Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
www.OpenSubtitles.org ile bugün bağlantı kurun ve ürününüzün ya da markanızın reklamını burada yapın.
Çeviri: Ushuaia
İspanya 1809
Napoleon Bonaparte Avrupa'nın efendisidir.
Kardeşi Joseph İspanya tahtında oturmaktadır.
Yakında Wellington Lord'u olacak olan İngiliz komutan Sir Arthur Wellesley...
İspanya'ya geçmiş bulunmaktadır.
Artık İspanyol müttefikleriyle birlikte...
Talavera'da Fransızlarla savaşacaktır.
Lizbon'lu üç şirin kız vardı...
Lizbon'lu üç şirin kız vardı...
Fakat Maggie en güzelleri...
Yavaş olun efendim. Kurtçuk Maggie numarasını yaptı.
Yaranız tertemiz. Bir hafta içinde koşturacaksınız.
Şimdi oturun, sizi güzelce traş edeyim.
Gözler sağa!
Neler oluyor Harper?
Nosey İspanyollar'a kibarlık ediyor efendim.
Bana sorarsanız bir savaş planlıyor.
Lanet olsun şu bacağa!
Orada Wellesley'in gözünün önünde olmalıydım.
Yatarak terfimi asla onaylatamam.
Şimdi efendim. Kımıldamayın.
- Lanet güzel bir kitap herhalde Hogan. - Shakespeare, efendim.
Jül Sezar.
Mark Antony. "Kulağınızı bana verin," ha?
"Bir çokları ölecekler.
İsimleri işaretlenmiş."
Tanrı aşkına, adımın o iğnelerle Horse Guards'a kazındığından emin olabiliriz.
İtibar kazanmak için yaşayıp savaşlar kazanan bir generalin...
...Londra'da asla düşmanı tükenmez efendim.
Ama yine de...
Yine de her zamanki aptallık ve zayıflıklarıyla hareket ederler.
Terfi hak eden subaylarım var,
...özellikle William Lawford.
Ve bana gönderilen ne?
Tehlikeli soytarıların emriyle kahvehane züppelerinin yönettiği kırbaçlanmış askerler.
Sör Henry Simmerson ve South Essex.
Doğru. Beni gözetlemek için gönderildiğinden şüpheleniyorum.
Neden ona Lordlarının akşam yemeğine ganimet olarak yollayacağı bir şey vermiyorsunuz?
Mesela ne gibi, Hogan?
Bir zafer, efendim.
Küçük fakat sağlam bir şey.
Küçük fakat sağlam...
Valdelacasa'daki köprü mü?
Onun gibi bir şey.
South Essex'i kullanabilirim.
Fakat Sör Henry Simmerson buna uygun değil.
Hayır.
Ama Richard Sharpe uygun.
Richard Sharpe mı?
Bırakalım Sharpe bütün kirli işleri yapsın...
ve bütün şanı Simmerson ve o çirkin yeğeni kazansın.
Herşey yolunda gitmezse...
Simmerson sessiz kalmak zorunda olacak, ve siz onu avcunuza alacaksınız.
Ve işler gerçekten kötü giderse?
Cesur bir subayı kaybedebiliriz.
Sharpe'ı değil.
Hayır hayır.
Simmerson'u.
South Essex dur!
South Essex, Hogan.
Hepsi benim.
Sör Henry! Üzgünüm ama töreni kaçırdınız efendim.
Lanet olsun! Kaçırdık öyle mi?
Bir düzine piç kurusu...
...sıcaktan bayılıyormuş gibi yaptı. Allah için baygınlığı onlara göstereceğim!
- Talim yaptırın Bay Denny! - Başüstüne efendim.
Devam edin!
İleri marş!
Evet Hogan, ne düşünüyorsun onlar hakkında?
Güzel bir askeri birlik efendim.
Sör Arthur beni önceden uyarmıştı. "Hogan," demişti,
"South Essex seni heyecanlandıracak bir görüntüdür."
Bunlar onun sözleri.
Sanırım Horse Guards'ın yüksek bir makamında bir kuzenim olduğunu biliyor.
Vay canına öyle mi? Umarın kendisine saygılarımı iletirsiniz,
...görevimiz bittikten sonra efendim.
Sen beni dinle Hogan, ben de seni.
Hızlandır şunları Bay Denny!
Acaba onların bu kadar parlak görünmesini nasıl sağlıyor?
Onları kırbaçlıyor.
Korkarım ona gücünüz yetmez efendim.
O piç onu satın almış.
Rütbesini satın aldığı gibi.
Binbaşı, tacımızın mücevherini size takdim edebilir miyim?
Josefina, Kontes La Costa.
Hizmetinizdeyim hanımefendi.
Merhum Kont Vimieiro'da öldü.
Kaybınıza büyük bir metanetle katlanıyorsunuz hanımefendi.
Kontes yeğenimin koruması altında seyahat ediyor. Teğmen Christian Gibbons.
Bu onun arkadaşı. Teğmen Berry.
Söylemeliyim ki, bu üniforma size itibar kazandırmış Bay Gibbons.
Tanrı aşkına! Dobbs'a baksanıza ayaklarını sürüyor.
Berry, koşar adım.
Koşar adım Bay Denny!
Koşar adım!
Merhamet Sör Henry. Bütün gün sıcak güneşte çok fazla yürüdüler.
Dersinize gerek yok, Binbaşı Lennox.
Bay Berry, yarın sabah Dobbs'a 75 kırbaç.
Kıymetini anlayana kadar. Kırbaçlayın, Bay Berry.
İtiraz etmeliyim ki...
Tanrı aşkına, Lennox! Seni aldığımda yaşlı bir adam olduğunu biliyordum,
...yaşlı bir kadın değil!
Bir Virjinyalı olarak konuşursam efendim,
...beyaz adamları kırbaçla tutamadığımı söylemeliyim.
Sevgili Yüzbaşı Leroy,
...sadık biri olabilirsiniz, fakat yine de bir Amerikalısınız.
İngiliz askerini bilmezsiniz bayım.
O kırmızı ceket içinde bir canavardır. Ona kırbaç gerekir!
Kırbaçlayın onu, Bay Berry.
Gitmek zorunda mısın Hogan?
Bir brendi ve kaliteli bir puro istemez misin?
Bir brendi ve kaliteli bir puroyu çevirmekten nefret ediyorum,
...fakat görev çağırıyor.
Hizmetinizdeyim hanımefendi.
Beyler.
Haydi Jeremiah. Gidip yıkanalım.
Aptal yaşlı herif!
Onu hoş tutmalısın sevgili oğlum. Etkili biri olduğu söyleniyor.
Hatta Kralın kulağı bile olabilir.
Binbaşı Hogan buraya gelirse,
...harekete hazır olduğunuzu ona göstermeliyiz.
Ama harekete hazır değilim.
Bunu sen ve ben biliyoruz. Fakat o cani yaşlı hırsızın bilmesine izin veremeyiz.
Pat. Richard.
- Sizi görmek güzel Binbaşı Hogan. - Seni de Richard. Dizin nasıl?
Yukarı aşağı yürü evlat.
Harika. Harika. Aferin Richard. İyileşmişsin, ha?
Evet efendim.
Pat'in kurtçukları yaptı numaralarını ha?
İrlandalılar olmasaydı İngilizler ne yapardı?
Ben ve Pat ve Wellesley,
...üç İrlandalı kahraman Biritanya ve Bonapart arasında duruyorlar.
- Teşekkürler efendim. - Oyununu oynama zamanı Richard.
Wellesley senin için endişeleniyor.
"Şu adam Sharpe, Hogan, hayatımı kurtaran. Bu adam hala hayatta mı Hogan?"
"Hayatta ve at gibi" diye cevapladım hızlıca.
"Lanet olsun onun şımarıklığına! Bir savaş olduğunu bilmiyor mu?"
"Terfi istiyor efendim" dedim yine hızlıca.
Bana uzun burnunun ucundan baktı.
"Hogan," dedi, "Sharpe'a söyle. Kendisine hastabakıcılık yaparak,
...asla yüzbaşı olamaz" Tam olarak böyle dedi.
Teğmen Sharpe'a bir içki ver Pat. En iyi brendi Richard.
Oporto'daki Fransızlardan alınma.
Otur dostum, otur. Gergin görünüyorsun.
Güzel gösteri Sör Henry!
Güzel manzara.
Baklayı çıkar Binbaşı. Ne istiyorsun?
Şimdi kim bir şey istediğimi söyledi ki?
Fikrini istiyorum diyelim.
Sör Henry bir kenara. South Essex, onları ne yaparsın? Erkek erkeğe.
Onlar kırbaçlanmış askerler efendim...
ve kırbaçlanma bir askere sadece tek bir şey öğretir.
Nedir Richard?
Sırtını nasıl döneceğini.
Sanat hakkında bir şey bilir misin Richard?
Rubens'i tanır mısın?
Botticelli?
O lanet şey de ne efendim?
İspanya haritası.
Oh, özür dilerim, tersmiş. İki türlü de fark yok ya!
Şimdi şurada...
Tagus nehri var.
Şurası da Valdelacasa kasabası.
Burada bir köprü var, işaretli değil. Wellesley onu yıkmamızı istiyor.
Fransızların tahmini yönünü gösterebilir misiniz efendim?
Tam burası Richard.
Köprüdeler.
Demek beni istiyorsunuz.
Hayır. Ve bana emredemezsiniz efendim.
Kötü bacak yarası. Doktor böyle diyor.
Çok yazık çünkü Teresa'yı görme şansını kaybedeceksin.
Teresa mı?
Nasıl?
Sana söylememiş miydim? Teresa Valdelacasa'da benim için Fransızlarla ilgileniyor.
Üstüne üstlük, Valdelacasa'daki bu köprüyü yok edersen,
...sözlerimi bir kenara yaz, Yüzbaşı Richard Sharpe olursun.
Bir Yüzbaşı. Buna içerim.
Bakın efendim. Burada kalan birkaç kişi dışında 95. birlik İngiltere'ye gidiyor.
Eğer General Wellesley benden...
...Fransız devriyelerinin istila ettiği iç bölgelere gidip köprüyü almamı istiyor,
...ve onu sizin için yeterince tutup krallığın gelmesi için uçurmamı istiyorsa,
...o zaman efendim, birinci sınıf bir vurucu bölüğe ihtiyacım var.
Sevgili oğlum, Sör Arthur da aynen böyle söyledi.
"Hogan," dedi, "Sharpe'ın vurucu bir bölüğe ihtiyacı olacak."
"Elimizde öyle bir bölük yok" dedim.
"Hogan, ordudaki en iyi alayı çalıp çalmayacağın umurumda değil,
fakat Sharpe'ın vurucu bölüğünü bul." Tam sözleri bunlar.
Aman Tanrım! Sanırım ciddi, Pat.
Bir bölük demek. Hangisi efendim?
Coldstream Muhafızları mı?
Mümkün değil. Umut etmesi bile fazla.
Connaught Muhafızları.
Connaught Muhafızları mı? Fazla muntazam.
Bir bakalım. 48inci piyade mi efendim?
"Gece yürü gündüz savaş."
Tanrım, 48inci değildir değil mi?
South Essex, Sharpe.
Seçilmişler! Haydi kışlaya!
Pantalon ve botlarınızı giyin, sizi lanet tembeller!
Hangi cehennemdeler Harper?
Fuhuşta efendim. Onlara bir değil bin kere fahişelere gitmemelerini söyledim.
"Çocuklar"dedim,"illa ki bir şeye tutunmanız gerekiyorsa bir şişeye tutunun."
Güzel tavsiye değil mi efendim?
Seni lanet papaz bozuntusu!
Savaşabildikleri sürece sarhoş veya frengi olmaları ne fark eder?
Tongue sen misin?
Neredeler?
Keder onları sabah erkenden kaldırır ve bunu bütün gün sağlam içmek izler.
Tanrım!
Şimdi olmaz!
Jezebel.
Toparla şunları.
Yarın yola çıkmaya hazır olmalarını istiyorum.
Terlet onları Çavuş.
Terlet.
Harris, şunu alayım.
Tanrı hepinizi korusun.
Evet beyler. Süre doldu.
Uçuracak bir köprümüz var.
Herhangi bir yere gitmiyoruz çavuş.
Herhangi bir yer derken?
Hiçbir yere çavuş.
Sharpe yüzbaşı olabilsin diye kendimizi öldürtmeyeceğiz.
Ayrıca altı haftadır doğru dürüst bir para alamadık.
Oporto'ya gidiyoruz.
İngiliz gemisi şarap yüklüyor bizi alacaklar.
Katılıyorum.
Pekala. Sizi özleyeceğim.
Yani bu kadar mı?
Bir fahişenin oğlunun kendisini pislikten kurtarıp...
...Simmerson ve aşağılık yeğeniyle aynı irtifada durmasını istemiyorsunuz.
Öyle mi?
Sharpe yerini bilsin istiyorsunuz.
Tüfekli birliğe ilk katıldığınızda onun sizin yerinizi bildiği gibi mi?
Siz ne idiniz?
Harris gibi...
..bitik bir yazar bozuntusu,
Perkins gibi zavvallı küçük bir piç mi?
Tongue gibi ahlak palavracısı mı?
Hagman ve Cooper gibi kaçak avcı ve hırsız?
Siz ne idiniz?
Çizmedeki çamur.
Fakat şimdi kendinize bir bakın.
Seçilmiş Adamlar.
Beyaz cesaret şeridi takan adamlar.
Seçilmiş ve terfi etmiş.
Niye?
Çünkü yerinizi bilmiyordunuz.
Seçildiniz çünkü öne atılıp çevrenizdekilerden...
...daha cesur adamlar olduğunuzu kanıtladınız.
Çünkü doğduğunuzda olduğunuzdan daha iyi adamlar olduğunuzu kanıtlamak istediniz.
Pisliğin içinde doğmuş olmak günah değil çocuklar.
Fakat orada kalmayı istemek büyük bir günah.
Ne kadar zarif...
...ayakların var orada Cooper.
Seni köprüye kadar taşıyacaklar mı?
Beni köprüden geçirecekler.
Sözüm söz çavuş.
Siz yaşayan azizlersiniz.
Tanrı sizi korusun çocuklar.
Adamlar hazır mı Çavuş?
Hepsi iyi efendim. Sevindiler.
Fransızlarla bir denemeden her zaman memnun olurlar.
Umutsuzluk yok. Mottoları bu efendim.
Yalancı herifin tekisin Harper.
Bir saat.
Başüstüne.
Çekil yoldan.
- Sen ahbap, hangi alaydansın? - 95inci.
Bak söyleyeyim Berry eski dostum, bu yarın bizimle gelecek baldırı çıplaklardan biri.
Bir subay kenara çekil dediği zaman kenara çekil.
Belki bu hatırlamana yardım eder.
Bir hanımefendi için tehlikeli bir sokak bayan. Yanınıza bir erkek almalısınız.
Binbaşı Hogan, sıradan bir askerin hücumuna uğradım.
Bir subaya vurmanın cezasının ölüm olduğuna inanıyorum.
O subaya vurmanın cezası ölümdür.
O 95.den Sharpe'dı.
Ne? Sınıf atlamış şu baldırı çıplak mı?
Ona bir centilmene dokunmasını göstereceğim.
Onu düelloya çağıracağım bayım. Şafakta onunla görüşeceğim.
Şahidin olacağım eski dost.
Bir düello mu? Oh, bana elinizi verin bayım.
Siz cesur bir adamsınız Gibbons.
Sharpe bir katildir.
Üç Fransızı öldürüp Wellesley'in hayatını kurtardı.
Üç saniyede. Çizdi, kesti, sapladı.
Ve o zaman bir çavuştu.
Yarın sabah kampın arkasındaki sahada saat altıda diyelim mi?
Veya lanet bir karanlık olduğu,
ve lanet olası kötü bir hata yaptığını mı söyleyelim?
Aptalca bir hata. Başka bir şey söylemeye gerek yok.
Güzel düşünce Gibbons.
Sharpe altıyı bir geçe seni sol gözünden vurmuş olurdu.
Ve diğeriyle hiçbir şey görmeden yarını geçirirdin.
Yürü.
Hanımefendi.
Berry, eski dostum...
Üzülme eski dostum. Sharpe ölü bir adam.
75 ve hepsi bitti efendim.
Bölük dağılabilirsin!
Bir tas rom ver Pat. Yarı yarıya.
İyileşeceksin evlat.
Sharpe'ın spesiyalitesi.
Bir tas en iyi rom. Yarı yarıya.
Yarısı midene...
...ve yarısı sırtına.
Sör Henry başı dik tuttuğunu söylüyor.
Başı dik tıtmanın daha iyi yolları var.
Sharpe, değil mi? Hindistan'da isim yaptın.
Hatırladığım kadarıyla Assaye savaşında.
Ben de 78. birlikle oradaydım.
78. birliği ileride gördüm...
...kendi başlarına.
O gün isim yapan kişi 78.nin bir subayıydı.
Lennox isimli biri.
Evet, uzun zaman önceydi.
Bir askerlik hayatım vardı sonra beni emekli ettiler.
Karım öldü.
Elde edebileceğim tek şey South Essex'di.
Fakat bir zamanlar çok iyi bir asker olduğumu hatırlattığın için teşekkürler.
Şimdi çizmelerini sil. Seni çok kötü olanıyla tanıştıracağım.
Al şu kanı lanet olsun Parton!
Bu kazıyıcı Londra'daki en son şey.
Yap şunu!
Bir kırbaçlama her zaman bir öfkeye sebep olur bende.
Size de olur mu Binbaşı Hogan?
Bir kırbaçlamayı izlemek, iç organlarda büyük miktarda yanıcı gaz oluşturur.
Yanıcı gaz, eğer sınırlanmışsa, aynı dolu bir...
...lağım barutu gibi davranır.
Bir istihkamcı olarak konuşacak olursam...
...sanırım tekrar kan aldırmak sizin için en iyisi olur.
Evet onu duydun. Patlamak istediğimi mi sanıyorsun? Kan al.
- Siz de kimsiniz bayım? - Teğmen Sharpe, efendim.
Hayır teğmen değilsin. Sen lanet olası bir yüz karasısın.
Ona düzgün bir ceket getirin.
Hayır efendim.
Bu alayımın yeşil ceketi efendim. 95.nin.
Her durumda onu giymek bir onurdur.
Ne? Siz benim emrim altındasınız bayım.
Tüm saygımla Sir Henry, durum şu ki,
...General Wellesley Teğmen Sharpe ve adamlarını benim emrime verdi.
Fakat kahretsin, komuta bende!
Evet bu yüzden General Wellesley sorumluluklarınıza bunu da eklemek istemiyor.
Yani South Essex, Valdelacasa'ya yürüyüş,
İspanyol müttefiklerle ilişkiler.
Çok fazla yapılacak şey.
Ayrıca istihkamın bazı zorunlulukları vardır ki Teğmen Sharpe bunun için özellikle uygundur.
Getir götür ha?
Belki sen de savaşabilirsin Sharpe.
- Herhangi bir askerlik yaptın mı? - Biraz efendim.
Teğmenlik için yaşlı görünüyorsun.
Ben alttan geliyorum efendim.
Yani bir beyefendi değil misin?
Hayır efendim.
Tanrı aşkına Sharpe! Bu olmaz. Bütün subaylarım centilmendir.
Madem öyleyiz efendim, sanırım kendimizi bir beyefendi gibi tanıtmalıyız.
Aynen öyle Yüzbaşı Leroy. Aynen öyle.
Adım Leroy. Tanıştığımıza çok memnun oldum Bay Sharpe.
Amerika'lı mısınız bayım?
Hayır bayım. Virjinya'lıyım.
Yüzbaşı Leroy demokrasinin yıkıcı etkilerini kabul etmeyi reddeden,
...krala sadık cesur Amerikalılardan biridir.
Babası Washington'a karşı kralı için savaşmıştı.
Washington kazandı.
Neyse ki Yüzbaşı Leroy sürgündeyken kendisini teselli edecek...
...yeterli varlığa sahiptir. - Köleler, pamuk ve pekmez bayım.
Üçü altın gine olarak birleşti.
Sanırım seni Teğmen Gibbons...
...ve Berry ile tanıştırmalıyım.
Genç beylerle tanıştım efendim.
- Umarım yerini biliyorsundur Sharpe. - Bunun iyice netleşmesini sağladınız efendim.
Söyle bana. Seni kim subay yaptı?
Sör Arthur Wellesley, efendim.
Wellesley bir askeri iyi yapan şey nedir bilmez. Bilen pek yoktur.
Siz biliyor musunuz Bay Sharpe?
Evet efendim.
Bir askeri iyi yapan şey nedir Sharpe?
Dakikada üç kez ateş etme yeteneği.
Dakikada üç mü?
South Essex iyi gününde iki kez ateş edebilir.
Daha iyisini yapabileceğinizi mi düşünüyorsunuz Bay Sharpe?
Evet efendim.
Güneş batana kadar vaktiniz var bayım.
Dakikada üç kez ateş edemeyen kırbaçlanacaktır.
Devam et Sharpe.
Hepsi Wellesley'in işi. Sonradan görmeler her yerde.
Fakat size söylemeye gerek yok Yüzbaşı Leroy.
Bana Amerika'da sıradan erdemliliğin soy veya servetten daha önemli olduğu söylendi.
Size ne söylendiyse efendim...
...lanet olası bir yalan.
Demokrasi veya monarşi, fark etmez.
Para konuşur.
Erdemlilik artar.
Bunları İrlanda'ya göndersinler. Bir hafta içinde özgür oluruz.
Dakikada iki kez efendim.
Sen burada ne halt ediyorsun?
Bay Berry'nin emri efendim.
Fransızlar orada...
...bekliyorlar.
Dakikada üç kez ateş ediyorlar.
Siz ise iki.
Yarın gün battığında hepiniz ölmüş olacaksınız.
Ceket ve boyunluklarınızı çıkarın.
Hartuç ısırılır...
Barut dökülür...
Mermi tükürülür...
Harbiye gerek yok. Aşağı gitmesi için sadece dibçiği hafifçe vurun.
20 saniye kazanın.
İşin hilesi, namluyu yukarıda tutarak lanet kurşunun düzeni terk etmesini önlemektir.
Elbette, namlunun doğrultulması lazım.
Sana doğru gelen kurbağa bir atın üstünde.
Pekala işe koyulalım.
Çift sıra Bay Denny.
Çift sıra!
El kitabında olmayan bir şeyi yapan birini görürseniz...
İsmini mi yazayım efendim?
Ona hemen bir tas rom verin Bay Denny.
Zaman tutun Bay Denny.
Onlara hazır olduklarında doldurup ateş etmelerini söyleyin.
Hazır olduğunuzda doldurup ateş edin.
Doldur!
Isır, doldur, tükür, vur.
Nişan al.
Isır, doldur, tükür, vur, nişan.
Sakin ol şimdi Dobbs. Isır.
Doldur.
Tükür. Vur.
Tekrar yap Dobbs.
Harpuç. Isır.
Doldur, tükür, vur.
Nişan al.
Kahretsin Josefina. Seni merak ettim.
Niye?
Bay Sharpe'ın beni alıp kaçtığını mı düşündün?
Üç atış oldu ve on saniyemiz kaldı efendim.
Yedi, altı,
beş, dört, üç, iki, bir.
Dakikada dört atış!
Evet efendim?
Gösterişi bırak artık Sharpe.
Peki efendim.
Dünya'da görevlendirildi
Askerlik bayım! Hayat bu işte.
Eğlenceli değil mi, Josefina?
Hiç savaşta bulundunuz mu Christian?
Hayır. Umuyorum. Çok eğlenceli ha?
Vimieiro'yu gördüm.
Beni ağlattı.
Kontes iş birliği yapmıyor ha eski dostum?
Keşke onu neyin memnun edeceğini bilsem.
Hizmetçilere sor.
Sen hangi cehennemden bahsediyorsun Berry eski dostum?
Onun adı Jacinta.
Dün gece onu biraz yokladım.
- Alt çekmece biraz çekildi ha? - Kendim de tamamen üstte değilim eski dostum.
Kontes hizmetçilerine iki aydır ücret ödemiyor.
Diyorum ki sen bana biraz para borç ver ben de hizmetçilere ödeyeyim.
Ben borç vermem eski dostum. Üç ginesine seninle kağıt oynayacağım.
Ya da Henry Amcandan para sızdırabilirsin.
Kahretsin, sana borcumu ödemek için daha dün sızdırdım ondan.
Üç ginesine. İki katı veya hiç. Bu akşam tamam mı?
Yüzbaşı Leroy, Sharpe'a acele etmesini söyle.
Kusura bakma Sharpe.
Sör Henry'nin iyi dilekleriyle, arkada sallanmamanız gerekiyor.
Doğru beyler. Arkada olmuyorsa,
...önde de sallanbiliriz.
Lafı ağzımdan aldınız efendim.
Savaş insan için doğaldır bayım, şey gibi...
Doğa gibi mi efendim?
Evet doğa gibi doğaldır.
- Bu da ne demek? - Hızlı tempo efendim.
Tüfekli alayın sadece iki tür yürüşü vardır: Hızlı tempo ve sallanma.
Kadını niye getirmişler?
Çünkü daha iyisini bilmiyorlar.
Harris, Cooper, Hagman.
Kaçırırsanız lanet olsun.
Sharpe! Başı dertte. Haydi.
Hemen geri dönün Binbaşı Lennox! Sharpe buna kendisi sebep oldu.
Güney Essex yavaş yavaş ve dikkatle ilerleyecek Binbaşı Lennox.
Yakaladınız mı onları?
Evet!
South Essex, dur!
Toplanın beyler.
Artık sallanmak yok.
Bizi aptal yerine koyuyor.
Çocuklar kim elma ister?
- Ona ödeme yap. - Bu ne cesaret bayım?
İspanyollar müttefikimiz efendim. Yoldaşlarımızı yağmalayamayız.
Bana müttefikler dersi verme bayım!
Yüksek rütbeli bir İspanyol albayı ile buluşacağız.
Ona müttefik derim, pis köylülere değil!
General Wellesley'in emirlerine göre tüm yiyecek içeceğimizi ödememiz gerek efendim.
Wellesley' bir aptal. Fransızlar bu ülkeden geçiniyorlar. Biz niye geçinmeyelim?
Ona ödemek mi istiyorsunuz Bay Sharpe?
Kendi cebinizden ödeyin.
Ben ödeyeceğim.
Bu onunla benim aramda Kontes..
- Cuánto vale, señnor? - Paran var mı sanıyordun Sharpe?
Nada.
Buna da mı nada ha? Seni serseri...
- Vurun şu alçağı! - Kımıldamayın Sör Henry.
Keskin nişancılar efendim.
Hepsi size nişan almış.
Bu lanet de kim?
Kumandan Teresa, gerillaların lideri.
İspanyollar ona İğne derler. Nedenini sormayın.
Buenos dias, Komutan Teresa.
Gidelim Hogan. Bu aptalları da buradan götür.
Arabalı adam şef Garcia'dır,
...bu bölgenin kumandanı.
Benimle güç birliği yapmasını umuyordum.
Silahlar iyi niyet göstergesiydi. Beni anlıyor musunuz?
Tamamen. Bir çıkar evliliği.
Pekala, haydi yolumuza gidelim Sör Henry.
South Essex!
Beni izleyin!
Tüfekli birlik dur!
South Essex, dur!
Bu gece burada kamp yapacağız Sör Henry.
Köprüyü şafakta yıkacağız.
Bu akşam İspanyol subaylarla yemek yiyeceğiz.
Teresa, Josefina'ya arkadaşlık etmeni istiyorum.
Ve senin yarın tüm gücüne ihtiyacın olacak.
Bu bir emirdir.
Biritanya Napolyon'dan korkuyor mu?
Hayır efendim, Britanya korkmaz!
Bir yoklama ister miydin eski dostum?
Hanımına sahip olamıyorsan, hizmetçisine olabilirsin.
South Essex'in komuta subayı olarak,
...cesur müttefiklerimizin huzurunda Aglo-İspanyol ittifakının...
...uğurlu işaretlerinin alındığını bildirmekten onur duyuyorum.
Ağzına sağlık! Bravo!
Ve bu kadehi kaldırmak bana büyük bir zevk veriyor.
Beyler, en büyük katolik Majestelerine.
Kral Yedinci Ferdinand'a.
Kral Yedinci Ferdinand'a.
Bravo Sör Henry.
Bravo.
Biraz temiz hava alacağım.
İyi geceler Binbaşı. İyi eğlenin.
Eğleneceğim.
Sör Henry'nin dört saat boyunca konuşacağına on ginesine Leroy ile bahse girdim.
Beş dakika sonra bahsi kazanacağım.
Bravo Sör Henry! Daha, daha.
Kötü şans eski dostum.
İyi geceler Christian.
Teğmen Berry.
İyi geceler sevgili Kontes.
Lanet olsun!
Kağıt, eski dostum?
Korkarım beni meteliksiz bıraktın, Berry, eski dostum.
Kartlarda şansım yok.
Aşkta şansım yok.
Geriye bir şey kalmadı.
Kontesin var.
Ve Kontesin sıkıntıları var.
Sen hangi lanetin peşindesin eski dostum?
Sana onun üzerine üç gine koyuyorum.
Kazanırsan gider hizmetçilerine ödersin.
Eminim minettarlığını gösterecektir.
Sen kazanırsan ne olacak eski dostum?
O zaman ben gider hizmetçilerine öderim.
Berry! Senin kast ettiğin...
Kart eski dostum?
Hizmetçilerinden biriyle küçük bir sohbet ettim efendim.
Jacinta. İyi kız.
Fakat Berry onun iyiliğini kullanıyor gibi.
Kontesin biraz elinin darda olduğu belli efendim.
Biliyorusunuz doğuştan bir kontes değil.
Ama bir şekilde çalışmış ve sınıf atlamış.
Ben de öyle Harper.
Eğer Berry hizmetçiye ilgi gösteriyorsa efendim...
Kontesin sorunları olduğunu biliyordur.
Kim var orada?
Afedersiniz efendim.
Kontes.
Bana gülme.
Sana Hogan'dan borç alabilirim.
Herkes mi biliyor?
İnsanlar emin değiller.
Onlara parayı göster, hepsi susacaktır.
Neden ilgileniyorsun?
Hiç paran olmadı.
Oldu. Fakat Fransızlar benden çaldılar.
Karşılığında ne istiyorsun?
Parayı verdiğinde yüzlerini görmek istiyorum.
Gibbons ve Berry...
Bu Don Juanlar sadece parasız kadınlardan yararlanırlar.
Niye duygularını gizlemeye çalışıyorsun?
Gerçekten çok naziksin.
Hasta mañana señor!
Yarın görüşürüz senyor!
Aptal yaşlı yılan.
Kötü şans eski dostum.
Diyorum ki Berry, eski dost...
Onur borcundan dönmüyorsun değil mi eski dostum?
O ne için eski dostum?
Kontes çok yaramazlık yaptı.
Sharpe'a gözlerini dikmesi, seni küçümsemesi.
Sör Henry'yi aptal yerine koyması.
Kendisine Kontes demesi.
Gerçekten çok yaramaz.
Yaramaz kızlar şaplağı yer ve yatağa atılır.
Bu mu...
...yoksa bu mu?
Buna ne dersin?
Sizi böyle kızdıran nedir çocuklar?
South Essex'in onuru bayım.
Berry bu sahtekar kadının maskesini düşürdü ve gitmesini istedi.
Bu kadın kendi hizmetçilerinin parasını dahi ödeyemiyor.
Onun bu gece kamptan çıkarılmasını istiyorum!
Bay Berry, icabına bakın. Tasını tarağını toplasın!
Bu kadın korumam altındadır efendim.
Ne! Bu ne cesaret bayım?
Bir subayın görevi olarak alıyorum.
Zor durumdaki bir kadını himaye etmek...
...hem hakkım, hem görevimdir.
Buna hakkı var.
Sadece korunması için ödeme yapabiliyorsa.
Bay Berry haklı Yüzbaşı Leroy.
Bay Sharpe hizmetçilerin parasını ödemeli.
Hey, Bay Sharpe.
Genç beyefendi ile uğraşırken kesenizi düşürdünüz.
Iros de mi vista.
Yüzbaşı Leroy...
Köleler, pamuk ve pekmez bayım.
Size borçlandım Bay Sharpe.
Ben de Leroy'a.
İyi geceler.
Senin olduğu için şanslısın.
Bana sahip olduğu için o şanslı.
Onu savunmak için çok risk aldın.
Josefina çok güzel.
O bir kadın.
Yardıma ihtiyacı vardı.
Berry'i öldürebilirdim.
Askerler vahşileşince ne olur biliyorum.
Onun başına daha çok bela açacak.
Sen onun yanında onu korurken yapamaz.
Onunla ilgileneceğine bana söz ver.
Benim işim bitti burada.
Garcia ve Binbaşı Hogan'ı...
...bir araya getirdim.
Yarın gidiyorum.
Benimle kal.
Fransız piyadeleri efendim.
Küçük bir devriye efendim. Sadece bakıyorlar.
Şimdilik iyi. Onlara bakacakları bir şey vereceğiz.
Baksana Hogan!
Düşman göründü.
Öyleyse biraz ödül toplayalım çocuklar ha?
- Binbaşı Lennox. - Efendim?
Admaları ve sancağı alacaksın ve lanet Fransızları kovalayacaksın.
Fakat köprüyü uçurmak üzereyiz ve bunlar oldukça acemi bir grup.
Emrime karşı mı geliyorsunuz bayım?
Hayatımda hiçbir emre karşı gelmedim efendim.
Bay Denny.
Müfrezeyi toplayın.
Müfreze sıraya geç!
Sağa dön!
Dur.
İleri marş!
Bu aptalca bir görev. Yan kanadımı gözle Sharpe.
Dur!
Hazırlan.
Şimdi. Ateş!
Yan tarafa dikkat! Yan taraf!
- Fransız süvarileri! - Seçilmişler!
- Köprüyü uçurun! Köprüyü uçurun! - Lanet olsun!
Acele edin lanet olsun! Çabuk!
Binbaşı Lennox!
Sancağı kaybettim.
Bir kartal istiyorum.
Bonapart'ın kendi eliyle dokunduğu...
...bir İmparatorluk kartalı.
Hey, Sharpe.
Pirinçten bir noktası var.
Ona iyica bastır ki hissedebileyim.
Bir kartal mı?
Sanırım bir adam ölürken rüya görebiliyor.
Assaye denilen bir yerde...
...bütün bir orduyu kaçmak üzereyken gördüm.
78inciden bir Binbaşı...
...bir adım öne çıktı,
ve hattakileri durdurdu.
Oydu.
Binbaşı Lennox.
78. İskoçyalılardan.
Onu sadece yaşlı bir adam sanırdım.
Efendim, Bay Sharpe şimdi ne yapacak?
Binbaşı Lennox ondan bir kartal istedi...
Sharpe'ın kartal hakkında bir şey dediğini duymadım Bay Denny, sen de duymadın.
Evet, üzgünüm efendim.
Eğer yaşamak istiyorsan Bay Denny,
Sharpe'tan uzak dur.
Sancağı kaybettiniz bayım.
Kralın kendi eliyle dokunduğu...
...sancağını.
Öğüdümü dinle ve bir tabanca al,
şu çadırın arkasına geç... ve beyninden geri kalanları havaya uçur.
İngiliz Genel Merkezi - Talavera
Konuşmama izin var mı efendim?
- Ne var Harper? - Bir tavsiyede bulunabilir miyim efendim?
- Söyle nedir? - İsa aşkına rahat olur musunuz?
Rahat ol demek senin için çok rahat Harper.
Ona söyleyin. Ona sadece gerçeği söyleyin efendim.
Ona Simmerson'un kirişi kırdığını söyleyin.
Wellington'un Simmerson'u değil de benim sözümü dinlemesini mi bekliyorsun?
Size desteğimi sunmaya geldim Bay Sharpe, sizin için bir değeri varsa eğer.
Teşekkür ederim.
Harper, Kontes'e eşlik eder misin?
Memnuniyetle efendim.
Ne yapacaksınız?
Her zaman yaptığımı yapacağım.
Direnip dövüşeceğim.
Devam edin Sör Henry.
Pekala efendim, Fransızlar görününce doğal olarak ilerleme emri verdim.
Benim tarzım budur efendim.
South Essex köprüyü geçti ve düşmanla karşılaştı.
Binbaşı Lennox panikledi, o zaman ben de düzen içinde geri döndüm ve köprüyü uçurdum.
Horse Guards'a yazmıştım efendim.
İki emrinizi de yerine getirmekten South Essex'in kendini layıkıyla akladığını belirtmek için.
Düşmanla çarpışmaya dair genel emiriniz ve
...köprüyü patlatmaya dair özel emriniz.
Subaylardan kendisini fark ettiren birisi oldu mu?
Teğmen Gibbons ilerlemeyi yönetti efendim.
Kan bağımız olduğunu söyleyebilirsiniz.
Fakat bu dilimi bağlayacak ve cesur bir adamı ödülünü almaktan yoksun bırakacak...
...bir kan bağı mıdır? Hayır.
Teğmen Gibbons'ın Yüzbaşılığının açıklanmasını öneriyorum.
Ya Teğmen Sharpe?
Teğmen Sharpe tereddüt etti efendim. Köprüyü patlattığımızda ayrılmıştı.
Bu Binbaşı Hogan'dan bir rapor,
...sizin açıklamanızdan biraz farklı Sör Henry.
Binbaşı Hogan sadece bir istihkamcı efendim.
Binbaşı Hogan'ın ceketi bir çok başka görevinin üsütünü sıkıca ilikler Sör Henry.
Binbaşı Hogan bir takım kayıplar bildirdi Sör Henry.
Önce aklınızı kaybettiğinizi söylüyor, ve köprüyü uçuracağınıza üstünde yürüdüğünüzü.
Soğukkanlılığınızı kaybedip küçük bir Fransız devriyesinin peşinden koştuğunuzu söylüyor.
On adam, bir binbaşı...
ve iki çavuş kaybettiğinizi söylüyor.
Sonunda şeref duygunuzu kaybedip köprüyü uçurarak,
Teğmen Sharpe'ın yönettiği bir kurtarma ekibinin...
...yolunu kapattığınızı söylüyor.
Binbaşı Hogan en kötüsünü en sona bırakıyor.
Kralın Sancağını kaybettiğinizi söylüyor.
Hata bende değildi efendim.
Cevabını Binbaşı Lennox vermeli.
Binbaşı Lennox cevabı hayatıyla verdi.
Biraz şeref duygunuz olsaydı sizin de yapmış olmanız gerektiği gibi!
İngiltere Kralı'nın sancağını kaybettiniz.
Bizi rezil ettiniz, bizi utandırdınız bayım!
Cevap vereceksiniz.
South Essex isminden feragat etti.
Adını silersem, belki utancımı da silebilirim.
Seni kıta taburuna alıyorum.
Getir götür işleri yapacaksın.
Hafif Bölük bir mücadele veriyor.
Yeni bir yüzbaşı komutasında kalmasına izin vereceğim.
Yeni açıklanan Yüzbaşı Gibbons'un komutasına mı efendim?
Yeni açıklanan Yüzbaşı Sharpe'ın komutasına bayım.
Horse Guards'da bir kuzenim var efendim...
...ve Sarayda arkadaşlarım var.
Kralın sancağını kaybeden bir adam...
...Kralın arkadaşlığını da kaybeder.
İki seçeneğiniz var.
İngiltere'de saklanmak veya İspanya'da bir kahraman olmak.
Bir kahraman olmanız için size yardımcı olacağım.
Bugün Fransızlarla bir çatışma yaşadık. Yarın bir savaş yapacağız.
Fransız sırasını ilk gören siz olacaksınız. Güzel bir manzara değil.
O zaman ne yapacağınız size kalmış bayım.
İyi sabahlar.
Dinleyin, iyi dinleyin.
İkinizin de eli kesemdeydi. Kese artık kapandı.
Sharpe Simmersonlar'ın etrafında küçümseyerek dolaştığı sürece de kapalı kalacak.
Beni anladınız mı?
Sharpe'ı bana bırakın efendim.
Seni yüzbaşı yapabilirim. Fakat yüzbaşı olarak tutamam.
Bir imparatorluk kartalı hakkında söylenti var Sharpe.
Merhum Binbaşı Lennox'a verilen bir söz konuşuluyor.
Bunun boş bir dedikodu olduğuna yemin et Sharpe.
Ya da bayım, sizi temin ederim o kapıdan bir teğmen olarak çıkarsınız.
Yemin ederim ki,
hiç kimse Binbaşı Lennox'a bir imparatorluk kartalı hakkında söz verdiğimi duymadı.
- Albay Lawford. - Efendim.
Yüzbaşı Sharpe'ın çıkmasına eşlik edebilirsiniz Albay Lawford.
Başüstüne efendim.
Teşekkürler efendim.
Fransızların sancağı kaybeden aptalın bizim yanımızda olduğunu bilmelerini sağlayın.
Fakat efendim, Bu bir Fransız kolu göndermek demek...
Hogan'ın casusları güzel bir masal anlatabilirse eğer...
Binbaşı Lennox son derece iyi bir subaydı.
Onun Assaye'deki hattı nasıl durdurduğunu sana hiç anlatmış mıydım?
Hayır efendim.
Sen lanet bir yalancısın Hogan.
Bana bunun için ödeme yapıyorsunuz efendim.
Benimle bir içki iç.
Hayır. South Essex'in kalıntılarını halledip forma sokmam lazım.
Simmerson'lara dikkat et, Richard.
Simmerson mu? Simmerson bir aptal.
Hayır o bir korkak, aptal değil.
Bir hata yaparsan... Wellesley'i duydun mu?
- Duydum. - Güzel.
Tamam, kendi kendine kara kara düşünme.
Yerini tutmak zor ama, hanımefendiyle olamıyorsan arkadaşlarınla olabilirsin.
Bir istihbarat subayı için Hoğan'ın ağzı fazla gevşek.
Sana göz kulak olmamı istedi.
Akşam yemekte görüşürüz.
Sen ve genç Lord ikiz misiniz nesiniz?
Hindistan'da bir hücrede zincirlenmiş olarak üç ay geçirdik.
İncil'den bir sayfası vardı.
Üç ay içinde bana okuma yazma öğretti.
Kendi adınızı yazmayı öğreten adama borcunuzu nasıl ödeyebilirsiniz Yüzbaşı?
Eski dostum biraz eğlenelim diyorum ha?
Bir düello.
Ne diyorsun eski dostum?
Kimse tabancayla 50 adımdan beni yenemez.
Sharpe'ın beni düelloya çağırmasını sağlayacağım.
Lanet Wellesley izin vermez.
Yani Sharpe kazansa bile kaybeder.
Bir kadın istiyorsun eski dostum.
Öyle mi?
Kimi istediğimi biliyorsun.
Aklımdaki kadın da o.
Haydi Kontesi ziyaret edelim eski dostum.
Bu çok iyi fikir.
Sharpe ne olacak?
Sharpe uzakta askerlerle oyun oynuyor.
Şipşak.
Daha önce büyük bir savaşta bulunmuş olanlar...
bir adım öne çıksın.
Bu yerin adı Talavera.
Yarın burada bir savaş olacak.
Bu savaşta dövüşeceksiniz,
...belki öleceksiniz.
Fakat onu görmeyeceksiniz.
Bir savaşta çok fazla duman olur.
Bizim toplarımız, onların topları.
Bizim mermilerimiz, onların fişekleri.
Yaylım ateşimiz, onların yaylım ateşi.
Bir savaşı göremezsiniz.
Onu duyarsınız.
Her tarafta tonlarca kara barut patlar.
Siyah duman seni kör ederken seni boğarken,
...kusturacak hale getirirken,
Fransızlar dumandan çıkıp gelirler.
Tek bir hatta değil, kol düzeninde.
Ve bizim zayıf hattımıza yürüler.
Davular cehennem gibi gümbürder, ve altın kartal havada yanarak parıldar.
Yavaş yavaş yürüler,
...size ulaşmaları uzun zaman alır.
Ve dumanda onları göremezsiniz.
Fakat davulları duyarsınız.
Dumandan çıkarlar ve siz ateş açarsınız.
Ve yürüyüş kolunun ilk sırası devrilir.
Ve davullar gümbürderken diğer sıra onların yerini alır.
Ve yürüyüş kolu sizin hattınızı camı kıran bir çekiç gibi parçalar.
Ve Napolyon başka bir savaşı kazanmıştır.
Fakat eğer kaçmazsanız,
eğer sarımsak kokusunu duyana kadar...
...dayanırsanız,
ve dakikada üç kez ateş üstüne ateş ederseniz,
o zaman yavaşlarlar,
dururlar,
ve sonra kaçarlar.
Yapmanız gereken durmak,
ve dakikada üç kez ateş etmek.
Artık siz de ben de biliyoruz ki dakikada üç kez ateş edebiliyorsunuz.
Fakat karşı durabilecek misiniz?
Selam tatlım. İyi vakit geçirmek ister misin? Ne kaybedeceğine bir bak.
Afedersiniz efendim.
Durum kötü Sharpe. Berry ve Gibbons bir binici kırbacıyla birlikte buradaydılar.
Merdivenlerde olduğumuzu duyunca pencereden kaçtılar.
O iyi Sharpe.
Bana bir hayvanmışım gibi davrandılar.
Fakat istediklerini yaptırtamadılar.
Onu durdurmalıyız.
Yüzbaşı Sharpe'ı durduramazsınız efendim.
Ondan uzaklaşabilirsiniz veya arkasında durabilirisiniz,
fakat yoluna çıkmayı asla denemeyin.
Size kaldırıyorum Albay William Lawford, büyük alayımızın gelecekteki liderlerinden birine.
Albay William Lawford!
İğrenç İrlanda köylüleri.
Biliyor musun Amca, Lawford'un İrlandalı olduğunu sanmıyorum.
Sharpe ile nasıl gidiyor?
O çantada keklik Sör Henry.
Ve söylemeliyim ki, bunu düzenlemek büyük bir zevkti.
Güzel.
Bırak dostum!
İçki efendim?
Teşekkürler.
Fahişeler için düello etmem.
Ben ederim.
Sharpe biraz önce terfisini kaldırıp attı.
Emirlerim çok net Lawford.
Düello kesinlikle yasak.
Yüzbaşı Sharpe için istisna yapmayacağım.
Berry'yle şafakta dövüşürse, güneş doğmadan eski rütbesine geri dönmüş olacak.
Söyleyecek başka bir şey yok bayım.
Evet efendim.
Fransızlarla biraz ilgilenmeli Hogan.
Evet efendim.
Bir devriye yolla göz atsınlar. Çok büyük olmasın.
Sekiz adam, iki subay.
Öyle yaptım efendim. Bir saat kadar önce.
Yüzbaşı Sharpe ve Teğmen Berry.
Bu ustalıkla yapılmalı Hogan.
Evden çok uzaklaştık efendim.
Kahramanlık yaranı göstermek için geri mi kaçıyorsun sevgili oğlum?
Şafağa kadar beklememeye karar verdim.
Seni bu gece öldüreceğim.
Fakat acelemiz yok.
Önce merhamet dilendiğini duymak istiyorum.
Bu yüzden seni tekrar tekmeliyeceğim.
Ve tekrar.
Sonra yalvarabilirsin.
Bu biraz acıtacak eski dostum.
Bu da öyle eski dotum.
Ey Tanrım, seni rahatsız ettiğim için içtenlikle özür dilerim.
Senin lütfunla kesin çözüme ulaştım, seni kırmak için değil,
...yaşamımı iyileştirmek için. Amin.
Yapamayacak Harper.
Neyi efendim?
Hayatını iyileştirmeyi.
Zamanı yok.
Belki de haklısınız. Buna pek ihtiyacı olmayacak.
Leroy verdiğini geri alacak.
Onu ne yapacağım?
Fransız nöbetçilerinin arkasına bırak onu.
Yarın şanlı ölülerin arasında yerini almış olur.
Sanırım gitmiş efendim.
Bu piç kurusu yaşarken de gidiciydi.
Brendi.
Burada ne arıyorsunuz efendim?
Kendi türünüzle birlikte yukarıda sofrada olmalıydınız.
Onlar benim türüm değil Harper.
Bu yüzden çocuklar terfiniz için kadeh kaldırmak istiyorlar efendim.
Bunun için hiç iştahım yok.
Yarın Fransızlarla savaşacağız. Hepimiz ölebiliriz.
Onu sadece bir gece için aklınızdan çıkaramaz mısınız?
Bir kadınla nişanlanıp da...
...onu almayan adam var mı?
Bırakın onu gitsin...
ve evine dönsün ki, savaşta ölüp nişanlısını başkası almasın.
Bu Yasa Kitabı'ndan.
Dışarıda Yüzbaşı Sharpe'ı soran bir kadın var efendim.
Oh, her sakatın yürüdüğü kendi yolu vardır.
Doğru mu?
Yarın bir Fransız kartalı almaya çalışacağın doğru mu?
Lennox köprüde öldü.
Sancağı kaybettik.
Daha mantıklı olduğunu sanırdım.
Ben de beni daha iyi tanıdığını sanırdım.
Bir kartal için ölmek komik mi sanıyorsun?
Ben bir askerim.
Umurunda olur muydu...
...eğer ölseydim?
Evet.
O zaman ölmemeye dikkat edeceğim.
Tarım, Hogan.
Atlılar, piyade, toplar.
Fransızlar bizim üç katımız.
Bilmediğim bir şey mi biliyor?
Üç şeyi biliyor o, Lawford.
Biliyor ki, sağında Fransızlar kaleye saldırmayacak.
Biliyor ki solunda,
Simmerson kaçacak.
Ve ortada, biliyor ki,
Daddy Hill dayanacak.
Benim için de bir şey ifade etmiyor Lawford.
Bu yüzden o bir general, fakat biz değiliz.
Niyetiniz nedir Sör Arthur?
Fransızlara lanet bir dayak atmak istiyorum.
Ortalık ısındı beyler.
Dün topu siz ateşlediğiniz zaman çok daha kötüydü.
Sen lanet bir yalancısın Dobbs.
Zavallı Berry'i mi düşünüyorsun sevgili oğlum?
Bir kahramanın ölümü. Hepimiz öyle cesurca ölmeyi ummalıyız.
Bu lanet şey de ne?
İmaparator çok yaşa!
Tanrım! Aman Tanrım!
South Essex, geri çekilin, geri çekilin!
South Essex, dur!
Düzen alın gençler!
Düzen al!
İmaparator çok yaşa!
Dakikada üç atış yapabileceğinizi biliyorum...
..ama şimdi bilmek istediğim...
...direnebilecek misiniz?
İmparator çok yaşa!
Dakikada üç atış Yüzbaşı Leroy.
Seçilmişler! Benimle gelin!
Nereye gidiyorsunuz?
Denny geri dön! Duyuyor musun?
Lanet!
Çocuklar, haydi doldurup biraz eteş edelim!
İlk sıra ateş!
Bir.
Altı atış onları durduracaktır.
İkinci sıra ateş!
- İki - Doldur!
İlk sıra ateş!
İkinci sıra ateş!
Çok iyi gidiyorsunuz çocuklar!
Birinci sıra ateş!
İmparator çok yaşa!
Doldur!
İkinci sıra...
...ateş!
Doldur!
İlk sıra ateş!
Serbes atış çocuklar! Ateş!
Ateş!
Seçilmişler!
Tüyüyorlar çocuklar!
Lanet olsun Denny! Ondan uzak durmanı söylemiştim.
- Dobbs. - Efendim.
Tüfekli birliğe katılmak ister misin Dobbs?
İsterim efendim.
İyi bir hayattır...
...sağ kalabilirsen.
Bravo efendim. South Essex onlar ne dayak attı ama!
Ve 48. birliğin ileri çıkışı!
Talavera Londra'da konuşulacak efendim.
- Yaptı mı? - Evet efendim.
Yazık ki görmek için Lennox burada değil.
Binbaşı Lennox lanet iyi bir subaydı.
Yaptık mı...
Wellesley yaptı mı...
Evet kazandı.
O kadar iyi bir galibiyetti ki onu Lord yaptılar.
Lord Wellington.
Hoşçakal demeye geldim Richard.
Ne yapacaksın? Nereye gideceksin?
Yüzbaşı Leroy çok kibar davrandı.
Bugün Lizbon'a gidiyorum.
Vaya con Dios, Josefina.
Neden?
Yüzbaşılığı sağlamlaştırmak istedim.
Kesinleşmesi için bir kartal lazımdı.
Genç Denny...
...öldü.
Diğer tüm ölenler. Tüm o kan.
Bir kartal için mi?
Köleler, pamuk ve pekmez demiştiniz.
Köleler kanlarını döktüler.
Bütün o siyah kan keseyi doldurmak için değil mi bayım?
Düşündüm ki...
Düşündüm ki belki...
...belki başka bir sebebin vardır.
Tıraş efendim?
Su.
Su mu? Tanrım. Sonra brendi vermemi isteyeceksiniz.
Brandi efendim.
Midenize indiğinde bir İrlandalı cenaze törenine katılacak kadar uygun olacaksınız!
Binbaşı Hogan.
Bugün öğleden itibaren, Yüzbaşı Lawford Simmerson'un ahmaklığından yararlanmış olacak.
Efendim?
South Essex'in komutasını vekaleten alacak.
Ya Simmerson?
Savaş Bakanlığı aklıyor. Temize çıkarma ve görmezden gelme.
İyi misin Richard?
Evet. İyileşiyorum.
Neden?
Zihnin vücudunun asla tutamayacağı randevular veriyor.
Ne demek istiyorsunuz efendim?
Hırslısın ki bu senin başarı sebebin olabilir.
Fakat aynı zamanda romantik ruhlusun,
ki bu da seni kırılgan yapıyor olabilir.
Hırs ve romantizm birlikte demlendiğinde zehirlidir.
Yani ikisini birbirinden ayrıştırmak gerekir.
Sadakatimi mi sorguluyorsunuz efendim?
Sizinkine karşı dayanıyorum.
Yoksa kendinizde kaybettiğiniz bir şeyi bende mi görüyorsunuz?
İnan bana Richard. O kupadan içmiştim,
ve sarhoşluğunu çok iyi hatırlıyorum.
İçkime dayanabilirim efendim.
Bak bakalım Sharpe.
Bak bakalım.
Sağ kalmışsın.
Epeyce.
İstediğini aldın mı?
Evet aldım.
Ya sen?
İstediğin nedir?
Benim mi?
Hayatın tekrar basit olmasını istiyorum.
Basit mi?
Basit demekle ne kastediyorsun?
Ben. Yalnız.
Basitlik bu.
Yani yalnız olmak mı istiyorsun?
Hayır.
Ben de istemiyorum.
Binbaşı Lennox 78. İskoçyalılar - 25 Temmuz 1809
Tüfek omza!
Hazır!
Ateş!
Tüfek omza!
Birlik sola dön!
İleri marş.
Herhangi bir videoya altyazı istiyor musunuz? -=[ ai.OpenSubtitles.com ]=-
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.