All language subtitles for El Turco S01E05 1080p GAiN WEB-DL [EN-TRSub] AAC2.0 H264 TURG.srt - tur(2)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian Download
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu Download
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Türkler dediğin kadar varmış.

Bütün köy savunmaya geçti.

Bizi uğraştıracaklar.

Hazır!

Bırak!

Bugün cemaatimizden olmayan birinin cenaze törenindeyiz.

Ama kalbimizdeki yeri hazır.

Vaktinden önce yaratıcısına kavuşan bu Tanrı'nın hizmetkârının

son anlarında ben de yanındaydım.

Gözlerine baktığımda bana şöyle diyordu.

"Benim için üzülmeyin.

Çünkü ben hep olmak istediğim yerdeyim.

Endişelenmeyin.

Tanrı'nın cennetindeyim."

Hatta son sözleri "Artık ben savaşmayacağım.

Şimdi siz benim için savaşacaksınız." oldu.

Hakkında bir şeyler söylemek ister misin?

Decebal'in de hoşuna giderdi.

Decebal'in neyi seveceğini nereden biliyorsun?

Suçu bana yükleme Hasan.

Ben hiçbir şey yapmadım.

Savaşta bir değil, dört canım var.

Dördünden de sorumluyum.

Bu adamlar benim için kendi hayatımdan daha değerli.

Kardeşimi unuttum.

Onu korumayı başaramadım.

Onu koruyamadım.

Çünkü korumak istediğim tek kişi

sendin.

Angelo.

Ne güzel konuştun.

Biz de biraz konuşsak mı?

Tabii ki çocuğum.

-Her zaman memnuniyetle dinlerim. -Burada değil.

Benim de günah çıkarma vaktim gelmiştir belki de.

En son ne zaman günah çıkarmıştın çocuğum?

Hiç.

İlk günahınla başlayalım.

Hepsi aynı Angelo.

15 yaşından beri insan öldürüyorum.

Çok fazla öldürdüm.

Neden öldürdün, çocuğum?

Çünkü sen öldürmemi söyledin.

-Ben… -Kendimi bildim bileli

Allah bana kafirleri öldürmemi emretti.

Sen emrettin, ben itaat ettim.

Öldürme emrinin Tanrı'dan geldiğini nereden biliyorsun?

Doğrusu…

Artık o kadar emin değilim.

O küçük çocuk.

Topo.

Benim çocuğum olabilirdi, Peder.

Şu sizin her zaman öfkeli gezen demirciniz.

Onun çırağı olabilirdim.

O kadın.

O cesur, çılgın, kendine has kadın.

Benim kadınım olabilirdi.

Ama öyle olmuyor, değil mi Peder?

Çünkü o sadece kimi öldüreceğimize değil

kimi seveceğimize de karar veriyor.

Peki sana…

Sana sevmeyi söyleyen sesin

Tanrı'nın sesi olabileceğini

ve sana öldürmeni emredenin de

Şeytan'ın sesi olabileceğini düşündün mü hiç?

Bu doğruysa…

Şeytan şu anda kulağıma fısıldıyor demektir.

"Öldür."

"Öldür" mü?

Kimi?

Decebal'i öldüren kafiri.

-Ama… -El Turco!

El Turco!

Seninle işimiz henüz bitmedi.

El Turco!

-Söyle, ne oldu? -Bunu görmen lazım.

Kamplarından çaldım.

Hasiktir.

Bu bir Alman topu.

Surları yıkar geçer bu.

Ne diyorsun yani?

O topu buraya getirirlerse

ayvayı yeriz.

Ne yapacağız Hasan?

Savaşı onlardan önce kazanmalıyız.

Pençe dediğin beştir, beş anasını satayım.

Bak bize Kaptan. Kaç kişi kaldık?

Birimizi gömdük, diğerimizin de canını almaya savaşa çıkıyoruz.

-Anlıyorum, ben de… -Siktir git Kaptan!

Sen de ne? Sen de ne?

Bir bok anlamıyorsun.

Şu siktiğimin köyünde, Allah'ın unuttuğu dağda dört nala savaşa gidiyoruz lan!

Hasan.

Artık Osmanlı subayı değiliz kardeşim.

Sen sürüldün, biz de azad edildik.

Arkamızda güvenebileceğimiz bir ordu yok!

Tek ailem sizsiniz.

Ben…

sizi de kaybedemem.

"Trento topraklarının mutlak hakimi

Prens Piskopos Francesco di Paullo'ya

Viyana Ejder'i ve Kutsal Roma İmparatorluğu şövalyesi,

naçiz kulunuz

Marco Benedetti di Vicenza'dan.

Buradaki otoriteniz sapasağlam duruyor.

Tebaanız da huzur içinde."

Anladım.

Her şey güllük gülistanlık.

Hayır, değil.

Kocam Rudolph.

Kocamı yaktılar.

Kocan...

Moena'nın yargıcıydı.

Askerlerimiz onu yakarak öldürmüş.

Neden bu kadar aşırıya kaçmışlar ki acaba?

Cadı. Rudolph onu teslim etmemizi söyledi.

Ama sonra Türkler…

Türkler ve cadılar.

Bu belayı çözmenin vakti geldi de geçiyor.

Atları hazırlayın.

Yarın Moena'ya gidiyoruz.

Moena.

Moena, Moena, Moena!

MOENA'NIN MENEKŞE CADISI, 1503'TE YAKILARAK ÖLDÜRÜLDÜ

Hanımefendi.

Arabamı arka tarafa hazırlat.

Sürpriz bir ziyaret yapacağız.

Sevgilim.

Bugün değil.

Bugün göklerden gelen yol gösterici meleğim.

Pekâlâ.

Yol gösterici melek, beni mi özledin?

Hem de nasıl.

Ama buraya onun için gelmedim.

Sevgili babama haber uçurdular.

Yarın buraya geliyor.

Hiç zaman yok. Her şeyi hızlandırmam lazım.

Adamlarına kılıçlarını daha hızlı sallamalarını,

daha fazla öldürüp, daha iyi ölmelerini söyleyebilirsin tabii.

Ama zafer kazanmanın başka yolları da var.

Aklından ne geçiyor?

Canının istediği gibi kes, yak

ve yok et, sevgilim.

Sen köyünü alırken

ben de Trento'nun kapılarının bize açılması için

o kadının kalbini deşeceğim.

Ve şu senin cadıyı yakalayacağım.

Çok dikkatli ol. Hayır, hayır. Bir.

İki.

Tanrım.

Fabricio!

-Elda, neredesin? -Buradayım.

Fabricio, alkol getir. Hâlâ nefes alıyor mu?

Gloria, lütfen kalp atışına bak.

Kalp atışına bak.

Burası.

Gloria! Gloria!

Bu adam resmen canına susamış.

Hattımıza tek başına girdi.

Delik deşik oldu. Adını sayıklayıp duruyor.

Tanrı'nın hizmetkarı ve elçisi…

Prenses Diana'dan.

Çıkarın dışarı.

Bu son vedaysa kardeşlerim.

Dönemezsek geriye

herkesin iyiliği için

yapılacak bir tek şey kaldı elimde.

Siz burada ne dümenler çeviriyorsunuz?

Bilmem gereken bir şey var mı?

Marco'nun karşısına çıkmayı düşündüğümü söylüyordum.

Kampına gidip onu düelloya davet edeceğim.

Beni adamlarının önünde reddedemez.

Kendini öldürtmeye mi gidiyorsun?

Marco'nun adamlarına seni öldürme emri vermeyeceğini nereden biliyorsun?

-Sana tuzak kuracak. -Evet. Ben de o tuzağın tam içine düşeceğim.

Hasan.

Al şunları.

Hasan.

Ne yapıyorsun?

Bana yalan mı söyledin?

Biz aşık değil miydik?

Bugün…

Sana aşık olamam.

Hasan.

Hasan, hadi.

İKİMİZ BU SAVAŞA BİR SON VEREBİLİRİZ.

SENİ ATALARININ YANDIĞI AĞACIN ALTINDA BEKLİYORUM

DIANA

Dur! Dur dedim!

Ben Hasan Balaban!

Harputlu Sancak Beyi…

İkinci Yeniçeri Bölüğü'nün komutanı…

Yeşil Kuşaklı Berzan Bey'in…

tek oğluyum!

Buraya şerefimi kazanmaya geldim.

Bana şereften bahsetme Hasan.

Seni kardeş katili.

Kardeşliğinin canı cehenneme.

Öldürdüğüm o kardeş, beni senden kurtarmıştı.

Gitmeme izin verdi, sonra da sana yıllarca yalan söyledi.

Bir türlü anlamadığım şey şu, Hasan.

Bu hikâyedeki asıl kötü adam sensin.

Bunu nasıl söyleyebilirsin?

Aynı adama baba dedik biz.

Benim babam vardı zaten.

Senin baba dediğin adam

beni kaçırdı.

Birlikte savaştık.

Ama asıl düşman hep sendin.

Babam bana vatan hain dedi, Mete.

Adamlarım yüzüme tükürdü.

Beni kuduz köpek gibi tekmelediler.

Biliyorum.

Düşmanlarınla yaşamak zorunda kaldın.

Yurdun, evin, ailen, şerefin olmadan. Korkunç bir şey gerçekten.

Şimdi anlıyor musun Harput Beyi'nin kahraman oğlu Hasan Balaban,

ben olmanın nasıl bir şey olduğunu nihayet anlıyor musun?

Biz Pençe'yiz.

Haklı davamızdan asla kaçmayız.

Ben…

Osmanlı Yeniçerisi Hasan Balaban…

Trento Şövalyesi Marco Benedetti di Vicenza'yı düelloya davet ediyorum.

Şerefimiz için ölümüne dövüşeceğiz.

Dediğin gibi şerefli bir şövalye misin?

Yoksa hâlâ o küçük, ürkek, iki yüzlü, şerefsiz çocuk musun?

Gün batımında.

Bataklıkta,

teke tek,

ölümüne.

Güneş batmadan onun kellesini getireceğim, Küçük Kurt.

Daha da iyisi…

Göğsündeki o dövmeyi söküp getir.

Buradaki hayat sana erkek gibi dövüşmeyi öğretmiş

ama hayatım savaşı çıkaranlar da erkekler zaten.

Barış sağlamak da bize kalıyor.

Ciddi misin sen?

Biz burada konuşurken siz katiller köye saldırıyorsunuz.

Önce şu düşmanlığı bir kenara bırakalım, değil mi?

Önce bahçedeki zehirli yılandan bir kurtulalım.

Burası senin bahçen olabilir ama bütün ülke bana ait.

Bu şekilde bir yere varamayız.

İkimiz kan dökülmesine engel olabiliriz.

Nasıl?

Türkler, cadılar, hatta bu köy, hiçbiri umurumuzda değil.

Tek derdimiz Trento'ya bir zaferle dönmek.

Bunu bize sen verebilirsin.

Nasıl? Senin için savaşarak mı?

Ne kadar da komiksin.

Ama benim daha iyi bir fikrim var.

Seni Trento'ya götürüp, cadıyı yakaladığımızı söyleyeceğiz.

Sonra seni yargılayacağız.

Mahkemede elini tutacağıma söz veriyorum.

Birlikte sana cadı diyenlere güleriz.

Sonra?

Sonra, Prens

ve onun sevgili kızı köyünüze gerçek bir kahraman gibi girecek.

Savaş olmayacak, köy kurtulacak, herkes mutlu mesut yaşayacak.

Tek yapman gereken benimle gelmek, Gloria.

Karar senin.

Ama acele etmeni öneririm.

Orada sevdiklerin varmış gibi geldi bana.

Hazırlık mı yapıyorsun?

Senin için son bir kere daha avlanacağım Küçük Kurt.

Yakışanı o.

Komutanım, leydimiz geldi, sizi bekliyor.

Şu sesi duyuyor musun Küçük Kurt?

Orman canavarı çağırıyor.

Essamü aleyküm ve rahmetullah.

Essamü aleyküm ve rahmetullah.

Amin.

Ne oluyor?

Siktir.

Siktir, siktir!

Kocaman ulan bu top.

-Ben gidiyorum. -Buraya kadarmış.

Çanı çalın!

Kiliseye!

Hadi çabuk!

Dövmeni söküp Marco'ya götüreceğim.

Çabuk, hadi.

-Marco, gitmemiz lazım. -Skeletwolf'u bekliyorum.

Koca adam, kendi başının çaresine bakar.

Daha acil bir meselemiz var.

Babam gelirse her şey biter.

Senin yerine onun ölmesine sevindim.

Şimdi git. Git ve ödülümü al.

Kardeşim.

Gittiğin yerde

sonunda huzur

bulursun

inşallah.

Asker!

Kılıç çek!

Gidelim.

Peder, isteyenleri kiliseye götür.

Buraya kadar!

Kiliseye gidin!

Sen ne yapacaksın?

Bugün Moena'nın cadısı olacağım,

barbar Türk olacağım.

O şeytanlar kimin için geldiyse o olup, karşılarına çıkacağım.

Artık geri dönemem.

Kızım.

Gloria mı?

Gitmiş midir sence?

Ona bir şey olmaz, değil mi?

Hazır ol!

Ateş!

Elda! Elda!

Elda! Elda!

Duyuyor musun Skeletwolf?

Orman seni çağırıyor.

Çok geç kaldın.

Kazanmak için çok iyi savaşçılara ihtiyacım var.

Benimle misiniz?

Yetişmeye çalış!

Hücum Moena!

Eviniz için savaşın.

Bu onların zaferi kardeşim.

Zafer onların.

Gloria!

Bugün köyün eteklerinde

bir menekşe açtı. Kışa meydan okuyan tek bir çiçek.

Ben de seni o çiçek gibi sevmeye karar verdim.

Senin için koca bir şehre meydan okuyacağım.

Gloria, hayır.

Merak etme,

Bana söylediklerinin tek kelimesine inanmadım.

Ben de kendi planımı yaptım.

Mektubumda hepsini anlatacağım.

Ama önce sebebini söylemem lazım.

Erkeklerin savaşmayı, kazanmayı, kahraman olmayı sevdiğini biliyorum.

Ama tek bir çarpışmayı kazanmak bu savaşın sonu olmayacak.

Kurtlar gelmeye devam edecek.

Mete'ler, Marco'lara dönüşmeye devam edecek.

Ve sizin gibi büyük kahramanların hepsinin isimsiz mezar taşları olacak.

Siz savaşmaya devam ettikçe Topo'lar ölmeye devam edecek.

Savaşın bitmesini istiyorsan

bunu bir kadının yapması gerek.

Yıllar önce kendini ateşe atmaktan korkmayan o kadın gibi.

Senden tek istediğim bana gelmen aşkım.

Gel ve beni kurtar.

Gel, benimle ol.

Seni ateşlerin içinde bekleyeceğim.

Çünkü bugün ve ömrüm boyunca aşkım,

bu hayatta ve tüm diğerlerinde seni sonsuza dek seveceğim.

Orhan Yeniaras'ın El Turco adlı romanından esinlenilmiştir.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.