Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hazar oğlum ne oldu?
Ayşe.
Ben ne yaptım! Ne yaptım!
Ben ne yaptım! - Ayşe!
Azize hanım! Azize hanım!
Azize hanım! - Ayşe! Ayşe ne yaptın sen!
Ailemiz için Azize anaya ikinci bir şans verebilecek misin?
Reyyan ben seni doğru mu anlıyorum?
Sen benden Azize'yi mi affetmemi istiyorsun?
Azize'yi affedip affetmemek sana kalmış Miran
Ben sadece bir şans vermeni istiyorum.
Haklısın sen bana bir şans verdin ve ben başka biri oldum.
Hayatımız bambaşka oldu.
Şans verince değişen insan var
bir de şans verilse de değişemeyecek insan.
Ne yazık ki Azize Aslanbey bunlardan ikincisi Reyyan
Bir şans versen bir şey kaybetmezsin ki.
İnan bana ne olacağını biliyorum.
Hak etmeyen birine göstereceğimiz merhamet yine dönüp dolaşıp bizi üzecek.
Ben senin daha fazla üzülmeni istemiyorum.
Düşürme yüzünü, düşürme.
Kendini benim yerime koy aslında benim için çoktan kapanmış bir mesele
ama sadece senin için düşüneceğim.
Sadece benden öyle hemen cevap vermemi bekleme.
Tamam ama iyi düşün olur mu?
Umut'u düşün onun nasıl bir ortamda büyüyeceğini düşün.
Benim derdim Azize falan değil benim derdim sensin, Umut, biziz.
Yapamadım.
Sen ne diyorsun ya sen böyle ne yapıyorsun?
Sen benim aklımla mı oynuyorsun ya he oyun mu oynuyorsun sen benimle!
Vicdanım mısın yoksa sen benim!
Yok oyun oynamıyorum Hazar
Senin yüreğini görüyorum
O kadar büyük bir yüreğin var ki.
Bir gün bana ana diyeceksin.
Aklımı alacaksın
Bak sana diyeyim Azize Aslanbey!
Ben sana son nefesimde dahi ana demeyeceğim! Bildin mi demeyeceğim!
Oynama benimle! Oynama artık benimle!
Sakın bir daha vicdanımı sınamaya da kalkma anladın sakın!
Hazar! Oğlum ne oldu içeride oğlum?
ne olduğunu söyleyeyim baba bak bu kadın bizimle oyun oynuyor oyun!
hep oynadı aklımızla oynadı hala da oynuyor!
Sana bir şey diyeyim, ister adı Ayşe olsun ister Azize
Vazgeçmeyecek baba! Hep oynayacak bizimle bu kadın anla artık sen de şunu anla artık ya!
Benim güçlü gelinim.
Harun'umun yadigarı.
Bir anaya onun evladını öldürdüğünü ne de güzel anlattın.
Oğlum... - Ben öldürdüm.
Madem gidecektin...
madem bana veda edecektin
neden beni öptün?
Şimdi benim kalbim bu sızıya nasıl dayanacak?
Sensiz nasıl?
Senden gitmekmiş zor olan.
Affet beni Gönül affet.
Gönül.
Efendim anne.
Anne hayırdır bir şey oldu ne bu telaş?
Tamam tamam anne geliyorum tamam tamam haydi.
İndir o silahı!
Geri bas lan sen de! Geri bas!
Kızıma dokunursan buradan sağ çıkamazsın!
Siz benim oğluma dokundunuz.
Harun'umun katilisiniz Cihan.
Kimse katil değil!
Bak bu adamlarını çek buradan
yoksa hiç birini sağ koymam!
Sıkıntı tinne Şadoğlu!
Sık! Sık hadi! Cesaretin varsa sık!
Sık yoksa ben sıkacağım! - Yaren Harun'u öldürmedi.
İkisi boğuşurken silah patladı.
Hepsini anlattı bana, senin intikam güdeceğin bir şey yok.
Kurtaracağım diye o kadar taklayı boşuna attın he.
Ben sadece evladımı sakındım.
Sakındın? Biz de sakındık benim sakındığım şimdi toprağın altında.
Baba bırak.
Öldürsün işte.
Soğusun yüreği.
Korkmuyorum artık.
Korkmuyorsun he? Duydun bak Şadoğlu korkmuyormuş.
Bırak, bırak da bir evlat son nefesini nasıl veriyor gör!
Anlaşılan buradan kimse sağ çıkmayacak.
Evet, nerede kalmıştık?
Bir yerde kalmamıştık Miran uyuyacaktık şimdi.
Yok öyle yağma...
Ben bu güzelliğin ve bu pastanın hakkını vermeden bu geceyi bitirmem.
Bu gece bütün mumları yakmak bana düştü.
Ben yaralıyken köy evinde verdiğin söz
Duymuşsun... - Duydum.
Reyyan'ım dedim mutlaka verdiği sözü tutar.
Bu anı bekliyordum.
Tutmuşsun hem de çok güzel tutmuşsun.
Çok yakın zamanda doğum günüm var onu da hatırlatırım.
Aklımda Miran.
İlk sevgililer günümüzde ne dilediğimi hatırlıyor musun?
Bir kızım olsun demiştin.
Tamam bir oğlumuz olacak ama dileğimiz kabul oldu.
Çok şükür.
Şimdi sıra sende, bu gece sen bir şey dileyeceksin.
Önümüzdeki sene bugün bu dileğin gerçekleşecek.
Hadi dile bizden ne dilersen...
Seneye bu zaman sen Umut ben bütün ailemiz sağlıkla mutlulukla yaşasın.
O bana yeter.
Yeter! Kimse ölmeyecek artık yeter!
Hamileyim.
Harun'un çocuğuna gebeyim.
Torunun olacak Füsun hanım.
Kızım.
Dur. - Ne dur?
Dur dur. - Ne oldu?
Bu ne?
Sevgililer günümüz kutlu olsun.
Benim için mi?
Hadi aç bakalım beğenecek misin?
Beğendim bile.
Vay...
Umut, Reyyan.
Takayım hemen dur.
Zaman sahip olduğumuz en değerli şey.
Baktıkça hatırlayalım kıymetini bilelim diye.
Hiç unutmayacağım.
Ezberledim ben de işte.
Peki ben senin kıymetini nasıl bileceğim?
Birbirimizin kıymetini zamanı boşa harcamayarak bileceğiz.
Hani diyorsun ya mutlu olalım diye
benim tek mutluluğum sensin.
Çok ama çok teşekkür ederim.
Bir de aşağıda söyleyemedim ama...
biraz fazla güzel olmuşsun bugün.
Sana ne zaman baksam nefesim kesiliyor.
Bakarken hiç gözümü kapatmak istemiyorum.
Kapatma o zaman.
Gün doğumuna kadar uyumayalım.
Miran! - Gün doğana kadar.
Handan bir derdin var senin.
Eğer anlatırsan dinlerim.
Senin derdin sana yeter be Zehra'm, benimki de bana kalsın.
Hazar bey!
Hazar bey! Ne oldu yüzün kireç gibi olmuş iyi misin?
Gel gel gel gel...
Tamam yavaş.
Hadi be Cihan'ım.
Sen de gir kapıdan içeriye Yaren'imle beraber.
Yaren!
Yaren! Yaren'im!
Hazar bey ne oldu?
Nefesinin ardı kesilmiş.
Benim soluk alacak dermanım kalmadı artık Zehra
İnan ki kalmadı.
Azize'nin yanından geliyorum ben.
Babam tuttu kolumdan zorla konuşacaksın diye götürdü.
Bana ne dedi biliyor musun?
Öldür beni dedi.
Öldürecektim.
Ben hayatımda ilk kez birinin canına kıyacaktım.
Yapmadım ama tabancamı bıraktım oraya
Çok istiyorsan sen yap dedim.
Sonra ne oldu...
Ne oldu?
Silah patladı.
Ya ben öyle bir korktum ki...
Sandım kıydı canına.
Kıydı.
Koştum ya koştum ha öyle bir koştum ki bitmedi o yol
Kurtarayım dedim Azize'yi, kurtarayım dedim...
Çünkü anandır ne demiş eskiler?
Taştan da olsa anandır.
Ana evladına ya göbek bağıyla ya da yürek bağıyla bağlıdır.
Ben ne yapacağım ya...
Nasıl sindireceğim bu gerçeği ben
Bana tutunacaksın evlatlarına ailene tutunacaksın Hazar bey.
O kadın benim vicdanımı sınadı vicdanımı.
O etrafımızda olduğu sürece bize huzur yok.
Reyyan uyumadın değil mi?
Söz verdin bana he gün doğumuna kadar uyumayacağız.
Uyumuyorum kalp atışını dinliyorum öyle.
O kadar hızlı atıyor ki Miran.
Ne yapayım affettin ya beni.
Gül yüzün gülüyor kalbim heyecandan takla atacak gibi.
Hı hemen abart
Vallahi ne kadar anlatsam abartamam.
Bu kokuyu ben hiç bir kelimeyle ifade edemem.
Öyle güzel ki böyle sanki
sanki vaktinde yetişmiş dağ çileği gibi
Ne gibi? - Dağ çileği.
Yok yok demedim bir şey gerçekten gerçekten demedim
hiç bir yiyecek ismi bulamadım Reyyan
Dedin dedin Miran dağ çileği dedin
ama ben vaktinde yetişmiş dedim şimdi vakti değil
Vaktinde yetişmiş dağ çileği.
Ya ben istemiyorum ki Umut istiyor.
Umut istiyor oğlum, babacım
Hani böyle yerli yersiz istekler yoktu?
hı babası bu mevsimde çilek mi olur?
Şimdi ben annene böyle hormonlu gıdalar mı yedireyim?
Başka bir şey iste hadi babacım hadi başka bir şey iste.
Miran ne yapıyorsun!
Ya işte oğlumla iletişim kuruyorum Reyyan hı
Sen Umut istiyor dedin belki anlar beni.
Anlatırsam, şimdi ben kışın ortasında dağ çileği nereden bulayım?
Ya dağı ovası fark etmez çilek olsun da.
Çikolataya da batırırız hı, eritilmiş çikolataya batırırız böyle...
Ay Miran!
Ay Miran mı? Ben bir daha yemek ismi anarsam...
Reyyan dur, dur tamam bekle ben de geliyorum. Nereye gideceksin o halde?
Ya mutfağa gideceğim dua et olsun
yoksa gün doğana kadar çilek aramak zorunda kalırsın.
Reyyan gel vallahi buldum gel çilek var işte!
Gel Reyyan bunu yeriz. - Ya kremalı o!
Oğlum Umut ben sana bunların hesabını soracağım doğunca.
(Şarkı) Adın başka, tadın başka
Sığmıyorsun ele avuca delisin sen
Dilerim ki benle yaşa
Bildiklerin ezber değil, yenisin sen
Boşuna mı yaprak gibi rüzgarına kapıldım ben?
Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben
Ayağı eşikten dışarda, git gidersen
Bu gönül senden çoktan razı, nasıl istersen
Delip geçen gözlerinle
Söylenmemiş sözlerinle sırsın sen
Hiç oyunsuz, sorunsuz
Ne bir eksik, ne bir fazla canımsın sen
Boşuna mı yaprak gibi rüzgarına kapıldım ben?
Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben
Ayağı eşikten dışarda, git gidersen
Bu gönül çoktan razı senden, nasıl istersen
Senden önce, senden sonra
İki ayrı devir, iki ayrı dünya
Bir daha da, olmayacak
Hiçbir şey eskisi gibi yarınlarda
Boşuna mı yaprak gibi rüzgarına kapıldım ben?
Unutup kendimi bir divaneye takıldım ben
Ayağı eşikten dışarda, git gidersen
Bu gönül çoktan razı senden, nasıl istersen
Gebeysen dokuz ay yok değil benim zekamla oynuyorsan
bir günlük ömrün var gelin.
Bana bir şey mi demişsen Füsun bey hanımım
Beğenmediysen değiştireyim.
Çık. - Baş üstüne.
Afiyet olsun Füsun.
Beni mi özledin Azize?
He yüzüne hasret kaldım.
Dedim şimdi Füsun sofrayı donattırmıştır yemek saati.
Ben de gideyim dedim bana da bir tabak koyuver Şeyda.
Birlikte bir yemek yiyelim.
Ne istiyorsun?
Bugün benim en mutlu günüm biliyor musun Füsun?
Vallahi savaş çıkacak.
Çünkü oğlum öldü zannedip bana koştu.
Bana bir şey olduğunu sandı.
Onu gördüm ben bugün.
Ya sen Füsun he
Sana ne olacak?
Kızın iki günlük bebekken onu terk ettiğini öğrendiğinde
sana ne olacak?
Kızın senin için koşacak mı?
yoksa sana lanet mi edecek?
Bana savaş açıyorsun he Azize?
Sana savaş açıyorum Füsun.
Oğlumun bana bir kere ana demesini istedim
ama sen fırsat vermedin.
Şimdi ben de sana acımıyorum.
Kızına her şeyi anlatacağım.
Ben gerçekleri silah olarak kullanacağım.
Kızın seni benden dinleyecek.
Hadi sana afiyet olsun.
Yaren benim aklım almıyor kızım peki sen biliyor muydun buradan giderken gebe olduğunu?
Evet.
Biliyordun da bize niye söylemedin kızım!
Çünkü Harun'un çocuğunu doğurmak istemedim.
Sebep?
Sebep Harun'u öldürdüğüm için olabilir mi anne?
Ya da çocuğunu doğurduğumda her gün katil olduğumu hatırlamak istemediğim için olabilir mi!
Vallahi olabilir de olmayabilir de
yani mevzu bahis sen olunca insan tabi bir düşünüyor yani.
Tamam Handan gitme kızın üstüne yeter.
Yaren! İyisiniz değil mi?
Gel oğlum gel iyiyiz gözün aydın dayı oluyorsun Yaren gebeymiş.
Yaren.
Kusura kalma ben şaşkınlıktan yani ne diyeceğimi bilemedim.
Allah sağlıkla büyütmeyi nasip etsin de
Sağol abi.
Tamam hadi geç oldu yatalım artık.
Öyle gece falan canın bir şey çekerse haber et tamam mı kızım?
Gebeymişsin ya...
Hadi bakalım.
İyi ol hı.
Sen de.
Babam.
Ne oldu orada?
O karı Yaren'i öldürecekti.
Gözlerimin önünde evladımın
canını alacaktı...
Babam Yaren gebedir artık dokunamaz.
Dursa dursa dokuz ay.
Sonra durmaz.
Ama o Füsun karısı benim daha kim olduğumu bilmiyor.
Anlatırız.
Benim evlatlarıma kimse dokunamaz Azat.
Ay Miran çok çikolata yedim.
Vallahi ben de.
Hadi ben hamileyim böyle canım çekiyor her şeyi sana ne oluyor peki?
Sen böyle benimle birlikte her şeyi yemeye kalkarsan yakında kilo alacaksın.
Allah Allah baba olacağım ben ya kilo almışım çok mu?
Baba...
Baba...
Ya Reyyan düşüncesi bile çok garip.
Yani yaşamak için bize muhtaç olan birine rehberlik edeceğiz.
Başarabilecek miyim bilmiyorum.
Ama ona dair o kadar çok hayalim var ki.
Çocuk Miran'ın yaşayamadığı ne varsa Umut yaşayacak.
Geçmişimde tamamlayamadığım eksik kalan ne varsa oğlumla tamamlayacağım.
Ben ona yol gösterirken oğlum da bana yol gösterecek.
En yakın dostum olacak benim.
Vallahi ben baba Miran'ı görmek için sabredemiyorum Miran.
Reyyan ne oldu?
Çilek yedim ya şimdi çok herhalde bir elimi yüzümü yıkayayım şey yapacağım.
Dur tamam geliyorum ben de.
Nasıl beğendin mi yemekleri? - Hem de nasıl.
Senin yemeklerin de güzel ama he elin lezzetli. - Sen nereden biliyorsun?
Ya o gün annem hastaneden çıktığında yapmıştın ya hani.
Sen benim Esma teyzeye yaptığım yemekleri mi yedin?
Ya yok yok yemedim öyle ya öyle tadına baktım nasıl olmuş diye.
Afiyet olsun.
(Şarkı) Yarımmış bir yanım
Bir yanım yaralı
Nasıl tamam yaptın iyileştirdin
Yarınmış ertesi bugünü yaşamanın
Aşk gerçekten varmış hissettirdin
Bilsen nasıl hoş geldin
Ne oluyor?
Bu dansı bana lütfeder misin?
İyi günde kötü günde
Söz verelim ikimizde
Aldığım en son nefeste
Burada mı?
Sen elimden tut
Her ne yaşandıysa bitti
Senle benden önce unut
Bir ömür o güzel başını
Göğsümde uyut
İyi günde kötü günde
Söz verelim ikimiz de
Aldığım en son nefeste
Sen elimden tut
Her ne yaşandıysa bitti
Senle benden önce unut
Bir ömür o güzel başını
Göğsümde uyut
Ciddi ciddi böyle dans mı edeceğiz?
Zeynep
hani sen bana bu benim ilk doğum günü kutlamam demiştin ya
Öyleydi gerçekten
Bu da benim ilk Sevgililer Günü kutlamam.
Tamam da kutlamadın ki annenle bana demediğini de bırakmadın.
Kutluyoruz ya.
Nasıl?
Zeynep eğer sen de istersen
bunu ilk Sevgililer Günü kutlamamız olarak sayalım mı?
İster misin?
Sayalım.
Reyyan iyi misin merak ettim?
Reyyan bir ses ver!
Miran ah!
Reyyan!
Reyyan aç kapıyı! Reyyan! Reyyan kapıyı aç!
Reyyan!
Miran çok sancım var!
Tamam geldim Reyyan dur tamam tamam tamam yanındayım
Tamam hadi sık dişini doktora gidiyoruz hadi gel
Geldik geldik!
Geldik Reyyan.
Geldik merak etme geldik dur geldik tamam
Doktor! Doktor yok mu!
Ne oldu nesi var? Sedye lütfen!
Karım hamile sancılandı!
Banyoda yığılıp kalmış bir önceki gün de kanaması oldu!
Reyyan! - Miran!
Reyyan ben buradayım! Ben buradayım buradayım bitanem sen merak etme!
Tamam!
Buradayım bitanem sen merak etme
Buradayım.
Beyfendi siz burada bekleyin lütfen!
Buradayım Reyyan buradayım!
Serumunuz bittiğinde çıkabilirsiniz.
Kan tahlili sonuçlarınız yarın çıkar
Ultrason sonuçlarınızla birlikte doktorunuza ileteceğiz.
Ama acilen kadın doğum uzmanınızın bu sonuçları görmesi gerek
Kötü bir şey mi var?
Açıkçası ben durumu çok iyi görmüyorum Reyyan hanım
Geçen günkü kanamanız, bugünkü sancılar umarım ben yanılıyorumdur.
Bebeğim iyi ama değil mi?
İyi misiniz?
İyiyim. - Peki geçmiş olsun.
Reyyan! İyi misin?
İyiyiz iyiyiz Miran iyiyiz. - Ne oldu sana?
Peki, peki ne dedi doktor?
Öyle bir şeyim yokmuş ağrı kesici serum yaptı o kadar.
Niye bu kadar tuttular o zaman?
Tahlil yaptı Miran kan tahlili yaptı ultrasonla baktı işte.
Yok zaten kanamam falan da yok, yok bir şeyim.
Bakma öyle bir şeyim yok.
Git eve dinlen dedi.
Oh çok şükür
Çok şükür...
Gidelim hadi buradan.
Hadi gidelim.
Gel gel gel gel.
Azra sen anneannene yardım etsene kızım tut oradan
Sağol yavrum
Uyanmamıştır belki yavaş olalım uyanmasınlar.
Yahu biz senin geleceğini duyar da uyur muyuz hiç?
Gözümüz yollarda kaldı Şükran sultan.
Dedim ya bizden bıktı ya da odasını beğenmedi.
Deli oğlana bak sen sizden bıkanı Allah çarpar gel hele gel.
Bir kucaklayayım seni.
Canım benim... - Canım benim.
Canım benim canım.
Annem. - Yavrum.
Ee sen nasılsın doktor hanım?
İyiyim iyiyim sevgililer günü güzel geçmiş belli.
Abin yardımlarını unutmayacak.
Sen nasılsın yavrum?
Biraz uykusuz gibisin sanki.
Öyle geç yattık ondandır.
Ne oldu hayrola?
Reyyan biraz rahatsızlandı da dün gece biz de apar topar doktora gittik.
Torunum iyidir inşallah hı
İyi anneannem öyle endişelenecek bir şey yok basit bir sancıymış.
Bak geldi zaten.
Oy benim güzel saçlım kara gözlüm. - Anneannem hoş geldin.
Hoş bulduk kara gözlüm benim yavrum
İyi misin? - İyiyim yavrum iyiyim sağol.
Tamam tamam tamam çok çok çok teşekkür ederim hocam
Kaydım Midyat Devlet Hastanesi'ne alınmış!
Hadi gözün aydın hayırlı olsun.
Çok şükür...
Gözümüz aydın!
İyi o zaman hep beraber güzel bir kahvaltı yapalım şimdi.
Haydi. - Haydi bakalım.
Annem ne oldu gel.
Oh ne güzel, ne güzel.
Menemene soğan konmaz.
Kim demiş onu? Bak nasıl koyuyorum gördün mü...
Ahanda koydum!
Ben moleküler gastronomi uzmanıyım menemeni en iyi ben bilirim.
Yani Lütfü bir moleküler menemenimiz kalmıştı o da sayende tamamlandı.
Ya benim karım hamile açlıktan bayılacak hadi!
Hadi nerede menemenler haydi!
Güzel yüzlü kızım nasıl özlemişim seni...
Oy anneannecim ben de seni çok özledim.
Buyrun bu da benim eserim.
İyi o zaman ilk anneanne denesin.
Nasıl?
Asiye'ninkinden başlayalım.
Bir de Lütfü'nünkine bakalım.
Bir dakika ne yapıyorsunuz? Ekmek banarak lütfen, tadı böyle çıkar.
Sen bu işi biliyorsun Lütfü yapıyorsun bu işi.
Hadi ekmek banalım nasılmış moleküler menemen.
Vallahi ikisi de çok güzel.
Vallahi Asiye'ninki...
de fena değil ama Lütfü'nünki sanki bir tık daha iyi olmuş değil mi?
Sanki.
Sağ olun var olun.
Elinize sağlık
Hadi eline sağlık moleküler menemen he.
Sağ olun.
Anneannecim siz geldiniz diye ben aşağı indim ama
yukarı çıkıp dinlensem ayıp olur mu size?
Dinlenmezsen darılırım esas, hadi yavrum çık çık dinlen.
Reyyan iyisin değil mi?
İyiyim iyiyim uzanacağım az öyle. - Geleyim mi ben de?
Gerek yok sen yap kahvaltını.
Ben de çıksam iyi olur.
Yemeğini bitirseydin kızım.
Yok evrak işleri falan var onları halletmem lazım.
Tekrar gözümüz aydın Azra isabetli oldu burada kalman.
Artık annemin de içi rahat eder.
Sağol.
Yüzün gülsün biraz annem, artık kızın hep burada kalacak.
Ben, ben biraz şaşkınım da o yüzden.
Şey yani sürpriz olsun istedim.
Ne güzel sürpriz yapmış sana.
Hayırlı olsun kızım.
Ee Şükran sultan anlat özledik seni.
Annem...
Vallahi güzel karımı yalnız bırakmaya dayanamadım geldim...
Reyyan ağlıyor musun sen?
Yok ağlamıyorum. - Reyyan.
Bu gözleri benden iyi kimse tanıyamaz.
Ağlamışsın sen söyle hadi ne oldu?
Öyle ultrasona baktım da
duygulandım birden işte. - Birden?
Reyyan artık aramızda sır yok dedik sen benden bir şey gizlemiyorsun değil mi?
E buz gibi olmuş. Yenisini doldurayım mı ay yüzlü bacım?
Ay yüzlü bacım
He bir şey mi dedin Şeyda?
Hayırdır inşallah ay yüzlü bacım.
Kim üzdü senin canını böyle?
Hiç, hiç kimse
Ya nasıl hiç kimsedir ki sabahtan beri dökmüşsün gözündeki incileri.
Evde kimse yok mu?
Yok heybetli bacım gene dellenmiş erkenden çıktı kahvesini bile içmedi.
Nereye?
Bak eğer bir şey var da bana söylemiyorsan...
Var aslında. - Söyle o zaman.
Ben...
bizimle ilgili değil ama ucu bize dokunan bir şey.
Olsun anlat sen.
Füsun hanımın bir kızı varmış hayattaymış.
Bunun ucu bize nasıl dokunuyor ben onu anlamadım.
Nerede olduğunu kim olduğunu bilen tek kişi Azize hanım.
O da niyeyse kimseye söylemiyor Füsun'a bile
Aralarındaki husumet de o yüzden galiba.
Ben de ucu bize nasıl dokunuyor diyorum.
Azize Aslanbey.
Bak gördün mü Reyyan? Dokunduğu mahvettiği tek hayat bizimki değil.
Ya bir de bana diyorsun ki bu kadına şans ver.
Değişmeyecek Reyyan değişmez.
O seni kaybettiği gün değişmeye başladı Miran.
Senin torunu olduğunu öğrendiğin zaman da senin için her şeyi yapar hale geldi.
Reyyan- - Azize hanım...
Füsun'a kızını verecek Miran. O zaman da bu savaş bitecek göreceksin.
Söz verdi bana sen de bizim için...
Umut için Azize hanıma bir şans ver.
Tamam.
Ne?
Senin için ama senin için Azize Aslanbey'e bir şans vereceğim.
O da gerçekten değiştiğini göstermek istiyorsa Füsun'a kızını verir.
Azize hanıma bile şans verecek kadar değer verdiğin için teşekkür ederim Miran.
Çok teşekkür ederim.
Kim arıyormuş?
Doktor hanım tahliller için arayacaktı da.
Aç hadi aç aç.
Efendim, ben de sizi arayacaktım.
Hastaneye mi?
Tabi tabi gelirim ben.
Ne oldu çıkmış mı sonuçlar?
Çıkmış. - Hadi.
Senin işin varsa ben gider hallederim.
Reyyan.
Benim seninle oğlumdan daha mühim bir işim olabilir mi?
Hadi ben arabayı hazırlatıyorum hazırlanın siz de.
Azra'nın kızın olduğunu anladın he Füsun.
Akıllı kadınsın.
Ama benim fark ettiğimi anlayacak kadar akıllı değilsin.
Şimdi ne yapacağını ikimiz de biliyoruz.
Yavaş yavaş kızına yanaşıp
ona sandığı gibi bir kadın olmadığını göstermeye çalışacaksın.
Sanki terk edip giden sen değilmişsin gibi annesi olmaya çalışacaksın.
İhtimal başaracaksın.
Azra yalanlarına inanacak seni tanımak isteyecek.
İşte o gün kızına babasının yazdığı bu mektubu vereceğim.
Göreceksin Füsun evladını kazanmaya çalışırken kaybetmek neymiş göreceksin.
Benim evladım bir gün bana ana diyecek.
Ama seninki mezarına bile gelmeyecek.
Bekleyeceğim sen hele kızının bir güvenini kazan önce
Merhaba Dilşah anne.
Reyyan! - Dilşah anne!
Sen ne yapmaya çalışıyorsun he ne yapmaya çalışıyorsun!
Ne yapmışım ben?
Sen Miran'la Azize'nin arasını düzeltmeye çalışıyorsun neden!
Bak dışarıdan nasıl göründüğünü biliyorum.
Ama eğer araları düzelirse Miran Azize'yi affederse her şey daha güzel olacak!
Azize'nin olduğu hiç bir yer güzelleşemez bunu anlamıyor musun!
Çektiklerim yetmedi mi! Yetmedi mi çektiklerim he!
Yetti! Yetti ben de onun için zaten bunu bitirmeye uğraşıyorum!
Oğlumun aklına girme ondan Azize'ye bir şans vermesini isteme.
Yoksa! Yoksa Reyyan bak yoksa-
Dilşah! Dilşah ne yapıyorsun kızım bırak!
Bırak onu! Ne yapıyorsun kızım he ne yapıyorsun?
İyi misin evladım? - İyiyim anneanne.
Anne sen karışma lütfen karışma ne olur karışma ya!
Ben sadece bu nefreti bitirmeye uğraşıyorum!
Azize için değil! Evladım için!
Ya sen oğlumun sana olan sevgisini kullanıyorsun onu parmağında oynatıyorsun sen!
Sen ne diyorsun be! Kızımla böyle konuşamazsın Dilşah hanım!
Anne...
Kızımla nasıl böyle konuşuyorsun sen?
Dilşah sus yeter!
Sana haksızlık ettim sandım ama yanılmışım.
Reyyan oğlumun sakın aklına girme sakın!
Eğer oğlumun onu affetmesi için en ufak bir şey yaparsan-
Ne olacakmış hı yaparsa ne olacakmış!
Dilşah hanım bir kendine gel artık!
Sen her bulduğun fırsatta Reyyan'ı böyle köşeye sıkıştırıp onun üzerine gidemezsin!
Reyyan eğer oğlumun aklına girersen senin de Azize'den hiç bir farkın kalmaz!
Sakın! Dilşah hanım...
Sakın beni Azize'yle bir tutma!
Anne!
Oğlum...
Miran.
Anne...
Bak anamsın. - Oğlum.
Sen benim bin yıllık özlemimsin
ama yapma...
Yapma...
Anam bile olsan buna müsaade etmem.
Azize'nin bize bunca yıldır çektirdiklerinden sonra seni Azize'yle barıştırmaya çalışıyor.
Reyyan hiç bir kötülük yapmadı ona kötülük yapılsa bile.
Şu elini kaldırdığın kadın benim sevdam.
Dostum yoldaşım sırdaşım doğacak çocuğumun anası.
Reyyan benim her şeyim.
Aman...
aman aramızda böyle bir yara açma, çünkü iyileşmez.
Reyyan'ı incitirsen beni paramparça edersin.
Siz Lütfü'ye kolileri taşıması için yardım edin, şimdi hemen.
Reyyan annem iyi misin?
Dün gece doktor ne dedi haber vermedin bana.
İyiyim anne iyiyiz ikimiz de iyiyiz zaten tahlil sonuçlarını almaya gidiyoruz şimdi.
Ben de geleyim yanında olayım hı?
Yok miran var ya ben dönünce söylerim sana olur mu merak etme sen.
Tamam.
Sen haklıydın Zehra ana.
Ama ben de hatalarımdan ders çıkarmayı öğreniyorum.
Bir daha ne olursa olsun Reyyan'ı yalnız bırakmayacağım.
Sen merak etme, asla.
Annem için de senden özür dilerim.
Sağol oğlum.
Zehra hanım ne oldu içeride biraz önce öyle ya?
Ben balkondan gördüm.
Dilşah sen niye ağlıyorsun?
Biriniz bir şey söylesenize kıyamet koptu biraz önce içeride! Ne oldu?
Bu kadının gözünün yaşına aldanma Hazar bey.
Tamam belki hayatı kötü geçmiş
ama bundan benim kızımın zerre kadar suçu yok.
Ne diyorsun sen?
Niye böyle konuşuyorsun yakışık alıyor mu hiç Zehra?
Peki bu kadının benim kızıma tokat atmaya kalkması yakışık alıyor mu?
Dilşah.
Reyyan'a tokat atmaya mı kalktın sen?
Benim kızım ne yaparsa yapsın hak etmez öyle bir şey. Niye?
Dilşah hanım Azize Aslanbey'i bıçakladı.
Benim kızım da bütün olan biteni örtbas etti.
Hem de kocasıyla kötü olmak pahasına.
Dilşah doğru mu bu?
Hadi kızım hadi gel gel yavrum hadi eve gidelim.
İyi değil o ne yapacağım kötüledi iyice.
Hazar bey nereye?
Az yürüyeceğim ben. - Ben de geleyim.
Gel.
Kimse benden ne oğlumu ne de kızımı alamayacak.
Kimse alamayacak. - Dilşah yapma böyle evladım.
Kendine zarar veriyorsun.
Yıllar sonra evladını bulmuşsun kaybetme onu.
Reyyan iyi Miran sahip çıktı karısına.
Ama Dilşah hanımın durumu hiç iyi değil.
Tamam sakin ol bir şey yok ama sen buralara yakın ol
Ben konak müsait olduğunda sana haber vereceğim tamam mı
Alo.
Hele bir inin aşağı randevu aldım bakalım bebeğimiz iyi miymiş?
Her şey yolunda mıymış öğrenelim he.
Güneş'im burada mısın?
İçeride misin? İyi misin kızım?
Mutlu musun annem?
Her şeyi bıraktım Güneş'imi bıraktım seninle uğraşıyorum ya
Hadi bakalım ak koyun kara koyun ortaya çıksın da senin hesabını düreyim.
Yaren bana bak bu kadın böyle apar topar doktordan randevu aldığına göre
senin gebe olduğuna inanmıyor he.
Haklı anne yalan söyledim çünkü gebe değilim ki.
Ne değilsin?
Gebe değilim yalan söyledim.
Kızım bu yaşımda beni mezara mı sokmak istiyorsun!
Nasıl yaparsın sen böyle bir şey?
kuzu kuzu Füsun'un kollarına mı gidiyoruz biz şimdi!
Anne ne olacaksa olsun artık bak dün ilk defa kendim için korkmadım
Babam katil olmasın diye gebeyim dedim. - Ruh hastası.
Hoş geldiniz
aa siz geçin ben bir şey unutmuşum hemen geliyorum haydi geçin haydi kızım haydi
Aç şu telefonu Cihan aç aç! Aç!
Açmıyor, Allah'ım ne yapacağız biz şimdi Allah'ım.
Ee doktor hanım endişe edecek bir şey yok değil mi?
Bunu söyleyebilmeyi çok isterdim Reyyan hanım.
Neyi?
Efendim
Miran muhasebede sıkıntı var konuşmamız lazım.
Hastanedeyim Fırat sonra konuşalım mı?
Ne oldu hayırdır?
Reyyan'ı kontrol için getirdim.
He kontrol tamam.
Durum ciddi.
Bir işi de bensiz halledin be kardeşim
Evet söyle nedir muhasebedeki sıkıntı?
Şirket kasasında açık var.
Yüklü miktarda bir çıkış yapılmış.
Kim yapmış? - Cihan Şadoğlu.
Şahsi hesabına.
Ah... Tamam tamam gelince konuşuruz.
Ne zaman gelebilirsin?
Ne bileyim Fırat işte Reyyan'ı bırakır gelirim.
Ben akşam üzerine bir toplantı ayarladım. Yetişirsin sen de herhalde.
Ya yok kardeşim koyma toplantı falan ben sana haber veririm hadi.
ben toplantıya koymak zorundayım Miran
Saat altıda sen de yetişebilirsen gelirsin.
Ya sabır.
Ben Miran beye haber vereyim.
Yok yok oturun ne olur şimdi derseniz beni bu halde görmesin.
Reyyan hanım çok zor biliyorum ama bunu eşinizden saklayamazsınız.
Söyleyeceğim ama şimdi çok ani olur
Vaktimiz çok az biliyorsunuz değil mi?
Anladım ben vallahi söyleyeceğim.
Dilim döndüğünce anlatacağım ben ona.
Sonra getiririm siz de söylersiniz.
Ama ben, şimdi burada söylemeyelim eve gidelim ben
evde kendim derim ona.
Hazar bey yol boyunca ağzını bıçak açmadı.
Gel şurada oturalım da iki çift laf edelim he.
Yok yukarıda şimdi-
Hazar bey, biz seninle eskiden saatlerci oturup konuşurduk.
Şimdi niye konuşmuyoruz?
Ne anlatayım istiyorsun?
Görmüyor musun sen benim halimi ya?
Neyini anlatayım neyini! Baksana babamın ettiğine bana.
Gözlemiş saklamış bütün gerçeği.
Gençliğim çocukluğum yalanmış yahu.
Beni yetiştiren ana bildiğim kadın bak kim çıktı!
Kim çıktı beni doğuran gördün!
Ömrüm boyunca canımı almaya çalışan benim şimdi anam çıktı!
Neyini anlatayım şimdi sana bunun!
Dilşah'ın hali ortada! Oğlum perişan!
Bak anasının ne kendine ne ona bir faydası var yetmiyor kızıma tokat atmaya çalışıyor
ben sana neyi anlatayım! Elimden de hiç bir şey geldiği yok işte!
Biliyorum biliyorum yaşadıkların hiç kolay değil.
Hele ki son günlerde olanlar o Azize Aslanbey'in senin an-
tamam
ama kızımızı da düşünmek zorundayız Hazar bey.
Bak o kadın hiç iyi değil.
Hemen gidip tedavi olması lazım.
Kimse benim kızıma tokat atmaya kalkamaz.
Onu üzemez incitemez izin vermem!
Bundan sonra bıçak kemiğe dayandı sessiz kalmayacağım.
Tamam
Reyyan muayeneden sonra haber verecektiniz. Niye haber vermediniz?
Geldik işte gerek kalmadı. - Her şey yolunda değil mi?
yolunda, iyiyiz Umut da iyi değil mi doktor hanım?
Sizi en yakın zamanda bekliyorum Reyyan hanım.
O neden?
Bakın her şey yolunda değil mi?
Hamilelik ilerledikçe kontroller sıklaşır Miran bey.
He tamam anladım.
Sizi bekliyorum, iyi günler. - Teşekkürler
Ne oldu özledin mi hemen yarım saatte?
Hem özledim hem de gerildim biraz neyse
sen ve oğlum iyisiniz çok şükür.
Hadi çıkalım sevmiyorum hastane kokusunu zaten.
Çıkalım.
Midem kötü oldu benim.
İstanbul'dan hocanla konuştum kızım.
Çok güzel şeyler söyledi hakkında.
Midyat küçük bir yer, senin gibi genç ve azimli doktorlara ihtiyacımız var.
Burayı tercih ettiğine sevindim.
Çok teşekkür ederim hocam çok mutlu oldum.
Ben de umarım bürokratik işlemler de bir an evvel biter iş başı yaparsın.
Umarım, neyse tekrar çok teşekkür ederim görüşmek üzere.
Gerçekler ilk adım Azra.
Sıra ikinci adımda.
Konuşmamız lazım... Bugün.
Füsun hanım biz doktora diye çıkmadık mı niye buraya geldik ki şimdi?
Kim dedi sana doktora gideceğiz diye?
E hani kızın muayenesi falan yapılacaktı randevu aldık demiştin.
He randevu aldık yapılacak, burada yapılacak.
Hoş gelmişsin hanımım! - Ebe geldi mi?
Gelmiştir Füsun bey hanımım sarı bacımın odasına almışım.
Ebe ne ebesi ya?
Gülsüm ebe eski bir ahbabımdır
Çok güvenirim kendisine Yaren'e o bakacak.
Anne ne diyor bu ya ne ebesi?
Ah kesin yalan söylediğimi anladı içeride bana bir şey yapacaklar
Hamile olduğumu düşünseydi beni hastaneye götürürdü fark ettin değil mi?
Füsun hanım bir hastaneye gitseydik bir test falan yapılsaydı bu devirde ebe mi kaldı artık ya...
Eskiden doktor mu vardı? Hep ebeler yapardı bu işi öyle değil mi?
Hadi kızım hadi hadi hadi.
De haydi!
Yürü!
Reyyan hanım çok zor biliyorum ama bunu eşinizden saklayamazsınız.
Reyyan nereye daldın gittin o kadar?
Bak eğer oğlumla muhabbetteysen bozuluyorum bilesin he.
Sen Umut'umuza çok iyi bir baba olacaksın biliyorsun değil mi?
Çok iyi bir aile olacağız hep birlikte.
Reyyan sen iyi misin meleğim?
İyiyim iyiyim ben yok bir şey.
Yok bir şey diyorsun ama ağlıyorsun.
Yok bir şeyim diyorum Miran varma üstüme.
Ya nasıl varmayayım Reyyan sabah da ağlıyordun.
Bak korkutma beni.
Dok- doktor kötü bir şey mi dedi?
Demedi doktor bir şey iyiyim ben iyiyiz.
Hamileyim ben olmasın mı o kadar duygusallık çekemem mi diyorsun?
Ya olur mu öyle şey? Siz iyi olun ben her şeye razıyım.
Hem ne demişler aşık niyaz eder maşuk ise naz.
Neler de biliyor.
Göbeklitepe'de gittiğimiz dilek ağacını hatırlıyor musun?
Unutabilir miyim hiç?
Miran bunlar ne?
Dileklerimizi tutup bu taşlara söyleyeceğiz.
Ondan sonra da bu ağacın kenarına koyacağız.
Ya öyle dilek mi tutulur?
Taşlar saklanmaz mı?
İyi tamam o zaman.
Eğer gerçek olursa ne dilediğimi söyleyeceğim demiştin.
Oldu mu? - Henüz değil.
İleride bir gün çocuğumun babası ol istemiştim.
O zaman çok zordu ama
Oldu işte, bir kaç ay sonra çocuğumun babası olacağım.
Hem de dünyanın en merhametli en iyi babası olacaksın.
Merhameti de iyiliği de eşinden öğrenen bir baba.
Biz çocuğumla senden daha çok şey öğreneceğiz Reyyan hanım.
Hani dedik ya zamanı ertelemeyelim kıymetini bilelim diye.
Umut'un odasına başlayalım mı?
Şimdiden mi?
Neyi bekleyeceğiz ki zaten?
Sözümüzün ardında duralım beklemeyelim Miran hiç bir şeyi beklemeyelim.
Değil mi?
Zamanın kıymetini bilelim haydi o zaman başlayalım.
Önce gitmemiz gereken biri var ama
Önce Umut'un odasına baksak?
Umut'un o odada rahatla uyuyabilmesi için önce bunu halletmemiz gerekiyor.
Haydi be Cihan haydi!
Açmıyor Cihan!
Handan hanım! Handan hanım! Handan hanım giderken beni de götürün Allah'ını seversen!
O Füsun bey hanımdan çok korkuyorum!
Koca konakta bir o kaldı bir ben.
Dur bakalım Şeyda belki biz de gitmeyiz.
Siz niye gitmeyesiniz ki?
yok yani illa gideriz bir noktada da artık kendi ayağımızla mı
dört kolluyla mı onu ancak Allah bilir.
Haydi Cihan aç şu telefonu haydi!
Hanım ağam Gönül hanım Azat Şadoğlu'yla buluştu.
Öyle mi?
Şu iş bitsin o mevzuya da bakacağız, sen takibe devam.
Kız ayrı dert oğlu ayrı dert ya...
Heh ya Cihan ben arayınca niye açmıyorsun şu telefonu!
Füsun bizi Aslanbey konağına getirdi.
Yaren yalan söylemiş hamile değilmiş
Füsun eve getirdi şimdi içeride onu muayene ediyor
Hadi hemen çık gel Allah aşkına öldürecek kızımı haydi çık gel!
Ya Handan sen ne diyorsun ya!
Ebe diyorum ebe içeride şimdi kızı muayene ediyor ebe!
Ya şimdi ebesi tövbe estağfurullah ya! Niye böyle bir şey yapmış bu kız he?
Niye böyle bir şey yapmış! Neyse sen panikleme beni bekle geliyorum ben
Ben gelmeden de sakın oradan çıkmayın tamam mı
Cihan bey. - Tamam.
Akşam saat altıya bir toplantı ayarladım diğer kurul üyelerinin de haberi var
Tamam tamam olur.
Gel Handan gel gel hele gel.
Hayırdır Azrail mi yokladı?
Ne Azrail'i ya? Tövbe estağfurullah.
Üşüdüm biraz ondan öyle oldu.
Gel diyorum otur diyorum oturmuyorsun
Kızının kapısını bekleyip neye engel olacaksan artık.
Sana da bir kahve yapsın?
He yok çarpıntı yapıyor istemez.
Heyecanlanıyor insan değil mi?
Kolay değil tabi derler ya evlat şeker ise torun balmış.
Bakalım biz de tadabilecek miyiz?
Sen ne diyorsun Handan?
Vallahi kısmet diyorum kısmet
Kısmet doğru
Bahtı açık olanın horozu bile yumurtluyor bu devirde değil mi?
Bakalım bizim kısmetimize ne çıkacak?
Civciv çıkacak kuş çıkacak.
Şey...
Gebe değilim dimi? Bakın kayınvalidem bunu öğrenirse beni öldürür!
Tamam ben size ne kadarsa vereyim.
Ben çok özür dilerim yani bilemedim bakın
Hayat memat meselesi bu eğer öğrenirse beni öldürecek!
Hoş geldiniz!
Merhaba Esma anne. - Merhaba canım.
Azize hanım burada mı?
Burada oğlum yukarıda, siz salona geçin ben haber vereyim.
Miran sakin olacaksın tamam mı?
Tamam Reyyan, söz verdiğim gibi yok bir sıkıntı.
Hadi gel o zaman.
Cihan.
Cihan hoş geldin - Gel dünür gel gel gel
Neticeyi bekliyoruz, sen de duramadın değil mi?
İnşallah dede olacaksın.
Yaren nerede? - İçeride muayene oluyor.
Gel Gülsün kadın gel.
Netice nedir Gülsün hanım?
Gebedir. - Gebedir?
Geb- gebe gebe miymişim?
Gebe miyim ben?
Yaren! Kız sen bu kadına para mı verdin?
Bana bak güvenilir biri mi bu başımızı belaya sokmasın bizim?
Yok anne teklif ettim ama kabul etmedi.
Ben gerçekten gebeyim.
Meğer Harun giderken bana hayat sigortası bırakmış.
Allah'ım mucize! Mucize oldu!
Mucize oldu Cihan mucize!
Çok şükür ya Rabbi!
Dur çantamı alayım şuradan - Al hadi al
Evet duyulacak duyuldu, görülecek görüldü.
Bize müsaade, Handan Yaren haydi.
Müsaade sizin de Yaren nereye?
Evine, itirazın mı var?
Yavaş... Yaren'in yeri burasıdır.
Torunumun yeri babasının evidir.
Bu konuda seninle münakaşa etmeyeceğim.
Benim zaten seninle münakaşa edecek bir şeyim yok.
Yaren benim kızım yeri de yurdu da belli haydi.
Baba.
Füsun annem doğru der.
Ben Harun'un karısıyım.
Karnımda taşıdığım çocuk da Füsun hanımın torunudur.
Bizim yerimiz Aslanbey konağıdır. - Kızım.
Babam. - Yaren yapma.
Yaren kızım ben bakardım ikinize de niye burada kalıyorsun haydi gidelim evimize.
Anne, ben ve evladımız iyi olacağız.
Merak etme.
Madem kızım istiyor öyle olsun.
Şimdilik... Haydi Handan.
Haydi.
Cihan telaş etme karnında torununu taşıyor eli kolu bağlandı zaten değil mi?
Haydi.
Otur otur.
Hoş geldiniz ne iyi ettiniz karnınız aç mı sofra kuralım mı
Reyyan bak sen seversin Esma annen bugün ço-
Buraya yemek yemeye sohbet etmeye gelmedik Azize hanım.
Bir diyeceğimiz var deyip gideceğiz.
Seni dinliyorum.
Füsun'un bir kızı varmış küçükken sen almışsın
Hadi beni intikam için ailemden kopardın.
Ya o kız onu neden aldın?
Ben bir şey yapmadım onu kendi anası terk etti.
Füsun'a kızını geri vereceksin.
O kız kimse, neredeyse bulup getireceksin.
Füsun'la da husumetini bitireceksin.
Senin kanını taşıyor diye kimse bedel ödemeyecek.
Benim oğlum bedel ödemeyecek.
Tamam mı?
Ne oldu? Bir anaya evladını vermek zor mu geldi?
Nedense şaşırmadım.
O zaman, o zaman beni affedecek misin?
Tek bir hareketinle, çaldığın bütün ömrümü affedeyim öyle mi?
Eğer Füsun'a kızını verirsen
seni affetmek için bir şans vereceğim.
Kendime de
sana da.
Tamam mı mutlu oldun mu?
Bunun senin için ne kadar zor olduğunu biliyorum.
Ama yine de benim için, Umut için yaptın
Teşekkür ederim Miran.
Eğer sözünü tutmazsa- - Bir daha hiç ısrar etmeyeceğim.
Anlaştık.
O zaman sürpriz zamanı mı?
Ne sürprizi?
Gidince görürsün gel bakalım.
Tamam tamam
Tamam tamam ben gelince konuşuruz iyi.
Nereye gidiyormuş bakalım bizim yakışıklı dedemiz?
Şimdi bir toplantıya gitmem lazım benim Handan, bu dede mevzusu için de çok erken.
Yaşlanıyorsun değil mi Cihan ağa hiç zoruna gitmesin.
Güzelim zoruna gidecek bir şey yok ben sadece erkenden sevinme diyorum.
Bakalım torunumuzun gücü yetecek mi Füsun'la olan davayı bitirmeye...
Hadi keyfimi kaçırma Cihan haydi haydi kolay gelsin.
Zehra...
Ah benim güzel eltim bak vallahi dert dediğin
üç günlük misafirmiş he şu dünyada insana.
Üzme hadi artık kendini daha fazla.
Ne diyeceksen de Handan, yukarı çıkacağım Bahar'a bakmam lazım daha.
İnsanın hevesini kursağına dizmesen olmuyor değil mi?
Müjde dediğin öyle pat diye söylenir miymiş?
Çok yorgunum Handan biraz dinlenmem lazım, haydi de.
Yaren, gebe. - Ne?
Çok şükür tutunacak bir dal verdi Rabbim evladıma çok şükür!
Ben ben çok sevindim gözün aydın Handan! - Sağ olasın!
İnşallah Allah bahtını kısmetini açık etsin.
Bir avazda kucağına almayı nasip etsin inşallah.
Amin hepsini hepsini Zehra'm hepsini! Bir kahve içelim mi?
He içelim haydi! - Haydi! Melike kahve!
Gel otur
Merhaba Azize hanım.
Kırk yıllık Azize teyze ne zaman Azize hanım oldu yavrum?
Kimim ben?
Kimim ben Azize hanım!
Annem ailem yaşıyor mu?
Yaşıyor.
Neden kopardın o zaman onlardan beni?
Ne istedin benden?
Bu meselenin senle bir alakası yok.
Kiminle alakası var o zaman?
Ne istedin o zaman benden! Kim için harcadın beni?
Tabi Dilşah annemde açtığın yarayı başkasının çocuğuyla kapatmak istedin.
Ben senin için en iyi şeyi yaptım Azra.
Ya sen ne hakla karar verebiliyorsun buna!
Ben değil baban karar verdi.
Seni annenin şerrinden korumak istedi.
Babam?
Babam kim? Annem kim?
Söyleyeceğim.
Şeyda! Şeyda neredesin Şeyda!
Buyur Füsun bey hanımım.
Duydun gelinim gebedir.
Odasını temizledin şimdi bir havalandır
Bundan böyle ne istiyorsa o yapılacak.
Yediği önünde yemediği ardında kalacak.
Canı ne istiyorsa sor pişir he - He canın ne istiyor?
Emredersin heybetlim.
Gidin şimdi dinlensin odasında biraz gelirken de bir makas al gel
Makas? - He makas.
Ne makası bahçe makası?
Makas bildiğin makas, la oğlum ne korkuyorsun yahu?
Makas alacağım senden şöyle makas seveceğim seni Şeyda, haydi.
Buyur bacım buyur.
Makas diyor ya Allah'ım ne yapacak bu makası!
Miran neresi burası niye geldik?
Bilmem
Ne demek bilmem Miran.
Sence?
Ne bu? - Aç bakalım bir.
Ne yaptın yine hı?
Miran sen! Ne ara? Dur!
Burası vakfımızın merkezi olacak.
Sunumları toplantıları burada yapacağız.
Kız çocuklarımıza buradan el uzatacağız.
Bütün kadınlarımıza bütün kız çocuklarına umut olacağız değil mi?
Olalım.
Miran!
O kadar güzel bir hediye ki bu!
O kadar anlamlı ki ben çok teşekkür ederim.
Bütün kız çocukları onların aileleri adına çok teşekkür ederim.
Ben sana teşekkür ederim.
Çünkü benim ilhamım sensin.
Gel hadi diğer yerleri de gezdireyim sana
sonra da Umut beyin alışverişine başlayalım hı?
Olur olur haydi!
Füsun hanım! Füsun hanım! Füsun hanım! Füsun hanım!
Hepsini almayın bari azıcık ucundan alın ya!
Ucundan alayım değil mi Şeyda he ucundan.
Ben öyle ucundan kenarından iş yapmam oğlum.
İşimi de yarım bırakmam.
Ne kadar ağladın ya erkek ol oğlum biraz ağlamanmaz bu kadar ağlama!
Biliyorum yaparsın ama yapma ne olursun!
Ne istersen yapacağım!
Yeter artık kalmadı saçım kalmadı yeter kesme!
Bari bir model yapaydın.
Nasılsın gelinim?
Bari bir ayna vereydin ayna var mı ayna?
Len oğlum ne aynası berber mi burası kalk!
Yahu neyse bırak şimdi asıl eşyaları nasıl yaparız sen onu söyle.
Yerde durmasın.
Beşiği şuraya koyarız üstüne de böyle beyaz bir cibinlik.
Duvara da yumuş yumuş renkleri olan bir pano asarız.
Nasıl nasıl?
Yumuş yumuş, rahatlatırmış bebeği.
Bak sen anneye bak neler öğrenmiş
Ama daha öğrenecek çok şey var.
O getirdiğin kitaplar var ya onların hepsini bir an önce okumam lazım!
Ama sen de okuyacaksın hepsini tamam mı hemencecik bitireceksin.
Tamam sevdiğim tamam.
Miran.
Söyle dünyanın en güzel annesi söyle.
Hani hamile olduğumu öğrendiğinde kulübede bir söz vermiştin ya bana
hatırlıyor musun onu?
Dünyanın en mutlu çocuğu olacak!
Sana yemin ederim onu kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim!
Asla yalnız kalmayacak.
Söz veriyorum.
Oğlum dünyanın en mutlu çocuğu olacak.
Hiç yara almayacak hiç yalnız kalmayacak.
Hiç yalnız bırakmayacaksın onu yeniden söz mü?
Yeniden söz.
Dilşah hanım.
Reyyan, hiç bir şeyin seni üzmesini istemiyorum.
Sadece Umut'a odaklan o kadar.
Bir an önce bitirelim odayı istiyorum.
Böyle her şey yerli yerine otursun ben de göreyim nasıl olacak...
Hemen mi şimdi mi? Belki fikrin değişir.
Yok hemen yapalım işte niye erteliyoruz ki zaten?
Hemen olsun bileyim ben de işte.
Yalnız benim bir şirkete gitmem lazım, dönünce yapalım mı?
Bekle beni o zaman.
Neden Allah'ım...
Geldim geldim!
Mahfuz. - Yalnız mı?
Yalnız odasında, Miran az önce işe gitti.
Nasıl peki iyi mi?
iyi iyi olmaya çalışıyor ama çok çaresiz öyle biliyorum.
Beni ona götür. - Gel.
Sen... Niye geldin bir şey mi oldu?
Kızımın yüreği yanarken dayanamadım, yanında olmak istedim.
Mahsuru yoksa girebilir miyim?
Torunumun hazırlıklarına başlamışsınız.
Keşke ben de seni beklerken annenin heyecanını paylaşabilseydim.
Birlikte alışveriş yapsaydık sana.
Doğduğun an kucağıma alsaydım seni.
Keşkelerle yaşayamayız baba.
Sen, baba dedin bana?
Babamsın çünkü uyurken yanımda olmasan da gözlerindeki pişmanlığı görüyorum ben.
Ne kadar inkar edersem edeyim babamsın benim.
Sen de benim kızımsın.
En büyük hasretimsin.
Keşkelerimin en büyüğüsün.
Ben artık keşkelerle yaşamak istemiyorum.
Yarın ne olacağımız belli değil.
Keşke demek istemiyorum.
Kızım benim güzel kızım.
Ben artık hep buradayım
Baban hep yanında.
Hiç hiç keşkelerin olmayacak.
Kızım ben seni yalnız sandım ya Lütfü öyle deyince.
Gel babam gel. - Yok yok siz-
Gelin Hazar bey ben de gidiyordum
Hoşçakal kızım.
Ya ben geldim diye şimdi-
Yok olanları duydu diye merak edip gelmiş.
Gelecek tabi kızım.
Evladısın sen onun merak ediyor tabi seni.
Öz babandır.
Sen de bakayım Dilşah annen sana-
İyiyim babam evladım için de iyi olmam lazım.
Tabi, tabi iyi olacaksın güzel kızım benim.
O bir doğsun benim güzel torunum bak hepimize nasıl iyi gelecek...
Ben onu alıp nerelere nerelere götüreceğim...
Yavrumun senin gibi bir dedesi olacağı için çok şanslı.
Ah güzel kızım.
Hamilelikten hep.
Benim sana bir şey söylemem lazım babam.
He de bakayım.
Biz bugün Miran'la Azize hanımın evine gittik.
Miran Azize hanıma şans vermeyi kabul etti.
Ne yaptı dedin?
Alo Füsun hanım. - Hayırdır Miran?
Hayır hayır merak etme
senin bir kızın varmış yerini de bir tek Azize hanım biliyormuş.
Sen nereden biliyorsun bunu?
Orasını boşver, şimdi aç kulağını beni dinle.
Azize hanım söz verdi kızını sana geri verecek.
Ama sen de benim ailemin yakasından düşeceksin.
Bir daha seni bizle ilgili hiç bir mevzuya bulaşırken görmeyeceğim.
Umarım anlatabilmişimdir.
Nereden çıktı şimdi bu?
Neyin peşindesin Azize?
Neyin peşindesin?
Ee Fırat nedir mesele niye böyle toplandık alel acele?
Bir herkes toplansın ondan sonra konuşuruz Azat.
Evet.
Yönetim kurulundan Azize Aslanbey-
Hazar Nasuh Şadoğlu katılamayacaklarını ilettiler biz toplantı odasına geçebiliriz.
İyi o zaman gerek yok burada konuşalım.
Mesele ne?
Mesele...
Usullere uygun olmayacak şekilde şirket hesabından şahsi hesaba yüksek meblağda para aktarmak
Ne bu?
Hissedarların haberi olmadan
şirket hesabından şahsi hesabına para çıkarmışsın demek?
Nasıl?
Yönetim kurulu başkanı olarak senin haberin yok muydu Azat?
Azat'ın bu konuyla bir ilgisi yok da benim anlamadığım bir şey var.
Bu kurul bana hesap sormaya mı toplandı?
Hayır sebep sormak için.
Şirket hissedarı olarak bunu sormak hakkımız herhalde değil mi?
Buyur seni dinliyoruz Cihan Şadoğlu.
Böyle bir meblayı neden şahsi hesabına aldın?
Hem de herkesten gizlice.
Yaşar gideriz bir yerde, İstanbul'a gidelim.
Miran, babam kasadan para çalmış gibi konuşuyorsun.
Peki nasıl konuşayım Azat? Belgelere bakınca...
Neyse ben işin aslını anlamaya çalışıyorum.
Aynısını ben yapsam siz de sorardınız herhalde değil mi?
Sorardık elbet.
Kasadan para çıkacağından haberim vardı.
Sadece çıktığını bilmiyordum. - Azat.
Para müzbir bir ihtiyaçtan alındı.
Hissedarları haberdar edemeyecek kadar da özel bir mesele.
Bu yine de paranın usulsüz bir şekilde alındığı gerçeğini değiştirmiyor.
Haklısın değiştirmez
Yönetim kuralları da ortada.
Ben bu görevi layığıyla yerine getiremediğime göre, başkanlıktan çekiliyorum.
Azat böyle bir şey yapmayacaksın duyuyor musun beni?
Ya Azat...
Biz hakkımız olanı sorduk diye sen şimdi böyle çocuk gibi tavır mı yapıyorsun?
Yapmam gerekeni yapıyorum.
Ortada bir hata var hata da bizim hatamız.
Fırat bir an önce işlemlere başlansın.
Haftaya yönetim kurulu başkanı seçmek için tekrar toplanılsın.
Azat, Azat!
Sen içeride ne yaptın oğlum he?
Ortalığı iyice Miran'a mı bırakacaksın başkanlığı bırakmak ne demek!
İçeride olanlardan sonra o koltukta oturamam demek.
Bak Azat sen beni içeride aslanlar gibi savundun ben çok mutlu oldum.
Ama ben o parayı- - Biliyorum babam biliyorum.
Yaptığını savunmuyorum ama anlıyorum.
O yüzden yanındaydım içeride yapmama gereken senin yanında durmaktı
dışarı çıkarken de başkanlığı bırakmak. - Azat bak-
Babam ortalığın kime kalacağı umrumda değil...
Ben bildiğim gibi kalacağım kendim gibi.
Ah be koçum sen öyle düzgün bir adamsın ki
sana bunu anlatmak çok zor.
İnşallah bu kararın felaketimiz olmaz.
İnşallah.
Azat.
Gitmemişsin.
Öyle oldu.
Canın sıkkın gibi iyi misin?
Sağol.
Neyse kendine iyi bak. - Gönül!
Ben de seninle konuşacaktım.
Hangi konuda? İşle ilgiliyse-
Yok! Değil yani...
bizle ilgili.
Baba gelmedin kurula.
Azize'yi affettiğin doğru mu oğlum senin?
Seher Fırat beye kahve yapsana.
Ben Azize'yi affetmedim sadece değiştiğini göstermesi için bir şans verdim.
Şans verdin niye?
Sen ne olsun istiyorsun oğlum he?
Babanne diye boynuna mı atlayacaksın bunu mu istiyorsun sen?
Bugüne kadar o kadından bize ne iyilik gelmiş ya hep bela hep bela
sen niye yanaştırıyorsun oğlum o kadını yanına!
Baba sen benim kararımı sorgulamak yerine vardır bir bildiğin evlat derdin.
Ne oldu şimdi?
He derdim şimdi sorguluyorum
Çünkü ailemi sevdiğim insanları korumak istiyorum oğlum
sen görmüyor musun ya Miran Allah aşkına bak!
Dilşah'ın bugün Reyyan'a ettiğini görmedin mi oğlum sen?
Ama bak senin anan değil oğlunun sevdiği kadına el kaldırmak
herhangi bir insan için bile yüreğinde kötülük taşımazdı ha!
Taşımazdı bak şimdi niye? Çünkü korkuyor! Korkuyor...
Baba-
O kadın etrafımızda olduğu sürece ne sen ne anan ne Reyyan bak hiç birimiz he
rahat huzur görmeyiz oğlum, dinleyeceksin beni!
Anladın uzak tutacaksın o kadını ailenden de kendinden de! Anladın oğlum!
Anladım baba.
Ama ben Azize'yi bağrıma basmadım zaten Reyyan istemeseydi ona şans da vermezdim.
Sen nasıl beni düşünüyorsan ben de oğlumu düşünüyorum.
Ne yapıyorsam onun bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için.
Sen de lütfen bunu bil, baba.
Sen geldin mi daha önce buraya? - Yok...
Önünden geçerken hoşuma gitmişti ama hiç içeride oturmamıştım.
Ben çalıştım burada biliyorsun?
Aa nasıl çalıştın ne yaptın ki?
İşte çay dağıtıyordum.
Sen? Koskoca Nasuh ağanın torunu çay dağıtıyordun öyle mi?
Öyle...
E zaten getirip burada beni çalıştırmaya başlayan da Nasuh ağanın kendisi.
Neden ceza falan mı?
Yok canım yani çalışmanın cezası olur mu hiç?
Doğru haklısın.
Emek vermenin mücadele etmenin kazanmak için çabalamanın ne olduğunu öğreneyim diye.
Gönül...
ben seni yani...
seni düşünmeye başladığımdan beri hep böyle...
burada oturduğumuzu hayal ettim.
Tamam çocukça belki ama burada seninle bu anı-
Çok seviyorsun burayı belli ki.
Öyle...
Ne zaman bir şey için emek vermem gerekse
hep buraya gelirim.
Gönül istersek bin tane imkansızlık sayarız.
Sabaha kadar oturur ağlarız.
Ama ben seninle mutlu olmak istiyorum.
Bunun için ben emek vermem gerekirse vereceğim.
Çabalamam gerekirse çabalayacağım.
Tabi sen de istersen.
Azat ben o gün söylediklerimde samimiydim.
Kim ne yaparsa yapsın ne derse desin
ben acı çekmeye de mücadele etmeye de razıyım
Yeter ki biz vazgeçmeyelim.
Vazgeçmeyeceğiz.
Hoş gelmişsin heybetli Füsun bey hanımım.
Bunlar senin için otur.
Torunuma iyi bakacaksın.
Dokuz ay sonra senden aslan gibi bir erkek torun isterim.
Karnını güzelce doyur canın ne istiyorsa söyle Şeyda yapsın
Sonra gider odana dinlenirsin.
Afiyet olsun.
Dokuz ay dünyayı önüne sereceğim.
Ama ondan sonra dünyanı elinden alacağım.
Keyfini çıkar.
Vakit ziyadesiyle akıp geçiyor.
Hanım ağam size bir mektup geldi.
Ne mektubu len kimden gelmiş?
Bilmiyorum hanım ağam
Hasan.
Sen mi gönderdin mektubu?
Hasan kızıma ver demişti ama ben sana gönderdim.
Bekleyeceğim diyordun.
Önce bir Füsun kızının güvenini kazansın sonra mektubu açık edeceğim diyordun.
Ne değişti neden verdin mektubu?
Esma Miran'ın dediklerini sen de duydun.
Bana bir şans vermesinin tek şartı Füsun'un kızını ortaya çıkarmamdı.
İyi de hiç bir şey değişmedi ki yine Azra annesini affetmeyecek.
Azra kızacak öfkelenecek ama Füsun'u zaten kötü bildiği için
öğrendiği zaman o kadar yıkılmayacak.
Belki ileride anasına bir şans daha verecek.
Olsun varsın Füsun'un da bütün kapıları kapanmasın.
Eğer gücü yetiyorsa o da evladı için mücadele etsin.
Esma ben Miran'a bir söz verdim
Onun bana vereceği şans Füsun'dan alacağım intikamdan çok daha önemli.
Kızım Güneş'im ben çok hastayım
Ölmeden senin emin ellerde olduğunu bilmem şart.
Bu yüzden seni yurda bırakıyorum, sanma ki baban seni terk etti.
Sanma ki baban senden vazgeçti başka çarem yok kızım.
Gül yüzlüm, talihsizim...
Anan hayatta kızım büyüyünce öğrenirsin elbet.
Ya kendisi çıkar karşına ya da sen araştırır bulursun.
Onu bulduğunda bana kızma.
Anan senden vazgeçti Güneş istemedi seni.
El kadar bebektin kucağıma bıraktı gitti.
Füsun Aslanbey.
Yani senin annen.
Gücü, parayı soyadını seçti.
Onun sana analık edeceğini bilsem yine götürür verirdim.
Ama senden bir kez vazgeçen hep vazgeçer.
O kadında ne merhamet ne de analık duygusu vardır.
Bunu hiç unutma güzel gözlüm.
Unutma ki üzülmeyesin.
Seni çok seven baban...
Hasan.
Alo Miran
bak
Azize sana kızını verecek sen de bizden elini eteğini çekeceksin demiştin
şimdi beni iyi dinle.
Kızım. - Bana kızım deme.
Azra neden ne oldu ki?
Azra beni korkutuyorsun.
Sana Füsun kim dedim hatırladın mı?
Sen de önemsiz biri demiştin.
Öyle zaten, neden ki?
Ben sana güvendim.
Anne dedim.
Ama sen bana hep yalan söyledin.
Üşüteceksin hanımım arabada bekle istersen.
Yok iyi böyle Mahmut.
Sen ne yaptın Azize hanım? - Ne yapmışım?
Ne yapmışsın... Füsun'a kızını verdin mi?
Verdim. - Verdin...
O yüzden mi Füsun beni arayıp onu kocasının mektubuyla tehdit ettiğini söyledi.
O öyle değil bak beni dinle Miran.
Ya ben senin neyini dinleyeceğim he Azize Aslanbey!
Sen benim hayatımda gördüğüm en kötü kalpli en yalancı insansın!
Sana sırf Reyyan'ın hatırı için bir şans vermiştim ama sen o şansı da kaybettin!
Bundan sonra ne karıma ne de aileme yaklaşmayacaksın!
Miran!
İyiyim annem ben, iyiyim korkma.
Reyyan. - Miran ne yaptın sen?
Vallahi bu sefer karı ben yağdırmadım.
Ama oğlum için buraya salıncak kurdum.
Doğar doğmaz ona binsin diye.
Miran...
Hani dedim şimdi annesine falan çeker ben önceden tedbirimi alayım.
Malum daha küçük olduğundan böyle fazla açılmadım
Gözümüzün önünde olsun istedim.
Gel hadi açılışı sen yap.
Bebeğimiz olsa da biz yine aynı olacağız.
Ne kadar yorulsan da dinlendireceğim seni.
Ne kadar uykusuz kalsan da hep ayık tutacağım seni.
Ya tutamazsan?
O zaman ben de uyumam uykusuz kalırım seninle.
Sen nasıl beni düşünüyorsan ben de oğlumu düşünüyorum.
ne yapıyorsam onun bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için
Sen de lütfen bunu bil baba.
Hazar
Affedeyim istiyorsun seni
Ana diyeyim istiyorsun.
bunun için yaşıyorum - tamam.
Tamam.
Bir şartla
Ne istersen sen ne dilersen!
Gideceksin buralardan.
Gideceksin hiç kimseye bir şey söylemeden çekip gideceksin.
Gideceğin gün
istediğini yapacağım.
Reyyan, ya ben yüzün gülsün diye yapıyorum bunları ya
Oğlumuza güzel anılar biriktirelim mutlu ol diye.
Ha yüreğim? - Mutluyum ben zaten çok mutluyum.
Neden ağlıyorsun o zaman?
Mutluluktan ağlıyorum işte.
Hiç mutluluktan ağladığın belli olmuyor.
Mutluyum ben Miran.
Çok mutluyum.
Bak Umut doğunca
kucağına alacaksın onu buraya oturacaksınız.
Ondan sonra ben sizi sallarken sen de bize güzel sesinle türkü söyleyeceksin.
Boynu senin koynunda
annesinin sesi kulağında uykuya dalacak oğlum.
Annesi gibi oda çok sevecek salıncağı.
Sevecek... Ama babası gibi
onu o çok sevdiği salıncaktan düşürmelerine izin vermeyeceğim.
Asla.
Dizleri kanamayacak oğlumun benim gibi
Öyle oyunlara küsmeyecek.
Bizim oğlumuz çok ama çok mutlu büyüyecek.
Bak gör bütün avluda onun kahkahaları yankı yapacak.
Öyle!
Reyyan...
Umut bize çok iyi gelecek.
hepimize çok iyi gelecek.
Oğlum, oğlumuz...
senin gibi bir babası olduğu için çok şanslı olacak.
İnşallah.
Teşekkür ederim.
Ben sana teşekkür ederim.
Ben sana teşekkür ederim.
Gidelim mi?
Geliyorum! Geliyorum yakalayacağım!
Sen nasıl koşmayı öğrendin böyle!
kendin yetişememişsin
sen babayla dalga mı geçiyorsun? Sen babayla dalga mı- yakalayacağım
vallahi yakalayacağım! Babayla dalga geçilir mi...
Canım oğlum benim.
Umut.
Umut! Umut neredesin!
Umut!
Umut!
Umut!
Şş rüya gördün rüya gördün Miran tamam.
Oynuyorduk onunla öyle şok oldum ben!
Saçma bir rüya gördüm.
Geçti, iç
Salıncağa gitti sonra ben sana döndüm.
Baktım
Baktım yoktu.
Geçti.
İç suyunu iç.
Umut'u kaybettim ben.
Kaybettim.
Umut'u kaybettim.
Tamam.
Tamam, geçti. Rüya gördün.
Rüyada bile etkisine dayanamıyorum.
Allah'ım bu nasıl bir şey?
Bu nasıl bir şey?
Reyyan, sen bebeğimizi kaybettiğinde neler yaşadığını şimdi daha iyi anlıyorum.
Ben öyle kendi içimde yaşadım, sen üzülme istedim.
Ama şimdi daha iyi anlıyorum.
Olmaz! Rüyada bile olmaz.
Biz bir kere kaybettik bebeğimizi.
İzin vermeyeceğim.
Olmayacak Miran.
Olmayacak.
Geçti Miran.
Çok yakında Umut da burada seninle birlikte olacak.
Öyle sıkı tutacaksın ki onu...
...bırakmayacaksın hiç. Hep yanında olacaksın onun.
Asla.
Asla bırakmayacağım onu.
Ona bir şey olmasına izin vermeyeceğim Reyyan.
Vermeyeceğim.
Hadi gel, yat.
Size söylediklerimi düşündüğünüz değil mi Reyyan hanım?
Düşündüm.
Öyleyse karar verdiniz. Buna sevindim.
Çünkü kaybedecek hiç vaktimiz yok.
Bir sorun mu var?
Reyyan hanım çok üzgünüm ama bu bebeği doğurmanız mümkün değil.
Nasıl bu mümkün değil.
Sizinle açık konuşmak zorundayım.
Bebeğinizi dünyaya getirirseniz hayatınızı kaybedeceksiniz.
Bu doğumdan sağ çıkamazsınız.
Umut... Oğlum iyi ama değil mi?
Evet ama böyle bir durumda gebeliği sonlandırmak zorundayız.
Bunun için de bir an önce gün belirlemeliyiz.
Vaktimiz giderek daralıyor.
Reyyan hanım...
Ben...
...bebeğimi doğuracağım.
Reyyan hanım bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama bu bir intihar olur, bunu biliyorsunuz değil mi? Konuşmuştuk.
Biliyorum. Çabanızı da anlıyorum, sağ olun.
Olmaz, yapamam ben.
Evladımdan vazgeçemem.
Oğlum sağ sağlim dünyaya gelecek.
Ben olmasam da babasıyla birlikte güven içinde, güzel bir hayat yaşayacak.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.