hemen rezervasyon yaptırayım.

Gülten ablayı arayıp haber vereceğim.

Şöyle evde güzel bir sofra kursun.

(Aziz) Hep beraber ailecek güzel yemek yiyelim.

Hem o eve gelin geleceksin.

Ne gerek var restorana?

Olur. Seninle olduktan sonra.

Sen neden gelmiştin?

Sana bakmak için.

Hım.

Ama benimle böyle ilgilenirsen...

...ben çok çabuk şımarırım.

(Müzik)

Allah'ım bize yardım et. Sultan'ıma yardım et.

Of!

Hah! Kızım, eksik listesini çıkardın mı?

Çıkardıysan, ver çocuklara alsınlar. Hadi.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor) Ah!

Aziz, oğlum.

-(Aziz ses) Gülten abla. -Hah.

Elinde ne iş varsa bırak hemen.

Hayırdır inşallah Aziz? Korkutma beni ne olur.

Korkacak bir şey yok.

Akşam diyorum, hep beraber şöyle güzel bir yemek yiyelim, ailecek.

Çok iyi düşünmüşsün oğlum. Ben hemen başlıyorum hazırlıklara.

Tamam, Nehir de katılacak.

Gülten abla, Nehir de artık bu ailenin bir parçası.

Tamam oğlum.

Tamam.

Allah Allah!

Ne severdi bunlar?

(Gerilim müziği)

Alayım ablacığım.

Üç kuruş para aldık.

Ablacığım, bu para denen meret olduğu yerde değer kazanıyor işte.

Sen de aylardır oyalıyorsun bizi, hâliyle biz de faiz işlettik.

Biraz sevinelim dedik.

Üç kuruş paraya kaldık gene.

Ah Hasibe ah! Kadersiz Hasibe!

Girin.

Sultan Hanım, gelebilir miyim?

Abi, gel tabii.

Çok işin varsa sanırım.

Çok.

Hiçbir şey anlamıyorum. Öğrenmem lazım.

Neden buradasın Sultan?

Öyle olmak zorundaydı.

(Sultan) Siz hepiniz bir taraflarda yatıyordunuz.

Hem annem öyle olmasını isterdi.

Başka bir şey konuşabilir miyiz abi?

Ben konuşmak istemiyorum.

Her şeyden ve herkesten köşe bucak kaçıyorsun Sultan.

(Aziz) Nereye kadar?

Tamam.

Zorlamayacağım.

Akşam hep beraber evde yemek yiyelim diyorum. Aile yemeği.

Ailecek derken?

(Aziz) Sen, ben...

...babam...

...Kerem...

...Nehir.

-Nehir? -Evet.

Nehir ne çabuk aileden oldu abiciğim?

Kırma beni.

Peki.

Harika.

O çok sevgili çekirdek aile yemeğimize katılacağım.

(Müzik)

(Gerilim müziği)

Ya şu kız.

Aziz'in peşine bilinçli bir şekilde mi düştü acaba?

Yoksa...

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Efendim oğlum?

Baba, akşam eve vakitlice gelirsen sevinirim.

(Aziz ses) Hep birlikte aile yemeği yiyelim istiyorum.

Gülten abla hazırlık yapıyor.

Ha, tabii ki oğlum, tabii ki. Çok güzel düşünmüşsün.

Tamam.

Aziz'in bu son dönemleri hatırlamaması...

...başımıza gelen en güzel şey galiba.

Akşam muhteşem sahne performanslarınızı tek tek izleyeceğim.

Hepinizin.

(Müzik)

("Bir Derdim Bin Dert Oldu Güçlendim Yine Yok Oldum" çalıyor)

"Vaktine aldırmadan geçer hayat, aklına yaz"

"Aksine tartışmadan alıp gider zaman anlatır aslını"

"Ne yapsam, yine az"

"Oynatır aklımı"

"Yap diye durur geçer zaman aldırmadan, aklına yaz"

"Sonları başları, topla hesapları"

"Oynatır aklımı"

"Olmasın olmasın"

"Bir derdim bin dert oldu"

"Güçlendim yine yok oldum"

"Bir derdim bin dert oldu"

"Güçlendim yine yok oldum"

Sıfırdan başlamak.

Hepinize tek tek sıra gelecek.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

Hayırdır Abdullah amca, sen niye geldin buraya kadar?

(Gerilim müziği)

Ver onu bana, ben gideceği yere ulaştırırım.

Allah sabredenlerle beraberdir.

Allah sabredenlerle beraberdir.

Âmin.

Vay, vay! Benim amcam gelmiş.

Benim amcam.

Hani benim babam. Arabaya yürüyelim.

Hani benim canım.

Deli deliyi dakikada bulurmuş.

Aşk olsun Nehir. Deli değil özellikli, özellikli!

Canım.

-Sultan nerede? -Çıktı biraz evvel.

Hadi gidelim.

Hadi akşam yemekte görüşürüz, aile!

Aile. Bunlar aile.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Aa ah! O ne Feride Hanım?

Sizi ilgilendiren bir şey değil Damla Hanım.

Hadi gel, bu akşam bizim çocuklarla eğlenelim biraz.

İşim gücüm var Merve, sen git.

Ay iyi tamam!

Bunca şeye rağmen hâlâ seni kurtarmaya çalışıyorum Aziz.

Bakalım daha ne kadar devam edeceksin bu oyuna?

Ama ben sana yapacağımı bilirim.

Sabır Feride.

Sabır.

İyi akşamlar baba.

-Hoş geldin Aziz. -Hoş bulduk.

-Hoş geldiniz. -Merhaba.

Nasıl oturalım?

Gel böyle.

Gel, gel, gel.

Gülten abla...

...aile yemeği dedik.

Sen de bu ailedensin, lütfen bir servis daha ekler misin?

Hatta iki servis. Bir misafirimiz daha var.

(Kerem) İki bir, iki bir. Güzel.

Biz geldik.

Gel Kerem, hoş geldiniz.

(Gerilim müziği)

Yeni kankam.

(Kerem) Kaç kız!

(Gerilim müziği...)

(...)

Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim.

Malum uzun süreden sonra ilk defa bir araya gelebildik.

Asıl biz sana teşekkür ederiz abi.

(Gerilim müziği)

Gülten abla, sana ayrıca teşekkür ederim.

Hem bu güzel sofrayı kurdun bize, hem de her zaman yanımızda oldun.

Ben de bir şey diyeceğim abi.

Tabii Kerem.

Uzun bir konuşma olacak.

Annemi buldum.

(Gerilim müziği)

Herkese çok selamı var.

Baba, özellikle sana.

Çok selam söyle, dedi.

(Gerilim müziği)

Buldum. Bak, görüyorsun değil mi...

...nasıl da kardeşini tanıyor?

(Kerem) Şaka yaptım ya! İnandınız değil mi?

İnanma inanma! Şaka!

Oh de, rahatla.

Oğlum, bu akşamın başka bir özelliği var mı? Yoksa--

(Aziz) Var tabii. Düğün tarihine karar verelim istedim, hep birlikte.

Daha fazla beklemek istemiyoruz.

Abi...

...neden evlilik için bu kadar acele ediyorsunuz ki?

Yani daha iyileşmedin sen.

Sultancığım, sizin ailenizin de güzel şeyler yaşaması gerekmiyor mu artık?

Çok zor zamanlar geçirdiniz.

(Gerilim müziği)

Evet kızım, sen bizim en güzel günlerimizde...

...sıkıntılı günlerimizde yanımızda bulundun. Çok yardımcı oldun.

Sağ ol, teşekkür ederiz.

Şimdi sen düşündün ki...

...bu apar topar olan söz ve evlilik hepimizi iyileştirecek.

Senin sayende biz aile olacağız.

Amacın ne senin?

Sultan! Tamam, yeter artık!

Nehir, ailemiz ve holdingimiz için çok değerli.

Son birkaç ay içinde yaptıklarını düşün istersen, ha?

İşte, neden yapıyor onu?

Ben bunu çok merak ediyorum baba.

O kibar, nazik, hepimizi iyiliklere ve...

...hediyelere boğan Nehir'in altındaki gerçek Nehir ne istiyor?

Abimi.

-Sadece abimi. -(Tahsin) Sultan, tamam!

Bu geceyi daha da zorlaştırma istersen, ha?

Sultancığım, babam haklı.

(Aziz) Sakin ol lütfen.

Herkes bir aradayken lütfen beni biraz aydınlatın.

(Aziz) Malum, son bir yılı kesinlikle hatırlamıyorum.

Dört ay önceki bu defiledeki olaylar...

...sonra ailemizde yaşanan tatsız mevzular yüzünden...

...şirketin piyasadaki değerleri bayağı dibe vurmuş durumda.

(Aziz) Yatırımcılar için güvensiz bir tabloyla karşı karşıya kalmışız.

Sağ olsun Nehir bu krizi bertaraf etmek için elinden geleni yapmış ki...

...çok da başarılı olmuş.

Sanırım bunda babamın da bir katkısı var. Öyle değil mi baba?

Ama geri dönebilmek için daha agresif bir girişime ihtiyacımız var.

Öyle değil mi? Diyorum ki...

...Kore'deki inşaat projesine hız verip...

...bitiş tarihini öne çekebilmek için yeni bir kaynak bulsak.

Ben böyle bir şeye ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum Aziz.

Yani şirketin borsadaki seyri stabil olduğu için...

...zaten ek kaynak bulmamız da zorlaşacaktır.

Doğru söylüyorsun.

Ama belki...

...şirketin acil durumlar için kenara ayırdığı kaynağı kullanabiliriz.

Ne dersin?

Öyle değil mi baba?

Sence yönetim kurulu buna onay verir mi?

Ben ek kaynakları daha hayati durumlarda...

...kullanabilmemiz gerektiğini düşünüyorum Aziz.

Nehirciğim...

...bundan daha hayati bir durum var mı?

Ben halledeceğim. Sen merak etme.

Hım.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Aa, pardon.

Siz devam edin. Afiyet olsun.

Babacığım daha doğru dürüst bir şey yemedin.

Yedin mi yoksa?

Tamam.

İlk fırsatta alın, bana da haber verin.

Hasibe, Sevim'in getirdiği kutular, albümüm nerede?

Odada her yerde aradım ama bulamadım.

Senin odana bıraktım onları ben.

Kim bilir nereye koydun unuttun gene.

Ama heyheylerin gelince de bana söyleniyorsun.

Torunumun, Alice'imin fotoğrafları vardı.

Çok özledim Alice'imi.

Bari fotoğrafına bakarım.

Hasibe!

Ben nereden bileyim Faik nerede olduğunu?

Allah bilir nereye koyduğunu.

O zaman Alice'e götür beni.

Yüzünü göreyim.

Hadi. Hadi Hasibe.

Aneta abla gece gece nereye gidiyorsun? Saçmalama!

Hey ya Rabb'im! Bir tane de akıllısı denk gelmez mi bana?

Alice'imi göreceğim.

Özlemiştir beni. Çok özledim onu.

-(Aneta) Önce sahile bakalım. -(Hasibe) Ay!

-Feride. -Hayırdır ne oldu? Ne bu hâliniz?

Önce sahile gidelim.

Bir gören olmuştur elbet Alice'imi.

Alır buraya getiririz.

Gece gece nereye gidecek?

Aneta teyzeciğim, bak şimdi hava çok karardı.

Yarın sabah gitsek olmaz mı?

Olmaz!

Gece gece nereye gidecek?

(Aneta) Alır getiririz onu buraya.

Özlemiştir beni.

Bende Alice'in numarası var.

Ben onu ararım gelir. Olur mu?

(Feride) Hadi sen otur.

Hadi otur. Gel.

Arayacağım ben onu şimdi. Hadi.

-(Hasibe) Hadi. -Tamam mı?

Ay... Canım burnumda zaten.

Bir de bunun hayalet kızıyla uğraş dur.

(Hasibe) Tövbe tövbe!

(Telefon çalıyor)

Efendim Feride?

Ee, Sultan iyi akşamlar. Gece gece rahatsız ediyorum ama...

...Aneta teyze--

Ne oldu Aneta teyzeme?

Yok yok hayır. Bir şey olmadı da...

...Alice'i özlemiş. Alice diye tutturdu. Sakinleştiremiyoruz biz de.

Belki sen gelirsen...

Ben şu an mümkün değil gelemem.

İnan yani ben başka türlü olsa Aneta teyzemi yalnız bırakmazdım.

Kusura bakma.

Tamam, anladım.

İyi akşamlar.

(Aneta) Hah! Hatırladım burada bir yere koymuştum.

Burada olacaktı kutular, fotoğraflar.

Aneta abla sabah bakarız onlara.

Neredeyse ver şu albümü de sakinleşsin.

Aa! Ben nereden bileyim canım nerede olduğunu?

Ev ev gibi mi? Yolgeçen hanı. Giren çıkan belli değil.

Neyin nereye konduğunu ben nereden bileceğim?

Ettiğin söz mü senin?

Ver de kadın sakinleşsin. Sabaha kadar durmayacak yoksa.

(Hasibe) Aa! Yeter artık ama!

Hepiniz vicdanınızı rahatlatacaksınız diye ben ortamdan çatlayacağım yani.

Çok istiyorsan kendin ilgilen bul albümünü.

Ben nereden bulacağım canım?

Aa! Başka derdim yok sanki benim!

İki lokma yemek yiyeceğim şurada.

Tamam, uzatma sen de artık.

Aneta teyzeciğim hadi gel.

Şimdi biz aşağıya gidelim.

Odana bakalım. Buluruz belki, tamam mı? Beraber ararız.

-Aşağıda? -(Feride) Evet.

-Odamda yok. -(Feride) Ha?

-Aşağıya. Aşağıya buradan Aneta teyze. -Ha buradan. Gel kızım.

-Gel. Dikkat et. -(Aneta) Of! Neredeydi?

(Feride) Tamam. Hadi.

Baba, Tekin'i açık ettik bugün.

Beklediğimiz bir şeydi zaten.

Bunca yıldır sakladım ama pek emin de değilim.

İçim rahat değil baba.

Kalbini ferah tut Çakal fani.

Olanda hayır vardır elbet.

Bekleyip göreceğiz.

Baba çayları koyayım mı?

Olur Ahmet'im. Doldur güzel çocuk.

Ha bir de nikâhtan önce...

...birlikte bir anlaşma yapalım.

Ne anlaşması?

Ben avukatlarla konuştum.

(Aziz) Hatta senin avukatına da ilettiler.

(Aziz) Sen de oku.

Detayları tekrar konuşalım.

Detaylar, detaylar, detaylar.

(Kerem) Nehir'in en sevdiği ve uzman olduğu konular.

Öyle değil mi?

Ama şimdi bir ev kurarken, bir yuva kurarken de...

...detaylara bu kadar takılmamak gerekiyor.

Büyük resme bakmak gerekiyor.

Öyle değil mi babacığım?

(Gerilim müziği)

Ne dedim ben şimdi?

Neden keskin keskin bakıyorsun?

Kesin bir şey söylemeye çalışıyor.

Hazır giyimde neler oluyor?

(Aziz) Biraz da senin şirketinin durumundan bahsedelim.

Duyduğum kadarıyla tasarımcın işinden ayrılıyormuş.

Yok yok.

Yanlış bilgi.

(Kerem) Her şey çok iyi gidiyor.

Hem tazminatımı ödemeden bir yere gidemez 'ellam'.

O durum halloldu Keremciğim.

Ve de tazminatını ödemeyi kabul etti.

Nasıl yani?

Bugün ben konuştum Sultancığım tamam, dedi.

(Nehir) Tecrübe onun için çok önemliymiş.

(Nehir) Artık kendi yoluna bakması gerektiğini düşünmüş.

Akıllı kızmış.

(Salih) Hadi bismillah.

Çevirelim bakalım çarkıfeleği.

Baba niye dönmüyor ya bu?

(Müzik)

Allah Allah!

Yola giremedik mi hâlâ?

Hadi bismillah.

(Müzik)

Dört.

Hava.

Gökyüzü.

(Salih) Başka bir nüshada sema da denir.

Bu adımda...

...yeryüzü kula dar gelir.

Gördüğü şiddet yüzünden havalanıp uçmak ister.

(Salih) Ama acizliğini görüp anlar.

Bu da kişiyi nefrete...

...o da acizliğe sevk eder der üstat.

Ama biz yine...

...bildiğimiz yerden anlamaya çalışalım.

Gökyüzü bizim nazarımızdan...

...yani insan algısından bakıldığında sonsuzluktur.

Kişi kendi, kendi içinde sıkışıp kaldığında...

...yeryüzü dar gelir.

Cevaplanmamış, cevaplansa da kalbi tatmin olmamışsa insan...

...işte o zaman kendi içinde sıkışıp kalır.

İşte o zaman sonsuzluğa uçmak ister.

Ama başaramayınca...

...kendi aklının, kendi kendinin...

...nefsinin hapishanesine düşer.

Biz buna kendi aciz düşüncemizle sıkıntı diyelim.

Ruh, Allah'ın nurundan bir parçadır.

Bedenlerimiz ise onu sınırlar ve belirli bir kalıba sokar.

Sözlerimizin iddiasında değiliz elbet.

Ama yine Allah'a sığınarak...

...aslında o vakit uçmak isteyen...

...sıkışan ve daralan ruhumuz diyebilir miyiz?

Ve kalplerimiz de ruhlarımız da...

...Allah'ı anmakla tatmin olur.

Hazreti Mevlana bunu çok güzel dile getirir.

Der ki...

..."Gözün açıkken...

...içine bir sıkıntı çöküyorsa...

...üzüntüden perişan oluyorsan...

...bil ki gönül gözün kapalıdır.

Gönül gözünü aç ki gamdan, elemden kurtulasın.

Çektiğin sıkıntıyı, ızdırabı...

...gönül gözünün ikisinin de kapalı olduğundan bil.

Çünkü gönül gözü kıyasa sığmaz, sonsuzluğu aramaktadır.

O sonsuz olan gönül gözünün iki nurundan mahrum kalmak da...

...seni perişan etmektedir.

Kendine gel ve onları koru."

Ve başka bir beyitte şöyle devam eder.

'Abudullah' amca, hadi biz gidelim.

Bu yemek beni darlamaya başladı.

Biraz gezeriz.

Ben arabayı hazırlıyorum.

Neden Keremciğim?

Nehirciğim daha sonra devam ederiz.

(Nehir) Tamam.

O zaman ellerinize sağlık Gülten teyzeciğim.

Ben seni bırakırım kızım.

Tamamdır.

-Yarın şirkette konuşuruz. -Tamam.

(Sultan) Çok güzel bir yemekti abi.

Abdullah amca, benim için bu masadaki en güzel şey...

...senin bu akşam burada olmandı.

(Müzik)

Hakkını helal et.

Bir şeyleri...

Eğri yoldan doğru yere varılmaz.

(Müzik...)

(...)

Feride.

Feride.

(Feride) Efendim Aziz.

Kol düğmelerimi bulamıyorum.

Hangi kol düğmeleri?

Bugün takacağım kol düğmeleri.

Nereye koydun?

Çekmeceye.

(Salih dış ses) "Daracık bir gönülle nefes alamaz hâle gelmiyor musun?

Sen vaktinin Yusuf'usun.

Gökyüzünün güneşisin.

Şu dar bedenden karanlık dar zindandan çık...

...güzel yüzünü göster."

(Müzik)

Bugünlük bu kadar yeter mi güzel çocuklar?

Eyvallah baba.

Allah razı olsun baba.

Allah sizlerden razı olsun.

Dinleyen olmazsa anlatanın ne kıymeti var, öyle değil mi?

(Müzik...)

(...)

(...)

Necmi, biraz konuşalım.

Aneta teyzem, hadi biraz sakinleş ne olur.

(Telefon çalıyor)

-(Kerem ses) Alo? -Efendim Kerem Bey.

Feride Hanım, anneannem nasıl? Ne oluyor?

Bilmiyorum. Sakinleştiremiyoruz.

Önce Alice, sonra albüm diye tutturdu.

Ah anneanne ah!

(Kerem) Aklın nerede kim bilir?

Tamam, ben yaklaştım tamam.

Tamam.

Dur bakayım.

Bittim ben ya.

Aneta teyze.

Bak hadi torunun geliyor. Hadi hazırlanalım ha?

(Feride) Kerem Bey almaya geliyor Aneta teyzeyi.

İyi.

Madem anneannesi niye yanına alıp bakmıyor?

Ben bakıcı mıyım?

Umarım beni affedersin Feride.

Çok teşekkür ederim Tahsin babacığım.

Ha, Nehir kızım.

Yarın bana bir ara uğra, seninle konuşmamız lazım.

Kesinlikle.

Araban buradaydı, değil mi?

Evet, evet. Şuraya bıraktırttım oradan alacağım.

İyi geceler.

Anneannem.

Hadi gel.

Anneanne.

Araba bir süre daha burada kalacak.

(Kerem) Vale hizmetiniz var mı?

Anahtar üstünde.

İstiyorsan bir tur at. 1000 beygir.

Şiştim.

Vallahi şiştim.

(Telefon çalıyor)

(Feride ses) Emine.

Efendim Feride.

Sana geleceğim ben.

Tamam canım, ben de marketten çıktım eve doğru geçiyordum zaten.

Dur ya da parkta buluşalım.

Açık hava biraz iyi gelir bana.

Tamam o zaman ben de parka geçiyorum şimdi.

Tamam, çantamı alıp geleceğim ben de birazdan.

Bakalım kameram çalışıyor mu?

Çalıyorsa bu yıl bilim ödülünü alırım ben.

Babam da sevinir hem.

Allah be! Çalışıyor.

Bu ne ya?

Az yürüyelim oğlum.

Yürüyelim anneanne.

Bu yolun sonu muydu, yoksa...

Anlamadım. Ne dedin?

Ee...

Tuğlalı bir evden dönünce...

...yüksekçe bir bina idi.

Anneanne.

Bana bak bakayım.

Biz nereyi arıyoruz, ha?

Senin eskiden yaşadığın ev mi?

Kızınla yaşadığın ev mi? Onu mu arıyoruz?

Bu yokuşun...

Bana bak.

Bir sakin ol.

Hangi sokakta?

Sokağın adını hatırlıyor musun?

Sokağın adı? Caddenin küçüğü.

Kime diyorsun. Kafa sütlaç.

Bu yokuşun sonu muydu, yoksa...

(Kerem) Anneanne.

(Kerem) Ne arıyoruz?

Büyükçe bir bina, kiremitli.

Bul bula...

Kız, dede mi yaptın sen kendine?

Yürü yürü ben nasıl olsa arkandayım.

Millet arkamda dayım var der bu torunum var diyor.

Çok pis azar işiteceğim biliyorum.

Ne oluyor?

-Feride? -(Feride) Ne oluyor?

(Feride) Ne yapıyorsunuz? Bırakın!

(Feride) Ah! Bırak...

Yardım edin!

(Emine) Feride?

Durun! Ne yapıyorsunuz?

(Emine) Durun!

Ah Feride ah!

Seni hiçbir şekilde riske edemem.

Aziz de Kerem'le gitmene engel olacaktır.

(Nehir) Biz onu çok apar topar çağırdık.

Görüşmesiydi, işe alımıydı derken her şey birkaç gün içinde oldu.

Biz de böyle bir yeteneği kaçırmak istemedik tabii.

Hem şirkette biraz kriz durumu vardı.

Biraz fazla çalıştırmak durumunda kaldık kendisini.

Evet.

Çok çalıştırdınız kızımı.

Bazı geceler eve gelmedi Faik.

(Nehir) Ya, evet.

Gelemedi, değil mi?

Neyse ki biz emeğini karşılıksız bırakmayacağız.

Siz hiç merak etmeyin.

Eh, öyle olması lazım tabii.

Oradan olmazsa buradan.

Seni bitireceğim Feride!

Seni öyle bir yakalamalıyım ki...

...gitmekten başka çaren kalmamalı.

Ama bana seni içeriden bitirecek bir malzeme lazım.

Defolup gideceksin!

(Telefon çalıyor)

-Alo? -Alo?

Hasibe teyzeciğim merhaba, ben Nehir.

(Nehir ses) Eğer müsaitseniz sizi ziyaret etmek istiyorum.

Bu arada Faik amcayı duydum.

Ama biz de ancak kafamızı kaldırabildik dertlerimizden.

(Nehir ses) Kusura bakmayın lütfen.

Olur mu hiç öyle şey?

Tabii güzel kızım.

(Hasibe ses) Beklerim. Yalnız Faik amcan uyudu.

Biz şöyle karşılıklı otururuz. Bekliyorum hemen.

Aa, öyle mi?

Tamam o zaman ben geleyim sizi alayım biraz dolaşalım.

Hem sizin de havanız değişmiş olur.

Tamam güzel kızım.

Ne zaman gelirsin?

Ben yakınlardayım. Gelince sizi ararım inersiniz, tamam mı?

Tabii tabii. Tabii güzel kızım.

Görüşürüz.

Ay! Bu da!

Kimsiniz lan siz?

Anneanne bir adres defteri bir şey yok mu?

Kime diyorum ya! Nereyi arıyoruz biz?

Anneanne biz nereyi arıyoruz?

Evimiz oğlum, evimiz.

(Müzik)

Alice.

Kızım.

(Müzik)

Allah bir kapıyı kapar öbür kapıyı açar.

(Müzik)

(Nehir) Daha rahat bir yerde konuşalım mı?

Tabii tabii. Rahat rahat.

Hadi bakalım.

(Müzik)

Hasibe Hanım...

...sizinle açık konuşacağım.

Çünkü oyun oynamaktan çok sıkıldım ve buna vaktim yok.

Feride öz kızınız değilmiş.

Ceylan bana anlatmıştı aranızda geçen husumeti.

Feride'yi hiç sevmiyorum.

Anlamıştım zaten.

Sanırım sizinle aynı dilden konuşmaya başlayacak...

...ve çok iyi dost olacağız.

Bilmem.

Ne konuşacağımıza bağlı güzel kızım.

Sen para istiyorsun...

...ben de Feride'den kurtulmak.

Nasıl konu?

Harika.

(Müzik)

Bırakın! Ya...

Bırak! Bıraksanıza!

Ya... Of!

Kimsiniz siz?

(Müzik)

(Müzik...)

(...)

Baba?

(Gerilim müziği)

(Müzik...)

(...)

(...)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve işaret dilini...

...kapsayan eşerişimi A23 Medya tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Argüç

Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Hatice Başpınar - Miliza Koçak...

...Nuray Ünal - Özgür Deniz Türk - Tugay Çiftci

İşaret Dili Çevirmeni: Berrak Fırat

Son Kontroller: Zerrin Çınar- Dolunay Ünal - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.