All language subtitles for El Turco S01E01 1080p GAiN WEB-DL [EN-TRSub] AAC2.0 H264 TURG.srt - tur(2)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian Download
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu Download
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu hikâye gerçek olaylara ve kişilere dayanmaktadır.

OSMANLI İMPARATORLUĞU

17. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu

Avrupa'nın içlerine girmiş, Viyana'ya doğru ilerlemekteydi.

Osmanlı kuvvetleri, imparatorluk kentini kuşatmıştı.

Eğer başarılı olurlarsa, bu durum dünya tarihini değiştirebilirdi.

VİYANA

Ama Avrupa güçleri son anda birleşip Osmanlıları geri püskürterek,

yolculuklarına son verdi.

İTALYAN ALPLERİ

Bu tarihi yenilgi sırasında pek az bilinen bir olay meydana geldi.

Ağır yaralı bir yeniçeri,

İtalyan Alplerinin kuzeyinde kalan Moena adlı bir köye geldi.

Burada onu bir cadı buldu.

MOENA

Ve "El Turco"nun gerçek hikâyesi işte böyle başladı.

Hain! Hain!

Dün gece sana emanet ettiğimiz askerlerin hepsi öldü.

Hepsini öldürün!

Tuzak kurdular bana.

Kim kurdu tuzağı?

Mete.

Mete yıllar önce öldü.

Ben hain değilim!

Sen artık yeniçeri değilsin.

Artık benim oğlum da değilsin.

Seçimini yap.

Ya burada şerefinle öl

ya da sürgünde onursuzca yaşa.

Baba! Adımı temize çıkaracağım.

Sana o hain Mete'yi bulacağım.

BİR AY SONRA

Önce şu kadını bulalım.

Evet, şey cadısı… Neresiydi?

Moena.

Moena. Şu dağın arkasında değil mi?

Atla iki saatlik yol.

Güzel yermiş diye duydum.

Herkesin birbiriyle anlaştığı, huzurlu bir yermiş.

Tıpkı masallardaki gibi.

Her masalda bir canavar olur.

Bir de cadı.

Şimdilik.

Neymiş?

O ses neydi?

-Atlar! -Çabuk!

-Mete nerede? -Adı Mete değil.

Marco!

Okçular!

Şunu tut Topo.

Ölecek mi?

Tut şunu dedim.

Onu kurtaracak mısın?

Ona güvenebilir miyiz?

O bir Türk.

Bir Türk'e asla güvenilmez.

Yaşamazsın diye düşündük.

Nasıl oldu? Beğendin mi?

Kasabada bir kutlama olacak.

Ben Türk bir askeri olacağım.

Şövalyeler beni kovalayacak, sonra yakalayacaklar.

Sonra da beni şehir meydanında yakacaklar.

Sen…

Sen Türk müsün?

El Turco?

Evet canım.

O bir barbar.

Sana Türkler hakkında ne demiştim Topo?

Onlar barbardır, canavardır.

Başka?

Onlar bizim en büyük düşmanımız.

Ne olursa olsun bir Türk'e asla güvenme.

Söylediklerimizden tek kelime anlamıyorsun değil mi?

Sen söyleyemeyeceğine göre ben tahmin edeyim.

Belindeki kuşaktan bu çıktı.

Her şey paramparçaydı ama bu tozlanmamış bile.

Merak ettim. Yukarıdaki adam sana bize söylemediği bir şey mi söyledi?

Süründen ayrı mı düştün?

Seni terk ettiler değil mi?

Bunu da…

Elinden bir an bile bırakmadın.

Ateşler içinde uyurken, bir çocuk gibi buna sarıldın.

İnsan merak ediyor.

Bu hançerle kaç masumun canına kıydın?

Ben o savunmasız insanlardan değilim.

Adım Gloria.

Hayatını kurtarmış olabilirim ama seninle ne yapacağıma henüz karar vermedim.

Gloria, yerinde olsam oraya gitmezdim.

Sen... dilimizi biliyor musun?

Sadece benim için gelmiyorlar. Konuşurlarken duydum.

Bir cadıdan bahsediyorlardı.

O cadı sensin, değil mi? Seni de arıyorlar.

Polonya Kraliyet Ordusu Kanatlı Hüsarı Rutger Vorchik.

Kral III. John Sobieski'nin emrindeyim.

Ben de Gloria. Anasının kızı.

Atımızı kaybettik.

Onu arıyoruz. Buraya kadar takip ettik.

Koca bir şövalye birliği bir ata sahip çıkamadı mı?

Biz de sana aynı şeyi sorabiliriz, Gloria.

Bir annenin çocuğuna sahip çıkması gerekmez mi?

Topo? Topo?

O benim çocuğum değil.

Değil misin?

Kimin çocuğusun o zaman?

Kimsenin çocuğu değilim.

Bu fare aşağıdaki bir köyde doğdu.

Yüzünde bu lekeyle doğdu. Buralarda bunun tek bir anlamı vardır.

Şeytanın izi.

Ailesi de öyle düşünmüş.

-Onu nehir kenarında bırakmışlar. -Sen de oradan aldın mı?

Terk edilmiş şeylere karşı bir zaafım var.

Nesin sen?

Eskici misin? Tamirci misin?

Belki de çocukları kaçırıp yiyen bir cadıdır.

Evine girecek olsak, orada saklı bir şey bulur muyuz?

Hiçbir şey.

Ama birini bulacak olursak…

…seni almak zorunda kalırız.

Bu evi de yakarız.

Bu giydiğin ne senin?

Türk kıyafetleri. Buraya bir derebeyi geliyor.

Köyde onun adına şölen düzenliyoruz.

Ben Türk kılığına girdim. Sonra da beni ateşe verecekler.

Tekrar karşılaşırsak

sana rolünü oynamana yardım edecek bir şey göstereceğim.

Neymiş?

Türklerin nasıl yandığını.

Anne, nereye gitti?

Topo, dışarı çık.

-Dinle cadı. -Sen nasıl…

Bana kaç masum öldürdüğümü sordun. Hiç öldürmedim.

İlki sen olmak istemiyorsan iyi dinle.

Şu anda hiçbir yere gidemem.

İyileşene kadar burada kalacağım.

Üç gece sonra köyde bir şölen verilecek.

Bir kazık yakıp tıpkı sana benzeyen bir kuklayı ateşe verecekler.

O zamana kadar gitmemiş olursan seni kendi ellerimle kazığa bağlayıp ateşe atarım.

Anladın mı?

1683 MOENA, İTALYA

Yargıç, nasılsın?

Köyümüz için büyük gün, Peder.

Başkent bizi nihayet fark etti.

Bize bir derebeyi lütfettiler.

Hazretleri ne zaman gelecek, Yargıç?

-Biliyor musun? -Eli kulağındadır.

Ben de kendi naçizane bağışımı yapmak isterim.

Tanrı seni kutsasın.

Değirmenin tamir edilmesi gerek.

O parayla değirmeni tamir edebiliriz.

Gunther, nasılsın?

Sizin kadar iyi değilim ama hafızam hâlâ çoğunuzunkinden iyi.

Şehirden birini en son 15 yıl önce göndermişlerdi.

Ne olduğunu hatırlayan var mı?

Şimdi ne zamanı ne de yeri…

Para istediler.

Biz de verdik.

Erzak istediler. Onu da verdik.

Biz verdikçe onlar istedi.

Ordularına almak için oğullarımızı istediler.

Biz de verdik.

Koyunlarına almak için kızlarımızı istediler.

-Onları da verdik. -Gunther.

Lafını bitirsin.

Onlara kölelik ettik.

İliğimizi kuruttuktan sonra da gittiler.

Unuttunuz mu?

Dedikleri doğru.

Ama aynı zamanda bizi korudular, Gunther.

Kardeşlerim, onlar bizi sadece kendilerinden koruyorlardı.

Gunther bizim için yıllarca savaştı, Peder.

Ben onun adına da bağış yapıyorum.

Bir iki broş, bir yüzük, birkaç tane lahana.

Bu onlara yetecekse, iyi.

Ama bu sefer verebileceğimizden fazlasını isterlerse

hepiniz benim kapıma geleceksiniz.

Hay ebeni…

Deli misin sen? Bira bu.

Susamamış mıydın?

Evet de susayınca ne içilir? Su.

Su insanı hasta edebilir.

Çok garipsiniz.

Asıl siz Türkler garipsiniz.

Korkutucu görünüyorsun ama aslında değilsin.

Keşke benimle şölene gelebilseydin.

Beni canlı canlı yaksınlar diye mi?

Başka şeyler de olacak.

Şarkılar söyleyeceğiz. Gloria hep ateşin başında dans eder.

Sonra herkes onunla dans etmeye çalışır. Et de yiyeceğiz.

Büyükler yıl boyunca asık suratlı olur.

Ama şölende onlar da gülüp eğlenir.

Bizim bayramlarımıza benziyormuş.

Onlar nasıl oluyor?

Sabah kalkıp yeni kıyafetlerimizi giyeriz.

Ben ve kız kardeşim. İnsanlar ziyarete gelir.

-Onlara helva ve şeker veririz. -Şeker mi?

Evet. Sonra meydanda toplanırız.

Akrobatlar, bıçakçılar, hokkabazlar, her şey olur.

-Oyun oynarız. -Kiminle oynarsınız?

Herkesle.

Fakirlere kıyafet veririz.

Yetimlerin anası babası oluruz.

O gün kimse yalnız kalmaz.

Güzelmiş.

Babam.

Beni saray avlusuna götürür.

Sultanın elini öperiz. Kralımızın.

Kralla mı tanıştın yani?

Gençler saray avlusunda güreşir. Ben de güreştim.

Babam da oturup seyreder.

Kazanır mıydın?

Ben hep kazanırım.

Babam da…

Benimle gurur duyar.

Evine dönünce yine bayramlara katılacaksın.

Baban da seninle gurur duyacak, değil mi?

Hadi bakalım küçük fare. Şölene gidiyorsun.

-Sen gelmiyor musun? -Birazdan geleceğim.

Babam benden utanıyordu.

Ama beni şimdi görse pişman olurdu

ve bana kocaman sarılırdı. Değil mi Gloria?

Tabii ki canım.

Ava mı çıkıyorsun?

Buraya birini avlamaya geldim, Gloria.

Artık ava dönmenin vakti geldi.

Buraya gelen kurt kafası miğferli adam mı?

İçeride işlerim var. Yolu biliyorsun zaten.

Ne? Gitmeden önce biraz daha çorba mı istiyorsun?

Ona Skeletwolf diyorlar.

Korkunç biridir.

Sana ne yaptı?

Aslında iki kişiler.

Birinin emrinde çalışıyor.

Eskiden tanıdığım birinin.

Öldüğünü sandığım biri.

Kötülüğün esas kaynağı o.

O yüzden mi evine gidemiyorsun?

Moena'ya gideceklerini söylüyorlardı.

İnsanların gösteri için Türk kılığına girip

kendilerini kazıkta yakacakları gün

kalkıp köye mi gideceksin?

Ben de seninle geliyorum.

Gelemezsin.

Eğer fark etmediysen, ben istediğini yapan bir kadınım.

Gloria.

Gelemezsin çünkü izin vermiyorum.

Senden izin isteyen olmadı.

İnsanların başka hayatlarda tanışmış olabileceğine inanır mısın?

Evet.

Biz iki yabancıyız.

Ama belki başka bir hayatta…

İki yabancı değildik.

Seni bir daha görmeyeceğim.

Belki başka bir hayatta…

O kapıdan çıkmamışsındır.

Belki başka bir hayatta aşık olmama izin vardır.

O hayatın hatrına burada, güvende olmasın.

Gitme.

Gitme.

İnşallah…

…bir başka hayatta.

Gözlerim ateşin başında

Gloria'yı arıyor.

Burada olmaması daha iyi.

Şu derebeyi işi senin için şölenin bütün tadını kaçırdı.

Moena halkı!

En sonunda yeni bir derebeyimiz, yeni bir koruyucumuz var.

Buraya yeni derebeyiniz adına geldim.

Marco Benedetti Di Vicenza.

Mete.

Viyana Savaşı'nda Türkleri yendi.

Bu şanlı zaferin ardından

Prens ona bu köyü verdi.

Ben Skeletwolf.

Buraya onun namına teftişe geldim.

Biz kendisine hediye vermeyi umuyorduk.

Kendisi neden gelmedi?

Uğraşmak istemedi.

Onun yerine kurdunu göndermiş.

Dilin biraz fazla keskin senin.

Beni tanımıyorsunuz.

Henüz.

Rutger, beni sen takdim et.

Memnuniyetle.

Bir zamanlar...

seferden dönen bir şövalye varmış.

Breezeberg ormanı yakınlarında bir köyde mola vermiş.

Orada, değirmende çalışan

güzel bir kızla karşılaşmış. Kıza hemen vurulmuş.

Birlikte bir çocukları olmuş.

Şövalye yeni doğan bebeğini kaldırdığında…

…ne görmüş dersiniz?

Bebek o kadar beyazmış ki...

Sanki Tanrı henüz ona can vermemiş.

Sanki şeytan çocuğa daha doğar doğmaz sahip olmuş.

Bana dokunamadılar.

Öldürmek için olsa bile.

Beni ormana bıraktılar.

İşte o ormanda

korktukları canavara dönüştüm.

O ormandan kimse canlı çıkamazdı.

Orada bekleyen bir kurt vardı.

Aç.

Harap.

Sonra Türklerin de en az benim kadar korkunç olduklarını öğrendim.

Ben de onları öldürmek için

ormandan çıktım.

Ama ormandan çıktığımda

artık yalnız değildim.

Moena halkı!

Bu orman artık bizim.

Derebeyiniz adına

Moena'yı ve bu ormanı nizama sokmaya geldik!

Burada canavarlar olduğunu duyduk.

Doğal olarak ilk yaptığımız şey de

birini yakalamak oldu.

Gloria.

Gloria!

İyi misin?

Gunther!

Açsana ulan kafesi!

Senin o gözlerini oyacağım.

Cadıları koruma devri

artık kapandı.

Kendi küçük dünyanızda koyduğunuz kanunlarınız artık geçerli değil.

Bizler dindar Hristiyanlarız efendim.

Emrinizdeyiz.

Sadakatinizi altınla ispatlayamazsınız.

Bu köy şeytanla işbirliği yapmış.

Bu cadıya yemek veren, onunla konuşan

şeytana tapıyor demektir.

Onu yakmamıza engel olacak kimse var mı?

Ben varım!

Topo!

Sen!

Askerimi öldürdün!

Cezasını verin!

Topo kaç!

Kaç Topo! Uzaklaş!

-Kaç! -Git!

Rutger, cadıyı uzaklaştır.

-Kaç! -Kaç!

Gloria!

Kaç!

Kiliseye.

Kiliseye gidin! Kiliseye gidin!

-İçeri girin. Sakin olun. -İçeri girin.

Herkes gelsin.

-İçeri girin. -Sakin olun. Bir şey yok.

Burada bir şey olmaz. Sıkışın! Girin!

Gelin! Herkesi getirin!

Kapıları kapatın!

Korkmayın!

-Peder. -Burada güvendesiniz.

-Sakin olun. Lütfen sakin olun. -Korkak herif!

-Gloria'yı aldılar. -Gunther.

Zamanı gelmişti.

Kim dedi onu?

Gloria'yı hepimiz seviyoruz ama bizi rahat bırakacaklarsa…

Ne diyorsun sen be?

Doğru söylüyor.

Bizi cadılı köy diye mimleyecek olurlarsa…

Onu öldürecekler!

Onu diri diri yakacaklar.

Bizim Gloria'mızı.

Çocuğunu doğurtan kadın.

Neyiniz var sizin?

Ya sen? Senin de yaralarını dikti.

Siz aklınızı mı yitirdiniz?

Gloria diyorum size!

-O bizden biri. -Değil.

Dürüst olalım.

Bizden biri değil.

O zaman ben de değilim.

Sonra da beni mi teslim edeceksiniz?

Peki ya ben?

Beni de vermeniz gerekecek.

Bilmek istiyorum.

Köye gitsene.

Köye git.

Neden beni dinlemiyorsun?

Onları kurtar dedim, beni değil.

Sana cadı diyorlar. Seni kovalıyorlar.

Orası senin köyün değil, evin değil!

Çocuklar! Topo! Benim köyüm onlar.

Burada bir kaçak varmış.

Bize asilik eden

ufaklık.

Hayır!

Bırak beni.

Topo!

Topo yetiştim!

Topo!

Hayır!

Topo!

Topo!

Topo! Topo!

Topo! Topo!

Baba? Baba?

Seninle gurur duyuyor. Baban seninle gurur duyuyor.

Hayır!

Topo!

Köyden haber getirdim.

Birlikte yürüyelim.

Emrettiğin gibi köye gittik.

Cadıyı kafesledik.

Ve istediğiniz gibi köylüleri birbirine düşürdüm.

Bana söylemediğin nedir Peter?

O adam geldi.

Viyana'daki Türk.

Balaban.

Seni arıyor, Marco.

Senin peşinde.

Güzel.

İş olana kadar kimseye söyleme.

Ne olana kadar?

Şövalyeliğim.

Orhan Yeniaras'ın El Turco adlı romanından esinlenilmiştir.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.