Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Sadakallahu 'l
-Azim
El Fatiha.
Amin.
Gidin siz.
Ben biraz yalnız kalmak istiyorum.
Sen de bekleyin. Gitmeyelim.
Sen kendini iyi hissedince gelirsin değil mi?
Yoktur olmaz.
Sen de annesini de eve bırakabilirsin. Tamam.
Abla ben şirketten araç ayarladım. Bırakacak.
Sen de sakar sesini. Tamam mı?
Tamam.
Anneciğim.
İyi olur amca.
Merak etmeyiniz.
Annem çok üzülüyor.
Evet.
İnsan sevdiğini kaybedince üzülür.
Bir daha hiç güldürmez mi? Yok canım olur mu öyle şey?
Güler.
Ama zamanla.
Zaman her şeyi iyileştirir Turnal.
Annenin de zamana ihtiyacı var.
Ama bak biz varız yanında. Biz onu seviyoruz. Sen varsın. Sonra bundan
onun yüzünü güldürürsün.
Annesi güldü değil mi ki? Çok üftü.
Ama senin için gülecek.
Senin mutluluğun için.
Seninle bağlanacak hayatım.
Seninle acılarını unutacak.
Sana söylemiştim.
Beni tanımasaydın... ...daha mutlu... ...daha uzun
bir hayatın olabilirdi diye.
Ben ölüyordum Sinan.
Ben dururdu dönüyordum.
Sen beni uçurma kederinden geri döndürdün.
Elimden döndün.
Yanımda döndün.
Ama hayat acımadır.
Şimdi durma yanımda sen yoksun.
Hep bir eksik.
Kaşıkım bu da bana söylenen bir yolumuz.
Çıkıp gelsen bir yerden.
Gelmez misin?
Gelmez misin?
Beni sevdi.
Yanımda olduğum için.
Sevgilim için.
Başın sağ olsun.
Allah kalanlara sabır versin.
Hocam benim hayatımı kurtardı.
Oğlumun hayatını kurtardı.
Onun mezarına gelmeyecektim de kime gelecektim?
Ne yüzünden öldü?
Kimin yüzünden öldü kavgası vermeye gelmedim buraya.
Oraya girersek çetele uzun.
Orayı konuşmayalım.
Orada yatan senin kocandı. Benim ve oğlumun hayatını kurtardı. Ben ona
etmeye geldim.
Sen ne istiyorsan söyle, ne istiyorsan yap. Ben sana bir şey diyemem zaten bu
saatten sonra ne diyeyim yani.
Çok kıymetli bir şey yaptı.
Adam gibi adamdı senin kocan yani. Onu diyeyim. Gerçekten.
Sağ ol.
Melek nasıl?
Umrunda mı?
Umrunda.
Umurumda ama... ...senin yanında iyi olduğunu biliyorum yani.
Ne yapalım aldağını bildiğimi kullanma taklayacağım yani.
Melek seni seviyor.
Ben gördüm depoda.
Senin için gözyaşı döktüğünü gördüm. Anne dediğini gördüm. Duydum yani
kulağımla.
Küçücük avuçlarıyla yüzünü nasıl sarıp sarmaladığını gördüm.
Okşuyor, seviyor, bir şeyler söylüyor.
Hele öyle bir şey söyledi ki gittin geldin öteki tarafa.
Canımsın sen benim canım dedin.
Öyle dediğini duydum.
Gördüm ben hepsini.
Tamam inatçıyız. Deli doluyuz.
Ağzımızda bozuk ama kör değiliz be Zeynep.
Diyeceğim o ki...
Melek
sende kalsın.
Ne? Ya duydun ne dediğimi bir daha söylettirme işte. Melek sende kalsın.
yıldım artık bu itiş kakıştan yani. Bak eninde sonunda oraya gidiyoruz.
Melek seni seviyorum.
İzin verdim ben.
Kalkın.
Ama bir şartım var.
Anlatacağım da.
Buraya pazarlık yapmaya geldim.
Pazarlık mazarlık sen ne dersen de benim derdim değil artık.
Ne istiyorsun?
Melek.
Sen de kalsın.
Sen de Cengiz'den şikayetçi olmaktan vazgeç.
Bunu kabul edeceğimi mi düşündün? Neden kabul etmeyeceksin ya? İntikam mı
istiyorsun? Adalet istiyorum.
Adalet istiyorsun.
E sen de benim çocuğumu kaçırdın. Bu adil miydi Zeynep? Ömrünün sonuna kadar
intikam peşinden koşacaksın da. Ben de kucağımla çocukla oradan oraya mı
koşturayım? Ne yapayım yani? Tamam istiyorsan yapayım. Orada kalırız,
kalırız. Biz bir yol buluruz zaten ya. Bizim kaybedecek neyimiz kaldı.
Kalsın diyorum Melek ya. İzin verdim işte.
Sen onu sev.
O da seni sevsin.
Bu ömür anca böyle geçecek çünkü.
Biz birbirimizin yakasını bırakalım artık Zeynep. Ben çok yoruldum. Sen de
yoruldun. Bak sen akıllı bir kadınsın.
Sen benim de asıl olduğum yerleri görebilecek bir kadınsın.
Yüreğinin ne kadar yandığını ben biliyorum.
Sen meleksiz yapamazsın.
Ben de cengizsiz yapamam.
Ya Zeynep gitme bak bana bir şey söyle.
Bana bir şey söyle ben buradan çıkınca ne yapacağımı bileyim ya.
Tamam annemle konuşacağım ne yapabiliriz bir bakalım.
Ne?
Ne işi varmış o yüzsüzün mezarlıkta?
Benimle konuşmak istemiş.
Konuşmak mı istemiş?
Ben aklımı kaçıracağım. Bunlar nasıl insanlar?
Ne dedi peki?
Gönül teyze ne dediğinin ne önemi var?
Onun bir şey söylemeye hakkı yok ki zaten.
Bütün mahkemede konuşsun.
Nerede şimdi abla? Polise haber verdin değil mi?
Gamzeciğim. Ablam bir anlatsın bir dinleyelim lütfen.
Tumla seninle kalsın dedi.
Karşılığında da... ...Cengizler şikayetçi olmamı istemiyor.
Bunu teklif etmek için gelmiş öyle mi?
Tumla 'nın annesi sen ol dedi.
Sağ olsun.
Lütfen Gamze.
Ne lütfen anne ne lütfen?
Çok normal bir şeyden söz ediyormuş gibi davranıyorsunuz. Neden bahsettiğinizi
farkında mısınız siz?
Tamam Gamzeciğim tamam.
Abla şikayetçi olmamak söz konusu bile değil.
Bu adam seni kaçırdı. Her şekilde dava açılır. Kamu davası diye bir şey var.
Biliyorum Gamze.
Belki annemin yardımıyla bir şey yapabiliriz diye düşündüm.
Ha bir de biz bu adama yardım mı edeceğiz?
Gamze lütfen bak.
Böyle konuşuyorum ama sabrımın da gücümün de son sınırındayım. Ne seninle
başka kimseyle tartışmak istemiyorum. Bu benim kararım.
Tamam Zeynepciğim.
Yani biraz düşünelim.
Sonra neler yapabileceğimize karar vereceğiz.
O zaman size kolay gelsin.
Teşekkür ederim anlayışla karşıladığımız için.
Turna nerede?
Duru 'yla bahçede.
Ben bir de onunla konuşayım.
Zeynep.
Şey diyecektim de...
Demin içeride söylediklerinden emin misin kızım?
Ben sonradan pişman olmanı istemiyorum.
Emin misin kızım?
Eminim.
Ben kendime düşeni bu hayatta fazlasıyla yaşadım Gündem Hanım.
Küçükken de bugün de böyle.
Ama sağlam zırh varmış bende.
Bugünlere kadar gelebildim.
Önce babamı kaybettim.
Sonra seni.
Terk edilmiş mutsuz bir çocukluk.
Ardından bunlar, annem, Sinan.
Mutsuzluk insanın üstüne bir kere yapıştı mı terk etmiyor herhalde. Böyle
söyleme, böyle söyleme.
Gerçek bu.
Gerçek bu.
Ardında o kadar kayıpla nasıl olacak ki?
Ben kendimden geldim.
Turna mutsuz olmasın.
Şimdi intikam uğruna Turna 'yı da mutsuz etmeye hakkım yok benim.
Niye öyle baktın?
Turna için kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın sen.
Hala yapıyorsun.
Madem kararından bu kadar eminsin, ben de senin yanındayım.
Bil, dedim.
Ulan bir damla su kalmadı evde ya.
Ne yapıyorsun be?
Su kalmamış kızım.
Suymuş mu kalmamış? Su mu bitmiş?
E buzdolabına bir baksaydın belki bir limonata bir gazoz içerdin. Ya salak
konuşma şu le.
Hasan ne yaptı?
Ne yapacağım bıraktın yerde. İçeride odada uyuyor işte.
Anlat bakayım sen ya. Örtmenle konuştun mu ne dedi?
Olur dedi.
Kaçmayacak mıyız?
Oh be.
Şu kaçak hayatı bitsin. Çok başka hayatımız olacak kızım bizim.
Ölüyordum ya ben depoda.
Ölmeye gittim kızım ben oraya var ya. Direkten döndüm ya kıl payı yırttım.
Sonra ne düşündüm biliyor musun?
Cengiz sen oracıkta ölsen senin öldüğünden 3 -5 kişinin haberi olacak.
cenazene 2 -3 kişi gelecek oğlum. Bu dünyadan bir Cengiz geçmiş demeyecekler.
Hayat mı bu?
Olmaz. Olmayacak da.
Her şey farklı olacak.
İkinci şansım bu benim. İkinci yarı başlıyor.
Herkes benim adımı bilecek.
Dilden dile yayılacak adım büyük adamdı diyecekler.
Cengiz çok büyük adamdı diyecekler.
Bir şu olaylar bir başımızdan gitsin.
Başka bir hayatımız olacak. Bir de tabii şu karı bir tersi yapmak da.
Yapma.
İkna ettim ben onu.
Öyle şeyler söyledim ki ikna etmiyorsun.
İnanamazsın.
Allah sen yine de çok emin olma.
O öyle der böyle der başka şeyler yapar. Onun sağı solu belli olmaz bak.
Peki şimdi ne yapsın?
Arayacağız. Anasıyla danasıyla falan konuşacaktı.
Tamam.
Konuşsun.
Yani hiç ayrılmayacağım değil mi?
Hiç buradan gitmeyeceğim.
Hayır bir tanem. Hiç ayrılmayacağız artık. Hep burada kalacaksın.
Sevindin mi?
Çok sevindim.
Sen de güldün.
Sen mutlu olunca ben de mutlu oluyorum.
Çok mutluyum.
Hasan ne zaman gelecek?
Canım.
Hasan onlarla kalacak.
Ama ben... ...çok özledim onu.
Bensiz ne yapacak? Ben ona bakıyordum.
Anne.
Ben en çok senden kalmak istiyorum.
Beraber olabilir istiyorum ama o benim kardeşim.
Götür beni anne onlara.
Ya bana yaptıklarının aynısını ona yaparlarsa?
Alo. Ne yaptın? Konuştun mu sizinkilerle?
Konuştum.
Yapabileceklerimiz var ama yapamayacaklarımız da var.
Tamam orasını ayarlarız bir şekilde. Sen söyle bakayım kararın karar mı?
Tamam.
Konuştuğumuz gibi yapacağız.
Güzel.
Ama benim de bir şartım var.
Benden öğrendiklerini bana satıyorsun yani Zeynep Hanım.
Konuşmamız lazım.
Buyur konuş.
Yüz yüze konuşmamız lazım.
Telefonda değil.
Ne diyorum?
Bak gereksiz işlere kalkışacaksan eğer. Polis polis gibi falan.
Bunun sonunda ben çok pişman olurum ama sen de pişman olursun Zeynep.
Şöyle. Bak polis çağırsaydın mezarlıkta da çağırırdın. Ben de anlaşmak istiyorum
senin gibi.
Bak yanlış bir şey yapmazsın. Doğru de ya.
Tamam anlaşalım o zaman.
Yarın buluşup konuşuruz. Bugün Sinan 'ın duası var.
Ne yapayım? Nereye geleyim yarın?
Neresi olsun?
Kapat ben arayacağım seni. Söylerim neresi olacak diye.
Ne oldu?
Buluşalım diyoruz tamam. Nereye geleyim diyor bir bilemedim.
İyi etti.
Tamam ya etraflıca bir konuşalım ya. Sakata gelmeyelim.
Zeynep Hanım.
Bir iki turladım etraf sakin gibi.
Tehlikeli bir şey yapmadın inşallah.
Yapmadım hadi gidelim. Bak buraya yalnız geldim Hasan Cengiz ile.
Cengiz benden telefon bekliyor eğer aramazsan Hasan dalıp tüyecek.
O yüzden ters bir şey yaparsan benimle idare edersin artık Zeynep. Öyle bir
niyetim yok.
Ben de buraya anlaşmaya geldim. Tamam alma arabayı boşver şuradan dolana
gideriz hadi.
Oğlum bir sene eksiktin ya.
Oğlum bir sus.
Hay Allah 'ım.
Ne oldu oğlum?
Gel gel.
Gel bakayım gel.
Gel dur gel.
Gel.
Şşşt.
Bir sen varsın hayatımda.
Allah.
Senin için döndüm Hasan 'ım.
Baban senin için yaşayacak bundan sonra.
Andım olsun herkesler diyecek.
Öldüğüm gün senin baban adam gibi adamdı diyecekler.
Herkes diyecek.
Hadi içeri geçelim.
Kapıda dikilmeyelim böyle.
Otur istersen, ayakta kaldım.
Ben konuşacağım, sonra gideceğim lütfen.
Tamam, konuş ne konuşacaksın.
Hasan nerede, iyi mi?
İyi, içeride.
Tamam, sen sadede gel.
Bir dakika, önce benim söyleyeceklerim var.
Bak örtümen, biz çok şey yaşadık.
O depoda ne oldu, ne bitti sadece ikimiz biliyoruz artık.
Beraber ölümden döndük ya biz.
Daha ötesi var mı?
Bak ben vazgeçmiştim.
Sen baygındın vazgeçtim gittim ben depodan. Ama kocam peşimizi bırakmadı
Kendi geldi de jeline.
Ben bir şey yapmadım Örtmen biliyorsun değil mi bunu?
Bak bir şey yapmadım ben.
Şikayetimi geri alacağım.
Bir de avukat ayarlayacağız size annemin şirketinden.
Karşılığında turnayı bana vereceksiniz.
Ama bir şartım daha var.
Turnan senden ayrılmak istemiyor hatta onu da istiyorum.
Ya manyak mısın sen ya? Taktın mı anneliği?
İki çocuğu birden istiyor ya. Şuna bak ya.
Turnay için istiyorum.
Ya sen balataları sıyırmışsın ya. Tamam bir dakika tamam.
Bak ben seni anlıyorum öğretmen.
Ben senin niyetini anlıyorum. Senin niyetin iyi.
Ama meleği al git. Oğlumu vermem ben sana.
Ne zamandan beri oğlunu önemsiyorsun?
O benim oğlum Örtmen. Melek gibi değil.
Benim kanım o. Tamam mı? Meleği al git. Oğlumu vermem ben sana.
Hapse girersen oğlunu göremeyeceksin zaten.
Cengiz hapse girerse ben de suçu üstlenirim hapse girerim. Hasan da
birlikte girer.
Meleği de görmene izin vermem.
Bir daha melek falan göremezsin.
Ben de şikayetimi geri almıyorum o zaman. Bak şansını zorluyorsun.
Benim deli damarıma basma işte basınca ne oluyor en iyi sen biliyorsun.
İki kardeşi ayırmayın yapmayın bunu.
Ayırmayalım o zaman sen ikisini birlikte al. Öyle bir şey var mı ya?
Böyle kaçarak yaşamayı tercih ediyorsunuz yani.
Tamam şöyle bir anlaşma yapalım o zaman.
Sen bizi polisten kurtar. Biz sana Melek 'i verelim. Sonra sizin evin
yakınlarına güzelce bir ev tutarsın. Biz de Hasan 'la orada güllük gülistanlık
yaşarız. Melek istediği zamanda gelir görür kardeşimi.
Ben de Melek 'i görürüm arada.
Ne diyorsun öğretmen?
Ben en çok seninle kalmak istiyorum.
Beraber olurum istiyorum ama o benim kardeşim.
Götür beni anne onlara.
Ya bana yaptıklarının aynısını ne yaparlarsa?
Tamam, kabul.
Tamam, anlaşılır.
Dokunma bana, dokunma.
Haberli tek ben ararım seni.
Cengiz.
Siz ne yaşadınız bu kadından?
Yattınız mı?
Ölümü yaşadı kadınız.
Ölümü.
Allah 'ım şu anda resmen pazarlık yapılıyor ve kimsenin umurunda değil ya.
Hepiniz çok normal bir şey varmış gibi davranıyorsunuz.
Ablacığım bak ben de bu durumu onaylamıyorum senin gibi ama ne
Onunla ilgili bir karar bu sonuçta.
Bize laf düşmez.
Bize laf düşmez ne demek Duru? Nasıl ikinize sinir sessiz kalmak?
Tamam geldim.
Abla ne oldu?
Anlaştık. Turna bizimle kalacak.
Bir de onlara yakından ev tutacağız. Turna istediği zaman gidip hatamı
görebilecek. Hah şahane bir de şimdi elin manyaklarıyla komşu olduk.
Komşu.
Anne. Canım gel.
Gel bir tanem.
Hasan gelmeyecek mi?
Turna. Hasan bizim çok yakınımızda olacak.
Sen istediğin zaman gidip dönebileceksin onu.
Ona bakamazlar.
Hasan 'a aç kalın.
Bir tanem dur.
Bak.
Ne olur üzülme tamam mı?
Sen üzülünce ben de çok üzülüyorum.
Ben sana ne söz verdim?
Bundan sonra hep birlikte olacağız.
Hiç ayrılmayacağız demedim mi?
Bak tuttum sözümü. Artık birlikteyiz.
Sana söz veriyorum.
Bak bunu da çözeceğim. Ama sadece birazcık zamana ihtiyacım var.
Hastanın iyi olmasını sağlayacağım.
Senin yüzünün gülmesini sağlayacağım.
Sadece birazcık zamana ihtiyacım var.
Tamam mı? Ne olur bana izin ver biraz.
Şimdi gitme ne olur.
Canımsın benim canım.
Canımsın.
Annem nerede?
Yan bahçede.
Canım anneannenle konuşup geliyorum tamam mı?
Tırnağım. Hadi gel oturalım. Gel. Oğlum.
Anne. Seni bekliyordum ben de.
Ne oldu?
Gidip konuştum işte.
Şimdilik sorun yok gibi.
Onlara bu yakında bir ev tutacağız.
Böylelikle Tuna istediği zaman gidip asanı görebilecek.
Bilmiyorum anne.
Belki de en iyisi bu.
Yani gözümüzün önünde olacaklar.
Şimdi ne yapacağız peki?
Yarın ilk iş adliyeye gideriz.
Savcıyla görüşürüz.
Şirketin en iyi avukatını da yanıma alırım.
Önce yeni ifadeni sunarız savcıya.
Ayrıntılarını da daha sonra konuşuruz ama... ...sonuçta Cengiz 'i bir şekilde
temize çıkaran bir ifade olacak bu.
Ne kadar olabilirse işte.
Kendi isteğinle gittiğini söyleyeceksin depoya.
Cengiz 'in de pişman olduğunu falan söyleriz.
Sonra Cengiz mahkemeye çıkacak.
Tutuksuz yargılanmasını sağlarız diye tahmin ediyorum.
Sonra mümkünse beraat. Eğer mümkün değilse de az bir ceza almasını
çalışacağız.
Bakalım elimizden ne gelecek.
Sınırları zorlayabildiğim kadar zorlayacağım.
Öncelikle hedefim Cengiz 'in tutuksuz yargılanmasını sağlamak tabii.
Bitti mi işimiz? Gidebilir miyiz yani şimdi?
Tabii kızım. Kuşlar gibi özgürüz artık.
Evet şimdi özgürsünüz.
Polis peşinizde olmayacak ama... ...mahkemeniz devam edecek.
Tutuksuz yargılanacaksınız.
Bu da... ...evin anahtarı ve adresi.
Ayrı tuttun yani.
Evet.
Yardımcı mı ilgilendi?
Merak etmeyin güldüğüm bir ev.
Mobil yılda.
Yani hemen taşınabilirsiniz.
Zaten ev bizim sokağa çok yakın.
Vay. Komşu olduk yani.
Zeynep nerede? O verecekti evi.
Ben verdim işte.
Daha ne istiyorsun?
Zeynep aşağıda beni bekliyor arabada.
Sizi görmek istemedi.
Aman biz de çok meraklıyız. Tamam uzatma Hülya.
Cahit Hanım.
Zeynep 'e çok teşekkür ettiğimi söyleyin.
Bu iyiliğini unutmayacağım.
Hadi Cengiz gidelim. Bakalım şu yeni evimize nasılmış. Hadi.
Kolaylıklar diliyorum.
Eyvallah.
Bir tat bakalım.
Önce üfleyeyim mi ama? Tabii tabii sıcaktır kuzum.
Aynı Sakar teyzenin çorbasına benzemiş. Kimmiş o Sakar teyzen?
Ben mi?
Hatan 'a şimdi bir tatlı yapalım mı?
Yapalım. Tüp var mıdır burada acaba?
Ben bir bakayım.
Ne yapacağız tatlı?
Muhallebi, Hasan seviyor ya.
Ama Hasan burada olmayacak ki.
Evet ama anneanneciğim buraya yakın ve tuttuyor onları. Artık komşu oldunuz
kızım.
Keşke Hasan yanımızda olsa.
Ben onu çok merak ediyorum Sakar teyze. Ama olsun annem bana bir söz verdi.
Hasan da koruyacak beni de.
Tabi kuzum tabi koruyacak. Hepimiz koruyacağız. Yeter ki sizin yüzünüz
Yeter ki çocukların yüzü gülsün. Gül bakayım hani o gençler.
Ay yerim seni ben. Allah 'ım.
Belki anne masamla gelir.
Belki gelir.
Geldiler. Koşma koşma.
Anne.
Hasan yok mu?
Dur ne konuşmuştuk ya bunlara.
Tamam konuşmuştuk da.
Belki gelir diye düşünmüştüm.
Neyse zaten bize yakın olacak değil mi?
Evet canım.
Onlara çok yakın bir ev tuttum.
İstediğin zaman Hasan 'ı görebileceksin.
Neyse ben Sakar teyzeme yardım edeyim.
Zeynep, kızım benim sana bir şey söylemem lazım.
Siz o depodayken ben Şule 'lerin evine gittim.
Şule de Turna 'ya benim yalanımı söyledi.
O yüzden de Turna bana çok kırgın ve çok kıskın.
Benimle konuşmuyor.
Muhallebi birlikte oluyor.
Çok sevecek Hasan.
Çok sevecek yavrum.
Olurcuğum benim.
Sonra?
Anne, biliyor musun? Hasan 'a muhallebi yapıyoruz.
Biraz seninle konuşalım mı?
Olur, tamam.
Sen anneannene mi küstün?
Kustum.
Haklısın. Ben de küsmüştüm ona. Hatta çok kızdım bu yaptığından.
Ama işte... Bazen anneler de hata yapıyor.
Çocuklar hata yaptığında anneler affeder ya.
Bazen de çocukların affetmesi gerekiyor.
Çok şey yaşadık.
Ama artık mutlu olacağız.
Unutalım mı bunların hepsini ha?
Affedelim her gece.
Geçmiş olsun.
Biz seninle yeni bir ev tutarız.
Okula gidersin sen. Ben işime giderim. Akşam evde buluşuruz. Ödevlerine
olalım.
İstersen masal okurum.
Ama sonunda görmeye gideceğiz değil mi?
Tabii.
Hatta diyorum ki bazı geceler alırız onu. Üçümüz uyuruz.
Oldu.
Ben artık anneannemek istemiyorum zaten.
Gel.
Gelebilir miyiz?
Tabii gel.
Sana bir misafir getirdim.
Tuna sana bir şey söyleyecekmiş.
Öyle mi?
Ben senden küsmedim ki anneanne.
Ben senden barıştım.
Çok teşekkür ederim Turna 'cığım.
Çok teşekkür ederim.
Turna 'cığım bak biz Hasan 'ı buralara kadar getirdik. Daha da uğraşacağız.
Hiç vazgeçmeyeceğim.
Hasan senin kardeşin.
Kardeşini biz de seviyoruz.
İnşallah bundan sonra uzun yıllar mutlu ve huzurlu.
Ben göremesem bile.
Bak şimdi anne.
Niye böyle konuşuyorsun?
Ne yapayım kızım?
Üfünmeden edemiyorum. Hep aklıma geliyor.
Turnanın benden sonra sıkıntı çekmemesi için... ...üfün attım ben.
Turnayı da mirasıma dahil et.
Hadi sen aşağı in geleceğim ben de tamam mı? Anne.
Anne.
Niye böyle bir şey yaptın?
Zeynepciğim.
Ben sana bir turneye çok haklı olduk ettim.
Biliyorum yaptıklarımın telafisi olmaz bu ama yine de bir şey yapmak istedim.
Tuna 'nın bundan sonra iyi okullarda okuması.
Bu kadar sıkıntı çektikten sonra gün yüzü görmesi için bir katkıda bulunmak
istedim.
Tüze beni iyi hatırlar, iyi iade edersiniz belki.
Anne sen beni kızdırmaya mı çalışıyorsun, ağlatmaya mı?
Bakalım hayırlı olsun.
Tamam.
Nasıl ama?
Allah.
Vay vay vay. Eve bak eve.
Ulan ev değil saray mübarek be.
Valla şunun olacağını söyleseler bilirdim.
Zeynep şuna bak.
Aa.
Yakarız değil mi?
Oldu. Yazın ortasında şömine yakarız. Niye öyle söylüyorsun ya? Heves ettim
birden. Eskiden böyle filmlerde zengin evlerinde yakarlardı.
Bir de böyle merdivenler olurdu falan.
Daha bizim nelerimiz olacak kızım. Bir bir çıkıyoruz o merdivenlerden. Ben sana
ne dedim?
Bambaşka bir Cengiz var artık demedim mi? Hepiniz göreceksiniz o Cengiz 'i.
Kaç oda var acaba burada?
Bir de şey şu yukarı mı bakalım?
Gel.
Gel, gel. Sen asıl banyoya bak, banyoya.
Gel.
Vay.
Şşş. Şule.
Burada böyle bir beraber köpüklü möpüklü.
Yok canım.
Çocuk uyusun. Ondan sonra bakarız.
Ama alacağım ifadeni haberin olsun.
Ya aman sen öyle.
Oğlum bak.
Biz fare deliklerinde büyüdük. Sen saraylarda büyüyeceksin gördün mü?
Oğlum benim ya. Ben oğlum için döndüm kızım.
Biz daha oğlumla neler yaşayacağız neler.
Değil mi Hasan 'ım?
Hadi bakalım.
Sonuç olarak turunu bizimle kılacak. Ablam da Cengiz'den şikayetçi olmayacak.
Anlaşma bu.
Bir de Cengiz 'e avukat atadılar bizim şirketten. Cengiz 'in tutuksuz
yargılanmasını sağladılar şimdilik.
Teşekkürler.
Sağ ol teşekkürler.
Ne diyorsun?
Benim dediklerim neyi değiştirecek ki?
Zeynep zaten kararını vermiş.
Fikrini merak ediyorum sadece.
Benim kafam çok karışık mesela.
Yani ben olsam...
Sinan abiyi böyle unutamazdım.
Zeynep 'in de onu unutmadığına eminim.
Sinan 'ı birazcık tanıdıysam... ...bence o da yaşasaydı... ...Zeynep 'in bu
yaptıklarını onay verirdi.
Zeynep de bunu biliyor.
Sinan 'ın onu destekleyeceğini biliyor.
Hem... ...Zeynep 'in bu yaptıkları sayesinde... ...iki çocuğun hayatı
değişebilir.
O çocukların mutsuzluktan kurtarmak... ...sence her şeyden daha değerli değil
mi?
Değerli tabii.
Getir bakalım donava koyalım birkaç tanesini.
Bir tane daha koyalım.
Tamam.
Diğerleri de kalsın ılık ılık yiyelim onlar da güzel olur öyle. Tamam.
Oldu mu aleminiz? Oldu.
Anne.
Hasan gelmiş midir?
Bilmem. Belki gelmiştir. Belki akşama gelir.
Gidip bakalım mı?
Şimdi mi?
Tamam.
Olur.
Yaşasın Sakar teyze. Sen muhallebileri paşata koyar mısın? Ben arka mı
giriyorum? Tamam.
Tuna 'nın Hasan 'ı görmesi için... ...benim her defasında Cengiz 'le karşı
karşıya gelmem gerekiyor.
Adamın yüzünü görünce sinirlerim altı tuttu oluyor.
Ben götüreyim istersen. Tuna ile birlikte.
Yok.
İlk ben bir gideyim de. Hem bir göreyim çocuğa tavırları nasıl.
Bir şekilde alışmam da lazım.
Hadi koyalım şu mahalle bilir mi? Nerede torba var mıdır? Buradayacağım ben
şimdi.
Miras. Anneannen.
Senin okulun için. İleride almak isteyeceğin şeyler için.
Parayı vermiş.
Hediye gibi mi yani?
Hediye gibi.
Bir tarafta.
Şöyle.
Allah ne yalan söyleyeyim.
Klima sistemini beğendim.
Yani böyle komple bir anda ısıtıyor bir anda soğutuyor. Öyle tek oda falan filan
değil.
Aferin Cahide 'ye bak.
Gördün mü hiç paradan kısmamış. Gerçi bu evde Cahide için para mı be? Çelek
parasıdır buranın kirası.
Ne bu?
Hayırdır?
Bilmem komşular güle güle oturuna mı geldi ne geldi bilmiyorum.
Ne güle güle oturunu kızım böyle bir muhitme.
Hakikaten komşularımız gelmiş.
Melek.
Tuna sana görmek istedi.
Ben de beni öyle demişsindir diye düşündüm.
Anneni hiç özlemedi mi?
Nerede Adnan?
O yiyor.
Ben bir bakayım.
Dokunma.
Burası bizim evimiz öğretmen öyle elini kolunu sallayarak içeri giremez.
Saçmalama Cengiz. Bir anlaşma yaptık. Tuna istediği zaman gelip Hasan 'ı
görebilecekti. Evet bir anlaşma yaptık. Ama sen o anlaşmanın bir maddesini eksik
görüyorsun Zeynep.
O her istediği zaman gelip oğlumu göremez. Ben ne zaman izin vereyim o
görebilir.
Önce benden bir izin alacaksınız. Bakalım bizim evimiz müsait mi? Ben
misafir kabul edebiliyor muyum?
Sonra gelir görürsün kardeşini.
Cengiz abi izin verir misin? Sana görebilir miyim?
Bir dahaki sefere annen beni arar güzelce. Benden izin alır. Sonra gelir
görürsün kardeşini.
Cengiz abi lütfen beş dakika.
Görmüyor musun?
Bir dahaki seferinde görüşmek üzere.
Hey yavrum hey ya. Valla TV, dil, sile masalı ya. Şöyle şunlara bak ya.
Adamlar sanki üstüme koşuyor ha.
Cengiz. Bir şey söyleyeceğim. Bizim yarın eve gitmemiz gerekiyor. Çünkü üç
parça bir şey almalıyız. Baksana dımbızlak geldik buraya.
Ne alacağız ya amca böyle de? Aa ne demek ne alacağız? Donumuz, pijamamız,
çorabımız. Onları da mı almayalım?
Gerek yok almayacağız.
İnsan utanır bu eski püsküş elleri bu eve sokmaya. Doğru diyorsun.
Yarın gider yenilerini alırız.
Vallahi mi?
Tabii kızım.
Sıra bizde şöyle.
Para?
Cahide karısından biraz aldım. İhtiyaç olursa yine alırım.
Hem zaten iş kuracağım ya. Şu mahkeme işleri falan bir bitsin. İş adamı
ben.
Ben sana ne dedim?
Herkes Cengiz 'i bilecek.
Bambaşka bir Cengiz geliyor.
Hadi bakalım.
Biraz uzanacağım ben.
Niye yemiyorsun? Beğenmedin mi?
istemiyor. Ama yemen lazım Turunacığım.
Beğenmediysen Asiye ablana söyleyelim sana yeni bir şey yapsın getirsin.
Canım gerçekten bir şey istemiyor.
Canım ama yemezsen güçsüz kalırsın. Aslında için üzüldüğünü biliyorum ama
olmamıştım.
Küçükken ben de üzülünce yemek yemezdim. Ama sonra emanatlı olurdum biliyor
musun?
Evet. Duru teyzen küçükken sık sık hastalanırdı.
Ne kadar iştahsız olsa da bir tek neye hayır diyemezdi biliyor musun?
Neye? Muhallebiye.
Siz ne yapmıştınız bugün?
Muhallebi.
Canım bir şey istemiyorsa ondan bir tane yiyebilirim.
Tamam.
Asiye, dolaptan bir tane muhallebi getirir misin?
Tabii Cahide Hanım ama.
Tabii. Tabii tabii. Ye. Biz yine yaparız.
Allah 'ını çok sever.
Yarın giderken ona da götürürüz bir tane.
Eşim dağıtsa.
Şimdi gidemeyiz. Ama yarın sabah gideceğiz.
Ben odamda yiyebilir miyim anne?
Tabii nasıl istersen. Ben de yemeğimi bitirince gelirim yanına.
İstersen masalda okurum sana.
Olur.
Kusur benim. Kendi burada aklı kardeşinde.
Ne yapsın?
Annesiyle Cengiz 'in ona bakamayacağını en iyi o biliyor.
Anlaşılan Cengiz bu işi fazla zorlayacak gibi görünüyor.
Siz yüz vermeye devam ettiğiniz sürece Cengiz daha çok zorlayacak anneciğim.
Kamize, ben salak değilim.
Ben de farkındayım Cengiz 'in nasıl bir adam olduğunu ve inan bana hepinizden
daha iyi tanıyorum onu.
Hiçbirinizin görmediği yüzünü gördüm ben onun.
Cengiz 'in neyine kadar zorlayacağını, başıma nasıl bir bela olacağını gayet
biliyorum ama söyle bana ne yapayım?
Ne yapayım?
Turna 'yı geri mi götüreyim onlara? Ya da Turna 'nın bu kadar üzüldüğünü
görerek... Ya çocuktur unutur mu diyeyim ne yapayım?
Şu an önemli olan tek şey... ...Tuna 'nın kardeşini görebiliyor olması.
Biz nereden kapatalım?
Ne işin var burada bu saatte?
Sana getirdim.
Verebilir miyim?
Elinize sağlık. Afiyet olsun.
Ben artık kalkayım.
Otursaydın Gül. Yok kalkayım ben Zeynep anneyi daha fazla yalnız bırakmayayım.
Peki yine gelemem olur mu? Sağ olun teşekkür ederim. Siz de buyurun gelin.
İnşallah.
Abla.
Efendim Tuma nerede?
Odasında değil mi?
Odasında değil diğer odalara da baktım.
Bulamayınca ben de buraya geldim. Buradadır diye.
Allah Allah nereye gitmiş olabilir ki? Ben biliyorum nereye gittiğini Hasan 'a
gitti. Zeynep.
Bak seni o deli adamın evine tek başına göndermem kızım.
Şimdi hep beraber gidip durumu daha fazla gelmeyelim. Ben hallederim.
Sen de beni bekleme Zeynep anne. Yalnız kalmasın ararım ben seni.
Tamam ama mutlaka ara.
Dikkatli ol.
Tamam anne.
Çok mu sevdiniz kız ben?
Biliyor musun?
Ben seni çok özledim. Ben hep senin yanına geleceğim tamam mı?
Hiç bırakmayacağım seni.
Beni bıraktın ama.
Canımsın benim canım dedin ya böyle ağız dolusu.
İlk zaten o defterde görmüştüm adını.
Hani var diye küçük pembe bir defterin sevdiğin şeyleri yazdığın defter.
Orada görmüştüm adını.
Zeynep öğretmen diye.
Anne yazmıyordu yani.
Zeynep öğretmen yazıyordu.
Çok üzüldüm biliyor musun?
Hiç mi sevmiyorsun beni?
Hiç sevmiyor musun?
Ya ne işi var bunun burada?
Sana tatlı getirmiş.
Ya kızım başlarım tatlısından. Ben size ne anlattım? Ben size ne dedim ya?
Tamam gider birazdan.
Birazdan yok şimdi gidecek hadi kalk.
Toplayacaksın yine bütün manyakları benim başıma.
İttihar çomağı hazırla.
Tamam ben bakarım. Bakarım ben.
Turna burada mı?
Burada içeride.
Turna!
Bu nasıl anlaşma Zeynep?
Ben sana anlaşmanın şartlarını anlattım. Daha ilk günden bu şartlara uymuyorsun
bak. Beni arayacaksın, izin isteyeceksin. Ben izin verirsem
Tamam? Eğer kardeşin görmesine izin verseydin bu saate kaçıp gelmezdi. Sen
orasını bana bırak.
Turna!
Turna!
Annem geldi.
Biraz daha sandan kalsam olmaz mı?
Bilmem.
Onu annene sorarsın.
Bak onun yüzünden kardeşini bırakıyorsun.
İstersen burada kalabilirsin. Kardeşini de görürsün.
Sen bıraktın onu.
Hayır ben bırakmadım.
Ben ona bakacağım.
Oldu bakarsın.
Ben ona kıyafetler alacağım.
Elbiseler alacağım.
Mamalar alacağım.
Bakıyorum da bayağı havalara girmesin.
Sen Zeynep öğretmenine güvenirsen daha çok bekler.
Zaten sana bakıyor bir daha sana takamaz peşine.
Anneme sana da bakar.
Hem zaten benim kendi param da var.
Anneannem bana hediye verdi.
Miras. Ben de kardeşime hediye vereceğim.
Mirat mı?
Anne.
Abla. Almışsınız Hasan 'ı.
Çok şükür çok şükür. Bu gecelik durursan Hasan 'ı tüm reyalı yukarı çık
geliyorum. Tamam.
Çocuğu almanı hiç beklemiyordum.
Ben de beklemiyordum. Cengiz insafa geldi.
Turna 'yı getirmeye içeri girdi. Sonra Hasan da bu gece sizde kalsın dedi.
Anlamadım ben de.
Ama Turna mutlu oldu en azından.
Ama ben bittim.
Adamın adını duymaya tahammülüm yokken günde kırk kere görmeye başladım yüzünü.
Ama artık bir yola çıktın kızım.
Evet de bunu sen istedin abla yani. Ben size söyleyeyim bunlar bizim iyi
günlerimiz. Bu adama elimizi verdik kolumuzu kaptırdık bir kere.
Gamze. Bak sana masada da anlatmaya çalıştım ama belli ki anlamamışsın. Çok
zamanlar geçiriyorum ve eğer bu meseleyi uzatmaya devam edersen kalbini çok kötü
kıracağım.
Zeynepciğim. Zeynepciğim. Sen yanlış bir şey söylemedin. Üzülme ne olur.
Biz günün yanına mı gidelim?
Bak şimdi.
Ya Gamze 'nin konuşmasına ne bakıyorsun?
O da anlayacak bizi zamanla.
Yok en azından bu gece orada kalalım.
Zeynep anne de çocukları görmüş olur. Hem de biz de Gamze 'yle uzaklaşmış
oluruz.
Peki kızım nasıl ister sen?
Ben gideyim bir de Tuna 'yla konuşayım. Tamam.
Bunlar hepten kafayı yemiş ya.
Elalimin kızına miras bırakıyor kadın.
Ya para...
Bunlar da cengiz ya.
Nereye koyup nereye? Havurcağını şaşırmışlar. Meleğin gözünü de zaten
boyuyorlar. E miras dediğin bu kadın ölünce kalacak kızım.
Ya zaten kadının bir ayağı çukur da cengiz.
Kalp krizi geçirdi kadın ya.
Yani? Kalp krizi? Ya çok fazla yaşamaz yani.
Ya saçmalama şöyle. Bunlar da o para olduktan sonra kadın yedek kalp taktırır
yine yaşar ya. Biz onu mu bekleyeceğiz?
Ne diye onu bekleyecekmişiz ki zaten? Ne demeye çalışıyorsun anlamadım. Ne
yapacaksın ki? Ya Miran meleğe kalacak sonuçta.
Sağ olasın Zeynep. Çocukları getirip gösterdi.
Bunlar insanın ömrüne ömür katıyor.
Size özlemiştim.
Turnak adetini görünce gözleri ışıldıyor.
Turnak kızı. O küçücük halinde sen niye çocuğu sallıyorsun?
Ver annemi.
Uyutsun.
Ben alışkınım.
Hep böyleyim senden. Ben de söylüyorum ama dinlemiyor. İlla kendimi uyutacağım
diyor.
Ama ben alışkınım.
babası bakmayınca ne yapsın çocukcağız.
Küçücük yaşında annelik yapmış kardeşini.
Neler çekti şu çocuklara. İnsan hiç yanıyor.
Neyse neyse anne geldi geçti çok şükür.
İnsan var. İnsan var.
Seni hep onları almakla büyük bir sebep.
Bak çocuk falan dedin bana ilaçları unutturdun. Aşk olsun.
Gönül. Sana bir şey diyeceğim.
Söyle anne.
Allah affetsin.
Benim oğlum da cengiz musibeti gibiydi. Ben biliyorum.
Tamam tamam anne ne olur. Ne olursun konuşmayalım bu konuları. Lafımı bölme
Seni bile sana çok çektirdi. Biliyorum ben.
Bakma.
Toz kondurmadım. Ama işte... ...kilp bir yavrusuna... ...pamurum diye
severdim.
Gönül... ...ahirette hesap verirsin. Onu karışmam. Ama
beni evine aldın. Baş tac ettin.
Torunum da sana çekmiş.
Tabirlere... ...kol kanat geldi.
Allah sizden razı olsun.
Sağ ol sağ ol.
Allah. Allah senden razı olsun annem.
Allah seni başımızdan eksik etmesin. Tamam tamam ilacım nerede ilacım.
Tamam tamam.
Ya iki dakika rahat durdun diye bitlendin değil mi Cengiz?
Ya yine başını belaya sokacak şeyler mi arıyorsun sen ya? Ya kızım ben bir şey
demedim ki daha.
Ya ben senin ciğerini biliyorum Cengiz. Bir şey demene gerek yok ki. Sen o miras
lafını duyduğundan beri... ...tilkiler döndürüyorsundur kafanda. Ya adam itten
kurtulmuşuz. Kaçaklıktan kurtulmuşuz. Fare deliğinden kaçmışız. Saraya
Yani sen daha niye bir şey yettiremiyorsun ya? Yetmedi işte
Yetmedi şöyle.
Vallahi yetmedi ya. Kızım mevzu ev değil. Anlamıyor musun sen şunu ya? Ben
anladım. Ya ne anladın? Ne yaptın da ne anladın ya?
Ölümden döndüm diyorum şöyle ya. Daha ötesi var mı sana? Ölümden döndüm
Ben artık öyle sokakta gezen böyle sıradan bir vatandaş olamam. Bitti gitti
günler. Tamam mı? Büyük adam olacağım diyorum sana şöyle. Büyük adam olacağım.
Öyle beni evle mevle üç kuruş beş kuruş parayla harçlıkla kandırmazlar artık.
Anladın mı? Büyük parayla başlayacaksın. Büyük adam olacaksın.
Çaktın mı?
Baktan Cengiz'den tavsiye.
Miras orada duruyor.
Öyle eve meve tav olma şöyle.
Sen Cengiz 'i dinle.
Miras Cengiz. Adı üstünde miras. Kadın öldükten sonra kalacak kıza. O zaman
bakarız. Gerçi o zaman da bize para mara mı kalır? Zeynep karısı püf diye ortaya
çıkar. Bu para benim der. Turna 'nın hakkı der. Alır yani bize para mara
Cengiz de buna tamam diyecek. Yok öyle yağma.
Kızım sen Cengiz 'i daha tanımamışsın.
Zeynep.
Ne oldu?
Yatmadın mı sen?
Biraz midem ağrıyor. Süt ısıttım da itti.
Sen?
Kabus gördüm de.
Elimi yıkayayım.
Tamam sana da ısıtayım.
İçersin değil mi?
Olur.
Sen şunu al da.
Kendime de koyup geleyim hemen.
Zahmet olayım. Yok canım ne zahmeti tüt zaten.
Hemen oldu.
Nasıl bir rüyaydı hayrolsun.
Çok garipti.
Rüya gibi değildi o kadar gerçekti ki.
Sanki bir hatıra gibi.
Ay aşağı bakayım Gündüz ne yetti mi?
He anlat bakayım.
Bir kız çocuğu var.
Böyle bir odanın bir evinin önünde duruyor.
İçeride yangın çıkmış.
Kızın yüzü kıpkırmızı.
Alevler vuruyor.
Sonra içeriden bir kadın ses geliyor.
Zeynep neredesin?
Zeynep neredesin?
Allah 'ım.
Bu kız çocuğu benim.
Şöyle duruyorum.
Önüme bakıyorum.
Yerde kibritlerle her tarafa saçılmış.
Vallahi tersim koydum çocukken çok yapardım içeride.
Hatırladın mı?
Zeynep sütün hazır.
Yirmi beş yıldır defalarca yaptım bu sütü. Defalarca içtim.
Ama hiç birinin tadı böyle değildi.
Annen daha bir yemek tarifi alırsın da evde yaparsın. Bir türlü onu yaptığı
olmaz ya.
Herhalde öyle bir şey.
Sabah sabah da seni işinden alıkoydum. Kusura bakma.
Ne demek Zeynep.
Hatta çok iyi oldu seni gördüm.
Yani ben... ...onca yaşadığın şeyden sonra... ...seni görmek nasıl olduğunu
bilmek istiyordum.
Ama işte o ilk telefonu açmak çok zordu benim için.
Senin aramana çok sevindim.
Sinan 'la yıldızlarımız hiç barışmadı biliyorsun.
Ama bildiğim tek bir şey varsa... ...Sinan... ...seni gerçekten hak
eden bir insandı.
Üzgünüm.
Ben kendimi bildim bile... ...hep çok düşürtülmeye çalıştım Ali.
Ama bu son olanlar... ...Sinan 'ın kaybı...
Böyle yere yığılacakmışım gibi hissediyorum.
Sonra Turna 'ya bakıyorum. Yapma Zeynep diyorum.
Onun için ayakta kalman lazım.
Turna için ayakta kalman lazım.
Kusura bakma Ali. Seni de sabah sabah içini karartma.
Olur mu öyle şey Zeynep? Ne kusuru? Biz dostuz.
Belki anlatıp rahatlamak iyi gelir sana.
Sağ ol Ali desteğin için.
Ben her zaman senin yanındayım.
Ve her konuda sana destek olmaya hazırım. Bunu bil.
Sağ ol.
Aslında ben sana bir şey daha söyleyeceğim.
Tabii ne istersen söyleyebilirsin.
Bütün gece bir rüya gördüm.
Rüya gibi değildi ama. Sanki bir anı gibiydi. Çok gerçekti.
Rüya'dan sonra... ...çocukluğumdaki yangını daha çok düşünmeye başladım.
Acaba diyorum... ...Günün Hanım 'ın... ...hapse girmesine sebep
olan... ...bu dosyaya ulaşabilir misin?
Ben... ...tam olarak ne öğrenmeye çalıştığını anlayamadım.
Bilmiyorum. Bu rüyadan sonra bu yangının tam olarak nasıl çıktığını öğrenmem
lazım. Benim için çok önemli.
Peki. Bulmaya çalışacağım.
Şimdi kalkmam lazım.
Aklım tunladı.
Kusura bakma böyle hemen söyleyip kaçmış gibi oluyorum ama.
Estağfurullah. İstersen bırakırsın.
Yok gerek yok. Ben arabayla geldim.
Senden haber bekliyorum dostlarıyla ilgili olarak.
Tamam. Görüşürüz.
Elimden geleni yapacağım.
Biliyorum.
Anne.
Şirketten Avcıoğulları dosyasıyla ilgili mail atmışlar bana. Ben de istedikleri
dosyaları buldum gönderdim. İyi günler olsun.
Gelsene biraz.
Gel otur.
Bak Gamzeciğim.
Ben... Ablana çok haksız gittim.
Durmanın öldüğünü söyleyecek kadar ileri gittim. Vicdanımı bir kenara bırakarak.
Onun hayatını mahvettim.
Ben ne kadarını becerebilirim bilmiyorum ama... ...ablana her konuda destek
olup... ...sebep olduğum acıları... ...unutturmaya çalışacağım.
Anne.
Bu attığın adımların hepsini vicdan azabıyla atıyorsun.
Kendin de söylüyorsun işte.
İçinde zerre kadar mantık yok.
Tepkini çok iyi anlıyorum Gamzeciğim.
Ama... Cengiz için yaptığımızı düşündüğün her şeyi... Aslında Turna
yapıyorum. Ablan için yapıyorum.
Beni anla ne olur.
Anne! Turna ablamın kızı değil.
O adam istediği zaman tekrar gelip ablamdan turnayı koparabilir.
Bu söylediğin şeyin hukuki hiçbir dayanağı yok. Sen de bunu anla.
Anne olunca anlarsın beni.
İşte ben de bu lafa bayılıyorum ya.
Mantık kuramadığınız her şeye böyle oturtulacak bir kılıf. Ne güzel anne
anlarsın. İyi o zaman ben hiç karışmayayım. Sen işinden geleni yap
Bütün mal varlığını da Cengizlere ver. Cengizlere al da kendini.
Basiyetimi değiştirdim zaten.
Ne? Turnaya da bir şeyler bıraktım.
Anne bunu neden yaptın?
Turna benim torunum sayılır.
Torunum mu sayılır? O Şule ile Cengiz bir köşede tırslan gibi bekliyorlar
biliyorsun değil mi? Ne oluyor?
Sesiniz içeriden duyuluyor ya.
Anneme sor.
Turna 'ya miras bırakmış.
Ne? Ya.
İnanamadın değil mi?
Sonuçta kendi mal varlığı ne istiyorsa onu yapar.
Karışmak bize düşmez Gamze. Bize düşmez mi? Bize düşmez.
Gamzeciğim yeter lütfen.
Esas size yeter ya. Hepiniz süreni patlamış kamyon gibisiniz.
Yok bu böyle olmayacak. Benim bir süre buradan uzaklaşmam lazım.
Abla dur.
Bırak.
Zeynep nerede?
Yürüyüşe çıkmış anne aradı da. Geliyor yolda.
Daha yedireyim mi?
Küçük küçük lokma ver ama anneciğim. Tamam.
Bırak onu bırak.
Aç bakayım aç bakayım.
Hop.
Yavaş.
Hoppa. Şimdi bir tane daha yedireyim. Hadi bakalım.
Hadi aç ağzını.
Uçak geliyor geliyor.
Geliyor geliyor. Geliyor geliyor.
Ne güzel yiyor. Kurban olduğum.
Peynir aldın mı kızım sen?
Aldım aldım. Maşallah sana maşallah.
Anne. Günaydın.
Günaydın. Gidirken size simit poğaça aldım.
Allah razı olsun.
Nasıl gidiyor?
Anne bak. Bak şimdi bak. Nasıl yediriyorum.
Geliyor geliyor geliyor.
Geliyor geliyor geliyor.
Geliyor.
Anne nasıl yiyor baksana.
Hüseyin ağabeyim de istediğim için ve senin için.
Onları getirdiler.
Nasıl unuturuyorduk?
Elim yüze bine.
Bu açığı
vereyim mi çocuğum?
Al kızım.
Açayım mı? Tamam.
Biraz da gel bakalım.
Gel bakalım.
Efendim? Gülhanım yanınızdaysa lütfen belli etmeyin.
Zeynep yanınızda mı şu an?
Evet. Size önemli bir şey söylemem gerekiyor. Ayrı bir yere geçebilir
Tamam. Ben sizi sonra arayayım. Olur mu?
Tamam.
Ben sana çay doldurayım yavrum.
Zeynep 'e bir parça.
Ben geliyorum siz yiyin.
Siz yiyin.
Geleceğim hemen geliyorum ben.
Alo Ali.
Bir şey mi oldu?
Zeynep ile buluştum bu sabah.
Benden bir şey rica etti.
Dün gece bir rüya görmüş.
Biliyorum. Şüphelendi demek.
Yangın medresini kurcalamaya başladı.
Yangının sizin çıkardığınıza inanmıyor sanırım.
Ne söyleyeceksin peki?
Ne söylememi istersin?
Şimdi bildiğini bilsin yeter.
Peki dosyayı buldum. Yangınlanmadan çıkmışlarım. Böylece meseleyi daha fazla
kovalamazdık.
Tamam. Rica ederim.
Mis mis.
Gönül gönül bak sana ne güzel bakıyor kardeşine.
Ay maşallah.
Doydun mu bakalım?
Ben gerçekten doydum. Hasan bile doydu ya.
Afiyet olsun yavrum.
Anne Hasan 'ı parklara türelim mi?
Olmaz bir tanem götüremez şimdi.
Neden? Annesine geri götürmemiz lazım.
Anneciğim. Lütfen Hasan biraz daha bacak olsun.
Üzme beni bir tanem ne olursak yapma böyle.
Anne lütfen.
Tamam.
Nasıl olsa bir daha göreceğim değil mi?
Göreceksin tabii ki. Hem söz veriyorum bir dahaki sefere beraber parka da
gideceğiz.
Gideceğiz.
Hadi yavrum sütünü değiştir bak duruyor olsun.
Bir dahaki sefere saçlarınıza şöyle güzel bir bakım yapalım.
Biraz dayıplamışlar.
Dayıplamazlar mı? Öyle şeyler gördü ki o saçlar.
Alo. Alo şöyle müsait misin?
Yani pek değilim aslında on bin bakıma girdim. Efendim?
Kuafördeyim kuafördeyim.
Hasan için aradıysan bir saat sonra evdeyim getirebilirsin.
Tamam bir saat sonra Hasan sizde.
Alo.
Efendim. Geç kalma ha bak Cengiz kızar biliyorsun.
Tamam geç kalmam.
Saatinde getir. Tersi kötüdür Cengiz 'in biliyorsun bak.
Alo.
Alo.
Kapattı memnun etsin.
Efendim. Sana demedim sen şuna bak.
Geldim.
Hoş geldiniz buyurun.
Gönül habersiz geldim ama.
Rica ederim olur mu öyle şey. Buyurun buyurun.
Zeynep ve çocuklar geceyi nasıl geçirdi diye merak ettim de. Gayet iyilerdi hiç
merak etmeyin. Zeynep asanı hazırlıyor. Şuraya götürecek de. Buyurun geçin. Yok
yok ineceklerse ben şöyle bir oturayım.
İyi misiniz siz?
Hiç iyi değilim.
Hiç iyi değilim Gönül.
Doktorla konuştum.
Kalbim... ...biliyorsun... ...önüme iki seçenek sundu.
Biri ya çok riskli bir ameliyat... ...öbürü de... ...kader ne zaman tamam
diye... ...durup bekleyeceğim.
Öyle demeyin ha.
Allah korusun öyle demeyin siz güçlü bir insansınız hepsiniz sesinden
gelirsiniz.
Ben bir çay falan yapayım. İstemiyorum gönül gel otur gel.
Ay ama vallahi böyle olmadı kuru kuru oturuyoruz. Olur olur gel.
Hayır şimdi ameliyat olsam kızları dertleriyle arkamda bırakacağım diye
üzülüyor. Evet ama kendi derdinizi çözmeden sevdiklerinizin derdini
mümkün değil ki değil mi?
O da doğru.
Hem biz annelerin derdi bitmez. Çöz çöz bitmez. Zaman kalmaz.
Doğru diyorsun.
Şimdi de Gamze 'yi zapt edemiyorum.
Hayrola? Bu Cengiz 'i kabullenemiyor.
Vurdu kapıyı çıktı gitti.
Gençler hep öyle.
Onlar öyle yağar. Sonra sönerler. Hiç merak etmeyin. Geri gelir o.
Yatayınca geri gelecektir. Sıkmayın canınızla.
Çıkıyordum ben de. Hasan 'ı bırakacağım.
Ne oldu yavrum? Bir şey mi oldu?
Gidiyorum ya. Yine oğlanın yüzünü görmek çok zor geliyor.
Zeynep.
Ben Zahide Hanımlara gidecektim. Bana bir şey verecekti ya.
İstersen ben alayım Hasan 'ı götüreyim.
Oradan bırakırım.
Tırnağı siz dükkana bakarsınız annenle olur mu?
Evet. Tamam.
Çok teşekkür ederim. Evet kızım.
Ablacığım. Ablacığım.
Söz veriyorum seni bir daha almaya geldim ablam. Tamam abla tamam tamam.
Ben şuradan çantamı alayım. Sen Zeynep anneye söylersin olur mu?
Söylerim. Hadi bakalım.
Zeynepciğim görüşürüz. Hadi canım.
Ne yapalım?
Bak anneciğim biz bir kere Sakar teyzemle... ...yün sarmıştık.
Yapalım mı?
Tamam.
Ahmet burada duralım.
Çok sağ olun zahmet oldu size.
Ayol ben de seninle geliyorum. Hayır hayır hiç gerek yok. Ben Hasan 'ı
oradan da eve geçerim zaten.
Gönül olur mu öyle şey? Beraber gideriz sonra seni eve bırakırız. Hayır
gerçekten sağ olun. Ben hallederim. O zaman beni bıraksın sonra gelip alsın
seni. Hiç gerek yok. Ben buradan yürür bir otobüse binerim. Hem yürümek bana
iyi gelecek.
Pek seni ikna edemeyeceğim ama dikkat et kendine olur mu? Tamam merak etme.
Sağ olun.
Gelmiş kimler?
Nerede? Hasan 'ı getirdim.
Ben kızını bekliyordum ama öyle olsun bakalım.
Hadi.
Konuşacağız. Çocuğu bırak gel.
Ne konuşacağız biz seninle?
Şule çocuğu bırak gel konuşacağız. Şule banyoda.
Tamam o zaman yatağın üzerine koy çocuğu. Yanına da yastık koy düşmesin
Konuşacağız.
Allah Allah.
Geldin. Ne konuşacağız?
Kızımın canını yaktım.
Kızımın kocası senin yüzünden öldü. Onun kocası kendi salaklığından verdi o
canı. Gelmeseydi peşimizden biz mi bir şey yaptık yani? Kendi kendine kaldı
arabanın altında.
Senin karını çocuğunu korumak için kaldı o adam. Sen ne *** adamsın be. Kızak
ez. Bu kadar mı?
Çok kızak ezileceğim.
Öldürürüm.
Eğer bir daha bu çocuklara eziyet edersen.
Eğer kızının gözünden bir damlaya senin yüzünden akarsa.
Seni hiç kimse elimden alamaz.
Öldürürüm.
Sen onları kimsesiz mi belledin?
Kafana bunu sok.
Öyle dururum.
Bakın.
Anneciğim biraz daha tutar mısın şöyle yani?
Bir de bak şöyle yapacağız. Tel sarar kızıma.
Tel sarar.
Tel bulamazsa ne sarar.
Fakat teyzem öyle tuttu bana mesela ki ya.
Hoş geldin Ali. Hoş bulduk merhaba.
Kırmızıcım nasılsın?
İyiyim. Bir tanem Zeynep anne namazı bitince sana masal öğretecekti. Hadi git
bir bak bakalım.
Peki tamam.
Bak bunu böyle koyuyorum devam edelim. Böyle.
Değil mi?
Oldu.
Benden istediğin dosyayı araştırdım da onun için bir yorulmak istedim sana.
Bir şey bulabildin mi?
Dosyayı inceledim.
Yangın gaz damlasından çıktığı yazıyordu.
Başka bir şey yazmıyor muydu?
Gereksiz bir sürü detay var ama detayların hepsi Gönül Hanım 'ın yangını
çıkardığı yönünde.
Neymiş karı kulağı?
Dün gördüğüm şeyden sonra başka türlü düşünmeye başladım sanki.
Bunları hiç düşünme bence. Son zamanlarda yaşadıklarından dolayı
Çok normal.
Belki de.
Benden istediğin başka bir şey var mı?
Yok teşekkür ederim. Bir şey içer misin sormayı unuttum.
Başka sefere inşallah. Burada uğramam gereken bir yer var.
Tamam görüşürüz.
Anne. Anne.
Anne telefon.
Anne.
Lavabodayım. Sen bakar mısın?
Buyurun Cahide Hanım 'ın telefonu. Merhabalar. Doktor Reha Bey 'in
arıyorum da Cahide Hanım 'la görüşebilir miyim lütfen?
Buyurun ben kızıyım.
Kendisi müsait değil şu anda. Tek ilk randevusu için aramıştım. O halde daha
sonra ararım. Olur mu?
Bana söyleyebilirsiniz.
Kendisiyle görüşmem gerekiyor.
Lütfen konunun önemli olduğunu da iletebilir misiniz?
Tabii. Teşekkürler. İyi günler.
Bir dakika. Bir dakika.
Acaba Rida etsem beni Rehabi 'ye bağlayabilir misiniz?
Duru derseniz tanır beni o. Tamam. Bir sorayım. Bir saniye.
Tamam.
Merhaba Rehabi.
Ben annemin durumu ile ilgili bilgi almak istiyordum senden.
Bizden sakladığı bilgi mi var?
Cengiz! Cengiz çocuk ağlıyor ya.
Dur be oğlum geldim be. Tamam be tamam.
Cengiz!
Hadi. Cengiz!
Cengiz! Allah Allah.
Nerede bu adam ya?
Cengiz neredesin sen ya?
Bir banyoya girdim çıktım yok olmuşsun. Nereye gittin?
İşim var kızım benim. Çok önemli işim var. Ne işin varmış?
Ben sana ne dedim şöyle?
Büyük adam olacağım dedim.
Öyle artık her önüne gelen bize racon kesemeyecek.
Büyük adam olacağım da.
Ne diyorsun Cengiz?
Cengiz ne diyorsun ya? Alo?
Alo?
Baktım anne.
Abla.
Çok teşekkür ederim abla. Geldik için çok teşekkür ederim.
Saçmalama. Tabii ki geleceğim.
Anne.
Gamze.
Canım. Canım.
Anneciğim neden söylemedin bize?
Neyi söylemedim?
Ne oldu?
Anne. Biz biliyoruz.
Doktorunla konuştum ben senin Rehabi ile.
Ne yaptın Duru?
Ne yaptın Duru? Ne yaptın?
Anneciğim öğrenmeyi söylemeyecek miydin bize?
Çocuklar.
Son günlerde o kadar üzüldük ki.
Yani sizi üzmek istemedim tekrar.
Anne biz bir aileyiz.
Senin bu yükü tek başına taşımana gerek yok ki.
Biz üzülürsek birlikte üzülürüz.
Gülersek birlikte gülürüz.
Güzel kızım benim.
Canım.
Canım.
Anne. Bugün söylediklerim için özür dilerim.
Geçti gitti.
Konuşmaya bile değmez.
Sen ameliyat olacak mısın?
Bilmiyorum Durucuğum.
Bilmiyorum.
Madem artık... ...öğrendiniz... ...doktora da birlikte gideriz. Artıkın
eksikliğini öğreniriz doktordan.
Ameliyata da birlikte karar veririz.
Niye olacaksın anne?
Sen çok güçlüsün.
Hiçbir hastalık seni yenemez.
Tabii.
Siz yanımda olunca... ...daha da güçlüyüm.
İstihbaratım.
Ablanıza sakın haber vermeyin olur mu?
Onun durumu farklı biliyorsunuz.
Hocam nasıl istersen anneciğim.
Sonunda prensesin annesi gitmek zorunda kalmış. Ama gitmeden
evvel kızına üç tane kutu bırakmış.
Demiş ki birinci kutuyu açarsan içinde
umut var.
İkinci kutunun içinde sevgi var.
Onları istediği zaman aç. Ama ama üçüncü kutuyu
sakın açma.
Gel zaman git zaman prenses büyümüş. Umut istediği zaman
birinciyi. Sevgi istediği zaman ikinciyi açmış.
hep üçüncü kutudaymış.
İçinde ne var?
Ne var içinde?
Ne var? Ne var? Ne var?
Sonunda dayanamamış.
Annesinin açma dediği kutuyu açmış.
Hadisenin meydana geliş biçimi olay mahallinde elde edilen deliller
incelendiğinde yangının denekleri kaynaklanmıyor.
Yangını şüpheye yer bırakmayacak şekilde aksine değil kibrit kullanılarak gazdan
çıkıyor.
Kibrit?
Çıkmayacaksın demedim mi?
Çıkmayacaksın demedim mi?
Çünkü üçüncü kutunun içinde gerçek varmış.
Benim yüzümden.
Ben yaktım.
Evi ben yaktım babamı ben öldürdüm.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.