Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
benimle evlen.
>> Ne yapayım?
Benimle evlen.
>> Başka emriniz?
>> Kadir Alman için evli olman
gerekiyormuş. Sana yardımcı olmaya
çalışıyorum.
>> Tamam anlıyorum ama böyle birden emir
verir gibi evlenin de deyince ben gıcık
oldum.
>> Ne yapsaydım? Romantizm mi yapsaydım
dizlerim üzerine çöküp? Zeynep benimle
bir ömür mutlu olmak ister misin
deseyim?
>> Yok yok istemem. Yapmayın öyle şeyler
>> yani. Başka çaremiz yok gibi görünüyor.
Evet öyle.
Zaten gerçek bir evlilik değil değil mi?
>> Aynen. Ben o hatayı bir kere yaptım bir
daha yapmam.
>> Zaten şu kadar gerçeklik payı olsa asla
böyle bir şey yapman.
Canıma mı susadım ben?
O zaman kabul ediyorsun.
Mecbur değilsiniz.
Bana yardım etmek için benimle evlenmek
zorunda değilsiniz.
>> Hadin sosyal hizmetlerde kalmasını ben
de istemiyorum. Sonuçta kızlarımın
kardeşi ona sırtımı dönem.
Hani yasal olarak süreç bitene kadar
evlilik kalırız.
Sonra da hemen boşanırız.
>> Aynen.
>> Aynen.
>> Anlaştık.
>> Anlaştık.
>> Kusura bakmayın biraz uzun bir görüşme
oldu.
>> Önemli değil. Biz bir karar verdik.
>> Öyle mi? Nedir?
>> Evleneceğiz.
Aa
Ciha bunlar ne?
>> Ayakkabı dolabını yeniledim aşkım.
>> Nerede nesti?
Ama bunlar bana bir numara küçük.
>> Evet aşkım.
Yani çok ilginç ama ayaklarım büyümeye
devam ediyor sanki. İğrenç bir durum.
Buna bir artık dur dememiz gerekiyor.
Gel bakayım şöyle.
>> Cihan saçmalama. Ben onlarla nasıl
yürüyeceğim?
>> Oturabilir misin lütfen? Şöyle bir
deneyelim öncelikle.
>> Tamam.
Bastır biraz.
Hadi bastır.
Ama hiç yardımcı olmuyorsun.
>> Cihat canım yanıyor ya. Sıkıyor.
>> Hadi bastır.
Al. Tamam.
Yani güzellik için bazı acılara
katlanmamız gerekiyor değil mi? Bak ben
de senin yanında göbekli biri olmamak
için diyet yapıyorum. Tatlıyı bıraktım.
Öyle düşün yani.
Hadi hadi şunu da giyin.
Şunu da giyin.
>> Tamam.
>> Diğerlerini de dene. Tamam mı?
Haberleşiriz sonra. Ben otele geçiyorum.
Ha bu arada eski ayakkabılarını giymeye
çalışma
diye uyaracağım ama hepsini verdim
zaten.
Ya babam güya dünyadaki her şeyden çok
seviyordu bizi. Şimdi bu ne böyle? Kendi
kızları olmadığımızdan şüphelenmiş ya.
Şaka gibi.
>> Hayalciğim
bana fotoğraf albümü mü getirecektin?
>> Başka şeyler bununca unuttum tabii.
Senin ihanetin yüzünden babam bizden
şüphe etmiş. Bak babalık testi
yaptırmış.
>> Ne? İnanmıyorum.
Babanız sizden nasıl şüphe eder?
>> Senin yüzünden olabilir mi?
>> Ne olursa olsun size bunu yapmaya hakkı
yoktu. Bana istediği kadar hakaret
edebilir ama size yapamaz.
>> Yaptı işte. Senin hatası biz çekiyoruz.
Biz
gelme ya
>> böyle yapmayın.
Tamam benden nefret ediyorsunuz
biliyorum. Ama şunu asla unutmayın. Ben
sizi kucağıma aldığım ilk andaki kadar
çok seviyorum. Babanızdan bile daha
fazla.
Nikah için ne kadar çabuk tarih
alırsanız o kadar iyi. Yarın öbür gün ne
zaman uygunsa. Sen de böyle olmasını
istersin herhalde.
>> Evet. Evet. Form icabi evlilik için
hazırlık yapmayacağız.
>> Ben gereken belgeleri hızla hazırlarım.
>> Peki nikahtan sonra kaderi almam ne
kadar sürer?
Önce sosyal hizmetler uzmanları evinizi
ziyaret edip kader için uygun olup
olmadığını inceleyecekler.
Normalde aylar sürer ama çocuğun
psikolojisinin bozuk olduğunu öne
sürerek süreci bir haftaya
sıkıştırabiliriz.
>> Bir hafta sonra yanımda yani.
>> Evet. Ama nüfusunuza geçirmek için bir
yıl bekleyeceksiniz.
Sonra evlat edinme davasını açacağız. En
az 6 ayda o sürer.
>> E etti bir buçuk yıl. Biz bir buçuk yıl
evli mi kalacağız?
Bu süreç biraz sabır gerektiriyor Zeynep
Hanım.
O dediğinizden bende bolca var. Ben
sabrederim. Yeter ki kader yanında
olsun. Süresi önemli değil.
Bir de o bugün çok korktu.
Ben onu gidip görmek istiyorum. Bir şey
yapabilir miyiz?
>> Ben götürüldüğü sevgi evinin adresini
öğrenmeye çalışayım. Size bildiririm.
>> Tamam. Teşekkür ederim
>> Ergin Bey. Nikah kıyılana kadar hiç
kimsenin bilmesini istemiyorum.
>> Tabii Serhat Bey, nasıl isterseniz
müsaadenizle.
>> Günaydın.
>> Size de günaydın Sedf Hanım.
>> Serhat Bey'in boşanma işlemlerini mi
konuşuyordunuz?
>> Hayır. Tam tersi.
>> Tam tersi mi? Ne demek o? Yani
boşanmayla ilgisiz bir durum demek
istedim.
>> Zeynep'le ilgili o zaman.
>> İyi günler Sedef Hanım.
>> Annem çok üzülecek ya.
>> Ne için?
Yani benim Ebru'nun
çocuklarının evliliği ile ilgili
planları vardı, hayalleri vardı.
Hayalleri yıkılacak.
Babama da anlatınca belki anlayışla
karşılar ama o da jürecek tabii.
>> Yani gerçek bir evlilik değil.
>> Evet Serhat Bey. Gerçek bir evlilik
değil.
Ama yine de ben o nikah masasına
oturacağım ya.
Artık evli bir kadın olacağım ya.
Benim umrumda değil
ama onları umursar.
>> Başka bir çözümün varsa onu yapalım.
>> Yok.
Yok.
>> Olsa zaten ölsem almazdım o bela. Tecer
soyadını
>> bir müddet idare edeceksin artık Zeynep
Tecer olarak
>> benim ilkimle hayal hemen bunu söylemem
lazım. Onlardan artık hiçbir şey gizli
kalsın istemiyorum.
>> Haklısınız söyleyin tabii.
Ben de gidip annemlerle konuşayım.
Önce bir kadere uğramam lazım.
Onu unuttuğumu düşünmesin.
>> Şoför bıraksın.
>> Yok yok
kendim olmuşsa giderim.
Biraz hava alayım.
Allah cezanı versin Cihan. Bana
yaşattıklarının kıvak kıvat acısın
çıkarsın senden.
>> Azra hanımı çağırır mısınız? Tülay
bekliyor dersiniz.
>> Senin işten dönebilirsin.
Ne işin var senin burada?
Azra Hanım kusura bakmayın ben böyle
patadanak geldim ama bizim şu anda
100.000 lira kadar kumar borcumuz var.
>> E bana ne bundan?
>> Eee Cihanlı Ebru'yu yakınlaştırırsam
dile benden ne dilersen dediniz ya.
>> Boşandıktan sonra verebilirim sana.
>> Ay ben de o kadar bekleyemem.
Ayrıca kumar borcu bu. Vallahi
kırtlağımıza çökü verirler ha.
>> Param yok benim. Bulunca veririm sana.
Hadi.
>> Evet. Erkan da aynen hep böyle söylüyor.
Yok benim param ama bulacağım diyor ama
şu anki halimize bakın. A yok ben bir
daha düşüyorum a tongaya. Bana o para
bugün lazım ha. Vermezseniz de
Mustafa ile dip dibe fotoğrafınız.
Vallahi yollarım kocanıza.
>> Ver şunu. A a ay nasıl hareketler Azra
Hanım hiç yakışmıyor.
>> Azra ben hazırım. Hadi gitmiyor muyuz?
>> Tamam hadi parayı vereceğim sana. Git
hadi
>> bugün. Ha
>> ya tamam hadi git parayacağım.
>> Hadi tamam.
>> Azra sana sesleniyorum. Niye
duymuyorsun?
Hayrola bu kim?
>> Eee büyük temizlik için şirketten
göndermişler.
>> Aa şaşırmışlar mı bunlara? Büyük
temizlik yapıldı ya.
>> Bir yanlışlık oldu herhalde.
Yazık. Buraya kadar da gelmiş. Üzüldüm
kadına. Ben de bir sonrakine seni
çağırırız dedim.
>> Azra sen de herkese her şeye
üzülüyorsun.
Bak bir laf vardır biliyor musun? Acıma
acınacak hale düşersin. Biraz vahşi bir
söz ama bence doğru. Hadi gel biraz para
harcayalım da neşemiz yerine gelsin.
Hadi gel.
Ah!
Aa ne oldu? Neyin var? Yürüyemiyor
musun? Ayağın mı sıkıyor?
>> Evet. Sevimanne
>> denemeden aldın yine değil mi? Kızım şu
internetten alışverişi bırak diyorum
sana. Hiç mi canına acımıyorsun ya? Gel
gir koluma.
Olmaz ki böyle hale bak.
Oh.
Cihan Bey.
>> A merhaba.
Siz
Zeynep'in annesiydiniz değil mi?
>> Ebru'un da annesiyim.
>> Evet.
Nasıl yardımcı olabilirim size?
Bunu alın.
Kızımın pis paranıza ihtiyacı yok.
>> Şimdi böyle söyleyince biraz tuhaf oldu
ama
Ebru bu parayı hak etmişti.
>> Ne yaparak? Bir iki gün fazla mesai
yakılarak mı? Siz beni aptal mı
sandınız?
>> Hayır canım yanlış anladınız. Yani bir
ikramiye gibi düşünün bunu.
>> Ebru artık burada çalışmayacak.
>> Ayrılmak mı istiyor?
>> Evet. Siz de onu bir daha rahatsız
etmeyeceksiniz.
Düşün çocuğumun yakasından.
Duydunuz mu beni?
Efendim Can Bey?
>> Ebru.
Annen geldi biraz önce. Bir şeyler
söyledi. Sana verdiğim parayı da
getirmiş.
>> Haberim var. Ben söyledim zaten size
getirmesini.
Dün geceden sonra sizinle görüşmek
istemiyorum.
Ben artık yokum. Bey,
>> Ebru bak bunu Ebru.
>> Evet, Tet.
>> Yarın bir kişi daha giriş yapacak otele.
Sana bilgileri yollarım.
>> Dur, dur. Yarın olmaz. Ertele.
>> Ne demek ertele?
Bir sorun mu var Can?
>> Evet var.
>> Ofise gel yüz yüze konuşalım.
>> Zeynep.
>> Aa anne
>> senin ne işin var burada?
Ben Serhat Bey'e geldim de asıl senin ne
işin var?
>> E Ebru işi bırakıyor da ona haber
vermeye geldim.
>> İstifa mı etti?
>> İyi yapmış. İyi yapmış da kendisi niye
gelip söylemedi? Sen niye geldin?
>> Hastalanmış, yazık üşütmüş. Ondan
geldim. Üşütür tabii.
Bu kadar incecik gezinirse söylüyoruz da
surat asıyor sonra.
>> Zeynep bak ben de seninle bunu
konuşacaktım.
>> Ne? Bu aralar çok gittik kızın üstüne.
Bir ara eve uğra da gönlünü al. Ha tamam
bu havaridir ama iyi niyetlidir, saftır
biliyorsun.
Hem sana çok düşkündür.
Biliyorum annem. Ben de düşkünüm ona.
Tamam gelirim. Bir konuşurum onunla. Ama
önce kaderin yanına uğramam lazım. Sonra
zaten seninle bir şey konuşmam
gerekiyor.
>> Kader nerede ki?
>> Sosyal hizmetler götürdü. Ne diyorsun
Zeim?
Ah
burada olduğunu söylediler.
İmzalaman gereken birkaç evrak var da.
>> Bırak öyle ya. İmzalarız.
Ne oldu oğlum? Canın mı sıktın? Benim
normal halim artık.
>> Abiciğim yapma bunu kendine be. İnan
bana her şey yoluna girecek. Serat bak
Berrak'la boşandın. Çocuk da olsun onu
da alırsın yanına.
>> Evet.
Berraktan boşalla.
Yarın ya da öbür gün yeniden
evleniyorum.
Oğlum şurada ciddi ciddi konuşuyoruz.
Dalga mı gitti?
Sen ciddisin.
Ne evliliğ oğlum? Kimle evleniyorsun?
>> Zeynep'le.
>> Zeynep mi?
Sen aşık mıydın bu kıza?
>> Ne aşkı be abi? Bende aşık olacak kalp
mi kaldı?
Zeynep Kadir evlatlık olarak almak
istiyor.
Bekar olduğu için bu mümkün değil.
Formel ticabe bineceğiz işte.
Oğlum bu Zeynep var ya çok iyi kız.
Kaderin öz annesiyle babasının yapmadığı
fedakarlığı yapıyor kıscağız. Helal
olsun vallahi.
Zeynep sevince
sonuna kadar adıyor kendini.
Sen yine de bu kıza karşı bir şeyler
hissediyorsun sanki. Hı. Yanılıyor
muyum?
>> Yanılıyorsun.
>> Ben o defteri çok daha kapattım.
Hatta yırtıp attım.
Bu nikah meselesini kimse bilsin
istemiyorum. Abi sen şahitlik yapmak
için gelir misin?
>> Tabii ki gelirim oğlum.
Gerçi Berrak'la evlenirken aşağı
inmendim.
Keşke o gün silip atabilsem.
>> Azra
bu nasıl oldu?
Bana o para bugün lazım. Ayrıca parayı
da vermezseniz bugün Mustafa ile dip
dibe fotoğrafınız. Vallahi yollarım
kocanıza.
>> Azra.
Ay Azra diyorum niye duymuyorsun?
>> Dalmışım sen anne.
>> Bak bakalım hangisi?
Bu mu? Bu mu?
>> H
bu size çok yakışır.
>> H
>> bunu alıyorum.
>> Tabii Sevim Hanım.
>> A bir de küpelerinize bakmak istiyorum
lütfen.
>> Hay hay. Hemen getiriyorum.
Attığınız konuma geldim.
Kızlar da sürekli kulüpten mesaj atıyor.
Ne zaman geleceksin diye soruyor.
Şunlara bir mesaj atayım da.
Of!
Ay midem çok kötü ya. Sabahtan beri
geçer diye bekledim ama
yok geçmiyor. Ay şey ayakkabılarım da
çok sıkıyor.
E ben bir eve gideyim.
>> Yani bir ağız tadıyla alışveriş
yaptırmıyorsun Azra. Bekle canım
birazdan gideriz. Yok. Siz
alışverişinizi bölmeyin lütfen. Ben
biraz eve gidip uzanayım.
>> Allah Allah. Hadi git. Güle güle.
>> Gör.
>> Buyurun. Bunlar da yeni
koleksiyonlarımızdan efendim.
>> Aa harika. Okey.
A bunu çok beğendim. Bak. Eee bunu.
Bunu bu da güzel. Bunu da alıyorum.
>> Tabii.
>> Buyurun. Çok zevklisiniz Sevim Hanım.
>> Teşekkür ederim.
>> Şöyle bırakalım şuraları.
>> E burada bir bileklik daha olacaktı ama
>> ne demek istiyorsun?
>> Yani sizin bakmanız için buraya
bırakmıştım ama şimdi yok.
>> Ne yani? Ne demek istiyorsun sen?
Hırsızlık mı yaptım yani? Alıp çantama
mı attım? Oğlum baksana etrafa sağa sola
yere düşmüştür belki. Yani yok efendim
az önce geliniz buradaydı. Belki o
incelemek için almıştır.
>> Evet gelinim buradaydı. Hastalandı ve
gitti. Hiçbir şeye de elini sürmedi
gelinim.
>> Ama nasıl olur efendim? Az önce
buradaydı.
>> Ay sen bana müdürünü çağırır mısın
lütfen? Seni şikayet edeceğim. Ya
yıllardır ben buradan alışveriş
yapıyorum. Böyle bir şey başıma gelmedi.
Hemen çağır müdürü.
Ay başıma gelen
al şunu. İstediğin parayı karşılar.
Ay Azra Hanım. Ay çok değerli bir şey. A
bizi nasıl bir dertten kurt?
>> Tamam sus.
Ben ciandan boşanana kadar benden bir
kuruş daha istemeyeceksin. Bu sana
verebileceğim tek şey.
>> Ha
tamam tamam tamam tabii. Tamam.
Hadi.
Sevmine yoldayım.
>> Azra başıma ne geldi inanmayacaksın.
>> Eee, ne oldu
>> ya? Bir bileklik kaybolmuş. Çalışan
çocuk beni hırsızlıkla suçluyor.
Düşünebiliyor musun?
Ay, müdür geliyor. Şimdi canlarını
okuyacağım onların. Ben seni arayacağım.
Kader hala alıyor mu?
Buraya gelen her çocuk ilk günler biraz
üzgün olur ama biz onu toparlarız.
Hem zamanla alışacaktır. Yok,
alışmayacak. Ben alacağım kaderi.
Onun yeri benim yanım.
Eşyalarını da getiremedim. Apar topar
geldim. Akşam eşyalarını getireceğim.
Gerek yok. Ne ihtiyacı olursa kurum
olarak biz temin ederiz.
Zeynep Hanım,
kader burada güvende
merak etmeyin.
Rüş gelsem kaç dakikalı olsa görebilir
miyim onu?
Ne olur?
Yani aslında ilk günler bu tarz
ziyaretleri pek uygun bulmuyoruz ama
sizin için bir istisna yapacağım. Sağ
olun.
Çok sağ olun.
Gel kızım. Hayır. Bir dakika konuşmama
izin verir misin?
>> Hayır. Hayır. Bırakır mısınız Kader?
Ablacığım kork. Bir saniye bırakır
mısınız Kader? Güzelim korkma. Korkma
tamamı bir saniye bir dinler misiniz?
>> Güzelim korkma tamam mı? Korkma tamam
bırak.
Korkma
>> ablacığım korkma
korkma. Biz seni bırakmayız. gelip
alacağız seni.
Neredesin Zeynep abla?
Kadep sen arkadaşlarınla bahçeye
çıkmadın mı?
E hadi gel bakalım. Bir ziyaretçin var.
Zeynep ablam mı?
Hadi
>> Zeynep abla.
>> Güzelim.
Güzelim gel. Al güzelim gel.
>> Çok korktum.
>> Ben de çok korktum. İyi misin sen?
Nasılsın?
>> İyi değildim de
şimdi eve gideceğiz ya. Daha iyiyim.
Beni bırakmayacağını biliyordum.
Kader,
>> beni eve götürmeyecek misin?
>> Seni eve götüreceğim
ama şimdi değil. Bir süre burada kalman
gerekiyormuş.
>> Ben burada kalmak istemiyorum. Ben de
kalmanı istemiyorum
ama çok az bir süre. Sana söz veriyorum.
Buradan çıkman için yapmam gereken
şeyler varmış. Onları yapayım. Sonra
buradan gideceğiz.
>> Sen de beni sevmiyorsun.
>> Ben seni çok seviyorum. Dünyalar kadar
seviyorum ben seni.
>> Sevmiyorsun. Sen de annem gibi beni
bırakıp gidiyorsun.
Kader,
Kader, Zeynep Hanım
>> iyi olacak merak etmeyin. Onunla
ilgileneceğiz.
Bakın gelinizin bilekliği alıp çantasına
attığı net bir şekilde görünüyor.
>> Ben unuttum. Ne olur kusura bakmayın ya
bana anneciğim ben bu bilekliği alıp
gidiyorum ödemesini sen yapar mısın
demişti ama
unuttum işte ne olur kusura bakmayın
lütfen hepsini buradan alın olur mu?
Buyurun.
>> Ben bir yanlış anlaşılma olduğunu fark
etmiştim zaten.
Sorun çözüldüğüne göre ben müsaadenizi
isteyeyim.
>> Teşekkür ederim.
Olmaz. Bulduğun kız aniden işi bıraktı.
O yüzden yerine birini bulana kadar
otele kimseyi gönderme.
>> O kızın gönlünü al
geri gelsin.
O iş biraz karışık.
>> Karışık mı? Hah. Cenciğim bak bizim
müşterimiz de çok karışık.
Çalıştığımız adamlara bir terslik oldu.
Erteleyelim dediğimde delirdiler.
Seni uyarayım. Çok tehlikeli adamlar
bunlar.
Bizi harcayanlar.
Abi herifler geldi. Boş değiller haberin
olsun.
Tamam. Kim bunlar?
>> Kaç. Bu adamlar bizi harcar demiştim
sana. Yürü. Nereye kaçacağım?
>> Çıkmemiz lazım. Yürü.
Azra
Azra neredesin?
>> Semmanne
>> cazıklar olsun sana.
Hırsızlık ne demek ya?
Ölseydim de ben bugünü görmeseydim.
Rezil ettin beni. Rezil.
>> Ben özür dilerim. Elinde oğlumun verdiği
sınırsız kredi kartı var. Bugün
istediğini yarın alıyorsun. O bileziği
çalmak niye? Neden?
A yok ben bir daha düşmem aynı Tonga'ya.
Bana o para bugün lazım. Ha vermezseniz
de
Mustafaile dip dibe fotoğrafınız.
Vallahi yollarım kocanıza.
>> Al şunu. İstediğin parayı karşılar.
>> Çalmak ne demek ya? Ne demek? Niye
kleptomanım ben sevim annem
kendime engel olamıyorum.
Sen dalga mı geçiyorsun benimle?
Kendimle mücadele ediyorum.
Çalma isi geldiğinde
kendime engel olmaya çalışıyorum.
Gençliğimden beridir hiç yapmadım ama
bugün kendime engel olamadım.
Çok pişmanım.
Çok pişmanım ama bu ben değilim. Yani
bir hastalık.
O kadar çok vicdan azabı çektim ki
çaldığım bilektiği yoksul bir kadına
verdim.
Geri getiremezdim.
Yoksa beni anlamazlardı. Hemen polise
söylerlerdi.
Ne olursun canı söylemeyi sevme anne.
Eğer söylersen beni boşar yani yuvamı
yıkmış olursun.
Tamam,
söylemeyeceğim
ama sen de hemen tedaviye başlayacaksın.
Tamam mı?
>> Biliyorum.
Tamam.
Nasıl isterse.
>> Bu konuştuklarımız aramızda kalacak.
Söz veriyorum.
Hadi,
hadi toparla kendini.
Efendim Serhat Bey,
>> görebildin mi kaderi?
>> Gördüm. Evet.
Sen de annem gibi beni bırakıyorsun
dedi. Anlatmaya çalıştım ama
>> senin de onu çok sevdiğini biliyor.
Üzülme.
Bu durum geçti zaten biliyorsun.
Ben şimdi eve geldim. Kızlara bu evlilik
meselesini anlatacağım. Sen ne yaptın?
Konuşabildin mi ailenle?
>> Yok daha değil. Ben lafa nasıl
gireceğimi düşünüyorum.
>> Ben geleyim mi? Ben anlatayım onlara
istersen.
>> Yok yok Serhat Bey, şimdi siz gelirsiniz
şirket toplantısı gibi bir konuşma
yaparsınız. Soğuk soğuk. İyice kalpleri
inmesin.
>> Ben soğuk bir adam mıyım?
>> Allah sizinle tartışmak istemiyorum.
Enerjim anneme kalsın.
>> Bu nikah tarihi belli mi? Yani ne zaman
olur ben ona göre okuldan izin alayım.
>> Yok o kadar kolay değil. Sağlık raporu
alacağız önce.
>> Aa doğru ya. Siz tecrübelisiniz tabii.
Ben bilmediğim için.
Acemiliğime verin. Serhat Bey.
>> Kapatıyorum.
>> Kızlar
ne yapıyorsunuz öyle?
>> Test sonucumuzu asıyorduk baba. Hani
geçtik ya.
>> Ne testiymiş bu?
O balık testi.
>> Ne diyorsunuz kızım siz?
>> Bak bak iyice bak. İrkim de ben de se
çocuk kırınmışız. Ama senin için rahat
etmezse bir tane daha yaptır böyle tam
emin ol. İçin rahat rahat, gönlün ferah
ferah bizi seversin.
>> Kızım
>> ne yapacaktım baba? Eğer babamız
çıkmasaydın bizi kapı dışına mı
koyacaktın?
>> İlkim hayal kızım ne saçmalıyorsunuz? Bu
testi ben yaptırmadım. Ben böyle saçma
bir şey yapar mıyım hiç?
>> Sen nasıl böyle bir şüphe duyarsın?
Nasıl kızlarımızın senden olmadığını
düşünürsün? Nasıl bu kadar küçülebildin
Serhat?
>> Yangına körükle gitme sen de. Ben ilkim
ve hayalim benim kızlarım olduğundan bir
an bile şüphe etmedim. Böyle saçma bir
şeyi asla düşünmedim ben.
>> Bizden saklamak için mi babaanneme
yaptırdın? Niye? O da gidip seni oduna
koymuş. Ben buldum.
Anne
>> Serhat ne oldu?
>> Anne sen ne yaptın? Ben sana bir daha bu
konuyu düşünme bile demedim mi?
>> Ne yapmışım ben?
>> Kızlara babalık testi yaptırmışsın. Bir
de eve bırakmışsın. Kızlar görmüş.
>> İnanmıyorum Sevmanne. Ya ben Sevmanneye
de söyledim. Kızlar görürse çok üzülür
dedim ama.
>> Üzülmek mi ya? Kızların annelerine olan
inançları sarsıldı. Sen bir de benim
güvenimi aldın onlardan. Babalara olan
inançları sarsın. Anne
>> bak ben ben bir an şüphelendim. Eee diş
fırçalarını alıp kliniğe yolladım. Evet.
Ama sonra çok pişman oldum Ser.
Gerçekten çok pişman oldum. Ama sonuçlar
gelince onlara bakmadan yırtıp çöpe
atacaktım. Oğlum inan bana
>> atmamışsın ama bir de eve bırakmışsın.
>> Hayır hayır ben almadım.
>> Sen almadın. Kim aldı peki?
>> E bilmiyorum.
>> Acaba kargocu size mi bıraktı ya? Daha
önce de çok olmuştu. Berran kargolarını
hep ben alıyordum.
>> Sen şu telefonunu ver bakayım bana bir.
Bir dakika dur.
Al.
Kargonuz Berrak Tecer tarafından teslim
alınmıştır.
>> Hah. Gördün mü? Pis şeytan. Yılan
torunlarımla benim aramaı açmaya
çalışıyor sürekli. Ben onu
parçalayacağım. Şimdi gidip
parçalayacağım ben onu.
>> Sen dur, sen dur. Onun cezasını ben
keseceğim.
Buyurun Serhat Bey.
>> Necip Bey sizden önemli bir şey
isteyeceğim.
Korkma korkma hayattasın.
Kötüler kolay kolay ölmez.
Yah tamam silah kuru sıkıydı. Adamlar da
benim adamlarım.
>> Ne diyorsun lan sen?
Niye böyle bir şey yaptın? Ruh hastası
herif.
>> İş yaptığımız adamlara bir defa daha
erteleyin dersek ne yaşanacağını gör
istedim Cihancığım. Bu defa bizi
öldürürler. Kuruskı da kullanmazlar.
Yapacağın işi
öldüğünü zannettim.
>> Ben işimiz devam etsin diye Berrak'la
bir ilişkim olduğunu bile kabul ettim.
Hayatımda ilk defa gördüğüm bir çocuk
için babasıyım bile dedim.
Bu işi çözeceksin.
Ne yap et o resepsiyonist kızı geri
getir. Senin bahanelerin yüzüne ölmek
istemiyorum. Tamam mı?
Anneciğim uğraşma artık şunlarla ya.
>> Aa olur mu öyle şey? Bak Senin da
gördüğüm bu modeli çok beğendim.
Çıkarttım. Şimdi masa örtüsü yapıp senin
çeyizini atacağım.
>> Vallahi gerek yok böyle şeylere. Gözün
bozulacak uğraşma.
>> Bozulmaz bozulmaz.
Ebru'yu da seni de evlendirirken
sandıklarınızı dolduracağım.
>> Ah canım gibi. Kaderde kaldı senin aklın
değil mi?
Tülayı geri mi verecekler yoksa?
>> Yok yok Tülay da kabul etmez zaten.
>> E ne olacak o zaman? Hep orada mı
kalacak?
Ah yazık benim kuzuma.
Benim aklıma bir şey geldi ama
ben evlatlık alsam kaderi
Zeynep.
Tamam ben de kaderi çok seviyorum. Onu
korumak, kollamak istiyorum ama her
şeyin bir sınırı var. Anne
yarın bir gün sen aşık olacaksın,
evleneceksin.
Ya evlendiğin adam ben bir çocuğun
mesuliyetini almak istemiyorum dersin.
>> Kap orada git derim. Şimdi böyle
söylüyorsun ama.
>> Anneciğim ben böyle üksüz yetim bir
çocuğun mesuliyetinden korkan bir adımı
sevmem zaten. Merak etme.
>> Anlat. Tamam. Hiç annenizin sözünü
dinlemeyin ama hiç.
Zaten bekar olduğum için olmuyormuş.
Sordum da
evli olursam
böyle formalite icabı olursa falan.
>> Evliliğin formalitesi olmaz. Millet
anlamaz formalite evlilikten. Evlendi
olur sonra Allah korusun boşandı olur.
>> Bize ne milletten ya?
>> Ben de anlamam baban da anlamaz.
Duymamış olayım Zeynep.
Bak Zeynep zaten bu aralar Ebru ayrı
sorun, Mustafa ayrı sorun. Bir de sen
bizi üzme. Annem.
>> Anne bir dinlesen beni. Dinlemiyorsun ki
hiç.
>> Dinlemeyeceğim.
Babana da sakın açma bu konuyu. Adam
zaten orada kalıyorsun diye dertleniyor.
Bir de böyle ilgin olmayan biriyle
evleneceğini duysa yüreğine iner.
>> E kadere ne olacak?
>> Başka bir çözüm bul. Ben formalite icabı
evlenmene izin vermiyorum. Baban da
vermez.
Ayrıca madem kader artık Serhat Beylerde
kalmıyor, sen de çık gel evine.
>> Sonuza kadar orada kalmayacak. Çıkacak
kadar. Seret Bey çıkaracak onu.
>> Zeynep.
>> Tamam anne. Tamam tamam ben gideyim. Ev
bakayım.
Nebru
abla
>> annem söyledi.
Ayrılmışsın işten.
Sen bana kızmadan ben söyleyeyim.
Evet. Beni defalarca uyardın ve ben seni
dinlemedim
ve seni dinlemediğim için de köpek gibi
pişmanım. Abla pişman olma.
İyi yaptın. Arkandan dedikoduzun yapılan
yerde niye kalasın sen? Bırak bir kapı
kapanır diğeri açılır.
Ama bana nedense hep döner kapı denk
geliyor.
Ya ben içeri girmeden dışarı çıkıyorum
ya.
Ben neden hep hata yapıyorum abla ya?
>> İnsan hata yapa yapa öğrenir doğrusunu.
>> Ama sen hiç hata yapmıyorsun ki.
>> Çok be.
Ben de bir türü hata yaptım.
Söyle bir tanesini.
Yok ya.
Yok çünkü.
Hayatımın hatasını şimdi yapacağım
galiba.
Serhat Bey'le evleniyorum.
>> Ne Serhat Bey?
>> Sessiz ol. Bağırma annem duyacak.
Bağırma kız.
Kız zaten duymayacak mı?
>> Bağırma. Hani şu
benim ilgim alakam yok dediğin Serhat
beyle.
Çocuklar
o testi babanın değil. Ben yaptırdım.
Ellerin kırılsaydı da yaptırmaz olsaydım
keşke.
Ne olur beni affedin.
Çok üzgünüm. Çok.
Sevme. Belki de sonuçlar yanlıştır. Bir
hata vardır. Boşuna riske girme ya. Sen
böyle bir şey nasıl düşünürsün?
>> O nasıl söz kızım?
O kağıtla ne yazarsa yazsın siz benim
her zaman canım torunlarımsınız.
>> O testte babam babamız çıktığı için şu
anda böyle söylüyorsun.
>> Asla.
Ben her zaman sizin için canımı veririm.
Ah ben o testi açmayacaktım ki. Yırtıp
atacaktım zaten.
>> Hayal
sen bu zarfa nasıl ulaştın kızım? Bir
söyle bakayım. A bir daha.
Annem fotoğraf albümünü almam için
gönderdi. Sen odana girmesine izin
vermiyormuşsun.
Oradan buldum işte.
Serat ne yapıyorsun?
Def olup gidiyorsun buradan. Seni
kızlarım etrafında görmek istemiyorum.
>> Bebeğimizden vazgeçiyorsun o zaman. Öyle
anlıyorum.
>> Kes, dram yapma. Gel böyle.
Şu adamları görüyor musun?
Bu adamlar seni 24 saat boyunca takip
edecekler. Günde kaç defa nefes aldın
onu bilebileceğim. Hiçbir yere
kaybolamayacaksın Berrak. Doğumu
yaptığın günde o bebeği senden alacağım.
Şimdi defol git bu evden. Kızların
psikolojisini daha fazla bozmana izin
vermem. Bekol
>> sen ne arv aldın?
>> Alev yok be saçmalama.
Formülite icabı
>> sebep.
Annem anlatmadım sana. Kaderi sosyal
hizmetler aldı.
>> Ha duydum. Çok üzüldüm ya. Yazık çocuğa.
Vallah
>> ne işte o yüzden ben onu evret edinmek
istedim ama bekar olduğum için
olmuyormuş.
Serhat Bey de evlenelim o zaman. Dedi.
Allah'ım
kurban olduğum ya Rabbim bana da şöyle
hayırsever yakışıklı zengin birisini
nasip et. Amin.
>> Vallahi yakışıklılığı, zenginliği
umurumda değil.
Gerektiği kadar evli kalacağız. Sonra da
tek celsede boşanacağız.
Belki
evliliğiniz formaliteden gerçeğe
dönüşür.
>> Dönüşmez.
Kaderin nüfusumu aldığım gün Serhat Bey
nüfusumdan çıkacak.
Başka türlüsü mümkün değil.
Hayır, anneme de anlatmaya çalıştım da
dinlemiyor. Hiç konuşturmadı bile beni.
Abla
babam da kabul etmez
yani. Kağıt üzerinde falan ona fazla
gelir.
Ben bu yaşıma kadar onlardan hiçbir şey
saklamadım.
Baba ne yapayım?
Kader'i yanıma almanın tek yolu bu.
Zaten formül deyic evlilik. Onlar duyup
üzülmeden ben boşalmış olurum bile.
Kız amik aşağıdım ben olacağım.
>> Ya sen şimdi bunu mu düşünüyorsun ya?
Vallahi beni hiç ilgilendirmez. Öyle
formaliteden, normaliteden de olsa nikah
şahidiniz benim. Ben siz evlenemezsiniz.
Yoksa anneme söylenemem.
>> Komik değilsin.
>> Ayrıca abla
kağıt üzerinde de olsa Serhat Bey sana
soyadını veriyor. Bence sen bunu bir
düşün.
>> Düşünecek bir şey yok.
Serhat Bey iyi bir adam.
bir çocuğun hayatını kurtarmak istiyor.
Hepsi bu.
Aç artık aç.
Ay
>> sen ne zaman geldin?
>> Şimdi geldim.
>> Ben de şeflerden birine ulaşmaya
çalışıyorum. Açmıyor bir türlü.
>> Annene baksan iyi olur.
Çok üzü oldu kadın.
>> Niye ne oldu ki
>> annen? Hayalle ilkime babalık testi
yaptırdı.
Serhat da bunu duyunca çıldırdı.
Çocuklar da öyle.
Burnunu sokmadan duramadı.
>> Bir de kadının üzerine sen gitme.
>> Ben duşa giriyorum. Bir saatler olsun.
Sağ ol.
>> Kızım senin telefonlanma çaldı ya öyle
üst üste kim arıyor?
>> Vallahi onu ben de merak ettim.
Şey ya otelden arkadaşlar.
>> Ne kadar çok sevdirmişsin kendini
arkadaşlarına ya. Böyle zır zır
aradıklarına göre.
>> E ben sevilesi biriyim abi.
>> H bir de senin böyle doğal ortamında
görseler ya bu arkadaşlar
>> ya. Abi ya niye dalga geçip duruyorsun?
>> Takılıyorum kızım. Tatlı geldin gözüme
bugün.
>> Yemin et.
>> Hı hı.
>> Sen de bir tatlı geldin gözüme de. Hadi
hayırlısı bakalım. Neyse hadi beni
tutmayın. Duşa gireceğim
>> hanım. Tamam.
>> Sen de şunu alma. Dur şimdi o yetmez.
Heh. Şunu da al. Sen onlarla kirayı
halledersin. Tamam.
>> Ya anne.
Benden de faturalar çıkıyor da kredi
kartı.
>> Of
>> şov bozulmuş.
>> Yapma ya. Of. Ulan bak bir tamir
ettiremedik şunu. Sonunda hepten gitti
görüyor musun? Tamam Arifciğim sıkma
canını hallediriz.
>> İyi de kız kaldı şimdi böyle ya.
>> Aynen. Hem ne yapacağız? Şov ben
düzenene kadar duşa mı girmeyeceğiz?
>> Aman canım su ısıtırız, kovaya koyarız.
Mahşrapayla dökünürsün. İdare et sen de.
Allah Allah. Hadi ben hemen halledeceğim
suyu. Sen getir kovayı. Hadi.
>> Tamam kızım. Tamam halledeceğiz merak
etme. Tamam.
İyi akşamlar Serat Bey.
Evleneceğimizi kızlara söyleyemedim.
>> Aa neden? Yani kızlarımdan artık bir şey
saklamayacağım demiştiniz. O yüzden
şaşırdım.
>> Annem
kızlara babalık testi yaptırmış.
>> Ne?
Bugün başka bir şey kaldırabilecek
durumda değiller.
>> Sevim oğlum niye böyle bir şey yapıyor
ki? Kızların üzüleceğini hiç düşünmemiş
mi?
>> Ailemden herkes beni hayal kırıklığında
uğrattı.
Onlardan beklemediğim şeyler yaptılar.
Yapıyorlar.
>> Üzüldüm.
Hem sizin için hem kızlar için.
>> Sen ne yaptın? Bahsedebildin mi evlilik
olayından annenlere?
Yok, söyleyemedim.
>> Sebep
>> çünkü ailem iki insanın birbirini
sevmeden evlenebileceğini düşünmüyorlar.
Ben de o yüzden onlardan saklamaya karar
verdim.
>> Siz daha sonra söyleyecek misiniz
kızlarınıza?
>> Onlara bir söz verdim ben.
Bundan sonra hayatımda sizden başka
kimse olmayacak dedim. Şimdi öyle kağıt
üzerinde bile olsa evleneceğimi
söyleyemem.
Onları kaybetmeyi göze alalım.
>> Haklısınız.
Bu evliliğin bir sır olarak kalması en
doğrusu.
Her şey o Allah'ın cezası berrak
yüzünden oldu.
Gitmiş sonuçları çocukların gözünün
önüne koymuş. Ya ben onları alınca
yırtıp çöpe atacaktım bakmadan.
>> Tamam anneciğim üzme kendini. Bu kadar
olan olmuş.
>> Oğlum ve torunlarımın yüzüne nasıl
bakacağım? Onları çok üzdüm Cihan. Çok
üzdüm. E yani şimdi biraz küsecekler
sana, üzülecekler ama sonra affedecekler
yani. Ne yapacaklar? Senden vazgeçecek
değiller ya. Sevim Sultan
hadi gel bir şeyler yiyelim. Burada
durma böyle. Hadi.
>> Yok canım ben yemeyeceğim. Yok.
Cihan
bu aralar Azrala biraz fazla ilgilen
olur mu?
>> Ne oldu? Bir şey mi oldu? Yani onu bir
terapiye götürsen çok iyi olur.
>> Terapiye mi?
>> Hı hı.
>> Niye böyle bir şey söyledin ki? Sana bir
şey mi söyledi?
>> Cihancığım biliyorsun Azra Garsonken
bizim aileye gelin geldi ve bazı
durumlara alışması çok zor oldu.
Senin onu terk etmenden çok korkuyor.
>> Ha
öyle mi söyledi sana? Hayır, hayır.
Tabii ki öyle söylemedi ama yani ben
onun halinden, tavrından anlıyorum bir
şeyler. Yani Berat'la Serhat da
ayrılınca iyice korkusu arttı.
Ne olursan ona iyi bir doktor bul ve
götür.
>> Tamam anneciğim. Tamam merak etme. Ben
Azra ile ilgi döneceğim. Hadi gel. Hadi
üşüceksin.
>> Hadi
al kızım.
En sevdiklerimizden.
>> Evet.
Afiyet olsun.
>> Sağ olun.
>> Babalık testini kaldırmışsın.
>> Çöpe atmasaydım baba gider babaannemin
evine asardık.
Bak işte bu çok iyi bir fikirmiş.
>> Kızlar
kırıldınız biliyorum
ama
o sizin babaanneniz.
Bir hata yaptı
ama ne kadar üzüldüğünüzü siz kendiniz
de gördünüz.
>> Baba bizim bir atay daha kaldıracak
halimiz yok.
>> Anlıyorum.
Bir daha sizi üste hiçbir şey
yaşanmayacak.
Annem nereye gitti? Anneniz güvendi
merak etmeyin.
Niye gelmedin yemeğe?
>> İşim yok hiç.
Zeynep bu kadar üzülme.
Alacağız kaderi oradan.
Ben bir gece bile yokluğuna dayanamazken
bu berrak
nasıl terk etmiş kaderi aklım almıyor.
>> Keşke herkes senin gibi sevmesi.
>> Küstü bana bugün.
Sen de beni terk ediyorsun dedi.
Kaçtı gitti yanıma.
Keşke onu unutmadığımı onu
gösterebilsem.
>> Hadi gel gidip kaderi görelim.
>> Yok Serhat Bey, izin vermiyorlar. Bugün
bile zar zor gördüm.
Sen kaderi görmek istemiyor musun?
>> İstiyorum tabii ki.
>> O zaman şansımızı deneyelim. Ne
kaybederiz?
Ay Erkan
bu gerçek mücevherler ne kadar güzel.
Hiç bizim sokaktan aldıklarımıza
benzemiyor.
>> Lady de yana gibi oldun kız. Yakıştı
vallahi. Neyse bu gece hevesini al da
yarın doğru kuyumcuya.
>> Aa kuyumcu falan yok. Ay sattırmam ben.
Duygusal bağ kurdum bununla. Kıymetli mi
o benim?
>> Tülay bak beni konrak
hanım arıyor.
İyi akşamlar Brek hanımcığım.
>> Tülay.
Ben ev arıyorum. Gidip bana kiralık bir
ev bulun. A olur tabii biz Erkan'la
böyle sabahtan çıkarız işte Nişan taşıa,
bebekte yalılar bakarız size.
Yok ben sizin mahallede
Zeynep'e yakın bir ev istiyorum.
>> Ay Berrak hanımcığım şimdi siz öyle
mahalle sıcaklığı diye şey ettiyseniz
etmeyin yani. Ay kahrolsun böyle
sıcaklık.
Siz yalıdan, villadan vazgeçmeyin canım
ha.
Tülay, Tülay uzatma.
Zeynep'e yakın bir ev istiyorum dedim.
Ha illa sefalet çekeceğim diyorsunuz.
Yani
>> beni hayatlarından söküp atmalarına izin
vermeyeceğim.
>> Manyak be bu.
Ne yapacağız? Kaderi göstersinler de
ısrar mı edeceğiz?
>> Israrım bir işe yarayacağını sanmıyorum.
Gel benimle.
>> Nereye?
>> Sen gel.
Serhat Bey nereye?
>> Gel diyorsam gel. İşte
>> geliyorum.
Kaçıracak mıyız? Kad,
>> Kader,
Kader.
>> Ne yapıyorsunuz? Serat Bey,
>> sesimiz duyarsa cama çıkar. Senin burada
olduğunu görür işte. Kader,
>> Kader
ablacığım biz geldik. Kader
biz geldik buradayız. Yalnız değilsin
güzelim. Kader.
>> Kader.
>> Taş yok mu? Taş.
>> Kader
>> niye odada değilse?
>> Başka yere atarız.
>> Kader
biz geldik buradayız. Yalnız değilsin
güzelim. Ablacığım. Kader,
>> Kader
>> biz geldik buradayız. Kader,
>> Zeynep abla,
>> ablacığım
buradayız.
Sana geldik güzelim.
Yalnız değilsin. Hadel
seni terk etmedik.
İyi dersler. Kızlar
sen gelmiyor musun Zeynep abla?
>> Şu dakikadan sonra Zeynep hocam mı desek
ki?
>> Hı? Okulda dersiniz.
>> Benim ufak bir işim var. Onu halledeyim.
Geleceğim sonra okula.
>> Ne işi
>> İlkim?
Hayal okuldan sonra biraz alışverişe mi
gitsek acaba? Ha hem biraz konuşuruz da.
>> Önce biz de sana bir test yaptıralım
bence.
Aynen. İlkim çok haklı. Belki de sen de
bizim gerçek babaannemiz değilsin.
>> Kızlar
>> Serhat çok haklılar.
Ben çok üzüm sizleri.
Çok özür dilerim.
>> Geç kalıyoruz. Ayel.
Tamam. Ağlama
>> Zeynep
kader nasıl? Bütün gece uyuyamadım onu
düşünmekten.
>> Güvende olduğundan eminim en azından.
>> Zeynep hadi biz de geç kalıyoruz.
Bunlar birlikte nereye gidiyorlar böyle?
Boşverin Sevme bakın siz zaten böyle
şüphelendiğiniz için çocuklarla bozuldu.
Bir de Serrata yapmayın.
>> Aman tamam tamam. Ben artık bundan sonra
hiç kimseye karışmıyorum.
Yumurta alım anne baksana.
Yarım menemen yapalım.
>> Ah!
>> Günaydın.
Günaydın.
>> Günaydın
kızım.
>> Babacığım
>> nereye böyle?
>> Markete iş başvurusu yapacağım
babacığım.
>> He
>> alırlar herhalde beni. Benden daha
iyisini bulacak değiller ya. Hadi
hayırlısı bakalım.
>> Markette çalışmam kırmızı çizgi mi
diyordun? Ödün mü verdin? Ne oldu?
>> Hala öyle diyorum.
Yani orada çalışanlara sandalye bile
vermiyorlarmış
ama durumumuz ortada. Mecbur
çalışacağız. Ne yapalım? O nasıl laf
öyle ya? Sandalye falan vermiyorlarmış.
Kızım bak mecbur değilsin. İstemiyorsan
gitme.
>> Ya babam ya sana kurban olurum.
>> Canım benim. Canım
>> sen de benimle çalışırsın ha. Hem ben
sana sandalye de veririm. Mis gibi kendi
işimiz. Ne dersin?
Ne diyor olabilir anne? Sence aradığınız
ebruya şu anda ulaşılamıyor. Ha sen de
çalışır mı? O zor gelir değil mi
>> ya? Aile işi bana göre değil. Ayrıca
patron dedikodusunu annemle mi yapacağım
canım?
Annem zaten patron.
>> Ben de duydum. Kalkıyorum. Hadi
görüşürüz.
Çıkacağım artık.
>> Abi
>> geçerken beni de atsana be. Ama ben önce
pazara gitmeyeceğim ya. Bir işim var.
Başka bir yere gideceğim.
Nereye uğrayacaksın sen?
>> Ha şey ya bizim
Cemal evlendi ya. E buzdolabı gelmiş
işte onu taşımama yardım eder misin
dedi.
>> İyi yardım etti. Aman bir elinize dikkat
edin.
>> Merak etme anacığım. Tamam hadi
görüşürüz baba.
>> Hadi güle güle çocuklar.
>> Hadi görüşürüz.
>> Hadi kolay gelsin. Hadi bakalım
>> babacığım.
>> Hadi bakalım. Hadi bakalım.
>> Yok bak çok söylüyorsun. Ben sana çok
hanımefendi asil bir kiracı getiriyorum
buraya.
>> Asalet şart değil. Kiraya günün arısın
yeterli.
>> Yok biz seninle anlaşamayacağız. Tamam.
Ara ara mal sahibini ara. Bir kuruş
arttırmıyorlar de. Ara. H ara.
>> Tülay. Ya berrak istese bu evi satın
alır. Biz niye hala pazarlık yapıyoruz?
Ne istiyorsa ver gitsin ya.
>> Niye acaba ya? Kadının gözüne girmek
için. Tabii ki Erkan.
Patronlar kendi paralarını kendilerinden
daha çok önemseyen elemanlarını
severler.
>> Hiç patronum olmadı ki. Bilmiyorum.
>> Tülay. H.
>> Hayırdır? Ev mi değiştiriyorsunuz?
>> Ha yok. Bir tanıdığa yardımcı oluyoruz.
>> Yalnız bir şey diyeceğim.
Bu mahalle senin gibi bir tanesini daha
kaldırmaz. Haberin olsun.
Canım benim.
>> Siz ele onu bir görün de beni mumla
arayacaksınız.
Gene arıyor ya.
Açık.
>> Buldun mu?
>> Vallahi Berrak hanımcığım bulduk.
Pazarlığımızı da yaptık ama bu ev size
hiç layık değil söyleyeyim.
Zeynep'in evine yakın mı?
>> A yakın.
>> İyi tut o zaman. Kontratı yap. Bana
adrese at. Eşyaları sipariş edeyim.
>> İyi tamam. Nasıl isterseniz.
>> Ha bir de
bugün temizlik yap. Yanına birini de al.
>> Biz şey Erkan'la böyle erkek kuvvetiyle
böyle siler süpürürüz. Tamam.
>> Yok yok. Hayır.
>> Zeynep'in annesi böyle işleri yapıyordur
herhalde. Ona söyle.
>> Ama adımı verme.
>> Adınızı vermeyin. Tamam olur yani. Siz
bilirsiniz.
>> İyi.
>> Hayatımı mahvettiniz. Ben de sizinkini
mahvedeceğim.
Ne oluyor ya?
>> Hayırdır Chan Bey? Şimdi de eşkıya gibi
yol kesmeye mi başladınız?
>> Eşkıya mı?
Bu da biraz ayarsız olmadı mı?
>> Olmadı.
>> Ne yapayım? Telefonlarımı açmayınca
geleyim mi yüz yüze konuşalım bari?
dedim.
>> Telefonlarınızı da bu yüzden açmadım
zaten.
Ben artık sizinle görüşmek istemiyorum.
Can Bey,
>> ebru.
>> Can Bey, ne yapıyorsunuz ya? Bırakır
mısınız kolumu?
>> Ebru ya söyleyeceklerimi bir dinle. Son
bir kez dinle.
Ondan sonra istersen bir daha
görüşmeyiz. Tamam mı?
Langi
tesler acaba?
Kantest isler.
Bulaşı hastalık var mı yok mu diye ona
bakacaklar.
Akciğer filmi de siktireceğiz.
>> Bayağı
siz bayağı araştırmışsınız.
>> Yok araştırmadım.
>> Ha siz tecrübelisiniz ya. Doğru. Daha
önce deneyimlediğiniz için biliyorsunuz.
Yaptırdınız bu testleri daha önce.
Doğru.
Peki böyle
psikiyatrik muayene falan yapıyorlar mı?
>> Hayır.
>> Yani böyle şey yapmıyorlar mı? Bu insan
evliliğe uygun mu? Ebeveyn olabilir mi?
Falan hiç bakmıyorlar mı onlara?
>> Hayır.
>> Bakmaları lazım.
Büyük eksiklik.
Mesela Berrak evlenip çocuk yapamazdı.
Öyle olsaydı
>> o zaman ilkimle hayal de olmazdın.
Ve ben ölüm dünyada yaşamak istemezdim.
>> Ben öyle söylemek istemedim
>> diyor.
Peki deneyimlerinize dayanarak ne kadar
sürer o işlemler? Şimdi ben bir saat
izin aldım da okuldan. Bugünün kelimesi
deneyim galiba. 5 dakikada iki kere
söyledin.
Dede sıra.
Kolay gelsin.
İş yaptığımız adamlara bir defa daha
erteleyin dersek bu defa bizi
öldürürler. Ne yap et o resepsiyonist
kızı geri getir. Senin bahanelerin
yüzünden ölmek istemiyorum
>> ya. Cihan Bey tamam yeter artık. Bakıp
duruyorsunuz. Söyleyin ne
söyleyecekseniz ya. İş görüşmesine geç
kalacağım.
>> Nerede çalışacaksın?
>> Markette.
Tabii beni alırlarsa.
>> Kendine niye bunu yapıyorsun?
Şahane bir işin var. Bir sürü para
kazanma ihtimalin var. Niye bırakıyorsun
o ted?
>> Bir de soruyor musunuz?
Çünkü o yaşananlardan sonra sizi görmek
istemiyorum. Can Bey,
>> niye? Sen
o gece yaşadıklarımızdan pişman mısın?
>> Değildim.
Ta ki size seviyor musunuz beni diye
sorduğumda seviyor gibiyim deyip
gecemi kabusa çevirene kadar.
>> Öyle demek zorundaydım.
>> Zorunda mıydınız?
Niye?
Zorunda olmasaydınız ne diyecektiniz?
>> Benim sana
seni seviyorum demeye hakkım yok.
Evliyim ben.
>> Keşke o gece de onlar yaşanmadan önce
aklınıza gelseydi evli oldunuz Can Bey.
>> Ne de sen haklısın.
Özür dilerim Ebru.
Keşke Azra'ı yakamı bıraksa da seninle
ne yaşamak istiyorsam özgürce
yaşayabilsem
ama işte boşanmıyorum. Ne yapayım
>> yani?
Benimle birlikte olmak için boşar
mıydınız karınızı?
>> Ebru bir de soruyor musun?
Anlatamıyorum kendimi.
Evru,
bugüne kadar kimseye hissetmediğim
şeyleri hissediyorum sana ama
söyleyemiyorum.
Seni bekletmeye de hakkım yok.
Var mı yoksa
Azra'dan paçamı kurtarana kadar
beni beklersen?
>> Peki ne zaman olacak o? Ne kadar
bekleyeceksin?
>> Bilmiyorum.
Bilsem.
Sürekli söylüyorum. Boşanalım diyorum
ama bırakmıyor
artık. Görüntüler de yok.
Günlerde de
kendini öldürmekle tehdit ediyor beni.
>> Aa,
olur mu canım böyle şey? Bu nasıl bir
gursluk ya? Ruh hastasına bak.
>> Hasta işte.
Takık bana.
Ama
bu sefer seninle yaşadığımız şeyin ciddi
olduğunu anlarsa
insaf edip bırakır belki beni.
>> Peki
size tekrar sorsam
seviyor musunuz beni diye?
Cevabınız ne olurdu?
Bir kere artık bana siz demeyi bırak sen
de lütfen.
Seni seviyorum Ebru.
Kardeşim bir baksana ya. Buyur abi. Ha
öyle kusura bakma. Seni de yolundan
ettim.
Ben buralarda ev bakıyorum da kiralık
yani. Güvenli midir bu mahalle?
Yani işinde gücünde insanlar hep.
Aileler yaşıyor burada. Güvenir. Sıkıntı
çıkmaz burada.
>> Eyvallah. Sen de o zaman ailenle
oturuyorsun burada.
>> Ben annemle yaşıyorum ya.
>> Babam ölmeden bir yıl önce falan
taşınmışız biz buraya.
10 11 yaşındayken falan işte.
Başın sağ olsun kardeşim ya. Sağ ol.
Peki bu ev sizin mi yoksa kira mı
veriyorsunuz?
Sana ne? Niye soruyorsun bunu?
>> Kardeşim tamam sinirlenme hemen. Ben de
hani işte şey kira vereceğim ya hani
ortalama nedir fiyatlar diye merak ettim
ya. Bizimki ucuz da biz taşınacağız
herhalde. Bizim ev sahibi zam yapmak
istiyormuş.
Annem de temizliğe gidiyor. Ben de
okuyorum. Ya karşılayamayız o kadarını.
Yapma ya.
>> Peki kardeşim bak sana ne diyeceğim.
Benim böyle durumu iyi olan bir
tanıdığım var. Böyle senin gibi yardıma
ihtiyacı olan öğrenci kardeşlerimize
destek oluyor. Bir konuşursan belki sana
da destek olur ha. Hatta
sen bana numaranı versene. Olur ver. Ben
ben yazayım yaz.
Al.
Buyur abi.
>> Sağ olasın. İsim neydi bu arada?
>> Ömer. Ömer. Ben
>> Ömer.
Tamam Ömer ben sana haber vereceğim. Sağ
ol.
Beni affet.
Kim lan bu?
Burak abi. Abi şu kamyonu takip et
gözünü seveyim. Çok önemli. Ne oluyor
oğlum? Sakin. Hadi abi. Ben sonra
anlatacağım. Yapam. Hadi biraz hızlı
abi. Tut tut.
Hadi abi. Hadi.
Şu ileriden, sağdan.
Hadi hayırlı işler Arif.
>> Sağ ol hanım. Sağ ol. Sana da kolay
gelsin.
>> Hayırlı işler Arif abi.
>> Sağ olasın.
Arifika abla ben de sana bakıyordum.
Mahalleye böyle zengincek birileri
taşınıyor. Temizlik için de iyi para
veriyorlar. Ben kendi başıma halledemem.
Bana yardım eder misin?
>> Yok yok olmaz öyle şey. Olmaz ya. Ben
senin evde yorulmanı bile istemiyorum.
>> Ha öyle diyorsunuz yani.
>> Öyle.
>> A para lazım biliyorsun. Çiçekçi de
kazandırmıyor bu aralı. H
>> ya tamam ben bak şimdi sabahları Poğaca
da satmaya başlayacağım. Hallederiz.
Sen kendini harap etme güzelim. Tamam
Refika
bak sakın ha.
>> E ben de başka birine bakayım o zaman.
>> Hadi bakalım.
Tamam.
Tamam ben gelirim temizliğe. Ay Yaşa
Refika abla yabancıya gitmeyecek kız
para ama bak aramızda kar sakın Arif
bilmesin biliyorsun ona kıyamıyor.
>> Ay bilmez miyim? Erkan da bana
kıyamıyor. Öyle başımda bekliyor. Kendi
çalışmıyor bile.
Bak
F50 Fleni
geçerken alırım. Hadi hadi hadi
>> anne.
>> He.
>> Sen hazır mısın? Ben bir şeyler alıp
çıkacağım. Seni atayım. Tezgah
>> ben açmayacağım bugün tezgahı.
>> Allah Allah. E iyi tamam. Nasıl
istersen.
>> Mustafa oğlum al şunu. Krını yatırriz.
>> Nereden çıktı bu para? An.
Tüayin bir akrabası toplu çiçek aldı
benden.
>> Hadi iyiymiş.
>> He
>> ya hadi tamam.
>> E çay demledim. Termosa koyayım vereyim
yanına.
>> Yok anne ben kasa alıp çıkacağım hemen
ya.
>> Berrakla ilgili bir sorun yok değil mi?
>> Bütün gece oteldeydi. Odasından bile
çıkmadı. İyi gözünüz üzerinde olsun.
Evet,
dinliyorum.
>> E Çetin Kayadır'ın sahibi olduğu
gayrimenkul şirketi Macar bir şirketle
görüşüyormuş. Toplantıyı bizim otelde
yapmak istiyorlar.
Büyük bir şirket oldukları için üst
düzey güvenlik talep ediyorlar.
>> Güvenlikle ilgili bir sıkıntımız var mı
abi?
>> Yok. Hayır. Antalya'daki otelde olan
güvenlik açığı burada yok.
>> Tabii canım o mesele kapandı.
Bir daha kimse bizim otellerden birinde
öyle saçma bir şey yapamaz. Rahat olsun.
>> Biz yine de titiz davranalım. Gerekirse
bir güvenlik şirketinden denetim
isteyelim abi.
>> Tabii biz de eksiklerimizi görmüş
oluruz.
Başka bir şey var mı?
>> Ebriş'ten ayrıldığı için resepsiyonu
yerine birini bulmamız gerekiyor.
>> İnsan kaynaklarını bildirin ama
görüşecekleri adayları iyice
incelesinler.
Kolay gelsin. Bir tür kahves rica
edebilir miyim?
>> Tabii.
>> Merve hocam merhaba. Güne olayla
başladık.
>> Hayırdır? Ne oldu? İki öğrenci birbirine
girdi. Biz tam yetişecekken de kız
öğrenci erkek öğrenciye vurdu. Çocuk da
itti kızı.
>> Allah Allah.
Kim peki bunlar?
>> Maalesef İlkim Tecelli Aksel Köksal.
>> Sağ olun hocam. Ben ilgileneceğim merak
etmeyin.
>> Mustafa
>> ne yaptın? Aileden birle görüşebildin
mi? Durumları nasılmış? Bir sıkıntıları
falan var mıymış? Anlatsana.
O adamın
yani kazada ölen adamın bir oğlu var.
Hadi. Ömer.
>> Ömer.
>> Annesiyle yaşıyorlar ikisi. Bir görsem
benim iyi bir çocuğa benziyor. Zehir
gibi de her şeyin farkında. Anlattı
bana. Eee, ev sahibi zam istiyormuş
galiba. Annesi de temizliğe gidiyormuş.
Öyle çok durumları yok. Belki de evden
çıkmak zorunda kalacağız dedi.
Ben de burs ayarlarız bahanesiyle öyle
numarasını aldım. çocuğun hani. Ama
hakikaten de hayabilsek iyi olur tabii.
>> Ben onun için her şey yaparım. Eee,
Cihan'ı bir bahane uydurup çalışırım. E
tuvalet bile temizlerim ama ben parasını
gönderirim yani.
>> Ya
Azral sen çok iyisin. Çok iyisin.
>> Değilim.
Değilim.
>> Değilsin işte. Tamam. Evet. Bir hata
yapmış olabilirsin ama arkana dönüp
gitmemişsin. Hayatına devam etmemişsin.
Fırsat buldukça destek vermişsin. Sen
kabul etme. Sen de iyi bir insansın
Azra.
>> Ben vicdanımı rahatlatmaya çalışıyorum.
Yaptığım hiçbir şey o çocuğun babasını
geri getirmez.
Ayrıca
cihandan kurtulmak için neler yaptığımı
bilseydin
bana öyle demezdin.
Hatta benden nefret ederdin.
Bu yüzden beni sevme.
Yoksa hayal kırıklığına uğrarsın.
Ve sanki seni sevmeme ihtimalim varmış
gibi.
Ya asraf ben kendimi tutamıyorum. Ben
sana
>> tut.
Duydu mu beni Mustafa?
Tutacaksın kendini.
Beni sevmeyeceksin.
of
Efendim Zeynep?
>> Serhat Bey rahatsız ediyorum ama rica
etsem okula gelebilir misiniz?
>> Ne oldu? Bir şey mi oldu?
>> Eee, ilkim kavga etmiş.
>> İlkim iyi mi?
İyi, iyi. Gayet iyi. Ama buraya gelmeniz
gerekiyor.
>> Tamam, geliyorum ben hemen.
>> Velileriniz gelmeden birbirinizden özür
dilemek ister misiniz?
Asla.
>> Ben de dilemem.
Ay Refika abla. Ay elinin ucuyla yap.
Allah aşkına harap ettin kendini ya.
>> A yok ben öyle yapamam. Paranın hakkını
vermek lazım ki helal para olsun o.
Buyur.
>> Eşya nakliyası için geldik.
>> Gel geç.
Getir onu buraya. Çabuk çabuk çabuk
getir onu. Şuraya koy. Koy. E gel sen de
kardeşim. Gel kardeşim. Getir onu. Koy
ver şuraya. Koyver şuraya onu. Buraya.
Çabuk çabuk çabuk çabuk. Hah
tamam. Ay batırdılar burayı bunlar ya.
Tülay.
>> H
>> ya bunlar ne kadar pahalı mabiliyorlar
yani. Böyle eşyaları olan biri niye
taşınsın ki bu mahalle?
>> Ne bileyim ben Refika abla
insanların içine akıl sır eriyor mu
Allah aşkına?
>> Allah Allah. Batırdılar.
Senin ne işin var burada?
>> Camlar iyi silinmemiş. Lekeler
görüyorum. Bir daha silin.
>> Sen mi taşınacaksın buraya?
>> Evet. Şaşırdın mı?
Ya Tülay bunun taşınacağını niye
söylemedin? Ben o zaman gelmezdim ki
buraya.
>> Ben ne bileyim Refika abla. Ay Berrak
Hanım siz buraya mı taşınıyorsunuz? Ben
şok ya. Sen niye taşınıyorsun bu
mahalleye? He bizim huzurumuzu bozmak
için mi geldin?
>> Şuraları da bir daha elden geçirin. İyi
olmamış.
Al kendini temizle.
İşi bırakıyorsan verdiğin parayı geri
alayım.
>> Mustafa oğlum.
Al şunu kredi kartını yatırırız.
>> Nereden çıktı bu para? Anne
>> Türin bir akrabası toplu çiçek aldı
benden.
>> Hadi iyiymiş. Tamam.
He şöyle.
Ben de sizi izleyeyim de işi sallamayın.
Yim babacığım iyi misin?
>> İyiyim baba merak etme bir şeyim yok.
>> Hoş geldiniz Serhat Bey.
>> Kızım ders saatinde niye burada?
Çünkü disiplin suçu işledi.
>> Ya baba bu bana sürekli dik dik bakıyor.
Ben de artık dayanamadım. Bir tane
yapıştırdım.
>> Evet tam olarak böyle yapmış.
Arkadaşından özür dilemesini istiyorum
ama kabul etmiyor.
>> Hayatta özür dilemem. Ne yapacaksın?
Disiplin mi vereceksiniz beni?
>> Gerekirse Evet. İlkim
okulda bu tür şiddet olaylarına izin
vermem.
Zeynep,
kızlar zor zamanlardan geçiyorlar
biliyorsun.
>> Zeynep hocam.
>> Zeynep hocam diyeceksiniz Serat Bey
okuldayız.
>> Dışarıda konuşalım. Kızım senle boyalı
durma.
>> Uzaklaşmayın.
Ne işin var lan senin burada?
>> Serhat Bey, sakin olun.
>> Medeniyet diye bir şey var.
>> Başlarım senin medeniyetine.
>> Serhat Bey, okuldayız lütfen böyle
davranmayın.
>> Sen mi çağırdın bunu?
>> Evet ben çağırdım. Rehber öğretmen
olarak Aksel'in velisiyle de
konuşacağım.
>> Konuşmaz ki o. Hep şiddet.
>> Kes.
>> Ben size tartışma çıkmaması için biraz
daha geç gelmenizi söylemiştim. Siz de
sinirlerinize hakim olamayacaksınız.
Buradan gidin lütfen.
>> Çok iyi yaptınız.
Sizin hatalarınız yüzünden çocuklar
okulda birbirine giriyorlar. Eğer böyle
devam ederse Aksel'in okuldaki sosyal
hayatı, başarısı etkilenecek.
>> Tamam ben konuşurum onunla. Sizinle de
daha çok görüşürüz
oğlum için yani.
Sen nasıl böyle bir şey yaparsın? Nasıl
benim olduğum yere o şerefsizi
çağırırsın?
>> Aynı anda çağırmadım sizi. O sizden
sonra gelecekti. Ne olur sakin olun.
>> İlkimi yaşadıklarını bile bile disipline
veremezsin.
>> Ne yapayım Serhat Bey? Torpil mi
yapayım?
>> Bunun ona daha çok zarar vereceğini
nasıl anlamıyorsunuz?
Berrak gibi sorumluluklarını almadan mı
büyüsün o da?
>> Sakın ikimi bir daha Berra benzetme.
>> Benzetmiyorum.
Sorumluluklarını alması gerektiğini
söylüyorum.
>> Ne yapmış ilkim? Kendisine sataşan
birine haddini bildirmiş. Çok iyi
yapmış.
>> Ya bunu söylediğinize gerçekten
inanamıyorum.
Şuraya bak ya. Berrak bir taş oynattı.
Her şeyi domino taşı gibi devrilmeye
devam ediyor. Bedenini de çocuklar
ödüyor.
Aksel de sizin kızınız gibi bir çocuk.
Siz de onu babasına benzetmeyin o zaman.
>> Serat Bey, Berak Hanım kendine bir ev
tuttu.
>> Nihayet.
>> Yalnız ev pek onun alışık olduğu bir
muhitte değil.
>> Ne demek o?
Berrak Hanım Zeynep Hanımların
mahallesinde.
>> Ne var Ebru?
>> Abla bu Berrak gene kendini aşan bir
manyaklığa imza atıp bizim evin dibinde
ev tutmuş.
>> Ruh hastası
>> ne?
>> Dur daha bitmedi.
>> Bir de üstünü tülayle birlik olup yeni
evini anneme temizletmiş. Abla
>> pisteye bakar mısın ya?
>> Ne diyorsun sen ya? Ne diyorsun sen?
Tamam kapat geliyorum kapat.
Berak sizin mahalleye taşınmış.
>> Biliyorum. Şimdi gideceğim ona hakini
bildireceğim.
>> Ne oldu? Hani şiddet yoktu.
>> Bu başka.
>> A Cehan hoş geldin.
>> Hoş bulduk anneciğim.
>> A Ceyhan
Asra'ya psikiyatr buldun mu?
>> Buldum anneciğim. Hı.
>> Yarın görüşmeye gidecek.
>> Harika.
>> Anneciğim sen bu konuya niye bu kadar
taktın? Azra evde cinnet falan mı
geçirdi?
>> Yo.
E yani ben karının iyiliği için
söylüyorum.
Ayrıca kızın ihtiyacı var. Hepimizin
ihtiyacı var da
>> ben karımı çok severek iyileşiyorum
anneciğim.
Azra beni tedavi ediyor.
>> Sevgilim ne yapıyorsun?
>> Sayende ayaklarım paramparça oldu.
Nasıl? Eserini beğendin mi?
>> Tamam, anlaşıldı.
Yarın git kendine yeni ayakkabılar al.
Senin ayaklar böyle küçülmeyecek.
Başka bir yol bulmamız lazım.
Azarcığım bir şey soracağım. Sen
bugünlerde
böyle annemin yanında depresif falan mı
takıldın? Kadıncağız karını
psikiyatriste götür diye tutturdu da
>> mutsuzlu olduğumu anlamıştır. Artık
saklamıyorum da.
>> Sen mutsuz değilsin aşkım. Gayet
mutlusun.
Sadece bunun farkında değilsin.
Tamam mı?
Yarın öğlen gibi dışarı çık. Bir iki
saat takıl bir yerlerde sahilde falan
otur. Telefonunu kapatmayı unutma.
Sonra da eve dönersin. Psikiyatriste
gitmiş gibi.
>> Niye?
Sen bilirsin.
Terapi yok yani.
>> Yok. Çünkü ihtiyacın yok.
Benim sana gösterdiğim sevgiyle sadece
sen değil kişi daha iyileşir.
Ne yapsak?
Şu kitlerle bir test yapsan
bugün hamile kalmak için uygun bir
gönüldemeyim misin?
Ne yaptın lan? Sabah işe yetişeceğim
diye kurcalayamadım. Kimdi o takip
ettiğiniz?
>> Babama çarpıp öldüren adam.
>> Nasıl yani? Takip ettiğiniz adamın
kıytırık bir kamyoneti vardı. Babana
çarpan adam zengin değil miydi?
>> Öyleydi.
O adam içerideyken eve hep para zarfları
geliyordu.
Hepsinde de beni affet yazıyordu. Sonra
bu adam içeriden çıktı. Bu zarflar
gelmeye devam etti.
Bu sabah takip ettiğimiz adam da geçen
gün o zarflardan birini getirdi bizim
eve. Ee ne var bunda? Babana çarpan kişi
bu adam da gönderiyordur zarfları.
>> Ya niye gizlesinler ki kendilerini? Niye
bir başkasıyla para göndersinler?
Bence başka birisi öldürdü babamı.
Bu içeride yatan herif de suçu üstlendi
ya da onun üstüne kaldı.
>> Yok ya sen yanlış anlamışsındır oğlum. O
kadar da değildir.
Ya bu sabah da geldi. Benim ağzım aradı
ev falan bakıyorum diye. Bana burs
verebileceğini söyledi.
Kim niye yapar yani böyle bir iyiliği?
Hem de tanımadı birine.
Haklım ermeye başladığından beri
düşünüyorum ben.
Babamı içeride yatan adam öldürmedi.
Paraları gönderen öldürdü.
Ömer bak abiciğim sen belli ki kafanda
bir şeyleri kurmuşsun. Bana kalırsa git
polisi anlat kafandaki küşüpleri.
Olmaz. Polisler çoktan dosyayı kapattı.
İlgilenmezler artık.
Ama ben kapatmadım.
Ay ne oluyor be?
Çay seni parça pincik ederim. Çülay seni
parça pincik ederim. Duydun mu beni? Siz
o küçücülük aklınızla berrakla bir olup
benim annemi ezmeye mi çalıştınız? Ha
siz benim annemi ezmeye mi çalıştınız?
Tülay kız öyle bir şey yok. Em aradı ya
benim ev tutuldu. Temizlikçi lazım dedi.
Parayı ben ondan aldım.
>> Sen nasıl bir yalancısın ya
>> aşkım? Berrat denen şeytan beni de oyuna
getirdi diyorum ya. Lanet olsun
parasına. Ben
>> ya ne olduğunu bilsem gider miyim.
>> Ya senin utanman yok mu ya hiç? Ya bir
de gözümün içine bakıp yalan söylüyorsun
be. İnsanda birazcık utanma olur. Sen
demedin mi bana bu mahalleye taşınanı
görünce beni mumayacaksınız diye ha?
Bir sinsilik yapıyorsun. Bari arkasında
dur y ayağına otursaydın da.
>> E
>> bana bak beni fazla kaşıma ha.
>> Ne yaparsın? He. Canla görüştüğüm aileme
mi söylersin? Söyle hadi. Senden korkan
senin gibi olsun.
Sen anneme temizlik yaptırınca onu
aşağıladığını mı sanıyorsun? Küçük beyin
mi? Senin derdin benimle. Ben sana
onlara bulaşmayacaksın, onlardan uzak
duracaksın demedin mi Berrak?
>> Vallahi ben evlakçıdan temizlikçi
istedim. Anneni gönderdiler.
>> H ben de inandım sana.
Bilerek çağırdın annemi.
Benden alamadığın hıncını ondan çıkarmak
istedin sen.
>> Ya da sen kompleksin yüzünde mi öyle
sanıyorsun?
>> Dua et hamilesin.
Dua et hamilesin. Yoksa senin canını
okurdum.
>> Merrak
boşanırken tonla para aldın benden. Git
bildiğin semtte evini tut.
>> Niye ki?
Samimi sıcak bir mahalle burası. Çok
sevdim. Hatta bence sen de çok sevdin.
Sürekli buradasın. Buradan bir kızı
aldın, eve getirdin. Ne diyorsun be?
>> Bundan sonra seninle aynı havayı bile
solumayacağım.
Ama Zeynep'in ailesine zarar verirsen
karşında beni bulursun.
Yazım.
Efendim
Ebru? Günaydın Gelin hanım. Nasılsınız?
>> Nike için heyecanlı mısınız?
>> Ya ne gelin hanımı ne heyecanlı. Ebru
beni söylediğime pişman etme.
>> E ablacığım sonuçta nikah memuru sana
sayın Zeynep Can'dan Serhat Teceri'i
hocanız olarak kabul ediyor musunuz
dediğinde evet demeyecek misin?
>> Hı. Evet.
>> E sonra da Serhat Bey'e.
>> Sayın Serhat Tecer Zeynep Candan'ı
karınız olarak kabul ediyor musunuz?
dediğinde
>> o da evet diyecek.
>> Eee
>> ne oldu kız? Etkilendin değil mi?
>> Ne etkilenmesi ya? Bak ben sana
anlayacağın dilden bir şey söyleyeyim.
Romantizm kasma. E yapma. Ay aman üf.
Sana bir şey soracağım.
Senin geneden hikay için giyecek böyle
beyaz bir elbisen var değil mi?
>> Ne beyaz elbisesi kızım ya? istiyorsan
gelinlik giyeyim gideyim. Seret Bey de
şoka olsun, kalbine insin. Olur vallahi.
>> Olmaz öyle şey.
>> Yok beyaz elbise falan. Dünden
meraklıymış, hevesliymiş gibi. Her gün
ne giyiyorsam giyip gideceğim işte.
>> Ablacığım kuaför falan da mı yok?
>> Yok ablacığım yok. Yok. Aa okula
gideceğim. Okuldan çıkıp oraya geçeceğim
işte.
>> Aman ya ömür hayatımda böyle dümdüz
nikah görmedim ha.
>> Sana yaparız en güzelliğini ablacığım.
Tamam mı? Hadi sabah sabah yorma beni.
>> İyi tamam. Hadi öpüyorum. Görüşürüz.
>> Abi toplantıyı 4'ten önceye koy.
Yetişmem gereken bir yer var.
>> Ne oldu? Hayırdır? İş yemeği falan mı?
>> Özel bir şey.
>> Senin özel hayatın mı var baba?
>> Öyle bir şey değil. Yanlış anladın. Bir
işim var.
İyi tamam ben oteleye geçiyorum.
>> Erkencisin.
Okula gitmeden önce kadere uğrayacağım
ve beni vereceğim ona.
Sonra zaten şeyde görüşürüz.
>> Şeyde görüşürüz.
Sen benim yakamdan ne zaman düşersin
Berrak?
>> Hiçbir zaman.
>> E aşığım olarak bu kadarcık şeyi
isteyebilirim herhalde.
>> Ama senin isteklerin hiç bitmiyor ki.
Yani önce kader, şimdi bu.
>> Ne istiyorsun bu gariban insanlardan?
>> Gariban mı?
Sadece acı çeken ben olmayacağım.
Buna sebep olan kim varsa herkes payına
düşeni alacak.
>> İyi ki gerçekten seninle bir ilişkin
olmamış.
Tamam yapacağım.
Kağızımı gönderin bana.
Buyurun Tibet Bey.
Sana bir iş vereceğim. Tabii efendim.
>> Günaydın anneciğim.
>> Günaydın.
>> Nereye gidiyorsun?
>> İşe gidiyorum.
>> İşe başladın mı? A hayırlı olsun da
insan bir söyler. Dün bir şey söyleseydi
ya kızım.
>> Yok.
Otele gidiyorum.
Gene başıa mı döndü? Gebro. Biz seninle
ne konuştuk? Cami oradayken senin orada
işin ne
>> anneciğim? Ben Cami ile ilişimi kestim.
>> Sen ilişimi kestin de acaba o seninle
ilişini kesti mi?
>> Anne gördün ya. Dün kaç kez yanında
aradı açmadım.
Anne
bak daha düzgün bir iş bulana kadar en
azından orada çalışayım.
Bak sen de babamdan gizli gizli
temizliğe gidiyorsun.
Yazık değil mi ya sana?
Ama aklım seninle kalıyor. Bana bak söz
ver. Başka bir iş bulunca oradan
ayrılacaksın. Tamam söz.
Bu benim içimi sinmiyor. Ebru ya merak
etme sultanım. Bir şey olmaz ya. Ver
bakayım sen bir yanak. Hadi.
Of.
Hadi
öpüyorum seni. Görüşürüz.
Dikkat et. Nasıl sen dikkat et kendine.
Ederim. Merak etme. Dikkat.
Ya vallahi ben bu şofbenin orasına
burasına baktım ama anlamadım arızası
ne. Bunu bir an önce yaptırmamız lazım
bizim.
>> Doğru.
>> Ne oldu hanım? Belin mi tuttu?
>> Ne bileyim. Dün zorladım herhalde.
>> Bir de bana temizliğe gideceğim filan
diyorsun. Hala
dur şu merhemi getireyim de sürelim. Dur
hanımefendi ne olur beşakla görsem iyi
mi kötü mü merak ediyorum. Bebeğini de
vereyim gideyim zaten. Kusura bakmayın
ama kurallar böyle. Siz bebeği verin biz
veririz. Tamam ben anlıyorum kurallar
böyle ama Kader
>> Zeynep abla
Selim benim
Selim ben geldim
sana bebeğini getirdim bununla rahat
rahat uyursun diye.
Sen bana hala küs müsün?
Küsme bana.
Ben seni almak için neler yapıyorum
bebilsen?
Bu son. Bu son. Sana söz veriyorum.
Sonra hep beraber olacağız.
>> Doğru mu söylüyorsun?
>> Evet. Ben sana ne zaman yalan söyledim?
Hay senin ailen olacağım Kader.
>> Yani annem mi olacaksın?
>> Senin annen olacağım.
Güzel.
>> Bugün büyük gün. Ha
>> ve büyük gün ya. Sıradan bir gün işte.
Oğlum bu kadar önemsizse bu suratın
haline
>> Zeynep'e üzülüyorum.
Herhalde kızı ilk kez evet diyeceğının
böyle olmasını hayal etmemiştir.
Onun nikah masasına aşık olduğu,
otta olacağı biriyle oturması
gerekiyordu.
Berrak yüzünden
kadere yaptıklarını telafi etmek için
bunu da feda etti kız.
Serhat sen aşk defterini kapadın
diyorsun. Tamam.
Ya Zeynep
yani o sana karşı bir şeyler
hissetmiyordur değil mi?
Eğer öyle bir şey varsa abiciğim kağıt
üzerinde evlenmek kızı çok üzer.
Hissetmiyor.
Sen hep akıllı bir kızsın.
>> Benim kalbim değerlidir.
Öyle herkes açmam.
tane kalbim olsa
birini bile vermem size.
İçiniz rahat olsun.
>> Benim gibi sevmeisini kaybetmiş bir
adamı sevmez.
Üst kalbi olsa birini bile vermez.
Aa, Ebru. Hayırdır?
>> Hayırdır?
>> Ne işin var burada?
>> İşe geldim.
>> Nasıl ya?
>> Sen işi bırakmamış mıydın, Ebru?
Bırakmış gibi mi duruyorum? Annen gelip
bıraktığını söylemiş.
Peki elinizde herhangi bir yazılı kağıt,
istifa mektubu falan var mı Sedef Hanım?
Yok. Çünkü annem yanlış anlamış. İşe
devam ediyorum.
Öyle olsun bakalım.
Pardon. Eh hocamdan
>> benim.
>> Efendim.
>> Teşekkürler.
>> İyi günler.
İyi ki döndün
abim ya.
Ay Azra Hanım
>> geldi mi?
>> Kim ne?
>> Nikah şekeri malzemeleri.
Yani orada işte.
Ay Azra ben size çok üzülüyorum ha.
Yani Erkan gibi çılsuzun tekiyle evliyim
ama ben bile sizin kadar çalışmıyorum
biliyor musunuz?
Ay geç geç
geç. Tamam. Hadi şey yaparım ben.
Hah. Başladınız mı? E ben bir çay
dökeyim o zaman. Tülay.
>> Hah.
>> Telefonu ver de yeni bir şantaj
malzemesi çıkmasın.
>> Ayzrağan.
Hah. Yani ne seversin bilemedim.
İçecek atıştırmalık bir şeyler aldım.
>> Çilekli süt çok severim. Teşekkür
ederim.
>> Güzel.
Eee o zaman
şey yapalım.
>> Tamam.
>> Diğerleri de burada. Ok.
Afiyet olsun.
>> Teşekkürler.
>> Oturabilir miyim
>> lütfen?
>> Aa
ne buşıklık?
Bu saatte davet olmaz. O zaman nikah.
>> Bravo. Yüzünden bir şey kaçmıyor.
>> Kimin nikahı?
>> Bir yakınım diyelim.
>> Kimmiş yakınım?
Sen niye bu kadar meraklısın? Hı? Bu
huyun başına yeterince dert açmadın mı?
>> Haklısın.
Neredeyse canımdan oluyordum değil mi?
>> Tamam bıraktım artık.
Birilerinin sırları umrumda bile değil.
Duysam da kulağımı kapamaya karar
verdim.
>> İyi yaparsın.
Ama benim çıkmam lazım. Yoksa
gecikeceğim.
Bir ara birlikte yiyelim.
Memnuniyetle.
>> Görüşürüz.
>> Görüşürüz.
>> Olanları duyduğumda hiç şaşırmadım
vallahi. Böyle bir şey patlamasını
bekliyordum. Zaten ilkim daima asi bir
çocuktu. Annesinin olayından sonra da
iyice zıvanadan çıktı.
>> Çok özür dilerim ama yani madem böyle
bir şey olacağını öngörüyordunuz, niye
ailesini uyarmadınız?
>> Aile böyle karışıkken ne diyecektim ki?
Çok zor bir durum. Bildiğiniz gibi
değil. Annesi babası mı?
>> Eee, biliyorum.
Biliyorum konuyu biliyorum ama ne burada
konuşmak ne de başka bir yerde konuşmak
istemem ve bunu da orada bulmam.
Müsaadenizle ben çıkacağım da biz akşam
öğretmen arkadaşlarla yemek yiyecektik.
İsterseniz siz de gelin.
>> Çok isterdim. Teşekkür ederim. Ama benim
başka bir işim var.
>> Peki ben de çıkayım.
>> İyi günler.
>> İyi günler.
Ya abla ya Allah aşkına nerede kaldın?
Geldim işte ya. Daha hazırlanacaksın.
>> Ne hazırlığı be? Hazırım işte. Sen bunu
bir iş anlaşması olarak düşünebilir
misin rica etsem?
>> Ya tamam canım öyle de.
Gene de ayıp değil mi adama ya? Öyle ya
da böyle kağıt üzerinde de olsa seninle
evlenmek istemiş.
Hem
belki bunun gerçeğe dönüşebileceğini
sanıyordur. Sanmaz.
Senin gibi saf romantik değild.
Dur dur.
>> Ne?
>> Bari hatırım için şunu tak ya. Bu ne be?
Gelin şeysi.
>> Ay hayır ya. Kağıt üzerinde de olsa
nikah masasına var. Saygın olsun.
Tak tak hadi tak. Oyun çıktı sana da.
Bir saniye.
Bismillah.
Çok güzel oldu.
Can Bey,
>> selam.
>> Hoş geldiniz.
>> Hoş bulduk. Serhat gelmedi mi daha?
>> Yok daha gelmedi ama ben de zaten yeni
geldim.
>> Onun da bir toplantısı vardı. Sonrasında
da trafiğe kalmıştır. Birazdan gelir.
Burada beklemeyelim isterseniz. Hadi
içeri geçelim.
>> Merhaba. Hazırsanız başlayalım mı? E
hazır değiliz maalesef de Amat Bey'i
bekliyoruz.
>> Geliyor ama değil mi? Başka bir nikaha
da yetişmem gerekiyor.
>> İnşallah.
>> Trafiktedir. Gelir birazdan.
>> Hayır. Yani ben kaderin işlemleri
gecikecek. O yüzden endişeleniyorum.
Eyvallah.
Kestane, kestane.
Arif Canan sen misin?
>> Evet, benim. Ne oldu?
Dayı sen şöyle köşede dur. Zarar görmeni
istemem.
>> Ne diyorsun sen kardeşim? Kimsiniz siz
ya? Ne yapıyorsun lan?
>> Lan ne yapıyorsunuz ulan? Bırakın ulan
beni. Yapma oğlan. O benim ekmek. Yapma.
Ne yapıyorsunuz lan? O benim ekmek.
Bırak. Bırak ulan beni. Yapmayın ulan.
Lan bırakın beni be. Lan siz kimsiniz
lan? Ne yapıyorsunuz ya? Bırakın o benim
ekmek. Yapma. Yapma ulan yapma. O benim
ekmek. Bırakın ulan beni. Yapma ulan.
Yapma. Bak kiminiz? Bırakın ulan beni.
>> Yürü.
>> Bırak lan. Bırak. Bırak. Yok. Yürü.
Çabuk çabuk.
Heh, damat geldi.
>> Pardon.
>> Evet, başlayabiliriz.
>> Evet, hemen başlayalım. Bitsin.
>> Belediyemize yapmış olduğunuz başvurunuz
incelendi. Evlenmenize mani olmadığı
görüldü. Siz Sayın Serhat Tecer,
kimsenin etkisi altında kalmadan Sayın
Zeynep Candan'ı eşiniz olarak kabul
ediyor musunuz?
>> Evet.
Siz Zeynepc'dan kimsenin etkisi altında
kalmadan Serhat Ticar eşiniz olarak
kabul ediyor musunuz?
>> Evet ediyorum.
>> Sizler de şahitlik ediyor musunuz?
>> Ediyoruz.
>> Ediyoruz.
Zeynep Hanım lütfen şurayı imzalayın.
Buyurun Serat Bey.
Burada
belediye başkanımızın bana vermiş olduğu
yetkiyle ben de sizleri karı koca ilan
ediyorum. Buyurun. Tebrik ederim.
>> Gelin öpebilirsiniz.
Tebrik eder, mutluluklar dilerim.
Tebrikler çocuklar.
Adettendir niye bakıyorsunuz öyle ya?
Tebrik de mi etmeyelim?
>> Ben de bir hatıra fotoğrafı çekeyim.
>> Çekme, çekme. Bir anım kalsın
istemiyorum. çektim bile.
>> E
ne yapıyoruz şimdi?
>> Yani normalde yemek yenir, kutlama falan
yapılır ama
kutlamış. Kutlanacak bir şey mi
yapıyoruz biz? Şhat bey rica etsem
avukatla görüşür müsünüz? Bu evatlı
kalma işlemlerini hızlandırsın hemen.
>> Olur ben konuşurum.
>> Benim otele geçmem lazım. Halletmem
gereken işler var. Sizi bırakayım mı?
>> Ben yürüyeceğim zaten. Siz işinize
bakın. Sağ olun.
>> Görüşürüz.
>> İyi günler.
>> İyi günler.
>> Abla sen iyi misin? İyiyim Ebru. Niye
iyi olmayayım? Ya ne bileyim sen iş
anlaşması gibi bir şey demiştin zaten de
Serhat Bey'in bu kadar duygusuz olması
bana biraz fazla geldi.
>> Ebru.
>> Ay annem arıyor
hissetti sanki.
>> Tövbe tövbe.
>> Efendim anne?
>> Zeynep babanın arabasını haşet etmişler.
Kızım
>> ne? Ne oldu? İyi mi babam? Ne oldu ya?
Lan gitti be gitti. Ekmek teknemizi
paramparça ettiler. Gitti be. Arif al iç
şunu.
Elleri kırılsın inşallah.
Ya baba kim bu adamlar? Arabayla
geldiler diyorsun. Plakalarını falan
görmedin mi? Almadın mı
>> oğlum ya? Benim o anda plakayı görecek
bakacak halim mi var?
Nedan ne anlatıyorum ben sana? Geldiler
bir anda çöktüler üstüme. Arabayı da
sopalarla paramparça ettiler. Gittiler.
>> Ya kimliye yapsın böyle bir şeyi ne
istediler senden Arif?
>> Bilmiyorum hanım. Vallahi bilmiyorum.
Benim her zaman yıllardır durduğum yer
orası. Ne bileyim.
Baba doğruyu söylüyorsun değil mi?
Tanıdığımız birileriyse gidelim çökelim
tepelerine.
>> Oğlum tanımıyorum dedim ya. Sakin ol.
Tamam tamam sakin.
Baba.
Babacığım iyi misin? He?
Kim yaptı bunu ya? Babama kim niye böyle
bir şey yapsın? Bilmiyor abiciğim. Babam
da bilmiyor.
Biz de anlamadık.
>> Babacığım
kıyamam sana ya.
>> Senin bir şeyin yok değil mi? Bir
yerinde bir şey yok.
İyi, iyi. Çok şükür sana bir şey
olmamış. Çok şükür.
işin var senin nereden buldun burayı?
Babamı sen mi öldürdün?
Alama nereden çıkarıyorsun? Gel buraya
gel. Gel şuraya
geç şöyle. Yok öyle bir şey. Nereden
çıkardın?
>> Yalan söyleme. Senelerdir neden bizim
evimizde para bırakıyorsun? Beni affet
yazıyorsun. Sen çarptın. O adam üstlendi
değil mi?
>> Çok kardeşim sakin. Yüksek sesle
konuşma. Sen yanlış anlamışsın. O kişi
ben değilim. Tamam.
>> İnkar etme. Sen benim babamı öldürdün.
Ben de seni öldüreceğim.
Bana bak, bana bak, bana bak. Sakin ol
sakin ol. Elinden bir kaza çıkacak
abiciğim. Sakin ol. Ver o bıçağı bana.
Yapma kardeşim. Bak hadi ver bıçağı
bana. Ver bıçağı bana. Hadi.
>> Ben senin yüzünden babasız uydum lan.
Yok öyle bir şey. Ver bıçağı bana.
>> Kimle konuşuyorsun sen?
>> Zeynep gelme.
>> Ne oluyor ya? Abi
>> sen içeri gir Zeynep sen içeri gir. Bir
şey yok. Bırak oğlum. Bıraksana şunu.
>> Ne yapıyorsun bak? Bırak abi bırak
bırakim sana abi bırak
>> bırakep
Zeynep
Zeynep
Zeynep Zeynep
abi
>> baba
>> ne oluyor ya
>> ne oluyor
>> abla ne oluyor Ambulansım.
>> Ne oldu söyle? Ne oldu?
>> Ambulans.
>> Zeynep kızım.
>> Tamam tamam hiçbir şey olmayacak. Tamam
sakın bırakma kendini. Sakın kendini
>> Kaba ne oldu diyorum. Oğlum ne oldu?
>> Kızlar nasıl?
>> Darmadağ.
Yani
annemin yaptığı da iş değil zaten.
>> A
siz nikaha gitmediniz mi?
>> Ne nikahı?
>> Can bir yakınımın nikahı var dedi. Sizin
de yakınınızdır diye düşündüm.
>> Kimş yaımız? Nikah olan.
Efendim? Ebru.
>> Serhat Bey ablamı bıçakladılar.
>> Ne? Ne diyorsun sen? Ebru
>> ambulansın arkasındayız. Hastaneye
gidiyorum.
>> Hangi hastane?
Serat ne oldu?
>> Zeynep kızım açık gözünü.
>> Zeynep kızım.
>> Karın bölgesinden bıçakla yaralanma
vakası. Ambulansta ilk müdahalesini
yaptık. Tansiyon normal. Bilinç kapalı.
Hemen şadağ odası alalım.
>> Ne olur kurtarın kızımı. Doktor bey ne
olur
>> siz lam bekleme salonunda olun.
>> Tamam tamam
>> Mustafa
bunu kardeşine kim yaptı?
Mustafa söylesene. Kim bıçakladı
Zeynep'i? Oğlum bilmiyorum ama.
Ne demek bilmiyorum abi. Kapıyı sen
açtın ya
Mustafa.
Çok kanaması var. Düzenli bir ilaç
kullanıp kullanmadığını öğrenin hemen
yakınlarından.
>> Tabii hocam.
>> Mustafa oğlum dilini mi yuttun? Görmedin
mi kimin yaptığını? Söylesene kim
bıçakladı?
Aba
>> Zeynep Tecer'in yakınları siz misiniz?
>> Zeynep Candanın ailesiyiz biz. Bir
yanlışlık olmasın.
>> Bıçakla yaralanan hastanın yakınları siz
değil misiniz?
>> Evet biziz.
>> Zeynep Tecer'te. Bir yanlışlık yok.
Pardon. Zeynep Tecer ne tarafa alındı
acaba? Ben eşiyim. Bakıyorum hemen.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.