All language subtitles for Hercai 62. Bölüm [Turkish] [DownloadYoutubeSubtitles.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

Sen.. sen bunu nereden...

Allah yardım etti diyelim.

Bir saniye, sil onu.

Sil onu nolursun onu Miran'ın görmemesi lazım!

Hiç öyle bir niyetim yok.

Eğer gösterirsem Miran çocuğu aldırır, seni de kurtarır.

Ben senin kurtulmanı değil...

...ölmeni istiyorum.

Anne!

Reyyan.

Hemen bir açıklama istiyorum.

Hemen.

Anne!

Ya bir dur artık ya!

Ya Miran!

Ya bir dur bir dur, ya sen ne yaptın?

Ölmeni istiyorum ne demek?!

Miran bırak.

Hayır bu mevzu şimdi burada kapanacak.

Reyyan ile derdin ne bana anlatacaksın.

Oğlum...

Anne bak ben sana Reyyan'ın benim için anlamını söyledim.

O benim sadece karım değil, her şeyim dedim...

...o gün tokat atmaya kalktığında, hatırlıyor musun?

Şimdi bana Reyyan ile ne konuştuğunu anlatacaksın.

Reyyan ile derdin ne söyleyeceksin, her şeyi bilmek istiyorum.

Tamam bırak.

Madem her şeyi duymak istiyorsun, her şeyi anlatacağım o zaman.

Evet, Reyyan'a neden o lafı ettiğini duymak istiyorum.

Miran tamam dur bak, zaten iyi değil annen.

Reyyan dur konuşuruz.

Konuşacağız Reyyan, her şeyi konuşacağız.

Evet dinliyorum seni.

Ya varma üstüne işte!

Ben Reyyan'ın ölmesini istiyorum dedim çünkü...

...çünkü o kadını koruyor.

Azize'yi koruyor.

Ben neler çektim, çektiklerimden sonra hala onu koruyor.

Ya siz benim neler çektiğimi bilemezsiniz ama hala koruyor onu.

Azize senelerce hayatla bağımı kopardı benim!

Tamam annem anlıyorum seni ama Reyyan'ın suçu ne!

Yav bu lafı işitecek ne hak etti bu kızcağız?!

Onu bizim içimize sokmaya çalışan kim ha?

Miran tamam kapatalım.

Yok tamam konuşuyoruz.

Off...annem...

...annem bak ben senin ne çektiğini biliyorum.

Biliyorum çünkü ben de çektim.

Ben senin yokluğunu çektim, babasızlığı çektim.

Sen benim annemsin, başımın tacısın...

...ama lütfen, lütfen Reyyan'ı üzme...

...çünkü onun hiçbir suçu yok.

Ha Reyyan beni üzebilir öyle mi?

Benim bütün bu çektiklerim reva bana öyle mi?

Reyan o kadını affettirmeye çalışabilir öyle mi?

Miran ben, ben kimim ben!

Yeter artık Dilşah Hanım, yeter artık!

Sen geldiğinden beri benim kızımın gözünün yaşı kurumadı.

Bu kız gebe ya gebe!

Bebek taşıyor benim yavrum!

Tamam, tamam Zehra Anne.

Ya senin yüzünden bebeğine, Reyyan'a bir şey olsa vicdanın hiç mi sızlamayacak!

Hiç mi üzülmeyeeceksin ha?!

Tamam.

Madem derdin Azize ile git ondan sor hesabını.

Benim kızım sadece barış olsun istiyor, güzellikler yaşansın istiyor.

Benim kızımın öyle güzel kalbi var ki...

...geçmişteki acılar unutulsun istiyor, bitsin gitsin istiyor.

Ya sen ne istiyorsun Dilşah Hanım!

Ha öyle güzel bir kalbi var öyle mi?

Öyle.

Benim yavrum bu yaşına kadar kimseye yalan söylemedi, kimseye kötülük etmedi.

Herkesin hep iyiliğini istedi.

Demek hiç kimseye yalan söylemedi...

...gizlisi saklısı yalanı dolanı yok Reyyan'ın, öyle mi Reyyan?!

Reyyan'ın dürüstlüğünü sorgulamak sana düşmez.

Bu evde dürüstlük dersi verecek en son insan sensin Dilşah Hanım!

Azra'ya annen öldü demişsin.

Azize'nin oyunlarına ortak olmuşun.

Reyyan iyi misin sen?

Ben iyiyim Allah aşkına tut tut, bir şey yap.

Ben bilmiyordum ki onun annesi babası olduğunu...

...daha sonra öğrendim zaten her şey çok geçmişti o zaman da.

Ben sadece kızımı koruyordum.

Peki sen, sen neyden korkuyorsun Reyyan ha sen neyden korkuyorsun!

Yav ne oluyor ne oluyor!

Ne yapıyorsunuz siz burada Allah aşkına, sesiniz sokağa kadar geliyor!

Hazar iyi ki geldin.

Ya kimse anlamıyor beni ne gelinim, ne oğlum...

...kimse anlamıyor beni yav!

Pes!

Zehra ne oluyor burada Allah aşkına?

Ben kızımı bu kadının elinden kurtarmaya geldim Hazar Bey.

Bu kadının kafası yerinde değil bu kadın delirmiş, benim kızıma zarar verecek!

Ya anne...

Ya Hazar bunlar Azize'yi savunuyorlar ben deli değilim!

Sen benim neler çektiğimi hepsini biliyorsun!

Anne nolur bir sakin dur nolur.

Ne oluyor oğlum, ne demek bu şimdi Azize'yi savunuyorlar?

Siz Azize'yi mi savunuyorsunuz onca ettiğine rağmen ya!

Yav babam kimsenin Azize'yi savunduğu falan yok delireceğim şimdi!

Annem Reyyan'a...

Dinlemedin dinlemedin, dedim ben sana dedim...

...döndürme şu kadını yolundan dedim, işte al ortada.

Bak şu halimize bakın ya.

Dilşah'ın haline bak, değdi mi şimdi Azize için değdi mi ya!

Yapmayacaktınız, yapmayacaktınız.

Babam.

Ay ay!

Dilşah!

Anne anne, anne tamam!

Dilşah tamam!

Tamam tamam anne tamam!

Off!

Bakıyorum bastonuna dayanmadan duramıyorsun Füsun.

Duydum ki Cihan'ın tehditleri ağır gelmiş.

Ateş olsa cırmık kadar yer yakar o ya.

Pek değil.

Yine de dikkatli ol derim, Cihan başkasına benzemez.

Nasuh'un Hazar'ın merhameti onda yoktur.

Ben de sana benzemem Azize.

Senin gibi üç tane evladımı, iki tane torunumu...

...mezara gömüp oturup seyretmem.

Kızımın saçının telini inciteni...

...kefensiz, duasız gömerim!

Oğlunun katilini gömdüğün gibi mi?

He.

Sen tasalanma oğlumun katilinin mezarı hazırdır.

Vadesinin dolmasını bekliyor.

Kabul et, bu işin galibi benim.

Kızımı da kazandım...

...şirketin başına da Aslanbey'i de koydum.

Fırat'ın Arslanbey olduğunu sonunda kabullendin ha?

Kabul etmeseydim de meydan senin pos bıyıkla tohumlarına kalsaydı ha.

Kabul et Azize yenildin, kabul et.

Kim kazandı kim kaybetti göreceğiz Füsun.

Tansiyonu normal gözüküyor doktor çağırmaya gerek var mı?

İyi değil mi, yok yok...

...bence biraz dinlensin kadın.

Doktor görünce de kötü oluyor zaten.

Doğru diyorsun, doğru diyorsun.

Perişan oldu zaten.

Oğlum nereden çıktı bu Azize meselesi ya?

Annem Reyyan'a...

...işte ağır laflar etmiş.

E ben de üstüne gelince ne oluyor dedim, olay buraya kadar geldi.

Ya baba...

...annemin Reyyan'a tavrı benim çok canımı yakıyor.

Ne yapacağım bilmiyorum.

Oğlum annenin Reyyan'a tavrı falan yok.

Senin annen böyle bir kadın değildi.

Onu bu hale Azize getirdi, Azize.

Çektiği çileler...

...ne bileyim siz de onu affetme derdine düştünüz, bırakmadınız.

Neyse şimdi ya, önce bir sağlığına kavuşsun da.

Öyle öyle baba, ben zaten ilk iş doktorla konuşacağım.

Tedavisi için hatta Azra'ya da danışacağım.

Bak bizim başhekim vardı İlhan Bey, onu da mutlaka ara.

Vallahi iyi hatırlattın baba, ben onu da arayayım hatta şimdi.

De ki neresi olursa, İstanbul'sa İstanbul yeter ki sağlığına kavuşsun.

Kalan ömrünü mutlu yaşasın artık bu kadın.

İnşallah babam inşallah.

Haydi bakayım.

Hazar.

Dilşah nasıl oldun bakayım iyi misin, var mı bir şeye ihtiyacın?

Reyyan neler oluyor ha?

Daha mutfaktan duydum Miran'ın sesini.

Reyyan'a neden öyle dedin diye ortalığı inletiyordu.

Bir şey yok anne, bildiğin şeyler.

Ben hiçbir şey bilmiyorum Reyyan.

İşte Azize'yi affetsinler diye uğraşıyorum ya ondan adını bile duymaya dayanamıyor.

Bir şey yok.

Sen benden bir şey gizliyorsun ama er geç öğreneceğim ben.

Yakındır, dur bakalım.

Yapma yav yapma yapma ağlama.

Hazar Azize'nin bana yaptıklarını unutamıyorum ben.

Reyyan da bulduğu her fırsatta ona arka çıkınca...

Kendimi kötü hissediyorum, dayanamıyorum ne yapayım.

Tamam şimdi sen, sen düşünme şimdi bunları düşünme.

İstirahat et bakayım.

Hazar ben kötü bir insan değilim.

Yok olur mu ya öyle bir şey kim diyor sana kötüsün diye yok.

Reyyan öyle düşünüyor.

Hatta oğlum da.

O kadını bizden uzak tutun dedikçe onu içimize sokmaya çalışıyorlar.

Hazar halimize bak bir, ne haldeyiz.

O kadın bize neler yaptı, bizim hayallerimizi çaldı.

Ondan nefret etmekte haksız mıyım ha?

Haklısın sen, haklısın.

Şimdi düşünme bunları, tamam mı.

Biraz dinlen bakalım, azıcık dinlen.

Durmayacak, boş bir fırsatını bulup söyleyecek Miran'a.

Of niye böyle yapıyorsun Dilşah anne.

Reyyan...

...iyi misin?

İyiyim.

Ya ben annemin adına çok özür dilerim senden.

Ben onun adına telafisini nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Zaten ben annemi seninle tanıyorum Reyyan.

Yapacak bir şey yok yani biz onun ne yaşadığını bilemeyiz ki şimdi.

Ne olursa olsun sana öyle davranamaz...

...hele böyle bir laf hiç edemez.

Ben onun sağlıklı...

...senin de huzurlu yaşayabilmen için elimden geleni yapacağım sana söz veriyorum.

Ama sen de bana bir söz ver, sakın üzülme.

Sakın tamam mı?

Bir de canını sıkmak istemiyorum ama bu annemin avluda söyledikleri biraz kafama takıldı.

Tek mesele gerçekten Azize mi...

...yoksa ikinizi de huzursuz eden başka bir şey mi var?

Zeynep.

Bu sadece iş, kimse Miran'a adaylıktan çekil de demedi...

...kendi tercihi.

Anlıyorum, tebrik ederim.

Ya senin üzüleceğin benim aklımın ucundan bile geçmedi.

Bilsem söyler miydim öyle bir şey.

Beni yanlış anlama...

...Miran ile sen kardeş gibisiniz ya...

...böyle bir şey yüzünden aranız açılırsa herkes gibi ben de çok üzülürüm.

Bak bunu neden yaptığını bilmiyorum...

...ama eminim çok güçlü bir sebebin vardır.

Gidip konuşsan Miran ile biliyorum anlayacaktır seni.

Ben böyle bir konunun seni üzmesine izin veremem Zeynep.

Tamam mı, biz bunların hepsini hallederiz.

İş bu, öyle de olur böyle de olur.

Biz boş verelim bunları.

Zeynep...

...ben sana bir evlenme teklifi etmiştim...

...sen de evet demiştin değil mi?

Evet.

Ben şimdi diyorum ki...

...biz bu haberi annemle paylaşalım, çok sevinecek.

Olur aşkım!

Sen bana aşkım mı dedin?

Demeyeyim mi?

De de, hep de.

Sen bana hep böyle sevgi dolu bak...

...içimi ısıt, ne dersen de.

Zeynep sen benim hayatımdaki en temiz...

...en gerçek şeysin.

Ve teksin.

Bir de tatlısın.

Bir daha desene.

Hepsi bu mu?

Bu yani Azize'den başka ne derdimiz olacak ki.

Allah Allah.

Annem ne diye o zaman Reyyan neyden korkuyor diye bağırdı?

Anlamadım ki.

Ben bizimkilerin kulağına gitmesin yani sen duyma diye...

...kapatmaya çalıştım konuyu, ondan öyle demiştir o.

(Telefon çalıyor)

Doktor Hanım arıyor, hayırdır inşallah.

Beni de aramış, dur beni arar.

Nasılsınız Doktor Hanım, bir sıkıntı yok inşallah?

Nasıl olur, neden?

Ne oldu?

Hı tamam anladım.

Yapacak bir şey yok, vallahi üzüldüm oğlumuzun doğumunu yapmadan gidecek olmanıza.

Hayırlısı olsun diyelim artık.

Ne diyor Miran ne oldu?

Tayini çıkmış.

Yok yok yok, başka bir doktora yönendirmenize gerek yok biz hallederiz sağ olun.

Zaten Reyyan arar sizi.

Madem tayini çıkmış ne diye istemedin başka doktora yönlendirsin?

Kimi bulacağız Miran?!

Kimi bulacağız ne demek...

...senin doktorun oğlumun halası Azra olacak.

E bu başkanlığa Miran aday olmayacak mıydı?

Fırat neden adaylığını koydu?

Miran, Fırat aday olunca çekildi.

Ben bunun böyle olacağını biliyordum.

Bu Arslanbey soyadı zehirledi benim oğlumu.

O ne demek Esma, Fırat her zaman bir Arslanbey gibi büyüdü.

Hep öyleydi.

Arslanbey gibi olmak başka, Arslanbey olmak başka.

Bu mesele iki kardeşin arasını açacak.

Bak göreceksin, bu daha başlangıç.

O Füsün denen kadın iki kardeşin arasını bozacak.

Hazar Bey.

Ne yapıyorsun burada?

Ne konuştunuz o kadınla o odada onca saat Hazar Bey?

Reyyan'a ne dediğini söyledi mi sana?

Yok ama yani belli ki kırıcı laf etmiş, farkında yani sinirli.

Ağzından çıkmış ama perişandı zaten ya...

...biliyorsun sen de soramadım.

Keşke sorsaydın Hazar Bey.

Bir insan nasıl olur da gelinine senin öl...

Ya ne nasıl olabilir ya, bu insanın böyle olmasının sebebi de belli...

...mesulü de belli.

Ne demekmiş o, kimmiş mesulü?

Kim olacak ya, soruyor musun bir de; Azize!

Kim olacak başka.

Ya onun yerine bir koysana, sen ister miydin ya.

Onca yıl seni bir odaya tıkmış, sevdiğinden, oğlundan, annenden ayrı tutan...

...kadını etrafında böyle görmek.

Sevdiğinden ayıran?

Hayır öyle demek, öyle demek...

Haklısın Hazar Bey, Azize seni de onu da sevdiğinden ayırdı tabi.

Ya Zehra Allah aşkına.

Bu yüzden annen olduğunu öğrendiğin halde onu affedemiyorsun değil mi?

Ne biçim konuşuyorsun yav, ne alakası var bunların!?

Tamam Füsun Hanım tamam, ben şimdi daha yeni geldim hastaneden.

Hemen Halit'i göndereyim alsın seni.

Yok ben gelirim siz zahmet vermeyin.

Kız ne zahmeti Güneş'im sen benim evladımsın ya.

Bakın ben bu Güneş ismine hala alışamadım...

...yani böyle başka biri ile konuşuyormuşsunuz gibi.

Alışacaksın, Güneş senin adındır.

Arslanbey Konağı da evindir, yuvandır.

Bir gün bu kapıdan girdiğini görecek miyim acaba Güneş?

Ben sizi anlıyorum ama yani daha vakti değil.

Size dediğim gibi alışmam lazım, kafamdaki soruları cevaplamam lazım.

Daha oraya taşınmak için hazır değilim.

Tanıyacaksın, göreceksin...

...beni iyice tanıdıktan sonra sen bu kapıdan girecek misin Güneş?

Böyle yanımda yöremde, dizimin dibinde olacak mısın kızım?

Tabi, tabi yine niye gelmeyeyim ki.

Kaybettiğimiz yılları ben de telafi etmek isterim.

Gitmeyeceksin, gidemeyeceksin Azra.

Yıllar önce sana bir hayat verdim...

...şimdi ikinci bir hayat daha vereceğim.

Burada, bu konakta.

Öyle bir aşkla bağlanacaksın ki bu konağa...

...başka yerde asla nefes alamayacaksın.

Başına silah dayasalar bile bu eşiği bir daha geçmek istemeyeceksin.

Sen ne diye bana öyle sormadan kendi başına karar veriyorsun ki Miran?

Yav sen niye bu kadar tepki gösterdin ben anlamadım Reyyan.

Tamam haklısın önce sana sormam gerekirdi...

...ama Azra da kadın doğumcu, birlikte yaşıyoruz...

...siz iyi anlaşıyorsunuz ben rahat edersin diye...

İyi anlaşmakla bir ilgisi yok bunun, bu daha hassas, özel bir konu Miran.

Sorsaydın doktora belki yönlendireceği kişi daha tecrübeli, daha deneyimli bir doktordur.

Görmeden etmeden iş yapıyorsun yani.

İyi tamam, tamam tamam.

Tamam ben eşeklik ettim.

Hemen ararım doktoru, bizi başka bir meslektaşına yönlendirmesini isterim.

Tamam mı, sen güzel canını sıkma.

İyi ara o zaman, hemen ara hadi.

Tamam iyi peki.

Anne.

Benim yüzümden tartışıyorsunuz değil mi?

Huzurunuzu bozdum.

Uzun zamandır kendimi kötü hissediyordum, o yüzden sana da çok kötü davrandım Reyyan.

Çok özür dilerim kızım, gerçekten çok özür dilerim.

Annem ne oluyor böyle?

Ya lütfen, lütfen Reyyan' a biraz daha dikkatli davran.

...kendini de üzme.

Ben zaten seni bulunduğun bu durumun içinden çıkarmak için...

...elimden geleni yapacağım, gerekirse memleketin en iyi doktorunu tutacağım.

Hatta yurtdışı.

Hayır hayır olmaz, beni buradan göndermeyin oğlum.

Benim yerim burası sevdiklerimin yanı.

Her istediğinizi yaparım gerçekten, ama göndermeyin.

Hem sonra torunum da...

...torunum da doğacak yakında.

Umut'uma ben bakacağım, ben büyüteceğim onu.

Biliyorum iyi olmam lazım, ama burada olmam lazım.

Öyle değil mi Reyyan?

Öyle.

Allah'ıma binlerce şükürler olsun ki bu günleri bana gösterdi.

Güneş'im hanemde, soframda...

...artık bana ölüm yoktur.

Şeyda ne bakıyorsun, çorbası bitmiş.

Başüstüne Füsun Bey Hanımım hemen getiriyorum.

Ne dedi...

...bey mi hanım mı?

(Gülüyor)

Annen delikanlı bir kadın olduğu için o hemen öyle sadece hanım diyemiyor...

...öyle söylüyor.

Çakır ne yapıyorsun?

Şey...

Su dolduruyorsun, şerbet nerede?

Hazırdır.

Hazırdır, e niye getirmiyorsun kızım?

Ben soğusun diye bekliyordum.

Hemen getiriyorum.

Mis gibi demirhindi şerbeti yaptırdım senin için.

Güç katar, kuvvet katar insana.

Teşekkürler zahmet etmişsiniz.

Zahmet mi olur kızım, annen sana kurban olsun.

Senin için dünyayı ters yüz ederim ben be.

Yediğinden içtiğinden ne olacak ki.

Getir Şeyda getir getir.

Oh mis gibi.

Mis gibi.

Kafi.

Kafi ne ya Allah Allah, kuş kadar mı yiyeceksin.

Öyle olmaz, bak bu eti Midyat'ı dolşsan bulamazsın...

...ben bunu böyle özel getirtiriyorum dağ köylerinden.

Yaren'e de koy böyle etinden bol.

Hemen.

Ben doydum teşekkürler.

Sen doydun? Sen doydun da karnındaki doydu mu?

Ben doydum ama fazlasını istemiyorum teşekkürler.

Bence fazla ısrar etmeyin.

Yani hamileliğin ilk aylarında böyle iştahsızlık olur...

...hem fazla kilo da doğum için sıkıntı yaratır.

Sen öyle diyorsan öyledir Güneş'im...

...koskoca doktorun lafının üstüne laf söylecek değiliz herhalde değil mi.

O zaman ben izninizi isteyeyim.

Yorgunum tabi biraz dinleneyim.

Dinlen tabi, çok yoruluyorsun değil mi sen.

Çok yoruluyorsun.

Kalk hadi kalk.

Tanıştığıma memnun oldum Azra.

Ben de çok memnun oldum.

Yani bu arada aklına bir şey takılırsa hamilelik sürecinde her zaman yanında olurum.

Eksik olma sağ ol.

İyi akşamlar.

Sana daha çok ihtiyacım olacak Azra, yakında görüşeceğiz inşallah.

Ben de alabilir miyim?

İyi akşamlar.

Hoş geldiniz.

Zeynep, hoş geldin kızım.

Hoş bulduk Esma Teyzeciğim, öpeyim.

El öpenlerin çok olsun yavrum.

Anne sana önemli bir haber vermeye geldim.

Eğer yönetim kurulu başkanlığını söyleyeceksen ondan haberim var zaten.

Ne alakası var şimdi anne?

Hiç doğru bir şey yapmamışsın oğlum.

Miran ile sen kardeş sayılırsın, şimdi rakip olmak niye?

İşime karışmasan...

...demek bir bildiği varmış ki öyle yapmış desen olmuyor mu?

Fırat, oğlum sakın...

...Arslanbey soyadının gücü sevdklerinle, ailenle arana girmesin.

Yoksa çok üzülürsün.

Sen Arslanbey kanını taşıdığım için mi aday olduğumu düşünüyorsun anne?

Peki neden oldun?

Öyle icap etti, anladın? Öyle icap etti.

Biz buraya başka bir şey için haber vermeye gelmiştik ama...

Zeynep.

Kusura bakmayın.

Ama buradan yol yakınken dönmesi gerek, yoksa yine çok üzülecek.

Reyyan, nereden çıktı burası?

Sen neler yapmışsın böyle.

Ne yapıyorsun böyle sen?

Şöyle oğluma bir şeyler bırakayım dedim.

Allah Allah nasıl laf öyle, bırakmak ne demek.

Ya lafın gelişi dedim öyle işte.

Öyle benden bir şey kalsın...

...ne bileyim arkadaşlarına gururla göstersin, annem yaptı bunu desin diye.

Oğlun zaten seninle gurur duyacak.

Sana her baktığında işte benim annem diyecek.

Tıpkı babasının ona her baktığında...

...işte benim karım dediği gibi.

Olsun yine de benden bir yadigar kalsın istiyorum.

Bak ya Reyyan.

Hormonlar devreye girdi galiba ha...

...biz oğlumuzun zaten yanında olacağız.

Sonsuza kadar mı yaşayacağız Miran, niye her şeyi ters anlıyorsun.

Tamam tamam kızma hemen kızma.

Kızdırma tamam mı kızdırma.

Sen nereden öğrendin bunu?

Kursa gitmiştim, e yıllar oldu da hatırlayacağım yine.

Bak sen Reyyan'a.

Gel bana da öğret beraber yapalım oğlumuza.

Vallahi?

Yadigarını.

Yapacak mısın?

Yapacağım tabi.

Hadi çıkar ceketini o zaman.

Çıkartalım bakalım.

Hadi bakalım.

Şimdi böyle ıslat ellerini.

Islat ıslat iyice avuçlarını.

Tamam.

Gel.

Şu bileğin ile.

Ne yapıyorsun Miran?

Hocamı izliyorum.

Böyle şekil verebilirsin parmaklarınla.

Nasıl nasıl?

Miran oğlumuza yadigar dedik ne yapıyorsun ya, bak hadi.

Tamam.

Esma yeter artık helak ettin kendini.

Fırat ne yaptığını çok iyi bilen bir çocuk.

Benim ona itimadım tam, senin de öyle olsun.

Ayrıca kızın yanında azarlama, bozma çocuğu; gururuna dokunur.

(Kapı çalıyor)

Fırat geldi.

Hoş geldin, gel.

Azize Hanım?

Azizie Hanım salonda.

Hoş geldin Azra.

İyi akşamlar.

Bilmen gereken bir şey var.

Hayır mı şer mi?

Yani ona artık sen karar ver.

Annem, yani Füsun hanım...

...onun yanında yaşamamı istiyor.

Sakın, Füsun kurnazdır.

...o eve girersen aramızdaki bağlantıyı öğrenmesi bir gün sürmez.

Ya peki ne yapacağız, ya benim içimdeki ateş her gün büyüyor?

Uzak duracaksın, mümkün olduğu kadar oyalayacaksın...

...güvenini kazanacaksın, alıştıracaksın.

Ne zaman vazgeçilmez olacaksın, o zaman gerçekleri açıklayacaksın.

Yandığın yerden yakacaksın ki içinin ateşi sönsün Azra.

Beni kırmayıp buraya geldiğin için sağ ol.

Yav ben korktum Gönül.

Aramıza bir engel daha girmesinden, seni kaybetmekten korktum...

...o yüzden diyemedim Harun meselesini.

O zaman ben sana Yaren ile bir alakası olabilir dediğimde sen...

Yok vallahi bilmiyordum o zaman!

Gönül ben sana gelip aşığım demeden önce...

...çok kavga ettim, çok savaş verdim kendimle.

Aklım mantığım değil bak, aşk kazandı.

Biz birbirimize el verdik.

Böyle hemencik çekme benden elini.

İnsan tutuğu elin sahibinden bir şey saklamaz...

...onunla kendini bir görür.

Eğer sen dediğin gibi bana gerçekten aşık olsaydın...

Aşığım, aşığım ya aşığım çok seviyorum seni neden anlamıyorsun!

Azat tamam.

Ne tamam Gönül ne tamam!

Ya görmüyor musun, sen bana soğuk davranınca seni kaybedeceğim diye ödüm kopuyor.

Azat sakin ol biri görecek.

Yav görsün, kim görürse görsün sadece sen umrumdasın benim.

Gerisi vız gelir tırıs gider.

Azat ben çok korkuyorum, biri sana zarar verecek...

...bize zarar verecekler diye çok korkuyorum.

Belki de sen haklıydın, bizi bize bırakmazlar.

Bırakmasınlar.

Sen haklıydın, bırakmasınlar...

...yeter ki biz birbirimizi kaybetmeyelim.

Peki ne yapacağız?

Hepsini ezberlerim sanıyordum.

İnsan başına gelmeden vaktini ne çok bol sanıyor.

Başını bile okuyamadım.

Oğlun doğunca da okursun.

Sen, sen hiç okudun mu?

Malesef...

...çünkü şuan benim bütün konsantrasyonum sensin karıcığım.

Bahaneye bak.

Aşk olsun Reyyan, ne bahanesi.

İlk önce sana iyi bakacağım ki sağ salim doğuma gidelim...

Öyle de dönelim yuvamıza.

Ondan sonra oğlumuzu alırız, beşiğine yatırırız.

Yanına uzanıp yatıp...

...böyle onun uyumasını izleriz.

Hayali bile güzel.

Biraz daha anlat, gel.

Mesela ilk dişini çıkarırken ateşlenince...

...beraber endişelenir...

...ondan sonra ilk adımını attığında beraber güleriz.

İşte her şeyi birlikte öğrenelim...

analı, babalı tamam mı Reyyan Hanım?

İnşallah Miran Bey.

Tamam.

Şimdi izin ver sana iyi bakayım...

...ne dedi doktor; riskli hamilelik.

İşte o yüzden o bütün kalori hesapları, vitaminler, minareller...

...bütün okuduğum o kitaplar, ne için...

...annenin bakımı için, bebek bakımı sonra.

Hayır önce Umut...

...hissediyor artık bizi, konuştuklarımızı anlıyor biliyorum.

Artık ikimiz de onun için varız, onun için yaşayacağız.

O yüzden benim için yaptığın her şeyi onun için de yapacaksın.

Bu kitaptakileri tek tek ezberle...

...ezberle ki oğlumuzun neye ihtiyacı var bil.

Söz mü?

Söz.

Rahat bir hamileleik geçirmen için elimden geleni yapacağım meleğim.

Reyyan.

(Öksürüyor)

Miran.

Reyyan ne oldu?

Bu koku, bu koku ne?

Tamam tamam tamam.

Ne bu?

Daha iyi değil mi?

İşte ben öyle rahat uyu diye...

Bu zımbırtı odayı nemlendiriyormuş...

...bir de eczacı yağ verdi, eğer damlatırsanız anne canlanır dedi hemen.

Canlandırıyor canlandırıyor, o doğru yani.

Çok canlı uyandım, canlı bir başlangıç yaptım güne.

Sen iyisin değil mi?

İyiyim iyiyim, kokudan bir fena oldum da geçti.

Ne onlar öyle?

İşte bu doktor hanım...

...düşük riski olduğunu söylediğinden beri ben...

...of halledeceğiz, olmayacak hiçbir şey.

Ama hamilelik kampına sokuyorum seni bilesin.

Ne kampı?

Mükemmel hamilelik kampına.

Gülme öyle çok ciddiyim ha.

Bir kere iyi uyku için oda her gün düzenli nemlenecek.

Yağ koymasan iyi olur ama...

Tamam.

...çok canlandırıyor çünkü.

Tamam yağ olmayacak ama oda nemlenecek.

Her sabah uyandığında ayakların beş dakika tuzlu suya sokulacak.

Tamam mı, ondan sonra da ayak masajı.

Araştırdım, böyle kan dolaşımını hızlandırıyormuş.

Gerçi ben kan dolaşımını hızlandıran başka yöntemler de biliyorum.

Miran!

Ne Miran, ne?

Öpemeyecek miyim karımı?

öp de öyle aniden birden hareketler yapma,bak ben ani refleks verince Umut Bey de veriyor...

...ben ne yapayım.

Allah Allah çok işimiz var ha bu oğlanla.

Bir doğsun ben acısını çıkaracağım.

Siz baba oğul çok seveceksiniz birbirinizi bir kere.

Ama en çok da seni.

Bir süprizim daha var.

O da gelir birazdan.

Gelir?

(Kapı çalınıyor)

Gel!

İstanbul'dan Reyyan hanım için davet etmiş olduğunuz misafir geldi Miran Bey.

Hah tamam Asiye sağ olasın, biz iniyoruz birazdan.

İstanbul'dan misafir mi?

Miran ya ne oluyor şimdi, hem ben daha doktorla tanışmaya gideceğim unuttun mu?

Tamam unutmadım.

Bir saat erteleyeceğiz, pilatese başlıyorsun.

Pilatese mi başlıyorum?

Hamilelik pilatesi, İstanbul'dan senin için özel hoca geldi...

...doğuma kadar otelde ağırlayacağız.

Haftada üç gün çalışacaksınız ha, kaytarmak yok.

Miran ben ne anlarım pilatesten, ben pilates yapmışlığım mı var benim.

Öğretecek.

Ya bak tamam...

...sen böyle durmumu öğrendiğinden beri endişeleniyorsun ben anlıyorum...

...ama merak edecek bir şey yok, iyiyiz biz vallahi.

Tamam iyisiniz...

...ben bu işte küçük beyfendi böyle...

...annesine dert olacağına, yan gelip yatacağına spor yapsın istiyorum hepsi bu.

Hadi hazırlan Derya Hanım ile tanışacağız.

Miran ben piltes mi yaptım hiç daha önce.

Öğreneceksin işte, referansları çok iyi ondan dolayı içim çok rahat.

Hadi bakalım görelim Derya Hocayı.

Derya Hanım o mu?

Yok canım değildir böyle Derya olur mu, da kim bu?

Merhaba Miran Bey değil mi?

Siz de Reyyan Hanım olmalısınız.

Hıı.

Ben Derya, memnun oldum.

Oh ne güzel, hoş geldiniz.

Nasıl?

Ee ben eğer siz hazırsanız hemen başlamak istiyorum...

...malum hava da çok güzel, güneşi kaçırmayalım.

Güneşi kaçıracağım diyor, ben şimdi aklımı kaçıracağım.

Derya Bey bir yanlışlık oldu herhalde çünkü biz Derya Hanımı bekliyoruz.

(Gülüyor)

Vallahi ben de bu hayattan çok şey bekliyorum, ama olmuyor.

Nasıl ama karıcığım ha, kendi ellerimle.

Nasıl süpriz?

Cidden çok güzel, çok beğendim.

Fırat...

...oğlum ben bütün gece uyumadım.

Bu başkanlık işinden vaz geçeceksin.

Sen ne zamandan beridir şirket meseleleri ile bu kadar alakadar oldun anne?

Ben şirket işlerinden falan anlamam oğlum.

Miran ile ikiniz kardeşten daha ötesiniz.

Sizin karşı karşı olmanızı, rakip olmanızı sindiremem ben.

Miran'a karşı olmak sana yakışmaz.

Başkanlıktan vaz geç.

Ben kendime yakışmayacak hiçbir şey yapmıyorum anne.

İş bu sadece, iş.

Fırat bu başkanlık işinden vaz geçeceksin, yoksa hakkımı sana helal etmem.

Ben bugüne kadar Miran için çok şey yaptım...

...yapmaya da devam edeceğim.

O benim kardeşim, rakibim değil.

Ama bu başkanlıktan çekileceğim anlamına gelmiyor.

O ArslanBey soyadının Miran ile aralarına girmesine izin vermem.

Lütfü!

Reyyan Hanım hazır mısınız, buyurun hemen başlayalım.

Hazır değil Reyyan Hanım, Reyyan Hanımın doktor randevusu var.

Biz unuttuk ama doktor bizi bekliyor değil mi.

Miran erteleriz dedik ya, hadi sen işe git gecikme.

Aa nasıl laf öyle ya, doktor randevusu ertelenir mi hiç Reyyan.

Bekliyor bizi, önce sağlık sonra spor.

Hadi ya o zaman ben otele döneyim...

...sizinle yarın için haberleşelim Reyyan Hanım.

Yarın ola hayır ola diyelim biz ona ama büyük ihtimalle bizim yarın da işimiz vardır.

Ama İstanbul'a dönüş işlemleriniz için biz zaten haberleşeceğiz sizinle, tamam.

Miran...

Nasıl?

Haydi bizim çıkmamız lazım bak, doktor bekliyor.

Size arkadaşlar bir şeyler ikram edecekler, değil mi Lütfü!

Hadi Lütfü bir kere de zamanında yetiş ha!

Geldi Lütfü, sen misafirimize bir şeyler ikram edersin tamam.

Buyurun ben sizi şöyle alayım.

Sabah sabah kendi başıma açtığım işe bak ya.

Ya çok iyi bir hoca demedin mi sen, neyini beğenmedin adamın şimdi?

Adam olmasını beğenmedim neyini beğenmeyeceğim.

Yeni birini bulana kadar konu kapandı...

...gerekirse ben ders alırım, ben sana öğretirim tamam.

Sen ders alıp öğreteceksin, hayret bir şeysin Miran vallahi hayret bir şeysin.

Hadi hadi doktoru ara sen.

(Telefon çalıyor)

Efendim Fırat?

Miran bugunkü toplantıya katılman gerekiyor kardeşim çok önemli.

Ne oldu?

Reyyan sen doktora bensiz...

Olur olur tabi.

Zaten konuşmak için gideceğim ya ben gider konuşur dönerim.

Sen işinden olma.

İyi tamam, hadi beraber çıkalım.

Şu pilatesi lavukla karşılaşmanı istemiyorum da.

Ayıp Miran vallahi, üstümü değişeyim geliyorum.

Hadi ben de arabayı hazırlıyorum.

Hayırdır Fırat?

Hoş geldiniz.

Sen hoş geldin, biz zaten hep burdayız sen çağırmasan da.

Ne bu?

İncelersiniz.

Ee Miran, Miran yok mu?

Hayırdır Fırat Efendi, Miran Ağa dostluğunun başkanlığını kabul etmiyor mu yoksa?

İşin gücün benimle Cihan Efendi.

Yav tamam he başlamayın şimdi ha, Cihan.

Ne bu?

Tekrar hepiniz hoş geldiniz.

Bugün burada, farklı bir yerde buluşmamızın sebebi bu kadim ağaç.

Tohumunu yıllar önce Şadoğullarının attığı bu ağaç.

Yeni dönemde atacağımız en önemli adım markalaşma olacak.

Hepiniz biliyorsunuz şirketlerimize ait topraklarda yetişen zeytinler...

...civarda yetişen zeytinlere oranla yüksek kalitede.

Fakat bunlar doğru fiyatlarla, doğru müşteriler ile buluşmuyor.

Yurt dışındaki müşterimizileri bu yüksek kalite ve uygun fiyatla buluşturabilirsek...

...bu bize çok büyük bir artı değer katacak.

Şimdi ne bu yani sen başkan oldun diye...

...bize kendini mi ispatlamaya çalışıyorsun?

Yav oğlum bir bırak anlatıyor işte dinleyelim.

Yav ağabey zeytinlerimizin kaliteli olduğunu biz biliyoruz.

Yav...

Evet biliyoruz, ama doğru işleyemiyoruz.

Bu konuda profesyönel bir destek alacağız.

Bu destek ile verimimiz iki kat artacak.

Aynı zamanda bu firmanın bize verdiği bu destek yurtdışında pazar sahibi olmamızı sağlayacak.

Prensipte anlaştık...

...eğer onaylarsanız sadece bir imza atılacak.

Güzel güzel, güzel söylüyorsun da...

...bu şimdi bu dönemde riskli bir yatırım değil mi Fırat?

Değil Hazar Bey, tam aksi...

...dört katı kar demek.

Dört katı?

O zaman ben varım.

Ben yokum.

Bu anlaşma imzalandığı takdirde haksız kazanç sağlarız.

Yurt dışına satış fiyatı bellidir, daha fazla düşüremezsin.

Düşürdüğün takdirde de diğer toprak sahipleri bu duruma karşı sessiz kalmazlar.

...ayaklanırlar.

Neden Miran sadece iş yapıyoruz, onlar da yapabilirler bunu?

Ayaklanırlar Fırat, düşman bellerler bizi.

Hem zaten adamlar dövizle alıyorlar, onlar için uygun fiyata geliyor.

Daha fazla fiyat kırıp düşman kazanmaya ne gerek var ben anlamadım.

Doğru doğru Miran doğru söylüyor, fiyat zaten uygun.

İlla böyle bir şey yapacaksak da diğer toprak sahiplerinin bir fikrini alalım...

...gerekiyorsa hep beraber oturalım masaya olmaz yani.

Ya ağabey benim anlamadığım şey biz diğer toprak sahiplerine niye güveneceğiz ki?

Biz onlara durumu anlattık, onlar bizi taca attı ne yapacağız?

Niye yapsınlar öyle bir şey?

Niye yapmasınlar?

Yav herkes zaten hasadını üç aşağı beş yukarı aynı fiyata satıyor.

Sen bu kadar fiyat düşürürsen ne olacak...

...dediği gibi ayaklanacaklar, savaş çıkar ya elindekinden de olursun.

Yav.

Bu kadının ne işi var burada ya?

Ya fabrikaya önüne geleni alıyorlar ha.

Senin ne işin gücün var burada?

İşimde gücümdeyim Hazar.

Ya ne bakıyorsunuz öyle, hala anlamadınız mı?

Harun'un yüzde beş hissesi artık bendedir.

Kapıdan kovuyoruz bacadan geliyor.

He deyiverin hele, niye toplandık?

Allah'ım inşallah yaşlı bir şeydir.

Sen yardım et yarabbim.

(Kapı çalınıyor)

Azra.

Reyyan.

Gülsüm Hanım'ın özellikle yönlendirdiği doktor sen misin?

Özellikle bakamamı istediği hasta.

Sözümü dinlemişsin, afferin sana yeğenim.

Ben seni dün tebrik de edemedim...

...böyle başkanlığa hızlı soyunmuşsun.

E normal, damarlarında Arslanbey kanı dolaşıyor ne de olsa.

Yav tamam amma uzattınız be.

Şaşırdınız bitti gitti.

İşimize gücümüze bakalım değil mi.

He bak ben peşinen hepinize söyleyeyim...

...bu kadının şartları ne olursa olsun, oğlumun canına kast etmiş biridir...

...ben asla onunla çalışmam Fırat, anladın!

Hazar seni iyi anlıyorm...

...lakin göz yumduklarımı bir bilsen sen de bana hak verirdin.

O ne demekmiş şimdi?

Biraz açık konuş Füsun Hanım ki anlayalım.

Yasal hükümlülükler ortada demek, beğenin beğenmeyin.

Ben de hissedarım.

Yerinizde olsam huyuma gider, kararlarınızı kabul ettirirdim.

O zaman biz sizi daha fazla uğraştırmayalım.

Ama en yakın zamanda Harun'a düşen payı geri alması için...

...kurul toplantısını talep edelim.

Sonuçta Harun ne bir Arslanbey...

...ne de Şadoğlu.

Ben vakit kaybetmeyi sevmiyorum...

...başkanımız Fırat'ın teklifini oylayalım bence.

Hepiniz anlattıklarımı dinlediniz, dosyda zaten detayları var.

Kabul edenler?

Dursun Şadoğlu ve Azize Arslanbey'in oyları aksi yönde de olsa...

...beş olumlu oyla kabul edilmiştir.

Hemen işlemleri başlatıyorum, detayları size bildiririm.

Hata yaparız diyorum, düşman kazancağız Fırat.

Neden düşman kazanalım Miran iş yapıyoruz...

...istihdam sağlayacağız, daha fazla insana ekmek vereceğiz.

Olacaklardan ben sorumlu değilim, kararnameye benim de şerrimi koyarsın.

Gülsüm Hanım durumunla ilgili özel bir not gireceğini istemişti...

...şöyle iyice bir inceleyeylim.

Azra...

Hah dosyan geldi.

Ya doktorun ayrıca hep evinde yanında olacak, çok şanslısın.

Benim de içim daha rahat olacak tabi de...

...ya sen niye bana bahsetmedin bu değişiklikten?

Doktorum olmanı istemiyorum çünkü.

Yani yanlış anlama seninle ilgili değil ama...

...ben aileden biri doktorum olsun istemiyorum ondan.

Reyyan ne oluyor?

Bir şey olduğu yok.

Sen beni başka bir doktora yönlendirir misin lütfen.

Tamam tamam...

...yani sen nasıl istersen öyle yaparız.

Bilmem gereken bir şey var mı?

Yok ne olacak.

Ee tamam tamam ama...

...seni yönlendireceğim doktora rapor geçmem için dosyalarına bakmama izin ver olur mu.

Azra...

Sen bu raporu biliyordun değil mi?

Bu bebeği aldırıyoruz.

Hemen!

Azat ne oldu niye çağırdın beni?

Füsun Hala ile geldim biliyorsun, görecek bizi.

Gönül ben dün gece çok düşündüm.

Gidelim buralardan.

Nasıl?

Aşkımızı doya doya yaşayacağımız, bizi kimsenin tanımadığı bir yere gidelim.

Yeni bir hayat kuralım kendimize, olmaz mı?

Seninle her şeye varım ben Azat.

O zaman yapılacak tek bir şey var.

Neymiş?

Hayır aldırmayacağım.

Bu fedakarlık değil, intihar.

Bak şuan sadece doktorun olarak değil...

...aynı zamanda ailenden biri olarak da buna müsade edemem.

Bunu Miran'a söylemek zorundayım.

Azra karışmayacaksın, kimse karışmayacak!

Şimdiye kadar benim hayatımla ilgili her kararı başkası verdi.

En azından bırakın da...

...kendi hayatımla ilgili kararı ben kendim alayım.

Bu senin tek başına verebileceğin bir karar değil.

Tamam tamam beni eğer ailenden biri olarak görmüyorsan doktorun olarak söylüyorum...

...bunu eşine bildirmek zorundayım.

Anlamıyorsun ben bu bebeği Miran'a vermeye mecburum.

Değilsin.

Değilsin.

Eğer aldırırsam bir daha çocuk sahibi olamyacağım.

Bak Miran'ın öncelliği her zaman sensin.

Ayrıca dokunmadığı, görmediği, hissetmediği bir canlı...

...için senden vaz geçebileceğini nasıl düşünürsün.

Hem sana bir şey olursa o zaman Miran yaşayabilecek mi!

O zaman bebeğe ne olur?

Yardım et.

Edemem.

Edemem, ne ben böyle bir sorumluluğu alabilirim...

...ne de sen tek başına bu yükü sırtlanabilirsin.

Miran'a söylemek zorundasın.

Söylemeyeceksin, ben vakti gelince söyleyeceğim.

Vaktin yok.

Azra söz ver ne olur.

Kendini öldüremezsin.

Söz ver kimseye söylemeyeceğiz, nolur.

Nolur.

Ben, ben çok üzgünüm.

İşte sen de Azra olsun istiyordun doktorun oldu işte.

Öyle konuşursunuz.

E tamam bak ben biraz yürüyüp öyle geçeceğim eve, merak etme tamam mı.

Tamam.

Miran...

Akşam erken gel olur mu?

Çok seviyorum seni.

Çok seviyorum.

Sen de kızıyor musun bana?

Sadece babamı değil, herkesi kandırıyorsun diyor musun?

Düşünüyorum da bir cesaret söyleyebilsem, baban da bilse...

...o zaman yeniden inanırım mucizelere.

Benim için de bir umut vardır bir yerlede derim.

Neredeyse Miran bulur, getirir bilirim.

Ama yapamam oğlum...

...eğer söylersem seni kendisine yar etmez çünkü.

Babalığı söker atar içinden.

Sizi ayıramam.

Ne olursa olsun yapmamam bunu ona.

(Kapı çalınıyor)

Gir.

Rahatsız ediyorum Miran Bey, Reyyan Hanımlar geldi.

Bir de Umut.

Allah Allah hoşgeldiniz.

Hangi rüzgar attı seni buraya?

Hiç öyle telefonda konuştuk ama içim rahat etmedi...

...bir de Umut'un babasını göresi gelmişte.

Allahım, bu rüyaysa uyandırma beni!

Ee nasıl geçti görüşme?

İyi yolunda her şey, bir şey yok.

Çok şükür.

Nasıl oldu peki tesadüf, Azra'yı görünce şaşırdın mı?

E öyle oldu biraz.

Reyyan inan bana böyle daha iyi oldu.

E hadi otur.

Yok yok sen de hiç oturma işini falan bırak...

...çünkü gideceğiz, kaçırmaya geldim seni.

Allah Allah nereye?

Midyat'ın bütün turistik yerlerini gezeceğiz, böyle turist gibi bol bol fotoğraf çekineceğiz ki...

...oğlumuz ileride birbirimizi ne kadar sevdiğimizi görsün...

...ona böyle bir sürü güzel anı bırakalım.

İkimizi görecek yetmez mi ya?

Yetmez Miran bak.

Böyle her şey unutuluyor, ölümsüzleştirmek lazım.

Bu albümü aldım ki dolduralım bunu, bol bol fotoğraf çekiniriz.

Bir tane düğün fotoğrafımızdan başka doğru düzgün fotoğrafımız yok.

Bizim sadece bir tane mi düğün fotoğrafımız mı var Reyyan?

Düğünümüz mü var da fotoğrafımız olsun.

Ne oldu ne kaldın öyle?

E hadi madem kaçırıyorsun kaçalım o zaman.

İyi hadi kaçalım.

(Müzik çalıyor)

Seninle geçirdiğim her an o kadar kıymetli ki artık, boşa geçirmek istemiyorum sevgilim.

Uyumak bile seninle geçireceğim anı kaçırmak gibi geliyor.

(Şarkı çalıyor)

Başkasını sevmezsin değil mi benden sonra?

Onun da gözlerine benim gözlerime baktığın gibi bakmazsın?

Sevdamızı tozlu albümlere gömmezsin değil mi?

Hiç yaşamamış, hiç sevmemiş saymazsın?

(Şarkı çalıyor)

Gözlerine bakıp o iki kelimeyi söyleyemiyorum.

Ben ölüyorum diyemiyorum sevdiğim, diyemiyorum.

Niye durduk?

Şimdi seninle bir yere gideceğiz, ama gidene kadar hiçbir soru sormayacaksın.

Nereye gideceğiz ki?

İyi ki sorma dedim Reyyan.

Şimdi arabadan inince senin gözlerini kapayacağım...

...ben diyene kadar da açmak yok tamam mı?

Miran ne oluyor?

Sabredersen göreceksin.

Ne oluyor Miran?

Hazır mısın?

Bak çatlayacağım meraktan Miran.

Sabret, hadi gel gidiyoruz.

Miran.

Söylenme dur.

Ya ne söylenme aç hadi.

Geldik az kaldı.

Şimdi.

Niye geldik biz buraya?

Bizim sadece bir tane düğün fotoğrafımız var değil mi?

O zaman oğlumuza hazırladığın o albümde...

...düğünümüz için yüz fotoğraflık yer ayır.

Düğünümüz için?

Düğünümüz için, olmasın mı?

Sen nasıl, gerçek mi diyorsun?

Sen bu saatte o yüzden mi açtırttın gelinlikçiyi?

Sen var ya gerçekten delisin, gerçek delisin ama yani.

Deliyim deliyim, ben senin delinim.

Demedik mi biz yarım kalan her şeyi tamamlayacağız diye?

Tamamlayalım o zaman be Reyyan.

Ben seni gerçek bir gelinlik ile gelin olarak görmek istiyorum.

Benimle yeniden evlenir misin?

Benimle evlenir misin?

Tabi.

Duyamıyorum!

Tabi.

Evleniyor muyuz biz şimdi?

Ben ne dedim, kabul eder dedim.

Herkes duysun!

Biz yeniden evleniyoruz.

Babası, oğlum sen de davetlisin düğüne.

Bak bizi evlenirken göreceksin, böyle oynayacağız seninle, böyle oynayacağız.

Eski, kötü hatıraların hepsini yeniden yazacağız.

Oğlumuza, Umut'umuza telafi edilmemiş hiçbir anı bırakmayacağız.

Düğünümüzde her şey senin istediğin gibi olacak.

Bembeyaz bir gelinlik giyeceksin...

...geleceğimiz gibi tertemiz.

Hazırsanız başlayalım denemye.

Evet çok hazırız!

Düğünümüz var düğünümüz, uyanın!

Ortalığı kaldırma ayağa Miran.

Yav kalksınlar, her gün düğün mü yapıyoruz.

İyi ki bugün kaçırdın beni, sen böyle ara ara kaçır tamam mı.

Senin süprizin benimkini geçti ama.

Umut doğduktan sonra da biz böyle baş başa kaçamaklar yapalım tamam mı?

Olur sen nasıl istersen.

Ah!

Reyyan ne oldu iyi misin?

Yok yok uzun süre yürümedim ya bu kadar ondan oldu, yoruldum.

Bu pilatesçi lavuk yüzünden yarım kalan bakımları tamamlayacağız, dinleneceksin sen.

Hayrolsun.

Hayrolsun doktor hanım, düğünümüz var!

Benden herkese vitamin yaz, sabaha kadar oynayacağız çünkü.

Tebrik ederim.

Reyyan hadi ver makineyi, üçümüz böyle fotoğraf çekiniriz.

Oğlumun albümünde halasının da fotoğrafı olsun.

Olsun.

Haydı gülümseyin, görüyorum buradan sizi.

Biraz zaman alıyor.

Yav Handan nereden çıktı bu düğün meselesi?

Bu Miran ile Reyyan iyice şaşırdı.

Hadi onlar çoluk çocuk, bizimkilerin gitmesine ne demeli.

Evcilik oynuyorlar ha resmen.

Yine ne oldu ya?

Hayırdır Füsun Hanım?

Sizden bize hayır yoktur Cihan Şadoğlu.

Harun bitti, şimdi de kancayı gönüle taktınız ha?

Sen ne anlatıyorsun sabah sabah?

Ya siz nasıl insanlarsınız Şadoğlulları...

...siz benim yeğenimim adını mı çıkarmak istiyorsunuz?!

Al, adam gibi kız istediniz de biz mi vermedik!

Bak şimdi.

Biz sizin kızınızı aldık, anne ettik torunumuza.

Füsun burada ben arayayım mı seni sonra?

Eğer şerefin varsa Cihan Şadoğlu...

...bir Arslanbey kızına gereken değeri verirsin.

Baba hayırdır ne oluyor?

Bir bu kadından ahlak dersi almadığımız kalmıştı, o da oldu!

Gönül Arslanbey'den başkasını bulamadın mı!?

Hayır kim neyin hesabını soruyor anlamadım, iki bekar insanız...

...konuştuk anlaştık kime ne!

Lan Midyat'ta başka kadın mı yoktu!

Yoktu, olsa da farketmezdi...

...ben yine gider bulur, yine Gönül'ü severdim.

Lan sen bir Arslanbey'e sevdalanacağına şu kalbi sök at daha iyiydi be.

Cihan haydi gelin içeri...

Yav sen karışma Handan, sen karışma!

Bak oğlum o kadının kapısına gidip...

...Gönül'ü isteyen Cihan namert olsun, beni duyuyor musun!

Unutacaksın o kızı!

Sana unut dediklerinde sen unuttun mu?

Yav al şunu karşımdan evlat katili olacağım.

Azat ya oğlum nasıl oldu bu iş ya?!

Tarlayı susuzluk, haneyi huzursuzluk viran edermiş.

Pimi çektim, bombayı bıraktım.

Yiyin birbirinizi Şadoğulları.

(Gerilim müziği çalıyor)

Beni karşına sen aldın Reyyan.

Hayatımı mahveden kadını hayatımıza soktun.

Aile olmak için benim ailemi dağıttın.

Senden sonra ben de aynısını yapacağım Reyyan.

Vallahi ben de sadece filimlerde olur sanırdım böyle şeyler.

Kaderde bebeğimizle birlikte düğün yapmak da varmış.

Çok güzel bir anı olacak.

Azra kızım sen de artık düğünde davetlilerin arasından kendine bir kısmet beğenirsin.

(Kahkaha sesi)

Reyyan.

Reyyan iyi misin?

İyiyim.

Betin benzin attı Reyyan.

Gel bir yüzüne su çarpalım.

Yok yok hastaneye götürelim Azra kızım hastaneye götürelim.

Yok yok bir su çarpalım yüzüne iyi gelir.

E tamam ben de geleyim.

Yok Zehra Hanım biz gidip geliyoruz.

İyi misin?

Ya sen madem Gönül'ü seviyordun, o zaman deseydin!

Niye söylemedin?

Hiç rızam olmayan biri için bir de Füsun Arslanbey'den azar yedim.

Ya ben zamanı gelince diyecektim size.

Ama biz Füsundan duyduk oğlum...

...baban haklıdır benim de rıza yok bu işe.

Nasıl?

Herkesten çok isteyen siz değilmisiniz münasip biri ile evlenmemi?

Ya biz münsaip biri dedik, Arslanbey'in kızı Miran'ın eski karısı demedik.

Baba lafını bil de konuş.

Lan ben yanlış bir şey mi söylüyorum Azat, yanlış bir şey mi söylüyorum!?

Bak oğlum yakışı kalır mı?

Sen onun kuzeni ile evliydin, o da senin.

Yav bu evliliklerin ikiside formaliteydi onu benden iyi biliyorsunuz.

Ben Gönül'ü seviyorum biz evleneceğiz, son sözüm de budur.

Son sözün o ha!

Cihan!

Ne evleniyorsun sen lan kimi seviyorsun!

Ağabey karışma, karışma!

İyi misin?

Ben Arslanbey'leri yakamdan...bak bunu burada herkes duysun!

O kız bu kapıdan içeri giremez!

Gönül Arslanbey senin hiçbir şeyin olamaz!

Sancın çok şiddetli miydi?

Kesik kesik miydi peki?

Öyle yokladı, geçti.

Reyyan bak lütfen dürüst ol bu senin hayatın ile ilgili.

Gebelik şimdiden sana yük olmaya başladı bile.

Tamam iyiyim ben, iyiyim ben geçti hemen vallahi.

Merak etme sen.

Bak lütfen bu çocuğu doğurmak için bu kadar ısar etme.

Ya belki daha doğuma bile yetişemeden...

Doğuma bile yetişemeden ne?

Söyleyin.

Söyleyin ne?

Oğlum neyini anlamıyorsun sen...

...bunca düşmanlığın içinde bu aşkı gizlemeleri normal değil mi ya!

Alacakları tepkiden korkmuşlar ya, ortada zaten!

Eğer Azat ile Gönül birbirlerini seviyorlarsa...

...bize ailesi olarak destek vermek düşer.

Ayrıca Gönül babaannemin kurbanlarından biri...

...onun iyiliğine, insanlığına ben kefilim.

İyi o zaman madem sen kefilsin, haydi gidelim isteyelim kızı.

Ya bir de tanıyorum diyor ya, eski karındı tanıyacaksın tabi.

Ne biçim konuşuyorsun yav.

Gönül benim kardeşimdi, öyle de kaldı.

Ağzından çıkan kulağın duysun.

Yav Cihan Allah aşkına ne yapıyorsun sen oğlum ya.

Yav eline diline hakim ol ya!

Biri yeğenin öbürü oğlun, belki de o kız da yeğeninin...

Gelinim falan olmayacak o benim ağabey, anlıyor musun gelinim olmayacak!

Ben ne Miran tanırım ne Füsun ne ağabey ne de evlat!

Bak ağabey beni çok iyi tanırsın, dediğimi de yaparım.

Anne tamam bak birazcık müsade et bana...

...ben vakti gelince söyleyeceğim Miran'a zaten.

Hiçkimseye hiçbir şey söylemeyeceksin, hiçkimse hiçbir şey bilmeyecek!

Ben kızımdan vaz geçmeyeceğim.

Anne.

Aldıracaksın Reyyan, hemen aldıracaksın.

Anne, ya olmaz!

Ölürüm de aldırmam!

Aldırmazsan zaten öleceksin.

Zehra Hanım, Zehra Hanım bakın lütfen bu durum Reyyan için çok riskli.

Sen karışma Azra!

Bana bak seni dinlemeyeceğim artık, artık direnme!

Bu işin ötesi berisi yok, bitti gideceğiz!

Var!

Bu işin sonunda benim evladım var.

Evladımın canı var.

Yapmamam anne, yapmamam.

Ya senin canın ne olacak Reyyan?!

Bana diyorsun ki bir köşede otur, kızının ölümünü izle.

Bu ne demek biliyor musun sen!

Biliyorum! Eğer bu çocuğu dünyaya getirmeme izin vermezseniz...

...benim de evladım ölecek!

Sen bana kıyamıyorsun, ben evladıma nasıl kıyayım!

Sus artık Reyyan, sus artık!

Kızımdan vaz geçmeyeceğim!

Bir kenarda oturup senin ölümünü izlemeyeceğim!

Gerekirse saçından sürükleyeceğim, götüreceğim!

Gideceksin dedim gideceksin!

Benim bebeğim bu!

Benim kararım, annem de olsan bana engel olamazsın!

Yeminim olsun Reyyan bütün Midyat'ı ayağa kaldırırım...

...yine de seni bir adım öteye bırakmam!

Ölürüm de bırakmam, ben kızımdan vaz geçmem!

Bitti, gideceğiz hemen!

Gidelim, gidelim!

Kıyalım bebeğimin canına, kıyalım anne!

Ama unutma ki beni de o masada bırakacaksın.

Hani diyorsun ya ben gönlümü senin saçının teline bağladım diye...

...ben canımı evladımın canına bağladım.

Eğer o ölürse bilki ben yaşamayacağım.

Hadi gidelim, gidelim!

Sen bana nasıl karışırsın, ne hakla!

Kimsin sen annem misin babam mısın!

Kes sesini, edebinle konuşacaksan konuş benimle!

Bak ben Azat'ı seviyorum...

...senin ne dediğin, ne istediğin benim umrumda değil anladın mı!

Biz Azat ile evleneceğiz!

Güzel, yeğenim evlen kim diyor ki evlenme diye.

Ama usulü ile adabı ile.

Onlara da bunu söyledim, gelin dedim adabı ile kızı isteyin bitsin budur

Senin öfken kime neye ya!

Sen özellikle yaptın, insanların huzurunu kaçırmak için yaptın.

Bak kızım bak, senin iffetin benim için mühimdir.

Soyumsun çünkü, sen Şadoğlu'nun oyuncağı değilsin.

Sen yoksa Azat'a mı güvenmiyorsun?

Yeter kendine gel!

Sen benim namusumun, iffetimin bekçisi misin!

Sen kim oluyorsun ya sen kimsin!

Kes sesini, kes!

Ben münasip görmedikçe o Azat senin semtine uğrayamaz!

Böyle bil.

Azra sen annemi konağa kadar bırakabilir misin?

Ben kızımın ayakalarıma döktüğü beton ile yaşamaya devam edeceğim...

...ama tek başıma şuradan şuraya gidemeyeceğim öyle mi?

Anne, lütfen.

Ben senin yüzüne nasıl bakacağım artık Reyyan!

Kendine yaptığını bile bile yaşamaya nasıl devam edeceğim?

Miran geliyor, anne bak nolursun bir şey yapmayın, demeyin nolursun tamam mı?

Oooh düğün alışverişi yapılmış.

Bu ne hal peki?

Biz alışverişe yolladık sizi, siz sanki cenazeden gelmişsiniz.

Çok dolaştık çarşıyı falan da öyle yorgunluk çöktü biraz.

Ben de Bahar'a bakayım o vakit.

Miran!

Oğlum Reyyan'a iyi bak tamam mı?

Ona dikkat et oğlum.

Bir şey mi oldu Zehra Anne?

Miran...

...o...

...o bugün çok yoruldu oğlum.

Çok yoruldu, sen biraz dinlendir onu.

Tamam tamam dinlendiririm sen merak etme.

Dersimize mi çalışıyoruz?

Biraz.

Kalsın, çok yoruldun bugün dinlen biraz.

Ben de bir Azat'ın yanına gidip geleceğim.

Ne oldu ki?

Azat ile Gönül.

Ne olmuş Azat ile Gönül'e?

Miran çatlatmasana insanı.

Aşık olmuşlar.

Ne?!

Vallahi.

Ne demek aşık olmuşlar?

Vallahi öyle.

Seninle ben, Fırat ile Zeynep, şimdi de Azat ile Gönül.

Çok sevindim hem Gönül için hem Azat Ağabey için.

Ben de öyle.

İkisi adına da çok mutlu oldum çünkü ikisi de hem sevmeyi, hem sevilmeyi hak ediyorlar.

Bu dünyada kimse aşkı tatmadan ölmemeli.

Eyvallah kardeşim sağ ol.

Azat!

Hayırdır nereye?

Hiç ya daraldım biraz, hava alayım dedim.

Sen amcana mı?

Yok ben de sana geliyordum, biraz dertleşelim diyecektim.

Gel beraber hava alalım, uyar mı?

Vallahi ilaç olur be amcaoğlu, e haydi atla.

E haydi.

(Ağlama sesi)

Eğer bu çocuğu dünyaya getirmeme izin vermezseniz...

...benim de evladım ölecek.

Sen bana kıyamıyorsun ben evladıma nasıl kıyayım!

Zehra.

Ne oldu, niye ağlıyorsun sen?

Yok hiçbir şeyim yok.

Yoksa niye ağlıyorsun o zaman?

Duygulandım Hazar Bey, bugün çarşıya indik ya...

...Reyyan'ı öyle gelinlikle görünce.

Değil mi ya.

Ne kadar güzel olmuştur benim kızım ha.

Değil mi.

Ne iyi yaptılar böyle bir karar verdiler, bir kez daha düğün yaptılar değil mi?

Hele bizim torunumuz bir doğsun bak Zehra, Umut'umuz bir doğsun...

...neşe olacak, mutluluk huzur getirecek ailemize.

Ne oldu, nereye gidiyorsun böyle?

Reyyan'a bakacağım, kız gebe kesin bir ihtiyacı olur.

Gitmem lazım benim.

Bir şey yeseydik önce.

Yok kızımla yerim ben, mühim değil.

Artık hiçbir şey mühim değil.

İçine ömrümü koyduğum bir heyben var artık Umut.

Sana anılar biriktiriyorum.

Yarın bir gün karşına biri çıkar da...

...annen senin yüzünden gitti der de canını yakarsa heybene bak.

Fotoğraflarıma, senin uğruna öldüğümü değil...

...uğurunla geldiğini, yüzümün hep güldüğünü göreceksin orada.

Kimselere değil, annene inan.

Ne istiyorsun?

Nasıl geçti muayne, Azra da biliyor artık gerçeği değil mi?

Hımm.

Ne dedi peki?

Miran'a söyleyecek mi?

Büyütülecek bir şey yokmuş zaten diğer doktor fazla abartmış.

Sen bu yalanlarınla ancak...

...benim aşktan gözü kör olmuş oğlumu kandırabilirsin Reyyan.

Azra'yı da zaten yanına çekmişsin, inandırmışsın onu da herşeye.

Sırdaşın olmuş senin.

Bütün yanına yörene herkesi almışsın, mutlusun değil mi?

Hı mutlu olma ama.

Çünkü yarın öbür gün onlar seni terk etmeseler bile...

...sen zaten çekip gideceksin.

İşte o zaman ben oğlum, kızım, torunum...

...mutlu mesut yaşayacağız bu evde.

Yetti artık, bir huzur ver çıkar mısın lütfen şuradan!

Ne yazık ki bu hanedeki o mutlu güzel aileyi göremeyceksin...

...buna şahit olamayacaksın Reyyan.

Çok üzülüyorum senin için, çok acıyorum.

Sen asıl kendine acı.

Benim kzıımın acınacak nesi varmış ki?

Canım görmüyor musun Zehra Hanım gebe kız harap ediyor kendini.

Aklın varsa bu saatten sonra kızımdan uzak durursun.

Neden deyeyim mi...

...bu saatten sonra bu kızın yüzü düşse senden bilirim.

Anne.

Hesabını senden sorarım sana çok yazık olur.

Anne tamam.

Sen karışma Reyyan.

Sen karışma bak biz burada iki anne karşılıklı konuşup anlaşıyoruz.

O beni anladı, anladın değil mi Dilşah?

Zehra Hanım sen delirdin galiba!

Benim gelinimle aramda ne gibi bir şey olabilir ki, hani ne olabilir!

Ben delirdim, delirdim artık var say ki delirdim!

Sen deliyim diye her şeyi yaparım kimse de benden hesap sormaz sanıyorsun ya...

...bu saatten sonra ben de artık delirdim!

Bak bu kızın canını sıkarsan, yüzünü düşürürsen...

...seni doğduğuna pişman ederim!

Zehra, kızım ne oluyor?

Götür şu kızını Şükran Anne.

Al götür kızıma dokunmasın, bulaşmasın!

Hamd olsun ki canını okurum bak, yemin olsun ki yaparım!

Anne.

O nasıl laf öyle Zehra...

...benim kızım iyi değil.

Ben de iyi değilim, ben hiç iyi değilim!

Kızına söyle asıl o yapmasın!

Dilşah hadi kızım, hadi benle gel gel biz çıkalım.

Anne vallahi ben hiç bir şey yapmadım.

Çıkın dışarı, çıkın haydi!

Anne vallahi ben bir şey yapmadım...

...geçen gün bir kendimi kaybettim el kaldırdım Reyyan'a ama...

...sonra gelip özür diledim.

Haydi, haydi çıkın!

Anne ben anlamıyorum anne ya!

Anne.

Ya anne, anne ayıp oluyor niye böyle yapıyorsun ya!

Reyya ben bu saatten sonra delirdim artık.

Sen benim yüreğime öyle bir ateş düşürdün ki, benim lokmam da hırkam da haram oldu.

Değil Dilşah, yedi cihan gelse hepsini alaşağı ederim Reyyan!

Annem tamam tamam tamam.

İyiyim ben vallahi iyiyim.

Ya işte öyle amcaoğlu.

Vay be vallahi şaşırmadım desem yalan olur.

Ama bir o kadar da sevindim.

Gönül böyle sevilmeyi hak ediyor Azat.

Sen de öyle.

Ama şuan bulunduğum yerden rahatlıkla söyleyebilirm ki...

...sen gerçekten iyi bir adamsın.

Eyvallah be amcamınoğlu.

Sen de öyle ha.

Eyvallah.

Yav bir de bütün bu olayara rağmen bana kırgın olmadığın için..

...sana ayrıca teşekkür ederim.

Yok bak babam araya girmesinde haksızdın orada hala kızgınım sana.

Ama bu meselede...

...yardımına ihtiyacım var be amcaoğlu.

Yani kuzenler bunun için değil mi?

Öyle tabi.

Kuzenler kardeştir.

Biz de seninle bundan sonra öyleyiz.

Eyvallah.

Tamam, nasıl olacak bu iş?

Yani ne baban gidip Gönül'ü ister...

...ne de o Füsun denen kadın bu işe razı olur.

Yok zaten Füsun'a kalmadı Gönül'ü verip vermek.

Ama doğrusun yani...

...rahat vermez, huzurumuzu bozmak için elinden geleni arkasına koymaz o kadın.

Öyle, malesef öyle.

Ne yapacaksınız peki?

Düşündün mü bir şeyler?

Evleneceğiz, başka çaresi yok.

Seviyoruz birbirmizi, vaz geçemeyiz.

Ben de onu diyorum amcaoğlu nasıl olacak bu iş?

Yani siz burada olduğunuz sürece...

Yani bir çare bulmak gerek.

Peki nasıl bir çare geliyor aklına?

Senin aklına gelen.

Ne dersin?

Ne diyeceğim amcaoğlu, tamam derim.

Ama şeyden biliyorsun değil mi yani, Şadoğlu genlerinden.

Değil mi, ne de olsa Nasuh Ağa'nın tohumlarıyız ha.

Aynen.

Kardeşim benim.

Ben buraya sana yalvarmaya geldim.

Sana anneciğim gerekirse dizlerine çöküp...

Annem annem.

Yapma kızım ya, ne olursun yapma.

Beni yaşarken öldürürsün.

Hepimizi ateşlere atarsın Reyyan.

Anne bak sen de kıyamıyorsun evladına.

Ben nasıl kıyayım.

Bir de diyorsun ki bana git elinle öldür.

Söyledim annem yapmamam.

Ya ben sana nasıl kıyayım kızım.

Sen daha kokusunu bilmediğin, gülüşünü ezber etmediğin...

...bir cana kıyamıyorken ben sana nasıl kıyayım...

...göz göre göre ölüme gitmene nasıl kör sağır olayım.

Eğer yavrumu aldırırsam bir daha anne olamyacağım.

Reyyan.

Ben Miran'a bir evlat...

...evladıma da bir hayat vereceğim.

Benim bütün mutuluğum, bütün huzurum bu.

Ölüm pişman olanlar için kötüdür annem, ben hiçbir şeyden pişman değilim.

Benim tek derdim kalan zamanımı huzurla geçirmek.

Benden sonra da evladıma güzel bir hayat bırakmak.

Eğer ben sizin mutlu olduğunuzu bilirsem...

...iyi olduğunuzu görürsem...

...benim yattığım yer toprak değil...

...sizin yüreğiniz olacak zaten.

Ben yapamayacağım Reyyan.

Sana söz veremeyeceğim anneciğim.

Ben söyleyeceğim Reyyan.

Miran'a gidip söyleyeceğim.

Anne hayır söylemeyeceksin.

Eğer oğluma bir şey olursa kıyarım canıma.

Ben de giderim ardından bak kıyarım.

Gözümü bir dakika kırpmam, giderim.

O zaman Miran da engel olamaz.

Öyle bağladın ki elimi kolumu, ben ne yapayım şimdi?!

Ya göz göre göre gitmene izin mi vereyim Reyyan?

Benim elimden ne gelir ki şimdi bundan sonra.

Gelir, elinden bir şey gelir annem.

Bir evlat daha yetiştirmek.

Benim evladıma, emanetime sahip çıkmak.

Torununa iyi bakmak gelir elinden anne.

Ben onu önce Allah...

...sonra Miran ile sana emanet ediyorum.

Onu sar, sev...

...bak ben senin yokluğunu hiç hissetmedim.

Ömrümde hissetmedim, evladım da benim yokluğumu hissetmesin.

Sahip çık ona olur mu?

Ben onu dünyada Miran ile senden başka kimseye emanet edemem.

(Ağlama sesleri)

Mutluyum ben annem bak vallahi mutluyum.

Evladım olacak diye çok mutluyum.

Sen de mutlu ol mutluluğumu bil, mutlu ol ki...

...yarın da evladımı mutlu et.

Ağlama ne olur ağlama annem, ağlama ne olur.

Azra uyumadın mı sen?

Uyku tutmadı, çalışıyordum öyle.

Allah Allah ne çalışması ya bu düğün arifesinde?

Ben ben...

Senin daha yapacak bin ton işin var.

Benlik bir şey kaldı mı ki?

Kalmaz olur mu ya sen artık görümce sayılırsın.

Mesela yemekleri beğenmeyeceksin.

Bir geline burun kıvıracaksın, suratına laf sokacaksın.

Falan filan, yani tonla işin var yükün ağır haberin olsun.

Düğün arabasında da öne otururum o zaman.

Heh,öğrendin sen bu işi ha.

Madem öyle dediğin gibi benim çok işim var yarın...

...o zaman ben kalkayım.

İyi geceler o zaman.

Hadi iyi geceler.

Hoş geldin.

Bu gece konakta kimsenin uyumaya niyeti yok ha.

Seni bekliyordum, o sırada da fotoğrafları koyayım dedim böyle.

Konuştun mu, ne oldu Gönül ile Azat Ağabey'im?

Vallahi birbirlerini seviyorlar, vaz geçmeye de niyetleri yok.

Dünya ne garip, kim derdi ki Gönül ile Azat Ağabeyim birbirlerine sevdalanacak.

Çok iyi oldu ama onlar için değil mi?

Oldu, oldu da...

...Füsun ile Cihan savaşma derdinde, bu iş nasıl olacak bilmiyorum.

Ne yapacaklar peki?

Yapacak bir şey yok...

...biz uzun yolu seçmiştik, onları kestirmeden götüreceğiz.

Neymiş o kestirme?

Hah geldiler.

Amcaoğlu.

Gönül.

Azat Ağabey.

Tebrikler.

O kadar mutlu oldum ki sizin için, hayırlı olsun tebrik ederim.

Şahitleri mutlu çiftlerden seçmek gerekirmiş ki...

...evlenenler de öyle mutlu olsunlar.

Benim şuana kadar gördüğüm, bildiğim en mutlu çift sizsiniz.

Sizin gibi yuva kurmak, ölene kadar ayrılmamak bize de nasip olur inşallah.

Sizin bahtınız bizden de güzel olsun.

Reyyan sen de yeğenimle bize uğur getireceksin.

İyi ki geldiniz be.

E haydi geçelim artık geç kalacağız.

Azat çok heyecanlıyım, dizlerim titriyor.

Al benden de o kadar, öleceğim heyecandan.

Duvaksız olmaz.

Reyyan.

Çiçek de getirdim.

Teşekkür ederim.

(Müzik çalıyor)

(Müzik çalıyor)

Gönül Şadoğlu.

Sağ ol amcaoğlu, yani destek oldun yanımda oldun.

Bundan sonra hayatımın sonuna kadar kardeşimsin.

Eyvallah amcaoğlu.

Sadece bugün değil, bundan sonra da herzaman yanınızdayım...

...sevdanızın da en büyük destekçisiyim.

Eyvallah.

Oldu o zaman, haydi iyi geceler, görüşürüz sonra.

Ne konuşuyordunuz siz?

Hiç dertleştik öyle.

Miran!

Hayırdır bir sıkıntı mı var?

Var, sıkıntı büyük.

Yine kahramanlık peşindesin.

Peki sıkıntı ne ben onu anlayamadım?

Bak bana bu işler sökmez, Azat'ı boşu boşuna yüreklendirme.

Yok yanındayım, sevdanızın destekçisiyim.

Yapma.

Azat'ın yanında olmaya yüreğin yetse de, benim karşımda olmaya gücün yetmez.

Ayağını denk al, beni karşında bulma.

Vallahi ben olmam gereken yerde, durmam gereken taraftayım.

İlla ki karşına geçeceğim diyorsan o da senin bileceğin iş CihanŞadoğlu.

Kolay gelsin.

Peki.

Karım.

Kocam.

Nasılsın?

İyiyim, çok iyiyim sen nasılsın?

Vallahi bulutlarda.

Ben hala inanamıyorum.

Gönül ben de.

Bak her şey hazır tamam mı...

...o düğün telaşı sırasında kimseye çaktırmadan çıkarız.

Miran'ın arabası iki sokak altta bekliyor olacak...

...yani kimse şüphelenmesin diye havalanına kadar onunla gideriz.

Sonra?

Sonra da Gönül'üm nereye isterse.

Aramızdaki bütün engelleri azat edip sevdamızın yoluna bakacağız.

Azat ben çok heyecanlıyım.

İnşallah kimse bir şey fark etmez.

Yani babam zeki adamdır eğer yokluğumuzu fark ederse...

...adamlarını seferber eder, o yüzden biraz hızlı olmamız lazım.

Ya bir aksilik olursa, yakalanırsak?

Olmayacak, yakalanmayacağız.

Biz seninle el ele tutuşup bütün sorunları arkada bırakacağız.

Mutluluğumuza gideceğiz.

Hem karınca hikayesini hatırlasana...

...menziline varamasa da beraber ölürüz bu yolda.

Biz seninle ölene kadar diye söz vermedik mi?

Söz verdik, ölene kadar.

Haydi ben konağa geçiyorum, sen de gel artık bekletme.

Tamam çıkıyorum ben de zaten.

Gönül evlilik cüzdanını yanına almayı unutma ha...

...yani bir süre otelde kalmamız gerekebilir.

Tamam.

Gönül seni çok seviyorum.

Ben de seni çok seviyorum, hadi.

Hayırdır Gönül nereye?

Reyyan ile Miran'ın düğününe gidiyorum.

Eğlenmeye yer arıyoruz demiyorlar da.

Evli barklı karnı burnunda kadına düğün.

Şadoğlu şov.

Sadece biz değil, çok sevgili kızın Azra da orada olacak...

...bu fikirlerini istersen ona da ilet.

Çekilir misin.

Füsun Hanım müsade eder misin.

Güzel yeğenim müsade edeceğim tabi.

Yalnız bak dikkatini çekerim, ben müsade veriyorum.

Ben müsade vermesem sen kılını bile kıpırdatamazsın.

Yürü.

Geldiler, geldiler!

(Alkış sesleri)

Vallahi söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum...

...niyetim lafı uzatmak da değil.

Derler ya Allah iki insanı sebepsiz bir araya getirmezmiş...

...ya imtihan olurmuş, ya da sevda diye.

İşte bizim hikayemiz de hem imtihan hem de sevda.

Mucizelere inanan...

...ve sevenlerin kavuştuğu hikayeleri...

...seven bir kızın...

...sevmeyi bilmeyen bir adamla imtihanı.

Miran.

Ama onun sayesinde sevenler kavuştu...

...ve bizim hikayemiz ölümsüz bir sevda oldu.

Belki soruyor olabilirsiniz neden yeniden bir düğün diye.

Ama yaşananların şahidi olarak en iyi siz biliyorsunuz.

Biz oğlumuza telafi edilmemiş hiçbir an bırakmak istemiyoruz.

Ve bu değerli gecemizde bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz.

(Alkış sesleri)

(Alkış sesleri)

Ben düğüne geçmeden önce son bir şey yapmak istiyorum.

Ben kimsenin önünde diz çökmedim, ama sevdamın önünde diz çökerim.

Miran, Miran ne yapıyorsun kalksana ayağa.

Niye, Umut'a babasının ne kadar centilmen olduğunu göstermeyeyim mi?

Görsün.

Ben seninle doğdum, seninle aile oldum...

...seninle de öleceğim.

Son nefesime kadar başımın tacı...

...evimin her şeyi, Umut'umun annesi olur musun?

Öyleyim zaten!

Reyyan o kadar diz çöktük bir şey de, evet diye bağır adet yerini bulsun.

Evet!

(Alkış sesleri)

Çek Lütfü çek, bak diz çökmeye alışık değilim.

Nasıl başarılı mı?

Haydi çalın bir reyhani!

(Müzik sesi)

Annem yapma artık.

Hayatta en büyük ödül sevdiğine kavuşmaktır.

Onunla göz göze diz dize bir ömrü yaşamaktır.

Ben ömrümün geri kalanını ve hayattaki en büyük ödülümü...

...babanı sana emanet ediyorum oğlum.

Seni de ona.

Bir gün delikanlı olacaksın, ay yüzlü bir kıza gönül düşüreceksin.

Uykuların kaçacak, yüreğin göğsüne sığmayacak.

Ben yanında olmayacağım.

Ama anlat babana, seni dinler anlar.

Çünkü sevmeyi de sevdiğinden vazgeçmemeyi de en iyi o bilir.

Anlat ona, o da sana bizi anlatsın.

Bizim masalımızı.

Bizim ölümsüz sevdamızı.

(Alkış sesleri)

(Müzik çalıyor)

Fırat, hadi!

Çekilin siz çekilin.

Arslan oğlum benim.

Evladım çok iyi ettiniz ha, vallahi çok iyi ettiniz.

Tebrik ederim Miran, bir ömür boyu mutlu olun.

Dünyanın en güzel gelini sen olmuşsun.

Beğendin mi?

Çok.

Mümkün olmaz sanıyordum, ama gelin olduğunu görmek...

...bana nasip oldu.

Sağ ol baba.

Çok mutlu olun, hep mutlu ol kızım.

Geç oldu ama, ilk baba kız fotoğrafımızı çekinelim mi?

Çekinelim.

Baba sen de gel.

Yav siz çekinin.

Gel hadi gel!

(Müzik çalıyor)

Bu dansı bana lütfeder misiniz?

Tövbe estağfurllah, sen ne anlarsın danstan.

Zor değil gibi geldi bana, hanım ağa...

Çok zor, hele seninle imkansız hadi.

(Müzik çalıyor)

Hayalindeki gibi oldu mu her şey?

Her şey hayallerimden de güzel oldu Miran.

Bana bunları yaşattığın için teşekkür ederim.

Asıl ben sana teşekkür ederim...

...bana inanmaktan, beni sevmekten vaz geçmediğin için.

Bütün gece kaçacak mısın Miran'dan?

Kaçmıyorum ne alakası var ya, elinden tuttum gittik karşıklı oynadık.

Daha ne yapayım.

Anlaşılmıyor mu sanıyorsun, gidelim yanlarına iki satır sohbet edelim ne olacak.

Kaçtır ikimizi yan yana görüyor, tek bir şey sormadı.

Neyse şimdi gidip canını sıkmayalım, mutlu gecesi onun.

Size ne kadar teşekkür etsek az.

Yani hakkınız ödenmez.

Kim olsa aynısını yapardı Azat.

Yapmazdı, yapmadı da.

Sizden başka bizi anlayan, destek veren tek bir kişi yok.

Siz birbirinizin elini bırakmayın bundan sonra yeter.

Hem beş ay sonra anlayınca herkesin kalbi de yumuşar.

Belki dönersiniz o zaman.

Ah be Reyyan, yani şu konağın taş duvarları ymuşar da bizimkiler yumuşamaz.

Tekrar hayırlı olsun.

Yav babam nerede,babam?

Biz çıkarken evden çıkıyordu o da.

E hani gelmemiş daha?

Siz gidin ben geleceğim dedi ya gelir gelir.

Ayşe hadi gel.

Nazuh ben gelmeyeyim.

Hazar beni görünce yine sinirlenecek.

Böyle bir günde çocukların tadını kaçırmak istemem.

Öyle ya da böyle, Hazar seni kabul etmek zorunda.

Kabul edecek, bizim bunca ömrümüz yabana gitti...

...artık bizi toprak ayırır, haydi gel.

Çocuklarımızın en güzel günlerinde yanlarında olalım ha, beraber.

Duran durur, giden kendi bilir haydi gel Ayşe'm.

Gel.

Gel.

Ben de seni arıyorum ha.

Sen niye bu kadını koluna takıp getirdin baba?

Senin bu kadın dediğin annendir.

Reyyan ve Miran'ın da babaannesi.

Torunlarının düğününde onun yeri baştır.

Buna sen niye şaşırıyorsun Hazar!

Doğru ya, yok ben anladım artık baba...

...anladım ya sen benden geçtin.

Ne uğruna hem de...

...şu hayatı bana, evlatlarıma zehir eden şu kadın...

...uğruna ha, artık ne desem boş ya.

Gel Ayşem, gel.

Anneciğim bu ne güzellik böyle.

Ne bileyim bir değişim şarttı sanki.

Çok fazla olmamış değil mi?

Annem, annem yapma nolursun bak.

Biri anlayacak.

Nasıl yapmayayım Reyyan, nasıl yapmayayım.

Seni böyle beyaz gelinliklerin içinde görünce...

...sonra bir de kefen.

Annem sus nolursun çok özür dilerim...

...sana bunları yaşattığım için çok özür dilerim.

Ama ben Umut'umdan vaz geçemem.

Nolur sen de geçme.

Yok Reyyan yapma, yalvarırım yapma kızım.

Bak bir kere...

İn aşağı.

Olmaz.

İn!

Yok burada inemem ben herkes tanır burada beni.

Yok şehir dışına çıkalım ben orada bir yerde inerim ne olur!

Bırak beni, bırak, bırak!

Yanmak o kadar kolay mı sandın?

Etin tutuşup nefesini verince acın geçecek mi sandın?

Çığlıklar atarak ölecek misin sandın?

Ölmek o kadar kolay mı?

Açın kapıyı nolur, açın kapıyı bırakmayın beni burada nolur, açın kapıyı!

Aç, bırakma burada nolur!

O kadının burada ne işi var?

Tamam tamam anne kafanı takma oraya...

...lütfen, lütfen hadi tadımız kaçmasın.

Reyyan ben, ben çok yıktım.

Çok yaktım, en çok da seni.

Ama bu düğüne Azize olarak değil, Ayşe olarak geldim.

Eğer Ayşe Babaanne olarak yıktıklarımı onarmama izin verirsen...

...benim için bir fırsat verirsen bundan sonra kalan ömrüm sana feda olsun.

Hoş geldin Ayşe Babaanne.

Hoş geldin.

Hoş geldin dedem.

Haydi be düğün evi mi cenaze evi mi bu, hadi çalın davulları!

Haydi!

Hayırdır Cihan Şadoğlu kız istemeye mi gelidin?

Geç kaldın, ee çiçek çikolata?

Bunlar çiçeklerin, bu da çikolatan.

(Müzik çalıyor)

Azra hadi.

Anne ne çekiştiriyorsun!

Kızım hadi, bak sen buranın adetlerini bilmezsin...

...eğer halaya katılmazsan sanki haset ediyormuşsun zannederler.

Oğlum hadi hadi.

Ben bilmem ki.

Gel gel.

Bak Füsun Arslanbey, bu seninle son anlaşmamız.

Yiğenin Gönül Arslanbey'i bir gün içerisinde Midyat'dan göndereceksin.

Artık dağa mı kaçırtırsın, kafese mı tıkarsın orasını ben bilmem.

Anlaştık?

Diyelim ki anlaşamadık, ne olacak?

Kan gövdeyi götürecek.

Sen Gönül'ü Midyat'dan silmezsen ben Arslanbey'in adını sileceğim.

Ne eşikte bırakırım ne de beşikte.

Senin kızın da karnında bir Arslanbey taşıyor.

Azra da senin kanındır Füsun Arslanbey.

Sen yanlış kapıya dayandın Şadoğlu.

Sık, sık ama Arslanbeylere değil.

Şadoğluna.

Oğlunla Gönül'e çanak tutan ben değilim, yeğenin.

Al, evlenmişler.

Yeğeninle Reyyan da şahitlik etmiş.

Kimse fark etmedi değil mi?

Yok yani şimdilik o yüzden acele etmemiz gerek.

Hadi o zaman.

Ağabey.

Efendim Handan.

E hayırdır ağabey düğün dernek yok muydu?

Var Handan, var düğün de var dernek de var.

E sen niye geldin?

Geldim ya öyle, geldim işte.

Gelmeyeyim mi? Geldim.

E gitmeyecek misin?

Gitmeyeceğim Handan, gitmeyeceğim ya.

Burada oturacağım böyle gitmeyeceğim oldu mu?

Niye?

Yav ne niye sen beni sorguya mı çekiyorsun Handan?

Estağfurullah olur mu hiç öyle şey.

Ama belli işte bak canın bir şeye sıkılmış senin ne oldu?

Ha anladım o geldi değil mi, Azize.

Ama ne bekliyordun ki ağabey, kesin Miran organize etmiştir.

Ağabey lafı bana düşmez ama...

...müsade edersen bir şey demek istiyorum.

De.

İnsanın evladı bile olsa...

...o Azize karısının kulağına ninni fısıldadığı insana...

...bence güvenmemek gerekir.

Hadi ben bir kahve yapayım bize.

Anne Azra'yı gördün mü?

Yo görmedim.

Buralardadır.

Fırat iyi misin yavrum?

Değilim büyükanne.

Bügün benim bayramım, Reyyan beni babaanneliğe almış...

...sen büyükanneliğe almışsın.

Oğlumla torunum benden yüz çevirse de...

...belki bir gün onlar da...

Neyin var yavrum anlat bana?

Ben bunu yapamayacağım, artık dayanamıyorum.

Miran onu sırtından bıçakladığımı düşünüyor.

Biraz daha sabredeceğiz yavrum, biraz daha sabredeceğiz.

O Füsun denen kadını kontrol altına almak için...

...sevdiklerimizi korumak için biraz daha sabredeceğiz.

Miran, annem hepsi düşman oldu bana.

Ben onları korumak için kabul ettim bu teklifi.

Biraz daha sabredersek hiçbir sevdiğimiz zarar görmeyecek Fırat.

Sen kardeşliğini tas tamam yaptın, vakti gelince Miran seni takdir edecek...

...sana teşekkür edecek.

Miran için, onun iyiliği için biraz daha sabır.

Düğünden hemen sonra konağa gelmen gerekir Güneş.

Tamam da niye, ya söylesene ne oldu?

Bir şey olmadı, ama olacak.

Cihan Şadoğlu boş durmayacak, konuşmamız gerekiyor.

Öfkesinin ateşi eteğine sıçrasın istemiyorum.

Tamam, tamam akşam konağa geleceğim zaten Füsun Hanım.

Yalnız kimseye bir şey söyleme önce biz bir konuşalım tamam mı?

Söylemem.

Nasıl gidiyor?

İyi, sana sormalı görümce.

İkimiz için de hayırlı olacak bir karar verdim Reyyan.

Neymiş o?

Senden sonra evladın annesiz, Miran yuvasız kalacak.

Hiç düşündün mü hallerini?

Çıkmıyor aklımdan merak etme.

Güzel, öyleyse dediğimi yapacaksın.

Ne istiyorsan açıkça söyle Dilşah Hanım.

Senden sonra Azra ile Miran'ı evlendireceğim.

Sen de ölmeden önce bunun için bana yardım edeceksin.

(Kapanış müziği çalıyor.)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.