Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
---Muhal---
AYDINLANMA YILI
Manolo! Manolo!
Yemeği unuttun. Bize mektup yaz.
Hemen gitmeliyiz, değil mi?
Uslu durun.
Tamam!
Acele edin!
Dualarınızı edin. Kardeşinin altını ıslatmasına izin verme.
Manolo kendinize iyi bakın.
Manolo oğlum dikkatli olun.
Haydi, Manolo.
Hoşçakalın.
Bavulu kap, hadi gel.
Elini ver bana Javi, haydi Manolo.
Hey Manolo, kardeşine sahip ol.
Manolo, bana da bir tane al.
- Ne kadar? - İki real.
Ne halt ediyorsun? Hadi, otobüsü kaçıracağız!
Hadi!
- İki real mi? - Tamam, 40 cent ver.
Nereye gidiyorsun? Bizim otobüsümüz bu.
Düşmanın saldırısını hayal edin.
Ne saldırıydı ama! Savaş üstüne savaş...
...neredeyse iki ay boyunca, göğse kadar kara batmış halde.
İşte gerçek savaş buydu.
Ben tam onu söylüyorum. Bir sigaraya ne dersin?
Teşekkürler.
Biletler.
Tamam. Biletler.
- Tamam. Biletler. - Asker benimle birlikte.
Ve bunlar benim kardeşlerim, onlar şehit çocukları.
Küçük melekler.
Yabancı radyo istasyonları insanların idam edildiğini söylüyor.
- Söylememeliydim. - Sakın söylemeyin.
Bu, İspanya uğruna şehit düşen biri için mi yas tutuyor?
- Hayır, zavallı karım için. - Yeğenim.
Bir azize!
Neyse, savaş bitti artık.
Şimdi ihtiyacımız olan şey, kinlerimizi unutmak.
Teğmen haklı...
...yeniden başlamak istemiyor muyuz?
Bir dakika! Bir dakika!
Bir Hristiyan olarak, affetmeye hazırım.
Ama bir vatansever olarak asla!
Kesinlikle hayır!
Ne düşünüyorsun?
Ne?
Savaş hakkında ne diyorsun dostum?
Ne diyebilirim ki? Siz Milliyetçiler bizi çok bombaladınız.
Madrid'deydiler. Başka seçeneğimiz yoktu.
Düşmanı ezmek zorundaydık.
Ama bombalar üzerimize yağdı.
Arkadaşı Perry'nin yanına bomba düştü...
...ve bacaklarını parçaladı.
- Bir mucize eseri kurtuldu. - Savaş savaştır.
Kahretsin! Yine altına işedi!
Pascual, pantolonu uzat bana.
Annem köylerden yiyecek getirdiğini söyledi.
- Bakalım. - Evet.
Nasıl başardın, ha?
Kızıllarla gittim.
Ama onlarla iyi geçindin demek.
Kiminle iyi geçinmemi bekliyordun, faşistlerle mi?
Seninle sonra konuşuruz.
Al.
Al, onu havalandır.
- Zeytinlerin sulayalım. - İspanyol kızı tek başına işemez.
- İşemek ister misin? - Hayır.
- Emin misin? - Evet, ama acıktım.
- Ne zaman yemek yiyeceğiz? - Çişini yapar yapmaz.
- Gördün mü? - Siktir!
Madrid'den ayrıldığımızdan beri böyle.
- Fark etmedi mi? - Elbette farketti...
...ama hoşuna gittiği için sineye çekiyor.
O kaltağın vücudu, mermer gibi sert.
En kötüsü de bir hafta boyunca testislerim ağrıyacak.
Hey, çocuklar, binin.
- Sigara? - Evet.
Hayır, teşekkürler. Bıraktım.
Hey.
Yerime otur, ben koridorda ayakta durayım.
Ne için?
Eğer yaparsan kardeşimin sana bir ay izin vermesini sağlayacağım.
Hayır, Manolo, ayrıca o iyi bir kadın.
Bütün otobüsün önünde azar işitmesini mi istiyorsun?
Ayaklarım kaşınıyor.
Baba.
Kimlik.
- Hadi yukarı çıkalım. - Bu havada mı?
Böylece konuşabiliriz.
Pepe, Pascual ile yukarı çıkacağız.
- Deli misin? - Manzarayı görmek için.
Anneme mektupta anlatabilmek için.
En azından yakanı kaldır.
Kimlik.
Hayır, hayır, hayır olmaz.
- Gitmek istiyorum. - Hayır, üşürsün.
Üşümem.
- Tıpkı krallar gibi! - Hadi.
- Anlat bana anlat. - Görmedin mi?
Evet ama ayağınla nereye kadar ulaşabilirsin?
Bu kadının ne kadar güzel bacakları var.
Ateş gibi!
Burada neler oluyor? Bu belge değil.
- Peki nereye gidiyorsun? - Ollero'ya gidiyorum.
Başparmağımla önce külotu kenara ittim...
...sonra da, itmeye devam ettim.
Bundan zevk almış gibiydin.
Hayır, dostum, almadım...
...ama o kesinlikle aldı!
Gerçekten, memur bey!
Aman Tanrım, ben hiçbir şey yapmadım!
Sadece kimliğimi kaybettim. Hepsi bu!
- Onu vuracaklar mı? - Bana ne?
Pascual!
- Pascual! - Hey sen! Teğmenin çağırıyor.
Pascual! Çocuğu al!
Dikkatli ol.
Al.
Kahretsin!
Hadi. Hadi.
Al. Pascual, al şunu. Kahretsin!
Tamam, tamam.
İşte bu kadar.
Zatürre olursan, beni suçlama tamam mı?
Burada sanki uçaktaymışız gibi.
Hey, bir şeyi, merak ediyorum...
...sanatoryumda rahibeler veya hemşireler olacak mı?
Bilmiyorum. Neden?
Şey, çünkü eğer hemşireler varsa...
...anlıyorsun değil mi?
Hayır.
Hemşireler erkeklerin penislerini görmeye alışkındırlar.
- Yani? - Ama rahibeler...
...sadece tesbih çekmekle meşgul olurlar.
İyi akşamlar.
Merhaba, adım Emilio Tortano, sanatoryumun hademesiyim.
- Yolculuğunuz nasıldı? - İyi.
Çantalarınızı yükleyin.
Herkes binsin.
Hazır mıyız?
Haydi Moreno!
Haydi, haydi!
- Pepe, boğazım ağrıyor. - Görüyorsun ya, bu senin suçun.
Benim mi? Yukarı çıkmasaydı.
Çocuğun nesi var? Ateşi yok ama...
...en iyisi Bayan İrene'nin ona bir iğne yapması.
İğne olmak istemiyorum!
Hayır korkma, sana iğne yapmayacaklar.
"Bayan" İrene dedi. Rahibe değiller.
- Bayan İrene kim? - Baş hemşire.
En iyisi birbirimize sen diye hitap edelim...
...yoldaşlar gibi.. Ben de savaştaydım.
Bu güzel ellerin iyileştirdiği yaralılar ne kadar şanslılar.
Yapma Morales, beni utandırıyorsun.
Ama bu doğru.
O zaman müdürü göremeyeceğim.
Zavallı adam çok hasta, kışı Alicante'de geçirecek.
- Ne oldu, bir şikayet mi var? - Elbette hayır. Tam tersine.
Ona bir tavsiye mektubu getirdim.
Henüz kanun değişmedi.
Çünkü yönetmelikler yalnızca...
...12 yaşın altındaki çocuklara izin veriyor.
Luisito zaten bir yetişkin.
Benim adım Manolo.
Dediğim gibi, bir yetişkin.
Sağlık muayenesini yarına bırakalım.
Yorgun olmalılar.
Akşam yemeği yenildi ama mutfakta size bir şeyler verecekler.
- Acıktınız mı? - Evet?
Biftek mi yoksa omlet mi istersiniz?
- Herhangi bir şey. - Sanırım biraz makarna var.
Demek cephedeydiniz, öyle mi?
Elbette. Bak.
Şarapnel. Hâlâ içimde parçaları var.
Gördün mü Manolo?
Tıpkı Aragonlu Augustina gibi!
Harika, ateşin yok...
...iğneye gerek yok, şimdi mutlu musun?
İçeri gel.
Vicenta, yatakhanende iki boş yatağın var, değil mi?
- Evet, Bayan. - Çok güzel, işte bu iki Falanjist.
- Sen de Falanjistsin, değil mi? - Öyleyim.
Onlara yemek ver ve yataklarına yatırdığında...
...Jesus'a biraz süt ve aspirin ver.
- Anlaşıldı mı? - Evet, ama biraz büyük değil mi?
Sadece dediğimi yap.
Endişelenme, ziyafet çekeceğiz, göreceksiniz.
- Bir içki ister misin? - Ah evet, elbette, çok isterim.
Her şey için teşekkürler İrene.
Hiç Madrid'e gittin mi?
Keşke gidebilseydim...
...ama gördüğünüz gibi burada bana ihtiyaç var.
Gençlerimize sahip çıkmalıyız.
Yani senin için bu bir tür rahiplik gibi mi?
Evet.
Sütlaç sever misiniz?
- Evet hanımefendi. - Muhallebili olanını.
Siz dökün dökün.
Paquita.
Evet hanımefendi.
Al.
Dikkat ol.
Tatlı.
Yer kaldı mı?
Meyve, vücudu arındıran meyve, bol bol meyve yemelisiniz.
Sen sus, ukala!
Böbreğe yapışan şeyler yemelisin.
- Cahil! - Paquita...
...bulaşıkları bitirdiysen yat.
Biliyorsun yarın okul var.
Peki siz mutfakta ne yapıyorsunuz?
Siz mutfakta ne yapıyorsunuz...
...dışarı çıkın.
Kalk bakalım ufaklık.
Hadi iç.
Ne yapıyorsun?
Radyo dinliyorum.
- Bir şey duyabiliyor musun? - Elbette.
Yabancı istasyonlar.
Portekizce.
Çünkü sınırdayız.
Kendim yaptım.
Tamam, yatma vakti.
Cesur küçük asker...
...güneşin gururu...
...seni alnından öpmek istedim...
Her şeyi gördüğünü mü söylüyorsun?
Evet, ama gölgesini, perdenin arkasında.
Elbette.
Ben de samanlıkta, eşekle birlikteydim.
Hangisiydi o?
Önlüklü olan.
Vicenta, bu bitti.
Hadi herkes duşlara gitsin ve soyunsun.
Hadi.
Senin derdin ne, utanıyor musun?
Ben yalnız duş alırım.
Ne şanslısın evlat, bir sultan gibisin.
Burada olmak ne büyük bir şans, keşke ben de olsaydım.
Madrid'e gelirsen, bizimle kalabilirsin.
Annem çok sevinir, kız kardeşlerim de tabii ki.
Dediğim gibi, bu bir rahiplik gibi.
Her şey için teşekkürler, gerçekten çok naziksin...
...Don Ramiro'ya yazıp ona da söyleyeceğim.
Güle güle Pepe.
Umarım uslu durursunuz.
Sen de yemeğini ye ki annem mutlu olsun.
Yaz, kız kardeşlerinin sana ne söylediğini biliyorsun.
Evet, dostum.
Mümkünse, arada bir annemi telefonla arasınlar.
Merak etme, telefonumuz yok ama onları köye götüreceğim.
Peki, yakında görüşürüz.
Güle güle Pepe.
Hadi, gidelim, hadi Pili.
Kahretsin, ağlama.
Bir daha küfür etme, anladın mı?
Tanrım, bu sofrayı ve yiyeceğimiz yemeği bereketlendir.
Lideri ve orduyu, José Antonio'yu...
...Tanrı ve İspanya uğruna şehit düşenleri, Führer'i...
...il Duce'yi ve Japon İmparatorunu koru. Amin.
- Amin. - Amin.
- Kim o? - Öğretmen Doña Tránsito.
Morales, sen Rosary duasını biliyorsun, değil mi?
- Evet. - Harika.
Bugünden itibaren her akşam sen dua edeceksin.
Tesbih duasını zaten okuduğumuz için, ben bir daha okumayacağım.
Pekala, bir öpücük.
Orada ne yapıyorsun?
Okulda olman gerekmiyor mu?
Okula gitmiyorum, kendi kendime çalışıyorum.
- Biraz ister misin? - Hayır, istemiyorum
Kimin umurunda?
- Dikkat et! - Bu serseri neyin peşinde?
Okula gitmiyor. Kendi kendine öğreniyor.
Oldukça zekice!
Ne oldu, kahvaltıda yeterince yemek vermediler mi?
Yoksa kızlardan hoşlanmaya mı başladın?
Hayır, hayır, ben gidiyordum.
Beş çarpı iki ondur.
Altı çarpı iki on iki eder.
Yedi kere iki on dört eder.
Sekiz kere iki on altı eder.
Dokuz çarpı iki on sekiz eder.
On kere iki yirmidir.
Bak tavsiye mektubu olsun ya da olmasın, derse katılmalı!
Kadın, sana zaten söyledim, o lise diploması için çalışıyor.
Küçüklerle ne öğrenmesini istiyorsun?
Ben öğretmenim ve sorumluluklarım var.
Pepita, o tembel serseriyi, buraya getir.
Babası savaşta olmüş.
Onu eğitmek için bir neden daha.
Sorun ne? Lise öğrencilerine...
...ders veremeyeceğimi mi düşünüyorsun?
Kadın, bu o kadar basit değil.
Yarından itibaren derslere katılacaksın. Anladın mı?
Bayan Transito sadece yardım etmeye çalışıyor.
Ama ağabeyim dedi ki...
Sayın beyefendi, yarın saat 9'da...
...kitaplarınız ve defterlerinizle okulda olacaksınız.
- Yemeğini bitirebilirsin. - Evet hanımefendi.
Peki Paris'e ne için gittin?
Genç adam, herkes Paris'e gidiyor...
...çünkü orası Evrenin başkenti.
Victor Hugo'nun dediği gibi...
..."Fransa, Fransa, sensiz dünya çok yalnız olurdu."
- Peki ya para? - Bir kız arkadaşım vardı...
...ama o başka bir hikaye.
Hangi hikaye?
Dün gördüm onu, deyim yerindeyse bir muhallebi gibiydi.
Dün Champs Elysées'te gezinirken...
...ertesi gün bu çorak arazide sürgündesiniz.
Daha da kötüsü, bu inekle evli!
Sen bir aptalsın, aptal.
Ve sen oğlum, bu kayıp adama kulak asma.
Paris'te ne yaptığını biliyor musun?
Dikkatli ol, İsa'nın dediği gibi...
..."Bir çocuğu rezil eden kişi...
...kendisini denizde boğsa daha iyi olur."
Kadınlardan geçinmek!
İşte o palyaço Cruz'un yaptığı buydu, bir palyaço.
Delirmiş.
Ben büyük adam değildim evlat
Kızın babasının şarküterisi vardı...
...bana sandviç verirdi.
Güzel miydi?
Lanet olsun! Neden onunla evlenmedin?
Beni kabul etmezdi.
Fransa'yı, Paris'i bu kadar seviyorsan...
...bu sıkıcı yere neden geri döndün?
Yozlaşma oğlum, yozlaşma.
Bana hatırlatma.
Dante'nin dediği gibi...
"Sefalet içinde mutlu zamanları...
...hatırlamaktan daha büyük bir acı yoktur.."
Peki o kim?
Aziz Bonaventura, oğlum. Aziz Bonaventura.
Hadi yemeğe git, bu olumlu bir şey.
- Manolo? - Ne?
İşedim.
Morales!
Neden yerinde değilsin? Hadi.
Sınıfta kalkamayacağını bilmiyor musun?
Manolo! Manolo!
Elini uzat, sana...
- Eğer kardeşime vurursan... - Beni tehdit mi ediyorsun?
Beni tehdit mi ediyorsun? İmdat! İmdat!
Bir isyan! Bu bir isyan!
İsyan!
- İsyan biraz fazla. - İsyan, ayaklanma...
...otoriteye karşı isyan, ne derseniz deyin, bu suç.
O bir suçlu ve beni tehdit etti!
- Ben... - Tamam, tamam, tamam.
- Şimdi sen konuş. - Kardeşim...
...Bayan Transito'dan tuvalete gitmek için izin istedi...
...o izin vermedi ve kardeşim altına işedi.
Ve sonra ona vurdu.
Okula yemek yemiş, tuvalete gitmiş olarak geliyorsun.
Hadi, Morales. Git oğlum.
Onu Jandarmaya teslim etmeyecek misin?
Kadın, onun okula gelmesi için ısrar etmen de senin suçun.
O zaman istifa ediyorum!
O katilin bana dokunmasına izin vermeyeceğim.
Lütfen Transito saçma sapan konuşma.
Ona kütüphanenin anahtarını verelim...
...orada tek başına çalışsın, tamam mı?
- Hiçbir ceza almadan mı? - O cezalandırılacak.
- Kahve ister misin? - Kahve! Böyle bir zamanda!
Pekala...
...sen disiplinsizliğe izin ver bakalım, ne olacak.
Kızıllar gibi anarşiye sürükleneceğiz.
Hey, BayanTransito'ya vurduğun doğru mu?
Ne yaptılar?
Ne yapabilirler?
Bilmiyorum, bir şeyler.
Ayrıca, kadınlar tugayında olduğu için...
...çok fazla gücü var.
- Bu nedir? - Mikroskop.
Bakmak için. Bakmak ister misin?
Elbette.
- Salak! - Bakmak için.
Bir dakika bekle.
Bakalım.
İşte.
İşte orada, bak.
Vay!
Bu benim saçım mı?
Evet.
- Buraya tükür. - Tüküreyim mi?
Ne için?
Mikropları görmek istemiyor musun?
Tamam.
Bekle...
...daha iyi bir şey getireceğim.
Öğretmene vurduğun doğru mu?
Mikropları görmek ister misin?
- Ne? - Mikropları.
Tükürükte küçük böcekler var.
Gerçekten mi?
Gel.
Gel.
Gördün mü?
Kutsal Meryem, Tanrı'nın annesi!
Şimdi sıra sende.
Buraya tükür.
Tükür!
Kızım, ne kadar iğrençsin! İğrenç!
- Tükürmemi söyledin. - Tamam, tamam.
Bakalım.
Bakalım.
- İşte buradalar. - Bakayım.
Merhaba getirdim.
Nedir?
- Bakalım tahmin edebilecek misiniz? - Al.
- Süt. - Bakalım.
Hayır.
Şunlara bakın, kıvranıyorlar!
Onlar solucan mı?
Hayır. Onlar...
...kadınları hamile bırakan nedir?
Domuz!
Seni pis domuz! Yaptığına pişman olacaksın!
Demek haklıymışım, sütmüş.
Hadi gidelim! Hadi!
Ne yapıyorsun? Bu kitapları nereden aldın?
Kütüphaneden.
Bayan İrene, İspanyol karşıtı olanları yakmamı söyledi.
Yani, sana göre bu da İspanyol karşıtı mı?
Çünkü İngilizce ve Bayan Tránsito bana...
Sikik kadın!
Bu dünya edebiyatının bir mücevheri.
Hadi ama, Dickens'ın kim olduğunu bilmiyor musun?
- Hayır. - Am bu barbarlık!
Bu kültür mirasını, bu insanlık mirasını yakmak.
Montaigne'in "Denemeler" adlı eserini yakacaktın!
Michel de Montaigne!
Kitapları yakmak için kriteriniz neydi?
Bayan Transito bana öncelikle...
...İspanyolca, Almanca ve İtalyanca olmayanları yakmamı söyledi.
Tanrım, onları affet, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Bak, şöyle yapalım, onları yaktığını söyleyeceksin...
...onları saklayacağım. Tamam mı?
Harika, hadi onları atölyeye koyalım.
Bu Fransızca'yı anlayabilecek miyim bilmiyorum.
Montaigne'i kastediyorum çünkü eski Fransızca.
Küçük oğlum çişini yaptı...
...uykuya dalacak ve rüyasında melekleri görecek.
Sahtekar kardeşi gibi değil.
Ne rüya gördüğünü yalnızca şeytan bilir.
Küçük bir öpücük, Vicenta
Bir tane de Manolo'ya.
Kardeşin bir öpücük istiyor.
Yarın görüşürüz.
Kısmetse.
Biliyorsun ki ölümcül bir günah içindesin.
- Evet. - Ve eğer şimdi ölürsen...
...doğruca gideceğini de biliyorsun.
Yine de uyumadan önce bunu tekrar yapacaksın.
Cehennemden gitmekten korkmuyor musun?
Seni hadım ederim!
Taşaklarını keseceğim!
Hadi...
...günahkar ruhuna dua et.
Yüksek sesle.
- Duyayım. - Ben, günah işledim...
...ve bunu Kutsal Bakire Meryem'e ve...
...Aziz Mikail'e itiraf ediyorum...
- Beni bağla. - Ne?
Beni bağla.
Unutma, yapmamı sen istedin.
Peki...
...günde kaç defa yapıyorsun?
Bir veya iki...
...üç.
Domuz!
Çok mu hoşuna gidiyor?
Tamam.
Hadi...
...dua etmeye devam et.
Yüce Baba, Düşünce, söz ve eylemde...
Domuz!
...sonsuz kutsal Bakire Meryem...
...Aziz Vaftizci Yahya...
...Aziz Peter ve Aziz Paul...
...Kutsal Baba'ya karşı...
...günah işledim.
Kendi hatamla...
...kendi hatamla...
...en ağır hatamla...
Günaydın.
24 buçuk.
Yirmi dört buçuk.
Sonraki.
Yirmi bir.
Yirmi bir. Sonraki.
Yirmi dokuz.
Yirmi dokuz. Sonraki.
Kardeşin her geçen gün daha da şişmanlıyor, ama sen...
Çok çalışıyorum.
Elli altı buçuk.
Sonraki.
Bayan, bu mektup evden.
Annem geri dönmem gerektiğini söylüyor.
Kendini iyi hissetmiyor ve artık çalışamıyor.
Tanrım!
- Ne zaman gidiyorsun? - Hemen gelmemi istiyor.
Kız kardeşim evleniyor bu yüzden yalnız kalacak.
Ne diyebilirim ki...
...ama şimdi yerine birini bulmak...
Belki María Jesús gelmek ister...
...Bayan Tomasa'nın kızı.
- Rahibin yeğeni. - Öyle mi?
Evet, çünkü toplum hizmetini yapmak istiyor.
Evet anne, kulaklarımı yıkıyorum.
Evet, Manolo da kulaklarını yıkıyor.
Evet üç kilo aldım.
Hayır Manolo ders çalıştığı için hala zayıf.
Tamam, ona söyleyeceğim.
Manolo seninle konuşmak istiyor.
Ne istiyorsun?
Evet ama mektupta anlatırım.
3 dakika dolmak üzere.
Ne?
Hayır, çok soğuk değil.
Soğuk değil!
Alo! Hey! Anne?
Anne?
Kesildi.
Peki ya Vicenta?
Siktirip gitsin.
Küçük kız çok sevindi, siz de gördünüz.
- Ben de öyle. - Tamam, tamam, göreceğiz.
Bakalım amcası bu konuda ne diyecek?
Şeytan'ın kızları! Hepiniz öleceksiniz!
Kutsal anne adına yemin ederim ki artık buraya sıçmayacaksınız!
Ver!
Amca.
- Amca. - Ne?
Sanatoryumdan Bayan İrene burada.
Evet.
Tut.
- Kutsal Meryem - Günahsız ve tertemiz.
Bu güvercinler beni deli etti.
Sayıları gittikçe artıyor ve her yeri mahvediyorlar.
Bir gün ayin sırasında üzerime sıçacaklar.
Peki, söyle bakalım.
Evet, Tomasa'nın kızı María Jesús bizimle çalışmak istiyor.
Evet, evet sekreter olmayı kafasına takmış.
Hadi eve gidelim, burada kimse birbirini anlamıyor.
Ben eve gidiyorum.
Bak, bak, bak.
- Gördün mü? - Sonra da Volter'den bahsediyorlar.
Kesinlikle utanç verici!
Hadi gidelim.
Sadece su içecektim.
Ne yapıyorsun?
Daktilo çalışıyorum.
- Bununla mı? - Makineyi alana kadar.
- Bakmadan mı? - Dokunarak.
Dakikada 20 kelime yazıyorum.
- Herşei yazabilir misin? - Tabii ki.
Adın ne?
- Manolo Morales. - Manolo Morales.
M A N O L O...
...boşluk, M O R A L E S.
Bitti.
- Madrid'li misin? - Evet.
Su içecek misin?
Evet, ama artık susamadım.
Tamam...
...yarın görüşürüz
Hoşçakal.
Madridli dostum, neredesin, seni göremiyoruz.
- Peki ya Bay Emilio? - Atölyede
Sana ne oldu, kayıp bir ruha benziyorsun.
Merhaba.
Merhaba Manolo.
Çalışmayı bitirdin mi?
Hayır, ne dün ne de önceki gün ders çalışmadım.
Ne demek öyle? Anladım tabii ki yıpranma.
Bekle, sana beyin için bir hap vereceğim.
Hayır, sorun kafamda değil.
Bu harika bir şey.
Şunu dinle...
..."vücudun temel işlevlerini düzenler...
...ve beyni güçlendirir."
Anladın mı?
Bu yeniden yapılandırıcılardan biri.
Zihinsel ve fiziksel çabalarından sonra...
...bir canlandırıcıya ihtiyacın var.
O şeyi bırak ve şu lanet hapı al.
Sürahi orada.
Genetik faktörleri bir kenara bırakırsak...
...onu aldığımda ben bile damızlık at gibi oluyorum.
- Hadi, biraz üfle. - Hayır, ben artık...
Ben günah çıkaran rahip değilim.
Hayır, hayır, María Jesús geldiğinden beri hiçbir şey olmadı.
Rahibin kızı mı? Yani, o kız...
...geldiğinden beri hiçbir şey yapmadın.
Costka'lı Aziz Stanislaus gibi.
Yani aşık oldun.
Mon petit ami, tu es bien foutu.
Bu da "işin bitti" demek oluyor.
Neden? Aşık olmak kötü mü?
Dostum, aşkın harika bir şey.
Dante'nin dediği gibi...
"Ayı ve yıldızları hareket ettiren aşk."
Bununla birlikte, insanlar üzerindeki etkileri...
...örneğin sana çok yaramış...
...çünkü mastürbasyonu bırakmış olmanın yanı sıra...
...ki bence bu çok iyi...
...az önce bana ders çalışamadığını söyledin...
...işte bu çok kötü.
Kitabı açsam da hiçbir şey anlamam.
Ve tabii ki şiir yazmaya başlamışsındır
Evet.
Bakalım.
"Bahar geliyor ama ben mutlu değilim.
Çünkü güzel kız yakarışımı duymak istemiyor."
Bu sözler boş laflar, yazık, aptalca, yazık.
Ona söyledin mi?
- Neyi? - Onu sevdiğini.
Çünkü ilk yapman gereken şey ona söylemek.
Peki ya beni sevmiyorsa?
O zaman...
...o zaman şiir yazabilirsin.
Ama önce Paris'e gitmelisin.
- Tencere nerede? - İşte burada.
Hoşlandığın kişiyi yakında unuttuğunu göreceksin...
...kızlarla durum böyledir.
Çocuğun kafasını karıştırma.
Hayır, kadın, o aşık.
Ah, tabii ki Madrid'li genç bir bayan.
Ona yaz oğlum, ona yaz.
Bütün kadınlar mektup almayı sever.
Aşk söz konusu olduğunda...
...bu beş para etmez kişiye güvenme.
Bla bla bla bla.
İşte burada, üstelik bana bir çocuk bile veremedi.
Yaşlı korkuluk!
Tamamen menopozda.
Mesele şu ki, yaşlıyken evlendik
...ve Fransa'da yaptığım aşırılıklar yüzünden...
...boşalma sorunum var.
Çocuk sahibi olamıyorum...
...ama erkeklik gücüm 20 yaşındaki gibi.
Peki ya ona yazarsam? Maria Jesus'a, yani..
Mektubu unut! yüz yüze konuş...
...taşaklı erkek gibi!
Kardeşim sinemayı sevip sevmediğini soruyor.
- Neden kendisi sormuyor? - Bilmiyorum.
Peki, ona çok sevdiğimi söyle.
O zaman kütüphaneye git.
Ne haber?
Film mi izleyeceğiz?
Ben bunu tamir etmeye çalışıyordum.
Gerçekten mi?
Bakayım.
Danielle da Riox'un filmi var mı?
En sevdiğim sanatçı o.
Şey, bilmiyorum, çünkü henüz tamir etmedim.
Aletlerim yok.
Peki filmlerin isimleri neler?
Şey, "Yıllık Afet"...
..."Ultra Plus Uçuş"...
..."Olimpiyatlar"...
Ama aşk filmleri değiller.
İzlemedim ama isimlerine bakılırsa...
- Aşk filmlerini sever misin? - En iyisi onlar.
Madrid'de yaşamak ne büyük şans!
Çünkü burada, sinema yok...
...şehre gitmek ya da Portekiz'e geçmek gerekiyor.
Ben...
...aşk filmlerini sevmiyorum.
Evet, sen de bütün erkekler gibi westernleri seviyorsun.
Bu kayalar nedir?
Şey granit...
...mermer...
...feldispat...
Maria Jesus, ben...
Sen ne?
Serseri, bunu erkek arkadaşıma söylersem ne olacak?
Vay!
Yakışıklı dostum...
...ya taş atarsın ya da mastürbasyon yaparsın.
Tek bildiğin bu mu?
Neye bakıyorsun?
Hayır hayır hayır!
Sen bir canavarsın! Manolo yapma!
Manolo, yapma!
Manolo, hayvan gibisin! Bırak beni!
Manolo.
Ah hayır!
Şimdi ne yapacaksın? Şimdi ne yapacaksın?
Hayır!
Hayır gıdıklamak yok! Gıdıklama yok, hayır, Manolo!
Manolo, Tanrı aşkına, ah!
- Bu sana öğretecek! - Bizi görecekler!
Kahrolası Madridliler!
Köylülerden daha vahşiler.
"Git ve erkek arkadaşına söyle."
Rafaela!
GİT VE ERKEK ARKADAŞINA SÖYLE.
Seni gördüm.
Ona söylersem seni döverek öldürür.
- Beni mi? - O Portekizli gençlerden biri.
- Ne olmuş yani? - Falanjist, ama Portekiz'li.
Hadi Paquita, aklın bulutlarda, kızım!
- Paella nasıl gidiyor? - Ağzınızın suyu akacak Bayan İrene.
Biraz mütevazı ol canım, mütevazı.
Tamam hanımefendi.
- Günaydın Emilio. - Günaydın Bayan İrene.
- Her şey nasıl? - Gayet iyi gidiyor.
Ne kadar sakarsın? Fren tutmayı bilmiyor musun?
Kırılmadı.
Falanjistlerle İberik kardeşlik bağı kurduk.
Bu yüzden anneni görmeye gittim.
Rahip, bisikletin frenleri olmadığını bana söylemedi.
Her geçen gün daha da aptallaşıyorsun.
Şu çiziklere bakalıım.
- Ah, hayır, önemli değil. - Evet.
İyi ki geldin, çünkü sıkıntıdan ölüyordum.
Onun burada ne işi var?
Ülke hepimizin değil mi? Al, at, sıra sende.
O, Jesus'un erkek arkadaşı.
Hadi, dalga geçme!
Bana Portekizli bir erkek arkadaşı olduğunu söyledi.
Hadi, yoksa gece yarısına kadar yemek yemeyeceğiz!
Portekiz'deki belediye başkanları buradakilerden daha önemlidir.
Mesela babam hem belediye başkanı...
...hem de belediye meclisinin başkanı.
- İkisi aynı şey. - İtiraz etme Emilio...
...Joao farklı diyorsa, farklıdır.
- Sonuçta o Portekizli, değil mi? - Baban davul çalmanı seviyor mu?
Tabii ki seviyor.
Davul en önemli enstrümandır.
- Ya keman? - Beni güldürme.
Davulu kemanla nasıl kıyaslayabilirsin?
- Ama keman... - Keman, keman, hiçbir şey.
Keman eşliğinde yürüyen...
...bir askeri geçit töreni hayal edin!
- Bu çok saçma olurdu. - En azından...
...askeri açıdan bakıldığında.
Haklı, muhteşem bir enstrüman.
Ve çok da savaşçı, çünkü savaşçı bir enstrüman.
Davul sesini duyduğumda çok duygulanıyorum.
Vatansever duygu.
Hatırlıyorum, çalarken başkanımız...
Kim, Mareşal Carmona mı?
...bebek gibi ağlıyordu.
Affedersin. Bu nem...
...romatizmam için kötü.
Beni alnımdan öptü.
7 yaşındaydım.
Genç yaşta başlamışsın.
O bir dahi çocuk.
Onu neden öğle yemeğine davet ettiklerini anlamıyorum.
Paella harika.
Benim karım kaba olabilir ama mutfakta...
...Cordon-bleu.
Hey, onu dansa davet etmelisin.
- María Jesús'u mu? - Benim karımı değil!
- Dans etemeyi bilmiyorum. - Dans edemiyor musun?
Oraya bırak, hadi, hadi.
Ne?
İki adım.
Cesaretini topla!
Eş değiştirme. İşte sana yaşlı yarasa.
Seni kaba, terbiyesiz hergele!
Eş değiştirme.
Gidelim mi?
- Ben bilmiyorum - Harika gidiyorsun.
Geçmişten bahsediyorlar.
- Sorun ne? Kızgın mısın? - Ben mi? Hayır.
Değil misin? Neden bir şey söylemiyorsun?
Erkek arkadaşın burada.
Şimdi yeni bir şey ama yavaş olduğu için eş değiştirme yok.
- Koluma gel, güvercin. - Hayır, eş değiştirmeliyiz.
Hadi.
- Hiç dans etmedim. - Ben liderlik edeceğim.
O benim erkek arkadaşım değil.
Değil mi?
Babası, annemin amcası olan rahibin arkadaşı.
- Yani eğer... - Yani ne?
- Hiç bir şey. - Hadi ama, aptal, ne?
Yani, bu gece seni öpersem, kızmayacak mısın?
Utanmaz olma, sadece dans et.
Şu müziği hemen kapatın!
Yakın dans etmenin günah olduğunu bilmiyor musunuz?
- Hanımefendi ama gündüz... - Bu çocuklar için kötü bir örnek.
Ve siz de çok hoşsunuz.
Don Teodulo'ya anlattığımda göreceksiniz.
O işe yaramaz Emilio nerede? Çünkü gramofon onun.
Bayan Trasito, bu kadar telaşlanmanıza gerek yok.
Çünkü biz tamamen masumca bir dans ediyorduk.
- Tabii ki hepsi masum. - Masum mu?
Masum diyor ama birbirlerine yapışmıştılar.
- Şehvetle! - Transito Çocuklar!
Duysunlar!
Bak çocuk, sarmaş dolaş dans etmek günahtır.
Çok güzel, hepimiz dans etmek istiyoruz...
...o halde halk oyunlarımızı oynayalım.
- Toprak dansı. - Neden Jota dansı yapmıyoruz?
- Hadi! Hadi! - Davul çalacağım.
Çok güzel.
Pilar Bakiresi şöyle diyor...
Fransız olmak istemiyorum...
Emilio, gel, gel.
Neşeyle, sağlıkla!
Aragon'dan gelen birliklerin
...komutanı olmak istiyor.
Pilar Bakiresi şöyle diyor...
Fransız olmak istemiyorum...
Aragon'dan gelen birliklerin
...komutanı olmak istiyor.
Manolo, bak, senden daha haylaz!
- Ne oldu? - Şu haylaza bak.
Ah meleğim, onu çok erken sütten kesmişler.
- Bundan eminim. - Tıpkı benim gibi...
- ...ben de aynı şeyi yapıyorum. - Tıpkı senin beni uyandırdığın gibi.
Yeryüzü ve deniz, Lord Santorini.
Sana sesleniyorum, seni aslanın yüceliğine yükseltiyorum.
En yüksek noktadaydım...
...o güzel köşkten seni mutlu görüyorum.
Hey! Davulum! Davulum!
Davulum! Davulum!
Neden kamyonda yanıma oturmadın?
Bayan Transito'nun ne dediğini hatırlamıyor musun?
- Hayır. - Bizi tekrar birlikte görürse...
...Don Teodulo'ya söyleyeceğim deedi.
Söylesin.
Dur.
Filmlerde nasıl öpüştüklerini biliyor musun?
- Tabii ki biliyorum aptal! - Hayır, bilmiyorsun.
Kardeşimin hizmetçisi bana anlattı.
Ağızlarını açarak öpüşüyorlar.
Ne?
Ve dillerini çıkarıyorlar.
Denemek ister misin?
Hayır, şimdi değil.
O zaman ağzımız kapalı.
Ne yapıyorsun?
- Dişlerimi fırçalıyorum. - Tamam. Yatağa git!
Zaten gidiyordum.
- Yarın görüşürüz. - Kısmetse.
Hemen aç!
Kalk!
- Burada ne yapıyorsun? - Sıçıyorum.
Tuvalette başka ne yapabilirim?
İsa, Meryem, Yusuf!
Hemen örtün!
Seni uyarıyorum, kendine çok dikkat et, anladın mı?
Bitir.
Bilmiyorum ama bundan hoşlanmadım.
- Bir şey yapıyorlar mıydı? - Hayır.
Gördün mü, kimseye güvenmiyorsun.
Neyse, aynı odada uyumamaları gerekiyor.
Lütfen Transito, onlar sadece çocuk.
Evet, evet, çocuklar.
O genç çocuğun şeyini görmelisin...
...yani, resmen bir adamınki gibi.
- Kesinlikle çok büyük. - Gerçekten mi?
Uyuyor.
Uyuyor musun?
Manolo! Manolo!
Manolo, korkuyorum.
- Şimdi sorun ne? - Bakireyi gördüm, bakireyi gördüm.
Aptal olma.
Altına işemişsin!
Maria Jesus.
Maria Jesus.
Yarın görüşürüz.
Bak ne felaket, ne boşvermişlik...
...ve sen bütün gün burnunu karıştırıyorsun
Çok fazla iş yapıyorum her işi yapan gibiyim.
Tamirci olarak çalışmaktan...
...daha başka yapacak işlerim var.
Eğer karın olmasaydı...
...komünist olduğun için hapiste olurdun.
- Bekle. - Sorun ne?
Dikkatli olmalıyız. Biliyorsun...
Bayan Transito, Emilio'ya...
...kırık fayansları tamir ettirdi.
Boş ver.
- Ya bizi yakalarlarsa? - Hayır.
Kibrit almak için şehre gittiğimi sanıyorlar.
- Hey. - Ne?
Hayır, o olmaz.
- Bana izin ver... - Asla.
- Peki ne zaman, evlendiğimizde mi? - Evet.
Madrid'e dönüp beni unutacaksın.
Hayır. Gerçekten. Bak...
Gözlerimi kapatacağım, onları açıp kapat.
Hayır. Sen delisin.
- Günaydın. - Günaydın.
- Ben hiç okula gitmedim. - Bu kadar şeyi nasıl biliyorsun?
Şöyle, ben her zaman iyi bir dinleyici oldum
Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'nde.
Sonra kafelerde, Örneğin...
...Don Miguel de Unamuno'yu saatlerce dinledim...
...Fransa'da sürgündeyken tabii ki.
Bir şey daha...
...kaç yaşında evlenmek mümkün?
"Evlenmen gerekip gerekmediğini mi soruyorsun?"
- Hayır onu sormadım. - Hayır, bir klasikten alıntı yapıyorum.
Sofokles. Yoksa Sokrates miydi?
Önemli olan, bunu söyleyenin Yunanlı olması.
"Evlenmen gerekip gerekmediğini mi soruyorsun?"
"Ne yaparsan yap, pişman olacaksın..."
"...istediğini yap."
- Manolo, ne yapıyorsun? - Lütfen bırak gireyim.
Hayır!
- İzin ver. Donuyorum. - Sadece biraz, tamam mı?
Beni seviyor musun?
Elbette seviyorum.
Sen beni seviyor musun?
Evlenebilmemiz için bir iş bulacağım.
Manolo.
Burada kalıp uyumama izin ver.
Bilmiyorum, bu boğa güreşi bana bir katliam gibi geliyor.
- Zavallı hayvana çok üzülüyorum. - Boğaya mı üzülüyorsun?
Ama boğa öldürülmeyi sever.
Tabii ki geleneklere oklanmış...
...ve dövüştürülmüş olması şartıyla.
- Bir sigara iç. - Sigara içmem.
Sigara içmiyor, boğa güreşini sevmiyor...
...kart oynamayı bilmiyor, bu nasıl rahip Emilio?
Benim sevdiğim şey boğa güreşçileri
Çok neşeli, çok zarif, çok güzel...
Bir dakika, sen biraz...
Tanrı aşkına, hayır.
Tanrıya şükür. Peki, sen ne diyorsun dostum?
Ben de rahip gibi düşünüyorum yani boğa güreşleri hakkında.
Sen bir Fransızseversin.
Boğalardan değil, günahlarından bahsediyordum.
Don Teodulo, bu yaşımda ne günah işleyebilirim ki?
İkiyüzlü olma, seni tanıyorum.
Eylemde değil düşüncede günah işlersin.
Evet, ama düşünce suç değildir.
Sevgili Tanrım. Onu duydun mu?
Duydum ama boşver.
O çok liberal biridir, ama aslında tam bir ahmaktır.
Peki, yeğenimin kızı nasıl davranıyor?
Çok iyi, çok nazik, çok temiz ve çok çalışkan.
Bu zavallı adamın ruhu için dua edelim.
Gerek yok. Günah çıkardığımızda tertemiz olacak
Peki, Doña Tránsito'nun anlattığı yakın dans meselesi de neydi?.
Hiçbir şey...
...sadece gezide biraz güneş ve rahatlama.
Doña Tránsito'yu biliyorsun zaten.
Gördün mü?
Neyi?
Don Teodulo.
Rahip, annemin amcası.
Evet ne olmuş?
Köye mi gidiyorsun?
Anlamadın mı? günah çıkarmaya gelmiş.
Yarın Bedenlenme günü ve hepimiz komünyon almalıyız.
Bana bir konuda söz vermelisin.
Ona hiçbir şey söylemeyeceksin.
Yaptıklarımız hakkında.
Peki ona günahlarını itiraf etmeyecek misin?
Sen deli misin?
Çünkü o annenin amcası.
Ne kadar da zekisin!
Onun babam olduğunu anlamadın mı?
Peki yarın kahvaltı saat kaçta?
Don Teodulo'nun ayini saat kaçta başlayacak bakalım.
Evet, yarın saat 10'da ayini başlatabiliriz.
Böylece çocuklar o kadar aç kalmazlar.
- Çok iyi, değil mi Transito? - Evet. Don Teodulo her zaman çok iyi.
Yani, herkes ilk Komünyonunu çoktan yaptı.
Evet, evet, onlara sorduk.
Hadi gidelim o zaman.
Yaşlılarla mı yoksa çocuklarla ilgilenmeyi mi tercih edersin?
Deneyimsiz olduğum için, belki de...
...masumlarla başlamak daha iyi olur.
Bu acemi din adamları!
Neşelen dostum, işler kontrolden çıkmasın!
Hadi büyüklerle biraz deneyim kazan...
...ayrıca buradakilerin hepsi aziz.
- Elimizden geleni yapıyoruz. - Tanrı sizi duysun!
Peki, birkaç müstehcen kelime...
...ama çok ciddi bir şey yok.
Ama buna karar veren günah çıkaran rahiptir.
Affedersiniz...
...ben Teodulo'ya alışkınım, o benim arkadaşım.
Peki, peki, başka bir şey var mı?
Yani, sadece günahların affedilmesi.
Burada hepimizin aziz olduğunu söylemediler mi?
Peder...
...günah işlediğimi ve 6. emri çiğnediğimi itiraf ediyorum.
Hem yalnız başıma, hem de başkalarıyla birlikte.
İsa, Meryem ve Yusuf.
Ama tövbe ediyorum...
...düzelmek istiyorum ve kalbim acıyor ama...
Bir dakika. Kaç yaşındasın?
- 15. - Kutsal İsa, seni temizler!
Pekala bu...
...kendine karşı işlediğin günahlar...
...ahlaksızca dokunmalar...
...aptalca ve uygunsuz dokunmalar mı?
Evet, dokunmalar, elle dokunmalar.
- Sıklıkla mı? - Şey...
- Çok sık mı yoksa değil mi? - Bekle.
Not mu aldın?
Bunlar Madrid'deydi...
...bunlar geldiğimden beri.
Teselli Veren Bakire!
Bakın çarpılar...
...tek başıma yaptığım zamanlar için.
Küçük daireler...
...başka bir kişiyle birlikte.
- Birçok kişiyle? - Hayır!
- Yalnızca bir tane. - Peki bu kirli eylemler...
...yuvarlak olanlar...
...nelerden oluşuyordu?
Şey...
...düşünün sadece o ve ben yalnızız.
Yani...
Peder! Peder!
Peder!
- Seni affetti mi? - Bayıldı, ama affetti.
Peki neden bu ayrıntılara girdin ki?
Çünkü sordu...
...ama sen olduğunu söylemedim.
Peki ya sen?
- Babana bir şey söylemedin mi? - Bir bu eksikti.
Ama yarın ayine katılırsan bu günah olur.
Ne kadar da aptalsın, ayine katılmayacağım.
Ama annenin amcası sana soracak.
Ona oruç olmadığım için ayine katılmayacağımı söyleyeceğim.
O zaman bu gece yine birlikte uyuyabiliriz.
Hayır, sen günah çıkarmadın mı?
- Tamam, ama yarın su içeceğim. - Kafir olacaksın!
Ayrıca Bayan Transito da gelebilir.
Nereye gidiyorsun, orada ne yapıyorsun?
Tek başıma giyinmek zorunda kaldım!
- Peder, sana bir şey söylemeliyim. - Sonra...
...sonra anlatırsın, köyde başka bir ayinim var.
Cehennem mi dedin?
Aslında var mı yok mu bilmiyorum.
Ben agnostik biriyim, anlarsın ya.
- Hayır. - Kelime kendini açıklıyor.
Agnostik.
Ölümden sonra yaşamın olduğunu kanıtlayamam.
Peki ya varsa? Ya varsa?
Eğer varsa, Tanrı bize yardım etsin, değil mi?
Bu ne?
Lanetli şairlerin içkisi, pelin otu absinthe.
Mükemmel!
- Baudelaire'i duydun mu? - Hayır. Duymadım.
Peki Verlaine?
Hayır mı? Ya Rimbaud?
Neyse. Peki ya Lautréamont Kontu?
Hiçbir fikrin yok.
- Bir şiir biliyorum. - Hadi duyalım dostum.
"Metreslerimin yataklarda uzanmalarını severim"
"Göğüslerinde şal olmadan, kemerleri gevşek"
"Uylukları açıkta, saçları dağınık, ne büyük bir zevk."
Espronceda. Fena değil ama...
...sesi bir org gibi geliyor. Verlaine ise bambaşka.
"Sonbahar kemanının uzun hıçkırıkları"
Gerçek şiir bu, işte ben buna şiir derim.
Utanmıyor musun...
...sanki gol atmış gibi küfürler savuruyor.
- Hanım bu bir kinaye. - Bana numara yapma!
Bu palyaço sana ne verdi de onu takip ediyorsun?
Kültür, ona verdiğim şey bu.
- Üstelik sarhoş ettin! - Hayır, bu bir aperatif.
Senin vicdanına kalmış.
Ama Azrail seni yakaladığında göreceğiz.
Bu tür davranışların yüzünden cehenneme gideceksin.
Bu yüzden cehenneme gideceksin, seni soytarı.
Cehenneme olan bu takıntı da neyin nesi?
Peki ya cennet?
Evet, öyle, çünkü kimse cennete gitmiyor.
Bak, bak, dili dolanıyor.
Cennete, içelim.
Evet, iç iç.
Çok güzel dostum, aferin.
Küp gibi sarhoş!
- Açıklayabilirim. - Hadi, bu kahveyi iç.
- Cehennem korkusundandı. - Korkuyorsun ama utanmıyorsun.
- Özür dilerim. - Sen Emilio'yla içerken...
...ben aptal gibi seni bekliyordum.
- Gerçekten mi? - Evet.
Bir şey yapmak için olduğunu sanma.
Bazı şeyler hakkında konuşmak istedim.
İstersen şimdi konuşabiliriz.
Hayır, şimdi değil.
Mümkün değil!
- Maria Jesus nerede? - Maria Jesus evine döndü.
- Anahtarı ver. - Çok havalısın!
Kardeşin gelene kadar burada kilitli kalacaksın.
Bayan Transito onu arıyor.
Anahtar.
Manolo, lütfen.
- Anahtarı ver! - Manolo, lütfen!
- Nazikçe ver bana. - Manolo...
...eğer uslu durursan...
...eğer uslu durursan, kardeşine hiçbir şey söylemem.
Manolo! İmdat! İmdat! Çığlık atacağım, Manolo!
İn üstümden! İn üstümden! İn seni Serseri!
Bırak beni! Bırak beni!
Serseri.
Serseri.
Ah, zavallı şey!
Ah, benim zavallı küçüğüm.
Henüz bir çocuk...
...yine de bir erkek
Bay Emilio?
- Ne? - Bunları karına götür seni bekliyor.
- Yapmam gereken bir şey var. - Hey!
Manolo.
Manolo, al.
Ama benim getirdiğimi söyleme, tamam mı?
Ne kadar da aptalsın!
O ağlayıp dururken, sen burada oturuyorsun.
Teşekkürler.
Manolo!
- Sana bir şey yaptılar mı? - Hayır ya sana?
Babam...
...annemin amcası, kemerle...
...şuna bak.
Ne yapacağız şimdi?
Kardeşim geliyor.
Bayan Transito anneme seni ıslah evine göndereceklerini söyledi.
Umurumda değil.
- Zavallı şey. - Bunu söyleme.
- Hadi, kaçalım. - Hayır, Jandarma bizi yakalar.
Başka bir şey yapmalıyız. Hadi.
Buraya uzan.
- Böyle rahat mısın? - Evet.
Beni seviyor musun?
Tabii ki.
Ayrılmamızı istemiyorsun, değil mi?
Bir çocuğumuz olsaydı bizi evlendirirlerdi.
Hadi o zaman.
İlk andan itibaren şüpheleniyordum.
Çünkü kardeşin... kabalığımı bağışla...
- ...şehvetinin esiri. - Gerçekten mi?
Ve bu gerçekten de belli oluyor.
- Yok artık! - Gözlerinden.
Bir kadın gördüğü anda gözleri parlıyor.
Şeytani bir parıltıyla.
Zavallı annesi için ne büyük bir çile.
Eğer bu doğruysa.
Peki ya müdür...
...Bayan İrene onu görmek isterim.
Tabii ki haberiniz yok O perişan halde.
Onları yatakta birlikte bulduk...
...aynı yatakta!
Peki durumları nasıldı?
Yani bunu gerçekten yapmışlar mıydı?
Ne düşünüyorsunuz? Dua mı ediyordu?
Ah, zavallı İrene.
İyileşmeyecek.
Seni aradıktan sonra...
...onu revirde kilitli buldum.
Ve o zamandan beri dışarı çıkmadı.
- Peki neden? - Çünkü suçluluk duyuyor.
Al. Montaigne'in "Denemeler"i...
...tüm cevapları orada bulacaksın.
- Ama Fransızca bilmiyorum. - Kitapları unut evlat...
...beynini sulanacak.
Bak biraz jambon, domates...
...ve yol için biraz ekmek getirdim.
Teşekkürler.
Haylaz!
Hepsini ye evlat, bir deri bir kemiksin.
Bakalım tüm bu istismardan sonra nasıl olacak.
Ben kıçıma tokat yiyorum, o ise...
Bu kadar yeter!
Dediğimi yap ve ilk iş Paris'e git Paris'e!
Okumaya git. Büyüdüğünde onunla evlen.
- O çok iyi bir kız. - Manolo!
Tamam.
Hoşçakalın.
- Ve her şey için teşekkürler. - Güle güle.
Hadi Manolo.
Hadi, kardeşine veda et ve gidelim.
Tamam.
- Ben de gelmek istiyorum. - Her şey için teşekkürler.
İrene'ye onu göremediğim için üzgün olduğumu söyle.
Madrid'e gelirse mutlaka beni ziyaret etmesini söyleyin.
Ölmek istiyorum!
Ah Tanrım, ölmek istiyorum!
Ölmek istiyorum!
Manolo!
- Bu da ne demek? - Bu deli ne yapıyor?
Tüfeği getirin, tüfeği getirin.
Eve geri dön! Eve, eve!
Affedersiniz peder, ben çocuğun kardeşiyim.
- Olanlar için çok üzgünüm. - Dua et ki askerisiniz...
...onu götürün yoksa öldürürüm, öldürürüm!
- Manolo! Manolo! - Lütfen, lütfen, götürün.
- Seni seviyorum Manolo! - Götürün! Lütfen!
- Gitme! Gitme! - Lütfen! Götür onu!
- Hayır! Gitme! - Lütfen götür onu!
Seni seviyorum Manolo!
Bırak beni!
Seni gerçekten seviyorum!
Bırak beni!
Manolo!
Bırak beni!
Bin!
Haydi, kahretsin!
Onunla gitmek istiyorum!
Onunla gitmek istiyorum!
- Sorun ne şimdi? - Bavul efendim.
Git al. Hadi acele et.
Şimdi sana bir tane yapıştırırım!
Biliyor musun?
Gerçekten ateşliydi.
Hey, bayağı eğlendin değil mi...
...seni haylaz!
Peki rahibin o kızla ne alakası var?
Hadi, ver şunu, hadi.
Ne seksi bir kız, gördün mü?
Manolito tam bir baş belası, değil mi?
Ciddi misin aptal?
Üstüne üstlük intihar!
Al.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.