All language subtitles for Adim Farah name me 25

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Gel Haydar.

Herkes gülsün, tamam mı?

Hadi bakalım.

-Hadi gülüyoruz. -Tamam, çekiyorum.

-(Tahir) Hah. -(Yılmaz) Hah.

(Radyo kadın spiker ses) Evet, bir son dakika gelişmesiyle karşınızdayız.

Bir yıldan fazla süredir kayıp olan...

...ünlü iş adamı Ali Galip Akıncı'nın cesedi bulundu.

(Gerilim müziği)

(Fotoğraf çekti)

(Gerilim müziği)

(Farah) Tam her şey yoluna girdi derken hayatımız yine altüst oldu.

Sonunda gittiler, hiç gitmeyecekler sandım.

Abimden haber var mı?

Gelmek üzereymiş.

-Ne yapacağız Tahir? -Yapacağımız şey belli.

-Abime her şeyi anlatacağız. -Ne?

Emin misin?

Anasının, babasının katili için gelip sizi tutuklayacak hâli yok ya.

Behnam'ın elindeki kardeşi için benim kafama silah dayamadı mı?

Bıraksın bu kanun, kitap laflarını, yemezler!

Aslında anlatmak iyi olabilir, hem...

...emniyete de geri döndü. İçeriden bilgi getirir.

Farah, şimdi...

...o gün tam olarak neler yaşandı...

...anlat bana.

-Tam olarak derken? -Ali Galip'i...

...tam olarak nasıl öldürdünüz?

Cesedin...

...bir yıl boyunca toprağın altında çürüdüğünü düşünürsek...

...bir kanıt bulmaları zor olacak.

Tabii bu biraz da nasıl öldürüldüğüne bağlı.

Ali Galip, Bade'ye saldırmıştı, boğmaya çalışıyordu...

...Gönül de onu kurtarmak için...

(Cam parçalanarak kırıldı)

Sendeleyerek cam masanın üstüne düştü.

Kırılan cam parçalarından biri de onun boğazını kesti.

Ne?

(Geçiş sesi)

"Yeni başlangıçlara. Can dostumun oğlu. Sevgilerle, Orhan Koşaner."

(Geçiş sesi) Cam parçaları mı?

Sonra ben de boğazındaki camı çektim.

Bir iki dakika içinde de kan kaybından öldü.

Tamam.

(Tahir) Tamam, tamam.

Gönül şoka girmişti, ben de Bade'ye onu oradan uzaklaştırmasını söyledim.

-Sonra da Behnam geldi, beni aldı. -Peki...

...Ali Galip'in boynuna saplanan o...

...cam parçasını yok ettiniz, değil mi?

O cam parçasının üstündeki parmak izi aklımın ucundan bile geçmedi benim.

Eğer cesedin yanında o camı da buldularsa ben mahvolurum.

Sakin, sakin, tamam, sakin.

Şöyle yapacağız...

...biraz önce söylediklerimi unutun, tamam mı?

Bütün konuştuklarımız aramızda kalacak. Abime hiçbir şey söylemeyeceğiz.

-Niye? -Vallahi ben de çok merak ettim...

...niye bana bir şey söylemiyorsunuz.

Niye bana bir şey söylemiyorsunuz?

Daha da önemlisi, neyi bana söylemiyorsunuz?

-Of! -Anne.

Nihayet gelebildin, nerede kaldın kızım sen?

Anne, asıl sen ne yapıyorsun burada, bu saatte? Niye çağırdın beni buraya?

Ben çağırttım seni.

Baba?

-Sen... -Niye sarılmıyorsun kızım?

Yoksa sen de mi...

...beni gördüğünde sevinmeyenlerdensin?

Bir de soruyor musun baba? Neredeydin bunca zamandır?

En ihtiyacımız olduğu zamanda terk edip gittin bizi. Hiç arayıp sormadın bile.

Aramadım değil kızım, arayamadım.

Rusya'daki sevgilinden vakit mi kalmadı?

Hadi bakalım, buyur.

Bir iftira daha!

Kızım, ne Rusya'sı, ne kadını?

Ben kendi canımın derdine düşmüşüm...

...bir de sizi korumanın. -Bizi korumanın mı?

Tabii, emniyetin içinde bir mafya yapılanması vardı...

...ben onları çökertmeye çalışınca...

...benim peşime düştüler.

Bir de kimin dost kimin düşman olduğunu bilemediğimden...

...ben de ortadan kayboldum. -(Perihan) Ya...

...bak, bak, bak, ne kadar kahraman bir baban var, bak!

Ben...

...ben sizi korumak için ortadan yok oldum.

-Baba, sen ne söylüyorsun? -Gel doğru düzgün bir sarıl babana.

(Sessizlik)

Sen de o vefasız abin gibi yapma.

Abim mi? Ne yaptı ki o?

O mafya bozuntusu...

...kardeşinin aklını karıştırmasına izin verip bana tuzak kurdular.

Güya ben vurmuşum da...

...ben...

Güya ben öldürmek istemişim de falan da filan.

Bütün haklarım haram olsun.

Ne kardeşi?

Tahir Lekesiz...

...abinin öz...

...öz kardeşiymiş. -Ne?

Senden gizledi mi yani...

...o çok güvendiğin abin?

Vallahi aklını kaçırmış bu çocuk ya! Sadece bana değil...

...hepimize düşman kesilmiş.

(Gerilim müziği)

Evet...

...evet, cevap vermeyecek misiniz?

Ne saklıyorsunuz benden?

Madem duydun, yapacak bir şey yok.

(Gerilim müziği)

Eski düşmanlarım bana pusu kurdu. Behnam sayesinde.

Emin olmadan da sana söylemek istemedim.

-Kim bunlar, isim ver bakayım. -Bak, tek parçayım.

-Gördüğün gibi. Önemli değil. -Nasıl önemli değil lan?

Ya sana bir şey olsaydı?

Ali Galip'in cesedinin bulunmasından daha önemli değil. Asıl sen onu anlat.

Ha!

-Duydunuz yani olanları, öyle mi? -(Bade) Cesedin bulunduğunu biliyoruz.

Detayları senden duymayı istiyoruz aslında.

Davayı bana verdiler, tabii detaylardan daha fazla şey biliyorum.

Mesela, cinayeti kim işledi?

-Nasıl yani? -Cesedin boğazında cam kırıkları bulunmuş.

-Orhan'ın bugün bana söylediği gibi. -Orhan mı? Orhan yaşıyor mu?

Yaşıyor, vallahi hepimizden daha da sağlıklı.

Bugün elini kolunu sallaya sallaya emniyete geldi...

...emniyetten de hiçbir suç işlememiş gibi elini kolunu sallayarak gitti adam.

-Böyle saçmalık mı olur ya! -İşte.

Adaletin terazisini bozanlar yüzünden oluyor bütün bunlar.

Dahası var.

Ali Galip'in cesedini Orhan buldu.

Bir de geldi böyle karşımda...

...artist artist katili bulmam gerektiğini söyledi, gitti herif. İyi mi!

Diğer suçları gibi bundan da yırtacağını sanıyor ama...

...o iş pek öyle olmayacak.

Er ya da geç suçlu olduğunu ispat edeceğim onun.

Ya katil o değilse?

Başka kim olacak canım? Odur.

Cesedi bulmadan önce de bana ayar verdi, diyor ki...

..."Cam kırıklarıyla ölmek daha kolaydır...

...can kırıklarıyla yaşamaktan." diyor.

Tahir, bir şey demeyecek misin?

Belli ki Orhan'ın kafasında bin türlü şeytanlık var. Derdini bir anlayalım...

...tabii cezasını çekecek.

Değil mi? Doğru lan, vallahi haklısın.

Yani aynen öyle, değil mi?

Biz ne dedik şimdi? Hey Allah'ım ya!

Ben bir Kerimşah'la anneme bakayım.

Zor bir geceydi, biraz dinlenelim ha, uyuyalım.

-Ben size odanızı göstereyim. -Vay Allah razı olsun.

Bize bu saray yavrusunda bir oda bağışlayacaksın yani, çok sağ ol.

Estağfurullah abi, o ne demek? Bağışlamak ne demek?

-Burası senin de evin. -Estağfurullah ya, buraya...

...buraya ev demek için bin şahit ister. Burası hakikaten bir saray yavrusu.

Bilmiyorum. Kaç külçe altına alınmıştır burası?

-Yine aynı mesele mi? -Benim başka meselem mi var? Allah Allah!

Ben kime çalışıyorum oğlum, haberin var mı senin, ha?

Bak, ne yazıyor burada?

Ne yazıyor? Kaçakçılık Organize, Başkomiser.

Hatırladın, değil mi?

Çoban Orhan'ın peşinde koşarken...

...kaçakçı kardeşimin sarayında kalacak değilim herhâlde, değil mi?

Kalmazsan kalma!

-Seni davet edende hata! -Asıl gelende kabahat oğlum.

Bir daha da çağırma beni buraya, tamam mı?

Bade, yürü hadi ya!

Tahir, ben gideyim şununla. Yarın sizin işi halledeceğim, tamam.

Bade, gerçekten hakkını nasıl ödeyeceğiz bilmiyorum.

(Mehmet) Külçe altınla ödersin canım, sıkıntı yapma ya!

Sen burada beklesene biraz, benim şuna iki çift lafım var!

(Gerilim müziği)

Ya aklım almıyor baba...

...abim nasıl onu öldürmeye kalktığını düşünür?

Benim de aklım almıyor kızım, benim de.

Bak biliyorsun, kanımdan değil.

Ama canımdan bile daha kıymet verip...

...evlat ettim kendime.

Yaptığına bak.

Neyse ki adalet yerini buldu da...

...kanıtlarıyla ortaya koydum da aklandım.

Peki, o mafyayla çalışan adamlar...

...döndüğüne göre tehlike geçti mi?

Henüz değil ama az kaldı.

Baban emniyete danışman olarak atandı.

(Kuş ötüyor)

Çok yakında...

...bütün hainlerin ipliğini tek tek pazara çıkaracağım.

-Tıpkı bu gece yapmaya başladığım gibi. -Bu gece mi?

-Evet. -Ne oldu ki bu gece?

O hainlerin örtbas etmeye çalıştığı...

...ihbarları değerlendirip, bir araya toplayıp...

...buldum.

Ali Galip Akıncı'nın cesedini ortaya çıkardım.

Ne?

Polislik nasıl yapılırmış, görsünler.

Katilini bulmam da an meselesi.

Hadi ya, durmayalım burada artık, gidelim evimize.

Hadi, hadi. Peroş, hadi!

(Gerilim müziği)

(Tahir) Dur, dur.

Öyle şekil yapıp gitmek yok, dinleyeceksin!

Ben o altınların...

...tek bir külçesini bile harcamadım, tamam mı? Kullanmadım.

Kafama sıkmasınlar diye hayat sigortası olarak aldım.

Zevküsefa sürmek için değil.

Nasıl aldın lan sen bu evi? Nasıl aldın?

Emeklilik ikramiyesiyle mi, sigorta primiyle mi aldın, nasıl aldın?

-Üç artı bir ev neyine yetmiyordu oğlum? -Mekânım vardı bir zamanlar.

Bu işlerden kurtulmaya çalıştığım...

...senin de benim temiz kalacağıma inanmadığın zamanlar.

Mekânımı sattım, bu evi kiraladım.

Sen bu evi lüks sanıyorsun ya, etrafımda Behnam gibi düşmanlar varken...

...üç artı bir evde yaşamak benim için lüks.

Ailemi korumam lazım.

Benim böyle duvarları olan, korunaklı bir eve ihtiyacım var.

Anladın mı?

Ne diyeyim?

Abi çünkü sormuyorsun, dinlemiyorsun, sadece yargılıyorsun!

Tamam lan, tamam, tamam.

Özür dilerim.

Bugün Orhan cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkınca böyle bir...

...sinirim bozuldu.

(Mehmet) Yani artık karışmıyorum, girmiyorum o işlere diyorsun, öyle mi?

-Hı? -Meraklısı değilim.

Vallahi meraklısı değilim. Geçen yıl bu işleri bırakmaya çalıştığımda...

...yaranmaya çalıştığım bir polis abim yoktu.

Estağfurullah, yaranmak demeyelim de ona.

Bitti ama değil mi, bitti?

-Hı? -Bitti abi.

Bitti.

Sahte soyadım gibi dünyanın en lekesiz...

...en sıradan hayatını yaşayacağım.

Hey! Aslan kardeşim benim!

Abi...

...bu hayatta en korktuğum şeylerden biri...

...seni utandırmak, hayal kırıklığına uğratmak.

Bunu unutma ne olur.

(Müzik)

Öf!

(Kapı vuruldu)

Anne, yanına gelip sarılayım ister misin?

İstemez miyim hiç, gel hadi!

(Duygusal müzik)

Hih, oh!

Koynumda uyuta uyuta büyüttüm ben seni.

Bazen keşke masumiyetimi kaybetmeseydim, hep çocuk kalsaydım diyorum.

Seni Türkiye'ye göndermeden önce...

...evdeki son gecemizde de böyle koyun koyuna yatmıştık.

Sana ne söylemiştim, hatırlıyor musun?

İnsan unuttuğu şeyi hatırlar. Hiç aklımdan çıkmadı ki.

Hayat seni nereye sürüklerse sürüklesin...

...eğer pusulan vicdanınsa kaybolmazsın, demiştin.

Ama sen kayboldun galiba. Öyle mi?

Bunu gözlerinden anlayabiliyorum.

Bakışlarındaki acıdan, pişmanlıktan.

Anneciğim...

...ben seni üzmek için söylemedim.

Pişman olmak...

...yitirdiğimizi sandığımız masumiyetimize tutunmaktır aslında.

Belki de bu yüzden kaçırdım gözlerimi.

Ben yaptıklarımdan pişman olmadığımda kaybettim masumiyetimi anne.

Ben senin neyi kastettiğini biliyorum.

Nasıl?

Merjan'ı kaçırmanı kastediyorsun.

Aslında ben de seninle bu konuyla ilgili konuşmak istiyordum.

Sana söylemem gereken gerçekten çok önemli bir şey var.

(Kapı açıldı)

Ne yapıyorsunuz bakayım siz bensiz?

Sen uyandın mı?

Seni de alıp buraya getirecektim ama uyurken sana kıyamadım.

Şahım, gel buraya şahım.

Yatak kocaman, yerin hazır, gel!

Oh!

Oh, sağımda bir güzel, oh, solumda bir güzel.

Ben ne kadar şanslıyım ya!

Anneannesi, bir iltifatlarına bak şunun.

Bahtın, ömrün hep güzel olsun kuzum.

Rabb'im anneni sana bağışlasın, anneni de sana.

Âmin anneanneciğim.

Sen bize hep böyle dualar oku, olur mu?

Bir daha hiç ayrılmayalım, hep böyle mutlu olalım.

(Gülsima) Olacağız tabii.

İnşallah bundan sonra hiç kimse bizi birbirimizden ayıramayacak.

İnşallah. İnşallah.

(Müzik)

Evet, bir son dakika gelişmesiyle karşınızdayız.

(Kadın spiker ses) Bir yıldan fazla süredir kayıp olan...

...ünlü iş adamı Ali Galip Akıncı'nın cesedi bulundu.

-(Merjan) Müsait misin? -Gel Merjan.

Ben de senden bir şey isteyecektim.

Ya bu...

...Farah'ın annesi Gülsima...

Sen onu ne zamandan beri tanıyorsun?

Ne saçma bir soru bu böyle.

Ne bileyim, sekiz yıl hapis tutmuşsun kadını.

Belli ki eskiden kalma bir kinin var.

Kinim.

Kinim...

...küçükken topumu patlatmıştı, kinim oradan.

-Ne? -Ne, ne Merjan! Sen saf mısın?

Farah beni bıçaklayıp kaçtıktan sonra peşine düştüm.

Kızının kaçtığı yeri söylemesi için de hapishaneden kaçırdım.

Daha önceden bir tanışıklığınız yok yani?

-Yok Merjan. -Annenin de yok...

...babamın da yani bizim aileden birinin de? Öyle mi?

Nereden çıktı şimdi bu saçma sorular?

Sen benden ne isteyecektin?

Yarın benim için çok önemli bir şey yapacaksın.

Oğluma ailemiz arasındaki kopmaz bağları hatırlatacaksın.

(Gerilim müziği)

(Yağmur yağıyor)

(Müzik)

Üşüyeceksin. Gel bak kolların buz gibi olmuş.

Dalmışım, hiç farkında bile değilim.

Nereye daldığını sormayacağım, tahmin edebiliyorum.

Sence gerçeği Mehmet'ten saklamakla doğru bir şey mi yapıyoruz?

Dün anlattıklarından sonra evet.

Kutudan ne çıktı diye sormuştun ya.

Cam kırıkları yollamış Orhan.

-Benim yaptığımı biliyor. -Öyle zannediyor.

Ama derdi seni bitirmek değil.

Öyle olsa delilleri çoktan polise verirdi, bana yollamazdı.

-Senden ne istiyor peki? -Ne isteyecek, canını almamamı istiyor.

-Gözdağı veriyor aklınca. -Emin misin?

Ya başka bir hesabı varsa?

Gönlünü ferah tut, tamam mı? Ben bugün her şeyi çözeceğim.

-Sen bana güveniyor musun? -Güveniyorum.

Ama içimdeki sıkıntı bir türlü geçmiyor.

Sanki bir anda kapı çalacak, polisler gelecek, beni alacaklar diye...

...aklım gidiyor. -Gider tabii.

O zavallı aklın karmakarışık.

Anlamadım?

Kendi günahımın bedelini sana ödetecek değilim.

Ali Galip'i ben öldürdüm.

Camla boynunu kestim...

...sonra cam parçasını eline tutuşturdum. -Tahir, sen ne dediğinin farkında mısın?

Verdiğim ilaçlarla aklını bulandırdım, katil olduğuna inandırdım seni.

Bana hem minnettar olacak hem de beni terk etmeyecektin.

-Tahir, ne saçmalıyorsun sen? -Saçmalamıyorum.

Sadece gerekirse polise vereceğim itirafları söylüyorum.

Böyle bir şey olmayacak. Benim işlediğim suçu üstlenmene asla izin vermeyeceğim!

Gerekirse.

Böyle bir şey olmayacak ama işler yolunda gitmezse...

...diyelim ki bir şeyler ters gitti, o zaman suçu ben üstleneceğim.

Behnam'ın bir yıl boyunca verdiği ilaçlar kan testinde çıkacak...

...kanıt olarak kullanacak. -Böyle bir şey olmayacak, sen delirmişsin!

Ben şerbetliyim kızım, şerbetliyim! Hapis ne ki bana!

Girer çıkarım.

-Annenin, oğlunun sana ihtiyacı var! -Oğlum senin de oğlun!

Annem senin de annen. Sadece bana ihtiyaçları olduğunu nereden çıkarıyorsun?

Böyle bir şey asla olmayacak, buna müsaade etmeyeceğim!

(Telefon çalıyor)

Müsaade etmene gerek kalmayacak.

-(Farah ses) Tahir, ne saçmalıyorsun sen? -(Tahir ses) Saçmalamıyorum.

Sadece gerekirse polise vereceğim itirafları söylüyorum.

(Farah ses) Böyle bir şey olmayacak!

Bu yeterli olacak.

(Müzik)

-Nasıl da ağlıyor torunu için. -Onun derdi başka.

Akbar Bey'le tartışıyorlardı gece.

-Nasıl yani, neden? -Orasını anlamadım.

Yalnız bırakın bizi!

Hayrolsun yenge.

-Erkencisin bayağı. -Uyku tutmadı, sen?

-Oğlunun yeni verdiği göreve. -Ne göreviymiş o?

Yoksa yine o kadının peşinden mi sürüklüyor seni?

Takıntılı olmak böyle bir şey olsa gerek. Kime çektiyse artık.

Babanı göremedim sabah, nerede?

Erkenden çıkmış. Bana da söylemedi nerede olduğunu.

Bu evde de herkes bir sır küpü oldu mübarek.

-Bunaldım, dışarı çıkacağım. -Dur yenge, nereye?

Daha seninle Gülsima'yı konuşacağız. Dün senin hakkında bayağı konuştuk onunla.

-Ne, ne konuştunuz? -Eskiden tanışıyormuşsunuz.

-Ne söyledi sana? -Vallahi ilginç şeyler anlattı.

Ama ben bir de senden dinlemek istedim.

O kadın ne söylediyse yalan söylüyor. Sakın inanma ona.

Sana mı inanacağım ben, ha?

Oğlundan hiçbir şey gizlemezdin sen!

Ne oldu? Gizliyor musun yoksa?

(Kapı kapandı)

Sizi bekliyoruz Merjan Hanım, gidebiliriz.

Bence sen hafızanı iyice bir yokla.

Döndüğümüzde bol bol konuşacağız.

(Gerilim müziği)

(İç çekti) Allah'ım.

Abla, babam cesedi buldum deyince korkudan öleceğim sandım.

Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Ne yapacağız?

Korkma Gönül.

Korkma. Bu işin sonunda Bade'ye de sana da hiçbir şey olmayacak, merak etme.

Nasıl olmayacak abla? Babam ihbardan bulmuş yerini.

-Kesin Behnam ihbar etti. -Behnam elindeki görüntüleri...

...bende kullanamayacağı için aklınca beni böyle sıkıştırıyor.

Ama dediğim gibi, işin sonunda Bade'yle sana hiçbir şey olmayacak.

Abla, babam katili mutlaka bulacağım diyor.

Acaba ona söylesek mi? Belki bizi korur.

Gönül, sakın.

Sakın hiçbir şey söyleme. Sen ne yap, biliyor musun?

Sen direkt buraya gel, sakince konuşalım, tamam mı?

Tamam ama önce abimin yanına emniyete gideceğim.

Gönül, sakın dedim.

Abla, merak etme, kimseye hiçbir şey söylemeyeceğim.

Ne durumdalar onu öğrenmek için. Sonra konuşuruz.

Of Gönül, of.

-Anne. -Ne oldu Kerimşah?

Anneannem odasında yok.

Tamam, sen elini yüzünü yıka. Ben anneanneni bulup geleceğim, tamam mı?

Hadi.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Alo? -(Erkek ses) Merhaba.

-Tahir Lekesiz'le mi görüşüyorum? -Bizzat kendisi. Mevzu ne?

Farah Lekesiz'e ulaşmak istemiştim ama numarası değişmiş.

Kendisiyle görüşmem mümkün mü?

Ne için aradığına bağlı.

(Gerilim müziği)

Anne?

Sen niye buradasın güzel annem?

(İç çekti)

Yapamadım.

Uyuyamadım.

O koskoca odada yapamadım.

Mis gibi sabun kokulu yastık, kuş tüyü gibi yatak.

Etlerime battı sanki.

Gözlerimi kapadığımda hücremdeydim hâlâ.

Kafesteki kuş misali.

Onlar da uçamadıkları için kendilerini hasta sanırlar.

Geçecek. Geçecek. Düzeleceksin anne.

Her şey çok güzel olacak.

Elbet geçecek.

Siz yanımda olduktan sonra.

Üzülme anneciğim.

Bana yaşattığınız mutluluğun hakkını vereceğim.

-Huzurunuza hiç gölge düşürmeyeceğim. -O nasıl söz anne?

Senin gölgen bile huzur bize.

Hadi kalk, çıkalım buradan. Sana güzel bir kahvaltı hazırlayayım.

(Duygusal müzik)

(Büro ortam sesi)

(Mehmet dış ses) Kime nasıl güveneyim şimdi?

Hangi (Bip) Orhan'a çalışıyor?

(Gerilim müziği)

(Mehmet dış ses) İşte, bir (Bip) de bu.

Abi, biraz konuşalım mı?

Ne konuşacağız diyeceğim de...

Deme abi.

Deme, zaten ne konuşacağımızı biliyorsun.

Abi, biz Gönül'le birbirimizi gerçekten seviyoruz.

Artık şu kızın üstüne gitmeyin ne olur.

Gidersek ne olurmuş?

Abi, ben buraya posta koymaya gelmedim.

İnsan gibi konuşalım diye geldim.

Sen benimle ne konuşacaksın lan?

Abi, ayıp olmuyor mu?

Konuşalım diyorum. Konuşalım diye geldim.

Konuşmak mı istiyorsun lan?

Madem konuşmak istiyorsun gel lan, seninle bir konuşalım.

Gel, biz seninle bir konuşalım.

Geç. Çık dışarı, çık!

(Gerilim müziği)

Senin gibilerle ben böyle...

...sorgu odasında konuşurum. Anlat lan!

Sen biraz yavaş mı gelsen?

Kız kardeşimden uzak duracaksın lan! Uzak duracaksın!

Lan ben buraya insan gibi konuşmaya geldim. İnsan gibi!

Sen benim neyimi Gönül'e layık görmüyorsun?

Karanlık adamsın lan! Geçmişin karanlık!

İkiyüzlülük yapma lan! Tahir o senin dediğin!

-Kardeşim o işleri bıraktı! -Ben bırakamıyor muyum o işleri?

-Sen Gönül'ü üzersin lan! -Abi, yapma.

Bak yapma, ben Gönül'ü seviyorum.

Harbiden seviyorum.

Ne yaparsın lan Gönül için? Ne yaparsın?

Misal dağları delerim.

Harbiden bir yudum su içsin diye gider dağları delerim.

Bırak lan, boş laflar bunlar.

Lan bana bak. Lan bana bak!

Yemin ederim olmadık bir suç bulur, geçmişinden tıkarım seni içeri!

-Tıkarım! -Sen değil, kralı gelsin.

Kralı gelsin, bana hiçbir şey yapamazsınız. Önümde duramazsın.

-Bitiririm lan seni! -Elinden geleni ardına koyma lan!

Ben de senin...

O lafımı devam ettirtme de bana.

Yaktım lan çıranı.

Yaktım çıranı. Yaktım lan.

Bütün hıncımı senden alacağım lan.

Yaktım lan çıranı!

(Mehmet bağırdı)

Ne yapıyorsun lan sen?

(Gerilim müziği)

İyi haberlerini bekliyorum, ona göre.

Kötü olmadığını söyleyebilirim sadece.

Bade, ne oldu? Bir şey mi oldu sabah sabah?

Hayır diyelim, hayır olsun. Boşanma iptaliniz için adliyeye dilekçe verdim.

Bu nasıl mümkün olabilir ki?

Eğer böyle zehir gibi bir avukatın varsa her şey mümkün.

Yalnız ufak bir pürüz var. Vatandaşlık için üç yıl evli kalmanız gerekiyordu...

...ama bir yıl geçmeden boşanma davası açmanız ortalığı karıştırdı.

(Bade) O yüzden incelemeye alınacaksınız.

-Ne incelemesi? -Geçen seferki gibi.

Yalnız bu sefer daha sıkı denetleneceksiniz.

Kurulu düzeninizin şüphe uyandırmaması gerekir.

Kurulu düzen derken...

...böyle normal...

...saygın bir işten mi bahsediyorsun?

Mesela.

Güzel. Güzel.

Seni hastaneden aradılar. Sana ulaşamamışlar, bana ulaştılar.

Hani iş başvurusunda bulunmuştun ya.

Vera'nın ayarladığı vakıf hastanesinden bahsediyorsun.

Aynen.

Mülakata girdiğin profesörlerden biri seni önermiş.

Doktorluk için iş teklif ediyorlar.

Böyle bir şey mümkün değil Tahir.

Yarın ne olacağımız belli değilken ne işi?

Niye?

Bugünümüz de belli, yarınımız da belli.

Normal, sıradan bir hayatımız var.

Bunca derdin arasında doğru bir zaman mı sence?

Tam da doğru zaman.

Eğer doktorluğa başlarsan dosyana eklerim. Böylece her şey daha kolay ilerler.

Ne?

Annem doktor mu olacak? Yaşasın!

Bu çok güzel bir haber.

En büyük hayalindi.

İyi, peki madem. Yaşadığımız her gün kârdır, öyle değil mi?

Oley be!

(Sessizlik)

Orhan'dan haber var mı?

Benim yeğenlerden birini taktım peşine.

Halı sahadaymış. Evini de orada yakınlarda bir yerde tutmuş.

Halı sahada?

Eyvallah.

Siz buralarda olun.

Halı sahada.

(Büro ortam sesi)

Lan bana bak.

Eğer Gönül hakkında bir daha ileri geri konuştuğunu duyarsam...

...şu hâline şükrettiririm seni, anladın mı?

-Defol git lan şimdi. -İnsan gibi geldim buraya.

-İnsan gibi konuşalım diye geldim buraya! -Yürü git lan!

-Git! -Unutma var ya, yaptığını unutma oğlum!

Pişman olacaksın.

Az önce hayatının hatasını yaptın. Yaptığını unutma.

(Gerilim müziği)

Allah kahretsin!

(Gerilim müziği)

Cesedin yanından cam çıkmamış! Ne yapmaya çalışıyorsun sen?

Senin yapamadığını.

Her şeyi kontrolüm altında yürütüyorum.

Ben senin gücüne güç katman için değil, Farah'ı hapse atman için verdim onu.

Biraz sabretmen lazım.

Benim ne kadar sabrettiğim hakkında hiçbir fikrin yok.

Oğlumu bana düşman ettiler.

Bir insanın çocuğundan ayrı kalması nasıl bir duygu, bilir misin?

Bilmez miyim.

Bir yıldır kızıma hasretim.

Bir yıl mı?

Bir yıl. Üzerine 20 yıl daha koymaya ne dersin peki?

Bir dakika!

Sen beni kızımla mı tehdit ediyorsun?

Delirmeme ramak kaldı diyorum Orhan Koşaner!

Eğer bu işi beceremezsen...

...kendimi de senin ciğerini de yakar kül eder gereğini yaparım, ona göre.

(Gerilim müziği)

Tuncay.

Oğlum, defoyu 'full'le.

Ziyaret etmemiz gereken bir kişi daha var.

(Sessizlik)

Cam kırıkları ve fotoğraf, öyle mi?

Tahir biraz haklı gibi. Ortada gözdağı var sanki.

Ne yapmaya çalışıyor bu adam?

Gönül'den, senden haberi olmayabilir mi sence?

Büyük ihtimalle öyle.

Ya da Behnam sadece senden ve cam kırıklarından bahsetti.

Görüntüleri izlemiş olsa kendi öz kızını yakma pahasına...

...o cesedi ortaya çıkartamazdı, değil mi?

Bilmiyorum Bade. Artık kimin ne yapacağını kestiremeyecek hâldeyim.

Peki, Gönül'e her şeyin arkasında babasının olduğunu anlatmayacak mıyız?

Tahir, Orhan'la konuşup neyin peşinde olduğunu anlayana kadar bekleyeceğiz.

Biz bekleriz de Mehmet'in bekleyeceğini zannetmiyorum.

Gönül'le konuşursa ortalık bayağı karışacak gibi.

İndir lan!

Bak, direkt kafana sıkarım.

(Orhan) Hişt.

Seni bu kadar çabuk beklemiyordum.

Sabırsızsın.

Çağırılmadan gelen ölüm gibi.

Bir cehennemlik eceline susadığında dayanamıyorum, direkt geliyorum.

Ecelle randevuma daha var.

Oğlum, sen arabayı hazırla.

Tahir abinle gideceğiz.

Hadi oğlum.

Tahir bak, burada...

...tek kurşun atılmayacak.

Ve düşmanlık olmayacak.

Nereye gidiyormuşuz?

Sana yolladığım nottaki gibi...

...yeni başlangıçlara.

Can dostumun oğlu.

Ver şunu.

Ver şunu.

En son abinin elinden silahını aldıktan...

...sonrasını biliyorsun.

Bilmez miyim şeytan!

(Tahir) Hepsini biliyorum.

Hepsinin hesabını vereceksin. Abime yaptıklarının hesabını vereceksin.

Senin yüzünden katledilen anamın, babamın...

...tehdit ettiğin Farah'ın hesabını vereceksin.

Hepsinin hesabını vereceksin lan.

Ama ben kurşungeçirmezim.

Topla tüfek bana kâr etmiyor ki.

(Gerilim müziği)

Bak, buna iyi bak. Bunu senin için saklayacağım.

Bir gün bu silahı kafana dayadığımda namlunun ucunda bu olacak.

Bu var ya, ölüm.

Nefesini kesecek.

Şimdi bana şu cam kırıklarını...

...ailemin fotoğrafını bana bir anlat.

Ama karşılığında benden ne isteyeceğine dikkat et, tamam mı?

Abimin, anamın, babamın, Farah'ımın tekmil düşmanı olduğunu unutma.

Gideceğimiz yerde anlatmayı tercih ederim.

Abdest al.

Gideceğimiz yerde lazım olur.

(Gerilim müziği)

Sana şu iş teklifi yapan hastane bayağı sağlam bir yere benziyor.

Sırf İstanbul'da dört tane şubesi var.

Yaşanan onca şeyden sonra annemle Kerimşah'ı bırakmak...

...hiç içime sinmiyor. Aklım sizde kalacak.

Aa! Çocuk muyuz kızım biz? Sen işine bak.

Evet anne, biz çocuk değiliz.

Ben onlarla kalırım, merak etme.

Tamam ama bir şey olursa arayın.

İyi, hazırlanıp çıkayım o zaman.

Tamam, durduğun kabahat.

Bak, işe giriş belgeni almadan gelme. Dosyana ekleyeceğim.

Tamam.

(Duygusal müzik)

Mehmet Başkomiser'in yaptığı iş mi yani?

Babası olmasını geçtim, Orhan Komiser gibi namuslu bir polise nasıl iftira atar?

Onun vurulduğu sırada Orhan Komiser bizimle halı sahadaydı.

Bu kadar adam şahidiz. Olacak iş mi yani!

(Polis) Başından vurulduktan sonra kafayı toparlayamadı o.

Delirmiş gibi dolanıyor ortalıkta.

Kaç kez yakaladım kendi kendine konuşurken.

(Gerilim müziği)

(Büro ortam sesi)

Bu dosyada eksik var Nedim.

Başkomiserim, arşivdeki tüm dosyalar bunlardı.

Nasıl bunlardı lan? Allah Allah!

Bu dosyayı söylüyorsun bana.

Al, buyur. Eksik!

Biriniz de dikkat etmedi mi lan buna? Biriniz be!

Ben sizin yapacağınız işin...

Bu kadarı da fazla ama! Önce Orhan Müdür gibi...

...hepimizin örnek aldığı en ahlaklı polise iftira atıyorsun.

Şimdi de hiç var olmayan dosyalar yok edilmiş gibi...

...hepimizi zan altında bırakıyorsun.

Dosyalar eksik değil. Eksiklik senin kafanda başkomiser.

-Öldürürüm lan seni. Öldürürüm! -Bırak!

Komiserim, sakin, komiserim!

Al, Orhan'ın kuzularından biri daha! Tanıyın bunları!

(Gönül) Abi.

Yürü odaya.

(Gerilim müziği)

(Mehmet) Çok pis üstüme geliyorlar Gönül.

Çok üstüme geliyorlar Gönül.

Çok pis geliyorlar hem de.

Vallahi kime güveneceğimi bilmiyorum.

İşin zor tabii.

Bana bile güvenmiyorsun sonuçta.

Anlamadım.

Tahir abiye...

...yani öz kardeşine kavuştuğunu bana söylememenin...

...başka bir sebebi var mı abi?

Evet.

-Kim söyledi? Bekir mi söyledi? -Bekir de mi biliyor?

Abi, sana inanamıyorum. Herkese söyledin, bir benden mi sakladın?

Babam haklıymış.

Sen gerçekten bana hiç güvenmiyorsun.

Of!

Mesele anlaşıldı.

Orhan seni iyice doldurup göndermiş, öyle mi?

Orhan mı?

Baban, Orhan mı oldu şimdi?

Canım benim...

...ben de tam bu yüzden sana bütün bu gerçekleri anlatamadım.

Evet.

Tahir'le beni ayıran o.

Ailemi katleden de.

Hatta benim kafama sıkan da o.

Ben...

...sadece bütün bu üzücü gerçekleri sana nasıl söyleyeceğimi bilemedim.

Hepsi bu.

Abi, bu dediklerin gerçek olsa babamı niye serbest bıraksınlar?

Silahın İlyas'ın evinden çıkmış. Üzerinde onun parmak izleri var.

İşte her şeyi organize eden o canım.

Bu bir sene içinde ne yaptığını sana söyledi mi?

Emniyete sızan bir şebekeden dolayı saklanıyormuş.

Bizi de onlardan korumak için ortadan kaybolmuş.

Şebekenin başı o be.

Ortağı da Ali Galip.

Hatta...

...Ali Galip'i öldüren de o.

Hatta ortaya çıktığı gece eliyle koymuş gibi cesedi bulan da o.

Hatta...

...Ali Galip'i nasıl öldürdüğünü bana itiraf etti.

Babam sana Ali Galip'i öldürdüğünü mü söyledi?

Yani üstü kapalı itiraf etti diyelim.

Abi, sen gerçekten iyi değilsin.

Seni seven, büyüten adama nasıl böyle bir iftira atarsın?

Belki de gerçekten yardım almalısın.

Vay be.

Buraya geldik demek.

-Abi... -(Mehmet) Sen buraya niye geldin?

Benim delirdiğimi söylemek için mi geldin?

Aslında Ali Galip'i sormak için gelmiştim.

-Sonuçta adama baba diyordum. -Evet.

Zaten başımıza ne geliyorsa...

...baba dediklerimiz yüzünden geliyor, değil mi?

Hiçbir kanıt yok şimdilik.

Ama bütün katilleri kanıtlarıyla birlikte bulduğum zaman...

...benim yüzüme nasıl bakacaksın?

Doğru.

Eğer bahsettiğin kanıtı bulursan ben de yüzüne nasıl bakarım bilmiyorum abi.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Sana ailenin fotoğrafını verdim.

Şimdi de mezarlarını veriyorum.

Senin rahmetli baban...

...şu pis dünyada...

...dostum diyeceğim adamlardan biriydi.

Keşke o gün sizin eve hiç sığınmasaydım.

O zaman senin, Mehmet'in...

...rahmetli annenin, babanın bambaşka bir hayatı olurdu.

Yanlış!

Yanlış!

Bambaşka bir hayat değil...

...bir hayatları olurdu.

(Duygusal müzik)

Ama olmuşla ölmüşe çare yok ki.

Tıpkı Farah'ın Ali Galip'i öldürmesi gibi.

Onun ölümü...

...hepimizin başını belaya soktu.

Eğer o yaşasaydı şu anda emekliliğimin tadını çıkarıyor olacaktım.

Anamın babamın mezarının başında ettiğin laf bu mu?

Tadını çıkarmak.

Abimin kafasına sıkıp...

...emekliliğinin tadını mı çıkaracaktın?

Senin şurada nefesini kessem ne yaparsın?

Nefesini kessem ne yaparsın lan?

Ama ben bir şey yapmazdım.

Ama... (Orhan bağırdı)

(Gerilim müziği)

Ama onlar yapar.

Kuzularınla mı korkutacaksın lan beni? Kuzularınla mı korkutacaksın beni?

Sadece onlarla değil ki.

(Gerilim müziği)

Farah'la.

Ali Galip'in kanının bulaştığı cam parçasının...

...bende olduğunu bildiğin hâlde...

...bu ne afra tafra?

Sen kendi canının derdine düş lan! Bırak camı falan.

Peki. Evet.

Artık öfkeni kustuğuna göre...

...ikinci aşamaya geçebiliriz.

Artık işimize bakalım.

(Gerilim müziği)

CV'niz çok etkileyici. Denkliğiniz de sağlanmış.

Yalnız merak ettiğim bir şey var.

Hekimliğe neden bu kadar uzun bir süre ara verdiniz?

Kısaca cevap vermek gerekirse hayatta kalabilmek için.

Şakacısınız da. Sevdim bunu.

Peki, neden cerrahi?

Tıbbın en zor ve ağır bölümü. Çelik gibi irade gerektirir.

Kanlar içinde boylu boyunca yatarken...

...hayatının senin parmaklarının ucunda olduğunu bilmek.

(Geçiş sesi)

Bade, ambulans!

(Geçiş sesi)

Önce kendine neden orada olduğunu soruyorsun.

Sonra neden doktorluğu seçtiğini.

Doğduğun günden bu ana kadar her şeyi sorguluyorsun.

Kafandaki tüm sorunlara rağmen dikkatlice hastana yaklaşıyorsun.

Saniyeler saatlere dönüşüyor.

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi)

Sonra kaçınılmaz son gerçekleşiyor.

Ellerinde can veriyor.

İşte bu yüzden siz cerrahlara olan saygım sonsuz.

Gerçek cerrah, hastasıyla yaşar, onunla ölür demişler.

Doktor Hanım, siz kaç kez öldünüz?

Bu benim başıma sadece bir kez geldi.

Bu içimi rahatlattı işte.

Sizin gibi genç ve gelecek vadeden bir cerrahı...

...hastanemizde görmekten onur ve mutluluk duyacağız.

Öyleyse hayırlı olsun diyelim mi?

Diyelim.

Harika.

Hem burada hem ek binada görev yapacaksınız.

Şimdi hastanemizi dolaşalım, sonra ek binaya geçeriz.

Merak etmeyin, uzakta değil.

Tamam, tabii ki.

(Başhekim) Buyurun.

Abla, bittik biz, mahvolduk.

Niye ölüp bitelim bir vergi borcu yüzünden, değil mi?

Bak, Farah'ın annesiyle tanış. Gülsima teyze.

Farah'ın annesi mi?

Merhaba kızım, hoş geldin.

Ben birden içeri daldım ama özür dilerim.

Rica ederim.

İnanın sizinle böyle tanışmak istemezdim.

Tamam, inandım.

Farah ablam yok mu?

Farah iş görüşmesine gitti. Doktorluk teklifi aldı.

İş görüşmesine gitti? Biz bu hâldeyken?

Ne varmış hâlinizde?

Yani siz bu hâldeyken. Daha yeni kavuştunuz ya.

Müsaadenizle Gülsima teyzeciğim, biz vergi borcunu halledelim.

Gönül de kafasını toplasın, değil mi Gönülcüğüm?

Tamam, siz işinize bakın.

(Fısıldayarak) Çık, geliyorum.

(Duygusal müzik)

Ne yapmamı istediğini söylemedin hâlâ.

Oğluma, annesinin gerçek yüzünü göstereceksin Merjan.

Al bakalım, bunu oğluma ver.

İyi de bu Farsça.

Oğluma bir yıl boyunca Farsça okumayı...

...öğretmediğimi mi sanıyorsun?

-Behnam, bu... -Aynen öyle Merjan.

Farah'ın beni öldürmeye çalışıp ortadan kaybolduğu zamana ait.

Oğlum, melek sandığı annesinin...

...zavallı babasına neler yaptığını öğrenecek.

Belki o zaman bana hak verir.

İyi de bu çok fazla değil mi?

O daha bir çocuk, psikolojisi bunu kaldıramayabilir.

Annesi beni bir canavar gibi gösterdiğinde nasıl kaldırdıysa...

...bunu da kaldıracaktır.

Merjan...

...bak sakın, sakın diyorum...

...tereddüt etmek için en yanlış zamandasın.

Eğer bunu oğluma vermeden geri gelirsen...

...seni doğduğuna pişman ederim, ona göre.

İyi de ben nasıl gireceğim eve? Beni içeri almazlar ki.

Al bu oyuncağı.

Oğluma ver, özledim de.

Kapıdan gir, pencereden gir.

Nereden giriyorsan gir ama bir yolunu bul.

(Behnam) Hadi.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sessizlik)

Oo, Merjan Hanım, ne işiniz var burada?

-Şey için geldim... -Ne için?

Gülsima teyzeyle konuşmak için geldim.

Kusura bakma, vallahi sizi alamayacağım içeri.

Git ona benim geldiğimi söyle.

Konuşmam gerektiğini ve her şeyi bildiğimi söyle.

Neyi biliyorsun?

Sen ona öyle söyle, o anlar beni.

Ya hadi, hadi.

(Kapı kapandı)

Konuş, konuş.

Yoksa o çatal dilini var ya, kesip alacağım ağzından.

Aga öldü, yaşasın Tahir.

Onun ölümüyle bozulan düzeni...

...senin yardımınla yeniden yapacağım.

Benimle?

Neden benimle?

Çünkü reddetme senin hamurunda var.

Aslında sen de biliyorsun.

Şu hayatta yapabileceğin en iyi şey bu.

Ben sana bir sebebini daha söyleyeyim mi?

Başkomiser Mehmet...

...abim ensende. Benimle iş yaparak...

...tehlikeyi bertaraf edebileceğini sanıyorsun, değil mi?

Akıllısın.

Bizim teşkilatta bu kadar akıllı birini bulmak...

...biraz zordur.

Sen de kin dolu bir adamla çalışacak kadar aptalsın, öyle mi?

Sen de bu âlemde ortaklıkların dostlukla yapılacağını...

...sanacak kadar...

...toysun.

Ortaklık öyle mi, ortaklık?

Alayınızı bitireceğim, alayınızı.

Önce o Behnam'ı bitireceğim, sonra seni bitireceğim.

Sakın, Behnam olmaz. Onunla işim var.

Sakın.

Birbirini öldürmeye ant içmiş adamları...

...bir araya getireceksin, öyle mi? -Evet.

Ben sana söyleyeyim, senin bu düzen anında patlar.

Sen o kısmı bana bırak.

Sen vereceğim işi yap.

Tamam, hemen yapayım, söyle, hemen.

Uçayım, hemen yapayım, söyle.

Bak, bugün yeni biri daha katılacak ekibime.

Onun yardımıyla birini öttürteceğim.

Sonra da işi o zaman öğreneceksin.

Bak, ister inan ister inanma...

...Farah kızımı severim.

-Hapislerde çürümesini istemem. -İstemezsin, öyle mi?

Sen oğlum dediğin adamın kafasına sıkmış adamsın.

Farah'a mı üzüleceksin?

Abim sana tapıyordu lan, tapıyordu.

Bir gün olsun sevmedin mi?

-Bir gün olsun sevmedin mi? -Sevdim.

İyi sevdim.

O zaman kafasına sıkacağına...

...ellerini uzatıp, kelepçe takmasına izin verecektin, tamam mı?

Mecburdum.

Kuzuların çobanıydım ben.

Ama bir gün...

...çobanların da sahibi olduğunu anladım.

Ben de kızımla karımı...

...korumak istedim.

Kızını böyle mi koruyacaksın?

Öz kızını yakmayı göze alarak?

(Gerilim müziği)

Belli ki iş birlikçin sana küçük bir detayı anlatmamış.

Ali Galip'in ölümünde...

...Gönül'ün de payının olduğunu anlatmamış sana.

Gönül de oradaydı, beraber yaptılar.

Behnam'da görüntüleri var.

Hiçbir zaman ortaya çıkmayacak o görüntü.

Sen...

...Farah'ın parmak izinin olduğu o cam kırığını düşün.

Bak, yanan sadece Farah olur.

(Orhan) Tabii buna gönlün razı olursa.

Anladın mı?

Şimdi söyle bakalım.

Tamam mı? Yapacak mıyız?

(Gerilim müziği)

Bu konuşmadan...

...bu anlaşmadan Farah'ın haberi olmayacak.

Tamam mı?

Tamam.

Sen söylemezsen ben hiç söylemem.

(Gerilim müziği)

Demek böyle yakacaksın ciğerimi, öyle mi Behnam Azadi?

Hayatının hatasını yaptın ama farkında değilsin.

Çok ayıp oldu Gülsima teyzeye de.

Dert etme ya, ayıp görmemek gibi bir özelliği var onun.

Ne güzel ya. Siz bayağı tanışmışsınız, kaynaşmışsınız.

Anlamadım?

Neden her şeyden en son benim haberim oluyor?

Buraya gelmesem Farah ablanın annesini bulduğundan bile haberim olmayacak.

Kasıtlı bir şey yok güzelim. Öyle gelişti sadece.

Tahir abiyle abimin kardeş olduğunu gizlemenizde de mi kasıt yok?

Ya da abimin, babama iftira atıp hapse attırmak istemesinin.

Ne diyorsun Gönül sen?

Hepinize çok kırgınım.

Burnumun ucunda kıyamet kopuyor ama benim dünyadan haberim yok.

Söyle bakalım, bildiğini zannettiğin şeyler neymiş?

Bir zamanlar babamla aranızda bir şeyler olduğu.

Rahşan yengemin sizi ölesiye, hatta öldüresiye kıskandığı.

Yengemin, Behnam'la Farah'ın olan ilişkisine...

...sırf sizin kızınız olduğu için izin vermediği.

Bunları baban mı anlattı sana?

Ben yengemle konuşurlarken duydum.

Ama bir de sizden dinlemek istedim.

Yani bu olanlar ne kadar eskiye dayanıyor?

Babamla olan tanışıklığınız?

Çok eskiye.

Farah da sen de doğmadan önceye.

Babamla yengemin ilişkisi o kadar eskiye mi dayanıyor?

İlişki mi dedin?

Rahşan sonunda istediğini elde etti demek.

O zamanlar babamla yengemin arasında aşk yok muydu yani?

Aşk, bir ilahidir kızım.

Rahşan'ın babana duyduğu şey aşk değil, tutkuydu.

Aşk, fedakârdır.

Tutku, bencildir.

Âşık, sevdiğinin incinmemesi uğruna...

...her zerresinin incinmesine razı gelir.

Tutkulu insan sadece kendinin incinmemesine özen gösterir.

Siz?

Siz babama âşık mıydınız?

Ben bu hayatta...

...sadece tek bir kişiye âşık oldum.

Farah'ın babasına.

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

Pardon.

Ben artık kalkayım.

Bu arada gitmeden sizin için de sakıncası yoksa...

...Kerimşah'ı görebilir miyim? -Görebilirsin tabii.

Sen sakınılacak bir insan mısın? Yukarıda, odasında.

Teşekkürler.

(Gerilim müziği)

Buyurun Doktor Hanım. Burası ek binamız.

Ortamın kusuruna bakmayın.

Uzun süredir kullanılmıyordu.

Ama siz hastanemizde işe başlayınca aktif hâle gelecek.

(Gerilim müziği)

Eşim gelecek birazdan.

Aslında onunla gelsem daha iyi olacak.

İşimiz çok kısa.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Başhekim) Doktor Hanım, gelsenize.

Ben eşimle geleyim en iyisi.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen?

Senin ne işin var burada?

Bunca zaman sonra karşılaşmışız...

...söyleyeceğin ilk cümle bu mu?

Daha erken gelecektim ama...

...beklenmedik bir misafir biraz erken geldi, onun için...

...geç kaldım.

(Gerilim müziği)

-Ne istiyorsun benden? -İşini yapmanı.

Tahir burada olduğumu biliyor.

Hadi kızım, uğraştırma beni.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Farah) Tahir de seninle konuşmaya gelecekti.

(Orhan) Aman ne güzel, birbirinden sır saklamayan bir çift.

Bu devirde mumla arasan bulamazsın.

Tahir?

Yoksa onu da...

Merak etme, kavuşacaksın.

Tahir, yoksa?

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı vuruldu)

Vay, aslan kardeşim. Gel, geç otur.

-Kolay gelsin. -(Mehmet) Eyvallah.

Nasıl, sıradan ve temiz hayatının ilk gününe...

...alışabildin mi bari? Yoksa zorlanıyor musun lan?

Niye zorlanayım? İşte idare ediyoruz.

Sen ne yaptın?

Ali Galip'in ölümüyle ilgili bir gelişme var mı?

Evet.

Adli tıp raporu geldi.

Ne diyor? "Boynundan büyük bir cam parçasıyla...

...öldürüldüğü düşünülüyor. Bir de...

...vücudunun çeşitli yerlerinde kesikler ve...

...cam kırığı parçaları bulunmuş."

Kaza olmuş olabilir mi?

Bir cama çarpmış falan olmasın?

Kaza olsa Orhan neden gömsün, değil mi?

-Hâlâ tek şüpheli Orhan mı? -Tabii ki.

Bak...

...bir delil daha.

-Benzin fişi. -Evet. Tarihe bak.

Senin vurulduğunun ertesi gün.

Evet. ne demek yani?

Yani Orhan'ın kaybolduğu gün...

...Ali Galip öldürülmüş oluyor.

Bir de artık ne tesadüfse...

...Orhan ortaya çıktığı gün...

...eliyle koymuş gibi Ali Galip'i buluyor.

(Mehmet) Böyle elini kolunu sallaya sallaya.

Sence neden?

-Senin bir fikrin var galiba. -Var.

Bu...

...âlemlere geri döndük mesajıdır, değil mi?

(Boğazını temizledi)

Düşünsene, bir senedir ortada yoksun.

Bütün köşeler tutulmuş.

Sonra böyle bir olayla geri dönüyorsun...

...ve âlemlere geri döndük mesajı veriyorsun.

Döndük derken neyi kastettin abi?

Oğlum, seni temiz hayat mı çarptı lan?

Yani normal koşullarda senin...

...bu söylediğime şak diye cevap vermiş olman lazım.

Orhan kendine yeni bir ortak mı buldu diyorsun?

Kesinlikle.

Emniyetteki pis işleri Orhan halledecek.

Bu ortağı da dışarıdaki işleri halledecek.

Yani böyle zeki, çevik, güçlü, gözü kara...

...Ali Galip'i ve işleyişi bilen biri.

Senin gibi.

(Gerilim müziği)

(Tahir) Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu abi?

Ne yapacağım, Orhan'la iş mi çevireceğim?

Oğlum, Orhan iki kardeşin buluşmuş olduğunu bilseydi...

...bu işi sana getirecekti, değil mi?

Sence kimi bulmuş olabilir?

Bilmiyorum ama bir soruşturayım bir sorayım istiyorsan.

Hayır hayır, sakın, sakın. Sakın.

Bana yardım etmek için dahi olsa...

...bu insanlarla görüşmeni istemiyorum kesinlikle.

Tamam mı?

Orhan'ın defterini ben düreceğim.

Sen kimsin lan! Ayağımın tozuyla başıma bin tane bela açıyorsun!

Müdürüm, kardeşim burada. Biraz...

Başlatma lan kardeşinden!

Hakkında bir yığın şikâyet var.

Mesai arkadaşlarını delilleri karartmakla suçlayıp...

...zan altında bırakmışsın.

Yetmemiş, bir memurun yakasına yapışmışsın.

Ulu orta Orhan Müdür'e saydırıp, suçlamak hele...

...onu hiç saymıyorum bile, en beteri.

Zan falan yok. Ortada dosya bırakmamışlar.

Her şeyin içini boşaltmışlar.

Yani Orhan denen o (Bip) gelince...

Lan, lan bak hâlâ!

Onun hakkında tek kelam dahi etmeyeceksin bundan sonra.

Delillerin varsa, gelirsin konuşuruz.

Kafama sıktı. Bundan daha iyi delil olur mu?

İlyas öyle söylemiyor, ben yaptım diyor.

Sonra silahta onun parmak izleri çıktı.

Hezeyanlarınla Celal Müdür'ün de başını yaktın zaten.

Orhan Koşaner, emniyetin danışmanı.

Yani dürüstlüğü ve ahlakıyla nam salmış, saygın biri.

Kardeşim dediğin şu suç makinesiyle karşılaştırma bile.

-Ayıp oluyor ama. -Hişt.

Sen değil misin Akbar Azadi'nin polisle çalıştığını afişe eden?

(Müdür) Hapis yatacaksın bu yüzden.

Sen de bunun gibilere değil, mesai arkadaşlarına güveneceksin.

Bir operasyonda, bir çatışmada...

...arkanı mesai arkadaşların kollayacak.

Ama böyle devam edersen...

...arkanı kollayacak arkadaşın olmayacak.

Sen ne demek istiyorsun ya amirim?

Bir açık konuşsana bana.

Ben diyeceğimi dedim.

(Gerilim müziği)

Yemin ediyorum şeytan ya, şeytan.

Herkesi parmağının ucunda oynatıyor herif.

Kime güveneceğim bilmiyorum.

Gönül bile ona inanıyor, biliyor musun?

Ne diyeyim abi, ne diyeyim?

Bir Bade var yalan söylemediğini bildiğim...

...bir de sen varsın sonuna kadar güvenebildiğim...

...başka da kimse yok. Hepsi hepsi bu.

(Gerilim müziği)

Allah belanızı versin (Bip)!

Bu adam kim?

Burada anatomi dersi verilirmiş eskiden...

...biliyor musunuz Doktor Hanım?

Söyle bakalım, bu herifin dilinin çözülmesi için...

...neresinden vurmamız lazım? -Ne? Sen delirdin mi?

En acı duyacağı bölge neresi, onu söyle!

Asla, asla böyle bir şey söylemem.

Kafama da sıksan konuşmam.

Benim inisiyatifime bırakıyorsun yani?

Peki.

(Gerilim müziği)

(İnliyor)

(İnliyor)

Kurşun kemiğe çarpıp yön değiştirmiş.

-Yani bir kere daha mı sıkayım? -Olmaz!

Acil müdahale etmem gerekiyor. Yeterince kan kaybediyor.

Olmaz, istediğimi vermeden olmaz.

Takriben ne kadar zamanda ölür?

Cevap ver! Ne kadar zamanda ölür?

Çok hızlı kan kaybediyor. Damara gelmiş olmalı.

Birkaç dakika içinde müdahale edilmezse bilinci kapanacak.

Konuşmak için sadece birkaç dakikan var.

İsmi verirsen Doktor Hanım müdahale eder, yaşarsın.

Yok, konuşmam dersen...

...geberip gidersin.

-Uzaklaş yanından! -Olmaz.

Uzaklaş diyorum sana!

Başım dönüyor.

Ne istiyorsa söyle ona.

Söyle ki seni kurtarabileyim.

-Konuş. -Behnam Azadi.

Cumartesi gecesi için...

...patronumdan 30 adam isteyen kişi o.

İlyas'ın söylediği doğruymuş.

Doktor Hanım...

...hasta senin. İster ameliyat eder kurtarırsınız...

...isterseniz etmezsiniz...

...bırakın gebersin gitsin.

Ne yapmamızı istersin Doktor Hanım?

Kan kaybından ölecek. Hemen, hemen sedyeye taşıyalım.

(Gerilim müziği)

(Başhekim) Tamam.

(Duygusal müzik)

(Kapı açıldı)

Aa, sen mi geldin? Neden geldin?

-Seni özledim. Gelebilir miyim? -Gel.

(Sessizlik)

Sen de bizi özledin mi?

Ama baban seni çok özledi.

O zaman o kötü şeyleri yapmasaydı.

Ama sadece kötü şeyler yapan baban değil ki.

Başka kim yapmış ki?

Kerimşah...

...baban sana bir şey gönderdi.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Orhan ses) Yeni elemanım zehir, zehir.

Bülbül gibi konuşturdu adamı.

Başlatma lan şimdi yeni elemanından. Ne istiyorsun söyle!

Ayıp ediyorsun ama.

Lafının önünü ardını bilmeden konuşuyorsun.

Başlayacağım şimdi senin önüne ardına. Ne istiyorsun söyle!

Yarın İlyas'ı hapisten kaçırmanı.

Ne?

Hapse tıktığım adamı mı kaçırtacaksın bana?

Hayat hepimize ummadığımız şeyler yaptırıyor Tahir.

İnsanoğluna bahşedilmiş en büyük lütuf nedir, bilir misin?

Her duruma adapte olabilmek.

Yeri ve saati bildireceğim sana.

(Gerilim müziği)

İlla bir açığını bulacağım lan.

İlla bir açığını bulacağım.

Bulacağım lan bir açığını.

(Kapı açıldı)

Gel.

(Gerilim müziği)

-Ne yaptın? Verdin mi? -Verdim.

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Geçiş sesi)

Ne dedi peki? Ne tepki verdi?

Ne, ne diyebilir ya?

Ne tepki verebilir?

Üzüntüsünden mahvoldu çocuk.

(Gerilim müziği)

Şahım, araban ne kadar güzelmiş.

Merjan abla verdi az önce. Babam göndermiş.

(Duygusal müzik)

(Kuşlar ötüyor)

(Gerilim müziği)

Aa, yengeme bak.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Al bakalım, iyi ki kendini unutmadın içeride.

Ne yapalım ya? Bir yaka paça kovulmadığımız kaldı dün gece.

Hişt, bir şey soracağım.

Bu demin evden çıkan hatun var ya. Kim o?

Merjan Hanım mı? Ne yapacaksın?

Ne yapacağımı ne yapacaksın?

-Ne yapacağına bağlı. -Bir şey yapmayacağım lan.

Evden çıktı ya, merak ettim. Hani yeni yeni ısınıyoruz ya.

Tam ısıtmaz o, yakar vallahi.

Behnam'ın kuzeni. Öyle durduğuna bakma.

Üf, acayip tehlikeli biri.

Niye alıyorsun lan içeri o zaman?

Gözümün önünde olunca olay çıkaramıyor.

Hasar tespiti yaptım ben, her şey yolunda.

İçeridekileri keyfi cıncık.

-Maşallah sana fedailerin kralı. -Gelmeyecek misin?

(Yılmaz) Yok, benim bugün program dolu. Bir dahakine gelirim.

-Selam söyle. -Eyvallah.

Eyvallah.

Tehlikeli ve alengirli işler, öyle mi? Hadi bakayım.

(Kapı kapandı)

(Sessizlik)

Doktor Hanım, yaşayacak mı?

Komaya girdi. Bence başaramayacak.

Ziyanlık.

O zaman çek fişi, işi bitsin.

Bunu yapmana izin veremem.

Bak, bu herifin hayatını kurtarırsan...

...yüzlerce masumun ölümüne neden olursun.

Sen ne zamandan beri masumların hayatını düşünür oldun?

Bazen.

Ama sen her zaman düşünüyorsun.

Malum istisnai durumu saymazsak tabii.

Ne demek şimdi bu?

Bu adam o Kürşat Saygun'un sağkolu.

Bu adam kiralık katillerden oluşan bir ordunun en eli kanlısı.

Sadede gelsene artık.

Sen burada ne yaptığımızı zannediyorsun?

Yeni işinin stajyerisin sen.

Malum sebeplerden dolayı reddetme hakkın da yok.

Biliyorsun, Ali Galip'in cinayet aletinde senin parmak izlerin var.

Ne yani, sen vuracaksın, ben tedavi mi edeceğim?

Her zaman o şekilde olmayacak tabii.

Yakında büyük bir savaşa gireceğiz.

Yaralılarımızı hastaneye götüremeyiz.

Hasta herif!

İhtiyacımız olduğunda buraya geleceksin.

Onun dışında hastanede çalışacaksın.

Yani kısaca yarı zamanlı mafya doktoru oldun.

Tek bir şartla kabul ederim. Benim iyileştirdiklerimi öldürmeyeceksin.

Bu adam üç gün de üç ay da komada kalsa fişini çekmeyeceksin.

Makul.

Dur. Tahir'den ne istedin peki?

Yoluma taş koymamasını.

(Gerilim müziği)

-Ah! -Yardım lazım mı?

İşine bak!

Belki işim buradadır.

Bak zaten kafam atık. Hadi başka kapıya.

Sana yürüyorum falan sandın galiba.

-Tipim değilsin, rahat ol. -Defol!

Tamam, ben gideyim de bunlar mı gelsin?

Yürüyün gidin lan! Yürü git!

(İç çekti)

İşimi görüp kalkacağım zaten.

Ne işi be? Terbiyesiz!

Kız fındık, sen de maşallah beni gördüğünden beri aklın hep oralarda!

Bunu düşürmüşsün.

Teslim edeyim dedim.

(Gerilim müziği)

Seni Behnam mı gönderdi?

O Behnam dediğin benim anca getir götürümü yapar.

Dur, dur, dur.

Dur. Bak şurada tatlı tatlı konuşuyorum efendi gibi.

Ayarımı zıplatma, gel otur.

Otur.

Ne istiyorsun?

Sen Farah'tan ne istiyorsun? Onu bana bir söyle.

Hiçbir şey istemiyorum.

Şimdi bunu sana Behnam verdi, Kerimşah'a göster diye.

Ama sen göstermedin, değil mi?

Sen kimsin?

Meraklı bir birey diyelim.

Sende merak ettiğim şeyse bunu Kerimşah'a neden göstermediğin.

Farah Erşadi, patates Behnam'ı bıçakladı yazıyormuş bunda.

Sen bunu Kerimşah'a okutsaydın çocuğun aklı giderdi ama okutmadın.

Neden?

Sen benim neden iyilik yaptığımı mı sorguluyorsun?

Yok kız, senden kötülük istendiği hâlde...

...niye iyilik kovaladığını soruyorum. -Sana ne ya!

Ama öyle deme, belki bir faydam dokunur.

Dokunamaz. Beni anlıyor musun?

Bana kimsenin faydası dokunamaz.

Ben seni anlıyorum.

Ben böyle şeyleri pavyonda kadınlarla çok konuştum.

Terbiyesiz.

Ama Behnam seni neyle düşürdü, o kısmı anlamadım.

(Tahir ses) Kendi günahımın bedelini sana ödetecek değilim.

Ali Galip'i ben öldürdüm. Camla boynunu kestim.

(Farah ses) Tahir, sen şu an ne saçmalıyorsun?

(Tahir ses) Saçmalamıyorum. Sadece gerekirse polise vereceğim...

...itirafı söylüyorum.

Tahir, sana inanamıyorum.

Bir şeyler ters giderse diye.

Hepinizin kurtuluşu bu.

Sen şimdi bir avukat olarak bana söyle. İşe yarar mı?

Ses kaydı normalde delil olarak kabul edilemez ama...

...kendi aleyhine rıza göstermiş olman mahkeme tarafından kabul edilebilir.

Kan testinin sonuçlarında ilaç çıkması da...

...hikâyeni doğrulayacağı için Farah'ın itirazının güvenilirliği azalır.

Güzel.

Nesi güzel Tahir? Hayatını bitirmekten bahsediyoruz.

Farah'ı hapse tıkacak tek delil Orhan'ın elindeki cam kırıkları.

Behnam elindeki görüntüleri kullanamaz.

Kullanırsa amcası Mahmud Azadi'ye savaş açmış olur.

Orhan elindeki cam kırıklarını kullanmak isterse...

...bu işe yarar mı onu söyle.

Evet, işe yarayabilir.

Güzel, güzel.

Farah'ın hayatını başkalarının insafına bırakamam, tamam mı?

Bırakamam.

(Gerilim müziği)

Bugüne kadarki en büyük sevkiyat olacak.

Sen niye bu kadar korkuyorsun?

Sizin kadar cesur olsaydım böyle kapı kulluğuna razı gelir miydim?

Amcanızın sevkiyatını patlatacaksınız.

Başka çare bırakmadılar Hamid.

Herkes bana ne yapmam gerektiğini söyleyip duruyor.

Haklısınız.

Amcamın adamları altınları Van'dan İstanbul'a getirdiklerinde...

...biz harekete geçeceğiz.

Onlar daha altınları bize vermeden biz kendi sevkiyatımızı patlatacağız.

Bunu Kürşat'ın 30 adamıyla yapacağız.

Tüm bunlar benim içimi soğutmaya yeter mi?

Asla.

Bunu amcama Tahir'in yaptığını söyleyeceğiz.

Amcam delirecek.

-Delirince ne yapacak? -Dikkati dağılacak.

Aynen öyle. İşte o zaman senin yanına koyduğun adam...

...amcamın işini bitirecek.

-Başaramayabilir de. -O yüzden İspanya'ya gideceğiz zaten.

Yine de çok riskli değil mi Behnam Bey?

Risk mi delilik mi göreceğiz artık.

Bir kaybetmediğim canım kaldı.

O da şu an için umurumda olmayan tek şey.

Yeter ama. Ben sıkıldım artık, gidiyorum.

-Gönül, bekle. -Ben gidiyorum.

Bade!

Merjan çıktı mı kızım?

-Merjan mı? -Buradaydı, görmedin mi?

Yok vallahi, görmedim.

Bana inandın mı artık?

Doğru söylüyormuşsun.

Kürşat, 30 adamını Behnam'a tahsis ediyormuş.

Evet, cumartesi günü için aynen öyle abi.

Bir daha abi dersen var ya seni...

Behnam kendi sevkiyatını patlatacak.

Amcasına çok büyük kazık atacak.

Kasalarca altından bahsediyoruz.

Sen nereden biliyorsun?

Tahir'le Mehmet'i tuzağa çektiğim gün Behnam'ın odasındaydım.

Çalışma odasında.

Bunun telefonu çaldı, dışarı çıkmamı istedi, şüphelendim.

Sonra?

Sonra senden öğrendiğim taktiği uyguladım.

Sen hep dersin ya çalıştığın adamın ağzından çıkan kelimeleri değil...

...aklından geçenleri oku diye.

Böcek yerleştirdim.

Kürşat'ı da böyle öğrendim.

Sevkiyatın yerini böyle mi öğrendin?

Şu an sevkiyatla ilgili bilgiyi bilen Behnam, ben...

...ve Kürşat.

Beni çıkarırsan eğer...

...seninle de paylaşırım.

Sen benimle pazarlık mı yapıyorsun lan?

Benim kaybedecek bir şeyim yok.

Hazırlan. Yarın sevkiyatta seni kaçırtacağım.

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(Telefon çalıyor)

Gönül.

Abla, beni çağırdın, saatlerdir bekliyorum, yoksun.

Başımızda büyük felaket var, sen iş görüşmesine gidiyorsun.

Mecburi bir durum oldu.

Bu nasıl bir mecburiyetti acaba, kafana silah mı dayadılar?

Evet. Kimin yaptığını da bilmek ister misin?

Onu da baban yaptı de tam olsun!

Bak, senin olanlar hakkında hiçbir fikrin yok Gönül.

Sürekli benden bir şeyler saklamasaydınız belki olurdu.

Sizin beni koruma yönteminiz bu mu yoksa bana güvensizliğiniz mi?

Hangisinden dolayı annenin kurtulduğunu söylemedin bana?

Ya da Tahir abiyle abimin kardeş olduğunu?

Tabii ki seni korumak için. Başka ne sebebimiz olabilir?

Babamdan korumak için mi yoksa kendinizden mi?

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Hadi bakalım, güzel haberler ver.

Önce sen.

Benden kötü haber çıkmaz kızım.

-Yani? -Yani tahmin ettiğimiz gibi.

Tehlikeli bir durum yok.

Gözümüzü korkutmak istemiş korkak moruk.

-Senden bir şey istemedi yani? -Hiçbir şey.

Sen ne yaptın, nasıl geçti?

Tahminimden çok daha iyi.

Çok saygın bir klinik, çalışanlar da işinin ehli.

Nasıl yani, kabul ettin mi? Başlayacak mısın?

Evet. Başlıyorum.

Evet, o zaman yeni işin hayırlı olsun Doktor Hanım.

Pastayı getir, pastayı.

Yaşasın, annem doktor oldu!

Hayırlı uğurlu olsun, Allah utandırmasın.

Âmin anneciğim.

Şöyle geçelim. Pastayı getir.

Pastayı şöyle koyalım.

Anneciğim, paltonu alayım mı? Terleme.

Yok, dışarısı çok soğuktu. Biraz üşüdüm, böyle kalsam daha iyi.

Pastayı kesmeden önce...

...en son eksiğimizi de bir tamamlayalım.

Efendim, siz takar mısınız?

Bir şartla.

Bana anne dersen.

(Duygusal müzik)

Denerim tabii, denerim.

Denerim de ağzımdan nasıl çıkacak, bilemedim. Denerim.

Gıyabında ben dedim aslında çok dedim, siz yokken dedim ama...

...böyle karşınızdayken şey oluyor...

Ne oluyor?

Siz olunca böyle utanıyorum anne.

Dedin işte, anne dedin işte!

Dedim vallahi.

Bak, isteyince oluyormuş, değil mi?

Buyurun.

Oh!

(Duygusal müzik)

Aşkınız, vuslatınız daim olsun evlatlarım.

Ömrünüz de gönlünüz gibi güzel geçsin.

Âmin.

Kuşkusuz, şüphesiz, gamsız, kedersiz...

...üstünüze nurlar yağsın hep.

-Âmin. -Âmin.

(Duygusal müzik)

Sıradan hayatımıza.

Sıradan hayatımıza.

Hadi bir fotoğraf çekelim.

Gülümseyin.

(Duygusal müzik) (Fotoğraf çekti)

Sıradan hayatımıza.

(Tahir iç ses) "Baskın yarın öğlen 14.00'te. Kalabalık gel."

(Duygusal müzik)

Sıradan hayatımız.

Yarın için acil sağlam adamlara ihtiyacım var.

Ne diyorsun! İşbaşı yapıyoruz.

Oh be abi, sonunda.

Haydar, senin şu yeğenlerle bir konuş.

Çok sevinecekler abi. Bunu bir işe alma olarak düşünebilir miyiz?

-Kaç kişi? -Dört.

-Tamam, aldım gitti. -İş nedir?

Hapisten adam kaçıracağız.

-İlyas'ı kaçıracağız. -Ne?

Bak sakın tek kelime etmeyin, hırsımı sizden çıkarırım!

Söyle yeğenlerine...

...yarın hazırlıklı olsunlar. -Emredersin abi.

Sakın.

Behnam'ın bencilliğini ve acımasızlığını...

...hep Mahmud amcamdan aldığını düşünürdüm.

-Ama meğer sebebi senmişsin. -Benimle düzgün konuş.

Yok ya, yok!

Senden iyi bir insan çıkma ihtimali yok.

Merjan, o kadın sana yalan söylüyor.

-Ona inanma, yalan söylüyor Merjan. -Yalan mı?

Tanışıklığınız 30 yıl öncesine dayanıyormuş.

Babamı 30 sene öncesinde de ondan kıskanıyordun.

Onları o yüzden ayırdın. Sen kayınbiraderine âşık oldun.

Ona annemle evliyken de âşıktın. Sen aşağılık bir kadınsın!

Sana doğru değil diyorum. O kadına nasıl inanırsın?

Ben ondan duymadım ki.

Dün babamla sizi konuşurken duydum.

Sen nasıl bir insansın?

Nasıl bir kadınsın, nasıl bir annesin?

Ben...

...ilk gördüğümden beri...

...sadece Akbar'ı sevdim.

Onunla evlenme hayaliyle büyüdüm ama babam...

...beni abisiyle evlendirdi.

Bir insan istemediği biriyle evlendiği zaman...

...neler yapabileceğini en iyi sen bilirsin.

Sakın oralara girme.

Benim günahım bana, seninkiler sana yeter.

Behnam'a söyleme.

Susacağım ama senin için değil, babam için.

Ve sana son bir şans.

Şimdi soracağım soruya doğru cevabı vermezsen...

...senin için hiç iyi olmayacak.

(Gerilim müziği)

"Acımasız canavar, prensesi, şövalyenin bulamayacağı bir kaleye hapsetmiş."

Tıpkı babamın yaptığı gibi.

O da bir canavar, değil mi?

Ben ondan nefret ediyorum.

Hişt. Sakın.

Sakın. Sen o güzel kalbini, yüreğini...

...bunlarla besleme, tamam mı?

Hem baban canavar değil ki.

Emin ol o da bir gün bu yaptıklarından pişman olacak.

Teşekkür ederim.

Ne için?

Babamı düşündüğümde içimdeki üzüntüyü azalttığın için.

Hadi devam et, sonra ne olmuş?

"Sonra şövalye, prensesi kurtarmak için...

...düşmanlarının karşısına geçmiş, kılıcını çekmiş.

Onlara korkusuzca bakarak..."

-Çiftetelli oynamaya başlamış! -Nasıl ya?

Annemle beni kurtardığınız gibi, değil mi baba?

Senin o baba diyen dillerine kurban olurum ben.

Ama doğru söylüyorsun.

Hiçbir kılıç, çiftetelliden daha ikna edici değildir.

Bana da öğretsene!

-Şimdi mi? -Evet, şimdi. Ne olur.

Annen uyumadığını görürse var ya, bitirir bizi, bitirir.

Biz de ona bir çiftetelli atarız.

O da hiçbir şey diyemez, değil mi?

Bak, bak, şu hareketlere bak.

Hadi babacığım, ne olur.

Sen var ya sen.

Bak bu babacığım çok tehlikeli.

Seni mini çakal seni.

O zaman müzik çalmak yok, tamam mı? Ağzımızla yapacağız.

Söz.

Ders bir, önce ne yapıyoruz?

Kolları sıvıyoruz.

Sıva bakayım kolları şöyle.

Aç kollarını. Aç, aç, aç.

(Şarkı mırıldanıyor)

Ayaklar böyle.

Eller de böyle. (Kerimşah şarkıyı mırıldanıyor)

Kollarını kaldır.

Şimdi dönüyoruz.

Karşıma geç.

Şimdi en tehlikeli hareket.

Omuz kırma.

(Şarkıyı mırıldanıyor)

Tekrar döndük.

Akbar.

Akbar, dur.

Ne yapıyorsun, nereye gidiyorsun? Akbar!

Bitti artık Rahşan, kabul et bunu!

-O kadar kolay mı? -O kadar kolay.

Bunu sorduğuna göre bittiğini kabul etmiyorsun demektir.

Bir daha karşıma çıkma.

Ben seni günahımla sevdim.

Senin yüzünden kocamı aldattım.

Senin daha büyük günahların var.

Mesela sen masum bir kadını sırf kıskandığın için yaktın.

Akbar, bana bir daha sakın arkanı dönme!

-İzle de gör. -Oğluma söylerim.

(Gerilim müziği)

Sen aklını mı kaçırdın?

Evet, kaçırdım.

Sen hâlâ anlamıyorsun seni ne kadar sevdiğimi.

Ben cehennemi göze almışım...

...ötesi var mı?

Sen cehennemi falan göze almadın Rahşan.

Sen o cehennemi kendi ellerinle etrafına ördün.

Ne dersen de, iyi düşün, aklını başına al...

...olacaklara karışmam.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Efendim?

Verdiğim görevi yerine getirdin mi?

Evet. Tahir Lekesiz'le ilgili şikâyetimi geri aldım.

Aferin sana.

Ona yapılmış bir yanlış, bana yapılmış demektir.

Benim için önemli.

Tamam mı, bitti mi işimiz?

Daha yeni başlıyoruz.

Seni yakında arayacağım.

(Gerilim müziği)

Orhan cam kırıklarıyla beraber ne göndermiş.

Bak bunu da yollamış.

Tahir, bunlar senin ailen mi?

Anneme baksana.

-Çok güzelmiş, değil mi? -Çok.

Peki ya babama ne demeli?

Adam, adam! Çok yakışıklıymış ya.

Sen asıl Mehmet'e bak.

Mehmet'in küçükken bu kadar sevimli olduğu kimin aklına gelir?

Değil mi?

Fotoğrafını görünce inanamayacak.

Şunu geç, tipini (Bip).

Sana bak Tahir.

Sen ne kadar tatlıymışsın.

Tatlıymışsın derken...

...sen küçüklüğünden beri tatlıymışsın...

...şimdi akıl almaz bir yakışıklılık. İnanılmaz yakışıklısın.

-Öyle bir yakışıklılık ki... -Değil mi?

Yani tabii çok can yaktık zamanında.

Anlamadım. (Bağırıyor)

Tamam, bağırmasana! Bağırma.

-Oo! -Anlamadım.

Bunun gibi mi can yaktın?

Tamam ya, şaka yaptım.

Şaka yaptım, şaka.

En olmadık zamanlarda...

...şaka yapmak zorunda mısın?

Bu şakaları niye yapıyorum, biliyor musun?

Çünkü...

...normal ve sıradan hayatımıza çok yakınız, farkında mısın?

Üstümde olduğunu fark etmem gibi mi?

Çık üstümden.

Kincisin, kinci.

Kincisin!

Bundan sonra akıllı olacaksın Tahir Lekesiz.

Sana bakınca akıl mı kalıyor?

-Kalmıyor mu? -Hayır. Sıfır.

Sıfır.

Ronaldinho!

Hişt, yeni transfer!

Gel kaleye geç, böyle zevkli olmuyor, gel.

Elma şekeri!

Asma o suratını kız. Ne oldu?

Elimde değil Bekir.

Tam babam geldi, mutlu olacağız derken dertlerin ardı arkası kesilmedi.

(Gerilim müziği)

Hele abimin yaptıkları!

Abi deyip durma şu adama!

Manyağın teki o harbiden, deli o!

Bence bu kadar sert konuşmamak lazım delikanlı.

(Boğazını temizledi)

Evet...

...Mehmet'in yaptıkları akıl alır şey değil ama...

...kızım üzülüyor.

Haklısınız efendim de bunlar da gerçekler işte.

Ben dün yanına gittim. Durumu anlatayım diye gittim...

...yok, kelepçe takmalar yok, vurmalar falan. (Bip) herif.

Gerçekten mi?

Dua et sen varsın.

O benimle uğraşmaya devam etsin, görecek gününü.

Yangına körükle gitmek olmaz.

Sakin olmak lazım, sakin.

Yok, delirmiş o adam ya, harbiden.

Ben ablama da söyleyeceğim, uzak dursun ondan.

Gel, gel, önce biz biraz konuşalım.

-Kızım, bize biraz müsaade eder misin? -Tamam babacığım.

Gel oğlum, gel.

Hoş geldin Doktor Hanım.

-Bana ek binanın anahtarını ver. -Neden?

Komadaki hastamı kontrol edeceğim.

Rasimler saat başı uğruyor, sıkıntı yok, merak etme.

Kendi hastamla ben ilgilenirim.

Orhan'la anlaşmamız buydu. Ara sahibini, sor.

(Çekmeceyi açtı)

Tamam, sinirlenme hemen.

Yalnız fazla oyalanma, buranın mesaisindesin.

Pislik herif.

Belli ki kızım sana değer veriyor.

Bir baba olarak da bana düşen onun kararlarına saygı duymak.

Ama eski kafalı bir adamım, aynı zamanda...

...fazla yakınlık da benim canımı sıkar.

Anladım efendim.

Niyetin ciddiyse konuşalım.

Değilse...

...onu da konuşalım.

Ben ciddiyim, hiç olmadığım kadar.

Benim şu hayatta Gönül'le evlenmekten başka hayalim yok.

Ciddiyim.

Yaptığın iş belli.

Akıncılardan biriyle evlenmesine ses etmedim ama...

...büyük hataydı.

Bu da hata olacak mı evlat?

-Pişman olacak mıyım? -Asla.

Ne gerekiyorsa yapmaya hazırım, ne istiyorsanız.

-Ne gerekiyorsa mı? -Evet.

Ne gerekiyorsa.

Bu halı sahaya malzemeci ol deyin bana, olurum yani.

Ne dersiniz?

Gel bakalım.

Kızım...

...bak şu koca dünyada benim için en değerli şey sensin.

Senin annen, o kafası bulanık Mehmet...

...bu çocuğa ne kadar karşı çıktılar anlıyorum.

Ama kimse sana...

...kızım sen ne düşünüyorsun diye sordu mu?

Hayır baba. Ben...

Bekir gerçekten çok değerli benim için.

O zaman benim için de değerli.

Kızım, bak kim karşı çıkarsa çıksın...

...bundan sonra beni bulacak karşısında, beni.

Ama adabıyla olacak her şey.

Tabii efendim.

Güzel.

Tahlillerim ne zaman çıkar?

-Bir saate çıkar. -Teşekkür ediyorum.

(Sekreter) Hayırlı olsun Doktor Hanım.

Teşekkürler. Benim yarım saatlik işim var dışarıda.

-Gidemezsiniz. -Pardon?

İlk hastanız geldi. Muayene odasında sizi bekliyor.

-Buyurun. -Tamam.

-Geçmiş olsun. -Teşekkür ederim.

Benim çok vaktim yok.

Siz isterseniz üstünüzü çıkarın bir an önce. Ben sizi muayene edeyim.

Şikâyetiniz nedir?

-Yanlarım ağrıyor. -Tahir!

Bak soyun dedin diye soyundum. Yoksa çıkarmayacaktım üstümü.

Tahir, sen ne yapıyorsun burada?

İlk hastan olma şerefini başkalarına bırakacağımı mı sandın?

Sana inanmıyorum.

Beni gördüğüne çok mu sevindin?

-Ben seni her gördüğümde seviniyorum. -Acil işim var dedin.

İlk günden hastalar sıraya mı girdi?

Yok, sadece ilgilenmem gereken bir hasta var.

Tamam.

Acilse git, ben burada bekliyorum seni.

Olmaz Tahir. Tahir, üstünü giyinsene, hadi.

-Giyin diyorsun yani? -Ne, anlamadım?

Anladın sen onu.

-Anlamadım, neyi? -Anladın.

Ben senin ateşine bakayım, sen benim ateşime bak. Ne dersin?

Yuh derim Tahir. Hastane burası.

İyi, bari şunları vazoya koy da kalbim gibi solmasın.

Tahir.

(Telefon çalıyor)

Söyle.

(Haydar ses) Abi, benim yeğenler emrettiğin yerde...

...hazır kıta bekliyorlar seni.

İyi, tamam.

(Haydar ses) İnan abi, çok memnun kalacaksın bizim çocuklardan.

-İyi, tamam. -(Haydar ses) Öl desen...

...ecel olurlar kendilerine. -Tamam lan, tamam! Uzatma işte. Kapat!

-Ne oldu, bir sorun mu var? -Yok, öyle ufak ufak işler işte.

-Hangi işler? -Şimdi standart vatandaş moduna geçtik ya.

-Öyle işte işler çeviriyoruz. -Çeviriyoruz derken?

Lafın gelişi çeviriyoruz.

Ben kaçtım.

Sana kolay gelsin...

...Doktor Hanım. -Ben de kaçtım. Aşağı yani.

-Şu hasta. -Evet, o hasta.

Ah Farah! Üzülmeyeceğini bilsem saklar mıyım?

Ben senin delirmeyeceğini bilsem senden saklar mıyım hiç?

Akşam bize gel de yemekte konuşalım.

Olur, tabii.

-Kızım, gidelim mi artık? -Tamam baba.

Vay be!

Sonunda ilişkiyi onaylayan biri.

-Kral adamsın Orhan baba. -Öyledir.

-Sen ne ara transfer oldun bu yakaya? -Orhan baba çağırdı, geldik.

İyi.

(Telefon çalıyor)

Pardon.

(Tuncay) Alo?

Pardon.

Orhan abi bağışladı onun canını, birkaç gün misafir edeceğiz İlyas'ı.

Sen ne yaptın, ayarladın mı evi?

Ne diyorsun lan?

Oha!

Doğru tarafa transfer olmuşum.

Orhan baba iş başında.

Hay (Bip)!

Bir tek açığı yok.

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Ne oldu? Ağzın açık kaldı herhâlde, bir şey diyemediğine göre.

-Emin misin? -Eminim. İlyas'ı kaçıracaklar.

Başkomiser, yap hareketini.

Eyvallah.

(Geçiş sesi)

Bütün hıncımı senden alacağım. Yaktım lan çıranı!

Aa!

Ne yapıyorsun lan sen?

Oğlum, millet ayıkmasın diye şekil yapıyorum.

-Abi, benim başım döndü. -Bana bak, sen...

...kardeşim için her şeyi yapar mısın harbiden?

Abi, ölürüm ben onun için.

Tamam o zaman.

Bana yardım edeceksin.

Gönül'ü Orhan denen o (Bip) elinden kurtaracağız. Tamam mı?

Herkese kötüleyeceksin beni. Tamam mı?

-Özellikle de Orhan'a. -Satıyoruz. Yine satıyoruz.

Alayına sat oğlum beni. Alayına satacaksın, tamam mı?

Abi, bu benim makûs kaderim. Bekir'in.

Ben herkesi satıyorum. Yani...

...(Bip) Orhan'dan da nefret ediyorum da yüzüne efendim falan diyeceğiz.

Neyse, tamam.

Bak koçum...

...kardeşimi hak ettiğini ispat et bana.

-Ben senin ayağına paspas olurum. -Abi, estağfurullah.

Ee, şimdi?

-Ne yapıyoruz? -Bilmem.

Abi, gel bizim imzaları atalım. Sen şuraya bir tane sağlam çak.

Oturt. Ben gideyim herkese anlatayım. Mehmet delirdi diyeyim.

-Patlat bir tane. -Harbiden mi lan?

Evet, şöyle.

İyi.

-Kusura bakma o zaman. -Estağfurullah.

Yürü hadi, yürü.

-Nasıl kaçıracaklar İlyas'ı belli mi? -Vallahi bilmiyorum.

Benden bilgi bu kadar. Gerisi sende.

Tamam, ben gerekeni yaparım.

Bir şey diyeceğim, Orhan baba 'okay' dedi bizim Gönül'le ilişkiye.

-Vay (Bip)! -Lan ne (Bip)!

Sen de demedin mi zaten 'okay' diye?

Yok, ben ona (Bip) diyorum. Oğlum, tutma beni, hadi.

-Tutma, şu İlyas işini alayım. -İyi, tamam, öpüyorum. Hadi.

Vay arkadaş!

(Kapı açıldı)

Benim. Gözlerini açabilirsin.

(Geçiş sesi)

Ben yarın gelene kadar baygın kal.

Doktor Hanım.

(Geçiş sesi)

-Dün Orhan sana ne söyledi? -Neden?

Orhan'la ilgili bana vereceğin en ufak bilgi...

...benim için çok önemli.

Demek ki çok önemli bir şey söyledin ki Orhan beni dışarı çıkardı.

Behnam Azadi cumartesi günü için...

...bizden 30 adam istedi. -Ne?

Dahası da var. Orhan da bunu duyunca İlyas haklıymış dedi.

(Telefon çalıyor)

Hazırda bekle. Sıkıntılı bir durum olursa...

...müdahale edersin. Operasyon var.

Senin de operasyonun da bin türlü belasını versin Allah.

Ben yokum. Hiçbir zaman da olmadım.

Ben zaten tüm ömrümü esaret altında geçirmişim.

Senin tehditlerine kulak mı asacağım? Geç bu işleri.

Yanındaki zibididen aldığın şeylere mi güveniyorsun sen Farah?

Behnam'ın İlyas'ın adını duyunca ne yapacağını zannediyorsun?

İster inan ister inanma, ikimiz de aynı taraftayız.

Şimdi gidersen çok pişman olursun.

Senin bana bu yaptıklarını Tahir duyarsa, seni öldürür.

Kızım, hepimiz ayrı taraftayız. Doğru olanı yap ve bekle.

-Doğru olan neymiş? Gel de anlat. -Tamam.

Tamam tamam, geleceğim.

-Kızım, hadi gel. -Gidelim baba.

Özgürlük be! Varlığın sadece yokluğunda anlaşılıyor.

Geç hadi, geç. Çok konuşma, geç!

Dediğim gibi. Sıkmak yok.

Silahlar sadece korkutmak için, tamam mı?

Sıkalım abi. Senden kıymetli mi ya?

Evladım, ben Türkçe konuşuyorum, değil mi? Sıkmak yok!

Sıkmak yok. Neymiş? Sıkmak yok!

-Sıkanı sıkarım. -Abi, bak onlar illaki sıkacak.

-Ben uyandırayım. -Doğru söylüyor. Sıkarlar abi.

-İllaki sıkarlar. -Kesin sıkarlar.

Sıkarlar diyorsunuz yani. Sıkarlar. Ver şunu!

-Ver! -Abi, ne yapıyorsun?

İyi yeğen, sen ne yapıyorsun? Ulan Haydar!

Ulan Haydar!

Kız halaya, oğlan dayıya çekermiş. Ben bunu nasıl atladım?

Arabanın bagajında malzemeler var. Biriniz getirsin.

Bir günde sattın beni. Bir günde!

-Bu mu senin ortaklığın? -Biraz sakin mi olsan?

Duygularınla konuşuyorsun.

Duygularımla hareket etsem şu an seninle iş yapmazdım.

Anlamadın mı hâlâ?

Cinayet aletini henüz ortaya çıkarmamamın...

...bir sebebi var da ondan.

-Neymiş o? -İkramiyesi için.

Sonra toptan temizlik yapacağım.

Anladın mı şimdi?

Biraz daha açık olsan daha iyi anlayacağım.

Elemanı gönder. Kalabalıkta konuşmayı sevmiyorum.

Tahir'le Mehmet'i toptan ortadan kaldırmayı düşünüyorum.

Bırak da planımı uygulayayım.

Sana cumartesi gününe kadar mühlet.

Sözünü tuttun tuttun yoksa ben gereğini yaparım.

-Ona göre. -Neden cumartesiye kadar?

-Var mı bir sebebi? -Olmaz olur mu?

Canım öyle istiyor.

(Telsiz erkek ses) İntikal için yeni rota belirlendi.

Neden değişiklik yapıldı?

(Telsiz jandarma ses) İhbar var, güvenliğiniz için.

-(Jandarma) Anlaşıldı, tamam. -Ne gülüyorsun lan?

Pozitif bir insanım.

(Erkek) Tahir abi, bu yolu kullanacaklarına emin misin?

Normalde değil ama ihbardan dolayı bu yolu kullanacaklar.

Tahir abi, büyüksün! Elin kolun nereye kadar uzanıyor. Helal abi!

Tamam lan, tamam. İşe alındınız işte. Bırak yağlama yıkamayı. Hadi!

Hadi başlıyoruz.

Kardeş. Hayat güzel değil mi kardeş?

Yapma.

Patlamaya hazır mıyız? İn aşağı, in!

At.

Şunu da bir çözüver sana zahmet.

-Ne gülüyorsun lan? -Hiç.

Vay! Hayat.

Hayat çok garip.

Biraderinle paketlediğin adamı ellerinle kaçırıyorsun.

-Orhan bu. -Seni Orhan'a bırakacağımı mı sandın?

Alayınızı bitireceğim.

Şimdi beni iyi dinle. Gel buraya. Dinle beni.

(Silah sesi)

(Silah sesi)

Silah yok lan! Silah yok. Silah yok!

-Alayınızı bitireceğim lan! -Yürü.

Abi?

(Silah sesi)

Çabuk kaldırın şunu. Kaldırın yoldan.

Hurdacı bakırdan, sarraf altından diye ahkâm kesiyordun bir de.

Bana bak Orhan Komiser...

...ya lafımı dinlersin ya da sonuçlarına katlanırsın.

Anladın mı?

Tamam tamam. Cumartesiye kadar halledeceğim.

Farah olmaz. Farah olmaz.

(Telefon çalıyor)

-Ne oldu, hallettin mi? -Adamını aldım.

Ama postu deldirdi, haberin olsun. Acil baytar lazım!

Allah kahretsin!

O bizim için kıymetli. Sana konum atacağım, oraya getir hemen İlyas'ı.

Tamam, yolla gelsin, yolla gelsin.

Bir bilsen başına ne çoraplar ördüğümü, bir bilsen.

Tabii paçayı kurtarabilirsek.

(Telefon çalıyor)

Farah, hemen ek binaya geç.

(Orhan ses) Acil bir durum var.

Onu ne yapıp edip yaşatmamız lazım.

-Anladın mı? -Tamam.

(Kuşlar ötüyor)

Farah'ı verecek misiniz Behnam'a? Hapse mi yollattıracaksınız onu?

Bu işte sadece Behnam yanacak.

Ne Tahir'in ne Farah'ın.

Onlar bizim için daha kıymetli.

Hadi çalıştır.

Sür, gidelim. Cumartesiye kadar yapacak çok işimiz var, çok.

Şüphelerinde haklıymışsın komiserim. İyi ki İlyas'a takip cihazını taktırdın.

Hadi abi.

Abi, hâlâ mı şüpheleniyorsun?

Zaten operasyonu kime çektiğimizi söylemedin, telefonlarımızı aldın.

Devrem, aynı taraftayız ya.

Tamam, sen bizimkilerle git. İlyas'ı takip et.

Herkes araçlara!

Sana bir konum attım, İlyas'ı oraya götür, tamam mı?

Tamamdır abi. Emrin olur.

Abi, bir de şey, bu maskeleri ne yapalım?

-Ne diyorsun oğlum? -Abi, maskeleri diyorum. Çıkarsak mı?

Lan konuşma, kapat!

Oğlum, bu maskeleri ne yapacağız, çıkaracak mıyız?

Çıkarın maskeleri (Bip), dikkat çekiyorsunuz.

Senin nereye gittiğin belli İlyas.

Sen bendesin.

Hazırlıklarını yap. Cumartesi günü harekete geçiyoruz.

Mahmud Azadi'nin en büyük sevkiyatını kendimize alıp İspanya'ya gideceğiz.

Ee Orhan sözünü tutmayacak mı? Verdiğiniz işi halletmeyecek mi?

Ağzı öyle diyor ama hiç güvenmiyorum ona.

Onun da defterini düreceğim.

Malum şahsı konumdan takipte kalın. Diğerleri peşimden gelsin.

(Telsiz polis ses) Anlaşıldı, tamam. Takviye istiyorum merkezden.

Anlaşıldı merkez. Ama anlamadı herkes.

Daha Orhan denen (Bip) yeni maşasını bulacağız.

Yaktım oğlum çıranı, yaktım çıranı!

(Korna çalıyor) Lan yürü!

Kaçamayacaksın elimden.

(Silah sesi)

Lan yürü!

(Silah sesi)

(Silah sesi)

(Polis sireni çalıyor)

Hızlı, hızlı!

Vay! Hastane mi kurdunuz bir de?

Tahir abime bak sen be! Yeraltı A.Ş.

-Adam, adam! -Siz gidebilirsiniz. Gerisi bizde.

Kolay gelsin.

(Gerilim müziği)

Acil kan bulmanız lazım. Çok kan kaybetmiş.

Tamam.

İlyas?

Bana bak, bunu hemen kurtarman lazım. Bana itaat edeceksin!

Yap.

Bak yemin ederim yoksa kelepçeleri takar...

...seni Ali Galip'in katili diye götürürüm.

-Kızını da mı yakacaksın? -Hayır, sadece seni yakacağım.

O, kızımla benim problemim. Mehmet'in kafasına sıkıp...

...ondan sonra da hapisten kurtuldum. Biliyorsun. Yap!

(Telefon çalıyor)

-Gönül, hemen gel. -Ne oldu?

Sana babanın gerçek yüzünü göstereceğim. Sen de bunu herkese göstermemize...

...yardım edeceksin.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gelme abi, gelme.

(Polis sireni çalıyor) (Erkek) Polis!

Hadi, hadi!

(Telefon çalıyor) Devrem Mehmet.

Alo? Devrem, sen haklısın bence de.

Bu namussuzluğun içinde Orhan Koşaner'in parmağı var.

(Gerilim müziği)

-Polis! Baskın yedik. -Ne?

Kulübe.

Siz ikiniz sola, siz sağa.

Siz de benimle gelin.

İçeri girin siz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-İçeride kimse yok başkomiserim. -Buralarda bir yerde o (Bip)!

Kaçamayacak elimden.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne olacak şimdi?

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Hatice Başpınar - Eylül Yılmaz...

...Gülay Yılmaz - Büşra Taşçıoğlu - Süheyla Nur Çağlar

Editör: Beliz Coşar

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.