Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Aşk eski bir yalan, hayatıma dolan. Bir ses, bir bakış bazen
o kalbime akar. Bir tüket hatırlaman yılların altından.
Aşk eski bir yalan, Adem 'le havlalar kalan. Aşk eski bir yalan,
hayatıma dolan.
Altyazı M .K.
Aşk eski bir yalan, Adem 'le Havva'dan kalan. Aşk eski bir yalan,
hayatıma dolan.
Bir ses, bir bakış bazen o kalbime atan.
Bir çiçek hatırlanan, yılların ardından.
Aşk eski bir yalan, Adem 'le Havva'dan kalan. Aşk eski bir yalan,
hayatıma dolan.
Selim! Geliyorum Fatma.
Nermin! Geldim anne.
Hadi, kahvaltı hazır.
Günaydın canım.
Günaydın. Günaydın anne.
Günaydın.
Çocukcağız aylıklı şoförünüz gibi sizi evinizden alıp işe götürüyor. Siz
kımıldamaya üşeniyorsunuz. O da biraz bekleyiversin.
Beklesin demeyin koskoca patronun oğlu.
O patronun koskoca müdürünün kızıyım ben de.
Osman Bey babanın çocukluk arkadaşıdır ama patron olduğunu da unutmamak lazım.
Peki anneciğim.
Ah Ekrem geldi işte.
Hadi derdim bekletmeyelim çocuğu.
İyi günler canım.
Hadi Nermin.
Geldim geldim.
Güle güle.
Günaydın efendim.
Günaydın oğlum.
Günaydın küçük hanım. Günaydın.
Şoförümüz emrinize amadedir. Buyurun.
Teşekkürler.
Maşallah bu sabah beklemedik.
Neden konuşmuyorsun Nermin?
Konuşacak hal mi bırakıyorsun Esen'den? Seni bekletmeyelim diye lokmalar
boğazımıza diziliyor.
Benim suçum ne bunda peki?
Daha ne olsun?
Sabah ezanı geliyorsun. Annem gitmeyelim diye neredeyse sopayla kaldıracak bizi.
Sahibi Selim amca.
Çok mu erken geliyorum? Olur mu yavrum? Sen ona bakma.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler. Nermin 'inki o hesap.
İyi günler. Sana da.
Nermin iyice benimsedi bu kahvecilik işi. O belki ama ben benimseyemedim
Hoca. Herkes bilir mi onun sırf zevk için bu işi yaptığını?
Fakat Nermin sırf zevk için yapmıyor ki bunu otelciliğin her bölümünü öğrenmek
istiyor. O da öyle söylüyor ama bir de müşterilerin sorunu.
Artık kahveci güzeline çıktı.
Salona inen onu arıyor.
Merak etme çok sürmez.
Bundan da hevesini alır.
Evlendiğiniz zaman nasıl olsa hep sana kahve pişirecek.
Günaydın. Günaydın.
Turist anlaşmasını soracaktım ne oldu?
Yüzde yirmi beş indirim istiyorlar. Kabul edelim mi? Tabii.
Ağrım mı var terim?
Ara sıra yokluyor.
Doktora görünmeyi ihmal ediyorsunuz.
Şu mukaveleyi bitireyim.
Bırak şimdi mukaveleyi kalp bu. İkinci kriz tehlikeli olur senin için.
Peki peki.
Bugün giderim doktora.
Karımla kızım bir şey duymasınlar lütfen.
Üzülmelerini istemem.
Bu sabah güneşten bile parlaksınız. Gözlerimi kamaştırıyor musunuz?
Güneş gözlüğü takarsanız gözleriniz rahat olur.
Günaydın.
Hani siz bu sabah gidiyordunuz Sir Harold?
Sizin hasretiniz memleket hasretinden ağır basacaktı kaldım.
İyi günler.
Kahveniz sayın patron.
Nermin kahveciliğe başladıktan sonra işler bir misli arttı. Maaşını arttırıp
elden kaçırmamaya bakmalı.
Ben işi daha sağlama bağlayayım diye kahveci güzelini kendime gelin yapmayı
düşünüyorum. Aman Osman amca.
Baba oğul yaptığımız evlenme tekliflerini hiç ciddiye almıyor.
İnşallah iyi bir çift olacaklar.
Olacaklar ama ne zaman?
Boyunu atlatıp duruyor ekvemi.
İşi bizler ele alalım mı?
Kendilerine bırakmak bence çok daha doğru olur. Öyle.
Teşekkür ederim madem.
Bir şey değil mi Seşem? Bu kafede inan ki zehir olsa içerdim madem.
Zehir içerseniz kızlar iltifatları kimden duyarlar.
Nasıl bir kahveci güzeli.
Nesman siz kahve yapıyor ben çok içiyorum sonra da ölmek.
Öyleyse ben kahveyi yapmayayım artık Errudur. O zaman da ölmek var yapmıyor
için.
Ne yapayım ben Rudolf? Siz ölmeye karar vermişsiniz artık.
Sizinle baş başa bir kahve ne zaman içebilirim biz?
Annemle babam kahve içmeme izin verdikleri zaman.
Bu gidişle uluslararası bir savaş çıkartacaksın bana.
İşim bu benim.
Herifler günde kırk kahve içmekten kahve ağacına döndüler.
Hele şu Alman.
Çok sevimli değil mi?
Çok. Bak elimi kana bulamamı istemiyorsan... ...bugün bir saat erken
dolaşalım biraz. Patronun oğlu olarak bir emir mi?
Hayır. Seni deli gibi seven bir gencin ricası.
Saat dörtte emrinizdeyim.
Gereken dikkati göstermiyorsun kendine.
Her dediğini yapıyorum. Elektron öyle göstermiyor ama.
Merak etme doktor.
Kızımı evlendirmeden, torunumu kucaklamadan ölmeye niyetim yok.
Kızını çok seviyorsun değil mi?
Hayatımdan çok.
Allah her şeyi verdi bana.
Eşsiz bir karım, tertemiz kızım. İyi bir işim var.
Hayatımdan çok memnunum.
Kendine iyi bakarsan korkacak bir şey yok.
Bana evet demek için ne bekliyorsun Nermin?
En minik çocuk oyuncağı değil Ekrem.
Acele etmemek, iyi düşünmek ve... Ve sevmek lazım değil mi? Beni sevmiyor
Seviyorum tabii.
Hemen hemen beraber büyüyecek.
Öyle değil, benim gibi hislerle.
Seni tanımasam hayatımda bir başka erkek var derim.
Hayatımda olmasa bile her genç kızın kalbinde bir masal prensi yaşarsın.
Anlarsana o talihli prensi. Bilmem.
Yüzünü gözümün önünde canlandıramıyorum.
Belirsiz bulanık.
Ama tatlı şeyler hissediyorum onu düşünürken.
Bir gün o belirsiz şeklin yerini benim hayalim alamaz mı acaba?
Bilmiyorum.
Belki bir gün sen karşıma beklediğim sevgili gibi çıkacaksın.
O zaman sana evet diyeceğim. Daha ne kadar bekleyeceğiz o meçhul sevgilinin
şekillenmesini?
Belki çok uzun bir zaman.
Belki de yarın.
Kahveniz efendim.
Yardım edeyim.
Ben teşekkür ederim.
Galiba birine benzettiniz beni.
Evet.
Şey... Galiba.
Net var.
Sanki sizi yıllardır tanıyormuşum gibi bir his var içimde.
Müsaadenizle.
Tebriğiniz? Estağfurullah. Güzel ellerinizle yapılmış bir kahveyle bir de
isminizi rica edecektim.
Adım Nermin.
Kahveniz nasıl olsun?
Nasıl olursa olsun.
Elinizin değmesi yeter.
Her Rudolf 'u kahve içmek için gazeteye çağırmıştım. O da buraya gelmem için
istihdad etti. Başka yerde kahve içmemdi.
Aklıymış. Hem de çok haklı.
İnsanı ilk anda saran, büyüleyen bir güzelliğiniz var Nermin Hanım.
Yıllarca aranan, fakat görmeden izah edilemeyen bir güzellik.
Şey...
Bilmem neden sanki aramızda konuşulacak şeyler varmış gibi geldi.
İşiniz bitince sizi bekleyebilir miyim?
Sanmıyorum ben... Yalvarırım hayır demeyin.
Bizi birleştiren bu sihri bozmayalım.
Peki.
İçmek günde yüz kafe her ayhan.
Oteldeki karşılaşmamızda sizi daha önceden tanıyormuşum gibi bir hisse
Fakat buna imkan yoktu tabii.
Uzun uzun düşündüm.
Sonunda anladım ki siz kendimi bildim bileli beklediğim, yolunu gözlediğim
sevgiliydiniz. Ne olur siz de bir şey söyleyin.
Söyleyeceğim her şey sizin söylediklerinizin tekrarı olacak.
Ben de sanki bin yıldır seviyorum sizi.
Belki çok daha eski.
Dünya kurulalı benim.
Birdenbire parlayan ve bizi hemen saran bir alevde karşılaşmamız.
Fakat saman alevi değil, ebediyen yanan bir ateş.
Kimsesizim.
Çocukluğumdan beri yapayalnız büyüdüm.
Hayallerim ve rüyalarımla.
Annem ve babam bir otomobil kazasında ölmüşler. Önce Darüşşafaka 'ya sonra da
üniversiteye girdim. Gazeteci oldum ve size rastladım.
İşte bütün hayat.
Altıncı hisse inandım bugün.
Ben de birbirimiz için yaratıldım sen.
Ne kadar?
Şimdi de bana rastlayıncaya kadar olan hayatını kıskanıyorum.
Herhalde kadınlar peşini bırakmamışlardı. Yapacak o kadar işim
Yani sana aşık olan kızlar olmadı mı?
Oldu tabii.
Ya sen?
Ben bekledim.
Neyi?
Seni bulacağım bu mutlu gün.
Alo. Sen misin Ekrem?
Nermin erken çıkmış otelden.
Merak ettim de.
Eğer geldiyse... Daha gelmedi Ekrem.
Peki. Gelince söylerim seni arar. Güle güle oğlum.
Teşekkür ederim teyzeciğim.
Bir ses bir bakış bazen o kalbime akar. Bir çiçek
hatırlanan yılların ardından.
Aşk eski bir yalan ademle havlanan.
Aşk eski bir yalan hayatıma dolan.
Bir ses bir bakış bazen o kalbime akar. Bir çiçek hatırlanan
yılların ardından.
Ve kadın yaratıldı. Bütün erkekler ona kandı.
Hep gururunun ardından baktı. Yine de gönüllerde yaşadı.
Göçmen kuşlarını kıskandı. Diyar diyar dolaştı.
Yine de unutulmadı.
Unutulmadı.
Eski bir yalan, Adem 'le Havva'dan kalan. Aşk eski bir
yalan, hayatıma dolan.
Bir ses, bir bakış bazen o kalbime akar. Bir çiçek
hatırlanan, yılların ardından.
Aşk eski bir yalan, Adem 'le Havva'dan kalan. Aşk eski bir
yalan.
Hayatıma dolan. Bir ses, bir bakış bazen. O kalbim ağzından. Bir
çiçek hatırlanan.
Yılların ardından.
Aşk eski bir yalan.
Adem ve Havva'dan kalan. Aşk eski bir yalan.
Hayatıma dolan.
Bir ses, bir bakış bazen. O kalbim ağzından. Bir çiçek hatırlanan.
Yılların ardından. Aşk eski bir yalan.
Adem 'le havlada, beden haşkesi, bir yalan hayatıma dolar.
Bir ses, bir bakış var ne, o kalbim ağzım, bir çiçek hatırlamak
yılların ardından.
Gelecek günlerimize.
Mutluluğumuza.
Benimle evlenir misin?
Ayhan! Ayhan!
Ne olur saatler dursa, zaman koşmasa.
Seni görene kadar yaşamıyormuşum meğer. Seni bin yıldır seviyorum demiştim
ama... ...aslında iki milyon seneye sığmayacak kadar aşığım.
Altyazı M .K.
Ayrılık şarkıları söyleyeceksin.
Ayrılık şarkıları söyleyeceksin.
Ayrılık şarkıları söyleyeceksin.
Neto her şeyi unutmuş gibi.
Kimim? Daha önce yaşıyor muydum? Seninle ne zaman tanıştım?
Her şey siliniverdi hafızamda.
Benim de.
Çünkü ikimizin de daha önce gerçek bir hayatı yoktu.
Biz bu hayata yeni doğduk.
Bu bizim yıllarca beklediğimiz hayat.
Ben bakarım Selim.
Alo.
Hayrola Ekrem?
Affedersiniz teyzeciğim. Çok rahatsız ettim sizi bu akşam.
Nermin bu saate kadar beni aramayınca... ...eve dönmedi mi diye sormak istedim.
Nermin evde yatıyor.
Kolejden arkadaşı vardı hani Suna.
O hastalanmış da... ...onlar da yedikmiş.
Suç bende. Sana telefon etmesini söylemeyi unuttum.
Afedersin Ekrem.
Estağfurullah. Sana da iyi geceler oğlum.
Ekrem. Bu ikinci telefonu.
Gelip gelmediğini sordu yalan söyledim çocuğa.
Suna da gecikmiş yatıyor dedim.
Duydum anne.
Özür dilerim. Bir telefon da edemez miydin anne?
Bu kadar geciktiğimi fark edemedim. Neredeydin?
Otelde tanıştığım genç bir gazeteciyle beraberdim.
Beni eve o getirdi.
Sizinle tanışmak istedi.
Niçin?
Özür dilemek için.
Ve?
Evet. Ben hayalimdeki erkeği buldum anne.
İnsanlar senin yaşındayken çabuk yanılırlar kızım.
Bundan önce hiç yanıldım mı anne?
İzin verirseniz evleneceğiz.
Ne?
Evlenecek misiniz?
Bu kadar çabuk mu?
Onu tanıyınca bana hak vereceksiniz.
Ya Ekrem? Ben Ekrem 'e hiçbir zaman ümit vermedim anne.
Onu kırmamaya çalıştım.
Kararı daima benim vermemi isterdiniz.
Ben de verdim.
Ayhan bu hafta içinde bir gün ziyaretinize gelebilir mi baba?
Vermeyin.
Efendim baba.
Her şeyi açıkça söylediğin için teşekkür ederim.
Korkulacak bir şey yok.
Kızımıza güvenebiliriz.
Ben de sanki bin yıldır seviyorum sizi.
Belki çok daha eski. Dünya kurulalı beri.
Birdenbire parlayan ve bizi hemen saran bir alevde karşılaşmamız. Fakat saman
alevi değil.
Ebediyen yanan bir ateş.
Demek böyle.
O gazeteciyi tercih ettin bana.
Durumu olgunlukla karşılayacaksın umarım Ekrem.
Akıllısın, iradelisin.
Ve şanssızım.
Zamanla unutursun.
Bazı şeyleri unutmak için yüz yıllar yetmez.
Makul olursan o kadar zor değil.
Makul olmasam zaten senin o gazetecine beddua etmem, bağırıp çağırmam lazım.
Peki ne yapmayı düşünüyorsun?
Akşam rüyamda gördüm sizi.
Ben de sizi rüya gibi görüyorum.
Acaba uyanır da sizi kaçırır mıyım diye korkuyorum.
Sahiden rüyada mıyız Ayhan? Hayır.
Cennetliyiz.
Çok kızmışlar mıydı?
Kızgın değil üzgündüler.
Hakları var.
Affedecekler misin?
Ettiler bile.
Ne diyorsun?
Ne zaman göreceğim onları?
Sana haber vereceğim.
Artık çok mutluyum.
İnan ki bütün gece ağzıma bir lokma bir şey koymadım. Fakat artık rahatım. Bir
tencere makarna olsa yerim. Neden makarna da başka bir şey değil?
Makarna omlet en çok sevdiğim yemeklerdir benim.
Bekar evimde onları yapa yapa mütehassız oldum.
O kadar güzel mi yaparsın omletle makarnayı?
Üstüme yoktur.
Omletle makarna yiyelim öyleyse. Ama sen yapacaksın.
Benim eve gitmemiz lazım o zaman.
Giderim. Doğru olur mu?
Ben senin yanında kendimi her tehlikeden uzak hissederim. Gidelim.
Evet ben hazırım.
Aşçılığına artık iyice kanaat getirdim. Neden?
Baksana ünlüğünü bile ihmal etmiyorsun.
İyi aşçı kıyafetinden belli olur.
Hadi sen mutfağa işine ben sofrayı hazırlarım.
Teşekkür ederim.
Benim yapabileceğim bir şey var mı? Makarnaya tuz atıver istersen. Ben
makarnasını koydum.
Makarnasını koydun mu tuz daha önce atılır.
Paketle koymuşsun.
Doğru zil çaldı da şaşırdım. Sen buna yağ koydun mu? Omlete. Öyle omlete yağ
konur değil mi? Rezil oldum.
Sence gül ben yaparım hadi.
Erkekleri iş önlükleri ne kadar yakışırsa yakışsın... ...mutfakta
açmaktan başka işe yaramazlar.
Doğrusunu isterseniz ben de konservadan başka yemek bilmem.
Bu kadar usta bir aşçı olduğunu bilseler kızlar seni zorla kandırırlardı.
Ben de bunu bildiğim için önce kandırıldım. Sonra gösterdim
Ellerinize sağlık efendim.
Afiyet olsun yavrum.
Selim siz şöyle geçin de biz sofrayı toplayalım.
Olur canım.
Buyurun oğlum biz şöyle geçelim.
Anneciğim. Ne olur dua et de babam sevsin Ayhan 'ı.
Duaya lüzum var mı? Baksana kırk yıllık ahbap gibi kaynaşı verdiler.
Ya sen?
Benim de kanım kaynadı. Bizim için önemli olan senin mutluluğun. Canım
çok.
Çocukluğumdan beri daima bir aile sofrasının hasretini duydum efendim.
Bana bu imkanı bağışladığınız için çok mutluyum. Bu ev ve bu sofra iyi
niyetlerine güvendiğimiz herkese açıktır.
Dilediğin zaman gelebilirsin oğlum.
Seni sevdim. Hayat hikayeni dinlerken kendi çocukluk ve gençliğimi yaşar gibi
oldum.
Yuva hasretini çok iyi bilirim.
Fatma beni bu mutluluğa eriştirdi.
Siz de mutlu olursunuz inşallah.
Ana ve baba için en büyük saadet çocuklarını mutlu görmektir.
Bu nefis gece için tekrar tekrar teşekkür ederim.
İnşallah bunun gibi daha çok gecelerimiz olacak evladım. Gene bekleriz oğlum.
Geleceğim efendim.
Ne zaman buluşuyoruz?
Yarın. Aynı yerde mi?
Aynı yerde, ikide.
Ayhan Bey, yazı işleri müdürünü görüntü sizi bekliyor. Peki.
Beni hissetmişsiniz. Sana gene yol göründü Ayhan. Bu pasaportun. Bu uçak
biletin. Gerekli evrakın.
Uçan sabaha karşı kalkıyor.
Muhasebeden paranı al. Nereye gidiyorum?
Vietnam 'a.
Sevineceğini sanmıştım Ayhan.
Çok ani oldu da. Her zaman öyle olmuyor mu? Saat ikiyi geçiyor işin varsa
geçiyor. İkiyi mi geçiyor?
Alo, buyurun Cumhuriyet Gazetesi efendim.
Ayhan Alp 'i rica ediyorum.
Bir dakika, yazı işlerini bağlayayım.
Buyurun efendim.
Ayhan yirmi dakika önce ayrıldı. Ani gideceği, uçağa da sabaha karşı hareket
edeceği için randevularını iptal etti sanıyorum.
Nereye gidiyor?
Vietnam 'a. Vietnam 'a mı?
Alo?
Alo?
Nermin Hanım bugün hiç otele gelmedi efendim. Kim diyelim?
Peki, Ayhan Bey.
Nermin.
Ayhan beni görmeden gideceksin diye kahroluyordum. Nereden öğrendin?
Girelim içeceksin.
Rahat gece yarısını vurdu.
Duydum.
Bu vuruşları hiç unutmayacağım.
Birbirimize en fazla yaklaştığımız... ...birbirimizin olduğumuz bu saati...
...saadet ve acı dolu bu geceyi.
Müşterek hayatımızın ilk gecesi.
Keşke bu gece hiç bitmeseydi.
Keşke bu gece son gecemiz olsaydı.
Ölmeyi senden ayrılmayı tercih ederim.
Hiç dönmeyecekmişim gibi konuşuyorsun.
Ölüm birbirlerini bu kadar seven insanlar için değil.
Ayhan.
Her gece bu saatte birbirimizi düşünelim.
Ne kadar uzakta olursak olalım bu saat yaklaştırsın bizi birbirimize.
Vakit geldi.
Ayhan. Bu seninle son vedalaşmamız. En geç bir ay sonra bir daha ayrılmamak
üzere birleşeceğiz.
Onlara Allah 'a ısmarladık diyelim hiç.
Ellerinden öptüğümü söyle.
Bana böyle bakarsan gideyim.
Arkanı dön.
Otomobil kaybolmadan başını çeviririm.
Allah 'a ısmarladık yavrum.
Ne var yavrum?
Ayhan gidiyor anne.
Gidiyor mu nereye?
Vietnam 'a. Vietnam 'a?
Gazetesi onu harp muhabiri olarak gönderiyor.
Uçağı neredeyse kalkacak.
Çok zor.
Çok zor anneciğim.
Vazifesi bitince döner yavrum.
Dünyanın bir ucu.
Orada harp var.
Ölümün kucağı orası.
Ne ona bir şey olursa anne.
Ne onu bir daha göremezsin.
Aklına böyle şeyler getirmemelisin.
Kendimi bildiğim bileli bekledim onun.
Tam bulduğum sırada.
Olsun yaşayamam anne ölürüm.
Sen uyumamış mıydın?
Nermin eve dönmeden ne zaman uyuyabildim ki?
Ayhan Vietnam 'a gönderilmiş.
Biliyor. Her şeyi duydum.
Ayhan, binlerce kilometre uzaktaki ve kalbimin içindeki sevgilim. Gene gece
yarısı, gene yeni bir gün başlıyor. Yeni ve sensiz bir gün.
Sensiz ve acı bir gün. En büyük teselliyim mektupların. Onları okurken
oluyoruz. Senin sesinle, senin ılıklığınla duruyor.
Güzelim bir tanem.
Bilmem neden seni hep kahveci güzeli kıyafetinde görüyor öyle düşünüyorum.
Düşüncelerimin tek ışığı mektupların oluyor.
Bana nefes, bana hava, bana su olan, bana kan deryasında mutluluk veren
mektupların. Onları elinin dokunduğu her noktayı binlerce kere öpüyorum.
Merminim. Ateş, kan ve ölüm cehenneminde bana yaşama gücü, bana cesaret, bana
sükun veren güzelim.
Şu an dışarıda top sesleri var.
Bombalar patlıyor, uşaklar geçiyor üzerimizden. Ama ben yalnız senin sıcak
sesini duyuyorum.
Bu kan deryasında, bu korkunç dünyada sadece seni görüyorum.
Güzel gözlerini, geceleri kadar siyah ipeklerden yumuşak saçlarını.
Öylesine seninle doluyum ki Nermin. Öylesine yanındıyım ki elimi uzasam sana
dokunacakmışım gibi geliyor.
Şu an birbirimizi düşünmek için kararlaştırdığımız saat.
Ama bu saatin dışında seni düşünmediğim var mı?
Gel artık dayanamıyorum. Her geçen saniye dünyanın renklerini daha
Sensiz günlerimin güneşi daha ışıksız.
Sen uzaklardayken çiçekler eskisi gibi kokmuyor.
Kuşların ötüşleri bile başka sanki ki kadar.
Şimdilik durum çok iyi.
Sıhhatiniz de mükemmel.
Korkulacak hiçbir şey yok.
Hamilesiniz.
Sevgi dolu mektubunu aldım.
Tek üzüntüm dönüş günlerinin uzamış olması.
Nasıl yazayım bilmem. Seni üzer mi? Sana müjde mi olur?
Kestiremediğim bir şey var.
Zamansız bir müjde.
Çocuğumuz olacak.
...denince ilkim şaşırdım. Sonra sadece kalbimde değil... ...vücudumda da
senden... ...bir parça oluşunun sevinciyle titredim. Çocuğumuz,
...saadetimizin çiçeği olacak.
Ayhan 'ım... ...şu anda gözümde... ...önüsle tütüyorsun.
Seni öylesine istiyorum.
Ne var Mermin? Ne oldu?
Korkunç bir rüya gördüm anne. Bilmiyorum.
Garip bir kabus.
Acaba Ayhan 'a... Yok.
Aklına kötü şeyler getirme.
Yorgunken tatlı rüyalar görür insan.
Hadi uyu bakayım.
Günaydın babacığım. Günaydın kızım.
Sen geç kalacaksan ben gideyim babacığım. Bugün tembellik edeceğim
on buçukta otelde olurum.
Ararlarsa söylersin.
Kızım nasıl doktor? Önemli bir şey değil. Bazı bünyelerde böyle
yapar. İstirahat etsin.
Nedir bu rahatsızlığı yapan doktor?
Haberiniz yok galiba.
Öyleyse ilk müjdeyi ben vereyim.
Kızınız bir çocuk bekliyor.
Allah 'ım.
Çocuğumu bekliyor.
İyi günler efendim.
Kızımız bir çocuk meydanlamış. Allah 'ım!
Ne yapacağız şimdi?
Ne yapacağız Fatma? Bu duruma düşmektense ölmeyi tercih ederim. Olur
Bu durum bizim için ne kadar güçse... ...iner ki onun için de o kadar müşkül.
Duydun mu Fatma?
Doktorun dediğini duydun mu?
Kızımız bir çocuk bekliyor dedi.
Selim kendine gel yalvarırım.
En korktuğum şeydi.
Şerefimiz. Ne yaparız şimdi?
Şerefimi benden fazla koruyacağına inandığım kızım.
Yalvarırım biraz yavaş konuş.
Yavaş.
Konuşuyorum da değil mi?
Ölmedim ve konuşuyorum.
Durmak için ne bekliyor bu kalp?
Selim, Selim. Bilbice torunum diyeceğim öyle mi?
Bu da mı başıma gelecekti?
Eğer Ayhan 'ın başına bu felaket gelmeseydi böyle olmazdı.
Onlar birbirlerini seviyorlardı.
Evleneceklerdi.
Duydun mu Fatma?
Doktorun dediğini duydun mu? Kızınız bir çocuk bekliyor dedi.
En korktuğum şey şerefiniz. Ne yaparsınız?
Kadere karşı gelinmez.
Alın yanınızı bul.
Şerefini benden fazla koruyacağına... ...kendim gibi inandığımdır.
Yalvarırım Selim yavaş konuş.
Konuşuyorum da değil mi?
Ölmedim de konuşuyorum.
Durmak için ne bekliyor bu kalp?
Eğer Ayhan 'ın başına bu felaket gelmeseydi... ...böyle olmazdı.
Onlar birbirlerini seviyorlardı.
Evleneceklerdi. Bir pike torunun diyeceğim ben.
Bu da mı başıma gelecek?
Bu duruma düşmektense... ...önmeyi tercih ederim.
Ayhan.
Çocuğum.
Ayhan.
Anneciğim.
Yavrum. Ne yapacağım ben?
Hiçbir şey.
Yaşaman daha önemli bizim için.
Daha önce her şeyi söylemeliydin bize.
Babamın yüzüne... ...senin yüzüne utanmadan nasıl bakarım?
Çocuğum günahım oldu.
Babanla bir çare bulduk yavrum.
Çocuğun hayata gözlerini şerefli bir insan olarak açacak. Ne isterseniz
anne. Ne isterseniz.
Bir müddet çiftliğimize gideceğiz.
Babanızın alacak.
Çocuğu doğuruncaya kadar orada kalacağız.
Peki çocuğumla nasıl döneriz?
Senin değil.
Benim çocuğumla döneceğiz.
Senin çocuğunla mı?
Evet benim çocuğumla.
Doğuracak kadar genç.
Kimse sırrımızı bilmeyecek.
Olmaz anne.
Seninle babamı daha fazla üzmeye hakkım yok.
Baba.
Ben. Baba. Ben.
Üzülme yavrum. Bir şey söylemene de lüzum yok.
Senin ne kadar sevdiğimizi bilirsin.
Doğru.
İstirahata senin de ihtiyacın var. Nermin 'in de.
Hele Nermin 'i intihara kadar götüren olaydan sonra tatile gitmenize çevindim.
İki üç ay oyalanırsınız.
Fakat nereye gideceksiniz?
Benim çiftliğe.
Seneler var gitmeyeli.
Kim bilir ne hale gelmiştir.
Fakat yüksek rakım senin kalbine dokunur Selim.
Doğru diye oraya gitmeniz. Dün gece canım bir karpuz çektik 'i sormayın.
döndüm. Yine de karpuz diye.
Selim de şaşırdı. Tam da zamanı. Bu mevsimde ne arar? Akbilik işte.
Huyum mu değişti nedir?
İçim habire olmadık şeyler istiyor.
Mesela şimdi şu çayın üzerine bir kavanoz siyah turşusu olsa yerim.
Bir müddettir de devamlı midem bulanıyor. Şaştım bu işe.
Tamam ayol namı cimi yok hamilesin sen.
Ben de ekremi aşararken kış ortasında kiraz diye tutturmuştum.
Aman bu yaştan sonra başıma bir de hamilelik çıkar mı?
Yaşının nesi var ayol? Sana gelinceye kadar kimlerin çocuğu oluyor?
Olur olmasına ama en iyisi bir doktora görünmeli. Unutma çiftliğe gideceksiniz.
...oralarda doğum için hastane falan hak getire.
Tedbirli olman lazım. Bana kalırsa bu seyahat beni unutmana vesile olur Ekrem.
Ama dediğin gibi mektuplaşırsak unutamazsın.
Dünyanın öbür ucuna da gitsem... ...senden tek haber almasam unutamam.
Benim için hiçbir şey değişmiş değil.
Ayhan hayatında kısa süren bir fırtınaydı.
Acına saygı duyuyorum.
Seni de her zamanki gibi seviyorum.
Sana hep yazacağım. Bu seyahat bizimkileri daha yaklaştıracak galiba.
şimdiden ne haldeler.
Öyle.
Dönüşünüz düğünle kutsanacak gibi geliyor bana.
Ekrem 'e mektup yazacak mısın Nermin?
Hiç canım istemiyor anne. Çok ayıp oluyor çocuğa. Son mektuplarının
cevap yazmadın.
Merak etmez mi?
Etmez. Babam Osman amcaya yazıyor.
Nereye gidelim?
Şimdi geleceğim.
Dar söyledim.
Çiftliğin havası katliyen yaramazdı ona.
Ölümüne gitti sanki.
Ekrem, yarın gider onları alır getirirsin. O üzücü hava içinde daha
kalmasınlar.
Benim de gitmem icap eder.
Selim ölümünden sonra onlara verilmek üzere bir mektup bırakmıştı bana. Selim
'in ölümünden sonra sizlere okunmasını istediği mektup bu.
Sevgili karım ve kızım, sizler bilmiyordunuz ama uzun zamandır ölümle
pençeleşiyordum. Ecel her zaman yakama yapışabilirdi. Ben de bunu her an
karşılamaya hazırdım.
Sizleri üzmemek için bunu sakladım.
İstikbaliniz için endişe duymuyorum. Bunu temin için bütün gücümle çalıştım.
Çünkü siz bana dünyada verilebilecek en büyük saadeti verdiniz.
Bunları öğrendikten sonra belki üzüntüleriniz biraz hafifler, teselli
bulursunuz.
Madem ki mesut yuvamızdan birinin yok olması gerekiyordu, en doğrusu benim
ölmemdi. Sizler daha gençsiniz, yaşayacak yıllar var önünüzde. Benim
iyi oldu. Şu anda sizin üzüldüğünüz gibi benim de ağlayıp üzülmemi ister
miydiniz zannetmem. Çünkü ikinizden birini kaybetseydim mahvolurdum.
Beni her zaman sevdiğiniz, daima mesut ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizleri
seven Selim.
Beni affet baba.
Sana verdiğim acıyı ömrüm boyunca unutamayacağım.
Beni affet.
Nermin, hadi kız.
Hadi yavrum.
Bebeğin uyku saati geldi. Biraz daha imzalayayım anne.
Artık doydu ama uyuması lazım.
Gel bakalım.
Çocuğum olacak diye ne kadar korkmuştum.
Ama şimdi Ayhan 'ın hatırası olduğu için mi nedir bilmiyorum. Çok seviyorum
kızımı. Bu bambaşka bir his.
Hiçbir şey umurumda değil.
Benim çocuğum diye iftihar ediyorum onunla.
Beni iyi dinle.
Bu sözlerimi ömrüm boyunca hatırlaman gerekecek.
Bu geceden itibaren... ...çocuğu kararlaştırdığımız gibi seveceksin.
Yani benim çocuğum olarak.
Kardeşin olarak.
Bu kolay olmayacak senin için.
Belki çok üzüleceksin.
Ama kızının istikbali için bu işler... ...beni anlıyorsun değil mi yavrum?
Kardeşin olarak mı?
Başka çaremiz yok. Bu pedakarlığı yapacaksın.
Bundan sonra ne onu ne kendini ne de beni üzme.
İstediğin gibi olacak anne. Söz veriyorum.
Ne seni ne de kızım üzülecek.
Bundan sonra o benim hem kızım hem de kardeşim olacak.
İyi geceler.
Ruhlan hadi anne.
Büyüyünce bana abla diyeceksin.
Bu benim için dayanılmaz bir acı olacak.
Senin için katlanacağım buna yavrum.
Hadi hadi.
Perin.
Canım anneciğim.
Çok senelere yavrum çok senelere.
Teşekkür ederim anneciğim.
Canım anneciğim benim.
Hadi ablanı da öp kızım.
Abla.
Ablacığım. Beni öpmeyecek misin?
Hadi abla.
Hadi.
Ablacığım. Canımı acıtıyorsun.
Nermin gülü sanki kendi çocuğu gibi seviyor.
Haklısın Belma. Benden bile çok sever gülü. Kardeşini çok seviyorsun değil mi
Nermin?
Çok senelere gül.
Teşekkür ederim Belma teyze.
Osman amcana öpücük yok mu?
Var tabii.
Çok tatlı bir kızım var Fatma.
Allah kısmetini açık etsin. Teşekkür ederim Belmaciğim. Farkında mısınız?
Gül büyüdükçe Nermin 'e benziyor.
Tabii benzeyecek kardeşi değil mi? Kardeşin gül gibi bir çocuğumuz olsun
misin Nermin?
Annen kadar bile bir mutluluğa sahip değiliz.
Bir çocuğu babasız büyütmek mutluluk mu sanıyorsun Ekrem?
Değil tabii.
Fakat ben mutluluğa o kadar susadım ki... ...kendimden başka herkesi mesut
sanıyorum.
Bütün aile evlenmemizi bekliyor.
Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun.
Ne olursun artık evet de de bu bekleyişi sona erdirelim.
Çok iyisin Ekrem.
Belki de eşi bulunmaz bir insansın.
Ben... Ben evlenemem Ekrem.
Peki ama niçin?
Bilmiyorum Ekrem.
Bilmiyorum.
Bu inadın boşuna Mervin.
Ektöre evet demek için daha ne bekliyorsun bilmem. Delirme mi?
Delirmenim mi anlamadım.
Gülden ayrı yaşayabilir miyim sanıyorsun anne?
Senin çocuğun bizde nasıl kalır? Ben de gülle otururum.
Öyle de olsa.
Ekrem 'e günahımı itiraf etmeden... ...bir suçlu gibi başım daima önümde
yaşarım? Onu nasıl aldatırım?
Bir hata işledin diye... ...mutluluktan uzak mı kalacaksın?
İnsanlar hatalarının cezalarını... ...hayatları boyunca çekmezler.
Durumu mu bilseler beni kabul ederler mi sanıyorsun?
Gerçeği söylemekte ısrar edersen her şeyi kaybederiz. Bilmelerine ne lüzum
Ekrem seni seviyor, seni istiyor. Ama ben onu istemiyorum. Ben kimseyle
evlenmem. Kızım da ayrılamaz. Anne!
Anneciğim! Bana pasta verir misin?
Şimdi olmaz.
Kahvaltıda. Bana değil.
Bebeğime doğum günü yapacağım.
Önce banyonu yapalım. Yarın da bebeğin doğum gününü kutlarız.
Şimdi istiyorum.
Gel seni ben getireyim Gül.
İstemem. Beni annem yıkasın.
Artık dayanamayacağım buna.
Yeter. Bitsin bu yalan. Dayanamayacağım.
Yavruma sarılmak hakkına bile sahip değilim. Bana anne dediğini duymak
...canımı bile vermeye hazırım. Yeter artık. Boyun yeter.
Gül döveceğim. Annesi benim onun. O benim kızım. Susmayacağım işte.
Babanın mezarı başında böyle mi söz verdin?
Bunun için mi ondan af diledin?
Ne çabuk unuttun ona verdiğin erciyi?
Ne çabuk unuttun onun senin için yaptığı fedakarlığı?
Babam çünkü esir sizin için gitti.
Sizin için hayatımı tehlikeye attı, öldü.
Yalnız baban için değil... ...çocuğun için de mecbursun bu ayrılığa dayanmaya.
Kızım benim.
Melekler kadar güzelsin.
Seni hırsızlar gibi ancak uyuduktan sonra okuyup sevebiliyorum.
O da korka korka.
Ne sen bana anneciğim diye biliyorsun. Ne de ben seni yavrum diye bağrıma
basabiliyorum.
Gülüm. Bir tane için.
Canım kızım benim.
Gülü sanki kendi çocuğu gibi seviyor.
Haklısın Belma. Benden bile çok sever Gülü. Kardeşini çok seviyorsun değil mi
Mervin?
Çok senelere Gül.
Haklısın Belma. Benden bile çok sever Gülü. Kardeşini çok seviyorsun değil mi
Mervin?
Çok senelere Gül.
Teşekkür ederim Belma teyze.
Osman amcana öpücük yok mu? Var tabii.
Çok tatlı bir kızım var Fatma.
Allah kısmetini açık etsin. Teşekkür ederim Belmati. Farkında mısınız? Gül
büyüdükçe Nermin 'e benziyor. Tabii benzeyecek. Kardeşi değil mi? Kardeşin
gibi bir çocuğumuz olsun istemez misin Nermin?
Annen kadar bile bir mutluluğa sahip değiliz.
Bir çocuğu babasız büyütmek mutluluk mu sanıyorsun Ekrem?
Değil tabii.
Fakat ben mutluluğa o kadar susadım ki... ...kendimden başka herkesi mesut
sanıyorum.
Bütün aile evlenmemizi bekliyor.
Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun.
Ne olursun artık evet de de bu bekleyişi sona erdirelim.
Çok iyisin Ekrem.
Belki de eşi bulunmaz bir insansın.
Ben... ...ben evlenemem Ekrem.
Peki ama niçin?
Bilmiyorum Ekrem.
Bilmiyorum.
Bu inadın boşuna Nermin. Ekrem 'e evet demek için daha ne bekliyorsun bilmem.
Delirme mi?
Delirmeni mi anlamadım.
Gülden ayrı yaşayabilir miyim sanıyorsun anne?
Senin çocuğun bizde nasıl kalır? Ben de sizinle otururum.
Öyle de olsa.
Ekrem 'e günahımı itiraf etmeden bir suçlu gibi başım daima önümde nasıl
yaşarım? Onu nasıl aldatırım?
Bir hata işledin diye mutluluktan uzak mı kalacaksın?
İnsanlar hatalarının cezalarını hayatları boyunca çekmezler.
Durumu mu bilseler beni kabul ederler mi sanıyorsun?
Gerçeği söylemekte ısrar edersen her şeyi kaybederiz. Bilmelerine ne lüzum
Ekrem seni seviyor, seni istiyor. Ama ben onu istemiyorum. Ben kimseyle
evlenmem. Kızımdan ayrılamam. Anne!
Anneciğim! Bana pasta verir misin?
Şimdi olmaz.
Kahvaltıda. Bana değil.
Dedeğime doğum günü yapacağım. Ah!
Önce banyonu yapalım. Yarın da bebeğin doğum gününü kutlarız.
Şimdi istiyorum.
Gelsene ben yıkayayım Gül.
İstemem. Beni annem yıkasın.
Artık dayanamayacağım buna.
Yeter. Bitsin bu yalan. Dayanamayacağım.
Yavruma sarılmak hakkına bile sahip değilim. Bana anne dediğini duymak
...canımı bile vermeye hazırım. Yeter artık.
Gül döveceğim.
Annesi benim onun. O benim kızım. Susmayacağım işte.
Babanın mezarı başında böyle mi söz verdin?
Bunun için mi ondan af diledin?
Ne çabuk unuttun ona verdiğin acıyı?
Ne çabuk unuttun onun senin için yaptığı bedel karnı?
Baban çiftliğe sırf sizin için gitti.
Sizin için hayatımı tehlikeye attı. Öldü.
Yalnız baban için değil, çocuğun için de mecbursun bu ayrılığa dayanmaya.
Canım kızım benim.
Melekler kadar güzelsin.
Seni hırsızlar gibi ancak uyuduktan sonra okuyup sevep biliyorum.
O da korka korka.
Ne sen bana anneciğim diye biliyorsun ne de ben seni yavrum diye bağrıma
basabiliyorum.
Güllüğüm bir tane için.
Canım kızım benim.
Çocuğum. Gül nasıl doktor bey? Merak etmeyin iyileşecek. Yüzünde bir şey yok.
Biraz sonra odasına götürecekler.
İçeri girebilir miyim acaba?
Annesi girebilir yalnız.
Doktor yalnız annesi girebilir dedi. Duymadın mı kızım? Duydum. Duydum anne.
Onun için de ben gireceğim içeri. Daha fazla saklayamam artık.
Herkesin bilmesini istiyorum.
Gül kardeşim değil çocuğum benim.
Babası öldü.
Annem benim için çocuğu kabullendi.
Babam da bu yüzden öldü.
Yıllardan beri Ekrem ile evlenmemi istiyordunuz.
Ekrem 'i ve sizleri aldatmamak için evet diyemedim.
Şimdi her şeyi öğrendiniz.
Benim bu halimle yavrumla da kabul ediyor musunuz?
Artık inanıyorum ki sensiz cennet bile cehennem gibi gelecek bana.
Ayhan, aşk aşk olalı kimse bizim heyecanlarımızı duymamıştır.
Ne Leyla 'nın kalbi Mecnun 'a benimki gibi çarpmıştır... ...ne de Mecnun 'un
senin. Teşekkür ederim Ekrem.
Affet beni anne.
Başka çarem yoktur.
Bunu söylemek zorundaydım.
Anneannesi için de.
Sana evet demekten çok teşekkür etmek istiyordum yalnız kaldığımızda.
Hele annenle babanın haklı olarak kaçmak istemelerine rağmen direnmeni
unutamayacağım.
Sana fedakarlığına insanlığından layık olmaya çalışacağım.
Annemle babamı ikna ettim.
Bir an öyle düşündükleri için kusura bakma. Seni severler biliyorsun.
Artık burası senin evin.
Teşekkür ederim.
Ekrem, sana evet dememe rağmen benden çok şey beklememelisin.
Biliyorum. Yanımda olman yeter bana.
Aman Allah 'ım! Nermin!
Ne var anne?
Ayhan yaşıyor!
Ayhan yaşıyor!
Buyurun efendim.
Ayhan Bey evde mi olacak? Buyurun.
Ayhan!
Hoş geldin. Hoş geldin.
Sabah resmini gördüm gazetede.
Evet.
Gelir gelmez niye aramadın?
Belki aramızda başka bir erkek vardır diye.
Olabilir mi Ayhan?
Neden olmasın?
Aradan yıllar geçti. Tam dört yıl. Sus Ayhan. Değil dört yıl ömrüm boyunca
bekleyecektim seni.
Erkekler ne yazık ki kadınlar kadar sadık ve sabırlı değiller.
Ne demek istedin Ayhan?
Ben bekleyemedim.
Nişanlan. Hak edersin annem.
Siz de hak edersiniz.
Bilmiyordum.
Ben sanmıştım ki.
Zannettiğiniz ölmeyen aşklar yalnız romanlarda olur Ergin Hanım.
Bir ölüyü dört yıl bekleyecek kadar çocuk olabileceğinizi kestiremezdim
Çocuk değil budala.
Aslında ben bir ölüyü beklemedim.
Gençliğimin dört yılını yanlış sandığım bir insanı hayaliyle öldürdüm.
Üzülme. Bir daha rahatsız etme.
Allah 'a şükür.
Mutlu olun.
Her şey düşündüğümüz gibi oldu.
Sör olduğumu anlamadı değil mi Yıldız hanım? Hayır ama perişan oldum.
Ona nişanlınız değil de... ...hatta bakıcınız olduğunu söylemeliydiniz.
Yıkıldı zavallı kız.
Yeriği için yaptı.
Yüzünü görebilseydiniz... ...bu oyunu hazırladığınıza pişman olurdunuz.
Ona kör hayatımın karanlığıyla gölge olmaktansa... ...bir süre sonra...
...unutulacak kalpsiz bir adam rolü oynamayı tercih ettim.
Hata ediyorsunuz.
Gözlerinizin açılma ihtimali çok kuvvetli.
Gazeteniz bunun için bir hemşire olarak beni görevlendirdi.
İnanın tekrar göreceksiniz. Böyle zayıf bir ümitle genç kızın bütün hayatını
körletemezdim.
Ben vicdanımın sesini dinledim.
Gözleriniz açıldıktan sonra o ses sizi ömrünüz boyunca bedbaht edecek.
Ben bedbaht olayım zararı yok.
Yeter ki Nermin bensiz de mutlu olabilsin.
Ya siz ne yapacaksınız?
Ben...
Körler için hayal de yeter.
Bir aldanışın acısını görmek için bunca yıl beklemek gerekirmiş meğer.
Artık düşünme.
Hayat her bittiğini sandığımız yerde yeniden başlar.
Seni aldatmak istemem.
Şu anda bile sana evet derken Ayhan 'ı unutmuş değilim.
Belki hala seviyorum.
Ama bütün varlığımla unutmaya çalışacağım söz veriyorum sana.
Olanları anlatmak zorunda değilsin.
Yalnız şunu bilmeni istiyorum.
Her şeyi kabul etmekle beni izzeti nefisiz bir erkek zannetme.
Başına ne gelmiş olursa olsun seni yeryüzünün en dürüst, en namuslu kızı
görüyorum.
Seni de çok üzdüm. Çok çektin benim yüzümle.
Fakat mükafatını da gördüm işte.
Bütün gücümle seni ve...
Kızımızı mesut etmeye çalışacağım.
Ben ve kızım senin bu büyüklüğüne layık olmaya çalışacağız.
Buna bütün kalbime inanıyorum Nermin.
Sanki bin yıldır seviyorum sizi.
Belki çok daha eski. Dünya kurulalı beri.
Onunla ilk defa burada baş başa kalmıştık.
Burası cennetimiz olmuştu.
Neler görüyorsunuz bana söyler misin?
Mermin hanımı tanıdıktan sonra... ...her yerde onu görmeye başladım.
Şimdi bile burada... ...onu yanınızda görüyor gibiyim.
Size etrafa bakın dedim.
Siz de bakabilseydiniz... ...benim gördüklerimden başka bir şey
Yalnız onu görürdünüz.
Benden nefret etmesini istedim.
Nefret aşkı öldürür mü sanıyorsunuz?
Aşk kadar, belki aşktan da kuvvetli bir histir nefret.
Niye durmadan bana bunları söylüyorsunuz?
Görmüyor musunuz? Bende unutmak, acımı azaltmak ihtiyacım değil.
Onun için mi daima Nermin hanımla beraber olduğunuz yerlerde dolaşmak
istiyorsunuz? Acınızı böyle mi unutacaksınız?
Ne yapmamı istiyorsunuz peki? Ona hakikati söylemenizi.
O hakikati yalnız siz ve ben biliriz.
Saat kaç?
On ikiye geliyor.
Beni yalnız bırakır mısınız?
İyi geceler.
Size de.
Ne olur sende. Bir an düşünse beni.
Onu hala çılgınlar gibi seviyorum.
Unutamayacağım. Hepsini götürdüler mi bavulları?
Gidiyor muyuz? Evet.
Çok sabırsızsınız.
İstanbul yoruyor beni.
Daha doğrusu korkutuyor.
Bir an önce gitmek istiyorum bu şehirden.
Her an Nermin 'le karşılaşacak, ona çarpacakmışım gibi bir his var içimde.
Kaçmakta hata ediyorsunuz.
Bunu daha önce konuşmuştuk.
Gidelim.
Sizden bir ricada bulunsam.
Havaalanına gitmeden önce beş dakika teyzemlere veda için uğrayabilir miyim?
Tabii. Teşekkür ederim.
Çok nikah kıydım bu yaşa kadar ama Nermin elime doğduğundan mıdır neden
Bugün ilk nikahımdaki kadar heyecanlıyım.
Ya Osman, eklemden daha heyecanlı baksana.
İnsanın kendi oğlu biraz da kendi sayılır.
Gelinliği giyseydin iyi olurdu.
Elimde değil anne.
Ona ancak Ayhan 'la evlenseydim giyerdim.
Ama o hatıralarınıza saygı gösterdi mi?
Ben saygımı hiçlerime, yaralı kalbime gösteriyorum anne. Lütfen ısrar etme.
Hala Ayhan 'ı, seni unutmuş, hatta nişanlanmış bir erkeği düşünmene mana
veremiyorum. Bu senin mutlu günün.
Ekrem de sevilmeye layık bir genç.
Geçmişi unutup onu mesut etmeye çalışmalısın.
Peki anne.
Elimi ilk öpmek şerefi benim oldu. Çok naziksiniz.
Titriyorsun yavrum. Heyecandandır.
Müsaade ederseniz dünyanın en güzel gelinini çalayım size. Seni çapkın seni.
Acelenle hayatınız boyu birlikte bulunacaksınız.
Mesut musun Nermin?
Tabii.
Seninle dindir gece masallarındaki gibi şahane bir düğünle evlenmemizi
arzulardım.
Herkes neden böyle sade bir nikah yaptığımıza mana veremeyecek?
Ben senin için dikenli bir gülüm.
Çocuğumu unutma.
Gelinlik yiyemezdim.
Gül nerede?
Bahçededir. Bir bakayım.
Arabada tek başınıza kalmayın. Ben dönene kadar bahçede bekler misiniz?
Ayhan Bey, burada biraz oturmak ister misiniz? Belki biraz gecikebilirim.
Buyurun oturun. Oturun.
Oturun.
Beş dakikada dönerim.
Acele etmeyin.
Uçak saatine etiği var. Teşekkür ederim.
Ne işin var burada?
Hala ne istiyorsun Nermin'den?
Dört yılını mahvetmen, onu perişan etmen yetmedi mi?
Kim seni peki?
Nermin 'in nişanlısı.
Tam senden kurtulduğunu zannettiği sırada... ...hem de nikahının kıyılacağı
gün... Nikah mı?
Nermin evleniyor mu? Evet, benimle evleniyor.
Maksadın kuracağımız yuvayı yıkmak... ...saadetinize mani olmaksa
bırakmayacağım. Fakat haksızlık ediyorsunuz.
Dikkat olmak için ne bekliyorsun hala?
Götür beni buradan.
Affedersiniz.
Yeğenim için getirdin beni buraya ama... ...daha kötü oldu.
Neyse.
Şimdi belki inanırsın bana.
Evet.
Nermin 'in hayatında... ...yerimin olmadığını da anladın sanırım.
Evet Ayhan Bey.
Unutamaz. Acı çeker ömrü boyunca demiştim.
Unutmasıydı evlenmezdi.
Yıkılan gururunu nikahla tamir etti.
Beni unuttuğu belli.
İstediğiniz bu değil miydi?
Bu mantığımın isteğiydi. Kalbimin değil. Gidelim. Amca topumu atsana. Niye
topumu atmıyorsun amca? Görmüyorum ki yavrum. Neden görmüyorsunuz? Hemşire
hanımın elinde.
Körüm ben.
Kör mü?
Ama ne güzel gözleriniz var.
Yeşil yeşil.
Görmez olur musunuz?
Körlerin gözleri.
...harmakların uçlarıdır ya.
Yaklaş da göreyim seni.
Yüzün de sesin kadar güzelmiş.
Buruncuğun... ...gözlerin... ...yanakların... ...yüzünün şekli.
Görüyorsun işte görüyorsun.
Hissediyorum. Hissediyorum sadece seni.
Tatlıyı yanağından bir öpücük alabilir miyim?
Beni öpmelerini istemem amca.
Ama sen öp.
Çok sevdim seni.
Benimle biraz daha oturmaz mısın amca?
Neredeydin Ekrem?
Artık toparlansak da başlansan nikahı değil mi? Elini çabuk tutmazsan...
...kaparlar böyle cici gelini.
Demek adın Gül.
Evet. En sevdiğim çiçek. Bir kızım olsaydı adını Gül koyardım. Sizin
amca? Ayhan.
Sizinki de güzel isim. Çok sevdim sizi.
Arada bir gelip görür müsünüz beni?
Annemle de tanıştırırdım.
İsterdim ama uzaklara gidiyorum yav.
Peki dönmeyecek misiniz?
Galiba hiç dönmeyecek.
Ama... Seni de unutmayacağım.
Ben de sizi amca.
İnşallah daima gülersin yavrum.
Allah 'a ısmarladık.
Yıldız beni götür.
Sizi ben götürebilir miyim amca?
Memnun olurum minik dostum. Ekrem bey oğlum.
Nermin hanım kızımı eş olarak kabul ediyor musun?
Evet. Ya sen Nermin kızım?
Ekrem Bey oğlumuzu koçalığa kabul ediyor musun?
Evet. Önce sen imza et yavrum.
Ben de imzaladım.
Bir dakika.
İmzayı atmadan önce... ...hayatım boyu bana arkadaşlık edecek eşime... ...bir
şey sormak istiyorum.
Ayhan 'ın... ...savaştan kör olarak döndüğünü... ...biliyor musun Nermin?
Kör mü?
Evet.
Allah 'ım.
Şu anda dışarıda... ...bahçede olduğunu da biliyor musun?
Hayır.
Yanılmıyorsam... ...şu defteri imzalamaktansa... ...ona koşmayı tercih
Evet.
Nermin! Nermin!
Nermin!
Ayhan.
Mermi.
Hayatım benim.
Görmediğimi biliyorum. Artık kaçamazsın benden.
Zaten nasıl olur? Dünya kurulalı biri söyleyeyim. Ayhan beni nasıl unutabilir
diyordu.
Tanrı ayrılmamızı istemiyor.
Sensiz deme hiçim Ayhan.
Görmeyen gözlerimle... ...mutluluğunu gölgelemek istemedim.
Benim mutluluğum sensin.
Ben seni seviyorum her şeyinle.
Bana saadet verdin. Ne olur ben de sana göz olayım... ...ışık olayım.
Yoksa yaşayamam Ayhan. Ölürüm sensiz yaşayamam.
Amca!
Bir yerin acıdı mı amca? Baban o, senin amcan değil.
Babam mı?
Gülüm, kızım!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.