Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bitti mi?
Bitti.
Bitmeden yetişemedim!
Yetişemedim!
Yetişemedim!
Ben nasıl sana yaşattığım acının yerine ne koyacağımı bilemiyorum.
Daha sana kaç tane verdiğim sözü tutamayacağım, bilmiyorum!
Affet beni sevdiğim.
Sen o köprüde benden tek bir şey istedin.
Üçümüzü yaşat dedin.
Ben yapamadım! Yaşatamadım, yaşatamadım!
Asıl sen beni affet.
Yapamadım.
Nasıl?
Neyi yapamadın sen?
Umut'umuza kıyamadım Miran.
Yapamadım Miran.
Reyyan.
Umut...
Umut bizimle mi?
İstersen bağır çağır.
Ama anla.
Ben kendi ömrüm için...
...oğlumdan vazgeçmem.
Sen de bir daha sakın...
Sen de...
...sen de gitti sanıp kahroldun değil mi?
Anladın beni değil mi?
Anladın değil mi?
Miran bu doğsa...
Umut'umuzdan vazgeçemem.
Ve o umut...
...hala var.
Ne?
Var.
Gel benimle, gel.
Gel.
Gel.
Miran.
Ya söylesene ne oluyor.
Allah'ın...
...mucizelere inanan bu kıza...
...bahşettiği bir mucize oluyor.
Söylemeyecek misin artık?
Turan Hoca bizi İstanbul'a çağırıyor.
Umudunuz burada, gelin alın diyor.
Nasıl?
Madem...
...annesi umudundan vazgeçmiyor diyor.
...o da annesinden vazgeçmez diyor.
Umut var diyor Reyyan!
Gerçek.
Gerçek mi diyorsun?
Ben mutlu olayım diye oyun yapıyorsun diyeceğim ama...
Yapmazsın değil mi böyle bir şey de?
Gerçek.
Gerçek!
Biliyordum biliyordum.
Vallahi biliyordum.
Masaya yattığımda bile biliyordum.
Miran gelip kurtaracak bizi, bir mucize olacak diyordum Miran ben.
Miran sen...
Vallahi bu sefer ben değil.
Bu sefer Turan Hoca.
O bir yerlerde...
...seni bekleyen mucizeyi çekip çıkaran o.
Onu bulan sensin ama.
Sensin.
Ne olacak şimdi peki, ne yapacağız?
Umudumuzu almaya İstanbul'a gideceğiz.
Umudumuzu almaya.
Turan Hoca...
...bu İstanbul'da eski çalıştığı hastanede göreve başlayacak.
Sırf senin tedavin için.
Bizim için.
Üçümüz için.
Uçağa binme, riskli dedi.
Söyledim.
Azra ile konuşup her türlü tedbiri alacaklar.
Gerekirse ambulans uçak ayaralayacağız.
Ben nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum!
Peki ben senin hakkını nasıl ödeyeceğim?
Yaşayarak.
Elimi hiç bırakmayarak.
Doktor yüzde yirmi beş ihtimalle dedi.
O ihtimali...
...sıkı sıkı tutunarak...
Yüzde yirmi beş?
Biri bile bizimken,
Yüzde yirmi beş ihtimalimiz var ha?
Az değil.
Hiç az değil.
Tutunmaya değer.
Sıkı sıkı sarılmaya değer.
Değil mi?
Reyyan.
Hevesin kursağında kalsın istemiyorum.
Bunu bilmen gerek.
Doktor...
...sadece bir ihtimal dedi.
Yani garan...
Sakın Miran.
Sakın.
Ben hiç ihtimalin olmadığı günlerden geldim.
Oğluma veda mektubu yazdığım günlerden.
Ama sana söylediğim gün değişti her şey.
Keşke cesaretimi daha önce toplayıp...
...o zaman deseydim.
Sen yine benim kabusumu rüyaya çevirdin.
Biz o ihtimali inanarak...
...sevgimizle büyüteceğiz.
Doktor haklı.
Madem oğlumuz bizi bırakmadı...
...biz de onu bırakmayacağız.
Umut bizimle kalacak.
Kalacak.
Kalacak.
Sen de benimle kalacaksın meleğim.
Sen de benimle kalacaksın.
Hazar Bey.
Miran sana bir şey dedi mi?
Yok işte, bekleyin geliyoruz baba, bir haberimiz var dedi.
Ne dedi?
Hayırlı haberler alacağız inşallah.
Oğlum niye bana haber vermediniz ha?
Niye söylemediniz bana?
Ya ben kızımın...
...böyle...
...gebeliğinin bir sorununun olduğunu bilseydim...
...dünyanın öbür ucunda da olsa çaresi...
...bulur getirirdim.
Öyle baba, öyle de...
...Reyyan istemedi.
Dedem üzülmesin dedi.
Allah'ım! Açmıyor Hazar Bey.
Delireceğim!
Allah Allah!
Nerede kaldılar?
Gelecekler.
Hayırlı haberler alacağız inşallah, merak etme Zehra.
İnşallah.
Şadoğulları.
Miran.
Oğlum nerede kaldınız siz ya?
Sabahtan beri öldük meraktan.
Ne diyeceksin sen, dem bakalım.
Reyyan.
Annem, iyi misin?
İyiyim anne.
Merak etme.
Söyleyecek zaten şimdi Miran.
Hadi kızım.
Söyleyin bir an evvel.
Meraktan öleceğiz.
Tamam dede.
Söylüyorum.
Turan Hoca aradı.
Reyyan için konuştuğum doktor.
Yeni bir tedaviye başlıyoruz.
Yani?
Yani...
...torununu kızınla büyüteceksin inşallah Zehra ana.
Allah'ım çok şükür.
Mucize oldu.
Şükür.
Oğlum sen nasıl bir
Dünyaları bağışladın.
Kızım.
Acaba sabahın köründe siz neye seviniyorsunuz bu kadar?
Salak...
Cihan.
Sen kendi kendine mi konuşuyorsun?
Konuşuyorum Handan.
Sakıncası mı var?
Senin de iyice sinirlerin bozuldu ha!
Ya ben anlamıyorum, esas senin sinirlerin nasıl bozulmuyor?
Bunlar bize etmediğini bırakmadı.
Oğlumuzun aklına girip bizden kopardılar.
Benim ne Reyyan'ı zehirlemediğim kaldı ne vakfı yakmadığım kaldı.
Yetmedi, şimdi bir de aşağı geçmişler, gülüyorlar.
O abimle babama da aşk olsun.
Azize karısıyla Miran'ın ettiklerini ne de güzel unuttular.
Bak Allah aşkına bak şunlara ya.
Ya ben de buna deliriyorum zaten.
Baksana hiçbir şey yaşanmamış gibi aile oldular.
Alo Yaren.
Hayırdır kızım, bu saatte uyanır mıydın sen?
Gülün siz gülün.
Ben göstereceğim gününüzü.
Cihan.
Cihan nereye?
Bana bak, o yan eve falan gidiyorsan...
Fabrikaya.
Ne yapacaksın fabrikada?
Hayırlı işler.
Hayırlı işler Cihan'ım, hayırlı işler.
Yok kızım buradayım buradayım.
Babanı yolcu ettim de.
Ne var ne yok, iyi misin sen?
O Füsun cadısı sana eziyet ediyor mu?
O zor biraz artık.
O niye?
Yani...
...ben anne evimde gayet güvendeyim demek.
Evinde mi?
Kızım sen benimle dalga mı geçiyorsun?
O cadının kulesi nereden senin evin oluyormuş?
Reyyan'a yaptıklarını unutuyorsun herhalde.
Karnındaki sabiye kıyan...
...oğlunun katiline neler etmez kız.
Vallahi bana hiçbir şey yapamaz.
Birincisi ben karnımda onun torununu taşıyorum.
İkincisi de...
İkincisi ne?
Fırat Aslanbey yanımdayken...
Füsun benim kılıma bile dokunamaz.
Yaren!
Yaren sen...
Seni öldürürüm!
Seni parça pinçik ederim.
Sen bu gebe halinle el alemin, elin adamlarının pe...
Ya anne.
Ben öyle bir şey mi dedim?
Fırat sağ olsun.
Bana sahip çıkıyor diyorum.
Beni koruyor.
Demek istediğim de buydu.
Yaren senin koruyanın da...
...sahip çıkanın da babandır kızım.
O oğlanın zamanında sende gözü vardı.
Uzak duracaksın.
Başını daha fazla belaya sokmayacaksın.
Anladın mı beni?
He anne anladım anladım.
İyi, inşallah anladın.
Haydi hayırlarla.
Sağlıcakla.
Akıl hastası.
Yok ya.
Ay Handan sen neler düşünüyorsun öyle, olmaz!
Mümkün değil ya, Allah korusun.
Ama Yaren bu.
Yok, Yaren de olsa mümkün değil.
Ay ben de kendi kendime konuşuyorum.
Ah Yaren ah!
Annem.
Sen demedin bir şey.
Sevinmedin mi pek habere?
Oğlum.
O nasıl laf öyle oğlum?
Olur mu öyle şey hiç?
Ben şaşkınlıktan böyle...
...sevinçten donakaldım.
Çok sevindim.
Halamız da haberi almış belli ki.
Yüzü gülüyor.
Nöbetten çıkarken Turan Hoca aradı, koşa koşa geldim.
Ya kusura bakma biz böyle heyecandan...
...vallahi haber veremedik sana.
Azra kızım sen anlat, bu işin doğrusu nedir?
Bunlar mucize diyorlar, müjde diyorlar.
Başka bir şey söylemiyorlar.
Reyyan da Umut da kurtulacak mı?
Sağlıklarına kavuşacaklar mı?
Tam olarak öyle diyemeyiz ama...
...bir ihtimal var diyelim.
Bir risk varsa biz niye sevniyoruz?
Anne.
Biz inanıyoruz çünkü.
Bugün ben Uut'tan vazgeçmek zorunda kaldım.
O masaya yattım.
Ama yapamadım annem.
Yapamadım, vazgeçemedim.
Bunu anladığımda...
...ondan hiçbir şekilde vazgeçemeyeceğimi anladığımda bile bir ümit yoktu.
Ama yine de yapamadım.
Niye biliyor musun?
Çünkü hep hissettim bir mucize olacak diye.
Oğlumla ikimiz de...
...bu işten sağ çıkacağız diye.
Hissettimm.
Sonra Miran...
...geldi bana o mucizeyi getirdi.
İhtimalimiz var annem.
Hiç yoktu.
Şimdi var.
Az şey mi bu?
Reyyan'ın hakkı var Zehra ana.
Umut sağlıkla gelecek.
Ve onu...
...annesi büyütecek.
Biz inanıyoruz.
Siz de inanın.
Tabii oğlum.
Tabii ki inanıyoruz.
Hepimiz inanıyoruz biz.
Siz ne zaman gideceksiniz İstanbul'a, de bakayım.
Yarın için sözleştik Turan Hoca ile.
Yarın.
Niye arıyorsun beni?
Güneş.
Seninle konuşmam lazım dedim.
Ben de sana beni arama dedim.
Sen annene karşı mı geliyorsun?
Ya sen şaka mısın ya?
Bir de bana annelik hakkın varmış gibi mi konuşacaksın?
Güneş bak kızım.
Azra.
Azra, Füsun Hanım.
Benim adım Azra.
Senin adın Güneş.
Adını ben koydum.
Annen.
Çabuk oradan çıkıp geliyorsun.
Ha gelmiyorsun.
Gelip ben seni almasını bilirim.
Sen beni tehdit edemezsin, anladın mı?
Ayrıca gelmeyeceğim yanına.
Neden biliyor musun?
Çünkü senin dediğin hiçbir şeyi duymak, görmek, bilmek ,istemiyorum.
Hadi kızım sen biraz dinlen, ha? Hadi.
Tamam dedem, sağ olun geldiğiniz için.
İyi olacak her şey, merak etme iyi olacak.
İnşallah.
Olacak.
Hazar Bey ben biraz Reyyan ile kalayım.
Oğlum haydi sen de.
Ben de sizi yolculayayım.
Hadi.
Hadi bakalım.
Azra.
Ne oldu kızım, bir şeye canın falan mı sıkıldı?
Neyin var?
Yok bir şey.
Otur.
Annem.
Yapma böyle.
Gülsün az yüzün.
Hiçbir şey olmayacak, merak etme.
İstanbul'dan Umut, ben, Miran birlikte döneceğiz.
İnşallah kızım.
İnşallah ama...
...bana kızma ne olur.
Benim içim hiç rahat değil Reyyan.
Siz sadece bir ihtimalden söz ediyorsunuz.
Olsun.
İçin rahat olsun.
Ne Umut benden ne ben Umut'tan vazgeçeceğim.
İnan bana ne olur.
Hiçbir şey olmayacak.
Hem sen inan ki, ardımda dur ki kolum kanadım ol benim.
Boynu bükük mü gideyim İstanbul'a?
Tamam.
Ama tek bir şartım var.
İstanbul'a ben de geleceğim.
Gül ile Bahar ne olacak?
Baban ilgilenir onlarla.
Ona emanet edeceğim.
Ben geleceğim dedim Reyyan.
İtiraz etme bana.
Böyle elim yüreğimde bekleyemem seni.
Tamam annem tamam, gel.
Gel, yeter ki gülsün o yüzün.
Gidip valizleri hazırlayayım ben o vakit.
Tamam.
Görüşürüz.
Haydi.
Umut'um.
Oğlum.
Küçük mucizem benim.
Korkma annecim.
Birlikte döneceğiz İstanbul'dan.
Benimle birlikte büyüyeceksin.
Baban, sen, ben çok güzel bir aile olacağız.
Cihan Ağa.
Buyur.
Erkan ben.
Cemşit Ağa'nın fabrikasında işçiyim.
Yani işçiydim.
Bu sabah işten çıkardılar.
Ya Erkan bak...
...benim bugün biraz canım sıkkın.
İçerde ustabaşı var.
Sen onunla konuş.
Beni Cihan Ağa gönderdi de, maruzatını anlat. Tamam?
Cihan Ağa.
Benim derdim seninle.
Anlamadım?
Anlamazsın tabii.
Tok açın halinden nasıl anlasın?
Senin yüzünden fabrikamız kapanıyor.
Sen ne anlatıyorsun oğlum, benimle ne alakası var?
Siz birileriyle anlaşmalar yapmışsınız.
Bütün aracıları kendinize bağlamışsınız.
Sizin yüzünüzden fabrikamız kapanıyor.
Bak koçum.
Ben sinirli bir adamım, tamam mı?
Sen aklının ermeyeceği işlere karışma.
Yürü git, benim de asabımı bozma.
Hakkımı almadan gitmem.
Ne hakkı lan, ha?
Ne hakkı sabah sabah?
Senin yüzünden işsiz kaldım.
İşe alacaksın beni.
Lan yürü git!
Yürü git.
Ben böyle iş isteyen adamı değil işe almak sokağımdan geçirmem.
Yürü git.
İlyas!
Gel al lan şunu!
Bak göreceksin sen.
Al şunu!
Bırakmayacağım.
Tuzun kuru tabii senin.
Ne biçim işinizi yapıyorsunuz!
Fakirin halinden ne anlarsın sen.
Bırakmayacağım bunu yanına.
Göreceksin.
Bırakın lan beni.
Umut varmış.
Kurtulacakmış.
Allah kahretsin!
Yine senden kurtulamayacağım Reyyan.
Oğlumun yakasından ne zaman düşeceksin Reyyan, ha?
Ne zaman düşeceksin?
Sen oldukça...
...hayatımızda huzur yok bizim.
Öleceksin.
Öleceksin Reyyan.
Miran Azra ile evlenecek.
Umut Azra'ya ana diyecek.
Sen oğlumu hak etmiyorsun.
Azize kılıklı Reyyan.
Oğlumu benden alamayacaksın.
Hayatımızda kalmayacaksın.
İkinizden bir ricam olacak.
O Füsun'dan uzak duracaksınız.
Ona öyle bedel ödetmeye falan kalkmayacaksınız.
Tamam mı?
Babaanne.
Tamam mı?
Sen de dede.
Sen Reyyan'ı...
...İstanbul'a götür.
Umut ile beraber...
...sağ salim getir torunumu.
Oldu mu oğlum?
Burayı düşünme.
Dede.
Ben ciddiyim.
Evladımın katilinden hesap soracağım elbet.
Ama ben soracağım.
Siz değil.
Hele bir şu günleri atlatalım da...
...ondan sonra.
Ama o vakte kadar...
...siz de duracaksınız.
Bakalım.
...neler alacağız.
...neleri bırakacağız.
Bir şey mi lazım oldu Dilşah Hanım?
Ne lazım olacak Reyyan?
Senin daha kendine hayrın yok.
Boşuna ümitlenme diye geldim.
Hani böyle küçük bir ihtimale kanıp hayallere falan dalma diye.
Gene de sen torunumdan sonra burada olmayacakmışsın gibi hazırlık yap.
Hastasın sen.
Yo.
Ben gayet iyiyim.
Hasta olan sensin Reyyan.
Allah'ıma şükürler olsun çok iyiyim.
Torunum doğduktan sonra...
...daha da iyi olacağım.
Umut, ben, Azra, Miran.
Hepimiz çok mutlu bir aile olacağız.
Çık dışarı.
-Bırak. -Çık.
Bırak, bırak kolumu dedim sana!
Sen ne hakla benim kolumu tutup çekiştirebilirsin ha?
Bir daha bu odaya girmeyeceksin.
Sen İstanbul'da iken ben bu odayı Azra için hazırlayacağım.
Miran da kucağında torunumla döndüğünde...
...onları bu odada...
...Azra bekleyecek.
Ya kes sesini artık!
Senin yerine ben utanıyorum, sen utanmıyorsun.
Öleceksin Reyyan.
Öleceksin daha önce de dediğim gibi.
İşte o gün benim bayramım olacak.
Torunum da Azra'ya anne diyecek.
Anne.
Anne sen neler diyorsun böyle?
Miran.
Ben...
O kışkırttı beni.
Beni...
...kolumdan tuttu, dışarı attı beni.
Hatta beni evden atmak istiyormuş.
Ben...
Ben hiçbir şey yapmadım oğlum.
Ben hiçbir şey yapmadım.
Ben seni çok ihmal ettim değil mi anne?
Affet.
Sen giderek kötülüyorsun.
Artık daha fazla beklemeyeceğiz.
Senin bir an önce tedavi olman lazım.
Tedavi mi?
Ne...
...ne tedavisi?
Ben iyiyim oğlum.
Değilsin anne.
Değilsin.
Aslında...
...konuştuğum doktoru aramıştım ben ama...
...işte bunca koşuşturma arasında...
...unuttum ben.
Kusura bakma.
Tamam?
Doktor mu?
Ne doktoru?
Sen ne diyorsun Miran?
Annem.
Biz İstanbul'dayken...
...sen de burada bir klinikte yatacaksın.
Beni kapatacak mısınız?
Kapatmak değil anne.
Tedavi bu.
İyileşmen için.
Hayır.
Biliyordum.
Biliyordum.
Beni kapatacaksınız ha?
Hep o!
Sen istedin değil mi?
Sen istedin bütün bunları değil mi ondan?
Tabii.
Sen aynı Azize gibisin.
Aynı onun gibisin.
Kötüsün çünkü Reyyan.
Anladın mı, kötüsün!
Dur.
Sakin ol.
Reyyan bir şey istemedi.
Senin iyiliğin için, tamam?
Tedavi olman lazım.
Miran.
Miran yavrum.
Kapatmayın beni ne olur.
Ne olur beni kapatmayın.
Ben iyiyim.
İyiyim ben, gerçekten iyiyim ben.
Ben...
Ben ne isterseniz yapacağım.
Gerçekten.
Bundan sonra asla...
...asla...
...sözünden çıkmayacağım.
Reyyan'a çok iyi davranacağım.
Gerçekten.
Ama yeter ki beni kapatmayın oğlum.
Ne olur kapatmayın beni!
Ben...
Ben bir yirmi beş sene daha dayanamam.
Dayanamam ben bir yirmi beş sene daha.
Dayanamam oğlum ne olur.
Ne olur oğlum.
Anne.
Tedavi olmak zorundasın.
En fazla kendine eziyet ediyorsun.
Şimdi Azra'ya söyleyeceğim.
Sana hazırlıkların için yardım etsin, tamam?
Hayır.
Hayır.
Kapatmayacaksınız beni.
Kapatamayacaksınız beni, hayı!
Hayır asla!
Yılan!
Yılanlar.
Tabii.
Seni de Azize yetiştirdi.
Biliyorum.
Sen de...
...sen de onun gibi kötüsün.
Ama beni kapatamayacaksınız.
Beni asla kapatamayacacksınız
İzin vermeyeceğim buna.
Kapatamayacaksınız beni.
Kapatamayacaksınız beni!
Kapatamayacaksınız beni, hayır!
Miran.
Miran git kendine bir şey yapacak.
Anne!
Ya yok benim içime sinmiyor Zehra.
Sen bana da birkaç bir şey koy.
Ben de geleceğim İstanbul'a.
Olur mu hiç öyle şey Hazar Bey?
Çocuklara kim bakacak?
Ya bakarlar bakarlar.
Hazar Bey.
Ana olarak benim gitmem en doğrusu olur.
Ne olur bana kızma, gönül koyma olur mu?
Ben gideyim.
Gitmem!
Gitmem.
Hiçbir yere gitmeyeceğim.
Dilşah Hanım'ın sesi.
Ben bir gidip dolanayım, ne oluyor acaba gene ya?
Dilşah Hanım.
Verin silahı.
Yaklaşma!
Yaklaşma yoksa gençliğine yazık olur, yaklaşma.
Miran.
Beni kapatamayacaksın Miran.
Kapatamayacaksın anladın mı?
Ölürüm daha iyi.
Beni bir daha o deliklere kapatamayacaksın anladın mı bunu?
Sakin.
Anne.
Anne sakın!
Anne.
Hadi indir o silahı.
Onun yüzünden.
Her şey onun yüzünden.
Azize babaannen gibi...
...sen de beni deliğe tıkmak istiyorsun.
Mutlu musun ha?
Mutlu musun Reyyan, söyle.
Dilşah.
Dilşah.
Baba.
Dilşah sen ne yapıyorsun böyle?
Hazar.
Hazar yardım et bana, ne olur yardım et bana.
Ben deliymişim.
Beni bir hastaneye kapatmak istiyor oğlumuz.
Ne olur yardım et bana.
Hep o kız yüzünden.
Hep bu kız yüzünden!
Reyyan yüzünden.
Hazar yardım et bana ne olur!
Ne olur yardım et bana.
Dilşah.
Yaklaşma.
Yaklaşma Hazar, sakın yaklaşma.
Ne istediniz benden ha, ne istediniz benden?
Yetmedi mi benim çektiklerim?
Ben sana bir şey yapmadım Dilşah ana.
Sen bu kötülüğü kendine yapıyorsun.
Halbuki kabul etsen tedaviyi ha?
Kes sesini!
Kes sesini!
Senin o tedavi dediğin hastaneye kapatmak.
Yaşadıklarının sebebi...
...ben değilim.
Bu hikayede bir kurban sensen diğeri de benim Dilşah anne.
Bak anne diyorum sana.
Sen benim ölmemi istediğin halde anne diyorum.
Niye biliyor musun?
Babamın ardından gözyaşı döktüğü...
...annemin hatırasına hürmet ettiği...
...anneannemin biricik kızı, Miran'ımın annesisin sen.
Ne yaparsan yap...
...yerin kalbimin bir köşesinde kalacak.
Çünkü ben seni duydum.
Duydum ben seni.
Hatırlıyor musun Ayla öğretmenle doldurduğun kaseti?
Dinledim ben, gözyaşı döktüm senin için.
Ben nasıl kötülüğünü isterim?
Oysa hemen gidip Azize'ye babaanne diye sarıldın Reyyan.
...Azize'ye babaanne diye sarıldın Reyyan?
O yüzden mi beni yıllarca kapatan...
...evladımı elimden alan o Azize şeytanına kucak açtın, ha?
Söyle o yüzden mi?
Azize'nin günahları büyük.
Ama bedel ödetmek bana düşmez.
Ben onu affettim, Allah da affetsin.
Hem bak.
Yaptıklarının bedelini bu dünyada ödedi bile.
Canına kastettiği adam kendi evladı çıktı.
Onun yaptıklarının izahı yok ya.
Senin de yaptıklarının izahı yok Dilşah anne.
İstersen çek tetiği.
Çek.
Ama hiçbir şeyin değişmeyeceğini bilerek yap.
Elimden her şeyi aldılar benim.
Her şeyimi aldılar.
Sağlığımı, hayatımı.
Evladımı.
Sevdiğimi aldılar benim elimden.
Ne istiyorsunuz benden ha?
Benden daha ne istiyorsunuz, yetmedi mi?
Yetmedi mi çektiklerim benim, yetmedi mi?
Ben size bir şey yapmadım.
Yetmedi mi?
Suçum neydi benim?
Bak senin bir suçun yok.
Ama benim de yok.
Annem.
Annem.
Annem.
Hadi indir o silahı.
Gelme!
Gelme sakın yaklaşma.
Sakın yaklaşma.
Yaklaşma sakın.
-Anne. -Dİlşah.
Senin o silah tuttuğun...
...benim evladımdır.
Eğer Reyyan'ı öldürürsen...
...beni de öldürürsün.
Hadi.
Hadi indir şu silahı.
Yaklaşmayın.
Miran.
Yaklaşmayın.
Miran ne olur yaklaşma.
-Yaklaşma oğlum. -Annem hadi.
Yaklaşma.
Ne olur yaklaşma.
Senin iyiliğin için.
Senin için.
Hazar yardım et bana ne olur
Beni hastaneye kapatacaklar, anlamıyor musun?
Beni hastaneye kapatacaklar diyorum, anlamıyor musun beni?
Ne olur yardım et bana.
Seni...
...hiçbir yere kapatmalarına ben izin vermem.
Vermem.
Sen sakın korkma.
Ama tedavi olman lazım Dilşah.
Sağlığına kavuşman lazım.
Gülmek senin de hakkın.
Bak tedavi olursan güleceksin.
Oğlunla, gelininle, torununla.
Yapma kurban olayım.
Önce tedavi olacaksın.
Hayır!
Tamam.
Tamam.
Tamam.
Sana konuşmak istemiyorum demedim mi?
Niye geldin?
Seni almaya.
Gideceğiz buradan.
Gelir misin benimle?
Evet, ne istiyorsun?
Kızımı.
Senin kızın yok.
Var.
Sen benim kızımsın Güneş, seni ben doğurdum.
Bak.
Benimle inatlaşma.
Tamam?
Gel diyorsam bir bildiğim var.
Böyle ortalık yerde seni düşmanlarımla baş başa bırakamam ben.
Onlar benim düşmanlarım değil.
Senin düşmanların.
Onlar senin öldürdüğün, yaktığın, yıktığın insanlar.
Ama benim ailem.
Senin ailen ha?
Senin ailen benim.
İstesen de istemesen de senin ailen benim!
Tamam mı?
Bak seni güzellikle evine çağırıyorum.
Yok gelmiyorsun...
...ben senin iyiliğin için seni zorla götürmesini de bilirim.
Bunu iyi belle.
Ben bunu çok iyi bilirim.
Senin en iyi bildiğin şey zorbalık.
Ama bu sefer yapamazsın.
Eğer aileme bir zarar verecek olursan karşında beni bulursun Füsun Aslanbey.
Eğer aileme bir zarar verecek olursan...
...karşında düşmanın olarak öz kızını bulursun.
Güneş.
Bak beni senin yokluğunla sınama.
Sonra yapacaklarımdan ben sorumlu olmam bilesin.
Yolun açık olsun.
Bu mu son sözün?
Bu.
Böyle olmasını sen istedin.
Senin o ailem dediklerin var ya...
...onları öyle bir tarumar edeceğim ki...
...sen kendi ayağınla çıkıp geleceksin.
Bu dediğimi unutma.
Zeynep.
Fırat.
Erken gelmişsin.
Evet.
Çünkü sana haberlerim var.
Ne oldu?
Reyyan'ın durumuyla ilgili gelişme var.
Ya çok küçük de olsa bir umut ışığı var Zeynep.
Ciddi misin?
Evet.
İstanbul'a gidecekler.
Ben diyorum ki...
...biz de gidelim onlarla.
Olur olur, çok iyi düşünmüşsün.
Hem böyle bir zamanda yanlarında olalım.
Tabii ki.
Tabii ki.
Miran ile arandaki buzlar da...
...erir böylece.
Fırat.
Konuşabilir miyiz?
Hayırdır Yaren?
Burada mıydın sen?
Yok.
Sesini duyunca...
....hemen çıktım ben de.
Sebep?
Yalnız konuşsak.
Zeynep benim karım.
Benim ondan bir gizlim saklım yok.
Ne diyeceksen böyle de.
Tamam Fırat.
Ben yanımıza alacakları hazırlayayım.
Acelemiz var diyordun.
Zeynep.
Fırat.
Ben...
Ben Füsun'dan çok korkuyorum.
Hayırdır?
Bir şey mi dedi, bir şey mi yaptı sana?
Yok.
Ama bir şey öğrendim.
Ve daha da korkmaya başladım.
Reyyan'ın zehirlenmesine....
Biliyorum Yaren.
Biliyor musun?
Biliyorum Yaren.
Ya sen ortalığı karıştırmadan duramıyorsun değil mi?
Bu senin için böyle milli spor gibi bir şey oldu.
Hayır Fırat.
Ben sadece senin bilmen...
Yaren.
Bak gebesin sen.
Karnındaki çocuğu düşün.
Seni ilgilendirmeyen meselelere de burnunu sokma.
Anladın?
Keşke böyle olmasaydı.
Sen üzülme.
Böylesi herkes için daha iyi olacak.
Özellikle de annem için.
Sen artık bunları düşünme.
Yolculuğumuzu...
...Umut'umuzla birlikte evimize geri döneceğimiz günleri düşün.
Benim artık sevdiklerimi kötü olmasına tahammülüm yok.
Herkes bu konağa iyileşerek girecek.
Miran oğlum.
Bir gün annen iyileşse bile...
...onu bu eve geri getirme.
Yani Reyyan'ın bu evde olduğunu...
Anne.
Dilşah Hanım Miran'ın annesi.
Evladımın da babaannesi.
İyileşsin...
...sonra gelip burada bizimle birlikte yaşayacak.
Sendeki bu kalp dünyada kaç kişide var acaba?
Bence kimsede yoktur.
İyi yürekli karım benim.
Her gün arayacağım seni.
Doktorunla da sık sık konuşacağım.
İyi olacaksın, güven bana.
Beni herkes bırakıp gitti, ömrüm...
...hasretle geçti kızım.
Sen de mi bırakıp gideceksin beni?
Yokluğumda...
...annene mi döneceksin?
Benim annem sensin.
Bak iyi olacaksın.
Güven bana.
İyileşip döneceksin.
Haber ver.
Sen gelmek istemediğine emin misin?
Vedaları pek sevmem.
Miran.
Onun iyiliği için yapıyorsun bunu.
İçini ferah tut.
Sağ olasın.
Özür dilerim.
Hayallerinizi yıktığım için.
Hatıralarınızdaki Dilşah'a ihanet ettiğim için özür dilerim.
Yapma Dilşah.
Konuşma şöyle, olur mu hiç öyle şey ya?
Sen hep beni anladın.
Hiç yargılamadın.
Kızını incittiğimde bile...
...kırmadın kalbimi.
Ama biliyorum.
İçten içe hep düşündün.
Bu kadın kim?
Dilşah değil diye.
O bir kuşu...
...bir kelebeği bile incitmezdi asla dedin.
Haklıydın.
O Dilşah...
...yıllar evvel kapatıldığı o odada öldü.
Hatıralarınızda kalan o Dilşah olamadığım için özür dilerim.
Keşke anılarınızdaki o Dilşah olarak kalabilseydim.
Hazar.
Seni o kadar çok seviyorum ki.
Bazen çok korkuyorum.
Neden korkuyorsun Dilşah?
Ayrılmaktan.
Sensiz bir ömürden.
O dediğin asla olmayacak.
Çünkü ben de seni çok seviyorum.
Asla ayrılmayacağız biz.
Asla.
Anne niye ağlıyorsun?
Sevinçten oğlum.
Sevinçten.
Yakında bir yere gideceğiz seninle.
Onu öğrendim de yeni.
Ona sevindim.
Nereye gidiyorsun anne?
Uzaklara oğlum.
Çok uzaklara.
Sen, ben, baban.
Ama o zamana kadar kimseye söyleme, tamam mı?
Gel annecim.
Hadi buradan.
Buradan.
Siz de mi beni yirmi beş sene burada tutacaksınız?
Dilşah.
Annem.
Bırakmak ne demek?
Biz senin için buradayız.
İyileşmen için.
Tabii.
Kapatmak olur mu hiç öyle bir şey?
Ben asla izin vermem.
Bak sen burada iyileşeceksin.
Ben gelip seni alacağım, söz veriyorum.
Söz verme.
Çünkü böyle olmayacak.
Benim bir yirmi beş senem daha yok.
Kapatmayın beni ne olur.
Annem kapatmak değil.
Bu tedavi, senin...
...iyileşmen için.
İyi olman için.
Deme öyle, yok öyle bir şey.
Hazar.
Hazar.
Kapatmayın beni buraya ne olur.
Bak.
Seneler önce...
...gelemedin.
Yetişemedin.
Şimdi verdiğin sözü tut ne olur, ne olur.
Kapatmayın beni buraya.
Kapatmayın ne olur.
Ne olur.
Kapatmayın.
Tamam.
Geçecek hepsi, sen sakin ol.
Biz seninle şöyle biraz konuşalım mı?
Eski günlerdeki gibi.
Baş başa.
Sen...
...hatırlıyor musun?
Hani ben...
...askere...
...gidecektim de istemiyordum senden ayrılmayı.
Gitmeyeceğim diyordum.
Sen bana...
...ne demiştin hatırlıyorsun değil mi?
Sabır dedin Hazar.
Sabır acıdır.
Ama meyvesi tatlıdır.
Hatırlıyorum.
Sen de unutmamışsın.
Hiç unutmadım.
Sabredeceksin Dilşah.
Tamam?
Sabredeceksin.
Kendine zaman vereceksin.
İyileşeceksin.
Bak ailen bekliyor seni.
Torun da yolda.
Ben senin mutluluğunu...
...o kadar çok istiyorum ki inan.
Yetişemedim çünkü sana.
Kurtaramadım seni.
Bu pişmanlıkla...
...seni en azından bundan kur...
Sen elinden geleni yaptın Hazar.
Hep yaptın.
O yüzden kendini sakın suçlama.
Kaderimiz böyleymiş.
Bu dünyada...
...bize gülmek de...
...kavuşmak da nasip değilmiş Hazar.
Ben hep dolanacağım seni, hep geleceğim.
Hiç merak etme.
Seni yalnız bırakmayacağım.
Sen ne zaman dersin...
...Hazar ben iyiyim, gel al beni.
Seni o zaman alıp evine götüreceğim.
Söz veriyorum bu kez tutacağım.
Sakın merak etme.
Dikkat et kendine Dilşah.
Sen de kendine dikkat et emi?
Miran'ım.
Sen de dikkat et olur mu?
Bak.
Şaşkın annen az daha unutuyordu bunu.
Biz kazanacağız oğlum.
Biz kazanacağız.
Allah'ım bu çantayı kapattığım gibi açmayı nasip et inşallah.
Korkma annem tamam mı?
Sakın üzülme.
Birlikte döneceğiz buraya.
Hep beraber döneceğiz.
Benimle birlikte büyüyeceksin.
Miran.
Kırgın mıydı annen çok?
Yok.
Kırgın değil.
Daha çok durgun.
Bilmiyorum.
Yol boyunca annemi düşündüm.
Beş yaşındaki halimle hatırladım annemi.
Nereye?
Nereye gitti o kadın?
Annem nerede?
Nereye gitti Reyyan?
Yaşadıkları mı onu bu hale getirdi?
Yoksa...
...yoksa benim...
...hatırladığım Dilşah...
...sadece...
...hayal gücümden mi ibaretti?
Miran.
Hiç olur mu hiç öyle şey?
Öyle olsa babam demez miydi?
O da senin söylediklerini söylemedi mi hep bize?
Ben annemi özlüyorum.
Çok özlüyorum.
O çocukluğumdaki annemi.
Annemi...
...özlüyorum.
Öyle bir hikaye ki...
...kimi dinlesen ona üzülüyorsun.
Hak vermiyorsun.
Kızıyorsun, ben olsam başka türlü yapardım diyorsun.
Ama üzülüyorsun işte.
Kızıyorum annene.
Kızdım çok.
Yaptıkları için.
Ama sonra yaşadıklarını düşününce.
Sonra Ayşe babaanneye kızıyorum.
Onu bu hale o getirdi diye.
Ama sonra onun da yaşadıkları aklına gelince insanın.
Babaannem...
...en azından çabalıyor iyileşmek için.
Sence annem de...
İyi olacak Miran.
İyileşecek.
Her şey çok iyi olacak.
İnan bana.
İnşallah meleğim.
İnşallah.
İnşallah.
Gel Zehra Hanım.
Gene her şey üst üste geliyor değil mi?
Reyyan'ı mı diyorsun?
Bak korkma böyle.
Hiç korkma.
Güçlüdür benim kızım.
İyileşip gelecek ben hissediyorum.
Biliyorum bak inan ki.
İnşallah öyledir Hazar Bey.
Yüreğim kıpır kıpır ediyor.
İstanbul'da bizi kim bilir neler bekliyor.
Yok yok, çok güzel olacak.
Hiç.
Gönlünü sen ferah tut.
Karartma, olur?
Bak Zehra bir de Mahfuz'un bilmeye hakkı vardır.
Yok bak hiç öyle bakma.
Reyyan onun...
Reyyan senin kızın.
Senin kızın Reyyan.
Tabii ki benim evladım.
Ama onun da kızıdır.
Ne bileyim.
Hatasını bilen, pişman olmuş bir insana...
...ceza kesilmez artık ya.
Sen hele bir düşün.
Bırak bu yaşından sonra adam kızını...
...kazanmaya çalışsın.
Hazar Bey.
Dilşah.
Dilşah Hanım size çok zorluk çıkardı mı?
Çıkarmadı ama...
...kalacağı...
...odayı görünce tabii...
...kötü oldu.
Zehra sen bana gönül koyuyor musun?
Ben böyle Dilşah ile ilgileniyorum, onun için üzülüyorum diye...
...gönül koyuyor musun Allah aşkına Zehra.
Hazar Bey o nasıl söz?
Bak koyuyorsan sakın koyma.
Hiç öyle bir şey değil.
Ben sana diyeyim.
Allah biliyor, Dilşah benim...
...ilk gençliğim.
İlk sevdam.
Çocukluğum.
Öldü bilip yasını tuttuğum insandır.
Ama şimdi...
...yani...
...ben başına gelenlerden sorumlu hissediyorum kendimi Zehra.
Kahroluyorum başına gelenlere.
Oğlumun anasıdır...
...kendisi bugün.
Biliyorum.
Ben bunların...
...hiçbiri yaşansın istemezdim.
Ama yüreğimi biliyorum.
Benim bir ömrüm daha olsa...
...ben seninle geçirmek isterim.
Biliyorum ben böyle...
...pek söyleyemiyorum.
Konuşamıyorum.
Ama ben seni çok seviyorum Zehra.
Biliyorsun değil mi?
Benim de bin tane ömrüm olsa bin tanesinde de seni seçerdim.
Sana her baktığımda...
...yüreğim pır pır ediyor.
Sen benim teksevdiğimsin.
Sırdaşımsın.
Dostumsun.
Sen benim her şeyimsin.
Allah senden razı olsun Zehra.
Heyecanlı mısın?
Hem de çok.
Sen?
Vallahi ben de.
Hem heyecanlıyım hem de sabırsızım.
Geri döndüğümüzde...
...o avludan içeri...
...sen, ben, oğlumuz...
...üçümüzün birlikte gireceği günü hayal ediyorum.
Bu dileğini İstanbul'a gittiğimizde de tut, olur mu?
Neden İstanbul?
Orada dilediğimiz şeyler gerçek oluyor çünkü.
Evladımın olmasını dilemiştim.
Gerçi kız demiştim.
Sana olan aşkımın büyüklüğünden.
Sana benzesin diye.
Şimdi oğlum diye deliriyorum.
Ondan dolayı...
...aslında...
...dileğimin gerçekleştiğini söyleyebilirim ha?
Ben de düşmanlık bitsin diye dilemiştim.
Oldu.
O yüzden unutma sakın.
Tamam mı?
Unutmam.
Ne Umut'umu...
...ne seni.
Unutmam.
Şu avludan...
...içeri girdiğimizde dönüp bana...
...bak Miran...
...bu dileğim tutuldu diyeceksin.
Biliyorsun değil mi?
İnşallah.
O günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Ben de.
Ben de meleğim.
Hayırlısıyla bir gidip gelsinler.
Gelecekler merak etme.
Bir umut bir umuttur.
İçim hiç rahat değil.
Bilmiyorum İstanbul'da bizi ne bekliyor.
Merak etme Zehra.
Bak doktor umut var demiş.
Önemli mi?
İyi olacak merak etme, biz de şükredeceğiz.
Biz ne güzel aile olduk değil mi Miran?
Kim derdi ki şu insanlar bir zamanlar düşmandı?
Hepsinin duasıyla gidip geleceğiz inşallah.
İnşallah.
Ne yapıyorsunuz siz orada ya?
Gelsenize, bekliyoruz sizi.
Vallahi o kadar güzel görünüyordunuz ki.
İzleyelim ailemizi dedik.
Tabii.
Benim gibi yaşlıyı hiç böyle gözü sulu görmediniz değil mi?
Dedem benim.
İşte böyle oluyor ha?
İnsan...
...yıllarca kaybettiğini birden bulunca bu halde geliyor.
Her şey sizin sayenizde oldu yavrum.
Kalbimizdeki düğümü sizin sevginiz çözdü.
Allah yüzünüze baksın.
Hani siz hazır değilsiniz daha?
Ya asıl sizin ne işiniz var burada?
Sizi yalnız bırakacağımızı düşünmediniz herhalde.
Biz de geliyoruz.
Ya böyle destek kuvvet gibi düşün Reyyan.
Vallahi çok iyi düşündünüz.
Çok sevindim.
Çok iyi düşünmüşsünüz.
Kardeş ruha ilaçtır.
Çıkın artık, geç kalacaksınız.
Hadi.
Yok ya.
Az daha...
..yani vakit var, biraz sonra...
Sağ olasın.
Hoş geldin.
Bana haber vermeden mi gidecektiniz kızım?
Biz öyle telaşeden diye.
Kusura bakma.
Seni Asiye'ye emanet ettim güya.
Hazar Bey haber vermese...
...hiç haberim olmayacaktı.
Kızma Asiye'ye.
Sen üzülme diye ben söyleme dedim.
Biz unutmuşuz.
Ama babam sağ olsun hatırlamış.
Biz geçelim arabada bekleyelim o zaman, ha anne?
Hadi.
Biz kapıdayız.
Ben sizinle gelecektim.
Ama işler uzayabilirmiş.
Ne kadar kalacağınız, ne yapacağınız belli olsun.
Hazar Bey ile beraber geleceğiz.
Ama içim hiç rahat değil.
İçin rahat olsun.
Mahfuz baba.
Reyyan'ın önce Allah'a...
...sonra bana emanet.
Azra.
Şu İstanbul'daki programınızı bana bir anlat bakayım yavrum.
Ben kızım için buradayım.
O istesin gölgesi gibi peşinde olurum.
Sana güvenim sonsuz Miran.
Gerekirse kolunu verirsin.
Ama Reyyan'ı koruyup kollarsın.
Bak Reyyan.
Gördün mü?
Arkamızda iki tane dağ gibi baba var.
Bizi kimse yıkamaz.
Öyle.
Aslan babam.
Ve...
...babaların babası.
Anlatmayacak mısın?
Nedir bu halin?
Füsun mu bir şey yaptı?
Dün geldi.
Beni almak istiyor.
Burada kalamazmışım.
Bunda bir gariplik yok.
Ama sende başka bir şey var.
Korkmuşsun sen.
Korkuyorum tabii.
Nasıl korkmayayım Azize Teyze.
Zarar veririm diyor.
Tehdit ediyor.
Onun evladı olarak karşısında bir gücüm olduğunu sanıyordum ama...
...artık o da kalmadı galiba.
Seninle bir anlaşma yaptık.
Azra.
O anlaşmayı bozmasaydın...
...güç şimdi senin elinde olacaktı.
Çok toysun.
Senin kötü bildiğin herkesten daha kötü Füsun.
Neyse.
Bir çaresini bulacağız.
Birine zarar verebilir.
Ailem dediğin kim varsa...
...yakıp yıkacağım dedi.
Bilmiyorum.
Sen merak etme.
Reyyan ile Miran'ın yanında ol.
Füsun'u ben hallederim.
Azra.
Çıkıyoruz haydi.
Ben annemi eve bırakayım.
Yolda size yetişirim, tamam?
Tamamdır kardeşim haydi.
Kızım.
Allah'a emanet oluyorsun.
Ben...
...çok isterdim senin yanında olmayı ama işte kardeşlerin.
Gönlüm seninledir.
Merak etme hep yanımızda hisset diye ben sana bol bol fotoğraf atacağım.
Sen zaten kızını özle bir tek.
Burada dağ gibi oğlun var.
Ama bana bir şey yok.
Ulan o nasıl laf, olur mu öyle?
Reyyan benim kolumsa sen de kanadımsın.
Kanadım.
Ben ikinizden de vazgeçmem.
Anladım ben.
Senin tabii Reyyan ile mesain daha fazla.
Ya ben bin yıl da olsam yanınızda, gene hasretinizi çekerim.
Böyledir işte babalık.
He baba?
Doğrudur.
Bak son dakika aldım bunu.
Sende dursun o zaman.
Özledikçe bakarsın.
Baktın olmuyor artık kardeşlerimi de al gel İstanbul'a.
Tabii.
Allah Allah oldu mu bu?
Bu benim en sevdiğim fotoğraf.
Bak sadece emanet veriyoruz haberin olsun.
Dönünce geri alacağım.
Tamam.
Madem öyledir...
...o halde sen de şimdi al bakayım emanet.
Tamam mı kızım?
Emanettir.
Onu bana...
...beni de Allah'a emanet ediyorsun ha?
Birbirimizi görmeden ölmeyiz değil mi?
Hadi artık kızım.
Hadi.
Bitirin şu vedayı.
Uçağı kaçıracaksınız.
Su gibi gidin su gibi gelin kızım.
Dilşah'ı sakın merak etmiyorsun.
Ben sık sık dolanacağım onu.
Sen karınla evladından başka hiçbir şey düşünmüyorsun.
Tamam mı oğlum?
Tamam babam.
Sağ olasın.
Senin sayende...
...omzumdaki yük pamuk oldu.
Ne demek oğlum, ne demek.
Hadi bakalım.
Yolunuz açık olsun kıızm.
Haydi bakalım.
Haydi dedem.
Hadi iyi bakın buralara.
Yani işte bu durumda Reyyan İstanbul'daki hastanede doğuracakmış bebeği.
Yani Zehra'ya arada öyle kızarım ama...
...biliyorsun çok severim.
Gittim demin işte...
...hayırlarla alın kucağınıza, güle güle gidin gelin dedim.
İyi etmişsin.
Cihan.
Sen de mi gidip iki güzel laf etsen?
Bak biri abin biri yengen, sağlık başka mevzu sonuçta.
Haklısın.
Sağlık başka bir mevzu.
Ama Miran benim düşmanım Handan.
Anladın? Düşmanım.
Allah korusun.
Bu sabinin başına tabii bir şey gelmesin.
Onun bir günahı yok ki.
Sonuçta babasının günahını o çekecek değil.
Cihan'ım ben de git Miran'ın boynuna sarıl...
...demiyorum.
Ya bir Zehra'yı gör de gel.
Tamam Handan.
Sen aklını kendine sakla.
Ben çocuk değilim.
Karar verebilirim kendi adıma.
Yeter ama artık ha!
Reyyan'ı Füsun'un zehirlediğini duyurdun sen Miran'a.
Hiç korkmadın o Miran gider Aslanbey konağını basar da...
...katliam çıkartır diye.
Senin kızın da orada yaşıyor farkında mısın?
Ya tamam Handan üstüme gelme ya.
Sen benim üstüme gelme asıl.
Ben oğlumun hasretine mi yanayım?
Kızımın canının derdine mi düşeyim?
Senin öfkeni mi dindireyim?
Şaşırdım kaldım artık, ne yapayım ben?
Ha yani...
...Azat sadece senin oğlun.
Yaren sadece senin kızın.
Sadece senin için yanıyor öyle mi?
Öyle mi diyorum?
Hiçbir yerde huzur kalmadı zaten.
Ya Cihan nereye gidiyorsun?
Ya bırak.
Şeyda.
Arabam hazır mı?
Hemen soruyorum Füsun Bey Hanım.
Korkma korkma.
Git bana bir kahve yap.
Hayırdır Azize?
Hayır mı şer mi sen söyleyeceksin Füsun.
Azra'ya seni zorla alırım falan demişsin.
Ne oluyor?
Sana ne?
Kızımla benim meselem.
Sen kim oluyorsun da hesap soruyorsun be?
Sen onu babasına attığında...
...onu alıp büyüten...
...ona bakan, emek veren...
...Azize Teyze'siyim ben, anladın mı şimdi?
Azra'ya dokunmayacaksın.
O benim korumam altında.
Ya he.
Hazar.
Hadi bakalım Füsun Aslanbey.
Demek...
...evlatlarımın başına gelenler...
...senin yüzünden ha Füsun Aslanbey?
İyi o vakit.
Son duanı et.
Hazar yapma.
Sen karışma.
Git buradan.
Karışma.
Hazar kurban olayım yapma.
Ya git buradan sen, git!
Efendim kızım.
Alo baba.
Amcam Füsun'u öldürecek.
Ya çok korkuyorum.
Senin ortalık karışabilir dediğin bu muydu?
Ne?
Yaren, Yaren sen bak odandan çıkma kızım.
Tamam mı, odandan sakın ha çıkma sen.
Ya sen ne yapıyorsun?
Ben sana git diyorum sen ne haller yapıyorsun ya?
Gitmeyeceğim Hazar.
Gitmeyeceğim.
Bak çocuklarını düşün.
Umut'u görmeden...
Torununu görmeden hapislerde çürüyeceksin.
Yapma oğlum.
Ya karışma dedim, çık git buradan.
Çık git!
Karışırım.
Sen nasıl evladın için buradaysan ben de evladım için buradayım.
Bak.
Bu kadın bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor.
Ailemizi perişan etmek istiyor.
Ailemize bunu mu reva görüyorsun?
Kendine bunu mu reva görüyorsun?
Etme gözünü seveyim.
Ben her şeyi göze aldım, her şeyi.
Bundan geri dönüş yok artık.
Anladın?
Hazar.
Bak evladım ben...
...ben bir ömür boyu yandım.
Benim elli senem daha yok.
Yakma bizi.
Ya Allah aşkına an...
Ya git artık şuradan.
Allah rızası için git.
Gidemem annem.
Gidemem.
Seni arkamda bırakamam.
Etme.
Ben bugüne kadar evlatlarım için hiçbir şey yapamadım.
Yapamadım, gelmedi elimden.
Ama bu kadın benim doğmamış torunumun canına kıydı!
Bitti bu iş anladın?
Yaptın.
Yaptın hep onların yanında oldun.
Yine olacaksın, yine onların yanında duracaksın.
Bak.
Bu kadının kaybedecek hiçbir şeyi yok.
Ama bizim var Hazar.
Bak.
Benim için değilse bile baban için yap.
Eğer katil olursan yüreğine iner.
Etme oğlum.
Yapma Hazar.
Yok yok, hiçbir yere kımıldama sen.
Bu iş burada sona erecek artık.
Senin için yol bitti tükendi, anladın?
Buraya kadar.
Sen ne yapıyorsun Allah Aşkına ya?
Ne yapıyorsun sen Allah aşkına?
Senin yerine ben katil olacağım.
Hazar.
Ya o silahı indirirsin...
...buradan ana oğul beraber çıkarız.
Ya da Füsun'u ben vururum.
Karar senin.
Cihan söyle, neredesin sen?
Bekle geliyorum bekle.
Oğlumun ben katil olmayayım diye...
...yaptıklarını görüyor musun Füsun?
İşte seninle aramızdaki fark bu.
Sen yalnız kalmaya mahkumsun.
Ben değilim.
Ben çok bedel ödedim Füsun.
Sen de ödemediğin bedelleri...
...önce Allah'a...
...sonra bana ödeyeceksin.
Sen dua et...
...evladım bana kıyamadı.
Yoksa şu avluda leşin yatıyor olacaktı.
Ah!
Onca...
...ettiğinden sonra...
...ana oldu he?
Oğlun da sana evlat oldu.
Kıyamıyor.
Ben evladıma hasret çekerken...
...siz aile oldunuz.
Öyle mi?
Analığınla...
...bana hava yapıyorsun Azize.
Bakalım analığını elinden alınca ne yapacaksın?
Bu sadece Umut'umuz için çıktığımız bir yolculuk değil.
Aynı zamanda bu günleri senin için bir masala çevireceğim.
Ben zaten bir masalın içinde yaşıyorum ki.
Sağ salim İstanbul'a gidilecek.
O ne?
Öyle...
...özel diyelim.
Özel?
Benim özelim olmaz mı?
Ha iyi olsun.
Olsun tabii.
Benden gizli saklın var demek, olsun.
Reyyan.
Reyyan.
Yemedim yemedim, hadi haid.
Hadi.
Tamam merak ettim ama hadi bakayım.
Göreceksin.
Ama...
...zamanı gelince.
Anlaştık mı?
Anlaştık.
Yine buradayız.
Büyük şehirde.
Evet.
Ve buradan çok güzel anılarla döneceğiz evimize.
Sen...
...ben...
...oğlumuz.
Oğlumuz.
Aklım orada kaldı Azize Teyze.
Her şey yolunda mı?
Füsun...
Tek sıkıntılı olan ben değilim demek ki.
Böyle güle oynaya çıktık yokla ama.
Hepimiz endişeliyiz Zehra Teyze.
Ama Miran ile Reyyan bir karar verdi.
Şimdi onlara destek olmamız lazım.
Demesi kolay.
Tabii.
Kolay olur mu hiç Zehra Hanım?
Değil tabii.
Biz sadece onların morallerini yükseltmek için böyle yapıyoruz.
Hem gerçekten bir umut olmasa...
...Miran Reyyan'ın hayatını riske atmaz.
Ne yaptın ulan sen, de bakayım bana!
Asıl sen ne yapıyorsun abi?
Gidip Aslanbey konağını basıp Füsun Aslanbey'i tehdit etmek ne demek ya?
Sen Yaren'i hiç mi düşünmüyorsun?
Ya hiç mi aklına gelmiyor...
...ben buradan çıktıktan sonra...
...bu Füsun karısı olmadık eziyet eder diye benim yeğenime?
Bak!
Yeğenden bahsedene bak hele sen!
Ulan sen kendi yeğenini katil etmek istiyorsun be!
Yalan mı?
Reyyan'ı zehirleyenin Füsun olduğunu bile isteye duyurmadın mı sen Miran'a?
Nasıl yapıyorsun ulan sen böyle bir şey?
Nasıl amcasın ulan sen!
Sen mi bana amcalıktan bahsediyorsun ya?
Benim oğlum sizin yüzünüzden gitti.
Senin oğlum dediğin adam benim oğlumun başını yedi başını!
Şimdi sıra Yaren'e mi geldi?
Ulan senin oğluna ben oğlum diyorum be!
Sen diyebiliyor musun benim oğluma oğlum?
Diyebiliyor musun?
Neyin öfkesi, neyin kini, neyin nefreti lan bu?
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Otel politikası herhalde.
Allah Allah.
Hoş geldiniz Reyyan Hanım.
Bunlar sizin için.
Teşekkür ederim.
Miran sen ne ara hazırladın ya bunları?
Ya vallahi benim bir alakam yok.
Arkadaşlar kendileri düşünmüşler.
Teşekkürler.
Bak.
Ama çok yakıştı.
Teşekkürler, sağ olun.
Reyyan annem iyi misin?
Onu ben alayım ver.
Nasıl kötü olayım ki annem baksana.
Kardeşim romantizmi almışsın yine dağın tepesine koymuşsun.
Karımız var yanımızda bizi mahcup ediyorsun.
Haberimiz olsaydı.
Yok.
Seninle yarışamam.
Sen yapmışsındır yine yapacağını.
Odaya çıkınca görürsün.
Çıkalım mı?
Haydi.
Sonra da beraber yemek yeriz.
Gel anne.
Biraz fazla olmadı mı Miran böyle?
Hamile halimle bir de bana böyle yük taşıtıyorsun.
Vallahi yardım etmek isterdim.
Ama bende sendeki gibi durmaz.
Nasıl yakıştılar şuna bak.
Allah Allah.
Çiçek gibiydin zaten.
Şimdi çiçek bahçesine dönüştün.
Hani senin bir ilgin yoktu bunlarla?
Yok.
Böyle kendiliğinden olmuştu?
Anladılar tabii güneş gibi doğacağını.
Çiçekleri senin kollarına verdiler canlansınlar diye.
Tıpkı benim olduğum gibi.
O verdiğin ince nefesin anlamını biliyorum.
Korkuyorsun.
Ama bana belli etmiyorsun.
Korkum kendimden değil.
Ben o dağı çoktan aştım.
Sadece...
Sadece...
Bu çiçeği biliyor musun?
Petunya mı?
Petunya.
Diğer adı...
...umudun çiçeği.
Şuna bak.
Böyle...
...küçücük bir çiçek.
Dalları incecik.
Ama...
...boyuna posuna bakmadan...
...umudunu kaybetme diyor.
Biz bir petunya kadar olamayacak mıyız?
Bizim için en doğru çiçeği bulmuşsun yani.
Reyyan.
Biz kaderimizi de sevdik.
Kederimizi de.
Düştük.
Kalktık.
İncindik.
İncittik.
Çok şey oldu.
Ama bak.
Neredeyiz?
Birbirimizin kollarında.
Öyle.
Ama korkularımıza yenik düşseydik olamazdık.
Nasıl o kadar derdin...
...sıkıntının içinden sapasağlam çıktıysak...
...yine çıkacağız.
Yine yapacağız.
Her ne olduysa...
...iyi ki oldu.
Seni çok seviyorum.
Ben de meleğim.
Ben de.
Miran Azat'ın kafasına girdi, eski karısını ona yamadı!
Niye?
Çünkü biliyordu.
Azat bu utançla insan içine çıkmaz buradan gider diye.
Ulan eski karısı deyip durma!
Değildi o onun karısı.
Kardeş gibi büyüdü onlar.
Eli eline değmedi sen de biliyorsun.
Oyundu o...
Ha oyu oyun!
Oyun, oyun ya oyun!
Kimin oyunu ama?
Azize.
Azize kim Azize?
Seni öldürdün diye yetiştirdiği küçücük çocuğu şimdi öz babaannesi.
Gelinliğiyle meydana attığı senin kızının...
...şimdi boynuna sarılıp babaanne dedi.
Ya...
...benim anamdan...
...sevgisini esirgeyen babamın sevdalısı, Ayşe'si.
Senin de...
Dikkat et ulan ağzından çıkan laflara!
Aramızdaki kardeşlik bağını koparacaksın.
Ben yalan konuşuyorum abi?
Anan değil?
Eğer doğruyu söylüyorum diye bizim...
...kardeşlik bağımız kopacaksa...
...biz zaten hiç kardeş olamamışız.
Cihan!
Bırak beni.
Kim bağırıyor böyle?
Bilmiyorum.
Kim oğlum o, nereye gidiyorsun?
-Bilmiyorum. -Bırak beni.
Önce Cihan Efendi gelecek buraya!
Zorluk çıkarma.
Bas git!
Sizin yaptıklarınız yüzünden işsiz kaldım ben.
Sizin yaptıklarınız yüzünden kaç tane işçi çıkarıldı haberiniz var mı?
Gene mi sen?
Gene ben.
Gel buraya gel, dinleyeceğim ben seni gel.
Dinleyeceksin!
Ne yapıyorsun?
Seni gebertirim ulan!
Seni gebertirim beni anlıyor musun?
Ne yapıyorsun oğlum sen, kendine gel.
Bırak lan onu! Bırak!
Lan ***
Oğlum sen...
Oğlum sok şunu.
-Sok şunu beline! -Lan senin kafana sıkarım bir köşeye atarım seni!
Lan oğlum sen kimsin, kim?
Sen beni tanıyor musun?
Hazar Ağa.
Sana saygım var.
Seni bu Midyat'ta sevmeyen bir Allah'ın kulu yok.
Ama bu kardeşin olacak zalime iki çift lafım var.
Abi öldürürüm ben bunu ha!
Bir dur!
Saygım var diyorsun, geliyorsun iş yerini basıyorsun oğlum!
Bu mu senin saygın?
Hazar Ağam ben buraya efendi gibi geldim.
Ama bu kardeşin olacak adam beni dinlemedi.
Hor gördü.
Başından savdı, kovdu gitti.
Ağam hasta çocuğum var benim.
Yatalak anam var.
Evde yedi nüfus.
Taş mı yedireyim onlara ha?
Ne yapacağım?
Fabrikayı kapatıyorlar, işçileri çıkarıyorlar.
Ya ben delireceğim abi, sen hala bunu niye dinliyorsun?
Oğlum konuşma bir hele, konuşma.
Böyle olacağı belliydi.
Ah ettim sana Cihan Şadoğlu, bilesin.
Malına mülküne güvenme.
Ben düşmem hiç zannetme.
Mazlumun ahı devirir şahı bak.
Oğlum oğlum tamam.
Oğlum tamam, ben seni anladım.
Tamam.
Tamam bir hal çaresine bakacağım.
Sen telefonunu şimdi ver bizim arkadaşa.
Tamam Hazar Ağam.
-Haydi bakalım. -Sağ olasaın.
Yo estağfirullah.
-Haydi şimdi çık. -Sağ ol ağam.
Çık.
Sen niye hep benim karşımdasın abi?
Şirketin içinde bağırıp durma.
Senin benimle derdin ne?
Ne zorum olacak ulan seninle, ne zorum olacak?
Kendine gel!
Sen ne yapıyorsun yarı yaşında gariban bir çocukla...
O gariban mariban değil!
Buraya sorun çıkarmaya gelmiş şerefsiz itin teki.
Ama tabii sana ağam dedi, paşam dedi ya.
Değil mi?
Kardeşin beş para etmez ama sen adamsın dedi ya!
Bütün mesele bu.
Oğlum sen bunları yüreğinden gelerek mi söylüyorsun bana?
Ya adam bana saldırmaya gelmiş, sen onun tarafını tutuyorsun.
Taraf falan tuttuğum yok ulan benim!
Bir kendine gel artık be!
Ne bu öfken?
Sen nasıl bu kadar zalim oldun?
Sen zalimlik arıyorsan Azize'ye bakacaksın, Miran'a bakacaksın.
Ama biri anan...
...biri de oğlun değil mi, ben kimim ki?
Bak abi.
Ben bu saatten sonra...
...durmayacağım, anlıyor musun?
Değil Azize...
...değil Miran, gözümün bebeği olsa durmayacağım!
Durma lan!
Sakın durma.
Elinden ne geliyorsa yap.
Bitmedi lan kavgan.
Kendinle kavgan bitmedi.
Babamla kavgan bitmedi.
Oğlunla bitmedi.
Benim oğlumla bitmedi!
Ulan benimle kavgan bitmedi be senin!
Al, al sık!
Sık da bitsin.
Sen de kurtul ben de kurtulayım.
Sık ulan!
Çek!
Vur bitsin artık, sık!
Sıkayım?
Gören de bizi gerçekten balayında sanır.
Ne yaptık ki?
Yoldan geldik, rahatlayalım diye bir tuzlu suya girdik.
Sadece biraz köpüklüydü.
Şimdi de...
...çilek yiyip...
...sütümüzü içiyoruz.
Umut için geldik ama buraya.
Yani?
Çilek de mi yemeyelim?
Ben zaten ne yapıyorsam...
...oğlum için yapıyorum.
Bakalım ben yarın neler yapabileceğim onun için.
Yüzde yirmi beş ihtimali büyüteceksin.
Bir de...
...şimdi gülüşlerin biraz buruk...
Öyle bir an gelecek ki...
...böyle kahkahalarla güleceksin.
Konuştun mu doktorla?
Arayacağım birazdan.
Ama...
Öncesinde biraz vitamin almam lazım.
Ne vitamini?
D vitamini.
Oğlum bak senin bu baban tam bir fırsatçı.
Öyleyim.
Böyle daha güzel.
Çok daha güzel.
Bak sen.
Hadi yeter bu kadar A vitamini.
Kalk gideceğiz daha, hazırlan.
Sen de hazırlan.
Çünkü...
Biraz da iyota ihtiyacımız var.
Deniz seni özlemiştir, haydi.
Yardım lazım mı?
Allah Allah!
Bak yardım edeceğine bir de orada gülüyorsun Miran yani.
Vallahi ederdim ama seni böyle izlemesi daha keyifli.
Sen taşısaydın madem kolaysa ha?
Ha gayret.
Gör oğlum gör.
Alo Turan Hocam.
Vallahi çağırdın, geldik.
İstanbul'dayız.
Umut'umuzu almadan da hiçbir yere gitmeyeceğiz, haberi ola.
Sende beni mesleğe döndürecek bu azim varken...
...hiçbir yerden elin boş dönmezsin Miran.
Hoş geldiniz.
Bu akşam bir güzel dinlenin.
Yarın yorucu bir gün olacak.
Tamamdır hocam.
Hastanın raporuna bakınca...
...fazla da olumlu bir tablo çizmiyor musun?
İnsan öyle bir varlıktır ki...
...her şeyden vazgeçer...
...umut etmekten...
...vazgeçmez.
Abime de yazıklar olsun.
Lafa geldi mi aile de aile.
Ama işte.
Babamın oğlu abim...
...abimin oğlu Miran.
İki kere iki dört.
Doldurma bu kadar kendini.
Adamın başında bin tane sıkıntı var zaten.
Yoksa Hazar Abi'nin sana ne kadar düşkün olduğunu hepimiz biliriz.
Sen de kendi evladının derdine az basmadın adamın damarına.
Böyle karşıma dikildiğine göre pek de hayır bir şey yok Azize Aslanbey.
İnsan hayrı da şerri de kendi yaratır Cihan.
Bak hiç böyle özlü söz dinleyecek takatim yok.
Söyle derdin ne?
Hazar ile olanları duydum.
Onun abin olduğunu unuttuysan hatırlatayım dedim.
Allah razı olsun.
Ne bu, cici analık mı?
Miran senin düşmanın değil.
Hazar hiç değil.
Senin düşmanın Füsun.
Hani...
...kötü adam olmaya niyetlendin ya.
Düşmanı tanı istedim.
Eski şeytan melek oldu.
Bana akıl veriyor ha?
Sen rahat ol Azize Aslanbey.
Ben etrafımdaki herkesi tanıyorum.
Hele ki seni.
Şimdi git analığını başla yerde ispat et.
Madem...
...abinin karşısına geçecek kadar haddini aştın.
Beni iyi dinle.
Miran ya da Hazar...
...senin yüzünden bir ah desin...
...cici analığı o zaman gösteririm sana.
Önce benim evladım çünkü.
Sevdiğim her şey bir araya geldi.
Deniz.
Gökyüzü.
İstanbul.
Miran.
Çok güzel değil mi?
Böyle omuzlarını iki kıtaya yaslamış değil mi?
Yine de dik durmaya çalışıyor.
Reyyan.
Abla ne yaptın, yeni tuttum.
Sabahtan beri siftahım yok.
Ne yapacağız şimdi?
Tamam dayı tamam sakin ol.
Biz yaparız siftahını.
Yeter mi siftah için.
Yeter, Allah bereket versin.
Haydi kolay gelsin.
Reyyan sen ne yaptın ya?
Hani ümitsizliğe kapılmayayım diye bana istavritin öyküsünü anlatmıştın ya.
Ben de kendimi ne zaman çaresiz hissedersem...
...son anda da olsa hep bir umudum olduğunu bilmek istedim.
Biz...
...çaresiz değiliz.
Bir ihtimal bile olsa...
...buraya...
...evimize oğlumuzla birlikte dönmek için geldik, değil mi?
Eskiden böyle değildim.
Şimdi korkum da endişem de hep iki kişilik.
O yüzden işte.
Bazen küçücük bir şeye bile tutunuyorum.
Ama bazen her şey o kadar zor görünüyor ki.
Biliyorum.
Anlıyorum seni.
Sana da haksızlık etmek istemiyorum.
O nasıl söz?
Bir evladın annesini hastaneye bırakması kolay değil Miran.
Ama sen yine de...
...kendi acını unutup...
...beni mutlu etmek için uğraşıyorsun.
Ben annemi oraya...
...sağlığına kavuşması...
...iyileşmesi için bıraktım.
Ondan dolayı benim içim rahat.
Sen bana haksızlık falan etmiyorsun.
Ayrıca bunları da düşünme, tamam mı?
Öyle bazen endişe sarıyor işte.
Endişe sarmasın seni.
Miran sarsın, gel.
Ben size demedim mi?
Kesin dedim Reyyan deniz kenarına gitmek istemiştir, oraya gitmişlerdir.
Gelin gelin.
Hadi Azra'yı anladım.
Peki yeni evli çiftin burada işi ne?
Ya Miran.
Vallahi en güzel mekana getirmişsin.
Öyledir, o Reyyan için dünyanın en güzel yerini bulur.
O ne öyle?
Ya İstanbul'a karşı bir çay içmez miyiz?
Kaçak yaptım.
Vallahi mi?
İçeriz vallahi.
Hadi doldur o zaman.
Şahane bir İstanbul programı yaptık.
Yarın doktordan hayırlı haberi alırsak altını üstüne getireceğiz.
İnşallah.
İnşallah inşallah.
Ama siz merak etmeyin.
Miran onu çoktan halletmiştir.
Yok be ağa.
Onun benle uğraşmaktan başka şeye vakti yok ki.
Kiminle uğraşacağım başka?
Bu arada oda için teşekkür ederiz Miran.
Lafı mı olur?
Az bile benim kardeşime.
Süper kahraman gibisin Miran.
Süt mısır.
Miran.
Süt mısır.
Yani?
Süt mısır da mı yiyeceksin Reyyan?
Ya yemediğin şey kalmadı.
Böyle aşerme mi olur?
Daha pamuk şeker bitmedi.
Bitti işte bak bitiyor.
Haydi.
Ya o ne ki?
Bu gözler ciğerle çikolata gördü, ciğerle çikolata.
Bak.
Süper kahramana bak, görüyor musun?
Bir süt mısır alamıyor.
Ya süper kahraman süt mısır mı alırmış?
Alır alır.
Size de alıyorum.
Dur gel gel.
Ya şimdi ben Miran'a bir şeyler hazırlamak istiyorum da...
...sizin de yardımınız lazım.
Temizlemem lazım.
Torunum gelecek.
Çok kalabalık olacağız.
Niye temizlenmiyor?
Haydi.
Niye temizlenmiyor ki?
Torunumu görmeye gelecekler.
Görmeye gelecekler.
Temizlemem lazım.
Niye temizlenmiyor, haydi.
Niye temizlenmiyor ki?
Onu benden alma.
Allah'ım yalvarırım sana, yalvarırım sana.
Sana yalvarırım.
Ne olursun evladımı benden alma.
Sahilde yürüyüş yapılacak.
Miran.
Miran.
Miran verir misin şunu?
Bak.
Bak.
Okuyacağım artık, vallahi merak ettim.
Daha değil diyorum.
Sabır.
Miran ne olur okusam?
Havai fişek.
Nerede?
Reyyan.
Miran bak.
Koşturtma beni.
Sen beni kandırıyordun ha?
Ya dur bir.
Okuyacağım.
Miran verir misin şunu?
Tutunduğun bir umuda gidiyorsun.
Güldüğüne bile sevinemiyorum ki annem.
Nerede kaldı ki bu doktor?
Gelir şimdi anne.
Merhabalar, hoş geldiniz.
Doktor.
Sağ olasın.
Kabul ettin bizi.
Geldin.
Senin hakkını ömrümüz boyunca ödeyemeyiz.
Estağfirullah.
Reyyan Hanım siz olmalısınız ha?
Evet.
Çok teşekkür ederim gerçekten.
Eşinizin ikna kabiliyeti çok yüksek.
Öyle şeyler söyledi ki bana...
...size bir şey olursa...
...onun da yaşayamayacağına inandım.
Bu nedenle en büyük teşekkürü...
Miran Bey hak ediyor.
Estağfirullah hocam.
Doktor Azra.
Benim hocam.
Telefonda da konuşmuştuk zaten.
Tıp fakültesinde adınız efsane gibi dilden dile dolaşıyordu.
Bunları uzun uzun konuşuruz ama şu tetkikleri bitirmemiz lazım.
Eğer izniniz olursa ben sizi asiste etmek isterim.
Memnun olurum.
Öyleyse hadi geçelim, buyurun.
Hadi annecim.
Miran Bey.
Siz bir dakika bekleyin.
Buyurun.
Her satırını ezbere biliyorum.
Kaç kere okudum hatırlamıyorum.
Vallahi hocam ne yapayım?
Herkes sizin inadınızdan bahsedince...
...bir tek benim konuşmamla kırılmayacağını biliyordum.
Ben kızımı kaybettim evlat.
Onunla birlikte ruhumu da...
Seninle kumaşımız çok benziyor.
Benim gibi soğuk bir tabelada...
...sevdiğinin ismine bakarak teselli bulmanı istemedim.
Neyse.
Hadi.
Kızımızın yanına geçelim.
Tamam hocam.
Telefonda söylediklerimi tetkikler de doğruluyor.
Bir umut var.
Daha önce uyguladığımız ve yüksek oranda başarıya ulaştığımız bir yöntemle tedavi edeceğiz sizi.
Ama...
...olasılığın düşük ve...
...durumunuzun çok riskli olduğunu hatırlatmak zorundayım.
Yani...
...sonuç için garanti veremem.
Hala...
...karar değiştirme şansınız var.
Verdim ben kararımı.
Doğuracağım ben.
Her şeyi göze aldım.
Ne gerekiyorsa yapmaya hazırız hocam.
Biz size güveniyoruz.
İyi öyleyse.
O zaman sağlıklı nihayete ulaşmak için...
...elimizden geleni yapacağız.
Öyleyse...
...doğuma kadar birlikteyiz.
İki gün içinde...
...yatışınızı yapalım ha?
Nereden baksanız iki ay yatma ihtimali var ha?
Bu çok uzun bir süre değil mi doktor bey?
Kolay bir tedavi değil.
Her adımını dikkatle takip etmek durumundayız.
Kritik zamanlar olacak. Yani...
...gözlem altında olmalı.
Dayanırım ben dayanırım.
Dayanırım.
Güçlüdür benim karım.
Onun gücü sayesinde biz bugün buralardayız.
Eğer diyeceğiniz başka bir şey yoksa...
...biz müsaadenizi isteyelim doktor bey.
Malum.
Hastaneye yatacaksa...
...öncesinde ben biraz İstanbul'u gezdirmek isterim karıma.
Moral depolaması için.
İyi düşünmüşsün.
O zaman...
...ertesi gün görüşmek üzere ha?
Hadi bakalım.
Görüşürüz hocam.
Sağ olun.
İyi günler.
-Kolay gelsin. -Görüşürüz.
Görüşürüz.
Çok sağ olun.
Sağ olasın hocam.
Yaren.
Uyumak için saydığım koyunları kafamdaki tilkiler yiyor biliyor musun Yaren?
Anlamadım.
Şöyle izah edeyim.
Hayat tecrübem diyorum.
Sen giderken ben geri dönüyordum.
Geri dönmek ne ya?
Tam dört tur bindiriyordum.
Fırat'ın verdiği yüzü kullanmaya başlamışsın.
Fırat dedi ki...
...anneni babanı özlediğinde...
...istediğin zaman görmeye gidebilirsin.
Sen de dedin ki...
Fırat evin erkeğidir.
Şimdi ben burada ne yapayım?
Aferin Yaren.
İşte böyle bazı şeyleri kulağına küpe et.
Ya sen...
...söz dinleyince istediğini alabiliyorsun.
Fakat bana sorarsan...
Fırat'a çok güvenme derim.
Çünkü hani benim de sabrımın bir sınırı vardır.
Hani o taştığı zaman ne yapacağımı bilsem mesele değil.
Elimden bir kaza çıkıveriyor.
Bildiğin şeyler yani.
Anladım.
Anlayacaksın tabii.
Şoför götürüp getirecek seni.
Çok oyalanma.
Saati kurdun Halit?
Kurdum hanım ağam.
Vakitlice gitsin gelsin.
Vakitlice.
Önce çarşıdaki lokumcuya gidelim.
Annemlere bir şey alacağım.
Elim boş gitmek istemiyorum.
Füsun Hanım'ın kesin emri var.
Bir tek Şadoğlu konağında durulacak.
Anlamadım, sen benim emirlerime karşı mı geliyorsun?
Kusura bakma gelin hanım.
İyi Fırat'ı ararım o zaman.
Fırat'ın emrine de karşı gelemezsin sonuçta.
Ne oluyor ya?
Kim bu?
Sen gel.
Kimsin sen?
İmdat!
İmdat!
Kurtarın beni!
Yardım edin!
Tamam.
Cihan Şadoğlu'na selam söyle.
Attığı tokadın hesabını verecek.
Ayşe'm gel.
Hoş geldin, gir içeri.
Böyle bir cesaret geldim ama...
...yani Hazar'ı pişman edecek bir şey yapmaya çekinirim Nasuh.
Olur mu öyle şey?
Sen gönlünü ferah tut.
Hazar nasıl evlatları için...
...senin kapını çaldıysa...
Senin de yüzüne kapıyı kapatmayacaktır.
Öyle mi diyorsun?
Öyle.
Baba.
Sen kimle konuşuyorsun?
Hazar.
Ben...
...ben çocuklar yalnız diye...
Yani Zehra İstanbul'a gitti.
Hani çocuklara göz kulak olmak için geldi.
Eğer müsaade edersen torunlarımı göreyim istedim.
Sen haklısın.
Öyle her şey...
...bir anda olmaz tabii, her şeyin bira zamanı var.
Ben öyle hevesime kapılıp geldim işte.
Bazı şeylerin hiç zamanı gelmeyecek belki de.
Neyse.
Sen...
Sen hiç zorlama kendini Hazar, hiç zorlama.
Çocuklar odasındadır.
Gel Ayşe'm.
Beni onların yanına sen götürür müsün?
Beni yabancılamasınlar.
Tamam, buyur gel.
Anlayacağınız doğuma kadar buradayız.
Yani yalan yok.
Midyat'ı özleyeceğiz.
Ama en azından Reyyan'ım denize doyacak.
Öyle.
Doktor doğuma kadar hastanedesin deyince canım sıkıldı.
Ama oğlum için değer değil mi?
Bir hazırlık yapsaydık o iyi olurdu ama işte.
Eksiklerin varsa tamamlayalım Reyyan.
Bir tanem aldık ya her şeyi.
Midyat'tan getirtiriz en kötü.
Aldık da bana mı aldık Miran?
Oğlumun onlar.
Lohusa geceliği alırım diyordum bir tane.
Bir de taç gördüm böyle kocama tülden yapmışlar.
Adet işte.
Vaktimiz olmayacak belli ki ama ne yapalım?
Allah Allah, dert ettiğin şeye bak ya.
Alırız Reyyan'ım.
En kötü ben sana ellerimle yaparım.
Bulamasan da kendin yaparsın zaten hiç kuşkum yok.
O hastane odasını...
...cennet bahçesine dönüştüreceğim.
Hele bir Umut doğsun.
Yeter ki sen huzurlu ol.
Yapar.
Reyyan hastanede kalacaksa bize Midyat yolu göründü demektir.
Vallahi biraz öyle kardeşim.
Ama kalabiliriz de biliyorsun, hiç sorun değil.
Yok Fırat yok.
Gidin siz hem işlerin başında durmuş olursun.
Biz de Zehra Teyze ile döneriz o zaman.
Yani pek bize de gerek kalmıyor.
Gelirsiniz gene zaten.
Daha uzun vakit var.
Ben hiçbir yere gitmeyeceğim.
Burada kalacağım.
Çocuklara baban bakar.
Tabii annem.
Sen nasıl istersen öyle yap tabii.
Kal.
Ben bir lavaboya gideyim.
Geleyim ben de dur.
O kadar da değil Miran artık.
Miran abartma abartma.
Hele bir Umut doğsun siz o zaman görün.
Daha bu bir şey değil.
Ben o zaman karımın elini sıcak suda soğuk suya koymayacağım.
Sen ne yapıyorsun Miran?
Ne yapıyorsun?
Bu neyin neşesi bana da söyle.
Doktorun söylediklerini bir tek ben mi duydum?
Ha Zeynep?
Azra?
Fırat?
Miran lal oldu bari siz konuşun.
Bir tek ben mi duydum?
Zehra ana.
Doktor...
...işte duydun doktor her şeyi yapacağız dedi.
Doktor işiniz çok zor da dedi.
Yol yakından geri dönebilirsiniz de dedi.
Onları hatırlıyor musun acaba Miran?
Zehra Hanım.
Reyyan'ın morale de ihtiyacı var, biz...
...o yüzden böyle yapıyoruz.
Bütün doktorlar da aynı şeyi söylüyor.
Sanki ben istemiyorum kızım iyileşsin.
Kucağına bebesini alıp Midyat'a dönelim istemiyor muyum?
Ama istemekle olmuyor hiçbir şey.
Sanki Reyyan'ın canı kurtuldu.
Bizim bir tek başımızda tacımız eksik kaldı.
Miran.
Oğlum bak Reyyan en başından beri böyle.
Bu durumda.
Ben yalvardım ona mani olamadım.
Şimdi senin sakin olman lazım.
Sen sakin olacaksın, sen onun önünde duracaksın.
Bu işin ucunda ölüm var.
Anne.
Size afiyet olsun.
Ben bir anneme bakayım.
Cihan!
Cihan Şadoğlu.
Çık lan karşıma!
Çık lan neredeysen.
Sen hayırdır benim evimde ne bağırıyorsun?
Gene ne oldu, kim öldü ya?
Sen benim evime niye geliyorsun?
Abimi zorla katil mi yapacaksın?
Başlatma lan abinden mabinden.
Torunumun başına açtığın pisliği nasıl temizleyeceksin onu de bana.
Ne anlatıyorsun sen ya?
Ne yapmışım ben?
Ne torunu ya, Yaren'e bir şey mi oldu?
Oldu.
Felaketin büyüğü oldu.
Cihan'ın canını yaktığı delinin biri Yaren'i almış gitmiş.
Sen...
...ne diyorsun?
Getirin lan!
Halit.
Ben kime ne yapmışım be?
Allah'ım sen benim aklımı...
Cihan kime ne yaptın sen?
Bilmiyorum Handan, halledeceğim.
Alo Halef neredesin?
Getirin lan.
Bana bak o fabrikadaki Erkan ile ilgili im?
Bilmiyorum abi anlayacağız.
Bana bak bana.
Bak bu fabrikada çocuk vardı ya...
Konuş lan çapsız.
Gelin hanımı getirirken yolumuzu kestiler.
Ne olduğunu anlamadan zorla aldılar.
Engel olmaya çalıştım ama...
Oğlum.
De bana adam kimdi?
Kimin nesiydi?
O kaçırdıkları arabanın plakası Midyat plakası mıydı?
Konuş lan!
Hatırlamıyorum ağam.
Cihan Şadoğlu'na selam söyle...
...attığı tokadın hesabını verecek dedi.
Bak torunuma bir şey olursa var ya...
Ya sen hiç konuşma kadın!
Bak hiç konuşma.
Sen benim torunumun canını aldın zaten, hiç konuşma.
Oğlum.
Abi dur bir dakika.
Bak bakayım lan sen bana.
Seni bu hale Erkan mı getirdi?
Ben getirdim ben!
Ona emanet verdim koruyamadı.
Sağ salim dönmezlerse...
...daha fazlasını yapacağım Cihan.
Bul getir kızını lan!
Yeter torunum torunum ya!
Handan.
Benim kızım kaçırıldı farkında mısın?
Onun da canı var.
Kocan yaptığı pisliği temizlesin önce.
Sen ama çok...
Handan.
Sakin ol.
Tamam.
Bana fabrikada koruduğun adam başımıza ne işler açtı gördün mü?
Kim?
Ya benim kızımı kaçırdı ya.
Başına bir iş gelirse Yaren'in bunun hesabını kim verecek?
Ulan ben seni korudum oğlum.
Seni seni.
Herkesin içinde burnunu kırıyorsun çocuğun, ondan sonra beni suçluyorsun öyle mi?
Ya bırak Allah aşkına ya!
Ya abi.
Bana bak bana, suçlama mevzusu değil bu.
O şerefsizi tokat manyağı yapacağım ben göreceksin.
Haydi çık.
Haydi.
Çık.
Lan oğlum aç kapıyı!
Açsana kapıyı.
Cihan.
Kapıyı aç!
Ben tek başıma giderim.
Delirtme adamı, kapıyı aç dedim sana!
Tokat manyağı yapacağım o şerefsizi.
Oğlum benin arabayı geeir.
Ali.
Hani dün bizim fabrikada Cihan ile kapışan bir çocuk vardı, neydi?
Tamam Erkan, bulun onu bana.
Adamlara haber sal, bana bulun onu.
Yeğenimi kaçırmış şerefsiz ya!
Ya sorma şimdi neler olduğunu.
Ben anlatacağım sana.
O adamı bul, sen beni ara tamam mı?
Haydi.
İn oğlum.
Yeri göğü delin, bulun.
Şadoğullarından bir beklediğimiz yoktur.
Doktor işiniz çok zor da dedi.
Hala vazgeçebilirsiniz de dedi doktor.
Miran.
Bu işin ucunda ölüm var.
Miran.
Uyumadığını biliyorum.
Zehra ana haklı mı Reyyan?
Ben yanlış mı yaptım?
Seni küçük bir ihtimale inandıran...
Gel benimle.
Bir yere götüreceğim seni.
Bir şey söyle Reyyan.
Ben ikinizi yaşatacağım diye seni...
...seni ölüme mi sürüklüyorum?
Gel benimle.
Bir şey deme Miran, gel.
Ya Halef.
El kadar Midyat'ta bir tane boş adamı bulamadınız mı ya?
Siz delirtecek misiniz ben?
Ben şimdi o teyzesinin evine geldim.
Sanki burada kimse yaşamıyor, boş bursı.
Bak bana bak.
Beni dinle.
Bunun teyzesi halası falan yetmez.
Bana onun ne kadar akrabası, anası, danası dostu varsa...
...hepsini bulacaksın, yedi ceddini dökeceksin onun bana!
Anlıyor musun beni?
Haydi.
İçerde kimse yok.
Geç kaldın Şadoğlu.
Böyle mi arıyorsun torunumu?
Benim geçtiğim yerlerden geçerek mi?
Seninle uğraşamayacağım şimdi.
Cihan.
Elini çabuk tut.
Torunuma bir şey olursa...
Sen dua et ki ben kızımı bulayım.
Torunundan önce kızıma bir şey olursa...
...evine emanet bırakılan kızı koruyamamanın bedelini...
...ağır ödetirim sana.
Alo.
Kimsin?
Tamam geliyorum.
Adamlardan bir haber var mı?
Başka bir şey öğrenemedin mi?
Şimdilik bu kadar hanımım.
Çocuklar bir şey görürse haber ederler.
Efendim.
Hazar Ağam yetiş.
Ben Erkan.
Ulan!
Şerefsiz sen neredesin?
Sen benim yeğenimi nasıl kaçırırsın?
Söyle çabuk neredesiniz siz?
Füsun Aslanbey.
Cihan Ağa'ya tuzak kurdu.
Beni tehdit edip Yaren Hanım'ı kaçırttı.
Ya sadece korkutacağız demişti ama kötü şeyler olacak ağam.
Gözünü seveyim yetiş.
Hazar.
Reyyan nereye gidiyoruz böyle?
Hadi söyle ne oldu.
Hatırlamaya.
Neyi?
Dur.
Beni inandırdığın her şeyi bu dilek ağacına astım.
Reyyan sırası mı şimdi?
Sırası Miran.
Eğer beni bu ağacı giydirecek kadar çok şeye inandırıp bir lafla yerle bir olduysan...
...eğer beni inandırdığın için pişman olduysan...
...şimdi hatırlamak zorundasın.
Reyyan.
Bu ağaçta bizim hayatımız var.
Beni inandırıp da...
...pişman etmediğin her şey var.
Hepsinin sonunda da ne yazıyor biliyor musun?
Reyyan yoksa Miran yok dedin.
İnandım.
Atlarsan atlarım dedin.
İnandım.
Böyle sevmek varmış.
İnandım.
Böyle güvenmek varmış.
İnandım.
Eğer sen yoksan...
...inandığım hiçbir şey yok Miran.
Seni yıkan annemin lafları değil.
Aklının bir köşesinde...
...gizlemeye çalıştığın o korku.
Annem senin kulak tıkadığına ses oldu.
Tutunduğumuz ihtimalin ne kadar küçük olduğunu başkasından duymak canını yaktı biliyorum.
Ama denemeden nereden bileceğiz ki?
Öyle ya da böyle öleceksem...
Sus.
Sus.
Kaybedecek neyimiz ar ki?
Şimdi değil abi.
Şimdi değil.
Dayan kızım dayan.
Dayan kurtaracağım seni.
Kurtaracağım.
Cihan aç oğlum şu telefonu aç, delirttin beni ya!
Sen nereye gidiyorsun ya?
Açacaksın ulan şu telefonu.
Açacaksın şu telefonu!
Seni yerin yedi kat dibine gömeceğim Erkan Efendi.
Hem daha Turan Hoca'nın...
...tedavisine başlayacağız.
Onu bekleyeceğiz, daha çok vaktimiz var.
Ama bundan sonra konuşmayacağız, hatırlamayacağız.
Unutacağız.
Tamam mı?
Neyi?
İşte böyle.
Sen hangi ara hazırladın bunları?
Dün gece sen uyurken.
Hep sen mi izleyeceksin beni uyuruken?
Hem izledim.
Hem yazdım.
Bunların hiçbirini burada bırakmayacağım ben.
Hayatımız sürekli yanımızda olacak.
Yardım edeyim.
Ve ne zaman unutacak olsak...
...bu kağıtlar bize her şeyi yeniden hatırlatacak.
Reyyan.
Ne oldu bir tanem?
Bir şey oluyor.
Ama biz alıştık bu sancılara.
Değil mi?
Biliyoruz bunları canım.
Farklı.
Farklı.
Tamam farklı değil, farklı değil.
Şimdi hemen hastaneye gideceğiz, geçecek.
Bizim daha zaten huysuz doktorumuz var.
Hadi.
Araba şurada.
Dayan bir tanem.
Dayan bir tanem geldik.
Geldik.
Geldik.
Geldik.
Dayan.
Reyyan ne oldu?
Hayır.
Çok erken.
Erken olan ne?
Suyum geldi.
Su mu geldi?
Tamam.
Gel.
Korkma.
Korkma meleğim benim korkma.
Geçecek.
Tamam.
Çok erken.
Çok erken.
Daha çok küçük çok küçük.
Daha çok küçük.
Tamam tamam.
Tamam tamam.
Tamam tamam.
Doktor!
Doktor!
Reyyan.
Bakın buraya.
Turan hocam.
Suyu geldi!
Doğumhaneyi hazırlayın.
Doğum başladı.
Annem biz bıuradayız.
Biz buradayız annem.
Yalnız değilsin.
Biz buradayız, hep yanındayız.
Bayıltmayın beni.
Bir kez olsun oğlumu koklayabileyim ne olur.
Ama annenin kap ritmi kritik.
Bebek için de risk büyük.
Normal doğum kaldırmaz Turan Hoca.
Narkozun anneye etkisini...
...riske atamayız.
Sakın bayıltmayın beni.
Oğlumu göreceğim ben.
Belki şansım olmayacak başka.
Doktor ne olur.
Ne olur.
Bizim için dayan Reyyan.
Tamam kızıım.
Emin ellerdesin, korkma.
Başka şansım olmayacak belki, ne olur.
Göreceksin.
Bir kez oğlumu göreyim ne olur.
Açın kapıları!
Doktor.
Geçmişte kızına verdiğin söz vardı ya...
...işte onu bizim için tut.
Reyyan'ım için tut.
Ben girebilecek miyim?
Şimdi hazırlayacağız seni, birazdan hazırlayacağız.
Hadi tamam.
Tamam.
Zehra ana lütfen.
Göreceğizm.
Göreceğim bebeğimi, bir kez olsun koklayacağım.
Bir kez olsun göreceğim.
Eğer bana bir şey olursa...
...sana emanet edip...
...öyle gideceğim.
Ne oldu benim mucizelere inanan kadınıma?
İnandık değil mi biz Reyyan?
Söz vermedik mi birbirimize?
Verdik.
Umut'umu almaya geldiğim yerde...
...canımı bırakmam ben tamam mı?
Üçümüz birlikte gideceğiz buradan.
Oğlumuzu evine birlikte götüreceğiz tamam mı?
Haırız.
Buyurun bakalım.
Hadi bakalım.
Dayan.
Cihan.
Hazar.
Ne işin var burada?
Asıl senin ne işin var burada?
Sen konaktan öyle apar topar çıkınca...
Sen beni mi takip ettin?
He.
Senin burada olmaman lazım.
Burada ne yaşanacak ben bile bilmiyorum.
Cihan burada, benim onu bulmam lazım.
Sen git.
Sen geri git.
Yo gitmem, seni almadan gitmem.
Sen de gitme ne olur Hazar.
Bak burada bir şeyler oluyor.
Çok kötü bir şeyler oluyor.
İçimde çok kötü bir his var.
Cihan.
Hazar.
Mahmut arkadan dolan, arkadan dolan.
Hazar.
Cihan.
Cihan.
Cihan.
Cihan.
Yaren.
Cihan.
Yaren!
Yaren.
Yaren.
Cihan.
Neredesin oğlum?
Cihan.
Cihan.
Cihan.
Hazar.
Senin ne işin var burada, git buradan!
Hazar çok kötü şeyler olacak.
Çok kötü şeyler o...
Azize.
Miran ya da Hazar...
...senin yüzünden bir gık desin...
Cici analığı o zaman gösteririm sana.
Önce benim evladım çünkü.
Sen..
...her şeyi planlayan sendin!
Tamam.
Ya ben sana git diyorum, sen niye beni dinlemiyorsun?
Nerene geldi?
Sen bana gelen kuruşunun önüne mi atıyorsun kendini?
Bas elinle.
Bas.
Bir tane...
...ömrüm var.
O da senin Hazar.
Yok yok.
Yok, bir şey olmayacak merak etme sen.
Merak etme çok derin değil.
Ben seni kurtaracağım.
Ama şimdi gidip kardeşimi almam lazım buradan.
Bak ateşin içinde.
Sen burada beni bekle tamam mı?
Ben hemen...
...Cihan'ı alıp geleceğim.
Sakın ayrılma bir yere.
Hazar.
Gitme oğlum.
Geleceğim.
Sen merak etme.
Elini çekme buradan.
Buradan elini çekme.
Bekle beni burada.
Gitme.
Tut elimi sıkı sıkı bırakma.
Bırakma.
Dayan Reyyan dayan.
Dayan bizim için dayan.
Bırakma elimi bırakma!
Az kaldı.
Ikın.
Tamam hadi.
Ikın Reyyan ıkın.
Cihan.
Cihan.
Abi.
Senin ne işin var burad?
Oğlum sen neredesin?
Hadi hemen gitmemiz lazım buradan.
Çabuk.
Ne işin var senin burada?
Kim söyledi sana?
Nasıl geldin?
Oğlum.
Önemli olan bu değil.
Bak herkes silah sıkıyor.
Hemen gitmemiz lazım buradan, gel.
Abi Yaren nerede?
Cihan Yaren'i bilmiyorum ama bulacağız onu.
Haydi.
Sen silah seslerini duydun mu?
Cihan iyi misin oğlum sen?
Azize'ydi değil mi?
Her şeyi o planladı değil mi?
Yok oğlum yok.
Azize ile bir ilgisi yok.
Ya nasıl yok?
Ben sesini duydum, buradan geliyordu.
Yaren!
Yaren!
Kızıma bir şey mi oldu benim abi?
Sen.
Sen onu koruyorsun.
Azize'yi koruyorsun sen.
Sen Azize'yi koruyorsun.
Hazar.
Bırak beni!
Sakın bir delilik etme.
Bırak.
Beni dinle.
Bırak dedim sana.
Beni dinle.
Bırak beni!
-Cihan. -Bırak!
Gel buraya.
Abi!
Üçümüz bir aradayız.
Ağlamıyor.
Bir şey oldu.
Ağlamıyor.
Bir şey oldu.
Bir şey oldu.
Cihan.
Abi.
Cihan.
Gözünüz aydın.
Koklayacağım.
Koklayacağım.
Koklayacağım bebeğimi.
Sen dünyanın en güzel kokususun.
Dünyanın en güzel yüzü senin.
Sen...
...mucizemsin benim.
Hoş geldin babacım.
Hoş geldin oğlum.
Hoş geldin mucizemiz.
Sen dünyanın en güzel kokususun.
Oğlum, Hazar.
Hazar!
Yavrum.
Yavrum, oğlum.
Oğlum kalk annem.
Geçecek oğlum geçecek.
Yok oğlum.
Oğlumu alma beni al.
Beni al onun yerine.
Beni al.
Yok oğlum.
Yok Hazar'ım.
Hazar'ım.
Sakın yavrum.
Sen yaşayacaksın Azize.
Evladından yandı.
Torunlarından da yanacak canın.
Hep en sevdiğin ölecek.
Tam da böyle kucağında.
Yok.
Yok Hazar'ım.
Hazar'ım sakın.
Sakın yapma.
Sakın.
Evlatlarım...
...sana emanet.
Anne.
Abi.
Oğlum!
Oğlum!
Oğlum.
Oğlum!
Oğlum!
Bebeği almam gerekiyor.
Sen bana dünyaları bağışladın.
Sağ olasın.
Eyvallah.
Reyyan.
Doktor.
Bir şey oldu.
Reyyan.
Reyyan duyuyor musun beni?
Reyyan.
Reyyan.
Reyyan.
Bir şey yapın.
Dışarıya çıkar.
Bir şey yapın.
Dışarıya çıkar.
Miran dışarı.
Bir dakika.
İşi zorlaştırmak ne demek?
Miran lütfen!
Bir dakika!
Lütfen.
Reyyan.
Reyyan bak.
Bak.
Bak bir tanem, bak.
Bak görüyor musun?
Bak.
Ne yazıyor burada?
Ne yazıyor burada?
Oğlumuzu birlikte...
...oğlumuzu birlikte eve götüreceğiz.
Bak görüyor musun?
Son madde hani merak ettiğin.
Oğlumuzu birlikte evine götüreceğiz.
Reyyan!
Reyyan!
Reyyan!
Reyyan aç gözünü.
Reyyan.
Bir şey yapın!
Aç.
Gözünü aç lütfen.
Reyyan.
Reyyan!
Aç!
Aç gözünü.
Aç.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.