Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
11. Bölüm
Beğenip beğenmediğini yüzünden anlayamıyorum.
İyi mi görünüyorum, kötü mü?
Nasıl görünmek istedin?
İyi görünmek istedim tabi ki.
Hadi dosdoğru söyle.
Neden öyle davrandığını anladım.
Sportif faaliyetlere ani düşkünlüğün,
piyano çalacağım diye tutturman,
araba kullanmayı öğrenme hevesi,
hepsinin altında yatan
Selin'e benzeme hevesi.
Selin'in kıyafetinin aynısını giymişsin.
Bu kıyafetle eşarbı Nesrin hanım hediye etti bana.
[...müzik çalıyor...]
Hadi kardeş buraya park edilmez, başka tarafa.
[...müzik çalıyor...]
Kesin şu gürültüyü, Akşam akşam ne oluyor ya?
Gürültü mü dedi, bana mı öyle geldi?
Sanırsam gürültü dedi.
Gürültü dedi galiba
Senin o gürültü dediğini Murat beyin doğum gününde çalıp söyleyeceğiz biz. Ne haber?
Hiç...
Bana bak kapı kardeş. Sen bizi hatırlamadın galiba. Biz davetliyiz.
Vay arabaya bak be!
Şuna bak be!
Levent bey geldi.
[...kalabalığın sesi...]
Bütün mahalle toplanmış burada.
Levent bey
Murat bey bizi doğum gününe sürpriz olarak çağırdı. Vaziyet tam olarak budur yani.
Hasretin haberi yok, ona sürpriz olacak Murat hoca öyle istedi
Araba çok güzelmiş
Sağ ol
Kaç liradır bu?
Koray, açsana kapıyı. Misafirlerimiz dışarıda kalmış.
Açmadı ki!
[...kalabalığın sesi...]
Hoş geldiniz.
Ben böyle şeyleri bilmem.
Böyle hayatları hiç görmedim ki ben
Senin gözünün gördükleri de güzel Hasret
Hatırlıyor musun, üzerine Berrin'in elbisesini geçirip, onun şarkısını söylemeye başladığında ne dediğimi?
Başkasına benzeme
kimse gibi olma demiştim.
(Onaylıyor)
Kendin gibi söyle demiştin
ama bu başka.
Hayır,
hiçbir farkı yok, her şey için geçerliydi.
Birinin kopyası olmadan ayakta durmalısın.
Sen ol,
Başkası değil.
O zaman herkes beğenir seni.
Benim için senin beğenmen daha önemli,
Senin beni kaale alman daha önemli.
Seni beğenmediğimi mi düşünüyorsun?
[...müzik çalıyor...]
[...kapı açılıyor...]
Buyurun.
Patlatalım artık bombayı.
Abla nereden çıktınız siz?
Ablan çıkmış yokuş başına, rastık çekmiş gözüne kaşına, Murat hoca davet etmiş yaş gününe, Hasretimin hem narına hem hatırına.
[...kahkaha sesleri...]
Seni kaale almıyorum öyle mi?
Hoş geldiniz.
Canım.
Murat hoca, kaç yaşına giriyorsunuz?
Ayıp ettin be Kobra, hocaya yaş sorulur mu hiç?
Sorulmaz mı?
Sorulursa da adabıyla.
O zaman soralım bakalım.
Öğrenmek için muhteremin yaşını,
alacaksın eline sazını,
açacaksın Selanik karşılamasını,
her duruşumuz eder yaşın dört yılı,
sen dur demezsen bitmez, bulursun yüz yaşını.
[...yerel dilde "hazır ol" diyor...]
Hadi
Anladın mı ne olacak?
Anladım. Orkestranın durduğu an dört yıla sayılır.
Heh.
Ben de anladım.
Beni kaale aldığını.
Teşekkür ederim.
[...müzik çalıyor...]
Murat'ın klasiklere düşkünlüğünü bilirsiniz de, diyorum ki Beethoven'dan mı başlasak acaba?
[...müzik çalıyor...]
Pardon, pardon.
[...müzik çalıyor...]
Ay bunlar nereden çıktı?
Ay Burhan bey de gelmiş
[...müzik çalıyor...]
Ne olmuş Burhan bey de geldiyse Nakiye?
[...müzik çalıyor...]
Biliyor muydun bunların geleceğini?
[...müzik çalıyor...]
Ay nereden bileyim, bilsem söylemez miydim?
[...müzik çalıyor...]
Hop! Yedi?
Aman.
Başla
[...müzik çalıyor...]
Hop! Sekiz?
[...gülüşmeler...]
Çak!
[...gülüşmeler...]
Murat hoca, az kalmış o zaman yolun yarısına be.
Yaş böyle de anlaşılabiliyor demek
Bunu ilk kez görüyorum
Bir yaşına daha girdin yani.
(Onaylıyor)
Biz olmasak giremeyecekti yani.
[...gülüşmeler...]
Şimdiki gibi giremeyecektim.
Sağ olun.
Aman ne demek canım lafı mı olur.
Aman hocam ne demek, ne demek efendim, lafı mı olur.
Bana sürpriz parti hazırlarken sana sürpriz oldu, farkındayım.
Onları ben çağırdım.
Biliyor muydun sana parti hazırladığımı?
Evet. İçine renk katmama da itiraz etmezsin diye düşündüm.
Renk?
(Gülüyor)
Hepsini tanırsan ne demek istediğimi anlarsın.
Arkadaşlar, annem Nesrin.
[...topluca "merhaba" diyorlar...]
Zaten bizi biliyordunuz siz,
Cihan'ı da biliyordunuz.
Tabi.
Pekala, tanışmayanlar
Kadir, gel buraya, şöyle gel.
Kadir hip hop yapıyor.
Merhaba.
Cüzdan çalmasını da biliyor. El becerisiyle farklı.
Balçiçek,
Geç.
Enerjisi herkese sirayet ediyor.
Eğlendirme işinde gerçek bir profesyonel.
Ay çok teşekkür ederim Murat hocam.
Bekir bey ve eşi Katya.
Merhaba, merhaba, merhaba.
Nasılsınız?
Bu kadar uyumlu çift az bulunur.
Zıtların uyumu bu olsa gerek.
Şu arkadaki küçük hanımı tanımıyorum.
O Nazar bizim sokaktan Murat hoca.
Sokaktan mı?
He, sokaktan.
O da hoş gelmiş. Ve Çıngar çalgı grubu.
Deminden beri bu harika çıngarı çıkaranlar bunlar.
Saygılar, memnun olduk.
Ve Kobra
Bendeniz de bu çıngarı tertipleyen.
Ay bir de beni kaçıran
Ne yapıyorsun?
Ay yani kaçıramam şimdi ben bunu.
Millet, parti yukarıda hadi çıkalım.
[...bağrışmalar...]
Murat hoca, bu benden. Ellerimle yaptım. Güle güle giyin.
Üzerinizde paralanır inşallah. Piyanonun kralı yazdım nacizane.
Bunu hemen giymek istiyorum.
Benim sanatıma da kimsecikler dayanamıyor anacım. Görüyorsun yıkıyorum ortalığı.
Yıkıyorsun ablam be.
Gel, hadi
Hadi gel
Sen Hasret'e parti için bir elbise giydirmişsin,
Ben de Gülnaz'ın benim için yaptığı gömleği giyeceğim.
Dışarıdaki kamyoneti fark ettin mi?
Hayır, neden?
Sanki
Neyse neyse, sonra.
Ah! Aslı seni görmek ne güzel.
Merhaba Ethem bey. Sizi de öyle.
Merhaba.
Buyurun.
Efendim hoş geldiniz.
Rahatınıza bakın lütfen.
[...müzik çalıyor...]
Merhaba gençler
Pardon yenge. Evet,
Evet arkadaşlar. Şimdi önce biz mi başlayalım, yoksa siz başta takılmak ister misiniz? Ona göre yerleşeceğiz de.
Delikanlı.
Buyurun
Yahu kemanı tutuşundan beni aratmayacağın belli, sen benim yerime bir bakıver he?
Peki.
Ha işte tecrübe konuştu, iş çözüldü. Sağ ol Burhan ağabey eyvallah.
Şimdi demek ne yapacağız?
Baba?
Beraber başlayacağız. Girişi beraber yapalım, artık çıkışa bakarız.
Güle güle giyin Murat hoca
Teşekkür ederim
Herkese merhaba. (Gülüyor)
Berrin hanımcığım, merhaba
Berrin hanım. Ben tanıyorum.
(Öpüşme)
Kız, Berrin hanımcığım
Ne haber?
İyilik.
Nazar, sen de mi buradasın?
Merhaba Berrin abla.
Geleceğim yanınıza.
Tamam
Sanki Hasret'in doğum gününde gibiyim. Bizden çok var.
Murat çağırmış, ben de anlamadım.
Şu hale bak! Karakoldan sonra hep beraber bizim evdeler.
Aa! Fena mı Nesrinciğim? Bunlar kalpten çalıp, söylüyorlar. Çok eğlenceliler. (Gülüyor)
Leventciğim.
Berrin de ne tarafa gideceğini iyice şaşırdı. Ne yaptığı ne söylediği belli değil artık.
Evet, çok değişti bu son zamanlarda. Berrin neyse de sen çok gerginsin Nesrin. Olan olmuş yapacak bir şey yok.
Bak, biricik oğlunun bugün doğum günü, ne isterse yapsın. Rahat ol
Murat'ın elindeki ne öyle?
Hasret'in kardeşi, Murat'a hediye gömlek dikmiş. Birazdan giyecek, görürsün.
Üstünde de "piyanonun kıralı" yazıyor, "kıralı" ama "ı"yla
Yok canım sana öyle geliyor giyer mi hiç.
Buyurun efendim.
Ne bu?
Kanyak efendim.
Neyli?
Anam ben kırmızı olanından alayım.
Ben bir kadeh daha alabilir miyim?
Tabi.
[...kalabalığın konuşma sesleri...]
Ben bunu deneyeyim.
Oğlum doğum günün kutlu olsun.
Teşekkür ederim baba.
[...kalabalığın konuşma sesleri...]
Benim yukarıda biraz işim var.
Tamam.
[...kalabalığın konuşma sesleri...]
Hazır mıyız arkadaşlar?
Hazırız.
Son ki üç dört.
[...müzik çalıyor...]
Anam.
Kalk kız durma, hadi.
[...kalabalığın konuşma sesleri...]
(Gülüyor)
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyor)
Nakiye hanım, şöyle otursaydınız. Hoşbeş etseydik biraz.
Ay olur mu Burhan bey, topu topu kaç kere geliyorsunuz?
Önce bir sofranızı hazırlayayım, sonra bol bol konuşuruz.
Ben de kemanımla mutfakta biraz sizin ruhunuzu rahatlatmak için gelmiştim ama.
Afiyet olsun.
Sağ olun.
[...müzik çalıyor...]
Nesrin hanım elbise için çok teşekkür ediyorum. Murat hoca da çok beğendi.
Murat öyle pek kolay beğenmez ama...
[...kadeh tokuşturma sesi...]
Hasret kız,
[...müzik çalıyor...]
Kız spiker gibi olmuşsun.
Hasret hanım konuşurken bir kırıldınız, un ufak oldunuz. Kız sosyetik olmuşsun ya sen.
[...müzik çalıyor...]
Olacak tabi. Benim kardeşim sahneye hazırlanıyor. Senin gibi kalsın mı öyle kapçık kapçık.
[...müzik çalıyor...]
Kız, kime kapçık diyorsun ya sen? Yırtarım senin ağzını başını.
Neremi yırtacaksın acaba?
[...tartışma sesleri...]
Ne yapıyorsunuz kız? Konaktayız, ayıp vallahi ya.
Götür şunu be.
Seni kim çağırdı ki buraya.
Hadi oradan hadi.
[...tartışma sesleri...]
İnsan bunlarla ne konuşur acaba?
Ya sen onlarla bir olma ya.
Ağzını yırttığımın yollusu
Tutmayın ulan beni, tutmayın ulan!
Hadi oradan be!
Ya bırak yolluyu molluyu. Sen bana evi gezdirsene.
Evi mi gezdireyim?
Tamam gel.
[...müzik çalıyor...]
Geç şuradan.
Çok eğlenceliler.
Nasıl bir kadınsın sen de be!
Ya bir sus be!
Sen bir sus Balçiçek
Nasıl, söylediğim gibiler değil mi?
Bence hiç enteresan değil. Her zamanki göbek havası.
Haksızlık ediyorsun Ethem.
Aa
Berrin hanımdan yanayım. Kabul etmeliyiz, dokuz sekizlik ritim çok özel.
Heh! Ağzını seveyim.
Dokuz sekizlik söyledim.
(Gülüyor)
Anam sinirlerim bozuldu, peyniri yiyeyim bari.
[...müzik çalıyor...]
Daha bir de çalıp söylemeye başlasınlar, siz asıl o zaman görün.
Ee, göreceğiz bakalım.
Ee...
Evet, şimdi sözü yaylı ağabeylerimize bırakıyoruz
Hepinize iyi eğlenceler, iyi eğlenceler.
Çok güzel çaldın Cihan aferin.
[...müzik çalıyor...]
Ne güzel çalıyorlar onlar be.
[...müzik çalıyor...]
Bir şarap alabilir miyim?
Buyurun efendim.
Murat hoca!
Murat hoca!
Bir dakika.
Piyanonun kralı hemen geliyor.
[...müzik çalıyor...]
[...kapı açılıyor...]
(Gülüyor)
(Gülüyor)
Nasıl, olmuş mu?
(Onaylamıyor)
Olmamış.
Ablanın yaptığı gömlek ama.
Ee, kim yaptıysa yaptı! Deseni de, kalıbı da sana olmamış.
Bana inanmıyorsan aynaya bak.
Baktım. Ayrıca sana inanıyorum,
bu gömlek bana olmamış.
Peki...
Bu sana bir şey anlatmıyor mu?
Anlatıyor.
Kendin olmak ne demek onu göstermeye çalışıyorsun.
(Onaylıyor)
Anladım.
(Gülüyor)
Bu halinle klarnetçi Cihan ya da kemani Burhan gibi olmaya heves etmiş adamlara benziyorsun.
Öyle mi?
(Gülüyor ve onaylıyor)
Vallahi Hasret doğru söylüyor. Yani kendini beğenmiş gibi olmasın ama
Bizden kopyalamış gibisin.
Ya bu arada, geçen kodeste yaptıkların için eyvallah diyememiştim,
eli sıkılacak adammışsın.
Eyvallah.
Buraya gelmeyecektim aslında ama
Gülnaz o eve davet ettiğini söyleyince,
ya dedim. Bu adam
bizi kerizleyecek.
Sonra dedim. Kodeste bizi bırakıp gitmedi
Bilmiyorum. Belki de numara yapıyorsun.
O yüzden, gözüm üstünde olacak
En azından kim olduğunu tam olarak anlayana kadar.
[...müzik çalıyor...]
En azından bu gece piyanonun kralı benim.
Eyvallah eyvallah
Burası nasıl ısınıyor ya?
Kim bilir kaç para geliyordur buraya?
Aman be Kobrettin!
Böyle evim olsun bin lira borcum olsun.
Kız var ya, para olsun, böyle bir konak alırım he.
Ne yapacaksın ki böyle bir konakta?
Ne yapacağım?
Oturacağım,
sonra, hizmetçiler olur.
Derim "kahve getir, meyve getir,
şuranın tozunu al, aha burayı sil, olmadı ha bunun altını süpür."
Oh! yan gel yat.
Tek başına mı oturacaksın acaba?
Bu niye çekiyor bizi ya!
Hakikaten ama ya...
Aa yo yo ben parti için detaylar topluyorum siz devam edin.
Aman canım bula bula bizi mi buldun burada? Git başka yerde çek detayını.
Hadi!
Pardon pardon, siz devam edin, devam edin.
Size de pardon.
Hadi.
Saygılar Levent bey, saygılar.
Saygılar Kobra, saygılar.
Güle güle.
Şş...
Ay!
Ay, ne diyorduk be.
Ben tam şeyi sormuştum Kobrettin, "acaba tek başına mı yaşayacaksın?" diye. Sen de tam cevap veriyordun.
Kamera girdi.
Evi geziyorduk.
Hadi.
Kız Gülnaz, baya bir oda var he burada.
Ee ne sandın? Senin tek göz bekar evine benzemez.
Aa! Duyan da konağın sahibi zanneder seni.
Sahibi değilim ama kim nerede kalır, hangi oda kime aittir hepsini bana sor.
Yok ya!
Aha bu kimin?
Hasret'in
Vay...
Hıh!
Bana bak. Merak ettim, bakalım mı?
Bakalım.
Oo...
Kız, tavanları mavanları amma yüksek buranın he!
Tabi... Yatağa baksana, o da büyük
Kızım var ya adamlar şanslı biliyor musun Gülnaz?
Evse ev, arabaysa araba anasını satayım.
Aman be Kobrettin. Onların şansının azıcığı bizde olsaydı, ne güzel olurdu.
Yok be ya... Benim böyle özene özene konuştuğuma bakma sen.
Biz eğreti dururuz. Bize bu havalar eğreti.
Yok be Kobrettin.
Senin de kaportan fena değil.
Dalga geçme kız!
Yok be gerçek söylüyorum.
Bence,
senin gözlerin çok güzel.
[...müzik çalıyor...]
Yani böyle, dedemin tesbihinin boncukları gibi.
[...müzik çalıyor...]
Boncuk...
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyorlar)
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyor)
[...müzik çalıyor...]
Ya içimiz kıydınız ya. Çalsanıza oynak bir şey.
Bekir bir sus! Misafirlere ayıp oluyor be.
Biz neyiz burada, okkacı başı mı? Biz de misafiriz. Seninle şöyle iki dönüp oynamayacaksak ne anladım ben bu çelgiden çalgıdan.
Sus be sus!
[...müzik çalıyor...]
Bak başlıyorlar
[...müzik çalıyor...]
Aa!
Aa!
Bu ne cüret!
Böyle izin almadan araya giremez.
Bu ne terbiyesizlik!
Sakin ol anne. Araya girme iznini kendi usulünce aldı.
Bak ne güzel çalıyor.
[...müzik çalıyor...]
Hadi kızlar oturmaya mı geldik.
Oh hadi.
[...müzik çalıyor...]
(Alkışlıyor)
[...müzik çalıyor...]
Biraz daha alabilir miyim?
[...müzik çalıyor...]
Teşekkür ederim.
[...müzik çalıyor...]
Biraz hızlı mı gidiyorsun?
[...müzik çalıyor...]
Etrafta bunca şey oluyor ve sen bana hızlı diyorsun öyle mi?
[...müzik çalıyor...]
Aa, demek burada kalıyorsun. Beni de buraya aldırsan ne derler?
Fare sığamadığı bir deliğe kuyruğuna kabak bağlayıp girer derler.
Hıı...
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyor)
[...müzik çalıyor...]
[...müzik çalıyor...]
Nesrin?
Ethem lütfen.
[...müzik çalıyor...]
Dans edelim mi?
Canım çok sıkkın. Etmeyelim.
[...müzik çalıyor...]
Berrin?
(Gülüyor)
[...müzik çalıyor...]
Gel kız!
Bekir ne yapıyorsun?
Biz de bir dönelim be.
[...müzik çalıyor...]
Çok afedersiniz Levent bey, biraz dar olduğu için...
Bekir!
[...mırıldanmalar...]
İyi tamam be Kadriye. Ayağıma basıyorsun vallahi dikkat et biraz
Sen basıyorsun benim ayağıma
Niye ben, sen benim ayağıma basıyorsun.
[...müzik çalıyor...]
Hadi git aman be!
Ne oldu kız, beceremedin mi?
Ben değil o beceremedi.
Rezil.
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyorlar)
[...müzik çalıyor...]
(Gülüyorlar)
[...müzik çalıyor...]
Hep iyilerden bahsettin, ya kötüler?
Yok ki.
Nasıl yok? Biraz düşün.
Düşündüm yok.
Aklıma gelmedi.
Ya öyle kızdın ya geçen şeyle, kadınla.
Yo, kızmadım
Neye kızmadın, iğneli iğneli laflar etmedin mi?
Hatırlamıyorum Kobrettin. Zorla mı?
Ben bir tek o tepeliğe gittiğimiz gecenin sabahını hatırlarım.
Bana söylediklerini,
ayçiçeğim demiştin,
sarı sarı tarlalar demiştin,
güvercin demiştin,
onları.
[...müzik çalıyor...]
Bir tek...
(Onaylıyor)
[...müzik çalıyor...]
Gene aynısından yapsak mı acaba?
[...müzik çalıyor...]
Ne oldu?
[...müzik çalıyor...]
Burhan ağabeyim yukarıda mıdır acaba?
Of...
[...müzik çalıyor...]
[...kapı kapanma sesi...]
[...müzik çalıyor...]
Sonra komutana dedim ki "Zehir içerim, o şarkıyı sevdiğimden başka kimseye çalmam"
Ee... Sonra ne oldu?
Onlar etti, ben ettim ama şarkıyı çalmadım.
Önüme koydular zehiri, hiç tereddüt etmeden diktim kafama.
Aa...
Öleceksiniz.
Komutan bağırmaya başladı nöbetçilere "Tutun şunu, alın zehri elinden."
Nöbetçiler tuttular beni. Aldılar zehri
Komutan
"bırakın gitsin" dedi.
Kemanımı aldım,
çıktım oradan.
Hadi hadi,
tamam.
İşte o şarkı.
(Gülüyor)
[...müzik çalıyor...]
Balçiçek niye astın kız suratını?
Başka bir arzunuz?
Of...
Abla ne oldu?
Ben de anlamadım ne olduğunu.
Hıh
Kobra mı?
Boş ver.
Hıh
Babam nerede?
Bilmem
Ay adam yine yok oldu ortalıktan.
O en son böyle bir yerlere gitti...
Sus sus!
[...müzik çalıyor...]
Hah!
Babamın kemanı...
[...müzik çalıyor...]
Çok güzel çaldınız Burhan bey.
[...müzik çalıyor...]
Hıdırelleze götüreceğim seni, su kenarına.
Ateş yakıp, üzerinden atlayacağız.
Hızırdan seni dileyeceğim.
Ay...
Ben de sizi dileyeceğim Burhan bey. Sizi gördüğüm gün doğdum ben.
(Gülüyor)
Vah Nakiye hanım. O günü ileride acıyla hatırlayacksın.
Nakiyem.
Sultanım.
Anam! Babam dur, dur.
Ne oluyor ya?
Baba hadi pasta keseceğiz.
Hadi pasta hadi.
Ya ne pastası be! Siz yiyin pastayı ben çocuk muyum pasta yiyeceğim?
Hadi baba...
Tabi çocuk değilsin ama hıdırellez'de ateşin üstünden atlarsın ama
Ya durun tamam geliyorum
Nesrinciğim, bugün oldukça fazla içtin. İstersen hala ayaktayken söyle de pastayı getirsinler.
Aa...
Pasta var değil mi?
Daha pasta var.
Pasta var, evet.
Pasta geliyor çocuklar. Hasat zamanı, toplayalım levanları.
Evet bayanlar baylar. İki dakikanızı istihdam edeceğim
Murat beyin bu önemli gününde en güzel şarkılarımızı çalması için mahallemizin Çıngar Grubunu davet ediyorum. Alkış.
[...alkış ve bravo sesleri...]
İttirme rezil olacağız ya.
[...alkış ve bravo sesleri...]
Buyrun Burhan bey.
Teşekkür ederim.
[...alkış sesleri...]
[...müzik çalıyor...]
Nesrinciğim, içmeye biraz ara versen. Pastanın zamanı geçecek.
Asıl bizim zamanımız geçiyor Ethem.
Sen sarhoş musun?
Yok canım.
Ay ay
Ay pardon, Burhan bey Burhan bey!
Pardon pardon
Sayın Çıngar Grubu böyle çok böyle neşeli, hareketli bir şeyler çalsanız.
Siz isteyin be Nesrin hanımcığım. Biz her bir şeyi söyleriz.
İşte bu ya. Bu işte ya.
Oyna.
Nesrin hanım, kasma kendini, rahat bırak, sal artık sal.
[...müzik çalıyor...]
Ben de seni arıyordum.
Aslında yalnız bulduğum iyi oldu.
İçeride bir masa dolusu hediye var seni bekleyen. Şanslı adamsın.
Bu hediye de benim mi?
(Onaylıyor)
Ama bu onlar kadar...
Şş...
Olmaz.
Pakette ne olduğu söylenmez.
Ver,
ben açacağım.
Ama bak, çalışmıyorsa bozulmayacaksın ama
Tamam.
Ben içeri gireyim.
Bir saniye, bir dakika dur!
Aa...
Bu harika bir şey.
Çok güzel.
Harika!
Bak.
Bu çalışmıyorsa bile umurumda değil.
Bu bana hep seni hatırlatacak.
Bak işte!
Sana kendin ol dediğimde bunu kast ediyordum.
Kırıkta olsa çalışmasa da
bu saati bulup, alıp, bana hediye edecek tek kişi sensin.
İçerideki kalabalıktan bir tek sen.
Bana iyi bir şey söyledin galiba.
[...müzik çalıyor...]
Murat!
Murat!
Bu gece, bu evin her köşesinde ayrı bir alem yaşanıyor.
İçeri gelmen lazım. Nesrin hanım hayatının gecesini yaşıyor.
Kendini aştı. Bunu kaçırmayın.
Hadi gel.
[...müzik çalıyor...]
[...kuş sesleri...]
[...müzik çalıyor...]
Aman Allah'ım!
Böyle bir şey yapmış olamam.
[...kuş sesleri...]
Ethem...
[...müzik çalıyor...]
Nakiye
Odamda, Ethem odamda.
Niye uyarmadın?
Of...
Uyardım Nesrin hanım. Dinlemediniz ki! Yapmayın dedim.
Bir şey dediniz.
Zincirlenmiş kaplanı serbest mi bırakacakmışız ne?
Anlamadım çok.
Bir şey mi oldu?
[...müzik çalıyor...]
Ben sana böyle bir şey demedim ki.
Aa...
[...müzik çalıyor...]
Ah!
Ay...
Ya...
Ay...
Ne oldu?
[...kapı kapanma sesi...]
Ah, Levent!
Bugün hep beraber kahvaltı edelim diyorum. Sen in aşağı bekle.
Yo yo yo yo yo yo
Ben bir Murat'ı uyandırayım canım.
Çocuk yeni yaşının ilk gününde babasını bir sabahlığıyla görsün değil mi?
[...müzik çalıyor...]
Ben uyandırırım.
[...müzik çalıyor...]
[...müzik çalıyor...]
Kendin ol Hasret.
[...müzik çalıyor...]
Kendin ol Hasret.
[...müzik çalıyor...]
Kendin ol Hasret.
Kendin ol.
[...müzik çalıyor...]
[...müzik çalıyor...]
Bırak onları da yanıma gel.
Ethem.
Lütfen hemen kalk giyin ve servis merdivenlerinden evi terk et.
Geceyi de unut. Olmamış say tamam mı?
Böyle güzel bir geceden sonra karımla bir kahvaltı edemeyecek miyim yani şöyle karşılıklı, yeniden zincire mi bağlayacağız içimizdeki kaplanı?
Ne?
Hadi kalk, giyin ve git.
Genç sevgililer gibi gizlice takılacağız yani?
İstersen balkondan sarmaşıklara tutunarak ineyim?
Nakiş, nereye?
Ay ben bu evdeki bu sorulara bayılıyorum.
Nereye olabilir?
Ya gitsem gitsem nereye gidebilirim.
Ya bir kaç yukarı, ya bir kaç aşağı
Nakiş...
Senin bu hallerin dün geceden olmasın?
Ne olmuş ki dün gece?
Ee...
Yok canım bir şey. Laf işte.
Sen beni lafa tut da Murat da buzlu kahve içsin.
Murat hoca uyandı mı?
Yok...
Uyanmadı ama ben yine de kahve yaptım.
Belki rüyasında içer diye.
Hı...
Ya bu Nakiye'yi tanımasam var ya...
Ergenlik çağındaki genç kızlar gibi ha.
Dün gece Nakiye'nin başına büyük bir felaket geldi.
Ne gibi?
Babam.
Baban?
Hı hı
Hasret.
Gerçek bir felaketten bahsetmiyorsun değil mi?
Gayet de gerçek bir felaket.
Babam Nakiye'ye keman çaldı.
(Gülüyor)
[...kapı sesi...]
Kahveni sehpaya bıraktım.
Tamam.
[...müzik çalıyor...]
Levent
Hıh
Ben seninle başka bir şey konuşmak istiyorum.
Direksiyon talimleri meselesi mi?
(Hayır)
Kendin olma meselesi.
Kendin olma mı?
Hı hı
Şimdi
ben iyi bir öğrenci olma istiyorum ya.
Hı...
Murat hoca bana kimseye benzeme, kendin ol diyor.
Ee?
Ne eesi!
Senden dünyanın en kolay şeyini istemiş. Kendin olmanı.
Başbakan ol, fil ol,
masa ol dememiş ki.
Aman... Masa olmak zor bir şey mi be!
Bilmem? Dene bir istersen.
Bak.
Ben şunu merak ediyorum.
Mesela
sen kendin misin?
Hmm... Bildiğim kadarıyla öyle, evet.
Yani
böyle
Burada beycik beycik oturup kahveni yudumlarken mi kendinsin, yoksa Nakiye'nin yaptığı keklerin dibini parmağınla sıyırırken mi?
(Gülüyor)
Hmm.. Evet.
Biraz karışık galiba.
Ne kadar kendin?
Az mı, çok mu?
Ne zaman kendin?
Bazen mi, yoksa her zaman mı?
Bunu öğrenmek istiyorum.
Anlat bana.
Ben, ee...
Neden ben?
Allah Allah. Bana ne?
Sen git Murat'a sor. Böyle şeyler öğretmek Murat'ın işi.
(Hayır)
Murat hoca bunu anlatamıyor.
Daha çok kafamı karıştırıyor.
Ee...
Murat dedik değil mi? Doğru. Benim yukarı çıkıp bir konuşmam lazım.
Levent. Ne zaman öğreteceksin?
Pek yakında, pek yakında...
[...telefon çalıyor...]
Alo.
Efendim Zuhal hanım. Dinliyorum.
İstanbul'un müzikle buluşma projesi. Evet.
Ana sponsoru İzmirli bir firmaydı.
Sponsorluktan geri çekilmeyi mi planlıyorlarmış?
Aa peki, tamam.
Ben hemen vakfa geliyorum
[...müzik çalıyor...]
Hadi ben çıkıyorum.
Bir yere mi gidiyorsunuz Saime hanım?
Mutfak alışverişini öğlen olmadan bitireyim istedim Nesrin hanım.
Tamam da ben şoföre izin verdim. Bir iki saat beklemeniz lazım.
Eğer izin verirseniz arabayı ben de kullanabilirim Nesrin hanım. Tecrübem var.
Tamam.
Teşekkür ederim.
Yine Saime hanımı övmeyin sakın. Araba kullanıyor diye başımızın üzerinde taşıyacak halimiz yok.
Sanki bir öğreten oldu da biz de öğrenmedik.
Ben bir şey demedim.
Ben de araba kullanıyorum.
İnanmayan Levent'e sorsun
Kahvaltıya başlamışsın.
Yok.
Bu atıştırmalık.
Aperatif.
Hı hı
Sen de ister misin?
Yok.
Ben bir sade kahve alacağım.
Sabah sabah aç karna kahve, insanı sinirli eder be.
(Hayır)
Eder.
(Gülüyor)
Ondan böyle bu.
Annem Hasret'i Selin'e benzetmeye çalışmış. Düşünebiliyor musun?
Meseleyi büyütme.
Yani, Hasret Selinle ilgili bana da sorular sordu. Benden yardım istedi. Annenden de istemiş olabilir.
O istemiş olabilir.
Ama annemin teşvik etmesi gerekmiyordu.
Sen onu beğeneceksin diye Hasret'in yapmayacağı şey yok
Ama
zaten senin onu beğendiğinin farkında bile değil.
Evet,
onu beğeniyorum
[...müzik çalıyor...]
Bence doğru bir yolda.
İyi çalışıyor,
başaracak
Sen var ya...
Kafa karıştırmakta bire birsin
Yani, kızın da kafasını karıştırmışsın.
Kimin Hasret'in mi?
Evet. Kendin ol demişsin. Kız şimdi bana soruyor
Ne zaman olayım, nasıl olayım, nerede olayım diye benden yardım istiyor.
Aramıza hoş geldin öğretmenim.
Yok... Yok yok yok yok. Bak beni karıştırma, ben anlamam hocalık işlerinden.
Aa... Hadi Levent. Arkadaşının sırtından biraz yük al.
Göster ona ihtiyacı olan şeyleri.
Bak.
İyi bir arkadaş olarak sıkıcı işleri üzerime alarak sana kanıtlayacağım
Neymiş o sıkıcı işler?
Büyük gösteri tanıtım metinlerine göz atmak, sponsorun taleplerini değerlendirmek,
Aa! Bir de. Hala içime sinmeyen sahne akışı için bir hal çaresi bulmak.
Aa! Bir de unuttum. En önemlisi. Yeni okul müfredatı için acımasız eleştiriler hazırlamak.
Of... Of of of
Seni Seviyorum.
Ben de.
(Gülüyor)
Merhaba Kemal bey.
Merhaba Saime hanım.
Biliyorum sizin için de zor oluyor ama telefonlarımın dinlenmediğinden emin olana kadar bu şekilde kontak kurmak zorundayız.
Önemli değil Saime hanım.
Ama size kötü bir haberim var. Ağabeyiniz Murat Turalı'ya bir e-mail atmış. Sponsorluktan imzayı çektiğini bildirmiş
Nasıl yani, kimden duydunuz?
Sekreterinden öğrendim.
Ne zaman?
En fazla on, on beş dakika oldu. Size ulaşamamış, beni aradı.
Ne yapıyor bu adam? Hemen eve gidip o maili silmem lazım. Tabi henüz okumadıysa.
Peki, görüşürüz.
[...müzik çalıyor...]
Nakiş.
Hı...
Dün gece babam bir şey yaptı mı sana?
Ay yok canım. Ne yapacak?
Yüreğine bombayı koydu onu biliyoruz da, hani
bir teklif falan?
Ay ne teklifi?
Ya, daha ortada bir şey yok.
Ama şeye çağırdı,
hıdırellez'e.
Hi! Oldu mu o kadar?
(Onaylıyor)
Bak bu evde akıl kalmadı bende. Mahallede olsa unutur muyum?
Neyi?
Hıdırellezi.
Hm...
Siz kutlamaz mısınız?
Hayır.
Kutlayacak o kadar çok şey var ki. o da eksik kalsın.
Ama en azından bir evde temizlik yapmak lazım.
Yoksa uğramaz Hızır Baba buraya
Hızır Baba mı?
Hı...
Ben hep dedim. Evin bereketi kaçar dedim.
Hıh
Ya hiç değilse bahçedeki gül ağacına dilek dileyelim asalım dedim.
Ya...
Mesela bizim Kobra öyle aldı arabayı.
Böyle yere taşlardan araba resmi çizdi.
Bir kaç aya çekti altına bir tane.
Keşke bir köşk, bir yazlık, ne bileyim bir yat falan çizseydi.
Madem çizince oluyormuş.
Ama bakın siz böyle konuşursanız Hızır Babayı çok üzersiniz.
(Onaylıyor)
Şu konuyu kapatabilir miyiz? Yani gerçekten saçma sapan şeylerle uğraşmaktan çok sıkıldım.
Başka ne yapardınız siz hıdırellez'de?
Hm... Yani diyelim ki, iki insan birbirini seviyor.
Mesela?
O zaman kavuşma dileği dileyip ateşin üstünden atlarsın.
Bizde hep Cihan yakar ateşi. Böyle kızıl kızıl
Böyle biz de dilekler tutup üstünden atlarız. Şarkılar söyleriz falan
Bir keresinde Cihan hastalanmıştı da gelememişti. Babam yakmıştı ateşi
Hi! Burhan bey de ne güzel yakmıştır ateşi.
Yok.
Hiç güzel yakmadı. En güzel Cihan yakar.
Nasılsınız hanımlar?
Hah!
Ne haber Nakiş?
Ne haber şoför Nebahat?
Evde çok sıkıldım biraz yürüyüşe çıkalım mı?
Tamam, olur ama önce bir Hasretle konuşmam lazım.
Tamam.
Benimle?
Hı hı.
Seninle aynı kafede buluşalım mı yarım saat sonra?
Tamam.
Hadi aşağıya inelim.
İnelim.
[...müzik çalıyor...]
[...motor sesi...]
Bir şey mi oldu Saime hanım?
Yok yok bir şey Koray
Ah! Saime hanım geri mi döndünüz?
Alışveriş listesini unutmuşum da.
Siz arabayı almıyor musunuz?
Aa yok, şurada Leventle bir kahve içeceğiz.
Hı hı
Kadriye abla
biraz çabuk olsan.
Gülnaz abla telefon var. Telefon var Gülnaz abla. Gülnaz abla!
Ulan bu mahallenin en çok kazanan adamısın he Şoparişko.
Gülnaz abla telefon, ver sakal, Gülnaz abla telefon, ver sakal. Canlı haberleşme ağı
Her yöne bir dondurma. Şoparişko tel hesabı.
(Gülüyorlar)
Tabi Anadolu Sufi Müziği üzerine ciddi çalışmalar var ama yeni bir çalışma yeni bir ufuk derler
Murat bey,
İnternette bir şeye bakabilir miyim?
Tabi tabi tabi
Evet.
Hı hı.
Evet aynı fikirdeyim kesinlikle katılıyorum.
Hıh.
Burhan bey yok mu?
Yok Nakiye hanımcığım bana söyleyin.
Aa...
Ya ben şey diyecektim,
ya hıdırellez'le ilgili bir şey soracaktım.
Yani giderken yiyecek bir şeyler yapayım mı? Nerede ne zaman buluşacağız falan diyecektim.
Hıdırellez mi?
Aa... Nakiye hanımcığım hıdırellez iptal oldu.
Aa...
Kutlanmayacak bu sene
Nasıl yani? Olur mu öyle şey canım?
Olur olur öyle. Oldu.
Aa... Hadi ya...
Şey, hani ekonomik kriz var ya. O sebepten kutlanmıyor.
Artık iki senede bir kutlanacakmış. Biz de kutlamayacağız
Haberlerde söylediler. Sen görmedin mi televizyonda?
Hı?
Hay Allah.
Ya...
Ben yinede Burhan beyle konuşsaydım?
Burhan bey yok ki Nakiye hanımcığım. Gezmeye gitti o.
Tamam.
Haydi görüşürüz. Öptüm...
Ih...
Ne oldu kız? Niye yalan söyledin?
Aman be Kadriye teyzem. Bu Nakiye karısıyla babamı yan yana getirmek asrın hatası olur.
Kadın zehri yutmuş, ne yaptığını bilmiyor kemandan sonra.
Öf...
Teyzem.
Sen kobrayı gördün mü bugün?
Yok.
[...müzik çalıyor...]
Sağ ol bana yardım edeceğin için.
Bana bak! Ben kendin ol gurusu falan değilim.
Aklım neye ererse onu söylerim ona göre
Hı tamam.
Allah'ım yarabbim ya
Ya zaten bir kalpten söyleme meselesi vardı. Nereden çıktı şimdi bu?
Bizde herkes kalpten söyler.
Bak beni oraya götür, gör bak nasıl ciğerden söylerim.
Burada da söylerim ama tam öyle olmuyor işte.
Senin her zaman için mahalledeki gibi söylemen lazım.
Her zaman.
Yani kedini hep mahallenin içinde, kendin gibi hissetmelisin.
O zaman mahalleyi yanımda taşımam lazım.
Nasıl olacak?
Mahallenin taşlarını,
ablamın gülüşünü,
Cihan'ı,
klarnetinin sesini
Yanımda mı taşıyacağım?
Taşısan iyi olur ama değil mi?
Hıh
Ben ciddiyim.
[...müzik çalıyor...]
Hadi sen okul için hazırlan. Benim bi' işim var
Okul mu?
Hı hı
Söylemeyi unuttum değil mi?
Murat okulda çalışmak için yer ayarlamış.
Gerçekten mi?
Hı hı
Onunla konuşayım ben o zaman.
Yok... yok yok yok. Sen, sen rahat bırak. Onun çok sıkıcı, yani çok önemli işleri var.
Sen okul için hazırlan tamam mı?
Tamam.
Hadi görüşürüz.
Bence Sufi Müziği, güzel bir doktora tezi konusu.
Tavsiye ederim.
Tamam.
Görüşürüz.
[...gerilim müziği çalıyor...]
Saime hanım
Yardımcı olmamı ister misiniz?
Yo, hayır, teşekkür ederim. Bitirdim ben işimi. Sağ olun Murat bey
[...gerilim müziği çalıyor...]
Murat hoca!
Murat hoca!
Murat hoca!
[...pencere açılma sesi...]
Biz Leventle okula gidiyoruz.
İyi tamam bağırma, kulaklarım işitiyor.
Aman ne bileyim duymazsın diye işte.
Hiçbir şey anlamadım.
Sende hiçbir şey beğenmiyorsun ki.
Leventle diyorum, okula gidiyoruz diyorum. Sen demişsin.
Evet.
Dedin mi?
Dedim.
İyi okulda görüşürüz o zaman.
[...müzik çalıyor...]
Kendi yetmiyor, bir de seni bulaştırdı yani.
Etrafında ne kadar adam varsa Hasret hanımın peşinde koşacak.
Bu yeni mi?
Yeni mamulümüz efendim. Hemen tattırayım.
Aslında beni bulaştırmasından memnunum.
Böylece hasreti daha iyi tanıyacağım ve...
Aman Levent'ciğim bir de seni kaybetmeyelim.
Nesrin...
Benim elimden öyle insanlar geçti ki duysan şaşarsın. Her biriyle uğraştım ve hiç birinde kaybolmadım.
Meselemiz Murat'a Hasret'in büyük gösteriye uygun olmadığını göstermek değil mi?
Hem de hiç bir manada
Yani başka bir değişle, Hasret'in kime ve neye uygun olduğunu göstermek.
Kesinlikle
Halledeceğim
Murat'ın da dayanamayacağı noktalar var.
Onun zayıf noktasını biliyorum.
Ve galiba Nesrin, sizinkini de öğrenmiş olduk
Yamuğa gelmeyelim. telefonu da kapalı nerede bu Kobra ya?
Ya gelir şimdi uyudu kaldı herhalde.
İki üç lavan için bu kadar adam bekletilir mi be!
Beklenir beklenir. Beklerken çay içmek, bekleyene de çok iyi gelir.
Aman be Bekir enişte sen de çok uyanık çıktın he. Hemen daya çayları hemen.
Bekir aferin.
Paralar bende anacağım.
[...kalabalığın gürültüsü...]
Sabahın köründe kapıma geldi. Al bu levanları sen dağıt dedi. Ben narşlıyorum dedi.
Nereye narşlıyormuş
Anam nereye olacak, turneye turneye. Anlarsın ya.
He...
Hadi beyler ben vereyim levanlarınızı.
[...mahallenin gürültüsü...]
Bir arada olacak diyorsun.
Olacak merak etmeyin.
[...telefon çalma müziği...]
Alo
Ne haber Cihan?
İyidir Levent bey. Sizden ne haber?
Bugün bir çalışmamız var da okulda
Sen de gelip yardımcı olur musun diyecektim.
Okul mu?
Okul benim neyime ya.
Müzik okulu bu Cihan. Sen de müzisyen bir adamsın.
Ya olsun işim olmaz benim yine de
Ben de düşünmüştüm ki... Yani sen sahnede rahat bir adamsın. Bu da bir çeşit sahneye, mikrofona alıştırma çalışması. Yani Hasret daha rahat eder.
Hasret mi?
Hı... Doğru ya. Ben Hasretle çalışacağımızı söylemedim.
Yani söylemeyi unuttum.
İstersen gel.
Bekir, söyleyeyim mi herkese?
Hadi söyle söyle
Ne söyleyeceksin kız.
Dinleyin. Bu seneki hıdırellez kutlamalarını biz yapacağız.. Bütün masrafları; yemeleri, içmeleri, hepsi bizden.
Vay anam...
Yol da bizden. Gidişi gelişi hepsi bizden yani.
Hop! Bir dakika bir dakika
Kodesteki kıyaklarınız hatırına yol benden.
Gidişi de dönüşü de.
Anam...
Biz de geliyoruz Aydanla
Bana bak! O kodeste zarbolara karşıydı.
Mahallede ayrı kaldık. Yanaşma sigortalarımı attırma benim.
[...mahallelinin gürültüsü...]
Ayıp oluyor ama he...
Yürü be!
Ya bırak be Burhan, tamam bakarız çaresine.
Sen uyma sen.
Aman tamam Burhan ağabey. Madem öyle Davut arabayı tutsun. Sen de kalan parayla Nazar'a elbise al be ya...
Tabi.
Doğru der be.
Ay bir otur.
Aferin kız. Sen de affet gitsin Burhan. Tamam mı?
Tamam tamam hadi. Nazar'ın hatırı için kabul ettim.
Hadi o zaman, hadi görüşürüz.
Narş narş
Hadi be!
Hadi lan!
Hadi yürü be.
Hadi güle güle.
[...müzik çalıyor...]
Vakfa gelen yazıya göre şirketin ortaklarından biri sponsorluktan çekilmiş.
Nasıl olur?
Bana bir haber bile vermeden nasıl böyle bir şey yaparlar?
Ortada bir sözleşme var.
Haber vermediler mi?
En azından bir yazı göndermiş olmalılar.
Yo...
Herhangi bir yazı yok ortada.
Bu geçen günkü karakol hikayesi, televizyonlar, gazetelere manşet olman. Bu işin onlarla bir ilgisi olmasın?
[...müzik çalıyor...]
Aslı...
bakar mısın?
Buyurun Murat bey
Bizim gösterinin sponsorundan bir yazı geldi mi?
Yo... Hayır bana gelen bir bilgi yok.
Tamam sağ ol.
[...müzik çalıyor...]
Kız bunun maliyeti kaç para sen ben üç lira istiyorsun be!
Sana üç lira rafadan baro. Bunun bir belediye, bir baba içkisi, bir de kardeşin okulu vardır. Bilmen lazım.
Ya bırak Allah aşkına ya. En son kaç olur onu söyle sen.
Hangi mahalledensin sen kara şimşek
Sur mahallesinden, ne olacak?
İyi at bir elli kuruş, siftah olsun. Anam da o mahalledendir.
Ha... Şöyle konuş.
Al.
Hadi hayırlı işler.
Sağ olasın.
Anana selam söyle.
Murat'cığım belki de senin için böylesi daha iyi olacak. Her şeyi yeniden düşünmek için bir fırsat olabilir.
Vakıf hala seninle uzlaşmaya hazır.
Bu konuyu konuşmuştuk baba.
Ve çözümü sponsorda bulmuştuk.
Sahneye kimin çıkacağına sadece ben karar verebilirim.
Kendinden bu kadar emin olman güzel de inşallah pişman olmazsın.
Ne konuşuyorum değil mi?
Bir kez olsun dinlemedin ki beni. Ben çıkıyorum.
[...müzik çalıyor...]
Sponsorluktan çekildiklerini bana bildirmiş olmaları gerekiyor.
Maillerimde herhangi bir posta yok
İsterseniz telefonlarını bulalım yüz yüze görüşün?
Evet. Yüz yüze görüşmek en doğrusu.
Tamam.
[...müzik çalıyor...]
Böyle mi duracaksın sahnede?
Nasıl duracağım?
Böyle kazık yutmuş gibisin. Böyle kollarını biraz rahat bırak.
Heh!
Kambur gibi durdun şimdi de. Böyle sırtında küfe taşır gibi
Ya of... Nasıl duracağımı söyle öyle durayım.
Hayır! Nasıl duracağını sen bulacaksın. Benim sana söylememle olmuyor. Görüyorsun işte.
İçinden nasıl geliyorsa öyle yap. Rahat rahat hissetmelisin kendini, sahnede gibi hisset.
Nasıl bulacağım ben?
Daha önce çok yaptım sanki. Koskoca sahnede,
o kadar seyircinin önünde. Hem içinde sosyetikler de var.
Nasıl şarkı söylenir ben nereden bileyim?
[...kapı açılma sesi...]
Cihan!
Söyle be Hasret.
Boş ver sen sahneymiş, seyirciymiş, sosyetiklermiş. Söyle sen bildiğin gibi ya.
[...müzik söylemeye başlar...]
Yanağım yanağında, dudağım dudağında
Yanağım yanağında
Hasret
Dudağım dudağında
Bir dakika bir dakika, fena değil.
Sanki seni böyle, buralardan tavana bağlamışlar gibi. Anladın mı beni?
Yukarıdan ipi çekmedikçe, böyle kımıldamayacakmışsın, hareket etmeyecekmişsin gibi. Ya neden rahat değilsin?
Kız sen bu işi helalinden biliyorsun be.
Feriştahı gelse seninle yarışamaz
Bandırasız durma öyle
Ya biliyoruz.
Kaç diganı kuyruğumda sallarım ama
Bazen biz de öyle oluyoruz aftos piyos.
Oo... Birbirinizi gördünüz, hemen ağızlar değişti. Aman ha Murat duymasın hemen paparayı yeriz.
Ya ama öyle yapsak olmuyor, böyle yapsak olmuyor. Nasıl duracağım ben?
Ellerini ya yumruk yapıyorsun, ya da esas duruştaymış gibi kasıyorsun.
Rahat bırak gözünü seveyim, rahat bırak şunları, rahat bırak...
Benim yanımda seni rahat ettirecek bir şey var.
[...müzik çalıyor...]
İyi günler hocam.
İyi günler.
Vay... Kadınlar niye sana bayılıyor anladım şimdi.
Ya bu tırışkadan bir hareket değil. Bizim kızımız çiçekçi. Eli mikrofondan önce çiçeğe alışkın.
Senin elin en iyi çiçek tutardı be Hasret. Mahalledeki en kıyak çiçekçi kız sendin be.
Iı... Şu çiçek olayına biraz sahne aksiyonu katsak he?
Nesi aksiyon? Çiçek işte.
Diyorum ki, sahnede şarkı söylemek bile bir oyun sergilemek gibi değil mi yani?
Hasreti sahnedeki oyunun havasına soksak. Mesela bunu filmlerdeki gibi versem?
Filmlerdeki gibi?
Hı hı.
Veririz.
Heh! Hadi bakalım.
[...müzik çalıyor...]
Karanfilin en kırmızısı sana. Sen en ciğerden söyle diye.
Merci.
[...müzik çalıyor...]
Murat!
Gelsene.
Hadi gel.
Yok yok.
Ya gel gel, nazlanma gel
[...kapı açılma sesi...]
Ee...
Nasıl gidiyor çalışmalar Levent?
Göreceğiz. Hadi hasret bir daha dene bakalım.
[...şarkı söylemeye başlıyor...]
Aşkında varsa payım, söyle neler yapayım.
Aşkında varsa payım, söyle neler yapayım
Sallasana doyayım, gönül salıncağında
Sallasana doyayım, gönül salıncağında
Bravo...
[...alkış sesleri...]
Helal be, helal be tam on sekizdesin var ya
[...alkış ve tezahüratlar...]
Kolların kazık gibi durmuyor artık. Aferin, nasıl becerdin?
Cihan var ya, ona bakınca
Hasret'i çalıştırırken Cihan da yanında olsun istedim.
İyi de etmişim baksana. Sence de öyle değil mi? Daha iyi olmadı mı?
Bakalım, zaman gösterecek.
[...kapı açılma sesi...]
Sen de kalsaydın, fikirlerini söylerdin.
Yok kalamam.
Yapma ya... Neden?
Sponsorla ilgili bir sorun var
[...kapı kapanma sesi...]
Murat bey. Şirketi temsil eden avukatla görüştüm. Şirketin başkan yardımcısından randevu aldım. İzmir'de sizi bekliyor.
Hemen akşam için uçak bileti al Aslı.
Tamam, hemen.
[...kapı kapanma sesi...]
Bence Ethem bey sizi çok özlemiş.
Saat başı bir çiçek. Çok şık bir davranış.
Aa...
Çiçekler kimden böyle.
Ethem beyden.
Dün gecenin hatırına.
Hm...
Nakiye!
Neyse ben yukarı çıkayım.
Aa boşuna çıkma Murat evde yok.
sponsor görüşmesi için İzmir'e gitti
Aa!
Ben de çıkabilir miyim Nesrin hanım, siz gelmeden dönerim.
Nereye gideceksiniz Saime hanım
Sinemaya. Çok uzun zamandır beklediğim bir film gelmiş de.
Ya ben de seninle geleyim mi?
Çok sıkılırım evde yalnız.
O zaman Hasret de gelsin, evde yalnız kalmasın kızcağız.
Aa iyi olur, ne zamandır sinemaya gitmemiştim. Hangi film?
Hadi gidelim.
Kızım sen yine mi buradasın?
Ne var, ne olmuş?
Kendine yatacak başka bir yer bul. Buraya kızları almıyoruz.
Ne diyorsun be
Şimdi kovarsınız, büyüyünce de peşimizden koşarsınız.
Tamam tamam bir dur ya hemen sinir yapma.
[...müzik çalıyor...]
Kızım yenir mi bu? taş gibi olmuş.
Yenir. Yemek mi var yiyecek!
[...müzik çalıyor...]
İyi gel benimle.
Bu gece özel bir gece.
Sadece benim çağırdığım adamlar olacak.
Herkesten uzak, sakin, sessiz, yeşil, su kenarı olmalı.
Orası cennet olmalı.
Bul Bekir. Ben istiyorum sen bul.
Nasıl bulayım be Kadriyem. Senin değin yer cennet. Ben bulsam öyle bir yer, giderim kahvedeki arkadaşlarla oraya.
(Gülüyorlar)
Doğru dedi vallahi.
Ya aslında öyle bir yer vardı çok uzak değil.
Su kenarı göl müydü,
dere miydi, neydi?
Sene kaçtı be Burhan ağabey. Oralar şimdi gökdelen gibi sitelerle dolmuştur ya.
Ya ben yinede arkadaşıma soracağım bir. Buluruz buluruz.
Yaşa be Buğra
Biz geldik. İkimiz de açız.
Hoş geldiniz. Aç mısınız?
Nazar!
Sen ne kadar büyümüşsün kız.
Kadriye!
Gel bak, bir şey diyeceğim. Nazar'a bir elbise alalım.
Kız Nazar, kağıtçı çiçeği. Sen yarın bir bakkala gel bakayım. Tamam mı?
Ne yapacaksın ki Kadriye abla?
Sen bir gel sorma.
İyi.
Hadi bakalım, size yemek ısıtayım, gelin.
Hadi.
Yürü.
[...film sesi...]
Ben çok sıkıldım filmden. Siz ikiniz gidebilirsiniz değil mi?
Gideriz gideriz.
[...film sesi...]
[...telefon zil sesi...]
Murat hoca!
[...telefon zil sesi...]
Alo.
Alo Hasret merhaba.
[...film sesi...]
[...kalabalık homurdanıyor...]
Duymadım.
[...film sesi...]
[...kalabalık homurdanıyor...]
[...film sesi...]
Ne?
Hişt! Şu telefonu kapatır mısınız artık!
Ya hoca arıyor hoca. Diyecek bir şey var herhalde.
[...film sesi...]
Sus!
Dinliyorum.
Diyorum ki, yarın sabah dönebiliyorum.
[...film sesi...]
Hadi ya...
Görüşeceğim adam
[...kalabalık homurdanıyor...]
ancak yarın sabah dönebiliyor. Sen nasılsın?
İyi.
Niye fısıltıyla konuşuyorsun?
Sinemadayım konuşturmuyorlar ki!
Sinemada mı?
Ee... Kapatalım o zaman hadi.
Öyle olacak herhalde. Hadi görüşürüz yarın.
Yarın görüşürüz.
Alın kapattık işte be, seyredin!
[...film sesi...]
Çok şükür kapadı!
[...film sesi...]
[...müzik çalıyor...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
Evet Kemal bey evet. Hemen evimde buluşalım, çok az vaktim var.
[...gerilim müziği çalıyor...]
[...kapı açma sesi...]
Hıh!
[...gerilim müziği çalıyor...]
Ağabey!
Bir hoş geldin yok mu?
Hoş geldin de...
Nasıl buldun sen burayı?
İçeri nasıl girdin?
Çilingir çağırdım diyelim.
Ne gerek vardı bunlara ağabey? Ben zaten her şeyi açıklayacaktım sana.
Vardı kahya hanım. Bir konuşma, bir ifade, bir bakış görmem gerekiyordu artık.,
Öyle telefonda olmuyor.
[...gerilim müziği çalıyor...]
[...kapı kapanma sesi...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
Baktım bir işin içindesin, kendi haline bıraktım seni.
Ama artık ipin ucu kaçtı Saime.
Durumu ele alma zamanı geldi.
Tabi.
Her zamanki gibi.
Bütün bu sponsorlukların ne olduğunu, kim için yaptığını artık biliyorum.
Hiç vazgeçmeyeceksin değil mi?
[...gerilim müziği çalıyor...]
Evet, vazgeçmeyeceğim.
Bütün bu yalanların arkasındaki gerçeği de öğrendim. Ama bu işten kimseye bir fayda yok, haberin olsun.
Bu defa doğru yerdeyim ağabey.
Çok az kaldı.
Lütfen bana engel olmaya çalışma.
[...kapı çalma sesi...]
Avukatım geldi.
Gönder onu.
Kimseye ihtiyacımız yok şimdi.
Her şey kontrolüm altında.
[...müzik çalıyor...]
Güzel bir filmdi. Hem böyle üzüntülü, hem mutlu. Bir ara neredeyse ağlayacaktım.
Neredeyse mi?
Hı...
Zırıl zırıl ağladın zaten Nakiş. Mendilin hep elindeydi.
Ay hiçte bile.
O şeyden oldu, benim burnumda deviasyon var, akıyor.
Hı...
Yoksa ağlanacak bir şey yoktu yani filmde.
Ağlamadığın halin buysa ağladığın nasıl acaba?
Hadi iyi geceler.
İyi geceler.
[...kapı açılma sesi...]
[...müzik çalıyor...]
[...kapı kapanma sesi...]
[...müzik çalıyor...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
Bir kahve daha içer miydiniz?
Yok, teşekkür ederim.
Daha çok bekleyecek miyim acaba?
[...telefon çalıyor...]
Bir saniye
Buyurun.
Peki efendim.
Buyurun başkan yardımcımız sizi bekliyor.
[...kapı çalma sesi...]
Basınla ilişkilerinde çok dikkatli olmalısın.
Sana saldırılabilecek noktaları, en zayıf tarafları sen bilirsin.
Onlara karşı savunma geliştirmelisin.
Seni zorlayacak soruları düşünelim.
Hmm...
Hasret hanım
Aylarca kapanıp çalıştığınızı söylüyorsunuz da, nereye kapandınız acaba?
Bravo.
Nereye olacak! Murat hocanın evine.
Dıt...
Yani...
Çalışmalarımı rahatça sürdürebileceğim bir yere
Hıh...
Kendinizi tamamen işinize verdiğinizi söylüyorsunuz.
Peki aşk meşk durumları ne oldu? Finito mu?
Yok.
Aşkla işim yok benim.
Hı...
Yok ya... Belki aşkın sizinle işi vardır da bilmiyorsunuzdur.
Belki de
kuyruğunuzda dolanıyordur da
haberiniz yoktur.
Aşk meşk yok demekle olmuyor Hasret hanım.
Yok diyorsak yoktur Cihan bey.
Sen farkında değilsin ama etrafta sana taarruz var.
He...
Bir iyi niyetli olanlar, var sana canını ciğerini verecek, bir de pitipiyozlar var, seni antin kuntin işlere sardıracak.
Sen ayıracaksın artık, has olanla reklam olanı.
Bir an önce aç gözünü.
Güme gideceksin, kurtaramayacaksın kıçı
Sen biliyorsun da ben bilmiyor muyum!
Sana ayan beyan da bana tilt mi dangoz? Bana öyle her bir şeyi biliyormuş gibi hava basma!
Hop hop! Okuldayız arkadaşlar
Ya sen bana dokunduracağına kuyruğuna dikkat et hasret hanım.
Fazla kalkmasın havaya
Şimdi o havaya kalkmış kuyruğumla sana bir çarparım ben!
Yapma be Hasret'im
Sana tokat çarpmak değil
Çiçek tutmak yakışır.
Ay...
Yine mi getirdin?
Anam bu seferki kristal lamba kokulu be.
İşi bilen, çiçekçi kıza karanfilin kristalini getirir.
Cihan...
Murat beyciğim. Küçük bir yanlış anlaşılma var bu işte.
Pürüz düzeldi. Sponsorluğumuza devam ediyoruz.
Pürüzün düzeldiğine sevindim Salih bey.
Bu gösteri benim için çok önemli.
Ticari bir tarafı yok. Sadece...
Kalıcı olan bir şeyler yaratmak istiyoruz.
Siz yok musunuz, siz sanatçılar.
Hep kalıcı işler peşindesiniz.
İlla yarına bir eser bırakacaksınız.
Ölümlüler içerisinde ölümsüz olacaksınız.
Estağfurullah.
Herkes yarına eser bırakmak ister.
Bizim de alanımız müzik.
İki sene durmuşsunuz, sonra büyük bir projeyle tekrar ortaya çıkmışsınız.
İlginç aslında. Tanıdıkça takdir ettim sizi.
Beni baya araştırmışsınız.
Yok. Ben araştırmadım.
Bizim sanata ve müziğe değer veren bir yönetim kurulu başkanımız var, o araştırmış.
Kim acaba yönetim kurulu başkanınız?
Bir hanımefendinin sponsorum olduğunu bilmiyordum.
Kimden, nereden, ne çıkacağı belli olmaz.
Başkanımız ve şirketimiz olarak bu konularda göz önünde olmayı sevmiyoruz.
Bir de basın konusunda hassasiyetimiz var.
Bizi anlayacağınızı umuyoruz.
[...korna sesleri...]
Yönetim kurulu başkanının adını söylememeni istemediler yani öyle mi? Çok ilginç.
Evet bence de.
Ama sen kim olduğunu biliyorsun.
Bir kadınmış.
[...porselen sesi...]
[...müzik çalıyor...]
Afedersiniz.
Ay önemli değil canım, benim hep yaptığım şey.
Efendim misafirler geldi. Nakiye evde olmadığı için ben haber vereyim dedim.
Ben misafir beklemiyordum ki.
Sanırım Hasret hanımın arkadaşları efendim.
Aa! kim geldi acaba.
İyice komşu kapısı yaptılar artık burayı.
Anne lütfen!
Ay...
Yukarı gelsinler.
Peki efendim.
Vallahi biz beklemeye gelemiyoruz . Kusura bakma.
Hoş geldiniz, hangi rüzgar attı sizi böyle.
Murat hoca.
Hoş geldiniz.
Teyzem hoş geldin hoş geldin. Hadi geç.
Merhaba Ethem bey. Vallahi özledim he.
Merhaba.
Merhaba.
Merhaba.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Merhaba.
Teyzem.
Buyurun.
Hoş bulduk.
Gel Kadriyem gel gel çök
Hoş geldiniz. Ne İçersiniz?
Viski.
Biz çok oturmayacağız. Sizi davet için geldik.
Nereye?
Hıdırelleze.
Aa...
Bu sene büyük bir kutlama var. Siz de davetlisiniz.
Benim o tarihte işim var.
Ya maalesef benim de.
(Üzülüyor)
Biz geliriz.
Yaşa be hoca.
[...müzik çalıyor...]
Yaşa vallahi yaşa.
[...müzik çalıyor...]
[...kapı çalma sesi...]
Gir.
[...kapı açılma sesi...]
Amma renkli olmuşsun.
[...kapı kapanma sesi...]
Bunlar hıdırellezliklerim .
Hıdırellezlik?
Hıdırellez bizim için bayramdır.
Bayrama gider gibi giyiniriz.
Bunlar bayram giysilerin yani.
Evet.
Sen de giysene bayramlıklarını.
Ne demek yani.
Ama senin bir bayramlığın da yoktur şimdi.
Neyse, sen hazırlanmana bak.
Bunlar kurumuş. Atmayacak mısın?
Murat hoca
Çiçeğin sadece tazesi mi saklanır?
Eğer çiçek kıymetliyse, tazesi de kurusu da bir.
Bunlar senin için kıymetli yani
(Evet)
Sen mi topladın?
(Hayır)
Cihan.
Her gün bir tane getiriyor.
[...müzik çalıyor...]
[...kapı açılma sesi...]
[...kapı kapanma sesi...]
Çocukken hıdırellezi kutlardık. Bunca yıl sonra bakalım nasıl olacak.
Güzel olacak güzel.
Iı...
Orada sana bir şey göstereceğim.
Ne gibi?
Gidince görürsün.
(Gülüyorlar)
[...müzik çalıyor...]
Hadi hadi.
Hadi yürüyün.
[...müzik çalıyor...]
[...korna sesleri...]
Anam be... Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete vallahi be.
Anam beğenemedin mi? Bedava.
Beğenemedim canım. Klasıma uymadı.
Ay yesinler senin klasını. Beğenemediysen arkada Davut'un arabası var, oraya yerleştirelim seni.
Anam sen git otur o armudun yanına. Çaçaron Aydanla gerdan kıvırırsınız.
O eller kollar...
[...kalabalığın gürültüsü...]
Sus be!
Çıllık.
Ya keşke Kobranın arabasını alsaydık be.
Anam o kim bilir şimdi hangi gülün ifadesini alıyordur.
Baba!
Sus kız.
Çok sürer mi?
Yok kız az kaldı.
Bana bak Burhan. Doğru gidiyoruz değil mi lan?
Kesin doğru. bizde yanlış olma Bekir.
Yalnız bence bu hıdırellezi biz otobanda kutlarız.
Vallahi Burhan ağabey eski kurt, baksana karanlıkta bıraksan bulur yolunu.
Hem de ne kurt.
Sen nerelerdeydin be?
Vallahi her yerdeydim. Hem her şeyin olduğu yerdeydim hem de hiç bir şeyin olmadığı yerdeydim. Yani var da bir şeyler, görürsen.
Çöplükte miydin kız sen?
He...
Üzülme be, o kadar da kötü değil, darbuka bile buldum iyisinden.
Darbuka mı? Ne yaptın peki darbukayı peki sonra?
Ne yapacağım be. Yarım ekmek parasına, beş liraya sattım yedim vallahi.
[...gülme sesleri...]
Yaşa kız!
Levent'in bana çok yardımı dokundu. Ne dediyse işime yaradı.
Cihan da bir yandan...
Bundan sonra hocalık işini bırakayım diyorum ben. Levent benim yapamadığım işi iki günde yaptıysa
bana çekilmek düşer.
Aman... Yok canım.
Sadece bana sahnede nasıl daha rahat duracağımı gösterdi
Hm...
Cihan da...
Sen dalga geçiyorsun değil mi?
Bak bırakmayacaksın!
Bırakırsan ben de bırakırım.
Hem bırakırsan, sen beni bir daha nasıl göreceksin?
Heh?
Bırakmayacağım de.
Tamam bırakmayacağım bırakmayacağım.
Yemin et.
Hasret bırakmayacağım diyorum Allah Allah.
[...şarkı söylemeye başlıyor...]
Yanağım yanağında, dudağım dudağında.
Yanağım yanağında, dudağım dudağında.
Salla beni sevdiğim, gönül salıncağında.
Salla beni sevdiğim, gönül salıncağında.
Bunu yeni öğrendim.
Hm...
Levent bana nasıl kendim olacağımı gösterdi.
Bu el kol senin dedi, bunları nasıl kullanacağımı en iyi ben bilirmişim.
Ne güzelmiş.
[...şarkı söylemeye başlıyor...]
Başım dönsün, her şey dönsün, salla beni dünyam dönsün, gönül salıncağında
Cihan da bazen öyle bir şey söylüyor ki tam burama dokunuyor.
Hm...
O zaman ne oluyor biliyor musun?
Ne oluyordu?
[...şarkı söylemeye başlıyor...]
Aşkında varsa payım, söyle neler yapayım.
Sallasana doyayım, gönül salıncağında...
Herkes nereye gitti?
Pek bir sakin ortalık bugün.
Nesrin hanım yukarıda.
Murat beyle Hasret de çıktılar
Nereye gittiler?
Hıdırellezi kutlamaya.
Hasret'in arkadaşları çağırmıştı ya
Benim niye haberim yok?
Yok mu?
Yok.
Ne zaman davet ettiler?
Ben iptal oldu diye biliyorum.
Tabi sen o gün evde yoktun. Kadriye ile kocası gelip bizzat Murat beyleri davet ettiler. Sonrada sana söylemeyi unutmuşuz demek ki.
Unuttunuz...
Böyle önemli bir haberi bana söylemeyi unuttunuz.
Niye bu kadar büyütüyorsun anlamadım.
Anlamazsın tabi çünkü sen taş kalpli, sevimsiz, ruhsuz, çok bilmiş, kovalanmış gömlek gibi duran...
[...müzik çalıyor...]
Of ya!
(Şarkı söylüyorlar)
En son başına gelenlerden sonra hala onlarla görüşmek istemeni anlayamıyorum Nakiye.
Ama Nesrin hanım onlar çok iyi, çok tatlı insanlar.
Hem bu sefer durum farklı.
Yani...
Hıdırellez ya...
Ne olmuş?
Sen de Hasret gibi Hızır Babanın evleri dolaşıp sağlık, mutluluk, huzur falan dağıtacağını düşünmüyorsun herhalde.
Hayır. Ben sadece davet edildiğim yer gitmek istiyorum.
Ne olur Nesrin hanım.
Gönlünüzde şu kadarcık hatırım varsa. Lütfen...
Olmaz Nakiye. Hem nasıl gideceksin, hiç düşündün mü? Biraz önce Muratla konuştum, çoktan şehir dışına çıkmışlar, dönüp seni alamazlar.
Şoförle gidiyim desen, adamın izin günü.
Ben de götürecek değilim herhalde.
Yok diyorsunuz yani.
Maalesef.
Son kararınız mı?
Hı hı.
Yapacak bir şey yok Nakiye.
Üf...
[...müzik çalıyor...]
Hi...
Şuraya bak!
[...müzik çalıyor...]
Çok güzel değil mi?
[...müzik çalıyor...]
(Ağlıyor)
[...müzik çalıyor...]
O kadar güzel ki...
Ağlattı beni.
[...müzik çalıyor...]
Güzele bakın hep gülünmüyor he.
Bu hava, su, yer, gök...
nereden biliyor şimdi şenlik yapacağımızı?
Nasıl bilmiş de giyinmiş, süslenmiş en güzel renklerini böyle.
(İç çekiyor)
Ben hep böyle güzeli görünce ağlarım.
Sonra bir de göremeyenler için ağlarım.
Burada olmayanlar,
bizim kadar şanslı olmayanlar için.
Keşke...
Keşke annem de...
(Ağlıyor)
[...ağlama sesi...]
Güzel bir manzaranın karşısınız bu kadar çok ağlayanını görmemiştim.
[...korna sesleri...]
Bizimkiler geldi.
[...korna sesleri...]
Abla!
Bu kadar çabuk güleni de.
Yine bu sene hıdırellezde...
Abla hoş geldiniz.
beraberiz gördün mü?
Gördüm gördüm.
Gel buraya.
Hem de bak burada!
Baksana şu manzaraya, çok güzel be!
Aman... Bildiğimiz manzara işte nesi güzel?
Ay... Kıçımın kenar yanı. Sanki yalıdan kalktı da geldi, beğenmez manzarayı.
Ah...
Hadi!
Merhaba Murat hocam nasılsınız?
Babam...
Sağ olun siz nasılsınız?
İyiyiz sağ olun.
Nasılsın?
İyiyim sen nasılsın?
İyiyim iyiyim.
Teyzem...
Murat hoca, çok şükür çıktık hıdırelleze.
Evet, çok şükür.
Ay...
Hıh!
Kırıtma da gel şu örtüyü ver bana.
Hoş geldiniz Murat hoca.
Sus kız!
Murat hocam merhaba.
Murat hocam selam olsun.
[...kalabalığın sesi...]
Merhaba hoş geldiniz.
Hocam sizin için bir sürprizimiz var
Doğum gününde çaldık ya yaylılarla.
Hı hı evet.
Şimdi başka bir klasik hazırladık.
Gerçekten mi? Hangisi?
Şu.
(Şarkı çalıyorlar)
Bizet'in Carmen'i
(Şarkı çalıyorlar)
Öğrendim. Carmen demek ben demekmiş.
Aa! Balçiçek mi demekmiş?
Hı... Yok kız. Hikayesindeki Carmen de ben gibiymiş.
Biz gibi bir kız ama daha çok ben gibi. Çünkü o çok güzelmiş, çok aynalıymış. Ona her bakan da böyle ah diye apışıp kalırmış.
Hı...
Kız!
Ne!
Güzelliğinden değil
Heh...
yüzünün memenetsizliğinden apışıp kalırlar öyle.
(Gülüyor)
Fesat: Kıskandın değil mi güzelliğimi?
Ay ne kıskanacağım be!
[...kalabalığın gürültüsü...]
Aa! Ne kıyak çalıyorlar be.
Yeni çalıştık. Parçalıyoruz. Klasikmiş.
Neymiş?
Carmen adı. Bestecisini sorma bilmiyorum.
Şu adama bak allasen, yakışıyor mu buraya hiç.
Yakışır tabi. Ne var?
Ya... Yakışıyor tabi, sanırsın kelebek(!)
Bana bak! misafirimiz o, ayıp.
Doğru. O bizi evinde misafir etti. Burası da bizim evimiz.
Hı...
Merak etme, en kıyağından ayarlarız.
Kız Hasret! Şu beyaz örtüyü nereye takalım?
Ver.
Hadi siz Cihanla takın bakayım nereye takacaksanız.
Hadi bakalım.
Selam hoca, Hoş gelmişsin.
Hoş bulduk.
Murat hoca!
Hı!
Bak, şimdi biz hıdırellezdeyiz ya.
Hı...
Şimdi ben kendim gibi olacağım tamam mı?
Tamam.
[...müzik çalıyor...]
Ama sahnedeki kendinle bir olmak gibi değil.
Aman be Cihan iki dakika dur!
[...müzik çalıyor...]
Tam kendim gibi olacağım.
Yani böyle bir sürü adetin, şuyun, buyun içinde göreceksin beni
[...müzik çalıyor...]
Öyle ayıplamaca, şaşırmaca sonra da darılmaca falan yok he.
Böyle, darılınca senin suratın ekşimek oluyor ya.
(Gülüyor)
Tamam, darılmaca yok.
Ama gülmek sana çok yakışıyor he.
Ay iki dakika rahat vermedin be Cihan.
[...telefon çalıyor...]
Hadi kız Nazar, kuralım artık şu sofrayı.
Hadi Filiz Akın hadi.
Alo.
Nazar acıktın mı kız?
Evet benim. Ben de sizden telefon bekliyordum
Hemen başlayın lütfen.
Soyadı Asılkan evet.
Şirket ismini zaten biliyorsunuz.
Bakın. Araştırmanızı saklı tutun. Kayıtlara geçmesini istemiyorum tamam mı?
Size de iyi günler.
[...müzik çalıyor...]
Levent, şunların kıyafetlere bak.
(gülüyor)
Hiç böyle hıdırellez görmedim. İyi ki geldik.
Yani mahalleyi bu kadar beğeneceğini bilseydim, o kadar lüks restaurantlara para harcayacağıma seni Bekir'in kahvesine götürürdüm.
Aşk olsun...
Aa Nazar!
Berrin abla
Sen ne zaman fethettin bu kızın gönlünü?
Aha...
Hoş geldiniz hoş geldiniz. Bugün hıdırellezde senin için dilek tutacağım.
Nazar, ben de senin için tutacağım.
Olur bana uyar. Hadi gelin.
Aşağıdalar mı?
He.. Aşağıdalar.
Herkes istediği yere kendi başına gidip gelebiliyor ama bana gelince ne istediğimi anlayan yok.
Şoför yoksa yok! Benim gitmem lazım, dilek dileyeceğim.
Ne kadar önemli bir dilekmiş bu böyle. Burada dile, çok istiyorsan tutar.
Ya!
Sana göre hava hoş.
Her şeyin bir yeri var bir kere. Ateşten atlayarak dilek tutmam lazım.
Ay Nakiye, bunun için ağladığına inanamıyorum.
Anlayın işte ne kadar çok istiyorum.
Peki kabul git.
Nasıl gideceksin peki? Ben götüremem o yolu.
Saime hanım götürür.
Onun gibi çalışkan, başarılı, asil duruşlu, kibar bir hanımefendiye izin verirsiniz herhalde.
Bana göre hava hoş.
Yeri bilmiyorum ben.
Ben Murat'ı arayıp öğrenirim. Hemen giyinip çıkalım tamam mı?
Sizi ne kadar seviyorum bir bilseniz...
[...müzik çalıyor...]
Bu güzel hıdırellez akşamında, tüm sevenler, sevdikleri için bir arada bulunurlar
Hıdırellez, birbirini sevenlerin buluşması...
(Gülüyorlar)
Sabah erkenden kalkılır, uykudan uyanılır. Hıdırellez...
Iı...
Kadriye toparla.
(Gülüyorlar)
Ya! Diyeceğin kadar söyle.
Hepiniz dilekler dilersiniz, bu sene bolluk olsun diye, bütün sene gönlünüz açık olsun diye, hepinizin yüzü gülsün diye
[...gülme sesi...]
Hadi yiyin bakayım.
[...alkış sesleri...]
Hadi!
Bekir hadi!
Hadi!
Bekir ağabey, tebrik ederim çok güzel konuştun yani ha
Sağ olasın. Zaten öğretmen olacakmışım da rahmetli okutmamış.
Afiyet olsun Berrin hanımcığım.
Kısır çok güzel olmuş.
Ulan Bekir.
Ablamın kısırından yemeyen bu dünyada kısır yedim demesin.
Eline sağlık Gülnaz.
Afiyet olsun.
Hasret.
Hı!
Gitti.
Kim?
Kobra.
Nereye?
Ne bileyim ben nereye gitti? Turneye mi gitti, başka gacılara mı gitti. Dur sen. Bir dönsün, canına okuyacağım ben onun.
Döner değil mi?
Döner döner. Şu kadarcık aklı varsa döner.
Değil mi?
Millet!
Hadi! Yemeğinizi yediyseniz kalkın.
Hıdırellez ateşi için odun toplamayanın, çalı çırpı toplamayanın dileği kabul olmazmış.
Tabi ya...
Aa!
Hadi çalı çırpı toplamaya.
Çalı çırpısını geç getirenin de dileği geç kabul olurmuş. Yürüyün!
Hadi o zaman.
[...kalabalığın gürültüsü...]
Levent bey buyurun buyurun siz bizimle gelin
Tamam olur.
Hadi!
[...kalabalığın gürültüsü...]
Aha! Çalının babaannesini buldum be.
Hadi hoca hadi topla biraz.
Nasıl gidiyor çalışmalar.
Bizimki fafoca, kuralsız müzik.
Seni açıyor mu ki?
Niye açmasın? Ben her türlü müzik dinlerim.
Bizimki sokak sanatı, sokakta yaşayanlar anlar.
Kuralsız demiştin hani.
[...şarkı söylemeye başlıyor...]
Erkilet güzeli bağlar bozuyor amanın aman ben yandım aman
Kirpikleri kalem olmuş yazıyor canım canım
Tek tek basaraktan bade süzerekten...
Güzel bir sesi var.
Güzel değil mi?
Kalpten söylemek böyle bir şey işte.
Ee... Nazar bizim mahallenin yanığı.
Nazar'ın bence Hasret'den daha duygulu, daha güçlü bir sesi var.
Rekabetse aynı koşullarda rekabet.
Mahalleli müzisyen doğuyor zaten.
Mesele kalpten söylemekse Nazar daha iyi.
Düşün bunu Levent.
Hasret'e alternatif olmalı diyordun.
(Göz kırpıyor)
(Şarkı söylüyorlar)
Oradalar işte.
Bulduk!
(Şarkı söylüyorlar)
Sizin gibi iyi bir insan zor bulunur Saime hanım.
Büyük sevap kazandınız bu gece.
Aman Nakiye...
(Gülüyor)
Siz deyip durma bana artık.
Sen de gelsene.
Yok ben eve dönsem daha iyi olur.
Ya buraya kadar gelip bir ateşin üzerinden atlamayacak mısın?
Seneye inşallah. Nesrin hanım evde yalnız kalmasın, sen Murat beyle dönersin artık.
Tamam, hadi görüşürüz.
Misafirlerimize söylüyorum. Şimdi bu gördüğünüz içi su dolu kavanoza bir dilek tutup taşınızı atacaksınız.
Sonra, bu kavanozun içerisindeki taşları suya atacaksınız.
Hepinizin dileği kabul olacak.
Ah süper!
Bu geceyi bize düzenleyen Bekirle sensin. Siz atın ilk dilek taşını be Kadriye.
Hızır! Sen her başı sıkışana yetişirsin.
Hepinizin duası kabul olacak. Gel bakayım, kapat gözünü.
Diledin mi?
Diledim.
[...su sesi...]
[...alkış ve tezahürat sesi...]
Ver bakalım şimdi.
Al bakalım.
Şimdi sıra kimde? Murat hocada
Murat hoca baş misafirimiz. Buyur Murat hoca önce sen at taşını
Yok yok lütfen buyurun, siz başlayın.
Hayır hayır hadi at.
Hadi mızıkçılık yapma.
Murat hoca at taşı be ya...
Ben geldim!
Anam yandık.
Dileğim var dileğim.
Nakiye hanım bu ne sürpriz nasıl geldiniz buraya?
Hızır yetişti.
Gözümü kapadım açtım buradayım.
(Gülüyor)
Ne diyorsun be! Hızır mı getirdi seni buraya?
Ay lafın gelişi işte.
Saime hanım bıraktı.
Çok ısrar ettim ama gelmedi.
Tamam o zaman. Hadi bir dilek dileyin.
Gerçi ben iptal oldu diye duydum ama...
Yok yok bizde iptal olmaz.
Hıdırellez iptal olur mu ya!
Her sene olur be
Sen mi dedin?
Sus...
Size birisi yanlış bir istihbarat vermiş. Neyse bu konuyu sonra konuşacağız.
(Gülüyorlar)
Hadi bakalım. Atın şimdi dilek taşınızı buraya bakıyım.
Ateş harlanmış.
Sizi bekliyor. Hadi bakalım hadi hoca.
Hadi Murat hoca
At bakalım.
[...müzik çalıyor...]
[...su sesi...]
[...alkış sesi...]
Hadi bakalım herkes atsın.
Levent bey.
Hadi bakalım.
[...su sesi...]
Ee! Bırak be
Aman baba...
Üf ya! Kadriye teyze.
Hadi hareketlen, bir şeyler olsun.
Taş atan çekilsin, bekleme yapmayalım.
Balçiçeğim...
Kara şükürüm, inşallah gönlünün sultanını bulursun.
İnşallah.
[...gülme sesi...]
Ay... İnşallah kabul olur.
[...su sesi...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
[...ses...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
Saçmalama Nesrin.
[...gerilim müziği çalıyor...]
[...anahtar sesi...]
[...gerilim müziği çalıyor...]
[...kapı açılma sesi...]
Hasret'in Cihan'la çalışması çok farklı. Birbirlerinin dilinden anlıyorlar.
Sen daha onun dilini çözmeden bir şeyler üretmeye çalıştın.
Cihan tıpkı bir tercüman gibi, Hasret'in ne demek istediğini çevirdi.
Evet onu anlayamadığım zamanlar oldu ama artık Hasret'i anladığımı düşünüyorum.
Bence yanılıyorsun.
Seninle de Cihanla da çalışmasını gördüm. Tamamen farklı.
Daha mutlu, daha hızlı öğreniyor.
Nasıl yani?
Anlamadım.
Sen daha aslanı tanımadan terbiyecisi olmaya kalktın.
Onun bir aslan olduğunu fark etmedin.
Hem kendin ol diyorsun hem de onu istediğin kalıba sokmak için çekiştirip duruyorsun.
Hızır herkesin yardımcısı olsun. Hepimizin dileğini kabul etsin. Yerine getirsin. Sevdası olmayana sevda versin.
Bu sene bolluk bereket olsun.
Dökeyim mi?
Dök!
Dök hadi.
Döküyorum.
Haydi bismillah!
(Alkışlıyorlar)
[...su sesi...]
(Alkışlıyorlar)
Ne yapmamı bekliyorsun?
Herkesi anlamak için tercüman mı bulunduracağız yanımızda?
Ortak bir dil bulmak zorundayız. Sonuçta aynı şehirde yaşıyoruz.
Aynı şehirde yaşıyoruz ama farklı dilleri konuşuyoruz.
Yaşamlarımız, hayata bakışlarımız farklı
Kısa sürede olacak iş değil. Sen bu konuda sadece duygularınla davranıyorsun.
Aklını devreden çıkardın.
Döndük en başa!
Hasret'den şarkıcı olur ama süre kısa mı diyorsun?
Onun dilini anlamadığımı mı düşünüyorsun?
Bu doğru bile olsa ki öyle düşünmüyorum.
Amacıma ulaşmak üzereyim Levent.
Ben onun kendi ruhunu koruyarak, o sahnede bir diva gibi duracağını düşünüyorum.
Ben sadece gerçeklerden bahsediyorum.
Bunları göz önünde bulundursan iyi olur.
[...müzik çalıyor...]
Ta da... Nesrin.
Aa!
Ay!
Ah!
Aman aman.
Korkma benim benim Nesrinciğim. Sana sürpriz yapmak istedim.
Ay Ethem ne kadar korktum anlatamam.
Şey sandım.
Ne sandın?
Başka birini mi bekliyordun?
Yok canım, kimi bekleyeceğim.
Ne güzel masa bu.
Sen gelince daha da güzelleşti.
Buyurun hanımefendi.
(Gülüyor)
Şöyle alayım.
Hadi... Bütün yavuklular el ele tutuşsun.
Yavuklusu olmayıp yavuklu arayanlar.
Ateşe, berekete.
[...alkış ve bravo sesleri...]
Herkes hazır mı?
Hazırız!
Ateş bizim ateş mi?
.Bizim ateş!
Atlamayan kalleş mi?
Kalleş!
Dilekler Hızır'a, sevenler huzura ersin mi?
Ersin!
Bereket herkesin üzerinde olsun mu?
Olsun!
Her seneki gibi, ilk seferde Cihanımla Hasretim atlayacak ateşten.
Hadi Hasret.
Hadi Hasretim be.
[...kalabalığın gürültüsü...]
Hop... Oley!
[...müzik çalıyor...]
11. Bölüm sonu
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.