All language subtitles for Hercai 61. Bölüm [Turkish] [DownloadYoutubeSubtitles.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[Bu işin şakası yok. Bebeğinizi dünyaya getirdiğiniz gün ölebilirsiniz.]

Biliyorum.

Evladın canı söz konusu olduğunda..

bir annenin ömrü mevzu bahis olabilir mi Doktor Hanım?

Ömrümün kalanı oğluma feda olsun.

Reyyan Hanım...

Kararım kesin.

Bizim hayalimizdi.

Gerçek olacak.

Ben yaşamasam da...

Umut'um yaşayacak.

Peki Miran Bey?

Bilmeyecek hiçbir şey şimdilik.

Reyyan Hanım,

Size daha önce de söyledim.

Ben... bunu yapamam.

Miran Bey'den daha fazla saklayamam.

Doktor Hanım...

Sizden, ilk ve...

Son isteğim.

Miran'a hiçbir şey demeyin şimdilik.

Vakti gelince ben söyleyeceğim.

Günaydın sevdiğim,

Biraz yürüyüp geleceğim.

Sakın merak etme.

Hayati tehlikeye rağmen hamileliği sonlandırmayıp

...doğumu gerçekleştireceğinize dair bir belge imzalamak zorundasınız.

Reyyan Hanım, son kez soracağım emin misiniz?

Oh...

[Umut'um, doktor bir karar vermeniz gerek dediğinde..

Annemin sözlerini düşündüm hep.

Demişti ki...

Bir kadın anne olduktan sonra...

...canı da cananı da evladıdır.

Babanı bir kenara atamam.

Bu kararı ikiniz için de aldım.

Ama annem haklıydı.

Sen benim canımdın.

Canım sende atmak zorundaydı.

Arkamdan kızmayacaksın bana.

Öğrendiğinde neden yaptın demeyeceksin.

Belki sana başka anlatacaklar.

Ama sen bileceksin.

Ölmeyi seçmedim annecim.

Seni babana emanet edip...

...kardeşinle birlikte sizi yıldızlardan izlemeye karar verdim.

Bir anne, iki evladını birden bilmediği yerde tek başına bırakamaz çünkü.

Çok seven bir kadın,

sevdiğini çok istediği bir şeyden mahrum edemez çünkü.

İşte bu yüzden...

ben seni babana, sen de kardeşini bana emanet edeceksin.

Ama söz vereceksin bana.

Babanın en büyük dayanağı olacaksın.

Minik ellerinle sen tutacaksın onu ayakta.

Sen ona umut, o sana annenin emaneti olacak.

Benim canım sende atacak,

...sen de babanı benim kadar çok seveceksin.]

Ne zaman bana ihtiyacın olursa

...gökyüzüne bakacaksın.

Yukarı baktığın her an ben orada olacağım.

Çok...

...ama çok uzun bir zaman sonra anlayacaksın annem.

[Bir anne evladı için hiç düşünmeden kendinden vazgeçer.]

Hazar!

Niye geldin ya, sen yine buraya?

Gidiyorum.

Dediğini yapacağım.

Söylediklerini düşündüm. Haklıydın.

Gidiyorum Hazar.

İyi.

İsabet.

Git.

Daha da geriye dönme Azize Hanım.

Ne istiyor, ne bekliyorsun sen?

Ah...

Benimki de laf ha!

Azize Aslanbey yaptığı pazarlığın karşılığını almadan adım atar mı hiç değil mi?

Karnımda ilk tekmeni duyduğum anda...

ömrümü başkasına pay edeceğimi anlamıştım.

O andan beri anne demeni bekliyorum.

Sana bir şey diyeyim Azize Hanım.

Ben, benim payıma senden hiçbir şey düşsün istemem ha.

İstemem.

Ama...

...verdiğim sözün yükünü de taşımak istemem.

O halde...

Git.

Ömrünü de, sevgini de, pişmanlığını da daha neyin varsa al git.

Daha da kapıma gölgen düşmesin.

Anne.

Teşekkür ederim oğlum.

Allah'ım.

Şimdi al canımı.

Şimdi al ki...

...bütün günahlarımın bedelini...

...bu sözün karşılığında kılım kıpırdamadan ödeyeyim.

Niye geldin?

Veda etmeye geldim.

Nasıl yani?

Buradan gidiyorum Reyyan.

Ne demek gidiyorum?

Hazar öyle istedi.

Ben de yapacağım.

Oğlum burada bensiz daha huzurlu nefes alıyorsa burada aldığım nefesten vazgeçeçeğim.

Miran'a verdiğin söz ne olacak?

Oh! Reyyan neredeydin? Aradım seni.

Hiç. Ah! Duymadım. Ben not yazmıştım ya.

Senin karımın yanında ne işin var?

Sonunda dediğini yaptın ha Reyyan.

Miran ile Azize'yi biraraya getirdin.

Madem gidecektin ne diye Reyyan'ın karşısına çıktın?

Karşılaştık biz Miran. Tesadüf.

Reyyan.

Karşılaşmak senin için tesadüftür.

Azize Hanım için planlı bir hareket.

Ne o yalan mı?

Son bir umut Reyyan'ın vicdanına oynamak için çıktın karşısına.

Çünkü biliyorsun.

Reyyan kıyamaz babasıyla konuşur.

Babası da Reyyan'a kıyamaz, seni yolundan çevirir.

Miran

Haksızlık ediyorsun.

O zaman ne diye gelmiş?

Ha, ne istiyor?

Helallik almaya geldim?

Helallik?

Ya ben seni gerçekten anlayamıyorum Azize Hanım.

Karşıma geçmişsin su ister gibi helallik istiyorsun

Ama affedilmek pahasına senden istediğim tek bir şeyi bile yapamıyorsun.

Her şey çok kolay ama Fisun'a kızını vermek çok zor.

Öyle mi?

Bilmediğin şeyler var.

En sevdiğim lafa geldik.

"Bilmediğin şeyler var."

Ben, o bilmediğim şeyler neyse hiçbirini bilmek istemiyorum.

Tamam mı Azize Hanım?

Madem gitmek istiyorsun, buyur. Yolun açık olsun.

Öyle olsun.

Allah'a emanet olun.

Miran, öylece gitmesine izin mi vereceksin?

[Seni biraz olsun tanıyorsam Miran...

...hala oradasın.]

[Ben gitmeden gitmedin.]

Reyyan, hadi.

Hadi Azize Teyze. Hadi!

Aç!

Kiminle konuşuyordun?

Hiç.

Hastaneden bir meslektaşımı aramıştım. Tayin işleri için...

...de açmadı.

Kızım.

Bana, bir şey olmamış gibi davranma.

Ne olursa olsun sen benim kızımsın.

Bak, bana biraz zaman ver tamam mı?

Sonuçta insan her gün kim olduğunu öğrenmiyor.

Ah!

Demek Azra'nın da aklını karıştırmayı başardın, ha Azize?

Hem kızımı...

Hem de Reyyan'la birlikte olup Miran'ı ikinci kez elimden alacaksın ha.

Madem öyle...

...ben de sana senin silahınla yaklaşırım Azize.

Gitmesine izin vermeseydin keşke.

Bu onun kararıydı Reyyan.

Ben ondan tek bir şey istedim.

Ama o kılını bile kıpırdatmadı.

Ne yapayım şimdi? Gidip kendimi siper mi edeyim önüne?

Ne hali varsa görsün.

Kalıp kendini affettirmek için çabaladığını...

...değişmek için mücadele ettiğini göstermesine izin vermeniz gerekirdi.

O Azize Aslanbey...

...kişiliği için kendi canından bile vazgeçer.

Boş versene sen.

Bakma.

Belki böylesi iyi.

Hepimiz için daha iyi oldu.

Ya anlamıyorum ki, sen onca şeye rağmen gittin ona şans verdin.

Niye kullanmadı o şansı, niye tepti?

Öyle olmasını ben istedim çünkü.

Sen mi istedin?

Niye Azra?

Senin bununla ne alakan var ki?

Çünkü...

Füsun'un kızı benim.

Anne, ne demek hamile misin değil misin ya?

Ebenin, Füsun'a dediğini duymadın mı?

Tamam duydum, duydum sevindim ettim ama...

...yine de tabii içimde kurt var yani.

Ne var bir doktora gitsek, test yapsak, neymiş ne değilmiş öğrensek kızım?

Cık. Yok. Bence hiç kurcalamayalım. Anne, lütfen bak.

Kızım, sen bu cadı ile aynı çatının altında yaşadığın müddetçe...

...hiçbir şeyin garantisi yok.

Haydi diyelim doğurdun. Doğurduktan sonra ne olacak, Yaren?

Tamam haklısın.

-Ama ben bu konağa neden geri döndüm? Neden döndün?

Füsun'a yakın olmak için.

Böyle bir kadın, geçmişte mutlaka örttüğü bir şey vardır.

Ben onu bulacağım.

İşte o zaman garanti bebeğim olmayacak.

Ya kızım, yine de benim içim hiç rahat değil. Diyeyim de ben.

Ama tabii bir yandan da anneanne olacağımı düşündükçe...

Ne oluyor Yaren? Niye ittirdin benim elimi?

Belki atarım.

Belki ney?

Belki aldırabilirim.

Ne demek belki aldırabilirim kız?

Ağzından çıkanı senin

Yaren, bak kızım. Bu bebek bir mucize.

O sana hayat verdi.

Sen de ona hayat vereceksin.

Şükredeceksin halimize. Doğaracaksın, öyle yaşayıp gideceğiz işte.

Abuk subuk konuşup da benim sinirimi zıplatma.

Azize Teyze, annem ile görüşmem için çok dil döktü.

Ama ben zaman istedim.

Ya sonuçta yıllardır ölü bildiğim annemin yaşadığını öğrendim.

Ya bak Miran, beni en iyi sen anlarsın.

Sonuçta aynı şeyleri yaşadık. Ya cesaret edemedim.

Azize Teyzeye de susmasını ben söyledim.

Miran, bak gördün mü, tutmuş sözü.

Sana verdiği sözü tutmuş.

Azra zor durumda kalmasın diye susmuş.

Hadi git.

Git çevir yolundan. Gitmesine izin verme.

A geldi seninki de.

Merhabalar Füsun Hanım.

Ben de Yaren'e uğrayayım dedim. Kahve içtik. Ne de olsa gebedir kız.

Bir ihtiyacı var mı yok mu diye yoklayayım dedim.

Aslanbey Konağında kimsenin bir şeye ihtiyacı olmaz Handan Şadoğlu.

Böyle bahanelerle gelip gidecek misin?

Yok, bahane değil de... Tabii ben annesi olarak...

Bu saatten sonra, Yaren'in üstünde senin hiçbir vazifen yoktur.

Kızın sağlam kapıdadır. İki de bir eşiğimi eskitme.

Yani ben kızımı göremeyecek miyim?

Göreceksin elbet. Sen istediğin zaman değil ama.

Ben istediğim zaman.

Selametle.

Gir kız içeri.

Git.

Ömrünü de, sevgini de, pişmanlığını da daha neyin varsa al, git.

Daha da kapıma gölgen düşmesin.

Anne.

Ağlama Mahmut.

Ağlama yavrum.

Bak, ben sana her şeyimi emanet ettim.

Hazar'ımı, Miran'ımı, Reyyan'ı...

Sen güçlü olacaksın ki, onlara sahip çıkacaksın

Emanetlerin başımın üstüne.

Lakin sen başımızda dursan, gitmesen.

Son sözü kader söylüyor, Mahmut.

Onun kelamı üstüne kelam olmaz.

Buraya kadarmış.

Azize, Ayşe'nin mezarı üstüne kök saldı.

İntikam ile sulandı, büyüdü.

Ama kaderi Ayşe'den betermiş.

Mezarı topraksız kaldı.

Ne yapmışlar? Kırmışlar mı?

Evet.

Biliyor musun, zeytin, ağaçların ilki olarak kabul edilir.

Zeytin ağacı dalları, barışı ve gücü simgelermiş.

Valla ne bu topraklara...

...ne de bu topraklara barış getirdiğini görmedik.

Hepsi zafer elde etmenin, galip gelmenin peşinde de o yüzden.

Biliyorsun, zeytin dalı elindeyse, barışı...

...başındaysa zaferi simgeler.

Peki, sen hangisini tercih edersin?

Barış mı zafer mi?

Aşkı.

Fırat.

Ne Fırat?

Ben isteyemez miyim böyle şeyler? Mutlu, huzurlu bir yuva...

...ortalıkta koşturan çocuklar?

Çocuklar?

Hı, çocuklar.

Ben öyle kalabalık bir ailede büyüdüm ya...

...böyle biraz kalabalık seviyorum galiba.

Bir de babasız büyüdük.

Belki de onun eksikliğidir.

Ama çok isterim.

Ben annelerine aşık.

Anneleri bana.

Ortalıkta gezinen çocuklar.

Zeytin dalını soruyorsan...

Sevdiklerim için zafer...

Kendim için barış.

Alo.

Ben Füsun Aslanbey.

Hayırdır Füsun Hanım?

Konuşmak istediğim mühim bir mesele vardır. Görüşmemiz lazım.

Şöyle bir düşünüyorum da...

...benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok.

O kadar emin olma yeğenim.

Mesele beninle değil.

Seninle ilgili.

Yeri mesaj atacağım.

Ne oldu? Kötü bir şey yoktur umarım.

Barış diyorduk değil mi?

Füsun Aslanbey.

Benimle görüşmek istiyormuş.

Bu insanlar ile nasıl mümkün olsun ki barış?

Ama aşk her zaman mümkün.

[Baban görse şimdi...

...mucizelere inanan kıza ne oldu derdi?

Bilmiyor ki...

...tükendi.

Bitti.

Hem zaten...

...birkaç aylık ömre kaç mucize sığar ki?

Hiç mi?

Bir mi?

Ne yapacağız?

Babanın gözlerine daha uzun bakacağız.

Onu daha çok seveceğiz.

Bir insan daha fazla nasıl sevilir bilmeden seveceğiz işte.

Bir yandan da...

...bensiz bir hayata hazırlamaya çalışacağız oğlum.

Bilmiyorum nasıl yapacağız.

Seni kimsenin görmemesi lazım.

Ay!

Özür dilerim kızım, ben korkutmak istememiştim.

Yok, boş bulundum birden.

Şey...

...ben de seninle konuşmaya geliyordum.

Söylemek istediğim bir şeyler var da.

Ben...

...geçen... geçen gün için gerçekten çok özür dilerim Reyyan.

Bu aralar çok zor günler geçiriyorum.

Durumumu biliyorsun.

O gün kendimde değildim.

Beni affedebilecek misin?

Unuttum bile ben. Üzülme sen de.

Anlayışlı gelinim benim.

Güzel kızım.

Bugünden sonra daha yakın olalım istiyorum.

Bak, gebesin. Zor günler bekliyor seni.

Eğer konuşmak istediğin bir şey varsa, veya ne bileyim...

...Miran'a falan anlatamayacağın şeyler olursa gelip her zaman bana anlatabilirsin.

Ana kız üstesinden geliriz. Oldu mu?

Sağ ol.

Acıktım da biraz, mutfağa ineceğim. Gel istersen sen de.

Yok, ben odama gideyim. Daha iyi.

İyi sen bilirsin.

Bir şeyler sakladığın belli.

Ne oluyor?

Miran.

Yapamam.

Azize Hanım, ben buraya seni almaya geldim.

Çünkü her şeyi biliyorum.

Nazire anlattı.

Sözünü tutmuşsun.

Hiçbir yere gitmiyorsun.

Çünkü geri dönüp...

...yıktıklarını onardığını göstereceksin bana.

Bunun için mi kalmamı istiyorsun?

Yıktıklarımı onarmam için mi?

Başka ne için olacaktı ki?

Sana merhamet ettiğimi mi düşünüyorsun?

Ben sana sadece bir şans daha verdim.

Miran?

Biz bunca yılı...

...göz göze, diz dize geçirdik.

Ben senin gözünün içine baktığım zaman...

...senin aklından geçeni okuyorum.

Sen benim gözümün içine baktığında neden okuyamıyorsun?

Gerçekten değiştiğimi görmüyor musun?

Hadi!

Reyyan'a söz verdim seni geri döndüreceğime dair.

Hazar'a söz verdim. Yapamam.

Of! Azize Hanım, bırak orasını ben düşüneyim.

Şimdi kendin iner misin?

Yoksa, ben seni zorla mı indireyim?

Sen zeki bir kızsın Reyyan.

Ha Azra, ben de seni arıyordum.

Gel gel. Miran aradı.

Ne oldu? Yetişebilmiş mi?

Yetişmiş. Durdurmuş Azize Hanımı.

Ay, çok şükür!

Benim yüzümden öyle suçsuz yere gitmek zorunda kalsaydı, kendimi hiç affetmezdim.

Ya çok teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim.

Senin sayende, Azize Hanım Miran'a verdiği sözünü tutmuş oldu.

Merak etme, her şey çok daha iyi olacak.

Elinin değdiği her şeyi güzelleştiriyorsun.

Miran da Umut da çok şanslı.

Görüşürüz. -Görüşürüz.

Niye çağırdın beni buraya?

Benim yiğenim.

Çok tutmayacağım seni.

İyi. Söyle o zaman ne söyleyeceksen.

Azad yönetim kurulundan çekilecekmiş. Haberin var.

Var.

...da bundan sana ne?

Ya bak şimdi, biz birbirimizi severiz,sevmeyiz ayrı konu.

Ama en nihayetinde aynı kanı taşıyoruz seninle.

Aslanbeylerde kalan tek erkek sensin.

Ailenin menfaati için uğraş vermek mecburiyetindesin Fırat.

Sadede gel Füsun Hanım.

Ne istiyorsun?

Başkanlığa adaylığını koyacaksın.

Yönetimde Aslanbeyler de olacak.

Şaşırmışsın sen.

Niye yapayım ki böyle bir şey?

Ağırlığını koymak için.

Bırak artık şu yancılığı.

Aklınca kardeşimle benim arama girmeyi mi düşünüyorsun?

Bu mu planın?

Plan mlan yok Fırat Aslanbey.

Kır zincirini artık.

Kimsenin boyunduruğu altında yaşamak zorunda değilsin.

Kardeşim dediğin adamı da bir tart...

...bakalım o da senin için aynı şeyleri mi düşünüyor?

Sen kendini ne sanıyorsun Füsun Hanım?

Sen bizi ne kadar tanıyorsun da karşıma geçmiş böyle beylik laflar ediyorsun?

Miran seni kullanıyor.

Bunu görmek için, öyle sizi çok tanımaya gerek yoktur.

Bak, ben diyeceğimi dedim.

İster Miran'ın adamı olup boyun eğersin...

...istersen adam olup baş kaldırırsın.

Sende.

...Fırat Aslanbey.

Toparlan artık Hazar Bey.

Hepimiz için en iyisi bu diyordun. Ne oldu şimdi?

Dökme yüzünü böyle.

Babamın bilmesi lazım.

Benim babama bunu söylemem lazım.

Nasıl söyleyeceğiz?

Hazar.

Nedir bana söyleyeceğin?

-İçeri geçelim istersen baba. Orada- -Zehra!

Hele biraz müsaade et bize ha.

Hazar ne oluyor?

Neymiş bana diyemeyeceğin şey?

Azize geldi bugün kapıya.

Ee?

Veda etmek için.

Veda mı?

Ne diyorsun oğlum sen? Ne vedası?

Ben dedim git buradan diye.

Hepimiz için. Hepimizin iyiliği için.

O da veda etmek için gelmiş işte.

Hepimizin iyiliği için öyle mi?

Öyle.

Anladım, senin gönlünde Ayşe'ye yer yok.

Peki, babana da mı yer yok?

Ya hiç mi düşünmedin beni?

Ya başka çaremiz mi vardır baba?

Başka çare var!

Mesele ailemiz ise çare var.

Her zaman!

Dede.

Hayır ola? Nereye böyle apar topar?

Ayşe'yi geri döndürmeye.

Gerek yok. Ben o işi hallettim.

Neyi?

Neyi hallettin sen?

Anlaşılmayacak bir şey yok baba.

Azize'yi geri döndürdüm.

Demek Miran, gerçekten sana bir şans daha verdi. Öyle mi?

Belki...

...Hazar'ın da seni affetmesi için yardım eder.

Sen ne yapacaksın?

Bilmiyorum Esma.

Hazar'a gideceğini söyledin.

Bu durumu nasıl açıklayacaksın?

Bilmiyorum.

Ne edeceğimi, ne düşüneceğimi, ne yapacağımı bilmiyorum.

Ne yaptın sen?

Ne demek oğlum, Azize'yi geri döndürdüm?

Sen ne diyorsun ya?

Nasıl inanıyorsun sen hala bu kadına?

Nasıl kanıyorsun? Benim aklım almıyor Miran!

Ya baba, benim kandığım falan yok.

Ben sana zaten ona bir şans vereceğimi söylemiştim.

Onu bugün yolundan döndürdüm, çünkü Azize sözünü tutmuş.

-Ondan istediğim... -Baba...

Delireceğim ya! Ne oğlum ne kızım ne babam beni hiçbiriniz anlamıyorsunuz ya!

Delireceğim ben artık ha!

Hazar, sakin ol oğlum.

Miran doğru olanı yapmış.

Herkes ikinci bir şansı hak eder.

Neyi ya? Neyi hak eder?

Biz söz verdi, tuttu diye her şeyi hak mı etti bu kadın?

Bizim ikinci şansımız ne oldu?

Var mı benim bir şansım daha? Var mı oğlum benim ikinci şansım?

Geçmişi düzeltecek bir şansım daha var mı benim!

Ben sana, Reyyan'a her baktığımda, anneni her gördüğümde...

...aynı nefretle kinleniyorum bu kadına ya!

Beni doğurmuşmuş... Ee? Ne olmuş yani doğurduysa?

Bize çektirdiklerini telafi mi etti şimdi? Bu mu oldu yani?

Tamam. Baba, benim niyetim seni üzmek değildi.

Sadece uzakta kalıp bize düşman olacağına...

...en azından yanımızda olup bize değiştiğini göstermesini istedim.

Oğlum...

Beni sana hasret bırakan kadına...

..sen kapını açtın, he oğlum?

Senin canın sağ olsun.

Senin canın sağ olsun.

Baba.

İkiniz de nasıl biliyorsanız öyle yapın.

Ama sakın ha benden bir şey beklemeyin.

Yaşattığı acıları, ben sizin kadar çabuk unutmadım.

Baba.

-Oğlum. -Dede.

Ya ben kimseyi üzmek istemedim.

Hele babamı... Hiç.

Oğlum, üzülme. Sen doğru olanı yaptın.

Babanın yaptığı yanlış diyemem.

Ayşe'nin yaşadıklarını da hiç kimse yaşamadı.

Ama sen doğru olanı yaptın. Üzülme.

Bilmiyorum dede, bilmiyorum.

Miran, ben de sana geliyordum.

Azize'yi geri getirerek...

...doğru mu yaptım, yanlış mı yaptım kestiremiyorum Reyyan.

Görecektin babamı, öyle kızdı ki bana.

Öyle üzüldü ki.

Onun kızgınlığı sen sadece Azize'yi geri döndürdün diye değil.

Onun kızgınlığı annesi diye.

Öyle benim için bile öyle.

Bunu kabullenmesi o kadar güç ki.

Biz de öyle konuşmadık mı?

Umut doğana kadar, onun için güzel bir hayat hazırlayacağız demedik mi Miran?

Hem Azize sana verdiği sözü tuttu.

İşte onu bilemiyorum Reyyan.

Eğer bu verdiğim şansı da kullanamazsa...

Babamın karşısında başımı yere eğerse-

O senin açtığın kapıdan girer ya da girmez. Onun bileceği iş.

Sen doğru olanı yaptın.

Öyle mi?

Güzel karım benim.

Bu arada, babamdan da ilk azarı işitmiş oldum.

Tam oldunuz siz artık.

Umut'um.

Benim canım oğlum.

Sayılı günlerin çabucak geçmesini...

...bir an evvel dünyaya gelmesini dualarla beklediğim...

Kim derdi ki, kavuşmamız aynı zamanda ayrılığımız olacak.

Kime benzeyeceksin?

Ellerin, yüzün, burnun...

...babana mı yoksa bana mı?

Ah benim güzel oğlum.

Bir kez olsun mis kokunu içime çekebilecek miyim?

Sana sütümü verebilecek miyim?

Bilmiyorum.

Ama sen bil.

Bil ki anneler ölmez.

Her kahkahanda ben de gülümseyeceğim.

Her canın yandığında göğsüme bastıracağım seni.

Ömrün bereketli, talihin açık olsun.

Nefes aldığın her an, bir öncekinden mutlu olsun.

Sana sadece mektup yazmayacağım.

Yüzümü...

...duy diye sesimi...

Miran, sen ne zamandır buradasın?

Valla bir dakikadır falan buradayım.

Ama yine özledim.

Yine özledim.

Ne o?

Çok sevdiğin bir şey.

Boza ile leblebi.

Dur.

Şöyle.

Sağ ol.

Şöyle oturayım ben de.

İyice rahat otur da ayaklarımı uzatacağım.

Bak sen.

Dur, dur dur dur.

Leblebisiz olmaz.

Şimdi tamam.

Yıldızları izlerken boza keyfi yapalım.

Çünkü hatırlatırım bunlar Umut doğmadan önce son günlerimiz.

Küçükken Melike ile dama çıkar...

...böyle boza içer hayal kurardık.

Damda boza içip hayal kurmak. İlginçmiş.

Çocukluk işte Miran. Gülme.

Bir kere leblebi yüzünden ölüyorduk hatta.

Nasıl?

Uf, öyle saçma bir şey. Boş ver.

Ya anlat, merak ettim.

İşte çocuğuz ya, öyle yıldızlara dokunacağız sandık.

Damın en üst duvarına çıktık.

Ben de leblebi ile şakalar yapıyorum işte. Komiklik olsun Melike'ye diye.

Sonra leblebi boğazıma kaçtı. Melike de korkudan duvardan düştü.

Tabii herkes uyandı, çıktılar yukarı.

Rezillik diz boyu.

O günden sonra leblebi yemek de damın o duvarına çıkmak da yasak oldu işte.

Seninle buluşana kadar... Yine yasaktı da işte...

Dur dur dur dur dur...

Şimdi leblebi boğazına kaçar falan...

Ben senin ölmeni istemiyorum karıcığım.

Sen bana lazımsın.

Sensiz bir hayatı düşünmek bile istemiyorum.

Efendim.

Merhaba, merhaba ben Azra.

Azra sensin!

Merhaba.

Konuşmamız lazım. Görüşebilir miyiz?

Tabii, tabii görüşebiliriz.

Hemen yarın orada şey var-

Yarın olmaz. Yarına kalmazsa sevinirim.

Olur. Hemen görüşelim. Ben bir araba yollatayım, aldırayım seni.

Araba yollamanıza gerek yok. Ben kendim gelirim.

Bana konum atarsanız sevinirim.

Bir de gözlerden uzak bir yer olursa iyi olur.

Tabii, tabii olur. Tamam.

kızım...öyle yaparız taamam.

Güneş!

Güneş'im öğrendin mi yoksa?

Ne o?

Benim karımın gözleri mi nemlenmiş yine?

Elindeki ne?

Reyyan demeyecek misin bir şey?

-Mektup, Umut'a yazdım. -Umut'a?

Mektup? Nereden çıktı?

Öyle işte.

Dünyanın bin bir türlü hali var.

Yani? Ne demek o?

İşte yarın öbür gün bana bir şey olursa...

Sana bir şey olursa ne demek?

Lafın gelişi dedim.

Lafın gelişi bile olsa, bir daha öyle bir şey söylemeyeceksin. Tamam mı?

Ne sana ne oğlumuza hiçbir şey olmayacak.

Ha illa yazayım diyorsan yaz tabii ki ama dertle değil.

Oğlumuzun adı gibi umut ile yaz.

Dertleşmek, sohbet etmek için...

Sonra ileride bir gün beraber okursunuz.

Okuruz tabii.

Allah'tan tek bir dileğim var Reyyan.

O da sensiz tek bir günüm bile olmasın.

Deme öyle Miran.

Bizim artık bir oğlumuz var.

Onun yaşayacak bir sürü şeyi olacak.

Sen de onun güldüğünü göreceksin.

Göreceğiz.

Haklısın.

Göreceğiz.

Konuşacak, yürüyecek...

...okula gidecek...

...aşık olacak bir gün...

Evlenecek sonra.

Daha yapacak çok işimiz var.

Öyle.

Ben sana bundan sonra...

...senin için varım dedim.

Benden geriye ne kaldıysa senindir dedim.

Ama sen...

Beni bırakıp gidecektin habersiz şekilde, öyle mi?

Gitmemi Hazar istedi Nasuh.

Ben onun gözünün içine bakmaya kıyamazken...

...evladım benim varlığımdan rahatsız oluyorsa...

...nasıl kalayım?

Ben neyim?

Senin gözünde hiç mi kıymetim yok?

O nasıl söz?

Benim senden başka kimim var Nasuh?

Düzelteceğim dedim.

Sabret dedim.

Baki Miran'dan da umut yoktu.

Öyle ya da böyle sana doğru bir adım attı değil mi?

Evet, bana umut oldu. Kuvvet oldu.

Ama her şeye rağmen evladımın torunumun...

...hatta herkesin...

...bir değil, bin ömür geçse...

...beni anlamayacağını, sevmeyeceğini bilmek...

O kötüdür diyeceğini bilmek beni çok- -Anlamasınlar...

...sevmesinler. Kötüdür desinler.

Ben seni sevmişim Ayşe'm, yetmez mi?

Hayrın da şerrin de başım üstüme.

Ben seni bir kere kaybettim.

Bir daha asla kaybedemem.

Dayanamam buna Ayşe'm.

Eğer gidersen...

...beni öldürür öyle gidersin. Bunu bil.

Beni neden görmek istedin?

Ne konuşacaksın benimle?

Siz...

...siz benim annemmişsiniz.

Nasıl öğrendin?

Saklamayı mı düşünüyordunuz?

Yok.

Olur mu öyle şey?

Diyecektim.

Diyecektim de doğru zamanı...

...kollayayım dedim. Hani o kadar şey oldu böyle.

Beni yanlış tanıdın. Ben kendimi sana doğru anlatayım diye.

O zaman söyleyecektim. Annenim ben diyecektim.

Güneş.

Kuran, hayatta olduğunu bilmiyordum.

Seni bana öldü dediler.

Bu muydu adım?

Güneş...

He, Güneş. Ben verdim.

Ben verdim senin adını.

Karnımdayken bile seni öyle Güneş'im diye severdim.

Dünyamı aydınlatacak...

...ısıtacak beni yavrum derdim.

Niye terk ettin o zaman?

Bak şimdi, anlatacak çok şey var.

Senin de anlaman için vakit var.

Ama ne olur, bak bana bir fırsat ver.

Kendimi sana izah etmem için bana vakit ver Güneş.

Zaman...

Seni unutmama geç olmadı.

Benim alışmam olur.

Geçmişi sorma, sorgulama demiyorum.

Geçeni sormadan geleni saramaz insan.

Lakin dediğim gibi. Birbirimize fırsat verelim. Olur mu?

Verelim.

Verelim.

Ben zaten onun için buradayım.

Yanındayım.

Ama yanında ne kadar kalacağımı...

...senin verdiğin cevaplar belirleyecek.

Benim veremeyeceğim hiçbir cevap yoktur.

Güneş, sen geldin ya, geldin değil mi?

Benim hayatıma tekrar güneş gibi doğdun ya.

Gerisi vız gelir, tırıs gider be!

Buraya taşındığımızdan beri...

...damın arka tarafına buğday döküyorum. Kuşlar geliyor.

Güzel yürekli karım benim.

Kenarda su kapları da var, boşaldıkça doldurmak lazım onları.

Senin tost harcına alerjin var.

Sen şimdi kuşlardan tost harcına nasıl geçtin, ben anlamadım.

Ayrıca benim hiçbir şeye falan alerjim yok.

Var.

Ne zaman yediğine içtiğine katsam sabaha kadar kuru kuru öksürüyorsun.

Cidden mi? Hiç farkında değilim.

Öyle.

Annem, Umut'a uyku tulumu almış.

Dolabının ikinci gözünde.

Giydirmek lazım geceleri.

Bebekler çok açıyor üstünü.

Üşümesin.

Giydiririz.

Hele bir o gün gelsin.

Aslında beraber hiç düşünmeyiz.

Değil mi meleğim?

-Miran. Reyyan ne oluyor?

-Ne bu? -Hiç.

Seni çok seviyorum sadece.

Ben de seni çok seviyorum.

Hem de çok seviyorum. Her şeyden çok seviyorum.

Nefes aldığımız sürece seninle devam edeceğim.

Hem bu kalp...

...her gün daha çok...

Daha sıkı sarıl.

Her gün daha çok.

-Ne? -Ne ne?

Karımın güzelliğine bakıyorum. Bakamaz mıyım?

Vakfın yemeği yarın akşamdı değil mi?

Hı hı, yarın akşam.

Çok heyecanlıyım valla.

Şimdi anlaşıldı bu sabahki neşen.

Hep gül yavrum, Allah gülmekten ayırmasın seni.

Amin! Anneannem, amin.

Sen nasılsın anne?

İyiyim oğlum, nasıl olayım işte.

Yarın akşam için hazırsınız değil mi?

Hazırız hazırız.

Hayırdır inşallah?

Efendim Ali Ağa?

Alo Miran.

Acil bir durum var da toplantı yapmamız gerekiyor.

Katılabilirsen sevinirim.

Fırat, bak bu iki etti ha. Yine benim haberim olmadan toplantı koymuşsun.

Hayırdır?

Dedim ya, acil. Katılabilirsen sevinirim.

Bak...

Ne oluyor oğlum sana?

Ne oluyor sana Fırat? Anlasam ne olduğunu...

Fırat. Toplantı varmış şirkette de. Acil dedi.

E Miran, vakıfa gelemeyeceğim deme sakın.

Yapacak bir sürü işimiz var.

Ya gelmez olur muyum? İşim bitince söz yanındayım.

Hatta çıkalım şimdi. Seni vakfa bırakayım oradan ben de toplantıya geçeyim. Tamam?

Tamam.

Afiyet olsun.

Hayatta olmaz. Daha kahvaltınız bitmedi.

Ya Lütfü, borcumuz olsun. Tamam?

Olmaz. Oturun rica edeceğim.

O tabaktakiler bitecek Miran Bey.

Siz de Reyyan Hanım.

Acelemiz var, acelemiz.

Lütfen.

Hadi. Üzülmesin Lütfü.

Geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Sizi buraya çağırmamın sebebi şirketimizin geleceği ile ilgili öneride bulunmak.

Hepinizin bildiği gibi; yeni açtığımız fabrikada...

...hem üretim kapasitemiz hem de ihracat kapasitemiz gittikçe artıyor.

Önümüzde yeni bir başkanlık sistemi olacağı da malum.

İlk yönetim kurulu toplantısında başlanlık seçimiyle beraber...

...sermaye arttırımının da gündeme alınmasını istiyorum.

Bundan benim niye haberim yok?

Haberin olsun diye toplantıya çağırdım ama sen gecikince biz başladık.

Doğrudur. Biraz geç kalmışım.

Kimse kusura bakmasın. Sen benim soruma cevap vermedin Fırat.

Nereden çıktı bu sermaye artırım fikri?

Şirketimizin geleceği, büyümemiz için önemli bir mesele bu.

Valla benim aklıma pek yatmadı.

Yani sermaye için kullanacağımız ek kaynağı...

...üretim gücümüzü artırmak ve daha fazla istihdam sağlamak için kullanmamız...

...daha doğru olmaz mı? Bilmiyorum, siz ne dersiniz?

Bence de. Şimdi böyle bir risk almaya gerek yok.

Fırat, Miran'ın hakkı var.

Gündemimizde yeni başkanı seçmek var zaten. Önce bunu bir halledelim.

Böyle önemli bir meseleyi araya. sıkıştırmayalım derim ben de.

Çoğunluk benimle aynı fikirde olduğuna göre...

...konu kapandı herhalde.

Ben günlerdir bunun üzerinde çalışıyorum.

Böyle kestirip atmadan önce bir dinleseydiniz. Ne olduğunu anlasaydınız.

Sen de çalışmadan evvel fikrimizi alsaydın, uygun olmadığını görürdün Fırat.

Vaktin de boşa gitmemiş olurdu.

Başkanlık seçiminde görüşürüz.

Hadi kolay gelsin.

Miran.

Miran.

Miran.

Ya anlamadan dinlemeden niye kestirip atıyorsun he?

Belki makul bir şey söylüyorum.

Dinlemedin bile.

Dinlemem. Çünkü sen yanlış yaptın kardeşim.

Ya ney yanlış?

Ya Fırat, sen bunu sahiden soruyor musun?

Sen ne zamandan beri benimle fikrini paylaşmadan...

...beraber oturup bir konu üzerinde detaylıca düşünmeden...

...böyle toplantı tertip eder oldun?

Miran, ben seni defalarca aradım. Ulaşmaya çalıştım.

E 5 dakikanı ayırmadın ki. Hep meşguldün.

O zaman sen de ayırabileceğim vakti bekleseydin kardeşim.

Niye Miran? Niye?

Ya bir tek sen mi her şeyin en iyisini düşünüyorsun?

Niye?

Oğlum ne alakası var?

Ben beraber düşünmekten beraber karar vermekten bahsediyorum.

Her zaman yaptığımız gibi.

Her zaman yaptığımız gibi değil Miran.

Sen kendinle ilgili kararları kendin veriyorsun.

Benimle ilgili kararları birlikte veriyoruz.

-Hoş geldiniz. -Şahane olmuş Reyyan.

-Valla? Beğendin mi gerçekten? -Bayıldım.

Aslında daha erken gelecektim yardım etmek için ama Fırat'ı bekledim.

E olsun.

Fırat neyi beklemiş?

İşinin bitmesini mi?

He Miran he. İşimin bitmesini. İşten kaçıyorum ya ben.

Valla kaçmasaydın gelirdin Ağa.

Biliyorsun bugün açılış için hazırlık yapacağımızı, değil mi?

Başka bir işim vardı Miran. Tamma?

Allah Allah! Benim niye haberim yok?

Benim senden ayrı programım olamaz mı?

Olur niye olmasın?

Kendi kendine araştırmalar yaparsın, ondan sonra kendi kendine kararlar verirsin...

...ondan sonra ben de herkes gibi toplantıda öğrenirim.

Niye olmasın?

Sen sırf bu yüzden kabul etmedin değil mi?

Senden icazet almadım diye?

Fırat!

Ne alakası var?

Çok alakası Miran.

Ya sen kendine soruyor musun ya? Fırat benim neyim?

Ben onu hayatımda nereye koyuyorum.

Öyle ezberden kardeşim deyip geçme ha.

Eğer kardeşsek, kardeşlikte eşitlik vardır.

Bir taraf bir tarafa sürekli hesap vermez Miran.

Oğlum, sen ne saçmalıyorsun lan?

Miran tamam! Ne yapıyorsunuz ya çocuk gibi!

Benim kastettiğim de tam da bu işte.

Kusura bakmayın. Zeynep.

Gel Zeynep.

Konuşacağız bunu.

Var senin bir derdin ama ben daha çözemedim.

Miran, ne oluyor?

Ne oluyor böyle? Git peşinden hadi, kalmasın böyle aranız.

Ya yok, şimdi konuşursak büyür.

Biraz içimiz soğusun. Ondan sonra çözeriz biz.

Hadi.

Gidelim biz de zaten.

Nereye gideceğiz? Bir sürü iş var daha.

Ya işin büyük kısmını hallettik. Gerisini bizsiz hallederler. Hem yoruldun sen.

-Hadi gel. -Nereye gideceğiz?

Evimize.

Vay vay vay vay vay vay!

Asıl var ya tadına bakınca bayılacaksın

NE o? Niye gülüyorsun?

Ciddisin diye ondan.

E, yemek yapmak incelik isteyen iştir.

Ciddi olacaksın.

Bak sen.

Adı ne peki yemeğn?

Yemeğin adı, Miranaş.

Miranaş.

Gülme. Çok güzel bir tarif bu. Bilimsel.

Bilimsel bir de!

Bilimsel tabii. Bunun içinde...

...33 tane kükürt bileşeni, aminoasit var. Çinko...

Maşallah mutfak değil, laboratuvar. Sen nereden buldun o kadar şeyin içine?

İşte bundan. Sarımsaktan.

Bunun içinde bütün bu saydıklarım var. Hatta daha da fazlası.

Şimdi, bu gördüğün kemik suyu var ya...

...bunun içinde demir ve kalsiyum var.

Başka ne geliyor?

Bu da yeşil biberde var.

Yeşil biber deyip geçme.

Sen bunların hepsini tek tek araştırdın yani şimdi?

Ben bunların hepsini araştırdım teker teker. Kimin için?

Oğlum ve senin için.

Allah'ın izniyle, o doğuma sağ salim gidip sağ salim döneceğiz.

Demir gibi demir.

Şuna bak. Vitamin deposu.

Vay vay vay vay vay vay...

Şuna bakalım.

Miran.

Bu da tatlımızın kreması.

Kalan da yemekten sonra.

Ne yok mu bunun demiri fosforu bir şeyi?

Var.

D vitamini var.

Kremasında mı var D vitamini şimdi.

Kremada değil, dudağmda.

Zaten D vitaminin açılmadı.

Allah Allah!

A itamini de aşktır o zaman.

Kaptın sen bu işi ha.

-Cidden kaptın. -He kaptım.

Bak hadi, yemeğine bak.

Evet, iyi tamam, hadi.

Ciddi yemeğimizi yapalım.

Ben yarın gelmeyeceğim Zeynep.

Daha neler! Abartma Fırat.

O kadar önemli gecede yalnız mı bırakacağız Reyyan ile Miran'ı?

Adamın ruhu patron.

E öyle değil mi zaten?

Öyle, öyle de... Ben onun elemanı değilim.

Aranızdaki iş ilişkisi nasıldır, kim haklıdır bilmiyorum.

Ama dostluğunuzu biliyorum.

Dostlar arasında olur böyle şeyler. İkiniz de büyütmeyin bence.

Miran'ın artık hareketlerine dikkat etmesi lazım.

Artık mı? Neden? Ne değişti ki?

Büyüdük Zeynep, büyüdük. Koca adamlar olduk.

Nasıl davranması gerektiğini öğrenmesi lazım.

Fırat?

Füsun Hanım, hani sen demiştin ya, iyi niyetli biri değil diye.

Miran ile ilgili aklını karıştırmasına izin vermezsin değil mi?

Zeynep.

Ben, Füsun Hanım kimdir, nasıl bir insandır her şeyi farkındayım.

Beni kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Onu da bişiyorum.

Ama ben bunu asla yapmam.

Miran ile ilgili mesele de;; sadece Miran ile beni ilgilendirir.

Bundan kimsenin de faydalanmasına izin vermem.

Cihan, hazırlanmadınız mı daha?

Biz evdeyiz baba.

Oğlum, yapmasanıza böyle. Benim de canım istemiyor ama hayırlı bir iş yani.

Ayrı gayrı olmaz.

Ya ağabey, haklısın da o kadar da değil ya.

Hayırlı olsun.

Handan.

İyi bakalım, hadi bakalım.

Haydi gitmiyor muyuz?

Oğlum zaten sen bizi temsilen en önden gidersin. Hadi.

-Ya baba... -Tamam Azad, tamam. Gözünü seveyim git.

Git oğlum.

Azad.

Hadi geç kalmayalım oğlum.

A Şeydan. Şeydan.

Hayırdır oğlum, ne oldu?

Beni kokoş bacının elinden kurtar, yalvarırım Handan Hanım.

Ya bak, saçımı başımı ne hale getirdi!

Ama güzel olmuş.

-Essah mı diyorsun? -He.

Güzel olmuş?

Sırf sıkıntısından ha. Başka bir şey değil. Evde bir o var, bir de ben.

Ya bir gün korkuyorum kalkacak sıkıntısından saçım yerine beni...

...kıtır kıtır kesecek diye korkuyorum.

Şeydan, ben seni nasıl alayım buradan?

Yaren orada, kız gebedir doğru düzgün beslenmeye ihtiyacı var.

Yok yok, tamam tamam ağlama tamam...

...madem o kadar korkuyorsun tek başına olmaya, ben bulacağım bir çaresini.

Bulacaksın?

Sağ olasın hanımım, çok teşekkür ederim.

Tamam, halledeceğim.

Saçların güzel olmuş ama bak, üzülme.

Hah, tam zamanında geldin.

Tü tü tü, maşallah.

Ayol, ne dikilip duruyorsun tutsana şunun ucundan?

Aaa... yalı kazığı gibi dikilmeye mi geldin...

...tut şunun ucundan, tut.

Ben.. ben... ben...

...sana...

...bir şey diyecektim de...

Noldu?

Eğer..birine...

sözün...yoksa...

Söz mü, ne sözü?

Vak...vak..vakıf...yemeği için.

Birlikte gidelim mi?

Birlikte gidiyoruz ya, vakıf yemeğine.

Hadi acelemiz var tut şunun ucundan, gevezeliğin tuttu.

Tut...tut...tut.

...Yardım etsene?

Tabii tabii.

Hı?

Noldu? Niye bakıyorsun öyle?

Çocukken bir gece vakti Beyazsuya inmiştik...

...karanlığın altında sanki gökyüzünün bütün yıldızları toplanmıştı.

Çocuklar dereye girerken de sırtüstü uzanıp gökyüzünü izlemiştim.

Yıldızları izlerken kendi kendime demiştim...

...şu garip dünyada bundan daha güzel bir şey var mıdır diye.

Meğersem...

...varmış.

Ama...

...ben bu özel gecede, en değerli yıldızımın...

...biraz daha fazla parlamasını istiyorum.

Çok güzel.

Hiç beklemiyordum böyle bir şey.

Senin kadar güzel olamaz, müsaden var mı?

Bu onuru bana bahşedecek misiniz, Reyyan hanım?

Çok güzel Miran, teşekkür ederim.

Şimdi artık bütün geceyi aydınlatacaksın.

Miran...

Tamam, ana ile oğul arasına girmeyeceğim.

Ama...

...haydi başka zaman yazarsın gitmemiz lazım araç bekliyor.

Tamam, bir iki bir şeyim kaldı benim...

...sen çık, gelirim ben.

Beklerim ben de sorun değil , seni izlemiş olurum.

İyi madem...

...yapmayayım ben de o kadar da önemli değil.

Heyecanlı mıyız bu gece için?

Çok, haydi.

Anne, sen Azra'yı aradın mı, vakfa geçmişler mi acaba?

Yo, aramadım.

Hay Allah, bir arayalım o zaman...

...biz geçiyoruz diyelim o da geç kalmasın bari.

Al, bunu kullan ara.

Yok yok şey yapmayalım...

...ben bir gidip bakarım telefonuma, alayım geleyim ben.

Annem, haydi geç kalıyoruz.

Oğlum, siz gidin. Ben telefonumu alacağım.

Biz sonra annemle korumaların arabasıyla geliriz olur mu?

Muzaffer... ilgilenin.

Haydi geç kalmayın.

Anne, sen şunu tut da geliyorum.

Ananem, haydi görüşürüz vakıfta.

Miran, dur.

Noldu?

Geri dön.

Reyyan, ne olduğunu bir söylesene.

Doktor vitamin vermişti çocuk gelişimi için...

...ben almayı unuttum, onu alacağım.

Eve dönünce alsan olmaz mı?

Olmaz. Sabah da almadım. Şimdi geç olur.

Buyur.

Bizim kazan doğurdu.

Kız, Çakır. Sen de mi geldin?

Hee. Handan Ablam yolladı.

Yani, Yaren doğurduktan sonra falan yardım edersin diye.

Hee. O doğurduktan sonra bir namaz için...

..imama ihtiyacı olacak. O kadar.

İyi, iyi.

İyi.

Sen bu konağa yakışırsın. Şeyda, yer göster.

Heh. Buyur, Çakır bacı. Buyur.

Şeyda.

Nereye gittin sen öyle bohça falan?

Sen evden mi kaçıyorsun?

Yok. Öyle şey olur mu hiç.

Benim birkaç parça eşyam kalmıştı da orada.

Onu da alayım, hepten yerleşeyim dedim.

Aslında ben konağa.

Ne kadar iyi düşündün, Şeyda.

Akıllı ol, Şeyda. Akıllı ol.

Benim anca ölüm çıkar buradan.

Buyur. Melike Ablacım.

Yaren.

Nereye?

E gidiyoruz ya açılışa. Hani, vakıfın...

...açılışına.

Gidiyoruz?

Hıhı.

Gidiyoruz değil. Gidiyorum.

Anlamadım.

Neyi anlamadın?

Sen hiçbir yere gitmiyorsun.

Burada kalıyorsun.

Harun'umun bebesini doğurana kadar...

...bu avludan adımını atmayacaksın.

De haydi.

Biz bir şey unuttuk. Alıp geliyoruz. Siz geçin.

Reyyan. Sen dur ben getireyim. Yorulma.

Ya sen bulamazsın şimdi yerini.

Ben hemen alıp geleceğim.

Tamam?

Hayır. Allah'ım nolur.

Reyyan Hanım. Ara sıcakları hemen...

...ister misiniz?

Misafirler gelsin. Ondan sonra verirsin.

Peki.

Aman aman. Dikkat, dikkat.

Heh. Gecenin yıldızı da buradaymış.

Gecenin yıldızı bunlar.

Öyle valla.

İleride senin adını minnetle anacaklar.

Biz onların başarılarını izlerken...

...gurur duyacağız seninle.

İnşallah.

Benim heyecandan elim ayağım...

...buz kesti, Miran. Bak.

Ben çıkmasam kürsüye olmaz mı?

Sen benim yerime de konuşursun.

Sen yerine?

Hee.

Reyyan Sultan'ın fermanı deyip...

...gireyim söze istiyorsan. Ha? Olur mu?

Geçme dalga, Miran.

Bayılıp kalırsam görürsün.

Allah korusun. Olmayacak öyle bir şey.

Senin yanında dimdik duracağım.

Elini de böyle tutacağım.

Eğer heyecanlanırsan falan ben söze girerim.

Tamam mı?

Bırakmayacaksın ama.

Ne zaman bıraktım ben seni?

Hiç.

Anlaştık o zaman.

Anlaştık.

İyi akşamlar.

Gerek yok ben gördüm.

Babam geldi.

Hoş geldin baba.

-Hoş bulduk. -Hoş geldiniz.

Şimdiden hayırlı olsun.

Teşekkür ederiz.

Umut, benim gönlümden bahtımdan...

...hiç eksik olmadı.

Allah da sizin evinizden eksik etmesin.

Amin.

Müsaade ederseniz, vakıfa bir miktar...

...bağışta bulunmak istiyorum.

Gelmeden evvel bir çek yazmıştım.

Mümkün müdür?

Sağ ol baba. Eksik olma.

Artık ömrüm yettiğince yanınızda olacağım.

Başka önemli bir işim yok benim.

Geçireyim ben sizi. Buyurun.

Kızım sen ne anlatıyorsun?

Kovabiliyorsa beni kovsun bakalım.

Bu konağı onun mezarı yapıyor muyum...

...yapmıyor muyum.

Tamam, Cihan. Gitme kızın üstüne.

Zaten gergin.

Hem aslında ben burada iyiyim.

Sadece konaktan dışarı çıkmama...

...pek müsaade etmiyor.

O yüzden canım sıkılıyor. Bunalıyorum burada.

Tamam kızım. İşte konuşacağız biz babanla.

Seni biz buraya mapus mu gönderdik?

Değil mi?

Kızım bak.

Senin içine sinmiyorsa, hemen toparla eşyanı.

Götüreyim seni eve.

Değil füsun, tillahı gelse seni bizden alamaz.

Cihan'ım. Sen biraz sakin ol.

Bak. Şeyda burada. Melike burada.

Gözlerini ayırmazlar üzerinden merak etme.

Neyini merak etmeyeyim. Ne diyorsun Handan?

Duymuyor musun ne diyor?

Beni burada esir tuttu.

Dışarı koymuyor diyor kız.

Cihan bağırma.

Bağırma.

Niye yangına körükle gidiyorsun sen?

Kız zaten gebe.

Bak.

Eğer bu kıza bir şey olsun...

...esas yangını o zaman göreceksin sen.

Yok yok. Kalk kızım hadi kalk kalk.

Eşyalarını topla hemen haydi.

Anne?

Cihan bak. Kız gitmek istemiyor.

Dur hele bir. Doğursun.

O zaman zaten güç bize geçecek.

Ne istersek yaparız ondan sonra.

Handan, bak.

O gün gelip devran döndüğünde...

....bu konakta kızımı bir gün dahi koymam.

Söküp alırım.

Gerisi yangın yeri.

Sana da sözüm olsun.

Bak.

İçimdeki bu ateşle yakacağım...

...o Füsun karısını. Beni duyuyor musun?

İçimdeki bu ateşle.

İyiyim, iyiyim. Sağ ol evladım.

-Sen beğendin mi annem? -Harika olmuş oğlum. Çok güzel, çok.

İyi akşamlar.

Vali geliyor.

-Vali Bey ile eşi geldi. Karşılayayım. -Git, koş. Git sen. Git.

Reyyan. Vali bey ile eşi geldi.

Gel. Birlikte karşılayalım.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Hoş geldiniz.

Reyyan ve Miran Şadoğlu.

Bu anlamda gecenin mimarları.

Sizin destekleriniz sayesinde Sayın Valim.

Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz.

Hoş bulduk.

Onca işinizin gücünüzün arasında bizi...

...yalnız bırakmadığınız için...

...çok teşekkür ederiz.

Asıl bize teşekkür ederiz.

Çocukların eğitimi gibi hassas bir konuya...

...kayıtsız kalmadığınız için.

Valiliğin tüm imkanları emrinizde.

Desteğimiz sizinle.

Sağ olun.

Tebrik ediyorum. Yolu, ömrü...

...uzun olur inşallah.

Sağ olun.

Dernek olarak bizim de bir katkımız...

...olsun dedik Reyyan Hanım.

Onay verirseniz, vakfın içerisine...

...çocuklar için bir kütüphane yaptırmak...

...istiyoruz.

Onay ne demek.

Çok mutlu oluruz.

Çok iyi düşünmüşsünüz. Sağ olun.

Anlaştık o zaman. Ama seni şimdi bunlarla...

...yormuyoruz.

Sağlıkla doğumunu yap hele.

Sonrasında çalışmalara başlarız.

Heh. Duyuyorsun dimi?

Bir de Sayın Valim.

İlerleyen saatlerde sizden bir konuşma...

...rica edebilir miyiz?

Elbette.

Seve seve.

Çok sağ olun.

Menekşe.

Vali Bey'i yerine kadar eşlik et lütfen.

Çok sağ olun tekrardan.

Benim güzel karım herkese ilham mı oluyor?

Merhabalar.

Haşim abi de geldi. Gel.

Ona da bir selam verelim.

E şehrin bütün her gelenleri de burada.

Sen böyle hayırlı işler yaparken...

...yanında olmayacağımızı sandın Miran Bey?

Abi valla ben değil eşim yapıyor.

İkinizi de tebrik ederim.

Gurur duydum.

Eyvallah abi. Şeref verdin.

Yakanı bırakmayacağım Miran Bey.

Hayırdır?

Gelecek seçimde belediye başkanı adayım...

...sensin bilesin.

Aman abi ne yapıyorsun sen ya.

Şehir işleri bir kenara, ben daha...

...ev işlerini zor idare ediyorum.

Senin gibi bir gencin üstesinden...

...gelemeyeceği hiçbir şey yok Miran Bey.

Senin gibi gençleri siyasette görmek...

...istiyorum.

Aman abi. Bak valla bırakmaz beni ha.

Sen ne yaparsan yap hakkıyla yapacağından...

...eminim.

Müsaadenizle. Miran.

Gel ben seni geçireyim yerine.

Doktor Hanım.

Tebrik ederim.

Miran Bey davet etti.

Hoş geldiniz.

-Ama bir şey... -Ben bir şey söylemedim.

Ama anlaşılan sen de bir şey anlatmamışsın.

Uygun zamanı bekliyorum.

Bir an önce konuş lütfen.

Yoksa beni de zor durumda bırakırsın.

Tıbbi bir şey gerekirse, Miran Bey'in...

...bir an önce öğrenmiş olması gerekiyor.

Biliyorum.

Aksi halde ben konuşmak zorunda kalacağım.

Daha fazla saklayamam.

Lavabo ne taraftaydı?

Götüreyim ben sizi.

-Ben yalnız bırakmayayım Reyyan'ı. -Tamam.

Nereye gittin doktor sen de ya.

Hoş geldiniz.

Miran doğru bir şey mi yapıyoruz?

Böyle bir gecede kimsenin keyfini...

...kaçırmak istemem.

Kaçmayacak kimsenin keyfi.

Sen merak etme.

Hadi siz geçin.

Arkadaşlar yerinizi gösterecek.

-Kardeşim hoş geldin. Hoş geldin. -Hoş bulduk.

Ne lan bu tavır?

Hayırdır oğlum?

Sen hala ne yaptığının farkında değilsin.

Dimi?

Allah Allah. Ne yapmışım?

Söyle bileyim o zaman.

Miran.

Dün işlerimi bitirdim buraya geldim.

Sen beni yerin dibine soktun...

...Zeynep'in yanında.

Bu mu yani? Sen böyle mi anladın?

Ulan biz dostuz. Bu kadarcık da sitem...

...edemeyecek miyiz?

Et, et Miran. Et de kenara çek.

Bir kere de kabul et ya.

Bir kere de ki ben yanlışım eğ boynunu.

Ne olmuş?

Fırat.

Oğlum sen benim kardeşimsin dostumsun.

Yanımda ol istedim.

Sen beni yanlış anlamışsın.

Bak böyle yok yere kendini de beni de üzme.

Yapma.

Miran.

Bak ben biliyorum ki ben senin gönlünde...

...kardeşinim. Eyvallah.

Sen de benim için öylesin.

Ama aklında hep elemanın kalıyorum ben senin.

İşine gelince kalbine, işine gelmeyince...

...aklına kulak veriyorsun.

Bana elemanın muamelesi yapmandan sıkıldım.

Doktor Hanım.

Ben de sizi arıyordum.

Sizinle bir konuşabilir miyiz?

Azat Vali ile konuşuyor.

Zehra haydi.

Hazar Bey. Lütfen.

Ne? Haydi.

Hazar ne oluyor?

Bu gecenin çocuklar için ne kadar mühim...

...olduğunu bile bile...

...bırakıp gidebilecek misin?

Şimdi anlaşıldı.

Haydi.

Hazar.

Hazar.

Yapma böyle.

Zaten Reyyan gebe.

Bu olanların onunla ilgisi yoktur.

Allah aşkına.

Geliyor musun sen kalıyor musun?

Reyyan için.

İyi. Sen kal.

Baba.

Baba.

Kızım.

Hiç mi hatırım yok sende?

Mutluluğumu paylaşmayacak mısın benimle?

Kızım deme öyle.

Ben nasıl mutlu olabilirim bu kadının yanında?

Ne yapayım yani?

Hazar.

Bana anne deme.

Adımı anma. Yok say.

Ama bu diyeceğimi aklının da kalbinin de...

...bir kenarına yazıver.

Evladının mutluluğunu paylaşmayı...

...onun her anında yanında olmayı...

...hiçbir şeye değişme.

Çünkü evladınla geçiremediğin bir...

...saniyenin bir ömür harcasan telafisi yok.

Yaşadım biliyorum.

Yav gördüm diyorum doktor hanım.

Reyyan sizinle konuşurken gergindi.

Endişeliydi.

Bir de son günlerde yaşadıklarını...

...düşünüce o hali, tavrı.

Miran Bey.

Ya bakın dürüst olun bana.

Söyleyin.

Reyyan'ın durumunda ters giden...

...bir şey var mı?

Evet var.

Size anlatmam gereken bir şey var.

Hazar gelmeyecek.

Sen en doğrusunu yaptın Hazar Bey.

Çocuklar için.

Sadece bil. Ötesi yok.

İşte böyle böyle.

Güzel bir hayat bırakacağız yavrum.

Bunlar benim için mi?

Annem dedi ki sen bu kadar şeyi...

...bizim okula gitmemiz için yapıyormuşsun.

Teşekkür ederiz.

Asıl ben size teşekkür ederim.

Hem böyle güzel, hem de okumaya...

...bu kadar istekli olduğunuz için.

Biliyor musun? Ben büyüyünce doktor olacağım.

Hastalanırsan sana hep ben bakacağım.

Bu da bebek için. Doğunca...

...bizim kardeşimiz olsun mu?

Olsun tabii.

Olsun.

Sizin gibi güzel ablaları olsun.

Doğunca Umut'a iyi bakın olur mu?

Adı Umut mu bizim vakıf gibi?

Umut.

Nasıl dayanacağım?

Nasıl dayanacağım?

Reyyan.

Reyyan.

Ya sen nasıl yaparsın bunu bana?

Bana nasıl söylemezsin?

Alo kızım?

Nerede kaldın? Geldim ben vakıftayım.

Gelmek üzereyim.

Sıkıntı yok.

Beni bekliyor.

Düşük riskin olduğunu bana...

...ne zaman söyleyecektin?

Ya da hiç söylemeyecek miydin Reyyan?

Ya biz hani birbirimize söz vermiştik...

...aramızda gizli saklı bir şey olmayacak diye?

Doktor hanım mı dedi?

Evet.

Ve ben zorlamasam haberim olmayacaktı.

Eğer sen stresten uzak kalmazsan...

...kendine dikkat etmezsen...

...riskli bir doğum yapacağını söyledi.

Yav neden söylemiyorsun?

O dikkat etmeyen herkes için geçerli.

Ben o yüzden...

O yüzden seni endişelendirmek...

...istemediğim için demedim.

Tamam da Reyyan.

Doktor öyle düşünmediği için...

...anlattı bana demek ki dimi?

Ve ben çok korktum Reyyan.

Korkacak bir şey yok.

Umut'a bir şey olmasına...

...asla izin vermeyeceğim.

Benim.

Önceliğim sensin.

Tamam mı?

İlk önce sen iyi olacaksın. Ondan sonra Umut.

Lütfen kendini daha fazla yorma.

Bir daha benden hiçbir şey gizleme.

Hah. Miran.

Konuşma için seni içeriden çağırıyorlar oğlum.

Tabii.

Tamam anne geliyoruz biz.

Hadi.

Ben bir elimi yüzümü yıkayayım geliyorum.

Allah'ım lütfen saklamak çok zor.

Çok zor. Ben ne yapacağım?

Kız çocuklarımızın geleceğine ışık...

...tutacak olan Umut Şadoğlu Vakfımızın...

...kurucularından Miran Şadoğlu'nu...

...kürsüye davet ediyorum.

Öncelikle.

Hepinize teşekkür ederim.

Bu değerli gecenizde bizi böyle...

...yalnız bırakmadığınız için.

Ben biraz Vakfımızın amacından bahsedeyim.

Vakfımızın amacı

Evladımın adı olduğu gibi...

...nice gönülde yeşeren bir umut olabilmek.

Sadece bu topraklarda değil,

Aynı zamanda memleketin her köşesinden...

...umutsuz kalmış yüreklere dokunmak...

...ve özellikle...

...kız çocuklarımıza el uzatıp...

...onların da umut etmelerini sağlayabilmek.

Bu gecede...

...bizleri yalnız bırakmayan siz değerli...

...misafirlerimizin de...

...bu uğurda desteklerini bekliyoruz.

Ve ben...

...lafı daha fazla uzatmadan...

...benim umudum...

...ve o umuda can veren annesini...

...sahneye davet ediyorum.

Huzurlarınızda Reyyan Şadoğlu.

Ay çok heyecanlandım.

Elim hep senin elinde.

Hepiniz hoş geldiniz.

Biliyorum hepiniz bu geceyi bizim...

...tertiplediğimizi düşünüyorsunuz.

Ama bu gecenin asıl var olmasına...

...sebep olan...

...onur konuklarımı davet etmek istiyorum.

Ayşegül, Fidan, Sude. Gelin böyle.

Malumunuz...

...vakfımıza doğacak çocuğumuz...

...Umut'un adını verdik.

Umut bize, biz de çocuklarımıza...

...destek olacağız.

Bu vakfın hayata geçmesinde...

...emeği olan başta eşim Miran Şadoğlu'na...

...sonra Nasuh Şadoğlu ve Hazar Şadoğu'na...

...Azize Aslanbey'e...

...ve...

...yüklü miktarda bağışıyla...

...bizi çok mutlu eden...

...Mahfuz Erdoğan'a...

...çok teşekkür etmek istiyorum.

Çok büyük miktarda bir bağış yaparak bize...

...destek olan başka bir bağışçımız daha var.

Ama ismini bilmiyoruz henüz.

E tabii bir elin verdiğini diğer elin...

...bilmemesi daha makbuldür.

Ama en azından bize kendisi ulaşırsa...

...ona bir teşekkür etmek isteriz.

Çok mutlu oluruz bundan.

Kendisi burada.

Aramızda.

Annem.

Füsun Aslanbey.

Teşekküre ne hacet.

Vakıfa bir katkımız olduysa...

...bu bizi ancak memnun eder.

Öyle değil mi?

İyi geceler.

Azra.

Senin amacın ne?

Hay sen ne diye o kadını bizim aramıza...

...sokmaya çalışıyorsun?

O kadın dediğin benim annem.

İyi de.

Orası yeri miydi?

Milletin içinde şov yapar gibi...

...kalkıp anlattınız her şeyi.

Miran tamam.

Yav ne tamamı Reyyan?

Bekleyebilirlerdi biraz daha.

Ya ben yıllarca onu öldü bildim.

Onun kokusunu, yüzünü hayal ettim.

Şimdi onunla geçireceğim bir saniyeyi...

...bile kaybetmek istemiyorum.

Tamam.

Ben gerçekleri anlatmandan bahsetmiyorum.

Sadece orası yeri değildi diyorum.

Yani o kadını orada aramıza getirip...

Ya bak tekrar söylüyorum.

O kadın dediğin benim annem.

Ve ben burada olduğum müddetçe...

...o da olacak.

Ha ama eğer istemiyorum diyorsanız...

...orası ayrı.

Orası ayrı.

O zaman ben gidebilirim.

Hemen onun yanına yerleşebilirim.

Hayır öyle bir şey olmayacak.

O zaman lütfen...

...herkes Füsun Aslanbey'in...

...benim annem olduğuna ikna olsun.

Lütfen.

Ne oldu?

Nasıl geçti görüşme?

Tembihlediğin gibi davrandım.

Yani başta biraz sorguladı ama...

...onu annem olarak kabul ettiğime inandı.

Yine de emin olamayız.

Füsun Aslanbey bu.

Şeytanın bastonlusu.

Tamamıyla inana kadar...

...teslim olana kadar...

...açık vermemelisin Azra.

İçimde bir nebze bile olsa...

...bir sevgi kırıntısı olsaydı...

...o dediğin olurdu.

Ama yok.

Bak Azra.

Ne olursa olsun o senin annen.

Eğer kalbin yumuşayacaksa...

...bu yolun dönüşü yok.

Ben öyle ya da böyle Füsun'u alt edeceğim.

Eğer yolundan döneceksen...

...merhamet edeceksen şimdi söyle.

Bana merhamet etmeyip...

...yıllarca arayıp sormayan kadına...

...ben de merhamet etmem.

Yaşadıklarımın hesabını sormadan...

...içim rahat etmeyecek.

Reyyan ile Miran'ın erken öğrenmesi...

...hiç iyi olmadı. Onları karıştırmak...

...istemiyordum bu işe.

Mecbur kaldım.

Yoksa gidecekti.

Yine de Reyyan ve Miran'ı bu meseleden...

...uzak tutacağız.

Bundan zarar görmemeleri gerek.

Bizim işbirliği yaptığımızı bilmemeliler.

Merak etme.

Asla.

Ne demek şimdi?

Füsun Aslanbey aramızda kalacak?

Biz daha ne kadar katlanacağız o kadına anne?

Miran tamam.

Bak sabah konuşuruz. Herkes gergin şimdi.

Reyyan haklı evladım.

Sabah ola hayrola.

O zaman ne yapalım anne?

Bırakalım da Azra, Aslanbey konağına mı...

...yerleşsin. Bunu mu istiyorsunuz?

Yok kızım kimse öyle bir şey demedi.

Sen sakin ol yavrum sakin ol.

Sakin falan olmayacağım anne. Olmayacağım.

Azra o kadının evine gitmeyecek.

Bu böyle biline.

Biliyorum.

Geceyi mahvettiler diye kızgınsın onlara.

Ama biz amacımıza ulaştık Miran.

Görmedin mi kızları ne kadar mutlu oldular.

Öyle öyle orası öyle Reyyan.

Ya ne yapayım işte elimde değil.

Görmedin mi Füsun denen kadını.

Bir de zevk alıyor böyle utanmadan.

Hayır, Azra buna alet oluyor ya...

...benim en fazla canımı sıkan da bu işte.

Tamam ben de sevmiyorum o kadını...

...hiç sevmiyorum hem de.

Ama anlıyorum Azra'yı.

Hatta o kadını bile anlıyorum Miran.

Ya ben onun neyini anlayacağım ya?

Bir annenin evladıyla geçireceği zaman...

...en kıymetli andır.

Dünya'da hiçbir şey onun yerini tutamaz.

Ben Umut'umla geçireceğim fazladan...

...bir saniye için her şeyimi veririm mesela.

Anlıyorum ben onların heyecanını.

Kızma sen de Azra'ya ne olur.

Keşke.

Etrafımdaki herkes senin yüreğinin...

...binde birine sahip olsa.

Oğlum da ben de...

...o kadar şanslıyız ki.

Meleğim benim.

Meleğim.

Efendim?

Azra?

Sen ne yapıyorsun?

Milletin içinde hele öyle bir davette...

...yapılacak şey mi o kızım?

Güven ve sadakat.

Güven ve Sadakat Azize Hanım.

Bunları kazanmadan Füsun'un kapılarını aralayamam.

Bir yerde mecbur kaldım.

Alo?

Sesimi duyuyor musunuz Azize Hanım?

Buradayım.

Tamam peki.

Öyle olsun.

Ama bundan sonra kendi başına hareket etme.

Sakın benim haberim olmadan plan yapma Azra.

Anladın mı?

Sözümü dinle.

Ya yok yav özellikle beklemiş bu geceyi.

Amacı bağış falan yapmak değil...

...çocukların huzurunu kaçırmak.

Sonunda patlattı işte bombayı.

O kızcağıza da yazık.

Füsun Aslanbey'e alet olmuş belli ki.

Kaderine küssün.

Füsun Aslanbey gibi bir kadının...

...kızı olmak zaten felakettir.

Öyle.

Vallahi bence şükretsin. Beterin beteri var.

Hazar Bey.

Ney?

Sen niye fis kos ediyorsun ki? Yalan mı?

Kaderde Aziz'e Aslanbey'in evladı...

...çıkmak da var. Aha.

Yav.

Hayırdır?

Hepiniz bir durgunsunuz?

Kötü bir şey mi oldu baba?

Neler neler oldu.

Dünürünüz.

Davetsiz olduğu geceye damgasını vurdu.

İnsan davet edilmediği yere...

...niye gitsin ki baba?

İlla ki biri çağırmıştır yani.

Yoo. Kimse davet etmemiş. Kendi çıkıp geldi.

E peki niye gelmiş ki? Bağış mı yapmış?

Hıhı.

Yav yok bağış onun süsü kılıfı yav.

Asıl amacı Azra'nın anası olduğunu...

...hepimize duyurmak.

Azra kim?

Ne?

Füsun'un kızı mı varmış?

Hee.

Azra var ya.

Füsun Aslanbey'in öz kızıymış.

Birlikte geldiler geceye.

Zaten kızı kedi söyledi.

Şimdi yakaladım işte seni Füsun Aslanbey.

Bundan ötesini sen düşüneceksin artık.

Benim kızıma karşılık...

...senin kızın.

Esiyor şimdi.

Üşüme.

Sen üşüyeceksin.

Sen yanımdayken üşümem.

Halamı daha yeni tanımışken...

...bir de kuzenim olduğunu öğrendim.

Hem de büyük bir sürprizle.

Nasıl?

Sen bilmiyordun yani.

Bir şey demedi Azra ile ilgili?

Yok.

Ya ben...

...en çok da...

...Reyyan ile Miran'a üzüldüm.

Geceleri mahvoldu.

Olan onca şeyden...

...mahvolan her şeyden sonra...

...tek bir gecenin onlar arasında hükmü olmaz.

Orası da öyle.

Herkesin sürekli bir şey gizlemesinden...

...sıkıldım ben Azat.

Anlamıyorum.

Bu kadar mı zor dürüst olmak, açık olmak?

Etrafımda sürekli bir oyun.

Her gün yeni bir sır öğrenmekten yoruldum.

İstemiyorum artık.

Gizli saklı bir şey olmasını istemiyorum.

Yeter.

Azat.

Ne oldu?

Yok bir şey.

Aslında var.

Söylesene Azat.

Yani ben seni...

...aslında buraya onun için...

...yani...

Ben ne zamandır fırsat kolluyorum.

Ama işte sen.

Karşımdayken de nasıl diyeceğim bilmiyorum.

Allah Allah.

Söyler misin? Seninle mi ilgili?

Yok.

Yani.

Bizimle ilgili.

Bizimle mi ilgili?

Fırat?

Bizimle ilgili diyordun?

Niye buradayız? Niye geldik?

Benim hep bir ailem olsun istedim.

Biliyor musun Zeynep?

Kendimi ait hissettiğim bir ailem.

Ben gözümü açtığımda Aslanbey konağındaydım.

Azize, Aslanbey, babaannem.

Biz...

...üç kişi...

...kardeş gibi büyüdük o avluda.

Miran öz kardeşimdi benim.

Gönülde.

Çok sevdim onları.

Gerçekten çok sevdim.

Hala öyle.

Miran seni kardeşi sayıyor.

Kardeşten öte görüyor hatta.

Böyle bakınca her şey tastamam görünüyor.

Değil mi?

Annesi...

...babaannesi...

...kardeşleri...

...Aslanbey konağında.

Hatta yıllar sonra öğrendiği gerçek...

...aslında bir Aslanbey olduğu...

...bu bile tamamlamadı beni biliyor musun?

Ben hep eksik hissettim.

Ta ki..

..seni şurada görene kadar.

Hatırlıyorum.

Krem rengi bir kazak vardı üzerinde.

Turuncu bir palto.

Ne kızdırmıştın beni be.

Ama öyle bir baktın ki gözümün içine...

...ta içine...

Ben kendimi hayatımda ilk defa tamamlanmış hissettim seninle.

Böyle damdan düşer gibi oluyor...

...ama öyle değil.

Ben seninle kendimi tamamlanmış hissediyorum.

Zeynep...

...ben seninle aile olmak istiyorum.

Bir olalım istiyorum.

Benimle evlenir misin?

Tamam...

...hemen cevap vermek zorunda değilsin.

Düşün, istediğin kadar düşün...

...belki daha çok tanımak isteyeceksin...

...bir şey sorucaksın bilmiyorum.

Ben...

...seni gördüğüm andan itibaren...

...başka hiçbir şey düşünemiyorum ki Fırat.

Aklım, gönlüm sana esir oldu.

Sen bunları böyle benden saklamayı nasıl başardın?

Evleniyor muyuz gerçekten?

Evleniyoruz...

Kötü bir şey olmadı değil mi...

...neymiş bizimle ilgili olan?

Bizimle derken...

...ailelerimizi de ilgilendiren bir konu yani...

Yaren...

Harun...

Yarenle Harun mu?

Harun'u vuran...

...Yaren'miş.

Reyyan kızım inmiyor mu kahvaltıya?

Uyuyor...

...dün gece yoruldu biraz.

Şimd dokunmayalım da dinlensin.

Dinlensin dinlensin, iki canlı o dinlensin.

Ben hastaneye geçiyorum.

Hazal...

...otursana.

Ben biraz seninle konuşmak istiyorum...

...zaten ben de şirkete geçeceğim hastaneye bırakırım seni.

Dün geceyle ilgili biraz konuşalım.

Olur da...

Ben odama çıkayım biraz.

Annem sen de otur...

...çünkü benim söyleyeceklerim hepimizi ilgilendiriyor.

Yani, eğer dün geceki gibi konuşacaksan...

...hiç konuşma Miran.

Ben de zaten söyleyeceğim her şeyi söyledim.

Dün gece için beni bağışla.

Meltem'e yenik düştüm.

Biliyorsun, bu vakfın benim için ve Reyyan için önemini.

O kadar hazırlıktan sonra bir de üstüne böyle bir olay olunca...

...öfkemi kontrol edemedim.

Kusura bakma.

Daha Füsun'nun gizli bağışçı olduğunu sindiremeden...

...bir de üstüne işte böyle bir olay olunca...

Bunda sindiremeyecek ne var...

...kadın bağış yapmış işte ne güzel fena mı?

Tam orasını bilemiyorum...

...yani fena mı değil mi bakalım onu zaman gösterecek.

Zaten mesele de o değil.

Ben dün gece Reyyan'la konuştum.

O da çok haklı şeyler söyledi.

Benim de sakince düşünmemi sağladı.

Bak ben sana açık konuşacağım...

...Füsun benim böyle sevdiğim, güvendiğim bir kadın değil.

Kolay kolay da güvenebileceğimi zannetmiyorum.

Ama...

...ne olursa olsun bu senin annen.

Ondan dolayı sen benim dün gece bütün söylediklerimi unut...

...ve annenle her anın tadını çıkarmaya bak.

Ama...

...unutma...

...senin evin burası.

Bak bu evden gitmek yok, o zaman bozuşuruz işte.

Çünkü senin ailen biziz.

Anlaştık mı?

Beni anladığın için teşekkür ederim.

Biz de bu süreçte elimizden geldiğince...

...sana yardım etmeye, destek olmaya çalışacağız.

Ailen olarak.

Değil mi anne?

Tabi tabii...

...tabii kızım yeter ki yanımızda ol.

Benim istediğim tek şey zaten...

...Füsun Aslanbey'in benim annem olduğunu kabul etmenizdi.

Teşekkür ederim.

Haydi o zaman.

Görüşürüz.

Ben de yönetim kurulu toplantısına gideceğim.

Seni de hastaneye bırakayım.

Görüşürüz.

Selametle gidin oğlum.

Bu benim yönetim kurulu başkanı olarak yaptığım son toplantı.

Bugün yeni başkanımızı seçeceğiz.

Bildiğiniz gibi Miray tek aday.

İtirazı olan yoksa toplantı defterine oy birliğiyle seçildiğini yazıyorum.

Ardından Miran'ın başkanlığında yeni gündem maddelerimi konuşabiliriz.

Miran tek aday değil.

Ben de adayım.

Aslanbey ailesini temsilen yönetim kurulu başkanlığına adaylığımı koyuyorum.

İsmimi yazar mısın Azad.

Reyyan, annem.

Anne.

Hoş geldin annem.

Anneciğim.

Sen iyi misin? Üşüteceksin böyle. Bak, hava çok soğuk. Kar başlayacak.

İyiyim ben iyiyim. Merak etme.

Bir şey mi getirdin?

Hı, senin sevdiğin börekten yaptım. Yersin sıcak sıcak.

Eline sağlık.

Afiyet olsun benim güzel kızıma.

Reyyan'ım, bak bu kadar sıkıntı hiç iyi değil kızım.

Biliyorum, bunların hepsi o kadın yüzünden.

Anne!

İyiyim ben, merak etme sen.

Reyyan, ben çok iyi biliyorum sen iyi misin değil misin!

O kadının hemen tedavi olması lazım Reyyan.

Yarın öbür gün bebeğin olacak. Ona bırakıp dışarı çıkabilecek misin? Ne yapacaksın?

Miran ile bir konuş. Baksın hal çaresine. Yatıracak mı, ne yapacak?

Olur mu hiç öyle şey anne?

Bilmiyor musun yaşadıklarını? Hoş bunun bana bir zararı yok.

Onun zararı kendine.

Şimdi böyle ama torunu bir doğsun, onun sevgisi ile iyi olacak. Merak etme.

Ah benim güzel kalpli kızım

Kimseye toz kondurmaz.

Ama sen benim dediklerimi yabana atma Reyyan.

Miran ile bir konuş bence, he?

-Hadi gel çay koyalım. -Yok yok, Bahar'ı bıraktım yalnız.

Hemen dönmem lazım. Sen gir, hadi. Kar da gelecek, üşütme.

Hadi artık iki adayımız olduğuna göre oylamaya geçebiliriz.

Buyurun.

Oylamaya gerek yok Azad.

Ben kardeşimin lehine adaylıktan çekiliyorum.

Yeni yönetim kurulu başkanımız; Fırat Aslanbey'dir.

-Miran! -Ben kararımı verdim dede.

Kimse bir şey demesin.

Hayırlı uğurlu olsun.

Güzel. Çok güzel.

Sırtımda bir senin hançerin eksikti Ağa. O da tam oldu.

Aslanın sakinliği acıkana kadarmış Miran.

Ya ortak olur aşına ya kafesi yıkar başına.

Varsın Fırat beni dinlemesin

Ortak hareket etmesin.

Bunların bozuşması eninde sonunda dönecek dolaşacak...

...sana yarayacak Füsun.

Azad.

Azad.

Meydanı bu kadar boş bırakmayacaktık.

Ortalık fena karışacak.

Sen şu Fırat'a bak ya.

Ya sen soyadı Aslanbey olandan ne bekliyorsun?

-Neyse hadi yürü. -Baba.

Benim birkaç evrak imza işim falan var. Sen arabaya geçip beklesen gelsem.

İyi tamam, hadi bekliyorum.

Gönül.

Dün geceden beri mesaj atıyorum arıyorum.

Ne cevap yazıyorsun ne telefonlarımı açıyorsun.

Çekindim açmaya.

Belki gizlediğini itiraf edeceğin başka bir şeyler vardır diye korktum.

Daha fazlasını kaldıramam

Bak, ben sana söyleyecektim. Uygun zamanı bekledim.

Yok, ben anladım seni.

Ben bu kızı kendime aşık edeyim, iyice bağlayayım...

...kopamayacak hale gelsin, öyle söyleyeyim dedin.

İyice aşık olsun, kuzeninin kardeşini öldürdüğünü umursamaz diye düşündün.

Ama yanıldın.

Ben de yanılmışım.

Senin herkesten daha dürüst olduğunu düşünmüştüm.

Oo dünür.

Hayırlı olsun.

Eksik olma Şadoğlu.

Sizin mahvettiğiniz işleri Aslanbeyler nasıl abad ediyor...

...seyredin.

Yok, onu demiyorum ben.

Azra.

Kızınmış.

Kavuşmuşsınuz.

Hayırlı olsun.

Artık senin de bir kız çocuğun var.

Yani eşitiz.

Sen benim kızıma iyi bakacaksın ki...

...ben de senin kızına bakayım.

Dilşah Anne.

Bana anne deme!

Sen benim hiçbir şeyim değilsin.

Dilşah anne, ben...

Peki ben ne yaptım sana?

Daha ne yapacaksın?

Miran'ı o Azize denen kadın ile barıştırdın.

Yetmedi, kızımı ellerimden almaları için her şeyi yaptın.

Rahat mısın şimdi Reyyan ha?

Rahat mısın?

Kızım, o Füsun denen kadını anası belledi.

Rahat mısın söyle!

Çık dışarı! Çık odamdan!

Oğlumu avucunun içine almışsın belli.

Ama sen de benim avuçlarımdasın Reyyan!

Sen bunu nereden...

Allah yardım etti diyelim.

Dilşah anne, sil onu. Sil onu ne olursun! Onu Miran'ın görmemesi lazım.

Hiç öyle bir niyetim yok.

Eğer gösterirsem Miran çocuğu aldırır, seni de kurtarır.

Ben senin kurtulmanı değil...

...ölmeni istiyorum.

Ölmeni istiyorum.

Anne!

Reyyan?

Hemen bir açıklama istiyorum!

Hemen!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.