All language subtitles for Cennetin Cocukları 20

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian Download
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Isko

ne oldu Arif?

>> Oğlum ben çok acıktım lan.

>> Düşünmemeye çalışıyordum. Sabah olsan

halledeceğim ben.

>> Oğlum biz bu gidişte sabaha kadar

donacağız ya.

>> Sana hiçbir şey olmayacak Arif. Ben

buradayken sana hiçbir şey olmayacak.

Şu geceyi bir geçirelim.

Ekmek de bulacağım ben sana.

>> Sadece ekmek mi?

>> Belki peynir de bulurum. Hatta zeytin

bile bulurum.

>> U var ya ekşi ekşi. Üf. Sen bu geceyi

bir çıkar. Çikolata da bulacağım ben

sana. Çikolata mı? Çikolata tabii. Hem

de en sevdiğinden fındıklı.

>> Vallahi mı lan?

>> Vallahi lan.

>> Kralsın be. Isko.

>> Merak etme kardeşim.

Sabah olacak ısınacağız.

Bir gün bize de sabah olacak.

O sen girebiliyor musun artık içeriye?

>> Var bizim de hatır sayılır bir iki

arkadaşımız sağ olsunlar.

>> Bizim de bir tane vardı. Eksik olmasın.

Arif o tarafa çok bakamıyorum kusura

bakma.

Parmaklık görmeye tahammülüm yok.

Duvarlar daha iyi.

Eski bir dostla konuşuyormuşuz gibi

oluyor. Sürekli karşımda.

Kaderime bakıyorum aslında.

Bir keresinde

pazarda onlardan izin almadan su

sattığım için üç tane çocuk peşime

düşmüştü. Hatırlıyor musun?

>> Şu bütün pazarı koşarak kaçtığımız

mevzuyu mu diyorsun?

Evet o mevzu. Sonra sen köpeklerle

gelmiştin. Yahu köpekten korkmana rağmen

köpeklerle gelmiştin. Sonra çocukları

korkutup kaçırmıştın.

>> Önce kendi üstüme çektim. Sonra onların

üstüne saldırttıydım.

Hay Allah'ım. Ya Rabbim ya.

Sen köpekten çok korkardın kardeşim.

Hala korkuyorum ama işin ucunda sen

vardın oğlum.

>> Şimdi de sen varsın.

Biz çocukluğumuzdan beri omuz omuza

geldik bugünler Esk ve bu asla

değişmeyecek.

Bundan sonra karşına çıkan duvarlarda

sana omuz veren ben olacağım kardeşim.

Merak etme.

Belki de buraya kadardır. Bir Arif

benim yolum belli.

Umutsuzluk insanı tüketir belki ama

boşu umutla mezara götürür kardeşim.

>> Yok yok yok Isko buna katılmam. Hayır

boş umut yok.

Senin,

benim. Bundan sonra bizim bir tane

yolumuz var kardeşim. O yolda özgürlük.

Eninde sonunda başaracağız ya.

Başaracağız.

Sen bana güven.

Cennet teyze

iyi misin?

Konuşabilir miyiz biraz?

İşten geçtikten sonra konuşmak isteyen

çok oluyor tabii.

Niye bana söylemedin?

Ben sana sordum. Bir şey varsa söyle

kızım dedim.

Neden söylemedin?

İskender söylememi istemedi.

>> Tabii o istememiştir.

İskender benim ailemin hayatına da zarar

verdi. Yani adamları

onlar yüzünden babam fabrikasından oldu,

sağlığından oldu.

Biz de yeni bir başlangıç yapmak için

apar topar bu kasabaya geldik. İşte

>> sen

buna rağmen mi sevdin onu?

Buna rağmen

çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder.

İskender gibi adamlar daha çok hak eder.

Ben İskender'in yaralı tarafını gördüm.

Cennetteyse.

Yetim çocuklar hiçbir zaman

büyüyemezler. İçlerinde

sürekli yaşatmaya çalıştıkları o eksik

çocuk vardır. Daha çok görülmeye,

sevilmeye,

doyulmaya ihtiyaç duyarlar.

Bunu ondan esirgemeyelim.

Hapishaneye mi yollayacaklar şimdi?

Önce bir nöbetçi savcıya falan

çıkarırlar herhalde.

>> E o zaman görebilir miyiz? Gösterirler

mi?

Bir avukata başvuralım. Belki

gösterirler.

>> Görmeye gitmek falan yok.

>> O niye enişte?

>> Niyesi mi var oğlum? Adem adam bizi

bugüne kadar kandırdı. Kim bilir ne

suçlar işledi. Ya azılı mafya diyorlar

>> ya. Adam mafya falan değil ve düşündüğüm

suçların da hiçbirini işlemedi bence.

>> Nereden biliyorsun oğlum sen? Sanki

bunca zamandır yanındaydın ha.

>> Evet. Haklısın enişte. Değildik

hiçbirimiz değildik. Ne yaptığını da

bilmiyorduk hiçbirimiz.

Ama o da bu aileden ve bu aileden çok

uzakta büyüdü.

>> Ya otelimize, iş yerimize, evimize

aldık.

Belki bizim başımızı öne yiyecek suçlar

işledi. Ya neden kefil olalım

tanımadığımız adama?

>> Vallah İskender abi benim tanıdığım en

mert, en namuslu insan. Ya onun bir

suçu, günahı yok. Bebekken çalınıp

satılmış bir insandan bahsediyoruz

burada. Anasız babası sokaklara düşmüş.

Ne bekliyorduk ki yani? yıllar sonra

dönüp okumuş bir adam olarak karşımıza

mı çıkacaktı? Ben anlamıyorum.

>> Ha böyle şeyler filmlerde oluyor kusura

bakmayın. Adam namusuyla yaşayıp durmuş.

Ha bir dakika. Gerçekten satılmış mı y

nasıl?

>> Valla

çalan belli.

>> Nasıl?

Onu da mı babam yaptı

>> ya? Yok artık kızım. A sen de yani yar

da değil yani. Bunu sen mi diyorsun işte

ya? Genelde yağmur yağdığımı şeref'dan

mı biliyordun sen?

>> Ya bayram sen de şimdi ya.

Olacak iş mi canım? Allah Allah. Yani

masum bir çocuğun vebe haline girmek

öyle kolay mı ya? Hem adam almış sezeni

bu yaşa kadar büyütmüş etmiş. Belki de

bunun için yapmıştır.

İskenderi sattıktan sonra günah

çıkarmak.

>> Neyse tamam kızım sen merak etme.

Babacanak sen de bir şey söylesene ya.

Allah Allah. Hayret bir şey ya. Senin

normalde şerefi savunman lazım

Süleyman.

Yok hiçbir yerden haber yok. Kim bilir

bu Mehmet nereye avlanmaya gitti? E de

cennet ablayı yalnız bırakmamak lazım.

Ben çiçeği alıp geleyim.

>> Ya şimdi bırak Allah aşkına. Çiçeği

miçeği, kadıncağızı bu karda kışta niye

evinden çıkarıp buralara kadar

getiriyorsun? Sen get Mehmedi bul.

>> İyi de bir şey lazım olur hastanede. Ben

kalayım

>> ya. Burada ihtiyaç olursa ben ne güne

duruyorum? He? Ben cennet bacımı hiç

yalnız bırakır mıyayım? Sen yet

Mehmedi'i bul. Kesin ışık tepeye

gitmiştir.

Ben gidiyorum.

Nereye gidiyorsun acaba? Nereye

gidiyorsun? Allah Allah. Biz de burada

bir saattir boşa konuşuyoruz ha.

Şeref başka tatlı yok mu?

Lokma da bilemedim yani. Hani ekler

mekler ne alsaydık aşkım bir farkımız

ortaya çıkardı.

>> Ya sen ne diyorsun Şebnem Allah aşkına?

He? Hayırlı lokması yerine ekler mi

dağıtılır?

>> Dağıtılırdı aşkı dağıtılırdı. Asıl o

zaman hayra girerdin işte. Ay baksana şu

insanlara.

Middelerine az bucuk iyi bir şey girerdi

be.

Öf.

Lokma bizim geleneklerimizde var. Şebnem

40 yıllık adetimiz. Sen o işlere

karışma. Al bacıım al. Birer tane daha

alın. Eve de götürün. Al birer tane de.

Al

>> hayırdır lan? Sana rakip mi çıktı?

>> Ben buna senin lokmanı dökmem deyince

gitmiş ilçeden lokmacı getirmiş. Adından

nasipsiz.

>> Öyle mi dedin mi?

>> Öyle dedim.

>> Allah kabul etsin.

>> Sağ olasın. Allah razı olsun.

>> İyydi. Ben anlamadım. Neyin lokmasını

döküyor bu? Öğrenersin. Dur. Sakin ol.

>> Hayırlı uğurlu olsun Şeref Bey. Hayırdır

ya? Ne bu? Rahmetli falan mı var? Neden

lokma döküp durun?

>> Kasabamızın başına tebelleş olan bir

beladan kurtulduk. Onun için lokma

döktürüyorum. Sen de yesene Osman. Al

birkaç tane.

>> Tebelleş diyorsun değil mi?

>> He.

>> Ne belası?

>> O İskender denen halk düşmanından

kurtulduk ya. Onun için lokma

dağıtıyorum sevabına. Beyler siz de alın

birer tane. Hadi

>> gel lan buraya.

Ulan gencecik çocuk cezaevine düştü diye

lokma döküyor ya. Bunlara vicdan denen

şey uğramamış. Doğru. Doğru. Oğlum var

ya bunun da kuyucuuna bastı ya. Ondan

böyle yapıyor bak. Utanmasa var ya çık

böyle göçek gibi burada oynayacak ha.

>> Oğlum gün gelir devran döner. İskender

ilçe çıktığı zaman o zaman biz dokma

döktürürüz.

Ha ne diyorsun ayrı? Hem de en

iyisinden. Çaylar da benden olur.

>> Selamlar.

>> Merhaba abla.

>> Kimin lokması bu? Bir de

>> niye sen dökmüyorsun

>> Kamil? Aman işte İskender jandarma

tarafından tutuklandı ya. Bu da

sevincinden lokma döktürüyor. Şeref Bey

>> tutuklanmış mı?

>> Evet.

>> Haberi yok mu?

>> Alın alın bacığım. İkişer tane üçer tane

alın. Eve de götürün.

Ah Kilim ah.

Senin gibi delikanlı başına gelecek

işleri miydi bunlar ya? Kamilim eğer

şimdi burada olsaydı puluk

dayım girdi canım

demezse de yani canım der gibi bakardı.

Bir sıkıntınız var mı derdi derdimize

ortak olurdu.

Bu devirde böyle adam böyle yiğit

bulunmaz ya. Ah kamilim ah. Ah ah.

Koy puluk doldur. Dayım kurban olduğum

yapma ya. Bu kadar zeytinyağı içip

durulur mu ya? Kaç yaşında adamsın sen?

Vallahi bak cırcır olur gidersin

buralarda. Ya sana ne pulluk? Sen ne

karışıyorsun? Ben böyle zamanında

içmeyeceğim de zeytinyağını ne zaman

içeceğim?

Ah Kamil ya. Senin başında madem böyle

bir kategulü var neden gelip dayına

söylemiyorsun Kamilim dayı? Yani Kamilim

Kamil Kamil diyorsun da Kamil abi Kamil

abi değilmiş. Adı İskender on neyse ne

pulluk o benim için kamil. İlk

tanışıklığımızdan beri o benim kamilim.

First imaging pulluk çok önemli. First

make. Tabii ya. O değil de dayı ya.

Nasıl bir adammış? H sır içinde sırlar

varmış. Neler varmış da adam adam meğer

İstanbul'un en afilli gaba dayısıymış

ya.

Dayı ne diyeceğim? Bak böyle adamların

düşmanı da çok olur. Kamil abiyi içeride

yaşatmazlar.

>> Ne kulluk? Bizim derdimiz var zaten.

Derdimize dert mi kalkmak istiyorsun sen

ya arkadaş?

Olumsuz negatif tarım aleti.

Doldur çabuk. Sen beni oyalıyor musun?

Dök doldur. Ya dayım vallah negatiflik

için kötülük için demiyorum ben ya. Ama

bu böyledir yani. Bu bütün dünyada daha

çok böyledir. Yani mafya babası mafsa

düşerse ya rezil olur ya vezir olur

yani. Gerçi doğru söylüyorsun pulluk.

Kamilimin bize en çok ihtiyaç duyduğu

zamanlardayık. Hı. Bizim ne edip edip

içeride de onun yanında olmamız, onu

koruyup kollamamız gerek. Öyle icap

ediyor

ama nasıl?

Ha dayı

buldum dayı ben. Buldum

tabii ya. Şimdi biz Kamil abiyi hani

görmeye gideceğiz ya. Görüşe gideceğiz

ya. Çelik yelek alan bir tane Kamil

abime Fem görüşteyken o da alsın gece

yatarken giysin ki korunsun. Şimdi gece

vakti onu şişlerler falan. Çelik yerek

onu gorur. Nasıl ya? Çok güzel pulluk.

Bak yeleğin yanına bir tane de hilti

koyalım.

>> Kamil abin har har tünel de gazar. Ya

sen ne diyorsun Allah aşkına? Polluk sen

çelik yeleği mapsaneyi nasıl sokuyorsun

ya? Huzur evi mi burası arkadaş?

Doğru dayı doğru.

Kamil'i nasıl koruyacağımızı buldum.

Nasıl? Seninle.

Evet Puluk. Seninle koruyacağız

Kamilimi.

Dayım. Dayım nasıl olacak ya? Ben

buradan Kamil abi mahustak. Ben buradan

Kamil abi mahustan nasıl koruyacağım ya?

Lan oğlum sana uzaktan koru mu diyen

oldu ya. Allah Allah. Sen acilenin bir

suç işleyeceksin.

Ondan sonra içeri düşteceksin kendini.

Bapishaneye geçince de Kamil abinin

olduğu koğuşu geçeceksin. Onun yanında

bulunup onu koruyacaksın. Böyle

alengirli marazalı işler olduğu zaman

onun yanında olacaksın. Onu

kurtaracaksın.

Tabii

da dayı ben yani nasıl gideceğim ya? Ben

>> ben ne bileyim pulluk. Orasını da sen

bileceksin artık. Birisinin tavuğuna

gışt, köpeğine hoşt, kedisine pışt mı

dersin? Olmadı gereksiz yere yüksek

müzik mi dinlersin? Çevreyi rahatsız

edersin. Sen bileceksin artık. Bir an

önce pulluk. Gidip Kamil abini

koruyacaksın. Kalk git çabuk.

Emin olur dayım. Kamil ve İskender abim

için değer.

Ah kamilim. Ah ah kamilim. Ah ah.

Pek bu zamanda senin gibi delikanlıyı

nereden bulacağım bir daha ya?

>> Efe dayı

>> hoş geldin kızım.

>> İskender tutuklamışlar.

>> Tutuklamışlar ama nasıl kızım?

>> Yapamaz. Yapamaz dayı. O artık dayanamaz

içeride olmaya. Bak hasta eder buradan

sonrası onu.

>> Aık sakin ol.

İskender yiğit delikanlı. Yatacağın

yatağa yüreğine taş basa gene dayanı.

>> Ya sen bilmiyorsun. O zaten ömrünün

yarısını içeride geçirdi. Yapamaz

diyorum bak. Dayanamaz. Hiçbir yerde

kapalı kalamadı o artık.

>> Kızım senin için rahat olsun.

Benim en büyük dayanı dışarıdaki

dostlarıdır. Sen güçlü olacaksın. O da

içeride güçlenecek.

>> Hayır ya. Hayır. Girdiği gibi çıkamaz

diyorum dayı. Çıkamaz artık. Olmaz. Bir

şey yapmam lazım.

>> Adaletin kestiği parmak acımaz kızım.

Ne yapacağız? Elimizden ne geli?

>> Var. Vardır. Bir şey olması lazım ya.

Benim benim bir şey yapmam lazım. Bir

şey bulmam lazım.

Buldum ben. Buldum. Buldum.

>> Ayla kızım. Ne? Ayla kızım.

Ayla kızım. Dur. Nereye gidiyorsun

ya? Of ya. Ben ne yapacağım? Nasıl bir

su şey vereceğim ben şimdi ya? Ya hayır

dayı. Madem bana bir iş verip durun o

zaman ne yapacağımı da söyle ya. Ben

nereden bileim ki amil abi ne kadar

yatıverecek? Belki 6 ya yatacak.

Çıkacaksın gidecek adam ya. Ulan bana ne

olacak. 10 yıl yatı versem ne olacak

şimdi yani? Ne yapacağım ben? Nasıl suç

işliği vereceğim ya? Ya nasıl güneşliği

vereceğim ben şimdi ya? Of ya. Aha taş.

Şu taşı alıveren de şu camları

indiriverk mi acaba? Aa vallahi güzel

fikir ha aslında. He hadi renk pulluk

yapabilirsin. Yaparım değil mi? Yaparsın

lan. konuştun artık beni.

Ah, Seda Hanım.

>> Aa, Ayhan Bey merhaba.

>> Merhabalar.

Merhabalar.

>> Bu ne?

>> Şey, eee, önemli bir şey değil ya. Taş.

>> Taş mı? Taşla ne yapıyorsunuz?

Aa siz arkeologsunuz. Çok özür dilerim

Ayhan Bey. Sizin işiniz taş olmayacaksa

kimin olacak yani?

>> Değil mi canım?

>> Evet.

>> Evet. Ben de tam böyle bir arkeolojik

bir keşif yapıyordum da bu taşı buldum.

Siz geldiniz.

>> Ne keşfi bu? Çok merak ettim.

>> Ben bir taş arıyordum ama öyle normal

bir taş değil tabii. Hani böyle tarihi

bir taş arıyordum. Tarih denince de

bizim ülkemiz değil mi yani? Maşallahı

var yani. Her yer tari işte. Esnada bu

taşı buldum yani.

>> Ha

taşın ne önemi var peki?

>> Şeyin taşı bu. Bu şey Hasan. Hasan'ın

taşı bu.

>> Hasan kim?

>> Yörük Hasan.

>> Yörük Hasan mı?

>> He Yörük.

>> Bilmiyorum ben Yörük Hasan'ı.

>> Ay siz bilmiyorsunuz. Şimdi bizim

buralarda şey var. Eee Hasan Boğdu diye

bir şelale var. Onun hikayesi bu.

Şimdi

Hasan Yağız bir delikanlı

böyle dünyalar güzeli bir yörük kızına

aşık olup dur.

>> Bunun taşla ne ilgisi var Ayan Bey?

>> Ha taş

bu taş işte taş işte

bu kıyamam. Hasan sevdiği kıza

kavuşabilmek için böyle sırtında böyle

dağ gibi küfeyle dağlarda gezerken ayağa

takılıp da şelaleye düşüveriyor.

İşte o taş bu taş.

>> Ben çok etkilendim. Ayağım böyle çok çok

güzel bir hikayeymiş bu. Değerli bir

taşmış.

>> E sizin olsun o zaman hatıra. Yani

benden size bir hediye olsun canım.

>> Nasıl yani? Bir gerçekten ama çok

önemli bir taş.

>> E evet. Evet de yani hatıradır canım. Ne

olacak değil mi yani şimdi e böyle bakıp

bakıp şey yani dokundukça hep beni

hatırlayıp durursunuz.

>> Teşekkür ederim Ayhan Bey. Siz sizden

değerli bir şey yani.

>> Teşekkür ederim tekrardan.

>> Ben ben teşekkür ederim.

>> Görüşürüz.

>> Görüşürüz inşallah.

Geldi mi vakit?

>> Evet, gidiyoruz.

>> Hadi bakalım.

>> Önce nöbetçi,

>> önce sağlık kontrolü, sonra savcılık,

sonra nöbetçi mahkeme, sonra tutuklu

yargılanma. Böyle devam edecek işte.

>> Biliyorsun yani süreci.

>> Biliyorum kardeşim, biliyorum.

İskender

müsaade eder misiniz?

Gönül

tutuklu yargılanacağım. Cezaevine

gönderiyorlar.

>> Biliyorum, biliyorum. Biz yanındayız ama

merak etme. Sonu iyi olacak.

>> Bak belki ben bir daha çıkamayabilirim

yani.

>> Hay hayır hayır sakın umutsuz konuşmak

yok. Sen suçsuz değilsin ki bu da ortaya

çıkacak zaten.

Bir de bizim için bizim için umutlu

olman lazım. Sen merak etme kuzen. En

iyi avukatları tutacağız sana.

>> İlk mahkemede beraberiz zaten.

>> Annem gelmedi mi?

>> Abi ona biraz zaman ver. Yakında

anlayacaktır seni.

>> Artık gitmemiz lazım.

>> Benim zamanım bol artık.

Ama o beni hiçbir zaman Kamil sevdiği

kadar sevmeyecek.

Gönül

umudunu yitirme sakın.

Cennet abla duyduk. olanları. Vallahi bu

durumda ne söylenir bilmiyorum ama

üzülme sakın. Kamilimiz kısa zamanda

bulunacak inşallah.

>> İnşallah oğlun çıkar gelir. Allah büyük.

>> Allah razı olsun. Sağ ol.

Dua edin mi?

Aa Ayşe.

>> Anne.

>> Kuzum sen niye gitmedin derse?

>> Abinin yanına gitmeyecek miyiz? Anne

>> ben

abin nerede bilmiyorum ki.

>> İskender abimi diyorum.

>> Senin

bir tane abin var.

O da Kamil abin.

Allah'ın izniyle de bulacağız biz onu.

>> Kamil abim bulmadan İskender abimi

affetmeyeceksin değil mi anne?

>> Husum sen aklını yorma böyle şeylerle.

Şimdi Kamil abini bulma zamanı.

>> İskender abim yanımızda olmak çok

isterdi. Ben Kamil abim de İskender abim

de aynı seviyorum. Senin kalbin hepimizi

sarar. Biliyorum üçümüzü de.

Lütfen anne İskender abime kızma. Ona da

kalbinde bir yer aç.

Hadi bakayım. Sen şimdi dersine git.

Benim açık daha işim var. E mi? Olur.

Anne

Allah kurtarsın.

>> Eyvallah.

Selamünaleykümselam.

>> Aleykümselam.

>> İskender abi. Şeref verdin.

>> Ver elini öpeyim abi. Hoş geldin.

>> Estağfurullah. Estğfullah.

>> Buyur abi. Yerin hazır. Önce bir çayı

ikram edelim. Yorgunsundur.

İskender abime bir çay getir.

>> Tabii. Abim

>> siz benim geleceğimi biliyor muydunuz?

>> Bilmez miyiz abi? İnşallah bizim kooğuşa

düşer dediydik hakla. Yatağına döşün

hazırladık abi. Rahatça yatarsın.

Eyvallah. Eksik olmayın.

Allah kurtarsın.

>> Allah razı olsun. Abi

>> bizim koğuştan çıkan iki arkadaşı yanına

aldıydın sen. Kahve açıp başına

koymuşsun. Namuslarıyla iş

yapıyorlarmış. Gelip anlatırlardı.

>> Sağ olsunlar. Kardeşlik yapmışlar.

>> Senin ni hikayelerini duyduk. Bir bilsen

abi. Şeref duyduk.

>> Eyvallah. Sağ olun.

>> Bundan sonra beraberiz abi. Senin

kardeşiniz biz. Rahatça cezamızı yatarız

senin sayende.

>> Allah kurtarsın abim.

>> Eyvallah. Eyvallah cümlemize.

>> Buyur abi.

>> Eyvallah

Şeref.

Şeref.

>> Beyefendi. Bir dakika. Ne oluyor? Ben

yardımcı olayım. Şeref Süleyman

hoş geldin. Hangi rüzgar attı seni

buraya ya? Çoktandır uğramıyordun he. Ha

tabii. Maganda içeriye girdi değil mi?

>> Bırak ki vezeli sen mi yaptın?

>> Önce şu sesini bir indir. Burası senin

varoş otelin değil. Müşterilerimi

rahatsız etme.

>> O gün

Kamil'in doğduğu gün

beni kandırıp hastaneden yolladın.

Bütün bunlar bunun için miydi? He?

Kundaktaki o bebeği satmak için miydi?

İçeri geç bakayım sen. Ne saçmalıyorsun

sen Süleyman? Haddini aşma. Ailece

kafayı yemişsiniz. Siz kendi kendinize

komplo uyduruyorsunuz.

>> Tes sesini ettiğin yetmedi. Üstelik

kendi günahına beni de ortak ettin.

Ben sana göstereceğim. Sen kimin

dolduruşuna geldiysen yanlış yapıyorsun.

Beni böyle o terimin ortasında

suçlayamazsın.

>> Değdi mi lan? Değdi mi lan? Değdi mi

>> lan? İndir lan şu elini indir. Allahın

yok mu lan senin? Senin Allah'ın yok mu

lan? He güvenlik güvenlik. Adam

öldürüyorlar. Öldürecek lan bizi. At lan

bunu dışarı. Lan bu sülaleden kim

gelirse kapının önünde kovul. Bırakın

lan beni. Bırakın. Ben ben o Sabinin

hesabını sana soracağım. Depol lan.

Bırakın lan beni. Bırakın lan beni.

Bırakın.

Ah.

a

dayı dayım senin ne gezip durun burada

ya. Pulluk ası sen ne geziyorsun burada?

Sen ne arıyorsun sokaklarda? Sen neden

vapusa girmedin daha?

>> E tamam ben girmek üzereydim ki. Ne

demek girmek üzere kimin?

Şimdi şöyle ki dayım gördüğün üzere

yerde çivil var. Hepsini de ben attım.

>> İyi e dayım şimdi birazdan buradan

mobiletleye geçecek.

>> Mobiletleri geçecek. İyi.

>> Esi dayım bu mobiletle buradan geçince

çivilere basacak. Sonra

esik dayım buradan da böyle gelecek

mobiletle hop lastiği patlayı verecek.

>> Gerçekten patlayacak

>> ii e dayım bu mobiletler buradan gelince

çivileri basacak diye lastikleri palacak

yere düşecekler tamam mı? Çiviler battı

yelim sakallandım falan derken ambulans

gelecek 10 dak sonra polis gelecek.

Bunlar gelmişken de ben diyeceğim ki

çıkacağım karşılarına ben yaptım

diyeceğim ben. Adam öldürmeye ateş

etmişen tam 5 yıl yatarım var. Ne

diyorsun dayı? Nasıl plak ama ya?

Senin yaptığın planın içerisine. Ulan

böyle suç mu işlenir lan? Sen bu suçu

işleyip yapıp bitirene kadar geçecek 20

yıl. O zamana kadar zaten Kamil abin

çıkar içirdin

>> ya. Dayı kurban olduğum ben var ya bak

Seda öğretmeni gördüm görün hiçbir

şekilde kötülük yapıp duramıyorum

içimden. Sürekli iyilik böyle çıkı çıkıp

ediyor

>> ya. Polluk sen ne anlatıp duruyorsun? 50

tane şey söyledin. Kafamı karma çorba

ettin. Sen öğretmen kim? Kim

sen öğretmen? Kim

ya? O bir melek. O bir tam bir melek.

>> Tam da hidayete erecek zamanı buldum.

Peki hiç düşünüyor musun? Kamil abin

içeride o kadar itle kopukla suçluyla ne

yapıyor? Dayım dayım vallahi düşünüp

duruyorum. Düşünüyorum ben. Düşünüyorum

ama yani olmuyor dayı vallahi. Kötülük

yapamıyorum ben. Olmuyor. Ben de sürekli

iyilik yapıp dursum var benim ya. Defol

gittin.

>> Bu işi de ben halledeceğim. Sü.

>> A a battı sü.

>> Allah'ım ya rabbim. Neden ben gidip

gidip böyle saçma sapan antifing ton

tarım aletleri buluyorum kendime acaba

acaba ben ne mi bir eksiklik var?

Ah! Ulan pırluk. Ulan pırluk.

İşte komutanım görüyorsunuz. Bakın benim

adıma sahte kimlik çıkartmışlar. Bir de

adama uzay sarışın koymuşlar. Arkadaş

benim adım uzay sarışın olabilir mi?

Hadi uzaylıyım diyelim ki sarışına kim

inanır? Allah'ını seversen bana bir bak.

Benim sarışın olduğuma inanırlar mı ya?

Resmen benim fotoğrafımı bir şekilde

elde edip montajlayıp sahte kimlik

yapmışlar. komutanım.

>> İyi de kim yaptı bunu?

>> Bu

sehirlerce ben bunu evladım gibi

koynumda besledim, büyüttüm. Bir yer

ünlü bir galpazanmış. Sahte kimlik

çıkartıcısıymış kendisi.

Dayı kurban olduğum nereden geldi bu

senin aklına ya? Çok iyi fikirmiş. Prık

bırık.

Dokunma lan baga beyefendi. Allah Allah

ya. Komutanım görüyorsunuz sahte kimlik

çıkarttığı yetmiyormuş gibi bir de sizin

huzurunda bi taciz ediyor şiddet

uyguluyor bana. Hım. He.

Saldırırım tabii. Saldırırım.

Ben yaptım.

Ben yaptım komutanım. Ben ben suç

işlemeden duramayan bir suçluyum. Ben

sahte kimlik çıkarıcısısıyım ben. Ben

toplumun huzurunu kaçırıyorum. Toplumun

huzurunu kaçıran bir adama atın da

gitsin.

>> Tamam oğlum tamam. Manyak mayak konuşma

oğlum. Alın bunu nezarete. Savcı Bey

gelene kadar da beklesin.

Böylelerin aklı başına gelene kadar

içeride tutmak lazım. Bu nedir

komutanım? Topluma zararlı tarım

aletleri bunlar. Allah da sizden razı

olsun. Bunlar benim itibarımı sasmaya

çalışıyorlar. Allah sizi başımızdan

eksik etmesin komutanım.

Geldiğinden beri uyuyor mu?

>> Evet.

>> Otursa da eski hikayelerini anlatsam.

>> Lan daha yeni geldi adam. Dinlensin

biraz. Daha 10 senemiz var.

>> Sen de hiçbir şeyden anlamıyorsun.

>> Kimsin sen?

Büyük İskender.

>> Ne büyüğü be oğlum? Baksana neredesin?

Bak

>> çıkacağım buradan.

>> Çıkamazsın oğlum. Çıkamazsın.

Ezdirmem lan kendimi. Kimseyi izdirmem

ben.

No.

Bırakın beni. Bırakın lan beni. Çıkarın

beni buradan. Anne. Anne bul beni. Anne

bul beni.

Abim.

Aş aç.

Kapıyı aç.

>> Abi yapma abi.

>> Benim paraş. Ben yatamam burada. Aç

kapıyı

>> abi. Al.

>> Aç kapıyı.

>> Abi al.

>> Yıllarımı aldınız benden.

>> Daha ne kadar yatır

>> açın. Yapma yapma. Yapma evlat.

>> Sen tecrübeli bakıyorsun evlat. Sen

>> ilk gecenin nasıl geçtiğini biliyor

musun?

Ne oluyor burada? Bizim bir arkadaşa

şaka yapalım dediydik. Kapıya çarptık.

Sorun yok başfendi. İyi tamam sessiz

olun.

Aç.

>> Sakin ol.

>> Cam aç.

>> Delikan aç. Cam aç.

>> Cam aç aç. Cam aç.

Bu avukat İşi ne oldu?

>> Ha şey gönüll tutmuş çoktan.

>> H yazık ya. Gönüle de perişan olmuş kız

vallahi. Yüzü gözü şişmiş ağlamaktan.

>> Hayır ona da yazık yani. Çok zor

>> yani. Bu sadece avukat tutmakla olacak

iş mi?

>> Başka ne yapacağız kuzen? Yani bana

kalsa tünel kazıp İskender'i kaçıracağız

da

>> bugün ilk gecesi.

Hepsinden beter geçer. Allah yardımcısı

olsun.

Ya peki abi sen biliyorsundur yani bizim

elimizden hiç mi bir şey gelmez ya? Biz

böyle kös kös oturmaya çok alışık

değiliz.

İşi zor adım.

İskender hiçbir zaman Reşat'ın bu pis

işlemine girmedi ama bütün suçu onun

üstüne yıktılar.

Çünkü İskender Reşat'a hiçbir zaman izin

vermedi. O yüzden de bu pislikler

öyle bir oyun oynadılar.

Ben elimden geleni yaptım ama bundan

sonra ne yapılır inan ben de bilmiyorum.

>> Yani bir şey olmalı ama böyle suçsuz

yere hapis yatmasına izin mi vereceğiz?

>> Bunların hepsi Reşat'ın elindeki

bilgilere bağlı ama hiçbir şeye de

erişimim kalmadı ki.

>> Ayla.

Ayla. Aylaya sorabiliriz.

E bir şey biliyorsa en çok aile

biliyordur.

>> Hay yaşa kuzen. Biz bunu nasıl

düşünemedik ya? Hadi gidelim o zaman.

>> Doğru doğru.

>> Ben otele geçeyim. Otel boş kalmasın ama

haberleşeriz.

>> Oyalanmayalım.

>> İyi misin delikanlı?

Toparlayabildin mi biraz daha?

>> İnsan burada nasıl toparlansın iler?

>> Toparlanır. Niye toparlanmasın ki? İnsan

her şeye alışır.

Ben de alıştım sanıyordum aslında. Yani

ilk girdiğimde bir korktuğumu

hatırlıyorum.

Sonra gir çek çıkışıyor

insan.

>> Şimdi şimdi bekleyenim var.

Çaren yoksa her şey çok daha kolay olur.

Yani zor ama yine de kabul ediyor insan.

Ne yapsın? Başka çaresi mi var

kabullenmekten gayrı?

Ama bir ihtimal daha varsa kafanda,

o ihtimal seni yer bitirir. Olan

ihtimaller de elimden kayıp gidecek

zamanla.

>> Apusluğun kaderi bu delikanlı. Bak şu

çocuklara.

Kimisi her şeye boyun eğmiş. Kimisinin

gözü duvarların arkasında.

Nihayetinde her şey zamana tutsak. Onlar

da öyle. Sabretmeye tutsak.

Sen gözünde büyütme bu duvarları.

Asıl mapusluk burada.

Kendini burada mapuz etme.

>> Ben seni birine benzeteceğim Allah'ım.

>> Allah kurtarsın kardeşim.

>> Allah kurtarsın. Sağ ol.

>> Allah kurtarsın. Allah kurtarsın kardeş.

Siz kimi arıyorsunuz kızım?

>> Ablacığım iyi akşamlar. Biz Aile Hanıa

bakmıştık da evde yok galiba.

>> Boşuna arıyorsunuz onu. O çok dar gitti.

Elinde bir de çantası vardı. Bak ya

İskender abi tutuklanınca hemen toz

olmuş. Biz de ondan medet olmuştuk

>> ya. En çok da ihtiyacımız olan zamanda

olacak şey mi şimdi bu ya?

>> Kaçmış olmasın yani. Öyle biri değil ama

korkmuş olabilir.

>> Yok canım olur mu öyle şey? Yani

balayına gitmiştir belki. Sonuçta bu kız

evlenmedi mi? Hem elinde çanta varmış.

>> E abla tek başına mı çıktı evden? Tek

başınaydı.

>> Tek başınaymış.

Ee ne yapacağız şimdi?

Ay çok çok pardon. Ay

>> çok pardon ben şey yapmadım. Görmedim

seni.

>> Olur öyle şeyler. Acele etme. Acele işe

şeytan karışır.

>> E ben tanıyorum seni. Düğünde gördüydü.

E ben şey yapamadım. Seni çıkartamadım.

>> E keman çalıyordum. Duymuşsundur.

>> Evet duymuşumdur herhalde. Benim çok

acelem var. Özür dilerim. Pardon.

>> E acele işte şeytan karışır dedik ya.

Ellerin de titriyor senin.

Nereye gidiyorsun bu gece vakti? Bak hiç

iyi görünmüyorsun ha. Yok yok ben

iyiyim. Şey yapma.

Pardon.

Sağ ol. Şey, ilçe tarafına giden bir

dolmuş minibüs bir şey var mı? E bizim

Selim var meydanda. Tamam.

>> Ama son araba.

>> Kuru bana yıldız lazım.

>> Yıldız. Ha

ee kuru benim oğlan hemen. E senin abi

bizim çocuk nerede?

>> Arabasında.

>> Arabasında mı?

He.

Aytte.

Aytte.

A

>> oğlum neredesin sen? Sabahtan beridir

seni arıyorum ben ya.

>> A babacığım sen mi geldin?

>> Oyun oynuyordum ya. Çok sıkıldım.

>> Bak sana sürpriz yaptım. Bak ne aldım

bak.

>> Aa bana araba mı aldın baba?

>> He kamyon.

>> Çok güzel. Ama bu kabrio değil.

>> Kabrio mu?

>> Hı? Kabrio istemiştim.

>> Olsun. Yavaş yavaş kamyon satar kabrio

alırız. A tamam.

Tramer kaydı yok değil mi bunun?

>> Yok. Boyasız değişensiz.

>> A çok güzel. Çok güzel. Baba sana çok

teşekkür ederim. Bir sarılayım mı? Tabii

gel.

>> Seni öldüreceğim lan.

>> Allah

>> seni öldüreceğim lan.

>> Ne oluyor? Ne oluyor lan?

>> Senin yüzünden tüm aleme madara oldum

lan ben.

>> Abi sen kendine geri dönmüşsün.

>> A döndüm tabii. Koskoca delikanlıyı ne

düşürdünüz lan? Şimdi seni kevgere

çevirmedim mı? Güne çarmadın mı

>> abi? Abi seni at kaçırdı. Düşünce de

senin kafa gitti. Hatırlamıyor musun?

>> Şimdi de ben seni kaçıracağım. Hala

sokakta bana pavuk şeker alıyorlar. Lan

>> abi bak sen bana sen bana baba dedin.

Ben baba olmaya hiç hazır olmamama

rağmen seni çocuğun belledim. Tamam mı?

Ya bu mu babalığın hakkı? Ben bir

babayım.

>> Bak bak laflara bak. Senin ben var ya.

>> Ay abi abi abi dur ya. Ne yapıyorsun ya?

Yine neden boyuyorsun çocuğu ya? Bırak

artık.

>> Namımı iki paralık etti. Ananas da altın

beziyordu. Kaçmasam

>> ya. Bir durun be.

>> Çok doğru zamana geldim biliyor musun

Esmeray? Görüyorsun değil mi? Baba

oğluna koca bağ bırakır. Oğlan ise bir

salkım üzümü çok görür.

>> Başka hocam şimdi senin salkımına da

bağana da ha

>> ya bir durun be artık be ya. Of sıkıntı

var ya.

>> Ne sıkıntısı?

>> Oh.

Sizin bu arkadaşınız var ya bu sarışın

böyle kıvırcık saçlı neydi adı? Ayla

mıydı?

>> Deniz kızını mı diyorsun?

>> Sen deniz kızı mı diyorsun ona?

>> He

>> tamam işte. Neyse neyse ya onun başına

bir şey gelmiş olabilir.

>> Ne ne nasıl bir şey gelmiş

>> ya? Biraz önce gördüm böyle acele acele

bir yere gidiyordu. Böyle hali hiç iyi

görünmüyordu. Bir de çantasında silah

vardı.

Silah mı?

>> O zaman o zaman başına bir şey

gelebilir. Bizim bir şey yapmamız lazım.

>> He. Şimdi erkekliğimizi göstermenin tam

sırası. Çocuk mocuk ayağına iyice madara

olmuştuk. Gidip şu kaybolan şerefimizi

toplayalım.

Al beni.

>> Ender beni indir indir. Ender.

>> Düş onuma.

>> Hadi

>> hadir.

>> Hadi.

Baba ne yapıyorsun burada?

İskender'i düşünüyorum kızım.

Benim tek dert ortağım oydu.

Şimdi o da gitti.

O çocuk bu sokaklarda büyümeyi hak

etmiyor muydu?

Avare avare dolaşmayı.

gençliğini yaşamayı.

Onun üzerinde çok büyük bir yük var.

Hem de herkesin taşıyamayacağı kadar

büyük.

Sen nasılsın?

>> Bilmiyorum.

Tam her şey yoluna girdi derken

İskender'in gidişi.

Güçsüz durmaya çalışıyorum.

Güçsüz durmaya çalışıyorum.

Ah kızım.

F

Ah.

Ayşe, senin dersler öğlen başlamıyor mu?

Nereye böyle?

>> Kamil abimi bulmaya gidiyorum.

>> Abini bulmaya mı?

>> Evet.

>> Nerede olduğunu biliyor musun abinin?

Nasıl bulacaksın?

>> Bilmiyorum ama bulacağım işte. Ayşe,

delirdin mi sen? Daha nerede olduğunu

bilmeden? Yol bilmezsin, iz bilmezsin.

Başka yerler bizim kasabaya benzemez.

>> Kamil abim kayıp. İskender abim hapiste.

Annem Kamil abim eve dönmeden İskender

abimi affetmeyecek. Benim onu bulmam

gerek. Bana sakın engel olmaya çalışma

Rıdvan.

>> Engel olurum tabii. Bırakmam seni böyle

tek başına. Kaybolursun.

>> Ben gidiyorum Rıdvan. Sakın kimseye bir

şey söyleme.

>> Dur. Tamam bekle. Ben de geleyim

seninle.

Kamil abimin,

İskender abimin şu an hapist olması çok

ağrıma gidiyor.

Kim bilir ne haldedir. Şu

>> İskender abi güçlüdür yani. Hem daha

önce de hapse girmedi mi? Halleder

bence.

Ne bileyim Adem ben de vallahi nasıl

teselli vereceğimi şaşırdım.

Girmiş

ama çocukken

ikisi farklı.

Şimdi ailesi dışarıda o içeride.

Bilmiyorum Sez. Bilmiyorum.

Çok kanıma dokunuyor onun şu an içeride

olması.

Hayat ne garip değil mi? İnsanı oradan

oraya savuruyor.

Tam yıllar sonra anneme, kız kardeşime

kavuştum derken bir ailem, bir yuvam

oldu derken

>> püşüyorsun.

Bilmiyorum Sezan. Yani onu oradan

çıkartmanın bir yolunu bulmalıyız.

Gerçekten

>> halledeceğiz.

Halledeceğiz aşkım merak etme.

İskender abi çıkacak. Biz yine bir aile

olacağız.

Hem e İskender abi çıkınca bizim

restorantına kutlama yemeği yaparız.

Olmaz mı? H

>> olur.

>> Tamam.

>> İyi ki varsın.

>> Sen de iyi ki varsın.

>> Adem gel. Gel şu teyzeye yardım edelim.

>> Teyzem dur dur. Ben yardım edeyim sana.

Ver ver teyzim ver sen geç şöyle geç sen

dinlen.

>> Sen Kamil'in kardeşi değil misin?

>> Evet ben Kamil'in kardeşiyim.

>> Allah gönderdi seni yavrum. Kamil her

hafta gelir odunları kırar buraya

haftalık dizerdi. Bana çok kolay olurdu.

Yaşlılık çok zor be oğlum. Siz gençsiniz

anlamazsınız. Şimdi

Kamil nerede? Ne zaman gelecek?

İskender abim her hafta gelip sana

yardım mı ederdi teyze böyle?

>> İskender kim? Ben Kamil'i bilirim.

Cennetin oğlu.

Anladım teyze, anladım.

>> Geçen geldiğinde dedim, "Oğlum" dedim

bana hakkın geçiyor. Sana bir şey

vereyim dedim. "Yok istemem teyzem.

Benim için dua et dedim.

Gücendi mi yoksa öyle dedim diye. Yoksa

onun için mi gelmiyor?"

>> Yok yok teyzeciğim. Olur mu öyle şey?

Sana gücenir mi? Kıyamam. Öyle

gelememiştir. İşi vardır

>> tabii teyzeciğim. Yani o aralar birazcık

zor durumda. Duanın her zamankinden çok

daha fazla ihtiyacı var.

>> Ederim. Ederim tabii.

>> Ay

abla çıldıracağım artık yeter.

>> Ne oldu? Neden çıldıracaksın yine?

Nilüfer

>> ya. Şu bir tane manyak vardı ya odaya

çökmüş yine.

>> Kim o

>> ya? Bir tane şey diyordu ya, "Babanızın

bana borcu var." diyen bir tane deli

tüccar. Ay çattık. Polis mi çağırsak?

Yok artık polis jandarma adımız çıktı

ya.

>> Bana oradan bir portakal suyu gönderin.

Hadi bakayım.

Oo, gelme, gelme. İyice zayıflamış

hizmet.

>> Eee, beyefendi biz size hizmet

veremiyoruz maalesef. E ayrıca Kamil

abim de geliyor birazdan. Hatırlatmak

istemezdim ama.

>> Sen beni mi kandırıyorsun? İçeri girmiş.

O duydum. Vallahi hiçbir yere ayrılmam.

Babanın bana borcuna bir hafta daha

buradayım.

>> Neden anlaşamıyoruz? Neyi anlamıyorsunuz

siz? Pardon. Bizim borcumuz ödendi bitti

gitti. Borç yok artık.

>> Bak 12 sene evvel babam benden portakal

aldıydı. Bir kasa vermedi parasını. Onu

ne edeceğiz?

>> Siz şaka mı yapıyorsunuz? 12 sene bir

kasa portakal. Kulağınıza mantıklı

geliyor mu bu?

>> Evet.

>> Ne oluyor?

>> Beyefendi çıkmamakta ısrar ediyor abi.

>> Ana İtalyan şef bu mu?

>> H

>> söyledilerdi. İnanmadıydım.

Sen koş bana kavurmalı bir pizza yap.

Şöyle altıda iyice pissin. Yanık olsun

de mi?

Laşantare.

>> Ana esahta İtalyan ne demek istedi ben

anlamadım ama.

Kantarın topuzunu kaçırma diyorum.

>> Ne oluyor ya?

>> Bana bak lan. Portakal senin suyunu

sıkarım. Sıkarım.

>> Ay ay.

>> Bana bak Kamil abi. Yoksa biz varız.

>> Vurma bari.

>> Şikayet edeceğim sizi. Şikayet edeceğim

sizi.

>> Lan yürü. Seni paramparça ederim bak.

Tamam yeter. Allah aşkına yeter.

>> Hastalım sanırım yine nüksetti çiçek.

İçim seziyor.

Bu sefer kavuşma vakti yaklaştı.

Ama kızlarımdan ayrılmak

bu düşünce beni korkutuyor.

Demek ki herat bir bedeli varmış.

Musl deyince

kendime bile söylemekten korktuğum bir

şey daha var. Ben sanırım çok ağır bir

vebale altına girdim.

Bilmeden

istemeden bir günahın ortağı olmuşum.

Yıllar önce o şerefsiz şeref beni

kullandı.

İskender'i yuvasından anasından ayırdı.

Cenneti de yavrusunda

beni de alet etmiş buna.

Çiçek

bilmeden istemeden ne olsa bir şekilde

sebep oldum buna. Bu veballe ben nasıl

gelirim senin yanına çiçek?

Yüzüne nasıl bakarım?

Senin ne işin var burada?

Madem İskender'in sizin oğlunuz olduğunu

öğrendiniz,

bende bazı emanetleri var.

Sizde kalması daha doğru artık.

Bir şeyler yazıyor bunun içinde.

Belki okursunuz

İskender'in neler yaşadığını.

size şu anda ne kadar ihtiyacı olduğunu

belki

görürsünüz.

Ben bunları okuyunca

yüremdeki acı geçecek mi

hocam?

Hoş geldiniz. Hayırdır?

>> Hoş bulduk. Ayşe bugün derse gelmedi de

merak ettim.

>> Gelmedi mi?

>> Haberiniz yok mu? Geçen de derste morali

çok bozuktu. Ben de bugün derse

gelmeyince merak ettim. İyi mi?

>> Ayşe

Ayşe.

>> Alo Ahmet.

Alo. Rvan oralarda mı cennet baba? He ya

ekmek almaya gittiydi. Bisikletini

bırakmış. Ortalıkla yok. Yok burada

değil. Ahmet Ayşe de yok. Nerede bu

çocuklar?

>> Cennet abam.

>> He

>> baba içeride bunu buldum. Yere düşmüştü.

>> Neymiş bu?

>> Bu Ayşe'nin yazısı. Ben okuyamam ki

bunu.

>> Ben bakayım mı?

>> Buyurun hocam.

>> Ben Kamil abimi bulmaya gidiyorum. Anne

>> Ayşe tek başına korkar. Bunlar kesin

beraber abla. Yoksa bizim olan hayatta

bisikletini yolun ortasına bırakıp

gitmez. Tamam sen merak etme. Sen merak

etme. Biz hemen gelir buluruz. Ah be

Rıdvan. Ah be Rıdvan. Ahmet ne olur

bulalım bu çocukları nerede bunlar?

Aman aman aman aman aman

>> Ayşem ben sen

>> ben seni de ben seni de kaybedemem be

annem

>> siz hiç endişe etmeyin zaten kasabanın

dışına çıkmış olamazlar beraber gider

buluruz şimdi.

>> Baba. Oğlum Rıdvanlar şaka yapıldı. D

oldukları belli değil. Kamil bulacağız

diye çekip gitmişler. Hadi şu dükkanı

kapatın da başlarına bir şey gelmeden

sağ salim bulalım şunları. Hadi.

>> Allah'ım sen koru ya Rabbim. Nasıl

olabilir böyle bir şey?

>> Ne diyorsun baba Rıdvan? Niye böyle bir

şey yapar? Bir bulayım da soracağım ona

hesabını. Hadi bekliyoruz.

Sen de kızları ara da daha kalabalık

olalım hayatım.

>> Tamam dur.

Ya İstanbul'da bir avukat dostumuz

vardı. Necmi Bey. Acaba ona akıl mı

danışsak?

>> İyi düşündüm baba. Mantıklı yani. Cennet

teyzem belli etmiyor ama bence o da

İskender abimin geri dönmesini istiyor.

Ya ister tabii. İstemez mi? Onca sene

öldü sandığın oğlun çıkıp gelmiş. Öbür

oğlunu sanıp bağrına basmışsın.

Kızlar kızlar.

>> Ne? Ne? Ne oldu? Ne oldu? Böcek. Böcek

mi? Yok. Keşke böcek olsa. Böcek olsa

keşke.

>> Abla korkutma sana. Söyle Allah aşkına.

İskender abime mi bir şey oldu? Hayır.

Ayşe. Ayşe Rıdvan'la İstanbul'a

gidiyormuş Kamil abimi aramaya.

Bizimkiler de yola çıkmış çocukları

aramak için. Biz de gidelim. Biz de

gidelim. Kalabalık olsun.

>> Hayda. Nereden çıktı şimdi bu ya? Ya

Cennet abla kalp krizi geçirir bunu

duyarsa.

>> Baba yok. Sabahtan beri çocuklara

bakmışlar hiçbir yerde yok. Ayşe mektup

bırakmış. Kamil abimi bulmaya gidiyorum

diye. Ah Rıdvan ya kesin onun başının

altından çıktı. Hayır bir de küçücükleri

aklıma bin türlü şey geliyor.

>> Kov kızım şeytanın aklından olmasın öyle

şeyler.

>> Baba biz gitsek.

>> Gidin bakalım.

>> Kim olmuş alalım? Tamam.

>> Bana haber edin.

>> Tamam tamam.

>> Ayşe mi kayıp?

E

yes.

>> Sen ne dedin az önce?

>> Ayşe

kadin fasulye. Abiciğim Süleyman.

>> He. Ayşe kadın fasulye. Yap tabii yap.

Misafirlerimiz de Ayşe kadın fasulye

yesinler. İtalyan şef nasıl yapıyormuş

görsünler. Hadi bakalım.

>> Siit Süleyman.

>> Ayşe bak bu yaptığımız zaten çok

tehlikeli. Bari nereye gittiğimizi

söyle. İlk önce Çanakkale. Orada

bulamazsak İstanbul'a gideceğiz.

>> Çanakkale mi? Nereden biliyorsun orada

olduğunu?

>> Biliyorum işte.

>> Ayşe bak gel vazgeçelim. Annemlere

söyleyelim. Yardım isteyelim. Hep

beraber ararız.

>> Olmaz.

>> Ayşe bak yoruldum. Korkuyorum. Bak

yaptığımız çok tehlikeli bir şey olacak.

>> Annem söylerken duydum. Kamil abim

karanlıkta kaldım demiş. Ben onun

karanlıkta kalmasına dayanamam. Ben

alışkınım karanlığa. Ama o alışkın

değil. O çok hassastır. Onu bulacağım

ben. Rıdvan sen istersen gelme.

Güzel. Yok.

Allah kurtarsın. Sağ ol. Selamünaleyküm

ağlar. Allah kurtarsın.

>> Aleykümselam.

>> Aleykümselam.

>> Tolluk. Ne işin var lan burada?

>> İskender abim.

Abim ya kusuruma bakma. Ben azcık biraz

geç kalıverdim. Ben zannettim ki hemen

beni senin yanına getiriverler ama

sonrasında beni bir gün tabii nezarettin

misafir edince geç kaldı. Neyse abi ya

şimdi yani geç olsun güç olmasın değil

mi?

>> Oğlum ne yaptın da girdin sen buraya

>> abi?

Sarı dayımın selamı var. Seni korumam

için beni gönderdi. Şimdi malum bir sürü

düşmanın var abi senin.

Sen buraya gelmek için suç mu işledin?

>> Ya işledik abi. Şöyle sarı dayıma sahte

kimlik çıkartı. Adını da uzay sarı

koyduk. Sonra da beni ihbar ettik. Hani

kimliği ben çıkarmışım gibi. Öyle geldim

yani.

>> Hey Allah'ım ya rabbim oğlum.

E şimdi seni kim koruyacak

>> ya? Abi sen orasını hiç düşünme. Burada

ben varım ya. A şeyi düşünelim biz abi.

Şimdi nereden baksam böyle bir 5 10 yıl

falan bizim burada yatarımızlar

birlikte. Vaktimiz çok. Bu vakti nasıl

değerlendireceğiz biz abi? Acaba diyorum

şey böyle boncuktan kuş yapan mı? Goun

pencere mi? Hey Allah'ım ya rabbim

vallahi delireceğim ben. Ne yapacağım

oğlum sizinle ya? Vay be abi ya.

İskender abi.

>> He.

>> Seninle kaderi arkadaş olmak da varmış

be.

>> Sorma sorma. Aferin oğlum iyi halt

ettin. Aferin sağ.

>> Gel gel bari gel

>> ya. Hadi ya. Açılmıyor ki. Allah

kahretsin. Açılsana be.

>> Deniz kızı.

>> Oltacı.

>> Korkma. İyi misin?

>> İyiyim de siz beni nasıl buldunuz ki?

>> Aa benim amca oğlu dolmuş ço indirmiş.

Bu civarda da tek çiftlik burası olduğu

için kapış.

>> Ablam sen niye böyle işlerle

uğraşıyorsun ya? Ya burası Reşat'ın

evlerinden biri yani. Oltacı İskender'i

kurtaracak dosyalar burada. Onu almaya

geldim.

>> He i hadi hemen alalım.

>> E giremiyorum ki.

>> Başka girişi yok mu be buranın? Yani bir

tane aslında çatıda bir aralık var ama

yani insanın girebileceği bir yer değil

ki.

Aşk olsun. Sen Aytek abiye insan değil

mi diyorsun?

>> Ben mi?

Kimseye anlatmak yok bunu.

Aytek abi ip bitti. Atlaman lazım.

>> İntihar bu. İntihar. Atlayamam. Benim

boyumun en az dört katı burası. Nere

değil ki zaten? Dört katı. Atla abi bir

şey olmaz. Çöz ipi.

B Aytek ne hallere düştün Aytek? Ne

hallere düştün?

Vallahi harikasınız.

>> Namımız yürüsünü bacam. Bir iple

tavandan sarkıtmadınız kaldı. O da oldu

vallahi.

>> Ya hayır işi gibi düşün abi. Ayrıca kim

bilecek seni tavandan iple

sarkıttığımızı? Boşver. İskender gibi

delikanlı bir kardeşimize feda olsun. Az

böyle. Hadi

ver. On

>> sen de ister miydin böyle bir çiftlikte

yaşamak Esmere

>> yani vallah

çoğunda gözüm yok.

Küçük olsun, pisim olsun. Yeter.

>> Şu lunapark işleri iyi giderse belki bir

böyle bir şey alırız biz de. Güzel olmaz

mı? İki koyun, iki kuzu bir şeyler

koyarız. Yavaş yavaş işleri büyütürüz.

Aa sen lun parka gelenleri uçurmaya

devam edersen yakında kapıya kilit

vuracaklar.

Oğlum hem ben sana demedim mi? Benim

yanımda bacıma yanaşmadı ya. Ha

>> he. Yok abi sen

yanlış anladın.

Ben şey yatırım olarak konuşuyorduk.

Güzel yatırım yapmışlar.

Söylediklerim yatırım tavsiyesi değildi.

Yapma onları. Hayvancılık dedik.

Küçükbaş.

Kızş

küçükbaşın dersi büyük olur abi. Biz

bahçe bitkiyle uğraşalım. Bak bitki

mesela daha iyi şey yaparız işte çiçek

ekeriz, çiçek falan bırakırız.

>> Bayram ne yaptı?

>> Şimdi bittik.

Saat kaç

>> Ayşe? Çok yoruldum. Acıktım.

Yürüyemiyorum artık. Keşke çikolata

falan olsaydı.

Bir saniye. Burada bir kamyonet var.

Plakası 17. Çanakkale olmuyor mu?

>> Bu kamyonete binebiliriz o zaman.

>> Tamam. Gel şimdi birazcık sağla. Sakin

var.

>> Nerede?

>> Gel şimdi. Gel gel burada.

Ayağını buraya bas elini.

Evet.

Ayşe Rıdvan değil mi lan bu? Ne işi var

bununla?

Eee, Ayşe'yi gördünüz mü acaba?

>> Yok kızım, görmedik.

>> Görmedik. Rıdvan

>> onu da görmedik.

>> Yok. Tamam. Sağ olun.

Abi Ayşe Gitvan'ı gördün mü?

>> Yok hayır görmedim.

>> Neredeler ya? Rıdal seni bir elime

geçirirsem ne yapacağımı biliyorum.

>> Abla e Ayşle Rıvan'ı gördün mü?

>> Görmedim.

>> Hiç mi buralarda?

>> Hiç.

>> Hay Allah. Sağ olasın. Tamam. Eyvallah

ya. Neredeler bunlar ya?

>> Ömer abi bizim Rıdvan'la Ayşe'yi gördün

mü? Hah.

>> Yok, görmedim vallahi.

>> Ayşe'yi gördünüz mü?

>> Görmedik. Görmedim.

>> Ay Allah'ım nerede bunlar?

>> Teyze

>> buldunuz mu çocuklar?

>> Yok teyze bulamadık.

>> Bulamadık.

>> Cennet haba. Cennet haba. Ayşe'yi

gördüm. Önden

>> gördüm. Rızvan'la beraber Ayşe'yi

gördüm. İkisi birliktelerdi.

>> Nerede?

>> Bir gambinete bindiler. Arkadaan baktım.

>> Nereye gittiler?

>> Vallahi bilmiyorum ki. Cennet aba bir

gaminetin arkasına bindi. 17 Çanakkale

plakalı. Kırmızı kamyon etti.

>> E tamam hemen jandarmayı arayalım haber

verelim.

>> Sen aldın mı abi plakasını tam? Vallahi

arkalarından baktım ama plakanın

tamamını alamadım ya. Bir 10'yi

görebildim. Ay çabuk olun çocuklar ne

olur.

>> Tamam ben hemen jandarmayı arıyorum.

>> Abla Rıdvan da yanındaymış. Gözünü

seveyim korkma. Sağ ol salim bulacağız

inşallah.

>> İnşallah.

>> Sakin ol Cennet abla sakin ol. Eve Allah

bulacağız.

>> Bulacağız.

Ya kardeş açsana şu kapıyı ya. Hayır

yani insanız burada. Sen bize

misafirliğe gelsen biz sana bir çay

vereceğiz, çorba vereceğiz.

Bunlar yok ya. Bunlar insanlıktan

nasibini almamış ki yani. Ne bileyim

insan en azından bir bisküvit verir, bir

lokum verir, misafiriz.

Of ya! Of! Sıkışıp kaldık burada ya.

Pencereleri bile kapatmış herifler.

Nasıl çıkacağız?

>> Ben ben vallahi çok özür diliyorum Deniz

kızı. Yine geldim her şeyi mahvettim.

>> Yok yacı olan oldu artık boşver. Yok

vallah ben ya ben gelmesem daha iyiydi.

Her şeyi şey yaptık

>> ya. Saçmalama yani. Sen yaşadığımız o

kadar şeyden sonra beni merak etmişsin.

Gelmişsin. Senin hakkın ödenmez değil

mi? Öyle

ne? Neymiş o yaşanılan şeyler?

E

şey ya

biz bir ara evleniyorduk da neredeyse.

>> Yuh ama yani. Yuh.

Sen ne mi?

Sen mi?

Senle sen evleniyor muydunuz?

Bir

şey yap. Bir ağlayacak mısın? Tam e şey

yap. Bir rahatla

için böyle bir açılsın.

Evlenmedik ama ya.

>> Ben pot kırdım. Eee ama ama olmadı öyle

bir şey. Zaten

>> ben pot kırmadım. Direkt söylemiş oldum

ama olmadı ki. Hiç şey yapmadık yani.

Hiç masada bitti olay değil mi? Masada

çözdük.

>> O beni bıraktı hatta.

yapmasaydım şey

ama yani yok sana gerçekten

şey ağlasın biraz atlatır diye

düşünüyorum. Gönlünü alsan mı acaba?

Alacağım.

Ya burada ihtiyaç olursa ben ne güne

duruyorum? He? Ben cennet bacımı hiç

yalnız bırakır mıyım? Sen git Mehmedi'i

bul. Kesin ışık tepeye gitmiştir.

Kamil'in doğduğu gün beni kandırıp

hastaneden yolladın. Bunun için miydi

lan? He.

Süleyman amca. Süleyman amca iyi misin?

Süleyman amca beni duyuyor musun?

>> Dur oğlum. Dur oğlum.

>> Yasemin Yasemin armam lazım.

Söyleme kimseye.

>> Ne demek kimseye söyleme. Böyle şey olur

mu? Süleyman amca

>> söyleme dedim.

>> Süleyman amca başına falan vurmadın

değil mi?

>> Allah'ım ambulans. Ambulans'ım

sen yardım et ya Rabbim.

Tamamdır abiciğim. Sağ ol.

Neden durduk? Benzin alacağız herhalde.

>> Kolay gelsin.

>> Hoş geldin abi. Ne kadarlık dolduralım?

>> Fulle abiciğim.

Kolay gelsin.

>> Eyvallah. Hoş geldiniz.

>> Çocukları gördün mü?

>> Hayır görmedim komutanım.

>> Ayşe bizi almaya gelmişler. Acil

gitmemiz lazım.

>> Had inelim. Hadi. Hadi arabadan inelim.

>> Çanakkale plakalı kırmızı bir kamyonet

arıyoruz.

>> Orada bir tane var ama.

Kontrol edin aracı.

>> Emredersiz komutanım.

>> Kasaya bakın.

>> Emredersiz

kaldır.

>> Kolay geldin komutanım. Hayırdır? Bir

sıkıntı mı var?

>> Kayıp ihbarı var. Bir arama yapacağız.

>> Komutanım burada bir gözlük buldum ama.

Çocuklar burada. Kamera kayıtlarına

bakın. Çabuk çabuk çabuk.

>> Çocuk mocuk ne işimiz olur komutanım?

Ben çocuk falan görmedim.

>> Hay durmamız lazım. Bak yürüyemiyorsun

sen artık.

>> Tamam bir yerde dinlenelim. Benim de

dayanacak gücüm kalmadı artık. Çok

soğuk. Üşüyorum.

>> Yürüyemeyiz daha fazla ya. Kapalı bir

yer bulmamız lazım. Yoksa burada dolup

gideceğiz.

Ah! Rıdan yardım et.

>> Ayşe, Ayşe, Ayşe iyi misin?

Bizim bu işe hiç bulaşmamamız gerekirdi

ya. Tamam, dur, sakin ol. Hiçbir yere

gitme. Ben hemen geliyorum.

>> Çok uzağa gitme, korkuyorum.

>> Hemen geliyorum Ayşe, merak etme.

Of ya! Ne yapacağız? Gece de bastırdı

artık.

Şimdi jandarmadan haber gelir. Gider

alırız çocuklarımızı. Ablam.

>> Evet. Evet. Oldukları yer zaten belli.

Jandarma çocukları bulur getirir.

>> Alo

>> hanımefendi. İyi akşamlar. Aracı bulduk

ama çocuklar yok. Kamera kayıtlarında

ormanlık alana doğru gittikleri

görülüyor.

>> Abla, abla ne oldu?

>> Alo. He komutanım ben Ahmet. Rıdvan'ın

babası. Ne oldu?

Evet komutanım.

Tamam anlaşıldı komutanım. Tamam

geliyoruz.

>> Ne oldu?

>> Çanakkale yolunda bir benzinlikte

kamyoneti bulmuşlar ama bizimkiler

ortalıkta yok. ormana kaçmış

ama ormanın sonu uçurum

geceleyin kurt iner oralara hep.

Allah'ım sen koru çocuklarımızı.

>> Tamam jandarma arama başlatıyor. Hadi

gidelim. Hadi

>> hadi gid gidelim.

>> Ben Ademle Sezen'e haber veriyorum.

>> Dayan dayan Ayşan.

Hh. Gel. Burası

dikkat et.

Ne yapalım? En azından rüzgardan korur

bizi.

Geceyi burada geçeceğiz.

Üşüyorum.

Ben Ayşe.

Birazdan sabah olacak.

Bulluk.

Oğlum senin hiç mi sevdiğin biri yok

lan. Öyle hiç düşünmeden cezaevine attın

kendine.

Bulduk.

Uyudu mu lan?

Aha.

Sen beni koruyacaksın da ben de

göreceğim.

Ayşe ran

>> Ayşe

Rütbanş

>> Ayşe Rıdvan

>> Rıdvan

>> Ayşe

>> Ayşe Rıdvan Ayşe.

Allah'ım çok şükür. Adem Firdevs

buradalar.

Ayşem

>> kuzum Ayşeciğim

>> yavrum.

>> Allahım Ayşem.

>> Tamam kızım.

>> Yavrum alıyorlar mı?

>> Annem çok şükür.

>> Ayşe.

>> Annem niye yaptın böyle bir şey?

Ben abim olmayan bir hayat

düşünemiyorum. Anne

o yoksa ben eksiyim.

>> Abmet

donmuş bunlar. Hadi ambulans.

Çabuk çabuk.

>> Ambulansı arayalım.

>> Hadi ambulans. Hadi hadi hadi komutanım.

>> Çabuk

>> hadi gel

>> hadi. Eyvah.

>> Yavaş yavaş.

>> Hadi

seni dün gece bekliyordum.

>> Bu geceye kısmetmiş.

Reşat abinin selamı var.

Ey

güzel.

Zamanı gelince biz de Reşat abine selam

göndeririz.

Buraya kadarmış büyük iskender.

Dur bakalım göreceğiz.

Seni mi gönderdi lan o Reşat? Ben de

daha iyi birini bekliyordum.

Kimin daha iyi olduğunu göreceğiz.

Abi, abi

auk.

>> Abi

>> bana bak hemen gardiyana haber verin.

>> Çabuk

>> hemen abi

>> çabuk çabuk çağırsınlar.

>> Tamam. Ah!

>> Tamam oğlum sakin ol.

>> Ah be oğlum bulluk ya.

Abi

baksanız sonunda benim de savaş yarım

oldu değil mi? Ha

>> tamam. Şoka girdin gevezelik dik etme

>> şoka mı girdim ben? Evet aynen.

>> Şoka mı girdim ben? Hadi lan. Hadi

cennet abla.

Kamil olmasa da İskender de senin oğlun.

Yarın mahkemesi olacak.

Sana ihtiyacı var. Onu yalnız bırakma

bence.

Biz hep birlikte mahkemeye gideceğiz

teyze.

>> Gideceğiz tabii.

>> Cennet teyze biliyor musun İskender de

uzun zaman önce Rıdvan'la Ayşecik gibi

sokakta donma tehlikesi geçirmiş.

Ama tabii onu kurtaran kimse olmamış.

Adem anlatsana

cennet teyzeyi de bize anlattığın gibi.

Hadi hep beraber gidelim mahkemeye.

Yalnız kalmasın

zaten. Çok yalnız kalmış.

>> Gidelim Adem.

>> Biz biz de gidelim mi abla? Uzaktan da

olsa destek olalım.

Anam anam anam ölüyordum ya.

Aa

pulluk. Aa, puluk. Ah, dayısı kurban

olsun, geçmiş olsun. Ay, pulluğum benim

güzel tarım aletim. Geçmiş olsuncuğum.

Yapma, yapma yat yat.

>> Dur, dur. Yapma, yapma yat yat. Güzelce

dinlensek bak sana ne getirdim.

Zeytinyağlı kolonya tamam mı? Al

bakalım. Al. Gokla kokla kokla.

>> Evet.

>> Oh.

>> Oğlum iyice çık. Bu neyim? Ferahlarsın.

Al al kafana da döküyorum. Oh dükk

açılırsın yavrum. He

>> vallahi mis gibi koktu dayı. Her

ferahladım resmen. A dayı

biliyor musun dediğini yaptım.

Kamil abiyi kurtarim. Dayı

>> benim canım aletim biliyorum.

Bak bak sene ne getirdim.

Bak şimdi.

Ta ta.

Evet. Sünnetine yetişemedim ama

şişlenmeye yetiştim. Pullukçum. Al

bakalım. Al al al. Yakıştı

dayım. Hey bana hiç kimse bugüne kadar

bir şey takmamıştı biliyor musun?

Ben eğer yani

yapım ya ben yap

>> yani eğer böyle sana böyle layık bir

yayın olduysam ne mutlum

lazım. Estağfurullah. Asıl ben sana

layık bir dayı olabildiysem bana ne

mutlu. Sen bize kamilimizi bağışladın

pulluk. Şimdi dile benden ne dilersen.

>> Vallahi mı dayı? Tabii. Aklından

gönlümden ne geçiyorsa dile yapacağım

yen. Vallah mı? Tabii. Ah.

Aslında içeride de a çok düşünüverde

dayı bu konu hakkında. Ya diyorum ki

şimdi

>> pulluk böyle çok yalnız galıydı yani

İskender abinin de önünde böyle büyük

diye bir şey var mesela. Büyük İskender

diyorlar. Acaba pulun önüne de bir şey

mi eklesek böyle? Ne gibi mesela? Mesela

ne? A aa şey şişli puluk şişli pul

bir yengtim ne öyle ya sem tadı gibi

şişli puk

bulduk

dört dört olsun dörtlü pulluk dörtlü

pulluk hem toprağı falan da daha iyi

eşelirsin gidilirsin

dayı yemin ediyorum var Ya süper fikir

bu. Ha dörtlü buluk muyum ben yani

şimdi?

>> Evet. Nasılız bakalım?

>> Oo doktor bey

>> ağrılar azaldı mı biraz?

>> Hoş geldiniz. Gayet iyiyiz. Doktor

beyciğim dörtlüğumuzun kahramanlığından

sonra bomba gibiyik.

>> Güzel güzel. Durum ciddi değil zaten.

Yakında çıkış veririz ama bundan sonra

daha dikkatli yaşaman lazım.

>> Tabii doktor bey. Tabii. İnşallah

buradan taburcu olduktan sonra çıkacak.

Sonra sahte kimlik suunla yatıp

çıktıktan sonra ben onu böyle pipetle

beslerim.

Canımluğum benim güzel tarım aleti.

>> Geçmiş olsun.

>> Sağ olun doktor bey. Hürmetle.

>> Geçmiş olsun

dayı.

Dayı buluk dayı. Sevgili iyisin ya.

Adamın haline bak. Kafasına bak.

Bacağına bak. Ne hale geliyor dayı.

Ah dayı ona geçmiş falan olmasın.

Bence o aşan

Reşat'ın ajanı olabilir. Çağsusun tabii

bıyığından da belli zaten.

Bak bak

kesin. Tamam.

Al bakalım delikanlı.

>> Eyvallah. Bir türlü beceremiyorum şunu

ya. O kadar çok duruşmaya gittim ki

artık gözüm kapalı bile

bağlayabiliyorum.

>> Çok mu ceza?

>> Hapishanedindeki günlerimi değil

ömrümdeki günlerimi sayıyorum delikanlı.

Olana şükür olacağı başım üstüne. Bizim

elimizden bu gelir artık.

Eyvallah.

>> İskender Demir, İstanbul'a gidiyorsun.

Duruşman orada olacak.

>> Geldim, geldim.

Yolun açık olsun Delikanlı.

>> Eyvallah. Her şey için teşekkürler.

Allah kurtarsın.

>> İnşallah çıkarsın abi. Allah kurtarsın.

>> İnşallah. Diğer arkadaş bize emanet abi.

Sen merak etme. Ona dikkat edin. Ha

>> bizi de abi.

>> O bizim canımız. Tamamdır hadi. Ev.

>> Eyvallah.

>> Nereye gidiyorsun gönül?

>> Nereye gittiğimi çok iyi biliyorsun.

>> Nereye gidiyorsun diyorum sana.

>> Sevdiğim adama destek olmaya gidiyorum.

>> Gönül izin vermiyorum. Hiçbir yere

gidemezsin.

>> Üzgünüm. Senden izin almıyorum anne.

>> Gönül bana karşı gelme

>> ya. Kalbini kırmayayım diyorum ama yeter

artık ya. Ya bütün bu olanlar senin

yüzünden başımıza geldi farkında mısın?

Sen ihbar etmeseydin İskender şu an

içeride olmayacaktı. Senin yüzünden

ölümden döndü.

>> Beter olsun o. Beter

>> ne? Bir de beter olsun mu diyorsun? Anne

sen dalga mı geçiyorsun ya? Senin senin

ne ara kalbin karardı?

>> Kızım o adamın yüzünden hayatımız

mahvoldu bizim. Sen hiç mi ailene

acımıyorsun? Ha? Bizim yerimize onu mu

tercih ediyorsun?

>> Ben bir tercih yapmıyorum. Kalbimin

doğru olduğunu söylediği şeyin peşinden

gidiyorum. Karşımda durup durmamak sana

kalmış. Madem öyle git git ama. İki

dünya bir araya gelse

kavuşamayacaksınız. Hadi git şimdi

düşün. Sana annelik hakkımı helal

etmiyor.

Aç kusum ağzını.

Oh, afiyet olsun.

>> Yusuf.

>> Hadi bir iki lokma daha yi.

>> Anne, benim gözlerim görmesi de kendimi

hiç an hiss etmedim biliyor musun? Dün o

soğukta bile kalbindeki sevgim beni

ısıttı.

Hayatım boyunca sen vardın. Kamil abim

vardı yanımda.

Evet. Bazen kendimi kaybolmuş

hissederdim ama siz bana hep doğru yolu

gösterdiniz.

İskender abime kim yolu gösterdi?

Çıkmaz bir sokağa girdiyse geri

dönmesine izin vermek gerekmez mi?

Onun da zor günlerinde sevdiklerini

yanında görmeye hakkı yok mu?

Abimi yalnız bırakma anne.

da bana Kamil abime gösterdiğin gibi

doğru yolu göster.

İlk defa binmiyorum bu cezaevi aracını.

İlk defa vurulmuyor bile kelepçeler.

İlk defa görmüyorum bu taş duvarları, bu

demir kapıları.

İlk defa gitmiyorum. Nereye gittiğimi

bilmeden bu sallanan cezaevi arabasının

içinde

ilk defa değil bitmek bilmeyen yolları

ölçmeyişim.

Zamanı içimde sayamayışım ilk defa

değil.

Ama ilk defa olan bir şey var. Yalnız

değilim.

Benim için endişelenen birileri var. İlk

defa beni düşünen, peşimden gelen

birileri

İlk defa dışarı çıkmak için bir sebebim

var. Bir değil, birçok sebepim.

İskender

>> Gün

>> biz yanındayız. Buradayız. Avukatlar

geldiler. Okuldan da arkadaşlarım

burada. Hepimiz yanındayız senin için.

>> Sağ ol. Sağ ol. İyi ki varsın.

>> Sen iyisin değil mi? İyi dinlendin.

Bugün dirayetli olman lazım ki olursun.

Ben biliyorum

>> ya. Tuhaf bir şekilde içim rahat benim.

Olacaklardan,

olabileceklerden

korkmuyorum.

Sen varsın ya.

İnsanın bir bekleyeni olması her şey

demekmiş.

Ne kadar ceza alırsam alayım umrumda

bile değil.

İyi ki varsın.

>> Sen de iyi ki varsın.

Geçmişte ne yaşandıysa yaşandı.

Hiçbirisi senin suçun değil. Hepsi

ortaya çıkacak.

Biz de sonuna kadar mücadele edeceğiz.

>> Abi

biz de sana destek olmaya geldik.

Biz bir kuzen daha kazandık.

Hadi kurtul bunlardan da gel alem kuzen

görsün.

>> Ben merak etmeyin. Eğer buradan çıkacak

olursam

ilk işim onu bulmak olacak.

Anne

ben

>> Sanık İskender Demir duruşma salonuna

Buyurun.

Hadi konuşardık bir şeydi.

Günaydın Esmeray.

>> Geliyor lan.

>> Dur bir dakika.

>> Etme abi

>> ne oluyor?

>> Anam

anam canımızı almaya geldiler bizi.

Öldü. Esmeren küs ölmeyelim. Ne olursun

küs ölmeyelim.

>> Ya dur Bayram bir sus ya.

>> Ya bir durun bir şey oluyor dışarıda.

Tutsanıza şunu.

Arkama geçin.

Ana

>> abi

>> uykunuzu alabildiniz mi? Haytek abi

nasıl kurtardım ama?

>> Vallah şahane kurtardınız ama duruşmaya

geç kalıyoruz. Hadi

>> abi sen ne yaptın? Kendini alıp adamlara

mı vurdun? Nasıl dövdün bunları ya?

>> Özel güçlerim var.

>> Ben çok merak ettim vallahi. Eline

sağlık abi. Ya da nasıl yaptıysan

>> gösteririm bir ara. Hoşuna gider belki.

Sağ ol.

Tebrik ediyorum.

>> Hadi düşmanım abi.

>> Eline sağlık.

>> Rica ederim.

>> Araba nerede?

>> Kapının önüne bıraktım.

>> Tamam.

>> Esmeray

>> ne var?

>> Eee,

ben vallahi sana söyleyecektim. Vakit

olmadı.

Yoksa ben senden saklamazdım. Zaten

saklayamam ki.

Yani sen öyle bir bakıyorsun ki

gözlerimin içine ben ne var ne yoksa

sana anlatmak istiyorum.

Şu anda da bakıyorsun. Şu anda da

anlatıyorum ben.

Ya bak herkes bana çok hayalci diyor.

Haklılar da bu arada ben bazen rüyalarda

yaşadım. Bazen kendi rüyalarımın içinde

kaybolup gittim.

Ama ilk defa ayaklarım yere sağlanmasın

istiyorum.

Ben ilk defa şeyi gerçekten çok net

biliyorum.

>> Ne o?

>> Ben seni çok seviyorum Esmer.

>> Ben de seni çok seviyorum Bayram.

Vallahi mı?

>> Vallah.

Oh.

Bayağıdır nefes alamıyordum. Bu ilk

nefesimle

>> Süleyman amca iyi misin? He.

Sen burada mıydın?

>> Seni bekledim Süleyman amca. Doktorlar

tahlillerini yaptılar. Sonuçların

çıkmasını bekliyoruz.

>> Sen ne yapıyorsun burada?

>> Süleyman amca çok özür dilerim. Vallahi

çok özür dilerim. Şimdi şöyle oldu.

Sizin bir aşçıya ihtiyacınız vardı.

Benim de işe ihtiyacım vardı.

Biz o yüzden böyle küçük bir oyun

oynadık. Sen kızarsın diye sana bir şey

de diyemedik ama ama Yasemin hiçbir suçu

yok. Bütün hepsini ben planladım. Benim

kabahatim. Ona kızma olur mu? Vallahi

hiçbir suçu yok onun.

>> Tamam oğlum. Tamam.

Sman amca durun. Biraz uzansaydınız.

Kalk kal. Yok yok biraz dinlenin. Ben

düzeltirim yastığı.

E pek

o zaman kimse bilmiyor değil mi?

>> Ha yok. Sen kimseye bir şey demediğince

ben de söyleyemedim

ama doktorlar biliyormuş seni. Daha önce

de gelmişsin.

>> He.

>> Herhalde sen bu hafta çok yordun

kendini. Ondan oldu bence. Yok yok

yordum

yordum.

Tamam.

İnşallah iyi. İnşallah. İnşallah oğlum.

İnşallah.

>> İskender Demir.

>> İstanbul sokaklarında anılan adıyla

Büyük İskender. Üzerine atıldığı

yüzlerce suç kaydı. Haksız yere kişiyi

hürriyetinden alıkoyma. Daha önce iki

kere adam yaralama iki kere hırsızlık,

gasp ve haneye tecavüz suçlamalarından

sakası mevcuttur.

Tanıkların dinlenmesini talep ediyorum.

>> Buyurun.

>> Tanık Fikret Bostan.

>> Yalnızca doğruları söyleyeceğine,

şerefin, namusun ve kutsal değerlerin

üzerine yemin eder misin?

>> O saydıklarınız bunda ne arasın?

>> Sessiz ol, müdahale etme.

>> Ederim Hakim Bey.

>> İskender Demir adlı şahsı tanıyor musun?

>> Evet, tanıyorum. Hakim Bey,

>> kaç yıldır tanıyorsun?

Yaklaşık olarak 10 yıldır.

Savcı Bey dinledin. İskender Demir'in bu

cürümleri işlediğine şahitlik ediyor

musun?

>> Evet efendim.

>> Emirleri bizzat İskender Demir'den mi

alıyordun?

>> Evet efendim.

Oh.

Hiçbir şey yememişsin Ayşe. Hisseydin ya

biraz.

>> Canım hiç istemiyor Efe abla. Aklım

abimde.

>> Merak etme sen. Abim bulunacak. En

azından hala hayatta olduğuna

inanıyoruz.

>> Diğer abim. Yani İskender abim kötü biri

mi?

>> Neden? Kötü biri olsun. Biz hep onun

iyiliğini gördük. Bak o geldi. Mandıra

düzeldi. Hep güzel güzel çalıştık.

>> Onu hapse mi atacaklar?

>> Sen düşünme bunları. Hadi yemeğini

yesen.

>> Hanife abla.

>> Buyur kızım.

>> Bugün kandil gecesi değil mi? Heya

Gandil bugün Berat Gandili.

>> Onun için dua edelim mi?

>> Olur tabii Ayşe olur.

>> Hem bakarsın Berat Gandil'nin hürmetine

abin de beraat eder.

Allah'ım abimi sen koru.

Ne olur suçsuz olsun.

Eve geri dönsün. Hem İskender abim hem

de Kamil abim eve dönsün.

Eğer onlar eve dönerse söz veriyorum

uslu bir çocuk olacağım.

Annemin sözünden de hiç çıkmayacağım.

Söz veriyorum.

Sayın hakimim dediler. Sen naklici önder

misin? Dedim evet benim. Ondan sonra

dediler ya Kamil kaza geçirmiş gidip onu

alman lazım. Gittim onu aldım geldim

ben.

Geldi bir deli oğlan. Akdeş ben kamil

değilim diyor. Başka bir şey demiyor.

>> Yani anlayacaksınız hakim bey. Adamı el

birliğiyle kamil ettik.

Sağ olsun hep iyiliği dokundu bize.

Allah razı olsun ondan.

>> Ya tamam biraz deli dolu be oğlan ama

iyilik yapmadı kimse de kalmadı köyde.

>> Sayın hakimim ben hayatımda bu kadar

sayci bir adam görmedim. Kimsenin

görmediğini görür. Kimsenin bilmediğini

bilir.

Hepimizin hayatına dokundu.

Onun sayesinde çocukluğumda bile

hayalini kuramadığım bir evlilik yaptım.

Ben sevdiğim kadına kavuştum.

Allah ondan razı olsun.

Kamil abi çok iyiydi. Çok iyiydi ama

İskender

bize çok abilik yaptı ya bana ve

kardeşlerime.

>> Bunların bizim dosyamızla ne ilgisi var?

Burada atılı suçlar var.

>> Dosyadaki iddialardan biri benim ailemle

ilgili.

Babam onların yüzünden fabrikasını

kaybetti. İşten çıkartıldı.

Çeşitli sağlık problemleri yaşadık.

Psikolojisi bozuldu. Daha bir sürü şey.

Ama bunların hiçbiri İskender yüzünden

olmadı.

İskender'i biz biraz geç tanıdık.

İnsanlığın yaptığı en kolay şey

suçlamayı yakıştırmakmış derler ya.

Suçlu kim? Suçsuz kim? Anlamadan,

dinlemeden etiketi yapıştırdık.

Kendi içimizde mahkemeler kurduk,

yargıladık.

Suçlu ilan ettik İskender'i.

Halbuki o nasıl bir hayattan geliyor,

neler yaşadı,

hiçbirimiz sormadık.

İskender Cennet teyzenin oğlu.

Doğumdan sonra hastanede kaçırmışlar.

İstanbul'da bir aileye satmışlar. Aile

bakamamış ya da bakmak istememiş.

Sonra yetimhanenin kapısını öylece

bırakmışlar.

Sonrası tahmin edersiniz ki sokaklarda

geçen bir ömür.

Siz bir başkası, bir başkası kim o

karanlık sokaklardan,

çöpün kirin içinden, belanın içinden

çıkıp da kalbi en ufak bir leke almadan

gelebilir bugünlere.

İskender'in kalbi.

İskender o kadar güzel bir adam ki

hepimizin elinden tuttu.

Bu kasabadaki herkesin yüreğine dokundu.

Ben Arif Uysal.

Devletimizin bana verdiği isim bu.

İskenderle yetiştirme yurdundan

arkadaşız. Yetimhaneden beraber kaçtık.

Sokaklarda beraber yaşadık.

kardeşiz. Yani

ben uzun zamandan beri bu dosyanın

peşindeyim hakim bey. Gerçekten suçlu

olanlar ortada.

Koskoca bir çetenin bütün suçu tek bir

adamın üzerine yıkılmaya çalışılıyor

ve en masum olan adamım.

İskender Haldun Bey'in çalışanıydı.

Haldun Bey İskender'i evladı gibi

severdi ve aynı Haldun Bey kendi öz

evladı tarafından öldürüldü.

Bütün bunlar mahkemeye sunduğum

dosyaların içinde mevcuttur.

Reşat Sipai bütün illegal işlerini,

çetesinin bütün suçlarını İskender'in

üzerine yıktı

ve onu öldürdü.

Daha doğrusu öldürdüğünü zannetti.

Gördüğünüz gibi İskender'i yaralı halde

bulup kasabaya getiren benim. Kamil Uzun

adındaki öz kardeşinin yerine koyan

benim.

Çetenin çökertilmesinde İskender'in

payı, emeği çok büyüktür. Dolayısıyla

kendisi şu anda yargılanmayı değil,

teşekkür edilmeyi

ve en önemlisi

bir özür dilenmesini fazlasıyla hak

ediyor. Çünkü herkes kendi seçimlerinin

sonucunu yaşadı Hakim Bey.

Ama İskender başkalarının seçimlerinin

sonucunu yaşadı.

Ben İskender Demir.

Daha evvel birçok kez burada karşınıza

çıktım.

Kendimi savunmaya ne sözcüklerim yetti

ne de zamanım.

Bugün de kendimi savunmayacağım.

O

dosya biraz kabarık. Evet. Savcı Bey

haklı.

Ama o dosyaya baktığınız zaman

hiç kimseyi saptığımı,

kimseyi yarı yolda bıraktığımı

göremezsiniz.

Bizim şartlarımız ve durumumuz bunu

gerektirdi. Böyle yaşadık. Ben

geçmişimle alakalı övünmüyorum.

Yani yanlış anlaşılmasın.

Dediğim gibi bir savunmalı yapmayacağım

ama madem buraya kadar geldim şimdi siz

beni suçlayacaksınız. Birazdan bir karar

verilecek.

Ben başka şeyler söylemek istiyorum

müsaadeniz varsa.

Eee,

ben

cezaevlerinde,

ısla evlerinde büyüdüm. Hakim Bey.

Orada hep böyle ailem bulma hayalim

vardı. Her gece camlardan bakıp o

ışıkları yancereleri

ailemi bulacağım diye ümitlenip öyle

yatardım.

Tahmin ederseniz o şartlar biraz kötü

oluyor.

Battaniyeler biraz böyle ter mi diyeyim,

silik mi diyeyim pis kokar yani.

Ben o battaniyeleri

annemin kokusunu hayal ederek hep

sarılıp yattım.

Tek hayalim aile kurmaktadır.

Kusura bakmayın.

Bir şey sormam lazım.

İlk geldiğim geceyi hatırlıyor musun?

Çarşaflarına yatamadım geceyi.

İlk senin

eee evinde kalmaya çalıştığımda

çarşafları ben beyazdım.

Kirletirim diye korktum.

Kirlendir diye korktum.

E öyle de oldu.

Ben bu arkamda gördüğünüz insanların

hepsinin hayatını kirletmiş oldum.

Bu insanları bulduktan sonra ben çok

korktum hakim bey. Yani kaybetmekten

korktum.

Eee, "Eğer ben

kamil değilim, İskenderim" dersem

onların peşine düşecek insanlardan çok

korktum.

Korktum ama

ne yaparsanız buradayım işte.

Ö,

toparlamam gerekirse

benim cezam zaten çoktan verilmiş. Hakim

Bey,

benim doğduğum gün beni 3 kuruşa

sattıklarında benim cezamı kesmişler.

O yüzden

bu saatten sonra ne ceza verirseniz

verin

benim boynum kıldan incedir.

>> Atılı suçları kabul ediyor musun yani?

Ah.

Yeni deliller sunulmak isteniyor.

Mahkememiz bu delilleri kabul edecek.

Süleyman Bey, durum düşündüğümüzden daha

ciddi.

>> Korktuğumuz gibi mi doktor Bey?

>> Hastalığınız tekrar nüksetmiş. Üstelik

bu kez daha çok yayılmış.

>> Bu kez Bu kez bir şansım daha yok mu?

Allah'tan ümit kesilmez Süleyman Bey.

Yine de size iyi bir şey diyemiyorum.

Size diyebileceğim tek şey çalışmayı

bırakın. Sevdiklerinizle vakit geçirin.

Kendinizi çok yormayın.

Ben

ne kadar vakit geçirebilirim ki? Hangi

zaman yeter ki?

Ben de hazır değilim.

Ben

bırakamam kızlarımı.

Bırak bırak bırakamam.

Sayın hakim, mahkemeye sunmuş olduğumuz

deliller

İskender'in suçsuzluğunu

kanıtlayacaktır.

Ben de kendisinin masum olduğuna tanıım.

Zaten eğer ortada bir suçlu varsa

o da benim.

Çünkü

Reşat Sipai'nin

ona kurduğu tuzağı onu ben çektim.

Bunu ailemi korumak için yaptım. Ailemle

tehdit edilmiştim

ama günün sonunda kimseyi koruyamadım.

Reşat Sipai benim bütün ailemi öldürdü.

Buna henüz çocuk olan 13 yaşındaki erkek

kardeşim de dahil.

Herkesin bu hayatta bir sebebi vardır.

Ama İskender hiçbir zaman kimseye boyun

eğmedi. Korkmadı, kaçmadı.

Eğer gözünü kırpmadan biri için canını

feda edecek biri varsa o da İskenderdir.

O benim bu hayatta tanıdığım en iyi

insan.

Bunu siz de getirdiğimiz dosyayı

incelediğinizde ve yeni tanıklarımızı

dinlediğinizde anlayacaksınız.

Bugün ısı evimdeki 70. günüm. Uzun

zamandır bugünlükleri yazmayı

istiyordum. Bir gün ailemi bulursam

neler yaşadığımı bilsinler diye.

Şimdi neredesiniz bilmiyorum. Ne

yapıyorsunuz hiç bilmiyorum. Ama burada

bir çocuğunuz var.

Belki haberdarsınız benden. Belki

değilsiniz. Bir ısı evinin pencere

boşluğundan yazıyorum bunlara.

Defteri yemek için yardımcısının aldım.

Tam iki haftadır bu defter ve kalem için

bütün bulaşıkları yıkadım. Mutfağı

temizledim. Aramızda kalsın mutfakta

çalışmak kral iş. Fazladan bir sürü

ekmek aşırdım. Geceleri kardan çıkan

çocuklar oluyor. Onlara veriyorum. Sonra

da çalışacağım. Aşçı yardımcısı söz

verdi bana. Aileni bulman için sana

yardım edeceğim." dedi. Ailemi bir

bulsun değil iki hafta ömrüm boyunca

yıkarım o bulaşıkları. Mutfağı yıkarım,

koridorları, yatakhaneleri, tuvaletleri

bile yıkarım. Bugün ısı evimde ikinci

yılım. Tam 485 gün oldu. Ama hala bir

ses çıkmadı aşçı yardımcısından. Bir

tanıdığı varmış. Polismiş. Ona

soracakmış. Belki önümüzdeki hafta sizi

tanıyor olacağım. Nerede olduğumuzu

biliyor olacağım. Belki siz de beni

bileceksiniz.

Bugün 535 gün. Mutfağa gittim. Aşçı

yardımcısı değişmiş. Gitmiş işten

ayrıldı dediler. Bir şey söyledi mi diye

sordum. Söylememiş.

Demek ki bulamadı sizi. Bulsaydı

söylerdi çünkü.

Üzüldüm tabii ki ama ağlamadım. Çünkü

artık ağlamıyorum. Sadece kendi kendime

söz verdim bir kere daha. Sizi

bulacağım. Sizi bulacağım. Ne pahasına

olursa olsun sizi bulacağım.

Karar.

İskender Demir'in üzerine atılan suçları

işlediğine yönelik delillerin zayıflığı

ve mevcut suçların faillerinin yeterli

delillerle tespit edilmesinden dolayı

İskender Demir'in ilerleyen zamanlarda

ortaya çıkabilecek delillerden ötürü

tutuksuz yargılanmasına, mahkemenin

ileri bir tarihe ertelenmesine karar

verilmiştir.

હ

Çok teşekkür ederim arkadaşlar.

>> Geçmiş olsun İskender Bey.

>> Çok geçmiş olsun.

>> Çok sağ ol kardeşim.

>> Ben sana hak yerini bulacak demiştim.

Bitti vallahi.

>> Geçmiş olsun. Geçmiş olsun.

>> Sağ olun. Bitti vallahi ya.

>> Geçmiş olsun.

>> Kusura bakma K İskender. Bilip bilmeden

yargıladık seni.

Olur öyle. Ben işte.

>> Geçmiş olsun yavrum. Ya bir yeğenim daha

oldu artık benim.

Eyvallah teyze.

>> Oğlum,

>> anne

>> beni

oraya götürür müsün?

O duvarın önüne.

>> Hangi duvarın?

>> Hani o senin

yolunu kesen duvar.

Bekle sen biri.

Bu duvar mıydı? Aşamadı.

>> Evet.

>> Bu duvar mıydı seni

oradan oraya sürükleyen?

Anne,

anne ne yapıyorsun?

>> Sen bu duvarı yıkamadın değil. Oğlum

>> anne dur kurban olayım.

>> Ben bu duvarı,

bu duvarları yıkamadım.

Asıl suçlu benim.

Anne. Anne. Tamam. Tamam.

>> Ben

boş bir mezarda dua ederken

sen

neler yaşamışsın.

>> Anne ne olur

>> bilemedim oğlum.

>> Ne olur kurban olduğum. Tamam tamam geç.

>> Bilemedim İskenderim.

>> Tamam geçti. Tamam

>> bilemedim.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.