Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
હ
Allahu ekber. Allahuakbar.
ya
Allahu ekber.
Allahu ekber.
Allah
Allahu
ekber Ah!
Sizi çok meyus görürüm. Sebebi hikmeti
şehzademiz midir?
Yalınız şehzadem mi?
İsa'nın vazifesi de çetindir.
Ne dersin?
Çıkabilir mi o kala?
En doğrusunu hünkarımız ölür.
Sual ederim lütfen.
İhtiram dilenmen.
İnkarım
dirilen kalası.
Bir kayağ kuyusu.
O birlikle bu muhkem kaleden çıkmak
imkansız
dersin değil mi?
Anladım.
Ecel kuşu omzuna mı konar?
İmkansız bir zaferle mi gelirsin?
İyi gidip kocaysak paşayı
göreceğiz.
Başka kaderimiz
yok
ya. Şehadet
yafer
yaşadet
ya.
İçinizi
karartmayın hükü. Üzmeyin kendinizi.
Benim sükutum
durumun vehametindendir.
Ama Isak Paşa çetindir,
cevvaldir.
Siz daha iyi bilirsiniz iyi bir
askerdir.
Yaşı geçkindir ama fırsat ehlidir.
Hem avda kurdun ihtiyarı makbuldür.
gereğini yapar. Isak paşa
çıkar o kaleden. Çıkar o cehennemden.
Öyle değil mi? Sadra Hasan Paşa bize
geri döner deminkör.
Allahu alem. Lütfen.
Allahu alem.
Allahu alem.
Bu bir şehadet vazifesidir.
Ah.
Ah!
Ah!
Madem ki
şehadet bizi bekler,
öptüm,
başımı üstüne koydum.
Alhamdulillah.
Devletimiz payahitar,
sultanımız var olsun.
Destur Hakan-ı Türkü Sultanül Güz ebfet
Fatih Sultan Mehmedan Hazretleri
Ey
Cihat kelamıyla başlayasın. Müftü Enam
Efendi.
>> Bismillahirrahmanirrahim.
Ve kavleh illa
en rabbena firlena
>> ve israfina fi emrina vebit akdamurna
alil kafirin. Sadakallahul azim. Amin.
>> Amin.
>> Allah niyetimizi rızayı bariden
ayırmasın.
>> Amin.
>> Amin.
>> Amin.
>> Divan-ı Hümayunu küşat ederim. Hak Teala
kararlarımızı şeriat-ı garraya layık
eylesin. Nusreti ilahisi bizim ile
olsun. Amin. Amin. Amin.
Devletlilerim, şahbazlarım, vezirlerim,
açlıların kurduğu ittifak hepinizin
malumudur. Kafir en çok da dirina
hattına güvenir.
Çibandaki ceraatı patlatmak üzere Sadra
Azam Ishak Paşa ve dahi Karasisancak
Beyi Abdurrahman Bey'i üzerlerine
gönderdim.
Zorlu bir vazifedir.
Lakin hayati bir öneme haizdir. Bosna
askerlerini bir süre endişeye sevk
edecek hem ide oyalayacaktır.
>> Endişe ne diyir sultanım? Seferim saati
Bosneya değil midir?
Bu vakte değin her biriniz
seferi Hümayun'un Bosna'ya yapılacağını
saniz.
Lakin belki de seferimiz Macar eline
yapılacaktır.
Hünkarım,
madem Bosna'ya değil Macar eline sefer
ederiz. Af buyurun ne sebeple bunu
bilmeyiz? Özellikle kubbe altı vüzerası
olarak. Bir ordunun kuvveti yalınuz
kılıcının keskinliğinde değil, sırrının
derundadır.
Paşa,
biz işlerimizde Hazreti Resul düstürü
gideriz. sallallahu aleyhi ve sellem.
>> Devlet işlerinde ketmei estrar farzı
ayindır.
Zira faş olan kelam bir ok gibidir.
Yayından çıktı mı geri dönüşü yoktur.
>> Mahmut paşam devletin selahiyeti adına
konuşur sultanım.
Devlet
benim aşa
gayri vakit gelmiştir.
Şartlar oluşmuştur.
Tarih coğrafyaya sığmaz.
Rumeli'yi külliyen fethetmeye gideceğiz.
Hım,
Şehzrade Bayazıt'ın
elçi olarak
Macareline niye gönderdik o vakiti?
Şehzadem Bayazit
evladım elçi ulak
yahut
peyamı rasam olarak gitmemiştir.
Ben buraya ulak, elçi veya devlet sırrı
taşıyan peyğamur Hasan olarak gelmedim.
Ben buraya kurban olarak geldim.
>> Sultan Mehmet seni gözden çıkarmış.
>> Bizde mevzu kurban oldu mu? Gözler
koşlara döner.
>> Yazık olacak sana.
>> Merak etme öyle korka korka elinizdeki
bıçağa boyun sürtmeye gelmedik. Nador
>> cesursun.
Gözü karasın.
Ama ben yalnız konuşacağımızı
düşünüyordum.
Sen benador
herkes çıkacak.
>> Sen devrene soğlu.
>> Emri Hünkerden aldım Şehzadem
can verinceye kadar yanındayım. Töre
böyle.
>> Çık dedim
burada kutta kudret de benim.
Töre de böyle.
Çok hırslısın.
Devletine, orduna çok güveniyorsun.
Neler yapabileceğinizi merakla
bekliyoruz.
Biz Frenk Diarı işlerine kadar dilimizde
şarkılarla gelmedik. Nador
önünde kurt başlı tuğlar, Tirkeşinde
kartal tüyü bezeli oklar taşıyan ölüm
ordusuyla geldik.
>> Macarlar,
Türkler
ikimiz de caydırıcı ordulara sahibiz.
Bu konuda enfikiriz.
Ancak bunlar kraliçe Katarina'nın
sorunu.
>> Hünkarımız bunca askeri, bunca orduyu
yalınız bosna için mi düzü sanırsınız?
>> Ya ne için hazırladı?
Osmanlı'nın başka bir gayesi mi var?
Adını andığın devlet sarıklarının
altında dünya bir gündür yazan tek bir
solukla akıncıların kılıcıyla yükseldi.
Elhmü billah devleti Aliye'ye Osmani
Belgrad'ın öcünü sizden alacak.
>> Bizi vassallarınla ya da diğer Avrupalı
güçlerle karıştırma Bayezit.
Madem Sultan Mehmet bir savaş istiyor
ona bu savaşı vereceğiz.
Acemi toy kral Madas savaş isteyecektir.
Zira kendini ispat etmektiler.
>> Sizin muradınız nedir sultanım? İşte
meselenin künhü de buradadır. Lala
Matyas her şeyi bildiğini sanan hırslı
ve tecrübesiz bir kral.
Bayazit ona bilmediklerini anlatacak.
Ona ardından iş çevirenleri anlatacak.
Osmanlı'nın gücünü anlatacak. Ve yalınız
Osmanlı'nın gücünü değil İttihat-ı
İslam'ın nasıl bir kudret olduğunu
anlatacak.
Tüm bunlara rağmen
bu kafir Matyas, Papa, Bosna, Eflak ve
cümle kafir ile kurduğu ittifaka aldanıp
da eğer şehzadem Bayazi kıyar ise
cümle cihanı ayağa kaldırır.
Nasıl ki karşımızda kafir bir ittifak
eylediyse biz de İslam ittifakını
kuracağız.
Ama kanaatim odur ki şehzadım Bayazit
sağ salim dönecek.
İnşallah.
>> İnşallahş.
>> İnşallah.
>> İnşallah.
Demek baban bir İslam ittifakı hayal
eder.
>> Belli ki bu hedefini de bizim
üzerimizden yürümek istiyor.
Hristiyan devletlerini yok edecek bir
savaş mı düştüler? Sultan Mehmet,
muhatabım sen değilsin.
Bunun kararını kral Matyas verecek.
Gördüğünüz üzere üzerimde pusatım yok.
Macar sınırında beni kurtarmayı bekleyen
bir ordu da hazır değil. Sana yalan
söyleyecek durumda değilim. Matyas
hastur eyibelle. Böyle bir savaş
Macaristan'ın sonu olur.
>> Biz Atilla'nın çocuklarıyız Bayazıt.
Savaştan korkmayız.
Ayrıca Papa Hazretleri ile olan ittifak
politik bir kaygı değil. Benim dini
sorumluluğum.
Sonunda tahtım da tacım da olsa bundan
vazgeçmeyeceğim.
>> Keşke Papa da senin kadar onurlu olsa.
>> Sözlerine dikkat et.
>> Ne demek bu?
Papa, arkasındaki gücü senden ama
altını, akçeyi, ragusalı Yahudilerden
alıyor.
>> Sen ne dediğinin farkında mısın?
>> Başında kipa, elinde kan bu uğursuzlar
küp küp altın verdi senin o çok
güvendiğin papaya.
Şimdi iyi düşün bakalım bu savaşı kim
istiyor? Matyas,
Macarlar kime uğrun ölecekler?
Papanın mı yoksa peygamberinize ihanet
eden sizin de mezhebenizde uğursuz
saydığınız Yahudilerin mi? Yalan
söylüyorsun.
Ölmeye gelmiş bir adam yalan konuşmaz.
Matias,
indikar senin. Ya burada kellemi al
>> ya da ne
>> ya da Bosna'dan ordularını çek. Nedamet
getir. Seni dininle aldatan papaya
hesabını sor.
Tabii romanın sınırlarına dayandığında
papaın ayaklarına kapandığı büyük Hun
Başbuğunun torunuysan.
İspat et. Masiyas
Atilla'nın torunu musun yoksa değil
misin?
Sadrazam isak Paşa'nın dönmeyeceğini
kuruşur gebezeler. Ortalık fokur fokur
kaynarım haberim. Sultanımızın fikrine
aklımız ermez bizim. İşine bak. İşine.
Tamam.
Sultanımızın niye bu kadar kalabalık
yorduyla Sofya'ya geldiği şimdi
anlaşıldı.
Gayriz kafiri düşünsün.
>> Sultanımız dini devlet için öz
evladından geçmiş. Bir şey mi duydun?
>> Şehzade Beyaz'ın ölüme yürüdüğünü bilir
miydi? Bilmez mi yoldaşım? Aslanın oğlu
aslan oluyor işte.
İyi de kardeşler Şehzade Beyazıt ya
Macar elinde şehit düşerse ya esaret
altına alınırsa sultanımız tehlikeli bir
oyun oynamaz mı?
>> Tehlikeli değil akıllı bir oyun oynar.
Şehzademiz Matias'ı ikna ederse
sultanımız kazanır.
Hata eder, şehzademize kıyarlarsa
tüm İslam alemi ayağa kalkar ve yine
sultanımız kazanır.
Bize yaraşan böyle bir hakanı mahcup
etmemektir.
Bunları hatırınızdan hiç çıkarmayın
kardeşlar.
>> Eyvallah. Eyvallah.
>> İşittiğimize göre sultanımız tevhit
sancağı açmış. Cümle müminleri toplayıp
kafire karşı savaşa çağıracakmış.
>> Öyle kardeş. Öyle. Sırf İslam'ın
sancaktarlığı için ne büyük bedeller
eder görürsün değil mi?
>> Böyle bir hakanın ardında saf tutmayı
Allah bize nasip etti ya. Ne kadar
şükretsek azdır.
>> Bin şükürler olsun.
>> Sadrazam ayrı, evladı ayrı. Biz İslam
davası için uykudan dahi ferakat
edemezken
>> ya
>> hünkarımız hem sadrazamından hem
evladından vazgeçer.
>> Ya
>> ne diyeyim kardeş? Rabbim onun sadrini
geniş eylesin inşallah.
>> Amin. İnşallah.
>> Amin.
>> Devletli ismetli mahi dilaramın
baharatun.
Cenabı Hak devletimizi muhafaza eyle. Bu
satırları bir hünkar olarak değil, bir
baba kalbiyle kağıda dökerim.
>> Baba
>> aslanım.
>> Az kalsın düşüyordum. Baba
>> merak etme yiğidim. Babalar evlatlarının
düşmesine izin vermez. Gördün mü nasıl
düşmanları hakladığımı?
>> Ben size ihanet etmedim.
Kırm
benim ağzıma kıyım yarışırım.
Baba
baba.
Evladımız Bayezid'i devlet namına bir
vazifei mefte gönderdim.
Daha fazla konuşmasına izin veremeyiz.
Belli ki ittifakı bozmaya gelmiş buraya.
Hep Mehmet'in nasıl bir sultan olduğunu
merak ettim.
Neden ona Fatih dendiğini düşündüm.
Şimdi beni içinde bıraktığı durumla
bunu daha iyi görüyorum.
Bosna ile olan savaşınızda karşınızda
olmayacağız.
Kraliçe Katarina artık yalnızdır.
Oradaki kuvvetlerimi ve komutan Gabor'u
geri çekeceğim
ve sana ispat edeceğim Şehzade.
Atilla'nın torunu olduğuma tüm
görkemiyle şahit olacaksın.
>> Göreceğiz kral.
Hep birlikte göreceğiz.
Şimdi ülkene dönebilirsin.
Savaşsız ve birbirimizi anlamış bir
şekilde.
>> Majesteleri bu olamaz. Böyle bir karar
veremezsiniz.
>> Seni tanımak güzeldi Bayazit.
>> Seni de tanımak güzeldi. Matyas
Cornibus.
Aynı atanın Atilla'nın torunlarıyız.
Bizde cengaveller sözüdür.
Hem atı eşkin hem kendi acardır.
Kafirden yiğit çıkacaksa
o da macardır diyor.
Ben de sende bunu gördüm.
Babam Sultan Mehmet'in nasıl Fatih
olduğuna gelince
bu nasıl oldu bilir misin?
Babamın ufkunu anlamayan, ona sürekli
ayak bağı olan dost kim? Düşman kim?
belleyemeyen başveziri Çandarlı'dan
kurtularak
selametle
bayazit.
Bir gün bu dünyayı sen ve ben beraber
yöneteceğiz.
İki aziz bir manastıra, iki derviş bir
tekkeye sığar da
iki Hakan bir cihana sığmaz. Kral
Matyas,
>> seninle sohbet keyifliydi.
Hiç babana benzemiyorsun.
>> Daha tahta geçmedim kral.
Esselamünaleyküm ve rahmetullah.
Esselamünaleyküm ve rahmetullah.
Yaralı var.
>> Amin.
>> Hakemler
kardeşler
yaralandı. Yetişlar
acele edince
kuvvete illa billah.
>> Ishak Paşa bu. Paşam. Isak paşa.
Şifahane şifahane paşam.
Şifa hali şifa hali.
Destur destur dest.
>> Hayır ola buraya.
Nedir bu telaşe?
>> Başlayın hükarım.
Hükarım Isak Paşa'yı karargaha
getirdiler.
Ağır yaralıdır.
Sen nelersin?
Hadi
kapı.
Kaynar su getirin. Sirkeli bez basın.
Yarayı temizleyeceğiz. Çabuk.
Isak. Isak paşa. Isak paşa. Ses ver ele.
Isak ses ver. Isak.
Sultan
sultanım ya.
Şükür
Hünkarım zırınızı sökmemiz şarttır.
Müsaade et. Geçin geçine.
Acele edin. Tekeli bez getirsinler
çabuk.
>> Haydi. Haydi durmayın. Haydi.
>> Abdurrahman Bey.
>> Hünkarım.
>> Nasıl oldu bu iş? Anlate.
>> Hepimiz yıldık.
Isak Paşamız ayaktaydı.
Hepimiz küstük.
Isak Paşamız cihattaydı.
Isak Paşa başına dirina hattını çökertti
hünkarım.
Elhamdülillah.
Elhamdülillah. Sirk sir
Lütfi
dersin.
Çok karakmıştır rükar. Çok kalakmıştır.
Allahu alem.
Ne gerekirse yapın Allah'ın izniyle
İshak paşam ayağa kalkacaktır inşallah.
Durmayın hele. Hadi
>> Süleyman nasıl elinden kaçırırsın ya?
Nasıl kaçırırsın? Vada da ne diyeceksin
şimdi?
>> Bilmediğin şeyler var Pedre Lüzumsuz
konuşma.
>> Süleyman
bana bak.
Bl sana yüzlerce efak askeri verdi.
Geldin de sen kendini izah edersin. O
zaman
>> ederim.
>> Et
küçük prens.
Geciktiğine göre elin kanlı olmalı
ama değil.
Udine giden elçi kim?
>> Şehzade.
>> Ayzet.
>> Sakın bana elinden kaçırdın deme.
Her şey hazırdı. Avuçlarımın içindeydi
hepsi.
Ama
Matias
koca bir orduyla Bayazit'i karşılamaya
geldi.
>> Bizzatiim.
>> Bizzati.
>> Nasıl yani?
>> Atiyas Mehmet'le ittifak kuracak.
Bu imkansız.
Buraya kocaman bir ordu gönderdi.
Mehmet'i tanımıyorsun. Onda imkansız
diye bir şey yoktur.
>> O halde Macarlar giderse Mehmet bu
savaşı birkaç gün içerisinde bitirecek
ama burada durmayacak.
Eflada gelecek Vat
Mehmet'i bu ölüm çukuruna çekmek için
çok fazla bedel ödedim.
Bu saatten sonra bırakma.
Bu mesele Bosna'da bitecek.
Ya Mehmet
ya ben
başlarınızı.
Baş eğemeye gelmediniz buraya.
Baş eğdirmek için bostadasınız.
Ancak yüce karalığımız
Mateas
başınız önde geri dönmenizi istiyor.
>> Bu da ne demek efendim?
Konuşmamız gerek. Gabor sana her şeyi
anlatacağım.
>> Dediğim gibi
savaşta tum yetki Gabur'da olacak.
>> Ön safta Macarlar savaştıktan sonra bu
benim için önemli değil. Yalnız bu
hepimizin ortak vereceği bir karar.
Kraliçe
>> ne demeye çalışıyorsun?
>> Drina Derebeyi aramızda yok. Neticede
Mehmet ilk oraya saldıracak. Macar
askerlerini o kaleye yerleştirmemize
izin verecek mi bilmiyoruz.
>> Efendim
>> söyle.
Osmanlılar
>> ne olmuş onlara?
>> Drina hattındaki öncü kalemizi
düşürmüşler.
>> Bu olamaz.
Osmanlı ordusu hala Sofya'da.
Büyük bir ordu. O dağları bu kadar kısa
zamanda aşamaz. Osmanlı sadrazamı
İshak'ın öncülüğünde küçük bir birlik
düşürmüş kaleyi.
>> Ne orası sınır kalesi. Bu kadar kolay
düştü
söylemiştim.
>> Kapatın
korkumak için artık çok geç.
>> İyi de ne yapacağız kraliçem? Onu
söyleyin.
>> Bana Gaboru çağırın.
Savaş artık başladı.
Abdurrahman Bey.
>> Hünkarım
>> en başından anlate. Nasıl oldu?
>> Kaledeki kafir sayısı beklediğimizin de
iki misi çıktı Hünkarım. Evvel geri
dönelim.
Daha tertipli daha vakitli gelelim
dedik. Lakin İshak Paşamız gerekirse
candan oluruz ama yine de sultanımızın
huzuruna
mağlup dönmek yok dedi.
Kale savunmasını yarmayı başardık lakin
içerisi cehennem gibiydi. Kafir
tertibini iyi almıştı.
Lakin Isak Paşa'mızın üstün cesareti
sipahiyi gayrete çark ettirdi.
Var olsun.
Sizler de var olun.
>> Hünkarım yalnız şehit çayınız çok oldu.
O sebepten kalede az sayıda sipari
bırakıp geldik.
Kalenin tez zamanda tahkim edilmesi
gerek.
>> Perde Çavuş Hünkarım. Doğan Paşa otağıma
gelsin.
>> Hemen inkarım.
Anacağın Matyas Bosna olan ittifakı
bitirmem için beni buraya yolladı. Ama
siz kraliçeden önce beni görmek
istediniz.
>> Bir sarılmak istiyorum. Kral Matyas'ın
emrini çiğnemek gibi mi
bu delilik?
>> H oyedi Yanoş
asil bir kandan gelmeyen basit bir
şövalyeydi. Tıpkı senin gibi.
Ancak bir parça cesaret ve benim
desteğimle Macar kralı oldu. Bugün tahta
oturan oğluysa
krallığı hak etmiyor. Matyas bizim
kralımız.
Ve ben bu kılıcı ona adadım.
Saygıdeğer Paladinus
ve sevgili Bosna Kralı Gabbor.
Sadra Azam İshak Paşa Dirina kalesini
düşünmekte muvaffak oldu. Elhamdülillah.
>> Elhamdülillah. Hamdolsun ülkarım. Şanlı
zaferlerinize
bir yenisi daha eklendi.
>> Lakin Drina huduttaki alelade bir kale
değildir. Bosna önündeki hendek kafirin
sırt dayadığı bir dağdır. O sebepten
kalenin düştüğünü haber alır almaz oraya
büyük bir birlik gönderip kaleyi geri
almak isteyeceklerdir.
>> Emriniz nedir?
>> Yanına yeni çerilerden 10 ortayı al.
Kaleye var. Kafir gelmeden tedbirini al
muhafaza et.
özüne dönüp kurtluğunu yapasın.
Emrü ferman
kudret hünkarımızındır.
Doğan Paşa,
dirin ayağa yalunuz gitmeyeceksin.
>> Kimde hükü?
Gabara,
sevil kral mı dedin biraz önce?
>> Haberler pek hızlı yayılmış.
>> Neden bahsediyorsun Vlat?
>> Katerina yapacağın evlilikten tabii ki.
Tepeş seni görmeyeli uzun zaman
geçmişti.
Ancak hala eskisi kadar zekisiz.
Teveccühün.
>> Ne evliliği? Neden bahsediyorsunuz siz?
>> Hiç boşuna kendimizi kandırmayalım.
Hepimiz gücün peşindeyiz ve bunu ancak
ve ancak Konstantinopolis'i fethetmiş
bir Hakan'ı yenersek elde ederiz. Öyle
zamanları gelir ki Gabor fedakarlık
ister, cesaret ister.
Bu da onlardan biri.
>> Katerina evlenip Bosna kral olmamı mı
istiyorsun?
>> Daha bir fikir. Ben Matyas'a bir yemin
verdim. Oysa bana bir unvan. Bunlar
gereksiz teferruatlar. Sen aynı zamanda
Hristiyanlığı muhafaza edeceğine dair de
yemin ettin. Şimdi de karşımızda tarihin
gördüğü en büyük Hristiyan düşmanı var.
Geri dönersen zaten afforaz edilirsin.
Askerlerimle burada kalırsam Matyas
Bosna'ya savaş açar. Önümde Osmanlı
arkamda Macar ordusu varken bu intihar
olur.
>> MIAS her şeyi yapabilecek çılgın bir
kral olsa da bunu yapamaz. Neden? Çünkü
Bosna Hristiyanlık adına Osmanlıyla
savaşıyor. Eğer ki kralın Matas onlarla
ittifak kurarsa kutsal babamız başta
olmak üzere bütün Hristiyan alemine
savaş açmış olur. Ve inan bana Gabor
bunu yapamaz.
Tanrı sana
Macarların gelmiş geçmiş en büyük kralı
Honedi yanaşa çizdiği
kaderi sunuyor. Sen de tıpkı onun gibi
bir şövalyeyken
yakında büyük bir kral olacaksın.
Peki
Katarina'nın bundan haberi var mı?
O da çok istekli.
Bosna kralı
birinci kabar.
Birina kalesine vazifeye gider iken
yanına Hüseyin Ayı alacaksın.
>> Ülkarım bağışlayın.
Lakin
bu çenk vaktinde
bir yeniçeri ağasının yeri hünkarının
yanı değil midir?
>> Buna sen mi karar vereceksin?
>> Haşa hünkarım.
Kaideler
>> kaide dediğin benim iki dudağımın
arasından çıkacak olan sözdür. Değil mi?
>> Böyle hükarım.
Yani demem o ki kafir çoktan ordularını
dizmeye başlamış. Dirin ayağa yola
çıkmak üzeredir. O sebepten önden
varmamız, tedbir almamız gerektir.
Müsaade buyurursanız akıncı kullarınızla
kaleye varıp emniyet alalım. Hünkar
>> lüzum yoktur.
Kaleye yeni çeriler gidecek.
Senden muradım başkadır. Emredin
hünkarım.
Yeni çeriler piyadedir.
Gitmeleri vakit alacaktır.
Kafir askerleri kaleye varmak için Niş
dağlarını geçip Karaandan Dirinaya
geçecekler.
Atlarımıza kanat takar. Dallarından
kıvılcım çıkana dek durmaz. Onlardan
evvel varırız. Biz iiznillah.
Tez yola revan.
Emru ferman kudretli hünkarımızındır.
Hünkar sözü uludur.
Elbet vardır bir hikmeti. Sıkmayasın
canını.
>> Sultanımıza başımız feda. Amma veelakin
Allah hakkı için söyleyesin. Revay-i hak
mıdır bu?
>> Revadır elbet.
Senin Semendre'daki
kale müdafiliğin
dillere destan olmuş.
Hünkarımız imdi. Dediler ki
Semendre'yi kafire karşı nasıl yıllarca
müdafaa ettiysen
Dirina'daki kaleyi de müdafaa edesin.
Başımla beraber paşam. Başımla beraber
ama
Koca ordugahta nice şanlı müdafiler var.
Herkes bilir ki bu iş Yeniçeri ağasının
işi değildir.
Cenk vaktinde Yeniçeri ağası
sultanımızın refikidir. Yanından
ayrılmaz gölgesi olur.
Yoksa sen bana yoldaşlık etmek
istemezsin de ayak mı diretirsin Kasap?
>> Estağfurullah paşam. Ayak diretmek ne
haddimize? Ama velakin
benim derdim başka. Eyvüşu
>> belli ki sultanımız
bu Isak Paşa mevzuundan haberdar.
Isak Paşa'nın başına ne hal geldiyse
hepsi benim yüzümden.
E
bu işler böyledir Kasap.
>> Bedeli ödenmeyen her hata
tekerr eder.
>> Sultanımız İsf Paşa'ya nasıl bedel
ödettiyse
şimdi de bana ödetecek demek ki.
Şimdi
sana yaraşan da Isak Paşa gibi nefis
esvabını çıkarıp
ölümü kuşanmaktır.
Sana verilen vazifeyi
yerine getirmektir.
>> Eyvallah. Eyvallah.
>> Şehzademiz geliyor. Aslan şehzademiz.
>> Şehzade beyazıt dönmüş.
>> Şehzade dönmüş.
>> Çok şükür. Çok şükür.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz şehşad.
Hoş geldiniz şade. Hoş geldin. Yaşadın
şademizadan
şadzade.
Aslan şfademiz
hoş geldiniz.
>> Hoş geldiniz.
>> Hoş geldiniz şademiz. Kezadem hoş
geldiniz
hoş geldiniz.
Yaşıyor. Hoş bulduk.
Cesadi Hazretleri, sizi görmek büyük
saadet. Şükür ki döndünüz. Hoş geldiniz.
>> Hoş bulduk Mahmut Paşa.
Lakin beni lalam karşılayacak diye
beklerdim. Sultanımız sizi bekler.
Ah.
Sultanım.
Ölüm çöz adam.
başaracağını bilirdim. Oğlum,
oğlum, oğlum.
Efrenos oğlundan haberi aldım.
ettiğinden malumatım vardır.
Yüzümü kara çıkarmadın.
Yüzün kara gün görmesin oğlu.
>> Ne ettiysek senin namını ile ettik
sultanım.
>> Kardeşin Mustafa.
O da burada olaydı.
Seninle iftihar ederdi.
O da elbet bir gün sizin emrinizle kafir
beldelere kurban gider.
O vakit ben de onunla iftihar ederim.
Ne dersin?
Ne dersin Elbetoğala
Misak Paşa'yı göremedim sultanım.
Nerededir?
Sesli adam
hoş savaha geldiniz.
Şanınıza şan, namınıza nam kattınız
şasadım.
Hayır olsun. Başka bir mara mı var?
>> Şan nam.
Bunlar Beyhuda evesten Ömer
ettikten oldu. Karındaşım Mustafa kadar
nimetimiz kalmadı. Ömer
>> af buyurun Şehzadem. Sultanımız mı bir
şey dedin?
>> Yok Ömer yok. Kıymetimizi gördük sayfi.
Lala Müs çadırında mı?
Şu ateşi bir düşürebilsek inşallah.
İnşallah. Gerisi kolay.
Hadi be başım.
Şeladem
çok şükür dövlüsünüz.
Çok şükür.
Durumu nasıl?
Ateşleri düşüremedik bir türlü ama
Allah'tan umuz kesilmez elbet.
Dalamla beni yalnız bırakın.
Hekim var.
Isak Paşa,
ben senin için
ölümü yendim de geldim.
Yaraşır mı sana hiç böyle yatmak? He?
Her bir şeyi senden öğrendim ben dala.
O cehennemden
nasıl çıkacağımı da senden belledim.
Ama
bana tek bir şey söylemedin. Lala
babam.
Babam
ne?
beni hiç sevmedi.
Kalk ayağa.
Onu da de.
Sultanımız beni ne için sevmedi? Lala
Isak Paşa
kalk ayağa.
Onu da de.
Önden
koçlar kurban edilir diyor.
Seni de beni de harcadı.
Niye hep biz?
Ama artık bitti.
Yüreğimde
ona dair hiçbir şey kalmadı.
Gerçi dilim öyle der ama
bana öyle sarılıp aslan oğlum dedi ya
40 kalbim olsa
40kını söker sultanımıza feda ederim
ben.
Ya
babam o benim.
Benim adıma böyle bir karar nasıl
verirsin?
Başka çıkar yolu yoktu. Sen de
biliyorsun.
>> Ne biliyorum?
Ne biliyorum? L
>> bu barbar macar ile
ölürüm de evlenmem.
>> Mehmet koskoca ordusuyla üzerimize
geliyor. Sofya'da konuşlandı. Bir şahin
gibi bekliyor.
>> Papayya gidebilirdim. Matiasa. Onları
ikna etmenin bir şekilde yolunu bulurum.
Sen hangi hakla
benim adıma?
>> Benim için kolay mı sanıyorsun?
Senin başka biriyle evlenmem.
Hele ki kaburla.
Bugüne kadar sana nasıl baktığımı
görmedin mi?
Sana ne hissettiğimi anlamadın mı?
Papaya gitsen ne olacak?
Başka bir ordusu yok ki sana versin.
Hayır.
Hayır Katerina.
Biz yalnız.
Sen ve ben
evlens bile
buradaki askelerin
donmeyeceğin
malum.
>> Sen orasını düşünme. O benim işim.
Onu ben halledeceğim.
>> Sana güvendiğim için bir gün pişman
olacağım.
>> Öyle değil mi?
>> Asla.
Bu iş bittiğinde Gabor'un kellesini
kendi ellerimle alacağım.
Kazıktan geçireceğim. Ama şimdi ikimiz
de biliyoruz ki bu evliliği yapmak
zorundasın.
Fatih Sultan Mehmet Han
geliyor katerile.
Tamam.
>> Tüm bunların yanlış olduğunu ikimiz de
biliyoruz. Efendim
>> cesaret ettiğim bu şeye ancak kralların
kudretinin yeteceğini biliyorum. Sadece
bu dine döndüğünüzde krala ne
diyeceksiniz?
Bostan'ın artık Macar bir kralı olduğunu
söyleyeceğim
ve emin ol bu Matas'ın çok hoşuna
gidecektir.
Hacer topraklarının en kudretli ikinci
adamı olarak
size saygılarımı sunuyorum. Kral
Gaporekliler
bazenler basmalar hepsi
basma.
>> Ne için geldi Hızır Baba?
>> Bayram yaklaştı ya. Alışveriş yapacağız,
tatlı alacağız, şeker alacağız.
Selamünaleyküm.
>> Aleykümselam kardeş efendim. Hoş
geldiniz.
>> Eyvallah. Bayram için evlatlara
alışveriş edelim dedik. Hadi evlatlar
istediğinizi, dilediğinizi alın. Hadi.
Hadi. Ama
yeğenim bak ben size şundan güzel bir
cepini dikeyim. Aslan gibisiniz
maşallah. Hem de bak bu da yeliniz olur.
Hadi benle gelin. Çekinmeyin. Hadi hadi
hadi hadi gelin.
>> Baklava mı vereyim revanimi?
Oğlum Rıza her ikisinden de birer
tepsisar.
Evlatlarımız yesinler.
>> Hadi gelin bakalım çocuklar. Size göre
ala şekerlerim var. Hangisinden
istersiniz? Hadi gelin.
>> Hadi bakalım.
>> Gel gel kızım gel.
Şarıksız bayram mı olurmuş? Hadi gelin
bakalım. Çok güzel çarıklarım var size.
>> Hadi bakın bak. Hadi.
Geç. Toplat.
Ben ölçüleri aldım. Kadı hazretleri.
>> Eyvallah.
>> Kadı efendi. Bu da diğer yetimleri.
>> Hay Allah sizden razı olsun.
>> Allah sizden de razı olsun. Hadi efendi.
>> Eyvallah.
>> Kendi evlatlarınız gibi bakarsınız bu
yetimlere.
>> Olur mu efendi? Onlar bizim kendi
evlatlarımız gibi.
>> Yo öyle olmaz. Herkes hakkını alsın.
>> Biz hakkımızı çok daha an aldık. Kadı
Efendi
>> nasıl oldu bu iş?
>> Kaza Hazretleri, bu yetimler bizim de
yetimlerimiz. Hali bu sene de önden
geldi. Çocuğuna bir çarık alan iki çarık
parası verip yetimleri de düşündü.
Kendine bir top kumaş alan iki top da
yetimler için ödedi.
>> Bir tepsi baklava alan iki tepsi de
yetimler için ödedi.
>> Allah onlardan da
sizlerden de razı olsun.
Yetimi güldürenin evine
dert girmesin. Yetime bakanın yüzü
iki cihanda da gülsün.
>> Amin.
>> Amin. Kadı efendim.
Kraliçeyi ikna ettim de bana.
Kahramanoğlu nerede? Hazırlıkları
başladı. Güzel.
Ver içecek bir şey var.
Peki
sence Gabor'a güvenebilecek miyiz?
Hiç kimseye güvenemeyiz. Bedri neden?
>> Karındaşım Radu.
Mehmet'e çalışıyor. Can dostum dediğim,
hayatta en çok güvendiğim adam Bahadır
Paşa. Mehmet'i bana tercih etti.
Aynı gün eflaktan yola çıktığım, kader
yoldaşlığı yaptığım Hüseyin Ağa,
Namudier
Kasv bana ihanet etti. Sence ben
bundan sonra birine güvenir miyim?
>> Tek bir şakoloz ortası yeter aslanım.
Fazlasına hacet yok. Emredersin ab.
>> Dediklerimi aynı şekilde Bekir Ağ'ya
iletesiniz. Tamam aslanım.
>> Tamam paşam.
>> Hazırlıklar tamam gibi paşam.
Var mı unuttuğumuz bir şey?
>> Her şey hazır da sen inkarımıza refiklik
edecek A'yı seçtin mi?
>> He. Ben o vazifeyi
Cafer A'ya verdim. Paşam.
Senin gibi eflaktan devşirme ha.
Hemşericilik mi edersin Kasap?
>> Hocam ben hemşehricilik edecek olsam
vilada onca işi eder miydin?
A senin şu latı olan hikayen
işlemeden.
Kardeşin Radu
iktidar hırsıyla sana ihanet etti. Tamam
onun makul bir nedeni var. Kabul.
Peki ya Hüseyin?
>> Adrian
yani Hüseyin
çocukken ben bunun hayatını kurtarmıştım
biliyor musun? Nasıl yani?
Vlad Tepe babam
raduyla beni Osmanlı'ya rehim verdiğinde
56 çocuk daha çıkmıştı. Devşirme
olmaları için. Aralarında Hüseyin de
vardı. Turnacı başlı götürecek bizi
Edirne'ye.
O zaman paytaht Edirne.
>> Kalkın kalkın. Hadi gelin. Yemek hazır.
>> Sen git ye.
>> Korkma Rado. Bize hiçbir şey yapamazlar.
Hadi yemeğinden ye.
>> Yemek istemiyorum abi. Korkuyorum.
Abin yanında Rado.
Abin yanında ve ben senin yanındayken
kimse sana bir şey yapamaz.
Hadi yemek ye.
Gel gel.
Sen ne yaptığını sanıyorsun?
>> Bırak öldüreyim bunu. Sonra da beraber
kaçarız.
>> Şimdi olmaz. Eğer şimdi kaçarsam
kardeşime, babama çok ağır bedeller
ödetirler.
>> Ne yapacağız o zaman? Eğer birlik
içlerine girersek onlar bize değil biz
onlara bedel edetiriz.
Kardeşliğe var mısın Adrian?
>> Varım.
Bunu ne alacağız?
Gel benimle. Bunu neceğim?
Bıraksaydım ölecekti. Tuna'nın serin
sularında balıklara yem olacaktı. Nasıl
yani? Ya sonra
sonrası malum sonrası ortada.
Sınadım kaç kere kaç kere iş verdim. Her
seferinde de halletti. Başına ağlık
tağacını giyince ilk sana ihanet etti.
Öyle mi? O başı keseceğim Pedre.
Bana ihanet eden kim varsa teker teker
kaza oturtacağım.
Teker teker.
Babam cennet mekan Sultan Murat Han'a
çaşıtlık eden bir kasaptı eplakta.
>> He namın oradan gelir ha.
>> Eyvallah.
Vil'la kardeşi rehin olarak payahta
götürüldüğünden beri,
>> taarihten beri devlet vazifesindeyim.
Nasıl?
>> Battla ben Turnacıbaşı'nın peşine
takıldım.
B hırslıdır. Ona dost olmak istersen sen
de hırslı olacaksın dediler.
Yolda elime bir hançer verdiler.
İplerinden kurtulamıma
sakın kaçma dediler.
>> Sen de Bulat'ın güvenini kazanmak için
>> kan döktün ha.
>> Veladı da suçuma ortak etti.
Senin anlayacağın paşam annıza devlet
vazifesi
daha çağ çocukluktan yazılmış.
>> Ey gidi Ali Osman
ne yüce devletsin.
Çerini bile beşikten seçersin.
Sana da maşallah Hüseyin Aga.
Seni doğuran ana da
ben aslan doğurdum desin.
>> Hay maşallah. Hay maşallah. Eyvallah.
Eyvallah
>> Hünkarım.
Macarlar da Bosna'dan desteğini
çekeceğine göre ordumuzu Sofya'da daha
fazla bekletmeyelim derim. Siz de
münasip görür, emir irat ederseniz
çadırları derip bir an evvel yola
koyulalım derim.
>> Babam
ne de yud
beni hiç sevmedi
ama artık bitti.
Yüreğimde
ona dair hiçbir şey kalmadı.
Hünkarım
iyi misiniz?
Ben de onu düşünür,
onu merak ederdim.
Sahiben eh miyim? Ben eh biri miyim?
Maşallahınız var rünkarım. Aslan
gibisiniz.
Siyatımı sual etmem Mahmut. Suretimi
sual ederim.
Ben
e miyim? Haşa hünkarım. Haşa. Nimel
Ceyiş unvanı Resulü Ekrem'den
yadigardır. Sizin için nasıl kötü
diyebiliriz?
>> O vakit evladım
ne dev beni kötü beller. Niçin beni
sevmez?
>> Eş olur mu öyle şey? Hünkarım. Harbin
celadeti asabiyenizi bozmuştur. İçinizi
karartmayın. Yahu paşa, kulaklarımla
işittim.
Hayret benden yüz çevirir.
Gönlü benden soğumuş. Etmeyin sultanım,
etmeyin. Sizi anlamak kolay mıdır? Yeri
gelir ben anlamam. Yeri gelir İshak bile
anlamaz. Şehzademiz Bayazit anlamamış.
Çok mu? Cümle alem bilir ki sultan işi
sırlıdır. Biz Katre'yi göremeyiz. Siz
Umman'ı görürsünüz.
Ol sebepten varsın öz evladınız bile
sizi anlamasın.
Lakin yarın torunlarınız, milletiniz
sizin ne etmek istediğinizi
anlayacaklardır.
Ülkünüzü, muradınızı, davanızı bilecek,
bildikçe büyüklüğünüzü göreceklerdir.
Var olasın Mahmut.
Bir nebze olsun. Gönlümü ferahlattın.
>> Estağfurullah Hünkarım.
Çadır meselesini derdim Hünkarım. Ne
edelim? Yola çıkmak için hazırlık edelim
mi?
>> Matyas
Macar askerlerinin Bosna'dan çıkmasını
emretmiş. Lakin Macarlar hala Bosna'da.
Onlar oradan çıksın. Ardından biz yola
revan oluruz. Emri ferman sesi kudretli
padişahımızındır.
Să
san
Rab İsa efendimizin emrettiği gibi artık
iki değil tek beden oldular. Çünkü
onları Tanrı birleştirdi.
Ahdine sadık mısınız?
Evet.
>> Evet.
>> Yine İsa efendimizin
sevgi sabırdır, sevgi şefkattir
ve onlar asla birbirlerine sevgisizlik
yapmazlar. Sözüne sadık mısınız?
>> Evet.
>> Evet.
Kraliçe Katarina Gaboru tanrının
huzurunda eş olarak kabul ediyor musun?
Evet.
>> Gabor, Katarina'yı
eş olarak kabul ediyor musun?
>> Evet.
Kral Gabor, Kraliçe Katerina.
Tanrının birleştirdiğini insan
ayırmasın.
Kraliçem, kraliçem,
kraliçem.
Gittiğimde geç kalmıştım.
Katerina ile nikah kıyılıyordu.
>> Bosna tahtında bir Macar şövalyesi
oturuyor. Öyleyse
>> haklısınızarı.
Bu işe hiç böyle bakmamıştım.
>> Haklıyım.
Doğru.
>> Bosna'nın yeni kralı bana ihanet etti.
emrimi çiğnedi.
Ama yine de
cesur insanlar her zaman bir şansı daha
hak ederler.
>> Haklısın 80 hasarı. Cesaret her zaman
ödüllendirilmelidir.
Cesaret ödüllendirilir
ama ihanet
cezalandırılır.
Bayazıt haklıydı.
Fatih olmak için yüklerden kurtulmak
gerek.
Kafasını kesip Bayazıta'e yollayın.
Gabor'un dönmeyeceğini ve işlerin benim
kontrolümde olmadığını bilsin.
>> Emredersiniz efendim.
>> Siz de hazırlık yapın.
Nador'un hesabı kapandı.
Şimdi sıra Papa'da.
Şadan
Paşam şey sordum.
Isak paşam
Allah'ım sana şükürler olsun.
Hekimler
hekimler.
Şehzad şükür dalam gözünü açtı.
Çok şükür.
Ataşı da düşmüş. Rabbim çok şükür.
>> Tekin başı
döndüm.
Döndüm ya.
Bana içirmek istediğin çorbayı mı içtin
yoksa?
Nebal.
Hi
baştan başım. Hiç
neden olmuyor ya?
Prenses R. Prenses prenses
hoş geldin. Çok özes
>> seni çok özledik prenses
>> ben de sizi çok özledim ve size
hediyeler getirdim.
>> Hadi alın bakalım.
Teşekkürler.
>> Nasılsınız hatunlar? Haliniz, keyfiniz
yerinde mi?
Yine de bir ihtiyacınız olursa husursan
bana bildirebilirsiniz.
>> Sağ olun. Eksik olmayın.
>> Albert, Bernard,
erkekler onlar neredeler?
>> Hepimiz Müslüman olduk prenses. İslam'ı
kabul ettik. Erkekler de öğle namazına
gittiler.
>> O Gomil inancını terk mi ettiniz?
Nasıl olur?
Niye yaptınız böyle bir şey? E İslam
kalplere dokunur Ros.
Ondan olsa gerek.
Öyle değil mi Hatunlar?
Elhamdülillah.
>> Biliyorsunuz yersiz, yurtsuz, kimsesiz
geldik bu şehre. Edirne yurdumuz,
Müslümanlar, kimsemiz oldu. Yiyecek
ekmeğimiz yoktu. Çocuklarımızı fırına
gönderdik dilenmeleri için.
Müslümanların askıda ekmek diye bir
adeti varmış. Sayelerinde karnımız
doydu. Pazardan, esnaftan ihtiyacımız
oldu. Aldık, borç yaptık. Meğer
Müslümanların zimem defteri diye bir
geleneği varmış. Bir Müslüman ihtiyaç
sahibinin tüm borçlarını kapatıp
gidiyormuş. Sadece bu da değil prenses.
Çık sokaklara, dönemeçlere bak. Oraya
dikilmiş taşları göreceksin.
O taşlar Müslümanların sadaka taşıymış.
Zengin olan kimse görmeden sadaka taşına
koyuyor. Düşkün olan aciziyetini
yaşamadan alıyor.
Size yardım ettikleri için mi Müslüman
oldunuz?
>> Hayır, bunun için değil.
Hoşgörülü oldukları için, ahlaklı
oldukları için, adil oldukları için ve
her şeyden öte bizi ayırmadılar,
ötelemediler.
Dinimiz, inancımız farklı demediler.
Sadece bir şey gördük. İslam bir huzur
diniymiş.
Biz de Türk olduk, İslamlık olduk.
Bu vasıf üzerimize bir sorumluluk da
yükledi.
Bu esenlik kapısından sen de girmez
misin?
İslam'ı ne zaman kabul edeceksin
prenses?
Gel Hüseyin gel.
Münkarım, Dirina Kalesine gitmezden
evvel
elinizi öpüp hayır duanızı almak için
geldim.
Devlet
iki sütun üzerine kuruludur.
Kılıç ve kalem.
Kılıç kaleme heves eder ise fitne doğar,
sütunlar çatlar.
De bakalım Hüseyin.
Sence ben devletimin sütunlarını
çatlatmana müsaade eder miyim?
>> Haşa hükü sme haşa.
>> O vakit ne için kılıç kaleme meyl etti?
Ne için isı oyuna getirdin?
Ne için?
Kalemin yazdığı hükmü kılıçlaşır
hünkarım.
Ama hüküm zayıf olunca
kılıç da zaafa düşer.
Ben devletimin zaafa düşmesinden
korktum. İnkarım.
>> Zaaf mı gördün devlette?
>> Haşa devlette değil.
Devletlilerde
İshak Paşamız hem devletlidir hem
teciplidir.
Amma ve lakind
şehzademiz Bayazidi.
Onun zaafıdır.
Hülasai kelam sizin buyruğunuza karşı
çıkan Sadra Azam Paşa dahi olsa benim
durduğum yer bellidir. Sizin
yani devletimin yanı. Biz devlet zafa
düşmesin de yu kundaktaki bebeğe dahi
vazife veririz ki sen bunlardan birisin
değil mi?
>> Çok şükür. Lakin her kim ki haddini aşar
ise
devletin dengesini bozar.
Hırs çeriye yaraşmaz. Hüseyin,
çerin süsü her daim itaattir.
Değne, değine
vazifende muvaffak olacağına dair hiçbir
şüphem yoktur bilakes.
Sana olan inancım tamdır Hüseyin.
Bak öyle.
Rabbim mahcup etmesin. Amin.
Haydi
uğurlar ola.
e
Yüce kralım, beni emretmişsiniz.
>> Evet, Dirina Kalesine gideceğini duydum.
>> Eğer şans dilemek için çağırdıysanız
gerek yok. Bugüne kadar hiç ihtiyacım
olmadı. Ama gene de eksik olmayın.
>> Hayır.
Dirina'ya senin gitmeyeceğini söylemek
için çağırdım seni.
>> Sebep? Yüce kralım.
Dirina'ya bizzat ben gideceğim.
Sen burada kalacaksın.
>> Yalnız bu kraliçe Katerina'nın kati
emriydi.
Kraliçe Katerina
artık onun emirleri değil.
Benim
yani kralın emirleri geçerli.
Kralın emirlerine karşı gelmeyeceksin.
Öyle değil mi?
>> Asla ve kata.
Ben sadece size ve Bosna'ya yardım için
buradayım. Bir nevi askeri danışman gibi
düşünün. Güzel.
Şimdi çıkabilirsin. Hay hay.
Sakin
Hey Arslanlar ordusu.
Ey İslam'ın
keskin kılıçları,
Çenek meydanında arslan
kafirin kalbinde şimşek olan
kaleler fethedip
orduları sindiren yiğitler.
Bu kez
hücuma değil,
dirine karesine
hücum etmek isteyen kafiri
kahru perişan etmeye gideriz.
Kafir
Dirine kalesine
oluk oluk gelmekte.
Ama
bilmedikleri bir şey var.
Sizin gibi yiğitlerin
kalede olacağı
can verse de kaleyi vermeyeceğ
yeniçeri
muhafaza ettiği kaleye
göz koyala
nerede yiğitler
Koç yiğitlerim
bu sattaki maharetinizi
cümle cihan işitti.
Amma ve lakin
kulakları ağır işitenler de var imiş.
Imdi
yeniçerinin kudretini
cümle cihana gösterme vaktidir.
Allahu ekber.
>> Allahu ekber.
>> Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber. Allahu
ekber. Allahu ekber. Allahu ekber.
Allahu ekber. Allahu ekber.
Allah yolunuzu açık etsin yiğitler
inşallah.
Gülşah niye bizimle aynan arabasında
gelmedi? Acısı henüz taze.
Hem daralmak istemez
hem de biraz yalnız kalmak ister.
İnsan
inancını bırakıp başka yolda yürür mü?
Yürür.
Ben de bir zamanlar senin gibiydim.
>> Sonradan mı Müslüman oldun?
>> Evet.
>> Nasıl?
>> Sultanımıza eş olmadan önce
ben de başka bir inançla büyüdüm.
Dualarım başka kelimelerleydi,
başka dildeydi.
Ama sonra değiştim.
Kim değiştirdi? Kimse aileni. Geçmişini
de hiç düşünmedin.
>> Geçmişimi hiçbir zaman inkar etmedim
ama hakikatle karşılaş
yüz çevirmedim.
Ben birga bildim
ve bunu da annemden sakladım.
Öğrendiğinde çok baskı yaptı ama
yine de inancımdan dönmedim. İslamiyet
zorla ve korkuyla kabul edilen bir din
değildir. Önce burası ister. Bir anda
olmaz.
Kurumuş toprakların yavaş yavaş yağmur
alması,
nemlenip beklemesi,
sonra baharda yeşerip filizlenmesi gibi.
>> Haydi koçler. Tez olun.
>> Akşama geç.
>> Haydi ters. Tes.
>> Geldim.
>> Hızlı. Haydi
buraya.
>> Vur.
>> Şunun üstünü örtü. Vur.
>> Bu tarafa tarafa abi.
Geç oraya.
>> Buraya dikkat et. Bu tarafa gelme.
>> Her şey hazır paşam.
>> Eyvallah Bali Bey.
>> Peki paşam bu hazırlıklar Akıncı Sayımız
Kefereyi durdurmaya yetecek mi?
>> Yetecek olsa Sultan Koca orada yürütür
mü? Varır kaleyi biz tutardık.
>> Doğru. Doğru da peki ne edeceğiz paşam?
Kılıç Arslan kefereye ne ettiyse
biz de onu edeceğiz.
Kafirin direncini kıracağız. Kıracağız
ki ormandan çıktıklarına şükretsinler.
Birinaya varınca da cenk edecek güçleri
kalmasın.
>> Şimdi anladım paşam. Eyvallah.
Macaristan'a dönmeliydik.
Burada kalarak hata yapıyoruz.
Paladyus'a doğru dinlemeliydik.
>> Gabor nasıl bırakabiliriz? Hepimizi o
yetiştirdi.
>> Gabor gelince konuşalım.
Macaristan'ın yiğit,
Hristiyanlığın asil savaşçıları.
Biliyorum
hepinizin aklını kurcalayan sorular var.
Kralın emrine neden karşı geldik? Niçin
hala buradayız? Neden dönmüyoruz?
Öyle değil mi?
Dileyen gidebilir
ama ben burada kalacağım.
Çünkü Müslümanlar
Avrupa'ya ilerleyip Hristiyanlara savaş
açtı.
Tıpkı Belgrad'a gelirken yaptıkları
gibi. O zaman da Macarklı bu savaşa
sessiz kalmıştı. Hatta onlara bir
anlaşma bile teklif etmişti.
Tıpkı Matyas gibi. Ama Hunyadi Adi Yanoş
buna daha fazla müsaade etmedi.
Arkasına sizin gibi asil Macar
savaşçılarını alıp önce krala ardından
Osmanlı'ya savaş açtı. Birçoğunuzun
babası orada savaştı. Hatta can verdi.
Ancak Matyas
Osmanlıyla bir anlaşma yapıp
darsızlığını ilan etti.
Şimdi size soruyorum. Rab İsa efendimiz
için savaşmaktan korkan bir kralın
sözünü mü dinleyeceksiniz?
İsteyen o korkağın gölgesine dönebilir
ama ben dönmeyeceğim ve kanımın son
damlasına kadar savaşacağım.
Benimle misiniz? Kral Gabor çok yaşa.
Kral Gabor çok yaşa.
>> Kral Gabor çok yaşa. Kral Gabor çok
yaşa. Kral Gabor çok yaşa. Kral Gabor
çok yaşa. Kral kabur çok yaşa. Kral
kabur çok yaşa.
Mattias seni beklemiyordum.
Geleceğine haber de vermedin.
Yazık sana.
Hapa diye tüm Hristiyanlık alemini
seninle liderlik etmem
gerçekten çok yazık.
>> Ne diyorsun sen Matyas? Ne demek oluyor
bu?
>> Rab İsa efendimizi çağırmaya geren
dinimizce lanetlenmiş o iblislerin
altınını nasıl kabul edersin?
Yok öyle bir şey. Kim söyledi? Yalan
bunlar.
Bu anlaşma da mı yalan?
Mecbur kaldık. Matyas.
Hristiyanlık için mecbur kaldık.
Osmanlı'yı yenmemiz için altına
ihtiyacımız vardı.
>> İsa efendimizin ellerine o habis
çivileri çakan dinimizin en büyük
düşmanı olan Yahudiler.
Demek onların altına muhtaçtınız.
Hem de Hristiyanlık için. Sen yozlaşmış
bir papasın. Ama artık ben yokum.
Yanınızda değilim.
Siz siz olun karşıma da çıkmayın.
Ben diğerlerine benzemem.
Ezer geçerim.
Bunu yapamazsın.
Matras seni aforaz ederim.
Senin gibi bir papanın edeceği aforozdan
mı korkacağımı sanıyorsun?
Aynı Mesih'e,
aynı İncile inanmıyoruz.
Şimdi sakın Macar topraklarının adını
ağzına bile alma.
Şehzadem kral Matias'ın elçisi Tibor
geldi. sizinle görüşmek diler.
>> Burası Sultan Otağı mıdır? Nedeye buraya
gelmek ister.
>> Ben de söyledim Şehzadem. Lakin Elçi
Tibor'un malumatları sultanımıza değil,
bizzat sizeymiş.
Gözünüz papanın üzerinde olsun.
>> Şüpheniz olmasın kral hazretleri.
>> Elçin Tibor'dan haber var mı? Osmanlı
karargahına varmış mı?
>> Henüz varmış olmalı. Majestileri haber
göndermedi. Sizce Şesade Bez Tiboru'u
çadırına kabul edecek mi?
>> Gözlerindeki taat hırsını gördüm.
kabul edecektir
ve Tibor sayesinde
Mehmet'in oğluyla arasına gireceğiz.
>> Hünkar Hanım ne gerek vardı? Mahir
ustalarımız hallederdi.
>> Demircilik
Oğuz'un ataigarı değil midir Ali Bey?
Yiğit Darda Demir Harda Ali Bey
demir dediğin ataşta belli olur.
Doğrudur Hünkarım kimi demir ataşta
yumuşar. Kimi ateşı görünce aslına
kavuşur.
Ya bizim demir bayazit.
Ataşı görünce ne etti?
Vazife bol mu geldi, dar mı durdu?
>> Dar gelmedi imkanım. Bilakis. Sanki
önceden bitilmiş kaftan gibi durdu
üzerinde.
Kral Matyas'ın karşısında eğilmedi.
Lakin taştı.
Karşısında
kendi akranlı bir kral görünce
bakışları değişti.
O an gözlerimde bir ateş gördüm ama
vazife ateşı değildi.
Tövbe tövbe.
Bir hükümler ateşı vardı.
Bu demirden pusat olur mu Ali Bey? Günü
gel
sultanım ama imdilik hamdır.
Suya basma vakti değildir.
>> Zira vaktinden evvel demir suya basılır
ise ya çatlar
yahut sahibini yaralar. Ama çekiş kimin
elindeyse kararı o verir.
Hünkarım Macar elçisi Tibor ordugaha
geldi.
Mahmut Paşa ilgilensin. Hünkarım Elçi
Tibor Şehzadeniz
Bayazi'in çadırına alınmış.
Kral Matyas Hazretleri öncelikle
selamlarını ve saygılarını iletti.
Sağ olsun.
Lakin sen elçi Ademsin. Her şeyden evvel
sultan otağına gidilip onunla görüşülür.
Bilmez misin? Kral Matias sizin Osmanlı
mülkünde her şeye gücünüzün yeteceğini
bilir. Ama bu sefer bir istek için değil
bir armağan için geldim.
Gelen armağan da olsa, istek de olsa
şehzadeye değil sultana gidilir.
Onun huzuruna çıkılıp meram neyse onu
anlatılır. O sebepten sen de öyle
diyeceksin. Haydi
>> destur Fatih Sultan Mehmetan. Hayır
sultanım.
Sen sultan gibi elçi mi karşılarsın?
Haşa sultanım.
Ben sadece
>> alın bu kafiri
götürün
siz de. Çıkın. Çık çık çık çık çık çık
çık çık.
Gel buraya gel.
Hepsi hepsi
>> önden keşif için giden şövalyelerden
haber var mı?
>> Henüz yok majesteleri. Hala dönmediler.
>> Daha fazla bekleyemeyiz.
Osmanlı'nın desteği gelmeden bir an önce
Dirina'ya varmalıyız. Ormanı açtığımızda
çok az yolumuz kalmış olacak.
>> Hadi askerleri toparlayın. Emredersiniz.
Haydi kalkın. Haydi kalk.
>> Hadi gidiyoruz.
Hazırlanın.
Haydi kardeşlar
kefereler geldi. Hazır olun.
Haydi yiğitler.
Sana derim. ed
sen kimsin ki elçi karşılar karar
verirsin
sen kendini benim yerime mi korsun
sana kaftan verip hem vazifeler verdik
de yoku senin tavrın mı değişirensiz
Sen diyemedin mi? Elçileri yalını sultan
kabul eder. Ben ömrü sultanın iki dudağı
arasındaki bir şehzadeyim.
Bir heçim deu diyemedin mi? Diyemedin
mi? Sultanımız bunu işitirse senin de
kelleni alır. Benim de kellemi alır
deyu.
İbret olsun de karargah da bizi
sallandırır diyemedin mi?
Diyemedim baba.
>> Diyemedim.
Sen nasıl kurban olmaya gidersin oğl
diyemediysen
sen nasıl ki bana
Cenkü
canını hiçe sayarım diyemediysen.
Ben de öyle diyemedim işte.
Ey melut,
hey Kfil,
sen kimsin ki benim emirlerimi
sorgularsın?
Benim emirlerimi tartışmak dahi suçtur.
Cezası bellidir. Cezası
bellidir.
Bilirim sultanım.
Sen onu bilmez misin? Bayeset
bilmez misin?
Bilirim sultanım.
Bilirim baba.
Çadırında üstüme gelen beyladından
eğilirim.
Sultanım, sultanım kıymayın bana.
Bir daha,
bir daha öyleyse bir hadise yaşanırız.
Senin celladın, ben olurum bayazet.
Senin celladın.
Lütar paytda dön.
Seferi bitirip gelme bekle.
Hükmü o vakit vereceğim.
Ah.
Yatmaca. Bu atmaca sesi bir sorun mu
var? Efendim? Bu ormanlarda atmaca
yaşamaz.
Uzak uzak olmalı.
Tuzak tuzak.
Helal siper alın. Helal.
>> Ya Allah.
Yok.
Tepelere ok atın.
Hemen süper alın hemen.
Tepelere
tepelere.
Devam devam o katın o saldırın.
Brefil
b melun.
Sen ulak Adem değil misin?
Töre mi bilmezsin, erkan mı
öğretmediler? Yahut kellen gövdene ağır
mı gelir ki ben var iken şehzademle
görüşürsün?
>> Merhamet Sultan Hazret. Merhamet.
Ben görmez miyim oğlumla arama girmek
istediğini?
Ben bilmez miyim ki Ordu Geman nifak
tohuma ekmek istediğini?
Ben sadece
>> sen dinle şunu ardından gönder gitsin.
Tez konuş. Belli ki diyeceklerim vardır.
Sakın ola boş konuşmayasın.
>> Kral Matyas anlaşma gelince tüm
askerlerini geri dönme çağrısı yaptı.
Ancak Bosna'daki askerlerimizin komutanı
Gabor ve on binlerce Macar askeri geri
dönmeyi reddetti. Orada kalıp sizinle
savaşacaklar.
>> Ne malum bizimle anlaştığınızı söyleyip
oraya ordu yığmadınız?
>> Kral Matyas bunun için babasının en
yakın adamı olan Paladnador'un kellesini
aldı. Size gönderdi.
Başka diyeceksan ortahı terk et.
Tepel tepelere
Ateşli oklar.
Haydi koşerim. Allah'ı çağ olun.
Allahu ekber.
>> Saldırın. Allah Allah Allah Allah Allah
Allah Allah Allah Allah Allah Allah
Allah
Allah
Allah
etraflarını sarı.
İki taraftan
koş koş koş. Hadi koşun. Hadi koşun.
>> Etrafımızı saralım. Hadi hadi hadi hadi.
>> Mustafa Kamil beylere yardım. Emin olun.
Biz de Bağdır Paşa
kim?
Tamam.
Sıkın tutun elime tutun.
>> Yardım edin.
>> Peşlerine düşün.
Bakın başka tuzaklar var mı? Hadi
peşlerine koşun çabuk.
>> Acele edin takip edin.
>> Kaçırmayın adamları.
>> Bu taraftan gelin.
>> Hadi
>> hadi.
>> Vaktinde gelmişiz. Hüseyin aga baksana
kalede
100den fazla sipari ya var ya yok.
>> Mazallah kafir bizden evvel geredi.
Kaleyi düşürmesi.
>> Bahadır paşalar muvaffak olmuşlar belli
ki. Lakin kafiri yalınız
oyalayacaklardı.
Çok sürmez.
Kefere sürüsü birazdan gelir.
O sebepten tezinden tedbir almak gerek.
Paşam
yiğitlerim
kalabalık bir kafir ordusu üstümüze
doğru gelmekte. Ama tedbirimizi eyi
alırsak bu kalabalık onların sonu olur.
Kale müdafaasında iyi aşe erzak her
şeyden önce gelir. Zira yeniçeri tok
olacak ki ey savaşacak.
Yaş ambarları sende.
Kafir kaleyi çok iyi bilir. Ol sebepten
kaleye çıkan bir dehliz, leam, su yolu
varsa tiz bakıla. Sende.
Kaledeki nöbetçiler yetmez.
O maksatla senin ortan kalenin dışına
çıkacak. Devriye nöbeti tutacak.
>> Kafir kale kafısını kıracak olursa
onları bu avluda karşılayacağız. O
maksatla kapının önüne hendek açılacak.
>> Paşam
var mıdır unuttuğun bir şey?
>> Fazlam var. Noksanın yoktur.
Müsaaden olursa çehrilerimin başına
varayım.
>> Eyvallah.
>> Elhamdülillah şehidimiz, yaralımız yok.
Başam kafirin beli de bir köü.
>> Doğan Paşa için yeterli vakti kazandık.
Yiğitleriyle kaleye varmıştır.
>> Haydi Yiğitler. Haydi.
>> Kaç eksiğimiz var?
>> Askerlerimizden beşte birini kaybettik
efendim. Ama hepsini püskürtmeyi
başardık.
>> Ne püskürtmesi Abdal? Amaçları bize
oyalamaktı sadece.
>> Bunu neden yapsınlar ki?
>> Mutlaka Dirina Kalesine destek
birlikleri yollamışlardır.
O birlikler kaleye bizden önce varsın
diye bizi oyaladılar. Eminiz nedir
efendim?
>> Açık alandan ilerleyeceğiz. Orada bize
saldırırlarsa
göğüs göğüse vuruşmak zorunda
kalacaklar.
Bunu göze alamazlar.
>> Haydi gidiyoruz.
>> Sultanımız nerede kalmıştır? Mahmut
paşam bilir misin? Şehesade bayazit
paytahta gitmek için yola revan
olacaktı. Belki de onu göndermek için.
Destur Fatih Sultan Mehmeden Hazretleri.
Bismillahirrahmanirrahim.
Buer bu Hüseyin aga gören de kendi
mezarını kazarsın sanırım.
Bizim gibisinde kendi mezarını kazacak
tarih nerede be Kurtçu paşam?
>> Gel gel.
Bizim gibi Adem'in akıbeti bellidir. Ya
cenk meydanında
ya kahvepe bir pusuda can vermek. Paşam.
>> Eee, boşa mı aldren renk esbap giyeriz?
Manasını bilirsin.
>> Bilirim paşam, bilirim.
Al renk esbabımız bizim kefenimizdir.
Kılıç vursa kan tutmaz.
Şehadet nasip olsa yüzümüzü kızartmaz.
>> Senin gibi bir yi de bir şey olmaz
Kasap.
İmdi var git dinlen ama iyice dinlen.
Akşama işim var.
>> Hayır olsun paşam. Seninle kılıç
üşürelim gene. Hem sen talim iyi olur.
Keşke
biraz da dişime göre olaydım. Ama
yapacak bir şey yok.
>> Atalarımız büyük lokmaya ama büyük söz
konuşma demişler.
>> Bu sözü ne maksatla ettiklerini bu akşam
ben sana anlatırım paşam.
>> Göreceğiz Kasap. Göreceğiz.
>> Eyvallah paşam.
>> Eyvallah.
Macar Kralı Matyas'ın bu cenkte tarafsız
kalacağı hepinizin malumudur.
Lakin daha evvel Bosna'ya gönderdiği
30.000 askeri ve dahi başlarındaki
komutanı Gabor, Matyas'ın emirlerine
karşı gelip savaşmayı,
gerekir ise
ölmeyi seçti.
Bunun içinde Bosna Kraliçesi Katerina
izdivaç yapıp
Bosna tahtına oturdu.
>> Sizin tasavvufunuz nedir sultanım?
>> İnşallah. İnşallah dediklerini yapıp
karşımızda dururlar. Dursunlar ki benim
karşıma gelenin akıbeti cümle cihana
ibret olsun inşallah.
>> İnşallah.
>> İnşallah.
>> Bir an evvel yola revan olalım. Yoksa
Niş ve Derina'dan gelecek malumatları mı
bekleyeceğiz? Bu vakte değin merhamet
hırkamız ile ikaz ettik. Elçi gönderdik,
bekledik.
Hatalarından dönerler dedik. Lakin gayrı
durma
bekleme vakti bitmiştir.
Gün doğmuş şafak sökmüştür.
Merhamet hırkamızı çıkardık.
Bu vakitten sonra gelen
celalimize gelir.
>> Arka kapıdaki hendekler de tamam değil
mi?
>> Tamam paşam.
>> Oraya
>> eyvallahım. Gerisi sizde.
>> Hüseyin Aad'an haber var mı?
>> Yok paşam. Hala ısırahatta.
E kılıç üşürelim deyince
çekindi tabii. Daha da gelmez.
He kurtçu paşam. Paşanı bir alayım da
kılıç nasıl üşürülür göresin.
Destur almadan kapı mı açılır evladım?
Sana derim. Kim var orada?
Kimsin sen?
Ne yaptığını sanırsın?
Buradasın bilirim.
Kra Adrian
Bana ihanet etmeyecektin Hüseyin.
Seni senden ötürü öldürüyorum. Ben
hiçbir vakit
senin yanında olmadım ki sana yanet
edeyim. Ü
benima devletimin yanındaydım.
Devlet,
devlet güçlünün gölgesidir Hüseyin.
Ama ben de var oldum ya. Hem sana
hem senden kaç tane var ise
hepinizin ihanetine duvar oldum ya.
Duvarlar yıkılır,
gölgeler kalır.
Ben
Fatih Sultan Mehmet Hanı
yenemeyeceksin.
Beraber büyüdü.
Aynı gün devşirildiğim
kader yoldaşlığı yaptığım
Adrian
kardeşim.
Bu dünyadan bir kasap Hüseyin geçti.
Duvardan bir taş çaktık.
Bir baba oğlunu gölgesinden çıkardıysa
ya tahta hazırlar ya da ölüme.
Bir sultan vezirini kana buladıysa
güvenini kaybetmiştir.
Ordunun kalbine şüphe düşmüşse O ordu
zaten yenilmiştir.
Bir çadırın kapısı ne kadar sağlam
durursa dursun içine düşen gölgeyi
saklayamaz.
Ve sen Mehmet
birliğini, güvenini, inancını kaybettin.
Artık yalnız ve yenilmeye mahkumsun.
Düşman kurduğu oyunlarla bizi mağlup
edeceğini,
parçalayacağını düşündü. Lakin bilemedi.
Evlat her daim babasının gölgesidir.
Zinhar o gölgeden çıkmaz. Yalınız o
gölgeyi büyütmek için çabalar.
Sadri azamım
bana olan sadakatini kanı ile mühürler.
Ordugahın kalbine düşen şüphe değil,
ateştır.
O ateş ise düşmana azap olacaktır.
Kafir gölgelere sığınır iken biz nurdan
yürümeyi murat ederiz.
Kafir bizi parçaladığını sanar iken biz
her daim
daha da bir oluruz.
Biz ne dağdan kopan taş, ne savurulan
tozuz.
Biz ne dökülen yaprak,
ne de kırılan dal.
Biz dağın da, fırtınanın da tak
kendisiyiz.
Allah Allah Allah
Allah
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.