All language subtitles for Yilanlarin Ocu.1962.mp4.TR.04

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

"Yýlanlarýn Öcü"

Fakir Baykurt'un doðup büyüdüðü ve içinden daha binlerce Faik çýkacak Akçaköy'e teþekkür ederiz.

Eðer yýl iyi gelirse, Çelik öküzün yanýna bir tosun alacaðým, Ahmet.

Güzel güzel tarar, týmar edersin.

Ýneði de temelli sana havale ederim Hatça.

Buzaðý besle, süt biriktir, yað yap, yoðurt yap, karýþmam.

Mahsul zamaný, sel gelip her þeyi silip süpürmezse, bütün bunlar olur.

Silip süpürmez! Bentleri kavileþtirdim.

Sel gelmezse, belki bir baþka aksilik icat olur.

Ben çizmemi isterim.

Gayrý bu yýl, saðlam alýrsýn.

Ben çizmeyi sana geçen yýl da alýrdým emme, bir yýl daha beklesin de ondan sonra alayým dedim.

Niçin?

Büyümeden alýrsam, birden bire büyürsün; ayaklarýn çizmeye sýðmaz.

Ben büyüdüm gayrý.

Baþka büyümeyecek misin? Tamam mý? Hep bu kadarda mý kalacaksýn artýk?

Kalmayacaðým, kalmayacaðým emme, çizmelerimi alýrsan belki kalýrým.

Sen, büyümene bak.

Güz gelende; bir çizme, bir þapka bir de delme yelek alacaðým sana.

Ahmet... Bir de çaký ister o zaman.

Kemik saplý, zincirli... Ben de bir çevre iþlerim ona.

- Sahi, çaký alýr mýsýn baba? - Alýrým, tabi.

Yaþadýk gitti, yaþadýk gayri!

Bir yandan da Akçaköy'ün okuluna yazdýrýrým seni.

Ayaðýnda çizmeler, güzel bir þapka, güzel kitaplar, güzel bir ceket...

Oðlunu bir güzel donattýn.

Görenler, "kimin oðlu bu böyle?" diye soracaklar.

Bir eksik biz kaldýk!

Sana da bir kuþak alacaðým. Kuþakla birlikte bir de basma alýrýz.

Ben basma, gesme istemem!

Sen bana dört metre kaputla, bir top alaca aldýn mý, tamam.

Yok, bugüne kadar yamalý alaca giydiðin yeter!

Bundan kelli, dallý güllü pazenler alacaðým.

Ýpekli kumaþlara beleyeceðim seni. Rezilliðe paydos olsun gayri!

Bunlar sana teslim, Ahmet çavuþ.

Zarara ziyana sokmadan, güt þunlarý.

Aman dikkat et oðlum, mallarýmýzý öze möze düþürme, emi?

Þimdiye kadar hiç mi sýðýr gütmedik yahu!

Bas ulen, kerata!

Sen bana güzün, kuþak muþak alma Bayram.

Basma da istemem, baþka bir þey al.

Ne alayým, Hatça?

Bir leðen al. Büyücek bir leðen.

Ýnsan içine bir girdi mi, sýðsýn.

Kýþýn hep içinde yýkanýrýz, ýsýcacýk.

Çamaþýrý da içeride yýkarým.

Askeriyede duþlar vardý.

Duþ dediðin ne ki, Bayram?

Aaa, duþ? Hamam gibi bir þey.

Sen hamam da bilmezsin ki, nasýl anlatsam?

Bak...

Yukarý böyle bir boru çýkýyor, süzekli teneke gibi bir aðzý var.

Su burdan dökülüyor.

Ýki tane de kurnasý var; birini çevirdin mi sýcak, birini çevirdin mi soðuk akýyor.

Ayarlayýp giriyorsun altýna. Hiç kesilmiyor!

Kendiliðinden akýyor.

Allah tarafýndan gibi.

Vallahi Hatçe, hiç çýkasý gelmiyor duþun altýndan insanýn.

- Ee, sular hiç bitmiyor mu? - Biter mi yahu!

- Ee, kim ýsýtýyor bu suyu? - Hep ýsýnýk zaten!

Ýyi ya, kim ýsýtýyor?

Yukarýdan dökülüyor.

- Peki, kim döküyor? - Kendi dökülüyor.

Aa, Allah Allah! Damda kazan mý var ki kendi dökülüyor?

Damda deðil, aþaðýda kazan var. Sular oradan kaynýyor.

Aþaðýda kaynýyor da, dama nasýl çýkýyor su?

Çýkar ha, kuvvetli su!

Tazyikli.

Fýþkýrýyor.

Bayram, bak sana ne diyeceðim.

Ýki yýl sabredelim...

Ondan sonra sen git Burdur'a, o duþtan bir tane al gel.

- Ona para mý yeter, kýz! - Yeter, yeter.

Baþka hiç birþeycik almayýz iki yýl.

Nasýl getireceksin o kazaný Burdur'dan?

Eþekle gelmez mi?

Tabi, gelmez.

Kaðný ile getirirsin.

Hadi kazaný aldýn, yalaðýný da aldýn diyelim. Suyunu nereden getireceksin?

Kuyu kazarýz evin önünde.

Kuyunun suyu fýþkýrmaz! Duþ, köylü kýsmýna göre deðil kýzým, gülerler sonra!

Eh, madem öyle leðen alalým. Ben hergün pýnardan su taþýrým.

Tenekeyi ateþe koydun mu, güzelce ýsýnýr.

Sularý çok seviyorum, Bayram.

Yatýp kalkýp, yýkanmak istiyorum.

Sularýn içinde ölesim geliyor.

Neyin var, Hatçe?

Ne zamandan beri bu?

- Tam üç aylýk, Bayram. - Çok iyi!

Ne iyisi! Çocuk, çocuk... Gene mi çocuk!

Ýstemiyorum. Bu dördüncüsü olacak. Dört çocuk, bizim gibi fukaranýn nesine!

Köylü kýsmýna çocuk lazýmdýr. Senin aklýn ermez!

Köylük yerinde, yalnýz adamýn iþi küldür!

Dört olsun, beþ olsun... Olsunlar!

Olsunlar...

Kýrbeþ dönüm kýraç tarlayla ortada dönüp dolansýnlar!

Üzülme, bu da olsun da baþkasý olmasýn.

Baba!

Baba!

Baba!

Yýlanlar!... Yýlanlar baba!

Nerde len yýlanlar?

Kofalarýn arasýnda iki tane gördüm. Önümden akýp gittiler.

Ahmet!... Ahmet! Hangi kofanýn içine aktý yýlanlar?

Ardýndaki kofanýn. Hemen orda iþte!

Dur, ben de geliyorum.

- Öldürecen mi yýlanlarý, Bayram? - Yo, hiç öldürür müyüm, akþam yemeðe çaðýracaðým!

Ne zararý var sana yýlanlarýn?

Bugüne kadar hiç duymadýn mý anamdan? Savaþýmýz var yýlan milletiyle!

Bu namussuzlar, oldu bitti bize düþmandýrlar!

Öküze, ineðe çok ziyan verirler. Fýrsatýný buldular mý hiç esirgemezler!

Madem öyle, þurda çayýrda gütsün çocuk.

Oraya da gelirler!

Ýçinde kötülük oldu mu, dünyanýn öbür ucuna gider yýlan milleti!

Üþenmez... Bize büyük hýnçlarý var!

Gel buraya, ödlek herif!

Adam, bu kadar korkar mý yýlandan!

Gel þurda, alanda güt mallarý.

Bak, saklandý namussuzlar! Görürsen çabuk bana haber ver.

Hem hiç korkma. Aldýn mý taþý, yapýþtýr!

Sonra da kaç. Mümkünü yok yetiþemezler.

Hadi...

Biz de gidip, yine bentleri pekiþtirelim.

Yürü, efe!

- Yýlan milleti bize niye düþman, Bayram? - Anlatayým, bak dinle...

Þurdaki, Güroluk çamlýðýnda bir Þahmaran varmýþ...

Oralardan çam deðil, çiðdem bile koklatmazmýþ insanoðluna.

Cümle yýlanlarýn da kralýymýþ...

Etrafýnda kavmi kabilesi...

Bir hoþ saltanat sürüp gidiyormuþ.

Duyarsýn, benim babam herkesin gittiði yola gitmezmiþ.

Bir sakar tarafý varmýþ...

Milletin doðru sandýðý þeyin, bir eksik tarafýný bulurmuþ.

Kalkmýþ bir gün bu yasak bölgeye, savan otunu kesmeye gitmiþ.

Þahmaran, bir küçük çamýn dibinde çöreklenmiþ yatýyormuþ.

Alem "sana dokunmayan yýlan bin yaþasýn" deyip dururken, babamýn efeliði tutmuþ.

"Milletin yüreðini titreten namussuz, bu mu?" deyip, çekmiþ nacaðý!

Altý kulaçtan fazla uzunluðu varmýþ...

Parça parça doðrayýp, yýðmýþ yýlaný oraya.

Baba... Vurdum yýlaný!

Baba!

Bilmem ama, Raziye hiç de iyi bakmýyor bize.

Bakar mý ya, bakmaz tabi. Evinin önünde ev yapýlmasýný kim ister.

Peki öyleyse, vaz mý geçelim ev yapmaktan?

Yok caným! Dertli Irazca istediði kadar kötü baksýn, biz istediðimizi iþleriz!

Bayram'ý boþver ama, anasýnýn gidiþi hiç de tekin deðil!

Ben oldum olasý, bu kadýndan çekinirim.

O kadar uzun boylu deðil!

Deli Mehmet'in oðullarýna, bu köyde karþý gelecek babayiðidin alnýný karýþlarým!

Ýþimiz bittiyse gidelim artýk ha... Hadi yürüyün... Kazýklarý da toparlayýn...

Þükür... Þükür... Þükür...

- Selamünaleyküm. - Ve aleykümselam.

Yahu, ben þaþýyorum bu Beytullah hocaya.

Çoðu zaman adýmýný atmaya derman bulamaz.

Eli, bolca bir para görmez... Oðlu, sözünü tutmaz...

Karýsý, yüzüne bakmaz... Gene de þükür çeker!

Tövbe de... Tövbe de! Günaha girersin sonra!

Ne var, ne yok ana?

Ne olacak? Hiçbir þey yok!

Siz böyle harýma harmana gidersiniz, ben de evde kalýr; sizin sýpalarla uðraþýrým!

Ýstiyorsan seni de götürürüz.

Gücenik, gücenik konuþma böyle.

Ýstemem... Ýstemem!

Sen þu musibet merdiveni yoluna koymadan, yukarýdan aþaðýya inmeyeceðim!

Harým iþi bitsin, onu da yaparýz.

Öbürsü gün, Ahmet'i yanýma alýp Güroluk çamlýðýna gideceðim.

Eðer bu sefer de yapmazsan merdiveni, hiç gözüme görünme!

Kafamý kýzdýrýrsan bir yemin eder, hiç inmem aþaðýya!

- Gelin, yemeði de hazýrla kýzým. - Olur, ana.

Ana, sen bunlarý býrak da, asýl Ahmet efendinin bugün ne yaptýðýný sor.

Söyle bakalým, ne yaptý?

- Bir yýlan öldürdü, kofalýkta. - Hý!

Aslaným benim.. Koçum, tekem!

Dedesine çekmiþ. Elbet çekecek.

Ot, kökünün üstünde biter...

Kurt, ulusundan gördüðünü iþler...

- Aslaným, yiðidim benim! - Öteki yýlanlarý da öldüreceðim, nine.

Gelin... Kýz gelin!

Buyur, ana.

Gelin, güvecin dibine bak.

Eðer yað varsa, keþkeðe bir kaþýk yað koy.

Tuz torbasýndaki yumurtalarý kaynat.

Kaynat ama...

Ahmet efe, hergün böyle bir yýlan öldürürse...

Vay geldi bizim yaðýn, yumurtalarýn baþýna!

Yýlanlar çýktý, sýcaklar basýnca.

- Onun için bu efeden korkulur gayrý. - Merhaba, bayram.

Nasýlsýn, Irazca kardaþ?

Merhaba, Aðali dayý.

Ne olsun, iyiyiz iþte.

Az gelsene, Bayram. Sana diyeceklerim var.

Geleyim, Aðali dayý.

Köyde olup bitenlere kulak veriyor musun?

Pek kulak verdiðim yok, Aðali emmi.

Bir þey mi var?

Muhtar, senin evinin önünde, bir ev yeri sattý.

Ev yeri mi?

Kim aldý burasýný?

Köy Kurulundan ikinci üye Haceli aldý.

Deli Mehmet'in Haceli mi?

Deli Mehmet'in Haceli.

Onun evi var ya aþaðý mahallede.

Olsun.

Þimdi iþini yüceltti.

Çok mu para vermiþ Köy Sandýðýna?

Herhalde.

Ýki gündür kerpiç kestiriyor.

Peki, Aðali emmi...

Þimdi ne yapmak lazým gelir bu vaziyet karþýsýnda?

Ýtiraz edip baðýrýp, çaðýracaksýn! Edepsizliði iyice ele almalý.

Ýcap ederse, valiye þikayet edeceksin.

Benim bu iþlerin ardýna düþmeye vaktim yok ki!

Ýyi düþün, Kara Bayram...

Bir adamýn, diðer bir adamýn evi önünde ev yapmaya, kanunda hakký yoktur.

Üstelik, köy içi daralacak.

Hiç bir zaman razý gelme!

Peki ya, Aðali dayý.

Bir çare düþeneceðim elbet.

Sakýn ha!

Sakýn yýlma! Ben taþ duvar, arkandayým her zaman.

Eksik olma, dayý emmi. Uðurlar olsun.

Hoþça kal, Bayram.

Aðali ile ne konuþtunuz, Bayram?

Dereden, tepeden.

Çocuk mu kandýrýyon! Doðrusunu konuþ bakalým!

Deli Mehmet'in Haceli, bizim evin önüne ev yaptýracakmýþ.

Köy Kurulundan, ev yeri satýn almýþ.

Þimdi anladým.

Bugün öðleden sonra, kardeþleri filan, üç dört kiþi gelip ev yerini adýmladýlar.

Ben ne yaptýklarýný merak ettim. Emme, bir türlü çýkaramadým!

Demek, bunun içinmiþ.

E, ne olacak gayrý þimdi?

Aðali, "yaptýramaz" diyor. Kanunda yeri yokmuþ bunun.

Yaptýramaz tabi! Yaptýrýrsa yýkarým! Ýtten, rezil ederim onu!

- Abla!... abla! - Susun! Ün var.

Irazca abla!

Teyzem bu!

Sultan teyzem!

Bayram!... Hatça!...

Ulen Bayram, ölü müsünüz, diri misiniz! Sabahtan beri baðýrýyom!

Hayrola, teyze! Nedir? Ne var?

Yemek yiyorduk... Gel içeri, gel.. gel. Sen de gel!

Ne o bacým? Ne oldu gene, ne var?

Yürek kalkýmýna uðrattýn bizi!

Bir yýlan gördüm! Bizim evde yýlan var!

Yýlanlar yine hücuma geçtiler!

Dört beþ yýlda bir, böyle yaparlar.

Sen otur, teyze. Ben gidip bir bakayým.

Senlen ben de geleyim, baba.

Gel bakalým. Baþýmýza yýlancý baþý kesildin gayri ha!

Beni, Güroluk Çamlýðýna götürecek misin baba?

Ne var Güroluk çamlýðýnda?

Belki Þahmaran'ýn oðlunu görürüz.

Belki de kayýnvalidesi oradadýr! Ulan Ahmet, bitirim adamsýn be!

Ne yapacaksýn sen Þahmaran'ýn oðlunu?

Hiç, göreceðim.

Görme daha iyi, korkarsýn.

Korkmam ben, tek sen götür.

Peki, gideriz.

Ne zaman gideriz, baba?

Bilmem. Düþünürüz.

Oh! Þimdi düþün.

Þimdi kafam karýþýk!

Kim karýþtýrdý kafaný?

Haceli, karýþtýrdý.

Niye karýþtýrdý?

Ne bileyim ben!

Evimizin önünü kazýyor.

Kazsýn... Biz de doldururuz. Doldururuz, deðil mi baba?

Doldururuz.

O zaman, kafan düzelir mi?

Düzelir.

Öyleyse, hemen dolduralým!

Uçmadý ya bu! Muhakkak bir deliðe girmiþtir.

Davran Ahmet çavuþ, týka bakalým delikleri.

Ne o, Bayram?.... Bulabildiniz mi o kafir hayvaný?

Yok, teyze. Aramadýk yer kalmadý. Gene yok.

Herhalde bir yana kaçmýþtýr. Ýçimde gene geleceðine dair bir korku var.

Bu kadar evhamlý olma!

Hem de bütün delikleri týkadýk biz. Gelmez bir daha, korkma!

Hadi, gidiyoruz Ahmet efe. Düþ önüme bakayým!

Hoþçakal, teyze.

Uðurlar olsun.

Sen hiç tasalanma, teyze. Yýlan milleti, ne de olsa korkar bizden.

Biz de onlardan korkuyoruz. Emme ne yapalým? Mecbur, sürdereceðiz bu harbý.

Þehir yerlerinde, insanlar anca gece yarýsý yatarlarmýþ.

Doðru mu bu, ana?

Doðrudur, gelin kýzým.

Peki, emme...

Uykularýný ne zaman alýyor bunlar?

Þehirliler sabahlarý geç kalkar, kýzým.

Gece kaybettiklerini, gündüz kazanýr onlar.

Kaçmýþ!

Her tarafý aradýk, bulamadýk.

Yýlan kýsmý, hiç durur mu!

Kimbilir hangi deliðe girmiþtir?

Biz de delikleri týkadýk.

Emme uykum var, yahu!

Bugün, bir iyi yorulmuþuz demek.

Bu Haceli'nin evimizin önüne, ev yapma iþi ne olacak?

Elimizden ne gelirse, onu yapacaðýz.

Yetmez!... Elimizden gelmeyeni de yapmalýyýz!

Sýký dur, Kara Bayram!...

Bu iþ sandýðýn kadar kolay deðil!

Olanca gücünle yükleneceksin, hasmýnýn üstüne!

Elbet bizim de bir düþündüðümüz vardýr, ana.

Býrak hele sen, dert etme þimdi bunu.

Olmaz! Düþmanýna karþý her zaman uyanýk olacaksýn!

O indirmeden, sen vurmaya bak!

Zamaný gelince, biz de vuracaðýz tabi.

Sen merak etme.

Bayram!... Hatça!...

Bayram!

Nerde kaldý Haceli aðam yahu! Vaktiyle gelse de iþine baþlasa, olmaz mý?

- Ev yaptýracak adamýn, iþinin baþýna çabuk gelmesi lazým. - Býrak yahu! Aðam her zaman böyledir.

Hemen gelip, ilk kazmayý vurmasý lazým emme, sizin aðanýz karýdan ayrýlamýyor ki!

Fatma... Fatma. Kalk, gari artýk!

Kalk len! Pasaklý garý! Gevþeme.

Ben ev yerine gidiyom. Temel kazacaðýz. Sen de yemek hazýrlayacaksýn!

Sakýn geç kalma, e mi?

Bugün çayýr iþi kalsýn, ana.

Bu Haceli domuzunu tosturmazsak, bize aðýra oturur bu iþ.

Sen karýþma þimdilik. Ben yeterim ona!

- Haceli, senden korkmaz ana. - Efeliðe kalýrsa, senden de korkmaz!

Ben onu korkuturum.

Köpek sürüsü gibi, hýsým akrabasý var!

Sen beni dinle de, çayýra git.

Emme, Ahmet'i bana býrak. Ne olur, ne olmaz.

Belki bir haber salarým.

Senin dediðin olsun, ana.

Hadi bakalým, aðam. Bu iþ tamam.

Ölçüp, biçtik...

Ýlk kazmayý vurmak için, seni bekliyoruz.

Kan akýtmayacak mýsýn temele?

Bir tedariðim yok...

Damý örterken, bir þey keseriz.

Hiç olmazsa, bir horoz kesmeliydin.

Yok olmaz!... Haceli, temele horoz kesmiþ dedirtmektense hiç kesmemek, daha iyi!

Madem öyle, al vur kazmayý. Hayýrlý uðurlu olsun.

Bismillah.

Hoþgeldin, Irazca ana.

Size komþu oluyoz... Ev yapýyoz gari.

Komþuluðunuzu gösterirsiniz tabi.

Ev yapanla, düðüne yardým þarttýr.

Biz aþaðý mahalleninin çamurundan kurtulalým sayenizde.

Bismillah!

Ne oluyorsun, len!

Çekil, karþýmdan!

Beni iþimden alýr etme!

Ben çekileceðime, sen çekil!

Ulen karaltýsý kaybolasýca!

Sen daðda mý geziyon, köyde mi?

Ýki yakana baksana sen!

Hiç ev önüne, ev yapan var mý etrafta?

Akýlsýz herif!

Kazmaný küreðini al, çekil buradan!

Ben ölmedikçe, sen buraya ev yapamazsýn!

Hadi þimdi, istersen vur kazmaný. Hayýrlý olsun!

Susmayýn! Bir söz söyleyin, yahu!

Vur len kazmayý!

Bir diþeylinin lafýyla, yol mu deðiþtireceksin. Vur ulen!

Belaysa bela! Sen vurmazsan, ben vururum!

Ahmet.

Gel buraya, koçum.

Buyur, nine.

Git, o Haceli denen herife söyle...

De ki: "Ulan Haceli emmi! Ninem, buraya temel kazarken iyi düþünsün diyor de.

Peki.

De bakalým, ne diyeceksin?

Diyeceðim ki; "Ulan Haceli emmi!" diyecem. "Nimem, buraya ev yaptýrýrken iyi düþünsün diyor" diyecem.

Aferin, davran öyleyse!

Haceli emmi!

Ninem; "buraya ev yaparken, iyi düþünsün" diyor.

"Ýyi tanýsýn beni" diyor.

Baþýna kazmayý yemeden, git burdan! Yýkýl hadi!

"Yersin kazmayý" ne demek! Hazýr eline fýrsat geçmiþ...

Vur, gebert!

Temeli de mezarý olsun, keratanýn!

Bana bak, Ahmet efe...

Gel, buraya.

Eyi, dinle beni.

Haceli herifine tekrar gideceksin. Emme, bu sefer "emmi" falan demek yok!

Sert konuþ!

De ki ona; "Haceli, ninemi iyi taný, sonra çok fena olacak diyor!" de.

Hadi, tekrarla bakayým.

"Haceli, Haceli! Ninemi iyi taný. Gözünü dört aç...

Her kuþun eti yenmez! diyor ninem" diyeceðim.

Koçum! Tekem benim!

Hadi, fýrla bakalým.

Haceli emmi, ninem diyor ki... Eee...

Ulen, eþþek sýpasý!

Allah belasýný versin, senin de ninenin de!

Niye býraktýn? Býrakmasaydýn ha!

- Býrakmasaydým da ne yapsaydým, hala? - Vursaydýn bana!

Ne susuyorsun? Vursaydýn!

Kafamý yarýp, öldürseydin!

Býrakýn, kazmayý küreði hepiniz! Kazmayýn!

Sana demin de anlattým. Üç senelik ömrüm kaldý þurada.

Seninse daha var epeyce. Öldür beni!

Ben mezara! Sen mahpusa!

Irazca hala, bak sana "Irazca hala" diyom...

Niye böyle çýkýyosun yamacýma?

Senin oðlun erkek deðil mi?

- O, çýksa ya! - O, çýkmayacak!

Ben, çýkacam!

Ben ölecem! O, yaþayacak!

O ölürse, sen mahpusa gidersin emme senin karý boþta kalýr.

Senin karýyý ben alamam!

Beni öldürür mahpusa gidersen, senin karýyý Bayram alýr!

Anladýn mý þimdi benim Bayram neden çýkmýyor?

Þu senin yüzüne bir tüküreyim diyom, emme...

Belki, tükürmeden de, çeker gidersin diye bekliyom.

Hadi, býrakýn iþi, toplanýn!

Gidip eve, biraz ekmek yiyelim.

Bazen içimden, þu koca karýnýn suratýna bir yumruk indirip, gebertmek geliyor!

Emme, bir türlü elimi kaldýramýyom!

Birden, altýbin liralýk toprak diziliyor gözümün önüne.

Sýkýntýlý, uzun borç yýllarýný düþünüyom.

Bütün isteðim, duvarlarý ak toprakla sývanmýþ, bol pencereli bir ev yapmak.

Sonra, aniden bütün bunlar siliniyor hayalýmdan...

Uzun, geçmek bilmeyen mahpushane yýllarýnýn acýsý çöküyor yüreðime.

Deðil öldürmek, dokunamýyom bile dert Irazca'ya!

Siz eve gide durun, ben bir kere muhtarla konuþem.

Muhakkak bir asý kuzu bulalým, birinci üye. Kaymakam beye, güzel bir ziyafet çekelim.

Bulalým muhtar, bulalým emme... Epey zor bu iþ!

Acep þimdi kimin asý kuzusu var?

Kara Bayram'ýn. Hem de güzel bir toklu.

Kara Bayram'ýn mý?

Ýþte, sevdim bu iþi.

Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Gel bakalým, Haceli.

Emme, sana fena haberlerim var.

Birkaç gün sonra kaymakam geliyor.

Ev yerinin parasýný hemen isteyeceðiz senden.

Benim de sana fena haberlerim var!

Kara Bayram'ýn anasý Dertli Iraz, kazmamýn önüne gelip duruyor!

Bir türlü temel kazamýyom!

"Vur öldür beni, evini ondan sonra yap" diyor.

Kara Bayram nerdeymiþ? O, birþey demiyor mu?

O, "þimdi anam konuþacak" diyor.

Kendisi, sonra bulaþacakmýþ bu iþe.

Akþam, umum bir toplantý yapacam.

Bayramla orda konuþuruz.

Sen git de þimdi temelini kaz.

Selam.

Aleykümselam.

- Temeli bitirmiþsin maaþallah, Haceli efendi. - Bitti, sayýlýr.

Sayenizde.

Haceli efendi, bana bak kardeþim...

Þu Karataþ köyü içinde, benim ev gibi kaç komþunun evi var?

Þöyle bir saydýn mý?

Saysam ne olacak?

Bir þey olmayacak emme, sen söyle hele.

Ehh, bir yirmi komþunun var.

Peki, Haceli...

Bu yirmi komþu içinde, evi önünde ev yapýlacak tek enayi beni mi buldun ha?

Kurulun kararý var. Sandýða yediyüz lira para yatýrdým.

Kurul da senin gibi düþündü anlaþýlan.

Bayram dayatmaz, Bayram sesini çýkarmaz diye hükmettiniz!

Bana bak Bayram... Eðer bir hakkýn zayi olursa get, þikayet et!

Benimlen, ananý üstüme salýp uðraþma!

Ýngiliz siyaseti gütme, bana karþý!

Ananý aradan çek de kendin gel karþýma!

O da olacak!

Ben de gelecem!

Acele etme!

Sen þimdilik iþine devam et!

Kaz temelini. Biz de bir þey düþünürüz elbet.

Geç kalma emme! Çabuk gel!

Nasýlsýn ana?

Ne olsun Bayram, iyiyim iþte.

Ee, ne yaptýn Haceli ile akþama kadar, ana?

Ne yapacaðým; gidip geldim, yüreðine korku saldým.

Emme, bak!...

Vazgeçmemiþ, temel kazmaktan.

Daha iyice korkmamýþ, demek ki!

Korktu, korktu emme siyaset, belli etmiyor!

Gayrý býrakmam peþini!

Býrakmayacaksýn, emme...

Böyle, sonu nereye varacak bunun?

Demin, karþýlaþtýk!

Çattým!...

Hiç kötü cevap vermedi.

Yoksa, bela hazýrdý!

Sakýn, uyayým deme!

Ben gelirim onun hakkýndan! Þayet gelemezsem, o zaman kendin düþün.

Hýh!... Ýþ iþten geçtikten sonra ne düþüneyim?

Þimdiden gidip muhtara falan, bir baþvurmalý.

Þaþkýnlaþma! O gitsin bizden davacý olsun.

Muhtar çaðýrtýnca da "Ben bilmem, anam bilir" der, çýkarsýn iþin içinden.

Duyduk, duymadýk demeyin...

Bu akþam, yatsýdan sonra...

Her haneden bir erkek kiþi...

Nuri'nin gayfesine gelsin.

Toplantý var!

Duyduk, duymadýk demeyin!

Eðer muhtar, Haceli'nin ev yerinden söz açarsa, kendinden cevap verme.

Benim dediklerimi söyle.

"O iþe anam karýþýyor" de.

Bakalým bu iþ için mi çaðýrýyorlar? Belkim baþka bir konferans vardýr.

Muhtar, dün ilçeden gelmiþ.

Herhalde onun içindir bu toplantý.

Herneyse, gider bulunursun!

Üzerine laf gelirse, dediðim gibi cevap verirsin.

Hadi, git þimdi!

Acelesi yok!

Konferans, yatsýdan sonra verilir.

Bir çay içip, yerine alýþýrsýn. Davran bakalým!

Peki, senin dediðin olsun.

Hadi gelin kýzým, hazýr ol!

Ahmet!

Sen de kalk, aslaným.

Biz de gidiyoruz.

Bir þey mi var ana? Nereye gidecez?

Dediðimi yap sen. Ötesine karýþma!

Ahmet, ocaktaki kül küreðini al.

Sen de avludan, ters küreðini alýrsýn.

Hadi, davranýn! Yürüyün!

Yürüyün, çabuk!

Hadi... Hadi!

Hadi, çabuk!

Gelin... Gelin. Burdan... Çabuk olun. Hadi... Hadi!

Þu taraf.

Baþlayýn. Elinizi de mümkün olduðu kadar çabuk tutun!

Hadi bakalým Ahmet efe, bir kör yýlaný öldürüp övünmesi kolay deðil.

Kendini asýl burada göster!

Yýlan kör deðildi, iki tane gözü vardý; nohut gibi.

Eee, laf etme, çalýþ! Çalýþ da görelim.

Evet, komþular. Þimdi beni dinleyin.

Oyun oynayanlar da oyunu býraksýn.

Kahveci Nuri, sen de þu radyoyu kapa bakalým.

Eee Bayram, yahu biz seni akýllý makýllý bir þey zannederdik be!

Uysal, temiz, sessiz kendi halinde...

Siz gene öyle bilin. Ben gene öyle derim.

Haceli'nin temel kazmasýna gönlün razý olmuyormuþ, öyle mi?

Haceli temel kazarken, ananý gönderip kazmanýn önüne yatýrttýrýyormuþsun!

Kan mý çýkarmak istiyon köyden?

Benim kanla falan iþim yok.

Anamý da gönderip kazmanýn önüne yatýrtmýyorum! Kendi gidip yatýyor.

Haceli'nin temel iþine þimdilik ben karýþmýyom.

Peki niye, anana mani olmuyon?

Evinin önüne ev yapýlmasýný istemeyen altmýþlýk bir kadýna, ben nasýl mani olurum!

Nasýl evinin önüymüþ; orasý köyün orta malý be!

Köy içinde yirmi kiþinin evi var...

Bu yirmi evin önünden, sade benim evin önünü mü satmaya karar veriyor kurul?

Evet, istersen gel ayný fiyata sen al orasýný.

Ev yerine ihtiyacým yok benim.

Hem de o kadar para veremem!

Bak, güzel söyledin. Madem halin iyi deðil, býrak baþkasý alsýn.

Köy sandýðýna gelir lazým.

Yoksa, heykel iþi için salma salacaðým.

Bu da komþularýn iþine gelmez.

Ne yapsan razý olmam. Ýþte son cevabým budur!

Hýh! Demek böyle ha?

Böyle.

Hýh!

Sen iþine devam et Haceli. Sana hiç kimse elleþemez!

Sen de duydun dediklerimi, Bayram efe.

Bunlarý aynen anana da söyle, gayri.

Ben söylerim emme... Aldýrmazsa karýþmam!

Karýþma. Biz karýþtýrýrýz!

Hemi de köyün içinde ayaðýný denk al, bundan sonra!

Peki... Peki, bakalým!

Yýlanýn baþýný küçükken ezmeliymiþ, bilememiþiz!

Sen kaz temelini Haceli, ardýnda ben varým. Devam et iþine!

Kaçýrdým, nine.

Neyi kaçýrdýn be Ahmet?

Harýmýn orda öldürdüðüm yýlanýn eþini, rüyamda gördüm.

Taþý kavrayýp...

Koþtum, emme yetiþemedim!

Aktý gitti kufalarýn içine.

Ulen Ahmet efe, baþýmýza yýlancýbaþý kesildin!

Yarýn babamla Güroluk çamlýðýna gideceðiz, deðil mi nine?

Gideceksiniz.

Erken uyandýr beni.

Olur... Hadi sen þimdi þuraya otur da, Haceli'yi gözle.

Ben de ekmeðine yað süreyim.

Deli Haceli birazdan evi basarsa, merdivenin baþýna durup, bununla da kafasýna vuracaksýn!

Kafasýna mý?... Bununla mý?

He!

Hemi de bütün kuvvetinle indireceksin!

Güzel, sen hiç merak etme nine.

Geliyor Haceli!... Geliyor, nine.

Düþmanlýk bu! Düpedüz düþmanlýk derler buna!

Adam olan adam, yapmaz bunu!

Kolaydan eþilmedi bu toprak!

Sýký dur Ahmet!

Önce ben konuþurum.

Eðer dönüp gitmezse, indirirsin kafasýna!

Ulan Allah belanýzý versin! Allah kahretsin sizi!

Olduðun yerde dur Haceli! Yoksa iþ bildiðin gibi deðil!

Ben þimdi bu merdivenin dibinde senin kafaný parçalarým!

Benim kýlýma bile zarar gelmez. Çünkü, haneye tecavüz ediyon!

Konuþalým Irazca hala. Ýnsanlar diliyle anlaþýr. Ben kan çýkarmaya gelmedim.

Kan çýkarmaya gelmiyorsan, bu halýn ne?

Benim senlen konuþacak bir lafým yok!

Defol þurdan!... Defol, yoksa beynini daðýtýrým!

Hala, bu temelleri ne zaman doldurdunuz!

Bayram, bu kadar kancýk mý hala!

Bayram'ýn hiç eli yok onda. Ahmet'le ben doldurdum.

Siz odada konferans yapýyordunuz gece.

Hiç acýmadýnýz mý, hala?

Sen hiç düþünmedin mi ev önü diye?

Komþu olurduk, hala. Niye düþman olduk birden böyle?

Ýstemiyom senin komþuluðunu! Daha fazla konuþma!

Biraz daha durursan, kafana nacaðý yersin!

Boþaltsana len taþlarý! Daha ne duruyon!

Boþaltma o taþý Haceli! Boþuna boþaltma!

Oraya ev yaptýrtmam sana!

Boþuna güvenme, mezar olur sana orasý!

Oraya senin ölünü gömerim de, gene de ev yaptýrtmam!

Gidip bi de ben konuþayým mý, Irazca'yla?

Get!

Buna ne yapacaðýz nine?

Dokunma, gelsin.

Sen otur yerine.

Bereketli olsun, Iraz hala.

Hoþgeldin.

Otur, bakalým.

- Hala, ister döv ister öldür, elimi kaldýrmam sana. - Yok kýzým, ben katil deðilim!

Seni niye öldüreyim!

Seninle konuþacaðým, hala.

Ahmet ne bakýyor böyle kötü kötü. Söyle de yüzünü doðrultsun.

Ne yapalým kýzým; zorla güzellik olmaz ki!

Söyle de azcýk ayrýlsýn yanýmýzdan.

Salmayacak mýsýn Ahmet'i hala?

Otursun burda çocuk. Ne söyleyeceksen söyle!

Yoksa, çek arabaný! Ýþimden avare etme beni.

Sen iþini gene iþle, kadýn halam. Þu çocuðu sav da, iki laf edeyim.

Ahmet, hadi kardaþlarýnýn yanýna git biraz. Uyanýrlarsa al getir buraya.

Hadi, Ahmet...Sana dedim ya!

Hala, ister kýna, ister ayýpla beni. Bir lafým var. Hep içimde. Demezsem öleceðim!

Ýyi ya, de bakalmý.

Ben senin gelinin olmak istedim, olamadým.

Bari, komþun olayým hala!

Hatça, benden baskýn çýktý. Geldi, oturdu evinize.

Ben aþaðý mahallenin kötüsüne düþtüm!

Deli Haceli çýktý kaþýðýma!

Kaderimmiþ! Çekiyorum þimdi, çekiyorum emme pek zor, hala.

Baðlandým kaldým bir kötüye. Gönlüm baharýný alamadý.

Gençlik geçip gidiyor; etme eyleme, komþu olalým bari.

Karþýlardan baka baka, ölüp gideceðim!

Eðer hayýrlý komþu olmak istiyorsanýz, söyle o kocan olacak soysuza, evimin önünden çekilsin!

Yanýmýzda, yöremizde yýkýklar var. Alsýn birini temizletsin, oraya yaptýrsýn evini.

Sen de oðluma göz koyma!

Yanýyormuþun, tutuþuyormuþun, þimdi var mý bir çaresi!

Ýþ iþten geçmiþ bir defa.

Yazým bu benim!

Emme aþaðý mahallenin delisiyle gün tükeniyor mu, ah halam!

Bu dediklerimi kimselere deme.

Bayram'a bile deme. Hatça'ya hiç deme!

Kavga dövüþ olursa, Haceli'ye de deme!

Kocan, kaðnýyý boþalttý. Kalk, buraya da ayak basma bir daha!

Söyle, Haceli'ye, o da direnip durmasýn.

Çeksin ayaðýný!

Ben garibim, bu Karataþ köyünde. Kimse halimi anlamýyor...

Sen bari anla, güzel halam!

Garip Fatma!

Kadersiz Fatma!

Ne suçu var da, Deli Haceli'ye yar ettin bunu?

Ne cevap veriyor?

Irazca'da demir gibi bir inat var. Döndürmenin çaresi yok.

"Yýkýklardan birini alýn, evinizi orda yapýn" diyor.

Nesine güveniyor da "Yaptýrtmam" diyor, Dertli Irazca?

Nasýl yaptýrtmazmýþ!

Ben de son haddine kadar uðraþacaðým. Dönersem, eþþeðim!

Hemen temelleri açtýrtacaðým yeniden!

Geceden gelip gene doldururlar. Gel bu çýkmaz iþten vazgeçelim.

Tuh!

Allah kahretsin! Koynumuzda yýlan besliyormuþuz meðer!

Bin len þu kaðnýya! Doðru kerpiç sergisine git...

Bak, kurumuþlarsa hemen evin önüne çek.

Hepsi kurumuþ, nine.

Kurumuþ... Ahmet.

Kerpiç olduklarýna piþman, kerpiçler!

Haceli'nin kerpiçleri, ev olmayý; hane olmayý severler.

Bu sefer sevmediler!

Kerpiç dediðin, kerpiç çukurunda bulutlara selam durur.

Üstüne yaðacak yaðmurlarý, düþünür.

Hani, nerde?

Haceli'nin mallarý utançlarýndan yere yapýþmýþlar!

Ah þu kavak aðacý gibi bir sopam olsa da, kaldýrýp kaldýrýp Haceli namussuzunun beline, beline indirsem!

Irazca bacý, ne bakýyon böyle Haceli'nin kerpiçlerine?

Aðali kardaþ, neden baktýðýmý sen daha iyi bilirsin.

Kuruyup, kurumadýklarýný anlýyom.

Anla Irazca bacým, anla. Anla da kinin biraz daha artsýn.

Tuzla buz et, Haceli'yi!

Yýk, dök, öldür!... Bizim yapamadýklarýmýzý sen yap.

Ýþ baþa düþtü Aðali.

Haceli'yi her yanýndan vurmak lazým.

Muhtar, onunla birlik. Para da kuvvet de onun yanýnda!

Senin öfken daha güzel.

Yenilmez irade, ezeli kin, teslim olmayan cesaret...

Bütün bunlar sende oldukça, senlen baþa çýkýlmaz, Irazca kardaþ. Baþa çýkýlmaz!

Saðolasýn, Aðali. Bize bu arka çýkmalarýný; bu taþ duvar arka olmalarýný, hiçbir zaman unutmayacaðýz.

Biz ne yapýyoruz ki! Aklýmýzýn sesine uyduk, o kadar.

Hadi, gidelim artýk burdan. Görmesinler seni kerpiç sergisinin baþýnda.

Gidelim, Aðali; gidelim de, hýrsýmýz bir güzel daha bilensin!

Ahmet... Gel buraya... Gidiyoruz, koçum.

Þu anam da nerde kaldý yahu!

Bana "hemen gelirim" dedi emme, iþi uzadý demek.

Ne iþi varmýþ onun?

Bilmem.

Sen þimdi anamý býrak da, asýl þunlara bak!

Evi yapmadan, sefasýný sürmeye baþladýlar!

Merak etme, boðazlarýnda kalýr!

Odayý tüm raf yapacaðým...

Temiz kahve takýmlarý koyacaðým raflara...

Ahýra da bir dolu at baðladýk mý, gel keyfim gel!

Aðýz tadý olmadýktan sonra, neye yarar bunlar?

Bu evi yapmak, bana o kadar kolay görünmüyor.

Irazca, bize çok çektirecek!

Bir halt edemez! Ben onun hakkýndan gelirim.

Hadi evi yaptýk diyelim, ya ondan sonrasý?

Köy yerinde, iyi komþuluk ister insan!

Ýsterlerse düþmanlýk yapsýnlar, kendi zararlarýna olur!

Dertli Irazca'yla, o Kara Bayram olacak herife, dünyayý zindan ederim sonra!

Nerde kaldýn yahu, ana? Baya merak ettik.

Haceli'nin kerpiçleri kurumuþ!

Demek ki hemen evi yapacaklar!

Bilmem Haceli'yi bu iþten nasýl vazgeçireceðiz.

Haceli'nin kerpiçleri kurumuþ!

Kururlarsa kurusunlar, be ana. Biz asýl bu iþe bir çare düþünelim.

Bak Haceli artýk tek tüfekle ev yeri bekliyor!

Beklesin. Daha çok bekler, o.

Aklý yok onun!

Ben, evimin önüne ev yaptýrtmam!

Deðil tek tüfek, isterse topla gelsin üstüme!

Ben ona, bu evi yaptýrtmayacaðým!

Hadi ana, yemek yiyelim artýk.

Ana...

Bu gece bunlar, burasýný beklesinler. Biz gidip, kerpiçlerini kýracaðýz!

Ana, senden korktum gayrý!

Ne biçim akýl bu!

El ayak çekilince, hep birlikte gideriz. Un ufak edelim, Haceli'nin kerpiçlerini!

Bakalým bundan sonra ne yapacak?

Delirir artýk Haceli!

Ya kardaþlarýný alýp, üstümüze gelirse!

Biz de hep beraber karþýlarýz onlarý!

Sen, ben, Bayram, Ahmet, Þerife, Osman da var!

Yetmez mi bu kadar?

Ýnsanda yürek olmalý, yürek!

Bu dünyanýn hali, böyledir!

Evimizin önüne ev yaptýklarý için, biz onlarý sevmiyoruz.

Þimdi bu iþten vazgeçseler, biz onlarý gene severiz.

- Bilmem. Sever miyiz acaba? - Severiz... Severiz.

Sevmeli, sevmeli...

Dünyada insanlar birbirini sevmeli.

Sevmezsen, günler tükenmez. Sevmezsen, yaþadýðýnýn farkýna varmazsýn.

Sen somurt, komþun somurtsun...

Ne olacak bunun sonu?

Ýnsan dediðin dünyada seviþmeli, kýzým.

- Selamün aleyküm. - Aleyküm selam.

Muhtar, seni çaðýrýyor Haceli efendi.

- Hemen, þimdi mi? - Hemen, þimdi.

Seni de, Irazca'yý da çaðýrýyor.

- Demek konferans var. - Orasýný gayrý sen bilirsin.

Benim vazifem, haber vermek.

Toparlan bakalým. Ben de gidip, Irazca'ya haber vereyim.

Bekçi Mustafa'nýn geliþi, hayra alamet deðil.

Galiba, muhtar bir haber saldý.

Bilmem.

Herhalde öyle olacak.

- Bereketli olsun, Iraz Hala. - Buyur, gel beraber yiyelim.

Ben o iþi yaptým, saðol.

Muhtar, seni çaðýrýyor.

- Haceli'yi de çaðýrdý mý, muhtar? - Evet, ona da haber verdim, gördünüz.

Ben seni götüreyim, ana.

Ben yalnýz varýrým.

Ahmet'i de alýrým, o kadar.

Yalnýz, çabuk ol Iraz hala, Haceli senden önce gitmesin.

Þimdi varýrým, merak etme.

- Hadi, eyvallah. - Uðurlar olsun.

Ben hemen gidiyorum. Sofrayý sen topla, gelin.

Olur, ana. Emme þunun altýný temizleyeyim önce. Sonra toplayýveririm.

Þýþt!... Gel buraya!

Bana bak, Bayram...

Ýyi dinle, þimdi beni.

Gözünü dört aç!

Bu vicdansýzlar, yine bir muzýrlýk yapabilir!

Nasýl olsa tek tüfek yanýnda. Hiç korkma, gölgeye bile ateþ et!

Deli deli konuþma! Katil mi edeceksin beni? Çek git!

Ben gelene kadar uyuma.

Unutma, karanlýk iyice bassýn. Etrafa da göz kulak ol!

Anladýn mý?

Bana bak, Irazca...

Siz razý olsanýz da olmasanýz da, bu ev yapýlacak.

Ýyisi mi, gelin þimdiden eðilin, yoksa yarýn öbür gün çat diye kýrýlacaksýnýz!

Merak etme, biz kýrýlmayýz muhtar!

Dikkat et, sana bir þey olmasýn. Ben, evimin önüne ev yaptýrtmam!

Cevabýn bu demek? Sen diþeyli halinle fazla ileri gittin!

Emme, bunun cezasýný fena cekecen!

Haceli, iþte benden sana müsaade. Ev yaparken önüne kim geçerse, vur öldür!

Hiç korkma!

Arkanda ben varým.

Hadi bakalým, yapamazsanýz insan deðilsiniz!

Emme, bu can bu tende kaldýkça, topunuzun aðzýna tükürürüm!

Ulen, ne aksi kocakarý be!

Onu, bana sor muhtar!

Sen tasalanma, Haceli... Ýþine devam et.

Ben, kimseye ezdirmem seni!

Þimdi biraz müþkülümüz var, asýl onu düþünelim biz.

Hayrola, muhtar?

Pek hayýrlý tarafý yok emme, gene de hayýrlý olsun diyelim.

Kaymakam beye, bir asý kuzu kezmek lazým.

Asi kuzu da ancak, Kara Bayram'da var.

Eee?

Ne olacak þimdi, muhtar?

Olacaðý, bu iþi sen halledeceksin.

Muhtar, açýkçasý anlat da Haceli de bilsin yapacaðýný.

Ne yapacakmýþsým ben?

Bak dinle, bir gürültüye getirip, Kara Bayram'ýn asý kuzuyu kesecez!

Ben artýk senden ayrý durumam, Bayram!

Durmayacaksýn da ne olacak, bir araya mý geleceðiz sanki!

Al götür, kaçýr beni!

Ýstersen, ahýrýna baðla!

Bunlarýn hiç biri olmaz. Hayal kurma, gerçeðe gel!

Öyleyse, býrak komþu olalým.

Hiç deðilse, yakýn geliriz.

Söyle kocana da, yýkýklardan birini temizleyip, evini oraya yaptýrsýn!

- Ýnatçýdýr, dönmez inadýndan. - Kendi bilir.

Yalvarýrým, benim hatýrým için yap bunu.

Sana kavuþamadým, bari gözümden ýrak olma!

Sen bu iþe karýþma, Fatma!

- Geri çevirme beni, kabul et. - Olmaz! Kocana buraya ev yaptýrtmam!

Sus!.. Gelen var.

Nerdeyse, Haceli de gelir. Gidiyorum.

Beni, yalnýz koyma Bayram! Hiç deðilse, arada sýrada beni gör.

- Ölürüm, yoksa! - Sen iþaret verdiðin an, ben burdayým. Olur mu?

Fatma!

Fatma!

Ne cehennemdesin, len!

Sus, baðýrma öyle be! Biraz çukura inmiþtim.

Söyle bakalým, ne var?

Ne bileyim ben!... Seni burda görmeyince, merak ettim.

Hadi ben gidiyorum. Sen sabah yataðý getirirsin.

- Burda yatsan ne olur? - Deli misin sen! Elaleme kepaze mi olacaðýz!

Evimiz deðil mi, yahu!

Kim karýþýr bize be!

Nerde kaldýn sen?

Deli Haceli, az daha üstüne geliyordu!

Hadi, davran. Kerpiç kýrmaya gidiyoruz!

Ben hazýrým. Sen Hatça'yla Ahmet'i tamam et, gidelim.

Emme, önce sen muhtarla ne konuþtun, onu anlat.

Ahmet tamam. Bir Hatça'yý uyandýrmam kaldý. Ben o iþi yaparken, sen çapa kürek hazýrla bari.

Muhtarla ne konuþtuðumu da yarýn anlatýrým.

Olur... Olur.

Ahmet, sen hayata çýk, koçum. Baban, seni bekliyor.

Kalk, gelinim!... Kalk, yorgun Hatça'm!

Yatmanýn zamaný deðil!

Yine ne var, ana?

Un ufak edeceðiz, düþmanlarýmýzýn kerpiçlerini!

Bir tanesi bile saðlam kalmasýn!

Ana, baþýmýza bir bela açmayalým!

Korkma! Hiç kimse bir þey yapamaz bize. Kalk!

Sen bunu al... Bunlarý da ninenle, anana veririz.

Haceli'nin bütün kerpiçlerini mi kýracaðýz, baba?

- Önümüze çýkarsa, kafasýný bile kýrarýz! - Kýralým, baba.

Ver bakalým þu silahlarýmýzý.

Sen öne düþ, Bayram. Tek sýra gidelim...

Seyrek, seyrek. Dizi gibi. Hadi... Hadi.

Bugün, iþ yok kýzým. Niye kalktýn?

Yatýp, dinlenseydin biraz.

Kalktým artýk. Yatmam, gayri.

Ne o? Sen de mi kalktýn, Bayram?

Yat be, evladým!

Hiç deðilse, bir sabah uykusuna doy!

Uykumu aldým, ana. Hatça, testi dýþardý mý ha?

Dýþarda, Bayram.

Bari, ben de gidip tavuklarý salayým.

Delirdin mi sen! Yoksa, aklýný mý oynattýn!

- Sus, konuþma! - Çek elini!

Býrak beni!

Býrak beni!

Þimdi bayýlacaðým!

Defol len þurdan! Git, bir daha da dönme!

Þeytan görsün suratýný!

Yatacaksan, adam gibi yat. Sýrnaþýklýðýn lüzumu yok!

Karým deðil misin, nasýl istersem öyle hareket ederim.

Zorla güzellik olmaz!

Nereye?

- Dur. Gel... - Býrak beni caným!

- Býrak diyorum! Çek elini... - Gitme!

Aman! Of...

Tuh!

Bir þey mi var, kýz?

Yok bir þey, caným.

Bana, gel der gibi baktýn da.

Onun için geldim, ardýndan.

- Tam yenecek kuzu, caným. - Aferin, Haceli. Kýrk yýlda bir iþe yaradýn!

Irazca'nýn Bayram, kuzudan ötürü bir çýngar çýkarmasa bari!

Yok, caným. Yanlýþlýk olmuþ arkadaþ deriz, çýkarýz iþin içinden.

Daha olmazsa, veririz eline üç kuruþ.

Siz ne yapsanýz, Bayram razý gelmez.

Adamýn evinin önüne, ev yap. Kalk, asý kuzusunu çal!

Bir güzel de, kes! Sonra da, kaymakama ziyafet çek!

Yenge, sen de bizi baya hýrsýz yaptýn! Yanlýþlýk olmuþ, deriz.

Haceli aðam... Haceli aðam!...

Kerpiçlerin gitti. Mahvolduk! Hepsini kýrmýþlar! Koþ, bak bir kere.

Aferin! Nah! Can evimden vurdular beni!

Koþ ulan, çabuk bekçiyi bul. Garýn arkasýnda bir vukuat çýkmasýn!

Tövbe estaðfurullah, mübarek hayvanlar!

Ulen, bu iþ mi!

Ulen, bu insanlýða sýðan zenaat mýdýr!

Allah, belanýzý versin sizin!

Ulen, hiç vicdan yok mu sizde!

Ulen, bu alçaklýðý nasýl yaptýnýz!

Hiç birinizi yaþatmayacaðým!

Eðer, Dertli Irazca'yla, Bayram'ý vurmazsam, Deli Haceli demesinler bana!

Seni dinsiz, imansýz seni!

- Hangi ellerle kýrdýn, kerpiçlerimi! - Yaklaþma, dur!

Gelinimi dövme!... Çekil!

Ana!

Yetiþ, Bayram!...Yetiþ ulen!

Ölü müsün, diri misin! Kýþ uykusuna mý yattýn!

Bayram!

Öldürdü, gelinimi! Öldürdü, ceylanýmý!

Bayram!

Vur!... Vur!... Öldür, namussuzu!

Hazýr evinin önüne gelmiþken... Vur!

Vur!... Öldür, domuzu!

Gebert!... Vur!... Öldür, namussuzu!... Öldür!

Býrakýn, len! Býrakýn beni.. Býrakýn!

Ulen, kökünüzü kazýyacaðým bu köyden!

Tutmayýn, salýn beni! Allah billah aþkýna tutmayýn!

Aðali dayý, ne olursun býrak! Býrak da, þu namertin iþini bitireyim!

Kökünüzü sileceðim!

Var sen kýsmetinden vazgeçme Kara Bayram! Gösteririm ben sana!

Ulen, bir damla erkeklik yok mu sende? Bir kadýný dövmeye utanmadýn mý?

Sen de kýsmetinden vazgeçme, Haceli! Bakalým, kim üstte kalacak.

Haceli'nin kardaþlarý geliyor!

- Tutun þunu. - Býrakýn beni, býrakýn beni, tutmayýn!

Tutmayýn! Býrakýn beni diyorum..

Durun!

Geçmek isteyenin, beynini patlatýrým!

Aðali dayý, sen karýþma bu iþe. Çekil, önümüzden!

Olmaz!... Köy yerinde kavga istemiyorlar.

Peki, öyle olsun. Bugün olmazsa, yarýn yaparýz bu iþi!

Ulan, Kara Bayram. Sen hiç merak etme. Alacaðýný ödeyeceðiz bir gün!

Býrakýn beni!... Tutmayýn beni! Tutmayýn!

Býrakýn!... Býrakýn!

Býrakýn diyorum size artýk. Býrakýn beni!

Hadi gidelim.

Kerpiçlerim gitti!

Bir tanesini bile saðlam býrakmamýþlar!

Tutmasalardý öldürecektim, Bayram namussuzunu!

Hele sen þimdi, sus biraz!

Hücum sýrasý bizde artýk; tanýtýrým ben onlara kendimi!

Mustafa, hemen Haceli'nin kardeþlerine git. Vakit kaybetmeden doðru buraya gelsinler!

Sonra da Çildede'ye bir gözcü koy. Kaymakamýn geliþini önceden haber versin.

En arkadan da, Kara Bayram'ý çaðýr.

Hadi, hemen davran bakalým!

Baþüstüne.

Ne diye kalktýn sen? Ben çamaþýrlarý yoðuruyordun iþte.

Hadi, git yukarý.

Bir þeyim yok Irazca ana, halim geçti.

Biraz sýzým var.

- O da geçer, þimdi. - Ben sana ne diyorsam, onu yap.

Hamilelik bir þeye benzemez. Çocuðunu karnýnda iyi muhafaza etmelisin.

Sen meraklanma, ana.

Nasýlsýn, Iraz hala?

- Bayram nerede? Muhtar istiyor onu. - Yukarda. Sesleniverde, insin aþaðýya.

Bayram, Bayram! Bakýver kardaþým biraz.

Ne o Mustafa? Gene ne var?

Acele muhtar istiyor seni. Hemen gelmen lazým!

Hým... Haceli þikayet etti, herhalde.

Tersine dünya; öküz baðýracakken, kaðný baðýrýyor!

Biz onu þikayet edeceðimize, Deli Haceli gidip bizi þikayet ediyor!

Peki, gelmezsem ne olur, Mustafa aða?

Beni bir kere daha yordurursun.

Ýþte o kadar!

Madem seni istemiþ, bir kere gidip bakarsýn.

Gitmezsen, sen kabahatli olursun!

Höt, hüt edecek þimdi!

"Niye ezdin kerpiçleri, niye dövdün Haceli'yi? diyecek.

Ýyi ya, git cevabýný ver sen de. Evimizin önüne, ev yapmaya hakký yoktu de.

Ev bastýðýný, karý dövdüðünü anlat.

Hýý... Bu muhtarý, kaymakama þikayet etmek lazým.

Emme, daha muhtarýn eve inmeden görmeli kaymakamý.

Rakýsýný içmeden, yemeðini yemeden, yataðýna yatmadan anlatmalý halimizi.

Ýcap ederse onu da yaparýz.

Sen hele muhtara bir git. Ondan sonra, kaymakama þikayete yüzümüz olur.

Hadi, gidelim Bayram.

Bir daha yordurma beni!

Gidelim Mustafa... Gidelim.

Hadi, sen de yukarý çýk, yat biraz. Ne laf anlamaz karýsýn be!

Ana, bunun hali kötü. Yukarý çýksýn biraz.

Ona zorla, çamaþýrlarý pakla diyen mi var. Söyledim, dinlemedi beni.

Hadi sen git. Ben onu yollarým.

Hadi, Hatça'm. Hadi, nazlý gelinim benim. Çýk yukarý, sunam.

Peki, ana.

Kusura kalma.

Yorulursan, beni çaðýr.

Kusur senin çamaþýr yuðmanda. Hadi, git yukarý!

Aman!

Gözün mü kararýyor, gelin?

Hatça! Kadýn gelinim benim!

Bayram!... Komþular! Ahh, ne yapayým ben!

Ahh!.. Kan!... Kan!... Kan!

Çocuðunu kaybetti gelinim! Komþular!... Komþular!

Gelinim uyan! Ayýkýver anam! Kalk kadýným! Komþular!

Gir Havali kardaþ.

Bak, gelinimi ne hale getirdiler!

Þu garibenin halini gör!

Sana vuran eller kýrýlsýn inþallah!

Siz burada kalýn; ben bir yol gidip Bayram'ýma bakayým.

Yüreðmde bir acý var, onun da baþýna bir þey gelmesin!

Bu ne!

Bu kim yahu?

Allah, Allah! Yerde bir adam yatýyor.

Ulen, bu bizim Bayram'mýþ yahu!

Bu ne hal be Bayram! Ne oldu sana böyle?

Hiç. Biraz tozumu silkelediler!

Nasýl baðlattýn kendini böyle? Kalkýver aslaným, kalkýver.

Kalkamýyorum!

Bana bak, Bayram...

Þimdi beni iyi dinle.

Önce, bu Haceli'nin temelllerini doldurdun...

Arkadan da kerpiçlerini kýrdýn...

Üstelik, bir de evinin önüne çekip, güzelce dövmüþsün herifi!

Bu Haceli, senden þikayetçi arkadaþ!

Peki, cezamýz ne þimdi?

Cezaný, kanun gösterir.

Emme, kerpiçleri tazmin edersen, kanuna hiç hacet býrakmayýz.

Yoksa, söndürürüm çýraný!

Bizim için de bir cevap vermiyor mu kanun?

Karýmýzýn dövülmesine, bizim dövülmemize hiç mi cevap vermiyor mu kanun?

Yahu, sen ne biçim adamsýn be!

Padiþah köpeðine, taþ atýlýr mý?

Hiç akýl yok mu sende?

Eline bir þey mi geçecek sanýyon?

Gençliðine yazýk!

Býrak bu kafalarý!

Beyni soðuk herif!

Eþkiyalýða mý çýktýn dalgündüz?

Mahvettin bizi!

Nerde o Deli Haceli? Nerde o muhtar denen adam?

Hayrola, Irazca?

Ne bu sizin zorunuz, böyle Haceli'yle?

Deli Mehmet'in uþaklarý birleþir de üstünüze gelirlerse, vallahi sizi çil yavrusu gibi darmadaðýn ederler!

Ben onlarýn kökünün dibine tükürürüm!

O senin alçak kocan da onlarla birlik!

Ettiðin lafý bil, doðru konuþ!

Benim kocam nerden alçak oluyormuþ?

Hem de namussuzun en önde gideni!

Eðer senin cýmbýldak kocan onlarla birlik olmasa, Deli Haceli karþýmýzda laf edemez!

Bu ne hýrsýz köpekler! Bu ne!

Bu kuzu, bizim kuzu!

Asý kuzu bu!

Kýz, namussuz! Biz senin kocanýn muhtar olduðunu biliyorduk emme, hýrsýz olduðunu bilmiyorduk!

Anladýn mý þimdi neden alçak olduðunu?

Nerde o sütü bozuk?

Nerde, söyle!

Yukarda, deðil mi? Ben ona gösteririm þimdi!

Merak etme. Ben ananýn hakkýndan gelirim!

Size yüz verdik, siz de bizi korktu bellediniz zahir.

Nerde, o sütü bozuk muhtar! Nerde o eþkiya baþý!

Bayram'ým benim! Ne yaptýlar sana anam?

Mahvettiler beni, anacýðým!

Tanrý'nýn zalimleri! Yediniz yiðidimi! Tuh! sizin yüzünüze!

Þerefsiz, ahlaksýz herifler!

Kuzu hýrsýzlarý!... Katiller! Gelinim çocuðunu düþürüyor!

Hepinizi damlara týktýracaðým!

Ýtten rezil edeceðim sizleri!

Kalk Bayram'ým, kalk tekem. Gidelim, buradan.

- Anacýðým, tut anacýðým beni. - Gözünüz kör olsun, inþallah.

Adýnýz batsýn! Yer yutsun sizi!

Derebeyi cellatlarý!... Mervan soylarý!...Yezitler!

Þerefsizler... Namussuzlar!... Alçaklar!

Gelinin çocuk düþürme iþi essahsa, vaziyet çok fena, muhtar!

Haceli'yi saðlam dama atarlar, bunu hiç düþünmemiþtik!

Ýþte o zaman, saðlam okkanýn altýna gideriz!

- Anamlýktý, anamý bilir misiniz? - Anan ya, þimdi mi aklýn baþýna geliyor?

Hýrsýz köpek!

Eþkiya baþý!

Muhtar olmuþsun emme, neye yarar, insan olamamýþsýn!

Bir kuzuya tenezzül ediyorsun!

Duyun komþular, duyun da öðrenin bunu.

Sen ancak eli kolu baðlý insanlarý, bilsen bile odana çektirip dövdürürsün!

Ulen Deli Haceli!... Ulen, alçak namussuz!

Þunlara bir bakayým!

Hayrola, Bayram?... Nedir bu halin, Irazca?

Hal çok fenadýr, dayý. Muhtarýn fakýna bastýk. Dövdüler beni.

Aðali kardaþ, asý kuzumuzu da kesmiþler!

Kaymakama ziyafet çekeceklermiþ!

Biz ona tedarik masrafý verdik.

Biz de verdik emme, gör iþte olanlarý!

Yapmasýnlar, yapmasýnlar bu kadar. Sonra, çok fena olacak!

Hiç insaf kalmamýþ onlarda!

Duyun... Görün... Görün de þahit olun.

Bakýn, ne hale getirmiþler, Bayram'ýmý!

Havali bacým, Hatça'm nasýl?

Çocuk üç buçuk aylýk. Düþmeye düþecek...

Ýlle ve lakin çok kuvvetli kan geliyor!

Gelinin hali, müþgül. Kurtulmasý þüpheli!

Emme, umudumuzu kesmeyelim. Ben elimden geleni yapacaðým.

Ben onlarýn kökünü, kökenini kurutmazsam, yuh olsun bana!

Þimdi, doðru kaymakama gidiyom...

Kulunuz köleniz olayým, ne olur siz burada kalýn!

Atlýlar göründü, muhtar!

Kaymakam geliyor!

Yanýnda jandarma kumandaný ile nüfuscu Osman da var.

- Çok yakýndalar mý bari? - Yel gibi geliyorlar bu tarafa!

Ýyi, güzel!.. Kalkýn bakalým arkadaþlar. Yürüyün... Hadi.... Durmayýn!

Kaymakam, harýmlarýn arasýnda göründü mü Çavdýr Karþýlamasýný vuracaksýn.

Ve lakin dikkatli çal, adamýn ciðerine iþlesin!

Merak etme, muhtar.

Dikkat edin, onbeþ metre yaklaþtý mý yekün arkadaþlar þapkalarýný çýkaracaklar!

Gelip, "Merhaba" diyecek. Biz de hep bir aðýzdan; "Saðol"u basacaðýz!

Arkadan, "Nasýlsýnýz?" diye soracak. Sakýn ha, "Ýyiyiz." demek yok!

Gene, "Saðol" diyeceksiniz.

Tabi o, bizim iyi olduðumuzu biliyor; bilmez olur mu!

Bunca senedir mekteplerde okumuþ; kaymakam bu!

Biliyor amma, gene de soracak!

Muaþeret icabý!

Bakýn, siz benim gibi bir muhtarý radyoya ilanat verseniz, gene bulamazsýnýz!

Tez zamanda ne kadar çok þey anlattým! Ýki dakka sonra da, teftiþ vereceksiniz!

Çünkü, muhtarýnýz iyidir... Çünkü, muhtarýnýz çalýþkandýr!

Nahiye müdürünü Ýðdeli'de, onbaþýyý Eðrek'de, Kaymakam'ý da burda karþýlamak lazým.

Eðer parti reisi gelirse, biraz daha aþaðýya ineriz.

Kaymakam bey için buraya kadar münasiptir.

Münasiptir.

Durun!

Dur anam, kaymakamým! Tepip geçme, gayrý bizi!

Buyur ana, bir sözün mü var?

Oðlum, sen þimdi Karataþ'a geldin, hoþgeldin.

Ýþte muhtar, ahalisini ardýna dizmiþ davul zurnayý almýþ geliyor.

Emme, benim sana söyleyecek derdim var!

Onlar gele dursun. Ben seni dinliyorum.

Ýstediðin gibi konuþ.

Güzel, hadi gidelim öyleyse. Hem yürür, hem de beni dinlersin.

Buyur, gidelim.

Bak, kaymakamým. Seni de bir ana doðurdu. Senin de bir anan var...

Analar, oðullarýný severler elbet.

Muhtar, benim Kara Bayram'ýmý bir kahpelikle odasýna çaðýrtýp, dövdürttü bu sabah!

Oðlumun adým atýp yürüyecek hali yok!

Köy kurulundaki ikinci üye Haceli de avlumuza baskýn yapýp, gelinimi dövdü!

Üç buçuk aylýk çocuðunu düþürdü, kadýn kýzým!

Hemi de bir asý kuzumuzu çaldý!

Söylemesi ayýp, muhtar kuzumuzu çaldý da ne yaptý?

Kesti!

Senin huzuruna getirecek bu akþam!

Ayrýyeten, hane baþýna para salýndý.

"Kaymakamýn raký parasý" dediler, bunun adýna!

Yediði halta bak þu herifin! Buna düpedüz haydutluk derler!

Dediklerimi unutmadýnýz ya?

Hiçbir zaman, "Ýyiyiz" yok! Hep, "Saðol" diyeceksiniz!

Böyle deyin ki, hep saðolun, hep göze girin.

Benim istediðim arka deðil. Bizden tarafa falan konuþ demiyom.

Herkes kendi baþýna olsun.

Yalnýz, muhtar senden yüz bulup, þýmarmasýn!

Ýyi bir adam evladýysan, dönüþünde önüne geçerim.

Yok, herkesin sakalýna göre tarak vuran cýmbýldak bir þey isen, ne önüne geçerim, ne de yüzüne bakarým!

Sen þimdi sür atýný git. Bizi beraber görmesinler.

Peki, anneciðim. Sen merak etme. Ben bu iþi hallederim.

Allah, anana, babana, çoluðuna, çocuðuna baðýþlasýn seni!

Emme, kendini üzme sakýn.

Biz alýþtýk, oðlum. Biz çok sabrettik!

Asýl sen üzülme, anneciðim.

Meraklanma, ezdirmem ben seni.

Hadi, hoþçakal.

Güle güle, oðul. Güle güle.

Deh!

Sýraya geçin, güzel durun!

Þöyle elbisesi biraz yeni olanlar, baþa geçsin.

Yamasý, yýrtýðý bol olanlar, arkaya!

Dikkat edin. Þapkalarý çýkarýn!

Vur bakayým karþýlama havasýný. Ne kadar hünerin varsa, göster!

Þu iþgüzar herifin yaptýklarýna bak sen!

Þu davul zurnaya... Bir de þu kalabalýða bak!

Ev koyunu gibi dizmiþ milleti!

Bunlar bizim insanlarýmýz... Bunlar bizim milletimiz...

Yüz yýllýk çileler içinde kaybolmuþ insanlar.

Anlamsýz, kaçak gözler... Yanmýþ, yýkanmamýþ yüzler...

Sustur þu zurnayý bakalým!

- Selamünaleyküm. - Aleykümselam... Aleykümselam...

- Merhaba, nasýlsýnýz? - Saðolun... Saðolun...

Ýyiyiz, beyim. Seni gördük daha iyi olduk.

- Merhaba, nasýlsýnýz? - Soranlar saðolsun.

- Merhaba. - Saðlýðýna duacýyýz.

- Merhaba, küçük. - Saðol.

- Merhaba. - Saðol.

Rezil ettiniz beni!...Cezanýzý versin! Hepinizin!

Ne oluyoruz, Osman efendi? Dünya tersine mi döndü!

Emme ne olursa olsun, asý kuzuyla rakýlar hazýr.

- Ulen, yaman adamsýn be muhtar! - Bilirim iþimi.

Verin elinizi öpeyim, efendim.

Saðolun, kaymakam... Saðolun.

Caným, hiç fena olan yok mu? Herkes mi iyi?

Aðýz alýþkanlýðý, kaymakam bey. Sen kulak asma bu laflara!

Hadi, bu kadar merasim yeter! Yürüyün, köye gidelim.

Buyurun... Buyurun.

- Köyün imar iþleri nasýl, muhtar? - Sayenizde, beyim.

Nasýl diye soruyorum!

Sayenizde, yeni yeni evler yapýlýyor, beyim.

- Burasý temel deðil mi? - Ev temeli, efendim.

Kurul üyemiz Haceli, yaptýrýyor.

Güzel.

Haceli'nin babasýndan mý kalma bu ev yeri?

- Yok efendim, satýn aldý. - Nerden, kimden aldý?

Burasý köyün ortaklaþa malýdýr, efendim.

Kurul kararýyla satýþa çýkardýk, Haceli'nin üstünde kaldý.

Baþka ev yerleri satacak mýsýn buralardan?

Kurulumuz satacak, efendim.

Heykel için para lazým.

Heykel iþini geç biraz!

Onun için mutlaka köy içinde yer satmak icap etmez.

Heykel için baþka yollar bulacaksýnýz.

Sen bana cevap ver þimdi...

- Bu sattýðýnýz ev yerleri için karar alýyor musunuz? - Alýyoruz, efendim.

- Makamýn onayý var mý? - Yakýnda zatýnýza arz edeceðiz, efendim.

Ýptal edeceksiniz bu kararlarý!

Köy içinden ev yeri satmak yok!

Yeni eve ihtiyacý olanlar, yýkýklarý satýn alýp oraya ev yapacaklar.

Üsteðmenim, lütfen karakola emir verin, bu iþle ilgilensinler.

Baþüstüne!

- Anladýn, deðil mi muhtar? - Anladým, efendim. Anladým, beyim.

Öyleyse, bizim atlarý çektir, gidiyoruz!

Ocaðýnýza düþtüm, beyim! Tedarik gördük; kuzu kestik, bir çorbamýzý için, hiç olmazsa!

Onlarý sen ye, muhtar!

Tekem! Koçum! Kaymakamlarýn tekesi, anam! Allah, tuttuðunu altýn etsin!

Þahinim, atmacam benim! Dur, bir þikayetim daha kaldý sana.

Söyle anacýðým, buyur. Ýstediðin gibi anlat.

Ya bizim dövülmemiz ne olacak? Ya gelinimin düþürdüðü çocuk ne olacak?

Hemen, Cumhuriyet savcýsýna git...

Þahit, ispat gösterek mahkemeye ver yapanlarý.

Cezasý çok büyüktür!

Hoþçakalýn... Ýnþallah yine görüþürüz.

Uðurlar olsun kaymakam bey... Güle güle kaymakam bey...

Saðlýcakla kal... Güle güle... Allah yolunu açýk etsin.

Analar neler doðuruyormuþ!... Güle güle kaymakam bey...

Hadi, bize gidelim!

Ulen, öksürecek baþka zaman bulamadýn mý? Yoksa, maytaba mý alýyon bizi!

Ne haddimize kalmýþ, öyle halt etmek! Valla, soðuk aldým.

Buyurun arkadaþlar.

Bari bir ziyafet çekelim kendimize.

Serbest. Ýsteyen istediði yere otursun!

Aç bakalým, bekçi Mustafa sen rakýlarý.

Hüseyin, sen de çal be kardeþim.

Vur bir zeybek havasý da, ruhumuz þenlensin!

Koca köyün bir muhtarýna bu yapýlýr mý?

Her þeyin bir usulü, kaidesi vardýr.

Önce gelip, muhtarla bir toka edecekti.

Arkasýndan da köylülere bir merhaba demek vardý.

Selamünaleyküm ne demek!

Sonra kalkýp bu kadar tedarik görmüþüz onun için.

Kaymakam dediðin, köylük yerinde kuzu yemeli muhakkak!

Deðil yemeðimizi yemek, kahvemizi bile içmedi!

Tuttu bir dertli karýnýn dediðini yürüttü.

Ulen Haceli, bunlar senin aptal kafan yüzünden geldi baþýmýza!

Dalgündüz bir haneye tecavüz edilmez!

Gelinin durumu kötü diyorlardý. Nasýl olmuþ acaba, haberiniz var mý?

Gene çok kötü muhtar.

Git hele, tez elden haber getir.

Baþüstüne!

Benim iþim bu kadar, Iraz kardaþým.

Bundan ötesini, Allah'a havale ettim.

Eðer bir zorluk filan çýkarsa, haber edin, gelivereyim.

Bana essah söyle, Havali kardaþ, Hatça gelinin vaziyeti nasýl?

Orasýný Allah bilir!

Bir de þu kanlarý dursaydý, çok iyi olurdu.

Ya...

Sabaha kadar durmazsa, gelini telef ederiz!

Vah caným! Vah zavallý gelinim!

Ýçimden birini boðmak, öldürmek geliyor!

Kendimi zor tutuyom! Mahkemeye de gidemeyiz, bu halimizle!

Sonra gidelim desek, günü de geçmez mi acaba?

Niye geçsin, geçmez elbet.

Ýstersen altý ay sonra var hükümete, gene de kabul eder.

Bütün köylü þahit. Hepimiz gördük. Doðruyu ahirette mi söyleyecez!

Dünya gözüme zindan gibi görünüyor. Þöyle doya doya bir aðlamak istiyorum ki...

Kara gün kararýp kalmaz, bunalan darda kalmaz.

Hadi, komþum...

Ben birazdan gene gelirim.

- Þimdilik, kal saðlýcakla. - Eksik olma Havali bacým, uðurlar olsun.

Irazca hala... Irazca hala!

Elçiye zeval olmaz. Dinle, muhtarýn lafýný söylüyorum sana...

Hatça gelinin hali nasýl? Sizden resmi cevap bekliyor.

Muhtar denen o namussuzun etekleri tutuþtu, deðil mi?

Gösteririm ben ona!

Bir öcün varsa, gecelerde alacaksýn.

Ve de ateþi maþayla tut!

Maþa varken, elini yakma!

Güpegündüz bir kadýnýn beline bir taþla vurulur mu hiç!

Ne bileyim ben onun gebeliðini! Gözüm hýrsýmdan bir yaný görmüyordu...

Eðer Haçça geline bir þey olursa, o zaman temelli anlarsýn Hanya'yý Konya'yý!

Býrak þimdi öksürmeyi de, konuþ be adam! Meraktan öleceðim nerdeyse!

- Gene çok kötü! - Çok mu kötü?

Çok kötü.

Aslaným Haceli, sen hapý yuttun, aslaným!

Dertli Irazca da, "özümü onlarda koymuyacam" diyor!

Bu iþe acele bir çare bulalým, yoksa gidiþat hiç de iyi deðil!

Ulen Haceli!... Ulen beyinsiz herif! Hiç akýl yokmuþ sende meðersem!

Kendi oyununla yenik düþtün, bu arada bize de zararýn dokundu!

Valla muhtar, sen bilirsin gari...

Bende akýl olsa, bu hallere mi düþerdim!

Kurtar beni bu bataktan!

Çaresi, sizi sulh etmek. Baþka yolu yok!

Hükümet bir duyarsa kurtulacaðýný umma! Sulh olmak için, ancak kazdýðýn temelleri dolduracaksýn...

Kuzusunu da ödemen gerek.

Bizim de o kadar emeklerimiz heder oldu. Onlar ne olacak?

Sizin emekleriniz heder oldu emme, karýnýn çocuðu düþmedi...

Sizin ev basýlmadý, þimdi kanunda siz haksýz düþtünüz!

Bizi fazla yakýyon, muhtar!

- Ben yakmýyom, sen kendi kendini yakmýþsýn! - Yakýyon!... Yakýyon!... Yakýyon!

Muhtar, bu kadar fazla yüklenme bize!

Aðamý öne sen sürdün, þimdi de geri kalýyon!

Senin aklýn ermez bu iþlere! Edebini bil de, bir kenara çekil!

Asýl sen çekil bir kenara! Bundan sonra biz konuþacaðýz!

Kusura kalma emme kabahat sende aða. Bak, hala muhtardan akýl alýyorsun!

Geçti artýk konuþmak zamaný!

Ýstersen emret, þimdi gidip evlerini ateþe verelim!

Eðer böyle bir þey yapacak olursanýz, en önce beni bulursunuz karþýnýzda!

Ben düpedüz Bayram'dan yanayým. Bunu her zaman böyle bilin!

El elden üstündür, Havali dayý!

Ýnsan, yüksekten konuþmamalý!

Deli Mehmet'in oðullarý akýllarýna bir þey koydular mý, muhakkak yaparlar!

Sen de bunu böyle bil!

- Görüþürüz, elbet bir gün! - Görüþeceðiz tabi!...

Hem de çok yakýnda!

Bana bak, Haceli. Sakýn ha, sen onlara uyma!

Gidiþleri iyi deðil onlarýn!

Ýþ çýðrýndan çýkmadan önce, iþi halledelim.

Bir serserilik yapmadan, önle kardeþlerini!

Mustafa! Sen de tez benim atý eðerle, doðru Kayaköy'e git.

Hülleci Þakir efendiyi bul.

Ýki eli kýzýl kanda da olsa, gelsin. Hadi, hemen fýrla! Çabuk!

Baþüstüne!

Bu kafayý deðiþtir, sen!

Dikine gitme! Sonra çok zararlý çýkarsýn.

Bir damla akýl yok kafanda! Sana boþuna "Deli Haceli" dememiþler!

Ýnsanýn kazdýðý temeli doldurmasý zordur, muhtar.

Deli Haceli için ölüm demek bu emme, biz ne yapalým!

Kara Bayram tarafý aðýr bastý bu iþte!

Biz de idare gubara dubara zanaatýný kullandýk!

Merhaba, Haceli efendi.

Kolay gelsin.

Oo, merhaba muhtar.

Kolaysa, baþýna gelsin!

Hoþgeldin, Þakir efendi.

Hoþ gördüm.

Nasýlsýn, Iraz hala? Destur var mý?

Sana, Sýhhýyeci Þakir'i getirdim.

Geçin bakalým!

Selamün aleyküm.

Geçmiþ olsun.

Hoþgeldiniz... Buyurun.

Yüzüne bakýlacak adam deðilsin, muhtar emme bak, benim oðlum gene sana selam verdi!

Misafirin yanýnda fazla baþ aðrýtmak doðru deðil, biliyorum emme, þuram acý dolu!

Biz buraya dýngýrtý dinlemeye gelmedik! Maksadým size bir iyilik etmek.

Hastanýz iyi olsun, ondan sonra istediðinizi yapýn!

Hadi, Þakir efendi. Sen iþine bak.

Suçsuz, günahsýz elin garibini dövdün. Ne hakkýn var, beline o kocaman taþý vurmaya!

Beyni soðuk herif! Deli oðlu, deli!

Ýnþallah, Hatça kurtulur.

Kurtulsun da sürünmeye razýyým, Kara Bayram'ýn kapýsýnda!

Sus, be!... Kapa çeneni!

Nasýldýr gelinin vaziyet i umumiyesi?

Ýyi. Birkaç gün iðneye devam etmemiz þart.

Ýðne vuruluyor diye merak etme, Irazca. Bunlarýn tüm parasýný, Haceli'den alacaðýz!

Peki, düþen çocuðumuz ne olacak, muhtar!

Ya þu bizim dövülmemizi, kim telafi edecek!

Ölseydik de bu günleri görmeseydik, Haceli aðam!

Deli Mehmet'in oðullarýnýn þaný lekelendi!

Alttan güreþenden kork zaten!

Bak, muhtar da eðileverdi birdenbire. Biz yenik düþtük!

Sen bizim sözümüzü dinlemedin. Öldür de, öldürelim. Vur de, vuralým!

Emme, sen tuttun kendi baþýna iþler yaptýn!

Konuþmayýn böyle! Gidin burdan!

Barutun üzerine ateþle yürümeyin!

Olan oldu, susun artýk!

Sen diþeyli aklýnla karýþma bu iþlere!

Aðamýn yerinde olsam, sana güzel bir dayak atardým!

Hem burda, evin yerinde!

Þuraya bak!

Bak muhtar kimin dalýna konmuþ, iyice anla. Anla da, sözüme gel!

Býrak bu pýsýrýklýðý!

Deli Mehmet'in oðullarýnýn yüzünü yerde koyma!

Selamün aleyküm, kardeþler.

Bugün cuma.

Nerdeyse, öðlen ezaný okunacak.

Hadi, býrak iþleri camiye gidelim.

Hutbeyi kaçýrmasak iyi olur.

Sonra, bir güzel düþünürüz ne yapacaðýmýzý!

Hadi, yürüyün bakalým.

Ey, cemaat ý müslimin...

Ey, ihvan ý din...

Hutbemiz, tevekküle dairdir.

Kendinize yapýlan bir kötülüðe, behemahal mukabele etmeye kalkýþmayýn!

Ulu Tanrýmýz, dünyadaki ufak tefek haksýzlýklarý düzeltmekten, aciz midir?

Onun, bu iþleri bu þekilde oluruna býrakmaktan...

Biz fanilerin akýl sýr erdiremeyeceðimiz, çok ince gayeleri ve dahi maksatlarý vardýr.

Þuna bütün benliðimizle emin olalým ki, hiçbir kötülük karþýlýksýz kalmayacaktýr.

Ama bu dünyada, ama öbür dünyada!

Bilinmez!

Sabýr kadar büyük meziyet, itidal kadar iyi huy, Allah nazarýnda mevcut deðildir.

- Bu son. Geçmiþ olsun. - Saðolasýn, elin dert görmesin!

Ey Þakir efendi, iþler bu hale geldikten sonra, ne edelim þimdi biz?

Mahkemenin yolunu mu tutalým? Yoksa, muhtarla uyuþalým mý?

Bana bir akýl ver.

Valla, kendiniz bilirsiniz.

Mahkemeye gidersen, Haceli de muhtar da ceza giyer.

Ama bunlar çok kurnaz herifler!

Sanmam ki muhtara diþ geçirebilesin!

Hadi, Haceli'nin dama girmesi kafi, peki ne geçecek eline?

Sonra da hapisten çýkýp, ebedi karþýna dikilecek!

Bu iþi burda kurutsanýz iyi olurdu.

Peki, dövüldüðümüz ne olacak!

Hatça'nýn bu hale geliþinin hesabýný kimden soracaz!

Kimseden!

Çýkmaz yol bunlar.

Köy yerinde, iþini kendin halledeceksin!

Bir tilki gelecek diye, her gece dutta tüneyeceksin yani?

Evet, Iraz teyze, baþka çare yok.

Teyze... Iraz teyze... Bayram dayý!

Yetiþin Bayram dayý, anamý yýlan soktu!

Þakir efendi, yürü kardeþim! Medet senden.

Çantamý alayým, hemen gidelim!

Koþ!... Hadi!

- Yara nerede? - Sað bacaðýnda.

Vah, kardaþým!

Hemen, sýcak su yapýn!

Bir de maþa kýzdýrýn.

Þu iðne de bir güzel kaynasýn.

Bir de ip lazým... Hemen bacaðý açýða alýn!

Yýlanlar yýlanken bile öçlerini bizde komadýlar.

Biz insan olduðumuz halde, düþmanlarýmýz karþýsýnda boynu bükük, týrsmýþ duruyoruz!

Yýlanlar kadar olamadýk. Yazýklar olsun bize!

Ýnsan haysiyetine yakýþmaz bu! Adam dediðin düþmanýný tanýmalý!

Ve de hiç bir zaman öcünü yerde komamalý!

Þikayetimizi yapacaz!

Deðil Haceli, deðil muhtar, feriþtahlarý gelse bizi bundan alýkoyamazlar!

Davran, Bayram! Yarýn, kasabaya gidiyoruz!

Doðru cumhuriyetin mudde i umumisine!

Son

Altyazý: alikarnas@hotmail.com

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.