Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Isko
ne oldu Arif?
>> Oğlum ben çok acıktım lan.
>> Düşünmemeye çalışıyordum. Sabah olsan
halledeceğim ben.
>> Oğlum biz bu gidişte sabaha kadar
donacağız ya.
>> Sana hiçbir şey olmayacak Arif. Ben
buradayken sana hiçbir şey olmayacak.
Şu geceyi bir geçirelim.
Ekmek de bulacağım ben sana.
>> Sadece ekmek mi?
>> Belki peynir de bulurum. Hatta zeytin
bile bulurum.
>> U var ya ekşi ekşi. Üf. Sen bu geceyi
bir çıkar. Çikolata da bulacağım ben
sana. Çikolata mı? Çikolata tabii. Hem
de en sevdiğinden fındıklı.
>> Vallahi mı lan?
>> Vallahi lan.
>> Kralsın be. Isko.
>> Merak etme kardeşim.
Sabah olacak ısınacağız.
Bir gün bize de sabah olacak.
O sen girebiliyor musun artık içeriye?
>> Var bizim de hatır sayılır bir iki
arkadaşımız sağ olsunlar.
>> Bizim de bir tane vardı. Eksik olmasın.
Arif o tarafa çok bakamıyorum kusura
bakma.
Parmaklık görmeye tahammülüm yok.
Duvarlar daha iyi.
Eski bir dostla konuşuyormuşuz gibi
oluyor. Sürekli karşımda.
Kaderime bakıyorum aslında.
Bir keresinde
pazarda onlardan izin almadan su
sattığım için üç tane çocuk peşime
düşmüştü. Hatırlıyor musun?
>> Şu bütün pazarı koşarak kaçtığımız
mevzuyu mu diyorsun?
Evet o mevzu. Sonra sen köpeklerle
gelmiştin. Yahu köpekten korkmana rağmen
köpeklerle gelmiştin. Sonra çocukları
korkutup kaçırmıştın.
>> Önce kendi üstüme çektim. Sonra onların
üstüne saldırttıydım.
Hay Allah'ım. Ya Rabbim ya.
Sen köpekten çok korkardın kardeşim.
Hala korkuyorum ama işin ucunda sen
vardın oğlum.
>> Şimdi de sen varsın.
Biz çocukluğumuzdan beri omuz omuza
geldik bugünler Esk ve bu asla
değişmeyecek.
Bundan sonra karşına çıkan duvarlarda
sana omuz veren ben olacağım kardeşim.
Merak etme.
Belki de buraya kadardır. Bir Arif
benim yolum belli.
Umutsuzluk insanı tüketir belki ama
boşu umutla mezara götürür kardeşim.
>> Yok yok yok Isko buna katılmam. Hayır
boş umut yok.
Senin,
benim. Bundan sonra bizim bir tane
yolumuz var kardeşim. O yolda özgürlük.
Eninde sonunda başaracağız ya.
Başaracağız.
Sen bana güven.
Cennet teyze
iyi misin?
Konuşabilir miyiz biraz?
İşten geçtikten sonra konuşmak isteyen
çok oluyor tabii.
Niye bana söylemedin?
Ben sana sordum. Bir şey varsa söyle
kızım dedim.
Neden söylemedin?
İskender söylememi istemedi.
>> Tabii o istememiştir.
İskender benim ailemin hayatına da zarar
verdi. Yani adamları
onlar yüzünden babam fabrikasından oldu,
sağlığından oldu.
Biz de yeni bir başlangıç yapmak için
apar topar bu kasabaya geldik. İşte
>> sen
buna rağmen mi sevdin onu?
Buna rağmen
çünkü herkes ikinci bir şansı hak eder.
İskender gibi adamlar daha çok hak eder.
Ben İskender'in yaralı tarafını gördüm.
Cennetteyse.
Yetim çocuklar hiçbir zaman
büyüyemezler. İçlerinde
sürekli yaşatmaya çalıştıkları o eksik
çocuk vardır. Daha çok görülmeye,
sevilmeye,
doyulmaya ihtiyaç duyarlar.
Bunu ondan esirgemeyelim.
Hapishaneye mi yollayacaklar şimdi?
Önce bir nöbetçi savcıya falan
çıkarırlar herhalde.
>> E o zaman görebilir miyiz? Gösterirler
mi?
Bir avukata başvuralım. Belki
gösterirler.
>> Görmeye gitmek falan yok.
>> O niye enişte?
>> Niyesi mi var oğlum? Adem adam bizi
bugüne kadar kandırdı. Kim bilir ne
suçlar işledi. Ya azılı mafya diyorlar
>> ya. Adam mafya falan değil ve düşündüğüm
suçların da hiçbirini işlemedi bence.
>> Nereden biliyorsun oğlum sen? Sanki
bunca zamandır yanındaydın ha.
>> Evet. Haklısın enişte. Değildik
hiçbirimiz değildik. Ne yaptığını da
bilmiyorduk hiçbirimiz.
Ama o da bu aileden ve bu aileden çok
uzakta büyüdü.
>> Ya otelimize, iş yerimize, evimize
aldık.
Belki bizim başımızı öne yiyecek suçlar
işledi. Ya neden kefil olalım
tanımadığımız adama?
>> Vallah İskender abi benim tanıdığım en
mert, en namuslu insan. Ya onun bir
suçu, günahı yok. Bebekken çalınıp
satılmış bir insandan bahsediyoruz
burada. Anasız babası sokaklara düşmüş.
Ne bekliyorduk ki yani? yıllar sonra
dönüp okumuş bir adam olarak karşımıza
mı çıkacaktı? Ben anlamıyorum.
>> Ha böyle şeyler filmlerde oluyor kusura
bakmayın. Adam namusuyla yaşayıp durmuş.
Ha bir dakika. Gerçekten satılmış mı y
nasıl?
>> Valla
çalan belli.
>> Nasıl?
Onu da mı babam yaptı
>> ya? Yok artık kızım. A sen de yani yar
da değil yani. Bunu sen mi diyorsun işte
ya? Genelde yağmur yağdığımı şeref'dan
mı biliyordun sen?
>> Ya bayram sen de şimdi ya.
Olacak iş mi canım? Allah Allah. Yani
masum bir çocuğun vebe haline girmek
öyle kolay mı ya? Hem adam almış sezeni
bu yaşa kadar büyütmüş etmiş. Belki de
bunun için yapmıştır.
İskenderi sattıktan sonra günah
çıkarmak.
>> Neyse tamam kızım sen merak etme.
Babacanak sen de bir şey söylesene ya.
Allah Allah. Hayret bir şey ya. Senin
normalde şerefi savunman lazım
Süleyman.
Yok hiçbir yerden haber yok. Kim bilir
bu Mehmet nereye avlanmaya gitti? E de
cennet ablayı yalnız bırakmamak lazım.
Ben çiçeği alıp geleyim.
>> Ya şimdi bırak Allah aşkına. Çiçeği
miçeği, kadıncağızı bu karda kışta niye
evinden çıkarıp buralara kadar
getiriyorsun? Sen get Mehmedi bul.
>> İyi de bir şey lazım olur hastanede. Ben
kalayım
>> ya. Burada ihtiyaç olursa ben ne güne
duruyorum? He? Ben cennet bacımı hiç
yalnız bırakır mıyayım? Sen yet
Mehmedi'i bul. Kesin ışık tepeye
gitmiştir.
Ben gidiyorum.
Nereye gidiyorsun acaba? Nereye
gidiyorsun? Allah Allah. Biz de burada
bir saattir boşa konuşuyoruz ha.
Şeref başka tatlı yok mu?
Lokma da bilemedim yani. Hani ekler
mekler ne alsaydık aşkım bir farkımız
ortaya çıkardı.
>> Ya sen ne diyorsun Şebnem Allah aşkına?
He? Hayırlı lokması yerine ekler mi
dağıtılır?
>> Dağıtılırdı aşkı dağıtılırdı. Asıl o
zaman hayra girerdin işte. Ay baksana şu
insanlara.
Middelerine az bucuk iyi bir şey girerdi
be.
Öf.
Lokma bizim geleneklerimizde var. Şebnem
40 yıllık adetimiz. Sen o işlere
karışma. Al bacıım al. Birer tane daha
alın. Eve de götürün. Al birer tane de.
Al
>> hayırdır lan? Sana rakip mi çıktı?
>> Ben buna senin lokmanı dökmem deyince
gitmiş ilçeden lokmacı getirmiş. Adından
nasipsiz.
>> Öyle mi dedin mi?
>> Öyle dedim.
>> Allah kabul etsin.
>> Sağ olasın. Allah razı olsun.
>> İyydi. Ben anlamadım. Neyin lokmasını
döküyor bu? Öğrenersin. Dur. Sakin ol.
>> Hayırlı uğurlu olsun Şeref Bey. Hayırdır
ya? Ne bu? Rahmetli falan mı var? Neden
lokma döküp durun?
>> Kasabamızın başına tebelleş olan bir
beladan kurtulduk. Onun için lokma
döktürüyorum. Sen de yesene Osman. Al
birkaç tane.
>> Tebelleş diyorsun değil mi?
>> He.
>> Ne belası?
>> O İskender denen halk düşmanından
kurtulduk ya. Onun için lokma
dağıtıyorum sevabına. Beyler siz de alın
birer tane. Hadi
>> gel lan buraya.
Ulan gencecik çocuk cezaevine düştü diye
lokma döküyor ya. Bunlara vicdan denen
şey uğramamış. Doğru. Doğru. Oğlum var
ya bunun da kuyucuuna bastı ya. Ondan
böyle yapıyor bak. Utanmasa var ya çık
böyle göçek gibi burada oynayacak ha.
>> Oğlum gün gelir devran döner. İskender
ilçe çıktığı zaman o zaman biz dokma
döktürürüz.
Ha ne diyorsun ayrı? Hem de en
iyisinden. Çaylar da benden olur.
>> Selamlar.
>> Merhaba abla.
>> Kimin lokması bu? Bir de
>> niye sen dökmüyorsun
>> Kamil? Aman işte İskender jandarma
tarafından tutuklandı ya. Bu da
sevincinden lokma döktürüyor. Şeref Bey
>> tutuklanmış mı?
>> Evet.
>> Haberi yok mu?
>> Alın alın bacığım. İkişer tane üçer tane
alın. Eve de götürün.
Ah Kilim ah.
Senin gibi delikanlı başına gelecek
işleri miydi bunlar ya? Kamilim eğer
şimdi burada olsaydı puluk
dayım girdi canım
demezse de yani canım der gibi bakardı.
Bir sıkıntınız var mı derdi derdimize
ortak olurdu.
Bu devirde böyle adam böyle yiğit
bulunmaz ya. Ah kamilim ah. Ah ah.
Koy puluk doldur. Dayım kurban olduğum
yapma ya. Bu kadar zeytinyağı içip
durulur mu ya? Kaç yaşında adamsın sen?
Vallahi bak cırcır olur gidersin
buralarda. Ya sana ne pulluk? Sen ne
karışıyorsun? Ben böyle zamanında
içmeyeceğim de zeytinyağını ne zaman
içeceğim?
Ah Kamil ya. Senin başında madem böyle
bir kategulü var neden gelip dayına
söylemiyorsun Kamilim dayı? Yani Kamilim
Kamil Kamil diyorsun da Kamil abi Kamil
abi değilmiş. Adı İskender on neyse ne
pulluk o benim için kamil. İlk
tanışıklığımızdan beri o benim kamilim.
First imaging pulluk çok önemli. First
make. Tabii ya. O değil de dayı ya.
Nasıl bir adammış? H sır içinde sırlar
varmış. Neler varmış da adam adam meğer
İstanbul'un en afilli gaba dayısıymış
ya.
Dayı ne diyeceğim? Bak böyle adamların
düşmanı da çok olur. Kamil abiyi içeride
yaşatmazlar.
>> Ne kulluk? Bizim derdimiz var zaten.
Derdimize dert mi kalkmak istiyorsun sen
ya arkadaş?
Olumsuz negatif tarım aleti.
Doldur çabuk. Sen beni oyalıyor musun?
Dök doldur. Ya dayım vallah negatiflik
için kötülük için demiyorum ben ya. Ama
bu böyledir yani. Bu bütün dünyada daha
çok böyledir. Yani mafya babası mafsa
düşerse ya rezil olur ya vezir olur
yani. Gerçi doğru söylüyorsun pulluk.
Kamilimin bize en çok ihtiyaç duyduğu
zamanlardayık. Hı. Bizim ne edip edip
içeride de onun yanında olmamız, onu
koruyup kollamamız gerek. Öyle icap
ediyor
ama nasıl?
Ha dayı
buldum dayı ben. Buldum
tabii ya. Şimdi biz Kamil abiyi hani
görmeye gideceğiz ya. Görüşe gideceğiz
ya. Çelik yelek alan bir tane Kamil
abime Fem görüşteyken o da alsın gece
yatarken giysin ki korunsun. Şimdi gece
vakti onu şişlerler falan. Çelik yerek
onu gorur. Nasıl ya? Çok güzel pulluk.
Bak yeleğin yanına bir tane de hilti
koyalım.
>> Kamil abin har har tünel de gazar. Ya
sen ne diyorsun Allah aşkına? Polluk sen
çelik yeleği mapsaneyi nasıl sokuyorsun
ya? Huzur evi mi burası arkadaş?
Doğru dayı doğru.
Kamil'i nasıl koruyacağımızı buldum.
Nasıl? Seninle.
Evet Puluk. Seninle koruyacağız
Kamilimi.
Dayım. Dayım nasıl olacak ya? Ben
buradan Kamil abi mahustak. Ben buradan
Kamil abi mahustan nasıl koruyacağım ya?
Lan oğlum sana uzaktan koru mu diyen
oldu ya. Allah Allah. Sen acilenin bir
suç işleyeceksin.
Ondan sonra içeri düşteceksin kendini.
Bapishaneye geçince de Kamil abinin
olduğu koğuşu geçeceksin. Onun yanında
bulunup onu koruyacaksın. Böyle
alengirli marazalı işler olduğu zaman
onun yanında olacaksın. Onu
kurtaracaksın.
Tabii
da dayı ben yani nasıl gideceğim ya? Ben
>> ben ne bileyim pulluk. Orasını da sen
bileceksin artık. Birisinin tavuğuna
gışt, köpeğine hoşt, kedisine pışt mı
dersin? Olmadı gereksiz yere yüksek
müzik mi dinlersin? Çevreyi rahatsız
edersin. Sen bileceksin artık. Bir an
önce pulluk. Gidip Kamil abini
koruyacaksın. Kalk git çabuk.
Emin olur dayım. Kamil ve İskender abim
için değer.
Ah kamilim. Ah ah kamilim. Ah ah.
Pek bu zamanda senin gibi delikanlıyı
nereden bulacağım bir daha ya?
>> Efe dayı
>> hoş geldin kızım.
>> İskender tutuklamışlar.
>> Tutuklamışlar ama nasıl kızım?
>> Yapamaz. Yapamaz dayı. O artık dayanamaz
içeride olmaya. Bak hasta eder buradan
sonrası onu.
>> Aık sakin ol.
İskender yiğit delikanlı. Yatacağın
yatağa yüreğine taş basa gene dayanı.
>> Ya sen bilmiyorsun. O zaten ömrünün
yarısını içeride geçirdi. Yapamaz
diyorum bak. Dayanamaz. Hiçbir yerde
kapalı kalamadı o artık.
>> Kızım senin için rahat olsun.
Benim en büyük dayanı dışarıdaki
dostlarıdır. Sen güçlü olacaksın. O da
içeride güçlenecek.
>> Hayır ya. Hayır. Girdiği gibi çıkamaz
diyorum dayı. Çıkamaz artık. Olmaz. Bir
şey yapmam lazım.
>> Adaletin kestiği parmak acımaz kızım.
Ne yapacağız? Elimizden ne geli?
>> Var. Vardır. Bir şey olması lazım ya.
Benim benim bir şey yapmam lazım. Bir
şey bulmam lazım.
Buldum ben. Buldum. Buldum.
>> Ayla kızım. Ne? Ayla kızım.
Ayla kızım. Dur. Nereye gidiyorsun
ya? Of ya. Ben ne yapacağım? Nasıl bir
su şey vereceğim ben şimdi ya? Ya hayır
dayı. Madem bana bir iş verip durun o
zaman ne yapacağımı da söyle ya. Ben
nereden bileim ki amil abi ne kadar
yatıverecek? Belki 6 ya yatacak.
Çıkacaksın gidecek adam ya. Ulan bana ne
olacak. 10 yıl yatı versem ne olacak
şimdi yani? Ne yapacağım ben? Nasıl suç
işliği vereceğim ya? Ya nasıl güneşliği
vereceğim ben şimdi ya? Of ya. Aha taş.
Şu taşı alıveren de şu camları
indiriverk mi acaba? Aa vallahi güzel
fikir ha aslında. He hadi renk pulluk
yapabilirsin. Yaparım değil mi? Yaparsın
lan. konuştun artık beni.
Ah, Seda Hanım.
>> Aa, Ayhan Bey merhaba.
>> Merhabalar.
Merhabalar.
>> Bu ne?
>> Şey, eee, önemli bir şey değil ya. Taş.
>> Taş mı? Taşla ne yapıyorsunuz?
Aa siz arkeologsunuz. Çok özür dilerim
Ayhan Bey. Sizin işiniz taş olmayacaksa
kimin olacak yani?
>> Değil mi canım?
>> Evet.
>> Evet. Ben de tam böyle bir arkeolojik
bir keşif yapıyordum da bu taşı buldum.
Siz geldiniz.
>> Ne keşfi bu? Çok merak ettim.
>> Ben bir taş arıyordum ama öyle normal
bir taş değil tabii. Hani böyle tarihi
bir taş arıyordum. Tarih denince de
bizim ülkemiz değil mi yani? Maşallahı
var yani. Her yer tari işte. Esnada bu
taşı buldum yani.
>> Ha
taşın ne önemi var peki?
>> Şeyin taşı bu. Bu şey Hasan. Hasan'ın
taşı bu.
>> Hasan kim?
>> Yörük Hasan.
>> Yörük Hasan mı?
>> He Yörük.
>> Bilmiyorum ben Yörük Hasan'ı.
>> Ay siz bilmiyorsunuz. Şimdi bizim
buralarda şey var. Eee Hasan Boğdu diye
bir şelale var. Onun hikayesi bu.
Şimdi
Hasan Yağız bir delikanlı
böyle dünyalar güzeli bir yörük kızına
aşık olup dur.
>> Bunun taşla ne ilgisi var Ayan Bey?
>> Ha taş
bu taş işte taş işte
bu kıyamam. Hasan sevdiği kıza
kavuşabilmek için böyle sırtında böyle
dağ gibi küfeyle dağlarda gezerken ayağa
takılıp da şelaleye düşüveriyor.
İşte o taş bu taş.
>> Ben çok etkilendim. Ayağım böyle çok çok
güzel bir hikayeymiş bu. Değerli bir
taşmış.
>> E sizin olsun o zaman hatıra. Yani
benden size bir hediye olsun canım.
>> Nasıl yani? Bir gerçekten ama çok
önemli bir taş.
>> E evet. Evet de yani hatıradır canım. Ne
olacak değil mi yani şimdi e böyle bakıp
bakıp şey yani dokundukça hep beni
hatırlayıp durursunuz.
>> Teşekkür ederim Ayhan Bey. Siz sizden
değerli bir şey yani.
>> Teşekkür ederim tekrardan.
>> Ben ben teşekkür ederim.
>> Görüşürüz.
>> Görüşürüz inşallah.
Geldi mi vakit?
>> Evet, gidiyoruz.
>> Hadi bakalım.
>> Önce nöbetçi,
>> önce sağlık kontrolü, sonra savcılık,
sonra nöbetçi mahkeme, sonra tutuklu
yargılanma. Böyle devam edecek işte.
>> Biliyorsun yani süreci.
>> Biliyorum kardeşim, biliyorum.
İskender
müsaade eder misiniz?
Gönül
tutuklu yargılanacağım. Cezaevine
gönderiyorlar.
>> Biliyorum, biliyorum. Biz yanındayız ama
merak etme. Sonu iyi olacak.
>> Bak belki ben bir daha çıkamayabilirim
yani.
>> Hay hayır hayır sakın umutsuz konuşmak
yok. Sen suçsuz değilsin ki bu da ortaya
çıkacak zaten.
Bir de bizim için bizim için umutlu
olman lazım. Sen merak etme kuzen. En
iyi avukatları tutacağız sana.
>> İlk mahkemede beraberiz zaten.
>> Annem gelmedi mi?
>> Abi ona biraz zaman ver. Yakında
anlayacaktır seni.
>> Artık gitmemiz lazım.
>> Benim zamanım bol artık.
Ama o beni hiçbir zaman Kamil sevdiği
kadar sevmeyecek.
Gönül
umudunu yitirme sakın.
Cennet abla duyduk. olanları. Vallahi bu
durumda ne söylenir bilmiyorum ama
üzülme sakın. Kamilimiz kısa zamanda
bulunacak inşallah.
>> İnşallah oğlun çıkar gelir. Allah büyük.
>> Allah razı olsun. Sağ ol.
Dua edin mi?
Aa Ayşe.
>> Anne.
>> Kuzum sen niye gitmedin derse?
>> Abinin yanına gitmeyecek miyiz? Anne
>> ben
abin nerede bilmiyorum ki.
>> İskender abimi diyorum.
>> Senin
bir tane abin var.
O da Kamil abin.
Allah'ın izniyle de bulacağız biz onu.
>> Kamil abim bulmadan İskender abimi
affetmeyeceksin değil mi anne?
>> Husum sen aklını yorma böyle şeylerle.
Şimdi Kamil abini bulma zamanı.
>> İskender abim yanımızda olmak çok
isterdi. Ben Kamil abim de İskender abim
de aynı seviyorum. Senin kalbin hepimizi
sarar. Biliyorum üçümüzü de.
Lütfen anne İskender abime kızma. Ona da
kalbinde bir yer aç.
Hadi bakayım. Sen şimdi dersine git.
Benim açık daha işim var. E mi? Olur.
Anne
Allah kurtarsın.
>> Eyvallah.
Selamünaleykümselam.
>> Aleykümselam.
>> İskender abi. Şeref verdin.
>> Ver elini öpeyim abi. Hoş geldin.
>> Estağfurullah. Estğfullah.
>> Buyur abi. Yerin hazır. Önce bir çayı
ikram edelim. Yorgunsundur.
İskender abime bir çay getir.
>> Tabii. Abim
>> siz benim geleceğimi biliyor muydunuz?
>> Bilmez miyiz abi? İnşallah bizim kooğuşa
düşer dediydik hakla. Yatağına döşün
hazırladık abi. Rahatça yatarsın.
Eyvallah. Eksik olmayın.
Allah kurtarsın.
>> Allah razı olsun. Abi
>> bizim koğuştan çıkan iki arkadaşı yanına
aldıydın sen. Kahve açıp başına
koymuşsun. Namuslarıyla iş
yapıyorlarmış. Gelip anlatırlardı.
>> Sağ olsunlar. Kardeşlik yapmışlar.
>> Senin ni hikayelerini duyduk. Bir bilsen
abi. Şeref duyduk.
>> Eyvallah. Sağ olun.
>> Bundan sonra beraberiz abi. Senin
kardeşiniz biz. Rahatça cezamızı yatarız
senin sayende.
>> Allah kurtarsın abim.
>> Eyvallah. Eyvallah cümlemize.
>> Buyur abi.
>> Eyvallah
Şeref.
Şeref.
>> Beyefendi. Bir dakika. Ne oluyor? Ben
yardımcı olayım. Şeref Süleyman
hoş geldin. Hangi rüzgar attı seni
buraya ya? Çoktandır uğramıyordun he. Ha
tabii. Maganda içeriye girdi değil mi?
>> Bırak ki vezeli sen mi yaptın?
>> Önce şu sesini bir indir. Burası senin
varoş otelin değil. Müşterilerimi
rahatsız etme.
>> O gün
Kamil'in doğduğu gün
beni kandırıp hastaneden yolladın.
Bütün bunlar bunun için miydi? He?
Kundaktaki o bebeği satmak için miydi?
İçeri geç bakayım sen. Ne saçmalıyorsun
sen Süleyman? Haddini aşma. Ailece
kafayı yemişsiniz. Siz kendi kendinize
komplo uyduruyorsunuz.
>> Tes sesini ettiğin yetmedi. Üstelik
kendi günahına beni de ortak ettin.
Ben sana göstereceğim. Sen kimin
dolduruşuna geldiysen yanlış yapıyorsun.
Beni böyle o terimin ortasında
suçlayamazsın.
>> Değdi mi lan? Değdi mi lan? Değdi mi
>> lan? İndir lan şu elini indir. Allahın
yok mu lan senin? Senin Allah'ın yok mu
lan? He güvenlik güvenlik. Adam
öldürüyorlar. Öldürecek lan bizi. At lan
bunu dışarı. Lan bu sülaleden kim
gelirse kapının önünde kovul. Bırakın
lan beni. Bırakın. Ben ben o Sabinin
hesabını sana soracağım. Depol lan.
Bırakın lan beni. Bırakın lan beni.
Bırakın.
Ah.
a
dayı dayım senin ne gezip durun burada
ya. Pulluk ası sen ne geziyorsun burada?
Sen ne arıyorsun sokaklarda? Sen neden
vapusa girmedin daha?
>> E tamam ben girmek üzereydim ki. Ne
demek girmek üzere kimin?
Şimdi şöyle ki dayım gördüğün üzere
yerde çivil var. Hepsini de ben attım.
>> İyi e dayım şimdi birazdan buradan
mobiletleye geçecek.
>> Mobiletleri geçecek. İyi.
>> Esi dayım bu mobiletle buradan geçince
çivilere basacak. Sonra
esik dayım buradan da böyle gelecek
mobiletle hop lastiği patlayı verecek.
>> Gerçekten patlayacak
>> ii e dayım bu mobiletler buradan gelince
çivileri basacak diye lastikleri palacak
yere düşecekler tamam mı? Çiviler battı
yelim sakallandım falan derken ambulans
gelecek 10 dak sonra polis gelecek.
Bunlar gelmişken de ben diyeceğim ki
çıkacağım karşılarına ben yaptım
diyeceğim ben. Adam öldürmeye ateş
etmişen tam 5 yıl yatarım var. Ne
diyorsun dayı? Nasıl plak ama ya?
Senin yaptığın planın içerisine. Ulan
böyle suç mu işlenir lan? Sen bu suçu
işleyip yapıp bitirene kadar geçecek 20
yıl. O zamana kadar zaten Kamil abin
çıkar içirdin
>> ya. Dayı kurban olduğum ben var ya bak
Seda öğretmeni gördüm görün hiçbir
şekilde kötülük yapıp duramıyorum
içimden. Sürekli iyilik böyle çıkı çıkıp
ediyor
>> ya. Polluk sen ne anlatıp duruyorsun? 50
tane şey söyledin. Kafamı karma çorba
ettin. Sen öğretmen kim? Kim
sen öğretmen? Kim
ya? O bir melek. O bir tam bir melek.
>> Tam da hidayete erecek zamanı buldum.
Peki hiç düşünüyor musun? Kamil abin
içeride o kadar itle kopukla suçluyla ne
yapıyor? Dayım dayım vallahi düşünüp
duruyorum. Düşünüyorum ben. Düşünüyorum
ama yani olmuyor dayı vallahi. Kötülük
yapamıyorum ben. Olmuyor. Ben de sürekli
iyilik yapıp dursum var benim ya. Defol
gittin.
>> Bu işi de ben halledeceğim. Sü.
>> A a battı sü.
>> Allah'ım ya rabbim. Neden ben gidip
gidip böyle saçma sapan antifing ton
tarım aletleri buluyorum kendime acaba
acaba ben ne mi bir eksiklik var?
Ah! Ulan pırluk. Ulan pırluk.
İşte komutanım görüyorsunuz. Bakın benim
adıma sahte kimlik çıkartmışlar. Bir de
adama uzay sarışın koymuşlar. Arkadaş
benim adım uzay sarışın olabilir mi?
Hadi uzaylıyım diyelim ki sarışına kim
inanır? Allah'ını seversen bana bir bak.
Benim sarışın olduğuma inanırlar mı ya?
Resmen benim fotoğrafımı bir şekilde
elde edip montajlayıp sahte kimlik
yapmışlar. komutanım.
>> İyi de kim yaptı bunu?
>> Bu
sehirlerce ben bunu evladım gibi
koynumda besledim, büyüttüm. Bir yer
ünlü bir galpazanmış. Sahte kimlik
çıkartıcısıymış kendisi.
Dayı kurban olduğum nereden geldi bu
senin aklına ya? Çok iyi fikirmiş. Prık
bırık.
Dokunma lan baga beyefendi. Allah Allah
ya. Komutanım görüyorsunuz sahte kimlik
çıkarttığı yetmiyormuş gibi bir de sizin
huzurunda bi taciz ediyor şiddet
uyguluyor bana. Hım. He.
Saldırırım tabii. Saldırırım.
Ben yaptım.
Ben yaptım komutanım. Ben ben suç
işlemeden duramayan bir suçluyum. Ben
sahte kimlik çıkarıcısısıyım ben. Ben
toplumun huzurunu kaçırıyorum. Toplumun
huzurunu kaçıran bir adama atın da
gitsin.
>> Tamam oğlum tamam. Manyak mayak konuşma
oğlum. Alın bunu nezarete. Savcı Bey
gelene kadar da beklesin.
Böylelerin aklı başına gelene kadar
içeride tutmak lazım. Bu nedir
komutanım? Topluma zararlı tarım
aletleri bunlar. Allah da sizden razı
olsun. Bunlar benim itibarımı sasmaya
çalışıyorlar. Allah sizi başımızdan
eksik etmesin komutanım.
Geldiğinden beri uyuyor mu?
>> Evet.
>> Otursa da eski hikayelerini anlatsam.
>> Lan daha yeni geldi adam. Dinlensin
biraz. Daha 10 senemiz var.
>> Sen de hiçbir şeyden anlamıyorsun.
>> Kimsin sen?
Büyük İskender.
>> Ne büyüğü be oğlum? Baksana neredesin?
Bak
>> çıkacağım buradan.
>> Çıkamazsın oğlum. Çıkamazsın.
Ezdirmem lan kendimi. Kimseyi izdirmem
ben.
No.
Bırakın beni. Bırakın lan beni. Çıkarın
beni buradan. Anne. Anne bul beni. Anne
bul beni.
Abim.
Aş aç.
Kapıyı aç.
>> Abi yapma abi.
>> Benim paraş. Ben yatamam burada. Aç
kapıyı
>> abi. Al.
>> Aç kapıyı.
>> Abi al.
>> Yıllarımı aldınız benden.
>> Daha ne kadar yatır
>> açın. Yapma yapma. Yapma evlat.
>> Sen tecrübeli bakıyorsun evlat. Sen
>> ilk gecenin nasıl geçtiğini biliyor
musun?
Ne oluyor burada? Bizim bir arkadaşa
şaka yapalım dediydik. Kapıya çarptık.
Sorun yok başfendi. İyi tamam sessiz
olun.
Aç.
>> Sakin ol.
>> Cam aç.
>> Delikan aç. Cam aç.
>> Cam aç aç. Cam aç.
Bu avukat İşi ne oldu?
>> Ha şey gönüll tutmuş çoktan.
>> H yazık ya. Gönüle de perişan olmuş kız
vallahi. Yüzü gözü şişmiş ağlamaktan.
>> Hayır ona da yazık yani. Çok zor
>> yani. Bu sadece avukat tutmakla olacak
iş mi?
>> Başka ne yapacağız kuzen? Yani bana
kalsa tünel kazıp İskender'i kaçıracağız
da
>> bugün ilk gecesi.
Hepsinden beter geçer. Allah yardımcısı
olsun.
Ya peki abi sen biliyorsundur yani bizim
elimizden hiç mi bir şey gelmez ya? Biz
böyle kös kös oturmaya çok alışık
değiliz.
İşi zor adım.
İskender hiçbir zaman Reşat'ın bu pis
işlemine girmedi ama bütün suçu onun
üstüne yıktılar.
Çünkü İskender Reşat'a hiçbir zaman izin
vermedi. O yüzden de bu pislikler
öyle bir oyun oynadılar.
Ben elimden geleni yaptım ama bundan
sonra ne yapılır inan ben de bilmiyorum.
>> Yani bir şey olmalı ama böyle suçsuz
yere hapis yatmasına izin mi vereceğiz?
>> Bunların hepsi Reşat'ın elindeki
bilgilere bağlı ama hiçbir şeye de
erişimim kalmadı ki.
>> Ayla.
Ayla. Aylaya sorabiliriz.
E bir şey biliyorsa en çok aile
biliyordur.
>> Hay yaşa kuzen. Biz bunu nasıl
düşünemedik ya? Hadi gidelim o zaman.
>> Doğru doğru.
>> Ben otele geçeyim. Otel boş kalmasın ama
haberleşeriz.
>> Oyalanmayalım.
>> İyi misin delikanlı?
Toparlayabildin mi biraz daha?
>> İnsan burada nasıl toparlansın iler?
>> Toparlanır. Niye toparlanmasın ki? İnsan
her şeye alışır.
Ben de alıştım sanıyordum aslında. Yani
ilk girdiğimde bir korktuğumu
hatırlıyorum.
Sonra gir çek çıkışıyor
insan.
>> Şimdi şimdi bekleyenim var.
Çaren yoksa her şey çok daha kolay olur.
Yani zor ama yine de kabul ediyor insan.
Ne yapsın? Başka çaresi mi var
kabullenmekten gayrı?
Ama bir ihtimal daha varsa kafanda,
o ihtimal seni yer bitirir. Olan
ihtimaller de elimden kayıp gidecek
zamanla.
>> Apusluğun kaderi bu delikanlı. Bak şu
çocuklara.
Kimisi her şeye boyun eğmiş. Kimisinin
gözü duvarların arkasında.
Nihayetinde her şey zamana tutsak. Onlar
da öyle. Sabretmeye tutsak.
Sen gözünde büyütme bu duvarları.
Asıl mapusluk burada.
Kendini burada mapuz etme.
>> Ben seni birine benzeteceğim Allah'ım.
>> Allah kurtarsın kardeşim.
>> Allah kurtarsın. Sağ ol.
>> Allah kurtarsın. Allah kurtarsın kardeş.
Siz kimi arıyorsunuz kızım?
>> Ablacığım iyi akşamlar. Biz Aile Hanıa
bakmıştık da evde yok galiba.
>> Boşuna arıyorsunuz onu. O çok dar gitti.
Elinde bir de çantası vardı. Bak ya
İskender abi tutuklanınca hemen toz
olmuş. Biz de ondan medet olmuştuk
>> ya. En çok da ihtiyacımız olan zamanda
olacak şey mi şimdi bu ya?
>> Kaçmış olmasın yani. Öyle biri değil ama
korkmuş olabilir.
>> Yok canım olur mu öyle şey? Yani
balayına gitmiştir belki. Sonuçta bu kız
evlenmedi mi? Hem elinde çanta varmış.
>> E abla tek başına mı çıktı evden? Tek
başınaydı.
>> Tek başınaymış.
Ee ne yapacağız şimdi?
Ay çok çok pardon. Ay
>> çok pardon ben şey yapmadım. Görmedim
seni.
>> Olur öyle şeyler. Acele etme. Acele işe
şeytan karışır.
>> E ben tanıyorum seni. Düğünde gördüydü.
E ben şey yapamadım. Seni çıkartamadım.
>> E keman çalıyordum. Duymuşsundur.
>> Evet duymuşumdur herhalde. Benim çok
acelem var. Özür dilerim. Pardon.
>> E acele işte şeytan karışır dedik ya.
Ellerin de titriyor senin.
Nereye gidiyorsun bu gece vakti? Bak hiç
iyi görünmüyorsun ha. Yok yok ben
iyiyim. Şey yapma.
Pardon.
Sağ ol. Şey, ilçe tarafına giden bir
dolmuş minibüs bir şey var mı? E bizim
Selim var meydanda. Tamam.
>> Ama son araba.
>> Kuru bana yıldız lazım.
>> Yıldız. Ha
ee kuru benim oğlan hemen. E senin abi
bizim çocuk nerede?
>> Arabasında.
>> Arabasında mı?
He.
Aytte.
Aytte.
A
>> oğlum neredesin sen? Sabahtan beridir
seni arıyorum ben ya.
>> A babacığım sen mi geldin?
>> Oyun oynuyordum ya. Çok sıkıldım.
>> Bak sana sürpriz yaptım. Bak ne aldım
bak.
>> Aa bana araba mı aldın baba?
>> He kamyon.
>> Çok güzel. Ama bu kabrio değil.
>> Kabrio mu?
>> Hı? Kabrio istemiştim.
>> Olsun. Yavaş yavaş kamyon satar kabrio
alırız. A tamam.
Tramer kaydı yok değil mi bunun?
>> Yok. Boyasız değişensiz.
>> A çok güzel. Çok güzel. Baba sana çok
teşekkür ederim. Bir sarılayım mı? Tabii
gel.
>> Seni öldüreceğim lan.
>> Allah
>> seni öldüreceğim lan.
>> Ne oluyor? Ne oluyor lan?
>> Senin yüzünden tüm aleme madara oldum
lan ben.
>> Abi sen kendine geri dönmüşsün.
>> A döndüm tabii. Koskoca delikanlıyı ne
düşürdünüz lan? Şimdi seni kevgere
çevirmedim mı? Güne çarmadın mı
>> abi? Abi seni at kaçırdı. Düşünce de
senin kafa gitti. Hatırlamıyor musun?
>> Şimdi de ben seni kaçıracağım. Hala
sokakta bana pavuk şeker alıyorlar. Lan
>> abi bak sen bana sen bana baba dedin.
Ben baba olmaya hiç hazır olmamama
rağmen seni çocuğun belledim. Tamam mı?
Ya bu mu babalığın hakkı? Ben bir
babayım.
>> Bak bak laflara bak. Senin ben var ya.
>> Ay abi abi abi dur ya. Ne yapıyorsun ya?
Yine neden boyuyorsun çocuğu ya? Bırak
artık.
>> Namımı iki paralık etti. Ananas da altın
beziyordu. Kaçmasam
>> ya. Bir durun be.
>> Çok doğru zamana geldim biliyor musun
Esmeray? Görüyorsun değil mi? Baba
oğluna koca bağ bırakır. Oğlan ise bir
salkım üzümü çok görür.
>> Başka hocam şimdi senin salkımına da
bağana da ha
>> ya bir durun be artık be ya. Of sıkıntı
var ya.
>> Ne sıkıntısı?
>> Oh.
Sizin bu arkadaşınız var ya bu sarışın
böyle kıvırcık saçlı neydi adı? Ayla
mıydı?
>> Deniz kızını mı diyorsun?
>> Sen deniz kızı mı diyorsun ona?
>> He
>> tamam işte. Neyse neyse ya onun başına
bir şey gelmiş olabilir.
>> Ne ne nasıl bir şey gelmiş
>> ya? Biraz önce gördüm böyle acele acele
bir yere gidiyordu. Böyle hali hiç iyi
görünmüyordu. Bir de çantasında silah
vardı.
Silah mı?
>> O zaman o zaman başına bir şey
gelebilir. Bizim bir şey yapmamız lazım.
>> He. Şimdi erkekliğimizi göstermenin tam
sırası. Çocuk mocuk ayağına iyice madara
olmuştuk. Gidip şu kaybolan şerefimizi
toplayalım.
Al beni.
>> Ender beni indir indir. Ender.
>> Düş onuma.
>> Hadi
>> hadir.
>> Hadi.
Baba ne yapıyorsun burada?
İskender'i düşünüyorum kızım.
Benim tek dert ortağım oydu.
Şimdi o da gitti.
O çocuk bu sokaklarda büyümeyi hak
etmiyor muydu?
Avare avare dolaşmayı.
gençliğini yaşamayı.
Onun üzerinde çok büyük bir yük var.
Hem de herkesin taşıyamayacağı kadar
büyük.
Sen nasılsın?
>> Bilmiyorum.
Tam her şey yoluna girdi derken
İskender'in gidişi.
Güçsüz durmaya çalışıyorum.
Güçsüz durmaya çalışıyorum.
Ah kızım.
F
Ah.
Ayşe, senin dersler öğlen başlamıyor mu?
Nereye böyle?
>> Kamil abimi bulmaya gidiyorum.
>> Abini bulmaya mı?
>> Evet.
>> Nerede olduğunu biliyor musun abinin?
Nasıl bulacaksın?
>> Bilmiyorum ama bulacağım işte. Ayşe,
delirdin mi sen? Daha nerede olduğunu
bilmeden? Yol bilmezsin, iz bilmezsin.
Başka yerler bizim kasabaya benzemez.
>> Kamil abim kayıp. İskender abim hapiste.
Annem Kamil abim eve dönmeden İskender
abimi affetmeyecek. Benim onu bulmam
gerek. Bana sakın engel olmaya çalışma
Rıdvan.
>> Engel olurum tabii. Bırakmam seni böyle
tek başına. Kaybolursun.
>> Ben gidiyorum Rıdvan. Sakın kimseye bir
şey söyleme.
>> Dur. Tamam bekle. Ben de geleyim
seninle.
Kamil abimin,
İskender abimin şu an hapist olması çok
ağrıma gidiyor.
Kim bilir ne haldedir. Şu
>> İskender abi güçlüdür yani. Hem daha
önce de hapse girmedi mi? Halleder
bence.
Ne bileyim Adem ben de vallahi nasıl
teselli vereceğimi şaşırdım.
Girmiş
ama çocukken
ikisi farklı.
Şimdi ailesi dışarıda o içeride.
Bilmiyorum Sez. Bilmiyorum.
Çok kanıma dokunuyor onun şu an içeride
olması.
Hayat ne garip değil mi? İnsanı oradan
oraya savuruyor.
Tam yıllar sonra anneme, kız kardeşime
kavuştum derken bir ailem, bir yuvam
oldu derken
>> püşüyorsun.
Bilmiyorum Sezan. Yani onu oradan
çıkartmanın bir yolunu bulmalıyız.
Gerçekten
>> halledeceğiz.
Halledeceğiz aşkım merak etme.
İskender abi çıkacak. Biz yine bir aile
olacağız.
Hem e İskender abi çıkınca bizim
restorantına kutlama yemeği yaparız.
Olmaz mı? H
>> olur.
>> Tamam.
>> İyi ki varsın.
>> Sen de iyi ki varsın.
>> Adem gel. Gel şu teyzeye yardım edelim.
>> Teyzem dur dur. Ben yardım edeyim sana.
Ver ver teyzim ver sen geç şöyle geç sen
dinlen.
>> Sen Kamil'in kardeşi değil misin?
>> Evet ben Kamil'in kardeşiyim.
>> Allah gönderdi seni yavrum. Kamil her
hafta gelir odunları kırar buraya
haftalık dizerdi. Bana çok kolay olurdu.
Yaşlılık çok zor be oğlum. Siz gençsiniz
anlamazsınız. Şimdi
Kamil nerede? Ne zaman gelecek?
İskender abim her hafta gelip sana
yardım mı ederdi teyze böyle?
>> İskender kim? Ben Kamil'i bilirim.
Cennetin oğlu.
Anladım teyze, anladım.
>> Geçen geldiğinde dedim, "Oğlum" dedim
bana hakkın geçiyor. Sana bir şey
vereyim dedim. "Yok istemem teyzem.
Benim için dua et dedim.
Gücendi mi yoksa öyle dedim diye. Yoksa
onun için mi gelmiyor?"
>> Yok yok teyzeciğim. Olur mu öyle şey?
Sana gücenir mi? Kıyamam. Öyle
gelememiştir. İşi vardır
>> tabii teyzeciğim. Yani o aralar birazcık
zor durumda. Duanın her zamankinden çok
daha fazla ihtiyacı var.
>> Ederim. Ederim tabii.
>> Ay
abla çıldıracağım artık yeter.
>> Ne oldu? Neden çıldıracaksın yine?
Nilüfer
>> ya. Şu bir tane manyak vardı ya odaya
çökmüş yine.
>> Kim o
>> ya? Bir tane şey diyordu ya, "Babanızın
bana borcu var." diyen bir tane deli
tüccar. Ay çattık. Polis mi çağırsak?
Yok artık polis jandarma adımız çıktı
ya.
>> Bana oradan bir portakal suyu gönderin.
Hadi bakayım.
Oo, gelme, gelme. İyice zayıflamış
hizmet.
>> Eee, beyefendi biz size hizmet
veremiyoruz maalesef. E ayrıca Kamil
abim de geliyor birazdan. Hatırlatmak
istemezdim ama.
>> Sen beni mi kandırıyorsun? İçeri girmiş.
O duydum. Vallahi hiçbir yere ayrılmam.
Babanın bana borcuna bir hafta daha
buradayım.
>> Neden anlaşamıyoruz? Neyi anlamıyorsunuz
siz? Pardon. Bizim borcumuz ödendi bitti
gitti. Borç yok artık.
>> Bak 12 sene evvel babam benden portakal
aldıydı. Bir kasa vermedi parasını. Onu
ne edeceğiz?
>> Siz şaka mı yapıyorsunuz? 12 sene bir
kasa portakal. Kulağınıza mantıklı
geliyor mu bu?
>> Evet.
>> Ne oluyor?
>> Beyefendi çıkmamakta ısrar ediyor abi.
>> Ana İtalyan şef bu mu?
>> H
>> söyledilerdi. İnanmadıydım.
Sen koş bana kavurmalı bir pizza yap.
Şöyle altıda iyice pissin. Yanık olsun
de mi?
Laşantare.
>> Ana esahta İtalyan ne demek istedi ben
anlamadım ama.
Kantarın topuzunu kaçırma diyorum.
>> Ne oluyor ya?
>> Bana bak lan. Portakal senin suyunu
sıkarım. Sıkarım.
>> Ay ay.
>> Bana bak Kamil abi. Yoksa biz varız.
>> Vurma bari.
>> Şikayet edeceğim sizi. Şikayet edeceğim
sizi.
>> Lan yürü. Seni paramparça ederim bak.
Tamam yeter. Allah aşkına yeter.
>> Hastalım sanırım yine nüksetti çiçek.
İçim seziyor.
Bu sefer kavuşma vakti yaklaştı.
Ama kızlarımdan ayrılmak
bu düşünce beni korkutuyor.
Demek ki herat bir bedeli varmış.
Musl deyince
kendime bile söylemekten korktuğum bir
şey daha var. Ben sanırım çok ağır bir
vebale altına girdim.
Bilmeden
istemeden bir günahın ortağı olmuşum.
Yıllar önce o şerefsiz şeref beni
kullandı.
İskender'i yuvasından anasından ayırdı.
Cenneti de yavrusunda
beni de alet etmiş buna.
Çiçek
bilmeden istemeden ne olsa bir şekilde
sebep oldum buna. Bu veballe ben nasıl
gelirim senin yanına çiçek?
Yüzüne nasıl bakarım?
Senin ne işin var burada?
Madem İskender'in sizin oğlunuz olduğunu
öğrendiniz,
bende bazı emanetleri var.
Sizde kalması daha doğru artık.
Bir şeyler yazıyor bunun içinde.
Belki okursunuz
İskender'in neler yaşadığını.
size şu anda ne kadar ihtiyacı olduğunu
belki
görürsünüz.
Ben bunları okuyunca
yüremdeki acı geçecek mi
hocam?
Hoş geldiniz. Hayırdır?
>> Hoş bulduk. Ayşe bugün derse gelmedi de
merak ettim.
>> Gelmedi mi?
>> Haberiniz yok mu? Geçen de derste morali
çok bozuktu. Ben de bugün derse
gelmeyince merak ettim. İyi mi?
>> Ayşe
Ayşe.
>> Alo Ahmet.
Alo. Rvan oralarda mı cennet baba? He ya
ekmek almaya gittiydi. Bisikletini
bırakmış. Ortalıkla yok. Yok burada
değil. Ahmet Ayşe de yok. Nerede bu
çocuklar?
>> Cennet abam.
>> He
>> baba içeride bunu buldum. Yere düşmüştü.
>> Neymiş bu?
>> Bu Ayşe'nin yazısı. Ben okuyamam ki
bunu.
>> Ben bakayım mı?
>> Buyurun hocam.
>> Ben Kamil abimi bulmaya gidiyorum. Anne
>> Ayşe tek başına korkar. Bunlar kesin
beraber abla. Yoksa bizim olan hayatta
bisikletini yolun ortasına bırakıp
gitmez. Tamam sen merak etme. Sen merak
etme. Biz hemen gelir buluruz. Ah be
Rıdvan. Ah be Rıdvan. Ahmet ne olur
bulalım bu çocukları nerede bunlar?
Aman aman aman aman aman
>> Ayşem ben sen
>> ben seni de ben seni de kaybedemem be
annem
>> siz hiç endişe etmeyin zaten kasabanın
dışına çıkmış olamazlar beraber gider
buluruz şimdi.
>> Baba. Oğlum Rıdvanlar şaka yapıldı. D
oldukları belli değil. Kamil bulacağız
diye çekip gitmişler. Hadi şu dükkanı
kapatın da başlarına bir şey gelmeden
sağ salim bulalım şunları. Hadi.
>> Allah'ım sen koru ya Rabbim. Nasıl
olabilir böyle bir şey?
>> Ne diyorsun baba Rıdvan? Niye böyle bir
şey yapar? Bir bulayım da soracağım ona
hesabını. Hadi bekliyoruz.
Sen de kızları ara da daha kalabalık
olalım hayatım.
>> Tamam dur.
Ya İstanbul'da bir avukat dostumuz
vardı. Necmi Bey. Acaba ona akıl mı
danışsak?
>> İyi düşündüm baba. Mantıklı yani. Cennet
teyzem belli etmiyor ama bence o da
İskender abimin geri dönmesini istiyor.
Ya ister tabii. İstemez mi? Onca sene
öldü sandığın oğlun çıkıp gelmiş. Öbür
oğlunu sanıp bağrına basmışsın.
Kızlar kızlar.
>> Ne? Ne? Ne oldu? Ne oldu? Böcek. Böcek
mi? Yok. Keşke böcek olsa. Böcek olsa
keşke.
>> Abla korkutma sana. Söyle Allah aşkına.
İskender abime mi bir şey oldu? Hayır.
Ayşe. Ayşe Rıdvan'la İstanbul'a
gidiyormuş Kamil abimi aramaya.
Bizimkiler de yola çıkmış çocukları
aramak için. Biz de gidelim. Biz de
gidelim. Kalabalık olsun.
>> Hayda. Nereden çıktı şimdi bu ya? Ya
Cennet abla kalp krizi geçirir bunu
duyarsa.
>> Baba yok. Sabahtan beri çocuklara
bakmışlar hiçbir yerde yok. Ayşe mektup
bırakmış. Kamil abimi bulmaya gidiyorum
diye. Ah Rıdvan ya kesin onun başının
altından çıktı. Hayır bir de küçücükleri
aklıma bin türlü şey geliyor.
>> Kov kızım şeytanın aklından olmasın öyle
şeyler.
>> Baba biz gitsek.
>> Gidin bakalım.
>> Kim olmuş alalım? Tamam.
>> Bana haber edin.
>> Tamam tamam.
>> Ayşe mi kayıp?
E
yes.
>> Sen ne dedin az önce?
>> Ayşe
kadin fasulye. Abiciğim Süleyman.
>> He. Ayşe kadın fasulye. Yap tabii yap.
Misafirlerimiz de Ayşe kadın fasulye
yesinler. İtalyan şef nasıl yapıyormuş
görsünler. Hadi bakalım.
>> Siit Süleyman.
>> Ayşe bak bu yaptığımız zaten çok
tehlikeli. Bari nereye gittiğimizi
söyle. İlk önce Çanakkale. Orada
bulamazsak İstanbul'a gideceğiz.
>> Çanakkale mi? Nereden biliyorsun orada
olduğunu?
>> Biliyorum işte.
>> Ayşe bak gel vazgeçelim. Annemlere
söyleyelim. Yardım isteyelim. Hep
beraber ararız.
>> Olmaz.
>> Ayşe bak yoruldum. Korkuyorum. Bak
yaptığımız çok tehlikeli bir şey olacak.
>> Annem söylerken duydum. Kamil abim
karanlıkta kaldım demiş. Ben onun
karanlıkta kalmasına dayanamam. Ben
alışkınım karanlığa. Ama o alışkın
değil. O çok hassastır. Onu bulacağım
ben. Rıdvan sen istersen gelme.
Güzel. Yok.
Allah kurtarsın. Sağ ol. Selamünaleyküm
ağlar. Allah kurtarsın.
>> Aleykümselam.
>> Aleykümselam.
>> Tolluk. Ne işin var lan burada?
>> İskender abim.
Abim ya kusuruma bakma. Ben azcık biraz
geç kalıverdim. Ben zannettim ki hemen
beni senin yanına getiriverler ama
sonrasında beni bir gün tabii nezarettin
misafir edince geç kaldı. Neyse abi ya
şimdi yani geç olsun güç olmasın değil
mi?
>> Oğlum ne yaptın da girdin sen buraya
>> abi?
Sarı dayımın selamı var. Seni korumam
için beni gönderdi. Şimdi malum bir sürü
düşmanın var abi senin.
Sen buraya gelmek için suç mu işledin?
>> Ya işledik abi. Şöyle sarı dayıma sahte
kimlik çıkartı. Adını da uzay sarı
koyduk. Sonra da beni ihbar ettik. Hani
kimliği ben çıkarmışım gibi. Öyle geldim
yani.
>> Hey Allah'ım ya rabbim oğlum.
E şimdi seni kim koruyacak
>> ya? Abi sen orasını hiç düşünme. Burada
ben varım ya. A şeyi düşünelim biz abi.
Şimdi nereden baksam böyle bir 5 10 yıl
falan bizim burada yatarımızlar
birlikte. Vaktimiz çok. Bu vakti nasıl
değerlendireceğiz biz abi? Acaba diyorum
şey böyle boncuktan kuş yapan mı? Goun
pencere mi? Hey Allah'ım ya rabbim
vallahi delireceğim ben. Ne yapacağım
oğlum sizinle ya? Vay be abi ya.
İskender abi.
>> He.
>> Seninle kaderi arkadaş olmak da varmış
be.
>> Sorma sorma. Aferin oğlum iyi halt
ettin. Aferin sağ.
>> Gel gel bari gel
>> ya. Hadi ya. Açılmıyor ki. Allah
kahretsin. Açılsana be.
>> Deniz kızı.
>> Oltacı.
>> Korkma. İyi misin?
>> İyiyim de siz beni nasıl buldunuz ki?
>> Aa benim amca oğlu dolmuş ço indirmiş.
Bu civarda da tek çiftlik burası olduğu
için kapış.
>> Ablam sen niye böyle işlerle
uğraşıyorsun ya? Ya burası Reşat'ın
evlerinden biri yani. Oltacı İskender'i
kurtaracak dosyalar burada. Onu almaya
geldim.
>> He i hadi hemen alalım.
>> E giremiyorum ki.
>> Başka girişi yok mu be buranın? Yani bir
tane aslında çatıda bir aralık var ama
yani insanın girebileceği bir yer değil
ki.
Aşk olsun. Sen Aytek abiye insan değil
mi diyorsun?
>> Ben mi?
Kimseye anlatmak yok bunu.
Aytek abi ip bitti. Atlaman lazım.
>> İntihar bu. İntihar. Atlayamam. Benim
boyumun en az dört katı burası. Nere
değil ki zaten? Dört katı. Atla abi bir
şey olmaz. Çöz ipi.
B Aytek ne hallere düştün Aytek? Ne
hallere düştün?
Vallahi harikasınız.
>> Namımız yürüsünü bacam. Bir iple
tavandan sarkıtmadınız kaldı. O da oldu
vallahi.
>> Ya hayır işi gibi düşün abi. Ayrıca kim
bilecek seni tavandan iple
sarkıttığımızı? Boşver. İskender gibi
delikanlı bir kardeşimize feda olsun. Az
böyle. Hadi
ver. On
>> sen de ister miydin böyle bir çiftlikte
yaşamak Esmere
>> yani vallah
çoğunda gözüm yok.
Küçük olsun, pisim olsun. Yeter.
>> Şu lunapark işleri iyi giderse belki bir
böyle bir şey alırız biz de. Güzel olmaz
mı? İki koyun, iki kuzu bir şeyler
koyarız. Yavaş yavaş işleri büyütürüz.
Aa sen lun parka gelenleri uçurmaya
devam edersen yakında kapıya kilit
vuracaklar.
Oğlum hem ben sana demedim mi? Benim
yanımda bacıma yanaşmadı ya. Ha
>> he. Yok abi sen
yanlış anladın.
Ben şey yatırım olarak konuşuyorduk.
Güzel yatırım yapmışlar.
Söylediklerim yatırım tavsiyesi değildi.
Yapma onları. Hayvancılık dedik.
Küçükbaş.
Kızş
küçükbaşın dersi büyük olur abi. Biz
bahçe bitkiyle uğraşalım. Bak bitki
mesela daha iyi şey yaparız işte çiçek
ekeriz, çiçek falan bırakırız.
>> Bayram ne yaptı?
>> Şimdi bittik.
Saat kaç
>> Ayşe? Çok yoruldum. Acıktım.
Yürüyemiyorum artık. Keşke çikolata
falan olsaydı.
Bir saniye. Burada bir kamyonet var.
Plakası 17. Çanakkale olmuyor mu?
>> Bu kamyonete binebiliriz o zaman.
>> Tamam. Gel şimdi birazcık sağla. Sakin
var.
>> Nerede?
>> Gel şimdi. Gel gel burada.
Ayağını buraya bas elini.
Evet.
Ayşe Rıdvan değil mi lan bu? Ne işi var
bununla?
Eee, Ayşe'yi gördünüz mü acaba?
>> Yok kızım, görmedik.
>> Görmedik. Rıdvan
>> onu da görmedik.
>> Yok. Tamam. Sağ olun.
Abi Ayşe Gitvan'ı gördün mü?
>> Yok hayır görmedim.
>> Neredeler ya? Rıdal seni bir elime
geçirirsem ne yapacağımı biliyorum.
>> Abla e Ayşle Rıvan'ı gördün mü?
>> Görmedim.
>> Hiç mi buralarda?
>> Hiç.
>> Hay Allah. Sağ olasın. Tamam. Eyvallah
ya. Neredeler bunlar ya?
>> Ömer abi bizim Rıdvan'la Ayşe'yi gördün
mü? Hah.
>> Yok, görmedim vallahi.
>> Ayşe'yi gördünüz mü?
>> Görmedik. Görmedim.
>> Ay Allah'ım nerede bunlar?
>> Teyze
>> buldunuz mu çocuklar?
>> Yok teyze bulamadık.
>> Bulamadık.
>> Cennet haba. Cennet haba. Ayşe'yi
gördüm. Önden
>> gördüm. Rızvan'la beraber Ayşe'yi
gördüm. İkisi birliktelerdi.
>> Nerede?
>> Bir gambinete bindiler. Arkadaan baktım.
>> Nereye gittiler?
>> Vallahi bilmiyorum ki. Cennet aba bir
gaminetin arkasına bindi. 17 Çanakkale
plakalı. Kırmızı kamyon etti.
>> E tamam hemen jandarmayı arayalım haber
verelim.
>> Sen aldın mı abi plakasını tam? Vallahi
arkalarından baktım ama plakanın
tamamını alamadım ya. Bir 10'yi
görebildim. Ay çabuk olun çocuklar ne
olur.
>> Tamam ben hemen jandarmayı arıyorum.
>> Abla Rıdvan da yanındaymış. Gözünü
seveyim korkma. Sağ ol salim bulacağız
inşallah.
>> İnşallah.
>> Sakin ol Cennet abla sakin ol. Eve Allah
bulacağız.
>> Bulacağız.
Ya kardeş açsana şu kapıyı ya. Hayır
yani insanız burada. Sen bize
misafirliğe gelsen biz sana bir çay
vereceğiz, çorba vereceğiz.
Bunlar yok ya. Bunlar insanlıktan
nasibini almamış ki yani. Ne bileyim
insan en azından bir bisküvit verir, bir
lokum verir, misafiriz.
Of ya! Of! Sıkışıp kaldık burada ya.
Pencereleri bile kapatmış herifler.
Nasıl çıkacağız?
>> Ben ben vallahi çok özür diliyorum Deniz
kızı. Yine geldim her şeyi mahvettim.
>> Yok yacı olan oldu artık boşver. Yok
vallah ben ya ben gelmesem daha iyiydi.
Her şeyi şey yaptık
>> ya. Saçmalama yani. Sen yaşadığımız o
kadar şeyden sonra beni merak etmişsin.
Gelmişsin. Senin hakkın ödenmez değil
mi? Öyle
ne? Neymiş o yaşanılan şeyler?
E
şey ya
biz bir ara evleniyorduk da neredeyse.
>> Yuh ama yani. Yuh.
Sen ne mi?
Sen mi?
Senle sen evleniyor muydunuz?
Bir
şey yap. Bir ağlayacak mısın? Tam e şey
yap. Bir rahatla
için böyle bir açılsın.
Evlenmedik ama ya.
>> Ben pot kırdım. Eee ama ama olmadı öyle
bir şey. Zaten
>> ben pot kırmadım. Direkt söylemiş oldum
ama olmadı ki. Hiç şey yapmadık yani.
Hiç masada bitti olay değil mi? Masada
çözdük.
>> O beni bıraktı hatta.
yapmasaydım şey
ama yani yok sana gerçekten
şey ağlasın biraz atlatır diye
düşünüyorum. Gönlünü alsan mı acaba?
Alacağım.
Ya burada ihtiyaç olursa ben ne güne
duruyorum? He? Ben cennet bacımı hiç
yalnız bırakır mıyım? Sen git Mehmedi'i
bul. Kesin ışık tepeye gitmiştir.
Kamil'in doğduğu gün beni kandırıp
hastaneden yolladın. Bunun için miydi
lan? He.
Süleyman amca. Süleyman amca iyi misin?
Süleyman amca beni duyuyor musun?
>> Dur oğlum. Dur oğlum.
>> Yasemin Yasemin armam lazım.
Söyleme kimseye.
>> Ne demek kimseye söyleme. Böyle şey olur
mu? Süleyman amca
>> söyleme dedim.
>> Süleyman amca başına falan vurmadın
değil mi?
>> Allah'ım ambulans. Ambulans'ım
sen yardım et ya Rabbim.
Tamamdır abiciğim. Sağ ol.
Neden durduk? Benzin alacağız herhalde.
>> Kolay gelsin.
>> Hoş geldin abi. Ne kadarlık dolduralım?
>> Fulle abiciğim.
Kolay gelsin.
>> Eyvallah. Hoş geldiniz.
>> Çocukları gördün mü?
>> Hayır görmedim komutanım.
>> Ayşe bizi almaya gelmişler. Acil
gitmemiz lazım.
>> Had inelim. Hadi. Hadi arabadan inelim.
>> Çanakkale plakalı kırmızı bir kamyonet
arıyoruz.
>> Orada bir tane var ama.
Kontrol edin aracı.
>> Emredersiz komutanım.
>> Kasaya bakın.
>> Emredersiz
kaldır.
>> Kolay geldin komutanım. Hayırdır? Bir
sıkıntı mı var?
>> Kayıp ihbarı var. Bir arama yapacağız.
>> Komutanım burada bir gözlük buldum ama.
Çocuklar burada. Kamera kayıtlarına
bakın. Çabuk çabuk çabuk.
>> Çocuk mocuk ne işimiz olur komutanım?
Ben çocuk falan görmedim.
>> Hay durmamız lazım. Bak yürüyemiyorsun
sen artık.
>> Tamam bir yerde dinlenelim. Benim de
dayanacak gücüm kalmadı artık. Çok
soğuk. Üşüyorum.
>> Yürüyemeyiz daha fazla ya. Kapalı bir
yer bulmamız lazım. Yoksa burada dolup
gideceğiz.
Ah! Rıdan yardım et.
>> Ayşe, Ayşe, Ayşe iyi misin?
Bizim bu işe hiç bulaşmamamız gerekirdi
ya. Tamam, dur, sakin ol. Hiçbir yere
gitme. Ben hemen geliyorum.
>> Çok uzağa gitme, korkuyorum.
>> Hemen geliyorum Ayşe, merak etme.
Of ya! Ne yapacağız? Gece de bastırdı
artık.
Şimdi jandarmadan haber gelir. Gider
alırız çocuklarımızı. Ablam.
>> Evet. Evet. Oldukları yer zaten belli.
Jandarma çocukları bulur getirir.
>> Alo
>> hanımefendi. İyi akşamlar. Aracı bulduk
ama çocuklar yok. Kamera kayıtlarında
ormanlık alana doğru gittikleri
görülüyor.
>> Abla, abla ne oldu?
>> Alo. He komutanım ben Ahmet. Rıdvan'ın
babası. Ne oldu?
Evet komutanım.
Tamam anlaşıldı komutanım. Tamam
geliyoruz.
>> Ne oldu?
>> Çanakkale yolunda bir benzinlikte
kamyoneti bulmuşlar ama bizimkiler
ortalıkta yok. ormana kaçmış
ama ormanın sonu uçurum
geceleyin kurt iner oralara hep.
Allah'ım sen koru çocuklarımızı.
>> Tamam jandarma arama başlatıyor. Hadi
gidelim. Hadi
>> hadi gid gidelim.
>> Ben Ademle Sezen'e haber veriyorum.
>> Dayan dayan Ayşan.
Hh. Gel. Burası
dikkat et.
Ne yapalım? En azından rüzgardan korur
bizi.
Geceyi burada geçeceğiz.
Üşüyorum.
Ben Ayşe.
Birazdan sabah olacak.
Bulluk.
Oğlum senin hiç mi sevdiğin biri yok
lan. Öyle hiç düşünmeden cezaevine attın
kendine.
Bulduk.
Uyudu mu lan?
Aha.
Sen beni koruyacaksın da ben de
göreceğim.
Ayşe ran
>> Ayşe
Rütbanş
>> Ayşe Rıdvan
>> Rıdvan
>> Ayşe
>> Ayşe Rıdvan Ayşe.
Allah'ım çok şükür. Adem Firdevs
buradalar.
Ayşem
>> kuzum Ayşeciğim
>> yavrum.
>> Allahım Ayşem.
>> Tamam kızım.
>> Yavrum alıyorlar mı?
>> Annem çok şükür.
>> Ayşe.
>> Annem niye yaptın böyle bir şey?
Ben abim olmayan bir hayat
düşünemiyorum. Anne
o yoksa ben eksiyim.
>> Abmet
donmuş bunlar. Hadi ambulans.
Çabuk çabuk.
>> Ambulansı arayalım.
>> Hadi ambulans. Hadi hadi hadi komutanım.
>> Çabuk
>> hadi gel
>> hadi. Eyvah.
>> Yavaş yavaş.
>> Hadi
seni dün gece bekliyordum.
>> Bu geceye kısmetmiş.
Reşat abinin selamı var.
Ey
güzel.
Zamanı gelince biz de Reşat abine selam
göndeririz.
Buraya kadarmış büyük iskender.
Dur bakalım göreceğiz.
Seni mi gönderdi lan o Reşat? Ben de
daha iyi birini bekliyordum.
Kimin daha iyi olduğunu göreceğiz.
Abi, abi
auk.
>> Abi
>> bana bak hemen gardiyana haber verin.
>> Çabuk
>> hemen abi
>> çabuk çabuk çağırsınlar.
>> Tamam. Ah!
>> Tamam oğlum sakin ol.
>> Ah be oğlum bulluk ya.
Abi
baksanız sonunda benim de savaş yarım
oldu değil mi? Ha
>> tamam. Şoka girdin gevezelik dik etme
>> şoka mı girdim ben? Evet aynen.
>> Şoka mı girdim ben? Hadi lan. Hadi
cennet abla.
Kamil olmasa da İskender de senin oğlun.
Yarın mahkemesi olacak.
Sana ihtiyacı var. Onu yalnız bırakma
bence.
Biz hep birlikte mahkemeye gideceğiz
teyze.
>> Gideceğiz tabii.
>> Cennet teyze biliyor musun İskender de
uzun zaman önce Rıdvan'la Ayşecik gibi
sokakta donma tehlikesi geçirmiş.
Ama tabii onu kurtaran kimse olmamış.
Adem anlatsana
cennet teyzeyi de bize anlattığın gibi.
Hadi hep beraber gidelim mahkemeye.
Yalnız kalmasın
zaten. Çok yalnız kalmış.
>> Gidelim Adem.
>> Biz biz de gidelim mi abla? Uzaktan da
olsa destek olalım.
Anam anam anam ölüyordum ya.
Aa
pulluk. Aa, puluk. Ah, dayısı kurban
olsun, geçmiş olsun. Ay, pulluğum benim
güzel tarım aletim. Geçmiş olsuncuğum.
Yapma, yapma yat yat.
>> Dur, dur. Yapma, yapma yat yat. Güzelce
dinlensek bak sana ne getirdim.
Zeytinyağlı kolonya tamam mı? Al
bakalım. Al. Gokla kokla kokla.
>> Evet.
>> Oh.
>> Oğlum iyice çık. Bu neyim? Ferahlarsın.
Al al kafana da döküyorum. Oh dükk
açılırsın yavrum. He
>> vallahi mis gibi koktu dayı. Her
ferahladım resmen. A dayı
biliyor musun dediğini yaptım.
Kamil abiyi kurtarim. Dayı
>> benim canım aletim biliyorum.
Bak bak sene ne getirdim.
Bak şimdi.
Ta ta.
Evet. Sünnetine yetişemedim ama
şişlenmeye yetiştim. Pullukçum. Al
bakalım. Al al al. Yakıştı
dayım. Hey bana hiç kimse bugüne kadar
bir şey takmamıştı biliyor musun?
Ben eğer yani
yapım ya ben yap
>> yani eğer böyle sana böyle layık bir
yayın olduysam ne mutlum
lazım. Estağfurullah. Asıl ben sana
layık bir dayı olabildiysem bana ne
mutlu. Sen bize kamilimizi bağışladın
pulluk. Şimdi dile benden ne dilersen.
>> Vallahi mı dayı? Tabii. Aklından
gönlümden ne geçiyorsa dile yapacağım
yen. Vallah mı? Tabii. Ah.
Aslında içeride de a çok düşünüverde
dayı bu konu hakkında. Ya diyorum ki
şimdi
>> pulluk böyle çok yalnız galıydı yani
İskender abinin de önünde böyle büyük
diye bir şey var mesela. Büyük İskender
diyorlar. Acaba pulun önüne de bir şey
mi eklesek böyle? Ne gibi mesela? Mesela
ne? A aa şey şişli puluk şişli pul
bir yengtim ne öyle ya sem tadı gibi
şişli puk
bulduk
dört dört olsun dörtlü pulluk dörtlü
pulluk hem toprağı falan da daha iyi
eşelirsin gidilirsin
dayı yemin ediyorum var Ya süper fikir
bu. Ha dörtlü buluk muyum ben yani
şimdi?
>> Evet. Nasılız bakalım?
>> Oo doktor bey
>> ağrılar azaldı mı biraz?
>> Hoş geldiniz. Gayet iyiyiz. Doktor
beyciğim dörtlüğumuzun kahramanlığından
sonra bomba gibiyik.
>> Güzel güzel. Durum ciddi değil zaten.
Yakında çıkış veririz ama bundan sonra
daha dikkatli yaşaman lazım.
>> Tabii doktor bey. Tabii. İnşallah
buradan taburcu olduktan sonra çıkacak.
Sonra sahte kimlik suunla yatıp
çıktıktan sonra ben onu böyle pipetle
beslerim.
Canımluğum benim güzel tarım aleti.
>> Geçmiş olsun.
>> Sağ olun doktor bey. Hürmetle.
>> Geçmiş olsun
dayı.
Dayı buluk dayı. Sevgili iyisin ya.
Adamın haline bak. Kafasına bak.
Bacağına bak. Ne hale geliyor dayı.
Ah dayı ona geçmiş falan olmasın.
Bence o aşan
Reşat'ın ajanı olabilir. Çağsusun tabii
bıyığından da belli zaten.
Bak bak
kesin. Tamam.
Al bakalım delikanlı.
>> Eyvallah. Bir türlü beceremiyorum şunu
ya. O kadar çok duruşmaya gittim ki
artık gözüm kapalı bile
bağlayabiliyorum.
>> Çok mu ceza?
>> Hapishanedindeki günlerimi değil
ömrümdeki günlerimi sayıyorum delikanlı.
Olana şükür olacağı başım üstüne. Bizim
elimizden bu gelir artık.
Eyvallah.
>> İskender Demir, İstanbul'a gidiyorsun.
Duruşman orada olacak.
>> Geldim, geldim.
Yolun açık olsun Delikanlı.
>> Eyvallah. Her şey için teşekkürler.
Allah kurtarsın.
>> İnşallah çıkarsın abi. Allah kurtarsın.
>> İnşallah. Diğer arkadaş bize emanet abi.
Sen merak etme. Ona dikkat edin. Ha
>> bizi de abi.
>> O bizim canımız. Tamamdır hadi. Ev.
>> Eyvallah.
>> Nereye gidiyorsun gönül?
>> Nereye gittiğimi çok iyi biliyorsun.
>> Nereye gidiyorsun diyorum sana.
>> Sevdiğim adama destek olmaya gidiyorum.
>> Gönül izin vermiyorum. Hiçbir yere
gidemezsin.
>> Üzgünüm. Senden izin almıyorum anne.
>> Gönül bana karşı gelme
>> ya. Kalbini kırmayayım diyorum ama yeter
artık ya. Ya bütün bu olanlar senin
yüzünden başımıza geldi farkında mısın?
Sen ihbar etmeseydin İskender şu an
içeride olmayacaktı. Senin yüzünden
ölümden döndü.
>> Beter olsun o. Beter
>> ne? Bir de beter olsun mu diyorsun? Anne
sen dalga mı geçiyorsun ya? Senin senin
ne ara kalbin karardı?
>> Kızım o adamın yüzünden hayatımız
mahvoldu bizim. Sen hiç mi ailene
acımıyorsun? Ha? Bizim yerimize onu mu
tercih ediyorsun?
>> Ben bir tercih yapmıyorum. Kalbimin
doğru olduğunu söylediği şeyin peşinden
gidiyorum. Karşımda durup durmamak sana
kalmış. Madem öyle git git ama. İki
dünya bir araya gelse
kavuşamayacaksınız. Hadi git şimdi
düşün. Sana annelik hakkımı helal
etmiyor.
Aç kusum ağzını.
Oh, afiyet olsun.
>> Yusuf.
>> Hadi bir iki lokma daha yi.
>> Anne, benim gözlerim görmesi de kendimi
hiç an hiss etmedim biliyor musun? Dün o
soğukta bile kalbindeki sevgim beni
ısıttı.
Hayatım boyunca sen vardın. Kamil abim
vardı yanımda.
Evet. Bazen kendimi kaybolmuş
hissederdim ama siz bana hep doğru yolu
gösterdiniz.
İskender abime kim yolu gösterdi?
Çıkmaz bir sokağa girdiyse geri
dönmesine izin vermek gerekmez mi?
Onun da zor günlerinde sevdiklerini
yanında görmeye hakkı yok mu?
Abimi yalnız bırakma anne.
da bana Kamil abime gösterdiğin gibi
doğru yolu göster.
İlk defa binmiyorum bu cezaevi aracını.
İlk defa vurulmuyor bile kelepçeler.
İlk defa görmüyorum bu taş duvarları, bu
demir kapıları.
İlk defa gitmiyorum. Nereye gittiğimi
bilmeden bu sallanan cezaevi arabasının
içinde
ilk defa değil bitmek bilmeyen yolları
ölçmeyişim.
Zamanı içimde sayamayışım ilk defa
değil.
Ama ilk defa olan bir şey var. Yalnız
değilim.
Benim için endişelenen birileri var. İlk
defa beni düşünen, peşimden gelen
birileri
İlk defa dışarı çıkmak için bir sebebim
var. Bir değil, birçok sebepim.
İskender
>> Gün
>> biz yanındayız. Buradayız. Avukatlar
geldiler. Okuldan da arkadaşlarım
burada. Hepimiz yanındayız senin için.
>> Sağ ol. Sağ ol. İyi ki varsın.
>> Sen iyisin değil mi? İyi dinlendin.
Bugün dirayetli olman lazım ki olursun.
Ben biliyorum
>> ya. Tuhaf bir şekilde içim rahat benim.
Olacaklardan,
olabileceklerden
korkmuyorum.
Sen varsın ya.
İnsanın bir bekleyeni olması her şey
demekmiş.
Ne kadar ceza alırsam alayım umrumda
bile değil.
İyi ki varsın.
>> Sen de iyi ki varsın.
Geçmişte ne yaşandıysa yaşandı.
Hiçbirisi senin suçun değil. Hepsi
ortaya çıkacak.
Biz de sonuna kadar mücadele edeceğiz.
>> Abi
biz de sana destek olmaya geldik.
Biz bir kuzen daha kazandık.
Hadi kurtul bunlardan da gel alem kuzen
görsün.
>> Ben merak etmeyin. Eğer buradan çıkacak
olursam
ilk işim onu bulmak olacak.
Anne
ben
>> Sanık İskender Demir duruşma salonuna
Buyurun.
Hadi konuşardık bir şeydi.
Günaydın Esmeray.
>> Geliyor lan.
>> Dur bir dakika.
>> Etme abi
>> ne oluyor?
>> Anam
anam canımızı almaya geldiler bizi.
Öldü. Esmeren küs ölmeyelim. Ne olursun
küs ölmeyelim.
>> Ya dur Bayram bir sus ya.
>> Ya bir durun bir şey oluyor dışarıda.
Tutsanıza şunu.
Arkama geçin.
Ana
>> abi
>> uykunuzu alabildiniz mi? Haytek abi
nasıl kurtardım ama?
>> Vallah şahane kurtardınız ama duruşmaya
geç kalıyoruz. Hadi
>> abi sen ne yaptın? Kendini alıp adamlara
mı vurdun? Nasıl dövdün bunları ya?
>> Özel güçlerim var.
>> Ben çok merak ettim vallahi. Eline
sağlık abi. Ya da nasıl yaptıysan
>> gösteririm bir ara. Hoşuna gider belki.
Sağ ol.
Tebrik ediyorum.
>> Hadi düşmanım abi.
>> Eline sağlık.
>> Rica ederim.
>> Araba nerede?
>> Kapının önüne bıraktım.
>> Tamam.
>> Esmeray
>> ne var?
>> Eee,
ben vallahi sana söyleyecektim. Vakit
olmadı.
Yoksa ben senden saklamazdım. Zaten
saklayamam ki.
Yani sen öyle bir bakıyorsun ki
gözlerimin içine ben ne var ne yoksa
sana anlatmak istiyorum.
Şu anda da bakıyorsun. Şu anda da
anlatıyorum ben.
Ya bak herkes bana çok hayalci diyor.
Haklılar da bu arada ben bazen rüyalarda
yaşadım. Bazen kendi rüyalarımın içinde
kaybolup gittim.
Ama ilk defa ayaklarım yere sağlanmasın
istiyorum.
Ben ilk defa şeyi gerçekten çok net
biliyorum.
>> Ne o?
>> Ben seni çok seviyorum Esmer.
>> Ben de seni çok seviyorum Bayram.
Vallahi mı?
>> Vallah.
Oh.
Bayağıdır nefes alamıyordum. Bu ilk
nefesimle
>> Süleyman amca iyi misin? He.
Sen burada mıydın?
>> Seni bekledim Süleyman amca. Doktorlar
tahlillerini yaptılar. Sonuçların
çıkmasını bekliyoruz.
>> Sen ne yapıyorsun burada?
>> Süleyman amca çok özür dilerim. Vallahi
çok özür dilerim. Şimdi şöyle oldu.
Sizin bir aşçıya ihtiyacınız vardı.
Benim de işe ihtiyacım vardı.
Biz o yüzden böyle küçük bir oyun
oynadık. Sen kızarsın diye sana bir şey
de diyemedik ama ama Yasemin hiçbir suçu
yok. Bütün hepsini ben planladım. Benim
kabahatim. Ona kızma olur mu? Vallahi
hiçbir suçu yok onun.
>> Tamam oğlum. Tamam.
Sman amca durun. Biraz uzansaydınız.
Kalk kal. Yok yok biraz dinlenin. Ben
düzeltirim yastığı.
E pek
o zaman kimse bilmiyor değil mi?
>> Ha yok. Sen kimseye bir şey demediğince
ben de söyleyemedim
ama doktorlar biliyormuş seni. Daha önce
de gelmişsin.
>> He.
>> Herhalde sen bu hafta çok yordun
kendini. Ondan oldu bence. Yok yok
yordum
yordum.
Tamam.
İnşallah iyi. İnşallah. İnşallah oğlum.
İnşallah.
>> İskender Demir.
>> İstanbul sokaklarında anılan adıyla
Büyük İskender. Üzerine atıldığı
yüzlerce suç kaydı. Haksız yere kişiyi
hürriyetinden alıkoyma. Daha önce iki
kere adam yaralama iki kere hırsızlık,
gasp ve haneye tecavüz suçlamalarından
sakası mevcuttur.
Tanıkların dinlenmesini talep ediyorum.
>> Buyurun.
>> Tanık Fikret Bostan.
>> Yalnızca doğruları söyleyeceğine,
şerefin, namusun ve kutsal değerlerin
üzerine yemin eder misin?
>> O saydıklarınız bunda ne arasın?
>> Sessiz ol, müdahale etme.
>> Ederim Hakim Bey.
>> İskender Demir adlı şahsı tanıyor musun?
>> Evet, tanıyorum. Hakim Bey,
>> kaç yıldır tanıyorsun?
Yaklaşık olarak 10 yıldır.
Savcı Bey dinledin. İskender Demir'in bu
cürümleri işlediğine şahitlik ediyor
musun?
>> Evet efendim.
>> Emirleri bizzat İskender Demir'den mi
alıyordun?
>> Evet efendim.
Oh.
Hiçbir şey yememişsin Ayşe. Hisseydin ya
biraz.
>> Canım hiç istemiyor Efe abla. Aklım
abimde.
>> Merak etme sen. Abim bulunacak. En
azından hala hayatta olduğuna
inanıyoruz.
>> Diğer abim. Yani İskender abim kötü biri
mi?
>> Neden? Kötü biri olsun. Biz hep onun
iyiliğini gördük. Bak o geldi. Mandıra
düzeldi. Hep güzel güzel çalıştık.
>> Onu hapse mi atacaklar?
>> Sen düşünme bunları. Hadi yemeğini
yesen.
>> Hanife abla.
>> Buyur kızım.
>> Bugün kandil gecesi değil mi? Heya
Gandil bugün Berat Gandili.
>> Onun için dua edelim mi?
>> Olur tabii Ayşe olur.
>> Hem bakarsın Berat Gandil'nin hürmetine
abin de beraat eder.
Allah'ım abimi sen koru.
Ne olur suçsuz olsun.
Eve geri dönsün. Hem İskender abim hem
de Kamil abim eve dönsün.
Eğer onlar eve dönerse söz veriyorum
uslu bir çocuk olacağım.
Annemin sözünden de hiç çıkmayacağım.
Söz veriyorum.
Sayın hakimim dediler. Sen naklici önder
misin? Dedim evet benim. Ondan sonra
dediler ya Kamil kaza geçirmiş gidip onu
alman lazım. Gittim onu aldım geldim
ben.
Geldi bir deli oğlan. Akdeş ben kamil
değilim diyor. Başka bir şey demiyor.
>> Yani anlayacaksınız hakim bey. Adamı el
birliğiyle kamil ettik.
Sağ olsun hep iyiliği dokundu bize.
Allah razı olsun ondan.
>> Ya tamam biraz deli dolu be oğlan ama
iyilik yapmadı kimse de kalmadı köyde.
>> Sayın hakimim ben hayatımda bu kadar
sayci bir adam görmedim. Kimsenin
görmediğini görür. Kimsenin bilmediğini
bilir.
Hepimizin hayatına dokundu.
Onun sayesinde çocukluğumda bile
hayalini kuramadığım bir evlilik yaptım.
Ben sevdiğim kadına kavuştum.
Allah ondan razı olsun.
Kamil abi çok iyiydi. Çok iyiydi ama
İskender
bize çok abilik yaptı ya bana ve
kardeşlerime.
>> Bunların bizim dosyamızla ne ilgisi var?
Burada atılı suçlar var.
>> Dosyadaki iddialardan biri benim ailemle
ilgili.
Babam onların yüzünden fabrikasını
kaybetti. İşten çıkartıldı.
Çeşitli sağlık problemleri yaşadık.
Psikolojisi bozuldu. Daha bir sürü şey.
Ama bunların hiçbiri İskender yüzünden
olmadı.
İskender'i biz biraz geç tanıdık.
İnsanlığın yaptığı en kolay şey
suçlamayı yakıştırmakmış derler ya.
Suçlu kim? Suçsuz kim? Anlamadan,
dinlemeden etiketi yapıştırdık.
Kendi içimizde mahkemeler kurduk,
yargıladık.
Suçlu ilan ettik İskender'i.
Halbuki o nasıl bir hayattan geliyor,
neler yaşadı,
hiçbirimiz sormadık.
İskender Cennet teyzenin oğlu.
Doğumdan sonra hastanede kaçırmışlar.
İstanbul'da bir aileye satmışlar. Aile
bakamamış ya da bakmak istememiş.
Sonra yetimhanenin kapısını öylece
bırakmışlar.
Sonrası tahmin edersiniz ki sokaklarda
geçen bir ömür.
Siz bir başkası, bir başkası kim o
karanlık sokaklardan,
çöpün kirin içinden, belanın içinden
çıkıp da kalbi en ufak bir leke almadan
gelebilir bugünlere.
İskender'in kalbi.
İskender o kadar güzel bir adam ki
hepimizin elinden tuttu.
Bu kasabadaki herkesin yüreğine dokundu.
Ben Arif Uysal.
Devletimizin bana verdiği isim bu.
İskenderle yetiştirme yurdundan
arkadaşız. Yetimhaneden beraber kaçtık.
Sokaklarda beraber yaşadık.
kardeşiz. Yani
ben uzun zamandan beri bu dosyanın
peşindeyim hakim bey. Gerçekten suçlu
olanlar ortada.
Koskoca bir çetenin bütün suçu tek bir
adamın üzerine yıkılmaya çalışılıyor
ve en masum olan adamım.
İskender Haldun Bey'in çalışanıydı.
Haldun Bey İskender'i evladı gibi
severdi ve aynı Haldun Bey kendi öz
evladı tarafından öldürüldü.
Bütün bunlar mahkemeye sunduğum
dosyaların içinde mevcuttur.
Reşat Sipai bütün illegal işlerini,
çetesinin bütün suçlarını İskender'in
üzerine yıktı
ve onu öldürdü.
Daha doğrusu öldürdüğünü zannetti.
Gördüğünüz gibi İskender'i yaralı halde
bulup kasabaya getiren benim. Kamil Uzun
adındaki öz kardeşinin yerine koyan
benim.
Çetenin çökertilmesinde İskender'in
payı, emeği çok büyüktür. Dolayısıyla
kendisi şu anda yargılanmayı değil,
teşekkür edilmeyi
ve en önemlisi
bir özür dilenmesini fazlasıyla hak
ediyor. Çünkü herkes kendi seçimlerinin
sonucunu yaşadı Hakim Bey.
Ama İskender başkalarının seçimlerinin
sonucunu yaşadı.
Ben İskender Demir.
Daha evvel birçok kez burada karşınıza
çıktım.
Kendimi savunmaya ne sözcüklerim yetti
ne de zamanım.
Bugün de kendimi savunmayacağım.
O
dosya biraz kabarık. Evet. Savcı Bey
haklı.
Ama o dosyaya baktığınız zaman
hiç kimseyi saptığımı,
kimseyi yarı yolda bıraktığımı
göremezsiniz.
Bizim şartlarımız ve durumumuz bunu
gerektirdi. Böyle yaşadık. Ben
geçmişimle alakalı övünmüyorum.
Yani yanlış anlaşılmasın.
Dediğim gibi bir savunmalı yapmayacağım
ama madem buraya kadar geldim şimdi siz
beni suçlayacaksınız. Birazdan bir karar
verilecek.
Ben başka şeyler söylemek istiyorum
müsaadeniz varsa.
Eee,
ben
cezaevlerinde,
ısla evlerinde büyüdüm. Hakim Bey.
Orada hep böyle ailem bulma hayalim
vardı. Her gece camlardan bakıp o
ışıkları yancereleri
ailemi bulacağım diye ümitlenip öyle
yatardım.
Tahmin ederseniz o şartlar biraz kötü
oluyor.
Battaniyeler biraz böyle ter mi diyeyim,
silik mi diyeyim pis kokar yani.
Ben o battaniyeleri
annemin kokusunu hayal ederek hep
sarılıp yattım.
Tek hayalim aile kurmaktadır.
Kusura bakmayın.
Bir şey sormam lazım.
İlk geldiğim geceyi hatırlıyor musun?
Çarşaflarına yatamadım geceyi.
İlk senin
eee evinde kalmaya çalıştığımda
çarşafları ben beyazdım.
Kirletirim diye korktum.
Kirlendir diye korktum.
E öyle de oldu.
Ben bu arkamda gördüğünüz insanların
hepsinin hayatını kirletmiş oldum.
Bu insanları bulduktan sonra ben çok
korktum hakim bey. Yani kaybetmekten
korktum.
Eee, "Eğer ben
kamil değilim, İskenderim" dersem
onların peşine düşecek insanlardan çok
korktum.
Korktum ama
ne yaparsanız buradayım işte.
Ö,
toparlamam gerekirse
benim cezam zaten çoktan verilmiş. Hakim
Bey,
benim doğduğum gün beni 3 kuruşa
sattıklarında benim cezamı kesmişler.
O yüzden
bu saatten sonra ne ceza verirseniz
verin
benim boynum kıldan incedir.
>> Atılı suçları kabul ediyor musun yani?
Ah.
Yeni deliller sunulmak isteniyor.
Mahkememiz bu delilleri kabul edecek.
Süleyman Bey, durum düşündüğümüzden daha
ciddi.
>> Korktuğumuz gibi mi doktor Bey?
>> Hastalığınız tekrar nüksetmiş. Üstelik
bu kez daha çok yayılmış.
>> Bu kez Bu kez bir şansım daha yok mu?
Allah'tan ümit kesilmez Süleyman Bey.
Yine de size iyi bir şey diyemiyorum.
Size diyebileceğim tek şey çalışmayı
bırakın. Sevdiklerinizle vakit geçirin.
Kendinizi çok yormayın.
Ben
ne kadar vakit geçirebilirim ki? Hangi
zaman yeter ki?
Ben de hazır değilim.
Ben
bırakamam kızlarımı.
Bırak bırak bırakamam.
Sayın hakim, mahkemeye sunmuş olduğumuz
deliller
İskender'in suçsuzluğunu
kanıtlayacaktır.
Ben de kendisinin masum olduğuna tanıım.
Zaten eğer ortada bir suçlu varsa
o da benim.
Çünkü
Reşat Sipai'nin
ona kurduğu tuzağı onu ben çektim.
Bunu ailemi korumak için yaptım. Ailemle
tehdit edilmiştim
ama günün sonunda kimseyi koruyamadım.
Reşat Sipai benim bütün ailemi öldürdü.
Buna henüz çocuk olan 13 yaşındaki erkek
kardeşim de dahil.
Herkesin bu hayatta bir sebebi vardır.
Ama İskender hiçbir zaman kimseye boyun
eğmedi. Korkmadı, kaçmadı.
Eğer gözünü kırpmadan biri için canını
feda edecek biri varsa o da İskenderdir.
O benim bu hayatta tanıdığım en iyi
insan.
Bunu siz de getirdiğimiz dosyayı
incelediğinizde ve yeni tanıklarımızı
dinlediğinizde anlayacaksınız.
Bugün ısı evimdeki 70. günüm. Uzun
zamandır bugünlükleri yazmayı
istiyordum. Bir gün ailemi bulursam
neler yaşadığımı bilsinler diye.
Şimdi neredesiniz bilmiyorum. Ne
yapıyorsunuz hiç bilmiyorum. Ama burada
bir çocuğunuz var.
Belki haberdarsınız benden. Belki
değilsiniz. Bir ısı evinin pencere
boşluğundan yazıyorum bunlara.
Defteri yemek için yardımcısının aldım.
Tam iki haftadır bu defter ve kalem için
bütün bulaşıkları yıkadım. Mutfağı
temizledim. Aramızda kalsın mutfakta
çalışmak kral iş. Fazladan bir sürü
ekmek aşırdım. Geceleri kardan çıkan
çocuklar oluyor. Onlara veriyorum. Sonra
da çalışacağım. Aşçı yardımcısı söz
verdi bana. Aileni bulman için sana
yardım edeceğim." dedi. Ailemi bir
bulsun değil iki hafta ömrüm boyunca
yıkarım o bulaşıkları. Mutfağı yıkarım,
koridorları, yatakhaneleri, tuvaletleri
bile yıkarım. Bugün ısı evimde ikinci
yılım. Tam 485 gün oldu. Ama hala bir
ses çıkmadı aşçı yardımcısından. Bir
tanıdığı varmış. Polismiş. Ona
soracakmış. Belki önümüzdeki hafta sizi
tanıyor olacağım. Nerede olduğumuzu
biliyor olacağım. Belki siz de beni
bileceksiniz.
Bugün 535 gün. Mutfağa gittim. Aşçı
yardımcısı değişmiş. Gitmiş işten
ayrıldı dediler. Bir şey söyledi mi diye
sordum. Söylememiş.
Demek ki bulamadı sizi. Bulsaydı
söylerdi çünkü.
Üzüldüm tabii ki ama ağlamadım. Çünkü
artık ağlamıyorum. Sadece kendi kendime
söz verdim bir kere daha. Sizi
bulacağım. Sizi bulacağım. Ne pahasına
olursa olsun sizi bulacağım.
Karar.
İskender Demir'in üzerine atılan suçları
işlediğine yönelik delillerin zayıflığı
ve mevcut suçların faillerinin yeterli
delillerle tespit edilmesinden dolayı
İskender Demir'in ilerleyen zamanlarda
ortaya çıkabilecek delillerden ötürü
tutuksuz yargılanmasına, mahkemenin
ileri bir tarihe ertelenmesine karar
verilmiştir.
હ
Çok teşekkür ederim arkadaşlar.
>> Geçmiş olsun İskender Bey.
>> Çok geçmiş olsun.
>> Çok sağ ol kardeşim.
>> Ben sana hak yerini bulacak demiştim.
Bitti vallahi.
>> Geçmiş olsun. Geçmiş olsun.
>> Sağ olun. Bitti vallahi ya.
>> Geçmiş olsun.
>> Kusura bakma K İskender. Bilip bilmeden
yargıladık seni.
Olur öyle. Ben işte.
>> Geçmiş olsun yavrum. Ya bir yeğenim daha
oldu artık benim.
Eyvallah teyze.
>> Oğlum,
>> anne
>> beni
oraya götürür müsün?
O duvarın önüne.
>> Hangi duvarın?
>> Hani o senin
yolunu kesen duvar.
Bekle sen biri.
Bu duvar mıydı? Aşamadı.
>> Evet.
>> Bu duvar mıydı seni
oradan oraya sürükleyen?
Anne,
anne ne yapıyorsun?
>> Sen bu duvarı yıkamadın değil. Oğlum
>> anne dur kurban olayım.
>> Ben bu duvarı,
bu duvarları yıkamadım.
Asıl suçlu benim.
Anne. Anne. Tamam. Tamam.
>> Ben
boş bir mezarda dua ederken
sen
neler yaşamışsın.
>> Anne ne olur
>> bilemedim oğlum.
>> Ne olur kurban olduğum. Tamam tamam geç.
>> Bilemedim İskenderim.
>> Tamam geçti. Tamam
>> bilemedim.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.