All language subtitles for Gönülçelen 12. Bölüm - atv [Turkish] [DownloadYoutubeSubtitles.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

İkiniz de sanki Hıdırellez'de doğmuş gibisiniz.

Baya başarılısınız bakıyorum. Tebrikler.

Sen niye atlamıyorsun?

Denesene. İşte sana ruhunu koruyarak...

... eğlenceye katılma fırsatı.

Ortak nokta.

Levent, tamam artık.

Ya, işte söylemeye çalıştığım bu. Çok zor değil mi?

Kendin gibi olup başka bir şey yapmaya çalışmak.

Tabii ki ateşten atlayamazsın.

Emin misin?

Adım kadar.

O kadar emin olma.

Daha önce hiç ateşten atladın mı Murat Allah aşkına? Tabii ki eminim.

[...müzik çalıyor...]

Her şeyin bir ilki var, değil mi hoca?

[...müzik çalıyor...]

Gözlerime inanamıyorum valla.

[...müzik çalıyor...]

Teşekkür ederim hanımefendi.

Bir şey değil.

[...müzik çalıyor...]

Hey millet! Bir dakika. Bir dakika. Bir dakika.

Bu parçayı açılışı yapan Hasret'e çalıyorum.

Kız bir dakika bir dur.

Helal olsun be.

Biri daha var. Nazar.

Hocayı atlattı ateşten.

Azıcığını da ona çal be!

Ya herkes payını alsın içinden ya!

Cavlamayın.

Ha, doğru.

Hadi codiler çalın be!

Bana kısmetmiş senin hocayla beraber...

...ateşten atlamak.

Koluna yapışırsan atlar tabii.

Aa, hiç de bile. Ben yapışmadım.

Biz de görmedik.

Hahaytt, haspama bak. Bulamadın mı başka birini?

Bulamadım.

Benim atlamak istediğim başka biriyle atladı.

Konuş kız Nazar.

Sus be!

Sus be!

Hadii!

Aman!

Kız, hem sen neyin hesabını soruyorsun ki?

Ortaya kıtır mı atıyorsun?

Konuş be Nazar!

Kavga mı ediyorlar?

Hocayla nasıl konuşulur sen onu bile bilmezsin.

Kalkmış adamı ateşten atlatıyorsun.

Aman!

Bana laf edene bakın.

Sen ne zaman adam oldun be!

Sen kendine bak asıl.

Nereden çıktığını unuttun galiba.

(gülüşüyorlar)

Senin çıktığın yerden.

Oh be! Ağzına sağlık Nazar.

Geldiğimiz yer aynı.

Oohhh!

Koydu lafı. Koydu lafı.

Sus be Balçiçek sus.

Sana ne oluyor?

Sana ne oluyor asıl be?

Helal sana be sarı be.

Haydi Balçiçek.

Oyna kız helal sana.

[...müzik çalıyor...]

Ay bu ne terbiyesiz kız olmuş be.

Hadi Gülnaz boş ver ya.

Sen ne terbiyesiz bir kız olmuşsun be.

Seninki pes etti. Eski damar kalmamış bunda.

Aslında damar hala yerinde.

Kendini kontrol etmek için nasıl çaba harcadı görmedin mi?

Yani kendi olmaktan vazgeçmedi ama ortamı...

... dışında var olmanın yolunu buldu diyorsun, ha.

Tam değil ama çok yakında.

Güzel bir yemekti, teşekkür ederim.

Buraya gelip gizlice sofrayı hazırlaman, böyle bir sürpriz yapman..

İstemeden seni korkutmam.. (gülüyor)

Seni o kadar özledim ki.

Ethem, lütfen.

Bu gecenin böyle bitmesine izin vermeyeceksin, değil mi?

Saime Hanıma söyleyeyim bize kahve getirsin.

[...müzik çalıyor...]

Ne diledin Kadriye?

Bilmezmiş gibi sorup durma Bekir.

Cihan'ımın mutluluğunu diledim.

Ta küçüklükten beri el ele atlarlar şu ateşin üstünden.

Eşek kadar oldular hala...

Öf!

Cihan'ımla Hasret'i baş göz etme zamanı geldi, geçti bile.

Yakında doğma kaçacaklar.

Kadriyem, bak ne diyorum.

Gidelim isteyelim Hasret'i.

Bir düğün yapalım dosta düşmana karşı. Üç gün üç gece.

Ben saçayım böyle paraları tek tek.

Yaşa Bekir be!

(öpüyor)

Ne yapıyorsun burada?

Hiç.

Oturuyorum.

Bana daha çok birilerini pataklıyorsun gibi geldi.

Kim? Ben?

Hım.

Kimi pataklıyorum ki?

Bilmem, kafandan geçen birilerini.

Onlara kızıp duruyorsun.

O öyle yapmasaydı, bu bunu demeseydi.

Dışarıdan belli mi oluyor bu?

Hı hı.

Vücut dili.

Bazen sözcükler kadar ele verir her şeyi.

Bana dışarıdan bakan biri "Aa adama bak...

... nasıl eğleniyor" der mesela.

Öyle mi?

Öyle tabii.

Daha önce böyle bir ateşin üzerinden hiç atlamamıştım.

Hele yanımda..

Güzel bir kızla birlikte..

Bu bir ilk.

Ne demek biliyor musun peki?

Eh, ateşten atlama geleneğinin temelinde..

Ateşten kiminle atlarsan, gönlün onda demektir.

Herkese şunu söylersin;

Biz münasip bir çiftiz.

Ateşten atlamak bu manaya gelir.

Bilmiyordum.

Ya, öğrendin işte.

Ee...

Demek Cihan'la atlamanın manası bu.

Peki...

Kimin gönlü kimde?

Senin mi onun mu?

[...suya taş düşüyor...]

Biz aynı mahallenin çocuklarıyız.

O sayılmaz bir kere.

On beş yıldır biz açılış için birlikte atlarız.

Söylediklerin birbirini tutmuyor, farkındasın değil mi?

[...müzik çalıyor...]

Ya ben biraz çalı çırpı toplayayım.

Bu ateş söndü sönecek.

Aman babam, kurban olayım sen otur ben toplarım çalıyı çırpıyı.

Kadir! Kadir!

Yok, yok, yok.

Kadir!

Kimseyi sebeplendirmem.

Ben toplarım.

Ee, biraz sevap kazanalım be.

Kemanınla mı?

Anladım.

(gülüyorlar)

Bu kemanıyla gidiyorsa başına iş açar.

Okulda müzik yarışmasının ilanını gördüm.

Kazanmayı kafaya koydum. Okula yeniden başladım.

Babamla Bekir enişte de klavye almışlar.

Ee, tamam işte niye üzgünsün? Ne oldu ki?

Ne olacak? Klavyem ikinci el.

Hem bozuk, bir de bir tuşu yok.

Müzik yarışmasına bu yüzden mi katılamadın?

Yoo, daha başlamadı ama ah bi klavyem olsa bak neler olacak!

Ne dilek tuttun Kadir Hızır'da?

Bugün bütün dileklerin kayıtsız kabul edildiği gün. Ona göre.

Söyle bakalım, ne dilek tuttun?

Bilirim, akıllı çocuksun.

Olacak bir şey tutmuşsundur.

Koray'a söyler misin Ethem Bey'in arabasını hazırlasın.

Tabii, efendim.

Sonra da etrafı iyice bir toparlamanızı istiyorum Saime Hanım.

İz kalmasın lütfen.

Araba hazırlanıyor.

[...müzik çalıyor...]

Nereden çıktı bu parça?

Yeniden çıkarmışlar.

Görünce hemen aldım.

Hatırladın mı o geceyi?

Annenle baban uçağı kaçırınca koca yazlık...

...iki taze nişanlıya kalmıştı.

Tabii ki hatırlıyorum.

Hayatının baharında iki aşık.

Sabaha kadar dans etmiştik.

Annenin kontrol telefonları ancak sabah susmuştu.

Uykusuzluktan sızıp kalmıştı...

... da ondan susmuştu telefonları.

Artık bizi kimse rahatsız edemez.

[...müzik çalıyor...]

Nazar, sen de şu bahsettiğiniz...

...müzik yarışmasına katılsana okuldaki.

O katılamaz çünkü öğrenci değil.

Ne yapalım? Çalışıyordum.

Kağıt toplamaktan okula gidemedin, değil mi?

Nazar zehir gibidir be ablam.

Ama okul kim biz kim be.

Hangimiz okula gittik ki?

Ya iki dersten çaktım ama onların hatası.

İmtihanda çöplükten çağırsalardı...

...ben de giderdim, geçerdim yani.

Devamsızlık da var tabii.

Aman Berrin abla fazla deşme be. Bu akşam eğleneceğiz. Bu işlere yarın bakarsın.

Hadi şimdi bir şarkı söyleyelim be.

E hadi bakalım.

Yaşa Balçiçek!

Hadi bakalım.

[...müzik çalıyor...]

Bu Nazar bir görünüp bir kayboluyor ortalıktan mübarek kara bataklık.

Artık genç kız oldu başına bir iş gelecek...

...böyle sokaklarda sürterse.

Kollamak lazım.

Kollamak lazım.

Mahallede bakalım şunun işine ocağına, ne yer ne içer, nerede kalır.

[...müzik çalıyor...]

Yaşayın be! Valla helal olsun size.

Sabaha kadar çalar sabaha kadar söyleriz be.

Helal be.

Sabaha kadar mı?

Burada sabaha kadar kalacak mıyız?

Dileğinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini merak etmiyor musun?

Aa, kim etmez ki?

Gökten üç elma düşecekse biri benim başıma düşsün kim demez ki?

Çok afedersiniz muhabbeti böldüm ama ben bir ufak su...

(gülüşüyorlar)

Hikayeler birbirine karıştı galiba Berrinciğim

Ben burada üç elma görmüyorum.

Aa, yapma Levent. Her hikayede üç elma vardır bir kere.

Yok ablam burada elma yerine rüzgar çıkacak.

Sabah rüzgar çıkarsa dileğin kabul olacak demektir.

İyi, geleceğimizi rüzgara bağladık yani.

Ya hoca senin bir dileğin yok galiba.

Sen o yüzden böyle oturduğun yerden ahkam kesiyorsun.

Bence de.

Demek ki dileğin o kadar da önemli değil.

Yoksa gitmeyi düşünmezdin bile.

Kız! Babam gene ortalıkta yok. Kalk bakalım bir.

Hadi

Ben de geleyim sizinle.

Yok sen dur.

Murat Hoca az biraz bize izin ver.

Biz bir babamıza bakıp geleceğiz.

Hep kaybolur mu böyle?

He öyle, kaybolur. Allah'ım Ya Rabb'im.

Ee, gidiyor muyuz?

Galiba hayır.

O kadar hevesle ateşten atlarsan...

...sabaha kadar rüzgarın çıkmasını beklersin işte.

Sonra Nazlıcan'la ayrıldık ayrılmasına ama...

Kalplerimiz ayrılmadı.

Onu babası başka birisine verdi.

Yıllar sonra...

İki çocuğu elinde karşılaştık Eminönü'nde

Ay!

Baba!

Baba!

Çalı çırpı toplamamışsın.

Sevap kazanamayacaksın bak ona göre.

Ya, korktum be!

Kaçıyor mu? Toplarız işte.

E Nakiye Hanım'a Hıd ırellezi anlatırken unutmuşum.

En başından başladıysan...

Hızır ile İlyas'tan. E biraz uzun sürer tabii Burhan baba.

O seferi de anlatırsınız, değil mi Burhan Bey?

E anlattı Nakiye Hanım. Yetmedi mi daha size? Anlattı işte.

Ama onu anlatmadı.

Evet, anlatmadım.

Hadi baba, hadi hadi!

Hadi gidelim.

Dikkat et, düşme.

Kendimi orada buldum. Shakespeare'in sonelerinde.

En çok Romeo ve Juliet'ti.

Aşık için her ölüm kavuşmadır.

Yeter ki, ölüm sevgilinin elinden olsun.

Nereye?

Hızır'ı bulabileceğim bir yere, su kenarına.

Demek benim muhabbetim sarmadı.

Hızır'dan hikaye dinlemek istiyorsun. Bekle ben de geliyorum.

Hey, size söylüyorum. Size çok güzel bir hikayem var.

Hem yıldızlarla ilgili.

Anlatayım mı?

Anlat.

Şimdi...

Bu hikaye çok çok önce.

Dünya bile daha yok yerinde.

Ooo!

Evren daha toz ve gaz bulutu yani.

Allah baba önce insanları yaratmış.

Bütün kadim kitaplarda yazdığı gibi.

Sonra demiş "Bu insanlara yaşayacak bir yer vermeli."

Dünya'yı yaratmış haliyle.

Bazen sıra değişiyor ama, değil mi?

Önce Dünya sonra insan diyenler de var.

Sonra, sıra gelmiş...

...insanlara dünya üzerinde yaşayacakları yerleri vermeye.

Ee, yetmiş iki millet insan var. Kolay değil.

Hepsi sıraya dizilmiş. Her bir millet yerini almış.

Sırasını savan gitmiş.

Sonra bizimkiler gelmiş. Yani, atalarımız.

Hani, büyük büyük büyük dedelerimiz.

Onlar. Allah babanın yanına gitmişler.

Bize de yer ver demişler.

Ee?

Ee'si...

Allah baba bizimkilere bakmış.

"Geç kaldınız." demiş. "Ben her yerleri verdim."

Sona kalan dona kalır yani.

"E, neden gelmediniz? Neredeydiniz?" diye sormuş tabii.

Bizimkiler demiş ki;

"Biz bu yıldızların altında

...çalıp eğleniyorduk. E, bırakamadık."

Bunlar gerçekten sizinkiler.

Allah baba bu dürüst cevabı çok sevmiş ama.

"Yalan söylemediniz, aferin." demiş

"Peki" demiş bizimkiler.

"Biz yersiz yurtsuz mu kalacağız şimdi?"

Allah baba da bizimkilere demiş ki;

Ne demiş?

Demiş ki;

"Bu Dünya üzerinde kendime ayırdığım bir yer var."

"Onu size vereceğim."

Kendine ayırdığı yeri verecek, ha?

Evet.

Düşünsene...

Dünya üzerindeki cennet.

E nerede demiş bizimkiler?

"İşte onu söylemeyeceğim." demiş Allah baba.

"Siz Dünya'yı dolaşıp bulacaksınız."

"E, madem ki geciktiniz,

bu da sizin cezanız." demiş.

Ödül ve ceza bir arada.

O günden sonra bizimkiler Dünya'nın dört bucağını...

...dolaşır olmuşlar. Çalgıyla, çengiyle...

...gülerek, eğlenerek, şarkı söyleyerek.

Ama, hep yıldızların altında.

Orayı buluncaya kadar.

Biz onların çocuklarıyız işte.

Hala Dünya üzerindeki yerimizi bulamadık.

Ama o yer sizden başka kimseye de verilmedi.

Dünya üzerindeki cennet size ayrılmış. Sadece size.

Ee?

Beğendiniz mi hikayemi?

Müthiş.

Bence siz de kalkın. Yoksa burada kakırdayacaksınız.

Yerden göğe kadar haklı.

Hı?

Kıkırdayacağız.

Kakırdayacağız.

Heh. Kakırdayacağız.

[...kuşlar ötüyorlar...]

[...rüzgar esiyor...]

Rüzgar! Rüzgar çıktı.

Aa!

Kalkın kız rüzgar çıktı.

Kalkın! Kalkın!

(alkışlıyorlar)

Yaşasın!

Ee, ne olacak şimdi? Dileklerimiz olacak mı?

Kalpten dilediysen tamam.

(bağırıyor)

Murat hoca! Ne şanslı bir adammışsın. Bundan sonra bütün dileklerini oldu bile artık.

Benim dileğimin tutup...

tutmadığını anlamak için biraz zamana ihtiyaç var.

Benimkinin de.

Seninki işle mi ilgili?

Sayılır.

Yoksa başka bir şeyler mi?

Mesela sağlık, huzur...

Ya da...

Ne bileyim.

Aşkla ilgili olabilir.

İstersen söyleyeyim.

Yok. Söyleme. O zaman...

...büyü bozulur, tutmaz.

Sen olduktan sonra söylersin.

Oh be!

Çok zor bir şey mi diledin?

Aslında, kolay. Ama bu işi Hızır'a...

...bırakırsak zor olabilir.

Eve gidip çalışmaya ne dersin?

Hadi ablam ben gidiyorum.

Kız, gidiyor musunuz?

Hadi, dikkat edin kendinize.

Hadi görüşürüz.

Görüşmek üzere Burhan Bey.

Baba, hadi görüşürüz.

Görüşmek üzere.

Görüşürüz Burhan Bey. Hoşçakalın.

Hoşçakalın. Her şey için teşekkürler.

Hadi güle güle.

Görüşürüz.

Selamünaleyküm millet!

(şaşırıyor)

Dileğim tuttu.

Hoş geldin be!

Kobra bu be!

Hoş geldin, Kobra.

Nasılsın ağa?

Nasıl geçti turne lan?

Köffi!

(seviniyor)

Öp lan elimi.

Nasılsın, Kadriye ablam?

Selam, ağabey.

Ya, nereden çıktın be?

Hangi rüzgar attı lan seni buraya?

Hangi rüzgar olacak, bu rüzgar attı.

Aman, susun da konuşsun adamcağız.

Ya, baktım mahalleye kimse yok. Merak ettim, öğrendim yerinizi. Atladım geldim.

Allah cezanı vermesin senin!

Ne yaptın?

Dayanamadın mı?

Ne oldu? Turne erken mi bitti lan?

Çiyan!

(gülüşme sesi)

Ee, nasıl geçti şenlik?

Anam nasıl geçsin. Her zamanki gibi.

Saime Hanım.

Günaydın, efendim.

Günaydın.

Murat odasında mı?

Hayır, efendim. Henüz gelmediler.

Sanırım geceyi orada geçirdiler.

İyi.

Evde yatmak varken geceyi orada geçirmek...

...de nereden çıktı acaba?

Neyse. Gece gelen giden olmadı diyorsunuz yani.

Hayır, efendim. Ethem Bey'i de kimse görmedi.

Bu durumun bir süre gizli kalmasını istiyorum.

Hiç merak etmeyin Nesrin Hanım. Ben kimseye bir şey söylemem.

Teşekkür ederim.

Ben giyineyim.

Ağa, kamyonet çok sallıyor be. Artık arabana alırsın bizi.

Almazsa adam değil be.

Alırım kız.

Sana ne oluyor kız? Sen bin işte kamyonete.

Aman sen bir sus be! Yürüyen çıngırak.

Hadi be!

Anam, bu kim kız? Sevda değil mi bu?

Bunun ne işi var lan burada?

Beraber döndük.

Ne işi varmış lan İstanbul'da?

Yok, İzmir'de denk geldim.

Ondan sonra da takıldık işte birbirimize. Nereye gitsek beraber.

(şaşırma sesi)

Sevda, kalk kız!

Arabaya müşteri geldi.

Gülnaz!

Gülnaz! Gelsene kız. Hepimize yer var.

Hepinize yer var ama bana orada yer yok artık.

Ortalığı karıştırmasan olmazdı yani ha?

Şuraya eğlenelim diye geldik ağzımızın tadıyla.

Ortalık zaten karışık ağa.

Hadi geçin arkaya arabaya.

Benim bu arabada keyfim yok arkadaş.

Ben kamyonete gidiyorum.

Anam, ben biniyorum valla.

İki lak lak yaparız Sevda'yla.

Kız!

Cihan! Cihan!

Gel.

Bak.

Bizim aklımıza bir şey geldi.

Şu Nazar var ya.

Kimi kimsesi yok. Yazık. Orada, burada sokaklarda kalıyor.

Biz de düşündük, taşındık. Bizde kalsın.

Orada burada sürtmesin.

Ne dersin?

İyi. Siz bilirsiniz.

Kız!

Nazar! Gel bakayım buraya.

Kız bundan sonra artık bizde kalacaksın sen.

Sonra haline bakarız.

Valla mı?

Yediğin içtiğin yer belli olsun. İyi mi?

İyi olmaz mı? Ama yük olmayayım size.

Yok be! Ne yük olması ya. Yani...

...sokakta duracağına bir sıcak yuvan olur işte. Beraber yer, beraber içeriz işte yani.

İyi.

Nazar!

Hadi, sen bizim arabayla gel. Hem şu okul işini konuşalım.

Berrin Hanımcığım. Size zahmet olmasın. Biz hallederiz.

Ne zahmeti canım! Benim hoşuma bile gidiyor.

O zaman Nazar size emanet.

Merak etmeyin.

Fena mı kız? Biz de evde biraz daha yalnız kalırız.

Hadi, güle güle.

Uzun zamandır bu kadar huzurlu uyumamıştım.

Ben de.

O halde.

Ne olur, bu küskünlüğe bir son verelim.

Sana öyle hemen güvenmemi beklemiyorsun, değil mi?

Yeniden beraber olacaksak, daha geçmen gereken çok sınav...

...vermen gereken çok cevap var.

Yani, ölmeden sırat köprüsünden geçeceğim?

Kısa bir deneme süresi diyelim.

Ben hazırım.

(gülüyor)

Telefonlaşırız.

Bugün işlerin yoğun mu?

Biraz.

Öğlen yurt dışından bir misafirimle toplantım var.

Ahmet Bey.

Öğleden sonra da konferansta olacağım.

Telefonum kapalı olabilir ama ben seni ararım.

Görüşürüz.

Gülnaz!

Kız Gülnaz!

Erken gelmişsiniz bizden.

Kadir, yardım et.

Acelem var baba, geç kaldım ya.

Yahu, nereye geç kaldın len?

Okula gideceğim.

Aferin, aferin. Tıpış tıpış git okuluna bakayım.

Ay, bu kadar yorgunluğun üzerine anca çay giderdi zaten

Eline sağlık, Saime Hanım.

Zahmet oldu size de.

Afiyet olsun.

Senin gecen nasıl geçti anne?

Hiç, nasıl olsun.

Her zamanki gibi kitap okuyup erkenden yattım.

Gelen giden olmuştur belki.

Kim gelecek Hasret?

Hızır baba mesela.

Hayır, Hasret'ciğim.

Hızır baba falan gelmedi.

Tıpkı yılbaşında Noel babanın gelmediği gibi...

...o da teşrif etmedi.

Sizde bir değişiklik var Nesrin Hanım.

Ne gibi?

Bilmem. Böyle yüzünüz, bakışlarınız...

...konuşmalarınız. Böyle, sanki...

Dün gece iyi uyudum, ondandır.

Yok, yok. İyi uyuma gibi değil.

Böyle, sanki...

Siz nasıl kaldınız orada? Donmadınız mı sabaha kadar?

Eh, biraz üşüdük tabii. Evet.

Böyle adetler nereden çıkar anlamam.

Anlatayım isterseniz.

Almayayım Hasret'ciğim, teş ekkür ederim.

Odamdayım ben.

Ben de mutfağıma ineyim. Hadi görüşürüz.

Her şey yolunda umarım.

Eh, müdür bey ilgilendi sağ olsun.

İlgilendi mi?

Neredeyse seni bando takımıyla uğurlayacaktı be abla.

Ee.. (gülüşüyorlar)

Sonuç itibarıyla, Nazar'ı okula kaydettirdik.

Okul müdürü Nazar özel bir statü izleyecek.

Nazar'dan da iyi bir öğrenci olacağına dair söz aldık.

Aldık.

Valla bu hizmetleriniz için vatan size minnettar, Berrin Hanımcığım.

Levent... (gülüşüyorlar)

Artık derslerini aksatma, olur mu?

Nazar. Sen yeniden okula mı yazıldın?

Evet.

Ben de müzik yarışmasına katılacağım.

Derslerini aksatmamak kaydıyla tabii.

Ee, biz de artık gidelim mi?

Hadi.

Hadi gidelim artık.

Kendine iyi bak.

Sağ ol.

Bir de bu eksikti.

Galip, gel bak bakalım.

Hızır baba sana ne getirmiş.

Vay!

(seviniyorlar)

Gel, oğlum gel. Bitti bu iş.

(iç çekiyor)

Ay!

Üşüdün tabii gece. Alışık da değilsin.

Sen hiç üşümedin mi yani?

Aslında, bu sene ilk defa ben de üşüdüm.

Ya hava sahiden soğuktu, ya da burda dura dura ben de...

...nazende oldum sizin gibi.

Bak, istersen masaj yapayım sana. Ellerim kuvvetlidir.

Babam çok keman çaldığında iş dönüşü masaj yapardım ona.

Yok, ben.. Ben almayayım.

Niye?

Sıcak bir duş daha iyi gelir bana.

Ee?

Çalışmayacak mıyız?

Biz, hayır.

Ama sen, evet.

Tek başıma.

Bak, yukarıda işlerim var. Zaten birazdan Aslı da gelecek.

Neden şu anlattığın hikayeyi yazmıyorsun.

Çok güzel bir hikaye. Sen de çok güzel anlattın.

Gerçekten mi ?

Bir de kalem kağıttaki yeteneğini görelim bakalım.

Belli mi olur? Belki ileride şarkı sözü falan yazarsın.

Bekir?

Ne?

Ya, ne olacak bu Cihan'la Hasret'in hali?

Cihan'ı anladık da Hasret takmış kafaya şarkıcılığı.

E, tamam. Ne olacak işte; biri çalacak, biri söyleyecek.

Gül gibi geçinip gidecekler çoluk çocukla.

Onu demiyorum ben.

Ne diyorsun be?

Elinin körünü diyorum. Sana soranda kabahat.

Hasret mahalleye uğramıyor.

Ne zaman bu Cihan'la görüşecek? Ne zaman buluşacak?

Doğru söylüyorsun kız.

Ne yapsak ki?

Cihan'ı konağa mı yollasak?

Böyle, sebep bulup bulup...

Kız sen aklınla bin yaşa kız, gel.

Sen var ya..

Kırk sene düşünsem valla aklıma gelmezdi.

De Kadriye nasıl yollayacağız konağa?

O işi sen bana bırak.

Kız, var ya..

Kız, sen var ya. Kız sen gel, gel buraya.

Seni ben yerim.

Anne! Baba!

Cihan! Ben de seni çağıracaktım.

Şey, öyle mi?

Hayırdır, niye?

Sen salona geç ben geliyorum.

Tamam. Tamam.

Aslı.

Şu masaüstündeki sufi müzik dosyasını hard diske atar mısın?

O proje seneye kal dı.

Tamam, Murat Bey.

Murat Bey, çöp kutusunda sponsorumuzdan gelmiş bir mail var.

Üstelik, okunmuş ve buraya atılmış.

Sponsorumuzun sözleşme iptali için bizi bilgilendirmediğini düşünüyorduk.

Ama, bakın. Salih Bey bize bilgi maili atmış.

Murat Bey, internette bir şeye bakabilir miyim?

Tabii, tabii.

Saime Hanım?

Yardımcı olmamı ister misiniz?

Yo, hayır. Teşekkür ederim. Bitti benim işim.

Sağ olun, Murat Bey.

Aslı, ben..

Ben galiba o maili yanlışlıkla sildim.

Neyse.

Biz o işi şirket müdürü Salih Bey ile hallettik.

Tamam.

Murat Bey, hemen çıkmazsak derse geç kalacağız.

[...kuşlar ötüyor...]

(iç çekiyor)

Cihan.

Oğlum, şu incir reçelini bir zahmet Hasret'e götür.

Ya anne sen beni bunun için mi beklettin?

Sonra götürsek olmuyor muydu ya? Buradan oraya reçel mi gider ya?

Gider oğlum. İncir, peygamber meyvesidir.

Reçelinin tazesi makbul. Hemen tüketmek lazım.

Hasret'e güç versin. Gözü, gönlü...

...sesi açılsın.

(hı hı)

Ya ben? Bana niye vermiyorsun?

Bizim gönlümüz, gözümüz, nefesimiz yok mu?

Oğlum, sen de yarın kahvaltıda yersin.

Kadriye.

Hadi, ver buna bir iki kaşık da bunun da gözü, gönlü, nefesi filan açılsın.

Gel oğlum, gel.

Hadi bir kaşık al. Sonra, konağa gidersin hemen.

Hepimiz dilekler diledik. Sonra taşlarımızı kavanoza attık.

O kavanozu da göle döktüler. Sonra da sabah oldu.

[...telefon çalıyor...]

Bir dakika, Nakiye.

Saime Hanım, size bir şey soracağım.

Buyrun, Murat Bey.

Geçen gün bilgisayarımdan internete girdiğinizde yanlışlıkla...

...bir şeyleri silmiş olabilir misiniz acaba?

Yok, sanmıyorum. Ben sadece internete girip çıkmıştım.

Peki, Saime Hanım. Bilgisayarımda bazı şeyler silinmiş de...

...sorayım dedim.

Kusura bakmayın.

Estağfurullah, Murat Bey.

Neyse, ben okula geç kaldım. Hoşçakalın.

De-dim baş-ka...

...bi-ri-ni bu-lur-sun.

Dedim.

Baş-ka..

Bi..

Nesrin Hanım.

Hasret, ne yapıyorsun?

Yazıyorum.

Onu demiyorum. O başındaki ne?

Güneş var ya. Ben de şapka yaptım kendime.

Çıkar şu başındakini. Etraftan bir gören olacak. Al, tak şunu.

İyi günler.

Size de iyi günler.

Maksat güneşi kesmek değil mi? O da kesiyor, bu da.

Ben bıraktım peşini.

Sana...

...uğurlar olsun.

Ne yapıyorsun?

Şarkı sözü yazıyorum.

Şarkı mı?

(hı hı)

Hikayeyi yazacaktın hani.

Sen dedin ya bana "Belki şarkı sözü yazarsın." diye.

"Belki." dedim. "İlerde yazarsın." dedim.

Epey ilerde bir zamanı belirtmek için söylemiştim. İki üç saat sonra değil.

Al bak, oku.

Belki fikrin değişir.

"Hızır gelse vazgeçmem. Bittin sen benim için."

"Deme bana aşk olsun."

"Aç koynunu kuş konsun."

(gülüyor)

Yani, piyasa şarkılarından aşağı kalır yanı...

...yok aslında.

Anlaşıldı.

Hikaye yazacağız.

Hoşçakal, Hasret.

Hoşçakal.

Kolay gelsin.

Beğenmedi, haspam.

Seni namussuz seni.

Nereden çıktı bu? Sakın kafandan yalan uydurma.

Davut hıyarı verdi, değil mi?

Ya, abla yarışmayı kazanmam için..

Başlatma şimdi yarışmana.

Kadir, daha dün Davut hıyarı elinde bıçağıyla...

...dayanmadı mı kapımıza?

Dayandı.

E, sen ne bok yemeye onu alır getirirsin eve?

Diyemedin mi istemiyorum diye?

Ya, ama abla ya. Bu olmazsa yarışmayı kazanamayız.

Hem bütün altyapıları, beatleri falan bununla yapıyoruz.

Başlatma bitine, pirene. Akşam babam gelince konuş.

Ya, bırak!

Konuşulacak o kadar. Sonra görüşürüz altyapısını, üstyapısını.

Bok kazıyan.

(üflüyor)

[...dış kapı açılıyor...]

Ay, teyzem de nasıl bilir hangi reçeli sevdiğimi.

Reçel bahane.

Baktım ucunda seni görmek var. Atladım geldim.

Aa!

Gören de aylardır görüşmüyoruz sanır. Daha bu sabah beraberdik ya.

E, gönül bu. Saatlere...

...günlere göre yaşanmıyor ki. Bana sorsan...

...aradan aylar geçti.

Senin gönlün de hepten bir değişik.

Bir gün birini görmek istiyor, bir gün başkasını.

Sen de biliyorsun ya aklımda...

...gönlümde kim var. Öyle konuşuyorsun işte.

Bak bakalım, beğenecek misin?

Bu ne? Aşk mektubu mu yazdın bana?

Hı, aşk mektubu. Murat hoca dedi.

Böyle aklıma gelen hikayeleri yazacakmışım.

O da iyi yazıyor.

[...telefon çalıyor...]

Telefona bak, telefona.

Alo?

Ne? Dur, tamam. Bir sakin ol.

Klavye mi?

Abla ya bir sen çözersin çözersen bu işi.

Yoksa, bizim grup da batar...

...ben de batarım. Gülnaz ablamdan o klavyeyi almamız lazım bak.

Tamam bekleyeceğim. Tamam.

(telefonu kapatıyor)

Ben kaçar.

Hadi Kadir'im.

Allah, Allah.

Kadriye, çayını getirdim.

Ye bakalım.

Hadi, bir tane daha.

Tamam, tamam. İstemiyorum, istemiyorum.

Kırma beni.

Hadi Bekir'im.

Kadriye, kız bu Cihan'la Hasret değil mi be?

Bak, bak. Ne çabuk gösterdi bu reçel etkisini.

Şaşkın. Reçel bahaneydi. Belli ki hikmeti...

...var. Boşuna dememişler incir Peygamber meyvesi diye.

Baksana, beraber geziyorlar.

Kız.

O reçelden daha kaldı mı?

Aman Bekir! Hadi işine, hadi işine git.

Abla be. Söz bir daha yediğimi içtiğimi ortada bırakmayacağım.

Evi yalayıp da yutsan, havayı alırsın.

Babam eve bir gelsin. Görürsün gününü sen cücük.

(ofluyor)

Kız, Cihan. Siz nereden çıktınız?

Duyduk bir mesele varmış.

Meseleyi çözmeye geldik.

Lan!

Cücük! Sen kendin yetmedin, destek kuvvet mi...

...çağırdın yanına?

Aman abla, ver çocuğa klavyesini be.

Hıh! Oldu!

Hasret hiç düşünmezsin babama ne deriz biz.

Ya, biz aldık deriz be Gülnaz.

Evet, biz aldık deriz.

Sen sus! Konuşma!

Konuşma!

Ne diyorsun abla?

Ya Davut da zil takıp oynayacak şimdi.

"Kadir'e ben aldım onu". diyecek.

Aman abla! Yarışmadan sonra gider verir kendisi.

Ya, köprüyü geçene kadar be Gülnaz'ım.

Hıı.

Oley. O zaman oldu bu iş.

Bilmem ki.

Acaba..

Hadi olmuştur, olmuştur. Hadi.

İyi, aman. Tamam alın be. Öf!

Oley be!

(öpücük sesi)

Görürsün oleyi.

Hele bi kazanama!

Aylin, İstanbul'a ilk uçakta bir yer ayırtır mısın?

Bu kadar tantanadan sonra hele bir o yarışmayı...

...kazanmayın, gör bak neler oluyor.

Valla, bu sabaha kadar favori bizdik ama..

Ee?

Nazar da katılacakmış yarışmaya.

Okul onu seçerse, o gidecek.

Nazar mı? Desene işiniz zor.

Neden zormuş?

E, kızın sesi epey güzel.

Güzel, güzel. Epey güzel.

Değme şarkıcılara taş çıkartır. O kadar yani.

Tabii.

Gidelim bu klavyeyi biz Nazar'a verelim o zaman.

Madem hepiniz onu o kadar beğeniyorsunuz.

Yok kız ben öyle demedim de..

Ne dedin?

Yani..

Bu yarışmayı Kadir'lerin kazanması için herkes elinden geleni yapacak.

Ama, yok.

Bu işi iyi bilen birinin yardımı şart.

Böyle klavyeyle falan olacak iş değil bu.

Anladım, anladım. Tamam. Elimden geleni yaparım. Merak etmeyin.

Oo, Cihan abi de arkamızdaysa Nazar bizi zor geçer.

Siz ne çalacaksınız bakayım?

Gidelim bizim mekana. Çocuklar da oradadır zaten. Bir dinlersin.

Hadi.

E hadi bakalım.

Cihan.

Sağ ol.

Bir şey değil, canım.

Söylediğim gibi heyecanlanmana hiç gerek yok.

Senin doğal bir yeteneğin var zaten.

Kurallar sonradan oturacak şeyler.

İşin sırrı şu;

Rahat olacaksın. Ne olursa olsun..

Berrin'ciğim.

Biraz acele etsek? Vakit dar.

Bak, ben sana bilmediğin her konuyu anlatacağım. Hiçbir şeyi atlamayacağım, tamam mı?

Tamam Berrin abla.

Gördün işte. Takmış koluna getirmiş gacıyı.

Daha ben ne diyeyim ona Hasret.

Kobra olmuş ama dobra olamamış, dobra.

Sen şimdi bana şunu söyle. Sen onu hepten sildin mi?

(cıklıyor)

Yok kız.

Şu böğrümde bir şey takıldı kaldı.

Ay, ablam.

Aman canım. Boş ver beni. Murat hoca nasıl, iyi mi?

Ay, ben Murat hocaya buraya geleceğimi söylemeyi unuttum.

Olsun kız, akşama söylersin.

Ay, yok. Hemen söylemem lazım. Hem Kadir'in durumunu da danışırım ona.

Belki bir yardımı dokunur, stüdyo falan ayarlar. Okuldadır şimdi o.

Akşama pilav yapacaktım. Bari yiyip gitseydin.

Yok, yok. Hemen gitmem lazım benim.

Görüşürüz.

Hadi, selam söyle.

Söylerim.

[...müzik çalıyor...]

[...Nazar şarkı söylüyor...]

Her zamanki sorun.

Bak, doğru nefes almıyorsun.

Tamam Nazar. Problem yok, tamam.

Sadece işaret edeceğim. Bak.

Nefesini buraya dolduracaksın. Sırtını dik tut.

Orta tonda bir A sesi çıkarmaya çalış.

(A sesi)

Güzel, şimdi bir de O sesi.

(O sesi)

Tamam, teşekkürler. Anladın mı?

(Hı hı)

(küçük bir gülme sesi)

İtiraf etmeliyim, biz Nazar'la beraber çalıştık.

Mahalleye her gittiğimde bu parçanın...

...biraz üstünden geçerek çalıştık.

Ama, o kadar da çok değil yani. Hepi topu iki üç defa.

Kulağı çok iyi kızımızın. Neyse.

Biz seni çok fazla tutmayalım. İlgin için teşekkür ederim.

Görüşürüz.

Hoşçakal.

Dışardayız biz.

Nasıldı abla?

Afferim sana.

Doğru söyle, oldu mu be?

Bir tek kanatları eksik, değil mi?

Belki de, ünlü olmaktan sıkıldı.

Ya da..

Bugüne kadar insanların...

...analarından emdiği sütü burunlarından getirmek ona yetti.

Belki de yaşlandı. Eski Berrin değil artık.

En azından yanlış bir iş yapmıyor.

Öyle mi diyorsun?

Kızı fikrimi sormak için getirmediniz mi?

(Hıhı)

Bana kalırsa sesi fena değil.

Gerçekten onun eğitimiyle ilgilenecekse...

...neden olmasın?

Madem öyle..

Bunu da dinleyeceksin o zaman. Üşenmedi...

...bir de ayaküstü stüdyoya sokup kayıt yaptı.

Baksana, sen Nazar'ı...

Hayır, hayır Levent. Nazar'ı eğitmenize yardım falan etmem.

Bana bir tanesi yetiyor.

Burası yalan Bekir abi, ben sana diyeyim.

Gitsen İzmir'e en kötü yerde bir buçuğa satarsın çayı, diyeyim sana.

Deme ya.

Valla.

Anam çayı bırak da sen gece hayatını anlat.

Nasıldı, güzel miydi? Valla her yer mis gibiydi. Ben sana diyeyim.

Havası güzel, müşterisi çok, denizi güzel. Tam ortam yani.

Oh be!

Gündüzü mü güzeldi, gecesi mi?

Kız, nereye bakıyorsun böyle sabahtan beri?

Gecesi de güzel gündüzü de güzel. Her şeyi güzel.

Hiç, bir yere bakmıyorum be Kadriye teyze. İçinde trans yağ var mı diye bakıyorum.

Doktorlar der ki; "İçinde trans yağ varsa...

...almayın, yemeyin." derler.

Epey gezdik, ama değdi. Lazımmış bana böyle bir turne. Kafam rahatladı valla.

Ya, kızım. Sen ne...

Ne bağırıyorsun be?

...diyorsun? Denize girdik, gece.

Bu havada?

Dolunay vardı böyle.

İnanmıyorum. Allah...

Vallahi bak!

...cezanı vermesin.

Kız, akşam size geleceğiz ona göre.

Olur, Kadriye teyzem. Bekleriz.

Al, iki buçuk lira. Hadi.

...gezdik biraz, çöpşiş yedik.

Oh be!

Sonra gezdik, ayran içtik.

Oh be!

Kız!

Bak, suratsıza bak.

(tükürüyor)

[...kapı kapanıyor...]

[...müzik çalıyor.

[...piyano çalıyor...]

Hasret değil mi bu?

(kekeliyor)

[...piyano çalıyor...]

Ayy!

Hasret!

Keser misin şunu?

O önündeki çok değerli bir piyano. Oyuncak değil.

Hareketlerine biraz daha özen göster, lütfen.

Bazen çocuk gibi davranıyorsun.

E, benim tahammülümün de bir sınırı var.

[...piyano sesi...]

Hasret!

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

Ne yapıyorsun be?

Cihan, civanım.

Ne zamandır bakmıyorsun suratıma.

Kara kedi mi geçti lan aramızdan?

Bir şey geçtiği yok aramızdan.

Ulan! Şu Kobra'nınki kadar olamadım.

Yazık bana be!

Karı allem etti kallem etti kandırdı bizim salağı.

O iş öyle değil kızım.

Kobra'nın niyeti başka

Nasıl başka lan?

Öyle işte. O kadar. Fazla detaya girme.

Allah, Allah!

Merhaba.

Hoş geldin.

Büyük gösteride Gönül Salıncağı'nı mı söyleyeceğim?

Belki. Daha karar vermedim.

Yani, eğer onu söyleyeceksem daha iyi çalışabilirim.

Hatta, sahne üzerinde prova yaparsam daha da iyi olur.

Sahne provası düzeyine gelmedik daha.

Sen bunları düşüneceğine kendi işini iyice...

...yap Hasret.

Bugün söylediklerimi yaptın mı?

İyice yaptım desem yalan olur.

Ne yaptın peki?

Tamam.

Yaptığım her şeyi dakikası dakikasına anlatacağım.

Ama, önce sen anlat.

Neler yaptın bugün okulda?

Çok çalıştın mı?

Çok derse girdin mi?

Ne çalıştırdın öğrencilere?

Belki yeni...

...hatta yepyeni öğrencilerin vardır.

Belki onlara teknikler öğretmişsindir.

Bunları sana anlatmayacağım.

Ayrıca, senin de oturup bana bütün gününü...

...anlatmanı istemiyorum.

Anlatmayayım mı?

İyi, sen bilirsin.

Bak, Hasret.

Beni ne yaptığın değil, ne kadar...

çalıştığın ilgilendiriyor.

Al, bu da yeni ödevin.

Hasret.

Şunu iyice bilmen gerekiyor;

Ben hazırsın diyene kadar...

...hazır değilsin.

Heh, geldim.

Krize mi girdin kız?

İki bardak getireyim bari.

Bırak şimdi bardağı.

Kız, bari güneşin batmasını bekleseydik.

Boş ver güneşi, ayı.

Sen de içmene bak bence.

Nazar değmesin sana.

Eller değmesin sana.

Sensizlik ölüm bana.

Sen benim içimde bir korkulu rüya.

Her gün sevip, sardığım bir hülyasın.

[...kağıt sesi...]

[...müzik çalıyor...]

(şaşırıyor)

Ay!

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...telefon çalıyor...]

Alo, Cihan?

Cihan, çok kötü bir şey oldu.

Ne oldu?

Onu mahvettim.

Kimi be?

Bir kadın.

Tanınmayacak hale geldi.

Ya, Hasret. Sen ne diyorsun kızım ya?

Ne yaptın? Bir sakin ol. Bir anlat.

Nesrin Hanım'ın bir tablosunun üzerine yanlışlıkla bir şey döktüm.

Mahvoldum. Bana yardım etmen lazım.

Gece konağın köşesindeki...

...sokağın başına gel.

Beni ara hemen çıkarım, tamam mı?

Ya, tamam.

Hadi, kapatmam lazım.

Tamam.

Ya...

Ya! Allah, Allah!

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

(iç çekiyor)

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

Sen, benim içimde bir korkulu rüya.

Virgüle dikkat!

Her gün sevip saydığım bir hülyasın.

Sen, benim içimde korkulu bir rüya.

Ethem Bey. Valla fena...

...sıkışmış görünüyorsunuz.

Sen, benim...

Bence, vakıf başkanımız...

...bu kuşatmayı kıracaktır.

Her gün...

Kurabiye?

(Heh!)

Teşekkür ederim.

Kurabiye?

Sağ ol.

Nesrin Hanım?

Yok, teşekkür ederim.

Lütfen?

Teşekkür ederim.

Ezberin ne durumda?

E, ezberliyorum işte bir yandan.

Hasretciğim, burada böyle zor olmuyor mu?

Odanda çalışsan rahat rahat...

Yok, fark etmiyor.

Burada da ben çok rahat çalışıyorum.

İlle de gürültü olsun diyorsun yani.

Yok, gürültü değil de...

Böyle işte hep beraber...

Eğlenceler şarkılar, türküler..

(gülüyor)

Şah, mat!

Oo!

Kusura bakma, baba.

Vallahi bunun sonuçları çok kötü olabilir, ortak.

Gösterin tehlikeye girebilir.

Orada da satrançtaki gibi başarılısınız.

Sponsorla kendi işinizi...

...kendiniz hallettiniz.

Bir "mat" da oradan yedim.

Neyse, yine de her şeyin bir rövanşı var.

Değil mi?

Ne dersiniz?

Siz rövanşınıza devam edin. Ben odama çekiliyorum. Biraz kitap okuyacağım.

(esniyor)

Ben de bugün çok yoruldum ya burada mı...

...kalsam acaba? Vallahi yerimden kalkacak halim yok.

Ay, Ethem Beyciğim! Kalın tabii, yabancı mısınız siz.

(gülüyor)

Peki.

Öyle diyorsan, kalayım bari.

Ben size misafir odasını hazırlarım şimdi.

Sabaha görüşürüz, çocuklar.

Görüşürüz, Ethem baba.

İyi geceler.

İyi geceler.

Burada Nesrin'in oluru...

...olmadan bir dakika bile kalacağına kimse inandıramaz beni.

Hadi, Levent.

Şu yeni gelen CD'lere bir göz atalım.

Olur.

(esniyor)

Ben de yatayım artık bari.

İyi geceler.

İyi geceler.

Allah, Allah!

Bugün erkenden herkesin uykusu geldi.

Anlamadım yani. Sen maşallah...

...hala çalışma azmiyle cin gibi ayaktasın.

Yok, yok. Bende değil...

...onlarda bir şey var.

Sen haklısın galiba ama...

...çözemedim.

Hadi, gel.

(ıslık çalıyor)

[...kapı kapanıyor...]

[...kapı açılıyor...]

Ethem!

Ne o? Beklemiyor muydun yoksa beni?

Evet, ama. Biz ne yapıyoruz böyle...

...bilmiyorum Ethem.

Ne yapacağız, Nesrin? Birbirini seven iki insan...

...ne yapar? Üstelik hala evliyse?

O evlilik uzunca süredir kağıt üzerindeydi biliyorsun.

Ethem.

Gerilme, Nesrin.

İstersen iki kadeh bir şey içelim?

Evet, en doğrusu bu galiba.

Ben içecek bir şeyler getireyim.

Küçük sırrımızı kimseye belli etme ama.

Zamanı gelince onları büyük bir sürprizle şaşkına çevireceğiz.

Hı hı.

(şaşırtma sesi)

[...kapı açılıyor...]

(ıslık çalıyor)

[...kapı açılıyor...]

[...bardak sesi...]

Nesrin Hanım?

Hayırdır, uyku tutmadı galiba?

Yok. Ha, evet.

Evet. Ben gerginim de biraz.

İçki alayım dedim.

Ben size bergamotlu çay yapayım mı?

Daha iyi uyutur.

Yok, yok.

İçki daha iyi.

Niye iki tane kadeh aldınız?

(şaşırıyor)

Farkında bile değilim.

Hım.

(gülümsüyor)

(sırıtıyor)

(ofluyor)

Cihan!

(şaşırıyor)

Kız, sen ne yaptın be?

İstemeden oldu.

Harbiden mahvetmişsin kadını. Gözünü mü çıkarmışsın?

Boş ver, şimdi.

Sen bir şey düşün. Sabah gidip...

...yerine koymam lazım.

Kim yapar bunu?

Ya ne bileyim? Sanki elli tane ressam tanıyorum!

(ofluyor)

Tanımıyor musun birini?

Okulun resim hocası falan.

Yok, tanımam.

Bir bildiğim Gülnaz var.

Ablam yapabilir mi bu işi?

(üflüyor)

Biliyor musun, neden var göller?

Bilmiyorum.

Gök kubbedekilere...

...ayna olmak için.

Hım.

Göller onun için icat olmuş.

(iç çekiyor)

Hadi, onlar bir şekilde suyla çözmüşler de...

(burnunu çekiyor)

Biz neye bakacağız?

Bizim yüzümüzü gösterir mi sanıyorsun aynalar?

He?

Göstermez.

Göstermez.

(iç çekiyor)

Aynalar sırlarını niye dökerler, biliyor musun?

Onu da bilmiyorum.

Çünkü, onlar bile bize...

...dayanamazlar. Gözlerini kaçırırlar bizden.

Bakmak istemezler.

Bize dayanamayıp pıtır pıtır dökülür o sırlar.

Bilmiyor muydun?

Ha?

Bekir enişte.

Hıdırellez geçti, sen üstünü çıkarmamışsın hala.

(gülüyor)

Vallahi, Gülnaz be.

Ama, bak sor. Niye çıkarmadım?

Bak, biz buraya çok...

...hayırlı bir iş için geldik Burhan.

Hayırlı bir iş mi?

He.

Ay!

Seviyor, değil mi Bekir enişte?

Hem de nasıl be!

O da seviyor. Tabii, ya.

Hıdırellezde sabah esen rüzgardan...

...belliydi.

Ya işte biz de onu diyoruz. Biz de...

...Hıdırellez'de gördük, tamamen karar verdik.

İyi ettiniz.

Ya, ne diyorsunuz siz ya? Kim, kimi...

...seviyor? Ne oluyor?

Neye karar verdiniz?

Aman, baba. Dur, hemen öyle sinirlenme.

Böyle hayırlı işlerde sinir iyi gelmez.

Değil mi, Kadriye teyzem?

Sinirlenme.

Ya, tamam. Tamam. Hadi. Konuş, konuş.

Söyle bakayım, Bekir.

Aman be Burhan. Bak, Gülnaz ne diyor?

Böyle hayırlı işlerde sinir iyi gelmez.

Bak ne diyorum biliyor musun, Burhan?

Hasret'le Cihan'ı diyorum biz zaten...

...küçüklükten beri hep yakıştırırız birbirine.

Artık diyorum. Senin de...

...iznin. Artık diyorum senin de...

...iznin olursa. Hani, Allah'ın emriyle...

...bir bunları baş göz edelim diyoruz.

(şaşırıyor)

Hasret'le Cihan mı? (kekeleyerek)

He.

Bak, bak. Bekir.

Sen benim kardeşim sayılırsın.

Görmüyor musun? Hasret, yüksek tahsil...

...yapıyor. Şimdi yani, oradan alıp da...

...evlendirelim mi?

Vural enişte. Ne biçim konuşuyorsun?

O ayrı, bu ayrı.

Kız yine tahsilini yapsın, nişanlarız.

Yok, yok. Hele şu iş bitsin.

Şimdi hiç böyle bir şey olmaz.

Ondan sonra.. Düşünürüm.

Nakiş?

(şaşırıyor)

Ne yapıyorsun?

(şşt)

(şşt)

İz peşindeyim. Bu gece tuhaf şeyler oluyor.

Bence, Ethem Bey Nesrin Hanım'ı ziyaret ediyor.

Yok.

Ben demedim mi? Ben dedim.

Kesin aralarında bir şey var. Kesin aralarında...

...bir şey var. Kesin var.

(gülüyor)

(şaşırıyor)

[...kapı kapanıyor...]

(kekeliyor)

Baba?

Iı..

Nakiş!

Nakiş, niye bizi lafa tutuyorsun burada?

Ha, niye? Niye konuşturuyorsun bizi...

...Allah aşkına?

Ben mi konuşturuyorum?

Ethem baba.

Ethem baba.

Biz çok sevindik.

Yani, Nesrin Hanım'la tekrar bir araya gelmenize çok...

Yani.. Değil mi Murat?

Evet, de ama...

...ama niye böyle yeni yetmeler gibi gizli...

...yapıyorsunuz bu işi? Ben onu anlamadım.

Yok be, oğlum. Ne gizlisi.

(kekeliyor)

Annenle kitap okuyorduk.

(sırıtıyorlar)

Evet.

Neyse.

Seni ben geçireyim.

Iı, evet.

Ben de üzümlü kek vereyim size, yolda yersiniz.

Evet, üzümlü kek.

(sırıtıyorlar)

(iç çekiyor)

Evet.

He..

Burhan.

Şimdi sen böyle karar verme.

Bak bu işleri çok uzatmamak lazım.

Burhan enişte. Her işte bir hayır vardır.

Kaderden kaçınılmaz.

O yine tahsilini yapsın.

Biz baş göz edelim de..

Yok, yok.

Şimdi olmaz. Hele bir...

...istikbalini eline alsın.

O zaman düşünürüz.

(sitem ediyor)

Aa, merhaba.

Hoş geldiniz.

Siz de hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Siz de hoş geldiniz.

Hoş geldin, karam.

Hoş bulduk, babam. Nasılsın?

Sağ olasın.

Bak, bak. Gördün mü? Nasıl ikisi de Allah'ın sevgili kulu...

...ikisi de tam lafının üstüne geldi.

Hayırdır, baba? Bu ne grand tuvalet kıyafet?

Ne oluyor?

Şey, biz tam Hasret'ten bahsediyorduk. Siz geldiniz.

Evet.

Ondandır yani.

Kız, o elindeki ne?

He, dur.

Gel, Hasret. Ben sana bir şey gösterecektim.

Gel.

Geç.

İyi geceler.

Hadi görüşürüz yarın.

[...kapı kapanıyor...]

(şaşırıyor)

Ne olmuş kız bu kadına?

İstemeden oldu.

Düzelir mi?

Bakıcaz artık.

Allah!

[...kapı çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

Hasret?

[...kapı açılıyor...]

[...müzik çalıyor...]

Hasret?

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

[...müzik çalıyor...]

Uyandırmak ne mümkün seni!

Uyuduğunda taş oluyorsun.

[...kapı kapanıyor...]

Lan, başlayacağım sizin ruhunuza be! Gelmiyorum lan!

Naş naş, hadi!

Ruhumuz öksüz kaldı be abi.

Mehtaplı gecelerde...

Burhan!

Kabak kemani Burhan!

Hadi!

Kabak değil lan. Saçlı kemani Burhan!

Ya, bunlar laf dinlemeyecek.

Ben bir aşağı ineyim. Şunlara...

...bir kalay çekeyim.

Tabii, tabii. Burhan baba. Sen şey yap.

Gel, babacığım. Yıldızlar...

...bekliyor seni, gel.

Ya, baba! Siz ne yaptınız ya?

Ya, siz bana sormadan niye kendi...

...başınıza gelin güvey oluyorsunuz ya!

Bir şey yapılacaksa, ben kendim hallederim. Tamam mı?

Siz oğlunuzu tanımaz mısınız?

Ben böyle şeyleri hiç sevmem.

Siz gençlere kalınca bu işler uzuyor, Cihan.

Allah, Allah!

Şoparişko dolu her yer. Benimki hani?

(Şşt)

Benim torunum olmayacak mı, Cihan?

Ya, sus!

Hasret buraya gelmeden kapatın bu konuyu.

(iç çekiyor)

Geldi.

(gülüşüyorlar)

Saçlı kemanim benim.

Burhan, ne oluyor be?

Ya, ne olacak? Sarhoşla uğraş dur işte.

Bunlar gitmez Bekir. Ben gidiyorum.

Hadi, sen de gel.

Hadi, yürüyün bakayım.

Gitti lan bu.

Cehennemin dibine gitsin.

Ne biçim adam bu be!

Biz kız istemeye geldik. O lık lık içmeye gidiyor.

Hadi, kalk kalk! Biz de gidelim. Hadi.

Şunu da alalım. Hadi, Cihan. Yürü, hadi. Sen de gel.

Siz gidin ben gelirim birazdan.

Aman be!

Ne?

Hayret bir şey ya!

Çocukların görmesi hiç iyi olmadı.

Böyle gizli, saklı. Onları kandırmışız gibi oldu.

Ne yapsaydık? Yeniden eve nikah memuru mu çağırsaydık?

İlan mı etseydik birbirimizi sevdiğimizi?

Onlara ne ya?

Allah, Allah!

Daha bizim ne olacağımız belli değil ki, Ethem.

Görünmesini istemezdim doğrusu.

Neyse, olan oldu artık.

Hadi, sen şimdi misafir odasına.

Ne yani? Şimdi bununla neyi kanıtlayacağız?

Senin hakkında henüz karar vermediğimi, Ethem.

(iç çekiyor)

Lütfen.

Peki, tamam Nesrin.

Yine farkını ortaya koydun yani.

(iç çekiyor)

(gülüşüyorlar)

Oldu.

Bak, gözlerini kıs da bak. Bak.

He?

Aman, neyse.

Yapcak bir şey yok zaten artık.

Hadi, eve dönmem lazım benim.

Hadi.

Alayım şunu da.

Dur, elleşme.

Ben seni bırakırım.

(üflüyor)

(martı sesleri)

Bahçe ve çatıya dair masraflar.

Yardım kuruluşlarına aktarılacak miktarlar.

Otomatik ödemedeki faturalar.

Hepsi halloldu, efendim.

Hiçbir sıkıntı yok.

Güzel.

Ethem Bey'in evdeki ufacık varlığı bile yetti...

...bütün sıkıntıların uçup gitmesine.

Yani, Nakiye...

Bir dakika konuşmasan olmaz.

Ay niye kızıyorsunuz, anlamıyorum.

(çığlık atıyor)

Ay, olamaz!

Ne olmuş bu resme?

Ne oluyor?

Olamaz!

Ay!

Ne oldu?

Ay!

Bir şey olmuş resme. Bir şey olmuş buna.

Resmen biri gelip bunu mahvetmiş.

Nakiye sen nasıl izin verirsin?

Ya, inanın Nesrin Hanım.

Ben bunu hiç...

Yani, ne diyebilirim? Bilmiyorum...

Benden başka kim girdi buraya? Kim bu densiz, kim?

Saime Hanım, nasıl oluyor bu?

Bilmiyorum, efendim. Ben etrafta kimseyi görmedim.

Bir sebebi olmalı ama, değil mi? Bir sebebi olmalı bunun.

Anne. Iı...

Bağırman bir işe yaramaz. Sakin olmalısın.

Nesire Hanım sorarsa idare edersin.

Tamam tamam. Ben hallederim. Git sen git.

Kemanınla bana bir ses verebilseydin eğer...

"Çalışmak senin umrunda değil, sen kafana göre takıl." dedi.

Sanki çalışmıyormuşum gibi.

Çalışıyor musun?

Çalışıyorum tabi.

Sabah akşam yatıp kalkıp onun söylediklerini yapıyorum.

Sağ ol Hasret.

Önemli değil.

Neye bakmıştınız?

(gülüyor)

Hadi iç.

İçelim anasını satayım.

İçelim, unutalım.

Yaşanmamış olsun tüm yaşananlar.

Hatırlanmasın tüm hatıralar.

Ben seni unutmak için sevmedim.

Ben, benim.

Sen benim.

Hop, Dubai! Allah versin be kobra.

Çarptı meret.

(gülüyor)

İçelim ayılalım.

Hıh.

Hah, iyi ki geldin.

Nesrin Hanım da seni soruyordu.

Bir şey dedi mi?

Yok, pek bir şey demedi.

Murat'ın öğle yemeğine misafir gelecekmiş de.

Hemen masayı hazırlamamız lazım.

Tamam.

Ethem Bey de gelecekmiş yemeğe.

Öğle yemeğine mi?

Hı hı.

Aradığın şarabı bulamadın galiba.

Ee, yok. Hepsi var.

Bir tek Merlu kalmamış.

Kırmızı etle de en iyi o gidiyor.

Ben hemen alayım. Koray seçemez şimdi.

İsterseniz ben de alabilirim Murat Bey şarabı.

Ben de alabilirim herhalde Saime Hanım.

O kadar bilgimiz var.

Iı... Ben hallederim.

Hıh.

Ooo, hayırdır kapıları sen mi açıyorsun artık?

Çıkıyorum, yemeğe bir konuğum var. Ona iyi bir şarap ikram etmek istiyorum.

İyi. Ben de çıkayım sonra konuşuruz.

Yo, yo. Yemeğe sen de kal.

Çünkü seni de ilgilendiriyor.

Ben şu alışverişi hemen yapayım, sonra görüşürüz.

Murat Hoca! Murat Hoca! Nereye?

Söyledim ya. Şarap almaya.

Sakıncası yoksa.

Yok canım. Ne sakıncası olacak.

Hem misafirin de gelecekmiş.

Söylemek istediğin bir şey mi var?

Yoo.

[...müzik çalıyor...]

Do, re, mi, fa, sol...

Çok güzel.

...la, si...

Leventciğim...

...do.

...ne yapıyorsun?

Nesrinleyim. Öğle yemeğinde beni o muhteşem sofrasında ağırlayacak.

Aynı mutluluğa Ethem Bey de nail oluyor anladığım kadarıyla.

Hoş geldin.

Hoş bulduk.

Kendileri Nesrin'in himayesine geri döndüğü için öğle yemeğinde bile evde.

Ne diyorsun?

E, Nesrin ile Ethem alenen beraberler yani.

Ritmi kaçırma.

Sol, la, si..

Kim var dedin başka?

...do, si, la...

Ah, dur dur. Çiçeğimi yaptırıp hemen geliyorum.

...fa...

Hem Nesrinciğimin bu mutlu anını kaçırmak istemem yani.

Sen nasılsın?

Eee... Bilin bakalım yemeğe kim gelecek?

Kim o?

Siz çalışın çıkıyorum ben.

Peki Derin Hanım. Tamam.

Ve... bir, iki...

Kafam kazan gibi kız.

Ne yapayım baba? Az içseydin sen de.

Yahu biraz nane limon yap bana be.

Al sana limon. Naneni de kendin halledersin. Hadi.

Gülnaz...

Ne baba? Ne Gülnaz'ı? Yettiniz artık be!

Kaderinde sarhoş olmak varmış senin. Hadi.

[...müzik çalıyor...]

Geldik.

Bu Nazar'ın sesi mi?

Evet.

Peki bu parça şey değil mi...

Evet o.

Neden bunu söyledi?

Hoş geldiniz, Murat Bey.

Hoş bulduk. İyi bir sofra şarabına ihtiyacım var.

Hemen yardımcı olayım. Fransız, İtalyan?

Fransız olsun, lütfen.

Buyrun.

Bağ tercihiniz ya da bölge tercihiniz var mı?

Güneybatıyı tercih ederim.

Mesela Gaskonya kıyı bölgesi olabilir.

Güzel. O halde elimde şahane bir ? var. Deneyelim mi?

Olur. Deneyelim.

[...araba motoru çalışıyor...]

Her seferinde aynı sorun çıkıyor Aslı.

Belki daha açık söylemeliyiz.

Çok ayrıntılı bir yazı göndermiştik aslında.

E yetmiyor demek ki.

Şu detayı mutlaka yaz. Not alıyor musun?

Alıyorum hocam.

Güzel. Sahne katmanları ayrı ayrı gözden geçirilecek.

Hem sahne üzerindeki emniyeti sağlamak için, hem de akıcılığı kontrol etmek için.

Bak işi şansa bırakmak istemiyorum.

Peki, neden o şarkı?

Anlamadım hocam.

Sana değil Aslı. Yazdın mı?

Evet. Bu tamam. Bir de sigorta kapsamına alınmasını...

...istediğiniz şeyler vardı. Ekleyelim demiştiniz.

Ekledin mi?

Evet.

Güzel. Bana da gönderirsen sevinirim.

Elbette. Görüşürüz hocam.

Görüşürüz Aslı. Teşekkürler.

Cihan!

Ne oldu Gülnaz?

Kobra... gitti.

Nereye gitti?

Ne bileyim ben? Cehennemin dibine.

Ya kızım düzgün anlat. Ne oldu?

Evinin önünde gördüm.

Eşyalarını toplamış, doldurmuş arabaya.

Gittiler. Bıraktı beni.

Olmaz öyle iş ya. O bana söylemeden bir yere gitmez.

Gidelim, bakalım beraber.

Abi ben gidiyorum.

Tamam.

Hadi gel. Gel.

Diyordum ki Nazar'ın kaseti sende ne arıyor?

CD? Onu mu diyorsun?

Evet, onu diyorum.

Oo, gelmiş.

Kim?

Konuğum.

(iç çekiyor)

Aa, Murat!

Hoş geldiniz.

Merhaba. Merhaba tatlım.

Merhaba.

Levent ile konuştuk. Nazar hakkında söyledikleriniz için çok teşekkürler.

Gerçekten bir şeyler var bu kızda, değil mi?

Kıvıracak yani bu işi.

Evet, öyle görünüyor.

Ee... O mahallede bir tek Hasret yokmuş demek ki.

Ne güzel söyledi değil mi şarkıyı?

Misafirler geldi Murat hala ortada yok.

Sanki ben şarap alamazdım.

İnat yapmasaydın şarabı ben alırdım.

Hah! Murat da geldi galiba.

Sen masanın hazır olduğunu söyleyebilirsin.

[...müzik çalıyor...]

Kobra!

[...müzik çalıyor...]

Hoş geldiniz Salih Bey.

Hoş bulduk Murat Bey.

Özür dilerim, beklettim sizi.

Rica ederim.

[...müzik çalıyor...]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.