Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Transcrito por TurboScribe.ai. Actualizar a Ilimitado para eliminar este mensaje.) ...müthimi vardır acaba, onun yanında mıdır diye soruyor
işte, anlatsana Ferit.
Bu kadar da değildir yani.
O zaman şöyle yapalım, içeri geçelim.
Ne yapacağımıza karar veririz.
Yani ben de arayıp iptal edebilirim terapiyi.
Yok, yok Seyran.
Siz iptal etmeyin şimdi randevuyu.
Aldınız o kadar.
Siz gidin ablana.
Siz ne yapacaksınız?
Ben bulurum babamı ya.
Rahat ol, hallederim.
Sana da haber veririm.
Şimdi korumalar, şoförler falan her şey hazır.
Gidesiniz.
Ferit, ya kötü bir durum varsa?
Yok Seyran ya.
Ne kötü bir durum olacak?
Rahat ol, ben bulacağım babamı.
Bir şey yoktur zaten.
Tamam mı?
Gidin siz hem şimdi ablan da ilk kez
geliyor falan.
Vazgeçmesin, tamam mı?
Tamam.
O zaman bana haber ver.
Tamam.
Tamam.
Abi, bu araçta takipçi sistemi yok mu?
Var.
Yani sabit gösteriyor.
Ben çocuklar baksın nedir, neyin nesidir diye gönderdim
de.
Ama sen de istiyorsan bir bak telefona.
Allah Allah.
Ne alakası şimdi ya?
Ferit, müsait olunca beni arar mısın?
Önemli olabilir.
Ne oldu?
Bir şey mi oldu?
Dayımla baban arasında bir durum var galiba Ferit.
Tam anlayamadım.
Aramanı bekliyorum.
Pelin yazmış.
Şey yapmasın diyeceksin.
Dur, bilmiyorum.
Ben tam anlamadım.
Abi, sen herkesi topla.
Dedemle falan salona topla.
Ben bir şu Pelin'le konuşayım.
Tamam.
Alo?
Ferit?
Pelin, ne oldu?
Ara demişsin beni.
Ne oluyor ya?
Dayım dün bir kadınla konuşuyordu telefonda.
Biz tabii pırılda başta önemsemedik ama...
...sonra Orhan amcanın adını geçirdiler.
Getireceğim falan gibi bir şeydi.
Tabii ben konuyu bilmiyorum.
Kızım, Allah Allah.
Ne kadını ya?
Ne oluyor?
Babam yok ortada.
Ferit, tamam.
Dur, bir sakin ol da.
Mezide mi?
Öyle bir şeyler söyledi.
Mezide.
Alo?
Dede!
Orhan, oğlum kalk geldik.
Kalk oğlum, uyan.
Kalk lan.
Kalk.
Bak kim geldi.
Beni görünce şaşırdığına göre az çok kim olduğumu
anladım.
Ben sana değil de şu yanındaki şerefsize şaşırıyorum.
Bu kadarını senden bile beklemezdim.
Bana mı şaşırdın?
Bu şekilde beni bağlayıp adamlarını dövdürtmedin mi lan
sen?
Tamam.
Zaten akşamdan beri edeceğini yetmişim.
Bırak halletmem.
Değil mi?
Değil mi?
Anam rahmetliydi.
Çok severdim.
Tanımazdım.
Ama çok severdim.
Halisi hattı cayar etmedi ya...
...ben de yeri bir başı kadar.
Lütfen, lütfen.
Lütfen, konuşma ya da ne yapacaksan yap ama
dikkat et.
Geçen sefer oğlumdan oldun, bu sefer canımdan oldun.
Oğul.
Ne diyorsun?
Bende can kaldı mı ki?
Doğru.
Geçen sefer ben oğlumdan oldum.
Ama bakalım bu sefer kim olacak?
Sen mi, baban mı?
Korkutucu.
Ama benden korkutucu.
Şuradan odun kapının bir, odun bir şey getirin
lan.
Benim aklım evde kaldı ya.
İçim hiç rahat değil.
Vallahi bir laf vardır ablacığım.
Ablacığım, kız halaya, oğlan dayıya çeker diye.
Kaya'nın gece gezmelerinden, gecenin nerede bittiğini biliyoruz
aslında.
Yok abla, hiç sanmıyorum.
Son zamanlarda Gülgün anneyle arası gayet iyiydi.
Ben kötü bir şey varsa ondan korkuyorum asıl.
Ablacığım, biz boş verelim mi bunları?
Ne dersin?
Bizim konuşmamız gereken daha önemli şeyler var ya...
...mesela senin sağlığın gibi.
Abla.
Tamam, tamam.
Ama gittiğimizde konuşacağız bütün bunları.
Tamam mı?
Tamam, tamam.
Tekrar soracağım Ferit'e.
İçim hiç rahat değil.
İnşallah bir haber vardır.
Her şey yolunda, merak etme.
Babam şirkette kalmış gece.
Onun kahvesi hakim şu an.
Arayacağım sonra.
Girebilecekleri her deliğe adam göndereceksiniz.
Her ihtimali dikkate alacaksınız.
Arabanın olduğu yerdeki kameralardan haber var mı?
Bilgi istiyorum.
Hemen, hemen sizden.
Mümkünse ağam, beyefendinin yardımlarını arz ediyor.
Durum çok hassas.
Siz bir telefon konuşması ayarlasınız.
Hiçbiriniz beş para etmezsiniz.
Beceriksizler sürüsü.
Abi, gel benimle.
Ferit Bey.
Ferit Bey.
Ferit Efendi.
Abi, ben Pelin'in yanına gidiyorum.
O da şimdi dayısını arıyor.
Onu araştırıyordur.
Bir şey çıkarsa ondan çıkar.
Tamam, ben geleyim.
Sen ne yapacaksın?
Hayıra bayırsan burada lazımsın.
Ne gerekiyorsa söyle, yapalım Ferit.
Ferit Efendi, bak her şeye hazırlıklı olmamız lazım.
Tamam mı?
Yerini bulur bulmaz harekete geçeceğiz çünkü.
Tamamdır.
Sen hiç merak etme.
Şirketteki adamlar da hazırda bekliyorlar.
Şirket yetmez ya.
Şirket yetmez sadece.
Abi, kim varsa toparlayın.
Tamam mı?
Haydi.
Gel Mesut.
Hemen gel.
Muhammed, Mesut.
Şirkettekileri arayın.
Ekstraları da çağırın.
Tamam mı?
Dikkat ediyorsunuz.
Hoş geldiniz Seyran Hanım.
Hoş buldum.
Ablam, Suna.
Memnun oldum Sinan Hanım.
Ben de Pınar.
Doktor hanım odasında mı?
Evet, odasında.
Siz geçin, ben haber vereceğim.
Giriniz.
Hoş geldiniz Seyran Hanım.
Hoş buldum.
Buyurun, böyle geçebilirsiniz.
Evet, ikinci seansımız.
İlkine göre kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Daha rahatım.
Yani sizinle konuşmak bana iyi geldi.
Hatta ablam da geldi burada benimle şu an.
Evet, haberini aldım.
Ben de çok isterim kendisiyle tanışmayı.
O mu size eşlik etmek istedi?
Yok.
Ablam kendini...
...yani biraz mecbur hissetti diyelim.
Mecbur?
Niye öyle söylediniz?
Hastalığımı öğrendi ablam, doktor hanım.
Siz söylediniz herhalde.
Yok, ben söylemedim.
Ben söyleyebilsem zaten ilk eşime söylerdim.
Ferit'e.
Ama şu an inkar aşamasında.
Allah'tan kendini bırakmadı.
Ama tabii ki kabullenmek durumunda kalacak bu durumu.
Zaman geçtikçe.
Ama tek korkum ağzından kaçırması.
Gerçekten.
Yani Seyran Hanım, gerçekten tek korkunuz...
...hasta olduğunuzu öğrenmesini.
Ölümden korkup korkmadığımı soruyorsanız eğer...
Bilmiyorum.
Açıkçası hiç düşünmedim bunu.
Ama sanmıyorum.
Ben sormadım.
Bu soruyu siz kendi kendinize sordunuz.
Ama galiba çok net bir yanıtınız yok.
Açıkçası pek bunu düşünmek istemiyorum.
Söylemem.
Neden?
Çünkü eğer korkarsam...
...çevremdeki insanlar daha çok endişelenmezler mi?
Yani daha çok üzülmezler mi?
Yani sizin korkularınızın, endişelerinizin...
...yani sizin duygularınızın hiç önemi yok mu?
Yani ben ölüp gideceğim zaten.
Değişen bir şey olmayacak ki.
Ama onlar hayatlarına devam etmek zorundalar.
En azından...
...bir şekilde bana yardımcı olabilirsiniz bu süreçte.
Ya da ne bileyim, onlara destek olacağınızı bilirsem
eğer...
Yani onları bana emanet edebilirsiniz.
Öyle mi?
Öyle.
Pelin.
Ferit, ben senden çok özür dilerim.
Ben durumun bu kadar ciddi olduğunu bilmiyordum.
Eğer bilseydim akşam bir şekilde sana haber vermeye
çalışırdım.
Hayır, benim salak kafam.
Senin mesajını okumadan kapattım telefonu.
Bir haber var mı?
Dayımın telefonu kapalı hâlâ.
Ama Pırıl korumalardan bilgi aldı.
Şantiye de olacağım demiş.
Süper.
En azından yerini biliyoruz.
Pelin, bak bizim acele edip ne yapıp ne
edip babamı kurtarmamız lazım.
Tam olarak emin değilim.
Dayımın aynı anda yürüttüğü üç tane inşaatı var.
İkisi şehir içinde.
Birisi biraz daha uzakta kalıyor.
Yani adam falan yollayayım diyeceğim ama...
Hayır, hayır.
Sen bu uzaktaki yerin bir yerini biliyor musun?
Bana tarif edebilir misin bunu?
Tamam, ben zaten o yüzden geldim.
Sen eğer hastaneye gelseydin şüphelenirdi korumalar senden.
Ben götüreceğim seni.
Yalnız yollamam zaten.
Hayır, Pelin.
Ne yaşayacağımızı bilmiyoruz zaten.
Git annenin yanına bekle sen.
Annem uyansa da zaten ben ona yardımcı olamayacağım
ki.
Bak, senin yanında olursam eğer...
...ne bileyim seni yaklaştırabilirim, içeri sokabilirim bir şekilde.
Hem başına bir şey gelse kimsenin haberi olmaz
orada.
Tamam, tamam.
Hadi o zaman.
Hadi, dikkat et.
Zehra Hanım, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
İyiyim.
Bir şey soracağım size.
Az önce dediniz ya emanet etmek diye.
Bu yanlış bir şey mi?
Yani sevdiklerimi...
...emanet etmek yanlış mı sizce?
Yok canım, niye yanlış bir şey olsun?
Elbette hepimiz sevdiğimiz herkesin mutlu, huzurlu olduğunu bilmek
isteriz.
Ama sevdiğimiz birinin yardıma ihtiyacı olduğunu bildiğimizde...
...hemen koşup gitmek, derdine ortak olmak...
...tabiri caizse ona sahip çıkmak isteriz.
Değil mi?
Size sahip çıkan birileri var mı?
Yani kendinizi böyle tamamen onun yanında...
...rahat, güvende hissettiğiniz birileri.
Ferit.
Ferit Bey eşiniz.
Doğru, evet.
Geçen haftaki seansımızda aranızdaki bağı anlatışınızı hatırlıyorum.
Peki, siz hiç kendinize sahip çıktınız mı?
Yani eşinizi, Ferit Bey'i sevdiğiniz kadar kendinizi
sevdiniz mi?
Vay, vay, vay.
Ölenin arkasından toprağı bol olsun diyorlar ya...
...ama bu Orhan Korhan bir özelliği var adamın.
Betonu bol olsun diyeceğiz.
Nasıl espriler?
İyi de bu iş benim içime hiç sinmedi.
Neden?
Halis oğlunun ölüsünü kendi elleriyle toprağa koysaydı daha
iyiydi.
Şimdi hiçbir haber olmayacak mı?
Sen rahat ol.
Hatıra bir şey göndermek istiyorsan...
...o parçayı gömmeyiz, gönderirsin.
Neresini istiyorsun?
Ağabey, bizim araçlardan biri geliyor.
Elin Hanım var içinde.
Elin mi?
Manyak mı bu kız ya?
Sen ne işin var burada?
Zerrin'le bir şey mi oldu?
Annemle bir alakası yok dayı.
Orhan amcayla alakalı.
Orhan amca ne lan?
Orhan amca ne lan?
Beni benimden mi vermek istiyorsun kızım sen?
Dayı, sen saçma sapan bir şey yapma diye
geldim ben buraya.
Herkesin haberi var senin işin içinde olduğundan.
Kimin haberi var lan?
Kim söyledi sana?
Ferit mi söyledi?
Saçmalama dayı.
Dua et, saçmalayayım.
Eğer saçmalamıyor olursan bugün üç kişiyi betona gömeceğim...
...onlardan birisi de sen olursun Ferit.
O ufacık beyninizle bana kumpas kurmadınız değil mi?
Sarın lan arabayı!
Aç, aç, aç.
Vagan temiz ağabey.
Ferit, duyuyor musun beni?
Duyuyorum ağabey.
Tamam.
Hazır mısın ağabeyciğim?
Hazırım ağabey.
Beni şeyhimiz uzaklaştırırsa önün açık.
Başlıyorum.
Kızı koru!
Kızı koru!
Sana yaşaman için bir fırsat.
Sakın ama sakın buradan çıkma.
Tamam mı?
Ferit.
Kıpırdama.
Oğlum arkanı dikkat et.
Kıpırdama.
Aç silahını.
Aç silahını dedim.
Ferit, yavaşça eğil ağabeyciğim.
Yes.
Eyvallah ağabey.
Eyvallah ağabey.
Yapma.
Ağabey yapma.
Yapma, yapma.
Yapma ağabey, dur.
Baba.
İyi misin?
Oğlum.
Bana bak.
Burada bekle.
Tamam mı?
Korkma.
Ben hayat sigortamızı alıp geleceğim.
Tamam mı?
Koruyun.
Al şunu.
Biri ölecek mi senin?
Oğlum, sen niye geldin buraya?
Sana da bir şey olursa...
Bir şey olmaz baba.
Burada bırakacaktım ya seni.
Geçti.
Geçti.
Geçti.
Yavaş.
Yavaştan geçti.
Al.
Lan.
Baba dur.
İndir lan silahını.
İndir.
Lan Ferit Koray, sen de mi geldin lan?
Bir taşla iki kuş diyeceğim.
Ama bana bir kuş yetiyor.
Ferit.
Aç silahını Şeymuş.
Ferit.
Aç silahını.
Öldürürüm yine de.
Ferit, hadi.
İyi misin?
İyi mi?
İyi.
Aç.
Yaktın.
Alın şunu.
Götürün bunu.
Yaralanmışsın.
Kolumda.
Sadece kolumda.
Durum ne?
Kontrol altında Ferit Bey.
Halis Bey'in aracı da geliyor.
Babam da mı geliyor?
Evet efendim.
Yürüyebilecek misin?
Yürüyebileceğim.
Hadi baba.
Hadi.
Gitsin değil mi?
Ya ben şurada içeride biraz otursam olur mu?
Okey.
Baba iyisin değil mi?
İyiyim, iyiyim.
Ben iyiyim.
Bir işinde doğru düzgün olsun senin.
İşe yaramaz.
Beceriksiz.
Korkak.
Baba.
Orhan.
Orhan.
Oğlum.
Oğlum.
Oğlum.
Baba.
Baba.
Baba.
Baba.
Baba.
Orhan.
Baba.
Baba.
İyi olacaksın.
İyi olacaksın.
Tamam baba.
İyi olacaksın.
Fark ettin değil mi?
Fark ettin değil mi?
Adam seni.
Seni öldürdü.
Berkura.
Seni.
Seni öldürdü.
Seni Berkura.
Fark ettin değil mi?
Ambulans çağır.
Ambulans çağırın.
Çabuk.
Çabuk.
Baba fark ettin mi?
Seni kurtardım ben.
Seni kurtardım.
Seni.
Seni.
Seni kurtardım.
Ben gördüm.
Orhan.
Ben gördüm.
Sen.
Sen benim.
Seni kurtardım.
Seni kurtardım.
Seni kurtardım.
Gördüm baba.
Sen benim hayatımı kurtardın.
Orhan.
Annem.
Hayır, hayır.
Baba, ne olur söyleme bunu bana.
Söyle, beraber gideceğiz anneme.
Beraber gideceğiz anneme.
Orhan, Orhan, Orhan.
Orhan, kapatma gözlerini.
Kapatma oğlum.
Orhan.
Baba hayır söyleme şunu bana, ne olur söyleme
ya.
Yapma bunu bana baba, ne olur yapma.
Yapma.
Çocuklar babalarını sevmeyebilirler.
Hayır.
Ama sen benim oğlumsun.
Ve ben seni çok seviyorum.
O evlatlar babalarını seçemiyorlar.
Seçemezmiş o.
Benim bir seçim şansım olsaydı ben yine seni
seçerdim baba.
Yine seni seçerdim.
Baba son zamanlarda yaptıklarınız bana güvenmeniz...
...benim için çok kıymetli.
İyi ki varsınız.
Baba ne olur bana bak, bana bak niye
olacaksın baba lütfen.
Yapma bunu bana baba ne olur.
İyi ki oğlumsun.
İyi ki varsın.
Baba.
Orhan.
Orhan.
Orhan.
Baba!
Baba!
Ne yapsam olmuyor.
Tam oldu diyorum, yine olmuyor.
Ne yapsam yalan anlıyorum.
Korkunç.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.