All language subtitles for Yeni Hayat 9. Bölüm FİNAL [Turkish] [DownloadYoutubeSubtitles.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?

Nasıl cüret edersin?

Madem her şey benim ve ben bekar bir kadınım istediğimi yaparım Timur!

Adem.

Enişte.

Sen benim ablama-

Çık dışarı!

Çık dışarı!

(Korkunç bir hikaye, değil mi?)

Neyse ki doğru değil.

Sadece kötü bir kabus.

Ah, Yasemin Hanım ah!

Nesibe Hanım, Ece'yi gördünüz mü?

Yok, gelmedi buraya.

Hayırdır?

Fatma, Yasemin Hanım'ı arar mısın?

Bir şey mi oldu?

Kızım kayıp Fatma! Ne zaman çekildi bu?

Kocama ulaşamıyorum, belli ki Yasemin Hanım'ın yanında!

Lütfen Yasemin Hanım'ı arar mısın?

Tamam hemen arıyorum ben.

Arıyorum.

Ya konuşsana!

Sen benim ablama vuracaktın, öyle mi?

Hı?

Yasemin kapat şunu!

(Acil aramanız gerek, Yasemin Hanım.)

Fatma.

Kocamı ver telefona!

Kızımız kayıp, kocam ile konuşmak istiyorum!

Ece mi?

Alo?

Adem, Ece'yi bulamıyorum!

Her yere baktım, hiçbir yerde yok!

[Çabuk bir şeyler yap!]

Çabuk bul kızımı!

Adem.

"Ablan hasta." Öyle mi?

Ne demiştin?

"Furkan, ablan kendine zarar veriyor." Değil mi?

Konuşsana.

Dokundun mu ablama?

Ha?

Konuşsana!

Öldürürüm lan seni!

Duydun mu beni?

Öldürürüm seni!

Furkan.

Anlat dedim sana!

Duydun mu beni?

Görüşeceğiz seninle hasta herif!

Görüşeceğiz seninle!

Fotoğrafçı.

Makineyi aldım, Timur Bey.

Fotoğrafçı ile de aramızda anlaştık.

İyi.

Bilmiyorum işte, baktım odasında yoktu en son.

Sonra...

Bilmiyorum işte!

Bul çocuğu, bilmiyorum!

Her yere bakıyorum, baktığım hiçbir yerde yok!

Bul şu çocuğu!

[Nevin bir sakin ol!]

Bak tamam, çalışanlarla konuş, personele sor.

Ne bileyim, güvenlik, Fatma, Nesibe abla.

Birisi görmüştür.

Ya bir sakin ol!

Tamam ben herkesle konuşacağım ama sen de elini çabuk tut!

Lütfen çocuğun başına bir şey gelecek!

Allah'ım ne olur bir şey olmasın!

Fatma.

Var mı bir haber?

Maalesef, Fatih dışarı çıktı bakıyor işte.

Nesibe abla da odalara bakıyor hala.

Ferda'yı gördün mü?

Onu bir sabah görmüştüm, bir daha da hiç görmedim.

Arar aramaz koşa koşa geldim.

Ne oldu? Bir haber var mı? Bulundu mu?

Hayır teyze, hayır.

Adem arıyor her yerde, hiçbir yerde yok çocuk!

Seninle bir şey konuşmam lazım.

Ben odalara bakayım tekrardan.

Tamam çok sağ ol, Fatma. Çok teşekkür ederim.

Ne oldu kızım?

Teyze bence çocuğu Ferda kaçırdı.

Nasıl yani?

Nereden çıktı bu?

Ya nereye kaybolacak bu çocuk?

Bence Ferda kaçırdı diyorum sana!

Efendim Nevin?

Nereden bileyim ben Ece nerede!

Allah Allah!

Doğru düzgün bir anne olsaydın da sahip çıksaydın kızına be!

Ferda, eğer Ece senin yanındaysa...

...eğer onu bir yere götürdüysen...

...seni kendi ellerimle boğarım.

Ee?

Ne düşünüyorsunuz?

Benim istediğim fiyatı hak edecek bir parça değil mi?

Tamamdır.

Parada anlaştık.

Gerçekten mi?

Süper!

Teşekkür ederim.

(Telefon çalıyor)

Aklım sende kaldı.

Sen iyisin değil mi?

Timur bir şey yapmadı.

Yok yok, ben iyiyim. Furkan ile sahile indik şimdi.

Timur'dan da haberim yok.

[Ece'den haber var mı?]

[Bulabildiniz mi?]

Bilmiyorum, şimdi geldim villaya.

Ya o şimdi bahçede bir yere saklanmıştır.

Orada iyice bakının siz.

[Yani bir yere gitmemiştir o.]

Yok yok, Ece'nin yapacağı bir şey değil bu.

Burada olsaydı çıkardı ortaya.

Evden uzaklaşmamıştır o.

Akıllı kızdır, bulacaksın. Merak etme.

Yasemin.

Aklıma kötü şeyler geliyor.

Biri Ece'yi kaçırdı mı diyorsun?

Bilmiyorum.

Olabilir.

[Bak sen Furkan'ın yanından ayrılma. Tamam mı?]

[Timur'un senin gitmene izin vermesi normal değil.]

Benden haber bekle.

Villaya sakın gelme.

Tamam.

Sen de çok dikkat et.

Ece'yi bulacaksın, merak etme.

Umarım.

Çok güzel bir fikir fakat bugün çok yoğun bir günüm.

Uygun bir zamanda buluşmayı ben de isterim.

(Mesaj sesi)

(Anlaşıldı.)

(İlla Ferda bana sürpriz yap, karşıma çık diyorsun yani.)

Babam da gelecek mi?

Gelecek tabii.

Gelecek, hep beraber oyunlar oynayacağız onunla.

Sürpriz yapacağız değil mi? O yüzden söylemedik.

Bildin.

Aferin sana!

Al bakalım.

(Telefon çalıyor)

Dinliyorum efendim.

[Kunduzi, biz Ejder'i niye devreye soktuk?]

Efendim haklısınız, çok haklısınız da...

[Ukraynalı bu akşama kadar ortaya çıkmazsa teslimat olmayacak.]

[Tabii ondan sonra da senin durumunu kendi aramızda değerlendirip bir karara bağlayacağız.]

Nasıl emrederseniz efendim.

Sinan.

Ofise git benim oyuncaklarımı getir, biraz oyun oynayacağım.Canım sıkıldı.

Oyuncak derken abi?

Oğlum hani çekmecede benim topaçlarım, hulahoplarım falan var ya.

Beni delirtme, Sinan. Benim oyuncağım ne olur?

Tamam abi.

Senin çekmecen de gerçekten hulahop mu var?

Yok, onu espri olsun diye söyledim.

Başka oyuncaklarım var, onları getirsin beraber oynarız.

Hem seninle oynarız, hem de birilerini oynatırız.

Acıyor mu?

Çok acır mı abla?

Yok ablacığım, acımıyor.

Peki burası acıyor mu?

Yok, orası da acımıyor.

Bana bunu aldın diye mi kızdı babam sana?

O zaman neden dövdü annem ile seni?

Buna mı harcadın parayı diye bağırıyordu babam?

Yok ablacığım.

Peki bir gün bunun gerçeğine binebilecek miyiz?

Bineceğiz ablacığım.

Bir gün bindireceğim ben seni bu uçağa.

Söz mü?

Söz.

Yok, acımıyor.

Abla.

Her şeyi anlat bana.

Ne zamandan beri devam ediyor bu?

Timur en çok neyi sever biliyor musun?

Silahları.

Çünkü yaşatmayı değil öldürmeyi...

...yok etmeyi sever.

[Bugüne kadar bana o kadar çok hediye aldı ki.]

[Pırlanta yüzükler, elmas gerdanlıklar.]

[Arabalar, elbiseler.]

[Ama o altın işlemeli silahı aldığında...]

[...o zaman çok mutlu oldu.]

[Gözleri parlıyordu resmen.]

[O zaman başıma gelecekleri tahmin etmeliydim ama.]

[Onu aldıktan sonra kavgalar başladı.]

[Dayak...

...sanki o silah her şeyin başlangıcı gibiydi.]

[Kötü günlerin başlangıcı.]

[Ve hala devam ediyor.]

İşte bu yüzden burada kalamayız.

O evde oturup o hasta herifin gelip sana silahı doğrultmasını bekleyemeyiz.

Timur.

Acilen konuşmamız lazım.

Ne oluyor?

Senin haberin var mıydı Yasemin'in bütün mal varlığını vakfa bağışladığından?

Timur!

Yasemin'in konuşmasından sonra şirkete ait bütün hisse senetleri düşüşe geçti.

Ortalık yaptığımız bütün şirketler anlaşmaları birer birer feshediyorlar.

Bir şeyler yapmamız lazım.

Acilen!

Herkesin bize karşı güveni sarsılmış durumda.

Hiç iyi olmadı bu.

Yasemin ile konuş, tekrar bir açıklama yapsın.

Bilemiyorum, bir şekilde toparlamamız lazım.

Yani bir yandan da etkili bir hareket oldu.

Çünkü Yasemin'in yaptığı herkese güven verdi galiba.

Vakıfa bağışlar yağıyor.

Timur.

İyi misin?

Hiçbir şey söylemedin.

Oha!

Ferda senin ne işin var burada?

Sürprizleri severim demiştin.

Sürpriz!

Hoş geldin.

Beni gördüğüne sevinmedin mi?

Yok sevindim, çok çok sevindim.

Sana böyle yakalanmak...

Bugün çok yoğun bir günümüzdeyiz.

Ben müsaade edersen Sinan ile bir şey konuşup hemen geliyorum. Tamam mı?

Peki madem, bekliyorum.

Sinan bu ne?

Abi sen ofisten oyuncaklarımı al dedin ya.

Kadın da orada duruyordu, beni Ejder'e götür dedi.

Ben de sen istiyorsun sandım.

Hani öyle bir imalı konuşmuştun ya.

Sonra da getirdin.

Çok güzel, çok iyi yaptın.

Şimdi ben karıya makul bir şeyler söyleyeceğim, sen de nasıl getirdiysen öyle paketleyip götüreceksin.

Sonra konuyu ayrıntılı bir şekilde konuşacağız seninle, tamam?

Tamam, abi.

Ferda Abla.

Ferda Abla.

Ferda Abla.

Geberteceğim o herifi!

Furkan!

Sana ne yaptıysa bedelini ödeyecek.

Sana yaptıklarının aynısını ona da yapacağım.

Ya sen buna ne zamandır nasıl susarsın abla?

Nasıl bana anlatmazsın?

Bu yüzden sustum, bir şey söylemedim. Kendine zarar verecek bir şey yapma diye.

Ne? Hiçbir şey yapmayayım mı yani?

Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam mı edeyim?

Ya işte gideceğiz dedim ya sana.

Tamam, gideceğiz.

Ama önce o herifle hesabımı göreceğim, ondan sonra gideceğiz.

Bak Furkan, bu hayattaki tek varlığımsın sen.

Başına bir şey gelmesine izin vermem.

Belki zamanında annem de konuşsaydı...

...birilerinden yardım isteseydi...

...o yaşadıklarımızı yaşamayabilirdik abla!

(Telefon çalıyor)

Efendim?

[Merhaba prenses!]

Ece benim elimde.

[Hani bilmek istersin diye söyledim.]

Ne demek bu şimdi?

Yani bu şu demek oluyor, gelip kızı sen alırsan...

...vereceğim.

Ama eğer kimseye söylersen, yazık olur biliyorsun.

[Gel al, bitsin bu gergin bekleyiş.]

Tamam.

[Tamam mı?]

[Sana bugünlerde sağlam bir özgüven geldi.]

Kameralar karşısında kocanın mal varlığını vakfa bağışlamalar...

...valla helal olsun.

Buna da cesaret edersin herhalde.

Sonuçta fedain buna senin yüzünden bulaştı, öyle değil mi?

Tamam, geleceğim.

[Tamam.]

Ya ben seni anlıyorum, şimdi rahat konuşamıyorsun.

Ben sana şimdi konum atıyorum, gelirken bir daha arayacağım, bazı isteklerim olacak.

Tamam, görüşürüz.

Kimdi o arayan?

Yine o herif mi aradı?

Ne diyor? Eve gel mi? Sen de kabul mu ettin abla?

Hayır, Fatma aradı.

Timur gelmeden valizleri al dedi.

Ben ona söylemiştim, valizleri hazırla diye.

Sen otelde bekle, ben gidip alacağım.

Ben de seninle geliyorum.

Hayır, ben kendimi korumaya çalışırken seni koruyamam Furkan.

Abla, ben de geleceğim.

Boşadığı kadına neden gitme diyecek ki Timur?

Hani öyle bir şey demez, sen merak etme.

Sen otelde bekle, ben hemen gidip geleceğim.

Şuradan taksiye bindir beni, hadi.

Orhan bin tane güvenlik kamerası var!

Hiçbirinde bir şey çıkmaz mı? Nasıl oluyor bu?

Tamam, ben bakmaya devam ediyorum. Bir hareketlilik olursa arayacağım seni!

Ferda'dan hiçbir haber yok.

Adem acaba Ece biz tartışırken gördü de bir yerlere mi saklandı?

Hani civardaki her yere bir daha baksak?

Çünkü...

Belki de bir yere saklandı ve çıkmıyor yerinden?

Ece böyle bir şey yapmaz, Nevin.

Niye saklansın? Niye böyle bir şey yapsın ki?

Bak dünden beri yaptıkların nelere mal oldu görüyor musun?

Adamı gittin kışkırttın, olan Ece'ye-

Yasemin Hanım'a mı oldu?

Şimdi kızımı bir kenara bırakıp Yasemin'i mi düşünelim?

Ya sen nası hala-

Efendim?

Adem sana bir video gönderdim, ona hemen bak. Tamam mı?

Villa tarafında bir şey bulamadım ama sahil tarafında buldum.

Ece sahilde görünüyor abi.

Ne?

Adem ne olmuş?

Evet, bu duvar var duvarın kenarına kadar yürüyor. Sonra bir anda...

Bir anda ne?

Adem ne olmuş?

Bir anda ortadan kayboluyor.

Adem bilmiyorum, denize çekilmiş gibi sanki.

Sahil tarafına gitsen iyi olur.

Tamam, geçiyorum.

Adem ne olmuş?

Kal burada!

Adem!

Kal burada!

Ne olmuş? Doğruyu söyle bana!

Ne olmuş Ece'ye?

Adem! Ne olmuş Ece'ye?

Allah büyüktür kızım, gel.

Allah'ım ne olur...

...ne olur, hayır...

Ece iyi, Ece iyi kızım.

Tamam, Ece iyi!

Allah'ım ne olur...

(Telefon çalıyor)

Evet, dinliyorum.

Merhaba, prenses.

Geliyorsun değil mi?

Yoldayım, evet.

Şimdi o telefondan da kurtulmanın zamanı geldi herhalde.

Taksici arkadaşı ver bir bakayım.

Tamam.

Pardon, arkadaş konuşmak istiyor da...

Tabii abla.

Alo? Buyurun.

Evet abi, evet.

Tamam, dediğiniz yere yaklaştık şu an.

Tamamdır abi.

Sizi istiyor abla.

Evet.

Şimdi o arkadaş seni buraya getiriyor.

Sen de telefonu uygun bir yere at.

Bak.

Atmazsan anlarım.

Sonra çok yazık olur.

Anladın?

Tamam, halledeceğim. Ece nasıl?

İyi mi?

İyi iyi, hiç merak etme.

Efendim?

Aşk olsun lan bordo bereli.

Kızın kaybolunca ilk beni ararsın diye düşünmüştüm, sağda solda koşturuyorsun.

İşin gücün artistlik ha!

Ulan, şerefsiz herif!

Ulan aşağılık herif!

[Ulan seni bulacağım lan!]

Duydun mu?

Kızım nerede benim?

Ya kızın burada.

Bir de bir sürprizim var.

Yasemin'i de getirdim kızın yalnız kalmasın diye.

Ne diyorsun lan?

Oğlum bayılttığın Ukraynalı ile kendini ele verdin.

Timur Bey de senin içeri sızmış bir ajan olduğu ayan beyan anladı.

[Şimdi sen, diğer Ukraynalı var ya paketlediğin...]

...onu salacaksın.

Yoksa...

...işte Yasemin'i de Ece'yi de göremezsin.

Olur bu.

[Öpüyorum canım.]

Bana bak!

Alo?

Alo?

Adem.

Ne yaptın?

Var mı Ece'den bir haber?

Yok.

Adem.

Oğlum sen vakıfta ne yaptın öyle ya?

Bak Timur Bey çok sinirli, seni çağırıyor ama...

...bence hiç konuşma bile.

Pılını pırtını topla, hemen git.

-Bekir! -Adem.

... o senin yaptığın hareket var ya adamı delirtti resmen.

Ya sen Timur Bey'in bileğini nasıl tutarsın oğlum ya?

Bekir sonra konuşalım.

Hoş geldiniz.

Yasemin Hanım.

Ece nerede?

Ya geçmiş olsun, çok fena çarpmış benim ortak.

Ya sen çok konuşuyorsun ya. Ece nerede dedim sana?

İçeride, uyudu mu ne, sesi soluğu çıkmıyor.

Ya çok tatlıdır!

Benim bir telefon konuşmam var, siz buyurun çekinmeyin.

Sinan Bey, eşlik edin Yasemin Hanım'a.

Hemen geliyorum.

Ece?

Yasemin abla!

[Merhaba, Ejder Bey.]

[Nasılsın?]

Teşekkür ederim, Timur Bey. Siz nasılsınız?

İyiyim, sağ olun.

Buyurun.

Size bir haberim var.

Gecikmeden ve fazla uzatmadan bildirmek istedim.

Eşiniz Yasemin Hanım ile yakın koruması Adem'in kızı Ece benim elimde.

Neyin peşindesin Ejder?

[Karınız bugünlerde çok konuşmaya başladı.]

Yarın sevkiyat varken dikkatleri böyle üzerine çekmesi pek hoş olmadı tabii.

Ben de devamının gelmemesi babında...

...biraz tedbir amaçlı yanımda misafir etmek istedim.

İşi sağlama almak için de kızı da yanımıza aldık.

Onları bırakmak için benden ne istiyorsun?

Bir şey istemiyorum.

Bir şeyi ispat etmeye çalışıyorum.

Yanınızda çalışan bordo berelinin içimize sızmış bir hain olduğunu ima etmeye çalıştım, anlamadınız.

Şimdi Ukraynalıyı serbest bırakmazsa kızını bir daha göremeyeceğini söyledim ona.

Eğer Ukraynalı ortaya çıkarsa anlayın ki Adem hain.

Abileri ara, sevkiyatın yerini değiştirsinler, şimdi!

Ejder, Yasemin ile Ece'yi kaçırmış.

Derneğe giren de o.

[Nedir planın?]

Ukraynalıyı salın abi.

Adem, erken değil mi bunun için?

Hadi Ukraynalıyı geçtim, Ece ile Yasemin'i bırakmazlarsa?

Abi ikisini de bulacağım ben.

Sen bana güven, dediğimi yap lütfen.

Ayhan'a söyle, takip cihazı falan bir şey koyun.

Tamam.

Adem!

Hiçbir şey söylemeden gidiyor muydun yine?

Nevin sonra konuşalım. Tamam mı?

Hayır, şimdi konuşacağız!

Sorma dedin hiçbir şey sormuyorum sana!

Ama şu an söz konusu olan benim kızım!

Nevin, tamam sakin ol.

Ece iyi.

Ece'yi almaya gidiyorum, bana güven. Hiçbir şey sorma. Tamam mı?

Allah'ım nasıl korkmuştur yapayalnız!

Değil, Yasemin Hanım yanında!

Yasemin'in ne işi var benim kızımın yanında?

Yasemin'i de kaçırmışlar Nevin!

Şimdi bana bir şey sorma.

Alıp geleceğim.

Niye şaşırıyorum ki?

Bütün bunlar onun yüzünden geliyor bizim başımıza!

Yoksa kim ne istesin benim kızımdan?

Nevin yeter!

Bizi bu bataklığın içinde tutmak için çırpındın durdun!

Sen bizi getirdin buraya!

Kaç defa dedim sana gidelim diye!

Dinlemedin beni!

Seni asla affetmeyeceğim!

Git kızımı getir bana!

Bir kadın yüzünden mahvettin hayatımızı!

Vay vay vay babam.

Ece sende tam bir cevher varmış.

Şuna bak ya.

Van Gogh mu desem?

Hele ver bir bakayım.

Sen beni çizmişsin Ece.

Şuna bak, aynı ben!

Ben seni çizmem ki.

Oldu mu şimdi ya?

Naif kalbimi kırdın.

Yasemin ablası sen söyle. Ben kötü bir adam mıyım?

Yok, sen kötü biri değilsin.

Sen şeytanın ta kendisisin.

(Gülüyor)

Bunu çerçeveletip asacağım.

Siz çalışıp bitirin, evimin en güzel yerine asacağım vallahi.

Valla kötü değilim!

Sen bu adamdan korkma.

Ben senin yanındayım, tamam.

Hadi gel, çizmeye devam edelim biz.

Bak, burada kuşlar eksik kalmış, onları çiz.

Abla neredesin ya?

[Sinyal sesinden sonra mesajınızı bırakabilirsiniz.]

Abla, telefonun neden kapalı?

Ya bak delireceğim ben burada, ara beni lütfen.

Ablam nerede?

Eve mi kitledin onu? Ne yaptın lan?

[Sakin ol, Furkan.]

Bak geliyorum!

Öldürürüm lan seni bak!

Eğer ona dokunursan öldürürüm seni, yemin ederim mahvederim seni!

(Telefon çalıyor)

Adem, ablam ortada yok.

Ben eve gidiyorum.

Furkan beni dinle, yardımın lazım.

Şimdi vakıftan birlikte çıktınız Yasemin ile. Sonra ne oldu?

Ya sahildeydik, iskelenin orada konuştuk.

Sonra biri aradı, taksiye bindi gitti.

Taksiye nereden bindi?

Sahilin tam önünden.

Adem ne oluyor? Söylesene.

Ya Timur ablama bir şey mi yaptı? Ne oldu?

Gerizekalıyım ben, gerizekalı! Ben niye yalnız gönderiyorum ki onu?

Hiç kimse alamayacak o herifi elimden, hiç kimse!

Furkan beni dinle, hiçbir şey yapma. Tamam mı?

Tahmin edemeyeceğin kadar kötü şeylere sebep olabilirsin.

Benden haber bekle, olduğun yerde kal.

Furkan.

Ne oluyor ya?

Bu evde her şey kontrolden çıktı.

Hiç kimseyi koyduğumuz yerde bulamıyoruz ki!

Nesibe abla.

Fatma.

Furkan nerede?

Bilimyorum, Gökçe Hanım.

Bu ne Fatma?

Valla ben bilmiyorum, kusura bakmayın.

Ay bunlar benim yaşam enerjimi tükettiler.

Ne yapıyorlar? Gidiyorlar mı? Gidecekler mi?

Fatih!

Fatma.

Ne oldu canım? Gel.

Bir şey söyleyeceğim sana ya.

Söyleseydin ben gelirdim. Sen niye geldin?

Gel bakalım.

Şöyle geçelim mi?

Bırak onu, ver bana.

Teşekkür ederim, sağ ol.

Ne oldu?

Şey diyecektim.

Yasemin Hanım'a yardım ettiğini biliyorum.

Hayır canım! Ne alakası var? Yok öyle bir şey.

Biliyorum çünkü ben de yardım ettim.

Ve iyi bir şey yaptık biz.

Evet, bence de.

Evet.

Şimdi de bana yardım etmeni isteyeceğim aslında.

Tabii ki. Hangi konuda?

Fatih o...

...kedileri beslediğim gece ben düşmedim.

Yani biri gelip resmen arkamdan itti beni.

Ne?

Şunları koyduk mu, aslına uygun oluyor böyle.

Ya bunları felaket güzel yapıyorlar ya.

Şu sıfata bak, aynı bizim ortak Timur.

Şurası değil.

Burada değil.

Şöyle çatalın oraya koysak?

Tamamdır.

İşte bu süper oldu!

Abi şey derler ya hani, çocukluğunu yaşamadı diye.

O geldi aklıma.

İstersen şöyle uzanayım beni çocukluğuma döndür.

Ya oğlum bi rahat bırak da işimizi yapalım. İştir bu oğlum iş, strateji yapıyoruz şurada.

Efendim?

Anladım efendim teşekkür ederim.

Olanları duyunca inanamayacaksın Timur'cuğum.

Ben demiştim demeyi çok seviyorum.

Senin Ukraynalı'yı salmışlar.

O bordo bereliye ne yapacaksın çok merak ediyorum doğrusu.

Ne söz verdiysem onu yapağım.

Adem hayatımızdan çıkacak dedim.

Çıkacak!

Sonsuza kadar.

Merak etme.

Valla merak ederim.

En iyisi ne yapalım biliyor musun?

Sen beni görüntülü ara.

Ben bir göreyim sen o bordo bereliyi ne kadar uzağa fırlatacaksın?

Sen de mi korkuyorsun Yasemin abla?

Hayır ben korkmuyorum. Sen de korkma.

Yasemin ben sana ne diyeyim?

Bu nedir?

Bu kadar mı korkuyorsun benden?

Hayır korkmuyorum.

Madem korkmuyorsun, haydi yürüyün gidiyoruz.

Nereye?

Eğer lafımı dinleyip telefonunu açsaydın burada paşa paşa oturup bekleyecektin.

Madem başına buyruk hareket etmek istiyorsun. Tam mekanına götüreceğim seni.

Haydi, yürüyün!

Niye açmıyor bu adam?

Hayatım sen söylemedin mi? Ne olursa olsun biz yanındayız demedin mi sen buna?

Dedim hayatım.

Ama bu tür adamlar için sözlerin pek önemi yoktur.

Öyle hemen güvenmezler.

Bak Timur'a, onca yıl geçti. Sence güveniyor mu?

Boş versene Timur'u ya.

Zaten kendi gölgesine bile güvenmiyor o.

Ama şimdi ne yapacağız onu söyle.

Oyunun dışına itiliyorum.

Ama buna asla izin vermem.

Nasıl?

Hayatım bak hazır Yasemin ortada yok.

Vakfa da bir sürü bağış geliyor.

Dediğimi yapalım artık.

Yani diyorum ki...

...Timur yıllarca yaptığı birikimin vakfa geçmesine izin vermez.

Ama bağış paraları orada.

Yetkimi kullanayım çekeyim şu parayı.

Kaçar gideriz buradan.

Biz de yeni bir hayat kurarız kendimize.

Hayır Berna.

Yarın ki sevkiyatı bekleyeceğim.

Ama Özgür.

Şimdi sırası değil.

Bekleyeceğiz.

Bunca yol emek verdim.

Karşılığını da alacağım.

Güven bana.

Timur?

Timur neredesin? Timur?

Neredesin Timur?

Ablam nerede?

Nereye sakladın onu?

Ablan kaçırıldı.

Oyun oynama benimle.

Sen kaçırtmışsındır. Saklamışsındır bir yere.

Hastasın çünkü sen.

Ablamın sana saldırdığına bile inandırdın beni.

Bu defterleri sonra kapatırız.

Ablanı Ejder kaçırdı.

Şuan da ilk önceliğim o.

Ejder?

Buna inanmamı mı bekliyorsun?

He?

Aptal değilim ben Timur!

Son kez soruyorum.

Ablam nerede? Yoksa çok kötü şeyler olacak!

Çok kötü şeyler olacak öyle mi?

Ne olacak Furkan?

En kötü ne olabilir?

Senin gücün bana yeter mi zannediyorsun?

Karşında Timur Karatan var senin.

Şu sınırsız hayatını sana veren adam.

Öldürürüm seni!

Yemin ederim yaparım lan!

Bırak o silahı.

Olan oldu zaten.

Olan oldu ne demek lan?

Dövdüm bitti mi diyorsun? Ne diyorsun?

Furkan?

Bırak o silahı.

Ablan dönsün, konuşuruz.

İnanmıyorum sana.

İnanmıyorum.

Hemen şimdi ablamın nerede olduğunu söylemezsen çekerim tetiği.

Yemin ederim çekerim lan!

Ne oluyor burada Furkan? Ne yapıyorsun?

Gökçe karışma.

Bu Furkan ile benim aramda.

Olmaz baba. Ya sen benim gözümün önünde babamı mı öldüreceksin?

Ne yapıyorsun sen?

Ben senin kadar iğrenç bir adam değilim Timur.

Evet ben kimseyi öldüremem.

Ama sen ölmeyi çoktan hak ettin.

Ya siz ne istiyorsunuz bizden abla kardeş?

Ya zaten her şeyimizi aldınız defolup gidiyorsunuz. Burada ölmeyi hak eden babam mı?

Ya sen babanı süper kahraman falan mı sanıyorsun?

Çok iyi biri mi?

Muhteşem bir insan öyle mi?

Bunların hiçbiri olmasa da o benim babam!

Ama konumuz bu değil.

Benim babam-

Ya senin baban psikopatın teki Gökçe. Hiçbir şey bilmiyorsun!

Git buradan!

Senin baban psikopat, şiddet bağımlısı bir adam ya.

Ablamı defalarca dövdü. Hem de hiç acımadan!

Yapmaz diyebiliyor musun?

Yapmaz.

Yapar.

Yaptı!

Hem de defalarca onu sevdiğini söyleyerek yaptı.

Bugün yüzünde gördüğün o yaralar var ya.

Hepsi gerçekti.

Ellerimle dokundum Gökçe.

Acısını hissettim.

Ablamı o hale getiren senin baban.

Kes şunu artık ya!

Yok.

Sanata sanatçıya saygı yok ki. Nasıl gelişecek sanat?

Bir de kocası ressamdır ha.

Ama tuval olarak insan yüzü kullanıyor.

Belki şu güzel gözünün altına küçük bir morluk koyabiliriz değil mi?

Yeterince uzaklaştık mı Sinan Bey?

Evet hanımlar. Artık özgürsünüz.

Ne özgürlüğü? Ne saçmalıyorsun sen?

Özgürlük özgürlük diye başımın etini yiyordun. İşte al sana fıstık gibi özgürlük.

Ece var yanımda. Böyle bir şey yapamazsın, saçmalama.

Yasemin abla?

Ben buradayım. Sen korkma tamam mı?

Valla gözlerim yaşardı.

İnsan sevdiğinin sevdiğini nasıl kolluyor.

Ya millet bu maceraları yaşamak için para veriyor.

Alın size maceranın kralı. Daha ne istiyorsunuz?

Ece'yi nereye götürüyor?

Ece?

Ece?

Ece?

Ece, sesimi duyuyor musun?

Ece?

Ece?

Ece duyuyor musun beni?

Ece ses ver ne olur.

Ece biz seninle ne konuşmuştuk?

Buradan kurtulacaktık birlikte.

Haydi bana ses ver.

Haydi.

Ece?

Yasemin abla?

Geliyorum canım.

Sen konuşmaya devam et. Seni bulmam lazım.

Yasemin abla neredesin?

Tamam geliyorum ben.

Sen konuş.

Yasemin abla çok korkuyorum. Neredesin?

Buldum seni buldum, buldum.

Arkanı dön.

Ben seni çözeceğim. Sonra sen beni çözersin tamam mı?

Tamam.

Olmuyor.

Çözüldü mü?

Hayır.

Tamam, tamam.

İyi misin?

İyiyim.

Şunu da çözelim.

Haydi tamam.

Her yer birbirine benziyor işte. Buradan çıkamayacağız biz, çıkamayacağız.

Yasemin abla?

Yasemin abla?

Yasemin abla dur!

Ne oldu bir şey mi oldu? Susadın mı, yoruldun mu?

Yok.

Birinci kural, önce sakin olacağız.

İkinci kural, korkarsak kaçmayacağız.

Kural üç, bizi koruyanların ve sevenlerin gözü hep üzerimizdedir.

Eğer yardım istersek bizi hemen bulurlar.

Çünkü yalnız değiliz.

Babam bana böyle öğretti. Şimdi ben de sana öğreteyim.

Tamam mı?

Tamam.

O zaman şimdi sakin sakin yolumuza devam edelim.

Ece?

Ece?

Yasemin?

Ece?

Ece?

Ece?

Yasemin?

Ece?

Yasemin?

Ece?

Yasemin abla?

Ben yoruldum, acıktım, annemi özledim.

Dördüncü kural.

Umutsuzluk yok.

Biz buradan kurtulacağız.

Ama biraz daha dayan ne olur.

Haydi.

Ece?

Beni duyuyor musunuz?

Yasemin?

Alo Adem? Bulamadın mı seninkileri hala?

Ne istiyorsun?

[Ya oğlum sen bu iş bittikten sonra başka sektörlere yönel lan.]

Ofis, kağıt kürek işleri falan kovala.

Valla.

Bu korumalık falan sana kalın geliyor biraz.

Neyse.

Ya şaka bir yana hakikaten ben de endişelenmeye başladım ha.

Valla bilseydim bırakmazdım oğlum, senin bu kadar beceriksiz olduğunu.

Ya orman şimdi orası da, ya kurdu var, çakalı var, yılanı var, çıyanı var.

[Ya Adem gözünü seveyim. Haydi koş bul şunları canım benim ya.]

Bana bak.

Ece'yi de Yasemin'i de kurtaracağım.

Ondan sonra senin peşine düşeceğim. Duydun mu?

Ece?

Ece?

Yasemin abla?

İyiyim iyiyim, merak etme.

Haydi devam edelim.

Ya da şurada dinlenelim mi?

Biraz otururuz.

Tamam.

Sen otur.

Yasemin abla ben üşüdüm.

Gel.

Baban bana çok güzel masal anlattığını söylemişti.

Bana da anlatır mısın?

Tamam.

Bir varmış bir yokmuş.

Ülkenin birinde birbirini çok seven kral ve kraliçe varmış.

O kadar mutlularmış ki prenses onları gördüğünde hep onların yanında kalmak istiyormuş.

Kral da prensesle her zaman oynarmış.

Kraliçe de bunu görünce sevgi dolu bakarmış.

Sonra da onlara makarnalar, mantılar, krepler...

...yani her şeyi yaparmış.

Yasemin abla ben acıktım.

Briazdan çıkacağız buradan.

Sonra da yemek yeriz.

Söz. Biraz dinlenelim önce.

Ece?

Yasemin?

Adem?

Baba?

Ece?

Adem buradayız!

Baba!

Ece?

Baba?

Adem?

İyi misiniz?

Bana bak, bana bak.

İyisin değil mi? Bir şeyin yok.

İyi misin?

Üşümüşsün sen gel, gel buraya.

Tamam tamam geçti, geçti.

İyi misiniz?

Teşekkür ederim Ece'nin yanında durduğun için.

Ece çok cesur bir kız.

Asıl o olmasaydı ben ne yapardım bilemezdim.

Babası yanında olmayınca tabii cesur olmak zorunda kaldı.

Sen tanıdığım en mükemmel babasın Adem.

Ve harika bir çocuk yetiştirmişsin.

Ve...

...inan bana sürekli yanımızdaydın.

Sen iyi misin?

İyiyim.

Emin misin? Hastaneye falan götüreyim mi seni?

Yok yok gerek yok, iyiyim gerçekten.

Hatta hemen ısındım, bak.

Timur Bey?

Rahatsız ediyorum kusura bakmayın, dalmıştınız.

Yok Nevin Hanım.

Rahatsız etmiyorsunuz.

Yıldızları izliyorum ben de.

İnsanı ürkütecek kadar güzel bir gece.

Evet.

Ben de çok huzursuzum, Adem'e ulaşamıyorum hani.

Galiba telefonu çekmeyen bir yerde. Acaba siz bir haber alabildiniz mi?

Henüz almadım.

Siz de sakin olun.

İki gündür çok yıprattınız kendinizi.

Siz korkmuyor musunuz peki? Sonuçta Yasemin Hanım da kayıp.

Bakın dolunay var bu gece.

Yeni başlangıçların habercisi.

Yarın yepyeni bir güne uyanıyoruz.

Aptalım ben, aptal!

Bunca zamandır hiçbir şey anlamadım.

Sadece kendimi düşündüm.

Onun ne kadar acı çektiğinin farkıan bile varmadım.

Allah beni kahretsin!

Sen çok uzaktaydın, göremezdin.

Ben...

...burnumun dibinde olanları göremedim Furkan.

Göremedim.

Nevin? Açmıyor mu?

[Aradığınız kişiye şuan da-]

Ya yok telefonu kapalı.

(Kapı çalıyor)

Merhaba!

Aa Meloş sen de mi buradaydın?

Ben de şunları aldım da buraya bırakayım dedim.

Çok yoruldum bir soluklanacağım.

Ay alışveriş yapmak ne kadar zor bir şeymiş ya.

Biraz nefes alayım şöyle.

Kızım sen ne yapıyorsun evimde? Defolup gitsene!

Kızımı meral ettim Nevin.

Allah Allah!

Nasıl mı? İyi mi? Bir haber var mı?

Ferda?

Git buradan. Zaten canımız sıkkın.

Aman be!

Valla bir tuhafsınız böyle, teyze yeğen.

Merak etsem bir dert etmesem bir dert.

Valla size yaranılmaz ha. Valla yaranılmaz size!

Ya sen benim başıma nasıl bir belasın ya?

Seni öldürürüm Ferda!

Bir de tuhaf tuhaf giyinmişsin. Evime gelmişsin ya!

(Telefon çalıyor)

Telefonu açmam lazım. Kusura bakma.

Ejder'im?

Ben hazırım.

Sen hazır mısın?

Süper.

Ya.

Evet.

Sabah öyle biraz üzdün beni ama.

Neyse artık.

Telafi edersin herhalde.

Yok yok, ben yoldayım geliyorum zaten.

Aynen sen, tamam.

Tamam, öptüm.

Bay bay canım.

Bay bay.

Benim hemen çıkmam lazım.

Ne be?

Ne biçim bakıyorsunuz öyle kırmızı kafalar?

Kıskandınız.

Neyse ne.

Benim gitmem lazım.

Randevum var.

Kızdan bir haber alırsan ara beni olur mu?

Haydi öptüm bay bay.

Ben bu kadını öldürürüm yalnız.

Sakin ol Nevin. Seni sinirlendirmek için yapıyor biliyorsun.

Ya kızım kızım deyip durmasın!

Abla?

Sizi otele ben bırakacağım. Hazırlanın.

İyi mi?

İyi mi Adem he?

Çok şükür.

Çok şükür, çok şükür.

Ayakkabılarını çıkar.

Nasıl üşümüş?

Ne yaptı bu adam kızım sana? Ne istiyor bizden?

Sonra konuşalım mı bunu?

Acaba hastaneye mi götürsek?

Bir sakin ol.

Yok, iyi şuan.

Biraz uyusun, dinlensin.

Sık sık ateşine bakalım.

Bir şey olursa bana haber ver.

Sen bir yere mi gidiyorsun?

Bir gideceğim, geleceğim.

Sen başından ayrılma.

Abla hazır mısın?

Yasemin?

Biraz konuşabilir miyiz?

Seninle konuşacak bir şeyim yok.

Ben de sizinle gelebilir miyim?

En azından bu gecelik.

Vallahi kahve çok iyi olmuş Fatma eline sağlık, teşekkür ederim.

Bugün de baya kötü bir gün değil mi? Bitmek bilmedi bir türlü.

Sorma.

Aklım Yasemin Hanım'da.

Yani kadıncağızın başı bir beladan kurtulmadı ki.

Çok endişeliyim Fatih.

Fatma'cığım endişelenecek bir şey yok ki.

Adem ağabey varken Yasemin Hanım'ın başına hiçbir şey gelmez.

Ayrıca ben varken senin başına da bir şey gelmez yani.

Hele hele laf etti bizim şoför.

Şoför?

Ya Fatma sen böyle konuşuyorsun benim kalbim kırılıyor ama.

Ne varmış şoförlükte ya?

Tamam, bizim de kendimize göre bir halimiz tavrımız var yani.

Tamam yumruklarımız zımbır zımbır çalışmıyor olabilir, ama...

...aklımız çalışıyor tıkır tıkır, alimallah hiç sıkıntı yok.

Sen buna dedektiflik diyebilirsin.

Sen buna polislik diyebilirsin, korumalık diyebilirsin.

Ama bizim de peşinde olduğumuz bir şeyler var.

Sen neyin peşindesin ya?

Hani sen bana dedin ya, biri beni itti dedin ya.

He.

Onu buldum.

Kim?

Ferda.

Ferda?

Kızım niye bağırıyorsun gözünü seveyim. Ben o kadar gizli iş yapıyorum ya.

Nereden-

Bir dakika, nereden biliyorsun ki sen Ferda olduğunu? Nasıl anladın yani?

Güvenlik kamerasına baktım.

Tam olarak çekmemiş orayı, tam Ferda'yı görmedim.

Şimdi sen evden çıkıyorsun. Peşinden Ferda çıkıyor.

Başka kimse yok kayıtta.

Ne olacak? Ferda işte.

Ne alaka ya? Niye itsin Ferda beni?

Fatma'cığım, güzelim.

Sen ayağını kırdın ya. Çalışamayacak hale geldin ya.

O da senin yerine işe girdi. Çalışıyor hani.

Aklım gitti ya.

Haklısın. Bu nasıl aklıma gelmez benim ya?

Ne kadar aptalım ben!

Öyle deme kendine ama şimdi.

Tabii.

Böyle zaten avans mı aldı ne? Bir haller tavırlar değişti, bir üstü başı değişti falan.

Şımarık şımarık tripler!

Sinsi.

Hayatım senin aklına böyle şeylerin gelmemesi çok normal ama.

Sen çok melek gibi, saf temiz bir insansın sen.

Tabii böyle şeytanlıkla, hinlikle ne işin olur senin?

Üstüne gitme, çok bir şey yok, ne olacak?

Doğru, gelmez.

Bu var ya bu, bu kadın çıngıraklı yılan. Ben sana söyleyeyim.

Çok tehlikeli.

Biz buna dikkat etmek zorundayız Fatih.

Sen merak etme.

Ben çözdüm onu çoktan.

Hiç kimseye bir şey yapamaz, ne sana ne bana hiç kimseye bir şey yapamaz artık.

Gözüm üstünde. Hiç sıkıntı yok.

Pislik ya.

Üf.

Abla gelmiyor musun?

Siz odaları ayarlayın. Ben geliyorum hemen.

Uçak yarındı değil mi?

Evet.

Artık özgürsün.

Özgür mü?

Ben özgürlüğün ne olduğunu bilmiyorum artık.

İstediğim yerlere gidebilecek miyim?

Ya da...

...istediğim kişiyi sevebilecek miyim?

Bu olanlar...

...çok tuhaf.

Timur beni böyle kolay kolay bırakmaz.

Tüm yaşadıklarından sonra böyle düşünmen çok normal.

Ama her şey bitti.

Yarın gidiyorsun.

Sen?

Ben gidince sen ne yapacaksın?

İşimi.

Sadece işimi.

Ben artık gideyim.

Ece beni bekliyor.

Kendine iyi bak.

(Kapı çalıyor)

Gitme.

Gidemem.

Ben kahvaltıyı hazırlayayım.

Günaydın.

Günaydın.

Nasıl hissediyorsun kendini?

İyiyim.

Rüya görmedim değil mi baba?

Sen bizi gerçekten de kurtardın.

Ben tek başıma kurtarmadım ki.

Sen çok cesurmuşsun.

Hiç korkmamışsın.

Hem kendini hem de Yasemin ablanı kurtarmışsın.

Aferin sana.

Ama boş ver şimdi bunları.

Bak yanımdasın.

Benim yanımda sana hiçbir şey olmaz.

Kahvaltı yapalım mı?

Olur.

Ne istersen kahvaltıya?

Pankek yapalım mı? Çikolatalı.

Tamam.

Baba?

Bir şey söyleyeceğim.

Dün ben ormanda o adamın yanında birini gördüm.

Kimi gördün kızım?

Ferda ablayı.

Merak etme.

Seni ikna edemeyeceğimi biliyorum.

Onun için gelmedim buraya.

Ben sadece-

Sadece ne?

Bu fotoğraflara bakıyorum dünden beri.

Bu fotoğrafları göstermek için mi geldin buraya?

Neden?

Ben sadece ne kadar acı çektiğimi söylemek için geldim Yasemin.

Bu fotoğraflara baktığımda...

...senin yüzünde, gözlerinde o korkuyu gördüğümde...

...kendi korkularımı hatırladım.

Babamın ayak seslerini duyduğumda...

...saklanacak yer aradığım zamanları...

...gölgesini üzerimde hissettiğimde...

...nefesimin kesildiği zamanları hatırladım.

Hani derler ya...

...çocukluk için...

...masal gibidir.

Ne dert var ne tasa?

Bazıları için de...

...korku tüneli gibi oluyor.

Benimki öyleydi.

Bu fotğraflara baktığımda...

...hatta şimdi bile...

...senin yüzünden o korkuyu gördüğümde...

...babama ne kadar benzediğimi gördüm.

İnan bana bunun böyle olmasını gerçekten istemezdim.

Bu canavara dönüşmeyi hiç istemezdim.

İçimde bir yara var.

Bir türlü kabuk bağlamıyor.

Kanamaya devam ediyor.

Ben de bir şey yapamıyorum.

Aslında herkesin çok güçlü, korktuğu Timur Karatan'ın içinde...

...kendi korkuları var.

Merak etme.

Sana gitme demeyeceğim.

Sadece...

...canavar olarak gördüğün bu adamın...

...her gün vicdanı ile hesaplaştığını bilmeni istedim.

Özür dilerim.

Her şey için.

Umarım bundan sonraki hayatın istediğin gibi olur.

Hoşça kal.

[Alo Nesibe abla Gökçe ben, Defne'nin telefonundan arıyorum.]

[Senden çok önemli bir şey isteyeceğim.]

[Odama gitmen lazım.]

[Şimdi yatağın altında, hasır sepetin içinde bir tane kasa var onu açacaksın.]

Peki ben bunları ne yapacağım?

[Şimdi onun içindeki her şeyin teker teker fotoğrafını istiyorum.]

[Ama yüksek çözünürlükte olması lazım.]

Kızım, sen çözünürlük falan bir şeyler söylüyorsun. Ben anlamıyorum ki.

Yardım iste birinden.

Tamam iyi de...

...dur dur ben birini buldum galiba.

Tamam mı Gökçe Hanım? Başka var mı?

Yok bu sondu. Onun da fotoğrafını gönder, bekliyorum.

[Yolladım.]

Tamam, geldi şimdi.

Ece içeride mi?

Evet.

Tamam bir gelsene, bir şey soracağım.

Nevin, bana doğruyu söyle.

Senin şu arkadaşın...

...Ferda.

Ne? Ne olmuş Ferda'ya?

Ece, Ferda'yı Ejder'in yanında görmüş.

Nevin?

Bu kadının orada ne işi var?

Senin arkadaşın olan biri Ejder'in yanında ne yapıyor olabilir Nevin?

Ben bunu sorguluyorum.

Ne bileyim Adem? Niye bana soruyorsun bunları?

Senin arkadaşın çünkü.

Kim bu kadın Nevin? Kim?

Sana basit bir şey soruyorum. Bilmece değil bu.

Arkadaşın olarak hayatımıza giriyor ve sen bunun cevabını bilmiyor musun?

Annemin yüzüğünü ne yaptın?

Gökçe Hanım?

Ne yüzüğü?

Ferda bilmiyormuş gibi yapma bana!

Annemin yüzüğünü sen çaldın değil mi?

Ben neden bahsediyorsunuz hiçbir şey anlamadım.

Ferda!

Bilmiyormuşu oynama!

Annemin yüzüğünü sen çaldın, değil mi?

Ah!

Bekir, annemin yüzüğünü çaldı yakala lütfen!

Madem senin çok eski bir arkadaşın bu.

Madem yıllardır görüşmüyorsun.

Ya bunu bana neden söylemiyorsun?

Niye işe girmesine izin verdin o zaman?

Ya Adem öğrendiğimde çoktan işe alınmıştı. Müdahale edemedim.

Ne yapayım yani? Güvenmişler, almışlar kadını.

Yok, başka bir şey var bunda.

Kesinlikle başka bir şey var.

Pis kokular geliyor burnuma bak.

Yani bu Ferda, Ejder denen adama ajanlık mı yapıyor içeriden?

Anlayacağız.

Yakın zamanda anlayacağız bunu.

Alo Ayhan, senden bir şey isteyeceğim.

Araştırmanı istediğim biri var.

Ferda Özen.

Hakkında ne bulabiliyorsan hepsini istiyorum.

Tamam.

Efendim Timur Bey?

Öncelikle çok geçmiş olsun.

İşinde iyisin Adem.

Hem de çok iyisin!

Tebrik ederim.

Ama ben senin kim olduğunu biliyorum.

Kimmişim ben?

Sen bu bahçeye dadanan yabani bir otsun.

Pırıl pırıl suyumu kirleten...

...çiçeklerimi zehirleyen çürümüş bir yaprak.

Belki de en tehlikelisi.

Nasıl anlatsam sana?

Doğru kelimeyi bulmaya çalışıyorum.

[Sen egonu doğru yönetemiyorsun Adem.]

[Sen zannediyorsun ki...]

...karşındaki de senin kadar zeki değil.

Aklından neler geçiyor, biliyorum.

Şimdi diyorsun acaba şuradaki çatıda bir sniper mı var?

Ya da otların arasından bir izbandut çıkar da beni derdeste eder diye mi düşünüyorsun?

Öyle mi?

Merak etme böyle bir şey olmayacak.

Seni öldürmek isteseydim şimdiye kadar çoktan öldürürdüm.

Böyle oyunlarda işim yok benim.

Ama ne düşünüyorum biliyor musun?

Bence zekanı daha doğru mecralarda kullanmalısın.

O yüzden bugün itibariyle aramızdaki iş bitmiştir.

Yarından itibarende ne seni, ne karını...

...ne de çocuğunu burada görmek istemiyorum.

Git şimdi.

Konuşmaları duydun.

Yani şu yaşıma geldim, böyle dokunaklı bir ayrılık sahnesi görmedim.

Teslimatın yerini değiştirdin mi?

Ademle ilişkimi kesmeseydim her şey olurdu.

Tam olarak değil ama neyse bunlarla idare edeceğiz.

Ama hakikaten Timur'cuğum senin o havuzun hali nedir ya?

Orayı bir temizlet, bak dibinde yeşil yeşil şeyler görünüyor.

[Mavi yeşil alg diye bir şey var. Biliyor musun?]

[Biyoloji dersinde falan okursun.]

Nerdesin?

Kal orada, geliyorum.

Adem.

Her şey yolunda görünüyor.

O şerefsiz aradığında direkt yanıma gelmen iyi oldu.

Timur Bey.

Konuşmamız lazım.

Ne oldu?

Ortağınız Ejder Bey aradı.

Ece'yi kaçırmış.

Yasemin'i bir şekilde yanına çekmiş, onu da alıkoymuş.

Nasıl?

Belli ki aklında bir şeyler var.

Şimdi muhtemelen sizi briazdan arayacak.

Yasemin Hanım'ı da Ece'yi de kaçırdığını söyleyecektir.

Sizden bir şeyler isteyecektir.

Benim bir planım var.

İş birliği yaparsak ikisini de kurtarırız.

Ne gerekiyorsa Adem.

Tamam.

O zaman şimdi sakin olalım.

Aramasını bekleyelim.

Yanınızda tuttuğunuz bordo berelinin içimize sızmış bir hain olduğunu ima ettim anlamadınız.

[Şimdi eğer Ukraynalı'yı serbest bırakmazsa...]

...kızını bir daha göremeyeceğini söyledim ona.

Eğer Ukraynalı ortaya çıkarsa anlayın ki...

[...Adem hain.]

Ara...

...sevkiyatın yerini değiştirsinler.

Şimdi!

Haklıymışsın.

Ukraynalı'yı Ejder kaçırmış.

Benim üzerime atmış ki...

...yukarıdakilere zayıf görüneyim diye.

Seni de kullanmış tabii.

Ajan gibi göstermiş seni.

Böylelikle güvenlik zafiyetim olduğuna inandırmaya çalışmış.

Siz evden ayrıldığınızda sahil tarafında bir ses duydum.

Güvenlik zafiyeti yaratmak için gönderdikleri adam elimde bir silahla eve doğru geliyordu.

Müdahale etmek zorunda kaldım.

Daha sonra geri döndüğümde adam yoktu.

Sabah geldiğinde Ejder konuşturdu onu.

Benim konuşmama müsaade bile etmedi.

Her şeyi ayarladığı için.

Tabii iki olayı da benim üzerime yıkmak akıllıca.

Ayrıca Timur Bey...

...vakıftaki hareket-

Bir açıklama yapmak zorunda değilsin Adem.

Sen doğru olanı yaptın.

Sonuçta Yasemin'in korumasısın.

Tehlike nereden gelirse gelsin koruyacaksın.

Benden gelse bile.

Bu arada açık söyleyeyim.

Sana olan güvenim biaz daha arttı.

Seni seçerek ne kadar doğru bir karar almış olduğumu gördüm.

O yüzden...

...Yasemin nereye giderse gitsin...

...nerede olursa olsun senin burada kalmanı, benimle çalışmanı istiyorum.

Sen de istersen tabii.

Umarım Ejder Bey inanmıştır, sizin beni temelli yolladığınıza.

Umarım.

Bu arada...

...çok inandırıcıydı.

Sonuçta senin fikrindi.

Bana sadece oynaması kaldı.

Sağ ol.

Bekir.

Ferda'yı gördün mü?

Valla kendisi ne kadar da popüler ya bu aralar.

Herkes de onu arıyor.

Kim niye arıyor?

Nevin.

Bak senin bu Ferda önce Fatma'yı itmiş, bacağını kırmış yerine geçebilmek için.

Şimdi de Gökçe Hanım'ın annesine ait çok değerli bir yüzüğü çalmış.

Gökçe Hanım kendisini sorgularken de kaçıp gitmiş.

Ne diyorsun sen ya? Ciddi misin?

Ciddiyim tabii.

Gökçe Hanım bana, işte bulun getirin dedi.

Biz de böyle komple çıktık yer gök Ferda arıyoruz.

Adem'i gördün mü peki?

Bir de o mesele var.

Yok görmedim, Timur Bey ile konuştuktan sonra.

Neyse ben onu ararım.

Gelmedi mi eve?

Toparlanmak için?

Ne toparlanması Bekir? Bir yere mi gidiyor?

Timur Bey, Adem'e...

Ne olmuş Bekir?

Senin haberin yok tabii.

Ayhan, bir şey bulabildin mi?

[Valla Adem bu kadının geçmişi pek temiz değil.]

Hüküm giymiş, cezaevinden de yeni çıkmış.

Cezaevi mi?

Ne cezası?

Adam yaralama.

İçeride de yarak durmayıp gardiyana saldırmış. Sicilinde hırsızlık da var.

Başka?

[Ya şuan için başka bir şey yok.]

Ben öğrendiklerimi önemli olabilir diye haber vereyim dedim.

Bu arada...

[...Rasim ağabeyin bir tanıdığını çağırdık bu cezaevi ile ilgili konuşmak için, haberin olsun.]

Tamam, tamam sağ ol kardeşim tamam.

Ben geliyorum zaten konuşuruz. Detaylıca konuşuruz.

Adem bana ne zaman söylemeyi düşünüyordun?

Neyi?

Kovulduğunu tabii ki.

Ne oldu da seni yere göğe sığdıramayan bir adam birden bire kovmaya karar veriyor?

Nevin sonra konuşalım mı bunu-

Hayır şimdi konuşacağız!

Sen bana her konu ile ilgili hesap sorabiliyorsun.

Ben niye neden kovulduğunu dahi soramıyorum sana?

Nevin senin derdin ne?

Adam akıllı sor veya söyle. Haydi, dinliyorum.

Niye kovulduğunu öğrenmemem için bütün bu gizem değil mi?

Dün olanları duydum, Yasemin Hanım'a vurmasın diye Timur Bey'in elini tuttuğunu.

İşin ne senin? Karı koca arasını düzeltmek mi?

Benim işim Yasemin Hanım'ı korumak.

Tamam mı?

Ne olursa olsun, kocasına karşı olsa da korumak, aldın mı cevabını?

Yetti mi?

Neyse ne.

Tek önemli olan şey buradan gidiyor olmamız zaten.

Sana tek tek her şeyi anlatacağım.

Abla?

Sana küçük bir hediye aldım.

Ne alaka şimdi?

Nereden aklına geldi?

Hiç unutmadım ki.

O gün bir şey anlamadığımı düşündün.

Korumaya çalıştın beni.

Ama o şiddeti görüp de anlamamak mümkün değildi ki.

Hatırlıyor musun?

Uçakların kanatları bulutların canını yakar mı diye sormuştum sana.

Biriktirdiğim paralarla almıştım ben.

Babam...

...o güzel yüzüne dokunduğu her an...

...mahvoldum ben.

İçimde bir şey kırıldı.

İşte biz bir an büyüdük o zaman.

Şimdi bineceğimiz o uçakta bir kez daha büyüyeceğiz.

Özgürleşeceğiz.

Furkan.

Abla bak ben her şeyi ayarladım.

Amerika'da ikimizin kalacağı daha büyük bir ev.

İçindeki bütün eksikleri tamamladım.

Gidiyoruz.

O gün verdiğimiz sözü tutacağız.

Timur Bey.

Yemin ederim ki ben çalmadım.

Gerçekten ben çalmadım.

Ya yalan söyleme!

Mücevherlerin yerini sadece sen ve Nesibe abla biliyordu.

Nesibe abla da olmayacağına göre.

Timur Bey, evet mücevherlerin fotoğrafını ben çektim.

Gökçe Hanım istedi çünkü.

Hani bahsettiğiniz yüzük çektiğim fotoğrafların arasında var mı yok mu hatırlamıyorum gerçekten.

Demek Gökçe Hanım istedi fotoğrafları çekmeni.

Öyle mi?

Evet.

Gökçe Hanım, Nesibe Hanım'dan rica etmiş.

Nesiba abla da benden rica etti.

Yardım ettim ona.

Başka da bir şeyden haberim yok benim, gerçekten.

Bekir?

Nevin Hanım'ı çağır lütfen.

Baba bende birini çağırayım mı?

Fatma olur. Fatih olur.

Ne bileyim, polis olur mesela?

Ya annemin yüzüğü çalındı!

Benim doğumumda ona hediye ettiğin yüzük çalındı baba polisi falan mı çağ-

Gökçe!

Çok güzel.

Sen gene beni böyle sustur tamam mı?

Kime ne anlatıyorum ben ya?

Ayhan?

Ne durumda Ukraynalı?

Takipteyiz.

Cihaz da bir pürüz çıkartmadı.

Yani en azından henüz çıkartmadı.

Tamam, o zaman akşamki sevkiyatı bekleyeceğiz mecbur. Yapacak bir şey yok.

Limanları kontrol ediyorsunuz değil mi?

Anlık bilgi akışı var zaten merak etme.

Özellikle kayıtsız gemilere bakıyoruz.

Bu senin bana verdiğin kadın ismiyle alakalı benim yapabileceğim başka bir şey var mı?

Yok Ayhan, sağ ol.

Yaptın zaten yapacağını.

Nevin Hanım?

Normalde böyle durumlarda prensip olarak polisi ararız.

Ama sizin arkadaşınız olduğu için...

...önce bir danışmak istedim.

Arkadaşım bir suç işlemişse...

...bence polisi çağırmalısınız.

Normalde hangi porsedürü uyguluyorsanız onu uygulayın Timur Bey.

Sonuçta biz çocukluktan beri görüşmeyeli çok sular akmış gitmiş.

Bekir?

Benden bir haber alana kadar hanımefendiyi tutun.

Tabii Timur Bey. Baş üstüne.

Buyurun.

Timur Bey ben, size karşı çok mahcubum.

Yani gerek Adem'in vakıftaki tavrı gerek çocukluk arkadaşımın böyle korkunç şeyler yapmış olması...

...buradan gidiyor olmak beni çok üzüyor, ama sonuçta sizin takdiriniz tabii.

Nevin Hanım.

Dert etmeyin böyle bir şey yok.

Adem karımın koruması olduğu kadar benim de sağ kolum.

Ama ben onu gönderdiniz diye biliyordum.

O bizim Adem ile planladığımız bir şeydi.

Öyle olması gerekiyordu.

Şimdilik bu kadar bilseniz kafi.

Ama dert etmeyin.

İyi misiniz?

Ben izninizi isteyeyim.

Bu arada...

...aklınızda kalmasın.

Ferda Hanım ile ilgili bir karara vardım.

Eğer yüzüğü getirirse...

...polise haber vermeyeceğim.

Timur Bey size karışmak hiç haddime değil, ama bene polisi çağırmalısınız.

Sonuçta arkadaşım çok yanlış yollara sapmış.

Daha büyük yanlışlar olmaması için bence en doğrusu bu.

Ben herkesin ikinci bir şansı hak ettiğine inananlardayım.

Ben izninizi isteyeyim.

Ben hatırladım senin dediğin kadını.

Tarif ettiğin kadarıyla geçenlerde tahliye oldu.

Şöyle beyaz eski bir araba almaya gelmişti.

Heh, tamam o işte.

Peki ziyaretçi defterine bakabilir misin?

Onun için cezaevi memuru ile konuşmam lazım.

Çok sıkı tutuyorlar.

Rasim ağabey benim çok değerli ağabeyimdir.

O yüzden yardım ediyorum sana Adem kardeş.

Eyvallah.

O da sağ olsun.

Gizli görev falan mı bu?

Tanıdğım kadarıyla kendi halinde bir kadındı.

Yok yok bu başka bir şey.

Sen gene de ziyaretçi defterine bakabilirsen...

...ben sana şimdi numaramı bırakayım.

Buradan ararsın olur mu?

Al, buyur.

Tamam merak etme, uğraşacağım:

Eyvallah.

Heh bir dakika son bir şey daha.

Bu kadını hiç gördün mü orada? Gelip gitti mi hiç?

Yok.

Daha önce hiç görmedim.

Gördüğümü unutmam öyle kolay kolay.

Eyvallah.

Tamamdır.

Görüşürüz ağabey.

Ah Nevin ah.

Sen bu Ferda delisinin neler yapabileceğini unuttun mu kızım?

Timur Bey'e güvenip böyle bir cesaretle konuştun öyle ileri geri.

Ne olacak şimdi?

Bittim ben teyze.

Adem Ferda'yı araştırıyor. Araştırır tabii.

Ece'yi kaçıran adamın yanında görmüş.

Valla nasıl koşuyorsanız artık arkamdan...

...kulağımın çınlamasından şu kadarcık yol yürüyemedim valla pes!

Ne işin var senin burada?

Gitmeden bir Ece ile vedalaşayım dedim, nerede o?

Nereye gidiyorsun sen ya?

Hayrola Nevin?

Bir cesaret gelmiş senin üstüne.

Korkmuyorum senden.

Korkma zaten.

Daha korkulacak bir şey yapmadım.

Rüzgarımın da fırtınamın da nereden geleceği hiç belli olmaz, biliyorsun.

Çok üzülüyorum Melahat ben bu ailenin durumuna ya.

Gerçekten.

Yazık ne de yakışıyorlardı ana kız birbirlerine, tüh.

Timur Bey beyefendilik etti seni polise vermedi.

Ama karısını kaçıran adamın yanında olduğunu öğrendiğinde ne yapacak acaba?

Çok korktum Nevin.

Gerçekten.

Merak etme.

Ben yaş tahtaya basmam.

Senin gibi amatör de değilim evelallah.

Şimdi bence sen bol bol kızınla vakit geçir.

Bir de şu yakışıklı kocanla tabii.

Ne olur ne olmaz.

Bana bak kızım.

Bu kadın gidip her şeyi anlamadan önce kocana her şeyi sen söyle, başka çaren yok!

Yapamam teyze!

Kocamı da kızımı da kaybedemem!

Of!

(Telefon çalıyor)

Yasemin?

Adem?

Buluşabilir miyiz?

Dün akşam süveterini vermeyi unuttum.

Tamam, geliyorum.

Tamam.

Gelmeyeceksin sandım.

Geleceğimi biliyorsun.

Niye öyle düşündün?

Her şey benim yüzümden oluyor.

Ya öleceksin ya da öldüreceksin.

Bu yüzden de gelmezsin diye düşündüm.

İyi misin?

Ne oldu?

Ben gitmeyeceğim Adem.

Ne demek gitmeyeceğim?

Nereden çıktı şimdi bu?

Yasemin bak sen burada kaldıkça kurtulamayacaksın.

Kurtulamıyorsun bu adamdan, anlamıyor musun bunu?

Tamam.

Gidersem Timur'dan kurtulacağım.

Ama yine korkarak kaçmış olacağım. Ve ben artık kaçmak istemiyorum.

Anlıyorum Yasemin ama-

Korkuyorum ben Adem.

Bu adamın yapabileceklerinden, bana ya da kardeşime yapabileceklerinden korkuyorum.

Ama korkarak her adım attığımda başka bir şeyi ıskalıyorum.

Peki burada kalmak...

...sana ne kazandıracak ki?

Bak sen benim gördüğüm, tanıdığım ne güçlü kadınlardan birisin.

Onca darbeye rağmen hala ayakta duruyorsun.

Sen özgürlük için bu yola çıktın.

O yoldan çıkmanı, geri dönemi istemiyorum.

Ayrıca burası senin için çok tehlikeli.

Ben seferinde seni koruyamayabilirim.

Bu yüzden de yollarımız ayrılsın istiyorsun.

Ama sırf bu yüzden de yollarımız birbirine bağlanıyor işte.

Yasemin-

Korkarsak kaçmayacağız.

Bunu Ece'ye öğretmişsin.

Ama aynı şey değil bu.

Ama cesaret bulaşıcı.

Ve ben senin sayende Yasemin'in gerçekten kim olduğunu öğrendim.

Ve bu yüzden de gitmeyeceğim.

Dinliyorum Sinan'cığım.

[Mücevheri gittim aldım geri, dediğin gibi.]

[Teslim edileceği adresi de belirttim.]

Tamam canım anladım, uzatma.

İstediğin oldu.

Mücevher teslim alındı, Timur'a yollandı.

Teşekkür ederim.

Şimdi söyle bakalım neymiş bu bordo berelinin büyük sırrı?

Öyle bir sır ki.

Timur ile Adem'in birlik olup senin arkandan çevirdiklerin oyunun hesabını söke söke alacaksın Ejder.

Bak.

*** çalışıyorsan bunun için özel çaba sarf etmene gerek yok bunu biliyorsun değil mi?

Adem'in tatlı kızı, Ece...

...aslında onun kızı değil biliyor musun?

Benim.

Benim muhteşem yumurtalarımdan olma bir prenses kendisi.

Bu da kanıtı.

Vay anasını.

Vay anasını.

Sen o kadının gitmesine nasıl izin verirsin baba?

Polise bile vermedin, elini kolunu sallayıp çekip gitti evden.

Baba bir şey söylesene.

Konuşsana!

Ya sen Timur Karatan'sın!

Senin rahmetli karının mücevherlerini çalan bir kadını polise vermeyip...

...gitmesine izin verdin öyle mi?

Baba gözündeki öfkeyi görebiliyorum!

Sen ilk dayağı böyle mi atıyorsun?

Yasemin'e de ilk dayağı böyle susup susup ondan sonra mı attın?

Böyle mi başlıyor?

Baba annemi de mi dövüyordun sen?

O da böyle her gün bana fark ettirmemek için yüzünü boyayıp mı çıkıyordu karşıma?

Baba senin daha benden sakladığın kim bilir neler var?

Artık sana baktıkça hiçbir şey göremiyorum.

Sen bana çocukluğumu unutturdun.

Ben çocukluğumu unuttum baba.

Ben bu evden gidiyorum.

Bu kadar olaydan sonra ben bu evde bir dakika daha durmam.

Senin de beş kuruş parana ihtiyacım yok!

(Kapı çalıyor)

Gel.

Timur Bey?

Söyle Bekir.

Leman Hanım'ın yüzüğü.

O kadın sattığı yerden alıp yollatmış.

Bunlarda Leman Hanım'ın internetten satılığa çıkartılan mücevherleri.

Hepsini benim özel kasama koy lütfen.

Tabii.

Baş üstüne.

Şimdi istediğin yere gidebilirsin Gökçe.

Müsaadenle.

Ağabey?

Niye gidiyoruz şimd otele?

Hani akşamın sevkiyatı vardı.

Ya sen o otelin saunasını hiç gördün mü? Muhteşem, oraya gidiyoruz.

Ya kurban olayım Sinan, nereye gideceğiz ya?

Aldıkları Ukraynalı yok mu?

Bizim bordo bereli üstüne takip cihazı yerleştirmiş.

Herif fotoğraf alınca da yukarıdakiler indirmiş bunu.

Film gibi desene.

He film gibi.

Hayatım gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor.

Sevkiyat iptal oldu.

Şimdi ben de gideceğim o bordo bereliyi iptal edceeğim.

Basıyorum ben o zaman.

Bas ulan bas!

Ateşim sönmeden ulan!

Saatlerce konuşsan da beni ikna edmeyeceksin.

Ben hiçbir yere gitmiyorum.

Yasemin?

Yasemin?

Yasemin?

Bak nasıl söylesem bilmiyorum ama...

...senin gitmeni ben de istemiyorum.

Ama çok şey yaşandı.

Ve bu senin tek başına verebileceğin bir karar değil.

Bütün dengeler bozuldu.

Adem.

Bir düşün.

Sadece bir düşün.

Hem birlikte düşünelim.

Yürü.

Yürü yürü yürü.

Adem?

Adem ne oluyor korkutuyorsun beni.

Dediğimi yap Yasemin.

Fedai!

Bas oğlum bas bas bas!

Ya Sinan kurban olayım bir onun arabaya bak, bir bizim arabaya bak ya.

Ayıp sana ya!

Elimden geleni yapıyorum ya.

Bu iş bitsin, ben sana göstereceğim.

Şerefsiz beyaz araba, onu geçemiyor musun?

Oğlum nereye gitti bunlar?

İşte bu yüzden gitmeni istiyorum Yasemin.

Bak bu adamlar durmayacaklar.

Sürekli peşimizden gelecekler.

Ya ben tek başıma olsam karşı koyacağım, savaşacağım ama sen varken olmuyor.

Neden?

Çünkü aklım başımda değil.

Aklım sende.

Kafamı karıştırıyorusn Yasemin.

Asla yapmayacağım hatalar yapmaya başladım ben.

Korkuyorum.

Korkuyor musun?

Dikkatsizlik yapmaktan...

...seni koruyamamaktan...

...sana bir şey olacak diye korkuyorum.

O yüzden lütfen bu seferlik sen beni koru.

Lütfen git.

Abla?

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim Furkan?

Abla neredesin?

Geç kalacağız.

Sen önden git, ben geliyorum. Adem beni havaalanına bırakacak.

İyi tamam ben geçiyorum o zaman, sen de geç kalma.

Tamam.

Madem güzünden, zekandan vuramıyoruz.

O zaman biz de en zayıf yerin neresiyse oradan vuracağız bordo bereli.

Gecenin sonunda film kopacak.

Gidiyorum.

Adem?

Gidemedim.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.