Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Kapı kapandı)
Vay be.
Evin ne kadar güzelmiş Tahir abi.
Evim değil, evimiz.
Hatta geçici evimiz desek daha doğru olur. O yüzden çok alışma.
Neden geçici?
Yarın annemiz gelecek.
Bizim daha büyük, daha geniş, daha güzel bir eve geçmemiz lazım.
O zaman yeni hayatımızın yeni kurallarını konuşalım mı?
Bir, artık bu evde üzülmek, ağlamak yok.
Ne var? Neşe var, mutluluk var.
Anlaşıldı mı?
-Anlaşıldı. -Anlaşıldı.
İki, mutfak benden sorulur. Eğer salata yapmak istersen...
Canıma minnet.
Üçüncü ve en önemlisi de...
...birinci geleneksel aile rutinimiz.
Geç bakayım şöyle.
Her güne bir doz, mutlu bir poz.
-Neymiş? -Her güne bir doz, mutlu bir poz.
-Beraber söyleyelim. -Her güne bir doz, mutlu bir poz.
Gülelim.
(Tahir) Çok güzel oldu.
Ben odamı bulacağım.
Yukarıda, üst katta.
Bu fotoğraf aşkı nereden çıktı Tahir?
Hiç, öylesine.
-(Kerimşah) Tahir abi. -Ben bir oğlumuza bakayım.
Cevap verseydin de öyle gitseydin.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Lanet olsun sana Farah.
Kaşına, gözüne...
...dudaklarına lanet olsun.
Sana inandığım için bana da lanet olsun.
Hadi bakalım yavru aslan, iyi uykular. Hadi.
Tahir abi, bana masal okur musun?
Masal başka akşam Kerimşah.
O zaman başka bir akşam sana Lekesiz Tahir'le...
...huysuz prensesin masalını anlatacağım.
Benim çok uykum geldi Tahir.
Çok uykusu gelmiş.
İyi geceler şahım.
-Bekliyorum Tahir. -Tamam.
(Duygusal müzik)
Hadi bakalım.
(Duygusal müzik)
(Kapı açıldı)
Kafasını yastığa koyar koymaz uyudu. Yerini hiç yadırgamadı.
Güzel.
Artık sorumun cevabını alabilirim.
-Ben bir duş alayım, sonra konuşuruz. -Niye kaçıyorsun Tahir?
Sabahtan beri beni geçiştiriyorsun diye diye...
Sen benimle konuşmak istemiyor gibisin.
(Duygusal müzik)
Konuşmak değil de...
Ne bileyim, düşünmek bile ağırıma gidiyor.
Düne kadar ailemle ilgili anlatılan her şey yalanmış.
Gerçek bambaşkaymış.
Mış. Mış.
Hepsi mış.
Bir fotoğrafları bile yok.
Demek fotoğraf düşkünlüğün o yüzden.
Mehmet aradığı, hatırladığı kardeşini buldu.
Bense bilet almadan piyango kazanmış gibiyim.
Abimi bulduğuma mı sevineyim...
...yoksa ailemin katledildiğine mi kahrolayım?
Ne yapayım Farah? Ben ne yapayım?
İnsan ne yaşayacağını da bilmiyor.
Ortada ne Orhan var...
...ne Ali Galip.
Hesap soracağım kimse yok.
Her şey bir toz bulutu gibi.
O bulutları birlikte dağıtacağız.
En acısı da bu zaten.
İnsan bilmediği şeyin eksikliğini hissetmezmiş.
Aile benim için böyle bir şeydi.
Bir masal gibi.
Ama seninle Kerimşah sayesinde...
...insanın ailesinin olması nasıl bir şey, ben bunu hissettim.
Biliyorum.
Sizinle mutluluğum arttıkça...
...ailemi kaybetmenin acısı da arttı.
Elimden alınan şeyin değerini sizin sayenizde anladım.
Benim bu zamana kadar yaşadıklarım...
...çektiğim acılar, ızdıraplar beni sana getirdi.
O yüzden artık senden gelecek her şeye razıyım.
Sen var ya...
...benim şifamsın.
Sen de benim şifamsın.
(Duygusal müzik)
(Kuşlar ötüyor)
(Gerilim müziği)
Tahir.
(Gerilim müziği)
Kerimşah.
Yoksa Behnam...
(Gerilim müziği)
Tahir.
Kerimşah.
(Gerilim müziği)
(Tahir ve Kerimşah) Sürpriz!
(Sessizlik)
Bir tadına baksaydın, beğenmezsen kafamıza çalardın.
Ben şey için...
Size o kadar seslendim. İnsan bir cevap verir!
Sürpriz yapmak için anne.
Hem daha işimiz bitmemişti de ondan.
Hadi bakalım yamak, iş başına. Al.
Annene numaralarını göster bakalım.
Hadi.
Numaraların mı?
Hadi göster. Tek elle, tek elle.
Hoppa.
Evet, işte bu! Bir de bu.
(Tahir) Ben tuttum.
Evet.
Hadi.
-(Tahir) Geldi, evet. -(Kerimşah) Geldi.
Evet. Tamam, şimdi çırpma.
-Al bunu. -(Kerimşah) Tamam.
Tek elle. Şöyle, kaldır biraz.
(Tahir) Çırp oğlum, çırp, çırp.
İşte bu.
Tamam, bırak onu da. Şimdi çırp, tek elle çırp.
(Saat efekt sesi)
(Gerilim müziği)
(Tahir) Hadi bakalım.
-(Kerimşah) Hoppa. -Oh, omlet geliyor.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Farah, iyi misin?
Evet, daldım bir an. İyiyim.
-Tahir abi, omlet yanıyor! -(Tahir) Yettim.
Yettim, tamam. Evet.
Hadi bakalım, sen ellerini yıka. Mutfak bana emanet.
(Gerilim müziği)
Farah, ne oldu? Niye daldın? Burada değil gibiydin.
Sanki o günlere geri döndüm.
Sanki Behnam'ın beni esir tuttuğu günlere geri dönmüşüm gibi hissettim.
Değilsin.
Onun esiri değilsin, hiçbir zaman da olmadın.
Öyle sana ilaç verip kafanı karıştırarak...
...oğlunla korkutarak seni esir edebileceğini sandı.
Tutsaklığın insan kalbine işlediğine inananlar en çok yanılanlardır.
Sen hep özgürdün. Hep güçlüydün.
Şimdi biz buradaysak, böyle kahvaltı edebiliyorsak...
...benden çok senin cesaretin sayesinde.
(Duygusal müzik)
Her seferinde bana nasıl güç verebiliyorsun Tahir?
Daha tökezlememe izin vermeden ellerimden tutarak nasıl ayağa kaldırıyorsun?
(Duygusal müzik)
Anne.
Bugün bayram mı? Neden Tahir abimin elini öpüyorsun?
-Al işte, cevap ver hadi. -Evet, bugün bayram.
Çünkü bugün anneannene kavuşacağız.
Hadi bakalım, bugün iyi beslenmen lazım. Bugünün kahramanı sensin.
Hadi, omlet geliyor. Geç, geç, geç. Güzel bir kahvaltı, hadi. Otur.
Bak, bak, omlete bak. Oh.
(Sessizlik)
Behnam'ın bu eve taşınma teklifini kabul etmene çok sevindim Akbar.
Ailecek birlikte çok daha güçlü olacağız.
Değil mi oğlum?
Behnam!
Efendim anne?
Tabağına dokunmamışsın bile.
Aç değilim anne.
Aç değilmiş. Dünden beri ağzına bir lokma bile koymadın.
Hep o Farah'ın yüzünden.
Onun adını bir daha sakın anma.
(Behnam) Sakın.
Kim ki o kadın?
Güzellikte, ahlakta senin karının eline su bile dökemez.
Tırnağı olmaz.
Hâlâ o kadına nasıl değer veriyorsun anlamıyorum.
Annen haklı Behnam.
Senin yanında o kadının değeri ne ki?
O kadın bir hiç. Bunu bin kere söyleyeceğim.
O kadın bir hiç.
Sen Pers Prensi'sin, şahsın, kralsın.
Sen bugüne kadar istediğin her şeyi elde ettin Behnam.
(Akbar) Onun dışında.
Aslında buna kızgınsın galiba.
Evet. Behnam, o kadın...
...seni öldürmek istediğinde kalbine hançeri sapladı.
(Rahşan) Hazmedemediğin bu.
Çektiğin acıyı ona misliyle çektirmek istiyorsun.
Onu sevdiğin falan yok oğlum.
Bırak, ne hâli varsa görsün. Ama Kerimşah'ı geri al.
Oğlunu o kadından geri al.
Sahi Kerimşah'ı götürmesine niye izin verdin?
İzin vermedim amca! Vermeye de hiç niyetim yok!
Oğlum en kısa zamanda bu eve geri gelecek.
Sen ve Merjan da bana yardım edeceksiniz.
Sorgusuz sualsiz çünkü bana borçlusunuz.
Borç mu?
Ne borcuymuş o?
Bilmem. Onu istiyorsan kendi kızına sor.
Gerçeği kaldırmaya yüreğin yetecekse tabii.
(Gerilim müziği)
Kardeşim.
İki saattir telefonda çıt çıt ne yapıyorsun?
Bak, güzel oldu mu? Yakışmış mı?
Şey mi diyeyim? Kardeşim mi diyeyim kardeşim Tahir mi diyeyim?
Görmemiş gibi.
Görmedim herhâlde kızım. Allah Allah.
Bir de yanına kalp koy istersen.
Tamam, neyse. Hadi Gönül'e de söyleyelim abisini.
Olmaz. Ne diyeceğim?
Baban denen kansız yıllarca Tahir'in kardeşim olduğunu sakladı mı diyeceğim?
O kısmı söylemezsin sen de canım.
Daha Perihan'ın bu işe ne kadar bulaştığını bilmiyoruz.
Behnam da benim Tahir'i öldüreceğimi bekliyor.
Daha çok bekler.
Ben zaten daha İlyas meselesi üstünden polisliğe geri döneceğim.
O yüzden olmaz.
Tüm bu meseleler hallolmadan Gönül'e söylemek doğru olmaz.
Doğru söylüyorsun. Ben hiç öyle düşünmedim.
-Abi. -Abim.
Müjdeli haberin varmış. Bade ablam söyledi.
Yuh be Bade.
Ne yapayım? Güzel haber olunca dayanamıyorum.
Benim de aklıma bir küfür geliyor da neyse.
Abi, aşk olsun. Benden de mi gizliyorsun?
Neymiş güzel haber?
Güzel haber şu kardeşim.
-Abin polisliğe geri dönüyor. -Gerçekten mi?
-Ne zaman? -Belki yarın, belki yarından da yakın.
(Hareketli müzik)
Ben kendimi bildim bileli hep yalnızdım.
Aile ne demek hiç bilmedim.
Bunu siz öğrettiniz, sen öğrettin.
Nasıl ben öğrettim?
Annen sana ne derse desin sorgusuz sualsiz yapıyorsun ya.
Birine güvenmek, sonsuz sevgi.
Bunu gösterdin. Daha ne olsun?
Sen de öyle yaptın. Ben ne dediysem, annem ne dediyse...
...hep tamam dedin.
Tahir abi, anneni babanı bilmemek nasıl bir duygu?
Üzücü.
(Tahir) Üzücü.
Kendini hep eksik hissediyorsun.
Ama sizinle tanıştıktan sonra hiç öyle hissetmedim.
Hep...
Yani bana aile olmayı öğrettiniz.
Hatta bana uğur getirdiniz. Sizinle tanıştıktan sonra öz abimi bile buldum.
-Gerçekten mi? -Gerçekten.
Gerçi tanıyorsun ama söz, tanıştıracağım seni.
-Peki, çok şaşırdın mı? -Çok.
Bilet almadan büyük ikramiye kazanmış gibiyim.
İnsan nasıl sevineceğini bilmiyor. Ne hissedeceğini bilmiyorsun.
Tahir'in abisi, senin anneannen, biz kocaman bir aile olduk şahım.
(Tahir) Kocaman bir aile.
O zaman...
...operasyon, Kerimşah başlasın!
(Gülüyorlar)
-(Farah) Başlasın. -Başlasın.
-Evet. -(Tahir) Evet be!
Operasyon Kerimşah başlasın mı?
(Duygusal müzik)
(Sessizlik)
Akbar, dünden beri aklımdan çıkmıyor.
Bu Farah denen kadın...
...ya görüntümüzü Behnam'a verirse?
Durduk yere niye öyle bir şey yapsın? Yapmaz.
Ya yaparsa?
Yapmaz. Kötü biri değil o.
Ayrıca sen bu kadından niye bu kadar nefret ediyorsun?
Neden mi?
Oğlumu bıçakladı.
Daha ne olsun?
Rahşan...
...oğlunu bıçaklamadan önce de nefret ediyordun.
Farah'ı niye hiç istemedin?
-İffetsiz. -Yapma Rahşan.
Sebep bu olamaz.
Onu astırmak isteyecek kadar nefret etmenin sebebi bu olabilir mi?
Yeter de artar bile.
O zaman seninle benim de İran'da asılmamız gerekir...
...eğer ilişkimiz ortaya çıkarsa.
Ağzından çıkanı kulağın duydu mu?
Benimle ne biçim konuşuyorsun!
Ben sadece...
-Of! Çok sıcak oldu anne. -Tamam, biliyorum.
Hastaneye gittiğinde ateşinin biraz yükselmiş olması lazım Kerimşah. Dayan.
Biraz sık dişini, tamam mı? Unutma, bugünün kahramanı sensin.
Benim anlamadığım bir şey var.
Babamı hasta olduğuma inandırdığımızda anneanneme nasıl kavuşacağız ki?
(Kerimşah) Onu bir türlü anlamadım.
Sorduğun soruların cevabını eve döndüğümüzde sana açıklayacağım.
Sen yeter ki annene güven, tamam mı?
Ben zaten hep sana güveniyorum anne.
Sana, Tahir abimle babama.
O şeytanla yine denk düştük, iyi mi?
Oyunumuz için son bir şey kaldı.
Diş etlerine birazcık çilek süreceğiz, tamam mı?
Alerjin olduğunu biliyorum. Birazcık kaşıntı yapabilir ama sık dişini.
Aferin sana. Evet.
Versene, yiyeyim onu. Gerçek hasta gibi olurum hatta.
-Asla. -Hayır.
Hadi, hazırız.
Hadi bakalım.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Sözüm olsun sana Farah.
Benden esirgediğin her şeye sen de hasret kalacaksın.
(Gerilim müziği)
Kerimşah, söylediklerimi hatırlıyorsun, değil mi?
-Evet anneciğim. -Tamam, sakın korkma. Ben yanındayım.
-Hazır mısın? -Evet Tahir abi.
Hasta numarasını yapmakta ne var ki?
O zaman Kerimşah şov başlasın! Hadi bakalım.
Hadi.
(Tahir) Koş.
(Kapı vuruldu) (Kapı açıldı)
-Müsait miydin? -Çok değil.
Bir şey mi oldu?
Ben hangi odaya yerleşeyim diye soracaktım.
Merjan Hanım'dan beklenmedik kibarlıklar.
-Eski odana geçebilirsin. -Farah'ın odasına?
Onu geri getirmeyeceksin yani.
Vazgeçtin.
Bu evin kadını yapmaktan evet ama alacağım intikamdan asla.
Sana neden ihanet ettiğini düşündün mü hiç?
Hayır.
Şu an bunun bedelini nasıl ödeteceğimi düşünmekle meşguldüm çünkü.
-Aklında bir şey var. -Aklımda çok şey var Merjan.
Sadece şu an hangisinden başlamam gerektiğine emin olamıyorum.
(Gerilim müziği)
-Çabuk, çabuk! -(Farah) Tamam.
-Çabuk, geç! -(Farah) Ver bana!
-O kucağındaki Kerimşah değil mi? -Çocuğa bir şey olmuş.
Şahım, gözlerini açabilirsin.
-Nasıl? Becerebildim mi? -Evet.
Oscarlık performans. Becermek ne kelime!
Bir de babana haber verdik mi bu iş tamam.
Gerek kalmayacak. Behnam'ın haberi olacak.
(Gerilim müziği)
Takip et hemen, kaçırmayalım.
(Gerilim müziği)
Sen bunu konuşmak için mi buraya geldin?
Bana neden yardım ettin?
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor)
(Erkek ses) Behnam Bey, az önce aceleyle evden çıktılar fakat...
(Erkek ses) Kerimşah hasta galiba.
Tahir telaşla kucağına alıp hızla arabaya bindirdi.
Oğlum.
(Merjan) Ne oldu?
Vay, vay, vay. Şeklini sevdiğimin yakışıklısına bak sen.
Hayırdır? Nereye böyle?
Şeye...
Biz Tahir'le ortak bir işe girdik de onun toplantısına gidiyordum.
Toplantıya geç kalmadın mı oğlum?
Bak, saat kaç oldu.
Abi, senin de mi haberin var?
Bilmiyorum. Ne?
Ne diye sormaya korkuyorum bin türlü cevap alırım diye.
Bekir'le Tahir abi ortak olmuşlar, restoran açacaklarmış.
Ali Galip'in çiftliğindeki kuzuları pişirip satacaklarmış.
Yapma ya!
Bak, az önce kastettiğim şey buydu.
Sen şimdi...
...Tahir'le kuzu işine mi girdin?
Abi, bu harbi kuzu.
Kesip yiyoruz ya, o şekil kuzu.
Vergi levhası falan, her şeyi var. Sıkıntı yok.
Bir de benim bonservis boşa düştü ya, iyi tarafa geçeyim dedim.
Şeytanla nereye kadar gideceğiz!
Aferin. Böyle devam.
(Gerilim müziği)
Bravo Mehmet.
Oldu olacak Bekir'i yanaklarından da öp, tam olsun.
Niye? Bir sorun mu var?
Var, bir sorun var. Hem de çok büyük bir sorun var.
Sen abiliğini unutmuş olabilirsin ama ben anneliğimi unutmadım çok şükür.
Ne diyorsun ya, açık konuşsana.
Diyorum ki benim kızım el âlemin adamlarıyla...
...aynı evde kalmayacak.
Ne bu böyle ya, ne bu?
Ev, ev mi, yolgeçen hanı mı?
-Perihan Hanım, ben... -Sus sen, cevap verme bana.
Efendi çocuk ayaklarını da yemem ben.
Kızımın peşini bırakacaksın.
-Anne... -Ne?
Ne?
Sen benim kardeşimle mi birliktesin lan?
Yani bunun da öyle bin türlü cevabı var.
Neyi, hangisini kastettin?
Bu ne cüret oğlum! Kimsin lan sen?
Bir saniye, bir saniye. Fena ayıp oluyor ama ya.
Velev ki birlikteler, ne olmuş?
Benim kız kardeşimle bu? Daha ne olsun?
Sen onun ablasıyla birlikte olabiliyorsun da...
...o senin kardeşinle mi olamıyor?
Kızım, saçmalama. Senin şeyle ne alakası var, bir mi ya bu?
-Abi... -Ne abisi lan? Abi, abi deyip durma.
Bir türlü kurtulamadın şu Akıncı belasından.
Bir kanı bozuğu bırakıyorsun, öbürünü alıyorsun!
Vay Mehmet, kanı bozuk, öyle mi?
Ben sana bir şey derdim şimdi de...
...kardeşine kıyamıyorum.
Ben de bunu burada bırakmazdım da...
...sen o kardeşine dua et.
(Kapı açıldı)
Anne, ne yaptın sen? Tek bir lafınla dağıttın ortalığı.
Beter olsunlar, bin beter olsunlar inşallah.
(Sessizlik)
(Gerilim müziği)
Dişetlerinde şişme var. Alerjisi var mı?
Yok, yani var da alerjisi olan bir şey yemedi.
Özellikle dikkat ediyoruz.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Biraz ateşi var ama çok yüksek değil.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Nefesim çok daralıyor.
Boğulacakmış gibi oluyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Doktor Bey, Kerimşah'ta primer immün yetmezliği vardı.
Nakil oldu ama şimdi bu belirtiler ortaya çıkınca...
...hastalığının tekrarlamasından korkuyorum.
Bir anne olarak paniklemenizi anlıyorum.
Ama ilik naklinden sonra hastalığın tekrarlaması...
...sık görülen bir durum değil.
Farah aynı zamanda doktordur.
Yani nedensiz panik yapmadığına emin olabilirsiniz.
-Öyle mi? -Evet.
-Doktor Bey, dışarıda bir konuşalım mı? -Tabii.
Kerimşah, sen burada bekle. Hemen geliyoruz biz.
Doktor Bey, bunlar Kerimşah'ın eski tahlil sonuçları.
Eğer hastalığın tekrar nüksetmediğinden emin olmak istiyorsak...
...tam bir kan sayımı, bir de antikor düzeyine bakmak gerek.
Merak etmeyin, hızlıca gereken tüm testleri...
...hemen yapmaya başlarız.
Kerimşah'ı tam steril bir odaya transfer edebilir miyiz?
-Eğer durum korktuğum gibiyse... -Hızlıca odayı hazırlatalım.
Test sonuçları çıkıncaya kadar önlemimizi almış oluruz.
Bu şekilde durması çok riskli.
(Behnam) Neymiş o riskli olan şey?
-Nesi var oğlumun Doktor Bey? -Behnam, sen nasıl...
Babası siz misiniz? Ben beyefendi sanmıştım, pardon.
Pardonluk bir şey yok, sadece biyolojik babası.
Hatta biyolojik sapması desek daha doğru olur.
Bir şey mi söyledin biyolojik olmayan sapma?
Beyler, kendinize gelin.
Oğlunuzun durumuna gelince. Henüz bir şey söylemek için erken.
Tetkikler çıktıktan sonra belli olur.
Bu mu yani? Çocuğa ne olduğu belli değil mi şimdi?
Sen duymadın mı? Test sonuçlarından sonra söyleyebilecek.
Ayrıca siz, bizi nasıl buldunuz?
Nasıl bulacak? Adamlarına takip ettirmiş.
(Gerilim müziği)
-Behnam? -Niye şaşırıyorsun Farah?
Oğlumu alıp gitmene müsaade ettim diye...
...onun üzerinden elimi çekeceğimi mi sandın?
Sen müsaade mi ettin yoksa mecbur mu kaldın söyle bakayım bir!
Burada soru sorması gereken biri varsa, o da benim.
Oğlum hastaneye kaldırılıyor...
...ama sen bana hiçbir şey söylemiyorsun Farah.
Çok ilgilendin değil mi hastalığıyla?
Eğer geçen sefer sana hasta olduğunu söylediğimde...
...gerçekten ilgilenseydin, biz şu anda burada olmayacaktık.
Amcasının sağlığıyla ilgilenmekten fırsat bulamamıştır.
Bir tartışmayı kesseniz de...
Doktor neden şüphelendi, söyledi mi?
Doktor, Kerimşah'ın hastalığının tekrar nüksetmesinden şüpheleniyor.
Bir dakika, bir dakika.
Ne demek şimdi bu?
Yani her şeye baştan başlayabiliriz demek.
(Gerilim müziği)
Numuneleri aldık. Sonuçlar iki saate kadar çıkar.
Sağ olun.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bade.
(Sessizlik)
Ayıp ettim, farkındayım, tamam. Fevri davrandım.
Ağzımdan çıkanı zapt edemedim.
Ne yapayım güzelim ya?
Söz konusu Gönül olunca böyle nevrim dönüyor.
Sonuçta kız çocuğu, değil mi?
Biz (Bip) lan?
Madem kardeşini kardeşime yakıştırmıyorsun...
...benimle ne işin var lan senin?
Güzelim, ben polisim, kardeşin suçlu.
Sen niye bunu unutuyorsun?
Söyle o zaman Polis Mehmet, Tahir sütçü mü?
Mafya diyorsan, karanlık iş diyorsan...
...Bekir anca çantacılığını yapar onun.
Ki öyle de oldu bugün zaten.
Benim kardeşim bıraktı o işleri güzelim.
Bekir de bıraktı belki. Bak, ortaklık yapıyorlarmış işte.
Mışmış da mışmışmış. Bak, sen de emin değilsin.
Sen de inanamıyorsun değil mi Bekir'e?
Ben sana inanamıyorum Mehmet, sana inanamıyorum.
(Gerilim müziği)
-(Gönül) Anne... -(Perihan) Kes sesini!
Ben ne dersem o olacak, bitti!
Perihan Hanım, seni sona bırakmıştım ama...
Uzatma dedim, bağırtma beni!
Bana bak, bir sakin olsana sen ya.
Olamam, sakin falan olamam ben.
(Perihan) Bitti, bitti bu iş, bitti.
Kızım da ben de bu evde kalmayacağım artık.
Yok ya, yok öyle şey.
Hiçbir yere gitmiyorsunuz, burada kalıyorsunuz.
Tabii, sanki evin kirasını sen veriyorsun.
Kolay tabii öyle bedava abilik yapmak.
Gönülcüğüm, sen bir odana gitsene abiciğim, hadi.
Biz annenle özel bir şey konuşacağız.
Abi, bir susun artık ne olur.
Tamam, hadi odana git. Çabuk, valizini topla.
Gidiyoruz buradan, çabuk.
(Sessizlik)
Gel bak, biz seninle bir açık açık konuşalım.
Sen benim annem değilsin. Hiçbir zaman da olmadın.
Benim üstümde bir emeğin de yok.
Ama bak, Gönül benim can kardeşim.
Onu benden bir ayır bak ne oluyor!
Kız, benim kızım. Sana ne?
Şansını fazla zorluyorsun bak, acımam.
Ay, yeter ya, yeter! Bıktım ben senin tehditlerinden.
Bu evde benim can güvenliğim yok!
Bu evde silahlar patlıyor!
Ev burası ya, ev!
Korkudan tir tir titriyorum!
Biriniz de demiyorsunuz ki senin neyin var!
Ben biliyorum senin derdini de neyse.
-Konuşturma beni. -Konuş!
Ne konuşacaksın? Konuş hadi, konuş. Bitsin bu eziyet.
Ama bak, seni uyarıyorum.
Bana söyleyeceğin her şeyi Gönül'e söylerim, bilmiş ol.
Vay!
Şimdi anladım cesareti nereden aldığını.
Beni Gönül'le mi tehdit ediyorsun sen?
Ben seni tehdit etmiyorum.
Ben sadece kızımdan hiçbir şey saklamam diyorum.
Senin neden bahsettiğinden de en ufak bir fikrim yok.
Değil mi?
Bence sen, benim tahmin ettiğimden...
...daha tehlikeli bir tipsin.
Hiç utanmıyorsun, değil mi?
Hiç mi emeğim yok sende?
Seni büyüten kadının üzerine yürüyorsun?
Yazıklar olsun.
Tabii.
Doğru.
Üstümde çok emeğiniz var.
Değil mi? Senin, babamın.
Değil mi?
Kuşkusuz.
Hiç merak etme, yakında bütün hesapları toplayacağım.
Sen de kendi payına düşeni alırsın o zaman.
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Gerilim müziği)
Yalnız biraz daha öyle bakarsan...
...nazarından camı çatlatacaksın.
Benim nazarımın nişanı belli, kimi çatlatacağı da.
Olmadı üzerimde kurşun var, onu dökerim.
Nasıl kıyıyorsun şu aileye?
Baksana, konu çocukları olunca...
...nasıl da birbirlerine kenetleniyorlar.
Cinsiyetini unutturacak laflar etme, pişman olursun.
Pişman oldum zaten ben.
En çok da senin canını kurtardığıma.
Bak Merjan...
...mesele Farah olunca...
...ben kontrolsüz davranıyorum, tamam mı?
Ardımı düşünmeden yakıp yıkıyorum.
Aynı bu hisse meselesinde olduğu gibi.
Tamam, bana kızmanı anlıyorum.
Ama biz bu meseleyi babanla konuşmuştuk, helalleşmiştik.
Ben meselenin sana değeceğini düşünmedim, tamam mı?
Günah mı çıkartıyorsun?
Diyorum ki...
...mesele Farah olunca kontrolsüz bir şekilde yakıp yıkıyorum.
O sırada sen kazara Behnam'ın yanında olursan...
...yakarım, yıkarım. Onu diyorum.
(Gerilim müziği)
Yazık.
Yazık.
Oğlumuz bu hâldeyken bile o heriften gözünü alamıyorsun.
Sen ne biçim bir annesin?
Sen de gözünü benden alamıyorsun, ne acı.
Sen oğlumuza dua et. Yoksa şimdi var ya...
Ben zaten oğluma dua ediyorum.
Sana da beddua ediyorum.
(Gerilim müziği)
-Anneciğim. -Kerimşah, daha iyi misin?
Hayır ama bu odada daha iyi nefes alıyorum sanki.
Merak etme oğlum, daha iyi olacaksın.
Bak, sapasağlam çıkacaksın buradan.
-Gerçekten mi? -Tabii oğlum.
Baban sana ne zaman yalan söyledi ki?
(Gerilim müziği)
Anne, ben biraz babamla yalnız konuşabilir miyim?
Kerimşah, ben de burada seninle kalsam olur mu?
Duydun işte çocuğu Farah.
Belki benimle özel bir şeyler konuşacak.
Hadi, yalnız bırak bizi.
(Gerilim müziği)
Ne oldu, niye çıktın?
Kerimşah, babasıyla yalnız kalmak istedi.
Artık bir günde çocuğu nasıl bezdirdiysen.
Hadi gel biraz hava alalım, gel.
Ben de geleyim, hava alırım.
Sen geçen sefer havanı almadın mı? Ne zorluyorsun hâlâ?
Bak, zaten canım burnumda. Senden çıkarmayayım.
(Gerilim müziği)
Tahir, kalbim küt küt atıyor.
-Bir sorun çıkmayacak, değil mi? -Çıkmayacak, çıkmayacak.
Bekir bizim için laboratuvarı boşaltacak.
Sen test sonuçlarını değiştirdiğin an...
...annene kavuştun sayılır.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kadın) Gözümün nuru Farah'ım.
Resmin daim gönlümde.
Bu duvarlar, prangalar esir etse de ruhumu...
...senin hatıran yeter bana.
(Gerilim müziği)
Şebek ettin lan beni.
Bir hafta doktor yapıyorsun, bir hafta müfettiş yapıyorsun.
Hadi.
Giriyorum.
(Sessizlik)
(Bekir) Kolay gelsin.
Sağlık müfettişlerinden Ayhan Karasu.
Teftiş Kurulunun ilgili mevzuatına göre...
...laborant denetlemesi yapacağım. -Laborant denetlemesi mi?
Bize bu konuda bilgi verilmedi.
Denetime gitmeden restoranlara haber veriliyor mu?
Sen ne bilgisi kovalıyorsun o zaman? Hadi.
Alın kimliklerinizi, düşün önüme.
Denetleme evraklarını da göstereceğim, hadi.
Hadi.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hadi bakalım Doktor Hanım, sıra sende.
Önce Kerimşah'ın kaydını bulmam lazım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Her şeyi hatırladım.
Bir kardeşim varmış benim.
Ya!
İnsanın kendi canından, kendi kanından...
...bir kardeşi olması ne demek bilebiliyor musun sen bunu?
(Gerilim müziği)
Başka ne hatırlıyorsun abi?
Ne hatırlayayım oğlum, yetmez mi bu?
Hani seni vuran adamları falan da belki hatırlıyorsundur diye.
Yok, onu hatırlamıyorum.
Zaten doktor şey dedi...
...onu hatırlamam şokun üç katı sürermiş.
Yani şimdi ben bir sene orada sebze gibi yattığıma göre...
...üç sene sonra kafası gelir.
Neyse, mesele o değil. Benim derdim başka. Şimdi...
(Boğazını temizledi)
Ben kardeşimin nerede olduğunu bulamadım ya...
...ama kardeşimin nerede olduğunu bilen birini buldum.
Daha doğrusu o beni buldu.
Kim?
Behnam denen (Bip).
Tahir'i öldür, kardeşini vereyim dedi.
(Gerilim müziği)
-Hadi be abi, ne diyorsun! -Vallahi be oğlum.
Kardeşimin kanını verdi bana. Gittim DNA'dan testini çıkardım.
Sonuçlar kardeşim, harbiden kardeşim yani.
Benden istediğin ne?
Gideyim onu emniyete çekeyim, sabaha kadar öttüreyim mi?
Şimdi...
...kitap öyle söylüyor tabii de...
...kalem öyle yazmıyor, anladın mı?
Ben bu Tahir'i öldüreceğim.
(Gerilim müziği)
Yapma.
Sana bir polis olarak söyleyeceğim tek şey bu olur.
Yapma.
Ama bir kardeşin olarak...
...bende emeğin çok.
Defalarca da benim hayatımı kurtardın.
Yap abi.
(Gerilim müziği)
Sana güveneceğimi biliyordum.
Şimdi ben Tahir'i yalnız kıstıramadım.
Tamam mı?
Onu kıstırmam için bana yardımcı olman lazım.
Tahir'i öldüreyim, sonra beni tutuklarsın.
Benden istediğin şeyi söylemen yeter.
(Gerilim müziği)
Tahir'i ara, tamam mı?
Issız bir yere gelmesini sağla. Tamam mı?
Ama yalnız gelsin.
Olur mu?
(Gerilim müziği)
Hayata bak, ne tuhaf ya.
Hatırlıyor musun, seninle bir göreve çıkmıştık en son.
Tahir, Ali Galip'i öldürecekti.
O gün ben Tahir'i öldürmüş olsaydım...
...görevini yapan bir polis olacaktım.
Ama şimdi...
...katil bir polis oluyorum.
(Gerilim müziği)
-Öyle düşünme be abi. -(Mehmet) Ya ne düşüneceğim?
Öyle düşünme.
Polis olarak yarım bıraktığın işi...
...şimdi tamamlıyormuşsun gibi düşün.
Yıpratma kendini.
Hadi, hadi ara şu Tahir'i.
(Gerilim müziği)
Kansız (Bip)!
(Mehmet dış ses) Hatırlıyor musun, seninle bir göreve çıkmıştık en son.
(Geçiş sesi) Tahir, Ali Galip'i öldürecekti.
O gün ben Tahir'i öldürmüş olsaydım...
...görevini yapan bir polis olacaktım.
(Geçiş sesi)
Nasıl yani?
-Ne yapıyorsun? İyi misin? İyi. -Eyvallah.
(Gerilim müziği)
(Mehmet ıslık çalıyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Çok şükür. -Ne oldu?
Değerleri çok çok iyi. Oğlumuz çok sağlıklı.
İyi, bahaneyle kontrolünü de halletmiş olduk işte.
Şimdi nakil öncesi değerlerini gireceğim.
Doktor bu sonuçları görünce...
...tekrar ilik nakli gerekli diyecek.
(Gerilim müziği)
(Sessizlik)
İyileşmen için ne gerekiyorsa yapacağım, tamam mı?
(Sessizlik)
Baba, ağlıyor musun sen?
Seni daha önce hiç ağlarken görmemiştim.
Bir tek senin yanında oğlum.
Bir tek senin yanında.
Çünkü bu dünyadaki en değerli varlığım sensin.
O zaman beni iyileştirirsin, değil mi?
İliğini verirsen kurtulurum yine belki.
Kerimşah, ben senin için canımı veririm oğlum.
İlik ne ki!
(Duygusal müzik)
Güzel. Bu mu nöbet çizelgeniz?
Evet, üzerinde yazdığı gibi.
Çok güzel, hiçbiriniz kaytarmamışsınız.
Bir dakika, burada dört kişi var.
Dördüncünüz nerede?
(Gerilim müziği)
Tamamdır, sağ ol.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Tahir) Acele etmen lazım.
Bekir biraz daha oyalarsa, dikkat çekeceğiz.
Tamam, son değeri giriyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Tamam, çıkabiliriz.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-(Farah) Ne oldu? Ne oldu? -Biri geliyor.
-Saklanacak yer de yok. -Ne yapacağız?
Ne yapacağız?
-Kafasına indirip susturacağız. -Tahir, ne yapıyorsun? Saçmalama.
-Yapmayacaksın öyle bir şey tabii ki. -(Tahir) Ne yapacağız o zaman?
Gel.
-Oha! -Ah be adam, ah be adam!
Ah, dedim ben sana. Bak, rezil olduk işte.
Ne yapıyorsunuz?
Kardeş, kusura bakma. Biz evliyiz, yanlış anlama.
(Tahir) Tüp bebek tedavisi için geldik.
Bu tüpleri falan görünce şey oldu bir anda.
Ortamı boş görünce demek istedi.
Utandı ya, ne dediğini bilmiyor.
Ne olur kimseye bir şey söylemeyin.
Zaten yeterince rezil olduk.
-Kolay gelsin kardeşim. Geç. -Tamam, hâlden anlarız.
Hayırdır ya, neyin hâlinden anlıyorsun?
Neyin hâlinden anlıyorsun? Hayırdır, ne hâli?
-Hâl ne, hâl ne, hâl ne? -Tahir...
Tahir, yeterince rezil olduk. Hadi gel.
-Teşekkürler anlayışınız için. -Hâlden anlarmış bir de!
-Tipini (Bip), gülüyor bir de! -Tahir.
Of, tamam. Abartma artık. Kurtulduk işte.
Kurtulduk mu? Böyle mi kurtulduk? Elin adamına rezil ettin bizi.
Kafasına geçirecektim, bitecekti, gidecekti.
Aman ne dâhiyane fikir. Her şey altüst olsun ondan sonra.
-Gülüyor bir de, hâlden anlarmış. -Tahir.
(Müzik)
'Okay', bitti. Denetimimiz bitti.
Şimdi bu gizlilik sözleşmesini imzaladıktan sonra...
...işinizin başına dönebilirsiniz. 'Okay'?
Neyin gizlilik sözleşmesi bu?
Neyin gizlilik sözleşmesi?
Şimdi bu hastanede bizim denetimlerimiz iki gün devam edecek.
Kimseye bir şey söylemeyeceksiniz. Onun adına yasal gizlilik sözleşmesi.
Anladın mı?
'Okay', imzalayalım.
Çok mu üzüldün ben hastalandım diye?
Üzülmek ne demek!
Bu dünyada beni darmadağın edecek tek şey...
...senin başına bir şey gelmesi.
Özür dilerim baba.
Şey için...
Şey...
(Gerilim müziği)
Şey?
Seni böyle üzüp ağlattığım için.
(Kapı açıldı)
Ne ağlaması oğlum?
Erkek adam ağlar mı hiç?
Sen anca ağlatmayı bilirsin.
(Kapı açıldı)
Tahlil sonuçlarınız çıktı. Doktor bey odasında sizi bekliyor.
Hemen.
-Geleceğiz Kerimşah, tamam mı? -Sen burada bekle oğlum, tamam mı?
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
Farah nerede?
Behnam'la birlikte.
Merjan!
Doktorun yanındalar, tahlil sonuçları çıkmış, ona bakıyorlar.
-Delirtmeden söylemeyeceksin. değil mi? -Dur, dur.
Böyle gidemezsin.
Mercan rengi. Sana Farah'tan daha yakışmış.
Yaşıyorsun be bu hayatı.
Ben sana o hayatı bir yaşatacağım göreceksin!
Aynı bardaktan su içtik de oradan geçmiştir.
Tabii canım, başka nasıl olacak ki?
Sonuçta oğlu ölüm döşeğinde olan bir anne...
...hastane köşelerinde seninle sürtecek değil ya.
Belki de öyledir.
Kerimşah'ın kan değerleri...
...ilik naklinden önceki seviyelere inmiş durumda maalesef.
Olamaz.
Bir dakika, böyle bir şey imkânsız.
Biz çocuğun kontrollerini sürekli yaptırıyorduk Doktor Bey.
Aniden bu kadar gerilemesi beklenmedik bir durum olsa da...
Ne öneriyorsunuz, ne yapmalıyız?
Acilen ilik naklinin tekrarlanması tek çözüm gibi görünüyor.
Çok şükür ki iliği, babası vermişti zaten.
O da burada olduğuna göre nakli burada gerçekleştirebiliriz.
Değil mi Behnam?
Değil, değil.
Kerimşah'ın ilik nakli İran'da yapılmıştı, yine orada yapacağız.
Çocuğumu transfer için hazırlayın Doktor Bey.
Sen ne İran'ından bahsediyorsun? Sen buradasın, Kerimşah burada.
İran'a gitmeye ne gerek var? Ayrıca bu yolculuğun...
...Kerimşah için riskli olduğunu bile bile nasıl önerirsin?
Farah Hanım haklı. Ayrıca hastanemiz tam donanımlıdır.
Nakli güvenle burada gerçekleştirebiliriz.
Sizin hastaneniz donanımlı olabilir.
Ama ben sizin donanımızdan emin değilim Doktor Bey.
İlik naklini yapan doktor, İran'ın en iyisiydi.
Ben çocuğumun sağlığı için bir tek ona güvenebilirim.
İyi o zaman, İran'daki doktoru buraya çağır.
Çünkü ben Kerimşah'ı hiçbir yere göndermiyorum.
(Gerilim müziği)
Bak, bana Orhan'la ilgili bir haber getirdiysen...
...ilgilenmiyorum.
Duymuyorum da hatta umurumda bile değil.
Yok, ben sana Mehmet'le ilgili geldim.
Sen benimle Mehmet'le ilgili ne konuşacaksın?
Bugün bir şeyler hatırlar gibi geldi bana.
Bir değişikti bugün.
Öyle mi diyorsun?
Aynı evde yaşıyorsunuz.
Bana mı soruyorsun? Sen dikkat etmedin mi?
(Geçiş sesi)
Değil mi? Senin, babamın.
Kuşkusuz.
Hiç merak etme...
...yakında bütün hesapları toplayacağım.
Sen de kendi payına düşeni alırsın o zaman.
(Geçiş sesi)
Bak eğer bir şeyler hatırlıyorsa...
...ondan önce davranıp önlem almamız şart.
(Gerilim müziği)
Yok, ben sanmıyorum.
Bir şey hatırladığını sanmıyorum, her zamanki Mehmet işte.
Aksi, lanet Mehmet. O kadar.
Peki, ben gideyim.
Bir ihtiyacın olursa söyle diyeceğim ama çok bir ihtiyacın yok gibi.
Bunu mu diyorsun?
Sahte ayol bu, sahte!
Yakışmış.
-Tam olarak ne yapıyoruz? -Gözünüzü dört açacaksınız.
Behnam'ın ne yapacağı belli olmaz.
Kerimşah'ı falan kaçırmaya kalkmasın.
Ben abimin yanına gidip geleceğim. Birkaç saate dönmüş olurum.
Abin?
Anladım, abin.
Abi, sen abi dedikçe benim gerçeklik algım gidiyor, kusura bakma.
Alışın artık, siz de abi diyeceksiniz, tamam mı?
Deriz. Nasıl olsa lazım olmayacak.
Ne diyor bu?
Abi, Merjan'ı görünce onun ayarları kayıyor.
Dayıcığım, hadi nöbete. Tamam abi, bizde.
(Müzik)
Her şey senin sayende oldu.
Eğer sen beni o evden kurtarmasaydın...
...Behnam, Kerimşah'ı alıp İran'a gidecekti.
-Annemi de bulmam imkânsız olacaktı. -Asla.
Bizde imkânsız diye bir şey yok. Sadece biraz zaman alacaktı.
O da şu anda bizde yok.
Peki, yarına kadar halledebilecek misiniz?
Mecbur. Önce İlyas'ı paketleyip...
...abimin tekrar polisliğe dönmesini sağlayacağız.
Yarın burada anneni zorla alıkoymaktan Behnam'ı içeri tıkacak.
Bir daha böyle bir fırsatı ele geçiremeyiz.
Bu yaptığı yanına kâr kalmayacak.
Hiçbir yaptığı yanına kâr kalmayacak, söz.
Behnam! Dursana bir.
Doktor ne dedi, kötü bir haber mi var? Apar topar çıktın.
Yeniden ilik nakli olması gerekiyormuş.
Güzel haber. İliği verirsin, iyileşir hemen.
-O işler o kadar basit değil Merjan. -Yok artık!
Kendi çocuğundan da iliğini sakınmayacaksın herhâlde.
Merjan, bazen o kadar boş konuşuyorsun ki.
Hatta çoğu zaman.
(Müzik)
İran'ı ara, Farah'ın annesini hazırlasınlar.
Kerimşah'ın doktoruyla yarın buraya gelecek.
Çok riskli değil mi? Ya Farah Hanım görürse?
Görmeyecek.
Ne Farah ne Tahir ne de hastanedeki hiç kimse görmeyecek.
Farah'ın annesinin yaşadığından bile haberi yok.
(Gerilim müziği)
(Araba çalıştı)
(Müzik)
(Yaklaşan ayak sesi)
(Erkek) Hazırlan, Türkiye'ye gidiyorsun!
Türkiye?
Kalk! Temizlen.
Torunumun iliğe ihtiyacı var.
(Müzik)
Kızımı, torunumu...
...uzaktan da olsa görebilecek miyim bu kez?
Ne olur, bu kez görmeme izin verin.
Bakarız.
(Müzik)
Farah'ımı göreceğim.
Torunumu göreceğim.
Çok şükür bugünüme, çok şükür Yaradan'ıma.
(Müzik)
Anne.
Sen ağlıyor musun?
Sana tekrar o acı dolu günleri yaşattığım için...
...çok özür dilerim Kerimşah.
-Ben çok üzgünüm. -Üzülme anne ne olur.
Seni tekrar böyle görmek...
Eğer ben bunları hissediyorsam kim bilir sen kendini nasıl hissediyorsundur.
Yanına gelip sarılabilir miyim sana?
Gel tabii, gel.
(Duygusal müzik)
Anneciğim, üzülme lütfen.
Hem ben burada kötü hissetmiyorum ki.
Ben üzülmeyeyim diye mi öyle söylüyorsun?
Vallahi bak. Hatta tam tersi.
Eski hasta hâlimi hatırlayarak...
...şimdiki sağlığımın değerini anlıyorum burada.
Şimdi tam anneannen gibi konuştun işte.
Gerçekten mi?
Evet. Gel bakalım.
Anneannen de senin gibiydi.
Bu huyunu ondan almışsın, belli.
Ne kadar kötü bir şey yaşarsa yaşasın...
...hep iyi bir taraf bulur, çekip çıkarırdı.
Tıpkı senin gibi.
-Demek ki anneannem çok iyi kalpli. -Çok.
Hatta o kadar iyi kalpli biriydi ki...
...avcunun içindeki doğum lekesi kalp şeklindeydi.
Vay be!
Kimseyi kırmaz, üzmez, ağlatmaz.
Çok mu üzüldün ben hastalandım diye?
Üzülmek ne demek!
Bu dünyada beni darmadağın edecek tek şey...
...senin başına bir şey gelmesi.
Demek ki o kadar da benzemiyorum anneanneme.
Niye öyle söyledin şimdi?
Hiç. Öylesine.
Uyuyalım mı anne?
Uyuyalım şahım.
Hadi gel. Gel bakalım.
(Duygusal müzik)
İlik nakli yarın mı?
Benim iş yarına yetişir mi?
Bugün İlyas'ı, beni tuzağa düşürmeye ikna ettiysen yetişir.
İkna mı?
Şüphen mi var oğlum?
Aramadı beni.
Sen abine güven, gerisini merak etme.
Sıfır şüpheyle yolladım herifi.
(Gerilim müziği)
Yarın Tahir'i tenhaya çekeceğim.
Mehmet'e söyleyeceğim, gelsin, işini görsün.
Bu sefer becerebilecek mi peki?
Günlerdir halledemedi çünkü.
O değil, ben halledeceğim.
Mehmet'in silahıyla Tahir'i indireceğim.
Tahir'in silahıyla da Mehmet'i indireceğim.
Sonra bunları hesaplaşmaymış gibi göstereceğim.
Ne kimse senden şüphelenecek ne de benden.
Mehmet'e dokunmamamı söylemiştin.
Ne oldu da fikrin değişti?
Hafızasının geri gelmesi.
Artık her şeyi hatırlıyor.
Her şeyi.
Bugün bana öyle bir laf etti ki...
...anladım onu.
(Geçiş sesi)
Tahir.
Tahir, yapma, yapma.
Sen benim oğluma dokundun...
...ben de senin canını alacağım.
Yapma.
Tahir!
Tahir, indir silahını.
Ciddiyim, sıkarım.
Tahir, oğlum her şey bitti.
(Silah sesi)
Bugün bana dedi ki...
..."Eğer o gün Tahir'i öldürseydim...
...işini yapan bir polis olacaktım.
Ama şimdi bir katil olacağım."
(Silah sesleri)
İn aşağı!
İn!
(Gerilim müziği)
İlyas?
Abi.
Gelme.
O gün ettiği lafı hatırlayan adam...
...bir dakika sonrasını mı hatırlamayacak? (Bip)!
(İlyas) Her şeyi hatırlıyor.
Her şeyi.
Orhan'ın kafasına sıktığını da biliyor.
Benim yanında durduğumu da.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Nasıl yani?
Bugün hatırladığını fark edince geri döndüm. Bir baktım.
(İlyas dış ses) Yanımda ağlamaktan ciğeri çıkan adam...
(Mehmet ıslık çalıyor)
...keyifle ıslık çalıyor, iyi mi!
Zannettiğimden de daha zeki bir adammışsın. Aferin.
Yalnız benim anlamadığım bir şey var.
Madem her şeyi hatırlıyor...
...niye sana böyle bir numara çekti?
Bilmem.
Bir taşla iki kuş vurmak istedi herhâlde.
Hem Tahir'den kurtulup kardeşine kavuşacak...
...hem de benden intikamını alacak.
Cinayeti benim üstüme yıkar, polisliğe geri döner.
-Seni yakacaktı yani. -Göreceğiz...
...kim kimi yakacak. Göreceğiz.
(Gerilim müziği)
(Telefon çalıyor)
Aha!
Bilmiyorum öz abinden şüphelendiğin için utanır mısın biraz?
(Telefon çalıyor)
Asla kabul etmiyorum bak, ben yapmadım, tamam mı?
(Tahir ses) Yalan, iftira, ben yapmadım.
Ne diyorsun Tahir, neyi sen yapmadın?
Artık hangi vukuat için arıyorsan beni.
Tahir lekesiz kalmaya devam edecek.
Yarın buluşmamız lazım bak, çok önemli bir konu.
İlgilenmiyorum kardeşim, tamam mı? Başkomiserinle yaşadıklarımdan sonra...
...polislerle arama mesafe koydum. Beni bir daha arama.
Ha.
Peki, Behnam Azadi'yle arandaki mesafeden ne haber?
(İlyas ses) Ondan çok hazzetmediğini biliyorum.
Bir açığını bulduk, yardımın lazım.
Muhbir miyim lan ben?
Ya Tahir...
Tamam, madem ısrar ediyorsun...
...o zaman yarın erken saatte buluşalım, tamam mı? İşlerim var.
Oğlum ameliyata girecek.
Konum atıyorum.
(Tahir ses) Yolla.
Oğlunun ameliyatı varmış!
(Telefon çalıyor)
Saniye sektirmiyor namussuz.
Efendim abiciğim?
Abi, yarın Tahir'i tenhaya çekiyorum.
Dolu gel, işini gör.
Sana güveneceğimi biliyordum.
-(İlyas ses) Konum atıyorum. -(Mehmet ses) Tamam.
Yarın ikinizi de bitireceğim.
Yarın bitireceğiz lan seni.
İkinizi de bitireceğim.
Hadi inşallah.
(Gerilim müziği)
(Kapı açıldı)
(Duygusal müzik)
Yavrumun küçücük omuzlarına kocaman bir yük koydum.
Kendime çok kızıyorum.
Kerimşah güçlü çocuk.
(Tahir) Baksana, aslan gibi.
-Eğer başka bir şansım olsaydı... -Hişt, tamam. Kendini üzme.
Annene ulaşmak için en doğrusunu yaptın.
Tamam mı? Anne aslan.
Merjan ortalıkta çok geziyor, dikkat et.
Merak etme, o bende.
Kocaman bir aile olacağız.
Sen, ben, oğlumuz, annemiz.
Kerimşah'ın amcası bile olacak.
Belki bir de bir kardeşi olur.
Yani lafın gelişi söyledim.
Demedim say, boş ver.
Artık çok geç.
Kerimşah'a bir kardeş.
Hem de dünyanın en mükemmel adamından.
Kulağa hoş geliyor.
(Duygusal müzik)
(Kuşlar ötüyor)
(Silah sesi) (Çığlık atıyor)
(Gerilim müziği)
Hayırdır?
Sen bu kadar erken kalkar mıydın?
Uyku tutmadı.
Normal. Vicdan azabındandır.
Seni bu azaptan kurtaracak bir hediye getirdim.
Al.
(Gerilim müziği)
Çöpe atmaları için kızlara vermişsin.
Allah'tan son anda fark ettim de aldım ellerinden.
Neden bunu bana veriyorsun?
Hatırlaman için Merjan.
Senin canına bedel olarak öldürdüğüm o masum adamın kanı var üzerinde.
O elbiseyi çöpe atarak günahlarından kurtulamazsın.
Ben niye kurtardın o zaman?
Sen bana hep böyle işkence mi edeceksin?
Hayır Merjan.
Aslında birbirimize ne kadar çok benzediğimizi anlaman için.
Zamanında sevdiğin adamı öldürdüğüm için benden nefret ediyordun.
Ama ben o adamı da bizim ailemizi korumak için öldürdüm.
Çünkü yaptığımız işleri polise gammazlamaya kalkan hainin tekiydi.
Gerçi senin hainlere karşı zaafın var, değil mi?
(Gerilim müziği)
Eğer Tahir'i söylüyorsan...
...artık ona sadece nefret doluyum.
Bak işte, birbirimize benzediğimiz başka bir nokta.
Bugün Farah'ın yanından bir an olsun ayrılmayacaksın.
İlik nakli gerçekleşirken hastanede olmasını istemiyorum.
Onu bir bahaneyle dışarı çıkar, tamam mı?
-Niye? -Niye mi?
Sen çok fazla niye diye sorduğunun farkında mısın Merjan?
Oysa ben sana bilmen gereken her şeyi anlattım.
Olur da aklınla duyguların karışırsa diye o elbiseyi dolabında sakla.
Sana kimin tarafında olman gerektiğini hatırlatır.
(Gerilim müziği)
Ne oldu güzelim?
Beni niye böyle alelacele çağırdın?
Bekir, ortalık çok fena karışacak.
Ortalık yeteri kadar karışmadı mı?
Baksana, dokuz ayın çarşambası birbirine girdi.
Cumartesi miydi o?
Beni dinlemiyorsun.
Sen de dinlemezsen ne yaparım ben?
Gülümse diye yaptım elma şekeri.
Ben seni dinlemez miyim! Ne oldu, söyle anlat.
Sana güvenebilir miyim?
O ne demek? Tabii ki güvenebilirsin.
Bekir, annem seninle olmamı istemiyor.
Abim de istemiyor.
(Duygusal müzik)
Bunun ne önemi var ki?
Onlar mı karar verecek? Sen karar vermeyecek misin?
Tabii ki ben karar vereceğim.
Ama ikisi de aynı şeyi söylüyor ve haklılık payları da var.
Ne gibi haklılık payları var?
Karanlık, mafyatik işleri bıraktın mı gerçekten?
Elma şekerliğinden...
...pudra şekerliğine geçtik diyorsun.
Gönül, şu tipime bak, Allah aşkına bana bir bak.
Neyime inanmıyorsun sen benim? Nasıl inanmıyorsun bana?
Bekir, inanmak istiyorum.
Zaten o yüzden çağırdım seni buraya.
Bak...
...benim abim de babam da dürüstlükleriyle nam salmış polisler.
Eğer sen bu işleri devam edersen olacakları tahmin ediyorsun, değil mi?
Şimdi gözlerime bak, inandır beni.
O zaman senin için annemle de...
...abimle de hatta babamla bile savaşırım.
Ben bu işleri bıraktım elma şekeri.
Ne zaman bıraktım, biliyor musun?
Aşkla baktın ya sen bana...
...o kadar güzel baktın ki o gün temizlendim.
Gönül...
...ben senden sonra istesem de kirlenemem artık.
Bekir, seni çok seviyorum.
Tahmin ettiğinden çok daha fazla.
Ben de.
(Müzik)
Gel bakalım.
Bekle bakalım, bekle.
Sonunu bekliyorsun, haberin yok.
Abi.
Sen geç içeri, Tahir gelir birazdan.
Hım...
İşini bilen adamın hâli başka. Altıpatlar, kovan bırakmaz.
Sen çok dava çözdün olay yerinde bulduğun kovanlarla.
Biz de dava olduk be İlyas.
-Hakkını helal et. -Helal olsun.
Sana da helal olsun.
(Müzik)
Hadi kardeşim...
...tertemiz çözelim şu işi.
(Kerimşah inliyor)
Baba.
Baba.
Baba, intihar etme.
-Baba. -Kerimşah.
Kerimşah, uyan, iyi misin?
Kâbus gördüm anne, çok kötüydü, çok.
Tamam, tamam. Bak buradayım, korkma, buradayım, yanındayım.
Ama babam yoktu, küsmüştü bana.
Bana küsmüştü. Ağlıyordu.
Bacağında hep yaralar.
Sonra büyük amca geldi.
Benim yüzümden babamın acı çektiğini söyledi.
Ona yalan söylediğim için cehenneme atacaklarmış beni.
Şahım...
...bak, rüya gördün, kötü bir rüyaydı. Geçti bitti, ben buradayım.
Ama ben babama yalan söylemek istemiyorum.
Onu yine üzüp ağlatmak istemiyorum.
Hem babam ilik verince anneanneme nasıl kavuşacağız ki?
Hani güvenecektin bana?
Hani ben sana bunu daha sonra anlatacaktım?
Şimdi anlat anne, şimdi anlat.
Hem bana yalan söyleme, kötüdür diyorsun...
...sonra da babana yalan söyle diyorsun.
(Müzik)
Bana Behnam diyorsan gelmemek olmaz, değil mi?
Geldim, buradayım.
Ee, ne konuşacağız?
Bunlar böyle ulu orta konuşulacak şeyler değil yani, içeri geçelim.
(Gerilim müziği)
Evet, dinliyorum seni, hadi.
-Ne oluyor lan? -Sessiz kal, kafana sıkarım.
Hişt!
Ne oluyor?
Benimle derdin ne?
Seninle derdi olan ben değil, bir başkası.
Abi gel, her şey kontrol altında.
Ne oluyor lan?
Neyin tezgâhı lan bu, ha?
Neyin tezgâhı lan bu?
Tahir Lekesiz.
Sen benim...
...kaderimin karanlık yüzüsün.
Şimdi benim silahım da senin kaderinin kalemi olacak.
Ve son sayfanı yazacak.
(Gerilim müziği)
Bugün biri ölecek oğlum.
Ama ölen kişi kardeşim olmayacak.
Silahı indir abi.
(Gerilim müziği)
İndir silahı.
Dur bak, konuşalım, tamam mı?
Bir sakin ol. İndir şu silahı bir.
Yok, ben yapamayacağım ya.
(Gerilim müziği)
Dert değil abi, ben hallederim.
Vallahi mi?
Ederim abi.
Sağ ol canım benim.
Senden aldığım silahla Tahir'i öldüreceğim.
Tahir'den aldığım silahla da seni öldüreceğim.
-Ne? -Evet.
Ne diyorsun lan?
Yani sen Tahir'i öldürdükten sonra normalde seni öldürecektim ama...
...iş başa düştü.
Sana abi dedik ama sen bizi (Bip) Mehmet!
-(İlyas) Her şeyi hatırlıyorsun! -Hayır.
(İlyas) Hatırlıyorsun!
Orhan'ın kafana sıktığını da hatırlıyorsun!
Benim yanında durduğumu da hatırlıyorsun!
Yapma be oğlum, delirdin mi sen? Ne hatırlaması lan?
Ya bana Ali Galip’e çektiğin operasyondan bahsettin ya!
Hani şu kafana sıktıkları gün çektiğin operasyon!
Ne dedin? "Eğer o gün Tahir'i öldürseydim...
...işini yapan bir polis olacaktım.
(İlyas) Ama şimdi katil olacağım."
O gün söylediği cümleyi hatırlayan adam...
...bir dakika sonrasını mı hatırlamıyor? Yemezler, hayvan terli!
-Ya... -İlyas kardeş.
Şunu bir indirsen de bir konuşsak, ha?
Ulan sen hayatını bana borçlusun, biliyor musun? Nankör!
Orhan baba hastanedeyken kafasına sık dedi. Ben sana kıyamadım.
Kıyamadın mı?
Havlama lan!
Madem kıyamadın, kafama sıkmadan önce kurtaracaktın beni.
-Kızdırmasan mı artık şu herifi? -Ya bırak!
Ne?
Orhan, haydutları maaşa bağlayıp, tezgâh kurmadı mı?
Eğer kafama sıkmasaydınız ekmeğinize mâni olacaktım, değil mi?
Adam olsaydın sen de nasiplenirdin o paradan!
-Öyle mi? -Sana mı düştü lan ahlak bekçiliği?
Bu devirde götüren kral oğlum!
Senin gibi herifler de açlıktan ağızları kokarak geberip gider be!
Orhan'ı da sen öldürdün, değil mi lan?
İlla öldürteceksin değil mi kendini?
Ah.
Hiç bana öyle bakma yavru kedi gibi.
Ah be abi, ah be abi, sen bu zekâyla nasıl polis oldun?
Ah be abi, ah benim aslan abim, ah be abi.
Abi mi?
-Abi, abi mi dedi o sana? -Evet.
Abi mi?
Abi dedin?
Biliyor muydunuz lan siz abi kardeş olduğunuzu?
Bak, bildiğimizi bildiğini biliyor artık.
Canım ne biliyorsa bilsin.
Çok güzel söyledin abi diye, bir daha söyle bakayım.
Yok, demeyeceğim. Havamda değilim artık.
Peki.
Ne oluyor lan?
-Bu kesin sıkar ha bize. -Yok, sıkmaz. Korkma, bir şey olmaz.
Adamın elinde iki tane silah var, görmüyor musun?
Öyle mi diyorsun? Hım?
Lan ne oluyor?
Niye sıkmıyor hâlâ?
Çünkü merak ediyor ne olduğunu, hikâyeyi merak ediyor, anlatayım mı?
Hani senin şüphelendiğin o laf var ya, abim bunu sana bilerek söyledi (Bip)!
Ben anlatayım, şimdi, sen bizden kıllansaydın bizi öldürecektin ya...
...plan da şuydu. Yani sen kıllanacaksın...
...ama biz senin kıllandığını anlamayacağız.
Bu da anlamadığını anlamadı durumu.
Bitti lan, bitti. Hikâye bitti. Bu kadar, anla.
Ulan ben sizin var ya...
Ah!
Silahta kurusıkı olduğunu da anlamadı.
Biraz şuursuz tabii.
(Gerilim müziği)
At silahını İlyas! Yolun sonu!
At, at, at. At, çıkar onu at.
At.
(Gerilim müziği)
Yüz karası!
(Gerilim müziği)
Yürü hadi!
(Kapı vuruldu)
Müsait değil miydin kızım?
Çıkıyordum aslında.
Ee... Kerimşah'ın yanına, hastaneye gideceğim de.
Kızım bak, iki gündür yüzünü görmedim. Zaten konuşamadık şeyden sonra da.
Nasır'ın ölümünden sonra.
Yok, abimin gidişini kastettim.
Sonra konuşuruz babacığım.
Ben de çıkıyorum zaten, hadi.
(Gerilim müziği)
Merjan, sen ne yaptın?
Merjan, sen ne yaptın?
Baba...
Bu kıyafeti niye saklıyorsun sen?
Yıkamak için.
Yapma Merjan.
Bu abimi öldürmeye çalışan adamın kanı.
Bu kıyafeti giyinmeyeceksin herhâlde.
Sen yaptın.
O adamla evleneceğime ölmeye razıydım.
Değildin kızım.
Razı değildin.
Ölmeye razı olmadığın için Farah'ın üstüne yıktın.
Sen bana hep iyi insan olmayı öğrettin.
Ama kötülerle nasıl başa çıkılır, hiç onu söylemedin.
Biz seninle hep kaçtık.
Sana engel ol dedim, olmadın.
Durdur dedim, durdurmadın. Benim başka çarem yoktu.
Bu günah ikimizin baba.
Sakın sadece beni suçlama.
(Hüzünlü müzik)
Sağ ol Lekesiz, aramızdaki çürük yumurtayı bulmamıza yardım ettin.
Ne demek, vatandaşlık görevi diyelim.
Yalnız amirim...
...bunların Behnam denen haydutla da iş birliği yaptığını düşünüyorum.
Ayrıca başka adamlar da var.
Sen bana işimi mi öğretiyorsun?
Estağfurullah canım, ne haddime.
Yok yok, bayağı bayağı akıl veriyorsun.
Kendi işini kendin yap aslanım.
Al bakalım kimliğini Mehmet Başkomiser.
Silahını da emniyetten teslim alırsın.
Bu operasyon sende, ne gerekiyorsa yap.
Hakkını helal et. Günahını aldık.
-Tekrar aramıza hoş geldin. -Hoş bulduk.
-Tebrikler Mehmet Başkomiser. -Eyvallah.
Bakayım.
Vay, çok havalı, havalı, güzel.
Hadi bakalım, hayırlı olsun.
Niye haber vermedin tuzak diye?
Müdür telefonlarımızı aldı. Yanından hiç ayırmadı.
Hadi çöz de şu kelepçeleri, gidelim biz de işimize gücümüze bakalım.
-Beni de yakarsın abi. -Yakarım.
Çözmezsen yakarım.
Ters kelepçeyle alırlar seni.
(Gerilim müziği)
Şunu da hallet, çabuk.
Hadi, hadi, hadi.
Şimdi sıra Behnam'ı tutuklamakta.
Polisliğe döndükten sonra ilk tutuklaman bence çok konuşulacak.
Kesinlikle.
Gel, gel, gel! Benim arabaya gel. Koş!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-(Mehmet) Bas! Kaçacak namussuz. -(Tahir) Kaçamayacak. Önüne çıkacağım.
(Mehmet) Sana güveniyorum.
Surat ifaden öyle söylemiyor ama neyse.
Behnam Bey, İlyas açığa çıktı.
(Erkek ses) Tahir'le Mehmet, İlyas'a tuzak kurmuş. Birlikte hareket ediyorlar.
Kardeş olduklarını öğrendiler demek.
Allah kahretsin!
Allah kahretsin!
Vera!
Vera!
Bugün Tahir denen o herifi hastaneden uzak tutacaksınız.
Ortalıkta dolanmasın, anlaşıldı mı?
Alalım diyeceğim ama amcanızdan ötürü elimiz kolumuz bağlı.
Tahir'i ben hallederim.
Hastaneden uzak kalmasını sağlarım.
Nasıl yapacaksın?
Nasılı da bana kalmış.
Kimseye borçlu kalmak istemem.
(Gerilim müziği)
Bekle gör, bekle gör.
Emin misin buradan geleceğine?
Bak hâlâ inanmıyorsun.
İnanmıyor değilim de...
...pek emin olamadım.
Sen benim kaderimin karanlık yüzüsün Tahir.
(Tahir) Bu silah senin kaderinin kalemi derken...
...hadi itiraf et, çalıştın değil mi bu lafa?
Ne oldu (Bip)?
Ne biçim konuşuyorsun lan abinle!
-Aa! -Yuh! Koca arabayı vuramadın.
Bak, gör, gör, gör.
Karavana.
(Gerilim müziği)
-İn lan aşağı! İn! -İn lan!
İn lan aşağı!
(Tahir) Gel lan buraya!
-Ne yapayım lan ben sana şimdi? -Abi, yapma.
-Abi deme lan! -Abi, yapma.
-Abi deme! -Abi, yapma.
(Tahir) Getir lan şu elini!
Vay be.
40 yıl düşünsem var ya, şu kelepçeyi takacağım aklıma gelmezdi.
Al ikisini!
(Gerilim müziği)
Yürüyün hadi!
Yani senden de iyi polis olurmuş.
Yalnız olayın bu tarafında olmak iyiymiş, böyle bir iyi hissettirdi.
Böyle bir iyi geldi.
(Gerilim müziği)
Şahım, oğlum.
Yeter artık, ağlama. Bak, beni üzüyorsun böyle.
Babam da üzüldü. Hem de nasıl ağladı, biliyor musun?
Ama ben ona ağlama, hasta değilim diyemedim.
-Yalan söyledim. -Şahım...
...baban bize daha büyük yalanlar söylediği için...
...bunu yapmak zorunda kaldık şahım.
Ne yalanı anne, hangi yalan, ne yalanı?
-Ha? -Şahım...
...sana iliği verip seni iyileştiren baban değil.
Anneannendi.
Yıllardır onu bir yerde kapalı tutuyor.
Bu yüzden onu kurtarmak için bunu yapmak zorunda kaldık.
Baban, anneanneni buraya getirecek.
Tahir ve ben anneanneni kurtaracağız.
Hayır anne, bu gerçek olamaz. Benim hayatımı babam kurtardı.
Bana iliğini o verdi. Sen yanılıyorsun.
Keşke yanılıyor olsaydım Kerimşah.
Keşke baban bu kadar vicdansız olmasaydı.
Seni üzmemek için söylemedim ben.
İnanmıyorum sana, hep yalan söylüyorsun.
Bir Tahir abim kötü diyorsun, bir iyi diyorsun.
Önceden babamın iliği diyordun, şimdi anneannemin iliği diyorsun.
Babam kötü biri değil. Beni babam iyileştirdi.
(Hüzünlü müzik)
(Gerilim müziği)
Kızımı, torunumu gösterecek misiniz?
(Gerilim müziği)
Asla çıkmayacağım lafınızdan, çıkar mıyım hiç?
Bir kerecik gösterseniz.
(Gerilim müziği)
Gel benimle.
Uzaktan da olsa bir kerecik görsem tamam olacağım.
Bir daha hiç laf etmeyeceğim, eder miyim?
Bin.
(Gerilim müziği)
Geç.
(Kuşlar ötüyor)
Oğlumun hayatı sana bağlı.
Torunum için canım feda.
Uzaktan da olsa onları bir kerecik...
Hangi hakla?
(Behnam) Hı?
Yıllarca değişirsin diye bekledim. Belki vicdanın konuşur diye bekledim.
Ama kızının nereye kaçtığını hiçbir zaman söylemedin.
Susarak sen de onun kötülüğüne ortak oldun.
İyi bir anne olduğunu düşündün belki...
...ama bence sen sadece korkaklığını ve bencilliğini gösterdin.
İyi ve kötü arasındaki sınır bazen kayboluyor Gülsima.
Senin sessizliğin benim acımı derinleştiren en büyük kötülük oldu.
Sen de bir annenin çocuğusun.
Rahşan olsa sessiz kalabilir miydi?
Bir anne çocuğuna kıyar mı sanıyorsun?
Sen Farah'a ne yapacağımı düşünüyordun, ha?
Köpek gibi sevdim ben onu, köpek.
Âşıktım.
Hayır.
Gerçekten âşık olsan böyle olmazdı.
Her duygunun bir tersi var.
Senin sevgin, nefretin...
...iyiliğin kötülüğe dönüşmüş.
Ama aşkın zıttı yok. Aşkın tersi de düzü de aşk.
Sende bu eksik.
Hem kendi içinde hem başkalarına karşı.
Ölmeye hazır gibi konuşuyorsun.
Başım gözüm üstüne.
Sana kızıyorum sanma.
Senin sayende ben kızım için neler yapabileceğimi öğrendim.
İnşallah...
...bir gün senin de kalbin yumuşar. -Yeter!
Sessizliğin daha hayırlıymış.
Vay be!
Kardeşine bak.
Kardeşi abisini polisliğe geri döndürdü.
Sebep olduğumuz derdi çözdük diyelim Akbar meselesini.
Evet.
Dışarıda ne konuşuyorlar, biliyorsun değil mi?
Ne konuşuyorlar?
Mafyanın abisi polis.
-Yalnız bilmedikleri bir şey var. -Neymiş?
Senin bu işlerden elini eteğini çektiğin tabii.
Aynen.
Sen Behnam'ı tutukla...
...normal ve sıradan hayatıma direkt yatay geçiş yapacağım.
Tahir Lekesiz, hakkında suç duyurusu var.
İran Konsolosluğu'nda görevli Akbar Azadi'yi...
...kişisel çıkarların uğruna riske atmışsın.
(Gerilim müziği)
Polisle çalıştığımı ifşa eden bu adam Müdür Bey.
Her şey onun yüzünden oldu.
(Tahir) Akbar Efendi...
...hayırdır, durdun durdun da şimdi mi aklına geldi? Ne oldu, bir de bakayım.
Sana herhangi bir şey açıklamak zorunda olduğumu zannetmiyorum.
Mehmet Başkomiser, ne kadar polis olduğunu göster bakalım.
Arkadaşı gözaltına alıp savcılığa sevk edelim.
(Mehmet) Gel bakalım.
Tahir Lekesiz. Gel bakalım.
Şu an konuşmama hakkımı var ya, sonuna kadar kullanacağım, tamam mı?
Çünkü söyleyeceklerimi duymak istemezsin Mehmet Başkomiser, tamam mı?
Gel, hadi, yürü.
İşine gelince konsolos, işine gelince aile işi.
Konuşacağız seninle, konuşacağız, dur.
Yürü hadi, yürü!
Polisliğe geri döndükten sonra ilk tutuklaman...
...çok konuşulacak derken bunu kastetmemiştim.
Ne yapayım oğlum, başka şansım mı vardı?
Yaktın beni, yaktın. Bak Behnam'ı tutuklamak için elimizdeki...
...son şansı kaçırmak üzereyiz. Bir şey yapman lazım.
Ne yapayım oğlum?
Farah'a annen yaşıyor dedim, tamam mı?
Ölmüş annesinin yasını tutan kız şimdi...
...annesine kavuşmanın hasretiyle yanıp tutuşuyor.
Bak, bugün Farah'ın annesini kurtaramazsak...
...kız ikinci kez annesini kaybetmiş olacak.
-Tamam, bir sakin ol. -Sakin falan olamam, tamam mı?
-Bak, yakar yıkarım! -Tamam.
Oğlum Tahir Lekesiz bak, senin kaderin bu işte!
-Yürü! -Senin kaderin bu işte!
Neyi zorluyorsun?
Kerimşah, yapma böyle artık.
Kırıldın, anlıyorum ama beni de anla.
Ben sana yalan söyler miyim hiç?
Söylemezsin ama yanlış biliyorsun belki.
Kim söylediyse o kandırmıştır seni.
Anneanneni görünce ikna olacak mısın?
Anneannemi görmeyeceğim.
İliğimi o vermedi, babam verdi. Anlıyor musun beni?
Kerimşah.
Of oğlum ya.
(Kapı vuruldu)
-Günaydın. -(Farah) Günaydın.
Heyecan var mı bakalım?
Heyecan bizde hiç eksik olmaz ki.
-Donörümüz gelmedi mi henüz? -Hangi donör?
Hangi donör olacak Kerimşah? Baban tabii.
İşte tam da bundan bahsediyordum anne.
Biz dışarıda konuşalım mı? Kerim.
Dışarıda konuşalım.
Geliyorum Kerim.
Behnam gelmek üzeredir. Doktoru karşılamaya gitti.
Bu formları doldurması lazım. Daha önce geçirdiği...
...ciddi rahatsızlıklar, kullandığı ilaçlar gibi.
Kullandığı ilaçları bilmiyorum ama...
...iki kere kalp ameliyatı oldu, yani onu not alabilirsiniz.
Sana da demiştim ya hatta.
Çok şakacısınız hanımefendi.
Evet, öyledir, öyledir.
Biz de ona çok gülüyoruz, çok şakacıdır.
Şakacı derken?
Kalp hastalarından ilik nakli yapılmaz ya hani.
Ben formu doldurtacağım. Merak etmeyin lütfen.
Tamam.
(Aksiyon müziği)
Bak, beni buradan çıkmam lazım. Bak, bir şey yap, bir şey.
Bak, vakit yok.
Başkomiser, vakit yok, duyuyor musun? Bir şey yapman lazım.
Abi!
Abi!
Bir şey yap!
(Aksiyon müziği)
Allah'ın cezası yiyeceksin sen benim ömrümü, çok belli.
-Ne var? -Bade, sana acil ihtiyacım var.
Tabii geleyim. Bütün kurşunları dökeceksin, sayacaksın yine önümde.
-Mesele öyle değil, bir dinle kızım. -Asıl sen beni dinle.
Git mayası düzgün birini bul, o gidersin senin ihtiyacını, tamam mı?
Tahir nezarette, acilen çıkartmamız lazım.
Farah'ın annesini kaçıracağız. Emniyete gel.
Nasıl ya? Kim soktu nezarete?
-İlyas (Bip) mi yaptı yoksa? -Yok.
Ben tutukladım.
(Gerilim müziği)
Ne olduğunu anlatacak mısın yoksa ben Behnam'ı mı arayayım?
Behnam'a yalvarırım hiçbir şey söyleme.
Eğer Behnam'a söylersen annemin ölmesine sebep olursun.
İyi de annen zaten hapishanede ölmedi mi senin?
Evet, ben de öyle biliyordum.
Ama yıllarca Behnam'ın esiriymiş annem.
Kerimşah'a iliği veren, onu iyileştiren de Behnam değil, annemmiş.
-Sen bunu nereden öğrendin? -Tahir söyledi.
-Bendeki de soru! -Behnam'ın İran'daki hücresinde...
...annemin başörtüsünü bulmuş.
Kalp krizi geçirdiğini öğrendiğinde...
...yaşadığın şokun sebebi buydu.
Bak, benden de Tahir'den de nefret ettiğini biliyorum.
Ama şu anda söz konusu olan...
...yıllarca acı çekmiş masum bir kadının hayatı.
(Farah) Yalvarırım Behnam'a bir şey söyleme.
Onun vicdanı yok, onun acıması yok.
O adamı gözümüzün önünde nasıl öldürdüğünü hatırla.
Aynı şeyi anneme de yapmasına sebep olma, yalvarırım.
Ya sen beni nasıl bir insan sanıyorsun?
Ama bu konuda senin yanındayım.
Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
Anneciğim! Anne! Bir gelir misin?
Ben bir Kerimşah'a bakayım.
(Müzik)
İyi misin oğlum, iyi misin?
-Geçmiş olsun, hadi bitti gitti. -Harbi mi?
Harbisi de mermisi de bu aslanım.
Ama...
...az önce o mermiyi harbiden benim kalbime sıktın.
Ne lan milletin içinde anlamadan, dinlemeden gider yapıyorsun bana!
Taktın anında bileziği sen de! Pek hevesliymişsin.
Oğlum, amir gözümün içine bakıyor orada.
Allah Allah! Ne diyeceğim yani? Azıcık güvensene abine.
Pardon.
"Pardon."
Yazıklar olsun.
Ay, tamam. Dışarıda mı cilveleşseniz acaba?
Bak Tahir, bu işten sıyrılmış sayılmazsın, tamam mı?
Dava olduğu gibi devam edecek.
Sadece tutuksuz yargılanacaksın, anladın mı beni?
Tamam, ben çıkayım da olur mu?
Bak Tahir, mahkemeye gelmezsen beni yakarsın. Zor ikna ettim savcıyı.
Dava falan neyse hepsine gireceğim, tamam mı? Söz, çıkayım.
Tamam hadi, imzala evrakları. Kurtaralım Farah'ın annesini.
Nereyi imzalayacağım?
(Müzik)
Hadi gidelim.
Ne oldu burada?
Saf duygularım kirlendi.
-Aa! Çekilecek çilem varmış ya. -Senin mi, benim mi ya!
Hadi abi, hadi!
Ateşin de yok, değil mi? İyisin.
(Merjan dış ses) Niye kurtardın o zaman beni?
Sen bana hep böyle işkence mi edeceksin?
(Behnam dış ses) Hayır Merjan. (Geçiş sesi)
Aslında birbirimize ne kadar çok benzediğimizi anlaman için.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi) Olur da aklınla duyguların...
...karışırsa diye o elbiseyi dolabında sakla.
Kimin tarafında olman gerektiğini hatırlatır sana.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Gerçekten mi? Annemin hayatını senin olmayan...
...vicdanına bırakacağımı mı düşündün?
-Ah! -Geç içeri, geç şöyle!
Buyurun, böyle devam edelim.
(Müzik)
Niye buraya geldik?
Nakli gerçekleştireceğiniz hastanızı görmek istersiniz diye düşünmüştüm.
Gerek yok, geçelim ameliyathaneye.
Ben görmek isterim aslında.
Geç kalıyoruz, olmaz.
Ne olacak canım, buraya kadar gelmişken.
Bu yaptığının bedelini ödeyeceksin.
Hem de hiç pişman olmadan.
(Duygusal müzik)
Kerimşah, bak sana kimleri getirdim.
Nakli gerçekleştirecek İranlı meslektaşlarım.
(Duygusal müzik)
Ne tatlı bir çocuksun sen.
Ne güzel bir çocuksun sen.
Geç kalıyoruz, gidelim.
(Duygusal müzik)
Anneanne.
Ne yapıyorsun sen ya, delirdin mi?
Ben anneme kavuşana kadar...
...sen burada kilitli kalacaksın.
Sen öyle san!
Ah!
Ah!
Sen nasıl bu kadar acımasız olabiliyorsun?
Bu kadar vicdansız olmayı nasıl başarıyorsun?
(Gerilim müziği)
Her şeyi Tahir yüzünden yapıyorsun, değil mi?
Eğer annemin kılına zarar gelsin...
...bütün bunları senden bilirim, duydun mu?
(Merjan) Pes ediyorum! Bırak!
Babam yalancı.
(Hüzünlü müzik)
(Siren çalıyor)
Yenge, hayırdır, savaştan çıkmış gibisin?
Asıl savaş şimdi başlıyor. Behnam geldi mi?
Geldi. Bir de bir İranlı doktor ekibiyle Kerimşah'a baktılar.
Merjan her şeyi biliyor. Temizlik odasına kilitledim onu.
Annem gelene kadar onu orada kilitli tut.
Tamam yenge.
Sen de Kerimşah'a göz kulak ol, kimse girmesin içeri.
Ortalık çok fena karışacak.
-Tahir. -Hadi seni annene kavuşturalım artık.
Biz anneni alınca Mehmet de Behnam'ı tutuklayacak.
-Tamam, hadi. -İyi de annesi ortada yok Tahir.
Ben sabahtan beri aşağıdayım, bir tane bile hasta girişi olmadı.
Tarife uygun hiçbir hasta girişi yok. Olsaydı görürdüm zaten.
Ya hiç gelmediyse hastaneye?
Belki de hasta olarak girmedi.
Annem burada.
Behnam'ın getirttiği İranlı doktorların arasında.
Annem torununu gördü.
O zaman nereye bakacağımızı biliyoruz.
-Ameliyathaneye. -Hadi.
(Gerilim müziği)
-İlik alındı mı? -Alındı efendim.
Güzel.
Kadını İran'a götürün, hemen.
(Gerilim müziği)
Az kaldı küçük dev adam. Sayende Farah, annesine kavuşacak.
(Gerilim müziği)
Kerimşah.
Kerimşah, ne oldu?
Siz burada bekleyin.
-Tahir, annem yok. -Nerede lan Farah'ın annesi?
Bu numarayı anneni buraya getirtmek için yaptın, değil mi?
-(Behnam) Kerimşah hasta değildi. -Kes lan! Farah'ın annesi nerede?
Neden bahsettiğini bilmiyorum.
Seni gebertirim! Annemin nerede olduğunu söyleyeceksin!
Annen öldü Farah, hatırlamıyor musun?
Yoksa sen de bu herifin abisi gibi hafızanı mı yitirdin?
Seni gebertirim diyorum. Annemi bana vereceksin.
Allah versin.
Diğer ameliyathanede, koridorun sonunda.
Koridorun sonundaki ışık olmasın o?
Şuna narkoz verin, ayılmasın.
(Gerilim müziği)
Adil abi bak, anneannemi kaçırıyorlar.
Lan! Hey, hey!
(Gerilim müziği yükseldi)
Korkma anneanne, babam bir daha sana asla zarar veremeyecek.
Ben varım.
Yok annem Tahir, yok. Behnam elimden yine bir daha kaçırdı.
Asla kavuşamayacağım anneme.
(Hüzünlü müzik)
(Gülsima) Kerimşah.
Burada kimse bulamaz seni, korkma.
Annemi bekleyeceğiz.
Seni görünce çok sevinecek.
(Kerimşah) Çok, çok, çok seviyor seni.
(Behnam) Kerimşah!
Kerimşah!
Gitme, sakın.
Sakın gitme.
Babam seni görmemeli.
Korkma, olur mu? Kurtaracağım seni.
Sakın, gitme.
Gitmezsem babam odaya girer, seni görür.
Gitme.
Babam sana eziyet eder yine ama bana eziyet etmez.
-Kızar en fazla. -Hayır.
Gitme, gitme, gitme.
(Gerilim müziği)
Anneme onu çok sevdiğimi söyle.
Kerimşah!
(Gerilim müziği)
Annenle bir olup bana yalan söyledin oğlum.
Çünkü sen çok kötü birisin!
(Gerilim müziği)
Kerimşah!
Kerimşah!
(Gülsima inliyor)
(Gerilim müziği)
Bodrum katındaki otoparktan kaçırmış olmasın?
Polisler bakıyor şimdi oraya.
Ee, Adil nerede?
Jaluziler de kapalı.
-Kerimşah... -Farah, dur.
Farah, dur.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Farah.
Anne!
Anne!
Anne!
(Duygusal müzik)
Anne, yaşıyor musun? Gerçekten burada mısın?
Farah.
Şükürler olsun.
Şükürler olsun.
İyi misin?
Anne, Kerimşah nerede?
(Hüzünlü müzik)
Bana yalan söyledin.
Babana. Neden Kerimşah?
Çünkü senden nefret ediyorum.
(Hüzünlü müzik)
(Farah) Anne, Kerimşah nerede?
Gitti.
(Gülsima) Beni kurtarmak için.
Gitme dedim, gitme dedim. Gitti.
(Gülsima) Dinlemedi.
Gitme dedim. Behnam'la gitti.
Mâni olamadım, olamadım.
Behnam'la gitti.
Öldün sen Behnam, öldün sen!
Oğlum.
Oğlum.
(Hüzünlü müzik)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Gülay Yılmaz - Büşra Taşcıoğlu...
...Eylül Yılmaz - Bülent Temür
Editör: Beliz Coşar
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.