All language subtitles for Gönülçelen 5_ Bölüm - atv - Turkish

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[...jenerik...]

[...müzik çalıyor...]

Levent!

Çok seviyor seni belli

Çok tatlısın sen

[...müzik çalıyor...]

Helal sana be! Ne güzel kıvırtıyorsun.

Aman ne güzeli be!

Mahvetti bütün dansı.

[...şarkı söylüyor...]

Kes!

Bir hocalim var dostlar!

[...müzik çalıyor...]

Bir ateş!

Bir de ateş!

Şuraya ateş!

Buraya ateş!

Eş canım eeş! Eş!

Aman da salonda bir terez var dostlar!

(Romanca söylem)

Eeş! Eş eş eeş!

[...müzik çalıyor...]

Değerli misafirler, solistimiz tahterevalliye girizledi.

Tahterevalli bizim geleneksel atışmamız olur.

Yani bizim için hodri meydan demek olur.

O zaman, hodri meydan be!

(Alkış sesi)

(Romanca söylem)

Derelerden geliyor, tepelerden geliyor.

(Romanca söylem)

Anası tuzunu atar, babası tadında bakar.

Bir terez var, bir terez!

Zıbartalım tereziii!

Zıbartanın elinde kalır semeri!

Yersin lafı oturursun geri geri.

İzmarit pul pul olur, bana herkes kul olur.

Sana da layık ancak kıllı tüylü dul oluuur!

Yemenimin oyası!

Zerde yedim doyası.

İşte senin de çıktı ciğerinin foyası!

(Alkış sesi)

Gelincik al al açmış!

Kirazlar dal dal açmış!

Şalvarına bak hele, gerine kazık kaçmıış!

(Ooo! sesleri)

Bahçede kayısı var!

Na bunun dayısı var!

Ferhat nerede?

(Romanca söylem)

(Klarnet sesi)

Reçelim var vişnedir, seni güzel kişnetir!

Sen bilmezsin, iş nedir. İstersen geviş getirir!

Kız adıyla övünür. Bilmez başa geleceği.

Anası bunu doğurmadan görmüştü osuruk çiçeğiii!

Gerçekten bir dehasın Murat.

Nereden buldun bu öğrenci kızı?

Isırdım armudunu

Zannetme hafif gelir, oturturum koydum muuu!

Hasret! Hasret bırak şu mikrofonu!

Kesin şunu artık!

Kesin şu saçmalığı!

Amaan! Ne oluyor be!

(Kalabalıktan uğultular yükselir)

Adam hepten havamızı söndürdü. Nasıl devam edeceğiz şimdi?

Bana bak! Gaz olsun diye Selanik türküsü girelim hadi.

Yoo, yo, yo, yo...

Siz hiçbir şey çalmayın.

Siz yavaş yavaş sahneyi terk edin. Ben halledeceğim şimdi.

Tamam?

Siz hiç merak etmeyin.

Aaa! Değerli dostlar, gördüğünüz gibi Laterna'da her türlü eğlence var.

Şimdi de biraz şehir sound'una dönelim.

Vee... Dj sizi dansa davet ediyor.

(Alkış sesleri)

[...müzik çalıyor...]

Otoparkınız nerede? Burada beklemek istemiyorum.

Hemen şurası efendim.

Sen neden kızdın ki şimdi bana?

Konuşmak istemiyorum.

Ya bak ölümü gör, böyle gitme.

Söylesene!

Ya bir dinle!

Neyi dinleyeceğim?

İçeride yeterince dinledim zaten.

Gözüme bir bak!

Gözüme bakar mısın?

Ya bir gözüme bak!

Kötü bir şey mi yaptım yani şimdi ben?

Sen...

Sen öyle... Sanki... Sana ne desem sen öylesine kedini bilmeden..

Nasıl?..

Uff! Neyse boş ver...

Ama çok iyi söyledim.

Millet bayıldı.

Bir sen astın şu turşu suratını.

Söyledik o süslü cümleleri işte.

Onlar içeri girmek, kabul görmek için değil miydi?

Gördün. Beni de sosyetik saydılar.

Konuşurken kırılalım, ahkam keselim diye söylediğin her şeyi yaptık işte.

Söylediğim her şeyi yaptın? Sen?

Sen.. Şarkı söylememe mi kızdın?

Şarkı mı?

O, şarkı mıydı?

Hıh! Şarkıymış...

Ya, sen benim sesimin nasıl çıktığına bak.

Ritmi ittim mi? İtmedim.

Çektim mi? Çekmedim.

Senin söylediklerini yapmak da kabahat oldu be!

Bak bir daha söyleyeyim istersen?

Söyleme!

Hasret, sakın bir daha ağzını açma!

O saçmalıkları bir daha duymak istemiyorum.

Sakın!

Bu, beni çok kötü ediyor.

Oradaki duyduklarımı, hatta bütün geceyi kafamdan silip atmak istiyorum.

Lütfen üstüme gelme.

Ama gördün bak...

Ben Balçiçek'ten daha iyiyim. Hem kafiyede hem sözde.

Sesim de çıkıyor. Hem de senin dediğin gibi. Bak, buradan.

O kızı havada karada yenerim artık.

Yetişemedi bana.

Gördün. Sesim ona yeter. Hem de bütün gece yeter.

İstersen sabaha kadar söyleyeyim. Yine yeter.

Balçiçek'i susturdum. Onun yerine geçtim. Bak, o sahnedeydim.

Gördün. İşte bu kadar!

Bu kadar.

Hıı. Anladım seni. Senden izin almadan çıktım sahneye diye...

Orada eşeklik ettim, tamam.

Affedersin.

Seninle işimiz bitti.

Hı?

Duydun.

Sen buraya benimle geldin.

Seninkilerle döneceksin.

Ya bir dur! Sen şimdi hakikaten benden vaz mı geçiyorsun?

Bu gece de erken kaçmayacaksınız herhalde?

Çok sitemkar baktınız Ethem Bey.

O gece için gerçekten çok özür dilerim. Sabah canlı yayınım olduğunu tamamen unutmuşum.

Bu gece değil ama erken kaçmadığım başka geceler olacak.

Sağlığına!

Nasıl gidiyor eğlence?

İyi akşamlar.

İyi akşamlar Levent, hadi iyi eğlenceler!

İyi eğlenceler!

Nasıl gidiyor?

İyi.

Iı... Merak ettiğim bir şey var aslında.

Iı... Adı neydi, Hasret mi?

Hıı...

Murat onu buraya bizzat mı getirdi şimdi?

Ya canım, öğrencisi...

Evde canı sıkılmasın diye getirmiş olabilir.

Hıı... Yazık ya!

Nasıl yırtınıyordu ama döktüreceğim diye.

O ağzı da iyi yapıyordu ama.

Çalgıcılar akrabası falan mıydı?

Ne bileyim, galiba öyle.

Bu durumda... Murat, bu kızı ciddiye alıyor falan olamaz değil mi?

Berrinciğim, doğru mu duydum? Yoksa sen o kızın...

Bana bak!

Yoksa sen terapi seanslarını aksatıyor musun?

Yaa!

Ortamda paranoya kokusu alıyorum.

Aşk olsun ya.

Öyle bir aklımdan geçti işte!

Hım...

Ben erken kaçacağım haberin olsun.

Aa! Hayır, hayır, hayır.

Bir Mahir'e görün. "Berrin ne zaman sahneye çıkar?" diye soruyordu.

Yaa...

Adam parayı gömdü. Mekan, ses, sahne...

Güzel olmuş.

(Ağlıyor)

Ne biçim hocasın sen be!

İnsafın kurusun.

(Ağlıyor)

(Korna sesi)

(Ağlıyor)

Abi mest oldular, mest!

(Romanca söylem)

Ne lan! Dokuz sekizin kralını çaldım ben

Ulan at gibi koşturdun bizi be!

Biz mi sana uyacağız, sen mi bize?

Yiyişmeyin lan! Kabahat o lavukta.

(Romanca söylem)

Yaa! Tamam yeter be!

Başlayacağım fişinize de dümbeleğinize de ha!

Aman doğru söylüyorlar be Cihan civanım.

Adam nasıl öyle bağırdı?

Yeter meter diye çınlattı ya ortalığı.

Halbuki biz ne güzel eğleniyorduk, içli içli söylüyorduk.

(Romanca söylem)

(Gülüşme sesleri)

(Romanca söylem)

Hadi bakalım önce assoliste.

Amaan...

Al bakalım.

Anam bu kadar da şurup olunur mu be kıza?

Gel öpeceğim!

Ulan şu kapının açtıramayacağı kapı, öptüremeyeceği gacı yok Allahıma!

Noldu kız? Babanızı mı mıhladık, ne bu surat?

Babamıza bir şey ettiğin yok da...

Kızın anasını belledin.

Hangi kızın?

Aman bir de anlamaz ya...

Hee...

O artık küçük bir hanımefendi oldu.

Kız mız deyince tabii anlamıyoruz.

Ne yapmışız?

Daha ne yapacaksın?

Kızın kulağına kulağına üfledin, yoldan çıkarttın.

İşlerine yenik düştüyse ben ne yapayım? Ha?

Ne güzel söyledi işte. Ne var bunda?

Kazdığın kuyuya düşürdün onu.

Allah allah!

(Kalabalık uğultuları)

Nesrin Hanım, affedersiniz.

Size hoşça kalın demeye geldim.

Görüşürüz.

Görüşürüz.

Ah canım, gidiyor musunuz?

Evet, sabah çok erken kalkacağım. Biliyorsunuz.

Ah canım benim, babanla mı gidiyorsunuz, ya da arkadaşlarınızla mı?

Beni merak etmeyin, babamla beraber çıkıyoruz.

Kızlar benden daha şanslı, burada eğleniyorlar.

Şurada, Ethem Bey ile birlikteler.

İyi geceler. -İyi geceler canım.

[...müzik çalıyor...]

Yaşlı kurt, kuzularla beraber.

Ne kadar gürültülü, değil mi?

Hem de çok.

Ama seninki çok mutlu.

Kuzuların arasında postunu parlatmaya devam ediyor.

Evden defetmekle en iyisini yapmışsın Nesrinciğim.

Levent! Levent, beni mi arıyorsun?

Aa Evet! Ben de seni arıyordum.

Burada kurtların arasında kaldım, kurtar beni.

Aa tamam. Seni Mahir'in ofisine saklayayım, gel.

Tamam.

Levent!

Ben gidiyorum birazdan.

Merhaba. -Merhaba.

Ben size çok hayranım. -Sağ olun.

Başrol Balçiçek'te. Esas oğlan Cihan abimiz, abi.

Laga luga yapmayın oğlum.

Tabii ya. Ne olacaktı ya?

Bırakın tatavayı oğlum. Kıçımız donmadan hadi gidelim.

(Romanca söylem)

Ana bu nereye gidiyor be? -Hasret!

Aa! Kız bunun ne işi var ya burada?

Ne oldu kız?

Hasret, ne bu hal böyle?

Kovdu beni.

(Romanca söylem)

Öncelikle burada ne işi var, ondan başlasın.

İçeride uyanamadım tabii.

Kim getirdi lan bu karıyı buraya?

Siz mi çağırdınız? Beni sinir etmek için mi çağırdınız?

Sen mi çağırdın lan...

(Romanca söylem)

Konuşma...

Ya kızım tamam, bir yavaş ol be!

Onun bir şey yaptığı yok ya.

Aman ne bir şey yaptığı yok ya!

Kim getirdi bu kızı buraya? Kendi mi geldi?

Aman ben getirdim be. Ne var?

Aman iyi halt ettin!

Kızcağız gelmiş babaannesinden bir günlüğüne.

Dedim değişiklik olur. Giydirdim, kuşattım, getirdim. Ne olmuş?

E bak ne güzel oldu. Ağzının payını verdi Balçiçek Hanımın.

(Romanca söylem)

Bunun yine kaşıntısı tuttu. Nerede ya bunun ilacı?

(Bağrışma sesleri)

Ya bir susun be!

Şurada kafımızı dinleyip derdimize yanalım.

Gidin mahallede edin kavganızı.

Acelesi olan naşlasın.

Benim yüreğim şişti, kabardı.

O geçene kadar na burada oturacağım.

Hadi, hadi.

Öttürdün düdüğü kulağıma kulağıma hislerimle oynadın.

Sonra işte na böyle oturdum taş üstüne.

Hepimizi oturttular be Hasret.

(Romanca söylem)

Aynen öyle.

O kadar coştuk, oynadık, göbek attık bu mahkeme duvarı barolara...

...sonra kafaları bir dönsün naş, hadi bakalım naş.

Tanımazlar.

Öyle değil mi kız Balçiçek?

Amaan... Beni bile unuttukları oluyor bazen vallahi.

Ama bizde de var fazladan bir gaz yani.

Hislerimize yenik düşüyoruz. Ooh, vuruyoruz teline dümbeleğine.

Vallahi aga haklısın. Biraz hislerimize hakim olmamız lazım yoksa...

(Romanca söylem)

Ah benim güzel kardeşim...

(Ağlıyor)

İyi akşamlar Murat Bey, hoş geldiniz.

Sizi seviyoruz!

Ben de sizi çok seviyorum.

(Alkışlıyor)

Bravo, bravo çocuklar. Muhteşemdiniz.

İnanın bayıldım hepinize.

Ay Berrin Hanım, hastanızım ben sizin

Hahaha ben de senin hastan olduum. Ne güzel söyledin o şarkıyı sen öyle.

Harikasınız! Bayıldım!

Çok mütevazisiniz. Saygılar sunuyorum, şeref verdiniz.

Ben kartımı vereyim. Kobra.

Bu gördüğünüz ahalinin menajeriyim. Hepsi benden sorumludur. Saygılar.

Çok hoş.

Ay çok beğendim, çok!

Ya şuna baksana. Şu çantalar, kılık kıyafet... Çok güzel!

Çok teşekkür ederim, kendim diktim elcağızımla.

Öyle mi?

Eğer çok beğendiyseniz size hediye verebilirim.

Ah yok. Alamam.

Tut lan şunları Kobra.

Ay mahçup ettiniz beni.

Buyrun. Güle güle kullanın.

Çok güzel, mutlaka kullanacağım.

Bütün bu gördüğünüz çalgıcıların gömleklerini, aksesuarlarını ben kendim diktim.

Neden? Çünkü terziyim.

Çok güzel.

Sizin elbiseniz de çok şugar olmuş.

Ama yaka kısmı olmamış.

Ne olmuş ki?

Aman canım olmuş olmuş, çok güzel olmuş.

Ama ben kendim olsam, o orayı öyle bir verevden aşağı doğru indirirdim böyle v yaka...

...ortasına da bir gül kondururdum fuşya. Daha güzel olurdu.

Hahaha nerede yapıyorsun sen bunları?

Evde.

Hayır canım, sana ulaşmak istersem nereden ulaşırım?

Kobra Bey size kartını verdi. O bana şey yapar...

Saygılar...

Bravo muhteşemdiniz! Tebrikler. Çok şekersiniz hepiniz.

Muhteşemdiniz! Elinize, yüreğinize sağlık.

(Teşekkür sesleri)

Ay hükümet gibi karı, kız.

Ne yapacak ki beni?

Ne yapacak, turşu yapacak. Allah allah...

Çok şekersiniz.

Sensin çok şeker. Dangoz karı.

Evet arkadaşlar! The end, film bitti. Hadi bakalım herkes arabalara cuklasın.

E haydi o zaman.

Hadi çavuş yürü.

Hadi Hasret.

(Piyano sesi)

Şş! Kalkın kalkın be! Şş abla, kalkın!

Yuh be!

Dingonun ahırı mı burası?

Babam gitmiş, babam!

Ayakkabılar?

Hepsini almış gitmiş!

Aman, ne oluyorsunuz be!

Babam gitmiş, abla!

Ayakkabılar?

Aman Burhan babam be! Yaptı gene yapacağını.

Onu doğuran ananın ben...

Aman be! Eşek kadar oldunuz, hala babam da babam...

Al işte! Gördük babayı.

İyiydi ama... Oğlum benimler, nasihatlar falan... Hepsi yalan oldu be.

Murat'ın verdiği parayı geri veriyorsun.

Veriyor muyuz?

Veriyoruz.

Nerede?

Azıcık harcadık ya...

Dolaptaki hiçbir şeye dokunmuyoruz. Tamam mı?

Bari bir... Kahvaltıda sucuk kızartsaydım biraz.

Artık onların hiçbir şeyini yemiyoruz.

Hiçbir şeyini!

Tek mi çıkacaksınız Murat Bey?

Evet. Bugün tekim.

Yok yok. Siz yine ikiliyi hazırlayın.

Peki efendim.

Dün bütün gece aradım seni, açmadın.

Evet.

Hiç mi merak etmedin beni, ya başıma bir şey gelseydi?

Hayır.

Hayır mı?

Diyeceğin başka bir şey varsa şimdi söyle, şu konuyu daha fazla uzatmayalım.

Dün gece için bir özür dilemek gibi mesela...

Özür mü?

Hı hı.

Ben teşekkür bekliyordum.

Teşekkür mü? Niçin?

O çalgıcıları getirdiğin için mi yoksa o çalgıcıların Hasret'i kışkırtıp her şeyi mahvetmesi için mi?

İşte tam bunun için.

O kıza o kadar çok inanıyorsun ki... Geçmişini, nereden geldiğini, her şeyi unutuyorsun.

O kız tam bir saatli bomba artık. Dokuz sekizi duydu mu göbek atacak.

Sıkıştı mı hep küfür edecek.

Ben sadece gözünün önündeki perdeyi kaldırmaya çalıştım, o kadar.

Komikti ama kabul et.

Yani hiç mi eğlenmedin?

Komikti ama kabul et.

Hahaha.

Allahım ya Rabbim ya...

Buzdolabı bayram ediyor, bizim yediğimiz şeye bak. Kuru poğaça.

Ayıp be! Cihan abin almış gelmiş sıcacık ne güzel.

Yok ya... Ben Hasret'i görmek için gelmiştim de yani işte elim boş gelmeyeyim hesabı...

Niye görecektin ki beni?

İkimiz için yeni bir yol çizdim Hasret.

Aman abla helal be çay iç.

(Öksürüyor)

Ben iyiyim.

Ne yoluymuş Cihan?

Şimdi... Sabah gacılar çiçek alırken baktım çiçekçi kız Hasret yok. Niye?

Şarkıcı olacak. O vakit düştü jeton işte. Ya ikimiz niye bir grup kurmuyoruz ha?

(Romanca söylem)

Ne diyorsun kız, olur mu bu iş?

Sabah çiçekçi geldi de ben duymadım mı?

Ben çiçekçiyim be! Nasıl duymam?

Ben şarkıcı değilim ki.

Çiçekçi kızım ben.

Ben nasıl duymam arabanın geldiğini?

Hasret, Hasret, ablam!

Kız Hasret, ablam!

Ablam! Ne yapıyorsun?

Çiçek topluyorum, satacağım bunları.

Kız onlar geberik, kimse almaz onları.

Ah benim güzel kardeşim. Cihan!

Aklı gitti.

Hep o Murat denen adamın yüzünden oldu bunlar.

Geberteceğim onu ya. Vallahi geberteceğim.

Yok be...

O bir şey yapmadı be...

Hepsini ben yaptım. Eşeklik benim eşekliğim.

Adamın evine gittim, sarhoş oldum, yemeğini mahvettim, küfrettim.

Sen sarhoş mu oldun?

O kadar şampanya içsen sen de olurdun.

Bak saçının teline dokunduysa var ya...

Ne dokunması be! Murat hoca iyi bir adam.

Ama benim aptallığım işte, benim eşekliğim.

Adam sana bir şey öğretiyor değil mi? Öğren. Yok.

Allah boy vermiş ama akıl vermemiş ki akıl.

Ya boş ver be Hasret'im be. Ben de öğretirim sana müzik ya.

Sen bana ne öğretcen be! Ha?

Murat hocanın öğreteceklerinin yanında seninkiler denizde damla...

Cihan!

Hasret!

Gidip parasını geri vereceğim.

Daha fazla uzatmayalım. Ödeştik diyelim.

Ödeştik.

Sen kazandın.

Haklıydın.

Hasret işini bıraktım. Beste artık senin.

Sen ne dediğinin farkında mısın?

Evet. İddia iddiadır öyle değil mi?

Ben kaybettim, sen kazandın.

Hadi!

Başka ücret veremeyen?

Abi, şuradan bir kişi uzatsana.

Bir kişi alır mısın?

Şuradan bir kişi

Elimde bir hazine tutuyorum.

Abartma sen de. Sadece bir beste.

Ben bu besteyle neler yaparım biliyor musun?

Biraz tahmin edebiliyorum.

Bunun her şeyi bitti mi?

Yani...

Ne demek yani?

Bir klarnet eklemeyi düşünüyordum ama bu senin işini görür.

Ya yok, ben bitmişini isterim.

Tamam bir ara hallederiz.

Ya ne demek bir ara abi? Bugün halledelim işte.

Yok, bugün biraz işim var.

Yani... bundan daha önemli ne işin olabilir ki?

(Telefon çalıyor)

Alo.

Levent Bey?

Yok efendim, hiçbir işim yok.

Yani bazı görüşmelerim vardı iptal ettim, malum.

Biraz dinleniyorum.

Evet, dinlemedeyim.

Evet...

Evet...

Hay hay dinlemedeyim.

Başka bir isteğiniz var mı Levent Bey? Darbuka, keman?

Evet.

Saygılar sunuyorum...

Ben de sizi çok takdir ediyorum Levent Bey sağ olun.

Tamamdır, adamlar stüdyoya geliyor.

Evet, haklısınız tabii.

Yemekte konuşalım. Boğaz diyorsunuz yani...

Tabii... Saygılar efendim... Tabi... Peki...

Ne konuşuyorsun be sabahtan beri?

Abi bizim de bir şeytan tüyümüz var yani.

Adam seviyor beni. Gel diyor, beraber iş yapalım diyor, ortak olalım diyor, onu diyor, bunu diyor...

Bu mahalleden bir tek meşhur çıkar abi, o da ben.

O adres ne?

Aga şimdi Murat Bey stüdyoya giriyormuş. Levent Bey klarnetçi istedi ama seni değil başkasını arayacağız...

...çünkü sen geçen öyle ileri geri konuştun ya, o yüzden yani.

Başka klarnetçi sırasını beklesin. Bu iş benim.

Aga ayıp ediyorsun bak.

Cihan!

Oğlum okeye dönüyordum be.

Murat, Hasret nerede?

Dün geceden beri yok ortalıkta.

Hasret bir daha gelmeyecek, bitti o iş anne.

Nasıl yani, burada kalmayacak mı artık?

Kalmayacak. Eve geldiğimde bu konuyu konuşuruz, olur mu anne?

Şimdi trafikteyim.

Peki canım, görüşürüz.

Ne olmuş Hasret'e?

Artık gelmeyecekmiş.

Yani burada kalmayacak mı?

Ay Nakiye istersen telefon edip çağıralım ha, ne dersin?

Yok yok. Çağırmayalım. Hazır gitmişken...

Amaan... Herifin kumaşı belli.

İki iki dört eder. Belli değil miydi sizi naşlayacağı?

Belliydi.

Belliydi elbet.

Üç çocuk babası, koskocaman adam; kılları olmuş kadayıf hala delikanlı gibi gezer ortalıkta, orada, burada.

Azıcık adam olsaydı sizi böyle bırakır mıydı?

Bırakır mıydı ha?

Olanla ölene çare olmaz teyzem ne edeceksin?

Ne edeceksin? Dut gibi kaldınız işte. Başınızda bir erkek olsaydı...

Asıl ben senin için üzülüyorum. Hayırlısıyla tezelden bir koca bulmak lazım sana. Bak kaç yaşına geldin.

Gün yüzü görmedin. Kurudun. Baban olacak adam orada burada gezip duruyor.

Sen? Fare gibi tıkılıp kaldın buralarda. Evin kurtlu direği oldun.

Aman teyzem sen in ben çıkayım. Düşeceksin şimdi.

Gülüm senin boyun yetmez ki.

Ne oldu kız? Nereye gidiyorsun?

(Ağlıyor)

Babamdan haber var mı?

Yok!

Haber maber yok!

Gitti senin baban. Gelmeyecek!

Çocuk gibi sızlanıp durma karşımda.

Yeter artık be Yeter!

Ben nasıl alıştıysam sen de alışacaksın Kadir. Ben nasıl baş ettiysem sen de baş edeceksin.

Bir daha da baba lafı etmeyeceksin!

Senin anan de yok baban da yok Kadir. Yok!

(Ağlıyor)

Babam be...

(Ağlıyorlar)

Ben niye öyle bağırdım ki sana Kadir? Senin günahın ne ki?

Bilemedim işte.

Cahilim ben Kadir.

Kör dilimi tutamadım.

Neyse...

Olur böyle şeyler kardeşler arasında. Bir gün de sen bana kızarsın ödeşiriz. Olur mu?

Tamam.

Hoş geldiniz.

Hasret! Hoş geldin de hani sen gitmiştin.

Gittim, gittim. Merak etme. Murat hoca burada mı?

Yok, stüdyoda.

Ama Nesrin Hanım burada.

Senin bana verdiğin elbiseyi getirmeyi unuttum ben.

Ben onu sana vermiştim zaten. Boş ver.

Kesin gidiyor musun yani şimdi?

Öyle... Sen de rahat edersin artık.

Ay olur mu canım? Çok üzüldüm.

Baban nasıl? Özlemiştir seni.

Bilmiyorum nasıl. Buralarda değil.

Nerede? İş seyahatinde mi?

Hıı(!) İş seyahatinde. Allah Allah! Buralarda değil işte. Bilmiyorum nerede. Bıraktı gitti bizi.

Deme ya...

Ben Nesrin Hanım'a hazır olduğunu söyleyeyim.

[...müzik çalıyor...]

Nesrin Hanım, Hasret eşyalarını topladı gidiyor. Bir şey söyleyecek miydiniz?

Hayır, gidebilir.

Doğru konuşmayı, güzel şarkı söylemeyi en azından denedi.

Bir veda konuşması düşünmez miydiniz?

Bütün bunları bana söylemenize gerek yoktu Saima Hanım.

Ne olup bittiğini düşünebilecek durumdayım.

Nasıl isterseniz efendim.

Nesrin Hanım sana iyi günler diledi. Seninle tanıştığına çok memnun olmuş. Belki bir gün yine karşılaşırız, kendine iyi baksın dedi.

Böyle mi dedi?

Hı hı. Hadi ben seni geçireyim.

Nesrin Hanım sen rahatsız olacaksın belki ama bizde adet böyledir, biz ekmeğini yiyip suyunu içtiğimiz yerden ev sahibine eyvallah...

...demeden istesek de çıkamayız çünkü gönül borcu başka borçlara benzemez.

Yedirdin, içirdin, yataklara yatırdın, sağ ol.

Bir şey değil Hasret.

Hakkını da helal et çünkü söyleyeyim ben ettim.

Bu Murat hocanın stüdyosu nerede sen biliyor musun?

Bir emanetim var ona verecek. Annesine vermedim, kendisine vereceğim.

Ben odasındaki adres kartına bakar, senin için yazarım adresi. Hadi sen in.

[...müzik çalıyor...]

Arkadaşlar, teşekkür ederim. Düzenleme şimdi bitmiştir.

Teşekkürler Cihan.

Bana veda etmeden mi gideceksin?

E ben gidince sen rahat edersin diye düşündüm.

Olur mu öyle şey canım? Senin evine gelmişliğim var benim. Babana kendi ellerimle...

...kahve yaptım burada. Kırk yıllık hatır var yani arada. Kolay mı?

Yine gel o zaman. Bekleriz.

Gelirim.

Bay bay.

Bahçe kapısına kadar da benle vedalaş bakalım.

AL

Ne bu?

Stüdyonun adresi. Bakıp yazarım demiştim ya...

Burada başka şeyler de var.

Ortalıkta tutma şunları. Koy cebine.

Bunu sana verdim ki çalış, kendi sesini kendin eğit. Vazgeçme diye Hasret. Murat hoca solist seçmelerinde...

...bu şarkıyı kullanıyor.

Senin nereden haberin oldu?

Oldu işte.

Sen nasıl her şeyi biliyorsun böyle?

Bunları gizlice aldın değil mi?

Murat hoca kaybolduklarını bir fark ederse var ya...

Fotokopi bunlar. Onun elinde daha bir sürü kopya var.

Murat hoca senden hiçbir şey olmaz, dedi.

Yapamazsın, dedi. Tam bir felaketsin, dedi.

O önce kendi yarattığı felaketlere baksın.

Bir gün Murat hocanın karşısına çıktığında, yani çıkarsan eğer, ona bu şarkıyı söyle. Neleri...

...kaçırdığını görsün. Sen yapabilirsin Hasret. Ben sana inanıyorum.

Murat hocaya değil de bana mı inanıyorsun sen?

Ona inanmak için hiçbir sebebim yok ki.

Gitti mi?

Gitti Nesrin Hanım.

Belki de ben... Ben ne bileyim... Onun...

Odasını mı diyorsunuz? Tamam, ben derinlemesine temizlik yaptıracağım.

Odasını, banyoyu, köşe bucak her yeri.

Acaba onu yeteri kadar ağırlayabildik mi?

Kimi? Kimi iyi ağırlayabildik mi?

Hasret'i diyorum.

Amaan yani... Kabahat Murat'ta. Öyle bir yerden aldı kızı buraya getirdi.

Ağzımdan aldınız. Bomba gibi düştü buraya. Tahribat gücü yüksek hem de. Hayır kırdığı...

...vazo, eğdiği kaşıktan vazgeçtim ruh tahribatı var. Kız değil ömür törpüsü sanki.

Murat'ınki de iş değil. Bu kız kim solistlik kim?

Hem de son on yılın en büyük gösterisinde. Az daha bütün kariyerini, bütün planlarını mahvedecekti.

Neyse ki kurtuldu.

Biz de kurtulduk Nesrin Hanım. Biz de kurtulduk.

Hoca, senle bir şey konuşacağım.

Bizim Hasret, dün gece olanlarda bir gram suçu yok. Onu ben gaza getirdim. Öyle çaldı mı bizim gacılar...

...oynamadan duramaz. Birinde kabahat arıyorsan karşında duruyor.

Ben bu konuyu kapattım Cihan.

Kapatma hoca. Hasret'e bir şans daha ver. Yine gelsin senle, götür evine.

Bizim evde yaşaması hoşuna gitmiyor sanıyordum.

Gitmiyor, gitmeyecek de ama sen ona lazımsın. Yoksa yarım kalmış bir şarkı gibi böyle boynu bükük kalacak. O şarkıyı...

...ancak sen tamamlarsın. Ne dediğimi anlatabildim mi?

Anladım. Ama sen de beni anla. Ben Hasret'e yeteri kadar şans verdim. Bundan sonra da...

...başka hayal kırıklığı yaşamak istemiyorum.

Kadir! Oğlum!

Doğdum, öleceğim şu tavernayı bir elden geçirttirmedin be!

A be Burhan hoş geldin, hoş geldin, hoş geldin.

Hoş bulduk.

İşini bilen bir usta bulana kadar beklerim. Tıpkı kemanın nağmesini bilen usta gibi. Gel.

Sağ olasın, sağ olasın.

Karnın aç mı?

Açlık değil benim derdim, bir dost yüzü göreyim, iki kelam edeyim yeter.

Eh çok güzel yapmışsın.

Bir de bu da olursa fena olmaz tabii.

Had içelim, doldur.

Teşekkürler, eline sağlık Mert.

Önemli değil.

Bu kadar surat yapacağını bilsem seninle hiç iddiaya girmezdim.

Yok ya, aslında rahatladım.

Tabii ya stresmiş bu beste, başka bir şey değil. Verdim işte sana, şimdi içim rahat.

Emin misin?

Değilim ama öyle düşünmek istiyorum.

Merak etme besten emin ellerde.

Emin misin?

Tabii ki.

Bak Levent, sakın bu bestenin altına benden habersiz öyle elektronik ritimler falan ekletme, bozuşuruz bak.

Yok, yok, yok, yok.

Bu beste bitti. Bu beste bitti. Finito, finito.

Fakat şimdi şeyi düşünmek lazım yani... Asıl iş şimdi bunu piyasaya nasıl lanse edeceğiz, nasıl duyuracağız yani?

Sen bu besteyi büyük gösteride çalacak mısın?

Beste senin. İzin alabilirsek.

Yok canım o kadar acımasız değilim. Yalnız...

Yalnız ne?

Bunun üstesinden ancak Berrin gelir. Yarınki genel provaya çağırayım mı? Ne dersin?

Çağır be anasını satayım!

Kadir'im!

Sucuklu yumurta da yaptım sana. Bak, kavurma da var. Tam senin sevdiğin...

...gibi yaptım, az pişirdim yumurtasını.

Yesene Kadir. Yesene çocuğum, soğutma.

Davut abiyle konuşmaya geldim. İşe koysun beni. Okula da gitmeyeceğim, çalışacağım.

O kolay canım, Davut halleder. Ama şimdi Kayderi'de, mal satmaya gitti. Gelince konuşuruz.

Hadi sen şimdi karnını doyurmaya bak. Okula niye gitmiyorsun bakalım?

Kesin iş olur mu?

Olmaz mı çocuğum, sana iş mi bulamayacağız? İstediğin iş olsun be.

Aah ah, o kör olası baban... Nasıl da kıyıyor size böyle. Kim bilir ne zaman gelir artık.

Sen de daha dönme eve, burada kal, yemeğini ye, işine git. Sıcacık ev.

Al!

Ne bu?

Alacak verecek hesabı kalmasın.

Babama verdiğin paranın kalanı.

Elimden almaya gelmiyorsan gelme. Burnunu kaldırıp yerden almayacaksan alma.

Kim alırsa alsın.

Hasret!

Hasret!

Hasret, bir dakika dursana.

Niye duracağım ki?

Bunu vermene gerek yok.

Gerek var ki verdim. Anlaşma bozuldu. Öküz öldü.

Öküz mü?

Ya öküz öldü, ortaklık bozuldu diye bir şey sen hiç duymadın mı?

Hasret, buna gerçekten gerek yok.

Ne o şimdi de bana sadaka mı veriyorsun? Sen beni dilenci mi sandın?

Hayır, yanlış anladın.

Yanlış manlış anlamadım. Anlaşma bozuldu işte.

Bozulsa bile bu... Bu hak edilmiş bir para. Geri vermek için uğraşma.

Uğraşacağım tabii. Sen bana ders vermeyi bıraktın, hem de tam ortada.

Bırakmadın mı?

Evet, bıraktım.

Ama bırakmayıp ne yapacaktım ki? Boşuna mı çabalayacaktım?

Boşuna...

Sen öyle diyorsan...

İddiayı kaybettiğine mi üzülüyorsun,

Yoksa Hasret'in gidişine mi?

Işık odası deneme için hazır olsun, tamam mı?

Tamam.

Sonunda sizinle görüşmeye geldiler.

Kim?

Ömer Mutluhan.

Murat Bey, merhaba. -Merhaba.

Şu bütçe konusunda sizinle konuşmamız gerekiyor.

Para konularında karşıma çıkmayacağınıza dair sizden söz almıştım. Ne oldu?

Öngördüğümüz bütçeyi aşmayacağınız konusunda da sizinle anlaşmıştık. Ben oturup konuşmamızın...

...daha hayırlı olacağını düşünüyorum. Çünkü yönetim kurulunda değişiklik olacak. Hiç tanımadığınız insanlara...

...karşı kendinizi savunmak zorunda kalabilirsiniz.

Işıkları görelim!

Murat yarınki prova için beni çağırdı ha? Bu demek oluyor ki büyük gösteri için beni seçecek.

Bu harika bir şey. Bunu hemen basına açıklamam lazım ya da çok erken basına...

...açıklamak için. Biraz daha bekleyelim sonra açıklama yaparız değil mi? Bir şey söylesene Levent.

Aşkım, şimdi senin tek yapman gereken yarına hazırlanmak.

Doğru.

Mesela şöyle saçlarımı siyaha mı boyatsam ya da çıt çıt falan taktırıp uzatsam ha?

Ama her şeyden ve herkesten önce sana teşekkür etmem gerekiyor.

Murat'ı ikna edeceğini biliyordum Levent. Başaracağını biliyordum. Murat'ı büyük gösteride beni seçmesi için ikna edeceğini biliyordum.

Aslı!

Aslı!

Buyurun hocam.

Aslı, söyler misin şu ışıkları daha seri hala getirsinler.

Işıkları daha seri yapabilir miyiz?

Hadi çocuklar, hadi. Şu sahne düzenlemesini hızlandıralım, olur mu?

Tamam Murat Bey.

(Telefon çalıyor)

Murat Bey isterseniz bakayım.

Tabii tabii.

Sahnenin bu kısmında senden özellikle istediğim bir şey var...

Buyurun Murat Bey'in telefonu.

Alo. -Alo.

Alo kızım ben Bekir. Murat Bey'e söyle yarınki dersi kahvede yapacağız de. Müzik dersi tamam mı?

Ya sen Burhan de o anlar. İşi bana sattı gitti şerefsiz. Hadi, hadi sabaha bekliyoruz, hadi... Öptüm bay bay. -Anlayamadım.

Ne dedi?

Ne diyecek sabaha geliyor işte.

Vokalleri ona göre hazırlarsın.. -Anladım.

Murat Bey! Yarın müzik dersi verecekmişsiniz. Kahvede yapacaklarmış.

Iı Burham mı Burhan mı ne dersem siz anlarmışsınız.

Tamam, şu mesele. Biliyorum.

Panel gibi bir şey mi Murat Bey?

Yani... Çocuklara müzik eğitimi.

Bana söyleseydiniz ben size hatırlatabilirdim.

Aklımdan tamamen çıkmış.

Gitmeyecekseniz arayıp söyleyebilirim.

(Televizyon sesi)

Kız Gülnaz! Bak televizyonda kim var, bak!

Anaa!

(Televizyon sesi)

Hasret baksana!

Ben verdim o çantayı, benim çantam o.

(Romanca söylem)

(Alkış sesleri)

(Alkış sesleri)

(Keman sesi)

(Şarkı söylüyor)

Hadi, dans edin.

Hadi, benim mutlu günlerim için dans edin.

(Şarkı mırıldanıyor)

Kız Hasret, alıver şu ampulün havasını da biraz yıldızları görelim be.

Bu gece bana yıldızlar değil ışık lazım Kobra, ışık.

Neredeydin kız Kobrettin?

Buradaydım ya sen neredeydin?

Ya bu akşam başka yerde otursanız abla be.

Kız delirdin mi?

Ya bir şeye bakıyorum, yalnız kalacağım.

Aman iyi. Arazi geniş, kıçım dar yer mi yok bana? Gel Cİhan.

Sanki mahallede bir sanatçı o ha!

(Şarkı mırıldanıyor)

Kız, sen bu çanta mevzusuna iyi kaptırdın ha!

Bak Cihan çok yakında göreceksin, bütün o sosyete gacılarının elbiselerini ben dikeceğim artık.

E parayı bulunca artık bizi tanımazsın sen ha? Hanlar hamamlar...

Aman yok be Cihan, para kim biz kim. O elbiseler güzel duru mu bizim üstümüzde?

O evler dar gelmez mi bize?

Öyle. Biz zaten o hayatı anca ucundan yakalarız. Kimi senin gibi zengin birine çanta yapar...

...kimi benim gibi zengin birine klarnet çalar.

Kime çaldın gene?

Murat yok mu? Ona işte. Bugün onunla stüdyoda bir kayda girdik.

E ne oldu?

Ne olacak, yok bir şey.

Yok yok. Olmuş bir şey. Ben senin gözünün karasından anlarım. Olmuş Cihan.

Özür diledim. Gittim, aşkım için özür diledim. Olan bu.

Hasret'in bir suçu yok, ben onu klarnetimle fişteklemesem o oynamazdı dedim ama yani...

Ee ne dedi?

Bitmiş o iş, adam kapatmış defteri. Adam bir daha çalışmam diyor onla.

(Şarkı mırıldanıyor)

Bir isteğin var mıydı?

Yok Nakiye, sağ ol. Yatabilirsin.

Yatayım ya. Şöyle bir rahat uyuyayım bu gece de. İki gecedir şahane, oh.

Yeni yatak mı aldın?

Yok canım, Hasret gitti ya böyle ev bir sakinleşti. Bağıran yok çağıran yok. Kurtuldum o ses çalışmalarından. Kusura...

...bakma ama kafam şişmişti yani. Durmadan çalışıyordu. Ne o öyle? Yedi gün yirmi dört saat...

Ben o kadar duymadım çalıştığını.

Ooo. Bizim odalar yan yanaydı ya. Bazen gece uyanıyorum, bakıyorum bundan sesler geliyor. Öyle...

...çok bağırmıyor tabii ama duyuluyor haliyle. Senin kata ses çıkmıyor tabii.

Neyse... O zaman bu gece rahat uyuyabileceksin.

Bana da öyle geliyor. Hadi iyi geceler. -İyi geceler.

Kız sen ne söylüyordun öyle gece gece?

Şarkı, Murat hocanın şarkısı.

Bir kere kulağıma kar suyu kaçtı artık. İflah olmam diyorsun.

Abla kafam çok karışık be. Bir eşeklik ettik, döndük başa.

Şimdi bu işin dönüşü yok mu?

Yok herhalde. Yine gitsem Murat hocayla konuşsam diyorum. Özür dilesem... Ama yapmam ki.

Cihan konuşmuş.

Ne!

Allah! Kız dur delirdin mi, ne yapıyorsun?

Ne demiş Cihan

Aman canım kayda mı bir yer varmış oraya girmişler. Murat hoca da oradaymış. Cihan demiş ki...

...Hasret'i affet, ona kızma, onu ben fiştekledim demiş.

Cihan?

Murat hocaya?

Vaay! Marjinal bir taş. Bu da keklik ha. Ne atsam atlıyor köfte.

Var bir bildiğimiz Bekir abi.

Cihan!

Hayırdır Hasret? Kötü bir şey mi oldu?

Oldu ya. Sen ne yaptın bugün?

Ne yapmışım?

Sana mı kaldı benim yerime konuşmak? Benim kendi ağzım kendi dilim yok mu ha? Edeceğim...

...lafı bilmem mi ben? Dangoz!

Hasret, ayıp oluyor ama.

Ayıp mayıp olmuyor. Senin yaptığına ayıp denir asıl.

Ne var konuştuysam? Senin için konuştum, seni sevdiğim için konuştum. Suç mu?

Suç. Hem de büyük suç. Konuşma benim yerime bir daha. Ben kendi işimi kendim görürüm merak etme sen. Bu kadar.

Hasret! Tamam haklısın.

Haklı maklı değilim.

Yani... Bilmem...

Belki de sen haklısın.

Beni düşünmen hoşuma gitti. Sağ ol.

Ya Bekir enişte, bu taş buraya konur mu ya? Al şunu şuraya!

Ne oldu şimdi?

Kadın işte... Fazla kafa yormayacaksın yani.

Haklısın abi, kafa yormayacaksın.

Bir de kahveci olacaksın be, kahveciye bak.

Tamam uzatma.

(Gülüyorlar)

Sen yatmadın mı hala?

Yok, uykum yok. Sen nereden bu saatte?

Bak, büyümüş de bana abilik yapıyor.

Yok ya ondan değil, merakımdan sordum.

Kahvedeydim. Cihan'la konuştum.

Senin o Murat hoca gelecekmiş ya yarın kahveye.

Ee? Ne olmuş?

Tekrar çağırırsa ne yapacaksın?

"Avucunu yala." diyeceğim. "Koydun beni kapının önüne, şimdi git başının çaresine bak." diyeceğim. Ne diyeceğim?

Yalanını yiyeyim senin. Kanatlanıp tosura tosura uçar gidersin be.

Sen ne biçim konuşuyorsun benimle lan! Ha?

Gelmez o zaten. Ne yapacak, hasbam kalkıp buraya mı gelecek?

Bakma sen Bekir enişteme. Gelmez.

Vallahi bana kalk gel dese giderim. Ucunda para var. Ama tarzlarımız ayrı be. Olsun yaparız bir orta gerekirse.

Hıı, yaparsınız bir orta. Hadi kalk yatağını yap.

Berrin aradı, provaya çağırmışsın. Heyecanı telefondan taşıyordu.

Ortada bir şey yok ki. Bu sadece teknik prova. Benim gitmem lazım.

Kolay gelsin canım.

Affedersiniz Nesrin Hanım.

Efendim Saima Hanım.

Hasret'in ailesi için verdiğimiz erzak siparişini iptal etmeyi unutmuşum. Dilerseniz bu sefer de gitsin sonrasını keseriz.

Haklısınız, zor durumda kalmasınlar. Zaten aldığı parayı da iade etmiş. Siz ilgilenirsiniz.

Tabii efendim.

Murat Bey kesin gelirim dedi mi ya?

Ben Murat Bey ile konuşmadım ki.

Ya kimle konuştun baba?

Ben bir kadınla konuştum. Murat hocaya söyle dedim, dersi kahvede yapacağız dedim, yarın sabaha gelsin dedim.

O ne dedi? Söylerim dedi mi?

Yok, bir şey demedi.

Bekir enişte ya seninle benim aramda fark var ya.

Ne yapacağız şimdi? Sende değil sana iş verende kabahat.

Hoca geliyor! Hoca geliyor!

Hoca geliyor! Hoca geliyor!

Cihan! Çay ver hocaya.

Abi koskoca adama çay mı içireceksin ya.

Ne vereyim?

Aga sen oradan soğuk gazoz ver bakalım.

Aman ne gazozu bu soğukta. Soğuk bir şey içirmeyin adamcağıza.

Süt kaynattırayım mı? Oralet ister misin hocam?

Pilav var karışık açsan.

Anaam, bizim pidecimiz de güzeldir. Kaşarlı, kuşbaşılı, kavurmalı, kıymalı...

Ben bir kahve alayım. Türk kahvesi, orta şekerli.

Heh kahve. Bırakmıyorsunuz ki söylesin adam!

Kahve, kahve. Bak hoca kahve dedi. Bunalttınız adamı be.

O zaman, her şey tamamsa derse girelim.

Yok hocam, kahveyi içmeden başlamak yok. Cihan! Lan köpüklü yapacağım diye bol tükürme içine ha!

Aman şaka yaptım be!

(Gülüşme sesleri)

Ee hocam nasılsınız İnşallah? İşler güçler?

Uğraşıyoruz işte...

Ya sıkmayın adamı be. Adamın canını sıkmayın. Hocam bizim işler kesat, para yok yani. Senin işler nasıl?

Bizim halimizi hiç sorma. Hangi birini anlatalım be Murat hoca? Bizim geçenlerde elektriği kestiler. Ben...

...o kadar da dururum camda görmemişim adamı. Ne ara geldi, kesti, gitti bilemedim. Aldım mantoyu...

...koştum elektrik idaresine dedim niye kesiyorsunuz? "Ödemiyor muyuz?" dedim. Ödüyoruz, dedim. O da...

...dedi ki ödemiyorsunuz, dedi. Amaan dedim ya dedim fatura mı geliyor da biz ödemiyoruz dedim. Ee dedi...

...o dedi sizin sorununuz dedi. Tam dönüşte gelirken hava bir sıcak, bir sıcak... Bana böyle ter bastı.

Pardon, araya giriyorum ama benim fazla vaktim yok. Buradan sonra başka bir yere daha yetişmem lazım.

Kahvem klarnetim kadar iyi değildir. Haberin olsun.

İşte, halimiz budur Murat hocam. E babam da bıraktı gitti bizi. Üç kardeş kaldık armut gibi bir başımıza.

İnanın bana benim de durumum çok vahim. Şu dersi verip hemen üniversiteye gitmem lazım.

Alayım hocam.

İlk önce sol anahtarıyla başlayalım. Sol anahtarı, şöyledir. Ve notaları yazmadan önce satırımıza bununla başlarız. Neymiş bu?

(Çocuklar "Anahtar" diyorlar)

Sol demeyi unuttunuz şaşkolozlar.

(Çocuklar "Sol" diyorlar)

Ee anahtar nerede şimdi?

(Çocuklar "Sol anahtarı diyorlar)

(Çocuk gürültüleri)

Acaba diyorum, acaba diyorum... Çocukların dikkatlerini dağıtmasak mı?

Dağıtmayalım bakalım, hadi.

Ne dedik, sol anahtarı.

(Çocuk gürültüleri

Tamam, bunu anladınız, bunu anladınız.

Dikkat toplayın, dikkat!

Demek içinizden bazıları dikkat toplamanın önemini biliyor.

Tabii ki de.

Bunu daha önce göstermemiş olması ne yazık.

Belki o göstermiştir de karşısındaki görmemiştir.

Karşısındaki bunu göremeyecek kadar cahil olamaz.

Şimdi de geçelim ilk notamıza: Do notası. Neymiş?

(Çocuklar "Do" diyorlar)

Öğretmenim bakın ben nasıl çalıyorum.

Şş Musti!

Oğlum bir susun ya bir susun!

Musti! Otur yerine!

Bir susun be! Bir izin verin konuşsun adam. Buraya sizin için geldi. Kaçıracaksınız, bir daha...

...göreceksiniz gelmeyecek. O olacak.

Hocam, rap sever misiniz?

Lan Kadir ne diyorum ben be!

(Rap şarkı söylüyorlar)

Nasıl ama?

İyi, güzel ama her şeyden önce notaları öğrenmeniz lazım.

Dediği gibi önce işin kitabını öğreneceksiniz.

(Çocuklardan oflama sesleri yükseliyor)

Durun çocuklar, nereye gidiyorsunuz? Henüz ders bitmedi!

Daha ders bitmedi durun!

(Gürültü)

Rezil olduk adama ya.

Hocam çay?

Ya ne çayı, adam içmez çay.

Kola ver kardeşim sen.

Pilav söyleyeyim kardeşim, bastırır.

Aslında pidemiz de güzeldir be, kuşbaşılı.

Yok, hiçbir şey istemiyorum.

Hocam senin bu eğitimine bırak kahveyi mahalle boşalır söyleyeyim ben sana.

Hocam göç olur valla.

Sence nasıl olmalı?

Biz çalalım, söyleyelim. Siz dinleyin, verin tüyoyu, yapalım cilayı olsun bitsin. Değil mi lan?

Önce sabredip nota öğreneceksiniz sonra da eğitim alacaksınız ve böylece çaldığınız şeyin en iyisini yine siz çalacaksınız.

Benden tüyo, cila beklemeyin.

Bizim öyle bir vaktimiz yok hocam.

Hadi gidelim.

Kadir! Kadir! Dur ya!

Nereye gidiyorsunuz? İki dakika otursaydınız eşek sıpaları!

Abla, bu adamdan hiçbir şey öğrenilmez.

Ya git arkadaşlarını topla hadi. -Hadi!

Uf abla, uf ya!

Aşağı mahalleye gidip top oynayalım ya. -Yürü oğlum, yürü, yürü.

E siz oturun bari, nereye gidiyorsunuz be?

Aa ne çabuk bitti be!

Beş dakikada beşiktaş!

Hoca metro gibi ya.

Var mı okeye dördüncü?

Babanla bir anlaşma yapmıştım, sözümü tuttum, gelip dersimi verdim. Senin de dediğin gibi alacak verecek hesabı kalmadı artık.

Gelmeyecek misin bir daha?

Hayır.

Neden? Okulunda bir sürü öğrenciye ders veriyorsun. Bunlar senin o kikirdeklerden daha iyi değil miydi?

İçeride tek bir lafımı bile dinlemediler. Ayrıca okuldaki öğrencilerimin hepsi bana karşı saygılı. Kikirdek olsalar bile.

Azıcık huylarına gitseydin saygının Allahını görürdün. Geceden beri seni beklediler. İki ritim öğretseydin...

...ne olurdu ha? Kapında köle olurlardı. Yok ama sen illa do öğreteceksin, sol anahtarı öğreteceksin, re öğreteceksin.

Çocukların önünde öyle demiyordun ama.

Sana yardım ediyordum şey etsinler diye.

Ama doğrusu öğrenmeleri.

Değil canım. Balçiçek a mı öğrendi, do mu öğrendi, re öğrendi mi o? Yoo öğrenmedi. Ama gitti...

...koskoca salon dolusu sosyetenin önünde şarkı söyledi. Onlar da na böyle bayıldılar, sen de oradaydın.

Benim söylemek istediğim de o. Marifet Balçiçek gibi olmak değil.

Neymiş marifet? Atay değil de Hatay demek mi?

Bunu şimdiye kadar sana anlatamadıysam...

Neyi anlatabildin ki... Bir de doğru dürüst Türkçe konuşuyoruz diyorsunuz hani, nerede?

Ulan bence var ya bu hoca işi biliyor. Oğlum lan bu hoca çok uyanık he, öğrenmeyelim diye sanatını sakladı...

...bizden. Bile bile zevksizleştirdi dersi. Paralar ona akıyor ne de olsa.

Ne yapsaydı? Kim kime ne veriyor oğlum bu devirde?

Şş alo! Amma para demeye başladın he!

Olmayandan bahsediyoruz.

Bizde var sanki ya!

Sizinki başka.

Nasıl başka lan? Bizim de evde bir çorbamız kaynıyor.

Ne güzel işte bir çorbanız kaynıyor, evden adam gibi çıkıyorsunuz, okula gidip adam...

...yerine koyuluyorsunuz. İkiniz de harçlık almıyor musunuz?

Bir lira lan.

Bana sor, ben ne harçlık aldığımı söyleyeyim. Bir sıfır öndesiniz.

Ööf hadi, hadi.

(Rap yapıyorlar)

Burhan Bey... Kıyafet nasıl ama? Yakışmış değil mi?

Bilmem, kıyafet işte.

Ne zaman çekildi bu fotoğraf?

Hangisi?

Şu.

Gençliğinde.

Onu anladım da ne zaman?

Sen şimdi benden gün, ay, yıl olarak cevap istiyorsun ama alamayacaksın güzelim. Çünkü bizde...

...nüfusa kayıt bile doğunca değil akıllara gelince. Diyelim ki elli yıl önce...

Yok canım.

Burhan Bey o kadar yaşlı değil bence.

Ben içmeyeceğim.

Niye? İçine tükürmedik ya sıcak çay işte.

Ben içerim, mis gibi koktu taze çay. Elinize sağlık.

Şeker?

Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Merhaba Hasret.

Hasret, Nişantaşı burada. Kocası gitti, gacısı geldi.

Hasret, Gülnaz getirdiğimiz yiyecekleri kabul etmiyor. Bir şey söyler misin?

Evet bir şey söyler misin?

Hasret'in eğitimi bitti, anlaşma bozuldu diyor.

Öyle. Doğru diyor. Anlaşma bozuldu.

Ama bu yiyecek meselesi, anlaşma bozulmadan önceydi.

Burhan Bey de gitmemişti o zaman daha.

Zaten bu son parti, başka yok.

Burhan Bey ne zaman gitti demiştiniz? Geçtiğimiz perşembe mi yoksa cuma mı?

Lütfen kabul edin. Onlar da üzüntülerini böyle ifade ediyorlar. Murat Bey ile Nesrin Hanım kırgınlığı telafi etmek istiyorlar.

Yaa. Evde karalar bağladılar değil mi? Ah Hasret, vah Hasret dediler değil mi?

Yok canım, böyle konuşmak abartılı olur tabii. Ne de olsa hayat devam ediyor. Murat Bey yeni...

...bir solist hazırlamaya başladı. E adamın mesleği tabii istese de istemese de yapacak.

Kimmiş o?

Berrin Hanım. Murat Bey, bugün Berrin Hanım'ı provaya sokacakmış.

O cızcız sesli tüylü karı mı? Benden daha mı çok beğenmiş onu? O, Balçiçek'ten bile kötü be.

(Kapı çalıyor)

Buyurun.

Berrin Hanım gönderdi. Yakasına baksın, bahsettiği gülü denesin dedi.

Ne oldu? Almadı mı diyeyim?

Hasret! Hasret! Bak Berrin Hanım göndermiş. Yakasını istediği gibi düzeltsin demiş.

Aman! O yakasından önce cakasına baksın. Tüylü cızcız.

Şimdi benim yerime şarkı mı söylüyor o?

E meydan boş kalınca dolduran biri bulunuyor elbet.

Televizyona çıkıp, kendini bir şey sanıp, böyle ağzını yaya yaya fashion fashion diyor.

Ver bakayım şunu bana.

(Bağrışmalar)

Kadir! Lan Kadir neredesin?

Ne var?

Benimle geliyorsunuz.

Nereye?

Çok fashion bir yorum yapacağız.

Ne oluyor? -Ne bileyim oğlum.

Dışarı mı gidiyorsunuz hocam? Siz de mi izleyeceksiniz?

Neyi? Dışarıda ne var?

Size pek uymaz ama... Olsun.

Bana uymayacak şey neymiş pek bilmiş öğrencim?

(Şarkı söylüyor)

Ne oluyor bahçede?

Bunu duydum. Biz bile beceremiyoruz, onlar güvenliği aşmışlar. Korsan gösteri. Dışarı atılmalarını...

...biz engelledik. Süper değil mi?

Niye geldin? Başka okul bulamadın mı gidecek?

Beni rahatsız mı etmeye çalışıyorsun? Neden peşimdesin ha?

Görmen için geldim.

Ne kadar gürültü çıkarabildiğini mi? Bunu biliyorum zaten. Yeni bir şey söyle.

Asıl sen söyle. Onu da deniz kıyısına götürecek misin?

Hı?

Onu da sahile götürecek misin?

Kimi?

Berrin'i.

Onu çalıştırıyormuşsun. Sahneye çıkaracakmışsın. Ne zahmete girdin o kadar? Bak Berrin oldum işte.

(Şarkı söylüyor)

Berrin'in şarkısını ondan daha iyi söylüyorum. Yalan mı?

Onun gibi olma. Onun kadar iyi de ondan daha iyi de olma. Benim istediğim bu muydu zannediyorsun?

Neymiş senin istediğin?

Artık anlatmak istemiyorum çünkü anlamıyorsun.

Yine aynı şeyi yapacaksın yani döneceksin sırtını, gideceksin.

Bu konuda haklısın. Buradan hemen gitmek istiyorum. Şu haline bak. Kıyafetin bile Berrin taklidi.

Taklit değil bu. Orijinal.

Senin derdin bu işte başkasının kılığına girmek. Onun elbisesi olsun yeter. Onun çıktığı sahne olsun yeter, bu kadar. Tamam.

Peki senin derdine demeli hoca ha? Balçiçek diyorum, burun kıvırıyorsun, sahneye çıkartıyorsun.

Berrin diyorum, taklit maklit ayağı yapıyorsun, provaya alıyorsun. Onun gibi olmayacağım da...

...kim gibi olacağım ha? En tepesine çıkmış bir kadın bu Berrin.

Nerenin tepesiymiş o ha? Her ne tepesiyse orası sen yoluna o tepeye doğru devam et. Benim söylediğim yerde olamayacaksın.

Bir dakika! Olamayacaksın derken sen ne demeye çalışıyorsun ha?

Çikolata çocuğu!

Hadi lan toparlanın gidiyoruz.

Sen de işkembeden atıyorsun ha! Salla babam salla! Düdük! Makarnası...

Gel buraya sen.

Ne çekiştiriyorsun be!

Merak ettiğin şeyi göstereceğim.

Noluyor ya! Abla! -Hadi eve siz, hadi.

Kemerini tak.

Paylaşın, ben takılacağım biraz. -Tamam, mahallede görüşürüz.

Saçım makyajım falan nasıl olmuş?

Ya şu kaşımı biraz şöyle kaldırtıp da ucundan...

Berrinciğim... Tatlım sakin ol. İlk kez mi sahneye çıkıyorsun? Hem bu teknik bir prova rahat ol azıcık.

Doğru diyorsun. Ajda'nın olimpiğe çıktığında nasıl hissettiğini şimdi anlıyorum.

Yaa...

Lütfen yardım et. Gerekirse elim ayağım titresim ama ne olur sesim titremesin. Ruhumu al ama nefesim bana kalsın.

Ne o, şeytanla pazarlık mı ediyorsun?

İyi olacak değil mi Levent?

Tabii olacak aşkım. Sen bir numarasın unutma bunu.

Kadir! Hoş geldin oğlum. Şş hadi boşaltın burayı. Yukarı gidin. Naş!

Hoş geldin, hoş geldin. Gel bakalım. Gel,gel... Gel, şöyle otur.

Hangi rüzgar attı demeyeceğim. Artık dilimde tüy kalmadı gel demekten. Sonunda geldin. Aç mısın?

Kebap? Güveç? Tel kadayıf?

İş için geldim abi.

Abi ne lan! Baba, Davut baba. Ben neyim oğlum? Annenin nikahlı kocasıyım.

Namıdiğer baban. Ey güzel Allahım! Sonunda baba oğul iş konuşacağız.

Saray mı burası?

Allah!

Bu elbiseye bir şey olursa ablam var ya keser beni. Zaten yürümek zor kendisiyle. Bir de arkandan koşturuyorsun.

Ya sanki taşa konuşuyorum. Bir cevap versene be!

Hocam sanat yönetmeni esip savuruyor.

Noluyor?

Aslıcığım Murat Bey'in aklını bu lüzumsuz şeylerle karıştırayalım lütfen.

Ne oldu?

Murat Bey size danışmak istediğim bazı şeyler var, birlikte bakabilir miyiz? -Olur.

Sormak istediğim şey sahne düzeniyle ilgili.

Neresi burası be?

Lütfen Dikkat! Hocamız teknik provaya başlıyor. Herkes yerine!

Orkestra, ışık, sahne ekibi, teknik ekip! Ekipbaşları yerlerinize geçince işaretinizi bekliyorum.

Tatlım, sen burada dinlen. Ben bir bakayım geleyim. Tamam? -Tamam.

Biz hazırız. Ne o? Kafanda bin tilki dolanıyor.

Şu telsizi verebilir misin? -Buyurun.

Orada kalsın, beni beklesin.

Şu aletler ne işe yarıyor?

Onlar orkestranın kapanış solisti için. O sahnedeyken açılacak. Çok gösterişli bir numara. Bugün açmıyoruz.

Bugün açmıyorsunuz?

Bugün açmıyoruz.

Murat hoca burada beklemeni istiyor.

Neresi ki burası?

Üstünü alayım mı?

Vallahi kalbim burnumda atıyor ha.

Ver bana.

Ben burada ne yapacağım ki?

Sahneye doğru yürü. Yerdeki işaretleri takip et.

Işıklar!

Aa! Benim sıram mı? Tut şunu. Levent, Levent!

Hadi, hadi buradan.

İşte, olamayacağın yer burası.

Şimdi anladın mı?

Anladım.

(Şarkı söylüyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.