All language subtitles for Yargi.S01.E02 (2. Bolum)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Duygusal müzik)

Hoş geldiniz Sayın Savcı'm.

Kimliği belli olmuş.

Evet. Ben de ailesi geldi sandım. O yüzden hazırlamıştım. Bekliyordum.

-Bildirdiler mi ismini? -Dosyayı buraya getirdiler.

(Sessizlik)

(Erkek) İnci Erguvan.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Kardeşim.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ceylin.

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Müvekkilimle görüşeceğim.

Çınar Kaya'yla.

(Polis) Boş oda yok. Sorgu odasına geçebilirsiniz.

Avukatın geldi.

(Kapı açıldı)

-Babam burada mı? -Bilmem. Görmedim amirimi.

(Sessizlik)

Neredeler?

Şimdi sorgu odasına girdiler.

Sayın Savcı'm, Sayın Savcı'm...

...avukat müvekkil görüşmesi sırasında içeride olmanız...

Ölen şahıs Ceylin'in kız kardeşiymiş.

(Duygusal müzik)

İçeride yardımınıza ihtiyacım olabilir Sayın Savcı'm.

Sayın Savcı'm...

...belki bilginize başvuracağım.

(Gerilim müziği)

Elin.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

Ölen kızın kimliği belli oldu. Duydun mu?

(Sessizlik)

İnci Erguvan.

Tanıdık geldi mi?

(Sessizlik)

Öyle mi?

Peki.

(Sessizlik)

(Sessizlik)

(Ceylin) Bak.

Tanımıyorum.

Bir daha bak.

Tanımıyorum dedim ya.

(Sessizlik)

(Ceylin) Dikkatli bak!

Neden hemen başını kaldırıyorsun?

-(Çınar) Bırakır mısın beni? -Bak!

Öldü bu kız! Öldürüldü! Öldü bu kız!

Tanımıyorum ya! Kaç kere söyleyeceğim?

-Yalan söylemeyeceksin! -Allah.

(Ceylin) Yalan söylemeyeceksin!

-Duydun mu? -Bırak iki tokatla eksilmez.

Duydun mu? Ne istedin lan kardeşimden?

Ne istedin?

-Kardeşin mi? -Evet, kardeşim!

Kardeşim o benim.

Ben öldürmedim onu.

Sen yapmadıysan arabadaki kanlı hırka ne?

Üstündeki pantolon kimin?

Cebinden çıkan parada parmak izin var!

Bilmiyorum ben, yemin ediyorum bilmiyorum.

Ben öldürmedim kardeşini.

Bilmiyormuş abisi, duydun mu? Bilmiyormuş!

Ne saklıyorsun lan? Ha?

Ne saklıyorsun? Kardeşimle ne ilişkin var? Hepsini söyleyeceksin!

Söyle çabuk!

(Ceylin) Bitti dedim mi ben sana?

Ben sana bitti dedim mi?

(Ceylin) Bitti dedim mi ben sana?

Ne biliyorsun?

Bu kadar yeter abi.

Ben öldürmedim.

Sen öldürmediysen kim öldürdü?

(Eren) Sakinleşelim, tamam Avukat Hanım.

Çürüyeceksin içeride, biliyorsun değil mi?

Belanı (***) senin! Güneşe hasret bırakacağım seni!

(Eren) Yeter, tamam.

Geç otur Çınar sen de.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Biliyordun. Biliyordun. Beni bilerek seçtin.

Hayır, tabii ki hayır. Yanında öğrendim kim olduğunu.

Yalan söylüyorsun! Yalan söylüyorsun!

Hepiniz yalan söylüyorsunuz!

Daha küçücük kızdı o! Nasıl kıydınız ona?

Küçücük bir kızdı o!

Sen bulunduğu yere gitmedin mi? Baban gitmedi mi? Ben anlamıyorum!

Yüzü görünmüyordu Ceylin. Kimliği de yoktu, biliyorsun.

Yemin ediyorum sana kardeşin olduğunu bilmiyordum.

Kardeşim...

...kardeşim o benim.

Bırak. Bırak.

"İçimde bir şey kanıyor"

"Keskin bir vedanın yarası sızlıyor"

"Yüzümde bir şey soluyor"

"Aynı değil, umudun rengi kayboluyor"

"Kalbimde bir yerde bir orman yanıyor"

"Bıraktığın şarkılar sahipsiz susuyor"

"Şiirler hep dargın, dualar şifasız"

"Ömrüme mıhlanmış bir cümle"

"Kül olur kalbindeki zamanla"

"Yana yana, yana yana"

"Yana yana, yana yana"

"Kül olur kalbindeki zamanla"

"Yana yana, yana yana"

"Yana yana"

"Kül olur kalbindeki zamanla"

"Yana yana, yana yana"

"Yana yana, yana yana"

"Kül olur kalbindeki zamanla"

(Anne ses) Kızım, neredesin sen? On bin kere aradım.

Telefonun açılmıyor, baban da telefonunu evde bırakmış.

Baban yok, sen yok. Gene duymuyor kimse sesimi.

Polis aradı, Engin'le birlikte emniyete geldik.

Anne, bir yere kıpırdamayın sakın. Geliyorum, tamam mı?

(Anne ses) Tamam canım.

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalıyor)

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalmaya devam ediyor)

(Metin) Ilgaz.

"Kül olur kalbindeki zamanla"

Bir çanta bulunmuş. Kimin? Kızın mı?

Bana bak...

...Çınar'ın tanıdığı biri mi?

Bilmiyorum ki baba. Demedi bir şey.

Kimmiş peki?

20 yaşında, İnci Erguvan.

Çok gençmiş.

Ceylin'in kardeşiymiş.

Ne diyorsun oğlum sen?

"Yana yana, yana yana"

"Kül olur kalbindeki"

Bu Çınar bizi nasıl bir işin içine soktu?

"Yana yana, yana yana"

Bir avukat bul Ilgaz.

Belli ki bu işin sonu iyi değil.

Yakında bu işi Çınar'ın yaptığı ortaya çıkar.

Nasıl bu kadar eminsin baba?

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalıyor)

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalmaya devam ediyor)

Neredesin Ceylin? Niye açmıyorsun?

Ceylin.

Senin neyin var kızım? Ne oldu?

Anne...

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalıyor)

Ceylin?

("Cem Adrian & Mark Eliyahu - Kül" çalıyor)

(Sessizlik)

(Sessizlik)

Benim kızım değil ki bu.

İnci değil.

(Anne) Boşuna çağırmışsınız beni buraya.

Ablası...

...gel bak, bak bir. İnci değil.

Allah'ım yüreğime iniyordu.

Yazık. Çok da genç.

Üşümüş bu.

Kalın bir şey örtseydin ya üstüne. Yazıktır.

Allah anasına babasına sabır versin inşallah.

Hadi gidiyoruz.

Hadi, hadi. Düş önüme, düş hadi.

Hadi. Hadi oğlum.

Ne işimiz varsa burada!

Kızım, hadisene, hadi gel.

Sen ne yaptın eline? Parçalamışsın elini.

Hadi yürü, düş önüme!

Ne halt ettiysen eline artık!

Öne mi oturacaksın sen?

(Ceylin) Yok, sen bin.

Allah'ım sen sabır ver.

(Mesaj geldi)

İnci mesaj atmış.

"Abla sınava giriyorum, dua et." diye.

Sen annemi al git. Ablama da haber ver, babama da.

(Gerilim müziği)

Başın sağ olsun, çok üzüldüm.

(Metin) Allah sabırlar versin.

Şüpheli yakını olmak nasıl bir duygu bilirim.

Babam beş yıl yattı. Haksız yere hırsız diye suçlandı.

O yüzden bu mahcubiyetinizi tanıyorum.

Ama şu anda buna samimi karşılık verecek durumda değilim.

Kusura bakmayın.

(Gerilim müziği)

-Geldi mi bilgi? -Geldi Sayın Savcı'm, buyurun.

Ver bakalım. Bakalım maktul kimmiş.

İnci Erguvan.

Erguvan.

Ee, bu Ceylin'in akrabası.

Vukuatlı nüfus kayıt nerede?

Orada. Burada.

Şunu başa koyun diyorum elli defa!

(Rıdvan) Başüstüne Sayın Savcı'm.

Ceylin Erguvan. Ceylin ablası.

Kardeşini öldüren şüphelinin avukatlığını yap.

Bu nasıl iş ya?

(Gerilim müziği)

(Pars) Ilgaz...

(Gerilim müziği)

Gözde, merhaba. Mesaide misin?

Ilgaz Savcı emniyette mi? Ve de Ceylin.

Tamam. Öğren, ara beni bir.

(Gerilim müziği)

Ilgaz Savcı'm çıktı, ben de odasını kilitleyecektim.

Ne saklıyorsa öğreneceğiz.

Sen de git üstüne. Bırak kardeşin ayağını, yüklen.

Tamam, yükleniriz.

(Gerilim müziği)

(Eren) "Abla sınava giriyorum, dua et."

-Nasıl oluyor bu? -Bilmiyorum. Demin geldi.

Ama iki gündür mesajlaşıyoruz.

(Eren) Nerede okuyor kardeşin?

Çocuklar, Nehir Üniversitesi Mimarlık Fakültesi.

Takip edin bizi. Buyurun Avukat Hanım.

Eren.

Çınar, İnci'nin okuduğu okulda çalışıyor. Fark ettin, değil mi?

(Gerilim müziği)

Ben kendim gelirim.

İki tarafın aynı araçta olması doğru mu sence?

İmkânlarımız kısıtlı Avukat Hanım. Bununla idare edeceğiz artık, tamam mı?

(Eren) Şimdi rica ediyorum binin. Yoksa kaçıracağız.

Hadi abi!

Mesajı atan kimse çıkacak şimdi okuldan. İşin yoksa ara ki bulasın ondan sonra.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Söyle Gözde.

(Gözde ses) Evet, emniyetteymiş Ilgaz Savcı.

-Ama çıktı şimdi. -Nereye? Kiminle?

-Onu bilmiyorum. -En önemli şeyi bilmiyorsun sen de Gözde.

(Pars ses) Emniyete gelirse anında haberim olsun.

Boş durmayacak o, ensesinde biteceğim.

-İçeride kimse var mı? -Olumsuz, amirim.

(Sessizlik)

(Hüzünlü müzik)

Özür dilerim.

(Hüzünlü müzik)

(Eren) Bir iki soru sorsam?

Ceylin Hanım, İnci’nin bir düşmanı, takıştığı biri…

…kavgalı veya küs olduğu bir erkek arkadaş…

Sevgilisi yok.

Yalnız daha uzlaşmacı olsak, kestirip atmasak…

…sonuca daha hızlı ulaşırız...

...sorularımızın cevaplarını buluruz, değil mi?

Mesela İnci’yle aranız nasıldı? Bir sıkıntısı falan var mıydı?

(Eren) En son ne zaman gördün?

(Geçiş ses)

Öf!

İnci!

Sen mi aldın…

İnci!

Ne oluyor abla?

Benim kıyafetlerimi alma diye yüz kere dedim!

Alma bir daha!

Öf!

Kız, sofrayı tırtıklama. Kaç defa dedim. Bereketini kaçıracaksın.

Dur, sarsma. Çay var. Başım dönüyor zaten bugün.

Uzan, anne.

Oh! Ruj yaptım seni. Hadi görüşürüz.

Hiç sırnaşma.

Ablam, al bak bunu giy. Ne olur kızma.

Oha! Nasıl aldın kızım bunu? Çok pahalıdır bu.

Biriktirdim, aldım. Al senin olsun. Hem yarın doğum günün.

İstemez.

Tamam. Bir öpücük ver yeter.

Tamam, tamam.

Makyajımı bozuyorsun.

-Tamam. Hadi. -Görüşürüz.

(Mesaj geldi)

("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi'" çalıyor)

Hadi gir içeri.

“Rüzgârım söndü, dindi ateşim”

“Ah bebeğim, ben hâlâ deliyim”

“Sen yokken ne gece ne de gündüz”

“Ne ay var ne tek bir yıldız”

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

“Sen yokken ne gece ne de gündüz”

“Ne ay var ne tek bir yıldız”

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

“Sen yokken ne gece ne de gündüz”

“Ne ay var ne tek bir yıldız”

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

Sağa çek.

“Sen yokken ne gece ne de gündüz”

“Ne ay var ne tek bir yıldız”

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

Avukat Hanım, inin bir su için, bir nefes alın isterseniz.

“Sen yokken ne gece ne de gündüz”

“Ne ay var ne tek bir yıldız”

Ceylin.

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

Ceylin, Ceylin. Bak bana.

Bak!

Yapma bunu kendine. Ağla, bırak kendini.

Böyle olmaz. Bırak, ağla.

Ağlamayacağım.

Ağlamayacağım.

O denize girersem boğulurum çünkü.

(Burnunu çekti)

Ağlamayacağım.

Ağlamayacağım.

Ağlamayacağım.

(Hüzünlü müzik)

Ağlamayacağım.

(Ilgaz) Gidelim.

(Aylin) Ceylin, Ceylin aç şu telefonu.

Ceylin, aç şu telefonu.

Ceylin, aç şu telefonu, aç.

(Ağlıyor)

-Başına ne oldu, bir şey mi oldu? -Ne oldu?

Bayılmışım, düştüm.

Ceylin, aç şunu.

Ceylin teyzeme mi bir şey oldu?

Yok, Ceylin değil. Ceylin iyi. İnci…

İnci teyzen…

Allah’ım daha çok küçük.

Daha çok küçük…

Hayır, anne!

Hayır, kötü bir şey söyleme.

Allah’ım neden biz, neden ya Rabb’im?

(Hüzünlü müzik)

(Ağlıyor)

(Gerilim müziği)

-Nasıl geçti? -Çok güzel geçti. Senin?

İyi vallahi. Son soruda biraz takıldım.

Orada!

Pardon.

Merve!

Sen benimle oyun mu oynuyorsun?

-Ceylin, bir dur. -Oyun mu oynuyorsun benimle?

Sen gel benimle. Gel, gel. Boş bir oda var mı çocuklar?

Ne oluyor çocuklar?

Hocam, bize boş bir oda gösterseniz be.

-Burası boş. -Eyvallah. Gel bakayım, geç.

Evet, anlat bakalım. İnci’yi en son ne zaman, nerede gördün?

-İki gün önce, çarşamba. -Hani sendeydi?

Hani beraber kalıyordunuz? Çınar’la mı buluştu?

Ceylin abla, bir şey söyle, ne olur. İnci’ye bir şey mi oldu?

Dün bulundu. Çöp konteynırında.

Telefonu nerede, sende mi?

Ver bakalım.

O mesajları bana sen mi attın?

Sen bizimle gel bir bakalım. Hadi.

Geç bakalım. Çocuklar, arkadaşı alın. Bizimle geliyor.

-Ceylin abla, ne oluyor? -Hadi devam edin. Hadi.

(Gerilim müziği)

Siz böyle geçin.

-Şunu götürün bir incelesinler. -Tamam, efendim.

(Gerilim müziği)

Çarşamba günü işte, bana geldi.

-Kaçta? -İki gibiydi.

Geçiyordu yani. Ama buçuk değil.

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

Yavrum neredesin? Kapıdayım, çaldım on kere.

(Merve ses) Zil çalışmıyor kızım. Dur açıyorum.

Tamam.

(Deklanşör sesi)

(Kapı otomatı çalıştı)

Herkesten gizlediği bir sevgilisi var.

-Yaşı büyük. Kendisinden yani. -Kimmiş o?

Bilmiyorum. Yani bana da söylemedi.

Öyle yakınsınız, birlikte yalan söylemeler falan…

…ama sevgilisi kim bilmiyorsun, öyle mi?

-İyiymiş. -Yemin ederim bilmiyorum.

Yani çok sordum ama vallahi billahi söylemedi.

Tamam. Devam et.

İki gece kalacağım sadece. Cuma sabahı sendeyim.

İdare et diyorsun yani?

Ben hallederim de ne bileyim, tutar Ceylin seni arar falan…

…ki niye arasın? O zaman da uyuyor de…

…ne bileyim, banyoda de. Yani gerek kalmaz ama yine de…

Bunu mu giysem, ne dersin?

Bakayım, üstüne de bunu, ne dersin?

Bana bak, onu kaybetme sakın, gebertirim.

Niye kaybedeyim kızım?

-Yakıştı mı? -Fena değil.

Böyle beyaz bir hırka, uzun, düğmeli…

Bak bakalım bu mu?

Bu leke ne? İnci’nin mi?

Kızım, sen onu boş ver. Bu mu?

Evet.

Bunu da yaz. Delili teyit etti.

Sonra?

Sonra bir şeyler içtik, çay.

Makyaj yaptı.

Sonra mesaj geldi. İşte o sevgilisinden.

Sonra da gitti.

Bu bize verdiğin telefona mı geldi mesaj?

Kaydediyoruz. Sesli.

Hayır.

İnci’nin başka bir telefonu vardı.

Biz görmedik.

İnci’nin çantasından da üstünden de çıkmadı.

Bilmiyorum.

Yani benden aldığınız telefon, zaten hep kullandığı telefonuydu.

Onu da size verdim. O gün bende unutmuş, sonradan fark ettik.

(Telefon çalıyor)

-Alo? -Tabii ki unutmuşum.

Çünkü salaksın. Salak âşık.

-Hadi dön al. -Delirme, geldim bile.

-Ne olacak? -Dursun işte sende.

Bizimkiler ararsa da idare et.

Toksik misin kızım? Başıma bela açacaksın.

Merve, lütfen!

(İnci ses) Lütfen. Bak söz, ne istersen yapacağım. Vallahi.

Bak şimdi, yarın Ceylin’in doğum günü.

Ben evde ona hediye bıraktım, tamam mı?

Alınca da ya arar ya mesaj atar, net.

Ben sana şimdi hazır mesajlar yollayacağım.

Canım ablacığım, rica ederim, biz de iyiyiz, çalışıyoruz…

…geberdik falan gibi şeyler. O yazdıkça sen de ona cevap yazarsın.

Zaten deli meşgul. Lütfen.

Aradı, açmadım, bir daha ararsa ne yapacağım Einstein?

Açacaksın, uyudu, sızdı kaldı diyeceksin.

Yaparsın sen aşkım. Hadi lütfen.

Büyük borçlandın, haberin olsun.

Öptüm, görüşürüz.

(Gerilim müziği)

(Geçiş ses)

Artık avukatınız değilim.

Paşam, iki bardak su versene bize.

(Gerilim müziği)

Zaten İnci’den iki saat sonra…

…yani saat 19.00 gibi falan ben de çıktım.

(Merve) Arkadaşlarımla buluştum. Hatta onlarda kaldım.

İlayda ve Deniz.

Sonra da İnci’yi hiç görmedin, bir daha konuşmadın, öyle mi?

Hayır. Bir daha hiç konuşmadık. Zaten okula da gelmedi.

Tamam.

Sen şimdi buraya adresini bir yaz, tamam mı?

O gün neredeydin, hangi arkadaşlarınla beraberdin…

…neler yaptınız, hepsini detaylı bir şekilde yaz…

…biz de doğruluğunu teyit edelim, anlaştık mı?

Bu süre içinde de seni burada misafir edelim. Tamam mı?

Aç mısın?

Hayır.

Şuna bir ayran verin de tansiyonu yerine gelsin.

Hadi, hadi yaz.

(Gerilim müziği)

Biliyor mu? Çınar mı yapmış?

Bildiği her şeyi anlattı. Çok da korktu zaten.

Ceylin Hanım, kardeşinizin kullandığı başka bir telefon daha varmış…

…haberiniz var mı?

Hayır, yok öyle bir şey.

Varmış.

Neyse, anlarız birazdan.

Bir şey söylemeyecek misin? Beraber gidip bulduk.

Doğru söylüyorsunuz, siz olmasanız Merve’ye çok zor ulaşırdık.

Sizin sayenizde oldu.

Buraya kadar diyorsun yani.

Ceylin Hanım, şüpheli tarafın avukatı olarak sormak, öğrenmek hakkınız da…

…mağdur tarafta olmaz.

Çınar’ı tanıyor mu bak.

Ben arkamı döndüğüm an savcına her şeyi anlatacaksın ama.

Ceylin, burada olmaman daha iyi.

Senin de. Hatırlatırım, baş şüphelinin abisisin.

Ayrıca dosyadan el çektirildin. Sen kalıyorsan ben de kalırım.

Bak bakalım. Tanıyor musun?

Hayır.

Sizin kampüste büfede çalışıyormuş. Nasıl tanımazsın?

Kampüste dünya kadar büfe var. Hangisinde?

Yok, yok. Tanımıyorum.

Oğlum, hanımefendiye yardımcı ol.

Buyurun, ben yardımcı olayım.

Yok.

İnci’yle aranda ne var kardeşim?

Kızın okuduğu okulda çalışıyorsun Çınar.

-Hangi bölümdelermiş abi? -İç mimarlık.

Aramızda kaç blok var, haberin var mı?

Onlar ön büfeye yakın. Bizimle alakaları yok.

Gördüm oğlum, gördüm. Ceylin çıkar çıkmaz ağlamaya başladın.

Kızı tanıyorsun. Tanımaktan da öte.

Yeter abi, yeter!

(***) artık!

Kaç kere söylemem lazım, ben bir şey yapmadım diyorum.

Ben öldürmedim!

Ne saklıyorsun ulan sen?

Gebertirim oğlum seni, anlıyor musun? Gebertirim.

Oyun mu oynuyoruz ulan biz burada?

Babam, ben olmasam öttürürlerdi oğlum seni…

…düdük gibi öttürürlerdi.

Bu kız öldürüldü. Birinin kardeşi, kızı, arkadaşı.

Ablası ne hâle geldi, görmedin mi?

Oğlum, topun ağzındasın ulan. Otur şuraya!

Otur oraya.

Şimdi bana…

…hırkadır, parmak izidir, ne saklıyorsan anlatacaksın.

Evet. O gece İnci’yle ne yaptınız?

Bana inanmıyorsun, değil mi?

Yapmadığına inanıyorum ama ne yaptığını bilmiyorum.

O zaman (***), benimle uğraşacağına katili bul.

Alın beni nezarete! Alın beni.

Oğlum, alın Çınar’ı.

Ilgaz, ne oluyor abi?

(Gerilim müziği)

Arkadaşları da teyit etmiş abi, birliktelermiş.

Gözlerinden anlaşılıyordu zaten, doğru söylüyor.

Çınar yalan söylüyor. Tanıyor kızı, İnci’yi.

Bu işle yakından uzaktan ilgisi varsa…

Öf!

Yakalamamız gereken bir ayrıntı var mı?

(İç çekiyor)

Hırkayı tanıdı. Onunmuş. İnci’ye vermiş, o giymiş.

Üstündeki kan İnci’ye ait o zaman.

(Kapı vuruluyor)

Kan sonucu hazır, komiserim.

-İnci Erguvan’a mı ait? -Doğrudur, komiserim.

Tamam.

Telefon da incelemede. Baktık, patates hat.

Abi, bu kız bir iş çeviriyor ama dur bakalım.

Tabii araştırmaya devam ediyoruz. Rehberdi, mesajdı, aramalardı falan.

Paralel olarak Çınar’ın da telefonuna bakacağız tabii…

…o gece neredeymiş, nerelerde gezmiş.

İnci’nin şu yaşlı sevgilisinin kim olduğunu öğrenirsek…

Yaşlı mı?

Ne sevgilisi? Sevgilisi falan yok İnci’nin.

Olsaydı ben bilirdim.

Merve’yi göreceğim. İfadesini de.

Çınar’ı tanıyor mu, kan sonucu çıkmış, onu da göreceğim.

Avukat Hanım, mümkün değil diye kaç kere söyleyeceğim.

Siz artık savunma avukatı değilsiniz. Siz eve gideceksiniz…

…biz olayı araştıracağız, çözünce sizi arayacağız, biliyorsunuz.

Avukat olarak kalsaydı iyiydi.

Yapma abi gözünü seveyim. Ne diyeceksin…

…gel kardeşini öldürmekten şüpheli, Çınar’ı mı savun diyeceksin?

Kim kabul eder Allah aşkına?

Ceylin kabul eder.

Olaydan uzak kalıp, oturup sonuç bekleyecek birine benziyor mu sence?

Görmedin mi, ağlamadı bile.

O şimdi gerçeği bulmaya kilitlendi.

Şimdi düşünmüyorsa da yakındır.

Abi o, Çınar'ın katil olduğundan emin zaten.

Gerçeği arayan biziz, biz! (Telefon çalıyor)

Pars Savcı arıyor.

Ben çıkıyorum.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ben de böyle annemi hastane morgunda bırakamamıştım.

Bütün gece bekledim.

(Duygusal müzik)

Komiser Eren!

-Emirleriniz, Sayın Savcı'm. -Dinle.

Hoş, herkes dinlesin. Ilgaz Savcı'nın kardeşi gözaltında. Biliyorsunuz.

Ilgaz yakınımdır. Hata yapmaz.

Ama insan işte. Beşer şaşar.

Bunu da bir tek kendi kanından olan için, ailesi için yapar.

Demek ki ne yapacağız?

O sorsa da susacağız.

Bilmek istese de yok sayacağız.

Bunu da niçin yapacağız? Meslektaşımın haysiyeti için.

Hataya düşmesine izin vermeyeceğiz.

Buna sebep olan olursa...

...hiç acımam, memuriyet yakarım. Anlaşıldı mı?

(Hep bir ağızdan) Anlaşıldı, Sayın Savcı'm.

Güzel.

Maktulün ablası avukat.

Onu da birinizin yakınında görmeyeyim, üzerim.

İyi çalışmalar.

(İç çekti)

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Ulan (***), sen mi yaptın?

-Sen mi yaptın? Ne istedin kardeşimden? -Dur.

-Ceylin, ne yapıyorsun? Bırak. -Bırak! Karışma!

Sen git kardeşin (***) onu öğren.

-Ne yapıyorsun? -Öldüreceğim lan!

-Böyle olmaz, anladın mı? Saçmalıyorsun. -Sana ne!

Sana ne! Saçmalarım, saçmalamam!

Yok bir şey. Sen bir gel benimle.

Bırak kolumu!

Ne yapıyorsun Ceylin? Yolu bu değil.

Sokak ortası insanlara saldırıp sebepsiz suçlayamazsın.

-O şüphelendiğin biri mi? -Evet.

Kardeşime sarktı daha önce. Rahatsız etti (***)!

Eren'e niye söylemiyorsun? Sordu sana emniyette.

Şimdi görünce hatırladım çünkü!

Ayrıca ifadesi alınsa görebilecek miydim? Hayır.

Bu tarafa geçince bütün kapılar yüzüme kapandı.

Başıma yağan karı kendim eritirim ben.

(Duygusal müzik)

Kusura bakma.

Derdi ne bunun be?

Bilmiyorum ki.

Reşit Paşa'da, sokakta dün sabah bir ceset bulunmuş. Duydun mu?

Hiç haberim yok.

Tahmin ettim. Kusura bakma. Kolay gelsin.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Abla.

(Duygusal müzik)

(Derin nefes aldı)

(Derin nefes verdi)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ceylin?

Ne oldu?

Neymiş mesaj?

Kim atmış? Savcının kardeşi Çınar mı atmış?

Engin, hiç gücüm yok. Anlatacak bir şey de yok zaten.

Çıkıp annemi görmem lazım.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Oğlum...

...aç şunu.

Bir dakika anne.

Al.

(Sessizlik)

(Sessizlik)

-Anne, ne... -Aa!

Senin yüzünden!

Canım yandı, bak. Canım yandı!

(Müzik)

Zafer geldi. Baban geldi.

İnci daha gelmedi. Baban gelmeden gelseydi iyiydi. Kızacak şimdi.

Zafer, hoş geldin. Kızma, tamam mı?

İnci biraz gecikti. Kızma, gelecek.

Kızım ne oluyor?

Gel baba. Otur.

Baba, telefonu evde bırakmışsın.

Bütün gün gezmediğim sahil kalmadı.

(Aylin) Baba...

Ne oluyor burada? Bu ne hâl?

-Söyleyin bana, ne oluyor? -Baba...

Baba, acılar bitmiyor.

Hep bizi buluyor.

Yahu biriniz söyleyin. Ne oluyor bu evde? Bu ne hâl?

İnci...

-Baba, İnci'ye kıymışlar. -Ne dedin? Ne?

Hayır, hayır, hayır! Sen ne saçmalıyorsun!

Deli deli konuşma kız.

Zafer, İnci gayet iyi.

Biliyorsun, sınavı var. Ders çalışıyor.

Gelecek o. Gayet iyi. Sen bunları dinleme.

Sen bunlara kulak asma.

Biriniz ne olduğunu söyleyin Allah aşkına. Ceylin?

(Defne) Abi!

Ufaklık.

Yemek yediniz mi bakalım?

Yedik tabii. Saat kaç oldu!

Oo, azarlamak ha! Hadi gel bakalım.

Çınar abim? Gelecekti. Söz vermişti.

-Birkaç güne gelecek. -Yalan söylüyorsunuz.

Babam neden kızgın o zaman Çınar abime?

(Kapı kapandı)

Yalan söylemesen iyiydi.

Artık büyüdü. Her şeyi anlıyor.

(Sessizlik)

İki aileye de ateş düştü.

Şimdi bu kızın annesi, babası ne yapacak?

-Ablası, yeğeni. -Araştırmışsın.

Uzak durayım istiyorum ama...

...vazifeden mi...

...yoksa vicdanen mi, bilmiyorum...

...iki adım geri atayım derken bir adım ileri atıyorum.

Bu aileye gerçekleri anlatmak boynumuzun borcu.

O yüzden mi bugün Çınar'ı ziyaret ettin?

(Ilgaz) İtiraf etmesini istemişsin.

Bir (***) yersin.

Bakarsın, önce bir şey olmaz.

Hayat böyle bir iyi gider.

Aldatır seni.

Hataya düşmek için tekrar iştahın kabarır.

Bir kere yaptım, bir şey olmadı, bir bedel ödemedim diye düşünürsün.

Omuzların dikleşir.

İşte tam o sırada hayat sana bir tokat atar...

...tepetaklak olursun.

Er ya da geç bu bedeli ödeyecek.

Kaçamaz.

Ben sadece biraz önceye çekmeye çalıştım.

Gözaltından salıverilirse...

...yedirdim diye gururlanmasın.

İçindeki kötülüğü büyütmesin diye.

Ağırına gidiyor, biliyorum baba.

Bunca yıldır kendine, bize tertemiz bir hayat kurdun.

(***) yaramadı ama. Bir darbeyle yıkıldı geçti.

Nasıl bu kadar emin oluyorsun baba?

Nasıl bu kadar emin olabilirsin oğlunun katil olduğuna?

Bunca yıllık evladın. Aynı sofrada oturdun.

-Gözünün önünde büyüdü. -Oğlum...

...kimse kimsenin içinde kopan fırtınayı...

...neyle sınandığını...

...hangi köşeyi döndüğünü bilemez.

En yapmaz dediklerin...

...en şaşırtandır.

Tamam baba, diyelim yaptı, ne yapacaksın?

Evlatlıktan ret mi edeceksin?

Neyse cezası çekecek ama biz ailesi olarak yanında duracağız.

Zor olsa da, utançla boğulsak da...

...o senin oğlun, benim de kardeşim.

Evet.

Bir kişi yapıyor hatayı...

...herkes yanıyor.

Haklısın, bizim bir günahımız yok...

...ama ne yapalım?

(Duygusal müzik)

Aile olmanın da bedeli bu demek ki.

(Duygusal müzik)

Al baba.

(Duygusal müzik)

Annen nasıl?

Açtı televizyonu, dizi izliyor.

Ceylin, kızım...

...şimdi bir anlat bakalım, bu iş nasıl olmuş? Kim yapmış?

Cinayet...

...Şube amirinin oğlu Çınar Kaya.

Abisi savcı.

O yapmış. Öyle görünüyor.

Çöp konteynırında ölü bulunmuş.

Baba.

("Salim Dündar - Aynalar" çalıyor)

"Harmanım ben, harmanım"

"Kırk satırlık fermanım"

"Yok dizimde dermanım"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

"İster anam darılsın"

"İster babam darılsın"

"Vuran elim kırılsın"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

("Salim Dündar - Aynalar" çalıyor)

"Hüznüm sizde görünür"

"Saçım beyaz bürünür"

"Yaşarken de ölünür"

"Seyretmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

"Yüzümde hep çizgiler"

"İçimde hep ezgiler"

"Uçup gitti seneler"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

"Eyletmen beni"

"Söyletmen beni"

"Ağlatman beni"

"Aynalar"

"Aynalar"

(Derin nefes alıp veriyor)

(İnci dış ses) Ablaların en güzeline günün şarkısı.

"Tut elimi buradan gidelim"

"Olmaz demeden dinle beni bir"

"Rüzgârım söndü, dindi ateşim"

"Ah bebeğim, ben hâlâ deliyim"

("Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi'" çalıyor)

"Sen yokken ne gece ne de gündüz"

"Ne ay var ne tek bir yıldız"

“Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum”

"Sen yokken ne gece ne de gündüz"

"Ne ay var ne tek bir yıldız"

"Her yer karanlık ve ıssız, göremiyorum"

(Kapı zili çalıyor)

Günaydın.

-Buyurun? -Kim gelmiş?

-Ne oldu? Niye geldiniz? -Abla, bir da...

Pars Savcı müsait olduğunuzda bekliyor.

Aileyle de bir görüşelim, dedi. Onu haber vermeye geldik.

-Tamam, geliriz. -Savcı bizi ne yapacakmış?

-Katille ilgilensin o. -Abla, gitmemiz gerekiyor zaten.

Bizim etimizden et koptu. Ciğerimiz söküldü, canımız yanıyor!

-Uğraşmayın bizimle. Cenazemiz var! -Abla, gir içeri, tamam!

Savcı Bey'e söyleyin, ben geleceğim.

Mahalleli polisleri gördü ya...

...soruyor da soruyor. Ne oldu? Çınar mı? Ne yapmış?

Kimseye bir şey dememiz gerekmiyor hala.

Zaten haber yasağı da var. İdare et.

Biz cevap verdikçe daha çok sorarlar.

Çınar'ı bu işten çekip alacaksınız, değil mi oğlum?

Hiçbir şey yapmayacağız hala.

Suçluysa cezasını çekecek, değilse evine paşa paşa gelecek.

Oğlum.

Al, oğlum.

Senin elbet tanıdıkların vardır ama bu da iyi bir avukattır.

Eskiden tanışırız.

Biraz bekleyelim baba.

Neyi bekleyeceğiz, anlamadım?

Ben yine Ceylin savunsun istiyorum.

Kız kardeşinin katilini savunacak, öyle mi?

Savunma avukatı olmazsa bilgiye ulaşamaz.

Bu da işleri onun için daha da zorlaştırır.

Çınar'ı sabah akşam sorguya alacaklar, biliyorsun değil mi?

Bir düşün. Bu kıza bu eziyeti etmeyelim.

Gelip bize Çınar böyle yapmış diye anlatacak.

Yapma oğlum. Yapma.

Bir şey yapmadım zaten. Bu benim verebileceğim bir karar değil.

-Kendisi teklif ederse. -Olmaz oğlum. Olmaz.

Kimin yaptığını çözecek ateş Ceylin'de var.

O ateş kardeşini yakmasın da.

Dikkat et.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Küçüksün yavrum, bak dünden beri bir lokma koymadın ağzına.

Ya sana bir şey olursa dayanamam. İç şunu, şeker de koydum. Hadi kızım.

İstemiyorum anne.

-Zorla mı? -(Aylin) Kızım.

Abla, ben çıkıyorum.

Baba, çıktım ben.

Nereye?

Savcıyla görüşeceğim.

Bizi bu hâlde bırakıp nereye gidiyorsun Ceylin?

Görmüyor musun annemin hâlini?

Abla, dünden beri soruşturma kim bilir nasıl ilerledi.

Hem raporlar da çıkmıştır.

Polis misin kızım sen?

Hem şimdi duyar konu komşu, dolar evin içine...

Konu komşu, ne diyorsun sen ya?

Ne diyorlarsa desinler!

Bizi acımızla baş başa bırakıp gitti mi diyeceğiz?

Ailecek bir arada olmamız lazım şimdi. Birimiz düşerse öbürümüz kaldıracak.

Hem ben tek başıma nasıl zapt edeceğim annemi?

Ama tabii, bunlar senin anlayacağın şeyler değil.

Senin evladın ölmedi.

Anlayamazsın.

(Aylin) Ama ben anlarım annemi. Annem de beni anlar.

Biz sahip çıkarız birbirimize. Sen git.

Bunlar nasıl konuşmalar ya?

Sen benim içim parçalanmıyor mu sanıyorsun?

Ben senin gibi ağıt yakmıyorum diye duygusuz, bencil mi oluyorum?

Ne istiyorsun benden? Ne istiyorsun?

Hep beraber ağıt yakalım...

...katil dışarıda elini kolunu sallaya sallaya gezsin mi istiyorsun?

Kusura bakma.

Siz ağlayın.

Ben kardeşimin katilinin yargılanmasını sağlayacağım.

Senin yüzünden zaten!

(Aylin) Sen izin vermeseydin Merve'de kalsın diye...

...şu an kardeşim dizimizin dibinde olurdu!

Böyle mi düşünüyorsun abla gerçekten?

Hı?

Sebebi ben miyim?

Söyle. Sebebi ben miyim?

Ben sadece kardeşim okusun, başarsın diye destek oldum ona.

Kocaman kız. Nasıl evde tutabilirdim ki onu?

Hayatta kalmanın yolu bu mu?

Abla, ben bilsem, engel olmaz mıydım sanıyorsun?

Ben bilsem, engel olmaz mıydım sanıyorsun sen?

Nasıl engel olabilirdim ona?

Yeter. Amma bağrıştınız, yeter ya.

Yeter. Benim kafam, beynim tuttu. Yeter.

(Müzik)

Sen ayakkabılarınla mı girdin eve?

Kızım, niye ayakkabılarınızla eve giriyorsunuz ya?

Tabii.

Sizin, evde hizmetçiniz var.

Gül silsin, süpürsün.

Tabii.

(Müzik)

Ceylin.

Bekle kızım, ben de geliyorum.

Ben dışarıdayım baba.

(Duygusal müzik)

Bu kızın evine de bir ekip gönderin.

İnceleme tamamlansın.

Ne zaman gelip ifade verecek bu Metin?

Metin Amir'im? Bilmiyorum savcım.

Siz acelesi yok deyince ben de ona öyle söyledim.

İyi, bugün gelsin. Burada alırız ifadesini.

Şimdi adliyeye çağırmayalım. Sonuç olarak yabancımız değil.

Emredersiniz savcım. Zaten dosya devretmeye gelecek, söylerim ben.

İyi, haber ver bana.

Dün, bütün gün buradaymış Ilgaz.

Eren, alırım seni bu dosyadan.

Şahsa özel ilk uyarı.

Hayırdır Ilgaz?

Keşke ima ettiğin gibi İstanbul'da tek olay olsaydı...

...ben de Çınar için gelmiş olsaydım.

Ateşli silahla adam yaralama. İlgilenmek ister misin benim yerime?

Senin avukatın kardeşi çıkmış. Vay arkadaş, işe bak ya.

Ne yaptı avukat? Yıkılmıştır.

Bir de şey diyeceğim, Çınar...

...tanıyor muymuş kızı?

Dosya da sende, cevaplar da.

(Hareketli müzik)

Sokakta her eve soruldu mu bir şey görüp görmediği?

Gittik, kimisi boştu. Ekip yollarım ama.

Yolla. Çalmadık kapı bırakmasınlar.

Bir de yedi numaralı binanın üçüncü katına özellikle uğrasınlar.

Bu arada istediğin gibi sokağı gören...

Yani gören dediysem, ucundan kıyısından apartman...

...dükkân bütün kamera görüntülerini topladık.

Ama haberin olsun, hiçbir şey bulamadık.

-Bir de ben bakayım. -Tamamdır.

Bu Ilgaz Savcı, burnunu soktuğu an haberim olsun.

Ayrıca basını da artık tutmayalım.

Bizden çıktığı belli olmasın da.

Ilgaz Savcı'nın bir süngüsü düşsün bakalım.

Herkes kardeşinin cinayet şüphesiyle gözaltında olduğunu öğrensin.

Nasıl emrederseniz Sayın Savcı'm.

Kardeşiniz nasıl, Neva Hâkim?

Nasıl olsun? Ilgaz yüzünden gözyaşı döküyor işte.

Çok üzüldüm.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Güzelim.

-Abi, nasılsın? -(Pars ses) Ben iyiyim, iyiyim.

Asıl seni sormalı.

Toparladın mı?

Bilmem.

İyiyim sanırım.

Abi, konuşabildiniz mi Ilgaz'la?

(Neva ses) Yani ben arıyorum, açmıyor da.

Biliyorum, başı çok kalabalık, canı çok sıkkın ama...

...bir şeye ihtiyacı var mı yok mu, ben soramadım bile.

Vallahi bence şansa ihtiyacı var. Yani...

...Çınar battıkça batıyor. Bir iki sonuç bekliyorum.

Her an alabilirim cezaevine.

Nasıl yani? Anlamadım.

Tutuklu yargılanma mı talep edeceksin abi?

Yani.

Abi, ömürlük bir leke bu. Ilgaz ölür kahrından.

Yapacak bir şey yok. Adaletin kılıcı herkese keskindir.

Ee... Sağ ol.

Ben akşam arayacağım seni. Uzun uzun konuşuruz.

Tamam, tamam güzelim. Görüşürüz.

Ben de dedim Hâkime Hanım ne yapıyor burada tek başına.

Aa... Ama siz vedalaşıyorsunuz tabii.

Hepinizi çok özleyeceğim.

Biz de sizi çok özleyeceğiz Hâkime Hanım.

Allah gönlünüze göre versin.

(Kadın polis) 12 numaralı binanın güvenlik kamerası.

Kâğıt toplayan şahıs sokağa giriyor.

Konteyneri gören kamera yok.

Araçların plakasını da iki hane tespit edebildik.

(Müzik)

(Ilgaz) Balıkçı Necmi.

Niye tornistan yaptı şimdi bu?

Durdur.

Dün haberim yok ayağı yaptı.

Şahsın ifadesini alalım.

Tamam, ekip yollarım savcım.

(Müzik)

Babam başta Çınar'ın avukatı olduğumu bilmiyor.

Zaten değilsin artık sonuçta.

Ceylin.

Ne yapayım? Sen söyle.

Bulacaklar şimdi oraya şeytanın avukatını.

Çekip alacaklar gözaltından.

Pars Savcı da bilgi vermez mağdur tarafısın diye.

Sonucu bildiririz deyip sepetleyecekler.

Saçmalama, o Çınar, senin kardeşini öldürdü.

-Avukatı olamazsın. -Engin, ne yapayım ya?

Ne yapayım? Böyle uzaktan izleyeyim mi mal gibi?

Bak, en azından yanlarında görünüp işin içinde olurum.

Hayatta kabul etmezler. Hem niye seni avukatları olarak istesinler ki?

Çok saçma.

Yok, bu hayatımda duyduğum en (***) fikir.

Arkadaşın olarak itiraz etme hakkımı kullanıyorum.

Çınar'ın avukatı olamazsın Ceylin.

-Ceylin. -Geldik baba.

Yukarıda baba savcının odası.

Senin duruşman yok mu?

Benim değil, senin duruşmana giriyorum ya.

Evet ya, pardon. Unuttum.

Kundaklamada yanan ev davası. Anne vefat etti, kız şüpheli.

Kız ÖSYM birincisi hani. Böyle temiz yüzlü, sakin.

Gerçi altı ay oldu, ondan hatırlamıyorsun da...

Yani?

Yani kundaklama raporu çıkmış.

Kız yapmış. Öyle görünüyor.

Bir şey soracağım. Kız bize, ben yaptım dedi mi?

Hayır. Hatta asla kabul etmedi ama bak...

...görüşme esnasında sen not almışsın, yorum olarak.

Anlamışsın yani.

Hep anlarım, değil mi?

-Anlarsın. -(***) anlarım.

İnsan kendi kardeşi olunca bak, böyle tutulup kalıyor işte.

Senin içinde Çınar'ın yapmadığına dair bir inanç mı var? Pardon.

Rapora itiraz et. Başka bir bilirkişi atanmasını iste.

Ne bileyim, heyete gönderilsin. Zaman kazanırız en azından.

Tamam.

Engin, idare et. Döneceğim işimin başına.

Bakalım. Batırmam o zamana kadar inşallah.

Ceylin.

Yapma, olur mu?

Yapacak.

(Müzik)

(Rıdvan) Savcım al, odada beklesinler dedi.

(Zafer) Olur.

Ceylin, ne yapıyorsun?

Baba, raporlar çıkmıştır.

Hırkadaki kanın sonucu da.

Biz böyle saksı gibi beklemek zorundayız.

Söylemezler bize. O yüzden bakıyorum.

Ceylin.

Otur şuraya.

(Müzik)

Şu intihar vakasıyla ilgili dosyaları getirsene bana.

Tamam savcım.

(Müzik)

-Bir çayınız yok mu ya? -(Polis) Emredersiniz Sayın Savcı'm.

(Müzik)

Oturun lütfen, rahatsız olmayın.

Öncelikle başınız sağ olsun.

Siz sağ olun.

Otopsi raporu mu o?

Evet.

Çınar mı yapmış? Başka delil var mı?

Cenazenizi yarın teslim alabilirsiniz.

Sabahtan mı Savcı Bey? Biz ona göre cenaze işlerini...

Sabah erkenden alabilirsiniz. Biz şimdi sizi fazla yormayalım.

Olay gecesi evdekilerin nerede olduğu bilgisini alalım...

...yeterli.

Ben, annem, ablam, yeğenim, bütün gece evdeydik.

Babam da balıktaydı.

(Pars) Aa, ne güzel hobi.

Hobiden ötedir Savcı Bey.

İşim.

Ben eskiden gemi kaptanıydım ama...

...lisansımı, işimi kaybettim.

Biz haftada üç gün balığa çıkarız.

Çarşamba sabahı da ayrıldık kıyıdan.

Ablanız dul mu? Birlikte mi yaşıyorsunuz?

Hayır, evli. Osman abi bankada çalışıyor. Kredi bölümünde.

İşi çıktı, şehir dışına gitti.

Normalde bizden ayrı yaşıyorlar yani.

Ee, ne diyorsun abi?

İki tane genotip var. Biri erkek, biri kadın. İkisi de Çınar'a ait değil.

Biliyordum diyorum. Şimdi esas soru; kimin?

Ve hatta kimlerin, değil mi?

(Telefon çalıyor)

Abi, bir şey diyeyim mi? Yol yakınken iyi yırttın ha. Vallahi.

Bu arada...

...Pars Savcı da sana acayip gıcık. Farkındasın, değil mi?

Farkındayım.

Neva ne istiyor?

Son bir kez konuşmak.

Oo!

Ne demiş büyük usta Atilla İlhan?

"Çünkü ayrılık da sevdaya dâhil"

"Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili"

(Eren gülüyor)

Bütün aileyi görmek isterim. Şu defin olayları bir bitsin.

Herkesin ifadesini alalım.

Baba, imzalasana.

Kim nerede, doğrulatmak gerek.

Şimdi rutin işler.

Ver.

(Pars) Tekrar başınız sağ olsun.

Savcı Bey.

Çocuğun babası emniyet amiri, abisi savcı demeyeceksiniz, değil mi?

Adalet yerini bulacak.

Bulacak.

Kimsenin gözünün yaşına bakmam.

Sayın Savcı'm, en azından rapor hakkında bilgi alsak?

Artık avukatları değilsin Ceylin Hanım.

Mağdur tarafsın.

Biliyorsun, mağdur taraf sonuç bekler. Sürece dâhil edemeyiz.

Savunma avukatları olsan neyse de şimdi...

-Tamam, hadi çıkalım o zaman. -Sen kimin avukatıydın?

Çınar'ın. Şüphelinin.

Kimliği belirlenene kadar baba. Ben İnci olduğunu öğrenince...

Baba.

-Çok teşekkür ederim. -Ceylin...

...elimden bir şey gelse inan sıfır tereddüt ederdim.

(Gerilim müziği)

Baba. Baba, haberim yoktu diyorum.

İş geldi, kabul ettim.

-İşim bu benim. -Bir katili savunmak mı senin işin?

İspatlanmadığı sürece herkes masumdur baba.

Bırak şimdi bana duvar yazısı ağızlarını.

Bu insanların etrafında, çevresinde görmeyeceğim seni.

Kardeşini öldürdüler ya. Kardeşini aldılar bizden.

Dün geceden beri ben ne hâldeyim, sen görmüyor musun? Ortadan yarıldım.

Biz bu kuyudan nasıl çıkarız? Çıkar mıyız, onu da bilmiyorum zaten.

Bir ömür boyu içeride yatmayı hak ediyor o katil.

Eğer bunu sağlayamayacaksan Ceylin, gider sağlayacak olanı bulurum.

Ne alakası var baba?

Ben de katil sürünsün, cezasını çeksin istiyorum tabii ki.

Ya hem sen... Bırak şimdi, bırak.

Kardeşin ya da değil, gencecik bir kızın canını alan katili nasıl savunursun ya?

O lokma, boğazından nasıl geçer senin?

Bak, nerelere geldi şimdi konu ya!

Bana ağzını burnunu büzme.

Benim asabımı bozma.

Yürü eve Ceylin, yürü.

Ben Engin'i bekleyeceğim baba.

Bekle Engin'ini.

Ne oldu?

Yok bir şey. Sen ne yaptın?

Tahmin et, duruşma salonunda karşıma kim çıktı?

Tam seninle ağız tadıyla çekişecekken karşımda oğlumu buldum.

Baba, yapma.

Baba.

Ceylin'in kız kardeşi, İnci.

Öldürüldü.

(Duygusal müzik)

Umut.

Ceylin, dosyada gördüm.

Kardeşindi değil mi İnci?

Dosyayı görmem gerek.

Merve'nin ifadesini, otopsi raporunu.

-Yapamam. -Neden? Daha önce yaptık.

Savcı Pars emir verdi.

Bayağı senin ismini söyledi. Bir de Savcı Ilgaz'ın...

Yakalarsam memuriyet yakarım dedi.

Anladım.

Anladım.

(Gerilim müziği)

-(Eren) Yavaş! -Bana yardım etmen gerek.

Ben delirmeden birinin bana yardım etmesi gerek.

Ne buldunuz?

Ne yapıyorsunuz Avukat Hanım, ne yapıyorsunuz? Bırakın.

(Gerilim müziği)

İnci'nindi bu.

Ben almıştım.

Ben onu da bir alayım mı?

Artık sınırımızı belirlesek mi Avukat Hanım?

Beklemekten başka çareniz yok.

Anlaştık?

Buyurun.

(Gerilim müziği) (Derin nefes alıp veriyor)

Of!

(Polis) Sayın Savcı'm.

(Anlaşılmayan konuşma)

Konuşalım.

Yeniden kardeşinin vekâletini alacağım.

Kabul ediyorum.

Ne kadar... Ne çabuk kabul ettin.

İnandığının aksine, Çınar bu işin faili olamaz.

Çok biliyorsun. Onu süreç gösterecek.

Polis çocuğu o.

O hırkayı yok etmesini bilmez miydi sanıyorsun?

Diyelim kardeşinin sebebi.

Üstünde kendi kıyafetlerini bırakır mıydı?

Bizim onu yakalayacağımızı anladığında ortadan yok olurdu.

Aptal bir çocuk değil o.

Senin aklından da geçmiyor mu bunlar?

Ayrıca İnci'nin üzerinde bulunan ne deri ne de doku kalıntısı Çınar'a ait.

Sen bayağı bayağı eminmişsin Çınar'ın yapmış olduğundan.

Dosyada ne olup bittiğini öğrenmek için...

...vekâlet istiyorsun, bizi kontrol etmek için.

Buyur. Meydan senin.

Ama olayı çözmek için yürüdüğün yolun sonunda Çınar yok.

Eğer Çınar yaptıysa...

...o domuz dürüstlüğünü kullanacaksın.

Aynı keskinliğin, kardeşine de işleyecek.

Öyle aklamaya çalışmak yok.

Cezası neyse çekecek Çınar.

Bakıyorum işin ucu kendine dokununca o hırka saklayan kız yok oldu.

O zaman da birinin kardeşiydi.

Delilleri örtmek için çırpınırken.

Unut, hiç konuşmadık bunu.

Bizi tanıdın, az da olsa gördün.

Dürüstlüğümden, hele ki babamınkinden şüphen var mı?

(Müzik)

Aramızda kalacak.

Aileme şu an bunu açıklayamam.

Anlatamam. Zaten şu an anlatsam da anlayacak hâlde değiller.

Özellikle de babam.

Tamam.

Yekta Bey'in duruşması vardı, adliyede.

-Gelecek mi yine de? -Gelir.

-İyi, beklerim. -Sizi böyle alalım.

Bana hemen yiyecek bir şeyler söyleyin.

Bir saat ne telefon ne de başka bir şey istemiyorum.

Nasıl isterseniz Yekta Bey.

Bu arada Zafer Bey geldi. Ceylin Hanım'ın babası.

Söyleyeyim isterseniz, sonra gelsin.

Gerek yok.

Zafer, hoş geldin.

Hoş bulduk.

-Böyle habersiz geldim ama... -Olur mu hiç?

Ne söyleyeyim sana? Çay, kahve?

Yok, su iyidir.

Gel.

Başın sağ olsun.

Biraz önce adliyede benim oğlandan öğrendim. Çok üzüldüm.

Küçüktü, daha küçücüktü.

Allah kimseye göstermesin.

Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Kendimi kaldırıp, şuradan aşağı atasım geliyor.

Bu nasıl acıdır ya Rabb'i!

Ne yapabilirim senin için? Söyle, acını nasıl hafifletelim?

Can yakarak!

Onun babası da benim gibi aynı acıyı yaşasın.

Bir ömür evladına hasret kalsın.

Yaparız. Sen vekâletnameyi imzala yeter.

Ceylin bozulmasın?

Ceylin daha toy.

Üstelik onun acısı benimkinden de fazla.

Şimdi her türlü hataya açık. Hem sen duymuşsundur.

Oğlanın babası cinayette amir, abisi savcı.

Ceylin'i mi dinlerler? Çıtır çıtır yerler onu!

Eğer bu işten sıyırırlarsa...

...yaşatmam, yaşatmam o oğlanı!

Hem yeminle söylüyorum bak, hem vallahi hem billahi...

...sıkarım kafasına! -Tamam, sakin.

Bende, merak etme.

(Kapı açıldı)

Bu ne ısrar ya!

Şu an bilgiyi bana değil, ona veriyorsun usulen.

Yeniden Çınar'ın avukatı.

Kafalar aynı ha?

Tamam, peki.

(Eren) İnci'nin tırnaklarında deri bulduk.

Çınar'a ait değil.

(Eren) Cinsel ilişkiye bağlı doku da var.

O da Çınar'a ait değil.

Tabii saldırı niteliğinde mi değil mi...

...daha bilmiyoruz.

(Eren) Bu arada darp var.

Tırnak izleri.

Morluklar.

Devam edeyim mi, durayım mı?

Devam et.

Tamam.

İnci, saat 23.15'te herkesten sakladığı telefonundan...

...Çınar'ı aramış. Muhtemelen Çınar'ın o saatte evden çıkma sebebi de o.

Bu arada...

...İnci'yi kendi adıyla kaydetmiş telefon rehberine.

Dedim sana birbirlerini tanıyorlar diye.

Yalan söylüyor, evet, bir şeyler saklıyor, evet.

Ama onu tanıyor olması, katil olduğu anlamına gelmez.

Göreceğiz.

(Eren dış ses) Metin Baba'nın arabasıyla çıkmış, onu biliyoruz zaten.

(Gerilim müziği)

(Eren dış ses) Benzinliğe uğramış. Oradan Ortaköy'e geçmiş.

Ama ara sokaklara, kameraların olmadığı bir yere.

Belli bir yere kadar takip ettik, ondan ötesi yok.

Saat 24.00'e doğru kaybettik.

İnci'nin ikinci telefonundan alınan son sinyalde...

...gene aynı bölgede, Ortaköy'de.

Belli ki buluşmuşlar.

(Rıdvan) Kızı zaten adıyla, İnci diye kaydetmiş.

Vallahi mesai arkadaşımın...

...meslektaşımın kardeşi dedim, durdum.

Ama nereye kadar?

İşte buraya kadar.

Tutuklu yargılanmayı hak etti Çınar.

Gönderelim bakalım sulh cezaya.

Aynı evde, yan yana odalarımız.

Her sabah, her akşam gördüğüm insan.

Sırdaşım.

Başka bir telefonu var.

Yaşlı bir sevgili.

Kimseyi tanıyamaz insan.

Kendini bile demiştin midye yerken.

Ne ben tanıyabilmişim kardeşimi ne de sen.

İkimiz de sınıfta kaldık.

Eren, şu okuldaki öğrencilerden ifade almak gerek.

-Çınar'ın büfesinden de. -Tamamdır savcım.

Ama vaka çok.

Araya sıkıştırmaya çalışırım.

Anlaşıldı.

Ceylin, gel biz seninle araştırma yapalım.

Eve gitmem lazım benim.

Annem iyi değil. İnci'nin odasına bakacağım bir de.

Makul.

-Eren, şu telefon mesajlarını hızlandır. -Anlaşıldı savcım.

Ben de bir okula gideyim bakayım ne öğreneceğim.

(Kadın) Birkaç tane daha atar mısın?

-Yeterli mi abla? -(Kadın) Bir tane daha lütfen.

-Temizleyebiliyor muyuz? -(Necmi) Tabii abla, ne demek.

Abla...

...sen istersen git. Ben bunları temizletip...

...göndereyim çocukla, olur mu? -Çok sağ olasın.

Kapıda ödeme yaparım o zaman.

-Tabii abla, hiç sorun yok. -(Kadın) İyi günler.

İyi günler.

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz.

-Tezgâh senin mi? -Benim abi.

Sen bir gel bizimle merkeze.

Gel.

(Gerilim müziği)

Metin Amir'im, dosya devri için sizi bekliyorlar.

(Gerilim müziği)

(Polis) Afiyet olsun genç.

(Erkek dış ses) Aynen devam, susman hepimiz için en iyisi.

(Gerilim müziği)

(Ceylin) Annem nasıl?

Uyuyor.

Uyuyor mu?

Adliyede aradım, yine uyuyor dedin.

Abla, sen kendi ilaçlarından mı verdin anneme?

Evet. Ne var?

Bir kendine gelsin diye.

Uyudu işte, mis gibi uyanacak.

Kızının öldüğünün farkında bile değil. Bir sıfırlanması lazım.

Abla, sen kendi kafana göre niye iş yapıyorsun ya?

Ya kadının tansiyonu, şekeri var!

Abla, sen doktor, eczacı mısın?

Sus! Sus!

Her şeyin en iyisini sen biliyorsun sanki!

(Hareketli müzik)

(Hareketli müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Teyze?

(Duygusal müzik)

İçeri girsene.

Kapıyı da kapat.

Otur şuraya.

İnci'nin sevgilisi kim?

Çınar diye birinden bahsetti mi hiç?

Bu çanta, bu paralar ne?

Hı?

Bir telefonu daha varmış. Biliyordun, değil mi?

Parla, cevap ver!

Bu araba kimin?

İnci'nin.

İnci'nin?

İnci daha 20 yaşında.

Üniversite öğrencisi nasıl alsın bunu ha?

Nasıl alsın bunu? Kim aldı?

Kim aldı Parla?

Parla, kim aldı diyorum! Neyin karşılığında?

-Ne oluyor? -Parla!

-Ne bağırıyorsun? -Parla, sana soruyorum Parla!

-Çocuğu kapatmışsın odaya, çık kızım. -Cevap ver. Buraya gel!

-Bana bak Ceylin, haddini... -Sen karışma!

Haddini bil Ceylin! Acını benim kızımdan çıkartamazsın!

Kızacağın biri varsa o da kendinsin! Terbiyesiz!

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu yanında çalışan Çınar...

...bu kızı tanıyor olabilir mi? İç mimarlıktan İnci.

Tabii, arkadaştı onlar.

Gerçi bence Çınar beğeniyordu kızı...

...ama belli edemiyordu. Kız da çakmadı.

Ben dakikasında anladım tabii.

Akıllı, uslu kız ama. Sakin.

-Araları yok muydu yani? -Yo, arkadaştılar işte.

Dedim ya, arada böyle çay içip, sohbet falan.

-Peki, sağ ol. Kolay gelsin. -Bir soru da ben sorayım.

Çınar nerede?

Babamın deyip bir numara verdi, arıyorum, açmıyor.

Başı dertte, orasını anladık. Ama eğer gelmeyecekse...

...yerine birini bakacağım. -Gelecek, birkaç güne.

Hadi bakalım.

(Gerilim müziği)

(Merve) Ceylin abla?

Bu anahtarlar hangi arabaya ait?

Ha? Yalan söylemenin, saklamanın bir manası yok değil mi artık?

Sana diyorum, konuşsana!

-İnci'nin bir arabası vardı. -Onu biliyoruz.

Kim aldı bu arabayı? Nasıl alındı bu araba?

Kızım, beni delirtecek misiniz? Ne saklıyorsunuz diyorum!

O paralar ne, ha?

-Ne (***) yiyorsunuz lan siz? -Saçmalama Ceylin abla ya!

Benim bildiğim de bu kadar, bana da anlatmazdı.

Ayrıca bahsettiği kadar yakın da değildik.

Öyle mi?

Senden sonra nereye gitti peki?

Çınar'la mı buluştu?

Tanımıyorum demişsin, sevgilisinden bahsetmişsin. Kim?

Sevgilisi kim?

Kim diyorum, kim? Yalan mı söylüyorsun kızım?

-Sevgilisi olsa ben bilirdim ayrıca! -Bilmiyorsun işte!

Vardı! Senden de sakladı, herkesten de sakladı!

O senin bildiğin, tanıdığın gibi biri değildi!

Kes!

Kes! Ağzını burnunu dağıtırım yoksa senin! İleri gitme!

(Merve) Araba okulun otoparkında.

Arada kullanıyordu zaten, orada saklıyor.

Daha da bildiğim bir şey yok! Rahat bırakın ya beni!

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

-(Ceylin ses) Okulda mısın hâlâ? -Evet, çıkacağım şimdi.

Tamam, çıkma, geliyorum.

Meğer İnci'nin bir arabası varmış.

Okulun otoparkındaymış. Geliyorum şimdi, bekle.

(Gerilim müziği)

İmzala burayı.

(Gerilim müziği)

Geç bakalım.

(Gerilim müziği)

Ne haber kanka?

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Ilgaz iç ses) "Babası cinayet büroda amir, abisi savcı...

...kendisi katil."

(Gerilim müziği)

(Parla iç ses) "Sabah saatlerinde Reşitpaşa yakınlarında..."

(Gerilim müziği)

(Osman iç ses) "Kâğıt toplayıcılarının çöp konteynerinde bulduğu...

...kadın cesediyle alakalı detaylar gün yüzüne çıkmaya başladı."

(Gerilim müziği)

(Erkek iç ses) "Babası cinayet büro amiri, abisi savcı olan şahıs...

...emniyetteki ifadesinden sonra savcılığa sevk edildi."

Gördün mü haberi?

Gördüm.

(Gerilim müziği)

(Ilgaz) Ceylin!

Ceylin!

Ceylin, dur!

Ceylin, dur!

Dur!

Polise haber verilim. Cinayet mahalli de olabilir.

İkimiz de şu an resmî olarak burada değiliz.

Ben maktulün ablası olarak bir anahtar buldum.

Gelip ona bakıyorum. Hepsi bu.

Olmaz.

-Çekil, bekleyemem. -Olmaz!

Tamam.

Ben de seni Pars'a şikâyet ederim.

Dosyaya ondan daha hâkim olduğunu...

...Eren'e talimatlar verdiğini söylerim.

Yapmazsın.

Yapmam?

Ben burnumun dibindeki kardeşimi tanıyamamışım.

Beni ayakta uyutmuş.

Ben onu kendi hâlinde bir kız zannederken...

...başka bir hayat yaşıyormuş.

Arabası var ya, arabası!

Ben onu tanıyamazken sen beni nasıl tanıdın iki günde?

Öyle bir yaparım ki aklın durur!

(Duygusal müzik)

Ayrıca her yeri temiz.

Belli ki bir süredir burada.

Aferin.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Tutuklu yargılama mı?

Ne zaman duruşma?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Metin Amir'im...

...tamamen usulen soruyorum. -Oğlum, rahat ol, işini yap.

Gece neredeydiniz?

İşten çıktım, eve geldim.

Yemek yedik.

Defne’yi, benim ufaklığı...

...uyuttum.

Herhâlde saat 21.30 falandı.

Çınar da evdeydi. O da odasına çekildi.

Ben de biraz televizyona baktım.

İşte 23-24.00 gibi uyudum herhâlde.

(Pars) Tanıyor musunuz?

Daha önce hiç görmedim.

Tanımıyorum.

Bir şey mi buldun?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Fatih Kolivar...

...Feride Tezcan - Gökberk Yılmaz - Gülay Yılmaz

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Editörler: Beliz Coşar - Zerrin Yılmaz Çınar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.