All language subtitles for [Turkish (auto-generated)] Güller ve Günahlar 11. Bölüm - Full Bölüm [DownSub.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

benimle evlen.

>> Ne yapayım?

Benimle evlen.

>> Başka emriniz?

>> Kadir Alman için evli olman

gerekiyormuş. Sana yardımcı olmaya

çalışıyorum.

>> Tamam anlıyorum ama böyle birden emir

verir gibi evlenin de deyince ben gıcık

oldum.

>> Ne yapsaydım? Romantizm mi yapsaydım

dizlerim üzerine çöküp? Zeynep benimle

bir ömür mutlu olmak ister misin

deseyim?

>> Yok yok istemem. Yapmayın öyle şeyler

>> yani. Başka çaremiz yok gibi görünüyor.

Evet öyle.

Zaten gerçek bir evlilik değil değil mi?

>> Aynen. Ben o hatayı bir kere yaptım bir

daha yapmam.

>> Zaten şu kadar gerçeklik payı olsa asla

böyle bir şey yapman.

Canıma mı susadım ben?

O zaman kabul ediyorsun.

Mecbur değilsiniz.

Bana yardım etmek için benimle evlenmek

zorunda değilsiniz.

>> Hadin sosyal hizmetlerde kalmasını ben

de istemiyorum. Sonuçta kızlarımın

kardeşi ona sırtımı dönem.

Hani yasal olarak süreç bitene kadar

evlilik kalırız.

Sonra da hemen boşanırız.

>> Aynen.

>> Aynen.

>> Anlaştık.

>> Anlaştık.

>> Kusura bakmayın biraz uzun bir görüşme

oldu.

>> Önemli değil. Biz bir karar verdik.

>> Öyle mi? Nedir?

>> Evleneceğiz.

Aa

Ciha bunlar ne?

>> Ayakkabı dolabını yeniledim aşkım.

>> Nerede nesti?

Ama bunlar bana bir numara küçük.

>> Evet aşkım.

Yani çok ilginç ama ayaklarım büyümeye

devam ediyor sanki. İğrenç bir durum.

Buna bir artık dur dememiz gerekiyor.

Gel bakayım şöyle.

>> Cihan saçmalama. Ben onlarla nasıl

yürüyeceğim?

>> Oturabilir misin lütfen? Şöyle bir

deneyelim öncelikle.

>> Tamam.

Bastır biraz.

Hadi bastır.

Ama hiç yardımcı olmuyorsun.

>> Cihat canım yanıyor ya. Sıkıyor.

>> Hadi bastır.

Al. Tamam.

Yani güzellik için bazı acılara

katlanmamız gerekiyor değil mi? Bak ben

de senin yanında göbekli biri olmamak

için diyet yapıyorum. Tatlıyı bıraktım.

Öyle düşün yani.

Hadi hadi şunu da giyin.

Şunu da giyin.

>> Tamam.

>> Diğerlerini de dene. Tamam mı?

Haberleşiriz sonra. Ben otele geçiyorum.

Ha bu arada eski ayakkabılarını giymeye

çalışma

diye uyaracağım ama hepsini verdim

zaten.

Ya babam güya dünyadaki her şeyden çok

seviyordu bizi. Şimdi bu ne böyle? Kendi

kızları olmadığımızdan şüphelenmiş ya.

Şaka gibi.

>> Hayalciğim

bana fotoğraf albümü mü getirecektin?

>> Başka şeyler bununca unuttum tabii.

Senin ihanetin yüzünden babam bizden

şüphe etmiş. Bak babalık testi

yaptırmış.

>> Ne? İnanmıyorum.

Babanız sizden nasıl şüphe eder?

>> Senin yüzünden olabilir mi?

>> Ne olursa olsun size bunu yapmaya hakkı

yoktu. Bana istediği kadar hakaret

edebilir ama size yapamaz.

>> Yaptı işte. Senin hatası biz çekiyoruz.

Biz

gelme ya

>> böyle yapmayın.

Tamam benden nefret ediyorsunuz

biliyorum. Ama şunu asla unutmayın. Ben

sizi kucağıma aldığım ilk andaki kadar

çok seviyorum. Babanızdan bile daha

fazla.

Nikah için ne kadar çabuk tarih

alırsanız o kadar iyi. Yarın öbür gün ne

zaman uygunsa. Sen de böyle olmasını

istersin herhalde.

>> Evet. Evet. Form icabi evlilik için

hazırlık yapmayacağız.

>> Ben gereken belgeleri hızla hazırlarım.

>> Peki nikahtan sonra kaderi almam ne

kadar sürer?

Önce sosyal hizmetler uzmanları evinizi

ziyaret edip kader için uygun olup

olmadığını inceleyecekler.

Normalde aylar sürer ama çocuğun

psikolojisinin bozuk olduğunu öne

sürerek süreci bir haftaya

sıkıştırabiliriz.

>> Bir hafta sonra yanımda yani.

>> Evet. Ama nüfusunuza geçirmek için bir

yıl bekleyeceksiniz.

Sonra evlat edinme davasını açacağız. En

az 6 ayda o sürer.

>> E etti bir buçuk yıl. Biz bir buçuk yıl

evli mi kalacağız?

Bu süreç biraz sabır gerektiriyor Zeynep

Hanım.

O dediğinizden bende bolca var. Ben

sabrederim. Yeter ki kader yanında

olsun. Süresi önemli değil.

Bir de o bugün çok korktu.

Ben onu gidip görmek istiyorum. Bir şey

yapabilir miyiz?

>> Ben götürüldüğü sevgi evinin adresini

öğrenmeye çalışayım. Size bildiririm.

>> Tamam. Teşekkür ederim

>> Ergin Bey. Nikah kıyılana kadar hiç

kimsenin bilmesini istemiyorum.

>> Tabii Serhat Bey, nasıl isterseniz

müsaadenizle.

>> Günaydın.

>> Size de günaydın Sedf Hanım.

>> Serhat Bey'in boşanma işlemlerini mi

konuşuyordunuz?

>> Hayır. Tam tersi.

>> Tam tersi mi? Ne demek o? Yani

boşanmayla ilgisiz bir durum demek

istedim.

>> Zeynep'le ilgili o zaman.

>> İyi günler Sedef Hanım.

>> Annem çok üzülecek ya.

>> Ne için?

Yani benim Ebru'nun

çocuklarının evliliği ile ilgili

planları vardı, hayalleri vardı.

Hayalleri yıkılacak.

Babama da anlatınca belki anlayışla

karşılar ama o da jürecek tabii.

>> Yani gerçek bir evlilik değil.

>> Evet Serhat Bey. Gerçek bir evlilik

değil.

Ama yine de ben o nikah masasına

oturacağım ya.

Artık evli bir kadın olacağım ya.

Benim umrumda değil

ama onları umursar.

>> Başka bir çözümün varsa onu yapalım.

>> Yok.

Yok.

>> Olsa zaten ölsem almazdım o bela. Tecer

soyadını

>> bir müddet idare edeceksin artık Zeynep

Tecer olarak

>> benim ilkimle hayal hemen bunu söylemem

lazım. Onlardan artık hiçbir şey gizli

kalsın istemiyorum.

>> Haklısınız söyleyin tabii.

Ben de gidip annemlerle konuşayım.

Önce bir kadere uğramam lazım.

Onu unuttuğumu düşünmesin.

>> Şoför bıraksın.

>> Yok yok

kendim olmuşsa giderim.

Biraz hava alayım.

Allah cezanı versin Cihan. Bana

yaşattıklarının kıvak kıvat acısın

çıkarsın senden.

>> Azra hanımı çağırır mısınız? Tülay

bekliyor dersiniz.

>> Senin işten dönebilirsin.

Ne işin var senin burada?

Azra Hanım kusura bakmayın ben böyle

patadanak geldim ama bizim şu anda

100.000 lira kadar kumar borcumuz var.

>> E bana ne bundan?

>> Eee Cihanlı Ebru'yu yakınlaştırırsam

dile benden ne dilersen dediniz ya.

>> Boşandıktan sonra verebilirim sana.

>> Ay ben de o kadar bekleyemem.

Ayrıca kumar borcu bu. Vallahi

kırtlağımıza çökü verirler ha.

>> Param yok benim. Bulunca veririm sana.

Hadi.

>> Evet. Erkan da aynen hep böyle söylüyor.

Yok benim param ama bulacağım diyor ama

şu anki halimize bakın. A yok ben bir

daha düşüyorum a tongaya. Bana o para

bugün lazım ha. Vermezseniz de

Mustafa ile dip dibe fotoğrafınız.

Vallahi yollarım kocanıza.

>> Ver şunu. A a ay nasıl hareketler Azra

Hanım hiç yakışmıyor.

>> Azra ben hazırım. Hadi gitmiyor muyuz?

>> Tamam hadi parayı vereceğim sana. Git

hadi

>> bugün. Ha

>> ya tamam hadi git parayacağım.

>> Hadi tamam.

>> Azra sana sesleniyorum. Niye

duymuyorsun?

Hayrola bu kim?

>> Eee büyük temizlik için şirketten

göndermişler.

>> Aa şaşırmışlar mı bunlara? Büyük

temizlik yapıldı ya.

>> Bir yanlışlık oldu herhalde.

Yazık. Buraya kadar da gelmiş. Üzüldüm

kadına. Ben de bir sonrakine seni

çağırırız dedim.

>> Azra sen de herkese her şeye

üzülüyorsun.

Bak bir laf vardır biliyor musun? Acıma

acınacak hale düşersin. Biraz vahşi bir

söz ama bence doğru. Hadi gel biraz para

harcayalım da neşemiz yerine gelsin.

Hadi gel.

Ah!

Aa ne oldu? Neyin var? Yürüyemiyor

musun? Ayağın mı sıkıyor?

>> Evet. Sevimanne

>> denemeden aldın yine değil mi? Kızım şu

internetten alışverişi bırak diyorum

sana. Hiç mi canına acımıyorsun ya? Gel

gir koluma.

Olmaz ki böyle hale bak.

Oh.

Cihan Bey.

>> A merhaba.

Siz

Zeynep'in annesiydiniz değil mi?

>> Ebru'un da annesiyim.

>> Evet.

Nasıl yardımcı olabilirim size?

Bunu alın.

Kızımın pis paranıza ihtiyacı yok.

>> Şimdi böyle söyleyince biraz tuhaf oldu

ama

Ebru bu parayı hak etmişti.

>> Ne yaparak? Bir iki gün fazla mesai

yakılarak mı? Siz beni aptal mı

sandınız?

>> Hayır canım yanlış anladınız. Yani bir

ikramiye gibi düşünün bunu.

>> Ebru artık burada çalışmayacak.

>> Ayrılmak mı istiyor?

>> Evet. Siz de onu bir daha rahatsız

etmeyeceksiniz.

Düşün çocuğumun yakasından.

Duydunuz mu beni?

Efendim Can Bey?

>> Ebru.

Annen geldi biraz önce. Bir şeyler

söyledi. Sana verdiğim parayı da

getirmiş.

>> Haberim var. Ben söyledim zaten size

getirmesini.

Dün geceden sonra sizinle görüşmek

istemiyorum.

Ben artık yokum. Bey,

>> Ebru bak bunu Ebru.

>> Evet, Tet.

>> Yarın bir kişi daha giriş yapacak otele.

Sana bilgileri yollarım.

>> Dur, dur. Yarın olmaz. Ertele.

>> Ne demek ertele?

Bir sorun mu var Can?

>> Evet var.

>> Ofise gel yüz yüze konuşalım.

>> Zeynep.

>> Aa anne

>> senin ne işin var burada?

Ben Serhat Bey'e geldim de asıl senin ne

işin var?

>> E Ebru işi bırakıyor da ona haber

vermeye geldim.

>> İstifa mı etti?

>> İyi yapmış. İyi yapmış da kendisi niye

gelip söylemedi? Sen niye geldin?

>> Hastalanmış, yazık üşütmüş. Ondan

geldim. Üşütür tabii.

Bu kadar incecik gezinirse söylüyoruz da

surat asıyor sonra.

>> Zeynep bak ben de seninle bunu

konuşacaktım.

>> Ne? Bu aralar çok gittik kızın üstüne.

Bir ara eve uğra da gönlünü al. Ha tamam

bu havaridir ama iyi niyetlidir, saftır

biliyorsun.

Hem sana çok düşkündür.

Biliyorum annem. Ben de düşkünüm ona.

Tamam gelirim. Bir konuşurum onunla. Ama

önce kaderin yanına uğramam lazım. Sonra

zaten seninle bir şey konuşmam

gerekiyor.

>> Kader nerede ki?

>> Sosyal hizmetler götürdü. Ne diyorsun

Zeim?

Ah

burada olduğunu söylediler.

İmzalaman gereken birkaç evrak var da.

>> Bırak öyle ya. İmzalarız.

Ne oldu oğlum? Canın mı sıktın? Benim

normal halim artık.

>> Abiciğim yapma bunu kendine be. İnan

bana her şey yoluna girecek. Serat bak

Berrak'la boşandın. Çocuk da olsun onu

da alırsın yanına.

>> Evet.

Berraktan boşalla.

Yarın ya da öbür gün yeniden

evleniyorum.

Oğlum şurada ciddi ciddi konuşuyoruz.

Dalga mı gitti?

Sen ciddisin.

Ne evliliğ oğlum? Kimle evleniyorsun?

>> Zeynep'le.

>> Zeynep mi?

Sen aşık mıydın bu kıza?

>> Ne aşkı be abi? Bende aşık olacak kalp

mi kaldı?

Zeynep Kadir evlatlık olarak almak

istiyor.

Bekar olduğu için bu mümkün değil.

Formel ticabe bineceğiz işte.

Oğlum bu Zeynep var ya çok iyi kız.

Kaderin öz annesiyle babasının yapmadığı

fedakarlığı yapıyor kıscağız. Helal

olsun vallahi.

Zeynep sevince

sonuna kadar adıyor kendini.

Sen yine de bu kıza karşı bir şeyler

hissediyorsun sanki. Hı. Yanılıyor

muyum?

>> Yanılıyorsun.

>> Ben o defteri çok daha kapattım.

Hatta yırtıp attım.

Bu nikah meselesini kimse bilsin

istemiyorum. Abi sen şahitlik yapmak

için gelir misin?

>> Tabii ki gelirim oğlum.

Gerçi Berrak'la evlenirken aşağı

inmendim.

Keşke o gün silip atabilsem.

>> Azra

bu nasıl oldu?

Bana o para bugün lazım. Ayrıca parayı

da vermezseniz bugün Mustafa ile dip

dibe fotoğrafınız. Vallahi yollarım

kocanıza.

>> Azra.

Ay Azra diyorum niye duymuyorsun?

>> Dalmışım sen anne.

>> Bak bakalım hangisi?

Bu mu? Bu mu?

>> H

bu size çok yakışır.

>> H

>> bunu alıyorum.

>> Tabii Sevim Hanım.

>> A bir de küpelerinize bakmak istiyorum

lütfen.

>> Hay hay. Hemen getiriyorum.

Attığınız konuma geldim.

Kızlar da sürekli kulüpten mesaj atıyor.

Ne zaman geleceksin diye soruyor.

Şunlara bir mesaj atayım da.

Of!

Ay midem çok kötü ya. Sabahtan beri

geçer diye bekledim ama

yok geçmiyor. Ay şey ayakkabılarım da

çok sıkıyor.

E ben bir eve gideyim.

>> Yani bir ağız tadıyla alışveriş

yaptırmıyorsun Azra. Bekle canım

birazdan gideriz. Yok. Siz

alışverişinizi bölmeyin lütfen. Ben

biraz eve gidip uzanayım.

>> Allah Allah. Hadi git. Güle güle.

>> Gör.

>> Buyurun. Bunlar da yeni

koleksiyonlarımızdan efendim.

>> Aa harika. Okey.

A bunu çok beğendim. Bak. Eee bunu.

Bunu bu da güzel. Bunu da alıyorum.

>> Tabii.

>> Buyurun. Çok zevklisiniz Sevim Hanım.

>> Teşekkür ederim.

>> Şöyle bırakalım şuraları.

>> E burada bir bileklik daha olacaktı ama

>> ne demek istiyorsun?

>> Yani sizin bakmanız için buraya

bırakmıştım ama şimdi yok.

>> Ne yani? Ne demek istiyorsun sen?

Hırsızlık mı yaptım yani? Alıp çantama

mı attım? Oğlum baksana etrafa sağa sola

yere düşmüştür belki. Yani yok efendim

az önce geliniz buradaydı. Belki o

incelemek için almıştır.

>> Evet gelinim buradaydı. Hastalandı ve

gitti. Hiçbir şeye de elini sürmedi

gelinim.

>> Ama nasıl olur efendim? Az önce

buradaydı.

>> Ay sen bana müdürünü çağırır mısın

lütfen? Seni şikayet edeceğim. Ya

yıllardır ben buradan alışveriş

yapıyorum. Böyle bir şey başıma gelmedi.

Hemen çağır müdürü.

Ay başıma gelen

al şunu. İstediğin parayı karşılar.

Ay Azra Hanım. Ay çok değerli bir şey. A

bizi nasıl bir dertten kurt?

>> Tamam sus.

Ben ciandan boşanana kadar benden bir

kuruş daha istemeyeceksin. Bu sana

verebileceğim tek şey.

>> Ha

tamam tamam tamam tabii. Tamam.

Hadi.

Sevmine yoldayım.

>> Azra başıma ne geldi inanmayacaksın.

>> Eee, ne oldu

>> ya? Bir bileklik kaybolmuş. Çalışan

çocuk beni hırsızlıkla suçluyor.

Düşünebiliyor musun?

Ay, müdür geliyor. Şimdi canlarını

okuyacağım onların. Ben seni arayacağım.

Kader hala alıyor mu?

Buraya gelen her çocuk ilk günler biraz

üzgün olur ama biz onu toparlarız.

Hem zamanla alışacaktır. Yok,

alışmayacak. Ben alacağım kaderi.

Onun yeri benim yanım.

Eşyalarını da getiremedim. Apar topar

geldim. Akşam eşyalarını getireceğim.

Gerek yok. Ne ihtiyacı olursa kurum

olarak biz temin ederiz.

Zeynep Hanım,

kader burada güvende

merak etmeyin.

Rüş gelsem kaç dakikalı olsa görebilir

miyim onu?

Ne olur?

Yani aslında ilk günler bu tarz

ziyaretleri pek uygun bulmuyoruz ama

sizin için bir istisna yapacağım. Sağ

olun.

Çok sağ olun.

Gel kızım. Hayır. Bir dakika konuşmama

izin verir misin?

>> Hayır. Hayır. Bırakır mısınız Kader?

Ablacığım kork. Bir saniye bırakır

mısınız Kader? Güzelim korkma. Korkma

tamamı bir saniye bir dinler misiniz?

>> Güzelim korkma tamam mı? Korkma tamam

bırak.

Korkma

>> ablacığım korkma

korkma. Biz seni bırakmayız. gelip

alacağız seni.

Neredesin Zeynep abla?

Kadep sen arkadaşlarınla bahçeye

çıkmadın mı?

E hadi gel bakalım. Bir ziyaretçin var.

Zeynep ablam mı?

Hadi

>> Zeynep abla.

>> Güzelim.

Güzelim gel. Al güzelim gel.

>> Çok korktum.

>> Ben de çok korktum. İyi misin sen?

Nasılsın?

>> İyi değildim de

şimdi eve gideceğiz ya. Daha iyiyim.

Beni bırakmayacağını biliyordum.

Kader,

>> beni eve götürmeyecek misin?

>> Seni eve götüreceğim

ama şimdi değil. Bir süre burada kalman

gerekiyormuş.

>> Ben burada kalmak istemiyorum. Ben de

kalmanı istemiyorum

ama çok az bir süre. Sana söz veriyorum.

Buradan çıkman için yapmam gereken

şeyler varmış. Onları yapayım. Sonra

buradan gideceğiz.

>> Sen de beni sevmiyorsun.

>> Ben seni çok seviyorum. Dünyalar kadar

seviyorum ben seni.

>> Sevmiyorsun. Sen de annem gibi beni

bırakıp gidiyorsun.

Kader,

Kader, Zeynep Hanım

>> iyi olacak merak etmeyin. Onunla

ilgileneceğiz.

Bakın gelinizin bilekliği alıp çantasına

attığı net bir şekilde görünüyor.

>> Ben unuttum. Ne olur kusura bakmayın ya

bana anneciğim ben bu bilekliği alıp

gidiyorum ödemesini sen yapar mısın

demişti ama

unuttum işte ne olur kusura bakmayın

lütfen hepsini buradan alın olur mu?

Buyurun.

>> Ben bir yanlış anlaşılma olduğunu fark

etmiştim zaten.

Sorun çözüldüğüne göre ben müsaadenizi

isteyeyim.

>> Teşekkür ederim.

Olmaz. Bulduğun kız aniden işi bıraktı.

O yüzden yerine birini bulana kadar

otele kimseyi gönderme.

>> O kızın gönlünü al

geri gelsin.

O iş biraz karışık.

>> Karışık mı? Hah. Cenciğim bak bizim

müşterimiz de çok karışık.

Çalıştığımız adamlara bir terslik oldu.

Erteleyelim dediğimde delirdiler.

Seni uyarayım. Çok tehlikeli adamlar

bunlar.

Bizi harcayanlar.

Abi herifler geldi. Boş değiller haberin

olsun.

Tamam. Kim bunlar?

>> Kaç. Bu adamlar bizi harcar demiştim

sana. Yürü. Nereye kaçacağım?

>> Çıkmemiz lazım. Yürü.

Azra

Azra neredesin?

>> Semmanne

>> cazıklar olsun sana.

Hırsızlık ne demek ya?

Ölseydim de ben bugünü görmeseydim.

Rezil ettin beni. Rezil.

>> Ben özür dilerim. Elinde oğlumun verdiği

sınırsız kredi kartı var. Bugün

istediğini yarın alıyorsun. O bileziği

çalmak niye? Neden?

A yok ben bir daha düşmem aynı Tonga'ya.

Bana o para bugün lazım. Ha vermezseniz

de

Mustafaile dip dibe fotoğrafınız.

Vallahi yollarım kocanıza.

>> Al şunu. İstediğin parayı karşılar.

>> Çalmak ne demek ya? Ne demek? Niye

kleptomanım ben sevim annem

kendime engel olamıyorum.

Sen dalga mı geçiyorsun benimle?

Kendimle mücadele ediyorum.

Çalma isi geldiğinde

kendime engel olmaya çalışıyorum.

Gençliğimden beridir hiç yapmadım ama

bugün kendime engel olamadım.

Çok pişmanım.

Çok pişmanım ama bu ben değilim. Yani

bir hastalık.

O kadar çok vicdan azabı çektim ki

çaldığım bilektiği yoksul bir kadına

verdim.

Geri getiremezdim.

Yoksa beni anlamazlardı. Hemen polise

söylerlerdi.

Ne olursun canı söylemeyi sevme anne.

Eğer söylersen beni boşar yani yuvamı

yıkmış olursun.

Tamam,

söylemeyeceğim

ama sen de hemen tedaviye başlayacaksın.

Tamam mı?

>> Biliyorum.

Tamam.

Nasıl isterse.

>> Bu konuştuklarımız aramızda kalacak.

Söz veriyorum.

Hadi,

hadi toparla kendini.

Efendim Serhat Bey,

>> görebildin mi kaderi?

>> Gördüm. Evet.

Sen de annem gibi beni bırakıyorsun

dedi. Anlatmaya çalıştım ama

>> senin de onu çok sevdiğini biliyor.

Üzülme.

Bu durum geçti zaten biliyorsun.

Ben şimdi eve geldim. Kızlara bu evlilik

meselesini anlatacağım. Sen ne yaptın?

Konuşabildin mi ailenle?

>> Yok daha değil. Ben lafa nasıl

gireceğimi düşünüyorum.

>> Ben geleyim mi? Ben anlatayım onlara

istersen.

>> Yok yok Serhat Bey, şimdi siz gelirsiniz

şirket toplantısı gibi bir konuşma

yaparsınız. Soğuk soğuk. İyice kalpleri

inmesin.

>> Ben soğuk bir adam mıyım?

>> Allah sizinle tartışmak istemiyorum.

Enerjim anneme kalsın.

>> Bu nikah tarihi belli mi? Yani ne zaman

olur ben ona göre okuldan izin alayım.

>> Yok o kadar kolay değil. Sağlık raporu

alacağız önce.

>> Aa doğru ya. Siz tecrübelisiniz tabii.

Ben bilmediğim için.

Acemiliğime verin. Serhat Bey.

>> Kapatıyorum.

>> Kızlar

ne yapıyorsunuz öyle?

>> Test sonucumuzu asıyorduk baba. Hani

geçtik ya.

>> Ne testiymiş bu?

O balık testi.

>> Ne diyorsunuz kızım siz?

>> Bak bak iyice bak. İrkim de ben de se

çocuk kırınmışız. Ama senin için rahat

etmezse bir tane daha yaptır böyle tam

emin ol. İçin rahat rahat, gönlün ferah

ferah bizi seversin.

>> Kızım

>> ne yapacaktım baba? Eğer babamız

çıkmasaydın bizi kapı dışına mı

koyacaktın?

>> İlkim hayal kızım ne saçmalıyorsunuz? Bu

testi ben yaptırmadım. Ben böyle saçma

bir şey yapar mıyım hiç?

>> Sen nasıl böyle bir şüphe duyarsın?

Nasıl kızlarımızın senden olmadığını

düşünürsün? Nasıl bu kadar küçülebildin

Serhat?

>> Yangına körükle gitme sen de. Ben ilkim

ve hayalim benim kızlarım olduğundan bir

an bile şüphe etmedim. Böyle saçma bir

şeyi asla düşünmedim ben.

>> Bizden saklamak için mi babaanneme

yaptırdın? Niye? O da gidip seni oduna

koymuş. Ben buldum.

Anne

>> Serhat ne oldu?

>> Anne sen ne yaptın? Ben sana bir daha bu

konuyu düşünme bile demedim mi?

>> Ne yapmışım ben?

>> Kızlara babalık testi yaptırmışsın. Bir

de eve bırakmışsın. Kızlar görmüş.

>> İnanmıyorum Sevmanne. Ya ben Sevmanneye

de söyledim. Kızlar görürse çok üzülür

dedim ama.

>> Üzülmek mi ya? Kızların annelerine olan

inançları sarsıldı. Sen bir de benim

güvenimi aldın onlardan. Babalara olan

inançları sarsın. Anne

>> bak ben ben bir an şüphelendim. Eee diş

fırçalarını alıp kliniğe yolladım. Evet.

Ama sonra çok pişman oldum Ser.

Gerçekten çok pişman oldum. Ama sonuçlar

gelince onlara bakmadan yırtıp çöpe

atacaktım. Oğlum inan bana

>> atmamışsın ama bir de eve bırakmışsın.

>> Hayır hayır ben almadım.

>> Sen almadın. Kim aldı peki?

>> E bilmiyorum.

>> Acaba kargocu size mi bıraktı ya? Daha

önce de çok olmuştu. Berran kargolarını

hep ben alıyordum.

>> Sen şu telefonunu ver bakayım bana bir.

Bir dakika dur.

Al.

Kargonuz Berrak Tecer tarafından teslim

alınmıştır.

>> Hah. Gördün mü? Pis şeytan. Yılan

torunlarımla benim aramaı açmaya

çalışıyor sürekli. Ben onu

parçalayacağım. Şimdi gidip

parçalayacağım ben onu.

>> Sen dur, sen dur. Onun cezasını ben

keseceğim.

Buyurun Serhat Bey.

>> Necip Bey sizden önemli bir şey

isteyeceğim.

Korkma korkma hayattasın.

Kötüler kolay kolay ölmez.

Yah tamam silah kuru sıkıydı. Adamlar da

benim adamlarım.

>> Ne diyorsun lan sen?

Niye böyle bir şey yaptın? Ruh hastası

herif.

>> İş yaptığımız adamlara bir defa daha

erteleyin dersek ne yaşanacağını gör

istedim Cihancığım. Bu defa bizi

öldürürler. Kuruskı da kullanmazlar.

Yapacağın işi

öldüğünü zannettim.

>> Ben işimiz devam etsin diye Berrak'la

bir ilişkim olduğunu bile kabul ettim.

Hayatımda ilk defa gördüğüm bir çocuk

için babasıyım bile dedim.

Bu işi çözeceksin.

Ne yap et o resepsiyonist kızı geri

getir. Senin bahanelerin yüzüne ölmek

istemiyorum. Tamam mı?

Anneciğim uğraşma artık şunlarla ya.

>> Aa olur mu öyle şey? Bak Senin da

gördüğüm bu modeli çok beğendim.

Çıkarttım. Şimdi masa örtüsü yapıp senin

çeyizini atacağım.

>> Vallahi gerek yok böyle şeylere. Gözün

bozulacak uğraşma.

>> Bozulmaz bozulmaz.

Ebru'yu da seni de evlendirirken

sandıklarınızı dolduracağım.

>> Ah canım gibi. Kaderde kaldı senin aklın

değil mi?

Tülayı geri mi verecekler yoksa?

>> Yok yok Tülay da kabul etmez zaten.

>> E ne olacak o zaman? Hep orada mı

kalacak?

Ah yazık benim kuzuma.

Benim aklıma bir şey geldi ama

ben evlatlık alsam kaderi

Zeynep.

Tamam ben de kaderi çok seviyorum. Onu

korumak, kollamak istiyorum ama her

şeyin bir sınırı var. Anne

yarın bir gün sen aşık olacaksın,

evleneceksin.

Ya evlendiğin adam ben bir çocuğun

mesuliyetini almak istemiyorum dersin.

>> Kap orada git derim. Şimdi böyle

söylüyorsun ama.

>> Anneciğim ben böyle üksüz yetim bir

çocuğun mesuliyetinden korkan bir adımı

sevmem zaten. Merak etme.

>> Anlat. Tamam. Hiç annenizin sözünü

dinlemeyin ama hiç.

Zaten bekar olduğum için olmuyormuş.

Sordum da

evli olursam

böyle formalite icabı olursa falan.

>> Evliliğin formalitesi olmaz. Millet

anlamaz formalite evlilikten. Evlendi

olur sonra Allah korusun boşandı olur.

>> Bize ne milletten ya?

>> Ben de anlamam baban da anlamaz.

Duymamış olayım Zeynep.

Bak Zeynep zaten bu aralar Ebru ayrı

sorun, Mustafa ayrı sorun. Bir de sen

bizi üzme. Annem.

>> Anne bir dinlesen beni. Dinlemiyorsun ki

hiç.

>> Dinlemeyeceğim.

Babana da sakın açma bu konuyu. Adam

zaten orada kalıyorsun diye dertleniyor.

Bir de böyle ilgin olmayan biriyle

evleneceğini duysa yüreğine iner.

>> E kadere ne olacak?

>> Başka bir çözüm bul. Ben formalite icabı

evlenmene izin vermiyorum. Baban da

vermez.

Ayrıca madem kader artık Serhat Beylerde

kalmıyor, sen de çık gel evine.

>> Sonuza kadar orada kalmayacak. Çıkacak

kadar. Seret Bey çıkaracak onu.

>> Zeynep.

>> Tamam anne. Tamam tamam ben gideyim. Ev

bakayım.

Nebru

abla

>> annem söyledi.

Ayrılmışsın işten.

Sen bana kızmadan ben söyleyeyim.

Evet. Beni defalarca uyardın ve ben seni

dinlemedim

ve seni dinlemediğim için de köpek gibi

pişmanım. Abla pişman olma.

İyi yaptın. Arkandan dedikoduzun yapılan

yerde niye kalasın sen? Bırak bir kapı

kapanır diğeri açılır.

Ama bana nedense hep döner kapı denk

geliyor.

Ya ben içeri girmeden dışarı çıkıyorum

ya.

Ben neden hep hata yapıyorum abla ya?

>> İnsan hata yapa yapa öğrenir doğrusunu.

>> Ama sen hiç hata yapmıyorsun ki.

>> Çok be.

Ben de bir türü hata yaptım.

Söyle bir tanesini.

Yok ya.

Yok çünkü.

Hayatımın hatasını şimdi yapacağım

galiba.

Serhat Bey'le evleniyorum.

>> Ne Serhat Bey?

>> Sessiz ol. Bağırma annem duyacak.

Bağırma kız.

Kız zaten duymayacak mı?

>> Bağırma. Hani şu

benim ilgim alakam yok dediğin Serhat

beyle.

Çocuklar

o testi babanın değil. Ben yaptırdım.

Ellerin kırılsaydı da yaptırmaz olsaydım

keşke.

Ne olur beni affedin.

Çok üzgünüm. Çok.

Sevme. Belki de sonuçlar yanlıştır. Bir

hata vardır. Boşuna riske girme ya. Sen

böyle bir şey nasıl düşünürsün?

>> O nasıl söz kızım?

O kağıtla ne yazarsa yazsın siz benim

her zaman canım torunlarımsınız.

>> O testte babam babamız çıktığı için şu

anda böyle söylüyorsun.

>> Asla.

Ben her zaman sizin için canımı veririm.

Ah ben o testi açmayacaktım ki. Yırtıp

atacaktım zaten.

>> Hayal

sen bu zarfa nasıl ulaştın kızım? Bir

söyle bakayım. A bir daha.

Annem fotoğraf albümünü almam için

gönderdi. Sen odana girmesine izin

vermiyormuşsun.

Oradan buldum işte.

Serat ne yapıyorsun?

Def olup gidiyorsun buradan. Seni

kızlarım etrafında görmek istemiyorum.

>> Bebeğimizden vazgeçiyorsun o zaman. Öyle

anlıyorum.

>> Kes, dram yapma. Gel böyle.

Şu adamları görüyor musun?

Bu adamlar seni 24 saat boyunca takip

edecekler. Günde kaç defa nefes aldın

onu bilebileceğim. Hiçbir yere

kaybolamayacaksın Berrak. Doğumu

yaptığın günde o bebeği senden alacağım.

Şimdi defol git bu evden. Kızların

psikolojisini daha fazla bozmana izin

vermem. Bekol

>> sen ne arv aldın?

>> Alev yok be saçmalama.

Formülite icabı

>> sebep.

Annem anlatmadım sana. Kaderi sosyal

hizmetler aldı.

>> Ha duydum. Çok üzüldüm ya. Yazık çocuğa.

Vallah

>> ne işte o yüzden ben onu evret edinmek

istedim ama bekar olduğum için

olmuyormuş.

Serhat Bey de evlenelim o zaman. Dedi.

Allah'ım

kurban olduğum ya Rabbim bana da şöyle

hayırsever yakışıklı zengin birisini

nasip et. Amin.

>> Vallahi yakışıklılığı, zenginliği

umurumda değil.

Gerektiği kadar evli kalacağız. Sonra da

tek celsede boşanacağız.

Belki

evliliğiniz formaliteden gerçeğe

dönüşür.

>> Dönüşmez.

Kaderin nüfusumu aldığım gün Serhat Bey

nüfusumdan çıkacak.

Başka türlüsü mümkün değil.

Hayır, anneme de anlatmaya çalıştım da

dinlemiyor. Hiç konuşturmadı bile beni.

Abla

babam da kabul etmez

yani. Kağıt üzerinde falan ona fazla

gelir.

Ben bu yaşıma kadar onlardan hiçbir şey

saklamadım.

Baba ne yapayım?

Kader'i yanıma almanın tek yolu bu.

Zaten formül deyic evlilik. Onlar duyup

üzülmeden ben boşalmış olurum bile.

Kız amik aşağıdım ben olacağım.

>> Ya sen şimdi bunu mu düşünüyorsun ya?

Vallahi beni hiç ilgilendirmez. Öyle

formaliteden, normaliteden de olsa nikah

şahidiniz benim. Ben siz evlenemezsiniz.

Yoksa anneme söylenemem.

>> Komik değilsin.

>> Ayrıca abla

kağıt üzerinde de olsa Serhat Bey sana

soyadını veriyor. Bence sen bunu bir

düşün.

>> Düşünecek bir şey yok.

Serhat Bey iyi bir adam.

bir çocuğun hayatını kurtarmak istiyor.

Hepsi bu.

Aç artık aç.

Ay

>> sen ne zaman geldin?

>> Şimdi geldim.

>> Ben de şeflerden birine ulaşmaya

çalışıyorum. Açmıyor bir türlü.

>> Annene baksan iyi olur.

Çok üzü oldu kadın.

>> Niye ne oldu ki

>> annen? Hayalle ilkime babalık testi

yaptırdı.

Serhat da bunu duyunca çıldırdı.

Çocuklar da öyle.

Burnunu sokmadan duramadı.

>> Bir de kadının üzerine sen gitme.

>> Ben duşa giriyorum. Bir saatler olsun.

Sağ ol.

>> Kızım senin telefonlanma çaldı ya öyle

üst üste kim arıyor?

>> Vallahi onu ben de merak ettim.

Şey ya otelden arkadaşlar.

>> Ne kadar çok sevdirmişsin kendini

arkadaşlarına ya. Böyle zır zır

aradıklarına göre.

>> E ben sevilesi biriyim abi.

>> H bir de senin böyle doğal ortamında

görseler ya bu arkadaşlar

>> ya. Abi ya niye dalga geçip duruyorsun?

>> Takılıyorum kızım. Tatlı geldin gözüme

bugün.

>> Yemin et.

>> Hı hı.

>> Sen de bir tatlı geldin gözüme de. Hadi

hayırlısı bakalım. Neyse hadi beni

tutmayın. Duşa gireceğim

>> hanım. Tamam.

>> Sen de şunu alma. Dur şimdi o yetmez.

Heh. Şunu da al. Sen onlarla kirayı

halledersin. Tamam.

>> Ya anne.

Benden de faturalar çıkıyor da kredi

kartı.

>> Of

>> şov bozulmuş.

>> Yapma ya. Of. Ulan bak bir tamir

ettiremedik şunu. Sonunda hepten gitti

görüyor musun? Tamam Arifciğim sıkma

canını hallediriz.

>> İyi de kız kaldı şimdi böyle ya.

>> Aynen. Hem ne yapacağız? Şov ben

düzenene kadar duşa mı girmeyeceğiz?

>> Aman canım su ısıtırız, kovaya koyarız.

Mahşrapayla dökünürsün. İdare et sen de.

Allah Allah. Hadi ben hemen halledeceğim

suyu. Sen getir kovayı. Hadi.

>> Tamam kızım. Tamam halledeceğiz merak

etme. Tamam.

İyi akşamlar Serat Bey.

Evleneceğimizi kızlara söyleyemedim.

>> Aa neden? Yani kızlarımdan artık bir şey

saklamayacağım demiştiniz. O yüzden

şaşırdım.

>> Annem

kızlara babalık testi yaptırmış.

>> Ne?

Bugün başka bir şey kaldırabilecek

durumda değiller.

>> Sevim oğlum niye böyle bir şey yapıyor

ki? Kızların üzüleceğini hiç düşünmemiş

mi?

>> Ailemden herkes beni hayal kırıklığında

uğrattı.

Onlardan beklemediğim şeyler yaptılar.

Yapıyorlar.

>> Üzüldüm.

Hem sizin için hem kızlar için.

>> Sen ne yaptın? Bahsedebildin mi evlilik

olayından annenlere?

Yok, söyleyemedim.

>> Sebep

>> çünkü ailem iki insanın birbirini

sevmeden evlenebileceğini düşünmüyorlar.

Ben de o yüzden onlardan saklamaya karar

verdim.

>> Siz daha sonra söyleyecek misiniz

kızlarınıza?

>> Onlara bir söz verdim ben.

Bundan sonra hayatımda sizden başka

kimse olmayacak dedim. Şimdi öyle kağıt

üzerinde bile olsa evleneceğimi

söyleyemem.

Onları kaybetmeyi göze alalım.

>> Haklısınız.

Bu evliliğin bir sır olarak kalması en

doğrusu.

Her şey o Allah'ın cezası berrak

yüzünden oldu.

Gitmiş sonuçları çocukların gözünün

önüne koymuş. Ya ben onları alınca

yırtıp çöpe atacaktım bakmadan.

>> Tamam anneciğim üzme kendini. Bu kadar

olan olmuş.

>> Oğlum ve torunlarımın yüzüne nasıl

bakacağım? Onları çok üzdüm Cihan. Çok

üzdüm. E yani şimdi biraz küsecekler

sana, üzülecekler ama sonra affedecekler

yani. Ne yapacaklar? Senden vazgeçecek

değiller ya. Sevim Sultan

hadi gel bir şeyler yiyelim. Burada

durma böyle. Hadi.

>> Yok canım ben yemeyeceğim. Yok.

Cihan

bu aralar Azrala biraz fazla ilgilen

olur mu?

>> Ne oldu? Bir şey mi oldu? Yani onu bir

terapiye götürsen çok iyi olur.

>> Terapiye mi?

>> Hı hı.

>> Niye böyle bir şey söyledin ki? Sana bir

şey mi söyledi?

>> Cihancığım biliyorsun Azra Garsonken

bizim aileye gelin geldi ve bazı

durumlara alışması çok zor oldu.

Senin onu terk etmenden çok korkuyor.

>> Ha

öyle mi söyledi sana? Hayır, hayır.

Tabii ki öyle söylemedi ama yani ben

onun halinden, tavrından anlıyorum bir

şeyler. Yani Berat'la Serhat da

ayrılınca iyice korkusu arttı.

Ne olursan ona iyi bir doktor bul ve

götür.

>> Tamam anneciğim. Tamam merak etme. Ben

Azra ile ilgi döneceğim. Hadi gel. Hadi

üşüceksin.

>> Hadi

al kızım.

En sevdiklerimizden.

>> Evet.

Afiyet olsun.

>> Sağ olun.

>> Babalık testini kaldırmışsın.

>> Çöpe atmasaydım baba gider babaannemin

evine asardık.

Bak işte bu çok iyi bir fikirmiş.

>> Kızlar

kırıldınız biliyorum

ama

o sizin babaanneniz.

Bir hata yaptı

ama ne kadar üzüldüğünüzü siz kendiniz

de gördünüz.

>> Baba bizim bir atay daha kaldıracak

halimiz yok.

>> Anlıyorum.

Bir daha sizi üste hiçbir şey

yaşanmayacak.

Annem nereye gitti? Anneniz güvendi

merak etmeyin.

Niye gelmedin yemeğe?

>> İşim yok hiç.

Zeynep bu kadar üzülme.

Alacağız kaderi oradan.

Ben bir gece bile yokluğuna dayanamazken

bu berrak

nasıl terk etmiş kaderi aklım almıyor.

>> Keşke herkes senin gibi sevmesi.

>> Küstü bana bugün.

Sen de beni terk ediyorsun dedi.

Kaçtı gitti yanıma.

Keşke onu unutmadığımı onu

gösterebilsem.

>> Hadi gel gidip kaderi görelim.

>> Yok Serhat Bey, izin vermiyorlar. Bugün

bile zar zor gördüm.

Sen kaderi görmek istemiyor musun?

>> İstiyorum tabii ki.

>> O zaman şansımızı deneyelim. Ne

kaybederiz?

Ay Erkan

bu gerçek mücevherler ne kadar güzel.

Hiç bizim sokaktan aldıklarımıza

benzemiyor.

>> Lady de yana gibi oldun kız. Yakıştı

vallahi. Neyse bu gece hevesini al da

yarın doğru kuyumcuya.

>> Aa kuyumcu falan yok. Ay sattırmam ben.

Duygusal bağ kurdum bununla. Kıymetli mi

o benim?

>> Tülay bak beni konrak

hanım arıyor.

İyi akşamlar Brek hanımcığım.

>> Tülay.

Ben ev arıyorum. Gidip bana kiralık bir

ev bulun. A olur tabii biz Erkan'la

böyle sabahtan çıkarız işte Nişan taşıa,

bebekte yalılar bakarız size.

Yok ben sizin mahallede

Zeynep'e yakın bir ev istiyorum.

>> Ay Berrak hanımcığım şimdi siz öyle

mahalle sıcaklığı diye şey ettiyseniz

etmeyin yani. Ay kahrolsun böyle

sıcaklık.

Siz yalıdan, villadan vazgeçmeyin canım

ha.

Tülay, Tülay uzatma.

Zeynep'e yakın bir ev istiyorum dedim.

Ha illa sefalet çekeceğim diyorsunuz.

Yani

>> beni hayatlarından söküp atmalarına izin

vermeyeceğim.

>> Manyak be bu.

Ne yapacağız? Kaderi göstersinler de

ısrar mı edeceğiz?

>> Israrım bir işe yarayacağını sanmıyorum.

Gel benimle.

>> Nereye?

>> Sen gel.

Serhat Bey nereye?

>> Gel diyorsam gel. İşte

>> geliyorum.

Kaçıracak mıyız? Kad,

>> Kader,

Kader.

>> Ne yapıyorsunuz? Serat Bey,

>> sesimiz duyarsa cama çıkar. Senin burada

olduğunu görür işte. Kader,

>> Kader

ablacığım biz geldik. Kader

biz geldik buradayız. Yalnız değilsin

güzelim. Kader.

>> Kader.

>> Taş yok mu? Taş.

>> Kader

>> niye odada değilse?

>> Başka yere atarız.

>> Kader

biz geldik buradayız. Yalnız değilsin

güzelim. Ablacığım. Kader,

>> Kader

>> biz geldik buradayız. Kader,

>> Zeynep abla,

>> ablacığım

buradayız.

Sana geldik güzelim.

Yalnız değilsin. Hadel

seni terk etmedik.

İyi dersler. Kızlar

sen gelmiyor musun Zeynep abla?

>> Şu dakikadan sonra Zeynep hocam mı desek

ki?

>> Hı? Okulda dersiniz.

>> Benim ufak bir işim var. Onu halledeyim.

Geleceğim sonra okula.

>> Ne işi

>> İlkim?

Hayal okuldan sonra biraz alışverişe mi

gitsek acaba? Ha hem biraz konuşuruz da.

>> Önce biz de sana bir test yaptıralım

bence.

Aynen. İlkim çok haklı. Belki de sen de

bizim gerçek babaannemiz değilsin.

>> Kızlar

>> Serhat çok haklılar.

Ben çok üzüm sizleri.

Çok özür dilerim.

>> Geç kalıyoruz. Ayel.

Tamam. Ağlama

>> Zeynep

kader nasıl? Bütün gece uyuyamadım onu

düşünmekten.

>> Güvende olduğundan eminim en azından.

>> Zeynep hadi biz de geç kalıyoruz.

Bunlar birlikte nereye gidiyorlar böyle?

Boşverin Sevme bakın siz zaten böyle

şüphelendiğiniz için çocuklarla bozuldu.

Bir de Serrata yapmayın.

>> Aman tamam tamam. Ben artık bundan sonra

hiç kimseye karışmıyorum.

Yumurta alım anne baksana.

Yarım menemen yapalım.

>> Ah!

>> Günaydın.

Günaydın.

>> Günaydın

kızım.

>> Babacığım

>> nereye böyle?

>> Markete iş başvurusu yapacağım

babacığım.

>> He

>> alırlar herhalde beni. Benden daha

iyisini bulacak değiller ya. Hadi

hayırlısı bakalım.

>> Markette çalışmam kırmızı çizgi mi

diyordun? Ödün mü verdin? Ne oldu?

>> Hala öyle diyorum.

Yani orada çalışanlara sandalye bile

vermiyorlarmış

ama durumumuz ortada. Mecbur

çalışacağız. Ne yapalım? O nasıl laf

öyle ya? Sandalye falan vermiyorlarmış.

Kızım bak mecbur değilsin. İstemiyorsan

gitme.

>> Ya babam ya sana kurban olurum.

>> Canım benim. Canım

>> sen de benimle çalışırsın ha. Hem ben

sana sandalye de veririm. Mis gibi kendi

işimiz. Ne dersin?

Ne diyor olabilir anne? Sence aradığınız

ebruya şu anda ulaşılamıyor. Ha sen de

çalışır mı? O zor gelir değil mi

>> ya? Aile işi bana göre değil. Ayrıca

patron dedikodusunu annemle mi yapacağım

canım?

Annem zaten patron.

>> Ben de duydum. Kalkıyorum. Hadi

görüşürüz.

Çıkacağım artık.

>> Abi

>> geçerken beni de atsana be. Ama ben önce

pazara gitmeyeceğim ya. Bir işim var.

Başka bir yere gideceğim.

Nereye uğrayacaksın sen?

>> Ha şey ya bizim

Cemal evlendi ya. E buzdolabı gelmiş

işte onu taşımama yardım eder misin

dedi.

>> İyi yardım etti. Aman bir elinize dikkat

edin.

>> Merak etme anacığım. Tamam hadi

görüşürüz baba.

>> Hadi güle güle çocuklar.

>> Hadi görüşürüz.

>> Hadi kolay gelsin. Hadi bakalım

>> babacığım.

>> Hadi bakalım. Hadi bakalım.

>> Yok bak çok söylüyorsun. Ben sana çok

hanımefendi asil bir kiracı getiriyorum

buraya.

>> Asalet şart değil. Kiraya günün arısın

yeterli.

>> Yok biz seninle anlaşamayacağız. Tamam.

Ara ara mal sahibini ara. Bir kuruş

arttırmıyorlar de. Ara. H ara.

>> Tülay. Ya berrak istese bu evi satın

alır. Biz niye hala pazarlık yapıyoruz?

Ne istiyorsa ver gitsin ya.

>> Niye acaba ya? Kadının gözüne girmek

için. Tabii ki Erkan.

Patronlar kendi paralarını kendilerinden

daha çok önemseyen elemanlarını

severler.

>> Hiç patronum olmadı ki. Bilmiyorum.

>> Tülay. H.

>> Hayırdır? Ev mi değiştiriyorsunuz?

>> Ha yok. Bir tanıdığa yardımcı oluyoruz.

>> Yalnız bir şey diyeceğim.

Bu mahalle senin gibi bir tanesini daha

kaldırmaz. Haberin olsun.

Canım benim.

>> Siz ele onu bir görün de beni mumla

arayacaksınız.

Gene arıyor ya.

Açık.

>> Buldun mu?

>> Vallahi Berrak hanımcığım bulduk.

Pazarlığımızı da yaptık ama bu ev size

hiç layık değil söyleyeyim.

Zeynep'in evine yakın mı?

>> A yakın.

>> İyi tut o zaman. Kontratı yap. Bana

adrese at. Eşyaları sipariş edeyim.

>> İyi tamam. Nasıl isterseniz.

>> Ha bir de

bugün temizlik yap. Yanına birini de al.

>> Biz şey Erkan'la böyle erkek kuvvetiyle

böyle siler süpürürüz. Tamam.

>> Yok yok. Hayır.

>> Zeynep'in annesi böyle işleri yapıyordur

herhalde. Ona söyle.

>> Ama adımı verme.

>> Adınızı vermeyin. Tamam olur yani. Siz

bilirsiniz.

>> İyi.

>> Hayatımı mahvettiniz. Ben de sizinkini

mahvedeceğim.

Ne oluyor ya?

>> Hayırdır Chan Bey? Şimdi de eşkıya gibi

yol kesmeye mi başladınız?

>> Eşkıya mı?

Bu da biraz ayarsız olmadı mı?

>> Olmadı.

>> Ne yapayım? Telefonlarımı açmayınca

geleyim mi yüz yüze konuşalım bari?

dedim.

>> Telefonlarınızı da bu yüzden açmadım

zaten.

Ben artık sizinle görüşmek istemiyorum.

Can Bey,

>> ebru.

>> Can Bey, ne yapıyorsunuz ya? Bırakır

mısınız kolumu?

>> Ebru ya söyleyeceklerimi bir dinle. Son

bir kez dinle.

Ondan sonra istersen bir daha

görüşmeyiz. Tamam mı?

Langi

tesler acaba?

Kantest isler.

Bulaşı hastalık var mı yok mu diye ona

bakacaklar.

Akciğer filmi de siktireceğiz.

>> Bayağı

siz bayağı araştırmışsınız.

>> Yok araştırmadım.

>> Ha siz tecrübelisiniz ya. Doğru. Daha

önce deneyimlediğiniz için biliyorsunuz.

Yaptırdınız bu testleri daha önce.

Doğru.

Peki böyle

psikiyatrik muayene falan yapıyorlar mı?

>> Hayır.

>> Yani böyle şey yapmıyorlar mı? Bu insan

evliliğe uygun mu? Ebeveyn olabilir mi?

Falan hiç bakmıyorlar mı onlara?

>> Hayır.

>> Bakmaları lazım.

Büyük eksiklik.

Mesela Berrak evlenip çocuk yapamazdı.

Öyle olsaydı

>> o zaman ilkimle hayal de olmazdın.

Ve ben ölüm dünyada yaşamak istemezdim.

>> Ben öyle söylemek istemedim

>> diyor.

Peki deneyimlerinize dayanarak ne kadar

sürer o işlemler? Şimdi ben bir saat

izin aldım da okuldan. Bugünün kelimesi

deneyim galiba. 5 dakikada iki kere

söyledin.

Dede sıra.

Kolay gelsin.

İş yaptığımız adamlara bir defa daha

erteleyin dersek bu defa bizi

öldürürler. Ne yap et o resepsiyonist

kızı geri getir. Senin bahanelerin

yüzünden ölmek istemiyorum

>> ya. Cihan Bey tamam yeter artık. Bakıp

duruyorsunuz. Söyleyin ne

söyleyecekseniz ya. İş görüşmesine geç

kalacağım.

>> Nerede çalışacaksın?

>> Markette.

Tabii beni alırlarsa.

>> Kendine niye bunu yapıyorsun?

Şahane bir işin var. Bir sürü para

kazanma ihtimalin var. Niye bırakıyorsun

o ted?

>> Bir de soruyor musunuz?

Çünkü o yaşananlardan sonra sizi görmek

istemiyorum. Can Bey,

>> niye? Sen

o gece yaşadıklarımızdan pişman mısın?

>> Değildim.

Ta ki size seviyor musunuz beni diye

sorduğumda seviyor gibiyim deyip

gecemi kabusa çevirene kadar.

>> Öyle demek zorundaydım.

>> Zorunda mıydınız?

Niye?

Zorunda olmasaydınız ne diyecektiniz?

>> Benim sana

seni seviyorum demeye hakkım yok.

Evliyim ben.

>> Keşke o gece de onlar yaşanmadan önce

aklınıza gelseydi evli oldunuz Can Bey.

>> Ne de sen haklısın.

Özür dilerim Ebru.

Keşke Azra'ı yakamı bıraksa da seninle

ne yaşamak istiyorsam özgürce

yaşayabilsem

ama işte boşanmıyorum. Ne yapayım

>> yani?

Benimle birlikte olmak için boşar

mıydınız karınızı?

>> Ebru bir de soruyor musun?

Anlatamıyorum kendimi.

Evru,

bugüne kadar kimseye hissetmediğim

şeyleri hissediyorum sana ama

söyleyemiyorum.

Seni bekletmeye de hakkım yok.

Var mı yoksa

Azra'dan paçamı kurtarana kadar

beni beklersen?

>> Peki ne zaman olacak o? Ne kadar

bekleyeceksin?

>> Bilmiyorum.

Bilsem.

Sürekli söylüyorum. Boşanalım diyorum

ama bırakmıyor

artık. Görüntüler de yok.

Günlerde de

kendini öldürmekle tehdit ediyor beni.

>> Aa,

olur mu canım böyle şey? Bu nasıl bir

gursluk ya? Ruh hastasına bak.

>> Hasta işte.

Takık bana.

Ama

bu sefer seninle yaşadığımız şeyin ciddi

olduğunu anlarsa

insaf edip bırakır belki beni.

>> Peki

size tekrar sorsam

seviyor musunuz beni diye?

Cevabınız ne olurdu?

Bir kere artık bana siz demeyi bırak sen

de lütfen.

Seni seviyorum Ebru.

Kardeşim bir baksana ya. Buyur abi. Ha

öyle kusura bakma. Seni de yolundan

ettim.

Ben buralarda ev bakıyorum da kiralık

yani. Güvenli midir bu mahalle?

Yani işinde gücünde insanlar hep.

Aileler yaşıyor burada. Güvenir. Sıkıntı

çıkmaz burada.

>> Eyvallah. Sen de o zaman ailenle

oturuyorsun burada.

>> Ben annemle yaşıyorum ya.

>> Babam ölmeden bir yıl önce falan

taşınmışız biz buraya.

10 11 yaşındayken falan işte.

Başın sağ olsun kardeşim ya. Sağ ol.

Peki bu ev sizin mi yoksa kira mı

veriyorsunuz?

Sana ne? Niye soruyorsun bunu?

>> Kardeşim tamam sinirlenme hemen. Ben de

hani işte şey kira vereceğim ya hani

ortalama nedir fiyatlar diye merak ettim

ya. Bizimki ucuz da biz taşınacağız

herhalde. Bizim ev sahibi zam yapmak

istiyormuş.

Annem de temizliğe gidiyor. Ben de

okuyorum. Ya karşılayamayız o kadarını.

Yapma ya.

>> Peki kardeşim bak sana ne diyeceğim.

Benim böyle durumu iyi olan bir

tanıdığım var. Böyle senin gibi yardıma

ihtiyacı olan öğrenci kardeşlerimize

destek oluyor. Bir konuşursan belki sana

da destek olur ha. Hatta

sen bana numaranı versene. Olur ver. Ben

ben yazayım yaz.

Al.

Buyur abi.

>> Sağ olasın. İsim neydi bu arada?

>> Ömer. Ömer. Ben

>> Ömer.

Tamam Ömer ben sana haber vereceğim. Sağ

ol.

Beni affet.

Kim lan bu?

Burak abi. Abi şu kamyonu takip et

gözünü seveyim. Çok önemli. Ne oluyor

oğlum? Sakin. Hadi abi. Ben sonra

anlatacağım. Yapam. Hadi biraz hızlı

abi. Tut tut.

Hadi abi. Hadi.

Şu ileriden, sağdan.

Hadi hayırlı işler Arif.

>> Sağ ol hanım. Sağ ol. Sana da kolay

gelsin.

>> Hayırlı işler Arif abi.

>> Sağ olasın.

Arifika abla ben de sana bakıyordum.

Mahalleye böyle zengincek birileri

taşınıyor. Temizlik için de iyi para

veriyorlar. Ben kendi başıma halledemem.

Bana yardım eder misin?

>> Yok yok olmaz öyle şey. Olmaz ya. Ben

senin evde yorulmanı bile istemiyorum.

>> Ha öyle diyorsunuz yani.

>> Öyle.

>> A para lazım biliyorsun. Çiçekçi de

kazandırmıyor bu aralı. H

>> ya tamam ben bak şimdi sabahları Poğaca

da satmaya başlayacağım. Hallederiz.

Sen kendini harap etme güzelim. Tamam

Refika

bak sakın ha.

>> E ben de başka birine bakayım o zaman.

>> Hadi bakalım.

Tamam.

Tamam ben gelirim temizliğe. Ay Yaşa

Refika abla yabancıya gitmeyecek kız

para ama bak aramızda kar sakın Arif

bilmesin biliyorsun ona kıyamıyor.

>> Ay bilmez miyim? Erkan da bana

kıyamıyor. Öyle başımda bekliyor. Kendi

çalışmıyor bile.

Bak

F50 Fleni

geçerken alırım. Hadi hadi hadi

>> anne.

>> He.

>> Sen hazır mısın? Ben bir şeyler alıp

çıkacağım. Seni atayım. Tezgah

>> ben açmayacağım bugün tezgahı.

>> Allah Allah. E iyi tamam. Nasıl

istersen.

>> Mustafa oğlum al şunu. Krını yatırriz.

>> Nereden çıktı bu para? An.

Tüayin bir akrabası toplu çiçek aldı

benden.

>> Hadi iyiymiş.

>> He

>> ya hadi tamam.

>> E çay demledim. Termosa koyayım vereyim

yanına.

>> Yok anne ben kasa alıp çıkacağım hemen

ya.

>> Berrakla ilgili bir sorun yok değil mi?

>> Bütün gece oteldeydi. Odasından bile

çıkmadı. İyi gözünüz üzerinde olsun.

Evet,

dinliyorum.

>> E Çetin Kayadır'ın sahibi olduğu

gayrimenkul şirketi Macar bir şirketle

görüşüyormuş. Toplantıyı bizim otelde

yapmak istiyorlar.

Büyük bir şirket oldukları için üst

düzey güvenlik talep ediyorlar.

>> Güvenlikle ilgili bir sıkıntımız var mı

abi?

>> Yok. Hayır. Antalya'daki otelde olan

güvenlik açığı burada yok.

>> Tabii canım o mesele kapandı.

Bir daha kimse bizim otellerden birinde

öyle saçma bir şey yapamaz. Rahat olsun.

>> Biz yine de titiz davranalım. Gerekirse

bir güvenlik şirketinden denetim

isteyelim abi.

>> Tabii biz de eksiklerimizi görmüş

oluruz.

Başka bir şey var mı?

>> Ebriş'ten ayrıldığı için resepsiyonu

yerine birini bulmamız gerekiyor.

>> İnsan kaynaklarını bildirin ama

görüşecekleri adayları iyice

incelesinler.

Kolay gelsin. Bir tür kahves rica

edebilir miyim?

>> Tabii.

>> Merve hocam merhaba. Güne olayla

başladık.

>> Hayırdır? Ne oldu? İki öğrenci birbirine

girdi. Biz tam yetişecekken de kız

öğrenci erkek öğrenciye vurdu. Çocuk da

itti kızı.

>> Allah Allah.

Kim peki bunlar?

>> Maalesef İlkim Tecelli Aksel Köksal.

>> Sağ olun hocam. Ben ilgileneceğim merak

etmeyin.

>> Mustafa

>> ne yaptın? Aileden birle görüşebildin

mi? Durumları nasılmış? Bir sıkıntıları

falan var mıymış? Anlatsana.

O adamın

yani kazada ölen adamın bir oğlu var.

Hadi. Ömer.

>> Ömer.

>> Annesiyle yaşıyorlar ikisi. Bir görsem

benim iyi bir çocuğa benziyor. Zehir

gibi de her şeyin farkında. Anlattı

bana. Eee, ev sahibi zam istiyormuş

galiba. Annesi de temizliğe gidiyormuş.

Öyle çok durumları yok. Belki de evden

çıkmak zorunda kalacağız dedi.

Ben de burs ayarlarız bahanesiyle öyle

numarasını aldım. çocuğun hani. Ama

hakikaten de hayabilsek iyi olur tabii.

>> Ben onun için her şey yaparım. Eee,

Cihan'ı bir bahane uydurup çalışırım. E

tuvalet bile temizlerim ama ben parasını

gönderirim yani.

>> Ya

Azral sen çok iyisin. Çok iyisin.

>> Değilim.

Değilim.

>> Değilsin işte. Tamam. Evet. Bir hata

yapmış olabilirsin ama arkana dönüp

gitmemişsin. Hayatına devam etmemişsin.

Fırsat buldukça destek vermişsin. Sen

kabul etme. Sen de iyi bir insansın

Azra.

>> Ben vicdanımı rahatlatmaya çalışıyorum.

Yaptığım hiçbir şey o çocuğun babasını

geri getirmez.

Ayrıca

cihandan kurtulmak için neler yaptığımı

bilseydin

bana öyle demezdin.

Hatta benden nefret ederdin.

Bu yüzden beni sevme.

Yoksa hayal kırıklığına uğrarsın.

Ve sanki seni sevmeme ihtimalim varmış

gibi.

Ya asraf ben kendimi tutamıyorum. Ben

sana

>> tut.

Duydu mu beni Mustafa?

Tutacaksın kendini.

Beni sevmeyeceksin.

of

Efendim Zeynep?

>> Serhat Bey rahatsız ediyorum ama rica

etsem okula gelebilir misiniz?

>> Ne oldu? Bir şey mi oldu?

>> Eee, ilkim kavga etmiş.

>> İlkim iyi mi?

İyi, iyi. Gayet iyi. Ama buraya gelmeniz

gerekiyor.

>> Tamam, geliyorum ben hemen.

>> Velileriniz gelmeden birbirinizden özür

dilemek ister misiniz?

Asla.

>> Ben de dilemem.

Ay Refika abla. Ay elinin ucuyla yap.

Allah aşkına harap ettin kendini ya.

>> A yok ben öyle yapamam. Paranın hakkını

vermek lazım ki helal para olsun o.

Buyur.

>> Eşya nakliyası için geldik.

>> Gel geç.

Getir onu buraya. Çabuk çabuk çabuk

getir onu. Şuraya koy. Koy. E gel sen de

kardeşim. Gel kardeşim. Getir onu. Koy

ver şuraya. Koyver şuraya onu. Buraya.

Çabuk çabuk çabuk çabuk. Hah

tamam. Ay batırdılar burayı bunlar ya.

Tülay.

>> H

>> ya bunlar ne kadar pahalı mabiliyorlar

yani. Böyle eşyaları olan biri niye

taşınsın ki bu mahalle?

>> Ne bileyim ben Refika abla

insanların içine akıl sır eriyor mu

Allah aşkına?

>> Allah Allah. Batırdılar.

Senin ne işin var burada?

>> Camlar iyi silinmemiş. Lekeler

görüyorum. Bir daha silin.

>> Sen mi taşınacaksın buraya?

>> Evet. Şaşırdın mı?

Ya Tülay bunun taşınacağını niye

söylemedin? Ben o zaman gelmezdim ki

buraya.

>> Ben ne bileyim Refika abla. Ay Berrak

Hanım siz buraya mı taşınıyorsunuz? Ben

şok ya. Sen niye taşınıyorsun bu

mahalleye? He bizim huzurumuzu bozmak

için mi geldin?

>> Şuraları da bir daha elden geçirin. İyi

olmamış.

Al kendini temizle.

İşi bırakıyorsan verdiğin parayı geri

alayım.

>> Mustafa oğlum.

Al şunu kredi kartını yatırırız.

>> Nereden çıktı bu para? Anne

>> Türin bir akrabası toplu çiçek aldı

benden.

>> Hadi iyiymiş. Tamam.

He şöyle.

Ben de sizi izleyeyim de işi sallamayın.

Yim babacığım iyi misin?

>> İyiyim baba merak etme bir şeyim yok.

>> Hoş geldiniz Serhat Bey.

>> Kızım ders saatinde niye burada?

Çünkü disiplin suçu işledi.

>> Ya baba bu bana sürekli dik dik bakıyor.

Ben de artık dayanamadım. Bir tane

yapıştırdım.

>> Evet tam olarak böyle yapmış.

Arkadaşından özür dilemesini istiyorum

ama kabul etmiyor.

>> Hayatta özür dilemem. Ne yapacaksın?

Disiplin mi vereceksiniz beni?

>> Gerekirse Evet. İlkim

okulda bu tür şiddet olaylarına izin

vermem.

Zeynep,

kızlar zor zamanlardan geçiyorlar

biliyorsun.

>> Zeynep hocam.

>> Zeynep hocam diyeceksiniz Serat Bey

okuldayız.

>> Dışarıda konuşalım. Kızım senle boyalı

durma.

>> Uzaklaşmayın.

Ne işin var lan senin burada?

>> Serhat Bey, sakin olun.

>> Medeniyet diye bir şey var.

>> Başlarım senin medeniyetine.

>> Serhat Bey, okuldayız lütfen böyle

davranmayın.

>> Sen mi çağırdın bunu?

>> Evet ben çağırdım. Rehber öğretmen

olarak Aksel'in velisiyle de

konuşacağım.

>> Konuşmaz ki o. Hep şiddet.

>> Kes.

>> Ben size tartışma çıkmaması için biraz

daha geç gelmenizi söylemiştim. Siz de

sinirlerinize hakim olamayacaksınız.

Buradan gidin lütfen.

>> Çok iyi yaptınız.

Sizin hatalarınız yüzünden çocuklar

okulda birbirine giriyorlar. Eğer böyle

devam ederse Aksel'in okuldaki sosyal

hayatı, başarısı etkilenecek.

>> Tamam ben konuşurum onunla. Sizinle de

daha çok görüşürüz

oğlum için yani.

Sen nasıl böyle bir şey yaparsın? Nasıl

benim olduğum yere o şerefsizi

çağırırsın?

>> Aynı anda çağırmadım sizi. O sizden

sonra gelecekti. Ne olur sakin olun.

>> İlkimi yaşadıklarını bile bile disipline

veremezsin.

>> Ne yapayım Serhat Bey? Torpil mi

yapayım?

>> Bunun ona daha çok zarar vereceğini

nasıl anlamıyorsunuz?

Berrak gibi sorumluluklarını almadan mı

büyüsün o da?

>> Sakın ikimi bir daha Berra benzetme.

>> Benzetmiyorum.

Sorumluluklarını alması gerektiğini

söylüyorum.

>> Ne yapmış ilkim? Kendisine sataşan

birine haddini bildirmiş. Çok iyi

yapmış.

>> Ya bunu söylediğinize gerçekten

inanamıyorum.

Şuraya bak ya. Berrak bir taş oynattı.

Her şeyi domino taşı gibi devrilmeye

devam ediyor. Bedenini de çocuklar

ödüyor.

Aksel de sizin kızınız gibi bir çocuk.

Siz de onu babasına benzetmeyin o zaman.

>> Serat Bey, Berak Hanım kendine bir ev

tuttu.

>> Nihayet.

>> Yalnız ev pek onun alışık olduğu bir

muhitte değil.

>> Ne demek o?

Berrak Hanım Zeynep Hanımların

mahallesinde.

>> Ne var Ebru?

>> Abla bu Berrak gene kendini aşan bir

manyaklığa imza atıp bizim evin dibinde

ev tutmuş.

>> Ruh hastası

>> ne?

>> Dur daha bitmedi.

>> Bir de üstünü tülayle birlik olup yeni

evini anneme temizletmiş. Abla

>> pisteye bakar mısın ya?

>> Ne diyorsun sen ya? Ne diyorsun sen?

Tamam kapat geliyorum kapat.

Berak sizin mahalleye taşınmış.

>> Biliyorum. Şimdi gideceğim ona hakini

bildireceğim.

>> Ne oldu? Hani şiddet yoktu.

>> Bu başka.

>> A Cehan hoş geldin.

>> Hoş bulduk anneciğim.

>> A Ceyhan

Asra'ya psikiyatr buldun mu?

>> Buldum anneciğim. Hı.

>> Yarın görüşmeye gidecek.

>> Harika.

>> Anneciğim sen bu konuya niye bu kadar

taktın? Azra evde cinnet falan mı

geçirdi?

>> Yo.

E yani ben karının iyiliği için

söylüyorum.

Ayrıca kızın ihtiyacı var. Hepimizin

ihtiyacı var da

>> ben karımı çok severek iyileşiyorum

anneciğim.

Azra beni tedavi ediyor.

>> Sevgilim ne yapıyorsun?

>> Sayende ayaklarım paramparça oldu.

Nasıl? Eserini beğendin mi?

>> Tamam, anlaşıldı.

Yarın git kendine yeni ayakkabılar al.

Senin ayaklar böyle küçülmeyecek.

Başka bir yol bulmamız lazım.

Azarcığım bir şey soracağım. Sen

bugünlerde

böyle annemin yanında depresif falan mı

takıldın? Kadıncağız karını

psikiyatriste götür diye tutturdu da

>> mutsuzlu olduğumu anlamıştır. Artık

saklamıyorum da.

>> Sen mutsuz değilsin aşkım. Gayet

mutlusun.

Sadece bunun farkında değilsin.

Tamam mı?

Yarın öğlen gibi dışarı çık. Bir iki

saat takıl bir yerlerde sahilde falan

otur. Telefonunu kapatmayı unutma.

Sonra da eve dönersin. Psikiyatriste

gitmiş gibi.

>> Niye?

Sen bilirsin.

Terapi yok yani.

>> Yok. Çünkü ihtiyacın yok.

Benim sana gösterdiğim sevgiyle sadece

sen değil kişi daha iyileşir.

Ne yapsak?

Şu kitlerle bir test yapsan

bugün hamile kalmak için uygun bir

gönüldemeyim misin?

Ne yaptın lan? Sabah işe yetişeceğim

diye kurcalayamadım. Kimdi o takip

ettiğiniz?

>> Babama çarpıp öldüren adam.

>> Nasıl yani? Takip ettiğiniz adamın

kıytırık bir kamyoneti vardı. Babana

çarpan adam zengin değil miydi?

>> Öyleydi.

O adam içerideyken eve hep para zarfları

geliyordu.

Hepsinde de beni affet yazıyordu. Sonra

bu adam içeriden çıktı. Bu zarflar

gelmeye devam etti.

Bu sabah takip ettiğimiz adam da geçen

gün o zarflardan birini getirdi bizim

eve. Ee ne var bunda? Babana çarpan kişi

bu adam da gönderiyordur zarfları.

>> Ya niye gizlesinler ki kendilerini? Niye

bir başkasıyla para göndersinler?

Bence başka birisi öldürdü babamı.

Bu içeride yatan herif de suçu üstlendi

ya da onun üstüne kaldı.

>> Yok ya sen yanlış anlamışsındır oğlum. O

kadar da değildir.

Ya bu sabah da geldi. Benim ağzım aradı

ev falan bakıyorum diye. Bana burs

verebileceğini söyledi.

Kim niye yapar yani böyle bir iyiliği?

Hem de tanımadı birine.

Haklım ermeye başladığından beri

düşünüyorum ben.

Babamı içeride yatan adam öldürmedi.

Paraları gönderen öldürdü.

Ömer bak abiciğim sen belli ki kafanda

bir şeyleri kurmuşsun. Bana kalırsa git

polisi anlat kafandaki küşüpleri.

Olmaz. Polisler çoktan dosyayı kapattı.

İlgilenmezler artık.

Ama ben kapatmadım.

Ay ne oluyor be?

Çay seni parça pincik ederim. Çülay seni

parça pincik ederim. Duydun mu beni? Siz

o küçücülük aklınızla berrakla bir olup

benim annemi ezmeye mi çalıştınız? Ha

siz benim annemi ezmeye mi çalıştınız?

Tülay kız öyle bir şey yok. Em aradı ya

benim ev tutuldu. Temizlikçi lazım dedi.

Parayı ben ondan aldım.

>> Sen nasıl bir yalancısın ya

>> aşkım? Berrat denen şeytan beni de oyuna

getirdi diyorum ya. Lanet olsun

parasına. Ben

>> ya ne olduğunu bilsem gider miyim.

>> Ya senin utanman yok mu ya hiç? Ya bir

de gözümün içine bakıp yalan söylüyorsun

be. İnsanda birazcık utanma olur. Sen

demedin mi bana bu mahalleye taşınanı

görünce beni mumayacaksınız diye ha?

Bir sinsilik yapıyorsun. Bari arkasında

dur y ayağına otursaydın da.

>> E

>> bana bak beni fazla kaşıma ha.

>> Ne yaparsın? He. Canla görüştüğüm aileme

mi söylersin? Söyle hadi. Senden korkan

senin gibi olsun.

Sen anneme temizlik yaptırınca onu

aşağıladığını mı sanıyorsun? Küçük beyin

mi? Senin derdin benimle. Ben sana

onlara bulaşmayacaksın, onlardan uzak

duracaksın demedin mi Berrak?

>> Vallahi ben evlakçıdan temizlikçi

istedim. Anneni gönderdiler.

>> H ben de inandım sana.

Bilerek çağırdın annemi.

Benden alamadığın hıncını ondan çıkarmak

istedin sen.

>> Ya da sen kompleksin yüzünde mi öyle

sanıyorsun?

>> Dua et hamilesin.

Dua et hamilesin. Yoksa senin canını

okurdum.

>> Merrak

boşanırken tonla para aldın benden. Git

bildiğin semtte evini tut.

>> Niye ki?

Samimi sıcak bir mahalle burası. Çok

sevdim. Hatta bence sen de çok sevdin.

Sürekli buradasın. Buradan bir kızı

aldın, eve getirdin. Ne diyorsun be?

>> Bundan sonra seninle aynı havayı bile

solumayacağım.

Ama Zeynep'in ailesine zarar verirsen

karşında beni bulursun.

Yazım.

Efendim

Ebru? Günaydın Gelin hanım. Nasılsınız?

>> Nike için heyecanlı mısınız?

>> Ya ne gelin hanımı ne heyecanlı. Ebru

beni söylediğime pişman etme.

>> E ablacığım sonuçta nikah memuru sana

sayın Zeynep Can'dan Serhat Teceri'i

hocanız olarak kabul ediyor musunuz

dediğinde evet demeyecek misin?

>> Hı. Evet.

>> E sonra da Serhat Bey'e.

>> Sayın Serhat Tecer Zeynep Candan'ı

karınız olarak kabul ediyor musunuz?

dediğinde

>> o da evet diyecek.

>> Eee

>> ne oldu kız? Etkilendin değil mi?

>> Ne etkilenmesi ya? Bak ben sana

anlayacağın dilden bir şey söyleyeyim.

Romantizm kasma. E yapma. Ay aman üf.

Sana bir şey soracağım.

Senin geneden hikay için giyecek böyle

beyaz bir elbisen var değil mi?

>> Ne beyaz elbisesi kızım ya? istiyorsan

gelinlik giyeyim gideyim. Seret Bey de

şoka olsun, kalbine insin. Olur vallahi.

>> Olmaz öyle şey.

>> Yok beyaz elbise falan. Dünden

meraklıymış, hevesliymiş gibi. Her gün

ne giyiyorsam giyip gideceğim işte.

>> Ablacığım kuaför falan da mı yok?

>> Yok ablacığım yok. Yok. Aa okula

gideceğim. Okuldan çıkıp oraya geçeceğim

işte.

>> Aman ya ömür hayatımda böyle dümdüz

nikah görmedim ha.

>> Sana yaparız en güzelliğini ablacığım.

Tamam mı? Hadi sabah sabah yorma beni.

>> İyi tamam. Hadi öpüyorum. Görüşürüz.

>> Abi toplantıyı 4'ten önceye koy.

Yetişmem gereken bir yer var.

>> Ne oldu? Hayırdır? İş yemeği falan mı?

>> Özel bir şey.

>> Senin özel hayatın mı var baba?

>> Öyle bir şey değil. Yanlış anladın. Bir

işim var.

İyi tamam ben oteleye geçiyorum.

>> Erkencisin.

Okula gitmeden önce kadere uğrayacağım

ve beni vereceğim ona.

Sonra zaten şeyde görüşürüz.

>> Şeyde görüşürüz.

Sen benim yakamdan ne zaman düşersin

Berrak?

>> Hiçbir zaman.

>> E aşığım olarak bu kadarcık şeyi

isteyebilirim herhalde.

>> Ama senin isteklerin hiç bitmiyor ki.

Yani önce kader, şimdi bu.

>> Ne istiyorsun bu gariban insanlardan?

>> Gariban mı?

Sadece acı çeken ben olmayacağım.

Buna sebep olan kim varsa herkes payına

düşeni alacak.

>> İyi ki gerçekten seninle bir ilişkin

olmamış.

Tamam yapacağım.

Kağızımı gönderin bana.

Buyurun Tibet Bey.

Sana bir iş vereceğim. Tabii efendim.

>> Günaydın anneciğim.

>> Günaydın.

>> Nereye gidiyorsun?

>> İşe gidiyorum.

>> İşe başladın mı? A hayırlı olsun da

insan bir söyler. Dün bir şey söyleseydi

ya kızım.

>> Yok.

Otele gidiyorum.

Gene başıa mı döndü? Gebro. Biz seninle

ne konuştuk? Cami oradayken senin orada

işin ne

>> anneciğim? Ben Cami ile ilişimi kestim.

>> Sen ilişimi kestin de acaba o seninle

ilişini kesti mi?

>> Anne gördün ya. Dün kaç kez yanında

aradı açmadım.

Anne

bak daha düzgün bir iş bulana kadar en

azından orada çalışayım.

Bak sen de babamdan gizli gizli

temizliğe gidiyorsun.

Yazık değil mi ya sana?

Ama aklım seninle kalıyor. Bana bak söz

ver. Başka bir iş bulunca oradan

ayrılacaksın. Tamam söz.

Bu benim içimi sinmiyor. Ebru ya merak

etme sultanım. Bir şey olmaz ya. Ver

bakayım sen bir yanak. Hadi.

Of.

Hadi

öpüyorum seni. Görüşürüz.

Dikkat et. Nasıl sen dikkat et kendine.

Ederim. Merak etme. Dikkat.

Ya vallahi ben bu şofbenin orasına

burasına baktım ama anlamadım arızası

ne. Bunu bir an önce yaptırmamız lazım

bizim.

>> Doğru.

>> Ne oldu hanım? Belin mi tuttu?

>> Ne bileyim. Dün zorladım herhalde.

>> Bir de bana temizliğe gideceğim filan

diyorsun. Hala

dur şu merhemi getireyim de sürelim. Dur

hanımefendi ne olur beşakla görsem iyi

mi kötü mü merak ediyorum. Bebeğini de

vereyim gideyim zaten. Kusura bakmayın

ama kurallar böyle. Siz bebeği verin biz

veririz. Tamam ben anlıyorum kurallar

böyle ama Kader

>> Zeynep abla

Selim benim

Selim ben geldim

sana bebeğini getirdim bununla rahat

rahat uyursun diye.

Sen bana hala küs müsün?

Küsme bana.

Ben seni almak için neler yapıyorum

bebilsen?

Bu son. Bu son. Sana söz veriyorum.

Sonra hep beraber olacağız.

>> Doğru mu söylüyorsun?

>> Evet. Ben sana ne zaman yalan söyledim?

Hay senin ailen olacağım Kader.

>> Yani annem mi olacaksın?

>> Senin annen olacağım.

Güzel.

>> Bugün büyük gün. Ha

>> ve büyük gün ya. Sıradan bir gün işte.

Oğlum bu kadar önemsizse bu suratın

haline

>> Zeynep'e üzülüyorum.

Herhalde kızı ilk kez evet diyeceğının

böyle olmasını hayal etmemiştir.

Onun nikah masasına aşık olduğu,

otta olacağı biriyle oturması

gerekiyordu.

Berrak yüzünden

kadere yaptıklarını telafi etmek için

bunu da feda etti kız.

Serhat sen aşk defterini kapadın

diyorsun. Tamam.

Ya Zeynep

yani o sana karşı bir şeyler

hissetmiyordur değil mi?

Eğer öyle bir şey varsa abiciğim kağıt

üzerinde evlenmek kızı çok üzer.

Hissetmiyor.

Sen hep akıllı bir kızsın.

>> Benim kalbim değerlidir.

Öyle herkes açmam.

tane kalbim olsa

birini bile vermem size.

İçiniz rahat olsun.

>> Benim gibi sevmeisini kaybetmiş bir

adamı sevmez.

Üst kalbi olsa birini bile vermez.

Aa, Ebru. Hayırdır?

>> Hayırdır?

>> Ne işin var burada?

>> İşe geldim.

>> Nasıl ya?

>> Sen işi bırakmamış mıydın, Ebru?

Bırakmış gibi mi duruyorum? Annen gelip

bıraktığını söylemiş.

Peki elinizde herhangi bir yazılı kağıt,

istifa mektubu falan var mı Sedef Hanım?

Yok. Çünkü annem yanlış anlamış. İşe

devam ediyorum.

Öyle olsun bakalım.

Pardon. Eh hocamdan

>> benim.

>> Efendim.

>> Teşekkürler.

>> İyi günler.

İyi ki döndün

abim ya.

Ay Azra Hanım

>> geldi mi?

>> Kim ne?

>> Nikah şekeri malzemeleri.

Yani orada işte.

Ay Azra ben size çok üzülüyorum ha.

Yani Erkan gibi çılsuzun tekiyle evliyim

ama ben bile sizin kadar çalışmıyorum

biliyor musunuz?

Ay geç geç

geç. Tamam. Hadi şey yaparım ben.

Hah. Başladınız mı? E ben bir çay

dökeyim o zaman. Tülay.

>> Hah.

>> Telefonu ver de yeni bir şantaj

malzemesi çıkmasın.

>> Ayzrağan.

Hah. Yani ne seversin bilemedim.

İçecek atıştırmalık bir şeyler aldım.

>> Çilekli süt çok severim. Teşekkür

ederim.

>> Güzel.

Eee o zaman

şey yapalım.

>> Tamam.

>> Diğerleri de burada. Ok.

Afiyet olsun.

>> Teşekkürler.

>> Oturabilir miyim

>> lütfen?

>> Aa

ne buşıklık?

Bu saatte davet olmaz. O zaman nikah.

>> Bravo. Yüzünden bir şey kaçmıyor.

>> Kimin nikahı?

>> Bir yakınım diyelim.

>> Kimmiş yakınım?

Sen niye bu kadar meraklısın? Hı? Bu

huyun başına yeterince dert açmadın mı?

>> Haklısın.

Neredeyse canımdan oluyordum değil mi?

>> Tamam bıraktım artık.

Birilerinin sırları umrumda bile değil.

Duysam da kulağımı kapamaya karar

verdim.

>> İyi yaparsın.

Ama benim çıkmam lazım. Yoksa

gecikeceğim.

Bir ara birlikte yiyelim.

Memnuniyetle.

>> Görüşürüz.

>> Görüşürüz.

>> Olanları duyduğumda hiç şaşırmadım

vallahi. Böyle bir şey patlamasını

bekliyordum. Zaten ilkim daima asi bir

çocuktu. Annesinin olayından sonra da

iyice zıvanadan çıktı.

>> Çok özür dilerim ama yani madem böyle

bir şey olacağını öngörüyordunuz, niye

ailesini uyarmadınız?

>> Aile böyle karışıkken ne diyecektim ki?

Çok zor bir durum. Bildiğiniz gibi

değil. Annesi babası mı?

>> Eee, biliyorum.

Biliyorum konuyu biliyorum ama ne burada

konuşmak ne de başka bir yerde konuşmak

istemem ve bunu da orada bulmam.

Müsaadenizle ben çıkacağım da biz akşam

öğretmen arkadaşlarla yemek yiyecektik.

İsterseniz siz de gelin.

>> Çok isterdim. Teşekkür ederim. Ama benim

başka bir işim var.

>> Peki ben de çıkayım.

>> İyi günler.

>> İyi günler.

Ya abla ya Allah aşkına nerede kaldın?

Geldim işte ya. Daha hazırlanacaksın.

>> Ne hazırlığı be? Hazırım işte. Sen bunu

bir iş anlaşması olarak düşünebilir

misin rica etsem?

>> Ya tamam canım öyle de.

Gene de ayıp değil mi adama ya? Öyle ya

da böyle kağıt üzerinde de olsa seninle

evlenmek istemiş.

Hem

belki bunun gerçeğe dönüşebileceğini

sanıyordur. Sanmaz.

Senin gibi saf romantik değild.

Dur dur.

>> Ne?

>> Bari hatırım için şunu tak ya. Bu ne be?

Gelin şeysi.

>> Ay hayır ya. Kağıt üzerinde de olsa

nikah masasına var. Saygın olsun.

Tak tak hadi tak. Oyun çıktı sana da.

Bir saniye.

Bismillah.

Çok güzel oldu.

Can Bey,

>> selam.

>> Hoş geldiniz.

>> Hoş bulduk. Serhat gelmedi mi daha?

>> Yok daha gelmedi ama ben de zaten yeni

geldim.

>> Onun da bir toplantısı vardı. Sonrasında

da trafiğe kalmıştır. Birazdan gelir.

Burada beklemeyelim isterseniz. Hadi

içeri geçelim.

>> Merhaba. Hazırsanız başlayalım mı? E

hazır değiliz maalesef de Amat Bey'i

bekliyoruz.

>> Geliyor ama değil mi? Başka bir nikaha

da yetişmem gerekiyor.

>> İnşallah.

>> Trafiktedir. Gelir birazdan.

>> Hayır. Yani ben kaderin işlemleri

gecikecek. O yüzden endişeleniyorum.

Eyvallah.

Kestane, kestane.

Arif Canan sen misin?

>> Evet, benim. Ne oldu?

Dayı sen şöyle köşede dur. Zarar görmeni

istemem.

>> Ne diyorsun sen kardeşim? Kimsiniz siz

ya? Ne yapıyorsun lan?

>> Lan ne yapıyorsunuz ulan? Bırakın ulan

beni. Yapma oğlan. O benim ekmek. Yapma.

Ne yapıyorsunuz lan? O benim ekmek.

Bırak. Bırak ulan beni. Yapmayın ulan.

Lan bırakın beni be. Lan siz kimsiniz

lan? Ne yapıyorsunuz ya? Bırakın o benim

ekmek. Yapma. Yapma ulan yapma. O benim

ekmek. Bırakın ulan beni. Yapma ulan.

Yapma. Bak kiminiz? Bırakın ulan beni.

>> Yürü.

>> Bırak lan. Bırak. Bırak. Yok. Yürü.

Çabuk çabuk.

Heh, damat geldi.

>> Pardon.

>> Evet, başlayabiliriz.

>> Evet, hemen başlayalım. Bitsin.

>> Belediyemize yapmış olduğunuz başvurunuz

incelendi. Evlenmenize mani olmadığı

görüldü. Siz Sayın Serhat Tecer,

kimsenin etkisi altında kalmadan Sayın

Zeynep Candan'ı eşiniz olarak kabul

ediyor musunuz?

>> Evet.

Siz Zeynepc'dan kimsenin etkisi altında

kalmadan Serhat Ticar eşiniz olarak

kabul ediyor musunuz?

>> Evet ediyorum.

>> Sizler de şahitlik ediyor musunuz?

>> Ediyoruz.

>> Ediyoruz.

Zeynep Hanım lütfen şurayı imzalayın.

Buyurun Serat Bey.

Burada

belediye başkanımızın bana vermiş olduğu

yetkiyle ben de sizleri karı koca ilan

ediyorum. Buyurun. Tebrik ederim.

>> Gelin öpebilirsiniz.

Tebrik eder, mutluluklar dilerim.

Tebrikler çocuklar.

Adettendir niye bakıyorsunuz öyle ya?

Tebrik de mi etmeyelim?

>> Ben de bir hatıra fotoğrafı çekeyim.

>> Çekme, çekme. Bir anım kalsın

istemiyorum. çektim bile.

>> E

ne yapıyoruz şimdi?

>> Yani normalde yemek yenir, kutlama falan

yapılır ama

kutlamış. Kutlanacak bir şey mi

yapıyoruz biz? Şhat bey rica etsem

avukatla görüşür müsünüz? Bu evatlı

kalma işlemlerini hızlandırsın hemen.

>> Olur ben konuşurum.

>> Benim otele geçmem lazım. Halletmem

gereken işler var. Sizi bırakayım mı?

>> Ben yürüyeceğim zaten. Siz işinize

bakın. Sağ olun.

>> Görüşürüz.

>> İyi günler.

>> İyi günler.

>> Abla sen iyi misin? İyiyim Ebru. Niye

iyi olmayayım? Ya ne bileyim sen iş

anlaşması gibi bir şey demiştin zaten de

Serhat Bey'in bu kadar duygusuz olması

bana biraz fazla geldi.

>> Ebru.

>> Ay annem arıyor

hissetti sanki.

>> Tövbe tövbe.

>> Efendim anne?

>> Zeynep babanın arabasını haşet etmişler.

Kızım

>> ne? Ne oldu? İyi mi babam? Ne oldu ya?

Lan gitti be gitti. Ekmek teknemizi

paramparça ettiler. Gitti be. Arif al iç

şunu.

Elleri kırılsın inşallah.

Ya baba kim bu adamlar? Arabayla

geldiler diyorsun. Plakalarını falan

görmedin mi? Almadın mı

>> oğlum ya? Benim o anda plakayı görecek

bakacak halim mi var?

Nedan ne anlatıyorum ben sana? Geldiler

bir anda çöktüler üstüme. Arabayı da

sopalarla paramparça ettiler. Gittiler.

>> Ya kimliye yapsın böyle bir şeyi ne

istediler senden Arif?

>> Bilmiyorum hanım. Vallahi bilmiyorum.

Benim her zaman yıllardır durduğum yer

orası. Ne bileyim.

Baba doğruyu söylüyorsun değil mi?

Tanıdığımız birileriyse gidelim çökelim

tepelerine.

>> Oğlum tanımıyorum dedim ya. Sakin ol.

Tamam tamam sakin.

Baba.

Babacığım iyi misin? He?

Kim yaptı bunu ya? Babama kim niye böyle

bir şey yapsın? Bilmiyor abiciğim. Babam

da bilmiyor.

Biz de anlamadık.

>> Babacığım

kıyamam sana ya.

>> Senin bir şeyin yok değil mi? Bir

yerinde bir şey yok.

İyi, iyi. Çok şükür sana bir şey

olmamış. Çok şükür.

işin var senin nereden buldun burayı?

Babamı sen mi öldürdün?

Alama nereden çıkarıyorsun? Gel buraya

gel. Gel şuraya

geç şöyle. Yok öyle bir şey. Nereden

çıkardın?

>> Yalan söyleme. Senelerdir neden bizim

evimizde para bırakıyorsun? Beni affet

yazıyorsun. Sen çarptın. O adam üstlendi

değil mi?

>> Çok kardeşim sakin. Yüksek sesle

konuşma. Sen yanlış anlamışsın. O kişi

ben değilim. Tamam.

>> İnkar etme. Sen benim babamı öldürdün.

Ben de seni öldüreceğim.

Bana bak, bana bak, bana bak. Sakin ol

sakin ol. Elinden bir kaza çıkacak

abiciğim. Sakin ol. Ver o bıçağı bana.

Yapma kardeşim. Bak hadi ver bıçağı

bana. Ver bıçağı bana. Hadi.

>> Ben senin yüzünden babasız uydum lan.

Yok öyle bir şey. Ver bıçağı bana.

>> Kimle konuşuyorsun sen?

>> Zeynep gelme.

>> Ne oluyor ya? Abi

>> sen içeri gir Zeynep sen içeri gir. Bir

şey yok. Bırak oğlum. Bıraksana şunu.

>> Ne yapıyorsun bak? Bırak abi bırak

bırakim sana abi bırak

>> bırakep

Zeynep

Zeynep

Zeynep Zeynep

abi

>> baba

>> ne oluyor ya

>> ne oluyor

>> abla ne oluyor Ambulansım.

>> Ne oldu söyle? Ne oldu?

>> Ambulans.

>> Zeynep kızım.

>> Tamam tamam hiçbir şey olmayacak. Tamam

sakın bırakma kendini. Sakın kendini

>> Kaba ne oldu diyorum. Oğlum ne oldu?

>> Kızlar nasıl?

>> Darmadağ.

Yani

annemin yaptığı da iş değil zaten.

>> A

siz nikaha gitmediniz mi?

>> Ne nikahı?

>> Can bir yakınımın nikahı var dedi. Sizin

de yakınınızdır diye düşündüm.

>> Kimş yaımız? Nikah olan.

Efendim? Ebru.

>> Serhat Bey ablamı bıçakladılar.

>> Ne? Ne diyorsun sen? Ebru

>> ambulansın arkasındayız. Hastaneye

gidiyorum.

>> Hangi hastane?

Serat ne oldu?

>> Zeynep kızım açık gözünü.

>> Zeynep kızım.

>> Karın bölgesinden bıçakla yaralanma

vakası. Ambulansta ilk müdahalesini

yaptık. Tansiyon normal. Bilinç kapalı.

Hemen şadağ odası alalım.

>> Ne olur kurtarın kızımı. Doktor bey ne

olur

>> siz lam bekleme salonunda olun.

>> Tamam tamam

>> Mustafa

bunu kardeşine kim yaptı?

Mustafa söylesene. Kim bıçakladı

Zeynep'i? Oğlum bilmiyorum ama.

Ne demek bilmiyorum abi. Kapıyı sen

açtın ya

Mustafa.

Çok kanaması var. Düzenli bir ilaç

kullanıp kullanmadığını öğrenin hemen

yakınlarından.

>> Tabii hocam.

>> Mustafa oğlum dilini mi yuttun? Görmedin

mi kimin yaptığını? Söylesene kim

bıçakladı?

Aba

>> Zeynep Tecer'in yakınları siz misiniz?

>> Zeynep Candanın ailesiyiz biz. Bir

yanlışlık olmasın.

>> Bıçakla yaralanan hastanın yakınları siz

değil misiniz?

>> Evet biziz.

>> Zeynep Tecer'te. Bir yanlışlık yok.

Pardon. Zeynep Tecer ne tarafa alındı

acaba? Ben eşiyim. Bakıyorum hemen.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.