Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Binden fazla yýl önce Sibirya'nýn geniþ ovalarý üzerinde yaþayan...
bölünmüþ göçebe kabileler arasýndan bazý insanlar, Batý'ya yayýldýlar..
Ve adýný terörle yazdýran bir gurup vardý : TATARLAR
Gaddarlýklarýyla her engeli aþan, barbar ve acýmasýz bu atlýlar...
Rusya'ya yayýldý ve her tarafý berbat bir yýkým ile doldurdu.
Tek arzularý fethetmekti...
Onlar þimdi güçlerini yýðdýklarý Volga kýyýlarýnda...
yerleþmiþ bir durumda yaþamaktalar.
Ama ayný nehir üzerinde yaþayan baþka insanlar da vardý : Vikingler...
Fethettikleri Kuzey topraklarýnda, þimdi tarým ve ticaret uygulanmaktaydý.
Ýki halk arasýndaki düþmanlýk, ýrk ve kültürden kaynaklanýyordu...
Her zaman tehdit mevcuttu. Ve çatýþma kaçýnýlmazdý...
Ama kahraman Viking direnci Tatarlarýn istilasýna karþý bir kalkan olacaktýr...
Türkçe Altyazý SELAMÝ DEMÝR 17.03.2013 ANTALYA
Bir gemi! Bir gemi geldi.
- Oleg Vikinglerle geldi. - Çok iyi. Gidebilirsin.
Müzik çalýn !
Samia! Buraya gel!
Samia, kýzým... Oleg geliyor. Hazýrlan ve çabuk geri gel.
- Herþey hazýr mý? - Evet, Togrul.
Ondan yardým talep etmeyi düþünüyor musunuz?
Talep? Ona ikna edici þeyler söyleyebilirim.
Hoþgeldin, Oleg! Herzaman seni görmekten mutluyuz.
Biz de size saygýlarýmýzý sunuyoruz, Togrul.
- Bu benim kýzým, Samia. - Seninle tanýþtýðýma memnun oldum. Benim için bir onurdur.
O çok güzel.
Kardeþim, Erik..Benimle olmak için Kuzey'den geldi.
O da hoþgeldi.
Onlarýn ateþinin kötü ruhlarý kaldýracaðýna inanýyoruz.
Bu hediyeleri kabul edin, benden ve kardeþimden !
Görkemli ! Sana ve kardeþine teþekkür ederim.
Kutuyu getirin!
Oraya koy!
Oleg, uzun süre beklediðimiz gün artýk geldi.
Burundai neredeyse hazýrlýklarýný tamamladý.
Döndüðümde, biz Slav kabilesine saldýracaðýz.
Senin gemiler ile bizim adamlarý nehirde taþýmamýza izin verirmisin?
Yardýmlarýnýz önünüzdeki altýnlarla ödenecektir.
Bu size yaptýðýmýz büyük bir tekliftir. Zaferimiz baþarýsýz olamaz!
Onlarýn yýkýmý tamamlanmýþ olacaktýr.
Halkým ve Slav kabilesi arasýnda kan baðý ve bir dostluk anlaþmasý vardýr.
Yüzyýldan fazla zaman aramýzda savaþ olmamýþtýr...
Ve sen onlara saldýrmak istiyorsun.
Benim yardýmýmla onlarýn hepsini katledeceðini umuyorsun.
Böyle bir ihaneti karþýlayacak hiçbir altýn miktarý yoktur.
Biz bu topraklarda sizinle beraber...
dostluk içerisinde yaþýyoruz.
Yýllardýr karþýlýðýnda bir þey istiyorlar...
Bu bizim ilk isteðimiz... Ve bana ihanet konuþmak?
Bu ihanetten bile daha kötüdür.
Bu korkakça bir istek, sýradan deðersiz insanlar için.
Gidelim, Erik!
Sana lanet olsun!
- Al bunu! - Dikkat et, Oleg!
- Durun' - Býrak onu!
Benimle gelin!
- Babam! - Gidelim! Atlara!
- Kýzý alýn! - Haydi! - Hayýr! Hayýr!
Býrak beni! Hayýr! Býrak beni!
Hayýr! Býrak beni!
Chu Ling... Samia'yý sana emanet ediyorum!
Onu kurtar ve geri getir.
Ýntikamýn alýnacak, Togrul!
Herkes atlara! Peþlerinden!
Samia'yý kurtaralým!
- Kapýyý açýn! - Açýn!
Tatarlar bize saldýrdý.
Bizimkilerden bazýlarý öldürüldü.
Togrul, onlarýn þefi, öldü.
Bu onun kýzý, Samia.
O bizimle kalacak, güvende ve saygýlý, böylece onlarýn ordularý bize saldýrmayacaktýr.
Erik!
Lusca'ya götürün.
Sembolü getirin.
Uyanýk kalmamýz gerekiyor.
Benim iznim olmadan yaprak kýmýldamayacak!
Tucran!
Al bunu, Slavlarýn þefine götür.
Tatarlarýn saldýrmaya hazýrlandýklarýný söyle.
Ve onlarýn desteðine ihtiyacýmýz olduðunu söyle.
Gel, Helga.
Hayýr!
O vahþi ve hain, babasý gibi!
Ýþte, korkusu yoktur.
Katil! Ben çok iyi " korkulacak þey" demeyi bilirim.
Ama sen, Vikinglerin onurunun ne demek olduðunu öðreneceksin.
Lusca seninle ilgilenecek.
Dikkatli ol, onu gözden kaybetme!
- Haberler nasýl? - Ýyi ve kötü, Burundai.
Sana, yüce komutan.
Hakimiyetin uzun ve þanlý olsun!
Ama sonra....
Togrul!
Kardeþin Vikingler tarafýndan öldürüldü.
- Kim buna cesaret etti? - Oleg tarafýndan.
- Oleg? - Evet, ve Samia'yý esir aldý.
Onu yok edeceðim... Oleg. Yemin ederim.
Ve onunla... Bütün halkýný.
Chu Ling!
Chu Ling...
Sen benim kardeþimin bilge danýþmanýydýn.
Þimdi bana öðüt vermek zorundasýn.
Ýstediðim... Kalesini yeryüzünden yoketmektir.
- Samia'nýn yaþamýna deðse bile. - Beklemek, Burundai, en iyi taktiktir.
- Viking kardeþimi öldürdü! - Ama Samia kardeþimin kaný!
Ve Büyük Han ona evlilik sözünüzü unutmayýn.
- Bekle, Burundai! - Ben senin Han'ýným, Chu ling... Dikkatli ol!
Ben senin Han'ýným.
Onurlu Hanýmýz! Onurlu Hanýmýz.
Onurlu Hanýmýz.
Oleg bunu gönderdi.
O büyük Þefin kýzýna iyi muamele edilmesini emretmiþti.
Babamý öldüren birinin hediyesini kabul etmiyorum.
Oleg!
Erik kesinlikle güçlü deðil...
Ama çok çevik.
Oraya git ve hýzla ona tutun. Eh?
Patlat! Al bunu! Ölüm!
Aferin. Ne savaþçý ama !
Bize saldýran Tatarlara yazýk olacak.
Oleg, þimdi ne olacak?
Sakin ol! Þimdi Togrul öldüðüne göre...
onlar yine savaþ planlarýna dönecekler.
Grisha'yý alýp büyükbabasýna götüreyim mi?
Burasý yetim bir çocuk için pek uygun deðil.
Evet, ama burada bizimle birlikte güvende olacak. Biliyorsun...
Ayrýca... Onsuz nasýl kaleyi yöneteceksin?
Tatarlara ölüm!
Git, ve yakýnda geri gel!
- Hoþçakal, Erik. - Hoþçakal, Helga.
- Tanrýlar size eþlik edecek. - Güle güle, Grisha.
Güvenli bir yolculuk yap! Seni, en iyi kaptanýma emanet ediyorum.
O cesur ve deneyimli.
Ben çok üzgünüm.
Evlendiðimizden bu yana ilk defa ayrýldýk.
Bu kýsa bir süre olacak, sonraki buluþmamýz daha sevindirici olacak.
Oleg, tanrýlara meydan okuma.
Þimdi git.
- Gözlerin üzerinde olsun, Sven. - Kesinlikle Oleg... Yelken indirin!
Oleg'e bir ceketmi dikiyorsun?
- Evet, onun için çalýþmak beni rahatlatýyor. Hasreti az hissediyorum. - Anlýyorum.
- Rüzgarýn devam edeceðini ve daha hýzlý seyahat edeceðimizi sanýyorum. - Bende öyle umuyorum.
Keþke geri dönüþ yolunda olsaydýk.
Küreklerle zor! Haydi!
- Bu kalede çürümektense savaþmak daha iyidir. - Haklýsýn.
- Uzakta sahilde gölgeler gördük. - Bu da nedir?
Belki de Tatar izcileri buraya ulaþmýþtýr.
Nöbetçileri fazlalaþtýrýn ve Samia'nýn odasýna muhafýz gönderin.
Þüphesiz, Tatarlar !
O öldü... Lanetliyorum!
Uyanýk iki adam koy! Sen, parmaklýklara!
Pratil ve Sogrun, kulaye! Siz ikiniz! Götürün onu!
- It's good to be on guard, eh! - Yes, Oleg.
Gece tekrar gece..Seni görmeye geldim...
Benimle konuþmuyor musun?
Belki de babanýn yokluðu, her zaman için kayýp...
Ve ben asla unutamam... Senin kardeþin onu öldürdü.
Baban öldü... Ama önce o bize saldýrdý.
Oleg benim kardeþim ve þefim.
Bizim için, Oleg'in yasasý, Tanrýnýn yasasýdýr.
Kime dokunursa, hayatýyla ödeyeceðini iyi bilir.
Ama umrumda deðil... Senin için herþeyi göze alýrým.
Hayýr.
Burada olduðun sürece...
Barýþ yok.
Seni seviyorum, Samia.
Ne istersen...Seni seviyorum.
Nasýl çekildiðini öðrenmen kolay, sadece bir hedef seç.
Haydi! Bana niþan al!
Sen, acele et!
Haydi, dene ve beni vur!
Erik! Þimdi sen dene! Bakalým bunu yapabilecekmisin?
Sola.
Fena deðil. Þimdi sen oraya geç!... Ve vurmayý deneyelim.
Taþ.
Orada.
Dikkat et!
Çok az kaldý, eh!
Bir gemi, kuzeyden gelen...
Sen, benimle gel.
Tatarlar bize saldýrdý. Herkes öldü.
Oleg!
Oleg!
Helga'nýn gemisi geri döndü.... Ama o gemide deðil.
Oleg...
Hekga'dan hiç bir iz yok.
Senin diktirdiðin ceketten geriye kalan sadece bu!
Cesaret, Oleg. Tanrýlar seni terketmeyecek, göreceksin.
Bunlar Viking gemisinden ele geçirilen kadýnlar.
Yüzlerini görmek istiyorum.
Sen!
Tahtýma yaklaþ!
Bana gel!
Korkuyor musun? Seninle konuþurken cevap ver!
Bir Viking kadýnýnýn korkusu yoktur.
Sana cevap vermedim, çünkü bana konuþtuðunu bilmiyordum.
Ben senin yerine bir köpek konuþuyor sandým!
Nehir üzerindeki gemilerde kaç insan var ?
Kaç tane Viking kuzeyden geldi ?
Dikkatli ol, sabrýmýn sýnýrlarý var!
Onlar bir kadýný öldürmeye cesaret edemeyip bütün herkesi cezalandýrdýðýný söylüyor.
Tanrýlar seni koruyacak...
Ama sadece bilmek istediðimi söyle!
Vikinglerin kaç gemisi var?
Kaleyi kaç kiþi savunuyor?
Bizden hiçbir þey öðrenemiyeceksin... Ne gemilerimizi, ne de insanlarýmýzý!
Hiçbir þey!
Ýþkence senin fikrini kolayca deðiþtirecektir, göreceksin.
Sen kimsin de baþkalarý adýna konuþuyorsun?
Ben, Helga'yým.
Ben, Oleg'in eþiyim!
- Oleg'in eþi?! - Burundai!
Baþka bir þey bilmek gerekmez.
Bu Samia'nýn özgürlüðünün kolay olacaðýný gösteriyor.
Büyük Viking Þefinin eþi, aramýza hoþgeldin.
Bu nedenle, izin ver, rütbeniz gereði saygý gösterilsin!
Þu halde...
Kuzeydeki kaleden kaç Viking gemisi geldi?
Ne istiyorsun?
- Oleg için bir mesajým var. - Beni izle!
Bekle burada!
Chu Ling geldi. Belki de Helga'dan haber vardýr.
Ýçeri girsin.
Karým nerede?
O hayatta ve iyi. Burundai, Samia karþýlýðýnda onu verecektir...
Ýsterseniz, güvenli ve iyi bir biçimde kaleye geri getirecektir.
Sana gerçeði söylediðini nereden biliyorsun?
Samia bizim için senin karýn kadar deðerlidir.
- Dikkatli ol, Oleg! Onun ne kadar hain olduðunu biliyorum. - Sessiz ol, Sigrun!
- Sadece iki gün bekleriz... Þu andan itibaren. - Çok iyi.
Þimdi git!
Burundai onur konuðu olarak sizi ziyafete bekliyor.
Bu sadece bir istek mi?...yoksa emir mi?
Durum ne olursa olsun, onun dileðidir.
Ya reddedersem?
Sizin isteklerinize saygý duyacaktýr, ama...
Sadece esir Viking kadýnýnýn siz olmadýðýnýzý hatýrlatmak istiyorum. Burundai... .
Ben kabul etsem bile, onlarýn kaderini deðiþtiremem.
Genellikle bize hoþ olmayan þeyler yaptýrmaktan kaçýnmalýsýnýz.
Size tavsiyem alçakgönüllülükle kabul etmenizdir.
Bizim Han saygýlarýný sunar, Burundai...
Mutluluk hayatýnýzdaki hergün sevinmek olsun!
Onurlu bizim Han!
Gökler onun hakimiyeti için her zamankinden daha fazla geniþlemesine izin versin...
Ve hayatýn tadýný çýkarmak için her zaman bolluk içerisinde olsun!
Savaþ Tanrýsý düþmanlarýna karþý koysun...
Ateþimizi tanrýya sunalým.
Onurlu Han'ýmýz!
Tanrýlarýn þerefine bir kupa þarap içelim.
Biz Tatarlar sözümüzü tutalým.
Seni gördüðüme sevindim.
Ýçki, Helga. Yakýnda iki halk arasýnda barýþ olacak...
Ve önümüzdeki ay zamaný, kocanýn kollarýna döneceksin.
Hey! Ne yapýyorsunuz? Beni nereye götürüyorsunuz?
Býrakýn beni..Býrakýn beni!
Burundai, Samia bize iade edilmeden, Viking kadýnýna saygýsýzlýk yapma!
Bana saygý göster ve git ! Senin Han'ýným.
Kesinlikle sen Han'sýn, onurlusun ve sana saygý gösteriyoruz. Ama ben bunu unutamam :
O senin kardeþin, öldü, kýzýný bana emanet etti.
Samia'nýn Büyük Han'ýn gelini olmasý gerekir.
Yeter!
Býrakýn beni! Hayýr!
Korkaklar!
Hayýr! Hayýr! Oleg!
Samia...
Erik...
Aþkým...Bu birlikte geçireceðimiz son gece!
Hayýr,hayýr! Buna asla izin vermeyeceðim. Biz birbirimize aitiz.
Hçbir þey bizi ayýramaz.
Ama ne yapabiliriz?
Mutluluðumuzu savuma hakkýna sahipiz.
Beraber uzaklara gidelim... Bizi ayýrmak isteyenlerden uzaklara.
- Ama nereye gideceðiz? - Kuzeye... Ben orada doðdum.
Nerede olursa, yeni bir hayat kuralým... Ve küçük bir ev..
- Evet, evet, Erik, güzel olacak, ama... - Ama, ne?
Kendini kandýrma, bu imkansýz.
Herþeyden önce, Helga'nýn özgürlüðüne kavuþmasý gerekir.
- Hayýr! - Evet, Erik!
Oleg senin kardeþin ve þefin.
Bu sizin kanunlarda yazýlý...
Ona saygý ve sadakat duymalýsýn.
- Bundan kaçýnamazsýn. - Pes etmeyeceðim.
Bu durumu deðiþtirebiliriz.
her gece seni bekleyeceðim.... Birlikte kaçalým.
Bu kadar basit deðil.
- Gerçek olamayacak kadar iyi. - Bu gerçekleþebilir...
Eðer tüm kalbimizle istersek.
Ve sonra Büyük Han seninle evlenmek istemeyecek...
Þimdi karnýnda taþýdýðýn, bir Viking'in oðlu!
Ben Helga'yý geri getirmeye gidiyorum.
Yeni ay çýktýðýnda, geri dönmezsem... Herþeyi toplar, kaleyi yakarsýnýz...
Ve gemilerle kuzeye dönersiniz. Sigrun, Samia'yý getir!
Haydi gidelim!
Oleg kalenin aþaðýsýnda!
- Ya Prenses Samia? - Onunla birlikte.
Viking kadýný ile deðiþtirmeye hazýr olalým.
Onu getirin.
Durun!
Sizi selamlýyorum, Oleg, efendim adýna!
Kaleye benim eþliðimde gideceðiz.
Burundai sizinle yalnýz görüþmek istiyor.
- Ona güvenme! - Oraya gitme, Oleg!
Neden olmasýn? Burundai beni korkutmuyor.
- Bana yolu göster! - Gelin!
Burada kalýn ve beni bekleyin. Herþeye hazýrlýklý olun.
Eðer geri dönmezsem, rehineyi öldürün!
Ýþte, Viking kurdu Tatar ayýsýnýn maðarasýna girdi.
O balta ile benim kardeþimi öldürdün.
Ve ben onun intikamýný alacaðým.
Ama seni baðýþlarým, eðer sana sunacaðým teklifi kabul edersen...
Onun yerine ölüm!
Dostluk kutsaldýr, ve ona ihanet edilmemelidir.
- Ama bunu anlayamýyorum. - Dostluðu mu?
Bizim müttefikimiz olun, zafer onuruna sahip olacak, ve ganimetleri paylaþacaksýnýz.
Ya da dostluðu tercih edin... Sefil çobanlar gibi olun...
- Tartarlar..? - Sefil sensin, Burundai!
Vikinglerin istekleri asla olmayacak...
- Ne tehditleriyle ne de rüþvetleriyle! - Oleg...
Seni yok edeceðim.
Beni yok edebilirsin...
Ama halkýmý asla yok edemezsin.
- Bana Samia'yý getir. - Burada deðil. Duvarlarýn dýþýnda.
Helga'yý, siperlerin üzerinden gösterelim.
Ýleri çýkýn!
Su...
Su...
Helga...
Oleg orada.
Orada senin kocan.
Helga! Helga!
Helga!
Oleg...
Helga!
Oleg!
Oleg!
Helga...
Aþkým...Aþkým...
Biz emniyette oluncaya kadar onlarý geride tutun.
Git!
Tüm kabileleri toplayýn. Viking kalesini yok edeceðim.
Oleg saldýrmayacak. Belki hala Samia'yý geri alabiliriz.
Büyük olaylar bizi bekliyor. Bir kýzýn hayatýnýn ne önemi var?
Benim kaderimin akýþýný deðiþtiremez.
Samia... Tataristan'ýn Büyük Han'ýnýn söz verilen karýsýdýr.
Eðer deðiþtirilecek olursa... Onun gazabý korkunç olur.
Ben Batý'yý fethettiðim zaman, tüm Dünya ayaklarýmýn altýnda olacak.
Sonra benim gazabým korkunç olacak, Chu Ling!
Chu Ling!
Chu Ling!
Chu Ling!
Tekrar evimizdeyiz, Oleg?
Evet, Helga...Evdeyiz.
Oleg...
Burundai'ydi.
Bana ilaç verdi, zira...
Adamlarýnýn bana verdikleri..
Oleg...
Yapamadým... .
Oleg... Oleg...
Öp beni!
- Bu kadýný zincire vurun! - Hayýr, Oleg.
Zalim olmammalýsýn. Yanlýþ bile olsa, onu seviyorum.
Onun karým olmasýný istiyorum. Onu baðýþla, Oleg!
- Sana yalvarýrým! Onu baðýþla! - Neden onu baðýþlayayým?
Çünkü, o çocuðumun annesi olacak.
Sonra yargýlanmak üzere, götürün.
Helga...
Burundai! Chu Ling doðuya kaçýyor!
Ona nehir geçiþinde bir sürpriz yapalým.
Seni yolcu etmeye karar verdik, Chu Ling.
Nereye gidiyordun?
Büyük Han'ýn ekmeðini yiyip hakkýnda yalan söylüyorsun.
Benim buna izin vereceðimi nasýl hayal edersin?
Beni durduramazsýn, Burundai... Ancak beni öldürürsen..
Ve ben neden yapmayayým? Bana baþka seçenek býrakmadýn.
Büyük zaferin eþiðinde olduðumu þimdi anlýyorum.
- Hayatýnýn benim için ne önemi var? - Hiçbir þeyden daha az...
Ve hiçbir þey benim için önemli deðil.
Herkes kendi kaderinin efendisidir..
Ve ölüm gelir alýr, Burundai.
- Ýstediðin gibi görünüyor. - Ben bunu istemiyorum.
- Kaderimi izliyorum. - Kaderin ?
Seninki, zavallý, sadece hiçlik olacak.
- Büyüklüðüne karþýlýk! - Yukarý deðil, Burundai. Derinliðe!
Seni bu derinliklere fýrlatacak... Karanlýklarýn içine...
Kan gölüne.
Sen kanda boðulacaksýn.
Sabrýmý deneme.
Eðer konuþabilseydik bu dilimi tercih ederdik, Büyük...Han ?
Ben öyle düþünmüyorum.
Sen gözlerime bakmaya cesaret edemezsin.
Geri çekilin!
Sizleri yer seviyesinde görmek istiyorum...
Bana istediðim onuru vereceksiniz.
Ben Büyük Han'ým,...
Ben bile secde ederim.
Öyle deðil mi, Chu Ling?
Kendini dizlerinin üzerine atmakmý istiyorsun, ve secde etmekmi istiyorsun...
Zemine baþýný dayamak istiyorsun.
Bu doðru deðil mi, Chu Ling?
Haydi, gücünü görmek istiyorum...
Benim onuruma.
O zaman bak, Chu Ling. Ve þimdi, baþýn ayaklarýmýn yanýnda..
Þimdi saygýlarýný sunarlar... Büyük Han'a !
Sigrun.
Þimdi savaþ zamaný.
Emirlerimi biliyorsun.
Kadýn ve çocuklarý kaleden çýkarýn.
Duydunuz.
Çiftliklerde ve kýrsal kesimdeki halkýmýzý uyarmamýz gerekir.
Sen Sigor! Sen Beckes! Ve sen Lette! Yerleþim bölgelerimizi dolaþýn.
Tüm Vikinglere söyleyin, kaledetoplansýnlar. Onlara neler olduðunu söyleyin.
Kadýn ve çocuklar kuzeye gitmelidir.
Siz kadýnlar! Yolculuk için gerekenleri hazýrlayýn.
Siz de! Hazýr olun!
Bu arada, silahlarýnýz hazýr olacak. Parmaklýklarda iki kat muhafýz olacak.
Özgürlük kalkaný yasadýr.
Kardeþim Erik, bana itaatsizlik etti. O günah iþlemiþtir.
Samia, rehine olarak, daha önemli deðil... ve savaþý buraya taþýmýþtýr...
Bizim barýþçý insanlarýmýz üzerine.
Yargýlanmasý en iyisidir.
Erik ölmelidir.
Ben büyümenizi izledim, Oleg... Seni ve kardeþini.
Seni çok iyi tanýyorum... Onu mahkum etmeye cesaretiniz yok.
Tatarlar...Tatarlar burada! Alarm! Alarm!
- The Tartars are attacking! - Everyone to the palisades!
- Git! Çabuk! - Onlar geliyor!
Tanrýlar kendinizi kurtarmanýz için bir yol sundular.
- Hayal kýrýklýðýna uðratmayalým. - Teþekkürler kardeþim. - Haydi gidelim.
Çabuk ! Çabuk!
Oraya git.
Mancýnýðý hareket ettirin.
Tekrar... Durun!
Erik... Samia'yý al.... Kaçýn!
Gemiye kaçýn!
- Samia güvende mi? - Orada, acele et!
Gel, aþkým!
Kürek çek!
Türkçe Altyazý SELAMÝ DEMÝR 17.03.2013 ANTALYA
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.