Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org adresinden tüm reklamları kaldırmak için bizi destekleyin ve VIP üye olun.
Çeviri: Usuhaia
Sharpe'ın Düşmanı
PORTEKİZ 1813
Wellington Napolyon'a karşı saldırısını yeniden başlatmadan önce...
...ordusunu dinlendirmektedir.
Fakat Kuzey Portekiz dağlarında, iki ordu arasındaki zaptedilmemiş bölgede...
...diğer güçler halen hareketli durumdadır.
Bayım!
Yemek verin.
Açım.
Lütfen efendim.
Kahretsin!
İleri arkadaşlarım!
İleri! Yürüyün!
Kiliseye bakalım!
Sen!
- Ne halt ediyorsun burada? - Laydi Farthingdale'e eşlik ediyorum.
Leydi Farthingdale de kim, seni aylak züppe?
İtiraz ediyorum efendim.
Lütfen bu kabadayıları kiliseden çıkarın.
Vur onu Smithers.
Laydi Farthingdale, efendim.
Merak etmeye değermiş.
Lord Farthingdale şanslı piçmiş, değil mi Mareşal dostum?
Belki. Ama bu pelerin yemeğin gerçek tadını gizleyen...
...yoğun bir sos gibi.
Soy onu Kelly.
Kendim yaparım.
Kocanızın tam adı nedir Madam?
Sör Augustus Farthingdale.
General mi?
Sizin gibi bir albay.
Dilinize dikkat edin Leydim.
Gerçekten bir Leydiysen tabii.
Bana Portekizlisin gibi geliyor.
İşte nikah yüzüğüm.
Baş harflerimiz kazılı. İşte size kanıt.
Ne kadar zamandır evlisiniz peki?
Altı aydır.
Bu yüzden böyle ışıldıyor, ha?
Bu kiliseye neden geldiniz?
Bu kilisedeki Kutsa Meryem heykelinin özel güçleri olduğuna inanılır. Ben...
Çocuk vermesi için dua etmeye geldim.
Lord Farthingdale kuru sıkı atıyor ha?
Hiç üzülme bayan. Akşama kadar göbeğini şişireceğim.
Kocanız zengin mi Madam?
Bir hayli.
Onu geri almak için bize kaç para verir bir düşün.
- Çok. - Gördün mü?
Ya arkadaşım Hakeswill'in göbeğini şişirmesinin ederi ne kadar olur?
Sıfır.
Onu bırakmak zorundasın,
ve dün bulduğumuz arkadaşımızı da. Altını alıncaya kadar.
Tenceren için başka bir piliç bulmalısın.
Şu benimdir. Onu hana götürün.
İngilizler müttefiklerine böyle mi davranıyor?
Biz bir bayrağa bağlı değiliz küçük hanım.
İngiliz, Fransız, Postekizli...
Artık kendimiz için savaşıyoruz.
Madam...
Bu akşam benimle yemek yiyeceksiniz.
Poulet yapacağım,
...biraz yağ, biraz sarımsak, güzel bir kırmızı şarap ile.
Günaydın efendim.
Bir fidye notu var elimde, Nairn.
Sharpe'ı yanında altın ile göndermemi istiyorlar.
- Bu pislik niye Sharpe'ı yollamamı istiyor? - Biliyorsam Allah belamı versin efendim.
Bunu bulmazsan o zaman Allah belanı verecek Nairn!
Sharpe'ı neden istediklerini bilmiyorsan...
...seni niye gizli ajanların başı yaptık?
Bu anlayamadığım iki şeyden sadece biri efendim.
İkincisi ise, Süvari Alayından birilerinin desteğini alıp,
İspanya'da şan şöhret edinmek için İngiltere'yi terketmiş bir züppe olan...
...Sör Augustus Farthingdale için niye bu kadar zahmete katlanıyor olduğunuz.
En azından Sör Augustus hakkında bir şeyler biliyor gibisin.
Altı haftadır burada. Yaşlı aptal genç karısının...
...kuzeyde köylerde gezip tozmasına izin veriyor,
huzur olmayan, sınıra fazla yakın yerlerde.
Şimdi asker kaçağı çetesi onu yakaladı ve fidye olarak altın verilmezse...
...onu öldüreceklerini söylüyorlar.
Çok parası var.
O zengin bir adam efendim. Bırakın kendisi gitsin.
Bu mektup Londra'dan yeni geldi Nairn.
Gösteriyor ki, Sör Augustus Majestelerinin...
...Portekiz devleti özel askeri elçisi olarak atanmış.
Müttefiklerimiz Nairn.
İstediğimiz her şeyi Sör Augustus'a sormamız gerekiyor.
Tanrım.
Sör Augustus bir saate kadar burada olacak.
Karısını yatağına geri getirmek için ne teklif edeceğimi bilmek isteyecek.
Duyuyor musun, Nairn?
Sizi duyuyorum efendim.
Beni iyi dinle o zaman Nairn.
Fransızlardan her an bir saldırı bekliyorum.
Etraftaki Portekizlileri harekete geçirmem lazım.
Lizbon saray çevresinden toplayabileceğim her arkadaşa ihtiyacım var.
Sör Augustus Farthingdale bana yardım edecek veya engel olacak tek kişidir.
Sanırım karısını alabilmek için beni bir hayli zorlayacak.
Yani, ben de seni zorlayacağım.
Ya sen Nairn?
Yüzbaşı Sharpe'ı zorlayacağım efendim.
Bravo, Harper!
Arkaya! Arkaya!
Evet!
Topu bize ver değilse canını burnundan getiririz.
- Kalk! - Dime, esta bien?
Ah, Ramona.
Eski dostum.
Sen ordaki! Çavuş!
Albay.
Aman Tanrım.
Ayağa kalk dostum.
Siz kalkmayın efendim.
Geliyorum Albayım.
Geliyorum efendim.
İşte geldim. Nasılsınız efendim?
Adın? Rütben?
Çavuş Patrick Harper efendim.
95inci Tüfekli Alay.
Küfür ettiğini duydum Çavuş Harper.
Bir subayın önünde nasıl küfür edersin?
Çok çok üzgünüm efendim. Sanırım ağzımdan kaçmış.
Bu döküntü vahşiler de kim?
Seçilmiş Adamlar efendim. özel yeteneklerinden dolayı seçildiler.
Bu yüzden beyaz cesaret şeritleri var efendim.
Evet ama bu uzun sürmeyecek.
Bu şeritleri sen dahil artık takamayacaksınız Çavuş Harper.
Lord Wellington'u görür görmez...
...hepinizi ahlaka aykırı davranmakla suçlayacağım.
Afedersiniz efendim.
Bu adamlar benim emrim altında hareket ediyorlar efendim.
Sizin emriniz mi Bayım?
Siz kimsiniz ki emir veriyorsunuz?
Ben bir subayım. Efendim.
Demek bir subaysınız bayım?
Evet efendim.
Yüzbaşı Sharpe, 95. Tüfekli Alay.
Efendim.
Lizbon'da senin hakkında bir şeyler duydum.
Wellington'un erattan yüksettiği adam sen misin?
Evet efendim.
Bunun hep kötü bir fikir olduğunu düşünmüşümdür, işte şimdi bu kanıtlandı.
Lord Wellington'u gördüğüm zaman,
davranışın hakkında konuşacağım Sharpe.
Siz misiniz Sör Augustus?
Ben Binbaşı Nairn. Lord Wellington'un kurmayı efendim.
Sizin Sör Augustus Farthingdale olduğunuzu anlıyorum.
Öyleyim, Nairn.
Subaylarınızdan birini davranışından dolayı şikayet etmek istiyorum.
Lord Wellington sizi bekliyor efendim.
Notunuzda bahsettiğiniz konuda endişenizi gidermek için can atıyor efendim.
Pekala, önce banyo yapıp üstümü değiştirmek isterim. Çadırım nerede Nairn?
Sağ tarafta sonuncu çadır efendim.
Sizin için su ısıttırıyorum.
Albayı gördün değil mi Sharpe?
Bu albay seni binbaşı yapmak için geldi. Buna inanır mısın?
Hayır efendim.
- Tanrı adına, sağ elini kaldır Sharpe. - Sizinki sol el efendim.
Tanrı adına yemin ederim Sharpe.
Yani binbaşılığı kaçırdım mı?
Belki kaçırmamışsındır. Saat yedide Wellington'un çadırında rapor ver.
Niçin? Bu albay davranışımla ilgili konuştuğunda ne demeliyim?
Bir erkek gibi davran Sharpe.
Yağ çek, hatanı itiraf et, yalvar.
Ama şimdilik bunun için endişelenme.
Şu atları Roket Birliğinden nasıl alacağın konusunda endişelen.
Belki şansım döner efendim.
Belki roketlerden biri beni krallığa uçurur.
İşte budur.
Çok istikrarlı Teğmen.
On salvo ve hepsini de ıskaladın.
Şu atları alalım Harper.
Lütfen efendim...
Son bir salvo daha?
Gerçeği söyleyeyim Teğmen,
başka bir roket daha görürsem lanetlenip pis bir sağır olacağım.
Pekala. Son bir salvo.
Fakat kaçırırsan atlarınızı alacağız.
- Haydi Pat. - Efendim!
Nereye gidiyorsunuz?
Biraz huzur bulacağım bir yere. Ahırlara.
Roket Birliği, doldur!
Tamam.
Göster bayrağı Pat.
Şu Badajoz'da tanıştığım çavuş Billy Smith...
...Congreve roketlerinin yapıldığı...
...Shorncliff Kampında görevliymiş eskiden.
Ve?
Şey...
Dedi ki, senden çok çok uzakta olsalar da...
...şeytan gibi peşinden gelirlermiş.
- Günaydın çocuklar. - Günaydın Bayan Teresa.
- Richard nerede? - Ahırda.
Roket Birliği,
ateşe hazır!
Teresa, geri dön!
Fünyeyi ateşle.
Geri çekil.
Selam Bayan Teresa.
Hoşçakalın Bayan Teresa.
Gilliand'a söyle roketlerinin teftişi ertelendi.
Atları da kendisinde kalabilir.
Başüstüne.
Seni özledim.
Kızımız nasıl?
Antonia nasıl?
Özgürlüğüne düşkün.
Aynı annesi gibi.
Onda ilk farkına vardığın şey ne?
Gözleri. Her şeyi görüyor.
Keskin nişancı olacak, senin gibi.
Gerçekten Lordum, şu Sharpe denen herif neredeyse beş dakika geç kaldı.
Bu sabahki kötü davranışından hiç söz etmiyorum. Onunla konuşmanızda ısrarlıyım.
Ne? Kusura bakmayın Albay.
Nairn'la birlikte sizin kitaba dalmışız.
Genç Subaylara Savaş Sanatında Pratik Açıklamalar.
İspanya'da Devam Eden Çarpışmalara Özel Referanslarla.
Tebrik ederim Albay.
Kitabı İspanya'ya gelmeden önce yazdığınızı düşünürsek, olağanüstü bir güven sergiliyor.
Kesinlikle.
İnanılmaz bir şey Sör Augustus.
Evet, nazik sözleriniz için çok minnettarım Lordum.
Fakat karım... Sürekli aklımda efendim.
- Lordum. - Tünaydın Lordum.
İyi günler madam.
Bu Albay Sör Augustus Farthingdale, Majestelerinin Lizbon askeri temsilcisi.
Albay, bu Kumandan Moreno, sınırdaki İspanyol gerillaların komutanı.
Tasarladığımız operasyona katılacak. Ve bu 95'inciden Yüzbaşı Sharpe.
Hizmetinizdeyim hanımefendi.
Yüzbaşı Sharpe'la tanıştık. Geç kaldınız bayım.
Zamana dikkat edilmemesine katlanamam.
Geçiktiğim için üzgünüm Lordum. Roket bataryasının denetimi bir saat aldı.
Atlarımı bana getirmediğin için memenun değilim Sharpe.
Bu roketlerde iş var mı sence Sharpe?
Hatasız değiller efendim.
Fakat kötü adamların morallerini epeyce bozabilirler.
- Sesleri çok gürürltülü, şok edici. - Seni korkuttular değil mi?
Dehşete düştüm efendim.
Sizce fidye göndermek için Yüzbaşı Sharpe doğru adam mı efendim?
Birisi bir silah patlattığında bırakıp kaçmaz değil mi?
Bu aptal da kim?
Buraya Yüzbaşı Sharpe'ın roketleri hakkında konuşmasını dinlemeye gelmedim Lordum.
Benim karım ne olacak efendim?
Fidye sende mi?
500 altın gine.
Güzel. Firariler altının Yüzbaşı Sharpe tarafından teslim edilmesini talep ettiler.
Merak ediyorum acaba neden efendim.
Muhtemelen bir er iken bu kabadayılardan birini tanıyordu.
Erattan yükseldiğinde olacak budur.
Şahsen ben bunu onaylamıyorum Lordum.
Lordum konuşmama izin verirseniz,
Sör Augustus muhtemelen doğru tahmin ediyor,
beni her kim istediyse, erattan altımda görev yapmış biri olabilir.
Bir çavuştum ve görevimde titizdim.
Yani birisinin ödeşmek ve boğazımı kesmek istediğini varsaymak yanlış olmaz.
Ama Sör Augustus bana güvenmiyorsa,
...görevden çekilmeye ve altını onun götürmesine razıyım efendim.
Yüzbaşı Sharpe'ın elçi olmasını kabul etmeye hazırım,
...siz de razıysanız, Lordum.
Anlat bize, Nairn.
Biz buradayız.
Adrados ise şurada,
...engebeli arazide üç günlük yürüyüş mesafesinde.
İspanyollar bu bölgeye Tanrı'nın Geçidi diyorlar,
çünkü Portekiz ve İspanya arasındaki geçişleri kontrol eden bir nokta.
Nehre kadar altınla birlikte bir muhafız birliği gönderebiliriz.
Bir ağaçta siyah bir bayrak asılıysa bunun anlamı birliğin durması gerektiğidir.
Sharpe ve yanında bir adam altınla birlikte devam edecekler...
Sadece kişisel silahlar taşınacak, Sharpe.
Herhangi bir numara olursa...
...Leydi Farthingdale'in boğazını keseceklerine temin ettiler.
Diğer şeylerin yanı sıra. Bu kadar Lordum.
Ne diyorsun Sharpe?
Şafakta yola çıkarız efendim.
Bu memnuniyet verici. Albay?
Doğal olarak kendim gitmeyi ummuştum.
Hayır Sör Augustus, bu köpekler sizi de rehin alıp fidyeyi artırırlar.
Öyle ki, Yüzbaşı Sharpe ve adamlarının...
...doğru davranmalarıyla ilgili bazı endişelerim var.
Benim karım bir Leydidir.
Sizden Yüzbaşı Sharpe'a doğru standartlara uyması için,
baskı yapmanızı istemek zorundayım.
Doğuştan sahip olmadığı belli olan standartlara.
Yüzbaşı Sharpe hakkında nasıl bu şekilde konuşmaya cüret edebiliyor Lordum?
Biz Moreno'ların kanındanız.
Kim görgülü adamdır kim sadece konuşur biliriz.
Siz Sör Augustus, sadece konuşuyorsunuz.
Öğüdümü dinleyin ve birisi sizin için yapmadan çenenizi kapayın.
Bu ne cesaret madam!
Sör Augustus bir noktaya parmak bastı Sharpe.
Sen ve adamların biraz kaba saba olabilirsiniz.
Sör Augustus İspanya mücadelesinde uygun davranışlar hakkında bir kitap yazdı.
Bu gece buna çalışmanı öneririm Sharpe. Güzel şeylerle dolu.
Dinle bak.
Yürüyüş esnasında adamlar sıralarını korurlar.
Uygun olmayan tarzda konuşma veya gürültüye izin verilmez.
Gece duasından sonra adamlarının bu kısmı okuduklarından emin ol Sharpe.
Vahşi atlar beni durduramaz efendim.
Atlardan söz etme Sharpe.
Gidebilirsin.
Bir adam olsaydın seni dışarı çağırırdım,
düelloya, ve seni öldürürdüm.
Konuyu kapatın efendim.
Ona İğne diyorlar.
Nedenini sormayın.
Tehlikede miyim?
Albaya çadırına kadar eşlik edin. İyi günler bayım.
Sharpe başını korudu.
Binbaşı olmak istiyor efendim.
Kadını teslim etme ihtimalleri var mı?
Yok.
Önce altını alacaklar, sonra ölünceye kadar tecavüz edecekler.
Lanetlemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.
Ben Sharpe için üzülüyorum efendim.
Şimdi buna bak.
Nereye gitti acaba? Dur bakayım, görüyorum.
İşte burdaymış.
Hadi git.
Ve kuş uçarak geldi
Ve kuş fırlayıp gitti
Bembeyaz ayaklarından...
Hayır, Harper.
Hayır.
Çünkü biz bütün gün bekledik burada
İçtik güneşin altında
Bırakın oyalanalım burada İçelim ayın altında da
kadehler kalksın.
Şerefe!
Savaşçıların hası 95inciye!
Savaş alanına ilk girer son çıkar!
Şunu dinleyin çocuklar.
"Askerler sıcak iklimlerdeki yerli kadınlarla ilişki kurmamalıdır."
Ramona'nın karnını şişirdiğini duydum Harper.
Aferin.
Bu bir sırdı!
Teşekkürler.
Baba olmak biraz komik geliyor.
Bana iyi geliyor.
Pek baba gibi değilim ya.
Ben yokken adını koyma.
Koymam.
Kart-ingdale'in çadırına bir bakın.
Farthingdale, Harper.
Evet, her neyse.
Size pislik atmak için su gibi para harcıyor efendim.
Benimle bile siz ve Teresa hakkında konuştu.
Ona ne dedin Harper?
Bayan Teresa için deli olduğunuzu söyledim.
Bunu duyduğuna çok sevinmiş görünüyordu.
Beni bir gümüş şilinle ödüllendirdi.
Güzel.
Ramona'ya ver onu. Bence bunu hak etti.
Önce senin koca göbeğin, sonra onunki.
İyi geceler.
İyi geceler efendim.
İyi geceler Bayan Teresa.
İyi geceler.
Hey, beyler...
Koca kıçınızı kaldırıp gitmenizi istesem çok mu zor gelir?
Bay Sharpe'a biraz mahremiyet verin.
Sizin Sör Augustus'a karşılık bir Voltaire...
...ve bir de Marki dö Sade'den müstehcen bir kitap vereceğim efendim.
Tamamdır Harris.
Geri getir.
Tabii ki efendim.
İyi geceler efendim.
- İyi geceler Harris. - İyi geceler.
İki hafta sonra Noel.
Soyunmak için fazla soğuk bence.
Yatakta soyunuruz ha?
Farthingdale denen heriften nefret ediyorum.
Karısını özlüyor, hepsi bu.
Sen gittiğin zaman bazen ben de öyle hissediyorum.
Küçük Antonia için de böyle hissediyorum artık.
Onu özlüyorum.
Karısı çok güzel olmalı.
Güzel mi?
Nerden biliyorsun?
Çünkü...
...benim için deli olmandan mutluluk duymuş.
Karısına aşık olmandan korkuyor.
Aklın roket gibi çalışıyor Teresa.
Bana göre fazla hızlı.
Nereye ineceğini asla bilemiyorum.
Ama benim için deli olduğun doğru mu?
Hayır, Harper biraz az duyar.
Söylediğim şey sana kızgın olduğumdu.
Harper'ın bu kadar mutlu olmasına şaşmamalı.
Çocuğu olacağı için mi?
Hayır.
Bir şilini kaptığı için.
Çok fenasın.
Ne oluyor Isabella?
Bakmaman en iyisi.
Merak etme.
Ben Fransız bir albayla evliyim.
Bu savaş başlamadan önce birbirimize aşık olduk.
O cesur bir adam. Yakında gelecektir. Bunu biliyorum.
Ben İngiliz bir albayla evliyim.
O bir korkak.
Asla gelmez.
Birlik...
Karımı kurtarırsanız kişi başına birer gine alacaksınız.
Davranışınızla ilgili herhangi bir şikayette darağacını boylarsınız.
Karımı gördüğünüzde görgü kurallarına uyun bayım.
Elbette efendim.
Devam edin Yüzbaşı Sharpe.
Hala onun için üzülüyor musun?
Gidelim Harper.
Birlik!
Yürüyüş düzeni!
Sağa dön.
Marş marş!
Sağa bak!
Elveda hoşça kalın
Siz İspanyol hanımlar
Elveda hoşça kalın
Siz İspanyalı hanımlar
Emir aldık çünkü biz
İngiltere'ye, eve yelken açmaya
Ama biliyorum günün birinde
Bir kez daha döneceğiz buraya
Ve sağ olsun
Doksanbeşinci Tüfekli birlik
Savaş alanında olan ilk
Ve kavgadan son çekilen
Bonaparte'ın orduları
Yenilip kovulduğunda
Söz edecekler doksanbeşincinin zaferinden
Geri çekil Kelly.
Misafir odama hoşgeldin Sharpey!
Teşekkürler Francis.
"...bir silahşörün yapacağı gibi sol elde taşınmalıdır..."
Harris'in Voltaire okumasına şaşmamak lazım.
Şunu dinle.
Tanrı büyük orduların yanında değildir,
en iyi atışı yapanların yanındadır.
Bir Fransız için fena değil ha?
Bu asker kaçaklarının sana yarın...
...Leydi Farthingdale'i teslim edeceklerini sanıyor musun?
Tabii ki teslim edecekler.
Altını alır almaz.
Çok kötü bir yalancısın, Richard.
O halde her zaman dürüst olacağım.
Değilse kolaylıkla fark edersin.
Gitsem de İspanya'dan çok uzaklara
Bir parçam kalacak burada
Gece gündüz benimle olacaksın
Tepeler üzerinde
Ve uzaklarda
Tepeler üzerinde ve okyanusta
Flandra, Portekiz ve İspanya boyunca
Kral George emreder
Biz itaat ederiz
Tepeler üzerinde ve uzaklarda
Gördüğümü sen de görüyor musun?
Bazen keşke kör olsam diyorum.
Bana bu bir ordu gibi görünüyor.
Sadece o değil.
Üniformalara bak.
Tanrım, yanlarında Fransızlar var.
İspanyol ve Portekizliler de.
Bundan çıkacak haber şu,
...disiplinin sağlanmasına elveda diyebiliriz.
Biraz eğlenmek ister misiniz bayanlar?
Eğilin.
Umarım Sharpey'i öldürmez.
Nedenmiş?
Onu kendim öldürmek istiyorum.
Korkarım alabileceğimiz tüm altını alana kadar...
...beklemek zorundasın dostum.
Doğru.
Haydi Sharpey.
- O subayı tanıyor musun? - Hayır. Tanışmıyoruz.
Fakat Talevera savaşında Fransızlardan kartalı aldığında...
...birkaç saniye yanında durmuştum.
O hatırlamaz.
Subaylar astlarını görmezler.
Dur, İngilizce biliyor musun?
Evet biliyorum. Altınını istemiyor musun asker kaçağı?
Asker kaçağı mı? Bana mı dedin?
Senin gibi bir köpeğe başka ne diyeyim?
Geber, lanet kaçak.
Fransız piçlere ölüm.
Michel...
Ateşkes.
Şerefin üstüne.
Şerefim üstüne mösyö.
Adım Yüzbaşı Richard Sharpe.
Wellington'un ordusunda 95inci alaydanım.
Sen asker kaçağı değil misin?
Aynı görevle buradayız mösyö.
Bize şaka hazırlamışlar.
Birbirimizle savaşmamız için.
Yukarıda bir yerlerden bizi izliyorlar muhtemelen.
Harper! Bırak onu.
Jean!
Oyun bitti. Altınınızı istiyor musunuz?
Hanımları getirin.
Ben tabur komutanı Michel Dubreton.
Albay ha? İyi İngilizce konuşuyorsunuz.
Karım İngilizdir.
Burda rehineniz mi var?
Karım.
Kocası olduğunuzu biliyorlar mı?
Hayır.
Başarabildiğine sevindim Sharpey.
Sırtın nasıl delikanlı?
Bu kim?
Adı Hakeswill.
Obadiah Hakeswill.
Bir zamanlar kırbaçlanmama neden olmuştu. Çavuş Harper'ın da.
Karıma tecavüze yelteneli çok olmadı.
Onu öldürmeye yemin ettim.
İspanyol fahişen nasıl Sharpey?
Ateş ederseniz şefiniz ölür.
Hayır!
Dostlarım...
Bırak onu.
Bırak dedim!
Dostlarım...
Kavgayı bırakalım.
Yemek yiyelim.
Tamam mı?
Bu taraftan.
Güzel, çok güzel.
Bu Deron. Kendisine Pot-Au-Feu Şefi diyor.
O bir aşçı. İyi bir aşçı.
Bu kadar Fransız konuşması yeter Sharpey.
Kadınları istiyorsanız altını verin.
Dinleyin. Bir kadın rehine.
Kaçmaya çalıştı.
Sıcak demirle dağlanıyor.
Çok acıtır.
Kadınları görmek istiyor musun Sharpey?
İzle beni.
Gerçekten komik Sharpey.
Şu Fransız albay için bir İngiliz kadınımız var,
senin İngiliz Albay için de bir Portekizli melez.
Komik ha?
Dupont!
Evet bu sizinki Albay.
Fransızca konuşmak yok. Fransızca tek kelime edersen hücresine geri döner.
Bir Hristiyan gibi İngilizce konuş.
Madam, Ben Albay Beauchamp.
Eşiniz Albay Dubreton'ı tanıma şerefine sahibim.
Size sevgilerini yolladı.
Kocamın iyi olduğunu ümit ediyorum Albay.
Sizin için çok endişeleniyor madam.
Siz nasılsınız?
Çiçek açarken soluyorum, ıssız karanlıkta kayboluyorum Albay Beauchamp.
Issız karanlıkta...
Kocanızın sizi o kadar sevmesine şaşmamalı madam.
Bu güzelliğiniz kadar açık.
Çok hoş değil mi?
Şimdi Sharpey'nin sırası.
Leydi Farthingdale'i getirin!
95inciden Yüzbaşı Sharpe, madam.
Ben Isabella, Leydi Farthingdale.
Sizi evinize götürmek için geldim leydim.
Hayır Sharpey. Fikrimizi değiştirdik.
Miktarı iki katına çıkarmak istiyoruz.
- Size ödeme yaptık. - Bu ödeme hanımların namusunu satın alır.
Fakat sadece beş gün için.
Aynı zamanda, aynı yere iki kat altınla geleceksiniz Sharpey.
Altınla geri gelirsek,
o zaman onları bırakacağınızı nerden bileceğiz?
Sadece benim sözüme güvenmek zorundasın.
Bir dakika bile geç kalırsanız,
rütbelerini indiririz.
Oğlanların arasında gidip gelirler...
güzel bir rütbe indirme olur.
Onlara güzelliklerinizi gösterin leydim.
Soyun onu!
Seni tanıyorum.
Öyle mi?
Talavera Savaşı'ından.
Şimdi adını çıkaracağım.
İdam mangasında isim olmaz Sharpey.
Soy onu!
Fransız yapsın.
Hayır! Birini utandırmak istiyorsanız...
...beni utandırın.
Neleriniz var Sharpey'e gösterin leydim.
Başını kaldır Sharpey, yoksa onu şuracıkta kırbaçlarım.
Korseni çıkar küçük hanım.
İltifatlarımı kabul edin hanımefendi.
Kocanıza selamlarınızı iletebilir miyim?
Bir mesajınız var mı?
Çabuk dönün Yüzbaşı Sharpe.
Tamamdır, Sharpe.
Yola koyul oğlum.
Götürün onları!
General Wellington'dan bir mesajım var.
General Wellington yılbaşına kadar...
...birliğine dönmemiş olan herkesi asacağına yemin etti.
Beş gün Sharpey.
Karım sakin bir kadın olmasına rağmen biraz histerik görünüyordu.
Bir şiirden alıntı yaptı, "Çiçeğim soluyor, ıssız karanlıkta kayboluyor."
- Bu şiiri biliyor musunuz? - Hayır.
İnanlarınıza döndüğünüzde bilen birisi var mı sorun lütfen.
- Niçin? - Sanırım bu bir tür mesaj.
Size verilmiş bir mesaj beni ilgilendirmez Albay.
Leydi Farthingdale'i kurtarmayı planlıyorsanız yardımı olabilir.
Ya siz? Karınızı kurtarmayı planlamıyor musunuz?
Onun için hayatımı veririm.
Fakat üstlerim İngiliz karımı kurtarmak için...
...Fransızların hayatını tehlikeye atmama izin vermeyeceklerdir.
Albay Dubreton!
Peki ne yapacaksınız Albay?
Bu benim refakatçım. Gitmem gerek.
Rütbesi olmayan bir adam bir albaya ne yapacağını mı söyleyecek?
Generallere ne yapacaklarını söyleyen büyükleriniz yok mu Yüzbaşı?
Dikkatli olun. Karımı yüz üstü bırakacak olan adam bu.
Onda onur yoktur.
Bu İngiliz subay kim?
İngilizce biliyorum Dubreton.
Ve emininm ki bu İngiliz Fransızca bilmiyordur.
Adım Ducos.
Binbaşı Ducos. Ya siz?
Yüzbaşı Richard Sharpe.
95inci Tüfekli Alay.
Talavera savaşında imparatorluk kartalını çalan Sharpe siz misiniz?
Çalmak ağır bir söz bayım.
Onu bir Fransız birliğinin ortasında buldum.
Benim geldiğim yerde buna "sahibi bulandır" denir.
Haydi Albay.
Adrados'ta yeterince zaman kaybettik.
İlk baştan gereksiz bir işti zaten.
Gereksiz iş mi?
Bu adamın karısı rehin tutuluyor bayım.
Ne yapması lazım?
Başkasını bulsun.
Karın bir gün elime düşerse, senin de yapmak zorunda olduğun gibi.
Teresa Moreno'ya söyle, Fransızların eline düştüğünde...
...bütün fahişelerin başına geleni çekecek.
Sen artık ölü bir adamsın Ducos.
Sen bir casussun Ducos.
İyisinden de değil hem.
Geri döndüğüm zaman,
üstlerime Fransızların bu bölgede bir özel ajanları olduğunu söyleyeceğim.
Ve karım seni hattımızın arkasında yakaladığı zaman...
...bir köpek gibi öleceksin bayım.
Adieu, Mösyö Ducos.
Basit bir soruya neden cevap vermiyorsun?
Leydi Farthingdale güzel mi?
Belki,
eğer bu tarz bakarsan.
Sen ona dikkat ettin mi Harper?
Evet ettim.
Narin bir kadın.
Yani şekil olarak da öyle, demek istediğimi anlıyorsanız.
Salamanca'daki İrlandalı rahiplerden aldığım yarım şişe viskim var.
Bir kelime daha edersen ölürsün Harper.
Ölürüm fakat sarhoş olarak!
Bunu söylediğim için Tanrı beni bağışlasın ama...
Leydi Farthingdale Bay Sharepe'ın önünde soyundu.
Diğer kadının yerine, ona acıdığı için...
Ne zaman geri döneceksin onun için?
- Onun için döneceğimi kim söylüyor? - Hakkında konuşmayarak sen söylüyorsun.
"Çiçeğim soluyor, yalnızlıkta kayboluyor."
Bu benim için Pat.
Raporum efendim.
Leydi Farthingdale'i geri getiremediğimiz için üzgünüm efendim.
Şimdilik onu boşver.
Önemli olan şu lanet Ducos'u ortaya çıkarmış olman.
Aferin Sharpe.
Ducos çok kötü bir çocuk.
Bonaparte'ın kendi casusu o.
Ducos nereye gitse pis işler onu takip eder.
Kuzeyde yapılacak bir saldırı için keşfe çıkmıştır. Kokusunu alabiliyorum.
Bundan emin olamazsınız efendim.
Bu arada endişelenmemiz gereken Lady Farthingdale'imiz var.
Wellington'un çadırı altıncı sırada. Sör Farthingdale için tükürüp cilalarsın.
Senden tam yazılı rapor isteyecek.
Mızraklı süvariler.
Hayır. Roket birliği efendim.
Evet bunu biliyorum.
Fakat mızraklılara benziyorlar.
Onlara süvari brliği diyebiliriz.
Işık kötü olursa.
Mızraklılar mı?
Hayır efendim protesto etmeliyim...
Biz süvari değil roket birliğiyiz.
- Mızaraklı. - Roket birliği bunun için eğitilmedi.
En iyi yaptığımız şey roket ateşlemektir.
Ahıra bir kez daha yollarken izlemek ister misiniz?
Bu sabah neredeyse vuruyorduk. Şu anda yollamaya hazırız.
Kendim hazırlayıp nişan aldım. Hepsi ateşlemeye hazır.
- Hayır! - Füzeler!
Hayır, hayır!
Aman.
Bu bizim için kullanılacak bir yer bulamayacağınız anlamına mı geliyor?
Sizi kullanacak bir yer bulacağım Bay Gilliand.
Bunun için hiç üzülmeyin.
Roket birliği! Yükle!
Yani. Başarısız oldun Sharpe.
Bu başarısızlık Sharpe'ın suçu değil Albay.
Keşke ben de bu kadar emin olsan lordum.
Gerçek şu ki Sharpe karım için gönderildi ve karım burada değil.
Lizbon sarayı nedenini bilmek isteyecek.
Bu oldukça bayağı bir mesele efendim.
Sizi şahsen sorumlu tutacağım.
Sandığınızdan daha kısa sürede ikimiz de sorumlu tutulabiliriz.
Ancak karını kaybetmekten değil, İspanya'yı kaybetmekten.
- Ne demek istiyorsunuz? - Binbaşı Nairn.
Üç noktaya değinmek isterim Sör Augustus.
Birincisi Adrados ile ilgili.
Bir grup azılı haydutla uğraştığımızı sanıyorduk fakat,
Sharpe'ın raporlarından öğrendik ki, küçük bir orduyla karşı karşıyayız.
İspanyol sakinleri öldürüyorlar ve bir çoğu da İngiliz üniforması içinde.
Bu İspanya ile ittifakımızı tehdit ediyor.
İkincisi, soğuk bir Noel yaklaşırken bunun askerlerimizin morallerini...
...nasıl etkileyeceğini düşünebiliyor musunuz?
Tepelerde güzel yemekler, iyi groglarla dolu bir cennet bahçesi olduğunu,
tatbikat veya kırbaçlanmanın olmadığı dedikodusu duysalar,
"Lanet olsun" deyip kaçmazlar mı?
Biliyorum ki kaçarlar.
Disiplinli askerlerin kaçması mı? Saçmalık.
Bu kadar aptal olmayın bayım!
Disiplin sadece bir demagogun kargaşa sırasındaki bağırışıdır, bayım.
Şimdi dikkat edin Albay.
Sizce en üstün erdem nedir?
Son devrime katılmış bir Fransıza göre, bu özgürlüktür.
Parlementoda şişinen bir parti üyesine göre hiçbir şey yapmama serbestliği,
ve keyfinin bozulmamasını sağlamaktır.
Fakat sıradan bir asker için bu anarşidir.
Ne istersen yap, arkadaşlarını lanetle.
Ama bana ve Bonaparte'a göre,
en yüce erdem düzendir.
Biz parti üyesi değiliz.
Toplum onu düzende tutmadığı sürece, bir adamın pazartesi günü sevdiği komşusunu,
...Salı günü katledebileceğini biliyoruz.
Bu asker kaçakları...
bertaraf edilmezlerse orduma Bonaparte'tan daha fazla zarar verecekler.
Bunu unutmazsanız sevinirim.
Üçüncü bir noktan vardı Nairn.
Üçüncüsü, Sharpe'ın raporunda Albay Dubreton'un kendisine...
...Binbaşı Ducos'un danışmanlık ettiğini söylediği bildiriliyor.
Ducos çok şerefsiz biridir Sör Augustus.
Nerden biliyorsunuz?
Çünkü benimle aynı işi yapıyor.
Dubreton sizi Ducos hakkında niye uyardı?
Dubreton karısıyla ülkesi arasında kalmış biri.
Fransa'ya ihanet etmez ama, Ducos'un eşinin güvenliğini düşünmeden...
...Adrados'a saldırabileceğinden korkuyor.
Biz Ducos'un bir saldırı için değil, bir istila için keşif yaptığını düşünüyoruz.
İstila mı?
Kaçaklarla uğraşıyor gibi yapıp, Adrados'u almak için bir birlik gönderebilirler.
Amaçları Adranos'u ellerinde tutup...
...ordularını Portekiz'e akıtacak bir huni gibi kullanmak olabilir.
Fakat Fransızlar saldırdırırsa firariler rehineleri öldürecektir.
Rehineler Ducos'un umurunda değil. Adrados'u ondan önce ele geçirmemiz lazım.
Fakat büyük bir birlik yollarsak firariler karınızı öldürür.
Üzgünüm Sör Augustus,
bu sizin suçunuz değil.
Fakat insanın doğası ne ise odur,
Parti üyelerinin düşündüğü şey değildir.
Bununla ilgili Londra'dan size karşı bazı suçlamalar olmasını beklemelisiniz.
Ne tür şeyler söyleyeceklerini bilirsiniz.
"Her şeyden önce şu lanet olası Farthingdale karısının kaçırılmasına nasıl izin verdi?"
Bilirsiniz, bu tarz şeyler.
Beni anlıyorsunuz değil mi?
Ne önerirsiniz lordum?
Önerisi olan kişi Sharpe.
Gözükara bir kurtarma planı var ve kesinlikle ödleklere göre değil.
İşe yarayabilir.
Kadınların manastırda tutulduğunu nerden biliyoruz?
Albay Dubreton'un karısı İngiliz.
Kendisine nasıl olduğunu sorduğunda, şöyle cevap verdi...
"Çiçek açarken soluyorum, ıssız karanlıkta kayboluyorum."
Alexander Pope'un bir şiiri, adı da...
Heloise ve Abelard.
"Aşkla sıcacık açmış,
çiçeğin artık soluyor,
bir manastırın ıssız karanlığında kayboluyor."
Çok güzel.
Çobanlar bana manastırın balkonlu üst kat anlamına geldiğini söylediler.
Eskiden rahibelerin uyuduğu yermiş.
İyi silahlanmış ve mühimmatımız bol olarak üst katı tutabilirsek,
vurucu bölük gelinceye kadar kadınların güvenliğini sağlayabiliriz.
Tabii ki siz de ana kurtarma ekibiyle yakından takipte olacaksınız Sör Augustus.
Evet, tabii, doğal olarak kurtarma alayına liderlik edeceğim.
Senin için bir görev göremiyorum Sharpe.
Bir müfrezeye bir yüzbaşı liderlik edemez. Komuta edenin bir binbaşı olması gerekir.
Kurallar.
Müfrezeye komuta eden binbaşıyı...
...destekleyeceğinize dair sizden söz alabilir miyim?
Kesinlikle efendim.
Binbaşı Nairn, Yüzbaşı Sharpe'a Kral Naibi Prens'ten gelen mektubu okuyun.
Naip Prens'ten mi?!
Görünüşe göre Sharpe'ın da sarayda dostları var.
Lizbon'da değil, Londra'dakinde.
Naip Prens'in Sharpe'ın Talavera'da kartalı alışını okuduğu ve
o zamandan beri kariyerini takip ettiği görülüyor.
Oku şunu Nairn.
"III. George,
Tanrı'nın lütfuyla Birleşik Büyük Biritanya Krallığı ve
İranlanda Kralı, imanın savunucusu" vs.vs.
"Güvenimize layık... sevgili Richard Sharpe Beyefendi'ye selamlarımızla.
Şu andan geçerli olmak üzere sizi Portekiz ve İspanya'daki ordumuza...
...binbaşı olarak atamış bulunuyoruz,
vesaire vesaire"
Tebrikler Binbaşı Sharpe.
Ve şüphesiz bir binbaşı olarak artık müfrezeye komuta edebilirsiniz.
Her şey kuralına uygun mu şimdi Albay?
Naip Prens'in kararını sorgulamak haddime değil elbette.
Tek bildiğim, karmaşık ve kombine bir operasyondan...
...sorumlu olan buradaki binbaşının,
bir saat satın alacak kadar yükselemeyecek oluşu!
Benimkini alabilirsiniz bayım.
Geri verdiğinizi görelim.
İzninizle Lordum.
Çatışmaya girmeden Adrados'a nasıl sızacaksınız?
Noel gecesinde girmeyi düşünüyorum efendim.
Çok iyi fikir. Zil zurna sarhoş olacaklar.
Şu vurucu bölük konusu, efendim.
60. Tüfekli Birlik. Yüzbaşı Frederickson'un komutasında akşama burada olacaklar.
Teresa...
..Kumandan Moreno bizimle nehre kadar gelecek mi efendim?
Hayır. Nairn onu Fransızların sınırını keşfe çıkması için kuzeybatıya yolluyor.
Ona şimdiden veda edin en iyisi Binbaşı Sharpe. Çekilebilirsiniz.
Başüstüne.
Epey tehlikeli bir iş ha?
Birlik dur!
Yeni birliğin.
Birlik...
...dikkat!
Sola dön.
Şunları hizaya sok Çavuş.
Tanrı yardımcıları olsun bunların Bay Cooper.
Bu zavallılar Bay Sharpe'ı hiç tanımıyorlar değil mi Çavuş Harper?
Tanımıyorlar Bay Cooper.
Bay Sharpe'ın Wellington'un hayatını kurtardığını bilmiyorlar,
değil mi Çavuş Harper?
Bilmiyorlar Bay Hagman.
Bay Sharpe'ın otuz saniye içinde üç süvariyi eyerinden düşürdüğünü bilmiyorlar,
- değil mi Çavuş Harper? - Kesinlikle bilmiyorlar.
Bahse girerim onun sırf tetiği paslandı diye bir adamı vurduğunu bilmiyorlar.
Bilmiyorlar Bay Hagman.
Bahse girerim onun sırf çizmeleri tozlu diye bir subayı vurduğunu da bilmiyorlar.
Bay Sharpe'a göre birini iyi bir asker yapan şey neydi Bay Cooper?
Hatırlat bana çavuş.
Binbaşı Sharpe der ki, seni iyi bir asker yapan şey,
dakikada üç atış yapabilme yeteneğindir...
...her hava şartında.
Bunu hatırda tutmak lazım.
Şişt susun, işte geliyor.
Şeytanın ta kendisi.
Birlik dikkat!
60. Tüfekli birlik göreve hazır efendim!
Tüfek omza.
Adamların pis, pasaklı ve utanç verici.
Adınız nedir bayım?
Yüzbaşı Frederickson, efendim.
Adamların için özür dilemeyecek misin?
Adamlarım pis efendim,
ama tüfekler temiz.
Niye gülüyorsun Çavuş?
Hiç efendim. Özür dilerim efendim.
İyi bir askerin gülümsemek için nedeni olmalıdır.
- Adın! - Rossner, efendim.
Birini iyi bir asker yapan şey nedir biliyor musun Rossner?
Evet efendim. Her türlü havada bir dakikada üç atış yapma yeteneğidir.
Niye gülüyorsun Frederickson?
Gülmüyorum efendim.
Bir tüfek mermisi çenemi kırdı.
Dişlerim takmadır.
Cerrah gülüşü bedavadan kondurdu efendim.
Saçlarım da kondurmadır.
Bir atın kılları efendim.
Birini iyi bir asker yapan şey nedir biliyor musun Yüzbaşı Frederickson?
Evet efendim.
Üstünüz aptalca sorular sorduğunda çenenizi kapalı tutmaktır efendim.
Hiç umurunda değil, değil mi Frederickson?
Hayır efendim. Ben sadece görevimi yaparım efendim.
İyi de yaparsın.
Rahat Frederickson.
En iyi nişancın kim?
Taylor, efendim.
Evet Taylor...
Seçilmiş Adamlardan acemi bir eri bile yenemeyeceğine dair, bir şilin koyuyorum.
Perkins, şapkanı ver.
Evet Taylor.
Hazırlan.
Buna inanabiliyor musunuz?
Perkins mermisini Taylor'un yaptığı delikten geçirdi.
Söyle bana Frederickson...
...adamların sana gerçekte ne diye hitap ediyor?
Arkandan yani.
Tatlı William.
...eğildiğimde aşağıya
Jartiyeri bağlamaya
Bağlarken az üstüne dizinin
Ellerim biraz ileri kaysa
Yanlış yaptığımı düşünür müsün?
Elbiseyi niye Harris giymiyor efendim?
Harris'in endamı uygun değil.
- Fakat bu hiç adil değil! Hep ben oluyorum. - Biraz düzgün dur!
Protesto ediyorum efendim.
Roketlerimin barutunu çalıyorlar.
Buraya sahte bahanelerle getirildik.
Gerçekten bunu protesto ediyorum efendim.
Ya bunu kabul et, ya da bir elbise giy roket adam.
Bırakın onu! Tanrı aşkına bırakın!
Hayır!
Bunu kim ister beyler?
Bu iş bir asker işi değil.
Gördüğün hoşuna gitmiyorsa nöbet tutmaya devam edebilirsin.
Yürü!
Hadi kızım!
Üzülmeyin Laydi Farthingdale.
Cazibenizi göstermek için bol bol vaktiniz olacak.
Yolunacak başka bir kaz ister misiniz çocuklar?
Sharpey geri döner dönmez karnını deştiğimizde...
...seni aşağıya götüreceğim ve dansa katılacaksın.
Katil!
Seni saat tam altıda görmek istiyorum.
Evet efendim.
Mutlu Noeller efendim.
İyi şanslar.
Eteğini kaldır Perkins!
Bu Ramona'nın sadece en iyi elbisesi değil, tek elbisesi ayrıca.
Buyur dostum...
Bununla size katılabiliriz değil mi?
...sana ve de krala...
Mutlu Noeller diliyoruz...
Sana ve de krala
Mutlu Noeller diliyoruz
Ve de mutlu yıllar
Kim var orda?
Seni hatırlıyorum.
Kelly.
Connaught Ranger'larından.
Talavera'da bir süvariyi alaşağı etmiştin.
Beni kırbaçlarken bunu hatırlamadılar efendim.
Evet ama ben hatırladım öyle değil mi Kelly?
Geçin arkadaşlar.
Bize katılır mısın Kelly?
Teşekkürler efendim.
Bunun için bana ne verirsiniz?
İçeride.
Cooper...
Madam Dubreton.
- Yüzbaşı Sharpe. - Endişelenmeyin.
- Cooper sizi hemen çıkaracak. - Beni düşünmeyin, Isabella'ya gidin.
Harper...
..Hagman ve Harris'i nöbetçi bırak.
Siz de pozisyon alıp bekleyin.
Isabella.
Üzgünüm, şey sandım...
Adamlarım dışarıdalar. Sayıları az ama sabaha kadar seni korumaya yeter.
Niye? Sabah ne olacak?
Vurucu bölüğün gelmesini bekliyorum, sonra kurtarma operasyonu düzenleyeceğiz.
Seni görür görmez her şeyin yoluna gireceğini anlamıştım.
Üç yıl içinde hiç değişmemişsin.
Rütbem yükseldi ama.
Aynı sizinki gibi leydim.
Söyle bakalım,
böyle önemli bir adamın karısı olmayı nasıl başardın?
Bir dükün metresiydim.
Sör Augustus benden hoşlanınca,
düküm benimle bir çeşit mesafeli ilişkide kalmayı başardı.
Bir fahişeden bir düşese ha?
Sör Augustus züppenin tekidir.
Bir fahişe olduğumu öğrendiğinde artık çok geçti.
Küçük geçmişimi sır olarak tutmak zorunda kaldı.
Seni niye İspanya'ya getirdi?
Beni gizlemek için sanırım.
Burada daha az soru soruluyor.
Sabaha ne kadar var?
Üç saat.
Bu kocamın saati.
Bu gece için bana ödünç verdi.
Mülkiyetinin...
...başka bir parçası için de benzer bir düzenleme...
...önerebilir miyim?
Belki buna şeref borcu diyebiliriz.
Artık başka bir kadınım var.
Evet ama o burada değil.
Sende hiç ahlak yok mu?
Hiç Voltaire okudun mu?
Evet.
Keskin nişancılar konusunda çok mantıklı.
Şey, ahlak konusunda...
...çok daha mantıklıdır.
Voltaire der ki...
Benim ahlakım yoktur.
Ama yine de çok ahlaklı bir insanım.
Ben de aynı böyle düşünüyorum.
Ben de senin öyle olduğunu düşünüyorum.
Çifter çifter...
...sıkıntı ve bela.
Ben burda kalıp neler olduğuna bakacağım.
Sen güneye sür.
Fransızların güçlü bir keşif birliğinin...
...Adrados'u ele geçirmek üzere yolda olduğunu Sharpe'a söyle.
Sör Augustus'un takviye kuvvetleri gelinceye kadar...
ne pahasına olursa olsun o köyü tutacaktır.
Nasıl bir kuvvetle karşı karşıya?
Bir alay, en azından.
Yani haklıydım.
Adrados stratejik bir öneme sahip.
Yani...
firariler onu şafağa kadar öldürmezse, bunu akşama kadar Fransızlar'dan bekleyebiliriz.
SörAugustus geldiğinde bile onlar bire on üstün olacaklar.
Sendeki kulaklar keşke bende olsaydı Macduff.
O şeytan Ducos'un ne düşündüğünü öğrenmek için çok şey verirdim.
Karınızı unutun.
Fransa'yı düşünün.
Eminim General de benimle aynı fikirdedir.
Benimle aynı fikirde olmayan Ducos, senin yüzün.
Bana karımı kurtarmak için bir şans daha verin.
Zaman kaybediyorsun. Saldırmamız gerek.
Madam Dubreton çok hoş bir hanım.
Belki de Dubreton'a onu geri getirmesi için birkaç saat vermeliyiz.
Bu faydasız. O artık ölü bir kadın.
Benin karım olmaması ne fena.
Güle güle Dubreton.
Ateş!
Birlik... hazır!
Beni takip edin!
Seçilmişler!
Bayan, yoldan çekilmelisiniz!
- Bu da neydi? - Bir saat önce kapıyı kilitlemiştim.
Aferin.
Haydi!
Ateş!
Ateş!
Hücum!
Teslim oluyorum!
Teslim oluyorum.
Sicilimi temizleyin efendim.
Seçilmiş Er, Kelly.
Hakeswill Isabella'yı kaçırdı.
Sharpey'nin fahişesi.
O silahi indir kızım, yoksa Leydi Farthingdale'in beyninin dağıtırım.
Kendini kurtar. Vur onu!
Silahını indir.
Leydi Farthingdale'i vur, ben de seni Yüzbaşı Sharpe'a teslim edeyim.
Size teslim oluyorum efendim.
Bana ne yaparsanız yapın.
Ama Sharpe'a teslim etmeyin.
Kabul.
Sharpe'a söyle...
Bana söz verdiniz efendim.
Seninle kendim ilgileneceğimi söyledim.
Öyle yapacağım.
Yirmi ölü var ve Hakes aralarında değil.
Isabella gitti.
Askeri mahkemeden kurtulursam şanslı olurum.
Cesur bir direnişti. En iyisini yaptınız.
O züppeye söylemeniz gereken bu.
Karım nerede Sharpe?
Binbaşı Nairn, efendim.
Üzgünüm Sharpe.
Gitme.
Seni seviyorum.
Sana bir kız bırakıyorum.
Yoluma gitme zamanım geldi.
Lütfen!
Lütfen gitme.
Yapmam gerekeni yapmaktan beni asla vaz geçirmedin.
Seni bu yüzden çok sevdim.
Git.
Beni özgür bırak.
Artık beni özgür bırak...
Richard.
Lütfen.
Gerçekten çok üzgünüm Mösyö.
Karınızı bu adam öldürdü.
Bir yalancı.
Bir hırsız.
Bir tecavüzcü.
Bir katil.
O bir adam değil.
Götürün şunu.
Sarah.
İyi misiniz madam?
Çok iyiyim, mösyö.
Ben Binbaşı Ducos, General Chaumier'in özel elçisiyim.
Kendisinin kampı birkaç mil uzakta.
Adrados'un kumandanına bir mesajım var.
Binbaşı Sharpe'ı mazur görün.
Karısı henüz öldürüldü.
Mesaj nedir?
General Chaumier'dan saygılarla.
Adrados köyünü teslim etmeniz için bir saatiniz var.
Binbaşı Sharpe daha uygun olduğunda kendisine söyleyeceğim.
Teşekkürler Binbaşı Ducos.
Binbaşı Sharpe'a eşinin ölümünden dolayı üzüntülerimi...
...bildirmek isterdim.
Tabii karısı Fransa'ya karşı savaşan İspanyol bir fahişe olmasaydı.
Hoşça kalın mösyö.
General Chaumie'e bir mesajım var.
Ona söyleyin, onunla ölünceye kadar savaşacağız.
Binbaşı Sharpe pek iyi değil.
Sizden on kat fazlayız.
Bir saat içinde teslim olmazsanız anlaşma olmayacak.
Ölümüne.
Burada yetkili benim Binbaşı Sharpe.
Şartları derhal tartışacağız.
Karınız bir fahişeydi bayım.
Biliyorum çünkü bir zamanlar aşığıydım.
Bu ortaya çıkarsa Lizbon'nun maskarası olacaksınız,
sonra da Londra'nın.
Şimdi bırakırsanız, şerefim üzerine yemin ederim ki,
ağzımdan tek sözcük çıkmayacak.
Ama...
Ama onu seviyorum, yani.
Sen lanet bir yalancısın.
Ölümüne.
Albay Dubreton...
Binbaşı Sharpe o kadar kararlı ki,
karınız için yalvararak kendimizi küçültmeyeceğiz.
Madam.
Teşekkürler Mösyö.
General Chaumier'e söyle. Atlı, yaya ve topçu birliğim var.
Ona Voltaire'in dediği şeyi söyleyin:
Tanrı büyük taburların değil,
en iyi atışı yapanların yanındadır.
Fransızca bilmediğinizi söylemiştiniz.
Yalandı.
Karım bana öğretti.
O bana bir çok şey öğretti.
Özellikle, nasıl veda edileceğini.
Bir gün...
sana da veda edeceğim.
Kesinlikle.
100 yaya adamın var Sharpe. Atlıların ve topçun nerede?
Birlik,
nişan al!
Ateş!
Tüfek indir!
Birlik! Sola dön!
İngiliz binbaşı Voltaire mi okuyor madam?
Evet. Çok zeki biri.
Karısını tepeye nasıl gömdüğünü görüyor musun Ducos?
Görevini terk etmektense onun yanına gömüleceğini söylüyor bize.
Blöf yapıyor.
Yüzden fazla adamı yok, General.
Afedersiniz General, ama atlı, yaya ve topçu birlikleri var.
Öyle söyledi. Değil mi hayatım?
Kesinlikle öyle dedi.
Yalandı.
Ne süvari ne de topçu gördüm. Blöf yapıyor.
Biz de öyle Ducos.
Biz sadece bir keşif kuvvetiyiz.
Piyadem var ama süvari ve topçum yok.
Emirler bana ciddi bir direnişle karşılaşırsam geri çekilmemi söylüyor.
Benim Paris'ten aldığım emirler,
İngilizleri yeni yıldan önce sıkıştırmak.
Hemen saldırılması gerektiğini söylüyorum efendim.
Binbaşı Ducos,
İngilizlerin süvari ve topçusu olmadığına dair verdiğiniz...
...güvenceye dayanarak saldırmaya hazırım.
Ama bunu yazılı istiyorum.
Elbette, General.
Bütün sorumluluğu alıyorum.
Ve elbette bunun başarısını da üstleneceğim.
Yaşasın İmparator!
Yaşasın İmparator!
Ön sıra...
diz çök!
Sıra halinde ilerlerken,
her bezelye ayrıdır.
Bir çatalla bir bezelyeyi almak çok zordur.
Fakat bezelyeleri yemek için,
onları bir araya getiririz, işte böyle.
Ve sonra...
...hepsini alırız.
Binbaşı Sharpe bezelyelerinizi bir araya nasıl toplayabilir?
Süvarilerle.
Ama Ducos onun süvarisi olmadığını söylüyor.
Belki de siz yanlış anladınız sevgili leydim.
Süvariler!
Tanrım!
Süvariler!
Ateş!
Doldur!
Bay Gilliand.
Roket birliği,
bombardımana hazırlan.
Ateş!
Füzeler.
Güzel atıştı Tatlı William.
Bravo Bay Gilliand.
Lanet olası roketlerinizden birisiyle bir gün aya ulaşamazsak...
...lanetleneceğim.
Yüzbaşı.
Tebrikler efendim.
Öldüremezsiniz.
Beni öldüremezsiniz.
Öldüremezsiniz...
Gitsem de İspanya'dan çok uzaklara
Bir parçam kalacak burada
Gece gündüz benimle olman için
Tepeler üzerinde ve uzaklarda
Tepeler üzerinde ve okyanusta
Flandra, Portekiz ve İspanya boyunca
Kral George emreder, biz itaat ederiz
Tepeler üzerinde ve uzaklarda
Do you want subtitles for any video? -=[ ai.OpenSubtitles.com ]=-
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.