Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne kadar yalansız, o kadar iyi.
Peki hiç beni kırmamak için yalan söylediğin oldu mu mesela?
İi, olmadı.
Hiç mi?
Hiç.
Mesela birine aşıksın, onun yalan söylediğini anlıyorsun. Affeder misin?
Aşk affeder mi?
Bilmem.
Affederim herhalde.
Sevgilim.
Yalancı bile olsa sevdiğimdir.
Ama yıpranır.
Aşk yıpranınca da güven konuşulmaya başlar.
Güven konuşulunca da...
...aşk ölmeye yatar.
Dur ya, ölüm falan deme hemen.
Ya ben böyle...
...yaşadığım ilişkiyle, sevdiğim insanla ilgili...
...büyük büyük laflar konuşmayı sevmiyorum.
Böyle kötü kötü enerjileri...
...üstümüze çekiyormuşuz gibi geliyor.
Neleri?
İşte imrenenleri, kıskananları.
Yok o işe.
Yalan söylemeni istemem Deniz.
Senin için üzülürüm çünkü.
Yalancılar, neden bilmiyorum, doğalları oluyor.
Kimseye inanmıyorlar.
Herkesi kandırdıkları için...
...hep kandırılmaktan korkuyorlar.
Ben de şöyle düşünüyorum.
Eğer...
Aşklar, her yalanı affediyorsa...
...birbirlerini hoşgörebiliyorsa...
...acaba...
...aşk ve dürüstlük...
...aynı evde yaşamıyor mu?
Yoksa...
Böyle şeyler nereden aklına geliyor?
Ya ne bileyim, aşklar...
...sürekli...
...yeminler ediyorlar.
Birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini söylüyorlar.
Ondan sonra...
...onca yalan dolanana rağmen...
...birbirlerini affediyorlar.
Bu da siz komşura komşura beni yeniyorsun.
Farkında değil mi sanma?
Zar geliyor.
Ne zar geliyor ya?
Hep mi zar geliyor?
Hep geliyor.
Seviyorum Deniz'e.
Ne yapayım?
Ben de seni seviyorum.
Sen neden hiç bizden azabı çekmiyorsun Deniz?
Vicdan senin olacak mı?
O ağlayınca, o kaybolunca mı anneciğim?
Hatırlıyorsun hata yaptım.
Senin kalbin atmayan...
Kalbin yok mu senin dedi?
Kalbin yok mu senin?
Kaldır açtı müşteri portföy hakkınızda.
Acil bir toplantı istiyorlar.
Tamamdır Barbaros Bey.
Saat kaç?
On yirmi iki.
On iki bir yerim o zaman.
Ne gülüyorsun lan?
Seviyorum lan seni Erol.
Var bir şeylerin ama seviyorum seni.
Bırak şimdi bir şey mi isteyeceksin?
Bir şeyden...
Bir şeyden...
Beyefendi nasıl yardımcı olabilirim?
Bırak!
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Hemen bir yardımcı alırsan, ambulans yardımcı.
Hemen ambulans lazım.
Ne oluyor orada?
Ne?
Tamam, tamam.
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Bu ne?
Ne?
Ne gerek var bu kadar tilaş yapmaya?
Çok panik yaptım.
Eğer şiriketi ilgilendiren bir hataysa...
...çok istiyorum.
Bunu bilmeni istiyorum.
Anladım Baybos bir ben bir hastaneye gideyim.
Adamın hayatı söz konusu ya.
...sizi duyamıyor biliyorsunuz değil mi?
Olsun.
Belki bir duyan olur.
M.K.
M.K.
M.K.
Geldik buraya kadar. Adam kalp krizi geçirmiş.
Adama bir şey olmasın diye buradayız.
Onu kalbiye vurmadan söyleseydin ya.
Vampirsiniz lan siz. Kanın emersiniz lan siz.
Bittin oğlum sen. Bittin lan.
O ne yer Vedat'a bir şey olsun. Seni mahkemelerde süründürürüm.
Biz de adam iyi olsun istiyoruz ya.
Tamam ne eder? Para pul mu?
Çözelim tamam. Zararınız neyse çözelim.
Bizim bir şeyden kaçtığımız yok.
Alın burada. Kart elimde.
Neyse vereyim size. Ödemesini yapalım.
Zararınızı telafi edelim.
Paran batsın be.
Abla dur konuşalım.
En işin en bak kayıtları da var. Tamam mı? Dur sakin ol.
Bu iş riskli iş.
Kaybetmek bu işin doğasında var.
Vedat Bey ile ben daha önce konuştum.
Riski almak isteyen kendisi.
Ben ama yine de geldim. Buradayım.
Yardımcı olmaya çalışıyorum.
Mağdur olmayın istiyorum.
Abla borcun ödesin bu.
Daha fazlasını verecek o.
Kandırdı Vedat'ı diyorum sana.
Para verip kurtulsun mu?
Abla mahkeme çok uzar. Biz evveli alalım.
Tamam mı?
Bana bak lan. Peşin param var mı lan senin ha?
Bak kardeşim bir sakin ol.
Var paramız var.
Tamam.
Sakin olun ya.
Birlikteyiz bu işte.
Tamam.
Çözeceğiz.
Halledeceğiz ya.
Geçin ben de geliyorum zaten birazdan.
Deniz.
Deniz.
İyi misin sen?
Ben iyiyim.
Ben her şeyi hallettim.
Herkesle konuştum.
Kimse ağzını açmayacak.
Hiçbir şey anlatmayacak hiçbir yerde.
PR ekibiyle toplantı yaptım.
Bayağı uzun sürdü.
Ama mükemmel bir metin yazdım.
Şimdi bir oda ayarladım.
Halledeceğiz hadi.
Metin?
Halledeceğiz.
Zamanımız yok ama çabuk olmamız lazım.
Hadi bir tanem hadi sevgilim.
Nasıl beğendin mi Metin'i?
Nilüfer yazdı.
Eğer ezberlersen hemen sosyal medyada paylaşacağız.
Ezberleyebilecek misin?
Bak istersen al.
Şöyle şuradan tutayım.
Yani buna gerek var mı ya gerçekten?
Sonuçta biz hani bunu olabilir böyle şeyler.
Bizim şirkette doğrudan bir şeyimiz yok.
Bilintimiz.
Deniz'ciğim.
Böyle çok daha iyi olacak.
Güven bize.
Uyum oğlu.
Hadi bakalım.
Başla ha.
Tamam.
Hazır mıyız Ömer?
Evet hazırız hazırız.
Hadi o zaman.
3, 2, 1.
Merhabalar ben Deniz Yolcu.
Şirkette lead investment strategist olarak çalışmaktayım.
Kurumumuz geçen yıl köy okulları projesine destek vererek köy okullarının dış yapı...
Öbü bir dakika.
Ama sen okuyorsun Deniz.
Okuyorum.
Ben hiçbir şey inanmıyorum yani şu anda.
Bak her gün şirkete geliyoruz.
Birbirimize yalan söylüyoruz ya.
Aynı onun gibi yapacaksın.
Muş gibi yapacaksın.
Ama gerçekçi böyle duygusal.
Böyle hissedelim şunu ya.
Hissedelim.
Hani duygusal.
Deniz sen ağlayabilir misin?
Ağla.
Ağlayacaksın ya.
Şey var mı ya bizde?
Gözyaşı.
Ben gerek kalmaz sandım ama.
Ömer kapatalım kaydı.
Benim şu kızım var ya.
Mükemmel ya.
Her şeyi biliyorum.
Gerek var mı?
Gerek var.
Belli ki var.
Hadi.
Deniz.
Seni üzen şeyleri düşün.
Tamam mı?
Tek başınasın.
Yapayalnızsın.
Ne yaparsan yap olmuyor.
Hep başarısız hissediyorsun.
Sürekli başa dönüyorsun.
Sürekli.
Seni seven bir kişi bile yok.
Sana güvenen kimse kalmamış etrafında.
Berbat bir haldesin.
Çok iyi.
Ömer.
Kayıta.
Merhabalar.
Ben Deniz Yolcu.
Şirketimizde lead investment strategist olarak çalışmaktayım.
Hocam bir bakar mısın?
Ya senden bir ricam olacak.
Olur mu?
Şimdi benim bir akrabam var.
Hasta.
Kimsesi de yok.
Şimdi durumu belirsiz.
Benim de bir hızlıdan çıkmam lazım.
Adı Vedat Demirtaş.
Sen de neyiz ya?
Sen beni gör.
Ben de seni göreyim.
Onun başına bir şey gelirse durumuyla ilgili.
Bana bir bilgi verirsin.
Olur mu?
Ben sana şimdi bir hızlıdan numaramı vereyim.
Şuraya yazayım.
Hemen şimdi kaydedeyim.
Benim adım Deniz.
Tamam.
Şuraya da yazdım.
Bir şey olursa söylersin.
Tamam.
Sağ olasın.
Tamam.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Vicdan Hanım bizden sayılır.
Ziyaretçi değil ki o.
Sağ olsun amcalar ve teyzelerle konuşmaya geliyor.
Gönüllü olarak.
Süper anladım.
Tamam o zaman teşekkür ederim.
Sağ olun.
Vicdan Hanım.
Kıyamet günü geldiğinde, melekler böyle dizi dizi dizildiğinde, cehennem dünyaya indiğinde işte ancak o zaman insan oğlunun aklı başına gelecek ama ne fayda?
Keşke diyeceğim.
Ah ah keşke.
Keşke ben bu hayatı başka türlü yaşasaydım.
Cevair amca sen böyle konuşmazdın.
Seni üzen bir şey mi oldu?
Yok.
Yok kızım.
Beni bilirsin.
Ben her zaman böyle değilim.
Ama işte bazen içime bir acı oturuyor.
Hani her insanın içinde bir su vardır ya.
Bazen acılaşır, bazen tatlılaşır.
E hep tatlı kalsın.
Niye acılaşıyor ki?
Öyle olur.
Acı da lazım.
Gece de lazım.
Gündüz de lazım.
Ama insanlar hep şerbet içmek istiyorlar.
Olmaz öyle.
Olmaz.
Cevair amca.
Burada bir şey mi oldu?
Yani bir sıkıntı falan mı oldu?
Bak söyle ben hemen çözeyim.
En az içeceğimiz şey şerbet kısmı.
Kendini kandırmayacaksın.
İnsan utanırsa iyileşir.
Tövbe edeceksin.
Tövbe edeceksin.
Tövbe.
Benim oğlum mesela.
Zavallı.
Hep şerbetin peşinde.
Ama içi acılar içerisinde.
Kıvranıyor ben biliyorum.
Oğlunuz mu bir şey yaptı?
Yok canım yok.
Babana ne yapabilir ki?
Ben onun için yok hükmündeyim.
Yokum ki.
Ne yapıyorsa kendine yapıyor.
Salak salak öyle ortalarda dolanıyor.
Gücün meftunu olmuş.
Paranın zavallısı.
Zavallı bir insan işte.
Ne yapabilir ki bana?
Ne anlatıyorsun ya yine sen?
Bak gördün mü?
Geldi işte şerbetçi başı.
Siz?
Bu benim oğlum kızım.
Selam.
Semtime bile uğramayan.
Beni buraya bırakan.
Ancak buranın aidatını ödediği zaman oğlum olan.
Zavallı borsacı Deniz.
Ne anlatıyorsun yine ya?
Ne anlatıyorsun?
Ben miyim şerbetçi?
Bana mı soruyorsun?
Kime soracağım?
Sana soruyorum tabii.
Ne güzel ya.
Seni tanımayan birine.
Bana neler yaptığını bilmeyen birine.
Evliya gibi salla yavrum salla.
Deniz Bey.
Konuşacak mıyız yoksa her zamanki gibi bağırıp çağırıp...
Ben sana bağırmıyorum.
Yalan söyleme diyorum.
Atma.
Rol kesme insanlara.
Deniz Bey kavga mı edeceksin?
Yalan söylüyor bir şey.
Yalan dolar anlattıkları ya.
Ben bir dakika ya.
Ben senin dediğin gibi biriysem sen nesin?
Bana bir söylesene.
Ben ne miyim?
Bir çöp gibi buraya.
Kenara fırlattı.
Zavallı.
Yaşlı.
İhtiyar bir adamdan başka ben neyim ki?
Ben neyim ki?
Ya tamam bırak demagojiyi.
Tamam bırak.
Ben şerbetçiysem sen bunun üç katısın, beş katısın, on katısın be.
Tamam oğlum tamam tamam yeter.
Ben öyle olayım.
Ya tamam bırak şu rolleri.
Harbiden gelemiyorum ya.
Neyin rolleri bu ya?
Ne oluyoruz ya?
Senin biliyor musun zamanında dolandırıcı olduğunu?
Biliyor musun hırsız olduğunu?
Biliyor musun içeride yattığını?
Her numara var be sende.
Tamam tamam oğlum ben öyle olayım.
Ben öyle olayım.
Sen yeter ki bağırma bana.
Ne oldu lan sikik he?
Uf mu oldun sen?
Söyle bakayım.
Çocukken baban seni çok mu dövüyordu?
Çok mu acıdı sen he?
Niye yapıyorsun ya bunu?
Ulan ben sana sert oluyordum ya.
Ulan sen sert olamayacağını biliyordum ben.
Niye yapıyorsun bunu niye?
Ulan camın kenarında bizi dinlediğini görmedin mi?
Acaba baban ne diyecek diyor.
Orada cam kenarında mahalle karıları gibi beni dinliyordum be.
Al işte bak bir malzeme vardım.
Hadi yürü yürü yürü.
Sikik seni.
Ayşe pardon.
Yüzdenin yoldunuz mu?
Babanızla kavga etmişsiniz.
Kavga etmedik ya tartıştık.
Bakın Deniz Bey siz buraya gelip gidiyorsunuz.
Ama biz günlerimizi geçiriyoruz onlarla.
Bu tür mutsuzluklar kolay telafi edilmiyor.
Sizden rica ediyorum.
Lütfen babanızla tartışacaksanız buraya gelmeyin.
Kendinizi tutun.
Bu kapıdan içeri sadece ilimsellik ve minnet girmeli.
Doğru doğru haklısınız ya.
Benim benim için ben bazı sorunlarım var.
Babamla çözemediğim.
O yüzden yani şey değil.
Vijan Hanım biraz önce çıktı.
Böyle tamam teşekkürler.
Vicdan.
Vicdan.
Buyurun Deniz Bey.
Ya bana de Bey deme ne olur lütfen.
Bak hastanede de söyledim sana.
Ben seni çok iyi tanıyorum.
Tuhaf göründüğünün farkındayım.
Yani.
Bak deli olduğumu düşünüyorsun.
Tuhaf olduğunuzu düşünüyorum.
Belli ki anlatmak istedikleriniz var.
Eğer anlatırsanız ben de size yardımcı olabilmeyi isterim açıkçası.
Evet lütfen bana yardımcı ol.
Çünkü ben gerçekten zor bir pozisyondayım.
Buyurun dinliyorum.
Anlatın lütfen.
Biz de Amislerine sevgiliyiz.
Benim neden bundan haberim yok?
Çünkü ben.
Zamanı tekrar tekrar yaşıyorum.
Tamam sürekli başa dönüyorum.
Ve farklı şekillerde yaşıyorum.
Birinde mesela.
Bugün hasta yakınlarıyla konuştuğum.
O kişi.
Kalp krizi geçiren kişi.
Seni rehin almıştı.
Geçen sefer derken.
Yani işte o aynı zamanı.
Benim tekrar yaşamamdan bahsediyorum.
Farklı şekillerde oluyor sürekli.
Mesela bir seferinde de finans danışmanıydın.
Benim gibi.
İnanmıyorsun, inanmıyorsun, inanmıyorsun.
Farkındayım.
Ben de inanmam.
Ben de inanmazdım senin yerinde olsam.
Çünkü çok saçma.
Ama...
Durum bu.
Bitti mi?
Bitmedi.
Bak.
Aklınla ve kalbınla hareket etmezsin mesela.
Sezgilerinle hareket edersin.
Hem şu anda beni dinliyorsun.
Mesela.
Hafif olmalı insan dersin.
Hatta bir sözün daha var senin.
Şey dersin.
Terezi daima hafif olanı yukarı çekermiş.
Yoksa bu söz deme kayboldu zamanların birinde.
Niye o derim ben bunu?
Ha?
Değil mi?
Hatta birinde şeyi konuşmuştuk.
Deniz Bey.
Bakın ben sizinle ikinci kez karşılaşıyorum.
İkinci kez konuşuyorum.
O yüzden rica ettiniz.
Ben de sizi şu an dinliyorum.
Lütfen.
Biliyorum Bici.
Çünkü sen hep dinlersin.
Herkes konuşmak istiyor.
Ama sen dinliyorsun hep.
Herkes kendini diğerlerinden daha akıllı zannediyor.
Daha değerli, daha kıymetli zannediyor.
Herkes sadece konuşmak istiyor.
Ama sen dinliyorsun Hüce.
Ama siz babanızı dinlemediniz Deniz Bey.
Yalan söylüyor çünkü.
Söylesin.
Söylesin.
Bırakın o da onun hikayesi olsun.
Kalan ömründe kendini inandırabileceği yalan da olsa bir hikayesi olsun.
Olmasına izin verin de kaybedersiniz.
Kişis kısır daha çok dinleseydim hiç.
Gidiyor musun?
Bakın ben gitmeliyim artık.
Belli ki.
Yani mutlaka sizin de bir hikayeniz vardır.
Ama siz şunu anlamıyorsunuz.
Hastanede o aileyle didişen, babasıyla burada bu şekilde kavga eden biri zaten benim erkek arkadaşım, sevgilim olamaz.
Ben bunu biliyorum.
Olur.
Bakın hikayeniz oldukça kafa karıştırıcı.
Ama bir taraftan da çok romantik.
Hoşçakalın, Deniz Bey.
Hoşçakalın, Deniz Bey.
Efendim.
Abi, haber verdi değilim. Hastaneden arıyorum.
Ha evet.
Allah rahmet eylesin. Hastayı kaybetmişiz.
Ben.
Ben...
Ben...
Ben...
Bu ne ya?
Deniz bir gelsene.
Adamın karan parça etmiş.
Skip atmış adamı ya.
Ne be?
Çimdüreceğim ya.
Yani tam finansal olarak işler yoluna girmişken,
dengeyi tutturmuşken aklım almıyor.
Bak yine yapıyorsun bana.
Bana şu anda üzülecek biri lazım değil Deniz?
Bana bu durumun olmasını engelleyecek biri lazım.
Anlamadım.
Adam sence niye şirkete geldi?
Çayını kahvesini içmeye gelmemiş belli yani.
Adamı evirip çekiririp yolmuşsun Deniz ya.
Anlamadım.
Anlamadım, anlamadım.
Yeter be.
Ne var ya tuz?
Bak biz var ya sabahtan beri senin peşindeyiz.
Neredesin sen?
Burada değilsen, şirketli değilsen.
Sen ne yapıyorsun ya?
Başka şirketlere danışmanlık falan mı yapıyorsun sen?
Ya çok pardon.
Bunu konuşmanın sırası mı şu an?
Birisi öldü.
Ve siz şu an bunu konuşuyorsun ya.
Başka zaman konuşsak olmuyor mu?
Biz niye buradayız senin götünden ayrılmıyoruz ha?
Çıktıracağım ya.
Bak Nilüfer dedim sana bu bir bok anlamayacak dedim sana.
Bak bu boş boş konuşuyor.
Deniz, Deniz'ciğim.
Şimdi biz şirket olarak bir yatırım ortaklığına giriyoruz.
Bir adam senin yüzünden yurtdışan bir an.
Anlamıyor mu?
Bak anlamayacak dedim sana.
Bizim madden çok büyük bir kaybımız var.
Anlıyor musun?
Bizim bir karar vermemiz gerekiyor.
Pardon biz.
Biz şu an aynı şeyleri konuşmuyoruz.
Ben size bir ölünün olduğunu söylüyorum.
Siz bana hala paranızı anlatıyorsunuz.
Ben anlamıyorum.
Kovuldum.
Kovuldum.
Ben babamı anlıyorum aslında.
Bir sorumlu gerekiyordu.
Ve etik bir karar alması gerekiyordu şirketin.
Bak ne yap biliyor musun?
Bence bir tatile çık.
Ya bir hava değişikliği en azından.
Onu düşünüyordum az önce.
Altı ay falan gitsen aslında.
Hem sana iyi gelir hem buradaki herkes her şeyi unutur.
Londra çok iyi gelebilir sana.
Nilüfer ne diyorsun ya?
Bak ben seni de anlıyorum.
Sinirlisin ve çok normal.
Ama Deniz ben devam edemem.
Neye?
İlişkimize.
Çünkü muhakkak duyulur.
Ve bu da şirket için başka bir felaket olur.
Yani tüm bunların hepsi göstermelik bir ceza gibi gözükecek.
Nilüfer sorun değil.
Ben de zaten sana aşık değildim.
Tamam profesyonel bir aptallıkla yaptım.
O yüzden sorun değil.
Siz kovmuyorsunuz.
Ben kendimi istifade ediyorum demek için.
Sence de biraz geç kalmadın mı gerizekalı?
Babam hep söylerdi.
Çocuk esnaf kokuyor diye.
Yine haklı çıktı.
Ne diyebilirim ki?
Hepimizin başı sağ olsun.
Çok üzgünüz.
Bunun telafisi yok.
Hiç de yok.
Mümkün değil.
Her zaman ailenin yanındayız.
Sadece bugün değil.
Daima her zaman.
Manevi anlamda.
Hem de maddi anlamda.
Yani içiniz rahat olsun.
Başka bir konu daha çok önemli.
Bunun altını çizerek söylüyorum.
bu trajedinin sorumlusu hakkında bizzat bizzat biz ve avukatlarımız savcılığa başvuracağız.
Konunun her koşulda takipçisiyiz.
İsteyen işlemi katili bana teklif etti bizi.
Ne oluyor ya?
Anlam.
Anlam.
Anlam.
Sen öldün.
Bu iş burada bitmedi Deniz.
Bu iş burada bitmedi.
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
MÜZİK
Hizlendim.
Bak, bak, bak.
Gözlerim dağılda.
Bir daha deneyim mi diyorsun?
Ha?
Hizlendim.
Bir daha mı başlayacağım?
Bir daha mı başlayacağım?
Bir daha mı başlayacağım?
Bir daha mı başlayacağım?
Ya son hakkınızı?
Ha?
Ne oldu?
Vicdan elden gidiyor mu Deniz?
Ne oldu Deniz?
Vicdan elden gidiyor mu?
Ha?
Ha?
Lan mal!
Sana ya son hakkıysa..."
diye soruyorum.
O zaman
Bende
köfkten kaçsen
Mutlu bir tavşan olalım.
Ç kör.
Kapa gözünü, kapa.
Gözünü kapa.
Gözünü kapa.
Gel Vedat, gel Vedat.
Gel Vedat, işte bu.
Para mı istiyorsun?
Para olacak Vedat.
Ne istiyorsan olacak Vedat.
Ne istiyorsan olacak Vedat.
Ne istiyorsan olacak Vedat.
Her şeyi ne yapacağız şimdi?
Hadi bakalım.
Baba.
Beyefendi.
Beyefendi.
Hiç tahmin etmeyeceğim ben de.
Vedat Bey.
Beyefendi.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.