Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Next Nextar Televizyon Yeraltını
sunar.
Birleşmiş Milletler raporuna göre narkomafyanın
dünyada suçtan elde ettiği kayıt dışı para yılda bir
nokta üç trilyon dolar. Dünyada yasaklı madde
kullanan insan sayısı iki yüz elli milyon
civarında ve bu sayının 2050 yılına kadar
yüzde yirmi beş oranında artacağı öngörülüyor.
Güvenlik güçlerinin narkomafyaya karşı verdiği mücadelenin
başarılı olması için toplumun ve ailelerin desteği
şart. Baronların, kartellerin anlatıldığı bu
dizide konular ve veriler gerçek, kurumlar ve
kişiler tamamen hayal ürünüdür.
Kelepçeleri açalım, odaya alalım.
Başüstüne
amirim.
Memur arkadaşlar birazdan gelecek, işlemlerinizi
yapacak.
Bozo,
senin içeride bir adamın falan mı var?
Nereden bildin de boşalttırdın bize bütün ofisi, depoyu, her
yeri.
Var, Efraim.
Kim? Benim yaverim yok.
Kafamın içinde biri var,
Efraim.
Anlamadım.
Anlayacağın dilden anlatayım. Benim
hislerim seninkilerden biraz daha iyi
diyelim.
Çok da iyi değil demek ki. Yani iyi
olsa
şimdi burada olmazdık.
Allah'tan abim her şeyi taşıdı da aşağıda bir şey
bulamadılar.
Siz ne ara boşalttınız ki burayı?
Adadayken geldik. Taşıdık her şeyi.
Paşa,
senin bu sevkiattan haberin var mıydı?
Yani bizim bu işin içinde olma ihtimalimiz ne?
Yenge, sen de bu soruyu soruyorsan...
Yok, bu kesin Hamburglu'nun işi. Abimin
beklediği hamleyi bu şekilde yaptı.
Yani benim anlamadığım şey şu ki, Pınar böyle bir şeyi sana nasıl haber
vermez?
Böyle kız arkadaş mı olur?
Bu da ayrı konu Melek.
Olanları konuşmayalım artık.
Olacak olanları konuşalım.
Daha ne olacakmış ki?
Bozo içeriden çıkacak. Olacak olan bu.
Nasıl olacak o?
Paşa, sen amca oğullarını ara, buraya gelsinler.
Yavuz'a da söyle, o da gelsin.
Yani bir şey söylemek istemiyorum ama
abim hep onlardan şüphelenirdi.
Eğer bu işin içinde de onlar varsa bence boşuna çağırmayalım.
Yani yapacağımız şey belli.
Paşa,
sen dediğini yap.
Belli ki Bozo'yu almışlar.
Hoparlöre alsana. Ne diyecek bakalım Paşa?
Söyle Paşa.
Merdan abi, Ferhat'ı da al gel. Çok önemli bir konu var.
Ne gibi önemli bir konu Paşa?
Telefonda olmaz abi. Geldiğinizde
konuşuruz.
Tamam, geliriz.
Tutuşmuşlar belli.
Paşa denen çocuk çeviremez bu işi.
Bak, hemen Merdan'ı çağırdılar.
Ben çok da senin gibi düşünmüyorum abla.
Sen ne düşünüyorsun peki Hülya?
Haydar Ali tehlikeli bir adam. Bence size
işbirliği teklif edecek. Eğer kabul etmezseniz
de... Sizin işinizi orada
bitirir.
Ferhat bitirmesin de onu orada.
Hülya doğru söylüyor Merdan.
Senden ne isteniyorsa yap. Kardeşine de söyle, biraz sakin olsun.
Bak, her şey istediğimiz gibi oluyor.
Bozo içeri girecek, sen de ailenin başına
geçeceksin.
... Şu an ailenin başında ben varım dediğim
dahil olmak üzere herkes beni hedefe koyar.
Benim başka bir planım var.
Neymiş?
Mardin'den Rıfat amcamı çağıracağım.
Gelsin, ailenin başında artık ben varım desin,
kapatsın.
Nasılsa Bozo bir ömür içeriden çıkamayacak.
bir süre sonrasında da kontrol bana geçer.
O zaman her şeyi istediğimiz gibi yaparız.
Sen bu amcana çok güveniyorsun da, Merdan hiçbir zaman Bozo'nun
karşısında direkt cephe almadı ki.
Şu saatten sonra mı olacak?
O her zaman güçlünün yanında olmayı seçer.
Bozo ilk defa güçsüz durumda.
Şimdilik bana müsaade. Ben yine haber veririm size.
Görüşürüz.
Gel Canbar.
Ben seni
geçireyim.
Ne diyorsun?
Becerebilecek mi bu Merdan?
Ferhat, Sultan yüzünden bir çuval inciri berbat
etmezse,
Merdan herkesi
öderir.
Sonunda işler istediğimiz gibi gidiyor.
Artık hiçbir şeyi gizlememize gerek kalmayacak.
Sevdiğim!
Az kaldı.
Ha, bu arada
şu avukatla
barlarda, restoranlarda görüştüğünü bilmiyorum
zannetme.
Hımm.
Bunu seninle ayrıca konuşacağız.
Hülya'm.
Benim hayatımda senden başkası olabilir mi?
Söyledim sana bunu. O kadının istihbaratla bağlantısı
var. Ben başka bir şeyin
peşindeyim.
Ben de senin
peşindeyim.
Ona göre
ayağını denk
al.
Emrin olur.
Bize iki dakika müsaade.
Üstüne yağlanıyoruz diyebiliriz, değil mi komiserim?
Vallahi elimden gelen bu kadar.
Sen kendini zor duruma sokma komiserim. Ben şahsi algılamıyorum.
Problem yok.
Bozkurt Abi, şimdi birazdan sorguya alınacaksınız.
Ama ben yine de senden duymak isterim.
Ele geçirilenlerle bir alakanız var mı abi?
Olsa evimde oturup sizi beklemezdim, değil mi komiserim?
Malıma el konulduğunu duyup ortadan kaybolacak kadar aklım var
şükür. He, Efraim?
Vallahi biz hiç kendi suçumuzdan içeri girmiyoruz ki Bozo, ne
diyeyim?
Ben bütün detaylarıyla ilgileneceğim, merak etmeyin.
Eyvallah.
Ha, herhangi bir ihtiyacınız olursa da kapıyı
tıklatırsınız.
Komiserim.
Herhangi bir kamera kayıt
var mı?
Sorgu odasından başka yerde kayıt yok.
Eyvallah.
Laf.
Kamera kayıt olsa kız böyle mi konuşur
seninle?
Ya ne bileyim Bozo, belki yeni bir sorgu tekniği falandır.
Bizim kız iyi polis ya.
İyi polis. İyi, Paşa'yı
gördüğünde söylersin gelinimiz bize içeride iyi baktı
diye.
Ben o konuda ağzımı açmam.
Paşa'nın bakışlarını görmedin mi ya?
Kıza on dört atış yaptı, bir şarjör yaktı be!
Hımm,
hepsi de
karavana.
Of, of!
On sekiz.
On sekizinci gözaltına alınışım.
Çok sıkıldım. Benim düzgün bir hayatım olmayacak mı?
Suçum ne benim, günahım? Ben niye buradayım?
Bozo, kız kamera kayıt yok
dedi. Sen kime anlatıyorsun?
Maalesef sana.
Hayır, benim anlamadığım
mademki bu kadar vahlanacaktın, adam sana
bir teklif yaptı. Kabul
etmedin. Önüne açık çek koydu.
Al paranı, git istediğin yere krallar gibi yaşa
hayatını.
İnşallah kamera kayıt yoktur Efraim.
Söylediğin laf mı senin, hı? Ben-
...Kaçacağım, parayı alıp hayatımı satacağım, sonra kral
olacağım, ha?
Yani affedersin de Bozo, "Bu yaşıma geldim, bir
huzur bulamadım." diyebilecek bir kişi varsa o da benim.
Hayır, bak, asıl benim
zoruma giden,
ben dışarıda olsaydım bizi buradan çıkarmak için bir şey
yapardım. Bizi kesin buradan hızlıca cezaevi bostası
yapacaklar, o kesin. E, bundan önce kaldığımız
cezaevindeki baş gardiyanı meslekten attılar.
Biz çıktıktan sonra cezaevi müdürünü de görevden almışlar.
Yani bundan sonra işimiz çok zor, onu söylüyorum.
Girmeyiz içeri.
Hayır, girersek diyorum.
Yav girersek de gireriz.
İçerisi dışarıdan daha güvenli. İnfaz koruma on numara,
Suçluysan suçlusun. Bizim de özel bir talebimiz yok.
Yatar çıkarız Efraim. Ama girmeyiz
içeri.
Girmeyiz diyorsun da,
şimdi o Haydar Ali anlamaz ki bu işlerden, ne yapacak da bizi kurtaracak?
Ha, en azından Paşa'ya emanet etseydin, ne bileyim, Yavuz'la birlik olup
mahalleyi ayağa kaldırırdılardı.
Bizi çıkarmak için bir şeyler yaparlardı.
Onlar da böyle düşünecekler.
Ben her şeyi Paşa'ya bırakacağım. Paşa sağa sola sıçrayacak.
Su testisi su yolunda kırıldı diyecekler.
Ailenin başına Merdan'la Ferhat geçecek.
Oldu.
Sanki Haydar Ali'nin sözünü dinleyecekler.
Efraim, işte Paşa burada işe yarar.
Diyorsa dinlemesinler. Gör bak bakalım, Paşa abisinin
sözünü yere düşürüyor mu?
Ya sen kimsin de biz sana tabi
olacağız?
Abim böyle
emretti.
Ferhat.
Abim burada yok Sultan.
Şu an bu ailenin en büyüğü Merdan abim.
Abimin lafının üstüne bir laf daha
ekledi.
Paşa,
ne şimdi
bu?
Birbirimize düşmenin sırası mı?
Kardeşim bir laf daha ediyordu.
Ya onu bir daha söylesin
ya da lafını geri alsın.
Ferhat,
burada konu sen
değilsin.
Konu ben de
değilim.
Bozo buradan gitmeden önce ona bir söz verdim.
Sözümü dinlemeyen herkesi
harcarım.
Buna sen de dahilsin,
abin de dahil.
Şimdi... Bozo'nun çıkması
için ya bizimle birlikte bir plan dahilinde hareket edeceksiniz
ya da
önce sizi halledeceğiz.
Sonra biz plan dahilinde hareket edeceğiz.
Çek onu masanın üstünden Paşa.
Düşmanın mıyım ben senin?
Ben kendi meselemi illaki hallederim.
Madem burada konu Bozkurt abim, elimizden ne geliyorsa onu
yapalım.
Sen nasıl çıkaracaksın ki Bozo'yu Ferhat?
Eğer iki, üç kişi gider de Bozo içeriden çıkar diye
kolay değil.
Sultan! Yakalanan
konteyner hangi şirket üstüne kayıtlı?
Fatura kime kesilmiş? Mal nereden gelmiş, nereye
gidiyor? Ve gemi kime ait, bunları
öğrenebilir misin?
Hepsini öğrenirim. Konteynerler
Bozkurt'un üzerine görünüyormuş ya.
İşte ben de diyorum ki asıl sahibi kim, onu
öğrenelim.
Bu işi yapan Hamdulluh. Bunu hepimiz biliyoruz.
Ama
işi kime yaptırdı? Bizim o kişiyi öğrenmemiz
lazım.
Şimdi Haydar Ali, bu kadar büyük transferi yem edecek çok
yok. O yüzden bir taraftan işimiz kolay.
Az adam peşine düşeriz, çabuk öğreniriz.
Ama bir taraftan da işimiz çok zor.
Çünkü bu kadar güçlü bir adamı Bozo'yu mahkemeye çıkmadan indirmemiz
neredeyse imkansız yani.
Yeni bir avukat ekibiyle tanıştım ben.
İstihbarat ilişkileri var.
... Belki bir iz bulabilirler.
Ayrıca biraz pahalıya mal olur
ama işimizi kolaylaştırır.
Bozkurt'un özgürlüğünün söz konusu olduğu yerde paranın ne önemi var
Merdan?
Önemli olduğundan söylemedim Ceylan.
Sonradan sıkıntı olmasın diyorum.
Bir sıkıntı olmaz.
Sen söyle avukatlara, gitsinler hemen emniyete.
Sonra da bu işin arkasında kim var, bir araştırsınlar
bakalım.
İyi,
bize müsaade.
Yardım lazım mı Sultan?
İstemez, kendim hallederim.
Ben yine de gümrüğe bir soracağım.
Bir şey öğrenirsem haber
veririm.
Haydar Ali!
Bu iş gümrükle, avukatlarla filan olacak iş
değil.
Birilerini indirmezsek kimse ortaya çıkmaz.
Paşa,
bence Bozkurt abi, abime sendeyiz derken sen böyle şeyler
yapma diye söyledi. Tuzağa falan düşme diye
yani.
Bence de Paşa.
Sakin.
Ee, Haydar Ali, o zaman şimdi
biz ne yapacağız?
Dedin ya, bu işi yapabilecek kapasitede üç beş kişi
Hı hı.
O kişiler nerede ve kim? Bunları bir
araştırıyoruz.
Sonra ne yapacaksak hep birlikte yapacağız.
Abi, avukatları niye dahil ettin bu işe?
Bunlar cezaevine girsinler diye iyi avukatlara ihtiyacımız var oğlum.
Neyini anlamadın bunun?
Yarın satmasınlar bizi?
Satmasınlar diye onları tercih ediyoruz ya.
Yoksa Bozo herkesi bir şekilde ikna eder kendine yine.
Eyvallah.
Melek nerede?
Sultan'la aşağıda ofiste
kaldı.
Ee,
Ali...
Basamakları ikişer ikişer çıkıyorsun, ha?
Anlamadım.
Adamın yerine de geçtin. Bundan sonraki planın ne
diye soruyorum.
Bozo'yu içeri tıktırıp bütün ailenin başına geçmek
mi?
Ben sen değilim Ceylan.
Birileri içeri girdiğinde
bunu fırsat bilecek bir adam değilim ben.
Hiç düşünmedin yani. Bozo'yu temelli içeri sokarlarsa
her şey değişir diye hiç düşünmedin.
Bizden bahsediyorum.
Biz diye bir şey yok.
Bütün her şeyi Bozo için yaptın yani.
Evet.
Ee,
şimdi Bozo yok.
Eğer ben sana
her şeyi bırakıp gidelim desem,
gelmezsin yani benimle?
Ceylan.
Ali.
Biri zor duruma düştüğünde
onu yarı yolda bırakmam ben.
Beni bıraktın ama.
Üstelik daha yolun başındayken beni
bıraktın.
Bir gün
bunu yaptığım için iyi ki diyeceğimi hiç
düşünmezdim.
Vay be Ali, vay
be!
Ben senden çocuklarımın babası olursun diye
beklerken...
sen mafya babası olmayı seçmişsin.
Yakışır.
Neden
gitmedin? Sana rağmen
kanla doldu ellerim.
Neden silmedin? Buna
rağmen yaşla doldu
gözlerim.
Var göğsümde
birkaç delik, kurşun oldu
sözlerim.
...Ve yangınlar
yüreğimde.
Sana rağmen ölmedim.
Sana rağmen yıkıldım, eridim
tamamen. Görsem her gün
özlerim. Kapından
geçsem var mıdır
müsaaden? Ben bu yoldan
dönmedim.
Sana rağmen yıkıldım, eridim
tamamen. Görsem her gün
özlerim. Kapından
geçsem var mıdır
müsaaden? Ben bu yoldan
dönmedim.
Ne evimdeyim, belki elindeyim.
Biliyorum zaten.
Belki ayaktayım. Sanma ölmedim
ben. Tutmuyorum matem.
Sana rağmen yıkıldım, eridim
tamamen. Görsem her gün
özlerim. Kapından
geçsem var mıdır
müsaaden? Ben bu yoldan
dönmedim. Sana rağmen
yıkıldım, eridim tamamen.
Görsem her gün özlerim.
Kapından geçsem var mıdır
müsaaden? Ben bu yoldan
dönmedim.
Merhabalar.
Biz Bozkurt Hanoğlu'nun avukatlarıyız.
Ben amirimize haber vereyim, geldinizi.
Aslı, gelsene şöyle bir.
Ne oluyor?
Bozkurt Hanoğlu'nun avukatları geldiler.
Bak, biz bu davayı aldık da, biz bu işin
üstesinden nasıl geleceğiz? Yani adamları yırtar yok gibi
duruyor.
Bu yüzden bu işi bize verdi ya Mert'ten Hande'ciğim.
Nasıl yani? Elimize yüzümüze bulaştıralım diye mi?
Adamları çıkarmayalım diye mi para alacağız?
Hande'ciğim, bak, aile içinde bir karmaşa var belli ki.
Ama lütfen sen oraları kurcalama, tamam
mı?
Şu geçen ofise gelen kız değil mi ya bu, Pınar
dediğin?
Evet, evet, o.
Merhabalar Pınar Komiserim.
Merhaba.
Nasılsınız?
İyiyim, siz?
İyiyiz.
Merhaba.
Biz Bozkurt Hanoğlu'nun vekaletini üstlendik.
Öyle mi? Hayırlı olsun.
Teşekkürler.
İki dakika konuşabilir miyiz şurada acaba? Müsaadenizle Avukat Hanım.
Tabii, buyurun.
Ne yapmaya çalışıyorsun sen?
Dedim ya, avukatıyım Bozok'un.
Hem bana içlerine gir diyorsun, hem de gidip adamın avukatı mı oldun?
Sen teklifimi reddedince iş başa düştü.
Ne diyorsun dosyaya çıkarabilecek miyiz?
Sence? Bir konteyner mal yakalattılar.
Şirketin sahibi Bozok, müdürü Efraim.
Kimi nereye çıkarıyoruz?
Güzel.
Güzel derken?
İzle beni Pınarcığım, belki ileride fikrin değişir,
ederiz.
Ne taraftan?
Buyurun.
Buyurun avukatımız.
Teşekkürler.
Müsaade
edin.
Sence de biraz tuhaf bir tesadüf değil mi?
Tesadüf diye bir şey yok Hande'ciğim.
Sen kurcalama diyorum bunları. Kazanacağın parayı
düşün. Ben sana sonra anlatacağım her şeyi.
Söz.
İyi bakalım.
Merhabalar Bozkurt Bey.
Ben Aslı.
Hande.
Avukatlarınızmış.
Ne zamandan beri?
Komiserim, müsaade ederseniz, biz müvekkilimizle baş başa görüşelim.
Bizi Merdan Bey görevlendirdi.
... Merdan?
Hı hı.
İçeriden çıkmayayım diye mi gönderdi
sizi?
Bu aralar pek geçinemeyiz de o yüzden söylüyorum.
Biz sizi çıkarmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız.
Emin olabilirsiniz.
Ne yapabilirsiniz mesela?
Size bir tuzak kurulduğunu düşünüyoruz.
Yanlış mı düşünüyoruz?
Doğru, doğru düşünüyorsunuz da, bu doğruya
kimi, nasıl inandıracaksınız? Onu anlatın.
Bize şüphelendiğiniz isimleri verebilirseniz eğer.
Merdan'la Ferhat'tan hariç
mi?
Bozkurt Bey, Merdan Bey bize Hamburglu
Sezai diye birinden bahsetti. Size bu tuzağı
onun kurduğunu düşünüyor.
Allah!
Merdan.
Bozkurt Bey, kuzeniniz Merdan Bey, Hamburglu
Sezai'nin bu işi kiminle organize etmiş olabileceğini araştırıyor.
Bakın, tahmin ettiğiniz isimler varsa
şimdi söyleyin bize. Biz bu işi hızlandıralım.
Hastaydı, değil mi?
Evet.
Şimdi
işin aslına bakacak olursak, planı
kimin kurduğu belli. Ama organizasyonu kiminle
yapmışlar, buna dair bir tahminim yok.
Kuzenime söyleyin,
bu işten yırtsam da
yatsam da
bunun faturası ağır olur.
İşi hızlandırmak için söylüyorum.
Maalesef,
böyle ilerleyeceksek eğer, bizim sizin
tutuklanmanızı engellememiz imkansız.
Bozkurt Bey, yapmamızı istediğiniz bir şey söylemeniz
lazım bize. Somut bir
şey.
Ben öyle herkese
güvenmem.
O adama bir not ileteceksiniz,
size veririm.
Merci.
Ne demek!
Bu dört isimden biri.
Direkt Haydar Ali'ye verirseniz
size güvenmeye başlarım. Ha, yok, önce
Merdan'a
ya da bir başkasına gösterecek
olursanız...
Bunu öğrenirim.
Çok
üzülürüm.
Çok.
Ama siz beni üzmek istemezsiniz.
Yanlış mı düşünüyorum?
Yok, olur mu öyle şey?
Biz, biz niye üzmek isteyelim sizi, değil mi?
Ee,
kimdir bu Haydar Ali? Biz nasıl ulaşabiliriz kendisine?
Onu hallederiz. Hayır, siz hiç merak
etmeyin.
Notunuz bizzat kendisine
ulaşacak.
İyi.
Eyvallah, sağ olasın.
Kim geldi Avukat Rıza Bey mi?
Yok, bu Merdan beni bitirmeyi iyice kafaya
Efrain.
O ne demek ya? Anlamadım.
Tanımadığım, bilmediğim iki tane avukat göndermiş.
Ceylan bunları yanımda görse var ya, çeker vurur beni.
Merdan niye bize avukat göndersin ki?
Hayır, bizim avukatımız mı yok? Ve tanımadığımız, bilmediğimiz insanlar mı
savunacak şimdi bizi?
Efrain, bizim savunulacak yanımız mı var?
Eğer bu kızlara da "bunları içeriden çıkarmayın, istediğiniz parayı veririz"
demedilerse, daha da bir şey bilmiyorum.
Sanki bizim mahalleden birini bulup üzerine bir konteyner malı yıkıp çıkmak
bir umudumuz var. Bizim sonumuz
malum.
... Öyle mi diyor hislerim? Vallahi öyle.
Senin hislerin kuvvetlidir.
Sen bizim bu işten sıyrılabileceğimizi mi düşünüyorsun?
Ben senin hislerine güveniyorum Efraim.
Sen şimdi yatarız dedin ya, kesin çıkarız.
Yırttık.
Bozom,
güvendiğin bir şey varsa söyle.
Kurban olayım söyle, delirtme adamı.
Haydar'a mesaj gönderdim,
ona güveniyorum diyelim.
Şirket bizim üstümüze kurulmuş, yani abimin.
Efo da sorumlu müdür yapılmış.
Ama ilginç olan şu ki, abimin üstüne kurulu olan tek bir şirket
yoktur dünyada. Hatta banka hesabı bile yoktur.
Ben tarihlere baktım abi. Bu şirket iki ay önce kurulmuş,
ortaklık yapısı da gizlenmiş. Şirketin adresi Malta'da, sanal
bir ofis. Tesadüf bu ya, operasyonun yapılacağı günün
sabahı şirketin ortaklık yapısı sisteme
açılmış.
Hamburg'a giden geminin içinde yakalanmış mallar.
Yani
Sezai imzasını dağıtmış.
Tamam da bu işi kime yaptırdı? Bana bu lazım.
Sorunlu olduğumuz kişilerin dosyaları burada.
Bu çaplı iş yapabilecek olanlar
bunlar.
Buyur yenge.
Sağ ol Adnan.
Hoş geldin yenge.
Hoş bulduk Yıldız.
Çok geçmiş olsun.
Sağ ol, hepimize. Gülsüm anne içeride mi?
İçeride, içeride. Buyur, gel.
Hoş geldin Ceylan. Gel kızım, gir
içeri.
Buyur.
Sağ ol Yıldız.
Gel yavrum, şöyle
oturalım.
Bir şey içer misin yenge?
Yok Yıldız, sağ
ol.
Başımıza bir bela geleceğini dedim kocana ama
bu kadar çabuk geleceğini ben de
bilmiyordum.
Gülsüm anne, ben senden bir şey istemeye geldim.
Ne istersen.
Dün eve geldiler. Hamburglu ile
kardeşleri. Sen galiba evlerinin yerini
biliyormuşsun.
Biliyoruz. Birlikte gittik teyzemle.
Ya gittik de-
Şimdi de beni götürün demeye geldin.
Kocan her şeyi Haydar Ali yönetecek demiş.
Onun bundan haberi var mı?
Gülsüm anne, Bozo söz konusu
ve ben kocam söz konusu olduğunda asla kimseden izin
almam.
Peki yenge, bu ziyaretle tam olarak neyi
amaçlıyorsun?
Eğer erkekler
savaşıyorsa...
kadınlar da savaşır.
O iki kadın da işin içinde.
Madem bir oyun oynuyorlar,
biz de oyunu kuralına göre
oynarız.
Sen Bozo için buraya geldin ya, ben
seninle cehenneme
giderim. Kalk Ceylan,
gidiyoruz.
Ee, ben gelmiyor muyum?
Bir şeyden de eksik kal be Yıldız!
Amcanla konuştun mu Merdan, geliyor muymuş?
Hiç kaçırır mı fırsatı?
Yirmi yıldır ağanın döşeği boş mu kalacak deyip
duruyor.
Yarın burada olurlar.
Olurlar derken?
E dedi ya döşek boş diye. Ailesiyle birlikte
doldurmaya geliyorlar işte.
Bu amcana nereye kadar güvenebiliriz Merdan?
Bozo'dan kurtulduk derken, bir de amcanla çocuklarıyla uğraşmayalım,
mi?
Onlarla her türlü uğraşacağız da,
neticede Bozo değiller.
Avukat arıyor.
Ne yaptınız Aslı Hanım? Görüştünüz mü Bozo'yla?
Evet, evet, görüştük. Ee, siz müsaitseniz biz şimdi ofise
gelelim, yüz yüze konuşalım isterseniz.
Ben şu an ofis dışındayım ama birazdan kardeşimle beraber geliriz.
Tamamdır. Peki, anlaştık.
Aslı Hanım, oralarda Haydar Ali diye bir arkadaş
var. İşleri ben yönetiyorum havasında
dolanıyor. Ben gelmeden çok bir şey paylaşmayın
Tamamdır, hiç merak etmeyin.
... Cesay,
nereye gideceksen git, yerini bize bile
söyleme.
Ama evine sakın gitme! Kız kardeşlerin
açısından söylüyorum.
Siz beni merak etmeyin, işinize
bakın.
Aslı.
Hı?
Ya Bozok diyor ki, "Haydar Ali'den başkasına güvenme." E ama
Merdan diyor, "Haydar Ali'ye değme." Biz ne
yapacağız?
Biz kimin avukatıyız Handeciğim? Bozok'un.
Yani şu an.
Tabii, müvekkilimiz ne diyorsa onu yapacağız
Ama niye? Biraz da çekinmedim değil
adamdan.
Bir şeylerden çekinmen iyi.
Hande.
Hı?
Bak şimdi, Merdan'a hayatta çıkamazdan başka hiçbir
etmek yok, tamam mı?
Hı hı.
Zaten onlar gelinceye kadar diyeceğimizi deriz biz.
Buraya doğru bir tekne geliyor. İskeleye
gelin.
Ceylan Hanoğlu, Azize ve Hülya Hanım'la görüşecek.
Bir saniye.
Hoş geldiniz.
Bu kadar erken iadei ziyaret beklemiyorduk.
Biz de.
Gülsüm Hanım, kardeşiniz için de çok üzüldük.
Kardeşim için burada değiliz. Üzülmene gerek
yok.
Buyurmaz mısınız?
Geçmiş olsun.
Buyurun.
Bir kahvemizi içersiniz bu sefer belki.
Ha Gülsüm Hanım?
Hatırı vardır. İçmeyelim hiç.
Kardeşim dün sizi ikaz etmeye çalıştı
ama maalesef Bozkurt aldırış
etmedi.
Siz belli ki konuyu bizden biliyorsunuz.
Ama şunu bilin ki,
konu çok daha büyük yerlerden çıkmış durumda.
Yani aslında biz dün özellikle geldik.
Hani belki ortam yumuşar, bir ara yol bulunur diye düşündük.
Ama Ceylan, senin kocan hiç geri adım
atmadı.
Eşimin geri adım atmadığı yerde ben geri adım atmam Hülya Hanım.
Siz,
benim eşime çok büyük bir tuzak
kurdunuz.
Ama siz de şunu iyi bilin: Bozo hapse
girebilir, Bozo öle
debilir.
Ama bu kimsenin, hiç
kimsenin
elini kolunu sallaya sallaya yaşayacağı anlamına
gelmez.
Bizi üstü kapalı tehdit mi
ediyorsun?
Sizi açıkça tehdit ediyorum.
Madem bir savaş
başlattınız...
o zaman
sonuçlarına da
katlanacaksınız.
Ceylan'ın söylediklerinin üstüne
diyecek bir sözün var mı diye soracak olursanız,
yok.
Ama bir daha bizi bu kapıda
görürseniz...
anlayın ki taziyeye
gelmişizdir.
Paşa nerede Yavuz?
Emniyette.
Nasıl yani?
Ya sardı Pınar'a. "Gideceğim, konuşacağım. Sen abine nasıl kelepçe takarsın?" diye.
Yavuz! Şu an konumuz ne Pınar ne de kelepçe.
Ya konu Paşa zaten. Sultan bilmiyor musun? Sardı mıydı sarıyor.
Soracağını sormadan
duramıyor.
Abi.
... Aşağıdan soruyorlar da, iki tane kadın avukat gelmiş.
Bozkurt abinin avukatlarıymış. Seninle
konuşacaklar.
Abimin kadın avukatı yoktur ki.
Merdan yollayacağım demişti ya, belki onlar.
Alsınlar içeriye Yavuz.
Ceylan nerede ya?
Bilmem. Adnan'la çıktı dediler. Nereye diye sormadım.
Yani Bozkurt abi hapisteyken alışverişe gitmemiştir diye
düşünüyorum.
Yok artık sen de
Melek.
Hoş geldiniz.
Merhaba, hoş bulduk.
Sultan.
Hande.
Haydar Ali.
Aslı.
Haydar Ali ile özel görüşmek istiyoruz dediler ama.
Buradaki herkes Haydar Ali'nin özeli.
O yüzden ne söyleyecekseniz söyleyebilirsiniz.
Buyurun.
Söyleyeceklerimin buradan çıkmayacağını garanti etmeniz lazım.
Çünkü Bozkurt Bey'e bu şekilde söz verdim.
Ailede burada olmayan sadece Ceylan yengeyle Paşa var söyleyeceğimiz.
Onun haricinde başka kimse yok.
Bozkurt Bey, Merdan Beyler bilmesin dediler ki onlar da
yoldalar. Ee, gerçi bizi Merdan Bey refer
etmişti ama-
Evet ama şu an bizim müvekkilimiz Bozkurt Bey ve kendisi nasıl istiyorsa
öyle olacak.
Güzel, bize uyar. Zaten şu an biz de
abim gibi kimseye güvenmiyor durumundayız.
Sizi
dinliyoruz.
Bu dört kişiden biri dedi Bozkurt Bey.
Sultan, siz bu isimleri dosyalarla karşılaştırın.
Biz bir Aslı Hanım'la özel olarak konuşalım.
Yavuz, birazdan geliyorlarmış. Dosyaları görmesinler.
Hallederiz, sen merak etme.
Bu taraftan.
Buyurun.
Aslı, o dört
isimden hangisi Malta ile bağlantılıysa onu bana
bulun.
Ne yapacaksın? Planın ne?
Planım demişken, o Hamburglu hangi deliğe girdiyse
onu da bildirin bana
ve arkamı temizleyin.
Haydar Ali,
Hamburglu'ya şu an bir şey yapman asla doğru olmaz.
Bozo'nun cezaevinde olması doğru mu?
Bunu biz istemedik. Avrupa'dan planlanmış bir iş.
İşte ben de bu işi bozacağım Aslı. Ya benim önümü
açarsınız ya da bu iş burada
biter. Böyle söylersin
Yamaç'a.
Komiserim, siparişleriniz hazırlanıncaya kadar bir
içersiniz.
Olur Orhan Abi, sağ ol.
Komiserim, buraya kadar niye zahmet ettiniz ki?
Hem biriyle görüşeceğim, bir de hava alayım dedim.
Peki tamam, tamam.
Yakıştı mı ya sana, ha?
Benden böyle mi intikam alıyorsun?
Neden bahsediyorsun Paşa?
Neden mi bahsediyorum? Abimi
alacaksın, hem de haber bile vermeden,
gelip mekanımıza ters kelepçe takacaksın.
Vay be!
Paşa, bu benim işim. Abine bir kasıtla
yapmadım, bunu sen de iyi biliyorsun.
Tamam, diyelim ki emir aldın. Kızım bir ara demek
çok mu zor?
Ne yapacaktım, hı? Ne yapacaktım?
Kimsenin bilmediği operasyonu gelip sana mı bildirecektim?
Ne olurdu? Meslekten mi atılırdın?
Birincisi evet,
ikincisi sen gelmiş burada neyin hesabını soruyorsun bana?
Üstelik beni terk etmişken.
İntikam işte. İntikam almak için yaptın kızım sen
bunu. Ben de bunu duymaya gelmiştim
zaten.
Komiserim, siparişin hazır.
Abine diyeceğim bir şey var mı? En azından bunu yapabilirim, geçmiş
günlerin hatırına.
Çok özür dilediğimi söyle.
Seni soframıza oturttuğum için
çok özür diliyorum
ondan.
...Merhabalar.
Merhaba.
Belli ki tanışmışsınız.
Tanıştık, evet.
Kardeşim Ferhat.
Aslı Hanım, Hande Hanım.
Memnun oldum.
Merhaba. Çok memnun oldum.
Ben de çok memnun oldum. Birlikte yemek yiyecektik ama
tanışmak bugüne kısmet oldu.
Şu işi bir atlatalım, hallederiz,
kutlarız.
Biz engel olmayalım sizin kutlamalarınıza.
Abimi dert etmeyin. Gerçi çok da dert ettiğinizi düşünmüyorum
da.
Gereksiz ithamlarda bulunma Sultan.
Abin için buradayız, hepimiz.
Neyse,
oturalım mı artık?
Tabii, tabii. Buyurun.
Evet, nedir durum? Aslı
Hanım.
Durum pek parlak değil Merdan Bey.
Görüşebildiniz mi Boz'la? Bir şey dedi mi?
Bu işin arkasında şu olabilir, bu olabilir gibi.
Bu işin arkasında Hamburglu Sezai var.
Fakat maşa olarak kimi kullandı, onu bilmiyorum
dedi.
Ee, Haydar Ali?
Madem sendeyiz,
buyur. Ne yapıyoruz şimdi?
Hamburglu'nun yerini bulmaya çalışacağız.
Hadi ya, bu mu?
Şu kıza sorsak o bile aynı şeyi
söyler.
Bana sorsan aynı şeyi söylemem de, neyse.
Ne dersin?
Bence Merdan ve Ferhat Hamburglu tarafından kullanıldı.
Hamburglu'nun nerede olduğunu da, maşanın kim olduğunu da onlar
bulsun
derim.
Diyorsun.
Yani, benimki sadece bir fikir.
Sadece fikir.
Bence Melek doğru söylüyor.
Siz ikiniz ne yaptınız?
Avukatları getirmek dışında şahsen ne
yaptınız?
Boz'un vekili, "Ben ne dersem onu yapacaksınız." dedi.
Biz de oturuyoruz, bir şey yapmıyoruz.
Değil mi vekil?
Ferhat, benim bir fikrim var aslında.
Yapacaksan ailen için bir iyilik
yapabilirsin.
Söyle.
Emniyete git. Amca oğlumun yerine abim geçsin diye
bir şirket kurdum de.
Mallar da benim de. Git teslim
ol.
Bak, Boz o, bunu ömrünün sonuna kadar unutmaz.
Vefa gösterir sana.
Hem belli mi olur bak, üç beş yıla aynı benim gibi çıkarır seni
belki.
Laf mı yani şimdi bu?
O zaman
bu işi yapmak için sebebi olan birini bulun bana
Merdan.
Böyle burada boş boş oturarak hiçbir faydanız yok Boz'a ya.
Yani, Haydar Ali Bey'in demek istediği şu:
herhangi birini teslim ederek Bozkurt Bey'i çıkarmamız mümkün değil.
Gerçek kişinin bulunması şart.
Ve tabii hangi güç onu ikna eder bilmiyoruz ama adamın
itirafçı olması.
O da mümkün olmadığına göre, şu an var mı başka bir
seçenek?
Maalesef yok. Yargı sürecini
bekleyeceğiz.
Sultan!
Rıfat amcam aradı. Ailece
geliyorlarmış.
Don Çiçi'nin ne işi var şimdi burada?
Ailenin en büyüğü o. Ne yapacaktık Yavuz?
Gelme mi diyecektik?
En azından iyi bir şey yapmış olurdunuz.
Hiçbir şey yapmamaktan iyidir.
Ferhat kalk, kalk gidelim. Boş boş konuşarak bir yere
varamayacağız, belli oldu.
Biz de müsaadenizi isteyelim.
Herhangi bir gelişme olursa sizi haberdar edeceğiz.
Zaten bu süreçte Hande genel olarak emniyette olacak, bilginiz olsun.
Tamam, teşekkür ederiz.
Haberleşiriz.
Bana söyleyeceğin özel bir şey var mı Aslı?
Maalesef yok.
Hande.
Hı?
Numaranı kaydet, bir şey olursa irtibatta kalalım.
Tamam.
Akbaba.
Dosyalarda Boz'un verdiği isimlerden bir yere varabildiniz mi?
Evet, evet, ihtimalleri ikiye indirdik.
İhtimalleri indirdik ama
adamları indiremedik Haydar Ali, onu söyleyeyim de.
Sebep?
Bırak itirafçı olmalarını, adamların yanına bile yaklaştırmazlar
Hele ki böyle bir günde.
Melek, sen şu iki dosyayı getir
bana.
Ye Efraim, ye. Özlemişsindir. Bu emniyetin
etrafındaki dürümcüler çok iyidir.
... Hiç özlemedim.
Şimdi bu K9.
Niye gitti çattı benim komiserime?
Vallahi aslında çok da haksız değil Bozo.
Yani kız bizi önceden uyandırmış olsa
en azından ben tüyerdim aradan.
Gözlüğe bak, gözlüğe. Firar peşinde.
Hayırdır, gece mi oldu Efraim? Yok musun
artık?
Ya tövbe estağfurullah! O ne biçim laf Bozo?
Yani Haydar Ali dışarıda kimseyi tanımaz.
Ben yanımda olsam en azından yol yordam gösterirdim.
O açıdan söyledim.
Ben yol yordam gönderdim Efraim.
O ne demek?
Kar yağası söyledim. Bunlardan biridir
dedim.
Ya Merdan'ın gönderdiği avukatlara güvenmek ne demek Bozo?
Ben denize düşersem yüzerim Efraim.
Yılana sarılmam. O yüzden dördünün de
adını gönderdim. Gerisi Haydar'ın
marifeti.
İnşallah dördünü birden öldürmez de dışarı çıkmak için bir
şansımız olur.
Malum
arkadaşın elinin ayarı yok da
onun için dedim.
Nasıl?
Harikulade inşallah!
Tavuk
mu?
Tavuk.
Şeytan Dereli yapmış bu
işi. Malta ile bağlantısı olan
o. Haydar Ali ne yapacakmış?
Adamın kafasına silah dayayıp itirafçı mı yapacakmış?
Hiçbir şey söylemedi. Bence Hamburglu'ya
yürüyecek. Öbürünü de ne şekilde yapacağını
teslim olmaya bir şekilde ikna edecek.
Yanına yaklaşamaz onun. Kafayı mı yemiş bu Haydar Ali ya?
Yılmaz Bey, önünü açacak mıyız, açmayacak
mıyız?
Bozoy'u gördüm içeride. Adamı çıkarmanın bir yolunu
bulmamız lazım.
Ne oldu? Bakıyorum sen de etkilenmişsin bu
heriften.
İnan sen de olsan sen de etkilenirdin.
Adam ne yaptığını bilen bir adam.
Haydar Ali'ye de boşu boşuna her şeyi sen yönet demedi.
Bu fırsatı kaçırmamamız lazım.
Bir tek şartla ona istediğini vereceksin.
Hamburgluyu öldürmeyecek. Arkasını
çözmeden ona bir şey yapmak olmaz.
Şeytan Dere Cira dairesi dosyanıza ilişkin yeni bir işlem
yapılmıştır.
Hoş geldin.
Hoş bulduk tatlım.
Tanıştırayım. Melek, Haydar Ali'nin
kardeşi.
Sen gerçekten de melek gibiymişsin be yavrum.
Teşekkür ederim.
Buyurun, oturalım.
Ceylan, sen Gülsüm anneyle birlikte miydin?
Evet, birlikteydik.
Abim de seni soruyordu.
Niye?
Ne bileyim, güvenlik açısından falandır herhalde.
Çalışma
odasında.
Hayırdır? Pek anlaşamazdınız
siz.
Bugün gözüme girdi. Beni Azize'ye götür
dedi.
Götürmedin herhalde.
Götürdüm.
Ceylan ne demeye gitti ki oraya?
Bunları bir güzel tehdit etti.
Ben onların yerinde olsam Bozoy'u çıkarın, karısını yok
edin, o daha tehlikeli derdim kardeşime.
Beni merak etmişsin.
Neredesin sen?
Sana hesap mı vereceğim Ali?
Evet,
ben hesap sormak için buradayım.
Bana değil Ali, bana değil.
Ceylan. Soruma cevap
ver.
Hamburglu'nun evine gittim.
Ne demek Hamburglu'nun evine gittin?
Sen niye bana sormadan iş yapıyorsun?
Tekrar söylüyorum, ben sana hiçbir şey sormak
zorunda değilim. Hele sana hesap vermek
zorunda hiç değilim.
Anlıyorum ben seni.
Çok sevdiğin bir kocan var
ve bir an önce ona kavuşmak istiyorsun.
... Ama kafana göre iş yapıp benim tepemin
attırma. Seni odaya kilitlemek zorunda bırakma
Odada sen de olacak
mısın?
Sen bana emanetsin.
Ve maalesef bir süre benim sorumluluğum altındasın.
Çok şükür ki bir süre, bir ömür de
olabilirdi.
Madem gittin oraya kadar, anlatacağın bir şey var mı?
Var.
Hamburglu evde değildi.
Yurt dışına da çıktığını zannetmiyorum.
Ama bir şey hissettim, belki işine
yarar.
Neymiş?
Bir şekilde anlaşmak istiyorlar.
Neticede adam size bir teklifte bulunmuş.
Şimdi sen de Boz'un yerine geçtiğine göre,
o teklifi değerlendir bence.
O teklifi
kabul etmeyeyim diye beni seçti.
Ama madem anlaşmak istediklerine dair bir fikir edindin,
bu benim için önemli.
Sağ
ol.
Bundan sonra dışarı çıkmadan önce bana haber
veriyorsun.
Calden Otel, otuz üçüncü kat Kral Dairesi ve katın
rezervasyonunuz onaylandı.
Anne, sırası mı şimdi Melek'in bahtına bakmanın?
Ben diyorum ki geleceğimiz yok diyorum, sen hâlâ kıza umut veriyorsun.
İşine bak Yavuz.
Hoş geldin Gülsüm Ana.
Hoş bulduk Ali.
Bence adamımız şeytandır Ali.
Öyle mi diyorsun?
Bir arkadaşımı aradım Belçika'dan, baktı.
Malta ile irtibatı olan bir tek onlar.
Korktuğum başıma geldi.
Yavuz, sen adamların nerede olduğunu öğren,
Bu arada Paşa'ya da ihtiyacımız var.
O da yolda zaten, geliyor.
Haydar Ali, ben o aileyi tanırım. Sizi kolay
kolay yaklaştırmazlar.
Peki, seni yaklaştırıyorlar mı?
Ne yani Sultan'ı mı riske edeceksin Ceylan?
Böyle bir günde risk almayacağım da ne zaman alacağım?
Sen bana ne yapılması gerekiyorsa söyle.
Sen adamları araştır, ben de Hamburglu'nun yerini bulacağım.
Sonra ne yapılacaksa ikisine de aynı anda
yapacağız.
Bozok.
Hı?
Adamlar benim defteri de aldılar ya.
Benim boynumdan kolyemi almışlar, defter diyor hâlâ.
Aldığın notlar o kadar çelişkili ki kimse bir
şey anlamaz, merak etme.
Hadi inşallah.
Bozkurt Bey, avukatınız görüşmek istedi.
Müdür Bey de kabul etti.
Sağ olsun.
Buyurun.
Buyurun.
Teşekkürler.
Bozkurt Bey, istihbarattan geldiler.
Sizinle görüşmek istediler.
Ben sana dedim, bak, defteri çözdüler işte.
Efraim.
ben sizin adınıza reddettim tabii bu
Yani yasal olarak böyle bir hakları yok.
Avukat Hanım,
istihbarat görüşmek isterse görüşür.
Hazır güzelce talep etmişler,
güzel güzel görüşelim.
O zaman ben de katılayım görüşmeye.
Hande'ydi, değil mi?
Evet.
Hande Hanım,
görüşelim derken oturalım, karşılıklı kahve içelim
dememişlerdir. Soracakları vardır, söyleyecekleri
vardır.
Bunu da siz duyun istemezler.
O zaman ben müdür beye ileteyim görüşmek istediğinizi.
İletin.
Yalnız... Başka
kimseye iletmeyin, olur mu?
Tabii, tabii, olur mu öyle şey?
İşte Bozkurt Bey de olmasın
diyor. Eee,
benim bir defterim var bunların elinde-
Başlatma şimdi defterinden Efraim!
Handeciğim, sen gidip Müdür Bey'e
iletebilirsin.
Peki.
Hoşça kalın.
Görüşürüz.
Hiç iyi olmadı bu istihbarat işi. Ne diye görüşecek bunlar
seninle? Ne diyeceksin şimdi sen bu adamlara?
... Allah'ın bildiğini kuldan saklayacak halim
Efrayim. Onların ne soracaklarının bir önemi
yok. Ben bildiğimi söylerim.
Efendim Handeciğim.
Ha Aslı. Ya Bozo, "kimseye söyleme" dedi ama
bir şey oldu.
Ne oldu?
İstihbarattan geldiler, Bozo'yla görüşmek için.
Yani ben olmaz falan dedim ama Bozo görüşmek istedi.
E, ben de katılayım dedim. "Yok"
dedi. "Bundan da kimsenin haberi olmasın." dedi.
Peki kimmiş o birileri Hande?
Bilmiyorum. Müdür bey bana izin vermedi.
Anladım, tamam. Sen oradan sakın ayrılma
Hande.
Ya Allah'ım, umarım bu istihbaratçı sen
değilsindir.
Ayşe'm, sen kafayı mı yedin? Abin içeride.
Elli kere arıyorsun, mesaj atıyorsun. Sen beni niye zor durumda bırakıyorsun ya?
Ya bir şey diyeceğiz herhalde.
De, dinliyorum.
Sevkıyatı yapan kişileri öğrendik.
Amirine de söyle, birazdan gidip teslim olacaklar.
Ama bak, adamlara gidip senin teslim olman lazım.
Artık ters kelepçe mi yaparsın, teslim oldular diye düz
kelepçe mi yaparsın, orası senin bileceğin
iş.
Bak hâlâ laf sokuyor ya!
Anlat. Kimmiş bu
adam?
Merhaba Bozo.
Merhaba.
Al.
Konuşmaya başlamadan önce bir jest yapayım
istedim.
Eyvallah!
Her ne kadar emniyette olsak da
makbule
geçti.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Bilmem,
olabilir misin? Olmak ister
misin?
Hangi konuda yardımcı olayım?
Şahsi fikrim, bu yakalanan konteynerla senin bir alakan
yok. Ama bu şahsi fikrim.
Mahkeme delillere bakar.
Devlet bana iftira atıldığını bildikten
sonra... gerisinin önemi yok.
Yatar çıkarız.
Sen içeride yatma diye belki başka bir teklifim
vardır.
Yıllardır hep merak ederdim.
Bir şehir efsanesi gibi geliyor. Devlet
adamın birini arkanda izliyor. "Yürü koçum, kim
tutar seni?" diyor.
Sen de buna inanıyorsun. Çekirge gibi bir oraya bir
buraya sıçrıyorsun.
Var mı hakikaten böyle bir şey?
Diyelim ki var.
Her devletin yapamayacağı bazı işler vardır.
Birileri bunu devletin adını kullanmadan yapsın
ister.
Parası, pulu, suçu, mahkumiyeti adamın.
Ama
bazı şeylere bir yere kadar göz yumulur, arkasında
durulur.
Aşağı yukarı öyle.
İyiymiş.
Sen istemez misin arkanda böyle bir güç?
İstemem.
Niye?
Benim kafamdaki devlet başka.
Merak ettim, nasıl bir şeymiş o
devlet?
Suçu yaşatmayan bir devlet.
Dedi, suç dünyasının lideri.
Yaşatmayın. Ben suçluyu yaşatmayın demedim.
Suçu yaşatmayın. Suç
olmazsa
suçlu nasıl olacak ki? Mesela
sen, herkesin belinden silahını toplayabilir
misin? Milletin kazancını, parasını, pulunu kontrol edebiliyor
musun? Sokaklar psikopat
dolu. Hepsini toplayıp tımar edebilir
misin?
Edemezsin.
Niye edemezsin? Niye?
Çünkü benim içimdeki hırsı,
öfkeyi kimse kontrol edemez.
... Benim kontrol edemediğimi
sen de kontrol edemezsin.
Devlet suçu ortadan kaldırırsa,
zarar verilebilecek tek şey
kendim olur.
Boşuna sana Koleji demiyorlar, ha?
Oxford'lu.
Yapma, yapma! İşe yamama. Burslu
okudum. Ömrüm boyunca burslu okudum.
Oxford dahil.
Bir insan,
suçun felsefesini bilmiyorsa, insan olmayı
bilmiyordur.
Bak, devlet felsefeyle yönetilmez,
adaletle yönetilir. Adalet için de sosyoloji bilmen
lazım. Felsefe, senin bu yaptıklarına bahane bulmaktan
öteye gitmez. Felsefe, toplumu suçtan ya da suçundan
arındırmaz. He,
devlet eleştiriyi sever ama
öz eleştiriyi
sever.
Eyvallah.
Benimle ne elde edeceksin?
Herkes kendi alanını korumak ister.
Ben de kendi devletimi. Şimdi sen burada
önemli bir fonksiyondasın. Ama üstün çizildi beyim.
Üstelik bizim tarafımızdan da değil.
Belli ki bu Avrupalı istihbaratlar seni fazla milli
buluyor.
Ben bu toprakların çocuğuyum. Avrupa'da okuduk diye
oralı olmadık. Paramız var diye aslımızı
unutmadık.
Onlar da öyle düşünüyor, Bozo. Sana bir şans
verdiler. Bir ihtimal, bir umut, belki onların yanında yer
alırsın diye düşündüler ama...
olmadın.
Şimdi seni yok etmek istiyorlar.
Beni sen mi kurtaracaksın?
Seni,
seni ben bile kurtaramam.
Sadece merak etmiştim.
Ölmeden önce bir tanışmak istedim.
Bunun için teşekkür ederim.
Seni tanımak da güzeldi. Adın her
neyse.
Haydi beyler. Hadi sokak, sokak, sokak.
Beyler.
Evet.
Ne diyorsun?
Al benden de o kadar. Vay vay vay vay vay vay!
Gördün, görüyorsun, sen de göresin galiba. İşte bu.
Vay vay vay vay! Devam devam, devam devam. Basın, basalım.
Benden pas.
Bende de pas. Görür müsün? Bayağı
kemaş ya. Tırsma hadi, tırsma hadi. Elini kolunu karıştırma. Hadi hop.
Gördün, görüyorsun, sen de göresin yani.
Haydi ben zaten piyangoyu vurmuşum, üç kuruşa mı tenezzül edeceğim?
Gönder kızım, gönder.
Şans benden yana.
Hadi kızım devam.
Torun ay gözlüğünü buldun sen mi?
Abi.
Heh, söyle kardeşim, söyle.
Yukarıdan aradılar.
Hı?
Sultan Hanıoğlu geldi. Seninle görüşmek istiyormuş.
Kim gelmiş görüşmeye, kim?
Bozó'nun kız kardeşi Sultan yok mu?
He he.
Vaaay, vay, vay! Zafer'im, bunlar nasıl
adam ya? Bozó'nun erkek kardeşi öldü mü? Bunlar buraya kadın gönderiyor.
Ne demeye gelmiş, bir şey söylemiş mi?
Bilmiyorum ki abi. İstiyorsan ben bir gidip bir konuşayım.
Yok, yok, yok, yok, yok. Çağır gelsin.
Madem ayağımıza kadar bacılarını göndermişler,
e gelsin bir bakalım ha?
Hadi kimde sıra?
Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Bunlar senin yaptığını erken
çözdüler.
Ya çözseler ne olur, çözmeseler ne olur
Kemal? Bundan sonra Bozo gitsin cezaevindeki
gardiyanlara dert anlatsın, ha?
Eyvallah.
Hadi kimde sırada? Hadi gecemizi mahvetmeyelim.
Ben de baba sıra bende.
Hadi, hadi, hadi.
Adnan.
Buyur abi.
Otele giriyorsun, güvenlik odasını buluyorsun,
öğreniyorsun. Sonra bütün kayıtları kesiyorsun.
İçeri girdiğimizde de çıktığımızda kimse belgeleyemeyecek.
Tamam mı?
Nasıl olacak o? Benim içeri girdiğimi görecekler.
Tak bir şapka, başını öne eğ, içeri gir, odayı bul, silahını
çek, yakarım de. Gerekiyorsa da yak Adnan.
Tamam abi de, şapka getirmedik ya o açıdan.
Bagajda var.
Tamam abi.
Ee, Haydar Ali, biz ne
yapacağız?
Adnan'a haber versin, sonrasını hallederiz.
Yavuz abi, bak Allah aşkına şu susturucunu tak.
Nam yapılacak yer değil burası.
Kes Adnan kes, git kablo kes.
Hadi.
Zevzek! Bu daha kısa pantolonla gezerken biz
avlıyorduk. Bir de bana okul öğretiyor.
... Var değil mi susturucu?
Var. Haydar Ali, susturucum var. Ya sen
bunlara niye kapılıyorsun? Yaşar abiyi tanıdık diye ben tatmadım
susturucu. Vallahi adımızı çıkarıyorlar.
Yemin ediyorum adımızı çıkarıyorlar yani.
İşte
geldik.
İyi.
Çantanızı ve montunuzu alayım.
Abi!
Adnan Abbas.
Geldi usta hanım.
Hoş geldiniz.
Merhaba.
Siz kış bahçesine geçin, ben geliyorum.
Buyurun. Kimde sıra?
Hadi Kemal, seni mi bekliyorum ama ben gece
gece?
Ne ikram edelim size?
Hiçbir şey.
İyi, sen
bilirsin.
Beklesin,
biraz beklesin de beklemeyi öğrensin.
Nasıl olsa Bozayı çok uzun bir süre bekleyecek, ha?
Alıştırma yapmış olur.
Beklesin ya, işine beklesin.
Bekleyecek.
Kıpırdamayın lan!
Ağzınızı açarsanız sıkarım.
Geç, geç.
Atın lan
silahlarınızı. At lan silahını!
Bütün kayıtları silip kameraları kapatın.
Hadi.
Şimdi,
Sezai Habbal
nerede
kalıyor?
Efendim Adnan.
Abi, kameralar kapalı. Girebilirsiniz.
Sezai otuz üçüncü katta kral dairesinde kalıyor.
Tamam Adnan.
Ha bu arada abi, bütün katı almışlar.
Her odada adamları var. Dikkatli olun.
Sağ
ol.
Haydar Ali,
plan biraz sorunlu değil mi
sence?
Hangi açıdan Yavuz?
Ya Adnan'ı duymadın mı? Bütün katı kapatmışlar.
Her odaya bir adam koymuşlar diyor. Onları nasıl geçeceğiz?
Polis gelmeden, kimseye görünmeden Pamuklu'ya nasıl
Beceremezsek ya ölürüz ya da Bozoyla beraber
cezaevine gireriz.
Sorun
var mı?
Cezaevine girmekte sorun yok.
Ama öleceğimi bilseydim anamdan bir helallik isterdim
yani.
Anan avucunda bir şey görseydi sana söylerdi Yavuz.
Ya o bana evlatlık muamelesi yapıyor.
Varsa yoksa Bozaya bir şey olmasın.
Ben ölsem de olur yani.
Peki.
Yavuz, asansörle gitmiyoruz.
Otuz üç kat yürüyecek miyiz?
Birincisi oda kartımız yok, asansörü kullanamayız.
İkincisi asansörün çıkışına adam koymuşlardır.
Önce onu indirmemiz lazım. Yani merdivenden
çıkıyoruz.
Susturucuymuş, tam namımızı yürüteceğimiz
yerde.
...
Yavuz, üstüne bak. Kartlar
sağda.
Güvenlik
kartı.
Şurası Hamburglu'nun
dairesi. Önce diğer odalar, sonra
burası.
da
boş.
Bu son odaydı. Sen asansörün orada bekle.
Gelen olursa indir direkt.
Tamam.
Ben servis kapısından gireceğim içeri.
...
Wir
müssen sehr vorsichtig sein. Deswegen möchte ich drei, vier
Alternativen einsetzen. Ist das für Sie akzeptabel?
Okay.
Als erstes kommen Beratungsgesellschaften infrage mit
erhöhten Dienstleistungshonoraren.
Dann kommen die Immobiliengesellschaften, wobei man alte
Gesellschaften, alte Immobilien kauft und
kernsaniert, mit hohen Gewinnen verkauft.
Okey.
Zuletzt kommen dann die digitalen Einkaufsplattformen
sowie aber auch digitale Casinos.
Sind die für Sie akzeptable Möglichkeiten, Herr
Sezai?
Herr Sezai?
Hamburglu.
Sind Sie noch da, Herr Sezai? Hallo!
Kapat
onu.
Bakaya.
Sakın!
Geç içeri.
Bak, sakin ol, tamam mı Haydar Ali?
Oturalım, konuşalım. Hadi.
Olur.
Konuşalım.
Buyur.
Seni dinliyorum.
Bozo'yla anlaşamadık
ama seninle anlaşabiliriz.
Bana İstanbul'da güvenebileceğim bir ortak lazım.
Bozo bitti.
Ama sen daha yeni başlıyorsun.
Sezai, aslında
seninle anlaşmamızın bir yolu var.
Güzel,
seni dinliyorum Haydar Ali.
Sultan.
... Ferhat'la ayrılmışsınız.
Öyle oldu.
İyi çocuktur Ferhat.
Zamparalıkta mı ne yakalamışsın, öyle duyduk.
Boş ver şimdi Ferhat'ı Zafer. Konumuz o
değil. Konumuz
abim.
Ferhat'la barıştır dersen
belki bir şeyler yapabilirim
ama abinle ilgili hiçbir şey yapamam
Sultan.
Yaparsın Zafer,
yaparsın.
Nasıl bir teklifle geldin bilmiyorum ama
bu işler öyle yürümez.
Bozo gibi bir adamın özgürlüğüne karşılık verilecek hiçbir şey
yok Sultan.
O yüzden,
sen teslim olacaksın.
Sultan, sana teslim oluruz olmasına
da, bu abine yaramaz.
Yok,
polislere teslim
olacaksın.
Abin sana yakalattığı mallardan mı verdi Sultan?
Bu neyin kafası?
Zafer! İkimiz de çok iyi biliyoruz
o konteynerın senin olduğunu.
Kim diyor bunu?
Hamburglu. Hatta
birazdan arayacak
seni.
Seni buraya kim gönderdi Sultan?
Nişanlım.
Senin nişanlın kim ya?
Her şeyi biliyorsun, bunu mu duymadın?
Haydar Ali Aslan.
Kendi niye gelmedi de seni yolladı?
Çünkü o şu an Hamburglunun
yanında.
Abi!
Telefon.
Hamburglu arıyor.
O abi.
Buyurun Sezai Bey.
Zafer, evin önünde narkotikten ekipler var.
Gidip teslim ol.
Konteynerin sana ait olduğunu itiraf et.
Daha neler Sezai Bey!
Zafer, seninle buluştuğumuzda ne söylediimi
hatırlıyor musun? Ölmek de var, içeride
çürümek de. Ben sana öl
demedim.
Benim istediğimi yapacaksın.
Gerisini konuşuruz.
Ben teslim olmam.
Ama madem size bir söz
verdik,
belli ki zor durumdasınız. Sözümüzü
tutacağız.
Kardeşim ailemiz adına teslim olur.
Suçunu
üstlenir.
Bu iş burada bitmedi Sultan. Haydar Ali Aslan'la
git vedalaş. Bunun hesabını
ödeyecek.
Olur, olur, söylerim.
Şener.
Abi.
Çok uzun sürmeyecek kardeşim, tamam mı? Abi.
Sen nasıl istersen.
Ben bir yolunu bulacağım kardeşim, merak etme.
Ben bir yolunu bulacağım.
Hadi bakalım çıkalım, yukarıda bizi
bekliyorlar.
Hadi.
Hadi beyler, eğlence bitti. Hadi dağılın. Hadi eğlence bitti.
Dağılın hadi.
Boşalt hadi,
boşalt!
Şener Şeytan Dereli itirafta bulunacakmış
komiserim.
Alın bu arkadaşı.
... Abinler sabah adliyeye sevk edilecekler.
Eğer dediğin gibi itiraf olursa serbest kalırlar.
Olacak komiserim, olacak. Abimler çıksın,
hep birlikte bir yemek yiyelim.
Yavuz!
Çıkabilirsiniz paketten ha.
Her şey için teşekkürler. İyi akşamlar.
İyi
akşamlar.
Zafer kardeşini mi yaktı?
Abinin kıymetini bil Paşa.
Allah Allah! Asıl sen abinin kıymetini
bil. Adam gibi adamla nişanladı
seni.
Komiserim de hiç fena değil.
O iş çoktan bitti Sultan.
Kesin bitmiştir, kesin.
Oo, ne haber Aslı?
İyi.
Sizden?
İyi, çok iyi. Hatta
muazzam.
Dalga mı geçiyorsunuz benimle? Hande'den öğreniyorum
Bozo'yla görüştüğünüzü.
Senin yüzünden görüştüm. Merak ettirdin beni.
Şöyle etkileyici adam dedin, böyle etkileyici
dedin. Gittim kendim
gördüm.
Ne demeye?
Bizimle çalış demeye.
O ne dedi peki?
Cevabını bildiğim şeyi söyledi. Herkes kendi yoluna
dedi. Ama haklısın ha,
adamın bir kafası var. Etkileyici adam.
Tabii sizin gibiler için.
Sağ olun.
Bozo sizi şimdi görmüş oldu. Biliyorsunuz ki ben de Merdan'a isminizi
söyledim. Nasıl olacak?
Ben ismimi söylemedim Aslıcığım.
Ateşle oynuyoruz.
İşimiz bu. Getir.
Ne yaptı senin adamın?
Başardı Hamburgluyu ikna etmeyi.
Hımm.
Hıhı. Şeytan Dereli itirafçı
oldu.
Hangisi?
Şener.
İyi.
Haydar Ali'ye söyle, bundan sonra çelik yelekle
gezsin.
Oteli de temizleyin.
Ekip gönderdim. Ayrıca Haydar Ali
çelik yelek falan giyemez.
Aslıcığım, sen bugün biraz gergin misin?
Bu avukatlık işi seni strese mi sokuyor? Hayırdır?
Aşk olsun Yılmaz Bey ya, siz strese sokuyorsunuz ya beni.
Şimdi öleceksin derken bu adam tam olarak ne demek istemiş
olabilir acaba?
Çok da büyük bir öngörüde bulunmadı Efraim.
Bir gün herkes ölecek.
İyi de istihbarat
niye şimdi seninle görüşmek istiyor?
Yani bu adam sana gelip niye sorular soruyor?
Yani bayram değil, seyran değil, bu öpücüğün sebebi ne?
Bayram, Efraim, bayram. Nerede değecekler bir daha
bana?
Ya değdi de ne oldu yani?
Tam umudumu kaybetmiştim Efraim.
Gördüm,
gördüm. Bir devlet var. Ama gizli ama derin
bir devlet var.
Şimdi sana millisin dedi diye
sevdin mi sen bu adamı? Yani konu ne tam
olarak?
Bir ömür mücadele edersin,
ömrün biter, kimse
anlamaz.
E, adam anlamış.
Arkandayız demiş. Gelmiş sana bir teklifte bulunmuş,
sen de reddetmişsin.
Adam bana bir teklifte bulunmadı.
Arkandayız dedi. Gel benimle çalış kısmını diyorsan
Efo, benim kimseyle çalışmayacağımı,
kimsenin emrine girmeyeceğimi bilecek kadar zeki biriyle
tanıştım ben.
Benim defterin konusu geçti mi? Yani kolyeni
getirmiş ya, onun için soruyorum.
Efraim, korkuyorum bir defterin karşılığında her
diyeceksin.
Ya Vodo, ben senin için endişeleniyorum.
O defterde benim hatıralarım yazmıyor, senin talimatların
yazıyor.
Buyurun.
Komiserim, bizim rahatımız yerinde, bir eksiğimiz
yok. Eğer dışarıda da bir arıza yoksa biz
burada.
Yarın adliyeye sevk edileceksiniz.
Ha, acilen sevk.
Konuşacak bir şey kalmadı demek. Biz kesin cezaevi
postasıyız. Yani ben öyle hissediyorum.
Büyük ihtimalle serbest bırakılırsınız.
Gerçekler suçunu itiraf etti.
... Nasıl olmuş o iş?
Valla detayları siz daha iyi bilirsiniz.
Bilmediğiniz bir şey varsa da artık yarın öğrenirsin.
Hadi gözünüz aydın.
Sağ ol.
Efo be!
Senin de bugün hislerin, hı?
Maşallah, maşallah.
Ne yaptınız?
Halloldu.
Boza yarın çıkar büyük ihtimalle.
Hamburglu'yu ikna ettin, o da adamını teslim etti, öyle
mi?
Öyle oldu.
Gözün aydın!
Eşine kavuşuyorsun yarın.
Sevinmedin mi?
Ali, sen bunları nasıl yapıyorsun?
Sen bunları nasıl beceriyorsun, nerede öğrendin diye sana soracağım ama
galiba senin de dediğin gibi.
Ben seni hiç tanıyamamışım.
İkimiz de birbirimizi tanıyamamışız
Ceylan.
Neyse, Paşalar Sultan gelir
birazdan.
Bence Sultan'ın gönlünü fethettin.
Abisini kurtararak yaptın bunu tabii.
Bir kadını daha aşık ediyorsun kendine.
Yine hiçbir şeyden haberi olmayan, seni hiç tanımayan bir
kadını.
İstediğim kadın bana aşık olmadıktan sonra
bütün dünya aşık olsa ne yarar
gülüm?
Bence bizim kaderimiz bir noktada birleşecek, biliyor
musun? Başında olmadı
ama sonunda olacak.
O ne demek?
Geçmişimiz ortaya çıktığı
gün.
Biz bunun bedelini canımızla
ödeyeceğiz.
Kaderimiz orada birleşecek Ali.
O zamana kadar herkes ne yaşaması gerekiyorsa yaşasın.
Bakalım sonunda ne olacak Haydar,
Ali?
Bakalım.
Halide,
Ceylan.
Bakalım.
Vay, vaylar
Ali!
Helal olsun be.
Yenge, gözümüz aydın.
Hepimizin Paşa, hepimizin.
Senin sayende Haydar Ali.
...
Abi, gelmişsin.
Geldim Melek.
Melek! Senin bu abin, bundan sonra benim de
ikinci abim. Bak sana o kadar söylüyorum, tamam
mı?
Ceylan. Yani tabii oraya kadar gittim ama her şey
yolunda gidecek mi, planlar tutacak mı hiç emin değildim.
Sonra bir telefon.
Nasıl sevindiğimi size anlatamam.
Yani şimdi Bozkurt abi serbest mi?
Yarın, değil mi? Yarın çıkacaktı.
Yani, Pınar öyle söyledi.
Pınar ne alaka ya? Hem alıyor hem salıyor mu bu kız, ne
yapıyor?
Ya normalde ben de tavırlıydım da işte, son anda hatasını telafi etti
komiserim.
Paşa, yarın ara da gönlünü al kızın.
Hem ben o kadar söz verdim abim çıksın, hep birlikte olacağız diye. Ayıp olur.
Sultan. Abim hele bir çıksın,
sonra.
Çıkacak.
Ve bundan sonra sen ne dersen o olacak benim
için.
Adam gibi adam istemiştim.
O senmişsin.
Yanlış laflar edip
seni kırdığım için özür dilerim.
Sana kırgınlığım yok.
Sana hiçbir kırgınlığım
yok.
Neticede hepimiz daha yeni yeni tanıyoruz birbirimizi, değil
mi?
Biz de sana minnettarız Haydar Ali.
Kocamı kurtardın.
E, onun da dediği gibi ya,
kocaman bir aileyiz hepimiz.
Biz müsaade edelim de
siz yalnız kalmak istersiniz şimdi.
Aynen,
Ceylan haklı. Gidelim de nişanlılar birbirini
tanısın.
O zaman ben de bir Boz'un yanına gideyim, bir detayları öğreneyim.
Yani otelde kayıt meyt kalmasın.
Olur, olur, olur.
Ne sandın? Belki
utandım. Gözlerinde
yaşlığın her damlaya sardım.
Bir andım, hüsnü
zandım.
Yalan da olsa her gülüşe
kandım.
Tamam, belki onlar
bilmez, ben
utandım. Belki ben de
yalandım. Ve zaman
girdi aramıza birden.
Demek ki ya tutuklusun ya da
gözaltı.
Dayandım kapılara,
yalnızım uzak ara. Deryaya
dalmışım ben, sığmam hiç
odalara. Vapurlara, adalara
vurdum hep karavana. Eğer ki sen
de yoksan çıkmam hiç karalara.
Tamam, belki onlar
bilmez, ben
utandım. Belki ben de
yalandım. Ve zaman
girdi aramıza birden.
Demek ki ya tutuklusun ya da yer
altı.
Sağ olun.
Teşekkür ederim.
Ee, yaptığımız bütün plan ve yaptığımız her
boşa mı gitti Sezai Bey?
Boşa giden bir şey yok Ferhat. Artık düşman ne sizsiniz, ne de
biziz. Şeytan dedeli kardeşini
verdi. Zafer artık beni bile
dinlemez. Ya Boz'unun kardeşine
sıkar ya kendine sıkar,
ya da siz hariç bütün aileye.
Zafer akılsız bir adam değildir. Doğru zamanı
bekleyecektir. Boşa kurşun atmaz
o.
Abi, bu Zafer konusunun bize dönmeyeceğine emin
misin?
Benim sayemde servet sahibi oldular.
Yesinler Boz'u, daha büyük servete sahip olsunlar.
Bize bulaşamazlar.
Ee, sen ne diyorsun Merdan?
Ben de böyle olmasını beklemiyordum.
Bozo içeri girseydi
hepimiz için işler daha da kolaylaşırdı derdim.
Ama gördük ki dışarıda bıraktığı adam da az bir bela
değilmiş.
Onun her tarafı bela olsa kaç yazar?
Etrafında adam yokmuş gibi Sultan'ı gönderdi adamların ayağına.
Var mı böyle bir şey?
Oğlum, Sultan'ı adamlara gönderirken kendisi
Bak, kimsenin bilmediği oteli tespit etmiş.
Odasına kadar bütün korumaları öldürmüş
ve arkasında tek bir iz bile bırakmamış.
Yani anladığım
Boz oğlum da olmasa
Sezai şu an burada olmazdı.
... Daha ne diyeyim?
Sultan'ı kaybetmeyecektin Ferhat.
Kadın konusunda tuzağa düştün.
Bence de. Bak nasıl yaparsın bilmiyorum ama bir
bulmalısın. Sultan'ın gönlünü yeniden
kazanmalısın. Haydar Ali'nin abisinin hayatını
kurtardığı yerde
meydanı boş bırakamazsın.
O zaman bunun tek bir yolu var: o adamın
ölmesi.
Yoksa ben Sultan'dan asla vazgeçmedim.
İşte bunu da ancak amcam çözer.
Hah, dayımlar geldi!
Kızım şimdi çıktık dediler telefonda. Uçmadı ya bunlar.
Bismillah.
Ne oldu kız? Şeytan mı gördün?
Pardon, ee, hoş geldiniz. Buyurun.
Merhaba kızım.
Merhaba.
Merhaba Yıldız.
Merhaba.
Aa, Rıfat abi, siz mi geldiniz?
Gülo, insan bir hoş geldiniz
der.
Yıldız, öp amcanın elini kızım. Şadiye'm, hoş
geldin. Sefalar getirdin.
Hayırsız! Arayıp sormazsın, ondan sonra sefalar
getirdin.
Hele bir yol verin de Gülsüm annenin elini öpeyim.
Derman, evladım, nasılsın?
Mükemmel.
Belli belli. Hadi geçin.
Gülsüm Hala.
Şadiye, kim bu kız? Çiğdem bu kadar
büyümüş olamaz.
Aşk olsun, tanımadın mı beni?
Yavrum, ben seni son gördüğümde yerlerde
Gel bakayım. Hadi
geçelim.
Ee, duyunca koştum geldim.
Neyi?
Neyi olacak Gülo? Yeğenimi içeri atacaklardı
ya. Hemen sağı solu aradım.
Neyse ki halloldu.
Ayıptır sorması Rıfat abi, kimi aradın?
Gülsüm Anne. Babam yol boyunca o şeytan
Derelilerin bütün sülalesini tehdit
etti. Baktılar ki
geliyoruz, hemen kardeşlerini teslim ettiler.
Yavuz abi böyle anlatmadı ki bu konuyu bize Derman abi.
Bırak şimdi Yavuz'u sen. Yoldan geldiniz,
açsınızdır. Efraimler gelecek diye bir şeyler
Hadi buyurun sofraya.
Bozo'yu ara. Elimi öpmeye buraya
gelsin. Tamam?
Hadi sofraya.
Daha yiyeyim-
Bir şeyler servis getiririm.
O Gülo'nun yemeği değildi.
Sen
bunun elini bilmezsin.
Doğru, ben onun elini bilmem.
Ama o hepimizin elini iyi bilir.
Sağ ol arkido.
Şu börekten ver kızım, annen vermez.
Olmaz, yok. Tamam, tamam anneciğim, bir tane
vereceğim.
Ee, Yıldız, biz yerken sen anlat.
Neler oluyor burada? Bozo,
Sultan'ı ayırmış Ferit'ten, Haydar Ali'ye
vermiş. Paşa da yanlış kişilerle
görüşüyormuş duyduğuma göre. Anlat,
detay detay anlat kızım.
Anlat kızım, anlat. Sen ne kadar detaylı
anlatırsan anlat eksik kalırsın.
Rıfat amcan her şeyi bilmeseydi gelir miydi
buraya?
Evet, bilirim.
Her şeyi bilirim. Onun için buraya da
herkesi hizaya çekmeye
geldim.
Afiyet olsun. Oğlum, bak mercimek aktı canım.
Doldur.
Ver anne, ver.
Ömrüm! Güzeller
güzeli karım.
Çok şükür.
Kız, epey bir bir gün oldu daha ayrı kalalı.
Olsun,
bir ömür de olabilirdi.
Yalan yok...
Vallahi ben de buna bir dertlendim. Ha, Efraim?
Allah için öyle yenge.
Geçmiş olsun Efo.
Sağ ol
yenge.
Sultanım. Abim. Oy,
güzel kızım.
O yaptığın olacak iş değildi.
Ama
yaptın.
İyi yaptın.
Bence de olacak iş değildi. Ama oldu.
Çok şükür oldu.
Hı hı.
Meleğim.
Geçmiş olsun Bozkürt amca.
Sağ
ol güzel kızım. Oh!
Haydarım.
... Sendeyiz demiştim. Doğru
yerdeymişiz.
Cümle alem gördü ki kan
bağımız yok
ama can bağımız var.
Kardeşim
benim!
Sen bu şeytan deliği
nasıl ikna ettin?
Doğru iletişim Bozo. Her şeyi çözer.
Bu, işte bu.
Birazcık oturalım hadi.
E Bozo, şimdi
hiç canınızı sıkmak istemezdim ama bir şey söyleyeceğim.
Sen bir şey söyleyeceksin, bizim canımız sıkılmayacak ha Yavuz?
Hadi söyle, dökül. Ne oldu?
Şimdi mesaj geldi.
Don Çiçi... Bizim evdeymiş.
Amcam ne alaka ya?
Sorma. Annem diyor ki, "Geldi, elini
kaldırdı, gelsinler öpsünler diye bekliyor." diyor.
Beklesin, eli biraz yorulunca
gideriz.
Bir üzerimi değiştireyim, çıkarız Efraim.
Gitmişken mahalleliye de bir görünelim.
İyi olur Bozo. Laf söz olur şimdi seni bir görsünler.
Paşam.
Buyur ağam.
Git komiserimin gönlünü al. Kız bize içeride çok iyi
davrandı.
Vakti zamanında Efolar, kızın bize getirdiği dürümler kadar çok
Öyle mi Efo?
Vallahi öyle Paşa. Üzerimizde çok hakkı var komiserimin.
Ya abi, tamam, üstüme gelmeyin ya!
Ben arayacağım onu az sonra, sen merak etme.
Arama Paşa, emoji de yollama. Git
kıza bir çiçek al, bir yemeğe çıkar.
Yok öyle kuru kuru kurban olayım sana.
Ömürüm,
gel bakayım şöyle. Gel ne giyeceğiz bir bakalım.
Gel biz de ofise geçelim.
Abi, az bir konuşabilir miyiz?
Caner'im önemli mi?
Önemli abi, önemli.
Söyle kardeşim.
Abi,
biz böyle elimiz kolumuz bağlı oturup bekleyecek miyiz?
Abimi, öz kardeşini verdin sen. O Haydar Ali denen adam
hayattayken biz nasıl sokağa çıkacağız abi?
Ölecek Caner'im, ölecek. O da ölecek,
Bozo da ölecek.
Ama her şeyin bir zamanı var. O Haydar Ali'yi
Sultan'la evlendiği gün geberteceğim.
Karısının gelinliğini kana bulayacağım.
Ama Bozo'yla olan hesabım çok daha büyük olacak.
Abim, canım abim, şimdi bunların mürüvvetini görmeyi mi
Caner, uzatma. Ne diyorsam o.
Eyvallah abi.
Müsaadenle.
Ee, ne dedi Zafer abi?
İstendiğini diyor, ne diyecek? Ben bitireceğim o Haydar
Ali'yi.
Anacığım.
Oğlum.
Sabahtan beri içimde bir sıkıntı var.
Demek ki başımıza gelecek olan bunlarmış.
Geldikleri gibi giderler anacığım, sen sıkma canını.
Zor giderler, ben sana diyeyim de.
Kalıcı bunlar. Gel sana da bir sarılayım,
gel.
Sen benim oğluma
kardeşlik yaptın ya, bundan sonra sen de benim evladım
sayılırsın.
Sağ olun, eksik olmayın.
Hadi.
Tabii, tabii, herkes evladım, biz evlatlık.
Yavuz,
hadi.
Vay, vay, vay, vay!
Bozkurt'um gelmiş,
yeğenim gelmiş.
Amcam.
... Seni içeri aldıklarını duyunca
gene kalbin tekledi.
Bilmez miyim?
Dil altımı verdi de çatı, buraya kadar yetiştim seni görmeye.
Sefalar
getirdin.
Ortalığı yine ateşe sen vermişsindir
Derdo. Bozo içeri girdi, bir ömür
çıkmaz demişsindir.
Senin çıkamayacağın yer mi var Bozkurt?
Eyvallah. Buyur
yengem, hoş geldin.
Bozkurt'um, hoş bulduk oğlum.
İrem'im, güzeller güzelim.
Geçmiş olsun Bozkurt abi.
Sağ ol, sağ
ol.
Tanıştırayım. Duymuşsundur gerçi.
Haydar Ali Aslan.
Ekşitme
suratını,
sen de sevmezdin Bedo'yu. Hem
bir kez daha hayatımı kurtardı az evvel Haydar.
Senin hayatını kurtarmış madem, o zaman diyecek bir
lafımız yok.
Yengem, duymuşsundur, Sultan'la nişanladık
Haydar'ı.
Duydum, duymaz mıyım? Hatta
Mardin'e gelecekmişsiniz, düğünü orada yapacaksınız
dediler.
Ama olanları duyunca
tadımız kaçtı. Amcam apar topar gelmek istedi.
Amcam işini bilir.
Ağanın döşeği boş kalmaz deyip gelmiştir amcam.
Döşek boş kalmaz da yeğenim,
Allah korusun yanlış biri oturur da sonra
kaldıramazsın.
Merdan'dan mı bahsediyorsun Rıfat abi?
Ya Merdo'dur, Ferdo'dur benim için hiç fark etmez.
Ama...
Bozo'nun yeri doldurulamaz.
Ee, Bozo senin yerin doldurulamaz.
Anladın?
Amcam benim.
Ha, amcam mamcam diyorsun da bana isim
takmışsın. Neydi o?
Don Çiçi Baba.
Ne çiçi?
Don.
Don. Uyuyor mu
bu?
Beğenmediysen değiştiririz amcam.
Don Kişot nasıl?
Don Juan.
Vay, vay! Yok, yok kalsın. Bu
Don Çiçi kalsın, daha iyi. Ben adamın
soyuna bakmam, yaptıklarına
bakarım. Çido baktı
internetten, bütün İtalya'ya kök
söktürmüş. Ben de sevdim.
Konuşturma şimdi beni.
Sen de Mardin'de az kök söktürmedin Don Çiçi.
Maşallah damadımız da boylu posluymuş.
Yakışır Sultan'a.
Teşekkür ederim.
Çido, çay getir, kahve getir. Yıldız da kaçıp gitti
buradan. Yerini dar etmişiz gibi.
Yok canım, ne kaçıp gitmesi? Sultan'a yardıma gitti.
Akşam orada yemek yiyecekmişsiniz.
Yengem akşam bizdeyiz.
Tabii.
Aferin yeğenim, iyi düşünmüşsün.
Akşam bir araya gelip de şu yüzükleri takarım.
Biz o yüzük işlerini hallettik aslında.
Bu Haydar Ali de kendi derdinde galiba
kuzen.
Çido'yla
Paşa'yı diyor babam.
Çocukları beşik kertmesi yaptık ya
yeğenim.
Biz bir şey yapmadık amca.
Paşa'nın sünnetiydi, geldin, "Ben bunu benim kıza alacağım."
dedin.
Ee?
Eesi, ben de küçüktüm. Bir şey diyemedim.
Ama artık devir değişti.
Ee,
devir değişti diyorsun da...
Sultan'ı Ferhat'tan alıp
buna vermiştin. Demek ki devir
değişmemiş.
Kızımla
yeğenim birbirlerine uygundur.
Hele bir dur Rıfat Bey, gençler bir birbirlerini
görsünler, tanısınlar, bakarız
sonrasına.
Bakmayız Şadiye anne, bakmayız. Bozo,
Paşa için yanlış şeyler konuşuluyor.
Polisle iş birliği falan. Bu dedikoduların önünü
kesmek lazım.
Derdo, her şeyin önünü
kesemeyiz. Yengem
haklı. Gençler bir tanısınlar
birbirlerini, kendileri karar versinler.
Ya, bu züriyyesizdir. Bari kızımdan bir torun
seveyim.
Ölmeden tek arzum
budur.
Allah'ım sana uzun ömürler versin amca.
Sağ ol.
Allah razı olsun.
Bırak şuraya.
Al oğlum.
Sağ ol anam. Eksik olma.
Aferin benim güzel kızıma.
Sağ olasın.
Teşekkür ederim.
Baba, bitter yer misin?
O kim lan?
Çikolata.
Yok, ben sütlü severim.
... Helal!
Sen niye zahmet ettin Gülsüm Ana?
Yıldız kaçıp gitti diye, niye olacak?
Ne diyorlar abla içerde?
Çiğdem'le Paşa evlenecek diyordu Lonçici.
Ne?
Olur mu öyle şey ya?
Paşa hayatta kabul etmez onu.
Ferhat'ın intikamını almak istiyor.
Neyi anlamıyorsun?
Ben söyleyeyim o zaman Paşa'ya durumu dayı. Pınar'la hiç boşuna barışmasın.
Nasıl anlatacaksın narkotik polisine?
Örstür, töredir, kertmedir.
Abi kaldı mı böyle şeyler ya?
Kalmış demek ki Adnan. Üstümüze vasıf olmayan işlere karışmayın,
de bir şey söylemeyin. Nokta.
Biz kalkalım, nasıl olsa akşam beraberiz.
Nereye Bozo?
Mahalleli geçmiş olsun demek istemiş.
Görünmezsek olmaz.
Benim geldiğimi de duyur da el öpmeye gelsinler.
Tabii, duyurmam mı? Şimdi Yaşar da
yok. Kim duyuracak senin
geldiğini?
İyi yapmışsın. Yahu Yaşar çok konuşuyordu.
Ben bir şey yapmadım.
Ben de sen yaptın sandım.
Neyse, siz işinize
bakın.
Eyvallah.
Ben geçireyim sizi.
Kimseye söyleme Amca'nın geldiğini.
Bunun ayakçılarıyla uğraşamam şimdi.
Söylemem, söylemem. Merak etme. Ama akşam yemeğe sen de gel.
Allah aşkına, şunun eline mi bakacaksın, kahvesine, falına mı bakacaksın?
Korkut, vazgeçir şunları.
O Şadiye inadından vazgeçer mi? O Rıfat bir şeyden korkar
mı? Allah Paşa'ma acısın. Hadi gireyim
ben. Hadi yavrum.
Haydar'ım, ne diyorsun Lonçici'ye?
Vallahi sen bugüne kadar iyi sabretmişsin ha bunlara.
Bunlar her gün arkandan kuyunu kazar senin.
Bunlar kuyumu kaza kaza bitiremedi de, içine bir beni atamadılar
Haydar'ım. Ne zaman bunu bitirin desem, kalp krizi geçirdim deyip kendini
hastaneye yatırıyor. Kaç oldu Efe bunun kalp
krizi?
Vallahi ben on altıda saymayı bıraktım Bozo.
Arabalarla gitmeyecek miyiz Bozo?
Yok Yavuz'um, şöyle yürüyerek turlayalım mahalleyi.
Arabalar da Hasan'ın oraya
gitsin.
Abi geçmiş olsun.
Hayırlısı olsun. Bunu senin için yaptım. Allah kazalardan korusun.
Allah seni başımızdan eksik etmesin.
Sağ ol, sağ ol, sağ ol.
... Yolunuz bahtınız açık
olsun. Sultanla çok mutlusunuz.
Hep
mutlu
olun inşallah.
Haydar abi size bir iki numara gösterecek. Göster Haydar.
Evet, hazır mısın?
Hazırım.
Vay benim Haydar'ıma bak! Aslanım benim.
Hoş geldiniz, hoş
geldiniz. Anacığım ne haber?
Hoş
geldin.
Hoş geldin.
Bozo, geçmiş olsun. Bozo abi, hoş geldiniz.
Haydi arkadaşlar.
Müsaade edin. Haydar enişte, Haydar enişte hoş geldiniz. Hoş geldiniz.
Eyvallah. Efraim.
Eyvallah.
Gördüm, bende.
Dur lan, dur, dur!
Efendim?
Kim?
Tamam.
Tamam, tamam.
Hoş geldin.
Sağ ol.
Hayırlı uğurlu olsun.
Bozo oğlum, hoş geldin.
Hoş gördük anacığım. Ne haber, iyi misin? Vay babam benim.
Hoş geldin.
Ne yapıyorsun?
Sağ olasın. Haydar abi, hoş geldin.
Hoş geldin.
Baba, ne yaptın be, he? Haydar sayesinde buralardayız.
He, Haydar'ım.
Hayırlı olsun.
Eyvallah, sağ ol.
Abi hayırlı olsun.
Eyvallah.
Rafik gezme şaşma-
Haydar!
Heyecanlı olsun, heyecanlı olsun.
Dünya kadar malın leyli
leyli, leyli leyli, leyli leyli, leyli
leyli.
Olsa ne fayda?
Söyleyen dillerin,
söylemez olur,
söylemez olur.
Bülbül gibi dilin
olsa ne fayda, olsa
ne fayda?
Söyleyen dillerin
söylemez...
... Duyulamaz olur bülbül
gibi dilin. Olsa ne
fayda, olsa ne
fayda?
Sen söylersin söz
içinde sözün
var, heyecan sözün
var. Çalarsın, çırparsın
leyli leyli, leyli leyli, leyli
leyli, leyli leyli.
Oğlun, kızın var, şu
dünyada üç beş arşın
bezin var, arşın
bezin var. Tüm bedesten
senin! Olsa ne
fayda, olsa ne
fayda?
Şu dünyada üç beş
arşın bezin var,
heyecan bezin var. Tüm
bedesten senin. Olsa
ne fayda, olsa ne
fayda?
Dünya benim değil, zapta
geçirse, zapta
geçirse
kanun kadar malın. Olsa
ne fayda, olsa ne
fayda?
Next Nextar Televizyon Yeraltı'nı
sundu.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.