All language subtitles for Adim Farah 24

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

("Aytekin Ataş - Ne Feryad Edersin" çalıyor)

(Şarkı çalmaya devam ediyor)

(Şarkı çalmaya devam ediyor)

"Ne feryad edersin divane bülbül"

"Ne feryad edersin divane bülbül"

"Senin bu feryadın anam"

"Gülşene kalsın"

"Senin bu feryadın anam"

"Gülşene kalsın"

Farah...

...Kerimşah?

Anne, sen çok yorgunsun, biraz dinlenmeye ihtiyacın var.

Sonra konuşuruz. Kerimşah'ı da bulacağız. En yakın zamanda.

Belki de sen uyanana kadar gelmiş olur.

("Aytekin Ataş - Ne Feryad Edersin" çalıyor)

"Derdimin dermanı anam"

"Lokmana kalsın"

(Derin nefes verdi)

-Tahir'den haber var mı? -Behnam'ın evine gidiyorlar.

Mehmet hepsine yurt dışı çıkış yasağı koydurmuş.

-Oğlunu İran'a kaçıramaz. -Belki şimdi değil ama bir yolunu bulacak.

Annen nasıl?

Darmadağın.

Sanki benim gibi.

Yaşadığı şeyin ağırlığını tahmin bile edemiyorum.

Edemezsin, hiç kimse edemez.

Sanki dünyanın en büyük mutluluğuyla en büyük acılarını aynı anda...

...yaşıyor gibiyim.

Ne kalbim dayanıyor ne aklım dayanıyor. Delirmek böyle bir şey herhâlde.

-Delirmek gibi bir lüksün yok senin. -Ama yapabileceklerimin de sınırı yok.

Ben de bundan korkuyorum.

(Müzik)

-Oğlum nerede? -Farah? Sen misin?

-Neden bahsediyorsun, anlamadım? -Behnam oğlumu kaçırdı.

-Oğlumun yerini söyleyeceksin bana. -Hiçbir fikrim yok.

Ben iş için Ankara'dayım.

Ayrıca Behnam niye böyle saçma bir şey yapsın ki?

-Bugün ilik nakli yok mu? -Sana bunları anlatacak kadar...

...vaktim yok benim. Her şey senin Tahir'i gözaltına aldırmanla başladı.

Dünyamızı altüst ettin. Nefret ediyorum Azadilerden diyorum.

Oğlumun yerini bana hemen öğreneceksin diyorum.

Yine görüntülerle tehdit mi edeceksin beni?

Görüntüler değil, elimde daha değerli bir şey var.

-Baba! -Kızım?

Baba, kurtar beni! Baba...

Farah, neden?

(Akbar ses) Neden böyle bir şey yapıyorsun? Neden kızımı karıştırıyorsun?

-Onun hiçbir günahı yok. -Kızın sandığından daha günahkâr.

(Akbar ses) Farah, sakin olur musun?

Tamam. Tamam, istediğini yapacağım.

Ama lütfen kızıma dokunma.

Sakin falan olamam. Behnam İran'a kaçıracak Kerimşah'ı.

Oğlumu sonsuza kadar göremeyeceğim. Yavrusu elinden alınmış bir annenin...

...ne kadar tehlikeli olabileceğini sen düşün.

Dünyayı başına yıkarım Akbar.

(Akbar ses) Tamam, yardım edeceğim.

Sen şurayı tut, sen de çıkışı tut, sen de bizimle gel.

Yok, arama izniydi, yok, çıkışıydı.

-Sessiz ve hızlı oluyoruz. -(Tahir) Aç lan kapıyı!

Oğlum, olay çıkartmaya gelmedik.

Tamam, bunun kontrolü bende. Tamam, bırak.

Aç lan kapıyı!

-(Tahir) Çekil lan! -(Mehmet) Oğlum dur, dur!

Bu ne kabalık ya! Eşkıya baskını mı bu?

-Ne oluyor? -Kerimşah nerede lan?

-Tahir. -Nerede?

-Kerimşah nerede lan? -Tahir, dur!

-Polis misin de beni sorguluyorsun? -Lan Kerimşah nerede?

Behnam Bey'imin karısını karın, oğlunu oğlun sanırsın.

-Ne biçim adamsın sen! -Al lan, ben böyle bir adamım işte.

-Dur be, dur! -Böyle bir adamım işte.

-Ne yapacaksın, bana da mı vuracaksın? -Duymadın mı ne diyor?

Tamam, duyduk da ne geliyorsun bunun gazına?

Polis değil misiniz siz? Alın, davacıyım.

Başlarım lan davana! Sus!

Hadi herkes görev yerine, hadi.

(Gerilim müziği)

Gel bakayım buraya sen, gel gel. Ne yapıyorsun oğlum?

Boşuna aratıyorsun, boşuna. Kerimşah burada olsa...

...böyle pişkin pişkin konuşur mu?

Bravo, hem delirip hem de düşünebiliyorsun.

Güzel. Çelişik bir durum ama seni tanıdıkça anlıyoruz böyle özelliklerini.

Ben delirmeyeyim de kim delirsin abi? Farah'ı düşündükçe kafayı yiyorum.

Kız ölmüş annesini buldu, sevinemiyor bile. Bu hak mı, mübah mı?

-Tamam oğlum, değil de yani... -Ya İran'a kaçırdıysa?

Ya başka bir ülkeye kaçırdıysa ne yaparız?

Kaçıramazlar, yurt dışı çıkış yasağı koyduk.

-Ya bir yolunu bulursa? -Her yolu kapatırız, merak etme.

Ya bir daha Kerimşah'ı göremezsem?

Kerimşah'ı bir daha görmemen için kör olman lazım. Tamam mı?

Enseyi karartma. Biz her şeyi hallederiz, buluruz.

Ama önce senin biraz sakin olman lazım.

Tamam.

(Müzik)

Hadi baba de, barışalım.

Kerimşah, sen bana neler söyledin oğlum.

İnsan hiç babasından nefret eder mi?

-Ne büyük günah. -Çocuğuna yalan söylemek...

...günah değil mi? Anneannesini kaçırıp saklamak?

-Sana günah yok mu? -Nasıl konuşuyorsun oğlum sen?

Tahir'den mi öğrendin bunları?

Bak, bir gün yanında kaldın, ahlakın bozuldu.

Hiç de bile. Bir yıldır senin yanında bozulmamış...

...nasıl bozulsun ki?

Kerimşah...

...beni zorlama oğlum. -Zorlanıyorsan anneme götür.

Senin yanında kalmak istemiyorum. Yalancısın sen, kötüsün.

Kerimşah, ben kötü değilim oğlum.

İliği anneannenin verdiğini gizlemeseydim ne olurdu, biliyor musun?

Hapse atılırdı. Çünkü polis her yerde onu arıyordu.

-Polis mi? -Evet.

Bu dünyada insan anne ve babasını seçemez.

Senin anneannen kötü biri.

Suç işleyip hapse atıldı.

Ama bak, ben yine de acıdım ona.

Kıyamadım, hapisten kurtardım.

İran'da saray gibi evlerde sakladım onu.

Ama neye yaradı? Hiç.

Yine kötü ben oldum.

Hişt, bak gerçeği öğrendin.

Hadi özür dile, barışalım.

Ya yine yalan söylüyorsan?

Söylemiyorum, sana yalan söylemiyorum oğlum.

Bu dünyada benim için her şeyden daha değerlisin.

Anla artık bunu.

Annemle konuşmadan asla inanmam sana.

Hadi götür beni yanına da bir de onu dinleyeyim.

Seni annenin yanına götüremem.

Ama anneni buraya getireceğim, söz.

Göreceksin bak. Benim söylediğim her şeyi onaylayacak.

Düşmanına mı bakıyorsun?

Tahir abi senden çok daha iyi biri.

Sen hep kızıyorsun ama o hiç kızmadı.

Bir keresinde Tahir abi kötü adam demiştin bana.

Ben de ona "Sevmiyorum artık seni, git buradan." demiştim.

O zaman bile kızmadı Tahir abi.

Bak, annenin de niyeti bu işte.

Seni bana düşman yapıp Tahir'i baban yapmak.

Oğlum, sen beni öyle bir serseriyle nasıl kıyaslarsın?

Bence o senden daha fazla seviyor beni.

(Müzik)

(Müzik)

Sen ağladın mı?

Koskoca Behnam Azadi, ne bu hâl?

Evet...

...küçücük oğlunun kalbine bile giremeyen koskoca Behnam Azadi.

Tahir beni daha çok seviyor, dedi anne.

-Babasına söyledi. -Soyu batasıcalar.

-O annesi zorla söyletmiştir. -Kimse zorla söyletmedi.

-Az önce yüzüme söyledi çocuk. -Behnam!

Sakın canını sıkma oğlum.

Kerimşah'ın kafasını zehirlediler, senden nefret ettirdiler.

Ama o yine sevecek seni.

-Biraz sabret oğlum, biraz sabret. -Sabredecek zaman yok anne.

Hatta çok geç kalmış bile olabilirim.

Tahir ölene kadar, Farah'ı da annesi gibi o hücreye kapatana kadar durmak yok.

İnşallah.

-Sen telefonunu evde bıraktın, değil mi? -Evet.

İyi.

Tahir'in abisi polisliğe geri dönmüş çünkü.

Telefondan yer tespiti yapabilirler.

Ne abisi, ne polisi? Kalbime inecek, ne oluyor, söyle.

Farah bana yalan söyledi.

Kerimşah'ın yeniden ilik nakline ihtiyacı olduğuna ikna etti beni.

Meğer annesini almak için yapmış bu oyunu.

Annesinin yaşadığını da nereden biliyorsa artık.

Sakın bana Gülsima'nın İstanbul'da olduğunu söyleme.

Burada.

Hem de şu an kızının yanında.

Başka kim biliyor?

Merjan hastanedeydi ama haberi var mı bilmiyorum.

-Ya Akbar? -Ne Akbar'ı anne? Ne diyorsun sen?

Derdimiz bu mu şimdi?

Yok oğlum, ben tabii...

...ben anlamaya çalışıyorum sadece.

Bu gece Kerimşah'la İran'a gideceksiniz.

Yurt dışı yasağı konulmuş çünkü.

Başka isimlerle size pasaport ayarlıyorum.

Tamam, nasıl istersen.

Sen Kerimşah'ın yanında dur, başka hiçbir şey istemiyorum.

Olur.

Kıyamet günü yaklaşıyor.

(Sessizlik)

Senin o gözlerinden akan yaşlara kurban olurum annem.

Deme öyle. Daha ne kadar kurban olacaksın bana?

Babam kendi canıyla, sen de işkenceler içinde...

...sekiz yılınla bana zaten kurban oldun.

Bana hiç kimse kurban olmasın artık. Gerçekten isyan ederim.

Sakın.

Sakın, sakın anneciğim. Sakın.

Kurbanın özü kurbiyettir.

Yakın olma hâli.

Olunabilecek en yakın hâl.

(Duygusal müzik)

Babanın boynuna ilmeği geçirdiklerinde...

...hiç korkmadı. Kimseye yüz çevirip yalvarmadı.

Başı dik...

...yüzünde bir tebessümle canını teslim etti.

Babanın senin için kurban olduğu o an...

...sana en yakın olduğu zamandı.

Ne olur bunu yabana atma.

Sakın...

...o canilerin, o şeytanların çektirdikleri acıları...

...lütufmuş gibi anlatma bana. Ben buna dayanamam.

Onların günahlarının hesabı Allah'ta.

Ben bizim yaşadıklarımızı bilirim.

Bak...

...Behnam beni ölü gösterip hapsetmeseydi...

...Kerimşah'a iliği nasıl verirdim?

Olur ki hoşunuza giden bir şeyde sizin için bir şer...

...yine olur ki...

...hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır vardır.

Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Unutmamışsın.

Tıpkı Behnam'ın Tahir'i işkence etmek için İran'a göndermesi gibi.

Eğer İran'a göndermeseydi senin yaşadığından haberimiz bile olmayacaktı.

Ben o zaman ölüyorum sandım. Ama şimdi şükrediyorum.

Farah.

Tahir kim?

Bu soruna verebileceğim o kadar çok cevap var ki.

Tahir, Kerimşah'ın babası...

...senin damadın değil, oğlun...

...benim de her şeyim.

(Derin nefes verdi)

(Müzik)

Hadi çocuklar, siz de ekip arabasına geçip bekleyin.

-Tamam mı? -Gidiyor mu polisler?

Evet, gidiyorlar. Çünkü gerek kalmadı.

Herkesi sorguladık. Kimse de bilmiyormuş işte.

Şu (Bip) var ya, şu (Bip), her şeyi biliyor da susuyor.

Bade'yle konuştum. Farah, Akbar'la görüşmüş, her nasılsa...

...ikna etmiş adamı.

Kerimşah'ın nerede olduğunu adamdan öğreneceğiz.

Oo, Akbar yerini öğrenene kadar çocuğu çoktan Fizan'a kaçırır.

Ben zaten polisle niye geldiysem buraya?

Delirtme beni, yürü hadi, yürü.

(Tahir) Görüşeceğiz lan seninle.

(Mehmet) 7/24 gözetleyecekler evi.

(Mehmet) Gözün arkada kalmasın.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

(Behnam ses) Siz evimi hangi hakla basarsınız lan?

İllegal kardeşler.

-Bilmediği de beş vakit namaz. -Kerimşah nerede lan?

Sana ne lan benim oğlumun nerede olduğundan?

Bana bak başkomiser, kardeşine sahip çık, haddini aşmasın, tamam mı?

Sen bana akıl vereceğine önce saklandığın yerden çık bakalım.

-Alacağım oğlum seni. -Sen önce kendi kardeşini al.

İranlı bir firariyi saklıyormuş. Gülsima Erşadi.

Lan kadın senin elinden kurtuldu. Ne konuşuyorsun!

Yalan söyleme lan. Benim hiçbir şeyden haberim yok.

-Tek başına kaçıp gelmiş İstanbul'a. -Lan senin belanı (Bip)...

(Mehmet ses) Seni öyle böyle değil, çok feci...

-Bitti mi? -Bitmedi lan, daha yeni başlıyoruz. Dur!

Yeter lan, yeter!

Bana bak başkomiser...

...benim aile meselelerimle uğraşacağına...

...kendi kardeşinin sınırdan kaçak geçirdiği...

...kasalarca altının peşine düş.

Tahir?

Ne oldu, çok mu şaşırdın?

Sanki kardeşinin ne mal olduğunu bilmiyormuş gibi.

Tahir, sana olan nefreti benimkiyle yarışır. Ona göre.

Kes lan!

Gerçekten çok merak ediyorum. Hakkımda yazdığın onca iğrenç şeye rağmen...

...adi bir suçluya kardeşim demeye dilin nasıl varıyor, anlamıyorum.

Tabii ya, tabii...

...dedikodular doğru.

Sen de şu kirli polislerdensin, öyle değil mi?

(Behnam ses) Kurdunuz tabii düzeninizi abi kardeş...

...tıpkı ustalarınız Ali Galip'le Orhan gibi.

-Ne diyorsun lan sen? -(Behnam ses) Ben diyeceğimi dedim.

Eğer benimle uğraşırsan bildiklerimi diğer polislere de anlatırım.

(Behnam ses) Bozarım tezgâhınızı. Polis, mafya kardeşliğinizi...

...herkes öğrenir. Ona göre.

(Müzik)

Sonra da Tahir senin eşarbınla İran'dan geldi.

Ben senin bu sinmiş kokunu içime çeke çeke bitirdim.

Sonra beni çok umutlandırmamak, heveslendirmemek için...

...hiçbir şey söylemeden gizlice saç telimi alıp DNA testi yaptırmış.

Adı gibi temiz, pak bir adammış.

Kerimşah'ın gerçek babası olsaydı, ancak onu bu kadar sevebilirdi.

Bu zamana kadar aldığım tüm yaraların merhemi...

...Allah'ın beni sevdiğine dair en büyük ispattır Tahir.

Anlattıkların bana babanı hatırlattı.

En büyük duamdı biliyor musun?

Babanın beni sevdiği gibi...

...seni seven biri girsin istedim hayatına hep.

Dualarım kabul olmuş.

(Kapı yumruklanıyor) (Korkarak) Ne oldu?

-Anne, iyi misin? -(Kekeleyerek) İyiyim, iyiyim. Şey...

Tamam, korkma, korkma, buradayım ben.

Sen artık güvendesin. Korkma, tamam mı?

Ben bakıp geleceğim.

(Müzik)

(Kapı ısrarla yumruklanıyor)

-Ne yapıyorsun sen? -Gürültü yapıyorum, rahatsız mı oldun?

Niye yalnız bırakıyorsun şunu? Her fırsatta kaçmayı deneyecek.

Su istemişti de.

Eğer bir daha gürültü yaparsan seni bağlatırım, ona göre.

-(Gülsima) Kızım? -Anne!

Gürültüler kesilmeyince...

Siz kimsiniz?

Yabancı değiller.

Haydar, Tahir'in arkadaşı.

Kızlar da benim arkadaşlarım. Bade, Merjan.

-Merhaba teyzeciğim. -Merhaba.

Çok memnun oldum.

Annem Gülsima.

Behnam'ın öldü deyip sekiz yıl boyunca hapsedip işkence çektirdiği annem.

Kızın kulağına ne söyledin de korkuttun?

Şey, Merjan biraz patavatsızdır da saygıda kusur etmesin.

Çok geçmiş olsun teyzeciğim.

Ben de hep hastanede sizin yolunuzu gözledim.

-Öyle mi? -Öyle.

Hatta kızınızın yüzü burada. Hastanede hep onunla birlikteydik.

Öyle, öyle, sağ olsun. Dibimizden ayrılmadı, sağ olsun.

Ben sizi yormazsam birazcık sizinle sohbet etmek isterim.

Keşke ama başka zaman Merjan. Annemin dinlenmesi lazım.

Misafir Allah'ın gönderdiği hediyedir. Geri çevirmek olur mu hiç!

-Ama anne... -Hediyeyim ben, hediye.

Hatta Farah da bize köpüklü bir kahve yapar canım.

-Olur. -O zaman Bade...

...sen annemle salona geç, biz kahveyi Merjan'la yapalım.

Gel Gülsima teyzeciğim.

Sakın o sinsi kafanın içinden şeytani planlar geçirme...

...annemle kahveni zıkkımlan, geldiğin yere geri dön. Anlaştık mı?

Kahvem sade olsun.

Al şunu.

Sen bir sakinleşsen mi? Bir sakinleş. Adam damarımıza basmak için...

...üstümüze gidiyor. -Şerefime laf ettirir miyim lan ben?

-Kirletir miyim adımı? -Ettirmezsin, yakışmaz.

Sen niye konuşmadın orada? Susup kaldın öyle, ne oldu?

Tabii çünkü söylenenler doğru, değil mi?

-Altın kaçırdın sınırdan! -Vay be...

...şimdi derdimiz bu mu, derdimiz bu mu?

-Ayrıca da o iş bildiğin gibi değil. -Şimdi sen onu bunu bırak...

...benim sorduğum soruya cevap ver.

-Altınlar sende mi değil mi? -Bende, bende. Oldu mu? Bende.

Ne yapayım oğlum şimdi ben sana? Ne yapayım ben sana şimdi?

Kelepçe mi takayım, abilik mi yapayım?

Polisliğimin de hayrını bırakmadın lan.

Peşine düştüğüm kirli polislerden ne farkım kaldı şimdi benim?

Tamam...

...Kerimşah'ı bulalım, sonra ne istiyorsan yap.

Bırak oğlum sonrasını falan. Sende sonralar bitmez. Senin hamurun...

Söyle söyle, senin hamurun mu diyeceksin, değil mi? Söyle.

Bak, mal bu işte, ben buyum işte.

Senin gibi öyle okul sıralarında kanun nizam öğrenmedim ben.

Kafamı kaldırıma sürte sürte, bıçakla derimi yüze yüze...

...öğrettiler o tek kanunu. Ya güçlü olursun ya da ölürsün.

-Bizde öyle başkomiser. -Başkomiser mi olduk şimdi?

-Abiye ne oldu? -Madem polisliğin hayrını...

...göstermedik sana, o zaman da abilik istemem senden.

Benimle takılma ki çamurum sıçramasın.

-Gel lan, hişt! Bekle bir dakika, hop! -Bekleyecek vakit yok, tamam mı?

Belli ki herkesin derdi kendine. Oğlumu bulmam lazım.

Hem suçlu hem güçlü.

Hadi.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Tahir Lekesiz'e ait özel bir teslimat var.

-Özel dedin ama kendisi burada yok. -Mühim değil.

Parmak iziyle çalışıyor zaten. Bu arada Adil Bey'di, değil mi?

Kimsin lan sen? Adımı nereden biliyorsun?

Bak, burada yazıyor.

Hem özel teslimat diyorsun hem adımı biliyorsun.

-Kim gönderdi seni? -Üstünde yazan neyse o.

-Soru işareti var burada. -Teslim alıyor musunuz, almıyor musunuz?

(Gerilim müziği)

Yenge...

...bakar mısın? -Geldim.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Farah, Akbar, Kerimşah'ın konumunu mu attı yoksa?

Daha değil. Sadece senin adına bir kargo geldi. Özel bir kargo.

-Anlamadım, özel mi? -Ben de anlamadım.

Senin adına kargo geliyor, Adil'in teslim alacağını biliyorlar ve...

...sadece senin parmak izinle açılıyor. -Ne oluyor lan?

Tamam. Bak, sakın kutuyu açmayın, tamam mı? Adil'e söyle...

...kutuyu evden uzaklaştırsın. Ben hemen eve geliyorum.

Tamam, tamam.

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

Senin karın hamile değil miydi?

-Sen git, ben beklerim burada. -Abi, vallahi mi?

Ulan ne olacak? Zaten gelen giden yok. Boş boş bekliyoruz burada.

-Sen var ya, adamsın abi. -Eyvallah.

-Hadi görüşürüz. -Görüşürüz.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

-Alo, başkomiserim. -(Mehmet ses) Gelen giden var mı?

-Şu an yok. Beklemedeyiz. -(Mehmet ses) Eyvallah.

Gözünüzü dört açın.

Üşüdün mü anneciğim?

Yok canım.

Ev bayağı büyükmüş.

Tedirgin mi hissettiniz?

Yok, kendimi küçük hissettim.

Merjan'dı, değil mi? İsmin çok güzelmiş.

-Sen de İranlı mısın? -Evet.

Aslında babam İranlı.

Merjan, senin işin vardı. Git istersen, geç kalma.

Canım o kadar da acelem yok.

Peki canım.

Beş dakika daha otur, sonra gidersin.

Nasıl tanıştınız kızımla?

Biz Tahir vesilesiyle tanıştık aslında.

Ben de öyle, başta Tahir arkadaşımdı.

Ama işte sonra Farah'la bir başka olduk.

Bambaşka.

Tahir de hep güzelliklere vesile olmuş benim kızımın hayatında.

Sormayın, Tahir'in seveni pek çoktur.

Anneciğim, kahvenden içsene biraz.

Merjan kalkacak zaten beş dakikaya.

Tahir'in kâbusunda mıyız lan yoksa?

Hoş geldiniz.

Davetime katıldığınız için sağ olun.

(Gerilim müziği)

Toplanma nedenimiz malum.

Hepimizin ortak düşmanı Tahir Lekesiz.

Onun kellesini getireni servete boğacağım.

Kim Tahir Lekesiz'i öldürürse...

...bu gördüklerinizden çok daha fazlasını alacak, anlaşıldı mı?

(Gerilim müziği)

Sen niye yapmıyorsun?

Beni kitaplardan okuyamazsın başkan.

Dostlarım bana Yılmaz der.

(Gerilim müziği)

İstanbul'un çöpleri artık buraya mı dökülüyor?

Saffet Alagöz, parmağını Tahir kesmiş.

(Behnam) Hem de şekil olsun diye.

Dur başkan, dur. Ben devam edeyim.

Oradan sen onu okursan ben burada uyurum ya.

Bunun lakabı neden Ceset, biliyor musun? Bunu öldü diye morga atmışlar.

Gasilhanede tam pamuğu tıkayacaklar...

...tak, ayaklanmış.

(Yılmaz) Oraya gönderen kişi de malum.

Yani Ceset'in isim babası, Tahir.

-Geberteceğim onu! -Dur lan dur, sakin. Sıraya gir.

Karamanlardan Güray, bunun ailesinden birini öldürmüş.

Sonra da 40 gün 40 gece helva yedirmiş sülaleye.

Bu mavracının işini elinden almış. Uyuşturucu tezgâhını tarumar etmiş.

Sen kimsin lan?

Şaka la, şaka.

Senin başına gelenlerden var ya, gerçek hayattan uyarlama dizi olur televizyona.

Yıllarca psikologlardan çıkamadı bu.

İncinmişsin dediler.

Sen kimsin peki...

...başkanım?

Madem burada yazmayanları konuşuyoruz.

Senin Tahir'le derdin ne, anlat bakalım.

Buradaki herkesin hesabını topla...

...benimkinin yanında bahşiş kalır ancak.

Hım?

Tahir Lekesiz benim abimi öldürdü.

Hem de gözümün önünde, inlete inlete aldı canını.

Al işte.

Bak, sana intikam fırsatı.

Hepiniz için.

Abisinin de söylediği gibi...

...Tahir Lekesiz'in beceremediği tek şey ölmek.

Birlikte aynı anda saldırmadığınız sürece.

Şimdi anlatın bakalım bana, bir geceye kaç tane intikam sığdırırsınız?

(Gerilim müziği)

Senin için hep endişelenmiştim.

Niçin anne?

-Anneciğim. -Hıh!

Endişelendim diyordunuz.

Anne, odana çıkalım mı? Biraz daha dinlen.

Yok, yok, gerek yok. Öyle daldım bir an.

Yani yabancı memlekette kafana göre eş dost, yaren...

...bulabildin mi diye endişelenmiştim.

Anne, bin türlü eziyet çektin, bir bunu mu dert ettin kendine?

Bilmemekten daha büyük eziyet mi var kızım?

İnsanın aklına bin türlü şey geliyor.

Vallahi onca yıl iyi dayanmışsınız.

Ya ben on gün bile dayanamazdım, delirirdim.

Merjan!

Sabır, yüzünü ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir.

Kızımın, torunumun selameti için dua ettiğim Allah'a...

...içine düştüğüm bela için sitem edemezdim, değil mi?

Herkesin harcı değil hayata böyle bakabilmek, aşk olsun size.

Ama ben size neyin iyi geleceğini biliyorum.

Esfand yakalım.

Aa!

Şaşırtıcı derece haklısın.

Vallahi mi, ne o?

Bu bizde bir gelenektir.

-(Farah) Yabani ruhları yakarız. -Nasıl yapacağız o işi?

Merak etme, tütsü yakmak gibi düşün.

Nazardan korur, talihsizliği uzaklaştırır.

Anne ve bebeğini korur.

Beni annem doğururken ölmüş.

Anneannem hep rue yakmadığı için kendini suçlardı.

Kederin tesellisi kaderde sırlıdır.

Bahtın da yüzün gibi güzel olsun.

Hadi o zaman yapalım şu işi.

Kavuşmamız gereken Kerimşah'ımız için, şifalanması gereken annemiz için ve...

...kovmamız gereken kötü talihsizliklerimiz için.

Hadi.

Merjan, hadi. Beraber.

-Ah! -Tabii beraber, hadi.

Orada.

(Müzik) (Konuşmalar duyulmuyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Bir kere de şaşırt, bir kere de senden beklenmeyeni yap.

Denemek de mi suç? Ben burada zorla tutuluyorum.

Arka girişten götür, kimse görmesin. Gözünü de üstünden ayırma.

Merjan nerede kızım?

Babası aradı, acil çıkması gerekiyormuş.

Anne, hadi gel, seni odana çıkarayım. Biraz daha dinlen.

Olur.

Ah.

(Müzik)

-Afiyet olsun. -Teşekkür ederiz.

Gönül bu, gönül ota da konar, Bekir'e de.

Anne.

Sözümü kesme.

Bekir denen o mafya bozuntusundan uzak duracaksın.

Eli kanlı bir katilin kuklası mı olmak istiyorsun sen?

Bekir öyle biri değil.

Külahıma anlat sen onu. Kızım, bunların hepsi aynı.

Seni kandırıyor, farkında değil misin?

Saf gibi inanıyorsun. Gönül, sen saf mısın?

Bak Vera'ya, ne oldu?

Sonun Vera gibi mi olsun istiyorsun?

Ali Galip'i öldürdüler.

Bir gün senin de kocanı birileri böyle öldürecek.

Anne, deme öyle lütfen, üzülüyorum.

Üzül, üzül diye söylüyorum.

Daha sonra daha büyük acılar çekme diye söylüyorum.

Uzak duracaksın o mafya bozuntusundan.

Artık kendi kararlarımı verecek yaştayım ben.

Öyle mi?

Seni dinlemiyorum diyorsun yani? Peki.

Anne, yapma, lütfen.

Senin iyiliğin için yapacağım, ara Bekir'i, ara.

Çabuk hadi ara, bitti bu iş de, hadi.

-Anne, yapma, gelme üstüme. -Ara dedim, ara, kulağımla duyacağım.

Bitti bu iş de kızım, arasana!

Aramayacağım, yeter, gelme üstüme!

Bekir yasa dışı hiçbir iş yapmayacak.

Ben onunla mutlu olacağım, seninle de hiçbir yere gelmeyeceğim.

Öyle mi?

Peki, tamam. Günah benden gitti.

Anne, ne yapacaksın, nereye gidiyorsun?

Madem beni dinlemiyorsun...

...sözünü dinleyeceğin birine gidiyorum.

(Gerilim müziği)

Ver bakayım şu kutuyu.

Abi dur, yavaş, bomba olmasın.

Bu kadar sallamaya kurye falan çoktan patlardı. Bu ne şimdi?

Al götür bunu. Ne olur ne olmaz.

Tahir, gerçekten şu an tek merak ettiğin şey kutu mu?

Ben bir sakatlık çıkmasın diye şey yaptım.

-Annen nasıl? -Gel, kendi gözlerinle gör.

Şu kutu işini halledeyim, sonra göreceğim.

Tahir.

Bir şey mi oldu? Neyin var?

Annen beni görmek ister mi?

O ne demek?

Farah, ödüm kopuyor.

-Annen ya seni bana layık görmezse? -Tahir, o nasıl laf?

Benimle ilgili ne biliyor?

Nasıl tanıştığımızı anlattın mı? Ne iş yaptığımı biliyor mu mesela?

Bir tetikçi...

...bir cellat olduğumu bilse yine de beni görmek ister mi?

İstemezse sitem yok.

Yok da...

Yine de bunu kaldıramam. Kaldıramam bunu.

Zaten Kerimşah'ı bulamadığım için kahroluyorum. Yıkılmama ramak kaldı.

Mehmet abimin bakışlarındaki o hayal kırıklığını...

...bir de annende görmek istemem.

Beni sevebilme ihtimalini...

...annem olsun ihtimalini kaybetmek istemiyorum.

En azından Kerimşah'ı bulana kadar.

Tamam.

Ne zaman istersen o zaman olsun.

(Müzik)

Oğlum.

(Müzik)

Beni görmeden mi gideceksin?

Estağfurullah efendim.

Yani...

...bunu saygısızlık olarak algılamayın. Ben sizi...

...rahatsız etmek istemedim, ondan.

İnsan çocuğundan rahatsız olur mu hiç?

(Duygusal müzik)

Öpeyim efendim.

Ne işin var burada senin?

Bırak, kızımla kendimize yeni bir hayat kuralım.

Yeni ya da eski fark etmez.

Gönül benim kardeşim, benimle olacak, tamam mı?

Ben senin düşmanın değilim.

Bak...

...hayatın tehlikede.

İlyas'a çok dikkat etmen lazım.

Sebep?

-Dün bana geldi. -Öyle mi?

Senin hafızanın yerine geldiğinden şüpheleniyor.

Ben yok, öyle bir şey yoktur dedim ama...

...yani ne kadar inandı, ne kadar inanmadı bilmiyorum.

Sen beni kızıma kavuşturdun ya...

...ne kadar dua etsem az.

İnşallah torununuza da kavuşturacağım efendim.

Hiç şüphem yok.

Sen ki İranlardan bulup getirdin beni, değil mi?

Anne, hadi üşüme, içeri girelim.

-Ben de şu kutu işini halledeyim. -Tamam.

Ne demek istiyorsun yani?

Eğer olanları hatırlıyorsan...

...ne demek istediğimi anladın sen. Yok, hatırlamıyorsan da...

...Mehmet, İlyas'a dikkat et diyorum sana.

(Gerilim müziği)

Sadece İlyas mı?

Babam benim için bir tehlike değil mi yani?

Bilmiyorum, ben gerçekten bilmiyorum.

Orhan hayatta mı, değil mi...

...bilmiyorum yani.

Orhan'la epeydir de görüşmedik.

En son ne zaman huzurlu bir uyku uyudum hiç hatırlamıyorum.

Hayır, birini sevmemek başka, onun ölümüne göz yummak başka.

(Perihan) Orhan'ın günahı her neyse...

...ben bunun hiçbir zaman bir parçası olmadım.

Sen neymişsin be Perihan!

Ha?

Benim hatırladığımı anladın...

...şimdi bana burada masum numarası yapıyorsun, öyle mi?

Neyi göze aldığımın farkında değil misin sen?

Mehmet, sana diyorum ki İlyas'a dikkat et.

Ben kendimi düşünecek olsam sana bunu söyler miyim?

Benim tek suçum susmaktı. Tamam, sustum.

Sustum ama Orhan'dan korktuğum için sustum.

Orhan benim omuzlarımın üstüne o kadar...

...kaldıramayacağım ağırlıkta bir yük bıraktı ki.

Ben kaldırırım o yükü.

Hatta senin buradan böyle elini kolunu sallaya sallaya gitmene de izin veririm.

Ama bir şartım var.

Bana Tahir Lekesiz'le ilgili bildiğin her şeyi anlatacaksın.

Aa...

-Tahir mi? -Evet.

Ben sana Tahir'le ilgili ne anlatayım?

Farah'la bunlar ilişkiye başladıklarında...

...yani tanıştıklarında hemen ilişkiye başlamışlar ama...

...Farah bunu hep inkâr etti.

Hâlbuki ben biliyorum, yani geceleri...

...adamı eve alıyordu. Hatta Allah var şimdi...

...söylüyorum sana ama...

...bir kere camdan da baktım ben, bir şey görmedim gerçi ama...

Yani ne anlatayım bilemedim.

Sen Tahir Lekesiz'in benim kardeşim olduğunu bilmiyor musun?

Ne?

Tahir senin kardeşin mi?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Başkomiser!

Başkomiser Mehmet!

(Gerilim müziği)

Orhan.

Beni arıyormuşsun.

Yaşıyor musun lan sen?

Sen de benim için ölüsün.

Dön!

Madem buraya kendi ayaklarınla geldin...

...bundan sonra hak ettiğin muameleye de razı olacaksın.

Atmadılar mı lan seni pavyona daha? Yürü!

(Gerilim müziği)

Yürü!

Gir, gir! Çık lan dışarı, çık!

Otur lan!

(Gerilim müziği)

Adil, ver bakayım.

Bu ne lan?

-Parmakla mı açılacak şimdi bu? -Öyle dedi.

Kardeşim neymiş böyle?

(Açılma sinyali)

Bu ne lan?

Bu ne abi?

Cam kırıkları.

Ne oluyor lan?

(Hüzünlü müzik)

"Can dostum Orhan'a.

Tahir'imizin doğum hatırası. Mustafa ve Sevil'den sevgilerle."

"Tahir'imizin doğum hatırası. Mustafa ve Sevil'den sevgilerle."

Ailem lan bu benim!

Annem, babam, Mehmet abim, ben.

Ailem lan.

"Mustafa ve Sevil'den sevgilerle."

Nasıl göründüklerini bilmiyordum.

İsimlerini bile bilmiyordum.

(Tahir) Mustafa, Sevil.

Gerçektir, değil mi lan?

Biri benimle dalga geçmiyor, değil mi?

Anneme bak, gözleri ışıl ışıl, aynı Mehmet abimin anlattığı gibi.

İsmi Sevil'miş.

Babamın ismi de Mustafa.

Babama benziyorum lan. Baksana yakışıklı adammış.

Mustafa oğlu Tahir, öyle mi?

Benziyormuşsun abi.

Orhan mı? "Can dostum Orhan."

Abi, bir de not var orada.

"Yeni başlangıçlara. Can dostumun oğlu. Sevgilerle, Orhan Koşaner."

Ne oluyor lan?

Ne oluyor?

Bu cam kırıkları, niye gönderdi şimdi bunu?

Orhan Koşaner.

(Gerilim müziği)

Orhan yaşıyor.

(Gerilim müziği yükseldi)

-Mehmet... -Sus lan!

Senin konuşacağın yere gelmedik.

Anladın mı? Şimdi ben konuşacağım, sen dinleyeceksin.

Oğlum, sen var ya...

...sen benim anamın babamın katili olan...

...o ortağın aşağılık Ali Galip'ten çok daha aşağılık bir herifsin!

Sen var ya, bütün kirli, pis işlerini o melek maskesi yüzünün arkasında...

...tezgâhlayan aşağılık herifin tekisin oğlum.

Lan şeytan senin şu hâlini görse utanır be!

Sen benim anamı babamı katlettin, yetmedi...

...beni kardeşimden ayırdın, yetmedi, benim kafama sıktın, yetmedi...

...bir de beni polislikten aldın!

-Bitti mi? -Bitmedi!

(Gerilim müziği)

Şimdi sana ne yetmedi de kendi ayaklarınla buraya geldin...

...bir anlat bakalım hadi.

Derdi neymiş yakında ortaya çıkar.

Ama bizim derdimiz belli, Kerimşah. Kerimşah'ı bulacağız.

Farah'a sen şimdilik bir şey anlatma.

Zaten kızın derdi başından aşkın.

Annesini buldu.

Oğlumuzu yana yakıla arıyoruz. Bir de bunu dertlenmesin, tamam mı?

-Tamam abi. -Ben ona sonra anlatırım.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Hadi bakalım, iyi haberlerini bekliyorum.

Mukadderat abi, mukadderat.

Tamam. Gözün kulağın açık olsun, tamam mı? Eyvallah, sağ ol.

Mehmet'le mi konuştun?

Yok, bizim Hızır'la, eli kolu uzundur, sağ olsun yardım ediyor.

Abi deyince ben Mehmet'le konuştun sandım.

(Müzik)

Hayırdır?

Senin ne işin var burada? Ankara'da olman gerekmiyor muydu?

Merjan her şeyi anlatınca işi gücü bıraktım geldim.

Merjan'la konuşabildin demek. Ben bir türlü ulaşamadım da.

Evet.

Farah onu tutuklatmaya kalkışınca kaçmış.

(Akbar) Telefonunu da düşürmüş, kaybetmiş.

Senin numaran doğal olarak ezberinde değil.

Merak etmesin, iyiyim, dedi.

Şimdi nerede peki?

İzmir'e arkadaşlarının yanına yolladım.

Şu ortalık bir durulana kadar orada kalsın.

Bu arada ortalık niye karıştı, onu da hiç anlamadım.

İlik meselesi yalanmış.

Tahir'le Farah bana tuzak kurmuş.

Allah'tan son anda mevzuya uyandım da çocuğumu kaçırabildim.

Neredeler? Bakındım, göremedim. Anneni de aradım, açmıyor.

Güvenli bir yerdeler, merak etme.

Sen buradasın, kim var başlarında?

-Ben gideyim yanlarına. -Gerek yok.

Zaten bu gece İran'a gidiyorlar.

İran mı?

Tamam işte, bir daha ne zaman göreceğim? En azından vedalaşırım.

Bak Behnam, biz niye bir aradayız?

Aileyiz biz, birbirimize destek olmak için bir aradayız.

Haklısın, haklısın amca.

Tamam, ben şimdi sana konum gönderiyorum.

Bir de...

...dikkat et, Tahir takip ettirebilir.

Kendi telefonunu da yanına alma giderken, polis oradan yer tespiti yapabilir.

Tamam, merak etme.

Gönderdim. (Mesaj geldi)

Efendim.

Müsaadenizle ben gideyim artık.

Bir haber mi var?

Henüz yok da...

...elim kolum bağlı durmak öyle ağrıma gidiyor.

Ben geçireyim seni.

(Farah) Tahir.

-O kutunun içinde ne var? -Tehlikeli bir şey yok.

Tamam ama ne vardı?

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Akbar ses) Sana Kerimşah'ın konumunu yolluyorum.

Behnam'la bir dümen çevirmiyorsun, değil mi?

(Akbar ses) Kızım elinizdeyken ne numarası çekebilirim? Bırakın artık onu.

Biz Kerimşah'a kavuştuktan sonra sen de kızına kavuşacaksın.

Tamam, hadi. Hadi çıkalım bir an önce, ben montumu alayım.

-Sen nereye geliyorsun? -Oğlumu kurtarmaya geliyorum tabii.

Sen annenin yanında kalıyorsun, ben Kerimşah'ı getiriyorum.

-Ben neden gelemiyormuşum pardon? -Pardon, tehlikeli de ondan.

Senin tek başına gitmen de çok tehlikeli Tahir.

Bu konu tartışmaya kapalı, tamam mı? Bitti, gelmiyorsun.

-Tahir, gelme... -(Gülsima) Tahir, oğlum.

Hava buz gibi, üstünde bir mont al, öyle çık. Üşütürsün.

Yanlış bir şey mi söyledim?

Yok efendim.

Bana ilk defa böyle bir şey söylendi de.

Böyle hazırlıksız yakalandım.

Dur bekle, geliyorum.

Tahir, ne olur ben de geleyim.

-Gel oğlum. -Aman efendim, ne zahmet ettiniz.

(Gülsima) Hiç zahmet olur mu?

Yolun açık olsun. Hayırlarla git, hayırlarla gel.

(Duygusal müzik)

Sana soyadımı verdim ben.

(Orhan) Seni evlat ettim kendime.

Bak, sana son defa söylüyorum, bana sakın bir daha...

...oğul, evlat falan muhabbeti yapma, tamam mı?

Hayır, seni yetiştirirken...

...nasıl bir hata yaptım da bu kadar kötü bir adama dönüştün sen?

Sen iyi misin oğlum lan?

Ne diyorsun oğlum sen, ne anlatıyorsun?

Hafızanı mı kaybettin? Bu mu yeni numaran?

Senin için her şeyi yaptım.

Bir babanın verebileceği sevgiyi, gururu, onuru.

Hepsini ayaklar altına aldın.

Sen düşmanlarımla birlik olup babana ihanet ettin.

Bir daha bana öyle baba oğul muhabbeti yap...

...bak ne yapıyorum... -Mehmet, bırak silahı!

Savcılığa sevk edeceğiz. Biz yapacağımızı yaptık.

Ben suçlu olduğum için teslim olmaya gelmedim Celal.

Ben adalet için geldim.

Bu yaşıma kadar namusumla yaşadım, bundan sonra da...

...birkaç çakal sürüsüne boyun eğecek hâlim yok.

Bu mu lan, böyle mi olacak?

Gelip burada böyle masum ayaklarına yatıp...

...(Bip) kurtarabileceğini mi zannediyorsun? Öyle mi zannediyorsun?

Sen belli ki oğlum değilsin.

Ama seni bir evlat kadar sevmiştim.

Şimdi de senin kininle yüzleşiyorum.

Bak unutma, gerçek adalet...

...kör bir öfkenin gölgesine bile sığınsa...

...gerçek bir gün gelir onu bulur.

Bunu unutma.

Çünkü sen bir gün...

...o öfkenin arkasında gerçeği göreceksin.

-O gün geldiğinde de beni hatırla. -Lan oğlum, al şunu, al.

Al şunu, götürün, elimden bir kaza çıkacak. Al şunu götür.

(Orhan) O gün hatırla.

(Gerilim müziği)

(Bip) olabilir ama asla aptal değil. Bunun bir hesabı var, belli.

Ama elinde patlayacak. Sonuna kadar arkandayım.

(Erkek) Orhan Koşaner.

Bugüne kadar hep senin sarsılmaz ahlakını örnek almıştım.

Bundan sonra da örnek almaya devam edeceğim.

Sana bu iftirayı atanlara asla inanmıyorum, inanmayacağım.

-Eyvallah. -Al buyur bir (Bip).

Konuşun, konuşun böyle, güzel, belli edin kendinizi. İşimi kolaylaştırıyorsunuz.

Gel.

(Fısıltıyla konuşuyor)

(Gerilim müziği)

Ne dedi bu sana?

Taşınmayı unut, hiçbir yere gitmiyorsun, dedi.

Ne bakıyorsun ya tip tip?

Yengenin emri. Gözünü üstünden ayırma, dedi.

Aa!

Ay!

-Ne oldu? -Ay!

-Başım döndü. -Vallahi mi?

Tansiyonum düştü galiba.

-Ama inat ettiniz. -Ay!

Yani inat ettiniz, sabahtan beri bir şey yemediniz.

Merjan Hanım.

Merjan Hanım. Merjan Hanım.

Ana! Yenge!

Yenge, yenge yetişin.

(Müzik)

Hadi!

(Mesaj geldi)

Kızım.

Hayırdır amca?

Sen akşam annemi görmeye gitmeyecek miydin?

Evet evet, biraz bunaldım da nefes alacağım, dolanacağım biraz.

Tamam, tamam.

Ben ihanetini boynuna dolamayayım da...

...sen gör.

Merjan Hanım'ı Tahir'in adamları hastaneden çıkarırken...

...neden müdahale ettirmediğinizi şimdi anladım.

Varsın Tahir, Kerimşah'ı almaya gittiğini sansın.

Bakalım onu düşmanlarının elinden kim alacak?

Hepsine haber verdiniz, değil mi?

Herkese haber verdim. Bir tek Ceset, Yılmaz'a ben haber veririm dedi.

Hamid, aptal mısın sen? Altınları ona kaptırmamak için söylemiştir.

En tehlikelileri Yılmaz. Çabuk onu da gönder.

Emredersiniz.

Ne inanıyorsun buna ya, numara yapıyordur.

Bak işte, bıraktığım yerde duruyor, nasıl olacak?

Hişt! Sinsirella.

Hadi kalk, neyin peşindesin? Hadi.

Ya bak, numara yapsa ben yer miyim ya? Ben kaçın kurasıyım ya.

Tabii canım, sen kaçın kurasısın, tabii yani.

Farah yenge nerede? Gelip baksa ya şuna.

Farah'ın daha önemli işleri var şimdi.

Hadi bir kolonya getir de biz ayıltalım şunu, hadi.

Kolonya, hah tamam, kolonya.

Hişt!

Geldim Kerimşah, geldim.

Annene kavuşturacağız seni, geldim.

(Erkek) Tahir.

(Gerilim müziği) (Silah sesleri)

Tahir!

Öldün lan!

Tahir!

Ulan Akbar!

Tuzağa getirdin demek bizi.

Tahir.

Allah kahretsin!

Yaklaş şuna biraz daha!

Öldürün şunu!

Sıkın kafasına, sıkın!

Düzgün kullan şu arabayı ya!

(Telefon çalıyor)

Farah, her şey yolunda, tamam mı? Ben şimdi yoldayım...

...bir sorun yok, tamam mı? Arayacağım ben seni.

Tahir, ne demek her şey yolunda? Ben bagajdayım.

Tamam, arayacağım ben seni, görüşürüz.

Ne, bagajda mısın? Ne işin var bagajda?

Tahir, bagajdayım, evet. Allah aşkına her yerden kurşun yağıyor.

Atlat şunları.

Bas biraz, bas!

Kaçıyor!

Farah, ses ver, iyi misin? Ne oldu, vuruldun mu?

Hayır hayır, korktum, o yüzden konuşamadım.

Şükür. Tamam, kurtulacağız. Kurtulacağız, tamam mı?

Sık dişini, kurtulacağız.

Tamam.

Alo?

-Sıkı tutun, tamam mı? Sıkı tutun. -Ne oldu?

-Tahir, söylesene! -Tümsekler var, sıkı tutun, tamam mı?

Tamam.

Tahir, iyi misin?

(Orhan) Afiyet olsun.

Afiyet olsun.

Afiyet olsun.

(Gerilim müziği)

İlyas...

...şu hayatta bir polisin düşeceği...

...en berbat şey ne biliyor musun?

Hapse düşmek.

Bak, şunlardan bazıları senin hapse attırdıklarından.

(Gerilim müziği)

Otur!

Otur lan!

Lafım daha bitmedi!

Baba...

Hım?

Düne kadar öldürmeye çalıştığın adama şimdi baba mı diyorsun?

Evlat diye bildiklerimin alayı nankör çıktı.

Hele sen, neydi lan o Farah'ın şeyi?

Behnam.

Hım.

Düne kadar Behnam'la beraber olup beni öldürmeye kalkıyordun.

Yaptığımız işin sadece parayla mı ilgili olduğu zannediyordun?

Ha?

Baba, affet.

-Hata ettim. -Affetmek Yaradan'a mahsus.

Ama madem baba diyorsun...

...tamam lan.

Bir fırsat daha veriyorum sana.

Son.

Ne gerekiyorsa yaparım.

Yapacaksın tabii, yapacaksın.

Çünkü can tatlıdır.

Hani Mehmet'in kafasına sıktığım gün...

...eline bir emanet tutuşturmuştum hani.

Şimdi onu iade etmenin zamanı geldi.

Anladın mı?

Dallama!

(Gerilim müziği)

Ne zaman bir emrin olursa amirim.

Eyvallah.

Annenin ev kredisi işi halloldu.

-Saygılar amirim. -Hadi afiyet olsun.

-Afiyet olsun beyler. -Sağ ol.

Sizin gibi ülkesini seven insanları burada gördükçe kanıma dokunuyor.

Eyvallah Seyfullah.

Her şey insanlar için.

Kader.

(Gerilim müziği)

Adam sandıklarımız da (Bip) çıktı, iyi mi!

(Gerilim müziği)

-Farah, iyi misin? -İyiyim.

-Sen vurulmadın, değil mi? -İyiyim ben.

İyiyim ben, merak etme.

Bak, atlattık ama yetişeceklerdir.

Şimdi senden çok hızlı olmanı istiyorum, tamam mı?

Tamam.

Gel.

(Gerilim müziği)

Peki, senin arabanın bagajında ne işin var?

Ben sana evde kal demedim mi?

Bağırmasana bana Tahir, deli deli bakma bana öyle.

Ya bir sakin ol. Benim oğlum kayıp, ben onu kurtarmaya geldim.

Ayrıca ben ölsem bana böyle bağırabilecek miydin?

Allah korusun o nasıl laf!

Ya sen beni hiç düşünmüyor musun?

Hem peşimizden gelecekler diyorsun hem de lafa tutuyorsun beni.

Hadi bir şeyler yapalım.

Onların derdi seninle değil, benimle, tamam mı? Sen bir şey yapmayacaksın.

Olmaz.

Bana bir şey olursa Kerimşah'ı kurtar, abime git, tamam mı?

-Tahir! -Tamam mı?

Bak, şimdi seni burada bir yere saklayacağız.

Arabanın bagajında olduğunu kimse görmedi.

Seni aramayacaklardır. Ama bana söz ver.

Vurulursam, yere düşersem ortaya çıkmayacaksın.

Tamam mı? Söz ver.

(Hüzünlü müzik)

Siz ikiniz arka tarafı alın. Kaçmasın (Bip)!

Siz ikiniz önde kalın.

Sen hayırdır Sadullah, ne ara ekibin başına patron oldun?

Boş yapmasan mı Karaman'ın koyunu?

(Gerilim müziği)

(Sadullah) Tahir!

Kâbusun geldi, çıktı lan ortaya!

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği)

Ah!

Bana karabasan, sana ölüm.

Değil mi?

Vay, vay, vay!

(Güray) Sakın sesini çıkarma!

(Gerilim müziği)

Sen de!

Al şunu, lazım olur.

Sakın ölme, tamam mı?

Tamam, gel.

(Gerilim müziği) (Silah sesleri)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Ceset) Tahir...

...pamuğu tıkayacağım oğlum sana.

Hele bir dene!

At lan silahını!

(Gerilim müziği)

Bu sefer var ya...

...uyanamayacaksın bir daha gasilhanede, ha!

(Bip)!

Yılmaz abi, hoş geldin.

Hisse düşsün diye adam satmaca, öyle mi? Yazdım oğlum bunu.

Atlamışlar mı seni? Haberim yok abi.

Lan oğlum, ben sana şimdi bir atlayacağım göreceksin.

-Nedir durum? -Leşini çıkarırlar birazdan.

Uyanamayacaksın lan gasilhanede, tamam mı?

Tahir, yapma, ne olursun.

-Yengeyi dinle abi. -Ne yapayım?

-Yengeyi dinle abi. -Ne yapayım?

Yengeyi dinle!

Tahir, iyi misin?

-Kafanı çok sert vurdun, iyi misin? -İyiyim.

Bittiler mi?

Bizde düşman bitmez.

(Yılmaz) Hop!

Tahir'e veda partisi hazırlamışlar.

Dedim ki ben onu kimseye yâr etmem.

(Çığlık attı)

Yani durum bu savcım.

Yani her şeyi Orhan Koşaner'in adını kullanarak ben kendim yaptım.

-Çok pişmanım. -Oğlum...

...siz Orhan Koşaner adına çalışmıyor muydunuz lan?

Ya hayır, hayır.

(İlyas) Bir kere Orhan çok dürüst biri.

Onun böyle kirli işlerle alakası olmadı, olamaz.

Ben şekil olsun diye konuştum o gün öyle seninle.

Biz ikimiz yaptık her şeyi.

Söyle bakayım lan, neyle tehdit etti seni? Söyle.

Ben vicdanımın sesini dinledim.

Senin vicdanına tüküreyim!

Bak oğlum, her şeyden yırtsa bile bundan yırtamaz, anladın mı?

Kafama sıktı benim, kafama.

Ne gülüyorsun lan?

Hiç.

Alın şunu ya! Al, götürün şunu, hadi!

(Mehmet) Alın şunu elimden bir kaza çıkacak, hadi!

O Orhan denen o cambazı çağırın buraya, hadi.

Birazdan olacaklara şaşıracaksın.

(Gerilim müziği)

Ne bu böyle, sen bütün gün böyle somurtacak mısın?

Anneme götürürsen somurtmam.

Anne kuzusu musun sen? Aslan gibi baban var.

Bana bak, anneannen gelmiş.

Sen gördün mü onu?

Gördüm tabii. Kalpli elini bile öptüm.

Melekler gibi güzeldi.

İnsanın içi güzel olsun.

Onun hem içi, hem kalbi o kadar güzeldi ki...

...elinde kocaman kalp lekesi bile vardı.

Aa! O da İran'dan geldi.

Sen tanıyor musun benim anneannemi?

Tanıdığım güne lanet olsun!

(Gerilim müziği)

Hadi uyu biraz, uyu.

Oo, hadi.

Sıcak sıcak içiniz ısınsın sefiller, hadi.

Avukat Hanım, size de zahmet verdik vallahi.

Lanet olsun içimdeki haydut sevgisine.

Hişt, bunun ne işi var burada?

-Hop, hemşerim nereye? -Çekil önümden!

-Yoksa buraya polisi yığarım! -Polisi karıştırma.

Tahir gelsin, ne konuşursan onunla konuşursun.

Öyle mi, ne konuşacağız? Kızımı kaçırdınız, ne konuşacağız?

-Bak sıkıyorum ha topuktan. -Tamam, delirmeyin.

-Kızın burada değil. -Ne işi var senin kızının burada?

Öyle mi? Peki, ben burayı nasıl buldum acaba?

Konum attı bana. Konum attı, konum!

(Adil) Nasıl ya?

(Telefon çalıyor)

"Numara yapsa ben anlarım, kaçın kurasıyım." değil mi?

Sizi son kez uyarıyorum. Şimdi ya bu işi güzellikle halledeceğiz...

...ya da polise gideceğim.

Çekilin önümden. Çekil!

(Akbar) Bırak beni!

Çekil!

Ne oluyor?

Kızımı almadan bir yere gitmem!

Anlaşıldı, seni de kızının yanında misafir edeceğiz.

Akbar?

Gülsima?

Sen...

Sen misin gerçekten?

Ne yapıyorsunuz? İndirin o silahları.

Gülsima, sen...

...burada...

Nasıl?

-Kızıma geldim. -Farah?

Farah senin kızın mı?

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

Evet, biliyordum.

Başardı. Hadi.

Niye ölmüyorsun lan sen? Niye?

(Yılmaz) Kim demiş ölemiyor diye? Sen yeter ki kralından iste.

(Behnam ses) İşte bu kadar. Bitir işini.

Olur başkan. Bir de bonusu çıktı bunun.

Buna da sıkayım mı? Adı Farah'mış.

Farah?

Ulan ona bir şey yaparsan var ya, senin belanı...

Ulan senin kendine faydan yok geberik.

Sen kimi tehdit ediyorsun?

Bu, yüzümü gördü benim. Sağ kalırsa sıkıntı olur.

Dur, dur, sakın yapma. Telefonu Farah'a ver.

Bana ne bakıyorsun? Telefona bak.

Behnam, yalvarırım Kerimşah'ı son kez görmeme izin ver.

Başka hiçbir şey istemiyorum.

Göreceksin. Merak etme, göreceksin.

Annenin boşalttığı hücreye girmeden önce...

...oğlumu benden soğutmak için uydurduğun yalanları tek tek anlatacaksın.

Tamam, tamam. Ne istiyorsan tamam, yeter ki Kerimşah'ı göreyim.

Ne yapıyoruz başkan?

Şöyle yapıyoruz.

Tahir'i gebert, Farah'ı da atacağım konuma getir.

Tamam.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Birbirlerini görünce nasıl şaşırdılar, değil mi?

Normal değil mi? Herkes Gülsima teyzeyi ölü biliyordu.

Ama teyze de Akbar'ı görünce çok şaşırdı.

O da onu ölü biliyor olmasın.

Sana bu yaşattıklarına inanamıyorum.

Gülsima...

...bunca yıl...

...Farah'ın senin kızın olduğunu nasıl saklarlar benden?

Bütün bunların sebebi bu zaten.

Farah'ın benim kızım olması.

Sen niye geldin buraya?

-Kızım için. -Kızın?

Merjan, burada zorla alıkoyuyorlar.

Merjan senin kızın mı?

Evet.

(Bade) Ayıl hadi, ayıl, baban geldi.

-(Akbar) Kızım. -(Merjan) Baba?

Ne yapıyorsunuz, olacak şey mi bu?

İyi misin kızım?

Beni en iyi siz anlarsınız Gülsima teyze.

Hadi kızım, gidiyoruz.

O kadar kolay değil o iş.

Kızınızı böyle tutmasaydık her şeyi anlatıp sizi kurtarmamızı engelleyecekti.

-Doğru mu? -Hayır.

Yalan söylüyor.

Yalan bile olsa tutmak için bir sebep kalmamış artık.

Kerimşah'ın yerini bulmak için.

Kerimşah'ın konumunu attım ya ben. Tahir gitmedi mi?

Bana yapılan kötü de bu kıza yapılan hak mı?

Kötü dediğimiz insanlar gibi davranırsak...

...onlardan ne farkımız kalır.

Bakın, şöyle yapalım, kızımı bırakın, beni alın onun yerine.

Olmaz. Kızınızı bırakırsak hemen uçarak, koşarak Behnam'a gider.

Hayır, böyle bir şeye asla müsaade etmem. Ne ben ne de kızım...

...Behnam'la asla konuşmayacağız. Söz veriyorum.

Nereden bileceğiz sözünü tutacağını?

(Gülsima) Ben eminim.

Tutacak.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Tamam, geliyorum.

(Gerilim müziği)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

Başkomiserim, burada telefon kullanamazsınız.

İyi, al.

Al ki içini rahat döksün.

-Çıkışta alırsınız. -(Mehmet) Olur. Otur.

Suçu İlyas'a atıp buradan yırtacağını zannediyorsan yanılıyorsun.

Kafama sıktın lan.

Pişman mıyım?

Çok. Ama...

...yine aynı şeyi yapar mısın dersen...

...yaparım.

Acımasız kaderin cilvesi diyelim.

Son bir yıldır...

...yaşadıklarım çok zordu.

Ama en zoru...

...sana...

...yaptıklarımı açıklamak olacak.

Buna (Bip) korkusu diyorlar işte, ya.

Lan hadi İlyas'ı susturdun...

...beni nasıl susturacaksın ha, nasıl?

Gönül'le mi korkutacaksın beni?

Sakın.

Sakın bak, kızımın...

...bir damla gözyaşına âlemi yakarım!

Seni tehdit etmeyeceğim.

Biliyorum, korkmazsın.

Geri adım atmazsın.

Bu huyunu benden almışsın.

Yürü lan, ne almışım senden!

(Bip) soyadını almışım, ne!

Senin o defterini dürdükten sonra ondan da kurtulacağım, merak etme.

En çok ne isterdim biliyor musun?

Keşke o günü hiç görmemiş olaydım.

(Geçiş sesi)

Oğlum.

-Baba? -Mecbur Mehmet.

İndir onu oğlum.

(Müzik)

(Geçiş sesi)

İster inan ister inanma...

...seni çok sevdim.

Bak şurada senin gırtlağını sıkmamak için çok zor tutuyorum kendimi.

Şansını fazla zorlama.

Sen hayatta kaldın ama...

...benim içimdeki son...

...iyi şey...

...öldü.

Sen de burada öleceksin, anladın mı?

Burada.

Gün yüzü görmeden öleceksin.

O iş pek öyle olmayacak.

Beni hapse atamayacaksın.

Bak sana tane tane söyleyeyim ihtiyar.

Ömrünün geri kalan kısmını...

...burada geçireceksin.

Şimdi sana anlatacaklarımı...

...kafana sıkmamdan...

...daha zor hazmedeceksin.

Bak birazdan şu kapı açılacak...

...senin o beraber geldiğin savcı...

...telaşla içeriye girecek...

...ve senin önünde benden özür dileyecek.

Ha, ya. Dahası da var.

Celal Müdür sağlık problemleri yüzünden...

...emekliye ayrılacak.

Yerine beni atayacaklar...

...danışman sıfatıyla.

Ne danışacaklarmış sana?

İçimize sızan o hain kuzuları...

...ayıklamak için beni...

...dürüstlük abidesi Orhan Koşaner'i...

...atayacaklar. Yani bana göre...

...hainleri, sana göre de dürüstleri ayıklama işi.

(Mehmet gülüyor)

Kim yapacakmış bunu?

Senin asla tanıyamayacağın o insanlar.

Anlayacağın sahalara geri dönüyorum aslanım.

Suçla mücadelenin hoş olmayan tarafları var.

İkimiz de aynı şeyi yapıyoruz aslında.

Ama yöntemlerimiz ayrı.

(Kapı açıldı)

(Gerilim müziği)

-Başkomiserim. -Ne?

Orhan Koşaner'i serbest bırakıyoruz.

Büyük bir yanlış anlaşılma olmuş.

Özür dileriz efendim.

Ya, bir dakika...

Ne diyorsun ya savcı sen?

Ne diyorsun? Ne yanlış anlaşılması ya?

Bu adam benim kafama sıktı.

Bu silahtan bahsediyorsun, değil mi?

Üzerine kayıtlı, ruhsatlı silahın.

İlyas Kozan'ın evinde bulundu.

Üzerinde onun parmak izleri var.

(Gerilim müziği)

Ah be oğlum!

(Gerilim müziği)

Sana kıyabileceğime nasıl oldu da inandın?

Kardeşim dediğin İlyas...

...aklınla oynayıp manipüle etti seni.

Yazık be.

Çok yazık.

Bir yıldır neler yaptığımı...

...anladın mı şimdi?

Cam kırığıyla ölmekten...

...daha acıdır...

...can kırıklarıyla yaşamak.

(Gerilim müziği)

(Silah sesi çıkardı)

(Orhan) Sadullah, gidelim.

(Kapı açıldı)

-Anne... -Hişt.

Daha yeni daldı zaten, uyandırma.

Gel.

(Kuşlar ötüyor)

Al bakalım anne, bunlar sizin pasaportlarınız. İki saate çıkacaksınız.

Ya pasaportların sahte olduğu ortaya çıkarsa?

Merak etmeyin, her şeyi hallettim ben.

-Zaten birazdan Farah gelecek. -Ne Farah'ı?

Yine mi başımıza bela edeceksin o kadını?

(Behnam) Hayır anne.

Bana iftira atmak için Kerimşah'a anlattığı yalanları söylemeye gelecek.

Sonra da annesinin kaldığı hücreye göndereceğim onu.

Ömrünün sonuna kadar çürüyüp gidecek orada.

Bu sefer elimden kaçmasına izin vermeyeceğim.

Hah, geldi.

Hadi sen içeri geç.

Kerimşah'ı uyandır.

(Gerilim müziği)

Oo, prensim uyanmış bile.

Yapma artık, hep somurt somurt.

Bak Kerimşah...

...akşam gezmeye gideceğiz.

Bu çok öfkeli ha, yakacak yer arıyor, haberin olsun.

(Behnam) Gel.

Şimdi oğlunun yanına gideceğiz, annenin bir suçlu olduğunu...

...ve benim hakkımda ona yalanlar söylediğini anlatacaksın, anlaşıldı mı?

-Tamam. -Geç.

(Yılmaz) Ho!

Başkan, şu benim hesabı kapatalım da...

...sen öyle git nereye gideceksen.

-Anneciğim! -Oğlum!

Çok özledim seni.

-Neden böyle bir şey yaptın? -Senin için anne.

Anneannem için.

Ben sana kurban olurum.

Yaptığın bütün kötülükleri anlattı Kerimşah'a Behnam.

Ama annemi duymadan inanmam dedi.

-İnanmadın mı sen hiç? -Hem de hiç anne.

Sen şimdi ben yalan söyledim desen bile inanmam sana.

O ne demek şimdi?

Sizi duydum.

Annemi, anneannemi kapattığı hücreye kapatacağını söyledi babam.

Babam gitmemize asla izin vermeyecekmiş.

Hayır. Kerimşah, korkma, buradan gideceğiz.

Sen hiç merak etme, öyle bir gideceğiz ki buradan.

-Nasıl? -Ne?

Gel göstereyim ben sana.

(Rahşan) Ne yaptığını sanıyorsun sen?

Daha başına geleceklerden haberin yok.

İşlem tamam!

Abilerin kralı, Kerimşah buradaymış harbiden.

Yengem onayladı.

(Gerilim müziği)

Ne oluyor lan?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Geçiş sesi)

-(Yılmaz) Ho! -(Farah) Ah!

Tahir'e veda partisi hazırlanmışlar.

Dedim ki ben onu kimseye yâr etmem.

(Gerilim müziği)

(Tahir) Lan...

...niye arkanı temizlemeden geliyorsun lan?

Abim kapıda sadece bir tane adam vardı.

Ben bunu görmedim ki. Piyangodan çıktı bu.

Bana tuzak kuruluyor, benim niye haberim yok?

Ya beni de kandırdılar. Son dakika öğrendim.

Aradım!

Birinde meşguldün, birinde de açmadın.

Birinde üstümüze kurşun yağarken bagajdaki yengenle konuşuyordum.

Diğerinde de az daha Sadullah'a enseleniyordum, tamam mı?

Tamam ya!

Bak zamanlamada birtakım hatalar olmuş olabilir.

Ama en gerektiği anda Hızır gibi yetiştim, değil mi?

Ha!

Tahir, ne oluyor, kim bu?

Bu kim biliyor musun? Bu Hızır.

Bizim Hızır.

Hızır mı?

(Geçiş sesi)

(Müzik)

Tahir...

...bu ne?

Vallahi benim hiçbir ilgim yok.

Allah belanı versin Hızır. Pavyon arsızı Hızır.

Düşmanlarım Hızır der.

Pavyon arsızı Hızır sensin yani, öyle mi?

Yengem arsızı demeyelim de...

...sevdalısı diyelim, olur mu?

Neyse, sonra konuşuruz bunları. Kimseyi öldürmediniz, değil mi?

-Hiçbir hayvana zarar gelmedi. -Güzel. Tamam.

Ben ilk müdahaleyi yapana kadar siz de yardım çağırın.

Şaka mı yapıyor?

Vallahi Farah'ımın bu konuda hiç şakası yoktur. Ben de onun sayesinde...

...içimdeki insanı şey ediyorum. -Ne ediyorsun abi içindeki insanı?

Oğlum, işte içimdeki insanı şey ediyorum.

-Ne ediyorsun abi içindeki insanı? -Bırakın şimdi içinizdeki insanı da...

...ambulansı arayın.

Ya sen sıkıyorsun, doktor yenge tedavi mi ediyor?

-Evet. -Bu ne ya?

Ben sık... Sıkıntı oluyor mu?

Sıkıntı yok, sıkıntı yok.

-Yaşıyor mu? -(Farah) Yaşıyor.

İyi bak, yaşıyormuş, gördün mü? Bu da yaşıyor, o da yaşıyor.

İyi.

(Geçiş sesi)

Bu herif senin düşmanın değil miydi?

-Abini öldürmedi mi? -Ha.

Benim üvey abim olacak psikopat...

...beni tam iki kere öldürmeye çalıştı.

İkisinde de Tahir abim kurtardı hayatımı.

Abime de gerekeni yaptı. Dedim ki...

...bundan sonra senin en yakın dostun benim.

Ben de hayır dedim. Madem abini hallettik...

...o zaman sen benim en azılı düşmanım ol.

Bu hayatta sonsuz güveneceğin bir dostun varsa...

...âlem onu en azılı düşmanın bilsin.

Eğer bir gün biri seni ortadan kaldırmak isterse gideceği yer azılı düşmanındır.

Ali Galip'le Orhan gibi.

Şey diyor, senin bana geldiğin gibi.

Abim, sonunda sana can borçlarımdan birini ödemek nasip oldu be.

Vay benim aslan Hızır'ım vay. Yaptığının yanında ne ki!

Kesin lan! Kes!

Bak, bak, bak kızamık çıkarıyorsun, bak.

(Gerilim müziği)

Şimdi gerçekleri konuşalım mı bir?

Oğlumu...

...Kerimşah'ı alıp gideceğim.

Kerimşah silah falan görmeyecek.

Tamam mı?

Bak silahlarınızı indirin...

...bak patronunuz var ya, kevgire döner ha.

Söyle silahlarını indirsinler.

(Gerilim müziği)

-Hadi oğlum, gidiyoruz. -Gidemeyiz anne.

Babam asla izin vermeyeceğim dedi.

-Anne, anne, anne! -Tamam, tamam, bir şey yok.

Korkuyor.

(Kerimşah) Anne.

Kerimşah, tamam, bir şey yok oğlum. Merak etme, buradayım.

Ben buradayım, korkma. Korkma, bir şey yok bir tanem.

("Ferhat Altınel - Erik Dalı" çalıyor)

Ne yapıyorsun lan sen?

Abim, çocuk korkuyor.

-Lan iyice şuursuz oldun, kapat şunu. -Çocuk korkuyor, çocuk.

Anne, ne oluyor, bu abi ne yapıyor?

Göbek atıyor oğlum, göbek atıyor.

(Yılmaz) Ya bozma, hadi dansa.

"Erik dalı gevrektir"

"Erik dalı ah gevrektir"

"Amanın basmaya gelmez"

"Hadi de basmaya gelmez"

Ne oluyor lan?

Ne oluyor lan harbiden?

(Müzik az duyuluyor) "Elin kızı naziktir"

"Elkızı naziktir"

"Amanın küsmeye gelmez"

"Hadi de küsmeye gelmez"

"Eller oynasın eller"

"Diller kaynasın diller"

"Eller ne derse desinler"

Ana! Hişt!

-Çok canım çekti toraman. -Neyi canın çekti?

Oğlum baksana lan, çok güzel oynuyorlar.

Hişt! Ben gidiyorum ha. Al.

"O dillerini yesinler"

Bak, gördün mü?

Korkacak bir şey yokmuş, değil mi? Baban da gitmene izin veriyor.

Yoksa Tahir abin böyle güle oynaya göbek atar mı hiç?

Evet.

Ne yapıyoruz? Sıyırdık herhâlde iyice.

-Gel, gel, gel. -(Yılmaz) Gel, çocuk korkuyor, gel.

Allah!

"Erik dalı gevrektir"

"Erik dalı ah gevrektir"

"Amanın eğmeye gelmez"

"Hadi eğmeye gelmez"

Oh, üstünde ışıklar da var.

Evet, evet oğlum, baban pavyona döndü.

Hadi, hadi gidelim.

Hadi, hadi, yürü, yürü.

-Annen nerede? -Sen nasıl...

Dua et yanımda Kerimşah var. Sen nasıl bir şeytansın!

Gel Kerimşah.

(Gerilim müziği)

Tahir abi.

Aslanım.

(Gerilim müziği)

Gidelim buradan.

Kerimşah...

...gitme oğlum.

Seni yerin babanın yanı, gel.

Duydum seni, söylediğin her şeyi duydum.

Buradaki tek kötü sizsiniz.

(Gerilim müziği)

İnsan annesini, babasını seçemez demiştin ama ben seçeceğim.

Benim babam artık...

...Tahir abim.

(Gerilim müziği)

Belki bir gün iyi insan olursan sana da baba derim yine.

Ama o zamana kadar seni görmek bile istemiyorum artık.

(Hüzünlü müzik)

Hadi evimize gidelim.

(Duygusal müzik)

Kerimşah.

Sakın!

Delirdin mi sen?

Hem oğlundan hem canından olursun.

Her şeyimi aldılar elimden, her şeyimi. Yanlarına mı kalsın?

Ben öyle bir şey demedim.

Şimdi değil.

(Gerilim müziği)

Demek Vera her şeyi sana bıraktı gitti, öyle mi?

Çok özlediysen arkasından gidebilirsin. Bu defa sana engel olmam.

Peroş...

...sen hâlâ orada mısın?

Orhan, eğer orada olsaydım şu an böyle konuşmazdım.

Öf! Hadi artık, neler oldu anlatacak mısın?

Anlatacak bir şey yok ki.

Ama bundan sonra sen...

...ben ve Gönül kızımız...

...çekirdek aileyiz.

Her şeyimiz var, rahatız.

Başın belada değil mi yani?

Benim bildiğim bir bela yok şimdilik.

Mehmet ne olacak? Onu öldürmek istediğini biliyor.

Tamam işte.

-Bu travma ona yeter. -Bütün bunlar niye ya, niye?

Para için desem, biz sıradan bir hayat yaşadık.

Evet.

Para için değilse neden?

Her şey benim kontrolümde değil.

Bak, bir canavar yarattım.

Şimdi o canavarla nasıl baş edeceğim...

...onu tam kestiremiyorum yani.

Boş ver sen. Sen de karışma, karıştırma da.

Hadi kalk gidelim.

Baba, emin misin, yani ya Behnam onu sattığını anladıysa?

-Anlamadıysa da ben anlatacağım. -Baba, o kadın...

...Gülsima, sana neden güvendiğini söyledi?

Ya nereden tanıyorsun sen onu?

Çok eski bir hikâye kızım.

(Gerilim müziği)

Behnam...

...biraz konuşalım mı seninle?

Benim kızım senin oğlun kadar değerli, anladın mı?

Bunu aklına iyice sok.

(Gerilim müziği)

Şu anda erkeklik yapmak için çok yanlış bir zaman.

(Gerilim müziği)

İstediğin şey hazır, bekliyorum.

(Gerilim müziği)

Behnam.

Beni gözden çıkardın mı gerçekten?

Onlar sana zarar vermezdi.

Bunu biliyordum.

(Duygusal müzik)

(Konuşma duyulmuyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Konuşma duyulmuyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

Hadi herkes sofraya, Allah ne verdiyse artık.

Hadi bakalım, afiyet olsun.

Haydar, buyur geç.

Afiyet olsun.

-Bade, bunu kim yaptı? -Aa, onu diyorsun.

O, Gülsima teyzenin tarifi.

Anne, mutfağa mı girdin bir de?

Siz geliyoruz deyince dayanamadım, zaten çok özlemiştim.

(Tahir) Oo!

Çok iyi. Alırım ben bunun tarifini.

Mutfak bizde Tahir'den sorulur. Çok güzel yemek yapar Tahir.

Hı?

Sen olmasan nice olurdu hâlimiz.

Müsaade edersen iki çift laf etmek isterim.

Buyurun efendim, estağfurullah.

Rüyalar ruhun masalıdır.

Ben de karanlık hücremde bir masal gördüm.

(Duygusal müzik)

Çok dua ettim Rabb'ime seni bir kez olsun göreyim diye.

Sonra bir gece rüyamda babanı gördüm.

Bana dedi ki "Yaz...

...gittiğin her yere kızımızın adını yaz.

(Gülsima) Unutmamak için yaz.

Neden bu hâlde olduğunu hatırlamak için yaz.

Kızımızı ancak öyle görebilirsin."

(Duygusal müzik)

Ben de gittiğim her yerde duvara kızımın adını kazıdım.

O yazıya baktıkça kalbimde gerçekten gördüm sandım hep.

(Gülsima) Ama sonra sen geldin.

Duvarda kızımın adını gördün.

Şimdi de buradayım.

(Duygusal müzik)

Şükür seni gönderene.

Şükür sana ki kızımın karşısına sen çıktın.

Tahir abim olmazsa kim bilir bize ne olurdu anneanne.

Bir sürü kötü adamdan kurtardı hep bizi.

Aslan babam benim.

(Duygusal müzik)

Mucizem benim.

Küçük dev adam ya.

Küçük dev adam.

(Duygusal müzik)

Racona ters olmasa ağlayacağım yemin ederim.

Oğlum, ağlasana lan, niye ağlamıyorsun?

-Ağlarım bak. -Ağla lan.

Ağla be değişik adam, ağla.

(Yılmaz ağlıyor)

(Yılmaz ağlıyor)

Hoş geldin.

Adamın biri...

...demiş "Ya Rabb'i...

...hani bu kadar kuzu var...

...çok şükür ama onlara bir tane de çoban gerekmez mi?"

Aa! Çoban sensin.

Ee dedim "Ya Rabb'i...

...her çobana da bir sahip yaratmışsın."

Bir zamanlar kurallar hep böyle koyun, kuzu.

(Gerilim müziği)

Al bakalım.

Sana şu an en değerli silahımı ve elimde kalan tek kurşunu veriyorum.

Sakın ziyan etme.

Diyorsun ki hurdacı bakırdan...

...sarraf altından anlar.

(Orhan) İşi ehline ver, ehline.

Şimdi bana adresi ver.

İnşallah ziyan etmem.

(Gerilim müziği)

Hih!

Nasıl yaparsın bunu Rahşan, nasıl?

Bak...

-Neden yaptın? -Ne olur üstüme varma.

Farah'ın Gülsima'nın kızı olduğunu biliyordun.

Benim ve ailemin başına gelen tüm felaketleri...

...bu cadının iftiraları başlattı.

Neyle suçluyorsun beni?

İnanamıyorum sana!

Sırf Gülsima'ya olan nefretin ve kıskançlığın yüzünden...

...Farah'a iftira attın.

(Akbar) Sırf onun kızı olduğu için!

-Hayatlarını berbat ettin! -Ondan değil!

Ne olur bak, ne olur sakin ol Akbar. Yalvarırım.

Neden söylemedin bana, neden söylemedin Rahşan, neden?

Önemi var mı senin için?

Hâlâ o kadını kafandan silemedin, değil mi?

Ne?

Ah Rahşan!

Asıl ben seni bugün sildim hayatımdan.

(Gerilim müziği)

O kalın zincirler boynunu ağrıtmıyor mu?

Yok.

Benden kıskandı, taktı, duracağı yeri de bilemedi işte.

Bence seninki çok daha güzel.

Değil mi? Bak. Benim bir tarzım var.

Bu ne öyle? Duyan gelmiş, duyan gelmiş.

Var tabii tarzın, olmaz olur mu? Hem kim diyor benim kocama kıro diye?

Kim diyormuş kıro diye kocanıza?

Kimse demiyor.

Yok, biri diyormuş.

Yenge, kesin sen diyorsun.

-Demem. -Dersin, dersin.

Ya sen evine gitsene. Tamam, işimiz bitti, hadi git evine, hadi, hadi.

(Yılmaz) Ayıp be.

Ne kadar da kıroca hareketler bunlar Tahir abi.

Tahir abi, bu çalışıyor mu?

Şöyle fona ılgıt ılgıt bir müzik koysak, olur mu?

Allah'ım ya Rabb'im!

Ee, Mehmet Başkomiser teşrif edecekti. Ne oldu, gelmedi.

Yani aslında gelecekti. Seninle konuşacağı önemli bir şeyler de varmış ama.

Ee?

İşte sonra acil bir işi çıktı, göreve çağırdılar. İşi bitince gelecekmiş.

("Aytekin Ataş - Olmuyor" çalıyor) "Bomboş sokaklarda yıllarca dolandım"

Kıs şunu, kıs. Aile var burada, kıs şunu.

Allah Allah!

"Bir gün gelir kendimi bulurum ben"

(Telsiz sesleri) (Fotoğraf çekiliyor)

Seni bu polislerin arasında görmekten nefret ediyorum.

Pislik herif!

Pislik herifti.

Ama yok, beni görmek istemiyorsan...

...al...

...işini yap.

Bak, bir yıldır kayıp olan Ali Galip'in cesedini buldun.

Ama üzerinde kimlikle.

Yani buraya getirip gömecek kadar akıllı ama...

...üzerinde kimliğini de bırakmış.

Salak!

Bir mal yani, amatör.

Evet. Şimdi bu katili bulmak senin işin.

Yok yok, onu da sen yap.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu nasıl ölmüş, belli mi?

Boynunda cam kırığı parçaları çıktı.

Muhtemelen bir cam parçasıyla boğazını kesmişler.

(Orhan dış ses) Cam kırığıyla ölmekten...

...daha acıdır...

...can kırıklarıyla yaşamak.

("Aytekin Ataş - Olmuyor" çalıyor) "Döndüm"

"Yandım söndüm"

Şuraya bak, şuraya.

"Ama ateş dile gelmiyor"

Mutluluğum bir resmi varsa o da bu.

Çek ve duvara as.

Sen de gelsene yanımıza.

Ama önce o zaman şu anı ben bir ölümsüzleştireyim, değil mi?

-Abi, kurban olayım ver ben çekeyim. -Yok, gerek yok.

(Yılmaz) Ben bir ölümsüzleştiririm.

-Gel lan, sen çek, gel. -La adam çeksin işte.

Abiciğim, ben ölümsüzleştireceğim, ver.

-Düzgün çek ha. -Ver lan.

Tahir, hadi gel.

-Al, düzgün çek, hadi. -Tabii abi, söz.

-Hah. -Güzel çek, tamam mı?

-Ya, benim canım çekti, ben de geleceğim. -Aa! Ben de geleceğim.

-Haydar, sen de gel, hadi gel. -Nöbetçiler gelin.

Gel Haydar, gel.

Herkes gülsün, tamam mı?

-Hadi bakalım, hadi gülüyoruz. -Tamam, çekiyorum.

-(Tahir) Hah. -(Yılmaz) Hah.

(Radyo kadın spiker ses) Evet, bir son dakika gelişmesiyle karşınızdayız.

Çekiyor musun?

(Radyo kadın spiker ses) Bir yıldan fazla süredir kayıp olan...

...ünlü iş adamı Ali Galip Akıncı'nın cesedi bulundu.

(Gerilim müziği)

(Fotoğraf çekildi)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...

...Hatice Başpınar - Sunay Temür

Editör: Beliz Coşar

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.