All language subtitles for Twisters.2024.1080p.WEBRip.10Bit.DDP5.1.x265-Asiimov

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian Download
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

KASIRGALAR

Kalkman lazım.

Uğraşıyorum.

Cidden Jeb. Gitme vakti.

Bize bir tane buldun mu?

-Ne oluyor? -Fırtına geldi çocuklar. Hadi.

Hayır. Olamaz.

Tanrım, dün gece çok içtim.

Javi, kalk. Hadi.

Hayır! Hadi ama!

Çöp torbaları nerede?

Buldum.

Kaydettiğinden emin misin Jeb? Kırmızı ışık görmüyorum.

-Evet, kayıtta. -Tamam.

Beni güldürme. Kes. Tamam.

Bugün Hortum Terbiyecisi projemizdeki bilim ekibimiz

güneybatımızdaki bir fırtınayı takip için sahada.

Deneyimiz hortumun içindeki nem oranını azaltarak

onu dağıtabilir miyiz, görmek.

Nasıl yapacağını anlat Kate.

Önce bu varillerin içindeki

süper emici polimerleri çekecek bir hortum bulmalıyız.

Bebek bezi.

Bezlerde kullanılan malzeme olduğunu söyle.

-Evet. -Zehirli değil.

Doppler öğleden sonraya kadar fırtına göstermiyor.

Ama veri, Kate'in gördüğü değil, unuttun mu?

Kate birkaç saat daha uyku görse nasıl olur?

İşe yarayabilir. Praveen!

Ne yapıyorsun? Dorothy masa değil.

Hadi. Binin.

Hazır mısınız? Bugün ne, biliyor musunuz?

Hortumu terbiye ettiğimiz gün!

Evet!

Tamam, önce kusacağım.

-Hazır mısınız? -Lanet olsun.

Evet!

-Hazır mısın Jeb? -Evet.

Kate haklıymış. Güneydoğu rüzgârları hızlanıyor.

Evet, öyle.

Cidden hızlanıyor.

Bir Mississippi, iki Mississippi.

Öyle bir şey yok bu arada.

Selam anne. N'aber?

Evet, var.

-Evet, hava durumu kovalıyoruz. -Var.

Evet, dikkatli olacağız. Söz.

Bayan Carter.

-Selam Bayan Carter! -Selam Bayan Carter!

-Sizi özledik. -Merhaba!

Tamam, söylerim. Kapatmam lazım.

İşimiz bitince evde mangal varmış.

-İşte bu! -Teşekkürler.

-Teşekkürler. -Leziz.

Oklahoma'ya bayılıyorum.

Tamam, bu şeye nasıl ulaşacağız?

Sensörlerimi okumam için güneybatıda olmalıyım.

Evet, hemen hallediyoruz.

Bir Mississippi...

Rüzgâr çok sert vuruyor.

Orada ciddi bir enerji birikiyor.

Kemerleri takın.

Pencereden çıkma.

Hadi. İçeri dön. Addy, bu...

-Lütfen. -Sana yıldırım çarptığından beri

hiç eğlenceli değilsin.

Evet, öyle oluyor.

Tamam, karışımı hazırlamalıyız.

Önce yağmuru beklemek istemiyor musun?

Tamam. Karışımı hazırlamalıyız.

Evet.

-Jeb! -Efendim?

-Hadi! -Tamam.

Karıştırıyorum.

-Evet, karıştır. -Tamam.

-İşte geliyor. -Bu yeterli olur.

-Tamam. -Her şey yolunda.

Hey, bak, nazik ol. Nazik.

Hafifçe, tamam mı? Hadi.

Şimdi dene.

Genelde çalışır ama...

Bu şey çok eski.

Eski ama sahada denendi. Anlıyor musun?

Kate'in şuradaki fen projesi gibi değil.

O bizim fen projemiz.

Zaman yok Javi.

Dorothy çalışmazsa verileri unut, tamam mı?

-Onu sonra düşünürüz. -Veriyi unutmak mı? Ne...

Hortum bizi beklemez Javi.

Yüksek basınç dalgası geliyor. Muhtemelen bu sezon son takibimiz.

Ne olursa olsun bu fıçıları havalandırıp

hortumu yok edebilecek mi görmeliyiz. Bu çok önemli.

Hayır, ikisi de eşit önemli diye ikisini de yapsak nasıl olur?

Bak, bununla bir hortumu yok edebilirsen

ama bununla veriyi alamazsan

buna kim inanır?

Oldu.

Tamam. Rakamları al.

O büyük hibeyi kazanmamız için ne gerekiyorsa.

Ben paramla ilgileniyorum.

OTOMATİK

-Hazır mısınız? -Gidelim.

-Gidelim! -Dikkatli olun!

CAPE değeri 4.000 olmuş.

Uçtan uca 100 knot. Rüzgâr hızı kesiliyor.

Hadi ama. Bize güzel, saygın bir EF-1 ver.

Yani EF-2 de olur.

EF-2 çok büyük olur.

Hiç inancın yok Praveen.

O yavru EF-0'lardan olmasın da.

Dorothy'nin GPS'i nasıl Javi?

Dorothy son sürat geliyor.

Hortumun içinde miyiz?

Hayır.

Hayır, arkamızda.

-Tamam. -Dur, daha hızlı süreyim mi?

Hayır, varilleri yoluna bırakmalıyız.

Yolunu görecek miyiz?

Çocuklar!

Yol bu.

Ne kadar yakın?

Çok fazla yıldırım var.

-Tamam, burada kalın. Ben alırım. -Bekle Kate!

Ona yardım etmeliyiz çocuklar.

Sızıyor! Acele etmeliyiz!

Kaldıraç lazım!

Acele et Jeb!

Evet!

Baksana Kate hem kasın hem de

beynin var.

Tamam, onları açalım.

Hadi!

Evet!

Hazırız!

Tamam, oldu. Hadi. Hadi!

Gitmemiz gerek!

Tamam, römorku bıraktık Javi.

-Bakalım yemi yiyecek mi. -Hadi.

Ya hortum olmazsa?

Ya sadece yoğun bir dolu fırtınasıysa?

Vay be! On bin fite çıktık.

-Evet! -İşte bu!

Dolu dalgası değil bu.

Başardık Kate.

Bekleyin, yaklaşıyor.

Sensörler yükseliyor. Otuz bin fit.

Poliakrilitin şimdiye devreye girmesi gerekiyordu.

Rüzgâr yavaşlıyor mu Javi?

Dorothy bunu söyleyemez.

Lagrange mekanikleri.

Hareket eden bir sensör rüzgâr hızını tam olarak veremez ama...

Evet! Kırk bin fit

ve hortumun daralmıyor Kate.

Elli bin fit.

Vay anasını.

Hayır, bu doğru olamaz.

Konuş bizimle Javi.

Konuş bizimle Javi.

Konuş bizimle.

-Sensörler 70 bin fite çıktı. -Ne?

NEXRAD'in hızı saatte 320 kilometre.

Bu imkânsız.

Tabii EF-5 değilse.

Çocuklar, oradaki her neyse büyük.

Büyük ve hızlı ilerliyor. Sürün!

Oradan çıkmanız lazım.

Sür! Hadi!

Hadi!

Nasıl EF-5 oldu ki?

Yaklaşıyor!

Dikkat!

Herkes iyi mi?

Burada kalamayız.

Orası?

Üst geçitler hortumda çok kötüdür.

Ne yapacağız?

Bu araba uçacak. Hadi.

Jeb, Addy, Praveen! Kate!

Oradan çıkmalısınız çocuklar. Duyuyor musunuz?

Kate!

Hadi!

Kate!

Gel Kate!

Praveen nerede?

Kate!

Kate!

Gel!

Kate!

Hadi!

Addy! Addy!

Gel!

-Hayır! -Direklere sarıl!

Gir içeri!

Kollarını direklere sar! Bir şey olmayacak.

Her şey düzelecek.

Tutunmaya devam et! Seni tutuyorum!

Seni tutuyorum Kate. Tutuyorum!

Hayır!

Jeb!

EV

BEŞ YIL SONRA

ULUSAL HAVA DURUMU SERVİSİ

Herkes gelsin.

Yerel ofisimiz New York bölgesi hava durumuna odaklanıyor.

Ama burada tüm ülkenin hava durumunu görebiliriz.

Şu kırmızı sınırları gördünüz mü?

Hortum Sokağı denen bu bölgede aşırı olağan dışı bir durum var.

New York'a hortum mu geliyor?

Hayır. New York'ta hortum çok nadirdir.

Gerçi iki yıl önce bir EF-1

Brooklyn'i vurmuştu.

Vay.

Burada 20 tam zamanlı meteorolog var.

Pekâlâ. Galiba yağmur geliyor.

Rüzgâr 28 knot hızla 15'te kuzeydoğuya ilerliyor.

Rapor istemeliyiz.

Baksana Debra?

Simülasyon, Maryland'a gittiğini gösteriyor.

Arıyorum.

Ne görüyorsun Kate?

Rüzgâr hızları iki knot düşmüş.

Yapı zayıflıyor. Sanki dağılıyormuş gibi.

Bence gücünü kaybediyor.

Alarm vermeyelim.

Peki.

Gözün üzerinde olsun.

Bir adam seni görmeye geldi Kate.

Toplantı odasında.

Merhaba. Ben Kate.

Selam Kate.

Selam.

Uzun zaman oldu.

Mezuniyetten sonra Miami'ye döndüm.

Toparlanmam gerekiyormuş gibi geldi.

İnanamazsın. Orduya katıldım.

Orduya mı katıldın?

Evet, kendimi kaybetmiş gibiydim.

Birkaç kez sana ulaşmaya çalıştım.

İletişim konusunda iyi değilim.

Evet, yani düşündüm de... Hayat falan...

Senden haber almamıştım, o yüzden de...

Kontrol etmek için Sapulpa'daki annene uğradım.

Artık eve gelmediğini söyledi.

Taşındığını biliyordum

ama New York gibi bir yere taşınacağını beklemiyordum.

New York harika. Burayı seviyorum.

İnsanlar iyi.

Oha!

Caddeden çekil be!

Çoğu insan.

Ordudaki işim bunlardan birini kullanmaktı.

Kademeli radar. PAR.

Füzeleri taramak için.

Dorothy'den seviye atlamışsın.

Çok seviye.

Bu şey o kadar güçlü ve hızlıydı ki

bir kilometre ötede uçan bir güveyi izleyebiliyordum.

Ama kendime sürekli sordum...

Bunu hortuma doğru çevirsek ne olur?

Bu bina boyutunda Javi.

Asla yeterince yaklaştıramazsın.

Şu ana kadar.

Ordu portatif üniteler yaptı

ve ufaklar.

Elimde birkaç prototip var.

Şunu ödünç alabilir miyim?

Sağ ol. Çok makbule geçti.

Tamam, bak.

Diyelim ki şu hortum, tamam mı?

Ekibim gidiyor.

Portatif PAR'ı buraya koyuyoruz.

Bana aşırı yüksek çözünürlüklü görüntüler veriyorlar

ama onların derinliği yok.

E, ne yapacağız?

Ekibim iki tane daha koyuyor. Buraya ve buraya.

Artık elimizde...

Üç boyutlu bir tarama var.

Bir hortumun yapılmış en mükemmel taraması.

Bu verilerle memleketimizde hayat kurtarabiliriz Kate.

Bu inanılmaz.

Biliyorum.

Ve bunu yapmam için beni bir hortuma yaklaştırabilecek tek kişi sensin.

Javi, ben...

Artık kovalamıyorum.

Hadi ama Kate.

Burada ne yapıyordun?

Bir bilgisayar başında oturuyorsun...

Benim tanıdığım kız

herkes kaçarken fırtınanın içine girerdi.

Ben artık o kişi değilim.

Bir yeteneğin var.

Bak, bunu sensiz yapamam.

Geri dönmem lazım.

Ama seni görmek güzeldi.

Orada dikkatli olacak mısın?

Kate?

Orada neden

bizim kurtulduğumuzu hiç düşündün mü?

Düzelecek.

Düzelecek.

Seni tuttum.

2 YENİ MESAJ

SON DAKİKA HORTUMDA 11 KİŞİ ÖLDÜ

HORTUM, OKLAHOMA'DAKİ MAHALLEYİ YOK ETTİ

Selam Kate.

Dün gece bir kasaba daha hortumu yedi.

Oklahoma'da nesilde bir kez olacak bir hortum salgını var.

Sevdiklerimizin peşinden geliyor.

Her yıl daha kötüleşiyor

ama artık karşılık verecek yolumuz var.

Bana orada bir hafta ver Kate.

İyi bir ekibim var. Tek eksiğimiz sensin.

Beni ara.

BİR BAŞKA MARSHALL RIGGS KÖYÜ

Yalan yok, geleceğini düşünmemiştim.

Eski minibüsten daha güzel, değil mi?

Evet, bunları nasıl ödüyorsun?

Yatırımcılarım var.

Fırtınalar daha düzensizleşiyor.

Bir sürü yeni ev inşaatı var.

Müteahhitler sürekli hava durumu bilgisi istiyor.

Yani ne zaman yeni bir bina dikilse

orada bir Storm PAR radarı olup herkese fırtınanın

ne yapacağını söylemesini istiyorum.

Cidden oyunu değiştirecekmişiz gibi geliyor Kate.

Ne var?

Hayır, sadece

geleceğinde iş girişimciliği olduğunu düşünmemiştim.

Sana pantolon giydirince kendimizi şanslı sayardık.

O kısım tam olarak değişmedi.

Çok zaman harcama.

Fazladan pilin var mı Gary?

-Fırtınaya dayanabileceklerinden eminim. -Evet.

Ekipmanları kilitlediniz mi?

Tamam mı?

Toplanın bakalım ekip.

Pekâlâ.

Hepiniz Kate'ten bahsettiğimi duydunuz.

En iyi içgüdülere sahip olduğunu söyledim.

Tanıdığım en zeki, en müthiş kişi.

Sen de bundan daha yetenekli bir ekiple çalışamazsın.

Bak, NASA, FEMA, NOAA ve NWS'ten doktoralarımız var.

Bütün alfabe burada.

Sadece en iyiler.

Ortağım Scott hariç.

Muskogee Devlet Üniversitesi yerine MIT'de okudu.

Ama eksiğini müthiş karakteriyle tamamlıyor.

Kate bize bir hafta veriyor.

Ama o buradayken,

bu, göreceğiniz en çılgın hortum haftası olacak arkadaşlar.

Evet, 10 dolarlık hava durumu uygulaması olan herkes biliyor.

Bu sirki aşmamız gerek.

Hey, Storm PAR!

YouTube'da canlı yayındayız. Bir şey söyleyin.

-Bas git Boone. -Muhatap olmayın.

Gülümse dostum! Bilim eğlenceli, değil mi?

Kim onlar?

Arkansaslı kovalayıcılar.

YouTube kanalı olan köylüler.

Seni seviyoruz!

Herkese nasıl olduğunu söyle T!

Çok iyiyim Boone.

Ve onu hissediyorsanız...

Kovalayın!

Dedim ki onu hissediyorsanız...

Kovalayın!

Kovalayın!

Çok güzel bir gün!

Çok güzel.

Baksana, Tyler mı şu?

Tyler Owens o.

Kendine "hortum güreşçisi" diyor.

O ne demek ki?

Hey, hortum inekleri, kim tişört ister?

İLK HORTUM-RODEOM DEĞİL

Dünyamız tepetaklak olacak.

Tamam, fincanlar var.

Buna ne koyarsanız tadı daha güzel olur.

Orada susayacaksınız. Susamış görünüyorsunuz.

Terli görünüyorsunuz. Bana para verin.

Sadece 30 dolara gösterinin parçası olursunuz.

Onlar çok muhteşem şeyler! Verin. Verin.

Başka kim fincan ister?

Şu heriflerin önüne geçelim.

Ver şunu. Tamam Kate.

Hangi fırtınayı kovalayalım?

Şu doğudaki parça güzel görünüyor.

Uzun zaman oldu.

Şu ilkini izleyeceğim.

Hayır Kate. Sorun yok. Bunu halledersin.

O yüzden buradasın.

Tamam çocuklar. Gidelim.

Herkes son tuvalet molasını versin.

Tamam, çabuk işeyin beyler. Zamanımız kısıtlı.

Beş dakikaya gidiyoruz.

Hadi bakalım.

Tamam, üniformalar.

Kırışmayan tişörtler.

Harika şapkalar.

Kiliseye gidiyor gibiler. Beğendim.

İyi görünüyor.

Kapıyı tutmayacak mısın? Hadi ama. Çok mu ağır?

Storm PAR.

Tamam, orada görüşürüz.

Hadi Kate. Bunu halledersin.

Ne yapıyor?

İşini yapıyor dostum.

Eskiden onu ben de yapardım.

Rüzgâr yönüyle bulut hareketini karşılaştırırdım.

Rüzgârı hissetmeni sağlıyor.

Evet, bazen eski yöntemler yenilerden iyidir.

Owens neyin peşinde?

Sen söyle.

Nereden geldin?

New York.

Evinden çok uzaktasın şehirli kız.

Storm PAR için çalışmayı seviyor musun?

Hangi fırtınanın peşine düşeceğimizi biliyor muyuz Tyler?

Onu şeye soralım...

Kate.

Selam Kate.

Ben Tyler.

Benim adım da Ben.

Gazeteciyim.

Amerikan fırtına kovalamasının haberini yazıyorum.

-Evet. -Tyler yanında olmama izin verdi.

Ben de hakkımda sadece iyi şeyler yazma sözü verdi.

O konuda iyi şanslar.

Bekle.

Daha hangi yöne gittiğimizi söylemedin.

Anladığım kadarıyla

batıya gidersek

şansımızı ikiye katlarız.

Doğuya gidersek...

Şey...

Yüksek risk, yüksek ödül.

O zaman ödüle git.

Ben, sıkıcı olduğunu düşünmesin.

Sıkıcı olmak benim için genelde sorun olmaz Kate.

Batıdaki iki hücre aynı sıcak hava akımı için kavga ediyor.

Birbirlerini boğacaklar.

Ama bu doğudaki, gökyüzünün tek hâkimi.

Nem, rüzgâr çarpması,

dengesizlik.

Ben'e iyi bir gösteri yapman için gereken her şey.

Şehirli kız işi biliyor Ben.

Şehirli kız işi biliyor dedim Ben.

Sağ ol.

Belki çok çalışırsam ben de hortum güreşçisi olabilirim.

Konuş bizimle.

Batıdaki hücreleri istiyoruz.

Doğudakinin değerleri daha iyi.

Şartlar doğru gelmiyor.

Üst katmanı çok güçlü. Asla kırılmaz.

Onu duydun.

Gidelim.

Tamam, gidelim beyler.

Tamam.

Galiba artık karahindibaları dinliyoruz.

Bize doğu dedi sanmıştım.

Yanlış yöne mi gidiyor?

Hayır.

Hortum kovboyu ne dedi?

Tam beklediğin şeyi.

Evet.

Tırmanış döngüsünde.

Şuradan sağa dön.

Aynen dediğin gibi toplanıyor.

Korkuluk, Teneke Adam...

Yerinize geçin. Büyücü, benimle kal.

Plan nedir?

Girdap etrafındaki alanın 3D taraması lazım.

Yani onu üç radarla çevreleyeceğiz.

Hepsi hortuma bakıyor olacak.

Teneke Adam hortumun arkasına geçip radarını sağ tarafa koyacak.

Korkuluk hortumun arkasına geçip onunkini sola yerleştirecek.

Yolladıkları tüm veriyi Büyücü alacak.

Peki ya Aslan?

ASLAN

KORKULUK - ASLAN

Üçgeni tamamlamamız gerek.

O şeyin önüne geçip radarımızı kuracağız.

Bunu halledersin Kate.

Sadece bize hortumun önü neresi, onu söyle.

Tamam.

İşte hortumumuz!

Dikkat!

N'aber chat'tekiler?

Tekrar hoş geldiniz. Katıldığınız için sağ olun.

Hava durumunun mükemmel olduğu gün.

Az önce bir hortum meydana geldi.

Kuzeyimizdeki uzun halata bakıyorum

ve çok güzel.

Salaklar! Burası vahşi batı gibi.

Tamam!

Yanımızda her zamanki gibi

baş fırtına tazım Boone var.

Boonie bebek.

Arkamızdaki karavanda Dexter ve Dani var.

Ve drone'uyla hazır bekleyen Lily.

N'aber? Nasılsınız?

Ve bugünkü özel konuğumuz,

arka koltukta Ben bizimle.

Londra'dan dün geldin, değil mi Ben?

Evet.

Güney Londra.

Streatham Hill ve West Norwood'un arası.

Tamam.

-Hortum hareketlendi Tyler. -Tamam.

Evet!

Başladık Ben.

Artık Londra'da değilsin.

"Strattonham." "Berkshire." Nasıl yani?

Beni önüne geçir.

Tamam, sağa dönmemiz gerek.

Buradan.

Aslan, ben Korkuluk.

Hortum saatte 27 kilometre hızla sabit ilerliyor.

Vay be. Karahindibacı kız haklıymış.

Sana soran oldu mu? Sürmene bak.

Yavaşla. Bizi doludan uzak tut.

Golf topları var!

Onlar golf topu mu beyzbol topu mu?

Greyfurt! Evet!

Herhâlde güvendeyiz.

Dikkat!

Tamam.

Seni küçük güzellik.

Ne yapıyorsun?

Tyler Owens etkisi.

Büyücü, geride kal. O sabit diskleri çalıştır.

Anlaşıldı. Büyücü beklemede.

Yol değişiyor. Tamam, bir sağa dönüş geliyor.

Ben Teneke Adam.

PAR pozisyonumuza geliyoruz.

Hazır, bir, iki, üç.

Tamam. Bağla! Aç!

Teneke Adam aktif.

Tamam Teneke Adam. PAR verisi geliyor.

TENEKE ADAM

Nereye Kate?

Radarın çalışması için 300 metre mesafede olmalıyız.

Korkuluk yerini alıyor.

Yürü!

Kilitle.

Korkuluk aktif Javi.

Korkuluk açık.

Tamam Korkuluk. Seni görüyoruz.

Seni bekliyoruz Aslan.

Al şunu.

Hadi Kate. Konuş benimle. Yaklaşıyor muyuz?

İlerideki açıklıkta.

Kate! Sana ihtiyacım var!

Kate!

Kate!

Arabaya bin Javi!

Bin!

Ne oldu?

-Ne görüyorsun? -Bunda bir terslik var.

Bekleyin çocuklar. Yakın bir yer bulacağız.

Oraya mı gidiyor?

Javi...

Çok uzağız!

Storm PAR!

Javi!

Burada ne işin var dostum?

Hortum o tarafta.

Selam Kate.

Gözlüğün güzelmiş Javi!

Pekâlâ! Başlıyoruz!

Vay be!

Evet!

Tamam çocuklar. Koşumları takın.

Koşum zamanı.

Evet, en sevdiğim kısım Ben.

Koşum mu?

Evet, emiş alanına giriyoruz canım.

-Koşumunu tak Ben. -Takıyorum.

Hortuma gidiyoruz Tanrı aşkına.

Evet!

Tamam, işte geliyor!

Benim koşum bağlanmıyor.

-Bağlanmıyor. -Acele et Ben.

-Hadi ama. -Bunu neden daha önce söylemedin?

Kemerini tak.

Tanrım!

Onlar havai fişek mi?

Evet.

İşte bu!

Evet, bebek!

Evet!

Evet!

Neler hissediyorsun kardeşim?

Keyfim yerinde dostum.

Hepsi ekibim sayesinde.

Boone kamerada.

Lily, Dexter ve Dani var.

Siz izleyiciler bana sordunuz...

"Hortumun içine havai fişek atabilir misin?"

Ve cevap evet.

Evet, atabilirsiniz.

Orada ne durumdayız Ben?

Ben?

Tamam.

Onu hissediyorsanız kovalayın.

Unutmayın çocuklar, bunu evde denemeyin.

Bizler profesyonel

-hortum güreşçileriyiz. -Evet, aynen.

-O deli. -Evet.

Öyle.

Özür dilerim Javi.

Çuvalladım.

Hey...

Başka bir tane buluruz.

Hepsi bu işin parçası, değil mi?

Evet. Elbette.

Gidip Scott'a bakacağım.

Evet.

Hayır. Evet.

Biliyorum.

Ama... Bak, bu kimsenin hatası değil dostum.

Kimsenin hatası değil. Bir sürü şey ters gitti ve...

Öyle değil... Bak, bence...

Daha önce burada kalmadık mı?

Evet Javi, sen Oklahoma'daki tüm motellerde kaldın.

Giriş kayıtlarını Addy'ye yaptırırdık, hatırlar mısın?

Sonra da 10 papeli kurtarmak için

hepimiz odaya gizlice girerdik.

Addy'ye yaptırırdık çünkü o...

Çok tatlı görünüyordu.

Sonra takılmak ister misin?

Yani ben...

Hızlıca odama gidip bariz biçimde

duş alabilirim. Sonra buraya geliriz.

Çok yoruldum...

Belki başka zaman yaparız.

Tamam.

Pekâlâ.

-İyi geceler. -İyi geceler.

Geri dönmen güzel.

Geri dönmedim.

Hatırlıyorum. "Bir hafta."

-Ona bak! -Başardık!

İşte. Bunu aşmamız gerek.

Şehirli kız.

N'aber!

"Batıdaki hücreler, birbirlerini temizleyecek" dedi.

"Doğudaki gösteri yapacak."

Sizi şaşırtmadım.

Hey.

Tyler'ı meşhur yapan o.

YouTube'da mı?

Ah, evet.

YouTube'dayız.

Bizim yaklaşık

-bir milyon abonemiz var. -Evet efendim!

Kate neydi?

Soyadın neydi? Seni haberime katarsam diye.

Sadece Kate yeterli.

Biraz dişli bir kız.

Aslında orada iyi karar verdin.

Diğer hücre güçlü görünmüştü

ama hava tabakası kırılmadı.

Hava tabakası nedir?

Alçak atmosferin ortasında bulunan bir sıcaklık dönüşümü.

Fırtınanın oluşmasını engelliyor.

Tamam. Peki.

Güzel.

Siz nerede tanıştınız?

Arkansas Üniversitesi'nde meteoroloji mi okudunuz?

Hayır.

Pekâlâ Kate... Ben mi?

Ben rüzgârla akarım.

Anlıyor musun?

Hiç okula falan da gitmedim.

Tyler meteoroloji okumuş ama.

O mu?

Evet. O bir kovboy bilim uzmanı.

-Doğal içgüdüsü var. -Tamam Boone.

-Bana bildiğim her şeyi öğretti. -Boone.

Bizim ekip seninki gibi değil Kate.

İşimizi yapmak için doktoralara, şaşaalı aletlere ihtiyacımız yok.

Sana garanti ederim,

bu insanlar, bu gruptakilerin toplamından

daha fazla hortum görmüştür.

-Öyle mi? -Sence yarın bir tane

görme ihtimalimiz var mı?

-Tabii ki. -Evet.

Patlayacak canım.

Ayak uydurabilirseniz

bu bölüme sizi de koyarız.

Vay be.

Yarın nerede kovalayacaksınız?

Hayır.

Onu bir daha yemem.

Kate New Yorklu.

Söylediğine güvenilmez.

Yüzünü tişörte basan birine her zaman güvenebilirsin.

Vay! İyiydi bu!

Tanrım, yüzüne bak.

Ağır kapak oldu, değil mi?

Bunu görmeniz lazım çocuklar!

Bunu görmeniz lazım!

Tanrım!

Bu bir 4Warn hava durumu uyarısı.

Pekâlâ Oklahoma, karşımızda

rekor sayıda hortum olabilir.

Bunu günlerdir konuşuyoruz.

Durumun farkında olmalıyız,

önümüzdeki 36 saat boyunca

Oklahoma'da büyük fırtınalar çıkabilir.

Bunlar dün yıkılan mülkler

ve onlar hakkında toplayabildiğimiz bilgiler.

Peki ya sahipleri?

Mülklerin çoğunun sigorta bedeli düşükmüş

ya da hiç sigortaları yokmuş.

Nakit para teklifiyle çok ilgilenen birkaç kişiyle konuştuk.

Ne zaman çıkacaksınız?

Kate, bu Marshall Riggs.

Birlikte çalışıyorduk.

Bahsettiğim Storm PAR yatırımcılarından biri.

Dünkü hortum ne kadar korkunçtu?

Hiç korkunç değildi.

Bize iki dakika izin verir misin Kate?

Yiyecek bir şey falan al...

Sonra çıkarız.

Evet çocuklar, bir sonraki ne zaman?

-Ondan bir şey çıkmayacak. -Ondan mı?

Hayır.

Hayır, net bir şekilde stabil bir alana yöneliyor.

Evet, düşük seviye CAPE yok.

İşi ilginçleştirecek rüzgâr gücü yok.

Evet, dağılıp gidecek.

Büyümesine yetecek nem yok.

Fırtına izlemeyi nerede öğrendim demiştin?

Demedim.

Bütün gün burada hiçbir şey olmamasını bekleyeceğiz.

Anlaşmaya çalışsak nasıl olur?

Evet, haklısın.

Dinle, bize iki içecek alacağım.

Ne istersin?

Sahi mi?

Sahi.

Buzlu çaya hayır demem. Sağ ol.

Hemen geliyor.

Yakında size yollayacak çok daha fazla şey olacak.

-Birbirimize yardıma devam edelim. -İrtibatta oluruz.

Gitmemiz gerek.

Peki.

Bak, işimiz bitmek üzere.

Hemen. Büyük bir şey geliyor.

Nem burada bulundu yani buraya odaklanmalıyız.

Toplanın. Bir şey var.

Drone'unu havalandır Lily.

Video yayınına ihtiyacımız var.

-Bizimle gel. -Kuzeybatı, saat 10 yönü.

O işte. Gidelim.

Evet, evet.

Gösteri vakti.

Müsait!

Tamam. Eve dön Cairo.

Hadi çocuklar! Hadi!

Kahretsin! Tyler peşinde.

Kate de fırtınayı görmüş olmalı.

Dexter ve Dani'yi geçtiler.

Onun olayı nedir?

Bizim hikâyeye odaklanalım Ben.

Pardon. O sadece

merak uyandırıcı.

Ne görüyorsun?

Tamam. Yapısı güzel.

Nem oranları doğru, çokça CAPE var.

Başka ne görüyorsun?

Akış temiz, güneyden tonla ılık, nemli hava üflüyor.

O ılık hava ve nem, hava tabakasını delince

atmosferde patlayacak ve bir örs yaratacak.

Dikey rüzgâr esintisi

yükselen ılık havayı döndürmeye başlayacak ve bir mezosiklon oluşturacak.

İşte gizem bu.

Bir hortum nasıl oluşur, bilmiyoruz.

Radarda ucunu görüyoruz ama...

Bir araya gelen görünmez etkenler nelerdir?

Mükemmel olması gereken...

...tüm küçük detaylar?

Bildiğimiz ve anlamadığımız

her şeyin bir karışımı.

Yarı bilim

yarı din.

Hadi canım. Hadi.

-Hadi, lütfen. -Hadi.

Hadi.

İşte.

İşte bu!

Başlıyoruz Ben.

Gördünüz mü? Şuna bakın.

İşte bir hortum yavrum. Fotoğraflarını çek Ben.

Hortumun doğuşu. Doğanın başyapıtı.

Lütfen bunu gördüğünüzü söyleyin!

-İkizler var! -İkizler.

İkizler!

Vay canına.

Bu normal mi?

Dönüyorlar.

Bunu bir adı var. Bunun...

-Bunun bir adı var. -Hey, dikkat et.

-Bunun bir adı var! -Keyfini çıkar dostum!

Fujiwhara Etkisi!

Fujiwhara Etkisi!

Uzaklaşıyorlar.

Biri dağılacak.

Daha hızlı git.

Hazır mısın?

Verimizi alalım.

Hadi Javi.

Süslü kamyonetleri var, değil mi?

Bu hoşuma gitti. Hazır mısınız?

Hadi!

Hadi!

Kullan şunu. Etrafından dolaş.

Soluna geç. Soluna.

-Deniyorum. -Daha çok dene.

Sağa! Hadi!

-Slalom yapıyoruz. -Hayır.

-Hadi ama! -Hayır.

Oyun oynamayı bırakalım. Önlerini keselim.

-Hadi ama! -Sana söyledim.

Gözünü yoldan ayırma.

İşte oldu Owens.

Tamam. Hangisi kalacak?

-Hangisi olacak Kate? -Tamam, ilgileniyorum.

Bir seçim yapmamız gerek Tyler.

Hangisine gidiyoruz, sol mu sağ mı?

Tamam millet. Tyler Owens burada...

Baskı altında karar veriyor.

Boone?

Bir saniye çekmeyi keser misin? Düşünmem gerek.

Evet, tabii.

Tyler bunu görmenizi istemiyor, tamam mı? Düşünüyor.

Tamam Lily, ne görüyorsun?

Görünüşe göre hava akışı sağdan geliyor.

Sağdan gidelim.

Önümüzde bir yol olması lazım.

Tamam. Sağdakini alıyoruz.

Tamam, sağdaki çocuklar. Sağ.

Neden sağ?

İçinde güçlü bir ılık, nemli hava akımı var.

Hortum o kadar zorlanmaz Benny.

-Sola git! -Ne?

Sola dön!

Sola gidiyor. Sen de sola git.

Emin misin Javi? Sağdakinin değerleri daha iyi.

Kötü hamle yaptınız canlarım!

Kararları kim veriyor? Javi mi, Kate mi?

Senin merak uyandırıcı kız çuvalladı Ben.

-Tamam, bizi hazırla Boone. -Başüstüne!

O şeyin kıçına birkaç işaret fişeği atacağız.

-Tamamdır. -Pekâlâ. Drone indi.

-Dur. Ne yapı... -Hey Ben.

-Pardon. Ne oldu? -Ne yapıyorsun?

-Buraya gelmen lazım Lily. -Evet.

Pardon. Bu yeni pantolonum.

Ayağımı alıyorum.

Tamam, arkada durum ne Boone?

-İyi. -Kavşağa 100 metre var.

Arkaya geç Dexter.

Yavaşla.

-Tamam Boone, hazır mıyız? -Evet.

Tanrım, yine içine mi gireceğiz?

Hayır Ben, o bizim içimize girecek.

Başka türlü olmaz!

Şu çantadaki roketlerden

birkaç tanesini isteyeceğim Ben.

Lütfen.

Teşekkürler!

Söyle Ben!

Ateşe hazır!

Tetikle sorun yaşıyorum Boone.

-Neden duruyoruz? -Ne oluyor? Yıldız tornavidayı ver.

-Al. -Su verir misin Ben?

-Evet, sanki biraz yapışkan gibi. -Olamaz.

Hadi ama Boone,

-bunun hepsi çikolata. -Pardon dostum, ben...

Arabada çikolata yemeyi bırakmalısın.

Bir daha çikolata getirmem, söz.

Hey bu...

İşte oldu!

Delgiler açıldı.

Ne?

Hayır! Hayır!

BUM

Hadi bakalım!

Bu kadar mıydı?

Hey!

Kate'le gitmeliydik.

Hadi canım!

İnanılmazdı Kate. Bunu nereden bildin?

Buğdayları gördün mü? Rüzgârlar kuzeye döndü.

Bunun ihtiyacı olan oydu.

Korkuluk hazır!

Teneke Adam hazır! Hadi!

Hepimiz hazırız! Hadi Kate!

KORKULUK - ASLAN TENEKE ADAM

Tüm PAR'lar aktif Javi.

Hızlı dönüyor Javi!

Durum ne? Konuş Büyücü.

Senin radarı kaybettik Javi.

Hortumu görüyor musunuz?

O neydi?

Sanırım birkaç tavuk öldürdüm.

Hadi!

Şükürler olsun, bizi sıyırdı.

Javi?

-Duyuyor musun Javi? -Evet, duyuyorum.

Tamam, iki radarımız iyi görünüyor.

Üçüncüsü çok iyi veri alıyordu.

Sadece onu bulup verileri indirmeliyiz.

Hortum ufak bir kasabaya yöneldi Javi.

Haberini verdiler. Yapabileceğimiz bir şey yok.

Yardıma ihtiyacı olanlar olabilir.

Radarda GPS vericisi var.

Arıza yapmadan onu bulmalıyız.

Yardım etmemiz gerek Javi.

Hanımlar ve beyler, bölgedekilerin güvenliği için

sokağa çıkma yasağı uyguluyoruz.

Güvenlik görevlisi değilseniz

lütfen sabah 5.00'e kadar alanı boşaltın.

Bir şey lazım olursa haber verin.

Orada iyiydin.

Yardıma geldiğimiz iyi oldu.

Keşke daha fazlasını yapabilsek.

Javi.

PAR radarındaki veri bize hortumun nasıl dağıldığını söylüyor mu?

Evet, neden?

Bilmiyorum.

Belki bunları engellemek için kullanabiliriz.

İşte tanıdığım Kate.

Baksana... Al.

Kamyoneti al, tamam mı?

Radarı bulmakla ben ilgilenirim.

Sen dinlen.

-Tamam. -Peki.

Hadi dostum.

Medium boyu var mı?

Soldaki ikize oynamak iyi fikirdi.

Evet ama...

Bu insanlara faydası olmadı.

Ah, bu...

Bu, amcam Marshall. Buradaki barın sahibi.

-Nasılsınız? -Buranın sahibisiniz, öyle mi?

-Evet. -Olanlar için üzgünüm.

Durumu düzelteceğiz. İşte kartım.

Storm PAR'ın yardım işi yaptığını bilmiyordum.

Gördüğüm kadarıyla fark yaratmaya çalışıyorlar.

Bu da bir bakış açısı.

Ne?

Kim için çalıştığını biliyor musun?

-Ne diyorsun? -Fark yaratmayı bırakmanız için

bu insanların ne kadar kaybetmesi gerek?

Pardon? Fırtınadan sonra dükkân açıp

tişört ve fincan satan adam bunu mu diyor?

Tyler? Birkaç soru için bir dakikan var mı?

Bir köpek bulmam gerek.

Kate'le konuş. Bütün cevapları biliyor.

Baksana Boone.

Şu an uygun değil Ben.

Kate!

Al, yiyecek bir şeyler.

Üzerimde para yok.

Hayır, ücretsiz. Tişörtleri bu yüzden satıyoruz.

Bedava yiyecek alın.

Bedava su. Susuz kalmayın, tamam mı?

Sende kalsın.

Azalırsa diye.

Tamam. Bari su al.

-Sağ ol. -Görüşürüz.

Hiçbir şeyimiz kalmadı.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Her şeyi aldı.

Her şey gitti.

SON DAKİKA VALİ ACİL DURUM İLAN ETTİ

Yetkililer sadece ev bölgelerindeki hasarın

milyonlar olduğunu tahmin ediyor.

Bu fırtınalar daha ne kadar hasar verecek?

Meteorologlar fırtınaların daha bitmediğini söylüyor.

Blackwell halk kütüphanesi büyük hasarla uğraşıyor.

ARAZİLERİ SATIN ALIYORUZ! HIZLI TEKLİF ALIN

Javi'nin ekibindekilerden bazıları

rodeonun orada kaldığını söylediler.

Acıkmış olabilirsin diye düşündüm.

Köpeği buldun mu?

Tabii ki buldum.

Olanlardan sonra nasılsın?

Önemi yok.

Esas o insanlar...

Evet, buranın en kötü hâlini gördün.

Güzel bir şey görmen hoş olur diye düşündüm.

Seni bir yere götürmek istiyorum.

Yardımı olabilir.

Hadi.

Topuklardan yakalayıp iki bacağı da alabilir miyiz?

Kaygan ayak artı beş olur.

En iyisi onların sizden biri olması Stillwater.

O yüzden onları yollarken biraz...

Hiç böyle bir şey gördün mü şehirli kız?

Bana sürekli böyle diyorsun.

Çiftlikte büyüdüğümü biliyor muydun?

Evet. Sapulpa'da.

Buraya iki saat.

İlk seferim değil bu.

Şuna bak.

Hakkında bir şey öğrendim.

Söylesene...

İlk hortumun hangisiydi?

Seninkini söyle.

Sekiz yaşımdaydım.

Teyzemle arabadaydık.

Sirenler çalıyordu.

Bir anda hortum

yolun tam ortasına indi.

Büyülenmiştim.

Sonra teyzeme baktım.

Yüzünde acayip bir ifade vardı ve...

O anda korkmak gerektiğini anladım.

Korktun mu peki?

Evet.

Evet, korkmuştum.

Vay canına, hortum güreşçisi hortumdan korkuyor.

Ne dersiniz? Sesi hoşunuza gitti mi?

Tamam Sapulpa.

Jüriye gidelim.

Onu tanıyor musun?

Eskiden yarışırdım.

Kafamı çok fazla boğa tepti.

Üniversite beynime daha faydalı olabilir dedim.

Hortumlardan korkuyorsun

ama boğaya binmekten korkmuyorsun.

Hortumlar, boğalar...

Aynı şey.

Yapma sebebin korku.

Korkularınla

yüzleşmezsin.

Onları kullanırsın.

Kameraya bakalım Jason.

Hücreleri böyle mi takip ediyordun?

İki sosisli almak ister misin?

Hava ağır geliyor.

İyi değil bu.

Hanımlar ve beyler, haber geldi,

yakınlarda hortum çıkmış.

Bu arenayı hemen boşaltmamız lazım.

Tekrar ediyorum hanımlar ve beyler,

bu arenayı hemen boşaltmamız gerekiyor.

Çabuk! Hadi!

Hortum meydana geldi.

Bu rodeo alanını hemen boşaltmalıyız!

Tekrar ediyorum, hortum çıktı.

Rodeo alanını hemen boşaltmamız gerek.

Hadi Kate!

-Tamam, sende. -Onu tuttun mu?

-Bir şeyin yok. Gel. -Pekâlâ, hadi.

İçeri girin!

-İçeri girin! -Dikkat!

-Oha! Dur! -Durun!

-Tamam, devam et. Hey! -Bekle!

Sorun yok. Bin arabaya. Tamam mı canım?

-İçeri gir! -Hanımefendi!

-Arabada kalma. Gel. -Annene gel!

Hey! Bu dandik yerde hiçbir şey çalışmıyor!

Kablo TV de gitti.

Makineden meşrubat alamıyorum.

-Havuz bomboş. -Fırtına sığınağınız var mı?

Klima sıcak üflüyor.

-Hayır, özür dilerim. -Ücret iadesi alabilir miyim?

Bodrum falan da olabilir. Bodrum var mı?

-Hayır. -Sıra var dostum.

Bu insanları yer altına indirmeliyiz.

Tamam, hortum falan yok.

Onda dokuz yanlış alarmdır.

-Duydunuz mu? -Şimdi elektrik de gitti.

Hortum yok.

-Hemen sığınak bulmalıyız. -Ücret iadesi alabilir miyiz?

Ne... Hey!

Kötü yorum bırakmak istemiyorum.

-Burada yeni başladım. -Herkes benimle gelsin.

Onu takip edin!

Buraya gelin hanımefendi. Hadi! Çabuk!

-Yürüyün! Bizim... -Oha! Ne oluyor?

Hortum var!

Hortum var!

Devam edin!

Hey! Cipe atlayın!

-Devam edin! -Çok yakın!

-Hadi, gidelim! -Pekâlâ.

-Hadi! Gidin! Binin! -Gidin!

Hadi!

Binin arabaya!

Yürüyün!

-Gel canım! -Adımlara dikkat!

Tamam, daha hızlı olmalıyız!

-Tamam, tuttun mu? -Tuttum!

Hayır!

Hayır, dur!

Hayır.

Gitmeliyiz!

Yürü!

Tamam. Sıkı tutunun!

-Gel canım! -Kafanı kaldırma!

-Gözlerini kapat! -Tamam!

-Sıkı tutun! -Tamam!

-Tamam, iyi olacaksın. -Sıkı tutun canım.

Tyler!

Hayır Kate! Onlarla kal!

Yardım edin!

Tamam. Bana bak!

Yerde kal! Elimi tut!

Hadi! Tuttum seni!

Beni almasına izin verme! Lütfen!

Kafanı kaldırma ve yerde kal. Bana bak.

-Yapabilirim! -Yerde kal! Hayır!

-Hayır! Yapabilirim! -Hayır!

Yardım edin!

-İmdat! -Dayan!

-Yardım edin! -Kalkma!

-Yardım edin! -Bekle! Onu yapma!

Tyler!

Düzelecek! İyi olacaksın!

Yanındayım. Düzelecek.

Tuttum seni.

Her şey düzelecek.

Yanındayım.

-Dayan canım. -Her şey düzelecek.

Yanındayım.

Yanındayım.

Tyler?

Tyler?

İyi misin?

Evet.

Bitti mi?

Kate!

Kate!

Radarda boyutunu ve nereye gittiğini gördüğümde

-tek düşünebildiğim... -Ben iyiyim.

-İyiyim. -Peki.

Nereye saklanmıştın?

Burada.

İyi karar.

Hepsini Kate yaptı.

Baştan beri Owens'la mıydın?

Evet. Neden?

Javi.

Burası aile işletmesiymiş.

O yüzden hesap yapacağım.

Riggs bunları ister.

-Tamam, size yetişirim. -Peki.

Javi?

Riggs veri toplamalarınızdan ne alıyor?

Ne önemi var ki?

İnsanların trajedilerinden para kazanmak

iş planınızın parçası mı?

Bunu neden yapıyorsun?

Dur. Bekle.

Riggs bu insanlara hayatlarına devam fırsatı sunuyor.

Akbaba gibi gelip her şeyini kaybetmiş

insanları kullanıyor.

Bu nasıl bir şeydir, bilmiyorsun.

Bilmiyor muyum?

Sen fen projen için

yüklü bir hibe almaya çalışırken en iyi üç arkadaşımı

kaybetmeme ne diyeceksin?

Kate. Öyle demek...

Kate!

Kate! Bekle! Bu şekilde gitme!

Bak...

Kate!

Nereye gidiyorsun?

Benim anne.

Kate?

Ne oldu?

Ne...

Burada çok çöp olduğu için üzgünüm.

Yarın toparlarım.

Birkaç hafta önce arkadaşın Javi uğradı.

Saç tıraşı yüzünden az daha tanıyamayacaktım.

Yine kovalıyor musun?

Hayır.

Bir şeye ihtiyacın var mı?

Hayır. Ben iyiyim.

Tamam.

İyi geceler.

İyi geceler.

İşte oldu.

Merhaba!

-Merhaba! -Merhaba!

-Selamlar! -Selamlar!

Kate her zamanki gibi çalışıyor.

Nerede o? Göster kendini.

Çok tatlı, değil mi?

Ne yapıyorsun?

İşimizin çoğunu yaptığımız samanlıkta

ufak bir video turu atıyorum.

Bu, Kate'in meşhur ortaokul projesi.

Ne yapıyorsun Kate? Söylesene.

Bulut mikrofiziği.

Bir daha söyle. Bulut...

-Bulut mikrofiziği. -Peki.

İşte bunlarla muhatap olmam gerekiyor.

Çıktığım kişi böyle

-çok zeki olunca. -Çok güzel mi?

-Baksana Jeb? -Efendim?

-Yarın ne yapacağız? -Bugün mü?

Hayır, yarın. Ne yapacağız?

Şeyi kovalayacağız... Bir hortumu öldüreceğiz, değil mi?

Hortumu terbiye edeceğiz.

-Hortumu terbiye mi edeceğiz? -Terbiye edeceğiz.

Bu, Kate'in favori sloganı.

"Hortumu terbiye etmek."

Hortumun içinde olmak böyle bir şey Kate.

Sadece senin için yapabilirim.

Nasılsın?

Aynı bıraktığım gibi.

Bunca şeyi ne yapmamı istediğini merak ediyordum.

Çöpe atabilirsin.

Bitti mi?

BULUT FİZİĞİ

Çok tuhaf ben sürekli daha fazla hortum,

sel ve kuraklık görüyorum

ve buğdayın, tohumların fiyatı sürekli artıyor,

artıyor ve artıyor.

Ama hâlâ buradayım.

Pardon anne.

Arama konusunda iyi değildim.

Buna bakmam lazım.

Çöpe mi atayım?

Hâlâ dünyayı kurtarmanı bekliyorum.

Kendi hortumunu yapıyorsun.

Şuna bak.

Ortaokul fen fuarı projesi.

Kazanmış olmalısın.

Beni nasıl buldun?

Dexter çözdü.

Birkaç yıl önceki haberlerden adını hatırladı.

Arkadaşların için üzüldüm.

Yemek hazırlıyorum. Dışarıda yemek size uyar mı?

-Rahatsız etmeyeceğim Bayan Carter. -O kalmıyor.

Kalıyor. Bana Cathy diyebilirsin.

Sofrayı hazırlasana Kate.

Bu sizi bir yere kadar götürür ve her takipçinin tahmin yapması gerekir.

İyi olanların da içgüdüsü vardır.

Eskiden onda vardı.

Her zaman hava durumunu bilirdi.

İneklerden bile iyiydi.

Duydun mu?

İneklerden daha iyisin.

İltifat bu.

İçinde his olmalı.

-Her zaman hissi vardı yani? -Evet.

Bir kere onu yıkıyordum...

-Bunu yapmasak? -Belki birazcık.

Gök gürültüsü duyduk.

Küvetten fırladı ve anadan doğma biçimde

-evde koşmaya başladı. -Tanrım!

Nerede olduğunu bilmiyordum. Çok korkmuştum.

Nihayet onu bulunca da...

Buğday tarlasının ortasında durmuş

gökyüzüne bakıyordu.

-Bunu denemem lazım. -Onu cesaretlendirme.

Sakin ol Kate. Bırak annen bitirsin.

Tek dediğim,

hava durumunu her zaman severdi.

Hava ne kadar kötüyse o, o kadar mutluydu.

Ya sen?

Bu işe nasıl başladın Tyler?

Bir şeyi sevdiğiniz zaman

tüm hayatınızı onu anlamaya harcarsınız.

Katie doktora için çalışıyordu.

Vay.

Ona hep geri dön, bitir diyorum.

Tamam anne.

Arkadaşlarıyla büyük bir araştırma yapıyordu.

"Hortumun Dinamiklerini Bozmak."

Bir şey isteyen var mı?

Hayır, ben...

Gerek yok. Sağ ol.

Tamam.

Oklahoma'da çok nadir görülen hortumlar

çıkmaya devam ediyor. O EF-4 Stillwater'ı vurduktan sonra

devlet yıkıcı etkileri incelemeye devam edecek.

Erkenci Eyalet gitgide şiddetlenen hortumlarla boğuşuyor.

Tyler'ı bu gece konuk odasında kalması için davet ettim.

Anne.

Bir hortumu durdurabileceğini düşündün.

Ona bakma.

Esas hortum güreşçisi senmişsin.

-Onu bana verir misin Tyler? -"Süper emici polimerleri kullanarak

hortumdaki nemi azaltıp onu iskambil kâğıdından..."

-Tyler... -"...evmiş gibi dağıtmayı denemek."

Yani gerçek etki yaratması için

bulutun içine çok miktarda katman lazım.

Evet, bu yüzden onu geliştirmek için farklı reaktifler kullanmaya çalışıyorduk.

-Aptalca bir fikir. -Evet, bazı reaktanların yanlış.

Bu çözünürlük kurallarından birkaçı bozuk.

Ne?

Beni cidden salak sanıyorsun, değil mi?

Hayır, öyle sanmıyorum.

-Modellemen çok gelişmiş. -Tyler...

Bunu bilgisayarıma yükleyip bir süper bilgisayara bağlarsam...

-Hayır, gerek yok. -...yeni bir model çıkarabiliriz.

-Lütfen durur musun? -Bu harika bir fikir.

Bunu bana daha önce neden söylemedin?

Çünkü yanlış anladım!

Sahada, o anda...

Gerektiği zaman yanlış anladım.

Tamam mı? Karşımızdaki şeyi çok hafife aldım

ve çok zorladım.

Ve ne için?

Bir fark yaratacağımı sandığım çocukça bir rüya için.

İşe yaramayacaktı.

Ve bununla yaşamam gerek.

Sonsuza dek.

METEOROLOJİ BİRİMİ

Bir EF-1 ta da EF-5 hortum değeri

boyutuna ya da rüzgâr gücüne bağlı değildir.

Ona atfettiğimiz güç

verdiği hasara bağlıdır.

O yüzden sadece olup bittikten sonra onu tanımlayabiliriz.

Neyi yok ettiğiyle.

Bizden neyi aldığıyla.

Olanlar için üzgünüm.

Ama senden daha fazla ne almasına izin vereceksin?

Biraz uyumalısın.

Yarın fırtına kaçırmak istemem.

SODYUM POLİAKRİLAT

Yeni modelleme yapabilirim mi dedin?

Evet hanımefendi.

Bu bir EF-1, mükemmel şartlar.

Deneyini yap. Bakalım çalışacak mı.

Tamam, peki...

1.500 kilo polimer

ağırlığının 300 katını emebiliyor.

Yani, 450.000 kilo yağış

hortuma yüklemek için su dolu polimere yüklendi.

Bakalım modem nasıl tepki verecek.

Yükselen havanın kaldırma kuvveti azalıyor.

Azalıyor.

-Yükselmeyi yavaşlatıyor. -Isı düşüyor.

Kate?

Teoride bu, işe yaramalıydı Kate.

Teoride.

Ama o günkü bir EF-1 değildi. Yani...

Hiç şansımız olmadı.

Şans ister misin?

-O benim radyom. -Bütün bunlar ne için?

Orada neye dokunuyorsun? Kes.

-Burada çok eşya var. -Evet, o...

O bir ayna.

Tanrım.

Daha önce hiç arabaya bindin mi?

Çok fazla malzemen var.

Evet, dokunma.

-Korumaların sebebi var. -Ne işe yarıyorlar?

-O bir... -Tanrım.

-Pardon. -Roket o.

Evet.

Tamam, peki bu iki ufaklık?

Enid'in batısında.

Evet ama gökyüzü tamamen bu doğudakine ait.

Bunu bir daha yemem.

Ciddi misin?

Sonra anlatırım.

Nem oranı sabit!

Rüzgâr hızı iyi.

Vay canına!

Tanrım! Tüm hava akımı dönüyor! Vay canına!

Şu çizgilere bakın!

Düşük yağış! Her şeyi görebiliyorsun!

O mükemmel!

Muazzam!

Bize bir şey verecek, gel!

Tamam, koşumları takalım.

Römorku yoluna bırakacağız, değil mi?

Sonra söylerim.

Lanet olsun.

İçine girmemiz gerekmiyor. Çok tehlikeli.

O yüzden içine girmemiz lazım.

İçinden ıskalamayız.

Kahretsin.

Bak, bu şey EF-1 için uygun Kate.

-Kahretsin. -Şaside ekstra ağırlık var.

Altmış santim kazık saplıyoruz.

-Merak etme, ben profesyonelim! -Adinin tekisin.

-Dayan. -Bu aptalca Tyler.

-Dayan. -Bu cidden aptalca! Cidden!

Tamam, bunu hallediyoruz Kate.

-Sarsıntı geliyor! -Tanrım!

Tanrım!

Tamam, yavaşlıyoruz.

Kazıkları açıyorum.

Variller.

Bekle!

KATE'İN VARİLLERİ

İşte geliyor.

Şimdi!

-Gördün mü? -Gördüm.

Dur, işe yaradı mı?

Doğru ya.

Çok fazla kemer var.

İşe yaramıyor.

Acıktın mı?

Ya sorun modeldeyse?

Daha iyisini nasıl yaratırız?

KORKULUK

Selam...

Daha önce söylediklerimde ciddi değildim.

Sorun değil.

Düzeltmek için söyleyebileceğim ya da yapabileceğim...

PAR verilerini ver. Başlangıç olur.

Ne yapıyorsun?

Bunu ona veriyorum. Neye benziyor?

Storm PAR'ı kurmak için paraya ihtiyacım vardı.

O yüzden Riggs'le işe girdim.

Ben de insanlara yardım etmek istiyorum Kate. Cidden.

O lafları söyledim çünkü...

O vicdan azabını ben de taşıyorum.

Hayatımın her gününde. O yüzden...

Üzgünüm.

Kalıp bize yardım etsene Javi.

Böylece bu işi nihayet birlikte çözebiliriz.

Bir zamanlar senin için her şeyi yapardım Kate.

İşimize bakalım Javi.

Enid yakınlarında oluşan bir fırtına var. Ekip bekliyor.

İşe dönmem gerek.

Ne kadar veri toplarsam iş için o kadar iyi.

Arabanı çaldığım için özür dilerim.

Sorun değil.

Bak...

Orada dikkatli ol.

Taramalar çok etkileyici.

Karmaşanın tam haritası.

Tyler...

Nem değerlerimiz hatalı.

Şu anda polimer nemdeki suyu değil

sadece yağmur damlalarını emiyor.

Yani, daha fazla çökelmesine ihtiyacımız var.

Yani yağmur yağdırmamız gerek.

Birkaç yıl önce Lawton'daki çiftçiler için yağmur bombası vardı.

Evet. Gümüş iyodid.

Onu roketle atabiliriz.

Gümüş iyodid, nemi yağmura çevirir.

Sonra da soydum poliakrilat, bize çokça lazım,

fırtınadan suyu çekerek

soğuk havuzu büyütür.

Hortumu boğmanın en hızlı yolu.

Selam Lily.

Boone'a ulaşamadım.

Hayır, size ihtiyacımız olacak.

Hayır, biz size geliriz.

Tamam.

Bu kadar mı?

Yoksa eve dönmeden uğrayacak mısın?

-Uğrayacağımı biliyorsun. -Tamam.

-Seni seviyorum. -Ben de.

Bu sana.

Neye bulaştığını biliyor musun?

Anlamaya başlıyorum.

İLK HORTUM-RODEOM DEĞİL

Hah. Sağ ol.

-Ne demek. -Teşekkürler.

Tanrım.

-Nihayet geldiniz. -Ben, kalmışsın.

Bu hikâyede sandığımdan fazlası varmış.

Sana yeni bir sonumuz var.

Bakın. Şehirli kız.

N'aber Kate?

Sonunda o eski kafalılardan kurtuldun ha?

-Bravo. -Evet.

Büyük olanı kaçırdın. Bak.

Vay canına.

-Gördün mü? -Hey, acaba...

O drone'u veri toplayacak hâle getirebilir misin?

Yapabilirim.

-Evet, yapabilir. Evet. -Çok kolay.

Dostum, üzgünüm.

Kendimi nasıl affettireceğim?

Beni terk ettin. Affetmek falan bilmem.

Yeni roketler atsak nasıl olur?

"Roketler" dedin.

Baksanıza!

Hazır mısınız?

Bir kamyonet için hafif ama saatte 160 km rüzgârda

varilleri sabitleyecek kadar ağır olan 12 metrelik bir römork kazım.

Onu neden istiyorsun?

Onu neden istiyoruz?

Çünkü hortumun içine gireceğiz

ve bizim değil ama römorkun üzerinde olanların içine çekilmesi gerek.

Size alüminyum lazım.

Tamam.

Konuş benimle Dexter. Neler oluyor?

Değişkenlerle oynayıp, süreci bozma umuduyla

bir hortum üzerinde Goldilocks prensibini deniyoruz.

Hı-hı. Tamam. Bu ne demek Dani?

-Fırtınayı terbiye etmek. -Tamam.

T? Neler olduğunu söyle.

Bulutlara gümüş iyodid dolu roketler atacağız.

Evet. Yağmur yağdırmak için, tamam mı?

Evet, rüzgâr akımında bize yağmur lazım.

Sonra sodyum poliakrilatı alıp

girdaba yollayacağız... Dokunma ona.

...ve soğuk havuzu artıracağız.

Peki bu, hortuma ne yapacak?

Yakıtını kesecek Ben.

Lily! Cairo'ya bakın, ne kadar şirin olmuş.

Selam dostum.

O senin haberin Ben.

Bana bir kopyasını ver.

Gidelim buradan.

Kusura bakma,

ben başkasıyla gideceğim.

İşte bu.

Aynen.

-Bulduk. -Pekâlâ.

Tamam, yer hızı 35 km. Kesişme kuzeydoğu.

Siloam Yolu'na bakın.

Siloam Yolu.

-Oha! -Hadi ama!

-Hadi ama! -Ne yapıyorsunuz?

Hey! Bu Storm sersemleri yolumuzu kesiyor!

Ona ihtiyacımız yok demiştim.

Tamam, dikkatimizi dağıtmayalım.

Bu bebekleri havalandıralım.

Şu anda göremiyorum.

-Onu kaybettim. -Düz gidiyor.

Bence gazla. Önüne geç.

SİNYAL (112.4.24.415) KESİLDİ

Doppler kesildi.

Muhtemelen ölü hücre bölgesi.

Üzerimizde misin Lily?

Yağmur her yeri kaplıyor. Bir şey göremiyorum.

Bu yağmur perdesinden geçip gitmemiz gerek.

Evet, drone'um gitti.

Görüntüyü kaybettik.

Bir şey göremiyorum.

Sorun yok. Düz devam et. Yolu görüyorum.

Bir terslik var dostum. Bu farklı bir his.

-Bence durmalıyız. -Devam et. Önüne geçeceğiz.

-Durmamız lazım Scott! -Devam et! Önüne geçeceğiz!

Lanet olsun!

Orada.

Eğilin!

Javi!

Tanrım!

Dayanın!

Bir şey yapmalıyız.

Hey! Solunda Ty! İki metreye çıkıyor!

Tanrım.

Tanrım.

Bekle. Onları bırakamayız.

Bırakmayacağız ama hareket etmeliyiz.

Geri!

Dex! Sür!

-Daha hızlı! -Gidiyorum!

Kahretsin.

Javi!

Tanrım!

Sıkı dur.

Dayan Scott.

Gazla!

Sıkı tutun!

Herkes iyi mi?

Evet.

İyiyiz.

İyiyiz dostum. Hareket ediyoruz.

Bunu görüyor musunuz?

Şunun boyutuna bakın.

Bu iyi.

Hayır, iyi değil.

Hiç iyi değil.

Kayıyor.

Tamam, oyun bitti. Sahadan çıkın!

Onu durdurmak için bir şey yapamayız

ama oraya gidince insanların güvenli bir yere gitmesini sağlayın.

Tamam Dani, nereye gidiyorum?

Ana Cadde'de bir çocuk parkı var.

İnsanları bodrumlara sokun.

Penceresiz büyük binalara.

Pencerelerden uzak durun. Araba yok. Tamam mı?

Tamam. Herkes dikkatli olsun.

Orada dikkatli olun. Anlaşıldı.

Büyücü bize gel. Bu radarları koymak için

yeni bir pozisyon bulacağız.

Hortumdan kaçıyorlar. Korktular.

Kaçmıyorlar.

Yardım için kasabaya gidiyorlar.

Bizim de gitmemiz gerek.

Hayır, servis yolumuz burada. Solda.

-Geliyor. -Hayır, dostum. Orada çok insan var.

Bence onları takip etmeliyiz.

Sen kimin tarafındasın?

Gidip kız arkadaşınla mı takılmak istiyorsun?

Git. Ama orada bizi bekleyen bir ekip

ve yüzyılın fırtınası var.

-Ne diyorsun? İnsanlar... -Yavaşla ve dur...

-İnsanlar var. -İnsanlar umurumda değil.

Aracı durdur Javi!

-Burada duracağız. -Gidip yardım etmeliyiz.

Lanet aracı durdur Javi!

Güzel seçim.

Riggs'e söyle, işimiz bitti!

Lanet olsun Javi!

Tuttum onu!

Pekâlâ, annene git!

-Onu al! -Tamam aldım!

Herkes içeri girsin, tamam mı?

Millet hadi!

Orada sığınak var! Hadi!

Hayır! Arabalarınızı bırakın, içeri girin. Burası güvenli değil.

-Hadi! -Hadi çocuklar!

Herkes içeri girsin!

Çocuklar! Tyler!

Sığınaklar dolu. Herkesi sinemaya götürmeliyiz.

Hadi! Herkes içeri!

Beyefendi! Onu bırakmanız gerek!

Bırakın! Hadi!

Bırakın! Hadi!

Millet, hortum geldi. İçeri girmelisiniz!

Hadi! Hadi!

Hadi! Neredeyse geldik! Yanındayım!

Hadi girin! Girin!

Hadi! Gitmeniz lazım! Hortum geldi!

Herkes içeri girsin!

Sıkı durun!

Tyler!

Tamam...

Hadi!

Dikkat!

İçeri girmen gerek!

Seni bırakmam!

Kate!

Hadi Kate, kaldır!

Tamam...

Hadi!

Yürüyün!

Ne istiyorsunuz?

-Bizi içeri alın! -Beni yalnız bırakmalısınız!

Bari sığınmamıza izin verin!

Bodrum ara!

Diğer tarafa bakacağım!

Diğer tarafta bodrum yok!

Burada da hiçbir şey yok!

Bu sinema gelecek olana dayanıklı değil!

-İşte oldu. -Onu tuttun mu?

-Kafalarınızı koruyun. -Kate nerede?

Kate!

Kate!

Kate nerede?

KATE'İN VARİLLERİ

-Hayır Kate! -Hadi!

Tyler!

-Tyler! -Onu içeri alın!

Kapılar!

Tamamdır.

Lanet olsun!

Kalkmayın!

Yürüyün!

O taraftan! Eğilmeniz gerek! Eğilin!

Tamam! Arkanıza bakmayın! Devam edin!

Bu insanları almalıyız...

Onları sinemanın arkasına götürmeliyiz.

Hadi Tyler! Hadi!

Gitmemiz gerek T.

Hadi!

Tamam.

Hadi!

Elimi tut, kalkman lazım!

Geri çekilin! Geri!

Geri çekilin! İyisiniz! Yavaşlayın.

Sıkı tutunun! Eğilin!

Girin!

Yaşıyor!

Sıkı durun!

Hadi!

Lily! Hayır!

Tyler!

Bırakma! Bırakma!

Tuttum!

Teşekkürler.

Buraya.

-İyi misin? -Hı-hı.

-İyi misin? -Hı-hı.

Kate.

Kate.

Dikkat et.

İyi misin?

Herkes iyi mi?

İyi mi?

İşe yaradı mı?

Başardın Kate.

Başardın.

İşe yaradı Kate.

İyi misin?

-Tanrım, inanılmazdı! -Tanrım.

Kesin öldüğünü sanmıştık!

Çok zekisin.

Sanırım seni seviyorum.

-Kesin uçacağım sandım. -Haklısın.

Hayır, uçtun. Cidden!

Uçtun mu?

Kapıdan kapıya servis. Söz verdiğim gibi.

Seni tek parça hâlinde getirdim.

Evet, neredeyse.

New York'a dönüp kurula çıkınca

hortumun kaybolmasının sebebinin rafineri yangını, duman

ya da milyonlarca başka şey olduğunu söyleyecekler ve sorun değil.

Ama önemli olan, biz biliyoruz ki

o şeyler dağıtılabilir ve bize bu hortumları

kontrol etmekle ilgili yepyeni bir araştırma dalı lazım.

Sunumu yapmak istemediğinden emin misin?

Yapmak istiyor gibisin.

Hayır, ortak.

Git bize o parayı al. Anlıyor musun?

Riggs'i bıraktım.

Tamam mı? Yeni başlangıç.

Belki eski samanlığın tadilat vakti geldi.

Hoşuma gider.

Hoşuma gider.

Oha Owens!

Storm PAR!

Sapulpa.

Hâlâ ne zaman döneceğini söylemeyecek misin?

Bilmiyorum.

Bu son görüşmemiz olabilir.

Şaka mı yapıyorsun anlamıyorum.

Belki onu hissedersen

kovalaman lazımdır.

Beni ara, tamam mı?

Nasıl geçtiğini söyle!

İyi uçuşlar!

Tamam, vakit doldu. Arabanı çekmen gerek.

Gel dostum.

Ciddi misin?

-Gidiş bölümüne çekici istiyorum. -Tamam, evet.

Çekeceğim.

Neler oluyor? Arabanı çeksene!

Yürü!

Hemen!

Oha! Oha!

Hayır! Hey!

Aferin oğluma!

Yakındaki fırtına yüzünden artan rüzgârlar sebebiyle

rötarlar olabilir.

HAVA BİLİMİNİ SARSMAK KATE CARTER RÜZGÂRI NASIL TERBİYE ETTİ?

"İLK EĞİTİMİM GÖKYÜZÜNE BAKMAKTI"

ARCADIA FIRTINA

"HAVA DURUMU ARAŞTIRMASI KAHRAMANLARLA DOLUDUR"

HORTUM UYARISI

"KOVALAMAK BİR TAKIM BİLİMİDİR"

YENİ BİR ORTAKLIK

"TABİAT ANA'YA SAYGI GÖSTERMEZSENİZ PATRON KİMMİŞ ÇABUK ÖĞRENİRSİNİZ"

Bizler profesyonel hortum güreşçileriyiz.

Sence yüzüm tişörte basılacak mı?

-Bu harika olur. -Şansın varsa.

-Bu harika olur. -Ben birini giyerim.

-Öyle mi? -Tamam Boone, onu geri al.

Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.