Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Günaydın sevgili dinleyiciler.
Sabah saat 6.30 ve size Logos'tan,
96.1 Trafik Radyosundan sesleniyoruz.
Size şehir trafiğindeki son durumu aktaracağız.
Bizden ayrılmayın.
Bugün yepyeni bir gün
Bu, Tanrı'nın işi
Ayağa kalk dostum, zaman seni beklemez
Çaba göstermeden sonuç alacağını sanma
Çalışmak onurludur
Lastma Trafik İdaresinin verdiği bilgiye göre
Iyana Iworo'dan başlayıp Adeniki ve Victorial Island'a kadar trafik açık.
Victorial Island'dan Iyana Iworo'ya dönüşte de
Opic'e kadar hiçbir yolda trafik yok.
Mirasına bel bağlayıp Kötülüğe teslim olanları unutma
SALLAUM DENİZ TAŞIMACILIĞI LAGOS
Çabala!
Çabala! İşinde çaba göster dostum
Çabalayarak başaracağız
Başarı çok çalışanlara gelir
Başarı çok çalışmakla perçinlenir
Çabalayarak başaracağız
Başarı çok çalışanlara gelir
Başarı çok çalışmakla perçinlenir
Eline geçen fırsatı değerlendir
Trafik İdaresi yetkililerin bildirdiğine göre...
...eyalet dâhilindeki trafik çok hafif ve kontrollü.
Umarım Kent Edunjobi'nin parçalarının tadını çıkarıyorsunuzdur.
Bizden ayrılmayın.
Tembel ruhlar yemek bulamaz
Tembel ruh açlıktan ölür
İnsanın tembelliği Çalıştığında ortaya çıkar
Hakkaniyetli ol
Ailen zengin olabilir
Mirasına bel bağlayıp
Kötülüğe teslim olanları unutma
Onlara bel bağlarsan Bil ki kötülüğe teslim olursun
Çabala! İşinde çaba göster dostum
Çabalayarak başaracağız
Başarı çok çalışanlara gelir
Başarı çok çalışmakla perçinlenir
Çaba göstermeden
Sonuç alacağını sanma
Tembele yemek yok
Tembel olan Bedava yemek için her şeyi yapar
Sana sesleniyorum dostum Çalışmaya başla
Eline geçen fırsatı değerlendir
Çabalayarak başaracağız
Bay Ogidan.
Sözünüzü tuttunuz.
-Nasılsınız? -Tanrı sizi korusun.
Çok şükür.
Kamoru!
Salak mısın sen?
Bana nasıl saygısızlık edersin?
Arkadaşız falan mı sanıyorsun?
Onu sen söyleyeceksin.
Ustam somun anahtarını geri istiyor.
Goril kılıklı seni.
Anahtarı dün verdim ya.
Aptal mısın sen? 12 numara anahtarı diyorum.
Krikoyla beynini kaldırmışlar senin.
12 numarayı geri verdim, diyorum.
Vermedin. 14 numarayı verdin.
Ustam ödünç aldığın 12 numaralı anahtarı istiyor.
Ağzından köpek gibi salya akıyor resmen.
Bütün anahtarlarınızı dün getirdim.
Dertlerinle günümü mahvetme.
Bak. Geciktirmeden bugün getir. Seni uyarıyorum.
Çarpık bacaklı cüce seni.
Getirmezsen görürüz bakalım kimin bacakları daha çarpıkmış.
Aptal herif.
Bak bu iyiydi.
Çok şükür mutluyum.
Ponmile! Gel buraya.
Merhaba genç adam!
Yorubaca bilmiyor mu?
Sana diyor oğlum. Selam versene.
Günaydın efendim.
Sorumlu bir çocuk işte böyle davranır.
Yorubaca bilmiyorsun sandım ama biliyormuşsun.
Sorumlu bir çocuk, büyüklerinin selamına saygıyla karşılık verir.
Şimdi çök ve beni uygun şekilde selamla.
Sorumlu bir çocuk işte böyle yapar.
Sağ ol.
O hâlde seninle kalıyor. Git çantanı al bakalım.
Çocuklarımıza değerlerimizi öğretmeliyiz.
Evde eğitim veremiyoruz. Ona hep öğretiyorum.
Verdiğim para nerede?
Bak şimdi. Annen yanına yemek vermiş.
Burada yesin istemiyor.
Bay Ogidan, buraya yemek getirmese de
aç kalmazdı, merak etmeyin.
Zamanla alışır.
Sorun yok.
-Sağ olun Reis. Ben kaçayım. -Siz sağ olun.
Artık buradasın. Reis'ten ayrılma.
Gel bakalım. Sağ olun.
Ogidan.
Tamam efendim. Sağ olun.
Ponle!
Ben seslendiğimde cevap vereceksin.
Bütün bu gördüğün alanın reisi benim.
Burada son sözü hep ben söylerim!
Hey, Kamoru! Kamoru.
Gel.
-Reis. -Kalk.
Kamoru. Ustan nerede?
Birazdan gelir.
Bak, bu Ponle.
Bugün çıraklığa başlıyor.
Onu ustana götüreceksin.
Gelince Ajentina'ya söyle, yanıma uğrasın.
Ponle!
Kamoru ile git.
Ben sonra gelip sana bakarım. Bir süre sizin dükkânda olacak.
Taofeek Abi.
-Kamoru. -Çocuk üstünü değiştirecekmiş.
Kamoru, ne zırvalıyorsun sen?
Şimdi de dükkânımı giyinme odasına mı çevireceksin?
Hadi git. Zaten görmediğimiz bir şey yok, neyi saklıyorsun anlamadım ya.
Nereden çıktı bu çocuk?
Çırakmış.
Yalan.
Buraya getirme de...
Nedenmiş?
Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyemem.
Sabah deli arkadaşın Dert Değil'i
Fatai Ana'nın kantininden fasulye almaya yolladım,
hâlâ ortada yok.
Taofeek Abi, öğle yemeğini fazla kaçırma,
Goke'nin özgürlük töreni var.
Sağ ol, öğlen bir şey yemem.
Sadece biraz fasulye yerim.
Taofeek Abi! Amala yemeyecek misin?
Hadi oradan!
Bir dürümden fazlasını yemem.
Simi Ana'nın amalasına doyum olmaz ama.
-Tamirci çırağına da bak. -Nereden bulmuştun bunu sen?
Olacak şey değil.
-Daha neler göreceğiz. -Hadi gidelim.
Görüşürüz Taofeek Abi.
Arkadaşın Dert Değil'i görürsen
yemeğimi geciktirirse canına okuyacağımı söyle.
Max Air.
Uçağı gördün mü?
Bütün uçakların şirketlerini ve kaçta indiklerini bilirim.
Yaklaşık 15 dakika sonra falan Arik gelecek...
...ardından da yarım saat sonra falan Dana Air gelecek.
Akşamları uluslararası uçaklar gelir.
Air France gibi.
Ama Air France'den önce KLM gelecek.
En son akşam altıya doğru Air France gelecek.
Neden bu kadar alçaklar?
Bak sen. Konuşuyormuş da...
İnişe geçtikleri için alçalıyorlar.
Havaalanı yakınlarda.
Anlayacağın, burası çok büyük bir yer.
Burada ne ararsan bulursun.
Şurayı görüyor musun?
O tarafta lastik tamircileri var.
Anladın mı?
Şu diğer tarafta elektrikçileri ve döşemecileri göreceksin.
Anladın mı?
Şu diğer alanda da fren ve debriyaj ustaları var.
Şu geçtiğimiz yerde de boyacılar vardı.
Anladın mı?
Simi Ana ile Fatia Ana'nın kantinleri işte orada.
Evet, şimdi eğitimli, deneyimli...
...ve becerikli tamirciler,
diğer tamircilere ilham verenler dersen...
...ben çıraklığımı orada yapıyorum, ustam Ajentina'nın yanında.
Arjantin.
Adamın adının ağırlığı var.
Dünya Kupası'nda Arjantin'i mi tuttu?
Ustam futboldan hiç anlamaz.
Ajentina, "aje"nin uzun hâli.
Aje... Büyücülük mü yani?
Ustam, tamircilerin büyücüsü.
O yüzden ona Ajentina diyoruz!
Bak, saat daha erken.
Fatai Ana'nın kantinine gidip kuru fasulye yemem lazım.
Ben tokum.
Sorun değil.
Ben yerken beni izlersin.
Fatai Ana, fasulye takviyesi yap.
Ekmeğin taze mi?
Sen önce bir önündekini bitir de, olmaz mı?
Obama! Ne demeye getiriyorsun?
Dünya Kupası'nı Fransa'nın kazandığı malum.
Çok konuşmasınlar! Herkes lafını bilsin lütfen.
Ne saçmalıyorsun sen?
Nasıl "Fransa kazandı." dersin?
Sahada kaç tane beyaz futbolcu gördün takımlarında, ha?
Üçü geçmez.
Bak şimdi.
Şunu söylemeye çalışıyorum...
Dünya Kupası'nda Fransızları siyahlar temsil etti.
Şimdi söyle bakalım... söyle...
-...kupayı kim kazandı? -Fransa.
Resmen üstünden cehalet akıyor.
Dert Değil, Taofeek Abi seni arıyor.
Tevfik Abi mi?
Avare herif, ustanın sabah siparişleri çoktan soğudu.
Durun. Herkes bir dursun.
Obama doğru bir noktaya değindi.
Dünya Kupası'nda Fransa'yı temsil eden oyunculara bakarsak...
...çoğu siyahtı.
O açıdan bakarsak Dünya Kupası'nı Afrika kazandı.
Bak şu Ibadan'lıya, neler yumurtluyor.
-Hiç mantıklı değil. -Ama öyle.
Saçmalık. Bütün siyah oyuncular Fransız'dı.
Afrikalı değil, Fransız.
Fransız mı? Nasıl olur?
Seni bilgilendireyim.
Mbappe, Kamerunlu.
Pogba, Gineli.
Dembele, Senegalli.
Kimpembe, Kongolu.
Kante, Malili.
Tolisso, Togolu.
Böyle saymaya devam edebilirim.
Obama, lütfen dur. Bekle biraz.
Sana şunu söyleyeyim.
Tüm bu oyuncular sadece Afrika asıllı.
Fransa'da doğup büyümüşler.
O yüzden Fransızlar.
Adelabu!
Adelabu, kafan hiç çalışmıyor.
Ağzına çift egzoz takılmış gibi bir öyle bir böyle atıp tutuyorsun.
Bir bakıyorum benden yanasın. Bir bakıyorum ondan.
Derdin ne senin?
Obama Abi, sen haklısın.
Sağ ol ya! Vur yumruğunu oğlum.
Neden ona Obama diyorlar?
Obama başkanken kaçak yollarla Amerika'ya girdi,
Trump gelince sınır dışı edildi.
Nerede doğup nerede büyümüş olurlarsa olsunlar,
o oyuncular Afrikalı.
Fransız oyuncular siyahiydi.
Dünya Kupası'nı Afrika kazandı. İşte o kadar.
Dünya Kupası bitti. İngiltere ligini kimin kazanacağını konuşalım.
Gereksiz konuşmaya bayılıyorsunuz.
Cevap çok kolay. Chelsea kazanacak.
-Yürü Chelsea. -Chelsea!
Bu köyün derdi ne?
O zaman söyle bakalım...
...Chelsea, ligi kazanmak için
transfer döneminde kaç imza attırdı?
-Mevcut oyuncuları ne olacak? -Boş ver onları!
Oyuna gelme. Bunlara kanma!
-Man City kazanacak. -Man City kazanamaz.
Sakin olun!
Cahil cahil konuşmayın!
Hepinizin derdi yabancı lig, yabancı lig.
Asıl Nijerya ligine baksanıza!
Vatansever olun! Ülkenizi sevin! Oturmuş yabancı ligleri tartışıyorsunuz.
Bunu sen mi söylüyorsun Obama?
Gurbette tabak yıkamak için Nijerya'dan tüyen adam.
Sen mi söylüyorsun?
Aptal mısın sen? Aptal mısın?
Aptal mısın sen? Aptal mısın?
Alt tarafı bir gün yurt dışında kaldı, sanırsın yabancı.
Hepiniz cahilsiniz.
Amerika'dan asla vize alamazsınız! Asla alamazsınız!
Beni korkuttun. Ne arıyorsun burada?
Ne işin var burada?
Kayıp mı oldun?
Nereden geldin, nereye gidersin?
Seni bir yerden tanıyorum sanki.
Sen de mi?
Kamoru'yla beraberdim.
Kamoru mu?
Ona Kamoru dediğini duymasın.
Kamoru öyle şeylere çok önem verir.
Simisola!
Tanrım, beni annemden koru.
12 yaşına basacağım.
Ben de başımı belaya sokacağım.
Simisola!
Geliyorum anne!
Tabii ya, kesin geliyorsundur.
Zaten oraya vardığında Kamoru'yu bir kâse fasulyeye yumulmuş bulursun.
Kaybolmamaya çalış. Geliyorum anne.
Arik.
Aferin.
Annem bugün veresiye verme, dedi.
Ver hadi, hepsini içebilecek misin?
Sevdiğim şekilde karıştır.
Dokunma bana.
Böyle yapma ama şimdi.
İyice karıştır. Sırtım ağrıyor, karıştıramıyorum.
Lütfen acele et. Ona ayrıca verirsin.
İyicene karıştır.
Bugün karımı korkutmak istiyorum.
Sağa çevir.
Tamam dur.
Sola çevir.
Geri çevir.
Dur!
Sen Ponmile'sin.
Reis senden bahsetti.
Madem buraya...
...tamirci çırağı olmaya geldin, en önemli şey...
...her şeyi çok dikkatlice öğrenmen.
Anlamadığın bir şey olursa...
...gelip bana sor. Sana anlatırım.
Anlaşıldı mı?
Bunlar üstlerin.
-Tiri. -Evet.
Bu, Ponmile.
Ponmile, bunlar senin üstlerin.
Anlaşıldı mı? Onlara saygı göstereceksin.
Sana eğitim verecekler. Anladın mı?
Onlara saygı göster ki çabucak öğrenebilesin.
-Kamoru! -Usta.
Şu Mazda'ya bak.
Yağ haznesini sök.
Lapido'daki Emeka'ya götür.
Ona bu tip yağ haznesi istediğimi söyle.
Tamam usta.
-Tiri. -Söyle usta.
Sen de Ponle ile bu Mercedes'in tekerlerini sök.
İşiniz bitince de motor yağını boşaltın.
Bana verdiği şu işi halledeyim.
Ponmile.
Ponmile!
-Cevap ver! Evet, de. -Evet.
Evet! Güzel. Sağ ol, sağ ol.
Hey be!
Mercedes-Benz bu.
Bu araba var ya...
Dünyadaki bütün arabalar arasında en güçlüsü bu araba.
Acayip güçlü!
Sana yeni bir bilgi.
Dünyanın bütün araba markaları arasında...
...Benz kadar hızlı araba yoktur.
Şeytan gibi kaçar.
Ponmile!
Şuradan birkaç büyük kaya al...
...ve arabanın arka tekerlerine yerleştir.
Yanlarına da koy. Sonra yanıma gel.
Ben cıvataları gevşeteyim, sonra arabayı beraber kaldırırız.
Kim sıkmış bunu ya?
Başım belada.
Açıldı.
Ponmile!
Hiç teker değiştirdin mi?
Hayır ama lastik tamircilerini izlemiştim.
Peki, o zaman bunu kesin öğreneceksin burada.
Öğreneceklerin arasında o da var.
Cıvataları sökmeyi bitirdiğim anda krikoyla arabayı kaldırırız.
Mercedes-Benz en hızlı araba değil.
Pardon?
Ne dedin sen?
Benz. Benz'den hızlı çok araba var.
Delirmişsin sen.
Hiç beyin yok sende, sıfır.
Bence cahilsin sen. Bilmediğin şeyler hakkında konuşma.
Benz'den hızlı araba olduğunu nereden duydun?
Cahil kalmışsın sen, ben sana öğretirim.
Bugatti.
Butaggi de ne?
En hızlı araba.
En hızlı arabaymış.
Benden iyi mi bileceksin? Kaç yıllık tamirciyim, haberin var mı?
Test etmediğim araba kalmadı.
Öyle çok araba kullandım ki Benz'in en hızlısı olduğunu biliyorum.
Sen daha teker bile değiştiremiyorsun.
Butaggi, Benz'den daha hızlıymış. Butaggi'ymiş.
Şu cıvataları gevşeteyim de arabayı kaldıralım.
İşte oldu.
Bu iş böyle yapılmaz.
Nasıl?
Arabayı kaldırmadan cıvataları tamamen gevşetmemen gerekiyor.
Yani diyorsun ki arabayı kaldırmadan cıvataları tamamen...
...gevşetmemem gerek.
Emin misin?
Seni deniyordum.
Neyse ki kafan çalışıyor.
Bilmezsin sandım. Seni deniyordum.
Tanrı seni kurtardı.
Güzel.
Ponmile!
Gel bakalım Butaggi Bey.
Madem yapmayı biliyorsun...
...cıvataları takıp yerine oturt bakalım.
Anladın mı?
Ben gidip diğer tarafı gevşeteyim. Sen de bunları yerine tak.
Akıllı çocuksun. Çevir bakalım.
İyice oturt yerine.
Bunu görüyor musun?
Buna burç denir.
Direksiyondan aksa giden kolları birleştirir.
İnsandaki karşılığı diz kapağıdır.
Arabanın diz kapağıdır.
Bir arabanın parçaları insan vücudunun parçalarına benzer.
Görebildiğiniz gibi bu burcun işi bitmiş.
Değiştirmek gerek.
Tiri. Al şunu.
Usta, işi bitmiş bir burç ile araba kullanılsa ne olur?
Bitik burç ile araba kullanmak. Güzel soru.
Diz kapağını söksem... yürüyebilir misin?
Aynen öyle.
Araba da böyle çalışır.
Bir arabanın parçaları insan vücudunun parçalarına benzer.
Tiri, dur.
Benim barakaya git.
Bize dün getirdikleri az kullanılmış burç kutusunu getir.
Şuna bak.
Motor, yağ kullanır.
Yağı işte buraya dökersin.
Ponmile!
Dikkatini ver.
Şuna bak.
Bu, arabanın motoru.
Yağ kullanır.
Yağ olmadan araba çalışmaz.
Aynı miden gibi işler.
İnsanlar da boş mideyle hayatta kalamaz.
Araba da aynen bu şekilde çalışır.
Araba, yakıt olmadan çalışmaz.
Bu, radyatör.
Radyatörün içine... su dökmen gerekir.
Boğaz görevi görür.
Boğazın ne işe yarıyorsa radyatör de o işlevi görür.
Bu, yağ çubuğu.
Arabanın içinde kalan...
...yağın seviyesini belirlemede kullanılır.
Şuna bak.
Buna filtre denir.
Filtre.
Filtre... insan vücudundaki...
...böbreklerdir, denebilir.
Böbrekler, insanın sistemindeki bütün pisliği emerek
bu pisliğin insana zarar vermesini engeller.
Araba parçalarıyla insan vücudu parçalarının...
...eşleştiğini gördün mü şimdi?
İşte aynen öyle.
Onları sık sık kontrole götürsek arabalarımız daha iyi durumda olur.
Biz insanların da kontrol amaçlı olarak...
...sık sık doktora gitmemiz gerekir.
Çıraklığa adım attın.
Cıvatanın bütün tırnaklarındaki pisliği temizlediğinden emin ol.
Duydum.
Yoksa sıkıca yerine...
-Duydum dedim! -Ne?
Lafına dikkat et.
Bu işte üstün olduğumu bilmiyor musun?
Ne zamandır bu işi yapıyorum, biliyor musun?
Altı yıldır!
Altı yıl mı?
İnsanlar üniversitede bile o kadar okumuyor.
Burada öğrendiklerini üniversitede öğrenebilir misin?
"Makine mühendisliği" diye bir bölüm var üniversitede.
Makine mühendisliği mi?
Duymuştum onu.
O bölümde okuyanlara ne oluyor, biliyor musun?
Takım elbise kravatla bir ofise tıkılıyorlar.
Ampul değiştirmek için bile birine danışmaları gerekiyor.
Nijerya'nın hiçbir yerinde...
...ustam kadar arabadan anlayan yoktur.
Bir gün biri buraya Amerika'dan bir araba getirdi.
Yurt dışında eğitim görmüş bir makine mühendisi.
Amerika'da artık umudu kestikleri eski bir arabaymış.
Adam da kurtarmak için arabayı alıp Nijerya'ya getirmiş.
Ajentina arabayla bir gün uğraştı ve onu onardı.
Arabayı işte öyle çalıştırdı.
O araba son iki yıldır Nijerya yollarında
sorunsuz gitmekte. Makine mühendisliğiymiş...
İki yıl daha çıraklıkla makine mühendisi olurum.
Air Peace.
Sırada Aero var.
12 numara anahtarı ver.
Yok ki.
Ne demek, yok? Bir daha bak.
Yine yok.
Ah Pasaklı!
Sen temizliğe devam et. Geliyorum.
Anahtarı Pasaklı çalmıştır.
Oğlum.
-Ustan Ajentine nerede? -Şeye gitti...
Sen kimsin bakayım?
Ponmile!
Ne işin var burada?
O üstündeki ne?
Kim verdi sana o tulumu?
Kaçırıldın mı?
Ne işin var burada?
Babam getirdi beni.
Baban mı getirdi?
Tamam, sorun yok. Bekle bakayım.
Anneni arayacağım. Seni eve götüreceğim.
Senin gibi ufak bir çocuğun burada ne işi var?
Ajoke.
Hiç mi hiç iyi değilim. Hiç değilim.
Çocuğunun nerede olduğundan haberin var mı?
Ne işi var burada?
Ajoke, sana kocanın mantıklı davranmadığını söylemiştim.
Madem deli değil, ne diye el kadar çocuğu çıraklık yapsın diye
tamircilerin arasına bıraksın?
Sizin gibi zengin insanlar
yazın çocuklarını yurt dışına çıkarır.
Ne dedin?
Ne dedin?
Şimdi anladım. Tamam tamam, oldu.
Peki, sonra konuşuruz.
Pardon!
Üşümüyorsun ya?
Bir şeyler yedin mi?
Aç değilsin ya?
Yanında para var mı? Var mı?
Sana ne yaparlarsa yapsınlar dişini sık, tamam mı?
Maalesef senin için elimden bir şey gelmez.
Paranı iyice sakla ve kimseye kaptırma.
-Anladın mı? -Nasıl yardımcı olabiliriz hanımefendi?
Ustan Ajentina nerede?
Şurada bir arabaya bakıyor.
Git çağır! Akümün sürekli bittiğini söyle ona.
Bizim işimiz değil o. Elektrikçi bakar.
Sana soran oldu mu?
Madem o kadar çok şey biliyorsun, neden hâlâ buradasın?
Ponmile, görüşürüz canım.
Anahtarı Pasaklı çalmış, o yüzden ben de geri çaldım!
Alt tarafı bir anahtar ya.
Alt tarafı mı? Bu, alt tarafı bir anahtar değil.
12 numara anahtar, tamircilerin en çok kullandığı anahtardır.
İstediğin oto sanayiye git...
...tamircilerin hepsinde 12 numara anahtar görürsün.
Gel bana bir el at.
Aero.
Tam vaktinde. Şimdi Imo gelecek.
Hadi gel bana yardım et.
Belli ki buraya öğrenmeye gelmemişsin.
Hoşlandın mı?
Buradaki bütün çıraklar Simi'den hoşlanır.
Özellikle de Obama.
Başkan Trump'ın Amerika'dan sepetlediği adam mı?
Evet.
Başka birinin Simi ile ilgilendiğini görürse...
...adamın üstüne kazara yarı motor düşmesini sağlar.
Sence atıyor muyum?
Sence şuna ne oldu?
Otunba!
Beynin iyice sulanmış senin.
Kamoru.
Ananın başına gelmeyen kalmasın.
Otunba, neden anneme sövüyorsun?
Anan orospu.
Otunba, neden anneme orospu diyorsun?
Çünkü benden para istedi.
Otunba!
Bir şey satın aldığında parasını vermen gerekmiyor mu?
Gitmem gerek. Rashidi beni bekliyor.
Valinin arabasını hâlâ onaramadın mı?
O araba çalışacak.
Gördün mü?
Otunba eskiden fren ve debriyaj konusunda en iyi çıraklardan biriydi.
Sonra Simi'ye sarkmaya başladı.
Obama da kazara kafasına yarı motor düşmesini sağladı.
O yüzden dikkatli ol.
Imo.
Merak etme, zamanla öğrenirsin.
Gel yardım et.
Amma sağlammış.
Pense.
İngiliz anahtarı.
12 numara.
12 numara anahtar.
-Kim verdi bunu bana? -Ponle.
Tiri!
Tam bir aptalsın.
12 numara anahtar mı bu?
Tam 12 numarayı veriyordum...
Al şunu.
Koca aptal.
Buyur usta.
-Onu da ben vermiştim size. -Cahil salak.
Ona rehberlik etmen gerekmiyor mu senin? Ponle'ye?
Çocuk çok inatçı.
-Dükkândan Kamoru'yu çağır bana. -Tamam.
IYA SIMI YEMEK KANTİNİ
Çok sağ ol Simi.
Amala yemez misin?
Amala mı?
Hamburger yemeyi tercih eder o.
Amala yerim.
-Kaç tane? -Üç dürüm ver ona.
Yok, dört olsun.
Bitiremediğini ben yerim.
İki olsun lütfen.
Yanında çorbayla mı ayrı mı?
Çorbayla.
-Et mi balık mı? -İki et.
Hadi diyelim ki bir şekilde sana evet, dedi.
Ne yapacaksın kızla?
Hiç bir kızla beraber oldun mu? Hiç...
Anlamıyor musun?
Kamoru!
Çocuğa kötü şeyler öğreteyim deme.
Eninde sonunda öğrenecek nasılsa.
Açık su mu, şişe su mu?
Şişe su.
Ponmile!
Çatal istesene.
Eminim hiç ellerinle yemek yememişsindir.
Hamam böceğinin kıçına kaçmış senin aklın.
Ne malum ellerini kullanmadığı?
Benden şüphen mi var?
Sana yalan borcum mu var?
Asla elleriyle yememiştir.
Şuna baksana. Daha sabah bana yalan söyledi.
Söylemedin mi?
Mercedes-Benz'den daha güçlü ve hızlı bir araba varmış güya.
Adı da şeymiş...
Neymiş adı?
Butaggi.
Bugatti olacak.
Üstünden cehalet akıyor.
Şu hâline bak. El kadar çocuktan ders alıyorsun.
Demek ömrün boyunca Bugatti'yi hiç duymadın.
Olur da yetkin tamirciler toplantıya çağrılırsa...
...sen de mi gideceksin?
Aptal herif!
Ben daha Amerika'dayken...
...her gün neredeyse 30 Bugatti görürdüm.
Gerçekten bak.
Dur bakalım.
Madem... Butaggi'nin en pahalı araba olduğunu iddia ediyorsun,
G serisinden daha da pahalı demektir, değil mi?
Tam bir cahilsin!
Tek bir Bugatti'nin parasına altı G seri alınır.
-Altı mı? -Evet!
Tam tamına altı!
Bir, iki, üç, dört, beş, altı... Tam tamına altı.
Peki Obama.
Sana şunu sorayım.
Bu bahsettiğin Butaggi...
...madem ki altı G serisi alabiliyor...
...o hâlde bir milyon dolar değerinde demektir.
Aynen öyle!
Sonunda çaktın.
Bir milyon naira değil, bir milyon dolar mı?
Şimdi anladın.
Yemek istiyorum.
Köyden çıkıp doğruca sanayiye geldiğin iyice belli oldu.
-Amala. -Tamam, otur.
Kaç dürüm?
On!
Sen on tane yersen bize kalmaz.
Otunba, her zamanki gibi dört tane vereceğim.
Dört iyidir.
Evlenelim Simi.
Ben zaten eşinim ya Otunba.
Peki, söylemek istediğim bir şey var.
Birisi bizim dükkâna gelip 12 numara anahtarımızı çalmış.
O kişiyi şu an çok açık ve net sekilde uyarıyorum.
Anahtarı geri getirsin.
Anahtarı geri getirsin, yoksa tanrılar şahidim olsun ki
o kişinin başına çok kötü şeyler gelecek.
Pasaklı! Ne yapıyorsun?
Yemek yiyoruz burada, neden lanet okuyorsun?
Ben diyeceğimi dedim.
Anahtarımı geri getirsinler.
Simi, üç dürüm amala lütfen.
Et mi, balık mı?
Hiçbiri!
Amala dolsun mideme, et ya da balık değil.
Düş önüme!
-Derdin ne senin? -Lütfen anne.
Düş önüme!
Aptal kız, onun bunun çocuğu.
Yürü!
Buranın işçileri nerede?
Burada çalışanlar nerede?
Buranın işçileri nerede?
Çıkın ortaya!
-Iya Mulika, ne oldu? -Rahat bırak beni.
Iya Mulika.
-Lütfen rahat bırak beni. -Sakin ol.
Bana sakin ol, deme.
Kim yaptıysa söyle!
-Sorun nedir? -Teşekkür ederim.
Mulika son üç gündür çok ağır uyuyor ve hapşırıyor.
Hasta mısın diyorum, bir şeyi olmadığını söylüyor.
Her yediğini kusup uyumaya başlıyor.
Hamile misin diye sorduğumda hep inkâr edip durdu.
Ben de hastaneye götürüp test ettirdim.
Sonuçlarını da daha şimdi aldım.
Sorun bakalım kimdenmiş çünkü Mulika hamile.
Söyle bize kimle yattın da hamile kaldın.
Konuş! Konuşsan iyi edersin.
Ne oldu, dilin mi tutuldu?
Anneme aldırmayın, öldürür onu.
Seni hamile bırakanı öldüreceğim.
Burada mı o şu anda?
Ne olduğunu anlat bana sen.
Anlatmaya gerek yok. Duyun beni.
Bana tamircilerden biri olduğunu söyledi bile.
Kim olduğunu göstersin yeter.
Göster bana kim olduğunu.
Seni hamile bırakanı göster bana!
Simi Ana, bana garanti vermesi lazım.
Göster bana. Aptallık etme.
Sana sözüm olsun, annen onu öldürmeyecek.
Sen söyle bana, bu tamirciler arasından hangisi seni hamile bıraktı.
Ben mi? Ben olamam. Olamaz.
Dert Değil yaptı.
Seni işe yolladığımda ondan gelmiyordun.
Gidip bu kızla işi pişiriyordun.
Yeter millet.
Biraz sakin olalım.
Bu konuda sizi uyarmıştım.
Burada mal satan herkesi
çocuklarına göz kulak olmaları konusunda uyarmıştım.
Tek derdiniz benim burada yaptıklarımın altını oymak.
Dinleyin şimdi beni.
-Bu kız kaç yaşında? -16 yaşında.
16 yaşında bir kız nasıl hamile kalır, bir düşünsene.
Bu kızın hayatını mahveden sensin.
-Kıza satış yaptırarak mı? -Evet.
Ben hâlâ seninle konuşuyorum.
Çocuğunuzu iyi eğitin ki kafanız rahat etsin.
Bu işi çözelim.
Mulika'nın annesi, Mulika, Dert Değil ve Taofeek...
...benimle gelin.
Ponmile, Simi Ana'nın dükkânında bekle beni.
İşe yaramazın tekinden hamile kalmışsın.
Sesin çok güzel.
Ne zamandır izliyorsun beni?
Çok değil.
Afrika adına izleyebilirsin.
Adın ne?
Ponmile.
Ne işin var burada?
Reis burada beklememi söyledi.
Yok, yani burada, oto sanayide ne işin var?
Babam getirdi beni.
Otursana.
Nerede yaşıyorsun?
Island'da.
Kesin özel okula gidiyorsundur.
Hallifield Koleji.
Hallifield Koleji mi? Vay canına, iyi okuldur.
Söyle bakalım...
...zengin çocuk neden sanayide çıraklık yapar?
Babam okulda başarılı olmadığımı söyledi.
O yüzden biraz mesleki eğitim alıp ne istediğime karar vereyim diye
beni buraya getirdi.
Beğendin mi burayı?
Fena değil.
Okulundan vazgeçecek kadar mı?
Med-View.
O ne ki?
Kamoru Abi kafasını kaldırmadan geçen her uçağın adını biliyor.
Kamoru'nun boş vakti çok.
Burada mı çalışıyorsun?
Annemin kantini.
Ben sadece yardım ediyorum.
Ön lisans diplomamı yeni aldım.
Catering okudum ama hiç sevmiyorum.
Ama kantinde çalışıyorsun.
Hayatımı neden küçük bir çocuğa anlatıyorum ki?
Söyle bakalım, okulda neden geride kaldın?
Ben... Ben okumayı pek sevmiyorum.
Ellerimle bir şeyler yapmayı tercih etmişimdir hep.
Ailene söyledin mi bunu?
Anlamazlar ki.
Baban seni buraya getirdiğine göre anlıyor.
Madem nefret ediyorsun, neden catering okudun?
Müziğe âşığım ama onu yapamam.
Ama sesin çok güzel.
Tek gereken o olsaydı şimdiye ünlü olmuştum.
Annen biliyor mu?
Annem mi? Asla anlamaz.
Anlaşılan aynı dertten muzdaripiz.
Bir tamirciyle evlenmeyi düşünür müydün?
Şey...
...eğer kendisi dürüst, sevecen, çalışkan ve yüksek motivasyonluysa...
neden olmasın?
Hayatta başarılı olmak kolay değil.
Kendine karşı dürüst de olmalısın.
İster okumayı ister çırak olmayı seç,
ikisi de çok çalışmayı gerektirir.
Bir sürü kayıtlı şarkı var... tabletimde.
Facebook veya Twitter'da var mısın?
Aferin sana Ponmile.
İyi günler efendim.
Simi... aferin sana.
Öğrenmek, bilmektir.
Ne kadar çok şey öğrenirsen o kadar akıllanırsın.
Ajentina, gözetimi altında iyi iş çıkardığını söyledi.
Duyduğuma sevindim.
Tanrı da seni onurlandırıp daha iyi olmanı sağlayacaktır.
Hadi arkadaşımın yanına gidelim.
NEPA!
NEPA!
Reis!
Aferin. İşler nasıl?
Sabah yoğundu.
Bu gürültüde insanları nasıl duyuyorsun?
Pasaklı, sesi kıs.
Fazla vaktini almayayım.
Sana bahsettiğim genç adam bu işte.
Biraz seninle kalsın istiyorum.
Adı, Ponmile.
Korumam altında.
Hatırladım.
Umarım çalışmaya hazırdır.
Sakın ola onu hafife alma.
Bildiğin her şeyi
-ona öğretmeni istiyorum. -Peki.
Çok iyi çocuktur, onu seversin.
Ponmile, ustan bu.
-Ben kaçayım. Görüşürüz. -Kendine iyi bak Reis.
Ponmile.
İşimi biliyor musun?
Tamircisiniz.
Hayır, sırf tamirci değilim.
Oto elektrikçisiyim. Anlamını biliyor musun?
Uzmanlık alanımın bir arabanın tüm elektrik aksamı olduğu anlamına gelir.
Beni o yüzden elektrik idaresinin adıyla çağırıyorlar.
Bu arabanın alternatörü bozulmuş.
Alternatörün işlevi nedir?
-Pasaklı. -Söyle usta.
Arabadaki alternatörün işlevini anlat ona.
Alternatör, motor kapalı olsa bile
arabanın aküsünün şarjlı kalmasını sağlar.
KGK gibi mi?
Bizim evde var.
Elektrikler gittiğinde
jeneratör devreye girene kadar bilgisayarla TV'yi açık tutuyor.
KGK, alternatöre benzer bir şeymiş.
Anladın mı? Pasaklı.
Söyle usta.
Alternatörü üstten gevşet ve bana 12 numara anahtarı ver.
-12 numara mı? -Anladın mı?
Anladım usta.
Ne oldu?
-Ne arıyorsun? -Usta.
12 numara anahtarı başka bir yere koymuşum galiba.
Bir bakayım.
-Pasaklı! -Usta.
İyi misin sen?
12 numara anahtar burada değil mi yani?
Bugün mesai bitmeden
o anahtarı bana getirmezsen, ben sana yapacağımı bilirim.
Bujiyle ampulü ayırt edemez hâle gelirsin.
Bulurum usta.
Git alet kutumdaki yedek anahtarı getir.
Dikkatsiz çocuk!
Aptallık yapmasan olmaz.
Sana neden Pasaklı diyorlar?
Ben onları var ya...
Beş yıl önce ilk çıraklığa başladığımda...
...diğer çıraklarla sürekli kavgaya tutuşurdum.
Kavga ederken de hep yerlerde yuvarlanırdım.
Üstüm başım toz olurdu.
O zamandan beri bana Pasaklı diyorlar.
Ben sana bir şey sorayım.
12 numara anahtarımı Kamoru mu çaldı?
Bilemiyorum.
Bilemiyor musun?
Sabahtan beri Ajentina ile çalışmıyor musun?
Anahtarımı onlarda görmüşsündür.
-Anahtar falan görmedim. -İkiyüzlü.
Kamoru aldı.
İçgüdülerim bana o olduğunu söylüyor.
Hırsız herif!
Bakmadan hangi uçağın geçtiğini söyleyebilir misin?
Sana ne uçaktan, tamirci?
Kamoru Abi kafasını kaldırmadan geçen bütün uçakların adını biliyor.
Kamoru'nun çok boş vakti var.
Kamoru.
Şurada soğutucu taşıyanlar var.
Ne oluyor?
Goke'nin mezuniyeti var.
Parti mi olacak?
Şaka mı yapıyorsun? Mezuniyet burada çok önemlidir.
Beş ila altı yıl arası çıraklıktan sonra...
...mezuniyet hepimizin hayalini kurduğu bir gündür.
Sen ne zaman mezun oluyorsun?
Birkaç yıl daha var Allah'ın izniyle.
NEPA nerede?
NEPA nerede?
NEPA nerede?
Ben bastım.
Sağ ol Otunba.
Emeka, sorun nedir?
-Param nerede? -Al şunu cebine at.
NEPA, neler oluyor?
Şu an olanlardan hiç memnun değilim.
Sorununu söyle lütfen.
Sorunun ne olduğunu bana mı soruyorsun NEPA?
Arabamın hâline bak.
Bu arabayı sen tamir etmedin mi?
Araba kafayı yedi. Neler oluyor?
Araban kafayı mı yedi?
Nasıl olur?
Arabama kafayı yedirttin.
Hiç olmadı bu.
-Müsaade et bir bakayım. -Sana yamuğum oldu mu?
Hiç olmadı Emeka.
Bir bakayımmış. Bak bakalım. Sinyal ver de ne oluyor görelim.
Farları yak. Ne oluyor görelim.
Kornayı çal. Ne oluyor görelim.
Çok büyük bir sorun.
-Anladın mı ne dediğimi? -Evet.
Anladın mı ne dediğimi?
Bugün başıma nasıl bir dert açtım böyle?
Emeka, belli ki aracının beyninde bir hata var.
Nasıl olur?
Ben de tam olarak anlamadım.
Bak NEPA, kulağını iyi açıp söylediklerime iyice kulak ver.
NEPA! Benim ters yüzümü görmek istemezsin.
Ters yüzümü görmek istemezsin NEPA.
İstemem.
Bak. Benim için bir şey yap.
Hemen bir Uber çağır da hanımları bekletmeyelim.
Anladın mı?
NEPA! Yaptığın işten memnun değilim.
-Sana yamuğum olmadı. -Biliyorum.
Bu arabaya çok para saydım ben.
Tabii, Benz bu.
Bu arabayı sıfır aldım. Bak ne hâle geldi.
NEPA, hiç hoş değil.
-NEPA, arabamı tamir et. -Edeceğim.
NEPA, duydun mu? Arabamı tamir et.
Ederim, merak etme.
Akşam dört civarı geldiğimde bana maval okuma.
Tamir ederim, merak etme.
Bu arabaya ne oldu ki acaba?
NEPA Baba.
Eminim söyledikleri kafanı karıştırmıştır.
-Söylediklerini anladın mı? -Sen anladın mı?
Amerika'da biz böyle konuşuruz.
O adam var ya, onu Amerika'dan tanıyorum.
-Öyle mi? -İkimiz de Alabama'daydık.
Evet, aynen öyle.
Hadi yürü git buradan!
Seni Amerika'dan boşuna şutlamamışlar.
Cahilsin sen, cahil cahil konuşuyorsun.
Okuma yazman bile yok.
Yürü git.
Goril kılıklı aptala bak, hayvanat bahçesine kapatmak gerek bunu.
Okuma yazman bile yok. Asla Amerika vizesi alamazsın.
Usta, ne yapacağız bu arabayı?
Tanı aletimi getir. Önce bir testten geçirelim.
Bir arabanın beyninin hata vermesi ne anlama geliyor?
Bu son model arabaların benzersiz elektrik ayarları oluyor.
Eğer kablolar birbirine değerse arabanın beyni hata vermeye başlar.
Neden olur peki?
Ben de onu öğreneceğim ki ne yapacağımı bulayım.
Playstation'a benziyormuş.
Bilgisayar oyunu.
Bu da bir bilgisayar ama oyun değil. Anladın mı?
Biraz zaman alacak ama arabanın sorunu neymiş anlatır bize.
Tamir et, dediğim alternatör ne oldu?
Git onu tamire devam et. Hadi.
Öyle ya da böyle...
...bu iş benim üstüme kalacak.
Arabanın beynini sen mi kurcaladın?
Hayır ama NEPA yine de beni suçlayacak.
Çırak olmanın kötü yanı da bu.
Her şey senin üstüne kalır.
Peki suçlu bulunursan ne olur?
Ustam çıraklığıma bir yıl daha eklemeye karar verebilir.
Sınıfta kalmak gibi bir şey.
Evet, aynen öyle.
Bir sınıfı baştan okumak gibi.
Sence Otunba'ya ne oldu?
Kamoru Abi, Otunba'nın Simi ile ilgilendiğini söyledi.
Obama da buna kızıp kafasına kazara yarı motor düşmesini sağlamış.
Yalancıya bak sen.
Nasıl bir saçmalık o öyle?
Tamamen uydurma.
Otunba'nın kaç yıldır çırak olduğunu biliyor musun?
12 yıl!
-12 yıl mı? -Evet!
Çırak olarak mı?
12 yıl oldu.
Görmedin mi adamın hâlini?
O sürede herkes kafayı yer.
Usta, doğaçlama yapsak olmaz mı?
Belki de bobinini değiştirmeliyiz.
Lapido'daki yedek parçacılara götürmemiz gerekir.
Değiştirsek bile yine bozulacaktır.
O zaman da müşteriler işimizi iyi yapmadık diye bizi suçlar.
Yeni parçaya para vermektense eskisini tamir etmemizi isterler.
-Pasaklı. -Usta.
Bu arabanın sigortasını değiştir, dediğimde...
...beynini kurcaladın mı?
Hayır, beyninin yanına bile yaklaşmadım.
-Emin misin? -Eminim.
Sen yanımda yokken asla beynine dokunmamamı söylemiştin.
-Hep arabanın başında mıydın? -Evet usta.
Sigorta almaya gittiğim zamanın dışında hep arabanın başındaydım.
Usta.
Beyin nedir?
Güzel soru.
Beyinsiz insan olmaz.
Aynı şekilde beyinsiz araba da olmaz.
Arabanın bütün diğer parçalarının çalışması için beyin gerekir.
Arabanın beynine bir şey olacak olursa da...
...arabanın diğer parçaları da hata vermeye başlar.
Aynı insanda olduğu gibi.
Beyinsiz insan olmaz.
Beyinsiz araba da olmaz.
-Ponmile. -Usta.
Bana 15 amperlik sigorta getir.
-NEPA! -Emeka Bey.
-NEPA! -Emeka Bey.
-NEPA! -Emeka Bey.
-Umarım iyi haberlerin vardır. -Var.
-Arabayı baştan sona analiz ettim. -Peki.
Ve tamir ettim.
Artık düzgün çalışacaktır.
NEPA!
Adını kaç kere söyledim?
Üç kere.
-Araba oldu mu diyorsun yani şimdi? -Tamamen.
O zaman çalıştır arabayı da bakalım, hikâye istemiyorum.
Selam canım. Ne kadar da yakışıklı.
NEPA!
-Sana güvenim tam. -Biliyorum.
NEPA, ne adamsın. Gördün mü NEPA?
-Bir ödülü hak ettin. -Evet.
NEPA, ne dedim ben sana? Bir ödülü hak ettin.
-Şimdi adam oldun işte. -Evet.
-Şimdi adam oldun. -Evet.
-Herkesi adam yerine koymam. -Koymazsın.
-Ama bunun sayesinde seni koyuyorum. -Koyuyorsun.
-NEPA. -Güven bana.
Bir atasözü der ki, "Aç ayı oynamaz."
NEPA, al şunu.
-Beni bilirsin. -Bilirim.
-NEPA! -Emeka Bey!
-NEPA! -Emeka Bey!
-Haklısın. -Biliyorum.
Bebeğim. Nasıl, beğendiniz mi şimdi beni?
Beğendiniz mi şimdi bakayım?
Düşünsenize, bu araba çalışmasa nasıl eğlenirdik, değil mi?
Hadi gidelim.
Popo, popo, popo.
-NEPA! -Emeka Bey!
Beni çok mutlu ettin.
Sonra görüşürüz.
-Tamam. Sağ olun. Tanrı sizi korusun. -Peki.
Düşmanınız gün yüzü görmesin.
İyi eğlenceler.
Bana amalacıyı arayın.
Para geldi. Arayın.
Emeka!
-Nasılsınız? -İyi günler efendim.
NEPA.
-NEPA! -Reis!
Aferin sana.
Arabayı tamir ettin sonunda.
Hiç kolay olmadı Reis.
Biraz da bana ver.
-Ponmile neler yaptı bakalım? -Çok çaba gösterdi.
Kafası çalışıyor.
Hemencecik her şeyi kapıyor.
-Ne demiştin ama? -Demiştin.
Görünüşe aldanmamak gerek, demedim mi?
Benim korumamda ve ne kadar akıllı olduğunu biliyorum.
Çok teşekkürler.
Onu başka bir yere götürmeye geldim.
-Peki, sorun yok. -Yok, değil mi?
-Ponmile, hadi gidelim. -Görüşürüz.
-Kendinize iyi bakın. -Bana bir şey yok mu?
Pasaklı!
Şu RAV4'ü halledelim hadi.
Şu ana kadarki deneyimin nasıldı?
Fena değildi.
İyi olduğuna emin misin?
Baban aradı.
Seni sordu, ben de iyi olduğunu söyledim.
Bu sabah babana kızgın olduğunu fark ettim.
Seni buraya... ilk bıraktığında.
Anne baba olarak...
...çocuklarımızın başarılı olmasını yürekten dileriz.
Baban seni buraya cezalandırmak için getirmedi.
Bilgi ve deneyim yönünden kendini geliştirmeni istiyor.
Anladın mı? Hadi Taofeek'in dükkânına gidelim.
Taofeek.
Reis.
Eline sağlık Taofeek.
Hayır, bugün olmaz.
Daha bir şey demedim ki...
Reis, bir şey demene gerek yok.
Neden geldiğinizi biliyorum. Cevabım hayır.
Biraz da olsa kalmasına izin ver.
Reis'im!
Başımdaki dertleri bilmez gibi konuşuyorsun.
Ayrıca tek çalışıyorum.
Çırağım Dert Değil gitti zaten.
Taofeek.
Boş ver sen şimdi çırağını. Hiç dert etme onu.
Bundan böyle onu bu civarda bir daha görmeyeceğim.
Anlıyor musun?
Reis, bugün kimseye bir şey öğretecek vaktim yok.
Ponmile.
Hadi kaporta ustası Banji'ye gidelim.
Şurası tam olmamış.
Ne dedin sen?
Şu yan düzgün olmamış.
Hadi gidelim Ponmile.
Reis, bir bakar mısın?
Ne oldu?
Bir saniye bakıver.
-Ona öğretmeye vaktin yoktu hani? -Kusura bakma.
Gördüğün o sert yüzeyi
sen kendin yumuşat bakalım.
Avucunu kullan.
Al bunu, üzerine biraz su damlat.
Sert yerleri yumuşat.
Kağıda su gelmesin.
Bu, sprey boya yaparken burnu korumak için takılan maske.
Şuna bak.
Sprey yapmak için.
Boyayı bunun içinde karıştırıyoruz.
Sonra sprey yapıyoruz.
Nasıl yaptığıma iyice bak.
Bitti mi?
Yok.
Gördüğün gibi ön kısmına dokunmadık daha.
Zımparayı tamamladıktan sonra...
...ilk katını atacağız.
Yarına kurur, ondan sonra ben ikinci katı atacağım.
O zaman hazır olur.
Yeni bir araba gibi mi olacak?
Reis senin hakkında yanılmıyormuş.
Hemen öğreniyorsun.
Aferin.
Bu sabah fırındaki araba ne oldu?
Onun işi bitti. Onu hallettik.
KLM bu.
Kamoru Abi bakmadan geçen bütün uçakların adını biliyor.
Kamoru'nun işi yok.
Bana Iya Simi'nin kantininden fufu al.
Sabah tek dürüm amala yemem hataydı.
Şey al... fufu...
...ve etli Egusi çorbası.
Kaçta gelirsin?
Buradayım, bir yere gitmiyorum.
Akşam beşte kapatırız.
Beşten sonra müsait olmayacağımı anneme söyledim bile.
Sabırsızlanıyorum.
Sabırsızlanıyorum.
Ustam Taofeek fufu almam için yolladı.
Obama Abi senin sevgilin mi?
Kim dedi onu?
Dedikoduculara inanma.
Hem sana ne? Çıkmıyoruz ya.
Daha değil.
Daha değilmiş.
Nişanlım böyle dediğini duymasın.
Sevgilin var o zaman.
Sence sesim güzel mi?
Melek gibi sesin var.
Tatlı dilli şey seni.
Çok kalp çalacaksın.
Hani konuşmuştuk ya...
Biraz düşündüm.
Hayattaki amacım müzik olabilir ama ben pek önem vermedim.
Güzel söylüyorsun. İnsanlar beğenecektir.
Sırf sen beğendin diye mi?
Sen de hayatta nasıl bir yol tutturacağını düşünmelisin.
Ne istediğinden emin olana dek hiçbir seçeneği eleme.
Ya tamirci olmaya karar verirsem?
O zaman tüm kalbinle yap.
Okula dönersen de derslerine odaklan.
Çırak olacaksan, elinden geleni yap.
Buradaki bazı çıraklar da bir dönem bu aşamadan geçti.
Ama sabrederek başarmasını bildiler.
Büyüyünce senin gibi bir kadınla evlenmek istiyorum.
Amma tatlı dillisin.
Sana özelden mesaj atabilir miyim?
Üstünde ne yazdığını okuyabiliyor musun?
Yine mi bu ikisi!
Yeter artık.
Bu kadar yetti mi yoksa devam mı?
Kamoru!
Aptal herif!
Çıraklığına altı ay daha ekliyorum.
Pasaklı.
İş yerinde kavga ettiğin için...
...ben de çıraklığına altı ay ekliyorum.
Şimdi söyleyin bakalım, neden kavga ediyorsunuz?
Bu hırsız yüzünden.
Alet çantamızdan bunu çalmış.
Çalmadım. Ödünç aldım.
Kimden izin aldın?
O zaman çaldın.
O yüzden mi kavga ediyorsunuz? Anahtar yüzünden.
Sırf o değil.
Anahtarı çaldı.
O yüzden kesin beyinle de o oynadı.
Çelik tanrısına ant olsun ki beyni ben kurcaladıysam
ailemi yıldırım çarpsın.
Anahtarı aldığımı kabul ediyorum.
Ama yemin olsun ki beyne dokunmadım.
Kamoru benim çırağımdır.
Daha önce hiç böyle bir şey yaptığını görmedim.
Yapmadığına yemin ediyorsa
o hâlde yapmadı demektir.
Herkes işinin başına dönsün.
Yapmadığını söylüyor.
Herkes işinin başına!
Herkes işinin başına!
Bu kavganın anahtar hakkında olmadığı ortada.
-Cevap verin. -Simi.
Bir kadın yüzünden mi birbirinize düştünüz?
-Önce ben hoşlandım! -O benden hoşlandı!
-Benden hoşlandı! -Benden hoşlandı!
İkiniz de kesin!
Uğruna kavga ettiğiniz kadının kiminle flört ettiğinin farkında mısınız?
İyi akşamlar efendim.
-Goke. -Günün adamı.
Tebrikler!
Pasaklı.
Nasılsın? Seni gördüğümüze sevindik.
-Ne oldu size böyle? -Kafalarına motor düştü.
-Bu küçük adam da kim? -Yeni çırağımız.
Hepiniz geliyorsunuz, değil mi?
Tabii ki geliyoruz.
-Peki. Müsaadenizle efendim. -Tamam.
Hadi gidelim oğlum.
Ben de geleyim.
-Al şunu! -Versene hırsız.
Sen de hırsızsın.
Bir daha böyle bir şey yapmaya kalkarsan sonun olur.
Ben de bir dahakine seni ikiye ayırana kadar döverim.
Seni yere indirdiğimde ondan mı karı gibi bağırıyordun?
Sen de anneannem gibi yumruk atıyordun.
Kafan karbüratörün arkasına benziyor.
-Seninki de otobüsün önüne. -Bir dahakine bittin sen!
Kes sesini be!
Sağ olun.
Goke!
Bugün mezun oluyorsun.
Bu, bal.
İnsanın ağzını tatlandırır.
-Hayatın bal kadar tatlı olsun. -Âmin.
Bu, kola cevizi.
Ölümü ve hastalığı uzak tutar.
-Evinizden ölümü uzak tutsun. -Âmin.
-Evinizden hastalığı uzak tutsun. -Âmin.
Bu, acı kola.
Acı kola uzun ömür verir. Sana uzun ömür versin.
Âmin.
Bu, timsah biberi.
Timsah biberi kabuğuyla kendini korur.
-Seni acı çekmekten korusun. -Âmin.
-Hayatta acı çekmeyesin. -Âmin.
Bu, aadun.
Bir çocuğa aadun yedirirsen, tadı nasıldır?
-Tatlıdır. -Tatlıdır.
-Hayatın da tatlı olsun. -Âmin.
-Hayatın da tatlı olsun. -Âmin.
Yolculuğunda ölüm ile karşılaşmayasın.
Âmin.
Hayatının bu yeni aşaması uzun ömürlü olsun.
Âmin.
-Bolluk içinde olasın. -Âmin.
-Tüm söylediklerim gerçekleşsin. -Âmin.
Bu, tuz.
Tuzsuz yemek bir şeye benzer mi?
-Benzemez. -Tatsız olur.
-Hayatın tatsız olmasın. -Âmin.
Âmin.
Bu, şeker. Bu da tatlı.
-Tadın da olsun. -Âmin.
Bu, karışık bitki çayı.
Goke, dikkatlice dinle.
Bugün mezun oluyorsun.
Artık usta oldun.
Bu sana uyarımdır: Kendi ustanın çırağına göz dikmeyeceksin.
Lanetlenirsin!
Lanetlenirsin!
Tanrı, yanında çalışacak çırakları sana gönderecektir.
Âmin.
-Talihin açık olsun. -Âmin.
Bugün usta oldun.
-Ajentina. -Goke!
Goke!
Bu bir anahtar.
Bununla neyi gevşetirsen kolayca açılır.
Âmin.
Neyi sıkarsan da iyice tutar.
Âmin.
Talihin açık olsun.
-Görüyor musunuz? -Görüyoruz.
Bu, Goke'nin sertifikası.
Goke!
Sabrın sonunun selamet olduğunu şimdi anladın mı?
Bugünkü başarın asla hüzne dönmeyecek.
Âmin.
Bu, sertifikan.
-Burada harcayacak vakit yok. -Wole Baba!
Wole Baba!
Wole.
-Nasılsın? -İyiyim.
Yemek yedin mi?
Beni dans ederken gördün mü?
Evet, çok güzel dans ettin.
Herkes beni alkışladı.
Evet. Ben de seni alkışladım.
Bugün bir araba da tamir ettim.
Araba mı tamir ettin?
Ne arabasıymış bu?
Mercedes-Benz.
Benz mi?
Peki Benz'in tam olarak nesini tamir ettin?
Şeyini ettim...
Beynini mi?
Beynini! Evet. Beynini ettim.
Beynini!
Ne de iyi yapmışsın. Aferin oğluma.
Aferin sana. Seninle gurur duyuyorum.
Şimdi gidip dans edeceğim.
Sorun değil.
Git, eğlen.
Ona Wole dedin. Adı Otunba değil miydi?
Ponmile!
Ona Onuwole adını ben verdim. Oğlum o benim.
Ama bütün çıraklar ona Otunba, der.
Asıl adı Wole'dir.
İşte baban da geldi.
-Reis! -Bay Ogida!
-Hoş geldiniz. -Ponmile!
-Hoş bulduk efendim. -Nasılsınız?
-İyiyim, sağ olun efendim. -Rica ederim.
-Nasılsın? İyi misin? -Evet efendim.
Umarım sıkıntı çıkarmamıştır.
Hiç çıkarmadı.
Aksine, her gittiği yerde...
...ister tamircinin dükkânı...
...ister NEPA'nınki...
...ister kaportacınınki olsun,
hepsi ne kadar akıllı olduğundan dem vurup durdu.
Pekâlâ efendim. Teşekkürler.
Ponmile!
Ne yapmaya karar verdin?
Çıraklığa devam etmek istiyorum.
Zaten çıraklık için getirmemiş miydiniz?
Buraya gelince ödü kopacak sandınız, değil mi?
Ama öyle olmadı.
Oğlum Wole'yi 12 yıl önce buraya getirdiğimde ben de öyle düşünmüştüm.
Okula gitmek istemiyor musun?
Okula da gitmek istiyorum.
Ama hafta sonlarımı ve tatillerimi...
...çıraklık yaparak geçirmek istiyorum.
Bakın, sorun kalmadı.
Burada her daim yerin hazır.
-Sağ olun efendim. -Tamam, Bay Ogidan.
-Sağ olun efendim. -Tamam.
Ponle!
Kendine iyi bak.
Sağ olun efendim.
Air France.
Nereden bildin?
Deneyim.
Demek deneyim.
Alt yazı çevirmeni: Yurdakul Gündoğdu
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.