All language subtitles for Yeraltı 4. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Next Nextar Televizyon Yeraltını

sunar.

Birleşmiş Milletler raporuna göre narkomafyanın

dünyada suçtan elde ettiği kayıt dışı para yılda bir

nokta üç trilyon dolar. Dünyada yasaklı madde

kullanan insan sayısı iki yüz elli milyon

civarında ve bu sayının 2050 yılına kadar

yüzde yirmi beş oranında artacağı öngörülüyor.

Güvenlik güçlerinin narkomafyaya karşı verdiği mücadelenin

başarılı olması için toplumun ve ailelerin desteği

şart. Baronların, kartellerin anlatıldığı bu

dizide konular ve veriler gerçek, kurumlar ve

kişiler tamamen hayal ürünüdür.

Kelepçeleri açalım, odaya alalım.

Başüstüne

amirim.

Memur arkadaşlar birazdan gelecek, işlemlerinizi

yapacak.

Bozo,

senin içeride bir adamın falan mı var?

Nereden bildin de boşalttırdın bize bütün ofisi, depoyu, her

yeri.

Var, Efraim.

Kim? Benim yaverim yok.

Kafamın içinde biri var,

Efraim.

Anlamadım.

Anlayacağın dilden anlatayım. Benim

hislerim seninkilerden biraz daha iyi

diyelim.

Çok da iyi değil demek ki. Yani iyi

olsa

şimdi burada olmazdık.

Allah'tan abim her şeyi taşıdı da aşağıda bir şey

bulamadılar.

Siz ne ara boşalttınız ki burayı?

Adadayken geldik. Taşıdık her şeyi.

Paşa,

senin bu sevkiattan haberin var mıydı?

Yani bizim bu işin içinde olma ihtimalimiz ne?

Yenge, sen de bu soruyu soruyorsan...

Yok, bu kesin Hamburglu'nun işi. Abimin

beklediği hamleyi bu şekilde yaptı.

Yani benim anlamadığım şey şu ki, Pınar böyle bir şeyi sana nasıl haber

vermez?

Böyle kız arkadaş mı olur?

Bu da ayrı konu Melek.

Olanları konuşmayalım artık.

Olacak olanları konuşalım.

Daha ne olacakmış ki?

Bozo içeriden çıkacak. Olacak olan bu.

Nasıl olacak o?

Paşa, sen amca oğullarını ara, buraya gelsinler.

Yavuz'a da söyle, o da gelsin.

Yani bir şey söylemek istemiyorum ama

abim hep onlardan şüphelenirdi.

Eğer bu işin içinde de onlar varsa bence boşuna çağırmayalım.

Yani yapacağımız şey belli.

Paşa,

sen dediğini yap.

Belli ki Bozo'yu almışlar.

Hoparlöre alsana. Ne diyecek bakalım Paşa?

Söyle Paşa.

Merdan abi, Ferhat'ı da al gel. Çok önemli bir konu var.

Ne gibi önemli bir konu Paşa?

Telefonda olmaz abi. Geldiğinizde

konuşuruz.

Tamam, geliriz.

Tutuşmuşlar belli.

Paşa denen çocuk çeviremez bu işi.

Bak, hemen Merdan'ı çağırdılar.

Ben çok da senin gibi düşünmüyorum abla.

Sen ne düşünüyorsun peki Hülya?

Haydar Ali tehlikeli bir adam. Bence size

işbirliği teklif edecek. Eğer kabul etmezseniz

de... Sizin işinizi orada

bitirir.

Ferhat bitirmesin de onu orada.

Hülya doğru söylüyor Merdan.

Senden ne isteniyorsa yap. Kardeşine de söyle, biraz sakin olsun.

Bak, her şey istediğimiz gibi oluyor.

Bozo içeri girecek, sen de ailenin başına

geçeceksin.

... Şu an ailenin başında ben varım dediğim

dahil olmak üzere herkes beni hedefe koyar.

Benim başka bir planım var.

Neymiş?

Mardin'den Rıfat amcamı çağıracağım.

Gelsin, ailenin başında artık ben varım desin,

kapatsın.

Nasılsa Bozo bir ömür içeriden çıkamayacak.

bir süre sonrasında da kontrol bana geçer.

O zaman her şeyi istediğimiz gibi yaparız.

Sen bu amcana çok güveniyorsun da, Merdan hiçbir zaman Bozo'nun

karşısında direkt cephe almadı ki.

Şu saatten sonra mı olacak?

O her zaman güçlünün yanında olmayı seçer.

Bozo ilk defa güçsüz durumda.

Şimdilik bana müsaade. Ben yine haber veririm size.

Görüşürüz.

Gel Canbar.

Ben seni

geçireyim.

Ne diyorsun?

Becerebilecek mi bu Merdan?

Ferhat, Sultan yüzünden bir çuval inciri berbat

etmezse,

Merdan herkesi

öderir.

Sonunda işler istediğimiz gibi gidiyor.

Artık hiçbir şeyi gizlememize gerek kalmayacak.

Sevdiğim!

Az kaldı.

Ha, bu arada

şu avukatla

barlarda, restoranlarda görüştüğünü bilmiyorum

zannetme.

Hımm.

Bunu seninle ayrıca konuşacağız.

Hülya'm.

Benim hayatımda senden başkası olabilir mi?

Söyledim sana bunu. O kadının istihbaratla bağlantısı

var. Ben başka bir şeyin

peşindeyim.

Ben de senin

peşindeyim.

Ona göre

ayağını denk

al.

Emrin olur.

Bize iki dakika müsaade.

Üstüne yağlanıyoruz diyebiliriz, değil mi komiserim?

Vallahi elimden gelen bu kadar.

Sen kendini zor duruma sokma komiserim. Ben şahsi algılamıyorum.

Problem yok.

Bozkurt Abi, şimdi birazdan sorguya alınacaksınız.

Ama ben yine de senden duymak isterim.

Ele geçirilenlerle bir alakanız var mı abi?

Olsa evimde oturup sizi beklemezdim, değil mi komiserim?

Malıma el konulduğunu duyup ortadan kaybolacak kadar aklım var

şükür. He, Efraim?

Vallahi biz hiç kendi suçumuzdan içeri girmiyoruz ki Bozo, ne

diyeyim?

Ben bütün detaylarıyla ilgileneceğim, merak etmeyin.

Eyvallah.

Ha, herhangi bir ihtiyacınız olursa da kapıyı

tıklatırsınız.

Komiserim.

Herhangi bir kamera kayıt

var mı?

Sorgu odasından başka yerde kayıt yok.

Eyvallah.

Laf.

Kamera kayıt olsa kız böyle mi konuşur

seninle?

Ya ne bileyim Bozo, belki yeni bir sorgu tekniği falandır.

Bizim kız iyi polis ya.

İyi polis. İyi, Paşa'yı

gördüğünde söylersin gelinimiz bize içeride iyi baktı

diye.

Ben o konuda ağzımı açmam.

Paşa'nın bakışlarını görmedin mi ya?

Kıza on dört atış yaptı, bir şarjör yaktı be!

Hımm,

hepsi de

karavana.

Of, of!

On sekiz.

On sekizinci gözaltına alınışım.

Çok sıkıldım. Benim düzgün bir hayatım olmayacak mı?

Suçum ne benim, günahım? Ben niye buradayım?

Bozo, kız kamera kayıt yok

dedi. Sen kime anlatıyorsun?

Maalesef sana.

Hayır, benim anlamadığım

mademki bu kadar vahlanacaktın, adam sana

bir teklif yaptı. Kabul

etmedin. Önüne açık çek koydu.

Al paranı, git istediğin yere krallar gibi yaşa

hayatını.

İnşallah kamera kayıt yoktur Efraim.

Söylediğin laf mı senin, hı? Ben-

...Kaçacağım, parayı alıp hayatımı satacağım, sonra kral

olacağım, ha?

Yani affedersin de Bozo, "Bu yaşıma geldim, bir

huzur bulamadım." diyebilecek bir kişi varsa o da benim.

Hayır, bak, asıl benim

zoruma giden,

ben dışarıda olsaydım bizi buradan çıkarmak için bir şey

yapardım. Bizi kesin buradan hızlıca cezaevi bostası

yapacaklar, o kesin. E, bundan önce kaldığımız

cezaevindeki baş gardiyanı meslekten attılar.

Biz çıktıktan sonra cezaevi müdürünü de görevden almışlar.

Yani bundan sonra işimiz çok zor, onu söylüyorum.

Girmeyiz içeri.

Hayır, girersek diyorum.

Yav girersek de gireriz.

İçerisi dışarıdan daha güvenli. İnfaz koruma on numara,

Suçluysan suçlusun. Bizim de özel bir talebimiz yok.

Yatar çıkarız Efraim. Ama girmeyiz

içeri.

Girmeyiz diyorsun da,

şimdi o Haydar Ali anlamaz ki bu işlerden, ne yapacak da bizi kurtaracak?

Ha, en azından Paşa'ya emanet etseydin, ne bileyim, Yavuz'la birlik olup

mahalleyi ayağa kaldırırdılardı.

Bizi çıkarmak için bir şeyler yaparlardı.

Onlar da böyle düşünecekler.

Ben her şeyi Paşa'ya bırakacağım. Paşa sağa sola sıçrayacak.

Su testisi su yolunda kırıldı diyecekler.

Ailenin başına Merdan'la Ferhat geçecek.

Oldu.

Sanki Haydar Ali'nin sözünü dinleyecekler.

Efraim, işte Paşa burada işe yarar.

Diyorsa dinlemesinler. Gör bak bakalım, Paşa abisinin

sözünü yere düşürüyor mu?

Ya sen kimsin de biz sana tabi

olacağız?

Abim böyle

emretti.

Ferhat.

Abim burada yok Sultan.

Şu an bu ailenin en büyüğü Merdan abim.

Abimin lafının üstüne bir laf daha

ekledi.

Paşa,

ne şimdi

bu?

Birbirimize düşmenin sırası mı?

Kardeşim bir laf daha ediyordu.

Ya onu bir daha söylesin

ya da lafını geri alsın.

Ferhat,

burada konu sen

değilsin.

Konu ben de

değilim.

Bozo buradan gitmeden önce ona bir söz verdim.

Sözümü dinlemeyen herkesi

harcarım.

Buna sen de dahilsin,

abin de dahil.

Şimdi... Bozo'nun çıkması

için ya bizimle birlikte bir plan dahilinde hareket edeceksiniz

ya da

önce sizi halledeceğiz.

Sonra biz plan dahilinde hareket edeceğiz.

Çek onu masanın üstünden Paşa.

Düşmanın mıyım ben senin?

Ben kendi meselemi illaki hallederim.

Madem burada konu Bozkurt abim, elimizden ne geliyorsa onu

yapalım.

Sen nasıl çıkaracaksın ki Bozo'yu Ferhat?

Eğer iki, üç kişi gider de Bozo içeriden çıkar diye

kolay değil.

Sultan! Yakalanan

konteyner hangi şirket üstüne kayıtlı?

Fatura kime kesilmiş? Mal nereden gelmiş, nereye

gidiyor? Ve gemi kime ait, bunları

öğrenebilir misin?

Hepsini öğrenirim. Konteynerler

Bozkurt'un üzerine görünüyormuş ya.

İşte ben de diyorum ki asıl sahibi kim, onu

öğrenelim.

Bu işi yapan Hamdulluh. Bunu hepimiz biliyoruz.

Ama

işi kime yaptırdı? Bizim o kişiyi öğrenmemiz

lazım.

Şimdi Haydar Ali, bu kadar büyük transferi yem edecek çok

yok. O yüzden bir taraftan işimiz kolay.

Az adam peşine düşeriz, çabuk öğreniriz.

Ama bir taraftan da işimiz çok zor.

Çünkü bu kadar güçlü bir adamı Bozo'yu mahkemeye çıkmadan indirmemiz

neredeyse imkansız yani.

Yeni bir avukat ekibiyle tanıştım ben.

İstihbarat ilişkileri var.

... Belki bir iz bulabilirler.

Ayrıca biraz pahalıya mal olur

ama işimizi kolaylaştırır.

Bozkurt'un özgürlüğünün söz konusu olduğu yerde paranın ne önemi var

Merdan?

Önemli olduğundan söylemedim Ceylan.

Sonradan sıkıntı olmasın diyorum.

Bir sıkıntı olmaz.

Sen söyle avukatlara, gitsinler hemen emniyete.

Sonra da bu işin arkasında kim var, bir araştırsınlar

bakalım.

İyi,

bize müsaade.

Yardım lazım mı Sultan?

İstemez, kendim hallederim.

Ben yine de gümrüğe bir soracağım.

Bir şey öğrenirsem haber

veririm.

Haydar Ali!

Bu iş gümrükle, avukatlarla filan olacak iş

değil.

Birilerini indirmezsek kimse ortaya çıkmaz.

Paşa,

bence Bozkurt abi, abime sendeyiz derken sen böyle şeyler

yapma diye söyledi. Tuzağa falan düşme diye

yani.

Bence de Paşa.

Sakin.

Ee, Haydar Ali, o zaman şimdi

biz ne yapacağız?

Dedin ya, bu işi yapabilecek kapasitede üç beş kişi

Hı hı.

O kişiler nerede ve kim? Bunları bir

araştırıyoruz.

Sonra ne yapacaksak hep birlikte yapacağız.

Abi, avukatları niye dahil ettin bu işe?

Bunlar cezaevine girsinler diye iyi avukatlara ihtiyacımız var oğlum.

Neyini anlamadın bunun?

Yarın satmasınlar bizi?

Satmasınlar diye onları tercih ediyoruz ya.

Yoksa Bozo herkesi bir şekilde ikna eder kendine yine.

Eyvallah.

Melek nerede?

Sultan'la aşağıda ofiste

kaldı.

Ee,

Ali...

Basamakları ikişer ikişer çıkıyorsun, ha?

Anlamadım.

Adamın yerine de geçtin. Bundan sonraki planın ne

diye soruyorum.

Bozo'yu içeri tıktırıp bütün ailenin başına geçmek

mi?

Ben sen değilim Ceylan.

Birileri içeri girdiğinde

bunu fırsat bilecek bir adam değilim ben.

Hiç düşünmedin yani. Bozo'yu temelli içeri sokarlarsa

her şey değişir diye hiç düşünmedin.

Bizden bahsediyorum.

Biz diye bir şey yok.

Bütün her şeyi Bozo için yaptın yani.

Evet.

Ee,

şimdi Bozo yok.

Eğer ben sana

her şeyi bırakıp gidelim desem,

gelmezsin yani benimle?

Ceylan.

Ali.

Biri zor duruma düştüğünde

onu yarı yolda bırakmam ben.

Beni bıraktın ama.

Üstelik daha yolun başındayken beni

bıraktın.

Bir gün

bunu yaptığım için iyi ki diyeceğimi hiç

düşünmezdim.

Vay be Ali, vay

be!

Ben senden çocuklarımın babası olursun diye

beklerken...

sen mafya babası olmayı seçmişsin.

Yakışır.

Neden

gitmedin? Sana rağmen

kanla doldu ellerim.

Neden silmedin? Buna

rağmen yaşla doldu

gözlerim.

Var göğsümde

birkaç delik, kurşun oldu

sözlerim.

...Ve yangınlar

yüreğimde.

Sana rağmen ölmedim.

Sana rağmen yıkıldım, eridim

tamamen. Görsem her gün

özlerim. Kapından

geçsem var mıdır

müsaaden? Ben bu yoldan

dönmedim.

Sana rağmen yıkıldım, eridim

tamamen. Görsem her gün

özlerim. Kapından

geçsem var mıdır

müsaaden? Ben bu yoldan

dönmedim.

Ne evimdeyim, belki elindeyim.

Biliyorum zaten.

Belki ayaktayım. Sanma ölmedim

ben. Tutmuyorum matem.

Sana rağmen yıkıldım, eridim

tamamen. Görsem her gün

özlerim. Kapından

geçsem var mıdır

müsaaden? Ben bu yoldan

dönmedim. Sana rağmen

yıkıldım, eridim tamamen.

Görsem her gün özlerim.

Kapından geçsem var mıdır

müsaaden? Ben bu yoldan

dönmedim.

Merhabalar.

Biz Bozkurt Hanoğlu'nun avukatlarıyız.

Ben amirimize haber vereyim, geldinizi.

Aslı, gelsene şöyle bir.

Ne oluyor?

Bozkurt Hanoğlu'nun avukatları geldiler.

Bak, biz bu davayı aldık da, biz bu işin

üstesinden nasıl geleceğiz? Yani adamları yırtar yok gibi

duruyor.

Bu yüzden bu işi bize verdi ya Mert'ten Hande'ciğim.

Nasıl yani? Elimize yüzümüze bulaştıralım diye mi?

Adamları çıkarmayalım diye mi para alacağız?

Hande'ciğim, bak, aile içinde bir karmaşa var belli ki.

Ama lütfen sen oraları kurcalama, tamam

mı?

Şu geçen ofise gelen kız değil mi ya bu, Pınar

dediğin?

Evet, evet, o.

Merhabalar Pınar Komiserim.

Merhaba.

Nasılsınız?

İyiyim, siz?

İyiyiz.

Merhaba.

Biz Bozkurt Hanoğlu'nun vekaletini üstlendik.

Öyle mi? Hayırlı olsun.

Teşekkürler.

İki dakika konuşabilir miyiz şurada acaba? Müsaadenizle Avukat Hanım.

Tabii, buyurun.

Ne yapmaya çalışıyorsun sen?

Dedim ya, avukatıyım Bozok'un.

Hem bana içlerine gir diyorsun, hem de gidip adamın avukatı mı oldun?

Sen teklifimi reddedince iş başa düştü.

Ne diyorsun dosyaya çıkarabilecek miyiz?

Sence? Bir konteyner mal yakalattılar.

Şirketin sahibi Bozok, müdürü Efraim.

Kimi nereye çıkarıyoruz?

Güzel.

Güzel derken?

İzle beni Pınarcığım, belki ileride fikrin değişir,

ederiz.

Ne taraftan?

Buyurun.

Buyurun avukatımız.

Teşekkürler.

Müsaade

edin.

Sence de biraz tuhaf bir tesadüf değil mi?

Tesadüf diye bir şey yok Hande'ciğim.

Sen kurcalama diyorum bunları. Kazanacağın parayı

düşün. Ben sana sonra anlatacağım her şeyi.

Söz.

İyi bakalım.

Merhabalar Bozkurt Bey.

Ben Aslı.

Hande.

Avukatlarınızmış.

Ne zamandan beri?

Komiserim, müsaade ederseniz, biz müvekkilimizle baş başa görüşelim.

Bizi Merdan Bey görevlendirdi.

... Merdan?

Hı hı.

İçeriden çıkmayayım diye mi gönderdi

sizi?

Bu aralar pek geçinemeyiz de o yüzden söylüyorum.

Biz sizi çıkarmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız.

Emin olabilirsiniz.

Ne yapabilirsiniz mesela?

Size bir tuzak kurulduğunu düşünüyoruz.

Yanlış mı düşünüyoruz?

Doğru, doğru düşünüyorsunuz da, bu doğruya

kimi, nasıl inandıracaksınız? Onu anlatın.

Bize şüphelendiğiniz isimleri verebilirseniz eğer.

Merdan'la Ferhat'tan hariç

mi?

Bozkurt Bey, Merdan Bey bize Hamburglu

Sezai diye birinden bahsetti. Size bu tuzağı

onun kurduğunu düşünüyor.

Allah!

Merdan.

Bozkurt Bey, kuzeniniz Merdan Bey, Hamburglu

Sezai'nin bu işi kiminle organize etmiş olabileceğini araştırıyor.

Bakın, tahmin ettiğiniz isimler varsa

şimdi söyleyin bize. Biz bu işi hızlandıralım.

Hastaydı, değil mi?

Evet.

Şimdi

işin aslına bakacak olursak, planı

kimin kurduğu belli. Ama organizasyonu kiminle

yapmışlar, buna dair bir tahminim yok.

Kuzenime söyleyin,

bu işten yırtsam da

yatsam da

bunun faturası ağır olur.

İşi hızlandırmak için söylüyorum.

Maalesef,

böyle ilerleyeceksek eğer, bizim sizin

tutuklanmanızı engellememiz imkansız.

Bozkurt Bey, yapmamızı istediğiniz bir şey söylemeniz

lazım bize. Somut bir

şey.

Ben öyle herkese

güvenmem.

O adama bir not ileteceksiniz,

size veririm.

Merci.

Ne demek!

Bu dört isimden biri.

Direkt Haydar Ali'ye verirseniz

size güvenmeye başlarım. Ha, yok, önce

Merdan'a

ya da bir başkasına gösterecek

olursanız...

Bunu öğrenirim.

Çok

üzülürüm.

Çok.

Ama siz beni üzmek istemezsiniz.

Yanlış mı düşünüyorum?

Yok, olur mu öyle şey?

Biz, biz niye üzmek isteyelim sizi, değil mi?

Ee,

kimdir bu Haydar Ali? Biz nasıl ulaşabiliriz kendisine?

Onu hallederiz. Hayır, siz hiç merak

etmeyin.

Notunuz bizzat kendisine

ulaşacak.

İyi.

Eyvallah, sağ olasın.

Kim geldi Avukat Rıza Bey mi?

Yok, bu Merdan beni bitirmeyi iyice kafaya

Efrain.

O ne demek ya? Anlamadım.

Tanımadığım, bilmediğim iki tane avukat göndermiş.

Ceylan bunları yanımda görse var ya, çeker vurur beni.

Merdan niye bize avukat göndersin ki?

Hayır, bizim avukatımız mı yok? Ve tanımadığımız, bilmediğimiz insanlar mı

savunacak şimdi bizi?

Efrain, bizim savunulacak yanımız mı var?

Eğer bu kızlara da "bunları içeriden çıkarmayın, istediğiniz parayı veririz"

demedilerse, daha da bir şey bilmiyorum.

Sanki bizim mahalleden birini bulup üzerine bir konteyner malı yıkıp çıkmak

bir umudumuz var. Bizim sonumuz

malum.

... Öyle mi diyor hislerim? Vallahi öyle.

Senin hislerin kuvvetlidir.

Sen bizim bu işten sıyrılabileceğimizi mi düşünüyorsun?

Ben senin hislerine güveniyorum Efraim.

Sen şimdi yatarız dedin ya, kesin çıkarız.

Yırttık.

Bozom,

güvendiğin bir şey varsa söyle.

Kurban olayım söyle, delirtme adamı.

Haydar'a mesaj gönderdim,

ona güveniyorum diyelim.

Şirket bizim üstümüze kurulmuş, yani abimin.

Efo da sorumlu müdür yapılmış.

Ama ilginç olan şu ki, abimin üstüne kurulu olan tek bir şirket

yoktur dünyada. Hatta banka hesabı bile yoktur.

Ben tarihlere baktım abi. Bu şirket iki ay önce kurulmuş,

ortaklık yapısı da gizlenmiş. Şirketin adresi Malta'da, sanal

bir ofis. Tesadüf bu ya, operasyonun yapılacağı günün

sabahı şirketin ortaklık yapısı sisteme

açılmış.

Hamburg'a giden geminin içinde yakalanmış mallar.

Yani

Sezai imzasını dağıtmış.

Tamam da bu işi kime yaptırdı? Bana bu lazım.

Sorunlu olduğumuz kişilerin dosyaları burada.

Bu çaplı iş yapabilecek olanlar

bunlar.

Buyur yenge.

Sağ ol Adnan.

Hoş geldin yenge.

Hoş bulduk Yıldız.

Çok geçmiş olsun.

Sağ ol, hepimize. Gülsüm anne içeride mi?

İçeride, içeride. Buyur, gel.

Hoş geldin Ceylan. Gel kızım, gir

içeri.

Buyur.

Sağ ol Yıldız.

Gel yavrum, şöyle

oturalım.

Bir şey içer misin yenge?

Yok Yıldız, sağ

ol.

Başımıza bir bela geleceğini dedim kocana ama

bu kadar çabuk geleceğini ben de

bilmiyordum.

Gülsüm anne, ben senden bir şey istemeye geldim.

Ne istersen.

Dün eve geldiler. Hamburglu ile

kardeşleri. Sen galiba evlerinin yerini

biliyormuşsun.

Biliyoruz. Birlikte gittik teyzemle.

Ya gittik de-

Şimdi de beni götürün demeye geldin.

Kocan her şeyi Haydar Ali yönetecek demiş.

Onun bundan haberi var mı?

Gülsüm anne, Bozo söz konusu

ve ben kocam söz konusu olduğunda asla kimseden izin

almam.

Peki yenge, bu ziyaretle tam olarak neyi

amaçlıyorsun?

Eğer erkekler

savaşıyorsa...

kadınlar da savaşır.

O iki kadın da işin içinde.

Madem bir oyun oynuyorlar,

biz de oyunu kuralına göre

oynarız.

Sen Bozo için buraya geldin ya, ben

seninle cehenneme

giderim. Kalk Ceylan,

gidiyoruz.

Ee, ben gelmiyor muyum?

Bir şeyden de eksik kal be Yıldız!

Amcanla konuştun mu Merdan, geliyor muymuş?

Hiç kaçırır mı fırsatı?

Yirmi yıldır ağanın döşeği boş mu kalacak deyip

duruyor.

Yarın burada olurlar.

Olurlar derken?

E dedi ya döşek boş diye. Ailesiyle birlikte

doldurmaya geliyorlar işte.

Bu amcana nereye kadar güvenebiliriz Merdan?

Bozo'dan kurtulduk derken, bir de amcanla çocuklarıyla uğraşmayalım,

mi?

Onlarla her türlü uğraşacağız da,

neticede Bozo değiller.

Avukat arıyor.

Ne yaptınız Aslı Hanım? Görüştünüz mü Bozo'yla?

Evet, evet, görüştük. Ee, siz müsaitseniz biz şimdi ofise

gelelim, yüz yüze konuşalım isterseniz.

Ben şu an ofis dışındayım ama birazdan kardeşimle beraber geliriz.

Tamamdır. Peki, anlaştık.

Aslı Hanım, oralarda Haydar Ali diye bir arkadaş

var. İşleri ben yönetiyorum havasında

dolanıyor. Ben gelmeden çok bir şey paylaşmayın

Tamamdır, hiç merak etmeyin.

... Cesay,

nereye gideceksen git, yerini bize bile

söyleme.

Ama evine sakın gitme! Kız kardeşlerin

açısından söylüyorum.

Siz beni merak etmeyin, işinize

bakın.

Aslı.

Hı?

Ya Bozok diyor ki, "Haydar Ali'den başkasına güvenme." E ama

Merdan diyor, "Haydar Ali'ye değme." Biz ne

yapacağız?

Biz kimin avukatıyız Handeciğim? Bozok'un.

Yani şu an.

Tabii, müvekkilimiz ne diyorsa onu yapacağız

Ama niye? Biraz da çekinmedim değil

adamdan.

Bir şeylerden çekinmen iyi.

Hande.

Hı?

Bak şimdi, Merdan'a hayatta çıkamazdan başka hiçbir

etmek yok, tamam mı?

Hı hı.

Zaten onlar gelinceye kadar diyeceğimizi deriz biz.

Buraya doğru bir tekne geliyor. İskeleye

gelin.

Ceylan Hanoğlu, Azize ve Hülya Hanım'la görüşecek.

Bir saniye.

Hoş geldiniz.

Bu kadar erken iadei ziyaret beklemiyorduk.

Biz de.

Gülsüm Hanım, kardeşiniz için de çok üzüldük.

Kardeşim için burada değiliz. Üzülmene gerek

yok.

Buyurmaz mısınız?

Geçmiş olsun.

Buyurun.

Bir kahvemizi içersiniz bu sefer belki.

Ha Gülsüm Hanım?

Hatırı vardır. İçmeyelim hiç.

Kardeşim dün sizi ikaz etmeye çalıştı

ama maalesef Bozkurt aldırış

etmedi.

Siz belli ki konuyu bizden biliyorsunuz.

Ama şunu bilin ki,

konu çok daha büyük yerlerden çıkmış durumda.

Yani aslında biz dün özellikle geldik.

Hani belki ortam yumuşar, bir ara yol bulunur diye düşündük.

Ama Ceylan, senin kocan hiç geri adım

atmadı.

Eşimin geri adım atmadığı yerde ben geri adım atmam Hülya Hanım.

Siz,

benim eşime çok büyük bir tuzak

kurdunuz.

Ama siz de şunu iyi bilin: Bozo hapse

girebilir, Bozo öle

debilir.

Ama bu kimsenin, hiç

kimsenin

elini kolunu sallaya sallaya yaşayacağı anlamına

gelmez.

Bizi üstü kapalı tehdit mi

ediyorsun?

Sizi açıkça tehdit ediyorum.

Madem bir savaş

başlattınız...

o zaman

sonuçlarına da

katlanacaksınız.

Ceylan'ın söylediklerinin üstüne

diyecek bir sözün var mı diye soracak olursanız,

yok.

Ama bir daha bizi bu kapıda

görürseniz...

anlayın ki taziyeye

gelmişizdir.

Paşa nerede Yavuz?

Emniyette.

Nasıl yani?

Ya sardı Pınar'a. "Gideceğim, konuşacağım. Sen abine nasıl kelepçe takarsın?" diye.

Yavuz! Şu an konumuz ne Pınar ne de kelepçe.

Ya konu Paşa zaten. Sultan bilmiyor musun? Sardı mıydı sarıyor.

Soracağını sormadan

duramıyor.

Abi.

... Aşağıdan soruyorlar da, iki tane kadın avukat gelmiş.

Bozkurt abinin avukatlarıymış. Seninle

konuşacaklar.

Abimin kadın avukatı yoktur ki.

Merdan yollayacağım demişti ya, belki onlar.

Alsınlar içeriye Yavuz.

Ceylan nerede ya?

Bilmem. Adnan'la çıktı dediler. Nereye diye sormadım.

Yani Bozkurt abi hapisteyken alışverişe gitmemiştir diye

düşünüyorum.

Yok artık sen de

Melek.

Hoş geldiniz.

Merhaba, hoş bulduk.

Sultan.

Hande.

Haydar Ali.

Aslı.

Haydar Ali ile özel görüşmek istiyoruz dediler ama.

Buradaki herkes Haydar Ali'nin özeli.

O yüzden ne söyleyecekseniz söyleyebilirsiniz.

Buyurun.

Söyleyeceklerimin buradan çıkmayacağını garanti etmeniz lazım.

Çünkü Bozkurt Bey'e bu şekilde söz verdim.

Ailede burada olmayan sadece Ceylan yengeyle Paşa var söyleyeceğimiz.

Onun haricinde başka kimse yok.

Bozkurt Bey, Merdan Beyler bilmesin dediler ki onlar da

yoldalar. Ee, gerçi bizi Merdan Bey refer

etmişti ama-

Evet ama şu an bizim müvekkilimiz Bozkurt Bey ve kendisi nasıl istiyorsa

öyle olacak.

Güzel, bize uyar. Zaten şu an biz de

abim gibi kimseye güvenmiyor durumundayız.

Sizi

dinliyoruz.

Bu dört kişiden biri dedi Bozkurt Bey.

Sultan, siz bu isimleri dosyalarla karşılaştırın.

Biz bir Aslı Hanım'la özel olarak konuşalım.

Yavuz, birazdan geliyorlarmış. Dosyaları görmesinler.

Hallederiz, sen merak etme.

Bu taraftan.

Buyurun.

Aslı, o dört

isimden hangisi Malta ile bağlantılıysa onu bana

bulun.

Ne yapacaksın? Planın ne?

Planım demişken, o Hamburglu hangi deliğe girdiyse

onu da bildirin bana

ve arkamı temizleyin.

Haydar Ali,

Hamburglu'ya şu an bir şey yapman asla doğru olmaz.

Bozo'nun cezaevinde olması doğru mu?

Bunu biz istemedik. Avrupa'dan planlanmış bir iş.

İşte ben de bu işi bozacağım Aslı. Ya benim önümü

açarsınız ya da bu iş burada

biter. Böyle söylersin

Yamaç'a.

Komiserim, siparişleriniz hazırlanıncaya kadar bir

içersiniz.

Olur Orhan Abi, sağ ol.

Komiserim, buraya kadar niye zahmet ettiniz ki?

Hem biriyle görüşeceğim, bir de hava alayım dedim.

Peki tamam, tamam.

Yakıştı mı ya sana, ha?

Benden böyle mi intikam alıyorsun?

Neden bahsediyorsun Paşa?

Neden mi bahsediyorum? Abimi

alacaksın, hem de haber bile vermeden,

gelip mekanımıza ters kelepçe takacaksın.

Vay be!

Paşa, bu benim işim. Abine bir kasıtla

yapmadım, bunu sen de iyi biliyorsun.

Tamam, diyelim ki emir aldın. Kızım bir ara demek

çok mu zor?

Ne yapacaktım, hı? Ne yapacaktım?

Kimsenin bilmediği operasyonu gelip sana mı bildirecektim?

Ne olurdu? Meslekten mi atılırdın?

Birincisi evet,

ikincisi sen gelmiş burada neyin hesabını soruyorsun bana?

Üstelik beni terk etmişken.

İntikam işte. İntikam almak için yaptın kızım sen

bunu. Ben de bunu duymaya gelmiştim

zaten.

Komiserim, siparişin hazır.

Abine diyeceğim bir şey var mı? En azından bunu yapabilirim, geçmiş

günlerin hatırına.

Çok özür dilediğimi söyle.

Seni soframıza oturttuğum için

çok özür diliyorum

ondan.

...Merhabalar.

Merhaba.

Belli ki tanışmışsınız.

Tanıştık, evet.

Kardeşim Ferhat.

Aslı Hanım, Hande Hanım.

Memnun oldum.

Merhaba. Çok memnun oldum.

Ben de çok memnun oldum. Birlikte yemek yiyecektik ama

tanışmak bugüne kısmet oldu.

Şu işi bir atlatalım, hallederiz,

kutlarız.

Biz engel olmayalım sizin kutlamalarınıza.

Abimi dert etmeyin. Gerçi çok da dert ettiğinizi düşünmüyorum

da.

Gereksiz ithamlarda bulunma Sultan.

Abin için buradayız, hepimiz.

Neyse,

oturalım mı artık?

Tabii, tabii. Buyurun.

Evet, nedir durum? Aslı

Hanım.

Durum pek parlak değil Merdan Bey.

Görüşebildiniz mi Boz'la? Bir şey dedi mi?

Bu işin arkasında şu olabilir, bu olabilir gibi.

Bu işin arkasında Hamburglu Sezai var.

Fakat maşa olarak kimi kullandı, onu bilmiyorum

dedi.

Ee, Haydar Ali?

Madem sendeyiz,

buyur. Ne yapıyoruz şimdi?

Hamburglu'nun yerini bulmaya çalışacağız.

Hadi ya, bu mu?

Şu kıza sorsak o bile aynı şeyi

söyler.

Bana sorsan aynı şeyi söylemem de, neyse.

Ne dersin?

Bence Merdan ve Ferhat Hamburglu tarafından kullanıldı.

Hamburglu'nun nerede olduğunu da, maşanın kim olduğunu da onlar

bulsun

derim.

Diyorsun.

Yani, benimki sadece bir fikir.

Sadece fikir.

Bence Melek doğru söylüyor.

Siz ikiniz ne yaptınız?

Avukatları getirmek dışında şahsen ne

yaptınız?

Boz'un vekili, "Ben ne dersem onu yapacaksınız." dedi.

Biz de oturuyoruz, bir şey yapmıyoruz.

Değil mi vekil?

Ferhat, benim bir fikrim var aslında.

Yapacaksan ailen için bir iyilik

yapabilirsin.

Söyle.

Emniyete git. Amca oğlumun yerine abim geçsin diye

bir şirket kurdum de.

Mallar da benim de. Git teslim

ol.

Bak, Boz o, bunu ömrünün sonuna kadar unutmaz.

Vefa gösterir sana.

Hem belli mi olur bak, üç beş yıla aynı benim gibi çıkarır seni

belki.

Laf mı yani şimdi bu?

O zaman

bu işi yapmak için sebebi olan birini bulun bana

Merdan.

Böyle burada boş boş oturarak hiçbir faydanız yok Boz'a ya.

Yani, Haydar Ali Bey'in demek istediği şu:

herhangi birini teslim ederek Bozkurt Bey'i çıkarmamız mümkün değil.

Gerçek kişinin bulunması şart.

Ve tabii hangi güç onu ikna eder bilmiyoruz ama adamın

itirafçı olması.

O da mümkün olmadığına göre, şu an var mı başka bir

seçenek?

Maalesef yok. Yargı sürecini

bekleyeceğiz.

Sultan!

Rıfat amcam aradı. Ailece

geliyorlarmış.

Don Çiçi'nin ne işi var şimdi burada?

Ailenin en büyüğü o. Ne yapacaktık Yavuz?

Gelme mi diyecektik?

En azından iyi bir şey yapmış olurdunuz.

Hiçbir şey yapmamaktan iyidir.

Ferhat kalk, kalk gidelim. Boş boş konuşarak bir yere

varamayacağız, belli oldu.

Biz de müsaadenizi isteyelim.

Herhangi bir gelişme olursa sizi haberdar edeceğiz.

Zaten bu süreçte Hande genel olarak emniyette olacak, bilginiz olsun.

Tamam, teşekkür ederiz.

Haberleşiriz.

Bana söyleyeceğin özel bir şey var mı Aslı?

Maalesef yok.

Hande.

Hı?

Numaranı kaydet, bir şey olursa irtibatta kalalım.

Tamam.

Akbaba.

Dosyalarda Boz'un verdiği isimlerden bir yere varabildiniz mi?

Evet, evet, ihtimalleri ikiye indirdik.

İhtimalleri indirdik ama

adamları indiremedik Haydar Ali, onu söyleyeyim de.

Sebep?

Bırak itirafçı olmalarını, adamların yanına bile yaklaştırmazlar

Hele ki böyle bir günde.

Melek, sen şu iki dosyayı getir

bana.

Ye Efraim, ye. Özlemişsindir. Bu emniyetin

etrafındaki dürümcüler çok iyidir.

... Hiç özlemedim.

Şimdi bu K9.

Niye gitti çattı benim komiserime?

Vallahi aslında çok da haksız değil Bozo.

Yani kız bizi önceden uyandırmış olsa

en azından ben tüyerdim aradan.

Gözlüğe bak, gözlüğe. Firar peşinde.

Hayırdır, gece mi oldu Efraim? Yok musun

artık?

Ya tövbe estağfurullah! O ne biçim laf Bozo?

Yani Haydar Ali dışarıda kimseyi tanımaz.

Ben yanımda olsam en azından yol yordam gösterirdim.

O açıdan söyledim.

Ben yol yordam gönderdim Efraim.

O ne demek?

Kar yağası söyledim. Bunlardan biridir

dedim.

Ya Merdan'ın gönderdiği avukatlara güvenmek ne demek Bozo?

Ben denize düşersem yüzerim Efraim.

Yılana sarılmam. O yüzden dördünün de

adını gönderdim. Gerisi Haydar'ın

marifeti.

İnşallah dördünü birden öldürmez de dışarı çıkmak için bir

şansımız olur.

Malum

arkadaşın elinin ayarı yok da

onun için dedim.

Nasıl?

Harikulade inşallah!

Tavuk

mu?

Tavuk.

Şeytan Dereli yapmış bu

işi. Malta ile bağlantısı olan

o. Haydar Ali ne yapacakmış?

Adamın kafasına silah dayayıp itirafçı mı yapacakmış?

Hiçbir şey söylemedi. Bence Hamburglu'ya

yürüyecek. Öbürünü de ne şekilde yapacağını

teslim olmaya bir şekilde ikna edecek.

Yanına yaklaşamaz onun. Kafayı mı yemiş bu Haydar Ali ya?

Yılmaz Bey, önünü açacak mıyız, açmayacak

mıyız?

Bozoy'u gördüm içeride. Adamı çıkarmanın bir yolunu

bulmamız lazım.

Ne oldu? Bakıyorum sen de etkilenmişsin bu

heriften.

İnan sen de olsan sen de etkilenirdin.

Adam ne yaptığını bilen bir adam.

Haydar Ali'ye de boşu boşuna her şeyi sen yönet demedi.

Bu fırsatı kaçırmamamız lazım.

Bir tek şartla ona istediğini vereceksin.

Hamburgluyu öldürmeyecek. Arkasını

çözmeden ona bir şey yapmak olmaz.

Şeytan Dere Cira dairesi dosyanıza ilişkin yeni bir işlem

yapılmıştır.

Hoş geldin.

Hoş bulduk tatlım.

Tanıştırayım. Melek, Haydar Ali'nin

kardeşi.

Sen gerçekten de melek gibiymişsin be yavrum.

Teşekkür ederim.

Buyurun, oturalım.

Ceylan, sen Gülsüm anneyle birlikte miydin?

Evet, birlikteydik.

Abim de seni soruyordu.

Niye?

Ne bileyim, güvenlik açısından falandır herhalde.

Çalışma

odasında.

Hayırdır? Pek anlaşamazdınız

siz.

Bugün gözüme girdi. Beni Azize'ye götür

dedi.

Götürmedin herhalde.

Götürdüm.

Ceylan ne demeye gitti ki oraya?

Bunları bir güzel tehdit etti.

Ben onların yerinde olsam Bozoy'u çıkarın, karısını yok

edin, o daha tehlikeli derdim kardeşime.

Beni merak etmişsin.

Neredesin sen?

Sana hesap mı vereceğim Ali?

Evet,

ben hesap sormak için buradayım.

Bana değil Ali, bana değil.

Ceylan. Soruma cevap

ver.

Hamburglu'nun evine gittim.

Ne demek Hamburglu'nun evine gittin?

Sen niye bana sormadan iş yapıyorsun?

Tekrar söylüyorum, ben sana hiçbir şey sormak

zorunda değilim. Hele sana hesap vermek

zorunda hiç değilim.

Anlıyorum ben seni.

Çok sevdiğin bir kocan var

ve bir an önce ona kavuşmak istiyorsun.

... Ama kafana göre iş yapıp benim tepemin

attırma. Seni odaya kilitlemek zorunda bırakma

Odada sen de olacak

mısın?

Sen bana emanetsin.

Ve maalesef bir süre benim sorumluluğum altındasın.

Çok şükür ki bir süre, bir ömür de

olabilirdi.

Madem gittin oraya kadar, anlatacağın bir şey var mı?

Var.

Hamburglu evde değildi.

Yurt dışına da çıktığını zannetmiyorum.

Ama bir şey hissettim, belki işine

yarar.

Neymiş?

Bir şekilde anlaşmak istiyorlar.

Neticede adam size bir teklifte bulunmuş.

Şimdi sen de Boz'un yerine geçtiğine göre,

o teklifi değerlendir bence.

O teklifi

kabul etmeyeyim diye beni seçti.

Ama madem anlaşmak istediklerine dair bir fikir edindin,

bu benim için önemli.

Sağ

ol.

Bundan sonra dışarı çıkmadan önce bana haber

veriyorsun.

Calden Otel, otuz üçüncü kat Kral Dairesi ve katın

rezervasyonunuz onaylandı.

Anne, sırası mı şimdi Melek'in bahtına bakmanın?

Ben diyorum ki geleceğimiz yok diyorum, sen hâlâ kıza umut veriyorsun.

İşine bak Yavuz.

Hoş geldin Gülsüm Ana.

Hoş bulduk Ali.

Bence adamımız şeytandır Ali.

Öyle mi diyorsun?

Bir arkadaşımı aradım Belçika'dan, baktı.

Malta ile irtibatı olan bir tek onlar.

Korktuğum başıma geldi.

Yavuz, sen adamların nerede olduğunu öğren,

Bu arada Paşa'ya da ihtiyacımız var.

O da yolda zaten, geliyor.

Haydar Ali, ben o aileyi tanırım. Sizi kolay

kolay yaklaştırmazlar.

Peki, seni yaklaştırıyorlar mı?

Ne yani Sultan'ı mı riske edeceksin Ceylan?

Böyle bir günde risk almayacağım da ne zaman alacağım?

Sen bana ne yapılması gerekiyorsa söyle.

Sen adamları araştır, ben de Hamburglu'nun yerini bulacağım.

Sonra ne yapılacaksa ikisine de aynı anda

yapacağız.

Bozok.

Hı?

Adamlar benim defteri de aldılar ya.

Benim boynumdan kolyemi almışlar, defter diyor hâlâ.

Aldığın notlar o kadar çelişkili ki kimse bir

şey anlamaz, merak etme.

Hadi inşallah.

Bozkurt Bey, avukatınız görüşmek istedi.

Müdür Bey de kabul etti.

Sağ olsun.

Buyurun.

Buyurun.

Teşekkürler.

Bozkurt Bey, istihbarattan geldiler.

Sizinle görüşmek istediler.

Ben sana dedim, bak, defteri çözdüler işte.

Efraim.

ben sizin adınıza reddettim tabii bu

Yani yasal olarak böyle bir hakları yok.

Avukat Hanım,

istihbarat görüşmek isterse görüşür.

Hazır güzelce talep etmişler,

güzel güzel görüşelim.

O zaman ben de katılayım görüşmeye.

Hande'ydi, değil mi?

Evet.

Hande Hanım,

görüşelim derken oturalım, karşılıklı kahve içelim

dememişlerdir. Soracakları vardır, söyleyecekleri

vardır.

Bunu da siz duyun istemezler.

O zaman ben müdür beye ileteyim görüşmek istediğinizi.

İletin.

Yalnız... Başka

kimseye iletmeyin, olur mu?

Tabii, tabii, olur mu öyle şey?

İşte Bozkurt Bey de olmasın

diyor. Eee,

benim bir defterim var bunların elinde-

Başlatma şimdi defterinden Efraim!

Handeciğim, sen gidip Müdür Bey'e

iletebilirsin.

Peki.

Hoşça kalın.

Görüşürüz.

Hiç iyi olmadı bu istihbarat işi. Ne diye görüşecek bunlar

seninle? Ne diyeceksin şimdi sen bu adamlara?

... Allah'ın bildiğini kuldan saklayacak halim

Efrayim. Onların ne soracaklarının bir önemi

yok. Ben bildiğimi söylerim.

Efendim Handeciğim.

Ha Aslı. Ya Bozo, "kimseye söyleme" dedi ama

bir şey oldu.

Ne oldu?

İstihbarattan geldiler, Bozo'yla görüşmek için.

Yani ben olmaz falan dedim ama Bozo görüşmek istedi.

E, ben de katılayım dedim. "Yok"

dedi. "Bundan da kimsenin haberi olmasın." dedi.

Peki kimmiş o birileri Hande?

Bilmiyorum. Müdür bey bana izin vermedi.

Anladım, tamam. Sen oradan sakın ayrılma

Hande.

Ya Allah'ım, umarım bu istihbaratçı sen

değilsindir.

Ayşe'm, sen kafayı mı yedin? Abin içeride.

Elli kere arıyorsun, mesaj atıyorsun. Sen beni niye zor durumda bırakıyorsun ya?

Ya bir şey diyeceğiz herhalde.

De, dinliyorum.

Sevkıyatı yapan kişileri öğrendik.

Amirine de söyle, birazdan gidip teslim olacaklar.

Ama bak, adamlara gidip senin teslim olman lazım.

Artık ters kelepçe mi yaparsın, teslim oldular diye düz

kelepçe mi yaparsın, orası senin bileceğin

iş.

Bak hâlâ laf sokuyor ya!

Anlat. Kimmiş bu

adam?

Merhaba Bozo.

Merhaba.

Al.

Konuşmaya başlamadan önce bir jest yapayım

istedim.

Eyvallah!

Her ne kadar emniyette olsak da

makbule

geçti.

Nasıl yardımcı olabilirim?

Bilmem,

olabilir misin? Olmak ister

misin?

Hangi konuda yardımcı olayım?

Şahsi fikrim, bu yakalanan konteynerla senin bir alakan

yok. Ama bu şahsi fikrim.

Mahkeme delillere bakar.

Devlet bana iftira atıldığını bildikten

sonra... gerisinin önemi yok.

Yatar çıkarız.

Sen içeride yatma diye belki başka bir teklifim

vardır.

Yıllardır hep merak ederdim.

Bir şehir efsanesi gibi geliyor. Devlet

adamın birini arkanda izliyor. "Yürü koçum, kim

tutar seni?" diyor.

Sen de buna inanıyorsun. Çekirge gibi bir oraya bir

buraya sıçrıyorsun.

Var mı hakikaten böyle bir şey?

Diyelim ki var.

Her devletin yapamayacağı bazı işler vardır.

Birileri bunu devletin adını kullanmadan yapsın

ister.

Parası, pulu, suçu, mahkumiyeti adamın.

Ama

bazı şeylere bir yere kadar göz yumulur, arkasında

durulur.

Aşağı yukarı öyle.

İyiymiş.

Sen istemez misin arkanda böyle bir güç?

İstemem.

Niye?

Benim kafamdaki devlet başka.

Merak ettim, nasıl bir şeymiş o

devlet?

Suçu yaşatmayan bir devlet.

Dedi, suç dünyasının lideri.

Yaşatmayın. Ben suçluyu yaşatmayın demedim.

Suçu yaşatmayın. Suç

olmazsa

suçlu nasıl olacak ki? Mesela

sen, herkesin belinden silahını toplayabilir

misin? Milletin kazancını, parasını, pulunu kontrol edebiliyor

musun? Sokaklar psikopat

dolu. Hepsini toplayıp tımar edebilir

misin?

Edemezsin.

Niye edemezsin? Niye?

Çünkü benim içimdeki hırsı,

öfkeyi kimse kontrol edemez.

... Benim kontrol edemediğimi

sen de kontrol edemezsin.

Devlet suçu ortadan kaldırırsa,

zarar verilebilecek tek şey

kendim olur.

Boşuna sana Koleji demiyorlar, ha?

Oxford'lu.

Yapma, yapma! İşe yamama. Burslu

okudum. Ömrüm boyunca burslu okudum.

Oxford dahil.

Bir insan,

suçun felsefesini bilmiyorsa, insan olmayı

bilmiyordur.

Bak, devlet felsefeyle yönetilmez,

adaletle yönetilir. Adalet için de sosyoloji bilmen

lazım. Felsefe, senin bu yaptıklarına bahane bulmaktan

öteye gitmez. Felsefe, toplumu suçtan ya da suçundan

arındırmaz. He,

devlet eleştiriyi sever ama

öz eleştiriyi

sever.

Eyvallah.

Benimle ne elde edeceksin?

Herkes kendi alanını korumak ister.

Ben de kendi devletimi. Şimdi sen burada

önemli bir fonksiyondasın. Ama üstün çizildi beyim.

Üstelik bizim tarafımızdan da değil.

Belli ki bu Avrupalı istihbaratlar seni fazla milli

buluyor.

Ben bu toprakların çocuğuyum. Avrupa'da okuduk diye

oralı olmadık. Paramız var diye aslımızı

unutmadık.

Onlar da öyle düşünüyor, Bozo. Sana bir şans

verdiler. Bir ihtimal, bir umut, belki onların yanında yer

alırsın diye düşündüler ama...

olmadın.

Şimdi seni yok etmek istiyorlar.

Beni sen mi kurtaracaksın?

Seni,

seni ben bile kurtaramam.

Sadece merak etmiştim.

Ölmeden önce bir tanışmak istedim.

Bunun için teşekkür ederim.

Seni tanımak da güzeldi. Adın her

neyse.

Haydi beyler. Hadi sokak, sokak, sokak.

Beyler.

Evet.

Ne diyorsun?

Al benden de o kadar. Vay vay vay vay vay vay!

Gördün, görüyorsun, sen de göresin galiba. İşte bu.

Vay vay vay vay! Devam devam, devam devam. Basın, basalım.

Benden pas.

Bende de pas. Görür müsün? Bayağı

kemaş ya. Tırsma hadi, tırsma hadi. Elini kolunu karıştırma. Hadi hop.

Gördün, görüyorsun, sen de göresin yani.

Haydi ben zaten piyangoyu vurmuşum, üç kuruşa mı tenezzül edeceğim?

Gönder kızım, gönder.

Şans benden yana.

Hadi kızım devam.

Torun ay gözlüğünü buldun sen mi?

Abi.

Heh, söyle kardeşim, söyle.

Yukarıdan aradılar.

Hı?

Sultan Hanıoğlu geldi. Seninle görüşmek istiyormuş.

Kim gelmiş görüşmeye, kim?

Bozó'nun kız kardeşi Sultan yok mu?

He he.

Vaaay, vay, vay! Zafer'im, bunlar nasıl

adam ya? Bozó'nun erkek kardeşi öldü mü? Bunlar buraya kadın gönderiyor.

Ne demeye gelmiş, bir şey söylemiş mi?

Bilmiyorum ki abi. İstiyorsan ben bir gidip bir konuşayım.

Yok, yok, yok, yok, yok. Çağır gelsin.

Madem ayağımıza kadar bacılarını göndermişler,

e gelsin bir bakalım ha?

Hadi kimde sıra?

Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Bunlar senin yaptığını erken

çözdüler.

Ya çözseler ne olur, çözmeseler ne olur

Kemal? Bundan sonra Bozo gitsin cezaevindeki

gardiyanlara dert anlatsın, ha?

Eyvallah.

Hadi kimde sırada? Hadi gecemizi mahvetmeyelim.

Ben de baba sıra bende.

Hadi, hadi, hadi.

Adnan.

Buyur abi.

Otele giriyorsun, güvenlik odasını buluyorsun,

öğreniyorsun. Sonra bütün kayıtları kesiyorsun.

İçeri girdiğimizde de çıktığımızda kimse belgeleyemeyecek.

Tamam mı?

Nasıl olacak o? Benim içeri girdiğimi görecekler.

Tak bir şapka, başını öne eğ, içeri gir, odayı bul, silahını

çek, yakarım de. Gerekiyorsa da yak Adnan.

Tamam abi de, şapka getirmedik ya o açıdan.

Bagajda var.

Tamam abi.

Ee, Haydar Ali, biz ne

yapacağız?

Adnan'a haber versin, sonrasını hallederiz.

Yavuz abi, bak Allah aşkına şu susturucunu tak.

Nam yapılacak yer değil burası.

Kes Adnan kes, git kablo kes.

Hadi.

Zevzek! Bu daha kısa pantolonla gezerken biz

avlıyorduk. Bir de bana okul öğretiyor.

... Var değil mi susturucu?

Var. Haydar Ali, susturucum var. Ya sen

bunlara niye kapılıyorsun? Yaşar abiyi tanıdık diye ben tatmadım

susturucu. Vallahi adımızı çıkarıyorlar.

Yemin ediyorum adımızı çıkarıyorlar yani.

İşte

geldik.

İyi.

Çantanızı ve montunuzu alayım.

Abi!

Adnan Abbas.

Geldi usta hanım.

Hoş geldiniz.

Merhaba.

Siz kış bahçesine geçin, ben geliyorum.

Buyurun. Kimde sıra?

Hadi Kemal, seni mi bekliyorum ama ben gece

gece?

Ne ikram edelim size?

Hiçbir şey.

İyi, sen

bilirsin.

Beklesin,

biraz beklesin de beklemeyi öğrensin.

Nasıl olsa Bozayı çok uzun bir süre bekleyecek, ha?

Alıştırma yapmış olur.

Beklesin ya, işine beklesin.

Bekleyecek.

Kıpırdamayın lan!

Ağzınızı açarsanız sıkarım.

Geç, geç.

Atın lan

silahlarınızı. At lan silahını!

Bütün kayıtları silip kameraları kapatın.

Hadi.

Şimdi,

Sezai Habbal

nerede

kalıyor?

Efendim Adnan.

Abi, kameralar kapalı. Girebilirsiniz.

Sezai otuz üçüncü katta kral dairesinde kalıyor.

Tamam Adnan.

Ha bu arada abi, bütün katı almışlar.

Her odada adamları var. Dikkatli olun.

Sağ

ol.

Haydar Ali,

plan biraz sorunlu değil mi

sence?

Hangi açıdan Yavuz?

Ya Adnan'ı duymadın mı? Bütün katı kapatmışlar.

Her odaya bir adam koymuşlar diyor. Onları nasıl geçeceğiz?

Polis gelmeden, kimseye görünmeden Pamuklu'ya nasıl

Beceremezsek ya ölürüz ya da Bozoyla beraber

cezaevine gireriz.

Sorun

var mı?

Cezaevine girmekte sorun yok.

Ama öleceğimi bilseydim anamdan bir helallik isterdim

yani.

Anan avucunda bir şey görseydi sana söylerdi Yavuz.

Ya o bana evlatlık muamelesi yapıyor.

Varsa yoksa Bozaya bir şey olmasın.

Ben ölsem de olur yani.

Peki.

Yavuz, asansörle gitmiyoruz.

Otuz üç kat yürüyecek miyiz?

Birincisi oda kartımız yok, asansörü kullanamayız.

İkincisi asansörün çıkışına adam koymuşlardır.

Önce onu indirmemiz lazım. Yani merdivenden

çıkıyoruz.

Susturucuymuş, tam namımızı yürüteceğimiz

yerde.

...

Yavuz, üstüne bak. Kartlar

sağda.

Güvenlik

kartı.

Şurası Hamburglu'nun

dairesi. Önce diğer odalar, sonra

burası.

da

boş.

Bu son odaydı. Sen asansörün orada bekle.

Gelen olursa indir direkt.

Tamam.

Ben servis kapısından gireceğim içeri.

...

Wir

müssen sehr vorsichtig sein. Deswegen möchte ich drei, vier

Alternativen einsetzen. Ist das für Sie akzeptabel?

Okay.

Als erstes kommen Beratungsgesellschaften infrage mit

erhöhten Dienstleistungshonoraren.

Dann kommen die Immobiliengesellschaften, wobei man alte

Gesellschaften, alte Immobilien kauft und

kernsaniert, mit hohen Gewinnen verkauft.

Okey.

Zuletzt kommen dann die digitalen Einkaufsplattformen

sowie aber auch digitale Casinos.

Sind die für Sie akzeptable Möglichkeiten, Herr

Sezai?

Herr Sezai?

Hamburglu.

Sind Sie noch da, Herr Sezai? Hallo!

Kapat

onu.

Bakaya.

Sakın!

Geç içeri.

Bak, sakin ol, tamam mı Haydar Ali?

Oturalım, konuşalım. Hadi.

Olur.

Konuşalım.

Buyur.

Seni dinliyorum.

Bozo'yla anlaşamadık

ama seninle anlaşabiliriz.

Bana İstanbul'da güvenebileceğim bir ortak lazım.

Bozo bitti.

Ama sen daha yeni başlıyorsun.

Sezai, aslında

seninle anlaşmamızın bir yolu var.

Güzel,

seni dinliyorum Haydar Ali.

Sultan.

... Ferhat'la ayrılmışsınız.

Öyle oldu.

İyi çocuktur Ferhat.

Zamparalıkta mı ne yakalamışsın, öyle duyduk.

Boş ver şimdi Ferhat'ı Zafer. Konumuz o

değil. Konumuz

abim.

Ferhat'la barıştır dersen

belki bir şeyler yapabilirim

ama abinle ilgili hiçbir şey yapamam

Sultan.

Yaparsın Zafer,

yaparsın.

Nasıl bir teklifle geldin bilmiyorum ama

bu işler öyle yürümez.

Bozo gibi bir adamın özgürlüğüne karşılık verilecek hiçbir şey

yok Sultan.

O yüzden,

sen teslim olacaksın.

Sultan, sana teslim oluruz olmasına

da, bu abine yaramaz.

Yok,

polislere teslim

olacaksın.

Abin sana yakalattığı mallardan mı verdi Sultan?

Bu neyin kafası?

Zafer! İkimiz de çok iyi biliyoruz

o konteynerın senin olduğunu.

Kim diyor bunu?

Hamburglu. Hatta

birazdan arayacak

seni.

Seni buraya kim gönderdi Sultan?

Nişanlım.

Senin nişanlın kim ya?

Her şeyi biliyorsun, bunu mu duymadın?

Haydar Ali Aslan.

Kendi niye gelmedi de seni yolladı?

Çünkü o şu an Hamburglunun

yanında.

Abi!

Telefon.

Hamburglu arıyor.

O abi.

Buyurun Sezai Bey.

Zafer, evin önünde narkotikten ekipler var.

Gidip teslim ol.

Konteynerin sana ait olduğunu itiraf et.

Daha neler Sezai Bey!

Zafer, seninle buluştuğumuzda ne söylediimi

hatırlıyor musun? Ölmek de var, içeride

çürümek de. Ben sana öl

demedim.

Benim istediğimi yapacaksın.

Gerisini konuşuruz.

Ben teslim olmam.

Ama madem size bir söz

verdik,

belli ki zor durumdasınız. Sözümüzü

tutacağız.

Kardeşim ailemiz adına teslim olur.

Suçunu

üstlenir.

Bu iş burada bitmedi Sultan. Haydar Ali Aslan'la

git vedalaş. Bunun hesabını

ödeyecek.

Olur, olur, söylerim.

Şener.

Abi.

Çok uzun sürmeyecek kardeşim, tamam mı? Abi.

Sen nasıl istersen.

Ben bir yolunu bulacağım kardeşim, merak etme.

Ben bir yolunu bulacağım.

Hadi bakalım çıkalım, yukarıda bizi

bekliyorlar.

Hadi.

Hadi beyler, eğlence bitti. Hadi dağılın. Hadi eğlence bitti.

Dağılın hadi.

Boşalt hadi,

boşalt!

Şener Şeytan Dereli itirafta bulunacakmış

komiserim.

Alın bu arkadaşı.

... Abinler sabah adliyeye sevk edilecekler.

Eğer dediğin gibi itiraf olursa serbest kalırlar.

Olacak komiserim, olacak. Abimler çıksın,

hep birlikte bir yemek yiyelim.

Yavuz!

Çıkabilirsiniz paketten ha.

Her şey için teşekkürler. İyi akşamlar.

İyi

akşamlar.

Zafer kardeşini mi yaktı?

Abinin kıymetini bil Paşa.

Allah Allah! Asıl sen abinin kıymetini

bil. Adam gibi adamla nişanladı

seni.

Komiserim de hiç fena değil.

O iş çoktan bitti Sultan.

Kesin bitmiştir, kesin.

Oo, ne haber Aslı?

İyi.

Sizden?

İyi, çok iyi. Hatta

muazzam.

Dalga mı geçiyorsunuz benimle? Hande'den öğreniyorum

Bozo'yla görüştüğünüzü.

Senin yüzünden görüştüm. Merak ettirdin beni.

Şöyle etkileyici adam dedin, böyle etkileyici

dedin. Gittim kendim

gördüm.

Ne demeye?

Bizimle çalış demeye.

O ne dedi peki?

Cevabını bildiğim şeyi söyledi. Herkes kendi yoluna

dedi. Ama haklısın ha,

adamın bir kafası var. Etkileyici adam.

Tabii sizin gibiler için.

Sağ olun.

Bozo sizi şimdi görmüş oldu. Biliyorsunuz ki ben de Merdan'a isminizi

söyledim. Nasıl olacak?

Ben ismimi söylemedim Aslıcığım.

Ateşle oynuyoruz.

İşimiz bu. Getir.

Ne yaptı senin adamın?

Başardı Hamburgluyu ikna etmeyi.

Hımm.

Hıhı. Şeytan Dereli itirafçı

oldu.

Hangisi?

Şener.

İyi.

Haydar Ali'ye söyle, bundan sonra çelik yelekle

gezsin.

Oteli de temizleyin.

Ekip gönderdim. Ayrıca Haydar Ali

çelik yelek falan giyemez.

Aslıcığım, sen bugün biraz gergin misin?

Bu avukatlık işi seni strese mi sokuyor? Hayırdır?

Aşk olsun Yılmaz Bey ya, siz strese sokuyorsunuz ya beni.

Şimdi öleceksin derken bu adam tam olarak ne demek istemiş

olabilir acaba?

Çok da büyük bir öngörüde bulunmadı Efraim.

Bir gün herkes ölecek.

İyi de istihbarat

niye şimdi seninle görüşmek istiyor?

Yani bu adam sana gelip niye sorular soruyor?

Yani bayram değil, seyran değil, bu öpücüğün sebebi ne?

Bayram, Efraim, bayram. Nerede değecekler bir daha

bana?

Ya değdi de ne oldu yani?

Tam umudumu kaybetmiştim Efraim.

Gördüm,

gördüm. Bir devlet var. Ama gizli ama derin

bir devlet var.

Şimdi sana millisin dedi diye

sevdin mi sen bu adamı? Yani konu ne tam

olarak?

Bir ömür mücadele edersin,

ömrün biter, kimse

anlamaz.

E, adam anlamış.

Arkandayız demiş. Gelmiş sana bir teklifte bulunmuş,

sen de reddetmişsin.

Adam bana bir teklifte bulunmadı.

Arkandayız dedi. Gel benimle çalış kısmını diyorsan

Efo, benim kimseyle çalışmayacağımı,

kimsenin emrine girmeyeceğimi bilecek kadar zeki biriyle

tanıştım ben.

Benim defterin konusu geçti mi? Yani kolyeni

getirmiş ya, onun için soruyorum.

Efraim, korkuyorum bir defterin karşılığında her

diyeceksin.

Ya Vodo, ben senin için endişeleniyorum.

O defterde benim hatıralarım yazmıyor, senin talimatların

yazıyor.

Buyurun.

Komiserim, bizim rahatımız yerinde, bir eksiğimiz

yok. Eğer dışarıda da bir arıza yoksa biz

burada.

Yarın adliyeye sevk edileceksiniz.

Ha, acilen sevk.

Konuşacak bir şey kalmadı demek. Biz kesin cezaevi

postasıyız. Yani ben öyle hissediyorum.

Büyük ihtimalle serbest bırakılırsınız.

Gerçekler suçunu itiraf etti.

... Nasıl olmuş o iş?

Valla detayları siz daha iyi bilirsiniz.

Bilmediğiniz bir şey varsa da artık yarın öğrenirsin.

Hadi gözünüz aydın.

Sağ ol.

Efo be!

Senin de bugün hislerin, hı?

Maşallah, maşallah.

Ne yaptınız?

Halloldu.

Boza yarın çıkar büyük ihtimalle.

Hamburglu'yu ikna ettin, o da adamını teslim etti, öyle

mi?

Öyle oldu.

Gözün aydın!

Eşine kavuşuyorsun yarın.

Sevinmedin mi?

Ali, sen bunları nasıl yapıyorsun?

Sen bunları nasıl beceriyorsun, nerede öğrendin diye sana soracağım ama

galiba senin de dediğin gibi.

Ben seni hiç tanıyamamışım.

İkimiz de birbirimizi tanıyamamışız

Ceylan.

Neyse, Paşalar Sultan gelir

birazdan.

Bence Sultan'ın gönlünü fethettin.

Abisini kurtararak yaptın bunu tabii.

Bir kadını daha aşık ediyorsun kendine.

Yine hiçbir şeyden haberi olmayan, seni hiç tanımayan bir

kadını.

İstediğim kadın bana aşık olmadıktan sonra

bütün dünya aşık olsa ne yarar

gülüm?

Bence bizim kaderimiz bir noktada birleşecek, biliyor

musun? Başında olmadı

ama sonunda olacak.

O ne demek?

Geçmişimiz ortaya çıktığı

gün.

Biz bunun bedelini canımızla

ödeyeceğiz.

Kaderimiz orada birleşecek Ali.

O zamana kadar herkes ne yaşaması gerekiyorsa yaşasın.

Bakalım sonunda ne olacak Haydar,

Ali?

Bakalım.

Halide,

Ceylan.

Bakalım.

Vay, vaylar

Ali!

Helal olsun be.

Yenge, gözümüz aydın.

Hepimizin Paşa, hepimizin.

Senin sayende Haydar Ali.

...

Abi, gelmişsin.

Geldim Melek.

Melek! Senin bu abin, bundan sonra benim de

ikinci abim. Bak sana o kadar söylüyorum, tamam

mı?

Ceylan. Yani tabii oraya kadar gittim ama her şey

yolunda gidecek mi, planlar tutacak mı hiç emin değildim.

Sonra bir telefon.

Nasıl sevindiğimi size anlatamam.

Yani şimdi Bozkurt abi serbest mi?

Yarın, değil mi? Yarın çıkacaktı.

Yani, Pınar öyle söyledi.

Pınar ne alaka ya? Hem alıyor hem salıyor mu bu kız, ne

yapıyor?

Ya normalde ben de tavırlıydım da işte, son anda hatasını telafi etti

komiserim.

Paşa, yarın ara da gönlünü al kızın.

Hem ben o kadar söz verdim abim çıksın, hep birlikte olacağız diye. Ayıp olur.

Sultan. Abim hele bir çıksın,

sonra.

Çıkacak.

Ve bundan sonra sen ne dersen o olacak benim

için.

Adam gibi adam istemiştim.

O senmişsin.

Yanlış laflar edip

seni kırdığım için özür dilerim.

Sana kırgınlığım yok.

Sana hiçbir kırgınlığım

yok.

Neticede hepimiz daha yeni yeni tanıyoruz birbirimizi, değil

mi?

Biz de sana minnettarız Haydar Ali.

Kocamı kurtardın.

E, onun da dediği gibi ya,

kocaman bir aileyiz hepimiz.

Biz müsaade edelim de

siz yalnız kalmak istersiniz şimdi.

Aynen,

Ceylan haklı. Gidelim de nişanlılar birbirini

tanısın.

O zaman ben de bir Boz'un yanına gideyim, bir detayları öğreneyim.

Yani otelde kayıt meyt kalmasın.

Olur, olur, olur.

Ne sandın? Belki

utandım. Gözlerinde

yaşlığın her damlaya sardım.

Bir andım, hüsnü

zandım.

Yalan da olsa her gülüşe

kandım.

Tamam, belki onlar

bilmez, ben

utandım. Belki ben de

yalandım. Ve zaman

girdi aramıza birden.

Demek ki ya tutuklusun ya da

gözaltı.

Dayandım kapılara,

yalnızım uzak ara. Deryaya

dalmışım ben, sığmam hiç

odalara. Vapurlara, adalara

vurdum hep karavana. Eğer ki sen

de yoksan çıkmam hiç karalara.

Tamam, belki onlar

bilmez, ben

utandım. Belki ben de

yalandım. Ve zaman

girdi aramıza birden.

Demek ki ya tutuklusun ya da yer

altı.

Sağ olun.

Teşekkür ederim.

Ee, yaptığımız bütün plan ve yaptığımız her

boşa mı gitti Sezai Bey?

Boşa giden bir şey yok Ferhat. Artık düşman ne sizsiniz, ne de

biziz. Şeytan dedeli kardeşini

verdi. Zafer artık beni bile

dinlemez. Ya Boz'unun kardeşine

sıkar ya kendine sıkar,

ya da siz hariç bütün aileye.

Zafer akılsız bir adam değildir. Doğru zamanı

bekleyecektir. Boşa kurşun atmaz

o.

Abi, bu Zafer konusunun bize dönmeyeceğine emin

misin?

Benim sayemde servet sahibi oldular.

Yesinler Boz'u, daha büyük servete sahip olsunlar.

Bize bulaşamazlar.

Ee, sen ne diyorsun Merdan?

Ben de böyle olmasını beklemiyordum.

Bozo içeri girseydi

hepimiz için işler daha da kolaylaşırdı derdim.

Ama gördük ki dışarıda bıraktığı adam da az bir bela

değilmiş.

Onun her tarafı bela olsa kaç yazar?

Etrafında adam yokmuş gibi Sultan'ı gönderdi adamların ayağına.

Var mı böyle bir şey?

Oğlum, Sultan'ı adamlara gönderirken kendisi

Bak, kimsenin bilmediği oteli tespit etmiş.

Odasına kadar bütün korumaları öldürmüş

ve arkasında tek bir iz bile bırakmamış.

Yani anladığım

Boz oğlum da olmasa

Sezai şu an burada olmazdı.

... Daha ne diyeyim?

Sultan'ı kaybetmeyecektin Ferhat.

Kadın konusunda tuzağa düştün.

Bence de. Bak nasıl yaparsın bilmiyorum ama bir

bulmalısın. Sultan'ın gönlünü yeniden

kazanmalısın. Haydar Ali'nin abisinin hayatını

kurtardığı yerde

meydanı boş bırakamazsın.

O zaman bunun tek bir yolu var: o adamın

ölmesi.

Yoksa ben Sultan'dan asla vazgeçmedim.

İşte bunu da ancak amcam çözer.

Hah, dayımlar geldi!

Kızım şimdi çıktık dediler telefonda. Uçmadı ya bunlar.

Bismillah.

Ne oldu kız? Şeytan mı gördün?

Pardon, ee, hoş geldiniz. Buyurun.

Merhaba kızım.

Merhaba.

Merhaba Yıldız.

Merhaba.

Aa, Rıfat abi, siz mi geldiniz?

Gülo, insan bir hoş geldiniz

der.

Yıldız, öp amcanın elini kızım. Şadiye'm, hoş

geldin. Sefalar getirdin.

Hayırsız! Arayıp sormazsın, ondan sonra sefalar

getirdin.

Hele bir yol verin de Gülsüm annenin elini öpeyim.

Derman, evladım, nasılsın?

Mükemmel.

Belli belli. Hadi geçin.

Gülsüm Hala.

Şadiye, kim bu kız? Çiğdem bu kadar

büyümüş olamaz.

Aşk olsun, tanımadın mı beni?

Yavrum, ben seni son gördüğümde yerlerde

Gel bakayım. Hadi

geçelim.

Ee, duyunca koştum geldim.

Neyi?

Neyi olacak Gülo? Yeğenimi içeri atacaklardı

ya. Hemen sağı solu aradım.

Neyse ki halloldu.

Ayıptır sorması Rıfat abi, kimi aradın?

Gülsüm Anne. Babam yol boyunca o şeytan

Derelilerin bütün sülalesini tehdit

etti. Baktılar ki

geliyoruz, hemen kardeşlerini teslim ettiler.

Yavuz abi böyle anlatmadı ki bu konuyu bize Derman abi.

Bırak şimdi Yavuz'u sen. Yoldan geldiniz,

açsınızdır. Efraimler gelecek diye bir şeyler

Hadi buyurun sofraya.

Bozo'yu ara. Elimi öpmeye buraya

gelsin. Tamam?

Hadi sofraya.

Daha yiyeyim-

Bir şeyler servis getiririm.

O Gülo'nun yemeği değildi.

Sen

bunun elini bilmezsin.

Doğru, ben onun elini bilmem.

Ama o hepimizin elini iyi bilir.

Sağ ol arkido.

Şu börekten ver kızım, annen vermez.

Olmaz, yok. Tamam, tamam anneciğim, bir tane

vereceğim.

Ee, Yıldız, biz yerken sen anlat.

Neler oluyor burada? Bozo,

Sultan'ı ayırmış Ferit'ten, Haydar Ali'ye

vermiş. Paşa da yanlış kişilerle

görüşüyormuş duyduğuma göre. Anlat,

detay detay anlat kızım.

Anlat kızım, anlat. Sen ne kadar detaylı

anlatırsan anlat eksik kalırsın.

Rıfat amcan her şeyi bilmeseydi gelir miydi

buraya?

Evet, bilirim.

Her şeyi bilirim. Onun için buraya da

herkesi hizaya çekmeye

geldim.

Afiyet olsun. Oğlum, bak mercimek aktı canım.

Doldur.

Ver anne, ver.

Ömrüm! Güzeller

güzeli karım.

Çok şükür.

Kız, epey bir bir gün oldu daha ayrı kalalı.

Olsun,

bir ömür de olabilirdi.

Yalan yok...

Vallahi ben de buna bir dertlendim. Ha, Efraim?

Allah için öyle yenge.

Geçmiş olsun Efo.

Sağ ol

yenge.

Sultanım. Abim. Oy,

güzel kızım.

O yaptığın olacak iş değildi.

Ama

yaptın.

İyi yaptın.

Bence de olacak iş değildi. Ama oldu.

Çok şükür oldu.

Hı hı.

Meleğim.

Geçmiş olsun Bozkürt amca.

Sağ

ol güzel kızım. Oh!

Haydarım.

... Sendeyiz demiştim. Doğru

yerdeymişiz.

Cümle alem gördü ki kan

bağımız yok

ama can bağımız var.

Kardeşim

benim!

Sen bu şeytan deliği

nasıl ikna ettin?

Doğru iletişim Bozo. Her şeyi çözer.

Bu, işte bu.

Birazcık oturalım hadi.

E Bozo, şimdi

hiç canınızı sıkmak istemezdim ama bir şey söyleyeceğim.

Sen bir şey söyleyeceksin, bizim canımız sıkılmayacak ha Yavuz?

Hadi söyle, dökül. Ne oldu?

Şimdi mesaj geldi.

Don Çiçi... Bizim evdeymiş.

Amcam ne alaka ya?

Sorma. Annem diyor ki, "Geldi, elini

kaldırdı, gelsinler öpsünler diye bekliyor." diyor.

Beklesin, eli biraz yorulunca

gideriz.

Bir üzerimi değiştireyim, çıkarız Efraim.

Gitmişken mahalleliye de bir görünelim.

İyi olur Bozo. Laf söz olur şimdi seni bir görsünler.

Paşam.

Buyur ağam.

Git komiserimin gönlünü al. Kız bize içeride çok iyi

davrandı.

Vakti zamanında Efolar, kızın bize getirdiği dürümler kadar çok

Öyle mi Efo?

Vallahi öyle Paşa. Üzerimizde çok hakkı var komiserimin.

Ya abi, tamam, üstüme gelmeyin ya!

Ben arayacağım onu az sonra, sen merak etme.

Arama Paşa, emoji de yollama. Git

kıza bir çiçek al, bir yemeğe çıkar.

Yok öyle kuru kuru kurban olayım sana.

Ömürüm,

gel bakayım şöyle. Gel ne giyeceğiz bir bakalım.

Gel biz de ofise geçelim.

Abi, az bir konuşabilir miyiz?

Caner'im önemli mi?

Önemli abi, önemli.

Söyle kardeşim.

Abi,

biz böyle elimiz kolumuz bağlı oturup bekleyecek miyiz?

Abimi, öz kardeşini verdin sen. O Haydar Ali denen adam

hayattayken biz nasıl sokağa çıkacağız abi?

Ölecek Caner'im, ölecek. O da ölecek,

Bozo da ölecek.

Ama her şeyin bir zamanı var. O Haydar Ali'yi

Sultan'la evlendiği gün geberteceğim.

Karısının gelinliğini kana bulayacağım.

Ama Bozo'yla olan hesabım çok daha büyük olacak.

Abim, canım abim, şimdi bunların mürüvvetini görmeyi mi

Caner, uzatma. Ne diyorsam o.

Eyvallah abi.

Müsaadenle.

Ee, ne dedi Zafer abi?

İstendiğini diyor, ne diyecek? Ben bitireceğim o Haydar

Ali'yi.

Anacığım.

Oğlum.

Sabahtan beri içimde bir sıkıntı var.

Demek ki başımıza gelecek olan bunlarmış.

Geldikleri gibi giderler anacığım, sen sıkma canını.

Zor giderler, ben sana diyeyim de.

Kalıcı bunlar. Gel sana da bir sarılayım,

gel.

Sen benim oğluma

kardeşlik yaptın ya, bundan sonra sen de benim evladım

sayılırsın.

Sağ olun, eksik olmayın.

Hadi.

Tabii, tabii, herkes evladım, biz evlatlık.

Yavuz,

hadi.

Vay, vay, vay, vay!

Bozkurt'um gelmiş,

yeğenim gelmiş.

Amcam.

... Seni içeri aldıklarını duyunca

gene kalbin tekledi.

Bilmez miyim?

Dil altımı verdi de çatı, buraya kadar yetiştim seni görmeye.

Sefalar

getirdin.

Ortalığı yine ateşe sen vermişsindir

Derdo. Bozo içeri girdi, bir ömür

çıkmaz demişsindir.

Senin çıkamayacağın yer mi var Bozkurt?

Eyvallah. Buyur

yengem, hoş geldin.

Bozkurt'um, hoş bulduk oğlum.

İrem'im, güzeller güzelim.

Geçmiş olsun Bozkurt abi.

Sağ ol, sağ

ol.

Tanıştırayım. Duymuşsundur gerçi.

Haydar Ali Aslan.

Ekşitme

suratını,

sen de sevmezdin Bedo'yu. Hem

bir kez daha hayatımı kurtardı az evvel Haydar.

Senin hayatını kurtarmış madem, o zaman diyecek bir

lafımız yok.

Yengem, duymuşsundur, Sultan'la nişanladık

Haydar'ı.

Duydum, duymaz mıyım? Hatta

Mardin'e gelecekmişsiniz, düğünü orada yapacaksınız

dediler.

Ama olanları duyunca

tadımız kaçtı. Amcam apar topar gelmek istedi.

Amcam işini bilir.

Ağanın döşeği boş kalmaz deyip gelmiştir amcam.

Döşek boş kalmaz da yeğenim,

Allah korusun yanlış biri oturur da sonra

kaldıramazsın.

Merdan'dan mı bahsediyorsun Rıfat abi?

Ya Merdo'dur, Ferdo'dur benim için hiç fark etmez.

Ama...

Bozo'nun yeri doldurulamaz.

Ee, Bozo senin yerin doldurulamaz.

Anladın?

Amcam benim.

Ha, amcam mamcam diyorsun da bana isim

takmışsın. Neydi o?

Don Çiçi Baba.

Ne çiçi?

Don.

Don. Uyuyor mu

bu?

Beğenmediysen değiştiririz amcam.

Don Kişot nasıl?

Don Juan.

Vay, vay! Yok, yok kalsın. Bu

Don Çiçi kalsın, daha iyi. Ben adamın

soyuna bakmam, yaptıklarına

bakarım. Çido baktı

internetten, bütün İtalya'ya kök

söktürmüş. Ben de sevdim.

Konuşturma şimdi beni.

Sen de Mardin'de az kök söktürmedin Don Çiçi.

Maşallah damadımız da boylu posluymuş.

Yakışır Sultan'a.

Teşekkür ederim.

Çido, çay getir, kahve getir. Yıldız da kaçıp gitti

buradan. Yerini dar etmişiz gibi.

Yok canım, ne kaçıp gitmesi? Sultan'a yardıma gitti.

Akşam orada yemek yiyecekmişsiniz.

Yengem akşam bizdeyiz.

Tabii.

Aferin yeğenim, iyi düşünmüşsün.

Akşam bir araya gelip de şu yüzükleri takarım.

Biz o yüzük işlerini hallettik aslında.

Bu Haydar Ali de kendi derdinde galiba

kuzen.

Çido'yla

Paşa'yı diyor babam.

Çocukları beşik kertmesi yaptık ya

yeğenim.

Biz bir şey yapmadık amca.

Paşa'nın sünnetiydi, geldin, "Ben bunu benim kıza alacağım."

dedin.

Ee?

Eesi, ben de küçüktüm. Bir şey diyemedim.

Ama artık devir değişti.

Ee,

devir değişti diyorsun da...

Sultan'ı Ferhat'tan alıp

buna vermiştin. Demek ki devir

değişmemiş.

Kızımla

yeğenim birbirlerine uygundur.

Hele bir dur Rıfat Bey, gençler bir birbirlerini

görsünler, tanısınlar, bakarız

sonrasına.

Bakmayız Şadiye anne, bakmayız. Bozo,

Paşa için yanlış şeyler konuşuluyor.

Polisle iş birliği falan. Bu dedikoduların önünü

kesmek lazım.

Derdo, her şeyin önünü

kesemeyiz. Yengem

haklı. Gençler bir tanısınlar

birbirlerini, kendileri karar versinler.

Ya, bu züriyyesizdir. Bari kızımdan bir torun

seveyim.

Ölmeden tek arzum

budur.

Allah'ım sana uzun ömürler versin amca.

Sağ ol.

Allah razı olsun.

Bırak şuraya.

Al oğlum.

Sağ ol anam. Eksik olma.

Aferin benim güzel kızıma.

Sağ olasın.

Teşekkür ederim.

Baba, bitter yer misin?

O kim lan?

Çikolata.

Yok, ben sütlü severim.

... Helal!

Sen niye zahmet ettin Gülsüm Ana?

Yıldız kaçıp gitti diye, niye olacak?

Ne diyorlar abla içerde?

Çiğdem'le Paşa evlenecek diyordu Lonçici.

Ne?

Olur mu öyle şey ya?

Paşa hayatta kabul etmez onu.

Ferhat'ın intikamını almak istiyor.

Neyi anlamıyorsun?

Ben söyleyeyim o zaman Paşa'ya durumu dayı. Pınar'la hiç boşuna barışmasın.

Nasıl anlatacaksın narkotik polisine?

Örstür, töredir, kertmedir.

Abi kaldı mı böyle şeyler ya?

Kalmış demek ki Adnan. Üstümüze vasıf olmayan işlere karışmayın,

de bir şey söylemeyin. Nokta.

Biz kalkalım, nasıl olsa akşam beraberiz.

Nereye Bozo?

Mahalleli geçmiş olsun demek istemiş.

Görünmezsek olmaz.

Benim geldiğimi de duyur da el öpmeye gelsinler.

Tabii, duyurmam mı? Şimdi Yaşar da

yok. Kim duyuracak senin

geldiğini?

İyi yapmışsın. Yahu Yaşar çok konuşuyordu.

Ben bir şey yapmadım.

Ben de sen yaptın sandım.

Neyse, siz işinize

bakın.

Eyvallah.

Ben geçireyim sizi.

Kimseye söyleme Amca'nın geldiğini.

Bunun ayakçılarıyla uğraşamam şimdi.

Söylemem, söylemem. Merak etme. Ama akşam yemeğe sen de gel.

Allah aşkına, şunun eline mi bakacaksın, kahvesine, falına mı bakacaksın?

Korkut, vazgeçir şunları.

O Şadiye inadından vazgeçer mi? O Rıfat bir şeyden korkar

mı? Allah Paşa'ma acısın. Hadi gireyim

ben. Hadi yavrum.

Haydar'ım, ne diyorsun Lonçici'ye?

Vallahi sen bugüne kadar iyi sabretmişsin ha bunlara.

Bunlar her gün arkandan kuyunu kazar senin.

Bunlar kuyumu kaza kaza bitiremedi de, içine bir beni atamadılar

Haydar'ım. Ne zaman bunu bitirin desem, kalp krizi geçirdim deyip kendini

hastaneye yatırıyor. Kaç oldu Efe bunun kalp

krizi?

Vallahi ben on altıda saymayı bıraktım Bozo.

Arabalarla gitmeyecek miyiz Bozo?

Yok Yavuz'um, şöyle yürüyerek turlayalım mahalleyi.

Arabalar da Hasan'ın oraya

gitsin.

Abi geçmiş olsun.

Hayırlısı olsun. Bunu senin için yaptım. Allah kazalardan korusun.

Allah seni başımızdan eksik etmesin.

Sağ ol, sağ ol, sağ ol.

... Yolunuz bahtınız açık

olsun. Sultanla çok mutlusunuz.

Hep

mutlu

olun inşallah.

Haydar abi size bir iki numara gösterecek. Göster Haydar.

Evet, hazır mısın?

Hazırım.

Vay benim Haydar'ıma bak! Aslanım benim.

Hoş geldiniz, hoş

geldiniz. Anacığım ne haber?

Hoş

geldin.

Hoş geldin.

Bozo, geçmiş olsun. Bozo abi, hoş geldiniz.

Haydi arkadaşlar.

Müsaade edin. Haydar enişte, Haydar enişte hoş geldiniz. Hoş geldiniz.

Eyvallah. Efraim.

Eyvallah.

Gördüm, bende.

Dur lan, dur, dur!

Efendim?

Kim?

Tamam.

Tamam, tamam.

Hoş geldin.

Sağ ol.

Hayırlı uğurlu olsun.

Bozo oğlum, hoş geldin.

Hoş gördük anacığım. Ne haber, iyi misin? Vay babam benim.

Hoş geldin.

Ne yapıyorsun?

Sağ olasın. Haydar abi, hoş geldin.

Hoş geldin.

Baba, ne yaptın be, he? Haydar sayesinde buralardayız.

He, Haydar'ım.

Hayırlı olsun.

Eyvallah, sağ ol.

Abi hayırlı olsun.

Eyvallah.

Rafik gezme şaşma-

Haydar!

Heyecanlı olsun, heyecanlı olsun.

Dünya kadar malın leyli

leyli, leyli leyli, leyli leyli, leyli

leyli.

Olsa ne fayda?

Söyleyen dillerin,

söylemez olur,

söylemez olur.

Bülbül gibi dilin

olsa ne fayda, olsa

ne fayda?

Söyleyen dillerin

söylemez...

... Duyulamaz olur bülbül

gibi dilin. Olsa ne

fayda, olsa ne

fayda?

Sen söylersin söz

içinde sözün

var, heyecan sözün

var. Çalarsın, çırparsın

leyli leyli, leyli leyli, leyli

leyli, leyli leyli.

Oğlun, kızın var, şu

dünyada üç beş arşın

bezin var, arşın

bezin var. Tüm bedesten

senin! Olsa ne

fayda, olsa ne

fayda?

Şu dünyada üç beş

arşın bezin var,

heyecan bezin var. Tüm

bedesten senin. Olsa

ne fayda, olsa ne

fayda?

Dünya benim değil, zapta

geçirse, zapta

geçirse

kanun kadar malın. Olsa

ne fayda, olsa ne

fayda?

Next Nextar Televizyon Yeraltı'nı

sundu.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.